HAVA KALİTESİ İZLEME METODOLOJİLERİ VE ÖRNEKLEM KRİTERLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HAVA KALİTESİ İZLEME METODOLOJİLERİ VE ÖRNEKLEM KRİTERLERİ"

Transkript

1

2 T.C Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Çevre Sağlığı Araştırma Müdürlüğü HAVA KALİTESİ İZLEME METODOLOJİLERİ VE ÖRNEKLEM KRİTERLERİ ISBN Hazırlayanlar Canan YEŞİLYURT Uzm.Kimya Mühendisi Niyazi AKCAN Kimya Mühendisi

3 II

4 ÖNSÖZ Çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından 20. yüzyılın kanseri olarak tanımlanan ve 21. yüzyılda da dünyadaki sorunların belki de ilk sırasında yer alabileceği tahmin edilen çevre ve çevre sağlığı sorunları, kalkınma ve yaşam standartlarını geliştirme gayreti içinde olan insanlığın yarattığı ve sonucunda da yine kendisinin etkilendiği bir sorundur. Yenilenebilir kaynaklar da dahil olmak üzere dünyamızdaki hiç bir kaynak sınırsız değildir. Tam tersine, en bol olduğu sanılan havanın bile kirlenmesi bize, kaynaklarımızın kıt olduğu ve bilinçli kullanılmamaları durumunda doğabilecek sorunların geleceğimizi ne ölçüde tehdit edebileceğini gösteren anlamlı bir uyarıdır. Endüstriyel devrim ile birlikte, dünya çapında şehirlerin büyümesi, araç kullanımının artması, hızlı endüstrileşme ve buna karşılık planlama ve çevresel düzenlemelerdeki eksiklikler sonucu gittikçe artan hava kirliliği pek çok ülkede sağlık ve çevre sorunlarına yol açmıştır. 50 ülkedeki kriter hava kirleticilerin tayini sonucu elde edilen veriler, pek çok şehirde Dünya Sağlık Teşkilatı rehber değerlerini aşan konsantrasyonlara maruz kalındığını göstermektedir. Bazı ülkelerde, kükürtdioksit (SO 2 ), partiküler madde ve kurşun (Pb) gibi belli hava kirleticileri konsantrasyonlarında azalma olmasına rağmen diğer kirletici seviyelerinde artış gözlenmektedir li yıllarda, gezegenimizde 6 milyardan fazla insanın yaşayacağı ve bu nüfusun yarısından fazlasının kentsel alanlarda bulunacağı tahmin edilmektedir yılında gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Kalkınma Konferansı (UNCED) nda; şehirlerdeki çevresel bozunmaya dikkat çekilerek, acil tedbirlerin alınması gerektiği ifade edilmiş ve kentsel hava kirliliğinin önemine işaret edilerek; 21. yüzyıl için sürdürülebilir bir eylem planının oluşturulması, kirletici konsantrasyonları, kaynakları, ve etkilerine yönelik güvenilir ve kabul edilebilir verilerin üretilebilmesi konusunda çaba gösterilmesi gereği vurgulanmıştır. Özellikle nüfusu yoğun olan büyük şehirlerde, geniş kapsamlı hava kalitesi yönetim planları ve etkin kontrol tedbirlerinin geliştirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Hava kalitesi izleme çalışmaları; kirlilik kaynakları ve dağılımını belirlemek, uygun kontrol stratejilerinin geliştirilmesi ve bu stratejilerin etkinliğini kontrol etmek açısından büyük önem taşımaktadır. Farklı kaynaklardan elde edilen verilerin optimum düzeyde kullanımını sağlamak için, verilerin karşılaştırılabilir ve birbirleriyle uyumlu olması gerekmektedir. Bir izleme ağından elde edilen veriler, ancak harmonize edildiği takdirde optimum fayda sağlayabilir. III

5 Verilerin uluslararası ölçekte karşılaştırılabilirliği ve uyumun sağlanması; standart yöntemler, standart cihazların kullanılması ve etkin bir kalite güvenilirliği ve kalite kontrol programının uygulanması ile mümkün olabilir. Bu kitapda yer alan bölümler, yukarıda belirtilen ihtiyaçlar göz önüne alınarak seçilmiştir. Temel kirletici parametreler ve hava kalitesi ölçümleri için kullanılan aktif ve pasif örneklem ve otomatik izleme metodolojileri ve örneklem kriterlerine ayrıntılı olarak yer verilmiştir. İlave bilgilere ihtiyaç duyulabileceği düşüncesiyle, bölümlere ait referanslar da ilgili eklere ilave edilmiştir. Hava kalitesi izleme çalışmaları için gerekli olan teknik alt yapının oluşturulması ve ülke çapında çeşitli kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen hava kalitesi ölçümlerini gerçekleştiren teknik kadro ve teknik alt yapının oluşturulmasından sorumlu yönetim kademelerine katkı sağlaması amacıyla hazırlanan bu kitabın, kullanıcılara faydalı olmasını dilerim. Bu kitabın yazımında tüm emeği geçenlere, özellikle görüş ve katkılarından yararlandığımız ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gürdal TUNCEL e, kitabı hazırlayan Başkanlığımız Hava Kirliliği Kontrol ve Araştırma Laboratuvarı sorumlusu Uzm. Kim.Müh. Canan YEŞİLYURT ve Kim. Müh. Niyazi AKCAN a, kitap içinde yer alan şekillerin bilgisayar ortamında çizimlerini gerçekleştiren Kim. Tek. Fatih ŞEKERCİ ye ve kitabın basımını gerçekleştiren Yayın ve Dökümantasyon Müdürü Nevzat IŞIK ve personeline teşekkür ederim. Daha temiz ve yaşanabilir bir çevre dileği ile Ocak 2001 ANKARA Prof. Dr. Halil KURT Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı IV

6 İÇİNDEKİLER Bölüm I KENTSEL HAVA KALİTESİ İZLEME PROGRAMI Sayfa No 1. GİRİŞ 3 2. İZLEME AMAÇLARININ BELİRLENMESİ 4 3. VERİLERİN HARMONİZASYONUNDA KALİTE GÜVENİLİRLİĞİNİN ROLÜ 5 4. ÖNCELİKLİ KENTSEL HAVA KİRLETİCİLERİ 4.1 Kükürt Dioksit 4.2 Asılı Partiküler Madde 4.3 Azot Oksitleri 4.4 Karbon Monoksit 4.5 Kurşun 4.6 Ozon 4.7 Diğer Dış Ortam Hava Kirleticileri 4.8 İç Ortam Hava Kirleticileri 5. HAVA KALİTESİ İZLEME METODOLOJİLERİ 5.1 Gaz Halindeki Kirleticiler İçin Pasif Örnekleyiciler 5.2 Aktif Örnekleyiciler 5.3 Otomatik Analizörler 5.4 Uzaktan Algılayıcılar 5.5 Biyoindikatörler KALİTE KONTROL / KALİTE GÜVENİLİRLİK METODOLOJİLERİ Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Programlarının Amaçları 6.2 Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Programlarının Kurumsal Özellikleri 6.3 Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Programlarının İşletimsel Özellikleri VERİ KULLANIMI 25 Bölüm II DIŞ ORTAM HAVASINDA ASILI PARTİKÜLER MADDE ÖLÇÜMÜ 1 ASILI PARTİKÜLER MADDE (APM) ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ 1.1 İzleme Amaçları 1.2 Örneklem Sistemleri 1.3 Analiz Sistemleri V

7 2. 3. KALİTE GÜVENİLİRLİĞİ 2.1 Kalite Güvenilirliği Programının İşletimsel Özellikleri 2.2 İzleme Ağı Tasarımı 2.3 Ölçüm Noktasının Seçimi 2.4 İzleme İstasyonu Tasarımı 2.5 Ekipman Seçimi 2.6 Ölçüm Noktası Alt Yapısı ve Rutin İşletme 2.7 Ekipman Kalibrasyonu ve Bakımı ÖNERİLER Bölüm III HAVA KALİTESİ ÖLÇÜMLERİ İÇİN PASİF VE AKTİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ A. PASİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ PASİF ÖRNEKLEYİCİLERİN GENEL PRENSİBLERİ Pasif Örnekleyicilerin Geçerliliğinin Onaylanması Seçilen Kirleticiler İçin Pasif Örnekleyiciler Azot Dioksit Karbon Monoksit Ozon Kükürt dioksit Hidrokarbonlar 59 B. AKTİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ 61 AKTİF SİSTEMLERİN TEMEL PRENSİPLERİ Absorbsiyon Örneklemi 2.2 İmpregne Filtre Örneklemi ÖRNEKLEM APARATLARI SEÇİLMİŞ PARAMETRELER İÇİN AKTİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ 4.1 Kükürt Dioksit 4.2 Azot Oksitleri 4.3 Ozon 4.4 Karbon Monoksit SEÇİLMİŞ BAZI OTOMATİK ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ Kükürt dioksit Azot oksitleri Karbon monoksit Ozon Hidrokarbonlar Amonyak Hidrojen florür Hidrojen Sülfür Yağış miktarı ölçü aleti Meteoroljik parametreler 91 VI

8 C. ÖRNEKLEYİCİ BAZLI İZLEME AĞLARINDA KALİTE KONTROL VE KALİTE GÜVENİLİRLİĞİ 6. ÖRNEKLEYİCİ BAZLI İZLEME AĞLARINDA KALİTE GÜVENİLİRLİK / KALİTE KONTROLÜ 6.1 İzleme Ağı Tasarımı 6.2 Örneklem Noktası Seçimi 6.3 Örneklem Ekipmanının Seçimi ve Ekipmanın Değerlendirilmesi 6.4 Örneklem Noktası Altyapısı ve Rutin İşletme 6.5 Analitik İşlemler 6.6 Örneklem Sisteminin Kalibrasyonu 6.7 Analitik Laboratuvarların Harmonizasyonu 6.8 Diğer Ölçüm Teknikleri veya Örneklem Sistemleri ile Karşılaştırma 6.9 Verilerin Gözden Geçirilmesi ve Geçerlik Kontrolü D. ÖNERİLER ÖNERİLER 102 Bölüm IV BİRİNCİL STANDART KALİBRASYON YÖNTEMLERİ A. BİRİNCİL STANDART KALİBRASYON YÖNTEMLERİ BİRİNCİL STANDARTLARIN HAZIRLANMA TEKNİKLERİ ULUSAL GAZ STANDARTLARI LABORATUVARLARININ KURULMASI KALİTE KONTROLÜ 117 B. HAVA İZLEME AĞI İNTERKALİBRASYONLARI İZLEME AĞI İNTERKALİBRASYON TEKNİKLERİ 119 C. ÖNERİLER ÖNERİLER REFERANSLAR Bölüm V METİNDE GEÇEN TERİMLER İÇİN SÖZLÜK Metinde Geçen Terimler İçin Sözlük 127 Bölüm VI EKLER EK 1: KULLANILAN ÖLÇÜM BİRİMLERİ 135 VII

9 EK 2: KÜKÜRT DİOKSİT VE PARTİKÜLER MADDELERE BİRLİKTE MARUZİYET İÇİN VERİLEN DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ REHBER DEĞERLERİ 136 EK 3: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ (AVRUPA) REHBER DEĞERLERİ EK 4: SEÇİLMİŞ PARAMETRELER İÇİN OTOMATİK ÖLÇÜM CİHAZLARINDA ARANACAK MİNİMUM TEKNİK SPESİFİKASYONLAR 1.1 Kükürt Dioksit (SO 2 ) 1.2 Azot Oksitleri (NO, NO 2, NO x ) 1.3 Karbon Monoksit (CO) 1.4 Ozon (O 3 ) 1.5 Asılı Partiküler Madde (< 10µm) SEÇİLMİŞ PARAMETRELER İÇİN OTOMATİK ÖLÇÜM CİHAZLARINDA ARANACAK GENEL ÖZELLİKLER EK 5: LOKAL HAVA KİRLİLİĞİ İZLEME AĞI TASARIMI (ABD ÇEVRE KORUMA AJANSI - EPA KRİTERLERİ) LOKAL HAVA KİRLİLİĞİ İZLEME İSTASYONLARI AMAÇLARI VE İZLEME ÖLÇEKLERİ LOKAL HAVA KİRLİLİĞİ İZLEME AĞI TASARIM PROSEDÜRLERİ 2.1 Lokal Hava Kirliliği İzleme İstasyonlarının Kurulması İçin Temel Bilgiler 2.2 Kükürt Dioksit (SO 2 )Tasarım Kriterleri 2.3 Karbon Monoksit (CO) Tasarım Kriterleri 2.4 Ozon (O 3 ) Tasarım Kriterleri 2.5 Azot Dioksit (NO 2 ) Tasarım Kriterleri 2.6 Kurşun (Pb) Tasarım Kriterleri 2.7 PM 10 Tasarım Kriterleri REFERANSLAR EK 6: DIŞ ORTAM HAVA KALİTESİNİN İZLENMESI İÇİN ÖRNEKLEM BORUSU YERLEŞTİRME KRİTERLERİ (EPA) GİRİŞ KÜKÜRTDİOKSİT (SO 2 ), OZON (O 3 ), VE AZOTDİOKSİT (NO 2 ) KARBON MONOKSİT (CO) KURŞUN (Pb) PARTİKÜLER MADDE (PM 10 ) ÖRNEKLEM BORUSU MATERYALİ VE KİRLETİCİ NUMUNESİNİN ÖRNEKLEM BORUSU İÇİNDE KALIŞ SÜRESİ FOTOKİMYASAL TAYİN İZLEME İSTASYONLARI ÖZET REFERANSLAR VIII

10 Bölüm I KENTSEL HAVA KALİTESİ İZLEME PROGRAMI 1

11 2

12 1. GİRİŞ Çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunan hava kirliliğinin, kentsel yaşam kalitesi üzerinde önemli bir faktör olduğu bilinmektedir. Hava kalitesi yönetim planları oluşturulurken, öncelikle mevcut kirlilik durumu hakkında geçerli ve güvenilir bilgilere sahip olmak gerekir. Bu amaçla kirletici konsantrasyonları seviyesi, çeşitli zaman aralıkları ve mekanlarda ölçülmeli ve yapılan bu ölçümlerin kalitesi bilinmelidir. Kalite Güvenilirliği Kabul edilen bir güven seviyesinde, belirli kalite standartlarını karşılayan ölçümleri sağlayan faaliyetler sistemidir. Güvenilir olmayan bir veri ile, hava kirliliğinin azaltılması yönünde sağlıklı kararların alınması mümkün değildir. Veri kalitesi amaçlarını karşılamayan ölçümlerin yapılması, gereksiz kaynak israfına neden olur. Kalite Güvenilirlik Planının Geliştirilmesi İzleme Amaçlarının Tanımlanması Veri kalitesi amaçları (doğruluk, kesinlik, tamlık, temsil etme özelliği, karşılaştırılabilirlik) Kalite Güvenilirliği: İzleme ağının tasarımı Ölçüm yapılacak lokasyonun seçimi Cihazların seçimi; örneklem sisteminin tasarımı Eğitim programının oluşturulması Kalite Kontrol: Ölçüm istasyonunun işletilmesi ve kullanılan ekipman bakımına yönelik protokollerin hazırlanması (standart işletme prosedürleri, kayıtların tutulması) Ekipman kalibrasyonu için protokollerin hazırlanması Veri denetimi, irdelenmesi ve geçerliliği için protokollerin hazırlanması Kalite Değerlendirmesi: Denetimler ve raporlar için zamanlama çizelgeleri 3

13 Tüm ölçüm sistemlerinin en önemli kısmını; kalite kontrolu ve kalite güvenilirliği çalışmaları oluşturmaktadır. Bir ölçüm programına başlamadan önce, kalite kontrolu ve kalite güvenilirliği konularını kapsayan ayrıntılı bir kalite güvenilirlik programının oluşturulması gerekir. Kalite güvenilirlik programı; ölçüm öncesi izleme aşamaları, veri kalitesi amaçlarının belirlenmesi, sistem tasarımı ve ölçüm noktalarının seçilmesinden, ekipman seçimi ve cihazları işletecek olan personelin eğitimine kadar olan tüm konuları kapsamalıdır. Kalite kontrol fonksiyonları; izleme ağının işletilmesi, kalibrasyonu, verilerin işlenmesi ve eğitim çalışmalarını içeren ölçümle ilgili tüm faaliyetleri kapsar. 2. İZLEME AMAÇLARININ BELİRLENMESİ Bir hava kirliliği izleme sisteminin tasarımı ve uygulanmasındaki ilk adım; amaçların tanımlanması olmalıdır. Toplumun veya ekosistemin hava kirleticilerine maruziyetinin belirlenmesi, toplumun çevre kalitesi konusunda bilgilendirilmesi, hava kalitesi yönetim planlarının geliştirilmesi için bir temel oluşturulması gibi konuyla ilgili kuruluşların çalışma konularına bağlı olarak çeşitli özel amaçları bulunmaktadır. Daha ayrıntılı teknik amaçlar; kirletici kaynaklarının ve risklerinin belirlenmesi, arazi kullanım planlaması, trafik planlaması / yönetimi, zamansal ve mekansal maruziyet paternlerinin veya uzun vadeli eğilimlerinin belirlenmesi gibi konuları içerir. Oluşturulan genel izleme amaçlarından hareket edilerek, verilerin sağlaması gereken hassaslık ve doğruluk hedefleri belirlenir. Veri kalitesi amaçları; bir çalışmayı veri kullanıcısının kabul ettiği düzeydeki bir belirsizlik seviyesi ile tasarlamak için gerekli olan tüm spesifikasyonlardır. Veri kalitesi amaçları, izleme amaçlarında formüle edilen sorulara cevap bulmak için yapılabilecek ölçümler ile bunun için gerekli olan ihtiyaçları tanımlar. Bunlar; doğruluk, kesinlik, tamlık, temsil etme özelliği ve karşılaştırılabilirlik gibi özellikleri içerir. Bazı durumlarda; hava kirliliği ölçümleri, diğer kaynaklardan elde edilen veriler ile birleştirilerek daha yararlı hale getirilebilir. Örneğin; hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirmek üzere yapılacak bir çalışmada; iç ortam hava kalitesi ve kişisel maruziyet ölçümlerinin yanısıra nüfus dağılımı, maruziyet ve epidemiyolojik veriler de faydalı olacaktır. Benzer bir şekilde, şehir veya ulusal düzeyde maliyet etkin kontrol / düzenleyici yaklaşımların geliştirilmesi için, ayrıntılı kirletici emisyon envanterleri ve meteorolojik veriler de gerekli olabilir. Dış ortam hava kirletici konsantrasyonları, emisyonlar ve meteoroloji birbirleriyle ilişkili parametrelerdir. Bu verilerin, çeşitli hava kirliliği modelleme yaklaşımları ile koordineli olarak kullanılması mümkündür. 4

14 Belli başlı izleme amaçları: Politikaların geliştirilmesi için bilimsel bir temel oluşturulması, Yasal kriterlere uyumun belirlenmesi, Toplum / ekosistem maruziyetinin değerlendirilmesi, Toplumun bilgilendirilmesi, Kirlilik kaynakları veya risklerinin belirlenmesi, Uzun vadeli eğilimlerin değerlendirilmesi, Uygulanacak modellerin kalibrasyonu için veri üretilmesi. Bir izleme sistemi için, izleme amaçları açık bir şekilde tanımlanmalıdır. İzleme ağının tasarlanması, öncelikli kirleticilerin seçimi, ölçüm yöntemlerinin optimize edilmesi ve gerekli olan kalite kontrol / kalite güvenilirlik ve veri yönetimini belirlemek için, izleme ve veri kalitesi amaçları açık bir şekilde belirlenmelidir. 3. VERİLERİN KARŞILAŞTIRILABİLİR (HOMOJENİZASYON) OLMASINDA KALİTE GÜVENİLİRLİĞİNİN ROLÜ İzleme çalışmaları; pek çok ülkede, çok işleticili veya merkezileşmemiş izleme ağları ile sürdürülmektedir. Bu şekildeki izleme ağlarından elde edilen verilerin karşılaştırılabilir olmasını sağlamak üzere gerekli tedbirler alınmalıdır. Ancak bu şekilde elde edilen verilere yönelik anlamlı değerlendirmeler yapılabilir. İzleme ağlarından elde edilen verilerin harmonizasyonu için çok sayıda yaklaşım bulunmaktadır. Yöntemlerden birisi, girdi eğilimli bir yöntemdir. Bu yaklaşım, gerekli olan cihaz - ekipman ve işletim tekniklerinin ayrıntılı olarak belirlenmesini esas alır. İşletim el kitapçıkları, izleme pratikleri, destekleyici teknikler ve veri yönetimi ile ilgili bilgileri sağlar. Böyle bir şemada, genel olarak belirlenmiş olan metodolojiler ile uyumlu olduğundan emin olmak için iyi bir dokümantasyonun bulunması gerekir. Bu yaklaşım, teknik seviye ve kaynakların karşılaştırılabilir olduğu ve birbiri ile uyum sağlayan amaçlar ile çalıştırılan izleme ağlarından elde edilen ölçümlerin harmonize edilmesi için iyi sonuç verir. Ancak farklı izleme teknikleri kullanan çok farklı şekilde tasarlanmış izleme ağlarında, değişik düzeylerde deneyimli insan gücü ve kaynakların bulunduğu durumlarda pratik değildir. Homojen olmayan izleme ağlarından elde edilen sonuçların karşılaştırılabilirliğini sağlamak için daha sağlıklı bir yaklaşım; çıktılara bakılarak bir değerlendirmenin yapılmasıdır. Veri kalitesi (doğruluk ve kesinlik), veri elde etme oranı, uzun vadeli tutarlılık, kabul edilen metroloji standartlarına uygunluk gibi parametreler anlamında veri amaçlarının geniş çaplı olarak belirlenmesi için yoğunlaşan bir yaklaşımdır. 5

15 4. ÖNCELİKLİ KENTSEL HAVA KİRLETİCİLERİ Kentsel alanlarda, dış ortam havasında bulunan temel hava kirleticileri; karbon monoksit (CO), ozon (O 3 ), azot oksitleri (N0 x ), kükürt dioksit (SO 2 ), asılı partiküler maddeler (APM) ve kurşun (Pb) dur. Ayrıca polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) ve asit aerosolleri gibi hava toksinlerine de gittikçe artan düzeyde önem verilmektedir. Hangi kirleticilerin hava kalitesi problemlerine sebep olduğu; endüstrileşme ve uygulanan kontrol tedbirleri, ulaşım tipleri, meteorolojik ve topoğrafik karakteristikleri içeren çok sayıda faktöre bağlıdır. İlave olarak; insan maruziyeti düşünüldüğünde, iç ortam hava kirleticilerinin katkısını da dikkate almak gerekir. İzlenecek kirleticilerin seçimi; ölçüm yerinin seçimi ve enstrümantasyon vb. izleme ağındaki pek çok faktörü etkileyecektir. Kalite güvenilirliği amaçlarının belirlenmesinde, kirleticilerin beklenen seviyeleri de rol oynayacaktır. Öncelikli hava kirleticilerinin belli başlı özellikleri aşağıda verilmektedir. 4.1 Kükürt Dioksit ( SO 2 ) Bu kirletici, boğucu, renksiz, asidik bir gazdır. Atmosferik SO 2 ' nin yaklaşık yarısı doğal emisyonlardan kaynaklanmaktadır (UNEP,1991). İnsanlar tarafından oluşturulan SO 2 ; kömür ve fuel-oil'in doğal olarak yapısında bulunan kükürt bileşiklerinin yanması ile açığa çıkmaktadır. Dünya çapındaki temel kaynakları, endüstriyel prosesler, ısınma amaçlı kullanılan evsel yakıtlar ve termik santrallerdir. Çok az miktarı ise dizel yakıtlı taşıt araçlarından kaynaklanmaktadır. SO 2 nin yüksek konsantrasyonları, öksürük ve bunun sonucunda akciğer fonksiyonlarında değişime neden olarak solunum sistemi tahribatına neden olmaktadır. Bu gaz ayrıca taş binaların ve diğer materyallerin de korozyonuna neden olur, bitkilere zarar verebilir ve asit yağmurlarının ve ikincil partiküllerin temel kaynağıdır. SO 2 ' nin atmosferik konsantrasyonları, genellikle evsel ısıtma amacıyla kömür kullanımının yaygın olduğu şehirlerde çok yüksektir. Son yıldır bazı şehirlerde daha temiz yakıtların kullanılması veya daha temiz ısıtma tekniklerinin uygulanması ile konsantrasyonlarda bir azalma eğilimi gözlenmektedir. SO 2 ' nin dış ortam konsantrasyonları, genellikle şehrin merkezi bölgelerinde ve endüstriyel alanların çevresinde yüksektir. 4.2 Asılı Partiküler Madde ( APM) Bu terim, atmosferdeki ağırlıkları nedeniyle hızla çökebilen büyük partiküllerin dışında, atmosferde yayılan çok küçük tanecikli katı veya sıvı partikülleri kapsar. SO 2 ile birlikte kentsel alanlarda çok sık ve geniş çapta çalışılan bir kirletici parametredir. 6

16 APM çeşitli kaynaklardan oluşabilir. Bunlar, yakıtların yanması, dizel motorlar, inşaat ve endüstriyel faaliyetler, ikincil aerosoller (amonyak, sülfür ve azot oksitlerinin havada reaksiyonu ile oluşur) bitki polenleri ve yerden kalkan tozlar gibi doğal kaynaklardır. Partiküller; tanecik boyutları, koyuluğu, kimyasal bileşimi, ve sağlık etkileri potansiyeline göre geniş çapta değişim gösterirler. Büyük partiküller, insan vücudunun doğal savunma mekanizması tarafından uzaklaştırılır. Daha küçük partiküller (<10µm) akciğerlerin derinliklerine nüfuz ederek tahriş ve tıkayıcı etkilere sebep olabilirler. Dizel dumanı gibi bazı küçük partiküller karsinojenik olabilir. Kentsel alanlardaki partikül konsantrasyonları; büyük ölçüde kaynak tiplerine ve emisyon paternlerine bağlıdır. Sonuç olarak, konsantrasyonlar aynı şehrin içinde ve şehirden şehre büyük ölçüde değişim gösterebilmektedir. 4.3 Azot Oksitleri (N0 X ) Azot oksitleri doğal kaynaklardan ve insan aktiviteleri sonucunda hemen hemen eşit oranda atmosfere atılırlar. Doğal kaynaklar dünya çapında eşit olarak dağılmasına rağmen insan aktiviteleri sonucu oluşan kaynaklar, nüfusun yoğun olduğu alanlarda yoğunlaşmıştır (UNEP,1991). Kentsel atmosferdeki en önemli azot oksitleri, azot monoksit (NO) ve azot dioksit (NO 2 ) dir. NO 2 ' nin NO ya göre daha anlamlı sağlık ve ekosistem etkileri bulunmaktadır. NO 2, çeşitli ölçüm metodolojileri kullanılarak ölçülebilir. Kentsel alanlardaki NO 2 ' nin ana kaynağı, motorlu taşıtlarda yakıtların yanması, elektrik üretimi, fabrikaların ısıtılması ve endüstriyel proseslerdir. Atmosferdeki NO 2 ' nin çoğu azot monoksit (NO) emisyonlarının oksidasyonu ile oluşur. Azot dioksit, solunum yollarında tahriş edici bir etkiye sahiptir. Yüksek konsantrasyonlarda toksiktir. Fotokimyasal duman (ozona bakınız), asit yağmurları, ikincil formdaki partiküllerin oluşumunda önemli rolü bulunmaktadır. SO 2 ve ozon ile birlikte, ekinler ve bitki örtüsü üzerinde zararlı etkileri vardır. Kentsel alanlardaki konsantrasyonlar, trafik emisyonlarından kaynaklanıp şehir merkezinde ve ana yollara yakın yerlerde en yüksek konsantrasyonlarda bulunur. 4.4 Karbon Monoksit (CO) Karbon monoksit, fosil yakıt veya organik maddelerin eksik yanması sonucu oluşur. Ana kaynağı motorlu taşıt trafiğidir. Kandaki oksijen taşıyan hemoglobin üzerinde kuvvetli etkisi vardır. Kandaki oksijen, karbon monoksit ile yer değiştirdiğinde oksijen açlığına neden olarak aşırı durumlarda ölümlere yol açabilir. 7

17 Kentsel alanlardaki karbon monoksitin mekansal dağılımı trafiğe bağlıdır. Konsantrasyonlar yol kıyısında en yüksek düzeyde olup yoldan uzaklaştıkça hızla azalır. 4.5 Kurşun ( Pb) En genel ağır metal kirleticisidir. En büyük kaynağı kurşunlu yakıt kullanan motorlu taşıt emisyonlarıdır. Bazı lokal ölçeklerde endüstriyel aktiviteler de kurşun oluşumuna neden olabilir. Kurşun birikim gösteren bir zehirdir. Vücutta anlamlı ölçüde birikerek sonuçta davranışsal değişikliklere sebep olan merkezi sinir sistemine zarar verebilir. Kurşunsuz benzin kullanılmadığı sürece, trafiğin kaynak olduğu ülkelerde CO ve NO 2 konsantrasyonları ile birlikte yüksek olması beklenmelidir. 4.6 Ozon (O 3 ) Güneş ışığının varlığında, azot oksitleri ile uçucu organik bileşikler (VOC's) arasındaki atmosferik reaksiyonlar sonucu troposferde oluşan ikincil bir kirleticidir. Ozon, biyolojik materyaller ile reaksiyona girer, bitki örtüsüne zarar verebilir ve göz, burun ve boğaz tahrişine sebep olabilir, solunum yollarında akut etkiler oluşturabilir ve solunum güçlüğüne neden olabilir. Boyalar, elastomerler ve kauçuk üzerine etkileri vardır. Asit yağmurlarının oluşumuna neden olur ve atmosferde sera gazı olarak hareket eder. Ozonun mekansal dağılımı diğer kentsel hava kirleticilerinden farklıdır. Atmosferdeki oluşumu günün saatleri boyunca gelişir. Konsantrasyonlar, VOC ve N0 x emisyonlarından oluşur. NO x ve CO gibi birincil konsantrasyonların çok yüksek olduğu yerlerdeki kentsel konsantrasyonların düşük olması beklenir. Pratikte, toplumun ozona maruziyeti şehrin merkezinden ziyade hemen dışında ve nüfusu yoğun ve endüstrileşmiş bölgelerin rüzgarın etkisi altında kalan kısımlarında yüksek olacaktır. 4.7 Diğer Dış Ortam Hava Kirleticileri Daha önce verilen hava kirleticileri, kentsel alanlarda geniş çapta izlenmektedir. Ancak, son zamanlarda Hava Toksikleri ve Asitli Hava konuları üzerinde yoğunlaşılmaktadır. Hava toksikleri, motorlu taşıtlar, kok üretimi, kömür yakılması sonucu oluşan poliaromatik hidrokarbonlar (PAH's) ve petrol yanmasından birincil olarak oluşan benzen (C 6 H 6 ) gibi uçucu organik bileşiklerdir. Asitli havanın ana bileşenleri, nitrik ve sülfürik asittir. (HNO 3 ve H 2 SO 4, NO 2 ve SO 2 den oluşmaktadır). Bu kirleticiler için izleme metodolojileri, kentsel dağılımları ve etkileri çok iyi belirlenmemiştir. Bu alanlarda çok daha geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. 8

18 4.8 İç Ortam Hava Kirleticileri Hava kalitesi, genellikle dış ortam hava kirleticileri konsantrasyonlarının ölçülmesi ile karakterize edilmesine rağmen, ayrıca iç ortam kirleticilerinin de toplum maruziyeti ve sonuçta sağlığı etkileyebileceği farkedilmiştir. Öncelikli iç ortam kirleticileri dış ortam hava kirleticilerinden farklıdır. İç ortam hava kalitesi, dış ortam konsantrasyonlarından etkilenmesine rağmen, kirleticilerin çoğu için binalar içindeki birikim ve uzaklaşma hızı yüksektir. Anahtar kirleticiler, bina materyalleri ve topraktan oluşan radon, asbest (ve diğer partiküler maddeler) ve formaldehit, CO, NO 2 ve solunabilir partiküllerdir. Organik maddeler de ayrıca önemlidir. Bunlar yakıtların yanması sonucu oluşan uçucu bileşikler, çözücüler ve biyositler, insan kalıntılarından oluşan allerjenler ve yaşayan organizmalar, petler ve pestleri içerir. İç ortam hava kirliliği problemi binadan binaya, bölgeden bölgeye ve yılın zamanına göre değişim göstermektedir. Maruziyet derecesi, bina havalandırma hızı, yemek pişirme, ısıtma, veya havalandırma teknikleri, sigara içimi, bina yapısı ve tipinden etkilenebilir. Bu nedenle, bir hava kalitesi araştırması yaparken tüm bu faktörlerin dikkate alınması gerekir. 9

19 5. HAVA KALİTESİ İZLEME METODOLOJİLERİ Farklı hava izleme metodolojilerinin karakteristik özellikleri aşağıda verilmiştir: Hava izleme metodolojileri; pasif örnekleyiciler, aktif örnekleyiciler, otomatik online analizörler ve uzaktan algılayıcılar olmak üzere 4 jenerik tipte incelenebilir. Beşinci olarak daha az yaygın olan biyoindikatörler sayılabilir. 5.1 Gaz Halindeki Kirleticiler İçin Pasif Örnekleyiciler Bu örnekleyiciler genellikle disk veya silindirik tüp şeklindedir. Ölçülecek olan kirletici, seçilen bir kimyasal ortamda absorbsiyon yöntemi ile toplanır. Uygun örneklem süresi boyunca maruziyetten sonra, - tipik olarak bir kaç günden bir aya kadar - örnekleyici laboratuvara getirilir ve kirletici miktarı kantitatif olarak belirlenir. Pasif örneklemin avantajı, kolaylığı ve başlangıçta bir örnekleyici için bir kaç dolarlık bir harcama ile çalışmalara başlanabilmesidir. Sonuç olarak, çok sayıda ünite ile kirleticinin mekan içindeki dağılımı konusunda faydalı bilgileri sağlar. Ancak bu teknikle sadece entegre ortalama kirletici konsantrasyonları hakkında bilgi sağlanacaktır. Kolaylığı ve başlangıç yatırımının düşük olması nedeniyle, pek çok uygulama için pasif örneklem tekniği uygundur. Çok sayıda öncelikli kirletici parametreler için teknikler mevcuttur. Bu amaçla NO 2, SO 2, NH 3, VOC's ve ozon ölçümleri için kullanılacak pasif örnekleyicileri bulmak mümkündür veya bazıları henüz gelişme aşamasındadır. Pasif örnekleyiciler, özellikle temel araştırmalar, alan taraması veya indikatif izlemeler için faydalıdır. Aktif örnekleyiciler veya otomatik analizörler ile birlikte kullanıldığında faydalı olabilir. Pasif örnekleyiciler, coğrafik olarak geniş bir alanı kapsayan hava kalitesi verilerini sağlarken, diğer komplike otomatik cihazlar ise günlük değişimleri, konsantrasyon piklerini içine alan zaman ağırlıklı bilgileri sağlar. Difüzyon tüpleri, NO 2 için alan taraması ve şehir çapında izleme noktalarının seçimi gibi amaçlarla geniş çapta kullanılmaktadır. 5.2 Aktif Örnekleyiciler Bu örnekleyiciler, pasif örnekleyicilerin aksine, hava numunesinin bir pompa aracılığı ile kimyasal veya fiziksel bir ortamdan geçirilebilmesi için elektrik enerjisine ihtiyaç duyarlar. Örneklenen hava hacminin yüksek olması hassasiyeti arttırır. Şöyle ki günlük ortalama ölçümler elde edilebilir. Geniş çapta kullanılan aktif örnekleyiciler, SO 2 için asidimetrik yöntem, APM için OECD filtre lekesi yöntemi, toplam veya solunabilir partiküller için US EPA gravimetrik yüksek hacimli (High-Volume) örnekleme yöntemidir. 10

20 Gaz halindeki kirleticiler için aktif örneklem teknikleri kullanılmaktadır. En iyi bilinen iki örnek NO 2 için Saltzman ve O 3 için NBKI yöntemidir. Ancak bunların çoğunun yerini otomatik analizörler almıştır. İmpregne edilmiş filtre paketleri ve denuder sistemleri, asit gazları veya aerosollerin analizinde kullanılabilir. Aktif örnekleyicilerin bazıları, pasif örnekleyicilerden daha karmaşık ve daha pahalı olmalarına rağmen; işletilmesi daha kolay olup elde edilen sonuçlar güvenilirdir. 5.3 Otomatik Analizörler Örnekleyicilerin kullanım kolaylığı, düşük maliyeti gibi avantajları olmasına rağmen; saatler bazında veya daha kısa süreli ölçümler için otomatik cihazların kullanım zorunluluğu bulunmaktadır. Bu cihazlar, ölçülen gazın fiziksel ve kimyasal özelliklerinden yararlanarak sürekli tayinlerine olanak sağlarlar. Örneklenen hava, ya gazın optik özelliğine göre doğrudan reaksiyon hücresine girer ya da kimyasal ışıma veya floresans ışığı üreterek kimyasal reaksiyon oluşur. Işık detektörü, ölçülecek kirleticinin konsantrasyonu ile orantılı olarak elektriksel bir sinyal oluşturur. Otomatik cihazların ilk yatırım maliyeti, işletme ve destek masrafları yüksektir. Örnekleyicilere göre daha çok teknik problemler yaşanır. Rutin işletme için deneyimli insanların çalışmasını gerektirir. Daha ayrıntılı kalite güvenilirliği yöntemlerine ihtiyaç duyar. Sürekli analizörler, çok fazla sayıda veri üretirler. Çoğunlukla verilerin işlenebilmesi ve analizi için bilgisayar destekli telemetrik sistemlere ihtiyaç duyulur. Öncelikli kentsel hava kirleticileri için güvenilir olan sürekli analiz teknikleri bulunmaktadır. Ancak oldukça pahalıdır (her bir kirletici için yaklaşık $). İşletimlerindeki güçlükler nedeniyle gerekli destek altyapı ve eğitilmiş deneyimli insan gücünün bulunmadığı yerlerde kullanımları çok uygun değildir. 5.4 Uzaktan Algılayıcılar Otomatik analizörler, bir noktada sadece bir kirletici ölçümüne imkan tanırken uzaktan algılayıcılar belirli bir hat boyunca (normal olarak >100m) çok bileşenli ölçümlerin yapılmasına olanak sağlar. Mobil sistemler kullanılarak, alan içindeki 3-D (DIAL teknikleri ile) kirletici konsantrasyon haritaları oluşturulabilir. Uzaktan algılayıcılar, kaynak yakınındaki araştırmalar ve atmosferdeki dikey ölçümler için faydalıdır (troposferik ve stratosferik ozon dağılımı). Ancak, mevcut ticari gelişim içinde, bu cihazlar hem çok pahalı (> $) ve de çok karmaşıktır. Ayrıca verilerin geçerliliği, kalite güvenilirliği ve kalibrasyonu konusunda ciddi zorluklar yaşanabilir. Bu sistemleri başarılı bir şekilde işletmek ve güvenilir veri üretmek için çok dikkatli bir kalite kontrol programına ve deneyimli insan gücüne ihtiyaç vardır. 11

21 5.5 Biyoindikatörler Hava kalitesi de dahil olmak üzere çeşitli çevresel faktörleri belirlemek için, özellikle etkilerin araştırılmasında biyoindikatörlerin kullanılması gittikçe artan düzeyde ilgi alanına girmiş bulunmaktadır. "Biyoizleme" terimi (genel olarak hava için uygulanır ve bitkileri kullanır) çok farklı düzeylerde farklı örneklem ve analiz yaklaşımlarını kapsar. Yöntemler: 1. Kirleticiler için alıcı ortam olarak bitki yüzeyini kullanmak (kurşun için maydanoz, PAH için yosun). Aslında bitkinin kendisi bir örnekleyicidir, klasik yöntemler ile laboratuvarda toplanarak analiz edilmelidir; 2. Kirleticilerin veya metabolitlerinin bitki dokusunda birikimi için bitki yeteneğini kullanmak (toplam sülfür için ladin iğne yaprakları, florür, sülfür ve belli ağır metaller için çimen yetiştirilmesi). Yine bitki dokusu toplanmalı ve klasik yöntemler ile analizi yapılmalıdır. 3. Kirleticilerin bitki metabolizması ve genetik informasyon üzerindeki etkilerinin belirlenmesi (ozon için ladin kloroplastları). Toplama ve analizi yüksek teknikleri gerektirir. 4. Kirleticilerin bitki görsel görüntüsü üzerindeki etkilerinin belirlenmesi (ozon için nikotin, SO 2 için likenler). Değerlendirme, sahada uzmanlar tarafından yapılabilir ve analize gerek yoktur. 5. Toplam hava kalitesinin bir göstergesi olarak özel bitki dağılımını analiz etmek (hava kirliliğinin toplam fototoksik etkisini belirlemek için likenlerin tipi ve dağılımı). Değerlendirme sahada uzmanlar tarafından yapılır. Analize gerek yoktur. Biyoindikatör yöntemleri için bazı rehberler geliştirilmesine rağmen, bu tekniklerin standardizasyonu ve harmonizasyonunda çözülememiş olan çok sayıda problem bulunmaktadır. Farklı bölgelerde kullanılabilecek bitki tipleri sınırlıdır. Mevcut bilgilere göre, geniş çapta farklılık gösteren yerlerde biyoindikatörlerin kullanımını sağlamak için anlamlı kalite kontrol prosedürlerini geliştirmek çok zordur. Bu teknikler, belli yerlerde yararlı olabilir, özellikle ekosistem izleme çalışmalarında, ve bölgesel seviyede faydalı bilgiler sağlayabilir. Kirletici konsantrasyonlarının birincil öneme sahip olmadığı yerlerde etkilerin belirlenmesinde bir rol oynayabilirler. Bazı uygulamalarda, örneğin, bitkiler üzerindeki etkileri esas alan ozon ölçümlerinde, göreceli olarak hızlı tedbir sağlayabilir. Farklı tekniklerin avantaj ve dezanvantajları Tablo 1 de özetlenmiştir. Veri kalitesi amaçları, teknoloji seçiminde son araçtır. İkincil olarak, örneğin, lokal ekonomik zorlamalar ve deneyimli insan gücünün bulunabilirlik durumunu içerir. Belirli izleme amacını karşılayabilecek, en ucuz ve en basit teknolojilerin seçimi tavsiye edilmektedir. Temel izleme çalışmaları; mekansal tarama, ölçüm yeri 12

22 seçim işlemleri, aktif ve pasif örneklem yöntemleri ile gerçekleştirilebilir. Otomatik cihazlar, gerek maliyet gerekse işletim olarak oldukça pahalıya malolmaktadır. Normal olarak, ölçümlerin (5-10 yıl) uzun vadeli yapılması planlandığı takdirde düşünülmelidir. Uzaktan algılama cihazları, belirli bir yol boyunca çok bileşenli ölçümlerin yapılması için kullanılmaktadır. Ancak halihazırda bu cihazlar çok pahalı ve karmaşık olup sadece özel durumlar için düşünülebilir. Tablo 1: Hava Kirliliği İzleme Teknikleri YÖNTEM AVANTAJLAR DEZAVANTAJLAR MALİYET Pasif örnekleyiciler Çok düşük maliyetli. Çok basit. Tarama ve ilk başlangıç çalışmaları için kullanışlı. Bazı kirleticiler için ispatlanmamıştır. Genel olarak sadece aylık ve haftalık ortalamaları sağlar. 2-4 $ / Numune Aktif örnekleyiciler Düşük maliyetli. İşletilmesi kolay. Güvenilir İşletme /performans. Tarihsel veri seti. Günlük ortalamaları sağlar. Laboratuvarda analizi gerektirir. 2-4 bin $ / Birim Otomatik analizörler İspatlanmış, yüksek performanslı, saatlik veri alınması. On-line bilgi temini. Karmaşıktır. Pahalıdır. Yüksek tecrübe gerektirir. Yüksek işletme maliyeti bulunur bin $ / Analizör Uzaktan algılama cihazları Bir hat boyunca veri temini. Kaynakların yakın çevresi ve atmosferde dikey ölçümler için kullanışlı olması. Çok bileşenli ölçümlerin yapılmasına olanak tanıması. Çok karmaşık ve pahalıdır. Desteklemek, işletmek, kalibre etmek ve geçerliliğini onaylamak zordur. Geleneksel analizörler ile her zaman karşılaştırılabilir sonuçları vermez. >200 bin $ / Algılayıcı Biyoindikatörler Geniş alanlara uygulanabilir. Standart yöntemler değildir. 13

23 6. KALİTE KONTROL / KALİTE GÜVENİLİRLİK METODOLOJİLERİ 6.1 Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Amaçları Veri kalitesinin, izleme çalışmasının tüm amaçlarını karşılayacak düzeyde olduğundan ve kesintisiz tam bir veri setinden emin olmak için uygun kalite kontrol / kalite güvenilirliği pratiklerine ihtiyaç vardır. Bir kalite kontrol / kalite güvenilirliği programının temel amaçları aşağıdaki gibi özetlenebilir: 1. Ölçüm sistemlerinden elde edilen veriler, araştırma kapsamında çalışılan çeşitli alanlardaki mevcut dış ortam konsantrasyonunu temsil etmelidir. 2. Ölçümler, belirlenen izleme amaçlarını karşılayacak düzeyde yeterince doğru ve kesin olmalıdır. 3. Veriler karşılaştırılabilir ve yeniden üretilebilir olmalıdır. Geniş izleme ağlarından elde edilen sonuçlar, kendi içinde uyumlu ve uluslararası veya diğer kabul edilmiş standartlar ile karşılaştırılabilir olmalıdır. Bunlar mevcut ise; 4. Sonuçlar zaman içinde tutarlı olmalıdır. Bu konu, özellikle verilerin uzun vadeli eğilim analizlerinin yapıldığı durumlarda önemlidir. 5. Hava kalitesi parametrelerinin çoğu için, %75-80 den daha az olmayan veri elde etme oranı istenir. Kalite kontrol / kalite güvenilirlik amaçları Verinin dış ortam hava koşullarını temsil etmesi Ölçümlerin doğru ve kesin olması Verilerin kendi içinde karşılaştırılabilir ve yeniden üretilebilir olması Sonuçların metroloji standartlarına uygun olması Ölçümlerin zaman içinde tutarlı olması Yeterli düzeyde verinin elde edilmesi 6.2 Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Programlarının Kurumsal Özellikleri Yapılacak olan herhangi bir izleme çalışmasının en erken aşamasında, verilerin kalite kontrol / kalite güvenilirliği konuları üzerinde durulmalıdır. 14

24 Kalite kontrol / kalite güvenilirliği programı prensipleri, her parametre için ayrı ayrı her tipteki izleme metodolojisi için uygulanmalıdır. Ancak, programın detayları ve gerekli olan insan gücü, kullanılan cihaz tipine bağlı olacaktır. Örnekleyiciler ile çalışılırken; toplanan numunelerin analizini içeren laboratuvar bazlı faaliyetlerin kalite güvenilirliği konusuna önem verilirken; otomatik analizörler için, ölçümün yapıldığı noktadaki çalışmalar önem taşıyacaktır. Her iki durumda da, çalışacak olan personelin kalite kontrolü ve güvenilirliği konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Kalite kontrol / kalite güvenilirlik programları için minimum ihtiyaç olarak, mevcut izleme ağlarının işletilmesine yönelik uygulamaların formüle edilerek dokümente edilmesi önerilmektedir. 6.3 Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Programlarının İşletimsel Özellikleri Kalite kontrol / kalite güvenilirlik programı, aşağıda belirtilen temel fonksiyonel bileşenlere ayrılabilir: Kalite Kontrol / Kalite Güvenilirlik Programı İşletimsel Bileşenleri Ayrıntılı izleme amaçları Türetilen veri kalitesi amaçları İzleme ağı tasarımı ve yönetim yapısı Temsil etme özelliği olan izleme noktalarının seçimi Maliyet etkin cihazların kabul edilmesi Sistemlerin işletilmesi ve bakımı Kalibrasyon zincirinin kurulması Verilerin irdelenmesi, geçerliliği ve kullanımı İzleme Ağı Tasarımı ve Yönetimi Bir izleme ağı tasarımı için zor ve hızla uygulanması gereken kurallar yoktur. Zira verilecek kararlar izleme amaçlarına göre belirlenecektir. Uygulamada, gerekli olan hava kalitesi izleme istasyonlarının sayısı ve dağılımı; izlemenin kapsayacağı alana, ölçülecek kirleticinin mekansal dağılımına, mevcut olanaklara ve elde edilecek verilerin ne amaçla kullanılacağına bağlı olacaktır. Hava kirliliğinin toplum sağlığı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak bir çalışmada ise; izleme ağının tasarımında, epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen bilgilere de ihtiyaç olacaktır. Bu da, ölçüm yapılacak yer ve kirletici için özel bir yaklaşımı gerektirecektir. 15

25 Ulusal izleme ağlarının farklı bir çok amaca hizmet etmesi nedeniyle, sıklıkla çok parametreli ölçüm programları şeklinde düşünülmelidir. Alternatif olarak, izleme ağları; ekosistem maruziyetinin değerlendirilmesi veya her bir kirleticinin yasal düzenlemeler ile uyumunun belirlenmesi gibi özel amaçlar için de tasarlanabilir. Birbirine karşıt iki izleme ağı yaklaşımı; şehir çapında veya ulusal ölçekte izleme ağlarının oluşturulması yaklaşımıdır. İlk yaklaşım, kirleticilerin mekansal değişimi ve maruziyet paternleri hakkında ayrıntılı bilgi sağlamak için uygun bir şekilde tasarlanmış grid yerleştirme paterninin kullanılmasıdır. İzleme istasyonlarının veya örneklem noktalarının, dikkatli bir şekilde seçilmiş temsili yerlere kurulması için, daha esnek teknikleri içerir. İkinci yaklaşım ise, daha az sayıda ölçüm yerini gerektirir ve dolayısıyla böyle bir programın yürütülmesi ucuzdur; ancak ölçülen verilerin anlamlı olabilmesi için ölçüm yerlerinin çok dikkatli seçilmesi gerekir. Her hangi bir hava izleme programının başarılı olabilmesi için, uygun yönetim ve kurumsal prensiplerin oluşturulması önemlidir. Genel olarak, izleme ağları, merkezi bazda kalite güvenilirliği, işletme ve verilerin işlenmesinin bir kuruluş tarafından yapılmasını öngörecek şekilde organize edilebilir veya merkezi olmayan tarzda, sorumlulukların farklı kuruluşlara dağıtılması şeklinde olabilir. Her iki yöntemin de avantajları ve dezavantajları vardır. Merkezi olmayan izleme ağları; çok daha fazla çaba harcanarak, daha fazla lojistik zorluklar ile ve kalite kontrol / kalite güvenilirliği veya metodoloji uygulamalarında uyumsuzluk gibi riskler ile çalıştırılır Ölçüm Yeri Seçimi Şehirlerdeki izleme faaliyetleri, grid üzerindeki noktalardan ziyade genellikle seçilen bir yerde yapılır. Ölçüm yerleri, kentsel, endüstriyel, yerleşim, toplum maruziyeti, ticari alanlar gibi özel yerleşim türlerini temsil etmelidir. Uygun ölçüm yeri seçiminde, aşağıda belirtilen noktalar gözönüne alınmalıdır Ayrıntılı İzleme Amaçları Bunlar, çalışma için uygun hedef alan tiplerini belirleyecektir. Örneğin, trafik konulu bir izlemede, ölçüm noktaları yol kıyısında seçilirken, epidemiyolojik çalışmalarda, background, banliyo, veya şehir merkezindeki toplum maruziyetini belirlemeye yönelik lokasyonlar üzerinde durulacaktır Kaynaklar ve Emisyonlar Ölçüm yeri seçiminde, en önemli adım, emisyon verilerinin toplanmasıdır. Komple bir emisyon envanteri yapılması mümkün değilse, nüfus dağılımı ve motorlu taşıt kullanımı gibi istatistiklerin gözönüne alınması faydalı olacaktır. 16

26 Meteoroloji ve Topoğrafya Mevcut meteorolojik koşullar ve topoğrafik özellikler; hava kirleticilerinin dağılımını veya ikincil kirleticilerin atmosferdeki oluşumlarını önemli ölçüde etkileyecektir. Emisyon verileri ile birlikte kullanıldığında, kirletici konsantrasyonlarının başlangıç tayinleri ve sıcak nokta ların belirlenmesi için uygun dağılım modellerinin kullanılmasına imkan sağlayacaktır Mevcut Hava Kalitesi İzleme çalışmaları, hedef olarak seçilmiş şehirlerde gerçekleştirilir. Eğer yok ise, kirlilik problemlerine yönelik lokal veya alan çapında bilgi sağlamak için özel tarama çalışmaları tasarlanabilir. Bu çalışmalar, pasif örnekleyiciler ve / veya mobil izleme laboratuvarları aracılığı ile gerçekleştirilir Model Simülasyonları Eğer mümkünse, kirletici dağılımı veya birikim paternlerini tahmin etmek için, model simülasyonlarının sonuçları kullanılabilir ve böylece ölçüm yeri seçimine katkı sağlanmış olur Diğer Girdiler Bunlar; nüfus, sağlık, demografik, ve arazi kullanımına yönelik bilgilerdir. Bu tür bilgiler, muhtemel etkileri belirlemek ve özellikle toplumun birincil kirleticilere maruziyeti sonucu oluşan sağlık etkilerine yönelik önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Şehirlerdeki ölçüm yeri seçiminde; kentsel havada gaz halindeki birincil kirleticilerin dağılımı gözönünde bulundurulmalıdır. Ancak, ozon gibi bazı kirleticiler için bilgi eksiklikleri bulunmaktadır. Ölçüm çalışmalarının, tüm hava kalitesi parametreleri için şehir içindeki bir yerleşim bölgesinde yapılarak optimize edilmesi mümkün değildir. Anlamlı ve temsili ölçümler yapılması için ölçüm noktalarının mikro ölçekte de düşünülmesi önemlidir. Background konsantrasyonlar değerlendirilecekse; izleme noktalarının lokal kirlilik kaynaklarından yeterince uzakta olması gerekir. Örneklem borusu aerodinamikleri ve ölçüm istasyonunun korunması önemlidir. İzleme noktalarının seçiminde, pratik uygulamalar da dikkate alınmalıdır. Örneğin; istasyona gidiş gelişlerin kolayca yapılabilmesi için istasyon uygun bir konumda olmalı, ancak istasyona çevreden gelebilecek tahribat riski de gözönünde bulundurulmalıdır. İstasyon alt yapısı, kirleticilerin ölçülebilmesi için gerekli elektrik enerjisi, verilerin telemetrik olarak iletilebilmesi için telefon hattı gibi ihtiyaçlar ile birlikte düşünülmelidir. 17

27 Ölçüm Yeri Seçimi Düşünülmesi gereken konular: İzleme amaçları Alandaki emisyonlar ve kaynaklar Meteoroloji ve topoğrafya Mevcut hava kalitesi verileri Model simülasyonları Demografik / sağlık / ve arazi kullanım verileri ve ölçüm yeri koşulları vb. Ölçüm istasyonunun dışarıdan gelebilecek potansiyel tahribat risklerine karşı korunması Ölçüm istasyonunun bulunduğu yerin korunması Alt yapı (elektrik, telefon vb.) Ekipman Seçimi İzleme çalışmaları için, izleme amaçlarını karşılayan en basit yöntem seçilmelidir. Uygun olmayan, çok kompleks veya hata yapmaya eğilimli ekipman seçimi, izleme ağı performansının azalmasına ve dolayısıyla sınırlı veri alınmasına neden olacaktır. Otomatik cihazlar, kısa süreli konsantrasyon pikleri veya akut sağlık, eko sistem etkilerinin araştırıldığı durumlar için gereklidir. Ancak, aktif ve pasif örnekleyiciler, uzun vadeli seviyeler veya eğilimlerin izlenmesinin yeterli olduğu durumlarda kullanılmalıdır. Otomatik cihazlar veya uzaktan algılayıcılar, çok dikkatli seçim yapılmasını gerektirir. Ekipman spesifikasyonlarının değerlendirilmesi, bu amaç için tek başına yeterli olmayacaktır. Bazı enstrümental parametreler, üreticiler tarafından verilmektedir. Bunlar, linearite, cevap verme süresi, doğruluk, kesinlik, gürültü, sapma ve deteksiyon aralığı gibi spesifikasyonları içerir. Bu faktörler önemli olmakla beraber, tüm ihtiyaçlara cevap vermez. Diğer enstrümental karakteristikler, daha az tanımlanmış olmasına rağmen pratik anlamda çok daha önemli olabilir. Bunlar, güvenilirlik ve işletme kolaylığı, mevcut ekipman ile uyum, kalibrasyon / bakım ihtiyaçlarını içerir. Ekipman seçiminde, analizör tiplerinin geniş kapsamlı olarak test edilmesi faydalı olacaktır. Şayet demonstrasyon üniteleri mümkün ise, ekipman seçimi yapılmadan önce, ekipmanın hem laboratuvar hem de gerçek saha operasyon koşullarında değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Bu tür testlerin yapılması mümkün değilse; EPA veya TÜV gibi organizasyonlar tarafından oluşturulan ekipman tasarımları için verilen minimum performans standartlarını karşılayan cihazların seçilmesi faydalı olacaktır. 18

28 Genel bir kural olarak; izleme çalışmalarında, güvenilir ve yaygın olarak kullanılan ölçüm yöntemleri ve cihazları kullanılmalıdır Örneklem Noktası Alt Yapısı ve Rutin İşletme Kalite kontrol / kalite güvenilirliği çalışmalarında, uygun izleme noktaları ve uygun cihazların seçilmesinden sonra, önemli bir husus, örneklem sisteminin tasarımıdır. Bir izleme sisteminin çok önemli olan ancak sıklıkla gözden kaçan önemli bir bileşeni, yapılan ölçümlerin doğruluğu ve temsil etme özelliğini etkin bir şekilde belirleyen örneklem konfigürasyonudur. Aktif örneklem veya otomatik analizörler için tüm örneklem sistemlerine uyarlanabilen bazı ihtiyaçlar aşağıda verilmektedir: 1. Ölçülecek olan tüm kirletici konsantrasyonları, örneklem sistemi içindeki geçişler boyunca değişmemelidir. Reaktif gazların örneklenmesi durumunda, tepkimeye girmeyen asal materyallerin (inert) kullanılması gerekir. 2. Gazların sistem içindeki kalış süresi minimum düzeye indirilmelidir. Bunun için sistem tasarımı, örneklem hattı materyali ile hava akışı arasındaki etkileşimi minimum düzeyde olacak şekilde yapılmalıdır. 3. Sistemin cevap verme süresindeki gecikmeleri azaltmak için, toplam sistem akış hızının, analizörün ihtiyaç duyduğu toplam akış hızının üstünde olması sağlanmalıdır. 4. Örneklem veya ölçüm sistemi içindeki basınç düşmesi minimize edilmelidir; zira bu durum gaz analizörlerinde bulunan foton veya iyon / elektron sayıcı detektörlerinden elde edilen sonuçları etkiler. 5. Partiküller veya yoğunlaşmış su gibi analiz ile veya analizörlerin işletilmesi ile girişim yapabilecek maddeler, örnek akışından uzaklaştırılmalıdır. 6. Örneklem veya ölçüm sistemi güvenilir ve bakımı kolay olmalıdır. Örneklem manifoldları, önemli ölçüde reaktif gaz kayıplarına sebep olabilmeleri nedeniyle temiz olarak muhafaza edilmeli ve düzenli aralıklarla temizlenmelidir. İzleme istasyonlarındaki sıcaklık kontrolü de dikkate alınacak önemli konulardan birisidir. Gaz analizörlerinin çoğu belirli sıcaklık aralığında doğru sonuçlar verir. Aşırı sıcaklık veya soğukta, cihaz fonksiyonlarında bozulma olur. Klima ve/veya ısıtıcılar kullanılarak, ekipmanın bulunduğu ortamın termal kontrolü gerekir. Her kalite kontrol / kalite güvenilirlik şemasında gerekli olan bir husus, yazılı döküm haline getirilmiş olan ve sıklıkla yapılan saha ziyaretleridir. Gerekli olan ziyaret sıklığı ölçüm ağından ölçüm ağına değişim gösterir. Telemetrik sistemler, çok sayıda otomatik cihazları içeren geniş dağılımlı bir izleme ağından elde edilen verilerin değerlendirilmesi için etkin ve maliyet olarak uygun bir yöntemdir. 19

29 Ancak, bu durum tek başına verilerin geçerli olmasını sağlamaz; ölçüm istasyonlarının düzenli olarak ziyaret edilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Veri bütünlüğünü sağlamak ve veri miktarını optimum düzeye çıkarabilmek için yapılması gereken işlemler aşağıda verilmiştir: 1. İstasyona yapılan son ziyaretten itibaren yazıcı kağıtları üzerinde toplanan verilerin incelenmesi; 2. Ekipmanın Standart İşletme Prosedürlerine (SOP) uygun olarak çalıştırıldığından emin olunması; 3. Cihaz kalibrasyonlarının ve tanısal (diagnostik) testlerin uygun bir şekilde yapılması; 4. Cihazların çalışmayan dönemlerinin olabildiğince kısaltılması; 5. Partikül filtresi değişimi, manifold temizliği gibi gerekli rutin işlemlerin uygulanması; 6. Otomatik kalibrasyon sistemleri için dahili (internal) kontrollerin yapılması; 7. Gerektiğinde, yeni ekipman yerleştirilmesi veya değiştirilmesi; 8. Başlangıçta seçilen örneklem yeri kriterlerinin halen geçerli olduğundan emin olunması. Bu fonksiyonların etkin ve sistematik bir şekilde uygulanabilmesi için, tüm izleme istasyonlarının, belirli zaman aralıkları içinde düzenli olarak ziyaretlerine yönelik zamanlama çizelgeleri oluşturulmalıdır. Bu zaman aralıkları, tipik olarak haftalık ve aylıktır. Her istasyon ziyaretinden sonra geniş kapsamlı bir kalibrasyon kayıt ve cihaz kontrol listesi oluşturulmalıdır. Örneklem Yeri Ziyaret Fonksiyonları Son ziyaretten beri yazıcı kağıtları üzerinde elde edilen verilerin incelenmesi Ekipmanın uygun bir şekilde çalışmasının sağlanması Kalibrasyon ve tanısal (diagnostik) testlerin uygulanması Gelecekte beklenen muhtemel problemler Filtrelerin değiştirilmesi ve manifoldların temizlenmesi Ekipman yerleştirilmesi / değiştirilmesi Örneklem noktası dışındaki koşulların kontrolü 20

30 Ekipman Kalibrasyon ve Bakımı Hava kalitesi analizörleri için bakım prosedürlerinin önemi gözardı edilemez. Sarf malzemelerinin değiştirilmesi, tanısal (diagnostik) kontroller ve ekipman bakım ve tamiri, cihaz üreticisi tarafından verilen önerilere göre yapılmalıdır. Uygun alt yapı ve kaynakların bulunmadığı yerlerde otomatik analizörlerin kullanımı önerilmemektedir. Kompleks hava izleme teknolojilerinin kullanımı düşünüldüğünde, başlangıç yatırımının yanı sıra sistemin işletilmesi için rutin kaynak garantisine ihtiyaç olacağını bilmek gerekir. Tablo 2: Birincil Gaz Kalibrasyon Yöntemleri ve Uygunluk ( + Uygun yöntem, - Kabul edilemez) Yöntem / Kirletici CO SO 2 NO NO 2 O 3 Yöntem uygunluğu üzerindeki düşünceler Ticari Silindirler Permeasyon Tüpleri Konsantrasyonlar olduğu gibi kabul edilemez. Bağımsız bir yöntemle kontrol edilmelidir. Mutlak (ağırlık) yöntemdir; ticari tüpler standartlara uygun olabilir. Statik Seyreltme Mutlak yöntemdir. (Hacim) Dinamik Seyreltme Gaz Fazı Titrasyon UV Fotometre Silindir ve kütle akış kontrol ünitesi performansına bağlıdır. Mutlak değildir ancak karşılaştırmalı teknikler (O 3 / NO) Mutlak yöntemdir (UV absorbsiyon). Doğru ve yeniden üretilebilir hava kalitesi verilerinin elde edilebilmesi için otomatik izleme cihazının uygun bir şekilde kalibre edilmesi gerekir. Bilinen gaz halindeki hava kirleticileri için, span nokta sının oluşturulması amacıyla transfer gaz silindirleri veya permeasyon tüpünün kullanılması gerekir. Zero nokta sının belirlenmesi (sıfır gaz silindirleri veya uygun hava temizleyicileri kullanılarak yapılan ölçüm) ile sistem cevabını alarak iki noktalı kalibrasyon yapma imkanını tanır. Ekipmanın servis / tamir işlemlerinden sonra veya linearite probleminin olması gibi bazı durumlarda, farklı span konsantrasyonlarını içeren çok noktalı kalibrasyon gerekli olabilir. 21

31 Saha kalibrasyonları için, üretici firmaya ait olan silindir veya permeasyon tüplerine her zaman güvenilemez. Sertifikalı gaz karışımları veya kabul gören metroloji standartları [US Ulusal Bilim Ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), UK Ulusal Fizik Laboratuvarı (NPL), veya benzeri] kullanılmalıdır. Kalibrasyon kaynaklarının sahada kullanımından önce laboratuvarda kontrol edilmesi önerilmektedir. Bu amaçla, çok sayıda birincil kalibrasyon teknikleri kullanılabilir. Bunlar Tablo 2 de özetlenmiştir. Sistematik hata riskini minimum düzeye indirebilmek amacıyla, her bir kalibrasyon için genelde bu yöntemlerden ikisi veya daha fazlası kullanılmalıdır. Ozon birincil standartları, ultraviyole fotometre yöntemi esasına göre bilinen kararlılıkta ozon jeneratörü ve amaca yönelik olarak tasarlanmış bir fotometre kullanan en iyi yöntemdir. Kontrol amacıyla, standardizasyon için kullanılan fotometrenin aynı ozon jeneratörünü kullanan diğer analizörler ile karşılaştırılması gerekir. NO ve SO 2 analizörleri için, yüksek konsantrasyonlu silindirlerin dinamik dilüsyonu geçerli bir kalibrasyon yöntemidir. Bu yöntemin avantajı, sahadaki cihaz kalibrasyonlarında, yüksek konsantrasyonlu silindirlerin rutin olarak kullanılan düşük konsantrasyonlu tiplerinden çok daha kararlı olmasıdır. Silindir gazı ve seyreltme gazı için akışların güvenilir olduğundan emin olmak üzere, her iki kanal için de kütle akış kontrol üniteleri kullanılmalıdır (genellikle zero havası). NO, NO 2, CO, ve SO 2 standartlarının hazırlanması için, bilinen hacimdeki bir kap içindeki düşük miktardaki kirletici türünün statik seyreltme yöntemi kullanılabilir. NO ve ozon birincil kalibrasyonlarını karşılaştırmak için, Gaz Fazı Titrasyon (GFT) yöntemi kullanılabilir. Bu yöntem ile, NO ve ozon arasındaki reaksiyon sonucunda NO 2 ve O 2 oluşur. GFT yöntemi, ayrıca Kimyasal Işıma Yöntemi (Chemiluminescence) ile çalışan N0 x analizörlerindeki NO 2 nin NO ya dönüşüm etkinliğinin kontrol edilmesi için de kullanılabilir. Her bir analizör için sahada gerekli olan kalibrasyon tipi ve sıklığı, ölçüm ağı için yapılan kalite güvenilirlik planında tanımlanmalıdır. Tipik bir kalibrasyon şeması; permeasyon tüp fırınlarını veya gaz silindirlerini kullanarak her 24 saatte bir otomatik kalibrasyonu ve sahayı ziyaret sırasında yapılan manual kalibrasyonu içerir. Özel dahili (internal) prosedürlere ilave olarak; bir kontrol ekibi tarafından düzenli olarak (genellikle 6-12 ay) tüm izleme ağı için interkalibrasyon uygulamaları yapılmalıdır. Bu gibi performans kontrolleri, ölçüm sistemlerinin kantitatif olarak değerlendirilmesini sağlar. Genellikle, bilinen bir değer veya bileşimdeki referans bir materyalin ölçümü veya analizini içerir. Performans kontrolleri ile ölçüm sisteminin kontrol dışında olduğu dönemleri belirlemek mümkün olmasına rağmen, bu durumu düzeltici aksiyonlar her zaman belli olmayabilir. Bu gibi durumlarda, teknik sistem kontrolü gerekli olabilir. Bu, ölçüm sisteminin sahada kalitatif olarak değerlendirilmesidir. Ekipman, sistemler, kayıtların tutulması, 22

32 verilerin geçerliliğinin onaylanması, operasyonlar, bakım, kalibrasyon prosedürleri, dokümantasyon, rapor etme ve kalite kontrol prosedürlerini içerir. Bir izleme ağı kalibrasyonu için bu derece geniş kapsamlı bir yaklaşım her zaman uygun veya mümkün olmayabilir. Özellikle, birincil gaz standartlarının hazırlanması ve metroloji için donatılmamış laboratuvarlarda bu uygulama mümkün değildir. Ancak, verilerin bütünlüğünden emin olmak için ileri teknoloji kullanan izleme sistemlerinde kalibrasyon sistemleri kurulur. Genel olarak, uygun bir şekilde donatılmış laboratuvarlar veya şirketlerden elde edilen gaz standartları, ulusal laboratuvarlara uygun (NIST, NPL gibi) standart referans materyal kullanılarak dahili (internal) kontroller ve harici (external) performans ve teknik sistem kontrolleri ile birlikte ölçümün uygunluk ve harmonizasyonunu sağlayacaktır Verilerin İncelenmesi ve Geçerliliğinin Onaylanması Tüm izleme ağı altyapısı ve işletme rehberleri başarılı bir şekilde yerine getirilse dahi, verilerin bütünlüğünü maksimize etmek için daha ileri kalite kontrol / kalite güvenilirliği tedbirleri uygulanmalıdır. Her hangi bir hava izleme ağı çok iyi düzeyde işletilse veya yürütülse dahi ekipmanın bozulması, insan hatası, elektrik problemleri, etkileşimler (interferanslar) gibi çeşitli konular, yanlış verilerin alınmasına sebep olabilir. Sonuç değerlendirmesi yapılmadan önce bunlar gözden geçirilmeli, geçerli hale getirilerek veri tabanı oluşturulmalı ve kullanılmalıdır. Ticari olarak temini mümkün olan veri telemetrisi aracılığı ile, aralık dışına çıkan verileri veya şüpheli verileri ya da kalibrasyon faktörlerini belirleyebilmek mümkündür. Ancak aralık dışındaki verilerin otomatik olarak ortamdan uzaklaştırılması, veri kalitesinin yüksek olması için bir garanti değildir. Bu nedenle, verilerin geçerliliğinin onaylanması için, verilerin deneyimli bir eleman tarafından incelenmesi, daha esnek ve garantili bir yaklaşım olarak görülmektedir. Tüm verilerin incelenmesi Bunun hızla yapılması Listeleme ve grafiklerin kullanımı Deneyimin kullanılması Verilerin Geçerliliğinin Onaylanması Analizör performansını düzeltmek için en önemli noktalardan birisi; sıfır ve span değerlerinin sürekli olarak kaydedilmesidir. Verilerin zaman içinde aşırı sapma göstermesi durumunda, toplanan verilere soru işareti ile bakılmalıdır. Tüm negatif değerler, cihazın baseline sapma aralığı içinde olsa dahi ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Bir cihazın alt ve üst tayin limitleri, kaydedilebilecek en düşük 23

33 ve en yüksek değerleri belirler. Okumalar bu aralığın dışında ise bu sonuçlar veri tabanından uzaklaştırılmalıdır. Ani değişim gösteren verilere de özel dikkat gösterilmelidir. Belli atmosferik koşullar veya kirletici kaynaklarının yakınında bulunulması, dış ortam hava kirletici seviyelerinde ani değişimlere neden olabilir. Veri kalitesinin tayininde ve şüpheli verilerin uzaklaştırılması için sınırlı sayıda kriterler kullanılabilir: 1. Özel bir istasyona özgü karakteristikler, veri kalitesi için önemli bir gösterge olabilir. İstasyon çevresi, koruma derecesi, lokal kaynaklar veya kirliliği tutan ortamlar tüm ölçümleri etkileyebilir. Örneğin; kırsal bölgelerde sabah erken saatlerde yüksek NO seviyeleri beklenmeyen bir durumdur, ancak trafik emisyonlarından etkilenen yoğun bir kentsel alanda kolayca açıklanabilir bir durumdur. 2. Kirletici konsantrasyonları ile atmosferik dağılım veya diğer meteorolojik koşullar, verilerin bütünlüğünün pozitif bir göstergesi olacaktır. Verilerin şüpheli olması durumunda; mevsim, rüzgar hızı ve yönü, yağış, ve güneş radyasyonu gibi meteorolojik faktörler de dikkate alınmalıdır. Örneğin; ozon epizotlarının güneşli antisiklonik koşullarda olması beklenir. Ozon konsantrasyonlarının yağmurlu günlerde yüksek olması şüphe ile karşılanmalıdır. Cihazın tarihi ve karakteristikleri Kalibrasyon faktörleri ve sapmalar Negatif veya aralık dışındaki veriler Ani değişimler, pikler İzleme noktasının karakteristikleri Meteorolojinin etkisi Gün / yılın zamanı Diğer kirletici seviyeleri Diğer izleme noktalarındaki gözlemler Verilerin İncelenmesi 3. Emisyon paternlerindeki günlük değişimler için ayrıca günün zamanı da önemlidir. Meteorolojik koşulların, O 3 ve NO X konsantrasyonları üzerinde kuvvetli bir etkisi bulunmaktadır. Örneğin, belli koşullar altında oluşmalarına rağmen, geceleri yüksek konsantrasyonlarda ozon seviyelerinin yaşanması şüpheli olacaktır. 24

34 4. Verilerin geçerliliğinin belirlenmesinde, farklı kirleticiler arasındaki ilişkiler de bir ipucu sağlayacaktır. NO X seviyeleri yükseldiğinde, O 3 seviyesinin yüksek olması beklenmemelidir. 7. VERİ KULLANIMI Geçerliliği onaylanmış bir veri seti, kendi başına sınırlı düzeyde fayda sağlar. Politikaların oluşturulması, hava kirliliği yönetimi, etkilerin araştırılması veya bilimsel araştırmalar için verilerin dikkatle karşılaştırılması, analiz edilmesi gerekir. Minimum seviyedeki bir veri yönetimi; yıllık (tercihen aylık) veri özetlerinin oluşturulmasıdır. Bunun için basit istatistiksel ve grafiksel analiz yöntemleri kullanılır. Duman alarm sistemleri gibi bazı izleme amaçları için, günlük ve hatta saatlik bazda daha düzenli veri setinin oluşturulması gerekebilir. Bu bilgiler, bilimsel hipotezlerin oluşturulması ve test edilmesi, hava kalitesi ve insan ve çevresi üzerindeki etkilerini ortaya çıkartacak modeller için bir temel oluşturması yanısıra karar vericiler için de bir temel oluşturmalıdır. İzleme ve emisyon verileri; genel olarak bir şehir veya ulusal düzeyde hava kirliliği yönetimi için etkilerin azaltılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde kullanılır. Kirlilik verilerinin epidemiyoloji ve diğer coğrafik koordineli kaynaklar (sosyal, ekonomik ve demografik) ile birlikte kullanımı düşünülüyorsa, coğrafik informasyon sistemlerinin kullanımı da dikkate alınmalıdır. Veri iletişimi çeşitli transmisyon yöntemlerini içerebilir: 1. Yazılı raporlar 2. Bilgisayar ortamı; disk, disket veya CD-ROM 3. Elektronik ortamlar veya veri tabanı linkleri Transfer edilen veriler; yıllık ham veri setlerini, işlenmiş özetleri, ve ortalama istatistikleri veya analitik sonuçları, grafikleri ve haritaları içerebilir. Veri formatları izleme ağı içinde harmonize edilmelidir. Veri transfer formatları, izleme ağının imkanları ve ihtiyaçlarına uygun bir şekilde tasarlanmalıdır. 25

35 26

36 Bölüm II DIŞ ORTAM HAVASINDA ASILI PARTİKÜLER MADDE ÖLÇÜMÜ 27

37 28

38 1. ASILI PARTİKÜLER MADDE (APM) ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ İzleme amaçlarının belirlenmesi (Bölüm 1.1), ölçüm ve analiz yöntemlerinin seçimi (Bölüm 1.2 ve 1.3) gibi konular, hava kirliliği ölçümlerinde anahtar unsurlar olarak düşünülmektedir. 1.1 İzleme Amaçları Örneklem ve analiz yöntemlerinin seçimi ve izleme stratejisi (örneklem istasyonlarının yeri ve sayısı, örneklem sıklığı vb.) belirlenmeden önce izleme amaçlarının ne olduğu göz önüne alınmalıdır. Bu Niçin izleme? sorusunun cevabı olacaktır. İzleme amaçları; insan sağlığı ve çevre üzerindeki potansiyel etkilerin tespiti, yasal düzenlemeler ile uyumun belirlenmesi, kirlilik kaynaklarının ortaya çıkarılması, epidemiyolojik çalışmalarda kullanmak üzere maruziyet verilerinin sağlanması, yasal düzenlemelerin uygulanması sonucu gelişen eğilimler veya sosyal ve ekonomik davranışlardaki değişiklikler v.b ve - en önemlisi - hava kalitesi yönetimi için gerçekçi bir programın geliştirilmesinde ihtiyaç duyulan temel verilerin bir kısmının sağlanması gibi konuları içermektedir. Amaç belirlendikten sonra, izlenecek partikül boyutu, tercih edilen örneklem yöntemi ve fiziksel veya kimyasal karakterizasyon tipinin belirlenmesi gerekecektir İnsan Sağlığı Üzerine Etkiler APM' in insan vücuduna diğer yollarla da girişi söz konusu olsa da; (çocuklar tarafından sindirim yolu ile alınan toz ve besin kontaminasyonu vb.) insan sağlığı üzerindeki en önemli etkisi, solunum yolu ile oluşan etkidir. Solunabilir boyuttaki partiküler maddeler, üç değişik yolla etki edebilirler: Solunum yolları üzerine, doğrudan mekanik (tahriş etkisi), sistemik zehir etkisi ve toksik bileşikleri taşıyıcı ortam olarak dolaylı etkisi. Solunabilir partiküllere maruziyet sonucunda; akciğer fonksiyonlarında, akciğer savunma kapasitesinde değişiklikler ve solunum düzensizlikleri, mevcut solunum ve kalp rahatsızlıklarının şiddetlenmesi, solunum yollarında şekil değişiklikleri, kanserojen etkisi ve ölüm gibi sonuçları doğurabilir. Genellikle, kirleticilerin yüksek konsantrasyonlarına kısa süreli maruziyet sonucu oluşan akut etkiler ve düşük seviyeli konsantrasyonlarına uzun süreli maruziyetten doğan kronik etkiler olmak üzere iki tip etki söz konusudur. Dolayısıyla ölçümlerde; pik seviyeler, kısa vadeli ortalamalar ve uzun vadeli (yıllık) ortalamalar birlikte düşünülmelidir. Gözlenen sağlık etkilerinin tipi, partiküllerin biriktiği yere bağlı olarak değişim gösterir. Partiküllerin kimyasal bileşimi de ayrıca önemlidir. Partiküllerin gerek fiziksel ve gerekse kimyasal özellikleri, sağlık üzerine etkilerinin değerlendirilmesi açısından önemlidir. Genel olarak; sağlık etkileri, torakik fraksiyon (PM 10 ) içindeki partiküler maddelerin solunması ile birleştirilir. Daha büyük partiküllerin de sağlık üzerindeki etkileri düşünülebilir. Örneğin; burun 29

39 boşluğuna giren polenler, kurşun ve diğer toksik maddeleri ihtiva eden partiküller gibi Çevre Üzerine Etkiler APM' in partikül morfolojisine ilişkin çevre etkileri; sağlık üzerine olan etkileri kadar ayrıntılı olarak araştırılmamıştır. Ancak binaların kirlenmesi, malzemenin değerini yitirmesi (kültürel anıtlar vb.), birikim (asitlenmenin) sonucunda arazi üzerindeki etkiler, yaprak gözeneklerinin tıkanması ve görüş mesafesinin azalması gibi örnekler verilebilir. Pek çok durumda, bütün partikül sınıfları bu etkilere sebep olabilir. Özel partikül boyut fraksiyonları (<2,5 µm), sadece kirliliğin görüş mesafesi üzerindeki etkilerinin araştırılması gibi bazı özel durumlar için önemlidir Örneklem Boyut Aralığının seçimi İzleme amaçları; en uygun örneklem tipini belirleyecektir. Genel olarak; çevre etkilerinin araştırılması, kirlilik kaynağının belirlenmesi ve toplam partikül bileşenlerinin (kurşun gibi) sebep olduğu sağlık etkilerinin değerlendirilmesi için, toplam asılı partiküller (TAP) toplanmalıdır. Sağlık üzerine etkiler ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) rehber değerleri ile karşılaştırma çalışmaları için; PM 10 partikül boyut ayrımlı örneklem en uygunudur. Diğer boyut seçici örneklem tipleri, örneğin; elektrostatik filtreli termik santrallarin bulunduğu alanlardaki PM 2,5 kaynaklarının belirlenmesi veya endüstriden kaynaklanan kirliliğin uzun vadeli taşınımı ile ilgili çalışmalar için seçilebilir. Bir bölgedeki, iklim ve coğrafik koşullar da, partikül örnekleminin seçimini etkileyebilir. Kurak bölgelerde, örneğin kaba partiküller (rüzgarla taşınan tozlar) kurak olmayan bölgelere göre APM'i daha fazla temsil edecektir. Rutin izleme işlemleri için önerilerde bulunulurken, özellikle koşullarında büyük farklılıkların olduğu ülkelerde, bu durum göz önüne alınmalıdır. Genellikle, kimyasal analizlerin yapılabilmesi için büyük hacimli numuneler içinde TAP toplanmaktadır. Bununla birlikte, bazı kimyasal analizlerde, boyut ayırımlı örneklem yapılması gerekebilir. Metaller kaynağına göre, bütün partikül boyutlarını ihtiva edebilir. Örneğin; küçük partiküllerin eser elementlerce zengin olmaları nedeniyle bu elementler için PM 2.5 örneklemi en uygun yöntem olabilir Yöntem Seçimi Problemin ortaya çıkarılmasına yönelik araştırmalar için yapılacak ölçümler; standart ve yönergelere uygunluğun belirlendiği rutin izlemelerden çok farklı stratejileri gerektirecektir. Araştırma amaçlı uygulamalarda, pek çok faktörü içine alan daha karmaşık ve pahalı ekipmana ihtiyaç duyulur. 30

40 1.2 Örneklem Sistemleri APM tayini, iki aşamalı bir proses olarak düşünülebilir. Partikül yüklü çevre havası, uygun bir örneklem girişi ile, doğrudan toplama ortamına (filtre ortamı) çekilir. Bu işlemi, toplanmış partiküler maddelerin analizi takip eder. Örneklem sistemi kavramı, genel olarak bir örnek giriş konfigürasyonu ve akış hızını ayarlama mekanizmasından oluşur. Örneklem sistemi ve daha sonra yapılan analiz sistemleri birleştirilerek özel monitörler de karakterize edilmektedir. Genel olarak örneklem için kullanılan cihazlar; yüksek hacimli, orta hacimli ve düşük hacimli örnekleyicilerdir. Bunlar arasındaki en önemli ilişki, partiküllerin boyut seçici örneklem ile değil birim zamanda örneklenen hava hacmi ile ilgili olmasıdır. Örneklem girişi; partiküllerin, hava kalitesi yönergelerine uygunluğunun belirlenmesine yönelik bir örnekleme yapmak üzere tasarlanmıştır. Genelde, rüzgar hızının ve kaba partikül konsantrasyonlarının yüksek olduğu durumlarda; yüksek, orta ve düşük hacimli örnekleyiciler kullanıldığında, ölçülen TAP (veya APM) konsantrasyonlarında anlamlı farklılıklar olabilir. Ayrıca partikül boyut seçici örneklem yapmak üzere örneklem giriş sistemleri geliştirilmiştir. 1. Çevre havasındaki partikül boyut dağılımı hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlamak, 2. Örneklem sonuçlarının kalitesini, rüzgardan bağımsız olarak iyileştirmek, 3. Sağlıkla ilişkili partikül boyut fraksiyon tanımı ile uygunluğu sağlamak için, (Özellikle, 10 µm.nin altındaki partiküler maddeler, torakik fraksiyon veya PM 10 'un gravimetrik ölçümlerinde) Filtre Seçimi Partiküler madde örneklemi için kullanılan bütün sistemlerde, partiküler maddeler bir filtre üzerinde toplanır. Filtre malzemesinin tipi, daha sonra yapılacak olan fiziksel veya kimyasal analize bağlı olarak değişim gösterir. Geniş kapsamlı analizler için, filtre materyali seçiminde daha dikkatli olunmalıdır. Örneklem işleminden sonra yapılacak eser element analizlerine ilişkin olarak; filtre seçimine yönelik bilgiler aşağıda özetlenmiştir. Filtre materyali, partiküllerin materyal üzerinde kalmasını sağlayacak ancak hava geçişine de izin verecek şekilde olmalıdır. Filtre, toplanan materyalin toplam kütlesi ve örneklerin kimyasal yapısının da birlikte tayinine imkan vermelidir. Genel olarak, iki tip filtre vardır: 1. Elyaf (fiber) filtreler 2. Membran filtreler 31

41 Elyaf filtreler; cam elyaf filtreler, quartz elyaf filtreler ve selüloz (kağıt) filtreleri ihtiva eder. Partiküller, rastgele yerleştirilmiş olan elyaf etrafından ve içinden veya hasır gibi örülü ve birbirine sıkıştırılmış bir yapı içinden geçerken tutulur. Çoğu zaman filtre ile birlikte filtre tutucuları kullanılır. Bu filtreler rölatif olarak düşük basınçta, havanın bir taraftan diğer tarafa geçmesi prensibi ile çalışır ve yüksek hacimli örneklem için çok uygundur. Neustadter ve arkadaşları (1975), hava izleme çalışmalarında, seluloz filtre malzemesinin; örneğin, Whatman-41 filtre kağıdı ağırlığının, maruziyetten önce ve sonra nem dengesine dikkat edilirse, partiküler madde örnekleminde kullanılabileceğini göstermiştir. Kağıt filtrelerin, örneklem başlangıcında partikül tutma kapasitelerinin düşük olduğu, ancak partiküler maddeler yüklendikçe toplama kapasitelerinin arttığı bilinmektedir. Bu filtrelerin yükleme kapasiteleri yüksek ve blank değerleri düşüktür. Kağıt filtreler, gravimetrik ölçümler için uygun değildir. Düşük hacimli örneklem için asla kullanılmamalıdır. Cam elyaf (glass-fibre) filtreler yüksek kapasitelidir, ancak kükürt dioksidin sülfata dönüşmesiyle kütle üzerinde oluşan pozitif etkisi ve amonyum nitrat ve amonyum klorürün buharlaşmasından dolayı da negatif etkisi vardır. Kütle değişiminin doğal olarak daha sonraki kimyasal analizlere de etkisi vardır. Cam elyaf filtrelerin blank değerleri çok yüksektir ve bu sebeple örneğin, Zn ve Ba gibi eser element analizleri için uygun değildir. Kuartz elyaf ve kağıt filtreler, farkedilebilir düzeyde sülfat dönüşümü göstermezler. Quartz elyaf filtreler; kağıt veya cam elyaf filtrelere göre daha hassas kütle ölçümlerine imkan sağlar, ancak kırılgan olmaları nedeniyle kullanırken çok dikkatli çalışmayı gerektirir. Kuartz filtrelerin blank değerlerinin, cam elyaf filtrelere göre daha iyi olması nedeniyle, daha ziyade eser element analizleri için kullanılmaktadır. Cam elyaf filtreler ise gravimetrik tayinler için tercih edilmekte, ancak eser element analizleri için kullanılmamaktadır. Membran filtreler, eser element analizleri için daha uygun bir örneklem sağlar (örneğin, INAA, ED-XRF veya mikroskopik analiz gibi). Partikül örneklemi için kullanılan filtreler çoğunlukla, polikarbonat (örneğin, Nuclepore) ve polytetrafluoroethylene (PTFE, yaygın olarak teflon olarak bilinir) içerir. Filtreler polyesterden de üretilebilir (örneğin; Millipore ve Sartorius). Partikül toplama verimi, özellikle Nuclepore filtreler için gözenek boyutlarına bağlıdır. Örneğin; John ve Reischl (1978); yoğunlaşma çekirdeği sayıcısı ile mikron boyutun altındaki partikülleri sayarak, gözenek çapı 0.8 µm. olan Nuclepore filtrelerin toplama veriminin sadece %72 olduğunu bulmuşlardır. Tersine 1-3 µm gözenekli Ghia florokarbon filtreler ve 1 µm Fluoropore filtrelerin, aynı deney şartlarında >%99,9 verime sahip oldukları belirlenmiştir. Teflondan yapılan filtreler, çok sayıda üretici tarafından pazarlanmaktadır. (örneğin; Gelman'dan Teflo ve Zefour gibi). Genel olarak teflon filtrelerin problemi, ince olmaları nedeniyle çalışma zorluğu ve pahalı olmasıdır. 32

42 Gravimetrik olarak kütle tayini yapılacak ise; rutin örneklem için cam elyaf filtrelerin kullanılması önerilmektedir. Kimyasal analizlerin gerekli olduğu durumlarda, diğer tip filtrelerin kullanılması (teflon, Nuclepore, kuartz gibi) önerilmektedir. Cam elyaf filtreler atomik emisyon spektroskopisi (AES) için kullanılabilir. Diğer kimyasal analizler için, filtre kağıdı içeriği safsızlıkların kontrol edilmesi gerekmektedir Boyut Seçici Örnek Girişi Olmayan Örneklem Sistemleri Yüksek Hacimli Örnekleyici Yöntemi Çevre havasındaki partiküler maddelerin toplanması için bilinen en iyi yöntem, yüksek hacimli örneklem yöntemidir. Yüksek hacimli örnekleyici, çok karmaşık olmayan tekniği ve dayanıklılığından dolayı hala kullanılmaktadır. Yüksek hacimli örnekleyici yönteminde, hava düşük dirençli filtrelerden (cam elyaf) geçirilir. Geçen hava miktarı 1,5 m 3 /dk (örneğin; filtresiz konumda 2000 m 3 /gün) dür. Örneklem girişi ve toplama filtresi boyutları kullanılan örnekleyici tipine göre değişir. Filtreler, kullanımdan önce ve sonra kararlı sıcaklık (20-25 C) ve nisbi nem (%40-45) koşullarında bekletilerek analitik terazi ile tartılmalıdır. Blank ve partikül yüklü filtreler, tartımdan önce, yukarıda belirtilen şartlarda en az 24 saat bekletilmelidir. Filtre kağıdı üzerinde biriken TAP kütle konsantrasyonu, filtre üzerindeki ağırlık fazlalığı ve toplam hava akışından hesaplanabilir. Bu yöntem 24 saatlik entegre ve 100 µm.e kadar olan TAP ölçümleri için uygulanabilir Orta / Düşük Hacimli Örnekleyici Yöntemleri Orta hacimli örnekleyici yönteminde, hava geçişi 100 l/dk (150 m 3 /gün) dır. Örneklem girişi ve filtre çapı yaklaşık 5 cm. dir. Örneklem etkinliği, rüzgar hızına kuvvetle bağlıdır. Örneklem etkinliği, µm. arasındaki partikül tutma aralığında rüzgar hızı ile monoton olarak azalır. Düşük hacimli örnekleyicide, günlük hava geçişi sadece birkaç ( 2) m 3 /gündür. Örneklenen düşük hacimden dolayı, gravimetrik deteksiyon limiti oldukça yüksektir (onlarca µg/m 3 ). Düşük hacimli örnekleyici yöntemi, mikro-terazi ve kontrollü sıcaklık ve nem koşullarının bulunmaması durumunda, gravimetrik uygulamalar için kullanılamaz; sadece partikül yüklü filtrelerin analizi amacına yönelik olarak kullanılabilir. Düşük hacimli örnekleyici yöntemi, metal ve ikincil aerosol analizleri için, bazı durumlarda, koyuluk ölçümleri için kullanılabilir Geniş Aralıklı Aerosol Sınıflandırıcı Yöntemi Avrupa Topluluğu (EC), TAPM in belirlenmesi için, özel çalışmalarda, geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcıların kullanılabileceğini belirtmiştir. 33

43 Geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcıları esas olarak, yüksek hacimli bir örnekleyicidir. Orijinal tasarımı, Burton ve Lundgren tarafından 1987' de yapılmıştır. Merkezi örneklem girişi çapı 60 cm. (Yüksek hacimli örnekleyicinin iki katı) dir ve 160 cm. çapında bir rüzgar siperi ile korunmaktadır. Örneklem akış hızı, 2500 m 3 /saat ( m 3 /gün, yüksek hacimli örnekleyicinin 25 katı) ve giren havanın hızı 2.3 m/s dir. Geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcı sistemi; 60 µm.nin üzerindeki partiküllerin, hızlı rüzgarlarda bile örneklenmesine izin veren tek sistemdir. Ölçüm aralıkları; 10, 20, 40 ve 60 µm. olan 4 tek aşamalı impaktör ve toplam partikül aşamasıdır. Havanın tamamı, izokinetik şartlarda (akış hızı m 3 /gün) merkezi örneklem girişinden alınır. Teorik üstünlüklerine rağmen, geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcının, özel uygulamalar için tasarlanmış bir cihaz olduğu unutulmamalıdır. Çevre havası şartlarında işçiliğin zor olması, boyutlarının büyük olması (geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcı bir treylere kurulur, elektrik harcaması 3 fazlı ve gürültü seviyesi oldukça yüksektir) gibi nedenlerle genel kullanımlar için uygun görülmemektedir Partikül Boyut Ayırımlı Örneklem Sistemleri Torakik partikül fraksiyonunu belirlemek için; yüksek hacimli ve orta hacimli örnekleyicilere uygun bir PM 10 girişi monte edilebilir. Düşük hacimli örnekleyici+pm 10 örnekleyicisinin birlikte kullanımı anlamsızdır; çünkü düşük hacimli örnekleyici, çapı 10 µm. den küçük olan partikülleri örnekler. İmpaktör ve siklonun birlikte kullanıldığı ticari ekipmanlar mevcuttur. Bunların özel örneklem girişleri birbirine uydurulmuştur. APM örneklenirken PM 10, çaplarına göre bir veya daha fazla fraksiyona ayrılır. Örneklem girişinin simetrik şekli nedeniyle, rüzgar hızı bağımlılığı bertaraf edilir. Her bir boyut fraksiyonu, belirlenen örneklem süresinde ayrı bir filtrenin üzerinde toplanır. Yöntem, 1-5 µg/m 3 ün üzerindeki konsantrasyonlardaki, PM 10 un 24 saatlik entegre ortalamalarının ölçülmesi için uygundur. İmpaktör tipi cihazlar, siklon tip cihazlara göre, kritik yüzeyler üzerinde daha az kirliliğe sebep olur. Böylece örneklem karekteristikleri, uzun örneklem periyotları sonunda hafifce kötüleşir Partikül Fraksiyon Tanımları ile Uyum Değişik örneklem yöntemlerinin, boyut ayırımlı örneklem performansları Tablo 3 de özetlenmiştir. 34

44 Tablo 3: Partikül boyut fraksiyonları için uygun örnekleyiciler ISO partikül boyut kategorileri Asılı partiküler madde (SPM) göstergesi Örnekleyici Toplam partiküller TAPM TAP Geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcı Yüksek Hacimli Örnekleyici Solunabilir fraksiyon (Üst solunum yollarında)!!!!!!!!!!-!!!!! Geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcı (<60 µm) Torakik fraksiyon (Boğaza kadar inen) PM Geniş aralıklı aerosol sınıflandırıcısı (<10 µm) 2. Yüksek hacimli örnekleyici + PM 10 girişi 3. Orta hacimli örnekleyici + PM 10 girişi 4. TEOM + PM 10 girişi 5. BAM + PM 10 girişi Solunabilir fraksiyon (Alt solunum yollarına kadar) PM 4, PM 2.5 (ince partiküller) Küçük karbonlu tozlar Orta hacimli örnekleyici + PM 2.5 girişi Işık Kırınımı (Nefhelometre) Düşük hacimli örnekleyici Düşük hacimli örnekleyici / Siyah duman 1.3 Analiz Sistemleri Partikül yüklü filtrelerin analizi; fiziksel ve kimyasal yöntemler kullanılarak gerçekleştirilir. Temel olarak 3 farklı tip analiz yapılır: 1. Örneklemin toplam kütlesinin tayini, 2. Toplanan partiküler maddenin boyut dağılımının karekterizasyonu, 3. Partikül fraksiyonlarının kimyasal analizleri. 35

45 1.3.1 Kütle Tayini Gravimetri Analitik Terazi Kullanılarak Gravimetri Bu kesikli bir işlemdir ve doğrudan gravimetrik anlamda hava kalitesi kriterleri verilir. Toplanan partiküler maddeye bağlı olarak, filtre net ağırlığının belirlenmesi için, filtreler örneklemden önce ve sonra analitik terazide tartılır. Blank ve partiküler madde yüklü filtreler; tartımdan önce, sıcaklık ve nemi kararlı hale gelinceye kadar desikatör ortamında bekletilir. Çevre havasındaki kütle konsantrasyonu; filtre üzerinde toplanan ilave kütlenin, standart sıcaklık ve basınç düzeltmeleri yapılan hacme bölünmesi ile hesaplanır. Manuel gravimetrik sistemde yoğun bir işçilik vardır. Eğer günlük örneklem yapılması planlanıyor ise, otomatik sistemlerin kullanılması göz önüne alınmaya değerdir TEOM (Tapered Element Oscillating Microbalance) Teknikleri Kullanılarak Gravimetri Partikül yüklü hava, salınımlı hollow tapered tüp üzerine kaplanmış bir filtre kartuşu içinden çekilir. Filtre üzerinde toplanan kütle artarken, tüpün doğal osilasyon (yüzlerce Hz) frekansı azalır. Kütle konsantrasyonu, partiküler maddenin kimyasal bileşimine bağımlı olmaksızın kütle ve frekans arasındaki direk ilişkiden ölçülür. TEOM çekici bir alternatiftir. Sürekli, anlık ve otomatik ölçüm yapma imkanını sağlar. Sakıncaları ise şunlardır: Başlangıç yatırım miktarı yüksektir, toplama filtrelerini sıkça değiştirmek gerekir (yüksek konsantrasyonlarda haftalık) ve sıcaklık kontrollu bir kabine ihtiyaç vardır. Bu tür cihazlar, saatlik ve günlük ölçümler için düşünülebilirse de, bunların rutin izlemede kullanılmaları için genel bir öneride bulunmadan önce, daha çok saha deneyimine ihtiyaç vardır Radyometri / ß Işını Absorbsiyonu APM nin ölçülmesinde en yaygın olarak kullanılan yöntemdir. Beta ışını absorbsiyonu ölçüm cihazı, beta ışınlarının absorbsiyonunun maddenin kütlesiyle orantılı olarak artması prensibini esas alarak çalışır. Bu prensibi esas alan monitörler, Beta-partikül Attenuation Monitors (BAM) olarak adlandırılır. Partiküller bir filtre kağıdı üzerinde toplanır ve üzerine ß ışınları gönderilir. Absorblanan beta ışını, toplanan partiküllerle orantılı olarak artar. Madde düşük enerji seviyelerinde ışınlanır ve ışınların bir kısmı absorblanır, bir kısmı yansır. Filtre kağıdı üzerinde toplanan partikül maddelerin beta ışınları tarafından ışınlanmasıyla, toplanan madde miktarı tayin edilir. Birim kütle başına ß- absorbsiyonu, mevcut numunedeki atomik oranına ve elementlerin kütle 36

46 numarasına bağlıdır. Bu oran, bütün elementler (H ve Pb hariç) için daima sabittir ( arası). Zira, ß tekniği, toplanan partiküllerin kimyasal yapısına çok az bağımlıdır. Dış ortam ß sonuçlarının, periyodik olarak kalibre edilmeleri gerekir ve bu amaç için TEOM'un kullanışlı olabileceği düşünülebilir. Şekil 1: ß ışını absorbsiyon yöntemi akış şeması ß yöntemi; sürekli, on-line veri temini, otomatik ve pratik olması nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktadır. Geçen beta ışınının yoğunluğu ile partiküler madde miktarı arasında, aşağıdaki eşitlikle, bağıntı kurulur. I=Io (-um/xm) I: Filtre ve partiküller üzerinden geçen beta ışını yoğunluğu Io: Sadece filtre üzerinden geçen beta ışını yoğunluğu um: Kütle absorbsiyon sabiti (cm 2 /gr) Xm: Partiküler maddenin kütlesi Bu eşitlikten APM nin kütlesi: Xm=1/um ln(io/i) olarak hesaplanır. APM nin konsantrasyonu da; C = S/V Xm 10 3 = (S/V) (1/um) ln(io/i) 10 3 olarak hesaplanır. Burada; 37

47 C: APM nin konsantrasyonu (mg/m 3 ) S: Toplama yüzeyi (cm 2 ) V: Geçen hava hacmi (m 3 ) Reflektometri / Siyah Duman Partikül yüklü filtrelerin gözlenen koyuluğu, çevre havası aerosolünün toplam grafitik karbon içeriğinin ölçümü olarak yorumlanır. Koyuluk, bir blankten (R 0 ) ve partikül yüklü filtreden (R) geçirilen beyaz ışığın reflektansının karşılaştırılması ile belirlenir. Yansıyan ışın, filtre yüzeyindeki partikül üzerinden iki defa geçer ki; Ln (R/R 0 ) = 2 Ln (I/I 0 ) dir. Burada I 0 beyaz ışığın şiddeti ve I partikül tabakasından geçen ışının şiddetidir. Pratikte, partiküller, filtre ortamı içine, filtre tipi ve yüzey hızına bağlı olarak nüfuz ederler. Bu yansımayı arttırır ve geçişi azaltır. Bundan dolayı, OECD kalibrasyonu sadece Whatman #1 filtre kağıdı ve/veya cam elyaf filtreleri için verilmiştir (klasik OECD metodunda önerildiği gibi). Sadece bu şartlar altında, OECD kalibrasyon eğrisini, standart siyah duman eşdeğer µg/m 3 olarak koyuluğa çevirmek, uygulamayı anlamlı hale getirir. Siyah duman yöntemi, sadece evsel ısınma amacıyla kömür yakılan durumlarda, kömürün tam yanmaması sonucu oluşan karbon partikülleri için anlamlıdır. Siyah duman yöntemi, düşük maliyeti ve karmaşık olmayan işletim koşulları nedeniyle halen kullanılmaktadır. Bu nedenle, siyah duman ölçümleri ile çok geniş bir epidemiyolojik veri seti oluşturulmuştur. Siyah duman ölçümünün, uygun bir gravimetrik yöntem ile değiştirilmesi düşünüldüğünde, veri setinin devamlılığından emin olmak için seçilen yeni kütle ölçüm yöntemi ile en az bir yıl paralel olarak çalışmaya devam edilmelidir Nefhelometri / Işık kırınımı Genel olarak çevre havası aerosollerinin 0.1 ile 3 µm (~ PM 2.5 ) aralığındaki ölçümü için, toplam ışık kırınımı yöntemi kullanılır. Bu yöntem, absorbe olmayan beyaz partiküllerin, özellikle ikincil aerosoller (sülfat+nitrat+ amonyum) için üstün bir yöntemdir. Kırılan ışığın, gravimetrik kütle konsantrasyonlarına dönüştürülmesinde, siyah duman yönteminde olduğu gibi aynı mahzurlar vardır. Nisbi nemin %70 veya daha fazla olması halinde, partikül boyutları büyüyecek ve sonuçların hatalı çıkmasına sebep olacaktır. Bundan dolayı, nisbi nemin yüksek olması durumunda, tahmin edilenden önemli derecede büyük değerler gözlenmiştir. Çoğu cihazda bu problem, dahili bir ısıtıcı kullanılarak çözülmüştür. Bu yöntem, kütle ölçümü için uygun olmamasına rağmen görüş mesafesinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalarda önemli uygulamaları bulunmaktadır. 38

48 Piezoelektrik terazi yöntemi Partiküllerin yapışmasıyla bir quartzın frekansındaki düşüşten, kütle konsantrasyonu olarak elde edilir. Bu metodun avantajı çok hassas olmasıdır. Piezoelektrik terazi sistemi, tek parça emme mekanizması, APM nin toplama ve tayin aygıtı, yıkama mekanizması, yüksek voltaj devresi, işlem kontrol birimi v.b.den oluşur. Şekil 2: Piezoelektrik terazi yöntemi şeması Partiküler Maddelerin Kimyasal ve Fiziksel Karakterizasyonu Bir filtre üzerinde toplanan partiküler maddelerin fiziksel ve kimyasal analizi, metaller (kurşun gibi) veya özel kirleticiler (BaP gibi) gibi özel parametreleri belirlemek için yapılır. Bu bileşimsel karakterizasyon, farklı TAP kaynaklarının dağılımının araştırılması kadar, potansiyel çevre ve sağlık etkilerinin değerlendirilmesi için de önemlidir. Uçucu olmayan hava kirliliği bileşenlerinin değişik örneklerinin geriye dönük olarak araştırılması için, filtreler bir örnek bankasında muhafaza edilerek de kullanılabilir. Genellikle çok elemanlı teknikler, mesela X ışını fluoresans (XRF), Nötron aktivasyon analizleri (NAA), indüklenmiş partikül X ışını emisyonu (PIXE) ve indüklü çiftli plazma atomik emisyon spektrometri (ICP-AES), partiküllerin daha karmaşık kimyasal karekterizasyonunun elde edilmesi için kullanılabilir. Filtrelerden elde edilen analiz sonuçlarının yorumlanmasında, azami dikkat gösterilmelidir. Filtre üzerindeki iyonların spektrumu, havadaki iyonları temsil etmeyebilir ve örneklem sırasındaki kimyasal reaksiyonlardan etkilenmiş olabilir. Bu etkileşimler; sülfat etkileşimini bertaraf etmek, asit partiküllerinin nötralizasyonu ve amonyum tuzlarının buharlaşmasını engellemek için, denuder kullanımı ile sınırlandırılabilir. Toplanan partiküllerin bileşimini belirlemek için, geniş çapta fiziksel ve kimyasal teknikler kullanılabilir. Kimyasal teknikler temel olarak, geniş hacim örneklerindeki metaller ve iyon grupları gibi fonksiyonel varlıkların tayini için kullanılır. Fiziksel teknikler ise, tek partiküllerin incelenmesi ve elementel moleküler / kristal bileşimini belirlemek için kullanılır. Yaygın olarak kullanılan teknikler aşağıdaki bölümlerde açıklanmıştır. 39

49 Partikül Morfolojisi 1. Bir kural olarak, kaba partiküllerin (toprak tozu, lastik tozu, polen, pudra ve insanlar tarafından oluşturulan mineral lifleri gibi lifli aerosoller) analizi için basit bir mikroskop kullanılır µm den küçük partiküllerin (sigara dumanı, asbest gibi) daha detaylı morfolojik analizleri ve elementel analizler için elektron misroskobu kullanılır Elementel Analizler İçin Analitik Teknikler Geçen otuz yıl boyunca, atmosferdeki eser elementlerin tayinine yönelik ilgi artmıştır. Bu ilgi, çevre-sağlık ilişkileri, epidemiyolojik çalışmalar, görüş mesafesinin azalması, yasal düzenlemelere uygunluk ve atmosferik taşınım çalışmaları gibi konuları içerir. Partiküler madde içeriği eser elementlerin tayininde, esas olarak yedi teknik kullanılması mümkündür. 1. X-ray Fluorescence (XRF) 2. Nötron Aktivasyon Analizi (NAA) 3. Particle Induced X-ray Emission 4. Atomic Absorption Spectrometry (AAS) 5. Inductively Coupled Plasma Atomic Emission Spectrometry (ICP-AES) 6. Inductively Coupled Plasma Mass Spectrometry (ICP-MS) 7. Ion Chromatography (IC) Temel özellikler aşağıda özetlenmiştir. İlk üç teknik çok elementli, numunenin parçalanmasını gerektirmeyen, nükleer ve/veya atomik esaslı ve dünyanın her yerinde yıllardan beri büyük ölçüde kullanılan tekniklerdir. Mesela XRF, yüksek enerjili X ışınları ve karakteristik UV fluoresansının analiziyle örneklerin uyarılması ile yapılır. Bir kural olarak; XRF, silisyumdan kurşuna kadar eser elementlerin (Pb, Zn, Ca, Si gibi) tayinini mümkün kılar. 4-6 yöntemleri numunenin parçalanmasını gerektirir. ICP-AES, ve ICP-MS de ayrıca çok elementlidir. AAS'de genellikle tek element tayinleri mümkündür. AES de analiz, numune sıcak alevde atomlarına ayrıldığında, açığa çıkan karakteristik görünür ışık floresansı kullanılarak yapılır. Eser elementlerin çoğu tayin edilebilir. Bu teknik özel yıkama yolu ile uzaklaştırma işlemini gerektirmektedir. AAS AES ye analogdur, ancak analiz karekteristik görünür ışığın absorbsiyonu ile yapılır. Genel olarak AAS'in alev ve grafit fırın olmak üzere iki alternatifi vardır. Bu yöntem, esas olarak tek metal tayini için uygun olmasına rağmen, aynı anda bir element analizi yapılırken 4-5 element için birlikte kullanılır. İyon kromatografi yöntemi, anyonların [ S-bileşikleri, (NO 3 ) -, (Cl), (Br) -, (F) -, (I) -, (HPO 4 ) -2, (BrO 3 ) -, karboksil (COOH) - gibi ] ve katyonların [ (NH 4 ) +, (Na) +, (K) +, (Ca) +2, (Mg) +2 gibi ] ppb den daha düşük konsantrasyonlarının tayini için geniş ölçüde kullanılabilir. Bu yöntem genellikle, halojenler, kükürt bileşikleri, (NH 4 ) + ve (NO 3 ) - tayinleri için kullanılırken, partiküler madde içeriği ağır metal analizi 40

50 için düşünülmez. AES veya AAS' de olduğu gibi, IC tekniğinde de numunenin parçalanması için özel bir işleme ihtiyaç vardır. Genelde, toplanan hava kaynaklı partiküler maddelerin kütlesinin az olması nedeniyle, numunenin parçalanmasını gerektirmeyen nükleer esaslı teknikler (XRF, NAA, ve PIXE), filtrelerin çözünme ihtiyacı olmaması ve pek çok element için hassasiyetinden dolayı elementlerin çoğu için çok uygundur. Ancak, ICP- AES, ICP-MS ve AAS yöntemleri, yağmur ve kar suyu analizleri için tercih edilirler. ICP-AES, ICP-MS ve NAA, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Benzer şekilde, AAS teknikleri de geniş çapta kullanılmakta olup hava kaynaklı partiküler maddelerin analizi için hızlı bir yöntemdir. Tersine olarak, gelişmekte olan ülkelerin çoğunda, ICP-AES ve ICP- MS daha az yaygındır Organik Bileşikler İçin Analitik Teknikler Hava kalitesi çalışmalarında, organik bileşiklere de ilgi artmasına rağmen, bu bileşiklerin araştırılmaları hala rutin olmaktan uzaktır. Yüksek molekül ağırlıkları ve düşük çözünürlüklerinin bir sonucu olarak, hem alifatik hidrokarbonlar (Ahs) (uzun zincirli), hem de polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAHs) (halka yapılı), atmosferik partiküllerle birleştirilmektedir. Partiküler maddeler, yüksek hacimli örnekleyiciler kullanılarak cam elyaf filtreler üzerinde toplanabilir. Analizlere yönelik özet bilgiler aşağıda verilmektedir: 1. Metilen klorür kullanılarak bir soxhelet cihazında, cam elyaf filtrelerden ekstraksiyon. 2. Ekstraktın, bir döner evaporatörde kurutularak konsantre edilmesi ve hekzan içinde toplanması (1 ml). 3. Ekstraktın, bir silika veya alumina kolonda saflaştırılması. İki fraksiyon elde edilmesi. I - Fraksiyon A (polar olmayan) alifatik hidrokarbonları ihtiva eder. Önce hekzanla yıkanarak uzaklaştırılır. II - Fraksiyon B (polar) PAHs ları ihtiva eder. Hekzan ve metilen klorürle yıkanarak uzaklaştırılır. 4. Her iki fraksiyon da gaz kromatografisinde kapiler kolonla analiz edilir ve kütle spektrometresi kullanılarak bileşiklerin cinsleri tayin edilir. 41

51 2. KALİTE GÜVENİLİRLİĞİ Kalite güvenilirliği, ölçümlerin istenen güvenlik seviyesinde belirlenen standartları karşılayacak şekilde yapıldığını kanıtlayan bir faaliyetler sistemidir. Kalite güvenilirliği programı, sadece standart kalite kontrol prosedürlerini içermez. Ölçümün belli doğruluk ve kesinlikte yapılmasını sağlayan prosedürleri, izleme amaçlarının tanımı, izleme ağı tasarımı, yönetim yapısı, cihaz seçimi, eleman eğitimi, denetim gibi konuları da kapsar. Uygun bir kalite güvenilirliği, izleme ağı içinde ve farklı izleme ağları arasında karşılaştırılabilir, birbiriyle uyumlu harmonize edilmiş verilerin sağlanması demektir. Kalite güvenilirliği programı, farklı cihazlardan elde edilen sonuçların kabul edilebilir aralıkta olmasını, laboratuvarlar arası farklılıkların minimum düzeyde olmasını sağlar. 2.1 Kalite Güvenilirliği Programının İşletimsel Özellikleri Bir kalite güvenilirliği planının hazırlanmasında ilk adım, Bölüm 1.1 de tartışılan tüm izleme amaçlarının oluşturulması ve bunlardan gerekli veri kalitesi amaçlarının türetilmesi olmalıdır. Veri kalitesi amaçları, bir çalışmayı tasarlarken kabul edilebilir belirsizlik seviyesini de içeren gerçek spesifikasyonlardır. Veri kalitesi amaçlarının tanımı, kalite güvenilirlik programının işletimsel özellikleri aşağıda verilmektedir: İzleme ağı tasarımı Ölçüm yerinin seçimi Ekipman seçimi Ölçüm yeri alt yapısı ve rutin işletme Ekipmanın kalibrasyon ve bakımı Verilerin incelenmesi ve değerlendirme 2.2 İzleme Ağı Tasarımı İzleme ağı tasarımı, izleme noktalarının sayısı ve dağılımı ile örneklem zaman dağılımının belirlenmesi ile gündeme gelir. İzleme ağı tasarımı, ölçüm amaçlarına ve kirleticilerin dağılımına bağlıdır. Genel kriterler:!"etkilenen nüfus (sağlık yönünden)!"etkilenen çevre!"apm probleminin coğrafik ölçeği!"kaynaklar ve emisyonlar!"meteoroloji / topoğrafi (dağılma koşulları) 42

52 Asılı partiküler maddelerin rutin olarak izlenmesi için belirli önerilerde bulunulabilir: Rutin izleme çalışmaları için; ölçüm yerleri endüstriyel, yerleşim, ticari, şehir merkezi gibi mevcut kentsel çevre sınıflandırmalarına göre şehir içinde temsili olarak belirlenmelidir. Şehir dışındaki kirletici kaynaklarının katkısını belirlemek için, seçimde hakim rüzgar yönü de dikkate alınmalıdır. Kaba partikül fraksiyonlarının örneklemi için, kurşun ergiticiler, çimento gibi lokal kaynaklardan oluşan hava kalitesi etkilerini belirlemek üzere hedef oryante sitlerin belirlenmesi uygun olabilir. Zamana bağlı örneklem için aşağıdaki öneriler getirilebilir: 24 saatlik ortalama konsantrasyonlar ölçülmelidir. Mevsimsel değişimleri belirlemek ve yıllık temsili ortalama değerlerini elde etmek üzere izleme faaliyetlerinin yıl boyunca yapılması önerilmektedir. Yıllık ortalama değerlerle karşılaştırma yapmayı sağlamak üzere her gün örneklem yapılması gerekmez (Ek 2). Minimum gereksinim, en az 6 günde bir veya değişim fazla ise daha sık yapılması önerilir. Epizot koşullarında gerekli olmasına rağmen, saatlik bazda rutin izleme yapılmasına gerek yoktur. 2.3 Ölçüm Noktasının Seçimi Lokasyon tipi belirlendikten sonra, gerçek ölçüm noktalarının seçimi için pek çok faktör dikkate alınmalıdır. Örneğin, kabul edilebilirlik, ekipmanın emniyeti, alt yapının hazırlanması (elektrik, telefon vb.) İlave olarak, izleme noktası istasyon çevresindeki alanı temsil etmelidir. Minimum olarak, aşağıda verilen temel kurallar karşılanmalıdır: Örneklem borusu çevresinde, örneklem cihazı çevresindeki hava akışını etkileyen engellerden uzak sınırsız bir akış olmalıdır (binalardan, balkonlardan, ağaçlardan bir kaç metre uzaklık gibi). Genel olarak, örneklem girişi, yer seviyesinden metre yükseklikte olmalıdır. Yoğun trafik koşullarında potansiyel insan maruziyetinin belirlenmesi için 1.5 metre yükseklikte olması tercih edilir. Ancak, pratik sebeplerle (cihaza verilebilecek zarar riskine karşı korunma gibi) genellikle yer seviyesinden 2.5 metre yükseklik kabul edilebilir. Maksimum yükseklik 4 metre olarak önerilir. Ancak bazı durumlarda 8 metreye kadar yükseklik gerekli olabilir. 43

53 Örnek girişi, hava kirliliği dumanlarından etkileşimi önlemek için kaynakların çok yakın çevresine yerleştirilmemelidir. Hortum çıkışı, filtrelenmiş olan havanın örnekleyici girişinden yeniden sirkülasyonunu önlemek için en az 3 metre uzakta olmalıdır. Örneklem noktası seçim prosedürleri, dokümente edilmelidir. Ayrıntılı harita ile beraber alan çevresine ait fotoğraflar bulunmalıdır. Seçim kriterlerinin geçerliliğini kontrol etmek için ölçüm noktaları düzenli aralıklarla yeniden gözden geçirilmelidir. 2.4 İzleme İstasyonu Tasarımı Yüksek hacimli örnekleyici gibi manual partikül örnekleyicileri açık havada yerleştirilir. BAM ve TEOM (ve siyah duman örnekleyicileri) ise özel koruyucuların içine yerleştirilir ve dış ortam havası bir örneklem hortumu aracılığı ile içeri çekilir. Örnek hattında su yoğunlaşması ve görünür partikül birikimi olmamalıdır. Karşılaştırılabilir hava kirliliği verilerini üretmek üzere, izleme istasyonları kurulur. Hava giriş sistemi, dikey yüzeylerden (duvar gibi) en az 1 metre uzaklıkta ve yatay yüzeyden (yer seviyesi) >2 metre olmalıdır. Örneklem borusu yüksek sıcaklık, güneş ışınları, yağmur, yüksek rüzgar hızı gibi dış hava koşullarından korunmalıdır. 2.5 Ekipman Seçimi Ekipman seçimi için temel prensipler, Bölüm I de özetlenmiştir. Genel olarak, belirlenen izleme amaçlarını karşılayan en düşük maliyetli cihaz seçilmelidir. Partikül izlenmesi için kullanılan cihaz tipleri Bölüm II de verilmiştir. Genel bir kural olarak, kabul görmüş ve güvenilir ölçüm yöntemleri ve cihazları kullanılmalıdır. (Örneğin, ISO, US EPA, TÜV ve eşdeğeri kuruluşlar gibi.) Yeni metodolojilerin geçerlilikleri, mevcut yöntemlere karşı kontrol edilmelidir. 2.6 Ölçüm Noktası Alt yapısı ve Rutin İşletme Rutin işletme sırasında gözlenecek genel prensipler Bölüm I de özetlenmiştir. Örneklem konfigürasyonu; ölçülen partiküler madde konsantrasyonu ve dağılımının örneklem noktasındaki partikül konsantrasyonu ve dağılımını doğru olarak temsil edebilecek şekilde tasarlanmalıdır. Veri bütünlüğünü sağlamak ve toplanan veri miktarını arttırmak için çeşitli operasyonlar gerekir. (2.7 ye bakınız) Genel olarak, istasyonlar belirlenmiş zaman aralıkları içinde rutin olarak ziyaret edilmelidir. Her istasyon ziyaretinden 44

54 sonra geniş kapsamlı kalibrasyon kayıtları ve cihaz kontrol listesi oluşturulmalıdır. İşletmeye yönelik olarak gerçekleştirilen çalışmalar, kağıt üzerine dökülmelidir. Kalite kontrol prosedürleri, kullanılan örneklem yöntemi (cihaz ve filtre kağıdı tipi gibi), akış kontrol prosedürleri, analiz yöntemi, kalibrasyon prosedürleri (sıfır ve span), hatalara karşı uygulanan işlemler, bakım prosedürleri, örneklem ve ölçüm değerinin okunması, rapor oluşturma prosedürleri, seçilen referans yöntem ile yapılan paralel ölçüm raporlarını içermelidir. 2.7 Ekipman Kalibrasyonu ve Bakımı Uygun bakım prosedürlerinin önemi göz ardı edilemez. Bir cihaz, ancak sahada uzun süreli ve başarılı bir şekilde çalıştırılması durumunda geçerlidir. Sarf malzemelerinin değiştirilmesi, rutin kontroller vb. gibi cihaz üretici firması tarafından önerilen tüm kontroller için bir bakım tablosu oluşturulmalıdır. Doğru ve yeniden üretilebilir hava kalitesi verilerinin elde edilebilmesi için, ekipmanın uygun bir şekilde kalibre edilmesi gerekir. Partikül örneklem cihazının, bilinen miktarda partikül karışımının örneklem girişinden geçirilmesi suretiyle kalibre edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, kalite kontrol / kalite güvenilirliği prosedürleri; akış hızının ölçülmesi ve karşılaştırılabilirlik çalışmalarına odaklanmaktadır. İdeal olarak, akış hızı kontrol denetimleri, koşullar uygun ise, yılda 2-4 kez yapılmalıdır. Problemleri ortaya çıkarmak üzere, periyodik olarak farklı cihazların birarada çalıştırılması önerilir. Referans eşdeğeri prosedürler kullanılarak saha karşılaştırmaları yapılmalıdır. TEOM analizörleri, akış hızı testinden bağımsız olarak ve bilinen kütleli filtreler kullanarak cihazın doğrulanması ile karşılaştırılabilir. 3. ÖNERİLER 3.1 Genel 1. Nüfusu yoğun olan şehirlerde partiküler madde izlenmesi teşvik edilmelidir. 2. Partiküler madde izlenmesi için gerekli minimum ihtiyaç, Dünya Sağlık Örgütü günlük ve yıllık rehber değerleri ile karşılaştırılmasıdır. 3. Partiküler madde konsantrasyonlarının, sağlık etkilerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar için ölçülmesi düşünülüyor ise, ayrıca kükürt dioksit ölçümleri ile birlikte yapılmalıdır. 45

55 3.2 Boyut Fraksiyonu 4. Kurşun, çevresel etki ve kaynak belirleme çalışmaları gibi belli kimyasal bileşenlerin sağlık etkilerini belirlemek için, TAP izlenmelidir. 5. Genel olarak, boğaz fraksiyonu (PM 10 ), sağlık etkilerinin belirlenmesi için izlenmelidir. 3.3 Şehirler İçindeki Örneklem 6. Lokal kaynakların hava kalitesi üzerindeki etkilerini belirlemek üzere; kaba partikül fraksiyonlarının örneklemi için, kurşun ergiticiler, çimento fabrikaları gibi hedef oryante ölçüm noktalarının seçilmesi uygun olacaktır. 3.4 Örneklem Süresi saatlik ortalama konsantrasyonlar ölçülmelidir. 8. Mevsimsel değişimleri belirlemek için ve temsili yıllık ortalamaların elde edilebilmesi için yıl boyunca izleme yapılması önerilir. 9. Yıllık ortalama rehberler ile karşılaştırma yapmak üzere her gün örneklem yapılması gerekmez. Minimum gereksinim, en azından 6 günde bir veya standart sapmaların büyük olması durumunda daha sık örneklem yapılması gerekebilir. 10.Bir yıl boyunca maksimum günlük değer ve günlük ortalamaların % 98 i gerekiyor ve kriterler ile karşılaştırılıyorsa, hergün örneklem yapılması gerekir. Lokal toplum üzerinde epidemiyolojik çalışmalar yapılıyorsa veya hava kirliliği epizodu sırasında gerekli olacak rutin izleme gereksinimi nedeniyle günlük örneklem gerekir. 11.Rutin izleme çalışmaları için saatlik bazda veri elde edilmesine gerek yoktur. 46

56 ! BÖLÜM: III HAVA KALİTESİ ÖLÇÜMLERİ İÇİN PASİF VE AKTİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ 47

57 48

58 A. PASİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ Çeşitli gazlar için kullanılan pasif örnekleyiciler; gaz veya buhar halindeki kirletici numunelerini, atmosferde statik bir tabaka içinden difüzyon veya bir membran içinden permeasyon gibi fiziksel bir işlemle, atmosferden hız kontrollu olarak alabilen cihaz olarak tanımlanır. Ancak burada, havanın örnekleyici içinden aktif bir hareketle geçmesi gerekmez. Modern pasif örneklem yöntemleri; kurşun peroksit mumu yöntemi, Liesegang yöntemi veya Fukui yöntemi gibi difüzyon yolu olmaksızın doğrudan havaya maruz bırakılan absoblama yüzeylerini içeren daha önce kullanılan pasif örneklem yöntemlerinden ayrılmalıdır. Bu ölçüm sonuçları, meteorolojik koşullara kuvvetle bağlıdır. Modern anlamda difüzyon tipi pasif örnekleyiciler, Palmes ve Gunnnison tarafından; permeasyon / difüzyon tipi örnekleyiciler ise Reiszner ve West tarafından geliştirilmiştir. 1. PASİF ÖRNEKLEYİCİLERİN GENEL PRENSİPLERİ Pasif örnekleyiciler genel olarak, bir ucu açık tüp tipli (Palmes tüpü olarak adlandırılır) veya açık ucu membran filtre veya bir rüzgar siperi ile korunmuş daha kısa plaka tipi bir yapıdadır (Şekil 3). Diğer taraftaki kapalı uçta ise çeşitli gazların izlenebilmesi için uygun bir absorblayıcı bulunur. Şekil 3: Tüp ve plaka tipi örnekleyiciler Difüzyon tipi örnekleyicilerin temel prensibi; gaz moleküllerinin, yüksek konsantrasyon bölgesinden (örnekleyicinin açık ucu), düşük konsantrasyon bölgesine (örnekleyicinin sonundaki absorblayıcı) difüze olmasıdır. Gaz moleküllerinin hareketi, Fick kanunları ile düzenlenmiştir. (1), (2). Akış, konsantrasyon değişimi ile orantılıdır. dc J= - D 12 dz (1) 49

59 Burada, J = z yönünde birim alanda (1) den (2) ye geçen gaz akışı (µg/m 2 s) c = gaz(2) deki gaz(1) konsantrasyonu ( µg/m 3 ) z = difüzyon yolunun uzunluğu (m) D 12 = gaz(2) deki gaz(1) in moleküler difüzyon katsayısı (m 2 /s ) Silindirin absorblayıcı yüzeyi alanı a (m 2 ) ve uzunluk l (m) olduğunda, tüp boyunca t saniyede transfer olan gaz miktarı Q(µg), şu eşitlikle verilmiştir. Q = ( C C ) D l at (2) Burada C 0 ve C 1 tüpün her iki ucundaki gaz konsantrasyonudur. Bir difüzyon tüpünde, gaz (1) konsantrasyonu, tüpün (C 0 = sıfır gibi) bir ucundaki etkili bir absorblayıcı tarafından sıfırda tutulur. Maruziyet boyunca tüpün açık ucundaki gazın (1) ortalama konsantrasyonu C 1 dir. Buradan: C = Ql D at 12 (3) İzlenecek gaz için difüzyon katsayısı belirlenmeli veya literatürden temin edilmelidir. Tüpün alanı ve uzunluğu ölçülerek bulunur. Özellikle plaka tipi örnekleyicilere (3) nolu eşitlik doğrudan uygulanamaz, çünkü etkin difüzyon hızı, rüzgar siperi ile etkilenmektedir (C 0 >0). Bunun yerine, her bir örnekleyici tasarımı için, kontrollü test ortamları kullanılarak veya doğru bir aktif örneklem yöntemiyle karşılaştırılarak ayrı bir ampirik faktör bulunmalıdır. Analit konsantrasyonu aşağıdaki formül kullanılarak hesaplanır. C = Ql Deat (4) Burada D e = Ampirik difüzyon katsayısıdır (m 2 /s ). Pasif örnekleyicilerin, örneklem hızı aşağıda verilen formül kullanılarak hesaplanabilir ve saniyede örneklenen hava ml. olarak ifade edilir. SR = D 12 a (5) l Bu pasif örnekleyicilerin örneklem hızlarının, aktif örnekleyicilerle doğrudan karşılaştırılmasını mümkün kılar. 50

60 1.1 Pasif Örnekleyicilerin Geçerliliğinin Onaylanması Pasif örnekleyiciler, otomatik monitörler ve aktif örnekleyicilerde olduğu gibi, örnek hattından ziyade, doğrudan atmosferde izleme yapar. Yöntemin en büyük avantajı budur. Bir bina veya koruma siperine ihtiyaç duymaz. Örnekleyici; sokaktaki elektrik direği veya yol levhasının uygun bir yerine kolayca tutturulabilir. Bununla birlikte, dışarıya yerleştirildiği için, çevreden gelecek tüm etkilere maruz kalacaktır. Dolayısıyla bu etkilerin, ölçümün doğruluğu üzerindeki etkisi kontrol edilmelidir. Bu bölümde, bütün pasif örnekleyicileri etkileyebilecek muhtemel çevre etkileri üzerinde durulacaktır Sıcaklık, Basınç, Nem ve Güneş Işığının Etkileri İdeal teorik şartlar altında, sıcaklık ve basıncın difüzyon katsayısı üzerindeki etkileri Palmes ve arkadaşları tarafından tartışılmıştır (1976). Eğer gaz konsantrasyonu, standart sıcaklık ve basınçta µg/m 3 olarak ifade edilmişse, basınçtaki farklara bağlı bir etki olmayacak, ancak sadece sıcaklıktan dolayı küçük bir etki söz konusu olacaktır. 25 C da, örneğin, 5 C, karışma oranı üzerinde sadece %0.8 lik bir farka sebep olacaktır. Pratikte, sıcaklıktaki değişimler genel olarak küçüktür ve ılıman iklimlerde ihmal edilebilir. Yüksek örneklem hızlı örnekleyicilerde, örneğin, plaka tipi gibi örnekleyiciler için, sıcaklık etkisinin üzerinde durulması gerektiğine dair göstergeler vardır. Bazı durumlarda, rölatif olarak absorbsiyon prosesi düşük olduğunda, pasif örnekleyicinin örneklem hızı, sadece örnekleyici içinden havanın geçişi ile örneklenen gazın difüzyonu ile değil, aynı zamanda, toplama ortamındaki gazın absorbsiyonu ile de tayin edilir. Fick Difüzyon Kanunu'ndan hesaplanan değerle karşılaştırıldığında; örneklem hızında azalmaya, sıcaklık ve nem etkisinde artışa yol açar. Zira bu faktörler absorbsiyon prosesi üzerinde, difüzyondan çok daha hassastır. Yarı saydam malzemeden yapılmış örnekleyicilerin cevabında, güneş ışığı yoğunluğundan etkilendiğine dair bazı göstergeler vardır. Bu durum muhtemelen, absorbsiyon ürünlerinin fotokimyasal bozunmasından ileri gelmektedir. Bu muhtemel etkilerin daha detaylı olarak araştırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır Rüzgar Hızının Etkisi Düşük rüzgar hızlarında, örnekleyici yüzeyindeki hava, izlenen gazı tüketebilir. Bu da, gaz moleküllerinin moleküler difüzyon ile örnekleyici yüzeyine taşındığı laminar sınır tabakası derinliğinde artışa sebep olur. Rüzgar hızının artmasıyla tabaka daha incelir. Bu durum, starvation effect olarak adlandırılır. Starvation effect ten dolayı, örneklenen gazın difüzyon yolunun uzunluğu, örnekleyici uzunluğunun artması ile eşdeğerdir ve böylece sonuçlar, ölçülen 51

61 konsantrasyonların altında bulunur. 0 m/s. ye yakın hızlarda, örnekleyici tarafından toplanan analit kütlesindeki azalma, %30 kadar yüksek olabilir. Starvation etkisi, örnekleyicinin dış ortamda serbest sirkülasyonlu bir alana yerleştirilmesiyle ihmal edilebilir. Yüksek örneklem hızına sahip plaka tipi örnekleyiciler, starvation etkisi için daha şüphelidir (Şekil 4). Yüksek rüzgar hızlarında, örnekleyici içindeki türbülans, moleküler difüzyonla oluşan etkin uzunluğun kısalmasına ve sonuçta konsantrasyonların daha yüksek olarak tahmin edilmesine yol açabilir. Prensip olarak, sadece ucu açık olan örnekleyiciler bu etkiye daha açıktırlar ve bu etki tüplerin uygun bir şekilde tasarlanması ile azaltılabilir. Örneğin; rüzgarın etkisini en aza indirebilmek için, uzunluğun çapa oranı daha fazla olan tüpler kullanılabilir. Bu, örneklem girişinin yavaş olmasına sebep olur. Eğer yüksek toplama hızı gerekiyorsa, açık uçta çok küçük gözenekli membran siper ile rüzgardan korunmuş kısa geniş plaka tipi tüpler kullanılabilir. Örneklenen gazın etkilenmemesi için inert materyalden yapılmış bir membran seçimine dikkat gösterilmelidir. Şekil 4: Düşük rüzgar hızlarında (starvation etkisi) yüksek örneklem akışlı pasif örnekleyiciler üzerine rüzgar hızının etkisi Rüzgar yönüne bağlı herhangi bir etkiden kaçınmak için, örnekleyiciler, açık ucu aşağıya gelecek şekilde dikey monte edilmelidir (iki yüzeyli tasarımlar hariç). 1.2 Seçilen Kirleticiler İçin Pasif Örnekleyiciler Farklı gaz kirleticileri için, uygun örnekleyiciler bulunmaktadır. Bunlar Tablo 4 de özetlenmiş ve takibeden bölümlerde tartışılmıştır. Pasif örnekleyiciler, diğerlerinin yanısıra, NH 3, HNO 3, Cl 2, formaldehit, ve asetik asit için de geliştirilmiştir. 52

62 1.2.1 Azot Dioksit Azot dioksit için geniş çapta kullanılan pasif örnekleyici, Palmes tüpü olarak adlandırılan ve absorblayıcı olarak trietanolamin (TEA) in kullanıldığı difüzyon tipi örnekleyicidir. Bu tüpler, kentsel ve kırsal alan ölçüm çalışmalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Paslanmaz çelik gözenekli diskler, tüpün birleştirilmeden önce TEA ve aseton çözeltilerine daldırılarak veya birleştirilmiş tüpün içine bu çözeltiden az miktarda enjekte edilmek suretiyle, absorblayıcı çözelti ile impregne edilir. Bu işlemler yapılırken, atmosferde NO 2 den gelebilecek kontaminasyona çok dikkat gösterilmeli, işlemler temiz bir ortamda yapılmalıdır. Tüpün açık ucu kapatılmalı ve maruziyetten önce dikkatli bir şekilde muhafaza edilmelidir. Tüpler maruziyetten sonra, ortofosforik asit, N-(1-naftil)-etilendiamin dihidroklorür (NEDA) çözeltisi içine sülfanilamid çözeltisi ilave edilerek azo boyasına dönüştürülür ve 540 nm.de spektrofotometrede analiz edilir. Spektrofotometre, standart nitrit çözeltilerine karşı kalibre edilir ve toplam NO 2, nitrit (NO 2 - ) olarak tayin edilir. NO 2 difüzyon tüpleri alt deteksiyon limitinin yaklaşık 200 ppb h olduğu belirlenmiştir. Bu da kentsel alan ölçümleri için yeterlidir. Dış ortam rüzgar şartlarından ve çevre sıcaklığından etkilenmez. Atkins ve diğer araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalarda, difüzyon tüpleri ve kimyasal ışıma (chemiluminescence) prensipli monitörlerin birbirleriyle uyumlu olduğu bulunmuştur. Ancak son çalışmalar; difüzyon tüp örnekleyicilerle, kimyasal ışıma prensipli monitörler arasında, uzun dönemlerde ve ölçüm noktalarında sistematik farklılıklar görülmüş ve difüzyon tüplerinin NO 2 konsantrasyonlarını daha yüksek olarak tahmin edebileceği bulunmuştur. Bu durum, tüp üzerindeki rüzgar türbülansı ile ilişkilendirilmiştir. Ancak uyuşmazlık sebebi henüz kesin olarak açıklanamamıştır. 53

63 Tablo 4: Farklı Kirleticiler için pasif örneklem metodolojileri 1 Kirletici Reagent Reaksiyon ürünü NO 2 NO Trietanolamin(TEA) NaI+Na 2CO 3 CrO 3 (oksidasyon), TEA Nitrit Nitrit İyon kromatografi(ic) veya spektrofotometri " " Analiz Açıklama Referans IC çok pahalıdır, ancak ayrıca sülfatı da ölçer Nitrit Spektrofotometri Oksidasyon maddesi zehirli ve kararsız CO Tenax Metana dönüştürdükten sonra GC-FID termal bozunma 1,2-di-(4 pyridyl)- ethylene (DPE) Aldehit Spektrofotometri Palmes (1976) Mulik (1989) Ferm (1991) Yanigisawa ve Nishimura(1986) Lee (1992) Reaksiyon ışığa hassas Monn ve Hangartner (1990) O 3 Çivit kırmızısı Reflektans Grosjean ve Hishan (1992) NaNO 2 +Na 2CO 3 + gliserin KI ( ph 9 a tampon ) Nitrat İyot kompleksi İyon kromatografi (IC) veya spektrofotometri Spektrofotometri Koutrakis (1990), Mulik (1991) Alexander (1991) TCM-West-Gaeke TEA (+ glikol) Sülfit Sülfit Spektrofotometri (pararosanilin) Spektrofotometri (pararosanilin) Numune kararsızlığı, atık problemleri Reiszner ve West (1973) Hangartner (1989) SO 2 KOH (+gliserol) Sülfat (H 2O 2eklenir) Spektrofotometri (baryum iyonları + DMSA) IC tercih edilir Hargreaves ve Atkins (1988) Na 2CO 3 (+gliserin) Sülfat İyon Kromatografi Ferm (1991) TEA + Na 2CO 3 İyon değişiminden sonra Thorin yöntemi NMVOC 2,3 Tenax GC (sorbent) Porapak Kimyasal reaksiyon yok Termal bozunma GC-ECD, GC-PID Termal bozunma GC-FID Lewis (1985) Cao ve Hewitt (1993) Aktif karbon Solvent bozunması 4 GC-FID, ECD 54

64 1 Kurşun peroksit gibi daha önce uygulanan pasif teknikleri içermemektedir. 2 NMVOC için ampirik geçerliliğe ihtiyaç vardır. 3 NMVOC ve CO yöntemleri için laboratuvar kalibrasyonuna ihtiyaç vardır. 4 Sadece özel bir çeşit aktif karbon (carbosieve) termal olarak desorpsiyon olabilir. Bundan dolayı solvent desorpsiyonu daha yaygındır. ECD: Electron Capture Detection; FID: Flame Ionization Detector: GC: Gas Chromatography; PID: Photo Ionization Detector Difüzyon tüpleri, konsantrasyonu çok düşük olan kırsal alan ölçümleri için dikkatli bir şekilde kullanılabilir. Bazı çalışmalar, stoklanmış tüplerin blank değerlerinin yükseldiğini göstermiştir. Bundan dolayı, hassas ölçümler için, stoklama süresi olabildiğince kısa tutulmalı ve bu amaçla buzdolabı kullanılmalıdır. İlave olarak, çok düşük konsantrasyona maruziyetten sonra numune analizinin hassasiyetini artırmak için, iyon kromatograf kullanılmalıdır. NO 2 için Palmes tipi difüzyon tüpleri ticari olarak temin edilebilir ve birim başına fiyatı yaklaşık 2 $ ve laboratuvarda yapılacak analize bağlı olarak, işçilik, kalite kontrol / kalite güvenilirliği ve diğer harcamalar yaklaşık 20 $ dır. 55

65 Tablo 5: Çevre havasında NO 2 tayini için kullanılan pasif örneklem yöntemlerinin karşılaştırılması Yöntem Palmes tüpü yöntemi Yanagisawa ve Nishimura yöntemi Modifiye edilmiş Amaya-Sugiura Cadoff ve Hodgeson yöntemi Lewis ve Mulik yöntemi Ferm yöntemi Örneklem hızı (ml/dk) Alt deteksiyon limiti (ppb h) Kesinlik (%CV) 9 Yaklaşık Test edilen aralıktaki rüzgar hızı (m/sn) Test edilen aralıktaki sıcaklık (C o ) Test edilen aralıktaki nem (%) Doğru bir yöntemle saha karşılaştırması Yüksek hızda koruyucu siper korur, düşük hızda düzeltme ihtiyacı (0) - (+40) - (-20) -(+40) - (-20) - (+50) (-20) - (+30) - 40,60, , Evet sadece sınırlı Evet Hayır Evet Evet Başka bir laboratuvar tarafından geçerlilik onayı Çok sayıda çalışma sadece sınırlı Laboratuvarlar arası karşılaştırma Hayır Evet Hayır Örnekleyici fiyatı $ Tekrar kullanılabilirlik Evet Hayır Evet Evet Evet Evet Referans Palmes ve ark.(1976) Yanagisawa ve Nishimura (1982) Krocmal ve Gorski (1991 a,b) Cadoff ve Hodgeson (1983) Lewis ve ark.(1985), Mulik ve ark.(1989) Ferm(1991) 56

66 NO 2 tayini için, Palmes tüpü yöntemine ilave olarak, en az beş plaka tipi pasif örneklem yöntemi daha geliştirilmiştir. 1. Yanagisawa ve Nishimura Yöntemi, 2. Modifiye Edilmiş Amaya-Sugiura Yöntemi, 3. Cadoff ve Hodgeson Yöntemi, 4. Lewis ve Mulik Yöntemi, 5. Ferm Yöntemi (*). Bu yöntemlerde kullanılan pasif örnekleyiciler, Şekil 5 de gösterilmiştir. Yüksek örneklem hızlı plaka tipi örnekleyicilerin dedeksiyon limiti difüzyon tüplerinden daha düşüktür. Genellikle, Palmes tüplerinin en kısa maruziyet süresi bir hafta iken plaka tip örnekleyiciler 24 saat veya daha kısa süreli olabilir. Bu da ölçülen NO 2 konsantrasyonlarının, doğrudan Dünya Sağlık Örgütü'nün 24 saatlik rehber değerleri ile karşılaştırma imkanını sağlar. Kişisel monitörler için bu bir avantajdır. Ancak, çevre havasında rutin olarak günlük konsantrasyonları ölçmek için kullanılan pasif örnekleyiciler, işçilik ve diğer alt yapı masrafları sebebiyle pratik değildir. (*) Bu yöntemlerin detayları burada verilmeyecektir. Şekil 5: Çevre havasında NO 2 tayini için kullanılan plaka tipi pasif örnekleyiciler Karbon Monoksit Son zamanlarda karbon monoksit için, hassas bir pasif örneklem sistemi geliştirilmiştir. Örnekleyicide, Y-tipi zeolit absorblayıcı ve CO' nun optimum şartlarda toplanabilmesi için dar bir difüzyon pasajı kullanılmaktadır. Difüzyon 57

67 pasajı, 6 mm. çaplı katı zeolit absorblayıcı ile tutulan cam tüp içeren 0.32 mm çaplı tapalı silika kapiler kolondan ibarettir. Örneklemden sonra, toplanan CO ısıtılarak absorblayıcıdan uzaklaştırılır ve bir gaz kromatografta alev iyonizasyon dedektörü ile metana dönüştürüldükten sonra analiz edilir ppmh aralıklarındaki CO konsantrasyonunun; nisbi nem, sıcaklık ve rüzgar hızı gibi çevre faktörlerinden etkilenmeden, sağlıklı bir şekilde ölçülebileceği tespit edilmiştir Ozon Ozon için pasif bir örnekleyici, Monn ve Hangartner tarafından 1990'da geliştirilmiştir. Absorblayıcı olarak ozona maruziyetle aldehite dönüşen, 1,2-di- (4-pyridly)-ethylene kullanılmıştır. Oluşan aldehit, 442 nm. de 3-methyl-2- benzothiazolinone hydrazone hydroklorür ile spektrofotometrede tayin edilir. Ozon tarafından oluşturulan aldehit, stokiometrik değildir, dolayısıyla örnekleyicilerin bağımsız ozon izleme tekniklerine karşı kalibre edilmesi gerekir. Ozona maruziyet ile rengi solan, çivit kırmızısı esaslı yeni tip örnekleyiciler, 1992' de rapor edilmiştir. Bu teknikte, renk değişimi reflektansının anında ölçülmesi ile tayini şeklinde, doğrudan yerinde ölçüm yapılması mümkündür. Ozon örnekleyicisinde, çivit kağıdı kullanılan tekniğin detayları, 1992' de Werner tarafından tartışılmıştır. Nitritin (NO 2 - ), nitrata (NO 3 - ) yükseltgenmesi ve daha sonra nitratın iyon kromatografide analizi esasına dayalı ozon pasif örnekleyicisi, 1990' da Mulik tarafından rapor edilmiştir. Bu cihaz ile yapılan ozon ölçümleri, ABD' de kırsal alandaki sürekli monitörlerle yapılan ölçümlerle karşılaştırılmıştır. Bu testlerin sonuçları umut verici bulunmuştur. Diğer bir yöntem, potasyum iyodürün oksidasyonu ile açığa çıkan iyot (ki bu bir komplekstir) ve bunun spektrofotometrede tayin edilmesi şeklindedir. Bu yöntemle elde edilen sonuçların, nem ve sıcaklık değişimlerinden etkilenmediği gösterilmiştir Kükürt Dioksit SO 2 tayini için, Palmes tipi difüzyon tüpleri içinde iki absorblayıcının kullanılması yararlı olmuştur. Hargreaves ve Atkins potasyum hidroksit ve gliserol impregne edilmiş gözenekli diskler kullanmışlardır. Tüplerin maruziyetten sonra, di-methyl sulphanazo III (DMSA) kullanılarak mavi baryum DMSA kompleksinin oluşması ve 653 nm. de spektrofotometrede tayin edilmesi esasına dayanır. Kalibrasyon için, potasyum hidroksit içindeki standart sülfat çözeltisi kullanılmıştır. Raporlar, bu analitik tekniğin, ph ve diğer iyonların mevcudiyetinde çok hassas olduğunu göstermiştir. Bundan dolayı diğer bir alternatif olarak iyon kromatografın göz 58

68 önüne alınması tavsiye edilmektedir. SO 2 difüzyon tüplerinin geçerlilik onayı, tam anlamıyla tatmin edici bulunmamıştır. Diğer ölçümlerle karşılaştırıldığında, açıklanamayan bazı uyumsuzluklar vardır. Campbell, SO 2 örnekleyicilerinin koruyucu membranla ve membransız olarak, saha ve laboratuvar testlerini gerçekleştirmiştir. Açık tüplerden elde edilen sonuçlar, UV fluoresans cihazına oranla, rüzgar etkisinin de bir sonucu olarak beklenenin üstünde çıkmıştır. Membran korumalı tüplerin sonuçları, rölatif olarak UV fluoresans cihazına göre beklenenin altında çıkmıştır. Campbell, membran korumalı SO 2 tüplerinin, kullanımdan önce sahada sürekli bir monitörle karşılaştırılarak kalibre edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Hangartner; Hargreaves ve Atkins ile aynı tasarımlı SO 2 difüzyon tüplerini kullanmıştır. Ancak absorlayıcı olarak triethanolamine (TEA) / gylicol karışımını, stabilizatör olarak sülfit ve analiz yöntemi olarak pararosanilin yöntemini kullanmıştır. Ancak, SO 2 difüzyon tüplerinin diğer ölçümlerle uyumu iyi bulunmamıştır. Buna muhtemel sebepler, geri difüzyon, nem, sülfitin yükseltgenmesidir. Hargreaves ve Atkins yöntemi ile ilgili yeni bir çalışma, absorbenti tutan kapak etrafındaki sızıntının, en büyük kontaminasyon kaynağı olduğunu göstermiştir. Difüzyon tüplerinin cidarlarını herhangi bir potasyum hidroksit kontaminasyonundan korumak için dikkat gösterilmelidir. Tüp cidarlarının maruziyet esnasında sülfat partikülleri ile kontamine olması nedeniyle, absorbent impregne edilmiş filtreler tüpün geri kalan kısmından ayrı olarak analiz edilir. Diğer bir yöntem ise, Ferm tarafından 1991'de geliştirilmiş olup plaka tipi örnekleyiciler Bölüm de tanımlanmıştır. Kısaca, SO 2 karbonat impregne edilmiş filtre üzerinde tutulur ve iyon kromatografta sülfat olarak analiz edilir Hidrokarbonlar İş ortamındaki hidrokarbon maruziyetine yönelik çalışmalar için, pasif örnekleyiciler geliştirilmiştir. Dolayısıyla literatürün çoğu, bu tip uygulamalar ile ilgilidir (örneğin, yaklaşık 1 ppm. konsantrasyonlarda 8-24 saatlik örneklem süreleri gibi). Organik hidrokarbon örnekleyicilerinde, adsorbent olarak çeşitli hidrokarbon tutucu ortamları kullanılır. Tenax, aktif karbon, Porapak en yaygın olarak kullanılanlardır. Ancak en uygunu, izlenecek hidrokarbon çeşidine, örneklem süresi ve tahmin edilen konsantrasyon seviyelerine bağlı olarak seçilmelidir. Bu absorblayıcılar, hidrokarbon çeşidinin tutulması için kimyasal reaksiyon ve inorganik örnekleyicilerdeki gibi transformasyondan ziyade, fiziko-kimyasal tutucuları kullanır. Bundan dolayı, absorblayıcının etkinliği %100 farzedilemez ve numune konsantrasyonunun, tüpün sonundaki absorblayıcıda sıfır olmasına 59

69 gerek yoktur. Basit Fick Kanunu uygulaması mümkün değildir ve hidrokarbon çeşitlerinin her birisinin geçerliliği onaylanmalı ve kullanılan her tutma ortamından emin olunmalıdır. Her bir kombinasyon için giriş hızı ölçülmelidir. Bu genellikle, izlenecek olan hidrokarbon çeşidinin bilinen konsantrasyonlarına maruz bırakılan tüplerle, laboratuvar şartlarında, bir test hücresinde yapılır. Organik örneklem difüzyon tüplerinde, etkinlikten emin olmak için, rölatif olarak geniş bir absorber hacmi kullanılır. Pek çok tasarımda, absorblayıcı tüpün büyük bir bölümü, sadece kısa bir difüzyon hava aralığı ile doldurulur. Tüp içeriği, tutulmuş hidrokarbon çeşitlerinin termal desorpsiyonu ile, bir gaz kromatografında analiz edilir. Sistemi otomatikleştirmek için, çok sayıda otomatik sistem geliştirilmiştir; bunlar pasif örnekleyicileri doğrudan gaz kromatografa yükleyerek analiz edebilirler. Ancak, istenen sınırlı düzeydeki üretici toleranslarından dolayı, bu tüplerin başlangıç harcamaları, inorganik Palmes tipi difüzyon tüplerinden daha yüksektir. Organik difüzyon izleme sistemi; tüp içerisine hidrokarbon çeşidinin bilinen kütlesinin yüklenmesi ve analiz edilmesi ile kalibre edilir. Bu yöntem, kromatografın gaz standartları ile kalibrasyonuna tercih edilir. Zira, desorpsiyon ve analiz birlikte kalibre edilmektedir. Çok sayıda hidrokarbon çeşidini içermesi, doğru kalibrasyon yapılması ve deneyimli insan gücü ihtiyacının olduğu özellikle not edilmelidir. Ancak numuneler uzaktan alınıp merkezde analiz edildiğinden, diğer difüzyon tüp tekniklerinde olduğu gibi, analizlerin deneyimli az sayıda laboratuvar tarafından yapılması söz konusudur. Pasif örnekleyicilerin geçerliliği, çok sayıdaki hidrokarbon çeşidi ve 24 saatlik örneklem periyotları için onaylanmıştır. Daha uzun zaman periyotları için, geçerliliği onaylanmış daha az sayıda veri vardır. Çevre havasında, uçucu organik kimyasalların tayini için uygun bir yöntem, Lewis tarafından 1985' te geliştirilmiştir. Kullanılan örnekleyici, sorbent olarak Tenax'ın kullanıldığı NO 2 ölçümü için Mulik tarafından kullanılan örnekleyiciye benzerdir. Uçucu organik bileşikler, termal desorbsiyondan sonra, geniş aralıkta gaz kromatograf ile tayin edilir. 60

70 B. AKTİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ 2. AKTİF SİSTEMLERİN TEMEL PRENSİPLERİ Hava kalitesinin izlenmesi için kullanılan aktif örneklem sistemlerinde; havanın fiziksel veya kimyasal toplama ortamına çekilebilmesi için elektrik enerjisine ihtiyaç duyulur. Toplama işlemi; absorbsiyon, adsorbsiyon, impaction (partikül boyutuna göre seçimli toplama), filtrasyon, difüzyon, kimyasal reaksiyon veya bunların birarada bulunması şeklinde olabilir. Kirletici parametrelerine yönelik konsantrasyonların belirlenebilmesi için, toplanan örnekler analiz edilir. Örneklenen hava hacmi değişebilir. Günlük veya saatlik ortalama konsantrasyonların belirlenebilmesi için yeterli hacmin bulunması gerekir. Aktif örnekleyiciler, rölatif olarak basit ve ucuz olup SO 2, NO X, O 3 ölçümleri için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler, bir absorblama çözeltisi içinde veya kimyasal olarak impregne edilmiş filtreler üzerinde absorbsiyon ve kimyasal reaksiyonları içerir. Diğer aktif örneklem yöntemleri, hem çok pahalı, hem de daha çok tekniğe ihtiyaç duyduğundan, rutin izlemelerde geniş kullanım alanı bulunmamaktadır. Aktif sistemler için örneklem ekipmanı birim fiyatı, yaklaşık 1000 $ dır. Ayrıca analizlerin yapılabilmesi için yaklaşık fiyatı $ olan analitik spektrofotometreye ihtiyaç vardır. İlave olarak, yeterli düzeyde donatılmış bir laboratuvar alt yapısı ve deneyimli teknik personelin bulunması gerekir. 2.1 Absorbsiyon Örneklemi Gaz örneklemi için çok sayıda absorblayıcı geliştirilmiştir. Burada daha yaygın ve basit tipteki absorblayıcılar, bubblers ve impingerlardan bahsedilecektir. Diğer seçenekler, denuder, scrubber ve sprey absorblayıcılarıdır. Bir gazın, bir sıvı içinde absorblanması aşağıda belirtilen parametrelere bağlıdır: a) Örneklem hacmi b) Gaz akış hızı c) Gaz kabarcık büyüklüğü d) Gaz ve sıvı arasındaki temas süresi e) Gaz ve sıvı fazları arasındaki difüzyon ve transfer oranları f) Gazın sıvı içerisindeki çözünürlük derecesi g) Kimyasal reaksiyon hızı h) Kimyasal reaktiflerin konsantrasyonu, i) Sıcaklık Absorbsiyon / reaksiyon veriminin %95-98 den yüksek olmasını temin etmek için bu faktörlerin ayarlanması gerekir. Gaz kabarcıkları sadece ( 10) - (+30) C aralığında kullanılabilir. 61

71 2.2 İmpregne Filtre Örneklemi Absorbsiyon ve kimyasal reaksiyon çözeltileri yerine, basit bir alternatif olarak, kimyasal olarak impregne edilmiş filtreler kullanılır. Bu filtreler, ölçülecek parametreye uygun kimyasal madde çözeltilerine daldırılır ve örneklem işleminden önce kurutulur. Hava numunesi filtre içinden geçirilir ve filtre üzerindeki kimyasal madde ile kirletici arasında reaksiyon oluşur. Reaksiyon sonucu oluşan ürün analiz edilerek, örnekleyiciden geçen hava içindeki kirleticinin miktarı tayin edilir. 3. ÖRNEKLEM APARATLARI Absorbsiyon veya impregne filtre örneklemi için gerekli malzemeler: a) Örneklem girişi ve hortumu b) Absorbsiyon ortamı veya impregne filtre c) Gazometre veya akış kontrol ünitesi d) Pompa Örneklem bütünlüğünün sağlanabilmesi, çoklu örnek toplanabilmesi, akış kontrolu ve ölçümün iyileştirilmesi için aşağıdaki malzemeler de sisteme ilave edilebilir. e) Basınç ölçer f) Ön filtre g) Akış kontrol unitesi h) Valfler i) Zaman rölesi Örneklem ünitesi, elektriği olan, sıcaklık kontrollu ve güvenliği sağlanmış bir bina içine veya etrafı çitle çevrilmiş korunmalı bir ortamda bir kabin içine yerleştirilebilir. Elektrik genel olarak şebekeden temin edilir. Şekil 6: Absorblama çözeltisi içinde SO 2 örneklemi için kullanılan ekipman 62

72 Şekil 7: NO 2 veya NO tayini için taşınabilir örneklem ünitesi Örneklem hacmini doğru olarak belirlemek veya buharlaşma kayıplarını en aza indirebilmek için, kararlı bir sıcaklığa ihtiyaç duyulabilir. Sıcaklık kontrolünü sağlamak için, bazı durumlarda klima kullanılması gerekebilir. Bütün örneklem ekipmanı, muhtemel hasarlar veya tahribat gibi dış etkenlerden korunmalıdır. 3.1 Her Bir Bileşen İçin Gerekli İhtiyaçlar Örneklem Girişi Örneklem girişi, yağış girişini engellemek üzere ağız kısmı aşağıya dönük pozisyonda olan bir huniyi içermelidir. Huni ve monitör arasındaki tüm örneklem hatları ve huni, ölçülen kirletici parametreye karşı kimyasal olarak inert bir materyalden yapılmış olmalıdır. Örneklem manifoldu ve hortumları, örneklem hattındaki yoğunlaşma ve kirlenmenin gözle görülebilmesi için şeffaf bir materyalden yapılmış olmalıdır Toplama Ortamı Absorblayıcılar Absorbsiyon ve kimyasal reaksiyon için kullanılan bubbler veya impinger, absorbsiyon çözeltisine ve oluşan kimyasal maddelere karşı, kimyasal olarak 63

73 inert olmalıdır. Normal olarak cam absorblayıcılar kullanılır. Yeni cam malzemeler, kullanılmadan önce distile su ile yıkanmış, absorblama çözeltisi ile çalkalanıp dinlendirilerek koşullandırılmış olmalıdır. Örneğin: Seyreltik hidrojen peroksit veya hidroklorik asit, cam malzemeye tamamen doldurulduktan sonra, ağzı kapatılarak 24 saat bekletilir. 50 ml. lik çözelti bir behere aktarılır ve indikatör ilave edilir. Çözeltinin rengi, benzer bir behere konulan taze peroksit veya asit numunesine karşı kontrol edilir. Eğer renkler farklı ise, aynı oluncaya kadar işleme devam edilmelidir İmpregne Filtreler İmpregne edilmiş filtreler, temiz bir ortamda hazırlanmalı ve filtre taşıyıcısı, çözücü impregne edildikten sonra, depolama ve kullanım öncesi kurutulmalıdır Gazometre Örneklenen hava hacminin belirlenmesi için en pratik yol, ± 0.02 hassasiyetli kuru gazometrelerin kullanılmasıdır. Yaş gazometre ve değişik tiplerde gaz akış ölçerleri kullanılabilir, ancak kurulması, kalibrasyonu ve kontrolu için daha çok malzemeye ihtiyaç olacaktır Pompa Şebekeden veya bataryadan beslenen, bakımı yapılabilen, kararlı akış sağlayabilen bir pompa kullanılmalıdır. Akış hızının, ± %10' dan daha kötü olmaması için akış kontrol ünitesi ilave edilebilir. Diyafram pompaları bu amaçla geniş çapta kullanılmaktadır. Pompanın gazometreden önce yerleştirilmesi durumunda, hava kaçağı olmamasına dikkat edilmeli veya düzenli olarak sızıntı testleri yapılmalıdır. Pompanın gazometreden sonra yerleştirilmesi durumunda, toplama ortamından geçen hava veya gazometrede sızıntı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer değişiklik varsa, sızıntıyı önlemek için pompa veya sistemin diğer parçaları değiştirilmelidir Basınç ölçer / Termometre Örneklem ekipmanı, basınç düşmesini oluşturan gaz akışına bir direnç sağlayacaktır. Geçen hava hacminin standart şartlara göre düzeltilebilmesi için basıncın ölçülmesi gerekir. Aynı durum sıcaklık için de geçerlidir. Ölçülen hava hacminin basınç ve sıcaklık düzeltmeleri için Gaz Kanunu eşitliği kullanılır. 64

74 P 0 V T = 0 0 P1 V T 1 1 V 0 = P 1 P V T T Burada, P 1, V 1, T 1 ölçülen basınç, hacim, sıcaklığı ve P 0, V 0, T 0 ise standart şartlardaki [örnek : 1 atmosfer, 760 mm Hg veya 1013 hpa ve 15 C(288 K)] basınç, hacim ve sıcaklığı gösterir. Sıcaklık için alternatif standartlar, mesela; 0 C ve 25 C olabilir. Her halukarda kabul edilen standart şartlar sonuçlarla birlikte rapor edilmelidir. Örneklemin, pek çok durumda, standart veya standarda yakın koşullarda gerçekleştirilmesi sebebiyle, basınç / sıcaklık düzeltmesine ihtiyaç olmayabilir Ön Filtre Absorblama çözeltisini kontamine edebilecek partiküler maddeleri uzaklaştırmak veya partiküllerin, partiküler madde analizi için toplanması durumunda, örneklem hattında absorblayıcının önüne bir filtre yerleştirilebilir. Filtreler ve filtre tutucuları, kimyasal olarak inert materyalden yapılmış olmalıdır. Eğer filtre tutucuları, kimyasal olarak inert değilse, absorbere ulaşmadan önce hava akışındaki kimyasal reaksiyonu önlemek için uygun bir madde ile kaplanmış olmalıdır. Örneğin; SO 2 ölçümü yapılıyorsa, alüminyum tutucuların vernikle kaplanması gerekir. Kimyasal reaksiyon oluşabilmesi ve ölçülen kirleticinin uzaklaştırılması riski sebebiyle, cam elyaf filtrelerin ön filtre olarak kullanılmaları önerilmez. Genel olarak kağıt filtrelerin kullanılması uygundur. Filtrelerin nemlenmesine izin verilmemeli ve nemli olduğu zaman kullanılmamalıdır. Zira absorbsiyon, absorbsiyon çözeltisinden ziyade, filtre üzerinde olabilir Akış Kontrol Ünitesi Hava akışı, istenen değere ± %10 dan daha fazla olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Akış kontrol üniteleri çeşitli şekillerde olabilir, örneğin; a) Kritik orifizler b) Non-Kritik orifizler c) Ayarlanabilir akış ölçerler Bunlar temiz olarak muhafaza edilmeli ve delikleri her zaman açık olmalıdır. Kullanılmadan önce ve kullanımdan sonra sık sık kalibre edilmelidir. 65

75 3.1.8 Valf Çok sayıda örneğin toplanması veya çoklu absorblayıcı ünitelerinde kullanılan zaman röleli veya rölesiz valfler, cihaz kapatılmasına gerek duyulmaksızın anlık olarak veya ardarda çalıştırılabilir Zaman Rölesi Zaman rölesi, valfler aracılığı ile örneklemi kendisi başlatabilir veya bitirebilir. Örneklemin bir absorblayıcıdan diğerine geçmesini sağlar. Örneğin; birgün boyunca 3 saatlik veya hafta boyunca 24 saatlik örneklerin toplanması gibi. 4. SEÇİLMİŞ PARAMETRELER İÇİN AKTİF ÖRNEKLEM METODOLOJİLERİ 4.1 Kükürt Dioksit Dünyanın birçok yerinde problem olan asit birikiminin birincil sebebi, kükürt dioksitin antropojenik emisyonudur. Bu sebeple, bu bileşik uzun zamandan beri birçok ülkede ölçülmektedir. Birkaç değişik aktif ölçüm sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Burada, beş sistem (üçü absorblayıcı, biri impregne edilmiş filtreli) sunulmaktadır. a) Asidimetrik yöntem b) İyon kromatografik yöntem c) Pararosanilin yöntemi d) Thorin yöntemi e) İmpregne edilmiş filtre yöntemi Asidimetrik Yöntem Prensip Kükürt dioksit, seyreltik hidrojen peroksit çözeltisinde absorblanır ve sülfirik aside yükseltgenir. Oluşan ürünün asitliliği, standart alkali kullanılarak, genellikle sodyum tetraboratla titre edilerek hesaplanır. Bu yöntem ayrıca hidrojen peroksit, net asidite veya kuvvetli asidite yöntemi olarak da bilinir Üstünlükleri Yöntem çok kolay olup yaygın olarak kullanılmaktadır. Rölatif olarak emin olup kullanılan kimyasal maddeler pahalı değildir Sakıncaları Bu yöntem, kükürt dioksit için spesifik değildir. Burada ölçülen, toplam asitliliktir (veya partikül ve aerosolleri tutmak için ön filtre kullanıldığı zaman, toplam gaz 66

76 asitliliğidir). Ortamda amonyak veya diğer alkali bileşikler bulunması halinde, bunlar da asitleri nötralize ederek, sonuçların düşük olmasına sebep olur İyon Kromatografik Yöntem Prensip Kükürt dioksit, asidimetrik yöntemde olduğu gibi, seyreltik hidrojen peroksit çözeltisi içinde tutulur. Toplanmış sülfat iyonlarının analizi, iyon kromotografisi ile yapılır. Çözelti içindeki iyonların tayini için, İyon kromotograf, iyon değişim kromotografisi ve iletkenlik prensibi kullanılır. Cihaz analitik çözeltilere karşı kalibre edilir Üstünlükleri Toplama tekniği basittir ve sülfat iyonlarının analizi spesifiktir Sakıncaları Örnekler analiz için merkez laboratuvara getirilmelidir. Ayrıca İyon kromotograf da karmaşık ve pahalı bir analitik cihazdır Pararosanilin Yöntemi Prensip Kükürt dioksit, dikloro-sülfit-merkürat kompleksi oluşturmak üzere sodyum tetrakloromerkürat ile reaksiyona girer. Kompleks, asitlendirilmiş pararosanilin hidroklorür ve formaldehit ilave edildiğinde, mor renge dönüşür. Renkli çözeltinin absorbansı, dalga boyu yaklaşık 550 nm. olan bir UV spektrofotometrede veya kolorimetrede ölçülür. Örneklenmiş hava içindeki ortalama kükürt dioksit miktarı, kalibrasyon gaz karışımları kullanılarak hazırlanan kalibrasyon eğrisi yardımı ile hesaplanır. Bu yöntem Tetrakloromerkürat (TCM) veya West-Gaeke Kolorimetrik yöntemi olarak da bilinmektedir Üstünlükleri Bu yöntem rölatif olarak basit örneklem elemanlarına ihtiyaç gösterir. En önemli nokta SO 2 için spesifik olması ve numune alındıktan sonra kararlı halde saklanabilmesidir. Bu sebeple referans yöntem olarak geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır Sakıncaları Numunenin analizi için iyi donanımlı bir labotaratuvara ve tecrübeli teknik personele ihtiyaç vardır. Analiz sırasında zehirli civa bileşikleri oluştuğundan 67

77 dikkatle çalışılmalıdır. Kimyasalların zehirli olması ve karmaşık analitik işlemler gerektirdiğinden rutin olarak kullanılması tavsiye edilmez Thorin Yöntemi Prensip Asidimetrik yöntemde olduğu gibi, asitlendirilmiş seyreltik hidrojen peroksit çözeltisi sülfata dönüştürülmektedir. Baryum sülfat çökeltisini oluşturmak üzere, organik bir çözücü içindeki baryum perklorat ilave edilir. Thorin ilavesiyle, çözelti içinde oluşan aşırı baryum (II) iyonları, 520 nm.de spektrofotometre ile tayin edilir Üstünlükleri Bu yöntem, hava içindeki SO 2 ve yağıştaki sülfat tayini için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntem, spektrofotometreye ihtiyaç duyulmaksızın peroksit içinde oluşan sülfatın, organik çözücü içindeki baryum perklorat ile titrasyonu ve titrasyon sonucunda oluşan sarı rengin pembeye dönüşme noktasının tayini şeklinde uygulanabilir. Ancak reaksiyon sonunun gözlenmesinin ve tayininin zorluğu sebebiyle bu yöntem tavsiye edilmemektedir Sakıncaları Analitik işlemler için uygun laboratuvar şartlarına, özellikle spektrofotometreye ihtiyaç vardır İmpregne Edilmiş Filtre Yöntemi Prensip Kükürt dioksit, potasyum hidroksit impregne edilmiş filtre üzerinde sülfit olarak absorblanır. Örneklem sırasında sülfit, kısmen sülfata okside olur. Filtreler suyla eksrakte edilir ve hidrojen peroksit ilave edilerek, kalan sülfit sülfata yükseltgenir. Thorin yöntemiyle analizden önce, eksrakte edilmiş çözelti, katyon değiştirici reçineden geçirilerek, potasyum uzaklaştırılır ve çözelti nötrleştirilir. Alternatif olarak, ekstraksiyon çözeltisindeki sülfatın tayini için, iyon kromotografisi de kullanılabilir Üstünlükleri Bu yöntem, kabarcıklanma ve absorbsiyon çözeltilerinin istenilmediği hallerde uygulanabilir. Bazı hallerde impinger kuruyabilir veya çözelti kaybedilebilir. Filtreler analiz edilmek üzere laboratuvara postayla da gönderilebilir Sakıncaları Thorin yöntemi ile aynı. 68

78 Tablo 6: SO 2 Aktif Örneklem Yöntemlerinin Değerlendirilmesi (1) Örneklem Yöntemi Numune toplama, stoklama, taşıma kolaylığı Numunenin sıcaklık kararlılığı Toplama etkinliği ve numune kararlılığı Örneklem ekipmanı ve analiz için düşük maliyet ve kimyasalların temin edilebilirliği Analiz kolaylığı Kimyasalların güvenliği Örneklem süresince etkileşim problemleri İşletim manueli temin edilebilirliği ISO veya diğer standart belgeler Peroksit Bubbler a) asidimetrik 0 - (2) WHO 1976 b) iyon 0 - (2) kromotografi c) Thorin 0 - (2) ISO 4221 Pararosanilin ISO 6767 (TCM, West- Gaeke) İmpregne edilmiş filtre (Thorin analizi) yok 1 +: iyi, 0 : orta, - : zayıf 2 35 C nin üzerindeki sıcaklıklarda peroksit çözeltisi, örneklem sırasında bozulabilir. 58

79 4.2 Azot Oksitleri Rutin azot dioksit ölçümlerinde; numunelerin bir alkali çözelti içinde veya kimyasal madde impregne edilmiş cam boncuklar veya sinterlenmiş cam diskler üzerinde toplandığı yöntemleri içeren aktif sistemler kullanılmaktadır. Konsantrasyonlar, N- (1-naftil)-etilen diamin dihidroklorür (NEDA) ile kolorimetrik reaksiyon sonucunda tayin edilir. Rutin izleme çalışmalarında aşağıda verilen üç yöntem yaygın olarak kullanılmaktadır. 1. Saltzman (ISO) Yöntemi 2. TGS-ANSA Yöntemi 3. Solid Film Sorbent Yöntemi Değişik yöntemlerin üstünlük ve sakıncaları daha ayrıntılı olarak aşağıda verilmektedir Griess-Saltzman Yöntemi Prensip Azot dioksit, sülfanilik asit ve NEDA ile koyu renkli azo boyası oluşturmak üzere reaksiyon verir. Reaktif çözeltinin konsantrasyonu, kolorimetrik veya spektrofotometrik olarak ölçülür Üstünlükleri Bu yöntem, numunelerin toplanması için rölatif olarak daha basit ve ucuz aparatları gerektirir. Yöntem, 1-2 saat gibi kısa örneklem periyotları için, hemen analiz yapmak koşulu ile yeteri kadar güvenilirdir. Rölatif olarak düşük akış hızlarında, düşük NO 2 konsantrasyonlarını tayin etmek için, (0 C de <10 µg/m 3 veya <5 ppb) yeterince hassastır Sakıncaları Bu yöntem, 24 saat gibi uzun örneklem süreleri (24 saat içinde kısa süreli örnek serilerinin alınması hariç) için uygun değildir. İlave olarak şu şüpheler vardır: Örneklenen NO 2 ile nitrit iyonlarını kullanan kalibrasyon yöntemi arasındaki ilişki, Absorbsiyon çözeltisinin toplama etkinliği, NO 2 nin çözeltide absorbsiyonundan sonra oluşan yan reaksiyonlar. Toplama ortamı olarak trietanolamin çözeltisi ve kolorimetrik analiz için; 24 saate kadar örneklem periyotlarında Saltzman reaktifini kullanan modifiye edilmiş İspanyol Salzman yöntemi geliştirilmiştir.

80 4.2.2 TGS-ANSA Yöntemi Prensip Hava numunesi; hava girişi ve trietanolamin, guaiacol (o-methoxiyphenol) ve sodyum metabisülfit içeren absorblama çözeltisinden geçirilir. Örneklem sırasında oluşan sülfanilamid ve 8-anilin-1-naftalensülfonik asitin amonyum tuzunun reaksiyonu sonucu oluşan nitrit iyonlarının konsantrasyonları, spektrofotometrik olarak 550 nm. de tayin edilir Üstünlükleri Saltzman yöntemi ile karşılaştırıldığında, reaktifin korozif olmadığı, örneklemden hemen sonra analiz yapılması gerekmediği, renk oluşumunun zamana bağlı olarak kritik olmadığı görülür Sakıncaları NO 2 konsantrasyonları hesaplanırken, Saltzman yönteminde olduğu gibi toplama etkinliği de dikkate alınmalıdır Solid film Sorbent Yöntemi Prensip Azot dioksit, potasyum iyodür ve sodyum arsenit ile kaplanmış cam boncuklar üzerinde nitrit olarak toplanır. Toplanan örnekler, ekstrakte edilerek çözelti haline dönüştürülür. Konsantrasyonlar, N-(1-naftil)-etilendiamin ve sülfanilik asit kullanılarak, kırmızı azo boyasına dönüşen reaksiyon sonunda fotometrik olarak tayin edilir. Ferm ve Sjödin, arsenit kullanımını önlemek üzere, NaI ve Na 2 CO 3 kulanarak, (pasif örnekleyicilerde olduğu gibi Tablo 2:) bu tekniği düzeltmeyi önermişlerdir. Bu formülle elde edilen sonuçlar, arsenitle bulunan sonuçlara benzer bulunmuştur Üstünlükleri En önemli üstünlüğü, çözelti kaybının olmamasıdır. İlave bir üstünlük, tüplerin hazırlanmasının kolay olması, çok büyük hacimlerde gazın etkin bir şekilde tutulabilmesi, analiz edilecek maddenin kolayca ve tamamen desorbe edilebilmesi, az miktarda reaktif kullanılmasıdır (özellikle toksik reaktifler için önemlidir). Örnekleyici, çok kısa örneklem periyotları (20-30 dk. gibi) ve uzun süreler için (24 saat) hazırlanabilir ve yeniden kullanılabilir. Tüpler tek parçadan oluşmuştur, ışık ve hasara karşı dayanıklıdır ve dolayısıyla kolayca taşınabilir ve postayla gönderilebilir. Örnekleyicilerin yeni ölçümler için tekrar kullanılması, stoklamanın ve taşımanın kolay olması, bu yöntemi izleme ağları için uygun

81 kılmaktadır. Yöntem, sahada azot dioksit ölçümleri için yapılan karşılaştırma çalışmaları ile diğer yöntemlerle karşılaştırılmıştır. Yöntemin prensibi, çeşitli gazlar için kullanılan örnekleyicilere uygulanabilir. Bu yöntem, SO 2, NO 2, HF, HCl, H 2 S ve fenol tayini için geliştirilmiştir Sakıncaları Yöntem, el işçiliği, toksik arsenitlerin kullanımı ve bertaraf edilmesini gerektirir.

82 Tablo 7: NO 2 Aktif Örneklem Yöntemlerinin Değerlendirilmesi (1) Örneklem Yöntemi Numune alma, stoklama, taşıma kolaylığı Numunenin sıcaklık kararlılığı Toplama etkinliği ve numunenin kararlılığı Örneklem ekipmanı ve analizler için düşük maliyet, kimyasalların temin edilebilirliği Analiz kolaylığı Kimyasalların güvenliği Örneklem süresince etkileşim problemleri İşletim manuelinin temin edilebilirliği ISO veya diğer standart belgeler (2) Griess-Salzman ISO 6768 TGS-ANSA yok Solid Film Sorbent a)arsenit/iyodür yok b)karbonat/iyodür yok 1 +: iyi, 0 : orta, -:zayıf 2 ISO 6768 sadece 2 saate kadar olan örneklem süreleri için uygulanabilir. İspanyol-Saltzman yöntemi, 1-24 saatlik örneklem süreleri için kullanılabilir. 73

83 4.3 Ozon Ozon için kullanılan en yaygın aktif örneklem yöntemi, Neutral Buffered Potassium Iodide (NBKI) yöntemidir Prensip Ozon, potasyum iyodür ile iyot açığa çıkararak reaksiyona girer ve spektrofotometrik olarak tayin edilir Üstünlükleri Yöntem, rölatif olarak basit ve ucuzdur Sakıncaları İyot kompleksi zaman içinde bozulduğu için, hızla analiz edilmelidir. Havada mevcut olan NO 2, SO 2, Cl 2, peroksitler ve diğer oksitleyici ve indirgeyici kimyasallar reaksiyonu etkilemektedir. NO 2 ve SO 2 en önemli etkileyicilerdir. SO 2, hava girişi sırasında krom trioksit impregne edilmiş cam elyaf filtreler kullanılarak uzaklaştırılabilir. 4.4 Karbon Monoksit Karbon monoksit için henüz aktif bir yöntem bulunmamaktadır. Ancak, difüzyon hücresi kullanan (pompasız) küçük CO dedektörlerinden yararlanılabilir ve CO okuması doğrudan yapılabilir veya ortalama değerler entegre edilerek stoklanabilir. CO e yönelik saha incelemesi için, bir pompa aracılığı ile bir gaz torbası içine, istenilen ortalama alma süreleri için numune toplamak mümkündür. Çünkü bu şartlarda CO inerttir. Gaz torbası, merkez laboratuvara götürülür ve burada uygulanan kalite kontrol prosedürleri ile, bir CO ölçüm cihazı ile analiz edilir. 74

84 5. SEÇİLMİŞ BAZI OTOMATİK ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ 5.1 Kükürt Dioksit UV Floresans Yöntemi Prensip Bu yöntemin esası, SO 2 moleküllerince UV ışınının (Zn-hollow katod lambası kullanılır) absorblanması ve bir dalga boyunda uyarılmasıdır. Sonra daha düşük bir enerji seviyesinde, farklı dalga boyunda UV vererek bozunur. Buradaki fluoresans ışığın şiddeti SO 2 konsantrasyonu ile orantılıdır. Reaksiyon mekanizması: Burada, (1) SO 2 + hν 1 SO 2 * (2) SO 2 * SO 2 + hν 2 (3) SO 2 * SO + (O) (4) SO 2 * +M SO 2 +M 1. Ultraviyole radyasyonu tarafından oluşturulan hν 1 enerji miktarını absorblayan SO 2 moleküllerinin uyarılmış durumunu, 2. Uyarılmış olan moleküllerin eski normal hallerine dönerken boşalttıkları hν 2 enerji miktarını, 3. Uyarılmış moleküller tarafından verilen ışık ile parçalanmayı, 4. Diğer moleküller ile çarpışan uyarılmış moleküller ile enerji kaybını göstermektedir. Şekil 8: Fluoresans SO 2 analizörü 75

85 Fluoresans SO 2 analizörü, hidrokarbon tutucu, fluoresans hücresi, UV ışık kaynağı, fotoelektrik dedektör, elektronik aksam v.b. den oluşur. Hidrokarbon tutucu, çevre havası içindeki hidrokarbonu uzaklaştırır. Hidrokarbonu uzaklaştırılmış örneklem havasındaki SO 2, bundan sonra yayılan UV ışığı ile uyarılarak SO 2 * radikali formuna dönüşür. SO 2 molekülleri, hidrokarbon tutucudan geçme süresince, herhangi bir değişikliğe uğramaz. Fluoresans hücresi, SO 2 nin fluoresansını etkili bir şekilde yayacak dizayna sahiptir. Uyarıcı UV ışık kaynağı, elektrik enerjisini boşaltarak UV üretir. Fotoelektrik dedektör, fluoresans hücresine bir optik filtre vasıtası ile bitişik olarak yerleştirilir. Optik filtre fluoresansı seçimli olarak, gerekli seviyedeki elektrik sinyallerine çevirir Alev İyonizasyon Yöntemi Yanma hücresine giren numune havasında sülfürün mevcudiyetinde, ml/dak. da yakılan H 2 ile, yakın ultraviyole ışınlarında alev görünür ve SO 2 konsantrasyonunu tayin etmek için; yakın ultraviyole radyasyon dozu ölçülür. Ultraviyole radyasyon dozu S atomları sayısı ile orantılıdır (düşük konsantrasyonlar doğru olarak ölçülebilse bile). H 2 jeneratörü veya H 2 tüpü gerekli olduğu için geniş çapta kullanılmaz. Ancak, yöntem ayrıca H 2 S e hassas olsa da H 2 S ve SO 2 bir ölçüm cihazı ile ölçülebilir Elektriksel İletkenlik Yöntemi Bu yöntem kükürt dioksit içeren dış ortam havasının; sülfirik asitle (H 2 SO 4 ) asitlendirilmiş hidrojen peroksitli (H 2 O 2 ) absorblama çözeltisinden geçirilmesiyle, çözeltinin iletkenliğinin değişiminin sürekli olarak tespiti esasına dayanır. Bu yöntemle iki tip ölçüm yapmak mümkündür: a) Akümülatif Ölçüm: Ortam havasında bulunan SO 2 konsantrasyonu; belli miktardaki dış ortam havasının, sabit bir zaman periyodunda, bilinen miktarda absorbent içinden geçirilmesi sonucunda absorbent iletkenliğinin yükselmesinin belirlenmesi ve kaydedilmesi şeklinde belirlenir. Burada çözelti miktarı ve geçen zaman sabittir. b) Anlık Ölçüm: Dış ortam havasında bulunan SO 2 konsantrasyonu; havanın sabit akış hızında absorblama çözeltisinden geçirilerek SO 2 nin absorbsiyonu ve değişen iletkenliğin sürekli olarak kaydedilmesi şeklinde belirlenir. Dış ortam havasında klor (Cl 2 ), amonyak (NH 3 ) ve karbon dioksit (CO 2 ) gibi absorblama çözeltisinde çözünerek iletkenliği etkileyebilecek gazların 76

86 bulunması durumunda etkileşimin en aza indirilebilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Şekil 9: Elektriksel iletkenlik yöntemi SO 2 analizörü Kulonmetre Yöntemi Bu yöntem, çevre havası içindeki SO 2 konsantrasyonunu, absorblama çözeltisindeki brom konsantrasyonunun azalmasını, sürekli olarak izleyerek, ölçer. Çevre havası içindeki SO 2 ve potasyum bromürün elektroliz edilmesiyle elde edilen bromun reaksiyonu vardır. 5.2 Azot Oksitleri (NO X ) Azot oksitlerin çoğu, çevre havasına, otomobil ve yakma tesislerinden yayılır. Bu kirleticiler, birincil kirleticiler olarak atmosfere dağılarak, insan sağlığını etkilerler. Bunlar ayrıca, fotokimyasal smoga sebep olan ikincil kirleticilerin oluşumuna da sebep olurlar. Çevre havasındaki azot oksitler, azot monoksit ve azot dioksitten oluşur. Çevresel kalite stabdartları her iki azot oksit de birlikte göz önüne alınarak konulmuştur Kimyasal Işıma (Chemiluminescence) Yöntemi Prensip Havada azot monoksit, ozonla reaksiyona girdiği zaman, uyarılma aşamasında, azot dioksitin normal formu ve uyarılmış formu oluşur. Uyarılmış azot dioksit, 77

87 yer seviyesine döndüğü zaman, ışın (kemilüminesans) yayar. Azot monoksit konsantrasyonu, bu ışımanın yoğunluğu ölçülerek tayin edilebilir. Eğer hava örneği, bir dönüştürücüden geçirilerek, azot dioksit azot monoksite dönüştürülürse; azot oksitlerinin (azot dioksit ve azot monoksit) konsantrasyonu, bu ışımanın yoğunluğu ölçülerek tayin edilebilir. Örneklem havasındaki azot dioksit konsantrasyonu, iki ölçüm arasındaki farktan hesaplanarak bulunur. Azot monoksit ve ozon arasındaki reaksiyon sonucu elde edilen emisyon spektrumu, 600 ile 3000 nm. dalga boyu aralığında elde edilir. En büyük dalga boyu 1200 nm. civarındadır. Diğer kimyasal ışımaların etkileri, fotoelektrik sensör içinde bir filtre kullanılmasıyla bertaraf edilebilir. Foto elektrik sensörler de foto multiplier tüp kullanırlar; ancak foto elektrik yüzeyin karekteristiklerinden dolayı, tayin için elde edilebilecek dalga boyu aralığı daha dardır.( nm ye kadar). Bundan dolayı, bazı izleme sistemleri, silikon foto diyotlar gibi daha geniş dalga boyunda ve daha hassas foto elektrik malzemeler kullanmaya başlanmıştır. Çünkü azot monoksit ve azot dioksit, ayrı ayrı ölçülmelidir. Farklı ölçüm yöntemlerinde akış hattını kontrol eden bir valf, optik yol valfi ve iki akış hattı ile iki optik hat bulunur. Bu yöntemlerin herbirinde, geçişi seçen valf ile veya optik hattı ayarlayan kıyıcıda kararlılık problemi vardır. Standart gaz olarak azot monoksit kullanılarak kalibrasyon yapılır. Bundan dolayı azot dioksitin azot monoksite dönüşüm verimi %100 ün altında ise, ölçülen azot dioksit konsantrasyonu da aynı oranda düşer. İki tip dönüştürücü mevcuttur: Termal reaksiyon dönüştürücüsü: Azot dioksiti C de parçalar. Kimyasal reaksiyon dönüştürücüsü: Grafit, molibden, tungsten, metal impregne edilmiş karbon veya karbona benzer diğer indirgeyiciler kullanılarak azot dioksiti C de indirger. Sıcaklık 400 C veya üzerine çıktığı zaman amonyak yükseltgenir ve interferans etkiye sebep olan azot monoksit üretilir. Bu sebeple 300 C veya daha düşük sıcaklıkta karbonlu maddeler kullanan kimyasal reaksiyon dönüştürücüsü kullanılır. Kimyasal reaksiyon dönüştürücüleri, azot dioksitin indirgenmesi işleminde, kendisi yükseltgenir. Bundan dolayı prensip olarak her 12 ayda bir değiştirilmelidir. Ancak, azot dioksit konsantrasyonunun yüksek olduğu yerlerde kullanılması durumunda, dönüştürücünün değişme sıklığı da artar. Kesin değişim sıklığı, uygun bir dönüştürücünün dönüştürme veriminin kontrol edilmesiyle belirlenmelidir. Azot oksitlerinden başka diğer azotlu bileşiklerin de (PAN gibi), dönüştürücüde azot monoksite dönüştürüldüğü ve interferans etkiye sebep olduğu unutulmamalıdır. Nem, azot monoksit ve ozon arasındaki reaksiyon sonucu oluşan kimyasal ışımayı söndürerek, negatif bir interferansa sahip olur. Bu interferansın derecesi, reaksiyon hücresi içindeki basınç ve akış hızına bağlı olarak değişir. Eğer kalibrasyon gazı ve ölçülen havanın ihtiva ettiği su miktarı arasında büyük 78

88 bir fark varsa, ölçüm etkilenir. Bu sebeple, izleme sistemine yarı geçirgen bir membran filtre, nem kontrol edici veya örneklem havası içindeki nem miktarını sürekli sabit tutucu gibi bir düzenek yerleştirilir. Sıcaklık 25 C ve nisbi nem %80 olduğu zaman, azot monoksit okumasındaki düşüş, en fazla %4 kadardır. Nemde olduğu gibi kimyasal ışımanın sönmesine neden olan karbon dioksitin etkisi normal şartlar altında ihmal edilebilir. Ancak karbon dioksit konsantrasyonu yüzde birkaç düzeyinde ise ihmal edilemez. Reaksiyon mekanizması: NO + O 3 NO 2 + O 2 NO + O 3 NO 2 * +O 2 NO 2 * NO 2 + hν Şekil 10: Kimyasal ışıma (Chemiluminescence) yöntemi NO nun O 3 ile kimyasal ışıma dedeksiyonu; O 3, NO 2, CO veya SO X gibi genel hava kirleticilerinden etkileşime konu değildir. Termal NO 2 konverterinde NO ya oksitlenebilen her bileşik potansiyel bir interferans olabilir. Örneğin; NH 3 potansiyel bir interferansdır. Ancak 300 o C nin altında işletilen konverterler için problem değildir. PAN ve organik nitritler gibi kararsız azot bileşikleri, NO oluşturmak üzere termal olarak parçalanır. Ticari cihazların çoğu, partiküler filtre, termal konverter, O 3 jeneratörü, reaksiyon hücresi ve vakum pompası içerir Saltzman Yöntemi (Absorbsiyonmetri) Havadaki azot dioksit, absorblama çözeltisindeki Saltzman reaktifi (N-1 naphthyldiamine dihydrochloride, sülfanilik asit ve asetik asit) ile reaksiyona 79

89 girerek azo boya maddesi oluşturur. Azot dioksitin konsantrasyonu, bu boya maddesinin absorbansının, 545 nm. civarında, ölçülmesiyle tayin edilir. Azot monoksit, Saltzman reaktifi ile reaksiyon vermediğinden, sülfürik asit ve potasyum permanganat yükseltgenme çözeltilerinden geçirilerek yükseltgenir ve konsantrasyonu benzer şekilde tayin edilir. Saltzman sabiti, nitroz asit (NO 2 - ; azot dioksitin absorblama çözeltisi tarafından absorblanması ve sonra onunla reaksiyona girmesi ile oluşur) iyon miktarı ile azot dioksitin başlangıç miktarı arasındaki, (NO 2 - /NO 2 ) dönüşüm oranına bağlıdır. Japonya da Saltzman sabiti 0.84 ve azot monoksitin azot dioksite yükseltgenme oranı %70 olarak bulunmuştur. Saltzman sabiti ve yükseltgenme oranlarının her ikisi de, gerçekte ölçülen değerlerle, istatistiki değerlerdir. Bu değerler konsantrasyonlara ve diğer ölçüm şartlarına bağlı olarak değişir. Bu sebeple, diğer ölçüm sistemlerinden elde edilen verilerle bir karşılaştırma yapıldığı zaman, bu duruma dikkat edilmelidir. Absorblama çözeltisi içinde azot dioksitin tutulma verimini artırmak için, çözeltiden geçen havanın daha iyi kabarcıklanarak, gaz ve sıvı arasındaki temas yüzeylerinin arttırılması için bir impinger kullanılır. Sonuçta eğer çözelti, gereği gibi kabarcıklanıyor ve yeteri kadar hava dolaşımı varsa, problem yoktur. Ancak büyük kabarcıklar oluşuyorsa ve yeteri kadar kabarcık üretilemiyorsa, tutma oranı düşer. Eğer fotometrik hücreye hava giriyorsa, okumalar tesadüfi olacaktır. Çözelti gereği gibi kabarcıklansa bile, boyar madde, impinger veya giriş borusunun iç yüzeyine yapışacaktır. Eğer bu olursa, azot dioksit adsorblanır ve sonuçta konsantrasyon düşük çıkar. Bu sebeple, hava geçiş düzeneği, impinger düzenli olarak temizlenmelidir. Şekil 11: Otomatik Saltzman yöntemi analizörü 80

90 Eğer giriş kanallarında çözeltinin yükseltgenmesi veya yükseltgenme çözeltisinin (bu çözelti azot dioksit içindeki azot monoksiti yükseltger) çıkışında her hangi bir çökelme olursa; azot monoksit ve azot dioksit, impinger girişinde bunlar tarafından çözülecektir. Bu ölçüm hatasına sebep olur. Bu sebeple, borular temizlenmeli ve kurutulmalıdır. Gaz akış yolu komplike bir yapıda olduğundan; her hangi bir gaz kaçağına karşı düzenli olarak kontrol edilmelidir. 5.3 Karbon Monoksit Non-Dispersive Infrared Absorbsiyon Yöntemi Farklı molekül türlerini içeren gazlara infrared ışın gönderildiğinde, bu gazların herbiri konsantrasyonlarına göre spesifik dalga boyundaki infrared ışınları absorblar. Bu prensibe göre 4.7 µm. dalga boyundaki infrared ışınların karbon monoksit tarafından absorbsiyonu ile bu maddenin konsantrasyonu belirlenir. Işın kaynağından yayılan ışınlar döner bir elemandan geçirildikten sonra, referans ve ölçüm hücresi içine yayılır. Referans hücre, infrared ışını absorblamayan azot gazı veya diğer benzeri bir gazla doldurulur. Bu hücre içine gönderilen infrared ışınlar absorblanmaz. Bir diğer husus, ölçüm sırasında infrared ışınlar dedektöre ulaşmadan önce gaz konsantrasyonuna göre ölçüm hücresinde infrared absorbsiyon oluşur. Dedektör, karbon monoksit ile doldurulur ve seçici olarak ilgili dalga boyu bandındaki infrared ışınları absorblar. Referans hücreden ve ölçüm hücresinden geçen infrared ışınlar arasındaki enerji farkı; nümune gazının konsantrasyonunu elde etmek için bir membran veya akış sensörü ile basınç farkı olarak tayin edilir. Karbon dioksit ve neme bağlı interferans etkisini ortadan kaldırmak için; karbon monoksit tarafından absorblanan infrared ışın dalga boyu bandını filtrelemek üzere bir interferans filtre hücresi ve katı (solid) filtre hücresi kullanılır. Şekil 12: İnfrared gaz analizörü 81

91 5.3.2 Gaz filtresi korelasyon yöntemi Aynı ölçüm amacıyla, gaz korelasyon yöntemi kullanılabilir. Bu yöntem gaz doldurma dedektörü yerine yarı iletken dedektörleri kullanır. Işın kaynağından çıkan ışın, gaz korelasyon filtresi ve örneklem hücresinden geçirildikten sonra dedektöre ulaşır. Örneklem gaz hücresi için, hücre içinde pekçok kez ışın yansıtan çoklu yansıtma hücresi kullanılır. Gaz korelasyon filtresi, dahili iki hücreye bağlıdır. Hücreler sırayla CO ve diğer gazlarla (N 2 gibi) doldurulur. Gaz korelasyon filtresi dönerken, iki farklı ışın dönüşümlü olarak örneklem gaz hücresine girer. Işınlardan biri, bu filtrenin CO dolu hücresinden geçer. Bu sebeple burada CO tarafından absorblanan dalga boyu bandındaki infrared ışınları içermez. Diğeri ise N 2 veya diğer bir benzeri inert gaz dolu hücreden geçer. CO konsantrasyonu bu iki ışın arasındaki farktan hesaplanır. Şekil 13: Gaz filtresi korelasyon yöntemi analizörü Sabit Potansiyelde Elektroliz Yöntemi Otomatik analizör Palladi-3, sabit potansiyelde elektroliz esasına dayanır. Birincil transducer olarak elektrokimyasal hücre kullanılır. Bu hücrede karbon monoksitin oksidasyonu formunda bir kimyasal reaksiyon oluşur. 5.4 Ozon Ultraviyole Fotometrik Yöntem Prensip Bu yöntem, çevre havası içindeki ozon konsantrasyonunu, ozon içinden 254 nm. Dalga boyunda geçirilen UV ışınlarının absorblanan miktarlarının değişiminin ölçümü tekniğini kullanarak, sürekli ölçmede kullanır. UV fotometrik yöntem, yaygın hava kirletici parametrelerin hiçbirinden etkilenmez. Örneklem havası, tüm ozon ve kararlı düşük yoğunluklu ışınlar 82

92 uzaklaştırıldıktan sonra, absorbsiyon hücresi boyunca geçirilir. Valf örneklem havasının hücreye dolması için açılır. Bu ölçüm çevrimi boyunca ışın yoğunluğu kararlıdır. Beer-Lambert Kanunu, bu ölçümler ve ozon konsantrasyonu arasındaki ilişkiyi gösterir Io 760 T O 3( ppm) =.log.. KL I P 273 (8) Burada: K: absorbsiyon sabiti = 134 cm -1 atm -1 I: Geçen ışın miktarı Io: Nümune ölçümünden önceki ışın miktarı L: Hücre uzunluğu (cm.) T: Hücre çıkış sıcaklığı P: Hücre çıkış basıncı (760 mm civaya düzeltilmiş) UV fotometrik ozon analizörü, filtre, ozon tutucu, üç yollu valf, UV absorblama hücresi, UV kaynak lambası, dedektör, akış ölçer, emici pompa gibi bölümlerden oluşur. Şekil 14: Ultraviyole fotometrik yöntemi analizörü 83

93 5.4.2 Kimyasal Işıma (Chemiluminescence) Yöntemi Prensip Atmosferik O 3 konsantrasyonu, O 3 ile etilenin reaksiyonu sonucunda oluşan ışığın şiddetinin fotometrik olarak sürekli ölçülmesi esasına dayanır. Bu ölçümden elde edilen akım büyütülerek rekorder gibi uygun bir veri kayıt sistemine kaydedilir. Cihazlar, dinamik O 3 standartları kullanılarak kalibre edilir. Ticari cihazlar, partiküler filtre, cam reaksiyon hücresi, fotomultiplier tüp ve vakum pompası içerir Absorbsiyonmetri Bu yöntem, çevre havası içinde bulunan toplam yükseltgeyici konsantrasyonunu, absorblama çözeltisi (nötral potasyum iyodür çözeltisi) kullanarak, ölçer. Çevre havası ve absorblama çözeltisi sabit akış hızında birbiriyle temas eder, açığa çıkan iyodun absorbansı ölçülebilir ve toplam yükseltgeyici konsantrasyonu tayin edilebilir. Bu analizör, filtre, tutucu, akış ölçer, gaz absorbsiyon ünitesi, çevre havası emiş pompası, absorbsiyon filtresi, absorbsiyon çözeltisi temin pompası, absorbsiyon çözelti tankı, absorbans ölçüm ünitesi, sinyal güçlendirici, kaydedici gibi birimlerden oluşur Kulonmetri Şekil 15: Absorbsiyonmetri yöntemi analizörü Bu yöntem, örneklem havası içindeki toplam yükseltgen madde konsantrasyonunu sürekli ölçer. Ölçümde kulonmetre, nötral potasyum iyodür çözeltisini absorblama çözeltisi olarak kullanır. 84

94 Örneklem havası ve absorbans çözeltisi, sabit akış hızında karıştıkları zaman; absorblama çözeltisi içindeki iyot toplam yükseltgen konsantrasyonu ile orantılıdır. Bu absorblama çözeltisi içindeki serbest kalan iyot elektrolitik olarak indirgenir ve örneklem havası içindeki toplam yükseltgen madde konsantrasyonu, kazanılan kulondan elde edilebilir. 5.5 Hidrokarbonlar Atmosferik hava içindeki hidrokarbonlar çok sayıda hidrokarbonun komplike bir karışımıdır. Bu maddeler arasında metan yaklaşık olarak 1.7 ppm seviyesindedir. Metan sera etkisine neden olan gazlardan birisi olarak önemlidir. Ancak fotokimyasal reaksiyonlara girmez. Bu nedenle metan dışındaki hidrokarbonların ölçülmesi gerekir. Hidrokarbonlar, direkt olarak metan ve diğer hidrokarbonları ölçmek için otomatik GC kullanılarak ölçülebilir veya metan dışında HC yakılması için ayırma yöntemi ile ölçülür. Her yöntemde, H 2 alev dedektörü kullanılır. H 2 tüpü veya H 2 jeneratörü gerekir THC için Otomatik Ölçüm Yöntemi Alev iyonizasyonu dedektörü yöntemi Alev iyonizasyonu dedektörleri (FID), gaz kromatografik bir yöntemle organik maddelerin tayininde geniş çapta kullanılmaktadır. Bu tip dedektörlerde, hava nümunesi ve yakıt (hidrojen), kontrollu akış hızlarında, yanma memesine gönderilir. Burada, hidrojen alevi içerisinde, hidrokarbon iyonize olarak, hidrokarbon konsantrasyonu elde edilir ve oluşan mevcut iyonlar ölçülür. Prensip olarak, FID yöntemi, hidrokarbonlar içindeki karbon atomlarının sayısı ile orantılı olarak cevap oluşturur. Bu sebeple konsantrasyonlar, ppm. metan ekivalenti olarak gösterilir ve ppmc olarak adlandırılan birim kullanılır. FID in hassasiyeti, örneklem ve hidrojenin akış oranlarına bağlı olduğu için, akış hızları dikkatle kontrol edilmelidir. FID yönteminin, hidrokarbonlar için önemli olan oksijen interferansı (kalibrasyon standart gazı ve nümune havası oksijen konsantrasyonlarında farklılık varsa, hata oluşur) ve rölatif hassasiyet (hidrokarbonlardaki karbon atomları sayısı ile tamamen orantılı değildir) ile ilgili problemleri vardır. Bu problemler, organik maddenin tipi ve yanma şartlarına bağlı olarak, ölçüm sonuçlarını ciddi şekilde etkiler.thc ölçüm sonuçları, hidrokarbonların bileşimine ve izleme sistemine bağlı olarak değişir. 85

95 5.5.2 Metan Dışı Hidrokarbonlar İçin Otomatik Yöntem Seçici yakma yöntemi Örneklem havası içerisindeki NMHC konsantrasyonunu ölçmek için ayrı ayrı metan (yanması zordur) ve NMHC larının yanma karekteristiklerini kullanır. Ölçümler için iki kanal kullanılır. Biri THC ölçüm kanalı ki; örneklem havası FID e doğrudan gönderilir. Diğeri metan ölçüm kanalı; NMHC lar bir katalizörle seçici olarak oksitlenir ve zor yanan metan ayrıştırılırken FID e gönderilir. İki ölçüm arasındaki farktan NMHC konsantrasyonu hesaplanarak elde edilir. Temel olarak, kanal ayrımı ve veri işleme işlemleri, azot oksitlerinin kimyasal ışıma yöntemi kullanılarak ölçülmesi yöntemi ile aynıdır. Şekil 16: Seçici yakma yöntemi analizörü Gaz kromatograf kullanılarak doğrudan ölçüm yöntemi Şekil 17: Gaz kromatografik analizör 86

96 Örneklem havası içindeki NMHC konsantrasyonu ölçmek için, gaz kromatografik kolonlar kullanılır. Taşıyıcı gaz olarak azot kullanılır. Örneklem havası birinci kolona gönderilir ve oksijen, metan ve NMHC gruplarına ayrıştırılır. Oksijen ve metan grubu ikinci kolona gönderildiği zaman, birinci kolonu terk eden NMHC geri püskürtülür ve asıl girişten tamamen atılır. Sonra bir FID ile ölçülür. Bu sebeple bu yöntem, doğrudan ölçüm yöntemi (direct method) olarak adlandırılmıştır. Oksijen ve metan ikinci kolonda ayrıştırılır ve sonra FID ile ölçülür. Prensip olarak bundan dolayı her hangi bir oksijen interferansı olmaz. Bu ölçüm yöntemi için, ölçümler 6 ile 10 dakikalık aralıklarla gerçekleştirilir. 5.6 Amonyak Bu yöntem çevre havasındaki amonyak konsantrasyonlarının yükseltgeyici katalitik bir reaksiyon ve kimyasal ışıma yöntemi esasına dayanarak sürekli olarak ölçülmesidir. Çevre havası içindeki amonyak, bir katalizörle azot oksitlerine dönüştürülür. Sonra amonyak konsantrasyonu kimyasal ışıma yöntemi ile azot oksitleri konsantrasyonundaki artış ile tayin edilir. Toplam azot modunda (TN), örneklem havası doğrudan NH 3 /NO dönüştürücüsünden (yükseltgeyici metal katalizör) sağlanır. Mevcut azot oksitleri konsantrasyonu, dönüştürülmüş NH 3 konsantrasyonunun da da ilave edilmesiyle artar. Diğer yandan azot oksitleri modunda (NO X ), örneklem havası, amonyak tutucudan geçerilerek, amonyak uzaklaştırılır. Bu konumda, amonyak tutucudan dolayı, azot oksitleri konsantrasyonu artmaz. Bütün bunlardan sonra, TN ve NO X konsantrasyonları kimyasal ışıma yöntemi ile ölçülebilir. Şekil 18: Amonyak analizörü TN mod : TN=NH 3 + NO X NO X mod: NO X = NO + NO 2 Amonyak konsantrasyonu, TN modundaki toplam konsantrasyondan, NO X modundaki azot oksitleri konsantrasyonunun çıkarılmasıyla elde edilir. NH 3 /NO X dönüştürücü : 2 NH 3 + (X+1.5) O 2 2 NO X + 3 H 2 O 87

97 NO 2 /NO dönüştürücü : 2 NO 2 2 NO + O 2 Reaksiyon hücresi : NO + O 3 NO 2 + O2 + hν Burada: A : Örneklem/Span valf B : Amonyak ayırıcı C : TN / NOx valf D : NH3 / NOx dönüştürücü E : Pompa 1 F : NO 2 /NO dönüştürücü G : Reaksiyon hücresi H : Ozon üreteci I : Fotomultiplier J : Yükseltici K : Seyreltme ünitesi L : Sıfır gazı ünitesi M : NH 3 standart gaz N : NO standart gaz P : Pompa 2 Q : Ozon ayırıcı 5.7 Hidrojen florür İyon elektrot yöntemi Bu yöntem sabit miktardaki örneklem havasında, gaz halindeki inorganik flor bileşiklerini, sabit miktardaki tampon çözelti içinde toplanarak çözünmesi esasına esasına dayanır. Örneklem havası içindeki, gaz halindeki inorganik flor bileşikleri konsantrasyonu, iyon elektrodu yöntemi ile, tampon çözelti içindeki flor iyonu konsantrasyonunun, periyodik olarak ölçülmesi ile elde edilir. Örneklem havası içindeki gaz halindeki inorganik flor bileşiklerinin toplanması 2 sınıfa ayrılır. 1. Kuru toplama tipi 2. Yaş toplama tipi Absorbsiyonmetri Bu yöntem, sabit miktardaki örneklem havasını, sabit miktardaki absorblama çözeltisi içine toplar ve çözünerek, inorganik gaz bileşiklerini toplamak için uygulanan bir yöntemdir. 88

98 Çözelti içindeki flor iyonu konsantrasyonu, absorbsiyonmetre ile ölçülür ve örneklem havası içindeki inorganik flor bileşikleri konsantrasyonu, sabit döngü başına elde edilir. Bundan başka, bazen, renkli absorbsiyon çözeltisi, absorbsiyon çözeltisi ve renkli çözelti olarak ayrılır. Not: Bu yöntemde, ozon, kükürt dioksit, klor, hidrojen klorür, azot oksitleri veya benzeri gazlar pozitif hataya; amonyak ve benzeri gazlar negatif hataya sebep olurlar. 5.8 Hidrojen Sülfür Hidrojen sülfür sanayide, kağıt sanayii, meyve konsantresi, petrol rafinerisi ve petrokimya sanayii dahil, geniş bir alanda kullanılmaktadır. Hidrojen sülfür zehirlidir ve çok kötü kokar Ön arıtma üniteli UV fluoresans yöntemi Bu yöntem, otomatik kükürt dioksit analizörüne, bir ön arıtma ünitesi eklenerek, örneklem havasındaki hidrojen sülfür konsantrasyonunu ölçmek için, UV fluoresans yöntemini (veya alev fotometrik dedeksiyon yöntemi) kullanır. Şekil 19: UV fluoresans yöntemi analizörü Örneklem havası, kükürt dioksitin uzaklaştırılması için bir ayırıcıya gönderilir. Geriye kalan hidrojen sülfür, bir katalitik dönüştürücü ile kükürt dioksite yükseltgenir ve konsantrasyon UV veya eşdeğer bir yöntemle ölçülür. Bu yöntem, kükürt dioksitin uzaklaştırılmasından sonra, toplam kükürt bileşiklerinin (Total S) sadece hidrojen sülfürden ibaret olduğunu varsayar. Bunun anlamı, kükürt dioksitin dışındaki kükürt bileşiklerinin daha doğru şekilde ölçüldüğüdür. 89

99 5.8.2 Kulonmetri yöntemi Nümune havası belli bir akış hızında, belli miktarda brom konsantrasyonu içeren bir elektrolit içine gönderilir. Bromun, hidrojen sülfürle reaksiyona girerek, tüketileceği varsayılır. Hidrojen sülfür konsantrasyonu ile orantılı olarak, elektroliz ile harcanan bromun yeniden yerine konulması için bir miktar elektriğe ihtiyaç vardır. Örneklem havası içindeki hidrojen sülfür konsantrasyonu, harcanan elektrik miktarından tayin edilir. Şekil 20: Kulonmetri yöntemi analizörü Test kağıdı fotoelektrik yöntemi Örneklem havası, belli akış hızında kurşun asetat ile ıslatılmış, şerit şekindeki test kağıdından geçirilir. hidrojen sülfürle reaksiyon sonucu oluşan kurşun sülfürden kaynaklanan kahverengi renk tonu, havadaki hidrojen sülfür konsantrasyonunu elde etmek için fotoelektrik olarak ölçülür. 5.9 Yağış miktarı ölçü aleti Yağış miktarı, yeryüzüne yatay bir plaka üzerine yerleştirilmiş bir kap içine, belirli bir zaman içinde düşen yağış olarak tanımlanır ve su miktarının derinliği olarak ifade edilir. Yağış, çapı 200 mm. olan bir huniye düşer ve bir kapta toplanır. Toplanan yağış miktarı, kabın ağırlık merkezinin sağdan sola hareketi ile artar. Ağırlık merkezi noktası, dayanak noktasını aştığı zaman, kap aşağıya düşer ve yağış diğer kaba alınmaya başlar. Bu işlem tekrarlanır. Kap düştüğü zaman, mıknatıs kabın aşağı kısmında sabitlenir ve birlikte yukarıya geçerlerken bir anahtarı hareket ettirerek sinyal üretir. Kapta toplanan yağış miktarı sabittir ve kap düştüğü zaman verdiği sinyaller sayılarak, belirli bir zaman içindeki yağış miktarı hesaplanabilir. 90

100 Kar eritilir ve sıvı olarak miktarı ölçülür. Karın yüksek sıcaklıkta eritilmesi durumunda, hava akımından dolayı buharlaşma oluşur ve az miktardaki karın tesbit etmesi zorlaşarak hataya sebep olur. Bunun için, dış silindirler çift katlı yapılarak, suyla doldurulur ve bu su ısıtılır. Silindirin geniş hacmi sebebiyle karı 5 C derecelik düşük bir sıcaklıkta eritebilecek su miktarı yaklaşık 8.5 litredir. Bu düşük sıcaklıkta kar eritme işlemi ile, hava akışındaki artışa bağlı olarak iyi bir kar yakalama oranı elde edilecektir. Şekil 21: Yağış ölçü aleti yapısı Şekil 22: Kap detayı! 5.10 Meteoroljik parametreler Şekil 23: Isıtma sistemi Rüzgar gülü ve anemometre Dikey bir mil üzerinde serbest olarak hareket eden temas noktasından ibarettir. İçi boş yarı silindir şeklinde dört eleman bu mile tutturulmuştur. Rüzgar estiğinde bu elemanlar, rüzgar şiddetiyle orantılı olarak döner. Rüzgar hızı m/s, km/h veya knots (deniz mili) olarak kaydedilir. Kuyruğun açısı da rüzgarın yönünü belirler. Bu hareketler elektrik sinyallerine dönüşerek, rüzgar hızı ve yönü tayin edilir. 91

Yıldız Teknik Üniversitesi Çağdaş, Öncü, Yenilikçi

Yıldız Teknik Üniversitesi Çağdaş, Öncü, Yenilikçi Hava Kirliliği Ölçüm Yöntemleri Emisyon Ölçümleri (Kaynakta) İmisyon Ölçümleri Sabit kaynaklar (Yakma tesisi, fabrika, termik santral bacaları) Hareketli kaynaklar (Motorlu araçlar) Ortam havasında yapılır

Detaylı

KONYA İLİ HAVA KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

KONYA İLİ HAVA KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KONYA İLİ HAVA KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Bu çalışma da 2000-2010 yıllarındaki yıllık, aylık, saatlik veriler kullanılarak kirleticilerin mevsimsel değişimi incelenmiş, sıcaklık, rüzgar hızı, nisbi

Detaylı

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen ix xiii xv xvii xix xxi 1. Çevre Kimyasına Giriş 3 1.1. Çevre Kimyasına Genel Bakış ve Önemi

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU Temmuz 2014 OZON NEDİR Ozon (O 3 ) üç tane oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmaktadır. Ozon, atmosferde

Detaylı

Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı

Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Veri İşletimi, Veri Validasyonu ve Raporlama Ayşe EYİGÖR Çevre Y.Müh. / Çevre ve Orman Uzmanı Kastamonu-Ilgaz Hizmetiçi Eğitimi 20 Eylül 2010 Ulusal Hava Kalitesi İzleme

Detaylı

Kaç istasyon olması gerektiğinin, Bu istasyonların nerelerde kurulması gerektiğinin, İzlemede kullanılacak metotların

Kaç istasyon olması gerektiğinin, Bu istasyonların nerelerde kurulması gerektiğinin, İzlemede kullanılacak metotların Kaç istasyon olması gerektiğinin, Bu istasyonların nerelerde kurulması gerektiğinin, İzlemede kullanılacak metotların Ölçülecek parametrelerin Belirlenmesi demektir. Pahalı en az sayıda istasyon Ölçülecek

Detaylı

Emisyon Envanteri ve Modelleme. İsmail ULUSOY Çevre Mühendisi Ennotes Mühendislik

Emisyon Envanteri ve Modelleme. İsmail ULUSOY Çevre Mühendisi Ennotes Mühendislik Emisyon Envanteri ve Modelleme İsmail ULUSOY Çevre Mühendisi Ennotes Mühendislik İçerik Emisyon Envanteri Emisyon Kaynaklarına Göre Bilgiler Emisyon Faktörleri ve Hesaplamalar Modelleme Emisyon Envanteri

Detaylı

PROJE AŞAMALARI. Kaynak Envanterinin Oluşturulması. Emisyon Yükü Hesaplamaları

PROJE AŞAMALARI. Kaynak Envanterinin Oluşturulması. Emisyon Yükü Hesaplamaları PROJENİN AMACI Bölgesel Temiz Hava Merkezlerinden olan Ankara merkez olmak üzere; Bartın, Bolu, Çankırı, Düzce, Eskişehir, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Yozgat ve Zonguldak illerinde

Detaylı

DÜZCE DE HAVA KİRLİLİĞİ

DÜZCE DE HAVA KİRLİLİĞİ DÜZCE DE HAVA KİRLİLİĞİ Hasan GÜVEN Çevre Yüksek Mühendisi Çevre ve Şehircilik İl Müdürü DÜZCE ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ Hava: Dünya atmosferini meydana getiren gaz karışımı. Ancak, atmosferin halk

Detaylı

İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN İĞİ. Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı. 12 Ocak 2012 - Ankara

İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN İĞİ. Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı. 12 Ocak 2012 - Ankara HAVA KİRLİLİĞİ İĞİ MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE 2011 YILINDA ANKARA'DA YAŞANAN NO VE O KİRLİLİĞİ İĞİ 2 3 Erkin ETİKE KMO Hava Kalitesi Takip Merkezi Başkanı 12 Ocak 2012 - Ankara SUNUM PLANI 1. GİRİŞ İŞ 2. HUKUKİ

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU YAKASI HAVA KİRLİLİĞİNİN PM10 ve PM2.5 AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ufuk MALAK Prof.Dr. Kadir ALP

İSTANBUL ANADOLU YAKASI HAVA KİRLİLİĞİNİN PM10 ve PM2.5 AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ufuk MALAK Prof.Dr. Kadir ALP İSTANBUL ANADOLU YAKASI HAVA KİRLİLİĞİNİN PM10 ve PM2.5 AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Ufuk MALAK Prof.Dr. Kadir ALP Hava Kirliliği Hava kirliliğinin, özellikle Partiküler madde PM10 ve PM2.5 in sağlık üzerine

Detaylı

KONU MOTORLARIN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKĠLERĠ VE BU ETKĠLERĠN AZALTILMASI

KONU MOTORLARIN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKĠLERĠ VE BU ETKĠLERĠN AZALTILMASI KONU MOTORLARIN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKĠLERĠ VE BU ETKĠLERĠN AZALTILMASI HAVA Etrafımızı saran gaz karışımıdır ( Atmosfer). Kuru Temiz hava içerisinde yaklaģık olarak ; - %78 Azot - %21 Oksijen - %0,03 Karbondioksit

Detaylı

ÇOKLU DOĞRUSAL ANALİZ YÖNTEMİYLE UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ATMOSFERDEKİ KONSANTRASYONLARINA ETKİ EDEN METEOROLOJİK FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ

ÇOKLU DOĞRUSAL ANALİZ YÖNTEMİYLE UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ATMOSFERDEKİ KONSANTRASYONLARINA ETKİ EDEN METEOROLOJİK FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ ÇOKLU DOĞRUSAL ANALİZ YÖNTEMİYLE UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ATMOSFERDEKİ KONSANTRASYONLARINA ETKİ EDEN METEOROLOJİK FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ Sema Yurdakul, Mihriban Civan, Gürdal Tuncel Eylül, 2015 1. Giriş

Detaylı

ANKARA ŞEHRİNİN HAVA KALİTESİNİN UOB LER AÇISINDAN İNCELENMESİ

ANKARA ŞEHRİNİN HAVA KALİTESİNİN UOB LER AÇISINDAN İNCELENMESİ ANKARA ŞEHRİNİN HAVA KALİTESİNİN UOB LER AÇISINDAN İNCELENMESİ Sanaz Lakestani, Gülen Güllü Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü E mail: ggullu@hacettepe.edu.tr Amaç Bu çalışmada Ankara ilininin

Detaylı

ANKARA ATMOSFERİNDEKİ AEROSOLLERİN KİMYASAL KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ

ANKARA ATMOSFERİNDEKİ AEROSOLLERİN KİMYASAL KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ ANKARA ATMOSFERİNDEKİ AEROSOLLERİN KİMYASAL KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ İlke ÇELİK 1, Seda Aslan KILAVUZ 2, İpek İMAMOĞLU 1, Gürdal TUNCEL 1 1 : Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü

Detaylı

Kelime anlamı ile; dışarı çıkmak, yaymak ve ihraç etmek anlamına gelmektedir.

Kelime anlamı ile; dışarı çıkmak, yaymak ve ihraç etmek anlamına gelmektedir. EMİSYON ÖLÇÜMLERİ Emisyon Nedir? Kelime anlamı ile; dışarı çıkmak, yaymak ve ihraç etmek anlamına gelmektedir. Çevre mevzuatı kapsamında; Yakıt ve benzerlerinin yakılmasıyla; sentez, ayrışma, buharlaşma

Detaylı

ANKARA TEMİZ HAVA MERKEZİ HAVA KALİTEİ ÖN DEĞERLENDİRME PROJESİ

ANKARA TEMİZ HAVA MERKEZİ HAVA KALİTEİ ÖN DEĞERLENDİRME PROJESİ Company LOGO ANKARA TEMİZ HAVA MERKEZİ HAVA KALİTEİ ÖN DEĞERLENDİRME PROJESİ Laboratuvar Ölçüm ve İzleme Daire Başkanlığı Hava Kalitesi İzleme Şube Müdürlüğü Zeliha GEMİCİ Fizik Y. Müh. www.havaizleme.gov.tr

Detaylı

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ İsken Sugözü Termik Santrali Adana Türkiye de 200 binin üzerinde iģletme, 70 bin dolayında üretim/sanayi iģletmesi bulunmaktadır. Bunlar arasında; Enerji tesisleri

Detaylı

Ömer ORAN İSG Uzman Yardımcısı

Ömer ORAN İSG Uzman Yardımcısı İş Yeri Havası - Solunumla Maruz Kalınan Kimyasal Maddelerin Sınır Değerler İle Karşılaştırılması Ve Ölçme Stratejisinin Değerlendirilmesi İçin Kılavuz - TS EN 689 Ömer ORAN İSG Uzman Yardımcısı Ankara,

Detaylı

Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri

Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri Environment International Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri Hoş Geldiniz 23 Temmuz 2010 Wim van Doorn TEMĠZ HAVA NEDĠR? Temiz hava bileşimi Azot Oksijen Su buharı Diğer kirleticiler Karbon dioksit Organik

Detaylı

ENERJİ TESİSLERİNİN ÇEVRESEL ETKİLERİ

ENERJİ TESİSLERİNİN ÇEVRESEL ETKİLERİ ENERJİ TESİSLERİNİN ÇEVRESEL ETKİLERİ DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ Çevre Mühendisliği Bölümü Hava Kirliliği Laboratuvarı İZMİR BÖLGESİ ENERJİ FORUMU 31 Ekim 1 Kasım 2014 İzmir Mimarlık Merkezi 1 Aliağa ve

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ÇEVRE ÖLÇÜM VE ANALİZLERİ YETERLİK BELGESİ EK LİSTE-1/7

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ÇEVRE ÖLÇÜM VE ANALİZLERİ YETERLİK BELGESİ EK LİSTE-1/7 ÇED, İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/7 SU/ ATIK SU 1 ph Elektrometrik Metot TS 3263 ISO 10523 Çözünmüş Oksijen Azid Modifikasyon Metodu SM 4500-O C İletkenlik Elektrometrik Metot SM 2510 B Renk Spektrometrik

Detaylı

Yıldız Teknik Üniversitesi Çağdaş, Öncü, Yenilikçi

Yıldız Teknik Üniversitesi Çağdaş, Öncü, Yenilikçi Aktif Örnekleme Sistemleri Havanın fiziksel veya kimyasal toplama ortamına çekilebilmesi için elektrik enerjisine ihtiyaç duyulur. Örnekler uygun aktif örnekleme cihazı ile toplandıktan sonra laboratuarda

Detaylı

Eskişehir ve İskenderun da Temiz Hava için El Ele MATRA PROJESİ I. İLETİŞİM PLATFORMU TOPLANTISI

Eskişehir ve İskenderun da Temiz Hava için El Ele MATRA PROJESİ I. İLETİŞİM PLATFORMU TOPLANTISI Eskişehir ve İskenderun da Temiz Hava için El Ele MATRA PROJESİ I. İLETİŞİM PLATFORMU TOPLANTISI Doç.Dr.Tuncay Döğeroğlu Anadolu Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi 14 Aralık 2007 ESKİŞEHİR TEMİZ

Detaylı

HACH LANGE. Evsel Atık Su Arıtma Tesisine Giriş Öncesi Endüstriyel Deşarjların İzlenmesi İSKİ Örneği HACH LANGE TÜRKİYE OFİSİ

HACH LANGE. Evsel Atık Su Arıtma Tesisine Giriş Öncesi Endüstriyel Deşarjların İzlenmesi İSKİ Örneği HACH LANGE TÜRKİYE OFİSİ HACH LANGE Evsel Atık Su Arıtma Tesisine Giriş Öncesi Endüstriyel Deşarjların İzlenmesi İSKİ Örneği HACH LANGE TÜRKİYE OFİSİ Metin BARAN Proje Müdürü 24 Eylül 2014 Hach Lange Dünya üzerinde birçok noktada

Detaylı

İŞ HİJYENİ ÖLÇÜMLERİ. Hüsamettin ÇOBAN ÇEDFEM

İŞ HİJYENİ ÖLÇÜMLERİ. Hüsamettin ÇOBAN ÇEDFEM İŞ HİJYENİ ÖLÇÜMLERİ Hüsamettin ÇOBAN ÇEDFEM yasal dayanak 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU Bölüm:2 Madde:10 Fıkra:4 İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların

Detaylı

Emisyon ve Hava Kalitesi Ölçüm Yöntemleri: Temel Prensipler

Emisyon ve Hava Kalitesi Ölçüm Yöntemleri: Temel Prensipler Emisyon ve Hava Kalitesi Ölçüm Yöntemleri: Temel Prensipler Prof.Dr.Abdurrahman BAYRAM Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Tınaztepe Yerleşkesi 35397 Buca-İzmir Tel: 0232 3017113 Faks:

Detaylı

TR 2008 IB EN 04 MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ PROJESİ

TR 2008 IB EN 04 MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ PROJESİ TR 2008 IB EN 04 MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ PROJESİ Ülkü Füsun ERTÜRK Maden atıkları ve Tehlikesiz Atıkların Yönetimi Şube Müdürlüğü Kimya Müh. Antalya, 24-26.04.2012 Maden Atıklarının Yönetimi Projesi

Detaylı

Meteorolojik koşulların en önemlisi ise Enverziyon (Sıcaklık Terselmesi) durumunun oluşmasıdır.

Meteorolojik koşulların en önemlisi ise Enverziyon (Sıcaklık Terselmesi) durumunun oluşmasıdır. HAVA KİRLİLİĞİ Hava kirliliği deyimiyle, sanayi devriminden bu yana karşılaşmaktayız. Doğa veya insan kaynaklı salımlar sonucu, atmosferde bulunan kirleticilerin belirli seviyeleri aşması ve uygun meteorolojik

Detaylı

MADDELERE SOLUNUM İLE MARUZİYETTE RİSK DERECESİ BELİRLENMESİ

MADDELERE SOLUNUM İLE MARUZİYETTE RİSK DERECESİ BELİRLENMESİ TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERE SOLUNUM İLE MARUZİYETTE RİSK DERECESİ BELİRLENMESİ BASİT RİSK DEĞERLENDİRMESİ METODU (HSE/COSHH-Control of substances hazardous to health ) 1 TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERE SOLUNUM

Detaylı

Zeynep Gamze MERT Gülşen AKMAN Kocaeli Üniversitesi EKO- ENDÜSTRİYEL PARK KAPSAMINDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ

Zeynep Gamze MERT Gülşen AKMAN Kocaeli Üniversitesi EKO- ENDÜSTRİYEL PARK KAPSAMINDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ Zeynep Gamze MERT Gülşen AKMAN Kocaeli Üniversitesi EKO- ENDÜSTRİYEL PARK KAPSAMINDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ DOĞAL ÇEVRİMLER Enerji Girdisi Atık yok Isı kaybı Yerkabuğun dan sağlanan malzeme Yerkabuğun a bırakılan

Detaylı

Hach Lange Berlin de üretim yapar & Avrupa merkezi Düsseldorf tadır

Hach Lange Berlin de üretim yapar & Avrupa merkezi Düsseldorf tadır 11.04.2012 Proses Analizörlü Arıtma Tesislerinde Enerji Optimizasyonu Olanakları ve Sınırları HACH LANGE TÜRKİYE OFİSİ Aytunç PINAR Satış Müdürü Hach Lange Berlin de üretim yapar & Avrupa merkezi Düsseldorf

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Deney Laboratuvarı Adresi : Gökkuşağı Mahallesi 1200. Sk. 12/13 Dikmen / Çankaya ANKARA / TÜRKİYE Tel : 0 312 4726664 Faks : 0 312 4736215 E-Posta : info@ankalab.com.tr

Detaylı

PROJE 3. ÇALIŞTAYI. 14 ARALIK 2010, Kayseri, TÜRKİYE

PROJE 3. ÇALIŞTAYI. 14 ARALIK 2010, Kayseri, TÜRKİYE IKONAIR PROJESİ Evrim DOĞAN ÖZTÜRK Uzman Isınma ve Motorlu Taşıt Kaynaklı Hava Kirliliği Şb. Md. Hava Yönetimi Dai. Bşk. T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı PROJE 3. ÇALIŞTAYI 14 ARALIK 2010, Kayseri, TÜRKİYE

Detaylı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Endüstriyel Havalandırma

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Endüstriyel Havalandırma T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Endüstriyel Havalandırma İçerik - Endüstriyel Havalandırma - Hava Tedarik/Tahliye Sistemleri - Genel Havalandırma - Lokal

Detaylı

ANADOLU UOB PASİF ÖRNEKLEYİCİSİNİN TİCARİ PASİF ÖRNEKLEYİCİLERLE PERFORMANS KARŞILAŞTIRMA ÇALIŞMALARI

ANADOLU UOB PASİF ÖRNEKLEYİCİSİNİN TİCARİ PASİF ÖRNEKLEYİCİLERLE PERFORMANS KARŞILAŞTIRMA ÇALIŞMALARI 6.ULUSAL HAVA KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ SEMPOZYUMU (HKK2015) 7-9 Ekim 2015, İzmir ANADOLU UOB PASİF ÖRNEKLEYİCİSİNİN TİCARİ PASİF ÖRNEKLEYİCİLERLE PERFORMANS KARŞILAŞTIRMA ÇALIŞMALARI Özlem ÖZDEN ÜZMEZ, Akif

Detaylı

Avrupa ve Amerika da uygulanan emisyon standartlarının incelenmesi Türkiye de uygulanan egzoz gazı emisyon kontrol yönetmeliğinin incelenmesi Emisyon

Avrupa ve Amerika da uygulanan emisyon standartlarının incelenmesi Türkiye de uygulanan egzoz gazı emisyon kontrol yönetmeliğinin incelenmesi Emisyon SAKARYA 2011 Avrupa ve Amerika da uygulanan emisyon standartlarının incelenmesi Türkiye de uygulanan egzoz gazı emisyon kontrol yönetmeliğinin incelenmesi Emisyon kontrolünde kullanılan sürüş çevrimlerinin

Detaylı

ESKİŞEHİR KENT MERKEZİ YANMA KAYNAKLI EMİSYON ENVANTERİ ÇALIŞMASI

ESKİŞEHİR KENT MERKEZİ YANMA KAYNAKLI EMİSYON ENVANTERİ ÇALIŞMASI ESKİŞEHİR KENT MERKEZİ YANMA KAYNAKLI EMİSYON ENVANTERİ ÇALIŞMASI Sunan: Arş. Gör. Hicran Altuğ Anadolu Üniversitesi MMF Çevre Mühendisliği Bölümü MATRA Eskişehir ve İskenderun da Temiz Hava için Elele

Detaylı

BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÖN ETÜDÜ

BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÖN ETÜDÜ BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÖN ETÜDÜ Murat BAYRAM Binalarda Enerji Verimliliği Şubesi Şube Müd.V. bayram.bay@gmail.com Enerji Nedir? İş yapabilme kabiliyetidir. Enerji Yönetimi Nedir? Yaşam için gerekli

Detaylı

TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ

TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ Dr. Fatma IŞIK COŞKUNSES İSG Uzmanı / İSGÜM Kimyasal maddeler sanayimizin ve günlük yaşantımızın içinde bir çok alanda

Detaylı

KALİTE SİSTEM YÖNETİCİSİ EĞİTİMİ

KALİTE SİSTEM YÖNETİCİSİ EĞİTİMİ FMEA-HATA TÜRLERİ VE ETKİ ANALİZİ Tanımlama Mevcut veya olası hataları ortaya koyan, bu hataların yaratabileceği etkileri göz önünde bulunduran ve etkilerine göre hataları önceliklendirerek oluşmalarının

Detaylı

KATI ATIKLARDAN ENERJİ ELDE EDİLMESİ

KATI ATIKLARDAN ENERJİ ELDE EDİLMESİ KATI ATIKLARDAN ENERJİ ELDE EDİLMESİ Atıktan enerji elde edilmesi, atıkların fazla oksijen varlığında yüksek sıcaklıkta yakılması prosesidir. Yanma ürünleri, ısı enerjisi, inert gaz ve kül şeklinde sayılabilir.

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive () Çevresel Gürültü Direktifi nin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Gürültü-Titreşim Parametrelerinde Dikkat Edilecek Hususlar İş Hijyeni Ayhan ÖZMEN İSG Uzmanı Fizik Mühendisi İSGÜM Şubat

Detaylı

Daha iyi bir yasam kalitesi için!

Daha iyi bir yasam kalitesi için! Daha iyi bir yasam kalitesi için! Dünya çapında patentli, üstün Alman teknolojisi ve işlev garantisi sunan TÜV onaylı ilk ve tek hava temizleme cihazı, DİKA A.Ş. güvencesiyle artık Türkiye de! TEMİZ HAVA

Detaylı

Ekolojik Yerleşimlerde Atık Yönetiminin Temel İlkeleri

Ekolojik Yerleşimlerde Atık Yönetiminin Temel İlkeleri i Ekolojik Yerleşimlerde Atık Yönetiminin Temel İlkeleri Ekoljik yerleşimler kaynakların kullanımında tutumludur. Atık Yönetimi ve geri dönüşüm bu yerleşimlerde kaynak yönetiminin ayrılmaz bir bileşenidir.

Detaylı

Analitik Kalite Güvence: Minimum gereksinimler

Analitik Kalite Güvence: Minimum gereksinimler Analitik Kalite Güvence: Minimum gereksinimler Dr. Hamide Z Şenyuva 16 17 Ekim 2007, Bursa İçerik Giriş- Analitik Kalite Güvence neden önemli? Formal Kalite Güvence Sistemleri Metot validasyonu İç Kalite

Detaylı

LABORATUVAR YÖNETİMİNİN TEMEL UNSURLARI

LABORATUVAR YÖNETİMİNİN TEMEL UNSURLARI LABORATUVAR YÖNETİMİNİN TEMEL UNSURLARI Dr. Tuncer ÖZEKİNCİ DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ A.D. 14 KASIM 2011 ANTALYA 1 İyi Laboratuvar Yönetimi İyi tanımlanmış, uluslararası kabul

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/6) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/6) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/6) Deney Laboratuvarı Adresi : Büklüm Sok. No: 23/4 Kavaklıdere 06700 ANKARA / TÜRKİYE Tel : 0 312 419 22 82 Faks : 0 312 419 22 84 E-Posta : ekotest@ekotest.com.tr

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Analitik Kalite Güvence: Minimum gereksinimler Hamide Z Şenyuva 8 9 Ekim 2008, İzmir İçerik Giriş- Analitik Kalite Güvence neden önemli? Formal Kalite Güvence Sistemleri Metot validasyonu İç Kalite Kontrol

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI RÜZGAR ENERJİSİ SİSTEMLERİ Eğitim Merkezi Projesi

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI RÜZGAR ENERJİSİ SİSTEMLERİ Eğitim Merkezi Projesi YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI RÜZGAR ENERJİSİ SİSTEMLERİ Eğitim Merkezi Projesi Konu Başlıkları Enerjide değişim Enerji sistemleri mühendisliği Rüzgar enerjisi Rüzgar enerjisi eğitim müfredatı Eğitim

Detaylı

: SICK Türkiye SEÖS BUGÜNÜ VE YARINI : SICK A.Ş. : ĐZMĐR SEMĐNER

: SICK Türkiye SEÖS BUGÜNÜ VE YARINI : SICK A.Ş. : ĐZMĐR SEMĐNER : SICK Türkiye SEÖS BUGÜNÜ VE YARINI : SICK A.Ş. : ĐZMĐR SEMĐNER HOŞGELDĐNĐZ : SICK A.Ş. : ĐZMĐR SEMĐNER MUSTAFA ÇOPUROĞLU 2 Đlk Kontrast Fotoseli Đlk Güvenlik Bariyeri Erwin SICK (1909-1988) : SICK A.Ş.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÇEVRE FASLI MÜZAKERE SÜRECİ

AVRUPA BİRLİĞİ ÇEVRE FASLI MÜZAKERE SÜRECİ AVRUPA BİRLİĞİ ÇEVRE FASLI MÜZAKERE SÜRECİ 1. Genel Süreç Çevre Faslı Müzakere Sürecine ilişkin; Çevre Faslı Tanıtıcı Tarama Toplantısı 03-11 Nisan 2006, Çevre Faslı Ayrıntılı Tarama Toplantısı 29 Mayıs

Detaylı

Prof.Dr. Tolga ELBİR. Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, 35160 Buca/İzmir. E-mail : tolga.elbir@deu.edu.

Prof.Dr. Tolga ELBİR. Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, 35160 Buca/İzmir. E-mail : tolga.elbir@deu.edu. Prof.Dr. Tolga ELBİR Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, 35160 Buca/İzmir E-mail : tolga.elbir@deu.edu.tr Kirletici Kaynak (Pollutant Source) Hava kirliliğine neden

Detaylı

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI. 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi. 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI. 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi. 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi YATAY (1) 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi 3. 1210/90/EEC Avrupa Çevre Ajansı Tüzüğü 4. 2008/90/EC Çevresel Suç Direktifi 5. 2007/2/EC INSPIRE Direktifi 6. 2004/35/EC

Detaylı

MADEN TETKİK ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİDROJEOKİMYA LABORATUVA- RINDA BAZI ANALİTİK YÖNTEMLERİN İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRİLMESİ

MADEN TETKİK ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİDROJEOKİMYA LABORATUVA- RINDA BAZI ANALİTİK YÖNTEMLERİN İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRİLMESİ MADEN TETKİK ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİDROJEOKİMYA LABORATUVA- RINDA BAZI ANALİTİK YÖNTEMLERİN İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRİLMESİ A Gülay ATAMAN*; Süheyla TUNCER*: Ersin ŞEN*; Muzaffer SÖNMEZ*; Vedat ÖZTÜRK*

Detaylı

Hava Kirliliğinin Sucul Ekosistemlere Etkileri

Hava Kirliliğinin Sucul Ekosistemlere Etkileri Hava Kirliliğinin Sucul Ekosistemlere Etkileri Prof. Dr. Gülen GÜLLÜ Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü E-mail: ggullu@hacettepe.edu.tr Ulusal Su ve Sağlık Kongresi Antalya-26-30 Ekim 2015

Detaylı

Koku Ölçüm Yöntemleri

Koku Ölçüm Yöntemleri Orta Doğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Koku Ölçüm Yöntemleri HAZIRLAYANLAR: Prof. Dr. Aysel Atımtay Çevre Müh. Meltem Güvener ODTÜ, 1-2 Nisan 2004 Ankara 1 KOKU ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ Elektronik

Detaylı

İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ SAYFA NO 1/6 1. AMAÇ KAPSAM: Hastanede yeni bir bölüm açarken veya devam eden bölümlerin tehlikelerinin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi, İSG programlarının oluşturulması ve gerekli kontrol ölçümlerinin

Detaylı

EMİSYON ENVANTERİ NASIL HAZIRLANIR

EMİSYON ENVANTERİ NASIL HAZIRLANIR EMİSYON ENVANTERİ NASIL HAZIRLANIR Dr. Ali CAN 17.07.2009 1 EMISYON ENVANTERI Bir ülkenin emisyon envanteri 2 bileşenden oluşmaktadır. 17.07.2009 2 EMISYON ENVANTERI Ulusal Emisyon Envanter Raporu Metodolojiler

Detaylı

Prof.Dr. Mustafa ODABAŞI

Prof.Dr. Mustafa ODABAŞI Prof.Dr. Mustafa ODABAŞI Dokuz Eylül Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, 35160 Buca/İzmir E-mail : mustafa.odabasi@deu.edu.tr Ders İçeriği Temel Element Döngüleri Karbon Döngüsü

Detaylı

EK 1: FAALİYET KATEGORİLERİ

EK 1: FAALİYET KATEGORİLERİ EK 1: FAALİYET KATEGORİLERİ 1. Araştırma, yeni ürün ve proseslerin geliştirildiği ve test edildiği tesisler ve tesis bölümleri ile münhasır olarak biyokütle kullanan tesisler bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır.

Detaylı

İŞYERİNDE MARUZ KALINAN GÜRÜLTÜNÜN ÖLÇÜM TALİMATI

İŞYERİNDE MARUZ KALINAN GÜRÜLTÜNÜN ÖLÇÜM TALİMATI Sayfa No 1/8 1. AMAÇ -KAPSAM Bu talimatın amacı; gürültü seviyesi ölçümünün yapılması esnasında, ölçüm noktalarının belirlenmesi, cihazda yapılması gereken kontroller ve ölçümün nasıl yapılacağına dair

Detaylı

KOCAELİ İLİ YOL TOZLARINDA POLİKLORLU BİFENİL SEVİYELERİNİN BELİRLENMESİ. Demet ARSLANBAŞ* Mihriban CİVAN

KOCAELİ İLİ YOL TOZLARINDA POLİKLORLU BİFENİL SEVİYELERİNİN BELİRLENMESİ. Demet ARSLANBAŞ* Mihriban CİVAN KOCAELİ İLİ YOL TOZLARINDA POLİKLORLU BİFENİL SEVİYELERİNİN BELİRLENMESİ Demet ARSLANBAŞ* Mihriban CİVAN 1 GİRİŞ Kalıcı Organik Kirleticiler (KOK lar), yüksek dirençleri nedeniyle doğaya karıştığında ortamda

Detaylı

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi

Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Daha Yeşil ve Daha Akıllı: Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Çevre ve İklim Değişimi Bu sunum Greener and Smarter, ICTs, the Environment and Climate Change başlıklı Eylül 2010 tarihli OECD raporundan uyarlanmıştır.

Detaylı

İZİN BAŞVURUSU İÇERİĞİ PETROL RAFİNERİLERİ

İZİN BAŞVURUSU İÇERİĞİ PETROL RAFİNERİLERİ İZİN BAŞVURUSU İÇERİĞİ PETROL RAFİNERİLERİ 1 AŞAĞIDA ADI GEÇEN TESİSİN BİRİMLERİ İÇİN ENTEGRE ÇEVRE İZNİ GEREKLİLİĞİ İÇİN TEMEL PROJE : YERLEŞKE ADRESİ: VERİLİŞ TARİHİ: HAZIRLAYAN KİŞİ 1 : Adı - Soyadı

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM SUNUMU 02 MAYIS 2014

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM SUNUMU 02 MAYIS 2014 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DÖNER SERMAYE İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM SUNUMU 02 MAYIS 2014 İÇ KONTROL SİSTEMİ VE KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI DERLEYEN CUMALİ ÇANAKÇI Şube Müdürü SUNUM PLANI İç Kontrol

Detaylı

%RVFK U QOHUL %BIB GB[MB LJMPNFUSF EBIB B[ ZBLºU

%RVFK U QOHUL %BIB GB[MB LJMPNFUSF EBIB B[ ZBLºU %RVFK U QOHUL %BIB GB[MB LJMPNFUSF EBIB B[ ZBLºU Çoğu sürücü için yakıt tasarrufu en önemli konudur Daha düşük yakıt tüketimi, depo başına daha çok kilometre ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına gelir.

Detaylı

GAZİANTEP İLİ HAVA KİRLİLİĞİ DEĞERLENDİRME RAPORU

GAZİANTEP İLİ HAVA KİRLİLİĞİ DEĞERLENDİRME RAPORU GAZİANTEP İLİ HAVA KİRLİLİĞİ DEĞERLENDİRME RAPORU Hava kirliliği, atmosfere bırakılan toz, gaz, duman, koku, su buharı gibi kirleticilerin havanın doğal bileşimini bozarak canlılara zarar verecek yapıya

Detaylı

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU 1. ÜRÜN VE TEDARİKÇİ TANIMLAMA Ürün Adı Üretici : İzocam Ekspande Polistren (EPS) : İzocam Ticaret ve Sanayi A.Ş. 41455 Gebze - Kocaeli TÜRKİYE Telefon Numarası : + 90 262

Detaylı

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI

ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI ÇALIŞMA YAPRAĞI KONU ANLATIMI HATUN ÖZTÜRK 20338647 Küresel Isınma Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Fosil yakıtların

Detaylı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Enerji verimliliği / Sanayide enerji verimliliği Türkiye de enerji yoğunluğu Enerji tüketim verileri Türkiye de enerji verimliliği projeleri

Detaylı

Çevre Mühendisliğine GiriĢ Dersi Ders Notları HAVA KĠRLĠLĠĞĠ

Çevre Mühendisliğine GiriĢ Dersi Ders Notları HAVA KĠRLĠLĠĞĠ Çevre Mühendisliğine GiriĢ Dersi Ders Notları HAVA KĠRLĠLĠĞĠ Yrd. Doç Dr. Orhan CERİT Yükseklik (km) ATMOSFER KATMANLARI Basınç (mb) Atmosfer katmanlarının temel özellikleri En Sıcak Katman En Soğuk Katman

Detaylı

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ;

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ; evresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/5 ATIK SU (1) ph Elektrokimyasal Metot SM 4500- H + İletkenlik Laboratuvar ve Saha Metodu SM 2510 B özünmüş Oksijen, Oksijen Doygunluğu Membran

Detaylı

Katı Atık Yönetiminde Arıtma Çamuru. Enes KELEŞ Kasım / 2014

Katı Atık Yönetiminde Arıtma Çamuru. Enes KELEŞ Kasım / 2014 Katı Atık Yönetiminde Arıtma Çamuru Enes KELEŞ Kasım / 2014 İÇİNDEKİLER Arıtma Çamuru Nedir? Arıtma Çamuru Nerede Oluşur? Arıtma Çamuru Çeşitleri Arıtma Çamuru Nerelerde Değerlendirilebilir? 1. Açık Alanda

Detaylı

EMİSYON ÖN İZNİ VE EMİSYON İZNİ ALMAYA ESAS TEŞKİL EDECEK DÖKÜMANLARLA İLGİLİ YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Genel İlkeler

EMİSYON ÖN İZNİ VE EMİSYON İZNİ ALMAYA ESAS TEŞKİL EDECEK DÖKÜMANLARLA İLGİLİ YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Genel İlkeler EMİSYON ÖN İZNİ VE EMİSYON İZNİ ALMAYA ESAS TEŞKİL EDECEK DÖKÜMANLARLA İLGİLİ YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel İlkeler Madde 1- Bu yönergenin amacı, 07.10.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan

Detaylı

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında;

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında; İSTANBUL DA ÇEVRE KİRLİLİĞİ İstanbul da Çevre Kirliliği Su, Hava, Toprak ve Gürültü Kirliliği olarak 4 Bölümde ele alınmalıdır. İstanbul da Çevre Kirliliği konusunda İstanbul İl Çevre Müdürlüğü, Büyükşehir

Detaylı

İçindekiler VII. Ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür XV XIX XXI. I. Kısım Su teminine giriş

İçindekiler VII. Ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür XV XIX XXI. I. Kısım Su teminine giriş Ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür XV XIX XXI I. Kısım Su teminine giriş 1 Su sektörü 3 1.1 Giriş 3 1.2 Su tüketimi 3 1.3 Kabul edilebilir su kalitesi 7 1.4 Su sektörü hizmetleri 10 1.5 Su koruma

Detaylı

Grafik 16. Türkiye de elektrik üretiminin kaynaklara dağılımı

Grafik 16. Türkiye de elektrik üretiminin kaynaklara dağılımı Grafik 16. Türkiye de elektrik üretiminin kaynaklara dağılımı 1 2 1. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ENERJİ DURUMU 1.1. DÜNYADA ENERJİ DURUMU 1970 lerin başında yaşanan petrol krizi ve sonrasında gelen petrol ambargoları

Detaylı

Avrupa da)var)olan)kömürlü)termik)santrallerin)etkileri))

Avrupa da)var)olan)kömürlü)termik)santrallerin)etkileri)) ! KurulmasıönerilenGerzeEnerjiSantrali nin etkilerive Avrupa davarolankömürlütermiksantrallerinetkileri Gerze dekömürlütermiksantralkurulmasıplanlananalan! Gerze Enerji Santraliʼnin sağlık üzerine etkileri,

Detaylı

TÜRKiYE DE BİR ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN HAVA KALİTESİ MODELLEME ÇALIŞMASI

TÜRKiYE DE BİR ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN HAVA KALİTESİ MODELLEME ÇALIŞMASI TÜRKiYE DE BİR ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN HAVA KALİTESİ MODELLEME ÇALIŞMASI Barış R.CANPOLAT*, Aysel T.ATIMTAY*, Ismet MUNLAFALIOĞLU**, Ersan KALAFATOĞLU*** *ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, 06531 Ankara **T.Ç.M.B.

Detaylı

T.C. KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARITMA TESİSLERİ İŞLETME ZORLUKLARI VE SCADA SİSTEMİNİN EKONOMİK GETİRİLERİ

T.C. KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARITMA TESİSLERİ İŞLETME ZORLUKLARI VE SCADA SİSTEMİNİN EKONOMİK GETİRİLERİ T.C. KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARITMA TESİSLERİ İŞLETME ZORLUKLARI VE SCADA SİSTEMİNİN EKONOMİK GETİRİLERİ ALİ SAĞLIK İSU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI EKİM 2015 2015 YILI İTİBARİYLE ATIKSU

Detaylı

Entegre Kirlilik Önlenmesi ve Kontrolü. İdari Özet Ekonomi ve Çapraz Medya Etkilerine İlişkin Referans Dokümanı Haziran 2005

Entegre Kirlilik Önlenmesi ve Kontrolü. İdari Özet Ekonomi ve Çapraz Medya Etkilerine İlişkin Referans Dokümanı Haziran 2005 AVRUPA KOMİSYONU GENEL MÜDÜRLÜK - JRC ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ (JRC) Geleceğe Yönelik Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Endüstri, Enerji ve Ulaşımda Sürdürülebilirlik Avrupa IPPC Bürosu Entegre Kirlilik

Detaylı

TC ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ece TOK Hava Yönetimi Daire Başkanlığı Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Şube Müdürü Büyük Yakma Tesisleri Taslak Yönetmeliği 24 Şubat

Detaylı

vizyon escarus hakkında misyon hakkında Escarus un misyonu, müşterilerine sürdürülebilirlik çözümleri sunan öncü bir şirket olmaktır.

vizyon escarus hakkında misyon hakkında Escarus un misyonu, müşterilerine sürdürülebilirlik çözümleri sunan öncü bir şirket olmaktır. escarus hakkında Nisan 2011 de faaliyetine başlayan Escarus Sürdürülebilir Danışmanlık A.Ş., deneyimli ve profesyonel kadrosuyla sürdürülebilirlik çözümleri geliştirerek, danışmanlık hizmetleri vermek

Detaylı

10 KOİ: Her uygulama için en uygun ölçüm aralığı

10 KOİ: Her uygulama için en uygun ölçüm aralığı UYGULAMA RAPORU LABORATUVAR ANALİZİ FOTOMETRİ KOİ KÜVET TESTİ 10 KOİ: Her uygulama için en uygun ölçüm aralığı KOİ, atıksudaki organik kirleticilerin oksitlenebilirliği ve biyolojik ayrışabilirliği ile

Detaylı

EK YAKIT OLARAK ÇİMENTO FABRİKALARINDA KULLANILABİLECEK ATIKLAR

EK YAKIT OLARAK ÇİMENTO FABRİKALARINDA KULLANILABİLECEK ATIKLAR EK YAKIT OLARAK ÇİMENTO FABRİKALARINDA KULLANILABİLECEK ATIKLAR 1) Kullanılmış lastikler 2) I ve II nci kategori atık yağlar 3) Boya çamurları 4) Solventler 5) Plastik atıklar 6) Çevre ve Orman Bakanlığı

Detaylı

Bant Üzerinden Gerçek Zamanlı Ölçüm. Kömürünüzün Kalitesini Anlık Olarak Öğrenin

Bant Üzerinden Gerçek Zamanlı Ölçüm. Kömürünüzün Kalitesini Anlık Olarak Öğrenin Kalori Ölçümü Kükürt Yüzdesi Kül İçeriği Nem Miktarı Elementel Dağılım Özel Unix Tabanlı Yazılım Bant Üzerinden Gerçek Zamanlı Ölçüm Kömürünüzün Kalitesini Anlık Olarak Öğrenin Mükemmel Performans Hareketli

Detaylı

SIFIR KARBONDİOKSİT SALINIMI

SIFIR KARBONDİOKSİT SALINIMI SIFIR KARBONDİOKSİT SALINIMI HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER SARP BARIŞ ORHON (7-E) ARDA KÖROĞLU (7-E) DANIŞMAN ÖĞRETMEN Meral BEŞİRACI İZMİR 2014 İÇİNDEKİLER 1. Proje özeti...2 2. Projenin amacı...2 3. Giriş...2-3

Detaylı

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Prof. Dr. Cengiz Türe Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi ve Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı

Detaylı

ATIKLARIN DÜZENLİ DEPOLANMASINA DAİR YÖNETMELİK

ATIKLARIN DÜZENLİ DEPOLANMASINA DAİR YÖNETMELİK ATIKLARIN DÜZENLİ DEPOLANMASINA DAİR YÖNETMELİK Lisans başvurusu Düzenli depolama tesisleri için tesisin bulunduğu belediyeden usulüne göre alınmış izin veya ruhsat üzerine Bakanlıktan lisans alınması

Detaylı

TÜBİTAK MARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ

TÜBİTAK MARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ TÜBİTAK MARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ ÇERKEZKÖY ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİNDE POLİARAOMATİK HİDROKARBON (PAH) VE AĞIR METAL SEVİYELERİNİN BELİRLENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ Faruk DİNÇER, Özgen ERCAN, Özcan CEYLAN

Detaylı

KAYNAĞINDAN TÜKETİCİYE KADAR İÇME SUYU KALİTESİNİN GARANTİ ALTINA ALINMASI KAYNAK VE ŞEBEKE İZLEME ÇALIŞMALARI. 07 Ekim 2015

KAYNAĞINDAN TÜKETİCİYE KADAR İÇME SUYU KALİTESİNİN GARANTİ ALTINA ALINMASI KAYNAK VE ŞEBEKE İZLEME ÇALIŞMALARI. 07 Ekim 2015 KAYNAĞINDAN TÜKETİCİYE KADAR İÇME SUYU KALİTESİNİN GARANTİ ALTINA ALINMASI KAYNAK VE ŞEBEKE İZLEME ÇALIŞMALARI 07 Ekim 2015 Hach Dünya üzerinde birçok noktada üretim yapar, Avrupa merkezi Düsseldorf tadır.

Detaylı

Kirlenmiş Saha Temizleme ve İzleme Teknik Rehberi Prof. Dr. Kahraman Ünlü O.D.T.Ü. Çevre Mühendisliği Bölümü

Kirlenmiş Saha Temizleme ve İzleme Teknik Rehberi Prof. Dr. Kahraman Ünlü O.D.T.Ü. Çevre Mühendisliği Bölümü Toprak Kirliliğinin Kontrolu ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik Uygulamaları İçin Personel Eğitim Semineri 20-24 Haziran 2011 & 27 Haziran 1 Temmuz 2011 Kirlenmiş Saha Temizleme ve

Detaylı

2008/50/ECsayılı Hava Kalitesi Direktifi ve 2004/107/EC sayılı 4. Kardeş Direktifine göre Hava Kalitesi Ölçümleri için istasyon yer seçimi

2008/50/ECsayılı Hava Kalitesi Direktifi ve 2004/107/EC sayılı 4. Kardeş Direktifine göre Hava Kalitesi Ölçümleri için istasyon yer seçimi 2008/50/ECsayılı Hava Kalitesi Direktifi ve 2004/107/EC sayılı 4. Kardeş Direktifine göre Hava Kalitesi Ölçümleri için istasyon yer seçimi Bu kılavuz, hava kalitesi izleme istasyon yerlerinin seçimi ve

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü YETKİLİ ÖLÇÜM VE ANALİZ LABORATUVARLARI 2015 YILI ASGARİ FİYAT TARİFESİ

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü YETKİLİ ÖLÇÜM VE ANALİZ LABORATUVARLARI 2015 YILI ASGARİ FİYAT TARİFESİ T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü YETKİLİ ÖLÇÜM VE ANALİZ LABORATUVARLARI 2015 YILI ASGARİ FİYAT TARİFESİ EMİSYON KAPSAMINDA NUMUNE ALMA / ÖRNEKLEME Uçucu Organik

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ A. NUMUNE ALMA/ÖRNEKLEME A.1.Emisyon Kapsamında Numune Alma/Örnekleme Uçucu Organik

Detaylı

PCBler 209 ayrı bileşikten oluşurlar Bifenil üzerinde artan klor miktarı ile Suda çözünürlük azalır Buhar basıncı düşer Toprak ve/veya sedimanda birikme eğilimi artar 3 ortho meta 2 2 3 4 4 para 5 6 6

Detaylı

Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında 2013 yılında hazırlanmıştır.

Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında 2013 yılında hazırlanmıştır. Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında 2013 yılında hazırlanmıştır. PROJENİN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAYAN TEMEL GEREKÇELER Nüfusu yılda %4.5 oranında artan

Detaylı

FMEA. Hata Türleri ve Etkileri Analizi

FMEA. Hata Türleri ve Etkileri Analizi FMEA Hata Türleri ve Etkileri Analizi 2007 FMEA Tanımı FMEA (HTEA), bir ürün veya prosesin potansiyel hatalarını ve bunların sonucu olabilecek etkilerini tanımlama, değerlendirme, potansiyel hatanın ortaya

Detaylı