-manifestosususta'l çak -

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "-manifestosususta'l çak -"

Transkript

1

2 Reha Yünlüel -manifestosususta'l çak - ç kartt çak s n bir "çak"! bir daha "çak"! " " düfltü, serildi yere çak' elinde tutan el sa el çarketti soluna önce bir selam çakt geldi sol elinin parmaklar ndan bir bir befl kalem yapt befl kalem dile 'olay befl kurflun kalem içi barut dolu, haylaz befl kurflun kalem silgiden flapkas olmayan bir sökük gibi duran bendini dikebilecek denli i ne'den befl saçma kalem biri diiiiinibütün, biri allahs zzzzz, biri fleytannnnn biri anlamazo luanlamaaaaaz, biri anlaro luuuuuanlamaz, sa elinin befl kefl parma na efl befl kalem hepsi eflflo lueflflekalem biri serçeeeee, biri yüksüüüüük, biri ortaaaaa biri iflaaaaaret, biri baflflflflfl kalem, havvada duran bofl kâ'da allem etti vezin çizdi olmad! kallem etti etik biçti olmad! akletti: bir ilke sayd, bir ilke sayd, bir ilke daha sayd kendince bir ilk'e olmad! âdem'i adam sand ç plak ve müsvedde kald durduk yerde bir üflüme ald koltuk saçlar na s nd uçlar aç kta kald, ac kt, bir sinir geldi bir kafl nt tuttu: nazd, hazd, sazd, cazd : yazd, babam yazd : birrrrr, ikiiiii, üççççç, dörttttt, beflflflflfl! manifestosunu unuttu. oldu mu? olmad! sahibi/yaz iflleri müdürü: mustafa ibakorkmaz yaz flma: halim flafak p.k kayseri y l: 1 say 5 ocak/flubat imlas z ticari amaçl bir dergi de ildir. dergide yer alan ürünlerden yazanla birlikte isteyen herkes sorumludur. imlas z a bilgisayarla, daktiloyla, el yaz s yla yaz lm fl ürün gönderilebilir. teknik haz rl k: turuncu tan t m bask : geçit ofset say s tl. y ll k katk pay tl. posta çeki numaras. halim flanl da

3 Alg lar m z, hayat m z, be enilerimizi, aflklar m z, düflüncelerimizi belirleyen biz den geriye i difl edilmifl, koflulland r lm fl, kodlanm fl, harcanm fl ve tüketilmifl bir kütle b rakan bu sisteme, hayata karfl düfl kurabilenler, düfllerinde baflka bir yaflam, kültürü tasavvur edebilenler, yine de her türlü otoriter edime karfl özgürlük tutkusu ile direnenler ayakta kalabiliyor. Farkl düflünene, yaflayana karfl, iflyerinde, evde, cemaatinde korku ve nefret besleyen bu toplum nas l bu kadar körlefltirilmifl, köreltilmifltir? ktidara, otoriteye, koflulland rmalara bu kadar damardan ba lanm fl, onu kan ile besleyen, yaflam n, kiflili ini statüko ve edindi i mülkle belirleyen, hiyerarflik iliflkileri kutsayan ve erk e en erken e ilen bu yaflamda özgürlükçü bir sanat olabilir mi? Kuflat lm fl hayatlar m z; alg lar m z her an her yerde, çeflitli araçlara (medya, popüler kültür ve ikonlar vs.) darmada n etmeye ayarlanm fl ve dayat lm fl kültür endüstrisine, burjuva edebiyat na karfl, etraf ndaki duvarlar y kmak isteyen düflçülerle nefes alabilir. Ve düfl kurmak reddetmek demektir hayat n sun i gerçeklerine karfl. Düfl kurmas n bilen bir sanat; fliirle, resimle, müzikle düfllenen özgürlük alan na gidecek. Ve bu yol oldukça çetrefilli. Bizim asla bilboardlarda reklam olan bir dergimiz, sanat m z olmayacak. Ya z - lar m zda suç unsuru buldu unu söyleyen otorite, belki bizi mahkeme zab tlar na geçirecek. fiiirimiz, resimlerimiz, müzi imiz, kültürümüz, itaat etmekte zorlanmayanlar taraf ndan ve egemen kültür cephesinde lanetlenecek. flte o zaman düflledi imiz yolda oldu umuzu anlayaca z. Cebinde tafl tafl yan yaramaz çocuklar z biz. Plazalar n pompalad - kültür endüstrisinin camlar na at yoruz tafllar m z. Bizde tafl çok düfl de. flte en güzel sanat; y k ld - nda o endüstrinin içinden do acak. Y k m n yarat c, coflkulu bir tutku oldu unu biliyoruz. Ve cebimizde fliirlerimiz, yaz lar m z düfl kuruyoruz. Bizi bu dergide buluflturan iflte bu heyecan. Hepimiz bunun ne oldu- unu biliyoruz. Biz lanetliler, her gün, her dakika ayn düflü görüyoruz. Ve düfl görmekten korkmuyoruz, sizi özgür bir sanat için düfllerinizi izlemeye ça r yoruz. Yaz lan her fliir, yap lan her resim, müzik alg lar m z ele geçirmeye çal flanlara bir tokatt r. Sizi flok edecek enerjimiz var. Bize boyun e diremezsiniz. özgür k. Tekin 3

4 erör ogün kaymak 4 Dört bafl mamur ateflten Perdahlanm fl, sal nm fl Düfller âlemi indikatörüyüm = yada üç bafll ejderhan n prototipi = yada canavarc k böce i = yada zakkum fidan cehennem bahçesinin = yada sanan kendisini istedi ince, bir düflte ellerime ba çiçek saplar dillerime dolambaç leblebi tozlar ne kadar fazla elim var, ne çok dillerim imlâs düflük bir kederin cümlesiz çarp k çurpuk paragraflar n hiçli e adanm fl yumak püsürünün inhibitörüyüm hepsinin, kendi kendimin ad mlar mda terörüyüm görmemem gereken rüyalar n esen bafl nda, sonunda erörüyüm hiç bas lmam fl pullar n ilk gün damgal, revaçta bilemezsin diyorsun peki teflekkür ederim iltifat n za neyi bilemem, tinini mi, tenini mi? Ki ben bardac k reçelini, kokusundan, odan n d fl ndan bilen Ki ben en meflhur körebe oyuncusu ihtimallerin nan yada inanma fiu an seninle sevifliyorum desem Gölgemi gölgene raptiyelemiflim Çok yak n m duvar na nan yada inanma = iflte yüzün avuçlar mda ufac k = iflte duda m belliyor duda ndaki yitifli = iflte ak tt m bir damla gözyafl n da sofras na cehennemin = iflte bir tutam karanfil tohumu gibi bask n = iflte sak n p yabanl ndan hayat n = iflte bir porselen fincana yan yana resmedilmifliz gözyafl y m ak yorum cennete bulan yor cehennemin

5 anarflist elefltiri-2 hüsamettin çetinkaya Dünya art k bilgi nesnesi de ildir, dünya bugün bir sald r nesnesidir. fiimdi, Kültür endüstrisi de denen, kültür alan temel bir problematik oluflturuyor. Çünkü geleneksel elefltirinin en etkin oldu u alan kültür ve edebiyat idi ve buralarda kopan f rt nalar bir sürü okulun ayr mlaflmas na yol açm flt. Toplumcu Gerçekçilik, Yaz nsal Elefltiri, Dilciler, Anlambilimciler, Psikolojik okullar, Yorumsamac - lar vb.. Günümüzde geçerli olan devasa bir sanal gerçeklik dünyas, televizyonu, interneti, CD si, CDV si, DVD si, müzik-klip dünyas, medya magazin ve e lence dünyas vb.. kültür evrenini kuflatm fl durumda. Kimine göre kültür emperyalizmi, kimine göre afla kültür, kimine göre popüler kültür vb. Oysa, kültür prati inde, avam ya da seçkin kültürü, popüler ya da halk kültürü, sanal ya da reel, ne olursa olsun elefltiriye konu olan gerçekliktir, yani etki dir, implikasyondur. Sanatsal denen pratiklere, di er tüm pratiklerden ayr cal kl ve üstün bir yer tan m - yorum. Öbürlerini afla lay p, sanat yüceltmek tam da elitist bir tuhafl k. Elefltiri nesnesinde elbette bir duyarl k ar yorum o ayr. Yani bir tragedya ile, televole tarz n da ayn kefeye koyman n bir anlam yok, ne ki implikasyonlar - n analiz ederken beni ilgilendiren yaratt klar etkinin niteli i ve politizasyonudur; iktidar n tahakkümünün bütünlefltiricisi mi? iktidardan özgürlefltirici mi? Bu kadar, bu iki basit ölçüt. Medyan n dedi- i gibi, diyelim Orhan Pamuk roman n n yani çok seçkin, kalite bir roman n implikasyonu, bana göre statükoyu-gelene i yeniden üretir, ama ne bileyim bir magazin program, içeri i ne olursa olsun, ortaya koydu u gelenek d fl modalitesiyle, gelene in delinebilece- ini, y k labilece ini göstermesi itibariyle özgürlefltirici bir pratiktir, olabilir.. ve ben burada sanat diye Orhan Pamuk un roman n de- il, magazin program n önemserim, neden? Yaratt politik implikasyonun özgürlefltirici karakteri yüzünden.. gibi. fiimdi sorunumuz, tüm kültür prati i, (ki kendi içinde alabildi ine çeliflkili bir pratiktir ve bu anlamda da elefltirinin do rudan yönelimli oldu u neredeyse tek aland r.) yaratt etkileri ile anarflist elefltirye konu olurken, bireylerin koflulsuz özgürlü üne yol aç p açmad ya da engel olup olmad ba lam nda problematiktir. Neden anarflist elefltiri kültür alan n bir bütün olarak kendisine do rudan yönelece i baflat alan olarak seçer ve izle ini, bu problematik olarak kurar? Cevap: Günümüzde iktidar paylafl lm flt r ve toplumda hegemonik güç, Medyad r. Bu anlamda medya, küreselleflmeye eklemlenmifl hegemonik erktir. Ve bu hegemonik erk; kendi karfl t n, baflkald r s n, direniflini de iktidar na eflanl olarak yaratm fl, üretmifltir: anarflist elefltir hegemonik erkin pozitif etkilerinden biridir. Yani bu hegemonik erk bütün dünyada oldu u gibi bizde de karfl tlar n -z tlar n üretmektedir. Anarflist elefltir solun hegemonya mücadelesinde, meflruiyet savafl nda onun yolunu temizleyen, yoldaki engelleri aç a ç karan militan bir pratiktir. Solun kültürel hegemonyas için yap lacak en önemli ifl, medya+üniversite (uzmanayd n+akademisyen) hegemonyas n parçalamakt r. Y - k m/yap m süreci budur. Böyle bir fliddet için, anarflist elefltirinin redleri ve kabulleri olabilir mi? A.Negri, E.Said, j.derrida, E.Laclau, E.Balibar, J.Ranciere, Jean-luc Nancy vb. yeni bir tahayyüle zemin oluflturacak tüm merkezsiz teoriler yürünebilir genel bir hatta -belki de bir patikad r, bilmiyorum- iflaret etmektedirler. Ama bu hayatta herkesin kendi yokuflunu t rmanmak zorunda oldu u art k ö renilmifl olmal d r. Art k hiç kimse kimsenin yerine karar veremez ve hiç kimse de bu hakk n ve tabi sorumlulu unu devredemez. Bu makale boyunca sergilen redler benim Anarflist elefltiri için öngördü üm redlerimdir. Baflkalar baflka redler üretebilir ve giderek elefltiri kendi redlerini her özgül çal flmada kendi prati inden ç karabilir. Ama önce eskiyle son bir hesaplaflma.. Anarflist elefltiri, gelece i infla etmeye soyunmufl bir solculuk türü de ildir. Gelece e koflmak, h zlanmak, çözümler bulmak vb. de- il. Tersine durmakt r, durmak. Dura anlaflmak; modernden, ilerlemeden vazgeçifltir. De iflimi saat zaman na endekslemifl bir anlay fltan, ateflin yak p yokederek dönüflüme u ratmas anlam nda bir anlay fla geçifltir. Gerçek de iflim saat zaman na göre de il atefl zaman na göre yaflanan de iflimdir. Atefl zaman asl na bakarsan z de- ifltirmez, mutasyona u rat r. Bizim de iflime de il mutasyona ihtiyac m z var. Sorunumuz, gelecek zaman n özgürlük umudu de il, flimdiki an-da-ve-beraber-özgürolufl tur. Büyümeye geliflme diyen modernin tersine geliflmemektir ( rkç laflmamakt r), oldu u gibi kal- 5

6 6 mak, hatta küçülmektir. Bütünleflmemek tekilleflmektir. Bütün bütünleflmeler sonuçta bir tahakkümü bütünlefltirdiler tikelin omuzlar nda. Elefltiri durdu u yere bakma, oradan meydan okumad r. Gelecek ad na de il, o an, orada, oradaki iktidara meydan okumad r. Ajitatörlük evet, uzlaflmazl k, g c kl k, ak ll olmamak, müstehcenlik evet. Pornografik söyleme evet. Tüm konsensuslar n ve uzlaflmalar n ötesinde durmakt r elefltiri. Çözümsüzlü ü ayartmakt r. stikrars zl kucaklamak. Çözümsüzlü ü deflelemek, istikrars zl k üstüne tünemektir. Üretilmifl çözümleri, bozmak, y kmakt r üstelik. Bir yaflam enerjisini f rlat p atmakt r do aya, olufl-makt r. Dünya art k bilgi nesnesi de ildir, dünya bugün bir sald r nesnesidir. Anarflist elefltiri, bir bilinç ve bilgi prati i, bir ak l demonstrasyonu de ildir. Bir y k m gücüdür. Varoluflumuzu, oluflumuzu, benli imizi kahreden, bo an dünya, bilinmeyi de il sald r lmay beklemektedir. Anlaflmak, uyuflmak, söyleflmek, kiminle? kimin için? neden? Bu elefltiri/sald r için Borges in k ç nda kaç k l var? sorusuna an nda ve do ru cevap veren malumatfurufl bilgiye gerek yok. Ancak bilginin iflçili ini, eme ini hissetmek mecburiyeti var. Bir bu his yüzünden ve bir de öteki nin ac s n hissetme yüzünden Anarflist Elefltiri etik-politik bir eylemdir. Burada, söylem art k kendisi olmaktan ç kar, etkisi olan eyleme dönüflür. Bir eser vermekten eser olufla geçifltir bu. Kiflisel ve siyasal bir eylem olmak; karfl -koyma istenci (Negri). Conatus (Spinoza), güç istenci (Nietzche), Özgürlük (Derrida). Aç k ve net: bugün bu tarihsel u rakta, özgürlü ün yegane tafl y c s anarflist elefltiridir. Aksini ortaya koyacak hiçbir söylem ya da teorik oluflum yoktur. Sivil hümanistler mi özgürlükçü? O mutabakat bezirganlar, o küreselleflmede insani olumsall klar gören zevat n, AB ye biat ve zaten bilinen ve idealleflmifl devlet düflmanl n ço- altmaktan baflka bir pratikleri var m? Ve onlar n bu prati i-söylemi özgürlük mü üretiyor yoksa küresel tahakkümün etkilerini minimize eden bir kamuflaj olarak m çal fl yor? Radikal in köflelerinde ya da Radikal 2 nin sayfalar nda ve ne de dergilerinde bu sorular n yan tlar yok. Ve esas olarak flu soru yan t bekliyor: ulusal egemenlik flaibeli, evet, ulus devlet çöküyor, peki, ama davetiye ç kard n z egemenlik nas l bir egemenliktir? Bizi hangi egemenli e boyun e meye davet ediyorsunuz? Sivil hümanistler ya da Avrupa platformcular, özgürlük ad na ne söylüyorsunuz? Ulus devlet ve onun yurttafl karfl s na hangi egemenlik tarz n (AB nas l bir egemenliktir?) ve hangi yurttafll (nerede bu yurttafll k!) ç kar yor ve insanlar nereye ça r yorsunuz? 1864 de dünya iflçiler birli inin aç fl konuflmas nda Marks n ünlü sözünü hat rlayal m, iflçilerin özgürleflmesi ancak kendi eserleri olacakt r dünyada bir ülkenin demokratikleflmesinin, o ülkenin demokratik güçlerinin kendileri taraf ndan de- il de, baflka güçler (örne imizde AB) taraf mdan bahfledildi i tek örnek gösterilebilir mi? Özgürlük mücadelesi devredilemez, demokrasi mücadelesi havale edilemez. Hiçbir kad n ve hiçbir erkek kendi özgürlü ünü baflkas üstünden kazanamaz. Özgürlük ve eflitlik, lütfedilen, bahfledilen de il kazan lan de erlerdir. Ben AB nin bana özgürlük bahfletmesini kabul edecek kadar kendini afla layan bir yarat k de ilim. Bu bir kimlik özlemi de il tam tersine kimliksizli in hayk r fl d r. E er bugün gerçekten sol bir politik eylemden, bir durufltan söz edilecekse bir tek ve bir tek ölçüt kalm flt r elimizde: sol toplumda ve küresel arenaya bakt nda çat flmalar, çeliflkileri, eflitsizlikleri, d fllamalar, ayr mc l klar görür. Bu görüfl solun militan tutumunun yap sal, varoluflsal özelli- idir. Konsensus sisteminin uylafl mc l ve mutabakatç l de il, ya da yukarda bahsettim, politik eylem bir yan nda devlet öte yan nda küresel iktidar olan bir k skac n tek taraf na yüklenip, öbür taraf gizleyen bir ahlaki ikiyüzlü sivil hümanizm de de il, çeliflki ve çat flmalar n, eflitlikçi, özgürleflimci ve sivilleflmeci mücadelesi solu sol yapan yegane kriterdir. Bu nedenledir ki anarflist elefltiri bir kavgan n, eflitlik, özgürlük ve sivilleflme kavgas n n ad d r. Bu nedenledir ki, her tür sanatsal edimin anlam ve implikasyonu aras na girer ve orada kendini oldurur. Bu politik olufltur. Hayat politiklefltirmek budur. Her anlam n yaratt implikasyonla kendisi aras nda ödeyece i bir politik bedel ya da tersine yarataca bir politik mücadele vard r. Elefltiri kendini orada, o, arada, oldurur. Elefltiri tarihte hiç bu kadar özgür olmad bence, misyon tap nc ndan, evrensel ahlak gereksiniminden kurtulmakt r elefltiri. Yeni sanatlar, teknikler denemeli, yeni ç lg nl klar yaratmal, özgürleflmeli, kendi tarihinden h nc n al rcas na, ve u rad y k mlar n ac s ad na. Elefltiri vuruflmakt r ve tad n ç karmakt r vuruflman n. Bu bir meydan okumad r akla, düelloya davettir mant. Ç r l ç plak da lara koflmak, soyunmak bütün toplumdan ve toplumsall klar ndan (yani flu adi vasatl ktan) ve öznelleflmektir. Üretilecek yeni özgürlüklerin, yeni erdemlerin, yeni yaflamlar n önündeki engeller temizlenmeli, yollar n önü aç labilmeli. Elefltiri bugün ciddi olmamakt r. Tarihin en ciddi oldu u böyle bir günde bile ciddi olmamakt r. Duygusal ya da ak lc farketmez, ciddiyet, yaflam öldüren zehir. Kahkaha ya da gözyafl en

7 yo unundan, en kat ks z ndan - pek insanca.. flçi s n f n, toplumu kurtarmak... Bu kurtarma oyunu da baflka bir ukalal k, modern megalomani. Kim oluyoruz da kimi kurtar yoruz? Kendimize biçilmifl bu Tanr misyonu neyin nesi? Bilinçli olma, bilinçlendirme, asl nda tanr olmay isteme gibi bir fley. Ne Tanr olmay ne de bilinçli olmay istememektir anarflist elefltiri. Küçük bir tekillik oldu unu bilmektir. Niçin kurtulufl olsun ayr ca, neden kurtulufl? Bu toplumdan, vs. den kurtulufl mu? Niye kurtuluflu bekliyorsun; vurufl. "Mücadeleye, gelecekteki bir zaferin yararlar n düflündü ün için de il, mücadeleye kat lman n kendisi bir yarar haline geldi i için kat l.." (Ross Poole). Kurtulufl asl nda koca bir hiç. Koca bir boflluk. Koca bir yalan. Kurtaraca m diyenlerin bir tuza. Kim kimi temsil ediyor ki, kim kimi kurtaracak? Gerçek, bugün yaflan yor, kurtulufl gelece- e gönderme yapan bir avuntu, bir illüzyon. Bilimsel, dinsel, ideolojik bir illüzyon... Elefltiri kimi kez kendini gereksizlefltirmek, kimi kez de afl r laflt rmak, hiperlefltirmektir. Elefltiri, ba ms z, istekli ve ç lg n, yarat c ve y rt c, her anlamda boflalmak, tüm yüklerden kurtulmakt r. Hatta düfl görmektir ço unlukla. Uyku nas l laz msa insana, ve sonsuz uyan k kal namazsa, düfl de gereklidir öylece bilince. Ki deneyimlenebilsin özgürlü- ün kudreti.. Bedenim düflüncemin eflantiyonu de il art k... Hepsini yeni keflfediyorum. Bu büyük bir ç lg nl k. Salt bir ak l de ilmiflim. Önce bir nesneyim. Bedenim söylüyor bunu; önce bedensin. Ve Özne li- im bu nesnenin zaten kuflat lm fll alt nda. Özne li im yalan, en önemlisi bu. Oysa bedenimi akl m yönetiyor san yordum, yan lsamaym fl. Bedenin uyar fllar na, boyun e emekten baflka bir fley yapmayan, yapamayan özne ymiflim. Beden olmasa düflünemezmiflim. Bedenim hakk nda bu alg m yoksa karfl laflmalar, o sonsuz karfl laflmalar yo unluklar n anlamam olanaks zd r. Spinoza dan ö reniyoruz. Daha do rusu Deleuze un Spinoza s ndan (Öteki yay nlar ndan Ulus Baker in harika türkçesiyle ç km flt.) fikirler; bedenimin karfl laflmalar n n birbirini izleyen o sonsuz varyasyonlar. Fikirler: kendileri de fley olan fikirler. fiey olduklar için de karfl laflma nesneleri olarak duygulan fllar üreten fikirler. Örne in metinlerle karfl lafl yoruz. Kimi metinler var sizi ço alt yor, yeni fleyler, yeni olanaklar, yeni yarat c l klar hücum ediyor belle inize, ço al yor, etkinlefliyor, yarat yorsunuz. Ama kimi metinler var buz gibi. Hiçbir etkinlikte bulunman za f rsat tan - m yor, herfleyi tan mlam fl zaten, koca koca do rular var, ve size onlar vazediyor, buyuruyor. Is nam yor, karfl laflam yor, so uyorsunuz. Tarkan verme adl flark s nda ak l verme.. diyor. Sertap Erener, bana yeni bir ben laz m diyor. Bu yüzden beni etkin k lmayan, bana yeni fleyler düflünme olana tan mayan, beni özgür düflünmeye, yaratmaya yöneltmeyen, tersine bana kendi do rular - n, yani gerçek ve do ru budur u dayatan metinleri sevmiyorum. Politikac lar n tapusu kendilerinde olan vatan kurtarma reçetelerini de sevmiyorum. Nas l yalana dolan yorsa sözleri iki günde, tüm bilimsel do rular, dinsel dogmalar, ahlaki buyruklar da keflke sadece yalana dolansalar, paraya bulan - yorlar hayat n sofras nda, tükeniyor, tek tek parçalan yorlar. Bunun böyle olmad n göstermek için de her biri kendi iktidar n n fliddetini sal yor üstümüze. Susun, görmeyin, duymay n, kar flmay n, boyun e in, ot gibi yaflay n ve geberip gidin. Hukuk, flu hukuk denen, tüm h rs zlar n, yalanc lar n, gaspç lar n terzisi.. benim özgürlük ve eflitli imi sa layacak ve de refah n adaletle da t lmas n garantileyecek.. buna inanan var m? bu terzinin dikti i elbiseleri görmeyen var m. (ya da giymeyen var m diye mi sormal ve hangisi do ru soru?) Hukuk fl rac n n flahidi bozac hukuk. Anarflist elefltiri eylem ve hukuk aras ndad r. Oray defleler, politika orada, o arada. Her neyse, do ru, gerçek, adil, yani do ruluk rejiminin temsilcisi oldu unu söyleyen metinlerle bir türlü karfl laflam yorum. Okuru kendisi gibi düflünmeye ça ran, buyruklar ya d ran, korkutan, tehdit eden, ayn fikirde olmaya zorlayan, bütün bu metinler asl nda, okuru kendi özel dilinin suç orta olarak gören metinlerdir. Bu metinler dolay m yla hayatla karfl laflmak neredeyse olanaks z, hayata kar flmak, nüfuz etmek ise tümden imkans z. Bedenimin kas lmalar, isteksizli im, baflka konulara atlama hevesim, bedenim uyar yor her fleyden önce beni. Bedenim yani bütün karfl laflmalar n tini. Gerçek karfl laflma gönüllü iletiflmi, söyleflmeyi mümkün k lar. Ya da daha da öte, gerçek karfl laflma, sadece iletiflim kurma de ildir ya da iletiflim kurma ayn zamanda bir iletiflilebilirli- in varl hissidir. letiflilebilirlik imkan olan iliflkiler bugün hala var m, böylesine d flar y içeri k - lan iliflkiler, eminim vard r, yoksa bütün bunlar yazmam anlams z olurdu. Tüm bu söylenenlerden sonra birileri anarflist elefltiriyi suçlu ilan edilebilir. Bu olas d r ve olabilir. Ancak, anarflist elefltirmen için Hz. sa flöyle demifl lk tafl ancak bir günahkar f rlatabilir. *Wesvese dergisinin eylül-ekim 2003 tarihli say s ndan al nm flt r. 7

8 Evden Ayr lmak Emin Akdamar yar s bofl bir bardak gibiyim geceyi suyla a artan teneke bir anlam yoruldum ama buldum arad m buzk ran sözcük bu herkesin bir buzda var çarpt nas l olur? 8 kavgaya kar flt m b çak yedim h rç n bir yaln zl k geçti yan mdan h zla bir gözü kör bir gözü yüre i sevdam da iniyor ova bir çizgi gibi oluyor ne oluyor? surat m da t ey öyle dokun ki kendime geleyim yar s dolu bir bardak da diyebilirim kendime biçti im biçece im düfl peflime ey külhani gelecek korkma ne olacak? kuyudan ayr lmak istemiyor su

9 yaprak zihnio lu ile görüflme feminist bir belle e ihtiyac m z var görüflen: halim flafak - Sevgili Yaprak Zihnio lu; geçti imiz aylar içinde ilk kitab n Kad ns z nk lap yay mland. (metis, 2003) Kitab nda Osmanl n n son y llar ile Cumhuriyet in ilk y llar ndaki feminist mücadeleyi ve iktidar n tavr n Nezihe Muhiddin, Kad nlar Halk F rkas ve Kad n Birli i temelinde inceliyorsun. Böyle bir çal flmaya neden gerek duydun? -Cumhuriyet in kurulufl y llar kad n tarihimiz aç s ndan benzersiz bir mücadeleyi de bar nd r yor. Nezihe Muhiddin ve Kad nlar Halk F rkas kurucular 1923 te kad nlara baflta siyasal haklar olmak üzere sosyal ve ekonomik haklar talebiyle mücadeleyi bafllatt lar. Bunlar düpedüz feminist talepler ve siyasalard. Bu dönemi birinci dalga cumhuriyetçi feminizm olarak adl yorum. Osmanl hareket-i nisvan (kad n hareketi) konusuna de inmemin nedeni ise Osmanl toplumunda bu radikal hareketin öncelleri oldu u. Bu bak mdan birinci dalga feminizm ülkemizde yaklafl k olarak 1860 larda bafll yor. Ben yüksek lisans tezi çal flmam s ras nda flu sorudan yola ç kt m. Türkiye de Kemalist kad n derneklerinin devlet feminizmi diyebilece im programlar hangi ihtiyaçtan do mufltu, neye tekabül ediyordu? Ço unun iddia etti i gibi, kad nlar haklar için mücadele etmemifl ve Mustafa Kemal taraf ndan m haklar verilmifl ti? Cumhuriyetin kurulufl y llar nda faal olan en eski dernek Kad n Birli i idi ve araflt rd kça daha do rusu kaz yapmaya bafllad kça alt nda çok önemli bir mücadelenin ve kad n kifliliklerin yatt n gördüm. -Kitab n erkek egemen ve cinsiyetçi bir dünya karfl s nda feminist bir tarih, hatta feminist bir bellek oluflturma çabas olarak anlanabilir mi? -Evet feminist bir belle- e ihtiyac m z var.ülkemizde siyasi tarihyaz m henüz resmi tarih görüflünü aflabilmifl de il. Buna bir de tarihte kad nlar n görünmezli ini eklersek feminist tarihin neden önemli oldu unu görebiliriz. Feminist tarihyaz m kinci Dalga dan sonra geliflti. Kad nlar n yapt klar, yaflad klar, mücadeleleri, deneyimleri cinsiyetçi önyarg larla tarihten d flland hep. Bu nedenle bu alanda özel bir çaba gerekli. -Cumhuriyetin ilk kadrolar n n feminizme ve kad nlara olumsuz ve otoritaryen bak fl Toplumsal Cinsiyet Hiyerarflisi nde srar neler yol açt? -Cumhuriyetin kurucu kufla feminizmi d fllamaya çal fl rken, fiirin Tekeli nin gösterdi i gibi Bat ya karfl kad n haklar n demokratikleflme simgesi olarak kulland. Bu ise kad n tarihimizin trajik sonuçlar ndan birini do urdu. Nezihe Muhiddin ve onunla birlikte mücadele eden TKB Grubu olarak adland rd m feministlerin tarihten silinip d fllanmalar na, unutturulmalar na yol açt. Kemalist iktidar kad n haklar alan n belirlemek ve kendi inhisar na almak istiyordu. Kad nlara haklar n biz verdik, onlar mücadele etmediler kal p düflüncesini topluma kabul ettirdiler. Kad nlar üzerinden, kad nlara ra men ve onlara karfl bu siyasalar toplumda hakim k l nd. Bu kal p, Kemalist siyasal kültürün pek çok kal b yla birlikte hakim düflünce olarak günümüze de in yerini korudu. Bunda Kemalist kad n kuflaklar çok büyük 9

10 10 rol oynad lar ve oynamaya devam ediyorlar. Siyasal kültürümüzün Taha Parla n n deyifliyle en temel ögesi olan atac l k, ululama/yüceltme kültürü, kifli kültü, kahramana tapma Muhiddin sonras nda yeni Kemalist kad n kuflaklar taraf ndan yayg nlaflt r ld. Kendilerini Atatürkçü olarak niteleyen, toplumun önde gelen kad n flahsiyetleri ve dernekleri, tarihsel Kemalizm i/atatürkçülü ü tart fl lmaz tek do ru siyasal ideoloji olarak topluma ve kad n kitlelerine sundu. Parla n n tarifiyle atac l k, kifli ötesi bir siyasal kültür özelli i, demokrasi ve demokratik kiflili in geliflmesini önleyen, belirleyici, kal c bir psikolojik-siyasal öge olarak, Cumhuriyet döneminde kad n siyasal yaz n n, normlar n, tutum al fl kal plar n ve eylemlili ini derinlemesine etkiledi. Böylece feminist düflüncenin yeniden ortaya ç kmas için 1980 leri beklememiz gerekti. -Özellikle Cumhuriyet Gazetesinin ve Yunus Nadi nin kad nlara yönelik olumsuz ve otoritaryen tavr n n alt nda neler var? -Cumhuriyet gazetesi yay mland ilk gün olan 7 May s 1924 den itibaren birinci dalga cumhuriyetçi feministlerin mücadelesine tav r ald. Ço u zaman afla layarak, küçümseyerek yaklaflt. Kad nlar n gözünde bu mücadeleyi ve öncülerini de ersizlefltirmeye çal flt. Kurucusu Yunus Nadi, ad söylenmese de hükümetin kad n bakan /dan flmanl görevini yürütüyordu. Kad nlar n mücadelesinin otoriter uygulamalarla ters düflen bir yan vard tabii. Üstelik Kemalistler kad n haklar alan n n s n rlar n kendileri belirlemek istiyordu. TKB Grubu, hükümet Kad nlar Halk F rkas na kurulufl izni vermeyince Kad n Birli i ni kurmufltu. Kad n Birli i y llar aras nda tarihinin en feminist eylem ve düflüncesini sergiledi. Örgüt k sa sürede yayg nlaflt, üye say s ü buldu. Anadolu nun birçok kentinde flubeler açmaya bafllad. Bas n ilk sayfada Kad n Birli i haberlerini ve Nezihe Muhiddin in sesi gür ç kan demeçlerini yay mlamaya bafllad. Bütün bunlar Kemalistleri rahats z edici geliflmelerdi. Yunus Nadi nin o günkü yaz lar n okuyunca kad nlar n Yunus Nadi Ödülleri ni almay reddedece ini düflünüyorum. Hatta jüriden bile çekilebilirler ve çekilmelidirler. -Bugün medya dünyas feminizme nas l bak yor? -Hiç de iflme yok. Erkekler yine ayn. Erkek egemen sistem daha da incelikli yöntemlerle iflliyor. Feminizm karfl tl ve kad n düflmanl bazen aç k ama ço u zaman alttan alta sat r aralar nda yürüyor. Bu arada kad n gazetecilerin ço unun bu tutuma karfl mücadele etti ini belirtmem gerek. -Peki, o günden bugüne kad nlar neyi/neleri de ifltird i? -Mücadele sürüyor ve de iflim o denli çabuk ve görünür de il. Ancak bu uzun soluklu bir mücadele. Kad nlar önce kendilerini de- ifltirmek için büyük bir çaba harc yorlar. S - n rlar zorluyorlar. Erkekler ise de iflime direnenler... Bu yüzden son derece s ve duyars zlar. Gücü zorla elinde tutanlar n çürümüfllü ünü görüyorum onlara bakt kça. Erkeklerin yerinde olmak istemezdim. Kad nlar bugün özgürlük mücadelesi içinde toplumun en dinamik kesimini oluflturuyor. -Kad nlar n toplumsal hayat için de özellikle iktisadi alana girmelerinin bunda pay çok galiba. - ktisadi haklar elbette çok önemli, neredeyse özgürlü ün temelinde bu yat yor. Hep flöyle bir fley hayal etmiflimdir. Kapitalist sistemde kad nlar n erkeklerin elinden iflleri ald günü düflünebiliyor musunuz? Ne olurdu diye düflünürüm. Bana kal rsa erkekler egemenlik elden gidiyor diye örgütlenip kad nlara karfl savafl rlard. Kapitalist sistemde iflgücü arz n n s n rl oldu unu biliyoruz, tüm erkek ve kad nlar n eme ini satabilece i bir piyasa yok. -Kad nlar Halk F rkas feminist bir

11 parti olarak dünya çap nda bir örnek. Benzer bir durum Kad nlar Birli i için de geçerli. Bu iki örgütlenmenin sonras ndaki kad n örgütlenmeleri üstüne neler söylersin? -80 lere de in Türkiye de kad n örgütlerine Atatürk ilkeleri hakim oldu. Kemalist kad n dernekleri Atam z bize haklar m z verdi. Kad nlar m z bu haklar bilmiyor. Onlara haklar n ö retmeliyiz seçkinci anlay fl yla çal flt lar. Bu bak flla kad na yönelik fliddeti, kad nl k durumunu, ikincillefltirmeyi göremediler, erkek egemenli ini kavrayamad lar. Dahas otoriterli in savunusunu yapt lar. Soldaki/sosyalist kad nlar da 80 lere de in feminizm Marksizme ayk r d r kal b na göre davrand lar. Aralar ndan ç kan benim gibi birkaç feminist çatlak ses erkeklerce fliddetle bast r ld. Toplumsal cinsiyet kategorisini analize katmay nca hem kendi durumunuzu hem de kad nlar n durumunu göremezsiniz. Bugün hayli farkl bir noktaday z. Feminist maya tuttu. -80 l y llarda feminist hareketin ivmeleflmesi günümüzde neler yol açt? -Kad nlar n ikincil/tabi durumunun tüm aç kl yla ortaya ç kmas na, erkek egemenli- inin tan nmas na ve kad n mücadelesine yol açt. Bu az msanacak bir sonuç de il. -Kad nlara ve çocuklara yönelik fliddet ve fliddet biçimleri bugüne ba l olarak oldukça fazlalaflt. -Bence fazlalaflmad, görünür oldu. Görünür, konuflulur oldu u için bize fazlalaflm fl gibi gelebilir. fiiddetin hala daha gizli kalan boyutlar var ve üstüne toplum olarak gidemiyoruz. Mesela ensest, aile içinde k z çocuklar - n n istismar. Ayn biçimde erkek çocuklar n istismar... Kad nlar n çok s k yaflad ekonomik ve duygusal fliddet de fazla aç k de il bugün. -Söz konusu dönemde feministler s ü rekli kad nlar n e itilmesine srarla vurgu yap yor. -Birinci Dalga feministler gerçekten kad nlar n e itimine çok bel ba l yorlar. Oysa Bat ülkelerine bakt m zda e itim düzeyi çok yüksek olmakla birlikte kad nlar yine fliddete, ayr mc l a u ruyor. Tabi kad nlar tüm e itim olanaklar ndan tümüyle yararlanmal. Ancak bugünkü e itim cinsiyetçili i ortadan kald rm yor. Çünkü bir yandan e itimin kendisi cinsiyetçi ögelerle donanm fl. -Ba l olarak feminizmin burjuva ve küçük burjuva özellikli neredeyse üst düzey kad nlar n bafllatt bir hareket olmas n n bununla bir ilgisi var m? Senden bu soruyu beklemezdim. flçi hareketi, Marksizm, anarflizm, özgürlükçülük burjuva-küçük burjuva erkeklerin bafllatt bir hareket mi diye sormuyoruz da nedense feminizm olunca bu s n flarla çok kolay özdefllefltiriyoruz. Bu da bence bir cinsiyetçi önyarg. -Feminizmi en az ndan bafllang çta bir ayd n kad n hareketi olarak görmek mümkün mü? -Önceki sorunla ba lant l oldu u için hay r. -Feminist e ilimlerin öncelikle sanat- edebiyat dünyas nda belirmesini nas l aç kl yorsun? Hatta günümüzde feminist bir sanat- edebiyattan da rahatl kla söz etmek mümkün. -Erken Dönem Osmanl hareket- nisvan ndan söz ediyorsun galiba. Yani döneminden. Evet, o devirde kad nlar n matbuat ç karmas çok önemliydi, varolufl mücadeleleri için bir ad md. Hatta kad nlar n kamu alan ndaki ilk varoluflu fliirle bafllad diyebilirim. Makbule Leman ilk kez kitab yay mlanan kad n flair, Makes-i Hayal adl kitab yla. Daha sonra romanlar, makaleler geldi. Bugün ise feminist edebiyattan söz etmek mümkün. Ben bu yaz na kad n yaz lar demeyi tercih ediyorum. -Pazartesi gibi dergilerin, feminist kitap basan yay nevlerinin ço almas yükselen kad n hareketinin bir sonucu olarak görülebilir mi? -Evet, kinci Dalga feminist hareket bugün kapsam n iyice göremedi imiz bir de iflime yol açt. Belki göremememizin nedeni en kiflisel, mahrem iliflkileri de ifltirmifl ve de ifltiriyor olmas bence. Bu devrimin yaz na yans mas kaç n lmazd. -Hem dünyada hem de Türkiye de feminizmin geçirdi i dönüflümleri ve feministlerin feminizme yönelik eleflti- 11

12 rilerini dikkate alarak kad nlar n geldi- i noktay sorsam. -Birinci Dalga n n salt/dar eflitlikçili inden çok daha genifl bir kad n özgürlü ü/kurtuluflu fikrine geldik. Feminist elefltiri tüm bilimsel disiplinleri, siyasal ideolojileri temelden sarst. Feminist kuram geliflti, zenginleflti. Ama daha alacak çok yolumuz var. Ben yap salc - l k sonras ve post-modern feminizmin kad nlar s n f gerçe inden kopard n düflünüyorum. Oysa kad nlar rk, din, etnik vd tüm ezilme biçimlerine duyarl olmal. Çünkü bu bask lar n kayna ortak. Dünya kapitalist sistemi. Ezilenlerle hep birlikte mücadele etmeliyiz. - Kad nlar cinsiyetçi ideolojilerle ve iktidarlarla hesaplaflmas n san yorum sürd ürmek zorunda? -Bu hesaplaflma tahakkümün son k r nt s ortadan kald r lana de in sürecek kan mca. Bu da hayli uzun bir yol. -Kad nlar anarflizme nas l bak yor? -Feministler anarflizmden büyük ölçüde besleniyorlar. Yine de, tüm ideolojilerde oldu- u gibi anarflizmde de erkek egemenli inin/cinsiyetçili in belirdi i alanlar var. Anarflizmin bugünü içine alan biçimde de iflmesi, dönüflmesi gerek. -Bu ba lamda anarkofeminizm bugüne ve gelece e yönelik bir önerm e olarak al nabilir mi? -Ben feminizmin bafl na herhangi bir niteleme gelmeden yeterince devrimci oldu unu düflünüyorum. Bu bak mdan ad anarkofeminizm olmadan da feminizmin, anarkofeminizmi içledi ini, kucaklad n düflünüyorum. -San yorum Türkiye de feminist bir tarih oluflturma çabalar n sürd ü receksin. Evet. Çok istiyorum çal flmalar m devam ettirmeyi. -Teflekkür ederim. -Ben teflekkür ederim. 12 i m l a s z g ü n l ü k Geçti imiz aylar içinde Emmanuel Levinas n sonsuza tan kl k (haz. Zeynep Direk, Erdem Gökyaran,çev. Medar At c, Melih Baflaran, Gaye Çankaya, Zeynep Direk, Erdem Gökyaran, Özcan Gözel, Cemalettin Haflimi, Umut Öksuzan, Ceylan Uslu, Hakan Yücefer, metis)ahmed Othmani nin Hapishaneden Ç k fl (çev. Ifl k Ergüden, metis) Ahmet Oktay n Entelektüel Tereddüt (everest), Reay Tannahill in Tarihte Cinsellik (dost) Bahad r Soysal n Mankurt- Osmanl flkenceleri (leman), Orhan Kahyao lu nun s yr l p gelen Grup Yorum (nekitaplar), Yusuf Alper in Psikanaliz ve Aflk (çizgi), Kadir Aydemir in Dikenler Saray (fliir, eti), Derya Çolpan n K r k Su Saati (fliir,eti), Sami Baydar n Varla Yok Aras nda (fliir, everest) adl kitaplar ç kt. Anadolu üstüne çal flmalar yla tan nan smet Zeki Eyübo lu, öldü. Aytaç Süleymano lu nun geçen say m zda yay mlanan fliirinde dizgiden kaynaklanan hatalar oldu. hortum u hotrdum diye dizmifliz. alan yerine de ilan, saf yerine de sa demifliz. belirtiriz. bu arada dünyam z n fanzinlerinden veganarfli 5. say s yla kendini imha etti! ayr ca dünyam z hâlâ kara mecmua y srarla bekliyor! Ayr nt Yay nlar kuruluflundan beri anarflizm üstüne kitaplar yay mlayan yay nevlerinden biri oldu. Ayr nt Yay nlar ndan flimdiye kadar Rene Lourau Bilinçalt nda Devlet (çev.ifl k Ergüden), Joel Spring Özgür E itim (çev. Ayflen Ekmekçi), Catherine Baker Zorunlu E itime Hay r (çev. Ayflegül Sönmezay), Paul Feyerabend Özgür Bir Toplumda Bilim (çev. Ahmet Kardam), Yönteme Karfl (çev. Ertu rul Bafler), Gençler çin Hayat Bilgisi El Kitab (çev. Ali Çak ro lu, Okflan Taflkent), Guy Debord Gösteri Toplumu ve Yorumlar (Çev. Ayflen Ekmekçi, Okflan Taflkent), Peter Freund& George Martin Otomobilin Ekolojisi (çev. Gürol koca), Murray Bookchin Kentsiz Kentleflme (çev. Burak Özyalç n), Crispin Sartwel Yaflama Sanat (çev. Abdullah Y lmaz), Edepsizlik, Anarfli ve Gerçeklik (çev. Abudllah Y lmaz), Der. Hans Jürgen Degen Anarflizm-Tav rlar (çev. Nefle Ozan), Rolf Cantzen Daha Az Devlet Daha Çok Toplum (çev. Veysel Atayman), Der. Jon Purkis& James Bowen 21. Yüzy l Anarflizmi (çev. fien Süer Kaya), Tood May Postyap salc Anarflizmin Siyaset Felsefesi (çev. Rahmi Ö dül), Matthias Kaufman Ayd nlanm fl Anarfli (çev. Yakup coflar) adl kitaplar yay mland.

13 berlin tavlas nda düflefl cinsel küçük iskender Geç bir yaz. Ama san - r m, eflcinsellerin rötar yapmas yaln zca bugüne has bir fley de il. Gecikmeyi, geciktirmeyi sevmeyi, bunu bireysel oyunlara çevirmeyi, d fl çevreyi yok sayarak varolmaya çal flmak da aramal. Tarihin en büyük eflcinsel ayaklanmas say lan StoneWall Inn den beri yaln zca Onur Günleri kapsam nda kitlesel harekete dönüflen bu alternatif güç, zaman zaman yeralt ndan yeryüzüne ç kan, k r - lan fay hatlar n and r yor. 7-9 Kas m aras nda da Berlin de böyle bir fay çatlad ve lk Türkiyeli Eflcins el Kongresi yap ld. Berlin Türkiyeli Eflcinseller Derne i (GLADT) ve Almanya Eflcinseller Birli i (LSVD) nin rehberli indeki buluflma ilginçti: Türkiye den Lambda stanbul, Kaos GL ve nsanca Yaflam Platformu nun temsilcileri, Radikal ve Hürriyet yazarlar ile bendeniz, oradaki Türkiye kökenli eflcinsellerle ve Almanya n n bürokrasiye, politikaya kar flm fl önemli simalar Klaus Wowerelt (Berlin Belediye Baflkan ), Dr. Heidi Knake-Werner (Berlin Sa l k, Sosyal ve Tüketici Haklar n Koruma Senatörü), Claudia Roth (D fliflleri Bakanl nsan Haklar ve Hümaniter Yard m Vekili), Dr. Ralph Ghadban ( slamolog ve Göç Araflt rmac s ), Jürgen Meggers (Sa l k Dairesi AIDS Dan flman ), Eberhard Seidel (Irkç l k Karfl t Okullar Derne i), Marieluise Beck (Hükümetin Göç, Uyum ve ltica Sözcüsü), MILES grubu ad na Bali Sayg l, Münih ten, Bremen den,hamburg tan, Frankfurt tan, Stuttgart tan, Amsterdam dan, Viyana dan gelen dostlarla bulufltuk. Amaç belliydi: Sorunlar dile getirmek ve mümkünse çözüm yollar üretmek. Çal flma gruplar dört ana konu üzerinde durdular: ki Kültürlü Beraberlikler, HIV - AIDS ve Sa l k Koruma, Almanya daki Türkiye Kökenli Eflcinsel Gruplar ve Dernekler, Göçmen Örgütler çin Eflcinsellik Yeni bir Aflama m. Yer Almanya olunca iflin içine göç ve rkç l k kavramlar n n kar flmamas imkans zd. En güzeli, tuhaf bir kabullenilme güdüsü olsa gerek, iflin resmiyet kazanmas hofltu, çünkü tüm çal flmalar Berlin Schöneberg Belediye Binas nda yap l yordu ve binan n önündeki gönderde eflcinsellerin bayra gökkufla ndan üç tanesi dalgalanmaktayd. Son gün Türk medyas nda eflcinsellik tart fl ld ; kat lanlardan Avukat Eren Keskin ve Gazeteci fiair Y ld r m Türker bas n n iflgüzarl klar n dile getirirken kimi di er gazeteci dostlar n köfleye s k flt klar na flahit olduk. Gay ler yaln zca konuflmaz elbette: Berlin deki gecelerimiz de çok güzeldi; özellikle de Orient Night. Cihangir in müthifl danslar, Mete Bircan n güzel sesi ve sabaha kadar e lenen her türlü insan: Düzcinseller dahil. Birlikte e lenmeyi bile özlemifliz. Programda ad oldu u halde aç l fla kat lmayan Türkiye Büyükelçisi, ramazan oldu u için kongreye gelmeyi reddeden kimi eflcinsel örgütler ve tan t m broflüründe yazan Kongrede sunulan yiyeceklerde domuz eti yoktur. sözü en ak lda kalanlar. Ee, tabii, bir de bizim gibi turistlerin gözdesi Tom s Bar. Bu güzel etkinli e can n koyan iki kiflinin ad n anmal y z burada: Gazeteci Hakan Tafl ve Lubunya Dergisi nin herfleyi Koray Ali Günay. Bir de kongre süresince gezme f rsat buldu umuz kinci El Kondom Sergisi 1UU1 Gece Benzeri Görülmemifl Çöp le lgili Düflünceler adl serginin yarat c Birol Ifl k. Dönüp gelip bakt k ki, biz onlar tart fl rken Türk Bas n bunu bile haber yapmam fl. Hani çok kötü bir f kra vard r: Vurdumduymaz bir adam arkadan hallediyorlar; yavaflça dönüp orada biri trampet mi çal yor diyor; o hesap. *** lk Türkiyeli Eflcinseller Kongresi bünyesinde 13

14 ANNELER N N SIRTLARINA SOKTU U MEND LLERLE AfiIK OLDU BÜTÜN ÇOCUKLAR ahmet yüce sokaklara, iri gö üslerinin alt nda saklad kanserli ci erlerine bu flehrin art k kinine vefayla hangi ihanetin gö sünde b rak ld yara as lan limanlar n gagalar yüzünden mart lar diflili ini gündüzün ibneli ine s kan birer kurflunuyken gecenin ki diflili in irtica flüphesinden ibaretti sutyenini doldurdu un baflörtülerinde 14 siluetini her zamans z terlemelerin burufluk mendil çirkinli iyle fren sesine bir meflin top patlama ac s yla tavaf edenlerin bütün afl k çocuklar n yüzlerini biçimlendirdi i sokaklarda çekilmiflti en flerefli esrar suyu s tmak için yak lm fl da olsa atefl onlar suçlam fllard onlar vesile saym fllard buhar n hiddetine katledilmeliydi art k bütün cürümler bilmiyor musun yoksa adab n parmak izi cinayet aletinden adaletle silinir bu flehirde al sana kitle ihya silah iflte-ki gerçek hayat fonda çal nmayan müzi in kusura bakma cüssesi ne zaman dokunmaya kalksak bir flilep batt, vücudumuz tanr n n zimmetine inat filikas z bir kalastrayd Nuh un gemisinden yüzünde! küçük skender in Türk Medyas nda Eflcinsellik ve Eflcinseller konulu panelde yapt konuflman n tam metni Fikret K z lok, Toplumun %80 inin seçici olmad bir memlekette flöhret olmak kadar utanç verici bir fley olamaz. diyor. Bunu medya/eflcinsel iliflkisine nas l dayand - r r z?! Düzcinsel ( heteroseksüel ) medyan n eflcinsele bak fl, homofobik medyan n eflcinsele bak fl, eflcinsel düflman medyan n eflcinsele bak fl, eflcinsel çal flanlar olan medyan n eflcinsele bak fl. Eflcinseli tek bir potada objelendirmeyi istemiyorum; bizlerin birbirinden ayr düflen saptamalar m z, hayat görüfllerimiz, yaflama biçimlerimiz var; ama temelde kader birli- i edilen nokta, bir cinsel az nl k olarak faflizmin, militarizmin ve totaliter bak fl aç lar n n karfl s nda ço u kez çaresiz kalmam zdan çok muhalefet bile olmay reddederek, yani iktidar n alternatif fl kk olmay reddederek muhalif kimli imizi ortaya koyarken

15 medyayla iliflkilerimiz, iliflkilerimizin vizörü, bu vizörün d fla yans mas d r. Medyan n pozitif, negatif ya da nötr yaklafl m, vurdumduymazl, afla lay c tavr veyahut tam tersi ironik sempatisi bir eflcinseli, bir eflcinsel yaflam ba layabilecek denli içimizde midir?! Kriminal aç l mlara bakan medya, bu bak fl hangi standart bilgi donan m ndan hareketle oluflturur?! Jenny Holzer in bir cümlesi: Beni yapmak istedi im fleylerden koruyun. Bask ile bas nc n yüzlefltirilmesi fonksiyonunu ifade etmeye çal fl yorum: Bask, periyodik olsa da formasyonu yoktur. Fevridir. Ansald r. Örgütselleflmemifltir. O yüzden savuflturulabilir bir nitelik tafl r. Oysa bas nç, kaideleri, gerekçeleri, kal c neticeleri olan bir olgudur. Eflcinseller ( ki yaln zca Türkiye topraklar nda yaflayanlarla da s n rl de il ) bas nç ma durudurlar. Alays yaklafl m bile düzcinsel kimliklerinden endifle duyabilece imiz kesimin bilinçli ilkelliklerinin izdüflümü. Türk insan, cinselli e her yönüyle ba ml ; bir giren, bir girilen e kadar indirgenen, basitlefltirilen, yüz k zart c bir ilgi oda na dönüfltürülen bu fizyolojik gereksinim, ço u kez sosyalleflmenin en önemli kriterlerinden say l yor. Yani bir insanla tan flmak, onunla hemen yatmak anlam na gelebiliyor. Bu, tatminsizlikten çok, bedensel hedefsizliktir. Farkl bir fley yaflayan kifli, e er erdemli bir olgunlu a eriflkin de ilse, onun s r tutmas n bekleyemezsiniz; yaflad bu farkl l kla farkl laflmaya ad m att n sanan yarat k, ne politiktir, ne organik bir faaliyet sahibidir ne de problem çözme yetisine sahiptir. Bas n n bu ' teenage' ça krizini kendi için bir kimli e dönüfltürmesi kaç n lmaz. Nedeni aç k: Kaç eflcinsel, bir gece yaflad cinselli i düzcinsel arkadafllar yla heyecanla, gururla paylaflma cesaretine sahip ki?! Altm fl küsur milyonun önüne her sabah ç - kan medya da böyle bir cinselli i halk yla coflkuyla paylaflamaz. Aç k olal m. Ya görmezden gelecekler ya da hafifseyerek bahsedecekler. Bahsetmeyi tercih ediyorlar, çünkü birincil görevleri bilgilendirmek, haber vermek. Aç kças suç duyurusunda bulunmak. Kaç tv dizisi hat rl yorsunuz ki, EC kahraman komik ifllenmemifl olsun?! Kaç film hat rl yorsunuz ki EC karakterleri e lence ö esi olarak sunulmam fl olsun?! Kaç haber hat rl yorsunuz ki EC i, travestisi, transseksüeli fliddete baflvuran, ahlak iki paral k eden, hayat çirkinlefltiren, potansiyel afla l k insanlar olarak gösterilmemifl olsun?! Bu konservatif tav r, yaln zca bas na da de il, halka da ö retilmifl, hatta ezberletilmifl bir tav rd r. Devletin belirledi i kültürel ve cinsel politikad r. Benimle evimi paylaflan, baflka yatak oldu u halde yan mda yatan, dokundu umda sertleflen, oral seks yapt mda inleyerek boflalan bir düzcinsel, rahatlad ktan sonra kalk p evi terketmifl ve bana flöyle bir mesaj atm flt : renç bir adams n, seni bir daha görmek istemiyorum, ad - m anma, anarsan seni çok kötü yapar m. Bas n n bu ç - karc düzcinselden hiçbir fark yok: Koynumuza girecek kadar yak ndalar; erekte olacak kadar merakl, sekse aç ve doyumsuzlar; boflal ncaya kadar susacak denli iflbirlikçiler; sonra terkedip tehdit edecek kadar da duyars zlar. Bütün bu haks zl klara, eflitsizli e, ac mas zl a, eziyete, iflkenceye, politik-etnikcinsel az nl klara yönelik sald r lara karfl ç k p donan ml olarak ba rmak laz m. Ben zaten, biraz da sesimizi açs n diye anal seksi destekliyorum. ktidarlar rahats z etmek için tatl tatl m r ldanmamal, avaz avaz ba rmal. Beni en çok üzen medyan n yaklafl mlar ya da underground yaflant lar m zda birebir iliflkilerde karfl laflt - m z tats zl klar de il; eflcinsellerin de 21. yy la birlikte s n f ayr m n kendi bünyelerinde oluflturmaya bafllamalar. Ayn ortamda bulunmamaya çal flma, uzak durma, paylafl m ve üretim ortakl n s f rlama, apolitik davranmay cool olma u rafl diye geçifltirme, elbette sadakatsizlik, ihanet, iftira ve kal t msal dedikodu. Bu s n f ayr m, eflcinsel baflkald r hareketinin en büyük tehlikesi. Medya, bas n ya da coming out aflamas ndaki yap lar, kurumlar, bireyler kolayca halledilebilir. Kolay olmasa da rakip belli. Ama ya bu kendi içimizdeki gizli bölünmenin nedenleri nedir?! Ekonomik, kültürel farkl l klar n yans mas m?! Bizi yoketmeye çal flanlar n önünde küçük düflüyoruz. Ve bu benim gururuma çok dokunuyor. 15

16 turacak olan bu rock dehalar, klasik müzik e itimlerinden gelen bilgileri ile blues, jazz, doo-wap müzik kal plar n n sentezi olan Velvet i oluflturduklar nda takvimler 1965 y l n göstermektedir larda romantik pop, rock baladlar, dans kültürü ve mod üslübu ile apolitik dejenere bir gençlik kültürü hakimdi: fiu anda biz Spodes e tap yoruz. Onlar dans edip flark söylüyorlar. Hareketli parçalarda jerk ve shake yap - yoruz. Fakat slow dansa dönece iz. Zira Spades öyle yap yor. Bu hakim kültürle uzlaflma ve s n f atlama düflü kuran terbiyeli cici mod gençli i ile dalga geçen, onlar n yaflam biçiminden nefret edenler yeni bir müzik türünü müjdeliyorlard. Velvet Underground. The Ostrick parças bu kültüre yönelik ilk darbeydi. Yine de Lou Reed in sonradan yazd Heroin ve Venus in Furs kadar flok edici de ildi. Bir karar ald m. / Yaflam m s f rlamaya bakaca m / Çünkü akmaya bafllad nda kan, / fi r ngaya bir temiz doldu unda/ölüme bir ad m yaklaflt mda/ Bana hayr n z dokunmaz, ne siz gülünç beylerin,/ne de o tavlay c konuflmalar n zla, siz al k k zlar n (Heroin) fiark n n ad bile rahats z ediciydi. Heroin orta s n f zihniyetini flok eden, korkutan ve sald - ran sözleri ile yeni bir müzik türünün altyap s n varediyordu. Venus n Furs di er bir kültürel tabuyu sadomazoflizmi konu ediyordu. Sözlerin flok edici ifllevi punk flark sözlerinin içeri ini, yap s n önceden iflaret ediyordu. Köseleyi yala, yolunu gözleyen kemeri/ Vur sevgili sahibem ve onun vicdan n rahatlat Village Voice için müzik elefltirisi yapan James Wolcott, Velvet in müzi i için: Sokaklar n nihilizmi hakk ndad r. diyordu. (Ayn nihilistik özelliklebir karfl t kültürün ç l : notalardan yükselen isyan özgür k. tekin PUNK DOSYASI:2 16 Bir kitap, bir fliir ya da bir makale y k m nesnesi olarak tasarlanabilir ya da içinde y k c ö eler tafl yabilir. Ancak bir punk flark s kadar flok edici ve etkileyici olamaz. syan n dili; disttortion l gitar ve sert davul soundu ile, reddedifli, öfkeyi, ac y ve ironiyi hayk ran ç l k ç l a bir vokalle birleflti inde, önünde bulunan tüm de erleri, yarg lar, tabular ve kurallar darmada n edecek kadar güçlü olabilir. Punk Rock flark s müzikal altyap s belirli bir müzikal kal p içerisinde de ildir. Müzikal altyap y k c flark sözlerinin destekleyicisidir. Birden bire patlayan ritmlerin üzerindeki kirli bir vokal phsycodelic bir f rt na yaratmaya ayarl d r. Müzik tamamen disharmonik yap da haz rlanabilir hatta amfi gürültüleri bile punk flark s içinde bir anlam kazanabilir. Gitar riffleri tamamen basit ve ço u kez bozuk akorla çal n r. Buradaki amaç, temel müzik kal plar n parçalamak, icra edilen sanat n bile bizzat grup taraf ndan yads nmas d r. Punk Rock müzi i ile oldu u kadar, konser esnas nda da görsel bir y k m flovudur. Verili toplumsal alg lara, de erlere ac - mas z bir sald r olan Punk Rock n tarihsel gelifliminde önemli kilometre tafllar olmufl müzik gruplar n ele almak istiyorum. Punk her ne kadar bir eylem/yaflam biçimiyse de sanatsal ifade biçiminin en önemli unsuru müziktir. VELVET UNDERGROUND «Plaklar n karanl k yüzü» Ayk r cinsellik söylemi, uyuflturucular, hayat n karanl k yan nda gezinen 1960 lar n son dönemlerinde müzik dünyas n sarsan efsanevi topluluk Velvet Underground hiç flüphesiz ki punk kültürünü ve müzi ini derinden etkilemifltir. Dünyaya flair gözüyle, ruhuyla bakan, klasik rok kal plar n y k p yeni bir ses aray fl nda olan Lou Reed, John Cale, Sterling Morrison ve Moe Tucker gibi Velvet in temel ritm sekanslar n olufl-

17 ANNEME ozan durmaz Bu gece beni sen öldür anne. lk kuca na ald n flefkatle öldür. Kula ma ismimi söylerken Senin güzelli inde olur ölümüm Önce dudaklar m boya anne Gay'lerden palyaçolara uzanan gökkufla Kadar nefleli olmal y m Ve taze ekmek s cakl nda olsun anne. Küp küp ve sirke kokan parmaklar m Okutup muskalaflt r beni anne Ne bakire ne asker olmak isteyen Çocuklara anarflizmi ö ret anne. Ben daha canl yken sevgilinin Sal n m hareketi yapan gö üs uçlar nda "Yaflas n halklar n kardeflli i!" Dedi im an molotofla beni anne. Papyonumu takt mda sen Bileklerimi kesti imde ben fiyakal Oldu umuzda anne, militarist Bir marfl çal ns n, n'olur sabah 4'te, anne. 17 Cesedimi gömülcek halde koyma Param parça et beni ve sonra Hiç bir sevgilinin öpmedi i gibi Öp beni anne. ri Nietsche den etkilenen Jim Morrison ve The Doors grubunda da görmekteyiz. Sahnede flark y yar da kesip seyirci önünde masturbasyon yapan, The End parças nda, Mother, I want fuck you, Fother I want kill you Anne seni düzmek istiyorum, Baba, seni öldürmek. diyen Jim Morrison punk müzik içinde yer almasa da tavr oldukça y - k c yd. ) Velvet underground hippy kültürünün çiçek gücü (flower power) döneminde, aflk iniltileri aras nda, umutsuzluktan, uyuflturuculardan, yabanc - laflmadan söz ediyordu. Sözlerinin ve müziklerinin alt yap s n modern kent hayat n n y k c l oluflturuyordu. Konser esnas nda seyirciye s rt n dönen, kendisinden önceki nefleli grup modelini reddeden ikon-k r c Velvet le, pop-art ikonu Andy Warhol un tan flmas, Velvet i sonuna götürecek olan ilk ad md. Bu tan flman n ard ndan Warhol un hazlar bahçesi ad n verdi i stüdyosu Factory de provalar n yapmaya bafllayan Velvet, bu dönemde femme fatale Nico ile tan fl r. (Nico ile birliktelik Velvet in sonunun bafllang c d r.) 1966 y l nda The Velvet Underground and Nico albümü ç - kar. Albümün kapa n pop-art tarz nda Warhol tasarlar. Velvet, daha sonra Warhol un multimedya gösterisi The Exploding Plastic nevitable da yer ald y llar aras nda dört albüm ç kard Velvet Underground: The Velvet Underground and Nico, White Light/White Het, The Velvet Underground ve Loaded. Son iki albüm öncesi Nico ve Warhol, ard ndan Loaded piyasaya ç kmadan önce girdi i derin bunal mdan ötü-

18 18 rü Lou Reed grubu terk etti. Bu geliflmelerden sonra Velvet müzik dünyas ndan çekildi. Geriye efsanesi, etkiledi i onlarca rock, punk-rock grubuna miras kald. Velvetler romantik gecelerin aflk f s lt lar de il hayat n karanl k yönünün ve umutsuzlu un sesiydi NEW YORK DOLLS: Self Destruction Punk Rock tabiri kullan lmadan önce, ngiltere de punk henüz tohum halindeyken New York Dolls (NYD) Rolling Stones un kirli rock n roll soundunu izleyen glitter rock n androjenli- ini yan na al p, The Stooges n anarko nihilist söylemini de birlefltirerek, punk rock ve türevleri için kökler s n f na girecek olan soundu yaratt. NYD un ngiliz punk rock müzi ine etkisi (daha sonra Sex Pistols da yönlendiren) Malcom Mclaren sayesinde olmufltu. NYD 1972 y l nda kuruldu. Onlar da Iggy Pop ve Dawid Bowie gibi cinsel kimli in belirsizlefltirilmesi yöntemini kulland lar. Ancak NYD bu androjen giyim tarz n sadece sahnede de il, d flar daki yaflamda da sergiliyordu. Bu da punk giyim tarz n n sahneden d flar ya taflmas n n ilk örne idir. ( Kad n k yafetleri ile sokakta gezmek e lenceli görünse de büzük isteyen bir fleydir. - Jerry Nolan NYD Davulcusu) NYD kendisinden önceki glitter rock gruplar - n n cilali sounduna karfl, hakim toplumsal e ilimlere, kasten amatör nitelikte müzik yaparak baflkald rmaktayd. Besteler ileride punk müzi in kirli ve disharmonik altyap s olacak flekilde üç-dört akorluydu. Örne- in Personality Crisis parças sadece üç akorluydu. lk albümleri The New York Dolls un stüdyodaki mix ifllemleri sadece alt saat sürmüfltü. Grubun tamam na yak n iflçi s n f kökenliydi. Edepsiz sokak kültürünü hem müziklerinde, hem de yaflamlar nda sergiliyorlard. Grubun dejenere imaj n destekleyen alkol ve uyuflturucu kullan - m 1972 y l nda, grubun davulcusunun (Billy Murcia) ölümüne neden olmufltu. (Billy Murcia n n yerini Jerry Nolan ald.) Grubun asi ve edepsiz tavr plak flirketlerini ve konser organizatörlerini de zor durumda b - rak yordu. (Burada yeri gelmiflken Nu Metal grubu solisti Marlyn Manson dan söz etmek istiyorum. Manson n itici makyaj kad n k yafetleri ile sahneye ç kmas, kliplerinde cinselli in ve i rençli in kullan lmas da bu aç dan NYD ile benzerlik gösterir. Birçok insan Manson dan nefret eder.) Grup ikinci ve son albümü Too Much Too Soon un 1974 te ç kar lmas n n ard ndan Mercury Records, NYD u bünyesinden ç kar r. New York Dolly dönemin Amerikas nda yarat lan ve hakim olan komünizm korkusu/nefretine karfl sahneye orak-çekiçli bayrakla ç k yordu. Grubun komünizme yönelik söylemleri, göndermeleri NYD un sonunun gelmesinde fazlas yla etkili oldu. Grup plak flirketi taraf ndan kovulmas n n ard ndan da lma noktas na geldi. McLaren ile birlikte Londra ya gelen grup 1976 da Anarchy turnesinde Sex Pistols n alt grubu olarak The Clash ve The Damned ile ayn sahneyi paylafl r. Bu arada Sex Pistols grubunun sonunun nedenlerinden biri olarak gösterilen Nancfl Spungen (Serry Nolan n n sevgilisi) Sex Pistols tan Sid Vicious la kal r. ngiliz müzik bas n n n NYD u eroini ngiltereye sokmakla (!) suçlamas NYD a dönüfl bileti olur. NYD 60 l y llar n müzik yaflam n n bitti ine iflaret ediyordu. Onlar gençlik alt kültürünün marjinal yaflam biçiminin de öncüsü oldular. Travesti junkie ler, biseksüel umutsuzlar, ngiliz punk n ilham perileri, siyah oje ve ruj kombinasyonun ilk grotesk kullan c lar, Drag Queen ler, kaybedenler, d fllananlar, Velvet Goldmine filminin ilham kayna bunal ml teenager kufla vb THE CLASH Guerilla Radio! Punk müzi inin ç k fl döneminde marjinal gençlik kültürünün yaflama bak fl daha çok kaotik bir umutsuzluk hali olarak tan mlanabilirse The Clash in bu bak fl aç s n politik bir karfl ç k - fla çevirdi i söylenebilir. Nas l Sex Pistols n Nevermind On The Bollocks albümü punk ruhunun bafllad, tafllar n yerine oturdu u albüm olarak kabul görmüflse, The Clash in White Riot flark s da rock n roll tarihinde dönüm noktas d r. Sex Pistols n 1977 tarihli Anarchy in the U.K. turnesinde alt grup olarak sahne alan The Clash hiçbir zaman Pistols n nihilist bak fl aç s n paylaflmam flt. Kendisinden sonraki, 80 sonras Britanya punk gruplar na (The Exploited gibi) ve Amerikan hardcore gruplar - na (Dead Kennedys gibi) anti kapitalist, anarflist bir politik miras b rakm flt r. The Clash anlay fl olarak di- er punk gruplar n n tersine fliddete karfl yd lar. ( fiiddeti delikanl l k zanneden sizler,evinize dönüp pul koleksiyonu yap n bu daha delikanl ca. -Joe) Zaten Joe ve The Clash her zaman fliddet karfl t kampanyalar n içinde oldular. Sadece Britanya de il üçüncü dünya ülkelerinin sorunlar ile de ilgilendiler. Clash, yerkürenin dört köflesindeki ezilenlerin sözcüsü ve dünyaya iyilik getiren pozitif bir güç olmak istiyordu. ( Evet söz konusu punk rock sa biz devrimciyidik baya karanl k zamanlard MTV yoktu, radyo yoktu, sesini duyurmak a r me-

19 saiydi. Sesimizi duyurana kadar her türlü izbe delikte çald k. fiimdiyse siktiriboktan bir ticaret oldu rock n roll - Joe) Amerika da Komünizme Karfl Rock (Rock Against Communizm) festivali faflist gruplar n gövde gösterisine dönüflürken, bu festivale karfl düzenlenen Faflizme Karfl Rock (Rock Against Fachism) festivali s ras nda tüm zamanlar n en görkemli politik do ruluk örne i diyebilece imiz Sandinista! albümü ç kar. Nikaragua daki Sandinist gerillalar ile dayan flma ruhuyla haz rlanm fl bu albüm belki de gelmifl geçmifl en politik albümdü.clash n idealizmi, tutkusu sol gruplar n ifltah n kabartm flt. ( Popüler oldu umuzu görünce, sosyalist flçi Partisi parsay toplamaya kalk flt. Bize yanaflt klar nda onlara davetkar davranmad k düflün yakam zdan dedik, yak n bir goint dedik, sigaralar m z tüttürdük -Joe ) The Clash flark lar ndan albüm kapaklar na, sahne tasar - m ndan yaflam biçimine kadar politik do ruluk kavram n kararl l kla uygulam fl bir gruptu. Positive Punk denilen politik türün bafllat c s olarak kabul ediliyorlar. Grup üyeleri iflçi s n f na mensup olmasa da iflçi s n f n n sözcüsü olmay tercih ettiler. (Joe Strummer öldü ünde tabutunun yan bafl nda dostlar ile birlikte tfaiyeciler Sendikas üyeleri de vard.) Clash ngiliz bas n na göre Sex Pistols n olayl Anarchy in the U.K. turnesinden, ukala ve embesil Pistols tayfas ndan daha tehlikeliydi. Çünkü a r politik kimli i ile ingiliz gençlerini son a sürükleyecek bir zehir olduklar yaz l yordu. 70 li y llar Irkç l a Karfl Rock konseri, silahl yaralanma, Sex Pistols ve seyircisi ile girilen polemiklerle geçti. The Clash 1980 li y llara geldi inde söylemindeki argoyu azaltm fl, Bakunin den al nt lar yapmaya bafllam flt. Joe Sturmmer 1989 da Earthquake Weather adl solo albümünü ç kard. Bir dönemde Pogues grubunun turne gitaristli ini üstlendi. Alex Cox un Straight te Hell ve Jim Jarmusch un Mystery Train filimlerinde rol ald. Geçti imiz y l Sturmmer hayata veda etti. The Clash punk müzi in en macerac ve becerikli grubuydu. The Calsh Diskografisi: The Clash, Give em Enough, London Calling, Sandinista!, nterhords, Combat Rock, Cut the Crap, Mixed Masters, Revisited, Return to Brixton Epic, From Here to Eternity, The Essential Clash THE DAMNED: Damned! Damned! Damned! 1970 lerin Britanya Punk Rock sahnesinde Sex Pistols ön planda olsa da, The Damned albüm ç karan ilk Britanyal punk grubudur. Bafllang çta Brian James; daha sonra The Clash kuracak olan Mick Jones, Tomy Chimes ve Paul Simonon ile birlikte çal yorlard. Davulcu Rat Scabies gruba daha sonra kat l r. James ve Scabies basç Captain Sensible (Ray Burns) ile Subterraneans a kat lmak için ayr l r. Üçlü o zaman tan nmayan Chrissie Pretenders için ayr lmas ndan sonra Scabiues, cenaze töreninde tan flt mezar kaz c (grave digger), vokalist David Vanian gruba al r. Tamamlanan grup Scabies in seyirciye sald rd, Vanian n vampir gibi giyindi i gösteriflli flovlarla ünlenir. Stiff Records dan 1977 y - l nda ilk albümleri ç kar: Damned, Damned,Damned. Pink Floyd dan Nick Mason n prodüktörlü ünü yapt Music for Peasure albümü ilk albümün baflar s n gösteremez. Birçok de ifliklik yaflayan grup 1979 da Machine Gun Etiquette albümü ile daha olumlu bir hava yakalar. Love Song ve Smash it Up ilk 40 single aras na girer de Amerika da ç kan The Black Albüm ve 1985 teki Phantasmagoria albümü ile grup gothic rock a geçifl yapar ve daha birçok baflar - l single a imza atar: Damned son olarak 2001 y l nda Grave Disorder albümünü ç kard. Yararlan lar kaynaklar: Roll Müzik Dergisi-Non Serviam Extreme Music Magazine-D fl Mihrak Anarco Fanzine-Stüdyo mge nternet Sitesi-Punkerland- Çeflitli müzik gruplar ile mektuplaflmalar PUNK HABER : Bu yaz haz rlan rken televizyonda, Montreal deki iptal bir konser haberini izledim. ngiliz anarflist punk grubu The Exploited n Montreal konseri, eyalet iktidar taraf ndan sak ncal bulunup yasaklan nca, Montreal deki anarko punklar 15 arabay ve 3 binay atefle veriyor. Kameralara yans - yan görüntülerde, punklar n bir caddeyi harabeye çevirdi ini görüyoruz. Punk gruplar n n dünü ve bugünü yaz s n n sonunda 2000 li y llardaki punk hareketini, güçlü olduklar ülkeleri, faaliyetlerini yazmaya çal flaca m. Kapitalist küreselleflmeye karfl geliflen direnifl mücadelesinde punklar, çeflitli birliktelikler için önemli roller ald lar. Örne in Prag taki eylemde Neo Nazilerle olan çat flmalar, Danimarka da rkç bir yasaya karfl kentleri kaosa çevirmeleri, Almanya Hannover de «Don t Forget Chaos» eylemleri gibi Gelecek say da: The Stooges, Sex Pstols gruplar ve Türk Punk Tarihine girifl. Punk Kültürünün kültür,sanat,edebiyat ve sinemaya etkileri 19

20 alternatif bir serüven olarak üniversite tiyatrolar Hakan Altun 20 Üniversite Tiyatrolar 'n n tiyatronun varl ve yaflamsall aç s ndan tafl d önem kuflkusuz kaç n lmazd r. Ancak yine de kapsam ve ifllev aç s ndan "Üniversite Tiyatrosu"nun iyi tan mlan p duruflunun belirlenmesi, sevgi ve gönüldenlikle oluflturulan her alan n yaflad gibi egemen olan n üretti i yo un kirlili e maruz kalarak varl n n ve yöneliminin bulanmamas aç s ndan çok büyük önem tafl r. Egemen olan n sakatlanm fl (ve tam da bu özelli i dolay s yla sakatlayan) bilincini içsellefltirerek kendimize ait olmayan bir yaflam dramaturgisiyle dünyay alg lamak ve çözümlemek durumunda kal fl m z, dahil oldu umuz alanlara da s zarak her bir ürünle bu yanl fl bilincin yeniden üretilmesine yol açar. Dolay s yla da yapt m z her iflte uyan k olmak; dünyay, özellikle de ayr nt larda konumlanan egemen yaflam dramaturgisini iyi okumak gerekir. Üniversite Tiyatrolar n n durufllar n belirlemeleri ve bunu yaparken de dünyaya ve tiyatroya bak - fl nda egemen toplumsal düzenin zokalar ndan ve pisliklerinden s yr labilmeyi baflarmalar gereklidir. Bu, yaflama yarat c karfl ç k fl Üniversite Tiyatrolar aç s ndan bir direnifl biçimidir ve her yarat - c edim gibi bir riski içinde bar nd r r. Bu risk, tiyatroya yeni bir kanal açma potansiyelini içerir ve bu da alternatif bir durufltur; Üniversite Tiyatrolar n n olmazsa olmaz. Öncelikle "Üniversite Tiyatro"sunu ortaya koymakta yarar var. Üniversite çat s alt nda tiyatro üretmek temelinde yap lacak bir belirleme, alternatif durufl ba lam nda "Üniversite Tiyatrosunu" mu laklaflt racakt r; çünkü, bu çat iki karfl t yönelimi bir arada bar nd r r. Bu yönelimlerden ilki; belirli bir statüko içinde konumlanmak durumunda olan kurumsallaflm fl ödenekli ve ticari tiyatro yap lar na eleman sa lamaya dönük e itim yapan tiyatro okullar - d r. Ve bu ifllevi dolay s yla da kaç n lmaz olarak var olan egemen tiyatro anlay fl n n yan nda konumlan r; en yetkin, en donan ml eleman yetifltirme iddias ndad r. Bununla birlikte e itim ve ö retimin merkezinde olmas itibar yla da kurdu u iliflki görev ve zorunluluk temellidir. Biz bu yönelimi "Okul Tiyatrolar " olarak nitelendirebiliriz. kinci yönelim ise "Ö renci Tiyatrolar " bafll yla de erlendirilebilir. Gönüldenlik temelinde yürüyen Ö renci Tiyatrolar, ö renciler taraf ndan kurularak yine onlar taraf ndan yönlendirilirler. Kuruluflu ve iflleyifli ba lam nda amatör alana daha yak n duran bu tiyatrolar özü gere i yeniye dönüktür. Okul Tiyatrosu'nda kurulan hoca- ö renci / ö reten-ö renen / bilen- bilmeyen iliflkisi özü gere i otoriter, hiyerarflik ve dolay s yla da düzenden yanad r. E itimin yap s gere i de bir sisteme gönderir, mükemmeliyetçili in kat yap s n dayat r ve statükodan yana konumlan r. Bu yap yla da ortaya konan tiyatronun ilerici/yeniye dönük olmas olas de- ildir ve ö retim eleman n n ve/veya ö rencinin ilerici/yeniye dönük olmas da; ne yaz k ki, hiçbir fleyi de ifltirmez. Bunun tersine Ö renci Tiyatrolar yap s gere i bir erk iliflkisini içinde bar nd rmaz. Kuruluflu gere i tiyatroyu seven ve merak eden insanlardan oluflur ve de sevgi ve merak gibi bu topluluklar aray fla yönlendiren iki itkiyi içinde bar nd r r. Bu yap s gere i de aray fla ve yeniye aç kt r, dolay s yla da kaç n lmaz olarak ilericidir. Aray fl n ve yüre in filizlendi i Ö renci Tiyatrolar n n, alternatif potansiyeli ve yeni olana yönelmesiyle Üniversite Tiyatrosu nitelemesine daha uygun oldu undan; ayr ca, Okul Tiyatrolar n n pre-profesyonel yap lar gere i kat l mc lar n n içsellefltirdi i profesyonel bilincin (bu arada amatör ve profesyonel ayr m n n iflten anlamazl k gibi saçma ve kaym fl bir ba lamla konulmad n parantez içinde belirtme zorunlulu unu da duymak çok can s k c bir durum) ve profesyonel yaflama bir haz rl k olarak de erlendirilen bu kurumlar n Üniversite Tiyatrosu ba lam ndan kayd ndan ve de zaten yo un bir kirlenmenin yafland bir ortam yeni ayr mlarla buland rmak için Üniversite Tiyatrosu tan mlamas n Ö renci Tiyatrosu olarak nitelendirdi im yap yla efllemeyi ye liyorum. Kan mca, Üniversite Tiyatrosu ö renci topluluklar ndan oluflur ve profesyonel alanda konumlanan Okul Tiyatrolar n içermez. Alternatif bir serüven için uygun bir kanal olan Üniversite Tiyatrosunun yap sal özelliklerine bakmakta yarar var; zira, onun alternatif ve ilerici yönelimi bu yap - n n bir gere idir. Her fleyden önce bölünmemifl bir dünyadan do du- unu söylemek gerekir. Tiyatro-

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Walt Whitman - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için yayınlanmaktadır.

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE Ü N T E L E N D R L M fi Y I L L I K P L A N ARAÇ GEREÇLER, YÖNTEM VE Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, proje ve performans formlar, resim kâ - d, boya, sözlük, yaz m k lavuzu Gözlem ve inceleme, tart

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve uzayi kesfet 13/2/6 19:35 Page 34 Uzay Keflfediyoruz n yaln zca biri! de in is kc gö da y sa evrendeki sonsuz Dünya bizi eviiz ve ister isiniz? ak n ta z r la flu renek, ko Evrendeki adresiizi ö Her Yer

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin?

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin? Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin? İletişim Yayınları 2267 Edebiyat Eleştirisi 50 ISBN-13: 978-975-05-1887-4 2016 İletişim Yayıncılık A. Ş. 1. BASKI 2016, İstanbul

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ Hazırlayan: Doç.Dr. Hakan Güler Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Karlsruhe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Almanya

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu?

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? OTOPS Cengiz Özak nc 77 y l sonra ilk kez yay mlanan belgelerle Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? Y l, 1933. Ermeni Tehciri nin üzerinden 18 y l geçmifl;

Detaylı

Temel Kaynak 4. Ülkeler

Temel Kaynak 4. Ülkeler SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 4 Uzaktaki Arkadafl m Ülkeler Dünya n n 1/4 i karalarla kapl d r. Karalar, büyük parçalar hâlinde de bulunmaktad r. Buna k ta denir. Dünya da 6 k ta vard r. Bunlar, Asya Amerika

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Farklı Televizyon Yayın Ortamlarında Aynı Anda Farklı Reklam Yayını Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar mı?

Farklı Televizyon Yayın Ortamlarında Aynı Anda Farklı Reklam Yayını Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar mı? Farklı Televizyon Yayın Ortamlarında Aynı Anda Farklı Reklam Yayını Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar mı? *Av.Erdal AKSU 17 Kasım 2008 KONU: Rekabet Kurulu nun 03.07.2008 tarihinde Kablo TV şebekesine entegre

Detaylı

8 9 proje haberi BÜYÜKERfiEN N TÜRK YE YE ARMA ANI BALMUMU HEYKELLER MÜZES AÇILDI Tarihimizin ürünüyüz ve yetifltirdi imiz insanlar kadar z. Gurur duyulacak bir tarihimiz var. Gurur duyulacak insanlar

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİNDE ÖNEMLİ RENKLER DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 RENKLER Türk mitolojisinde renklerin sembolik anlamları ilk olarak batılı Türkologların dikkatini çekmiş ve çalışmalarında bu hususa işaret etmişlerdir.

Detaylı

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm

Detaylı

Beşiktaş Belediyesi. 1 milyar kadın...

Beşiktaş Belediyesi. 1 milyar kadın... 29 OCAK 2013 Tasarım: Onur Baştuğ - Muzaffer Topal - Haber: Didem Tutal - Ufuk Çoban IPHONE ve IPad uygulama: Uğur Baştuğ 1 milyar kadın... BEŞİKTAŞ Belediyesi kadına şiddeti engellemek adına '1 Milyar

Detaylı

Yay n No : 1891 letiflim Dizisi : 44. 1. Bask Ocak 2008 STANBUL ISBN 978-975 - 295-788 - 6

Yay n No : 1891 letiflim Dizisi : 44. 1. Bask Ocak 2008 STANBUL ISBN 978-975 - 295-788 - 6 I dil Say mer Sanal Ortamda Halkla liflkiler II dil Say mer, TED Ankara Kolejinin ard ndan lisans e itimini stanbul Üniversitesi, Bat Dilleri ve Edebiyatlar bölümünde tamamlam fl, yüksek lisans ve doktora

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Merhaba 3 Amaç 4 Hedef Kitle 5 Sayfa çerikleri ve lgili Bafll klar 6 Banner Kullan mlar Plan 01 7 Plan 02 8 Plan 03 9 Plan 04 10 Plan 05 11 Banner Ölçüleri ve Format Bilgileri Leader Board 12 Leader Board

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

K NC BASKI Ç N ÇEV REN N NOTU

K NC BASKI Ç N ÇEV REN N NOTU K NC BASKI Ç N ÇEV REN N NOTU 1844 Elyazmalar bir geçifl dönemi yap t d r. Marksizm öncesinden marksizme do ru geçifl dönemine iliflkin ve bu geçiflin Marx taraf ndan hiçbir zaman aç a vurma gere i duyulmayan

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir:

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir: Yak nsamak B u yaz da, ilerde s k s k kullanaca m z bir olguyu tan mlayaca z ve matemati in en önemli kavramlar ndan birine (limit kavram na) de inece iz. Asl nda okur anlataca m kavram sezgisel olarak

Detaylı

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme 8. SINIF Sevgili Ö renciler, SBS nin kald r lmas ile bunun yerine yaz l s navlar n merkezî bir uygulamayla yap lmas n esas alan bir sistem getirilmifltir.

Detaylı

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C Önsöz Bu ders notlar, 1995 ten beri stanbul Bilgi Üniversitesi nde birinci s n f matematik ö rencilerine verdi im derslerden ortaya ç kt ve matemati i derinli i ve felsefesiyle ö renmek isteyen, çal flmaktan

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

Toktamış Ateş'i kaybettik

Toktamış Ateş'i kaybettik Toktamış Ateş'i kaybettik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve Atatürk üzerine çalışmaları olan Prof. Dr. Toktamış Ateş yaşamını yitirdi. Ateş, İstanbul Üniversitesi ve değişik kurumlarda ders

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan Üniversitesi Değerli öğrenciler, YÖK Kültür Sanat Söyleşileri

Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan Üniversitesi Değerli öğrenciler, YÖK Kültür Sanat Söyleşileri Sayın Valim, Sayın Rektörlerimiz, Değerli Hocalarımız ve Öğrencilerimiz Ardahan da, Ardahan Üniversitesi nde sizlerle birlikte olmaktan memnuniyetimi bildirerek sözlerime başlamak isterim. Hepinizi sevgi

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı