2013 ANKARA 2013 ANKARA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2013 ANKARA 2013 ANKARA"

Transkript

1 ALT İŞVERENLİK ÇALIŞMA MECLİSİ HAZIRLIK TOPLANTISI RAPORU 2013 ANKARA 2013 ANKARA 1

2

3 ALT İŞVERENLİK ÇALIŞMA MECLİSİ HAZIRLIK TOPLANTISI RAPORU 2013 ANKARA 1

4 YAYIN KURULU BAŞKANI Ali Kemal SAYIN YAYIN KURULU ÜYELERI Nurcan ÖNDER İbrahim DEMİRCAN Mehmet DOĞAN Mehmet Yavuz GÜNGÖR Necla UZ Özge ÖZTÜRK RAPORU HAZIRLAYANLAR Deniz ERSÖZ (Çalışma Genel Müdürlüğü) Yeşim ERGÜN (Çalışma Genel Müdürlüğü) Muharrem GÖZÜKÜÇÜK (Çalışma Genel Müdürlüğü) Elif ATASOY (İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü) Mukaddes Dursun ÖZTÜRK (İş Teftiş Kurulu Başkanlığı) Emre SOLAK (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı) 2

5 SUNUŞ Tüm dünyada değişen üretim biçimleri, gelişen teknoloji ve artan rekabet gibi nedenlerle, işyerlerindeki mal ve hizmet üretiminin bir kısmının, alt işveren olarak adlandırılan başka işverenler aracılığı ile yaptırıldığı görülmektedir. Ülkemizde de benzer gerekçelerle alt işverenlik ilişkisine ilişkin düzenlemelere, 1936 yılında yayımlanan 3008 sayılı ilk İş Kanunundan bu yana iş mevzuatımızda yer verildiği görülmektedir. Alt işverenlik ilişkisine ilişkin son düzenleme ise 4857 sayılı İş Kanunu ile yapılmıştır. Söz konusu düzenlemede alt işverenlik ilişkisi tanımlanmış; alt işverenlik ilişkisinin kurulmasının koşulları ve sınırlamaları da düzenlenmiştir. Bununla birlikte, özellikle alt işveren yanında çalışan işçilerin ücret, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, sendikal örgütlenme, iş sağlığı ve güvenliği gibi haklarında çeşitli sorunların devam ettiği görülmektedir. Çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, istihdamı, tam çalışmayı ve çalışma barışını sağlamak, çalışma hayatındaki mevcut ve muhtemel meseleleri ve çözüm yollarını araştırmak gibi temel görevleri olan Bakanlığımızın önemli ve öncelikli bir gündem maddesi alt işverenliğin; sosyal tarafların katılımıyla, işçilerimizin tüm haklarının korunacağı ve geliştirileceği, işyerlerinin koşulları ile rekabet güçlerinin de dikkate alınacağı bir şekilde yeniden düzenlemesidir. Çalışma Meclisi Hazırlık Toplantısında alt işverenlik ile ilgili sosyal tarafların değerli görüş ve önerilerini içeren bu Raporun, çalışma hayatımızın tüm kesimlerine faydalı olmasını dilerim. Faruk ÇELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı 3

6 İÇİNDEKİLER KISALTMALAR 5 GİRİŞ 6 BİRİNCİ KISIM 9 TEORİK ÇERÇEVE, MEVZUAT VE ÜLKE UYGULAMALARINDA ALT İŞVERENLİK 9 BİRİNCİ BÖLÜM 11 TEORİK ÇERÇEVE 11 İKİNCİ BÖLÜM DAN GÜNÜMÜZE MEVZUATIMIZDA ALT İŞVERENLİK 15 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 26 MUVAZAA KAVRAMI - ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ 26 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 28 ALT İŞVERENLİK UYGULAMASI ÜLKE ÖRNEKLERİ 28 İKİNCİ KISIM 31 ÇALIŞMA MECLİSİ HAZIRLIK TOPLANTISI TARTIŞMALARI 31 BİRİNCİ BÖLÜM 33 SORUNLARIN TESPİTİ 33 İKİNCİ BÖLÜM 36 SORUNLARIN SINIFLANDIRILMASI VE DEĞERLENDİRMELER 36 SONUÇ 63 KAYNAKÇA 64 KATILIMCI LİSTESİ 66 4

7 KISALTMALAR AB : Avrupa Birliği ÇSGB : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı DİSK : Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu HAK-İŞ : Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu ILO : Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization) İŞÇİ-DER : İşçilerin Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği KAMU-İŞ : Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası KİDEF : Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu KOBİ : Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler OECD : Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü R.G. : Resmi Gazete SGK : Soyal Güvenlik Kurumu s. : Sayfa S. : Sayı TAŞ-İŞ-DER : Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi TİDEF : Taşeron işçi Dernekleri Federasyonu TİSK : Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TOBB : Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TÜRK İŞ : Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu TÜSİAD : Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TİYAD : Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği T. KAMU-SEN : Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu vb. : Ve benzerleri vd. : Ve diğerleri 5

8 GİRİŞ Dünyada ve ülkemizde çalışma hayatında hızlı teknolojik gelişim ve uzmanlık gerektiren işlerin çoğalması ve yaygınlaşması, artan uluslararası rekabet alt işverenlik uygulamasının doğumuna yol açmıştır. Mevzuatımızda ilk düzenlenmesi 1936 yılında yayımlanan 3008 sayılı ilk İş Kanununa dayanan alt işverenlik uygulaması, günümüzde çalışma hayatının önemli ve tartışmalı alanlarından biri haline gelmiştir. Alt işverenlik ile ilgili ayrıntılı bir düzenlemenin yapıldığı 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinde alt işverenlik: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre alt işverene, yardımcı işlerin tamamı verilebilmekte, asıl işin bir bölümünün verilmesi işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme koşullarının bir arada sağlanabilmesi ile mümkün olmaktadır. Alt işverenlik düzenlemesinde 2003 yılından bu yana bazı Kanunlar ile değişiklikler de yapılmıştır yılında 5538 sayılı Kanun ile 4857 sayılı Kanunun 2. maddesine kamu kesiminde hizmet alımı ile çalışanlara ilişkin iki fıkra eklenmiştir. Alt işverenlik kapsamındaki düzenlemelerin ülkeden ülkeye değiştiği görülmektedir. Örneğin İtalya ve Fransa gibi bazı ülkelerde alt işverenliğin daha ayrıntılı bir biçimde düzenlendiği, Almanya ve İngiltere gibi bazı ülkelerde ise alt işverenliğin iş kanunlarında bir düzenleme olmaksızın genel hükümlere göre kullanılmakta olduğu görülmektedir. Yine ülkemizde 1936 tarih ve 3008 sayılı İş Kanunundan bu yana var olan asıl işverenin alt işveren işçilerine karşı birlikte sorumluluğu konusunda da ülkelerin farklı uygulamaları mevcuttur. Avrupa Birliği nde bu konuda üzerinde uzlaşılmış genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ülkemiz, kamu kesiminin işlerini alt işverene vermesine imkan tanıyan ve bunun şartlarını belirleyen Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 94 sayılı Sözleşmesi ni 14/12/1960 tarih ve 161 sayılı Kanunla onaylamıştır. Günümüzde, kamu kesimi açısından hizmet alımı yoluyla kamu kurum ve kuruluşlarınca üçüncü kişilere gördürülebilecek işlerin kapsamına (alt işverene verilebilecek işlere) ilişkin temel çerçeveyi 4/1/2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun yanında bazı özel kanuni düzenlemelerde kamu kurum ve kuruluşlarına işlerini hizmet alımı yoluyla bir başka işverene verme imkânı tanımaktadır. 6

9 Giriş Kamu ihale mevzuatı ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde ihale yaklaşık maliyeti belirlenmektedir. Bu hizmet alımlarında yaklaşık maliyet, brüt asgari ücret üzerine yüzde 3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler ile işveren payını eklemek suretiyle hesaplanmaktadır. Kamu İhale Genel Tebliği ne göre bu giderler: İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, işyeri hekimliği ücreti, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri, yaka kartı ve bu mahiyetteki genel giderlerden oluşmaktadır. İşçi ve işverenlerin, üyelerinin ekonomik sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için sendika kurma, bunlara üye olma ve üst kuruluşlarda örgütlenmeleri anayasal bir haktır. Mevzuatımızda, alt işverene verilen yardımcı işlerin girdiği işkolunun verilen o işin niteliğine göre belirlenmesi dışında, alt işverenlere ve işçilerine dönük ayrı bir düzenleme bulunmamaktadır sayılı Kanuna göre, işçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için deneme süresi de içinde olmak üzere, aynı işyerinde veya aynı işverene ait çeşitli işyerlerinde bir yıllık çalışma süresini doldurması gerekmektedir sayılı Kanuna göre kamu makamları belirli işlerde (bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işleri) müteahhitlerin yanında çalışan işçilerin ücret alacağının ödenmesi bakımından kontrol ve yalnızca işçinin ücretinin ödenmediği yönündeki başvurusu üzerine de hakedişten kesinti yaparak ödeme yapmak ile yükümlüdür. Bu yükümlülük ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarı ile sınırlıdır. Özel sektör açısından ise, yalnızca ihtiyari olarak kullanabilen kontrol ve kesinti yapma yetkisi mevcuttur tarih ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bakanlığımıza verilen Çalışma hayatındaki mevcut ve muhtemel meseleleri ve çözüm yollarını araştırmak görevi kapsamında; Mayıs 2013 tarihlerinden gerçekleştirilen Çalışma Meclisi hazırlık toplantısında işçilerimizin tüm haklarının korunacağı ve geliştirileceği, işyerlerinin koşulları ile rekabet güçlerinin dikkate alınacağı bir alt işverenlik uygulaması ile ilgili sosyal tarafların görüş ve değerlendirmeleri alınmıştır. Alt işverenliğin geniş bir teorik çerçevesi ve mevzuatımızdaki yeri ile bazı ülke uygulamalarını da içeren bu raporun, özellikle sosyal tarafların uygulamaya ve mevzuat değişikliğine ilişkin önerilerini içermesi açısından konuya ışık tutacağı düşünülmektedir. 7

10 8

11 BİRİNCİ KISIM TEORİK ÇERÇEVE, MEVZUAT VE ÜLKE UYGULAMALARINDA ALT İŞVERENLİK 9

12 10

13 BİRİNCİ BÖLÜM TEORİK ÇERÇEVE 1.1. Alt İşveren Kavramı Çalışma hayatında üretim çeşitliliğinin artması, uluslararası rekabet gibi esneklik ihtiyacını arttıran faktörlerin de etkisiyle üretimin kalite ve maliyeti buluşturacak şekilde yerine getirilme çabası neticesinde, işverenlerin yoğunlaştığı, yatırım yaptığı, istihdam oluşturduğu iş alanları dışında kalan işlerini bu konuda uzmanlaşmış başka işverenlere vermeye başlaması alt işverenlik kavramını ortaya çıkarmıştır (Çankaya, 2009:15). Bu olguyu takiben alt işverenliğe yönelik akademik ilgi artmış olmakla birlikte, öğretide üzerinde anlaşılmış bir tanım bulunmamaktadır. Fakat yapılan farklı tanımlarda alt işverenliğe ilişkin vurgulanan hususlar genellikle birbirine çok yakındır. Ülkemizdeki birçok çalışmada alt işverenlik tanımının yalnızca mevzuatımızda yer alan düzenlemenin tekrarı niteliğinde olduğu görülmektedir. Mevzuat üzerinden yapılan tanımlara raporun ilerleyen bölümlerinde değinileceği için aşağıda farklı ülkelerin ve kuruluşların tanımlarına yer verilmiştir. Bu bağlamda, alt işverenlik Watanabe tarafından; alt işverenliği teklif eden tarafın (asıl firma, teşebbüs ya da şirket) aldığı bir işin tamamını ya da bir kısmını kendisi yapmak yerine, iş ile ilgili müşteri karşısında sorumluluk tamamen kendisinde kalmak üzere, bir başka bağımsız işverenden (alt işveren ya da yan sanayi )* üstlenmesini talep etmesi olarak tanımlanmıştır (Watanabe, 1971). Başka bir çalışmada ise alt işverenlik, bir girişimin kendi yerel topluluğu dışındaki işverenlerden sanayi malları, ekipmanlar ve araçlar üretmek amacıyla iş alması olarak daha genel bir bakışla tanımlanmıştır (Na Sakolnakorn, 2012). Japonya örneği üzerinden küçük ve orta ölçekli işletmelerde (KOBİ) alt işverenlik uygulamasının etkilerini inceleyen bir çalışmada ise, genel olarak, bir ürünün parçasının veya sürecin bir başka şirketten satın alınması olarak tanımlanan uygulamanın Japonya Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı tarafından kabul edilen tanımının ise, daha fazla işçi ve sermayesi olan ana firma ile bir diğer firma arasındaki sözleşme ilişkisi şeklinde olduğunu belirtmektedir (Kimura, 2002:163). Yine bazı uluslararası kuruluşlar tarafından da alt işverenlik tanımları yapılmıştır. ILO ya göre alt işverenlik: Daha önceden bir firma ya da fabrika içinde gerçekleştirilen üretim faaliyetinin, bu firma ya da fabrika dışında gerçekleştirilmesidir (ILO, 2012). Alt işverenliğe küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi yoluyla ekonomik gelişmeye sağladığı katkı bakımından önem veren Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişme Örgütü nün (UNI- DO) tanımına göre alt işverenlik, asıl yüklenici olan bir tüzel kişiliğin, alt işveren ya da tedarikçi olan bir diğer bağımsız işverenden bir materyali, tamamlayıcı parçayı, yarı mamul demetinin üretimi ya da meydana getirilme sürecini veya bir endüstriyel hizmetin sağlanmasını ana yüklenicinin kriterleri ile uyumlu olarak üstlenmesini talep etmesidir (Morcos, 2003:2). * Yazar Hindistan ta alt işverenlik yerine yan sanayi ya da yardımcı sanayi olarak dilimize çevrilen ancillary industry kavramı kullanıldığı için tanımda bu kavrama da yer vermiştir. 11

14 Teorik Çerçeve, Mevzuat ve Ülke Uygulamalarında Alt İşverenlik Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü ne (OECD) göre; esas üretici ya da yüklenici ( asıl ) olarak adlandırılan bir firmanın, alt işveren ya da tedarikçi olarak adlandırılan diğer bir firmayla, belirli bir üretim döngüsü içinde, bir ya da daha fazla açıdan bir ürünün tasarımı, işlenmesi, üretimine ya da yapım veya bakım işlerine ilişkin bir sözleşme yapması durumunda ortaya çıkan ilişki alt işverenlik olarak adlandırılmaktadır. Buna göre, belirli çalışmalar*, muhasebe, mühendislik, araştırma geliştirme, reklam, bilişim, yasal danışmanlık gibi hizmetler de alt işverenliğin kapsamındadır (OECD, 2005:206). Sosyal Araştırmalar Avrupa Ofisi (ORSEU) alt işverenliği; eğer bir girişim üretim ve pazarlama döngüsünü bir başka girişimin üretim ve pazarlama ihtiyaçlarına bağladıysa, bu girişimin müşterilerine yönelik bir hizmet veya ürünün bir parçasını ya da tamamını tedarik etmekte ise bu bir alt işveren girişimidir şeklinde tanımlamıştır (Hetru ve Yonnet, 2001:258). Avrupa Parlamentosu nun bir raporuna göre alt işverenlik, bir şirketin uzmanlaşmış işgücünü esnek bir biçimde kullanabilmesini sağlayan bir imkân ve ekonomik aktivitelerin arttırılmasında ve böylece daha çok iş üretilmesinde bir faktördür (European Parliament, 2009) Alt İşverenliğin Kuramsal Temelleri Alt işverenliğin kuramsal temelinin üç farklı ekonomi kuramı üzerinden yükseldiği görülmektedir. Bunlar; İşlem Maliyetleri Kuramı, Vekâlet Kuramı, Mukayeseli Üstünlükler Kuramı dır. İşlem Maliyetleri Kuramını ortaya atan Ronald Coase, 1937 yılında Firmanın Doğası (Nature of the Firm) adlı çalışmasında, işlem maliyeti kavramını açıklarken, bazı mal ve hizmetleri firmanın kendi içinde sağlaması yerine bunları piyasa aracılığıyla edinmenin maliyetine işaret etmektedir (Watkins, 2012). Yani aslında mal ve hizmetlerin firma içinde üretimi ya da dışarıdan sağlanmasına yönelik her şey bir işlem maliyetini de beraberinde getirmektedir. Buna göre mal veya hizmeti dışarıdan temini koordinasyon giderlerini arttırırken, firma içinden sağlamak üretim maliyetlerini (işçi sayısının artması, fiziki olanakların geliştirilmesi vb. sebeplerle) arttırmaktadır. Kurama en önemli katkıyı yapan Williamson a göre eğer ürünü dâhilde üretmektense piyasa araçlarını kullanmanın işlem maliyetleri daha düşükse bu ürün dışarıdan temin edilmelidir. Bu argüman firmaların dışarıdan temine gitmesinin nedenini açıklayan temel öğreti olmuştur (Lee vd., 2010:325). Bununla birlikte, alt işverenlik uygulaması ile de sağlanabilecek şekilde dış kaynak kullanımına yönelik yapılan yatırımların işlem maliyetlerinin azaltılmasına yardım edeceği, dahası sırasıyla firma ölçeğinin küçültülmesi yoluyla verimlik artışı sağlayacağı da iddia edilmektedir (Schniederjans, 2005:3). Vekâlet Kuramı, özel sektördeki yöneticilerin (vekil) amaçlarıyla şirketin hissedarlarının (asıl) amaçları arasındaki farklılaşmayı açıklamak üzere geliştirilmiştir. Teoriye göre yöneticiler uzun dönemli büyüme ve kendileri için daha yüksek ücret ödemesi yapılmasına odaklanmışken, hissedarlar ise daha yüksek kârlara odaklanmıştır. Teori bu noktada, özel sektörde * Burada sanatsal ya da akademik çalışmalar, araştırmalar, incelemeler gibi özellikli çalışmalar kastedilmektedir. 12

15 Teorik Çerçeve, Mevzuat ve Ülke Uygulamalarında Alt İşverenlik vekilin asılın iradesine uygun davranmasına çözüm olabilecek önerisi zorunlu sözleşme ilişkileridir (Hughes, 2003:12). Teoriye göre, genellikle firmaların ölçekleri büyürken, arz zinciri ve işçi etkileşimleri artar. Organizasyonun karmaşıklığının üstesinden gelmek için asıl, vekil olarak çalışacak işçilerin sayısında artışa ihtiyaç duyar (Schniederjans, 2005:11). Bu noktada, alt işverenlik gibi sözleşme ilişkisi içeren uygulamanın işlem maliyetlerinden tasarruf yapmanın aracı olabileceği (Kimura:165), dış kaynağa yatırım yapılmasının firmanın gereksiz büyümesini engelleyeceği, asıl işine ilişkin olmayan eylemlerin firmanın dışında gerçekleştirilmesi nedeniyle asıl işler üzerindeki kontrolü arttıracağı, firmaya zaman tasarrufu sağlarken daha az işçiye ihtiyaç duyulacağı için maliyet azaltımı sağlayacağı iddia edilmektedir. Mukayeseli Üstünlükler Kuramı ise uluslararası perspektifte ülkelerin bazı mal ve hizmet üretimlerinde birbirlerine üstünlükleri olması üzerinde durmaktadır. Kuramın bu yönüyle aslında uluslararası olan dış kaynak kullanımı çerçevesinde aşağıda açıklanan uluslararası alt işverenlik uygulaması kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Buna göre, harici olarak dış kaynak kullanımı sağlayan bir firma (sağlayıcı firma), coğrafi alanı ne olursa olsun, iş aktivitelerini ana firmadan (istemci firma) daha verimli olarak gerçekleştiriyorsa, istemci firma, sağlayıcı firmaya bu işi yaptırmalıdır. Bu istemci firmanın rakiplerinden ve sağlayıcı firmadan da daha iyi olarak esas işine odaklanmasını sağlayacak, böylece sözleşme ilişkisinin tarafları olan her iki firmanın da kendi piyasalarında daha saygın bir yer edinecekleri iddia edilmektedir (Schniederjans, 2005:12). Burada özellikle Hindistan, Çin ve Rusya nın işgücünden kaynaklanan rekabet avantajı nedeniyle uluslararası alt işverenlik kurulmasına yönelik kurumlar oluşturdukları ve bunlara gündemlerinde önemli bir yer verdikleri de belirtilmelidir (Schniederjans, 2005:12) Alt İşverenlik Türleri Alt işverenlik uygulaması kendi içinde farklı şekillerde kategorize edilmektedir. Bu ayrımlar: ticari alt işverenlik sanayi alt işverenliği, kapasite yönelimli alt işverenlik uzmanlık yönelimli alt işverenlik ve ticari alt işverenlik ile sanayi işverenliğini uygulama şekline göre bünyesinde barındıran uluslararası alt işverenliktir. Watanabe ye göre asıl firma bir taraftan toptan ya da perakende mal satışı yapabileceği gibi, diğer taraftan üretim de yapıyor olabilir. Bu noktada, ilk durumda genellikle alt işveren tarafından üretilmiş nihai ürünler asıl firma tarafından toplanılarak satılacak olduğundan kullanılan alt işverenlik uygulaması türü ticari alt işverenlik tir. İkinci durum ise üretim sürecinde bölünme ve uzmanlaşma ile karakterize olduğundan sanayi alt işverenliği olarak adlandırılmaktadır (Watanabe, 1971:54). Alt işverenlik uygulaması, uzmanlık - yönelimli alt işverenlik ve kapasite - yönelimli alt işverenlik olmak üzere de sınıflandırılmaktadır. Buna göre uzmanlık - yönelimli alt işverenlikte, asıl firma ve onun alt işverenleri farklı fakat birbirini tamamlayıcı eylemlere odaklanmışlardır. 13

16 Teorik Çerçeve, Mevzuat ve Ülke Uygulamalarında Alt İşverenlik Bu tarz alt işverenlik uygulamasında, alt işverenler farklı üretim süreçlerinde aynı nihai ürünü üretebilecekleri gibi asıl firmanın çeşitlilik yelpazesini genişletmek için farklı ürünler de sunabilmektedirler. Kapasite yönelimli alt işverenlik uygulamasında ise, iki taraf aynı işe odaklanmış olduklarından doğal olarak rekabetçidirler. Bu nedenle talepler azalmaya başladığında siparişler için birbirleriyle rekabet etmek zorundadırlar. Bu iki uygulamadan ilki Amerika Birleşik Devletleri nde, ikincisi ise Avrupa da daha yaygın olarak kullanılmaktadır (Watanabe, 1971:58). Ekin e göre özellikle, KOBİ'ler yapılarından doğan bir üstünlük olarak, el becerisi gerektiren işlerde uzmanlaşmış olabilirler. Bu nedenle, özellikle makine imalat sanayiinde uzmanlık - yönelimli alt işverenlik uygulamasına başvurmak kaçınılmaz gözükmektedir (Ekin, 2002:110). Bir diğer uygulama türü ise uluslararası alt işverenliktir. Bu uygulama üç farklı şekilde gerçekleşmektedir. Ticari alt işverenlik uygulamasına benzeyen ilk uygulamada asıl firma yurtiçinden ya da kendi ülkesi dışından bir müşterisinden aldığı bir siparişi, yurtdışındaki alt işverenine ürettirmekte, üretilen ürün ya asıl firma ya da asıl firmanın markası ile gerçek üretici olan alt işveren firma tarafından müşteriye ulaştırılmaktadır. İkinci uygulama şekli ise asıl işveren parça ve tamamlayıcılarının üretimini yurt dışından yerel bir firmaya vermekte fakat bunu kendi ülkesindeki fabrikasında toplamaktadır. Son uygulama şeklinde ise asıl firmanın yan bağlı kuruluşunun olduğu ülkedeki alt işverene parça ve tamamlayıcı parçaların ürettirilmesi ve yan bağlı kuruluşun fabrikasında bunların toplanmasıdır. Son iki durumda asıl firma ya da yan bağlı firma nihai malın üreticisi olarak kaldığından sanayi alt işverenidirler (Watanabe, 1972:430). 14

17 İKİNCİ BÖLÜM 1936 DAN GÜNÜMÜZE MEVZUATIMIZDA ALT İŞVERENLİK Bu başlık altında alt işverenlik uygulamasının iş ve sosyal güvenlik mevzuatımızdaki gelişimi incelenecektir İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatında Alt İşverenlik Ülkemizde alt işverenlik uygulamasının başlangıcını 818 sayılı Borçlar Kanununun (R.G. Tarih: , Sayı: 359) istisna akdinin tanımını yapan 355. maddesine* dayandıran görüşler bulunmakla birlikte öğretide ekseriyetle alt işverenlik uygulamasının 3008 sayılı ilk İş Kanunu ile başladığı kabul edilmektedir (Narmanlıoğlu, 2008:54) Sayılı İş Kanunu 3008 sayılı Kanunun 1. maddesinin dördüncü fıkrasındaki alt işverenlik düzenlemesi: İşçiler, doğrudan doğruya işveren veya vekili tarafından olmayıp ta üçüncü bir şahsın aracılığı ile işe girmiş ve bu üçüncü şahıs ile mukavele akdetmiş olsalar bile mukavele şartlarından asıl işveren mes uldur şeklindedir sayılı Kanuna bakıldığında, alt işveren ya da asıl işveren - alt işveren ilişkisinin tanımlanmadığı; üçüncü şahıs kavramının alt işveren kavramı yerine kullanıldığı görülmektedir sayılı Kanunda, alt işverene verilebilecek işler de düzenlenmezken, işverenin sorumluluğu işçi ile üçüncü şahıs arasında yapılmış olan hizmet akdi ile sınırlı olarak tüm işçilere karşı mukavele şartlarından asıl işveren mes uldur şeklinde Kanun metninde somutlaştırılmış (Canbolat, 2010:4) fakat üçüncü şahsın (alt işveren) sorumluluğundan bahsedilmemiştir (Narmanlıoğlu,2008:54) sayılı Kanunda asıl işverenin sorumluluğunun niteliğinin müşterek müteselsil mi yoksa tek başına mı olduğu hususu, tarih ve 5518 sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunla yapılan değişikliğe kadar tartışma konusu olmuştur (Çankaya ve Çil, 2009:16). Yapılan değişiklik ile getirilen düzenleme: İşçiler doğrudan doğruya işveren veya vekili tarafından olmayıp da aynı iş veya teferruatında iş alan üçüncü bir şahsın aracılığıyla işe girmiş ve bu üçüncü şahıs ile sözleşme akdetmiş iseler, bu aracılar da asıl işverenle müştereken ve müteselsilen sorumludur şeklindedir. Sorumluluğun müşterek ve müteselsil olduğunu düzenleyerek sorunu çözen 5518 sayılı Kanun, eskisinden farklı olarak asıl işverenlerden iş alan kimseleri de aracı olarak nitelendirmiştir (Canbolat, 2010:54) Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 506 sayılı Kanunda da alt işveren kavramının karşılığı olarak aracı kavramına yer verilmiştir. Kanunun 87. maddesinde aracı, Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişi olarak sigortalılık ilişkisi üzerinden tanımlanmıştır. 15

18 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik Bu doğrultuda bir kimsenin alt işveren sayılması noktasında bir asıl işverenin olması ve diğer yandan da bu işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran bir kişi olması aracı sayılabilmenin şartı olarak belirtilmiştir (Sosyal Sigortalar Kurumu,1980:105). 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun birlikte sorumluluğa ilişkin 87. maddesinin birinci fıkrasında ise: Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işveren de sorumludur düzenlemesine yer verilmiştir Sayılı İş Kanunu 28/7/1967 tarih ve 931 sayılı İş Kanununun Anayasa Mahkemesi tarafından şekil yönünden 1970 yılında iptal edilmesini müteakip, Kanunun birçok hükmü gibi alt işverenlik hükmü de aynen korunarak 1971 yılında çıkarılan 1475 sayılı İş Kanununa aktarılmıştır sayılı Kanunun 1. maddesi son fıkrasında alt işverenlik: Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden doğan yüklemlerinden asıl işveren de birlikte sorumludur şeklinde düzenlenmiştir. Burada asıl işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi için işçinin münhasıran asıl işverenden alınan işte çalıştırılıyor olmasının yanında, sorumluluğun o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan veya hizmet akdinden doğan yükümlülüklerden kaynaklanması gerekmektedir (Canbolat, 2010:6) sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay ın alt işverenlik uygulamasının, işyeri gerekleri ve ekonomik zorunluluk ya da uzmanlığı gerektiren bir hal olmadan kullanılmasının kanunen korunmayacağını belirten kararlar verdiği görülmektedir Sayılı İş Kanunu TBMM ne sunulan, İş Kanunu Tasarı Taslağı nın alt işverenlik ile ilgili düzenlemesinin ilk hali şöyledir: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin, asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerinde, işin gereği ve teknolojik nedenlerle iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. İşin gereği ve teknolojik nedenler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. Aksi durumlarda alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılırlar. 16

19 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik TBMM Genel Kurulunda, günlü ve 45. Birleşim oturumunda verilen bir önerge* ile altıncı fıkrada yer alan işin gereği ve teknolojik nedenlerle ifadesi; işletme ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle olarak; yedinci fıkrada yer alan asıl işverenin işçisi sayılmaya ilişkin ifade ise Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler olarak değiştirilmiş ve bu haliyle 2. madde oylanarak kabul edilmiştir. İş Kanunu Tasarısı nın tüm maddelerinin oylanıp kabul edilmesi sonrasında, T.B.M.M. nin 22/5/2003 günlü ve 83. Birleşim oturumunda; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun İş Kanunu Tasarısının daha önce görüşülerek kabul edilen 2,4, 7, 11 ve 107. maddelerinin, tasarının diğer maddelerinde yapılan değişiklikler nedeniyle, İçtüzüğün 89. maddesi gereğince yeniden görüşülmesi istemi kabul edilmiştir. Tekriri müzakere sırasında 2. maddenin altıncı ve yedinci fıkraları için verilen değişiklik önergesi** kabul edilmiştir. Böylece, 4857 sayılı Kanunun 2. maddesinde halen yer alan aşağıdaki metin alt işverenlik ile ilgili nihai düzenleme olmuştur: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. Bu düzenleme ile ilk kez iş mevzuatında alt işveren kavramına yer verilmiştir. Bunun yanında birlikte sorumluluk, alt işverenin işçisinin o işyeriyle ve orada çalıştığı süreyle sınırlı olup, alt işverenin işçilerinin İş Kanunundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan hükümlerinden yükümlülüklerini kapsamaktadır. * T.B.M.M. Tutanak Dergisi, 22. Dönem, Yasama Yılı:1, Cilt:7, 45. Birleşim, 13/3/2003, s tbmm.gov.tr/tutanaklar/tutanak/tbmm/d22/c007/tbmm pdf, (Erişim Tarihi: 1/6/2013) Önergenin gerekçesi şöyledir: Bu önergeyle, asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerinde işletme ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin kurulabileceği, asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmasının kısıtlanamayacağı, daha önce işyerinde çalıştırılan kimseyle alt işveren ilişkisinin kurulamayacağı, aksi halde bu ilişkinin muvazaalı olacağı düzenlenmiştir. ** T.B.M.M. Tutanak Dergisi, 22. Dönem, Yasama Yılı:1, Cilt:15, 83. Birleşim, 22/5/2003, s.53, tbmm.gov.tr/tutanaklar/tutanak/tbmm/d22/c015/tbmm pdf, (Erişim Tarihi:1/6/2013); Değişiklik önergesinin gerekçesi şöyledir: Yapılan düzenlemeyle, doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan yükleme, boşaltma, temizlik, yemek hizmetleri, odacılık ve çay hizmetleri, personel taşıma, güvenlik, teknik bakım gibi işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın kurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği, teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler gibi kriterler getirilmiştir. 17

20 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik Toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerde, yargı kararları ve doktrinde benimsenmiş olan görüşe uyularak maddede açıkça düzenlenmiştir. Alt işverenlik ilişkisinin kurulmasının koşulları ve sınırlamaları önceki İş Kanunlarına nazaran açık bir biçimde belirlenmiştir. Ayrıca, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilmesi haline ilişkin olarak: alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler düzenlemesine yer verilmiştir Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda alt işverenlik; Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir şeklinde sigortalılık ilişkisi üzerinden tanımlanmaktadır. Alt işverenlik ilişkisinin bazı işverenler tarafından kötüye kullanımı neticesinde, 4857 sayılı Kanunda bu ilişkiyi sınırlandırmaya yönelik bir tanım yapılmış iken 5510 sayılı Kanunda herhangi bir sınırlamaya yer verilmediği görülmektedir (Sayın, 2011:23). Bu anlamda 5510 sayılı Kanun uygulaması doğrultusunda alt işveren olgusundan söz edebilmek için; 4 İşyerinde sigortalı çalıştıran asıl işverenin varlığı, 4 Alt işverenin işi asıl işveren ait işyerinde yaptırması, 4 İşin işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin olması veya işin bölüm ve eklentilerin de olması, gibi şartların olması gerekmektedir (Keskin ve Şahin, 2010:20-21). Sosyal güvenlik mevzuatı açısından bakıldığında, alt işveren ve asıl işveren yükümlülükler noktasında birbirleriyle özdeş olarak değerlendirilmekte ve uygulama kapsamında da asıl işveren alt işverenin borçlarından da sorumlu olarak addedilmektedir. Söz konusu durum 5510 sayılı Kanun kapsamında da güvence altına alınmış ve ilgili Kanunun 12. maddesinde; Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur şeklinde düzenlenmiştir. Diğer yandan iki kanuni düzenleme açısından öne çıkan bir diğer konu 4857 sayılı Kanunda alt işverenlik tanımında yardımcı işler de belirtilmiş iken sosyal güvenlik uygulaması açısından yardımcı işler kavramının açık olmaması ve eklentilerde iş alan kişilerin alt işveren olabileceğinin belirtilmesidir. 18

21 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik Bu doğrultuda, söz konusu yardımcı işlerde ihale ile iş alan kişiler İş Kanunu uygulaması açısından alt işveren olarak tanımlanmakla birlikte, sosyal güvenlik uygulaması açısından bu kişiler asıl işveren olarak nitelendirilmektedir. Söz konusu yardımcı işlerde iş alanların alt işveren olarak kabul edilmesinde bir takım sıkıntılar da bulunmaktadır. Bunlardan ilki, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgilidir. İlgili Kanunun 7. maddesinde 10 dan az işçi çalıştıran tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin kısa vadeli sigorta kollarından prim aktarılarak finanse edileceği belirtilmiştir. Bu doğrultuda ilgili sayılan ve yardımcı işler olarak adlandırılan temizlik, güvenlik gibi işler Sosyal Güvenlik Kurumu nda (SGK) geçici işyeri olarak 4 mahiyet koduyla tescil edilmekle birlikte alt işverenliğe ilişkin bir düzenleme yapılması halinde söz konusu işler SGK kayıtlarında 1 mahiyet kodu olan kamu işyerlerinin altında üç haneli alt işveren numarasıyla tescil edilecek ve söz konusu destekten yararlanamayabileceklerdir. Söz konusu işlerin SGK kayıtlarında geçici işyeri kodu olan 4 koduyla tescil edilmeleri ve alt işveren olarak değerlendirilmeyip asıl işveren olarak görülmelerindeki bir diğer neden ise, asgari işçilik uygulamasıdır. İşyerlerinin geçici işyeri olarak tescil edilmesinin en önemli nedeni olan asgari işçilik uygulaması ile yeterli işçiliğin bildiriminin takibi daha kolay yapılabilmektedir Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Kapsam ve istisnalar başlıklı 2 nci maddesinde belirtildiği üzere, kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi ile ilgili özel düzenleme gerektiren konular hem 6331 sayılı Kanun da hem de Kanun çerçevesinde çıkarılan alt düzenlemelerde yer almaktadır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği koşulları ile ilgili bağının iş sözleşmesi yapılarak çalışmakta oldukları işyeri ve işveren ile kurulması gerekmektedir. Alt işveren olarak hizmet sunulan asıl işverenin işyerinde birlikte kurul oluşturulması, alt işverenin çalışanlarına sunduğu iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin denetlenmesi, risk değerlendirmesi çalışmalarının koordinasyon içerisinde yürütülmesi gibi çeşitli sorumlulukları bulunmaktadır. Asıl işveren ve alt işveren ilişkisi mevcut olduğu durumlarda iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturulması için gerekli durumlar 6331 sayılı Kanun un 22. maddesinde açıklanmıştır. 19

22 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik İş sağlığı ve güvenliği kurulu MADDE 22 (1) Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun kurul kararlarını uygular. (2) Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde; a) Asıl işveren ve alt işveren tarafından ayrı ayrı kurul oluşturulmuş ise, faaliyetlerin yürütülmesi ve kararların uygulanması konusunda iş birliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır. b) Asıl işveren tarafından kurul oluşturulmuş ise, kurul oluşturması gerekmeyen alt işveren, koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. c) İşyerinde kurul oluşturması gerekmeyen asıl işveren, alt işverenin oluşturduğu kurula iş birliği ve koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. ç) Kurul oluşturması gerekmeyen asıl işveren ve alt işverenin toplam çalışan sayısı elliden fazla ise, koordinasyonu asıl işverence yapılmak kaydıyla, asıl işveren ve alt işveren tarafından birlikte bir kurul oluşturulur. (3) Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması ve bu işverenlerce birden fazla kurulun oluşturulması hâlinde işverenler, birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirir. 18 Ocak 2013 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik te de asıl işveren alt işveren ilişkisi söz konusu olduğu durumlarda iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturmanın detayları açıklanmıştır. İşverenin yükümlülüğü MADDE 4 (1) Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur. (2) Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde; a) Asıl işveren alt işverenin çalışan sayıları ayrı ayrı elli ve daha fazla ise asıl işveren ve alt işveren ayrı ayrı kurul kurar. İş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi ve kurullarca alınan kararların uygulanması konusunda işbirliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır. b) Bir işyerinde sadece asıl işverenin çalışan sayısı elli ve daha fazla ise bu durumda kurul asıl işverence kurulur. Kurul oluşturma yükümlülüğü bulunmayan alt işveren, kurul tarafından alınan kararların uygulanması ile ilgili olarak koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. 20

23 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik c) Alt işverenin çalışan sayısı elli ve daha fazla, asıl işverenin çalışan sayısı ellinin altında ise işyerinde kurul alt işverence oluşturulur. Asıl işveren alt işverenin oluşturduğu kurula işbirliği ve koordinasyonu sağlamak üzere vekâleten yetkili bir temsilci atar. ç) Asıl işveren ve alt işverenin çalışan sayıları ayrı ayrı ellinin altında ve toplam çalışan sayısı elliden fazla bulunduğu durumlarda ise koordinasyon asıl işverence yapılmak kaydıyla, asıl işveren ve alt işveren tarafından birlikte bir kurul oluşturulur. Kurulun oluşumunda üyeler 6 ncı maddeye göre her iki işverenin ortak kararı ile atanır. (3) Asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmayan ve aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması ve bu işverenlerce birden fazla kurulun oluşturulması hâlinde işverenler, birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirir. (4) İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun kurul kararlarını uygular. Asıl işveren ve alt işveren tarafından ortak kurul oluşturulması durumunda kurul sekretaryası asıl işveren ve alt işverenin ortak kararı ile belirlenir ve kurul üyelerine ve yedeklerine eğitim verilmesi sorumluluğu her iki işverendedir sayılı Kanuna göre işverenin temel yükümlülüklerinden biri olan risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğünün bir işyerinde asıl işveren ve alt işveren ilişkisi söz konusu olduğunda nasıl gerçekleştirileceği 29 Aralık 2012 tarih ve saylı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği nde açıklanmıştır. Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde risk değerlendirmesi MADDE 15 (1) Bir işyerinde bir veya daha fazla alt işveren bulunması halinde: a) Her alt işveren yürüttükleri işlerle ilgili olarak, bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli risk değerlendirmesi çalışmalarını yapar veya yaptırır. b) Alt işverenlerin risk değerlendirmesi çalışmaları konusunda asıl işverenin sorumluluk alanları ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeler asıl işverence sağlanır. c) Asıl işveren, alt işverenlerce yürütülen risk değerlendirmesi çalışmalarını denetler ve bu konudaki çalışmaları koordine eder. (2) Alt işverenler hazırladıkları risk değerlendirmesinin bir nüshasını asıl işverene verir. Asıl işveren; bu risk değerlendirmesi çalışmalarını kendi çalışmasıyla bütünleştirerek, risk kontrol tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde hazırlıkları devam eden diğer alt düzenlemelerde de asıl işveren ve alt işveren ilişkisi söz konusu olduğu durumlarda açıklama gerektiren konulara yer verilmektedir Diğer Bazı Kanunlarda Alt İşverenlik Günümüzde, hizmet satın alınması yoluyla kamu kurum ve kuruluşlarınca üçüncü kişilere gördürülebilecek işlerin kapsamına (alt işverene verilebilecek işlere) ilişkin temel çerçeveyi 21

24 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik 4/1/2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (RG, Tarih: 22/1/2002, Sayı: 24648) oluşturmaktadır sayılı Kanuna göre: Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanması ve benzeri diğer hizmetler; bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlarca hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilmektedir sayılı Kanun: 4 Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üst kuruluşları hariç), tüzel kişileri, 4 Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri, 4 Sosyal güvenlik kuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş ve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) ile bağımsız bütçeli kuruluşları, 4 Kanunun kapsamındaki idarelerin doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketleri, sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları şirketlerin yapım ihalelerini kapsamaktadır sayılı Kanunda hizmet alımının genel çerçevesi Kanun kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlar için belirlenmiştir. Bununla birlikte aşağıda örneklendiği gibi hizmet alımı kapsamını değiştiren özel düzenlemeler de bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden bazıları aşağıda sıralanmaktadır: tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanununun (RG, Tarih: , Sayı: 25874) 67. maddesinde: Park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri; araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri; makine-teçhizat bakım ve onarım işleri; bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi erişim hizmetleri; sağlıkla ilgili destek hizmetleri; fuar, panayır ve sergi hizmetleri; baraj, arıtma ve katı atık tesislerine ilişkin hizmetler; kanal bakım ve temizleme, alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgili hizmetler; toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri; sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir hükmü yer almaktadır tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda, park, bahçe ve havuz bakımı; araç kiralama, kontrollük, temizlik ve yemek hizmetleri; araç, bilgisayar, faks, fotokopi ve diğer teknolojik ürünlerin bakım ve onarım işleri süresi ilk mahallî idareler genel 22

25 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik seçimlerini izleyen üçüncü ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir hükmü bulunmaktadır tarih ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun (RG, Tarih: , Sayı: 25178) 11. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan değişiklikle: Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri sınıfına dâhil olan, sağlık hizmetlerinde mesleki eğitim görerek yetişmiş olan sağlık personeli ve benzeri sağlık personeli tarafından yerine getirilmesi gereken tüm sağlık hizmetleri, lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla, Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilmektedir tarih ve 5893 sayılı Posta Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG, Tarih: , Sayı: 27230) ile ve 5584 sayılı Posta Kanununa (RG, Tarih: , Sayı: 7451): PTT İdaresi postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir hükmü eklenmiştir sayılı Kanunun, 62. maddesinin (e) bendinde ise İdarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması halinde, ihale yetkilisinin onayı alınmak kaydıyla bu Kanunda belirtilen hizmetler için ihaleye çıkılabilir hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede, 10/6/2004 tarih ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun (R.G. Tarih: , Sayı: 25504) ile kamu kurum ve kuruluşları güvenlik hizmetlerini ihale yoluyla üçüncü kişilere gördürebilmektedir. 4 Kamu İktisadi Teşebbüsleri açısından hizmet alımı yoluyla personel temini, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye (Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, R.G. Tarih: , Sayı: (Mük.) )göre Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan Genel Yatırım ve Finansman Programı na uygun olarak yapılmaktadır Sayılı Sözleşme ve Bakanlar Kurulu nun 88/13168 Sayılı Kararı tarih ve 161 sayılı Kanunla Bir Amme Makamı Tarafından Yapılan Mukavelelere Konulacak Çalışma Şartlarına Müteallik 94 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmıştır (R.G. Tarih: , Sayı:10686). Buna göre, bu Sözleşmeyi onaylayan üye devletlerde, 4 Taraflardan en az birinin, maddi kaynak harcayan kamu makamı olduğu, 4 Diğer tarafın ise işçi çalıştırdığı, 4 Bayındırlık işlerinin yapılması, tadili, tamiri veya yıkımı, 4 Malzeme, araç-gereçler ve donanımın üretimi, takılması, işlenmesi veya nakli, 4 Hizmetlerin bizzat yapılması veya bunun sağlanması amacıyla yapılan sözleşmeler, 94 Sayılı Sözleşme nin kapsamındadır. Sözleşme ye göre (md.1/d) mukavelelerin bir tarafının ancak üye devletin merkezî bir makamı olması halinde Sözleşme nin koşullarına uyulması aranacaktır. 23

26 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik Öğretide ve uygulamada sıklıkla atıf yapılan 94 sayılı Sözleşme ye genel hatlarıyla bakıldığında; 4 İşin yapıldığı aynı bölgedeki iş kolu veya sanayide aynı mahiyetteki iş için toplu sözleşme yahut kabul edilen başka bir müzakere, hakem kararı ya da ulusal mevzuatla tespit edilenden daha az elverişli olmayan ücretleri, çalışma sürelerini ve diğer çalışma şartlarını sağlayan hükümlerin konulmasını, 4 Yukarıdakilerin sağlanamadığı durumlar için benzer ve yakın bölgelerdeki uygulamalardan bu hükümlerin ithal edilmesini ya da müteahhittin işkolunda belirli bir iş yaptığı işkolu veya sanayiye mensup olup benzeri şartlar içinde bulunan işverenlerin o iş kolu veya sanayide riayet ettikleri genel seviyeden daha az elverişli olmayan hükümlerin konulmasını, 4 Mukavelelerde yapılacak her türlü değişikliğin sosyal taraflarla müzakere edilmesini, 4 Şartnamelerin duyurulması ve ilanını, 4 İş sağlığı ve güvenliği konusunda kamu makamının sorumlu olduğunu, 4 Sözleşmenin içeriğini sosyal taraflara bildirmenin kamu makamının sorumluluğunda olduğunu, 4 Mukavele kapsamında çalışan işçilerin ücret alacaklarının kamu makamınca takip edilmesini ve ücretlerini almaları için hakedişten kesinti dâhil tedbirleri almasını, 4 Sözleşme hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmasını sağlayacak bir teftiş ve cezalandırma sisteminin kurulmasını hususlarını düzenlediği görülmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik ilk düzenleme, 1960 yılında 94 sayılı ILO Sözleşmesi nin kabulüyle yapılmıştır denilebilir. Yukarıda ayrıntılarına değinilen Sözleşmeyi müteakip gerçekleştirilen düzenlemelere burada değinilecektir. Ayrıca yukarıda belirtilen 94 sayılı ILO Sözleşmesi nin hükümlerine uyum sağlamak amacıyla, 1988 yılında Kamu Kuruluşlarınca Yaptırılacak İşlerde, İşçilerin Çalışma Şartları ile İlgili Genel Esaslar Bakanlar Kurulu nun 88/13168 sayılı Kararı (R.G. Tarihi: , Sayı:19976) ile uygulamaya konulmuştur. Bakanlar Kurulu Kararı esas olarak; 4 Kamu kuruluşlarınca yaptırılacak yapım, hizmet, dekapaj ve malzeme nakli işlerinin ihalesinde keşif bedelinin kamu makamlarınca belirlenmesini, 4 Çalışma şartları ile ilgili hükümleri 4 İş alan tarafın iş sağlığı ve güvenliği, çalışma şartları ve ücretle ilgili mevzuata uymasını, 4 Müteahhidin, çalıştırdığı işçilerin, işin dâhil olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki iş için toplu sözleşme veya mevzuatla kabul edilenlerden daha aşağı olmayacak şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlamasını, 24

27 1936 dan Günümüze Mevzuatımızda Alt İşverenlik 4 Keşif bedeli belirlenen miktarın üzerinde olan yapım ve hizmet işlerinde sağlık, güvenlik, ücret gibi işçilerin çalışma şartları ile ilgili hususları belirten afiş ve ilânların, müteahhit tarafından işyeri ve eklentilerinde işçiler tarafından kolayca görülebilecek yerlerde ilan edilmesini, 4 Taşeronun ve sözleşmenin devri halinde işi devralan müteahhidin, bu çalışma şartlarına uymasını sağlayacak tedbirler alınmasını, 4 Kamu makamı tarafından verilen işte çalışan işçilerin ücretlerini almalarını sağlamak için hakedişten kesinti yapılmasını, 4 Getirilen yükümlülüklere uyulması için denetim ile müeyyidelerin uygulanmasını, düzenlemiştir. 25

28 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MUVAZAA KAVRAMI - ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ İş Kanununun 2. maddesinde, alt işverenlik ilişkisinin kurulmasına ve kullanılmasına getirilen koşul ve sınırlamalara uyulmaması halleri muvazaalı işlem olarak kabul edilmekte, 2008 yılında yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği ile bu hususlar açıklanmaktadır Muvazaa Muvazaa (danışıklılık), tarafların, hiç bir hukuki işlem yapmamalarına rağmen aralarında bir işlem yapılmış gibi veya bir hukuki işlem yapmalarına rağmen bu işlemden başka bir işlem yaptıklarını dış âleme yansıtmaları konusunda anlaşmalarıdır. Bununla birlikte alt işverenlik ilişkisinin yasal sınırlamalara uyulmadan kurulması ve kullanılması durumunda, muvazaa kavramının yerindeliği tartışılmaktadır. Bu durumun kanuna karşı hile veya kanuna aykırılık hali olduğu iddia edilmektedir. Kanuna karşı hile (hukuka aykırılık), kanunun bir konuyu emredici bir hüküm getirerek yasaklaması durumunda, kişilerin aynı sonuca kanuna uygun olarak başka bir yoldan giderek ulaşmasıdır. Muvazaadan farklı olarak taraflar yaptıkları (görünürdeki) sözleşmenin kendilerini de bağlayacağı hususunda anlaşmışlardır. Ancak emredici kuralı etkisiz kılma amacına yönelik olduğu için, sözleşme kanun gereği geçersiz olur (Reisoğlu, 2012: ). Kanuna aykırılık hali ise Kanun da yer alan emredici bir hükmün ihlal edilmesidir sayılı Kanun ile alt işveren ilişkisine bazı sınırlamalar da getirilmiştir. Buna göre asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamamakta veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamamaktır. Bu sınırlamalara uyulmadığı hallerde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilmekte, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görmektedir. Ayrıca muvazaa tespitine ilişkin iş müfettişi raporuna karşı iş mahkemesine yapılacak itiraz süresi tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü olarak belirlenmiş ve iş mahkemesinin kararının kesin olduğu düzenlenmiştir Alt İşverenlik Yönetmeliği 2008 yılında ise 5763 sayılı Kanun ile; 4857 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiş, eklenen bir fıkra ile de asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını, alt işverene ait işyerinin bildirimini, tescilini, alt işverenlik sözleşmesinde bulunması gereken hususların bir yönetmelik ile belirleneceği düzenlenmiştir. Söz konusu yönetmelik, Alt İşverenlik Yönetmeliği olarak tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Alt İşverenlik Yönetmeliği ile muvazaanın sözleşme ilişkisi üzerinden ve 4857 sayılı Kanunun 2. maddesine dayanarak alt işverenlik uygulaması açısından ne olduğu düzenlemiştir. 26

29 Muvazaa Kavramı - Alt İşverenlik Yönetmeliği Buna göre alt işverenlik uygulaması kapsamında: 4 İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesini, 4 Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisini, 4 Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesini, 4 Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri, ihtiva eden sözleşmeler muvazaa sayılacaktır. Alt İşverenlik Yönetmeliği ne göre alt işverenlik uygulamasında muvazaa yönünden; 4 Alt işverene verilen işin, işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin yardımcı işlerinden olup olmadığı, 4 Alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olup olmadığı, 4 Alt işverenin daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kişi olup olmadığı, 4 Alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığı, 4 İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı, 4 Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışıp çalışmadığı, 4 Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığı, 4 Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığı incelenmektedir. 27

30 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ALT İŞVERENLİK UYGULAMASI ÜLKE ÖRNEKLERİ Alt işverenlik uygulamasında yaşanan sorunlar sadece işçileri ilgilendirir gibi gözükse de, arka planda çok daha önemli olarak, toplumun ekonomik, sosyal, siyasal ve hukuk düzenini de etkilemektedir. Diğer ülkelerin hukuk sistemleri incelendiğinde, yasa koyucuların çeşitli yönleriyle konuyu düzenleme çabasına girdikleri görülür. Bu bölümde Alt İşverenlik uygulaması kapsamında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa, İngiltere ve İtalya ülke örneklerine yer verilmiştir Almanya Alman hukukunda alt işveren ilişkisini düzenleyen ayrı bir kanuni düzenleme mevcut değildir. Asıl işverenle alt işveren arasındaki ilişki bir eserin veya bir işin yapılması olup alt işverenin bağımsız bir sonuç sorumluluğunu gerektirir. Asıl işverenin alt işveren işçilerinin işçilik haklarından müteselsil sorumlu olduğuna dair düzenleme de mevcut değildir. Bu nedenle asıl işverenler alt işveren çalıştırdıkları takdirde alt işveren işçilerinin işçilik haklarından müteselsilen sorumlu değildirler. Alman hukukunda alt işveren işçileri ifa yardımcısı olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle de alt işverenin işçilerinin işçilik haklarından sadece alt işverenin sorumlu olması kuraldır. Ancak Alman iş hukukunda ödünç iş sözleşmesi için öngörülen izin prosedürünü aşmak için görünürde yapılmış olan alt işveren ilişkileri kanuna karşı hile olarak kabul edilerek bu ilişki geçersiz sayılıp, alt işveren işçilerinin asıl işverene iş sözleşmesi ile bağlı olduğu kabul edilerek alt işveren işçilerinin asıl işverene karşı işçilik haklarını talebi mümkün olmaktadır. Bu sonuç ise Türk iş hukukunda hukuka uygun alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin müteselsil sorumluluğundan farklılık göstermektedir (Aydınlı, 2012: ) Amerika Birleşik Devletleri Amerikan hukukunda istisnasız olarak neredeyse, federal ve devlet kuralları uyarınca işçiye karşı olan yükümlülüklerin muhatabı doğrudan bağlı olduğu işverendir. Ancak mahkeme kararlarında birlikte/ortak/müşterek işveren statüsü/doktrini şeklinde bir kavrama yer verilmiştir. Mahkeme bu kavramı, gerçekte birbirinden ayrı (bağımsız) olan iki veya daha fazla işletme biriminin iş ilişkisine ilişkin önemli kararları (yönetimini) paylaştıkları veya bu kararları birlikte belirledikleri (yönettikleri) durumdur biçiminde ifade etmiştir. Buna göre birlikte/ortak işveren statüsünün kurulabilmesi için, (ikinci) işverenin işçiyi işe alma, işten çıkarma, disiplin, yönetim, denetleme gibi hususlarda anlamlı bir düzeyde etkisinin olması gerekir. Ancak işverenin bu denetim ve yönetim yetkisi minimal veya olağan düzeyde değil, anlamlı bir şekilde günü gününe devam eden denetim yetkisini, disiplin ve işçileri işten çıkarma yetkilerini içeren bir düzeyde olması gerekir. Amerikan yüksek mahkemesinin verdiği bir kararda da birlikte işveren statüsünün tespitinde esas alınan doğrudan kontrol yetkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde işe alma, işten çıkarma, disiplin, ödeme-sigorta-kayıtlar, denetim/gözetim, toplu pazarlık sürecine katılım şeklinde beş temel faktör üzerinde durulmuştur (Aykaç, 2011: ). 28

31 Alt İşverenlik Uygulaması Ülke Örnekleri 4.3. Fransa Fransa da alt işverenlik ilişkisi doğrudan iş hukukunda düzenlenmemiştir. Alt işveren ilişkilerindeki hukuka aykırılığın sınırları ödünç iş ilişkisi düzenlemeleri içinde belirlenerek bu sınırların aşılması halinde uygulanacak yaptırımlar ise Ceza Kanunu içinde düzenlenmiştir (Aydınlı, 2012:240). Buna göre alt işverenlik ile ilgili kanun açısından (Lempérière, 2012); sayılı ve 31/12/1975 tarihli Kanun ile alt işverenler aldıkları işin karşılığı olan ödemeleri alamamaları riskine karşı koruma altına alınmıştır. Fransa da zorunlu olan bu Kanuna uymaktan kaçınmayı öngören sözleşmeler geçersiz ve hükümsüz sayılmaktadır. Bu Kanun uyarınca, alt işverenlik, sözleşmeye konu olan bir işin tamamının veya bir kısmının yerine getirilmesinin, sorumluluğu onda olmak üzere, alt işveren olarak adlandırılan bir başka kişiye verilmesi sürecidir. Fransa daki yasal düzenlemeye göre; alt işveren kullanmayı isteyen işveren (contractor - yüklenici), iş sahibinin (principal) onayını almakla, istendiğinde alt işverenlik sözleşmesini sunmakla mükelleftir. Dahası ana yüklenici (main contractor), kamu hukukuna tabi sözleşmelerde, alt işverene vermeyi planladığı her hizmetin niteliği ve değerini işi aldığı makama sunmak zorundadır. İş Kanunu ile uyum açısından (Lempérière, 2012); Fransız İş Kanununa (madde L8222-1) göre, miktarı Avro ve üzerinde olan hizmet alımlarında, hizmeti alan tarafın sözleşme ilişkisi içine girdiği şirketlerin kayıtdışı işçi veya yasadışı göçmen çalıştırmadığını belgelemesi istenmektedir. Bu belgelerin listesi 1 Ocak 2012 de değiştirilmiş ve genişletilmiştir. Hizmet sağlayıcıları da her altı ayda bir sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirdiklerini ve işçilerin ücretlerini ödediklerini ispat edecek nitelikte onay belgesi vermek zorundadır. Bu belgede şirketin kimliği, çalışan sayısı ve toplam ödenen ücretler de yer almalıdır. Bu sertifikaların geçerliliği için hizmeti alanlarca onaylanmaları gerekmektedir. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde, hizmeti alanlar sorumlu sayılmaktadır. Alt işverenin gerçek bir işveren olması hususuna da Fransız Hukukunda özel bir önem verilmiştir. Buna göre: Bir işveren, başka bir işverenden aldığı iş için belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuki bağımsızlığa sahip değilse, üretim ya da hizmet sunumuna ilişkin ekonomik bir faaliyetin bağımsız yönetimini üstlenmemişse, asıl işveren-alt işveren ilişkisinden çok, asıl işverene işçi temini olduğundan hareketle insan ticareti suçu kapsamında değerlendirilmektedir (Güzel, 2004:41). Uygulamada, Fransız Yargıtay Ceza Dairesi, gerçek anlamdaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin koşulu olarak, alt işveren işçilerinin eşit haklara sahip olması yönünde bir ölçüt oluşturmuş bulunmaktadır (Güzel, 2004:53). Aynı zamanda, işçilik hakları ile sınırlı olmak üzere asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı sorumluğu kabul edilmiş bulunmaktadır. 29

32 Alt İşverenlik Uygulaması Ülke Örnekleri Ticaret, esnaf veya sanatkâr siciline kayıtlı olmayan bir alt işverenin işçileri, işverenlerinin taleplerini karşılayamaması veya ödeme aczine düşmesi halinde ancak asıl işverene başvurulabilmektedir (Güzel, 2004:54; Aydınlı, 2012: ) İngiltere İngiltere de konu özellikle iş sağlığı ve güvenliği kapsamında ele alınmaktadır tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının 2 (1) hükmü işverenlere işyerinde çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliğini sağlama görevi yüklerken, 3 (1) hükmü işyerinde kendisine bağlı olarak çalışmayan kişilerin korunması konusunda da aynı görevi yüklemektedir. İşyerinde kendisine bağlı olarak çalışmayan kişilerin korunması hususunda ele alınan ölçüt işin yürütümünün bir parçası olmaktır tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Kanununa göre işverenler, kendi istihdamında olmayanların karşı karşıya oldukları kendi işinin yürütümüyle bağlantı içinde veya dışında olmaktan kaynaklanan risklere yönelik, uygun ve yeterli bir risk değerlendirmesi yapmak zorundadır (3/1,b). Aynı kanunun işbirliği ve koordinasyon başlıklı 11. maddesine göre, iki veya daha fazla işveren aynı işyerini (geçici veya kalıcı olarak) paylaştıklarında her bir işveren, yasal yükümlülüklerini yerine getirmek için gerektiği düzeyde birbirleri ile işbirliği yapmak zorundadırlar. Ayrıca aynı işyerini paylaştıkları yerde alınacak tedbirleri koordine etmek için makul adımlar atmak durumundadırlar. İşverenler işyerinin (işin) yürütümüyle bağlantı içinde olmaktan kaynaklanan risklerle karşı karşıya bulunan işçilerin işverenlerini bilgilendirmek zorundadır (Aykaç, 2011: ) İtalya İtalyan Hukukunda, asıl işverenin işçileri ile asıl işverene ait işletmede çalışan alt işverenin işçileri arasında bireysel ve toplu iş hukuku hakları açısından eşitlik ilkesinin gözetilmesi asıldır. Bunun sonucu olarak, alt işverenin işçisi, eşitlik ilkesinin gözetilmesini talep edebilecek ve dolayısıyla asıl işverenin işçisinin sahip olduğu tüm haklara sahip olabilecektir. Ancak alt işveren işçileri asıl işverenin işçileri olmadıklarından asıl işveren ile bu işçiler arasında hiçbir bağımlılık ilişkisi söz konusu değildir. Gerçek anlamdaki işverenleri alt işverendir. Bu uygulama ile, aynı üretim sürecine dahil tüm işçilere (asıl işveren veya alt işveren işçileri ayırımı yapılmaksızın) eşit hakların tanınması söz konusu olmaktadır (Güzel, 2004:52). Alt işveren işçilerinin, asıl işverenin işyerinden farklı bir işyerinde çalışmaları, asıl işverenin işçilerinden farklı uzmanlık alanına giren bir işi yapmaları, bu işlerin asıl işverenin işletmesinin üretim sürecine olmaması durumlarında da eşitlik kuralı uygulanmayacaktır. İtalyan Hukukunda, asıl işveren, az önce açıklanan kural uyarınca, sadece eşitlik ilkesi kapsamına giren konularda değil, İş Hukukunun alt işveren işçilerine tanıdığı tüm hakların uygulanmasından da, alt işverenle birlikte dayanışmalı olarak sorumlu tutulmuştur (Güzel, 2004:53). 30

33 İKİNCİ KISIM ÇALIŞMA MECLİSİ HAZIRLIK TOPLANTISI 31

34 32

35 BİRİNCİ BÖLÜM SORUNLARIN TESPİTİ Mayıs 2013 tarihlerinde işçi, işveren, sivil toplum ve kamu kesimi temsilcileriyle yapılan Çalışma Meclisi Hazırlık toplantısında, ulusal ve uluslararası açıdan değerlendirilmesi gereken ve pek çok boyutu olan alt işverenlik ilişkisi hakkında katılımcılar tarafından yapılan tartışma ve değerlendirmelere ilişkin, tartışma tutanaklarından derlenen görüşlere bu kısımda yer verilmektedir Toplantının İlk Gününe İlişkin Bilgiler Alt İşverenlik Alt Komisyonu 16 Mayıs 2013 günü gerçekleştirilen ilk oturumda modoretörün yaptığı açılış konuşması ile çalışmalarına başlamıştır. Sonrasında komisyonun çalışma yöntemi belirlenmiş, katılımcılar kendilerini tanıtmıştır. Sonrasında katılımcılardan alt işverenlik ile ilgili en önemli gördükleri sorun alanlarını yazılı veya sözlü olarak belirtmeleri istenmiştir. Öğleden sonraki oturumda bu sorun alanlarına ilişkin görüşler alınmış ve tartışmalar gerçekleştirilmiştir Tespit Edilen Sorun Alanları Katılımcılar tarafından sorun alanı olarak görülen ve tartışılması istenilen konu başlıkları aşağıda işçi, işveren ve kamu kesimi için ayrı ayrı olmak üzere sıralanmıştır. İşçi kesimi temsilcileri açısından: 4 Devlete ayrıcalıklar tanınmasıyla, kamuda alt işverenliğin yaygınlaşmasıyla, alt işverenliğin insan haklarını sömüren bir hale getirilmesi. (TÜRK İŞ) 4 Kamu ihale mevzuatında toplu iş sözleşmelerini engelleyen hükümlerin olması. (TÜRK İŞ) 4 Alt işverenliğin, ucuz işçilik daha az sendikal örgütlenme için bir istihdam stratejisi olarak belirlenmesi nedeniyle sosyal bir sorun haline dönüşmüş olması. (DİSK) 4 94 Sayılı ILO Sözleşmesi ne uyulmaması. (TÜRK-İŞ / DİSK ) 4 Alt işverenlik ilişkisinde kamu kesimine ayrıcalık tanıyan düzenlemeler. (DİSK) 4 Kamu ihale mevzuatındaki aykırı düzenlemeler. (DİSK) 4 Türk İş kamunun aktif bir şekilde devreye girmesiyle sorun patlama noktasına gelmiş bulunmaktadır. Bu hadisenin özünde çok zor olan bir şey yok tur. Özel sektör açısından belli bir ölçüde kar elde etmeyi göz yuma biliriz. Fakat devletin bu ayrıcalıkları tanıması ve işi insan haklarını sömüren bir biçime getirmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Özellikle kamu ihale kanunu ile sözleşmeleri engelleyen hükümler kaldırılacak. 4 Kamu kesiminde memurun azaltılarak, sendikası olmayan, güvencesi olmayan bir yapıya doğru gidilmesi. (T. KAMU-SEN) 4 Alt işverenlik uygulamasının devlete getirisi olmadığı halde uygulanması. (TİDEF) 4 Kamuda alt işveren uygulamasının tamamen kaldırılmaması (Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği) 33

36 Sorunların Tespiti 4 Kadrolu, güvenceli eşit iş haklarına sahip olunmaması (Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği) 4 Sendikalı ve örgütlü çalışmanın yolunu açılmaması (Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği) 4 Mahkeme kararlarının - muvazaalı bulunan kararların - uygulanmaması (Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği) 4 Özel sektörde alt işveren işçilerinin şartlarının iyileştirilmesi ve denetime tabi tutulmaması (Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği) 4 Alt işverenlik uygulamasında Devlet Denetleme Kurulunun denetim yapmaması (Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Alt işverenin kamuda gerekli olup olmadığının tartışılmaması (Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Alt işveren yanında çalışmalarına rağmen mahkemece lehine sonuçlanıp muvazaa uyuşmazlığı lehine sonuçlanan işçilerin olması ( Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Alt işverenin yanında çalışıp asıl işi yapan işçilerin durumu (Kamu İşçi Dernekleri Federasyon Başkanı) sayılı İş Kanununda işe iade hakkı kazanan işçilerin işe başlatılmaması (Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 İş kanunun 2. maddesindeki düzenleme nasıl olacağı. (Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Alt işverenlik uygulaması kamuda gerekli olup olmadığı hususu (İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Kamuda alt işveren aracılığı ile çalışan işçilerin maliyetinin kadrolu işçiden daha az olduğunun düşünülmesi (İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Özel sektörde çalışan işçilerimizin denetimsizlikten hak kayıpları olması (İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Denetim mekanizmasını nasıl çalıştıracağının bilinmemesi (İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 İş Kanununun 2. maddesine göre muvazaa raporları ve mahkeme kararları neticesindeki uygulamalar (İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Sendikal örgütlenme ve iş güvencesi olmadan işçi çalıştırmanın getirdiği sorunlar (İşçi Dernekleri Federasyonu) 4 Alt işverenliğin kamuda uygulanmasının, ayrımcılık ve adaletsizliğe neden olması (Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği) 34

37 Sorunların Tespiti İşveren kesimi temsilcileri açısından: 4 Kanundaki muvazaaya yönelik düzenlemeler (TİSK). 4 Kanunda asıl işin verilmesinde getirilen ölçütler her birinin tek başına yeterli sayılmaması (TİSK) 4 Özel sektör işletmeleri için alt işveren uygulamasının aşırı ölçüde kısıtlanmış olması. (TİSK) 4 Asıl işveren işçilerinin alt işveren işçisi olarak çalıştırılmaması. (TİSK/ TOBB) 4 Asıl işveren işçisinin alt işveren olarak asıl işverene hizmet verememesi. (TİSK) 4 Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından çalıştırılamaması ve daha önce asıl işverene ait işyerinde çalıştırılan kişi ile alt işveren ilişkisinin kurulamaması (TÜSİAD) 4 Müfettişlerin raporuna itirazlarda yerel mahkeme kararlarının kesin olması. (TİSK/ TÜSİAD / TOBB) 4 İş müfettişlerinin muvazaa denetimi yapması. (TİSK/TÜSİAD / TOBB) 4 Sağlıklı bir istihdam politikamızın olmaması. (TİSK/KAMU-İŞ) Kamu kurumu temsilcileri açısından: 4 Kamuda muvazaalı alt işverenlik ilişkisi ve kadro sorunu. (Akademisyen görüşü) 4 Alt işveren niteliği taşımayan taşeron işçilerine koruma sağlanmaması. (Akademisyen görüşü) 4 İş kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanundaki alt işveren tanımlarının farklı olması. (Akademisyen görüşü) 4 Alt işverenlere verilebilecek işler. (Akademisyen görüşü) 4 Kamudaki alt işverenlik sorunları ile özel sektördeki alt işverenlik sorunlarının ayrı ayrı ortaya konulması. (Sağlık Bakanlığı) 4 Kamu ihale kanunu ile iş mevzuatı arasındaki çelişkiler ve uygulamada yaşanan sıkıntılar. (Sağlık Bakanlığı) 4 Kamudaki alt işverenlik uygulaması ile ilgili olarak alt işveren işçilerinin kıdem tazminatları ve ihbar tazminatlarını güvenceye almak üzere kamu kuruluşlarının alt işverenlerle yaptıkları sözleşmeler ve şartnamelere koyulan hükümlerin kamu ihale kurumunca uygun görülmemesi. (Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü) 4 KİT lerde muvazaa hükümleri sonucunda alt işveren işçisi olarak çalışan binlerce işçinin geriye dönük olarak kamu işçisi sayılması, bunun kamu maliyesine büyük yük getirmesi ve objektif olmayan yollarla ve gerekli prosedürlere tabi olmaksızın birçok kişinin haksız yere kamu işçisi olması sonucunu doğurması. (Hazine Müsteşarlığı) 4 İş Kanununda net bir ayrımın olmasına rağmen uygulamada bu ayrımın gözetilmemesi. (Kalkınma Bakanlığı) 4 Uygulamada sorunları; örneğin temizlik işçisi olarak alınıp farklı işlerde çalıştırılması. (Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı) 35

38 İKİNCİ BÖLÜM SORUNLARIN SINIFLANDIRILMASI VE DEĞERLENDİRMELER 2.1. Toplantının İkinci Gününe İlişkin Bilgiler 17 Mayıs 2013 günü gerçekleştirilen ilk oturumda, bir önceki gün son oturumda belirlenen sorun alanlarından benzer içerik taşıyanlar birleştirilmiş; temel bir sorun olduğu hususunda katılımcıların kısmi de olsa mutabakatının sağlanamadığı başlıklara ise yer verilmemiştir. Bu kapsamda, gerçekleştirilen sonraki oturumda, katılımcıların Rapor da yer alması hususunda geniş ölçüde mutabakat sağlanan ve 12 temel sorun başlığı olarak sınıflandırılan hususlara ilişkin değerlendirmeler ve çözüm önerileri alınmıştır Temel Sorun Başlıkları Sınıflandırılan sorunları kapsayan 12 temel konu başlığı şöyledir: 4 Alt işverenlik uygulamasının kamuda devam edip etmeyeceğinin tartışılması. 4 Alt işverenliğin, uygulama sorunları nedeniyle sendikal örgütlenmeyi zorlaştırması. 4 Özellikle kamu kesiminden kaynaklanan mevzuat uyumsuzluğu nedeniyle muvazaalı durumlara ilişkin işçiler lehine kesinleşen yargı kararlarının uygulanmasında sıkıntılar yaşanması. 4 Alt işveren işçilerinin kıdeme bağlı haklarının, kamu sektöründe özellikle ihale mevzuatından kaynaklanan nedenlerle iyileştirilmemesi, aynı ya da yakın işleri yapan asıl işveren işçileri ile alt işveren işçileri arasında eşitsizlik görülmesi, Özel sektörün bir bölümünde de benzer problemler yaşanması. 4 İş Kanununda, kamu kesimine ayrıcalık tanıyan düzenlemelerin (4857 s. K. m.2/ VIII-IX) olması. 4 Kamu kurumlarına kadro verilmemesi sonucunda alt işverenliğin asıl işlerde kullanımının muvazaaya neden olması. 4 Alt işverenlik tanımının mevzuatta farklı olması. 4 Alt işverenlik ilişkisine Kanunla getirilen bazı sınırlamaların sözleşme özgürlüğüne etkisi. 4 Kanunda asıl işin alt işverene verilmesi için aranan şartların alt işverenlik ilişkisinin kurulmasına etkisi. 4 İş müfettişinin muvazaa tespiti yapması ve müfettiş raporuna itirazda yerel mahkeme kararının kesin olması. 4 Türkiye Cumhuriyeti nin taraf olduğu ilgili uluslararası mevzuat ile ulusal mevzuat arasında uyumsuzluk 4 Asıl işveren - alt işveren ilişkisindeki müteselsil sorumluluğun kapsamı 36

39 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler 2.3. Temel Sorunlara İlişkin Değerlendirmeler 17 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilen oturumlarda, katılımcılar tarafından tespit edilen sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin sunulması planlanmakla birlikte katılımcıların ekseriyeti bu sorunlara ilişkin değerlendirmelerini dile getirmişlerdir. Bu oturumlardan dile getirilen değerlendirmelere ve bunlardan derlenen bazı çözüm önerilerine aşağıda yer verilmektedir Alt işverenlik uygulamasının kamuda devam edip etmeyeceği İDEF Temsilcisi: İş güvencesinin gelmesini, alt işveren işçilerine insan muamelesi yapılmasını istediklerini beyan etmişlerdir. İşten atılma korkusundan alt işveren işçileri kurtarılması gerektiğini ve alınan ücretlerin düşük olduğunu ifade etmişlerdir. İş güvencesi olmadan kamuda işçi çalıştırılmasını istemediklerini, ILO nun 94 Sayılı Sözleşmesinin uygulanmasını talep ettiklerini, sözleşmeyi doğrudan kamu sektörü ile yapmak istediklerini, bir aracı ile çalışmak istemediklerini belirtmişlerdir. KAMU İŞ Temsilcisi: Problemin asıl kaynağının; alt işverenlik uygulamasından ziyade bu ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarına ilişkin yorumlama ve uygulama farklılığı olduğunu, İş Kanununun 2. maddesi düzenlemesindeki ve, ile bağlaçlarının aranan şartları birlikte mi, ayrı ayrı mı kastettiğine ve konuya ilişkin Yönetmeliğin bu husustaki düzenlemelerinin Kanun düzenlemesinin geniş yorumuna dayandığı yolundaki, kanaatlerince haklı tartışmaların bir arada değerlendirildiğinde, bahse konu bu mevzuat düzenlemelerinin düzeltilmesi gereğinin ortaya çıktığını belirtmişlerdir. Bu tespiti yaptıktan sonra, günümüz şartları dikkate alındığında gerek kamuda gerekse özel sektörde asıl işveren alt işveren ilişkisinin kaçınılmaz bir sonuç olduğunu, alt işveren ilişkisini sonlandırmak ya da alt işveren ilişkisi olmasın demenin gelişen ve değişen dünya şartları ve buna dayalı çalışma biçimleri, hizmet sunumu ve sair nedenler ile paralellik arz etmediğini, buna benzer uygulamaların çok sayıda ülkede uygulandığını, diğer ülke uygulamalarının pek çoğunda bizim sahip olduğumuz gelişmiş mevzuat alt yapısı dahi bulunmadığını ifade etmişlerdir. İşletmelerin ve kurumların asıl faaliyetlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yardımcı işlerini profesyonel kişiler eliyle yürüten alt işverenlere vermelerinin ekonomik açıdan ve işletme gerekleri bakımından çok daha isabetli olacağını, ayrıca uzmanlık gerektiren ve yoğun teknoloji kullanımının zorunlu olduğu işlerin asıl işin bir parçası da olsa o işte uzmanlaşmış kişi, ekip ya da firmalara gördürülmesinin günümüz piyasa şartlarının bir gereği olduğunu vurgulamışlardır. Bireysel iş hukuku ve toplu iş hukuku düzenlemelerinin asıl işveren/alt işveren ayrımı gözetmeksizin tüm işçilere uygulanan hukuk kuralları olduğundan bahisle işçilik hakları bakımından genel anlamda mevzuattan kaynaklı bir sıkıntının olmadığını, ancak bazı uygulama örneklerinin hak kayıplarına yol açabileceğini ifade etmişlerdir. Alt işveren uygulamalarında kamu kurum ve kuruluşlarında ilk olarak uygulamadan ve ikincil olarak mevzuattan kaynaklı sıkıntılar büyümüş ve büyümeye devam etmekte olduğunu, 37

40 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler yıllar içinde yapılan bazı hatalı uygulamalar neticesinde ortaya çıkan hak kayıplarının yargıya taşınmış olduğunu, yargı ise üzülerek ifade etmek gerekirse pek çoğu yeterli incelemeye dayanmayan ya da mevzuat hükümlerinin çalışan lehine geniş yorumlanması ilkesi ile hazırlanmış bilirkişi raporlarına dayalı kararları ile çok sayıda uygulamada muvazaa tespiti yapmış; bu durumun derhal düzeltilmesi için gereken önlemler alınması gerektiğini belirtmişlerdir. Kamuda istihdam edilen alt işveren işçilerinden dava kazananlara kadro tahsisi konusunun daha sonra değinilecek çeşitli nedenlerden dolayı mümkün olmadığını ifade etmişlerdir. KİDEF Temsilcisi: Sosyal bir hukuk devleti olmamızın gereklerine uygun çalışmak isteyen fakat Kanunun tanımına aykırı olarak çalışan bir grubun temsilcisi olduklarını, alt işveren işçilerinin sıkıntısının özlük haklarının değil iş garantilerinin olmamasından kaynaklandığını, kamu işçisi olmalarının devlete daha fazla maliyete neden olmadığını, alt işveren uygulamasını kaldırınca devletin daha karlı olacağını ifade etmişlerdir. Federasyonlar olarak ortak görüşlerinin alt işverenliğin kaldırılması olduğunu, İş Kanununa aykırı olarak çalışan bir işçi grubu olduklarını, hukuk devleti ilkesi içerisinde muvazaa kararları neticesinde kazanılan yargı kararlarının uygulanmasını istediklerini, alt işveren işçisi olarak taleplerinin iş garantisinin verilmesi olduğunu, özlük haklarının da bu şekilde geleceğini ifade etmişlerdir. Kamuda alt işverenliğin kaldırılmasını istediklerini, iş garantisinin sağlanması durumunda 1200 TL maaş ile çalışabileceklerini belirtmişlerdir. Bu anlamda tek muhatabın devlet olması gerektiğini ve bu sayede her sene yapılan ihaleler kapsamında işini kaybetme korkusunun ortadan kalkacağını belirtmişlerdir. Yasal düzenleme haklarını almak gibi bir taleplerinin olmadığını, isteklerinin kamudan alt işverenliğin tamamen kaldırılması olduğunu belirtmişlerdir. İŞÇİ-DER Temsilcisi: Hukuk devletinde hakların kanunlarla verildiğini, sosyal hakların, vatandaşlık haklarının işçilik haklarının korunması gerektiğini, insanların aşağılanmasının önüne geçilmesi gerektiğini; tartışılan konunun ise emeğin metalaştırılması, ucuzlaştırılması olduğunu ifade etmişlerdir. Emeğin karşılığı korundukça herhangi bir sorunun olamayacağını, meselenin sosyal hakların sömürülmesi olduğunu, alt işveren uygulaması kalkmayacak ise köle muamelesinin kalkmasının gerektiğini, bunun için de her türlü mücadeleye gidileceğini belirtmişlerdir. Alt işverenlik meselesine yalnızca maliyet odaklı yaklaşılmasının yanlış olduğunu, kamu ve özel ayrımı yapılmasının doğru olmadığını ifade etmişlerdir. Akademisyen görüşü: Alt işverenlik ilişkisinin tamamen yasaklanmasının hukuk tekniği açısından mümkün olmadığını, böyle bir yasaklamanın Anayasamızın 48. maddesine aykırı olacağını, ancak kamu kesiminde alt işverenlik ilişkisinden vazgeçilmesinin bir politik karar olduğunu ve bu kararın da ancak iktidar tarafından verebileceğini ifade etmişlerdir. 38

41 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler İktidarın da niyetinin ve eyleminin bu yönde olmadığının anlaşıldığını, hukukçu kimliği ile konuştuğu için görüş belirtemediğini fakat en azından kamu kurumlarında muvazaalı alt işverenlik ilişkisine girilmemesinin esas olması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu söylenen hususların aslında üçüncü ve altıncı tartışma başlıkları ile de ilgili olduğunu, Maliye Bakanlığının kadro vererek bu sorunu aşıp aşamayacağının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Kalkınma Bakanlığı Temsilcisi: Alt işverenlik uygulamasının üretim ve hizmet maliyetlerini düşüren, esnek çalışma yöntemlerinden biri olduğunun unutulmadan tartışılmasının önem arz ettiğini ifade etmişlerdir. Alt işverenlik uygulamasında alt işveren işçilerinin uğramış oldukları zararlar ve bu alanda sıkça görülen suiistimallerin gözden kaçırılmaması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu konuda kamu sektörü ve özel sektör için ikili bir uygulamanın mevcut hale geldiğini, literatürde kamu sektörüne tanınan bu geniş alt işverenlik uygulama imkânının eleştirildiğini ancak mevzuattaki haliyle ve yargı kararları ile muvazaa tespiti sonucu kamu sektöründeki alt işveren işçilerinin asıl işverenin yani kamunun işçisi sayılması konusunun da ülkenin ekonomik durumu dikkate alınarak çözülmesi gereken bir mesele olduğunu belirtmişlerdir. En azından hali hazırda çalışmaları devam eden alt işverenlik mevzuatında bundan sonra ne işçileri bu şekilde beklentiye sokacak ne de devleti zor durumda bırakacak bir düzenlemeye yer verilmemesi ve daha gerçekçi imkânlar ile işçilerin haklarının korunması gerektiğini belirtmişlerdir. Dolayısıyla alt işverenlik uygulamasının kamu sektörü için tamamen kaldırılmasının modern bir düşünce ürünü olmayacağını eklemişlerdir. TAŞ-İŞ-DER Temsilcisi: Alt işverenlik sisteminin son 10 yılda arttığını ve denetimsizleştiğini, psikolojik sıkıntılar, eşitsizlik, adaletsizliğin ortaya çıktığını ve bunun sonucunda alt işveren işçilerinin artık birer canlı bomba haline geldiğini belirtmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Alt işverenlik uygulamasının kamu ve özel sektör açısından bugün itibariyle vazgeçilmez bir ihtiyaç haline geldiğini, ancak kamunun alt işverene başvurma gerekleri ile özel sektörün alt işverene başvurma gerekleri arasında ciddi farklılıklar olduğunu, alt işverenin özel sektör açısından rekabet edebilmenin, üretim ve hizmet süreçlerini etkinleştirmenin olmazsa olmaz bir parçası olduğunu ifade etmişlerdir. Günümüzde artan rekabetin, işletmeleri en verimli üretim şekillerine yönlendirdiğini, dış hizmet kullanımı (outsourcing) ile işletmelerin temel faaliyet konuları dışındaki işleri uzman kurumlara aktarmakta olduğunu ve bu şekilde etkin maliyet ve zaman tasarrufu sağladığını, işletmelerin, tüm enerjisini uzmanlık konuları üzerine yönelterek iş verimliliğini üst seviyelere çıkarabildiğini belirtmişlerdir. Alt işveren uygulamalarının 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu nda aşırı derecede kısıtlanması sonucunda 2006 yılında yapılan değişiklikle kamu kuruluşlarının bu düzenlemelerden muaf tutulmaya çalışıldığını, bunu takiben, özel sektör kuruluşları 39

42 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler için uygulama şartlarının, 2008 yılında yapılan 5763 sayılı Kanun değişikliği ve çıkarılan Yönetmelikle daha da ağırlaştırılmış olduğunu, alt işveren ilişkisinin kurulmasının adeta imkânsız hale getirildiğini belirtmişlerdir. Alt işveren kullanımının, günümüzde sadece özel sektör açısından değil, kamu açısından da vazgeçilmez olduğunu, kamunun alt işveren uygulamasından vazgeçmek yerine, getirilen düzenlemelerden kendini istisna tutmaya çalışmasının bunun kanıtı olduğunu ancak kamu kurumlarında istihdam edilen ve taşeron işçisi olarak nitelendirilen işçi sayısının yaklaşık bir milyona ulaşmasının sorunun ve aynı zamanda ihtiyacın büyüklüğünü ortaya koyduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle, alt işvereni reddetmenin ya da kabul eder gibi görünüp getirilen kısıtlamalarla uygulanamaz hale getirmenin hiçbir kesim için çözüm olmadığını, 1936 yılından bu yana her yasal düzenleme ile kanuni şartlara uygun olarak asıl alt işveren ilişkisi kurulmasının biraz daha zorlaştırılmasının sorunları artırmaktan başka bir işe yaramadığını, asıl-alt işveren ilişkisinin kurulmasına ilişkin koşulların mutlaka hafifletilmesi gerektiğini, kanuna uygun asıl-alt işveren ilişkisinin kurulmasının zorlaştığı ölçüde bundan en büyük faydayı kayıtdışında çalışan kesimlerin elde ettiğini ve kayıtlı işyerlerinin ise ciddi bir haksız rekabete uğradığını eklemişlerdir. Çözüm, için öncelikle alt işveren uygulamasının kamu ve özel sektör işletmeleri için vazgeçilmez olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ancak bu temel kabulden hareketle konunun her iki kesim için de geçerli ortak kurallarla düzenlenebileceğini ifade etmişlerdir. Alt işveren kullanımının bu derece yaygınlaşmasının temelinde, iş mevzuatımızda belirli süreli iş sözleşmelerine getirilmiş olan aşırı sınırlamalar nedeniyle bu tip sözleşmelerin işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayamaması, esnek çalışma modellerinin ihtiyaçlara paralel biçimde düzenlenmemiş olması ve özel istihdam büroları aracılığı ile geçici iş ilişkisi kurulmasına izin verilmemiş olmasının bulunduğunu belirtmişlerdir. Ekonomik yaşamın ihtiyaçlarının ve rekabet koşullarının gereklerinin farklı çalışma yöntemleri ile karşılanamamasının, bu alandaki neredeyse tek düzenleme olan alt işveren kullanımına yönelik talebin artışını beraberinde getirdiğini belirtmişlerdir. Belirli süreli iş sözleşmeleri ve özel istihdam büroları aracılığı ile kurulacak geçici iş ilişkileri başta olmak üzere sosyal güvenlik sistemi ile entegre edilmiş esnek çalışma modellerinin ülkemizde ekonomik yaşamın ve işletmelerin ihtiyaçları ile uyumlu şekilde düzenlendiği takdirde alt işverenlik uygulaması konusunda yaşanan pek çok sorunun kendiliğinden çözümlenmiş olacağını ifade etmişlerdir. Amacın, kötü niyetli ve istismara yol açan alt işveren uygulamalarının önlenmesi ise çözümlerin buna odaklı ve bununla sınırlı kalacak şekilde sosyal tarafların katılımı ile geliştirilmesi gerektiğini, alt işverenlerinde esasen bir işveren oldukları unutulmadan gerekli sorumluluğu onlarında üstlenmelerinin sağlanmasının öncelikli olması gerektiğini belirtmişlerdir. Milli Eğitim Bakanlığı Temsilcisi: Kamuda alt işverenliğin kaldırılması gerektiğini ya da özel sektörde olduğu gibi kısıtlamaların olması gerektiğini belirtmişlerdir. Milli Eğitim Bakanlığı Temsilcisi: Kamuda alt işverenliğin kaldırılması gerektiğini ya da özel 40

43 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler sektörde olduğu gibi kısıtlamaların olması gerektiğini belirtmişlerdir. Alt işverenin, asıl işverene ve işçilere karşı her türlü sorumluluğu yargıya gerek kalmaksızın yerine getireceği tedbirlerin alınması gerektiğini, işçi haklarıyla ilgili yargıya intikal eden konuların idareleri zor durumda bıraktığını, hizmetin özelleştirilmesi sağlanırken, idarenin yönetme gücünün zayıfladığı, maddi olarak zaafa uğratılmakta olduğunu belirtmişlerdir. Bu durumun, kamu açısından sürdürülebilirlikten uzaklaştığını, bu nedenle, işçi çalıştırılmasına yönelik kamuda alt işverenliğin kaldırılması ya da asıl işvereni rahatlatacak mevzuat düzenlemelerinin yapılmasının yerinde olacağını eklemişledir. TÜRK-İŞ Temsilcisi: Alt işverenliğin tamamen kaldırılması diye bir şeyin söz konusu olamadığını, fakat ellerinde bazı cetveller olduğunu ve bunlardan en önemlisinin ILO nun 94 sayılı sözleşmesi olduğunu ifade etmişlerdir. Bu sözleşmenin kamunun yapacağı sözleşmelerde işçilerin hakları engellenemez dediğini, işçilerin alt işveren aracılığı ile çalıştırılıp özellikle kamuda haklarının kısıtlanmadığı bir uygulama istediklerini, emsal işçi nelerden yararlanıyorsa o da yararlansın istediklerini, emsali ne ücret alıyorsa onunda almasını, emsali servise biniyorsa onunda da binmesini istediklerini belirtmişlerdir. Alt işveren işçisi olması nedeniyle bir ayrım yapılmasını istemediklerini eklemişlerdir. İşçinin tek olduğunu, kamu özel ayrımı yapılamayacağını, fakat alt işverenlik uygulaması ile iş hayatının kuralsızlaştırıldığını, işçilerin tüm haklarının Kanunda olduğunu belirtmişlerdir. KAŞİP Temsilcisi: Alt işverenliğin yanlış uygulandığını, özel sektör ve kamuda ayrı ele alınması gerektiğini, kamuda alt işveren işçilerin çalıştırılması hususunun ele alınamayacağını, alt işverenin yanında çalışan işçilerin sendikal örgütlenme hakkından ve diğer özlük haklarından mahrum olduklarını, bu anlamda hizmet alımı ile işçi çalıştırmanın yanlış olduğunu, alt işveren işçilerinin kamu ile sözleşme yapmasını veya norm kadro ile çalıştırılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Sağlık Bakanlığı Temsilcisi: Bakanlık olarak hizmet alımlarına devam edilmesi, işçi haklarının korunması düşüncesinde olduklarını, hizmet alımlarında yaşanan temel sorunların mevzuatların birbiriyle çelişmesinden kaynaklı olduğunu belirtmişlerdir. İş Mevzuatı, Kamu İhale Mevzuatı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki çelişkilerin giderilerek net olarak ortaya konması gerektiğini düşündüklerini, 657 sayılı Kanunun 36. maddesine eklenen bir hüküm ile sağlık personelinin de hizmet alımı yoluyla çalıştırılması mümkün hale gelmiş olduğunu, ancak İş Kanununa baktıklarında asıl işin alt işverene verilmesini sınırlayıcı bir hüküm olduğunu gördüklerini, bu iki hükmün birbiriyle çeliştiğini, iş müfettişi ve mahkemelerce bu hizmet alımlarının iş mevzuatı açısından değerlendirildiğinden dolayı muvazaa kararlarının verilebildiğini, öbür taraftan 657 sayılı Kanunun ilgili hükmüne göre yasaya uygun bir işlem olarak görülen bu hükmün Anayasa Mahkemesi ne de gitmiş ve aykırı olmadığına karar verilmiş olduğunu ifade etmişlerdir. Dolayısıyla, tüm bu mevzuatların bir arada değerlendirilmesi ile net çözümlerin ortaya konulmasının ve hizmet alımlarına devam edilmesinin gerektiğini düşündüklerini belirtmişledir. T. KAMU SEN Temsilcisi: Alt işverenliğin kamuda kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir. 41

44 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Kamuda taşeronlaşma oranının artmakta olduğunu ve memur sayısının azaltılmaya çalışıldığını, kamuda memur güvencesinin azaltılmakta olduğunu, hizmetlerin taşeronlara verildiğini belirtmişlerdir. Aynı işi yapan memur ve işçi arasında hak kayıplarının yaşandığını, sendikası ve güvencesi olmayan bir yapıya doğru gidildiğini, devlet eliyle yürütülmesi gereken işlerin taşeronlar tarafından yapıldığını, kamu da taşeron firmayla iş yapılması ve yaptırılmasına karşı olduklarını, hakları verilmek şartıyla özel sektör de taşeronlaşmanın olabileceğini fakat kamu kesiminde tamamen kadrolu güvenceli bir çalışma ortamı olması gerektiğini belirtmişlerdir. Kamuda her ne ad altında olursa olsun 657 sayılı Kanundan farklı olarak çalışma yaptırılmasına, özellikle iş güvencesinden yoksun kadrosuz çalıştırılmaya karşı olduklarını, hepsinin kadroya geçirilmesini istediklerini, hizmet alımının kısıtlanabileceğini belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: Alt işveren uygulamalarından kaynaklanan sorunlarda özel sektör / kamu ayrımı yapılamayacağını, yaşanan sorunların bütün alt işverenlik uygulamalarında yaşanmakta olduğunu, 4857 sayılı Kanunun 2. maddesinin 8 ve 9. fıkralarının kamuda sorunu derinleştirmiş olduğunu, bu hükümlerin kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Temsilcisi: İş güvencesinin sağlanmasında sözleşmelerin uzun süreli olmasının bir faydasının olmayacağını, özellikle kıdem tazminatı fonunun da devreye girmesi halinde işverenin istediği anda kendilerini işten atabileceğini ve bu nedenle kıdem tazminatı fonuna da karşı olduklarını dile getirmişlerdir. Maliye Bakanlığı Temsilcisi: Bu tartışma başlığı altında, alt işverenlik uygulamasının neden sorunlu hale geldiği, sorunlarının neler olduğu ve bu sorunların nasıl giderileceği tartışılmadan, kamuda hizmet alım ihaleleri kapsamında çalıştırılan yüklenici işçilerinin ilgili kamu idarelerinin kadrolarına geçirilmesi suretiyle kamuda alt işverenlik uygulamasına son verilmesi gerektiğinin ifade edildiğini belirtmişlerdir. Yoğun şekilde bu taleplerin dillendirilmesinin bir sebebi olarak da bu hazırlık toplantılarında, çalışma meclisine toplantısına temel bir veri olması gereken asıl sorunun tartışılmadığını düşündüklerini belirtmişlerdir. Öncelikle, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gerektiği hususu ile çalışanların haklarının da güvence altına olacağı alt işverenlik uygulamasının, hem mevzuattan ve uygulamadan kaynaklanan sorunlarının ve bu sorunların nasıl giderileceği hususuna odaklanılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Bu kapsamda da, ikincil düzenlemelerin yasaya uygun hale getirilmesi gerektiğini; şöyle ki, Kanunda alt işveren ilişkisinin muvazaalı sayıldığı ve bunun sonucu olarak da alt işveren işçilerin başından beri asıl işveren işçisi sayıldığı hal olarak sadece asıl işveren işçilerinin alt işverenler aracılığıyla çalıştırılmaya devam olunması hali ile asıl işverenin işçisiyle 42

45 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler alt işveren ilişkisi kurması hali gösterilmiştir. İkincil mevzuatta ise amacını aşacak şekilde yer alan düzenlemeler ve bu düzenlemeler esas alınarak verilen yargı kararları çerçevesinde, bu haller haricindeki herhangi bir sebeple dahi (Örnek olarak, kamu kurumlarının kanunlar çerçevesinde yapmış olduğu hizmet alım ihaleleri sonucunda yüklenicilere verdikleri işlerde, bir yüklenici ile yapmış olduğu sözleşme süresi sona erdikten sonra başka bir yükleniciyle yaptığı sözleşme kapsamında yeni yüklenici tarafından da eski yüklenici tarafından çalıştırılmış olan işçilerin çalıştırılması halinde, yeni yüklenici ile işçileri arasında akdedilen iş sözleşmeleri hususunda kamu kurumları taraf olmadıkları halde, muvazaa dolayısıyla bu işçiler başından beri ilgili kamu kurumlarının işçileri olarak sayılabilmektedir.) iş ilişkinin başından itibaren bu işçiler asıl işveren işçileri olarak sayılabilmekte olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, Kanunda açıkça tanımlanmış olan muvazaa hali dışındaki hallerin hukuki sonuçlarının neler olacağı hususuna Kanunda açıkça yer verilmesi ve Kanuna aykırı olduğunu düşündüklerini ikincil düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesinin uygun olacağını değerlendirdiklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca, iş güvencesinin olmadığının söylendiğini fakat yasal olarak baktıklarında iş güvencesi açısından asıl işveren işçisi ile alt işveren işçileri arasında bir fark olup olmadığının sorguladıklarını, bazı hakların verilememesinin nedeninin; bu hakları ihale mevzuatı nedeniyle alt işverenin kamuya yansıtamaması olup olmadığını, yani kıdem tazminatı ve izin hakkı gibi sorunların çözüldüğü takdirde böyle bir sorunun kalıp kalmayacağını sorgulanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Belirttikleri gibi asıl sorunu tartışmadan kamu işçisi olunmasına odaklanılmış olmasının doğru bir tartışma zemini oluşturmadığını düşündüklerini belirtmişlerdir. Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Temsilcisi: Kamuda alt işverenliğin ekonomiklik ve verimlilik açısından sürmesinin bir gereklilik olduğunu, bu nedenle alt işverenlik uygulamasına devam edilmesi gerektiğini ancak İş Kanununun 2. maddesinde alt işverenlik uygulamasının yasaklanmış olduğu işlerde muvazaalı olarak alt işverenlik uygulamasına son verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. İş Kanununun 2. maddesine uygun alt işverenlik ilişkisinde, alt işveren işçilerinin haklarının düzeltilmesinin ve bu yönde mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılmasının uygun olacağını belirtmişlerdir. TİDEF Temsilcisi: Alt işverenlik uygulamasının devlete kardan çok zarar getiren bir sistem haline geldiğini, bunun da devlet, işveren ve işçi arasında sosyal ayrımlara yol açtığını ve bunun büyüyerek devam edeceğini belirtmişlerdir. Hem insanın önde olduğunu, bir değişimin olması gerektiğini savunurken, hem de köle zihniyeti ile çalışılmalı dendiğini ve bunun bir tezat oluşturduğunu ifade etmişlerdir. TAŞ-İŞ-DER Temsilcisi: Alt işverenlik uygulamasının kaldırılması gerektiğini, kadrolu çalışan ile aynı işi yapan işçi arasındaki maaş farkının buna neden teşkil ettiğini, servis, doğum izni gibi sosyal haklardan da alt işveren işçisinin de yararlanması gerektiğini belirtmişlerdir. 43

46 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Alt işverenliğin, uygulama sorunları nedeniyle sendikal örgütlenmeyi zorlaştırması KAMU-İŞ Temsilcisi: Daha öncede ifade ettiğimiz gibi, örgütlenmeye dair mevzuat karşısında alt işveren/asıl işveren işçi ayrımı söz konusu değildir, başka bir anlatımla örgütlenme mevzuatımızın hiç bir yerinde alt işveren işçileri sendika kuramaz, kurulmuş sendikalara üye olamaz şeklinde bir düzenleme yer almamaktadır. Ayrıca, konunun ele alınacağı yerin bu çalışma grubu olmadığı, ilgili çalışma grubunun şu an başka bir salonda faaliyetlerini sürdürdüğünü ve konunun orada değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. TÜSİAD Temsilcisi: Çalışma mevzuatımızda alt işveren işçilerini ayıran bir düzenlemenin olmadığını, alt işveren ile ilgili düzenlemenin yalnızca alt işveren işçilerini koruma amacı ile getirilmiş bir madde olduğunu, yoksa işçiler arasında herhangi bir ayrım bulunmadığını, bu bakımdan bu işçilerin sendikal örgütlenmesi ile ilgili ya da diğer hakları bakımından yasamızda sınırlayıcı bir hükmün bulunmadığını belirtmişlerdir. Bu işçilerin örgütlenmesinde ve haklarını elde etmelerindeki sıkıntının işçi sendikalarının bu işçileri örgütleme noktasında üzerine düşen etkili olamaması ile ilgili olduğunu, alt işverenlerde ortaya çıkan bir sorunun asıl işverenlere de yansımakta olduğunu, bu nedenle eğer alt işveren işçileri ile ilgili haksızlıklar var ise bu alt işveren derneklerinin alt işveren firmalarına karşı daha etkili olmalarında fayda gördüğünü belirtmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Sendikal örgütlenmeye ilişkin var olan sorunların mevzuattaki herhangi bir eksiklikten değil, tümüyle uygulamaya dayalı sorunlardan kaynaklandığını, gerek İş Kanunu nda gerekse 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu nda alt işveren işçilerinin örgütlenmesine yönelik hiçbir sınırlayıcı bir hükmün mevcut olmadığını, kaldı ki İş Kanunu nda asıl işverenin, alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden de müteselsil biçimde sorumlu tutulmuş olduğunu belirtmişlerdir. Uygulama sorunlarının gerekçe gösterilerek alt işveren işçileri açısından getirilebilecek farklı düzenlemelerin bu kez işçiler arasında eşitliği bozacağını ve endüstriyel ilişkiler alanında yeni sorunlara yol açılacağını eklemişlerdir. Uygulama sorunları olmasının, asıl-alt işveren işçileri arasındaki eşit hükümleri bozacak düzenlemeler yapılması için haklı bir gerekçe oluşturmadığını açıkça ifade etmişlerdir sayılı Kanun a asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden alt işveren işçilerinin yararlanabilmesi için Kanunda düzenleme yapılması gerektiği yönünde önerilerin kabul edilemez nitelikte olduğunu, önerilerin Kanun un öngördüğü sistematiğe hiçbir şekilde uygun olmadığını, asıl işveren ve alt işverenlerin işçileriyle olan iş sözleşmelerinin birbirinden bağımsız olduğunu, her iki işverenin müstakil işverenler olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, böyle bir düzenlemenin söz konusu işverenlerin işletmeleri hakkında bağımsız hareket etme haklarını ihlal edeceğini, bu yolla alt işveren kullanımının tümüyle işlevsiz hale getirilmiş olacağını ve bundan en büyük zararı yine halen 44

47 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler sendikalaşmanın var olduğu, kayıtlı asıl işverenlerin göreceğini eklemişlerdir. HAK-İŞ Temsilcisi: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu nun fiyat farkı verilebilmesi başlıklı 8. maddesinin, Anayasal ve yasal güvenceye bağlanmış olan toplu sözleşme özgürlüğünü sınırlayıcı nitelikteki hükümlerinin değiştirilmesi gerektiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu na göre ihalesi yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esas ve usuller belirlenmesi gerektiğini, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği nin Personel çalıştırılmasına dayalı ihalelerde yaklaşık maliyet başlıklı 10. maddesinin toplu sözleşme özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikteki hükümlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Kamu İhale Genel Tebliği nin Personel Çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dâhil olacak giderler başlıklı 78. maddesinin, Hizmet alımı ihalelerinde aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi başlıklı 79. maddesinin toplu sözleşme özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikteki hükümlerinin yeniden düzenlenmesini, Ayrıca Kamu İhale Genel Tebliği nin Hizmet alımlarında fiyat farkı başlıklı 83. maddesinin değiştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: Sendikal örgütlenmeyi ilişkin sorunun 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunda yapılacak bir değişiklikle çözmek mümkündür. Anılan Kanunun 39. maddesi: Aynı işkolunda çalışıyor olmak koşulu ile alt işverenin işçileri asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasına üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek yoluyla yararlanabilir şeklinde değiştirilmelidir. ÇSGB İş Teftiş Kurulu Temsilcisi: Alt işverenlik uygulamasında sendikal örgütlenmenin sağlanması noktasında gerekli düzenlemelerin yapılmasını, özellikle SGK açısından iş kolu kodunda sorunların ortaya çıktığını, örnek olarak sistemde, sağlık işyerinde çalışan bazı alt işveren işçilerinin temizlik işçisi olarak görülmekte olduğunu bu durumun söz konusu kişilerin iş kolu kodu bazında sendikal örgütlenmesi önünde engel oluşturduğunu, bu duruma bir çözüm yolunun bulunması gerektiğini belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: Birer yıllık sözleşmeler yapıldığı için işçilerin örgütlenmesinde sıkıntılar olduğunu, haklarını aramak istedikleri zaman işten çıkarıldıklarını, kamunun hukuka uyarak samimiyet testini geçmesi gerektiğini, sorunun mevzuatta değil uygulamada olduğunu; eğer ki mevzuattan kaynaklanıyor ise değiştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Alt İşverenlik uygulamasının sendikal örgütlenmeye imkân vermediğini, sorunun uygulamadan kaynaklandığı gibi, mevzuattan da kaynaklanmakta olduğunu (alt işveren işçilerinin işkolunun farklı tespit edilmesi, alt işverenin birbirinden farklı işverenlere hizmet vermesi halinde çoğunluk tespitinde işletme sorunuyla karşı karşıya kalınması asıl işverenin bulunduğu işkolundaki sendikanın alt işvereninin işçilerini bundan dolayı örgütleyememektedir) bu nedenle, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 39. maddesine alt işverenin işçileri asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasına üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek koşuluyla yararlanırlar hükmünün ilave edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 45

48 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Taşeron İşçileri Derneği Temsilcisi: Taşeron işçilerinin yüzde doksanının sendikalaşamadığını belirtmişlerdir. Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Temsilcisi: Sendikalara üye olma imkânlarının olmadığını, sendikaların kendilerine faydası olacağını düşünmedikleri, örneğin bir basın açıklaması için sendikalardan destek istediklerinde bile bu desteği alamadıklarını belirtmişlerdir. TAŞ-İŞ-DER Temsilcisi: Örgütlenmenin önünün açılması gerektiğini, işyeri temsilcilerinin olması ve toplu iş sözleşmelerinin yapılması gerektiğini belirtmişlerdir Özellikle kamu kesiminden kaynaklanan mevzuat uyumsuzluğu nedeniyle muvazaalı durumlara ilişkin işçiler lehine kesinleşen yargı kararlarının uygulanmasında sıkıntılar yaşanması KAMU İŞ Temsilcisi: Kamu kesimi açısından Asıl işveren/alt işveren arasındaki ilişkileri tanzim eden hukuk kaynakları üzerinde durmak ve buna göre çözüm aramak gerekmektedir. Gerek kamu işvereni ile kamuda iş alan alt işveren arasındaki, gerekse bu işverenler ile çalışanlar arasındaki ilişkilerden kaynaklı problemler hem özel hukukun hem de kamu hukukunun alanına girebilmektedir. Dolayısıyla idare hukuku kuralları içinde faaliyetlerini yürüten kamu kurum ve kuruluşları; başka bir anlatımla istihdam şartları veya şekilleri belli kurallara (sayı, nitelik; sınav ya da sınavlar vs.) bağlanmış, belli sınırlama ve izinlere tabi kılınmış bu kamu kurum ve kuruluşları iş mahkemesince kesin olarak bu işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisidir tespitinin gereğini nasıl ve ne şekilde yerine getirecektir? Diğer bir hususa gelince kimi kamu kurum ve kuruluşu, mevzuatı elverdiğince kesinleşmiş yargı kararı eline geldiğinde İş Kanununun kendisine tanıdığı yetki gereğince iş sözleşmesini gerekçe göstermeksizin feshetmektedir. Bunun üzerine işçinin dava açtığını, işe iade davası neticesinde bahse konu işçinin işbaşı yaptırılmayarak mahkemece hükmedilen tazminatın ödendiğini ve şu anki uygulamanın bu şekilde olduğunu ve bunun hukuki olduğunu belirtmişlerdir. KİDEF Temsilcisi: Asıl işverenin işçisi sayılmanın gereğinin kadrolu çalışmak olduğunu, sendikaların elinde birçok muvazaa kararının mevcut olduğunu, yargı kararlarının uygulanmamasının hukuk devleti ilkesi ile çeliştiğini, ayrıca, KPSS ye girip atama bekleyenlerin olmasının bir gerekçe olmadığını, bu dönem içerisinde sınava girmeyen 300 bin kişinin 4/B ve 4/A kadrolarına bir KHK ile atandığını belirtmişlerdir. Akademisyen görüşü: Maliye Bakanlığının özellikle birikmiş ve kesinleşmiş muvazaa kararları açısından kadro verme suretiyle bu sorunu aşıp aşamayacağını değerlendirmesi gerektiğini belirtmişlerdir. TAŞ-İŞ-DER Temsilcisi: Anayasa ile yönetilen bir ülkede yargı kararlarının nasıl yok sayılabildiğini ve bunlar nasıl bir sıkıntıymış gibi yansıtıldığını, ellerinde muvazaa kararlarının mevcut olduğunu, Sosyal Güvenlik Merkezinden aldıklarını asıl işverenin işçisidir belgelerinin mevcut olduğunu, derneklerinin çalışması ile SGK dan bunu çıkarttıklarını; artık İstanbul Üniversitesi nde 4/D ile çalışan işçilerinin olduğunu, bu kararların uygulanmadığını ve 46

49 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler uygulanmasını talep ettiklerini belirtmişlerdir. TİDEF Temsilcisi: Kamunun her tarafında alt işveren olarak hileli biçimde taşeron işçi çalıştırıldığını ve mahkeme kararları olmasına rağmen uygulanmadığını, bunun hukuk devletine yakışmayan yaklaşım olduğunu belirtmişlerdir. Mahkeme kararlarının biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Alt işverenliğin Kanunda belirtildiği gibi teknolojik sebepler harici kabul edilemeyecek bir uygulama olduğunu eklemişlerdir. HAK-İŞ Temsilcisi: Mahkeme kararı ile kesinleşen müfettiş raporlarının, asıl işverenler tarafından re sen uygulanmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: Alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken asıl işveren işçisi olduğunun tespitine ilişkin işçinin dava açıp kazandığını fakat bu kararın uygulanmadığını, bu durumun hukuk devletinde izahının mümkün olmadığını ve yargının verdiği kararın uygulanması gerektiğini, uygulamayana da ağır bir ceza getirilmesinin şart olduğunu belirtmişlerdir. Ulaştırma Bakanlığı Temsilcisi: Alt işverenlikte muvazaalı çalıştırma en büyük sorun olarak karşımıza çıktığını, uygulamada sorunlar yaşanmakta olduğunu, asıl işverenin işçisi sayılması yerine ücretin eşitlenmesinin verimlilik açısından uygun olacağını belirtmişlerdir. Hazine Müsteşarlığı Temsilcisi: KİT lerde muvazaa hükümleri sonucunda alt işveren işçisi olarak çalışan binlerce işçinin geriye dönük olarak kamu işçisi sayılmasının kamu maliyesine büyük yük getireceğini ayrıca objektif olmayan yollarla ve gerekli prosedürlere tabi olmaksızın birçok kişinin haksız yere kamu işçisi olması sonucunu doğuracağını belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: Kamu kurumlarının yargı kararlarını uygulamadığını belirtmişlerdir. Taşeron İşçileri Derneği Temsilcisi: Başlangıçtan beri asıl işverenin işçisi olarak kabul edilen kararın uygulanmamasının bir sosyal yara olduğunu, ücret eşitliğinin sağlanmasının mümkün ise kadroya alınmama konusunda ısrarın nedeninin anlaşılamadığını belirtmişlerdir. Maliye Bakanlığı Temsilcisi: Adli yargının bir takım kararlar vermiş olsa da aynı zamanda kamu kurumlarının tabi olduğu başka mevzuatın da olduğunu ve adli yargının bu mevzuata hiç bakmadığını belirtmişlerdir. Bu çerçevede mevzuat kaynaklı ve uygulama kaynaklı sorunlar varsa bunlar düzeltilmesi gerektiğini, Alt İşverenlik Yönetmeliği nin kesinlikle düzeltilmesi ve Kanuna uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Hangi hallerin alt işverenlik uygulamasına aykırı olduğunun ve sonuçlarının açık bir biçimde yazılmasını önerdiklerini, şu anda olduğundan farklı olarak asıl işverenin işçisi olma yaptırımının ayrıştırılması gerektiğini, örneğin kendi işçisini alt işverene vermişse bunun muvazaa sayılmasını fakat diğer hususların yaptırımının ayrı olması gerektiğini belirtmişlerdir. 47

50 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler TAŞ-İŞ-DER Temsilcisi: Mahkeme kararlarının yok sayılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, uygulamada sorunların bulunduğunu belirtmişlerdir Alt işveren işçilerinin kıdeme bağlı haklarının, kamu sektöründe özellikle ihale mevzuatından kaynaklanan nedenlerle iyileştirilmemesi, aynı ya da yakın işleri yapan asıl işveren işçileri ile alt işveren işçileri arasında eşitsizlik görülmesi, özel sektörün bir bölümünde de benzer problemler yaşanması KAMU-İŞ Temsilcisi: Bugün itibariyle karşı karşıya bulunduğumuz uygulamalarda maalesef karşılıklı olarak çok sayıda hak kaybına rastlanmaktadır. Yani bu uygulamadan dolayı sadece çalışanlar değil kamu idareleri de büyük kayıplara uğramaktadır. Zaten bu heyetin burada bulunması ve yapılacak düzenlemelere ışık tutacak çok değerli görüşlerin ortaya konuluyor olması da bundandır. Öncelikli olarak şu hususu belirtmekte yarar vardır. Alt işveren hukukumuzda bir işverendir. Bu işverenin alt işverenliği bir başka işverenin yardımcı ya da asıl işlerinin bir bölümünde iş almasından kaynaklanmaktadır. Yani buradaki ilişki bu işverenin işveren sıfatına herhangi bir etkide bulunmaz. Dolayısıyla bu işveren tarafından çalıştırılan ve bizim alt işveren işçileri olarak ifade ede geldiğimiz çalışanlar; tüm çalışanların sahip oldukları haklara; başta örgütlenme, kanunların öngördüğü süre kadar çalışma, bu süre üzerinde çalıştığında ilave ücret alma, yıllık izne hak kazanma gibi kanunlarda düzenlenen asgari hakları elde etme haklarına sahip bulunmaktadırlar. Burada bir eksiklik yoktur. Hatta çoğu gelişmiş ülkelerin çok ilerisinde mevzuat alt yapımız vardır. Olsa olsa hatalı ya da duygusal nedenlerle ya da başka gerekçelerle bilerek yapılmış yanlış uygulamalar söz konusudur. Ayrıca takdir edersiniz ki bugün içinde bulunduğumuz çalışma şartları, kayıt dışı istihdam gerçeği ve diğer etkenler nedeniyle hak kaybı yaşayan çalışanlar, sadece alt işveren nezdinde çalışanlar değildir, dedi. Devamla, aynı ya da yakın işleri yapanlar arasında eşitsizlik meselesinin tartışmalı bir mesele olduğunu; bugün eşit işe eşit ücret ya da performansa dayalı ücret kavramları ya da başka kavramlar başlığı altında tartışmaların sürdüğünü, ancak bu kavramlar üzerinde olumlu görüşlerin yanında son derece olumsuz görüşlerin de bulunduğunu, hatta bazılarının daha ileri giderek salt eşit işe eşit ücret öngörüsünün çalışanları rekabetten alıkoyup tembelliğe iteceğini ifade ettiklerini, her bir konunun kendi şartları içinde değerlendirilerek bir sonuca varmanın daha uygun olacağını, dolayısıyla konunun çözümü açısından hemen burada bir şeyler söylemenin mümkün olamayacağını belirtmişlerdir. Türkiye Taş Kömürü Kurumu Temsilcisi: Türkiye de alt işverenlik uygulamasının sadece ihtisaslaşmış işlerin maliyetinin yüksek olmasından kaynaklanmadığını, temel olarak mevcut ekonomik sistemin gereği maliyetlerin düşürülmesi ve işverenin kar marjının artırılması ile ilgili olduğunu belirtmişlerdir. Maliyetler içerisinde personel giderlerinin düşürülmesinin, iş yaşamında işvereni önemli derecede etkileyen sendikalaşma, toplu sözleşme, grev, kıdem tazminatı,, eğitim, denetim, iş güvenliği gibi sorunlarla uğraşılmasından kurtulmanın bir yöntemi olarak alt işverenlik uygulamasının giderek yaygınlaştığını belirtmişlerdir. 48

51 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Türkiye de, alt işverenlik uygulaması yaygınlaşırken ekonomik, sosyal, hukuksal alt yapısındaki eksiklikler ve yetersizliklerin gerek kamuda gerekse özel sektörde çeşitli sorunların yaşanmasına neden olduğunu belirtmişlerdir. Alt işverenlik uygulamasında karşılaşılan sorunlardan işçilerin, ücret, iş sağlığı ve güvenliği, kıdem tazminatı, örgütlenme, toplu sözleşme, iş güvencesi konularında rahatsızlık duyduklarını diğer taraftan işverenin de iş kalitesi, iş süreci, zaman vb. ile ilgili sorunlar yaşadığını, bu anlamıyla alt işverenlik müessesesinin halen tam olarak kurumlaşamadığını belirtmişlerdir. Alt işverenlik uygulamasındaki sorunların temelinde işçi ücretleri ve iş güvencesi olduğunu ifade etmişlerdir. İster kamuda ister özel sektörde, alt işverenin işçileri ile işverenin asıl ve sürekli işçileri arasında iş güvencesi, ücret, sendikal örgütlenme, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin vb. konularda ciddi farklılıklar olduğunu, bu eşitsizliğin alt işverenin çalışanlarında huzursuzluk ve toplumsal boyuta varan rahatsızlığa neden olduğunu belirtmişlerdir. İster kamu sektöründe ister özel sektörde asli ve sürekliliği olan işlerin alt işveren vasıtasıyla yapılmasının sakıncalı olduğunu, çalışanlarda eşitlik, adalet ve güven duygularını zedelediğini ve iş barışının bozulmasına neden olabileceğini belirtmişlerdir. Kamu ve özel sektörde alt işverenliğin uygulama sorunlarının hemen hemen aynı olduğunu, bu sorunları üç temel başlıkta toplamamızın mümkün olduğunu, bunlardan ilkinin iş güvencesi, ikincisinin ücret, üçüncüsünün ise kıdem tazminatı, sendikalaşma ve iş güvenliği ile ilgili hususların sayılabileceğini belirtmişlerdir. Alt işverenliğin kamu sektörü ve özel sektör açısından ayrı ayrı ele alınmasının mümkün olmadığını, kamu sektöründe gelinen noktada özel sektör gibi maliyete ilişkin parametreleri kullanmak zorunda olduğunu, alt işverenlik yapılanmasında başta iş güvencesi olmak üzere çeşitli formüller geliştirerek çalışanların daha sağlıklı, daha güvenceli, daha insana yakışır şekilde çalışmalarını ve yaşamalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerektiğini, bu gün itibarıyla değerlendirildiğinde, alt işverenlik uygulamasının devam edeceğinin anlaşıldığını, bu çalışma meclisi sonunda yaşanılan ve gündeme getirilen sorunların çözümü yönünde adımlar atılması gerektiği, örnek vermek gerekirse işin devamı sırasında iş sözleşmesinin feshinin bir kurula havale edilebileceğini, bu kurulda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ndan bir temsilci ile o işyerindeki sendikadan bir temsilcinin de olabileceğini ancak bu kurul onaylarsa iş sözleşmesinin feshedilebileceği, işçilere kıdemlerine göre ücret sistemi uygulamasının yasal güvence altına alınabileceği gibi formüller geliştirilebileceğini belirtmişlerdir. Yasal düzenleme mevcut olmasına rağmen uygulamada yaşanılan sorunların çözümü için özellikle denetleyici birimlerin önemini belirtmişlerdir KİDEF Temsilcisi: Özellikle kısa süreli ihalelerin (örneğin Milli Eğitim Bakanlığı nda 8 ay süre ile yapılanlar) hak kaybına neden olduğunu, hak kayıplarının yasak düzenlemeler ile aşılamayacağını, bu statünün ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir. 49

52 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler İŞÇİ-DER Temsilcisi: 12 saat çalıştıklarını, fakat sekiz saat çalışan asıl işveren işçisi ile aynı ücreti aldıklarını, bunun nedenin ise alt işverenlikte insanın değerinin olmaması olduğunu ifade etmişlerdir. Sorunların aslının mevcut yasaların uygulanmaması olduğunu, en iyi yasanın çıkması halinde bile zihniyet değişmedikçe bir işe yaramayacağını, temel mantıklarının emek gücünün pahalı olması ve ucuzlatılmasının gerekli olduğu, adaletin olmadığı yerde sosyal barışın da olmayacağını, mevcut kanunlar hakkıyla uygulandığında sorunların çoğunun ortadan kaldırılacağın belirtmişlerdir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın mevcut kanunları uygulamadığını, sonrasında ise uygulamadığı kanun nedeniyle ortaya çıkan muvazaa sorununu çözmeye çalıştığını eklemişlerdir. TÜSİAD Temsilcisi: İşçiler arasındaki eşitliğin tam olması için bir takım hususlara beyaz yakalılarda olduğu gibi dikkat edilmesi gerektiğini, mavi yakalı beyaz yakalı ayrımından çıkıp, alt işveren işçileri de dâhil aynı beyaz yakalılara yapıldığı gibi mavi yakalılarda da iş değerlendirmesi, performans değerlendirmesi gibi uygulamaların yapılması ve özellikle toplu iş sözleşmeleri ile seyyanen zam uygulanmasına son verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Eşit işe eşit ücret verilecek ise seyyanen zamların kaldırılması ve kişilerin niteliklerine, kıdemlerine göre ücretleri ile diğer hak ve menfaatlerinin verilmesi gerektiğini eklemişlerdir. Akademisyen görüşü: Kamu İhale Mevzuatı özellikle hizmet alımlarına ilişkin mevzuatın iş hukuku mevzuatı ile uyumlu hale getirilmesi gerektiğini, bu uyumlulaştırma çalışmasında iş hukuku mevzuatı ve yargı kararlarının esas alınması gerektiğini belirtmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: 94 sayılı ILO Sözleşmesi hükümlerinin bu sorunu çözmeye yetecek hükümleri içerdiğini belirtmişlerdir. Sağlık Bakanlığı Temsilcisi: İşçilerin haklarının korunması ve iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler yapılması gerektiğine inandıklarını, kamu ve özel sektördeki alt işveren uygulamalarında yaşanan sorunların çok farklı olduğunu, işçilerin sorunları doğrudan kamu olarak kendilerine yansıttığını ifade etmişlerdir. İzin, kıdem, sendikalar, toplu sözleşme, ücret, sözleşmeye uyulmaması, iş güvencesi sorunu, kamu idarelerinin çalıştırılacak işçileri seçememesi veya seçmesi gibi sorunların bulunduğunu ve buna çözüm gerektiğini eklemişlerdir. T.KAMU-SEN Temsilcisi: Taşeron işçilerine, sosyal hakların verilmediğini, iş güvencesinin bulunmadığını, izinlerde, ücretlerde, ikramiyelerde haksızlıkların yapıldığını ifade etmişlerdir. Kamuda güvencesiz taşeron işçisi olarak çalıştırılmaya karşı olduklarını, kadroya geçirilmesi halinde sorunların çözülebileceğini eklemişlerdir. DİSK Temsilcisi: Alt işveren işçilerinin düşük ücretlerle, sosyal hakları olmaksızın çalıştırılmasının engellenmesi için 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesine 94. Sayılı ILO sözleşmesinin hükümlerinin uygulanmasına yönelik yeni fıkra ilave edilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. 50

53 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Temsilcisi: Alt işveren işçilerinin ücret ve diğer haklar bakımından eşitsizliğin giderilebilmesi için kamunun önünde engel oluşturan kamu ihale mevzuatında hizmet alımları yönünden gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Alt işveren işçileri ile ilgili özellikle kamu işyerlerinde karşılaşılan kıdeme bağlı sorunların Yargıtay kararları ile işyeri devri kapsamında değerlendirilmesi sonucunda büyük ölçüde çözümlenmiş durumda olduğunu, Yargıtay ın alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyet yürüttüğü işyerini tamamen bir başka işverene devretmesini 4857 sayılı Kanun kapsamında işyeri devri niteliğinde kabul ettiğini, iş sözleşmesinin tarafı olan işçi ya da alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece iş sözleşmelerinin değişen alt işverenle devam edeceğini kabul ettiğini, sorunun artık mevzuat ya da yargı kararı sorunu olmaktan çıkıp tümüyle uygulama sorununa dönüşmüş olduğunu, diğer taraftan aynı ya da yakın işleri yapma kavramının tümüyle sübjektif bir yorum olduğunu, konunun ancak muvazaalı asıl-alt işveren ilişkileri kapsamında ve kanundaki temel düzenlemeler çerçevesinde ve somut olayın özellikleri çerçevesinde ele alınarak değerlendirilebileceğini, kanuna aykırı kurulmuş asıl-alt işveren ilişkisinin müeyyidesinin de açıkça ve hatta fazlasıyla Kanunda düzenlenmiş durumda olduğunu, kanunun öngördüğü şekilde kurulan asıl-alt işveren ilişkileri açısından ise prensip olarak aynı ya da yakın iş yapma gibi bir olasılığın zaten söz konusu olmadığını belirtmişlerdir İş Kanununda, kamu kesimine ayrıcalık tanıyan düzenlemeler (4857 s. K. m.2/7-8) KAMU-İŞ Temsilcisi: İşverenin ve işçinin tanımının tek olduğunu, ayrım olmadığını, burada söz alan konuşmacıların sıkça çalışma şekillerini dile getirdiklerini ve bir kargaşanın mevcut olduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle Türkiye de çalışan tanımının yapılması gerektiğini, memur ve işçi kavramlarının yeniden tanımlanmasının önem arz ettiğini ifade etmişlerdir. Ülkemizin süreklilik arz eden bir ücret ve istihdam politikasının olup olmadığını sorgulamamız, buna ilişkin sağlam politikalar oluşturmamızın lazım geldiğinden bahisle örnek vermek gerekirse 4B ve 4C üzerinde tartışmaların neden yaygınlaştığının anlaşılması gerektiğini, kamu kurum ve kuruluşlarında alt işverenlik müessesesinde uygulama hatalarından kaynaklanan sıkıntılar olabildiğini, ancak bu problemlerin kamu için düzenlendiği iddia edilen hükümlerden kaynaklanmadığını, ayrıcalık tanıyan düzenlemelerden maksat İş Kanununun 2. maddesine sonradan ilave edilen hüküm ise; bu hükmün kaldırılabileceğini, zaten bu hüküm gerek Kanundaki gerekse Yönetmelikteki tanım kargaşası ya da bu tanımda tam bir mutabakat olmaması nedeniyle işlevini yitirdiğini ifade etmişlerdir. Akademisyen görüşü: Alt işverenlik uygulamasında kamu özel ayrımına neden olacak mevzuat değişikliklerinden vazgeçilmesi gerektiğini, bunun İş Kanununun 2. maddesindeki sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile başladığını, Belediyeler Kanunu ile devam ettiğini ve kesinlikle bundan vazgeçilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Kamu işverenleri bakımından farklı bir uygulamaya gidilmesinin Yargıtay tarafından da hukuken korunamayacak bir düzenleme olarak değerlendirildiğini ifade etmişlerdir. 51

54 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Kamu kuruluşları için 5538 sayılı Kanunla getirilen düzenlemenin kamu ve özel sektör kuruluşları açısından eşitliğe temelden aykırı olduğunu, bir muvazaalı işlem kamu işvereni tarafından yapıldığında yasa gereği geçerli sayılırken buna karşılık aynı işlemin özel kesim işvereni tarafından gerçekleştirildiğinde yasa dışı kabul edilerek yaptırım uygulanmasının açıkça Anayasa ya aykırı olduğunu, düzenlemede yer alan ifade ve kavramların, İş Kanunu sistematiğine ve kanunun terminolojisine tümüyle yabancı olduğunu, asıl-alt işveren ilişkisinin hayatın olağan akışına aykırı biçimde sınırlandırılması yahut kamu için ayrık hükümler getirilmesi şeklindeki yaklaşımların sorunu çözmekte yeterli olmadığının bugüne kadar defalarca ortaya çıktığını, alt işveren kullanımının bir zorunluluk olduğunun kabul edilerek buna göre çözüm aranmasının zaruri olduğunu, yapılacak düzenlemelerde münhasıran işçilerin haklarının korunması perspektifinden hareket edilmesinin de çözümsüzlüğün nedenlerinden biri olduğunu, dünyanın en ağır asıl-alt işveren ilişkisi koşullarını içeren Türk mevzuatına yeni sınırlamalar getirilmesinin iyiniyetli asıl-alt işveren ilişkilerinin kurulmasını tümüyle imkânsız hale getirerek tarafları sonsuz esnek olan kayıtdışılığa sevk edeceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtmişlerdi. TÜRK İŞ Temsilcisi: Kanunları değiştirme yetkilerinin olmadığını fakat raporda bir samimiyet sınavı vermiş olacaklarını ifade etmişlerdir. Özel sektör açısından kar etmek anlaşılabileceğini fakat devletin neden daha az maliyet ve ayrıcalık istediğini ve işin insan hakları boyutuna dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirtmişlerdir. Bir gece içerisinde 4857 sayılı Kanunun 2. maddesine eklenen iki fıkranın kesinlikle kaldırılması gerektiğini ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda ve buna bağlı çıkarılan alt düzenlemelerde de senkronize bir şekilde değişiklik yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: Kamuda aslında asıl işin verilmesinin yasak olduğunu fakat torba yasa ile getirilen bu hükümler ile asıl işlerde alt işverenliğin yaygınlaştığını, hizmet alımına ilişkin KHK lara standart hükümler eklenerek Yargıtay denetiminden kaçınıldığını belirtmişlerdir. Yapılan bir incelemeye göre kamuda önümüzdeki on yıl içinde kamu işçisi diye bir kavramın kalmayacağını, İş Kanununun 2. maddesi 8-9. fıkralarının kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Maliye Bakanlığı Temsilcisi: İş Kanunu haricinde kamu kesiminin uygulamak zorunda olduğu diğer mevzuata bakıldığında ayrıcalık olarak adlandırılan bu hükümlerin o mevzuatta da yer aldığının görüldüğünü, bir kadro veya pozisyona girmek için belirli bir prosedürün olduğunu, bunun için 8 ve 9. fıkraların düzenlenebileceğini fakat çok aykırı olarak görmediklerini belirtmişlerdir Kamu kurumlarına kadro verilmemesi sonucunda alt işverenliğin asıl işlerde kullanımının muvazaaya neden olması Akademisyen görüşü: Devlet kurumlarında gereksinim duyulan işçiler için kadro verilmediğinden, alt işverenlik ilişkisi yoluyla temizlik işçisi sıfatıyla alınan personelin hemşire, laborant, sekreter, bilgisayar işletmeni vb. görevlerde çalıştırıldığını, bu durumun muvazaalı asıl işveren - alt işveren ilişkisi oluşturduğunun yargı kararlarıyla tespit edildiğini belirtmişlerdir. 52

55 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Maliye Bakanlığı nın bu sorunu kadro verme suretiyle aşıp aşamayacağının değerlendirmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. KAMU-İŞ Temsilcisi: Kadro meselesi ile muvazaa arasında direkt bir ilişkiden söz etmenin mümkün olmadığını, kadrolu personel eliyle yürütülen işlerin başka işler, alt işveren işçisi eliyle yürütülen işlerin farklı olduğunu, zaten buna dair tafsilatlı açıklamanın Maliye Bakanlığı temsilcisi arkadaşımız tarafından yapılabileceğini, alt işverenlik uygulamasının ihtiyaçtan doğan bir müessese olduğunu, sadece bugüne ya da bizim ülkemize özgü bir hal olmadığını, yaşanmakta olan problemlerin özünü uygulama hatalarının oluşturduğunu belirtmişlerdir. Bu uygulamaların pek çoğu da son derece iyi niyetli girişimlerin (Örneğin; asıl işverence alt işveren işçisinin hakları zayi olmasın diye bu kayıtları bizzat tutması, buna ilişkin yazışmaları bizzat yapması, hatta daha ileri giderek alt işverenin hak edişinden ücretleri keserek işçinin hesabına yatırması gibi) maalesef denetleyenlerce veya bilirkişilerce geniş yorumlanarak işlemin muvazaa olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığını ifade etmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: Kanunun hükümlerine uyulduğu takdirde böyle bir sorunla karşılaşılmayacağını, Kanunda ve tanımda bir değişikliğe gerek olmadığını, Kanuna uygun olarak bu ilişkinin kullanılmasının esas olduğunu belirtmişlerdir. T. KAMU SEN Temsilcisi: Kesinlikle kadro karşılığı çalıştırılması gerektiğini vurgulayıp kamu görevlileri sendikalarına üye olunması gerektiğini belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: 4857 sayılı Kanunun 2. maddesinin 8 ve 9. fıkralarının kamuda sorunu derinleştirdiğini, bu hükümlerin kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir Alt işverenlik tanımının mevzuatta farklı olması Akademisyen görüşü: 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundaki alt işveren tanımların birbirine uymadığını, bu tanımların yeknesak hale getirilmesini ve 4857 sayılı Kanundaki tanımın esas alınması gerektiğini ifade etmişlerdir. Kamu ihale mevzuatı özellikle hizmet alımlarına ilişkin mevzuatın iş hukuku mevzuatı ile uyumlu hale getirilmesi gerektiğini, bu uyumlulaştırmada iş hukuku mevzuatı ile yargı kararlarının esas alınması gerektiğini ifade etmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Farklı mevzuatlarda farklı tanımların yapılmış olmasının mevzuatların çıkarılış amaçlarına uygun olarak doğal karşılanması gerektiğini, hepsinin yeknesak hale getirilmeye çalışılmasının Kanunların kendi içindeki bütünlüğüne zarar vererek uygulamaları daha da karmaşık hale getireceğini belirtmişlerdir. Kamu İhale Kanunu açısından alt işveren kavramı ile İş Kanunu açısından alt işveren kavramının, kanunların ruhu ve amaçlarıyla itibariyle bütünüyle birbirinden farklı olduğunu, kamu ihale mevzuatında temel yaklaşımın kamu kaynaklarının en etkin ve verimli şekilde kullanılması olduğunu ve bu kanun çerçevesinde çıkarılan düzenlemelerin bu amaca ulaşılması temelinde oluşturulduğunu, İş Kanunu na hâkim olan münhasıran işçiyi koruma yaklaşımı ile ihale kanunundaki bu yaklaşımın bir araya getirilmesinin kolay olmadığını, sosyal güvenlik mevzuatı açısından ise, asıl-alt işveren ilişkisinde tüm sorumluluğun neredeyse tamamıyla asıl işverene yüklenmiş durumda olduğunu, orada amacın sigortalılığın tesisi ve primlerin tahsiline odaklandığını, 53

56 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler buna paralel şekilde sosyal güvenlik mevzuatında asıl işverenin alt işverenin para cezalarından bile kanunda açık hüküm olmamasına rağmen- Kurum genelgeleri ile sorumlu tutulduğunu, asıl işverenin prim borcu olmamasına rağmen alt işvereninin prim borçları nedeniyle teşviklerden yararlanma hakkını kaybettiğini, prim borcu yoktur ve ilişkisizlik belgelerini alamadığını, ihalelere katılımda sorunlarla karşılaşıldığını, tanım farklılıklarını gidermek üzere başlatılacak bir çalışma ile yepyeni sorunlara yol açılmaktan başka bir sonucun elde edilemeyeceğini belirtmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: Tanım birliğinin sağlanmadığını belirterek, işi alanın taşeron mu müteahhit mi yüklenici mi alt yüklenici mi alt işveren mi olduğunun bilinmediğini, her Kanunda farklı bir kavram kullanıldığını, bir tek işçi tanımının aynı olduğunu o da İş Kanununda tanımlanan işçi kavramı olduğunu ve bu nedenle 4857 sayılı Kanunun tanımının esas alınması gerektiğini belirtmişlerdir. Sağlık Bakanlığı Temsilcisi: Uygulamada mevzuat açısından kavram farklılığının bulunduğunu, iş mevzuatının uygulamayı alt işveren işçisi olarak görürken, ihale mevzuatında hizmet alımı kapsamında çalışan kişi olarak görüldüğünü belirtmişlerdir. Maliye Bakanlığı Temsilcisi: Birçok kanunda ve yönetmelikte farklı kavramlar olduğunu bunun tek ve kapsamlı bir düzenleme şeklinde yapılmasının uygun olacağını düşündüklerini belirtmişlerdir Alt işverenlik ilişkisine Kanunla getirilen bazı sınırlamaların sözleşme özgürlüğüne etkisi TÜSİAD Temsilcisi: Asıl işverenin işçisi olarak çalışan bir kişinin o işverenin hizmet aldığı bir işte çalıştırılmamasının Anayasaya ve sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğunu ve asıl işverenin yanında çalışan bir kişinin alt işveren olamamasının da yanlış olduğunu belirtmişlerdir. Asıl işveren işçisinin emeklilik veya herhangi bir nedenle iş sözleşmesinin sona ermesi halinde, asıl işverene alt işveren veya diğer bir outsource olmasını engelleyen hükümlerin kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Akademisyen görüşü: İş Kanunu 2. maddesindeki; daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işverenlik ilişkisi kurulamaz, ifadesinin metinden çıkarılması gerektiğini, bununla birlikte, İş Kanununun 2. maddesindeki alt işverenlik tanımı, alt işveren işçilerinin haklarının korunması ve örgütlenme bağlamında ayrı ve yeni yasal güvenceler getirilmedikçe değiştirilmemesi gerektiğini; söz konusu tanıma dokunulmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. KAŞİP Temsilcisi: Alt işveren işçilerinin kendi işverenlerini hiç görmediğini. kamu kurumlarının amirleri tarafından çalışma süreleri, izinleri, ücretler hep bu kişiler tarafından belirlendiğini, alt işveren işçilerine iş güvencesine ve sendikal örgütlenmeye imkân verilmesi halinde 2. maddenin değiştirilebileceğini belirtmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Asıl işveren işçilerinin daha sonra alt işveren olarak o işyerinde çalıştırılamamasının girişim özgürlüğüne aykırı bir düzenleme olarak değerlendirildiğini, bu 54

57 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler kişiyle alt işveren ilişkisi kurulmasına izin verilse bile sınırlayıcı diğer düzenlemelerin varlığı dikkate alındığında, bu yöndeki yasağın zaten herhangi bir sorun yaratmayacağını, Alt İşveren Yönetmeliği nde sözleşme özgürlüğüne ilişkin olarak Kanun hükümlerini ihlal eden ve sınırlayıcı hükümleri daha da genişleten düzenlemelerin bulunduğunu, konu ile ilgili kanun değişikliği yapılmasının esas olmakla birlikte bunun mümkün olmaması halinde Yönetmelikte yer alan ve Kanunu aşan sınırlayıcı hükümlerin sosyal taraflar ile birlikte tekrar ele alınmasının gerekli görüldüğünü belirtmişlerdir. Asıl-alt işveren ilişkisini düzenleyen sözleşmenin içerik ve eklerinin Yönetmelikle belirlenmesinin Anayasa daki sözleşme serbestisi ilkesine aykırı olduğu ve kaldırılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Alt İşverenlik Yönetmeliği ile kanuni düzenlemenin üstüne çıkan, son derece kısıtlayıcı, ilgili Kanunlara ve Anayasa ya aykırı hükümler içeren ve hatta kanunda olmayan yeni düzenlemelerden başlıcalarının; sayılı İş Kanunu nun 2. ve 3. maddelerinde muvazaa tanımı yapılmamışken ve Borçlar Kanunu nda genel bir tanım bulunuyorken Yönetmeliğin 3. maddesiyle muvazaa nın tanımının yapılmasının ilgili kanunlara ve hukuka aykırı olduğunu, 4 İş Kanunu nda yer alan sınırlayıcı hükümlerin, Yönetmeliğe kanuni düzenlemeyi daha da genişletecek biçimde aktarıldığını ve kanunda olmayan yeni kriterlerin getirildiğini, (alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olmadığı, istihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı gibi), 4 Alt işveren sözleşmesinde yer alması gereken hükümlerin Yönetmelikte sayıldığını, sözleşmenin geçerli olarak kabul edilmesi için bu hususları taşımasının zorunlu tutulduğunu, böyle bir düzenlemenin sözleşme serbestisi ilkesine ve Anayasa ya aykırı olduğunu, özel hukuk ilişkisinin hangi koşullarla düzenleneceğinin münhasıran taraf iradelerine ait bir yetki olduğunu, 4 Asıl işin bir bölümünde iş alan alt işverenin, üstlendiği işi bölerek bir başka işverene veremeyeceğine ilişkin getirilen yasağın da hiçbir kanuni dayanağının bulunmadığını, işyerlerinin büyük ihtiyacı olan esneklik uygulamalarını işlemez hale getirmesi nedeniyle bu düzenlemenin son derece yanlış olduğunu belirtmişlerdir. TOBB Temsilcisi: 4857 sayılı Kanunun 2. maddesinde yapılacak düzenleme ile asıl işverenin yanında çalışmış olan kişilerle alt işveren ilişkisi kurulmasının mümkün hale getirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: 4857 sayılı Kanunun 2. maddesindeki alt işveren tanımının Kanunun TBMM de görüşülmesi esnasında sosyal ülkedeki alt işveren uygulamalarının yarattığı kötü uygulamalar ve sorunlar göz önünde bulundurularak tarafların mutabakatı ile düzenlenmiş olduğunu, Kanunun bu sınırlamalara rağmen uygulamasının ciddi sosyal, hukuksal sorunlar yarattığını, bu düzenlemenin işveren kesiminin önerdiği gibi, mevcut sınırlamaların kaldırılarak uygulanması durumunda bu sorunların daha da arttıra- 55

58 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler cağını, bu nedenle, bu tanımın asla değiştirilmemesi gerektiğini belirtmişlerdir. ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Temsilcisi: Muvazaa konusunda kesinleşmiş kararların uygulamasına yönelik olarak İş Kanununun 2. maddesinde asıl işverenin işçisi sayılır yönündeki hükmün açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmişlerdir Kanunda asıl işin alt işverene verilmesi için aranan şartların alt işverenlik ilişkisinin kurulmasına etkisi TİSK Temsilcisi: Kanunda asıl işin verilmesinde getirilen ölçütün değiştirilmesini, Kanunda yer alan işletmenin gereği, işin gereği ve teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme kriterlerinin her birinin tek başına yeterli olduğunu ifade etmişlerdir. Özel sektör işletmeleri için alt işveren uygulamasının aşırı ölçüde kısıtlanmış olduğunu, bu durumun işletmelerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtmişlerdir. Alt işverenin üstleneceği işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerden olması, yönündeki ifadede yer alan tüm unsurların birlikte aranması esasının uygulamanın temel sorunu olduğunu, asıl işler açısından; işletmenin gereği veya işin gerekleri ile, alt işveren ilişkisi kurulabileceği gibi, sadece teknolojik nedenlerle de alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi gerektiğini, bu kavramların her birinin ilişkinin kurulması için yeterli kabul edilmesinin zaruri olduğunu, yardımcı işler açısından ise bugün olduğu gibi sınırlamanın olmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. İşletmenin gereği, işin gereği ve teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme koşullarının aynı zamanda ve aynı olayda bir arada gerçekleşmesinin neredeyse imkansız olduğunu, gerçek dışı bir kriter getirildiğini, böylesine bir aşırı kısıtlamanın çalışma yaşamında makul ve haklı nedenlerle ihtiyaç duyulan ve iyi niyetle yapılabilecek alt işveren sözleşmelerinin kurulmasını da olanaksız hale getirdiğini, sanayi ve hizmet sektörünü alt işveren kurumunun getirebileceği muhtemel olumlu katkılardan yoksun bıraktığını ve bunun ülke ekonomisini ve işletmelerin rekabet gücünü de olumsuz etkilediğini; sorunun bununla da sınırlı kalmadığını Anayasa nın 48.maddesinde düzenlenen çalışma ve sözleşme özgürlüğünün işverenler yönünden geçerli, kişinin teşebbüsler kurma, kurduğu teşebbüsleri amacına uygun işletebilme, işyerlerine ilişkin kararlar alabilme, gerekirse istihdam edeceği işgücünü başka işverenlerden sağlama yetkisini de içeren Anayasal hakkının, hakkın özüne dokunacak şekilde sınırlandığını, bu aşırı sınırlama nedeniyle sadece asıl işveren açısından değil, seçtiği faaliyeti alt işveren olarak sürdüren girişimcinin de çok dar bir alanda faaliyetini sürdürmesine neden olduğundan anayasal girişim özgürlüğünün ihlal edilmekte olduğunu eklemişlerdir. Kanunda muvazaalı olarak belirlenmiş durumların zaten fazlasıyla sınırlı olmasına rağmen bunların Kanuna aykırı biçimde Yönetmelikle de genişletilmesinin uygulamada yeni sorunlara yol açtığını, muvazaaya yönelik düzenlemelerin Kanundan çıkarılması gerektiğini, muvazaa gibi yargısal bir inceleme gerektiren teknik bir hukuki soruna ilişkin işlemin tespitinin iş müfettişlerine bırakılmasının farklı sorunlara yol açtığını belirtmişlerdir. 56

59 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler KAMU-İŞ Temsilcisi: İş kanununun 2. maddesinde çeşitli kesimlerce farklı yorumlanan düzenlemelerin değiştirilmesi gerektiğini, alt işverenlik tanımının tam olarak netleştirilip ve düzeltilmesinin esas olduğunu, Bilim Komisyonunun hazırladığı metnin esas alınabileceğini veya mevcut uygulamalardan elde edilen tecrübe ve birikimler ışığında ilgili taraflarında katılımlarıyla yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: Bu şartlarda artık bir belirsizlik bulunmadığını, tanımdaki ile - veya tartışmasının bittiğini, bunun sürekli gündeme taşınmasının bizleri mevcut durumumuzdan geriye götüreceğini ifade etmişlerdir. TOBB Temsilcisi: Mevcut tanımın genel olarak muhafaza edilmesi gerektiğini ancak tanımda yer alan üç unsur olan işletmenin gereği, işin gereği ve teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler unsurları arasında veya kelimesi kullanılarak bu üç unsurun ayrı ayrı aranılmasının sağlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca, Devlet tarafından kayıt altına alınacak alt işverenlerin sektörel bazda kategorize edilmesinin iktisadi hayata daha büyük katkı sağlayacağını, örneğin yemek hizmeti sunan bir alt işverenin aynı zamanda güvenlik ve temizlik hizmeti kategorisinde kayıtlı olmaması gerektiğinin, böylelikle, Kanunun aradığı uzmanlık gerektiren işler tanımının da uygulamada açıklık kazanacağını ifade etmişlerdir. DİSK Temsilcisi: Alt işverenlik uygulamasının politik bir sorun olduğunu, alt işverenlik ile daha az hak, daha az ücret verilmeye çalışıldığını, tersanelerde vb. bazı yerlerde tüm iş kazalarının alt işveren işçilerinin başına geldiğini, alt işverenlik ile ilgili her alanda sorun olduğunu, bu açıdan tanımda ile nin yorumlanmasında herhangi bir sorun bulunmadığını, alt işverenlik uygulamasının istisnai kullanılması gereken bir uygulama olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, muvazaa kararı sonrasında asıl işverenin işçisi sayılmayı işverenin resen uygulamakla yükümlü kılınması gerektiğini, 4857 sayılı Kanunun 2. maddesindeki alt işveren tanımının Kanunun TBMM de görüşülmesi esnasında, ülkemizdeki alt işveren uygulamalarının yarattığı sorunlar ve kötü uygulamalar göz önünde bulundurularak tarafların mutabakatı ile düzenlenmiş olduğunu, Kanunun bu sınırlamalara rağmen uygulamasının ciddi sosyal, hukuksal sorunlar yaratmış olduğunu, bu düzenlemenin işveren kesiminin önerdiği gibi, mevcut sınırlamaların kaldırılarak uygulanmasının bu sorunları daha da arttıracağını, bu nedenle, bu tanımın asla değiştirilmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü Temsilcisi: Tanım değişikliğinin uygulamayı açıklığa kavuşturacağını, kurumlarının aleyhine yapılan muvazaa tespitlerinde ihale edilen işin Kurumun asli işi olduğu, söz konusu teknolojiye ve uzmanlığa Kurumun sahip olduğu halde bu işi müteahhide gördürdüğünün gerekçe gösterilerek söz konusu tespitler yapıldığını, dolayısıyla tanımın bu haliyle kurumlarının muvazaa yönündeki sorununu çözemediğini belirtmişlerdir. Bu nedenle İş Kanunundaki sistematiğin geçerliliğinin korunması durumunda: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya 57

60 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler asıl işin bir bölümünde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçileri sadece o işyerinde çalıştıran diğer işverene alt işveren denir şeklinde yapılacak bir tanımın kurumları açısından uygun olduğunu belirtmişlerdir İş müfettişinin muvazaa tespiti yapması ve müfettiş raporuna itirazda yerel mahkeme kararının kesin olması KAMU-İŞ Temsilcisi: Öncelikle muvazaaya neden olabilecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini, ancak uygulamanın bir şekilde denetlenmesinin gerekli olduğunu, denetime ilişkin esaslar iyi belirlendiğinde ve yargı yolu açık olmak ayrıca denetim elemanınca kesin hüküm anlamında her hangi bir tespit ya da yorum yapılmamak kaydıyla denetlemenin devamında bir sakınca olmayacağını belirtmişlerdir. TÜSİAD Temsilcisi: İş müfettişlerinin muvazaaya karar vermesinin önüne geçilmesi, kesin hüküm olmasının değiştirilmesi ve mahkeme yolunun açılması gerektiğini belirtmişlerdir. İş müfettişlerinin işyerlerinde muvazaa olup olmadığına karar vermesinin son derece sakıncalı olduğunu çünkü iş mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri olduğunu, hukuk nosyonuna sahip olsun ya da olmasın, müfettişin karar veren merci olmaması gerektiğini vurgulamışlardır. Bu yetkiye sahip oldukları bir an için kabul edilse dahi vermiş oldukları karara karşı yapılan itirazlarda yerel mahkeme kararının kesin olmasının da son derece hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararına karşı Yargıtay yolunun açık olması gerektiğini belirtmişlerdir. Akademisyen görüşü: 4857 sayılı Kanunun 3. maddesindeki İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir hükmünün kaldırılması gerektiğini, yakın tarihte bu konuya ilişkin verilen Anayasa Mahkemesi kararından haberdar olduklarını; Anayasa Mahkemesinin meseleye doğal olarak Anayasaya uygunluk açısından yaklaşmış olduğunu ve iptale gerek görmediğini belirtmişlerdir. Bilindiği üzere bu durumun, hükmün Yasama Organı tarafından kaldırılması/ değiştirilmesi önünde bir engel olmadığını ifade etmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Muvazaa incelemesinin, iş müfettişlerince değil, bundan önce olduğu gibi yargı mercileri tarafından yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Yerel mahkeme kararlarının kesin olmasının, hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, kararlar için temyiz yolunun açık olması gerektiğini, temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle uygulamaya yön verecek içtihatların oluşamadığını, tüm taraflar için bir belirsizliğin ortaya çıktığını, muvazaa sayılacak durumlara ilişkin düzenlemelerin kanun metninden çıkarılması gerektiğini, alt işveren ilişkisinin kanuni düzenlemelere aykırı bulunarak muvazaalı sayılması halinde alt işveren işçisinin baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılması sonucunu doğuran Türk hukukuna özgü, başka ülkelerde rastlanmayan ve esasen özellikle kamuda yaşanmakta olan uyuşmazlıkların temelini oluşturan düzenlemenin de tümüyle kaldırılması gerektiğini, kanuna aykırı uygulamalar açısından müteselsil sorumluluğun ve diğer cezai hükümlerin zaten yeterli bir müeyyide oluşturduğunu,, belirtmişlerdir. 58

61 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler TÜRK İŞ Temsilcisi: Müfettişlerin muvazaa kararı vermediğini, alt işverenin verilen işin muvazaalı olduğuna dair bir rapor yazdığını ifade edip, rapora karşı 6 işgünü içinde itiraz edilebildiğini ve mahkemenin kesin kararı verdiğini eklemişlerdir. Kesin kararın doğru olduğunu, bu kararın temyize gitmesinin işçi açısından facia doğuracağını belirtmişlerdir. Alt işveren işçisinin çalışma süresinin oldukça kısa olduğunu ve yargı kararının temyize gitmesinin işlevsel olmayacağını belirtmişlerdir. TOBB Temsilcisi: İş müfettişlerinin muvazaa kararı vermelerine ilişkin düzenlemenin yürürlükten kaldırılması gerektiğini, muvazaanın incelenmesi aşamasında iş müfettişlerinin rolünün yeniden ele alınması gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca muvazaa tespiti halinde alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılmasına yönelik düzenlemenin kaldırılması gerektiğini, bunun yerine, asıl işverene yaptırım olarak başlangıçtan itibaren değil, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde alt işveren işçilerinin, asıl işveren işçisi sayılmasına yönelik düzenleme getirilebileceğini belirtmişlerdir. ÇSGB İş Teftiş Kurulu Temsilcisi: Muvazaa kararları ile ilgili olarak yapılan işlem üçüncü kişileri mağdur ediyor ise suç duyurusunda bulunulması gerektiğini, Yargıtay yolunun açık olmamasının bazı sorunları ortaya çıkardığını, iş müfettişlerinin muvazaa kararlarına karşı Yargıtay yolunun açılması gerektiğini belirtmişlerdir. DİSK Temsilcisi: İş müfettişlerinin muvazaa kararı vermesinde hukuka aykırı bir yönün olmadığını, bu kararların, tüm idari işlemler gibi yargı denetimine tabi olduğunu, Anayasa Mahkemesinin de bu konu ile ilgili açılan iptal davasını, anayasaya aykırı bir yön bulmayarak reddettiğini belirtmişlerdir. ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Temsilcisi: İş müfettişlerinin muvazaa yönündeki raporlara karşı açılan davalarda Yargıtay yolunun açılması gerektiğini ifade etmişlerdir. TAŞ-İŞ-DER Temsilcisi: İş müfettişlerinin kararının yok sayılamayacağını, aldıkları kararların dikkate alınması gerektiğini ve Kanundan kaldırılmasına kesinlikle karşı olduklarını belirtmişlerdir. Kalkınma Bakanlığı Temsilcisi: İK madde 3/II ye göre alt işveren kendi işyerinin tescili için bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirim yapmakla yükümlü tutulduğunu, buna göre alt işverenin bildirmiş olduğu sözleşme ve belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince inceleneceğini ve yaptığı inceleme sonucunda muvazaalı bir işlem tespit eden müfettişin hazırlamış olduğu gerekçeli raporun ilgili işverenlere tebliğ edileceğini belirtmişlerdir. İşverenler tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz etmezlerse muvazaanın varlığına ilişkin yapılan tespit kesinleşecek ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağını ve muvazaa tespitinin yargısal bir incelemeyi gerekli kılarken, İK m.3/ii ve yönetmelik ile yargısal bir yetkinin idari bir makama tanınması yerinde olmadığını belirtmişlerdir. 59

62 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Bu durumların varlığına dair incelemeyi yapacak müfettişin muvazaanın tespitine ilişkin hazırlamış olduğu rapora, sonuçları itibariyle yargısal bir karar niteliği verildiğini ifade etmişlerdir Türkiye Cumhuriyeti nin taraf olduğu ilgili uluslararası mevzuat ile ulusal mevzuat arasında uyumsuzluk KAMU-İŞ Temsilcisi: Temel hukuki düzenlemeler açısından uluslararası mevzuat ile bir uyumsuzluktan bahsetmenin biraz haksızlık olacağını, ancak mevcut düzenlemelerden özel/kamu ayrımı olmadan tarafların tamamının aynı şeyi anlaması gerektiğini, alt işverenlik mevzuatı ile özellikle kamu ihale mevzuatı arasında uyumun önemli olduğunu, dolayısıyla kamu eliyle yürütülen işlemlerde uygulamaya dair mevzuatın bu çerçevede ele alınarak gerekirse yeniden düzenlemeler yapılmasında fayda bulunduğunu ifade etmişlerdir İşçi-Der. Temsilcisi: İhalelerin çok düşük kar ile alınması, aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçilerin, alt işveren değiştiğinde haklarının geriye gitmesine neden olduğunu ifade etmişlerdir. HAK-İŞ Temsilcisi: 94 sayılı ILO Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti tarafından onaylanmış olması ve Bakanlar Kurulunun 88/13168 sayılı kararı ile uygulamaya konulmuş olması nedeni ile Anayasanın 90. maddesinde yer alan hüküm gereğince iç hukukta yer alan düzenlemeler usulüne uygun olarak onaylanmış olan uluslararası sözleşmelere aykırı olamayacağını, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunun 2.Maddesinde 5538 sayılı Kanun ile tarihinde sosyal tarafların mutabakatı olmaksızın, ilave edilmiş olan 8. ve 9. fıkraların yürürlükten kaldırılması gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinde kamu kurumları yönünden 94 sayılı Sözleşmenin uygulamasına yönelik yeni bir fıkra ilave edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. TÜRK İŞ Temsilcisi: Sözleşmelerin serbest yapılmasını engelleyen ihale mevzuatındaki hükümler kalkmalıdır. Sağlık Bakanlığı Temsilcisi: İzin haklarının hesaplanmasında ve kullandırılmasında mevzuatlar arasındaki çelişkiler nedeniyle uygulamada sıkıntılar yaşandığını, sendikaya üye olma ve toplu iş sözleşmesi imzalama açısından ortada bir sözleşme var iken alt işveren toplu sözleşme imzalasa dahi kurum olarak yaptıklarının ilk sözleşmeye bağlı kalmak zorunda olduklarını belirtmişlerdir. İş güvencesine ilişkin İş Kanunu hükmünün açık olduğunu, yeni bir firma ihaleyi aldığında aynı elemanlarla çalışmayı kendilerinin zorlamalarının mümkün olmadığını, mevcut işçiler ile çalışmak istediklerini fakat mevzuatın buna imkân vermediğini belirtmişlerdir. ÇSGB - İş Teftiş Kurulu Temsilcisi: İşçilerin kıdemleri arttıkça, temel bazı hakların artırılamadığının görüldüğünü, kıdemine göre yeni giren işçi ile on yıllık işçi arasında bir fark olmadığının görüldüğünü ifade etmişlerdir. 60

63 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler DİSK Temsilcisi: Kamuda hizmet alımına ilişkin 94 sayılı ILO Sözleşmesinin uygulanmadığını belirtmişlerdir. Kamu İhale Kanunundan norm kadronun kaldırılması gerektiğini, bütün kamu işlerinde de 94 sayılı ILO sözleşmesinin uygulanması gerektiğini vurgulamışlardır. Kamu İhale Kanununun, ihale sözleşmelerinde işçi haklarını kısıtlayıcı hükümleri bulundurmaması gerektiğini, fiyat farkı verilemez yasağının, norm kadroya ilişkin mevzuatın, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Fiyat farkı verilmesi başlıklı 8. maddesindeki, Sözleşmede değişiklik yapılması başlıklı 15. maddelerindeki sınırlayıcı hükümlerin, belediye şirketlerinin kurulmasında Bakanlar Kurulu izin şartının kaldırılması gerektiğini ve belediye şirketlerinin Kamu İhale Mevzuatındaki hükümlerden muaf olmasının sağlanması gerektiğini ifade etmişlerdir. ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Temsilcisi: Kamudaki alt işverenlik uygulaması ile ilgili olarak alt işveren işçilerinin kıdem tazminatları ve ihbar tazminatlarını güvenceye almak üzere kamu kuruluşlarının alt işverenlerle yaptıkları sözleşmeler ve şartnamelere koyulan hükümlerin Kamu İhale Kurumunca uygun görülmediğini belirtmişlerdir. TİSK Temsilcisi: Konuyla ilgili ILO sözleşmesi doğrultusunda Bakanlar Kurulu kararı çıkarılmış olduğunu, her iki düzenlemede yer alan hükümlere paralel düzenlemenin ihale mevzuatında ve iş mevzuatında zaten yer aldığını, sorunun temelinde mevzuat eksikliğinden ziyade mevzuatın uygulamaya yeterince yansıtılamamasının bulunduğunu belirtmişlerdir Asıl işveren - alt işveren ilişkisindeki müteselsil sorumluluğun kapsamı Akademisyen görüşü: 2008 tarihli bir Hukuk Genel Kurulu Kararı göz önüne alınarak muvazaa durumunda dahi işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk esasının -en azından alacaklı konumundaki işçiye karşı- devamını öngören bir mevzuat değişikliğine gidilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. TİSK Temsilcisi: İş Kanunumuzun müteselsil sorumluk alanında AB den önde olduğunu ve müteselsil sorumluluk kavramının 1936 yılında İş Kanunumuza girdiğini ve AB nin halen alt işverenlik konusunda tüm ülkeleri bağlayan ortak bir direktif çıkarabilmiş olmadığını belirtmiş, müteselsil sorumluluğun halen pek çok AB ülkesinde uygulanmadığını ve pek çok AB ülkesinde ise bizdeki kadar sınırlayıcı biçimde düzenlenmelerin olmadığını eklemişlerdir. Özel sektörün ayakta kalması ve küresel ölçekte rekabet edebilmesi için alt işverenliğin vazgeçilmez bir uygulama olduğunu, alt işverenlik alanında bu kadar çok sorunun birikmesinin nedenlerinden birinin esnek çalışma modellerinin yeterli ölçüde mevzuatımıza aktarılmaması olduğunu, alt işveren işçilerinin hakları ile asıl işveren işçilerinin haklarının çalışma mevzuatında farklı düzenlenmediğini ve bunun da doğru olduğunu belirtmişlerdir. 61

64 Sorunların Sınıflandırılması Ve Değerlendirmeler Müteselsil sorumluluğun son derece geniş uygulanmakta olduğunu, yapılan düzenleme ile asıl işverenle alt işverenin işçileri arasında bir iş sözleşmesi bulunmamasına karşın, asıl işverenin bu işçilerin iş sözleşmelerinden veya toplu iş sözleşmelerinden doğan ücretlerinden ve tazminat haklarından sorumlu olduğu gibi iş kazası sonucu ortaya çıkan tazminatlardan da sorumlu bulunduğunu, alt işveren işçisinin haklarıyla ilgili olarak asıl işverene, alt işverene yahut her ikisine birden taleplerini yöneltebilmekte olduğunu, konuya bu yönden bakıldığında ise alt işveren işçilerinin alacaklarının tahsili noktasında asıl işverenin işçilerine göre avantajlı durumda olduğunun dahi söylenebileceği belirtmişlerdir. Müteselsil sorumluluk ile ilgili düzenlemelerin özellikle sosyal güvenlik mevzuatında asıl işverenler açısından ciddi ve çok farklı sorunlara yol açmakta olduğunu eklemişlerdir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan alt işveren prim borçlarından (bu düzenlemenin asıl işverenlerin teşvik uygulamalarından haksız biçimde yararlanamamalarına, kamu ihalelerine katılamamalarına yol açmakta olduğunu) ve alt işverene kesilen idari para cezalarından (Bu düzenlemenin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu, Yargıtay ın aksi yönde kararlarına rağmen SGK nın hukuka aykırı genelgesini uygulamaya devam ettiğini belirtmişlerdir.) asıl işverenin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmakta olduğunu, alt işverenle ilgili yapılacak düzenlemelerde sosyal güvenlik mevzuatında yer alan ve sorunlara yol açan bu hususlarda da düzenleme yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. TOBB Temsilcisi: Sosyal güvenlik mevzuatında müteselsil sorumluluk ibaresinin mevzuattan kaldırılması gerektiğini, asıl işverenin müteselsil sorumluluğunun sadece işçinin asıl işverenin işyerinde çalıştığı süre ile sınırlı olan işçi alacakları ile ilgili olması gerektiğini ve sosyal güvenlik primlerine ilişkin sorumluluğu devletin üstlenmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca, alt işverenlik müessesinde işe alım kapasitesinin ve üst sınırın belirlenmesi yoluna gidilmesi uygun olacaktır. Devlet tarafından kayıt altına alınacak alt işverenlerin alt işverenlik sözleşmeleri yapmaları aşamasında sermaye yapılarını dikkate alacak bir sistem kurulabilir. Bir anlamda alt işverenler için bir risk merkezi oluşturulmalı, risk aşımına müsaade edilmemeli ve alt işverenler ancak üstlendikleri riskleri tam anlamıyla yerine getirdikten sonra başka işler alabilmelidir. DİSK Temsilcisi: Asıl işverenin, alt işverenin iş sözleşmesinden, toplu iş sözleşmesinden ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan borçlarından müteselsil sorumluğunun ülkemizde yargı kararları ile de pekişmiş, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olduğunu, mevcut düzenlemenin korunması gerektiğini ve asla değiştirilmemesi gerektiğini belirtmişlerdir. T. KAMU-SEN Temsilcisi: Küçük istisnalar dışında kamu görevlileri eliyle işlerin yürütülmesi düşüncesinde olduklarını, bu nedenle bütün alt işveren işçilerinin tüm sorunlarının 657 sayılı Kanun kapsamına alınması gerektiğini ve çözümün bu şekilde olacağı düşüncesinde olduklarını ifade etmişlerdir. 62

65 SONUÇ Tüm dünyada gelişen teknoloji, değişen iş şartları sonucu işverenler kaliteli ve seri üretim yapabilmek için uzmanlaşmaya gitmekte, bu durum işyerindeki işlerden bir kısmının alt işveren denilen başka işverenler aracılığı ile yaptırılmasını beraberinde getirmiştir. Ülkemizde asıl işveren alt işveren ilişkisini düzenlemek adına, 1475 sayılı Kanun döneminde konu yalnızca asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumluluğu noktasından ele alınmış iken, 4857 sayılı Kanun ile alt işveren ilişkisinin tanımlanması koşul ve sınırlamaları ile bu sınırlamalara uyulmamasının yaptırımı da düzenleme konusu olmuştur. Bu bağlamda Mayıs 2013 tarihlerinde 2013 yılı Çalışma Meclisi Hazırlık Toplantısı düzenlenmiş olup katılımcıların geniş ölçüde mutabakatı ile alt işverenliğe ilişkin sorun algıları ve çözüm önerilerini içeren 12 temel tartışma konusu belirlenmiştir. Alt işverenliğin teorik çerçevesi ve mevzuatımızdaki yeri ile bazı ülke uygulamalarını da içeren bu çalışmanın, sosyal diyalog temelli yaklaşımı ile uygulamada yaşanan sorunların tespitinde ve çözüm önerileri geliştirilmesinde temel bir kaynak olacağı düşünülmektedir. 63

66 KAYNAKÇA AYDINLI, İbrahim; (2012), Türk İş Hukukunda Alt İşveren (Taşeron) İlişkisi ve Muvazaa Sorunu, 2. Baskı, Seçkin Kitabevi: Ankara. AYKAÇ, Hande Bahar; (2011), İş Hukukunda Alt İşveren, Beta, İstanbul. CANBOLAT, Talat; (2010), Türk Hukukunda Alt İşveren Birinci Tebliğ: Borçlar Hukuku Bakımından, Kamu İşyerlerinde Alt İşveren Uygulamasının Doğurduğu Sorunlar ve Çözüm Arayışları Kitabı içinde (Seminer/Çalıştay), Belek, Antalya, 29 Nisan-02 Mayıs 2010, Kamu-İş Yayını, Ankara. ÇANKAYA, Osman Güven; ÇİL, Şahin; (2009), İş Hukukunda Üçlü İlişkiler, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara. EKİN, Nusret; (2002), Ekonomik ve Hukuksal Boyutlarıyla Alt İşveren, İstanbul Ticaret Odası Yayınları, Yayın No:34, İstanbul. European Parliament, Report on the social responsibility of subcontracting undertakings in production chains, , ( do?type=report&reference=a &language=en#top, Erişim Tarihi: ). HETRU, Emmanu; YONNET, Jean-Pierre; (2001), Subcontracting, contracting-out and new forms of employment, Transfer: European Review of Labour and Research, C:7, S:2, HUGHES, Owen E.; (2003), Public Management and Administration: An Introduction, Palgrave Macmillan, New York. ILO MultiTrans Web, Subcontracting, ( Erişim Tarihi: ). KESKİN, Mustafa; ŞAHİN, Naci; (2010), Sosyal Güvenlik Mevzuatı Açısından İşveren Yükümlülükleri ve Uygulama Esasları, Birleşik Matbaacılık, İzmir. KIMURA, Fukunari; (2002), Subcontracting and the Performance of Small and Medium Firms in Japan, Small Business Economics, C:18, S:1, Springer Netherlands, LEE, Jason Wai Chow; MOHAMAD, Osman; RAMAYAH, T.;(2010), Outsourcing: is the social exchange theory still relevant in developing countries?, Journal of Research in Interactive Marketing (Journal of Research in Interactive Marketing), C:4, S:4, LEMPÉRİÈRE, Marc, France strengthens its already strict laws concerning subcontracting, ( 706f7feea3c3, Erişim Tarihi: ). MORCOS, Jean-Louis; de CROMBRUGGHE, André; (2003), International Subcontracting Versus Delocalisatıon? A Survey of the Literature And Case Studies From The SPX Network, United Nations Industrial Development Organization. NA SAKOLNAKORN, Thongphon Promsaka; (2011), The Good Aspects Of Managing An Organization With An Outsourcing And Subcontracting Strategy, International Journal of Management and Information Systems, C:15, S: 3, ProQuest Central Veritabanı, ( Erişim Tarihi: ). 64

67 Kaynakça NARMANLIOĞLU, Ünal; (2008), Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisinden Doğan Sorumluklar, Türk İş Hukukunda Üçlü İlişkiler, M. Uçum (Ed.), Legal Yayıncılık, İstanbul. OECD; (2005), Handbook on Economic Globalisation Indicators, Paris. REİSOĞLU, Safa; (2012), Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Beta Basım, İstanbul. SAYIN, Ali Kemal; (2011), Türk Hukukunda Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisi ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar, TÜRK-İŞ Dergisi, S:394, Mayıs Haziran, SCHNIEDERJANS, Marc J.; SCHNIEDERJANS, Ashlyn M.; SCHNIEDERJANS, Dara G.; (2005), Outsourcing and Insourcing in an International Context, M.E. Sharpe, Inc., Armonk, NY, USA. Sosyal Sigortalar Kurumu; (1980), İşveren Muamelatı El Kitabı, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Yayını, Yayın No:252, Ankara. WATANABE, Susumu; (1972), "International Subcontracting, Employment And Skill Promotion" International Labour Review, Business Source Complete Veritabanı (Erişim Tarihi: ). WATANABE, Susumu; (1971), "Subcontracting, Industrialisation And Employment Creation" International Labour Review 104.1/2, Business Source Complete Veritabanı, (Erişim Tarihi: ). WATKINS, Thayer, The Transaction Cost Approach to the Theory of the Firm, ( Erişim Tarihi: ). 65

68 KATILIMCI LİSTESİ KATILIMCI Yücel KARAKOYUN Deniz ERSÖZ Yeşim ERGÜN Muharrem GÖZÜKÜÇÜK Elif ATASOY Mukaddes Dursun ÖZTÜRK Emre SOLAK Mehmet ÖZER Hakan KARAGÖZ KURUMU Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığ Çalışma Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kuru-lu Başkanlığı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kuru-lu Başkanlığı Sağlık Bakanlığı M. Emre TOKGÖZ Hazine Müsteşarlığı Emre SAĞ Eyüp VAROĞLU Ahmet TOZLU Emin KAYALI Abdurrahman BURKAY Kenan TURAN Özgür BAŞKAYA Mustafa GÜNEŞ Ekonomi Bakanlığı Kalkınma Bakanlığı Kalkınma Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Eti Maden İşlet-meleri Genel Müdürlüğü Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 66

69 Katılımcı Listesi Ömer KÜÇÜKEVCİLİOĞLU Yrd. Doç. Dr. K. Ahmet SEVİMLİ Derya KARADEMİR Emirali KARADOĞAN Necdet OKCAN Ferhan TUNCEL Necati ALSANCAK Göksu SEVİNEL Ahmet GÜZELTUNA Adem KURU Abdülaziz ÖZEN Salih ÖRS Adnan KONDAK Abdullah KAHRAMAN Cemal BİLGİN Necla Yıldırım ÖCAL Osman FAKIOĞLU Toksoy ODABAŞ Bülent ADIGÜZEL Mustafa CAN Maliye Bakanlığı Uludağ Üniversitesi Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği Kamu İşçi Dernekleri Federasyonu İşçi Dernekleri Federasyonu Taşeron İşçi Dernekleri Federasyonu İşçilerin Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Demeği Kamu Şirket Personel Derneği Kamu Şirket Personelleri Derneği 67

70 68

71

72 T.C ÇALIŞMA ve SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Çalışma Genel Müdürlüğü İnönü Bulvarı No: Emek/ANKARA Tel : 0(312) (312) Fax : 0(312)

Bütçeye ayrıntılı harcama programları ile finansman programları eklenir.

Bütçeye ayrıntılı harcama programları ile finansman programları eklenir. Belediye bütçesi 5393 sayılı belediye kanunu; MADDE 61.- Belediyenin stratejik plânına ve performans programına uygun olarak hazırlanan bütçe, belediyenin malî yıl ve izleyen iki yıl içindeki gelir ve

Detaylı

Belediyenin gelirleri

Belediyenin gelirleri Belediyenin gelirleri a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları. b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay. c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler. d)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,18-21 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/19475 Karar No. 2015/24073 Tarihi: 07.09.2015 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,18-21 BELEDİYELERİN 5393 SAYILI YASANIN 67 MADDESİNE GÖRE ASIL İŞLERİNİ ALT

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA ALT İŞVEREN

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA ALT İŞVEREN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA ALT İŞVEREN Prof. Dr. Erdem Özdemir MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ SORUMLULUK HUKUKİ SORUMLULUK CEZAİ SORUMLULUK İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ Prof. Dr. Erdem Özdemir

Detaylı

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren

Detaylı

27 Eylül 2008 CUMARTESİ. Resmî Gazete. Sayı : YÖNETMELİK. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

27 Eylül 2008 CUMARTESİ. Resmî Gazete. Sayı : YÖNETMELİK. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 27 Eylül 2008 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 27010 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE

Detaylı

Bahattin IŞIK. Sayıştay Uzman Denetçisi. E. KİK Üyesi

Bahattin IŞIK. Sayıştay Uzman Denetçisi. E. KİK Üyesi Bahattin IŞIK Sayıştay Uzman Denetçisi E. KİK Üyesi 1. Süreklilik arz eden hizmet alımlarında ihale süresi 3 yıla çıkarılmıştır 6552 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HİZMET İCİ EĞİTİM

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HİZMET İCİ EĞİTİM İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HİZMET İCİ EĞİTİM TAŞERON İŞÇİ HAKLARI AYŞE KÖME AKPULAT İÇİNDEKİLER 4857 S. İş Kanunu nda İşçi, İşveren ve Altişveren (Taşeron) Kavramları Asıl Alt İşveren İlişkisinin Koşulları

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2, 18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2, 18-21 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2016/26608 Karar No. 2016/25644 Tarihi: 21.11.2016 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2, 18-21 BELEDİYELERİN ASLİ İŞLERİNİN ALT İŞVERENE VERİLEBİLECEĞİ BELEDİYELERİN

Detaylı

HAK-İŞ KONFEDERASYONU

HAK-İŞ KONFEDERASYONU HAK-İŞ KONFEDERASYONU RAPORU Üçlü Danışma Kurulu Toplantısı 18 Nisan 2013 Ankara 1 HAK-İŞ KONFEDERASYONU TAŞERON ÇALIŞMAYA İLIŞKIN GÖRÜŞ VE ÖNERİLER RAPORU Örgütsüzlüğü, güvencesiz çalışmayı, kayıtdışını,

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ ALT İŞVERENLER TARAFINDAN ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERİN İŞÇİLİĞE BAĞLI GİDERLERİNDE OLUŞAN ARTIŞIN FİYAT FARKI OLARAK ÖDENMESİ Vural ŞAHBENDEROĞLU [email protected] Kamu Yönetimi Uzmanı ve Siyaset Bilimci

Detaylı

Yerel Yönetimlerin Alt İşveren Çalışanlarına Yönelik İş Sağlığı Ve Güvenliği Yükümlülükleri

Yerel Yönetimlerin Alt İşveren Çalışanlarına Yönelik İş Sağlığı Ve Güvenliği Yükümlülükleri Yerel Yönetimlerin Alt İşveren Çalışanlarına Yönelik İş Sağlığı Ve Güvenliği Yükümlülükleri Prof. Dr. Zeki PARLAK İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI 18/1/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olan İSG Kurulları Hakkında Yönetmelik, İSGK kapsamına giren, 50 ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve 6 aydan fazla süren sürekli

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S. İşK/ 2,18-21 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21049 Karar No. 2013/19112 Tarihi:

İlgili Kanun / Madde 4857.S. İşK/ 2,18-21 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21049 Karar No. 2013/19112 Tarihi: 572 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/4 İlgili Kanun / Madde 4857.S. İşK/ 2,18-21 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21049 Karar No. 2013/19112 Tarihi: 17.09.2013 HİZMET ALIMININ ÖZEL

Detaylı

SİRKÜLER. Sayı: Mayıs

SİRKÜLER. Sayı: Mayıs SİRKÜLER Sayı: Mayıs 2017 İçindekiler 1. BÖLÜM... 2 SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI... 2 1. SGK Nakil Giriş/Çıkışlarla İlgili Değişiklik yapıldı... 2 2. Toplu İş Sözleşmesi Olan İşyerlerine İlişkin Asgari Ücret

Detaylı

BİREYSEL İŞ HUKUKU. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ

BİREYSEL İŞ HUKUKU. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ BİREYSEL İŞ HUKUKU Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Temel Kavramlar 1. İşçi 2. İşveren 3. İşveren Vekili 4. Alt İşveren 5. İşyeri ve İşletme İŞÇİ Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek

Detaylı

T.C. ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı DAĞITIM YERLERİNE

T.C. ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı DAĞITIM YERLERİNE Sayı : 97342770-934.99-E.1758100 08.08.2016 Konu : Personel Çalıştırılması DAĞITIM YERLERİNE Orman Mühendisleri Odası Başkanlığınca bazı Bölge Müdürlüklerimizde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 18.01.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 18.01. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç Madde 2 Kapsam Madde 3 Dayanak ve tanımlar İkinci Bölüm - Genel Hükümler Madde 4 İşverenin yükümlülüğü

Detaylı

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ MEVZUAT BÖLÜMÜ 6552 SAYILI KANUNLA 4857, 4734, 4735, 6331 VE 6356 SAYILI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6552 sayılı "İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle

Detaylı

T.C. Yargıtay. 7. Hukuk Dairesi E: 2015/40820 K: 2016/13362 K.T.:

T.C. Yargıtay. 7. Hukuk Dairesi E: 2015/40820 K: 2016/13362 K.T.: ALT İŞVEREN İLE ASIL İŞVEREN ARASINDAKİ SÖZLEŞME İLİŞKİSİNİN MUVAZAALI OLMASI - İŞÇİYE ASIL İŞVERENE AİT FAALİYETLERİN YAPTIRILMASI - İLAVE TEDİYE ALACAĞI Özet: Asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/21442 Karar No. 2015/1351 Tarihi: 12.02.2015 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2 İLAVE TEDİYE ÖDEMESİ İÇİN İŞVERENİN YASADA SAYILAN KAMU KURULUŞLARINDAN OLMASININ

Detaylı

6331 sayılı Kanun Çerçevesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün Geliştirilmesi Açısından Koordinasyon

6331 sayılı Kanun Çerçevesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün Geliştirilmesi Açısından Koordinasyon 6331 sayılı Kanun Çerçevesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün Geliştirilmesi Açısından Koordinasyon Yrd.Doç.Dr.Zeynep Şişli İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Çalışmanın Sorusu; Türk hukukunda

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI Sirküler Rapor 25.12.2013/223-1 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI ÖZET : İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik ile kamu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/16369 Karar No. 2014/17666 Tarihi: 02.06.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18 MUVAZAA İŞÇİLİK TEMİNİNİN ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ OLRAK KABUL

Detaylı

Yönetmelikte yer alan alt işveren kimdir?

Yönetmelikte yer alan alt işveren kimdir? 08.02.2015 tarihli ve 29261sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin

Detaylı

Yapı işlerinde iş güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi, alt işveren yönetimi

Yapı işlerinde iş güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi, alt işveren yönetimi Yapı işlerinde iş güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi, alt işveren yönetimi Beste ARDIÇ ARSLAN İnşaat Mühendisi- İş Güvenliği Uzmanı 11-12 Kasım 2013 [email protected] 0 536

Detaylı

İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ. Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü

İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ. Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü İş Güvenliğinin Tanımı İş güvenliği; bir işin yapılması sırasında, işyerindeki fiziki çevre şartlarından

Detaylı

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009 TEK BELGE UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA, 18/2/2009 TARİH VE 5838 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, iş sağlığı ve güvenliği

Detaylı

SĐRKÜLER : 2008-53 04.11.2008 KONU : Alt Đşverenlik Yönetmeliği

SĐRKÜLER : 2008-53 04.11.2008 KONU : Alt Đşverenlik Yönetmeliği SĐRKÜLER : 2008-53 04.11.2008 KONU : Alt Đşverenlik Yönetmeliği 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Alt Đşverenlik Yönetmeliğine ilişkin açıklamalarımız aşağıda sunulmuştur. I-

Detaylı

KONU : İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANMIŞTIR.

KONU : İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANMIŞTIR. KONU : İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANMIŞTIR. 18 Ocak 2013 tarih ve 28532 sayılı resmi gazetede İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır. İş sağlığı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,32

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,32 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/1427 Karar No. 2015/7370 Tarihi: 27.04.2015 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2016/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,32 MUVAZAA TESPİTİNDEN SONRA İŞÇİNİN

Detaylı

DURSUN AKTAĞ DAİRE BAŞKANI

DURSUN AKTAĞ DAİRE BAŞKANI DURSUN AKTAĞ DAİRE BAŞKANI PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARINDA UYGUN GÖRÜŞ ALINMASI, GÖREVLİLERİN SORUMLULUKLARI İLE YAPTIRIMLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 6 ŞUBAT 2015 CUMA R.G SAYI: 29259 AMAÇ

Detaylı

TUTAN AKTIR. Recep Ali ER İşveren Vekili Genel Müdür Yardımcısı Kurum İdari Kurulu Başkanı. Firuzan KARACAOGLU İşveren Vekili 1.

TUTAN AKTIR. Recep Ali ER İşveren Vekili Genel Müdür Yardımcısı Kurum İdari Kurulu Başkanı. Firuzan KARACAOGLU İşveren Vekili 1. TUTAN AKTIR 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Toplu Sözleşme Görüşmelerinin Yapılma Usul ve Esasları ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu,

Detaylı

alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren

alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARINDA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN FİYAT FARKININ ÖDENMESİNE DAİR YÖNETMELİK 22 OCAK 2015 PERŞEMBE R.G SAYI: 29244 Taşeron firmalar aracılığı ile çalışan

Detaylı

İŞ BAŞI EGİTİM PROGRAMINI TAMAMLAYAN KİŞİLERİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERE SİGORTA PRİM TEŞVİKİ GETİRİLDİ

İŞ BAŞI EGİTİM PROGRAMINI TAMAMLAYAN KİŞİLERİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERE SİGORTA PRİM TEŞVİKİ GETİRİLDİ İŞ BAŞI EGİTİM PROGRAMINI TAMAMLAYAN KİŞİLERİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERE SİGORTA PRİM TEŞVİKİ GETİRİLDİ Gökhan BEDİR 50 * ÖZ Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 28. maddesiyle 4447 sayılı İşsizlik

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ÜCRETLER

SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ÜCRETLER SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ÜCRETLER Bilindiği üzere, 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun 82 nci maddesinde, bu

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı Sayı: 96007696-045.03-49500 26/03/2015 Konu: Hizmet Alım Personeli Kıdem Tazminatı 81 İL VALİLİĞİNE Başkanlığımıza farklı zamanlarda intikal eden yazılı görüş taleplerinde, Bakanlığımız merkez ve taşra

Detaylı

Hizmet Alımı İhalelerinde Sınır Değer Tespiti ve İhale Dokümanında Aşırı Düşük Tekliflerle İlgili Düzenlemeler

Hizmet Alımı İhalelerinde Sınır Değer Tespiti ve İhale Dokümanında Aşırı Düşük Tekliflerle İlgili Düzenlemeler www.mevzuattakip.com.tr Hizmet Alımı İhalelerinde Sınır Değer Tespiti ve İhale Dokümanında Aşırı Düşük Tekliflerle İlgili Düzenlemeler HİZMET ALIMI İHALELERİNDE SINIR DEĞER TESPİTİ VE İHALE DOKÜMANINDA

Detaylı

6331 SAYILI YASA ÇERÇEVESİNDE ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİLERİ

6331 SAYILI YASA ÇERÇEVESİNDE ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİLERİ 6331 SAYILI YASA ÇERÇEVESİNDE ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİLERİ Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi B sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ( Elektrik Öğretmeni) Tel: 0545 633 21 95 e-mail: [email protected]

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2016/22865 Karar No. 2016/20937 Tarihi: 28.11.2016 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2017/4 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 24.12.2013-28861

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 24.12.2013-28861 MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 - Dayanak Madde 3 - Tanımlar ve kısaltmalar İkinci Bölüm - Destek Kapsamına

Detaylı

Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 41850698.301.05-36. Konu : Meclis Başkan Vekilliği Seçimi

Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 41850698.301.05-36. Konu : Meclis Başkan Vekilliği Seçimi Karar No : 41850698.301.05-36 Konu : Meclis Başkan Vekilliği Seçimi KARAR : 5393 Sayılı Belediye Kanununun 19. maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin 19. maddesi gereğince, iki yıl süre ile

Detaylı

Orhan BULUTLAR Fisun DURGUN Esra TOPRAK Belediye Meclis Başkanı Kâtip Üye Kâtip Üye

Orhan BULUTLAR Fisun DURGUN Esra TOPRAK Belediye Meclis Başkanı Kâtip Üye Kâtip Üye Karar No : 153 Mülkiyeti Leyla YILDIZ a ait Erzurum ili Palandöken ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi, pafta: 82, ada: 1262, Parsel: 2 de kayıtlı taşınmaz 18 M-I 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarımızda

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,18-21 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2017/41030 Karar No. 2017/21158 Tarihi: 09.10.2017 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2,18-21 İŞÇİ TEMİNİ ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN AYIRT EDİCİ UNSURLARI MUVAZAA YÜKLENİCİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/36161 Karar No. 2010/31045 Tarihi: 01.11.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,18-21 MUVAZAA ASIL İŞTE ÇALIŞIP ÇALIŞMAMAYA GÖRE YARDIMCI İŞLERDE İŞ ALAN ALT

Detaylı

1 TEMMUZ 2013 TARİHİNDEN İTİBAREN UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ TABAN VE TAVAN ÜCRETLERİ

1 TEMMUZ 2013 TARİHİNDEN İTİBAREN UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ TABAN VE TAVAN ÜCRETLERİ Sirküler Rapor 03.07.2013/146-1 1 TEMMUZ 2013 TARİHİNDEN İTİBAREN UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ TABAN VE TAVAN ÜCRETLERİ ÖZET : 01.07.2013-31.12.2013 tarihleri arasında uygulanacak

Detaylı

ASGARİ ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ TABAN VE TAVAN ÜCRETLERİ

ASGARİ ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ TABAN VE TAVAN ÜCRETLERİ Sirküler Rapor 04.01.2010 / 7-1 ASGARİ ÜCRET VE SOSYAL GÜVENLİKLE İLGİLİ TABAN VE TAVAN ÜCRETLERİ ÖZET : 2010 yılında uygulanacak asgari ücret tutarları belirlendi. A- 2010 YILINDA UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET

Detaylı

Şirketi Var Olan Belediyelerce Doldurulacak Tablo-1

Şirketi Var Olan Belediyelerce Doldurulacak Tablo-1 Şirketi Var Olan Belediyelerce Doldurulacak Tablo-1 İLİ BELEDİYESİ ŞİRKETİN (Hisse Yüzde 50 den Fazla Olanlar Yazılacaktır.) Hisse Varsa Diğer Hissedarların Bu Şirket Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,17-28

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,17-28 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/30244 Karar No. 2010/24328 Tarihi: 20.09.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2,17-28 ASIL İŞLERİ BELEDİYENİN EN BÜYÜK HİSSEDARI OLDUĞU ALT İŞVERENE VERMESİ

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ. HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 24.12.2013/28861 BİRİNCİ BÖLÜM

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ. HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 24.12.2013/28861 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve kapsam İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 24.12.2013/28861 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ÜCRETLER

SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ÜCRETLER SOSYAL GÜVENLİĞE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ÜCRETLER Bilindiği üzere, 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun 82 nci maddesinde, bu

Detaylı

KALKINMA AJANSLARININ HİZMETLERİNE İLİŞKİN KANUN (1)

KALKINMA AJANSLARININ HİZMETLERİNE İLİŞKİN KANUN (1) 9685 KALKINMA AJANSLARININ HİZMETLERİNE İLİŞKİN KANUN (1) Kanun Numarası : 5449 Kabul Tarihi : 25/1/2006 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 8/2/2006 Sayı : 26074 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 45

Detaylı

6331 sayılı İş sağlığı Güvenliği Kanunu, İş Sağlığı Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Çerçevesinde İş Sağlığı Güvenliği Kurulları

6331 sayılı İş sağlığı Güvenliği Kanunu, İş Sağlığı Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Çerçevesinde İş Sağlığı Güvenliği Kurulları 6331 sayılı İş sağlığı Güvenliği Kanunu, İş Sağlığı Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik Çerçevesinde İş Sağlığı Güvenliği Kurulları Bu yazıda, 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan ve

Detaylı

Taşeron İşçi Hakları (4857 S.K. ve 5510 S.K.) Konulu Hizmet İçi Eğitim ÖN TEST

Taşeron İşçi Hakları (4857 S.K. ve 5510 S.K.) Konulu Hizmet İçi Eğitim ÖN TEST ÖN TEST 1.) Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi olarak tanımlanabilecek olan kimse aşağıdakilerden hangisi olabilir? a) Memur b) İşçi c) Alt işveren (Taşeron) d) Sözleşmeli Personel 2.) Alt

Detaylı

İŞYERİ BİLDİRİMLERİNİN BÖLGE ÇALIŞMA MÜDÜRLÜĞÜNE YAPILMAMASINDAN KAYNAKLANACAK SORUNLARA İLİŞKİN RAPOR

İŞYERİ BİLDİRİMLERİNİN BÖLGE ÇALIŞMA MÜDÜRLÜĞÜNE YAPILMAMASINDAN KAYNAKLANACAK SORUNLARA İLİŞKİN RAPOR İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI İŞYERİ BİLDİRİMLERİNİN BÖLGE ÇALIŞMA MÜDÜRLÜĞÜNE YAPILMAMASINDAN KAYNAKLANACAK SORUNLARA İLİŞKİN RAPOR HAZİRAN 2009 1 İŞYERİ BİLDİRİMLERİNİN BÖLGE ÇALIŞMA

Detaylı

Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Bütçesinin Gelir, Gider ve Muhasebesine İlişkin Yönetmelik

Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Bütçesinin Gelir, Gider ve Muhasebesine İlişkin Yönetmelik Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Bütçesinin Gelir, Gider ve Muhasebesine İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete :20.09.2002 tarih ve 24882 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığından

Detaylı

KALKINMA AJANSLARININ HİZMETLERİNE İLİŞKİN KANUN (1)

KALKINMA AJANSLARININ HİZMETLERİNE İLİŞKİN KANUN (1) 9685 KALKINMA AJANSLARININ HİZMETLERİNE İLİŞKİN KANUN (1) Kanun Numarası : 5449 Kabul Tarihi : 25/1/2006 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 8/2/2006 Sayı : 26074 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 45

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK ODAK KALİTE, Çevre, İş Güvenliği ve Risk Yönetimi Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kanunlarda yapılan düzenlemelerin sistemli

Detaylı

SİRKÜLER 2017/16. Bu sirkülerimizde, 6770 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler özetlenmiştir.

SİRKÜLER 2017/16. Bu sirkülerimizde, 6770 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler özetlenmiştir. SİRKÜLER 2017/16 30/01/2017 Sayın Yetkili; 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlandı. 27.01.2017

Detaylı

BAKIŞ MEVZUAT KONU İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK SAYI

BAKIŞ MEVZUAT KONU İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK SAYI BAKIŞ MEVZUAT KONU İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK SAYI 2013164 ÖZET Yönetmelikte kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere ondan az çalışanı bulunanlardan, tehlikeli

Detaylı

İŞGÜCÜ TEMİN HİZMETLERİ VE HİZMET ALIMI İHALELERİNDE VERGİSEL YANSIMALAR

İŞGÜCÜ TEMİN HİZMETLERİ VE HİZMET ALIMI İHALELERİNDE VERGİSEL YANSIMALAR İŞGÜCÜ TEMİN HİZMETLERİ VE HİZMET ALIMI İHALELERİNDE VERGİSEL YANSIMALAR Mustafa ŞEN ÖZ Günümüz piyasa şartlarında işgücünün alt işverenlerden yahut ilgili alanlarda faaliyette bulunan kişilerden temin

Detaylı

PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI 2013- MAYIS

PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI 2013- MAYIS T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU FINANS HIZMETLERI BAŞKAN YARDıMCıLıĞı TıBBI HIZMET ALıMLARı VE TEDARIK YÖNTEMLERI DAIRE BAŞKANLıĞı PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları İşçi ve işveren temsilcilerini, gündeme gelen konuları görüşmek üzere bir araya getirmek için oluşturulur. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/13846 Karar No. 2011/13653 Tarihi: 09.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN MUVAZAAYA DAYANIP DAYANMADIĞININ

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNİ KOLAY İŞVERENLİK KAPSAMINA ALDI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNİ KOLAY İŞVERENLİK KAPSAMINA ALDI 06.03.2019/66-1 SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNİ KOLAY İŞVERENLİK KAPSAMINA ALDI ÖZET : 05/3/2018 tarih 2019/6 sayılı genelge ile uygulaması anlatılan konut kapıcılığı işyerleri (Apartman

Detaylı

ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞUNUN DÜZENLENDİĞİ 4857 SAYILI İŞ KANUNU NUN 30 UNCU MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞUNUN DÜZENLENDİĞİ 4857 SAYILI İŞ KANUNU NUN 30 UNCU MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI Sirküler Rapor 16.07.2012/134-1 ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞUNUN DÜZENLENDİĞİ 4857 SAYILI İŞ KANUNU NUN 30 UNCU MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI ÖZET : Kamu işyerlerinde yüzde dört özürlü

Detaylı

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYNAK GELİŞTİRME VE İŞTİRAKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYNAK GELİŞTİRME VE İŞTİRAKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KAYNAK GELİŞTİRME VE İŞTİRAKLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI NIN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, TANIMLAR Amaç MADDE

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Madde 1 Bu Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Fihristi

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Fihristi : 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Fihristi www.uzmanglobal.com UZMAN GLOBAL; iş hukuku, sosyal güvenlik, SGK işlemleri, teşvik ve destekler, denetim, stratejik planlama ve

Detaylı

T.C. KAYSERİ VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü KAMU İHALE KANUNU EĞİTİMİ. Kamu Harcama Yöntemi

T.C. KAYSERİ VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü KAMU İHALE KANUNU EĞİTİMİ. Kamu Harcama Yöntemi T.C. KAYSERİ VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü KAMU İHALE KANUNU EĞİTİMİ Kamu Harcama Yöntemi 1 Kamu harcama yönetim sistemi, kamu kaynaklarının yönetimi ile ilgili kararların nasıl alınacağına

Detaylı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sayısı : 2 Yayımlandığı Resmî Gazetenin Tarihi - Sayısı : 10/7/

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sayısı : 2 Yayımlandığı Resmî Gazetenin Tarihi - Sayısı : 10/7/ GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sayısı : 2 Yayımlandığı Resmî Gazetenin Tarihi - Sayısı : 10/7/2018-30474 Amaç MADDE 1 (1) Bu Cumhurbaşkanlığı

Detaylı

ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ. Öğr. Gör. Şebnem GEDİK

ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ. Öğr. Gör. Şebnem GEDİK ALT İŞVERENLİK (TAŞERON) İLİŞKİSİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ Öğr. Gör. Şebnem GEDİK ALT İŞVERENE NEDEN İHTİYAÇ DUYULUR? İşverenler ürettikleri mal ve hizmetleri bir yandan müşteri memnuniyetini karşılayacak

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ - 2008 / 53 İSTANBUL, 08.07.2008

SİRKÜLER NO: POZ - 2008 / 53 İSTANBUL, 08.07.2008 SİRKÜLER NO: POZ - 2008 / 53 İSTANBUL, 08.07.2008 01.07.2008 Tarihinden İtibaren, İşverenlerin 50 veya Daha Fazla İşçi Çalıştırdıkları İş Yerlerinde Çalıştırmaları Gereken Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör

Detaylı

NİSAN AYI MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

NİSAN AYI MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı NİSAN AYI MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 29 NİSAN 2013 ÇEYREKLER İTİBARİYLE GSYH VE İMALAT SANAYİ BÜYÜME ORANLARI (%) 25 20 15 2012 yıllık Büyüme oranı %2,2 İmalat Sanayi %1,9

Detaylı

DOĞRUDAN TEMİN SİSTEMİ

DOĞRUDAN TEMİN SİSTEMİ DOĞRUDAN TEMİN SİSTEMİ DOĞRUDAN TEMİN SİSTEMİ 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu Kamu İhale Genel Tebliği Madde 4-Tanımlar : Doğrudan Temin Tanımı Madde 22: Açıklayan Madde Madde 62 (ı) bendi: Ödeneklerin %

Detaylı

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KALİTE YÖNETİM VE AR-GE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KALİTE YÖNETİM VE AR-GE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KALİTE YÖNETİM VE AR-GE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu

Detaylı

İŞÇİ TEMİNİ HİZMET ALIM ADI ALTINDA YAPILAN SÖZLEŞMELERİN İŞÇİ TEMİNİ NİTELİĞİNDE OLDUĞU MUVAZAA GEÇERSİZ FESİH

İŞÇİ TEMİNİ HİZMET ALIM ADI ALTINDA YAPILAN SÖZLEŞMELERİN İŞÇİ TEMİNİ NİTELİĞİNDE OLDUĞU MUVAZAA GEÇERSİZ FESİH İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, 18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/18815 Karar No. 2015/27192 Tarihi: 05.10.2015 İŞÇİ TEMİNİ HİZMET ALIM ADI ALTINDA YAPILAN SÖZLEŞMELERİN İŞÇİ TEMİNİ

Detaylı

Endüstri İlişkileri Kapsamında

Endüstri İlişkileri Kapsamında çimento işveren ocak 2010 Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Ekim-Kasım-Aralık 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 22 Ekim 2009 tarih ve 27384 sayılı Resmi Gazete de Çevre Denetimi

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 65003657/909 14/12/2016 Konu : 6745 Sayılı Kanun gereğince 2012/2 sayılı Genelgede Değişiklik GENELGE 2016/29 7/9/2016 tarihli

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2018/3896 Karar No. 2018/9503 Tarihi: 24.04.2018 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2 İŞİN ALT İŞVERENE İŞ YASASI KAPSAMIN- DA VERİLMİŞ OLMASININ MUVAZAA İDDİA- SININ

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURUL EĞİTİMİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURUL EĞİTİMİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURUL EĞİTİMİ Hazırlayan İLKER KIYAK Makine Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı ( A sınıfı ) 1 2 Eğitimin Amacı Katılımcılara; İşyerlerinde yasal mevzuata uygun olarak İş Sağlığı ve Güvenliği

Detaylı

HANGİ İŞLER İÇİN ASGARİ İŞÇİLİK İNCELEMESİ YAPILIR

HANGİ İŞLER İÇİN ASGARİ İŞÇİLİK İNCELEMESİ YAPILIR HANGİ İŞLER İÇİN ASGARİ İŞÇİLİK İNCELEMESİ YAPILIR Ersin UMDU* I-GİRİŞ 5510 sayılı Kanunun 85. Maddesinde; İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

DERS SAATİ ÜCRETLİ OLARAK İSTİHDAM EDİLENLERİN SGK İŞLEMLERİ TOPLANTISI

DERS SAATİ ÜCRETLİ OLARAK İSTİHDAM EDİLENLERİN SGK İŞLEMLERİ TOPLANTISI www.nku.edu.tr DERS SAATİ ÜCRETLİ OLARAK İSTİHDAM EDİLENLERİN SGK İŞLEMLERİ TOPLANTISI Varol BOZ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Şube Müdürü 1 Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/6705 Karar No. 2015/16192 Tarihi: 04.05.2015 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2016/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2 ASIL İŞİN TEKNOLOJİK NEDENLER VE

Detaylı

GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN KAVRAMLARI I. GENEL OLARAK

GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN KAVRAMLARI I. GENEL OLARAK GİRİŞ Alt İşveren - Asıl İşveren İlişkisi adını taşıyan çalışma öncelikle kavramları açıklamakta detayı ile de madde metni ve unsurlarına değinmektedir. Ancak öncelikle belirtmeliyim ki çalışma hayatının

Detaylı

İş Hukuku ve Temel Kavramlar. İş Hukuku. İş Hukuku. İş Hukuku. Yd Yrd. Doç. Dr. Rıza DEMİR

İş Hukuku ve Temel Kavramlar. İş Hukuku. İş Hukuku. İş Hukuku. Yd Yrd. Doç. Dr. Rıza DEMİR İş Hukuku ve Temel Kavramlar Yd Yrd. Doç. Dr. Rıza DEMİR İş Hukuku İş Hukuku Sistemi ve Unsurları İş Hukuku nun Kaynakları 4857 Sayılı İş Kanunu: Temel İlkeler ve Genel İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi

Detaylı

KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5952 Kabul Tarihi : 17/2/2010 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 4/3/2010 Sayı : 27511 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Tanımlar

Detaylı

ELAZIĞ VALİLİĞİNE (Defterdarlık) tarihli ve /12154 sayılı yazınız

ELAZIĞ VALİLİĞİNE (Defterdarlık) tarihli ve /12154 sayılı yazınız T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Sayı : 80755325-105.05.07-1116 09/02/2016 Konu : Geçici Personele Ek Ödeme Yapılması ELAZIĞ VALİLİĞİNE (Defterdarlık) İlgi : 09.10.2015 tarihli

Detaylı

Hizmet Alımı İhaleleri Mevzuatı

Hizmet Alımı İhaleleri Mevzuatı Hizmet Alımı İhaleleri Mevzuatı Eren TOPRAK Kamu İhale Uzmanı Giresun, 13 Haziran 2012 Mevzuatın Kaynakları 1) Ana Kaynaklar 2) Yardımcı Kaynaklar Mevzuatın Kaynakları Ana Kaynaklar 1) 4734 Sayılı Kamu

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, kamu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2, S.İşK/14 T.Ç YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/1032 Karar No. 2015/23731 Tarihi: 01.07.2015 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/2,6 1475 S.İşK/14 ALT İŞVERENLERİN DEĞİŞMESİ YENİ İHALE ALAN ALT İŞVEREN YANINDA

Detaylı

ASGARİ ÜCRET. Ancak, 5510 sayılı Yasanın 4/c maddesinde belirtilen kamu görevlileri için herhangi bir tavan bulunmamaktadır.

ASGARİ ÜCRET. Ancak, 5510 sayılı Yasanın 4/c maddesinde belirtilen kamu görevlileri için herhangi bir tavan bulunmamaktadır. ASGARİ ÜCRET Bilindiği üzere, 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun 82 nci maddesinde, bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek

Detaylı

ÇALIŞMA MEVZUATI İLE İLGİLİ BİLGİLER

ÇALIŞMA MEVZUATI İLE İLGİLİ BİLGİLER ÇALIŞMA MEVZUATI İLE İLGİLİ BİLGİLER 30.06.2012 Resmi Gazete 01.01.2013 yürürlüğe girdi KAPSAM Kamu ve özel bütün işyerleri Memur ve işçi bütün çalışanlar Çırak ve stajyerler de dahil İLGİLİ MEVZUAT 6331

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ İSG. Uzm. Ahmet ASLANCAN Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanlığı 1 İŞVERENİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ İLE İLGİLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ 6331 KANUNUNDAKİ TANIMLAR-1

Detaylı

Öğr. Gör. Halil YAMAK

Öğr. Gör. Halil YAMAK Ondokuzmayıs Üniversitesi Havza Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Programı 2018 2019 Güz Yarıyılı Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Dersi 3. Hafta Öğr. Gör. Halil YAMAK Yönetmelikte Geçen

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 24010506/031/90 31 /1/2017 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst sınırları ile bazı işlemlere esas tutarlar GENELGE 2017-5

Detaylı