KLİNİK TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KLİNİK TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR"

Transkript

1 KLİNİK TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1. Aşağıdakilerden hangisi aort yetmezliği ile ilgili olarak yanlıştır? A) ARA en sık nedenidir. B) Erken diyastolik üfürüm duyulur. C) En sık rastlanan semptomu çarpıntıdır. D) Nabız basıncı daralmıştır. E) Her sistolde tırnak kapillerlerinde pulsasyon alınır. 1 - D En sık rastlanan semptomu çarpıntıdır. Erken diyastolik üfürüm dediğimiz dekresendo tarzı üfürüm duyulur. En sık nedeni ARA dır. Corrigan nabzı, hill belirtisi,pistol shot bulgusu,durozies cift üfürümü de musset belirtrisi, Quincke nabzı, uvula hareketi, pulsus altus et celer gibi periferik bulguları vardır. Nabız basıncı genişler (sistolik basınçları yüksek diyastolik basınçları düşük hastalardır. Tansiyonları genelde 150/50 mmhg ölçülür. 2. Myokart enfarktüsü sırasında bir hastanın kanında en erken yükselen enzim hangisidir? A) Kreatin kinaz B) Myoglobin C) LDH D) AST E) Kreatin kinaz myokart bandı 2 - E Myoglobin en hızlı yükselen kardiyak belirteçtir. Ancak soruda enzim olarak sorulduğu için en erken yükselen ve kalp için en spesifik olan cpk mb dir. ldh en geç yükselen ve en uzun süre yüksek kalan enzimdir.. 3. Diyabetik kardiyak açıdan asemptomatik olan bir hastanın eko kardiyografisin de EF :%40 olarak saptanıyor. Bu hastanın kalp yetmezliği evresi aşağıdakilerden hangisidir? A) EVRE A B) EVRE B C) EVRE C D) EVRE D E) Bu hastada kalp yetmezliği yoktur 3 - B Evre A: Kalp yetersizliği gelişme riski yüksek ancak saptanan yapısal ve işlevsel anomali yok (asemptomatik) Evre B: Yapısal ve işlevsel anomali var ancak asemptomatik (örnek :ef :%40) Evre C: Semptomatik Evre D: Son dönem kalp yetmezliği 4. Aşagıdaki ilaçlardan hangisi konjestif kalp yetmezliği tedavisinde kullanıldıgında mortaliteyi azalttıgı gösterilememiştir? A) Ramipril B) Kandesartan sileksetil C) Spironolakton D) Nebivolol E) Propranolol 4 - E ACE inhibitörleri, arb ler, nitrat + hidralazin kombinasyonu, beta blokerler (nebivolol, karvedilol, metopralol, bisopralol), aldosteron antagonistleri kky tedavisinde mortaliteyi azaltan ilaçlardır. 5. Aşağıdaki bakterilerden hangisinin oluşturduğu hastalıkta ekzotoksinin rolü yoktur? A) Clostridium tetani B) Corynebacterium diphteriae C) Bordetella pertusis D) Vibrio cholerae E) Neisseria meningitidis 5 E Neisseria meningitidis in ekzotoksini yoktur. Hastalık patogenezinde polisakkarit kapsül yapısı, pilusları, IgA proteaz enzimi ve lipooligosakkarit yapıdaki endotoksini önemli virülans faktörleridir. Maltozu fermente etmesiyle N. gonorrhea dan ayrılır. 40

2 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT Neisseria nın virülans faktörleri N. gonorrhoeae Por protein (fagozom-lizozom füzyonunu inhibe ederek intrasellüler yaşamayı sağlar ve serotipleri belirler) Pilin (tutunma, en önemli virülans faktörü) Opa (tutunma ve invazyon) IgA proteaz: Mukozal yüzeyde bulunan IgA yı parçalar Beta laktamaz Lipooligosakkarit (LOS): Endotoksik aktivite gösterir N. meningitidis Kapsül (A, B, C, Y, W135): Anti-fagositiktir. Pilin (tutunma, virülans faktörü) IgA proteaz Lipooligosakkarit (LOS): Endotoksik aktivite gösterir N. meningitidis, S. pneumoniae ve H. influenzae nin ortak özellikleri - Hepsinde nazofarinks taşıyıcılığı var (en sık S. pneumoniae). - Ortak virülans faktörleri polisakkarit kapsül - BOS ta lateks aglutinasyonuyla etken gösterilebilir (hızlı tanı). - Kapsül antijen gösterilerek her biri serotiplere ayrılır (Quellung testi). - Kapsüler aşıları var. 6. Akciğer embolisi nedeniyle warfarin tedavisi alan bir hastada gelişen akciğer tüberkülozu için verilebilecek aşağıdaki ilaçlardan hangisine bağlı olarak yeni bir emboli riski artar? A) Rifampisin B) İzoniazid C) Pirazinamid D) Etambutol E) Streptomisin 6 - A Rifampisin kc de enzim induksiyonu yapar dolayısıyla eş zamanlı ilaç tedavisinin az etkili olacağı anlamına gelir. 7. Evde klima temizliği yapan ve ertesi sabah nefes darlığı ve hışırtılı solunumla uyanan 60 yaşındaki bir kişide ateş balgam çıkarma ve ince raller saptanıyor. Akciğer grafisinde yama tarzında infiltrasyonlar gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Akut eozinofilik pnömoni B) Kronik eozinofilik pnömoni C) Hipersensitivite pnömonisi D) Akut atakta astım E) Akut atakta kronik bronşit 7 - C 8. Pleural sıvıda adenozin deaminaz düzeyinin ölçülmesi hangi hastalığın belirlenmesi için kullanılır? A) Kalp yetmezliği B) Romatoid plörözi C) Malign pleural mezotelyoma D) Tuberkuloz plörezi E) Parapnomonik efuzyon 8 - D 9. Aşağıdaki hormonlardan hangisi nükleer reseptörlere bağlanarak etki gösterir? A) Parathormon B) İnsulin C) Büyüme hormonu D) Aldosteron E) Prolaktin 9 D Nükleer reseptorler üzerinden etkili olan hormonlar Steroidler (glukokortikoidler, mineralokortikoidler, aldosteron) bu ajanlar sitoplazmadaki reseptörlerine bağlandıktan sonra nükleer reseptorlerine bağlanırlar - Retinoid - Tiroid hormonları - D vitamini 41

3 10. Bilateral adrenalektomi yapılan cushing sendromlu hastada aşağıdakilerden hangisi Nelson sendromu geliştigini gösterir? A) Hipotansiyon B) Kilo kaybi ve halsizlik C) Hipokalemi D) Azotemi E) Hiperpigmentasyon 10 E Nelson sendromu hipofiz adenomu alınan hastalarda sürrenal hiperplazi ve buna bağlı hiperkortizolizm gelişir. Bunu önlemek amacıyla yapılan bilateral surrenalektomi sonrası hipofizer rezidu tm hücreleri tekrar prolifere olur ve hipofiz adenomları gibi ACTH salgılar ve hiperpigmentasyon görülür. 11. MODY tip 2 diyabet vakalarında aşağıdakilerin hangisinde mutasyon vardır? A) Hepatosit nukleer faktor -1alfa B) NeuroD1 C) İnsulin prometer faktor -1 D) Glukokinaz E) Hepatosit nukleer faktor -4 alfa 11 D MODY genclerde gorulen tip 2 dm olarak bilinir 10 alt tipi var tip 2 de glukokinaz eksiktir 12. On sekiz yaşında insulin tedavisi almakta olan bayan hasta sabah 12 IU öğle 12IU ve aksam 12 IU lispro insulin almakta ve gece 10 IU glargin insulin almaktadır. Hastanın sabah kan şekeri 240 mg/dl olması üzerine gece glargin dozu 20 IU yapılmıştır. Doz arttırımına rağmen sabahları kan şeker yüksekliği ve glikozurisi proteinurisi devam etmektedir. Hasta gece terlemesi ve baş ağrısından yakınmaktadır. Bu hastada en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) İnsulin direnci B) Somogy fenomeni C) Safak fenomeni D) Renal ven trombozu E) Nefrotik sendrom 12 B Bu soruda aklımıza gelebilecek iki durum var safak ve somogy fenomeni şafak fenomeninde gecede yüksek olan kan şekeri değerleri sabaha doğru daha da yükselir. Bunlarda insulin dozu arttırılmalıdır. Hastanın gece terlemesi ve bas ağrısı gece hipoglisemiye girdiğini gösterir. Bu nedenle bu hastada gece hipoglisemiye reaktif sabah hiperglisemisi yani somogy düşünülür sunulur gece insulin dozunu azaltmak gerekir. 13. H 1 N 1 (domuz gribi) ve H 5 N 1 (kuş gribi) influenza A alt tiplerine ve influenza B ye etkili antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir? A) Amantadin B) Ribavirin C) Rimantadin D) Zanamivir E) Entekavir 13 D Seçeneklerdeki antiviral ilaçlardan nöraminidaz inhibitörleri olan oseltamivir ve zanamivir hem influenza A serotiplerine (H1N1, H5N1 vb.) hem de influenza B ye etkilidir. Antiviral ilaçlar ve etki mekanizmaları Tablo da gösterilmiştir. 42

4 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT Tablo: Antiviral ilaçlar İLAÇ Etkin Oldugu Virus Ve Önemli Notlar DNA polimeraz enzim inhibitörleri (genellike herpes virüs enfeksiyonlarında kullanılır) Asiklovir HSV ve VZV. Etkili olabilmeleri için viral timidin kinaz enzimiyle aktif metabolitine dönüşmesi gerekir. CMV ün timidin kinazı yoktur. (Zovirax) Famsiklovir Valasiklovir Idoxuridine Herpes keratitinde kullanılır, Timidin kinaz inhibitörüdür ve sadece lokal uygulanır. Trifluorotimidin Herpes keratitinde kullanılır, sadece lokal uygulanır. Gansiklovir CMV. Timidin kinaza ihtiyacı yoktur, virüsün kodladığı fosfokinaz enzimiyle aktivite kazanır. Kullanımını kısıtlayan en önemli yan etkisi kemik iliği süpresyonudur. Fomivirsen CMV. Sentetik tek iplikli DNA molekülü. CMV mrna sının komplementeri olduğundan sadece sitomegalovirüs mrna sını inhibe eder. Sitomegalovirüs retinitinin tedavisinde intravitreal uygulanır. Sidafovir Herpes grubu virüsler, HPV, adenovirüs, poxvirüs. Yarı ömrü uzundur, doz kısıtlayıcı yan etkisi nefrotoksik etkisidir. Fosfonoformat CMV. Aktivasyona gerek duymaz. Foscarnet Herpes grubu virüsler. Pirofosfat analoğu olduğundan pirofosfat bağlarını inhibe eder. DNA polimeraz enzim inhibitörlerine dirençli suşların tedavisinde kullanılır. Nefrotoksiktir. Viral penetrasyon ve kapsid soyulmasının (uncoating) inhibisyonu Amantadin Influenza A virüsü (Parkinson tedavisinde de kullanılır). İyon kanallarını oluşturan M2 proteininin Rimantadin fonksiyonunu bozarak etki eder. Rimantadinin yan etkileri daha az. Nöraminidaz enzim inhibitörleri Oseltamivir Influenza A, B, kuş gribi (H5N1) ve domuz gribine (H1N1) etkili. Oseltamivirin oral kapsüleri var ve Zanamivir karaciğerde metabolize olur. Zanamivirin inhaler formu var. Guanin analoğu sentez inhibitörü (viral genomda hipermutasyona neden olur) Ribavirin Influenza A ve B virüsu, Solunum sinsityal virüsü (RSV), HCV, Kırım kongo, SARS ve Hanta virüs. Viral RNA polimerazı inhibe eder. 14. Gastroözofagial reflü hastalığı olan bir kişide aşağıdakilerden hangisi endoskopi yapılması için bir endikasyon oluşturmaz? A) Tedaviye yanıt veren retrosternal yanma B) Disfaji C) Ağrılı yutma D) Gastrointestinal kanama E) Kilo kaybı 14 - A GÖRH, tedaviye cevapsızlık, alarm semptomları (disfaji, odinofaji, kilo kaybı, anemi, uzun süreli sempt., dışkıda kan), 50 yaş üzerinde durumlarında endoskopik tetkiki gerekir. 15. Altmış yaşından büyük erişkinlerde şiddetli alt gastrointestinal kanamaya en sık yol açan etiyoloji aşağıdakilerden hangisidir? A) İç hemoroidler B) Kolonik divertikülozis C) Anal fissür D) Kolon kanseri E) İskemik kolit 15 - B 60 yaşından büyük erişkinlerde alt gastrointestinal kanamanın ensık nedenleri; divertikülozis ve anjiodisplazidir. 16. Gastrointestinal stromal tümörlerde en sık görülen mutasyonlar aşağıdakilerden hangisidir? A) C kit B) BRAF C) MAPK D) Epitelyal büyüme faktörü reseptörü E) Platelet kaynaklı büyüme faktörü reseptörü 43

5 16 - A Gastrointestinal stromal tümörlerde en sık görülen mutasyonlar C- kit mutasyonlarıdır. 17. Alkolik siroza bağlı portal hipertansiyon gelişen bir hastada aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisi beklenmez? A) Hipoalbuminemi B) Trombositoz C) Protrombin zamanında uzama D) Hipergamaglobunemi E) Hipoglisemi 17 - B Karaciğerin geri dönüşümsüz fibrozisi ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma ile karakterize klinik tablo siroz olarak tanımlanır.fibrozis portal vene karşı direnç artışına sonuçta portal hipertansiyona yol açar.hepatositlerin nekroinflamasyona bağlı hasarı sirotik hastalarda karaciğer enzimlerinde artışa (nedeni ne olursa olsun siroz gelişmiş bir karaciğerde AST artışı ALT artışından tıpkı alkolik hepatit te olduğu gibi daha fazladır) neden olur.siroz hastalarında ayrıca hipoglisemi,pıhtılaşma faktörlerinin sentez kusuruna bağlı PT zamanında uzama,hipoalbuminemi ve hipergammaglobulinemi saptanır(sirozlu hastaların protein elektroforezinde beta-gama köprüleşmesi olarak görülür) Portal hipertansiyona bağlı gelişen splenomegali hipersplenizme yol açar.hipersplenizimde pansitopeni görülebilmekle beraber ilk ortaya çıkan kan sayımı değişikliği trombositopenidir.bu nedenle portal hipertansiyon gelişmiş sirozlu bir hastada trombositoz beklenmez. 18. Aşağıdaki onkojenik virüslerden hangisine bağlı kanser gelişiminde c-myc proteinleri rol oynar? A) EBV B) HHV-8 C) Human Popilloma virüs D) Hepatit C virüsü genotip 1c E) Adenovirüs 18 A EBV e bağlı Burkitt lenfoma gelişiminde bağlı kanser gelişiminde c-myc proteini rol oynar. Onkojenik virüsler ve etki mekanizmaları Tablo da gösterilmiştir. Tablo: Onkojen virüsler Virüs Ailesi Virüs Transformasyon Oluşturduğu Kanser mekanizması Papavoviradae (DNA) HPV E6 ve E7 proteinleri Genital kanser (en sık serviks) Squamöz hücreli kanser Orofaringeal kanser Larinks papillomu (çocuklarda) SV40 t antijeni Hamsterda beyin ve kemik kanseri ile mezotelyoma (?) Herpesviridae (DNA) EBV EBNA ve LMP, Burkitt (c- myc proteinleri) Nazofarinks kanseri Burkitt lenfoma (çocuklarda) B hücre lenfoması HHV tip 8 V- gpcr V- siklin Kaposi sarkomu Primer effüzyon lenfoması Hepadnaviridae (DNA) HBV X proteini Hepatosellüler kanser Flaviviradae (RNA) HCV Hepatosellüler kanser (en sık) Retroviridae (RNA) HTLV-1 Tax proteini (IL-2) Erişkin T hücreli lösemi/lenfoma HTLV- 2 Saçlı hücreli lösemi Adenoviridae(DNA) Adenovirüs E1A ve E1B proteinleri Hayvanlarda sarkom yapmasına rağmen insanda kanser yaptığı gösterilememiştir 19. Aşağıda yer alan elektrolit bozukluklarından hangisinin rabdomiyolize yol açma riski daha fazladır? A) Hipokalemi B) Hiperkalemi C) Hiponatremi D) Hipernatremi E) Hikokalsemi 44

6 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 19 - A Hipokalemide halsizlik, aritmi, rabdomiyoliz, paralizi, digoksin intoksikasyonu, nefrojenik diyabet insipidus, kabızlık görülür. Rabdomiyolize yol aça riski en yüksek elektrolit bozukluğu hipokalemidir. 20. Aşağıdaki nefropatilerden hangisinde böbrek transplantasyonundan sonra nüks ihtimali en yüksektir? A) Minimal değişiklik hastalığı B) Fokal segmental glomerüloskleroz C) Membranöz glomerülonefrit D) IgA nefropati E) Membranoproliferatif glomerülonefrit 20 - E Böbrek transplantasyonundan sonra en sık rekürrens oranı; membranoproliferatif gloemrülonnefrittedir. 21. Aşağıdaki klinik tablolardan hangisi eklem tutulum şekliyle diğerlerinden ayrılır? A) Psöriatik artrit B) Romatoid artrit C) Enteropatik artrit D) Reaktif artrit E) Ankilozan spondilit 21 - B Seronegatif sspondiloartropatiler; Psöriatik artrit, Enteropatik artrit, Reaktif artrit ve Ankilozan spondilitten oluşur. Periferik asimetrik oligoartrit tutulumu görülür. Ancak Romatoid artrit bu grubun dışındadır. 22. Aşağıdaki hastalıklarından hangisinde posterior üveit görülme sıklığı daha fazladır? A) Ankilozan spondilit B) Behçet hastalığı C) Temporal arterit D) Sistemik lupus eritematozus E) Romtoid artrit 22 - B Inflamatuar artritlerin ekstraartiküler tutulumu içinde göz tutulumu sıklıkla görülür. Behçet hastalığında hem anterior hem de posterior üveit görülür. 23. Aşağıdakilerden hangisi trombosit yüzeyinde bulunan integrin yapısında reseptör olup, fibrinogen aracılığı ile trombosit-trombosit agregasyonu sağlar? A) Gp 1a B) Gp 2a C) Gp 2b/3a D) vwf E) Nitrik oksit 23 - C Hemostazın erken döneminde (primer hemostaz), trombositler başroldedir. Yüzeylerindeki reseptörler aracılığıyla birçok hemostaz aktörü ile bağlantı kurarlar. Aktive olmuş plateletlerin yüzeylerindeki gp 2b-3a reseptörlerine fibrinojen bağlanarak, plateletlerin sıkıca birbirine yapışmasını sağlar (Plt gp 2b-3a:Fibrinojen:Plt gp 2b-3a). Aynı yolla bağlantıyı bir miktar da vwf yapar. Bu şekilde hasarlı bölgeye biriken plateletlerle primer hemostatik tıkaç oluşur. 24. Aşağıdakilerden hangisi karaciğer kökenli olup demirin emilimini ve makrofajlardan normoblastlara verilmesini kontrol eden temel mediatördür? A) Hepsidin B) Ferroportin C) DMT-1 D) Ferritin E) Hefastin 24 - A Doğru cevap hepsidindir, diğer seçenekler demirin duodenal emiliminde rol oynar, ferritin ise depolayan proteindir. 45

7 25. Febril nötropenisi olan yüksek riskli bir hastada ilave bir odak yoksa, başlangıç tedavisi olarak hagisi uygun değildir? A) Sefepim B) Seftazidim C) İmipenem D) Piperasilin-tazobaktam E) Metranidazol 25 - E Febril nötropeni hastalarında öykü, fizik muayene ve enfeksiyon odağını saptamaya yönelik kan ve diğer kültürler alındıktan sonra ampirik antibakteriyel tedaviye hemen başlanmalıdır (1 saat içinde). Düşük riskli hastada oral sipro+clavulonat-amoksisilin yeterli iken, yüksek riskli hastada yaklaşım aşağıdaki gibidir. Başlangıç tedavisi 1) Başlangıç antibiyotik rejimi için gr (-) leri geniş olarak kapsayan özellikle ant-psödomonal etkisi güçlü, gr (+) etkinliği de olan ilaçlar seçilir. Sefepim, meropenem, imipenem, piperasilin-tazobaktam dan biri bu amaçla tercih edilebilir. Seftazidim artan direnç nedeniyle daha az kullanılmaktadır. 2) Rutin olarak kombinasyon tedavisi (yukarıdakilerden biri + aminoglikozid, kinolon veya metranidazol gibi) veya monoterapiye vankomisin, antiviral, antifungal eklenmesi önerilmez. 3) Komplike hastalarda kombine antibiyotik veya yukarıda belirtilen ilave diğer ilaçlar verilmelidir (hipotansiyon/bilinç bozukluğu gibi sepsis bulguları varsa, antibiyotik direnci şüphesi veya kanıtı varsa veya spesifik tedavi gerektiren selülit, pnömoni, abdominal semptomlar gibi odak varsa). 4) Vankomisin tedavisi; hipotansiyon gibi sepsis bulgusu varsa, pnömoni, kateter enfeksiyonu, cilt-yumuşak doku enfeksiyonu, şiddetli mukozit, gram (+) kültür üremesinde duyarlılık sonuçları gelene kadar veya MRSA insidansı yüksekse, başlangıç ampirik tedavisine vankomisin de eklenir. Madde 1, 2 ve 3 ten anlaşıldığı gibi tek başına metranidazol yeterli değildir, ancak ishal, rektal ağrı gibi anaerob enfeksiyon odağı varsa ek olarak metranidazol da erekir. 26. Aşağıdaki hemolitik anemilerden hangisi ağırlıklı olarak intravasküler hemoliz ile karekterize değildir? A) Yanlış kan transfüzyonu B) Otoimmün heomilitik anemi (sıcak tip) C) Paroksizmal noktürnal hemoglobinüri D) Paroksizmal soğuk hemoglobinürisi E) G-6P dehidrogenaz eksikliği 26 - B Hemoliz damar içerisinde oluşuyorsa intravasküler hemoliz, damar dışında (dalak, karaciğer gibi) oluyorsa ekstravasküler hemoliz olarak tanımlanır. Bu ayırım klinik olarak tanı koymada yararlıdır. Genel olarak hemolitik anemilerin çoğunda iki bileşen de vardır, ağırlıklı bileşene göre, konjenital hemolitik anemilerin çoğu (G6PD eksikliği hariç) ekstravasküler ağırlıklıdır. Kazanılmış hemolitik anemilerde ise adında hemoglobinüri olanlar ve travmatik hemolizler intravasküler hemoliz ağırlıklı, sıcak tip otoimmün hemolitik anemiler gibi diğerleri ekstravasküler ağırlıklıdır. Tablo: İntravasküler ağırlıklı hemoliz görülen önemli hastalıklar Hastalık Başlangıç Mekanizma Tanı Yorum Yanlış kan transfüzyonu Ani ABO uyumsuzluğu Cross-match ATN, DİK PNH Kronik/akut ataklar CD59 (-) eritrositlerin Akım sitometrisi Tromboz, pansitopeni komplemana bağlı yıkımı PSH Akut İmmün yıkım D-L antikoru Viral enfeksiyon tetikler Sepsis Ani C. perfiringes ekzotoksin Kan kültürü Başka etkenlerde yapabilir Marş hemoglobinürisi Ani Travmaya bağlı yıkım Öykü Hafif hemoliz Kapak hemolizi Kronik Travmaya bağlı yıkım Öykü, PY de şistosit Destek tedavisi, ağırsa reoperasyon MAHA Akut/kronik Travmaya bağlı yıkım Öykü, PY de şistosit Birçok neden G6PD eksikliği Akut Tetikleyici faktörle yıkım G6PD tayini Enfeksiyon, ilaç, favism 46

8 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 27. Dissemine intravasküler koagülasyon tanısı için kullanılan skorlama sisteminde aşağıdakilerden hangisi yer almaz? A) Trombosit sayısı B) PTZ (İNR) C) İndirekt bilirübin ve LDH D) D-dimer E) Fibrinojen 27 - C DİK laboratuar bulguları arasında en sık trombositopeni olur, D-dimer ve fibrin yıkım ürünleri, PTZ-aPTT uzaması, fibrinojen düşüklüğü, PY bulguları (şistosit) ve hafif hemoliz bulguları vardır. Ayrıca hedef organ hasarının spesifik bulguları (BFT, KCFT bozukluğu gibi) mevcuttur. Hiçbir laboratuvar testi tek başına DİK tanısı için yeterince duyarlı ve özgül değildir. Örneğin, trombositopeni birçok farklı nedene bağlı olabilir, D-dimer inflamasyon, travma, cerrahi gibi durumlarda da artabilir. DİK tanısı sadece anormal laboratuvar testlerine bakılarak konulmamalı, altta yatan bir hastalığın varlığı ve uygun klinik tablo ile birlikte değerlendirilmelidir. Diğer taraftan DİK lehine olan genel Laboratuvar bulguları hafif vakalarda, hastalığın başlangıcında ve kronik vakalarda normal olabilir; bu nedenle DİK in dinamik bir süreç olduğu bilinerek gerekirse testler tekrar edilmelidir. Bu durumlar göz önüne alınarak DİK tanısı için skorlama sistemleri geliştirlmiştir (ISTH:International Society of Thrombosis and Haemostasis), bu sistem aşikar DİK için genellikle yeterli iken, bu sistem bile, hafif ve kronik vakalarda yetersiz kalabilir. İndirekt bilirübin ve LDH DİK hastalarında hemoliz bulgusu olarak artmış olabilir, fakat skorlama sistemine ait kriterlerden değildir (tabloya bakınız). Tablo: DİK tanısında yaklaşım ve skorlama sistemi Risk değerlendirmesi: Hastada DİK yapabilecek bir hastalık veya durum var mı? Varsa ilerle, Yoksa dur Temel koagülasyon testleri: Trombosit sayısı, protrombin zamanı, fibrinojen, solubl fibrin monomerleri veya fibrin yıkım ürünleri istenir Parametre Puan Trombosit > (0) (1) < (2) PTZ (İNR) >3 sn (0) 3-6 sn (1) >6 sn (2) D-dimer veya diğer fibrin yıkım ürünleri >1.25 sn (0) sn (1) >1.67 sn (2) <2 kat (0) 2-5 kat (2) >5 kat (3) Fibrinojen >1 g/l (0) <1 g/l(1) Değerlendirme: 5 puan, aşikar DİK, <5 puan, şüpheli DİK, 1-2 gün sonra tekrarla 28. AML FAB sınıflamasında CD41 ve CD61 yüzey markerleri ile karekterize tip aşağıdakilerden hangisidir? A) AML-M2 B) AML-M3 C) AML-M4 D) AML-M6 (eritroblastik) E) AML-M7 (megakaryoblastik) 47

9 28 - E Tablo: Akut Myeloid Lösemilerin FAB sınıflaması Tip Morfoloji Myeloperoksidaz Diğer / Sudan Black M0:Minimal dif. çok nadir -/- M1:Myeloblastik Matürasyon yok sık Auer rod + Ph (+) olabilir M2: Myeloblastik Matürasyon var en sık Auer rod + en sık görülen tip t(8;21) M3:Promyelositer sık Auer rod + DİK sıktır, prognozu en iyi tip, retinoik asite yanıt t(15;17) M4:Myelomonositer sık M5: Monositer nadir -/- Nonspesifik esteraz diş eti hiperplazisi cilt, SSS tutulumu, organomegali, DİK M6: Eritroblastik nadir -/- MDS a sekonder, ANA ve Coombs pozitifliği M7:Megakaryoblastik çok nadir -/- Down sendromlularda sık, kemik iliğinde fibrozis olabilir İmmünfenotiplendirmede AML için en temel belirleyiciler: Miyeloid: MPO, CD13, CD33, CD117 Monositik: CD14, 64, lizozim Megakaryoblastik: CD41, CD61 Eritroid: CD36, CD71, glikoforina 29. Yirmi altı yaşında kadın, ayda 2-3 kere olan, gözde parlak ışık görmeyi takiben iki taraflı, zonklayıcı ve şiddetli baş ağrısı tarifliyor ve bu semptolara eşlik eden bulantı, kusma ve fotofobi sonofobi olduğu görülüyor. Bu hastada en etkin akut tedavi hangisidir? A) Naproksen 500mg per oral B) İbuprofen 600mg per oral C) İndometasin 100mg süpozituar D) Diklofenac amp.75mg, İM E) Sumatriptan 100mg subkütan 29 E Migren hastasının akut tedavisinde en etkin olanı tiriptanlardır. 30. Alt ekstremiteyi daha belirgin ve akut tutan polinöropati aşağıdakilerden hangisidir? A) Guillain Barré sendromu B) Multifokal motor nöropati C) Diabetik otonomik nöropati D) Akut motor aksonal nöropati E) Kalıtsal duysal motor nöropati 30 A Post enfektif akut, alt ekstremiteden başlayan motor lifleri daha çok tutan Guillain Barré sendromudur 31. BOS ta protein artışı aşağıdaki hastalıkların hangisinde görülmez? A) Spinal kord basısı B) Psödotümör serebri C) Tüberküloz menenjit D) Karsinomatöz menenjit E) Guillain Barre sendromu 31 B Pseudo tümör serebri de BOS normaldir. Hidrosefali olmamasına rağmen BOS basıncı yüksektir. 32. Hemikord (Brown Sequard) sendromunda aşağıdakilerden hangisi görülür? 32 D A) Karşı tarafta lezyon seviyesi altında artmış refleks ve ekstansör plantar cevap B) Karşı tarafta spastik paralizi C) Karşı tarafta lezyon seviyesi altında vibrasyon ve taktil diskriminasyon duyusunun kaybı D) Karşı tarafta lezyon seviyesinin altında ağrı ve ısı duyusu kaybı E) Aynı tarafta lezyon seviyesinin altında ağrı ve ısı duyusu kaybı 48

10 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 33. Multipl Skleroz da kötü prognozun işareti aşağıdakilerden hangisidir? A) Hastanın kadın olması B) İlk belirtinin duyusal olması C) İlk belirtinin optik nöropati olması D) İlk belirtinin serebellar bulgular olması E) İlk belirtinin tek MSS bölgesini etkilemiş olması 33 D 34. L5-S1 (N.iskiadikus)disk hernisinde aşağıdakilerden hangisi görülmez? A) Laseque (+) dir B) Gastrokinemius etkilenir, (ABPF ve ABPPF) ayak bileği plantar fleksiyonu güç kaybı vardır C) S1 hipoestezi (diz lateralinden aşağı kısımdan küçük parmağa kadar) (+) bulunur D) Aşil (-) tir E) Ayak baş parmakta dorsifleksiyon gücü azalır 34 E Ayak baş parmakta ve bilekte dorsifleksiyon gücünde azalma L4-5 disk hernisi ne tipiktir. 35. Akut konfüzyonel durum (deliryum) için aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Bellek nadiren etkilenir B) Bulgular fluktuasyon gösterir C) Dikkat bozukluğu sık saptanan bir bulgudur D) En sık saptanan bulgu oryantasyon bozukluğudur E) Etiyolojide organik nedenler vardır 35 A Deliryum- DSM-IV Tanı Kriterleri A - Dikkati belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma, sürdürmede yetersizlikle giden bilinç bozukluğu. B - Algı bozukluğunun ortaya çıkması ya da bilişsel değişikliklerin (bellek, yönelim, dil bozukluğu gibi) olması. C - Tablonun kısa bir sürede gelişmesi (Genellikle saatler veya günler) ve gün içinde dalgalanmalar göstermesi. D - Anamnez, fizik muayene ya da laboratuvar verilerinden, tablonun genel tıbbi bir durumun doğrudan etkilerine bağlı olduğunu gösteren kanıtların bulunması. 36. Şizofreninin daha iyi seyri için aşağıdakilerden hangileri en doğru tanımlamadır? I. Hastanın duygulanımında düzleşme veya sığlaşmanın gözlenmemesi II. Hastanın işlevselliğinde bir bozulma olduğunun çevresindekiler tarafından fark edilmesinden aylar sonra psikotik belirtilerin ortaya çıkması III. Psikotik nöbetin en alevli dönemlerinde hastada saldırganlık olmaması A) I B) II C) I, III D) II, III E) I, II, III 36 C İyi Prognoz Belirleyicileri Kadın olma Geç yaşta başlangıç Akut Ani başlangıç Presipitan faktörlerin, ağır çevresel koşulların olması İyi premorbid işlevsellik Affektif semptomatoloji olması Ailede affektif bozukluk öyküsü Evli olmak Pozitif belirtilerin hakimiyeti Paranoid ve katatonik tip İyi sosyal destek ve güvence Nörolojik belirtilerin olmaması Seyrek nüks Saldırganlık olmaması İlk epizodda iyi tedavi cevabı Kötü Prognoz Belirleyicileri Erkek olma Erken yaşta başlangıç Sinsi başlangıç Presipitan faktörlerin, ağır çevresel koşulların olmaması Kötü premorbid işlevsellik Affektif semptomatoloji olmaması Ailede şizofreni öyküsü Bekar olmak Negatif belirtilerin hakimiyeti Dezorganize ve ayrışmamış tip Sosyal destek ve güvence olmaması Nörolojik belirtileri olması Sık nüks Saldırganlık İlk epizodda kötü tedavi cevabı 49

11 37. Aşağıdakilerden hangisi özkıyımın en güçlü göstergesidir? A) Değersizlik düşünceleri B) Umutsuzluk düşünceleri C) Hayattan zevk alamama D) Sabah erken uyanma E) Dikkatin azalması 37 A 38. Aşağıdakilerden hangisi romatoid artritin ekstraartiküler bulgularından biri değildir? A) Sjögren sendromu B) Subkutan nodül C) Kaplan sendromu D) Osteoporoz E) Gastrit 38 E RA Ekstraartiküler bulguları Subkutan romatoid nodüller: En sık ekstra artiküler tutulumu ve en tipik bulgularından biridir. RF romatoid nodülü olan hastaların hepsinde pozitiftir. Kalp: Perikardiyal effüzyon-perikardit, prematür ateroskleroz, vaskülit, kapakta ve kapak çevresinde nodüller ve buna bağlı yetmezlikler, aritmi, nadiren endokardit, myokardit Akciğer: Glukoz seviyesi düşük plevral efüzyon, İnterstisyel fibrozis (bronkoalveolar Ca için risk faktörüdür), Fibrinöz plöritis, obliteratif bronşiolit, romatoid nodüller, vaskülit, Kaplan sendromu (Pnömokonyoz+ RA) Göz: gözde en sık keratokonjunktivitis sika (Sjögren send) % 10-35, skleromalazi perforans (mavi sklera), Uveit, episklerit, sklerit, periferal ülseratif keratopati Hematolojik sistem: Amiloid birikimi sonucu splenomegali, Splenomegali+lökopeni (Felty sendromu), normositik hipokromik anemi, trombositoz, sedim yüksekliği, lenfadenopati Vaskülit: En sık gözlenen bulgular Raynaud fenomeni, deri ve tırnak lezyonları, deri ülserleri, gangrenler ve parmaklarda obliteratif endarterit sayılabilir. Nekrotizan vaskulit (RF(+) olanlar, Erozif lezyonları olanlar, Romatoid nodülleri olanlar yüksek risklidir) Malignite: Tüm RA lı hastalarda malignite açısından artmış risk mevcuttur, Belli hasta alt gruplarında özellikle lenfoma açısından belirgin risk artışı vardır, hodgkin lenfoma, non-hodgkin lenfoma, lösemi riski 2-3 kat artmıştır. Felty sendromu (RA+ splenomegali + lökopeni ) ve Sjögren RA ile birlikte ise non-hodgkin lenfoma riski 13 kat artar. İntertisyel AC fibrozisi bronkoalveolar Ca için risk faktörüdür Deri: atrofi, raynauld fenomeni, ödem, nodüller, frajilite, vaskülit, tırnaklarda purpura Nörolojik sistem: tuzak nöropatileri (Karpal tünel sendromu), servikal myelopati, mononöritis multipleks, periferal nöropati, mononöritis multipleks yapabilir. Kas iskelet sistemi: Kemikte osteoporoz, kaslarda atrofi sıktır, myozit, nodüler polimyozit görülebilir. Böbrekler: direkt olarak çok nadir tutulur. Genelde amiloidoz, vaskülit ve ilaçlara bağlı etkilenir. Gastrointestinal sistem: direkt olarak çok nadir tutulur. ilaç yan etkisi, amiloidoz ve vaskülitten etkilenir. 39. Süksinilkolin apnesi olan hastada hangisi eksiktir? A) MAO-A B) MAO-B C) Psödokolinesteraz D) COMT E) Asetil kolin reseptörü 39 C Genetik bir bozukluğa bağlı psödokolinesteraz eksikliğinde, plazmada süksinil kolin parçalanamaz ve operasyon sonrası apne nöbetinde uzama görülür. 40. Bir hastalığın toplumdaki yaygınlığını gösteren ölçüt hangisidir? A) İnsidans B) Prevelans C) Mortalite D) Fetalite E) Atfedilen Risk 50

12 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 40 B Prevalans: toplumda bir hastalığın o anki görülme sıklığıdır. 41. Yıl ortası nüfusu olan bir yerleşim yerinde, canlı doğum sayısı 350, ölü doğum sayısı 25 ve toplam ölüm sayısı 225 olarak saptanmıştır. Ölümlerin 75 inin trafik kazasından, 35 inin kanserden, diğerleri ise başka nedenlerle olmuştur. Bu toplumda takip edilen 95 kanser vakası aynı yıl içinde 45 yeni kanser vakası eklenmiştir. Bu ilçede kaba ölüm hızı aşağıdakilerden hangisidir? A) 355/ x 1000 B) / 250 x 1000 C) 250/ x 1000 D) 225 / x 1000 E) 250 / x D Bir toplumda bir yıldaki toplam ölüm sayısı Kaba Ölüm Hızı = x 1000 Aynı toplumda aynı yılın yıl ortası nüfusu Burada dikkat edilmesi gereken husus ölü doğum sayısının hesaba katılmadığı hususudur. Kaba doğum Hızı: 225 / 100.ooo x Sigara kullanımı ile kanama diatezi arasındaki ilişkiyi incelemek için 600 kanama diatezili hasta ile, yaşa ve cinsiyete göre eşleştirilmiş 1200 ortopedi hastasının tıbbi kayıtları incelenmiştir. Sonuçta kanama diatezi olanlarda daha yüksek oranda sigara kullanımının olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmanın türü aşağıdakilerden hangisidir? A) Kesitsel B) Vaka kontrol C) Kohort D) Deneysel E) Metodolojik 42 B Kanama diatezili (vaka) ve ortopediden kanama diatezi olmayan (kontrol) grubu alınmış, dosya kayıtları üzerinden sigara kullanımı (geçmişte neden) araştırılmıştır. Bu özellikler vaka kontrol çalışmasının özelliğidir. 43. Aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisi, yenidoğan döneminde patolojik fizik muayene bulgusu olarak değerlendirilmelidir? A) Milia B) Ebstein incileri C) Harlequine bebek D) Toksik eritem E) Salmon lekeleri 43 C Harlequin değişikliği olan bebek (colladian baby): Ciddi bir patoloji olan Konjenital ihtiyosiform eritrodermaya işaret eder. İsim benzerliğinden dolayı benin bir fizik muayene bulgusu olan Harlequin renk değişikliği (Palyaço rengi) den ayırt edilmesi gerekir. Harlequin renk değişikliği (Palyaço rengi), özellikle prematüre veya LGA bebeklerde görülür. Vertex- simfizis pubis hattının tam ortasından geçen bir sınırla vücudun bir yarısı hiperemiye bağlı pembe, diğer yarısı soluk görünür. Bazen yüz ve genital bölge tutulmaz, müköz membranlar tutulmaz. 44. Fizik muayenesinde ön fontaneli 1 cm den küçük bulunan bir yenidoğanın kliniğinde aşağıdakilerden hangisi düşünülmez? A) Rubella B) Toxoplasma C) Kraniosinostozis D) Microsefali E) Hipertrioidi 51

13 44 A Yenidoğanda sütürler ve fontanel muayenesi önemlidir. Ön fontanel normalde 1-3 cm olup, 3-18 aylık dönemde kapanır. Diğerleri ilk hastalarda kapanır. Ön fontanelin normalden büyük olduğu (ve geç kapandığı) durumlar Persitan olarak küçük ön fontanel görülen durumlar: Akondroplazi Hidrosefali Piknodizostoz Kraniosinostoz Apert sendromu** Rubella sendromu** Hipofosfatazya Mikrosefali Hipotiroidizm İU gelişme geriliği OstE)İmperfecta Konjenital hipertroidizm Cleidocranial dis trizomiler Russell-Silver sendr. Wormian kemikleri Haller-Streiff s. Prematürite Vit.D eksikliği => rikets Apert sendromu aslında kraniosinoztozis nedenlerinde biridir ki bu durumda beklenen ön fontanelin darlığıdır. Ancak Apert sendromunda frontal kemiğin bir bölümü olmadığından kraniosinoztoza rağmen ön fontanel geniştir. Rubellada microsefali olmasına rağmen bekleneden farklı olarak ön fontanelin büyüktür. 45. Doğum ağırlığı 4100 gr olan bir yenidoğanın, doğum sonrası FM de sağ tarafında moro refleksinin olmadığı, kolunu hareket ettiremediği ancak elde yakalama refleksinin olduğu görülmüştür. Muayene esnasında sağ kola pasif fleksiyon yaptırılmaya kalkıldığında bebeğin uzun süre susturulamayacak şekilde ağladığı görülmüştür. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Erb duchen paralizi B) Klumpke paralizi C) Klavikula kırığı D) Humerus kırığı E) İntra ventrikülerkanama 45 D İri bebeklerde omuz çekilirken brakiyal pleksusun zedelenmesi sonucu oluşur. Genellikle tek taraflıdır, sağ tarafta sola göre 2 kat sıktır. Soruda geçen çocukta doğum ağırlığının 4000 gr ın üzerinde olması bu olasılığı arttırmakta, ancak brakiyel pleksus zedelenmesinde pasif fleksiyonda ağrı gözlemlenmez. FM de ağrı olması tanıyı humerus kırığına kaydırmakta. Moro refleksinin alınamaması ve kolda hareket kısıtlılığı ağrıdan dolayı YD nın kolunu sakınmasıyla açıklanabilir. 46. Aşağıdakilerden hangisi bebek dostu hastane kriterlerden biri değildir? A) Bütün gebe kadınlara emzirmenin nasıl yapılması ve sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği, emzirmenin faydaları gibi konularda eğitim verilmelidir. B) Doğum sonrasında anne ve bebeğin odada yalnız kalması için imkan tanınmalıdır. C) Annenin bebeğini emzirmesi cesaretlendirilmelidir, çocuk istedikçe verilmeli ancak verme aralığı 2 saati geçmemelidir. D) Doğumu takip eden 2 saat içinde annenin emzirme yapması için yardımcı olunmalıdır, çocukla anne arasında ten teması kurulmalıdır. E) Emzirilen bebeğe yalancı meme verilmemelidir. 46 D Bebek Dostu Hastane kriterleri 1. Hastane tarafından yazılı bir emzirme politikası yayınlanmış olmalıdır. Bu politika aynı zamanda hastane personeliyle rutin iletişimi de düzenlemektedir. 2. Bütün hastane personeli bu yazılı politikaları yerine getirme konusunda eğitilmiş olmalıdırlar. 3. Bütün gebe kadınlara emzirmenin nasıl yapılması ve sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği, emzirmenin faydaları gibi konularda eğitim verilmelidir. 4. Doğumu takip eden 1 saat içinde annenin emzirme yapması için yardımcı olunmalıdır, çocukla anne arasında ten teması kurulmalıdır. 5. Doğum sonrasında bebeklere eğer bir mecburiyet olmadıkça anne sütü dışında bir besin veya içecek verilmemelidir. 6. Doğum sonrasında anne ve bebeğin odada yalnız kalması için imkan tanınmalıdır. 52

14 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 7. Annenin bebeğini emzirmesi cesaretlendirilmelidir, çocuk istedikçe veilmeli ancak verme aralığı 2 saati geçmemelidir. 8. Emzirilen bebeğe yalancı meme verilmemelidir. 9. Emzirme destek gruplarına katılmayı teşvik etmelidir. 47. Protein enerji malnütrisyonunda(pem) da ilk azalan protein aşağıdakilerden hangisidir? A) Albumin B) fibronektin C) Prealbumin D) Transferrin E) Transthyretin 47 E Retinol bağlayıcı protein ve transthyretin *ilk azalan protein olup*yarılanma ömrü 12 saattir. Serum albumin yarılanma ömrü gün, Fibronektin: yarılanma ömrü 4 saat kadar kısa olabilir, ancak akut faz reaktanı olduğu için bu süre 24 saate kadar uzayabilir, Prealbumin: yarılanma ömrü 2 gündür, Transferrin: yarılanma ömrü 8 gündür. 48. Aşağıdaki vitamin-mineral eksiklerine bağlı bulgulardan hangisi yanlış eşleştirilmiştir? A) Hipervitaminozis A - Uzun kemiklerde hiperostozis B) Vitamin D eksikliği - Kadeh Belirtisi C) Hipofosfatemik rikets raşitik rosary D) Hipervitaminozis C- Fraenkel hattı E) Hipervitaminozis D - Metastatik Kalsifikasyon ve generalize osteoporoz 48 C Riketsin beslenme dışı en sık nedeni familyal X e bağlı hipofosfatemidir. Proksimal tubülde fosfat reabsorpsiyonu ve 25(OH)D nin 1-25(OH)2D ye dönüşümünde defektler vardır. Hipofosfatemik riketsi olan çocuklar, yürüme çağında ağırlıklarını taşımaya bağlı olarak alt ekstremitelerinde yaylanma yakınmasıyla başvurur. Tetani yoktur, kalsiyopenik riketsin karakteristk bulguları olan raşitk rozari, Harrison oluğu ve miyopati belirgin değildir. Bu çocuklar paytak paytak yürüme, genu varum, genu valgum, koksa vara ve kısa boy geliştrirler. Dişlerin çıkmasında gecikme ve diş apseleri sık görülür. 49. Doğduğu gün safrasız kusma, beslenirken morarma şikayetiyle acile getirilen yenidoğanda prenatal polihidroamniyos hikayesi de varsa en olası aşağıdakilerden hangisidir? A) Duedenal atreazi B) Pilor stenozu C) Fistülsüz ösofajial atrezi D) Ösfagus atrezisi & distal tracheaösofajial fistül E) Akalazya 49 D Trakeoösofajial Fistül (TÖF) ve Atrezi: Doğumdan sonraki saatlerde bebeğin ağzından köpüklü sekresyonların olması ve kusmaların safrasız olması patognomik bir bulgudur. Olguların %85 inden çoğunda, trakea ile distal özefagus arasındaki fistüle atrezi eşlik eder. Ösofagus atrezisinin 5 tipi vardır. 1.Atrezi+distal fistül(%87) 2.Fistülsiz atrezi (%8) 3.Atrezisi fistül (H-tipi fistül)(%4) 4.Atrezi+proksimal fistül (%1) 5.Atrezi+proksimal fistül+distal fistül (%0.5) 53

15 Kusmanın ilk gün ve safrası olması tanın ösofagus atrezisi olduğunu düşündürmektedir. Soruda hem sıklık açısından hem de fistüle bağlı beslenme sırasında morarma hikayesi değerlendirildiğinde fistülsüz ösofagus atrezisinden ziyade olası cevabın D şıkkı olduğu görülmektedir. 50. İki yaşında kabızlık şikayetiyle başvuran hastanın öz geçmişinde geç mekonyum çıkarma şikayeti olmadığı öğrenilmiş olup rektal muayenesinde ampüllada gayta palpe edilmiştir. Bu hastada en olası tanınız nedir? A) Hipokalemi B) Hiperkalsemi C) Hirshprung hastalığı D) Diyabetik nefropati E) Fonksiyonel kabızlık 50 E Çocuklarda kabızlığın en sık sebebi hirsprung ve foksiyonel kabızlıktır. Bu iki olası pataloji genellikle iyi bir fizik muayene ve dikkatli bir hikaye ile birbirinde ayrılarak tanı konulabilir. Hirschsprung Hastalığı İle Fonksiyonel Kabızlık Arasındaki Farklar Fonksiyonel Kabızlık Hirschsprung Hastalığı Hikaye Kabızlığın başlangıcı 2 yaş sonrası Doğumda Enkoprezis Yaygın Çok nadir Gelişimde yetersizlik Nadir Olabilir Enterokolit Yok Olabilir Barsak eğitim güçlüğü Genellikle var Yok Muayene Abdominal distansiyon Nadir Yaygın Azalmış kilo alımı Nadir Yaygın Anal tonus Normal Normal Rektal muayene Gaita ampullada Ampulla boş Malnütrüsyon Yok Olabilir Laboratuar Anorektal manometre İnternal sfinkterin Sifinkterde gevşeme yok yada basınçta paradoksal rektum distansiyonu gevşemesi normal artış var Rektal biyops Normal Ganglion hücresi yok Artmış asetilkolinesteraz boya Baryum lavman Yoğun gaita kitlesi ve Geçiş zonunda boşaltımın 24 saattem uzun sürmesi geçişin olmaması 51. Ottoimmün (kronik) hepatit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Serum aminotransferaz düzeyleri orta derecede artar (<1000 U/L) B) ALP seviyesi oldukça artmıştır. C) Direkt bilirubin düzeyleri 2-10 mg/dl arasındadır D) Serum IgG düzeyleri 16 g/l yi aşar. E) ANA, SMA, LKM gibi otoantikor pozitif olabilir 54

16 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 51 B Kc hastalığının 3-6 aydan uzun olması, fizik bulguların varlığı (Çomak parmak, spider, HSM) varlığı ile belirlenir. Serum aminotransferaz düzeyleri orta derecede artar (<1000 U/L). Direkt bilirubin düzeyleri 2-10 mg/dl arasındadır. Safra kanalı tutulumu olmadığı için ALP normal veya hafif artmıştır. Serum gamaglobulin düzeyleri çok artar. Hipoalbuminemi sıktır. PT uzundur. Otoimmun hepatitli birçok hastanın hipergamaglobulinemisi vardır. Serum IgG düzeyleri 16 g/l yi aşar. Serum otoantikorlarının dağılımı çeşitli alt grupları belirler. Antiaktin (düz kas), antinükleer ve antimitokondrial antikorlar gibi organ spesifik olmayan antikorlar en sık görülenleridir. Bu hastaların yaklaşık yarısı yaşları arasındadır. 2-14yaş arasındaki çocukları genellikle etkileyen başka bir formda yüksek titrede liver-kidney mikrozomal (LKM) antikor saptanır. Bazı hastaların sadece SMA ve ANA pozitifliği vardır. Hastaların % 20 sinde ise başvuruda otoantikor olmayabilir. Tanı Kriterleri Kronik hepatitin diğer tüm nedenleri ekarte edilmelidir. Tanı kriterleri: Yüksek ALT ve AST normal ALP, yüksek gamaglobulin, ANA, SMA, LKM gibi otoantikorların varlığı ve karakteristik histolojik bulgular. 52. Aşağıdaki malformasyonlardan hangisi nöral tüp (disrafisim) defekti değildir? A) Meningosel B) Diastomyeli C) Tethered cord D) Lissensefali E) Anensefali 52 D Nöral(Disrafisim) Tüp Defektleri Nöral tüp defektleri SSS nin en sık karşılaşılan kongenital malformasyonlarıdır. Gebelik öncesi folik asit desteği nöral tüp defekti insidansını azaltır.etyolojide valproik asit, hipertermi ve VitA da önemlidir. Major Nöral Tüp Defetleri Spina bifida okkülta Ensefalosel Tethered kord Konus medullaris lipomu Meningosel Dermal sinüs Siringomiyeli Miyelomingosel Anensefali Diastematomiyeli Lissensefali ise bir hücre migrasyon defekti olup agyria veya karpuz kafa olarakta adlandırılır. 53. On yaşında kız hasta sınıftaki dikkatsizliği nedeniyle çocuk hastalıkları uzmanına getiriliyor. Öğretmeninin verdiği bilgiye göre, çocuğun on beş saniyeden kısa süren dikkat dağınıklığı ve cevapsızlıkları oluyor. Bu ataklarda gözde sağa, sola veya aşağı çekilmeler ve ara sıra yüzde seyirmeler oluyor. Çocuk atak bitiminde normal görünüyor ve olan bitenin farkında değil. Aile hikayesinden bir kuzeninde nöbet öyküsü olduğu anlaşılıyor. Nörolojik muayene sonucu normal. EEG klasik 3Hz diken ve dalga örneğinde generalize anormallik gösteriyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Tonik-klonik epilepsi B) Myoklonik epilepsi C) Absans (petit mal) epilepsi D) Fokal epilepsi E) Status epileticus 53 C Bu tipik hikayede tanımlanan atak, çocukluk çağında gözlenen, jeneralize absans (petit mal) nöbetidir. Petit mal epilepsi selim primer generalize epilepsiye klasik bir örnektir. Bu nöbetlerin erişkin yaş döneminde kaybolma ihtimali yüksektir. Genellikle kızlarda görülür. Hastalarda en belirleyici özellik kısa süreli bilinç kaybıdır. Tipik olarak bu nöbetler generalize olarak, aurasız başlarlar (auranın olması genellikle nöbetin fokal başlangıçlı olacağını gösterir) ve herhangi bir postiktal semptom yoktur. Otomatik hareketler gözlenebilir. Ancak, bunlar genellikle kısa ve basit hareketlerdir. Nörolojik muayene genellikle normaldir. En iyi tanı yöntemi EEG dir. EEG de tipik olarak kısa süreli, generalize, bilateral, senkron 3 Hz diken-ve-dalga deşarjları olur. Hiperventilasyon bu nöbetleri ve EEG deki klasik epileptik değişikliklerin ortaya çıkışını provoke eder. EEG kayıtlarında fokal interiktal epileptik aktivite veya diken-dalga paterninde fokal başlangıç gözlenmez. 55

17 54. Doğum boyu ve kilosu 50% çizgisinde olan bir çocuğun 2 yaş civarında boyu 1-3% arasına düşüp bu düzeyde kalmıştır. Takibinde boy persentili bu düzeyde kalmasına rağmen boy uzama hızınının yaşına göre normal olduğu görülüyor. Bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Cücelik B) Patolojik boy kısalığı C) Ailevi boy kısalığı D) Konstitüsyonel boy kısalığı E) Hipopitüarizm 54 D Konstitüsyonel boy kısalığı (ve puberte gecikmesi): Doğum tartı ve boyları normaldir; büyüme ilk 4 12 ay normaldir. 3 4 yaşa kadar büyüme yavaşlar ve boy 3 persentilin altına düşer. Puberteye kadar 3. persentil altında, büyüme eğrisine parelel ilerlerler. Yıllık büyüme hızı normaldir. Puberte gecikir ve puberte başladıktan sonra büyüme hızlanır. Nihai boyları normaldir. Kemik yaşları 2 4 yıl geridir. Genellikle erkek çocuklarda görülür. Ailede benzer gecikme öyküsü %60-90 bulunur. Erkeklerde puberte gecikmesinin en sık nedeni yapısal gecikmedir. 14 yaşından sonra, puberte gecikmesi 2 yıldan fazla olan erkeklerde puberteyi hızlandırmak için kısa süre testosteron verilebilir. Yapısal gecikmesi olan çocukları izole hipogonadotropik hipogonadizmi olan hastalardan ayırmak güç olabilir. Hipogonadizmi olan hastalar spontan veya testosteron uygulaması sonrası puberte başlatamazlar. 55. Aşağıdakilerden hangisi Diyabet Ketoasidozu (DKA) da tanı kriterlerinden biri değildir? A) Kan şekerinin > 200 mg/dl B) ph < 7.35 C) HCO3< 15 meq/l D) Ketonemi ve ketonüri E) Anion Gap in yüksek olması 55 E DKA Tanı Kriterleri: KŞ > 200 mg/dl ph < 7.35 veya HCO 3 < 15 meq/l Ketonemi ve ketonüri DKA hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılır: DKA Sınıflandırması Normal Hafif Orta Ağır* HCO 3 (meq/l <10 venöz) ph (venöz) <7.15 Klinik Değişiklik yok Oryante, Kussmaul solunumu; Kussmaul veya deprese Alert fakat yorgun oryante fakat uykulu; solunum uyarılabilir uykuludan komaya Anion Gap diabetik ketoasidozda kanda ketonların birikmesinden dolayı artar ancak DKA a spesifik değildir, salisilat entoksu, laktik asidoz gibi kanda ölçülemeyen anyonların arttığı durumlardada anyon gap in artması beklenir ve DKA tanı kriterlerinden biri değidir. 56

18 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 56. Klitoromegali, parsiyel skorotal füzton ile doğan, XX kromozomu taşıyan ve hipertansiyon saptanan bir bebekte aşağıdaki konjenital adrenal hiperplazilerinden hangisi düşünülmelidir? A) 21-hidroksilaz B) 11β-hidroksilaz C) 3β-hidroksisteroid dehidrogenaz D) 17α-hidroksilaz E) P450 oksidoredüktaz 56 B 11β-HİDROKSİLAZ EKSİKLİĞİNE BAĞLI KAH Hastalık KAH ın en sık ikinci nedeni olup sıklığı %5-8 arasındadır. 11-deoksikortizol ve DOC birikerek, 21-hidroksilaz eksikliğinde olduğu gibi androjen sentezine yönelirler. Etkilenen kızlar kuşkulu genital yapıyla doğarlar ve erkek çocuklarda da hiperandrojenizm bulguları olabilir. Ancak 21-hidroksilaz eksikliğinde tuz ve su kaybı varken bu tipte deoksikortikosteronun artışına bağlı olarak volüm fazlalığı ve hipertansiyon vardır. Hastalığın hafif ve geç başlangıçlı tipleri de vardır. Hastalığın kesin tanısı için ACTH uyarı testi gereklidir. 21-Hidroksilaz eksikliğinden farklı olarak deoksikortikosteron ve 11-deoksikortizol düzeyleri artmış, PRA azalmıştır. 57. Yedi yaşında kız hasta ginekomasti ve adet görme şikayetiyle başvurmuştur. GnRH veya GnRH agonist (leuprolide) uyarı testi LH piki>5-10 IU/Lsaptanmıştır. Pelvik USG da over ve uterusun pubertal boyutlara büyüdüğünü gösterilmiştir. Kemik yaşı da 11yaş ile uyumlu olduğu görülmüştür. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Turner B) Hamartoma bağlı puberte prekoks C) İdipatik puberte prekoks D) KAH E) McCune Albright sendromu 57 C Puberte prekoks (PP) kızlarda 8, erkeklerde 9 yaşından önce sekonder cinsiyet özelliklerinin başlaması olarak tanımlanır. Hastada isoseksüel gerçek puberte prekoks tarif edilmektedir. Kızlarda isoseksüel puberte prekoksun en sık sebebi idiopatik, erkeklerde ise hamartomdur. 58. Kongenital hipotiroidinin en sık rastlanan nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Graves B) Tiroid disgenesis C) Hashimato tiroditi D) Tiroid hipertirofisi E) Guatr 58 B 59. Fenilketonüri tanısı konulup diyetle serum fenilalanin seviyesi normale dönmesine rağmen klinikte özellikle nöroljik bulgularda kötüleşme gözlenen hastada hangisi düşünülmelidir? A) Tirozinemi B) Hawkinsüri C) Tetrahidrobiopterin (BH 4 ) eksikliği D) Alkaptonüri E) Mc Ardle sendromu 59 C KOFAKTÖR BH 4 EKSİKLİĞİ (malign hiperfenilalaninemi) Hiperfenilalaninemilerin %2 sini oluşturur. Tetrahidrobiopterin (BH 4 ) üretiminde rol alan enzimlerin birisi eksiktir. Bu bebekler FKÜ tanısı alır, fakat plazma phe düzeyinin yeterince kontrolüne rağmen nörolojik olarak kötüleşirler. BH 4 fenilalanin, tirozin ve triptofan hidroksilaz enzimlerinin kofaktörüdür. Tirozin ve triptofan hidroksilaz, dopamin ve serotonin sentezinde esansiyel enzimlerdir. BH 4 argininden nitrik oksiti üreten sentetazın da kofaktörüdür. Günümüzde hiperfenilalaninemisi saptanan hastalarda BH 4 düzeylerine bakılarak erkenden tanı konulabilir. Klinik: Tarama programında saptanırlar. Plazma phe düzeyi klasik FKÜ liler kadar yüksek veya daha düşük olabilir. Yeterli diyet tedavisine rağmen 3 aydan sonra baş kontrolünün kaybı, yutma güçlüğü, hipersalivasyon, gövdede hipotoni, ekstremitelerde hipertoni, miyoklonik nöbetler, hipertermi atakları ve atetoid hareketler gibi nörolojik bulgular gelişir. 57

19 Tanı: (1) İdrarda neopterin ve biopterin tayini, (2) BH 4 yükleme testi: 20 mg/kg BH 4 oral dozu kan fenilalanin düzeyini 4 8 saat içinde normalleştirir. (3) Enzim tayini Tedavi: 1- Düşük fenilalaninli diyet, 2- Nörotransmitter prekürsörleri (L-Dopa, 5-hidroksi triptofan gibi), ve 3- BH mg/kg/gün oral verilir. BH 4 beyne kolayca geçemez. BH 4 eksikliği olanlarda dopamin eksikliğine bağlı hiperprolaktinemi olabilir. Nörotranmitter replasmanının yeterliliğini değerlendirmede plazma prolaktin düzeyi izlenebilir. 60. Jeneralize aminoasidüri, hiperfosfatüri, hipofosfatemi, anyon açığı normal metabolik asidoz saptanan, diğer böbrek fonksiyonları normal hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Sistinüri B) Sistinozis C) Salisilat Entoksu D) Lowe sendromu E) Dent hastalığı 60 B Hastada FANCONİ SENDROMU (Jeneralize Proksimal Tubüler Disfonksiyon) tariflenmektedir. Fanconis sendromu en sık sistinozise sekonder gelişir. Lowe sendromu ve dent hastalığı fankoni sendromuna sebep olabilmesine rağmen hem sistinozise göre daha az görülür hem de sistinozisten farklı olarak hematüri ve böbrek yetmezliği bulgularıda görülür. Doğru cevap sistinozistir. SİSTİNOZİS (LİGNAC SENDROMU; SİSTİNOZİSLİ FANKONİ SENDROMU) 17. kromozomda yer alan OR bir bozukluktur. Hastalık dalak, karaciğer, lenf düğümleri, kemik iliği, böbrekler, kornea, konjonktiva, tiroid, pankreas, barsak ve beyin lizozomları içinde sistin birikiminden kaynaklanır. Sistinozin adı verilen bir sistin transporter ının defekti sistini lizozom içinde tutar. Herediter Fankoni sendromunun en sık nedeni sistinozistir. Klinik bulgular: 3 formu vardır. İnfantil (nefropatik) form 3-12 ayda başlayan Fanconi sendromu bulguları, D vitaminine dirençli rikets,poliüri, polidipsi ve büyüme yetersizliği ile ortaya çıkar. Dehidrasyon ve terlemenin az olmasına bağlı ateş sıktır. GFR progresif olarak düşer, tubulointersitisyel fibrozis ile birlikte renal yetmezlik 1. dekat içerisinde kaçınılmaz olarak gelişir. Ağır büyüme geriliği ve hipotiroidizm bu evreye eşlik eder. Melanin sentezinde defekt ve konjonktivada sistin kristallerinin depolanmasına bağlı açık ten, sarı saçlar ve fotofobi ayırıcı özellikleridir. Retinopati, görme keskinliğinde azalma yanı sıra hepatosplenomegali ve puberte gecikmesi görülür. Adölesan veya ara form 2. dekatta başlayan ve yavaş ilerleyen hafif renal tutulum ile karakterizedir. Gelişme geriliği olmaz. Erişkin form renal hastalığa yol açmaz. Sistinozis tanısı göz muayenesinde (kornea, konj.), kemik iliğinde veya lenf düğümlerinde sistin kristallerinin görülmesi ile konur. Bu bölgelerde görülmemesi halinde, tanı lökosit sistin içeriğinin ölçülmesi ile doğrulanır. Yüksek riskli aileler için prenatal test mevcuttur. Tedavi: Bir sülfidril bağlayıcısı olan sisteamin hücre içi sistin miktarını azaltır. Erken başlanırsa Fanconi sendromunun bazı özelliklerini hafifletebilir, ancak geri çevirmez. KBY de hemodiyaliz ve transplantasyon önerilir. Hemodiyaliz doku sistin düzeyini azaltmaz. Transplantasyon ile bu hastaların yaşam süresi uzamıştır. 61. Aşağıdakilerden hangisi hemolitik anemide gözlenen labratuvar bulgularından değildir? A) Retikülositoz B) Plasma serbest Hg konsantrasyo-nunda artma C) Serum haptoglobulin düzeyinde artma D) Eritroid hiperplazi E) MCV düzeyinde artma 61 C Hemolitik anemide serum haptoglobulin (fazla hemoglobine bağlanarak hemoglobinin böbrekten kaybını azaltır) seviyesinde azalma gözlemlenir. 58

20 KLİNİK BİLİMLER TUSEM KTBT 62. İki aylık erkek çocuk solukluk şikayetiyle getirilmiş. Kan sayımında rtc:0.01, Hgb:4, Mcv:120, beyaz küresi:9000, 62 A trombositi: bulunmuştur. Serum Fe, B12, folat düzeyi normal ve eritropoetin seviyesinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Diamond-Blackf ananemisi B) Fankoni anemisi (en sık) C) Diskeratosis konjenita D) Scwachman-Diamond sendromu E) Amegakaryositik trombositopeni Hastada anemi olup ilk basamakta rtc düzeyini yorumlamak gerekir. Retikülositopeni ki süpresyonunu göstermektedir. Tam kan sayımı sadece KK serisinde baskılanmayı işaret ettiğinden, pansitopeni yapan b, c, d, e seçenekleri otomatikman elenmektedir. Diğer klinik bulgularda uyumlu olduğu için doğru yanıt a dır. Yapısal Herediter Pansitopeniler: Fankoni anemisi (en sık), Diskeratosis konjenita, Scwachman-Diamond sendromu, Amegakaryositik trombositopeni Diğer genetik sendromlar Down sendromu Dubowitz sendromu Seckel sendromu Retiküler disgenesis Schimke immüno-ossöz displazi Familyal aplastik anemiler (Fanconi-dışı) Pearson sendromu Noonan sendromu Diamond-Blackfan (Konjenital hipoplastik anemi): İlk 3 ayda klinik, Makrositik anemi, Retikülositopeni, Kraniofasial ve ekstremite anomalileri(%50 nin üzerinde, en sık kraniofasial deformiteler ve üst ekstremite defektleri-trifalengeal başparmak) bulunur. Stres eritropoez bulguları, Serum Fe nin normal, B12, folat ve eritropoetin seviyesinin yüksek olmasıyla karekterizedir. Tedavi: KİT Steroid, Eritrosit transfüzyonu ve Fe şelasyonu şeklindedir. 63. İki hafta öncesine kadar hiçbir şikayeti olmayan 8 yaşında çocuk nefes alamama, boyun venlerinde dolgunluk, solukluk ve morarma şikayetiyle başvurmuştur. FM de yaygın LAP ve spleno megali, Kemik iliğinde %25 ten fazla lenfoblast, tam kan sayımında nötropeni ve trombositopeni saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) ALL L1 B) ALL L2 C) ALL L3 D) AML E) Hodgkin Lenfoma 63 C Hastanın kliniği ve lab bulguları ALL ile uyumludur. Özellikle thorax tutulumu Timus aracılı T hücre tutulumunu göstermekte. AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ (ALL) Çocukluk çağı ALL kür edilebilen ilk yaygın kanserdir. Erkeklerde kızlardan daha sık görülür. 2 6 yaş arası en sıktır. ALL nin kesin tanısı kemik iliği aspirasyon materyalinin incelenmesi ile konulur. Tanı anında blastların görünüş özelliklerine göre FAB sınıflamasında lösemiler üç alt sınıfa ayrılır: L1: % 85. B progenitörleri. En iyi prognoz. L2: % 15. B progenitörleri ve T hücreleri.toraks tutulumu karekteristiktir. L3: % 1. Matür B hücreleri. Stoplazmalarında belirgin vakuolizasyon ile morfolojik olarak en ayırt edilebilir gruptur. Burkitt Lenfoma ile benzerlik gösterir. En kötü prognoza sahip, insanlardaki en hızlı büyüyen kanserlerden biri olan Burkitt lösemi farklı tedavi yaklaşımı gerektirir. 59

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

12:30 15:30 16:30 17:30. 2.9.2015 08:30 Bilimsellik komitesi 12:30. 3.9.2015 08:30 Üst solunum yolu enfeksiyonları TT K ÇOCUK SAĞLIĞI Özden TÜREL

12:30 15:30 16:30 17:30. 2.9.2015 08:30 Bilimsellik komitesi 12:30. 3.9.2015 08:30 Üst solunum yolu enfeksiyonları TT K ÇOCUK SAĞLIĞI Özden TÜREL SINIF 4 2.grup (Çocuk Hastalıkları) 31.8.2015 08:30 Bilimsellik komitesi 09:30 Bilimsellik komitesi 10:30 Bilimsellik komitesi 11:30 Bilimsellik komitesi Bilimsellik komitesi 13:30 Bilimsellik komitesi

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Amino Asit Metabolizması Bozuklukları. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD

Amino Asit Metabolizması Bozuklukları. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD Amino Asit Metabolizması Bozuklukları Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD Amino Asit Metabolizması Bozuklukları Genelde hepsi kalıtsal ve otozomal resesifir

Detaylı

LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM. Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya

LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM. Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya Lökositoz gerçek mi? Trombosit kümeleri Çekirdekli eritrositler (normoblast) Eritrositlerin

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR HAREKET SİSTEMİ Üç ana yapı taşı Kemikler Kaslar Eklemler Oynamaz eklemler (Kafa tası) Yarı oynar eklemler (Omurga) Oynar eklemler

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

MİYELODİSPLASTİK SENDROM MİYELODİSPLASTİK SENDROM Türk Hematoloji Derneği Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2013 30.01.2014 İnt. Dr. Ertunç ÖKSÜZOĞLU Miyelodisplastik sendrom (MDS) yetersiz eritropoez ve sitopenilerin varlığı ile ortaya

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve

Detaylı

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon Case 6 44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon başlandı. Ek labaratuvar verileri.. RF+ Anti-Ro/SS-A+,

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Dr. Faruk KARAKEÇİLİ Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 22.01.2016 HATAY Tedavisi Zor Olgular! Zor hasta

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu 1 28 yaşında erkek Ortopedi

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

Bruselloz: Klinik Özellikler

Bruselloz: Klinik Özellikler Bruselloz: Klinik Özellikler Uzm. Dr. Mustafa Aydın ÇEVİK Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Bruselloz - Etkenler B. melitensis B. abortus

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik

Detaylı

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr Akut Karın Ağrısı Emin Ünüvar İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı eminu@istanbul.edu.tr 28.07. Acil ve Yoğun Bakım Kongresi 1 AKUT Karın ağrısı Çocuklarda karın ağrısı

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 10.15-11.00 Kardiyovasküler sistem semiyolojisi M.YEKSAN 11.15-12.00

Detaylı

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM Prof. Dr. Hayri Ermiş İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. Gebeliğin kriz sıklığına etkisi? Gebelerin 1/3 ünde kriz

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Romatolojik Aciller. Sistemik Lupus Eritemtozus. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD. Dr. M. Murat Özgenç

Romatolojik Aciller. Sistemik Lupus Eritemtozus. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD. Dr. M. Murat Özgenç Romatolojik Aciller Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD. Dr. M. Murat Özgenç Sistemik lupus eritematozus (SLE) vücut boşluklarında poliserozite yol açan deri, renal, hematolojik, nörolojik bulgularla

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Aysun Karabay Bayazıt, Bahriye Atmış, Deniz Kör, Neslihan Önenli Mungan, Ali Anarat Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Nefroloji ve Çocuk

Detaylı

Konjenital adrenal hiperplazi. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Konjenital adrenal hiperplazi. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Dersin Amacı KAH patogenezinin öğrenilmesi KAH lı hastaların klinik ve laboratuar bulgularının

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.Y. SELÇUK 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer

Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer Near East University Faculty of Medicine Infectious Diseases and Clinical Microbiology HCV tarihçesi 1989 Hepatitis C (HCV) genomu

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

Uzm. Dr. Altan GÖKGÖZ Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şanlıurfa

Uzm. Dr. Altan GÖKGÖZ Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şanlıurfa Uzm. Dr. Altan GÖKGÖZ Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Şanlıurfa Olgunun asıl sahibi olan kişi Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Muayeneyi Yapanın Adı- Soyadı: Uzmanlığı:

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI. Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük

KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI. Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük Olgu - 1 OLGU-1 F.K, 29 yaşında kadın hasta İstanbul doğumlu Şikayeti: Bulantı, kusma, ateş, halsizlik ve

Detaylı

www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro

www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro CANDLE 2016 un türevi 1. CANDLE NEDİR 1.1 Nedir? Kronik Atipik Nötrofilik Dermatosiz, Lipodistrofi ve Yüksek ateş (CANDLE) sendromu nadir görülen genetik bir

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme İnterstisyel akciğer hastalıklar klarında klinik değerlendirme erlendirme Doç.Dr.Dr.Benan.Benan MüsellimM Solunumsal semptomlar Dispne Öksürük Balgam Göğüs s ağrısıa Hemoptizi Alveoler hemoraji sendromları

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

ANEMİLİ HASTAYA YAKLAŞIM

ANEMİLİ HASTAYA YAKLAŞIM ANEMİLİ HASTAYA YAKLAŞIM Prof. Dr. Hale Ören TPHD Nutrisyonel Anemiler Okulu, Ankara 26 Aralık 2015 1 ANEMİ TANIMI Anemi eritrosit kütlesinin veya kan hemoglobin ve hematokrit konsantrasyonun azalması

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA 392 G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA Kitabın sonuna pratikte yararlı olabilecek 7 ek konmuştur. 1.ekte hastalar için bir kimlik kartı tasarlanmıştır. Hastaların başka bir hemodiyaliz merkezine kısa süreli gittikleri

Detaylı

HEMATOLOJİ ANEMİLER 24.03.2015 ANEMİLERDE GENEL BULGULAR ANEMİLERDE GENEL SEMPTOMLAR

HEMATOLOJİ ANEMİLER 24.03.2015 ANEMİLERDE GENEL BULGULAR ANEMİLERDE GENEL SEMPTOMLAR ANEMİLER HEMATOLOJİ Erkekte Hb < 13.5 gr/dl'nin Kadında Hb < 12gr/dl'nin, Sistemik semptomlar: halsizlik ve yorgunluk en sık görülen semptomdur İştahsızlık, sebebi bilinmeyen ateşe neden olabilir Kardiyovasküler:

Detaylı

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk 62 y., kadın, emekli bankacı İzmir de oturuyor. Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk Öykü: 12 yıldır hipertansif. İlaçlarını düzenli aldığını ve diyete

Detaylı