EVRE I VE EVRE II PARKİNSON HASTALARININ GERİATRİK/GENEL AĞIZ SAĞLIĞI İNDEKSİ (GOHAİ) NE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EVRE I VE EVRE II PARKİNSON HASTALARININ GERİATRİK/GENEL AĞIZ SAĞLIĞI İNDEKSİ (GOHAİ) NE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ"

Transkript

1 T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI EVRE I VE EVRE II PARKİNSON HASTALARININ GERİATRİK/GENEL AĞIZ SAĞLIĞI İNDEKSİ (GOHAİ) NE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Selçukhan SARIKAYA Danışman Öğretim Üyesi: Yrd.Doç.Dr. Ahmet ACARER İZMİR 204

2 ÖNSÖZ Çalışma konusun ve hastaların belirlenmesinde yardımlarını esirgemeyen, değerli zamanından çalışmam için de vakit ayıran Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden sayın Yrd.Doç.Dr. Ahmet Acarer e ve çalışma sırasında uluslararası araştırmalarla her zaman yanımda olan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı ögretim üyelerinden sayın Doç.Dr. Gülcan Coşkun Akar a sonsuz teşekkür ederim. Her zaman yanımda olan çok değerli arkadaşlarım Muhammet Zeybek ve Fatma Mecek e, heranlarını benimle geçiren aileme yanımda oldukları için teşekkür ederim. İZMİR-204 Stj. Diş Hekimi Selçukhan SARIKAYA

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ.PARKİNSON HASTALIĞI.. 2..Parkinson Hastalığının Oluşma Nedenleri Parkinson Hasalığının Tanısı Nasıl Konulur Parkinson Hastalığının İlk Belirtileri Parkinson Hastalığının Temel Belirtileri Hareketlerde Yavaşlama (Bradikinez) Yüz İfadesinde Donukluk (Hipomimi) El Yazısının Küçülmesi Titreme(Tremor) Uzuv Kaslarının Sertliği Duruş Bozuklukları Parkinson Hastalığının Ağız Sağlığına Etkisi Konuşma Bozukluğu Yutma Zorluğu Ağızda Sıvı Birikimi 2 2.YAŞLILARDA AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI Yaşlılarda Ağız Hijyeni... 4

4 3.GOHAİ.. 5 ARAÇ VE YÖNTEM BULGULAR... 7 TARTIŞMA SONUÇ KAYNAKÇA.. 24 ÖZGEÇMİŞ

5 GİRİŞ VE AMAÇ Ağız ve diş sağlığı insanın genel sağlığını etkileyen birbirinden asla ayrı düşünülemeyecek bir konudur. Aynı şekilde bazı sistemik hastalıklar ağız diş sağlığı etkinliğini olumsuz etkileyebilecek sonuçlar doğurmakta ve doğal olarak genel sağlıkta bu yönde de sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Parkinson hastalalarında el ve ayaklarda görülen kontrol bozukluğu ve güçlüğü hastaların ağız hijyenlerini tam anlamıyla sağlamada problemler oluşturmaktadır. Çalışma sırasında ulaşabildiğimiz hastalara ağız diş sağlığı hakkında bilgiler verilmesi, sonucunda ise Parkinson hastalığının ağız diş sağlığını ve hastaların genel durumlarını ne denli etkilediği konusunda yargılar oluşturulması amaçlanmıştır.

6 .PARKiNSON HASTALIĞI İlk kez 87 yılında İngiliz hekim James Parkinson tarafından, "titrek felç" adıyla tanımlanmıştır. Bu hekimin adıyla anılan ve bugünkü anlamda felç özelliği taşımayan hastalık, en sık rastlanan parkinsonizm tipidir. Parkinson hastalığı (PH) genellikle yaşları arasında başlayan, yavaş progressif seyirli, kronik bir hastalıktır. Hastalık 20 yaşından önce başlarsa "primer juvenil parkinsonizm, " yaşları arasında başlarsa genç başlangıçlı parkinsonizm olarak adlandırılır. Görülme sıklığı açısından erkek/ kadın oranı yaklaşık 3/2'dir. Toplumda bir yılda yeni Parkinson hastaliği tanısı konulma oranı 000'de ya da 2 dir. Dünyanın her yanında ve her türlü sosyoekonomik koşulda rastlanabilen hastalığın görülme sıklığı ülkelere göre farklılıklar gösterir. Birçok ülkede kapı kapı dolaşılarak toplumun 50 yaş üzerindeki kesimlerinde yapılan bilimsel araştırmalarda parkinson hastalığının görülme sıklığı yaklaşık 'de arasında bulunmuştur. Toplumda 65 yaş üzerinde her 00 kişiden birinin Parkinson hastası olduğu kabul edilmektedir. Yurdumuzda da Parkinson hastalığı görülme sıklığının benzer oranlarda olduğu göz önüne alındığında, yaklaşik bin hastanın var olduğu kabul edilebilir. Van'in Başkale ilçesinde 269 kişinin tarandığı bir çalışmada Parkinson hastalığı sıklığının 'de 202 olduğu bildirilmiştir; bu yöredeki hastaların %70'ine daha önce parkinson hastalığı tanısı konulmamıştır. 2

7 ..PARKİNSON HASTALIĞININ OLUŞMA NEDENİ Parkinson hastalığı, üst beyin sapı bölgesinde iki yanlı olarak yer alan kara çekirdeklerde dopamin üreten hücrelerin azalmasından ileri gelir. Bu hücreler dopamini depolar ve beynin derinliginde yer alan "striyatum" çizgili cisim denilen yapıların sinir hücreleriyle kurdukları bağlantılarda kimyasal iletici olarak kullanır. Çizgili cisim beyin kabuğundan gelen hareketlere ilişkin verileri işler ve düzeltilmiş veriler tekrar beyin kabuğu, beyin sapı ve omurilik aracılığıyla kaslara iletilir. Böylece, hareketlerimizin incelikli, ritmik ve ahenkli olmasi sağlanır. Bu kimyasal iletici ayni zamanda, dengeyi sağlar ve kaslarımızın birbirleriyle uyumlu çalışmasına katkıda bulunur. Beynin bir yarısındaki kara çekirdekteki hücrelerin yaklaşik %80'i hasara uğrarsa, o hücrelerin akson uçlarının başlandığı çizgili cisimdeki dopamin eksikligi karşı beden yarısında hareket bozukluğuna yol açar ve Parkinson hastalığı belirtileri tek yanlı olarak ortaya çıkmaya başlar. Hastalığın seyri boyunca her iki kara çekirdekte de dopamin üreten hücrelerin sayısı yavaş bir şekilde azalır. Parkinson hastalığı oluşturulmuş deney hayvanlarında, dopamin üreten sinir hücrelerinde kusurlu ve yaşlanmış proteinlerin parçalanarak ortamdan temizlenememesi sonucunda, bu protein artıklarının hücre sitoplazmasında yer alan Lewy cisimcikleri içinde biriktiği ve bir seri zincirleme kimyasal olay sonucunda hücrelerde hasar oluşturduğu gösterilmiştir. Bu hücrelerin hasara uğramalarının kesin nedeni bugün için hala bilinmemektedir. Bu sürecin damar sertliği, zayif kan dolaşımı, iltihabi ya da mikrobik kökenli değişikliklerden ileri gelmediği açıkça bellidir. Henüz keşfedilmemiş bazı maddelerin eksikliğinin ya da bilinmeyen bir toksinin bu hücre hasarından sorumlu olabileceği ileri sürülmüştür. 982 yılında Kaliforniya'da sentetik eroin kullanan gençlerde Parkinson hastalığı 3

8 belirtilerinin ortaya çıktığı gözlendikten sonra eroinin içinde bulunan zararlı maddenin "-metil, 4-fenil,,2,3,6-tetrahidropiridin (MPTP)" yapısında olduğu ve bunun beyinde hücreye enerji sağlayan mitokondrilere toksik etki ederek dopamin hücrelerini yok ettiği kesin olarak anlaşılmıştır. Bu gözleme dayanarak kimyasal yapısı MPTP'ye benzeyen bazı maddelerin çevrede ya da bazı gıdalarda bulunabileceği ve hastalıktan sorumlu olabileceği görüşü doğmuştur. Konuyla ilgili yoğun araştırmaların sürdürülmesine karşın, bugün için kanıtlanmiş kesin bir görüş yoktur. Ailede anne veya babada ya da kardeşte Parkinson hastalığı varlığında, o kişide hastalık gelişme riski toplum geneline kıyasla biraz daha yüksek olabilir. Kalıtsal özellikteki parkinson hastalığı daha çok genç yaşlarda başlar ve tüm Parkinson hastalarının yaklaşık %5'ini oluşturur. Moleküler genetik alanındaki yeni gelişmeler sonucunda, 202 yılı itibariyle, parkinson hastalığına yol açan, baskın (dominant, her nesilde görülen) ya da çekinik (resesif; nesil atlayarak görülen) özellikte kalıtsal geçiş gösteren 20 farklı gen mutasyonu (kalıtsal bilgide değişiklik) saptanmıştır. ilk saptanan mutasyon, baskın özellikte kalıtsal geçiş gösteren "sinuklein" genindekidir ve günümüzde bu gen ile ilgili üç farklı nokta mutasyonu, ayrıca genin çift ve üçlü tekrarları bildirilmiştir. Dünyada en sık rastlanan ailevi parkinson hastalığı, çekinik özellikteki parkin gen mutasyonu sonucu ortaya çikmaktadır. UCHL-, PINK-, DJ- ve dardarin (LRRK2) son yıllarda keşfedilen mutasyonlardan bazılarıdır. Baskın geçişli en sık görülen ailevi parkinson nedeni LRRK2 mutasyonudur. Söz konusu mutasyonlar beyin hücrelerindeki kusurlu ve yaşlanmış proteinlerin yıkımını sağlayan enzimlerin işlevini bozmaktadir. 4

9 İkizler üzerinde yapilan gözlemler, 50 yaş sonrası başlayan parkinson hastalığı üzerinde kalıtımın temel bir rolü olmadığına, 50 yaş öncesi başlayan hastalikta ise kalıtımın etkisinin olduğuna işaret etmiştir. Karı-kocanın her ikisinde de Parkinson hastalığının %2'den daha az sıklıkta görülmesi, hastalığın bulaşıcı olmadığının göstergesidir. Eşlerin aynı çevreyi, aynı beslenme şeklini, hastalık ortaya çıkmadan yıllar önce paylaşmakta olmaları beslenmeye ait unsurların da hastalığa neden olmadığına işaret eder. Günümüzde parkinson hastalığının, genetik yatkınlık ve çevreden gelen olası etkiler sonucu ortaya çıktığı ve birden çok nedene bağlı olabileceği üzerinde durulmaktadır. Burada vurgulanması gereken, beyinde hücre kaybı süreci sonucunda gelişen "nörodejeneratif" hastalıklar arasında ilaç tedavisine yanıt veren tek hastalığın parkinson hastalığı olduğudur.().2.parkinson HASTALIĞI TANISI NASIL KONULUR? Parkinson hastalığı tanısıklinik muayene verilerine dayanılarak konulur, tedaviye alınan olumlu yanıt tanıyı doğrulayıcı kanıt oluşturur. Parkinson hastalığı tanısını kesinleştirmek üzere herhangi bir beyin görüntülemesi veya özel bir kan tahlili yapılması zorunlu degildir. Söz konusu incelemelere hastalığın ayırıcı tanısına giren diğer nedenleri dışlamak amacıyla başvurulur.().3.parkinson HASTALIĞININ İLK BELİRTİLERİ Parkinson hastalığının ilk belirtileri, hastalarin yaklaşık %70'inde dinlenme halinde ortaya çıkan el parmaklarında, el ya da kolda, bazen de ayakta titreme, 5

10 %30 kadarında ise hareketlerde yavaşlama ve uzuv hareketlerinde tutukluk olabilmektedir. Hastalık genellikle sinsi bağlar ve belirtileri yıllar içinde, son derece yavaş ama giderek artan biçimde ilerler, oyle ki hastalar çoğu zaman hastalığın baglangıç tarihini kesin olarak belirtemeyebilir. Hasta yakınları bazı belirtileri yaşlılığa özgü doğal özellikler olarak kabul edebilir. Hastalar ilk belirtinin farkına vardiklari zaman, hastalığın bazı belirtileri uzun zaman önce başlamiş olabilir. Bir elinde titreme yakınmasıyla başvuran bir hastanın 3-4 yıl öncesine ait kaydedilmiş video filmlerinde yürürken bir kolunu sallamadiği fark edilebilir veya bazen hastanin eski fotoğraflarında öne eğik duruş özelliği dikkati çekebilir. Parkinson hastalarının büyük çoğunluğunda hasta ve ailesinin dikkatini çeken ilk belirti heyecan ya da stresin tetiklediği, gelip geçici olabilen, bir el parmağında veya elde ortaya çıkan, dinlenme halinde gelen titremedir. Daha seyrek olarak hastalık dinlenme halinde ortaya çıkan ayak titremesiyle başlayabilir. Bazı hastalar ise yazı yazarken, imza atarken kalemi kaydırmada tutukluk ve harflerde küçülme fark eder. Bazen hasta yakınları hastanın yüzünde donuk bir ifade geliştiğini belirtir. Özellikle genç yaştaki hastalarda ilk belirti distoni olarak adlandırılan, istemdışı bir ayağın içe doğru dönük halde kasılması ya da ayak parmaklarının aşağı doğru kıvrılmasıdır. Hastaların hemen tümünde belirtiler tek bir beden yarısında ortaya çıkar ve zamanla daha hafif olmak üzere karşı beden yarısında kendini gösterir. Hastalığın ilerleme hızı ile belirtilerin türü ve şiddeti hastadan hastaya değişiklik gösterecek şekilde farklıdır.() 6

11 .4.PARKİNSON HASTALIĞININ TEMEL BELİRTİLERİ Bu bölümde parkinson hastalığındaki hareket bozukluğunun temel belirtileri olan hareketlerin yavaşlığı, titreme, uzuvlarin sertliği ve duruş ve denge bozuklukları açıklanacaktır. Parkinson tanısı koyabilmek için hareket yavaşlığı ya da hareket azlığı bulunması şarttır. Dinlenme halinde ortaya çıkan titreme de varsa parkinson tanısı olasıdır. Muayenede kaslarda sertlik de saptanırsa, klinik olarak çok olası parkinson hastalığı tanısı konulabilir. Duruş ve dengeyi koruyan reflekslerin azalması ve kaybı hastalığın ilerlemesiyle ortaya çıkar. Bazı hastalarda yavaşlık ve sertlik ön planda kendini gösterir, titreme hiç ortaya çıkmayabilir, bazılarında da titreme önde gelen belirtidir, yavaşlık ise hafif şiddettedir. Hareket bozukluğuna ilişkin bu belirtiler genellikle önce tek bir beden yarısında kendini gösterir, o zaman hastalığın birinci evresinden söz edilir. Belirtiler zamanla karşı beden yarısına da yayıldığında hastalık ikinci evreye girer. İki beden yarısı arasında hastalık belirtilerinin farklı şiddette olduğu ikinci evre 0-5 yıl sürebilmektedir. Günlük yaşam faaliyetlerinde destek alma gereksinimi üçüncü evrede ortaya çikar. Dördüncü evre tekerlekli sandalyeye bağımlı olma dönemidir. Beşinci evrede ise hastalar yatağa bağımlıdır. Evreden evreye geçiş her hastada farklı sürede gerçekleşir, her hasta en son evreye ulaşacak diye bir kural yoktur..4..hareketlerde Yavaşlama (Bradikinezi): Parkinson hastalığı tanısı için önce hareket yavaşlığı yani "bradikinezi" saptanmalıdır. Hareketleri belirgin ölçüde yavaşlamış bir hastada titreme bulunmayabilir ve bu durum parkinson hastalığı tanısını dışlatmaz. Hastalığı 40 yaşlarında hareket yavaşlığı ile başlayan 7

12 hastalar genellikle hekime geç başvurmakta ve geç tanı almaktadırlar. Hastalığın belki de özürlülük yaratan en temel belirtisi olan hareketlerdeki yavaşlama her hastada farklı şiddette ortaya çıkar. Yapılan hareketler ve hareketlerin ardı sıra tekrarlanması sırasında eklemlerin hareket açıklığı giderek azalır. Hareketlerdeki yavaşlık zamanla günlük yaşam faaliyetlerinin tümünün belli bir yavaşlıkta olmasına yol açar. Hastaların basit günlük işlerini yapmalari sırasında, özellikle düğme ilikleme, kravat ve ayakkabı bağlama, yazı yazma ve çatal-bıçak kullanma gibi incelik isteyen işlerde başlangiçta hafif derecede hissettikleri güçlük giderek artar. Zamanla istemli hareketlerin çoğunun yapılmasında, örneğin yemek yerken ve çiğnerken, alçak bir koltuktan doğrulurken, otomobile binerken ve inerken, yatakta bir taraftan diğer tarafa dönerken zorlanmalar dikkati çeker. Koltuğa otururken kendilerini yüksekten bırakırlar, adeta koltuğun içine bir çuval gibi düşerler. Sonrasında giysilerindeki katlanmayı düzeltebilecek ya da uzun süre oturmaya bağlı uyuşma nedeniyle gerekli olan küçük rahatlatıcı hareketleri yapamazlar..4.2.yüz ifadesinde donukluk (hipomimi): Doğal yüz ifadesini oluşturan yüz kasları hareketlerinin (mimikler) ve göz kırpma gibi otomatik hareketlerin azalmasina bağlı olarak, hastalarda sabit bir bakışın eşlik ettiği donuk bir yüz ifadesi gelişir. Hasta bu durumdan dolayı yakınmaz, ancak bu durum daha çok hasta yakınlarının dikkatini çeker..4.3.el yazısının küçülmesi (mikrografi): Bazı hastalarda hastalığa bağlı ilk yakınma, kalemi kaydırmaktaki tutukluk nedeniyle imzanın ya da el yazısı 8

13 harflerinin küçülmesi olabilmektedir. Hareket yavaşlığı ön planda olan parkinson hastalarının el yazıları incelendiğinde harflerin şekillerinin okunaklı olmakla birlikte, yazı yazıldıkça harflerin giderek küçüldüğü gözlenir ve yazı okunamayacak hale gelebilir. Buna ek olarak, kullandığı elinde titremesi olan hastalarda, yazı yazarken el yazısı harfleri titrek, hatta okunaksız olabilir..4.4.titreme (Tremor):Titreme parkinson hastalığının temel belirtilerinden en dikkat çekici olanı ve genellikle hastanın doktora en sık başvurma nedenidir. Parkinson hastalarının yaklaşık %70'inde titreme ortaya çıkmaktadır. Titreme sıklıkla bir elde, bazen de bir ayakta ortaya çıkar. Titreme tek bir parmağa sınırlıkalabildigi gibi bazen dili, dudaklari veya çeneyi de etkileyebilir. Ancak parkinson hastalığı baş veya ses titremesine yol açmaz. Bazı hastalarda, bir elde başlayan titreme zamanla kola ve aynı taraftaki bacağa daha sonra da karşı kola yayılabilir. Titreme, parmakların ve elin yukarı aşağı ya da sağa- sola hareketi ya da elde bozuk para sayma ya da bir çakıl taşını başparmak ve işaret parmak arasında yuvarlama hareketi şeklindedir. Titreme ayakta ortaya çıktığı zaman ayağın pedala basma-kaldırma hareketini andırır. Düzenli ve belli bir hızda olan titreme saniyede 5-6 vurumludur. Parkinson titremesinin tipik özelliği, dinlenme halindeyken, yani uzuv hareketsizken ortaya çıkmasıdır. Sinirlilik, yürüme, stres altında kalma veya aşırızihinsel faaliyet titremeyi artırır. Böylece aralıklı olarak ortaya çıkabilen titreme hastanın ruh halini yansıtabilir. Örneğin evde gazete okurken titremesi olmayan bir hastada misafir gelince, heyecanlanma sonucu titreme tekrar başlayabilir. Titremesi olan hastalar bu nedenle toplum içinde sıkıntıya girebilir ve 9

14 sosyal ortamda bulunmaktan kaçınabilirler. Titreme uyku sırasında kaybolur, uyku yüzeyelleşince tekrar ortaya çıkar ve hastayı uyandırabilir. Ayrıca titreyen uzvun istemli olarak hareket ettirilmesi sırasında da titreme kaybolur..4.5.uzuv kaslarının sertliği (Rijidite):Bazı hastalar uzuvlarını gevşetmekte sertlik hissinden yakınır. Bununla birlikte kas sertliği çoğu kez hastanın bir yakınması olmayıp hekimin fizik muayenede pasif harekete karşı bir direncin varlığını saptamasıyla tanınır. Hekim hastaya gevşemesini söyleyerek, hastanın uzuvlarını eklem yerlerinden birçok kez nazikçe gerer ve büker ve bu pasif harekete karşı eklem çevresinde direnç arar. Böyle pasif harekete karşı sürekli bir direnç bulunması kaslardaki sertleşmeyi yansıtır. Normalde kasların dinlenme halinde hafif bir gerginlikte olmaları gerekirken, sertleşme varlığında dinlenme halindeyken bile aşırı gergin ve elle hissedilebilen belli bir sertlikte oldukları görülür. Parkinson hastalığında kaslarda sertleşme en sık dirsek, el bileği, diz veya ayak bileği gibi eklemlerin muayenesinde saptanır..4.6.duruş bozuklukları:birçokparkinson hastası öne doğru hafifçe eğik durma eğilimindedir. Yürürken ve ayakta dururken bu durum daha belirgin olur. Hastalığın baglangıcında her hastada görülmeyen bu duruş biçimi hastalığın ileri evrelerinde bazı hastalarda çok çarpıcıdır. Çok ender olarak, belden yaklaşık 90 derece öne eğilme hali gelişebilir (kamptokormi), ancak bu hastalar sırtüstü uzanabilirler, yani omurgada kalıcı bir şekil bozukluğu yoktur. Kimi hastanın bir yana doğru hafifçe eğik durduğu görülür ve bu durum özellikle oturma halinde dikkati çeker. Ek olarak, osteoporoz zemininde skolyoz gelişebilir. 0

15 .5.PARKİNSON HASTALIĞININ AĞIZ SAĞLIĞINA ETKİSİ.5..Konuşma bozukluğu: Konuşma sorunları nadiren hastalığın başlangıcında ortaya çıkar. Hastalıkları uzun süreden beri mevcut olsa bile, parkinson hastalarının yaklaşık yarısının konuşmasında bir değişiklik görülmez. Bazı hastalarda, zaman içinde konuşma hastalık için tipik olan bir değişikliğe uğrar. Bunlar genellikle nefes alma kapasiteleri azalmış olan hastalardır. İlk değişiklik genellikle yumuşak tonda bir konuşma şeklindedir. Hastaların konuşmalarında her heceye aynı tonda vurgulama söz konusudur. Bazı hastalar hem monoton hem de yumuşak ve hızlı tonda konuşurlar. Kelimeler arasında alışılmiş aralar yoktur ve konuşma kelimeler iç içe girmişcesineanlaşılmaz hale gelebilir. Bazen cümlenin son kelimesini birkaç kez tekrarlarlar. Tanımlanan bu konuşma özelliği parkinson hastalığı için tipiktir. Bunun aksine bazı hastalar hızlı değil, yavaş konuşurlar ve ses tonları giderek zayıflar. Bunların dışında konuşurken yüz ifadesini veren kas hareketlerinin ve yardımcı açıklayıcı el hareketlerinin yapılamaması da iletişim yeteneğini zorlaştırır. Hastanın anlatılana ilgisiz kaldığı veya anlatılanı tam anlamadığı izlenimi ortaya çıkar. Bazı hastaların telefondaki konuşmaları anlaşılmayabilir. Bu durumdaki hastalar konuşmalarının yumuşak ve başkalarının duyamayacakları kadar belirsiz olduğunun farkında olmayabilirler. Bu durum hastaların yaşamlarına ve işlerine göre değişiklik gösterir. Örneğin öğretmen, avukat, imam, radyo-tv sunucusu, tiyatro oyuncusu gibi konuşma veya okumaya ilişkin görevi olan hastalar, konuşmalarındaki değişikliği birçok hastadan daha erken fark ederler.(2)

16 .5.2.Yutma zorluğu: Yutkunma otomatik olarak yapılan karmaşık bir eylemdir. Normalde gıdaların boğazı geçip yemek borusuna iletilmesi için boğaz kaslarının sırayla kasılıp gevşemesi gerekir. Parkinson hastalığının ileri evrelerinde, yutma kaslarının hareket azlığına bağlı olarak, gıdaların yutulmasında güçlük ortaya çıkabilir. Yutma hızının azalmasının yanı sıra çğneme süreci de yavaşladığı için yemek ağzın gerisinde ve boğazda birikir. Hasta ağzındaki lokmasını da yuttuktan sonra bir sonraki lokmayı yutmaya girişir, ancak peş peşe yutamadığı için lokmalar hastanın boğazında asılı kalmış gibi bir his verir. Sıvı ve katılar aynı zorlukta yutulur.(3).5.3.ağızda Salya Birikmesi: Otomatik yapılan hareketlerin azalması sonucu yutkunma sayısının yetersiz olmasından veya tükürük salgılanmasının artmasından kaynaklanır. Bazı hastalarda ağızda aşırı tükürük birikir ve fazla miktara erişince, dudak kenarından sızabilir. Bu durum gece uykuda meydana gelirse hastanın yastık kılıfı ıslanabilir. Özellikle kendiliğinden olması gereken dil-damak hareketlerinin ve yutkunma işlevinin yavaşlamış olduğu hastalarda salya birikmesi daha belirgindir. Bu durum hastaya rahatsızlık vermesinin dışında bazen konuşmanın anlaşılabilirligini de bozabilir. 2

17 2.YAŞLILARDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI Dünya nüfusunun yaş dağılımı her geçen gün değişmektedir. İlaç ve süreli yaşam beklentisindeki gelişmeler ile yaşlı insanı oranı dünya uzun çapında artmaktadır.insanlar yaşlandıkça, kronik hastalıklar ve hayatı tehdit eden akut enfeksiyonlarartar, bağışıklık sistemleri zarar görür. Kanser, kalp-damar hastalıkları, diabet, enfeksiyon ve ciddi ağız-diş sağlığı sorunları, özellikle diş kaybı ve şiddetli periodontal durumlar, bu yaş grubunda daha yaygındır. Bu hastalıkların ve sorunların sonuçları hayatımızda önemli yer edinir, yaşam kalitesinin düşmesine yol açan etmenlerdir. Ağız-diş hastalıkları genellikle gittikçe artan düzeydedir.(5,6) Yaşlılık ve ağız-diş sağlığının ilişkili olduğu durumlar: a) Diş yapısının değişmesi b) Kötü ağız bakımı sonucu diş çürüklüğü c) Ağız hijyeninin azalması ve periodontal sorunlar d) Dişsizlik sonucu fonasyon bozuklukları e) Protez kullanmak zorunda kalınması f) Ağız kanseri g) Ağız kuruluğu h) Kronofasial ağrı ve rahatsızlık olarak sınıflandırılabilir. Ağız-diş sağlığı ve genel sağlık arasındaki ilişki özellikle yaşlılarda daha açık bir şekilde gözlenmektedir. Ağız-diş sağlığının bozulması genel hastalık risklerini arttırmakta, çiğneyebilme ve yemek yeme kabiliyetini azalttığından yiyeceklerden alınan besin değerlerini düşürmektedir.(7) Benzer şekilde sistematik 3

18 hastalıklar ya da tedavilerin yan etkileri de ağız sağlığını olumsuz etkiler, diş eti büyümesi, tat ve koku kaybı, tükrük salgısında azalma, orafasial ağrı, alveol kemiğinde rezorpsiyon ve buna bağlı dişlerin mobilitesinde artmaya sebep olur. Büyük yaş grubunda fazla ilaç kullanımı ağız sağlıklarını oldukça güç hale getirir. Ağız sağlığını etkileyen diğer etmenler: yüksek şeker oranına sahip beslenme, kötü bakım sonucunda hijyenik olmayan ağız, alkol ve tütün kullanımı gibi etmenlerdir.(8) 2..Yaşlıda Ağız Hijyeni Yaşlıda ağız hijyeni gençlerdeki kadar iyi değildir. Bu duruma yol açan bir çok factor vardır. Öncelikli olarak, yaşlı bireyler, artrit, geçirilmiş serebrovasküler atak ve kazalara bağlı oluşan doku zedelenmeleri gibi sorunlar nedeniyle manipülasyon yeteneklerini önemli ölçüde yitirmişlerdir,bu yüzden ağız hijyeni işlemlerini kolaylıkla uygulayamazlar.(9) Ayrıca, ilerleyen yaşla beraber periodontal dokuların plağa maruz kaldığı sure artarken, immune system fonksiyonlarının azalmasına bağlı olarak, plak mikroorganizmalarına karşı konakçı savunmasında yetersizlik ortaya çıkar. Bu durumda plak birikimi için uygun zemin hazırlar. Dişeti çekilmesi ileri yaşta çok sık görülen bir bulgudur.(0) Diş plağı bu alanlarda daha kolay birikir. Yaşla birlikte tükürük akış hızının azalması da plak birikimini arttıran bir diğer faktördür. Ayrıca, koruyucu dişhekimliği hizmetlerinin yetersizliği, sistemik hastalıklar ve kötü beslenme gibi faktörlerde ağız hijyenini negative yönde etkilemektedir. Alınan besinlerin fiziksel özellikleri de plak birikimini etkiler. Yumuşak diyetle beslenenlerde plak ve diştaşı birikimi fazladır. Yaşlı da diş kaybının yüksek oluşu ve protez kullanımı sonucu çiğneme fonksiyonu etkilenmiştir. Bu duruma bağlı olarak yumuşak gıda tüketimi ve dolayısıyla bakteriyel plak birikimi artar.() 4

19 3. GOHAİ GOHAİ dental tedavilerin etkilerinin değerlendirilmesinde kullanılan hastanın bildirdiği ağız fonksiyon problemleri ve ağız hastalığı kaynaklı psikososyal etkilerin ölçüldüğü 2 öğelik bir ölçümdür.(2) ABD de 990 yılında geliştirimiştir. Geliştirildiğinden beri çeşitli araştırmalarda kullanılmış ve farklı dillerde geçerliliği ortaya konmuştur. Yaşlı populasyonunda yapılan bir çalışmadan alınan genel yaklaşımla GOHAI skorları ve yaşam memnuniyeti ölçeğinde anlamlı bir ilişki kaydedilmiştir. Bu çalışmada amaç GOHAI anketi kullanarak Parkinson hastalarında ağız ve diş sağlığı kalitesini değerlendirmektir.(3,4) ARAÇ VE YÖNTEM Çalışma grupları Ege üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğinde tedavileri devam etmekte olan 60 yaş üzeri toplam 30 hastadan oluşmaktadır. Bu hastalar hastalık evrelerine göre eşit sayıda iki gruba ayrılarak değerlendirilmiştir. Hastaların kendi aralarında ağız sağlıkları karşılaştırılmış ve genel sağlıkları incelenmiştir. Hastaların sosyodemografik araştırmaları tamamlanmıştır. Amaç GOHAİ anketi kullanarak Parkinson hastalarında ağız ve diş sağlığı kalitesini değerlendirmektir. 5

20 BULGULAR Çalışmamıza katılan hastaların demografik durumları tablo de gösterilmektedir. Tablo Cinsiyet Frequency Percent Valid percent Cumulative percent Bay 5 50,0 50,0 50,0 Bayan 5 50,0 50,0 Total 30 Yaş ,0 40, ,7 6,7 80, ,7 6,7 Total Frequency Percent Valid percent Cumulative percent 6

21 Öğrenimdurumu Yok İlkolkul mezunu ,7 Ortaokulmezunu 3 0,0 0,0 66,7 Lise mezunu 6 20,0 20,0 86,7 Üni. mezunu 4 6,7 Total 30 Meslek Frequency Percent Valid percent Cumulative percent Ev hanımı 9 30,0 30,0 30,0 Esnaf 9 30,0 30,0 60,0 İşçi Memur 4 96,7 Serbestmeslek Total 30 Tablo 2 Çalışmamıza katılan hastaların günlük aktiviteleri yerine getirmekte yeterli olup olmadıkları tablo şeklinde sonuçlanmıştır. Giyinme Frequency Percent Valid percent Cumulative percent Bağımsız Yardımla 2 6,7 6,7 7

22 Total 30 Banyoyapma Bağımsız Yardımla 4 96,7 Bağımlı Total 30 Yürüme Frequency Percent Validpercent Cumulative percent Bağımsız Yardımla 5 6,7 6,7 Total 30 Tablo 3 Hastaların ağız bakımı alışkanlıkları tablo 3 te sınıflandırılmıştır. Diş fırçası Kullanımı Kullanmıyor Frequency Percent ValidPercent Cumulative percent 9 30,0 30,0 30,0 Günde iki 6 20,0 20,0 50,0 Günde bir 9 30,0 30,0 80,0 Ara sıra 6 20,0 20,0 Total 30 Diş ipi Kullanımı Hayır 27 90,0 90,0 90,0 8

23 9 Evet Total ,0 0,0 Diş hekimi ziyareti Gitmiyor Altı ayda bir İhtiyaçhalinde Total ,6 Tablo 4 GOHAİ Tablo 4a. Frequency Percent Valid percent Cumulative percent Valid 26,00 30,00 3,00 33,00 35,00 37,00 39,00 40,00 4,00 44,00 45,00 46,00 47, ,7 6,7 6,7 6,7 6,7 0,0 6,7 20,0 26,7 30,0 3 36,7 40,0 46,7 60,0

24 48,00 2 6,7 6,7 66,7 49,00 2 6,7 6,7 7 50,00 76,7 5,00 80,0 54, ,00 86,7 57,00 90,0 60,00 3 0,0 0,0 Total 30 (TABLO 4a. da likert tipi ölçümle geçen üç ay içindeki deneyimlerine dayanarak GOHAI anketini cevaplandıran hastaların 2-60 arasındaki skorları sıralanmıştır.) Tablo 4b. Valid Frequency Percent Validpercent Cumulativepercent low 23 76,7 76,7 76,7 modarate 3 0,0 0,0 86,7 high 4 total 30 (Tablo 4b. de GOHAI skorları < 50 düşük, 5-56 orta, yüksek olarak değerlendirilmiştir. Yüksek skor ağız sağlığı yaşam kalitesinin daha iyi olduüunu göstermektedir.) 20

25 TARTIŞMA Yaptığımız çalışmada öncelikli olarak hastaların günlük aktivitelerinin parkinson hastalığından nasıl ve ne kadar etkilendiği değerlendirilmiştir. Hastaların yüzde 83.3 ü yardımsız yürüyebilmekte, yüzde 9 ü kendiliğinden giyinebilmekte, yüzde 8 ü kendisi banyo yapabilmekte, yüzde ü ise yardımcı ile banyo yapabilmektedir. Hastaların ağız bakımı alışkanlıkları değerlendirildiğinde hastaların yüzde 30 unda diş fırçalama alışkanlığının olmadığı görülmektedir. Yüzde 30 unun günde bir kez, yüzde 20 sinin günde iki kez fırçalama yaptığı incelenmiştir.hastaların yüzde 90 ını ise diş ipi kullanmamaktadır. Hastaların diş hekimi ziyaret sıklığı ise yüzde 4 ihtiyaç halinde, yüzde ü altı ayda bir, diğer hastaların ise diş hekimi ile iletişiminin olmadığı anlaşılmıştır. Hastaların ağız sağlığı açısından 30 hasta GOHAİ indeksine göre değerlendirilmiştir. Hastalar hastalık derecelerine bakılmaksızın değerlendirildiğinde; hastaların yüzde ünde ağız sağlığının iyi olduğu sonuçlandırılmıştır. İncelemelerimizde diğer hastaların yüzde 0 unun orta, yüzde 76,7 sinin ise ağız sağlığının kötü olduğu görülmektedir. Evre I evre II derecesine sahip eşit sayıda hastamızın bulunduğu grupta iki grup karşılıklı olarak, ağız sağlıklarına göre irdelendiğinde; toplamda yüzde ünün iyi ağız sağlığının olduğu hastaların yüzde 75 inin evre I, yüzde 25 inin ise evreii hastalık derecesine sahip olduğu görülmektedir. Yüzde 0 luk orta şiddette probleme sahip hastaların yüzde 66,6 sının evre II, yüzde 3 ünün evre I hastalık derecesine sahip olduğu anlaşılır. Hastaların yüzde 76,6 sında ise ağız sağlığının kötü olduğu 2

26 incelenmiş, bu hastaların yüzde 47,8 inin evre I, yüzde 52,4 ünün evre II hastalık derecesine sahip olduğu anlaşılmıştır. 22

27 SONUÇ Bu kısıtlı çalışmamızın sonucunda Parkinson hastalığının ilerleyen evrelerde ağız ve diş sağlığı yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. 23

28 KAYNAKÇA. Apaydın H, Özekmekçi S : Parkinson Hastalığı El Kitabı, 5. Baskı, İstanbul, 203, Stewart DA. Pathology, aetiologyandpathogenesisin: Playfer JR, Hinde JV eds. Parkinson sdisease in theolderpatient. London: Arnold, 200,S: Fiske J, Hyland K. Parkinson sdiseaseand oral care. Dent Update 2000, 27,S: Macphee GJA. Diagnosisanddifferentialdiagnosis. In: Playfer JR, Hinde JV eds. Parkinson sdisease in theolderpatient. London: Arnold, 200,S: Macentee MI. Caringforelderlylong-termcarepatients: oral healthrelatedconcernsandissues. DentClin North Am. 2005, 49(2), MulliganR.Geriatrics: contemporaryandfutureconcerns. DentClin North Am. 2005, 49(2) 7. Saunders RH Jr, MeyerowitzC.Dentalcaries in olderadults. DentClin North Am Apr, 49(2)S: Slaughter YA, Malamud D. Oral diagnosticsforthegeriatricpopulations: currentstatusandfutureprospects. DentClin North Am. 2005,49(2): Tubert-Jeannin S, Riordan PJ, Morel-Papernot A, Porcheray S, Saby-ColletS : Validation of an oral healthquality of life index (GOHAI) in France. CommunityDent Oral Epidemiol, 2003, 3,S: Atchison KA, Dolan TA : Development of thegeriatric oral healthassesmentindex, J denteduc, 990, 54(),S :

CİNSİYETLERİNE GÖRE PARKİNSON HASTALARININ GERİATRİK AĞIZ SAĞLIĞI DEĞERLENDİRME İNDEKSİ (GOHAI ) İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

CİNSİYETLERİNE GÖRE PARKİNSON HASTALARININ GERİATRİK AĞIZ SAĞLIĞI DEĞERLENDİRME İNDEKSİ (GOHAI ) İLE DEĞERLENDİRİLMESİ T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI CİNSİYETLERİNE GÖRE PARKİNSON HASTALARININ GERİATRİK AĞIZ SAĞLIĞI DEĞERLENDİRME İNDEKSİ (GOHAI ) İLE DEĞERLENDİRİLMESİ BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP. Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP. Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARKİNSON HASTALIĞI: SORU CEVAP Prof Dr. Dilek İnce Günal Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Sorular: 1. PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR? 2. PARKİNSON HASTALIĞI NEDEN OLUR? 3.

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF.

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU Hasta Kitapçığı PROF.DR ARZU YAĞIZ ON POLİOMYELİT (ÇOCUK FELCİ) NEDİR? Poliomyelit, çocukluk çağında görülen

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Dr. Benan Oğuz - Dr. Cem Caniklioğlu KARİKATÜRLER

Dr. Benan Oğuz - Dr. Cem Caniklioğlu KARİKATÜRLER www.ortonorm.com MART 2014 Dr. Benan Oğuz - Dr. Cem Caniklioğlu Çocuk Diş Kulübümüz Açıldı YAŞLILARDA DİŞ SAĞLIĞI Bilgi almak için iletişim bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz. Ağız sağlığının bozulması

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ (MS)

MULTİPL SKLEROZ (MS) MULTİPL SKLEROZ (MS) Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

Yrd. Doç. Dr : Tanju ÇELİK MKÜ. Tıp Fak.

Yrd. Doç. Dr : Tanju ÇELİK MKÜ. Tıp Fak. Yrd. Doç. Dr : Tanju ÇELİK MKÜ. Tıp Fak. Ağrı Ağrının tanımı Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilâtı tarafından 1979 yılında şu şekilde yapılmıştır: "Ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan,

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI HASTA VE YAKINLARI İÇİN EL KİTABI Ö N S Ö Z

PARKİNSON HASTALIĞI HASTA VE YAKINLARI İÇİN EL KİTABI Ö N S Ö Z Ö N S Ö Z PARKİNSON HASTALIĞI HASTA VE YAKINLARI İÇİN EL KİTABI Prof. Dr. HÜLYA APAYDIN Prof. Dr. SİBEL ÖZEKMEKÇİ Uz. Fizyoterapist SEMRA OĞUZ Uz. Fizyoterapist İSMAİL ZİLELİ İSTANBUL 2008 Parkinson hastalığı,

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA)

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) 2016 un türevi 1. JUVENİL SPONDİLOARTRİT/ ENTEZİT İLE İLİŞKİLİ ARTRİT (SPA- EİA) NEDİR? 1.1 Nedir?

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi DİYABET HASTALARININ HASTALIK ALGI DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi Amaç: TURDEP-2

Detaylı

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana Yazar Ad 111 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAŞI Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 145 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma işitme organında da görülür ve bu arada işitme duyusu da gün geçtikçe zayıflar. Yaşlılığa bağlı olarak gelişen

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI HASTA VE YAKINLARI İÇİN EL KİTABI. Prof. Dr. Hülya APAYDIN Prof. Dr. Sibel ÖZEKMEKÇİ

PARKİNSON HASTALIĞI HASTA VE YAKINLARI İÇİN EL KİTABI. Prof. Dr. Hülya APAYDIN Prof. Dr. Sibel ÖZEKMEKÇİ PARKİNSON HASTALIĞI HASTA VE YAKINLARI İÇİN EL KİTABI Prof. Dr. Hülya APAYDIN Prof. Dr. Sibel ÖZEKMEKÇİ Uzm. Fizyoterapist Semra OĞUZ Uzm. Fizyoterapist İsmail ZİLELİ Gözden Geçirilmiş 5. Baskı İstanbul

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener Motor Nöron ve Kas Hastalıkları Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Vücudun herhangi bir bölümünde kas kuvveti azalması: parezi Tam kaybı (felç) : paralizi / pleji Vücudun yarısını tutarsa (kol+bacak)

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

Parkinson Hastalığı ile α-sinüklein Geni Polimorfizmlerinin İlişkisinin Araştırılması

Parkinson Hastalığı ile α-sinüklein Geni Polimorfizmlerinin İlişkisinin Araştırılması İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI Parkinson Hastalığı ile α-sinüklein Geni Polimorfizmlerinin İlişkisinin Araştırılması Araş.Gör. Yener KURMAN İSTANBUL

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik

Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik Parkinson Hastalığı Nedir? Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik hastalıktır. Bu hastalıkta beyinde dopamin isimli bir molekülü üreten

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR KULAK ÇINLAMASININ NEDENİ? Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir? Tamamiyle değil. Kafa içinde ki bu seslere genel olarak tinnitus denilir ve çok yaygındır. Tinnitus zaman zaman ortaya

Detaylı

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

ALS HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

ALS HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak ALS HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Prof Dr Candan Gürses İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji AD. 08 Mayıs 2014 Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi

Prof Dr Candan Gürses İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji AD. 08 Mayıs 2014 Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Prof Dr Candan Gürses İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji AD 08 Mayıs 2014 Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi YANLIŞ İNANIŞLAR: Epilepsisi (sarası) hastalar Cinli, Perili DEĞİLDİR Akıl hastası

Detaylı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı. Cildimiz, yaşlanma belirtilerini en belirgin olarak yansıtan organdır.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı. Cildimiz, yaşlanma belirtilerini en belirgin olarak yansıtan organdır. YAŞLILARDA SIK KARŞILAŞILAN DERİ SORUNLARI Prof.Dr.Ayşen Karaduman Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Cildimiz, yaşlanma belirtilerini en belirgin olarak yansıtan organdır.

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA ALZHEIMER ÇOCUKLARı (2012-2075 YıLLARı ARASı ALZHEIMER HASTA SAYıSı DEĞIŞIMI VE DAĞıLıŞı) Feride CESUR Yenimahalle Halide Edip Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Coğrafya Öğretmeni İÇERİK Çalışmanın Amacı Alzhemer

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS NEDİR? Omurga, omur adı

Detaylı

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi.

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. Ağız Kokusuna Karşı Dilinizi de Fırçalayın Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları hakkında bilgi verdi. İSTANBUL - Sağlıklı

Detaylı

H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler. Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi)

H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler. Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi) H1N1 den Korunmada Alınacak Önlemler Pandemik H1N1 Gribi (Domuz Gribi) İnfluenza olarak da bilinen grip, viral bir hastalıktır. Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen; vücut direncini

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz

Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz T.C. Sağlık Bakanlığının Onayı ve Desteği ile Türkiye nin Tansiyonunu Ölçüyoruz İstatistik Analiz Raporu (İstanbul) Eylül 2010 Omega Araştırma tarafından hazırlanmıştır. İÇİNDEKİLER Türkiye nin Tansiyonunu

Detaylı

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI Yrd. Doç.Dr. Vesile ŞENOL Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Böl. Bşk Paramedik Program Koordinatörü E.Ü. H.B.S.H.M.Y.O 1 Bilinç Bozukluğu/Bilinç Kaybı Beynin normal

Detaylı

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS)

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) 2016 un türevi 1. CAPS NEDİR 1.1 Nedir? Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), nadir görülen otoenflamatuar

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Birleşik Parkinson Hastalığı Derecelendirme Ölçeği (BPHDÖ)

Birleşik Parkinson Hastalığı Derecelendirme Ölçeği (BPHDÖ) Birleşik Parkinson Hastalığı Derecelendirme Ölçeği (BPHDÖ) I. MENTAL DURUM, DAVRANIŞ VE RUHSAL DURUM (1-4. maddeler) Her madde hasta ile görüşme temelinde değerlendirilir. 1. Entelektüel Yıkım 1- Hafif

Detaylı

İstanbul Beyin Merkezleri

İstanbul Beyin Merkezleri İstanbul Beyin Merkezleri KAFA TRAVMALARI-YAŞLILIK-ALZHEİMER N ew Y ork Institute for M edical Research, Inc., (aff. w ith N ew Y ork U niversity) O rtho& Sport M erkezi Beyin Rehabilitasyonu ve Beyin

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Sperm Bozuklukları Sperm Testi: Sperm testi nasıl yapılır, gerekli koşullar nelerdir?

Sperm Bozuklukları Sperm Testi: Sperm testi nasıl yapılır, gerekli koşullar nelerdir? Sperm Bozuklukları Sperm Bozuklukları Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yarısında neden erkeğe bağlı olabilir. Dünya Sağlık Örgütü nün yaptığı araştırmalar doğrultusunda dünya genelinde erkeklerde

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı

GÜNLÜK HĠJYEN ALIġKANLIKLARI

GÜNLÜK HĠJYEN ALIġKANLIKLARI GÜNLÜK HĠJYEN ALIġKANLIKLARI HĠJYEN NEDĠR? Bir sağlık bilimi olup,temel ilgi alanı sağlığın korunması ve sürdürülmesidi r. KĠġĠSEL HĠJYEN Kişilerin kendi sağlığını korudukları ve devam ettirdikleri öz

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Biyomedikal Mÿýhendisliÿýi ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi

Biyomedikal Mÿýhendisliÿýi ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Sayfa 1/8 Hastalÿýklar Yasin ÿýaÿýan, 07 Oct 06 saat: 22:39 Akromegali nedir? Akromegali, eriÿýkinlerde ortaya ÿýÿýkan ; vÿýcudun bÿýyÿýmesi ve organ geliÿýmesi iÿýin anahtar bir faktÿýr olan bÿýyÿýme

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU KLK-HAB-BES İlk yayın Tarihi : 15 Mart 2006 Revizyon No : 04 Revizyon Tarihi : 03 Ağustos 2012 İçindekiler A) Malnütrisyon

Detaylı

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ Zelha Türk*, Serpil Türker **, Pelin Gökoğlu***,Eda Ulutaş**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi

Detaylı