Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1

2

3 HKMO Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi M. Tevfik Özlüdemir Yazý Ýþleri Sorumlusu M. Uður Giriþken Yayýn Editörü Kerem Halýcýoðlu Adres 19 Mayýs Mahallesi Samanyolu Sok. Onur Apt. No:106 Kat: Þiþli - Ýstanbul Tel: / Faks: web: Tasarým Yayýn Kurulu Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þubesi Yayýnýdýr. Ýki Ayda bir yayýnlanýr. Süreli Yerel Yayýndýr.Ücretsizdir. Marmara Bölgesi / Þubat 2012 Basým Ezgi Matbaacýlýk Sanayi Cad. Altay Sok. No:14 Çobançeþme/Ýstanbul Tlf: Bültene Yazý Gönderenlerin Dikkatine Yayýn Kuruluna göndermek istediðiniz yazýlarýnýzý adresine gönderebilirsiniz. Gönderilen yazýlarýn hukuki sorumluluðu yazarýna aittir. Gönderilen yazýlar baský tekniðine uygun olmalý, resimler net olmalýdýr. Yayýnlanan yazýlar kaynak gösterilmek koþuluyla baþka yayýn organlarýnda yayýnlanabilir. Yazýlar yayýnlansýn ya da yayýnlanmasýn yazarýna iade edilmez. editörden editörden Þubemiz 22. Çalýþma Dönemine girerken, geride býraktýðýmýz dönem içerisinde sizlere gerek e-bültenler gerekse þube bültenlerimiz aracýlýðýyla haberler ve görüþler aktardýk. 21. ve 22. Çalýþma döneminin bir bileþimi olan elinizdeki son bültenimizde ise yine bir dosya konusu ile dergimizi hazýrladýk. Ekim ayýnda meydana gelen büyük Van depremi ülke gündemimizde gerek bölgede yaþayan insanlarýmýzýn karþý karþýya kaldýklarý zorlu koþullarý gerekse böylesi bir afet ortamýnda çözülmesi gereken koordinasyon sorunlarýný gündemimize taþýdý. Deprem ayrýca 1999 Ýzmit depreminden günümüze kadar geçen zamanda devletin yetkili kurumlarýnýn böylesi afet durumlarýna ne kadar hazýrlýksýz yakalandýðýný bizlere gösterdi. Büyük Ýzmit depreminin ardýndan geçici vergi olarak toplanan deprem vergilerinin mevcut hükümet tarafýndan kalýcý hale getirilerek afet çalýþmalarý dýþýnda alanlara aktarýldýðýný bizzat maliye bakanýndan öðrendik. Gerçekleþen son depremlerle büyük bir bölümü birinci derece deprem bölgesi olarak nitelendirilen ülkemizde afet politikalarýnýn siyasette belirgin bir alan kaplamadýðýný acý bir þekilde bir kez daha görmüþ olduk. Van ve çevresinde halen hayat normale dönmüþ deðil. Depremin ardýndan üç aydan fazla bir zaman geçmiþ olmasýna raðmen bölge insanýnýn büyük bir bölümü zorlu kýþ koþullarýný çadýrlarda geçirmek zorunda kalýyor. Deprem sonrasý kent merkezleri ve köylerde bulunan pek çok yapýda ise hasar tespit çalýþmalarý ve yardýmlar konusunda hala bölge halkýnýn sorunlarý çözüm bekliyor. Deprem zararlarýnýn azaltýlmasý, kentlerimizdeki yapý stoklarýnýn belirlenerek olasý depremlere karþý yapýsal ve yapýsal olmayan önlemlerin örgütlenmesi, deprem öncesi, aný ve sonrasý çalýþmalarý kapsayacak bütüncül bir planýn oluþturulmasý gerekliliði tartýþmasýz bir þekilde yeniden ortaya çýktý. Meslek alanýmýzda afetler konusunda gerçekleþtirilen baðýmsýz bilimsel çalýþmalarýn ortaklaþtýrýlmasýnýn yöntemlerinin de belirlenmesi gerekiyor. Tüm bunlarýn yanýnda Ýstanbul baþta olmak üzere pek çok kent merkezinde yoksul halkýn yaþam alanlarý deprem tehlikesi ileri sürülerek kentsel dönüþüm adý altýnda varlýklý insanlara transfer ediliyor. Afete yönelik politikalar kentlerimizdeki toplumsal dinamikler de düþünülerek ele alýnmalý ve yerinde kentsel dönüþüm uygulamalarý gerçekleþtirilmelidir. Ülke gündemimize paralel olarak biz de bu sayýmýzýn dosya konusunu deprem olarak belirledik. Dosya konumuz içerisinde afet kavramý ve terminolojisi, afetler söz konusu olduðunda mesleðimizin sürece katkýlarý, afet ve risk yönetimi konularýnda görüþler yayýnlýyoruz. Bültenimizde ayrýca HKMO Tarihine Iþýk Tutanlar Söyleþi Dizisi kapsamýnda Sayýn Prof. Dr. Ahmet Yaþayan ve Sayýn Prof. Dr. Onur Gürkan ile üyelerimiz bir araya gelme fýrsatý buldu. Bu söyleþilerin metinlerini bültenimiz içerisinde bulabilirsiniz Ocak 2012 tarihlerinde gerçekleþtirilen olaðan Genel Kurul ve seçimlerin mesleðimiz ve ülkemiz açýsýndan sonuçlarýnýn olumlu olmasýný diler ve tüm meslektaþlarýmýzý bu demokratik sürecin bir parçasý olmaya çaðýrdýðýmýzý bir kez daha ifade ederiz. Yeni çalýþma döneminde bültenimizde dosya konusu olarak tartýþmaya açmak istediðiniz konularý þubemize e- posta aracýlýðýyla bildirebilirsiniz. Beraber üretmek ve paylaþmak dileðiyle. Kerem Halýcýoðlu

4 içindekiler 3 Baþyazý 4 Deniz Baþ Benimle Eðlenir mi Dersim? Ya da hiç özür diler mi adamsýz hava taþýtlarý? 6 Erol Köktürk Topraklarýn Sömürülmemesi Umudu 9 Doða Demirtaþ Küreselleþmenin Etkisindeki istanbul ve Çýlgýn Proje 11 TMMOB Ýstanbul ÝKK 12 HKMO Tarihine Iþýk Tutanlar Prof. Dr. Onur Gürkan ile Söyleþi (12 Nisan 2011) 55 Kemal Akbulut Kaybetmek Kulubü 57 H.Ali Kanýtürk Resim Sergisi 58 Basýn Açýklamalarý 67 Þube Güncesi 68 Tarihi ve Güncel Haritalarýmýz Sergisi YTÜ nün Türk Haritacýlýðýna Katkýlarý Paneli 69 Temsilciler Toplantýsý 70 Bölge Toplantýlarý Dosya: Deprem 26 Fatih Poyraz GPS Tekniði Ýle Tektonik Hareketlerin Belirlenmesi 28 Levent Uzunçýbuk Afet ve Risk Yönetimi Ýle Ýlgili Kavramlar ve Terimler 37 Kemal Özgür Hastaoðlu Heyelanlarýn Jeodezik Yöntemler Ýle Ýzlenmesi 39 Tarýk Türk Doðal Afet Sürecinde Geomatik/Harita/Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliði ve CBS nin Önemi 40 Orhan Tatar Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planý (UDSEP ) Geomatik/Harita/Jeodezi ve Fotogrametri Mühendislerine Hangi Görevleri Yüklüyor? 42 Levent Uzunçýbuk Doðal Afet Zaralarýnýn Azaltýlmasýnda Afet ve Risk Yönetiminin Önemi 44 HKMO Tarihine Iþýk Tutanlar Prof. Dr. Ahmet Yaþayan ile Söyleþi (12 Aralýk 2011) 50 Onur Gürkan Araþtýrmalarda Amaç Bilinci Üzerine 54 Kerem Halýcýoðlu Taþýnmaz Deðerlemesi

5 Baþyazý Çalýþma dönemimizi tamamlamak olduðumuz evrede bültenimizin yeni sayýsýyla sizlerle birlikteyiz. Son bültenimizin yayýnlanmasýndan bu yana ülkemizde ve dünyadaki geliþmeler sýcaklýðýný korudu. Ekonomik açýdan kriz belirtilerinin dünya ölçeðinde artacaðýna iliþkin deðerlendirmelerin giderek daha yüksek sesle dile getirilmeye baþlandýðý bir dönemde 2012 yýlýna baþladýk. Var olan tablo Þubemizin 22. Çalýþma Döneminde yeni seçilecek yönetim kurulumuzu daha zorlu görevlerin beklediðini gözler önüne seriyor. Bir önceki bültenimizin dosya konusu olarak ulaþtýrma baþlýðýný ele almýþtýk. Bu baþlýkta, kulaklarýný bilim insanlarýnýn sesine kapayan siyasi iktidarýn ýsrarla yapmayý planladýðý Ýstanbul a üçüncü köprü konusunu da iþlemiþtik. Bültenimizin hazýrlýk aþamasýnda üçüncü köprü projesinin ihalesi, hukuku ve yargý kararlarýný hiçe sayan AKP hükümeti tarafýndan yapýldý. Siyasi iktidarýn ihaleye yoðum bir ilgi olduðu yönündeki açýklamalara karþýn ihaleye hiçbir firma katýlmadý. Üçüncü köprüye karþý yaþamý savunan, Ýstanbul un geleceðine sahip çýkan onurlu insanlar yaptýklarý açýklamalarla, ihale günü düzenledikleri eylemle kararlýlýklarýný sergilediler ve mücadeleye devam edeceklerini kamuoyu ile paylaþtýlar. Önceki bültenimizin yayýnlanmasýndan sonra ülkemizde gerçekleþen en önemli olay, kuþkusuz Van depremleri oldu. 23 Ekim 2011 tarihinde Erciþ merkezli gerçekleþen deprem sonucunda, toplum olarak deprem konusunda ne derece eksikli olduðumuz gerçeðiyle bir kere daha yüzleþtik. Kurtarma çalýþmalarýnda gerçekleþtirilen eþgüdüm eksikliði, ilk müdahalenin yapýlmasýndaki gecikme ve deprem sonrasý çalýþmalarýn örgütlenmesinde yaþanan eksiklikler bu konuda alýnacak uzun bir yolumuz olduðunu gözler önüne seriyor. Bu konudaki eksiklik, meslek örgütlerimiz de dahil olmak üzere toplumun bütününün sorumlu olduðu bir eksikliktir. Kamucu bir bakýþ açýsýyla, toplumumuzun bilinçlendirilmesi, kaynaklarýn depreme yönelik alýnacak önlemler için akýlcý kullanýmý, depreme yönelik çalýþmalarýn eþgüdümünün ve birbirleriyle iliþkisinin saðlanmasý acil bir gereksinimdir. Toplum olarak yaþanan acýlardan sorumluyuz. Ancak bu tablonun asýl sorumlusu, 1999 Doðu Marmara depremlerinden ders çýkarmayan, deprem konusunda somut adýmlar atmayan, deprem konusunda kamusal olarak alýnmasý gereken önlemleri vatandaþa havale eden, deprem vergilerini siyasi çýkarlarýna uygun olarak baþka amaçlarla kullanan, depremde dahi piyasacýlýktan vazgeçmeyen siyasi iktidarlardýr. Deprem gerçeðinden hareketle bu sayýmýzýn dosya konusunu deprem olarak belirledik. Konuyu mesleðimiz ve toplumsal yönleriyle ele aldýðýmýz bu baþlýkta farklý disiplinlerden dostlarýmýz da yazýlarýyla bu içeriði zenginleþtirdiler. Deprem öncesinde Hakkari de gerçekleþen çatýþmalarda çok sayýda güvenlik görevlisi yaþamýný yitirmiþti. Bu olayýn ardýndan geliþen ýrkçý ve düþmanca söylemler ne yazýk ki Van depremleri sürecinde de devam etti. Ülkemizde farklý etnik ve kültürel topluluklarýn barýþ içinde kardeþçe bir arada yaþamalarýný ýsrarla savunanlarý, her türlü düþmanlýða karþý insanlýðýn evrensel deðerlerini savunanlarý bu anlayýþla mücadele etme görevi bekliyor. Kürt sorununun çözümünde þiddet seçeneðinin tercih edilmesinin yaþanan trajediyi daha da boyutlandýracaðý ise muhakkak. Þiddet seçeneðinin en acý sonuçlarýndan birini geçtiðimiz yýlýn son günlerinde Uludere de yaþamlarýný idame ettirebilmek uðruna sýnýr kaçakçýlýðý yapan 40 a yakýn yoksul köylülerimizin öldürülmesiyle yaþadýk. Olayýn ardýndan hükümetin uzun süre sessiz kalmasý ve konunun operasyon kazasý olarak nitelenmesi toplumun vicdanýný rahatlatmadý. Beklentimiz sorunun þiddet yoluyla deðil, demokratik yöntemlere dayanan barýþçýl bir yaklaþýmla çözüme kavuþturulmasýdýr. Bütün bu geliþmeler yaþanýrken iktisadi alanda yaþanan geliþmeler de dikkat çekici oldu. Türk Lirasýnýn ABD Dolarý ve Avro karþýsýnda önemli oranda deðer kaybetmesi Merkez Bankasýnýn müdahalelerine karþýn devam etti. Türkiye nin uluslararasý ölçekte büyüme kaydeden ülkeler arasýnda ilk sýralarda yer almasý bir övgü kaynaðý olarak kamuoyuna yansýtýlýrken, cari açýðýn rekor düzeyde seyretmesi büyüme argümanýna sarýlan iktidar tarafýndan paylaþým konusu edilmedi. Oysa cari açýðýn yükselmesi, Türk Lirasýnýn deðer kaybetmesi sonucu ortaya çýkacak enflasyon ve uluslararasý ölçekte yaþanan durgunluk 2012 yýlýnda Türkiye ekonomisinin de bir krize sürüklenebileceðini gösteriyor. Ýktisadi alanda bu geliþmeler yaþanýrken, Türkiye ye biçilen bölgesel rol kapsamýnda da geliþmeler yaþanýyor. NATO eliyle dayatýlan füze kalkaný projesi Ýran la ülkemiz arasýnda bir gerilim baþlýðý olurken, emperyalizmin Kuzey Afrika dan sonra Ortadoðu da müdahale ettiði Suriye de yaþananlara karþý Türkiye nin öne sürülmek istenmesi kaygý yaratýyor. Ülkemizin emperyalist ülkelerin taþeronluðunu üstlenmesi deðil, halklar ve ülkeler arasýnda barýþ ve kardeþliðin tesis edilmesi konusunda öncülük üstlenmesi dileðimizdir. Ülkemizde muhalif seslerin zorla ve baskýyla sindirilme süreci devam ediyor. Hopa da emekli öðretmen Metin Lokumcu nun polisin ölçüsüzce kullandýðý gazdan etkilenerek yaþamýný yitirmesinin ardýndan yüzlerce kiþinin gözaltýna alýnmasý ve tutuklanmalarý yaratýlan baþyazý baský zincirinin son halkasýydý. Ýddianamede yer verilen suçlamalar ve suç unsurlarý toplumda adalet ve vicdan duygularýný derinden sarstý. Hopa davasýnda haklarýnda dava açýlanlar tahliye edilirken benzer bir süreç, Oda TV iddianamesinde de, KCK soruþturmasý kapsamýnda yüzlerce aktivist ve aydýnýn tutuklanmasýnda da yaþanýyor. Baský rejimi her geçen gün kurumsallaþýrken, 12 Eylül den önce devreye sokulan ve darbe rejiminin ürünü olan Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yerini ayný iþlevle çalýþan Özel Yetkili Mahkemeler almýþ görünüyor. Ülkemizde anýlan türden ileri demokrasi örneklerinin sayýsý günden güne artýyor. Bu örneklerden biri Ýzmir de yaþandý ve 22 Kasým 2011 tarihinde Ýzmir Büyükþehir Belediyesi ne yönelik olarak baþlatýlan operasyon sonucunda aralarýnda TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ýzmir Þubesi Yönetim Kurulu Baþkanýmýz Selçuk SAVCI ve TMMOB Üyesi mimar ve mühendislerin de aralarýnda bulunduðu kiþiler gözaltýna alýndý. Tutuksuz yargýlanmak üzere serbest býrakýlan arkadaþlarýmýz, Özel Yetkili Savcýlarýn yaptýðý itirazýn sonucunda tutuklanarak Buca Cezaevine gönderildiler. Tutuklanmalarýnýn gerekçesi ise delilleri karartma ve kaçma ihtimali olarak gösterildi. Yaþamý boyunca toplum ve insanlýk için çalýþan, mütevazý ve örnek kiþiliði ile tanýnan HKMO Ýzmir Þube Baþkanýmýz Selçuk Savcý baþta olmak üzere TMMOB üyesi mimar ve mühendislerin bu gerekçe ile tutuklu olarak yargýlanmasýnýn tamamen hukuka aykýrý ve keyfi olduðunu vurguluyoruz ve kendilerine dayanýþma duygularýmýzý iletiyoruz. Bu geliþmeler yaþanýrken Odamýzýn ve Þubemizin etkinlikleri de devam ediyor. TMMOB adýna Odamýz tarafýndan yürütücülüðü yapýlan Coðrafi Bilgi Sistemleri Kongrelerinin üçüncüsü Kasým ayýnda Antalya da gerçekleþtirildi. Türkiye Ulusal Jeodezi Komisyonunun yýllýk bilimsel toplantýsý Sabit GNSS Ýstasyonlarý Aðý ve Analizi baþlýðýyla yine Kasým ayýnda Boðaziçi Üniversitesinin ev sahipliðinde Ýstanbul da gerçekleþtirildi. Bu etkinlikte düzenlenen özel bir oturumla deðerli Hocamýz Prof. Dr. Onur Gürkan ýn jeodeziye katkýlarý ele alýndý. Ülkemizde sivil Harita Mühendisliði eðitiminin baþladýðý ve iki yýl önce 60 ýncý kuruluþ yýldönümünü bir dizi etkinlikle kutlayan Yýldýz Teknik Üniversitesi, 100 üncükuruluþ yýlý olan 2011 i bir dizi etkinlikle kutladý. Bizler de Harita Mühendisliði Bölümümüzün etkinliklerinde akademisyen meslektaþlarýmýzla bir aradaydýk. HKMO Tarihine Iþýk Tutanlar baþlýklý söyleþilerimize, deðerli Hocamýz Prof. Dr. Ahmet Yaþayan ýn katýldýðý ve meslek yaþantýsýna, akademik çalýþmalarýna ve Odamýzýn çalýþmalarýna sunduðu katkýlara iliþkin düzenlediðimiz söyleþi ile devam ettik. Üyelerimizle buluþma ve paylaþma ilkemizin gereði olarak Ataþehir Belediyesi Teknik Baþkan Yardýmcýsý, Ýmar Müdürü ve kurumda çalýþan meslektaþlarýmýzla buluþtuðumuz bir ziyaret gerçekleþtirdik. Benzer bir ziyarette Kaðýthane Ýmar Müdürlüðünü ve kurumda çalýþan meslektaþlarýmýzla bir araya geldik. Her yýl olduðu gibi Dünya CBS Günü etkinliðimizi Mekansal Biliþim ve CBS Komisyonumuzun öncülüðünde ÝTÜ Geomatik Mühendisliði Bölümümüz ile birlikte gerçekleþtirdik. Nitelikli sunumlarýn yapýldýðý ve sunumlar sonrasýnda yapýlan katkýlarla zenginleþen etkinliðimizin ardýndan meslektaþlarýmýz ve öðrenci kardeþlerimizle bir araya geldiðimiz bir kokteyl organizasyonu gerçekleþtirdik. Genç meslektaþlarýmýzýn sorunlarýnýn çözümüne odaklanan ve kendileriyle buluþtuðumuz piknik etkinliði ile baþlayan etkinliklerimiz Þubemizde düzenlenen bir forumla devam etti. Yeni yýlý, meslektaþlarýmýzýn katýlýmýyla Þubemizde gerçekleþtirdiðimiz bir kokteyl etkinliði ile karþýladýk. ÝTÜ ve YTÜ deki bölümlerimizde öðrenim gören öðrenci kardeþlerimizle düzenlenen tanýþma çayý etkinliklerinde bir araya geldik. Ýstanbul Ýl Koordinasyon Kurulunun düzenlediði ve dahil olduðu birçok etkinlikte yer aldýk. Televizyon kanallarýnda ve gazetelerde çeþitli mesleki ve toplumsal baþlýklara iliþkin güncel deðerlendirmelerimizi kamuoyu ile paylaþtýk. Þubemiz yeni bir yönetim kurulu ile 22. Çalýþma Dönemine girecek. Çalýþma dönemimizde birlikte çalýþtýðýmýz arkadaþlarýmýzýn bir bölümü yeni çalýþma döneminde de birlikte üretme ve paylaþma ilkemize göre aday olmuþlardýr. Yönetim Kurulu üyelerimizin ve birlikte adaylýklarýný açýkladýklarý arkadaþlarýmýzýn, seçilmeleri durumunda Çaðdaþ Demokrat Harita Mühendislerinin bugüne dek yarattýklarý geleneðin verdiði özgüvenle görevlerini layýkýyla yerine getireceklerine iliþkin hiçbir þüphemiz yoktur. Yeni dönemde birlikte üreterek, birlikte paylaþarak, birlikte yöneterek yapýlacak çalýþmalarýn mesleðimizin ilerlemesi için, eþit, özgür ve adil bir dünya özlemimiz için önemli katkýlar saðlayacaðýna olan yürekten inancýmýzla, çalýþma dönemimiz boyunca bizlere destek olan tüm meslektaþlarýmýza ve dostlarýmýza içtenlikle teþekkür ediyor, aydýnlýk yarýnlar diliyoruz. HKMO Ýstanbul Þubesi 21.Dönem Yönetim Kurulu 3

6 gündem Benimle Eðlenir mi Dersim? Ya da hiç özür diler mi adamsýz hava taþýtlarý? Deniz Baþ Bana ne verirseniz onu alýrým. Ne verdinizse onu aldým. Bu iþin Türkçesi böyle. Ýþimiz çok zor. Televizyon programlarýnda neþe ile hüzün, kahkaha ile gözyaþý yan yana. Bir kanalda buz tutmuþ çadýr halatlarý, diðer kanalda evlenme hayalleri ile programa çýkanlar Halimiz ahvalimiz budur diyelim. Bizimle dalga geçenler özür dilesin benden. Benzin bugün iki kuruþ ucuzlamýþ. Önceki gün 5 kuruþ zamlanmýþtýmýþ. Ucuzlamýþ iþte sonuçta. Önceki günden bana ne. Yok yine artýyor, yanýltýrtýldýrmýyorsam Özüre ne gerek. Dolar bir fýrladý. Sonra nasýl frenlendi ama. Frenlenmiþ iþte sonuçta. Fýrladýðýndan bana ne. Yok yine fýrlýyor, yanýltýrlatýldýrmýyorsam Özür dilemesi kolay, hele bir teðetin içine geçsin... Deprem olduydu ya geçenlerde, nerde olduydu yahu? Benim hatýrladýklarým ölümlerin çok olduklarý. Erzincan, Adana, Simav, Gölcük, Adapazarý, Van. Diðerlerini bir çýrpýda hatýrlamadýðým için çok üzgünüm. Ve iþte böyle böyle unutuyor insan, ve üstelik Van ý bile unutacaðýz gün gelecek Ýnanmayan var mý buna? Özür dilerim þimdiden. Deprem sonrasý hayat devam etti. Televizyonlardaki programlara alýþtýk, alýþtýk ve unuttuk gittik. Ama görmek isterseniz gidin Zübeyde Haným Öðretmenevi ne, Vanlý kardeþlerimizle tanýþýn. Eðer isterseniz hep beraber gidelim, geçmiþ olsun diyelim. Üzülürsünüz. Özür dilersiniz sadece, seyrettiðiniz için belki de. Ben diledim bile. Depremleri unuttuk. Deprem olunca þehitleri unutmuþtuk. Þehitler olunca ekonomik krizi unuttuyduk. Ekonomik kriz olunca siyanürlü suyu unuttukduydu. Sanýrým sanýrsam. Siyanürlü su olunca hesleri mi gündemin dýþýna atmýþtýktýydý ne? Yani neleri unutmuyor ki insan. Ben öyleyim en azýndan. Unuttum Sivas ý hiç gitmediðim için.adana ya gitmemiþtim deprem sonrasý, unuttum bak sahi kaç büyüklüðündeydi Erzincan depremi?... Özür? Dilerim tabi. Sonra çok geçmeden Dersim çýktý meydane. Özürler diledimler, sen önce þunu dile, yok ben size gelmemler, yok fenermiþ, yokmuþ fener, gittim aman, geldim aman, caným anam Kim özür dilemiþtiydi ki önceden? Kenan Paþa özür diledi mi 12 den vurmasýna karþýn Eylül ü? Sülüyman hep baþbakan dedi diye Fikret Baba özür diledi mi milletden? Ya Leman a ne demeli? Çizdikleri için özür dilemiþ miydi bizlerin seçtikleri insanlarý komik durumu düþürürken? Devlet özür diler mi hiç be yahu? Bana devlet özür diledi dedirtemezsiniz Ama ben? Dilerim. Bölmeden ama. Hem ve üstelik satýlacak bir þey kalmadý memlekette. Telekomünükasyon un çoðu ellerinmiþ, özür dilendi mi? Doðalgazda dýþa baðýmlýyýz diye, özür mü dilenmiþ bizlerden? Rüþveti yiyenler özür dilemiþ mi ki, ve affedecek miyiz verenleri? Sevgili kýzýmdan özür diledim dün akþam. Dersim i unuttuk diye, 12 Eylül kýyýmlarýný yaþamadýk mý? 12 Eylül yaþandýðý için Sivas ta yanmadýk mý? Kim özür diledi Sivas için, yanan yüreklerimizden? Sen diledin mi mesela? Dersimiz Dersim ama bu sefer. Bu konuda da ne olur ulu orta konuþmasýn kimse. Ortada bir matem havasý var ve kimse sen suçlusun, sen yaptýn demesin. Yok efendim sen þunu da yaptýydýn da demesin.hatamýzý da sevabýmýzý da biliyoruz en gerçeðinden Ama bir tarihçi çýkýyor var var diyor, diðeri çýkýyor yok efendim o þöyle diyor. Kim kime inansýn? Resmi tarih var iþte, açýldý önümüze yeni bir sayfa Dersimiz Dersim olsun. Yok yok diyen de var var diyen de öðrensin bütün gerçekleri. Acýyý hissetsin. Bu büyük bir adým olsun. Halklarýn kardeþliði için öðrenmeli memleketim 4

7 gündem bu gerçekleri... Bir kiþi bile ölmüþse o meydanlarda ama, bunun azýnýn çoðunun olmadýðýný bilmeliyiz en basitinden. Ýlk aðýtý ben yakýyorum, ölen herkes için. Ýlk zýlgýtý kýzým çekiyor, kayýp bütün kýzlarý için... En öncesinden. Tarih neden yazmamýþ bütün bu olanlarý, biz hangi tarihi öðrenmiþiz yýllarca, eðer gerçekse, ben nasýl bakacaðým Hüseyin in gözlerine? Nihat senin de gözlerine tamam. Ýsterseniz hiç bakmam, istediðiniz buysa. Sahi bizi siz ne zaman affetmiþtiniz iki gözlüm? Özür mü dilemiþtik sizden... Sonra tabi adam da yoktu uçakta, vuruldunuz... Oy dere Kýzýldere diye yakýyorduk türkümüzü. Oy dere Uludere diyoruz þimdilik... Doðum lekesi gibi alnýnýzda kaçakçýlýk, teröristlik Kara kaþýn çatýk kaþýn ne çektiðini ben de bilirim elbet. Ah o uçakta olsaydým, size çiçekler atardým. Ama biliyorsunuz adam yoktu o uçakta, çiçek atacak adam yoktu. Adam olsa zati havadan deðil, karadan girerdi belki de. Özür dilerim. Havadan deðil karadan deyince, Noel Baba geldi aklýma. Adam olsaydý bacadan deðil, kapýdan girerdi demiþ müftüm. Bizim evde zaten baca yok. Oysa misafir dediðin, kapýdan da bacadan da Özrüm kabahatimden çokken, bunun için özre gerek yok tabi. Ölüm ile yaþam. Siyah ile beyaz. Bu yazýnýn konusu bu muydu yahu? Sadece unuttum bak yine hayatýn gerçeklerini Çadýrlar tutuþtu öldü güzel ve çaresiz insanlar. Bu ölümlere çare bulamadý bütün bir yetmiþ milyon. Demek ki yetmemiþ milyon. Özürler ne çare acýlara? Elendi bak tuttuðum þarkýcý. Piyangolar boþa çýktý. Ahh Behzat ah Cumartesi cumartesi. Üzülmesin þu çýlgýn ülkemin, yalnýz insanlarý Daha ben kendimi affettim mi bilmezken, sahi siz bizi ne zaman affettinizdi iki gözüm? Özür dilemiþ miydik sahiden? Yeni yýl gelmiþ ülkeme. Barýþ da mý gelmiþ yani? Jeodezi ve Fotogrametri Yük. Müh. 5

8 görüþ Topraklarýn Sömürülmemesi Umudu Erol Köktürk 6 KARAMSAR TABLO Öyle bir noktaya geliyoruz ki, kentlerin içinde kaçacak yerlerin sayýsý azalýyor. Ciddi bir kuþatma altýndayýz. Ve bu kuþatma öyle kolay kýrýlacak bir kuþatmaya benzemiyor. Atmosfer bütün kirliliðiyle üzerimize abanýyor. Kaldýrma gücümüz ise tersine azalýyor. Dayanmanýn sýnýrlarýnda dolaþýlýyor artýk. Ciðerlerimiz, gözlerimiz, ruhumuz, kirlenme yorgunu. Soluk almadan yaþamayý özler olduk. Kentte kaçacak yerler azalýnca, kentten kaçma duygusu kabarýyor. Sanki çözümmüþ gibi Çünkü kirlenme, ne yazýktýr ki, adým adým tüm mekanlarýmýza, ormanlarýmýza, kýyýlarýmýza yayýlýyor. Kentte kalmada direnme durumundaysa, bu yapýsýyla kent, bizi hýzlý biçimde yoruyor, geriyor, psikolojimizi bozuyor. Yani iki ucu kirli deðnek... Ve her þey gözümüzün, gözlerin önünde oluyor. Yani göz göre göre köþeye sýkýþtýrýlmýþýz... Kirlenme tarafýndan... Býrakýn bizleri rahatlatacak yeni alternatiflerin yaratýlmasýný, var olan olanaklar, bir mirasyedi hovardalýðýyla tüketiliyor. Bu tükeniþin çok daha trajik boyutlara ulaþmasý varsayýmlarýný önemsememek akýl karý deðil... Yani bu evrenin yýl sonra çölleþebileceðini söyleyen, küresel ýsýnmanýn insanlýðý tehdit eden en büyük tehlike olduðunu dile getiren uzmanlarýn seslerine nasýl kayýtsýz kalýnabilir? Kalýnabilir kuþkusuz... Nasýl mý? Deðiþik nedenleri olabilecek bireysel bencilliðin azmasý sonucu gerçekler göz ardý edilirse... Ve ediliyor Sonuçta tükenmez dediðimiz þeyler, tükenmeye baþlýyor... Toprak tükenmezdi... Þimdi tükeniyor Daha doðrusu tüketiliyor Geri dönüþü olmayan kararlarla Tarým topraklarýna saldýrýlýyor Kent topraklarý kapýþýlýyor Yatay ve dikey sömürüden pay alma duygusu vahþileþiyor Yeþil alanlar, ormanlar, kamusal alanlar, daðlar-tepeler rant odaðýna yatýrýlýyor... EN AÐIR BEDEL Topraða mirasyedi hovardalýðýyla bakmanýn en aðýr bedeli, onunla kurulan yanlýþ iliþkilerin insanýn yaþamýna mal olmasý Bu da somut olarak yaþadýðýmýz depremlerde karþýmýza çýkýyor Anadolu topraklarý 5 milyon yýldýr sallanýyor 5 milyon yýldýr bu toprak üzerinde var olan bir gerçeðe gözlerimizi kapayýnca, sonuç, her depremde yitirdiðimiz canlar Kayýplar Maddi zararlar Yürek burkan görüntüler Ýlkellikler Toprakla bilgiye dayalý bir iliþki kuramayýnca, kafamýzýn estiði yere yapý yapmakta, yapýlarý da bilim ve fen kurallarýna göre yapamamakta ýsrar edince; karar vericiler de, denetleyiciler de konulmuþ kurallarý uygulamaya gözlerini kapamayý sürdürdükçe (þu ya da bu nedenle), sonuç, yaþamýný yitiren insanlarýmýz oluyor DEÐÝÞEN YAÞAM TARZI Ýnsan, diðer yaratýklardan farklý olarak, içgüdüleriyle deðil, bilinciyle hareket eder. Bu harekette bilincin oluþma ve kullanýlma yönü farklý sonuçlar doðurabilir. Örneðin, insan eylemleriyle doðal dengeyi güçlendirebileceði gibi, bozabilir de. Yani bilincin yapýsýna göre, insan istese saðlýklý bir çevrede, güvenli yapýlarda yaþamayý olanaklý kýlabilir Bunun anlamý, depremin yýkýma dönüþmesinin, çevre sorunlarýnýn yaþamýmýzý tehdit etmesinin kaçýnýlamaz bir yazgý olmadýðýdýr. Tarihte insan olmanýn üstünlüðünün, egemenlik düþüncesine dönüþmesi örneklerine sýkça rastlanýr. Egemenlik ideolojisi, bir ülkeye egemen olma, kiþilere egemen olma, topluma egemen olma v.b. biçimlerinde olabilmektedir. Bu düþünce doðaya ve çevreye egemen olmak, bunun bir baþka biçimi olarak topraðýn, mekanýn gerçeklerini, çevreyi göz ardý etmek gibi bir egoizme de dönüþebilmektedir. Yaþadýðýmýz felaketlerin çoðu, bu eðilimin sonucudur Oysa bugünün temel yaklaþýmý uyumlu iliþki, barýþ içinde yaþama politikasýdýr. Sürekli sanýlan geçici egemenlikler dönemi, yerini, karþýlýklýlýk ilkesinin geçerli olduðu bir sürece býrakmaktadýr. Doðayla iliþki de bu genelin içinde bir anlam taþýmaktadýr? Ondan aldýðýmýz kadar, vermeliyiz de... Bu nedenle doðaya egemen olma deðil, onunla dostça geçinmedir temel olan. Ve insanlýk bu dostluðu yeniden kurabildiði, ya da kurduðunu sandýðý dostluðu sömürmediði, kendi bencil amaçlarýna bulaþtýrmadýðý zaman doðal olaylar sonucu doðal olarak gelmeyen felaketlerin, çevre sorunlarýnýn ana kaynaðý kurumaya baþlayacaktýr.

9 görüþ Bunu söylemek kuþkusuz kolay... Çünkü sürekli bir devingenlik içinde olan toplumsal süreçlerde, beðeniler ve beklentiler de deðiþime uðramaktadýr. Deðiþen yaþam tarzlarý, üzerinde insanýn yalnýzca belli bir zaman yaþayabildiði dünyada, bu sýnýrlýlýktan ötürü daha yoðun yaþama özlemlerini doðurmaktadýr. Bu da ister istemez kiþinin kendisini daha çok düþünmesi gibi, aslýnda bencillik görünümü veren, ama belli koþullarda anlaþýlýr bir yansýmaya neden olmaktadýr. Asýl olan, insanýn bir birey olarak özlemleriyle ve istemleriyle, kendi soyunun geleceðine karþý sorumluluklarý arasýnda kurulacak dengedir. Yoksa doðayla kaynaþmaya EVET, ama bu benim topraðým üzerinde 20 kat daha keyifli oluyor, biçimindeki bencillikle, ya da mikroskopik düzeydeki iyelikten, benim çevreme, çimenime, aðacýma, hektarlarýma, metreküplerime doðru yayýlan yaþam tarzý anlayýþýyla sözü edilen dengeleri kurmak olanaklý deðildir. Burada vurgulanmasý gereken bir diðer nokta da þudur; insanlar doðayla tek tek iliþki kuruyormuþ gibi görünseler de, aslýnda iliþki örgütlü bir iliþkidir. Bunun sonucu, doðada yaratýlan yýkým, ürkütücü olabilmiþtir. Buradaki örgütlenmeyi yalnýzca fiziki bir örgütlenme olarak düþünmemek gerekir. Çünkü fiziki örgütlenme bir sonuçtur. Bunu yaratan düþünsel örgütlülük daha fazla önem taþýmaktadýr. Ýþte deðiþen yaþam tarzý derken, bunun bu düzeyde yarattýðý ve bakýþ açýlarýný belirleyen tehlikeli yabancýlaþmadýr, vurgulanmak istenen, insanýn çevresine yabancýlaþmasý ise, insanýn kendisine, bir toplumsal yaratýk olarak özüne yabancýlaþmasýndan ayrýlabilir mi? ÇEVRE VE TOPRAK Bilindiði gibi çevreyi oluþturan faktörlerin en önemlilerinden biri, topraktýr. Yaþamýmýzýn ve ölümlülüðümüzün taþýyýcýsý, insansal etkinliklerin büyük bölümünün üzerinde gerçekleþtiði toprak, çevre sorunlarý kümesinin içinde yer alýyorsa, bunun nedeni, topraðýn kötü kullanýmýdýr. Toprak plansýz kullanýlýrsa; ya da planlanmasýna karþýn buna aykýrý kullanýlýrsa, yani toprak sömürülürse, o da üretkenlik ve verimlilik yerine sorun doðuracaktýr... Baþta kolay kazanç, havadan gelir, taþ atýp kol aðrýtmadan zengin olma arenasýna dönüþen kent topraklarýndaki rant paylaþýmý dikkati çekmektedir. Bu pasta, Ýstanbul megapolünde bugün hesaplanmasý çok zor deðerlere ulaþmaktadýr. Bu nedenle en vahþi saldýrýlar Ýstanbul a yapýlmaktadýr. Ýstanbul daki rantýn boyutlarýna bakýnca, çevre sorunlarýný konuþmak abes olmuyor mu? Haydi siz de saldýrýn... Ne kadar kapýlýrsa kardýr Evet, ne yazýktýr ki, rant olgusu, insanlarý yöneten ciddi ve tehlikeli bir otorite olmuþtur. Bunun sonucu kent, paylaþtirilmakta dýr. Boþ görülen arsalar, daðlar-tepeler, yollar, kýyýlar v.s., v.s. Kent kapýþ-kapýþ giderken, karþý önlemler alýnamamakta, alýnanlar etkili olamamaktadýr. Oysa kentin, orada yaþayanlarca paylaþilmasý gerekir. Sorunlarýnýn da, güzelliklerinin de... Fakat neredeee... Bugün kent ekolojisini tehdit eden en büyük olgu, bu rant olgusudur. Sorunlarýn kaynaðý buradadýr. Bu olgu nedeniyle, kentin yaþanacak yer olarak kalitesi her gün düþmekte, kentin estetiði ve varsa kimliliði ortadan kalkmaktadýr. Kenti kent olmaktan çýkaran bu olgunun temelinde yatan özel iyeliðin sýnýrsýzlýðý anlayýþýdýr. Edinmek ve giderek bir nalýncý keserine dönüþmek, sonu olmayan bir istektir... Bu istek rantýn diðer türevlerinin de temelinde bulunmaktadýr; yeþil alanlarýn ve kýyýlarýn yaðmalanmasý, o yerin gerçeklerine uymayan planlama kararlarýnýn verilmesi, sanayide yanlýþ yer seçimi, verimli tarým topraklarýnýn bilinçsizce yerleþime açýlmasý, tarým topraklarýnýn aþýrý ve bilinçsizce gübrelenmesi ile yoðun iþlenmeleri, kamu ve devlet topraklarýnýn elmenlik (zilyetlik) yoluyla, mülkiyeti düzenleyen yasalardaki hükümlerin de desteðiyle kapýþýlmasý, ormanlarýn yaðmalanmasý ve yer açmak için yakýlmasý, tarihi ve zor yetiþen aðaçlarýn kolayca kesilmesi, erozyona karþý ciddi önlemlerin alýnmamasý, deprem karþýsýnda yalnýzca beklenmesi... Yani çevre sorunlarý, felakete dönüþen doða olaylarý deyince ve bunun toprak öðesi üzerinde düþünmeye baþlayýnca, toprak-insan iliþkilerindeki sorunsalý doðru tanýlama gereði kendisini dayatmaktadýr. Fakat topraðýn bugün en önemli güvence unsurlarýndan biri olduðu göz önünde tutulduðunda, toprak sömürülmemelidir, demek biraz saf kalmaktadýr. Toplum, baþka sosyal güvenlik düzenekleri yaratmalýdýr, demek de öteleyici bir yaklaþým olmaktadýr. Yani hem bugünü hem de geleceði kurtarýcý bir yaklaþým gereklidir. Bilinçlenme ve doðaya sevgiyle yaklaþma deyince de uzunluðu tam tanýmlanamayan bir süreç dile getirilmiþ olunmaktadýr... Ama insan-toprak iliþkilerinde, kullaným hakkýný elde bulundurmayý sýnýrlayan, buna yükümlülükler getiren bir yaklaþým zaman içinde egemen kýlýnabilirse, umutsuzluk umuda dönüþebilecektir. Böyle bir yaklaþýmýn ölçütü, bir anayasa maddesi olarak varlýðýný, yýllardan beri sessiz-sedasýz sürdürmektedir den bu yana deðiþmeyen ender anayasal hükümlerden biri olarak kalan, ama kaðýt üzerinde kalan, uygulamada kendisine yaþam bulamayan toplum yararý ilkesi, topraðý kullanýmla ilgili bir umut hükmü durumundadýr. Demek ki, böyle bir anayasal dayanaðýn varlýðý da yetmiyor. Bununla ilgili yasal düzenlemelerle, daha önemlisi uygulayýcýlar, bazý baskýlara boyun eðmeyecek uygulayýcýlar elinde açabilir bu hükmün yediveren gülleri... Gerçi yeni baþlayan anayasa tartýþmalarý içinde, bu hükmün varlýðýný korumasý olasýlýðý da zayýf görünmektedir. Uygulanmasa da, diðer hukuk metinlerine yansýmasa da, varlýðý bazý kesimleri rahatsýz etmektedir Toprak kullanýmý konusunda, özellikle büyük kentlerde bir týkanma noktasýna gelindiði bir gerçektir. Ülkemizde kentler bugün bile politikanýn çýkarcý yanýnýn baskýsýndan kurtulabilmiþ alanlar deðil. O nedenle de çevre sorunlarýnýn, deprem gibi doða olaylarýnýn sonucu ortaya çýkan yýkým tablolarýnýn düðüm noktalarýný oluþturan büyük kentlerde, bugüne dönük yaþam ve karar süreçleri ön plana çýkmaktadýr. Bu kuralý bozan fazla örnek göze çarpmamaktadýr. Oysa bu alanlarda, hiç olmazsa topraktan kaynaklanan çevre sorunlarýný minimize edecek, topraðý yanlýþ kullanmayý, yanlýþ yer seçimi kararlarý vermeyi azaltacak bir yaklaþým için, önce toprak dökümünün yapýlmasý gerekiyor. Var olan kaynaklar ortaya konduktan sonra, yeni alternatiflerin miktarýnýn ve yerinin tanýmlanmasý gerekiyor. Yani örneðin Ýstanbul yaþanabilir bir ortam olacaksa, kiþi baþýna yaklaþýk 2.4 m2 lik yeþil alanýn Zürih teki 60, Stockholm daki 80 m2 lik yeþil alanlar karþýsýnda komik deðil, trajik kaldýðýný görüp, davranmak gerekiyor. Çok söyleniyor, yazýlýyor-çiziliyor... Her yýl Ýstanbul a bir Eskiþehir ekleniyorsa, hiç olmazsa Eskiþehir deki kadar da yeþil alanýn eklenmesi gerekmiyor mu? Tersine bu saldýrýdan var olanlarý korumak bile olanaklý olamýyor ki... Yeni alternatifler derken, þimdiye kadar konuþulmayanlarý da konuþmak gerek... Týkanma noktasýna doðru gidiyorsak, buna teslimiyeti kabul edemeyiz... Örneðin Ýstanbul metropoliten alan sýnýrlarý içindeki askeri alanlar... Belki de Ýstanbul daki kadar çok askeri alaný metropoliten alan sýnýrlarý içinde barýndýran baþka örnek biraz zor bulunur. Artýk devletin üst düzeylerinde ordunun modernizasyonundan, asker sayýsýnýn azaltýlmasýndan, 7

10 görüþ savunma anlayýþýnýn ve araçlarýnýn deðiþmesinden daha sýkça söz edilir oldu. O zaman yeni düzen içinde, þimdi kaplanýlan kadar büyük alanlara gerek kalmayacaktýr olasýlýkla. Bu demektir ki, bu alanlar þimdiki týkanmanýn açýlým noktalarýndan biri olarak düþünülebilir yakýn bir gelecekte... Askeri bölgelerin metropoliten alan sýnýrlarý dýþýna taþýnmasý, kentin demokrasisi ve sivil görünümü için de son derece yararlý olacaktýr. Bu alanlarýn sulama havzalarýna kaydýrýlmasý önemli bir alternatif olarak düþünülebilir. Hem su kaynaklarýnýn diðer yapýlaþmalarla kirlenme tehdidi altýna girmesi de önlenebilir. Yeni alternatifler ve kullaným alaný yaratma düþünceleri bazý kaygýlarý da yanýsýra getiriyor. Bu alanlarýn da þimdikiler gibi çar-çur kullanýlmasý ve kaçak yapýlaþmalarla doldurulmasý gibi Ne yazýk ki, korkunun ecele bir yararý yok... Kentsel toprak kullanýmýna getirilecek çözümlemelerde, tartýþmalarda dile getirilen kentsel toprak düzeltimi (reformu) gibi kavramlarýn özünde, sahipliði sýnýrlama gibi önlemler olmak zorundadýr. Kiþi ya da aile baþýna sýnýrlandýrma gibi. Bu ise, mülkiyet düzenini de yeniden ele almayý gerekli kýlýyor sayýlý yasaya göre bir kiþinin ya da ailesinin ancak 1 tane hak sahipliði olabilirken, uygulamalarda ayný mahallelerde bile birçok sahiplikle karþýlaþýlmýþtýr Þimdilerde 2B, kentsel dönüþüm gibi araçlar tartýþýlýrken, üzerinde en fazla durulmasý gereken kavramlardan birisi hak sahipliðidir Toprak rantlarýný semirme alaný olarak görenleri frenleyecek, kent içi adaletin zedelenmesini azaltacak yol, kayýtlamayý ve denetlemeyi bilgisayar destekli olarak yürütmektir. Örnekleri ve vurguyu artýrmak olasý Söylenmek istenenin özü þudur: Topraðýn çevre sorunlarý ve deprem gibi doða olaylarýnda kendi baþýna ürettiði bir sorun yoktur Sorunu yaratan onu yanlýþ kullanan insanýn niyetleridir. Bu nedenle, bilgiye, bilince ve eþitliðe dayalý yeni bir toprak-insan iliþkileri modelini ýsrarla savunmak gerekmektedir Yeni bir yaklaþým, Aristoteles in savunduðu anlamda yeni bir dostluk iliþkisi SONUÇ VE YÝNE DE UMUT Sonuç mu? Bunu yazmak öyle kolay ki... Çok öneri yapýlýyor... Çok ciddi incelemeler yapýlýyor ve çözüm yollarý geliþtiriliyor. Önemli olan çalýþmalardaki, bilimsel araþtýrmalardaki sonuçlarý, kendi yazgýlarýyla baþ-baþa kalmaktan kurtarmaktýr. Bavyera nýn baþkenti Münih 2006 yýlý rakamlarýna göre nüfusu1 milyon 306 bin Yani Ýstanbul un 1/10 u Bu kent, Avrupa Birliði ni ayakta tutan geliþmiþ kapitalist ülke Almanya nýn bir kent Ama bu kentin belediye meclisi 23 Mart 1994 te bir karar alýyor: Münih te sosyal adaletçi bir toprak kullanýmý politikasý izlenmesi Bizim Ýstanbul da ve ülkemizde yapamadýðýmýz bu O nedenle mekanlarýmýz sorunlu alanlara dönüþüyor Yine de bir dilekle bu yazýyý noktalayalým: Topraðýn ardý-arkasý gelmez bir sömürü alaný olmaktan kurtulduðu günleri görmek dileðiyle... Bir umut... Umutsuzluðun kol gezdiði bir ortamda, umutlarý canlý tutmak ve yeþertmek zor olsa da... Prof. Dr., Harita Müh. 8

11 görüþ Küreselleþmenin Etkisindeki Ýstanbul ve Çýlgýn Proje Doða Demirtaþ 2011 yýlý seçimleri öncesi AKP iktidarýnýn 2023 ü hedefleyen çalýþmalarýndan en garipsenenin, kamuoyunca Çýlgýn Proje olarak bilinen KanalÝstanbul olduðu yadsýnamaz. Küresel sermayenin geleceðin finans kenti olarak lanse ettiði Ýstanbul u yaþanabilir kýlan son varlýklarýndan da etme hedefinde olan projenin açýklanmasýyla birlikte, özellikle neoliberal politikalarýn egemen olmaya baþladýðý 1980 döneminden sonra hýzlanan mekânsal dönüþüm büyük bir hýzla ivme kazanmaya devam etmekte. Kapitalizmin Yarattýðý Kent Mekan, somut olarak üretilen, kullanýlan ve tüketilen bir nesnedir. Tarihin ilk zamanlarýndan günümüze deðin( )mekanýn bir nesne olarak üretilmesi her toplumun temel uðraþlarýndan biri olmuþtur. (Yýrtýcý, 2005) Kapitalizm, mekaný yeniden üreterek kýrsal ile kent arasýndaki iliþkiyi tümden deðiþtirmiþve yeniden kendi kurallarýna göre belirlemiþtir. Burjuvazi, büyük kentler yaratarak ve nüfusun büyük kýsmýný kentlerde toplayarak kýrsal alaný kentlere baðlamýþtýr. (Marx ve Engels, 1848) Kent artýk eski feodal kimliðinden sýyrýlýp metanýn üretim ve daðýtým merkezi rolünü üstlenmiþtir. Devasa boyuttaki üretim merkezlerinin kentlere inþa edilmesi, buralarda çalýþacak iþgücünün çok büyük bir bölümünün kýrsal bölgelerden kentlere göçü ile kentlerin nüfus açýsýnda giderek kalabalýk ve yoðun bir yapýya kavuþmasýna neden olmuþtur. Sermayenin sürekli büyüyen bir ölçekte birikimi, hýzla ivme kazanan bir kentleþme içinde gerçekleþmiþtir. (Harvey, 1992) Sermaye sürekli büyürken beraberinde geliþtiði merkez olan kentleri de, çoðu zaman yaþanabilirlik sýnýrlarýný zorlayarak, büyütmüþtür. Küresel Sermayenin Yerel Merkezi: Ýstanbul Bu sürecin ülkemizde geç olsa da yaþandýðý söylenebilir. Fakat tam anlamýyla sürece olan entegrasyon 1980 li yýllardan sonra yaþanmýþtýr. 24 Ocak kararlarýnýn uygulamaya konulmasý ve ardýndan bu ekonomik deðiþimin siyasi ayaðýnýn 12 Eylül askeri darbesi ile devam etmesi çok manidardýr. Bu sayede neoliberal politikalarýn ülkemizde uygulanmasý da meþrulaþmýþ ve büyük bir hýzla dönüþüm baþlamýþtý. Bu dönüþümün merkezi olarak da Ýstanbul seçilmiþ ve bu deðiþim gerçekleþir gerçekleþmez meyvelerini vermiþti. Dýþ yatýrýmýn büyük bir bölümünü cezbeden ve ihracatýn çoðunu yapan, tek baþýna Ýstanbul du. (Keyder, 2000) öncesi sermayedeki payý en fazla olan sanayi sektörünün yerini hizmet sektörünün almasý kent mekanýnda da köklü olmasa da hatýrý sayýlabilir düzeyde bir deðiþime yol açmýþtýr. Yerel sermayenin halihazýrda yürütmüþ olduðu birtakým iþleri, küresel þirketlerin kendi tekellerine almaya baþlamasýyla birlikte, kentin yaþanabilirliðinin tehlikeye girmesi söz konusu oldu. Daha önceden merkezi planlama ile kýsýtlý olarak geniþletilen kent alaný, küresel sermayenin talepleri doðrultusunda rantýn üretilebildiði her mekandan gerçekleþmeye baþladý öncesindeki sermaye birikimi ile sonrasýndaki küresel þirketlerin birikimi arasýndaki büyük farkýn neticesinde, büyüme oranýný koruyabilmek adýna Ýstanbul un yapýlaþma açýsýndan sakýncalý olan bölgelerinde yerleþim alanlarýnýn oluþturulmasý konusunda bir tavýr sergilerken, belirlenen neoliberal devlet politikasý bu talepleri seve seve yerine getirmekte bir beis görmüyordu. Uluslararasý bankalarýn ve ticaret þirketlerinin yaný baþýnda, Boðaziçi ne bakan ayrýcalýklý noktalarda beþ yýldýzlý oteller yükseliyordu li yýllarda Ýstanbul, kumarhane kapitalizminin ve yupi keyfinin kendine özgü bir versiyonunu yaþýyordu. (Keyder, 2000) li yýllara kadar Ýstanbul daki bu büyüme hem nüfus bakýmýndan, hem de mekânsal açýdan devam etti. Ýstanbul un çevresinden dolaþmasý planlanan 2.Köprü ve TEM otoyolu kentin göbeðinde kaldý, ormanlýk alanlar imara açýldý, su havzalarý kalýcý zararlar gördü, fakat sonunda kent büyüdükçe büyüdü, resmi rakamlarla kiþi, gayrý resmi rakamlarla yaklaþýk 20 milyon insanýn yaþamaya çalýþtýðý bir metropol haline geldi. Bununla beraber öyle bir noktaya gelindi ki, artýk yeni rant üretilebilecek bölgeler yok denecek kadar azaldý. Kentsel dönüþüm projeleri, mekanýn koþullarýný iyileþtirmek adý altýnda söz konusu bölgeyi soylulaþtýrmak ve artýk kentin merkezinde kalan orta-alt gelirli halkýn, kentin en dýþ bölgelerine yerleþtirmek amacýyla hayata geçirildi. Bununla beraber devletin halen elinde tuttuðu ve rantsal açýdan iþtah kabartan Galata Port, Haydarpaþa Port gibi bölgeler ile bazý saraylar hatta kentin göbeðinde kalmýþ okullarýn küresel sermayeye tasfiyesi gündeme geldi. Son yýllarda ise sýra, neredeyse tüm bilim insanlarýnýn Ýstanbul un akciðerleri ve hayat damarlarý dediði Ýstanbul un 3. ve son 10 km lik, en kuzeyde yer alan kuþaðýna geldi. Buna göre boðazýn kuzey bölgesine inþa edilecek 3.köprü ve her yakaya üçer milyon nüfusu barýndýrmasý planlanan iki yeni kent planlandýðý açýklandý. Bardaðý taþýran son damla ise, Ýstanbul boðazýna paralel Yalýköy Silivri hattýna açýlmasý planlanan Kanal Ýstanbul oldu. Projenin milyarlarca dolarlýk maliyeti kamuoyunca bu projeye Çýlgýn Proje olarak anýlmasýnasebebiyet verdi. Çýlgýn Bir Proje Yaklaþýk 50km uzunluðunda, yüzeyde 150 metre, dipte 120metre geniþliðinde ve 25metre derinlikte yapýlmasý planlanan devasa kanalýn maliyetinin yaklaþýk 10 milyar Amerikan dolarý olacaðý açýklandý. Yetkililerin açýkladýklarýna göre amaçlar arasýnda boðazý geçmek için bekleyen gemilerin yýllýk maliyetinin (1.4 milyar usd) önüne geçilmesi ve boðazdaki gemi trafiðini rahatlatmak amacýyla bu kanal inþa edilecek. Projenin bitirilmesi için öngörülen tarih de cumhuriyetin 100. Yýlý olan Projenin yapýmý esnasýnda su havzalarý ve ekosisteme zarar verilmeyeceði hiçbir bilimsel veriye dayanmadan iddia edilmektedir. Bölgeden çýkarýlan topraðýn da havalimaný yapýmýnda kullanýlýp geriye kalan kýsmýnýn da madenlerde ve diðer inþa iþlerinde kullanýlacaðý açýklandý. Projenin neden gerekli olduðu argümanlarý aþaðý yukarý yukarýda bahsettiðimiz kadar. Proje eðer hayata geçerse Ýstanbul a korkunç derecede çeþitli yönlerden zararý dokunacaðý hemen ilk bakýþta fark edilmekte. Çýlgýn Proje Neden Hayata Geçmemeli? Kanal Ýstanbul Projesi, Ýstanbul u ve çevresini kentsel açýdan büyük bir tehdit altýnda býrakýyor. Öncelikle kuzey bölgesine kurulacak iki yeni kent ve 3.köprü projesi ile Ýstanbul un dokunulmamasý gereken kuzey bölgesindeki ormanlýk alanlar ve havzalar büyük oranda tahrip edilecek. Daha önce inþa edilen 1. ve 2. Köprü de inþa öncesi ve sonrasý hava fotoðraflarýna bakýlýrsa eðer, kentleþmenin köprü baðlantý yollarýnýn çevresinde nasýl hýzla arttýðý kolaylýkla gözlemlenebilir. Fakat kuzey bölgesinin de imara açýlmasýyla tahrip edilmemesi gereken hayati koridor da yitip gidecek ve yalnýzca Ýstanbul u deðil, tüm Marmara Bölgesi ni yaþanýlmaz bir yer haline getirecektir. Çünkü Ýstanbul, organlarý itibariyle Adapazarý ndan Bursa ya kadar bütün bölgeleri ve de Marmara Denizi ni kapsar. Ýstanbul un kalbi ve beyni þehrin içerisinde ama ciðerleri, sinirleri, kollarý ve bacaklarý bütün Marmara Denizi nin çevresindedir. (Kaptan, 2011) Kanalýn etkileyeceði bir diðer ve belki de bölgenin ekolojisi açýsýndan en önemli faktöre gelelim. Kanalýn 25 metre derinlikte inþa edilmesi halinde kanalýn yaratacaðý ek üretim 9

12 görüþ 10 Marmara nýn alt suyundaki oksijeni kýsa zamanda tüketecek, Boðaz a yaklaþan ve Karadeniz e geçmeye çalýþacak olan suyu birkaç ay içerisinde oksijensiz hale getirecektir. Bu da pek tabii Marmara Denizi ve Ýstanbul un etrafýndaki sularda canlý hayatýnýn sona ermesine yol açacaktýr ve hatta özellikle Ýzmit Körfezi ve Haliç gibi kapalý olan bölgelerde biriken kimyasal maddeler, bir süre sonra bu bölgelerin çürük yumurta gibi kokmasýna da neden olacaktýr. (Saydam, 2011). Marmara Denizi ne açýlacak olan bu ekstra kanal ile Karadeniz den Marmara Denizi ne doðru su akýþý hatýrý sayýlýr derecede artacak ve bu da Çanakkale Boðazý ndaki su seviyesinin hissedilir derecede birkaç santimetre artmasýna neden olacaktýr. Prof. Dr. A. Cemal Saydam a göre (2011)Ýstanbul ve Marmara Bölgesi nin tamamýna yakýn bir kýsmýnýn uzun vadede susuzluktan ve kokudan tamamen yaþanabilir bir bölge olmaktan çýkmasý sürpriz deðil! Kanal Ýstanbul, þehircilik ilkelerine göre de tamamen aykýrý bir projedir. Proje, halihazýrda açýklanmýþ olan Ýstanbul 1: ölçekli Çevre Düzeni Planý nda gösterilmemiþtir. Fakat bu proje, planlarda belirtilmemesine raðmen, 3.Köprü, kuzeyde yerleþime açýlacak iki ayrý kentsel alan ile beraber hayata geçirilmeye çalýþýyor. Projenin ilkelere uymamasý bir yana, projenin geçtiði hattýn yaklaþýk ¾ ü orman alanlarýndan geçmektedir. Kanalýn çevresinin de yapýlaþmaya açýlacaðý düþünüldüðünde yaratýlacak orman tahribatýnýn ve kanalýn hemen yakýnýnda bulunan ve Ýstanbul için hayati önem arz eden Terkos Gölü nü besleyen yeraltý sularý ve su toplama havzalarýný da olumsuz yönde etkileyecektir. (Bayrakçý, 2011) Tarihi ve kültürel miras da tehdit altýndadýr. Sadece Silivri de 1500 hektar alanda 10 adet kentsel ve arkeolojik sit alaný bulunmakta. Bu bölgelerde Koruma Amaçlý Nazým Ýmar Planý da mevcut olmadýðýndan bu tarihi mirasýn da sessizce yok edilmesi iþten bile deðil. (Bayrakçý, 2011) Kanal Ýstanbul Projesi nin çevresine ve 3.köprü ile iki yeni üçer milyon kapasiteli kentlerin inþa edilmesiyle resmi nüfus 20 milyon, gayri resmi nüfus da 30 milyonun üzerine çýkmasý öngörülmektedir. Bu denli büyük çapta bir nüfus artýþýný Ýstanbul un mevcut kapasitesiyle kaldýramayacaðý açýkça görülmelidir. Artmasý öngörülen nüfusa karþýn orman ve su alanlarýnýn azalmasý neticesinde kentin, yakýn zamanda bu yoðunluðu kaldýramayacak duruma gelmesi sürpriz olmaz. Çýlgýn Proje nin Ardýndaki Gerçekler Þu ana kadar açýklanan tüm etkilerin, orta ve uzun vadede Ýstanbul ve Marmara Bölgesi ni yaþanmaz bir bölgeye çevirecek olan bir projede bu kadar ýsrar edilmesinin anlamý nedir? 10 milyar dolar ve bazý uzmanlara göre 30 milyar dolara kadar çýkabilecek bir maliyeti olan projede, hem de yaný baþýnda zaten bir boðaz bulunmasýna raðmen, neden bu kadar ýsrar ediliyor? Mevcut bina stokunun en az 70% inin depreme karþý güçlendirilmesinin aciliyeti, halihazýrda mevcut ulaþým sorunlarý vd. tüm kentsel sorunlarýn çözülebilmesi için kaynak gerekirken bu denli kente ve ekolojiye kalýcý zarar verileceði sayýsýz bilim insanýnca söylenen pahalý bir projenin amacý açýklandýðý gibi sadece boðaz trafiðini rahatlatmak olabilir mi? Yazýmýzýn baþýna geri dönecek olursak, cevabýmýzýn o bölümde gizli olduðu ortaya çýkacaktýr lerden itibaren benimsenen neoliberal politikalar sonucu Türkiye de faaliyet göstermek amacýyla birçok küresel þirket faaliyete baþladý. Neoliberalizmin getirdikleri deðiþimlerden biri, belki de en önemlisi, yerelde yayýlmak için kullanacaðý merkez bir kent seçmesi idi. Türkiye için bu kent Ýstanbul olarak belirlendi. Bu aþamadan sonra Ýstanbul artýk bir Finans Kenti idi ve FIRE (Finance, Insurance, Real Estate) ýn ekonomik alanda etkin olduðu bir kent meydana getirilmeli idi. Küresel þirketlerin sermaye birikimleri devasa olduðundan bu devasa boyuttaki sermayeyi beslemek için de bulunduðu bölgedeki ranttan maksimum derecede doðrudan ya da dolaylý olarak faydalanmasý gerekliydi. Ýstanbul da yayýlacak bölgeler son derece sýnýrlý kaldýðýndan kapitalizm yine en sýk baþvurduðu yola t ekrar baþvuruyor, mekaný yeniden üreterek buradan kendi payýna rantsaðlamanýn yoluna gitmek için fýrsat kolluyor. Yalnýzca 3.Köprünün yapýlmasý neticesinde ortaya çýkan deðer kaba bir hesapla 350 milyar dolar civarýndadýr. Böyle bir deðerin Kanal Ýstanbul düþünüldüðünde kat be kat fazlasýnýn çýkacaðý açýk. Bu yaratýlan rant öylesine büyük rakamlar vadediyor ki hiç kimse bir koyup on almaktan çekinmeyecektir. (Kahraman, 2011) Sonuç Küresel sermayenin ne denli bir tehdit olduðu, yalnýzca bu projeden bile rahatlýkla anlaþýlabilir. Proje gerçekleþtiði takdirde bilim insanlarýnýn açýkladýðý üzere, yakýn gelecekte kentin kendisini ve yakýn çevresini tümüyle imha edebileceðinden rahatlýkla bahsedilirken, sermayenin yalnýzca içinde bulunduðu aný, sadece cebine girecek olan paraya bakarak tayin etmesi korkunçtur. Doðduðu günden itibaren bir türlü ayaklarý üzerine basamayan, yüzyýllardýr krizlerle boðuþan ve bu krizlerin faturalarýný hep emekçi sýnýflara ödeten Kapitalizm, doðasý gereði mevcut durumunu deðiþtirmeyecek ve etkin bir toplumsal baský olmadýkça yalnýzca cebini düþünmeye devam edecektir. Küresel sermayenin çýkarlarý doðrultusunda yönetilen bir kent deðil, bilimsel verilerin ýþýðýnda, doðaya zarar vermeyecek yaþanabilir bir kent ve kent planlamasýnýn yapýlmasý toplum yararýna olacaktýr. Yalnýzca belirli zümrelerin çýkarý düþünülüp toplumun geri kalaný yadsýnýr ise içinde yaþadýðýmýz dünya, hakça yaþanýlan bir yer olmaktan çýkacaktýr. Sermaye birikimi adýna göz yumulan toplum içi adaletsizliðin yanýnda doðaya verilen zarar da yakýn gelecekte geri döndürülemez boyutta eriþecektir. Toplumcu ve çevreci politikalar güdülmedikçe elimizdeki yaþam alaný kaybolmaya mahkumdur. Geomatik Müh. Bölümü Öðrencisi, ÝTÜ KAYNAKÇA 1) Bayrakçý, Bora, Doðayý, Ýnsaný, Bilimi Yok Sayan Vahþi Proje!, (Bilim ve Gelecek Dergisi 88.sayý, Haziran 2011) 2) Harvey, David, Class StructureandTheTheory of ResidentalDifferantiation, The Urban Experience, (Blackwell, 1992) 3) Kahraman, Tayfun, Doðayý, Ýnsaný, Bilimi Yok Sayan Vahþi Proje!, (Bilim ve Gelecek Dergisi 88.sayý, Haziran 2011) 4) Kaptan, Hüseyin, Doðayý, Ýnsaný, Bilimi Yok Sayan Vahþi Proje!, (Bilim ve Gelecek Dergisi 88.sayý, Haziran 2011) 5) Keyder, Çaðlar Ýstanbul Küresel ile Yerel Arasýnda,(Metis Yayýnlarý, Ýstanbul, 2000) 6) Marx, Karl Engels, Friedrich, KomünistManifesto ve Hakkýnda Yazýlar, (Yordam Kitap, Ýstanbul, 2008) 7) Saydam, A. Cemal, Doðayý, Ýnsaný, Bilimi Yok Sayan Vahþi Proje!, (Bilim ve Gelecek Dergisi 88.sayý, Haziran 2011) 8) Yýrtýcý, Hakký, Sermayenin Yeni Yaþam Alanlarýný Yapýlandýrma Mantýðý, Çaðdaþ Kapitalizmin Mekansal Örgütlenmesi, (Ýstanbul Bilgi Üniversitesi Yayýnlarý, Ýstanbul, 2009) 9) Kanal Ýstanbul Projesi Ne Zaman Baþlayacak?, (URL:http://www.kanalistanbulprojesi.gen.tr/ne-zamanbaslayacak.html#more-28) 10) TÜÝK Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi 2010 Dönemi, (URL:http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?tb_id=39&ust_id=11)

13 ÝKK Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Ýstanbul Ýl Koordinasyon Kurulu 19. Dünya Ýþ Saðlýðý ve Güvenliði Kongresi - Can Güvenliði, Ýþ Güvencesi Ýstiyoruz Basýn Açýklamasý, 12 Eylül 4.Ölüm Yýldönümünde Gülseren Yurttaþ Cinayeti ve Yaþanmaya Devam Eden Ýþ Cinayetleri Hakkýnda Basýn Açýklamasý, 28 Eylül Ýnsanca Yaþam Ýçin Eþit Özgür ve Demokratik Türkiye Mitingi, 8 Ekim Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Meclisi Çalýþýrken Hastalanýyoruz Çalýþtayý, 16 Ekim TMMOB 8. Enerji Sempozyumu, Kasým Temel Haklarýmýzý Gasp Etmeye Çalýþan Politikalara Karþý 21 Aralýk ta G(ö)revdeydik, 21 Aralýk 3. Köprü Yerine Yaþam Platformu Basýn Açýklamasý, 9 Ocak TMMOB Ücretli Çalýþan Mühendis, Mimar ve Þehir Plancýlarý ve Ýþsizlik Kurultayý, Þubat 11

14 söyleþi HKMO Tarihine Iþýk Tutanlar Söyleþi Dizisi: Prof. Dr. Onur Gürkan Ýle Söyleþi (12 Nisan 2011) , yýllarý arasýnda Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi Anabilim Dalýnda doçent ve öðretim üyesi olarak çalýþtý yýllarý arasýnda Milli Savunma Bakanlýðý Harita Yüksek Teknik Okulunda yarý zamanlý öðretim üyesi olarak görev yaptý yýllarý arasýnda doçent ve öðretim üyesi olarak Boðaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araþtýrma Enstitüsünde görev yaptý den emekli olduðu 2005 yýlýna dek profesör ve Anabilim Dalý Baþkaný olarak Boðaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araþtýrma Enstitüsünde görev yaptý. Odamýzýn birçok çalýþmasýnda aktif görevlerde, aktif katkýlarda bulundu. Birlikte çalýþmaktan onur duyduðum 10. Harita Kurultayý baþkanlýðý görevi bunlardan biri. HKM, Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi Hakem Kurulu üyeliði Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - O dönem, Ahmet Yaþayan, Kemal Özden ve ben, üçümüzün Harita Dergisinin ilk üç sayýsýný çýkardýðýmýz zaman. Yani o, son dergi deðil. 12 M.TEVFÝK ÖZLÜDEMÝR - Deðerli hocalarým, sevgili meslektaþlarým; Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Tarihine Iþýk Tutanlar Söyleþiler Dizisi kapsamýnda altýncý kezdir sizlerle buluþuyoruz. Sevgili Onur hocamýz bizi kýrmadý bugün ve Köy Enstitüleri Deneyimi ve Günümüzde Harita Kadastro Mühendisliði Eðitimi baþlýklý bir söyleþiyle bu etkinlik dizimizde yer aldý. Ben, öncelikle Onur hocamýzýn yaþam öyküsüne iliþkin bilgilendirmede bulunmak istiyorum. Odamýzýn 268 numaralý üyesi olan Prof. Dr. Onur Gürkan, 26 Haziran 1938 tarihinde Denizli nin Çivril ilçesinde doðdu. Ýlköðrenimini yýllarý arasýnda Çivril 30 Aðustos Ýlkokulunda, tarihleri arasýnda da Isparta Gazi Ýlkokulunda okudu yýllarý arasýnda Çivril Ortaokulunda ortaöðrenimini, tarihleri arasýnda Tapu Kadastro Meslek Lisesinde lise öðrenimini tamamladý yýlýnda Yýldýz Teknik Üniversitesi Harita ve Kadastro Mühendisliði Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansýný Yýldýz Teknik Üniversitesinde tarihleri arasýnda, doktorasýný ise Bonn Üniversitesinde yýllarý arasýnda tamamladý yýlýnda, Ankara nýn Beypazarý ilçesinde Arazi Kadastrosu Müdürlüðünde kadastro teknisyenliði, yýllarý arasýnda Ýstanbul un Kartal ilçesinde Arazi Kadastrosu Müdürlüðünde kontrol mühendisliði, yýllarý arasýnda Ýstanbul Teknik Okulu Fotogrametri Laboratuarýnda asistanlýk görevlerinde bulundu. Askerlik hizmetini Sarýkamýþ ta tamamladý yýllarý arasýnda Ankara Tapu Kadastro Genel Müdürlüðünde Elektronik Bilgi Ýþlem Merkezi Þube Müdürlüðü yaptý yýllarý arasýnda Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi Anabilim Dalýnda öðretim görevlisi görevinde bulundu yýllarý arasýnda Almanya Bonn Üniversitesinde doktora öðrencisi ve araþtýrma görevlisi oldu yýllarýnda Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi Anabilim Dalýnda öðretim görevlisi görevini yürüttü yýllarý arasýnda Amerika Birleþik Devletleri Ohio State Üniversitesi Jeodezi Bölümünde doktora sonrasý araþtýrmalarda bulundu yýllarý arasýnda Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi Anabilim Dalýnda öðretim görevlisi oldu. M.TEVFÝK ÖZLÜDEMÝR - O, özgeçmiþinize iliþkin bilgileri toplarken bizim eksikliðimiz, siz de tamamlamýþ oldunuz. Teþekkür ederiz. Odamýzýn sürekli teknik bilimsel komisyonlarýndan Jeodezi Komisyonu ve Afet Komisyonunda da baþkanlýk görevlerini yürüttü. Bir kýz babasýdýr. Kendisi, Köy Enstitüleri Deneyimini bizlerle paylaþacak bugün. Kendisinin özel ilgi alanlarýndan biri olduðunu biliyoruz ve özellikle bu baþlýkta bir sunuþ yapmasýný istedik. Ben, Onur hocamýza söz vermeden önce köy enstitülerine iliþkin kýsaca bilgi vermek istiyorum. Köy enstitüleri bundan 71 yýl önce, 17 Nisan 1940 tarihinde kuruldu. Kuruluþ kararýnýn alýndýðý tarih 17 Nisan Çok kýsa bir süre sonra 71. yýldönümünü kutlayacaðýz yýlýnda da kapatýldý. Türkiye için olduðu kadar, uluslararasý ölçekte de eðitim-öðretim alanýnda oldukça özgün ve önemli bir deneyimdi. Açýk bulunduðu, faaliyet yürüttükleri 14 yýllýk zaman diliminde -ki sayýlarý 21 di köy enstitülerinin i kadýn, ü erkek olmak üzere, toplam köy öðretmeni yetiþti köy enstitülerinden. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Burada bir düzeltme yapayým; hepsi öðretmen deðil onlarýn, 1700 küsuru saðlýk memuru. M.TEVFÝK ÖZLÜDEMÝR - Öyle mi? Tamam. Hepimizin yakýndan tanýdýðý, öðretmenlikle yetinmeyip, ayný zamanda ýþýk saçan, bu ülkenin deðerleri konumundaki köy enstitülülerden birkaç isim: Fakir Baykurt, Ümit Kaftancýoðlu, Mehmet Baþaran, Mahmut Makal, Dursun Akçam. Sanýyorum Ruhi Su da köy enstitülerinin yetiþtirdiði deðerlerimiz arasýnda yer alýyor. Dönemin Milli Eðitim Bakaný Hasan Âli Yücel ile dönemin Ýlköðretim Genel Müdürü olan eðitim bilimci Ýsmail Hakký Tonguç, köy enstitülerinin ilk kurucularý olarak yine belleklerimizde yer eden deðerlerimiz. Önemli bir deneyimdi; ama bu ülkenin aydýnlanmacý giriþimlerinden birisi olan köy enstitüleri, ne yazýk ki, 1954 yýlýnda kapatýldýlar li yýllar, ayný zamanda Türkiye'nin

15 söyleþi NATO ya üye olduðu, Türkiye'nin dýþ borç sarmalýna girdiði bir dönemdi. Türkiye'nin modernleþmesinin de kendiliðindenliðe terk edildiði dönemin belki de baþlangýç noktasýydý. Ne yazýk ki bu süreç devam etmedi. Devam etseydi, bu özgün deneyim, aydýnlanmacý bir geleneðin yaratýlmasý açýsýndan hem Türkiye için, hem dünya için önemli bir kaynak olacaktý. Onur hocamýz bunu paylaþacak bizimle. Tabii, bir de günümüz harita mühendisliði eðitimine de deðinecek. O da üzerinde uzun uzun tartýþmamýz gereken baþlýklardan bir diðeri. Henüz öðrenci almayan, pasif olanlarla birlikte sayýsý 20 yi aþan bölümümüz var Türkiye'de yi aþkýn öðrenci geçtiðimiz öðrenim döneminde harita mühendisliði, geomatik mühendisliði ve jeodezi-fotogrametri mühendisliði programlarýnda öðrenime baþladýlar. Yine planlamadan yoksun bir süreci birlikte yaþýyoruz. Eðitimin içeriði ve eðitime yönelik ne tür bir model ortaya atýlmasý gerektiði konusunu da aslýnda mesleki tartýþma baþlýklarýmýz arasýnda sayabiliriz. Onur hocamýz bu çerçevede de deðinmelerde bulunacak. Ýsteðimizi kýrmayýp, bugün bizlerle deneyimlerini, birikimlerini paylaþacaðý için kendisine tekrar çok teþekkür ediyorum. Þimdi sözü Onur hocama býrakýyorum. Buyurun hocam. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN- Deðerli meslektaþlar, deðerli konuklar; herkese hoþ geldiniz diyorum. Bu sohbet toplantýlarý dizisinde bana da bir yer verdikleri için Ýstanbul Þube Yönetim Kuruluna çok çok teþekkür ederim. Hüseyin arkadaþýmýz bana bir mesaj göndermiþti, konuyu benim seçtiðimi sanmýþ; halbuki konuyu ben seçmedim. Yönetim Kurulunda kim önerdi bilmiyorum; ama sanýyorum Köy Enstitüleri konusunda zýrt pýrt çýkýp bir þeyler söylemem sonucunda, Gel hoca, eteðindekilerin hepsini dök demek istediler herhalde. O yüzden tekrar tekrar teþekkür ederim. Gerçi Tevfik hoca, harita mühendisliði eðitimi konusunda da bir þeyler söyleyeceðimi ifade etti; ama ben o konuda pek bir þey söyleyeceðimi sanmýyorum. Hep birlikte Köy Enstitülerini biraz konuþtuktan sonra birlikte düþünürüz diye düþündüm. Tabii, söyleyecek bazý þeylerim yok deðil. Her þeyden önce, iki üniversitenin de jeodezi eðitiminin baþlangýcýnda görev yapmýþ birisi olarak, günahýyla sevabýyla bu taþýn altýnda elimin olduðunu söyleyebilirim. Ýyi yönleri de var, kötü yönleri de olabilir. Benim iki kiþiye daha teþekkür borcum var, onlarý da öncelikle belirtmek istiyorum. Diðer arkadaþlarýn hepsi meslektaþým, ama burada iki kiþi var ki meslektaþýmýz deðil, benim can dostlarým. Önce bayandan baþlayayým; BERÝA TOPTAÞ öðretmen, hani denir ya, kara gün dostu diye, kendisi benim kara gün dostumdur. Hep kara günümde yanýmda olurdu. Bugün de herhalde, Biraz da neþeli halini göreyim hocanýn deyip geldi. Sað olsun. Öteki konuðumuz, Emre Çapoðlu. Emre, iç mimar ve Yeni Kuþak Köy Enstitüleri Derneðinin Ýstanbul Þubesi Saymaný. Ama Köy Enstitüleriyle hiçbir ilgisi yokken, Köy Enstitülerine çok meraklý bir arkadaþýmýz. Burada konuþma yapacaðýmý kendisine haber vermiþtim, Gelip dinlemek isterim hocam dedi. Söyleyeceklerimin büyük bir çoðunluðunu Rotary Kulüp teki bir konuþmamda söylemiþtim, sanýyorum kendisi de oradaydý, o yüzden bazý þeyler onun için tekrar olmuþ olacak. Burada zamaný benimle paylaþacaklarý için her ikisine de çok çok teþekkür ediyorum. Tevfik biraz sözünü etti Köy Enstitülerinin. Yakýn tarihe baktýðýmýzda bir þeyi açýklýkla görebiliyoruz, Türk toplumu adýna istiklal Savaþýndan sonra bir devrim baþlatýlmýþ, bu devrimin sürekliliðinde, devrimi götürmekte olanlarýn karþýlarýna çýkan en büyük engellerden bir tanesi cehalet. Cehaletin yaný sýra üretim alýþkanlýðý olmayan bir toplumdan geliyoruz biz, göçebe toplumdan yani doðada var olaný tüketme alýþkanlýklarýmýz genlerimize iþlemiþ. O nedenle, salt bir eðitim kurumu olarak algýlanýrsa, Köy Enstitülerine haksýzlýk edilmiþ olunur diye düþünüyorum. Aslýnda Köy Enstitülerinin baþlangýcýna bakýlýrsa Bu eðitim sistemine benzer eðitim sistemleri ta Tanzimat tan beri önerilmiþ; ama gerçekleþtirilmesi dediðim kiþilere nasip olmuþ ve herhangi bir yerden kopya alma deðil, tümüyle kendi deneyimlerinin sonucu ortaya çýkmýþ. Kusura bakmasýn, biraz önce Tevfik hocayý düzelttim; köy enstitülerinden 17 bin civarýnda kiþi mezun oluyor, bunlarýn belli bir kýsmý, 1700 civarýnda olaný saðlýk memuru. Aslýnda program devam etseydi, baþka meslekler de olacaktý; ama kýrsal kesime dönük. Köy enstitülerinden 1700 civarýnda saðlýk memuru yetiþtirildi dedik ya; çok ilginçtir, 1940 yýlýnda Köy Enstitülerinde bu eðitim baþlayana kadar, Cumhuriyet döneminde yetiþmiþ olan saðlýk personeli 300 civarýnda. Doktor deðil, saðlýk personeli. Düþünün, Köy Enstitülerinde bu eðitim baþlayýncaya kadar, Cumhuriyet dönemi boyunca yetiþtirilen saðlýk personeli sayýsý 300 civarýnda, ama 14 yýllýk Köy Enstitüleri yaþamý boyunca yetiþtirilen saðlýk personeli sayýsý 1700 civarýnda. Köy enstitüleri olayýný bugünün diliyle ifade etmek istersem, þöyle ifade ediyorum: Türkiye Cumhuriyetinin sürdürülebilir kýrsal kalkýnma projesinin baþlangýç noktasýdýr. Sürdürülebilir deyiminden de þunu anlýyorum: Kalkýnma projelerinin sürdürülebilir olmasý demek, kendi kaynaðýný kendisi üretecek demek. Baþka taraflardan pompa edilen kaynakla sürdürülebilir bir kalkýnma olmaz. Hasan Âli Yücel, köy enstitülerinin mimarý olan Milli Eðitim Bakaný olarak bilinir; ama Köy Enstitüsü kavramýnýn tohumunu atan kiþi Saffet Arýkan ismindeki Milli Eðitim Bakanýdýr. Bu kiþi Ordudan emekli olmuþ, generallikten emekli olmuþ, tek parti döneminin Milli Eðitim Bakanlýðýný yaparken görüyor ki eðitime ihtiyaç var. Çünkü o dönem Türkiye'nin yüzde 80 i köyde, kýrsal kesimde yaþýyor. Bunlar saðlýksýz insanlar; belki abartýyorum ama yüzde i veremli, yüzde i sýtmalý, yüzde u frengili. Dolayýsýyla, bu toplumu hareketlendirmek lazým geldiðini düþünüyor. O dönemki okuryazarlýk oranýný tam olarak bilmiyorum, ama yüzde nin üzerinde olduðunu sanmýyorum. Kafadan atýyorum bu rakamý, belki de çok daha düþüktür o yýllarda lu yýllarýn ortalarýndan bahsediyorum. Saffet Arýkan þöyle bir öneride bulunuyor Hakký Tonguç a; tabii, Hakký Tonguç un beyninde baþka çok þeyler var, ama Bakanýn bu önerisi ona müthiþ güzel geliyor. Saffet Arýkan ona diyor ki, Öðretmen okullarý falan devam etsin; ama bu arada eðitmen yetiþtirelim. Eðitmenleri ilkokulun birinci, ikinci, üçüncü sýnýfýnda görev yapmak üzere yetiþtirelim. Bunlarý köyden alalým, kýsa sayýlacak bir eðitim verelim, tarým nasýl yapýlýr, okuryazarlýk nasýl öðretilir, onlarý öðretelim. Bu þekilde bir eðitmen kursu düzenleyelim. Böylelikle eðitmen kurslarýnýn düzenlenmesine baþlanýyor. Eðitmen kurslarýnýn ana karakteristiði þu, biraz önce gerekçesini söyledim: Köyden, askerliðini yapýp köye dönmüþ kiþilerin içerisinden çavuþ olanlardan seçim yapýlýyor ve bunlar 8 er, 10 ar kiþilik gruplar halinde eðitmen kurslarýna alýnýyor. Pratik ve uygulama aðýrlýklý bir eðitim veriliyor. Okuma-yazma, hesap, yurt bilgisi konularýndaki teorik dersler dýþýndaki derslerin tümü tarlada ve bahçenin içerisinde. Kursun sonlarýna doðru bunlara deneme dersi yaptýrýyorlar. Her kursta yeterince eðitici olarak öðretmen 13

16 söyleþi 14 okulu çýkýþlý öðretmen, tarým okulu çýkýþlý tarým memuru oluyor. Bir de bunlarýn arasýna gezici baþöðretmen dahil ediyorlar ve kurslarýn yöneticisi müfettiþlerden oluyor, Milli Eðitim Bakanlýðýnýn müfettiþleri. Bu noktada þunu söyleyeyim: Benim Köy Enstitülerine olan ilgim iþte buradan baþlýyor. Çünkü rahmetli babam orta dereceli bir tarým okulu mezunu ve sonra bir öðretmen kursuna gitmiþ, öðretmen olmuþ. Sanýyorum baþarýlý bir öðretmenken, ilk eðitmen kursuna onu tarým memuru ve öðretmen olarak atýyorlar. Oradaki çalýþmasýnda baþarýlý olduðu için de, ardýndan gezici baþöðretmen olarak görevlendiriliyor. Ýlk kurs Eskiþehir-Mahmudiye-Çifteler de; Temmuz 1936, öðrencileri Ankara ve Tunceli köylerinden askerden çavuþ olarak terhis olan kiþilerden seçiyorlar. Bu kurstan mezun olanlara, Ankara nýn 79 köyünü 11 bölgeye ayýrarak, oralarda staj yaptýrýyorlar. Her bölgede 5-6 tane eðitmen var ve bunlarýn her birinin baþýna da bir gezici baþöðretmen koyuyorlar. Tüm bölgeyi denetleyen de bir ilköðretim müfettiþi var. Mahmudiye kursunun ilki Temmuz Kasým 1936 da yapýlmýþ. Staj dönemleri Nisan 1937 ye kadar sürmüþ. Baþarýlý sonuçlar alýnýnca, bu eðitmen kurslarý yaygýnlaþtýrýlmýþ. Benim toplayabildiðim bilgilere göre de, Eskiþehir-Mahmudiye, Kocaeli-Arifiye, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Kars, Bursa-Karacabey, Kastamonu-Gölköy, Malatya-Akçadað, Manisa-Horozköy, Edirne-Kepirtepe, Kýrkaðaç; buralarda eðitmen kurslarý açýlmýþ tarihinde de Köy Eðitmenleri Kanunu çýkarýlmýþ. Bu o kadar baþarýlý bir deney olmuþ ki, Bunu geliþtirelim demiþler; Daha önceden böyle bir proje yok; ancak, biz bunu bu haliyle býrakmayalým, öðretmen okulu biçimine getirelim demiþler. Ki ilk Eskiþehir-Çifteler dekini öðretmen okulu yapmýþlar, sonra Ýzmir-Kýzýlçullu da bir öðretmen okulu açmýþlar. Ýsimlerini de Köy Öðretmen Okulu olarak koymuþlar ve ders yýlýnda bunlar eðitime açýlmýþ. Trakya-Kepirtepe ve Gölköy de de 1938 yýlýnda açýlmýþ. 4 tane bunlar. Ardýndan da tarih ve bilmem kaç sayýlý Köy Eðitmen Kurslarý ve Köy Öðretmen Okullarýnýn Yönetimine Daire Kanun 5 madde halinde çýkartýlmýþ. Köy enstitüleri ise þöyle kurulmuþ: 2 yýllýk eðitim veren bu 4 öðretmen okulunun artýk öðretmen okulu olmak yerine enstitü biçiminde olmasý öngörülmüþ ve Tevfik hocamýn sözünü ettiði üzere, 17 Nisan 1940 tarih ve bilmem kaç sayýlý Kanunla kurulmuþ. Bu Kanunun 1. Maddesi, köy öðretmeni ve köye yarayan diðer meslek erbabýný yetiþtirmek üzere, tarým iþlerine elveriþli arazisi bulunan yerlerde Milli Eðitim Bakanlýðýnca köy enstitülerinin açýlmasýný öngörüyor. 5 yýllýk eðitim; öðrenci kaynaðý köy çocuklarý, köy okulundan mezun olanlar; bitirenlere 20 yýllýk bir mecburi hizmet yükleniyor. Gittikleri yerlerde ana görevleri yalnýz öðretmenlik deðil; okulda geçirdikleri 5 yýllýk süre içerisinde -biraz sonra göreceðiz- öðrendikleri üzerinden, tarla, baðbahçe iþleri, iþlik gibi tesislerde köylüye rehberlik etmek. Devlet, köylülere örnek olsunlar diye, bu öðretmenlere parasýz araç-gereç veriyor, tohumluk veriyor, çift hayvaný veriyor, fidan veriyor vesaire. Ayrýca köy sýnýrlarý içerisindeki elveriþli arazilerde hem kendi geçimini, hem de ders uygulamalarýný karþýlamaya çalýþýyor. Gerçekten çok ilginç bir yöntemle bu baþlýyor. Çok ilginç, köy enstitülerine öðretim elemaný yetiþtirmede de sýnýr tanýmamýþlar. Kaynaklar þunlar: Yüksekokullar var, üniversiteler var, Gazi Eðitim Enstitüsü, öðretmen okullarý, ticaret liseleri, orta tarým okullarý, köy enstitüleri, yapý usta okullarý ve benzerlerinden öðretmen saðlýyorlar. Çifteler, Kýzýlçullu, Trakya-Kepirtepe ve Dörtköy öðretmen okullarý köy enstitülerine dönüþtürülüyor böylece. Bundan sonra, ayný yýl, birkaç ay içerisinde Malatya-Akçadað, Antalya-Aksu da, Samsun-Ladik-Akpýnar da, Kocaeli- Arifiye de, Trabzon-Beþikdüzü nde, Kars-Cýlavuz da, Adana- Düziçi nde, Isparta-Gönen, Balýkesir-Savaþtepe de, Kayseri- Pazarören de 10 tane daha köy enstitüsü açýlýyor ve daha sonra bunlarýn sayýsý 21 e çýkartýlýyor yýlýnda da hem köylünün sorunlarýyla ilgilenip araþtýrma yapmak, hem de köy enstitülerine öðretmen yetiþtirmek üzere Yüksek Köy Enstitüsü kuruluyor Hasanoðlan da yýlýnda eðitim programlarýnda deðiþiklik yapýlýyor; müdahale edip, Köy Enstitüleri deneyimini iniþe almaya baþlýyorlar. Bunun gerekçesini biraz sonra söyleyeceðim yýlý, köy enstitüleri deneyiminin artýk iniþe geçtiði dönem. Önce eðitimin ana felsefesi deðiþtiriliyor ve daha çok ezberci eðitime aðýrlýk veriliyor. Giderek öðretici öðretmenlerin niteliði farklýlaþtýrýlýp, isimleri öðretmen okullarýna çevrilip, 1954 yýlýnda da tabelalarý indiriliyor. Þimdi biraz da benim serüvenimden bahsedeyim. Babam, Eskiþehir-Çifteler de hem eðitmen kursunda, hem köy öðretmen okulunda görev yaparken, 26 Haziran 1938 de ben doðmuþum ve daha 18 günlükken Çivril de trene bindirilip Eskiþehir e götürülmüþüm. 2 yaþýma kadar da Eskiþehir-Arifiye de ve Çivril de yaþamýþým. Daha sonra babamý Çivril de gezici baþöðretmenlik yaparken Isparta nýn Gönen Köy Enstitüsünün kuruluþ aþamasýnda oraya Ziraat Baþý olarak atanýyor ve ben 2 yaþýmdayken ailecek Gönen Köy Enstitüsüne taþýnmýþýz, 10 yaþýma gelene kadar da orada yaþadým. Konuþmamda biraz zaman býrakabilmek için küçük bir-iki yorum söyleyeyim. Bir tanesini zaten söyledim; yani Köy Enstitülerini sadece birer eðitim kurumu olarak algýlamak yanlýþ olur diye. Ýkincisi, bu kýrsal kalkýnma projesinin ana kaynaðý olarak insan gücü görülüyor ve enteresan olan þu ki, bu insan gücünü öylesine bir toplumun içerisindeki taze filizlerden seçiyorlar ki, içinden seçtikleri toplum, biraz önce de söylediðim gibi, pek de saðlýklý bir toplum deðil. Ýnsanlarýn yarýdan fazlasý, neredeyse üçte ikisi veremli, ya da sýtmalý falan,ayrýca firengi çok yaygýn. Benim kafamdan þöyle bir þey geçiyor: Eðer Köy Enstitüleri 1947 yýlýndaki týrpana uðramadan kurulduðu andaki ilkelere sadýk kalýnarak devam etmiþ olsaydý, 1956 yýlýnda öðretmensiz köy kalmayacaktý, yýllarýnda da her köyde Köy Enstitülerinden yetiþmiþ 5 tane öðretmen olacaktý. Böyle bir toplum düþünün. Yalnýz, böyle bir toplum, þu andaki Türk toplumu olmayacaktý; çok farklý olacaktý, doðayý tüketerek yaþayan deðil, üreterek mutlu yaþamayý ilke edinmiþ bireylerin oluþturduðu bir toplum olacaktý. Köy Enstitülerinde, biraz sonra sunumlarda göreceðiz, bu filizlere, bu genç beyinlere bir þey veriliyordu o okullarda -dolaylý veya bilinçli, tam olarak bilemiyorum- o da þu: Üretirsen mutlusun. Üretmeyi, üretme bilincini öðretiyorlardý, üretmeyi bir bir alýþkanlýk, bir refleks, bu tutku haline getiriyorlardý; yalnýzca öbür dünyayý öðretmiyorlardý. Bu arada, eðitim programlarýyla ilgili bir küçük not okumak istiyorum size yýlýna kadar sýnýfta ders yapýlan saat, haftalýk ders saati 22 saat arkadaþlar. Bu 22 saatin 4 saati, birinci sýnýftan beþinci sýnýfa kadar 3 veya 4 saat Türkçe. Tarih 1 veya 2 saat. Coðrafya, birinci, ikinci sýnýflarda 2 saat, daha sonra yok. Yurttaþlýk bilgisi birer saat. Matematik 4 ve 3 saat. Bunlar teorik dersler. Kimya 2 saat, fizik 1 saat. En çok saati dördüncü ve beþinci sýnýfta öðretmenlik bilgisi alýyor. Bu öðretmenlik bilgisi dersinde de þu içerikler var: Toplumbilim, iþ eðitimi, çocuk ve iþ bilimi, iþ eðitimi tarihi, öðretim metodu ve tatbikatlar.

17 söyleþi Þimdi, isterseniz þu sunuma geçelim. MEHMET TURCAN - Onur hocam; yalnýz, ben bir ekleme yapmak isterim. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Tabii, buyurun. MEHMET TURCAN - Yýl 1947 dediniz; halbuki deðiþimin olduðu tarih Prof. Dr. ONUR GÜRKAN yýlýnda programda deðiþiklik yapýlarak, Köy Enstitülerine fiilen müdahale edilmeye baþlandý. MEHMET TURCAN - Ama önemli olan seçimlerinden sonraki pozisyon çok önemli. Çünkü o gün Milli Eðitim Bakaný deðiþtiriliyor ve Baþbakanýn da deðiþmesi sonucu, yeni gelen Milli Eðitim Bakaný vasýtasýyla, tamamen saða dönük bir yaklaþým sonucu Köy Enstitülerini gözden çýkarýyorlar. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Mehmet; istersen þu sunumu bir izleyelim. Bu sunum, Kemalist bir arkadaþýn, sonuna kadar Kemalist bir arkadaþýn hazýrladýðý bazý þeylerden alýnmýþ bazý sözcüklerden oluþuyor. Atatürk le baþlamýþ. Atatürk ün bu sözlerini duymuþsunuzdur, pek çok yerde buna benzer sözler duymuþuzdur; köylüye dönük, köylülerin yaþamlarýna, karakterlerine dönük ifadeler. Burada dikkat ederseniz, bu ifadede öne çýkan þey baðýmsýzlýk. Türkiye Cumhuriyetinin ve Atatürk ün, Kemalizm in ana unsurlarýndan bir tanesi, baðýmsýzlýðý en ön plana çýkartmak. Baðýmsýz olabilmeniz için de kendi varlýðýnýzla yol almanýz, çabalamanýz gerekiyor. Bunlar, Nadir Eyinnen ismindeki arkadaþýn verdiði bir konferanstan alýnmýþ sözler. Bunlar önemli bence. Biraz önce Mehmet in sözünü ettiði þeye de denk düþüyor. Baþarýyla tamamlanan Kurtuluþ Savaþýmýzýn ardýndan Cumhuriyet ilan edilmiþ, Kemalist önderlik ülkenin inþasý için kollarý sývamýþtýr. Hedef, çaðdaþ medeniyetler seviyesine çýkmýþ yeni bir toplum yaratmaktýr. Köylünün özgürleþtirilmesi, aða-þeyh-tarikat üçgeninden kurtarýlmasý, sanayi toplumu yaratmanýn olmazsa olmaz koþuludur. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Bu da Hasanoðlan Köy Enstitüsünün kuruluþ aþamasýndaki bir görüntü. Kurtuluþ Savaþýnýn aðýr yükünü çeken, henüz demokrasiyi yaþatacak güce ve Cumhuriyet yurttaþý niteliðine kavuþamamýþ olan köylüler, uygar toplumun tüm nimetlerinden yoksundurlar. Cumhuriyetle birlikte giriþilen köye hizmet çabalarý ya köylünün beklentilerine uymadýðý ya da becerilemediði için yarým kalmýþtýr. Baþarý için, köylünün dilinden anlayan yeni bir aydýn tipine gereksinim vardýr. Bu da köylünün kendi içinden çýkarýlabilecektir. Ýþin püf noktasýný ilk yakalayan, kendisi de bir köylü çocuðu olan büyük eðitimcimiz Ýsmail Hakký Tonguç tur. Büyük güçlüklerle öðrenim olanaðý bulan Tonguç, köy enstitüsü sisteminin hem kuramcýsý, hem de kurucusudur. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Ýþte sizin sözünü ettiðiniz deðiþim; mesela, Tonguç u alýyorlar görevden. Ben bu sunumu Internet ten indirdim.bakarsanýz Köy Enstitüleriyle ilgili pek çok bilgi bulabilirsiniz Ýnternette... Bu çok ilginç: Bizim köyün ne olduðunu evvela büyük alimler, artistler deðil, kahramanlar anlayacaklar diyor. Her köyde bir kahraman mezarý olmadýkça, aydýn mezarý olmadýkça bu memlekette bir geliþme olmaz diyor. Türk köyü, daha belki yirmi beþ yýl alim deðil, kahraman isteyecektir. Bataklýðý kurutmak, sýtmalýya kinin rejimi yaptýrmak, trahomlunun gözüne ilaç damlatmak, okul binasýný yapmak, yaralýnýn yarasýný sarmak, gebeye çocuðunu doðurtmak, pulluðun nasýl kullanýlacaðýný veya tamir edileceðini öðretmek, bozuk köprüyü yapmak, ýslah edilmiþ tohumu tarlaya saçmak, fidan dikerek onu büyütmek ve step köylüsünün dal diye adlandýrdýðý aðacý hakikaten aðaç haline getirmek; ulemanýn (alimin) iþi deðil, kahraman teknisyenler ordusunun iþidir. O (köylü), bu kahramanlarý kendi içinden yetiþtirmeðe mahkum. Bütün felaketlere katlanarak, ýstýrabý zehir gibi yutarak çalýþan ve baþlarýnýn üstünde þereflerle örülü birer taç taþýyan bu kahramanlar köyü dile getirecekler. O zaman yeni sesler duyacaðýz. Bu seslerden ürkmeden onlarý dinlemek lazýmdýr. Köyden yeni renk ve seda getirenleri saygý ile karþýlamak gerekir. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Bunlar, köy enstitülerinin ilk baþlangýcýndan görüntüler. Statükocu eðitimcilerin direniþlerine raðmen, köy enstitüsü düþü, ilk olarak askerliðini yapmýþ okur-yazar gençlerden oluþan ve okutman denilen bir grupla hayat bulmaya baþlar. Bu grup 1936 yýlýnda Eskiþehir in Çifteler Çiftliðinde dört aylýk Eðitmen kursundan geçirilip geçici öðretmen olarak Ankara köylerinde görevlendirilir bu 84 okutman baþarýlý olur. Eðitmen adaylarý, açýlacak köy enstitülerinin ilk binalarýný da yaparlar. Kendi köylerine giden eðitmenler, topladýklarý çocuklarý üç yýl okutup mezun ederek yenilerini alýyorlardý. Köy enstitüleri, köylerden toplanan baþýkabak yalýnayak çocuklarla oluþturuluyordu. Bu çocuklar, enstitünün yorucu iþlerini yaparken, çaðdaþ yöntemler kullanarak kendi yetiþtirdikleri ürünlerle daha iyi beslenebiliyor, sanat ve meslek öðreniyorlardý. Her biri için en az bir enstrüman çalmayý öðrenme zorunluluðu vardý. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Bu konferansý veren arkadaþýmýz, eðitmen kurslarýný bitirenlerin ismini deðiþtirmiþ, geçici öðretmen demiþ. Halbuki bunlara eðitmen deniyordu. MEHMET TURCAN - Burada bir eksik daha var, o da þu: Kesinlikle askerde onbaþý ya da çavuþ olanlardan seçiliyordu bu kurslara alýnanlar. Yani sadece askerliðini yapmýþ, okuryazar adamlar deðil. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Evet, deðil. Çavuþ ya da onbaþý olarak askerliðini yapmýþ olanlardan seçiyorlardý. Özellikle çavuþ olanlardan seçiyorlardý. MEHMET TURCAN - Onbaþý ve çavuþ olarak askerlerini yapmýþ olanlardan akýllý, kendilerine uygun olanlarý topluyorlardý. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Yalnýz, bunlarý nasýl seçtiklerini bilmiyorum. MEHMET TURCAN - Tonguç un kitabýndan okuduðum kadarýyla, bir komisyon þeklinde, mülakata veya deneye tabi tutarak seçiyorlarmýþ. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Saffet Arýkan kýsa bir zaman sonra Milli Eðitim Bakanlýðýndan ayrýlýyor, yerini Hasan Âli Yücel alýyor. Hasan Âli Yücel de yine en büyük destekçisi Köy Enstitülerinin. Siz bunlarý okurken bir-iki þey söyleyeyim. Tevfik, 1950 tarihini Türkiye'nin NATO ya girmesiyle anlamlandýrdý; ama 1950 den önce bazý baþka paktlar vardý, Baðdat Paktý vb. gibi. Bugünkü Büyük Ortadoðu Projesinin aðababasý projelerdir onlar. 15

18 söyleþi 16 Osmanlý feodal toplumunun yerine çaðdaþ ve sanayi toplumu yaratmayý hedefleyen Cumhuriyet ideolojisi, kiþiyi kul olmaktan çýkarýp, özgür yurttaþlar konumuna çýkarmayý hedefler. Cumhuriyet ideolojisine göre toplum ise, ümmet deðil özgür yurttaþlar birliðidir. Eðitimde ise hedef, Fikri hür, irfaný (anlayýþ) hür, vicdaný hür nesiller yetiþtirmektir. Bir devrimin sürdürülebilmesi özellikle iki alanda kazandýðý baþarýlarýna baðlýdýr. Bunlarýn biri hukuk diðeri ise eðitim alanýdýr. Bu nedenle Cumhuriyet Devrimini sürdürebilmek ve Türk toplumunu çaðdaþ medeniyetler seviyesinin üstüne çýkarabilmek için, eskiyen Osmanlý feodal kurumlaþmasýnýn parçalanýp daðýtýlmasý ve yerine yeni kurumlaþmanýn yaratýlmasý zorunluydu. Feodalizmin tasfiyesi ancak yeni kurumlaþma ile mümkündü. Feodalizmin tasfiyesi demek ise köylünün özgürleþtirilmesi anlamýna geliyordu. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Burada fark ettiniz herhalde; toprak reformu deðil, toprak devrimi diyor. Senin de dikkatini çekti mi Hüseyin? Þu resim gerçekten çok güzel bir resim. Bu kadar çok yazý yok, biraz sonra bitecek, sadece görüntüler olacak. Köylüyü özgürleþtirmekten ne anlýyoruz? Hem ekonomik, hem de düþünsel (ideolojik) düzlemde özgürleþtirmeyi anlýyoruz. Burada belirleyici olan, yani diðerini de etkileyecek olan olgu ekonomik özgürleþmedir. Ekonomik olarak baðýmsýzlýðý olan bir kesimi düþünsel planda özgürleþtirebilirsiniz. Köylüyü tarikat ideolojisinden kurtarabilmek için köylünün, aðanýn marabasý olmaktan çýkarýlmasý ve topraðýn sahibi olmasý gerekir. Bunun için gerekli olan tek þey Toprak Devrimidir. Bazýlarýnýn ifade ettiði gibi toprak reformu deðil! Ancak Toprak Devrimini baþlatmak ve sürdürebilmek için köylü önderlerine ihtiyaç vardýr. Çünkü her devrim kendi öncü kadrolarý vasýtasýyla yürütülür. Oysa o gün açýsýndan bakýldýðýnda Toprak Devrimi bu öncü kadrolarýndan yoksundur. Köylüyü örgütlemek için köye gönderilen kentli kadrolar ya köylüyü anlayamadýklarý için köylüyle diyalog kuramamakta ya da köydeki sýkýntýlara göðüs geremedikleri için köyü býrakýp geri dönmektedirler. Bu sorunun tek bir çözümü kalýr. Ýsmail Hakký Tonguç un dediði gibi; O (köylü), bu kahramanlarý kendi içinden yetiþtirmeðe mahkumdur. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Ne yazýk ki o da yarým kaldý. MEHMET TURCAN - Yarým kalan ne? Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Toprak reformu. MEHMET TURCAN - Toprak reformu denilen þey devrim olmadan gerçekleþemezdi. NAÝL GÜLER - Toprak reformu sorunu siyasal ayrýþmanýn temel konularýndan biridir tek parti döneminde. Bayar ve Menderes lerin bu nedenle, büyük çiftlik aðalarýný temsilen yavaþ yavaþ hareketlendikleri söylenir. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Evet, doðru. Ýþte köy enstitüleri böyle bir sürecin ve böyle bir ihtiyacýn ürünü olarak ortaya çýkar. Hedefi Toprak Devrimine önderlik edecek yani köylüyü özgürleþtirecek- kadrolar yetiþtirmektir ve de öyle yapar. Zaten patlama noktasýnda olan toplumda öylesine çabuk filizlenir ki, toprak aðalarýnýn yaný sýra, devrimden sonra palazlanmaya baþlayan Cumhuriyet burjuvazisinin de yüreklerine korku ateþleri düþer. Daha CHP iktidarý döneminde de köy enstitüleri hedefinden saptýrýlarak öðretmen okullarýna çevrilir. Böylece 1950 de iktidarý ele geçiren karþýdevrimcilerin köy enstitülerini tamamen tasfiye etmeleri için zemin hazýrlamýþ olurlar. Ýþte bu yüzden, dünden bugüne süren köy enstitüleri tartýþmasý, aslýnda Cumhuriyet Devrimine karþý alýnan tutumla aynýdýr. Kim ki Atatürk Devrimine karþý çýkmýþ ve sulandýrmýþtýr, o, köy enstitülerine de karþý çýkmýþ ve sulandýrmýþtýr. Köy enstitüleri bir nostalji deðildir. Köy enstitüleri Cumhuriyet Devriminin dününün, bugünün ve yarýnýnýn gerçeðidir. Her kim ki köy enstitülerini dünün bir nostaljisi olarak yad etmek istiyorsa bilin ki köy enstitülerine ve Atatürk Devrimlerine ihanet içindedir. (Nadir Evinnen, Konferans Notlarýndan) Bu fotoðraf çok ilginç. Kýzlarýmýzý görüyorsunuz. Daha sonra öðretmen olup gidiyorlar. Bunlar da yine köy enstitüsü öðrencilerinin çektirdiði resimler. Burada da yaptýklarý iþlerden görüntüler var. Görüyorsunuz, tuðlayý kendileri döküyorlar. Göreceðiz, çok ilginç resimler var. Bakýn, burada da bu taþ yapýyý kendileri yapmýþlar. Þu slaytlarý geçelim de, köy enstitülerindeki eðitimle ilgili konuþacaðým. Bakýn, taþ ocaðýndan çocuklar taþ götürüyorlar burada. AHMET AKSOY - Kamyon yok muymuþ yahu? Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Yok caným, kamyon ne gezer?! Kamyonu býrak, at arabasý bile bulmak büyük bir þansmýþ. Bakýn, burada da yine benzer bir çalýþma var; yatakhane binalarýný kendileri yapýyorlar. AHMET AKSOY - Dozer de yok. Kazma-kürekle yapýyorlar. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Kusura bakmayýn Ahmet hocam; maalesef, o devirde yok daha. Burada da harç karýyorlar. Bakýn, burada da bir kýz öðrenci kereste taþýyor bir eþeðin sýrtýnda. Bu resimde de öðrenciler kum eliyorlar. Bu resimde direðe týrmanmýþlar, elektrik baðlýyor öðrenciler. Burada da bir kutlama var, ondan bir görüntü. Bu gördüðünüz de bir resim dersi; öðrenciler tarlada oturmuþ, önlerinde defterler, resim yapýyorlar. Bu da kayak dersi. Kars-Cýlavuz dan bir görüntü. Her yöreye göre kendi þeyleri var. Burada da öðrenciler kendi ekmeklerini yapýyorlar. Burada da yatacaklarý ranzayý kendileri yapýyorlar. Biz bedava okumuþuz Ahmet hocam. MEHMET TURCAN - Ama orada þöyle bir fark var: Yeni bir okula baþladýklarýnda, eski okullarýn öðrencileri de gelip orada çalýþýyorlar. Yani sýrf kendileri yapmýyor. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Evet, onlar da yardýmcý oluyorlar. Zaten oradan mezun olanlar, bu okullarda öðrendikleriyle gittikleri köylerde okul yapýyorlar. Bu da bir hasat resmi. Bu da bir süt saðma dersi; öðrenciler inekten süt saðmayý öðreniyorlar. Burada gördüðünüz üzere, tek tip kýyafet var öðrencilerin üzerinde. Hah, burada duralým. M.TEVFÝK ÖZLÜDEMÝR - Siz de mi varsýnýz bu resimde hocam?

19 söyleþi Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Hayýr, ben yokum burada. Ama þu benim ablam Olcay, þimdi 77 yaþýnda. Kucaðýndaki, aðzýnda emzik olan kýz kardeþim Belma; o da þimdi 66 yaþýnda. AHMET YAÞAYAN - Ýzmir de yaþýyorlar. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Evet, Ýzmir de yaþýyorlar. Þu bayan ablamla yaþýt, benim Ýngilizce öðretmenimin de eþi oldu daha sonra. Babasý doktordu Çivril de. Çok haylazmýþ, babasý demiþ ki, Osman hocam; bunu al götür, ne yaparsan yap. O yüzden, okul bitene kadar bizde yattý bu bayan, bizim altýncý kardeþimiz gibiydi. Adý AYGÜL. Bu resmi ablam göndermiþ bir yere, oradan bu sunumun içine girmiþ. Bu resimde de mandolin çalan, flüt çalan öðrencileri görüyorsunuz. Orada, mezun olmadan önce bir müzik aleti çalmayaný mezun etmiyorlarmýþ. Bu, çok ilginç bir þeydir. Ben, Almanya ya doktoraya gittiðimde, Bu, sokak tiyatrosu, yeni çýktý dediler; dönem de 1970 li yýllarýn baþý. Ama ben biliyorum,ta o dönemde, benim çocukluðumda yapýyorlardý bu sokak tiyatrosunu bizim o okullarýmýzda, Köy Enstitülerinde. Bu da okullardaki eðlencelerden bir görüntü. Cumartesi akþamlarý öðretmen, öðrenci toplanýr, daha sonra müsamere ve eðlence olurdu. Her hafta cumartesi. Fakat ondan önce forum þeklinde bir þey olurdu; öðrenciler þikayetlerini söylerlerdi. Gerçekten ilginç bir þey bu; þimdi yok öyle bir þey, þimdi üniversitelerde bile öyle bir þey yok. Arkadaþlar; ben, 1953 yýlýnda ortaokulu bitirdiðimde parasýz yatýlý okul arýyorum. Nerelere baþvurmadým ki; parasýz yatýlý, askeri lise, orasý, burasý Parasýz yatýlý okullardan bir tane daha vardý, ben ona baþvurmamýþtým. Benim ortaokulda çok yakýn olduðum bir arkadaþým vardý,sonra birlikte Tapu Kadastro Okuluna geldik,mustafa Uygun Tekin,o ýsrarla oraya da baþvurmamýzý istemiþti.ýmam Hatip Okulu. O yýllardaki Ýmam Hatip Okullarýnýn sayýsý 7 taneydi.tüm Türkiye de toplam 7 tane,1953 yýlýnda. Biz baþvurmamýþtýk. Daha sonra bu Ýmam Hatip Okullarýnýn tarihini biraz incelediðimde öðrendim ki, 1925 yýlýnda Türkiye'de farklý yerlere daðýlmýþ 24 tane Ýmam Hatip Okulu açýlmýþ, ortaokul sonrasý için.bizim baþvurabileceðimiz tarihlerde Ýmam Hatip Okullarýnýn þöyle bir özelliði olduðu söylenmiþti: Mezunlarý Ankara Üniversitesi Ýlahiyat Fakültesine girebiliyorlardý -normal meslek okullarýnýn hiçbirisinden üniversiteye girilemiyordu- ve baþarýlýysalar Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý burs veriyordu ve orada da baþarýlýysalar yurtdýþýna yolluyorlardý. Yurtdýþýna felsefe ve psikoloji dalýnda yüksek lisans, doktora yapmak için gönderiliyorlardý. Bunlardan bir tanesi bizim Çivril den Mehmet Karahasan isminde bir beydi. Fransa ya gitmiþti. Sanýyorum felsefe tahsil etti. Hasan Âli Yücel in bastýrdýðý kitaplarda çevirileri vardýr, belki hatýrlarsýnýz yýlýna gelindiðinde, yýllarý, dikkat edin, Köy Enstitüleri kapatýlýyor ya da felsefesi ve þekli tamamen deðiþtiriliyor, böyle bir eðitim kurumu yok ediliyor, 1960 yýlýna kadar Ýmam Hatip Okullarýnýn sayýsý 72 ye çýkýyor. Türkiye'nin nasýl bir elle, kiminle, nereden nereye yönlendirilmiþ olduðunu bu örnek çok güzel ortaya koyuyor. Bir þey daha söyleyecektim aslýnda, ama hatýrlayamadým. Hah, Köy Enstitülerindeki öðretimle ilgili konuþacaktým. Genelde, 1947 yýlýna kadar, Köy Enstitülerinde iþ içinde eðitim, iþ içinde öðretim, üretim içinde eðitim, üretim içinde öðretim yapýlýyordu. Bunun uygulamalý eðitimden farkýný þöyle anlatýrlar: Derler ki, Bir yapý ustasý yetiþtirecekseniz, bir laboratuarýnýz olur, tuðla duvar ördürürsünüz; daha sonra, daha harç tazeyken onu yýkarsýnýz, yenisi gelir, bir daha yaptýrýrsýnýz; düzgün yapýyor mu, yapmýyor mu, bakarsýnýz. Bu, uygulamalý bir duvarcý eðitimi-öðretimi. Ama üretim içinde eðitimde, duvarý ördürürsünüz, çatýsýný kaplatýrsýnýz, adamý içine oturtursunuz, sen burada oturacaksýn dersiniz. Bu ikisinin arasýnda bir fark var. Birisi öðrenmek amacýyla yapýyor, öbürü içine girip oturmak için yapýyor. Tabii, ben o kadar ayrýntýya giremedim; ama çok ilginçtir, bu gördüðümüz 21 tane köy enstitüsü Türkiye'nin idari yapýsýyla pek baðdaþmýyor, ama doða ile çok iyi baðdaþýyor. Havzalara kurulmuþlar hep. Açýn haritalarý, köy enstitülerinin olduðu yerlere bakýn, hepsi birer tarým havzasýdýr, birer tarým havzasýnýn göbeðindedir. Yerleri öyle seçilmiþ ve sayýlarýný daha sonra artýrmak gibi bir hedefleri, niyetleri de yok. MEHMET TURCAN - Orada bir yanýlman var. Ýnönü nün hatýralarýnda da yazar, Tonguç un hatýralarýnda da yazar; 1943 yýlýnda, Ýnönü, yanýnda eþi Mevhibe haným da olmak üzere, Milli Eðitim Bakaný Hasan Âli Yücel le beraber, Hasanoðlan Köy Enstitüsünün çalýþmalarýný görmek üzere oraya gidiyor, çok beðeniyor ve Hasan Âli Yücel e, Tonguç a diyor ki: 1 yýl içinde sayýyý 40 a, 2 yýl içinde sayýyý 60 a çýkarabilir misiniz? Hasan Âli Yücel in cevabý þu: Üç þey lazým. Bir, para. Ýki, mekan. Üç, öðretim elemaný. Ýnönü diyor ki: Birinciyi ben hallederim, diðer ikisini sizin halletmeniz lazým. Kendi aranýzda konuþun, görüþün, iki veya üç gün içinde cevabýnýzý bana verin. Konuþuyorlar; Hayýr, o kadar süre içinde yetiþtiremeyiz; bize belli bir süre ver diyorlar. Belli bir süre vermem mümkün deðil; ben o zaman, o tarih geldiðinde sizi destekleyemem. Eðer bugün yapabileceðinizi düþünüyorsanýz, ben arkanýzdayým diyor Ýnönü. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Ýsmet Ýnönü düþünmüþ olabilir; ama benim bildiðim kadarýyla, bu iþin baþýndaki Hakký Tonguç ve onun arkadaþlarý böyle bir þey düþünmüyorlardý. Bakýn, köy enstitülerinde döner sermaye vardý. Devletin Köy Enstitülerine yaptýðý tek þey, genelde arazi vermek, bir de öðretmenlerin aylýklarýný karþýlamaktý. Önemli olan, üstyapý kurumlarýndan gelecek destekle olacak okullar deðil bunlar, onlarýn planladýklarý öyle bir þey deðildi. Ama senin sözünü ettiðin olay da yaþanmýþtýr herhalde. Ben okumadým böyle bir þeyi; ama herhalde böyle bir öneri gelince, Sayýyý artýrabilir miyiz? diye düþünmüþlerdir mutlaka. 17

20 söyleþi 18 Dikkat ederseniz, Köy Enstitüleri 20 taneydi baþlangýçta, 21.inciyi çok daha sonra açtýlar. Onlarýn planlamalarýna göre, bu 21 köy enstitüsünde yapýlacak eðitim-öðretimle, baþka hiçbir þeye ihtiyaç olmadan, 1960 yýllarýnda her köye 5 öðretmen olacaktý. Bunu planlýyorlar, böyle bir eðitim öngörüyorlar. Köy Enstitülerindeki ana unsur, biraz önce sözünü ettiðim gibi, kaynaðýný kendisi yaratmak. Ben hatýrlýyorum, 10 yaþýma kadar oralarda geçti hayatým; yani o eðitim felsefesi deðiþtiðinde, zaten babam bir-iki yýl sonra oradan ayrýldý. Öðrenciler sýnýfta teorik ders olarak haftada 20 saat ders görüyorlardý. Üniversitede bile haftada 20 saat deðil, daha fazla. Haftada 20 saat teorik dersler, onun dýþýnda her þey doða içerisinde, tarla baþýnda, uygulamalý olarak öðrenilirdi. Mesela, Fakir Baykurt un, Bir Köy Enstitülü Delikanlýsýnýn Anýlarý diye bir kitabý vardýr. Orada anlattýðý þöyle bir olay vardýr babamla ilgili; birçok öðretmeniyle ilgili çok þeyler söyler de, babamla ilgili de bazý yargýlarýný, deðerlendirmelerini yazmýþ. Topraða krizman yapýlacak Krizman þu: 5 sene, 8 sene topraðýn ilk 30 santimini, 20 santimini kullanýrsýnýz, daha sonra o topraðý altüst etmeniz lazým, yani 60 santimden itibaren yukarýya çýkartmanýz lazým. Babam tarýmcý, bunu öðretecek öðrencilere. Diyor ki, Gidin, þu tarlanýn krizmanýný yapýn. Bunlar da akýllýlar ya, diyorlar ki, Ne öyle 70 santim kazalým falan; þöyle yukarýdan, santim üstten, kaba kýsmýndan altüst eder geçeriz. Rahmetli babam geliyor, Yaptýnýz mý? diye soruyor; Yaptýk diyorlar.babam alýyor eline beli, beli saplýyor topraða; bakýyor ki, bel ancak santim kadar derine iniyor, daha fazla deðil. Rahmetli babam da güçlü kuvvetli bir adamdý; 1.90 boyunda, 105 kilo, göbeksiz falan, güçlü bir adamdý. Demiþ ki, Çocuklar, haydi diyelim beni kandýrdýnýz; ama sonra verimi olmaz bu arazinin. Fakir Baykurt un ifadesi bu, o anlatýyor. Bunun anlamý þu: Yaparak öðreniyorlar, üreterek öðreniyorlar. Ýsterseniz öbür sunuma da bir bakalým. NAÝL GÜLER - 20 dakikalýk bir sunum daha var ya hocam, ona bakalým. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Ama ona geçmeden önce üç tane resim vardý, ona bir bakalým isterseniz. Sað olsun, Nail bir yerlerden bulmuþ bunlarý; bende olmayan resimler bunlar. NAÝL GÜLER - Hocam; biraz önce bahsettiðiniz kitabýn son bölümünde vardý bu resimler. Hani Fakir Baykurt un anýlarýný da yazdýðý, Yeni Kuþak Köy Enstitüleri Yayýnlarýndan çýkan kitapta. Prof. Dr. ONUR GÜRKAN - Tamam. Þimdi þu resimdekileri söyleyeyim size. Bu benim annem. Bu, küçük kýz kardeþimiz Belma. Þu, Yusuf bey amcanýn oðlu Erol. Bu, Atilla. Bu, Cengiz. Bu, benim kardeþim Gürbüz. Muhtemelen þu yandaki de benim; ama resim biraz silik çýktýðý için tam seçemiyorum. Bu, Atilla ile Cengiz in annesi -biz abla derdik- Bahar abla. Öteki bayanlarýn isimlerini hatýrlayamadým. Bu, 6-7 ailenin oturduðu bir lojmanýn merdivenlerinde çekilmiþ bir resim. Bu resme bakalým þimdi de. Bu, babam. Bu, benden 8 yaþ büyük olan aðabeyim Tuðran. Bu, annem. Ben yokum herhalde bu resimde. Bu resim çekildiðinde henüz yoktum herhalde; olsam da zaten çok küçüktüm. Þu da benim halamýn kýzý Cemile. Þu resme bakalým bir de. Bu, babam. Çivril de, Köy Enstitüsünden sonra çekilmiþ bir resim bu. Bu, aðabeyim Tuðran. Aðabeyim epey büyümüþ bu resimde. Bu, babamýn Çivril deki arkadaþlarýndan tarýmcý Mehmet bey. Bir pelikan kuþu, nereden gelmiþ bilmiyorum, onunla fotoðraf çektiriyorlar. Þu fotoðraf Eskiþehir de çekilmiþ bir fotoðraf. Ben yokum bu fotoðrafta. Bu, babam. Bu, annem. Bu, teyzemin kýzý Aliye ablam. Bu, aðabeyim Tuðran. Þu, þimdi 77 yaþýnda olan ablam Olcay. Bu resmin altýnda yazanlar yanlýþ; burasý Çivril Santral Parký deðil. Bu, muhtemelen, büyük bir bina vardý, onun merdivenlerinde çekilmiþ olmasý lazým. Peki, bunu da geçelim ve þu 20 dakikalýk sunuma bakalým. Onlarý da izledikten sonra biraz eðitimle ilgili konuþmaya baþlayalým. ( Mandolinli Kýz Baþlýklý, Köy Enstitüleriyle Ýlgili Kýsa Film Gösterimi) Bu film için de Nail e çok teþekkür ediyorum, o bulup getirdi. Eðitimle ilgili konuþmak için vaktimiz pek kalmadý galiba, ama ben küçük bir þey söylemek istiyorum. Bu Köy Enstitülerindeki eðitim metodolojisiyle ilgili uygulamayý bizim harita mühendisliðine ne kadar uygulayabiliriz, bilmiyorum; ancak, benim hâlâ sürmekte olan bir deneyimim var, onu size söyleyeyim. Köy Enstitülerindeki bu eðitim felsefesinden esinlenilmiþ bir deneyim. Boðaziçi Üniversitesi Ýnþaat Mühendisliði Bölümünün topografya dersleri için idareye þöyle bir talepte bulunduk: Bütün sýnavlar bitsin, 4 hafta öðrencileri bize teslim edin, onlarla sabah akþam birlikte olalým dedik. Ben, proje biçiminde 7 tane konu belirledim; bu 7 konuda Ýnþaat Mühendisliði Bölümü öðrencilerine topografya öðreteceðiz. Ana amacým þuydu: Küçük bir alanýn, diyelim ki metrekarelik ya da 1-2 dönümlük bir alanýn topografik haritasýný yapabilsin, bir yerden bir yere kot getirip götürebilsin, ulaþamadýðý yerlerin yüksekliðini ölçebilsin falan. Þöyle bir iþ yapýyorduk: Kursun baþýnda öðrencileri 6 þar, 7 þerli gruplara ayýrýyoruz. Her grup bu 7 projeyi tamamlamak zorunda. Yeni bir projenin baþlýyacaðý günün sabahýnda o proje için lazým olan araç-gereci grup liderine teslim edip grubun o projede ne yapmasý gerektiðni söylüyoruz ama nasýl yapacaklarýný söylemiyoruz.gidiyorlar ellerine verilen araç gereci de kullanarak mevcut bilgileriyle kendilerince uðraþýp,sonuçta bir þekilde birþeyler yapýyorlar. Eh, geometri biliyorlar, ellerinde alet var, gereç var. Ertesi gün sabahleyin, tüm gruplarý sýnýfa alýp derste, ne gibi güçlüklerle karþýlaþtýklarýný soruyoruz ve sonra bu iþin haritacý olarak nasýl bir yötemle yapýlmasý gerektiðini söylüyoruz. Ýkinci günde de bu öðrendikleri yöntemi uygulayarak göre yapýyorlar. Tabii ki ikinci günde her gruptan sorumlu arkadaþlar arazide hem öðrencileri denetliyorlar hem de yötemi doðru uygulamalarýna yardýmcý oluyorlar... Bu, harita mühendisliðine ne kadar uygulanabilir; ölçme bilgisi derslerinde uygulanabilir mi, uygulanamaz mý, bilmiyorum; ama bana uygulanabilir gibi geliyor. Onun dýþýndaki derslerde nasýl olur, onu bilemiyorum. Fotogrametrici arkadaþlar var burada; üreterek nasýl öðretiriz fotogrametriyi, üzerinde düþünüp kafa yormak gerekir diye düþünüyorum. Ben, bu konuda eðitimle ilgili fazla bir þey hazýrlamadým, birlikte düþünelim diye; ama pek de vaktimiz kalmadý sanýyorum. Arkadaþlar neler düþünürler, bilmiyorum. Ancak, size bir þey söylemek istiyorum: Þöyle bir kitap var. Mehmet; sen bunu gördün mü, bilmiyorum; bu kitap, Ýsmail Hakký Tonguç un oðlu Engin Tonguç un yazdýðý bir kitap. Engin Tonguç, daha önce de, 70 li yýllarýn baþýnda da bir kitap yazmýþtý, Devrim Açýsýndan Köy Enstitüleri ve Tonguç -Ant Yayýnlarý-o da var bende. Ama bu yeni. Yeni Kuþak Köy Enstitüleri Derneðinin Ýzmir Þubesince yayýnlanmýþ ve bunun bütün iþlerini Nail in aðabeyi Rýfat yapýyor. Ben de üç-dört tane vardý, birilerine

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

mmo bülteni mart 2005/sayý 82 05.02.2005

mmo bülteni mart 2005/sayý 82 05.02.2005 basýnda odamýz basýnda odamýz basýnda odamýz Ocak/ Dizayn Ýnfo Dergisinin 9. sayýsýnda "Makina Mühendisleri Odasý'na TÜRKAK'tan Akreditasyon Sertifikasý" baþlýklý haber yayýnlandý. 05.02.2005 Oda Baþkaný

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Ýstanbul Tabip Odasý ndan Celal Mestcioðlu da konuþmasýnda iþyerlerinde üretim aþamasýnda bulunan herkesin ortak kavramlarda buluþmasý gerektiðini, her gün iþyerlerinde çeþitli iþ kazalarýna rastlandýðýný

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

hkm Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi 2006/2 Sayý 95 www.hkmo.org.tr Orman Dýþýna Çýkarýlan Yerlerle Ýlgili Öneriler Erdal KÖKTÜRK 1 Özet Türkiye nin toplam alanýnýn (201 992.96 km 2 )

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

Toplantý - Seminer ORDU SERBEST MUHASEBECÝ MALÝ MÜÞAVÝRLER ODASI. 01.01.2013 ve 31.12.2013 Döneminde Odamýzýn Katýldýðý Etkinlikler 18.02.

Toplantý - Seminer ORDU SERBEST MUHASEBECÝ MALÝ MÜÞAVÝRLER ODASI. 01.01.2013 ve 31.12.2013 Döneminde Odamýzýn Katýldýðý Etkinlikler 18.02. 01.01.2013 ve 31.12.2013 Döneminde Odamýzýn Katýldýðý Etkinlikler 16.01.2013 OBKT Salonu ORDU SMMM ODASI VE ORDU ROTARY KULÜP ÝÞBÝRLÝÐÝ ÝLE VERGÝ MEVZUATI VE DÖNEM SONU ÝÞLEMLERÝ PANELÝ GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ

Detaylı

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ KOCAELI BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ ULUSLARARASI KATILIMLI SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ 8-11 MAYIS 2011 SABANCI KÜLTÜR MERKEZÝ - KOCAELÝ SÝGARA ve SAÐLIK ULUSAL KOMÝTESÝ ÖNSÖZ Deðerli Tütün Kontrol Gönüllüleri,

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

HKMO Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi M. Tevfik Özlüdemir Yazý Ýþleri Sorumlusu M. Uður Giriþken Yayýn Editörü Kerem Halýcýoðlu Yayýn Kurulu M. Tevfik Özlüdemir, Mehmet Hýþýr, M. Uður Giriþken, Tekin Akçapýnar,

Detaylı

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR... ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

HKMO Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi M. Tevfik Özlüdemir Yazý Ýþleri Sorumlusu Mehmet Hýþýr Yayýn Editörü Kerem Halýcýoðlu Yayýn Kurulu Mehmet Yýldýrým, M. Tevfik Özlüdemir, Deniz Baþ, Hüseyin Çiçek, Ý. Ercüment

Detaylı

ARTIMAGE Yapý San. ve Tic. Ltd. Þti. Orhantepe Mahallesi Sahilyolu Sok. No: 19/A Dragos-Kartal / TURKEY Tel: 0216 399 78 72 Faks: 0216 399 68 02 www.artimage.com.tr Estetiðin betonla dansý... DEKOZEMÝN

Detaylı

www. adana.smmmo.org.tr

www. adana.smmmo.org.tr Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

MAKÝNA MÜHENDÝSLERÝ ODASI AKREDÝTE MUAYENE KURULUÞU OLMA SÜRECÝNÝ BAÞARIYLA TAMAMLAYARAK TÜRKAK TARAFINDAN VERÝLEN AKREDÝTASYON SERTÝFÝKASINI ALDI

MAKÝNA MÜHENDÝSLERÝ ODASI AKREDÝTE MUAYENE KURULUÞU OLMA SÜRECÝNÝ BAÞARIYLA TAMAMLAYARAK TÜRKAK TARAFINDAN VERÝLEN AKREDÝTASYON SERTÝFÝKASINI ALDI MAKÝNA MÜHENDÝSLERÝ ODASI AKREDÝTE MUAYENE KURULUÞU OLMA SÜRECÝNÝ BAÞARIYLA TAMAMLAYARAK TÜRKAK TARAFINDAN VERÝLEN AKREDÝTASYON SERTÝFÝKASINI ALDI TMMOB Makina Mühendisleri Odasý Türk Akreditasyon Kurumu

Detaylı

Türkiye nin teori ile pratiði en iyi birleþtiren, iþ dünyasýnýn gereksinimlerine en uygun hazýrlanan, nda yeni dönem baþlýyor. HR DERGÝ tarafýndan 1996 yýlýndan beri düzenlenen bu programý daha önce tamamlayanlar,

Detaylı

Eðitim Baþvurularý Hakkýnda; -Eðitim katýlýmcý sayýsý ve eðitim tarih deðiþiklikleri Odamýz tarafýndan belirlenmektedir. -Eðitimlerimizle ilgili tüm güncel bilgiler www.corlutso.org.tr internet adresindeki

Detaylı

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR BÝRÝNCÝ DUYURU DÜZENLEME KURULU Deðerli Meslektaþlarýmýz, Yeminli Mali Müþavirler Odalarý olarak 8 odanýn ortaklaþa ilk defa düzenlediði "I. Yeminli Mali Müþavirlik Denetim ve Tasdik Sempozyumu" 13-17

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

HKMO Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi M. Tevfik Özlüdemir Yazý Ýþleri Sorumlusu M. Uður Giriþken Yayýn Editörü Kerem Halýcýoðlu Adres 19 Mayýs Mahallesi Samanyolu Sok. Onur Apt. No:106 Kat:2 34360 Þiþli -

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda

Detaylı

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu

Detaylı

17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

HKMO Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi M. Tevfik Özlüdemir Yazý Ýþleri Sorumlusu Mehmet Hýþýr Yayýn Editörü Kerem Halýcýoðlu Yayýn Kurulu Mehmet Yýldýrým, M. Tevfik Özlüdemir, Deniz Baþ, Hüseyin Çiçek, Ý. Ercüment

Detaylı

Kentsel. Mekanýn. Üretiminde. Mimarlýk. Kentsel. Tasarýmýn. Rolünü. Yeniden. Tanýmlamak:

Kentsel. Mekanýn. Üretiminde. Mimarlýk. Kentsel. Tasarýmýn. Rolünü. Yeniden. Tanýmlamak: 22 Kentsel Mekanýn Üretiminde Mimarlýk ve Kentsel Tasarýmýn Rolünü Yeniden Tanýmlamak: Çukurambar örneði* 23 * Temel olarak, kentsel mekan üretim biçimlerinin ilke ve kavramlarý yirminci yüzyýlýn baþýnda,

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

JMO þube günceleri. adana þube. antalya þube

JMO þube günceleri. adana þube. antalya þube JMO þube günceleri adana þube 21-22.01.2012 tarihinde þubemiz 9. Olaðan Genel Kurulu yapýldý 26.01.2012 tarihinde 9. Dönem Yönetim Kurulu belirlenmiþtir 03.02.2012 tarihinde Çukurova Belediye Baþkaný Yýldýray

Detaylı

Mersin Ýlinde Hassas Bölgelerde Gürültü Düzeylerinin 1998-2002 Yýllarý Arasýndaki Deðiþiminin Araþtýrýlmasý

Mersin Ýlinde Hassas Bölgelerde Gürültü Düzeylerinin 1998-2002 Yýllarý Arasýndaki Deðiþiminin Araþtýrýlmasý Mersin Ýlinde Hassas Bölgelerde Gürültü Düzeylerinin 1998-2002 Yýllarý Arasýndaki Deðiþiminin Araþtýrýlmasý Ekoloji Cilt: 13 Sayý: 49 25-30, 2003 Halil KUMBUR, Havva Duygu ÖZSOY, Zafer ÖZER Mersin Üniversitesi

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

KENT KONSEYÝ Çevre ve Saðlýk Çalýþma Grubu GAZÝANTEP ÝLÝ HAVA KÝRLÝLÝÐÝ DEÐERLENDÝRME VE GERÝ KAZANILABÝLÝR AMBALAJ ATIKLARI RAPORU Gaziantep - 2011 GAZÝANTEP ÝLÝ HAVA KÝRLÝLÝÐÝ DEÐERLENDÝRME VE GERÝ KAZANILABÝLÝR

Detaylı

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Ayrýcalýklý bir coðrafyanýn saðladýðý doðal güzellikle ve tarihsel zenginliklerle bezenmiþ Ýstanbul un son yýllarda maruz kaldýðý plansýz giriþimler sonucu, anýlan deðerlerinin kýsmen maskelenmiþ kýsmen

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Ýçindekiler Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasý Ankara Þube'nin ücretsiz yayýnýdýr. HKMO Ankara Þubesi Adýna Sahibi Doç.Dr. Halil Akdeniz Yazý Ýþleri Müdürü Atakan Sert Genel Yayýn Yönetmeni Hüseyin

Detaylı

Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan:

Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan: 109. Sayý www.performansgazetesi.net performans@performansgazetesi.net Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan: Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. 8 Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu

Detaylı

Kullanma Kýlavuzu Yoðuþmali Duvar Tipi Kazan Logamax plus GB112-11/19/23 K Lütfen saklayýn

Kullanma Kýlavuzu Yoðuþmali Duvar Tipi Kazan Logamax plus GB112-11/19/23 K Lütfen saklayýn 720 90-02/00 TR (TR) Kullanma Kýlavuzu Yoðuþmali Duvar Tipi Kazan Logamax plus GB2-/9/23 K Lütfen saklayýn Kullanma Kýlavuzu Sayýn Müþterimiz, Buderus Yoðuþmali Duvar Tipi Kazan Logamax plus GB2-/9/23

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði www.tutevsiad.org BÝRLÝKTEN KUVVET DOÐDU TÜRK-ÇÝN EKONOMÝK VE TÝCARÝ ÝÞBÝRLÝÐÝ FORUMU NDA BÝZDE TÜTEVSÝAD OLARAK YERÝMÝZÝ ALDIK T.C. Baþbakaný Recep Tayyip Erdoðan'ýn 8-11

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

TMMOB HARÝTA VE KADASTRO MÜHENDÝSLERÝ ODASI ÝSTANBUL ÞUBESÝ ÝMAR PLANI UYGULAMALARI PANELÝ 5 Kasým 2009 Ocak /2010 ------------------ Ýstanbul Yayýn Adý : Ýmar Planý Uygulamalarý Paneli ISBN: 978-9944-89-874-4

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

ÞUBELERÝMÝZDEN ADANA. Ankara'da 8 Ekim 2005'te gerçekleþtirilen TMMOB Mitingine Þube olarak katýlým saðladýk.

ÞUBELERÝMÝZDEN ADANA. Ankara'da 8 Ekim 2005'te gerçekleþtirilen TMMOB Mitingine Þube olarak katýlým saðladýk. ADANA Þubemiz tarafýndan 2-4 Eylül, 28-30 Ekim ve 18-20 Kasým 2005 tarihleri arasýnda üç ayrý HACCP Eðitimi gerçekleþtirildi. Kursu baþarýyla tamamlayan katýlýmcýlara eðitim sonunda belge verildi. Þube

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

haber TMMOB ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl

haber TMMOB ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Eskiþehir Ýl Koordinasyon Kurulu nun düzenlemiþ olduðu ESKÝÞEHÝR KENT SEMPOZYUMU 28-2 Þubat tarihinde Eskiþehir Anemon

Detaylı

hkm Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi 2007/2 Sayý 97 www.hkmo.org.tr Deprem ve Kentsel Dönüþüm Ýliþkileri Erol KÖKTÜRK 1, Erdal KÖKTÜRK 2 Özet Ýstanbul da, gelecek otuz yýl içinde, büyük

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER TÜHÝS Ýþ Hukuku ve Ýktisat Dergisi Cilt : 23, Sayý : 2-3 Kasým 2010 - Þubat 2011 SENDÝKAMIZDAN HABERLER ÝL ÖZEL ÝDARELERÝNDE TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ UYGULAMALARI SEMÝNERÝ YAPILDI Üyemiz Ýl Özel Ýdareleri Genel

Detaylı