K TAP. Hatıralardaki. okumalar!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "K TAP. Hatıralardaki. okumalar!"

Transkript

1 15 Eylül 2013 Pazar YIL: 10 SAYI: 115 VATAN Gazetesi nin ücretsiz ayl k kitap eki K TAP VATAN K TAP Hatıralardaki Fotoğraf: DİLAN BOZYEL okumalar! 10 uncu yılımızı Türk edebiyatının görkemli kalemleri ve VatanKitap dostlarıyla kutluyoruz. Yazarlar, unutamadıkları, dönüp dönüp hatırladıkları okumalarını kaleme aldı. Fotoğraf sanatçıları da bu çok özel metinleri okuyup, zihinlerinde uyanan imgeyi fotoğrafladı.

2

3 editörden... Buket AŞÇI Teşekkürler ocukluğumun hatırı sayılır bir kısmı Kastamonu nun Küre İlçesi nde geçti. Çocukluğu taşrada geçenler bir kitaba ulaşmanın ne denli zor olduğunu bilir. Bizim kırtasiyeye İstanbul da ne varsa gelirdi. Ama kitap yoktu. Daha doğrusu kırtasiyeye yeni bir kitabın gelmesi mucizeydi. Düşünüyorum da gazeteci olmamın, dahası Türk basınında yaygın olmayan bir alanda uzmanlaşmamın nedeni her hafta ısrarla kırtasiyeye kitap geldi mi? diye soran o küçük kızdır, onun kitaba olan açlığı, sevgisi... Bu yüzden 10 uncu yıl özel sayısında önce o küçük kıza teşekkür etmek isterim. Onun ısrarına... Çünkü onun bu inatçı huyuyla yoğrulan VatanKitap ın en büyük amacı ülkenin tüm küçük kızları ve beylerinin yeni çıkan tüm kitapları yakından takip edebilmesini sağlamak oldu. Sanırım bunu başardık da. Çünkü 10 yıl önce yayımlanmaya başladığımızda, Ulusal bir gazetenin kitap eki olmaz, yaşamaz denmişti. Bakın 10 yıl olmuş. Dahası bizim başarımız görüldükçe tüm gazeteler kitap eki yayımlamaya başladı. Şimdi bir küçük espri: Hazır şu sıralar Oscar Edebiyat Ödülleri verilmişken, ben de 10 uncu yıl özel sayımızın bu bölümünde Oscar Ödülleri ne yakışır bir teşekkürde bulunmak isterim: İlk teşekkür elbette VatanKitap yazarlarına. Hamdi Koç, Ahmet Ümit, Sinan Genim, Levent Tülek, Ömer Özgüner, Sevil Atasoy, Fügen Ünal Şen, Tekin Budakoğlu, Özlem Kumrular, Müge İplikçi, Özlem Akalan ve ne zaman yazı istesem beni kırmayan tüm değerli yazar dostlara, En sinirli halimi göğüsleyen derviş sabırlı VatanKitap ekibine... Yani, elinizde tuttuğunuz dergiyi bir görsel şölene çeviren Görsel Yayın Yönetmeni m Murat Çiçek e, sağ ve sol kolum İpek Ceylan Ünalan ve Ersin Şenel e, Her daim desteklerini esirgemeyen Demirören ailesine ve Yayın Yönetmenim İsmail Yuvacan a, Manevi desteğini daima hissettiren Okay Gönensin e, VatanKitap ın marka egemenliğine hep destek veren Reklam Grup Başkanı Savaş Yılmazer e... Kitap ekimizin Bir numara olmasına büyük katkısı olan ve 10 yıldır birlikte çalıştığım reklam direktörümüz Cengiz Eken e, Tabii ki, kitap eki çıktığı gün soluğu bakkalda alan anneme, en sıkı okurumuz babama, kardeşime, dostlarıma ve sevdiğime çok teşekkürler:) VATANK TAP, 15 Eylül 2013 Pazar Y l: 10 Sa y : 115 Yayın Sa hi bi VATAN GAZETECİLİK A.Ş Ge nel Ya y n Mü dü rü: s ma il Turgut YU VA CAN VATANKİTAP Genel Yayın Yönetmeni: Bu ket AŞ ÇI Görsel Yönetmen: Murat ÇİÇEK Ya y n Da n ş ma n : Okay GÖ NEN S N Rek lam Grup Başkanı: Savaş YILMAZER Rek lam Grup Başkan Yrd.: Aygül ERÖZÜ Rek lam Direktörü: Cen giz EKEN Rek lam Müdürü: Doruk DAĞDELEN Reklam Re zer vas yon Direktörü: Güven ÖNEMLİ Tüzel Kişi Temsilcisi: İsmail ERALP So rum lu Ya z iş le ri Mü dü rü: Ali Na z m ONA RAN Ad res: İzzet Paşa Mah. Abide-i Hürriyet Cad. No: 162 ÇAĞLAYAN ŞİŞLİ İSTANBUL TEL (0212) Rezervasyon: (0212) Ba s l d ğ Yer: DPC Do ğan Med ya Te sis le ri Esen yurt, s tan bul Tel: (0212) Ye rel Sü re li Ya y n

4 VATAN KİTAP 4 Benim üniversitelerim On yedi yaşındaydım, bir gün Arif Dino yla karşılaştık sana hayatının en güzel hediyesini veriyorum. Git kitapçıdan al, hepsini oku. Koşarak kitapçıya gittim, paketten beş tane Don Kişot çıktı. eni ilk etkileyen kitap Don Kişot oldu. Onu okuyunca yeni bir dünya buldum, önce bir karanlığa düştüm, sonra da içimde bir aydınlanma, yücelme oldu. Bu kitabı bugünlerde bile okumalıyım. On yedi yaşındaydım, bir gün Arif Dino yla karşılaştık Hadi gel, bir çay içelim, dedi. Gittik oturduk. Kemal oğlum, dedi, sana hayatının en güzel hediyesini veriyorum. Git kitapçıdan al, hepsini oku. Kitapçıya gittim önüme yüzden fazla kitap koydu. Çiftlikten biraz para gelmiş, bunları sana aldı, dedi. Koştum kahveye girdim, teşekkür ettim. Haydi köye mi gideceksin, kasabaya mı? Git bu kitapları oku, dedi. Kitaplarımı alıp Kadirli ye gittim. Okumaya başladım ki, aralarından beş tane Don Kişot çıktı. Adana ya gittiğimde dördünü alıp Arif Beye gittim. Kitapçı yanlışlıkla bunları fazla vermiş. Gidip başka kitaplarla değiştireceğim, dedim. Yok, yok. Ben özellikle koydum. Bu kitabı ömür boyu tekrar tekrar okuman için, dedi. Kısa bir süre sonra Kozan da hapishaneye girmiştim. Çantamda bir tane Don Kişot kalmış. Tekrar tekrar okumaya o zaman başladım. Bana klasikleri ve Don Kişot u tanıtan Arif Dino, Abidin Dino nun ağabeyi, edebiyat ve resim dünyasının büyüğüydü. Siyasal sürgünlükleri Arif Dino nun Kayseri nin Develi kazasında, Abidin Dino nun ise Çorum da. başlamıştı. Arif Bey in Cenevre den sınıf arkadaşı Şükrü Saracoğlu başbakandı. Sürgün yerlerini bir zamanlar büyükbabalarının valilik yaptığı Adana ya çevirmişti. Onların Adana ya gelmesi de benim büyük şansım olmuştur. Arif ve Abidin Dino larla tanışmadan önce de şiirler yazıyor, birçok dergide yayımlıyor, folklor derlemeleri yapıyordum. Büyük bilimsel kitaplar yazma hayallerim vardı. Ramazanoğlu Kütüphanesi nde çalışırken onların da önerilerini alarak durmadan okuyordum. Bu iki insan da çağımızın belki de en ince, en zevkli insanlarıydılar. Arif Bey benimle ve yeteneklerine inandığı pek çok gençle uğraştı, klasikleri, resmi, sanatı tartıştı. Arif Dino bir gün tutturdu, çağımızın romancıları tek tipten korkuyorlar diye, örneğin bunların içinden Don Kişot gibi bir tipi yazmaya yüreklilik gösterecek bir kimse çıkamaz. Ona göre dünya romanı, Don Kişot gibi, tek tipin romanıydı. İlyada da Akhilleus la Hektor un romanıydı. Daha sonra Arif Bey bütün şiirlerini ezbere bildiği Rimbaud nun Sarhoş Gemi sini birlikte çevirelim, dedi. Altı ay boyunca birlikte bu şiiri çevirdik. Bir tek şiir bile insana çok yardım ediyor. Avrupa ya gittiğimde hangi üniversitede okudun diye soranlar oluyor. Benim tek cevabım var: Benim üniversitem Arif Dino ve Ramazanoğlu. Don Quijote (2 Cilt) Miguel de Cervantes Saavedra Çev: Roza Hakmen, Ahmet Güntan Yapı Kredi Yayınları 50 TL Yaşar KEMAL Türkçe edebiyatın yaşayan en büyük yazarı. Kendisine asla Yaşar Bey denmesini sevmeyen, Bey deme, Yaşar! İlla yaşın büyük diyeceksen de Yaşar Abi de! diyen güzel insan. Dünyayı bir bahçeye, halkları da o bahçedeki çiçeklere benzeten demokrat. O bahçeden bir çiçek koparılırsa bahçenin tüm renkleri değişir değişir diyen barış elçisi. Eşkıyalığa iade-i itibarda bulunan İnce Memed in efsane yazarı. Sayısız ödül aldı, sayısız dile çevrildi, sayılamayacak kadar çok sattı. Öyle ki, hesabı yapılamıyor.

5 VATAN KİTAP 5 Fotoğraf: DİLAN BOZYEL Yaşar Kemal için çektiğim bu kareyi kendisi gibi kalbe gömülecek kadar sade anlatmak için parmak uçlarımı jiletleyebilirim. Değerli Yaşar Kemal bu anıyı yazmamış, adeta karşımda oturup anlatmış. Bir masada görmüşüm sanki onu ve heyecanla karışık çekingenliğimle üç adım ileri beş adım geri gide gide yanınıza varmış.

6 VATAN KİTAP 6 Ben bu konuda bir kitap yazmıştım Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti. Daha ilk sayfalarındayken bile, kitabın gücünü öyle bir hissettim ki içimde, oturduğum masadan gövdemin kopup uzaklaştığını sandım. ayatta pek çok kitabı okuduktan sonra unutamadım. Onları yeniden yeniden okudum. Her seferinde yeni şeyler keşfederek. Bir kitabın etkisi üzerimizde güçlüyse onu nasıl okuduğumuzu, nerede okuduğumuzu, okurken oturduğumuz masayı, sandalyeyi, odayı, lambayı ya da ışık gelen pencereyi de hatırlarız. Hatta ben bu konuda bir kitap da yazmıstım. Bu yüzden buradan sonra Yeni Hayat ın başındaki Bir gün bir kitap okudum diye başlayan paragraflardan alıntı yapabilir: Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti. Daha ilk sayfalarındayken bile, kitabın gücünü öyle bir hissettim ki içimde, oturduğum masadan ve sandalyeden gövdemin kopup uzaklaştığını sandım. Ama gövdemin benden kopup uzaklaştığını sanmama ragmen, sanki bütün varlığım ve her şeyimle her zamankinden daha çok sandalyede ve masanın başındaydım ve kitap bütün etkisini yalnız ruhumda değil beni ben yapan her şeyde gösteriyordu. Öyle güçlü bir etkiydi ki bu, okuduğum kitabın sayfalarından yüzüme ışık fışkırıyor sandım: Aynı anda hem bütün aklımı körleştiren, hem de onu peril peril parlatan bir ışık. Bu ışıkla yoldan çıkacağımı sezdim, bu ışıkta daha sonra tanıyacağım, yakınlaşacağım bir hayatın gölgelerini hissettim. Masada oturuyor, oturduğumu aklımın bir köşesiyle biliyor, sayfaları çeviriyor ve bütün hayatım değişirken ben yeni kelimeleri ve sayfaları okuyordum. Bir sure sonra, başıma gelecek şeylere karşı kendimi o kadar hazırlıksız ve çaresiz hissettim ki, kitaptan fışkıran güçten korunmak ister gibi bir an içgüdüyle yüzümü sayfalardan uzaklaştırdım. Çevremdeki dünyanın baştan aşağıya değiştiğini o zaman korkuyla fark ettim ve şimdiye kadar hiç duymadığım bir yalnızlık duygusuna kapıldım. Sanki dilini, alışkanlıklarını, coğrafyasını bilmediğim bir ülkede yapayalnız bulmuştum. Bu yalnızlık duygusunun verdiği çaresizlik bir anda beni kitaba daha sıkı sıkıya bağladı. İçine düştüğüm yeni ülkede yapmam gereken şeyleri, inanmak istediklerimi, görebileceklerimi, hayatımın alacağı yolu bana bu kitap gösterecekti. Sayfaları tek tek çevirirken kitabı şimdi bana vahşi ve yabancı ülkedeçyol gösterecek bir rehber gibi okuyordum. Yardım et bana, demek geliyordu içimden, yardım et ki kazaya belaya uğramadan yeni hayatı bulayım. Bu hayatın da, ama, rehberinin kelimeleriyle yapıldığını biliyordum. Kelimeleri tek tek okurken, bir yandan yolumu bulmaya çalışıyor, bir yandan da yolumu büsbütün kaybettirecek hayal harikalarını hayretle tek tek kuruyordum. Yeni Hayat Orhan Pamuk İletişim Yayınları 22.5 TL Orhan PAMUK Türkçe Edebiyatın Nobelli yazarı. Boğazın suları çekilirse diye düşünen bir hayalperest. Pencereden bakmaktan hiç bıkmayan bir çocuk. İğneyle kuyu kazacak kadar sabırlı ve yaza yaza yazar oldum diyecek kadar inatçı bir yazar. Benzersiz bir tarihi roman olan Sessiz Ev in, okurla oyun oynayan Kara Kitap ın, nakkaşların büyülü dünyasını resmettiği Benim Adım Kırmızı nın ve Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum ilk cümlesinin yazarı.

7 7 VATAN KİTAP Fotoğraf: MEHMET TURGUT Bir sanat disiplinine başka bir sanat dalıyla pencere açmaya çalışmak o sanatsal eylemi gerçekleştirmekten kat ve kat daha zor geldi bana... Okuduğum yazıların bendeki görsel karşılıkları umarım yeterli olmuştur.

8 VATAN KİTAP 8 Amca gazeteyi okuyabilir miyim? Trendeki adama, öğretmenimin üçüncü sınıftayken İleride yazar olacaksın demesinden, görmeyen enişteye gazete, çini kızlarına roman okuma serüvenlerime kadar her şeyi anlattım. İkinci Dünya Savaşı yeni bitmiş. O dönemler doğum yerim olan Emet e yakın bir köyde (aslında burası bucak ama köy gibi yaşıyoruz) savaşın etkileri hâlâ sürüyor. Yokluk, kıtlık, kol geziyor. Kırk kişilik sınıfta beş alfabe var. Okumayı sökünce ölçüsüz bir istekle okuyacak bir şeyler arıyorum. Ama yok. Köy yerinde kesekâğıdı bile yok. Alışverişte sepet, zembil, kova, mendil, bohça vb. kullanıyor yükleri taşımak için. Ben de alfabe okuma sıram geldiğinde, baştan sona, sondan başa, aşağıdan yukarıya... Kitabı yalayıp yutuyorum. Ama doymuyorum. Gerçekten ancak açlıkla eşdeğerde bu durumum. Sınıfın camlarından biri kırıldı. Köyde camcı yok. Öğretmen, evinden yastık getirip pencereye tıkıştırdı. Çünkü o dönemin kışları korkunç. Saçaklardan adam boyu buzlar sarkıyor... Yastığa çok gülmüştük sınıfça. Ne var ki, kısa bir süre sonra, her nasıl olduysa, bizim evin de camı kırıldı. Zaten çatlaktı ya! Anneme yastık çözümünü önerdim. Ele güne karşı ayıp oldur diyerek, el ovuşturdu. Bucak müdürünün eşi hemşerimiz. Annem onlara sıkça giderdi. Evde müdür beye gelen resmi gazete yığınını görmüş. Hemen oraya gidip birkaç gazeteyle geri döndü. Kırık camın yerine, hamurla gazeteleri yapıştırdı. Görme engelli bir evimiz oldu. Zaten küçük iki pencere var. Birinin gözü kapandı. Bir gün okuldan eve döndüm. Bir şeyler okuma isteğim doruklarda ya! Hemen penceredeki gazetelere yöneldim. Ne var ki, okuma yazma bilmeyen anacığım, onları ters yapıştırmış. Tahta iskemleyi alıp üstüne çıktım. Lale gibi boynumu eğip yazıları okumaya yeltendim. Olmadı, iskemlenin üstüne yastık koyup, yazılara daha rahat erişmeyi denedim. Yine olmadı. Üstelik boynumu eğince, az kalsın tepe taklak, baş aşağı yuvarlanacaktım. O sevdadan vazgeçmek zorunda kaldım. Köyden Kütahya ya göç ettik. Köyde pek kimsemiz yoktu. Ama Kütahya da akrabalarımız var. Gidip gelmeler beni mutlu ediyordu. Görme engelli bir eniştemiz var. Şeker hastalığı nedeniyle sonradan göremez olmuştu. İki de bir beni çağırtır, kendisine gazete okumamı isterdi. Önce bu işi yadırgadım. Çünkü bizim eve ne gazete, ne de kitap giriyordu. Sanırım ilk okuduğum gazete, eniştemizin, Oku diye elime tutuşturduğu MARKO PAŞA oldu. Bu gazeteyi son satırına kadar okurdum. Tam kurtuldum derken, enişte okunmamış gazeteleri de sürerdi önüme. Öyle bir sıkılırdım ki! Çünkü gazetede yazılanları hiç anlamıyorum. Politik taşlamalardı bunlar. Yıllar sonra bilincine vardım durumun... Üstelik enişte yanlış okuduğum sözcükleri, özellikle özel isimleri düzelttirirdi. Yanlışlar sıklaşınca, sesini yükselttiği olurdu. Rüzgar Gibi Geçti Margaret Mitchell Çev: Yeliz Üslü Artemis Yayınları 28 TL Gülten DAYIOĞLU Çocuk edebiyatı denilince ilk akla gelen isim. 80 e yakın kitaba imza attı. İlk kitabı Bahçıvanın Oğlundan beri okurlarının kalbinde ölçüsüz bir sevinç. Sadece çocukların değil büyümeye direnenlerin de yazarı. Çocukken yatılan tatlı bir öğle uykusu sıcaklığı... Sıcak ve sevecen cümlelerin anlatıcısı.

9

10 VATAN KİTAP 10 İşçi kızlar evin birinde toplaşarak sabahlara kadar çini çizerlerdi. Bu iş pek zor değildi. Bu işler gaz lambaları altında yapılırdı. Ve elbette genç kızlar çok sıkılırdı. Ben de onlara kitap okurdum. Örneğin: Şemsettin Günaltay. Dönemin başbakanı. Nedense bu adı hep Şemşettin şeklinde okurdum. Enişte bir gün, Dilini eşek arısı soksun emi, Şemşettin dediğin adam, koskoca başbakan... Siz adam olacaksınız da biz göreceğiz! diye kükredi. Ben de küstüm. Epey bir zaman Ödevim var diyerek, bu okuma işkencelerine gitmedim... Sonradan bayramda el öpmeye gittiğimizde, enişte gönlümü aldı. Arada bir gazete okumaya gider oldum. Enişteye sabırla gazete okumamdan konu komşu, hısımlar pek etkilenmişlerdi. Beni yeri geldikçe övüp duruyorlardı. Bir gün komşulardan biri: Gülten bizim kızlar seni çağırıyorlar, dersin bitince bize gel dedi. Komşunun bizim kızlar dediği, Çini Kızlarıydı. Kütahya daki çini işlikleri, bisküvi denilen ham çinilerin ilk çizimlerini, parça başı hesabıyla, geçici işçilere yaptırırdı. Çokluk bu işi, çeyiz parası biriktiren genç kızlar, karşıdan kaparlardı. Çünkü işe gitmek yerine iş onların ayağına gelirdi. Küfeler dolusu tabak çanak, fincan, vazo vb. ham halde evlere taşınırdı. İşçi kızlar, evin birinde toplaşarak, sabahlara kadar çini çizerlerdi. Bu iş pek zor değildi. Çini bezekleri, yağlı kâğıda çizilirdi. Bu çizgiler iğne ile delinir, bu kâğıt, çini yüzeye konulur, üzerine kömür tozu serpilirdi. Motifler soluk da olsa çiniye çıkardı. Kızlar bu kez, özel bir kalemle motifleri belirginleştirirlerdi. Bu işler gaz lambaları altında yapılırdı. Ve elbette genç kızlar çok sıkılırlardı. Bizim komşu kızlar bu sıkıntıyı kitap okuyarak gidermeyi keşfetmişler. Okumayı kendileri yapmıyordu. Birileri kitapları onlar için okuyordu. Bu iş daha çok çocuklara yükleniyordu. Sonunda sıra bana da geldi. Her akşam, bir iki saatliğine, çini kızlarına kitap okumaya başladım. Yeşil Yunus Sokağı, Rüzgâr Gibi Geçti, Saratoga Güzeli, Hayber Kalesi, Sinekli Bakkal, Çalıkuşu vb. kitapları okuduğumu anımsıyorum. Doğrusu ya, bu roman okuma geceleri beni çok zenginleştirdi. Ve kitap okuma alışkanlığımın kökleşmesini sağladı. Arada bir, sesi güzel kızlardan dinlediğim şarkılar, türküler de cabası... Bir gün Eskişehir de yaşayan akrabamız hastalanmış. Kütahya da yaşayan ablası onu görmeye gidecek. Ancak eşi onun tek başına tren yolcuğu yapmasını istemiyor. Kendisi de işini bırakıp gidemiyor. Aile içinde hazır kuvvet benim ya! Abla, kendisiyle Eskişehir e gitmem için, anneme yalvarıyor. Annem de akrabayı kıracak değil ya! Günübirlik gidiver kızım diye, oldu bittiye getiriyor. Sıkıcı bir yolculuk ve iç karartıcı bir hasta ziyareti... Dönüş yolunda, can sıkıntım doruğa erişti. Kompartıman dolu ama yolcuların hemen hepsi kadın ve çocuk. Sadece bir erkek yolcu var. Abla dediğim elli yaşlarında alabildiğine tutucu bir akraba. Altında şalvar, üstünde damalı bir yerel örtü. Yüzünü bu örtüyle gözleri ve burnu görünecek şekilde kapatıp duruyor. Üstelik adama olabildiğince sırtını dönüyor. Oysa adam bize dönüp bakmıyor bile. Elindeki gazeteye gömülmüş. Ben adamın yanında oturuyorum. Gazetedeki resimler ve başlıklar, baştan çıkarıcı. İki de bir gözlerim oraya kayıyor. O yıl ilkokulu bitirmişim. Epey gözüm açılmış. Ben boynumu uzatıp hırsızlama gazete okumaya çalışırken, birden abla, baldırıma bir çimdik attı. Acıyla irkildim. Kulağıma eğilerek: Sen ne arsız kızsın böyle! Adamın ağzının içine giriyorsun. Ayıp değil mi? diye homurdandı. Hiç sesimi çıkarmadım. Adam gazeteyi bitirdi. Tam cebine koyuyordu ki, Amca, dedim, gazeteyi okuyabilir miyim? Adam gazeteyi bana uzatırken, abla böğrümü öyle bir dirsekledi ki! Adeta bir an soluğum kesildi. Yine ses çıkarmadım. Gazeteyi okumaya giriştim. Adam bu olup bitenleri görüyor, işitiyor. Bir ara: Kızım sen bu gazete okuma merakını nasıl edindin? Yaşın daha pek küçük dedi. Ben hemen makineli tüfek gibi konuşmaya başladım... Öğretmenimin, daha üçüncü sınıftayken, yazarlık yeteneğimi keşfetmesinden, Sen ileride yazar olacaksın demesinden, beni kütüphaneye götürüp kitap okumamı sağlamasından tutup, görmeyen enişteye gazete, çini kızlarına roman okuma serüvenlerime kadar her şeyi anlattım. Ben konuşurken, abla tümüyle sırtını bize dönmüştü. Sanırım utanmıştı benden. Adama Ben büyüyünce yazar olacağım. Şimdiden öyküler yazmaya başladım bile deyince, adam: Ben Afyon da gazeteciyim. Öykülerinden birini gönderirsen, belki gazetemizde yayınlarız demesin mi? Hemen gazetenin kenarına adresi yazdı. Gazete sende kalsın. Hikâyeyi daktilo ile yazman gerek. İki sayfayı geçmesin emi! dedi. Dünyalar benim oldu. Abla beni anneme şikayet etti. Annem pek bunalıp üzüldü. Ama doğrusu ya, sadece azarlamak ve ahlak öğütleri vermekle yetindi. Birkaç gün sonra öykülerimden birini alıp, avukat tutamayan insanlara, parayla, yasalara uygun dilekçe yazıveren, arzuhalciye götürdüm. Öyküyü ben okudum, o daktilo ile yazdı. İki lira istedi. Sevinerek verdim. Öyküm, 1950 yılı Mayıs ayında, Afyon İkaz Matbaası nda basılan Kudret gazetesinde yayınlandı. Trende tanıştığımız bey Cüneyt Mollaoğlu. Şimdilerde doksan yaşına ulaştı sanırım. Ama şükür ki hâlâ hayatta. Seyrek de olsa haberleşiyoruz. Öykümü içeren birkaç gazete, aynı yıl, Kütahya dan İstanbul a göç ederken, yük treninde bazı eşyalarla birlikte yok oldu. O öykünün belgeliğimde yer alması için, çalmadığım kapı kalmadı. Ama o gazeteyi bulamadım.

11 VATAN KİTAP 11 Fotoğraf: DİLAN BOZYEL Korkularımı dile getirmek için daha fazla cesaretimi toplayacağım bir an olamaz herhalde. Sayın Gülten Dayıoğlu nun hatırasını okurken ilk kanadığım yere tutundum; Görme engelli bir evimiz oldu.

12 VATAN KİTAP 12 Işığı kapatıp uzun uzun yıldızları seyrettim Aradığım kitabı bir sahafta bulmak hayatımdaki mutlu anlardan birisiydi. Attığım sevinç çığlığı sahafı şaşırtmış, kitapta ne bulduğumu soran bakışlarla bir süre beni süzmüştü. utlaka her iyi kitabın ilginç bir bulunma, okunma serüveni vardır. Birkaç örnek vermek gerekirse, okuduğum zamanı, üzerimde yarattığı etkileri hiç unutamadığım kitaplardan ilki, Jean de la Hire in İki Çocuğun Devrialemi... Bu 10 ciltlik, Jano ile Yanik adlı 15 ve 13 yaşında iki çocukla, köpekleri Sultan ın maceralarını anlatan kitapları unutmam mümkün değil. Serinin 10 kitabını bir yıl içinde tek tek bularak okumuştum. Her birinin ayrı bir ele geçirme serüveni vardı. Bir cildin bitip, ötekini bulmak için araştırmaya başlamak, bazılarını kitapçılarda, bazılarını kitap kiraya veren sahaflardan bulmak... İki Çocuğun Devrialemi bende iki önemli etki yaratmış, hem okuma hem de çoğrafya merakı uyandırmıştı. Ciltleri, atlaslarla birlikte okuduğumu hatırlıyorum. Coğrafya merakı bir anlamda da serüven merakıdır... Unutamadığım diğer kitap ise Conrad ın Karanlığın Yüreği dir. Bu kitabı denizde okumuştum. Conrad ın öykü anlatan kaptanlarıyla ilk kez orada karşılaşmıştım. Üçüncü önemli kitapsa Romain Gary nin Cennetin Kökleri dir. Bu kitabın varlığını Attila İlhan dan duymuş ve uzun süre İngilizce sini, Roots of Heaven ı aramıştım. Kitabı sonunda Sıhhiye de, Zafer Pasajı ndaki sahaflardan birinde bulmak hayatımdaki mutlu anlardan birisiydi. Attığım sevinç çığlığı sahafı şaşırtmış ve elimde tuttuğum kapağı buruşuk bu kitapta ne bulduğumu soran bakışlarla bir süre beni süzmüştü. Ve denizin kenarında bitirdiğim Hadrianusun Anıları... Yourcenar ın son 15 sayfasını büyüsünü, ona gelen ilhamı hissederek adeta içerek okumuş, sonra da ışığı kapatıp uzun uzun yıldızları seyretmiştim... Fotoğraf: MUSTAFA SEVEN Bir kitabın peşinden koşmak, kapağını kapattıktan sonra yıldızları seyretmek ve sonra yazar olmak. Kök salmak böyle bir şey mi? Mehmet EROĞLU Issızlığın Ortası ndan yazan yazar. Fay Kırıkları ile kırıldığımız hassas yerlere dokundu, dokunuyor. Saksafon çalar, bu sayede sigarayı bırakmıştır. Solcudur, Anti-Kapitalist Müslüman İhsan Eliaçık ın Türkiye için anlamını herkesten önce gördü ve son romanına kahraman yaptı. İki Çocuğun Devrialemi (10 Cilt) Jean De La Hire Çev: Gülten İldeniz Can Yayınları

13

14 VATAN KİTAP 14 Çekip gitmeyenlerin izi... Bende izi kalan eserlerin çoğu ana kahramanlarından ötürü. Çünkü hemen hepsi bir dönemin ve mekânların içindeki toplumsal hayatların simgesi olmuş. klıma ilk gelen şöyle bir şey oldu: Oscar Wilde in Dorian Grey in Portresi romanının önsözünü yazan Andre Gide in buradaki ilk cümlesi mesela: İnsan ne kadar yaşarsa o kadar ölür. Taa lise yıllarımdaki Tolstoy un Savaş ve Barış ından, Çehov un hemen bütün sahne oyunları ve hayat hikâyesinden, hele hele Jean- Jacques Rousseau nun ilk gençlik yıllarını döktürdüğü pek eğitici üç ciltlik İtiraflar ından başlama şansına kavuşup da bizim Hüseyin Rahmi Gürpınar ın Utanmaz Adam ından tutun Halide Edip in Sinekli Bakkal ından sıçrayarak Peyami Safa nın Fatih Harbiye sinde elim çenemde kalakalıp Mithat Cemal Kuntay ın Üç İstanbul una kadar uçmuşumdur. Derken Memduh Şevket Esendal ın Ayaşlı ve Kiracıları... Ne de olsa serde bürokratlar kenti Ankara var ve babası esnaf olan bendeniz ondan oraya, şundan buna doğru bir çekime uğramışlık içindedir; kitaplar ise birbirini çağırmakta... İleri bir yaşa gelene kadar öyle adlar, şanlar, ünlü kahramanlarıyla haşır neşir olunmuş romanlar, şiir ve inceleme kitaplar zenginliğiyle boğulabilmiş olunuyor ki insan kendini ilk aklınıza gelen hangisi benzeri bir soruyla karşılaşınca, tam da Gide in dediği gibi çoktan yok olup gitmişsiniz hissine kapılabiliyor... Şöyle bir silkiniyor ve bakıyorum ki bende izi kalan eserlerin çoğu ana kahramanlarından ötürü. Çünkü bunların hemen hepsi bir dönemin ve mekânların içindeki toplumsal hayatların birer simgesi olabilmişler. İlk aklıma düşen Cervantes in Don Kişot u desem, Shakespeare in Hamlet i yanı başına düşüveriyor. İkisi de din hakimiyeti yanı sıra güçlü aristokrasinin sorgulanarak yıkılışının 1505 ler ve devamının kahramanları. Yeni aranışlar ıncı yüzyılda Avrupa da ilim ve sanatın yenilenişi: Rönesans. Der demez aklım 18. yüzyıla sıçramakta... Ve sahiden de zihnime ilk düşenler yine roman kahramanları oluveriyor. Tolstoy un Savaş ve Barış ında yazar ilk defa kitabına tarihi bir figürü, Napolyon u katmış olmakla kalmayıp insanı ezip biçen geleneklerle hesaplaşırken toplumsal ilişkileri tam damarından vurmakta: Anna Karenina! Ardından hemen, hani sanki 1812 lerde Savaş ve Barış a bir cevapmış gibi, Gonçarov un Oblomov u çıkageliyor. Miskin, mızmız, ağırkanlı, toplumda olup bitenleri umursamaz toprak sahibi Rus halkının hâli pür meâli. Hele şu her şeye peki efendim deyip duran uşağı Zahar? Bakın onu hiç unutmadım. Sorgusuz sualsiz bir baş eğiş. Oblomov un karşısına enerjik, atılımcı, Stoliç i bir şamar oğlanı gibi çıkarmakla ne demeye getiriyor Gonçarov? Toprak köleliği bitti, fabrikasyon imalat başlamakta da ondan herhalde. Ben bu meseleyi ancak romanı ikinci okuyuşumda çözebilmiştim; yaşım ermişti, memlekette de nerdeyse yıl sonra böyle bir takım itiş kakışlar başlar gibiydi de heralde ondan... Meraklı okurların Dostoyevski yi yeniden yeniden okumalarıyla edindikleri yeni anlamlar da bundan olmalı. Dedim ya, ileri yaştaki okur/ yazarların torbasını açtırmayacaksınız. Biteceği yok. Sustum. Yine de şu anda içimi dışa vurmadan edemeyeceğim: Son yıllarda, dışarıdan içeriye doğru çıkıp/ gelen modern sonrası mı, post modern mi neyse, benim bunlardan merakla alıp okuduklarım zihnimde hiç iz bırakmadan çekip gidiyorlar genellikle. Neden acaba? Adalet AĞAOĞLU Kahramanı Tezel e Bir Düğün Gecesi romanının ilk cümlesinde Madem intihar etmiyoruz o halde içelim dedirten modern Türkçe edebiyatın büyük yazarı. Dar Zamanlar üçlemesiyle Türkçe roman sanatının yerel damarlarını sonsuzluğa açan yenilikçi ve güçlü ses e kadar ki Cumhuriyet serüvenimizi bağımsız bir iç konuşma yla bireyin ve kadının dilinden anlatan entelektüel. Haksızlıklara ve baskılara her daim karşı çıkan yazılı bir adalet dilekçesi. Dorian Gray in Portesi Oscar Wilde Çev: Nihal Yeğinobalı Can Yayınları 19 TL

15 VATAN KİTAP 15 Fotoğraf: DİLAN BOZYEL Hiroşima diye fısıldadım kendime. Üst üste kolajlanmış onlarca imaj belirdi gözümde. Kalkıp bir bardak soğuk suyu diktim kafama. Su kulaklarımdan, burun deliklerimden, göz pınarlarımdan ve hatta dizlerimden süzülerek taşsın diye bir süre genzimi yukarıya doğrulttum bir kuş gibi.

16

17

18 VATAN KİTAP 18 Çocuk Balıkçı Çocukken Yaşlı Adam ve Deniz ini okumuş ve o kadar etkilemiştim ki, bir gece çok az bir parayla otobüse binip Eskihisar a vardım. ocukluktan gençliğe adım attığım yıllarda beni en çok etkileyen, elimden düşürmediğim roman Ernest Hemingway in Türkçeye İhtiyar Balıkçı diye çevrilen Yaşlı Adam ve Deniz iydi. Ankara da Bahçelievler semtindeki evimizde odamın duvarları Ernest Hemingway in resimleriyle kaplıydı. Her cumartesi Amerikan kitaplığına gidiyor, yeni çıkan dergilerde Hemingway le ilgili ne varsa gizlice keserek eve getiriyor, dosyalıyordum. Masamın üstünde Hemingway in kitaplarının İngilizce ve Türkçe baskıları duruyordu. Kardeşi Leicester Hemingway inki de dahil olmak üzere, onun hakkında yazılmış her biyografi kitabını satır satır okumuştum. Hemingway bana bir özgürlük duygusu veriyordu. Önümdeki uçsuz bucaksız ömrü onun gibi yaşamak istediğimi hissediyordum. Normal ve herkesinkine benzeyen bir yaşam sürmeyecektim, adım gibi biliyordum bunu. Hemingway tutkunluğu, beni birtakım çılgın deneylere sürükledi. Bir gün evden birkaç parça eşya ve bir-iki kitap aldım yanıma. Harçlığımdan biriktirdiğim çok az parayı da cebime koyup dışarı çıktım. Kimseye haber vermeden elbette. Otobüs garajına gittiğimde hava kararmak üzereydi. İstanbul a giden Gazanfer Bilge otobüsünün en arka sırasında yer buldum. Bir arkadaşımdan, Eskihisar ve Darıca diye iki kıyı kasabasının övgüsünü dinlemiştim. Oralarda denizin tuzuyla yıkanan yaşam beni çok çekiyordu. Özellikle Yaşlı Adam ve Deniz den sonra, balıktan, denizden ve maceradan başka bir şey düşünemez olmuştum. Aklını kitaplarla bozup yollara düşen Mancha lı ihtiyarın çocuk versiyonu gibiydim. Sabaha karşı Ankara-İstanbul karayolu üzerinde bir benzincide indim otobüsten. Karanlıktı, benzin istasyonu ve iki yol üstü kahvesi dışında hiçbir şey görünmüyordu. O kahvelerden birine girdim. Şoförler ve kahvede bulunan sabahçılar arasında çay içtim. Bir yandan da ben yaşlardaki sarışın garsona Eskihisar ı soruyordum. Garson çocuk, kahvenin arka tarafını işaret etti; oradan aşağı, denize inen bir orman yolu varmış, beş kilometrelik bir yolmuş bu. Birazdan orman bekçileri gelir, dedi. Ben seni onlarla gönderirim. Şafak sökerken iki orman bekçisi geldi, çaylarını içtikten sonra Eskihisar a doğru yola koyulduk. Çok yoğun, sağlıklı bir çam ormanı içinden iniyorduk. Ben bütün soruları, kamp yapmaya çıkmış bir öğrenci olduğumu söyleyerek karşılıyordum. Aklı kitaplarla karışmış kaçak bir çocuk olduğumu söyleyecek halim yoktu ya! Zorlu bir yürüyüşten sonra Hanibal in mezarının olduğu yerlere, Eskihisar adlı küçük balıkçı kasabasına ulaştık. Hakkında onca şey okuduğum Hanibal e böylesine yakın olmak müthiş heyecanlandırmıştı beni. Ayrıca Eskihisar da Karayip Denizi ndeki o ünlü balıkçı köyünü andırıyordu. Mutluluktan ağlamak üzereydim, Hemingway in romanının içine girmiştim, ömrüm boyunca yaşayacağım yeri bulmuş gibiydim. Girişteki büyük çınarın altında çok hoş bir kahve vardı. Orman bekçileriyle birlikte ilk mekânımız orası oldu. Yol boyunca sohbet ede ede geldiğimiz orman bekçileri beni kahvenin sahibi Hasan a tanıttılar: Ankara dan gelen bir öğrenci, tatile çıkmış, kalacak yer arıyor. O andan itibaren, birçok kez hayatımı kurtaracak olan Anadolu insanının yardım geleneği işlemeye başladı. Tanrı misafiri olduğum için herkes bana yardım etmeye çalışıyordu. Ne de olsa gariptim. Hasan bir yerlere haber gönderdi, sonra tepede ihtiyar bir kadının evinde kalabileceğimi söyledi. Evi de uzaktan gösterdiler. Kasabanın diğer evlerinden apayrı bir yerde, tepede tek başına duran köhne, ahşap bir yapıydı. Zülfü LİVANELİ Müzisyen, yönetmen, yazar... Çok yönlü bir kişilik. Thomas Moore un Ütopyası ile George Orwell ın 1984 ü arasındaki bir darbelik mesafenin yani Son Ada nın yazarı... Kardeşimin Hikayesi nde Mutluluk un tarifini resimle değil de bir Seranad la anlatan düşünce insanı. Bono ya Yiğidim Aslanım ımı söyleten uluslararası kültür insanı. Yaşlı Adam ve Deniz Ernest Hemingway Çev: Orhan Azizoğlu Bilgi Yayınevi 12 TL

19

20 VATAN KİTAP 20 Hemen kendimi kumsala attım, ıssız bir yere çekilip akşama kadar Hemingway okuyup denizin, özgürlüğün tadını çıkardım. Akşam Hasan ın kahvesinde çıtır çıtır kızartılan taze balıkları yerken, omuzlarım ve sırtım müthiş yanıyordu ama keyfim yerindeydi. Gecenin bir vaktinde kalacağım eve doğru yola çıktım. Tepeyi tırmanmaya başladım. Evler bitti. Ay ışığında iyice ürkütücü görünen kara, ahşap eve doğru yürürken birden mezarlığın içine düştüm. Bir macera filminden korku filmine geçmiş gibi duyuyordum kendimi. Garip bir ürpertiyle ahşap eve vardım. Kapı açıktı, itip içeri girdim. Evde çıt yoktu. Ayaklarımın altında gıcırdayan tahta döşemede yürüyerek kimse olup olmadığını sordum. Arka odalardan bir inilti geldi, oraya doğru yürüdüm. Bir odadan içeri girince, pencereden vuran ay ışığında çok garip görünen yaşlı bir kadınla karşılaştım. Sonradan yatalak olduğunu öğrendiğim kadın hiçbir şey söylemeden bana bakıyor, arada inliyordu. Oradan üst kata çıktım. İlk bulduğum yatağa attım kendimi, sabaha kadar karabasanlarla, garip düşlerle bölünen tedirgin bir uykuya gömüldüm. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte evden çıkıp gittim; Hasan a o evde kalamayacağımı söyledim. Bir yandan da çalışmak, balıkçılık öğrenmek istiyordum. Hasan bir balıkçıyla konuştu, bana iş buldu. Çavuş diye anılan usta balıkçının teknesinde ağları toplayacak, tekneyi temizleyecek, balıkta ona yardım edecektim. Büyük bir sevinçle işe başladım, sonra Çavuş tan teknede yatmak için izin aldım. Sabah kör hayırda açılıyor, parakete ve ağları çekiyorduk. Çavuş bana balık yataklarını, ağ çekmeyi, ağ sermeyi, tanımadığım deniz yaratıklarını öğretiyor, kimi zaman da deniz dibinde zıpkınla balık vurmayı gösteriyordu. Denizden çektiğimiz ağları temizleyip işe yarayanları tekneye, yaramayanları denize atmayı öğretirken hep başımda duruyordu. Bir gün ağda gri, kalkana benzeyen, garip bir yaratık belirdi. Tutacak yeri yok gibiydi, yalnız bir delik görünüyordu. Tam elimi o deliğe atıyordum ki Çavuş telaşla elimi yakaladı. O deliğe parmağımı sokarsam, balık elimi koparırmış. Geceleri teknede, açık havada yatıyor, yıldızları seyrederek denize, tuza, yakamoza bulanmış maceramın tadını çıkarıyordum. Ömrüm boyunca Eskihisar da kalmaya, balıkçılık yapmaya ve kitap yazmaya karar vermiştim. Başka bir yaşam istemiyordum. Beni üzen tek şey, aileme yaptığım kötülüktü. O yaşlarda serüven tutkusuyla çok fazla farkına varamadığım bu kötülük, az da olsa içimi sıkıyor, suçluluk duygusuyla kıvranmama neden oluyordu. Zaten Hemingway macerası da iki ay sonra bitti. Fotoğraf: MUSTAFA SEVEN Yaşlı Adam ve Deniz i okuyup bir gece yarısı evden, sahil kasabasına kaçak küçük çocuk. Belki bu yaşlı adam ve sohbet ettiği köpeği sana o günlerden bir şarkı mırıldanır.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

DOSTLAR beni tanıdınız değil mi? Ben HACĐVAT.

DOSTLAR beni tanıdınız değil mi? Ben HACĐVAT. DOSTLAR beni tanıdınız değil mi? Ben HACĐVAT. Seninle bu hafta yani 1 Ağustos 7 Ağustos arasında beraberiz. Sana hangi günler hangi dersleri yapacağını ben söyleyeceğim. Benim söylediğim tarihlerde ödevini

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Ekteki yaziyi okudugunuzda "ne yapalim onlar da o kadar dogurmasalardi" mi? diyeceksiniz... yoksa, yoksa...

Ekteki yaziyi okudugunuzda ne yapalim onlar da o kadar dogurmasalardi mi? diyeceksiniz... yoksa, yoksa... Bu aksamki konugumuz bir ogretmenimiz, sevgili Ceyhun Ogretmen... (Ogretmenlerimizin yazacaklarina acik oldugumuzu belirtmek isteriz... Sevgili Hocamiz resimleriyle, hatta pdf haliyle yolladigi icin ayrica

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Ünsal bey?

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR İnsan Okur Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 2 Süleyman Bulut İnsan Okur 4 Süleyman Bulut İnsan Okur Süleyman Bulut Ben küçükken, büyükler hep aynı soruyu sorardı: Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Ali VAROL'un Blog Sitesi

Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali Varol, farklı alanlara ilgi duyan, becerileri ve çalışkanlığıyla kendine daima yeni uğraşılar edinen farklı bir kişilik. Onun uğraşı alanlarından biri de arıcılık. Bu yazıda

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı Resimleyen: Ferit Avcı Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Bilmece DEYİM VE ATASÖZLERİ 2. basım Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 DEYİM VE ATASÖZLERİ Resimleyen: Ferit Avcı www.cancocuk.com

Detaylı

5. SINIF TÜRKÇE NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ

5. SINIF TÜRKÇE NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ 1- Bir gün Nasreddin Hoca şehre gelip bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış ( ) Gece yarısı arkadaşı sormuş ( ) ( ) Hocam ( ) uyudunuz mu ( ) ( ) Buyurun bir şey mi var ( ) ( ) Biraz borç para isteyecektim

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

TEK TEK TEKERLEME. Havada bulut Sen bunu unut

TEK TEK TEKERLEME. Havada bulut Sen bunu unut Havada bulut Sen bunu unut 8 TEK TEK TEKERLEME Öğrendiğim ilk tekerlemeyi hatırlamıyorum ama; çocukluğuma dönüp, baktığımda onlarca tekerleme arasından ikisinin öne çıktığını çok net görüyorum. Bir tanesi,

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Hayata dair küçük notlar

Hayata dair küçük notlar Hayata dair küçük notlar İlk önce sen merhaba- de. Olanaklarının altında yaşa. Sık sık -teşekkür ederim- de. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Herhangi bir konuda öğretmenlik yap, herhangi bir konuda öğrenci

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

ama yüreğe dokunanlar

ama yüreğe dokunanlar Hiçbir hatıra tekrar yaşanamaz, ama yüreğe dokunanlar O gün tam 8 yıl öncesine gittim. Çekingen ve meraklı tavırlarla otobüsten inen abilere ve ablalara bakıyordum. Bizim için gelmişlerdi sadece bizim

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Ay Yine Gecikti. Ferhat Şahnacı

Ay Yine Gecikti. Ferhat Şahnacı Ay Yine Gecikti Ferhat Şahnacı 4 TEŞEKKÜRLER Şiirlerimi okuyarak değerli görüşlerini okuyucuyla paylaşan Sayın Ataol Behramoğlu na, şiirlerimi yönettiği sanat ve edebiyat dergilerinde yayınlayan Sayın

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Şiir Resimleyen: Burcu Yılmaz 2. basım Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş

Detaylı

Cümlede Anlam TEST 39. 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur?

Cümlede Anlam TEST 39. 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur? SABEDİN TÜRKER İÖO 5.SINIF TÜRKÇE Cümlede Anlam TEST 39 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur? 1. A. Niçin 2. B. Ne

Detaylı

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ 19.12.2012 Ben de bilim insanı olmak istiyorum çünkü pes etmem! (7. Sınıf Aklımda bilim insanlarının da hep doğruyu tam olarak bilemeyecekleri kaldı. Bilim insanlarının

Detaylı

SAGALASSOS TA BİR GÜN

SAGALASSOS TA BİR GÜN SAGALASSOS TA BİR GÜN Çoğu zaman hepimizin bir düşüncesi vardır tarihi kentlerle ilgili. Baktığımız zaman taş yığını der geçeriz. Fakat ben kente girdiğim andan itibaren orayı yaşamaya, o atmosferi solumaya

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK;

İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; Okulumuzun tarihçesinden de anlaşılacağı üzere Türkiye nin ilk Ticaret Lisesi olan Sultanahmet Ticaret Lisesinde okumuş olmak büyük

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Resimleyen: Burcu Yılmaz Süleyman Bulut GÜNAYDIN! GÜNAYDIN! Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Düzelti: Leyla Nebioğlu Son

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Haziran 17, 2016-1:22:00 Başbakan Yıldırım, "Terör örgütünün telkinlerine gençlerimiz asla ve asla itibar etmesinler. Onlar bizim

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı