T.C EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı"

Transkript

1 T.C EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı AİLE İÇİ ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLARIN AİLE İÇİ ŞİDDETLE BAŞA ÇIKMA ÖZYETERLİĞİ DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE YORDANMASI DOKTORA TEZİ ORKİDE AKPINAR DANIŞMANI: Yrd. Doç. Dr. Mine ALADAĞ İZMİR-2011

2

3

4 ÖNSÖZ Bu araştırmanın en zor, fakat aynı zamanda en öğretici kısmı, araştırmacı kimliğim ve psikolojik danışman kimliğimi dengeleyebilmek oldu. Bu araştırma kapsamında, örneklemi oluşturan aile içi şiddete maruz kalan kadınları daha yakından tanıyabilmek için şiddet gören kadınlara hizmet veren çeşitli kurumlarda gönüllü olarak psikolojik danışma yardımı verdim. Ayrıca İzmir İli ve çevresindeki bazı ilçelerde ev ziyaretleri yaptım ve kadınlara yönelik çeşitli seminerler düzenledim. Bu çalışmalar bana şiddet in ne kadar içimizde olduğunu, kitapların ötesine geçerek ve somut olarak görmemi, bununla birlikte bir tezi yazmanın ötesinde, bir tezi yaşamak kavramının önemini fark etmemi sağladı. Bu çalışmaları yaparken yalnız değildim. Araştırmanın altından başarıyla kalkabilmem konusundaki özyeterliğimi yüksek tutmamda desteğini aldığım birçok insan vardı. Öncelikle, araştırma sürecinde sakin ve yapıcı yaklaşımıyla motivasyonumu yüksek tutmamı sağlayan tez danışmanım Yrd. Doç. Dr. Mine ALADAĞ a çok teşekkür ederim. Tezin başlangıç ve olgunlaşma sürecinde, emekliliğine kadar tez danışmanlığımı yapan değerli hocam Prof. Dr. İbrahim DÖNMEZER e çok teşekkür ederim. Ayrıca araştırmanın konusunu belirleme ve plânlanma aşamasında bana rehberlik eden çok değerli hocam Prof. Dr. Süleyman DOĞAN a; öğretici geribildirimleri ve yardımları için Prof. Dr. Rengin KARACA ya çok teşekkür ederim. Yine tez jürimde yer alan Yrd. Doç. Dr. Zeynep Cihangir ÇANKAYA ya ve Doç. Dr. Tuncay ÖĞRETMEN e de değerli geri bildirimleri için çok teşekkür ederim. Ayrıca Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Ölçeği nin Türkçe ye kazandırılmasında önemli katkıları olan Yrd. Doç. Dr. Ilgın BAŞARAN ve Yrd. Doç. Dr.Çiğdem i

5 LEBLEBİCİ ye ve dostum, meslektaşım aynı zamanda iş ortağım Yrd. Doç. Dr. Öykü ÖZÜ ye de çok teşekkür ederim. Bu araştırmayı gerçekleştirebilmem ve çalışmamla ilgili anket ve ölçeklerin uygulanabilmesi için bana kapılarını açan Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve bu kuruma bağlı İl Müdürlükleri; Aliağa Belediyesi, Gaziemir Belediyesi, Konak Belediyesi, Kadıköy Belediyesi ne bağlı Kadın Danışma Merkezleri ve Kadın Konukevi çalışanlarına çok teşekkür ederim. Ayrıca ölçeklerin ilgili kurumlara ulaştırılması ve bu kurumlarla koordinasyonu sağlayan asistanım İlkin ÖZER e; anket ve ölçeklerin uygulanmasında bana katkıda bulunan meslektaşlarım Sevilay ŞAHAN a, Hanife KAHRAMAN a, Fatmanur BADEMCİ ye, Hatice TOPÇU ERSOY a, Tuğçe ERDEM e ve Ayşe ERYAVUZ a ve diğer meslektaşlarıma da sonsuz teşekkürlerimi sunarım. İstatistiksel işlemlerde bilgisiyle, sabrıyla bana yardımcı olan arkadaşım ve meslektaşım Öğr. Gör. Dr. Serkan DENİZLİ ye de teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Yine istatistiksel analizlerde bana rehberlik eden Tuğba SOKUT a da teşekkür ederim. Ayrıca tezin biçimsel düzenlemeleri konusunda gecesini gündüzüne katan yeğenim Baykal BAŞDEMİR e de çok teşekkür ederim. Neredeyse bu tezle yaşıt olan ve tüm araştırma sürecinde varlığıyla bana enerji veren canım oğlum Alp AKPINAR a ve her zamanki gibi her konuda bana destek olan eşim Cenap AKPINAR a; benim ben olmamda katkısı olan tüm aile büyüklerime sonsuz teşekkürler Orkide AKPINAR Mayıs 2011 ii

6 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...i İÇİNDEKİLER...iii TABLOLAR...vii ŞEKİLLER...ix BÖLÜM I GİRİŞ Problem Cümlesi Alt Problemler Sayıltılar Sınırlılıklar Tanımlar Araştırmanın Önemi ve Gerekçesi BÖLÜM II İLGİLİ YAYIN VE ARAŞTIRMALAR Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle İlgili Kuramsal Çerçeve Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Türleri Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Nedenleri iii

7 Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri Aile İçi Şiddet Sürecine İlişkin Modeller Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile İlgili Kuramsal Çerçeve Stresle Başa Çıkma Tarzları ile İlgili Kuramsal Çerçeve Özyeterlik ve Başa Çıkma Özyeterliği ile İlgili Kuramsal Çerçeve Özyeterlik Başa Çıkma Özyeterliği Konu ile İlgili Yurt Dışında Yapılan Bazı Araştırmalar Konu ile İlgili Yurt İçinde Yapılan Bazı Araştırmalar BÖLÜM III YÖNTEM Araştırma Modeli Evren ve Örneklem Veri Toplama Araçları Verilerin Toplanması Verilerin Analizi ıv

8 BÖLÜM IV BULGULAR Aile içi Şiddete Maruz Kalan Kadınların Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Ölçeği, Olayların Etkisi Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeğinden Aldıkları Puanlara İlişkin Betimleyici İstatistikler Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Puanlarının Yordanmasına İlişkin Bulgular BÖLÜM V TARTIŞMA VE YORUM Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Puanlarınının Yordanmasına İlişkin Bulguların Tartışılması ve Yorumu BÖLÜM VI SONUÇ VE ÖNERİLER KAYNAKLAR EKLER EK AİLE İÇİ ŞİDDETLE BAŞA ÇIKMA ÖZYETERLİĞİ ÖLÇEĞİ EK v

9 OLAYLARIN ETKİSİ ÖLÇEĞİ EK STRESLE BAŞA ÇIKMA TARZLARI ÖLÇEĞİ EK KİŞİSEL BİLGİ FORMU EK UYGULAMA YÖNERGESİ EK SAÇILIM GRAFİĞİ ÖZGEÇMİŞ ÖZET ABSTRACT vi

10 TABLOLAR LİSTESİ Tablo 2.1: Erkeklerin Eşlerine Şiddet Uygulama Riskiyle İlişkili Faktörler Tablo 2.2: Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri Tablo 3.1: Örneklemi Oluşturan Kadınların Maruz Kaldıkları Şiddet Türüne Göre Sayısal Dağılımı Tablo 3.2: Örneklemi Oluşturan Kadınlara Göre Şiddete Maruz Kalma Nedenlerinin Sayısal Dağılımı Tablo 3.3: Örneklemi Oluşturan Kadınların Yaşa Göre Sayısal Dağılımı Tablo 3.4: Örneklemi Oluşturan Kadınların Doğum Yerine Göre Sayısal Dağılımı Tablo 3.5: Örneklemi Oluşturan Kadınların Eğitim Durumuna Göre Sayısal Dağılımı Tablo 3.6: Örneklemi Oluşturan Kadınların Medeni Durumuna Göre Sayısal Dağılımı Tablo 3.7: Örneklemi Oluşturan Kadınların Çalışma Durumuna Göre Sayısal Dağılımı Tablo 3.8: AİŞBÖÖ nin Faktör Yükü Değerleri Tablo 3.9: Faktörlerin Özdeğerleri ve Açıkladıkları Varyans Yüzdeleri vii

11 Tablo 3.10: AİŞBÖÖ nin Faktör Yükleri, R 2, Cronbach Alpha ve Mc Donalds Omega Değerleri Tablo 4.1: Aile İçi Şiddete Maruz Kalan Kadınların Bağımlı ve Bağımsız Değişkenlere İlişkin Puanlarının Ortalamaları ve Standart Sapmaları Tablo 4.2: Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Ölçeği, Olayların Etkisi Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği Alt Boyutlarına İlişkin Puanlar Arasındaki Korelasyon Katsayıları Tablo 4.3: Stresle Başa Çıkma Tarzları Alt Boyutlarının ve TSSB Düzeyinin Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Puanlarını Yordamasına İlişkin R ve R 2 Değişimi Tablo 4.3: Stresle Başa Çıkma Tarzları ve TSSB Belirtileri Düzeyinin Aile İçi Şiddetle Başa Çıkma Özyeterliği Puanlarını Yordamasına İlişkin Beta Değerleri ve Anlamlılık Düzeyi viii

12 ŞEKİLLER LİSTESİ Şekil 2.1: Partner Şiddetinde Psikolojik Model Şekil 2.2: Partner Şiddetinde Çevresel Model Şekil 3.1: Özdeğerler Grafiği Şekil 3.2: Aile İçi Şiddetle Başaçıkma Özyeterliği Ölçeği için Doğrulayıcı Faktör Analizi Path Diyagramı ix

13 BÖLÜM I 1.1 GİRİŞ Dünya Sağlık Örgütü şiddeti, fiziksel gücün kasıtlı olarak bir tehdit veya eylem biçiminde kullanılmasının, kişinin kendisinde, başka bir kişide ya da grup veya toplulukta, yaralanma, ölüm ya da psikolojik zarara; gelişim bozukluğuna veya yoksunluğa yol açması ya da yol açma olasılığı bulunması durumu olarak tanımlamaktadır (WHO, 2002, s.5). Şiddetin yalnızca karşısındakine bilinçli ve fiziki olarak zarar vermek şeklinde değil, aynı zamanda sözlü ve psikolojik baskıyı da içeren geniş bir tanımlaması yapılabilir. Böyle bir tanım içerisinde şiddet, özgürlüklerin ve hakların kısıtlanmasını da içeren bir davranış biçimi olarak algılanmaktadır (Ünal, 2005). Şiddet; bireysel, bireyler arası, aile ve toplum düzeylerinde pek çok faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilir. Aile içi şiddet; kendini aile olarak tanımlamış bir grup içerisinde; zorlama, aşağılama, cezalandırma, güç gösterme, öfke ve gerginlik boşaltmak amacıyla bir bireyden diğerine yöneltilen şiddet davranışı olarak tanımlanabilir (Işıloğlu, 2006). Uluslararası Hemşireler Konseyi (2001) tarafından aile içi şiddet, aile bireylerinin en az birisinin diğer bir aile bireyine veya bireylerine karşı fiziksel veya cinsel güç kullanması sonucu fiziksel ve duygusal zararların ortaya çıktığı bir süreç olarak tanımlanmıştır (International Council of Nurses, ICN, 2001, s. 9). Ailedeki şiddet, aile bireyleri arasındaki ilişkilerde belirgin bir gerginlik ve tehditle başlamakta, genellikle çocuğun fiziksel ve duygusal suistimali, çocuk ihmali, yaşlının suistimali ve eşi dövme

14 2 şeklinde olmaktadır. Eşler arası şiddet vakalarında çoğunlukla şiddeti uygulayanın erkek, şiddet görenin ise kadın olduğu bilinmektedir (WHO, 2002; Ergönen, Özdemir, Sönmez, Can, Köker ve Salaçin, 2006). Dünya da kadına yönelik aile içi şiddet konusunun hem siyaset alanında hem de akademik çalışmalarda oldukça kısa bir tarihinin olması oldukça dikkat çekicidir ların sonuna kadar aile içi şiddet, çok ender yaşandığı düşünülen ve ağırlıklı olarak psikolojik sorunlar ve yoksullukla ilişkilendirilen bir olguyken 1970 li yıllardan itibaren üzerinde yaygın olarak yayın ve araştırmalar yapılan bir konu olarak ele alınması göze çarpmaktadır. Bunun sonucu olarak, niceliksel araştırmalarda kadına yönelik şiddet konusunun en yaygın araştırma alanını oluşturduğu gözlenmektedir (Ulu, 2003; Altınay ve Arat, 2008). Bu araştırmaların birçoğunun kadına yönelik aile içi şiddetin tüm dünyada yaygın olarak yaşanan bir sorun olduğunu ortaya koyması göze çarpmaktadır yılında Amerikan Adli İstatistik Kurumu nun (Bureau of Justice Statistics) yaptığı araştırmada, eşler arasında şiddet vakası tespit edilmiştir. Bu şiddet vakalarının % 85 inin kadına yönelik, % 15 inin ise erkeğe yönelik olduğu belirtilmiştir (Macionis, 2003). Yapılan diğer araştırmaların sonuçları da aile içerisinde eşler arası şiddet vakalarının % 90 ından fazlasında kadınların şiddet gördüğünü, şiddeti uygulayanların % 95 ten fazlasının erkek olduğunu göstermekte ve % kadının partnerleri tarafından şiddet gördüğünü belirtmektedir (Humphreys, 2003). Dünya Sağlık Örgütü nün tüm dünya nüfusunu temel alan 48 çalışmasında, kadınların eşleri veya birlikte oldukları kişiler tarafından fiziksel şiddete uğrama oranını %10-69 arasında bulmuştur (WHO, 2002). Yine Dünya Sağlık Örgütü nün hazırladığı

15 3 Çok Ülkeli Kadın Sağlığı ve Aile İçinde Kadına Yönelik Şiddet Raporu na göre de kadınlar arasında yaşam boyu fiziksel şiddet görme sıklığının % 6-50 arasında değiştiği saptanmış ve kadınların eşleri tarafından yumruklanma, tekmelenme, yerde sürüklenme, silahla tehdit edilme gibi ağır şiddet şekillerinin uygulanma sıklığının ise % 4-49 arasında olduğu saptanmıştır. Aynı çalışmada, cinsel şiddet sıklığı ise % 6-59 arasında bulunmuştur (WHO, 2005). Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü, hükümetler ve hükümet dışı örgütlerin istatistiklerine dayanarak Uluslararası Af Örgütü tarafından 2004 yılında yayımlanan raporda, kadına yönelik şiddetle ilgili bilgiler dikkat çekicidir. Buradaki bilgilere göre dünyadaki her üç kadından en az biri veya yaklaşık bir milyar kadın, hayatlarının bir döneminde genellikle kendi ailesinden veya tanıdığı birinden dayak yemekte, cinsel ilişkiye zorlanmakta ya da farklı bir biçimde tacize uğramaktadır (Uluslararası Af Örgütü, 2004). Bununla birlikte, gelişmekte olan ülkelerde kadına yönelik şiddetin yaygın olduğu saptanmıştır. Örneğin, dört kıtada 24 ülkede yapılan 40 nitel çalışmada, örneklem, oluşturan kadınların % si erkek partnerleri tarafından fiziksel şiddet gördüklerini belirtmişlerdir (Uluslararası Hemşireler Konseyi [International Council of Nurses, ICN], 2001) Ülkemizde ise kadına yönelik aile içi şiddet konusu üzerinde yapılan araştırmalar yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe dayanmaktadır (Ekizceleroğlu ve Zeyrekli, 2007; Altınay ve Arat, 2008). Buna bağlı olarak, konu ile ilgili yeterli istatistiksel veri bulunmamakla birlikte, 1988 yılında PİAR tarafından yapılan bir çalışmada, evli her dört kadından birinin şiddet gördüğü belirtilmiştir. Yine PİAR araştırma grubunun 1992 yılında 20 ilden, 20 yaş üzerinde 1181 kadınla yaptığı bir kamuoyu araştırmasına göre Türkiye de kadınların % 22 si eşleri tarafından fiziksel şiddete maruz kalmaktadır

16 4 (akt. Ekizceleroğlu ve Zeyrekli, 2007). Kadın Dayanışma Vakfı tarafından 1998 yılında yapılan bir çalışmada, erkeklerin eşlerine sözel şiddet (% 74) ve fiziksel şiddet (% 54) uyguladıkları saptanmıştır (akt. Tel, 2002). Güler, Tel ve Tuncay (2005) tarafından yapılan bir araştırmada, kadınların % 40.7 sinin aile içi şiddete maruz kaldığı, şiddete maruz kalan kadınların % 91 inin eşi, % 19.7 sinin ise eşinin yakınları tarafından şiddet gördüğü belirlenmiştir. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu nun yılları arasında Türkiye genelinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre ailelerin % 34 ünde fiziksel şiddet, % 53 ünde sözel şiddet bulunduğu saptanmıştır (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 1994); Yine Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu nun 1997 yılında Türkiye yi temsil eden 2578 hanede yapmış olduğu Aile İçinde ve Toplumsal Alanda Şiddet araştırmasında evli ya da başından evlilik geçmiş kadınların % 25.2 si, erkeklerin ise % 6.1 i eşlerinden fiziksel şiddet gördüklerini belirtmişlerdir. Aynı araştırmada kadınların sözel şiddet görme oranı % 12.3 olarak bulunmuştur (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 1997). Bunlara ilaveten, ülke genelinde evlenmiş kadınların yaşamlarının herhangi bir döneminde eşleri veya birlikte oldukları kişi(ler) tarafından % 39 unun fiziksel şiddete, % 15 inin cinsel şiddete, % 42 sinin fiziksel veya cinsel şiddete, % 44 ünün duygusal şiddete maruz kaldığı belirlenmiştir (Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması, 2008). Görüldüğü gibi, kadına yönelik aile içi şiddet hem dünya da hem de ülkemizde yaygın olarak görülen bir sorundur. Kadınların, yaş, kültür, statü, eğitim durumu ve yaşadığı çevre fark etmeksizin aile içi şiddetin bir ya da birden fazla türüne (fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik) maruz kalıyor olmaları özellikle dikkati çekmektedir

17 5 (WHO, 2002; Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması, 2008). Bu durumdan yola çıkılarak, son yıllarda kadına yönelik şiddet, aile içinde gizli kalması gereken bir konu değil, başa çıkılması gereken bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmakta ve kadının şiddet görmesi insan haklarının ihlalı olarak değerlendirilmektedir. Başka bir deyişle, kadına yönelik aile içi şiddet günümüzde, kadının yaşama ve kendini güvende hissetme, fiziksel ve ruhsal sağlığını üst düzeyde tutma, eğitim, iş ve sosyal hayata katılma haklarının da elinden alınması anlamına gelmektedir (WHO, 2002). Bu durumun, şiddete maruz kalan kadının fiziksel ve psikolojik sağlığı ve sosyal yaşantısı üzerinde birçok olumsuz sonuca yol açabileceği bilinmektedir (WHO, 2002; Ekizceleroğlu ve Zeyrekli, 2007; Damka, 2009). Şiddetin kadın üzerindeki fiziksel sonuçları somuttur ancak; kadının ruh sağlığını ilgilendiren ve gözle görülemeyen sonuçları olduğu da iyi bilinmektedir. Şiddet, kadının öz benliğine zarar vermektedir (Yanıkerem, Kavlak ve Sevil, 2007). Öz benliği zedelenen kadınlarda ise depresyon, yüksek düzeyde kaygı, intihar düşünceleri, psikosomatik hastalıklar ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) sıklıkla görülebilmektedir (Dişçigil, 2003; Clements, Sabourin ve Spiby, 2004; Perez ve Castano, 2005; Korkut-Owen ve Owen, 2008; Cieslak, Benight ve Caden, 2008; Damka, 2009). Bu çalışma kapsamında, şiddetin kadın üzerindeki psikolojik sonuçlarından biri olan travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) konusu ele alınacaktır. Travma kavramı bireyin ruhsal ve bedensel varlığını değişik biçimlerde sarsan, inciten ve yaralayan her türlü olay için kullanılabilmektedir. Bu olaylar; doğal felaketler, kazalar, savaşlar, terör olayları ve şiddet gibi değişik şekillerde kendini gösterebilir (Benight ve Bandura, 2004). Travmatik yaşantılar, bireyin psikolojik iyilik

18 6 halini, sosyal güvenliğini tehdit eder. Buna bağlı olarak, kendini tehdit altında hisseden birey, yetersizlik ve çaresizlik duyguları yaşayabilir (Damka, 2009). Özellikle, şiddete maruz kalan bir kadının, sevdiği, güven duyduğu kişi tarafından aile ortamında şiddete maruz kalıyor olması ciddi bir travmatik yaşantı olarak nitelendirilmektedir (Ulu, 2003, Bennight ve Bandura, 2004; Hegadoren, Lasiuk ve Coupland, 2006). Bu travmatik yaşantı sonucunda, bazı kadınlar travmanın etkilerini uzun süre taşıyabilmekte ve TSSB belirtilerini yaşabilmektedirler (Damka, 2009). Buna bağlı olarak, bazı araştırmalar aile içi şiddete maruz kalan kadınlarda TSSB belirtilerinin görüldüğünü ortaya koymuştur (Houskamp ve Foy, 1991; Astin, Lawrence ve Foy, 1993; Astin, Ogland,-Hand, Coleman ve Foy, 1995; Kemp, Green, Hovanitz ve Rawlings, 1995; Humpreys, Lee, Neylan ve Marmar, 2001; Dişçigil, 2003, Humpreys, 2003; Benight ve Bandura, 2004; Waldrop ve Resick, 2004; Johansen, Wahl, Eilertsen ve Weisaeth, 2007; Korkut-Owen ve Owen, 2008; Damka, 2009). Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), fiziksel, psikolojik veya çevresel travma sonrası gelişen ciddi ve sıklıkla kronik seyirli bir ruhsal bozukluktur. Amerikan Psikiyatri Birliği ne (2000) göre travmatik stres; ölüm veya ölüm tehdidi, ciddi yaralanma veya bireyin kendisi veya çevresindekilerin fiziksel bütünlüğüne tehdit sonucu duyduğu yoğun korku ve çaresizlik durumudur. TSSB; olayı yeniden yaşama, kaçınma ve artan uyarılmışlık olmak üzere üç belirti grubu ile tanımlanabilir (Benight ve Bandura, 2004; Çorapçıoğlu, Yargıç, Geyran ve Kocabaşoğlu, 2006; Damka, 2009). Şiddete maruz kalmış olan kadınlarda TSSB görülme yaygınlığının değişkenlik gösterdiği belirtilmektedir (Waldrop ve Resick, 2004). Gleason (1993) tarafından yapılan araştırmada, sığınma evinde kalan kadınlarda TSSB görülme yaygınlığını % 40;

19 7 sığınma evi dışında yaşayan şiddet mağduru kadınlarda ise % 31 olarak bulunmuştur. Saunders (1994) ise çeşitli kurumlardan şiddet nedeniyle yardım istemek amacıyla başvuran kadınlardan oluşan örneklemin % 60 ının TSSB tanısı aldığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte, şiddete maruz kalan kadınlarda TSSB belirtilerinin yoğunluğu, kadının yaşadığı şiddetin ağırlığı ve karşı karşıya kaldığı ölüm riskiyle doğru orantılı bulunmuştur (Woods, 2005; Damka, 2009). Diğer yandan, bireyin sahip olduğu bilişsel şemaların yapısının da TSSB belirtilerinin görülme sıklığı ve düzeyi ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir (Houskamp ve Foy, 1991; Foa ve diğ. 2000). Bilişsel şemalar dünyayı anlamak, güç yaşantılarla başa çıkmak, problemler üzerinde düşünmek ve bunları çözmek için kullanılan zihinsel temsiller ya da kurallar olarak tanımlanabilir (Budak, 2000). Bu bilişsel şemalar, bireyin geçmişte karşılaştığı durumlar veya bireylerle olan ilişkilerinin sonucunda oluşan zihinsel temsillerdir. Bunlar, çocukluktan itibaren oluşmaya başlar, tüm yaşamımız boyunca şekillenir ve dünya ve kendimize ilişkin algılarımızı çeşitli şekillerde etkiler. Bu etki, oluşturduğumuz şemalar doğrultusunda olumlu (uyuma yönelik) ya da olumsuz (uyuma yönelik olmayan) yönde olabilir (Calvete, Estevez ve Corral, 2007). Yapılan çalışmalar, öfke, suçluluk, çözülme ve etkisiz başa çıkma tarzlarının kullanımının olumsuz şemalarla bağlantılı olduğunu ve bunların varlığının kişide depresyon, yetersiz problem çözme becerisi ve TSSB belirtilerine yol açabileceğini göstermiştir. Bunun aksine ise dengeli dünya algısı, kontrol algısı ve etkili başa çıkma tarzlarının kullanımının ise olumlu şemalarla bağlantılı olduğu ve bunların varlığının ise kişinin psikolojik sağlamlığının yüksek olmasına katkıda bulunacağını ortaya konmuştur (Foa ve diğ., 2000). Buna bağlı olarak da, şiddete maruz kalan kadınların oluşturdukları bilişsel

20 8 şemalarının yapısının, maruz kaldıkları şiddet karşısında yaşayabilecekleri TSSB belirtilerinin görülme olasılığı ve düzeyi üzerine önemli etkisi olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca bilişsel şemaların, şiddete maruz kalan kadının stres verici durumlar karşısında kullandığı başa çıkma tarzlarının da önemli bir belirleyicisi olduğu ifade edilmektedir (McCann ve Pearlman, 1990; Dutton, Burghardt, Perrin, Cherstman ve Halle, 1994). Bununla birlikte, Foa ve arkadaşları (2000) tarafından aile içi şiddet sürecini açıklayan psikolojik modele göre bilişsel şemalarına bağlı olarak şiddet mağduru kadının seçtiği ve kullandığı başa çıkma tazlarının içinde bulunduğu şiddet ilişkisini sürdüme ya da bu ilişkiyi sonlandırma eğilimine katkısı olabileceği belirtilmektedir. Görüldüğü gibi, günümüzün başlıca sosyal sorunlarından biri olan kadına yönelik şiddet ve şiddetin sonuçları ile başa çıkma sürecinde toplumsal kaynakların harekete geçirilmesinin öneminin yanı sıra, bu süreç bireysel olarak ele alındığında, şiddete maruz kalan kadınların yaşadıkları şiddetle başa çıkmalarında bireysel bir kaynak olan başa çıkma tarzlarının da önemli bir role sahip olduğu göz ardı edilmemelidir. Folkman (1984) stresle başa çıkma kavramını, stresli durumlar sonucu ortaya çıkan içsel ve/dışsal belirtileri yenmek, azaltmak ya da tahammül etmek için bilişsel ve davranışsal çaba olarak tanımlamaktadır. Folkman ve Lazarus a (1980) göre genel olarak iki farklı başa çıkma tarzı söz konusudur. Bunlar, problem odaklı başa çıkma ve duygu odaklı başa çıkma olarak iki grupta ele alınır: Problem odaklı başa çıkma başlığı altında; kendini kontrol altında tutma, sorumluluğunu kabul etme, planlı bir biçimde problem çözme, sorun üzerinde olumlu

21 9 olarak durma gibi eğilimler yer almaktadır (Folkman ve Lazarus, 1980; Türküm, 1990). Bunlardan sorumluluğu kabul etme; durumun ortaya çıkmasında kişinin kendi rolünü sorgulaması, kendini gözlemlemesi, içinde bulunduğu duruma yeniden olumlu olarak değer biçmesini (positive reappraisal) içerir (Türküm, 1999). Bunlar, çoğunlukla probleme yönelik/aktif başa çıkma tarzları olarak nitelendirilirler. Duygu odaklı başa çıkma başlığı altına yerleştirilebilenler ise inkar, kuruntulu düşünme (biten olaya ilişkin yaşanılan keşkeler), uzaklaşma (stres verici durumu unutmaya çalışma), kendini suçlama (duruma yönelik kendini eleştirme), zihinsel anlamda sorunla meşgul olmama gibi bilişsel ve davranışsal stratejilerilerdir (Folkman ve Lazarus, 1980). Bunlar, çoğunlukla duygulara yönelik/pasif başa çıkma tarzları olarak nitelendirilirler. Şiddete maruz kalan kadınların, yüksek düzeyde güvensizlik, kırılganlık, utanç, yetersizlik, tutarsız düşünceler, terk edilmişlik, bağımlı olma ile ilgili şemalara sahip oldukları ortaya konmuştur (Calvete, Estevez ve Corral, 2007). Ayrıca tekrarlı olarak, beklenmedik zamanlarda ve kontrol dışı şiddete maruz kalmak da bu kadınların çaresizliğe ilişkin şemelarını belirgin hale getirebileceği ifade edilmektedir (Foa ve diğ. 2000; Clements, Sabourin ve Spiby, 2004; Calvete, Estevez ve Corral, 2007). Çaresizliğe ilişkin bu şemaların ise inkar, kaçınma, kendini suçlama gibi etkili olamayan başa çıkma tarzlarının kullanımına öncülük edebileceği düşünülmektedir. Bunun aksine şiddete maruz kalan kadınlar yeterlilik, kabul görme, umut etme, güven duymaya ilişkin uyuma yönelik şemalara sahip olduğu takdirde ise yaşadığı şiddet karşısında etkili başa çıkma tarzlarını tercih edeceği öngörülmektedir.

22 10 Bireyin tercih ettiği stresle başa çıkma tarzlarını etkileyen diğer konular ise kendini, diğer insanları ve karşılaştığı yaşam olaylarını algılama biçiminin yanı sıra bu olaylar üzerinde kişisel kontrolün olup olmadığını ilişkin düşünceleridir (Folkman, 1984). Buna bağlı olarak, Lazarus ve Folkman a (1984) göre hiçbir olay evrensel anlamda stres verici değildir ve olayları stres verici olarak değerlendirmek bireylerin yaşantılarına verdikleri anlamla ilişkilidir (akt. Özü, 2010). Folkman ve Lazarus (1980), bu değerlendirme sürecini birincil değerlendirme süreci olarak tanımlarlar. Başka bir deyişle, birincil değerlendirme sürecinde birey, bir durumun kendisi için tehdit oluşturup oluşturmadığına karar verir (Folkman, 1984; Aktalay, 2009; Özü, 2010). Birincil değerlendirme sonucunda birey yaşadığı durumu stres verici olarak tanınmladığı takdirde ikincil değerlendirme süreci ortaya çıkar. Bu süreç, bireyin karşı karşıya kaldığı durum karşısında neler yapabileceğini, sahip olduğu başa çıkma kaynaklarını ve seçeneklerini gözden geçirdiği süreç olarak tanımlanır (Folkman, 1984). Bu değerlendirme sonucunda eğer birey kendini içinde bulunduğu durumu kontrol edebilecek fiziksel, maddi, sosyal veya kişisel kaynaklara sahip olarak algıladığı takdirde stres verici durum veya olayla etkili bir biçimde başa çıkabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak, stres verici ortamın gerektirdiklerini yapabilme becerisine ilişkin bireyin kendisiyle ilgili algısı, bu durumla başa çıkabilmenin en önemli öğesi olarak ele alınmaktadır ve bu öğenin, başa çıkma özyeterliği kavramı ile iç içe geçtiğine dikkat çekilmektedir (Benight ve Bandura, 2004; Hulberti ve Morrison, 2006). Başa çıkma özyeterliği, kişinin tehdit edici ortam veya durum karşısında etkili tepkileri verebileceğine dair kendisiyle ilgili özinancı olarak tanımlanmaktadır (Özer ve

23 11 Bandura, 1990; Bandura, 1993; Bandura, 1997; Benight ve Harper, 2002; Benight, Swift, Sanger, Smith ve Zeppelin, 1999; Johnson ve Benight, 2003; Benight, Harding- Taylor, Midboe ve Durham, 2004; Benight ve Bandura, 2004; Hulberti ve Morrison, 2006; Chesney, Neilands, Chambers, Taylor ve Folkman, 2006; Colodro, Godoy- Izquierdo ve Godoy, 2010). Sumer, Karancı, Berument ve Güneş e (2005) göre başa çıkma özyeterliği, olumsuz yaşam olaylarına uyum sağlamayı kolaylaştıran çok önemli bir bilişsel kaynaktır. Bu kaynak, kişinin stres verici karşısında daha fazla çözüm yolu aramasına ve bu çözüm yollarını kullanma konusunda motivasyonunu yüksek tutmasına olanak sağlar (Bandura, 1997). Örneğin, tehdit verici durumla etkili bir şekilde başa çıkabileceğine inanan birey, karşı karşıya olduğu duruma veya olaya kendine güvenli ve sakin olarak yaklaşır (Bandura, 1993). Bu kendine güvenli ve sakin yaklaşım kişinin olay karşısındaki kontrol algısını artırabilir ve bu algı, çözüm yollarını daha net görebilmesine ve çözüme yönelik etkili bir eylem planı yapmasına olanak sağlayabilir. Bunun aksine, başa çıkma becerileriyle ilgili şüphe taşıyan birey, felaket beklentisi içinde olur ve etkili başa çıkmayla çatışan bir dizi duygusal uyarılma lar (affective arousal) üretir (Bandura, 1993). Bu durum, olayı veya durumu çözümlemek yerine bundan kaçınma ve vazgeçme eğilimini artırabilir (Bandura, 1997; Johnson ve Benight, 2003). Bu eğilimin ise bazı psikolojik güçlüklerin ortaya çıkmasına neden olabileceği düşünülmektedir. Geçmişte yapılan araştırmalar, başa çıkma özyeterliğinin, stresle başa çıkma tarzlarının seçimi kadar travma sonrasındaki stres düzeyinin de önemli bir belirleyicisi olduğu hipotezini doğrulamıştır (Solomon ve diğ. 1988; Benight, Ironson ve diğ., 1999; Benight, Swift ve diğ., 1999; Benight ve Harper, 2002; Benight, Cieslak, Benight ve

24 12 Caden; Johnson ve Benight, 2003; Benight ve Caden, 2008). Benight ve Bandura ya (2004) göre travmatik stresle başa çıkma da başa çıkma özyeterliği önemli bir kaynaktır. Sonuç olarak, başa çıkma özyeterlik düzeyleri düşük olan bireylerin başa çıkma özyeterlik düzeyleri yüksek olan bireylere göre stres vericiler karşısında etkili stresle başa çıkma tarzlarını seçip kullanamadıkları ve TSSB belirtilerini diğer gruba göre daha yoğun yaşadıkları söylenebilir. Benight ve Bandura ya (2004) göre başa çıkma özyeterliği, şiddete maruz kalan kadınların yaşadıkları şiddet karşısında psikolojik güçlük yaşamamaları ve daha etkili başa çıkma tarzlarını tercih etmeleri ve bu tarzları kullanabilmeleri konusunda da çok önemli bir özkaynaktır. Bu görüşten yola çıkarak ortaya atılan aile içi şiddetle başa çıkma özyeterliği kavramı, travma sonrası iyileşme sürecinde kadının şiddet sonrası yaşadığı travmayla başa çıkma becerisine ilişkin algısı olarak tanımlanmış ve bu kavramın iyimserlik, probleme yönelik/aktif başa çıkma tarzı ve psikolojik iyilik hali ile pozitif; buna karşın travmayla ilişkili stres, negatif duygu durum ve vazgeçme tarzı başa çıkma arasında negatif yönde ilişkisi olduğu ortaya konmuştur (Benight, Harding- Taylor ve Midboe ve Durham, 2004). Sonuç olarak, şiddete maruz kalan kadınların başa çıkma özyeterliğine sahip olmalarının, gerçekliği doğru şekilde değerlendirebilmelerine, gerçekçi olmayan korkularının ve diğer hatalı bilişlerin azalmasına, daha da önemlisi korkularının üzerinde denetim sağlamalarına olanak veren bir takım eylemlerde bulunabilmelerine, böylelikle şiddet yaşantılarına ilişkin algılarını değiştirebilmelerinin yanı sıra yaşantılarının kontrolünü de kendi ellerine almalarını da sağlayacağı söylenebilir (Özer ve Bandura, 1990; Benight ve Harper, 2002; Benight ve Bandura, 2004).

25 13 Genel olarak özetlenirse, kadına yönelik aile içi şiddetin dünyada ve ülkemizde yaygın olarak rastlanılan bir sorun olduğu gözlenmektedir. Buna karşın, konunun bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilip bilimsel araştırmalarda ele alınmasının Batılı toplumlarda 50; ülkemizde ise sadece 20 yıllık bir geçmişi olduğu göze çarpmaktadır. Yapılan bazı araştırmaların sonuçları, dünyada her üç kadından en az birinin fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet türlerinden bir veya birkaçına maruz kaldığını göstermektedir. Aile içi şiddet konusunu inceleyen diğer bazı araştırmaların ise şiddetin kadınların fiziksel ve/veya psikolojik sağlıkları üzerindeki olumsuz sonuçlarını ortaya koyduğu gözlenmiştir. Diğer yandan, son dönemlerde aile içi şiddet konusunda yurt dışında yapılan araştırmalarda şiddetin yaygınlığı ve olumsuz sonuçlarının yanı sıra aile içi şiddetle başa çıkma konusuna da odaklanılmaya başlandığı dikkati çekmektedir. Bunun sonucu olarak, aile içi şiddetle başa çıkmada bireysel kaynakların önemi vurgulanarak, aile içi şiddetle başa çıkma özyeterliği kavramı ortaya konmuş (Benight, Harding-Taylor, Midboe ve Durham, 2004) ve aile içi şiddet araştırmalarında aile içi şiddete maruz kalan kadınların başa çıkma özyeterliği konusu da ele alınmaya başlanmıştır. Buna rağmen, hala aile içi şiddetle başa çıkma konusunda yeterli sayıda araştırma olmaması dikkat çekicidir. Ülkemizde de aile içi şiddetin yaygın bir problem olduğunun kabul edildiği göze çarpmaktadır. Bu üzücü durum karşısında son yıllarda şiddete maruz kalan kadınlara sunulan hizmetlerin niteliğinin değişmesi için gerekli düzenlemeler yapıldığı dikkati çekmektedir. Bu düzenlemelere Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ailenin Korunmasına Dair Kanun da yapılan değişiklikler ile Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketleriyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi için Alınacak

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 KADINA YÖNELİK ŞİDDET 2 Şiddet Nedir? Sahip olunan güç veya kudretin, yaralanma ve

Detaylı

Şiddet. Tanımı. İstanbul Sözleşmesi

Şiddet. Tanımı. İstanbul Sözleşmesi Şiddet Tanımı Kadınlara yönelik şiddet; bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel,

Detaylı

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet gelir, eğitim düzeyi fark etmeksizin farklı toplum ve kültürlerin yaşadığı ortak bir sorundur ve dünyadaki bütün kadınlar kocaları, babaları, kardeşleri

Detaylı

YAŞLI İHMAL VE İSTİSMARI. Prof. Dr. Aliye Mandıracıoğlu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı

YAŞLI İHMAL VE İSTİSMARI. Prof. Dr. Aliye Mandıracıoğlu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı YAŞLI İHMAL VE İSTİSMARI Prof. Dr. Aliye Mandıracıoğlu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Şimdi 10 kişiden 1 2050 de 5 kişiden 1 2150 de 3 kişiden 1 gelişmekte olan ülkelerde nüfus yaşlanması

Detaylı

Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim

Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve 12-13 / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim uygulanmaktadır.) Katılımcı Sayısı: 50 kişi ile sınırlıdır.

Detaylı

Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler

Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler Manisa İl merkezinde Yaşayan Kadınların Aile İçi Şiddete İlişkin Görüşleri, Deneyimleri ve Etkileyen Faktörler Celal Bayar Üniversitesi kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (CBÜKAM) Araştırmanın

Detaylı

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) Huriye Tak Uzman Klinik Psikolog Türk Kızılayı Bağcılar Toplum Merkezi Sağlık ve Psikososyal Destek Programı Asistanı İÇERİK

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

KIMYA BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ENDÜSTRİYEL KİMYAYA YÖNELİK TUTUMLARI VE ÖZYETERLİLİK İNANÇLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ; CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ

KIMYA BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ENDÜSTRİYEL KİMYAYA YÖNELİK TUTUMLARI VE ÖZYETERLİLİK İNANÇLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ; CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ KIMYA BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNİN ENDÜSTRİYEL KİMYAYA YÖNELİK TUTUMLARI VE ÖZYETERLİLİK İNANÇLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ; CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ Öğr. Gör. Gülbin KIYICI Arş.Gör.Dr. Nurcan KAHRAMAN Prof.

Detaylı

Kadına Yönelik. Siddete Karsı. Uluslararası. Dayanısma Günü 25KASIM. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER. 110 Hukuk Gündemi 2013/2

Kadına Yönelik. Siddete Karsı. Uluslararası. Dayanısma Günü 25KASIM. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER. 110 Hukuk Gündemi 2013/2 Kadına Yönelik Siddete Karsı Uluslararası Dayanısma Günü 25KASIM Stj. Av. Selcen BAYÜN Stj. Av. Narin Ceren DİNÇER 110 Hukuk Gündemi 2013/2 İnsan Hakları herkes içindir; yalnız erkekler için değil. sözleri

Detaylı

Şiddetli Geçimsizliğin Çözümü Şiddet Değildir!!

Şiddetli Geçimsizliğin Çözümü Şiddet Değildir!! Şiddetli Geçimsizliğin Çözümü Şiddet Değildir!! Acı ve ızdırap veren, yaşam hakkını tehdit eden,temel bir insan hakkı ihlali olan şiddete DUR DE! KADINA KARŞI ŞİDDETE HAYIR! VE KONUK EVİ Şiddet Sadece

Detaylı

TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNDE GÜNDÜZ AŞIRI UYKULULUK HALİ VE DEPRESYON ŞÜPHESİ İLİŞKİSİ

TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNDE GÜNDÜZ AŞIRI UYKULULUK HALİ VE DEPRESYON ŞÜPHESİ İLİŞKİSİ TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNDE GÜNDÜZ AŞIRI UYKULULUK HALİ VE DEPRESYON ŞÜPHESİ İLİŞKİSİ Egemen Ünal*, Reşat Aydın*, Gülnur Tekgöl Uzuner**, Oğuz Osman Erdinç**, Selma Metintaş* *Eskişehir Osmangazi Üniversitesi

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Dr. Aytuğ Balcıoğlu Çankaya Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü

Dr. Aytuğ Balcıoğlu Çankaya Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü Kentsel Çevre ve Ruh Sağlığı İlişkisi: Ruh Sağlığını Koruma, Sosyal İyi Olma Hali ve Toplulukçu Yeterliliği Geliştirme Amaçlı bir Programın Oluşturulması Dr. Aytuğ Balcıoğlu Çankaya Belediyesi Sosyal Yardım

Detaylı

Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi

Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi Tedaviye Başvuran İnfertil Çiftlerde Kaygı, Öfke, Başa Çıkma, Yeti Yitimi Ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi Dr. Gülcan Güleç, DR. Hikmet Hassa, Dr. Elif Güneş Yalçın, Dr.Çınar Yenilmez, Dr. Didem

Detaylı

Acil servislerde sağlık çalışanlarına şiddet. Dr. Mustafa ilker EDEBALİ Antalya eğitim ve araştırma hastanesi psikiyatri kliniği

Acil servislerde sağlık çalışanlarına şiddet. Dr. Mustafa ilker EDEBALİ Antalya eğitim ve araştırma hastanesi psikiyatri kliniği Acil servislerde sağlık çalışanlarına şiddet Dr. Mustafa ilker EDEBALİ Antalya eğitim ve araştırma hastanesi psikiyatri kliniği Şiddet nedir? Kendine ya da bir başkasına grup ya da topluluğa yönelik olarak

Detaylı

DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI

DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI OCAK ARALIK KASIM EKİM EYLÜL AY HAFTA DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI ETKİNLİKLER YETERLİK ALANLARI KAZANIM NUMARASI VE KAZANIMLAR UYGULAMA Öğrencilerle tanışılması, okulun tanıtılması,

Detaylı

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ BODRUM KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ 25 KASIM KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN BÜLTENİ: Mirabel kız kardeşler,

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

ŞİDDET NEDİR? ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ

ŞİDDET NEDİR? ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ ŞİDDET NEDİR? ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ ŞİDDET NEDİR? ŞİDDET NEDİR? ŞİDDET; Özel ya da toplumsal yaşamda Fiziksel,cinsel,psikolojik olarak herhangi bir zarar ve üzüntü sonucunu ortaya

Detaylı

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir.

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. VERİ ANALİZİ GİRİŞ Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. Bilimsel Bilgi: Kaynağı ve elde edilme süreçleri belli olan bilgidir. Sosyal İlişkiler Görgül Bulgular İşlevsel

Detaylı

- Dünya'da aile içi şiddet: - Yanlış İnanış: "Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir."

- Dünya'da aile içi şiddet: - Yanlış İnanış: Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir. - Yanlış İnanış: "Aile içi şiddet sanıldığı kadar yaygın değildir." - Gerçek: Dünya üzerinde her ırk ve ülkeden dört aileden birinde aile içi şiddet görülür. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun yaptırdığı

Detaylı

TABLOLAR ŞEKİLLER KISALTMALAR ÖN SÖZ SUNUŞ BÖLGELER VE İLLER HARİTASI 27

TABLOLAR ŞEKİLLER KISALTMALAR ÖN SÖZ SUNUŞ BÖLGELER VE İLLER HARİTASI 27 İÇİNDEKİLER TABLOLAR... 10 ŞEKİLLER... 14 KISALTMALAR... 16 ÖN SÖZ... 19 SUNUŞ... 23 BÖLGELER VE İLLER HARİTASI 27 Bölüm 1. Giriş İlknur Yüksel-Kaptanoğlu ve Ş. Arm ağan Tarım 31 1.1. Kadına yönelik şiddetle

Detaylı

FARKLI BRANŞTAKİ ÖĞRETMENLERİN PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ. Abdulkadir EKİN, Yunus Emre YARAYAN

FARKLI BRANŞTAKİ ÖĞRETMENLERİN PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ. Abdulkadir EKİN, Yunus Emre YARAYAN FARKLI BRANŞTAKİ ÖĞRETMENLERİN PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ Abdulkadir EKİN, Yunus Emre YARAYAN Kuramsal Çerçeve GİRİŞ Psikolojik dayanıklılık üzerine yapılan

Detaylı

KANSER VE CİNSEL YAŞAM

KANSER VE CİNSEL YAŞAM KANSER VE CİNSEL YAŞAM Doç. Dr. Ülgen Okyayuz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri A.D. Klinik Psikoloji Öğretim Üyesi Son zamanlarda kanserin tedavisinde ilgi sadece tanı ve agresif tedaviyle

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

KADIN ÇALIġMALARI ġube MÜDÜRLÜĞÜ KADIN DANIġMA MERKEZĠ BĠRĠMĠ 2013 YILI VERĠLERĠ

KADIN ÇALIġMALARI ġube MÜDÜRLÜĞÜ KADIN DANIġMA MERKEZĠ BĠRĠMĠ 2013 YILI VERĠLERĠ KADIN ÇALIġMALARI ġube MÜDÜRLÜĞÜ KADIN DANIġMA MERKEZĠ BĠRĠMĠ 2013 YILI VERĠLERĠ 01 Ocak 2013 tarihinden 31 Aralık 2013 tarihine kadar Kadın Danışma Merkezimize gelerek başvuru yapan kadın sayısı 286 dır.

Detaylı

Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış

Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış Bilişsel Kaynaşma ve Yaşantısal Kaçınmayla Aleksitimi İlişkisi: Kabullenme ve Kararlılık Penceresinden Bakış Sedat Batmaz 1, Emrah Songur 1, Mesut Yıldız 2, Zekiye Çelikbaş 1, Nurgül Yeşilyaprak 1, Hanife

Detaylı

AFET PSİKOLOJİSİ. GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri

AFET PSİKOLOJİSİ. GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri AFET PSİKOLOJİSİ GEA Acil Durum Yönetimi Eğitimleri Afet Sonrası Risk Altındaki Gruplar Doğrudan Etkilenenler Tanık olanlar İzleyiciler AFET SONRASI DUYGUSAL AŞAMALAR İLK VURMA AŞAMASI ACİL DURUM AŞAMASI

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ Marmara Evleri Anaokulunda Rehberlik Hizmetleri (3 6 yaş) Okulumuzdaki tüm öğrencilerin her yönüyle sağlıklı gelişmeleri, okul ortamına uyum sağlamaları ve kapasitelerini

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ İNTİHAR RAPORU 24. 09.2014 GİRİŞ: En basit anlamda insanın kendi

Detaylı

ÖĞRETMENLER, ÖĞRETMEN ADAYLARI VE ÖĞRETMEN YETERLĠKLERĠ

ÖĞRETMENLER, ÖĞRETMEN ADAYLARI VE ÖĞRETMEN YETERLĠKLERĠ ÖĞRETMENLER, ÖĞRETMEN ADAYLARI VE ÖĞRETMEN YETERLĠKLERĠ Yrd. Doç. Dr. Sevinç MERT UYANGÖR ArĢ. Gör. Mevhibe KOBAK Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi OFMAE-Matematik Eğitimi Özet: Bu çalışmada

Detaylı

ULUSLAR ARASI 9. BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ KONGRESİ

ULUSLAR ARASI 9. BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ KONGRESİ ULUSLAR ARASI 9. BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ KONGRESİ SPOR YAPAN VE YAPMAYAN ORTA ÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN İLETİŞİM BECERİLERİ İLE EMPATİK EĞİLİM DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

Detaylı

İÇİNDEKİLER KISIM I PSİKOLOJİK DANIŞMA ETİĞİ İÇİN GENEL ÇERÇEVE. 1. Bölüm: Etiğe Giriş: Temel Kavramlar

İÇİNDEKİLER KISIM I PSİKOLOJİK DANIŞMA ETİĞİ İÇİN GENEL ÇERÇEVE. 1. Bölüm: Etiğe Giriş: Temel Kavramlar İÇİNDEKİLER Birkaç Söz: Kültüre Uyarlanarak Yenilenen ve Geliştirilen Yeni Baskı Üzerine...v Çeviri Editörünün Ön Sözü... xiii Çeviri Editörünün Teşekkürü...xv Ön Söz... xvii Teşekkür... xix KISIM I PSİKOLOJİK

Detaylı

Kadına Yönelik Şiddet ŞEYDA YILDIRIM SOSYAL HİZMET UZMANI İZMİR AİLE DANIŞMA MERKEZİ

Kadına Yönelik Şiddet ŞEYDA YILDIRIM SOSYAL HİZMET UZMANI İZMİR AİLE DANIŞMA MERKEZİ Kadına Yönelik Şiddet ŞEYDA YILDIRIM SOSYAL HİZMET UZMANI İZMİR AİLE DANIŞMA MERKEZİ Şiddet Kadına Yönelik Şiddetin Yaygınlığı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Şiddet: Kişinin, fiziksel cinsel, psikolojik

Detaylı

SAĞLIK PSİKOLOJİSİ. Sosyal Psikolojinin Sağlık Alanında Uygulanması

SAĞLIK PSİKOLOJİSİ. Sosyal Psikolojinin Sağlık Alanında Uygulanması SAĞLIK PSİKOLOJİSİ Sosyal Psikolojinin Sağlık Alanında Uygulanması SAĞLIK PSİKOLOJİSİ Sosyal psikoloji - Sağlık ilişkisi Sağlıkla ilgili sorunları anlaşılması ya da çözülmesinde uygulanabilecek sosyal

Detaylı

Toplumsal cinsiyet ve şiddet

Toplumsal cinsiyet ve şiddet Toplumsal cinsiyet ve şiddet Cinsel içerikli kitap ve dergilerin cinsel saldırganlığı artırmadaki rolü nedir? Cinsel şiddetin gösterimi gerçekte cinsel saldırganlığı artırır mı? Şiddet içerikli ve şiddet

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

POSTPARTUM DEPRESYON VE ALGILANAN SOSYAL DESTEĞİN MATERNAL BAĞLANMAYA ETKİSİ

POSTPARTUM DEPRESYON VE ALGILANAN SOSYAL DESTEĞİN MATERNAL BAĞLANMAYA ETKİSİ POSTPARTUM DEPRESYON VE ALGILANAN SOSYAL DESTEĞİN MATERNAL BAĞLANMAYA ETKİSİ Sevil Şahin 1, İlknur Demirhan 1, Sibel Peksoy 1, Sena Kaplan 1, Gülay Dinç 2 1 Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ Öğr. Gör. Dr. Neslihan GÜNÜŞEN DANIŞMAN Prof.Dr. Besti ÜSTÜN Tanımlayıcı Tükenmişlik Araştırmaları Randomize değil Kesitsel

Detaylı

Şiddete. Gürcan Banger. 15 Ocak 2007

Şiddete. Gürcan Banger. 15 Ocak 2007 Kadına Yönelik Y Şiddete Hayır! Stop Violence Against Women! Gürcan Banger 15 Ocak 2007 Neden İngilizce? Bu sunumun başlığının bir bölümünün İngilizce bir cümle içerdiğini fark ettiniz. Lütfen bunu, bir

Detaylı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1) Bu Yönergeninin amacı; suça sürüklenmesi,

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Proje kapsamında verilerin elde edileceği hastanede onkoloji hastaları ile çalışan tüm hemşireleri içine alan bir program yapılması kararlaştırıldı. Hemşirelerle

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

SANAYİDE ÇALIŞAN GENÇ ERİŞKİN ERKEKLERİN YAŞAM KALİTESİ VE RİSKLİ DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ

SANAYİDE ÇALIŞAN GENÇ ERİŞKİN ERKEKLERİN YAŞAM KALİTESİ VE RİSKLİ DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ SANAYİDE ÇALIŞAN GENÇ ERİŞKİN ERKEKLERİN YAŞAM KALİTESİ VE RİSKLİ DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ Yrd. Doç. Dr. Tahsin Gökhan TELATAR Sinop Üniversitesi SYO İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü 28.03.2017 Uluslararası

Detaylı

PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ

PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ Mesleki Risk Faktörleri Biyolojik Riskler Kimyasal Riskler Fiziksel Riskler Psikososyal Riskler Uluslararası Çalışma Örgütü psikososyal tehlikeleri iş doyumu, iş örgütlenmesi

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası na

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası na KADINA YÖNELİK ŞİDDET - ŞİDDETİN TEMELLERİ Av. Orhan ÖZBEY Türkiye Cumhuriyeti Anayasası na göre ülke sınırları içinde yaşayan herkesin, sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi bir devlet görevidir. Biyolojik

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

OLAĞANDIŞI KOŞULLARDA PSİKOSOSYAL YAKLAŞIMLAR ve TERAPİ İLKELERİ. 21. TPD Yıllık Toplantısı ve Klinik Eğitim Sempozyumu Antalya, 2017

OLAĞANDIŞI KOŞULLARDA PSİKOSOSYAL YAKLAŞIMLAR ve TERAPİ İLKELERİ. 21. TPD Yıllık Toplantısı ve Klinik Eğitim Sempozyumu Antalya, 2017 OLAĞANDIŞI KOŞULLARDA PSİKOSOSYAL YAKLAŞIMLAR ve TERAPİ İLKELERİ 21. TPD Yıllık Toplantısı ve Klinik Eğitim Sempozyumu Antalya, 2017 Tanım Yaşamı ya da yaşama dair bütünlüğü tehdit eden olayların bütünüdür.

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ İNSAN İLİŞKİLERİ... 1 İNSAN İLİŞKİLERİNİ DÜZENLEYEN KAVRAM VE İLKELER... 4 Temel Kavramlar... 5 Karşılıklı İlgi... 5 Kendine Özgü Olma... 6 Eyleme İsteklilik... 7 Onur... 7 İnsan

Detaylı

Çift uyumu-psikolojik belirtiler ilişkisi

Çift uyumu-psikolojik belirtiler ilişkisi Çift uyumu-psikolojik belirtiler ilişkisi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Ezgi Özserezli O Evlilik ilişkisi, kişilerin psikolojik sağlığını temelden etkilemektedir.

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ VE TEŞEKKÜR KİTABIN YAPISI VE KAPSAMI YAZAR HAKKINDA 1. BÖLÜM ÜSTÜN YETENEKLİLİKLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE KURAMSAL ÇERÇEVE

İÇİNDEKİLER SUNUŞ VE TEŞEKKÜR KİTABIN YAPISI VE KAPSAMI YAZAR HAKKINDA 1. BÖLÜM ÜSTÜN YETENEKLİLİKLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE KURAMSAL ÇERÇEVE İÇİNDEKİLER SUNUŞ VE TEŞEKKÜR... v KİTABIN YAPISI VE KAPSAMI... vii YAZAR HAKKINDA... ix 1. BÖLÜM ÜSTÜN YETENEKLİLİKLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE KURAMSAL ÇERÇEVE 1.1. ÜSTÜN YETENEKLİLİĞE TARİHSEL BAKIŞ...

Detaylı

NEVŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ VE ŞİDDET VERİ TABANI

NEVŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ VE ŞİDDET VERİ TABANI Bu sözleşme Avrupa B rl ğ ve Türk ye Cumhur yet tarafından finanse ed lmekted r. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yerel ve Ulusal STK ların Kapasitesinin Güçlendirilmesi NEVŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ. MOBBING ve ÖRGÜTSEL DIŞLANMA - 1 YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ. MOBBING ve ÖRGÜTSEL DIŞLANMA - 1 YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ MOBBING ve ÖRGÜTSEL DIŞLANMA - 1 YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ «Mobbing», yıldırma, bastırma, sindirme, yok sayma, psiko-şiddet uygulama. «Mobbing», örgütlerde işgörene yapılan psikoloji saldır

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK VE PSİKOPATOLOJİK YANSIMALARI UZM DR ŞENGÜL ÇAVAŞ BALİ

PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK VE PSİKOPATOLOJİK YANSIMALARI UZM DR ŞENGÜL ÇAVAŞ BALİ PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK VE PSİKOPATOLOJİK YANSIMALARI UZM DR ŞENGÜL ÇAVAŞ BALİ Neden bazı insanlar çok üzücü olaylar karşısında eski hallerine dönüp yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederken bazı insanlar

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu PDR BÜLTENİ Sayı:8 Bülten Tarihi: Mart 2016 Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu Kardeş Kıskançlığı ve Çözüm Yolları Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu

Detaylı

Ön Söz. Charles E. Schaefer. vii

Ön Söz. Charles E. Schaefer. vii Ön Söz Oyun terapisi, 20. yüzyılın başlangıcından bu yana çocuklarla kullanılan başlıca psikoterapötik müdahale olagelmiştir. Oyun Terapisinin Temelleri (İkinci Basım) kitabının amacı, okuyucunun oyun

Detaylı

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları)

DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları) DSM-5 Düzey 2 Somatik Belirtiler Ölçeği Türkçe Formunun güvenilirliği ve geçerliliği (11-17 yaş çocuk ve 6-17 yaş anne-baba formları) Şermin Yalın Sapmaz Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı

Detaylı

İÇİNDEKİLER TEMA 1 DÜNYADA VE TÜRKİYE DE UMUT

İÇİNDEKİLER TEMA 1 DÜNYADA VE TÜRKİYE DE UMUT İÇİNDEKİLER TEMA 1 DÜNYADA VE TÜRKİYE DE UMUT BÖLÜM 1 PSİKOLOJİK DANIŞMA SÜRECİNDE UMUTSUZLUK YERİNE UMUDU KULLANMA Prof. Dr. Fidan Korkut Owen Umut Nedir?... 4 Umut ve Kültür... 5 Umutla İlgilenen Kuramsal

Detaylı

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015 Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015 Ön yargı Farklılık Tutumlar Korkular Kaygılar Tabular Hoşgörü Tahammül Farklılıklar Hepimiz birbirimizden farklıyız. Aşağıdakileri kabul ettiğimizde

Detaylı

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VERİ ANALİZİ, İZLEME VE DEĞERLENDİRME DAİRE BAŞKANLIĞI TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ

Detaylı

Adli Psikolojiye Bakış ve Trafik Psikolojisi

Adli Psikolojiye Bakış ve Trafik Psikolojisi Adli Psikolojiye Bakış ve Trafik Psikolojisi Prof. Dr. Nebi Sümer Orta Doğu Teknik Üniversitesi Adli Psikoloji Günleri Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi 21-22 Mart 2014 Gündem Türkiye nin trafik güvenliği

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

ÇOCUK İSTİSMARI VE İHMALİ

ÇOCUK İSTİSMARI VE İHMALİ ÇOCUK İSTİSMARI VE İHMALİ HANİFE SELÇUK TEŞİK REHBERLİK ARAŞTIRMA MERKEZİ RPD HİZMETLERİ BÖLÜMÜ E-BÜLTENİ-ŞUBAT,2017-SAYI 2 Adres: Kemalpaşa Mah. Okullar Bölgesi, Başaran Sok. No:4 İnegöl-BURSA Tel: (0224)

Detaylı

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI Çocuğun, gelişimini olumsuz yönde etkileyecek davranışlara maruz kalmasını önlemek için öncelikle anne ve babaların duyarlılığının artırılması gerekmektedir. Çünkü, annebabalar,

Detaylı

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE ÇALIŞAN SAĞLIK ÇALIŞANLARININ RUHSAL SAĞLIK DURUMUNUN BELİRLENMESI VE İŞ DOYUMU İLE İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ

BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE ÇALIŞAN SAĞLIK ÇALIŞANLARININ RUHSAL SAĞLIK DURUMUNUN BELİRLENMESI VE İŞ DOYUMU İLE İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE ÇALIŞAN SAĞLIK ÇALIŞANLARININ RUHSAL SAĞLIK DURUMUNUN BELİRLENMESI VE İŞ DOYUMU İLE İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ Ercan AYDOĞDU Akdeniz Üniversitesi Hastanesi İşyeri Sağlık Birimi

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Serap YÜKRÜK GİRİŞ. Geleneksel Türk Müziği

Yrd.Doç.Dr. Serap YÜKRÜK GİRİŞ. Geleneksel Türk Müziği GELENEKSEL TÜRK MÜZİĞİYLE AMATÖR OLARAK İLGİLENEN BİREYLERİN ORTAÖĞRETİM DERS SÜREÇLERİNDE YER ALAN GELENEKSEL ÖĞRETİ VE UYGULAMALARI DEĞERLENDİRME DURUMLARI Yrd.Doç.Dr. Serap YÜKRÜK GİRİŞ Sanat eğitiminin

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME. (Eye Movement Desensitization and Reprossesing)

EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME. (Eye Movement Desensitization and Reprossesing) EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME (Eye Movement Desensitization and Reprossesing) Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Panik Atak ve Sınav Kaygısı ndan Kısa Sürede Kurtulmanın

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa PERSPEKTİF STRATEJİ ARAŞTIRMA ANALİZ - HAZİRAN 2015 ANALİZ NO: 6 Araştırma; doğru, nitelikli bilginin

Detaylı

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi Ebe Huriye Güven Gebelik dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 1 MAYIS 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ETKİNLİĞİ SANATSAL ETKİNLİKLER

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 1 MAYIS 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ETKİNLİĞİ SANATSAL ETKİNLİKLER 9TOPLUMSAL ETKİNLİKLER 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 1 MAYIS 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ETKİNLİĞİ SANATSAL ETKİNLİKLER 11111 260 01 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 11111 262 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR

Detaylı

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi

Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Gebelikte Ayrılma Anksiyetesi ve Belirsizliğe Tahammülsüzlükle İlişkisi Dr. Sinem Sevil DEĞİRMENCİ Prof.Dr.Gökay AKSARAY Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Giriş

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- 11 Aralık 2014 Suçun Ölçümü 2. Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- 11 Aralık 2014 Suçun Ölçümü 2. Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 11 Aralık 2014 Suçun Ölçümü 2 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ SUÇUN ÖLÇÜMÜNDE KAYNAKLAR Resmi suç istatistikleri: Polis istatistikleri

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

Yazarlar: Mustafa YILDIZ Bartın Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü-BARTIN Murat KUL Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu-BARTIN

Yazarlar: Mustafa YILDIZ Bartın Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü-BARTIN Murat KUL Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu-BARTIN BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLERİNİN PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ KALMA DÜZEYLERİNİN MOTİVASYON DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ: KAYSERİ İLİ ÖRNEĞİ Yazarlar: Mustafa YILDIZ Bartın Üniversitesi Eğitim

Detaylı

OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ

OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ OKUL SOSYAL HİZMETİ NİN OKUL ERKEN TERKİ ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİSİ UZM. OZAN SELCİK RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ PROF. DR. YASEMİN ÖZKAN HACET TEPE ÜNİVERSİTES İ SOSYAL HİZMET SEMPOZYUMU 2015 Sunum

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon İnsanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurar D. PİRE Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon Latince de kararsız kalabalık, şiddete yönelmiş topluluk anlamındadır İngilizce de

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

İçindekiler. Giriş. Bölüm 1: MINDFUCK ya da olasılıklarımız ve gerçek yaşamımız arasındaki boşluk 15

İçindekiler. Giriş. Bölüm 1: MINDFUCK ya da olasılıklarımız ve gerçek yaşamımız arasındaki boşluk 15 İçindekiler Giriş Bölüm 1: MINDFUCK ya da olasılıklarımız ve gerçek yaşamımız arasındaki boşluk 15 Kafamızın içindeki bariyer Hiçbir şeyi hak etmediğini sanan kadın Yanlış bir hayata çakılıp kalan adam

Detaylı