ya ilim öğrenen, ya öğreten olmalı ama asla üçüncüsü olmamalıyız. Tebes- süm Dergimiz İlim öğrenme ve eğitim Muhterem Osman Nuri Topbaş Ho-

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ya ilim öğrenen, ya öğreten olmalı ama asla üçüncüsü olmamalıyız. Tebes- süm Dergimiz İlim öğrenme ve eğitim Muhterem Osman Nuri Topbaş Ho-"

Transkript

1 Muhterem Okuyucu, Rabbimizin, Hazreti Âdem e Eşyanın adını öğretmesi ile başlayan ilim öğrenme serüveni, yaratılışla birlikte kıyâmete kadar devam edecek en kutlu ameldir. Zîra ilimsiz amelin anlamı olmadığı gibi, ilmin yanlış yerde kullanılmasının da insana her hangi bir fayda sağlamayacağı şeytanın sahip olduğu ilimden anlaşılmaktadır. Bilgiyi, neyin hizmetine verdiğimiz ve onun bizi nasıl bir hayat tarzına sevkettiği önemlidir. Toplumun ortak aklını oluşturan ilim adamları, eğitimciler aynı zamanda o toplumun birer gönüllü önderleridir. O yüzden bir ilim adamının hayat felesefesi, dünya görüşü, düşüncelerinin beslendği kaynak her şeyden önemlidir. Topluma nitelikli şahsiyetler kazandırmak İslam ın en önemli hedeflerinden birisidir. İslam ın ön gördüğü toplum yapısında her bireyin mutlaka günlük ibâdetini, sosyal ilişkilerini düzenleyecek bir bilgi birikimine sahip olması teşvîk edilir. Efendimiz (s.a.v.) e vahyedilen Oku! emri, sâdece okumak olarak ele alınırsa, âyet-i kerimenin maksadı tam anlaşılmış olmaz. Zîra bu emirden okuma bilenler için, amel et, amel edenler için ise başkalarına da anlat anlamlarını çıkarmamız lazım. Gençlerimizi, geleceğimiz olarak gören bir anlayıştan hareketle, şimdinin geleceğine nasıl bir eğitim verdiğimiz, onları ne ile beslediğimiz ve yarına nasıl hazırladığımız her şeyden evvel düşünülmesi gereken bir konudur. O yüzden, toplumda yaşayan bireyler olarak herbirimize öğrenme ve öğretme faaliyeti adına önemli görevler düşmektedir. İçinde bulunduğumuz imkânlar ölçüsünde, ya ilim öğrenen, ya öğreten olmalı ama asla üçüncüsü olmamalıyız. İlmi, öğrenmeyi sadece bir okul sırasında, bir eğitim kurumunda düşünmemeliyiz. İlmin zamanı, mekânı, yaşı olmaz... Güzel bir ilim yuvasında, ülkemizin muhtelif yerlerinden sırf rızâ-i ilâhi için ilim öğrenmeye gelen öğrenci kardeşlerimizin ve onlara büyük bir özveri ile hizmet eden hocalarımızın gayretleri ile çıkan Tebessüm Dergimiz in bu sayısındaki ana konusunu: İlim öğrenme ve eğitim olarak belirledik. Her müellif kendi üslûbunca bir şeyler yazmaya gayret gösterdi. Her birisi eğitim daha nasıl keyfiyetli olur? sorusunun cevabını aramaya çalıştı. Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin Aile Yuvası adlı yazısı ile eğitimin aslında aileden başladığına dikkat çekildi. Gençliğimizin şimdiki hali ortaya konularak, içinde bulunduğu problemlerin halledilmesi için nelerin yapılabileceği îzâh edilmeye çalışıldı. Ve Gürpınar Kur an Kursumuz da geçen zaman zarfında gerçekleştirdiğimiz faaliyetlere yer verdik. Neler yaptık? Neler yapacağız? Bunları sizlerle paylaşamaya çalıştık. İstanbulumuzun güzel bir köşesinden sizlere kendi istîdâdımızca bir tebessüm göndermeye çalıştık. Unutmayın! Tebessüm sadakadır. ve Sadaka ömrü uzatır. Hayırlı ve rızâ-i ilâhi uğrunda geçen bir ömürle daha nice Tebessüm sayfalarında güzel haberlerle, güzle sayfalarda buluşmak, görüşmek, dertleşmek dileği ile. Allah a emânet olunuz. Şefika Kaya Meriç

2 Âile Yuvası Osman Nûri Topbaş 16 İyi Bir Anne, İyi Bir Eğitimci Demektir Ahmet Ziylan 14 Gürpınar dan Damlalar Zeynep Nalbant 3 Gürpınar Kur an Kursumuzda Neler Yapıyoruz? 4 6 Gürpınar Denilince Fatma Zehra Selçuk Esen 23 Ben Susayım, Sen Söyle İçimdeki Sensizliği Başak Çelikarız 8 Gençliğin Istırâbı Şefika Kaya Meriç 24 Genciz Biz Delikanlı Neslihan Nur Türk 10 Hasbihal - 2 Ayşe Erbalcı En Değerli Sermaye: GENÇLİK Hilal Küçük Çocuk Kalbi Sümeyye Tunç Haydi O Zaman Betül Önal 20 Dertleşmek Esra Kabakoğlu 22 O na Duyulan Muhabbetin Sırrı Zeynep Sönmez 25 Gençsin! En Güzel Surettesin Rabia Yelimlibağ 26 Gençler! İdölünüz Hangi Sahâbe? Hatice Şahin Örnek Hanımlardan Olmak İçin Cafer Durmuş Kübra Topal Kitap Sahne ve Kulis F. Şeyda Katran Bunları Biliyor Musunuz? Tuba Doğramacı SAHİBİ: GÜR-DER adına sahibi Adnan Saraçoğlu Yazı İşleri Müdürü: Salih Zeki Meriç YAYIN KURULU: Şefika Kaya Meriç, Hilal Küçük, Tuba Doğramacı, Rabia Yelimlibağ, Bilge Türkmen, Dilek Ekinci, Kübra Topal, Feyza Yazar Grafik-Mizanpaj: Altınolukgrafik / Bilal İlkay Baskı, Cilt: Erkam Matbaası Tel:(0212) Organize Sanayi Bölgesi, Turgut Özal Caddesi No: 117/2-A-D İkitelli/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Posta Çeki: Altınoluk İrtibat Adresimiz: Dereağzı Mah. Halaskargazi Cad. Gürpınar Kız Kur an Kursu Gürpınar-Beylikdüzü/İSTANBUL Tel:

3 Gürpınar dan Damlalar Zeynep Nalbant Şayet sana düşman olanı yenmeye kendinde bir güç bulursan, bulduğun bu gücün şükranesi olarak onu affet. Rislan-i Dımeşki Gençlik güzelliğine şans denilen kör kuvvet bile aşktır. Gençliğini boş yere harcama, onu kıymetlendirmeyi bil. Gençliğinde iyi arkadaş kazan. Yaşlılıkta kazanılan arkadaşlık sağlam olmaz. Çünkü paslı teneke lehim tutmaz. Ali Fuat Başgil (Gençlerle Başbaşa) Mü min bal arısına benzer. Temiz olanı yer (helal yer), temiz olan şeyler ortaya koyar (Hakk ın rızasına uygun işler yapar), temiz yerlere konar (salih ve sadık kişilerle muhabbetleşir) ve konduğu yeri ne kırar ne de bozar. Hadis-i Şerif Gençlik tutulmaz elle, Geçirme bo emelle Faruk Nafiz Çaml bel Rivayet edilir ki: Birgün İsa a.s, İsrailoğulları ndan salih zannedilen bir kimse ile şehir dışına çıkmıştı. Halk arasında fasıklıkla meşhur günahkar bir adam da büyük bir eziklikle peşlerine takılmıştı. İstirahat için mola verildiğinde bu günahkar kul, samimi bir nedamet ve mahcubiyet içinde, gönlü kırık olarak onlardan ayrı bir yere oturdu ve merhametlilerin en merhametlisi olan Hak Teala nın yüce affına sığınarak: -Rabbim! Şu yüce peygamberinin hürmetine beni affet! diye dua eyledi. Salih zannedilen kişi ise, onu fark edince küçümsedi, hakir gördü ve ellerini semaya kaldırıp: -Allah ım! Yarın kıyamet günü beni bu adamla birlikte haşreyleme! dedi. Bunun üzerine Cenab-ı Hak, İsa a.s a şöyle vahyetti: Ya İsa, kullarıma söyle; ikisinin de duasını kabul ettim. Boynu bükük mücrim kulumu affedip kendisini cennetlik kıldım. Halkın salih zannettiği kişiye gelince, onu da, Ben im affettiğim kulumla beraber olmak istemediği için cennetliklerden kılmadım! Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüte ve karamsarlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman fikrini soracağın kimseyi iyi seç. Ali Fuat Başgil (Gençlerle Başbaşa)

4 Gürpınar Kur an Kursumuzda Neler Yapıyoruz? Burası, Anadolu nun her bir tarafından, hatta Avrupa dan ilim gönüllüsü kardeşlerimizin güzel niyetleri ile doldurduğu müstesna bir mekân... Burası, manevi akışların zirveye çıktığı, her bir köşesinde Rasûlullaha salât ve selamların gönderildiği bir Kur an merkezi. Burası, bir şehr-i stanbul un mânevi mîmarlarının feyiz ve ruhâniyetleri altında harf harf, kelime kelime Allah adının yüceltildiği tedris mekânı. Burası Gürpınar Kur an Kursu yılı... Dersler, Faaliyetler, Programlar, Konferanslar, Ziyaretler, Sosyal Aktiviteler... Başta Kur an-ı Kerim dersi olmak üzere İbadet, Siyer, Îtikad, Ahlâk ve Paygamberler Tarihi derslerinin verildiği Kur an Kursumuz da öğrencilerimizin el becerilerinin gelişmesi için hobi saatlerimize azami ehemmiyet veriyoruz.

5 Geçtiğimiz dönem bizim için medâr-ı iftihâr sayılabilecek bir program tertip ettik: Hâfızlık Merasimi. 14 Hafız Hanım kardeşimiz, Kur an hâfızı oldu. Kursumuz ve onları yetiştiren Hocahanımlar için büyük bir iftihâr vesîlesi olan bu kardeşlerimize Rabbimizden bir ömür hizmet hayatı nasip etmesini niyaz ediyoruz. Ayrıca, Kurs dışı sosyal faaliyetlerden Dârü l Aceze ziyaretimizi de burada belirtmekte fayda var. Bir gurup Hocahanımla gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretimiz, kursumuz adına güzel şeylere vesile oldu. Bizleri yetiştiren büyüklerimize bir vefâ borcu mahiyetindeki bu ziyaretlerimizin devamının geleceğini umuyoruz. Ve toplumda, kanadı kırıklar olarak yaşamaya devam eden kimsesizleri, yetimleri bir an bile ihmal etmememiz gerektiğini tekrar hatırlamış olduk. Ayrıca yine önemli bir sosyal aktivite olarak Kursumuzun öğrenci ve öğretmenlerinin iştirak ettiği ağaç dikme faaliyeti gerçekleştirdik. Bu faaliyetimize Muhterem Büyüğümüz Osman Nuri Topbaş Hocaefendi de iştirak etti. Kursumuzun bânilerindan işadamı Sayın Ahmet Zîlan ve Doğan Gökmen Beylerin de iştirak ettiği bu faaliyetimiz öğrencilerimize çevre duyarlılığının kazandırlılması bakımından önemli bir adım oldu yılında aramıza katılan yeni hocahanımlarla, yeni öğrencilerimizle ilim-irfan yuvası haline getirdiğimiz Gürpınar Kur an Kursumuz gönül insanları yetiştirmeye devame diyor.

6 Derleyen: Fatma Zehra Selçuk Esen Gürpınar Denilince; İnsanların Allah için hicret edip geldiği yer Gürpınar..Hayatımız için bir ışık kaynağı olacak, başka insanlara da ışık tutacak.dünya ve ahiret için bana faydalı olacak bilgileri öğrendiğim ilim yuvam.. Tuba Kurşun Gürpınar Denilince; Kur an ve Sünnet yolunda Rabbimin rızasını kazanmaya çalışan Türkiye nin ayrı ayrı yerlerinden gelen ilmi talep eden, buraya hicret eden kişilere, bir kısım gönül insanının kucak açtığı bir ahiret dershanesi olarak görüyorum. Gülsüm Ferik Güllerin kokusu gönlümde saklı hala Üzülmenin faydası yok gurbet diyarında Rabbine kul olmak için uğraş burada Pek vaktimiz kalmadı ahiret zamanına Işık tutan bu ilim yuvasında Neyi öğrenmek istiyorsan sor istediğin hocana Anlat bütün derdini güzel ablalarına Revirde kalmamak için dikkat et boğazına Değerini anla bu kursta kalmanın En iyi vakti şimdi bilgi almanın Neden vaktini israf edip durasın İlmi en çok almanın Lafları azaltmanın İncitmeyip nazik olmanın Nankörlüğü yok saymanın Cimrilikten kaçmanın Evet artık vakti geldi bu kursa kayıt yaptırmanın.. Gürpınar Denilince; Gürpınar denilince aklıma gelen şey hizmet, çünkü Allah için hizmeti ben burada öğrendim. Meryem Şentürk Hüsniye Topçu

7 Gürpınar Denilince; Gürpınar denilince hayallerimizi süsleyen, bizi hayallerimize adım adım yaklaştıran, hayatımıza düzen getiren bir yuva geliyor aklıma. Boşa geçmemesi gerek ve geçmemesi için gecemizi gündüzümüzü dolu dolu geçirdiğimiz, ilmi öğrendiğimiz anda uygulamaya koyduğumuz, arkadaşlığın zirvede olduğu ilim yuvası Ahirete hazırlık için büyük bir köprü Gürpınar Hamide Gökdemir Gürpınar Denilince; Güleryüz, kardeşlik, dostluk, yardımseverlik, güven geliyor ilk önce aklıma, olmak istediğim yerdeyim. Coşkuyla akan bir pınar Gürpınar Emine Şahin Gürpınar Denilince; Maddiyattan uzaklaşıp manevi hayata adım adım ilerlemeyi Rabbim affet demeyi Gürpınar da öğrendim, yanlışı doğruyu ayırt etmemi öğreten yer Gürpınar.. Refika Zebek Gürpınar Denilince; Sıcak muhabbetlerin oluştuğu ortam, sıcak insanların, sevecen yüzlerin buluştuğu bir yer burası. Gürpınar herkese kucak açan, her türlü insanı içine alabilen, farklı farklı şehirlerden, farklı kültürlerin buluştuğu bir ilim yuvası.. Gizem Doğru Gürpınar Denilince; Allah ın rahmetiyle toplanmış kocaman bir aile..ve o ailede insanları sevgi ve merhametle kucaklayan, ilmi sevdirerek vermeye çalışan hizmet erleri. Fadim Turhan Gürpınar Denilince; Huzur ve mutluluk geliyor aklıma önce, sonrasında ilim için akan bir çeşme ve bizler de o çeşmeden yudumlayanlar Nesibe Gökyer Gürpınar Denilince; Gürpınar samimi, sevgiyle dolu bir aile yuvası.. Zeynep Barut Gürpınar Denilince; Şehirden uzakta ama güzel ahlakın tam ortasında, sahte arkadaşlıklar yerine sıkı dostlukların olduğu, her şeyin tam usulüyle eksiksiz öğrenildiği, disiplinli ama cana yakın hocaların bulunduğu, ev sıcaklığını ve özlemini hissettirmeyen kocaman bir ailenin oturduğu kocaman bir ev geliyor aklıma.. Fatma Ravza Pehlivanoğlu

8 Şefika Kaya Meriç Konuştuklarımız hep başkalarının düşünceleri oldu. Dönüp geriye baktığımız zaman biz bir hiçtik. Gençli in Istırâbı Gençlik rüzgârın önünde savrulan yapraklar gibi mi olmalı? Bu sorunun cevabı elbette ki: hayır olmalıdır. Bu, bizim için en acı bir itiraftır. Şahsi kaygılarımızı sıraya koyup ve eski ile yeninin değer anlayışını kıyasladığımız zaman, genelde insanların, özelde de gençlerimizin değer anlayışlarının çok hızlı ve menfi istikamette farklılaştığını, kısırlaştığını müşahede etmekteyiz. Gençlerimizin, içinde bulundukları halin, olması gerekene bakarak üzüntü verici olduğunu ifade edebiliriz. Ne acıdır ki; bu bir itiraftır. Sorun şu: Zaman ve yaşanılan hayat gençlerimizdeki değer ve yargı anlayışını hızla değiştirmektedir. Ve birçok güzellikle tezyin olması gereken gençlerimiz aksi istikamette birçok değerden yoksundur. Nihayetinde genç beyinlerde oluşmuş olan değerler dizisi korkunçtur. Neden? Gençlik rüzgârın önünde savrulan bir yaprak gibi oluyor Veya ifademi değiştirerek şunu ifade edebilirim: Neden gençlerimiz başka başka rüzgârların önünde savrulmaya mahkûm durumdalar? Kuşkusuz bu tespit ilk değil ve son da olmayacaktır. Ancak her zaman suçlu olarak görmeye alıştığımız ve benim de şu an aynı şeyi yapacağım gibi: modern çağın 1 ezici kültür anlayışı karşısında yeterince donanımsız olan gençlerimizin zayıf ve narin beyinleri heder olmaktan başka bir çare bulamamaktadırlar Çağımız gençliğinin büyük bir bölümü uykudadır. Uyanık olanların uyuyanlara oranı az olmakla beraber uyanıklar istenilen seviyede diriltici değiller, olmamaktadırlar. Gençlerimizin her zamanki önceliklerinin ve değer yargılarında temel aldıkları ölçülerin, manevi ve insani mefkûre olması için, öncelikli ve ideolojik olarak bazı imkân ve olgulara sahip olmaları gerekmektedir. Bu imkân ve olgular gençlerimizin daha çok fikir platformunda dirençli, özgüvenli ve sabit olmalarını sağlayacaktır. İlk olarak gençlerimizin model alabilecekleri, yani onlar için idol 2 olabilecek şahsiyetlerin olması lazım. Tarihi sürece baktığımızda büyük insanlar sadece üniversite bitirmiş, akademik kariyeri olan ve modern kültürlü ortamlardan gelmiş insanlar arasından çıkmamıştır. Bu saydıklarım, sadece büyük olmayı besleyen yan etkenlerdir. Asıl şahsiyetleri büyüten, önlerinde ulaşmak durumunda

9 oldukları birer modellerinin olmasıdır. Her yönüyle çaplı ve donanımlı olan insanlar toplumlarının gayri resmi medeniyet taşıyıcılarıdırlar. O insanlar sayesinde gelecek nesillere kültür aktarımı sağlıklı bir kanaldan olabilir. İşte bu manada gençlerimizin idol yoksunluğu, onları içinde bulunduğumuz vaziyete düşürmektedir. Bir yönüyle de gençlerin bu idolu kendi gayretiyle bulması gerekmektedir. Kendi kendini harekete geçirebilmeli, aktiflik adına, sade ve sığlığın kaygısını çekerek, bu dertlenmeler genci tahrik edip bir şeyler yapma kaygısına düşürmelidir. Bunun sonunda ortaya yeni yeni ürünler, programlar ve projeler çıkacaktır. Gençlerimizin içinde bulundukları ikinci eksiklik: yoğun ve etraflı bir okuma ve araştırma faaliyetinden yoksun olmaları. Günümüzün genci okumayı unutmak üzeredir. Okumak eyleminin kendisi ayrıca bir kültür meselesidir. Kendisini okumaktan araştırmaktan mahrum bırakan ve bilgiye ulaşma kaygısında olmayan genç, küflenmiş bir hafızaya ve donmuş bir beyne sahip olmaktadır. Malumdur ki kavramların hem üretenleri hem de kullananları sadece ve sadece okuyan insanlardır. Okuma yapmayan insanların yapabilecekleri tek şey o insanların kavramlarını tırnak içinde kullanabilmektir. Bir yazarın ifadesi bu manada çok manidardır: Diyor ki: önce cümlelerimizden ünlemleri çıkardık. Konuştuklarımız ve yazdıklarımız derinlikten uzak oldu. Ardından noktaları ve virgülleri çıkardık. İfadelerimiz anlamsızlaştı. Hep düz ve basit cümleler kurduk. Sonra tırnak içinde konşmaya başladık. Konuştuklarımız hep başkalarının düşünceleri oldu. Dönüp geriye baktığımız zaman biz bir hiçtik. Gençlerimiz hiç olmamak için okumak zorundalar. Hiç olmak öncelikle bir toplum için yok oluştur. Toplumun dinamiklerinden en lazımlı ve en güçlü olması gereken tabaka genç nesil olduğuna göre gençlerimiz, tırnak içerisinden çıkıp özgün fikirlerini dile getirebilmeliler ve öznel cümlelerini kurabilmeliler. Kanımca bunun en kolay yolu okumaktan geçer. Gençliğimizi körelten en büyük etkenlerden birisi de karşıt fikir ortamlarından uzak oluş ve tartışma zeminlerinden bîhaber oluştur. Karşıt hareket tahrik olmayı, tahrik olmak da bir takım hareketlenmelerin husule gelmesini gerektirir. Büyük ediplerimizden Ahmet Haşim in ifadesiyle müsademe-i efkârdan Kendisini okumaktan araştırmaktan mahrum bırakan ve bilgiye ulaşma kaygısında olmayan genç, küflenmiş bir hafızaya ve donmuş bir beyne sahip olmaktadır. hakikat-i baliğa doğar. Genç beyinler tartışmayı laf kalabalığı ve lâf ebeliği olarak algılamaktan ziyade meşru zaman ve zeminde faydalı müzakereler yapmak olarak algılamalılar. Gerek kendileri gibi düşünen gerek farklı düşünen insanlarla fikir münakaşaları yapmak, zihin jimnastiği açısından da mühim bir faaliyettir. Beyinlerin dumura uğraması bir genç için felakettir. En önemlisi de gençlerimiz tartışma adabını bilmeli ve faydalı olanı tercih etmelidirler. Hele hele üniversite öğrencisi olan arkadaşlarımız, kültürel faaliyet ortamlarını kendileri oluşturmalı ve bu aktiviteleri ikinci bir üniversite olarak algılamalıdırlar. Sadece okul dersleri ve üniversite programı ile yetinmek bir arkadaşımızın kendi sonunu hazırlaması demektir. Üçüncü temel etken olarak da gençlerimizin çağın imkânlarını yeterince ve amacına münâsip kullanamamaları. Bu, kültür çatışması noktasında çok gerekli olan bir olgudur. Çağımız, teknolojik ve bilişim açısından hızına yetişilemeyecek derecede hızlıdır. Bir gencin tercih edilebilmesi için birden fazla hususiyeti olması mecburiyet halini almıştır. Yukarıda bahsettiğimiz ve ehemmiyeti tartışılmaz olan okuma eylemi tek başına yeterli olmamaktadır. Zamanımızın gencinin ağzı laf yapmalı, eli kalem tutmalı gözleri değil aynı zamanda kalbi de görebilmeli. Sadece okumak yetmez bunun yanında birden fazla dil bilmek, sadece bilgisayar kullanmayı bilmek yeterli değil bunun yanında birden fazla programı kullanmayı bilmek, ayrıca sadece izleyen olmak yetmez kendisinin de izlendiği ortam ve aktivitelerde bulunmak çağımızın gencinin yapması gereken birincil ödevlerindendir. Velhasılı kelâm gençliğimizin hali pürmelâli iç açıcı diyemeyiz. Bunda birey olarak her birimizin payının olmasının yanında gençlerimizin kendi gayretsizlikleri de etkili olmaktadır. İlk şart güçlü bir okuyucu olmak, araştıran ve merak eden bir ruha sahip olmak ve en mühimi de ne olduğunun farkında olup ne olacağının muhasebesini yapabilme yetisinde olmak. Bu öncülleri yerine getiren gençliğimizde gözle görülen değişimler müşahede edilecektir. Dipnotlar: 1) Aslında suçlu olan her zaman modern çağ değildir. Bu bizim kendi iç dünyamızın rahatlaması için oluşturduğumuz suni bir savunma mekanizmasıdır. 2) İdol kelimesi mana itibariyle ifade etmek istediğimiz fenomeni karşılamamaktadır. İdol, put ya da mini put demektir. Burada model, örnek alınma durumunda olan manasında kullanılmıştır.w

10 Ayşe Erbalcı Hasbihal -2 Zaman su misali akıp geçiyor. Gün 24 saat. Mümin 24 saatini nasıl geçirmesi gerektiğini düşünmeli, planlamalı Aklımızın, gönlümüzün, elimiz-ayağımızın, dilimizin neyle, ne kadar meşgul olacağını belirlemeli. Yarın Rabbimizin huzurunda hiç birimizin mazereti olmayacak. Efendimiz ne güzel buyuruyor; Size 2 şey bırakıyorum biri Kur an, diğeri benim sünnetim. Rehberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v), O nun sözleri Kur an, hayatı Kur an; Gerçekten yaşayan Kur an ı Kerim O. Kur an ın emir ve yasaklarını bize bildiren önderimiz, barışta-savaşta, akrabalıkta-komşulukta, yardım alırken-yardım ederken; baba-evlat, dede-torun, eş, öğretmen olarak, her ne modele ihtiyacımız varsa, her birinde Efendimizin üstün örnekliğini görebiliyoruz. 14 asır önce temeli atılan ve günümüz şartlarında adeta bir üniversite eğitimine denk eğitim ve kurum Ashab-ı Suffe Mescid i Nebevi de, (s.a.v) Efendimizin hemen yanı başında yatılı, eğitim gören, Efendimize gelen mesajları O ndan 10

11 duyup, ezberleyen, sonra deriler üzerine yazan seçkin insanlar. Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim diye buyuran, ûl-ü Kibraya (s.a.v) efendimizin gölgesinde, herkesten daha çok ilimle meşgul olup Allah (cc) ın sevgilisinden başka velileri olmayan, yegâne gayeleri O (s.a.v) nun sonsuz ilminden nasiplenmek olan, kısaca ömürlerini Allah(cc) yolunda harcamakla huzura kavuşan sahâbîler Kur an ilmi tahsil eden, Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizin va z ve derslerini dinleyerek. Vakitlerini Resûlüllah (sav) ın huzurunda geçiren bu mübârek zümre, Efendimiz (s.a.v) den hep feyz ve ruhaniyet alarak Resûl-i Ekrem (sav) in medresesinde Allah için, ilim dertlisi birer talebeydiler. Peygamber Efendimiz (sav) tarafından tespit edilen muâllimler, kendilerine Kur an öğretirlerdi. Bu muallimlerin rahle-i tedrisinden geçen öğrenciler, Müslüman olan kabilelere Kur an öğretmek ve Sünnet-i Resûlullahı beyân etmek için gönderilirlerdi. Kur an nûrunun kısa zamanda âlemin her tarafına sürâtle yayılmasında bu ilim heyetinin büyük payı vardır. Bu bakımdan İslâm tarihinde Ehl-i Suffâ müstesnâ bir yer işgal eder. Bütün hayatları İlim öğrenmek ve öğretmekle geçen Ashab-ı Suffanın maişetleri ve dünyevi ihtiyaçları Resulullah (s.a.v) ve gönlü zengin,hayırda yarışan Ashab-ı Kiram tarafından karşılanıyordu. Bir kere Hz. Fâtıma (r.a.), el değirmeni ile un öğütmekten yorulduğundan şikâyet ederek bir hizmetçi istediğinde Efendimiz ciğerpâresini reddetmiş ; Kızım! Sen ne söylüyorsun? Ben henüz Ehl-i Suffa nın mâişetini yoluna koyamadım. Buyurarak Kuran eğitimi alan Ashab-ı Suffanın ihtiyaçlarını karşılama konusundaki önceliği ve hassasiyeti ile; Tarih yazmışlar, mesajı iletmişler, gayret etmişler.. Arta kalanlarla değil, onların da ihtiyacı olanlarla.. Boş zamanlarında değil, vakit ayırarak İmkanları olduğu için değil, imkanlarını zorlayarak, Peygamber efendimiz ve Onun yolunda giden ashabı kiram bize örnek olmuşlardır. Bütün hayatları ilim öğrenmek ve öğretmekle geçen Ashab-ı Suffa nın maişetleri ve dünyevi ihtiyaçları Rasulullah (s.a.v.) ve gönlü zengin, hayırda yarışan ashab-ı kiram tarafından karşılanıyordu. Dünyada, takat ve imkan nispetinde, Efendimiz ve ashabının yolu olan ehli sünnet çizgisini muhafaza ve müdafaa etmek gibi bir misyonu yüklenmek,elbette ki büyük ve ciddi sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Bir yandan bu sorumlulukları yerine getirmek, diğer taraftan da inandığımız bu dini, tahrife uğratanlara fırsat vermemek için gayret etmek gerekmektedir. Hep rızaya talib olmuşlar. Kimin ne bildiğinden çok, kim ne kadar,ne biliyorsa onunla Allahın rızasını aramışlar. Biz de Rabbimizin yüce rızasına talibiz. Neye gücümüz yetiyorsa, ne kadar yapabilirsek, o kadar gayret etmeliyiz. Bazen bir açı doyurarak, bazen bir yoksulu giydirerek, bazen canı sıkılan birine moral vererek, bazen bir hastayı tedavi ettirerek Rabbimizin rızasını kazanmayı umarız. Rıza ararken, bu gayretlerimizi bazen bir vakıf,bazen bir dernek, bazen bir Kur an Kursuyla birlikte hareket ederek Ama hep rızanın peşinde, her gün daha fazlasını yapmalıyım gayretinde olmalıyız. Her fırsat bir sorumluluktur. Rabbimiz bize verdiği fırsatlardan, bizleri sorumlu tutacaktır. Yürüme imkanı olanlara, nereye gittiğini soracaktır Rabbimiz. Aklı olanlara, emre itaat edip etmediğini soracaktır. Bize sahip olduğumuz her neyse onu, aklımızı, sağlığımızı, vaktimizi, dostlarımızı, bilgimizi, maddi zenginliğimizi fırsat olarak vermiştir. Şimdi bu fırsatları doğru değerlendirmek ve sorumluluklarımızı yerine getirmek durumundayız. Kuran eğitimi hizmetlerin en önde gelenidir. Ne mutlu bu eğitimin gerçekleşmesinde kendini sorumlu hissederek gereğini yapanlara Bir tarafta Ashab-ı Suffa,bir tarafta Kur an Kurslarımız Hedef aynı, misyon aynı Allah yolumuzu açık eyleye Rabbimizin bu yüce davayı tamamlaması için bize ihtiyacı yok, ancak bizim Rabbimizin rızasına ihtiyacımız var.. Ne mutlu Rabbimizin razı olduklarına. Ne mutlu Rabbimizin rızası için gayret gösterenlere, ömrünü, zamanını bu uğurda sarfedenlere. 11

12 En Değerli Sermaye: Hilal Küçük ayat isminin sahibi hayat vermek istedi ve insanı en güzel yaratılışla yarattı. Çamurdan süzülmüş öz; nutfe, alaka, iskelet ve etle kaplanan varlık aşamalarından geçerek başka bir yaratılışla insan haline geldi. Hayy isminin sahibi, insana ömür takdir etti. Anne karnındaki misafirliği, dünya misafirhanesine, oradan berzaha ve ahirete uzanacak serüvenin aktörüydü insan. Çocuk olmadan genç, genç olmadan ihtiyarlanmazdı. Bu da Yaratıcı nın insana koyduğu kanunuydu. Yasin suresi 68. ayette ise uzun ömrün sonunda yaratılışın tersine çevrildiği, gençlikteki gücün yaşlılıkta azaltılıp insanın tekrar en başa döndüğü ibret vesikası olarak sunulmaktaydı. Doğum ve ölüm arasındaki yaşam serüveninin çocukluktan sonraki ilk durağıydı gençlik. Bedenin sapasağlam, duyguların körpecik, kuvvetin yürekte ve bedende olduğu, çaresizliklerin ve öğrenilmişliklerin yerine yaşanışların ve cesaretin olduğu ömrün altın dem i. Mevlana, gençliği yapılmış, döşenip dayanmış, tavanı yüksek, dört duvarı sağlam, onarılmaya gereği bulunmayan bir eve benzetir. Henüz boyası dökülmemiş, tahtaları aşınmamış, çatısından su damlatmayan, sahibi için nimet olan bir ev. Sahibinin nimetin kadrini, ihtiyarlamadan önce gençliğinin kıymetini bilmesi gerektir. Zira gençlik insanın en değerli sermayesidir. Onu nerede, ne şekilde, kimlerle harcarsa hayat evi ona göre şekil alacaktır. Kaşlar aşağı düşmeden, gözler sulanıp kararma- GENÇLİK dan, Yaratan için gözyaşı akıtmalıdır. Eller buruşup titremeden, veren el olmanın kıymeti bilinmelidir. Kulaklar işitmez olmadan ezanlar, Kuranlar sem i isminin tecellisiyle işitilmelidir. Saçlar ağarmadan Allah adı kalbe ve dile düşürülmeli, günahlar onu terk etmeden, genç günahları terk edebilmelidir. Genç, gününü hakiki anlamda gün edebilmeli, takvimden eksilen her yaprakla bir günün daha ömründen ve gençliğinden gittiğinin bilincinde olabilmelidir. Adam sende gençliğini yaşa diyenlere inat, Yaratanın en çok hoşuna giden gencin ibadetidir diyen Rasul ünün yolunu takip ederek ömrünü ve gençliğini ibadetle yaşayabilmelidir. Gencin kendine örnek olacağı modelleri olmalıdır. Zira hayat yolunda tecrübesiz ancak cesurdur. Onu dizginleyip, sağlam bir yol üzere götürecek yardımcıları olmalıdır. Genç örnek alacağı şahsiyetleri hem geçmişinden hem de yaşadığı dönemden seçmelidir. Müslüman gencin en güzel örneği gençliği ve gençlerle iletişimi üsve-i hasene olan Kainatın efendisidir. Peygamberimiz hayatı boyunca gençlerin eğitimine ve onların topluma kazandırılmasına çok önem vererek gençlere birçok sorumluluklar yüklemekten çekinmemiş, onlara her zaman güvenip cesaret vermiştir. Gençler de peygamberlerini Mekke nin ihtiyarlarının çekinip imana yanaşmadıkları günlerde yalnız bırakmamışlardır. Peygamberimiz dini tebliğe başladığında etrafında toplananların çoğunluğu gençlerdi. Hz peygamber 12

13 Mekke den Medine ye hicret ederken genç bir delikanlı onun yatağında yatmış ve ölümle burun buruna gelmişti. O cesaret timsali Hz. Ali den başkası değildi. Habeşistan a hicret eden kafilenin başında yirmi beş yaşında, bir hükümdar karşısında isllamı müdafaa eden bir genç, Hz. Cafer vardı. Hz. Peygamberin kızları ve Hz. Ebubekr in kızları da davete ilk icap eden gençlerdendi. Asrı saadetin gençleriydi onlar peygamberimizden sonraki nesildi, sahabeydiler. Cesaretleri, yaşayışları ve peygamberimizin onlara güvenmesiyle gençlere örnektiler. Asrı saadetten öncelerde de birçok gencin örneği yüce kitapta anlatılmaktaydı. Kur an-ı Kerim bizlere mesel olarak genç peygamber İbrahim i, iffetinde numune Yusuf u ve gençlerin desteklediği Musa yı anlatır. Gençlerimizin duygularına hitap eden, utandırmadan yumuşak ve müsamahalı davranan hayat yolu tercümanlarıydı onlar. Gencin yol tercümanlarının yanı sıra hayatına yön ve gaye verecek idealleri ve hedefleri de olmalıdır. Çevreden gelecek olumsuz tesirlere kapılmamaları ve rotalarını şaşırmamaları için hedefleri doğrultusunda ilerleyip iradelerini kullanabilmelilerdir. Hayatın engebeleriyle karşılaştıklarında sabır ile iradeyi harmanlayıp Rabbe yönelenlerden olmalılardır. Kehf suresinde anlatılan Ashab-ı Kehf kıssası gençlerin imanına dikkat çekerek başlar. O yiğit gençler imanlarını muhafaza için sığındıkları mağarada Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla diye Rablerine sabır içinde sığınıp dua etmişlerdir. Rableri de onları yalnız bırakmayıp korumuş ve gözetmiştir. Hayat yolunun tecrübesiz ve cesur yolcusu! Hedeflerin sağlam, örneklerin şahsiyetli, sabır ve dua yol arkadaşın olsun ki Yaratan, kıyamet gününde gencin gençlikle imtihanında senin yüzünü ak etsin. Amin. Kaynak: Şefik Can- Mesnevi Şerhi, Şaban Karaköse-Etkili Din Öğretimi Sümeyye Tunç Çocuk Kalbi 18 karanlık bir adadan çekip beni buralara getiren bir yaşında bir genç kızım.. ve hamdolsun Rabbim e ki O nun yolundayım. Dönüp geriye baktığımda sanki şeyler var! Şimdi onları bulma, kavrama çabası içerisindeyim. Aslında bu çaba çok küçüklüğümden var olan bir merakla başladı. Hatırlıyorum da ne zaman kendimi, dünyayı, yıldızların gökyüzünde nasıl durduklarını hayal etsem sanki o karanlığın içine tekrar düşüyorum. Annem hep derdi ki: Kızım dua et ve sadece Allah tan iste! Peki neydi dua, neydi Allah!? O nu bana annem tanıttığı için şüphe duymuyordum. Annem, benim üzülmemi, kötülüğümü ister mi? Demek ki öğretmek istediği çok önemliydi. Ben annemi nasıl seviyorsam O nun sevdiğini de öyle sevmem gerekir. Kimi zaman dünyanın sevgi üzerine, kimi zamanda ayrılık üzerine yaratıldığını duydum. Ben beni yaratanı hiç görmedim ki! Acaba ilk ayrılığı biz daha kavuşmadan önce mi yaşadık ve tabi ilk muhabbeti? Hep görmeden ve tam bilmeden sevmedik mi bir şeyleri. Yanımızda (kalbimizde) olanları idrak etmeden hissetmedik mi yakınlığını bu kocaman sevginin altında korkuda vardı. İnsan sevdiğini incitmek ister mi hiç!!! Annem her zaman O nun sevgi ve merhametinin her şeyden büyük olduğunu anlatırdı. Her seferinde kalbimdeki sıcaklığı daha çok hissettim ve mutlu oldum. Karanlıkta yalnız kalmaktan korkarken O na sığınmayı, güvenmeyi yalnız olmadığımı öğrendim. En önemlisi O nun sevgisine ne kadar muhtaç olduğumu anladım. Muhtaçlığımı fark edip ne kadar da küçük olduğumu ve yüreğimdeki kocaman sevginin sesini duydum. Evet Rabbim!... Senin hakkında bildiğim tek şey uçsuz bucaksız güzelliklerin sahibi ve her zaman ne yaparsam yapayım beni gören ve duyan bir tane Allah sın. İşte bu yüzden ne zaman hata yaparsam utanırdım. O hatayı düzeltmek gereği duyardım kendimce. En çok istediğim şey; canım sıkıldığında derdimi anlattığımın bana cevap vermesiydi. Acaba çok mu kızmıştı bana ya da bir umut var mıydı yine! Sonra güvendiğimin sözleri olan Kur an ı öğrendim. Bu benim duama cevaptı galiba. Hiç kolay olmadı elbette ama zorluğu yaşamanın da ayrı bir güzelliği vardı ve sanki her zorlandığımda arkasından hiç anlayamadığım bir huzur hissediyordum. O huzur her şeye değerdi işte. Annemin sayesinde bir kursa başladım. Annemden ayrılmak bazen zor gelip ağladığım oluyordu. Ama beni sarıp sarmalayan şeyi bırakmak da imkansızdı. O günün üzerinden aylar geçti ve Rabbim bana bir emanetini verdi. Rabbim e ne kadar şükretsem azdır. Hafızlık neydi bilmezken hafız oldum. Hafızlık Rabbim in bana en büyük lütfu en kıymetli emanetidir. Benim görevim ise bu emanete hakkıyla sahip çıkmak. Rabbim tam manasıyla yaşayanlardan eylesin inşallah. 13

14 Ahmet Ziylan İyi Bir Anne, İyi Bir Eğitimci demektir Günlerden bir gün annem çocuklarını başına topladı. Babanızın maddi durumu kötüleşti. Hep birlik olarak babanıza yardımcı olacağız diyerek nasihat etti. Herkes kendine düşeni yapacaktı. Kazancımız, her şey babamız içindi. Babamda evin masraflarını görecek stresten kurtulacaktı. Annem ilk iş olarak israfa dikkat edip masrafları azaltacağımızı söyledi. Evde helalinden ne yapabilir araştırmasına başladık. Fason Masura sarma, fason fıstık kırma ve yeni açılan otellerin evde yorganlarını yapma gibi birçok işi yapıyorduk. Ev sanki bir atölye olmuştu. Okula 14

15 giden, okuldan geldiğinde hemen işin başına oturuyordu. Evdekiler devamlı, annem hep başımızda gayretle çalışıyordu. Babam bir gün; ailece çalışıyoruz hepimiz bir adamın kazandığı kadar bile kazanamıyoruz diyordu. Zaten yüksek kazanç olsa işi bize vermezlerdi. Onun için birbirimize muhabbet, merhamet, itaat, fedakarlığı annemiz öğretmiş. Bu çalışmamıza Cenabı Allah (c.c) bereketini verdi. Yaptığımız işi hem güzel, hem dürüst yapıyorduk. Aramızda kibir, gurur, benlik ve tembellik yapan yoktu. Başkalarının aleyhinde konuşmak, yalan söylemek olmazdı. Bunları bize annemiz öğretmiş, eğitmişti. Biz annemizi örnek alıyorduk. Ağzından kötü kelime çıkmazdı. Beddua ve küfür hiç duymadık. Annemin en kötü sözü kızdığı zaman deli duman derdi. Bizlere hitap ettiğinde oğlum diyince güzel oğlum, güzel kızım ve tatlı gelinim gibi sözcükler kullanırdı. Herkesi sever ve kendini de sevdirirdi. Bir gün dedim ki; Ana herkesi seviyorsun, gelin ile kaynananın arası pek olmaz gelinini de seviyor musun? Tabi ki seviyorum kızımdan hiç farkları yok dedi ve ekledi: -Ben kayın validemi de severdim ve 30 sene beraber oturduk. 30 sene gelinimle hiç birbirimizi kırmadık demişti. Bunun üzerine pekâlâ, ana hiç sevmediğin kimse var mı diyince biraz düşündü ve yok oğlum aklıma gelmiyor dedi. Herkes bu kadar iyi miydi ve hiç kötüsü yok muydu? Annem ilk önce suçu kendinde arar ve kimseyi kırmamaya dikkat ederdi. Bu hal ile toplu çalışana Allah (c.c) yardım ediyor. Aradan sene geçti. O kardeşlerimizle hala sevgi muhabbetlerimiz devam ediyor. Birliğimizi ve beraberliğimizi koruyoruz. Allah (c.c.) sonraları karlı işler verdi. Durumumuz iyileşti. Yanımızda bir hayli çalışanımız var. Ortaklarımız oldu. Elhamdülillah hiç biri ile kötü olmadık. Hasmımız olmadı. Herkese kin nefret haset edeceğimize önderimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) gibi dua ediyoruz. Annemizin, babamızın bize dua ettiği, kalkınmanın huzurun sırrı da burada olsa gerek onun için Anne ve babalarınızın duasını alın, bunlar annemizin fedakâr, çalışkan dürüst ilk eğitimci olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Böyle olunca ALLAH (c.c) bereket veriyor. Atalarımız yuvayı dişi kuş yapar demiş. Peygamberimizde cennet Anaların ayağı altında demiştir sene önce bir iş yeri komşumuz vardı. İyi insandı ama biraz taşkın, birazda şaşkındı. Namaz kılmaz, içki falanda alırdı. Geçen gün oğlu ile karşılaştık. Bana sahip çıktı. Nasılsın Ahmet Amca, hal hatır sorunca bende baban nasıl, sağ mı, eski haline devam ediyor mu diyince; yok hacı amca babam Hacca gitti şimdi beş vakit namazında çok iyi oldu. Rahatladı iyi diyince; onu annen mi yola getirdi dedim. Nerden bildin dedi. Bende hep anneler beyleri doğru yola sokuyor da ondan tahmin ettim dedim. Bir başka hatıra; dış ülkeye seyahat ediyoruz. Uçaktayız yanımızda Merhum Sakıp Sabacı var. Uçak havada Sakıp Bey sıra sıra dolaşıyor. Hal hatır soruyor ve espri yapıyor. Sevimli bir âlicenaplık sergiliyor. Benim oturduğum sıraya gelince ve Sakıp Bey espri yapınca bende bir espri olsun diye Sakıp Ağa bu sevimliliğin ve âlicenaplığın anadan mı, babadan mı sirayet etti deyince; Hem Anadan, hem babadan, amma ille de anamdan, ille de anamdan cevabını verdi. Onun için bütün Anneler çok kıymetlidir. ALLAH (c.c) bütün kızlarımıza ve annelere iyi anne olmayı nasip etsin. ÂMİN 15

16 âileyuvası Cenâb-ı Hakk vahdâniyyeti kendisine münhasır kılmış, bütün mahlûkâtı çift olarak halketmiştir. Aralarına da cezb ve incizâb kanunu koyarak maddî ve mânevî kemâli, birbirleriyle bütünleşmelerine bağlamıştır. Hiç şüphesizdir ki, eşref-i mahlûkât olan insanda fıtrî muhabbet temâyülü, ilâhî aşka yükselmenin ilk kademesini teşkîl eder. Bu itibarla Allâh Teâlâ, vermiş olduğu bu ulvî mertebenin muhâfaza edilmesi ve insan neslinin temiz ve mübârek bir şekilde devamı için âile hayatını zarûrî kılmış ve nikâhı emretmiştir. Nikâh, kadın için, kadınlık duygu, istîdâd ve meziyetlerinin karşı cinsine tahsîs edilmesidir. Bu da hanımın, hanımlık vakar ve haysiyetinin muhafazasıdır. Erkek içinse nikâh, onu nefsin kötü âkıbetine dûçâr olmaktan kurtaran ve şerefli bir âile hayatı yaşatan mecrâdır. Nikâh, rûhun sükûn ve huzûru yanında bedenin nizâmına da vücûd veren yegâne müessirdir. Ahlâkın güzelliği onun sayesindedir. Âile seâdeti, toplumun refah ve terakkîsi, yine nikâhla gerçekleşir. Kadın, kucağına aldığı yavru ile merhamet ve şefkat duygularının inkişâfına mazhar olur. Bir mürebbiyelik imtihanı yaşar. Erkek ise, mes ûliyet duygusunun gelişip kuvvetlenmesi yanında âile reisi sıfatıyla olgunluk basamaklarını tırmanmaya başlar. Çünkü âile, millî bünye içinde en küçük, fakat en temel idârî bir ünitedir. Mü minin, takvâsından sonra en kıymetli varlığı, sâliha bir hanıma sahip olmasıdır. Sâliha kadın, seâdet bahçelerinin en kıymetli tezyînâtıdır. Milletler, âilenin sağlamlığı ile terakkî eder. İnsanların bir erkek ve dişiden yaratılması gerçeğine mebnî olarak kurulan âile çatısındaki hikmetler, Allâh ın pek yüce âyetlerindendir. İdrâk sahipleri için nikâhdaki ibretler hakkında âyet-i celîlede şöyle buyurulur: Kaynaşmanız için size kendi (cinsi) nizden eşler yaratıp aranızda muhabbet ve merhamet te sîs etmesi O nun âyetlerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen zümre için muhakkak ki ibretler vardır.. (er-rûm, 21) Bu âyet-i kerîme, birtakım hikmetleriyle birlikte izdivaçtaki en büyük gâyeyi göstermektedir: Allâh yolunda muhabbet ve merhamet sâhibi olmak... Bunun içindir ki Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, kendisiyle evlenilecek bir hanımın vasıfları ve tercih sebebi husûsunda: Kadın dört şey, yâni malı, güzelliği, soy-sopu ve dîndeki kemâli için nikâhlanır. Siz dîndar olanını tercih ediniz ki, elleriniz hayır görsün!.. buyurmuşlardır. Diğer bir hadîs-i şerîfde: Kişinin yüceliği dîninde, mürüvvet ve şerefi aklında, soy-sop güzelliği de (nikâhla korunan) ahlâkında gizlidir. buyurulur. Cemiyet ahlâkını muhâfazada en müessir âmil, nikâh olduğu için Allâh Rasûlü -sallhallâhü aleyhi ve sellem-, onun zorlaştırılmaması husûsunda ümmetini îkâz ederek: Nikâhın hayırlısı, külfetsiz olandır. buyururlar. Diğer taraftan âile yuvasının kurulması yolunda yapılan merasimlerde gâyet mütevâzî davranmak ve israftan kaçınmak zarûrîdir. Ayrıca gayr-i şer î birtakım yanlış hareketler ve âdetlerle bu mübârek teşebbüse kötü bir başlangıç yapmak da, hüsrân kapısını aralamaktır. Ancak yüce şerîat hükümlerine bağlı ve ahlâk kâidelerine uygun nikâh meclisleri, 16

17 mübârektir ve duâların makbûl olduğu mekânlardan biridir. Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyururlar: Evleniniz, boşanmayınız!.. Zîrâ boşanma dolayısıyla arş titrer... Âile seâdeti, iki tarafın karşılıklı haklarını iyi kullanmasına bağlıdır. Âile reisi erkekdir. Âile riyâsetini düzgün yürütmek daha ziyâde erkeğe bağlıdır. Âyette: Erkekler, kadınlar üzerinde idârecidirler. (en-nisâ, 34) buyurulmaktadır. Âile reisliğinin erkeğe verilmesi, kadınların aşırı hissîliğinden dolayıdır. Husûsiyle neslin korunması, ancak şefkat duyguları ile mümkündür. Bu üstünlük zulüm ve tahakküm için değil, âile nizâmını sağlamak ve izdivaç hayatını korumak içindir. Kadın da ev içine âid husûslarda âmirdir. Kişinin yüceliği dîninde, mürüvvet ve şerefi aklında, soysop güzelliği de (nikâhla korunan) ahlâkında gizlidir. buyurulur. Erkeğin; nafaka, mesken, muhârebe, namazda imamlık, hükümdarlık gibi mükellefiyetleri üzerine alması, onun, itâatın kutbu olduğunu göstermektedir. Bu hâl, kadınlardan peygamber gelmemesinin en mühim delillerindendir. Önce Âdem -aleyhisselâm- ın yaratılması, sonra Havvâ vâlidemizin bir filiz gibi ondan neş et etmesi, erkeğin öncülüğünü gösteren açık bir hakîkattir. Hazret-i Âdem in sol kaburga kemiğinden yaratılan Hazret-i Havvâ nın, tek candan kopan ikinci bir parça olduğu gerçeği, aynı zamanda kadın ile erkeğin, yakınlık ve kaynaşmasına en güzel bir îzâhdır. Zîrâ bütün mahlûkâtın var oluş sebeplerinin temel sâiklerinden biri de: Ben bir gizli hazîne idim. Mârifetime muhabbet ettim de mahlûkâtı yarattım. hadîs-i kudsîsinde beyân buyurulduğu üzere muhabbettir. Bu da ilâhî aşka bir merhaledir. Zîrâ ilâhî aşk, varlığın sebebi olduğu gibi aynı zamanda gâyesidir de. Bunun için ilâhî aşka bir basamak olan sevme meyli, bütün canlılara ve hassaten insana fıtrî olarak verilmiştir. Lâkin bu fıtrî temâyülün gerçekleşmesi, muayyen bir mecrâda olmalıdır. İşte bu mecrâ, nikâhdır. Bunun içindir ki İslâm âile hayatının temeli, muhabbet, ahlâk, fazîlet, dînî metânet, hüsn-i muâmele, merhamet, sadakât, sabır, mukâvemet ve sulh u selâmet gibi mânevî cevherlerle tezyîn olunmuştur. Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- ve Hazret-i Havvâ vâlidemizle cennette başlayan âile hayatı, Allâh ın takdîr ettiği izdivaç kanunu ile âdemoğullarına intikâl etmiş, İslâm dîni ile ebedîleşmiştir. Gerçekten İslâm dîni, koyduğu kâidelerle âile hayatına cennet huzûru ve dâimî bir baharın rahmet semâsı olmuştur. Bu seâdete nâil olabilmek için, nikâh ve izdivaç kanunu ile birer Âdem ve Havvâ manzarası sergilemek, onlar gibi Allâh muhabbeti ve takvâ yolunda kaynaşan âdetâ tek can ve tek nabız hâline gelebilmek zarûrîdir. Âile seâdetinin te sîsi husûsunda âyet-i celîlelerdeki ittekû ifâdelerinin ihtivâ ettiği takvâ pınarından nasîb alabilmek çok mühimdir. Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz, kadın hakları husûsunda vedâ hutbesinin bir bölümünde şöyle buyurmaktadır: Ey İnsanlar! Kadınların haklarına riâyet ediniz! Onlara şefkat ve sevgi ile muâmele ediniz! Onlar hakkında Allâh dan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allâh emâneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allâh adına söz vererek helâl edindiniz! Hanımların, ev tanzîmi ve sâlih bir nesil yetiştirmek yolunda evladlarının ahlâkî yapıları ile meşgûl olmak yerine, hanımlıklarına, müstesnâ fıtratlarına zıd işlere yönlendirilmeleri, mantık, iz ân ve îmâna sığmaz. Çünkü âiledeki huzûr ve seâdet, kadındaki ve erkekteki istîdadların yerli yerince kullanılması ve korunmasıyla elde edilebilir. Kadınlığın kemâli, Allâh ın verdiği güzel kâbiliyetleri muhâfaza ile tahakkuk eder. Şâyet kadın, husûsiyetlerini ilâhî ta yine ters bir sûrette yönlendirir ve kendi hakîkatine vedâ ederse, kıymetini mahveder; huzûrsuz ve bedbaht olur. Âile ocağını kurutur. Böylece toplum hayâtı çoraklaşır. Çağımızda kadınlarla erkekler arasında sun î bir eşitlik yarışı 17

18 Hanımların, ev tanzîmi ve sâlih bir nesil yetiştirmek yolunda evladlarının ahlâkî yapıları ile meşgûl olmak yerine, hanımlıklarına, müstesnâ fıtratlarına zıd işlere yönlendirilmeleri, mantık, iz ân ve îmâna sığmaz. Çünkü âiledeki huzûr ve seâdet, kadındaki ve erkekteki istîdadların yerli yerince kullanılması ve korunmasıyla elde edilebilir. başlatılmıştır. Yaratılıştaki husûsiyetlere zıd olan bu yarış, hanımlık ve annelik meziyetlerini za fa uğratmakta ve âileyi yaralamaktadır. Diğer taraftan zamanımızdaki çocuk aldırma hâdiseleri, câhiliyye devrindeki kız çocuklarını diri diri gömmenin modernleşmiş bir şekli olup asrın cinâyetidir. Çocuk istememek; ilâhî lutfa nankörlük, nikâhın ciddî gâyesine aykırılık, rûhânî, ictimâî, ahlâkî kıymet ve lezzetlere karşı duygusuzluktur. Gerçek şudur ki, Cenâb-ı Hakk, her varlığı ve o varlığın her cüz ünü bir maksad için yaratmış ve o maksadla yaratılış gâyesini gerçekleştirmeye müsâit bir biyolojik ve psikolojik yapı lutfetmiştir. İşte bu realite sebebi ile İslâm, yaratılış husûsiyetindeki gerçeği esas alıp beşeri ona göre istikâmetlendirmiş, kadınlık ve erkeklik istîdadlarını, gerektiği şekilde yönlendirmiştir.nitekim Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, cihan kadınlarının zirvesinde bulunan kızı Hazret-i Fâtıma ya bütün ev işlerini düzenlemesini, Hazret-i Alî -radıyallâhü anh- a da dış işleri tanzîm etmesini emir buyurmuş, böylece bir âilede olması gereken iş bölümünü fıtrî husûsiyetler çerçevesinde te sîs etmişti. Ancak mübârek kızı Hazret-i Fâtıma, ev işlerinin çokluğu, buna mukâbil bedeninin zayıflığı ve evladlarının küçük olması dolayısıyla birgün kendisine gelip yardımcı istedi. O rahmet ve merhamet Peygamberi -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, mübârek kızının bu isteğini hoş görmeyip kabûl etmedi. Bizzat Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellemtarafından, hem de iki gözünün nûru mübârek kızı üzerinde bütün ümmete sergilediği bu misâl, çok ibretlidir. Bu hakîkat istikametinde bilmelidir ki, hanımların ev işleri ve neslin eğitimi ile bizzat meşgûl olmaları, onların şerefini müstesnâ bir şekilde artırır. Âilede seâdetin sağlanması hiç şüphe yok ki, iyi bir babanın olgun idâresine dayanır. Lâkin bir babadan, gücünün ve kazancının üstünde bir şeyler beklemek, ana ve çocuklar için hak değildir. Erkeğin vazîfesi, israfa sapmamak ve luzûmundan aşağı düşmemek şartı ile ortalama bir gıdâ ve geçim te mîn etmektir. Erkek zengin dahî olsa, isrâftan korunmakla mükelleftir. Zîrâ mülk, Allâh a âid olduğu için insana sadece bir emanet olarak verilmiştir. İnsan bu şuûr içinde hareket etmezse, israfın ağır mes ûliyyetini yüklenmiş olur. Burada insan karnının, bir tehlike kazanı olduğunu unutmamak gerekir. Onun infilâkı, maddî ve mânevî helâktir. Şefkat ve merhamet, en güzel bir şekilde anaların gönlünde yerini bulur. İnsandaki analık hususiyyeti, hiçbir mahlukâtın analık mefhumuyla mukâyese edilemeyecek derecede üstündür. Çünkü insan yavrusunun yalnız fizikî varlığına değil, aynı zamanda ruhuna sunulacak ilk gıdâ da, anada tezâhür eder. O ana ki, kâinâtın Rabbine en yakın olmak istîdâdıyla mücehhez olan insanı doğurmaktadır. Peygamberlerden en âciz ferdlere kadar beşer olan her varlık, hem fizikî, hem de mânevî olarak ilk gıdâsını anadan alır. Analar, yaratıcının ilâhî merhametinden en fazla nasîb almış varlıklardır. Hâsılı evlilik, İslâm ın, üzerinde çok hassas bir şekilde durduğu maddî ve mânevî iki yönlü ulvî bir müessesedir. Dolayısıyla bu ulvî müessesenin te sîsi husûsunda son derece ciddiyet ve dikkat sahibi olmak zarûrîdir. Aksi halde izdivacı basit bir beraberlikten ibaret zannederek oluşturulan âile yuvaları, arş-ı âlâyı titreten hâdiseler olarak ifâde edilen yersiz boşanmalarla neticelenmektedir Eylul, Sayı: 151, Sayfa: 20 18

19 Betül Önal Haydi O Zaman Gecenin seherinde arşa uzanan dualarımın arasında isim isim zikrederken sevdiklerimi. Ve düşüncelerim an an hülasa etti sevgi nedir? Damla damla döküldü sözler kalemimin ucundan. Peki nedir bu sevgi? Nedir sevmek bileniniz var mı? Bir ağlayan nazlı bebek, ya da mışıl mışıl uyuyan tatlı bir melektir sevmek! Bir göz bebeği. Nurun âla nur sırrına gizlenmiş. Ahenkli bir ışıktır parlayan. Öyle ki gözleri kamaştıran, Can dır sevmek. Bir noktayla giriş yapıp koca bir ömrü üç noktaya hapsetmektir. Fefirru ilallah emriyle giriş yapıp Vasıl-ı İlallah ta son bulmaktır. Söylenebilenlerin yanında daha söylenemeyen pek çok tecellinin hâl lisanıdır. Sızıdır gönlünde sakladığın ilahi rızanın makamına layık sevgiler için köprüdür. Vuslata basamak, Rahmet e aksetmiş bir parça. Üfürdüğü mübarek ruhun merhamet tecellisi. Gönüllerin fethidir sevmek! İstanbul un Fethi misali. Nice beyhude yakarışların doluluğu! Yoklukta sığındığın en ulvî basamak. Varlık kaftanını çıkarıp, hiçlik gömleğini giydirmektir. Silbaştan başlamak hayata. Hayatının en Taif zamanında teselli. Belki de hüzündür. Fani alemde Rahman dan gelen. En derûni sükuttur boğazına düğümlenen. Her şeyi içinde yaşamaya yemin ettiren! İçine içine doldurduğun derin bir nefestir. İncitmemekle nefes alan incinmemekle veren bir zaman diliminde hayat bulmaktır. Sürurun en zirve makamıdır. Hüznünü bağrında büyüten bir anne gibi. Özlemdir. Her saniye. Her gecenin Rahmetinde içten içe sessiz. Issız bir ağıt!. Bir kağıt ve bir kalemin iz düşümüdür günün derinliklerine. Kelam dır sevgi. Harfe, zamana, sese bürünmüş bir ikra lafzıyla gönüllere hitaptır!. Neyzenin nefesinden çıkan bir Şems-ü Mevlana dır yerine göre. Kimi içinse bir ukbâ dır. Derya içinde bir ummân! Dilin lafza dökmeye kudret getiremediği. Kelimelerin mecalini yitirdiği. Bir çift gözün devreye girdiği an dır. İmalara sıkıştırılmış en güzel kıssa dır. Ahsen-ü l kasas, Sebeb-i Aşk Yedikçe acıktığın bir aş!. Doyamadığın, yedikçe acıktığın. Tıpkı Hallâc-ı Mansur gibi Enel Hakk düsturunca Bir istiridyenin incisine duyduğu muhabbet. Ya da incinin ta kendisiydi belki de. Bir gün ayrılmaya boyun eğmiş zerâfet timsali. Ahûzar dır. Her damlayı yanaklarından süzüp gönlüne akıtan. Günbegün doğan güneş. O Aşktır ki nefes alırken ateşinin şiddetinden ağzından ciğer kokuları getirir. Sevmeye istidadı olmayana soyuttur Aşk! O kadar somut ki aslında görebilen, duyabilen gönüllere. Zaman zaman kıyıya vurur, hırçın dalgalarıyla engel olamazsın! Gün gelir durgun suyun üzerinde hafif bir meltemle dans eden yakamozlardır ki izlemeye doyamazsın. Hikmettir! Görünenin çok ötesinde, idrak ötesinde. İki kapak arasında toplanmış cümlelerin fısıldadığı bir sırdır, en merak edilen Ne var ki bu sırdır Hurufu mukattâa misali. Madem ki gidiş o na.. Fefirru ilallah! Koşun O na Haydi Allah a kaçın. Kaçışınız o na olsun. Zaten davette O ndan Ve ileyye l mesir yine de dönüp dolaşıp bana gel! Benim kapıma. Bu davete icabet vacip olmuş artık üzerimize. Madem öyle; aşk ı başka vefasızlarda arama En merhametliyi, merhametsizce, merhametsizlere; Tercih etme! Haydi o zaman bu mübarek bekleyiş e acizane icabete. 19

20 Esra Kabakoğlu Dertle mek Kendisine bildirilenlerle gözünde yaş eksik olmayan şefkat ve merhamet menbaına; Rahman ın ilminde gizli ve aşikar olanların sayısınca salat-ü selam olsun.. Hayatımda çok kişinin olmasının hiç bir anlamı kalmıyor Birisinin olmayışından dolayı. Oysa ki O nunla olan beraberliğimiz ruhlar aleminde başlamıştı. Bu yüzdendir O nu hiç göremesem ve bilemesem de O na duyduğum muhabbet. Bir geçmişimiz, önceden tatmışlığımız var o ulvi tadı; herkes gibi. Şimdi de başını taştan taşa vurup bütün varlığını sevdalısına doğru akıtan su misali binlerce noksan ile de olsa yollardayım. Biliyorum; yeri gelecek çaresiz bir pervane bazen de gözü kara bir divane olmam gerekecek. Ama kararlıyım.. El öpmeye, yüz sürmeye gidiyorum ötelere.. Memleketimin tepelerinde kutlu bir şafakla birlikte yeniden doğmaya gidiyorum.. Bir güzel uğruna nefsimin dağını taşını fersah fersah aşmaya gidiyorum.. Yar ve yarenlerle birlikte aynı sofraya oturabilmek için yüreğimi yakıp yıkmaya gidiyorum.. Gül yüzlü bir tabibin elleriyle iyileşebilmek için Eyyüb ün dertleriyle dertlenmeye gidiyorum.. Beni yolsuz ve yoldaşsız koyma Rabbim.. Ey içi cemalullah ile dolu gözleriyle baharlar büyüten sevgili! Sensizlik ki gönüllerin ecelidir.. Sen ki kıyamet kargaşasında ki ruhların can serinliği.. Ben ki güneşe fırlatılsa bile tekrar tutuşması imkansız bir yüreğe hizmetçilik yapmaktayım. Buzdan denizlerde yüzer kendinden bihaber. Bir kibrit çöpünün çıkaklığına bile bilsen ne kadar muhtacım efendim.. Ebubekirce sesleniyorum şimdi sana efendim.. Dostun olamasam da dostunun yüreğiyle yalvarıyorum. Sana yine senin gönül inleyişinle, senin de sevdiğine olan özleminle sesleniyorum. Gel diye sevgili.. Artık yolların bağını kaldır diye gurbetin sarp koylarından. Hasretin sızı sızı akıyor içime,boğuluyorum kıymetlim Varlığımın her zerresine işledi Medine kokulu hasretin, hurma kütüğünün iniltisi var içimde sevgili. Sen yoksun ya kıymetlim; ıslak bir şehrin kurumuş damlası gibiyim, hiç bir hükmüm kalmadı yarınlara karşı. Açım,susuzum. Doyur beni o ulvi kokuna. O nurdan çehreni damla damla içir yüreğime. Kırıldı kolum kanadım, çaresizim. Çırpınıyorum sevdanın asude kubbelerinin altında. Saatler hüzünlere bölündü, burada zaman durdu artık kıymetlim. Ah bir olsaydım.. Olsaydım da sen Sevr mağarasındayken o ankebutun ağında ki bir toz tanesi olsaydım. Senin gölgene sıkışıp ruhunda kaybolmak için.. Sana öldü diyenin boynuna Ömer gibi kılıcımı sallarım şimdi efendim. Senin dünya semasında ki nefeslerin yeni doğmuş bir bebeğinkinden bile daha tazedir. Senin varlığın aynalarda boy gösterenlerden dahi daha gerçektir. Sen tek başına bile bütün canlılardan daha fazlasın. Sevdana gecikmişliğimizden dolayıdır kalplerimizin tembelliği. Unutuyoruz hep.. Sen ki ismi anıldığı yere gelensin efendim. Kabahat seni göremeyip başkalarında kör olan gözlerimizdedir.. Sana yollar değil, sana mesafeler değil; sana günahlarla kararmış yürekler engel değil mi efendim? Onları aşamadığından bir türlü birleşemiyor zamanlarımız. Kim bilir, belki de çok üzgünsündür şimdi. Senin özledim deyip de yaşlara boğulduğun kardeşlerin seni unutup da kimleri kendilerine yar edindiler? Kimler için kirlettiler çeyizlik, ipek kumaşlarını kalplerinin? Bizim yüzümüzden yine ağlamaklı olma sakın efendim. Kaldır artık o mübarek alnını secdeden. Akıttığın her gözyaşı damlasıyla evren matem içinde boğulmaz 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü:

Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü: Yenişimdir Sözü Girişimdir Yönü İnsandır Özü: Hoşgörü ile Yenişim ve Girişim Yaklaşımları Halil Kulluk Yönetim Kurulu Başkanı İntekno Şirketler Topluluğu Selçuk Üniversitesi - 16 Aralık 2013 Yeniliğe Doğru

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Kadın - Erkek Algısı I (Gelenekten ve Yanlış Din Algısından Kaynaklı) Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kadın erkeğin hizmetine verilmiştir. Erkek,

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Yüce Allah tan korkmak her insanın görevidir. Allah ın korkusu kendisini birçok hayra varis kılacaktır. Aslolan şudur ki, hayırlı insan Yüce Allah ın söylediğine göre

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

Şeytan Der ki Ey İnsan!..

Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Şeytan Der ki Ey İnsan!.. Dengenin engelidir, şeytanların çengeli, Eûzu besmeledir, çengellerin engeli. KUR ÂN DİYOR Kİ! (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: Şüphesiz Allah size gerçek

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

- Kurslara, seminerler katılın, farklı mekanlar keşfedin. Kendiniz için bir şeyler yapın. Böylelikle eşinize anlatacağınız farklı şeyler olacaktır.

- Kurslara, seminerler katılın, farklı mekanlar keşfedin. Kendiniz için bir şeyler yapın. Böylelikle eşinize anlatacağınız farklı şeyler olacaktır. Lilay Koradan www.gencgelisim.com - Bir ara sinemaya ya da tiyatroya gidelim mi? demek yerine, iki kişilik bilet alın. Ona Sürpriz, yarın akşam sinemaya gidiyoruz dediğiniz zaman sizinle gelecektir. -

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir?

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir? İlim dünyasına kırkın üzerinde kıymetli eser kazandıran değerli hocamız Ümit Şimşek Bey ile Müslümanların para ile ilişkisini ve dinin zenginliğe bakışını konuştuk. Türkiye nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı