KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI GÖZTEPE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1.KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KLİNİĞİ KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ TIPTA UZMANLIK TEZİ DR. ARMAĞAN AKSU İSTANBUL-2009

2 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI GÖZTEPE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1.KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KLİNİĞİ KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ TIPTA UZMANLIK TEZİ DR. ARMAĞAN AKSU Danışman PROF.DR. ERDAL KAYA İSTANBUL-2009

3 TEŞEKKÜR Eğitimim boyunca katkıları bulunan Hastanemiz Başhekimi Sn.Prof.Dr. Hamit Okur a, Değerli hocalarım Prof.Dr. Erdal Kaya, Doç.Dr. Neşe Yücel ve Doç.Dr. Necdet Süer e, Klinik Şef Yardımcımız Op.Dr. Kadir Güzin e, Uzmanlarımız Op.Dr. Oğuz Aygün, Op.Dr. Şebnem Ergüler, Op.Dr. Canan Gökçen, Op.Dr. Murat Naki ve diğer tüm uzmanlarımıza, Tüm asistan arkadaşlarım, hemşirelerimiz ve personelimize, Benden hiçbir zaman desteğini esirgemeyen aileme, Hayalimdeki mesleğe kavuşmam için sabır ve azimle beni destekleyen eşim Dr. Mehmet Şirin Aksu ya çok teşekkür ederim. Dr. Armağan Aksu i

4 İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR... i İÇİNDEKİLER....ii KISALTMALAR... iv TABLO LİSTESİ... v ŞEKİL LİSTESİ... vi ÖZET... vii SUMMARY... viii GİRİŞ VE AMAÇ... 1 GENEL BİLGİLER... 3 ENDOMETRİOZİS... 3 TANITIM... 3 İnsidans... 3 Epidemiyoloji... 4 Patogenez... 4 Teoriler Retrograt Menstruasyon Teorisi Çölemik Metaplazi Teorisi İndüksiyon Teorisi Embriyonik Kalıntı Teorisi Lenfatik ve Vasküler Yayılım Teorileri... 7 Ovarian Endometriozis Patogenezi... 8 TANI... 9 Semptomlar ve Bulgular... 9 Endometriozis ve İnfertilite Laboratuvar Bulguları Serum Belirteçleri Görüntüleme Yöntemleri Cerrahi Tanı ii

5 TEDAVİ Medikal Tedavi Cerrahi Tedavi Ovarian Endometriomalarda Cerrahi Tedavi Laparoskopik Kistektomi Ve Laparoskopik Ablasyon MATÜR KİSTİK TERATOM BENİGN EPİTELYAL OVER TÜMÖRLERİ FOLİKÜLOGENEZ GEREÇ VE YÖNTEM Istatistiksel Analiz BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ KAYNAKLAR TEZ ONAY SAYFASI iii

6 KISALTMALAR E2: Estradiol FSH: Folikül Stimule Edici Hormon GnRH: Gonadotropin Salgılatıcı Hormon GnRHa: Gonadotropin Salgılatıcı Hormon Agonisti IVF: In Vitro Fertilizasyon KOH: Kontrollü Ovarian Hiperstimülasyon KTP: Potasyum Titanil Fosfat L/S: Laparoskopi L/T: Laparotomi MRI: Manyetik Rezonans Görüntüleme YÜT: Yardımcı Üreme Teknikleri iv

7 TABLO LİSTESİ Tablo-1: Endometrioma Grubunun Yaş Ortalamaları ve Obstetrik Öykülerine Ait Özellikler Tablo-2: Dermoid Kist Grubunun Yaş Ortalamaları ve Obstetrik Öykülerine Ait Özellikler Tablo-3: Seröz Kistadenom Grubunun Yaş Ortalamaları ve Obstetri Öykülerine Ait Özellikler Tablo-4: Grupların Dismenore ve İnfertilite Öykülerine Ait Özellikler Tablo-5: Gruplar Arasında L/S, L/T Oranları Tablo-6: Grupların Kist Çapı Ortalamaları Tablo-7: L/S, L/T ye Göre Kist Çapı Ortalamaları Tablo-8: Grupların Patoloji Spesmenlerinde Over Dokusuna Rastlanma Sıklığı Tablo-9: Grupların Operasyon Tipine Göre Patolojilerinde Over Dokusuna Rastlanma Sıklığı Tablo-10: Over Dokusunun Morfolojik Özelliklerinin Gruplara Göre Dağılımı Tablo-11: Endometrioma Grubu ve Seröz Kist Grubunun Kist Duvar Kalınlığı ortalamalarına Göre Karşılaştırılması Tablo-12: Endometrioma ve Seröz Kist Gruplarının L/S, L/T ye Göre Duvar Kalınlığı Ortalamalarının Karşılaştırılması v

8 ŞEKİL LİSTESİ Şekil-1: Endometrioma kist duvarından 1 mm penetrasyon derinliğinde endometrial gland ve stroma. Hematoksilen-eozin, X 40 lık büyütme Şekil-2: Endometrioma kist duvarında gözlenen primordial foliküller. Hematoksilen-eozin, X 200 lük büyütme Şekil-3: Endometrioma kist duvarında primordial ve sekonder foliküller. Hematoksilen-eozin, X 200 lük büyütme Şekil-4: Matür kistik teratom. Hematoksilen-eozin, X 40'lık büyütme Şekil-5: Seröz kistadenoma kist duvarı. Hematoksilen- eozin, X 40 lık Büyütme vi

9 ÖZET Amaç: Kliniğimizde Opere Edilen Benign Over Kistlerinin Histopatolojik Açıdan Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi Gereçler ve Yöntem: Kadınlarda pelvik kitleler yaygın olarak görülür ve reproduktif organları veya jinekolojik olmayan yapıları içerebilir. Hiçbir şikayeti olmayan kadınlarda rutin pelvik muayene sırasında tespit edilebilir veya semptomlara neden olabilir. Üreme çağındaki kadınlarda benign over kistleri oldukça sık görülmektedir. Tedavisinde konservatif cerrahi uygulanmaktadır. Günümüzde laparoskopi tercih edilen cerrahi yöntemdir. Ancak özellikle endometrioma nedeni ile uygulanacak cerrahi girişimlerde kistektomi ya da ablatif yöntemlerin birbirine üstünlüğü konusunda tartışmalar devam etmektedir. Çalışmamızda kliniğimizde benign over kisti nedeniyle kistektomi uygulanmış hastalardan elde edilen doku örneklerini histopatolojik olarak inceledik. Çalışmaya Ocak Haziran 2009 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniklerinde endometrioma (n=21), matür kistik teratom (n=14) ve seröz kistadenom (n=24) nedeniyle kist eksizyonu yapılmış toplam 59 hasta çalışmaya dahil edildi. Sonuç: Endometrioma grubunda, dermoid ve seröz kistadenom grubuna göre kist duvarı ile birlikte çıkarılan ovarian doku miktarı anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Ancak sadece %19,1 olguda çıkarılan foliküllerin sağlıklı ovarian dokuda gözlenen grade IV morfolojik özellikleri gösterdiği bulunmuştur. Bu bilgiler ışığında, endometriomalarda yoğun fibrotik doku ile birlikte önemli miktarda ovarian doku eksize edilmiştir, ancak normal ovarian dokuda görülmesi gereken morfolojik özellikler izlenmemiştir, muhtemelen non-fonksiyonel olduğu düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler:Bening Over Kistleri, Endometrioma, Dermoid Kist, Seröz Kistadenom vii

10 SUMMARY Aim: Histopathological Evaluation Of Benign Ovarian Cysts Operated İn Our Clinic, Retrospectively Materials and methods: Pelvic masses are common clinical findings and may involve the reproductive organs or nongynecologic structures. They may be identified in asymptomatic women during routine pelvic examination or may cause symptoms. Benign ovarian cysts are frequently seen in reproductive age group of women. Conservative surgical approaches are used in the treatment. Currently laparoscopy is the preferred method of treatment. But whether cystectomy or ablative procedures should be used in the surgical treatment of endometriomas is on issue of continuing debate. We have investigated histopathologically the tissue preparations of the women who had been performed cystectomy. A total of 59 patients who had been performed cystectomy for a diagnosis of endometrioma (n=21), dermoid cyst (n=14) or serous cystadenoma (n=24) in the Department of Obstetrics/Gynecology, Goztepe Educational and Training Hospital, during January 2008 June 2009 were included in this study. Results: The amount of ovarian tissue excised with cyst wall were significantly higher in endometrioma group than in dermoid and serous cystadenoma groups (p<0,05). But it was found that only in 19,1 % of the cases, excised follicles were showing morphological characteristics of grade IV follicles seen in healthy ovarian tissues. It was seen that a significant amount of ovarian tissue was excised along with a dense fibrotic tissue in endometrioma cases. But morphological characteristics that should be seen in normal ovarian tissue were not observed suggesting that it is nonfunctional. Key Words: Bening Ovarian Cysts, Dermoid Cyst, Endometrioma, Serous Cystadenoma, viii

11 GİRİŞ VE AMAÇ Kadınlarda pelvik kitleler yaygın olarak görülür ve reproduktif organları veya jinekolojik olmayan yapıları içerebilir. Hiçbir şikayeti olmayan kadınlarda rutin pelvik muayene sırasında tespit edilebilir veya semptomlara neden olabilirler. Tipik şikayetler ağrı, dismenore, baskı hissi ve anormal uterin kanamadır. Pelvik kitlelerin çoğu sonradan oluşan lezyonlar olmasına rağmen bir kısmını konjenital anomaliler oluşturur. Ovarian kitleler genellikle kistik yapıdadır ve yaklaşık %85 i benigndir. Demografik çalışmalarda ovarian kistlerin insidansı %5-15 arasında değişkenlik göstermektedir ve üçte ikisi yaş arası kadınlarda görülmektedir. Endometrioma, matür kistik teratom, seröz kistadenomlar en sık görülen over kistleridir. Kesin tedavi cerrahidir. Ancak özellikle endometriomada hangi cerrahi tekniğin seçilmesi gerektiği konusu tartışmalıdır. Endometriozisin, çoğunlukla reprodüktif yaş gruplarında görülmesi ve infertilite ile birliktelik göstermesi ovarian kistektomiye şüphe ile bakılmasına neden olmuştur. Endometrioma fibrozis ile çevrili olduğu, yapılan operasyon sırasında çoğu zaman klivaj planını bulmanın zorluğundan dolayı ve oositler kapsülün çok yakınında kapsülü çevrelediği için kistektominin ovarian doku kaybına sebep olduğu ileri sürülmektedir. Bu sebeplerden dolayı ovarian rezervin azalacağı ve zaten infertilite potansiyeli olan hastaların ileri dönemdeki reprodüktif performansının 1

12 etkileneceğinden endişe duyulmaktadır. Bu araştırmacılar kistektomi yerine fenastrasyon ve koagülasyon/ablasyon yönteminin tercih edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Biz çalışmamızda kliniğimizde opere edilen benign over kistlerini retrospektif olarak histopatolojik açıdan değerlendirdik. Oluşturduğumuz grupları operasyon tipleri, eksize edilen kistlerin çapı, duvar kalınlıkları, kist duvarıyla birlikte eksize edilen over dokusunun sıklığı ve morfolojilerini karşılaştırmayı amaçladık. 2

13 GENEL BİLGİLER ENDOMETRİOZİS TANITIM Endometriozis, endometrial gland ve stromanın uterus dışında bulunması olarak tanımlanan, kronik nonmenstruel ağrı ve subfertiliteye yol açabilen ve sık görülen jinekolojik hastalıklardan biridir. Endometriozis hormona bağımlı bir hastalıktır ve öncelikle reproduktif yaş grubu kadınlarda görülür. Tipik implantasyon yerleri pelvik organlar ve peritondur. Ayrıca barsak, mesane, üreteri de içine alan yaygın adezyonlara yol açabileceği gibi akciğer, insizyon yeri gibi pek çok ekstrapelvik alanlarda da izlenebilir. İnsidans Endometriozisin insidansını belirlemek, hastalığı olan kadınların sıklıkla asemptomatik olmasından ve görüntüleme modalitelerinin sensitivitesi tanı için düşük olduğundan güçtür. Çünkü kesin tanı ancak cerrahi ile konulabilmektedir. Araştırmacılar endometriozisin cerrahi tanıyla yıllık insidansının yaş arası her 1000 kadında 1.6 olduğunu belirtmişlerdir (1). Bununla birlikte infertilite ve pelvik ağrıyla ilişkisinden dolayı bu hasta gruplarında daha yaygındır. Sadece infertil olan kadınlarda prevalansı % arasında ve hem infertil hem pelvik ağrısı olanlarda 3

14 %40-50 arasındadır (2-3). Endometriozisin, infertilite nedeniyle laparoskopi yapılan populasyonda %2,1-78 arasında, pelvik ağrı nedeniyle yapılan laparoskopide ise %4,5-82 arasında değiştiği bildirilmektedir (4). Tuba ligasyonu yapılan asemptomatik kadınlarda endometriozis prevalansı %3 ile 43 arasında bildirilmiştir (5). Epidemiyoloji Endometriozis primer olarak reprodüktif çağdaki kadınlarda olmakla birlikte adölesanlarda ve postmenapozal kadınlarda da görülebilir (6). Missmer ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada endometriozis insidansını en sık yaş arasındaki kadınlarda, en az oranda 44 yaş üzeri kadınlarda saptanmıştır (7). Adölesan dönemde saptanan endometriozis vakalarının birçoğu müllerian anomali, servikal veya vaginal stenozla ilişkilidir (8). Endometriozis nedeniyle cerrahi olarak tedavi edilen hastaların % 5 inden azı postmenapozal dönemdedir ve bu kadınların çoğu östrojen replasman tedavisi almıştır (9). Endometriozisin sıklıkla reprodüktif çağdaki kadınlarda görülmesi, patogenezinde östrojenik ortamın rol oynadığı fikrini desteklemektedir. Hormonal faktörlere ek olarak, menstruel siklus özellikleri, reprodüktif öykü, vücut özellikleri, yaşam stili ve çevresel faktörler endometriozis için risk faktörleridir. Erken menarş, kısa menstruel siklus, menses süresinin uzun olması, menses miktarının fazla olması, nulliparite endometriozis için artmış riskle ilişkilidir. Parite ile olan ilişki endometriozisi olan kadınlardaki infertilite prevalansı ile ilgili olabilmesine rağmen, multipar kadınlarda endometriozis gelişme riskinin daha düşük olduğu öne sürülmektedir. Her gebeliğin menstruel kanamaya maruziyeti azaltması ve doğum sırasında serviksin dilate olması ile postpartum menstruel akışın artması olası mekanizmalar olarak düşünülmektedir. PATOGENEZ Endometriozis oldukça sık görülen bir hastalık olmasına rağmen etyopatogenezi tam olarak aydınlatılmamıştır ama kanıtlarla desteklenen bir çok teori tanımlanmıştır. 4

15 Teoriler 1. Retrograt menstruasyon teorisi 2. Çölemik metaplazi teorisi 3. İndüksiyon teorisi 4. Embriyonik kalıntı teorisi 5. Lenfatik ve vasküler yayılım teorisi 1. Retrograt Menstruasyon Teorisi En erken ve en çok kabul edilen teoridir. Tubalar boyunca retrograd menstruasyonla ve endometrial dokunun peritoneal kavite içine yayılmasıyla ilişkilidir. İlk kez Sampson tarafından 1927 de ortaya konmuştur. Bu teori menstruasyon sırasında endometrial dokunun tubalardan kaçarak peritoneal yüzeylere veya pelvik organlara implante olmasına dayanır (10). Geri gelen endometrium fragmanları peritoneal mezotelyuma yapışır ve istila eder, burada kan ihtiyacını sağlaması ile implante olan endometrium dokusu gelişimini ve büyümesini devam ettirir. Fallop tüpleri açık olan kadınların %76-90 ında laparoskopi ile retrograd menstruasyon olduğu gösterilmiştir (11). Van der Linden ve arkadaşları, tüm hastalarda menstruel sikluslarının erken foliküler fazında periton sıvısında endometrial hücrelere rastlamışlardır (12). Periton sıvısından elde edilen endometrial hücrelerin viabilite, implantasyon ve büyüme yeteneğine sahip oldukları saptanmıştır (13). Endometrial hücrelerin periton üzerine tutunmalarını sağlayan adheziv hücre yüzey moleküllerini (integrinler) eksprese ettikleri tespit edilmiştir (14). Ayrıca lokal neovaskülarizasyon için gerekli anjiogenetik faktörleri de üretirler (15). Serviksin intraabdominal menstruasyonuna izin verecek şekilde cerrahi transpozisyonu sonrası rheses maymunlarının %50 sinde endometriozis gözlenmiştir (16). Daha sık ve uzun süreli mensesli kadınlarda, retrograd menstruasyon dolayısıyla endometriozis gelişme riski daha yüksek görülmektedir (17). Müllerian anomalileri ve menstrüel kanın akışını engelleyen obstruksiyonu olan hastalarda endometriozis insidansı daha yüksektir (18). 5

16 2.Çölemik Metaplazi Teorisi Çölemik metaplazi teorisi, parietal peritonun metaplastik transformasyona uğrayarak histolojik olarak normal endometrium dokusuna transforme olmasıyla açıklanır. Erkeklerde, prepubertal ve adölesan kızlarda, primer amenoreik kadınlarda ve plevral kavite gibi alışılmadık bölgelerde görülen endometriozis vakaları çölemik metaplazi teorisini destekleyen kanıtlar olarak değerlendirilmektedir. Çünkü over ve uterusun öncü hücresi müllerian kanaldır, her ikisi de çölemik epitelyumdan türerler, metaplazi overyan endometriozisin gelişimini açıklayabilir. Plevral endometriozisin endometrial hücrelerin transdiafragmatik geçişi ile gelişebileceği de düşünülmektedir. Ayrıca endometriozisi olan erkeklerin östrojen tedavisi alıyor olmaları nedeniyle hastalığın müller kanal artığı olan prostatik utriküldeki endometrial hücre atıklarının hiperplazisi sonucu gelişebileceği fikri ileri sürülmüştür (19). Bu nedenle bu teoriyi destekleyen kanıtlar yeterli görünmemektedir (20,21). 3.İndüksiyon Teorisi Bu teoriye göre endojen biyokimyasal veya immunolojik faktörler indiferansiye peritoneal hücrelerin endometrial dokuya diferansiyasyonunu indüklemektedir. Varsayılan faktörlerin çoğu teşhis edilmesine rağmen, endometriozisli vakaların bazılarında hala bu hastalığın etyolojisi teşhis edilememiştir. Matsuura ve arkadaşları over yüzey epitelini in vitro olarak endometrial stromal hücreler ve 17 β estradiol ile kültüre ederek in vitro çölemik metaplazi gelişimini göstermişlerdir. Kullanılan estradiol konsantrasyonunun periton sıvısındakinin yaklaşık on katı olduğu belirtilmiştir. Bu yüksek konsantrasyon over yakınında bulunabileceğinden ovarian endometriozisi açıklayabileceği ileri sürülmüştür (22). 6

17 4. Embriyonik Kalıntı Teorisi Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında Van Recklinghausen ve Russel tarafından ortaya atılan teoriye göre, müllerian orjinli hücre kalıntıları spesifik bir uyarı ile aktive olarak endometrial dokuya dönüşebilmektedir. Premenarşal kızlardaki endometriozisin (23) ve östrojen alan erkeklerde görülen ender vakaların bu teori ile açıklanabileceği düşünülmüştür (24). 5. Lenfatik ve Vasküler Yayılım Teorisi Kanıtlar, endometriozisin, endometrial dokunun anormal lenfatik veya vasküler yayılımdan kaynaklanabileceğini desteklemektedir. Endometrial hücrelerin lenfatik sistem yoluyla plevra, umbilikus, retroperiton, alt ekstremite, vajen ve servikse metastazı bu yapılar arasındaki lenfatik bağlantı nedeniyle anatomik olarak mümkündür. Perine ve kasık gibi endometriozisin yaygın olmayan lokalizasyonunun bulguları bu teoriyi desteklemektedir (25). Kemik, kas, beyin, akciğer parankimi ve ekstremiteler gibi nadir endometriozis vakalarının lenfatik ve vasküler metastaz ile açıklanabileceği düşünülmektedir. Cerrahi skarlarda görülen endometriozisin ise, sezaryen veya diğer pelvik cerrahiler sırasında endometrial dokunun direkt transplantasyonu sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Endometriozis patogenezinde en yaygın kabul gören teori retrograd menstruasyon teorisidir. Ancak hemen tüm kadınlarda retrograd menstruasyon görülmesine rağmen niçin bazı kadınlarda endometriozis gelişiyor sorusu başka predispozan faktörlerin araştırılmasına neden olmuştur. Endometriozis, etkilenmiş kadınların birinci derece akrabaları arasında genel populasyona oranla 6-7 kat daha sık izlenir (26). Belirgin Mendelyen kalıtım paterni belirlenemediğinden multifaktöriyel kalıtım kabul edilmiştir. Endometrial hücrelerin mezotele tutunmasında, integrinler, intraselüler adezyon molekülü 1 (ICAM-1), vasküler hücre adezyon molekülü 1,TNF-α ve periton 7

18 hücrelerinden eksprese edilen hyaluranik asitin endometrial hücrelerde eksprese edilen CD4 reseptörüne bağlanmasının rol oynadığı düşünülmektedir. Matriks metalloproteinazların ve doku matriksmetalloproteinaz inhibitörlerinin aberan ekspresyonu, peritoneal yüzeye invazyonu ve reflü olan endometriuma invaze olabilme potansiyelini sağlar. Endometriozisli kadınlarda artan makrofajlardan salınan sitokinler, büyüme faktörleri peritoneal yüzeye tutunmayı kolaylaştırarak ve proliferasyon ve angiogenezisi stimule ederek ektopik endometriumun implantasyon ve gelişimine katkıda bulunurlar. Makrofajlardan köken olan Transforme Edici Büyüme Faktörü- β, Vasküler Endotelial Büyüme Faktörleri (VEGF) İnterlökin-1 (IL-1) ve İnterlökin 8 (IL-8) gibi sitokinlerin, peritona yapışık olan endometrial hücrelerin neovaskülarizasyonunu başlatarak, endometriozis gelişimine katkıda bulundukları düşünülmektedir (27). Ovarian Endometriozis Patogenezi Ovarian endometriozis, ilk kez Russel tarafından 1899 da adenokarsinom nedeniyle opere edilen premenopozal bir kadının diğer overinde uterin gland ve interglandüler bağ dokusunun görülmesi ile tanımlanmıştır. Endometrioma patogenezinde üç teori ileri sürülmüştür de Hughesdon tarafından tanımlanan hipoteze göre over yüzeyinde yer alan ve peritona adezyon gösteren yüzeyel endometrial implantların kanaması ile over korteksinin inversiyonu ve progresif invaginasyonu, 2- İnvagine olan epitelial inkluzyonlarının çölemik metaplaziye uğraması, 3- Sekonder olarak fonksiyonel over kistlerinin over yüzeyindeki endometriotik implantlarla tutulması. 8

19 Hughesdon endometriotik overlerin kesitlerinin incelenmesi ile vakaların %90 ında endometriotik kist duvarında primordial folliküllerin ve over korteksinin varlığını göstermiştir (28). Brosen ve arkadaşları endometriotik kistlerin iç yüzeylerinin laparoskopi ile inspeksiyon ve insitu biopsisi ile aktif endometriotik implantların kist inversiyonunun olduğu bölgelerde lokalize olduğunu göstermişler (29). Brosen ın ovarioskopi ve biopsi sonuçları Hughesdon ın teorisiyle uyuşmaktadır. Brosen; endometriomayı, ovarian yüzeye tutunan serbest superficial implantların kanaması sonucu ovarian korteksin progresiv invaginasyonu ve pseudokist formasyonu oluşumu olarak tanımlamaktadır. Nisolle ve Donnez endometriozis patogenezinin endometriotik odakların yeri ve tipine göre değiştiğini belirtmişlerdir. Peritoneal endometriozisin implantasyon yolu ile endometriomaların ovarian korteksten invagine olan mezotelial inklüzyonların çölemik metaplazisi ile geliştiğini ileri sürmüşlerdir. Rektovaginal endometriozisin ise implantasyon yolu ile oluşmadığını, rektovaginal septumdaki müllerian kalıntıların metaplazisi sonucu geliştiğini öne sürmüşlerdir (30). Bazı büyük endometriomaların, foliküler ve luteal over kistlerinin histolojik özelliklerini gösterdiğinin tespit edilmesi, fonksiyonel over kistlerinin endometrioma patogenezinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir (31). TANI Tanı için endometrial epitel, endometrial glandlar, endometrial stroma ve hemosiderin yüklü makrofajlardan en az iki tanesinin varlığı gereklidir (32). Bu yüzden endometriozisin kesin tanısı histopatolojik değerlendirme ile konulur. Semptom ve Bulgular Endometriozisli kadınlar asemptomatik olabilmesine rağmen, semptomatik olması yaygındır ve tipik olarak kronik pelvik ağrı ve infertilite mevcuttur. 9

20 Endometriozisin güncel ASRM sınıflandırması, hastalık tutulumunun boyutuyla tanımlanır. Böylece klinikte, geniş tutulumu olan kadınlar (evre4) şikayetsiz olabilir, buna karşın az tutulumu olan hastalık (evre1) hem subfertilite hem de ciddi bir ağrıyla gelebilir. Klinik belirtiler lezyonların sayı, genişlik, yayılım ve yapışıklıklarına, torsiyonla over anatomisinin bozulmasına ve hastanın yaşına göre değişmektedir. Daha önceki yıllarda dismenore ve disparoni tariflemeyen kadınlarda sekonder dismenore ve disparoni varlığı klinik olarak endometriozis şüphesini artırır. Endometriozise eşlik eden dismenore sıklıkla menstruel kanamanın başlangıcından önce gerçekleşir, genellikle menses boyunca ve bazen sonrasında da devam edebilir. Ağrı derin pelvis yerleşimli, diffüz, bel ve bacaklara yayılır tarzdadır. Disparoni sıklıkla rektovaginal septum ve uterosakral ligamanları içine alan hastalıkla ilişkilidir. Çoğu çalışmada endometriozis şiddeti ile pelvik ağrının derecesi arasında bir korelasyon saptanmamıştır (33,34). Endometriozisin rektum, üreter, mesane gibi komşu organları tutmasına bağlı semptomlarda görülebilir. Hastaların %15 inde barsak tutulumu, %4 ünde ise mesane ve üreter tutulumu görülmektedir. Plevral ve pulmoner tutulum, bilateral pnömotoraks ve bronşial obstrüksiyon olguları da tanımlanmıştır. Bunlar dışında umblikus, rektus abdominis kası, omentum, karaciğer, safra kesesi, sezaryen skarları, epizyotomi skarı, laparoskopik trokar giriş yerleri, siyatik sinir, santral sinir sistemi nadir tutulduğu bildirilen bölgelerdir (35). Endometriozis ve İnfertilite Subfertil kadınlarda endometriozis insidansı % dur(36). Halen endometriozis tanısı olan kadınlarda infertilitenin nedenine yönelik bilgiler netleşmemiştir. İleri evre endometriozisli kadınlarda bozulmuş pelvik anatominin, adezyonların; distal tubal obstrüksiyon, fimbrial aglütinasyon, proksimal tubal oklüzyon yaparak fertiliteyi düşürmesi beklenebilir. Masif dens adezyonlar oosit salınımını, tubal fonksiyonları engelleyebilir. IVF sonrası elde edilen sonuçlara göre hastalığın oosit kalitesi embriyogenez ve endometrial reseptivite gibi çeşitli basamaklarda fertiliteyi olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Minimal ve hafif endometriozisli kadınlarda IVF ile elde edilen aylık fekundabilite oranları normal pelvise sahip kadınlardan belirgin olarak az bulunmuştur (37). Bernhart ve 10

21 arkadaşları yayınladığı metaanalizde IVF başarı oranları endometriozisli kadınlarda, tubal faktörü olan kadınlardan daha düşük bulunmuştur ve prognoz stage III-IV hastalarda stage I-II ye göre daha kötüdür. Endometriozisli kadınlar tubal faktör infertilitesi olan kadınlarla karşılaştırıldığında pik östrojen konsantrasyonu, elde edilen oosit sayısı, implantasyon ve fertilizasyon oranları endometriozisli hastalarda düşük bulunmuştur (38). Pellicer ve arkadaşları yaptığı bir çalışmada endometriozisli kadınlardan toplanan oositlerin, endometriozisi olmayan kadınlardan elde edilenlere göre daha az sayıda blastomere sahip oldukları gözlenmiş, bu embriyolarda arrest ve anormal morfolojik gelişime daha sıklıkla rastlanmıştır (39). Bu sonuçlar endometriozis ve fertilite ilişkisinin sadece anatomik anormalliklere bağlanamayacağını göstermektedir. Ayrıca hücre adezyon moleküllerinden integrinlerin endometriumdaki siklik ekspresyonunun bozulması, uterin reseptivitenin azalması ve infertilite ile ilişkili olabilir (40). Endometriozis olgularında ovulatuar disfonksiyon, azalmış folikülgenezis, luteal faz defekti de infertilite nedeni olarak suçlanmıştır (41). Laboratuar Bulguları Serum Belirteçleri Çok sayıda serum markırı endometriozis teşhisine yardımcı olması için çalışılmıştır. Ama hiçbir serum markırı CA125 den fazla çalışılmamıştır. CA 125 çölemik epitel kaynaklı hücrelerde bulunan bir hücre yüzey antijenidir. Endometrium, endoserviks, fallop tüpleri periton, plevra, perikard gibi embriyonik çölemik epitelden köken olan tüm dokularda eksprese edilmektedir. Pek çok ileri evre endometriozis vakalarında yüksek serum CA 125 değerlerine rastlanmıştır. Yapılan çalışmalarda, endometriozisli hastalarda CA125 düzeylerinin yüksek seyrettiği ve CA 125 düzeyi ile hastalığın şiddeti arasında pozitif korelasyon bulunduğu görülmüştür (42). Bununla birlikte yüksek CA 125 düzeyleri endometriozis için spesifik değildir. Sentivitesi %27-94, spesifitesi %83-93 arasında değiştiği için tarama testi olarak kullanılması uygun değildir (43). Tedavi sonrası hastalığın takibinde ve rekürrenslerin belirlenmesinde önemlidir. CA 19-9 düzeylerinin endometriozisli 11

22 hastalarda yüksekliğine dair bazı çalışmalar bulunmaktadır (44). Plasental protein 14 (glikodelin), IL-6, leptin, karbonik anhidraz antikorları, antiendometrial antikorlar endometriozis tanısında çalışılan diğer belirteçlerdir. Görüntüleme Yöntemleri Endometrioma tanısında görüntüleme yöntemleri arasında ilk başvurulan ultrasonografidir. Transvaginal, transrektal veya transabdominal yolla uygulanmakta olup sensitivitesi %97, spesifitesi %96 dır (45,46). Ovarian endometriomaların %95 i ultrasonografi ile diffüz düşük internal eko içeren homojen hipoekoik lezyonlar olarak görülmektedir. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) endometrioma tanısını doğrulamada yararlı iken peritoneal lezyonları tanımlamada veya hastalığın yaygınlığını belirlemede faydalı görülmemektedir. Cerrahi Tanı Laparoskopi ile çıkartılan lezyonun histolojik incelemesi, endometriozis tanısı için altın standart olarak kabul edilen bir yöntemdir. Tanısal laparoskopi sırasında endometriozis açısından pelvik ve abdominal kavite sistematik şekilde değerlendirilmelidir. Bu inceleme; mesanenin, barsakların, uterusun, tüplerin, overlerin, cul-de-sac ın ve broad ligamentin tam inspeksiyonu ve künt bir probla palpasyonunu gerektirir. Karakteristik bulgular; peritonun serozal yüzeyinde rastlanan tipik barut yanığı lezyonlarını içerir. Bunlar siyah, koyu kahverengi, mavimsi nodüller ve değişen derecelerde fibrozisle çevrili eski kan içiren küçük kistlerdir. Endometriozis, ayrıca kırmızı implantlar (peteşial, veziküler, polipoid, hemorajik, alev gibi), seröz veya berrak veziküller, beyaz plaklar ya da skarlaşma, sarıkahverengi peritoneal diskolorasyon ve subovarian adezyonlar şeklinde de görülebilir (47,48). 12

23 TEDAVİ Medikal Tedavi Endometriozisin medikal tedavisi ektopik endometrium ile normal ötopik endometriumun tedaviye benzer şekilde cevap vereceği şeklindeki görüşe dayanmıştır. Günümüzde progestinler, danazol, oral kontraseptifler, GnRHa ve estrojen/progestin kombinasyonu, gestrinon, aromataz inhibitörleri ve GnRH antagonistleri tedavide kullanılan ilaçlardır. Cerrahi Tedavi Cerrahi tedavinin amacı, normal anatomik ilişkileri sağlamak ve görülebilen tüm endometriotik odakları yok etmektir. Tedavide üç ana kriter önemlidir; ağrıyı azaltmak, gebelik olasılığını arttırmak, rekürrensi olabildiğince geciktirmek. Cerrahi tedavi laparotomi veya laparoskopi ile yapılmaktadır. Sekiz çalışmanın metaanalizinde iki teknik arasında fark gözlenmemiştir (49). Bu çalışmalarda laparotomilerin çoğu ileri evre hastalık için yapılmıştır. Laparoskopi, daha kısa hastanede kalış süresi, daha hızlı iyileşme, azalmış maliyet, daha düşük adezyon formasyonu insidansı sağlaması nedeniyle laparotomiye tercih edilmektedir (50). Peritoneal implantlar unipolar veya bipolar aletlerle veya lazer ile keskin diseksiyonla yok edilebilir. Ancak hastalığın derinliği ve ablasyonun derinliği tam olarak tespit edilemediği için eksizyonun ablasyona göre daha etkili olduğu düşünülmektedir. Minimal ve hafif endometriozisle ilişkili infertilitenin tedavisinde cerrahinin yeri tartışmalıdır. Marcoux ve arkadaşlarının çok merkezli prospektif randomize Kanada çalışmasında açıklanamayan infertilitesi olup minimal veya hafif endometriozis saptanan 341 kadın (20-39 yaşları arasında) rezeksiyon/ablasyon (n:172) ya da diagnostik laparoskopi (n:169) olarak randomize edilmişler. Hastalar 13

24 postoperatif 36 hafta takip edilmiş. Gebe kalan hastalar gebeliğin ilk 20 haftasına kadar takip edilmişler. Tedavi grubundaki hastaların %30,7 si gebe kalırken, diagnostik laparoskopi grubunda %17,7 olarak saptanmış. Minimal ve hafif endometriozisli infertil kadınlarda laparoskopik rezeksiyon veya ablasyonun fekunditeyi artırdığı sonucuna varılmıştır (51). Tersine benzer şekilde tasarlanan İtalyan çalışması bu hipotezi desteklememiştir (52). İki çalışmanın sonuçlarının farklı olması; İtalyan çalışmasında hasta sayısının azlığı (54 e 47 hasta), hastaların infertilite sürelerinin daha uzun olması, endometriozis tanısının histolojik olarak doğrulanmaması, aktif kırmızı lezyonların veya non-aktif siyah, fibrotik lezyonların yüzdelerinin bilinmemesi nedeniyle olabilir (53). İki çalışmadan çıkan veriler birleştirildiğinde minimal ve hafif endometriozisin cerrahi tedavisinin fertiliteyi iyileştirebileceği sonucuna varılmıştır (54). İleri evre endometrioziste normal pelvik anatomiyi sağlamak için cerrahi uygulanmalıdır. İleri evre endometriozisli hastalarda konservatif laparoskopik cerrahinin değerlendirildiği 15 çalışmayı kapsayan 206 hastadan oluşan araştırmada gebelik oranları %47,6, aylık fekundite oranları ise %2,1-3,3 olarak bildirilmiştir (55). Ovarian Endometriomalarda Cerrahi Tedavi Ovarian endometriomaların tedavisinde medikal tedavinin yeri yoktur. Cerrahi tedavi standart olarak kabul edilmektedir. Kistektomi, drenaj, drenaj ve lazer veya bipolar ile koagülasyon, ooferektomi tedavi seçenekleridir. Laparoskopi ve laparotomi arasında gebelik oranları, aylık fekundite, kist rekürrensi açısından farklılık bulunmamıştır (56,57). Laparoskopi ile hastanede kalış süresi, iyileşme süresi ve maliyet daha az olduğu için ilk seçenek olarak kullanılmaktadır. 14

25 Laparoskopik Kistektomi ve Laparoskopik Ablasyon Endometriomaların cerrahi tedavisinde hangi tekniğin seçilmesi gerektiği halen tartışma konusudur. Kist duvar eksizyonu sonrası foliküler rezervin, ovarian volumun dolayısıyla fertilitenin azalabileceğini, kist eksizyonunun overtreatment olduğunu bildiren bazı araştırmacılar fenestrasyon/ablasyon yöntemi ile ovarian rezervi etkilemeden endometriomaların etkin bir şekilde tedavi edilebileceğini bildirmektedir. Beretta ve arkadaşlarının yaptığı prospektif, klinik çalışmada ileri evre endometriozisli 64 hasta; kistektomi ve laparoskopik drenaj ve bipolar koagulasyon olarak randomize edilmiş. 24 ay sonunda kümülatif rekürrens ve gebelik oranları değerlendirilmiş. Kistektomi grubunda dismenore, derin disparoni,menstruel olmayan pelvik ağrının 24 aylık kümülatif rekürrens oranı daha düşük bulunmuş. Operasyon ile orta dereceden şiddetli dereceye kadar ki pelvik ağrının ortalama tekrarlama süresi drenaj ve koagülasyon grubuna göre (9,5 ay), kistektomi grubunda daha uzun (19 ay) bulunmuş. 24 aylık kümülatif gebelik oranları kistektomi grubunda, drenaj ve koagülasyon grubuna göre daha yüksek bulunmuş (%66,7 ye karşı %23,5) (58). Alborzi ve arkadaşlarının yaptığı prospektif, randomize, kontrollü çalışmada 52 hastaya endometrioma kist eksizyonu, 48 hastaya fenestrasyon ve koagülasyon uygulanmış. 2 yılın sonunda pelvik ağrı, dismenore gibi rekürrens semptomları kistektomi grubunda %15,8, drenaj ve koagülasyon grubunda %56,7 olarak saptanmış. Reoperasyon oranı kistektomi grubunda %5,8, drenaj ve koagülasyon grubunda %22,9 olarak bulunmuş. Ayrıca bir yılda kümülatif gebelik oranları kistektomi grubunda önemli oranda yüksek bulunmuş (%59,4 e karşı %23,3) (59). Saleh ve Tulandi, 161 endometrioma kist eksizyonu, 70 fenestrasyon/ablasyon yapılan hastayı reoperasyon oranları açısından incelemişler. 18. ve 42. ayda kist eksizyonu sonrası sırasıyla %6,1 ve %23,6, fenestrasyon/ablasyon sonrası %21,9 ve %57,8 olarak reoperasyon oranları bulmuşlar. Fenestrasyon grubunda yüksek reoperasyon oranları hasta yaşı ve kist çapı ile ilişkisiz bulunmuş. Eksizyon grubunda ise büyük kistlerde daha yüksek reoperasyon oranı saptanmış (60). Hemmings ve arkadaşları 156 hastayı içeren vaka kontrol çalışmasında laparoskopik fenestrasyon ve koagulasyon 15

26 ile laparoskopik ve laparotomik kistektomiyi karşılaştırmışlar. Üç yıllık takip sonunda kümülatif gebelik oranları ve rekürrens oranları açısından üç grup arasında anlamlı fark bulunmamış. Fenestrasyon ve koagülasyon grubunda gebeliklerin anlamlı olarak daha erken oluştuğu bildirilmiş (sırasıyla 1,4 yıl, 2,2 yıl, 2,4 yıl) (61). Loh ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada kistektomi yapılmış kadınlar ile aynı yaş grubundaki (35 yaş altı) kistektomi yapılmayan kadınlar karşılaştırılmış kistektomi sonrası foliküler yanıtın spontan ve klomifen sitratla indüklenen sikluslarda anlamlı düzeyde azaldığı, ancak gonadotropin kullanımı ile bu farkın ortadan kalktığı bildirilmiştir (62). Donnez ve arkadaşları da laparoskopik kist duvar vaporizasyonu yapılan hastalarla, infertilite nedeni tubal faktör olan kadınların IVF sonuçlarını 820 siklusta incelemişler ve gebelik oranları arasında fark tespit etmemişler (63). Sonuç olarak; laparoskopik kistektomi ve ablasyon tedavi seçenekleridir. Ancak hangi tedavi seçeneğinin seçilmesi gerektiği tartışma konusudur. MATÜR KİSTİK TERATOM ( DERMOİD KİST ) Over neoplazmlarının germ hücreli aile grubundandır. Teratomlar tek germ hücresinden oluşurlar ve bu nedenle üç germ tabakasının her birini içerebilir; ektoderm, mezoderm veya endoderm. Bu katmanlar tipik olarak overe yabancı ve disorganize yapıda dokulardır. Sonuç olarak, teratomlar genellikle saç, yağ, kemik ve diş gibi dokuların rastgele toplanmasıyla oluşur. Sıklıkla reprodüktif çağda tespit edilir ve bu gruptaki over tümörlerinin %5-25 ini oluşturur (64,65). Ortalama görülme yaşı 30 dur. Olgunlaşmış gastrointestinal epitel, respiratuar dokular, tiroid dokusu bulunan teratomlar vardır. Malign transformasyon %1 oranında görülür. 40 yaş altında malignite oldukça enderdir, 40 yaş üzerinde malignite araştırılmalıdır. Malign tranformasyon en sık skuamoz hücreli karsinom olarak görülür (64-66). Günümüzde teratomlar kolaylıkla erken evrede saptanabilmektedir. Özellikle transvaginal sonografi en önemli tanısal araçtır. BT ve MRI da önemli katkılar sağlamaktadır. Transvaginal sonografi, ovarian neoplazmaların tespitinde yüksek bir sensitiviteye sahiptir. Dermoid kistin ultrasonografi görüntüsü içerdiği yağ 16

27 partiküllerine bağlı olarak patognomoniktir. Non-homojen kitle ile birlikte hipoekoik ve hiperekoik alanlar veya homojen hiperekoik düzgün kapsüllü kitle şeklinde karşımıza çıkar (66). Dermoid kistlerde torsiyon en sık rastlanan komplikasyon olup % 15 oranında görülür. Gebelik ve puerperiumda sıktır. Dermoid kist içeriğindeki yüksek yağ oranı abdominal ve pelvik kavitede yüzmesini sağlar. % 10 oranında bilateral görülür. Ancak karşı taraf overin değerlendirilmesinin oluşabilecek adezyonlar nedeniyle fertiliteyi etkileyebileceği öne sürülmüştür. Rüptür ve enfeksiyon daha ender görülen komplikasyonlardır. Spontan veya cerrahi esnasında rüptür sonrası kimyasal peritonit gelişebilir. Dermoid kistler; büyümeleri, rüptür, torsiyon, enfeksiyon, malignite veya malign dejenerasyon gibi komplikasyonları nedeniyle cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Standart tedavisi laparotomi veya laparoskopik yöntemlerle ovarian dermoid kistektomi veya premenapozal veya postmenapozal kadınlarda uygulanan ooferektomi ve salpenjektomidir (67). Genç hastalarda çok küçük miktarda over dokusu kalacak olsa bile ovarian kistektomi uygulanmalıdır. Laparoskopik kistektomi çoğunlukla mümkün olabilir ancak laparoskopik cerrahi ile ilgili birkaç önemli nokta bulunmaktadır. Bunlar; dermoid kist içeriğinin rüptürü ve malign teratom ihtimalidir. Malign element içeren dermoid kistlerde, rüptür ve tümoral hücrelerin abdominal kaviteye yayılması sonucu tümöral disseminasyon olabilir. Dermoid kist içeriğinin abdominal kaviteye yayılması kısa ve uzun dönem problemlere yol açar. Kist içeriğindeki yüksek inflamatuar materyal postoperatif kimyasal peritonit ve sonucunda febril morbiditeye, ileus veya reoperasyona yol açabilir. Uzun dönem komplikasyonları ise teorik olarak granüloma, yaygın adezyon ve fistül formasyonudur (67). BENİGN EPİTELİAL OVER TÜMÖRLER Overin yüzey epitelinden kaynaklanan tümörlerdir. Tüm over tümörlerinin yaklaşık %25 ini oluştururlar. Epitelial tümör riski yaşla artar. Genellikle kistik yapıdadırlar ve bu nedenle kistadenom olarak adlandırılmaktadır. Benign epitelial 17

28 over tümörlerinin çoğunluğu seröz veya musinözdur. Seröz tümörler genellikle benigndir. %5-10 borderline, %20-25 malign olurlar. Seröz kistadenomlar sıklıkla multilokülerdir, bazen papiller komponent içerebilirler. Kalsifiye psammoma cisimcikleri görülebilir. Seröz kist adenomlar genellikle asemptomatiktir. Musinöz over tümörleri çok büyük çaplara kadar büyüyebilirler. Benign musinöz kistler lobule, düzgün yüzeyli ve multilokülerdir. %10 sıklıkta bilateral olabilirler. Musinöz tümörlerin %5-10 u maligndir. FOLİKÜLOGENEZ Over rezervi, ovarian folikül havuzunun boyutu ve kalitesini tanımlamaktadır. Primordial germ hücrelerinde gebeliğin 6-8. haftalarında hızlı mitotik çoğalma meydana gelerek, haftalarda maksimum oosit sayısına ulaşılır (her iki overde total 6-7 milyon). Maksimum sayıya ulaşıldıktan sonra oosit sayısı gittikçe azalır ve doğumda 1-2 milyon değerine iner. Puberteye gelindiğinde oosit sayısı dir. Menapozda ise den az sayıda folikül kalacaktır. Kadının üreme çağı boyunca sadece den az sayıda folikül ovulasyona kadar ulaşabilecektir (68). Primordial folikül mayotik profazın diploten aşamasında durmuş oosit ve bunun çevresinde iğ biçimli tek sıralı granüloza hücrelerinden oluşmaktadır. 50 µm boyutundadır. Foliküler gelişmenin ilk belirtileri oositin boyutlarının büyümesi ve granüloza hücrelerinin skuamoz şekilden küboidol biçime dönüşmesidir. Küboidol granüloza hücrelerinin çoğalması ile primordial folikül primer foliküle dönüşmektedir. Ardından granüloza tabakası bazal laminaria aracılığı ile stromal hücrelerden ayrılır. Çevredeki stromal hücreler teka interna ve teka eksterna adlı iki tabakaya farklılaşır. Teka tabakaları 3-6 granüloza hücre tabakası oluştuğunda görülmektedir. Sekonder folikül; bu safhada oosit büyür ve zona pellucida adı verilen membran ile çevrilidir. Granüloza hücreleri çok katlı bir düzeni oluşturmak üzere prolifere 18

29 olur, teka tabakası çevredeki stromadan farklılaşmaya devam eder. Sekonder folikül 200 µm boyuta ulaşmıştır (69). Tersiyer folikül; östrojen ve FSH nın etkisiyle granüloza hücrelerinin interselüler boşluklarında biriken folikül sıvısının yapımı çoğalır, kavite oluşma eğilimi belirir. Oositi çevreleyen granüloza hücreleri kümülüs ooforus u oluşturur. 19

30 GEREÇ VE YÖNTEM Ocak Haziran 2009 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniklerinde benign ovarian kist sebebiyle opere olmuş hastalar arasından endometrioma, matür kistik teratom ve seröz kistadenom nedeniyle kist eksizyonu yapılan uygun kriterleri taşıyan ve tanıları histopatolojik olarak teyid edilmiş toplam 59 hasta çalışmaya dahil edildi. Borderline tümörler, bilateral endometriomalar, eşlik eden adenomyozis, myom uteri olan olgular çalışma dışı bırakıldı. Hastaların yaş, gravide, parite, dismenore, infertilite anamnezleri kaydedildi. Kist çapı ve operasyon tipi belirlendi. Endometrioma kist eksizyonu yapılan 21 hasta Grup I, dermoid kist eksizyonu yapılan 14 hasta Grup II ve seröz kistadenom eksizyonu yapılan 24 hasta Grup III olarak tanımlandı. Tüm operasyonlar genel anestezi altında laparoskopi ya da laparotomi ile kist duvarı soyularak gerçekleştirilmiştir. Bu olgulara ait Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü arşivinde bulunan, formaldehitle fikse edilmiş, parafinde gömülmüş kist duvarı spesmenlerinin 3 µm kalınlığında kesilmiş, rutin hematoksileneozin ile boyanmış preparatları değerlendirildi. Endometrioma grubunda kist duvarıyla birlikte eksize edilen over dokusu, bu over dokusu morfolojik özellikleri, kist duvarı 20

31 kalınlığı histolojik olarak değerlendirildi. Kistektomi yapılan dermoid kistlerde eşlik eden over dokusu ve morfolojik özellikleri, seröz kistlerde kist duvar kalınlığı, over dokusu ve morfolojik özellikleri belirlendi. Endometriozis tanısı için American College of Obstetricians and Gynecologists de yayınlanan kriterler kullanıldı (70). Endometrial epitel, endometrial glandlar, endometrial stroma ve hemosiderin yüklü makrofaj kriterlerinden iki ya da daha fazlası endometriozis için tanı koydurucu kabul edildi. Ovarian dokunun morfolojik karakterini belirlemede Maneschi ve arkadaşları tarafından önerilen 0 ile 4 arasında semikantitativ skala kullanıldı ( 71 ). Grade 0, folikül yok Grade 1, yalnızca primordial folikül Grade 2, primordial ve primer folikül Grade 3, bazı sekonder foliküller Grade 4, primer ve sekonder foliküllerin görüldüğü normal ovarian patern Endometrioma, dermoid kist ve seröz kistadenom olgularına ait görüntüler şekil 1,2,3,4,5 de gösterilmiştir. Şekil 1: Endometrioma kist duvarından 1 mm penetrasyon derinliğinde endometrial gland ve stroma. Hematoksilen-eozin, X 40 lık büyütme 21

32 Şekil 2: Endometrioma kist duvarında gözlenen primordial foliküller. Hematoksilen-eozin, X 200 lük büyütme. primordial ve sekonder foliküller. Hematoksilen- Şekil 3: Endometrioma kist duvarında eozin, X 200 lük büyütme 22

33 Şekil 4: Matür kistik teratom. Hematoksilen-eozin, X 40'lık büyütme Şekil 5: Seröz kistadenoma kist duvarı. Hematoksilen-eozin, X 40 lık büyütme İstatistiksel Analiz İstatistiksel analizler SPSS for Windows Version 16 programı kullanılarak yapılmıştır. Kruskal-Wallis, Mann Whitney U ve Chi-Square testi kullanılmıştır. P<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı olarak kabul edilmiştir. 23

34 BULGULAR Çalışmamızda; endometrioma kist eksizyonu yapılan hastalar Grup I, dermoid kist eksizyonu yapılan hastalar Grup II ve seröz kistadenom eksizyonu yapılan hastalar Grup III olarak tanımlanmıştır. Grup I i oluşturan hastaların maximum yaşı 42, minimum yaşı 18 ortalama yaş ise 30,6±7,24, Grup II deki hastaların maximum yaşı 43, minimum yaşı 17 33,14±7,40, Grup III teki hastaların ise maximum yaşı 45, minimum yaşı 18 ve yaş ortalamaları 35,12±7,69 idi. Grupların bu özellikleri Tablo-1, Tablo-2, Tablo-3 te gösterilmiştir. Tablo-1: Endometrioma Grubunun Yaş Ortalamaları ve Obstetrik Öykülerine Ait Özellikler N Minimum Maximum Mean Std. Deviation hastanın yaşı 21 18,00 42,00 30,6190 7,24207 hastanın gravidası 21,00 4,00 1,6190 1,16087 hastanın paritesi 21,00 4,00 1,1905,98077 Valid N (listwise) 21 grup no = endometrioma 24

35 Tablo-2: Dermoid Kist Grubunun Yaş Ortalamaları ve Obstetrik Öykülerine Ait Özellikler N Minimum Maximum Mean Std. Deviation hastanın yaşı 14 17,00 43,00 33,1429 8,01784 hastanın gravidası 14,00 5,00 2,7143 1,54066 hastanın paritesi 14,00 4,00 2,2143 1,42389 Valid N (listwise) 14 grup no = dermoid kist Tablo-3: Seröz Kistadenom Grubunun Yaş Ortalamaları ve Obstetrik Öykülerine Ait Özellikler N Minimum Maximum Mean Std. Deviation hastanın yaşı 24 18,00 45,00 35,1250 7,69140 hastanın gravidası 24,00 5,00 2,2500 1,39096 hastanın paritesi 24,00 4,00 1,4583,97709 Valid N (listwise) 24 grup no = basit seröz kist Gruplardaki olgular yaş ortalamaları, gravida ve paritelerine göre Kruskal- Wallis Testi uygulanarak yapılan karşılaştırmada benzer özellikte olduğu görülmüştür (p>0,05). Gruplar dismenore ve infertilite sıklıklarına göre değerlendirildiğinde endometrioma grubunda dismenore oranının daha yüksek bulunmasına rağmen Kruskal-Wallis Testi kullanılarak yapılan karşılaştırmada gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark olmadığı saptanmıştır (P>0,05). Tablo-4: Grupların Dismenore ve İnfertilite Öykülerine Ait Özellikler Endometrioma Grubu Dermoid Grubu Seröz Kistadenom Grubu P Değeri Dismenore(%) 28,6 7,1 8,3 0,110 İnfertilite(%) 23,8 0,0 4,2 0,035 25

36 Dermoid Grubunda infertil hasta saptanmazken, Endometrioma grubunda % 23,8, Seröz Kistadenom grubunda % 4,2 oranında infertil hasta tespit edildi. Endometrioma grubuyla, seröz kist grubu arasında infertilite oranları açısından istatistiksel anlamlı fark olduğu tespit edildi (p<0,05). Gruplar cerrahi yöntem açısından karşılaştırıldığında Grup I de %38.1 (n=8) Grup II de %14,3 (n=2), Grup III de % 33,3 (n=8) oranında laparoskopik cerrahi uygulanmıştır. Gruplar arasında cerrahi yöntem açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. (p=0,308) (Tablo-5). Tablo-5: Gruplar Arasında L/S, L/T Oranları Endometrioma Grubu Dermoid Grubu Seröz Kistadenom Grubu L/T L/S TOPLAM % 61,9 % 38,1 % 100 n=13 n=8 N=21 % 85,7 % 14,3 % 100 n=12 n=2 N=14 % 66,7 % 33.3 % 100 n=16 n=8 N=24 Endometrioma grubu için kist çapı ortalaması 4,09±1,30, dermoid grubu için 4,85±1,56 ve seröz kistadenom grubu için 5,83±1,97 idi. Gruplar ovarian kist çapı ortalamalarına göre Kruskal Wallis testi kullanılarak karşılaştırıldığında gruplar arasında kist çapı ortalamaları açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Tablo-6 da gösterilmiştir. Tablo-6: Grupların Kist Çapı Ortalamaları Kist Çapı Ortalamaları Endometrioma Dermoid Seröz Kistadenom P Değeri Grubu Grubu Grubu 4,09±1,30 4,85±1,56 5,83±1,97 P=0,005 26

37 Mann Whitney U testi (Bonferroni Düzeltmesi) kullanılarak yapılan ikili karşılaştırmalarda, Endometrioma grubu ile seröz kistadenom grubu arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur (P=0,001). Fakat Endometrioma grubu ile Dermoid grubu ve Dermoid grubu ile Seröz kistadenom grubunun kist çapı ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı fark bulunamamıştır (P>0,05). L/S veya L/T uygulanan hastaların kist çapı ortalamaları karşılaştırıldığında üç grubun da L/S ve L/T uygulanan hastalarının kist çapı ortalamaları benzer bulunmuştur. (p>0,05). (Tablo-7). Tablo-7: L/S, L/T ye Göre Kist Çapı Ortalamaları Endometrioma Grubu Dermoid Grubu Seröz Kistadenom Grubu L/T L/S 4,30±1, ±1,46 5,75±2,20 3,75±0, ±2,82 6,00±1,51 P Değeri 0,591 0,702 0,534 Grupların patoloji piyeslerinde over dokusuna raslanma oranına bakıldığında endometrioma grubunda %76,2, dermoid grubunda %50, seröz kistadenom grubunda %37,5 oranında over dokusuna rastlanmıştır ve Kruskal Wallis testi kullanılarak yapılan karşılaştırmada bu oranlar arasındaki farkın istatistiksel anlamlı olduğu görülmüştür (p<0,05) Tablo-8 Grupların Patoloji Spesmenlerinde Over Dokusuna Rastlanma Sıklığı Over Dokusuna Rastlama Oranı (%) Endometrioma Dermoid Seröz Kistadenom Grubu Grubu Grubu % 76,2 % 50,0 % 37,5 27

38 Diğer taraftan gruplar kendi içinde, yapılan operasyon tipine göre ovarian doku çıkarılma sıklığına göre değerlendirildiğinde, Endometrioma Grubunda laparotomi olan hastaların % 69,2 sinde, laparoskopi olan hastaların % 87,5 inde, Dermoid Grubunda laparotomi olan hastaların % 41,7 sinde, laparoskopi olan hastaların % 100 ünde, Seröz kistadenom Grubunda laparotomi olan hastaların % 50 sinde, laparoskopi olan hastaların % 12,5 inde ovarian dokuya rastlanmıştır. Fakat her üç grupta da operasyon tipi over dokusu çıkarılma sıklığının farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. (P değerleri tablo-9 de görülmektedir). Tablo-9: Grupların Operasyon Tipine Göre Patolojilerinde Over Dokusuna Rastlanma Sıklığı L/T L/S P Değeri Endometrioma % 69,2 %87,5 0,352 Grubu n=9 n=7 Dermoid %41,7 %100 0,141 Grubu n=5 n=2 Seröz Kistadenom %50 %12,5 0,08 Grubu n=8 n=1 Ovarian dokunun morfolojik özelliklerine bakıldığında Endometrioma grubunda %23,8 spesmende Grade 0 morfolojide, % 9,5 oranda Grade 1, % 23,8 oranda Grade 2, % 23,8 oranda Grade 3 ve % 19,1 Grade 4 olarak tespit edilmiştir. Dermoid Grubunda % 50 hasta Grade 0, % 7,1 hasta Grade 2, % 14,3 hasta Grade 3, %28,6 hasta Grade 4 olarak tespit edilmiştir. Seröz Kistadenom grubunda; %62,5 hasta Grade 0, %4,2 hasta Grade 2 ve % 33,3 hastanın Grade 4 olduğu görülmüştür. 28

39 Tablo-10: Over Dokusunun Morfolojik Özelliklerinin Gruplara Göre Dağılımı Endometrioma Dermoid Seröz Kistadenom P Değeri Grubu Grubu Grubu Ovarian 0 %23,8 0 %50 0 %62,5 P>0.05 Dokunun 1 %9,5 1 %0 1 %0 Morfolojik 2 %23,8 2 %7,1 2 %4,2 özellikleri(g) 3 %23,8 3 %14,3 3 %0 4 %19,1 4 %28,6 4 %33,3 G=Grade Gruplara göre çıkarılan ovarian dokunun morfolojik ozellikleri karşılaştırıldığında aradaki fark istatistiksel anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). Tablo- 10 de gösterilmiştir Endometrioma grubu kist duvar kalınlığı ortalaması 2,80±0,98, Seröz Kistadenom grubu kist duvar kalınlığı ortalaması 2,50±1,02 dir. Dermoid tümör genellikle solid yapıda olduğundan ve spesmenler bu solid alanlardan hazırlandığı için Demoid Grubundaki hastaların kist duvar kalınlıklarına bakılamamıştır. Tablo-11: Endometrioma Grubu ve Seröz Kist Grubunun Kist Duvar Kalınlığı ortalamalarına Göre Karşılaştırılması Kist Duvar Kalınlığı Endometrioma Seröz Kistadenom P Degeri Grubu Grubu 2,80±0,98 2,50±1,02 0,157 Endometrioma Grubuyla Seröz Kistadenom grubunun kist duvar kalınlıkları arasında istatistiksel anlamlı fark bulunamamıştır (p=0,157). Endometrioma Grubunda laparotomi olan hastaların kist duvarı kalınlığı ortalaması 2,61±0,96, laparoskopi olanların kist duvarı kalınlığı ortalaması 3,12±0,99, Seröz Kistadenom grubunda, laparotomi olan hastaların kist duvarı kalınlığı ortalaması 29

KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI KLİNİĞİMİZDE OPERE EDİLEN BENİGN OVER KİSTLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK HİSTOPATOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK

Detaylı

ENDOMETRİOZİS ETYOPATOGENEZİ. Doç. Dr. Abdullah Karaer İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı

ENDOMETRİOZİS ETYOPATOGENEZİ. Doç. Dr. Abdullah Karaer İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı ENDOMETRİOZİS ETYOPATOGENEZİ Doç. Dr. Abdullah Karaer İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı ENDOMETRİOZİS ve TEORİLER Peritoneal endometriozis Ovarian endometriozis

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

Abdominal Myomektomi Fertiliteyi Arttırıyor

Abdominal Myomektomi Fertiliteyi Arttırıyor Abdominal Myomektomi Fertiliteyi Arttırıyor Amaç: Bu çalışmanın amacı, abdominal myomektomi sonrası fertiliteyi değerlendirmek ve uterin fibroid lerin sayı, büyüklük ve lokalizasyonunun cerrahi sonrası

Detaylı

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Dr. M. Murat Naki Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi BD Epidemiyoloji ABD de 300

Detaylı

Endometriozis: Cerrahi yaklaşım

Endometriozis: Cerrahi yaklaşım Endometriozis: Cerrahi yaklaşım Doç. Dr. İbrahim Esinler Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları Doğum Anabilim Dalı Cerrahi Tedavi-Amaç Şikâyetler Dismenore (%90), disparanü-kronik pelvik

Detaylı

İN-VİTRO FERTİLİZASYON (IVF) VE EMBRİYO TRANSFERİ (ET)

İN-VİTRO FERTİLİZASYON (IVF) VE EMBRİYO TRANSFERİ (ET) İN-VİTRO FERTİLİZASYON (IVF) VE EMBRİYO TRANSFERİ (ET) Yardımcı üreme tekniklerinin (YÜT) (Assisted Reproduction Techniques, ART) temel amacı, infertil çiftin sağlıklı bir bebek sahibi olmasıdır. IVF-ET

Detaylı

Ergen Hastada Endometriozis Yönetimi

Ergen Hastada Endometriozis Yönetimi Ergen Hastada Endometriozis Yönetimi Dr.Süleyman Engin Akhan İ.Ü.İstanbul Tıp Fak. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Kadın Hayatının Evreleri 1. Yenidoğan Dönemi: postpartum ilk 28 gün 2. Çocukluk

Detaylı

Endometrioma Cerrahi Tedavi Edilmeli mi?

Endometrioma Cerrahi Tedavi Edilmeli mi? Endometrioma Cerrahi Tedavi Edilmeli mi? Doç. Dr. Erbil DOĞAN Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı TJOD Ġzmir Eğitim Toplantısı Nisan 2011 Endometriosis hastalarının

Detaylı

Polikistik over sendromu olan kadınlarda, cerrahi veya Yardımcı Üreme. Teknikleri ile kanıta dayalı infertilite tedavisi

Polikistik over sendromu olan kadınlarda, cerrahi veya Yardımcı Üreme. Teknikleri ile kanıta dayalı infertilite tedavisi Polikistik over sendromu olan kadınlarda, cerrahi veya Yardımcı Üreme Teknikleri ile kanıta dayalı infertilite tedavisi Polikistik over sendromu (PKOS), 1930 yılında wedge rezeksiyonun tariflenmesinden

Detaylı

4. SINIF KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJ PROGRAMI

4. SINIF KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJ PROGRAMI 4. SINIF KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJ PROGRAMI Amaç: Kadın yaşamının evreleri ve bu evrelerde karşılaşılabilecek sağlık sorunları hakkında öğrenciyi bilgilendirmek, bu sorunlara pratisyen hekim düzeyinde

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Endometriozis İlişkili İnfertilitede Yönetim

Endometriozis İlişkili İnfertilitede Yönetim Endometriozis İlişkili İnfertilitede Yönetim Prof. Dr. Erbil Doğan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı Endometriozis

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi TIPTA YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (YDUS) KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 17 ARALIK 2016 Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin

Detaylı

Nüks Endometriomalar için Yapılan İkinci Cerrahiler, Primer Cerrahiye Göre Sağlıklı Over Dokusu ve Ovaryan Rezerv Üzerine Daha Zararlıdır

Nüks Endometriomalar için Yapılan İkinci Cerrahiler, Primer Cerrahiye Göre Sağlıklı Over Dokusu ve Ovaryan Rezerv Üzerine Daha Zararlıdır Nüks Endometriomalar için Yapılan İkinci Cerrahiler, Primer Cerrahiye Göre Sağlıklı Over Dokusu ve Ovaryan Rezerv Üzerine Daha Zararlıdır Second Surgery For Recurrent Endometriomas is more Harmful to Healthy

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı

Over kanseri ve Endometriosis ilişkisi var mı? Yrd.Doç.Dr.H.Çağlayan ÖZCAN Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi KadınHastalıkları ve Doğum AD

Over kanseri ve Endometriosis ilişkisi var mı? Yrd.Doç.Dr.H.Çağlayan ÖZCAN Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi KadınHastalıkları ve Doğum AD Over kanseri ve Endometriosis ilişkisi var mı? Yrd.Doç.Dr.H.Çağlayan ÖZCAN Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi KadınHastalıkları ve Doğum AD Endometriozis Endometrial gland ve stromanınuterinkavite dışında

Detaylı

Prof. Dr. M. Sait Yücebilgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD

Prof. Dr. M. Sait Yücebilgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Prof. Dr. M. Sait Yücebilgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Semen analizi Ovülasyon değerlendirilmesi HSG vardır. Endike ise; Over rezervi tayini Laparoskopi söz konusudur.

Detaylı

ENDOMETRİOZİS- KOH-IUI UYGULAMALARI. Yrd.Doç.Dr. Cemil Kaya Ufuk Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

ENDOMETRİOZİS- KOH-IUI UYGULAMALARI. Yrd.Doç.Dr. Cemil Kaya Ufuk Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD ENDOMETRİOZİS- KOH-IUI UYGULAMALARI Yrd.Doç.Dr. Cemil Kaya Ufuk Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD D Hooghe et al., 2003 Siklik fekundite oranı Endometriozis; %2-10 Fertil populasyonda;

Detaylı

Erken Evre Endometrium Kanserinde Cerrahi Tedavi. Prof. Dr. Mehmet Ali VARDAR Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.B.D.

Erken Evre Endometrium Kanserinde Cerrahi Tedavi. Prof. Dr. Mehmet Ali VARDAR Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.B.D. Erken Evre Endometrium Kanserinde Cerrahi Tedavi Prof. Dr. Mehmet Ali VARDAR Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.B.D. Endometrial Kanser Kadınlardaki kanserlerde 4. Jinekolojik

Detaylı

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Gebelik nasıl oluşur?

Gebelik nasıl oluşur? Normal doğurgan çiftlerde, normal sıklıkta cinsel ilişki durumunda aylık gebe kalma oranı % 25 dir. Bu oran 1 yıl sonunda % 85, 2 yıl sonunda ise % 90 civarındadır. Gebelik nasıl oluşur? Gebeliğin oluşması

Detaylı

İnfertil olgularda endometriosis cerrahisinin yeri

İnfertil olgularda endometriosis cerrahisinin yeri İnfertil olgularda endometriosis cerrahisinin yeri Doç. Dr. Fatih Şendağ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, İzmir Endometriosis ve infertilite Aylık fekundite oranı

Detaylı

Endometrisisli İnfertil Hastaya Yaklaşım

Endometrisisli İnfertil Hastaya Yaklaşım Endometrisisli İnfertil Hastaya Yaklaşım Öğr Gör Uzm Dr R Emre OKYAY Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Hastanesi Kadın Hast. ve Doğum Anabilim Dalı Bu ağrılar bir gün bitecek mi? Sürekli ilaç almaktan bıktım.

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

NEDENLERİ. Endometrial polipler ile sigara kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı ve yapılan doğum sayısı arasında bir ilişki yoktur.

NEDENLERİ. Endometrial polipler ile sigara kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı ve yapılan doğum sayısı arasında bir ilişki yoktur. Polipler küçük ve çoğu zaman iyi huylu küçük tümoral oluşumlardır. Vücutta rahim ağzı, rahimin içi (endometrium), ses telleri ve barsaklar gibi pekçok değişik bölgede görülebilir. Endometrial polip rahimin

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 1. GÜN 08.15-09.00 Pratik Ders Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Tanıtılması 09.15-10.00 Teorik Ders Jinekolojik Anamnez M. ÇOLAKOĞLU 10.15-11.00 Teorik Ders Jinekolojik

Detaylı

ENDOMETRİOZİSLİ KADINLARDA FERTİLİTE KORUNMASI: HEPSİ İÇİN Mİ, BİR KISMINDA MI YOKSA HİÇBİRİ İÇİN Mİ?

ENDOMETRİOZİSLİ KADINLARDA FERTİLİTE KORUNMASI: HEPSİ İÇİN Mİ, BİR KISMINDA MI YOKSA HİÇBİRİ İÇİN Mİ? ENDOMETRİOZİSLİ KADINLARDA FERTİLİTE KORUNMASI: HEPSİ İÇİN Mİ, BİR KISMINDA MI YOKSA HİÇBİRİ İÇİN Mİ? YAZARLAR: Edgardo Somigliana1,*, Paola Vigano` 2, Francesca Filippi1, Enrico Papaleo2, Laura Benaglia1,

Detaylı

AKUT PELVİK AĞRI. Prof. Dr. Deniz Akata H.Ü.T.F RADYOLOJİ ABD

AKUT PELVİK AĞRI. Prof. Dr. Deniz Akata H.Ü.T.F RADYOLOJİ ABD AKUT PELVİK AĞRI Prof. Dr. Deniz Akata H.Ü.T.F RADYOLOJİ ABD Akut Pelvik Ağrı da Değerlendirilme Klinik bilgi ve fizik muayene Ağrının yeri Ateş TA Tetkik sırasında anamnez: Yaş, risk faktörler, menapozal

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Başlık: Endometriozis tedavisi için laparoskopik cerrahi sonrası ağrı ve ovaryen endometrioma nüksü: uzun dönem prospektif bir çalışma

Başlık: Endometriozis tedavisi için laparoskopik cerrahi sonrası ağrı ve ovaryen endometrioma nüksü: uzun dönem prospektif bir çalışma Başlık: Endometriozis tedavisi için laparoskopik cerrahi sonrası ağrı ve ovaryen endometrioma nüksü: uzun dönem prospektif bir çalışma Orijinal Başlık: Pain and ovarian endometrioma recurrence after laparoscopic

Detaylı

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ Prof. Dr. Fırat ORTAÇ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Jinekolojik Onkoloji Departmanı Polikistik Over Sendromu(PKOS)

Detaylı

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. GİRİŞ: Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. Foliküler adenomlar iyi sınırlı tek lezyon şeklinde olup, genellikle adenomu normal tiroid dokusundan ayıran kapsülleri vardır. Sıklıkla

Detaylı

Endometriosis ve İnfertilite ilişkisi. Dr. İsmail Çepni İ.Ü.C.T.F. Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Endometriosis ve İnfertilite ilişkisi. Dr. İsmail Çepni İ.Ü.C.T.F. Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Endometriosis ve İnfertilite ilişkisi Dr. İsmail Çepni İ.Ü.C.T.F. Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Endometriozis İnsidans:%6-10 Endometriozis olan kadınların: %30-%50 si infertil Semptomlar: dismenore, disparoni,

Detaylı

Paratiroid lezyonlarında USG ve Sintigrafinin Karşılaştırılması

Paratiroid lezyonlarında USG ve Sintigrafinin Karşılaştırılması Paratiroid lezyonlarında USG ve Sintigrafinin Karşılaştırılması Op. Dr. Savaş Baba, Doç. Dr. Barış Saylam,Op. Dr. Hüseyin Çelik, Op. Dr. Özgür Akgül,Op. Dr. Sabri Özden, Ass. Dr. Deniz Tikici, Ass. Dr.

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 1. GÜN 08.15-09.00 Pratik Ders Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Tanıtılması 09.15-10.00 Teorik Ders Jinekolojik Anamnez M. ÇOLAKOĞLU 10.15-11.00 Teorik Ders Jinekolojik Muayene Usulleri M. ÇOLAKOĞLU

Detaylı

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Olgu EKTOPİK GEBELİK Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Nisan 2010 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Gebelik olabilir, vajinal spotting kanama

Detaylı

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD

Detaylı

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği İnsidental kanser Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Tanım Preoperatif tanı yöntemleriyle saptanamayan, ancak benign hastalıklar nedeniyle

Detaylı

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Akciğer karsinomlarının gelişiminde preinvaziv epitelyal lezyonlar; Akciğer karsinomlarının gelişiminde

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR MENAPOZ DÖNEMİ VE HORMONLAR DR.ALEV ÖKTEM Menapozun Nedeni Overlerdeki oositlerin üreme yaşlanması sırasında ovülasyon ve atrezi nedeniyle tükenmesidir Kronolojik yaş üreme yaşlanmasının tespiti için çok

Detaylı

TÜMÖR BELİRTEÇLERİNİN KLİNİK TANIDA ÖNEMİ. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006

TÜMÖR BELİRTEÇLERİNİN KLİNİK TANIDA ÖNEMİ. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006 TÜMÖR BELİRTEÇLERİNİN KLİNİK TANIDA ÖNEMİ Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006 1 Tümör (kanser), Vücudumuzun herhangi bir hücre veya hücre topluluğunun kontrolsüz bir şekilde çoğalması, büyümesi,

Detaylı

BENİNGN JİNEKOLOJİK DEĞİŞİMLER. Araş. Gör. Zeynep Kırıkkaleli

BENİNGN JİNEKOLOJİK DEĞİŞİMLER. Araş. Gör. Zeynep Kırıkkaleli BENİNGN JİNEKOLOJİK DEĞİŞİMLER Araş. Gör. Zeynep Kırıkkaleli BENINGN DEĞIŞIMLER Beningn değişimler kist (sıvı yada yarı solid materyal ile çevrelenmiş), neoplazm (yeni oluşum), leomyom (kapsülleşmemiş

Detaylı

ENDOMETRİOZİS İnfertilite Olgusu. Doç. Dr. Banu Kumbak Aygün

ENDOMETRİOZİS İnfertilite Olgusu. Doç. Dr. Banu Kumbak Aygün ENDOMETRİOZİS İnfertilite Olgusu Doç. Dr. Banu Kumbak Aygün A.K. 25y, 6 aylık evli Merhaba, 26 yaşında çocuk doktoruyum, yaklaşık 2 yıldır evliyim ve henüz çocuk sahibi değilim. Sizinle endometriozisle

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Mediastenin Nadir Görülen Tümörleri Tüm mediastinal kitlelerin %10 dan azını meydana getiren bu lezyonlar mezenkimal veya epitelyal kökenli tümörlerden oluşmaktadır. Journal of linical and nalytical Medicine

Detaylı

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER Varlık Erol, Cengiz Aydın, Levent Uğurlu, Emre Turgut, Hülya Yalçın*, Fatma Demet İnce* T.C.S.B. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Detaylı

1. HAFTA PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA. Hasta Başı Eğitim / İş Başında Öğrenme Hasta viziti, poliklinik, doğumhane ve ameliyathanede pratik

1. HAFTA PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA. Hasta Başı Eğitim / İş Başında Öğrenme Hasta viziti, poliklinik, doğumhane ve ameliyathanede pratik 1. HAFTA Stajın Tanıtımı Hekimlik Uygulaması Obstetrik antenatal vizit ve anamnez Puberte ve bozuklukları Hekimlik Uygulaması Jinekolojik anamnez, muayene Non-invaziv ve invaziv antenatal tetkikler Kadın

Detaylı

İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır?

İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır? İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır? Doç. Dr. Bülent Yılmaz İzmir Katip Çelebi Üni. Tıp Fak. Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Tepecik Eğitim Araş. Hast. Tüp Bebek Ünitesi 12. Zekai

Detaylı

ÖZET CEVAP: Oosit retrivalin hemen ardından intrauterin hcg uygulaması implantasyon oranlarını, kimyasal ve klinik gebelik oranlarını artırmaktadır.

ÖZET CEVAP: Oosit retrivalin hemen ardından intrauterin hcg uygulaması implantasyon oranlarını, kimyasal ve klinik gebelik oranlarını artırmaktadır. Intrauterine administration of hcg immediately after oocyte retrieval and the outcome of ICSI: a randomized controlled trial Oosit Retrivalden hemen sonra intrauterin hcg uygulamasının ICSI sonuçları üzerine

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Over Kanserinde Tedavi. Dr. M. Faruk Köse Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Over Kanserinde Tedavi. Dr. M. Faruk Köse Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Over Kanserinde Tedavi Dr. M. Faruk Köse Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Over Ca Tipleri Tip 1 Tip 2 Yavaş ilerleyen İyi belirlenmiş borderline prekürsör lezyonları

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

1-Mevcut var olan evliliğinden çocuk sahibi olmaması gerekmemektedir.

1-Mevcut var olan evliliğinden çocuk sahibi olmaması gerekmemektedir. TÜP BEBEK İLAÇLARIN ÖDENME KOŞULLARI İNVİTRO FERTİLİZASYON (İVF) OVÜLASYON İNDÜKSİYONU (OI) İNTRAUTERİN İNSEMİNASYON (IUI) İNVİTRO FERTİLİZASYON (İVF) 3 basamak sağlık kuruluşlarında üroloji uzman hekimi

Detaylı

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ Prof. Dr. Şahsine Tolunay Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 17.10.2015 OLGU 43 yaşında kadın 2 çocuğu var Sol memede ağrı ve kitle yakınması mevcut

Detaylı

Endometriozis, Fertilite ve Gebelik

Endometriozis, Fertilite ve Gebelik Endometriozis, Fertilite ve Gebelik Endometriozis ve fertilite Endometriozis yaygın görülen bir jinekolojik problemdir. Her zaman kısırlığa ya da ağrıya sebep olmayabilir. Hafif şiddette endometriozis

Detaylı

Plan. Pelvik Ağrı. Somatik Ağrı. Viseral Ağrı. Sınıflandırma. Yansıyan Ağrı. Fizyoloji. Sıklık Hikaye Fizik muayene Labaratuvar Görüntüleme Tedavi

Plan. Pelvik Ağrı. Somatik Ağrı. Viseral Ağrı. Sınıflandırma. Yansıyan Ağrı. Fizyoloji. Sıklık Hikaye Fizik muayene Labaratuvar Görüntüleme Tedavi Plan Pelvik Ağrı Dr. Ali Vefa SAYRAÇ Akdeniz Üniversitesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı 13/04/2010 Fizyoloji Sınıflandırma Sıklık Hikaye Fizik muayene Labaratuvar Görüntüleme Tedavi Viseral Ağrı İçi boş organların

Detaylı

KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Mustafa Özdemir

KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI. Dr. Mustafa Özdemir KARACİĞER KİST HİDATİĞİNİN PERKÜTAN TEDAVİSİNDE SEKDİNGER VE TROKAR TEKNİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Dr. Mustafa Özdemir Giriş ve Amaç: Girişimsel işlem olarak çeşitli yöntemler geliştirilmiş olmasına rağmen

Detaylı

OVER KANSERİ. Yumurtalık kanseri; Over tümörü; Over kanseri neden olur?

OVER KANSERİ. Yumurtalık kanseri; Over tümörü; Over kanseri neden olur? OVER KANSERİ Yumurtalık kanseri; Over tümörü; Over hücrelerinden kaynaklanan kanserdir. Kadınlarda yumurtalıklara over denir. Over ler döllenme için gerekli yumurtaların hazırlandığı ve kadın hormonlarının

Detaylı

DÖNEM IV GRUP B DERS PROGRAMI

DÖNEM IV GRUP B DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 2015 2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Detaylı

Anormal Kolposkopik Bulgular-1 (IFCPC, 2011)

Anormal Kolposkopik Bulgular-1 (IFCPC, 2011) Anormal Kolposkopik Bulgular-1 Genel Değerlendirme Lezyonun lokalizasyonu T/Z içinde veya dışında Saat kadranına göre yeri Lezyonun büyüklüğü Kapladığı kadran sayısı Kapladığı alan yüzdesi Grade-1(Minör)

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

DÖNEM IV GRUP C DERS PROGRAMI

DÖNEM IV GRUP C DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 2015 2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Detaylı

NÖROFİBROMATOZİS TİP 1 VE MALİGN PERİFERİK SİNİR KILIFI TÜMÖRÜ

NÖROFİBROMATOZİS TİP 1 VE MALİGN PERİFERİK SİNİR KILIFI TÜMÖRÜ NÖROFİBROMATOZİS TİP 1 VE MALİGN PERİFERİK SİNİR KILIFI TÜMÖRÜ İnci Yaman Bajin 1, Ali Varan 1, Cemalettin Aksoy 2, İbrahim Vargel 3, Canan Akyüz 1 1 Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Onkoloji Bilim Dalı,

Detaylı

DÖNEM IV GRUP A DERS PROGRAMI

DÖNEM IV GRUP A DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 2015 2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Detaylı

Anahtar kelimeler: ektopik gebelik, IVF, metotreksat, ovarian cevap, salpinjektomi

Anahtar kelimeler: ektopik gebelik, IVF, metotreksat, ovarian cevap, salpinjektomi Ektopik gebeliğin metotreksat veya salpinjektomi ile tedavisinin daha sonraki IVF siklusuna etkisi Amir Wiser,*, Audrey Gilbert, Ravit Nahum, Raoul Orvieto, Jigal Haas, Ariel Hourvitz, Ariel Weissman,

Detaylı

3 EYLÜL 2014 ÇARŞAMBA

3 EYLÜL 2014 ÇARŞAMBA İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJI D GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.2014 10.10.2014) 1 EYLÜL 2014 PAZARTESİ 09.30-10.20

Detaylı

İNFERTİLİTE NEDENLERİ. İlknur M. Gönenç

İNFERTİLİTE NEDENLERİ. İlknur M. Gönenç İNFERTİLİTE NEDENLERİ İlknur M. Gönenç ERKEK İNFERTİLİTE NEDENLERİ Endokrin Bozukluklar Hipotalamik disfonksiyon (Kallmann) Hipoffizer yetmezlik ( tm., rad, cerrahi ) Hiperprolaktinemi, Adrenal hiperplazi

Detaylı

Adolesanlarda Polikistik Over Sendromu tanısında Anti Müllerien Hormon (AMH) ve İnsülin Like Peptit -3 (INSL3) ün tanısal değeri

Adolesanlarda Polikistik Over Sendromu tanısında Anti Müllerien Hormon (AMH) ve İnsülin Like Peptit -3 (INSL3) ün tanısal değeri Adolesanlarda Polikistik Over Sendromu tanısında Anti Müllerien Hormon (AMH) ve İnsülin Like Peptit -3 (INSL3) ün tanısal değeri Ayça Kömürlüoğlu 1, E. Nazlı Gönç 2, Z. Alev Özön 2, Nurgün Kandemir 2,

Detaylı

Endometriozis Patogenezi

Endometriozis Patogenezi Endometriozis Patogenezi Doç. Dr. Mete Gürol UĞUR Gaziantep Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD ENDOMETRİOSİS - TANIM Uterin kavite dışında fonksiyonel endometrial dokunun (bez ve stromanın) varlığı

Detaylı

31 AĞUSTOS 2016 ÇARŞAMBA

31 AĞUSTOS 2016 ÇARŞAMBA İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2016-2017 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJI D GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI 29AĞUSTOS-14 EKİM 2016 29 AĞUSTOS 2016 PAZARTESİ

Detaylı

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi Nasıl Yapılır? Dünyaya baktığımızda son 20 yılda cerrahi anlayışında köklü değişiklikler görmekteyiz. Vücut boşluklarını açmadan içeride olup bitenleri anlayabilme fikri tıbbın başlangıcından beri cerrahları heyecanlandıran

Detaylı

Op. Dr. Funda Akpınar Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma

Op. Dr. Funda Akpınar Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Op. Dr. Funda Akpınar Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Letrozol kullanımını takip eden donma- çözme tek embryo transfer sikluslarında gebelik ve neonatal sonuçlar Orijinal

Detaylı

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği Tiroid kanserleri bütün kanserler içinde yaklaşık % 1 oranında görülmekte olup, özellikle kadınlarda

Detaylı

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR?

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hast. Ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Ünitesi Serviks Epiteli Skuamoz epitel: Ektoserviks Kolumnar epitel: Endoserviks

Detaylı

2 EYLÜL 2015 ÇARŞAMBA

2 EYLÜL 2015 ÇARŞAMBA İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJI D GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (31.08.2015 16.10.2015) 31 AĞUSTOS 2015 PAZARTESİ

Detaylı

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr. Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım Dr. Alper CEYLAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Tiroid

Detaylı

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 İntrauterin adezyonlar (IUA), ilk olarak 1894 de Fritsch tarafından tarif edilmiştir. 1946 da Joseph G. Asherman, yayınladığı

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ Genital Organlar Dış Genital Organlar İç Genital Organlar Kemik Kısımları (Pelvis ) Siklus Oluşumu ve Hormonlar Oval ve Menstrual Siklus Halkası

Detaylı

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim İLK TRİMESTERDE PROGESTERON Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Progesteron Gebeliğin oluşumu ve devamında çok önemli bir hormondur Progestinler Progesteron (Progestan

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD.

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD. OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD. IVF e bağlı mortalite 100,000 canlı doğumda 6 OPU IVF ilk 10 yılında Laparoskopi ile

Detaylı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı

%20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı %20 En sık neden cilt kuruluğu Gebeliğe özgü cilt hastalıkları İntrahepatik kolestaz İlaç ve diğer allerjik reaksiyonlar Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar (kc, bb, troid) Pemfigoid gestasyones Gebeliğin

Detaylı

Endometriomların Laparoskopik Tedavisi. Konu Yazarı Prof. Dr. Hikmet HASSA

Endometriomların Laparoskopik Tedavisi. Konu Yazarı Prof. Dr. Hikmet HASSA Konu Yazarı Prof. Dr. Hikmet HASSA Yazışma adresi Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Eskişehir Endometriomların Laparoskopik Tedavisi TJD Uzmanlık Sonrası Eğitim

Detaylı

ACİL CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN ENDOKRİN PATOLOJİLER: ERKEN TANI & HIZLI TEDAVİ

ACİL CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN ENDOKRİN PATOLOJİLER: ERKEN TANI & HIZLI TEDAVİ ACİL CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN ENDOKRİN PATOLOJİLER: ERKEN TANI & HIZLI TEDAVİ Cevher Akarsu, A. Cem Dural, M. Abdussamet Bozkurt, M. Ferhat Çelik, İlkay Halıcıoğlu, Murat Çikot, Ali Kocataş, Halil Alış

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

DÖNEM VI GRUP D 1 DERS PROGRAMI

DÖNEM VI GRUP D 1 DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 2015 2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Detaylı

06 Şubat Nisan SAAT P a z a r t e s i S a l ı Ç a r ş a m b a P e r ş e m b e C u m a. Primer Glomerüler Hastalıklar 1

06 Şubat Nisan SAAT P a z a r t e s i S a l ı Ç a r ş a m b a P e r ş e m b e C u m a. Primer Glomerüler Hastalıklar 1 TARİH 06.02.2017 07.02.2017 08.02.2017 09.02.2017 10.02.2017 GEÇEN DERS UNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YENİ DERS UNUN TANITIMI Ders Kurul Başkanı Prof.Dr.Aydın YENİLMEZ Primer Glomerüler Hastalıklar 1 Doç.Dr.Sultan

Detaylı

BAŞ-BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ-TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ OLGU SUNUMU. Dr. Özlem Saraydaroğlu

BAŞ-BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ-TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ OLGU SUNUMU. Dr. Özlem Saraydaroğlu BAŞ-BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ-TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ OLGU SUNUMU Dr. Özlem Saraydaroğlu 63 yaşında, erkek hasta İki yıldır boyun sol tarafında, kulak altında şişlik yakınması Dış merkezli USG sonucu;

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

GEBE OLMAYAN KADINLARDA VAJİNAL KANAMA. Dr.Müjdat ŞİMŞEK

GEBE OLMAYAN KADINLARDA VAJİNAL KANAMA. Dr.Müjdat ŞİMŞEK GEBE OLMAYAN KADINLARDA VAJİNAL KANAMA Dr.Müjdat ŞİMŞEK EPİDEMİYOLOİ Üreme çağındaki kadınların vajinal kanama nedeniyle acil servise başvurmaları sıktır. Menoraji sağlıklı kadında %9 14 oranında görülür.

Detaylı

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ Klinik ve patolojik özellikler Neslihan KURTULMUŞ,, Mete DÜREN, D Serdar GİRAY, G Ümit İNCE, Önder PEKER, Özlem AYDIN, M.Cengiz

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

IYE'D -' """ A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T.

IYE'D -'  A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rlfik Rl 'Rt;l'T. TU lt@ IYE'D -' """ A 1 IGI Editörler Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R ANKARA NUMUNE HASTANESİ'NDE 1985-1990 YILLARI ARASINDAKİ

Detaylı