Kontrast. Fotog raf Dergisi. ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kontrast. Fotog raf Dergisi. ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır."

Transkript

1 Kontrast 28 Mar t - Nisan 2012, Fotog raf Dergisi ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır.

2 1Bizden Biri Zuhal Türkkahraman Usta İşi Katsuo Takahashi Yukie Mashima, Aysel Altun 2 Kapak Fotoğrafı: Cem DEVECİOĞLU İçindekiler 4 Kısa Metraj 3B Canlandırmalar Üzerine 6 f/64 İki Alemin Seyri Özcan Yurdalan Eda Çalışkan, Can Ataç Söyleşi Mehmet Ünal Kontrast 5 AFSAD Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği Adına Sahibi Mustafa ERTEKİN Yayın Yönetmeni (Sorumlu Müdür) Koray OLŞEN Yayın Ekibi Aysel Altun Dora GÜNEL Nejla Can Güler Ayşe Saray Redaksiyon Ayşe Saray Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf 28 Sibel Acar, Mehmet Asatekin, Özgün Özer, Melih Uçar Fotoğraf Okuma Deniz Tokay 12 Grafik Düzenleme Mehmet N. Savcı Yönetim Yeri (Dergi İletişim) AFSAD Bestekar Sok. No: 28/21 Kavaklıdere Ankara Tel: Faks: GSM: İmece Fethi Sabunsoy Konuk Yazar Fotoğraf Sanatında Telif Sorunları 41 Söyleşi Süreyya Martin Kontrast Özlem Bora İlker Maga Kitaplık Fotoğrafı Eleştirmek Nejla Can Güler İki ayda bir yayımlanır. AFSAD ın ücretsiz yayınıdır. Baskı Mattek Matbaacılık Basım Yayın Tanıtım San. Tic. Ltd. Şti. Adres: Adakale Sok. 32/37 Kızılay - Ankara Tel: Basım Tarihi: Mart 2012 Yayın Türü: Bölgesel Süreli ISSN: Her hakkı saklıdır. Bu dergide yer alan; yazı, makale, fotoğraf, karikatür, illüstrasyon, vb. nin, elektronik ortamlar da dahil olmak üzere, kullanım hakları AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) a ve/veya eser sahiplerine aittir. İzin almaksızın, hangi dilde ve hangi ortamda olursa olsun, materyalin tamamının ya da bir bölümünün kullanılması yasaktır. Dergide yer alan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

3 1999 da asil üyeliğe kabul edildi. Dernek yönetiminde yazman ve saymanlık yaptı. Atölyeler kurulduktan sonra, İsa Özdemir soyut atölyesi ve İsmail Murşil toplumcu gerçekçi belgesel atölyesine katıldı. Merter Oral anısına, 10 Mayıs 2006 da Aydınlıkevler Yahya Özsoy İlköğretim Okulu nda işitme engelli çocuklarla ilgili Konuşan Fotoğraflar, 7-8 Ekim 2006 tarihinde Katık kağıt işçileri fotoğraf sergisinde yer aldı. Bir grup fotoğrafçıyla birlikte, Haziran 2008 de, Aşık Veysel anısına düzenlenen Yaşayan Halk Ozanları fotoğraf sergisini gerçekleştirdi. İçinde yaşadığımız ve bize dayatılan hayata itiraz etmek ve sorumluluk hissederek müdahil olmak için fotoğrafı seçtim. Zuhal Türkkahraman Antakya doğumlu. AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetim ve Planlaması lisans mezunu. Fotoğraf çalışmalarına 1993 te, AFSAD daki aday üyelik döneminde, sergi gösteri biriminde cam silerek başladı. Yine aynı birimin Doğanay Sevindik yürütücülüğünde müzik, Ali Rıza Akalın yürütücülüğünde teknoloji konulu yıllık sergilerine; 1999 da derneğin Yaşayan Ankara fotoğraf sergisine katıldı. Bizden Biri ZUHAL TÜRKKAHRAMAN

4 Usta İşi Yukie Mashima - Aysel Altun 2 Katsuo Takahashi Fotoğrafın olmazsa olmazını insanlık, güzellik ve bağlam olarak tanımlayan; hâlâ analog makine ile siyah-beyaz fotoğraflar çeken belgeselci Katsuo Takahashi, Tokyo da yaşamaktadır. Belgeselciliğini Konuyu anlamak ve fotoğrafçı ile öznesinin iletişimini vurgulamak olarak belirtip; Fotoğraf çekerken objektifimi insanların ifadelerine, ifadeleriyle anlatmak istediklerine yöneltiyorum, o zaman siyah beyaz fotoğrafın daha etkili olduğunu görüyorum şeklinde ifade etmektedir. Analog fotoğraf makinesi kullanan ve filmin yıkanmasından baskısına kadar tüm karanlık oda işlemlerini kendisi yapan Takahashi; Haber fotoğrafçısı değil, belgesel fotoğrafçı olduğum için bugüne dek hiç bilmediğim, görmediğim, bir başkasının hemen gerçekleştiremeyeceği farklı konuları araştırıp bulmayı seviyorum. Fotoğraf çekiminde ışık ve gölgenin etkisiyle hissettiklerimi ifade etmeye çalışıyorum. demektedir. Siklon fırtınasının hemen ardından bu doğa felaketini fotoğraflamak için Burma ya gider ve hükümetin tüm baskısına karşın direnen, zorlukla hayatta kalan ve felaketin tüm zorlu koşullarına karşın kendisine yardım eden insanları tanır. Onlar için bir şeyler yapmak isteğiyle, Japonya ya döner dönmez sıkı bir araştırmaya girişir ve Burmalı göçmenlerin yalnızca Çin, Thailand ve Malezya da değil, Japonya da da çok sayıda olduklarını saptar. Onları, bulundukları bütün ülkelerde hiç de kolay olmayan yaşam koşulları içinde fotoğraflayıp Burma nın içinde bulunduğu berbat durumu açığa vuran Takahashi, bu belgeselden sonra, güvenlik nedeniyle kendisini tanıtım şeklini değiştirir. Analog makine kullanan biri olarak sayısal fotoğraf konusundaki düşüncelerini şu şekilde belirtmektedir; Haber ve tanıtım fotoğrafçıları işlerinin hızı gereği sayısal fotoğrafı tercih ediyorlar. Belgesel fotoğrafçılar arasında az da olsa hâlâ film kullanmayı tercih edenler mevcut. Bana kalırsa sayısal fotoğraf ile analog fotoğraf; gerek konuya yaklaşım biçimi, gerekse kullanım özellikleri açısından farklılıklar gösteriyor. Ben, analog fotoğraf makinesi kullanan birisi olarak, deklanşöre basmak için gereken bedensel hareketi bile kullanılan makinenin yönlendirdiğini düşünüyorum. Sayısal fotoğraf makinesine oranla çok daha az sayıda, daha yavaş ve daha çok düşünülerek basılıyor. Görüntünün işlenmesi açısından da birbirinden çok farklı gereçler. Doğu kültürü ile yetişen Takahashi bunun, fotoğraflarına yansıması konusunda şöyle demektedir: Kültürel farklılığın fotoğrafıma etkisi konusunda benim bir şeyler söylemem

5 zor. Bununla birlikte şunu söyleyebilirim ki, konuyu doğrudan göstermektense, dolaylı yoldan göstermeye çalışıyorum. Konuyla izleyici arasına bir soluklanma alanı koyuyorum genelde. Örneğin, ölümü anlatırken kan ya da cesedi göstermek yerine, ölen kişinin hayattayken kullandığı bir şeyi ya da sevgilisinin fotoğrafını çekerek ölüm duygusunu ifade etmeye çalışıyorum. Bu yaklaşım biçimimde, bir parçası olduğum doğu kültürüne ait, doğaya tapınma ve reenkarnasyon gibi değerlerin etkisi olabilir. Fotoğrafı özel ve imtiyazlı bir yöntem olduğu için değil, ifade yöntemlerinden biri olduğu için ve yalnızca fotoğrafla anlatılabilecek bir konuya, yani, diyalog kurdukça fotoğraf üretilebileceğine inandığımdan seçtim. diyen Takahashi izleyenlere o kaçınılmaz anı sunma nın tartışmasız fotoğrafın gücünden kaynaklandığına inanmaktadır. Kaynak: Yukie Mashima tarafından Aralık 2011 tarihinde Takahashi ile yapılan söyleşi. Usta İşi Yukie Mashima - Aysel Altun 3 AFSAD Mart - Nisan 2012

6 İki Alemin Seyri f/64 Özcan Yurdalan 4 -I- Fotoğrafın teknik bir çoğaltma aracı olarak hayatımıza girmesi biraz zaman aldı. Biricik kopyalar halinde ortaya çıktığı ilk günlerde, daguerrotip fotoğraflar tam da Osmanlı gazetesinin tanımladığı gibi bir cilveli ayna ydı. Eline alıp oynatınca, efsun gibi, büyü gibi, içinde suretler belirip kayboluyordu. Ağırdı. Puslu, derin, tuhaf bir takım katmanların arkasına hapsedilmiş olan suret, daguerrotipin üstüne doğru ışık düşünce olanca cazibesiyle ortaya çıkıyordu. O ilk fotoğrafların ve fotoğrafın o efsane çağının üstünden çok zaman geçmemişti ki... Fotoğrafın teknik bir çoğaltım aracı olarak hayatımıza girmesiyle birlikte ideolojiler, iktidarlar, akıl kurma ve zihniyet yaratma mekanizmaları, bu muhteşem aracın imkânlarını keşfetmekte gecikmedi. Hemen sonra, W. Benjamin Fotoğrafın Kısa Tarihi nin üstüne Teknik araçlarla yeniden üretim (çoğaltma) çağında sanat diye lafa girince, işin sırrı da büyüsü de kaybolup gitti. Sonra zaten, bugünlere geldik; toz toprak içindeki bu günün göz gözü görmez hallerine; etrafında olup bitenleri göremeyenlerin geleceği görmekteki aczine... Hâlbuki biz, fotoğraf aracılığıyla bakmaya çalışıyorduk. Hem fotoğrafçılar olarak, yaşadığımız hayata, topluma, kendimize, bedenimize ve ruhumuza fotoğraf çekerek bakmaya hem de, birilerinin bir yerlerde, bir vakitler çektiği fotoğraflara bakarak, onların hayatı hakkında fikir edinmeye çalışıyorduk. -II- Bir vakitler fotoğraf çekmek ve fotoğraf bakmak daha önce yaşanmamış bir deneyimdi; çekenler çoğaldıkça bakanlar da arttı; görüntüler çoğaldıkça etraflarında kendilerine ait, bir başka atmosfer oluşmaya başladı. Yeni bir âlem kuruluyordu. Çekenler, bakanlar ve hem çekip hem de bakanlar iç içe geçip el ele tutuşarak bu yeni âleme adım attılar. Önce herkes için yabancı bir ortamdı burası ve içine her gireni, yarattığı yanılsamalar sayesinde gerçek olduğuna kolayca ikna edebiliyordu. Görüntülere inanmak için, görüntüler arasında yaşamak yetmeyeceği için, her kişinin, aynı zamanda, görüntü olması gerekiyordu. Oldu da. Olduk... Artık her birimiz, aynı anda, hem çeken hem bakan hem de görüntünün ta kendisi olandık. Sonra hep birlikte genişlettik, büyüttük, derinleştirdik bu âlemi, boyutuna boyut kattık. Var olduğumuzu, hem şimdiki zamanda hem de gelecekte kanıtlamanın başlıca aracı olan fotoğraf, benim ben olduğumu ispatlayacak en önemli vesika haline geldi. Benim ben olduğumu belgelemek için sihir kudretinde bir tuhaf, küçük akis. Acemlerin dediği gibi, akis. Benim ben olduğumu kanıtlayan yansımam. Ben değil yani, surete bağlı olan, sureti sayesinde var olabilen bir şey. Gidilmiş, görülmüş, yapılmış, edilmiş ne varsa hepsinin gerçek olduğunu kanıtlayan hayal, suret, akis, fotoğraf... Görüntülerin dünyası; varlığımızı sadece onun içinde yaratabildiğimiz kurmaca âlem... -III- Şimdiki zamanlarda, anasından doğanlar, iki dünyaya birden geliyor, bir çırpıda iki âlemin birden kapısından geçiyorlar. Bir, olanca hazları ve cefalarıyla toplumsallığın dünyasına giriyorlar; bir de, görüntülerin dünyasına. İşin tuhafı, birinin sınırının nerede bittiği, diğerinin nerede başladığı belli değil artık; aralarındaki fark günden güne silikleşiyor. Önceden çocukluk fotoğrafları, en fazla bebeklik fotoğrafları olurdu. Ama artık öyle değil. İki âlemli bu hayata gelmeye hazırlananlar daha ana karnındayken görüntüleniyor. Ama asıl, anasından doğarken fotoğraf çektirenlerin sayısı hızla artıyor. Doğum anında çekilen bu fotoğraflar, görüntüler âlemine kabul ritüeli, bir tür giriş vizesi, vaftiz töreni. Önceden dünyaya gelenler, geleneklerle örülmüş irili ufaklı törenlerle karşılanır, adetler yerine getirilirdi ya artık bunlar yetmiyor; görüntülerin dünyasına da layıkıyla giriş yapmak gerekiyor... Bir akis, suret, görüntü, yansıma gerekiyor. Lafın kubbesini dikerken Bu dünya gerçek mi ki, yansımalarından ibaret görüntüler dünyası gerçek olsun diye soru düşenler çıkabilir ki, onları, algılardan mürekkep bir başka âlemin labirentinde uzun bir yolculuğa uğurlamaktan başka bir şey gelmez elimizden. Biz, girdaplarında boğulup durduğumuz toplumsallığın, hızlandıkça anlamsızlaşan zamanın ve ellerimizin arasından kayıp giden hayatların çaresizliğiyle muzdaribiz; görülenler dünyasını seyrederken, bir taraftan da suretini çıkarmakla meşgulüz. Hepsi bu kadar, böyle bir seyir hali yani.

7 3B Canlandırmalar Üzerine İlkel yaşamla beraber başlayıp, günlük hayatımızın tam ortasına yerleşiveren canlandırma (animasyon), artık, hareketli görüntünün zorunlu bir parçası olarak algılanmaya başlandı. Eskilerde zorunluluk hissi veren televizyon reklamları bile, şimdilerde izlemekten keyif aldığımız birer mini TV Show a dönüştü. Bilgisayarın hayatımızdaki yeri ve son yıllarda bu konuda geliştirilen programların detaylandırılması ile işler biraz daha kolaylaştı aslında. Ürettiğimiz hareketli görüntülerde, odaklanılmasını istediğimiz noktalarda canlandırma kullanımı, ilgiyi artırmak ve devamlı kılabilmek için iyi bir yöntem halini aldı. Önceleri çekimleri çok zor olan ve filmlerde kullanımı imkansız gibi görünen bazı sahnelerin üç boyutlu canlandırma teknikleri sayesinde film endüstrisinde yerini alması, sektörün hızla gelişmesini sağlamıştır. Örneğin, hükmedilmesi imkânsız vahşi doğa hayvanlarının, bizlerden biriymiş gibi hayat bulması, yüksek maliyetlerle yaratılması mümkün bir patlama sahnesinin ya da binlerce figüranın yer alması gereken savaş sahnelerinin, üç boyutlu canlandırma teknikleriyle birkaç günde bilgisayar ortamında çekilebiliyor olması elbette tekniği son derece cazip hale getiriyor. Günümüzde üç boyutlu canlandırma hemen her türlü görsel medya endüstrisine girmiş durumda. Bu canlandırma tekniği, sadece hayal gücünün olanakları aştığı durumlarda imdadımıza yetişmekle kalmaz, bilimsel araştırma ve planlamalar için de vazgeçilmezler arasındadır. Bol aksiyonlu sinema filmlerinden göz alıcı televizyon reklamlarına, gerçekçi bilgisayar oyunlarından, fotogerçekçi ( photorealistic, yani bir fotoğrafın gerçekçiliğine sahip çizim) mimari planlamalara kadar pek çok alanda üç boyutlu canlandırma ve bu canlandırmaların yaratıldığı programların yeteneklerine şahit oluyoruz. Bilgisayar ortamında oluşturulmuş ve farklı amaçlar için kullanılan bu tarz görsellerin tümüne Bilgisayar Üretimi Görüntüler (Computer-Generated Images) denilmekte. Konu üç boyut olunca, anlaşılması gereken en önemli noktalardan birisi; canlandırma ile çizimin arasındaki farktır. Üç boyutlu canlandırmalar ile üç boyutlu bilgisayar çizimlerinin farkını, video ile fotoğraf arasındaki farka benzetebiliriz. Üç boyutlu çizimler; yalnızca tek kareden oluşan, bilgisayar ortamında oluşturulmuş bir ortamın veya bir modelin bir anlık görüntüsünden oluşur. Ancak üç boyutlu canlandırmalar; bilgisayarda yaratılan model veya çevrelerin, zamana göre yer veya şekil değiştirmesi sonucu oluşan video sekanslarıdır. Tahmin edilebileceği gibi, üç boyutlu canlandırma oluşturmak, tek kare üç boyutlu çizimden çok daha fazla zaman alan bir süreçtir. Elbetteki modelleme denilen canlandırmanın ilk aşaması, canlandırılacak nesnelerin yaratımı için gereklidir; ancak daha sonra bu yaratılan modelin hareketleri, bilgisayar programlarının karmaşık fizik kanunlarını hesaplamaları sonucu oluşur. Günümüzde artık son kullanıcıya hitap eden üç boyutlu canlandırma programları birçok karmaşık fizik kuralını oldukça gerçekçi olarak canlandırabilmektedir. Bu alana daha önceden aşina olanlar, 3Ds Max, Maya, Blender, Cinema 4D gibi programların isimlerini duymuşlardır. Bu tarz programlar, belirli amaçlar doğrultusunda, son kullanıcıya üç boyutlu iş üretme imkânı tanımaktadır. Bir çoğu çok pahalı olan bu yazılımların son dönemlerde açık kaynak kodlu ve ücretsiz olan çeşitleri çıkmış ve birçok yetenekli insana yaratıcılıklarını test etme olanağı sunmuştur. Ancak, unutulmaması gereken, bu programların ilk etapta öğrenilmesi çok kolay olmayan, ancak profesyonel yardımla çok hızlı ve kolay öğrenilebilen programlar olduğudur. Kısa filmciler arasında da son zamanlarda, özellikle Amerika ve Avrupa da oldukça yaygınlaşan üç boyutlu canlandırmalar, belli bazı teknikler ile kolayca video içerisine eklenebilmekte ve filmin izleyicisine keyifli dakikalar yaşatabilmektedir. Hatta son birkaç yıldır bu yöntemler öylesine gelişmişlerdir ki, yok denebilecek kadar düşük bütçeli bazı kısa metraj filmlerin görsel efektleri, milyon dolarlar harcanarak yapılan bol efektli Hollywood filmlerinin efektleri ile yarışır hale gelmiştir. Bazı film festivallerinde bu tarz sürpriz sonuçlarla karşılaşmaktayız. Türkiye de de kısa film üretenler yavaş yavaş üç boyutlu canlandırmanın gücünü kavramış ve onları filmlerine eklemeye başlamışlardır. Özellikle, üniversitelerin iletişim fakültelerindeki öğrenciler bu son teknoloji canlandırma programlarına oldukça yoğun ilgi göstermekte ve yaratıcıklarının sınırlarını zorlamaktadırlar. Blender gibi bedava olan ve nerdeyse, aynı kategorideki binlerce dolar tutarında olan diğer canlandırma programları ile yarışan yazılımlar sayesinde kullanıcılar, hatırı sayılır canlandırmalar yapabilmektedir. Canlandırma, film teknolojisinin olmazsa olmazı olarak sektörün tam göbeğinde yer bulmuştur. Teknolojinin ilerlemesiyle, eskiden aylar süren çalışmalar şimdi yalnızca birkaç günde çözülebilir hale gelmiştir. Üç boyutlu canlandırma, film karelerinin tadına tat kattı diyebiliriz. Bol ışıklı, sinema dolu günler... Kısa Metraj Eda Çalışkan - Can Ataç 5 AFSAD Mart - Nisan 2012

8 Mehmet Ünal Söyleşi Kontrast yılında Çanakkale de doğdu. Bakırköy Halk Evi nde tiyatroya amatör olarak başladı. LCC Tiyatro Okulu nda eğitim aldıktan sonra, yine oradan ayrılan grupla birlikte tiyatro eğitimini geliştirmeye çalıştı sonbaharında, kendi deyimiyle: Aşkının peşinden Federal Almanya ya gitti ve oraya yerleşti. Orada tiyatro yapma olanağının kısıtlı olduğunu anlayınca, fotoğrafa olan ilgisini yoğunlaştırdı, Türkçe ve Almanca yayınlanan günlük, haftalık veya aylık dergi ve gazeteler için serbest olarak çalışmaya başladı. Ünal, özellikle, portre fotoğrafçılığında, gerek ülkemizde gerekse Almanya da saygın bir yer edinmiştir. Bazı söyleşilerinizde, fotoğrafa yönelmenizdeki en büyük etkenin Almanya ya gitmeniz ve orada yaşadığınız iş sorunları sonucu olduğunu söylüyorsunuz. Daha öncesinde fotoğrafa ilginiz yok muydu? Almanya ya göç etmeden önce tiyatro adamı olarak yetiştirilmiştim. Tiyatro adamı bizim anladığımız kadarıyla, tiyatroda her işi yapan kişi olarak anlaşılıyordu. Başrol ya da kıçrol düşünülmeyen bir kişilik li yılların başında, vizörü karanlık olan Rus malı makinem vardı. Bununla sadece anı fotografları çekiyordum. Daha ileri düşüncelerim yoktu. Ancak İstanbul sokaklarında gördüklerimi çekmekten geri durmuyordum. Karanlık odam bile vardı. Yine de tiyatrodan başka bir şey düşünemiyordum. Eğitimim bana, tutkunun ne anlama geldiğini, öyle olmam gerektiğini benimsetmişti. F. Almanya ya gittiğimde, öncelikle tiyatrolarda iş aradım. Ancak dil bilmemek bir engel olarak sebeplendiriliyordu. Oysa ben, hangi dil olursa olsun, rolümü ezberleyebileceğime emindim. Ancak orada bu düşüncenin geçerli olmadığını saptadım. Başka işler aramaya koyuldum. 750 firmaya (her türden iş için) dilekçe gönderdim. Bir firma işe alacağını muştuladı Orada bir gün hammal olarak çalıştım. Daha fazla dayanamadım. Bu arada eşim bana, üzerinde 50 mm objektifi olan bir fotograf makinesi almıştı. Çevremde, önüme gelen her objenin fotografını çekiyordum. Dışarıda bastırdığım fotograflar hoşuma gitmeyince, minik bir karanlık oda düzenledim. Eski bilgilerim, yeni bilgilerle harmanlanınca ve malzeme çeşitliliği bollaşınca, ortaya çıkan ürünler çevremde ilgi görmeye başladı. Her gün dil okuluna giderken, okuduğum Türkçe gazetelerden birinde, Muhabir aranıyor başlıklı bir haber gördüm. Hemen telefon ettim. O gün okulu astım ve gazeteye gittim. Şef editöre: Bu civarların en iyi foto-muhabiri benim dedim. İnandı, ya da inanmış rolü yaptı ama işe alınmıştım. Parça başı foto-haber üretecektim. İki hafta içerisinde haberlerimle baş sayfaya geçtim. Türk işçilerinin çalışma ve sosyal yaşamlarının her sahnesine girmeye başladım. İşte 35 yıl sürecek bu macera böyle başladı. Almanya ya gitmek size başka ne gibi yenilikler kattı? Ben 27 yaşında Almanya ya göç ettiğim için, benliğim burada biçimlendi. Dil öğrenmem, Alman şair ve düşünürlerini kendi dillerinde okumam, doğal olarak beni derinden etkilemiştir. Yenilik olarak bir şey tespit edemiyorum. Kişisel yoğrulmamın burada, İstanbul da olması, büyük kazanım. Gerek yaşam tarzımla, düşünce tarzımla buradaki yaşamı orada sürdürdüm. Artı olarak dili kazandım. Orada yaşadığım zorluk ve kolaylıkları burada da yaşıyordum. Dünya görüşümde bir farklılık olmadığı için fotograf görüşümde de bir farklılık yaratmadı. Yaşam tarzım, okumak, gezmek, yemek-içmek, dost edinmek, güncel olaylara karşı hassas olmak, yaşamla iç içe olmak, vb. tutkularımda hiçbir değişiklik yaratamadı... Fotoğrafa başladıktan sonra herhangi bir eğitim aldınız mı, bulunduğunuz yere nasıl geldiniz? Sadece kendi kendimi eğittim. Kendi olanaklarımla büyük bir kütüphane oluşturdum. Almanya da pek güzel ve gelişmiş olan kütüphane sistemini, orada çalışanları bıktıracak (aslında seviniyorlardı, neticede iyi kullanıcıydım) derecede kullanıyordum. Öte yandan tiyatro çıkışlı olmamı başlıca neden olarak söylemem gerek, Yap-boz sistemi

9 ile öğrenirim, artık bitti diyebilmem güçtür. Çünkü tiyatroda emprovizasyon öğrendim. Araştıra araştıra sonuca varmayı pek severim. Eğitim kurumlarında bir çerçeve konuluyor. Birisi anlatıyor, diğerleri öğreniyor. Ben buna razı olamam. Hatta kendim eğitimci konumunda olsam bile, oraya gelenlerle bir sonuca varmayı, kendime hedef olarak alırım. Bu konuda epey tutucuyumdur. Başka sisteme inanmam! Yabancı bir ülkede, bir sanat dalında var olmaya çalışmak nasıl bir durum? Hayatınızda tiyatro devam etseydi, fotoğraf da olur muydu? Fotoğrafı; kendini ifade etme olarak kabul edersek, kendinizi ifade şekliniz tiyatro mu fotoğraf mı olurdu? Bu konu için söylenecek çok şey olsa da, kafaları karıştırmadan yanıtlamayı denemeliyim. Zor durum! Alman fotograf camiası ve fotograf editörleri tarafından sürekli Türk fotografçı olarak tanımlanıyordum. Bu hoşuma gitmiyordu. Öncelikle bana Türkleri içeren konuları öneriyor, sanki başka bir konu çekemezmişim gibi davranıyorlardı. Nedenlerini yazmadan önce, ülkemden de bir örnek vermek istiyorum. Burada da Türk fotografı tanımlaması kullanılıyor. Bu da sakat bir yaklaşım. Fotograf, fizik ve kimyanın bir araya getirilmesi ile oluşuyor. Bilimin milliyeti olamayacağına göre, Türk fotografı (veya başka) demek bana abes geliyor. Fotografçı, yaşadığı ülkeye göre bir norma giriyor. Milliyeti onun kendisine, fotografına bir derinlik getirmiyor, kazandırmıyor. Yaşadığı, öğrendiği, biçimlendiği kültür onun yörüngesini çiziyor. Hele hele, ülkemizde fotografta isim yapmış büyük ağabeylerimizin bu ipte cambazlık yapmaya girişmesi, çekilmez bir ortam! Sorunuzun ikinci bölümüne şu yanıtları verebilirim: Orada, fotografa yoğunlaştıktan sonra tespit ettiğim konulardan en başlıcası tiyatroyu bırakmamam idi. Tiyatroda bir öykü anlatılır. Ben bunu fotografa devretmiştim. Fotograflarla öykü anlatmaya başladım. Bu nedenle, benim yaşamımda tiyatro-fotograf ikilisi hep mevcut olmuştur. Asıl meselem: Yaşamla ilgili öyküler anlatmak. Dolayısı ile ikisine de hâlâ aşığım! Çekilen her fotoğraf tarihe düşülen bir not ise, sizin arşiviniz bu anlamda önemli bir belge niteliği taşıyor mu? Bu arşiv için özel bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Benim arşivimin hangi değerde olacağı zamanla ortaya çıkacak. Çok doğaldır ki, ben çekimlerimi yaparken, tarihten bazı sayfaları süslemeyi düşünüyordum. Özellikle 35 yıldan beri Federal Almanya ya Türk göçünü çekerken, bunu düşünüyordum. Sosyal belgeselci olduğum için, Göç fenomeni nin bir parçasını çektiğimi düşünmeyi sürdürüyorum. Bence, ülkemizden Almanya ya göç tarihsel bir olay. Yerküremizde göç olayı, günümüzde daha da güncel. Ancak, yeryüzünde Türkiye den Almanya ya göçün ayrı bir yeri var. Yeryüzünde ilk kez, ülkelerarası bir antlaşmanın sonucu kitlesel göç gerçekleşti. Şimdilerde sadece Almanya da üç milyon Türk vatandaşının yaşadığından söz ediliyor. Başlangıçta, göç veren ülke ile göç alan ülke pek memnunlardı. Birisi için iş gücü olarak algılanan bu kitlenin, ki yıllar sonra onların İNSAN Konuk Yazar Ahmet Gökhan Demirer Söyleşi Kontrast 7 AFSAD Mart - Nisan 2012

10 Kontrast Söyleşi 8 olduğu anlaşılacak; bazı Alman entellerin: İş gücü çağırdık, insan geldi demelerine neden olacaktı. Göç veren ülke için de bu insanlar döviz makinesi olarak algılandı. Bazı araştırmacıların sözleri bunlar. Katılmamak elde değil. Tüm bunları göz önüne alırsak, ben kendi işlerimi, Almanya ve Türkiye nin, ortak sosyal tarihimizin bir bölümü olarak algılıyorum. Her iki ülkenin tarihi için gerçekten çok önemli. Geçen yıl, Almanya ya göçün 50. yılıydı. Otuzbeş yıldan beri çektiğim göçmen Türk işçilerden bir sergi yaptım. Daha gelişkin olabilirdi, şayet içinde bulunduğumuz zamandaki Almanya ve Türkiye hükümetindeki kültür sorumluları, bunu kendi meseleleri haline getirmek isteselerdi. Sonuç olarak 50 yıl sonra, Türk işçilere sadece ve sadece döviz yumurtlayan tavuklar gibi baktıkları görüşü bir kez daha tasdik edilmiş oldu. Kısa kesmeliyim... Her Yerde Yabancı Olmanın, Ne Demek Olduğunu, Sen Bilmezsin! ve Nereden Geldik, Nereye Gidiyoruz konulu çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Buna benzer başka çalışmalarınız oldu mu? Bundan sonra da sosyal içerikli konularda mı çalışacaksınız? O, Almanya da gerçekleştirdiğim ilk sergimdi. Pek sevildi. Bu bana cesaret verdi. Onu diğerleri takip etti. Son olarak da, bu konuyla ilgili olan 35 yıllık uğraşımın sentezi Memleket Almanya (Heimat Deutschland) sergimi gerçekleştirdim. Bu sergi

11 hâlâ futbol maçı tarzında tartışılıyor. Karşıt da olsa, tartışırken birbirlerinin söylediklerine prim vermiyorlar... kısa kesmeliyim.. Uzun soluklu projeler ne kadar vaktinizi alıyor? Bir projeye başlarken, ne kadar süreceğini saptayamam. Ancak, kendimden şu örneği verebilirim: Bir proje önce kafamda, beynimde oluşmalı. Konuyu beyinde çözemezsem fotograf çekemem. Öykü anlatamam. Fotografla öykü anlattığına inanan ben, öncelikle bunun bir başının, bir ortasının ve bir sonunun olması gerektiğini düşünürüm. Sergilenen fotograflar birincisinden sonuncuna dek, benim anlatmak istediğim gibi izlenmeli düşüncesinden hareket ederim. Sergiyi asarken de böyle tasarlarım. Bu yaklaşım, bazılarına klasik gelse de, benim için geçerlidir. Bazı projelerimin, sadece düşünce kısmı 5-10 yıl sürmüştür. Bu süre bittikten sonra, gerisi sadece ve sadece teknik uygulamadır. Gene de fotografları çekerken, kan ter içinde kalırım. Sırtımdan terler akar. Çünkü portre çekiyorum. Şakası yok! Bir kare ile, karşındaki insanın tümünü anlatmak gibi bir dert var. Milyonda bir bile yanlışlık yapmamak gerek! Hele; portresini çekeceğin insana haksızlık etmeyi günah sayarım! Çalışmalarınız portre ve işçi fotoğrafları üstünde yoğunlaşmış diyebilir miyiz? Evet ise neden? Söyleşi Kontrast 9 Almanya da hâlâ devam ediyor. On kadar kentte sergilendi ve 7-8 kente daha gideceği bildirildi. Ülkeme hâlâ gelemedi. Sebep ise Paramız yok! Herhangi bir kültür kurumu benden daha az gelire sahipse, onlara bu sergiyi hediye edebilirim. Evet, sosyal içerikli konular hep tercihim oldu. Artık başka tercihlere girmek istemiyorum. Bu konular benim için iyidir. Gerçi zamanımızda bu duruşa kem gözle bakılıyor. Bunu; bu tür bakanların veya yorumlayanların özürü olarak değerlendiriyorum. Ya da aslında sosyalleşmek istiyorlar da beceremiyorlarmış gibi bir durum söz konusu... Ancak hiçbir şey tek başına gelişmiyor. Yaşadığımız ortamdaki ekonomik-politik-sosyal-kültürel durum bu görüşleri etkiliyor. İnsanı etkiliyor. Süregiden yaşamın içerisinde anarşik düşüncelere yer verilmiyor. (Sadece erki elinde tutanlar tarafından değil.) İnsanlar, dillendirmelerine karşın, kendisinden olmayan düşüncelerin yaşamasını istemiyor. Hele, hele ülkemizde, politik-sosyal-kültürel tartışmalar bile, İşçi fotografları çekmek, kendimle ilgilidir. Babam inşaat ustasıydı. İşinin zorluğuna birebir tanık oldum. Birinci ve başlıca neden geldiğim sosyal katmandır. İkinci neden ise, Almanya ya gittiğimde, Türk göçmenlerin orada gördüğüm çalışma ve yaşam koşulları olmuştur. Buraya, izine geldiklerinde, dış görünümleri yanlış bilgiler içeriyor: Temiz giyimler, otomobiller, vesaire... ama orada en altta çalışıyor, yaşıyorlardı. Bu duruma karşı sorumluluk taşımak istedim. Nedeni beni kişisel olarak da ilgilendiriyordu. Herkes oraya gitmeye can atıyordu. Demek ki onların bu durumunu bilmediklerinden, daha önce (benden önce) çekilen fotograflarda başka bir duygu işlenmişti. 35 yılda beş ayrı proje ile, yaşamlarının tüm bölümlerini çektiğimi düşünüyorum. Ben bu kadarını yapabildim. AFSAD Mart - Nisan 2012

12 Söyleşi Kontrast Portre çekimleri insanlarla yakın olmanızı gerektiriyor. Nasıl bir iletişim içine giriyorsunuz bu süreçte? Uzaktan, tele vb. ile yapılan çekimler hakkında ne düşünüyorsunuz? 10 Tele objektifim oldu, ama kullanamadım. Beceremedim. İki üç kez satın aldım, tekrar sattım. Tele objektif ile portre çekenler HIRSIZDIR! Hırsızlık bir cürümdür! En güzel portrelerimi 50 mm objektifimle çektiğimi düşünürüm. Çoğunlukla portresini çekeceğim insana önce selam veririm, halini hatırını sorarım. Makinemi hemen göstermem. Onun bana, benim de ona güvenmemiz gerekir. Sohbet iyi giderse, bazen hiç fotograf çekmem. Sohbet, benim için fotograftan daha önemlidir. Karşıma aldığım, beni karşısına alan, benimle konuşan insan önemlidir. Fotograf değerini yitirir. Zaten fotografa bu denli değer yükleyen tek kişi vardır, o da, fotografçının ta kendisidir. Çok önemli işler yaptığına inanır. Ben de inanırım, ama öncelikle karşımda duran insana saygılı olmak isterim. Fotografını çekeceğim kişi ile o, anlatması güç iletişimin olduğuna inandığım portrelerim iyi olmuştur. Diğerleri anı fotografı bile olamamıştır. Çalışmalarınız siyah beyaz ve analog? Neden? Dijital teknoloji ve fotoğrafa etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyah-beyaz ve/veya analog, meselesi üzerine tartışmalar gittikçe azalıyor. Kendisine fotograf makinesi aldığım onbir yaşındaki torunuma, ikisi arasındaki farkı nasıl anlatabilirim? Bilemiyorum,onun bu tür bilgilere gereksinimi olup olmadığına bile karar veremiyorum. Hatta gereksiz bilgilerle neden kafa yormalı, diye düşünüyorum. Bence dijitalin getirdiği tek kötülük şu: Eskiden fotograf aygıtlarını kullanmak için, belli bir derecede fizik ve kimya bilgisine sahip olmak gerekiyordu. Yeni teknoloji, yeni fotograf aygıtları, öğrenilmesi gereken fizik bilgilerinin bir kısmını gereksiz kılıyor. Artık, yüz yıl önceki KODAK reklamı gibi Sen Düğmeye Bas, Gerisini Bize Bırak! tam anlamıyla uygulanıyor. Bütün mesele bu kadar. Ama, aynı o tarihlerdeki gibi, tehlikeli! İÇERİKLİ, öyküsü olan fotograf çekmek, çekebilmek konusunda bir değişiklik olmadı. Ve pek değişeceğini de sanmıyorum. ANA MESELE BU! Düğmeye bas-

13 mak kolaylaşsa da, herkes fotograf çekiyor olsa da, ortalıkta fotograf yok! Ben dahil, öyküsü olmayan insan, fotograf çekemez. Sadece deklanşöre basar, bir takım görüntüler elde eder. O kadar! Diğer bir konu: Fotograf eskisi kadar neden değer bulmuyor? Böyle bir soru aklımıza gelmiyor? Neden tartışılmıyor? Evet, bunu da tartışmak, ele almak gerek. Peki, sizin için Mehmet Ünal ın gözleri diyorlar. Buna ne diyorsunuz? Bu tanımlamayı, bir kitabıma önsöz yazan, artık aramızda olmayan, Yazar Fakir Baykurt yapmıştı. Kendisi de öykücü olduğu için, bu tanımlamayı yakıştırdığını söylerdi. Hatta biraz da öykü yaz! diye heveslendirirdi. Yazdıklarım ve hatta yayınlananlar da oldu... Böyle bir tanımlamaya sevinirken, aynı zamanda büyük sorumluluklar da sırtıma bindi. Sanatta, özellikle fotografta, bu gibi bir sonuca ulaşmak, bir duruş kazanabilmek önemlidir. Bence duruşu olmayan fotografçının da ne yaptığı meçhuldür. Şimdi ise bunu korumanın zorluklarını yaşıyorum... Fotoğrafa nasıl bakıyorsunuz? Onu önemli kılan nedir sizce? Bu konuda yanıtlarım uzun olabilir. Yukarıdaki yanıtlarımın bir kısmı da buna dönüktü. Yaptığım her şeyin insanlıkla ilgili olmasını isterim. Zaten insanoğlu, dünyada varolduğundan beri, ilkelliğine son verememiş... İtişip kakışmalar, savaşlar sürmekte... Bu olayların içerisinde fotografa önem yüklemek zor geliyor lı yıllardaki savaşlardan bazı fotografların, savaşı sonlandırdığına tanık olmuştuk. Günümüzde, her olayın fotografı çekilebiliyor; ancak insanları harekete geçiren bir fotograf nedeniyle, bir kötülüğün sona erdiğine şahit olamıyoruz. Savaşlar, baskılar, ölümler sürüyor... vicdan mı azalıyor, nedir? Söyleşi Kontrast 11 Umarız azalmıyordur. Gelecekteki projeleriniz ya da hayallerinizden bahseder misiniz? İki yıldır, bana biçim veren kentte, Istanbul da yaşıyorum. En az yirmibeş konunun çekilebileceğini not almışım, hiç birine başlayamadım. Nedenlerini de açıklayamaz oldum. Hele ülkemizde insanlarımızın bu işi basite alması, daha da acı veriyor. Son zamanlarda web siteme bakan bazı insanların moda sorusu : Bu fotografları siz mi çektiniz? Ben bu sorunun neden türediğine yanıt veremiyorum... Hayallerimin, insanlığın hayallerinden farkı yok. Acıları engelleyelim; BARIŞ içinde, huzurla, hep birlikte, rengine, ırkına, dinine, dünya görüşüne aldırış etmeden yaşayalım. Friedrich Nitzsche: UÇURUMLARI SEVENİN KANAT- LARI OLMALI der. Kanatlarımızı takarsak, belki insanlığa faydalı fotograflar çekebiliriz! AFSAD Mart - Nisan 2012

14 Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf 12 Mimari Fotoğrafa Sistematik Bir Bakış 19. yüzyılın merak eden ve araştıran düşünce yapısı, bir yandan fizik (optik) öte yandan kimya (foto-duyarlılık) verileriyle uğraştı ve teknolojik bir sonuç olarak görüntünün tespit edilmesini sağladı. Ancak, bilim adamları için bir meydan okuma olan bu yeni teknoloji, gerçek anlamını, kullanıcının eline geçtikten sonra edinmeye başladı. Her yeni ortam (medya) gibi, fotoğraf da farklı amaçlarla ve farklı dillerle kullanılabileceğini kısa sürede gösterdi. Niépce in 1826 da, balkonunda çektiği ilk deneysel fotoğraftan sadece birkaç yıl sonra, kullanıcıların fotoğraf olgusuna mekanik bir saptama tekniğinin yanısıra, yaratıcı bir ifade aracı olarak yaklaştıkları bir gerçektir. Bu ikili yaklaşım, bazı altbaşlıkların da oluşmasıyla, tüm fotoğraf tarihinde izlenebilmektedir. Bunun, mimari fotoğrafta, fotoğrafın öznesi olarak mimari ve fotoğrafın nesnesi olarak mimari olarak ifade edilebileceği kanısındayım. Üçüncü bir kategori ise; fotoğrafın arka planı olarak mimari başlığında düşünülebilir. Bu başlıkları açmadan önce, yaklaşımlar arasında keskin çizgiler olmadığını, birçok yapıtın her üç yaklaşımın ara kesitlerinde değerlendirilebileceğini de belirtmem gerekir. Mehmet Asatekin resim-minyatür konvansiyonları ortaya çıkmıştır. Rönesansla beraber gelişen perspektif teknikleri retinal imgeyi tuale aktarmayı amaçlamıştır ve fotoğraf bu aktarmayı kendiliğinden yapabilmektedir İşte ilk tuzak budur. Bu tuzağın varlığını farkeden fotoğrafçı, çeşitli teknik geliştirmelerle retinal imge - algılanan mekân (yapı) arasındaki bariyeri aşmaya çalışmıştır. Örneğin, perspektif kontrollü fotoğrafçılık. Retinal imgede (perspektifte) cisimler uzaklaştıkça küçülür, gözden uzaklaşan çizgiler birbirine yaklaşır. Algılanan imgede ise beyin bu olguyu çeşitli psikolojik faktörlerle (örneğin, boyutsal sabitlik) kontrol eder ve cisimlerin oldukları gibi algılanmasını sağlar. Perspektif kontrolü burada bir ara yol bulmayı amaçlar. Yani, retinal imgeyi boyutsal sabitlik yönünde değiştirir. Fotoğrafın öznesi olarak mimari En kısa şekilde denilebilir ki fotoğraf, mimarlık eserlerinde, bu yapılarla ilgilenenlere bilgi vermek için, kullanılabilir. Diğer bir deyişle, fotoğraf, mimarlık dokümantasyonu için bir araçtır. Mimari fotoğrafın temel referansının bu seçenek olması gerekir. Bu, kuşkusuz, yaratıcılıktan uzak bir üretim anlamına gelmez. Aksine, cevaplaması gereken kısıtlamalar açısından, fotoğrafçının yetenek ve yorumuna en çok yer veren uygulamadır. Üç boyutlu, mekân algılamasının çok önemli olduğu bir disiplinin çıktısı olan yapıları iki boyutta aktarabilmek ciddi bir meydan okumadır. Konu hiçbir zaman makineyi binaya doğrultup deklanşöre basmaya indirgenemez. Öte yandan, fotoğraf böylesi bir indirgemeyi olağanlaştıracak tuzaklarla doludur. Teknik olarak bakıldığında fotoğraf, retinadaki imgeyi tespit etmeyi sağladığı için gerçeğe en yakın saptama yöntemi olarak görülebilir, görülmektedir. Oysa, algılama süreci retinal imgeyi görsel deneyim olarak biçimlendiren etmenlerle doludur ve sırf bu yüzden rönesans öncesi görsel sanatlarda karşılaşılan Buna bir örnek: New York taki ünlü Flatiron yapısının fotoğraflarıdır. Yapının olağan fotoğrafı ilk fotograftaki gibidir. Yukarı bakan bir kişinin retinal imgesi veya yukarı dönük bir makinenin çekeceği bir kadraj. İkinci fotografta ise yapının perspektif kontrollü bir görün-

15 tüsü yer alıyor. Burada yapının kenarlarının paralelliği, ince-uzun mimari karakteri daha iyi vurguluyor. Alfred Stieglitz in 1903 tarihli fotoğrafında da aynı uygulama izleniyor. ki, mimarlık fotoğrafının temel amacı yapının mimari değerlerini olduğu gibi yansıtmaktır. Fotoğrafın nesnesi olarak mimari Mimari eserlerin fotoğrafını çeken birçok fotoğrafçı için bina, kadrajda yer alan ve fotoğrafın kompozisyonunu oluşturan nesnelerden biri olmaktan öteye gitmez. Fotoğrafı bir dokümantasyon aracı olarak değil, plastik yaratıcılık ve ifade aracı olarak ele almayı tercih eden yaklaşımda mimari eser, fotoğrafın grafik yapısına ışık, gölge, leke, çizgi, renk vb sağlayan bir kaynaktır. Paul Strand ın ünlü Gölge fotoğrafı mimari bir öğeden, teras korkuluğundan, tamamen soyut bir kompozisyon oluşturmuştur. Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf 13 Harici mimarlık fotoğraflarında, perspektif kontrolü, ortografik projeksiyona alışık mimarların yatkın olduğu bir görselliği doğruladığı için de tercih ediliyor olabilir Dâhili fotoğraflarda ise, genellikle böyle bir kısıt bulunmaz. Dâhili mimarlık fotoğraflarında sorun daha çok normal objektifin görüş açısının darlığından kaynaklanır. Normal objektif gözün perspektifini benzeştirse de, göz aslında periferik vizyon nedeni ile fotoğrafın kadrajından fazlasını görür. Bunu sağlamak için geniş açı kullanımı belli bozulmalara ve dolayısı ile gerçekdışı algılamalara sebep olabilir. Ancak, unutulmamalıdır AFSAD Mart - Nisan 2012

16 Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf Söyleşi Aysel Altun - T. Deniz Çakır Bu yaklaşımdan sayısız örnek bulunabilir. bir çevrenin önemli öğeleridir mimari yapılar. Bunun en güzel örneklerini Henri Cartier-Bresson da görmek mümkündür. İnsanı ve yaşamı dramatik bir olgu içinde yansıtan Cartier-Bresson için o dramı içeren sahne nin dekorlarıdır yapılar. Hazırlanmış mizansen fotoğraflarında da mimari böyle kullanılabilmektedir. Bu noktada etken faktör, mimari eserin çevre içinde yarattığı düz anlam veya yan anlamdır. 14 Binayı nesne olarak gören fotoğrafta, mimari okuma yapmak, binanın mimari özelliklerini anlamak mümkün değildir. Ancak, mimari yayınlarda yer alan birçok fotoğrafın bu kategoride işler olmaya çalıştıkları da bir gerçektir. Fotoğrafın arka planı olarak mimari Fotoğrafı ne bir dokümantasyon aracı ne de bir plastik yaratıcılık olarak gören, onu bir ruh halinin ifadesi olarak ele alan fotoğraflarda, mimarlık eserleri, o ruh halinin oluşturulmasında etkin, arka plan nesneleri olabilir. Diğer bir deyişle, belli bir ruh hali oluşturan

17 Mimari Fotoğraf Tekniğinin Güncel Durumu ve Yüksek Dinamik Menzil İhtiyacı Mimari fotoğraf söz konusu olduğunda, her ne kadar birçok ünlü fotoğrafçı ve birçok bakış açısı söz konusu olsa da, tüm çalışmalar iki temel ekolde ayrıştırılabilir. Bunlardan biri; mimarinin kendi başına bir sanat olduğunu hatırlatarak, fotoğrafçının görevini; bu eserleri olabildiğince kendi yorumunu katmadan, objektif bir biçimde aktarmak olarak tanımlar. Bu tür fotoğrafçılar normal ya da tele objektiflerle çalışarak (geniş açı objektiflerden uzak durarak) perspektif bozulmaları en aza indirmeye çalışırlar. Dış çekimlerde çoğu zaman ya uzaktan genel planları ya da yakından ayrıntı çekimleri tercih ederler. Binanın altından yukarı yapılan çekimlerde ise kaçış noktalarının yarattığı perspektif bozulmalarını engellemek için, körük sistemleri ya da perspektif kontrollü objektifler kullanırlar. İç mekân çekimlerinde ise, yine geniş açı objektiflerden uzak durduklarından, genellikle tüm alanı bir seferde anlatmak yerine, kısmi çekimlerle birçok karede anlatırlar. Bu anlatımı desteklemek için nadiren, genel plan, geniş açı bir fotoğraf bu tür serilerde görülebilir. Bu karedeki tek amaç, kısmi çekilen kareler arasındaki ilişkiyi yansıtmaktır. Özgün ÖZER Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf 15 Bunun tam karşısında yer alan ekol ise, fotoğrafçının sanatçı yanını ön plana alır ve mimari yapıları (tıpkı fotoğrafın diğer dallarında olduğu gibi) fotoğrafçının kendi duygularını, estetik anlayışını yansıtmak için araç olarak görür. Konuya bu açıdan yaklaşan fotoğrafçılar, yapıları kendi dilediklerince fotoğrafa yansıtır, uygun görürse mimarinin perspektifini farklı gösterebilir, hatta bozarlar. Bu açıdan bakıldığında, bu tür çalışmaların sanatsal potansiyeli çok daha yüksektir. Çünkü var olanı yansıtmaktan öte, fotoğrafçı kendi duygularını ve estetik algısını da fotoğrafına yansıtır. Bir yandan sanatsal potansiyeli artıran bu özellik, diğer yandan fotoğrafın mimari değerini düşürür. Kuşkusuz çoğu mimar, tasarlamak ve düzgünce inşa etmek için onca emek harcadığı binanın geriye doğru devriliyormuş gibi gösterilmesinden ya da kolonlarının birbirine çatılmasından hoşlanmayacaktır. Dolayısıyla, bu tür çalışmalar, fotoğraf dergilerinde ve sergilerde bolca görünürken, mimari dergilerde ve bina kataloglarında (bir alanı ya da binayı olduğundan daha büyük, heybetli göstermek amacı güdülmediği sürece) pek tercih edilmez. Hangi ekolü takip ederse etsin, mimari fotoğrafçının karşılaştığı en büyük sıkıntılardan biri yüksek ışık farklarıdır. Fotoğrafla yeni ilgilenen kişiler açısından belirtmek gerekir ki, fotoğraf makinelerinin (filmli ya da dijital) ışık algısı insan gözünden farklı ve daha dardır. Bu duruma en temel ve bilindik örnek olarak; gün batımında, ters ışıkta bulunan bir kişinin fotoğrafının çekilmesi sunulabilir. Bakıldığında gözümüz rahat bir şekilde hem manzarayı hem de kişiyi görebilirken, fotoğraf çekildiğinde, ya kişinin siluet çıkması ya da arka planda ışık patlaması durumu ile karşılaşılır. AFSAD Mart - Nisan 2012

18 Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf 16 Bu ışık algısının fotoğraf teknolojisi açısından teknik (ve bilimsel) adı dinamik menzil (Dynamic Range)dir. Makinenizin dinamik menzili ne kadar fazla ise, ışık farkları nedeni ile oluşan etkiler, ışık patlamaları (highlight clipping) ve siluetleşmeler (shadow clipping) o kadar azalır. Başka bir deyişle, daha fazla dinamik menzile sahip bir makine kullandıkça, daha çok gölge ve yüksek ışık ayrıntısı yakalayabilirsiniz. Aşağıdaki örnek fotoğraflar bu farkı vurgulamaktadır. İki fotoğrafta da gökyüzü bölgeleri arasında, ışık ve renk detayı açısından büyük farklar görülmemektedir. Ancak sağ taraftaki fotoğrafta, aynı zamanda heykelin bir kısım gölge detayı da görüntülenmiştir. Öte yandan, soldaki fotoğrafta ise, heykelde yoğun detay kaybı mevcuttur ve neredeyse siluet hale gelmiştir. Bu iki fotoğraf arasındaki fark dinamik menzil farkıdır. Sol taraftaki fotoğraf, filmli bir makine ile, sağ taraftaki ise, dijital bir fotoğraf makinesi ile çekilmiştir. Günümüzün en üst segment D-SLR leri ve orta format makineleri hariç, genel olarak, filmin ışık algısı sensörden fazladır. Fotoğraf makinenizin dinamik menzili, poz değeri (exposure value-ev) cinsinden tanımlanır ve aslında makinenizin birçok özelliğinden daha önemli ve fotoğrafınız üzerinde etkilidir.

19 Dosya Konusu Mimari ve Fotoğraf Özellikle mimari fotoğrafta; gündüz dış çekimlerde güneşin o anki konumu, gece çekimlerinde aydınlatma cihazları, iç mekân çekimlerinde ise, mekân içi ve dışı arasındaki büyük ışık farkları nedeniyle, geniş dinamik menzile ihtiyaç vardır. Filmli makineler kullanan mimari fotoğrafçılar, filmin dinamik menzil avantajını kullanarak, karanlık odada maskeleme yaparak ve günün daha uygun saatlerini tercih ederek, bu problemin üstesinden gelirler. Doğru çekim saati, binanın fotoğraflanacak cephesinin yanal ışıkla aydınlandığı zamandır. Bu sayede balkon, pervaz gibi yapı elemanlarının sert gölgeler yaratması engellenmiş olur. Klasik mimari fotoğraf tekniğinin sunduğu bu çözüm; dijital makinelerle de, binaların genel yapısını aktaran estetik fotoğraflar çekmek için uygulanabilir. Dinamik menzil sorununa bir diğer çözüm ise, fotoğrafçının ışık kontrastını yönlendirecek şekilde doğru poza karar vererek, konuyu fotoğraflamasıdır. Buna örnek olarak, İstanbul fotoğrafı gösterilebilir. Makinenin dinamik menzilinin hem gökyüzü tonunu, hem de bina ayrıntısını almaya yetmemesi nedeniyle, fotoğraf gökyüzüne göre pozlanmıştır. Bu durumda şehir siluet şekilde fotoğraflanmış ve binaların dış figürleri vurgulanmış ancak, mimari yapıyı tam olarak yansıtmamıştır. Bunun alternatifi binalardan ışık ölçümü yapılmasıdır. Bu durumda, bina detayı fotoğraflanırken gökyüzü tamamen parlayacaktır. Bu metotlarla da estetik sonuçlar elde edebilmek mümkün olsa da, bu tür fotoğraflar, günümüz mimari anlayışı ile uyuşmamaktadır. Günümüz mimarisi; yapıların sade, işlevsel ve çevresi ile bir bütün olarak tasarlanmasını öngörmektedir. Bu nedenle, binaların tüm çevre ve ışık detayı ile fotoğraflanması gerekliliği ön plana çıkmıştır. Günümüz mimari fotoğrafçıları, bu ışık algısı ihtiyacını, EV gibi geniş dinamik menzile sahip, dijital orta format makinelerle çözmektedir. Ancak bu cihazların ekonomik anlamda ulaşılabilirlikleri azdır. Bu noktada, mevcut D-SLR makinenizle ekonomik olarak elde edebileceğiniz çözüm; yüksek dinamik menzil (High Dynamic Range-HDR) olarak isimlendirilen tekniktir. Fakat, bu tekniğin amatörler tarafından anlaşılmadan ve amacından 17 AFSAD Mart - Nisan 2012

20 Dosya Konusu Fotoğraf Mimari ve Fotoğraf Estetik 18 saptırılarak kullanılması, yurdumuz sanatçılarını ve profesyonellerini bu teknikten soğutmuştur. Oysa ki, dünyaca ünlü mimari fotoğraf dergileri incelendiğinde, bu tekniğin fotoğraf makinelerinin ışık algısının yetmediği karelerde oldukça sık kullanıldığı görülür. Buna örnek olarak sunulan villa fotoğrafında, farklı ışık aralıklarında çekilmiş fotoğrafların, HDR de birleştirilmesi ile gece gökyüzünün maviliği, binanın dışı ve içi tek bir karede aktarılmaktadır. Bu sayede, günümüzde bir mimar, yapıyı ve çevresini nasıl bir bütün olarak tasarlıyorsa; fotoğrafçı da bu tasarıyı, bir bütün olarak görselleştirmiş olur. Unutulmaması gerekir ki; toplumlarla beraber yaşayan bir kavram olan mimari; bir toplumun kültürünü yansıtan en kuvvetli göstergelerden biridir. Bu göstergeleri toplum hafızasına aktaran mimari fotoğrafçıların da, bu yaşayan kavramın ilerleyişine ayak uydurması şarttır. Fotoğraflar: Özgün ÖZER Dijital Düzenleme: Çağlar EBEPERİ Mimari: Makomim

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

[E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar. Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34

[E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar. Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34 [E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34 Neden Ayser Bilgisayar? Bundan 10 yıl önce insanlar bir ürün almak için mağaza mağaza dolaşırlar ve farklı fiyatları

Detaylı

ÖĞRENME FAALİYETİ 16

ÖĞRENME FAALİYETİ 16 ÖĞRENME FAALİYETİ 16 AMAÇ FOTOĞRAFÇILIK ALANI Bu faaliyet sonucunda fotoğrafçılık alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Reklâm ve tanıtım sektörü ile bilgisayar

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Temel plastik sanat eğitimi I Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (x ) Uzaktan

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI BÖLÜMÜ Günün Menüsü Görsel İletişim Tasarımı nedir? Görsel İletişim Tasarımcısı ne yapar?

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

GAZETECİLİK ALANI. Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz.

GAZETECİLİK ALANI. Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. GAZETECİLİK ALANI AMAÇ Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Gazetecilik alanı, kamuya ve özel sektöre ait kurum ve kuruluşların

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

4k ultra HD teknolojisi. Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır

4k ultra HD teknolojisi. Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır 4k ultra HD teknolojisi Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır 2 teknolojisi Her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlıyor Büyük bir alanı kapsamak ve uzun bir mesafeden nesneleri tanımlamak

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ YARIŞMANIN AMACI: İlçe merkezi ve köylerinde bulunan tarihi ve kültürel varlıkların tanıtımı, korunması, gelecek nesillere aktarılması,

Detaylı

İç Mimari için BIM 1. bölüm

İç Mimari için BIM 1. bölüm İç Mimari için BIM 1. bölüm BIM (Yapı Bilgi Sistemi) hakkındaki görüşler genellikle binanın dış tasarımı ve BIM in mimari tasarımın bu alanına getirdiği faydalar üzerine odaklanır. Binaların katı modelleri,

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe ETKİNLİK PROĞRAMI 22 Eylül 2011 Perşembe 14:00 Kayıt, bilgilendirme ve konaklama yerlerine yönlendirme. (İbramaki Sanat Galerisi / Atatürk Heykelı karşısı) 23 Eylül 2011 Cuma Fotomaraton Perşembe Saat24.00

Detaylı

FOTO MUHABİRİ A- GÖREVLER

FOTO MUHABİRİ A- GÖREVLER TANIM Toplumu bilgilendirme amacı ile bulunduğu ortamlarda haber değeri olabilecek olay, kişi ve durumların fotoğrafını çekerek, bu fotoğraflar arasında habere en uygun olanlarını seçip gerektiğinde haberi

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM AUTOCAD DERSİ. 1. HAFTA 27.09.2012 Öğr. Gör. Serkan ÖREN

BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM AUTOCAD DERSİ. 1. HAFTA 27.09.2012 Öğr. Gör. Serkan ÖREN BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM AUTOCAD DERSİ 1. HAFTA 1 AutoCAD, tüm dünyada başta mühendisler ve mimarlar tarafından kullanılan, dünyaca tanınan yazılım firması Autodesktarafından hazırlanan, bilgisayar

Detaylı

KARTVİZİT. www.diversotour.com. Ceren ANADOL ceren@diversotour.com. tour. tour

KARTVİZİT. www.diversotour.com. Ceren ANADOL ceren@diversotour.com. tour. tour Diverso Firmanız tarafından verilen sözlü brief de de belirtildiği üzere Diverso farklı anlamına gelen İtalyanca bir kelimedir. Marka olarak diverso nun tercih edilmiş olması aynı zamanda oluşturulmak

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE

DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE OLUP,BURADA YALNIZ İLK ÜNİTE GÖSTERİLMEKTEDİR TEMEL RAFÇILIK KISA ÖZET www.kolayaof.com 2 1. Ünite - Fotoğraf, Işıkla Resmetmek ve Fotoğraf Makinesi FOTOĞRAF NEDİR? Fotoğraf denildiğinde,

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SİHİRLİ ELLER PROGRAMI

SİHİRLİ ELLER PROGRAMI HEDEF KİTLE Potansiyel Hedef Kitle 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Programın Hedef Kitlesi 14-65 yaş A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Potansiyel hedef kitlemizi 14 yaş ve

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu info@deskport.net BİZ KİMİZ? Biz Kimiz? Deskport Bilişim ekibinin karakteristik özellikleri olan; özgüven, çalısma azmi, tecrübe ve liderlik vasıflarımızla amacımız, müşterilerimizi

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.

Detaylı

Merge To Hdr. Merge To Hdr. Merge to hdr. HDR resimleri. www.dersmax.com Merge To Hdr 1

Merge To Hdr. Merge To Hdr. Merge to hdr. HDR resimleri. www.dersmax.com Merge To Hdr 1 Merge To Hdr Merge to hdr HDR resimleri. www.dersmax.com Merge To Hdr 1 www.dersmax.com Merge To Hdr 2 HDR nedir? Yüksek kontrastlı ya da ters ışıklı ortamlar için yapılan çekimlerde kullanılan bir teknik

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir?

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Asil duruşu nedeniyle bayanların kıyafetlerde tercih ettiği renklerin başında siyah gelir. Kadına zerafet ve incelik katan siyah aynı zamanda kadınları daha zayıf ve

Detaylı

VAIO FZ serisi burada

VAIO FZ serisi burada Sayı:19 VAIO FZ serisi burada Bu Ay... DSC-W200 ile etkileyen performans Tatil e Hazır mısınız? HD nin İhtişamı, Hard Disk in Kolaylığı Büyük Ekran Keyfi Size Daha Yakın VAIO FZ için 5 Muhteşem Neden Etkileyen

Detaylı

Özel Yetenek Sınavı 2014

Özel Yetenek Sınavı 2014 Özel Yetenek Sınavı 2014 Özel Yetenek Sınavı Başvuru, Ön Kayıt ve Kesin Kayıt İşlemleri Başvuru Koşulları 2014 yılı Özel Yetenek Sınavına ön kayıt yaptırabilmek için, adayların 2014 YGS puan türlerinin

Detaylı

Fotoğraf Ders Notları Mustafa Eyriboyun ZKÜ - 2009

Fotoğraf Ders Notları Mustafa Eyriboyun ZKÜ - 2009 Fotoğraf Ders Notları Mustafa Eyriboyun ZKÜ - 2009 Bu sunum, İFSAK Temel Fotoğraf Semineri Ders Notları esas alınarak hazırlanm rlanmıştır. 2005 yılında y www.fotokritik fotokritik.com internet sitesinden

Detaylı

KULLANICI DENEYİMİ ARAŞTIRMASI

KULLANICI DENEYİMİ ARAŞTIRMASI HASTA EĞİTİMİ DERSİ KULLANICI DENEYİMİ ARAŞTIRMASI Kullanıcı Deneyimi Araştırması Raporu 03 Örgün Öğrencilerin Aldıkları Uzaktan Eğitim Dersi Hakkındaki HASTA EĞİTİMİGörüşleri DERSİ KULLANICI DENEYİMİ

Detaylı

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Autodesk Çözümleri Eğitimin Hizmetinde. Öğrenci ve Öğretmenler İçin: Autodesk Eğitim Topluluğu

ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Autodesk Çözümleri Eğitimin Hizmetinde. Öğrenci ve Öğretmenler İçin: Autodesk Eğitim Topluluğu ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI Autodesk Çözümleri Eğitimin Hizmetinde Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığımız ile Autodesk firması arasında yapmış olduğumuz ortak çalışmalar neticesinde

Detaylı

TOPLUMA DESTEK DALINDA TÜRKİYE İKİNCİSİ SEVİM AYTEMİZ GÜLER ŞAKİRE HANIM EĞİTİM UYGULAMA OKULU VE İŞ EĞİTİM MERKEZİ İSTANBUL

TOPLUMA DESTEK DALINDA TÜRKİYE İKİNCİSİ SEVİM AYTEMİZ GÜLER ŞAKİRE HANIM EĞİTİM UYGULAMA OKULU VE İŞ EĞİTİM MERKEZİ İSTANBUL SEVİM AYTEMİZ GÜLER Sevim AYTEMİZ GÜLER, 1976 Sivas doğumlu, 2001 OMÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü mezunu, Görsel Sanatlar Öğretmeni. Mesleki deneyim kazandığım 8 yıl içerisinde hem özel

Detaylı

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi Avrupa'da Okullarda Sanat ve Kültür Eğitimi Bu çalışma Eurydice ağı tarafından hazırlanılmış ve 30 Avrupa ülkesinde uygulanan sanat eğitimi politikaları ve çalışmaları hakkında güncel, detaylı ve karşılaştırmalı

Detaylı

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Yaratıcı Metin Yazarlığı SGT 332 Seçmeli 1 2 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz.

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. Tanıtım Kataloğu Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. www.janrmedya.com 05 07 09 11 13 15 17

Detaylı

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR.

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR. Osman Serin, Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzün 2007 mezunu. Kendisi, aynı zamanda, Üniversitemizin MBA dalında yüksek lisans öğrencisi Osman Serin ile Üniversitemiz ve otomotiv sektörü hakkında keyifli

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

Tek düze düşünmek yerine çok boyutlu düşünebilme.

Tek düze düşünmek yerine çok boyutlu düşünebilme. Drama Yetenekleri Nelerdir? Sabit fikirler yerine yaratıcı fikirler üretebilme. Tek düze düşünmek yerine çok boyutlu düşünebilme. Tek başına karar verebilme. Bilgiyi her yerde kullanabilme. Ezbercilik

Detaylı

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi ÇOKLU ZEKA Zekanın ne olduğu yıllarca tartışıldıktan sonra üzerinde anlaşılan bir kavrama ve sonuca ulaşıldı. Artık zekanın bir iki cümleyle özetlenemeyecek kadar karmaşık bir sistem olduğu kabul ediliyor.

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

1, 2, 3, 4, 5, 14,16. Haftalık Konular. Konular

1, 2, 3, 4, 5, 14,16. Haftalık Konular. Konular Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. SİNEMADA ANLATIM YÖNTEMLERİ Ulusal Kredi Öğretim planındaki AKTS 213032000000504 3 0 0 3 6 Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır. Önerilen Dersler

Detaylı

(Fotoğrafta yalınlık örnekleri)

(Fotoğrafta yalınlık örnekleri) KOMPOZİSYON Kimi fotoğrafları diğerlerinden farklı ve göze çarpıcı kılan nedenlerden biri de güçlü kompozisyonlarıdır. Kendine ait hikayesi olan bir konu iyi bir kompozisyon oluşturur. Fotoğrafın icadından

Detaylı

Tasarım Aşaması. Eksiksiz Fonksiyonel Tanımlamalar

Tasarım Aşaması. Eksiksiz Fonksiyonel Tanımlamalar Tasarım Aşaması Bu aşama üretici ve alıcının niyet mektubu ya da geliştirme anlaşmasını imzalamaları ile başlar. Tasarım son tasarım planı, son bütçe ve taraflar arasındaki kesin anlaşmaya dayanan kati

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

YAZ DEMEDEN ÖNCE. Gülsemin ERGÜN KUCBA Türkçe Öğretmeni. gulseminkucba@terakki.org.tr. Terakki Vakfı Okulları 2. Yazma Becerileri Sempozyumu

YAZ DEMEDEN ÖNCE. Gülsemin ERGÜN KUCBA Türkçe Öğretmeni. gulseminkucba@terakki.org.tr. Terakki Vakfı Okulları 2. Yazma Becerileri Sempozyumu YAZ DEMEDEN ÖNCE Gülsemin ERGÜN KUCBA Türkçe Öğretmeni gulseminkucba@terakki.org.tr AMACIMIZ Okuma ve yazma eylemlerini temellendirmek, Yaratımla ilgili her aşamada yaratıcılığın bireyin gözlem ve birikimlerine

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ 1. SINIF GÜZ DÖNEMİ FILM 101- Sinema Dili I (2-2-3) 6: Ders, sinema sanatının kendine özgü anlatım tekniklerini incelemektedir. Bunun için sinema dilini oluşturan kamera, ışık, ses, kurgu, renk, müzik,

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI OYUN ETKİNLİĞİ Okul öncesi öğrencilerimiz bu ay; sınıflarında bulunan dramatik oyun, müzik, blok, kitap, kukla, fen-doğa, eğitici oyuncak ve sanat merkezlerinde serbest oyunlar oynadılar. Bu oyunlar, öğrencilerimizin

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) FOTOĞRAF VE GRAFİK ALANI ANKARA 2007 AMAÇ ÖĞRENME FAALİYETİ -17 FOTOĞRAF VE GRAFİK Bu faaliyet sonucunda

Detaylı

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması

OPTİK Işık Nedir? Işık Kaynakları Işık Nasıl Yayılır? Tam Gölge - Yarı Gölge güneş tutulması OPTİK Işık Nedir? Işığı yaptığı davranışlarla tanırız. Işık saydam ortamlarda yayılır. Işık foton denilen taneciklerden oluşur. Fotonların belirli bir dalga boyu vardır. Bazı fiziksel olaylarda tanecik,

Detaylı

Avrupa Birliği Türkiye ye karşı (mı?) 1. AB ne değildir? 2. AB Türkiye ye karşı farklı mı davranıyor? 3. ve Gerçekler 1.AB ne değildir AB bir ulus devlet değildir! AB 27 ulus devletten oluşan devletler

Detaylı

Suriyeli Mülteci Çocuklar ile Dışavurumcu Sanat

Suriyeli Mülteci Çocuklar ile Dışavurumcu Sanat Suriyeli Mülteci Çocuklar ile Dışavurumcu Sanat Ezgi İçöz, MA 24 Haziran 14 Salı Tammam Azam Inside Outside Project: Gazeteci ve fotoğrafçılar ile çalışmak Motivasyon farklılıkları ve etik Çalışma süresi

Detaylı

FOTOĞRAF ÇEKİM TEKNİKLERİ. Hakan Evircan

FOTOĞRAF ÇEKİM TEKNİKLERİ. Hakan Evircan FOTOĞRAF ÇEKİM TEKNİKLERİ Hakan Evircan Fotoğrafçılıktaki tek kural, aslında hiçbir kural olmamasıdır. 1/3 kuralı (4 altın nokta kuralı) Fotoğraftaki ana objeyi, kadrajın tam ortasına yerleştirmek ilgiyi

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

FOTOĞRAF SANATÇISI TANIM

FOTOĞRAF SANATÇISI TANIM TANIM Fotoğraf makinesiyle varlıkların görüntüsünü filme kaydeden ve görüntülerin karta basımını yaparak istenen sayıda kopyasını çıkaran kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Fotoğrafçılık,

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) SANAT VE TASARIM ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -36 AMAÇ SANAT VE TASARIM Bu faaliyet sonucunda Sanat

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI

GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI GRAFİK VE FOTOĞRAF ALANI AMAÇ Bu faaliyet sonucunda grafik ve fotoğraf alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Günümüzde her alanda yaşanan bilimsel, teknolojik, kültürel

Detaylı

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI TANIM Kurum, kuruluş ve işletmelerin politikaları doğrultusunda, teknoloji kullanımını tasarım becerisiyle birleştirerek etkili mesaj hazırlayan ve bu mesajı sunan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı