PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL CONSILIULUI MINORITÃÞILOR NAÞIONALE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL CONSILIULUI MINORITÃÞILOR NAÞIONALE"

Transkript

1 NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ATATÜRK Anul VIII, 2001 Nr. 5 (71) MAI / MAYIS VOCEA AUTENTICÃ ROMANYA TÜRK DEMOKRAT BİRLİĞİNİN YAYIN ORGANIDIR PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL CONSILIULUI MINORITÃÞILOR NAÞIONALE Şiirlerinde dilin mucizelerine, insan ruhunun bütün duyuşlarına, doğanın sırlarına, kuşların cıvıltılarına, kutsal adetlerimize yer veren en yaşlı şairlerimizin biri olan İsmail Ahmet Daud 27 Ağustos 1918 yılında Silistre de doğmuştur ilkokulunu; yıllar arasında Silistre deki Durostor adlı erkek lisesini ve sonra üç yıllık lise sonu yüksek kürsüsünü tamamladıktan sonra 1938 yılında Baltacıkum köyünde, 1939 dan 1940 yılına Durostor vilayetinde bulunan Asfatköy ve Eniceköy de öğretmen olarak görevlendirilmiştir. Daha 18 yaşında iken şiir yazmaya başlayan İsmail Ahmet Daud bunları Sami Batova tarafından çıkarılanı Tuna gazetesinin sayfalarında yayınlamaya başlar. Sonra yetenekli genç dört yıl bu gazetenin muhabiri olarak çalışmıştır. Kaliakra ve durostor Bulgar devletinin hakimiyeti altına girince İsmail A. Daud un ailesi Romanya da bulunan Cãlãraşi şehrine göç eder. Bu yeni topraklara yerleştikten sonra da o gazetecilik ve yazı işlerini sürdürmeye devam etmiştir. Makale, şiir ve hatıralarını İsmail A. Daud gerek Bulgaristan Romanya da çıkan çeşit gazete ve dergilerde yayınlamıştır. Mesela: Şara lui Mircea, Universul literar, Haks,y, Suha, Deliorman, Ramuri, Bora, Renkler ve başkaları larda Romanya ve Türkiye arasında kültürel ilişkilerinin gelişmesinde büyük katkıda bulunan Türk Birliği gazetesinde de makale ve şiirler yayınlayan İsmail A. Daud bu çalışmalarıyla o zamanki Türkiye Cumhuriyeti nin Başkonsolosu Hamdullah Suphi Tanrıover in takdirini de kazanmıştır. İsmail A. Daud 1958 yılında Köstence ye göç ettikten sonra 1983 emekli yılına kadar okul müfettişliğinde çalışmıştır yılından sonra şair İsmail A. Daus, Renkler, Karadeniz ve Hakses dergilerinde yayın hayatını büyük bir başarıyla sürdürmektedir. Şiir yazmaya meraklı olan İsmail A. Daud, Renkler dergisinde Necip için, Büyük Şair M. Niyazi yi Anarken, 22 Aralık 1989, Ana yurt gibi şiirlerini yayınlamış ve Hakses gazetesinin herbir sayıda konulu çalışmalar çıkarmaya devam ettmiştir. İsmail A. Daud un türlü konular çerçevesinde ele aldığı şiirlerinde kendi düşünce ve duygularının çeşit tonunu, birbirinden farklı kalıp içinde ifade ettiğini görmekteyiz; sözlerinin şekil ve manasını bir örgü içinde kullanarak, sayısız örneklerle şiir dünyasını zenginleşmiştir. Şairin düşünceleri Türkiye, adetler, çiçekler, ünlü insanlar, mevsimler arasında dolaşır; şiirlerinde Türkçenin tat veren tek tek kelimelerini kullanarak, bize kıvanç evlad, sevgi, kutsal, huzur, berrak kelimeletinin başka bir tadını, rengini açmış, yüce, şeref, gazi, fatih, umut, ordu kelimelerinde ozan bir güç gizliyor gibi;dağ, taş, toprak, çiçek kavramları sanki sesleriyle yüc şeref, orduyu çağrıştırır. İlk söylendiğinde büyük heyecan uyandıran Epopeleriyle Dünyada Hayran Eden Vatan şiiri aşk, sevda, özlem, iman ile kalbinde taşıyan Türkiye ye karşı duyduğu sevgisini anlatmaktadır. Destanlar yaratan biricik dev ulusum Bayrağına selamımla sonsuz saygı duruşum, Türkiyeme kutsi hizmettir gerçek buluşum Ülkeler çerçevesinde dostluklar köprüsü vatanım. tarihi anlam taşıyan bu şiir ayrı bir güzellikle yüklüdür. Atatürk ün bıraktığı Cennet Vatan Türkiye Cumhuriyeti alsancağının altında daima yükselecektir düşüncesi, şüphesiz ki bütün Türk dünyasının ortak bir dileğini gösterme açısından büyük değere layıktır. Aynı mevzuyu şair Yüce Ay Yıldızlı Al Sancağın İşiğinda mısralarında işlemiş, fakat burada; Hamuru vatandır, mayası yürek, Rasül un aşkıyla yoğrulmak gerek. Mehmedimin son deminde gülerek Kefene döktüğü kanıdır Bayrak! İSMAİL AHMET DAUD diyerek sonuna: bir garip ozanın da şerefi, namusu, şanıdır bu Bayrak 7 kelimlerini de ekler. Bir toplumun içinde eskiden beri uyulan kural, töre, adet ve geleneklerini bir araya getirerek bunları anlatmak için başka kelime ve ifade tarzı kullanmış, yani burada 7-8 heceli mısralarla iş eder. Ulvü Kurban Bayram Şerefine, Mukaddes Ramazan Hürmetine, Kutsal Vakıtlara Saygı Değer, İbadet hanelerimiz adlı şiirlerindeki mısralar: İşte Kurban bayramı geldi Her mumine kıvanç verdi, Ufkumuza güneş doğsun kavmimize huzur dolsun. veya: Ummetinin nebi kulu Oruçların Kur an yolu, Namazlar ilham dolu Ne ferahtır Ramazan! düyerek kutsal bayramlarını dile getiren başkla bir sanat eserleridir. İsmail A. Daud un yarattığı her şiirinden başka bir tat alabiliyoruz. Örneğin; mevsimler, bahar, ilkyaza armağan ederek yazdığı şiirlerinde başka bir anlatış tarzı, başka bir özellik buluruz. Yaşlı şairimiz ilk baharı çok sevdiğini, güneşi ver yeşilliği hep özlediğini, otlar da yeşerdikten sonra kırlarda koşar eğlenirim der ve çocukluk yıllarını özlermle hatırladığını tasvir eder. Şair bahara da aşık olduğunu bildirir. Bambaşka, yepyeni, tatlı kelimelerle bu duygularını, içindekilerini bizlere de duyurmaya ister: Bahardır bizim neşemiz, Açar güzel çiçeklerimiz, seviniriz hepimiz O bahar havasında Ve doğaya karşı duyduğu aynı aşkı bu kez Çevreyi Savunalım şiirinde bildirir. Dikelim fidanları Koruyalım ağaçları Temizleyelim havayı Yaşamak ne güzel! Çocuklar ölmesin, Fidanlar kesilmesin, Ormanlar üzülmesin Yaşamak ne güzel! Koruyalım ağaçları, çocuklar ölmesin diyerek şair sözünü, dileğini tamamıyle duyurmaya çalışır. Hareketli fakat basit, adı fakat canlı, yalın fakat gayet sade kelimelerle estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran ve beğenilen şiirler yazan ozan devrimizin günlük konuşmalarında kullandığı Türkçesini sanatkarane bir şekilde biraraya getirmekle şiirin tadına varmamızı sağlamaktadır. ( Romanya Türk-Tatar Edebiyatı - Nedret Ali Mahmut) DOBRUCA TÜRK YAZARI ISMAIL A. DAUD RAHMETLİ OLDU 83 yaşında uzun bir hastalıktan sonra yaşamaktan giiti, toprağa karıştı Dobruca Türklerin tanınmış şairi, saygılı Üsmail A. Daud. Arkasından faidalı bir iz bıraktı. Onun hür düşüncesi, insanlığı bizi ısıttı. Bu duygularla rabimizden sonsuz rahmetler niaz ederken, geride bıraktığı bütün sevdiklerine, yadıgarlarına gani gani rahmet diliyoruz. Yatığı yer nurla dolsun. Bahar mevsiminin huzurunda Bahardır bizim neşemsiz Açar güzel çiçeklerimiz. Seviniriz hepimiz. O bahar havasında. Çimenler yeşerir Çocuklar oynaşır Her taraf şenlenir O bahar havasında. Koyunlar, kuzular meleşir Kuşlar cıvıldaşır Tüm hayat güzelleşir O bahar havasında. İlkyazın tadına doyum olmaz İlkbaharda çiçekler açar, Ağaçlar yeşerir, kuşlar uçar Koyunlar, kuzular kırlarda koşar Ne güzeldir ilkbahar. Kelebekler pır pır uçar Arılar çiçekten çiçeğe konar Menekşeler güzel koku saçar Ne güzeldir ilkbahar. İlkbaharı çok severim Güneşi ve yeşilliğı hep özlerim Bir de otlar yeşerince Kırlarda koşar eğlenirim.

2 ATATÜRK ÜN YAŞAMINDAN TEMEL ÇİZGİLER (II) Mustafa Kemal Harp Akademisi ne giriyor: Harp okulundaki üç yıllık başarılı öğreniminden sonra kurmay subay olacakların alındığı Erkan-ı Harbiye Harp Akademisi sınıfına seçildi (1902). Bu okulda derslerine iyi çalışıyordu. Harp okulunda siyasal olaylarla ilgilenmeye başlayan Mustafa Kemal, kendisinde ve arkadaşlarında uyanmaya başlayan fikirleri, üikenin yönetimindeki kötülükleri Harp Okulu öğrencilerine de anlatmak hevesine kapıldılar. Bu konudaki girişimlerini şöyle anlatır. Okul öğrencileri arasında okunmak üzere okulda el yazısıyla bir gazete çıkarmaya başladık. Sınıf içinde küçük bir örgütümüz vardı. Ben idare heyetindeydim. Gazetenin yazılarını çoğunlukla ben yazıyordum. Bu durum okul yönetiminin gözünden kaçmamıştı. Bir gün, Mustafa Kemal ve arkadaşları okulun veteriner dershanelerinden birinde gizlice gazetenin yazılması, hazırlanması ile uğraşıyorlardı. Okul komutanı Rıza Paşa, sınıfı basarak, hepsini suçüstü yakaladı. Gençlerin dersten başka şeylerle uğraştıkları için önce tutuklanmalarını emretmişti. Ancak,dershaneden ayrılırken hoşgörüiü davranarak izinsizlik cezasıyla yetinmişti. Daha Harp okulu öğrencisi iken ülkenin durumuyla ilgilenmeye başlamış olan Mustafa Kemal, askerlik bilgilerini, ders konularını en üst düzeylerinde, ayrıntılarına ve inceliklerine dek güçlendirmekteydi. Böylece kendini askerlik mesleğinin kutsal amaçiarına hazırlıyordu. Mustafa Kemal Harp Akademisi ni üstün başarı ile yüzbaşı olarak bitirdi(1905). Harp okulu nu 320 kişi arasından yirminci, Harp Akademisi ni üçüncü, kurmaylık hakkını kazanan on subay arasında beşinci bitirdi. Türk ordusuna katılması ve tutuklanması: Harp Akademisi ni bitiren Mustafa Kemal ve arkadaşları, lstanbul da kalacakları sürede etkinliklerini sürdürmek üzere bir ev kiraladılar. Burada toplanıyor, ülke sorunlarını konuşuyorlardı. Bu davranışları Abdülhamit in hafiyelerince izleniyordu. Saray adamlarınca tutuklanarak Yıldız da sorguya çekildiler. Mustafa Kemal in bir suçu saptanamadı, birkaç ay tutuklu kaldıktan sonra salıverildi. Şam daki 5. Orduya atanması: Bir süre sonra, genel kurmay dairesince atanmak üzere çağrıldıkları zaman ad çekme yapılacağı, eğer aralarında anlaşırlarsa buna gerek kalmadan atamalarının yapılacağı bildirildi. Istanbul a yakınlığı bakımından Edirne ve Selanik teki ikinci ve üçüncü orduya gideceklerin kendi aralarında anlaşmalarından kuşkulandılar. Bunun üzerine-mustafa Kemal i Şam daki Beşinci Orduya bağlı bir süvari alayına atadılar. Bulunduğu bölge dışına çıkmaması buyruğunu da verdiler. Subaylıkta ilk başarıları ve siyasal etkinlikleri: Mustafa Kemal bu ilk kıta yaşantısında, ilerde çok yararlanacağı değerli deneyimler kazanmıştır. Devlet yönetimindeki kötüiükleri, ordunun eğitimindeki eksiklikleri halkın kötü yönetimden çektiği sıkıntıları yakından görüp anladı. Türlü fırsatlar yaratarak Suriye nin her yanını dolaştı, buralardaki subaylara özgürlük düşüncelerini aşılama olanaklarını buldu. Bu arada,bölgede çıkmış bulunan Dürzi ayaklanmasını bastırmada üstün bir askerlik başarısı gösterdi. Halk ve ülke hakkındaki derin sevgisiyle dikkati çekti, arkadaşlarına örnek oldu. Buradaki arkadaşları ile Vatan ve Hürriyet adlı bir dernek kurdu. «1906» Derneğin örgütünü Suriye nin belli başlı kentlerinde genişlettikten sonra gizlice Selanik e gitti. Derneğin Makedonya bölgesinde de örgütlenebilmesi için çalışmalara başladı. Selanik te de derneğin bir örgütünü kurdu. Aylarca süren gizli etkinlikierini haber alan lstanbul daki hükümet yetkilileri; Mustafa Kemal in yakalanması buyruğunu verdiler. Yafa daki komutanı, hükümete verdiği cevapta Mustafa Kemal in bir sınır sorunu ile ilgili olarak Mısır a görevli gönderildiğini bildirdi. Bu sırada durumu öğrenen Mustafa Kemal, hemen Yafa ya döndü, oradan da söz konusu sınır bölgesine gitti. Mustafa Kemal le aynı dernek üyesi olan komutanı, böylece onu yakalanıp tutuklanmaktan kurtarmıştı. Bir süre sonra, topçu stajını yapmak üzere İam a atandı. Bu stajı bitirince kolağası «Ön yüzbaşı» oldu. «1907». Şam daki ordu karargâht kurmaylığına atandı. Bu görevi kısa sürdü. Onu Makedonya daki Üçüncü Ordu ya atadılar (1907). Ordu merkezi Manastır da olduğundan,orada göreve başlayan Mustafa Kemal,bir ara Selanik te yeni kurulmuş bir örnek alayın denetim kurulunda görev aldı. Bu denetlemede gösterdiği dikkat,bilgi ve görüşleriyle üstleri tarafından çok beğenildi. Üçüncü Ordu nun yüksek kurmay kurulu Selanik teydi. Bu kurulda görevlendirilen Mustafa Kemal e ayrıca Selanik-Üsküp Demir yolu Müfettişliği de verildi. Bu bölge, hükümet merkezine yakınlığı ve hareketliliği bakımından çok önemliydi. Bu dönem, Abdülhamit iktidarına son vermek için siyasal etkinliklerin yoğunlaştığı yılların yaşandığı bir karışık dönemdi. (devam) - Mai / Mayıs 2001 pagina / sayfa Amerikalı tarihçi Castin Mekkarti: Anadolu da Ermeni den çok Türk öldü Ermeni- Türk diyalogu için aryışlar çerçevesinde İstanbul da Demokratik İlkeler Derneği tarafından Türk- Ermeni ilişkileri konferansı düzenlendi. Konferansta görüşlerini aktaran Amerikan tarihçi Castin Mekkarti ile görüşmek fırsatını bulduk. Türk tarihçiler Halil Berktay ile Taner Akçam ın olaylan tek yanlı incelendiklerini iddia eden Mekkarti, Ermeni incelediklerini iddia eden Mekkarti, Ermeni tarafına da kendi görüşlerine başvurmadığı için sitem ediyor. Kendisini Türkiye nin resmi görüşlerini dile getirmekle suçlayanlan Bunlar kendi görüşlerim. Kimsenin paralı avukatı değilim diye yanıtlayan Castin Mekkartı ye göre soykırım iddialarını savunmak mantık dışı. Ermeni sorunuyla nasıl ilgilenmeye başladınız? Tarihçi olmakla birlikte uzmanlık alanım demografi. Tezimi,1887 ile 1922 yıllarını kapsayan bir dönemde Anadolu daki Müslümanlar ın nüfusu üzerine yaptım. Anadolu daki Ermeni,Rum oranını araştırdık. Çalışmalarıma başladığımda soykırım iddialarına inanıyordum. Ancak çalışmalar ilerledikçe Anadolu da Ermeniler den fazla Türklerin ölmüş olduğunu farkettim. Bir tarafta diğerine göre daha fazla ölü varsa bu soykırım olamaz diye düşündüm. Her iki tarafın kayıplarıyla ilgili çelişkili rakamlar duyuyoruz. Sizin ulaştığınız rakamlar nedir? Anadolu da 3 milyona yakın Müslüman ile 600 bin Ermeni öldürüldü te Van daki Müslümanlar ın üçte ikisi öldürülmüştü. Bu insanlar kimin tarafından öldürdüğü diye sorarsanız, Ruslar ve Ermeniler diyebilirim. Türkiye bir süre önce Profesör Halil Berktay ın görüşlerini tartıştı. Berkay da, soykırımın iddialarını doğru kabul den Akçam da sizden farklı düşünüyor. Ne diyorsunuz? Evet. Soykırımı savunan tüm tarihçileri mantıksız buluyorum. Çünkü soykırım yapmayı planladığınızda bir gruptaki tüm insanları öldürmeyi amaçlarsınız. Osmanlı Hükümeti İstanbul, İzmir, Edirne deki Ermeniler e saldırmadı, rahatsız dahi etmedi. İstanbul da sadece bazı Ermeni aydınlarının, Ermeni örgütlerinin önde gelenlerinin tutuklandığı görüyoruz. Hitler Berlin deki Yahudileri de ortadan kaldırdı. İkinci önemli nokta, Suriye ye doğru göçe zorlanan Ermeniler in çoğu hayatta kaldı. Ermeni tarihçiler de bunu söylüyor. Oysa her şey Osmanlılar ın kontrolü altındaydı. İsteselerdi göç sırasında öldürebilirlerdi. Kolaylıkla ortadan kaldırabilecekleri insanları öldürmediler. Bu durumda bir soykırımdan nasıl sözedilebilir, anlamıyorum. Suriye de göçe zorlanan Ermeniler in Cemal Paşa tarafından beslendiklerini biliyoruz. Askerlerin yemeklerini onlara verdi. SAVAŞ İKİ TARAFLIDIR Soykırım iddiasında bulunanların dayanakları ne? Sadece bir tarafa kulak veriyorlar. Taner Akçam, benimle 20 yıldan beri konuşmayı rededen Riçard Hovanissian gibi tarihçileri okuduğunuz zaman, asla öldürülen müslümanlar dan söz etmediklerini görüyorsunuz. Zorunlu göçe dahi tek taraflı bakıyorlar. Mesela Akçam yalnızca bir tane zorunlu göçü inceledi. Oysa bölgede çok sayıda göç oldu. Kafkaslar dan 1 miliyon yakın Müslüman göç etti. Her şeye iki taraftan bakılması gerek. Berktay, bildiğim kadarıyla Ermeniler de Türkler i öldürdü diyor. Sadece bir taraftan söz ederseniz soykırım gibi görünür elbet. Oysa herhangi bir savaşta taraflar birbirlerini öldürür. Amerikan içsavaşında da böyle oldu. İki taraf birbirini öldürdüğü zaman soykırımdan söz edilemez. Ya da illa sözcüğü kullanmak istiyorsanız iki taraflı soykırım dersiniz. Kanımca soykırım sözcüğünü kullanmak tamamen yararsızdır. Bunun kullanılmasının tek amacı politiktir. Ermeniler in de günün birinde Bunun bir soykırım olmama ihtimali var demeleri gerek. Bunu gerçekten duymak isterdim. TÜRKLER KAVGA İSTEMEDİ Sürekli Türkler tarafından katledilen, öldürülen Ermeni hikayeleri duyuyoruz. Özellikle de yurtdışında. Yüzlerce kitap yazıldı. Aynı şekilde televizyon programları yapıldı. Mesela Fransa da Ermeni tasarısının oylanmasından önce Fransız televizyonunda yaşlı Ermenileri getirdiler ekrana. Buna karşılık Müslümanlar neden kendi hikayelerini anlatmadılar? Neden Ermeniler in belleği daha canlı kalmış? Nedeni şöyle açıklayabilirim. Kurtuluş Savaşı ndan sonra Türkler kendi başlarına gelenler konusunda daha sessiz kalmak gibi bir politikayı tercih ettiler. Dikkat edin sadece Ermeni olaylarından söz etmiyorum. Balkan Savaşı, İstiklal Savaşı ndan da söz ediyorum. Çünkü Atatürk nefretle, çatışmalarla yola devam edilemeyeceğine inanıyordu. Örneğin Selanik bir Yunan kenti değil bir Türk kentiydi. Nüfusunun çoğunluğu Türkler den ve Yahudiler den oluşuyordu. Atatürk, Selanik i geri almaya çalışırsak bir şey kazanmayız, kötü anılarla, nefretle, çatışmayla bir yere varamayız, dedi. Ermeni meselesinde sessizlik politikasını benimsemek Ermeniler den korkulduğu için değildi. Türkler in çatışmalara devam etmeleri istemiyordu.buiyük bir politikaydı o dönemde. Ama zamanla iyi politikalar da etkisini kaybediyor. Elbette Türk Hükümeti nin 1950, 60, 70 lerde aynı politikayı sürdürmesi hataydı. Çünkü diyasporadaki, ABD deki, Fransa daki Ermeniler kaybeden taraf oldukları için hafızalarını sürekli canlı tuttular. Etnik kimliklerine sıkı sıkı sarıldılar. Türklerin kendi hikayelerini yazmamalarının nedeni bu politika yani? Evet, Türk Hükümeti nin 1950 lerde şunu söylemesi gerekiyordu: Tamam olanlar oldu. Şimdi bunları tahil etmemiz gerekir Ama bunu yapmadı. Van, Bitlis, Erzurum a gitseniz Türkler in anlatacakları korkunç hikayeler var. Ben bu kentlerde çalışmalar yaptım, yaşlıları videoya çektim. Ermeniler inkine benzer hikayeler dinledim. INGILIZ BELGELERİ KAYIP Askeri arşivler açık değil. Başbakanlık arşivleri açık ve yasalar herkesin arşivlere girmesine sağlıyor. İzni kolaylıkla alabiliyorsun. Ama esas mesele şu ki, belgelere ulaşamıyorsun. Ya kayboldu diyorlar, ya da bulamıyorlar. Oysa bunlara herkesin kolaylıkla ulaşması gerekir. Ermeni tarihçiler de bunlardan yararlanmalı. Yalnız bu arada bir şey eklemek istiyorum: Arşivler açılmalı derken sadece Osmanlı arşivlerden değil Ruslar ın, Ermeniler in de arşivleri açılmalı. Herkes arşivler hususunda namuslu davranmalı. Türkiye Cumhuriyeti nin arşivleri açılmadı henüz. Mesela İngiltere de çalışırken 1919 ile 1939 yılları arasında, Anadolu daki konsolosluk kayıtlarını içeren İngiliz belgelerinin kayıp olduğunu farketim. Bunlar Dışişleri Bakanlığın dan arşive hiç ulaşmamıştı. Yani kasıtlı olarak yok edilmişlerdi. Belgelerde İngiliz hükümetini rahatsız eden bir şeyler vardı mutlaka öncesi bazı bilgiler de olabilkir. İnsanın aklına her şey geliyor. Belki Mustafa Kemal ortadan kaldırmak için bazı planlar bile vardı. DAHA ÇOK TARİHÇİ YETİŞMELİ Ermeni olaylarını incelemek için Taşnak arşivleri çok önemli. Ama bugün onların nerede olduğunu dahi bilmiyoruz. Kimilerine göre New York ya da Boston da., Ruslar ın elinde Ermeni Patrikhanesi nin belgeleri var. Şimdi bunlar kamuya açacaklarını duyduk. Bu iyi bir gelişme. Yalnız bu arada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Kimi zaman bu belgelewrdeki bilgiler yalnış. Mesela, Ermeni devrimci güçlerinin katliama giriştikleri yolunda bilgiler içeren bazı belgelerin Taşnaklar tarafından yakıldığını biliyoruz. Yalnızca kopyaları elimize ulaştı. Tarihçiler bilgileri sürekli kartşılaştırarak gerçeğe ulaşabilirler ancak. Tek taraflı versiyonların sürekli kontrol edilmesi gerek. Türkiye Ermeni meselesini incelemek için daha fazla tarihçi yetiştirmek zorunda. Neticede bu mesele onlara bırakılmalı. (Hüriyet - gazetesi) Problema genocidului armean vãzut de un istoric american (traducere din limba turcă) După cum bine se ştie, în ultima perioadă, în întreaga Europă se duce o politică exacerbată pentru recunoaşterea oficială a genocidului armean din anul Desigur, toate organizaţiile din diasporă sprijină cu vehemenţă această acţiune. Fiecare număr al ziarului Ararat punctează cu date acest fapt istoric. Şi totuşi care este adevărul? Adevărul, aşa cum s-a văzut de fiecare dată, este undeva la mijloc. Redacţia ziarului Hakses, organ central de presă al Uniunii Democrate Turce din România, a căutat să nu se implice în rezolvarea acestui conflict internaţional,dar observăm, că, indirect, ne afectează şi pe noi. Oare nu a fost de ajuns că am crescut în doctrina manualelor şcolare care au educat, destul de bine zic, o poziţie recalcitrantă faţă de tot ce este turc? Această imagine încercăm acum s-o reparăm prin diferite modalităţi. Şi iată-ne din nou puşi la zid, ca fiind exponenţii unui popor de criminali. În acest scop, nu vom face decât să reproducem, cât mai fidel, observaţiile unor politologi, poziţiile unor persoane oficiale din comunităţile armene din Turcia, ale unor istorici şi de ce nu şi ale noastre. În acest număr redăm în limba turcă şi română poziţia istoricului american Justin McCarty. Domnia Sa a participat recent la o conferinţă ce a avut loc la Istanbul. Conferinţa (continuare în pagina 4)

3 pagina / sayfa İKİNCİ İSLAM DİNİ OLİMPİYATI 5 Mayıs 2001 tarihinde, Mecidiye de Kemal Atatürk Pedagoji ve Teoloji Lisesinde II. İslam Dini Olimpiyatı (Din dersi bilgi yarışması) düzenlendi. Köstence Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi sayın Mustafa Çalışkan ın müfettiş Ali Leman başkanlığında 29 Ocak 2000 tarihinde Mecidiye de yapılan toplantıdaki teklifi ve gayretleri ile Romanya da ilk defa düzenlendi. Bu önemli faaliyetin sponsorluğunu da Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı üstlendi. Bu II. İslam Dini Olimpiyatı gerçekleşmesine başta Romanya Müftüsü sayın Bagış Şahingiray, Milli Eğitim ve Araştırma Bakanlığında Türk Dili Genel Müfettişi Ali Leman, Köstence Müfettişliğinde Türk Dili Müfettişi Gelal Firdes, R.D.T.B. Eğitim Komisyon Başkanı Ervin İbraim,, Mecidiye Kemal Atatürk İlahiyat ve Pedagoji Lisesi Türk tarafı Müdür Yardımcısı Ali Bektaş ve Türk Öğretmenlerin büyük katkıları bulundu. Olimpiyata Romence Eğitim yapan okullarda mecburi dersler arasında bulunan İslam Dini Dersine katılan Dobrucanın Köstence, Mecidiye, Mangaliya gibi yerleşim birimlerinden 120 öğrenci katılmıştır. Sorular Romanya Eğitim Bakanlığının kabul ettiği Din Dersi programına uygun olarak inanç, ibadet, ahlak ve Peygamberimizin (S.A.V.) hayatı gibi konulardan sorulmuştur. Olimpiyata dereceye giren öğrenciler, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet Vakfı, ataşe Mustafa Çalışkan, Türk Birliğin Eğitim Komisiyon Başkanı Ervin İbraim tarafından çeşitli para, kitap ve kırtasiye gibi ödüllerle ödüllendirilmiştir. Olimpiyata katılan öğrencilere, bu öğrencileri yetişen öğretmenlere, Olimpiyatın düzenlendiği Mecidiye Kemal Atatürk Pedagoji ve Teoloji Lisesi, Eğitim Bakanlığında Türk Dili Genel Müfettişi Ali Leman, Köstence Müfettişliğinde Türk Dili Müfettişi Gelal Firdes, ile Mehmet Kırmızıgül, İsmail Kırcan, Mehmet Emin Fidan, İsmail Kırcan, Halit Gülleryüz, Mehmet Dilgen, Cuma Dumanlı öğretmenlere teşekkür ederiz. Ervin İbraim Romanya Demokrat Türk Birliği Eğitim Komisyonu Başkanı File din activitatea Comisiei de Învãþãmânt a U.D.T.R. Comisia de Învăţământ a Uniunii Democrate Turce din România a sprijinit de la început transformarea Liceului Pedagogic şi Teologic Musulman Kemal Atatürk în Colegiu de Institutori de Limba Turcă Kemal Atatürk ce funcţionează în cadrul Universităţii Ovidius Constanţa. Acest lucru era absolut necesar având în vedere apariţia legii care obligă transformarea şcolilor normale în colegii universitare. În urma şedinţelor desfăşurate la Medgidia la Liceul Pedagogic şi Teologic Musulman Kemal Atatürk şi la sediul Universităţii Ovidius Constanţa s-a hotărât înfiinţarea Colegiului de Institutori Kemal Atatürk. Acest colegiu, condus de d-l prof.dr.mahmut Enver, director şi de d-l Cezmi Karasu, director adjunct, funcţionează la Constanţa în cadrul Campusului Universităţii Ovidius. Sperăm că în anul universitar un număr tot mai mare de tineri îşi vor îndrepta paşii spre această instituţie de învăţământ ce şi-a demonstrat valoarea la scurt timp după înfiinţare. Comisia de Învăţământ a Uniunii Democrate Turce din România şi-a adus o contribuţie deosebită la desfăşurarea celei de-a patra ediţii a Olimpiadelor de Limba Turcă (faza judeţeană şi faza naţională) şi, pentru a doua oară a Olimpiadei de Religie Islamică. Uniunea Turcă a contribuit atât logistic cât şi material la organizarea acestor olimpiade. R e p r e z e n t a n ţ i i Comisiei de Învăţământ a Uniunii Democrate Turce din România s-au implicat la nivel central în cadrul Comisiei de Învăţământ, Ştiinţă şi Tineret a Consiliului Minorităţilor Naţionale în rezolvarea diverselor probleme apărute la nivelul predării limbii turce şi a religiei musulmane cum ar fi de exemplu instituirea obligativităţii studierii limbii materne sau diferite facilităţi pentru profesorii care predau aceste discipline. Prof.Ervin Ibraim Preşedinte al Comisiei de Învăţământ a U.D.T.R. OLIMPIADA DE RELIGIE ISLAMICÃ Sâmbătă, 5 mai 2001, a avut loc la Medgidia, la Liceul Teologic Musulman şi Pedagogic Kemal Atatürk, a doua ediţie a Olimpiadei de Religie Islamică. Această acţiune a fost organizată ireproşabil de d-l Mustafa Çalışkan, ataşat pe probleme de religie la Consulatul General al Republicii Turcia la Constanţa şi sprijinită de Uniunea Democrată Turcă din România şi de U.D.T.T.M.R. Au participat un număr de 120 de elevi de la diferite şcoli din Dobrogea unde se studiază disciplina religie islamică. La final cei mai merituoşi au fost răsplătiţi prin diverse premii oferite de Mustafa Çalışkan din partea Consulatului General al Republicii Turcia la Constanţa şi de Ervin Ibraim din partea Uniunii Democrate Turce din România. Această acţiune a căpătat un plus de valoare şi datorită sprijinirii ei de distinse personalităţi ale vieţii intelectuale şi spirituale ale comunităţii musulmane de naţionalitate turcă şi tătară din Dobrogea cum ar fi lector dr. Ali Leman, inspector principal în cadrul Ministerului Educaţiei şi Cercetării, prof. Gelal Firdes, inspector de specialitate în cadrul Inspectoratului Şcolar Judeţean Constanţa, imam Bagîş Şanghirai, muftiu al Cultului Musulman din România, prof. Memet Faruc, preşedinte U.D.T.T.M.R. etc. Ne bucurăm aşadar de faptul că această acţiune, iniţiată anul trecut, a început să se distingă în cadrul vieţii culturale şi religioase a comunităţii musulmane din Dobrogea. Ervin Ibraim DOBRUCA TÜRKLERİNİN KISA TARİHİ Dobruca Türkler bu diyara Kara Denız in güney bölgesinden gelerek yerleşen Türk kavimleri nin torunlarıdır. Peçenekler ve Kumanlar Dobruca eyaletine XI-nci ve XII-nci yüzyıllarda yerleştiler. Hatırlattığımız Türk kavimleri arasına XIII-nci yüzyılda Sarı Saltuk Dede nin idaresinde Selçukluklara mensup muhtelif boylar ve Altın Ordu devleti halkının bir kısmı yerleştiler. Dobruca eyeletinin tarihi üç geniş ve farklı devri içine alır: 1. Osmanlı İmparatorluğundan önceki devir (XI-nci ve XIVncu yüzyıllar) 2. Osmanlı devri(xv-nci ve XIX-ncu yüzyıllar) 3. Romen devletine bağlanması tarihinden (1878) günümüze kadarki devir. 4. Bu bölge Romen devletine bağlanmasından sonra üç nizamname yardımı ile idare edildi. Romanya parlamentosu nun 28 ve 30 Eylül 1878 tarihlerindeki toplantılarında onaylanan söz konusu üç tüzük bu bölgedeki Türk halkı nın siyasi ve idari haklarını müsbet etkiledi. Romen hükümeti nin Türk cemaatini harbin kötü etkilerinden kurtarmak amacıyla aldığı tedbirler bu halkın Romen idaresine karşı güvenini arttırdı. Mai / Mayıs A apărut numărul pe luna martie al revistei Orizont, revistă lunară a Liceului Internaţional de Informatică Constanţa. În paginile acestei reviste se face o succintă prezentare a liceului, a condiţiilor materiale de excepţie de care beneficiază elevii, precum şi a rezultatelor obţinute de elevii acestui liceu. Redacţia Hakses îşi exprimă speranţa că un număr tot mai important de tineri turci îşi vor îndrepta paşii spre această instituţie de învăţământ yılından sonraki yüzyılı kapsayan devrede Dobrucadaki Türklerinin kültürel ve artistik hayatları 1888 ile 1914 ve iki dünya harbi arasında iki aşamaya ulaştı. Romanyadaki Türk azınlığı gerek ilk, gerekse ikinci dünya harbi zarfında vatanları olan Romanyaya karşı sadık kaldı, vatansever bir tavır takındı. Türkler halihazarda Romenler, Macarlar, Almanlar ve diğer milli azınlıklarla birlikte modern bir Romanyanın kurulması çalışmalarına önemli bir katkı sağlıyorlar. Prof. Mehmet Ali Ekrem

4 - Mai / Mayıs 2001 Mustafa Kemal bir süre sonra Şişli de kiraladığı bir eve verilecek. Şimdi ATATÜRK MÜZESI olan bu ev, onun güvendiği ve inandığı arkadaşları ile ulusal savaş hazırlıklarının merkezi oldu. Burada yaptıkları toplantılarda, ilerisi için kararlar alıyor, önlemler düşünüyor, onlara kurtuluş umudunu ve inancını aşılıyordu. Bu sırada, Sofya Askeri Ateşesi iken yazdığı Zabit ve Kumandan ile Hasbihal adlı küçük kitabını yayımladı. Bu küçük kitap, devletin çöküş döneminde katıldığı savaşlardaki deneyim ve gözlemlerine dayanarak ordunun eğitiminde gözetilecek bellibaşlı ilkelere değinir. Ozellikle askerlikte «manevi güç» ve «saldırmada güç, ve kararlılık» gibi kavramları örneklerle açıklıyordu. Bundaki amacı, Birinci Dünya Savaşı ndan yenik çıkmış Türk ordusunun subay ve komutan kurullarının manevi gücünü yükseltmekti. Bu arada onu Ikinci Ordu Müfettişi olarak Konya ya göndermek istediler. Yorgun olduğundan ve sağlık durumu elvermediğinden kabul etmedi. Bir gün arkadaşı Kurmay Albay Ismet Bey i «Ismet lnönü» Şişli deki evine davet etti. Onunla bir Anadolu haritası üzerinde görüşünü açıklayarak birtakım sorunları ortaya koydu. Ülkenin kurtuluşuna ilişkin düşüncelerini anlattı. Albay lsmet Bey, onun tüm tasarılarını bütünüyle benimsedi, birlikte çalışmayı kararlaştırdılar. Mustafa Kemal Anadolu ya gidiyor: Atatürk Anadolu ya geçişinin gerekçesini şöyle açıklar: (Dayanılacak gücün doğrudan doğruya ulus olacağı kanısı bende çok güçlüydü. lstanbul da olup bitenlerden, yapılan girişimlerden, özellikle durumun ağrılık ve kötülüğünden ulusun haberi yoktu. Istanbul da oturup ulusa haber ulaştırmanın da olanağı kalmamıştır. Öyleyse yapılacak tek şeyin lstanbul dan çıkıp ulusun içine girmek ve orada çalışmak olduğuna karar verdim. Bunu nasıl gerçekleştireceğini düşündüm ve bazı Ne mübarek bir söz, ne kutlu yemin, Gaza meydanında her şeyden emin Erkekçe vuruşan yiğitlerimin Severek verdiği kanıdır Bayrak Hamuru vatandır, mayası yürek, Resülün aşkıyla yoğrulmak gerek. Mehmedimin son demin de gülerek Kefene döktüğü kanıdır Bayrak... Kasabanın,ilin,köyün, obanın, Ana kucağında destan yazanın. Şu yetim şairin garip ozanın Şerefi, namusu, şanıdır Bayrak... arkadaşlarla görüştüğüm sırada idi ki hükümet beni ordu müfettişi olarak Anadolu ya göndermeyi önerdi. Memnunlukla kabul ettim. Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevine atandı. (30 Nisan 1919). Bu atama ile ilgili olarak görevinin yetki sınırlarını belirleyen yönetmeliği, yetkili ve sorumlularla görüşerek kendisi hazırladı. Özellikle denetim bölgesindeki ve yakınlarındaki sivil yetkililerin de kendisi tarafından verilecek her talimata uyması için gerekli buyrukların gönderilmesini sağladı. Böylece, düşündüklerini daha kolay başarabilmek için askeri olduğu kadar, bir mülkiye müfettişinin yetkilerini de elde etmişti. Yola çıkmadan önce, birtakım özel ziyaretleri arasında lstanbul da bulunan yabancı devlet komiserleri ile görüşmesi onun görevinin özelliği bakımından birtakım kuşkular yaratmıştı. Yabancı temsilciler, hükümetin dikkatini çekmiş, kuşkularını uyarılar biçiminde belirtmişledi. Öyle ki hareketinden bir gece önce evinde yemeğe davetli bulunduğu o dönemin başbakanı Sadrazam Damat Ferit Paşa, Mustafa Kemal le konuşurken görevinin bölge ve yetkilerinin genişiiğiyle ilgili kuşku ve kararsızlığını gizlemeyi başaramamıştı. Konuşmaları izlemiş olan günün Genel Kurmay Başkanı Cevat Paşa nın ziyafet sofrasında özel görüşürken kendisine: (Bir şeyler mi yapacaksın Kemal?) sorusuna karşılığı: (Evet Paşam, bir şeyler yapacağım.) olmuştur. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar Izmir e asker çıkarmışlardı. Aynı gün veda için gittiği bakanlar, ülkenin gittikçe batmasından derin üzüntü içindeydiler. Mustafa Kemal bu yetkili kişilere, üstlerine, yiğitlikle karşı durunuz anlamında: (Celadet gösteriniz) demekle yetindi. 16 Mayıs akşamı, yolda batırılacağı haber verilen küçük ve eski bir gemi olan Bandırma vapuru ile yola çıkmaktan vazgeçmedi. Destanlar yaratan biricik dev ulusun Bayrağına selamımla sonsuz saygı duruşum türkiye me ktsi hizmettir gerçek buluşum, Ülkeler çerçevesinde dostluklar köprüsü vatanım Evrensel çiçeksin, her zaman narin gonca Tutuşur yürekler senden şafak alınca Vurgunuz aşkına bütün yıllar boyunca Hürriyet sembolu mübarek zümrüt vatanım! Ay ile yıldızın kızıl kanın üstüne Yücesin gönülde Gazi den şahlanmış düzene Can içinde cansın- mertlik kaynağı özüne İstklal simgesi taşıyan kahraman vatanım! Tuna Türkleri nin ozanıyım, seni seven aşk ile Sevda ile, özlem ile, sönmeyen iman ile pagina / sayfa Milli Kurtuluş Savaşa ilk hazırlıkları YÜCE AY YILDIZLI AL SANCAĞIN IŞIĞINDA Dialogul Armeano-Turc a fost organizată de Asociaţia Reformelor Democratice din Istanbul. În luările de cuvânt, domnul Justin McCarty, a subliniat: Eu nu sunt un avocat cumpărat de nimeni, aceasta este poziţia mea personală. Redăm mai jos, interviul acordat de Domnia Sa ziarului Huriyet din Turcia. - Ce v-a determinat să studiaţi problema genocidului din 1915? - Sunt istoric şi în acelaşi timp sociolog în Benim bir başkadır memleketim Bu sınırlar al kanımls çizilmiş, Bazen ağlamış, çok kere gülmüş Şehitler yatağı Türkiye m benim! Düşmana imanla göğsünü germiş Konya da Mevlana m Hakk a yönelmiş Hak için çalışan murada ermiş Muratlar kucağı Türkiyem benim. Şerefle dalgalan şanlı bayrağım Mertlikle doludur benim her çağım, Bu dağlar, bu taşlar ana kucağım Gaziler otağı, Türkiyem benim! SELAM OLSUN probleme demografice. Teza mea a avut ca temă de cercetare, Populaţia musulmană din Anatolia în perioada anilor Aşa am ajuns să cunosc pe viu această zonă, atât geografic dar şi istoric. Am cunoscut cu acest prilej situaţia reală a populaţiei de origine turcă şi armeană din zonă. Inainte de a trece la munca de cercetare, credeam şi eu în afirmaţiile făcute de unii istorici occidentali.când am trecut pe teren şi în arhive am descoperit un lucru curios. Numărul morţilor era mai mare în partea turcă decât în cea armeană. Acest lucru mi-a dat de gândit. Cum este posibil să vorbeşti despre genocidul unei părţi când numărul celor ucişi este mai mare de cealaltă parte. - De fiecare dată numărul victimelor ni se comunică diferit. Dumneavoastră la cât estimaţi? - Pe baza cercetărilor mele, numărul victimelor musulmani se ridică la 3 milioane, iar al celor de origine armeană la de mii. - Am văzut că poziţia istoricilor turci Halil Berktay şi Taner Akçam este diferită de a dumneavoastră. Ei sunt de partea istoricilor armeni. (Notă: cei doi istorici amintiţi sunt de orientare marxistă şi neagă toată perioada otomană. Pentru ei istoria turcilor începe de la Kemal Atatürk, ceea ce ni se pare o mare greşeală. Istoria unui popor începe de la origini şi se termină odată cu dispariţia ei.) Vis-a-vis de părerile celor doi dumneavoastră cum vedeţi lucrurile? - Da. Eu văd lucrurile altfel, iar pe aceşti aşa zişi istorici îi socotesc fără minte, pentru că atunci când vrei să faci un genocid extermini toată masa de oameni. Este bine ştiut că statul otoman nu s-a atins de populaţia armeană din Izmir, Edirne şi Istanbul. Doar capiii revoluţionari şi unii intelectuali care sprijineau mişcarea revoluţionară a ruşilor au fost arestaţi. Armenii care au fost nevoiţi să emigreze în Siria (aceasta era o formă de protecţie), au fost escortaţi de armata turcă până la destinaţie. Dacă statul otoman avea intenţia să extermine armenii, drumul până în Siria ar fi fost cel mai propice. In Siria i-a aşteptat Celal Paşa care i-a adăpostit şi le-a dat să mănânce din raţia soldaţilor lui. Atunci, mă întreb, cum se poate vorbi cu atâta uşurinţă despre genocid. - Care sunt probele aduse de cei care fac afirmaţia genocidului? - Aceştia privesc lucrurile numai dintr-o parte.taner Akcam, de 20 de ani, refuză să poarte un dialog cu mine ca şi istoricul Ricard Hovassian. Aceştia susţin că musulmanii n-au fost ucişi. Problema emigrării forţate este punctul lor forte. Spre exemplu Akcam vine la seminarii şi conferinţe doar cu un singur document legat de emigrare. Precizez că în zonă au fost multe emigrări. Spre exemplu, din Kafkasia au emigrat 1 milion de musulmani. De aceea faptele trebuiesc privite din ambele unghiuri. Berktay afirmă că şi armenii au ucis pe turci. Nu uitaţi că fiecare luptă, fiecare război înseamnă victime de o parte şi alta. Oamenii se omoară între ei fie din ordin militar, fie din ordin politic. Aşa Samsun a çıkışı: 19 Mayıs 1919 pazartesi günü Samsun da Anadolu toprağına ayak basan Mustafa Kemal, bir hafta sonra Havza ya geçti. llkin, bir süredir çevreyi tedirgin eden Pontus çetelerini dağıttı ve çevrenin düzenlik ve güvenliğini sağladı. Bütün yurtta kurulmuş (Müdafaa-i Hukuk Dernekleri), doğrudan doğruya kendisine başvurarak başa geçmesini istemeye başladılar. Tüm yurtaşların düşman çizmesi altındaki bölge halkının yüreğindeki derin acıyı ortaklaşa duydukları bu yıkım ortasında ulusun aradığı önder oydu. Ulusal kurtuluş için baş koymaya hazır yiğit ve onurlu Türk ulusu, önderini bulmuştu. Mustafa Kemal, Havza dan yöneticilere komutanlara, ulusal örgütlere gizli bir genelde göndererek Türk ulusunun ve ülkenin her yandan düşmanlar ve hainliklerle çevrili olduğunu duyurdu. Halkı kurtuluş düşüncesi üzerinde birliğe,bu duygu ve inançlarını belirleyici gösteri ve toplantılara çağırdı. Birgün sonra da kolordulara yolladığı bir ordu buyruğu ile her yandan gelebilecek düşman saldırılarına karşı savunma yöntemlerini anlattı. Bir yandan düşmanlarla işbirliği yapan ve özellikle barış masasında ülkeyi ve ulusu büyük zararlara uğratacağına inandığı Sadrazam Damat Ferit Paşa ya protesto telgrafı çekti. Düşman yetkilileri, Istanbul hükümetini zorlayarak, Mustafa Kemal in görevden alınmasını istediler. Harbiye Nazırı nın onu Istanbul a çağırmasına olumsuz cevap verdi. Bu sırada, silah bırakışmasındaki koşular uyarınca Diyarbakır da toplanıp Samsun a gönderilen onbinlerce tüfek mekanızmasına el koydu. Bu günlerin tarihi unutulmaması için her yıl 19 Mayıs, Gençeler ve Spor Bayramı Mustafa Kemal Atatürk ün tarafından armağan edililip ilan edilmiştir. Hazırlayan Abdula Mahmut Epopeleriyle dünyayı hayran eden vatan Problema genocidului armean vãzut de un istoric american (urmare din pagina 2) Kalbimizde taht kurmuşsun incilerden köşk ile Damarlarda cesur menbağınla coşan ulu vatan! Milli birlik ve beraberlik, kardeşlikahtı Ecdadımız şöhretlenen çevresinde açılmıştır bahtı. Akdeniz de, Karadeniz de kurmuşuz barışa tahtı Fatihler, Yavuzlar ve ünlü Mehmetçikler vatanım! Mutlulukla dolu bugün tüm milletin Silindi kalplerdeki eski dargınlık ve kin Şimdi refah ve tessanut uğruna ahengin Gelecek nurlu yarınlarda çiçeklenen vatanım! Atatürk ümüzün emaneti ulusal mirası yonetelim Mukaddes bıraktığı Cumhuriyet i daime yükseltelim, Alsancağın şerefine tükenmez günler serelim Kufr-ei-Arz da eşiti olmayan cennet vatanım! Ismail A. Daud s-a întâmplat şi în războiul civil din America, dar nu putem vorbi de genocid. Genocidul este de ambele părţi. In cazul nostru este un joc politic. Aş vrea să aud într-o zi pe armeni spunând: Acesta nu cred că a fost un genocid. Turcii n-au vrut scandal Auzim,mai tot timpul, mai ales în Occident,povestiri înfricoşătoare despre turci, ( parcă ar fi un popor de vampiri). S-au scris sute de cărţi. S- au făcut şi se fac emisiuni speciale despre acest caz. În Franţa, înainte ca Parlamentul să voteze recunoaşterea genocidului a fost adus în faţa telespectatorilor un bătrân armean, care a povestit ororile acelor timpuri. Mă întreb, de ce n-a fost adus şi un bătrân musulman turc din aceeaşi zonă, care a trăit experienţa acelor ani.de ce numai armenii au câştig de cauză? Răspunsul este unul singur. După Războiul de Eliberare, Mustafa Kemal Atatürk a dus o politică de pace, linişte,stabilitate,şi de prietenie. Numai astfel tânăra Repubică Turcia putea porni pe un drum nou. Spre exemplu oraşul Salonic, în mare parte locuit de turci şi evrei putea intra uşor în hotarele Turciei. Totuşi, Kemal Atatürk,un mare om politic şi de stat n-a acceptat. Era convins că o astfel de strategie ar fi atras ură, dispreţ,iar Turcia nu dorea acest lucru.nu dorea conflicte cu grecii. La vremea aceea existau mari politicieni. Cu timpul astfel de politicieni s-au rărit. In perioada 1950,1960, 1970 a vorbi despre perioada 1915 era un lucru grav. ( Perioada respectivă aparţinând istoriei otomane. Armenii din diasporă au profitat de acest fapt, s-au unit şi iată rezultatul. - Oare faptul că turcii n-au scris nimic despre această perioadă se datorează politicienilor? - Desigur. În 1950, politicienii de atunci, trebuiau să spună: Ce a fost a fost. Acum e timpul să discutăm serios. Dar n-au făcut-o. Dacă veţi merge în zonele Van, Bitlis, Erzurum şi veţi sta de vorbă cu bătrânii veţi auzi aceleaşi orori săvârşite de armeni şi ruşi împotriva turcilor, musulmanilor din această zonă. O să vă speriaţi. Eu am fost, i-am înregistrat, i-am filmat, i-am ascultat. Sunt povestiri la fel ca cele ale armenilor. Englezii fac dispărute documentele. Arhivele sunt închise. Obţii uşor viză pentru a cerceta documentele din arhivă, dar când mergi vezi că nu poţi ajunge la ele. Şi se spune ori că au dispărut, ori că nu sunt de găsit. Istoricii armeni ar trebui să aibă acces la ele. Când spun acest lucru mă refer la arhivele otomane, la cele din Rusia şi din Armenia. În Turcia aceste arhive nu sunt încă deschise. Am căutat documentele la Consulatul Englez din Anatolia, perioada , dar ele sunt dispărute. Mi s-a spus că sunt la arhivele Ministerului de Externe, dar n-am putut ajunge la ele.inseamnă că acele documente deranjau statul englez. Poate că în ele exista vreun plasn de ucidere a lui Mustafa Kemal Ataturk. Este necesar ca numărul istoricilor să fie mai mare. Pentru problema armeană e foarte important să intri în arhivele secrete internaţionale. Unii spun că documente despre problema aceasta ar fi la New-York, alţii că ar fi la Boston. Momentan ruşii deţin şi se folosesc de documentele din arhiva Patriarhiei Armene din Rusia Am mai auzit că unele documente au fost arse. Consider că problema armeană ar trebui studiată cu mai multă atenţie de mai mulţi istorici turci. Traducere: Abdula Gulten

5 pagina / sayfa Oraºele antice turceºti Oraşul turcesc este situat, de obicei, de-a lungul rutelor comerciale istorice, în special de-a lungul drumului mătăsii şi al mirodeniilor. Construite pe pământuri care au fost redate haotic agriculturii, aceste oraşe prezintă stiluri arhitectonice care reflectă condiţiile locale, combinate cu tradiţiile de construcţie sofisticate. Deşi fiecare are trăsături distinctive proprii, toate au o citadela; una sau mai multe complexe de moschei care conţin colegii religioase şi adăposturi; o piaţă tradiţională similară unei plaza occidentală; un număr de băi vechi; zonele tradiţionale ale meşteşugarilor care dau spre locul unde se află bazarul; şi cartiere unde vei întâlni cele mai autentice exemple de case, adesea construite în jurul unei curţi. Turcii sunt fanatici după fotbal. Pe străzile din jurul caselor îi veţi vedea, la orice oră din zi, pe viitorii fotbalişti. În scuarurile umbroase, mesele din cafenele sunt ocupate de localnicii care îşi sorb cafeaua sau ceaiul în timp ce joacă table şi discută subiectele zilei cu prietenii sau vecinii. Se spune că una din multele contribuţii aduse de Turcia la bunul mers al vieţii se numără şi cafenelele. Sacii cu cafea, abandonaţi de armata otomană care se retrăgea la porţile Vienei în secolul al XVI-lea, au introdus această băutură Vestului şi au făcut cafenelele din capitala austriacă faimoase. In aceste oraşe evoluează una lângă cealaltă stilul şi cultura, dându-ne exemple de arhitectură turcească ca şi cel mai bun folclor, arte tradiţionale, meşteşuguri, obiceiuri şi mâncăruri. Oraşele au fost leagănul eroilor de folclor cum ar fi Köröğlu şi poetul Yunus Emre. Versurile lui simple oferă idei profunde pentru umanitate. Acestora li se adaugă Nasreddin Hodja, personificare a înţelepciunii populare, datorită anecdotelor lui pline de umor, care încă sunt citate şi apreciate. Tradiţia teatrului popular cu actorii, povestitorii, păpuşile şi teatrul de umbre s-au dezvoltat în aceste oraşe de provincie. Spectacolele se dădeau în pieţele publice, cu ocazia festivalurilor naţionale şi religioase, a nunţilor şi târgurilor, la hanuri, cafenele şi case particulare. Toate spectacolele, inclusiv meciurile de lupte, erau însoţite de muzică şi artişti care cântau însoţiţi de sunetul tamburinelor. Spectacolele erau completate cu cântece sau dansuri sau ambele. Instinctul pentru teatru al turcilor şi rolul pe care l-a jucat acesta în viaţa de zi cu zi poate fi întâlnit în Comedia dell arte din Turcia şi teatrul de umbre Karagoz care datează încă din sec. al XV-lea. Artiştii interpretau improvizaţii comice oriunde exista un public. Aceste spectacole personificau paznici, persoane care strângeau taxele, vânători de averi, elita intelectuală faţă în faţă cu populaţia de rând, particularităţile grupurilor etnice. Acest tip de spectacole a reuşit, în felul său, să contribuie la continuarea unei existenţe prietenoasă. Oraşele de provincie din Turcia celebrează încă sărbătorile religioase sau bayramurile într-o manieră tradiţională. Bătrânii oraşului participă la dansurile populare fiind acompaniaţi de instrumente tradiţionale. Intrecerile în care luptătorii se ung cu ulei sunt acompaniate de sunetul tobei şi al cimpoiului. Spectacolele de păpuşi Karaköz sunt adesea date în timpul vacanţelor, cu ocazia unor sărbători cum ar fi ritualul circumciziei. Multe oraşe interesante sunt pe rute foarte cunoscute sau aşezări antice. Printre acestea se numără Çanakale, Amasya, Safranbolu, Tokat, Diyarbakir sau Mardin. DIN CREAŢIA LUI MEVLANA Povestea beduinului ºi a filosofului Un beduin a încărcat pe o cămilă doi saci cu - Câte cămile şi câţi boi ai? grâu. El s-a aşezat între cei doi saci. Pe drum, - N-am nici un fel de animale, veni beduinul a fost oprit de un călător care mergea răspunsul. pe jos. Călătorul l-a întrebat de unde vine, din ce - Măcar spune-mi cum îţi merg afacerile cu ţară şi aşa cei doi au intrat în vorbă. Beduinul a magazinul? fost întrebat ce cară în saci. Acesta a răspuns - De unde magazin?! Eu n-am nici loc de că într-un sac duce nisip, iar în celălalt grâu. casă. Cu nedumerire, călătorul l-a întrebat de ce al - Bine, atunci să te întreb de banii şi de doilea sac a fost încărcat cu nisip. Beduinul i-a averea pe care o ai asupra ta. Eşti singur în răspuns liniştit: pustietatea asta şi dai şi sfaturi înţelepte. Probabil - L-am încărcat pentru a nu rămâne gol. că secretul alchimiei, al perschimbării aramei în Călătorul i-a spus că ar fi fost mai bine ca aur se află la tine. Perlele înţelepţilor sunt multe grâul să fi fost împărţit în mod egal în cei doi şi inestimabile. saci. În felul acesta s-ar fi uşurat povara cămilei Filosoful ascultă cu atenţie vorbele beduinului şi a sacilor. şi răspunse: Beduinul i-a răspuns: - Pe Allah, popor al Arabiei, toată averea - Bravo înţeleptule, filosof luminat! O minte mea nu este suficientă nici pentru a-mi putea atât de luminată ca a ta nu putea să dea un sfat procura de-ale gurii pentru o noapte. Alerg desculţ mai bun! După cum mergi pe jos, cu straiele şi dezbrăcat. Cine îmi oferă o felie de pâine, la aproape rupte, cred că eşti obosit. el mă duc. Această înţelepciune, aceste calităţi Beduinul milos şi-a exprimat dorinţa de a-l nu-mi aduc decât dureri de cap. urca pe filosof pe cămilă, lângă el. Auzind aceste vorbe, beduinul supărat şi - O, filosof înţelept, povesteşte-mi ceva din nervos spuse: viaţa ta! Cu mintea ta înţeleaptă, ori eşti vizir, ori - Pleacă, du-te de lângă mine, îndepărteazăte ca nu cumva ghinionul tău să mă atingă şi eşti padişah, spuse beduinul. Filosoful răspunse: pe mine. Înţelepciunea ta nu poate fi de bun - Nu sunt nici sultan, nici vizir, sunt un om de augur pentru mine. De aceea te invit să mergem rând. Priveşte-mi straiele! separat, sau tu înainte şi eu după tine. Mai bine Beduinul îl întreabă: să duc într-un sac grâu şi în celălalt nisip decât Mai / Mayıs Nikolay Babaoğlu ile yapılan röportaj Romanya nın Köstence ili Neptun bölgesinde Nisan 2001 tarihleri arasında Romanya Yazarlar Birliği nin düzenlediği Avrupa nın çeşitli ülkelerinde yaşayan azınlıkların yazarlarının davet edildiği toplantıya Romanya Türkleri adına Gülten Abdula, Romanya Tatar Türkleri adına Yaşar Memedemin, Moldavya Gagauz Yeri adına Nikolay Babaoğlu ve Ukrayna Kırım adına Yunus T. katılmışlardır. Bu toplantı sırasında N i k o l a y B a b a o ğ l u v e Yunus... görüşme imkanı buldum ve bir mülakat yaptım. Mülakatta mümkün mertebe Nikolaye beyin söz-lerini fazla değiştirmemeye özen gösterdik. Soru: Sayın Babaoğlu, Gagauz Yeri nde yaşayan Gagauz Türkleri nin eğitim, kültür ve yaşamları hakkında bilgi verir misiniz? Babaoğlu: Biz Gagauzlar yeni yeni kaynıyoruz.1959 yılına kadar Gagauz halkı, yazarlardı mektupları hangisi nasıl bilirse yılında bizim halkımız biraz depreşti. O zamanın politik rüzgarı daha sıcak esmeye başladı. Fırsat oldu, Gagauz halkı hükümete gidip istesinler resmi yazılarını.bizim önderimiz Dionise Tanasaoğlu ile birlikte nereye lazım geliyorsa oraya isteğimizi belirtmek için gittik. Onunla aynı okulda çalışıyordum. Bize iyi gözle bakmadılar. Ama biz de olduk inat. Bir kere gittik, daha bir kere gittik, böylece bir kaç defa gittik. Bize öfkelendiler ama en sonunda resmi karar çıktı. Gagauzların alfabesi kirilik (Kiril) olsun kararı kesinleşti.ondan sonra biz başladık kendi okullarımıza. 300 den fazla öğretmen hazırladık. Onlara kurs verdik, birinci ve ikinci sınıflarında ana dili eğitimi başladı. Diğer dersler Rus dilinde yapılıyordu. Üç yıl böyle geçti, ama Rus Komunist idaresi bunu da beğenmedi. Bu sefer başladılar bizim aramızdan satıcılar (ana dili eğitimine karşı çıkan kişiler) bulmaya ve ana dili okullarımızı bastırmaya. Otuz yıl boyunca ana dili eğitimi veren okullarımız kapatıldı. Ama Yazarlar Birliğinde bir Gagauz Yazarları şubesi vardı. Bunu bastıramadılar. Ben okuldan geçtim Yazarlar Birliği ndeki şubeye ve burada 15 yıl çalıştım yılında Perestroyka başlayınca biz dedik ki bu böyle olmayacak.gagauzya da halk kalkındı ve otonomisini istedi.tarihin durumu verdi bir kolaylık ve bu arada biz de otonomi bölgesini düzebildik. Neden otonomi düzüldü, nasıl oldu, bu güne kadar net açığa çıkmadı, ama yol gidiyor o yana. Önceden Gagauz dilin, Gagauz otomisinin uğuru kendi kültürünü kendi kaldırsın. Bu gün de Gagauz dili bir branş bir yabancı dili gibi öğreniliyor. Evde çocuklarımız Gagauz dilini öğreniyorsa da, okula geldiğinde Rusça öğrenmeye mecbur kalıyor. Ve ne kadar akıllı ve zeki olursa olsun çocuklarımız okulda verilen dersleri anlamazsa çocuk ilerleyemez. Bu öyle bir kötü durum. Çocuklar lazım olsun Rus. Analar babalar bu işi anladılar ve çocuklar dünyaya geldiğinde evde Gagauzca ve Rusça öğretmeye başlıyorlar. Bu duruma karşı biz bulamıyoruz bir ölçü. Bu yıl bir karar aldık. Dört beş okul geçiriyoruz Gagauz diline. Bütün dersler Gagauz dilinde yapılacak. Soru Bunun için yeterince öğretmenleriniz var mı? Babaoğlu. Var ama öğretmenlerimizin hepsi ayni fikirde değiller. Biraz öyle biraz să le orânduiesc după spusele tale. Prostia mea este un noroc. Vorbele mele sunt din suflet, iar sufletul meu e fără îndoială un dar al lui Allah. Dacă vrei ca ghinionul să se îndepărteze de tine, munceşte, străduieşte-te să-ţi scadă această înţelepciune. Înţelepciunea născută din natură sau cea din imaginaţie nu e ca înţelepciunea născută din măreţia luminii credinţei. Înţelepciunea nativă micşorează bănuielile, dar înţelepiunea religioasă îi înmulţeşte omului măreţiile cerului. Înţelepţii neoneşti ai vremurilor hangarelor se Gülten ABDULA böyle. En iyi öğretmenlerimiz maaş nedeniyle görevlerini bıraktılar. Ama biz hazırlıkları yapıyoruz. Kitaplar ve öğretmenler hazırlıyoruz. Dördüncü sınıfa geldiğinde çocuk ana dilini öğrenmiş olursa o zaman dilimiz korunmuş olur, aksi halde biz gidiyoruz asimile uğruna. Soru. Bunu anlayamıyorum. Neden Rusça dili resmi dili kabul edildi. Gagauz Yeri otonom bölgesi olsada bile o Moldavya nın bir parçasıdır. Sizce Romen dili resmi dil kabul edilmesi daha uygun değilmiydi? Babaoğlu: Gagauzlar üç dil aldılar. Aldılar devlet dilini Romence yı, Rusça yı v e G a g a u z c a y ı. A m a Gagauz mecliste Rusça konuşuyorlar. G.A. Sizce Gagauz ve Romen dilinin konuşulması daha uygun değil mi? Babaoğlu: Evet.Gagauz ça ve romence konuşsunlar ve Rusçayı isterlerse kulanabilirler. Bunlara kimse karşı çıkmıyor. Şu anda ama rus dili en büyük duşman. Hem Gagauz diline hem de diğer dillere. Kişinev den resmi mektuplar gönderiliyor Romence Gagauz yerinden ise cevaplar Rusça gönderiliyor. G.A. Çok ilginç. Babaoğlu: Bu sistemi çok zor kıracağız. G.A. Medcidiye de Atatürk Pedagoji lisemiz var. Aşağı Tuna -Araştırma Geliştirme ve Eğitim Kültür merkezi kuruldu. Bu merkezin manevi cabalarıyla ve Atatürk Pedagoji lisemiz ile beraber sizin öğretmenlerinizi getirim iki hafta Türkçe kursu verilirse nasıl karşılanır? Babaoğlu. Kişinev da Dionisi Tanasoğlu ile beraber Pedagoji lisemizde Gagauz ve Romen dili için öğretmenler yetiştiriyoruz. Şu ana kada iki menzuniyet verdik. Ama bunlarda para için başka yerlere gittiler. Komrat a Pedagoji lisemiz var. Onlar için böyle bir teklif olursa memnuniyetle kabul ederiz. Sanırım ki böylece sizden tecrube almış olurlar. G.A. Türk Dünyası nın şu anki durumunu nasıl görüyorsunuz? Babaoğlu: Ben zanediyorum ki Türk Dünyası çalışıyordu daha iyi dört beş yıl önce. Şimdi duraklama oldu. Gelip hal hatır sorarlardı. Ders kitaplarımız Türk Dünyası Vakfı tarafından karşılanırdı. Ama şimdi Avrupa yardım ediyor. Biz çocuklar için ders kitapları ve öğretmenler için metod kitapları hazırlıyoruz ki bunları verdikten sonra ellerine bahaneleri kalmasın. Şu yok bu yok. G.A. Televizyonunuz da Türk kanalları var mı? Babaoğlu: Komrat ta bir yerli televizyonumuz var ama yarısı Rusça yayın yapıyor. Söymeklen ve kavga ile şu anda haberler Türçe veriliyor. Chişinev Devlet Televizyonu ayda iki defa Türkçe yayın yapıyor. G.A. Bir soru daha. Son zamanlarda Ermeni soykırımı iddası sözkonusu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Babaoğlu:Okudum işittim ama inanılsın gelmiyor. Bu bir politik çalışmalar. Insanları bir birine karşı kaldırsınlar. Ermenilerin kanında. Kaldırdılar bu gürültüyü. Bu geçip gidecek. İkinci Dümnya Savaşından sonra Avrupa bölgeleri Türkiye ye el koymak istediler Fakat Atatürk buna musade ettmedi ve bunu halea unutmuyorlar. Ama bu geçer. Bizde bir atasözü vardır: Rüzgar eser köpek havlar, Köpek havlar rüzgar eser salmak gidiyor. G.A. İnşalah öyle olur. Teşekürler. consideră superiori celor dinainte. Au învăţat ordini şi lucruri de şi-au ars ficaţii dar n-au priceput nici ordinele nici lucrurile. Au dat vântului adevăratele leacuri: răbdarea, iertarea, bunătatea. Gândinduse au zis să deschidă o cale. Pe drum i-au cerut să vină imediat un padişah. Padişah i se spune celui care este autentic padişah. Nimeni nu poate fi padişah datorită comorilor sau oştirilor. Padişahul trebuie să fie nemuritor ca în timpul măreţei domnii a religiei lui Ahmed. Adică să fie capabil să ia decizii, să dea ordine. Traducere realizată de Ervin Ibraim

6 - Mai / Mayıs 2001 pagina / sayfa PEYGAMBERLERE İMAN ANNELIK Peygamber kelimesi, Farsça kökenli olup Haberci, Allah tan haber getiren demektir. Dilimizde bu kelimeyi elçi sözü karşılamaktadır. Peygamberler, Kur an-ı Kerim de Rasûl ve Nebi olarak isimlendirilmiştir. Rasûl, kendisine Allah tarafından kitap verilen, yeni bir din ile gelen ve bunu insanlara tebliğ eden kimsedir. Nebi ise, müstakil şeriatı olmayan ve kendisinden önce gönderilmiş peygamberin dini ile amel eden ve bunu insanlara anlatan Allah elçisidir. Allah, insanı en güzel biçimde yaratmıştır. En güzel biçimde yarattığı bu insanda, diğer varlıkların tüm özelliklerini toplayıp bir araya getirmiş ve her şeyi onun emrine vermiştir. İnsan akıl ve irade sahibidir. Bu bakımdan, Allah tarafından kendisine verilen nimet ve lütuflara karşı, O nu tanımak ve O na ibadet etmekle mükelleftir. Ancak, Allah a olan görevlerini yerine getirmede, insanın önüne bir takım engeller çıkar. Bu engellerin aşılmasında insanlara doğru yolu gösteren ve yardımcı olan, hiç şüphesiz peygamberlerdir. O halde peygamberler olmasaydı, insanın ilâhi kitapların tanıttığı tarzda Allah ı bulması, O na gerektiği şekilde ibadet etmesi çok zor, hatta imkansız olurdu. Çünkü, insanın bu dünyada mes ud ve bahtiyar olması, ölüm ötesi hayatta da korkulardan kurtulup özlenen Cennet e kavuşması peygamberlere uymak ve gösterdikleri aydınlık yolda yürümekle mümkündür. İnsanlar, kendilerine doğru yolu gösteren bir peygamberin getirdiği ilahi emirlere uymayı unuttukları zaman Allah diğer bir peygamberi göndererek, insanları düştükleri kötülüklerden kurtarmıştır. Çağlar boyu devam edip giden peygamberler zincirinin son halkası Hz. Muhammed (s.a.v.) olmuş ve O nunla peygamberlik son bulmuştur. Böylece de, Allah, kıyamete kadar gelecek nesillerin ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek olan son mesajı Kur anı Kerim i son peygamberi Hz. Muhammed le göndermiştir. Artık bundan sonra, ne yeni bir din ve ne de yeni bir peygamber asla gelmeyecektir. Peygamberler, Allah ile kulları arasında elçilik yaptıklarına göre görevleri; Allah ı tanıtmak, O na nasıl ibadet edileceğini bildirmek, Allah ın emir ve yasaklarını duyurmaktır. Bunun için gönderilmişlerdir. Bütün peygamberler bu gibi görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmişlerdir. Peygamber gönderme bir yöreye, bir kavme özgü değildir. Kur an ın beyanına göre Yüce Allah Her ümmete bir peygamber göndermiştir. Allah azabı ile korkutulmayan hiç bir millet yoktur. Peygamber olacak kişinin belli bir ırka mensup olması da şart değildir. Peygamber ile peygamberlerin gönderildiği millet arasında R e l i g i a i u d a i c ă este religia celor care au crezut în Moise (Musa) şi a celor care au supravieţuit până în zilele noastre ca descendenţi ai acelor credincioşi. Ibrahim a fost tatăl lui Isaq care, la rândul său, a fost tatăl lui Ya qub. Celălalt nume al lui Ya qub a fost Israil (Israel). Israel înseamna Abdullah adică servitor al lui Allah. Deci descendenţii lui Ya`qub, 12 fii, au primit numele de Banu Israil (Fii ai lui Israel) Moise a fost un mare profet. El a fost trimis Fiilor lui Israel. Populaţia lor a crescut ca număr în Egipt. Ei au fost credincioşi devotaţi, dar au fost supuşi opresiunii şi unui tratament degradant. După unele surse Moise s-a născut cu 1705 ani înainte de Isa. El a locuit la palatul faraonului pâna la vârsta de 40 de ani. După ce şi-a cunoscut rudele, s-a mutat în oraşul Madyan. Acolo el s-a căsătorit cu fiica lui Shu`ayb. Mai târziu Moise s-a întors în Egipt. Pe drum el a vorbit cu Dumnezeu pe muntele Tur (Sinai). Se presupune că a murit pe la anul 1625 î.e.n. Moise i-a scos pe fiii lui Israel din Egipt. El a vorbit din nou cu Dumnezeu pe muntele Sinai. Atunci Dumnezeu i-a încredinţat cele zece porunci. Moise a transmis fiilor lui Israel poruncile. El a încercat să insufle în ei credinţa că există un singur Dumnezeu. El le-a transmis Torah trimisă de Dumnezeu. IUDAISMUL Dar Moise nu a putut să îi ducă pe evrei în locurile promise; fiii lui Israel nu au înţeles porunca divină. Statul asirian a invadat Israelul de două ori înainte de naşterea lui Isa. Adrian a masacrat cea mai mare parte a evreilor din Ierusalim în 135 e.n. Li s-au ars copiile după Torah, care astfel s-a pierdut. Cu trecerea timpului a crescut şi corupţia în rândul evreilor. Ei s-au împărţit în 71 de secte. Ei au schimbat Torah. S-a scris o carte religioasă numită Talmud care are doua părţi: Mishna şi Gamara. Cartea Mizan-ul Mevazin dovedeşte, dincolo de orice îndoială, ca Torah şi Biblia care se aflau în mâinile evreilor şi creştinilor nu reprezintă cuvintele transmise de Dumnezeu. Cartea Mizan-ul Mevazin a fost scrisă în limba persană. Ea spune: după credinţa evreilor, Dumnezeu i-a transmis lui Moise pe muntele Sinai unele cunoştinţe ştiinţifice împreună cu Torah. La rândul său Moise a transmis aceste învăţături următorilor profeţi şi în cele anlaşmayı kolaylaştırmak için her peygamber kendi milletinin dili ile gönderilmiştir. Yani Allah ın vahyi o milletin dili ile inmiştir. Böylece de peygamber, Allah tan aldığı emirleri ve yasaklarını milletine kolaylıkla anlatmış ve onları doğru yola sevk etmiştir Peygamberler bizim gibi insanlardır. Ancak, Allah ın seçkin kulları oldukları için bir takım sıfatları vardır. Bu sıfatlar vacip ve caiz olmak üzere iki kısma ayrılır. 1. Sıdk: Doğruluk demektir. Peygamberler doğru ve dürüst insanlardır. Kesin olarak yalan söylemez, hile ve haksızlık yapmazlar. Din adına ne söylemişlerse hepsi Allah tandır ve hepsi de doğrudur. 2. Emanet: Güvenilir olmaktır. Peygamberler her yönden güvenilir insanlardır. Aldıkları görevleri gereği gibi yapmış, kendilerine emanet edileni istenildiği gibi korumuş, hıyanette bulunmamışlardır. 3. Tebliğ: Duyurmak demektir. Peygamberler Allah tarafından kendilerine vahyedilmiş olan her şeyi eksiksiz olarak insanlara duyurmuşlardır. 4. Fetanet: Akıllı ve zeki olmaktır. Peygamberler en akıllı ve en anlayışlı insanlardır. 5. Ismet: Günahtan korunmuş olmak demektir. Peygamberler örnek oldukları için Allah onları günah işlemekten korumuştur. Peygamberlerde Bulunması Caiz Olan Sıfatlar da şunlardır. Peygamberler hakkında caiz olan sıfatlar, aynı zamanda diğer insanlarda da bulunan sıfatlardır. Dolayısıyla, peygamberler insan oldukları için bizim gibi yer, içer, uyur, yorulur ve tabii ihtiyaçlarıyla meşgul olurlar. Ömürleri sona erince de ölürler. İlk peygamber Adem (a.s.) ile son peygamber Muhammed (s.a.v.) arasında pek çok peygamber gelip geçmiştir. Bunların kesin sayılarını ancak Allah bilir. Peygamberlerin bir kısmının isimleri Kur an-ı Kerim de geçtiği halde pek çoğunun isimleri zikredilmemiştir. Kur an-ı Kerim de isimleri geçen peygamber 25 olup isimleri şöyledir: Adem, İdris, Nûh, Hûd, Salih, Şuayb, İbrahim, Lût, İshak, İsmail, Yakup, Yusuf, Mûsa, Harun, Davud, Süleyman, Eyüp, Zü l-kifl, İlyas, Elyesa, Zekeriya, Yunus, Yahya, İsa ve Muhammed (a.s.). Bunlardan başka Kur an da Zu l-karneyn, Lokman ve Uzeyr in de isimleri geçmektedir. Fakat bunların peygamber oldukları ihtilaflıdır. Bazı alimlere göre bunlar peygamberdir, bazı alimlere göre de peygamber değil, velidirler. Bunların peygamber olduğunu kabul edenlere göre Kur an-ı Kerim de isimleri geçen peygamberlerin sayısı 28 dir. Hz. Adem den itibaren son peygamber Hz. Muhammed (a.s.v.) e gelinceye kadar gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin tebliğ ettikleri din Tevhid Dini dir. Tevhid Dini nde imam esasları birdir. Bunlar da, Allah ın varlığına ve birliğine, Meleklerine, Peygamberlerine, Kitaplarına, Ahiret gününe, Kaza ve Kadere inanmaktır. Ayrıca, bütün peygamberlerin tebliğ ettikleri dinlerin ruhu ve gayesi; Dini korumak, nefsi korumak, aklı korumak, nesli korumak ve malı korumaktır. Ancak, hedef ve gaye bu beş esası korumakla beraber, ibadetlerin şekilleriyle, helâl ve haram ile ilgili bazı hükümler bütün peygamberlerde aynı olmayıp, insanlığın gelişmesine ve zamanın ihtiyaçlarına uygun olarak değişmiştir. Bütün peygamberler, peygamber olmak itibariyle aralarında bir fark yoktur. Aralarında ayırım yapmadan hepsinin peygamberliklerine inanır ve hepsinin de Allah tarafından gönderilmiş olduklarını gönülden tasdik ederiz. Ancak, allah ın kendilerine verdiği bazı özellikler sebebiyle aralarında üstünlük söz konusudur. Bu sebeple, Hz. Muhammed (s.a.v.) aşağıda özet olarak belirtilen bazı özellikleri sebebiyle diğer peygamberlerden üstündür. Peygamber Efendimiz, alemlere rahmet olarak gönderilmiştir; O nun getirdiği din, son dindir; O son peygamberdir; O ümmeti en çok olan peygamberdir. Mustafa ÇALIŞKAN T.C. Köstence Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi din urmă Sfântului Yehuda. In timpul celui de al doilea secol al creştinismului aceste învăţături au fost adunate într-o carte de către Yehuda într- o perioadă de 40 de ani. Acestei cărţi i s-a dat numele de Mishna. S-au făcut două adnotări la Mishna în cel de al treilea şi al şaselea secol al creştinismului în Ierusalim şi repectiv Babilon. Acestor adnotări li s-a dat numele de Gamara. Cele două cărţi Gamara, împreună cu Mishna au fost puse într-una singură care a primit numele de Talmud. Cartea care conţine Gamara scrisă în Ierusalim şi Mishna se numeşte Talmudul din Ierusalim. Cealaltă carte care conţine Gamara scrisă în Babilon şi Mishna se numeşte Talmudul din Babilon. Creştinii sunt ostili acestor cărti. Unul din motivele ostilităţii lor este acela că ei cred că una din persoanele care a comunicat Mishna a fost Sham`un, unul din purtătorii crucii pe care a fost crucificat Isus Christos. In cartea Talmud există unele lucruri care sunt recunoscute de musulmani. Evreii îi numesc pe cei de aceiaşi credinţă Haham. Al-Ye`azar este fiul lui Suhaib. Evreii acordă o importanţă tot atât de mare Talmudului ca şi Torah. Material prelucrat şi tradus din Islam and Christianity / Waqf Ikhlas Publications No: 12 Sevgilerin en güzeli, şefkatin en üstünü, duyguların en iyisi, anne sevgisi, anne şefkati ve anne duygusudur. Yüzlerin en güzeli, anne yüzüdürt. Sözlerin en güzeli, anne sözüdür. Anne, her işimizde, her aşımızda ve yaşayışımızda bizimle beraberdir. Bütün duygu ve düşüncelerimize ortaktır. A l m ı ş o l d u ğ u m i l l i t e r b i y e v e töörelerimize göre bizleri yetiştirmeklerdir. Evlatlarının ailesine, vatanına ve ulusuna has yetişmesinde en büyük çabayı anneler göstermektedir. Vatan; üzerinde doğup büyüdüğümüz. Binbir çeşit nimetlerini yediğimiz, havasını teneffüs ettiğimiz. Tabii ve tarihi güzelliklerini doya doya gezerek gördüğümüz ecdatlarımızdan kalma, ata armağanı olan bu mukaddes topraklardır. Vatanımızı sever, uğruna canımızı veririz. Her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü, Anneler günü kutlanır. Anneler günü, Amerikan Finladelfiya şehrinde dünyaya gelen Jravis isminde bir kızın buluşudur yılında yetişkin bir çağa geldi zaman, canından çok sevdiği annesini kaybetmişti. O gün Jravis in içine büyük bir acı çökmüş, tamamen yalnız kalmış ve günlerce gözyaşı dükmüş. Aradan uzun günler geçmiş, fakat annesini bir türlü unutamamıştı, çok üzüntülü geçen bu günler içinde şöyle düşünmüştü. Dünyanın bir çok yerlerinde, bir çok kimseler, doğum günlerini kutluyorlar. Neden hepimizin sevdiği annelerimiz için böyle bir gün yapılmıyor? Senenin bir gününü anneler günü olarak ayırmak mümkün olmaz mı? demişti arkadaşlarınaç Ne olur senenin bir gününü annelerimize ayırsak? O gün annelerimize her hürmeti yapsak. Ve o günü onların bayramı olarak kutlasak demişti. Ve böylece ilk kez, Amerikada yılında kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye de 1955 yılından itibarı ile, Türk Kadınlar Birliği Genel Merkezinin yardımı ile kutlanması kabul edilmiştir. En içten mutluluklar, sağlık ve aydınlı yarınlar tüm annelerimize dileriz. SEVINÇ Öpünce annem beni, Gökten yıldızlar yağar. Rüzgar yıkmaz bir şeyleri, Ellerimi üşütmez kar. HIKMET Hiç bilmedim nasıl geçti ömrüm benim; Nasılolacak, yola salsan ben acizi; Yolda çıkıp azışımı bilmedim ben; Hak sözünü kulağıma almadım ben; Bu dünyadan girişimi bilmedim ben; Abdulkadir BUDAK Göçenlerden ibret alıp yola girmeyip, Nevha, feryat kılarak tutuşup yanmayıp, Gece gündüz yürümüşüm kendimi bilmeyip; Gafillikte yürüdün sen it gibi gezip; Tenin yatar dar lahidde pek çok şişip, Iş kılmadın sen Tanrı ya göğüsünü deşip; Kul Hace Ahmed, bu dünyada tevbe kıl sen; Tevbe kılıp yol başına varıp dur sen; Seçkin kullar gibi azık alıp yürü sen; Ahmet YESEVI

7 pagina / sayfa Din activitatea noastră ACTIVITÃÞILE LUNII MAI Filialele U.D.T.R., Constanţa, Mangalia şi Medgidia au organizat în seara zilei de 1 Mai o întâlnire a tinerilor din aceste filiale. Intâlnirea a punctat zilele de 1 Mai - ziua muncii, 2 Mai - ziua tineretului şi Hidrellezul - sărbătoare etno-folclorică a turcilor de pretutindeni. Activitatea s-a desfăşurat la restaurantul Cleopatra, la care au participat 480 de persoane. Din cadrul U.D.T.R. au participat: preşedintele U.D.T.R. - Asan Murat, preşedinte executiv - Şaban Bairam, preşedintele U.D.T.R. - filiala Constanţa Cadir Iusein,preşedinte filiala Medgidia - Ismail Kadir, preşedinte filiala Mangalia - Mugelip Arif şi alţi membrii din conducerea U.D.T.R. Programul artistic a fost susţinut de: Grupul Fidanlar, formaţia Cocoş - Mangalia, formaţia Redin - Medgidia şi Omer Melek. În deschiderea programului, preşedintele U.D.T.R. - Asan Murat a punctat importanţa zilei de Hidrellez pe care o redăm mai alăturat. OBICEIURI ªI TRADIÞII VECHI DE PESTE SECOLE În Turcia există o tradiţie foarte veche, aceea de organiza festine în momentele de bucurie ale vieţii. Ocaziile cele mai importante erau constituite naştere, botez şi nuntă. Invitaţii erau rude şi prieteni apropiaţi ai familiei organizatoare. Acest obicei a fost adus în Turcia în timpul Imperiului Otoman din Asia Centrală. În trecut bogăţia meselor reflecta statutul social al casei, iar cele mai reuşite festine erau pomenite ani de-a rândul. Unul dintre cele mai celebre festine a fost oferit de către Sultanul Süleyman Magnificul în anul 1539, în cinstea fiilor săi Bayazid II şi Sahcihangir cu ocazia botezului lor. Acest festin a avut loc în palatul Edirne. Până de curând nu s-a ştiut mare lucru despre bucătăria otomană, dar a fost descoperit un manuscris care cuprinde lista cu mâncărurile servite la acest festin. Manuscrisul conţine reţete a peste 100 de mâncăruri şi dulciuri. El nu se prezintă doar ca un reţetar din 1539 ci şi ca o istorie a bucătăriei şi obiceiurilor otomane. Principalele alimente ale bucătăriei otomane erau carnea şi cerealele. În Istanbul era organizată o piaţă de desfacere unde erau aduse legume şi fructe din toate părţile lumi. Orezul parfumat era adus din Egipt iar cel pentru pilaf din Uran, majoritatea mirodenilor erau aduse din India. Aceste mărfuri erau supuse unui control de calitate şi după aceea era stabilit un preţ de desfacere. Engin Türker a refăcut aceste reţete pentru a putea să ne bucurăm şi noi de ele. Nilgün ASAN YEMEKLERİN KALORİ VE BESİN DEĞERLERİNİN HESAPLANMASI Yemeklerimiz kaliteli, lezzetli, doyurucu olarak 150 gr. ekmek ilavesiyle birlikte yetişkin bir insanın günlük enerji ve besin maddeleri ihtiyacının en az üçte birini karşılayacak şekilde servise sunulur. Yemeklerin kalori değerleri Gıda Mühendislerimiz tarafından hesaplanır. MALZEME ALIMI Malzeme alımı, satın alma bölümünün sorumluluğundadır. Birimler, yemek listelerine göre ihtiyaçları olan malzemeleri haftalık olarak satın alma bölümüne bildirir. Satın alma bölümü, siparişi verilen malzemeleri kuru gıda, et, sebze-meyve ve günlük gelmesi gerekenler şeklinde dört gruba ayırır. Her grup gıda ihtiyaçları için görevlendirilmiş uzmanlarımız bulunmaktadır. Sebze-Meyve Alımı Hal malzemelerinin alımı, daha taze olması açısından haftada iki defa yapılmaktadır. Sebze ve meyvelerin alımı görevli uzmanımızca yapılmaktadır. Satın aldığımız sebze ve meyvelerin yenilebilir olgunlukta ve tazelikte, istenilen kalibrede, çürüksüz ve eziksiz olmasına özen gösterilir. Kuru Gıda Alımı Kuru gıda alımı, birimlerdeki kilerlerin kapasitesi ve depolama şartlarına göre haftalık, onbeş günlük veya bir aylık olarak yapılır. Pirinç, bulgur, fasulye, mercimek, un vb. gıda maddeleri piyasada kabul görmüş markalar arasından temin edilir. Yağ, margarin, salça, konserve vb. gıdalar orjinal ambalajlarında, 1. sınıf ve TSE damgalı markalar arasından seçilir. HIDRELEZ Dragi oaspeţi, conducerea Uniunii Democrate Turce adresează tuturor un salut de bun venit la această sărbătoare de suflet, la această sărbătoare a primăverii prilejuită de tradiţionalul hidrelez despre a cărei semnificaţie voi încerca să vă vorbesc pe scurt. Hidrelezul este o sărbătoare cu caracter etnofolcloric, care se desfăşoară la o dată fixă, 6 mai. Corespondentul acestei sărbători în lumea creştină este de Sfântul Gheorghe. În credinţa populară turcă se spune că la 6 mai pământul, apa, aerul se încălzesc cu adevărat. Pomii înfloresc, liliacul şi celelalte flori înmiresmează natura cu parfumul lor. Este semn că vara se apropie. Cu o săptămână înainte de această dată gospodinele fac curăţenie generală, se pregătesc mâncărurile şi petrecerile care se desfăşoară cu precădere la iarbă verde în preajma apelor considerate sfinte. Legenda spune că erau doi fraţi Hizâr şi Ilias. Din cauza unei fete cei doi s-au certat şi s-au despărţit. Unul a trecut în împărăţia întunericului, adică în adâncurile pământului,iar cel de al doilea în împărăţia cerului. O singură dată pe an cei doi se întâlnesc pe pământ şi la această întâlnire a lor participă cu toată bucuria şi locuitorii pământului. De-alungul timpului au apărut diferite obiceiuri populare care se desfăşoară în aceste zile. Astfel, fetele bune de măritat pun într-o găleată cu apă curată obiecte de podoabă pe care le poartă zilnic. Găleata, de preferinţă un chiup, este acoperită cu o pânză şi pusă la rădăcina unui trandafir,unde se spune că se întâlnesc cei doi fraţi. Dimineaţa, găleata este luată şi dusă într-un loc luminos. În jurul ei stau fetele care şi-au pus podoabele. O fată curată la trup şi suflet, o copilă de ani legată la ochi scoate din găleată obiectele puse, în timp ce fetele bune de măritat sau o femeie în vârstă cântă cîte un catren (manea) care conţine fie cuvinte frumoase sau satirice. După cum este conţinutul cântecului aşa va fi şi norocul stăpânei obiectului scos. În trecut, de cum răsărea soarele, turcii dobrogeni îmbrăcaţi frumos de sărbătoare plecau la locul stabilit pentru această zi. Aici ei se întâlneau cu prietenii sau rudele cu care nu se văzuseră de mult timp. Tinerii făceau discuţii de nuntă, iar copiii se dădeau în scrânciob. Serbarea câmpenească se termina seara târziu când fiecare se întorcea acasă cu mulţumirea că anul avea să fie rodnic şi bun, aşa cum vă doresc şi dumneavoastră să aveţi parte. ASAN Murat - preşedinte U.D.T.R. Et Alımı Etler haftada iki kere takım olarak alınır. Et alımında gıda mühendisimiz hazır bulunur. Birimlerimizde dana eti kullanılır. Alınan etler, bünyemizde bulunan kasap tarafından birimlerden gelen siparişler doğrultusunda işlenir ( Kemiklerinden ayrılır, doğranır, kıyma yapılır). Kasap tarafından işlenen etler, temiz ve et taşımaya uygun kaplara koyularak soğuk şartlar altında (frigorifik araçlarla) birimlere ulaştırılır. Etlerin kasap tarafından işlenmesi kullanılmadan hemen önce olur. İşlenmiş etler bekletilmez. Et alımında etin ph sı ve toplam asitliği ölçülür.. Diğer Gıdalar Birimlerimize alınan yoğurt, süt, yufka, hazır tatlı gibi gıda maddeleri tüketileceği gün günlük olarak alınır. Her gün yoğurt verilen fabrikaların mutfakalarına, yoğurt, siparişimize göre günlük olarak getirilir. GIDA MUHAFAZASI Gıda maddelerinin muhafazası, özelliklerine göre gruplandırılarak birimlerimizdeki kiler ve soğuk odalarda yapılır. Soğuk Odalar Birimlerimizdeki mutfaklarda et ve sebze muhafazası için iki adet soğuk oda bulunmaktadır. Et dolabı sıcaklığı 0-1 C arasındadır. Karkas halindeki etler paslanmaz askılara asılarak ve birbirine temas etmeden muhafaza edilir. Parça etler ve kıymalar temiz kasalarda, Mai / Mayıs Consimþãmântul pentru cãsãtorie (III) Consimţământul pentru căsătorie (söz kesimi) urmează după cererea în căsătorie a tinerei. Ambele familii, care ajung la o înţelegere prin Dunurculuk (femei trimise să se intereseze despre viitoarea mireasa) sunt de acord cu căsătoria. Acest anunţ se face în faţa musafirilor care s-au adunat în acest scop şi se numeşte Söz Kesme (consimţământul pentru căsătorie). Logodna este completă când se oferă un inel şi o batistă brodată, cumpărate de familia mirelui. Se oferă dulciuri (agiz tatliligi) aduse tot de familia mirelui. Chiar şi în zilele noastre, în unele regiuni, familia mirelui nu este prezentă la ceremonie. În funcţie de atitudinea tatălui miresei faţă de mire, care este prezent în casa viitoarei soţii, cei doi sărută mâna invitaţilor. În felul acesta ceremonia este completă. Cu această ocazie se stabileşte ce bijuterii vor fi cumpărate pentru mireasă şi câţi bani vor fi plătiţi familiei miresei. Astăzi, în multe regiuni, această tradiţie de a primi bani de la tatăl mirelui a dispărut. Farmacia naturii Tinctura se obţine din 1-2 părţi plantă la 10 părţi alcool de şi se lasă la macerat 7-8 zile la temperatura camerei, după care se filtrează. Pregătirea tincturii în casă se poate face cu votca, dar aceasta se ia în cantitate dublă. Tinctura se administrează cu picătura, pe zahăr sau în apă. Tinctura din rădăcina de ghintura, de exemplu, se obtine prin macerarea a 20 g planta, 7-8 zile, în 100 ml alcool. Se administrează picaturi înainte de mese. Un alt mod de preparare: tinctura (esenta) obţinută de data aceasta din rachiu de secară sau de fructe (prune) de O sticlă sau alt recipient ce poate fi astupat se umple cu respectivele plante până la gât, fără a se îndesa, iar deasupra se toarnă rachiu de fructe. Sticla este lăsată să stea, bine închisă, la loc călduros (circa 20 0 ) 14 zile sau chiar mai mult, timp în care se agită des, apoi se strecoară. Ceea ce rămâne se stoarce bine. Uz intern: amestecate cu ceai, tincturile se iau sub forma de picaturi; uz extern: frecţii sau comprese. Napul comestibil Cunoscut încă din antichitate, napul comestibil este o plantă răspândită mai ales în ţările nordice. Se cultivă pentru rădăcina cărnoasă care are consistenţa asemănătoare cu gulia. Valoarea nutritivă: rădăcinile de napi au o valoare nutritivă destul de ridicată. Ele se remarcă prin conţinutul mediu de: 1,8% proteine, 6% glucide, 0,2% lipide. În 100 g de nap proaspăt se găsesc: 63 mg vitamina C, 0,2 mg vitamina PP, 0,05-0,06 mg vitamina B 1 si B 2, 370 mg potasiu, 71 mg calciu, 35 mg magneziu, 1 mg fier. Având valoare calorică scăzută şi o bună digestibilitate napii intră în componenţa unor preparate culinare dietetice recomandate convalescentilor, persoanelor cu deficienţe ale aparatului digestiv sau anumite diete. oksidasyonu önlemek için streçle kaplanarak muhafaza edilir. Sebze dolabı sıcaklığı 4-5 C arasındadır. Sebze dolabında sebze ve meyveler plastik kasalarda, çürük ve ezik olanları seçilerek muhafaza edilir. Doğranmış, işlenmiş sebzeler çiğ gıdalardan ayrı yerlerde, üstleri kapalı olarak korunur. Süt ve süt ürünleri, ayrı dolaplarda saklanır. Kiler Kilerde çuvallarda bulunan pirinç, un gibi gıdalar yerden 4 cm. yüksekliğindeki poli etilen paletlerin üzerinde istif edilerek muhafaza edilir. Diğer kuru gıdalar, ( salça, makarna gibi) kendileri için raflarda özel olarak ayrılan bölümlere yerleştirilir. Kilerin temiz ve rutubetsiz olmasına özen gösterilir, kiler çok sık havalandırılır. Patates ve soğan çuvalları kilerin dışında, karanlık odalarda muhafaza edilir. YEMEĞİN PİŞİRİLMESİ Mutfaklarımızda yemekler servisten hemen önce pişirilir. Yemek pişirmek için çelik kazan ve tepsiler kullanılır. Servis sonrası kalan yemekler dökülür. Pişen her yemekten steril poşetlere numune alınır. Yemek için kullanılacak etler, yapılan yemeğin özelliğine göre uygun sıcaklıklar belirlenerek pişirilir. (Örneğin ızgara köftenin iç sıcaklığının pişirilirken 65C olması sağlanır). Pişirilen yemekler daha lezzetli olmasi açısından fırınlanır.

8 - Mai / Mayıs 2001 pagina / sayfa SÜTÇÜ KIZIN RÜYASI 3.Küçük kız yolda giderken sütün parasıyla neler yapacağını düşünüyordu. Yolun yarısına bir taşın üzerine oturdu. Kendi kendine, en iyisi bir tavuk 5.Bu sırada bir kayıkçı almak. Bir sürü yumurtaları Yıldız ın nehri geçmesine olur. Yumurtalarından yardım etti, nehri geçerken cıvcıvlar çıkar...diye düşündü. kayıkçıya da hikayesini anlatmaya başladı. Kayıkçı bu kadar akıllı bir kız gördüğü için çok şaşırmıştı. 7. Yıldız, pazarın yakınında bir korkuluk gördü. Ona da harika planından söz etti. Küçük kız öylesine mutluydu ki hayaller içinde yürürken ayağı taşa çarptı. 1. Büyük bir çiftlikte Yıldız adında bir kız yaşıyordu. bir gün annesi Yıldız a İneği sağ ve sütünü pazara götürüp sat. Kazandığın parayla da istediğini alabilirsin. dedi. 4. Yıldız biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyuldu. Yolda bir çobanla karşılaştı. Çobana elindeki süt testesini gösterek, Bunu pazara satmaya götürüyorum,dedi. Kazandığım parayla bir tavuk alacağım. Tavuğun da cıvcıleri olacak. Sonra civcivleri verip bir buzağı alacağım. Buzağı kocaman bir boğa olacak. Onu da satıp bir ev alacağım. 6. Nehrin karşı kıyısında küçük kız bir sıpa gördü. Testideki sütü satınca kazanacağı parayla yapacaklarını ona da anlattı. 8. Yıldız bir anda kucağındaki testi ile birlikte yere yuvarlandı. Süt olduğu gibi yere dökülmüştü. Elveda tavuk, elvedsa cıvcıvlar, elveda buzağı, boğa, ev... Böylece Yıldız, boş yere hayal kurmamayı ve emin olmadan konuşmayı öğrendi. 2.Yıldız hemen gidip ineği sağdı. Sütünü bir testiye koydu. Neşeyle pazarın yolunu tuttu. Insanlar, zamanı ölçmek için saatı icadelmiştir. Eski çağlarda su saatleri, kum saatleri, güneş saatleri de kullanılmıştı. Çağımızda kolaylıkla kullanılan çeşitli saatler var: Kule saatleri, duvar saatleri, masa saatleri, cep saatleri, kol saatleri... Sık sık şöyle sorulur: - Saat kaç (tır)? - (Saat) yarım Yarımdan sonra şöyle söylenir: - 1,05 - (saat) biri beş (dakika) geçıyor. - 1,15 - (saat) biri çeyrek geçiyor. - 1,20, 1,25 - biri yirmi, biri yirmi beş geçiyor. - 1,30 - (saat) bir buçuk. Buçuğu geçtikten sonra iki türlü söylenir: - 1,35 - (saat) bir buçuğu beş geçiyor, ikiye yirmi beş var. - 1,40 - (saat) ikiye yirmi var, biri kırk dakika geçiyor. - 1,45 - (saat) biri kırk beş dakika geçiyor, ikiye çeyrek var. - 1,50-(saat) ikiye on var. İöyle de söylenir ve yazılır: Uçak saat biri ellide, elli beşte alana indi. Saat 12 öğle saatıdır. Ondan sonra gelenler şöyle söylemektedir: 12+1=Saat on üç. 12+2=saat on dört,12+ 5=saat on yedi, 12+ 9=saat yirmi bir =saat yirmi üç, 12=saat yirmi dört. Saatler 12 ye ekleniyorsa buçuklardan sonrakiler, daha çok, bir türlü söylenir: 18,35=(saat) on sekizi otuz beş dakika geçiyor. 19,40=on dokuzu kırk geçe kalkan uçakla gidecek. 20,45=(saat) yirmi kırk beş. 23,55=(saat) yirmi üçü elli beş SAAT KAÇ? geçe... 22=(saat) yirmi dört. KONUŞTURMALAR: - Bir saat kaç dakikadır? - Bir dakika kaç saniyedir? - Bir saniye kaç salisedir? - Saatınız bu ölçülerden hangilerini gösterir? - Saniye, salise ölçüleri hangi işlerde kullanılır? - Saatınız markası söyleyiniz. - Saatınız altın mıdır?nedir? - En çok saat yapan memleket neresidir? - Sizin memleketinizde de saat fabrikaları var mıdır? Şu rakamlar saat olarak okuyunuz: Öğlenden önce (evel): 1, 30, 2, 45, 3, 12, 5, 48, 5, 55, 6, 45, 10, 31, 9, 30, 8, 15, 7, 14, 3, 45, 6, 05, 9, 59, Öğelenden sonra: 1, 05, 2, 07, 3-14, 4, 15, 5, 20, 6, DİLBİLGİSİ: Saat bir varlığın adıdır. Bir varlığa ad olan kelimeye İSİM denir. İsimlerin anlamları -gerekirse-başka kelimelerle tamlanır. Buna TAMLAMA denir. Isimleri isimler tamamlar: 1) Ali nin saatı, arkadaşın saatı, öğrencinin çantası... 2) Su saati, kum saati öğrenci çantası... 3) Altın saat, gümüş saat deri çanta Bu kelime gruplarına isim takımı denir. Birinci kelimeler tamlıyan, ikinci kelimeler tamlanan dır. Yukarıdaki isim takımları ek alışlarına göre üç çeşittir: 1) Kelimelerin ikisi de, yani tamlıyan da ek almıştır: Ali+nin saat+i=ali nin malı olan,aliye ait olan saat. 2) Takımı kuran kelimelerden talnız biri, yani tamlanan ek almıştır: Masa saat+i=masalara konmaya mahsus saat. Kol saat+i=kola takılmaya mahsus saat. 3) Kelimelerin ikisi de ek almamıştır: Altın saat=altından yapılmış saat. Gümüş saat=gümüşten yapılmış saat. ALIŞTIRMALAR: 1) Çocuğun paltosu, Çocuk paltosu, Yün palto takımlardan hangisi belli bir çocuğa ait demektir? Sahibi belli olmıyan hangisidir? Hangi takım, paltonun neden yapıldığını gösteriyor? 2) Bahçenin kapısı, Bahçe kapısı Demir kapı takımlarının anlam yrıtlarını (farklarını) anlatınız. 3) Şu cümlelerde rakamla gösterilen saatleri yazıya çeviriniz ve noktalarla bo* bırakılan yerlere yazınız: Tren 11,40...kalkacaktır. Ada vapuru 10,25...kalkar. Uçak 17,45...havalanacak. Ben her gece 21,50...yatağıma girerim. Sabahları...6 uyanırım. DIRECTOR ASAN MURAT Redactor coordonator Abdula Gülten Adresele de corespondenþã: Colectiv redacþional : Nilgün Asan - secretar de redacþie Constanţa, B-dul Tomis nr. 99, bl. S0 et. I ap. 3 Tel./Fax Galaţi, Micro 20, str. Oţelarilor, bl. K ap. 134 Tel Iomer Subihan Ervin Ibraim Tehnoredactare computerizată în sediul U.D.T.R. Tehnoredactor: Fârtat Cicero I.S.S.N Tiparul executat de : s.c. Muntenia s.r.l. Constanþa

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

VOCEA AUTENTICĂ. s.c. Adco Star s.r.l. Constanþa

VOCEA AUTENTICĂ. s.c. Adco Star s.r.l. Constanþa - Octombrie / Ekim 2002 pagina / sayfa 16 Anul IV 2002, Nr. 10 (88) VOCEA AUTENTICĂ OCTOMBRIE / EKİM ROMANYA TÜRK DEMOKRAT BİRLİĞİNİN YAYIN ORGANIDIR PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

çok ders biyolojiden köken almaktadır.biyoloji ile arası iyi olanların zorlanmayacağı bir bölümdür.

çok ders biyolojiden köken almaktadır.biyoloji ile arası iyi olanların zorlanmayacağı bir bölümdür. 1 1) Veterinerlik ile ilgili görüşleriniz nelerdir? C.1) Veterinerlik herkesin yapabileceği bir meslek değil. Gerçekten severek ve isteyerek yapılması gereken bir meslektir. Çünkü uğraştığımız şeyler bir

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Candidaþii noºtri la funcþia de consilier judeþean ºi municipal

Candidaþii noºtri la funcþia de consilier judeþean ºi municipal NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ATATÜRK Anul VII, 2000 Nr. 4 (58) APRILIE / NİSAN VOCEA AUTENTICÃ ROMANYA TÜRK DEMOKRAT BİRLİĞİNİN YAYIN ORGANIDIR PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT

Detaylı

Mesajul de Anul Nou al domnului Ion Iliescu, Preºedintele României

Mesajul de Anul Nou al domnului Ion Iliescu, Preºedintele României - Ianuarie / Ocak 2004 pagina / sayfa 16 Anul VI 2004, Nr. 1 (103) VOCEA AUTENTICĂ IANUARIE / OCAK ROMANYA TÜRK DEMOKRAT BİRLİĞİNİN YAYIN ORGANIDIR PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım!

Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Osmanlı dan Cumhuriyet e Adım Adım! Eskiden devletimizin adı Osmanlı Ġmparatorluğu idi. Başımızda padişah vardı. Egemenlik haklarımız padişahın elindeydi. Başkentimiz Ġstanbul du. 19 Mayıs 1919 da Mustafa

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK Türk Eğitim Derneği Genel Merkezi nin Soma nın Evlatları Artık Hepimizin Evladı başlığı ile başlatılan Soma ya

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN 2013 ÖNSÖZ 2013 2014 Eğitim - Öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12. TOBB İLKOKULU SAYI 3 Mart 2015 Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.tr TOBB ilkokulu Hanımefendilerden Anlamlı Ziyaret Sayın Valimizin eşi Hanife YAZICI ve beraberinde

Detaylı

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI EYLÜL / 2014 ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : 1 EYLÜL / 2014 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 1 EYLÜL 2014-2015 Eğitim Öğretim yılı Öğretmen Seminerlerinin Başlaması

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi.

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. ATATÜRK KRONOLOJİSİ 1881: Selanik te doğdu. 1893: Askeri Rüştiye ye girdi ve Kemal adını aldı. 1895: Selanik Askeri Rüştiyesi ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi ne girdi. 1899: Mart 13: İstanbul Harp

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

VOCEA AUTENTICĂ. Constanţa - România str. Crişana, nr. 44 cod 900573. tel./fax: 0241/550.903 web: www.udtr.ro e-mail: office@udtr.

VOCEA AUTENTICĂ. Constanţa - România str. Crişana, nr. 44 cod 900573. tel./fax: 0241/550.903 web: www.udtr.ro e-mail: office@udtr. Anul XIII 2011, Nr. 2 (187) VOCEA AUTENTICĂ ROMANYA TÜRK DEMOKR AT BİRLİĞİ YAYIN ORGANIDIR PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL DEPARTAMENTULUI PENTRU RELAŢII INTERETNICE

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde ATATÜRK Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Doğup büyüdüğü Selanik, o dönemde önemli bir kültürel merkezdi. XIX. yüzyılın son çeyreğinde

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Veli Yılmaz 2. Doğum Tarihi : 25.11.1948 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğretim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Subay Kara Harp Okulu 1969 Y. Lisans Kurmaylık Kara Harp

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER - Allah'a İman ( 22 Öğeler ) - Allah'a Verilen Dilekçe ( 1 Makale ) - Oruç ve Ramazan ( 7 Öğeler ) - Sorular ve Cevaplar ( 1 Makale ) - Hz.Muhammed ( 13 Öğeler

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN Ö N S Ö Z 2012 2013 eğitim öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm eğitim

Detaylı

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ Önceki gün vefat eden gazeteci yazar Bülent Akkurt Bodrum da dostları, yakınlarının kollarında son yolculuğuna defnedildi. Bülent Akkurt un yazıları bir

Detaylı

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? YABANCI DİL ULUSLAR ARASI HAREKETLİLİKTE OLMAZSA OLMAZ MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? DOÇ.DR.DİLEK KARAASLAN Süleyman Demirel Üniversitesi it i Erasmus Kurum Koordinatörü 05 Kasım

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. www.odemisto.org.tr. Kurban Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar; sağlık, mutluluk ve. esenlikler dileriz.

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. www.odemisto.org.tr. Kurban Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar; sağlık, mutluluk ve. esenlikler dileriz. Kutlu Olsun 5 www..com www.yerelgrup.com www.yerelajans.net ÖDEMİŞ TİCARET ODASI ı en içten dileklerimizle kutlar; sağlık, mutluluk ve www.odemisto.org.tr Üçeylül Mah. Gençlik Cad. No:2 Ödemiş İZMİR 35760

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ KASIM - ARALIK SAYFASI Birlikte Yaşama Kültürü ve Hoşgörü Gel Bize Katıl Bize! Şarkısını Söyledik Sınıf içinde, arkadaşlarımızla

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI

KONUŞMA VE DİNLEME ADABI DEĞERLER EĞİTİMİ MART AYI KONUSU: KONUŞMA VE DİNLEME ADABI ÇANAKKALE VE VATAN SEVGİSİ UYGULAMA KOORDİNATÖR OKULU: K A R TA L E S E N T E P E A N A O K U L U Merhaba ; Her şeyden önce, Ulu Önder Atatürk

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ROMANYA'DA KURBAN BAYRAM FAALİYETLERİ

ROMANYA'DA KURBAN BAYRAM FAALİYETLERİ - Ianuarie / Ocak 2006 pagina / sayfa 16 În timpul ultimului unui drum la Mekka, din cadrul filialei UDTR - Bucuresti, a plecat dintre noi şi a rămas definitiv la Mormântul Sfânt, d-na Ulfet ABLAY. Figură

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

VOCEA AUTENTICĂ. Constanţa - 900613. tel./fax: 0241/550.903 str. Bogdan Vodă, nr. 75, etaj 2. web: www.udtr.ro e-mail: office@udtr.

VOCEA AUTENTICĂ. Constanţa - 900613. tel./fax: 0241/550.903 str. Bogdan Vodă, nr. 75, etaj 2. web: www.udtr.ro e-mail: office@udtr. VOCEA AUTENTICĂ ROMANYA TÜRK DEMOKR AT BİRLİĞİ YAYIN ORGANIDIR Anul XII 2010, Nr. 1 (174) PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL DEPARTAMENTULUI PENTRU RELAŢII INTERETNICE

Detaylı

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz...

ilk yar desteklerinizle daha fazla güzel çocuğumuza ulaşıyor, çok teşekkür ediyor, selam sevgi ve saygılarımızı yolluyoruz... Bu akşam kişisel bir sorgulama geliyor "neredeyim, ne yapıyorum?" sevgili Seda'dan... Bir türkü ile başlıyor... (türküyü dinleyerek okumalısınız) Türkü taaa Ardahan'dan çınlayıp uzaya yayılmış; sevgili

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 29 EKİM TÖRENLERİ Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 1923 Cumhuriyet ilân edildi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

ocak Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr

ocak Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr ocak 2016 ocak 2016 Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr Sevgili Ordulular, Üzerinde yaşamaktan mutluluk duyduğumuz ve insan odaklı hizmet anlayışımızla birçok

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

HAKSES. tel./fax: 0241/550.903 web: www.udtr.ro e-mail: office@udtr.ro. Constanţa - România str. Crişana, nr. 44 cod 900573

HAKSES. tel./fax: 0241/550.903 web: www.udtr.ro e-mail: office@udtr.ro. Constanţa - România str. Crişana, nr. 44 cod 900573 HAKSES ROMANYA TÜRK DEMOKRAT BİRLİĞİ YAYIN ORGANIDIR PERIODIC BILINGV AL UNIUNII DEMOCRATE TURCE DIN ROMÂNIA EDITAT CU SPRIJINUL DEPARTAMENTULUI PENTRU RELAŢII INTERETNICE Constanţa - România str. Crişana,

Detaylı