IGMG Hac- Frankfurt Goethe Üniversitesi Kürsüsü nü Tanıyalım 19. Uluslararası Kimlik Sempozyumu Wuppertal de Yapıldı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "IGMG Hac- Frankfurt Goethe Üniversitesi Kürsüsü nü Tanıyalım 19. Uluslararası Kimlik Sempozyumu Wuppertal de Yapıldı"

Transkript

1 IGMG Hac- Frankfurt Goethe Üniversitesi Kürsüsü nü Tanıyalım 19 Umre İslam Uluslararası Kimlik Sempozyumu Seyahat Wuppertal de Yapıldı Şirketi Hizmetlerine Devam Ediyor IGMG Hac-Umre Şirketi T.CSeyahat Frankfurt Başkonsolosu 17 Sağdan sola, Prof. Dr. Ömer Özsoy, Prof. Dr. Abdullah Takım ve Arkadaşımız Arhan Kardaş Genel Müdürü Hakkı Çiftçi İlhan Saygılı IGMG Hessen Bölgesini Ziyaret Etti ' HHaya ayatt IGMG Sosyal Yardım Duisburg da Milli Görüş ün 40. Yılı KutlamasıDerneği Çalışmalarını Başlattı Dernek Başkanı Zeki TOPRAK Avrupa daki Kitapçýnýz Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir OKUSAN Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Binlerce Kitap, CD, VCD, DVD ve Hediyelik Eþyalar Tel: Ayl k Ücretsiz Gazete / Kostenlose Monatliche Zeitung Say /Nr.: 51 Y l/jahre: 7 Kas m / November 2010 / Zilhicce 1431 Ayl k Ücretsiz Gazete / Kostenlose Monatliche Zeitung Say /Nr.: 45 Y l/jahre: 7 May s / Mai 2010 / Cemaziye`l Evvel 1431 işin DOGRUSU UYUM(SiZ)SUNUZ inkar ETMEK KiMLiGiNi Misyon ve Vizyon Dr. Yusuf IŞIK ENERGY Enerji İçeceği Damaklara Serin Bir Tat Sipariş İçin: Und opfere für Deinen Herren! Ezber Bozan Adam Entegrasyon Kurban Bedelleri 5 Mahmut AŞKAR 11 Selma ÖZTÜRK Dinime 27 M. Hulusi ÜNYE Tefrikaya Söven de Kalan Sağlar da Bizdendir Hay r Vahdete Evet Dr. Yusuf IŞIK 5 Mahmut AŞKAR 12 Akrabaya Eş Sayg n İnsanlar: Komşular m z M. Hulusi ÜNYE 13 İlhan BİLGÜ Utanç Verici Boyuta Ulaşt Unutturma! Ali METE Hacarab n Serüvenleri M. Salih AYDIN 29 Hacarab n Serüvenleri M. Salih AYDIN Avrupa`da Az nl k Olarak Müslüman Hayat Beled Suresinden Bir Kaç Ayet Selma ÖZTÜRK Unutma! Tart şmas GENÇ PREIS 2010 Ödülü 2 Haziran da Frankfurt ta Yapılacak Bir Törenle Geçen Sene Dresden de Mahkeme Salonunda Katledilen Marwa El-Sherbini ye Veriliyor 29

2

3 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal editörden Sinan AKTÜRK İşin Doğrusu Uyum(siz)sunuz Sevgili dostlar! Özellikle Almanya gündeminin son dönemlerinde bir uyum sorunudur aldı başını gidiyor. Yok efendim yabancılar uyum noktasında istenen seviyede değilmiş, yok efendim özellikle Türk kökenli göçmenler uyum konusunda hep olumsuz örnek teşkil etmekte imişler vs. Geçtiğimiz günlerde son olarak yapılan Uyum Zirvesi yine her zamanki gibi güdük geçti ve zirveye katılan hiç kimse memnuniyetini ifade eden bir tek kelime bile kullanmadı. Almanyadaki siyaset kurumu ne hikmetse uyum meselesini özellikle de seçim dönemlerine yakın zamanlarda tabiri caiz ise kaşımayı seviyor. Yapılmak istenen ortak bir paydada birleşip meselenin halli değil de sanki özellikle bir şeyleri yokuşa sürmek gibi bir gayret var. Almanya`da bulunan Türk toplumu üzerinde özellikle uyum konusu eksenli bir baskı daimi olarak devam ettirilmek isteniyor. Zaman zaman bu etnik köken zaman zaman da dini köken üzerinden yapılmaya çalışılıyor. Allah`tan Almanya`da Cumhurbaşkanı Sayın Wullf gibi akl-i selim devlet adamları var da bu tür politik manevralar toplumdaki huzur ortamına yeteri kadar darbe vurma fırsatı bulamıyor. Bir kere Almanyadaki siyasiler uyumdan ne anladıklarını net olarak ortaya koymalılar. Anadoludaki tabiri ile karınlarından konuşmamalılar. Ne söylemek istediklerini net olarak ortaya koymalılar. Eğer uyumdan/entegrasyondan anladıkları bir zamanların Federal İçişleri Bakanı Otto Schill`in dediği gibi en iyi entegrasyon asimilasyondur ise bilinmesi gerekirki Almanya artık 1980`li yılların ALmanyası değildir. Ne kadar kabul edilmek istenmese bile artık Almanya bir göçmen ülkesidir. Ve burada yaşayan göçmenler ne kadar olumsuz gösterilmek istenirse istensin bu topluma en az buranın yerel halkı kadar olumlu katkılarda bulunmaktadırlar. Bir kaç politik hezeyan söylemi bu gerçeği ortadan kaldırmaya yetmez diye düşünüyoruz. Uyum ile alakalı olarak yapılan olumsuz değerlendirmeler ne hikmetse özellikle de Türk toplumunun Almanya`da kendisini kalıcı olarak görmeye başlamasından itibaren gündemi işgal etmeye başladı. Bugün Alman ekonomisinin yaklaşık % 5`lik bir kısımına tekabül eden bir oranda katkı sağlayan özellikle Türk kökenli işverenlerin başarılarını burada hatırlatmaya gerek yok herhalde. Bu ekonomik katkı devletin vergi gelirlerine de oldukça verimli bir şekilde yansımaktadır. Maalesef Almanya`da ve bazı başka Avrupa ülkelerinde siyaset kurumu içerisinde belli gruplar kendi beceriksizliklerini ört bas etmek için burada uyum meselesini, Fransa`da Burka meselesini, Hollanda`da benzer meseleleri gündemde tutarak bunu yapmaya çalışıyorlar. Maalesef buna bir kısım güdümlü medya organları da çanak tutma noktasında geri kalmıyorlar. Malum günümüz medya organlarının toplumu etkileme gücü ve etkisi ortadadır. Zaman zaman medya belli konularda karartma uygularken zaman zaman da dejenformasyon dediğimiz bilgi kirliliği oluşturarak bunu yapmaktadır. 7 Kasım tarihinde Hessen`de yapılan Yabancılar Meclisi seçimleri bu sefer biraz daha katılım olarak iyi geçti. Bir o kadar da seçime katılan grupların sayısında artış vardı. Geçen seçimde % 5 seviyelerinde olan katılım bu sefer % 7-8 civarına kadar yükseldi. Gerçi etkinlik noktasında hiçbir fonksiyonu olmayan Yabancılar Meclisleri yine de yabancıların bulundukları topluma katkıları noktasında bir araç konumundadır. Bunun yanında yabancı kökenli Alman vatandaşlığına geçmiş kişilerin siyaset kurumuna katkıları belki istenen seviyede değil ama gün geçtikçe artarak devam etmektedir. Artık çeşitli milletlere mensup yabancı kökenli Alman vatandaşları siyaset kurumunun her safhasında yer almaya devam ediyorlar. Yukarıda değinmeye çalıştığımız konu Almanya özelinde ve dünyanın pek çok bölgesinde ufak tefek farklılıklar olsa bile aynı şekilde cereyan etmeye devam ediyor. Özellikle Almanya`da bulunanlar olarak bizler şuna karar vermeliyiz. Bulunduğumuz toplumda birbirimizin farklılıklarını kabul ederek beraberce mi yaşayacağız yoksa tarihin çeşitli dönemlerinde ortaya çıkan bazı delilerin yaptığı gibi yapıp birbirimize hiç bir şekilde tahammül göstermeyip birbirimizin değerlerine saygı göstermeyip birbirimizi yok mu etmeliyiz. Tabiki birbirimizin farklılıklarına tahammül gösterip içerisinde bulunduğumuz toplumda beraberce huzur içerisinde yaşamalıyız. Tarihte yaşanan olumsuz örnekleri gözönüne alıp birilerinin politik gelecek kaygısı için yapmaya çalıştığı olumsuz etkileşimlere elimizden geldiği kadar karşı koymalıyız. Malumunuz Kasım ayının 16`sında biz müslümanlar için önemli iki büyük bayramdan biri olan Kurban Bayramını idrak edeceğiz. Bu bayramın Ramazan Bayramında farkı kestiğimiz kurbanların toplumsal etkilerinin farklı olmasıdır. Toplumsal dayanışmanın en üst seviyeye çıktığı bu güzel günleri müslümanlar olarak ve özellikle de Almanyadaki müslümanlar olarak çok iyi şekilde değerlendirmemiz gerekmektedir. Zaman zaman yazılarımızda belirttiğimiz gibi Almanya`da yaşayan bizlerin maddi durumları dünya üzerindeki 6 milyar insan arasında en iyi konumda olanlar seviyesindedir. Onun için Almanya`da yaşayan bizler Kurban Bayramını kurban kesip evlerimizdeki dolapları doldurmak olarak değil daha önemli fonksiyonları ile değerlendirmeliyiz. Bir kere pek çok Sivil İslami Yardım Kuruluşunun yapmış olduğu Kurban kampanyalarına mutlaka gücümüz nisbetinde katılmalıyız. Bunun yanında buralarda İslami hassasiyetin Kurban ile alakalı durumunun da zedelenmemesi için çocuklarımızın şoksuz ve İslami usullere göre kesimlerin yapıldığı ortamlarda bulunmalarını sağlamak için bu fırsatı değerlendirmeliyiz. Çocuklarımız kurbanı bir hikayeler bütünü olarak değil de hayatın bir gerçeği olarak pratikte öğrenmeliler. Kurban gerçeğini sanal olarak değil hayatın bir gerçeği olarak yaşamalılar. Özellikle kesilen kurbanların etlerini çevrenizde bulunan komşuları- nıza dağıtma noktasında ihmalkar davranmayalım. Kurban etlerini güzel paketler içerisinde ve mümkünse çocuklarınız vasıtasıyla komşularınıza ulaştırın. Hem çocuklarımız paylaşmanın hazzını yaşasınlar ve hem de komşuluk ilişkilerinin güzelliklerini pratikte görsünler. Bu vesile ile idrak edeceğimiz Mübarek Kurban Bayramınızı en kalbi duygularla tebrik ediyoruz. Bayram tüm insanlık için barış ve huzur getirsin diye dua ediyoruz. Ce nab-ý Al lah ça lýþ ma la rý mý zý be - reketlendirsin, þuurlandýrsýn. Çalýþmak bizden baþarý Allah`tandýr. Allah`a emanet olun. Impressum / Künye hayat Aylýk Ücretsiz Gazete Kasım - November 2010 Zilhicce 1431 Sahibi ve Genel Yayýn Yönetmeni Sinan AKTÜRK Yayýn Kurulu Dr. Yusuf Iþýk, Mehmet Ateþ, Bilal Demiroðlu, Fikret Ekin, Selma Öztürk, Mahmut Aþkar, Cengiz Þahbaz, Sinan Aktürk, M. Salih Aydýn Merkez Königsbergerstr Friedberg Tel: Fax: Web: Baský: Sunprint GmbH Offenbach Gazetemizde Yayýnlanan Yazýlarýn ve Reklamlarýn Ýçeriðinden Sorumlu Deðiliz. Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 3

4 haber Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat Bilim adamları, sanatçılar ve aktivistlerden oluşan bir grup, entegrasyon konusunun demokrasinin düşmanı olduğu görüşünde. Entegrasyonun eşit haklara sahip olmadan önce kendisine mecbur bırakılan bir takım davranış kurallarından ibaret olduğunu belirten grubun açıklaması şöyle: Almanya Merkez Bankası Thilo Sarrazin den kurtuldu. Ancak mesele bununla bitmiyor. Zira huzursuzluk uyandıran sadece bu bankacının tezleri değil, aynı zamanda bu tezlerin bir uygulanabilirliğinin bir takım insanlar tarafından makul görülmesidir. Şaşılacak kadar çok sayıda bilim adamı, siyasetçi ve toplum mühendisi şu konuda mutabakata varmış durumdalar: Sarrazin in biyolojizmi Almanya da kuşkuyla karşılansa da kendisi son tahlilde haklı. İleri görüşlülüğü! ile Almanya nın geleceği için tabuları yıkan bu şahsı destekleyenlerin sayısı az değil. Peki, hangi tabu bu? Göçten skandal üretmek Almanya da artık sıradan bir vakıa. Sarrazin in esef verici iddialarına karşı bilimsel olgulardan hareket ederek göçmenlerin neleri yapıp yapmadıklarını ispata kalkışmak ise bir o kadar saçmadır. Bu tartışma üzerinden bir yere varılamaz, zira temelinden yanlıştır. Toplumsal münasebetleri maliyet hesapları üzerinden değerlendiren ve fakirlerle göçmenleri nakıs olarak gören bir anlayışı, kati surette kabul etmiyoruz. Bu ise küresel ekonomik kriz çerçevesinde gerçekleşmektedir ve bunun sorumlularının kimler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bariz olan bazı şeylerin altını çizelim. Biz bir göç toplumunda yaşıyoruz. Yani, toplumdaki ilişkilerden ve birlikte yaşamaktan bahsedeceksek, entegrasyon lakırdısını ağzımıza almaktan vazgeçmeliyiz. Entegrasyon; bu ülkede çalışan, çocuk sahibi olan, yaşlanan ve ölen insanlara eşit muamele görmeleri için zorlanan davranış kalıplarından başka bir şey değildir çünkü. Ancak demokrasi de bir golf kulübü değildir. Demokrasi, bütün insanların birlikte nasıl yaşamak istediklerine kendileri için ve birlikte tayin etme hakkına sahip olmalarıdır. Entegrasyonun bahsi bile demokrasi düşmanlığıdır. Henüz kısa bir süre önce göçmenler, kadın haklarına riayet etmemekle suçlanıyorlardı. Ancak aktüel histeri, eleştiren şahısların derdinin hak eşitliği olmadığını bir kez daha göstermiştir: bu bağlam içerisinde kadınlardan, daha az ya da daha fazla çocuk veren doğurganlar olarak bahsedilmektedir. Artık yapılması gereken şey, yabancılara kendi hayatlarını özgürce şekillendirmeye imkân verecek hukukî ve siyasî yapıların yaratılmasıdır ki, bu, Yabancılar Hukuku nun Entegrasyon Değil Demokrasi Demokratie statt Integration değiştirilmesini de kapsamaktadır. Bir takım atanmışlar kendilerinde, başkalarının varoluşları hususunda hüküm verme hakkını görüyorlarsa, neoliberalizm ile ırkçılığın yeni bir karışımı ile karşı karşıyayız demektir. Şimdiye kadar göçmenlerin dili, kültürü ve dinî vecibeleri, onların yaşam koşullarının sebebi olarak görülüyordu, şimdi ise genleri. Daha önceleri beceri, çalışma azmi ve uyum ile toplumda bir yer edinilebileceği öğretiliyordu. Şimdi ise bütün bu gruplara sadece imkânlarının değil, aynı zamanda istidatlarının da olmadığı söyleniliyor. Kabul edilemez olan sadece Sarrazin in ve yandaşlarının gördükleri işlerde saklı olan ırkçılık değil, aynı zamanda toplumdaki hiyerarşileri değiştirilemez olarak lanse eden mantık ve böylece de daha iyi bir hata için yapılan mücadelelerin, pazarlıkların ve kavgaların manasız olduğunu dillendiren siyasettir. Toplumun büyük kısmının sınıfsal olarak aşağıya indirilmesinin ve fakirliğin nedeni siyasi kararlardır. Almanya nın yıllarca göçmenlerin sosyal ve siyasi haklarına sınır çektiğinden ve onların eğitim, ikamet ve iş piyasalarında; resmi dairelerde ve futbol kulüplerinde önlerinin kesilmesinden bahsediyoruz. Burada mesele ne göçmenler ne de fakirlerdir, bilakis problem fakirliğin ve ırkçılığın kaynağı olan siyaset ve kendisini sınırlandırmalar üzerinden tanımlayan toplumdur. Hemen Sarrazin in imdadına koşanlar ve sanki tezlerini topluma açıklamasının önünde engeller varmış gibi ifade özgürlüğü çığırtkanlığı yapanlar da gözden kaçmamaktadırlar. Sarrazin e yönelik eleştiriler ifade özgürlüğüne yapılmış saldırı olarak lanse edilmekte ve saldırgan mağdur gibi gösterilmektedir. Maalesef bu da çok aşinası olduğumuz bir sahnedir. Sarrazin in nüfus politikasını benimseyenler toplumumuzun parçalanmasına da çanak tutmuş olurlar. Tercüme: Hüsnü Yavuz Aytekin Ein breites Netzwerk aus Wissenschaftlern, Aktivisten und Künstlern hat sich in einer Stellungnahme zur Integrationsdebatte gegen die Ausgrenzung von Migranten gewendet. Unter dem Titel Demokratie statt Integration fordern sie eine Politik, die Menschen nicht nach Kosten-Nutzen-Erwägungen berechnet. Die Bundesbank ist Thilo Sarrazin los. Damit ist die Geschichte aber längst nicht vorbei. Denn beunruhigend sind nicht allein die populistischen Thesen dieses Bankiers, beunruhigend ist vielmehr die Plausibilität, die seinen Ausführungen zugestanden wird. Eine erstaunliche Anzahl von PolitikerInnen, WissenschaftlerInnen und MeinungsmacherInnen sind sich einig: Der Sarrazinsche Biologismus hat zwar in Deutschland einen besonderen Hautgout, im Kern aber habe der Mann doch recht. Nicht wenige feiern den ehemaligen Finanzsenator Berlins als Tabubrecher mit visionärem Blick für Deutschlands Zukunft. Wir fragen: Welches Tabu? Die Skandalisierung der Migration gehört zum Standardrepertoire in Deutschland. Es ist sinnlos, den infamen Behauptungen von Sarrazin et al. wissenschaftliche Fakten entgegenstellen zu wollen, um zu beweisen, was MigrantInnen,wirklich tun oder lassen. Man kann diese Debatte nicht versachlichen, denn nichts an ihr ist richtig. Wir akzeptieren schlicht keine Haltung, die gesellschaftliche Verhältnisse nach Kosten-Nutzen-Erwägungen durchrechnet und Arme und MigrantInnen zur Ausschusspopulation erklärt. Dies geschieht im Kontext einer globalen Wirtschaftskrise, von der nur allzu klar ist, wer ihre Folgen tragen soll. Wir wollen das Offensichtliche klarstellen. Wir leben in einer Einwanderungsgesellschaft. Das bedeutet: Wenn wir über die Verhältnisse und das Zusammenleben in dieser Gesellschaft sprechen wollen, dann müssen wir aufhören, von Integration zu reden. Integration heißt, dass man Menschen, die in diesem Land arbeiten, Kinder bekommen, alt werden und sterben, einen Verhaltenskodex aufnötigt, bevor sie gleichberechtigt dazugehören. Aber Demokratie ist kein Golfclub. Demokratie heißt, dass alle Menschen das Recht haben, für sich und gemeinsam zu befinden, wie sie miteinander leben wollen. Die Rede von der Integration ist eine Feindin der Demokratie. Noch vor Kurzem wurden MigrantInnen der besonderen Missachtung von Frauenrechten bezichtigt. Die aktuelle Hysterie zeigt aber einmal mehr, dass es den KritikerInnen der Migration nicht um Gleichberechtigung geht: Hier wird über Frauen nur noch als Gebärende gesprochen, die entweder zu viel oder zu wenig Nachwuchs produzieren. Es muss darum gehen, rechtliche und politische Strukturen zu schaffen, die es MigrantInnen ermöglichen, selbstbestimmt ihr Leben zu gestalten - und das beinhaltet auch, das Ausländerrecht zu verändern. Wenn selbst ernannte LeistungsträgerInnen sich ein quasi naturgegebenes Recht zubilligen, über die Daseinsberechtigung anderer zu urteilen, dann ist das wohl ein neuer Mix aus Neoliberalismus und Rassismus. Bisher wurden Sprache, Kultur und religiöse Gebräuche der migrantischen Minderheiten für deren Lebensverhältnisse verantwortlich gemacht. Jetzt sollen es die Gene sein. Bisher wurde behauptet, dass durch Leistung, Arbeitsethos und Anpassung ein Platz in der Gesellschaft gesichert ist. Jetzt wird ganzen Gruppen nicht nur die Möglichkeit, sondern auch die Fähigkeit dazu abgesprochen. Inakzeptabel ist nicht nur der Rassismus, der in den Ausführungen von Sarrazin und seinen Mitläufern steckt, sondern auch die darin enthaltene Konsequenz, Hierarchien in dieser Gesellschaft als unverrückbar zu erklären und damit Politik an sich, die Konflikte, Verhandlungen und Kämpfe um ein besseres Leben für sinnlos zu erklären. Es sind politische Entscheidungen, die für die Verarmung und soziale Deklassierung zunehmender Teile der Bevölkerung verantwortlich sind. Reden wir davon, wie dieses Deutschland jahrzehntelang den Eingewanderten ihre sozialen und politischen Rechte vorenthalten hat. Reden wir davon, dass MigrantInnen der Zugang zu Bildung, Wohnraum und Arbeitsplätzen, in öffentliche Institutionen und Ämter ebenso wie in Clubs und Fußballvereine systematisch erschwert wird. Das Problem sind weder die Armen noch die MigrantInnen, das Problem ist eine Politik, die Armut und Rassismus produziert. Das Problem ist eine Gesellschaft, die sich auch über Ausgrenzung definiert. Unübersehbar ist, wie viele Sarrazin eilig beispringen und nach dem Recht auf Meinungsfreiheit rufen, ganz so, als ob er ein Problem hätte, seine Thesen öffentlich zu machen. Die Kritik an ihm wird zum Angriff auf die Freiheit des Wortes stilisiert. Der Aggressor wird so zum Opfer, auch das ist leider eine sehr gewöhnliche Inszenierung. Wer Sarrazins bevölkerungspolitische Ansichten übernimmt, arbeitet mit an der Spaltung unserer Gesellschaft. sayfa 4 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

5 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir dosya Dr. Yusuf IŞIK Misyon ve Vizyon İslâm toplumları bu acı gerçekleri görerek ve de kabullenerek kendilerine çekidüzen vermek durumundadır. Zîra insan olmanın ve müslüman olmanın kendilerine yüklediği misyonun gereklerini yerine getirecek çalışmalar yapmak mecburiyetindeler. Bu çalışmalar sadece Müslümanların saadeti için değil, aynı zamanda tüm insanlığın saadeti ve mutluluğu için yapılmalıdır. Siz insanlar için (tarih sahnesine) çıkarılmış en hayırlı Ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülüğü yasaklar, Allah a da inanırsınız... (Âl-i İmrân; 110) Allah yeryüzünün yönetim ve hâkimiyetinin kötülerin değil, iyilerin elinde olmasını istemektedir. Bu sebeplerden dolayı Ümmetin diğer gayr-i müslim toplumlardan almaması, aksine bu toplumlara, kendisinin sahip olduğu değerleri daima vermesi gerekir. Böylece bu Ümmetin daima insanlığa verecek birşeyleri bulunmalıdır. Nedir bunlar; * Doğru Akîde, * Doğru bakış açısı, * Doğru sistem, * Doğru ahlâk, * Doğru bilgi, * Doğru bilim. İşte bu, İslâm Ümmetinin/toplumunun sahip olduğu yer ve varoluş amacı dolayısiyle, zorunlu olarak yerine getirmesi gereken görevdir. Onun görevi daima önde, liderliğin merkezinde olmaktır. Burada sözü edilen bu görev, Allah ın insana yüklediği Halîfe olma, yani yeryüzünde Allah ın irâdesini hâkim kılma görevidir. Ancak bunun, sadece tek tek fertler tarafından yerine getirilmesi imkân dahilinde değildir. Aksine böyle mukaddes görevi üstlenecek, yeryüzündeki diğer toplumlara liderlik yapacak olan bir toplum sözkonusudur ki, Ümmet terimiyle kastedilen de böyle organize bir toplumdur. İşte Hz. Muhammed (s.a.v)in hayatını vakfettiği nihâî hedef de, yukarda sözü edilen evrensel görevi üstlenecek bir toplum, yani Ümmet oluşturmaktı. Gerçekte de durum bu olmuş ve insanlığa Örnek ve Lider olma görevini yüklenecek toplumu, yani; Medîne İslâm toplumu nu oluşturmayı tarihte fiilen gerçekleştirmiştir. Bilindiği gibi bu toplum yani Ümmet ; * İtikâdî, * Siyâsî, * İktisâdî, * İctimâî, * Ahlâkî, olmak üzere bu umdeleri, beşer hayatının bütün alanlarında gerçekleştirmiştir.ve bu özellikleriyle bu toplum, bizim için ilk modeli oluşturmuştur. Gayr-i İslâmî hayat tarzlarını benimsemiş toplumların insanlığı kurtarmak bir yana, tam aksine ona hâkim olmak, onu âdeta bir sömürge haline getirmek amacında olduğu bilinmektedir. Buna karşı İslâmî yükselişin başarıya ulaşmasını, sadece bu dînin mensuplarının kendileri için gerçekleşmesini bekledikleri bir gelişme olarak yorumlamak doğru değildir. Tam aksine böylesi bir gelişme bütün insanlık için, dahası gezegenimizin geleceği için son derece önem arzetmektedir. Zîra, gezegenimizde bu gün yaşanmakta olan globâl problemlerin, geniş çaplı huzursuzluk, mutsuzluk ve buhranların çözümünde Din en önemli alternatif çözüm kaynağı olarak önümüzde durmaktadır. Bu bağlamda kısacası yaşamın her alanıyla ilgili İslâmî öğretilerin tutarlı ve kapsamlı bir bütün olarak ortaya konulmasını amaçlayan bir projenin gerçekleştirilmesi, gerek İslâm Dünyası ve gerekse bütün insanlık için hayatî bir öneme hâizdir. Kur ân-ı Kerîm in inanç, ibâdet, toplum, devlet, ekonomi, hukuk...vb. alanlarda insanlığa sunduğu prensipleri, diğer bir deyimle beşeriyete sunduğu Sistemi ortaya koyan müstakil bir eser maâlesef mevcut değildir. İslâm toplumlarının büyük bir kesiminde, İslâm Dîninin Tevhîd ilkesine aykırı ve şirk olduğu dahi söylenebilecek pek çok inanç, düşünce ve davranış ile sayısız hurâfeler hüküm sürmeye devam ederken, toplumsal hayatın hemen her alanında Müslümanlar Kur an ve Sünnetin öğretilerinden uzak bir hayat tarzı sergilerken, İslâm toplumlarının kültürel, fikrî, ekonomik, ahlâkî, siyasî...ve benzeri alanlarda aslî kimliğine kavuşması, içinde bulunduğu acınacak durumdan kurtulabilmesi, yeniden bir diriliş sergileyerek Kur an ve Sünnete gerçek anlamda sımsıkı sarılması gerekmektedir. İslâm Düşünürleri, geçmişte mâruz kaldıkları durumun sebeplerini araştırmaya başlamışlar ve neticede İslâmı, bir hayat tarzı ve dünya görüşü olarak algılamadıkça, Müslümanların içinde bulundukları acıklı durumdan kurtulmalarının mümkün olamıyacağını idrak etmişlerdir. Bu arada İslâm düşünürleri, İslâm dünyasının hastalıklarına ilişkin şu tesbitleri yapmaktadırlar; 1. İdarede irâde zaâfiyeti neticesinde Devlet/Millet kaynaşmasının sağlanamaması, 2. Kendi medeniyetlerinden uzaklaşıp, başka/yabancı medeniyet prensiplerini taklit etmeleri, 3. Irkçı emperyalizmin baskılarından kurtulamamaları. Özellikle siyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan, 4. İslâm Ülkelerinin siyasal, kültürel, sosyal ve kültürel açıdan kendi aralarındaki kopukluk. İşte bu ve benzeri sebeplerden dolayı İslâm Ülkeleri dünyada etkin duruma gelememektedir. Bu konuda bazı Müslüman entellektüeller de şu sebepleri ileri sürmektedirler; 1. Güçlü, özgürlükçü, etkin ve âdil bir siyasal yapıya sahip olamamaları, bir bakıma karar, yönetim ve denetim organlarının halkın iradesinde olmaması, 2. Güçlü, sağlam ve âdil bir ekonomik yapının bulunmaması, 3. Teknolojik sahada geri kalınması, (özellikle savunma sanayî sahasında). 4. Dış politikalarda gösterilen veya varolan zaâfiyet. İslâm toplumları bu acı gerçekleri görerek ve de kabullenerek kendilerine çekidüzen vermek durumundadır. Zîra insan olmanın ve müslüman olmanın kendilerine yüklediği misyonun gereklerini yerine getirecek çalışmalar yapmak mecburiyetindeler. Bu çalışmalar sadece Müslümanların saadeti için değil, aynı zamanda tüm insanlığın saadeti ve mutluluğu için yapılmalıdır. Unutmamak gerekir ki, dünyada bir uygarlık krizi yaşanmaktadır. Yoksulluk ve açlık, aile değerlerinin çözülmesi ve de Mânevî/moral değerlerin tahrip edilmesi söz konusudur. Özellikle mânevî/moral değerlerin tahrip edilmesi korkuyu meydana getirir. Bu korku, dindarlarla, dîni hayattan dışlayanlar arasında büyük çatışmalara yol açabilir. Bu da insanlığın felaketi demektir. Allah, tüm insanlığı böyle bir felaketten korusun. Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 5

6 haber Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat IGMG RNS Bölge Cemiyet İdarecilerine Eğitim Semineri Kısa adı IGMG RNS Bölgesi olan Teşkilat İçi Hizmet Semineri Cemiyet yöneticilerinin yoğun katılımı ile Walldorf Şubesi Mevlana Camii çok amaçlı salonunda gerçekleşti. Seminerin açılış konuşmasını yapan RNS Bölge Başkanı Yaşar Cimşit, IGMG Genel Merkeze teşekkür ederek bu seminerin idarecilerimiz için çok önemli olduğunu cemiyetlerde ve derneklerimizde çalışmalarımızı nasıl daha iyi verimli ve kaliteli yapabilirizin cevaplarını burada almış olacağız. Seminere bayan ve bay idarecilerimizin ilgi ve alakası bizleri memnun etmektedir. İdareciler Eğitim Seminerini Genel Merkez Teşkilatlanma Başkanlığınca çalışma yılı programına alınmasından dolayı emeği geçen tüm arkadaşlara ve bu gün burada seminer verecek seminercilere başarılar dilerim. Programın birinci seminercisi olan Eğitimci Osman Arslantürk: Teşkilatçıda olması gereken vasıfları anlatarak daha verimli olmamız için, Teşkilatçı İnsan: Fikren, Ahlaken ve Ruhen olgunluğa eren, fiziki görümüne dikkat eden insandır dedi. İnsan ve Toplum ilişkilerini anlattı. Genel Merkez Hatibi Mustafa Mullaoğlu İslam`da Davet ve Davetin metodları ile ilgili seminer sunarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)in hayatından örnekler vererek Avrupa`da yaşayan müslümanların onu örnek almaları gerekmektedir. Neye davet ettiğimizi ve nasıl davet etmemiz gerektigini şöyle anlattı: Hikmetle, güzel öğütle ve merhametle sadece İslam`a davet edilmesi gerekir dedi. Seminerin son sunumu ise Genel Merkez İrşad Bşk.Yrd. Hulusi Ünye hoca, cemiyetlerde İdare ve Yönetim nasıl olmalı ölçü ve prensipler konulu sunumunda yönetim esasları, yöneten ve yönetilenler ile sorumluluk bilinci ve istişarenin önemini anlatarak idarecide olması gereken vasıfları şöyle tamamladı. Müjdelemek, Nefret ettirmemek, Kolaylaştırmak, Zorlaştırmamak. ATİB-GYK nın Öncelikli Gündem Maddesi: Batı Avrupa Türklerinin Meseleleri ATİB genel merkezinde gerçekleştirilen GYK toplantısında, özellikle Almanya daki Türkleri hedef alan tartışmaların değerlendirilimesi ağırlık kazandı. Genel yönetim kurulu üyelerinin yanısıra, ATİB Hac Organizasyonu ndaki görevlilerin de aynı gün toplantıları olmasından dolayı, genel merkezde o gün hummalı bir çalışma vardı. Aslında bütün kuruluşların GYK toplantılarında ağırlıklı olarak teşkilatiçi meseleler konuşulur, tartışılır. Aylardan beri özelde Almanya daki Türkleri, genelde ise bu ülkedeki bütün müslümanları çok yakından ilgilendiren uyum konusu her zamankinden daha sert bir üslupla tartışılmaya başlanınca, bir göçmen kuruluşu olan ATİB de, Alman kamuoyunda tartışılan göçmenlik olgusunun geldiği noktayı GYK gündemine taşıdı. Genel Başkan Selahattin Saygın açış konuşmasında: Kurulduğu günden beri kendi çizgisinden sapmadan yaptığı hizmetlerle varlığını sürdüren ve sağlam duruşuyla her geçen gün biraz daha ağırlığını hissettiren bir sivil kitle kuruluşudur ATİB dedi. Konuşmasının devamında ise Genel Başkan şöyle dedi: İmkânlarımız ölçüsünde verdiğimiz her hizmetin en iyisini yapmaya çalışırken mutlaka eksiğimiz, noksamız da olacaktır. Bunları da karşılıklı samimiyet ve teşkilat sorumluluğu içinde tamamlamaya gayret edeceğiz. Gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri baz olarak aldığımda; dünden daha iyi bir noktada olduğumuzu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Diğer taraftan, Almanya daki müslüman azınlık üzerine yapılan tartışmaların er veya geç İslam ı resmen tanımayla neticeleneceğine inanıyorum. Genel Sekreter Ali Çillioğlu nun yeni dönemde gerçekleştirilen ve önümüzdeki günlerde peyderpey hayata geçirilecek faaliyetler hakkında özet bir bilgi sunmasından sonra, Genel Başkan Yardımcılarından Mahmut Aşkar, Almanya gündemindeki göçmen, uyum, İslam ve Türkler gibi başlıklar altında tartışılan konuların değerlendirmesini yaptı. Aşkar, Görünen o ki, Türkler/Müslümanlar aleyhine oluşturulan kamuoyunu da dikkate alacak olan hükümet, özellikle müslüman göçmenlerle ilgili daha sert uygulamalar getirecektir dedi. Gençlik Kolları Genel Başkanı Oğuzhan Erkmen de, kendi sahasında yapılan faaliyetler hakkında GYK üyelerini bilgilendirdikten sonra ATİB-Hac Organizasyonu sorumlusu ve Genel Başkan Yardımcısı Hanefi Şimşek son durumu hakkında bilgi verdi. Değişik konularda görüş ve düşünceler bölümüne geçildi. Dilek ve temenniler bölümünde öne çıkan konuları cevaplayan Genel Başkan Selahattin Saygın, ATİB- GYK üyelerine katılımlarından ve verdikleri hizmetten dolayı teşekkür ettikten sonra toplantı sona erdi. sayfa 6 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

7 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir haber Geride bıraktığımız ayda insanî yardım çalışmaları alanında hizmet etmek üzere IGMG Sosyal Yardım Derneği kuruldu. Derneğin kurucu Başkanı Zeki Toprak, yeni kurulan yardım derneği hakkında gazetemize bilgi verdi. Yaptığımız söyleşide varlık içindeki bölgelerle yokluk içindeki ülkeler arasındaki çelişkiye dikkat çeken Toprak, oluşturulacak olan gönüllüler ağıyla yapılacak çalışmaları anlattı. Sayın Toprak, öncelikle kurmuş olduğunuz dernek hayırlı olsun. Bildiğiniz gibi, insanî yardım alanında hizmet etmek, sorumluluğu ağır olan bir çalışmadır. IGMG Sosyal Yardım Derneği ni kurarak böyle bir sorumluluğun altına girdiniz. Öncelikle okuyucularımızı IGMG Sosyal Yardım Derneği hakkında kısaca bilgilendirebilirmiyiz? Derneğimizle ilgili bilgilere geçmeden önce, müsaadenizle, yaşadığımız dünyada devam eden çelişkileri anımsatmak istiyorum. Yeryüzünde hayatını sürdüren insan, bir tarafta bilgi ve teknikle doğaya egemen olma mücadelesini verirken diğer tarafta farklı felaketlerle doğanın kurbanı oluyor. Afrika kıtası açlık ve fakirlikle özdeşleşirken, içinde yaşadığımız Avrupa ülkeleriyle Kuzey Amerika ülkelerinde aşırı tüketim yaygınlaşmış durumda. Bir kısım ülkelerde hüküm süren barış ortamı o ülkelerin refahını artırmışken, savaş, hakim olduğu ülkelerde sefaletin artmasını sağlamış ve maalesef savaşın devam ettiği bölgelerde hala istikrar sağlanabilmiş değil. Evet, değindiğiniz gibi insanî yardım alanında hizmet etmek, sorumluğuğu ağır olan bir çalışmadır. Şayet, ekonomik refah ve siyasî istikrarın hakim olduğu Avrupa kıtasında yaşıyor ve bahsettiğim çelişkilerden haberdarsanız, sorumluluğunuz kat kat fazladır. İşte bu kaygılarımıza binaen Almanya da, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in, İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır, Hadis-i Şerifi ni prensip edinerek, IGMG Sosyal Yardım Derneği ni kurduk. Derneğimiz, Avrupa da yaşayan insanların bağışlarını, farklı yardım projeleri kapsamında muhtaçlara ve IGMG Sosyal Yardım Derneği Çalışmalarını Başlattı fakirlere ulaştırma gayesiyle kurulmuş müstakil bir insanî yardım organizasyonudur. Biraz da yardım edilecek coğrafya hakkında bilgi vermeniz mümkün mü, hedef olarak hangi ülkeleri belirlediniz? Şimdi, yeri gelmişken yanlış anlaşılmaya neden olmamak için insanî yardım çalışmalarının esasını teşkil eden bir noktaya değinmek istiyorum. Yardıma muhtaç insana, dini, siyasi, coğrafi ve kültürel kimliğine bakılmaksızın yardım edilir. Aslolan insandır ve her insanî yardım, insan merkezli bir çalışmadır. Sorunuz coğrafi ayrımcılığa kapı aralayabileceği için ilkesel olarak bizim böyle bir derdimizin olmadığının ve olamıyacağının altını çizmek isterim. Yardım etme kriterimiz, insanı ayırıcı özellikler değil, onun muhtaç konumunda oluşudur. Bu çerçeveden baktığımızda, ilk olarak yaşam şartları itibariyle yardıma muhtaç olması ve ikinci olarak da savaş ve doğal afet nedeniyle muhtaç konuma düşmüş olması yardım etmede aradığımız şartlardır. Hepimiz Afrika da daha fazla yardıma muhtaç insanın yaşadığını bilmekteyiz. Ama bu dünyanın bir başka gerçeği de, gelişmiş ülkelerde evsiz ve aşevlerine muhtaç insanların yaşıyor olmasıdır. Bir sosyal yardım derneği olarak geliştireceğimiz projelerle her iki tarafa da ulaşabilmeliyiz. Dünyanın neresinde bir mağdur ve mazlum varsa orada olmayı ve onlara yardım etmeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda derneğimizin başlıca görevi, yardımseverlerin insanî amaçlı yardımlarını din, dil, ırk ve bölge ayırımı gözetmeksizin gönüllüleri ve beraber çalıştığı diğer kuruluşlar aracılığı ile tüm ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktır. Pratik boyuta geçersek, acaba şu an hangi yardım projesi gündeminizde bulunuyor? Derneğimizin çalışma alanlarından bir tanesini de, Kurban ibadetinin sosyal bir dayanışma örneği olarak ihtiyaç sahibi ülke ve bölgelerde gerçekleştirilmesidir. Dolayısıyla şu an Kurban 2010 projesiyle meşgulüz. Kurbanlarını bizim aracılığımızla ihtiyaç sahibi bölgelerde kestirmek isteyen Müslümanların bağışlarını 240 gönüllümüzle 47 ülkede partner kuruluşlar aracılığıyla kestirecek ve ihtiyaç sahiplerine dağıtımını gerçekleştireceğiz. Peki yeni kurulmuş bir dernek olarak Kurban Kampanyası nın dışında ne gibi çalışmalarınız olacak? Her ne kadar da şu an Kurban organizesiyle ilgileniyorsakta tabiki bu projenin ardından başlayacak projelerimiz var. Her şeyden önce derneğimizin amaçları ve hizmetleri doğrultusunda Avrupa çapında bir gönüllüler ağını oluşturmamız gerekiyor. Gönüllülerimiz aracılığıyla bir taraftan bütün ülkelerde yardım toplayacak diğer taraftan da onların etkin katılımıyla yardımların yerine ulaşmasında şeffaflık sağlayacağız. Böylelikle gönüllüler altyapımızı oluşturacak ve hep birlikte hedeflediğimiz çalışmalara yöneleceğiz, ki bu çalışmaları anahatlarıyla şu şekilde sıralayabiliriz: Sel, deprem gibi tabiî afetlere maruz kalmış bölgelere acil tıbbî ve gıda yardımı. Bu bölgelerde barınma, yetimhane ve okul gibi müesseselerin açılması. Susuzluk çeken bölgelerde su kuyularının açılması. Özellikle Ramazan ayında olmak üzere, ihtiyaç sahibi ailelere çeşitli ülkelerde gıda ve diğer ihtiyaçlar için yardım paketleri, sağlık kontrolü ve tedavi yardımları. Çalışmalarımızı daha da somutlaştırmak için Kurban projesi çerçevesinde katkıda bulunacak olan gönüllü kardeşlerimizin ülkelerle ilgili raporlarından hareketle ülkelerin ihtiyaçlarını tespit etmeyi ve bu raporlara göre somut projeleri geliştirmeyi düşünüyoruz. Tabiî bu çalışmalara paralel olarak yardımlaşma alanında hizmet veren kurumlarla iş birliğini geliştirmemiz ve ortak projeler oluşturmamızda gerekiyor. Üreteceğimiz projelerin yardım edilen bölgede kalıcı olması da önemlidir. Bunun içinde örneğin, yoksulluğun giderilmesi için insanlara bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sağlamamız gerekiyor. Son olarak, biraz önce Avrupa da da yardıma muhtaç insanların var olduğuna dikkat çektiniz. Bu kesime yönelik ne gibi hizmetlerde bulunmayı planlıyorsunuz? Avrupa deyince zengin ile fakirin arasının düne oranla daha fazla açıldığı, devletin sosyal politikalarda kısıtlamaya gittiği ve hayat şartlarında ülkeden ülkeye farklılıkların olduğu bir coğrafyadan bahsediyoruz. Aynı coğrafyayı paylaştığımız fakat daha zor şartlarda hayatını sürdüren insanlara karşı taşıdığımız insanî sorumluluğun farkındayız. Bu insanlara el uzatabilmek için öncelikle bu alanda ihtisas sahibi diğer sosyal yardım dernekleriyle ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekecek. Daha sonra oluşacak işbirliği neticesinde yardım projelerini geliştirmemiz mümkün. Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 7

8 haber Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat ATiB Gençlik Kolları Kitap Okuma Projesi Kapsamında Mahmut Aşkar Kitaplarını İmzaladı ATİB Gençlik Kollarının, kitap okuma projesi kapsamında yapılan kitap sunumunun dördüncüsü, ATİB Mainz Türk Kültür Merkezinde gerçekleşti. Sunuculuğunu Mainz Kız Kolları Sekreteri Nur Atalay'ın yaptığı program, Kur-an' ı Kerim' den Alak (İkra) Sûresi'nin okunmasıyla başladı. Okunan İstiklâl Marşı'nın ardından Mainz Türk Kültür Merkezi Başkanı Köksal Akçay yaptığı selamlama konuşmasında: böylesine eğitici projelerin devamlı yapılması gerektiğine dikkat çekerek, programı hazırlayan genç kızlarımıza teşekkür ediyorum dedi. ATİB Kız Kolları Sekreteri Aybüke Akçay da yaptığı selamlama konuşmasında: programa katılarak projeye destek veren tüm misafirlere teşekkür ederek programın hayırlara vesile olaması temennisinde bulundu. Daha sonra kürsüye gelen Mainz Türk Kültür Merkezi Sekreteri Alperen Akçay yaptığı konuşmada okumanın faydalarına değinerek projeyle ilgili misafirleri bilgilendirdi. ATİB Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Alparslan Çelebi'nin de katıldığı programda konuşma yapan Çelebi: "okumayan nesil kaybolmaya ve asimile olmaya mahkumdur" dedi. Johann Wolfgang von Goethe den misal veren Çelebi, "bir toplumun geleceği, içinde yaşayan 25 yaşı altındaki gençlerin fikirlerine bağlıdır" sözlerine atıfta bulunarak, özellikle 25 yaş altı gençlerin toplumun geleceğinde büyük rol oynadıklarını, bu yüzden bu yaşa kadar gençlerin bilgiyle olgunlaşması ve fikir sahibi olması gerektiğini bununda ciddi bir eğitimle olacağını belirtti. Beş genç kızın beş ayrı kitabı takdim ettiği programda, ilk olarak değerli yazarımız ve aynı zamanda ATİB Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Aşkar'ın kitabı olan "Toplum Raydan Çıkarken" isimli kitabını Zeynep Öner, ardından son zamanlarda sıkça konuşulan ve gençlerin bir solukta okuduğu genç yazar Beyazıt Akman'ın "Dünya'nın İlk Günü" isimli kitabını Derya Eken, Theodor Herzlin bir Yahudi Devletinin kurulması için tüm detayları düşünerek kaleme almış olduğu "Yahudi Devleti" isimli kitabını Betül Yıldız, dördüncü olarak da yine değerli yazarımız Mahmut Aşkar'ın Avrupadaki güncel meselelerimizi kaleme aldığı "Müslümanı Avrupalılaştırmak" isimli eserini Zübeyde Demir, ve son olarak da Nur Atalay Tağrık Buğra'nın ölümsüz eserlerinden biri olan ve gençlerin yine zevkle okuduğu bir imparatorluğun kuruluş romanı olan "Osmancık" isimli kitabını takdim ettiler. Görsel teknikler kullanılarak yapılan kitap takdimlerinde oldukça başarılı olduğu gözlemlenen kızlar, adeta misafirleri büyülediler. Kendi kitaplarından ikisinin takdim edildiği programa katılan ATİB Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Aşkar, yaptığı konuşmada programda görevli kızlarımızın konuştuğu Türkçe'nin güzelliğine dikkat çekerek okumanın bir çok faydası olduğunu bunlardan bir tanesinin de dilimize yansıdığını belirtti. Ayrıca Aşkar, "biz artık buralı olduk bu toplumda yaşıyoruz ve buraya olan göç ile Anadolu`ya olan göç de paralellik olduğunu görüyorum. Bizler kendimize sahip çıkabilirsek ve bu topluma uyum sağlayıp ve kendi varlığımızı kabul ettirip, kültürel değerlerimizle yetişip, bu ülkenin gerçeklerini kabul edip geliştirirsek, hepimizi güçlü bir gelecek bekliyor olacaktır" dedi. Oldukça güzel geçen programda, kitap sergisine duyulan ilgi de programın misafirler üzerindeki etkisini gözler önüne sermiş oldu. sayfa 8 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

9 İSTANBUL BEYLİKDÜZÜ SAĞLIKKENT KONUTLARI % 25 Peşinat - 24 Aya Varan Faizsiz Vade - Hemen Tapu Teslim Euro Euro Euro Hayalini Kurduğunuz Tüm Sosyal Donatıları Planlanmış Sağlıkkent te - 24 Saat Güvenlik - Süs Havuzları - Çocuk Oyun Sahaları - Basketbol Sahası - Yürüyüş Yolu - Açık ve Kapalı Otopark - Tıbbi Bitkiler Bahçesi - Erişkinler İçin Çok Amaçlı Spor Alanı - Görüntülü İnterkom (Daire Girişi İle Bina Girişi Arasında İletişim Sistemi - Site Alanının Üç Tarafı Parklarla Çevrili - İlköğretime, Kültürel Alanlara ve Kliniklere Komşu - TÜYAP, Büyükçekmece Kültürpark, Beylikdüzü ve Gürpınar`daki AVM`lerin Yanıbaşında - Depreme % 70 Daha Dayanıklı Tünel Kalıp Sistemi Almanya Satış Sağlıkkent Tanıtım ve Satış Ofisi Atatürk Mah. 520 Sk. No: 4 Esenyurt / İstanbul Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 9

10 haber Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat IGMG EĞİTİMCİLER HİZMET İÇİ EĞİTİMLERİ DEVAM EDİYOR IGMG Eğitim Başkanlığı, IGMG Eğitim Sistemi, Temel Eğitim Müfredatı ve Ana Sınıfı Eğitim Müfredatı tanıtımını yapmak üzere, tüm bölgelerinde, Bölge/Şube Eğitim Komisyonları ve bay/bayan eğitimcilerin katılımı ile Hizmet İçi Eğitim programları tertip etmeye devam ediyor. Çalışma yılının başından bugüne kadar, Hamburg, Bremen, Hannover, G. Hollanda, K. Hollanda, K. Ruhr, Paris, G.Batı Fransa, Schwaben ve A-Arlberg bölgelerinde gerçekleştirilen programların Kurban Bayramı ndan sonra da seri olarak diğer bölgelerde gerçekleştirileceğini ifade eden IGMG Eğitim Başkanı Mehmet Gedik, amaçlarının tüm Avrupa da eğitim gören 120 binden fazla temel eğitim yaşındaki öğrencinin, yaş gruplarına göre aynı sistemde ve eşit seviyede eğitim görmeleri olduğunu vurguladı. Böyle bir eğitim sistemi ve temel eğitim müfredatı ile kimlikve kişilik kazanmış, yaşadığı toplumla uyum içinde hareket eden bir yeni nesil hedeflediklerini söyleyen Mehmet Gedik, bunun için de sistemli bir eğitimin alt yapısının oluşturulmasının gerekli olduğuna değindi. Ayrıca, 500 den fazla camide ve 80 kadar eğitim merkezinde sınıf sisteminde eğitim yaptıklarını, yapılması gereken daha bir çok çalışmanın kendilerini beklediğini ifade etti. IGMG Eğitim Başkanlığı bütün bölgelerinde her yıl eğitim idarecilerine ve eğitimcilere yönelik en az 2 defa hizmet içi eğitim çalışması gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu çalışmalarda konu olarak, eğitimde yapılacak işler ele alındığı gibi, eğitimcilik formasyonunun artırılmasına yönelik seminerler yapılıyor. IGMG Eğitim Başkanlığı, eğitim çalışmalarını bölge ve şubelerinde oluşturduğu komisyonlarla takip ediyor. Komisyon üyeleri, Eğitim Başkanı, İrşad Başkanı, Gençlik Teşkilatı, Kadınlar Teşkilatı ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı Eğitim Başkanları ve Ana Sınıfı Sorumlusundan oluşuyor. Periyodik aralıklarla toplanan komisyonlar, yapılan eğitim çalışmalarını değerlendirerek yeni atılımlar ve eğitime kalifiye kazandırma yolunda yeni kararları birlikte alıyor ve takip ediyorlar. Hizmet içi eğitim çalışmalarında, 03 yaş grubundan başlayıp, 30 yaşına kadar devam eden IGMG Eğitim Sistemi konusunu Mehmet Gedik, Çalışma yılında uygulamaya konulmak üzere yayımlanan IGMG Temel Eğitim Müfredatı ve Minikler İçin Temel Bilgiler kitaplarının tanıtımını içeren dersi de Ramazan Başlık işliyor. Çalışmada bu yıl geçiş dönemi olarak uygulamaya konulacak olan yeni eğitim sisteminin gelecek yıldan itibaren tüm şube ve eğitim merkezlerinde uygulamaya konulacağı açıklanıyor. Yeni sisteme göre eğitim 3 yaş grubundan itibaren başlayacak. Sınıf sisteminde uygulanması gereken eğitim sisteminin yaş grupları şu şekilde olacak: Yaş Grubu Ana Sınıfı Yaş Grubu Hazırlık Sınıfı Yaş Grubu Temel Eğitim İlk Seviye Yaş Grubu Temel Eğitim Orta Seviye Yaş Grubu İhtisas Sınıfı Bundan sonra gençler Gençlik Teşkilatının yapmakta olduğu teşkilat ve eğitim çalışmalarına dahil oluyorlar. Ayrıca bölgelerde açılan İslami İlimler Kursuna devam eden gençlerin sayısı da gün geçtikçe artıyor. Temel Eğitim müfredat kitabının içeriğinde, yaş gruplarının tamamı için hazırlanan derslerin hedefleri, uygulama yöntem ve teknikleri, işlenecek konuları, ders saatleri, haftalık ders programları, yıllık planları ve gerekli olan diğer bütün bilgiler hazırlanarak eğitimcilerin kullanımına sunuldu. Yeni yayımlanan, ana sınıfları müfredatı içerikli Minikler İçin Temel Bilgiler kitabı, 2005 yılından itibaren komisyon olarak çalışma yapılıp, ön hazırlıklar ve yapılan pilot ana sınıfı uygulamalarında kullanılarak, bölge ve şubelerden gelen önerilere göre geliştirildi. Çocukların kimlik ve kişiliğinin oluştuğu bu yaş grubunda verilecek eğitimin önemi üzerinde de duruluyor. Kısa bir süre önce başlayan Ana Sınıfı çalışmaları bölgelerde her geçen gün artarak devam ediyor. Veliler tarafından büyük bir teveccüh ve memnuniyetle karşılanan çalışma hızla tüm şubelere yayılıyor. Son durum itibarı ile 200 dolayında açılan Ana Sınıflarının sayısının 2015 yılına kadar 500 olması planlanıyor. IGMG Eğitim Başkanlığı, eğitim çalışmalarının Türkçe olarak yapılmasına önem gösteriyor. Çalışmalarda, Ana dilini iyi bilen çocukların yerel dili de iyi bildikleri üzerinde duruluyor. Türçenin ortak dil olarak korunması gerektiği, bundan dolayı da evlerde ailelerin çocukları ile Türkçe konuşmaları tavsiye ediliyor. Özellikle çocukların Türkçe ve yerel dil karışımı bir dille konuşmasının mutlaka engellenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Ana sınıfından itibaren sistemli bir eğitimden geçecek çocukların Türkçelerinin istenen derecede güzel olacağı vurgulanıyor. sayfa 10 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

11 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir dosya Mahmut AŞKAR Ezber Bozan Adam Seni küçük düşürmek için niceleri payelendirildi, nicelerine payanda olunup rütbeler takıldı, madalyalar verildi, ulufeler dağıtıldı. Hiçbir zaman asi olmayan velâkin herzamanki asil duruşundan ve asaletinden, müsamahakârlığından ve mütevaziliğinden şaşmayan senin karşındakilerin küçük şeylere tenezzül edişleri, onların küçülüklüğüne, senin büyüklüğüne delâletti. Manevi huzur kadar kendimizi de bulduğumuz, Almanya daki camilerimizin yaşatılması uğruna her Cuma günü yaptıklari lahmacunlar ve böreklerle katkıda bulunan kadınlara sonsuz saygı ve şükranlarımın ifadesidir. Bütün kitapları bir kenara bıraktım, seni yazmak için. Çünkü bütün kitapların ilham kaynağı sen, yazılanlar senin üzerineydi. Seni anlamadan yazılan kitap, kitap olmaktan uzak, onu yazan yazar da, aydınlıktan kaçan aydın dır. Bazen bühtan, bazen yalan da yazsalar, hakikatın üzerine söylenen bühtanlar, atılan yalanlar senin hakikiliğin karşısında ne kadar sahici olabilir ki... İşte hakikat olan, hakiki sen: Elindeki nasıra, ağzındaki dişine, kütükteki yaşına göre sana muamele yapan, değer biçenlerin; canım bunlar daha kendi köyünden ilk defa dışarı çıkanlardır diyenlerin; tarihî alışkanlıklarını ve başka kavimler üzerinden kazandıkları tecrübelerini, sen yerle bir ettin. Senin insanî fıtratın, irfanî mazin anlaşılmadan, verilen her hüküm, yürütülen her fikir, seni anlamak ve anlatmaktan uzaktır. Anlatımda kalemin yetersiz, kelâmın aciz kaldığı bir irfanın, Anadolu köylerinin toprak evlerinde hamurunun yoğrulduğunu bilmeyen bilgin in, bilgisizliğini sen ortaya çıkardın. Garp Cephesi nde koparılan beyin fırtınasından, kendisine düzenlenen entelektüel taarruzdan, ayaklarının ucuna basarak yürüse de, geçtiği yerlerde meydana getirdiği sarsıntıdan, üstüne üstüne kabaran dalgalanmadan bihaber adam; sen adamların ezberini bozdun! Üçüncü, bilemedin dördüncüden sonraki senden emare kalmaması gerekirdi... Öngörüler, araştırmalar, başka zaman ve mekânlarda, farklı millet, farklı kültürlerde tahakkuk eden ilmî veriler böyle diyordu: Üç, bilemedin dört kuşak sonra bu iş tamamdı; seni alt edeceklerdi ama olmadı; bu hesap tutmadı; sen olmadın! Bu sefer; bunlar bizi alt ediyor, vaveylası koparıldı. Seni küçük düşürmek için niceleri payelendirildi, nicelerine payanda olunup rütbeler takıldı, madalyalar verildi, ulufeler dağıtıldı. Hiçbir zaman asi olmayan velâkin herzamanki asil duruşundan ve asaletinden, müsamahakârlığından ve mütevaziliğinden şaşmayan senin karşındakilerin küçük şeylere tenezzül edişleri, onların küçülüklüğüne, senin büyüklüğüne delâletti. Ayak bastığın her toprak parçasıyla selâmlaşarak tanış oldun. Irklara, dinlere, dillere yakınlığın; Yüce Yaratıcı nın âyetlerine olan hayranlığındandı. Onlar öteledikçe sen kucakladın. Onların, vatandaş demeğe dilleri varmadığı sen, buraya da vatan dedin. Bir kısmıyla dinde kardeş, diğer kısmıyla da insanlıkta kardeşliği düstur edinen bir irfanî mirasa sahip olan sana; kendisinden farklı olan herkes ve herşeye tahammülsüzlüğü ve hasetliğiyle malûm olanlar, sen uyumsuzsun dediler. Kendin, hanenin kapısını her Tanrı misafirine açık tutarken ve gönlünü bir Tanrı selâmına açarken; ve kimdensin, kimlerdensin diye sormazken; dost olmadığın, dost bilmediğinin kapısını da çalmazsın. Dosta husumet, hele ihanet, senin kitabında yazmaz! Nice göçler yaşamış, nice kavimlerle tanış olmuşsun. Ne görmemişsin, ne de sonradan görmüşsün: Sen varlık da gördün, darlık da... Defalarca düşmüş, defalarca düştüğün yerden tekrar kalkmışsın. Bazen yoksulluklar yüzünden yurdun gurbet olmuş sana, bazen de zenginlikler sana gurbeti yurt edindirmiş (*)... Geçici bir hayatta herkes göçebe, herşey göçücü dedin, dünyayı dört elle kucaklayan, mülkü sahiplenen, kendini buralı seni yabancı görene acıdın, büyüklük gösterdin; nadanlığına, hamlığına bağışladın. Tarih birgün Diyar-ı Garp a başlayan senin göç serüvenini yazarken, zamane Ahi Evranlarına, Bacıyan-ı Garplılara ve Ahiyan-ı Garplılara da mutlaka özel bir sayfa ayıracak ve muhtemelen; Ezber Bozan Tahta Bavullu Türkler başlığıyla, 20. Yüzyılın En Büyük Türk Göçü diye not düşecektir. (*): Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet (Hz. Ali) Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 11

12 haber Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat Gießen de ana dilde sağlık seminerlerine devam ediliyor. Gießen DİTİB camiinde gerçekleştirilen sağlık seminerine çok sayıda hanım dinleyici katıldı. Gießen Belediyesi ve Human Active Sağlık Acentası tarafından birlikte organize edilen, Türklerde çok görülen hastalıklar ve korunma yolları konulu sağlık semineri hanımlar tarafından ilgi ile izlendi. Seminer Gießen Üniversitesi nden Dr. Mehmet Bilgin tarafından verildi. Beamer eşliğinde görüntülü olarak sunulan seminerde Dr. Bilgin Türklerde çok görülen hastalıkların başında; koroner kalp hastalıkları, viral hepatitler, şeker hastalığı, mide ve barsak sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar ve ruhsal hastalıkların geldiğini ifade etti. Seminerde; koroner kalp hastalıklarının Türklerde avrupalılara göre ortalama on yıl önce geldiği ve on yıl erken ölüme yol açtığı ifade edildi. Bunun en önemli nedenleri; yanlış beslenme, az hareket, sıgara alışkanlığı ve doktora zamanında gitmemek olarak sıralandı. Türklerdeki mide ve barsak hastalığının yüksek çıkmasının en önemli nedenlerinden biri olarak midede yaşayan Helikobakter pilori isimli bakteriyi Uzun bir süreden bu yana IGMG Rhein Neckar Saar Bölge Gençlik Başkanlığını yürüten İhsan Altıntaşoğlu bayrağı Murat Sağdıça devretti. İhsan Altıntaşoğlu yapmış olduğu duygulu konuşmasında bu görevi hakkıyla yapmak için gayret ettik. Bu zaman dilimi içinde bizlere desteklerini esirgemeyen başta Bölge Başkanımız Yaşar Cimşit beye ve ekibime, Cemiyet Başkanlarıma tüm emeği geçen herkese teşekkür ederim. Asıl olan makamlar değil çalışmalarımızın devamlılığıdır. Bundan sonra da bu çalışmalara hem destek vereceğim hem de yeni göreve gelen Bölge Gençlik Başkanıma başarılar dilerim. Genel Merkez Gençlik Başkanı Mesut Gülbahar kürsüye gelerek yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Anadilde Sağlık Seminerleri ve Bilgilendirme Toplantıları Devam Ediyor Türklerde Sık Görülen Hastalıklar Anlatıldı gösteren Bilgin, bu bakterinin mide ülseri, gastrit ve mide kanserinin oluşmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Yapılan bazı araştırmalarda bu bakterinin Türklerin %70 inde pozitif çıktığı ve Almanlara göre yaklaşık üç misli fazla gözüktüğü ifade edilen seminerde, bakterinin sadece 15 günlük bir antibiyotik tedavisinden sonra tamamen yok edilebildiği bildirildi. B Hepatitinin Almanlarda sadece % 1 oranında görülmesine karşı Türklerde yaklaşık % 7-8 oranında gözükmesi ve siroz, karaciğer kanseri gibi hastalıkların en önemli nedenlerinden biri olarak gösterildiği bildirildi. Seminerde ayrıca şeker hastalığının Türklerde %10, Almanlarda %7 civarında görüldüğü ve yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığı bildirildi. Bu gibi hastalıklardan korunmak için doğru bilgiye ulaşmalı ve gereken önlemleri vakit geçirmeden almalıyız diye konuşan Bilgin bu tür bilgilendirme seminerlerine devam edeceklerini ve bunu yaygınlaştıracaklarını ifade etti. Bilgin Göçmenlerin ana dillerinde sağlık konularında bilgi edinebilecekleri imkanların sunulmasını önemsiyorum ve Avrupadaki Türkçe bilen doktor arkadaşlarımızın zamanlarının bir bölümünde bu tür organizasyonlarla halkımızı bilgilendirmelerini öneriyorum diye konuştu. Human Active Genel Müdürü Aydın Keskin; Göçmenleri sağlık konularında bilgilendirmeyi amaçladıkları bu çalışmanın sadece sağlık seminerlerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda sağlık konularında bilgi edinme toplantıları da düzenlediklerini ifade etti. Keskin; bu Gençliğe sahip çıkarak onların buradaki geleceklerini sağlam temeller üzerine bina edilmesi gerektigini belirterek; eğitimli, ahlaklı topluma ve insanlığa karşı görevlerimizin olduğunu hatırlatarak, gençlerimize gerekli deger ve alt yapıyı hazırlamamız gerekmektedir dedi. Bölgede bu zamana kadar görevi yürüten İhsan Altıntaşoğluna teşekkür ederek, yapılan istişareler neticesinde Murat Sağdıçı göreve getirdik- çerçevede Nordstadtzentrum, Reichenberger Straße 9, Gießen adresinde belli günlerde sağlık konularında halkımızı bilgilendirme amacıyla toplantılar düzenlediklerini bildirdi. Bu toplantılara konularında uzman doktorlar davet ettiklerini ve herkese açık olduğunu ifade eden Keskin; Özel olarak doktora bire-bir soru sorulabilen bu toplantıları herkesin değerlendirmesini öneriyorum diye konuştu. Daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler aşağıdaki telefonu arayabilirler. Dr.(TR) Mehmet Bilgin Aydın Keskin IGMG Rhein Neckar Saar Bölge Gençlikte Nöbet Değişimi lerini açıkladı. Yeni Gençlik Bölge Başkanı Murat Sağdıça görevinde başarılar diledi. Toplantıya katılanlara teşekkür konuşması yapmak için kürsüye gelen Bölge Gençlik Başkanı Murat Sağdıç, bu görevi layık gördüklerinden dolayı tüm istişareye katılan Gençlik Şube Başkanlarına ve Genel Merkez Gençlik Başkanı`na teşekkür etti. İnşallah Bölgede çalışmalarımıza aynı hız ve tempo ile devam edeceğiz. Önümüzdeki programları yoğunlaştırarak daha fazla gençlere hizmet etmek için gayret edecegiz dedi. sayfa 12 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

13 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir dosya M. Hulusi ÜNYE Kurban Bedelleri Kurban ibadeti mükelleflerin kendileri tarafından yerine getirilmiş ise bu en uygunudur. Fakat şartlara göre bir vekil aracılığı ile de bu ibadet yerine getirilebilir. Kurban kesmek üzere bir insana da bir tüzel kişiliğe de vekalet verilebilir. Neticede kurban, yine bir insan tarafından kesilecektir. Kurban kesmeye vekalet edecek kişi veya kurumlar, bir kişinin vekaletini alabilecekleri gibi, birçok insanın da vekaletini alabilirler. Hanefî mezhebine göre Kurban bayramı günlerinde kesilmesi vacib, diğer mezheplere göre sünnet-i müekkede (güçlü sünnet) olan Kurban ibadeti, hikmetlerle dolu ve yılda bir defa eda edilmesi lazım olan bir ibadettir. Bu ibadetin yerine getirilmesi her şahsın bizzat kendisi tarafından gerçekleştirilebileceği gibi, vekalet yoluyla da yerine getirilebilir. Bu yazımızda Kurban ibadetinin anlatılmasından ziyade kurbanlık hayvanların ve bedelinin belirlenmesindeki kriterler nelerdir? sorusuna cevap bulmak istiyoruz. İslam fıkıh kaynaklarında kurbanlık hayvanlar sayılırken Arabistan coğrafyasında mevcut hayvanlar dikkate alınarak bir tespit yapılmıştır. Hanefî fıkhında kurbanlık hayvanlar sayılırken sadece koyun, keçi, sığır ve deve zikredilmektedir. Bu hayvanlar arasında manda yoktur. Çünkü Arabistan coğrafyasında bu hayvanlar yetiştirilmemekte idi. Ancak, Türkiye gibi ülkelerde manda üreticiler tarafından yetiştirildiği için bu gibi hayvanlardan da kurban kesmenin caiz olduğu Türk Fıkıhçıları tarafından kaydedilmektedir. Ömer Nasuhî Bilmen konu ile ilgili olarak kitabında şöyle diyor: Kurbanlar; yalnız koyun ve keçi ile deve, sığır hayvanlarından kesilir. Mandalar da sığır cinsinden sayılır. Bunların erkekleri dişileri ile müsavidir. Burada, bölge farkı dolayısıyla değişen şartlara göre fıkıh âlimlerinin kıyas yolu ile hakkında nas bulunan kurbanlık hayvanlara ilave edildiğini görmekteyiz. Bu kurbanlık hayvanların yaşları ise, her hayvan cinsine göre değişiklikler arzeder. Sığır iki yaşını doldurup üç yaşına girince, koyun da bir yaşını doldurup iki yaşına girince ancak kurban olur. Keçi koyun gibi, manda da sığır gibi kabul edilir. Ancak sadece koyuna mahsus olmak üzere, anasından ayırt edilemeyecek derecede semiz olan 6 aylık ve daha yukarı aylarda ki koyunlar da kurban edilebilir. Develerin kurban edilmesi caiz olanları ise, beş yaşını doldurmuş olanlarıdır. Yukarda da ifade edildiği gibi, Kurban ibadeti mükelleflerin kendileri tarafından yerine getirilmiş ise bu en uygunudur. Fakat şartlara göre bir vekil aracılığı ile de bu ibadet yerine getirilebilir. Kurban kesmek üzere bir insana da bir tüzel kişiliğe de vekalet verilebilir. Neticede kurban, yine bir insan tarafından kesilecektir. Kurban kesmeye vekalet edecek kişi veya kurumlar, bir kişinin vekaletini alabilecekleri gibi, birçok insanın da vekaletini alabilirler. Kurban kesmenin vacib oluşunun şartları yani nisab miktarının tesbitinde işaret edildiği gibi, kurban bedelinin tesbitinde de zamanın, bölgenin ve ekonomik şartların durumu etkilidir. Yani örfün belirlediği şartlar geçerlidir. Nitekim İslam dininin müesseseleştiği çağda olan ekonomik şartlara göre belirlenen nisab, yani zenginlik miktarına göre birbirine eşit olan altın ve gümüş miktarları bu gün tamamen değişmiş bulunmaktadır. Dolayısı ile konu iktisadi örfe göre değişir. Günümüzde bilhassa Avrupa da hem kurban kesmenin meşakketi, hem de kurban etlerine olan ihtiyacın fakir ülkelerde daha fazla olması nedeniyle, kurbanlar vakıflara veya kurban kesme organizasyonlarına vekalet usulü ile veriliyor. Kurban mükellefi olan müslümanlar kurbanlarını, kendilerinin vekili olarak kesmek isteyen kurumlara, yine bu kurumlar tarafından belirlenen meblağlarla teslim ederler. Belirlenen bu meblağların tesbitinde genellikle kurban mükellefiyetinin yaşadığı ülkede geçerli olan hayvan fiyatlarının ortalaması esas alınır. Bazı kuruluş veya insanlar ise, vekalet usulü ile kesecekleri kurbanları, hangi ülkelerde kesim yapacak iseler o ülkelerdeki hayvan fiyatlarını baz alarak kurban bedeli olan ücretleri belirlerler. Dolayısı ile kamuoyuna ilan edilen kurban bedeli rakamları değişik olabilir. Bu fiyatlar bazen yarı yarıya eksiledebilir, artadabilir. Bu noktada bizim kanaatimiz kurbanların kesileceği ülke veya bölgeden ziyade bir kurban kesme mükellefi olan müslüman, bulunduğu yerde bir kurbanı ne kadara satın alabilecekse o miktarı kurban bedeli olarak vermesidir. Kurbanı kesecek kurum, bu kurbanı keseceği ülkede daha az bir fiyata alarak kesebilir. Bunda bir sıkıntı olmaz. Nitekim şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilir: Peygamber Efendimiz (sav), Urvetü l Bariki (ra) a kurbanlık bir koyun satın almak üzere bir dinar verdi. O da bununla iki koyun satın aldı. Daha sonra koyunun birini bir dinara sattı. Bir dinar ile bir koyunu geriye getirdi. Peygamberimiz (sav) ona alış verişlerinde bereket bulması için dua etti. Bundan sonra toprak da alıp satsa satışında bereket bulur, kar ederdi.1 Bu Hadisi şerife benzer bir rivayet de Hakim b. Hizam (ra) den rivayet edilmiştir. Yine Peygamber Efendimiz (sav), kurbanlık almak üzere bir di- Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 13

14 dosya Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat nar vermiş. O gidip bir dinarla iki koyun satın almış, daha sonra bir koyunu bir dinara satmış. Bir koyun ve bir dinarı Peygamberimize getirmiş, Peygamberimiz ona kazancında bereket bulması için dua etmiş. Sonunda da satın alınan koyunun kurban edilmesini, o bir dinarı da sadaka olarak vermesini istemiştir.2 Bu hadis-i şerif ve Peygamber Efendimizin uygulamalarından hareketle, kurban kesecek kişi bulunduğu ve yaşadığı yerin hayvan borsasının örfüne göre kurban bedelini belirleyecek ve vekalet verdiği kişi ve kuruma teslim edecektir. Kurban bedelini teslim alan kişi ya da kurum ise, kurbanı bağışlayan şahıs her ne kadar bu meblağı nemalandır demese bile, delalet yoluyla böyle bir izin örfen mevcut olduğundan, aldığı bu kurban bedelini en uygun yerden kurbanlık alarak, hatta bazan nemalandırarak bir kurban yerine iki kurban kesebilir. İkinci kurbanın bedelini sadaka olarak verebilir. Fakat bir kurban mükellefinin ben her ne kadar yaşadığım ülkede şu fiyata bu kurbanı kesemesem de filanca ülkede bu kurbanımı kesecekler diye geçerli raicin altında bir fiyatla kurban kestirmeye kalkışması doğru olmaz. Bir de kesilecek kurbanların teker teker sayım ve dökümleri yapılarak, falanca adına filanca kurban kesilmiştir, diye detaylara girmeye de lüzum yoktur. Çünkü toplanan kurban bedelleri alınırken ve topluca kurbanlar kesilirken, her kurban sahibi adına bu kurbanlardan bir tanesinin kesileceği delalet yoluyla bilinmektedir. Bazan örfi delalet yoluyla sabit olan bir şeyin geçerliliği, açıkça ifade edilen şeyden daha güçlü olabilir. Buna benzer bir uygulamanın cevazı ile alakalı olarak İbn Abidin (rhm) böyle bir mesele nakleder: Üç kişinin her biri değişik fiyatlarda 3 kurbanlık koyun alsalar. Sonra hayvanlar karışsa, kendi kurbanlıklarını bilemeseler. Herkes birer tane alır keser, birbirlerine kesmeye izin verdikleri için kurban görevleri yerine gelmiş olur. Hiç birisine de bir şey gerektirmez. 3 Aynen birisi diğerinin emri olmaksızın bir başkasının kurbanlık için almış olduğu hayvanı kesmesi gibi. Bu da kurban yerine geçer. Çünkü o maksatla almıştır.4 Kurban kampanyasına iştirak edenler her yönden o şahsa veya teşkilata kurbanlarını vermişlerdir. Eğer verdiği bedelden düşük fiyatla kurbanı alınmış ve kesilmiş ise, üstüne artan para hizmetler için sadaka olmuş olur. Eğer çok ender de olsa ödediği para alınan kurban bedelinden az ise diğer iştirakçilerin katkısı, hediyesi ve yardımı ile ona da kurban alınıp kesilmiş olunur ki, bu da caizdir. Çünkü iştirak edenlerin genel bir vekalet vermesiyle iştirak bedellerinden artan miktar, vekilin tasarrufunda kalacağından, vekil pahalı olanların fazlalığını, ucuz olanlardan artan ile dengeleme yoluna gidebilir. Bu da hayırda yardımlaşmadır ki, güzeldir.5 Allah en iyisini bilir! Kaynaklar: 1 Ö. Nasuhî Bilmen, Büyük İslam İlmihali, s. 410, Bilmen Basımevi, İbn Mace, Hadis No Fethu l Kadir, Fasl u Bey-i Fuzulî Bahsi, 15/388 4 Reddu l Muhtar, 9/473 (13 Ciltlik Baskı) 5 Fetavay-ı Hindiyye, 3/305 T.C. Mainz Başkonsolosluğu Geleneksel Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu T.C. Mainz Başkonsolosluğunun düzenlemiş olduğu, Cumhuriyetin kuruluşunun 87. yılı münasebetiyle verilen resepsiyona başta Sivil Toplum Kuruluşları ve seçkin davetlilerin katılım yoğun geçti. Almanya ve Türkiye Milli marşlarının okunmasından sonra, T.C. Mainz Başkonsolosu Aslan Alper Yüksel yapmış olduğu konuşmada: Türkiye ve Almanya`nın ilişkilerinde tarihi derinlikleri olduğunu ve burada yaşayan vatandaşlarımızla da bu dostluklar daimi olacaktır. Cumhuriyetin kuruluşunda başta M. Kemal Atatürk ve onun mücadele arkadaşlarının bize emanet ettigi Türkiye`yi daha iyi bir konuma taşımak ve hem demokrasi de hem de iktisadi olarak hak etmiş olduğu yeri alacaktır dedi. Daha sonra ev sahibi olmasından çok memnun olduğunu belirten Bad Kreuznach Büyük Şehir Belediye Başkanı Andreas Ludwig yapmış olduğu konuşmasında: Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde çok önemli jeostratejik bir ülke olmasından dolayı Avrupa için çok önemli olduğunu her gün gelişmesini ve kalkınmasını başarı ile büyüten önemli bir bölgesel güçtür. Ayrıca bizim şehrimizin kalkınmasın da büyük emeği ğeçen Türk işçilerine teşekkür ederim. Onlar olmasaydı Almanya`nın kalkınması bu kadar hızlı olmayabilirdi. Önemli bir ayrıntıyı sizinle paylaşmak isterim. Siz yani Türkler bizim en zor dönemimizde bize yardım ettiniz. 1918`de Bad Kreuznach`da nehir taşmasından dolayı büyük zarar görmüştü o dönemde. İlk yardım eden sizlerdiniz. İşte bu gün burada Cumhuriyetin kuruluşunu kutlamak ve Bad Kreuznach``a bunu yapmanız anlamlıdır. Resepsiyona başta Rheinland- Pfalz Eyaletinde bulunan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile Akademisyenler, işverenler ve siyaset temsilcileri katıldı. IGMG RNS Bölgesi adına Bölge Başkanı Yaşar Cimşit bir heyet olarak Cumhuriyet Resepsiyonuna katılarak Mainz Başkonsolosu Aslan Alper Yüksele tebrik ve teşekkürlerini takdim ederek hayırlı olmasını temenni etti. sayfa 14 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

15 Aziz Müslümanlar, Değerli Kardeşlerim, Hakk a teslimiyetin, yakınlaşmanın, dayanışma ve paylaşmanın ifadesi olan bir Kurban ı daha idrak ediyoruz. Bu vesileyle insanlığa, dünyanın dört bir yanındaki müslümanlara ve Batı Avrupa Göçmen Türkleri/Müslümanlarına barış, huzur ve mutluluklar temenni ediyor, bütün din kardeşlerimin Kurban Bayramını tebrik ediyorum. Selahattin Saygın ATİB Genel Başkanı Gudrun Krämer: İslam Alman Kültürünün Yeni Bir Parçası Berlin Freie Üniversitesi'nden İslam Bilimci Prof. Dr. Gudrun Krämer e Düsseldorf şehrinde Uluslararası Gerda Henkel araştırma ödülü verildi. Berlin Freie Üniversitesi'nin Graduate School Muslim Cultures and Societies bölümü direktörü olan Krämer, Müslümanların tarihi, kültürü, dini ve değerleri üzerine yaptığı araştırmalar için Avroluk araştırma ödülüne layık görüldü. Uluslararası Gerda Henkel Vakfı araştırma ödülü her iki yılda bir verilirken, Krämer bu ödülü alan ilk İslam bilimci oldu. Düsseldorf şehrinde yapılan ödül töreninde Berlin Freie Üniversitesi İslam Bilimi Profesörü Gudrun Krämer, terör ve fundamentalizmin İslam ile aynı kefeye konulmaması uyarısında bulundu. Bu düşüncenin Alman toplumunun hepsinin Neonazi olduğunu düşünmeye benzediğini söyleyen Krämer, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff un "İslam ın Almanya nın bir parçası olduğu" yönündeki ifadelerine katıldığını belirtti. Ayrıca Almanya da, İslam inancına sahip olup Anayasaya göre dinini özgürce yaşama hakkına sahip bulunan milyonlarca insanın yaşadığına dikkat çeken Krämer, Tarihi açıdan bakıldığında İslam Alman kültürünün bir parçası olmayabilir ama şimdi Almanya nın yeni bir parçası olarak değerlendirilmelidir dedi. Gudrun Krämer 1953 yılında Marburg şehrinde dünyaya geldi yılları arasında Heidelberg, Bonn ve Sussex de tarih, İslam ve siyaset bilimi bölümlerini okudu yılında Hamburg Üniversitesi nde İslam Bilimi bölümünde "Mısır da Yahudi Azınlığı" üzerine doktora çalışmasını tamamladı. Daha sonra uzun yıllar Münih Ebenhausen Bilim ve Politika Vakfı Ortadoğu Uzmanı olarak görev yaptı yılında Bonn Üniversitesi nde profesör oldu. Kahire, Bologna, Paris, Jakarta, Erfurt ve Beyrut üniversitelerinde misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı yılında Berlin Freie Üniversitesi'nde göreve başladı yılından bu yana Berlin Freie Üniversitesi'nin Graduate School Muslim Cultures and Societies bölümü direktörlüğü görevini yürütüyor. Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 15

16

17 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir IGMG Hac-Umre Seyahat Şirketi Genel Müdürü Hakkı Çiftçi, yürütülen hizmetler hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu. Çiftçi, yaptığı açıklamada, yürüttükleri Hac organizasyonuyla ilgili olarak, Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi ve aynı zamanda da çeşitli seyahat paketleriyle acenta çalışmalarında hizmet etmek için kurulan müstakil bir şirket olarak Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre, Avusturya, Danimarka, İsveç, Norveç, İngiltere ve Avustralya olmak üzere toplam 11 ülkeden Hac organizesini gerçekleştirmekteyiz. Bir taraftan 2010 yılı Hac hizmetlerimizi aksamadan yürütmekte, diğer taraftan da 2011 yılı için kayıt işlemlerini devam ettirmekteyiz ki, şu aşamada 2011 yılı için rezervasyonlarımızın yüzde otuzu dolmuş durumdadır, dedi. Umre hizmetine de değinen Çiftçi, Uygulanan bir kota olmadığı için umreye daha fazla ağırlık verebiliyoruz yılında toplamda yüzde 30 luk bir artışı yakalayarak 3000 den fazla umreciyi kutsal topraklara götürme imkanımız oldu. Kısa vadede hedefimiz 5000 in üzerinde umrecinin kutsal topraklarda umre ibadetini gerçekleştirmesine vesile olmaktır, dedi. Hakkı Çiftçi, Hac organizesinde verilen hizmetleri anahatlarıyla şu şekilde izah etti: Hacı kardeşlerimizin bizimle olan irtibatı hacca niyet edip de kaydı yaptırmakla başlıyor. Sonraki tüm aşamaları biz belirliyor ve takip ediyoruz. Dolayısıyla pasaportların toplanmasından ücretlere kadar tüm süreçte bizimle olan irtibatlarını koparmıyorlar. Hac seminerleriyle hacılarımızı manen ve bilgi düzeyinde hazırlıyoruz, bu seminerlerde şirketimizin hazırladığı Mekke ve Medine deki tarihî ve Kutsal ziyaret mekanlarını tanıtan Mekke-Medine Kitabı isimle eserimiz. Verdiğimiz matbuatlar 1- Mekke-Medine Kitabı, 2- Hac Rehberi, 3-Hac Duaları Kitabı, 4-Evrad-ı Şerif, Zikir ve Dua kitabı. Hacılarımızın orada kullanacakları çanta ve seccade gibi Hac malzemelerini de ayrıca kendilerine veriyoruz. Bütün bu çalışmalarla hacılarımıza geri dönünceye kadar her anı planlanmış bir şekilde kendilerine Hac hizmetini sunuyoruz. Yemek, toprak bastı parası-hac ceketleri, seyahat ücretleri, iç ziyaretler, otobüs hizmetleri, sağlık hizmetleri, ambulans hizmetleri, kısacası hacımızın her anı bizim tespit ettiğimiz program çerçevesinde geçiyor. Bu hizmetler için ek bir ücret alınmıyor. Bu hizmetlerimiz, tahsil ettiğimiz hac fiyatlarına dahildir. Hakkı Çiftçi, Hac ve Umre hizmetinde şirketlerine yönelik yoğun ilgiyi de değerlendirdi. Hac organizemize çok ciddî bir talep söz konusudur. İnsanlar, Haziran ayı sonrasında kayıt almadığımızı bilmelerine rağmen hâlâ başvuruda bulunuyorlar. Biz de zaten her yıl hacılarımızla hizmetlerimize yönelik anket yapıyoruz. Bu anketlerde organizemizle ilgili memnuniyet oranının genel olarak yüzde 95 üzerinde olduğunu görüyoruz. Ferdî sıkıntılardan dolayı çok az da olsa memnuniyetsizliklerini ifade eden insanlarımızda oluyor tabiî ki diyen Çiftçi, yoğun ilgininin nedenlerini şu cümleleriyle izah etti: Tecrübelerimize dayanarak bu hizmeti yürüten bizler, çalışmalarımızı bir ibadet aşkı ve şuuruyla yapıyoruz. Güler yüz, samimiyet, ikili ilişkilerin daha sıcak olması, kafile ve grup başkanlarımızın hacılarımızla gece gündüz ilgilenmesi, onların tüm dertlerine koşması, tabiî tecrübeli ekibimizin oranın şartlarını iyi bilmesi ve buna göre hareket etmesi, almış olduğu tedbirler memnuniyeti etkileyen faktörlerdir. Yaptığı açıklamada Mekke ve Medine deki ikili ilişkilere de değinen Çiftçi, Suudi Arabistan Hac makamlarının kendi çalışmalarını takdir ettiklerini ifade etti. Çiftçi, bu konuda şunları aktardı: Suudi Arabistan Hac makamlarıyla olan ilişkilerimiz gayet iyidir. Mekke ve Medine de iki ayrı kurum Hac eksenli hizmetleri yürütmektedir. Birincisi Hac Bakanlığı, ikincisi müessese olarak bilinen bir yapıdır ki haber IGMG Hac-Umre Seyahat Şirketi Hizmetlerine Devam Ediyor bu yapı hacıları orada karşılama ve haclarını yaptırmakla mükellef olan ailelerden oluşmaktadır. Bu müessese Suudi Arabistan makamlarınca resmen tanınan bir kurumdur. Haccın alan hizmetlerini yürüten bir kurumdur. Yani otellerin düzeni, yemekler vb. konularda hacının tüm ihtiyaçlarıın giderilip giderilmediğini takip eden bir kuruluştur. Arafat inişi ve çıkışı ile şeytan taşlama mekânlarında bu kurum sorumluluk taşımaktadır. Bu alanlarda bir sıkıntının çıkmaması, insanların mağdur olmaması yönünde özel bir gayret söz konusudur. Biz uzman ve ehil ekibimizle kendi işlerimizi ve kendi sorumluluklarımızı zamanında ve yerinde getirdiğimiz için bu kurumlara hiç bir zaman iş düşürmüyoruz. Bizim için atanmış sorumlular da bizim bu organizemizde çok rahat ve sıkıntı çekmeden haccın gerçekleştirildiğini görüyorlar. Tabi bu organizeli hizmetimiz, göstermiş olduğumuz özen ve ilgi, hacılarımıza yönelik samimi ikili ilişkilerimiz ve orada kurallara uyuşumuz Suudi Artabistan Hac Bakanlığı nın dikkatini çekiyor. 2 milyon insanın hacca geldiğini hesaba kattığımızda biz çok cüzi miktarda hacı adaylarına hizmet götürüyoruz. Ama gösterdiğimiz hassasiyet nedeniyle bizi örnek kuruluş olarak kabul ediyorlar ve bize yönelik takdirlerini plaketle ifade ediyorlar. Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 17

18 Federal Hükümet: Yabancı öğrencilerin diploma notları daha kötü İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları Olarak Tüm Üyelerimizin, Vatandaþlarýmýzýn ve Tüm Ýslam Aleminin MÜBAREK KURBAN BAYRAMLARINI En Kalbi Dileklerimizle Tebrik Ediyoruz. Bayramýn Alem-i Ýslam ve Tüm Ýnsanlýðýn Barýþ, Huzur ve Mutluluðuna Vesile Olmasýný Cenab-ý Allah`tan Niyaz Ediyoruz. Yavuz Çelik Karahan IGMG Genel Başkanı Federal Hükümet`in verilerine göre yabancı öğrenciler Alman öğrencilerine nazaran daha kötü diploma notlarına sahipler ve yüksek diploma notuna ulaşan yabancı öğrencilerin sayısı oldukça az. Federal Meclis Basın Merkezi`nin bildirdiğine göre ülke genelinde ortaya konan entegrasyon programı çerçevesinde hükümet verileri bu bilgileri yansıtıyor. Alınan bilgilere göre 2008 yılındaki yabancı öğrencilerin yüzde 40 ı Hauptschule diploması, yüzde 33 ü Realschule diploması ve sadece yüzde 12 sinin yüksekokula devam edebilecek diploma sahibi oldukları belirtildi. Buna karşın Alman öğrencilerin sadece yüzde 21 i Hauptschule diploması alırken, yüzde 32 si yüksekokula devam edebilme şansını yakalıyor. Federal Hükümet verilerine göre ayrıca göçmen olmayanlar arasında hiçbir diplomaya sahip olmayanların oranı sadece yüzde 1,8 iken, göçmenler arasında bu oranın yüzde 14,2 ye ulaştığı görülüyor. Bunun nedeni olarak göçmen gençlerinin başarı oranının düşük olmasının yanı sıra, sosyal faktörler ve göçmenlere yönelik özel faktörler gösteriliyor. Göçmen ailelerin çocuklarının, göçmen olmaktan bağımsız olarak çocukları okulda desteklemeyi zorlaştıran sosyoekonomik şartlar içerisinde yaşadıkları belirtilirken, Alman eğitim sisteminin de bu sorunu çözmede zorlandığına işaret ediliyor. sayfa 18 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

19 Hayat Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir haber Almanya da son zamanlarda İslam konusunda bir dize yenilikler yaşanıyor. Kuşku yok bunlardan en önemlisi İslam dinini öğretecek din öğretmenleri ve halkı irşatla görevli imam ve hatiplerin eğitimi konusu. Üniversite bünyesinde düzenlenmek istenen bu eğitimin Frankfurt Goethe Üniversitesi nde bir geçmişi var. Okurlarımızı bu kürsü hakkında bilgilendirmek ve son gelişmelere ayna tutmak adına Prof. Dr. Ömer Özsoy hocayla mülakat yaptık. İşte merak edilen gerçekler: Frankfurt İslam Kürsüsünün amaç ve görevi nelerdir? Kaç yıldan bu yana faaliyettedir? Enstitümüzün öyküsü 2002 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Frankfurt Goethe Üniversitesi nin imzaladıkları bir protokolle başlıyor. Diyanet, Protestan İlahiyat Fakültesi nin dinbilim kürsüsü bünyesinde İslam la ilgili dersler verilmesi amacıyla, 5 yıl süreyle bir vakıf misafir profesörlüğü vakfediyor. Projenin gerek Alman gerekse Müslüman camia nezdinde son derece olumlu karşılandığı ve derslerin ilgi çektiği görülünce, 2005 yılında imzalanan ikinci bir anlaşmayla, İslam hakkında Müslüman uzmanlar yetiştirmek üzere müstakil bir İslam dinbilimi programı geliştirilmesi ve projenin bir vakıf profesörlüğü kadrosuyla genişletilmesi karara bağlanıyor. Bu noktada minnetle anmak isterim ki, bu gelişme o dönemde görev yapan Mehmet Emin Köktaş Bey in başarısıdır. Sizin bu Kürsüye atanmanız ne zaman gerçekleşti? Bendeniz 2006 yılı sonunda altı yıllığına bu yeni ihdas olunan kadroya atandım. O zaman misafir profesör Tahsin Görgün Bey di. Kendisiyle bir yıl beraber çalıştık. Daha sonra ondan boşalan kadroya halen birlikte çalıştığımız Abdullah Takım Bey tayin edildi. Abdullah Bey i Frankfurt için büyük bir kazanım olarak görüyorum. Zira kendisi benden farklı olarak tamamen burada yetişmiş, ama oldukça sağlam bir ulum-i islamiye eğitimi almış nadir ilim adamlarından birisidir. İlk yıllar kürsüyü Alman ilim camiasında tanıtmak ve öğrenci sayısını artırmak için çok yoğun bir faaliyet gösterdik. Sempozyumlar, konferanslar serisi, misafir hocalar Sağdan sola, Prof. Dr. Ömer Özsoy, Prof. Dr. Abdullah Takım ve Arkadaşımız Arhan Kardaş Frankfurt Goethe Üniversitesi İslam Kürsüsü nü Tanıyalım vs. Ancak, bir yandan öğrenci sayısının giderek artması, öte yandan projenin büyümesi, daha tanınır hale gelmesi ve artık dinlerarası diyaloğun sınırlarını aşıp İslam İlahiyatı mahiyeti kazanmaya başlaması üzerine 2008 yılında Hessen Protestan Kiliseleri Birliği, kürsünün Protestan İlahiyat Fakültesi bünyesinde kalmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Kürsüde görev yapan profesörler olarak, bu durumdan duyduğumuz rahatsızlığı gerekçe göstererek ve din İlahiyat programı açma gibi müstakbel gelişmelerin önünü açmak gayesiyle Üniversite yönetiminden kürsünün Protestan İlahiyat Fakültesi nden ayrılmasını talep ettik. Zira bir başka dinin İlahiyat Fakültesi nin çatısı altında İslam İlahiyatı yapılması, her iki taraf açısından da sorunlu bir modeldi. Nihayet kürsümüzün Diller ve Kültürler Fakültesi ne bağlı bir enstitüye dönüştürülmesine karar verildi. Böylece 2009 yılında İslam Dini ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsü vücut bulmuş oldu. Yeni biçimde örgütlenmenin pratikteki temel faydası ne oldu? Enstitü nün kurulmasıyla birlikte mali, idari ve ilmî bağımsızlık kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda İlahiyat programları açma imkanına da kavuşmuş olduk. Bu gelişmeye paralel olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam İlahiyatı nın temel disiplinlerinin geliştirilmesi düşüncesiyle üçüncü bir profesör kadrosu daha vakfetti. Bir yılı aşkın bir süre İslam İlahiyatı programını geliştirdik. Bu program önümüzdeki günlerde öğretime başlıyor. Enstitümüzün temel amacı, hem öğretim hem de araştırma alanında, İslam la ilgili bütün konuları geleneksel İslami ilimlere ve İslam ın temel kaynaklarına dayalı olarak sistematik, tarihi ve fenomenolojik açılardan ele almaktır. Ayrıca, kuruluş senedinde vazedildiği üzere, İslam ın Avrupa bağlamında fikrî ve kurumsal gelişimine ve diğer dinler ve dünya görüşleriyle diyaloğun İslami temellerine özel bir önem veriyoruz. Bu çerçevede ilgi odaklarımızdan birini de, İslami ilimler geleneğinin Avrupa da şekillenen oryantalistik İslambilimi ve Hıristiyan-Yahudi teoloji gelenekleri ile bilgi alış verişi ve diyalog oluşturuyor. Takdir edersiniz ki, diyalog düzeyli eleştiriyi de içerir. Oryantalizm pek çok büyük başarısının yanı sıra çok temel zaaflarla da maluldür ve Avrupa da gelişecek bir İslam İlahiyatı nın oryantalizmi görmezden gelme lüksü yoktur. Kaç öğrenciniz ve mezununuz var? Sevinerek ifade etmeliyim ki, bu sömestr öğrenci sayımız büyük bir artış göstermiş ve 250 ye ulaşmıştır. Ayrıca, her sömestr kendi öğrencilerimizin dışında bir o kadar da, diğer branş öğrencileri derslerimizi takip ediyor. Bu sevindirici bir durum olmakla birlikte, kuşkusuz sorumluluğumuzu da artırıyor. Bu kış sömestri başlayacak olan İslam İlahiyatı programının eski programdan farkı neler olacaktır? Bu yeni programa kaç öğrenci başvurmuştur? Yeni programa başvuran öğrenci sayısı 100 ün üzerinde; bugün itibarıyla bunlardan 93 ü kaydını yaptırmış bulunuyor. Hiç de azımsanmayacak bir sayı. Ben bu vesileyle, Enstitümüz de okumayı tercih eden öğrencilerimize ve onları teşvik eden velilere, çevrelere ve kuruluşlara da teşekkür etmek istiyorum. Dinbilim ile ilahiyat arasındaki temel fark nedir? 2005 te başlatılan İslam dinbilimi programı, sonuçta bir dinbilim programı olduğu için, içeriğinin sadece yarısı İslam ilahiyatı ile ilgili, diğer yarısını ise dinbilim teşkil ediyor ve dinbilim derslerini Protestan İlahiyat Fakültesi veriyor. Yeni programın temel farkı, herhangi bir yan branş olmaksızın yüzde yüz İlahiyat içerikli kurgulanmış olmasıdır. Dinbilim ile ilahiyat arasındaki temel fark, dinbilim İslam a dışarıdan bakarken, İlahiyat ın içeriden bakmasıdır. Daha müşahhas ifade etmek gerekirse, dinbilim Kur an ı Hz. Muhammed in ürünü olarak ele alır; ama biz müslüman İlahiyatçılar Kasım November 2010 Zilhicce 1431 sayfa 19

20 dosya Gerçekler Hayat ın İçinde Gizlidir Hayat nezdinde Kur an Allah ın vahyidir. Almanya üniversite camiasındaki yaygın kanaatin aksine, bize göre, Kur an ı vahiy olarak, Hz. Muhammed i peygamber olarak görmek İslam la ilgili bilimsel çalışmaya mani değildir. Böyle bir şey iddia edebilmek için İslam ilimler tarihi hakkında cahil olmak gerekir. Maalesef İslam İlahiyatı nı bir ilim olarak görmeme yanılgısına özellikle Almanya daki bazı Müslümanlarda da rastlıyoruz. Bu da İlahiyat eğitiminin ne kadar gerekli olduğunu teyit eden bir başka unsur. Yeni programdan biraz bahseder misiniz? Yeni programın çekirdeğini yoğun bir Arapça eğitimi ve ulum-i İslamiye teşkil ediyor: Tefsir, hadis, fıkıh, usul-i fıkh, kelam, siyer, İslam tarihi, İslam felsefesi, tasavvuf ve ahlak. Müfredatımız, Arapça nın yanı sıra ikinci bir İslam dili olarak Osmanlıca veya Farsçayı öğrenmeyi de öngörüyor. Yan branş öngörmediğimiz için, Almanya da görev yapacak olan müstakbel İslam İlahiyatçılarının Hıristiyan ve Yahudi teoloji gelenekleri hakkında en azından temel bilgileri edinmesini sağlamak üzere, az miktarda da olsa seçmeli dersler koyduk. Bu dersleri ilgili fakülteler verecekler. Müfredatımızın bir diğer unsuru da, sosyal araştırmalar ve din pedagojisidir. Bu çerçevede öğrencilere, kendilerini müstakbel görev alanlarına hazırlamaları için camilerde, okullarda, diyalog kuruluşlarında veya dini araştırma kurumlarında staj yapma imkanı da veriliyor. Ayrıca, son sene her öğrencinin kendisi için bir ihtisas alanı seçmesine imkan verdik. Böylece mezun olan her bir öğrencimiz, ya tefsir ve hadis, ya kelam ve fıkıh, ya İslam tarih ve kültürü ya da İslam düşünce tarihi alanında ihtisas yapmış olacak. Farketmiş olacağınız üzere, İslam İlahiyatı nın kendi geleneğine ve Almanya daki Müslümanların ihtiyaçlarına uygun son derece iddialı bir program. Bu iddianın hakkını verebilecek misiniz? Zaten asıl mesele bu programın hakkını verebilmek. Bunun temel şartı da, kaliteli ve yeterli bir öğretim kadrosu. Nitekim, Diyanet in vakfettiği kadroların yanı sıra Üniversite nin de tahsis ettiği ilave kadrolarla bu sömester onbeşin üzerinde bir öğretim kadrosuyla faaliyete gireceğiz inşallah. Bize bu zemini hazırlayan her iki kuruma da Enstitümüz ve öğrencilerimiz adına müteşekkirim. İslam hakkında karar verilen mercilerde Müslümanlar da olmalı İslam ın hem uluslararası kabul görmüş bilimsel metot ve standartlara uygun olarak, hem de kendi zaviyesinden otantik olarak araştırılması ve aktarılması, Almanya da uzun bir tarihi, dolayısıyla bir geleneği olmayan yeni bir tecrübedir. Bu nedenle haklı olarak kuşku ve endişelere de yol açmaktadır. Ben bizim enstitümüzle ilgili olarak da zaman zaman dile getirilen bu tür endişeleri bu iyi niyetle açıklama eğilimindeyim ve bundan rahatsız değilim. Federal Almanya Bilim Kurulu nun başlattığı, bazı eyaletlerde İslam İlahiyatı bölümleri açılmasına dair kararın Hessen eyaletine tesiri ne oldu? Siz bu konuları takip eden bir gazetecisiniz. Dolayısıyla sizin de bildiğiniz üzere, Bilim Kurulu nun iki veya üç üniversitede İslam İlahiyatı bölümü kurma kararını Federal Bilim Bakanlığı sahiplendi ve kuruluş aşamasında maddi destek vaadinde bulundu. Bu taahhüt İslam kürsüsüne sahip Frankfurt, Münster, Erlangen ve Osnabrück üniversitelerinin yanı sıra başka üniversiteleri de harekete geçirdi ve adeta bir üniversiteler arası yarış başladı. Bu süreçte biz de tabii olarak bir müracaat hazırlığına girdik. Ancak, Hessen Bilim Bakanlığı anlaşılmaz bir şekilde, Enstitümüzün müracaatının önünü kapayıp, İslam İlahiyatı ile ilgili hiçbir altyapısı olmayan Marburg ve Giessen Üniversitelerini müşterek müracaat konusunda teşvik etti. Federal Bilim Bakanlığına müracaatları ulaştırma yetkisi eyalet bilim bakanlıklarının uhdesinde olduğu için, yapacak bir şeyimiz yoktu. Sonuçta Hessen Hükümeti nin ne kadar hatalı bir karar verdiği ortaya çıktı ve bu iki üniversitenin müracaatları reddedildi. Bu durumda eyalet hükümetinin ikinci turda bizi desteklemesi beklenirdi; ancak, hükümet alelacele yaptığı bir beyanatla, Marburg ve Giessen i desteklemeye devam edeceğini ilan etti. Bu tavırdan ne anlamamız gerekiyor? Bu kararı ne anlamak, ne de iyi niyetle bağdaştırmak mümkün. Anlaşılmıştır ki, Hessen hükümetinin amacı Müslümanlara hizmet vermek veya İslam dindersi öğretmeni yetiştirmek filan değil, taahhüt edilen parayla taşra üniversitelerini geliştirmek. Ben bir üniversite mensubu olarak başka üniversiteler hakkında fazla yorum yapmak istemiyorum; bence bu noktada Hessen de örgütlenmiş Müslümanlara tarihi bir sorumluluk düşüyor. Benim söyleyebileceğim tek şey, bu hatalı kararın bir faturasının olacağıdır. Sizin de atıfta bulunduğunuz üzere, Bilim Kurulu nun kararından sonra pek çok üniversite İslam İlahiyatı bölümü kurmak için yarışa girdi. Peki, İslam İlahiyatı bölümü açmak için bir üniversitenin hangi şartları sağlamış olması gerekiyor? Federal Bilim Bakanlığı, destek için üç şeyi şart koşuyor. Birincisi, aday üniversitenin böyle bir bölüm kurmak için yeterli özkaynak ayırması. İkincisi, İslam İlahiyatı nın kurulmasına ve gelişmesine refakat etmesi arzulanan diğer teolojilerin ve oryantalistik branşların aday üniversitede güçlü olması. Son şart da, aday üniversitenin Müslümanların temsilini ve müdahale hakkını kullanmalarını sağlamak üzere bir danışma kurulu oluşturulması. Bence ilk şart son derece yerinde. Ama diğer şartlarla ilgili çekincelerim var. Mesela, Müslüman İlahiyatçıların diğer teolojilerle ve oryantalistlerle bilgi alışverişinde bulunmasını ben şahsen oldukça gerekli ve yararlı görüyorum. Ancak, İslam İlahiyatı nın farklı branş uzmanlarının ve Müslüman olmayan insanların elinde dünyaya gelmesini son derece sakıncalı buluyorum. Bu nedenle, diğer üniversitelerde bu işin nasıl seyredeceğinin son derece hassas takip edilmesinden ve Müslümanların mümkün olduğu kadar sürece dahil olmasından yanayım. Mesele Müslüman olmayan bilim adamlarına güvensizlik olarak anlaşılmamalı; mesele ihtisas ve ehliyet meselesi. Mukayese etmek gerekirse, bir biyofizik bölümünün siyaset bilimciler tarafından kurulup şekillendirilmesiyle bunun bir farkı yok. Ayrıca, Müslümanların temsil hakkı için düşünülen danışma kurullarının nasıl oluşturulacağı da muğlak ve sorunlu bir konu. Şahsen ben maalesef çok iyimser değilim. Yine de acele hüküm verdiğim düşünülmesin. Endişenizin sebebi muhatap kurumlarda hiç müslüman ilahiyatçı olmaması mı? Evet. O yüzden şimdiye kadarki gelişmeler ister istemez bizi sahanın uzmanları olarak endişeye sevkediyor. Bakınız, biz İslam İlahiyatı kurmaktan bahsediyoruz, ama ne bu kararı veren Bilim Kurulu nda Müslüman İlahiyatçılar vardı, ne eyaletlerin karar süreçlerinde, ne de Federal Bilim Bakanlığı nın komisyonunda. Bu normal mi sizce? Bu noktada Müslüman örgütlerin ve özellikle Müslümanlar Koordinasyon Kurulu nun görevini yerine getirme konusunda yetersiz kaldığını ve çok yavaş hareket ettiğini bir özeleştiri olarak ifade etmeme izin verin. Üniversitelerin kuracağı danışma kurullarında oturup Müslüman Hocaların atanmasında söz sahibi olma konusunda sergilenen heves, maalesef siyasi karar süreçlerine katılım konusunda sergilenmedi. Bu çok trajik bir durum.yine de ummak isterim ki, inşallah bu endişelerimiz boşa çıkar ve gerçekten şeffaf yöntemlerle ve İslam İlahiyat birikiminin kendini belirleme hakkına riayet edilerek kurulur yeni bölümler. Bu mülahazalarla dört genç İslam İlahiyatçısından oluşan bir inisiyatif grubu, Almanya da İslam konusunda tahsil görmüş, ihtisas yapan, üniversitede görev yapan Müslüman akademisyenleri bir kongreye davet etti. Kongre Aralık ayında toplanacak. Ben de katılacağım ve meslek grubu olarak İlahiyatçıları temsil eden kalıcı bir kurumun oluşturulmasını önereceğim. Böylece, İslam İlahiyat birikimi Almanya da kendisini kurumsal olarak ifade etme imkanı bulmuş ve Müslümanlar önemli bir toplumsal aktör daha kazanmış olur. Hessen de kurulan Müslümanların toplandığı yuvarlak masanın bu sürece katkısı nedir? Hessen deki Müslümanların açılacak İslam İlahiyatı bölümlerinde rolleri ne olacaktır? Hessen de İslam dindersiyle ilgili kurulan yuvarlak masada ben ve meslekdaşım Abdullah Bey de İlahiyat uzmanı sıfatıyla üyeyiz. Bu vesileyle en azından yuvarlak masaya davet edilen Müslüman kuruluşlarla yakın temas ve müşterek çalışma imkanı bulmuş olduk. Bunun sonucunda arkadaşlar aylar önce Hessen hükümetine dindersi sayfa 20 Kasım November 2010 Zilhicce 1431

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 1) Ne & Niçin? Şubelerde Gençlere özel İrşad Proğramları Ramazan ayı içerisinde şube gençlik teşkilatlarında, o şubenin Camii'sine ibadet etmek üzere gelen gençlere yönelik

Detaylı

Sadakataşı Derneği, kurulduğu 2010 yılından bu yana yardımsever insanımızın yaptığı bağışları, medeniyetimizin paylaşmayı tavsiye eden

Sadakataşı Derneği, kurulduğu 2010 yılından bu yana yardımsever insanımızın yaptığı bağışları, medeniyetimizin paylaşmayı tavsiye eden Sadakataşı Derneği, kurulduğu 2010 yılından bu yana yardımsever insanımızın yaptığı bağışları, medeniyetimizin paylaşmayı tavsiye eden sadakataşlarından aldığı ilhamla, ihtiyaç sahibi kardeşlerimize ulaştırıyor.

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

Genç Derneği'nden Afrika'ya 85 gönüllü

Genç Derneği'nden Afrika'ya 85 gönüllü On5yirmi5.com Genç Derneği'nden Afrika'ya 85 gönüllü Uluslararası Genç Derneği 2015 yılı Ramazan ayında 85 gönüllüyü Sivil Toplum ve Gönüllülük temasıyla Afrika nın çeşitli ülkelerine gönderiyor. Başvuru

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli MEDYA VERİLERİ 2015 İÇİNDEKİLER 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli 5... Hedef kitle : Türk okuyucu 6... Almanya da yaşayan Türk nüfusu 7... Sayıca

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Türk Nüfusu Federal Almanya daki ve Avrupa daki Türk Göçmenler ALMANYA Veriler T.C. vatandaşlarının toplam sayısı 1.760.000 Alman vatandaşlığını

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin? Bölum 03 Kant Sokağı na giderken Anna Kant Sokağı na doğru yola çıkar, ancak yolu bilmediği için adresi sormak zorunda kalır. Siyah kasklı motosikletliler yeniden ortaya çıktığında ve ona ateş ettiklerinde

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

Der kleine Hase möchte lesen lernen

Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase kann nicht lesen. Er will es aber lernen. Doch wie lernt man lesen? Er geht zum dicken Bären, der in einem Baum lebt. Der kleine Hase fragt den dicken

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var. Bölüm 14 Gelecek Đçin Geçmişe Anna zaman makinesini bulur ve teröristlerin tarihi bir olayı silmek istediklerini öğrenir. Ama hangi olayı? Oyuncu onu 1961 yılına gönderir. Sadece 60 dakikası vardı. Rahibe

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin Yrd. Doç. Dr. Leyla ÖZDEMİR Holtur Evleri 2. Etap A Blok Daire 24 Boztepe/Trabzon Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com Doğum Tarihi: 12.01.1980 Eğitim Bilgileri 10/2008 12/2012 Doktora Humboldt Üniversitesi

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 14.01.2012 3. Neujahrsball der Deutsch-Türksichen Wirtschaft am 14.01.2012 / Türk-Alman Ekonomisi nin 3. Yeni

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle Ahi felsefesinin ve Ahi Evran kurallarının topluma tanıtılması hedeflenmektedir.

Hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle Ahi felsefesinin ve Ahi Evran kurallarının topluma tanıtılması hedeflenmektedir. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, her yıl coşkuyla kutladığı Ahilik Haftası'nı bu yıl 12-18 Ekim tarihleri arasında, Ahilik Haftası İl Kutlama Komitesi tarafından belirlenen program çerçevesinde

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Yönetim Kurulu ve Değerlendirme Toplantısı, Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alanında Türkiye'nin en

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN

UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN OCAK 2016 YIL 1 SAYI 10 03.02.2016 1 UZUNKÖPRÜ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN SAYI:10 5 MAYIS 2015 Trakya Kalkınma Ajansı ndan Uzunköprü Ticaret ve Sanayi Odası

Detaylı

T.C GEDİZ KAYMAKAMLIĞI ALTINKENT İLKOKULU-ORTAOKULU VİZYON BELGESİ

T.C GEDİZ KAYMAKAMLIĞI ALTINKENT İLKOKULU-ORTAOKULU VİZYON BELGESİ T.C GEDİZ KAYMAKAMLIĞI ALTINKENT İLKOKULU-ORTAOKULU VİZYON BELGESİ Öğretim Çalışmaları: Öğretim Çalışmaları: 5-6-7 ve 8.sınıflarda kazanımlara ulaşma düzeyini ölçmek için 3 adet ölçme yapılarak, sonuçları

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

KONFERANS GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ YABANCILARIN TÜRKİYE DE ÇALIŞMASI

KONFERANS GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ YABANCILARIN TÜRKİYE DE ÇALIŞMASI KONFERANS GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ YABANCILARIN TÜRKİYE DE ÇALIŞMASI Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Türkiye de Çalışması Konferansı Büyük İlgi Gördü Ankara da ilk kez geçici koruma sağlanan yabancıların

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör Türkiye Cumhuriyeti nin en büyük projelerinden biri olan Avrupa Birliği ne katılım süreci yarım yüzyılı aşmış ve bugün gelinen noktada taraflar arasında üyelik müzakereleri devam etmektedir. Avrupa Birliği,

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa Kuzey Kıbrıs ta Bir Çay Molası Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması 19-24 Kasım 2012 Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa FAALİYET RAPORU K.K.T.C. NİN 29. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE KUZEY KIBRIS

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor.

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. Der Computer-Kurs Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. 2/5 Frau Graf: Ist das Ihre Zeitung? Könnte ich die kurz haben? Herr Müller: Ja, gern.

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

1 von 5 21.11.2013 22:24

1 von 5 21.11.2013 22:24 Anasayfa Hamburg GEZİ + POLİS + ORUÇ = İFTAR Tarih : 2013.07.27 17:17:32 Hamburg Sivasspor Taraftar Derneği nin iftar yemeğinde, Gezi Parkı ve Hamburg polisinin Türk gençlerine karşı baskılı tutumuna yönelik

Detaylı

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12. TOBB İLKOKULU SAYI 3 Mart 2015 Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.tr TOBB ilkokulu Hanımefendilerden Anlamlı Ziyaret Sayın Valimizin eşi Hanife YAZICI ve beraberinde

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI - TÜRKİYE DİYANET VAKFI. Allah a yakınlaşma ve muhtaçlara destektir. Kurbanlarımızla kardeşliğimizi güçlendirelim.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI - TÜRKİYE DİYANET VAKFI. Allah a yakınlaşma ve muhtaçlara destektir. Kurbanlarımızla kardeşliğimizi güçlendirelim. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI - TÜRKİYE DİYANET VAKFI Kurban Allah a yakınlaşma ve muhtaçlara destektir. Kurbanlarımızla kardeşliğimizi güçlendirelim. Yurtiçinde Kestirmek İsteyenler İçin Kurban Bedeli 550TL

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

CAMİ İNŞA PROJESİ ÇAD ( 200 M² )

CAMİ İNŞA PROJESİ ÇAD ( 200 M² ) CAMİ İNŞA PROJESİ ÇAD ( 200 M² ) İHH Projeler Birimi PROJENİN KONUSU Bu proje, Çad ın başkenti N'Djamena'daki Diguel semtinde 200 m² büyüklüğünde bir cami ve imam evi inşa edilmesini kapsamaktadır. ÇAD

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü Küreselleşmenin etkisi Devlet bir çok sosyal alandan çekilmiştir Küresel ekonomi sürecinde özelleştirmeler ile eşitsizlik,

Detaylı

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Ekibinde görevlendirilen personele 05 Aralık 2012 Çarşamba

Detaylı

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 DÜ Hayat Boyu Öğrenme Projesi Heyetinden, Vali ye Ziyaret Avrupa Birliği Bakanlığımızın yürüttüğü, Avrupa Birliği ve Gençlik Programları, Hayat Boyu Öğrenme

Detaylı

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde Yan yana yılları paylaşalım »Burada her zaman benimle ilgilenen birileri var. Bu da kendimi iyi hissetmemi sağlıyor« Sayın Bayanlar ve Baylar, 2012

Detaylı

OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI

OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI BASIN BÜLTENİ 17 Haziran 2015 OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI Doğal kaynaklarımız hızla tükeniyor, çevre kirliliği her geçen gün artıyor ve ülkemiz enerji için

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Leyla AYDEMİR 2. Adres Sancak Mah. Adnan Kahveci Cad. No: 59 B Blok Kat 6 No:21 Yomra/Trabzon 3. Doğum Tarihi 12.01.1980 4. E-Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com 5. Öğrenim Durumu 10/2008

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

Türkiye, Afganistan ve Pakistan arasında Ekonomik İşbirliği için İSTANBUL FORUMU

Türkiye, Afganistan ve Pakistan arasında Ekonomik İşbirliği için İSTANBUL FORUMU Kuruluşu: Türkiye, Afganistan ve Pakistan arasında Ekonomik İşbirliği için İSTANBUL FORUMU - 2007 yılı Nisan ayında, Türkiye-Afganistan ve Pakistan Devlet Başkanları Zirvesi esnasında TOBB a yapılan çağrı

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

81 İl Müdürü Ankara da (1)

81 İl Müdürü Ankara da (1) 81 İl Müdürü Ankara da (1) SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONELİMİZ OLMADAN BİZİM GERÇEK BİR BAŞARIYA ULAŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL. PERSONELİMİZE DEĞER VERMEMİZ GEREKİYOR -CEZALANDIRMA,

Detaylı

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI-TÜRKİYE ORTAK DEĞERLER, ORTAK GELECEK VE GENÇ LİDERLER Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gençlik Çalışmaları Dairesi ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI-TÜRKİYE

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Temmuz 2014 2 4 Temmuz 2014 İftar Köln Ditib Merkez Camii UETD GM Genclik Kollarindan Beyza Külünk, Esma Cakmak, Meryem Ates

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Arka Plan. İsviçre de yaşayan yabancılar içinde Türkiye den gelenler en yüksek sigara içme oranına sahip (e:53%,k:42% / CH:e:37%,k:30%).

Arka Plan. İsviçre de yaşayan yabancılar içinde Türkiye den gelenler en yüksek sigara içme oranına sahip (e:53%,k:42% / CH:e:37%,k:30%). Avrupa da Yaşayan Türklere Yönelik Eğitimler Serhan Çangatin serhan.cangatin@isgf.uzh.ch 1 İki Yeni Proje 8 Haftalık Sigarayı Bırakma Kursları Tiryaki Kukla Film Gösterimi ve Bilgilendirme Toplantıları

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Mobil SGK Araçları Yollarda

Mobil SGK Araçları Yollarda Mobil SGK Araçları Yollarda ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -SOSYAL GÜVENLİKTEKİ GÜVENSİZLİK DÖNEMİNİ KAPATIP, SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ YENİDEN İNŞA ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ -HEDEFİMİZ CUMHURİYETİMİZİN

Detaylı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı

Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası Çeşitli Etkinlik ve Ziyaretlerle Kutlandı Sosyal Güvenlik Haftası 11-15 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinlik ve ziyaretlerle kutlandı. Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Başkanı Yadigar

Detaylı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı Sevgili Dostlarım, Dönemimizin 2 ayını geride bıraktık. Yaz aylarının güzel günlerini tatil ile değerlendiren dostlarımız artık Ankara ya döndüler. Çocukların okulları başladı. Sevgili Çocuklarımıza yeni

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ 1 VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİMİ Değerli Kardeşlerimiz, Öncelikle kurban bayramınızı tebrik eder, hayırlı ve uğurlu olmasını yüce Allah tan niyaz ederiz. Bilindiği gibi hâli vakti yerinde olan mü minlerin

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı