ANDROLOJ BÜLTEN TÜRK ANDROLOJ DERNE YAYIN ORGANIDIR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANDROLOJ BÜLTEN TÜRK ANDROLOJ DERNE YAYIN ORGANIDIR"

Transkript

1 ANDROLOJ BÜLTEN TÜRK ANDROLOJ DERNE YAYIN ORGANIDIR Türk Androloji Derne i Cemil Aslan Güder Sok. dil Ap. B Blok D Gayrettepe, stanbul Tel: Faks: E-posta: Web: TÜRK ANDROLOJ DERNE ADINA SAH B Prof. Dr. Önder Yaman YÖNET M KURULU ADINA BÜLTEN SORUMLUSU Prof. Dr. Selahittin Çayan GENEL YAYIN YÖNETMEN Doç. Dr. Bar fl Altay Uzm. Dr. Memduh Ayd n REDAKTÖR Doç. Dr. Cüneyt Adayener YÖNET M KURULU Atefl Kad o lu (ÖncekiBaflkan) Önder Yaman (Baflkan) Selahittin Çayan (Genel Yazman) rfan Orhan (Sayman) Atefl Kad o lu (Üye) Bülent Semerci (Üye) Ramazan Aflç (Üye) Mustafa F. Usta (Üye) Yay n Türü: Yerel Süreli Eylül 2009 Say 38 3 Ayda Bir Yay nlan r

2 YÖNET M KURULU ADINA BÜLTEN SORUMLUSU Prof. Dr. Selahittin ÇAYAN Mersin Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Mersin GENEL YAYIN YÖNETMEN Doç. Dr. Ahmet Bar fl ALTAY Uzm. Dr. Memduh AYDIN REDAKTÖR Doç. Dr. Cüneyt ADAYENER Ege Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, zmir Taksim E itim ve Araflt rma Hastanesi Üroloji Klini i, stanbul Gata Haydarpafla E itim Hastanesi Üroloji Klini i, stanbul B L MSEL KURUL ERKEK C NSEL SA LI I EJAKÜLASYO PREKOKS Prof. Dr. Ahmet MET N Prof. Dr. Haluk EROL Prof. Dr. O uz EKMEKÇ O LU TEMEL ARAfiTIRMA Doç. Dr. Hakan KILIÇARSLAN Doç. Dr. Mustafa Faruk USTA Doç. Dr. Ahmet SOYLU REKONSTRÜKT F CERRAH Prof. Dr. M. Önder YAMAN Prof. Dr. Tahir TURAN Doç. Dr. Serkan DEVEC PROSTAT VE C NSELL K Prof. Dr. Ramazan AfiÇI Prof. Dr. Levent PEfiK RC O LU Doç. Dr. Murat ÇAKAN Doç. Dr. Bekir Süha PARLAKTAfi Doç. Dr. Altu TUNCEL ED VE FARMAKOTERAP S Prof. Dr. Ahmet Adil ESEN Prof. Dr. Melih ÇULHA Doç. Dr. Muammer KEND RC Doç. Dr. Fikret ERDEM R Uzm. Dr. Osman Melih BEYSEL YAfiLILIK VE C NSELL K Prof. Dr. Yaflar ÖZGÖK Doç. Dr. Ali ATAN Uzm. Dr. Önder CANGÜVEN A..B.Ü. zzet Baysal T p Fakültes Üroloji AD, Ankara Adnan Menderes Üniversites T p Fakültes Üroloj AD, Androloji Bilim Dal Baflkan, Ayd n Erciyes Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Kayseri Uluda Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Bursa Akdeniz Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Androloji Bilim Dal, Antalya Malatya Park Hospital, Üroloji Klini i, Malatya Ankara Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Ankara Pamukkale Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Denizli Van Yüzüncü Y l Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Van Ondokuz May s Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Samsun Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Ankara SB Ankara D flkap Y ld r m Beyaz t E itim ve Araflt rma Hastanesi, 2. Üroloji Klini i, Ankara Gaziosmanpafla Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Tokat Ankara Üniversitesi T p Fakültesi, 3. Üroloji Klini i, Ankara Dokuz Eylül Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, zmir Kocaeli Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, zmit fiiflli Etfal E itim ve Araflt rma Hastanesi, 2. Üroloji Klini i, stanbul Gaziosmanpafla Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Tokat Çorlu Devlet Hastanesi Üroloji Klini i, Tekirda Gülhane Askeri T p Akademisi Üroloji AD, Ankara Ankara Numune E itim ve Araflt rma Hastanesi, 3. Üroloji Klini i, Ankara Dr. Lütfi K rdar Kartal E itim ve Araflt rma Hastanesi, 2. Üroloji Klini i, stanbul NFERT L TE VAR KOSEL Prof. Dr. Selahittin ÇAYAN Doç. Dr. Ayhan KARABULUT Doç. Dr.. Atilla ARIDO AN Uzm. Dr. Necati GÜRBÜZ ANDROLOJ LABORATUVARI Doç. Dr. Engin KANDIRALI Uzm. Kimyager Gülflen AKTAN YARDIMLA ÜREME TEKN KLER Doç. Dr. Ahmet Bar fl ALTAY Doç. Dr. Lütfi TUNÇ Uzm. Dr. A. Arman ÖZDEM R PED ATR K ANDROLOJ Doç. Dr. Tarkan SOYGÜR Doç. Dr. A. Kenan KARADEM R OBSTRÜKT F NFERT L TE Prof. Dr. Hamdi ÖZKARA Prof. Dr. rfan ORHAN KADIN NFERT L TES Prof. Dr. Erkut ATTAR ENDOKR NOLOJ Prof. Dr. sa ÖZBEY Doç. Dr. Sad k GÖRÜR GENET K Prof. Dr. Nihan Erginel-UNALTUNA GEL fi MSEL ÜREME VE SEKSÜEL B YOLOJ Prof. Dr. Kaan AYDOS Mersin Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Mersin Ankara E itim Ve Araflt rma Hastanesi 1. Üroloji Klini i, Ankara Çukurova Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Adana Bak rköy Dr. Sadi Konuk E itim ve Araflt rma Hastanesi Üroloji Klini i, stanbul A..B.Ü. zzet Baysal T p Fakültesi Üroloji AD, Bolu stanbul Üniversitesi stanbul T p Fakültesi Androloji Laboratuvar, stanbul Ege Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, zmir Gazi Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Ankara Zeynep Kamil Kad n - Çocuk Hastal klar Hastanesi Üroloji Klini i, stanbul Ankara Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Çocuk Ürolojisi Bilim Dal, Ankara Gata Haydarpafla E itim Hastanesi Üroloji Klini i, stanbul stanbul Üniversitesi Cerrahpafla T p Fakültesi Üroloji AD, stanbul F rat Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Elaz stanbul Üniversitesi stanbul T p Fakültesi Kad n Hastal klar ve Do um AD, stanbul Atatürk Üniversitesi Aziziye Araflt rma Hastanesi Üroloji AD, Erzurum Mustafa Kemal Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Hatay stanbul Üniversitesi Deneysel T p Araflt rma Enstitüsü Genetik AD, stanbul Ankara Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD ve K s rl k Araflt rma ve Uygulama Merkezi, Ankara II

3 KADIN C NSEL SA LI I Prof. Dr. Bülent ALICI Doç. Dr. Sezgin GÜVEL Doç. Dr. Ercan YEN Doç. Dr. Abdullah ARMA AN stanbul Üniversitesi Cerrahpafla T p Fakültesi Üroloji AD, stanbul Baflkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araflt rma Hastanesi Üroloji AD, Adana Harran Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, fianl urfa Süleyman Demirel Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Isparta Kad n - Erkek Cinsel Sa l ve Erkek nfertilitesi Hemflire Çal flma Grubu CERRAH HASTALIKLAR Yrd. Doç. Dr. Dilek AYG N KARD YOLOJ K HASTALIKLAR Ö r. Gör. Dr. Hicran YILDIZ PS K YATR Prof. Dr. Sevim BUZLU Yrd. Dr. Leyla KÜÇÜK KADIN HASTALIKLARI VE DO UM Prof. Dr. Hediye ARSLAN Prof. Dr. Nuran KÖMÜRCÜ Prof. Dr. Nezihe KIZILKAYA BEJ ONKOLOJ K HASTALIKLAR Yrd. Doç. Dr. Gülbeyaz CAN D YABET Prof. Dr. Rukiye PINAR Yrd. Doç. Dr. fieyda ÖZCAN Sakarya Üniversitesi Sa l k Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Sakarya Marmara Üniversitesi Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul stanbul Üniversitesi Florance Nightingale Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul stanbul Üniversitesi Florance Nightingale Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul Maltepe Üniversitesi Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul Marmara Üniversitesi Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul stanbul Üniversitesi Florance Nightingale Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul stanbul Üniversitesi Florance Nightingale Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul stanbul Üniversitesi Florance Nightingale Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul stanbul Üniversitesi Florance Nightingale Hemflirelik Yüksek Okulu, stanbul TÜRK CUMHUR YETLER NDE ANDROLOJ Uzm. Dr. lham AHMEDOV Uzm. Dr. Firdovsi MEMMEDOV Uzm. Dr. Shavkat SHAVAKHABOV Uzm. Dr. Zarifcan MURODOV Uzm. Dr. Erol UÇANER Bakixanov.23 Azerbaycan Tiib Universiteteti Baku , Azerbaycan Azerbaycan Merkezi Klinik Hastanesi Üroloji Klini i, Azerbaycan State Specialized Center Of Urulogy (Uzbekistan) Chief Of Andrology Department, Özbekistan Taflkent Diploma Sonras E itim Enstitüsü - Taflkent Üroloji Merkezi, Özbekistan Lefkofla Burhan Nalbanto lu Devlet Hastanesi Üroloji Klini i - Cengiz Topel Devlet Hastanesi Üroloji Klini i TÜRK YE DEK ANDROLOJ YAYINLARI VE KONGRE TAKV M Prof. Dr. M. Murad BAfiAR K r kkale Üniversitesi T p Fakültesi Üroloji AD, Ankara B R PORTRE Uzm. Dr. Memduh AYDIN Taksim E itim ve Araflt rma Hastanesi Üroloji Klini i, stanbul Bu yay nda ISO 9706: 1994 (Requirements for Permanence) uluslararas standartlar na uygun olarak asitsiz kâ t kullan lm flt r. This publication is printed on acid-free paper that meets the international standart ISO 9706: 1994 (Requirements for Permanence). III

4 YAZIM KURALLARI 1. Androloji Bülteni, Türk Androloji Derne i'nin resmi yay n organ olup, üç ayda bir yay nlan r. 2. Bültenin amac, erkek ve kad n cinsel sa l, erkek infertiltesinde sürekli bilgi ak fl n sa lamakt r. Bültende kongre ve konferans bildiri özetleri, literatür özetleri ve derlemeler yay nlan r. Derlemeler 4 sayfay, literatür özetleri 1 sayfay aflmayacak flekilde haz rlanmal d r. 3. Yay n için yaz gönderen yazarlar, yaz lar n çeviri içeri inden sorumludurlar. 4. Bültene gönderilen yaz lar, anlam ve yaz m kurallar yönünden incelenecektir. Yay n kurulu yaz larda düzenlemeler yapabilecektir. 5. Bültene gönderilecek güncel makale özetlerinin ak c bir çeviri ile Türk Dil Kurumu Türkçe sözlü ü ve yaz m kurallar na uygun olarak yaz lmas gereklidir. Yaz larda bilimsel içeri i bozmayacak flekilde k saltmalar ve düzeltmeler yapma hakk yay n kuruluna aittir. 6. Yaz da kullan lan tablolar numaraland r lmal, bafll k içermeli, tablo alt nda gerekli aç klama yap lmal, yaz içindeki yerleri belirtilmelidir. 7. Sadece standart k saltmalar kullan lmal d r. Bafll kta k saltma kullan lmamal d r. K saltma standart bir ölçüm birimine ait de ilse, metinde ilk kullan ld yerin önünde k saltman n ait oldu u tam terim bulunmal d r. 8. Derlemelerde kaynaklar, metinde geçifl s ras na göre numaraland r lmal d r ve NLM nin Index Medicus ta kulland - format esas al narak haz rlanm fl afla daki örnek stiller kullan lmal d r. 1. Dergiler: 1) Yazar n soyad ve isimlerinin bafl harfleri (nokta); 2) Yaz n n bafll (ilk harf d fl nda tamamen küçük harfle) (nokta); 3) Derginin ad veya Index Medicusa'a göre k salt lm fl flekli; 4) Yay nland y l (noktal virgül); Cilt numaras (arabik) (iki nokta üst üste ve boflluk); lk sayfa (tire) son sayfa (nokta). Örnek: Levine LA, Estrada CR, Storm DW, Matkov TG. Peyronie disease in younger men: characteristics and treatment results.; J Androl Jan- Feb;24(1): Kitaplar: 1) Yazar n ad (nokta); 2) Kitab n ad (nokta); 3) (Varsa) kaç nc bask oldu u (nokta); 4) Yay nland flehir (Birkaç taneyse yaln zca ilki) (virgül); 5) Yay nevi (virgül); 6) Yay nland y l (noktal virgül ve boflluk); 7) lk sayfa (tire) son sayfa (nokta). Örnek: Culley Carson, Roger Kirby, Irwin Goldstein.; Textbook of Erectile Dysfunction Oxfort, Isis Medical Media, 1999; Kongre bildileri: 1) Yazar n soyad ve isimlerinin bafl harfleri (nokta); 2) Yaz n n bafll (ilk harf d fl nda tamamen küçük harfle) (nokta); (3) Yay nland bilimsel konferans; 4) Yay nland y l (noktal virgül); Cilt numaras (iki nokta üst üste ve boflluk); lk sayfa (tire) son sayfa (nokta). Örnek: Culley Carson. American contributions to the treatment of erectile dysfunction. ISSIR 2002 / Montreal 26th September 2002; Güncel makale özetlerinde makale bafll n n alt na orijinal literatürün yazar, yay nland dergi y l ve dergideki sayfa numaras ; makale sonuna ise özetleyenin ad - soyad, çal flt kurum belirtilmelidir. Orjinal literatürün kaynak format, Medline ile birebir olmal d r. 10. Editöre mektuplar, kaynaklarla birlikte 1 sayfay aflmayacak flekilde yaz lmal d r. 11. Yaz lar Word for Windows format nda, olarak adresine gönderilmelidir. IV

5 S U N U fi De erli Meslektafllar m z, Yo un bir akademik program n bafl nda sizlere dergimizi zaman nda ulaflt rabilmenin mutlulu unu yaflamaktay z. Her zamanki gibi bilimsel aç dan doyurucu bir say oldu unu düflünmekteyiz. Eme i geçen herkese sonsuz teflekkürler. nsanl n yüzy llard r ö rendi i asl nda sonsuz uzunluktaki bir kumsalda tek bir kum taneci inden fazla de ildir. flte bizlerin de yapmaya çal flt asl nda bu kum taneciklerini artt rmak ve paylaflmakt r. Francis Bacon un Bilgi güçtür ; Eflatun un ise Mutluluk bilgi ile kazan l r söylemlerinden yola ç karak herkese Güçlü ve Mutlu günler diler, sayg lar m sunar m. Prof. Dr. Önder Yaman V

6 Ç NDEK LER Bölüm Editörleri II Yaz m Kurallar IV Sunufl V ERKEK C NSEL SA LI I Derleme Kad n ve erkekte cinsel aktivite s ras nda kardiyovasküler cevap Dr. Abdülmuttalip fiimflek, Dr. Levent Özcan, Dr. Mesut Cilli, Dr. Emre Can Polat, Doç. Dr. Emin Özbek Parkinson hastal nda erektil disfonksiyon Op. Dr. K. Turgay Akgül, Doç. Dr. Ali Ayy ld z, Doç. Dr. Cankon Germiyano lu Yafllanmay önleme (antiaging) tedavisinde en son geliflmeler Doç. Dr. Selahattin Bedir, Dr. Hidayet Çoban, Prof. Dr. Yaflar Özgök Kavernöz sinir hasar nda sural sinir greftleri Prof. Dr. Ahmet Metin Orjinal Araflt rma Prematür ejakülasyon profili (PEP) ve prematür ejakülasyon arap indeksi anketlerinin Türkçe adaptasyon çal flmas Ege Can fierefo lu, Selahittin Çayan, Önder Yaman, Mustafa Usta, rfan Orhan, Ramazan Aflç, Bülent Semerci, Atefl Kad o lu Güncel Makale Özeti Tadalafil, akt ve ekstraselüler sinyal-regüle kinaz 1 / 2 aktivasyonunu art r r ve peniste denervasyonu takiben oluflan apoptotik hücre ölümünü önler Çeviri: Dr. Ege Can fierefo lu Bir fosfodiesteraz-5 inhibitörüyle uzun dönem erektil disfonksiyon tedavisi ve nokturnal penil tümesansa dayal doz optimizasyonu Çeviri: Dr. Ege Can fierefo lu Kombine tadalafil ve alfuzosin tedavisinin alt üriner sistem semptomlar ve erektil ifllev bozuklu u olan hastalardaki etkinli i ve güvenilirli i; ön rapor Çeviri: Dr. Ercan Malkoç, Doç. Dr. Cüneyt Adayener Ciddi erektil disfonksiyonlu hastalarda vardenafilin etkinli i ve özsayg ile özgüven üzerine etkisi Çeviri: Yrd. Doç Dr. Levend Özkan Kavernöz sinir hasar n n yol açt fonksiyonel ve yap sal sonuçlar sildenafil sitrat ile iyilefltirilebilir Çeviri: Doç. Dr. Serkan Deveci Korpus kavernozum tonusunun düzenlenmesinde klor kanallar n n rolü: Erektil disfonksiyon için olas tedavi hedefi Çeviri: Dr. U ur Boylu, Doç. Dr. Fikret Erdemir ET-1/ETA yolunun aktivasyonu mineralokortikoid hipertansiyon iliflkili erektil disfonksiyona katk da bulunur Çeviri: Uzm. Dr. Bilal Ery ld r m, Uzm. Dr. Gökhan Faydac Prostat kanseri taramas yap lan Brezilyal erkeklerin erektil fonksiyonuna BPH, alt üriner sistem semptomlar ve PSA de erlerinin etkisi Çeviri: Dr. Mehmet Mercimek, Prof. Dr. Ramazan Aflc Radikal prostatektomi sonras 2 ve 4 y l aras erektil fonksiyon ve kontinans ndaki de ifliklikler Çeviri: Dr Cemil Ayd n, Doç Dr Murat Çakan NFERT L TE D e r l e m e Sperm DNA yap s : Önemi ve de erlendirilme teknikleri Doç. Dr. Ranan Gülhan Aktafl, Op. Dr. Arman Özdemir VI

7 Ç NDEK LER Efller d fl nda üçüncü kifliler ile üremeye bak fl Arafl. Gör. Sema Dereli Y lmaz, Prof. Dr. Nezihe K z lkaya Beji TÜRK YE DEK ANDROLOJ YAYINLARI KONGRE TAKV M Keflke hepimiz biraz sperm olabilsek! Prof. Dr. Kaan Aydos Güncel Makale Özeti nfertilite de erlendirilmesi esnas nda tesadüfen bulunan testiküler lezyonlar genellikle benigndir ve konservatif olarak tedavi edilebilirler Çeviri: Dr. Ali Furkan Batur, Doç. Dr. Lütfi Tunç Kadmiyum, kurflun ve di er metallerin semen kalitesine etkisi: Molibdenin insanda erkek üreme sistemindeki toksisitesine dair kan t Çeviri: Uzm. Dr. Yi it Uyan kgil diyopatik oligoastenoteratozoospermili sigara içicilerde seminal plazma cotinin ve insulin benzeri büyüme faktörü-i Çeviri: Dr. M. Burak Hoflcan, Prof. Dr. Yaflar Özgök Ekstrofi ve fertilite: Ejakülat ya da epididimal spermle ICSI sonuçlar Çeviri: Dr. Erdem Öztürk, Dr. Berk Burgu Kanserli erkeklerde tedavi öncesi semen parametreleri Çeviri: Dr. Murat Topçuo lu, Doç. Dr. Murat Çakan Tek tarafl inmemifl testisi olan erkeklerde karfl tarafta testiküler kanser riski: Bir meta analiz Çeviri: Dr. Özgü Aydo du, Doç. Dr. Tarkan Soygür Adolesan erkeklerde varikoselektomi: Palomo prosedürü ile uzun süreli deneyim Çeviri: Dr. Özgü Aydo du, Doç Dr. Tarkan Soygür B R PORTRE Prof. Dr. rfan Orhan KADIN C NSEL SA LI I D e r l e m e Menopoz ve seksüalite Op. Dr. M. Burak Hoflcan, Doç. Dr. Abdullah Arma an ntersekste modern yaklafl m: Ruhsal de erlendirme Doç. Dr. fiebnem P r ldar Kad n cinsel sa l ve idrar kaç rma Ö r Gör. Dr. Neriman Zengin Güncel Makale Özeti Kad n cinselli inin art r lmas nda Do u teknikleri: Fark ndal k terapisi, akupunktur, yoga Çeviri: Dr. Serhan Alpcan, Prof. Dr. M. Murad Baflar T kay c uyku apnesi-hipopne sendromu olan kad nlarda cinsel ifllev bozuklu u hastal n derecesi ile iliflkili midir? Bir pilot çal flma Çeviri: Yrd. Doç. Dr. Ferhat Atefl, Doç. Dr. Cüneyt Adayener Kad n cinsel fonksiyon bozuklu u için biliflsel ve duygusal belirteçler: lk bulgular Çeviri: Doç. Dr. Ercan Yeni VII

8

9 Derleme ERKEK C NSEL SA LI I Kad n ve erkekte cinsel aktivite s ras nda kardiyovasküler cevap Dr. Abdülmuttalip fiimflek, Dr. Levent Özcan, Dr. Mesut Cilli, Dr. Emre Can Polat, Doç. Dr. Emin Özbek Vak f Gureba E itim ve Araflt rma Hastanesi 2. Üroloji Klini i Cinsel aktivite s ras nda kardiyovasküler cevap ile ilgili bugüne kadar birçok çal flma yap lm fl ve kardiyolojik problemleri olan hastalar ayd nlatmam zda bizlere büyük kolayl klar sa lam flt r. Bilindi i gibi erektil disfonksiyon kardiyovasküler hastal klar n bir sonucu olarak da ortaya ç kmaktad r. Hem ürologlar hem de kardiyologlar seksüel aktivite s ras nda meydana gelen fizyolojik ve hemodinamik de ifliklikleri iyi bilmelidir. Seksüel cevap dört fazdan oluflmaktad r; Bu fazlar heyecanlanma, plato, orgazm ve rezolüsyondur (1,2). Kad nlarda heyecanlanma faz, vajinal mukozan n genifllemesi, vajinal duvarlar n kal nlaflmas ile bafllar, vajina geriye do ru genifller ve klitoris h zla kanla dolar. Vazokonjesyon; vajina, klitoris, labia minörler ve labia majörleri içine alan vulvar yap larda oluflur. Memelerde, meme bafl ereksiyonu ve vazokonjesyon nedeniyle büyüme meydana gelir. Bu faz birkaç dakika ile birkaç saat aras nda sürebilir. Plato faz nda bu fizyolojik olaylar daha da yo un hale gelir. Labia minörler kanla dolar ve genifller, konjesyon en üst düzeye gelir, kaslar gerilir ve kas l r, solunum say - s artar, kan bas nc nda ve kalp h z nda art fllar olur. Orgazmik fazda, fizyolojik ve psikolojik zevk doruk noktaya ulafl r. Vajinan n d fl üçte birlik k sm nda ritmik kas lmalar meydana gelir. Kas ve sinirlerde oluflan ani gerilim bafllar ve ard ndan tüm vücudu saran bir dizi kas lma nöbeti oluflur. Klitoris, vajina, uterus, anüs ve alt kar n kaslar nda kuvvetli kas lmalar olur. Bu ritmik kas lmalar ortalama bir saniye aral klarla, say s 8-16 aras nda de iflir. Cinsel aktivite boyunca giderek artan solunum, kalp h z ve kan bas nc n n en yüksek oldu u aflama, orgazm faz d r (1,2 ve 3). Rezolüsyon faz nda, yo un bir terlemenin ard ndan vücut cinsel aktiviteden önceki haline döner. Konjesyon h zla geriler, salg lar azal r, klitoris normal flekline ve uterus normal pozisyonuna geri döner. Meme bafllar ndaki sertleflme kaybolur ve gö üsler küçülür. Kalp, solunum ve kan bas nc normalleflir. Bu faz n sununda büyük bir rahatlama ve mutluluk hissi oluflur. Erkeklerdeki seksüel aktivite evreleri ise; Dolum (latent) evresi: Penil arter ve arteriollerde geniflleme ile birlikte hem sistol hem de diastolde kan ak m artar. Tümesans evresi: Gelen kan h zla sinüzoidlere dolarken subtunikal venler tunika albugineaya do ru itilerek ve geniflleyen sinüzoidler aras na s k flarak kapanmaya bafllarlar. Tunika albugineay delen emisser venler tunika içinde s k fl r ve penis dorsumunda seyreden sirkumfleks venlerde tunika albuginea ile buck fasyas aras na s k fl r. Bu evrede intrakavernoz bas nç sürekli artar ve diastolik bas nç üzerine ç k nca penise sadece sistolde kan gelir. Tam ereksiyon: ntrakavernozal bas nç sistolik bas nc n %80 ine ulafl r. Rijit ereksiyon: ntrakavernoz kaslar n kas lmas ile intrakavernozal bas nç sistolik bas nc n üzerine ç kar ve kavernozal arter içinde kan ak m durur. Detümesans: Uyar n n kaybolmas ile hemodinamik olaylar tersine döner (2,3). Orgazmla sonuçlanan her cinsel iliflki, kardiyovasküler sistemde oldukça önemli fizyolojik de iflikliklere neden olur. Yap lan araflt rmalarda; sa l kl insanlar n orgazm s ras nda, kalp h z nda ortalama dakikada at ml k bir art fl oldu u, kan bas nc nda da sistolik mmhg y, diastolik mmhg y aflabilen art fllar olabildi i bildirilmifltir (1,2,3,10,11). Ortalama yafllar 50 olan 180 erkek koroner arter hastas nda 24 saatlik elektrokardiyografik incelemede, %35 vakada cinsel iliflki esnas nda nab z say s 150/dakikay aflm fl, vakalar n %30'unda da iskemi bulgular ortaya ç km flt r. skemi gözlenen hastalarda egzersiz testi esnas nda da iskemi geliflmifltir. Orgazm n kalp damar sistemine yapt fizyolojik etkiler sa l kl insanlarda herhangi bir olumsuz etkiye neden olmazken, hipertansiyon, geçirilmifl myokard enfarktüs öyküsü, kalp nakli vb. kardiyolojik problemleri olan ve tedavilerini aksatan hastalarda tehlikeli olabilmektedir (4,5,6,7). Yap lan araflt rmalara göre 179

10 ERKEK C NSEL SA LI I Derleme bütün ani ölümlerin yaklafl k %0.6 s cinsel iliflkiyle ba lant l d r. Bunlar n ço unda bilinen bir kalp hastal öyküsü oldu u bildirilmektedir. Bu ölümlerin ço u erkeklerde görülür. Baz çal flmalarda kad nlarda ani kardiyovasküler ölüm olay bildirilmemifltir. Partnerinden 20 yafl daha büyük olan erkeklerde ölüm oran daha yüksektir. Ço u ölüm iliflki s ras nda ve evlilik d fl iliflkilerde görülür. Vakalar n %35'inde iliflki s ras nda de iskemi bulgular ortaya ç km flt r (8,9). Namec ve ark (3). Cinsel iliflkide erke in farkl pozisyonlarda olmas yla (altta ya da üstte) kan bas nc n nas l etkiledi ini incelemek için yafllar aras nda olan 10 erkek gönüllünün eflleri ile cinsel iliflkileri esnas nda sürekli elektrokardiyografik kay tlar n alm fllard r. Orgazm ve orgazm sonras 30, 60 ve 120 dakikalarda kan bas nc n ölçmüfllerdir. Dinlenme s ras ndaki ortalama kalp h zlar 60±8/dk. olan erkeklerin cinsel aktivite s ras nda 92±13/dk oldu u, orgazm s ras nda ise 114±14/dk yükseldi i, orgazm sonras 120.dakikadaki kalp h z n n ortalamas ise 69±12/dk bulunmufltur ve farkl birleflme flekillerinin erkeklerde kardiyovasküler sistem üzerinde farkl etkiler oluflturmad sonucuna varm fllard r. Yap lan baflka bir çal flmada mastürbasyonun kalp üzerindeki etkisinin cinsel iliflkiye benzer düzeyde oldu u tespit edilmifltir (3). Hellerstein ve Friedman taraf ndan yap lan çal flmada koroner arter hastal olan 14 erkek hastaya günlük egzersiz programlar verilmifl ve holter ile monitorize edilip ortalama kalp h zlar ölçülmüfl, ayn hastalar n eflleri ile cinsel iliflki esnas ndaki kalp h zlar ölçülmüfl ve günlük yaflamlar ndaki cinsel iliflkileri s ras nda sürekli elektrokardiyografik kay tlar al nd nda cinsel iliflki esnas nda ortalama nab z h zlar n n, egzersiz s ras ndaki nab z h zlar na benzer oldu u tespit etmifller (10). Bohlen ve ark. yapt klar çal flmada seksüel aktivite s - ras nda tüketilen metabolik enerjiyi tespit etmifllerdir. Bunun için çiftlerin tek tek aktif olduklar durumda sadece partnerleri taraf ndan uyar ld klar nda ve kendi kendilerini uyard klar ndaki MET de erleri ölçülmüfl. Metabolik harcaman n orgazm esnas nda maksimum oldu u, kendi kendilerini uyard klar nda ya da partnerleri taraf ndan uyarma esnas ndaki MET de erleri orgazm esnas ndakinin yar s kadar oldu u ayr ca erke in üstte oldu u durumda kad n n üstte oldu u durumdan daha fazla MET ihtiyac oldu u tespit edilmifltir (Çeflitli fiziksel aktiviteler esnas nda dakikada tüketilen oksijen miktar (VO2), MET (metabolic equivalents of oxygen consumption) ile ifade edilir. 1 MET=3.5 ml O2/kg/dk'd r. Bu da istirahattaki miktara karfl l k gelir. Günlük pek çok aktivite 4-5 MET, cinsel iliflki ise yaklafl k MET'e eflde erdir.) (11). Bilindi i gibi yafllanmayla birlikte hem erkeklerde hem de kad nlarda seksüel performansta kantitatif ve kalitatif de iflmeler görülür. Ço unlukla kardiyovasküler hastal klar olan kifliler erektil disfonksiyon flikayetiyle doktora baflvururlar. Dolay s yla kardiyak problemleri olan hastalarda mutlaka seksüel performans sorgulanmal d r. Yazarlarca belirtilen bilgilere göre kardiyovasküler hastal k riski olan erkek ve kad nlar n cinsel aktivite s ras ndaki stresten korunmak için bir beta-bloker kullanmalar önerilmifltir. Anjinas olan hastalar ise cinsel iliflkiden 10 dakika önce dilalt nitrat almalar uygundur. Burada unutulmamas gereken olay nitratlarla PDE-5 inhibitörlerin bir arada kullan lmamas d r (12,13,14,15). Yazarlar, hastalar seksüel aktivite s ras nda klinik durumlar na göre s n fland r l rlar; 1: Kardiyovasküler hastal k aç s ndan düflük riskli hastalar; asemptomatik ve üçten az risk faktörü tafl yanlar, kontrollü hipertansiyon, s n f I ve II stabil anjina, koroner problemi olmayan, geçirilmifl AMI komplikasyon hikayesi olmayan, New York Kalp Cemiyeti (NYHA) I, bu hastalar seksüel aktivite ile ilgili pek problem yaflamazlar ama bunlardan erektil disfonksiyonu olanlar tedavi edilmelidir. 2: Orta riskli hastalar; Üçten fazla risk tafl yorsa, s n f II ve s n f III stabil anjina, yeni geçirilmifl AMI (>2 hafta,<6 hafta), sol ventrikül disfonksiyonu (LV) ya da NYHA s n f II, nonkardiyak aterosklerotik hastal olanlar. Bu hastalar seksüel aktivite öncesi mutlaka kardiyolojik olarak de erlendirilmelidirler. 3: Yüksek kardiyovasküler riski olan hastalar; Devam eden anstabil ya da refrakter anjina, kontrolsüz hipertansiyon, NYHA s n f III-IV, akut AMI (<2 hafta), yüksek riskli aritmiler, a r kardiyomyopatiler, orta-a r valvüler hastal klar. Bu hastalar n kardiyak durumlar seksüel aktivite öncesinde mutlaka stabil hale getirilmelidir. Seksüel yaflamlar ndan önce mutlaka bir kardiyolog taraf nca de erlendirilmelidirler (16,17,18,19). Mevcut çal flmalarda NYHA s n f III ve IV olan hastalar n %80 inde cinsel aktivitenin ciddi flekilde azald belirtilmifltir. Yap lan bir baflka çal flmada koroner arter bypass operasyonu geçiren hastalar n ancak %12 sinde cinsel aktivitede artma tespit edilmifl, kalan k sm nda büyük ço- unlu u cinsel aktivitelerinin de iflmedi i, %30 vakada ise azalma oldu u belirtilmifltir. Pacemaker tak lan hasta- 180

11 Derleme ERKEK C NSEL SA LI I Tablo 1: Seksüel aktivite ile kardiyovasküler risk kategorileri (DeBusk ve ark.) (17). Düflük risk Üçten az risk faktörü tafl yanlar* Stabil anjina Kontrol alt ndaki hipertansiyon Myokard enfarktüsü(>6 hafta) Postcoroner revaskülarizasyon Hafif valvüler hastal klar Orta risk Üç veya daha fazla risk faktörü tafl yanlar* Orta stabil anjina Myokard enferktüsü (<6 hafta) NYHA class II konjestif kalp yetmezli i Nonkardiyak aterosklerotik hastal klar Yüksek risk Unstabil ya da refrakter anjina Kontrol alt nda olmayan hipertansiyon NYHA class III/IV konjestif kalp yetmezli i Myokard enfarktüsü(<2 hafta) Önemli aritmiler Hipertrofik obsruktif kardiomyopati A r valvüler hastal klar * 50 yafl nda olmak, erkek cinsiyet, postmenapozal kad nlar, obezite, sigara içicili i, hiperlipidemi, sedanter yaflam, hipertansiyon ve diabet. Tablo 2: seksüel fonksiyonu bozan ilaçlar (12,22,23). (Rerkpattanapipat ve ark.)(12). impotans Hydrochlorothiazide, spironolactone, methyldopa, clonidine, reserpine, guanethidine, prazosin, beta-blockers, digoxine, disopyramide, propafenone, flecainide, amiodarone, sotalol, ACE inhibitors, losartan, valsartan, clofibrate, gemfibrozil Libido azalmas Hydrochlorothiazide, spironolactone, methyldopa, clonidine, reserpine, guanethidine, propanolol, clofibrate, gemfibrozil Ejakülasyon zorlu u Methyldopa, reserpine, guanethidine, clonidine, phenoxyibenzamine, phentolamine, labetalol jinekomasti Spironolactone, methyldopa, clonidine, digoxine hirsutizm Spironolactone Menstrüel düzensizlik Spironolactone priapizm Prazosin, labetalol, hydralazine peyronie Propranolol, Metoprolol anorgazmi Clonidina fiekil 1: sexual aktivite ve kardiak risk algoritmas (DeBusk ve ark.) (17). lar n ise %80 inde cinsel aktivitenin öncesine göre de ifliklik olmad, %10 unda azalma, geriye kalan k s mda ise artma oldu u belirtilmifltir (20,21,22). Literatüre bak ld nda erektil disfonksiyon ile diyabet, hipertansiyon, sigara kullan m, dislipidemi gibi endoteliyal disfonksiyon yapan nedenlerin kardiyovasküler hastal klarla iç içe oldu u gözlemlenmifl. Elli yafl n aflm fl erkeklerdeki erektil disfonksiyonun büyük ço unlu unun nedeni vasküler hastal klard r. Bu hastalarda endoteliyal disfonksiyon NO sal n m n azalt r ve sonuçta vasküler erektil disfonksiyon oluflur. Yap lan araflt rmalarda kardiyovasküler hastal olan erkeklerde erektil disfonksiyon prevalans n n yaflla artmas na ra men ortalama %50-75 aras nda de iflti i tespit edilmifltir (24,25,26,27,28,29). Sonuç olarak seksüel aktivite ile kardiyovasküler sistemde oluflan fizyolojik olaylar (sistolik ve diastolik kan bas nc n n artmas, nab z say s n n artmas, solunum say - s n n artmas ) san ld gibi akut myokard enfarktüsü riskini artt rmaz, ancak ciddi kardiyak problemleri olanlar n mutlaka tedaviden sonra cinsel davran fllar na yön verilmelidir (30,31,32,33). 181

12 ERKEK C NSEL SA LI I Derleme Kaynaklar: 1. Bartlett JR. Physiologic responses during coitus. J Appl Phys 1956;9: R.W.Taylor.Normal sexual response.british Medical Journal 1975;2: Nemec ED,Mansfield L,Kennedy JW.Heart rate and blood pressure responses during sexual activity in normal males.am Heart J 1976;92: Muller JE, Mitlleman MA, Maclure M, et al. Triggering myocardial infarction by sexual activity. Low absolute risk and prevention by regular physical exertion. J Am Med Assoc 1996; 275: Muller J. MD. Triggering of cardiac events by sexual activity: Findings from a case-crossover analysis. Am J Cardiol 2000; 86 (suppl): 14F-18F. 6. Parzeller M, Raschka C, Bratzke H. Sudden cardiovascular death in correlation with sexual activity - results of a medicolegal postmortem study from Eur Heart J 2001; 22: DeBusk R. Evaluating the cardiovascular tolerance for sex. Am J Cardiol.2000; 86 (suppl): 51F-56F. 8. Thorson AI. Sexual activity and the cardiac patient. Am J Geriatr Cardiol 2003; 12: Ueno M. The so-called coition death. Jpn J Leg Med 1963; 17: Hellerstein HK, Friedman EH. Sexual activity in the postcoronary patient. Arch Intern Med 1970; 125: Bohlen JG,Held JP,Sanderson O,Patterson RP.Heart rate,rate-pressure product, and oxygenuptake during four sexual activities.arch Intern Med 1984;144: Rerkpattanapipat P,Staneck MS,Kotler MN.Sex and the heart:what is the role of the cardiologist? Eur Heart J 2001;86; Morales A, Gingell C, Collins M, Wicker PA, Osterloh IH. Clinical safety of oral sildenafil citrate (VIAGRA) in the treatment of erectile dysfunction. Int J Impot Res 1998;10: Cheitlin MD, Hutter AM Jr, Brindis RG et al. Use of sildenafil (Viagra) in patients with cardiovascular disease. Technology and Practice Executive Committee. Circulation 1999; 99: Cheitlin MD. Sexual activity and cardiovascular disease. Am J Cardiol.2003; 92 (suppl): 3M-8M. 16. Jackson G. Sexual intercourse and stable angina pectoris.am J Cardiol 2000;86(suppl):35F-37F. 17. DeBusk R, Drory Y, Goldstein I et al. Management of sexual dysfunction in patients with cardiovascular disease: recommendations of the Princeton Consensus Panel. Am J Cardiol 2000; 86: Safi AM, Stein RA. Cardiovascular risks of sexual activity. Curr Psychiatry Rep Jun;3(3): Isomaa B, Almgren P, Tuomi T, et.al.cardiovasküler morbidity and mortality associated with the metabolic sydrome.diabetes Care 2001;24: Papadopoulos C,Shelley SI,St.Piccolo M.Beaumont C,Barnett L. Sexual activity after coronary bypass surgery.chest 1986;90: Mickley H,Petersen J,Nielsen BL. Subjective consequences of permanent pacemaker therapy in patients under the age of retirement.pacing Clin Electrophysiol 1989;12: Seidl A,Bullough B,Haughey B,Scherer Y.Understanding the effects of a myocardial infarction on sexual functioning :a basis of sexual counseling.rehabil Nurs 1991;16: Papadopoulos C.Cardiovascular drugsand sexuality. Arch ntern Med 1980;140: Mitchell GF, Guo CY, Benjamin EJ, Larson MG, Keyes MJ, Vita JA, Vasan RS, Levy D.Cross-Sectional Correlates of Increased Aortic Stiffness in the Community. The Framingham Heart Study. Circulation May Hatzichristou D, et.al.diagnostic steps in the evaluation of of patients with erectile dysfunction.j Urol 2002;168: Billups KL.Erectile dysfunction as a marker for vascular disease.curr Urol Rep 2005;6: Mann S, Craig MW, Gould BA, Melville DI, Raftery EB. Coital blood pressure in hypertensives. Cephalgia, syncope, and the effects of betablockade. Br Heart J Jan;47(1): Kim SW, Paick JS, Park DW,et al.potential predictors of asymptomatic ischemic heart disease in patients with vasculogenic erectile dysfucktion.urology 2001;58: Kawanishi Y, Lee KS, Kimura K, et al.screening of ischemic heart disease with cavernous artery blood flow in erectile dysfunctional patients.int J Impot Res 2001;13: Eyada M, Atwa M. Sexual Function in Female Patients with Unstable Angina or Non-ST-Elevation Myocardial Infarction. J Sex Med Apr 19; 31. Velasquez Lopez JG, Agudelo Restrepo CA, Yepes Gomez D, Uribe Trujillo CA. [Acute myocardial infarction associated to the Sildenafil consumption. A case report and review of the literature Actas Urol Esp Jan;31(1): Kloner RA.Erectile dysfunction in the cardiac patient.curr Urol Rep 2003;4: Schover LR. Sexual problems in chronic illness. In: Leiblum SR, Rosen RC, eds. Principles and practice of sex therapy. 3d ed. New York: Guilford, 2000:

13 Derleme ERKEK C NSEL SA LI I Parkinson hastal nda erektil disfonksiyon Op. Dr. K. Turgay Akgül, Doç. Dr. Ali Ayy ld z, Doç. Dr. Cankon Germiyano lu Sa l k Bakanl Ankara E itim ve Araflt rma Hastanesi, 2. Üroloji Klini i Oral tedavilerin geliflmesi ile insanlar n erektil disfonksiyona (ED) olan ilgisinde önemli ilerlemeler kaydedilmifltir. Günümüzde androloglar ve hasta grubunu oluflturan erkekler, ED etiyolojisi ve tedavisi hakk nda daha net konuflabilmektedirler. Ancak yine de kronik fiziksel hastal klardaki ED sorunu gündemdeki yerini daha yeni alabilmifltir. Parkinson hastal (PH), ngiliz doktor James Parkinson tan mlanan ve Frans z nörolog Jean-Martin Charcot taraf ndan kardinal semptomlar belirtilen kronik nörolojik bir hastal kt r (1). Parkinsonun 60 yafl n üzerinde prevalans %1 ile %2 aras ndad r (2). PH, substansiya nigradaki dopamin üreten nöronlar n %70 oran nda kaybolmas sonucu görülen, dopamin tedavisine yan t veren nörodejeneratif bir hastal kt r. Klinik olarak; motor semptomlar, tremor, rijidite ve bradikinezi ile seyreder (3). Hastal n ilerlemesi ile PH n n nörodejeneratif seyri mezokortikal, mezolimbik ve otonomik santral sinir sistemi (SSS) bölgelerine yay l r ve erektil disfonksiyon (ED) gibi motor sistemi ilgilendirmeyen ek patolojilere neden olur. Epidemiyoloji Parkinsonda ED ile ilgili yap lan ilk sistematik çal flmada erkeklerin %65' inde cinsel ifllev bozuklu u oldu u belirtilmifltir (4). Bu çal flma ayn zamanda cinsel ifllev bozuklu unun de iflik tiplerini tan mlayan, erkek hastalardaki ED' nun ve ejakulasyon kontrol kayb n n tan mland ilk çal flma olmas nedeniylede önemlidir(5). PH olan erkeklerdeki ED prevalans %60 olarak görülmektedir ve bu oran PH olmayan ayn yafl grubundaki erkeklerde %37,5' tir (6). Tipik olarak ED, PH olan insanlar ilk tan dan birkaç y l sonra etkilemektedir ve ED riski artan Hoehn-Yahr evresi ile art fl gösterir. Hoehn-Yahr evrelemesi, klinikte s k kullan lan ve PH'nin ciddiyetini de erlendiren bir testtir. Evre 1, hafif semptomlarla seyreden unilateral hastal gösterirken evre 5, ileri derecede etkilenmifl ve bak c ya ba ml olacak düzeyde ilerlemifl bir hastal yans tmaktad r (7). Hobson ve arkadafllar (8), ED' nun PH'ndaki prevalans n n kontrol grubundakilere göre 2 kat yüksek oldu- unu göstermifltir (p<0.007). Parkinsonlu hastalarda ED prevalans n %60-%79 olarak bildiren kontrollü çal flmalar mevcuttur (9, 10). Bu çal flmalarda ayn zamanda ek sistemik hastal klar n, kullan lan ilaçlar n (depresyon tedavisinde kullan lan seratonin geri al m engelliyici grubu ilaçlar n) ve hastal n ileri evresinin ED geliflmesinde risk faktörleri oldu u belirtilmifltir. Parkinsonlu erkeklerin ço u ED'un, hastal a ba l geliflen de iflik tipteki rahats zl klar içerisinde en s k nt verici bozukluk oldu unu belirtmifltir (5). Ancak PH'n n patogenezini ayd nlatmada kat edilen yola karfl n, günümüze kadar yap lan çal flmalar yaflam kalitesini önemli oranda bozan cinsel ifllevden ziyade (11) motor, kognitif fonksiyonlar ve ruhsal durum üzerine yo unlaflm flt r. Patogenez PH'nda görülen ED un etiyopatogenezi de erlendirilirken birçok faktör göz önüne al nmal d r (5). ED, sadece nörodejeneratif nedenlerle geliflmeyebilir. Stres, kronik hastal a ba l geliflen depresyon, de iflen morfolojik görünümün yaratt kayg, motor semptomlar, baflkalar na olan ba ml l k nedeniyle azalan özgüven duygusu ve Parkinson tedavisinde kullan lan ilaçlar gibi birçok faktör cinsel ifllev bozuklu una yol açabilir (4). Parkinsonun, santral sinir sistemindeki (SSS) ekstranigral ve non-motor yay l m sonucu geliflen psikiyatrik hastal klar da(depresyon, anksiyete, apati, psikotik ve kognitif bozukluklar) ED nedenleri aras nda say labilir (12). Parkinsonlu hastalardaki psikiyatrik semptomlar n prevalans oldukça yüksektir. Depresyon hastalar n %40' nda görülürken, vizüel halusinasyonlar %30 oran nda görülmekte- 183

14 ERKEK C NSEL SA LI I Derleme dir (12). Amygdala gibi hem cinsel ifllev bozukluklar nda hem de psikiyatrik bozukluklarda tutulan ekstranigral SSS bölgeleri PH' daki en hassas hedeflerdendir (13). PH'ndaki otonomik disfonksiyon semptomlar olarak, kardiyovasküler (ortostatik hipotansiyon, aritmiler ve alt ekstremite ödemleri), gastrointestinal (konstipasyon, afl r tükürük salg s, özefajiyal yanma hissi), ürogenital (mesane disfonksiyonu, ED), cilt (sebore, terleme) ve termoregulatör (s cak ve so uk intolerans ) sistemlere ait belirtiler gözlenebilir. PH nda izlenen ED un intrakavernozal uygulanan prostaglandin E1 (PGE1) in infüzyon dozlar na karfl oluflan mükemmel cevap bu hastal ktaki disotonomi ile olan iliflkiyi yans t r (5). Çal flmalar ED un SSS ve periferik sinir hasarlar ndan olufltu u durumlarda PGE1 enjeksiyonlar n n ereksiyon oluflturabildi ini göstermifltir. Ancak ED un vasküler nedenlere ba l geliflti i durumlarda ereksiyon oluflturabilen PGE1 dozu 5 kat na veya daha yükse e ç kabilmektedir. Parkinsonda ED görülmesi asl nda beklenebilecek bir komplikasyondur. Parkinson, öncelikli olarak dopamin ihtiva eden ve salan nöronlar etkilemektedir ve bu nöronlar ile dopaminerjik yollar ereksiyon fizyolojisinde önemli rol oynamaktad r. Erektil fonksiyonun santral regülasyonu dopaminerjik stimülasyona ba ml d r ve bu regülasyonda PH nda oldukça yüksek oranda etkilenen mezokortikal ve mezolimbik yollar önemli rol oynamaktad r (12,14). Hipotalamus bölgesi, özellikle otonomik sinir sistemi disfonksiyonu olan Parkinsonlu hastalarda diffüz bir flekilde etkilenmektedir (15). Bu durumda santral cinsel uyar n n, spinal kord ve periferik otonomik sinirler yolu ile penise gelmesi gecikecektir. mmünositokimyasal çal flmalar, dopamin liflerinin ve uçlar n n spinal kord boyunca tüm laminada bulundu unu göstermifltir (16). Erkek s çanlarda, D2 dopaminerjik reseptörler, penisi inerve eden proerektil otonomik nöronlar içeren spinal kordun lumbosakral bölgesindeki parasempatik nükleusta yerlefliktir (17). Sakral bölge ayr ca nörodejeneratif süreç sonunda tutulabilir (15). S çanlardaki substansiya nigrada görülen lezyonlar ED ile ba lant l d r ve bu durum s çanlar n Parkinsonda görülen ED un araflt r lmas nda önemli bir model olmas n sa lar. Bu modelde; D2 ve benzeri reseptör agonistleri (D2, D3 ve D4 reseptörleri), kolinerjik inhibisyon ile azalan penil ereksiyonlara neden olsa da D1 ve benzeri reseptörler (D1 ve D5) agonistleri tamamen z t etkiye sahiptir (18). Etki mekanizmalar tam olarak aç klanamasa da, beyinde median preoptik alandaki dopaminerjik yollar n nonadrenerjik-nonkolinerjik yollar ile etkileflerek ereksiyonu sa lad tahin edilmektedir (14). Parkinson, SSS deki dopaminerjik nöronlar n azalmas ile karakterize oldu undan dopamin agonistleri veya nitrik/siklik guanozin monofosfat/pde5 yolunu stimüle eden ilaçlar bu hastal kta etkili olabilmektedir. Tedavi Parkinsonlu erkeklere uygulanacak dopamin tedavisi artm fl cinsel aktiviteye neden olabilirse de sadece dopamin tedavisi ile her zaman yüz güldürücü sonuçlar al nmamaktad r (5). Apomorfin ve PDE5 inhibitörü ilaçlar, ED un dopamin tedavisi ile düzelmedi i hastalarda önemli tedavi seçenekleridir. Apomorfin, D2 reseptör selektif agonistidir ve PH'ndaki dirençli motor dalgalanmalar n n tedavisinde etkilidir (19). Cilt alt uygulanan apomorfin enjeksiyonlar PH olan baz hastalarda ereksiyon indüksiyonunu gerçeklefltirebilmektedir. Apomorfinin etki yeri olarak, hipotalamusun paraventriküler nükleus bölgesi oldu u düflünülmektedir (20). Beyindeki A11 hücre gruplar ndan spinal korda do ru olan projeksiyonlar ve spinal korddaki intrensek dopaminerjik innervasyon, apomorfinin spinal seviyede muhtemel bir ek etkisi olma ihtimalini düflündürmektedir (21). Korpuslar n efferent siniri ve vasküler beslenmesinin kesintiye u ramas n n sistemik apomorfin uygulamas sonucu oluflan erektil aktiviteyi bozmas, apomorfinin etkilerinin periferik olmad n destekleyen bir bulgudur (22). Apomorfinin indükledi i ereksiyonlar, selektif D2 antagonisti olan sülpirid ile inhibe olsa da periferik tipte dopamin reseptör antagonisti olan domperidon ile inhibe olmamaktad r (23). Ayr ca sistemik uygulanan apomorfinin erektil etkisinin intraventriküler uygulanan oksitosin reseptör antagonistleri ile bloke oldu u gösterilmifltir. Bu durum dopamin reseptör stimülasyonunun oksitosin sal - n m n santral seviyede sa lad n göstermektedir (24). Beyin kök hücrelerindeki dopaminerjik iletinin azalmas ile paraventriküler nükleustaki oksitosin immünreaktif nöronlar n say s n n azald gösterilmifltir (19). Apomorfin, s çanlarda intrakavernöz bas nç art fl ve ereksiyona neden olmaktad r (22). Anestezi alt nda intravenöz ve intratekal apomorfin tedavisi uygulanan s çan- 184

15 Derleme ERKEK C NSEL SA LI I larda, her iki yöntem ile ereksiyonlar n oluflmas, ereksiyon için gerekli olan dopamin reseptörlerinin spinal seviyede olabilece i görüflüne yol açm flt r (25). nsan korpus kavernozumlar nda yap lan çal flmalarda apomorfinin muhtemelen endotelden nitrik oksit sal m n sa layacak flekilde D1 reseptörleri arac l yla gerçeklefltirdi i periferik tipte gevfletici etkisi oldu u gösterilmifltir (26). Günümüzde ED tedavisinde kullan lmak üzere apomorfinin sublingual formu (2 ve 4mg) gelifltirilmifltir (27). Pergolid mesilat, ergolinik dopamin agonistidir ve D2 dopaminerjik reseptörlerinin hd(2s) subtipine yüksek afinite gösterirken, hd(2l) subtipine düflük afinite göstermektedir. Özellikle Parkinson semptomlar n n (tremor, rijidite, bradikinezi) tedavisinde ileri dönemlerde levodopa ile kombine erken dönemlerde ise tek bafl na etkilidir (28). Farmakolojik profili, dopamin reseptörleri üzerine olan etkinliklerinin süresi, dopamin benzeri etkisinin selektif olmas ve iyi tolere edilebilir olmas bu ilaçlar ilgi çekici k lmaktad r. Yap lan prospektif çal flmalar ile pergolid mesilat n uluslaras erektil fonksyion sorgulama skorunda (IIEF) anlaml düzelmeler sa lad gösterilmifltir (29,30). Ropinirol, Parkisonun motor semptomlar nda da kullan lan selektif D2 reseptör agonistidir ve istemsiz ereksiyonlara yol açabildi i gösterilmifltir. Pergolid mesilat ve ropinirol gibi dopamin agonistleri, PH da görülebilen patolojik hiperseksüelite ile de iliflkili olabilmektedir (31). Patolojik hiperseksüalite tan m ndan kas t, cinsel ihtiyaçlar için afl r derecede para, zaman, konsantrasyon ve enerji harcanmas d r. Sildenafil sitrat, selektif fosfodiesteraz inhibitörü olup ED tedavisinde en s k kullan lan ilaçt r. Klinik veriler, uygun kullan ld nda Sildenafil sitrat n ED tedavisinde güvenli ve etkili oldu unu göstermifltir (32). Sildenafilin Parkinsonlu erkeklerdeki ED tedavisinde 50 mg doz ile etkin oldu u ve iyi tolere edilebilmesinin yan nda minör yan etki potansiyelinin oldu u bildirilmifltir (33). Depresif Parkinsonlu hastalarda sildenafil tedavisinin ereksiyonda %85, depresif semptomlarda ise %75 oran nda düzelme sa lad gözlenmifltir (34). Sildenafil tedavisi sonucu geliflebilecek ortostatik hipotansiyon belirtisinde ay r c tan aç s ndan zorluklar yaflanabilir. Parkinsonun erken döneminde ve multi sistem atrofisi geliflen hastalarda ortostatik hipotansiyon görülebilmektedir (35). Bu nedenle araflt rmac lar Parkinsonlu hastalara sildenafil tedavisi bafllanmadan önce supin pozisyonda ve ayakta kan bas nc ölçümünü önermektedirler (36). Bu tip hastalar, kan bas nc ölçümleri ile yak n takip edilmeli ve ani geliflebilecek hipotansiyon durumlar nda medikal destek almalar önerilmelidir. Hipotansiyon geliflen Parkinsonlu hastalarda ED tedavisi amac yla apomorfin, sildenafile alternatif olabilir. Prostaglandin E1, oral tedaviye cevap vermeyen ED lu hastalarda intrakavernözal uygulan fl güvenli bir alternatiftir. ntrakavernözal uygulanacak doz, 2 3 enjeksiyon sonras dozun kademeli olarak artt r lmas ile kararlaflt r l r. Böylece uzam fl a r l ereksiyon oluflma riski en aza indirilir. Çok düflük dozlar kullan lmas gerekti inde solüsyonun dilüe edilmesi ve uygulanacak hacmin artt r lmas yard mc olacakt r (5). Derin beyin stimülasyonu, ilerlemifl PH da etkili bir tedavi seçene idir (37). Birçok çal flmada bu yöntemin PH n n kardinal semptomlar üzerine olan olumlu etkisi yan nda ihtiyaç duyulan levodopa dozunda azalma ve cerrahi tedavi sonras görülen ilaçlar n indükledi i diskinezilerde düzelme sa layabildi i bildirilmifltir. Özellikle 60 yafl n alt ndaki ED lu Parkinson hastalar nda subtalamik nükleusun derin stimülasyonu ile ED da anlaml düzelme olabilece i belirtilmifltir (38). Benzer olarak, PH nda transkranial uygulanan elektromagnetik alanlara uygulanan ak m n etkinli inin temelinde D2 reseptörlerinin aktivasyonu yatmaktad r ve bu durum erektil fonksiyonlar iyilefltirmektedir (39). Nöroimmünofilin ba lay c lar, piyasaya yeni ç kan FK506 dan elde edilmifl ve nöronal dejenerasyonun geri dönmesinde etkinlikleri olan ilaçlard r (40). GPI 1485, flu an için PH ve postprostatektomik ED nun tedavisinde deneme aflamas ndad r (41). Sonuç ED, PH nda hastalar n yaflam kalitelerinin daha da bozulmas n sa layan önemli bir problemdir. Günümüze kadar, PH nda görülen ED un tedavisine yeteri kadar ilgi gösterilmemifltir. Parkinsonda ED tedavisi çok yönlü bir yaklafl m gerektirir. Klinisyenler, PH n de erlendirirken ED konusunda duyarl olmal d rlar. Bu amaçla, uluslar aras erektil ifllev sorgulama formu kullan labilir. Apomorfin ve PDE5 inhibitörleri ile uygulanacak oral tedavi ED un tedavisinde umut verici sonuçlara sahiptir. Patofizyolojinin daha iyi anlafl lmas ile tedavi ajanlar nda 185

16 ERKEK C NSEL SA LI I Derleme geliflmeler yaflanaca flüphesizdir. PH ile ED aras ndaki iliflkiyi anlayabilmek için daha fazla odaklanm fl ve kontrollü araflt rmaya, ED un tedavisi için ise daha fazla çal flmaya ihtiyaç duyulmaktad r. Kaynaklar: 1. Goetz CG. Charcot on Parkinson's disease. Mov Disord. 1986; 1: de Rijk MC, Launer LJ, Berger K, Breteler MM, Dartigues JF, Baldereschi M, Fratiglioni L, Lobo A, Martinez-Lage J, Trenkwalder C, Hofman A. Prevalence of Parkinson s disease in Europe a collaborative study of population-based cohorts. Neurology. 2000; 54: S21 S Fearnley JM, Lees AJ. Ageing and Parkinson s disease substantia nigra regional selectivity. Brain. 1991; 114: Brown RG, Jahanshahi M, Quinn N, Marsden CD. Sexual function in patients with Parkinson s disease and their partners, J Neurol Neurosurg Psychiatry. 1990; 53: Basson R. Sexuality and Parkinson s disease. Parkinsonism Relat Disord. 1996; 2: Singer C, Weiner WJ, Sanchez-Ramos J, Ackerman M. Sexual function in patients with Parkinson's disease. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 1991; 54: Hoehn MM, Yahr MD. Parkinsonism onset, progression and mortality. Neurology. 1967; 17(5): Hobson P, Islam W, Roberts S, Adhiyman V, Meara J. The risk of bladder and autonomic dysfunction in a community cohort of Parkinson s disease patients and normal controls. Parkinsonism Relat Disord. 2003; 10(2): Sakakibara R, Shinotoh H, Uchiyama T, Sakuma M, Kashiwado M, Yoshiyama M, Hattori T. Questionnaire-based assessment of pelvic organ dysfunction in Parkinson's disease. Auton Neurosci. 2001; 92: Bronner G, Royter V, Korczyn AD, Giladi N. Sexual dysfunction in Parkinson s disease. J Sex Marital Ther. 2004; 30: Moore O, Gurevich T, Korczyn AD, Anca M, Shabtai H, Giladi N. Quality of sexual life in Parkinson s disease. Parkinsonism Relat Disord. 2002; 8: Papapetropoulos S, Mash DC. Psychotic symptoms in Parkinson s disease from description to etiology. J Neurol. 2005; 252: Braak H, Braak E, Yilmazer D, de Vos RA, Jansen EN, Bohl J, Jellinger K. Amygdala pathology in Parkinson s disease. Acta Neuropathol (Berl). 1994;88(6): Nehra A, Moreland RB. Neurologic erectile dysfunction. Urol Clin North Am ; 28: Wakabayashi K, Takahashi H. Neuropathology of autonomic nervous system in Parkinson s disease. Eur Neurol. 1997;38: Holstege JC, Van Dijken H, Buijs RM, Goedknegt H, Gosens T, Bongers CM. Distribution of dopamine immunoreactivity in the rat, cat and monkey spinal cord. J Comp Neurol. 1996; 376: van Dijken H, Dijk J, Voom P, Holstege JC. Localization of dopamine D2 receptor in rat spinal cord identified with immunocytochemistry and in situ hybridization. Eur J Neurosci. 1996; 8: Zarrindast MR, Shokravi S, Samini M. Opposite influences of dopaminergic receptor subtypes on penile erection. Gen Pharmacol. 1992; 23: O Sullivan JD, Hughes AJ. Apomorphine-induced penile erections in Parkinson's disease. Mov Disord. 1998; 13(3): Chen KK, Chan JY, Chang LS. Dopaminergic neurotransmission at the paraventricular nucleus of hypothalamus in central regulation of penile erection in the rat. J Urol. 1999; 162: Skagerberg G, Lindvall O. Organization of diencephalic dopamine neurones projecting to the spinal cord in the rat. Brain Res. 1985; 342(2): Andersson KE, Gemalmaz H, Waldeck K, Chapman TN, Tuttle JB, Steers WD. The effect of sildenafil on apomorphine-evoked increases in intracavernous pressure in the awake rat. J Urol. 1999; 61: Lal S, Nair NP, Iskandar HL, Etienne P, Wood PL, Schwartz G, Guyda H. Effect of domperidone on apomorphine-induced growth hormone secretion in normal men. J Neural Transm. 1982; 54: Giuliano F, Bernabe J, McKenna K, Longueville F, Rampin O. Spinal proerectile effect of oxytocin in anesthetized rats. Am J Physiol Regul Integr Comp Physiol. 2001; 280: R Giuliano F, Allard J, Rampin O, Droupy S, Benoit G, Alexandre L, Bernabe J. Spinal proerectile effect of apomorphine in the anesthetized rat. Int J Impot Res. 2001; 13: d'emmanuele di Villa Bianca R, Sorrentino R, Roviezzo F, Imbimbo C, Palmieri A, De Dominicis G, Montorsi F, Cirino G, Mirone V. Peripheral relaxant activity of apomorphine and of a D1 selective receptor agonist on human corpus cavernosum strips. Int J Impot Res. 2005; 17: Dula E, Keating W, Siami PF, Edmonds A, O'neil J, Buttler S. Efficacy and safety of fixed-dose and dose-optimization regimens of sublingual apomorphine versus placebo in men with erectile dysfunction. The Apomorphine Study Group. Urology. 2000; 56: Abstracts of The Movement Disorder Society's 7th International Congress of Parkinson's Disease and Movement Disorders. November 10-14, Miami, Florida, USA. Mov Disord. 2002;17 Suppl 5:S1-386, p Pohanka M, Kanovsky P, Bares M, Pulkrabek J, Rektor I. Pergolide mesylate can improve sexual dysfunction in patients with Parkinson's disease: the results of an open, prospective, 6-month follow-up. Eur J Neurol. 2004; 11: Kanovsky P, Bares M, Pohanka M, Rektor I. Penile erections and hypersexuality induced by pergolide treatment in advanced, fluctuating Parkinson's disease. J Neurol. 2002; 249: Klos KJ, Bower JH, Josephs KA, Matsumoto JY, Ahlskog JE. Pathological hypersexuality predominantly linked to adjuvant dopamine agonist therapy in Parkinson's disease and multiple system atrophy. Parkinsonism Relat Disord. 2005; 11: Lim PH, Moorthy P, Benton KG. The clinical safety of viagra. Ann N Y Acad Sci. 2002; 962: Giammusso B, Raffaele R, Vecchio I, Giammona G, Ruggieri M, Nicoletti G, Malaguarnera M, Rampello L, Nicoletti F. Sildenafil in the treatment of erectile dysfunction in elderly depressed patients with idiopathic Parkinson's disease. Arch Gerontol Geriatr Suppl. 2002; 8: Raffaele R, Vecchio I, Giammusso B, Morgia G, Brunetto MB, Rampello L. Efficacy and safety of fixed-dose oral sildenafil in the treatment of sexual dysfunction in depressed patients with idiopathic Parkinson's disease. Eur Urol. 2002; 41: Hussain IF, Brady CM, Swinn MJ, Mathias CJ, Fowler CJ. Treatment of erectile dysfunction with sildenafil citrate (Viagra) in parkinsonism due to Parkinson's disease or multiple system atrophy with observations on orthostatic hypotension. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 2001; 71: O Sullivan JD. Apomorphine as an alternative to sildenafil in Parkinson's disease. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 2002; 72: Limousin P, Krack P, Pollak P, Benazzouz A, Ardouin C, Hoffmann D, Benabid AL. Electrical stimulation of the subthalamic nucleus in advanced Parkinson's disease. N Engl J Med. 1998; 339: Castelli L, Perozzo P, Genesia ML, Torre E, Pesare M, Cinquepalmi A, Lanotte M, Bergamasco B, Lopiano L. Sexual well being in parkinsonian patients after deep brain stimulation of the subthalamic nucleus. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 2004; 75: Sandyk R. AC pulsed electromagnetic fields-induced sexual arousal and penile erections in Parkinson's disease. Int J Neurosci. 1999; 99: Poulter MO, Payne KB, Steiner JP. Neuroimmunophilins: a novel drug therapy for the reversal of neurodegenerative disease? Neuroscience. 2004; 128: Marshall VL, Grosset DG. GPI-1485 (Guilford). Curr Opin Investig Drugs. 2004; 5:

17 Derleme ERKEK C NSEL SA LI I Yafllanmay önleme (antiaging) tedavisinde en son geliflmeler Doç. Dr. Selahattin Bedir, Dr. Hidayet Çoban, Prof. Dr. Yaflar Özgök GATA Üroloji AD Yap lan araflt rmalar bizim yaflam süremiz içinde çocuk say s n n %35 ten %20 ye düflerken yafll insan say s n n 3 kat na ç kaca n gösteriyor. Bu yüzden dünya h zla yafllanan bir popülasyonu bar nd rmaktad r. Günümüzde insanlar uzun yaflamak kadar sonraki y llar nda nas l sa l kl yaflayacaklar yla da ilgilenmeye bafllad lar. Yafllanman n eski görüntüsü; temel olarak daha sonraki y llar kalitesiz yaflamakt. Yafll lar n son y llar n bak m evlerinde bak ma muhtaç ve topluma ifltirak etmede yetersiz olarak geçirdikleri görüntüsü vard. Ancak günümüzde insanlar çok ileri yafllara kadar mental ve fiziksel olarak sa l kl kalmak istemektedirler. nsanlar bugün ileriki y llar nda çok sa l kl ve toplumun parçalar olmak için çabalamaktad rlar. Bu durum halen günümüzdeki stratejilerle birçok insan için mümkün olabilir. Dolay s yla bu birçok insan için gerçekçi bir hedeftir. Yafllanma kimsenin arkadafl de ildir ve asl nda düflman m zd r. Antiaging tedavisinin bafllang ç prensibi olarak yafllanmay bir hastal k ya da düflman olarak say p çok çeflitli yöntemlerle, elimizdeki bütün silah ve gereçlerle savaflmal y z (1). Günümüzde yafll lar etkileyen sa l k problemleri s ras yla serebrovasküler ve iskemik kalp hastal klar, kanser, solunum problemleri, alzheimer hastal ve di er demanslar ile diyabettir. Amerikan Üroloji Derne i (AUA) yafll larda sürüp giden ve halk n dikkatinden kaçan inkontinans, BPH, prostat kanseri ve erektil disfonksiyon gibi hastal klara da dikkat çekmektedir. Bizi bu kadar bekleyen hastal klar n yan nda kötü yaflam tarz seçimleri yaparak hayat m z sabote ediyoruz. Düzenli egzersiz yapmam z gerekti ini, hayat m zdaki stresi kontrol etmemiz gerekti ini biliyoruz ama yapm yoruz. Yediklerimize dikkat etmiyoruz. Ailemizde akci er kanseri oldu unu biliyoruz ama sigara içiyoruz. Ailemizde alkolle iliflkili hastal k ve siroz oldu unu biliyoruz ama alkol kullan yoruz. Yafllanmay önleme (antiaging) tedavisinde kendi bafl - m za yapabilece imiz ve bir sa l k personelinin yard m yla gerçeklefltirebilece imiz yöntemler söz konusudur. Bunlara göz atacak olursak: A. Kendi bafl m za yapabileceklerimiz: 1) Diyet: 4 çeflit kalori kayna vard r: karbonhidratlar, proteinler, ya lar ve alkol. nsanlar her bir kalori çeflidi için iyi ve kötü tercihler yapabilir. Karbonhidratlar, proteinler, ya lar ve alkolün iyi ve kötü çeflitleri vard r. Diyetimize yani yediklerimize dikkat ederek serbest radikal oluflumu ve lipid peroksidaz üretimini azaltarak daha uzun süre yaflamay sa layabiliriz (2). Mercimek, pirinç, fasulye gibi tah llar ve topra n üstünde yetiflen yeflil sebzeler iyi karbonhidratlara örnektir. Düflük glisemik indekse sahiptirler. Yani vücutta flekere h zl bir flekilde dönüflmezler. Bununla birlikte kötü karbonhidratlar vard r. Afl r kiloya sebep olan vücutta h zla flekere dönmeye meyilli olanlar kötü karbonhidratlard r. Rafine fleker, rafine un ürünleri, ekmek, toprak alt nda yetiflen kök sebzeler (patates, pancar gibi), yüksek glisemik indekse sahiptir ve enerjinin optimal kayna de ildirler (3). Bunlar n tüketimi s n rland r lmal d r. Proteinler iyi ve kötü çeflitlere sahiptirler. Bal k ve deniz ürünleri, soya ürünleri gibi sebze kökenli protein kaynaklar iyi proteinlerdir. Az faydal proteinler yüksek oranda doymufl ya içeren k rm z etler ve yüksek araflidonik asit içeren yumurta sar s d r (1). yi ve kötü ya lar vard r. Bal k, bal k ya, avokado, zeytinya- ; çi, tuzlanmam fl f nd k, f st k, ceviz ve tohumlar faydal ya lar içerir. Kötü ya lar, dondurulmufl g dalar, m s r ya- gibi ifllenmifl bitkisel ya lar ve margarinlerde oldu u gibi trans ya lar içerir (4,5). Alkolün de iyi ve kötü çeflitlerinin oldu u insanlar genelde flafl rt r. K rm z flarap, kanser önleyici bir ajan olan resveretral gibi fito besinlerden zengin olmas nedeniyle faydal d r (6,7,8). Kötü alkole bir örnek birad r. Bira glisemik indeksi yüksek olan amilozdan zengindir (9). Bu nedenle tüketilmesi önerilmemektedir. 187

18 ERKEK C NSEL SA LI I Derleme 2) Kalori k s tlamas : Deney hayvanlar nda kalori k s tlamas n n yaflam uzatt kan tland (10-13). Bugün için kalori k s tlamas, yaflam süresini uzatt kan tlanan tek fleydir (1,14). David Sinclair tarf ndan yap lan maya deneylerinde, kalorik k s tlaman n, yaflam süresini art ran, DNA stabilizasyonu sa layan SirT1 deasetilaz ekspresyonunda görevli SIRT1 genini aktive etti i gösterildi (15). 3) Yaflam biçimi seçimleri: Japonya, en az ndan diyet içeri i bak m ndan di er sa l kl yaflam biçimi seçimlerinin yeridir ve son befl y lda 100 yafl n n üzerine ulaflan Japon say s ikiye katlanm flt r. Bu fenomenin alt nda sa l kl diyet ve gelifltirilmifl sa l k bak m yatar. Amerika da ise ölümlerin bafl n çeken neden kötü yaflam koflullar d r. Amerika daki ölülerin yar s kolayl kla de ifltirilebilir yaflam biçimine ba l d r. Bu ölümlerin %16.6 s nda neden kötü diyet ve egzersiz yoklu udur (16). 4) Egzersiz: nsanlar n yapabilece i di er sa l kl bir seçim de aerobik egzersizdir. Uygun aerobik egzersiz, beklenen maksimum kalp h z n n %60-80 ine ulaflt ran ve bunu belli bir süre sürdüren egzersizdir. Bu tür aerobik egzersizler her gün en az ndan 30 dakika boyunca yap lmal d r. Aerobik egzersize ek olarak a rl k çal flmalar ve germe hareketleri de de erlidir (1). 5) Destekleyici beslenme: Bunlara ilaveten beslenmeyi destekleyici g dalar alabiliriz. Maalesef modern tar m yöntemleri yiyeceklerdeki vitamin ve mineral içeri inde belirgin bir düflüfle neden olmufltur (17). Ayn zamanda hiç kimse destek tedavi almadan yeterli miktarda sebze ve meyve yememektedir. Vücuttaki kimyasal reaksiyonlar için gerekli olan enzimlerin kofaktörü olan vitamin ve minerallere ihtiyaç duyulmaktad r. Destekleyici g dalar alarak gençli i devam ettirici enzimlerin fonksiyonu her zaman optimal düzeyde tutulabilmektedir. Takviye g dalar alarak yafllanmay sa layan ve genlerimizdeki zaman ayarl olan bombalar nötralize edebiliriz. Buna benzer baz amaçlar kalori s n rland rma ile belli bir süre için gerçeklefltirebiliriz (18). B. Doktor k lavuzlu unda yapabileceklerimiz: 1) Genomik de erlendirme: Doktorlar insanlar n genlerini tespit edebilmektedir. Genomik testler, size hangi genlere sahip oldu unuzu söyler. Örne in karaci erdeki toksinleri detoksifiye eden proteinlerin genetik kodunu yapan sitokrom P450 geni C17 olarak bilinir. C17 gen mutasyonu olan kad nlarda artm fl meme kanseri ve osteoporoz riski vard r (19,20). E er bir kad n genomik test yapt - r r ve kendisinde C17 mutasyon oldu unu ö renirse artm fl meme kanseri riski oldu undan dolay östrojen almaktan sak nmal d r. Di er bir sitokrom 450 2E1 geni ise alkolle iliflkili karaci er hastal ve siroz riskini art r r (21). Bu mutasyonlu insanlar alkol tüketiminde dikkatli olmal - d rlar. flte bu örnekler genomik testlerin yaflam biçimimizi flekillendirmede nas l etkili oldu unu göstermektedir. 2) Kardiyovasküler hastal n ve kanserin erken tespiti: Birçok geliflmifl ülkede KVH ölümlerde bafl çeker. Doktorlar hastalar na kalp hastal klar n tespit etmekte yard mc olabilirler. Son zamanlarda aterosklerozun belirlenmesinde yararl olan noninvaziv bir test ortaya ç km flt r. Ultra h zl BT koroner arterlerdeki kalsifiye plaklar n miktar n belirleyebilir. Sanal anjiogramlar ve MRI lar birçok merkezde invaziv anjiyografinin yerini alm flt r. Kanser, ikinci ölüm nedenidir. Doktorlar vitamin C, selenyum, bal k ya, folikasit gibi maddelerin al nmas n tavsiye ederler (22). Yeflil çay ve soya fasulyesinden zengin bir diyet kanseri önleyebilir (23). Düzenli aerobik egzersiz sigaradan ve pasif içiciye maruz kalmadan uzak durma yaflam biçimini de ifltirmede önemlidir. Bunlar kanser riskini azaltan kan tlanm fl yöntemlrdir. FDA onay ndan geçmekte olan ve kolorektal kanserlerin tespitinde kullan lan DR -70 testi daha lezyon belirginleflmeden çok erken evrelerde metastaz olmadan kanseri belirler. Bu kan testinin kanseri belirlemesi için vücutta sadece birkaç tane kanser hücresinin olmas yeterlidir. 3) Hormon replasman : Gençlikte yüksek olan hormon de erleri karakteristik olarak yafll l kta düfler.30 lu yafllarda yafllanma h zlan rken bireyin hormon de erleri düflmeye bafllar. nsanlar hormon replasman tedavisi olarak sanki gençlik dönemlerindeymifl gibi eski hormon düzeylerine ulaflabilirler. Yafllanmaya karfl olan hormonlar; östrojen, progesteron, testesteron, tirod, melatonin ve insan büyüme hormonudur. Hormon replasman tedavisi, düzeyi düflük ve görülebilir yetmezli i olan hormonlara yöneliktir. Kifli hormon kullan rken kimyasal olarak vücuttaki formuna en yak n hormon kullanmal d r. 188

19 Derleme ERKEK C NSEL SA LI I 4) Kök hücre tedavileri: Kök hücreler, insan vücudunda do al olarak bulunan ve kendilerini birçok baflka de iflik hücrelere dönüfltüre bilen hücrelerdir. Örne in saçtaki kök hücreleri kalp kas hücresine ya da sinir hücresine dönüflebilirler. Son zamanlarda fetal geliflim s ras nda embriyonik kök hücrelinin kullan lmas na iliflkin politik ve etik tart flma mevcuttur. Fetal kök hücreleri iki grupta toplan r: Totipotent ve pluripotent hücreler. Totipotent hücreler fertilizazyondan hemen sonra embriyonda bulunurlar. Bu gurup hücreler her türlü hücre gurubuna farkl laflabilirler. Pluripotent hücreler ise bölünmenin ileri döneminde ortaya ç kabilirler ve totipotent hücreler gibi her türlü dokuya farkl laflamad klar için di er gurup hücreler kader ra bet görmezler. Yak n zamanda MI geçirmifl ve kendi kök hücrelerinden klonlanan kalp kas hücrelerinin infarktl myokardiuma transplante edilmesi hayali bir senaryo olmaktan ç kacakt r. Çal flmalar sonuçlan rsa klonlanm fl kök hücreleri sayesinde insanlar n her türlü doku ve organlar yenilenebilecek (24). 5) Proteomiks: Laboratuarda sistematik olarak istenen proteini elde etmeyi kapsar. Bu medikal teknoloji belki de bu son 20 y ldaki en önemli geliflmedir. Tipik senaryo olarak doktorlar bir hastan n iyileflmesi için gereken proteini belirlerler ve proteomiks mühendisler de bu proteini laboratuarda protein moleküllerinden olufltururlar. Bu tedavinin tam olarak hayata geçmesi daha y l sonra olacakt r ama tam olarak kullan ld nda ise çok etkin bir tedavi flekli olacakt r. Proteomiks ayn zamanda tan sal testlerde de kullan l r ve bu testler çok daha h zl yap labileceklerdir. 6) Klonlama: ki tür klonlama vard r: reprodüktif ve terapötik klonlama. Reprodüktif klonlamada genetik olarak tamamen ayn organizma klonlars n z. Bu tip klonlama daha önceden hayvanlarda kullan lm flt r. Terapötik klonlama ise organizmay de il de sadece belli dokular oluflturmay içerir bu tür klonlama germ hücreleri ile yap l r ve implante edilerek di er doku ve organlara dönüflmeleri beklenir. 7) Gen terapileri: En güçlü tedavi yöntemlerindendir. Günümüz tedavi yöntemleri aras nda interferens (RNAi) ve antisens RNA bulunmaktad r. Fakat bunlar daha gelifliminin bafl ndad r. RNAi terapisi k sa çift sarmall RNA segmentinin hücrenin sitoplazmas na itilmesiyle olur. Antisens RNA ise defektif genler taraf ndan oluflturulan mrna lar bloke eder ve böylece istenmeyen proteinler sentezlenemez (25). Bu gen tedavileri sayesinde hatal genlerin ortadan kald r lmas ve hastal klar n tedavi edilmesi mümkün olacakt r. 8) Di er tedaviler: Yapay Zeka: Önümüzdeki y l içerisinde insan beyni ile yar flan hatta onu afl p milyar kez geride b rakacak olan nonbiyolojik zekay tan mlar. Bu alandaki geliflmeler insan beyninin nas l çal flt n, anlama, kavrama ve di er kognitif fonksiyonlar n anahtar bölümünü gösterir. Yapay zekan n s n rl formlar bilgisayarlara insan dilini anlamay sa lar. Bütün bu alandaki çal flmalarda en sonunda insan yaflam n n uzamas nda dramatik bir art fla neden olacakt r. Nanoteknoloji: Nanometrik ölçülerde yap lan mühendisli i kapsar ve bilim adamlar na atomlar bir yerden bir yere hareket ettirme gibi manüplasyonlar sa lar. Pratik medikal nanoteknoloji adl dört ciltlik nano t p serisinin iki cildini t p doktoru olan Robert Freitas yazm flt r (26). Nanobiyotik K rm z Kan Hücreleri Respirositler: Programlanabilen bu hücreler Freitas n nanoteknolojik aletlerine örnektir ve vücudun oksijenasyonunda çok önemli rol oynarlar. Bu hücreler sayesinde saatlerce oksijensiz kal nabilir, dal fl malzemeleri olmadan dal fl yap labilir, astronotlar di er gezegenleri oksijen tüpü olmadan keflfe ç kabilirler. Kalp krizi durumunda respirositlerin enjeksiyonu ile uzun saatler boyunca oksijen olmadan kalp ve beyin gibi hayati organlar n perfüzyonu devam ettirilebilir. Nanobiyotik Beyaz Kan Hücreleri- Mikrobivorler: Beyaz kan hücreleri de programlanabilirler ve kan dolafl - m nda devriye gezip bakteri, virüs ve di er patojenleri yok ederler. Ayn zamanda kanser hücrelerini daha yay lmadan yakalay p tahrip ederler. Bu hücreler belki de ilerde en son savunma ajanlar olarak kitle harabiyetine yol açan biyolojik savafl ya da influenza pandemisi ve di er potansiyel patojenlere karfl kullan lacaklard r. Sonuç olarak; insanlar n ileri yaflam dönemlerinde sa l kl kalmak için hala f rsatlar vard r önemli olan bunun için çaba sarf edebilmektir. 189

20 ERKEK C NSEL SA LI I Derleme Kaynaklar: 1. Grossman T. Latest advances in antiaging medicine. Keio J Med Jun; 54(2): Yu BP, Lim BO, Sugano M. Dietary restriction downregulates free radical and lipid peroxide production: plausible mechanism for elongation of life span. J Nutr Sci Vitaminol (Tokyo) Aug; 48(4): Revised International Table of Glycemic Index (GI) and Glycemic Load (GL) Values ngilists.htm 4. Hu FB, Willett WC. Optimal diets for prevention of coronary heart disease. JAMA 2002; 288: Khor GL: Dietary fat quality: a nutritional epidemiologist s view. Asia Pac J Clin Nutr 2004; 13: S Wu JM, Wang ZR, Hsieh TC, Bruder JL, Zou JG, Huang YZ. Mechanism of cardioprotection by resveratrol, a phenolic antioxidantpresent in red wine. Int J Mol Med. 2001; 8: Renaud SC, Gueguen R, Conard P, Lanzmann-Petithory D, Orgogozo JM, Henry O. Moderate wine drinkers have lower hypertension-related mortality: a prospective cohort study in French men. Am J Clin Nutr. 2004; 80: Wollin SD, Jones PJ. Alcohol, red wine and cardiovascular disease. J Nutr 2001; 131: Beer Carbohydrates The Real Story, 10. Smith JV, Heilbronn LK, Ravussin E. Energy restriction and aging. Curr Opin Clin Nutr Metab Care Nov; 7(6): Bergamini E, Cavallini G, Donati A, Gori Z. The role of macroautophagy in the ageing process, anti-ageing intervention and age-associated diseases. Int J Biochem Cell Biol 2004; 36: Li D, Sun F, Wang K. Protein profile of aging and its retardation by caloric restriction in neural retina. Biochem Biophys Res Commun. 2004; 318: Weindruch R, Kayo T, Lee CK, Prolla TA. Microarray profiling of gene expression in aging and its alteration by caloric restriction in mice. J Nutr 2001; 131: 91S Ingram DK, Anson RM, de Cabo R, Mamczarz J, Zhu M, Mattison J, Lane MA, Roth GS. Development of calorie restriction mimetics as a prolongevity strategy. Ann NY Acad Sci. 2004; 1019: Cohen HY, Miller C, Bitterman KJ, Wall NR, Hekking B, Kessler B, Howitz KT, Gorospe M, de Cabo R, Sinclair DA. Calorie restriction promotes mammalian cell survival by inducing the SIRT1 deacetylase. Science. 2004; 305: Mokdad AH, Marks JS, Stroup DF, Gerberding JL. Actual causes of death in the United States, JAMA 2004; 291: Worthington V. Effect of agricultural methods on nutritional quality: a comparison of organic with conventional crops. Altern Ther Health Med. 1998; 4: Fenech M. Micronutrients and genomic stability: a new paradigmfor recommended dietary allowances (RDAs). Food Chem Toxicol. 2002; 40: Somner J, McLellan S, Cheung J, Mak YT, Frost ML, Knapp KM, Wierzbicki AS, Wheeler M, Fogelman I, Ralston SH, et al. Polymorphisms in the P450 c17 (17-hydroxylase/17,20-Lyase) and P450 c19 (aromatase) genes: association with serum sex steroid concentrations and bone mineral density in postmenopausal women. J Clin Endocrinol Metab. 2004; 89: Tworoger SS, Chubak J, Aiello EJ, Ulrich CM, Atkinson C, Potter JD, Yasui Y, Stapleton PL, Lampe JW, Farin FM, et al. Association of CYP17, CYP19, CYP1B1, and COMT polymorphisms with serum and urinary sex hormone concentrations in postmenopausal women. Cancer Epidemiol Biomarkers Prev. 2004; 13: Villeneuve JP, Pichette V. Cytochrome P450 and liver diseases. Curr Drug Metab. 2004; 5: Farris PK. Topical vitamin C: a useful agent for treating photoaging and other dermatologic conditions. Dermatol Surg Jul;31(7 Pt 2):814-7; discussion Cooper R, Morre DJ, Morre DM. Medicinal benefits of green tea: Part I. Review of noncancer health benefits. J Altern Complement Med Jun;11(3): Hwang WS, Ryu YJ, Park JH, Park ES, Lee EG, Koo JM, Jeon HY, Lee BC, Kang SK, Kim SJ, Ahn C, Hwang JH, Park KY, Cibelli JB, Moon SY Evidence of a Pluripotent Human Embryonic Stem Cell Line Derived from a Cloned Blastocyst. Science Mar 12; 303(5664): Biroccio A, Leonetti C, Zupi G. The future of antisense therapy: combination with anticancer treatments. Oncogene 2003; 22: Freitas RA: Nanomedicine, Volume I: Basic Capabilities. Austin TX, Landes Pub,

Kombine İntrakavernozal Enjeksiyon ve Görsel Uyarı Testleri nin Erektil Disfonksiyon Tanısında Rolü

Kombine İntrakavernozal Enjeksiyon ve Görsel Uyarı Testleri nin Erektil Disfonksiyon Tanısında Rolü Kombine İntrakavernozal Enjeksiyon ve Görsel Uyarı Testleri nin Erektil Disfonksiyon Tanısında Rolü Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Murat TUNCER Sunu planı: ED tanım, prevalans

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

Değerlendirme. Seksüel Anamnez Detaylı bir medikal ve psikolojik anamnez Partnerle görüşme Medikal anamnez Seksüel anamnez

Değerlendirme. Seksüel Anamnez Detaylı bir medikal ve psikolojik anamnez Partnerle görüşme Medikal anamnez Seksüel anamnez Dr. MANSUR DAĞGÜLLİ Epidemiyoloji Memnun edici seksüel performansa izin verecek yeterli ereksiyonu sağlamak ve devam ettirmedeki kalıcı yetersizlik Hem etkilenen kişiler hem de onların partner ve ailelerinin

Detaylı

EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ

EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI Doç.Dr.Mitat KOZ Fiziksel Uygunluk Test Sonuçları Klinik Egzersiz Test Sonuçları Fiziksel Uygunluk Test Sonuçlarının Yorumlanması Bireyler arası karşılaştırmalar

Detaylı

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının

Detaylı

YEREL ET K KURULLARLA LG L FAYDALI B LG LER fiule OKTAY, Prof. Dr., Oktay ÖZDEM R, Doç. Dr. Omega - CRO

YEREL ET K KURULLARLA LG L FAYDALI B LG LER fiule OKTAY, Prof. Dr., Oktay ÖZDEM R, Doç. Dr. Omega - CRO D ergimizin 7. sayısında yer alan ve T.C. Sa lık Bakanlı ı laç ve Eczacılık Genel Müdürlü ü nden Seyfullah Da ıstanlı, Hilal Aybars ve Sevinç Yazgan tarafından hazırlanan Türkiye de Kinilk laç Arafltırmaları

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ STANBUL. 17-18 EK M 2009 The Marmara Hotel, stanbul

ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ STANBUL. 17-18 EK M 2009 The Marmara Hotel, stanbul ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ STANBUL 17-18 EK M 2009 The Marmara Hotel, stanbul ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ STANBUL ÖNSÖZ De erli Meslektafllar m z, Türk Üroloji Derne i, Türkiye ESRU, Endoüroloji Derne

Detaylı

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri ÖNEMLİ! İlaçlarınızı düzenli kullanmanız çok önemlidir. Kilonuza dikkat ediniz. Ani bir kan şekeri düşmesi (hipoglisemi) durumuna karşı yanınızda her zaman birkaç adet şeker bulundurunuz. Mutlaka egzersiz

Detaylı

Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda

Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda Say n Meslektafllar m z, Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda bafl döndürücü flekilde h zl ilerlemeler olmaktad r. Bu geliflmelerin en fazla oldu u

Detaylı

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Hasta Rehberi Say 7 GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Genç Yetiflkinlerde Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 7 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading

Detaylı

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname Teknik Alan BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Buluş, böbreküstü bezi yetmezliğinin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Dr. Mustafa Melih Çulha

Dr. Mustafa Melih Çulha Dr. Mustafa Melih Çulha ED li hastanın değerlendirilmesinde hem organik hem de psikojenik etkenlerin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Hastanın etyolojisini hızlı ve etkin bir şekilde ortaya

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

APAH: konjenital kalp hastalığı. Prof. Dr. Sanem Nalbantgil Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD 2015 ADHAD 2. PAH OKULU

APAH: konjenital kalp hastalığı. Prof. Dr. Sanem Nalbantgil Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD 2015 ADHAD 2. PAH OKULU APAH: konjenital kalp hastalığı Prof. Dr. Sanem Nalbantgil Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD 2015 ADHAD 2. PAH OKULU Klinik Sınıflama 2009 Eisenmenger Sendromu ve sistemik komplikasyonlar European

Detaylı

ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ ANTALYA. 21-22 KASIM 2009 Sheraton Hotel, Antalya

ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ ANTALYA. 21-22 KASIM 2009 Sheraton Hotel, Antalya ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ ANTALYA 21-22 KASIM 2009 Sheraton Hotel, Antalya ULUSAL B L NÇLE GÜNCEL ÜROLOJ ANTALYA ÖNSÖZ De erli Meslektafllar m z, Türk Üroloji Derne i, Türkiye ESRU, Endoüroloji Derne

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI Portal Adres NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI : www.cayyolu.com.tr İçeriği : Gündem : http://www.cayyolu.com.tr/haber/nijerya-dan-gelen-yolcuda-ebolaya-rastlanmadi/96318 1/3 SAGLIK IÇIN EGZERSIZ

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı.

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı. Horlama ve Uyku Apne Sendromu BEZMİÂLEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Polikliniği rtibat : 0212 453 17 00 GH-02 V;01/2010 Horlama ve Uyku Apne Sendromu

Detaylı

Kalp hastal klar nda cinsel aktivite

Kalp hastal klar nda cinsel aktivite 264 E itim Education Sexual activity in cardiac patients Özgür Kartal, Ersan Tatl, Volkan nal*, Levent Yamanel* Sar kam fl Askeri Hastanesi, Dahiliye Klini i, Sar kam fl, Kars, Türkiye *GATA Acil Dahiliye

Detaylı

EGZERSİZ REÇETESİNİN GENEL PRENSİPLERİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

EGZERSİZ REÇETESİNİN GENEL PRENSİPLERİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ EGZERSİZ REÇETESİNİN GENEL PRENSİPLERİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ EGZERSİZ REÇETESİ? Egzersiz reçetesi bireylere sistematik ve bireyselleştirilmiş fiziksel aktivite önerileri yapılmasıdır. EGZERSİZ REÇETESİNİN GENEL

Detaylı

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler 1 TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku ve Kriminoloji Araflt rma ve Uygulama Merkezi 2003

Detaylı

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ Kadın İdrar İnkontinansı Dr. M.NURİ BODAKÇİ Genel populasyonun çoğunda özellikle kadınlarda ve yaşlılarda mesane disfonksiyonu vardır. ICS üriner inkontinansı; objektif olarak gösterilebilen ve sosyal

Detaylı

Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü

Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü - doi: 10.17932/ IAU.IAUD.m.13091352.2015.7/26.15-21 Şerzan ASLAN 1

Detaylı

BALIK YAĞI MI BALIK MI?

BALIK YAĞI MI BALIK MI? BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKĐBĐNDE HEMŞĐRE ve REHABĐLĐTASYON. Yrd. Doç. Dr. Nilay Şahin Selçuk Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD.

YOĞUN BAKIM EKĐBĐNDE HEMŞĐRE ve REHABĐLĐTASYON. Yrd. Doç. Dr. Nilay Şahin Selçuk Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD. YOĞUN BAKIM EKĐBĐNDE HEMŞĐRE ve REHABĐLĐTASYON Yrd. Doç. Dr. Nilay Şahin Selçuk Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD. Rehabilitasyonun Tanımı Fizyolojik veya anatomik yetersizliği

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Deomed Medikal Yay nc l k

Deomed Medikal Yay nc l k Deomed Medikal Yay nc l k Schiltenwolf / Henningsen Muskuloskeletal A r lar Biyopsikososyal Yaklafl mla Tan ve Tedavi Türkçe Editörü / M. Sar do an Çeviri / A. Kasabal gil 16.5 x 24 cm, XVI + 320 Sayfa

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid

Detaylı

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; PROLAKTİNOMA Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; Prolaktinoma beyinde yer alan hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörüdür. Kanserleşmez ancak hormonal dengeyi bozar. Prolaktin hormonu

Detaylı

Yeni Anket Verisi Girişi

Yeni Anket Verisi Girişi Yeni Anket Verisi Girişi lara ait kimlik verileri kesinlikle başka bir alanda paylaşılmayacaktır. ya ait özel veriler, sadece bilimsel çalışma merkezinin kendisi tarafından görüntülenebilecektir. proje

Detaylı

ULUSLARARASI 2. STANBUL ÜROL T YAZ S GÜNLER 09-10 Aral k, 2011

ULUSLARARASI 2. STANBUL ÜROL T YAZ S GÜNLER 09-10 Aral k, 2011 ULUSLARARASI 2. STANBUL ÜROL T YAZ S GÜNLER 09-10 Aral k, 2011 Dedeman Otel stanbul / Türkiye www.urolithiasis2011.org De erli meslektafllar m, Sizleri 2009 y l nda gerçeklefltirmeye bafllayarak üriner

Detaylı

Şeker Hastalığı Nedir? Neden Önemlidir?

Şeker Hastalığı Nedir? Neden Önemlidir? Aile Hekimliği Sürekli Mesleki Gelişim Programı Hayatınız boyunca öngöremediğiniz ve hayat kalitenizi düşürecek pek çok sorun yaşayabilirsiniz. Şeker hastalığı(kısa olarak Diyabet diyebiliriz) ve obezite

Detaylı

TRAVMATİK SPİNAL KORD LEZYONLARINDA MEDİKAL TEDAVİ

TRAVMATİK SPİNAL KORD LEZYONLARINDA MEDİKAL TEDAVİ TRAVMATİK SPİNAL KORD LEZYONLARINDA MEDİKAL TEDAVİ Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü Omurilik Hasarı Birincil hasar İkincil hasar Sistemik değişiklikler (bradikardi, hipotansiyon,

Detaylı

EREKTİL DİSFONKSİYONUN PDE-5 İNHİBİTÖRLERİ İLE TEDAVİSİNDE YENİLİKLER

EREKTİL DİSFONKSİYONUN PDE-5 İNHİBİTÖRLERİ İLE TEDAVİSİNDE YENİLİKLER EREKTİL DİSFONKSİYONUN PDE-5 İNHİBİTÖRLERİ İLE TEDAVİSİNDE YENİLİKLER Doç. Dr. Sezgin GÜVEL Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi cinsel uyarı Endotelyal Hücre (enos) NANC

Detaylı

Tarifname KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON

Tarifname KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON 1 Tarifname Teknik Alan KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON Buluş, kronik yorgunluk sendromunun tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

CPAP TEDAVİSİ. Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. www.uykubozuklugu.com

CPAP TEDAVİSİ. Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. www.uykubozuklugu.com CPAP TEDAVİSİ Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi www.uykubozuklugu.com UZUN DÖNEMDE Hipertansiyon Felç Aritmiler İnfarktüs KISA DÖNEMDE Yaşam Kalitesinde kötüleşme

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE

Detaylı

GUNCEL TIP AKADEMISI 17-19 NISAN K. K. T. C ARTEMIS OTEL. BAFRA

GUNCEL TIP AKADEMISI 17-19 NISAN K. K. T. C ARTEMIS OTEL. BAFRA GUNCEL TIP AKADEMISI 17-19 NISAN 2009 ARTEMIS OTEL. BAFRA K. K. T. C B L MSEL KURUL Doç. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi T p Fakültesi, Fiziksel T p ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dal, Ankara Prof. Dr.

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Bir ARB Olarak Olmesartan. Prof. Dr. Tevfik Ecder İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı

Bir ARB Olarak Olmesartan. Prof. Dr. Tevfik Ecder İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı Bir ARB Olarak Olmesartan Prof. Dr. Tevfik Ecder İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı PatenT (Prevalence, awareness, treatment and control of hypertension

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,

Detaylı

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım 1961 yılında Malatya da doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Malatya da tamamladım.1978 yılında girdiğim Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1984 yılında bitirdim. 1984-1987 yılları arasında Çanakkale ve

Detaylı

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ AMAÇ 2001 yılında 4691 sayılı yasayla kurulan Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde; teknolojik bilginin üretilmesi, üretilen bilginin ticarileştirilmesi, üründe ve üretim yöntemlerinde

Detaylı

BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM)

BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) Buğday rüşeymi buğday başağının alt kısmında bulunan embriyodur. Buğdayın 1 tonundan sadece 1 kilogram rüşeym elde edilebilmektedir. Rüşeym özel yöntemlerle elde edilmediği

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 151 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda iletişimin en önemli araçlarından biri olan ses, kişinin duygusal yapısını yansıtan bir olaydır. Yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma konuşma

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber

Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber Sağlıklı, güçlü kuvvetli bir erkeksiniz ama çocuğunuz olmuyorsa bu önemli sorunun sebebi yediklerinizle ilgili olabilir. Erkekler üzerinde yapılan bilimsel

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin Madde: Her bir ampul 1000 mg Kolin alfoskerat a

Detaylı

Tablo 2 Üniversitelerdeki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Programlar ve Kontenjanları*

Tablo 2 Üniversitelerdeki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yapılacak Programlar ve Kontenjanları* Üniversitelerdeki Tıpta Uzmanlık Eğitim Dalları ve Kontenjanları Abant İzzet Baysal Üniversitesi 100111016 Acil Tıp 4 K 1 - - 100111043 Anesteziyoloji ve Reanimasyon 5 K 1 - - 100111088 Çocuk Sağlığı ve

Detaylı

Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı. Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı. Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Göğüs ağrısı ile ne sıklıkta karşılaşıyoruz? Göğüs ağrısı ile ne sıklıkta karşılaşıyoruz? İngiltere

Detaylı

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Teknik Alan Buluş, parkinson hastalığının semptomatik tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yabancı Dil: İngilizce. Uluslararası dergilerde yayınlanan makaleler

ÖZGEÇMİŞ. Yabancı Dil: İngilizce. Uluslararası dergilerde yayınlanan makaleler ÖZGEÇMİŞ Adı : Derya Soyadı: : Özcanlı Atik Doğum Yeri : ADANA-Kozan Doğum Tarihi : 01.03.1981 Medeni Hali : Evli Tel: 0534 970 1568 E-posta: deryaatik@osmaniye.edu.tr EĞİTİM DURUMU: Mezun Olduğu Üniversite:

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur.

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur. OTİZM NEDİR? Otizm, sosyal ve iletişim Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur. GÖRÜLME SIKLIĞI Son verilere göre 110 çocuktan birini etkilediği kabul edilmektedir

Detaylı

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi DİYALİZ-MORTALİTE 200 ölüm/1000 hasta-yıl. USRDS-2011 En önemli ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. USRDS -2011:

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

D- BU AMELİYATIN RİSKLERİ Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler:

D- BU AMELİYATIN RİSKLERİ Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler: Mikro TESE Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Mikroskopik TESE ameliyatı genel, veya bolgesel anestezi altında yapılabilir. Skrotum (torba) orta hattan 4 cm lik bir kesi yapılırak testislere ulaşılır ve testisler

Detaylı

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi Yüksel Baykara ACAR YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yrd. Doç. Dr. Yüksel Baykara Acar Hacettepe Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü nde Ö retim Üyesi olarak görev

Detaylı

Andropozun temel nedeni testosteron hormonunun azalmasıdır.

Andropozun temel nedeni testosteron hormonunun azalmasıdır. Andropozun temel nedeni testosteron hormonunun azalmasıdır. Testosteron noksanlığının erkekleri en çok ilgilendiren yanı, libido ve potens azalmasıdır. Cinsel arzunun azalması, orgazm hissinin zayıflaması,

Detaylı

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları DOÇ. DR. GÖKÇEN ORHAN Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İSTANBUL Euroscore risk sınflaması STS risk

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi

Detaylı

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU?

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? TABİ Kİ HAYIR, HER HASTAYA VERMELİYİZ DR. SABRİ DEMİ RCAN Beta Blokerler Adrenerjik reseptörler katekolaminler tarafından stimüle edilen G-protein

Detaylı

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. Hepatit B HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. HBV nas l yay l r? Hepatit B, hepatit B li kiflilerin kan veya vücut s v lar yoluyla

Detaylı

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI I. AMAÇ ve KAPSAM MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI Madde 1. Bu esasların amacı, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim elemanlarının ulusal ve uluslararası düzeyde

Detaylı

Diabetik Nöropatide Kök Hücre Tedavisi Doç.Dr.Mehmet Bozkurt Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi; Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik

Diabetik Nöropatide Kök Hücre Tedavisi Doç.Dr.Mehmet Bozkurt Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi; Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik Diabetik Nöropatide Kök Hücre Tedavisi Doç.Dr.Mehmet Bozkurt Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi; Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği,Yara Bakım Merkezi İstanbul Tanım Diabetik

Detaylı

Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi!

Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! www.kenthospital.com Kent Hastanesi, hepimizden önce çocuklarımızın hastanesi! Çünkü, çocuklarımız, hepimizin geleceği! Kuruluşumuzdan bu yana

Detaylı

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm)

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm) 3. KANAL KONSTRÜKS YONU Türk Standart ve fiartnamelerinde kanal konstrüksiyonu üzerinde fazla durulmam flt r. Bay nd rl k Bakanl fiartnamesine göre, bas nç s - n fland rmas na ve takviye durumuna bak lmaks

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III NÖROLOJİK BİLİMLER VE PSİKİYATRİ DERS KURULU (Dönem III, Kurul 7)

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III NÖROLOJİK BİLİMLER VE PSİKİYATRİ DERS KURULU (Dönem III, Kurul 7) MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III NÖROLOJİK BİLİMLER VE PSİKİYATRİ DERS KURULU (Dönem III, Kurul 7) DEKAN DEKAN YRD. BAŞKORDİNATÖR BAŞKORDİNATÖR YRD. BAŞKORDİNATÖR YRD.

Detaylı

KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S

KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S 2 KARD YOVASKÜLER R SK PLATFORMU ORTAK B LD R S Afla da ad bulunan uzmanl k dernekleri, ülkemizde kalp damar hastal klar n n azalt lmas için, kardiyovasküler

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Mart 2009. Say 5. ENDOÜROLOJ DERNE ADINA SAH B Prof. Dr. Bülent Oktay. GENEL YAYIN YÖNETMEN Prof. Dr. Tibet Erdo ru

Mart 2009. Say 5. ENDOÜROLOJ DERNE ADINA SAH B Prof. Dr. Bülent Oktay. GENEL YAYIN YÖNETMEN Prof. Dr. Tibet Erdo ru ISSN: 1308-3287 Mart 2009 Say 5 ENDOÜROLOJ DERNE YAYIN ORGANIDIR Endoüroloji Derne i Prof. Dr. Nurettin Öktem Sokak Lale Palas Apt. 18/2 fiiflli 34382 stanbul Tel: (212) 232 4689 241 7662 Faks: (212) 233

Detaylı

ÇOCUK ST SMARI ve HMAL NE MULT D S PL NER YAKLAfiIM

ÇOCUK ST SMARI ve HMAL NE MULT D S PL NER YAKLAfiIM ÇOCUK ST SMARI ve HMAL NE MULT D S PL NER YAKLAfiIM 16-17 May s 2006, ANKARA Gazi Üniversitesi T p Fakültesi Konferans Salonu Çocuk stismar n ve hmalini Önleme Derne i ve Gazi Üniversitesi Çocuk Koruma

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

YENİ ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA PROFİLAKSİ

YENİ ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA PROFİLAKSİ YENİ ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA PROFİLAKSİ Dr Nur Kır İstanbul Tıp Fakültesi 1. RETİNA GÜNLERİ İSTANBUL 2013 AREDS I Çalışması (2001) Amaç: Farklı evrelerdeki YBMD hastalarında yüksek doz antioksidan ve minerallerin

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

Karar No : 405 Karar Tarihi : 18/04/2011

Karar No : 405 Karar Tarihi : 18/04/2011 Karar No : 405 Karar Tarihi : 18/04/2011 Yurt Partisi Genel Başkanlığınca Kurulumuza verilen aday listeleri 11/4/2011 tarihi itibariyle incelemeye alınmış olup, yapılan inceleme sonucu ilgili siyasi partinin

Detaylı

Hasta Rehberi Say 14. NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 14. NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 14 NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber ntraüterin Büyüme Gerili i - Say 14 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,

Detaylı