I. TİYATRO KURULTAYI BİLDİRİSİ / İSTANBUL 1990

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "I. TİYATRO KURULTAYI BİLDİRİSİ / İSTANBUL 1990"

Transkript

1 I. TİYATRO KURULTAYI BİLDİRİSİ / İSTANBUL 1990 Değerli üyeler, 1991 yılında ülkemizde yapılacak olan "Uluslararası Tiyatro Enstitüsü" kongresinin öncesinde gerçekleştirilen bu kurultayı, sevinçle karşıladığımızı öncelikle belirtmek isterim. Bu ülkede tiyatro sanatını omuzlayan ve göğüsleyen insanların, biraraya gelerek, görüşlerini ve özlemlerini dile getirmesi; sanat kurumlarının özerkliği düşüncesinin yurdumuzda yerleşmesini özleyen biz tiyatrocular için, umut verici bir gelişmedir. Nihai hedefi özerklik olarak belirlersek; bu tür girişimler, uygun zeminler oluşturmakta son derece yararlıdır. Bu açıdan ilgililere teşekkür etmeyi görev sayarım. Umalım ki, başta "sanat kurumlarının özerkliği" düşüncesi olmak üzere, kurultayın ışık düşüreceği birçok konuda, temelli ortak görüşler oluşsun ve bu görüşler doğrultusunda belirlenecek somut öneriler de, zaman yitirmeden hayata geçirilsin. Umalım ki, sevincimiz ve heyecanımız pörsümesin; umalım ki, bu kurultayı 10 yıl, 20 yıl sonra yılgınlık ve buruklukla anmayalım. Bu açıdan bizlere düşen görev, en esnek yaklaşımla asgari müştereklerde buluşmaya çalışmak; yönetimle yükümlü olanlara düşen görev de, asgari müştereklerin hayata geçirilmesi için gerekli çabayı göstermektir. Böyle bir bildiriye, ülkemizde "reji anlayışı" diye adlandırılan aşınmış şablonların analizi ile başlamak mümkündü. Ya da son derece anlamsız bir "yazara sadakat" paradoksunun tiyatro hayatımıza nasıl acımasızca abanmış olduğundan sözedebilirdim. Oyun sahneleme adına tornada üretilen yüzlek mantıksızlıklardan başlayıp, "biz oyunu modern yorumladık" oportünizmi ve sahte moderncilik üzerine sürdürebilirdim konuşmamı. "Zalimin zulmü varsa, cahilin cüreti var" ortamından dem vurup; "okuması yazması olmayan körleri rejisör yapıyorlarmış" diyebilirdim. Tiyatroseverlerimizin çoğunun, romantiklerin torunlarına taş çıkartacak antika değerler olduğu savını öne sürebilir; opera sanatının tiyatromuza olan kötü etkileri ile bir bağlantı kurmaya çalışabilirdim. Mizansen anlayışında WM sisteminin de bir sistem olduğundan; ama "gerçeklik duygusu" olmadan hiç bir sistemin işlemeyeceğinden dem vurabilirdim. "İtalyan kutu sahne aptal, hacim tiyatrosu zekidir. Birincisi idealist, ikincisi marksisttir." şeklinde aforizmalarla yola çıkıp, hep birlikte biraz eğlenmemize yolaçabilirdim. Ama öyle yapmayacağım. Bütün bunların hiçbirini burada konu etmeyeceğim. Konuya rejisörlük gibi önemli bir ana başlıktan girmemize rağmen; sizlere bütün bu sanatsal ve estetik sorunlardan ya da açmazlardan sözetmeyeceğim. Ve konuşmamda, başka bir yol tutmaya çalışacağım. Hatta belki de yer yer, bu komisyonun çalışmalarını ilgilendirmez gibi görünen konulara da uzanmak durumunda kalacağım. Öyle sanıyorum ki, kurultayın çalışmalarında iki ana görev sözkonusudur: Bir yandan ülkemizde tiyatronun varlığı ve gelişmesiyle ilgili bir durum 1

2 değerlendirmesi yapmak; diğer yandan bu değerlendirmenin ışığında yeni, somut hedeflere yönelmek. Önce, bir durum değerlendirmesine altlık edecek birkaç noktaya değinmek isterim: Rejisörlüğün bence iki tanımı var. Birisi meslekten olanlar için. O bakımdan kısa: Rejisörlük, renkleri birleştirip güneş tayfında beyazı oluşturmaktır. Ya da günışığını ayrıştırıp gökkuşağını oluşturmak İkinci tanım, meslekten olmayanlar için. Aslında burada gereksiz. Ama konuştuklarımız tarihe belgeler biçiminde yansıyacağına göre, sabrınıza sığınarak ikinci tanımı da yapayım: İnsan denen varlığın, hayata ve dünyaya bir şekil verme, yeniden düzenleme, dönüştürme ve yeniden yaratma çabası var. Bu çabanın gerçekleştiği ya da en azından dışavurduğu alanlardan biri de sanat. İnsan, sanat yoluyla, varlığını daha anlamlı kılmaya çaba gösteriyor. Resimle, müzikle, yazınla, tiyatroyla. Ama tiyatro sanatı, özellikle bir oyunun sahneye getirilme aşamasında, diğerlerine oranla daha karmaşık bir süreç yaşıyor. Yazınsal, görsel, işitsel, düşünsel ve duyumsal bir çok unsurun bir bileşimi olmak zorunda. Düşünün ki, işin içinde yazar var, oyuncular var, sahne ve giysi tasarımı, ışıklandırma var, tiyatro yapılan alanın ya da uzamın getirdiği fiziksel koşullar var, yerine göre müzik ve dans var. Öte yanda da bütün bunların bileşimini bekleyen ve kendince algıladıktan sonra katlayan seyirci var, eleştirmen var. Doğal ki bütün bu unsurları salt yanyana ya da arka arkaya dizilmiş gibi düşünmek biraz safdillik olur. Çünkü bütün bunlar arasında uyum ya da kakışım sorunları da var. İşte bu kadar çok ve değişik bileşenin varlığı; tiyatro olayının belli bir yorum, belli bir tercihler skalası, belli bir perspektif ve belli estetik kategoriler içinde gerçekleşmesini zorunlu kılıyor. Ortaya tercihler koyacak, buna göre unsurları dengeleyecek, herşeyin amaca uygun bir biçimde aksamasız yürümesini sağlayacak ve süreci bütünleyecek bir sanatçı gerekiyor. Yazardan oyuncuya, tasarımcıdan müzikçiye, ışıkçıdan perdeciye kadar bu işe katkısı olan herkesin, emeğini ve yaratıcılığını, temsil hedefine doğru damıtacak bir başka yaratıcı gerekiyor. İşte günümüzde bu sanatçının adına rejisör ya da yönetmen deniyor. Yönetmenin işlevi de, oyunun yaratım aşamasında bütün bu süreci, tam sorumluluk ve tam yetkiyle kucaklamak şeklinde biçimleniyor. Yönetmenlikle ilgili temel tanımları verdikten sonra, bu konudaki spekülatif bazı görüşlere ve yanılgılara da kısaca değinmek isterim; çünkü bunlar durum değerlendirmesinde önem taşıyor: Çevremizde sık rastlanan bir yanılgı var. Bu yanılgı şöyle dile geliyor: "Rejisör neymiş? Eskiden rejisör mü vardı? Pekala rejisör olmadan da tiyatro yapılır, yapılmıştır!" Bu eğilimdekiler, "yönetmen tiyatronun vazgeçilmez bir parçası değildir" demeye getiriyorlar. Bu ağır bir yanılgıdır. Çünkü tiyatroda "rejisör olmasın" derseniz; ya "daha az rejisör bir oyuncu"nun eline kalırsınız, ya da "daha az rejisör birçok oyuncunun"! Yani bir başka deyişle: yalnızca rejisörün işini paylaşmaya yeltenmiş olursunuz. Yönetmenliğin bir sanat alanı olarak bugünkü tanımına kavuşması, yakın çağlarda olmuştur belki, evet. Ama asal işleviyle yönetmen tiyatroda hep varolagelmiştir. Temsilin tümüyle seçimsiz, denetimsiz ve kaotik olduğu bir tiyatro türü 2

3 ya da biçimi yoktur, olmayacaktır. Sonuç olarak, az ya da çok, sıkı ya da gevşek, yetkin ya da değil, yetenekli ya da yeteneksiz, objektif ya da sübjektif, amatör ya da profesyonel; yönetmen, tiyatroda hep varolmuştur. Eski Mısır rahiplerinden, İsa'nın göğe uçuş törenlerine, Commedia dell'arte nin grup liderinden, ortaoyunundaki kolbaşına, Shakespeare'den Moliere'e kadar bu böyledir. Yalnızca sistemleşme geç olmuştur. Bir başka yanılgı da şudur: Sanılır ki rejisör, yalnızca oyunlar sahnelemekle yükümlü biridir Oysa tiyatroda yönetmen, politikalar üreten, repertuvar planlamasında etkinliği olan, yazarlar üzerinde etkinliği olabilen, provalar sırasında bir tür meslekiçi eğitim görevi üstlenen, uluslararası planda etkinlik şansı bulunan ve belki hepsinden de önemlisi, işi gereği öğretmenlik sıfatı taşıyan bir sanatçıdır. Bir başka deyişle: Yönetmen, genel olarak ülke tiyatrosunun, özelde de çalışmakta olduğu tiyatronun; kimlik, kişilik ve profil kazanmasında, özgül ağırlıkların belirlenmesinde ve geleceğe yönelik birikmelerde etkili olan bir sanatçı türüdür. Buraya kadar sıralamış olduğum görüşleri özetlemek gerekirse; yönetmen, tiyatronun "olmazsa olmaz"larından biridir. Ağır sanayi kapsamına girer. Tanımlara değindik; gelelim bugünkü durum saptamasına: Yazık ki, ülkemizde bugün hala "rejisör olmasa da olur" düşüncesinden öteye bir adım atılabilmiş değildir. Çünkü, hala rejisörlük eğitimi yapan bir kurum ya da kuruluşa sahip değiliz. Yani tiyatro alanında ağır sanayiden yoksunuz. Yani makina üreten makinaları üretemiyoruz. Bu doğrultuda son sıralarda üniversitelerin tiyatro bölümlerinde tek tük girişilen yüksek lisans çalışmalarını, ya da bizzat benim üniversitede beş yıl süreyle verdiğim bir "tanışıklık dersi"ni, reji eğitimi diye adlandırmaya kalkışmak, hem konuyu örtbas etmek anlamına gelir, hem de bir bakıma safdillik olur kanısındayım. Yazık ki, ülkemizin tiyatro eğitimi alanındaki sorumlu ve yetkilileri, bu alana genellikle sözünü ettiğim yanılgılar doğrultusunda bakmış; ya da en azından bu doğrultuda davranmışlardır. Bu alandaki sorumlular, belki de rejisörlüğün bir ileri türev olduğu düşüncesiyle, hep "şimdilik erken" ya da "iyi ama kim öğretecek?" tuzağına düşmüş ve bu alanda yurdumuzda atılımlar yapılmasını geciktirmişlerdir. Eğitim kurumlarımız ve icra kuruluşlarımız, rejisörlük alanında uzun erimli planlamalar bir yana, kısa erimli önlemler bile almaya yeltenmemişlerdir. Durumun ne kadar acıklı olduğu apaçık gözler önündedir. Türkiye'de şu ya da bu yolla kendini yetiştirmiş üç-beş rejisörün varlığı, bizi yanıltmasın. Genel manzara, ya tiyatro patronlarının, ya bilgisiz heveslilerin; ya da aktör, dramaturg ve müdür eskilerinin, rejisörlüğe yeltenme hakkını kendilerinde görmelerinden ibarettir. Bu arada "iyi" yönetmenlerin varolması, bunun bir yöntem olduğunu kanıtlamaz. Belki de tam tersine, bu alanda eğitim yolunu açmakta ne denli gecikmiş olduğumuzu kanıtlar. Bazan düşünüyorum da: "Acaba ülkemizde rejisör yetiştiren bir kurumun olmayışı, başta rejisör sayılanlarımız olmak üzere, yazarlarımızın, eleştirmenlerimizin, yöneticilerimizin, oyuncularımızın, tasarımcılarımızın, bilim adamlarımızın, özetle tiyatro alanında at oynatan insanlarımızın işine mi geliyor? " Belki bu düşüncemi böyle açıklıkla dile getirmeme kızanlar olacaktır. Ama kimbilir belki de artık sorumluları kızdırmak gerekiyor. Çünkü bu ülkede tiyatro eğitiminde yetkili ve sorumlu 3

4 insanlar vardır. Ola ki, kızgınlıkla harekete geçerler. Çünkü tiyatro alanının en temel unsurlarından biri olan rejisörün yetişmesi, yaban gülleri gibi raslantıya bırakılmıştır ve kimsenin kılı kıpırdamamaktadır. Bu bakımdan, kızanları da, kızmayıp haklı görenleri de, bu yönde adım atmaya çağırıyorum. ºstelik şunu da belirtmek zorundayım ki: "Rejisörlük eğitimine gerek yoktur" biçiminde düşüncesini açıkça deklare etmeyenlerin hepsini, bu konuda görevli sayıyorum. Hangi kurumda ve hangi konumda olursa olsun Şurası yadsınamayacak bir gerçek ki: Türkiye'de reji alanında öğretimin yolunu açmadan, Türk Tiyatrosu'nun çağdaşlığı ya da çağdaşlaşması yolunda söyleyeceğimiz her söz, biraz havada, biraz içtensiz, biraz eksik biraz da yanlış kalacaktır. Oysa rejisörler yetiştirebildiğimiz gün, yalnızca daha iyi sanatçılara değil, aynı zamanda daha iyi tiyatro yöneticilerine, daha iyi tiyatro yazarlarına, daha iyi tiyatro okullarına, daha iyi tiyatro öğretmenlerine, daha iyi oyunculara ve sonuç olarak daha iyi bir tiyatroya kavuşmanın olasılığı artacaktır. Konuya bir başka temel sorunumuz açısından da yaklaşmakta yarar görürüm. Bu temel sorun, Türkiye'de tiyatronun yaygınlaşması, yurtçapında dengeli ve nitelikli olarak hayatın bir parçası haline gelmesi sorunudur. "Türkiye'de tiyatronun geleceği nasıl olmalı?" sorusu sorulduğu zaman; kaçınılmaz bir biçimde karşımıza "yaygınlaşma" konusu çıkmaktadır. Bu konuda çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir yapılan tartışmalar, artık açıklıkla ortaya koymuştur ki: Yurdun gelişmekte olan merkezlerinde tiyatro okulları kurmak, verimli ve doğru olan yoldur. Bilimsel araştırma sonucu belirlenecek bazı merkezlerde kurulacak tiyatro okulları, hem dört yıl gibi kısa bir sürecin sonunda kendi tiyatrolarını oluşturacak, hem de hinterlandlara tiyatro hizmeti vermeye yöneleceklerdir. ºstelik hem büyük kentlerden bölgelere sanatçı taşıma sıkıntısı ortadan kalkacak; hem de bölgede yetişen ve kendi ortamlarını iyi tanıyan sanatçılar, koşullara uygun ve özgün sanat yapmakta daha şanslı olabileceklerdir. Yani tiyatro okulları, Türkiye'nin makina üreten makinaları durumuna gelecektir. Zaman, bina, araç-gereç gibi unsurlar, bir tiyatro açılmasında da aynen sözkonusu olacağı için, bu düşüncenin önünde bir engel sayılmamak gerekir. Bu konuda şimdiye kadar dile getirilen en önemli itiraz şu olmuştur: "Peki ama açılacak tiyatro okullarında ders verecek öğretmenleri nereden bulacağız?" Bu itiraz gerçekten de ilk bakışta aşılması zor bir engel gibi görünmektedir. Oysa rejisörlük eğitimi alanından bu noktaya uzatacağımız bir köprü, bu engelin aşılabilmesi yolunda çözüm getirecek gibi görünmektedir. Şöyle ki: Bugün bilim dalının yanısıra, oyunculuk, yazarlık ve sahne tasarımı gibi alanlarda eğitim verebilen tiyatro okullarımızdan birinin ya da birkaçının, "rejisörlük" ve "sahne öğretmenliği" gibi alanlara temelli bir yaklaşım göstererek bu alana organize olması, yine dört yıllık bir süreç içinde, gereksinimlere yanıt verebilecektir. Böylece bölgelerdeki tiyatro okullarında ve tiyatrolarda, "öğretmenlik", "rejisörlük" ve hatta "yöneticilik" görevini üstlenecek "öncü"ler yetiştirilmiş olacaktır. Kuşkusuz bu yönde mevcut tiyatrolarımızın ve sanatçılarımızın da katkıları olacaktır. İşin bu yanı, bir özendirme ve olanak yaratma sorunudur. Ama temelde yöntem, yurdun bir yöresindeki okulda görev yaparak; tiyatroyu kuracak ve tiyatroyu yapacak olan insanların yetişmesine yardımcı olacak öncüleri yetiştirmek olmalıdır. 4

5 Burada bir soru akla gelebilir: Devlet Tiyatroları, bugüne kadar üstlenmiş olduğu yaygınlaşma görevini bir kenara mı bırakacaktır? Kuşkusuz hayır. Ne ki, Devlet Tiyatroları da artık bu ağır görevin altında ezilmeye, özellikle de nitelik açısından örselenmeye başlamıştır. Altyapı hazırlanmadan tayinle yeni açılan bölgelere gönderilen sanatçılar, ağır sıkıntılarla karşı karşıya kalmakta; ürünler nitelik ve nicelik olarak özlenenden uzak kalabilmektedir. "Taşıma su ile değirmen döndürmeye çabalamak" gibi bir kısır döngüye girilmektedir. Bu bakımdan Devlet Tiyatroları, yeni tiyatrolar açma görevini, 3-4 yıllık periyodlar içinde, olgunlaştırarak, uygun formüller geliştirerek sürdürmeli; ama asıl büyük atılım, açılacak tiyatro okulları ve bu okullarda görev yapacak sanatçıların yetiştirilmesi doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Hiç kuşku yok ki, yeterli sayıda yetişkin rejisöre sahip ödenekli tiyatrolar, yaygınlaşma alanında da görevini daha iyi yerine getirme şansına sahip olacaklardır. Burada izninizle rejisörlük açısından önemli saydığım bir başka noktaya daha değinmek isterim: Ödenekli tiyatrolarımız, bugün artık Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerimizde, birden çok sahnede etkinlik sunmaktadır. Bu sahnelerimizde artık ayrı sanatsal çizgilere ve savlara yönelmenin zamanı gelmiştir. Her sahne için, iki-üç yıllık süreyle sorumluluğu ve yetkiyi taşıyacak bir sanat yönetmeni gereklidir. Uygun yöntemlerle, bir sahnede çalışacak sanat yönetmeni ve çalışma arkadaşları belirlenirse; sanatçılar ve diğer çalışanlar, tiyatroya kimlik kazandırma ve bir profil oluşturma yolunda, kendilerini daha özgür ve yaratıcı hissedebileceklerdir. Kadroyu sürekli harmanlayarak, bütün sahneleri üç aşağı beş yukarı aynı sanatsal tercihlerin damgası altında tutmak; sanatçılarımızı zaman zaman bir kısır döngüye, bıkkınlık, umursamazlık ve yılgınlığa sürüklemek anlamına gelebiliyor. Bu tutumun, ekip anlayışının gelişmesi bakımından da çok elverişli olmadığı açıkça görülüyor. Oysa belli bir süre birlikte tiyatro yapma durumunda olan insanların, abartısız bir yarış psikolojisiyle, bütçesini ve kadrosunu önceden bilerek, repertuvarını ve işbölümünü kendileri düzenleyerek tiyatro yapmaları, hiç kuşku yok ki çok daha dinamik, sevecen ve heyecan verici olacaktır. Böylece sanatçılarımız "Dur bakalım piyangodan ne çıkacak?" psikolojisi içinde bekleyen, edilgen varlıklar olmaktan bir dereceye kadar sıyrılacak; değişik repertuvar savları, değişik sanatsal çizgiler ve estetik kategoriler içinde, değişik tiyatro kimlikleri oluşturmaya yönelerek; etken bir konuma doğru yöneleceklerdir. Burada hemen bir itirazın yükseldiğini duyar gibi oluyorum: "Bu yolla prenslikler oluşur!" Buna hemen polemik bir yanıt vermek mümkün: "Oluşsun; ne çıkar? İmparatorluklardan ne gördünüz ki?" Ama bence bu tür yakıştırmalar, yalnızca bizi yanılgıya sürükler. Konumuz, tiyatrolarımızın daha diri, daha verimli, daha düzeyli, daha iddialı ve -ne olur artık biraz da- daha birbirinden farklı çizgiler aramasıdır. Özetle tiyatrolarımızın memur yatağı olmaktan çıkıp, dirim kaynağı olmasıdır. Bu yolda İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolarında 10 yılı aşkın bir süre önce bir deney de yaşanmıştır. Kanımca bu deneyin olumlu yanları ağır basmıştır. Olumsuz yönleri ise, bir ilk denemenin doğal sonuçlarıdır. Kaldı ki: hatalar tekrarlanmak için değil, ders almak içindir. Sahnelerimizi ve insanlarımızı, sözünü ettiğim bağımsız, ya da yarı-bağımsız birimler halinde çalışabilme düzlemine getirebilirsek; rejisörlük alanında da önümüzde yeni bazı boyutlar açılacaktır. Sanatsal yarış ortamı, "rejisörlük" sıfatını haksız bir biçimde işgal edenleri ya eğitecek, ya da kısa yoldan asıl mesleklerine iade 5

6 edecek en etkili yoldur. Sanatsal yarış ortamı, aynı zamanda genç yeteneklere de şans kapısını aralayacak bir yoldur. Biliyorsunuz ki, bir tiyatronun varlığını haklı kılan tek şey, özgün kimliği ile estetik çizgisidir. Ama bir tiyatronun kimlik, kişilik, karakter ve profil kazanması da, ancak rejisörlerin ve sanatçıların süreklilik gösteren ortak çabalarıyla mümkündür. Kendi ülkesinde ve uluslararası düzeyde etkili olabilmiş tiyatrolara bakın; bu böyledir. Buraya kadar açıklamaya çalıştığım temel yaklaşımlar ötesinde, tiyatroda rejisörlük alanına olumlu katkılarda bulunacak ve kısa vadede gerçekleştirilmesi mümkün, birkaç somut öneriyi de burada dile getirmek isterim: * Ödenekli kurumlarımızın, rejisör açığını kapatmak üzere, bu alanda meslekiçi eğitim programları yaparak uygulamaya koyması, * Uluslararası çapta yönetmenlerin, Türkiye'de oyun sahnelemenin ötesinde, reji alanında seminerler yönetmek üzere davet edilmeleri, * Yetenekli ve eğilimli elemanların, önceden karşılıklı olarak programlanmış alan çalışması için yurtdışına gönderilmeleri, * Reji alanında telif ve çeviri eserler ısmarlanarak, genç kuşaklara kaynak sağlanması, * Banka, oda, sendika, vakıf ve benzeri kuruluşların, kültür ve sanat alanına katkıda bulunmak amacıyla açtıkları yarışmalarda, "reji çalışmaları"nın, başlıbaşına bir alan olarak ele alınıp değerlendirilmesi, * Ödenekli kurumlarımızın yarı-profesyonel de olsa, bir video kayıt sistemine kavuşturularak, eksiksiz tüm sahneleyişlerin kaydedilmesi ve arşivlenmesi, * Ödüllendirilmiş reji çalışmalarıyla, oluşturulacak bir kurul tarafından belirlenecek "övgüye değer" sahneleyişlerin, geciktirilmeden televizyon çekimlerinin yapılarak bir ulusal arşiv oluşturulması, * Televizyona aktarılarak bir bakıma tarihe maledilecek tiyatro çalışmalarında, rejisörlerle geniş söyleşiler yapılarak belgesel niteliğin yoğunlaştırılması, * Kurumlararası ilişkilerde, özellikle de Ankara, İstanbul gibi merkezlerin dışındaki bölgelerde, reji telif ücretinin özendirici boyutlara getirilmesi, * Uluslararası ilişkilerde, yabancı ülkelerden yönetmen çağrılırken, "mütekabiliyet"/karşılıklılık ilkesine uyularak; Türk rejisörlerine de alan açılması, kuşkusuz bu alanda yararlı olacak, büyük zahmetler gerektirmeyen, kısa erimde ulaşılabilecek bazı önlemler olarak dikkati çekiyor. Kurultayın "Tiyatroda Rejisörlük - Tasarımcılık - Mekan" konusunda çalışacak bu komisyonunda, alt temalar olarak belirlenen "Rejisörlük Anlayışı", "Sahne Tasarımı", "Kostüm Tasarımı", "Işık Tasarımı", "Tiyatro Mimarisi" ve "Tiyatroda Gelenekten Evrensele" başlıklarının hiçbirine değinmedim. Oysa bu konularda da söylenecek, tartışılacak, önerilecek pek çok şey vardır. Ne ki, bunları, böyle bir bildiriye sığdırabilmenin mümkün olmadığı ortada. 6

7 Konuşmamın başında da belirttiğim gibi, tiyatromuzun başta gelen eksiklerinden ya da sorunlarından biri olan "rejisörlük" konusuna temelli bir yaklaşım getirmek isteği; bu bildiriyi, izlediğiniz biçimde sınırlandırma sonucunu doğurdu. Bu zorunlu duruma ve daha konuşup tartışacak pek çok konumuz olduğu gerçeğine yaslanarak; burada, konuyla ilgili hemen tüm meslekdaşların bulunduğu bu ortamda, bir öneriyi de oylarınıza sunmak istiyorum: Gelin, elbirliği ederek, kurumlarımızdan birinin çatısı altında, en kısa sürede, "Türkiye'de Tiyatro Rejisörlüğü ve Sorunları" konulu bir küçük kurultayda toplanalım. Konularımızı ve sorunlarımızı, en geniş biçimiyle konuşup tartışalım, çözümler öne sürelim ve buluşabileceğimiz asgari müşterekleri hayata geçirmek için yöntemler arayalım. En azından, bir kere daha buluştuğumuz zaman, sanatsal konulara da eğilebilmeye, bir şans kapısı aralayalım. Bakalım ki: "Eldeki bir kuş mu daha kuştur, daldaki iki kuş mu daha kuştur?" Kurultaya çalışmalarında başarılar diliyor, teşekkür ediyorum. Yücel Erten Devlet Tiyatroları Rejisörü 7

Eğitim Örgütlerinde Değişim Yönetimi

Eğitim Örgütlerinde Değişim Yönetimi ÖN SÖZ İçinde bulunduğumuz çağ bilgi çağı olarak nitelendirilmektedir. Bilginin geçmiş dönemlere göre çok hızlı artışı ve teknolojik gelişmeler toplumların sosyokültürel, ekonomik, siyasal yapılarını da

Detaylı

T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ OYUNCULUK LİSANS PROGRAMI. Güz Yarıyılı

T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ OYUNCULUK LİSANS PROGRAMI. Güz Yarıyılı T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ OYUNCULUK LİSANS PROGRAMI Güz Yarıyılı PROVA OYU 425 6 AKTS Kredisi 4. yıl 7. yarıyıl Lisans Zorunlu 4 s/hafta Teorik: 2 s/hafta Uygulama: 2 s/hafta

Detaylı

1. LİDER 2. LİDERLİK 3. YÖNETİCİ LİDER FARKI

1. LİDER 2. LİDERLİK 3. YÖNETİCİ LİDER FARKI YÖNETİCİ-LİDER FARKI VE LİDERLİĞİN YÖNETİMDEKİ ÖNEMİ Ahmet VERAL (Rapor) Eskişehir, 2011 1. LİDER Genel bir kavram olarak ele alındığında lider, bir grubun hedef oluşturma ve bu hedeflere ulaşma ve ilerleme

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı:

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Programı: Sinema alanında bilgi sahibi, yüksek lisansını tamamlamış araştırmacıların sinema bilimine katkı sağlayacak, sinemayı sanatsal, estetik

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz.

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz. Değerli Akademisyen ve Öğrenciler. Çalışmaların son teslim tarihinin 15 Haziran 2012 olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Basılı şartname sayfa 10 daki 1 Ağustos günü deyişini lütfen dikkate almayınız.

Detaylı

Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım..

Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım.. Yükseköğretim Kurumlarımızın Mühendislik Fakültelerinin Kıymetli Dekanları ve Çok Değerli Hocalarım.. Sizlerle tekrar bir arada olmaktan mutluluk duyduğumuzu ifade ederek, hoş geldiniz diyor; şahsım ve

Detaylı

Yönetim ve Yöneticilik

Yönetim ve Yöneticilik Yönetim ve Yöneticilik Dersin Amaçları Öğrencinin Yönetim kavramını ve sürecini kavramasını Yönetim biliminin özelliklerini anlamasını Yöneticiliğin fonksiyonlarını ve gereklerini anlayıp gerekli bilgi

Detaylı

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU

ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU ANAVARZA BAL ÇOCUK TİYATROSU BASIN DAVETİ ÖRNEĞİ 2 3 ANAVARZA BAL HAKKINDA 1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Sti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın

Detaylı

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ 1 AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı, şehircilik, yerleşmeler ve planlama alanlarında kamu

Detaylı

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ STRATEJİK PLANI

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ STRATEJİK PLANI GAZİ ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ 2007 2010 STRATEJİK PLANI 1. GİRİŞ 1982 yılında kurulan İlişkiler Bölümümüzün 2007 2010 yılları stratejik plan ve hedeflerini ortaya koymayı amaçlayan bu

Detaylı

SWOT Analizi. Umut Al BBY 401, 31 Aralık 2013

SWOT Analizi. Umut Al BBY 401, 31 Aralık 2013 SWOT Analizi Umut Al umutal@hacettepe.edu.tr - 1 SWOT Strengths Weaknesses Opportunities Threats İşletmenin güçlü ve zayıf yanları ile fırsat ve tehditlerin tespit edilmesi, stratejinin bu unsurlar arasında

Detaylı

ÝÞYERÝ SAÐLIK BÝRÝMLERÝ VE ÝÞYERÝ HEKÝMLERÝ ÝLE ÝLGÝLÝ YENÝ YÖNETMELÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ

ÝÞYERÝ SAÐLIK BÝRÝMLERÝ VE ÝÞYERÝ HEKÝMLERÝ ÝLE ÝLGÝLÝ YENÝ YÖNETMELÝÐÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ m e s l e k i s a ð l ý k v e g ü v e n l i k Dr. Hamdi AYTEKÝN, Prof., Uludað Ü. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD., Baþkaný Dr. Necla AYTEKÝN Prof., Uludað Ü. Týp Fak. Halk Sað. AD Öðr. Üyesi Dr. Emel ÝRGÝL Doç.,

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

Müşteri taleplerini genişletir ve projenin her aşamasında hem müşteriye hem de kullanıcıya fayda getirecek yenilikleri kurgular ve uygular.

Müşteri taleplerini genişletir ve projenin her aşamasında hem müşteriye hem de kullanıcıya fayda getirecek yenilikleri kurgular ve uygular. Euro-DMC Kimdir? Enerjisini başarılı olmanın verdiği hazdan ve eğlenerek çalışabilmesinden alan Euro/DMC ekibi, müşterilerine sağladığı esnek çözümler, keskin hedefler ve hedef kitleyi markayla bütünleştirebilme

Detaylı

PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI

PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI Güssün GÜNEŞ Marmara Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanı 09-10 Haziran 2014, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, BİLKENT - ANKARA 19.6.2014 SUNUM PLANI ÜNİVERSİTE

Detaylı

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Temsilcileri, Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Başbakanlık Sosyal

Detaylı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir;

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 12. Yetkin Mühendislik TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 1. no lu maddede, bu yönetmeliğin amacının, tüm ülkede

Detaylı

İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Üniversitesi JEUX DRAMATIQUES- YAŞANTILARDAN YOLA ÇIKARAK KENDİNİ İFADE ETME OYUNU

İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Üniversitesi JEUX DRAMATIQUES- YAŞANTILARDAN YOLA ÇIKARAK KENDİNİ İFADE ETME OYUNU İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Helga Flohr ve Bahar Gürey in Yönetiminde JEUX DRAMATIQUES- YAŞANTILARDAN YOLA ÇIKARAK KENDİNİ İFADE ETME OYUNU Tiyatrosuz Tiyatro Yapmak Sizleri yeni bir

Detaylı

Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı 2015

Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı 2015 Giresun Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı Çağrı Mektubu Eğitim, dış dünyadan aldığı dönütler doğrultusunda kendisini değiştirerek yenileyen açık bir sistemdir. Günümüz eğitiminin vizyonu, kabul görmüş düşünceleri

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

2008 YILI FAALİYET RAPORU

2008 YILI FAALİYET RAPORU Bireysel, Kurumsal ve Toplumsal Sorun Çözme Becerilerini Geliştirir www.beyaznokta.org.tr BEYAZ NOKTA GELİŞİM VAKFI 2008 YILI FAALİYET RAPORU Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Simon Bolivar Cad., No 19/3, 06550

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

YÖNETMELİK. Işık Üniversitesinden: IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME, ÇEVRE EĞİTİMİ, KUŞ ARAŞTIRMA VE HALKALAMA UYGULAMA VE

YÖNETMELİK. Işık Üniversitesinden: IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME, ÇEVRE EĞİTİMİ, KUŞ ARAŞTIRMA VE HALKALAMA UYGULAMA VE 17 Ekim 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28444 Işık Üniversitesinden: YÖNETMELİK IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME, ÇEVRE EĞİTİMİ, KUŞ ARAŞTIRMA VE HALKALAMA UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

Detaylı

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ 2009 Yılı Kurumsal Değerlendirme Raporu Sürüm no. 2.0 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Tekirdağ, Ocak 2010 1. SunuĢ Bu

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Hayata dair küçük notlar

Hayata dair küçük notlar Hayata dair küçük notlar İlk önce sen merhaba- de. Olanaklarının altında yaşa. Sık sık -teşekkür ederim- de. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Herhangi bir konuda öğretmenlik yap, herhangi bir konuda öğrenci

Detaylı

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ ÖNSÖZ Değerli Öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı iş birliğinde yürütülen Yemekte Denge Eğitim Projesi

Detaylı

BİLİM KURULLARI İLE ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ ÇEŞİTLENDİRİLEREK SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRİLMESİ

BİLİM KURULLARI İLE ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ ÇEŞİTLENDİRİLEREK SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRİLMESİ II. AR-GE MERKEZLERİ İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ ZİRVESİ KAMU-ÜNİVERSİTE -SANAYİ İŞBİRLİĞİ BİLİM KURULLARI İLE ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ ÇEŞİTLENDİRİLEREK SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRİLMESİ VOLKAN İTFAİYE ARAÇLARI

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Proje Yetkinliği Yönetim ve Organizasyon Kültürü

Proje Yetkinliği Yönetim ve Organizasyon Kültürü Proje Yetkinliği Proje Yönetimi Temel Bilgileri Projelerde Risk Yönetimi Proje Yönetimi Ofisinin Kuruluşu ve İşleyişi Proje İyileştirme Çalışmaları ve Kriz Yönetimi Projelerde İletişim ve Başarılı Ekip

Detaylı

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız Disiplinlerüstü Temalar Kim Olduğumuz Bulunduğumuz mekan ve zaman Kendimizi ifade etme Kendimizi Gezegeni paylaşmak Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel,

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

İTÜ KÜLTÜR ve SANAT BİRLİĞİ

İTÜ KÜLTÜR ve SANAT BİRLİĞİ Sevgili İTÜ liler, İstanbul Teknik Üniversitesi, bugüne kadar ülkemizin her alanda gelişmesinde büyük işlevlere sahip olmanın getirdiği sorumlulukla, öğrencilerinin, ders dışında da geniş bir birikime,

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

Belediyesi Günleri Haziran Sosyal Yaşamda amda Yeri Gürcan. Banger. gurcanbanger.com.

Belediyesi Günleri Haziran Sosyal Yaşamda amda Yeri Gürcan. Banger. gurcanbanger.com. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Lületaşı Günleri 27-28 28 Haziran 2005 Lületaşının n Ekonomik ve Sosyal Yaşamda amda Yeri Gürcan Banger http://www.gurcanbanger gurcanbanger.com Lületaşı Eskişehir Taşı Eskişehir

Detaylı

CATI YALITIM CEPHE DOSYA MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP. MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL

CATI YALITIM CEPHE DOSYA MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP. MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL TÜRK YE N N ULUSLARARASI YATIRIM, PROJE VE MÜTEAHH TL K DERG S MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP CATI DOSYA CEPHE YALITIM CEPHE YALITIM ÇATI BOĞAÇHAN DÜNDARALP

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ Konusu İstanbul da Yazılım, Bilgisayar ve Video Oyunları Sektörü Durum Analizi ve Sektörün Geleceği Gerekçesi 2014-2023 İstanbul Bölge Planı nın ekonomik gelişme ekseni küresel

Detaylı

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI

TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI TÜRKİYE DE AVANGARD TİYATRO HATICE HAVVA YAZICI KEREMCAN DUM ENISE GOKBAYRAK 2008 ISTANBUL BILGI UNIVERSITESI Avangard Tiyatro : Genel geçerlilik kazanmış anlatım tarzlarını yeni biçim ve anlatım denemeleriyle

Detaylı

ÜNİVERSİTELERARASI İLETİŞİM VE BİLGİ TEKNOLOJİLERİNE DAYALI UZAKTAN YÜKSEKÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ

ÜNİVERSİTELERARASI İLETİŞİM VE BİLGİ TEKNOLOJİLERİNE DAYALI UZAKTAN YÜKSEKÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ Amaç ÜNİVERSİTELERARASI İLETİŞİM VE BİLGİ TEKNOLOJİLERİNE DAYALI UZAKTAN YÜKSEKÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ MADDE 1. Üniversitelerarası iletişim ve bilgi teknolojilerine dayalı uzaktan yapılan ön lisans, lisans

Detaylı

MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİN ETKİLİ YÖNETİMİ

MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİN ETKİLİ YÖNETİMİ MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİN ETKİLİ YÖNETİMİ Timur Akarsu, 24.05.2011 KURULUŞLARIN TEMEL ÖNCELİKLERİ KARLILIK BÜYÜME VARLIĞINI DEVAM ETTİRME KURUMSAL DEĞER ARTIŞI İŞLETMELER BÜYÜMEK VE VARLIKLARINI SÜRDÜREBİLMEK

Detaylı

Proje Ekibi ve Sorumlulukları

Proje Ekibi ve Sorumlulukları Proje Ekibi ve Sorumlulukları Doç. Dr. Bilgen Başgut Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık ABD, Farmakoloji ABD -Süpermen in modası geçeli çok oldu. Dikkate değer bir başarı elde

Detaylı

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve ÜNİvERSİTELERİMİzDE SANAT VE TASARıM EGİTİMİ Güner SÜMER* I-GİRİş Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve Öğretiminin genel amacı öğrencilerin yaratıcı sanat yeteneklerini geliştirerek,

Detaylı

OKUL TİYATROSU MANİFESTOSU

OKUL TİYATROSU MANİFESTOSU OKUL TİYATROSU MANİFESTOSU Kemal ORUÇ* Dolu bir tiyatro salonu Sahnede dört beş yaşlarında çocuklar. Çocuklardan biri yerde yatıyor; üzerine bayrak örtülmüş. Diğer çocuklar dizlerini döverek ve ağlıyormuş

Detaylı

YÖNETMELİK. b) Merkez (Hastane): Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. b) Merkez (Hastane): Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini, 19 Ocak 2014 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28887 Turgut Özal Üniversitesinden: YÖNETMELİK TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin!

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin! YAKLAŞIMIMIZ Kuter, yıllardır dünyanın her tarafında şirketlere, özellikle yeni iş kurulumu, iş geliştirme, kurumsallaşma ve aile anayasaları alanlarında güç veren ve her aşamalarında onlara gerekli tüm

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Projenin Adı: ERGOTERAPİ İÇİNDE HAYATIN RİTİMLERİNİ ÖĞRENMEK

Projenin Adı: ERGOTERAPİ İÇİNDE HAYATIN RİTİMLERİNİ ÖĞRENMEK Projenin Adı: ERGOTERAPİ İÇİNDE HAYATIN RİTİMLERİNİ ÖĞRENMEK Projenin Amacı: Ülke geleceği üzerinde söz sahibi olan, hedef kitledeki dezavantajlı grubun, BSRM lerde kalan 14-20 yaş arası 60 genç kızın,

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

TÜRKİYE DE MESLEKİ EĞİTİM

TÜRKİYE DE MESLEKİ EĞİTİM Uzman Melisa KORKMAZ TÜRKİYE DE MESLEKİ EĞİTİM Eğitimde Genel Görünüm Günümüz küresel rekabet ortamında bilgi ve bilgi teknolojileri giderek önem kazanmakta, ülkeler her geçen gün hızla gelişen teknoloji

Detaylı

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER TANIM Bale dansçısı, bir öyküde rolünü üstlendiği karakterin duygu ve düşüncelerini müzik eşliğinde vücut hareketleri ile sahnede canlandıran kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Sahnede

Detaylı

RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ YEMEKTE DENGE EĞİTİM PROJESİ RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ Değerli Öğretmenlerimiz, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı iş birliğinde yürütülen Yemekte Denge Eğitim Projesi

Detaylı

AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ AHMEDİ HANİ BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ AHMEDİ HANİ BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ AHMEDİ HANİ BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Ağrı

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar

Detaylı

Beyaz Perde. K ı s a F i l. m çekim aktivitesi

Beyaz Perde. K ı s a F i l. m çekim aktivitesi Beyaz Perde m çekim aktivitesi K ı s a F i l Tüm yaratıcılığınızı ortaya koyabileceğiniz, eğlenceli ve heyecan verici bir kısa film projesi! Keyifli bir finalle sonlandırılan müthiş bir film çekim aktivitesi

Detaylı

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM EĞİTİM REHBERLİK ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK NİN YERİ ve ÖNEMİ Eğitim? İnsana en iyi olgunluğu vermektir (Eflatun). İnsana tabiatında bulunan gizli bütün kabiliyetlerin geliştirilmesidir (Kant). Bireyin

Detaylı

YARDIMCI DOÇENTLİĞE ATANMA İÇİN BAŞVURU KOŞULLARI VE ADAYDA ARANACAK NİTELİKLER:

YARDIMCI DOÇENTLİĞE ATANMA İÇİN BAŞVURU KOŞULLARI VE ADAYDA ARANACAK NİTELİKLER: ANKARA ÜNİVERSİTESİNDE GÜZEL SANATLAR ALANLARINDA YARDIMCI DOÇENTLİĞE ATANMA, YARDIMCI DOÇENTLİĞE YENİDEN ATANMA, DOÇENTLİĞE ATANMA İLE PROFESÖRLÜĞE YÜKSELTİLME VE ATANMA İÇİN BAŞVURU KOŞULLARI VE ADAYDA

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Çalışanların yüzde 94 ü yurtdışında yaşamak istiyor!

Çalışanların yüzde 94 ü yurtdışında yaşamak istiyor! Çalışanların yüzde 94 ü yurtdışında yaşamak istiyor! Türkiye'nin mavi yaka ve ara kademede lider insan kaynakları sitesi Eleman.net göç konulu bir anket çalışması gerçekleştirdi. Eleman.net üyesi 12 bin

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sanayi ve İş Dünyası İşbirliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSİMER) Yrd.Doç.Dr. Ethem TOKLU

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sanayi ve İş Dünyası İşbirliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSİMER) Yrd.Doç.Dr. Ethem TOKLU DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sanayi ve İş Dünyası İşbirliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜSİMER) Yrd.Doç.Dr. Ethem TOKLU 1 Amaç Üniversite ile Sanayi ve İş Dünyası arasında köprü vazifesi olmak, Sanayi ve İş

Detaylı

İŞLETME VE YÖNETİM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ GİRİŞİMCİLİK BÖLÜMÜ

İŞLETME VE YÖNETİM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ GİRİŞİMCİLİK BÖLÜMÜ İŞLETME VE YÖNETİM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ NEDEN GİRİŞİMCİLİK? Girişimcilik geleceğin mesleği olacak Gelişmekte olan ekonomilerde mevcut işletmelerde çalışmak kadar kendi işini kurmak da önemli olmaya başlıyor

Detaylı

ZEKA Oyunları Turnuvaları

ZEKA Oyunları Turnuvaları 2013 / 2014 SAYI: 8 Oyunları Turnuvaları ZEKA Oyunları Turnuvaları Haftanın Bazı Başlıkları Uzlaşı Sanatı KOÇ Üniversitesi Okulumuzu Ziyaret Etti ZEKA Oyunları Turnuvaları Beslenme ve Çocuk Semineri ile

Detaylı

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Belediye Tiyatro Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Belediye Tiyatro Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - Madde 2 - Nilüfer Belediyesi, Müdürlüğü, Anayasa nın güvence altına aldığı

Detaylı

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI Hayat Boyu Aile Danışma Merkezi; Toplumun çekirdeği olan ailenin doğru temeller üzerine inşası konusunda danışmanlık hizmeti vermek, ailenin önemiyle ilgili

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

Yetenekleriniz Konuşsun!

Yetenekleriniz Konuşsun! On5yirmi5.com Yetenekleriniz Konuşsun! ÖSS'de istediğiniz puanı alamadınız, yerleştirmelerde de açıkta kaldınız..."tamam, benim üniversite maceram buraya kadarmış" diyorsanız, yanılıyorsunuz. Yayın Tarihi

Detaylı

ROBOTİK VE YAPAY ZEKA

ROBOTİK VE YAPAY ZEKA ROBOTİK VE YAPAY ZEKA Robot Nedir? Robotik Nedir? Robotun Tarihçesi Nerelerde Kullanılır? Yapay Zeka Nedir? Robot Yarışmaları Robot Malzemeleri Robot Nedir? Robot; Elektronik, yazılım ve mekanik sistemlerin

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ. SANAT,TASARIM ve MİMARLIK FAKÜLTESİ FONKSİYONEL GÖREV TANIMLARI

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ. SANAT,TASARIM ve MİMARLIK FAKÜLTESİ FONKSİYONEL GÖREV TANIMLARI DÜZCE ÜNİVERSİTESİ SANAT,TASARIM ve MİMARLIK FAKÜLTESİ FONKSİYONEL GÖREV TANIMLARI I. Kuruluşu, Yetki, Görev ve Sorumlulukları Kuruluş Sanat ve Tasarım Fakültesi 28.03.1983 tarihli ve 2809 sayılı Kanun

Detaylı

KOBİ EĞİTİMLERİ HALİM ALTINIŞIK GÜVENLİK-KİŞİSEL GELİŞİM-YÜZ OKUMA UZMANI

KOBİ EĞİTİMLERİ HALİM ALTINIŞIK GÜVENLİK-KİŞİSEL GELİŞİM-YÜZ OKUMA UZMANI KOBİ EĞİTİMLERİ HALİM ALTINIŞIK GÜVENLİK-KİŞİSEL GELİŞİM-YÜZ OKUMA UZMANI KOBİ EĞİTİMLERİ Yaşanan ekonomik gelişmeler sonrasında büyük işletmeler uyum sorunu yaşarken, küçük ve orta ölçekli işletmeler

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER. HALKLA İLİŞKİLER ve SPONSORLUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ

HALKLA İLİŞKİLER. HALKLA İLİŞKİLER ve SPONSORLUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLER ve SPONSORLUK Günümüzün bilgi ve iletişim çağında, ulusal ve uluslar arası rekabet ortamında rakipler arasında ön plana çıkmak, farkındalık yaratmak, hedef kitlelerle

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

Nedim Saban. Berrin Politi De. Bayar

Nedim Saban. Berrin Politi De. Bayar Nedim Saban Sanat Yonetmeni Berrin Politi De. Bayar Egitmen ÇOCUKLAR IÇIN YARATICI DRAMA VE GENÇLER IÇIN OYUNCULUK/ MUZIKAL TIYATRO EGITIMI Çocuklar kişisel gelişimleri için gerekli olan alışkanlık ve

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

YÖNETİM VE YÖNETİCİ GELİŞTİRME SEMİNERLERİ ŞİRKET İÇİ TAKIM TUHU VE ETKİLİ TAKIM ÇALIŞMASININ İLKELERİ

YÖNETİM VE YÖNETİCİ GELİŞTİRME SEMİNERLERİ ŞİRKET İÇİ TAKIM TUHU VE ETKİLİ TAKIM ÇALIŞMASININ İLKELERİ YÖNETİM VE YÖNETİCİ GELİŞTİRME SEMİNERLERİ ŞİRKET İÇİ TAKIM TUHU VE ETKİLİ TAKIM ÇALIŞMASININ İLKELERİ 08.10.2012 YÜKSEK PERFORMANSLI İŞ TAKIMLARININ OLUŞTURULMA YÖNTEMLERİ A. Takım türlerinin grupları:

Detaylı

Türk Dünyası beyaz perdede buluştu

Türk Dünyası beyaz perdede buluştu T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü BASIN TARAMASI Yayın: www.kultursanat.org Sayfa: 1 Yayın Tarihi:18.02.2010 Türk Dünyası beyaz perdede buluştu İstanbul Üniversitesi

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

SAĞLIK PERSONELİNDE LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİN ÖNEMİ

SAĞLIK PERSONELİNDE LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİN ÖNEMİ SAĞLIK PERSONELİNDE LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİN ÖNEMİ SAĞLIK ARAŞTIRMALARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Doç.Dr. Sema ZERGEROĞLU GİRİŞ Yaşadığımız bilgi çağında hızla artan ve yayılan bilgi, iş ve meslek hayatında rekabeti

Detaylı

KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM

KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM KAZAN KAZAN FELSEFESİ CRM SÜHEYLA ŞENOĞLU Müşteri İlişkileri Yöneticisi 1 21. yüzyılı yaşamaya başladığımız, şaşırtıcı ve hızlı değişimlerin yaşandığı dünyada geleneksel pazarlama anlayışını değiştirmek

Detaylı

T.C. EFELER BELEDİYESİ Kültürve Sosyalİşler Müdürlüğü GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ KAPSAM VE DAYANAK ve TANIMLAR

T.C. EFELER BELEDİYESİ Kültürve Sosyalİşler Müdürlüğü GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ KAPSAM VE DAYANAK ve TANIMLAR T.C. EFELER BELEDİYESİ Kültürve Sosyalİşler Müdürlüğü GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ KAPSAM VE DAYANAK ve TANIMLAR AMAÇ; MADDE 1- Bu Yönetmeliğin amacı, Efeler Belediyesi

Detaylı

MİMARLAR DERNEĞİ DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

MİMARLAR DERNEĞİ DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU MİMARLAR DERNEĞİ 1927 25.05.2008 30.05.2010 68. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU DERNEK KOD NO: 06.05.082 ÇALIŞMA DÖNEMİ İÇİNDE ARAMIZDAN AYRILAN MESLEKTAŞLARIMIZIN ANILARI ÖNÜNDE SAYGI İLE EĞİLİYORUZ 30 MAYIS 2010

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

Kurumsal Müzikal Projesi

Kurumsal Müzikal Projesi Kurumsal Başarı Hikayesi Kurumsal Müzikal Projesi >> PROJE ADI KURUMSAL MÜZİKAL >> PROJE TÜRÜ MÜZİKAL >> PROJENİN KISACA TANIMI Projemiz; şirketinizin değerlerini, misyon ve vizyonunu yansıtan (yaşayan),

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1

TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 TEKNOLOJİ VE TASARIM Dersine giriş.. 11.11.2013 1 Giriş Yaşamımızın tartışmasız en önemli gündemini teknolojik gelişmeler ve tasarım harikası ürünler oluşturuyor..bu sunu sizlere dersimizin amacı ve içeriğini

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ ETKİNLİK YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ ETKİNLİK YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ ETKİNLİK YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç MADDE1-(1) Bu yönergenin amacı Üsküdar Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilecek bilimsel, sanatsal, kültürel, sportif her tür etkinliğin planlanmasına

Detaylı

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Nasıl Bir Deniz Feneriyiz? Üniversitelerin, kültürel sermaye sinin en başında kuşkusuz bilimsel araştırmalar ve bilimsel yayınlar gelir. Kültürel sermaye ne denli yoğunlaşmış ve ne denli geniş bir alana

Detaylı