Türkiye de Cari Aç k Belirleyicileri Ve Cari Aç k-krediler li kisi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye de Cari Aç k Belirleyicileri Ve Cari Aç k-krediler li kisi"

Transkript

1 Bankac lar Dergisi, Say 78, 2011 Türkiye de Cari Aç k Belirleyicileri Ve Cari Aç k-krediler li kisi Prof. Dr. Erdinç Telatar * I. Giri Türkiye ekonomisinde son y llarda en çok tart lan iktisadi sorunlardan birisi, GSMH'n n gittikçe daha yüksek oran n olu turmaya ba layan "cari aç k"t r. Makroekonomik politikalar n nihai amac n n bir ülke ekonomisinde iç denge ile d denge nin sa lanmas oldu u dikkate al n rsa, kabul edilemez ve sürdürülemez nitelikte cari aç klar n d dengeden gittikçe daha fazla uzakla ma anlam na geldi i söylenebilir ki, bu durumda ekonomik politikalar arac l yla söz konusu problemin çözülmesi gere i ortaya ç kmaktad r. ç dengenin sa lanmas ve sürdürülmesi, genel olarak, fiyat istikrar ile tam istihdam ve bununla uyumlu büyüme amaçlar na ula lmas n ifade ederken, d denge ödemeler dengesinin ülkenin toplam giderleri ile gelirlerinin birbirine denk olmas gerekti i anlam na gelmektedir. Fiyat istikrar, tam istihdam ve ödemeler dengesinin sa lanmas eklinde ortaya konulan üç nihai amaca birlikte ula lmas en ideal durumu göstermekle birlikte, uygulamada amaçlardan önemli sapmalar ortaya ç kabilmektedir. Cari aç k, bu aç dan, d dengesizli e ili kin bir sapma olarak de erlendirilebilir. Bununla birlikte, cari aç n çözülmesi gereken bir problem olarak de erlendirilebilmesi için, temel nedenleri ve finansman yöntemleri itibariyle ayr nt l incelemeye tabi tutulmas gerekti i aç kt r. Raporda ilk olarak Türkiye ekonomisinde cari aç n tarihsel geli imi ve kökenleri ortaya konularak neden ciddi bir problem olarak görülmesi gerekti i aç klanacakt r. Cari aç k problemini çözmeye yönelik olarak izlenecek politikalar n seçimi ve uygulanmas nda ekonomideki di er dengelerin de dikkate al nmas gerekti i aç kt r. Ekonomik politika araçlar n n tüm amaçlara ula maya yetecek ölçüde olmamas n n yaratt tutars zl k ku kusuz di er baz amaçlardan belirli ölçülerde fedakarl k yap lmas gere ini do urabilir. Ancak, ilgili ekonominin içinde bulundu u kendine özgü ko ullar dikkate al nmaks z n, söz konusu fedakarl n ölçüsü hakk nda bir eyler söylemenin do ru bir yakla m olmayaca aç kt r. Bu aç dan bak ld na, Türkiye ekonomisinde para politikas n n birincil amac n n fiyat istikrar n n korunmas ve sürdürülmesi oldu u bilinen bir gerçek olarak ortaya ç kmaktad r. Bununla birlikte, cari aç k problemine yönelik politikalar n ekonomideki di er önemli sorun olan i sizlik ve büyüme aç s ndan yarataca sonuçlar n da dikkate al nmas gerekti i aç kt r. Dolay s yla, seçilen politika enstrümanlar n n makroekonomik politikalar n üç temel amac baz nda de erlendirilmesinin daha do ru bir yakla m oldu u söylenebilir. Ülkemizde son zamanlarda para politikas enstrüman n n de i tirilerek, munzam kar l k oranlar n n temel enstrüman olarak kullan lmas yönünde bir e ilim oldu u gözlenmektedir. Yukar daki aç klamalardan hareketle, politika enstrüman ndaki de i ikli in var olan i sizlik ve büyüme problemlerini kötüle tirmemesi ve fiyat istikrar hedefinden kabul edilir s n rlar n ötesinde ayr lma yaratmamas gerekti i belirtilmelidir. Munzam kar l k oranlar ndaki de i ikli in öncelikle bankac l k sisteminin kredi yarat m mekanizmas * Hacettepe Üniversitesi,..B.F. ktisat Bölümü Ö retim Üyesi. 22

2 Bankac lar Dergisi üzerindeki etkileri dikkate al nmaks z n yap lacak bir analizin bu aç dan eksik olaca aç kt r. Söz konusu eksiklik, iç denge aç s ndan toplam talep-toplam arz dengesinin ihmal edilmemesi gere inden do maktad r. Dolay s yla, bankalar n kredi yarat m mekanizmas n do rudan etkileyen bir politikan n toplam talep üzerine etkilerinin istihdam ve büyüme kapasitesi aç s ndan do uraca sonuçlar n dikkate al nmas gerekmektedir. Munzam kar l k oran art r larak bankalar n kredi yaratma mekanizmalar n n k s tlanmas yoluyla cari aç k probleminin çözümlenip çözümlenemeyece i sorusunun yan t, öncelikle kredi mekanizmas ile cari aç k aras ndaki nedensellik ili kilerinin belirlenmesini gerekmektedir. Herhangi bir sorunun çözümlenebilmesi için sorunu yaratan faktörlerin belirlenmesi gerekti i aç kt r. Dolay s yla, kredilerden cari aç a do ru nedensellik ili kisinin varl n n test edilmesi ve, var oldu u takdirde, i aretinin belirlenmesi çözüme do ru birinci a amay olu turmaktad r. Raporun VI. bölümünde nedensellik ili kisine yönelik tahmin sonuçlar verilmekte ve yorumlanmaktad r. II. Cari Aç n Geli imi 2010 y l itibariyle 48.5 milyar ABD dolar na ula m olan cari aç n Milli Gelir (GSY H) içindeki pay % 8.2 olarak gerçekle mi tir. Belirtilen cari aç k/gsy H oran n n "yüksek/büyük" veya "dü ük/küçük" oldu u konusunda karar verebilmek için, Türkiye ekonomisinin tarihsel geli im çizgisi içinde cari aç k gerçekle melerini incelemek yararl olacakt r. Buradaki yakla m m z, ekonomik geli melerin her ülkenin kendine özgü dinamikleri taraf ndan belirlendi i; dolay s yla ülkeye özgü bir nitelik ta d varsay m na dayanmaktad r. Grafik 1'de 1970'li y llar n ortalar ndan günümüze kadar cari aç k/gsy H oran ndaki geli meler verilmektedir. 30 y ll k tarihsel bir perspektiften bakt m zda ortalama olarak % olan cari aç k/gsyh oran n n en yüksek düzeyine (%-8.2) 2010 y l nda ula t görülmektedir. Sermaye hareketlerinde liberalizasyona gidildi i 1989 y l ndan 2002 y l nda kadar, cari aç k/gsy H oran n n, finansal kriz dönemlerine denk dü en 1993 ve 2000 y llar nda, s ras yla % -3,63 ve % -4,95 olmak üzere, belirgin bir oranda artt gözlenmektedir y l nda % -0,83 olan cari aç k 2003 y l nda % -3,33, 2004 y l nda % -5,19 ve 2010 y l nda % -8.2 gerçekle erek süreklilik kazanm t r. Dolay s yla, Türkiye'de cari aç n tarihsel çerçevede de erlendirildi inde "büyük ve sürekli" bir nitelik ta d sonucuna ula mak mümkündür. Grafik 1 Kaynak: DPT ve TCMB. 23

3 Prof. Dr. Erdinç Telatar III. Cari Aç n Kaynaklar Cari aç n Türkiye ekonomisinin tarihsel geli im süreci içince "yüksek ve sürekli" bir probleme dönü tü ü saptamas n yapt ktan sonra, irdelenmesi gereken bir di er konu cari aç n "iyi mi yoksa kötü mü" olarak de erlendirilmesi gerekti idir. 1 Sorunun bu ekilde ortaya konulmas n n nedeni, bir cari aç n "yüksek ve sürekli" olsa dahi çözümlenmesi gereken problem niteli i kazanmas için "kötü huylu" olmas gere idir. Cari aç k hakk nda iyi/kötü karar, asl nda, cari aç kla ülkeye giren kaynaklar n hangi amaçlara yönelik olarak kullan ld sorusunun yan t na ba l olmaktad r. Cari aç k probleminin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu oldu unu belirleyebilmek için, cari aç k tan mlar baz nda geli tirilmi olan iki farkl yakla m benimsenebilir: (i) toplam harcama-toplam gelir yakla m ve (ii) yurt içi tasarruf-yurt içi yat r m yakla m. 2 III.1. Toplam Harcama-Gelir Yakla m Toplam harcama-gelir yakla m, bir ülke ekonomisi ile hanehalk davran lar aras ndaki benzerlikten hareket etmektedir. Ülkeler de, t pk hanehalklar gibi, mal ve hizmetler için yapt ödemeler ile yapt transfer harcamalar gelirlerini a t nda, bir aç k ile kar kar ya kalmaktad rlar ki, ülke ölçe inde bu durum cari aç k olarak kendisini göstermektedir. Gelirinden fazla harcama yapan hanehalklar n n d ar dan borçlanma yoluyla veya sahip olduklar varl klar satmak yoluyla aç n kapatmak zorunda olu una benzer ekilde, cari aç k veren ülkelerin de bu aç bir ekilde yurt d ndan borçlanarak veya varl k rezervlerini eriterek kapatmas gerekmektedir. Bu aç dan ele al nd nda cari aç k, yabanc lara varl k sat ld veya d ar dan borç al nd anlam na geldi ine göre, ülkenin dünyan n geri kalan k sm na "net" anlamda borçlu bir ülke konumunda oldu unu göstermektedir. 3 Cari hesap dengesizliklerini, toplam harcama ile ulusal gelir aras ndaki dengesizliklerin göstergesi olarak yorumlad m zda, Türkiye'de gelirden çok harcama e iliminin 2002 y l ndan ba layarak gittikçe güçlendi i söylenebilir. Ba ka bir deyi le, Türkiye dünyan n geri kalan k sm na kar gittikçe yükümlülü ü artan net bir borçlu ülke konumundad r. Bu noktada, yurt d ndan al nan "borçlar n" hangi tür harcamalar n finansman amac yla kullan ld n belirlemek önem kazanmaktad r. Bu sorunun yan t, ayn zamanda, cari aç k problemi hakk nda iyi huylu/kötü huylu karar n n verilmesine de olanak sa layacakt r. "Finanse edilemeyen cari aç k yoktur" görü ünün geçerlili i veri iken, ara t r lmas gereken konu cari aç n ba at yönlendiricisinin hangi iktisadi faaliyet oldu udur. Cari hesab n kalemleri baz nda inceleme yap ld nda, Grafik 2'den görüldü ü gibi, ihracat ve ithalat fark n gösteren d ticaret aç k tarihsel olarak cari aç n temel belirleyicisi olagelmi tir. Grafik 2'den görüldü ü gibi, cari aç k d ticaret aç ile birlikte hareket etmektedir. D ticaret dengesizli inin nedeni, gerek ithalat gerekse ihracatta, özellikle 2002 y l ndan itibaren artan oranda, gözlenen art lard r. thalat n tarihsel olarak ihracat n üzerinde gerçekle me e ilimi, Türkiye'nin üretim sürecinde hammadde ve ara mallar ithalat na olan ba ml l n yans tmaktad r. Grafik 2, 2003 y l ndan ba layarak ithalat-ihracat fark n n giderek aç ld n, ba ka bir deyi le ihracat n ithalat kar lama oran n n dü tü ünü göstermektedir. Dolay s yla, cari aç k esas olarak ithalattaki art oran n n ihracat art oran n a mas nedeniyle ciddi bir probleme dönü me tehlikesi yaratmaktad r. 24

4 Bankac lar Dergisi Grafik 2: III.2. Yurt çi Yat r m ve Tasarruf Yakla m 4 Cari aç n esas olarak ithalat art lar ndan kaynakland gösterildikten sonra, yukar da da belirtildi i gibi, ortaya ç kan yükümlülüklerin hangi alanlara yönlendirildi i belirlenmelidir. Bu sorunun yan tlanabilmesi için, cari aç a ili kin ikinci tan m baz nda de erlendirme yapmak yararl olacakt r. Bu yakla m, cari aç n toplam gelir-harcama fark olarak verilen tan m ndan hareketle, toplam harcamalar n alt parçalar na ayr lmas n n daha ayd nlat c olaca ; ba ka deyi le ilave sezgiler sa layaca dü üncesine dayanmaktad r. Bu aç dan bak ld nda, ülkenin üretken kapasitesini art rmaya yönelik harcamalara yönlendirilen kaynaklar n "kötü" olarak nitelendirilmesinin do ru olmayaca söylenebilir. Örne in, geli me sürecinin ba ndaki ülkelerde yurt içi tasarruflar n büyüme sürecinin gerektirdi i yat r m harcamalar n kar layacak düzeyde olmamas do al bir durumdur. Dolay s yla, yeni geli en bir ülkenin yurt içi tasarruf yetersizli ini yurt d ndan ald kaynaklarla finanse etmesi ve üretken kapasitesini bu ekilde art rarak d a ba ml l ktan zaman içinde kurtulmas olumlu bir durum olarak de erlendirilmelidir. Bu tip gerekçelere dayal olarak ortaya ç kan cari aç k çözümlenmesi gereken bir problem niteli i ta mayacakt r; çünkü ülkenin üretken kapasitesindeki art çözümün kendi içinde olmas anlam na gelmektedir. Cari aç kla elde edilen kaynaklar n üretken faaliyetlere yönlendirilmemesi durumunda ise, art k problem "kendini çözme" hassas n yitirmekte ve d ar dan çözüm önerilerine gereksinim yaratmaktad r. 5 Türkiye ekonomisinde cari aç yurt içi tasarruf ve yat r m ili kisi baz nda tan mlad m zda, tarihsel olarak tasarruflar n yat r mlar n alt nda kald n görmekteyiz. Grafik 3'ten görüldü ü gibi, yurt içi yat r mlar bir kaç y l istisna olmak üzere, döneminde tasarruflar a m ; fark 2002 y l ndan sonra sürekli olarak artm t r döneminde tasarruf ve yat r mlar n GSY H'ya oranlar itibariyle aralar ndaki fark y ll k bazda s ras yla %-8.3, -10.5, -11.2, -7.3, -0.4 ve olarak gerçekle mi tir. Tasarruf ve yat r m fark n n 2011 y l sonu itibariyle daha da artmas beklenmektedir ki, bu oran son otuz y l n en dü ük oran olacakt r. 25

5 Prof. Dr. Erdinç Telatar Grafik 3: Kaynak: DPT Bu noktada yan tlanmas gereken bir di er soru gündeme gelmektedir ki bu, "tasarruf yetersizli inin hangi nedenden kaynaklan yor oldu udur. Bu aç dan üç farkl geli me ortaya ç km olabilir: (i) yat r mlar de i mezken tasarruflar azalm olabilir; (ii) tasarruflar de i mezken yat r mlar artm olabilir veya (iii) bu ikisinin bir bile imi ortaya ç km olabilir. Söz konusu üç ktaki durumdan hangisinin tasarruf yetersizli i sorununu yaratt n n belirlenmesi, cari aç a ili kin iyi/kötü de erlendirilmesinin yap lmas aç s ndan büyük önem ta maktad r. Bu önem, tasarruflar n tüketimin aynadaki görüntüsünden ba ka bir ey olmad gerçe inden do maktad r. Bu ba lamda, tasarruflarda dü ü tüketim harcamalar nda art anlam na gelmesi nedeniyle, sermaye birikimini sa layacak yat r m harcamalar na a rl k verilmedi i sonucuna götürmektedir. Grafik 4-6, Türkiye'de 2005 y l ndan günümüze toplam yat r mdaki geli meleri ve toplam harcamalar n kamu-özel kesim ay r m dikkate al narak nas l bir geli me gösterdi ini ortaya koymaktad r. Grafik 4: Kaynak: DPT 26

6 Bankac lar Dergisi Grafik 5: Kaynak: DPT Grafik 6: Kaynak: DPT Grafik 7: Kaynak: DPT 27

7 Prof. Dr. Erdinç Telatar Grafik 8: Kaynak: DPT Grafik 6'den görüldü ü gibi, özel tüketim harcamalar GSY H n n yakla k olarak %75 ni olu turmaktad r. Grafik 4-6 birlikte de erlendirildi inde, cari aç n, esas olarak, yat r m harcamalar ndaki art tan de il, özel tüketim harcamalar ndaki art tan kaynakland söylenebilir. Yukar daki de erlendirmeler nda, Türkiye'de 2000 li y llar n ortas ndan itibaren sürekli nitelik kazanan yüksek oranl cari aç n, elde edilen kaynaklar n üretken kapasiteyi art r c yat r mlara gitmemesi anlam nda, "kötü huylu" oldu u söylenebilir. IV. Cari Aç n Finansman Yüksek oranl, sürekli ve kötü huylu cari aç n sürdürülebilir olup olmad sorusunun yan t na geçmeden önce, söz konusu cari aç klar n ne ekilde finanse edildi i üzerine bir kaç ey söylemek yararl olacakt r. Daha önce belirtildi i gibi, cari aç kla kar kar ya kalan bir ülke, ba ka ülkelerden borçlanarak, sahip oldu u hisse senedi, tahvil ve benzeri finansal varl klar n satarak veya resmi döviz rezervlerini azaltarak harcama aç n finanse edebilir. Bu yöntemlerden hangisine ve ne ölçüde ba vuruldu u, politika otoritelerinin bilinçli kararlar n n yan s ra, ülkenin finansal olarak d a aç kl k derecesine ve d dünyadaki genel trende de ba l d r. Tablo 1. Cari Aç n Finansman Yöntemleri (Milyar ABD Dolar ) Cari Aç k Do rudan Yat r m Portföy Yat r mlar Di er Yat r mlar Kaynak: TCMB Cari hesab n ticaret dengesi d ndaki di er kalemlerini içeren hizmetler dengesi ve transfer ödemeleri k s mlar nda son y llardaki yüksek cari aç klar finanse edecek geli melerin ortaya ç kmam olmas nedeniyle, finansman konusunda as l a rl k sermaye hesab ndaki hareketlerine verilmi tir. Tablo 1'deki rakamlardan ve Grafik 7 den görüldü ü gibi, dönemlerinde cari aç n finansman yöntemleri büyük de i kenlik sergilemi tir. Belirtilen dönem itibariyle dikkat çeken geli meler, portföy yat r mlar n n göreli pay n n dönem ba nda az olmas dönemin sonunda ise di er yat r mlar kalemi ile birlikte gözlenen büyük art lard r. 28

8 Bankac lar Dergisi Grafik 9: Kaynak: TCMB Ba vurulan finansman yöntemlerinin niteli i, cari aç n ülke ekonomisi aç s ndan sorun yaratma potansiyelinin gelecekte de sürebilece i yönünde baz sinyaller vermektedir. Özellikle 2006, 2007 ve 2008 y llar nda yüksek oranl art gözlenen do rudan yat r mlar n devlete ait kurulu lar n yabanc ortakl özel te ebbüslere devredilmesi eklinde yürütülen özelle tirme politikalar n n sonucu oldu u bilinen bir gerçektir. Bir ülkenin sahip oldu u ve satabilece i fiziksel varl k stokunun s n rl oldu u veri iken, özelle tirmeler yoluyla elde edilen kaynaklara uzun vadede güvenmenin mümkün olmad aç kt r. Üretken kapasiteyi art rma amac ta mayan ve yaln zca mülkiyetin el de i tirmesi sonucunu yaratan bir yat r m n ülkenin gelece ini olumlu yönde etkilemesi beklenemeyece i gibi, sosyal ve ekonomik aç dan yarataca baz sonuçlar dikkate al nd nda uzun vadede ülkenin toplam refah düzeyini olumsuz etkileyebilece i de söylenebilir. Son y llarda yo un biçimde ba vurulan finansman yöntemlerinden bir di eri olan k sa vadeli sermaye hareketleri ise, ülke ekonomisinin finansal olarak d a aç kl ve ba ml l na paralel olarak k r lganl n n da artmas sonucu yaratabilmektedir. Bunun temel nedeni, k sa vadeli "s cak" para hareketlerinin yerli politika otoritelerinin tam olarak kontrol edemedi i baz faktörlerin de etkisinde bulunmas d r. Örne in, dünya piyasalar nda likiditenin yön de i tirmesi di er eyler sabitken ülkeden büyük sermaye ç k lar na yol açabilir. Yurt içi politika belirleme sürecine d sal olmalar nedeniyle, k sa vadeli sermaye giri lerine cari aç klar n finansman nda sürekli olarak bel ba lamak sa l kl bir yakla m olmamaktad r. Ülkeler aras getiri farklar taraf ndan yönlendirilen k sa vadeli sermaye hareketleri gerek ülke içi gerekse dünya piyasalar ndaki geli melerden etkilenmekte ve giri ler beklenmedik bir anda ç k lara dönü ebilmektedir ki, söz konusu esneklik ülke ekonomisini sermaye hareketlerindeki "tersine dönü " e ilimine kar oldukça k r lgan hale getirmektedir. V. Cari Aç k ve Para Politikas Cari aç n sürdürülemez oldu u yönünde karar verildikten sonra, çözüm arama a amas na gelinmektedir. Bu konuda yap labilecek öneriler vade uzunlu una göre farkl l k gösterecektir. Örne in, üretim teknolojisindeki de i meler yoluyla üretkenli in art r lmas ve bu ekilde ülkenin ihracat kapasitesinin güçlendirilmesi önerilebilir ki, bu önerinin uygulanmas ve sonuç yaratmas uzun bir sürenin geçmesini gerektirecektir. Ancak, yukar da gösterildi i gibi, Türkiye'de cari aç k sorunu k sa vadeli çözüm bulunmas n gerektirecek boyutlara ula m t r. Bu durumda, öncelikle ara t r lmas gereken konu "ekonomik politikalar n belirlenme ve uygulanma sürecinde bir hata yap l p yap lmad n n" belirlenmesidir. Daha önce belirtildi i gibi, politika otoritelerinin kontrolü d nda baz geli melere de ba l olmas nedeniyle, cari aç k sorunu kolayl kla çözümlenemeyebilir. 29

9 Prof. Dr. Erdinç Telatar Ancak, söz konusu sorun uygulanan politikalardaki hatalara da ba l ise, bu durumda politika süreçlerinin gözden geçirilmesi ve gerekli uyarlamalar n yap lmas gerekecektir. 6 Bu k s mda, konu para politika belirlenme ve uygulanma süreci aç s ndan incelenmektedir. V.1. Enflasyon Hedeflemesi Stratejisi ve Cari Aç k 7 Türkiye'de 2002'den itibaren "örtük" ve 2006 y l ba ndan itibaren formel veya aç k enflasyon hedeflemesi stratejisi uygulanmaktad r. Uygulama konusunda çe itli seçenekler söz konusu olmakla birlikte, TCMB "tam yetkili" (full-fledged) enflasyon hedeflemesi lehine tercihini yapm t r. "Tam yetkili" enflasyon hedeflemesi be temel unsur üzerine kuruludur: 1. ba ka nominal çapan n olmamas 2. fiyat istikrar n n sa lanmas konusunda kurumsal taahhüt 3. mali bask nl n olmamas 4. politika enstrüman ba ms zl 5. politika effafl ve hesap verebilirlik 2-5. ko ullar herhangi bir para politikas n n etkin biçimde yürütülmesi için önko ullar olu turmaktaysa da, ta d klar önem enflasyon hedeflemesi rejiminde daha da artmaktad r. Bunun nedeni, enflasyon hedefleme stratejisinin ba ar ya ula mas n n, büyük ölçüde merkez bankas n n hedefe ula ma amac n ta yan politikalar uygulama yetene i hakk nda piyasada güçlü bir güven duygusunun yarat lm olmas na ba l olmas d r. Birinci ko ulun ise opsiyonel oldu u görülmektedir. 1990'lar n ortalar ve sonlar nda ya anan finansal kriz deneyimlerinin sonucu olarak, çok say da yükselen piyasa (emerging market) ekonomisi daha esnek döviz kuru sistemlerini benimsemeye ba lam t r. Bu süreçte, döviz kuru art k birincil politika amac veya nominal çapa rolü oynamamaktan ç kmaktad r. Ayn esnada, daha aç k enflasyon hedefi benimseme yönünde bir e ilim de gözlenmektedir. Dalgalanan döviz kuru sistemini benimsemi ülkelerde, amaç-araç tutars zl probleminden kaç nmak amac yla, merkez bankas n n döviz piyasas na kendi hesab na müdahale etmemesi (temiz dalgalanma), ayr ca izledi i para politikas n n döviz piyasas ndaki geli melerden etkilenmesine izin vermemesi bir uygulama seçene i durumundad r. Ba ka bir deyi le, merkez bankalar n n önünde ba ka seçenekler de bulunmaktad r. Örne in, ili ve srail 1990'l y llar n büyük k sm nda enflasyon hedeflemesiyle birlikte döviz kurunu da hedeflemeyi tercih etmi tir. Enflasyon hedeflemesi stratejisi ile cari aç k sorunu aras ndaki ili kilerin irdelenmesine geçmeden önce, belirtilen para politikas "çerçevesi"nin temel unsurlar n n k saca ortaya konulmas yararl olacakt r. Enflasyon hedeflemesi yakla m, 1980'lerin sonlar ndan itibaren, güvenilirlik (credibility) kavram n n ba ar l bir para politikas n n temel dayana oldu u yönündeki genel yarg n n kurumsal boyuta aktar lma sürecini ifade etmektedir. Güvenilirlik kavram, ekonominin i leyi inin "geçmi ten çok gelece e dönük" oldu u dü üncesinden do mu olan bir kavramd r. Aç klamas u ekildedir: Politika otoritelerinin ilan ettikleri politikalara sad k kalacaklar yönünde kamuoyunda bir güven sa lamalar, özellikle enflasyonu dü ürme politikalar n n ba ar s için gerek ko uldur. Özellikle uzun y llar yüksek düzeyde enflasyonun atalet kazand ekonomilerde enflasyon beklentileri enflasyonun en önemli belirleyicisi durumuna gelmektedir. Bu tip ekonomilerde tüm fiyatlar enflasyon beklentilerine uygun biçimde belirlenece i, ba ka bir deyi le ekonomi enflasyona endeksli hale gelece i için, enflasyon beklentilerini dü ürmeksizin enflasyonu dü ürmek mümkün olmamaktad r. 30

10 Bankac lar Dergisi Bu noktada, yan tlanmas gereken baz sorular ortaya ç kmaktad r: Nominal çapa olma i levini yitiren döviz kurunun aç k bir enflasyon hedefinin benimsendi i durumda oynayaca rol nedir? Politika otoriteleri hangi ko ullarda döviz kurundaki dalgalanmalara tepki vermelidir? Döviz kurundaki dalgalanmalara hangi ko ullar n varl nda ve ne ekilde tepki vermi lerdir? Para Politikas n n ba lant l olarak kredi yaratma mekanizmalar n n k s tlanmas yoluyla cari aç k probleminin çözümlenip çözümlenemeyece i sorusunun yan t, öncelikle kredi mekanizmas ile cari aç k aras ndaki nedensellik ili kilerinin belirlenmesini gerekmektedir. Bir sonraki bölümde çe itli kredi kalemleri ile cari aç k aras ndaki ili ki analiz edilmektedir. VI. Cari Aç k-krediler Aras nda Nedensellik li kileri VI.1. Nedensellik Testleri ktisadi de i kenlerden herhangi birisinde ortaya ç kan de i ikli in bir di er de i kende de i ikli e yol aç p açmamas ve aç yorsa ili kinin yönü ve büyüklü ünün belirlenmesi, iktisadi analizlerdeki temel problemlerden birisidir. Bu probleme yönelik yayg n olarak kullan lan yakla mlardan birisi Granger ve Sims taraf ndan geli tirilmi nedensellik testidir. Granger ve Sims nedensellik testinin temel mant oldukça basittir: E er X Y ye neden oluyorsa, X deki de i ikliklerin Y deki de i ikliklerden önce meydana gelmesi gerekir. X Y ye neden olur diyebilmek için iki ko ulun kar lanmas gerekmektedir. Birincisi, X de i keni Y de i kenini tahmin edebilmek amac yla kullan labilmelidir; yani Y nin kendi gecikmeleri üzerine regresyonuna X de i kenine ait geçmi de erlerin dahil edilmesi regresyonun aç klay c gücünü anlaml biçimde art rmal d r. kincisi, Y de i keni X de i kenine ili kin tahminlerde kullan lamamal d r. Bunun nedeni, e er X den hareketle Y ve Y den hareketle X tahmin edilebiliyorsa, asl nda muhtemelen ba ka baz de i kenlerin hem X e hem Y ye neden olmas d r. Yukar da belirtilen iki ko ulun sa lan p sa lanmad n belirlemek için, bir de i kenin di er de i kenin öngörüsünü yapmak amac yla kullan lamad bo hipotezi test edilebilir. Örne in, X de i keni Y de i kenine neden olmaz bo hipotezini test etmek için, Y de i keninin kendi gecikmeli de erleri ile X de i keninin gecikmeli de erleri üzerine regresyonu (k s tlanmam regresyon) yap ld ktan sonra, Y nin yaln zca kendi gecikmeleri üzerine regresyonu (k s tlanm regresyon) yap labilir. F testi yard m yla X in gecikmeli de erlerinin birinci regresyonun aç klama gücüne anlaml bir katk yap p yapmad belirlenebilir. E er anlaml bir katk söz konusuysa, bo hipotez reddedilir ve verilerin X Y ye neden olur hipoteziyle tutarl oldu u sonucuna ula labilir. X Y ye neden olur hipotezinin do rulu unu test etmek için, ilk olarak regresyonlar tahmin edilerek, her bir regresyonun hata kareler toplam kullan larak bir F istatisti i hesaplan r. F istatistikleri arac l yla katsay lar grubunun anlaml biçimde s f rdan farkl olup olmad test edilir. E er katsay lar anlaml olarak s f rdan farkl ise, X Y ye neden olmaz hipotezi reddedilebilir. kincisi, Y X e neden olur hipotezinin test edilmesi için, yukar daki regresyonda X ler ile Y lerin yerleri de i tirilerek, Y nin gecikmeli de erlerinin s f rdan anlaml biçimde farkl olup olmad belirlenir. X in Y ye neden oldu u sonucuna ula lmas için, X Y ye neden olmaz hipotezinin reddedilmesi ve Y X e neden olur hipotezinin kabul edilmesi gerekir. (1) (2) 31

11 Prof. Dr. Erdinç Telatar VI.2. Tahmin Sonuçlar Bir ekonomide kullan lan toplam krediler ile cari aç k aras ndaki nedensellik ili kilerinin tahmin edilmesi, kredi yarat m mekanizmas n do rudan etkileyen bir politikan n cari aç k problemine ne ölçüde çözüm olaca sorusuna verilecek yan t n birinci a amas n olu turmaktad r I-2010-IV çeyrek dönemlerini kapsayan seriler BDDK n n istatistiksel veri taban ndan al nm t r. Analizlere ba lanmadan önce kredi art lar n n GSY H ya oran ve cari aç n GSY H ya oran serileri olu turulmu tur. Söz konusu serilerin birim kök analizleri yap lm ve serilerin dura an oldu u saptanm t r. Daha sonra nedensellik testlerine geçilmi tir. Tablo 4 te verilen nedensellik test sonuçlar na göre, toplam kredilerden cari aç a do ru bir nedensellik ili kisinin varl tespit edilememi tir. Tablo 4. Granger Nedensellik Testi-1 H 0 : Toplam Kredilerdeki Art Cari Aç n Granger Nedeni De ildir Bir Gecikme 1.10 (-) ki Gecikme 0.24 (-) Üç Gecikme 0.28 (-) Dört Gecikme 0.54 (-) Not: * ve ** s ras yla %1 ve %5 anlaml l k seviyelerini göstermektedir. (+) i areti gecikme katsay lar n n toplam n n pozitif oldu unu göstermektedir. Bu noktada dikkate al nmas gereken husus, toplam kredilerin homojen olmamas, kullan m alan itibariyle farkl la an iki k sma ayr lmas d r. Türkiye de yakla k 500 milyon TL ile GSY H n n yakla k % 50 sini olu turan kredilerin yakla k 1/3 ü tüketici kredileridir. Tüketici kredilerinden cari aç a do ru nedenselli in varl na ili kin test sonuçlar, tüketici kredilerindeki art n cari aç art rd n göstermektedir. Toplam krediler ile tüketici kredilerinin baz al nd testler kar la t r ld nda, cari aç a neden olan esas kredi türünün tüketim amaçl kullan lan krediler oldu u görülmektedir. Tablo 5. Granger Nedensellik Testi-2 H 0 : Tüketici Kredilerindeki Art Cari Aç n Granger Nedeni De ildir Bir Gecikme 0.85 (+) ki Gecikme 4.03** (+) Üç Gecikme 3.42** (+) Dört Gecikme 1.90(+) Not: * ve ** s ras yla %1 ve %5 anlaml l k seviyelerini göstermektedir. (+) i areti gecikme katsay lar n n toplam n n pozitif oldu unu göstermektedir Tüketim amaçl kredilerin önemli bir alt kalemi olan konut kredileri ile cari aç k aras ndaki nedensellik ili kisinin varl n belirlemeye yönelik testler, konut kredilerinden cari aç a do ru güçlü bir nedensellik ili kisinin bulunmad n göstermektedir. 32

12 Bankac lar Dergisi Tablo 6. Granger Nedensellik Testi-3 H 0 : Konut Kredilerindeki Art Cari Aç n Granger Nedeni De ildir Bir Gecikme 1.60 (+) ki Gecikme 3.59** (+) Üç Gecikme 2.80 (+) Dört Gecikme 1.14(+) Not: * ve ** s ras yla %1 ve %5 anlaml l k seviyelerini göstermektedir. (+) i areti gecikme katsay lar n n toplam n n pozitif oldu unu göstermektedir. VII. Sonuç Munzam kar l k oran n n para politikas enstrüman olarak kullan lmas esas olarak bankac l k sektörünün kredi yaratma mekanizmas n etkilemektedir. Munzam kar l k oranlar nda ekonomide kullan lan kredilerde azal yaratacak bir art n ekonominin iç dengesini bozmamas için kredilerin kullan m alanlar na göre ayr t r lmas gerekmektedir. Krediler ile cari aç k aras ndaki nedensellik ili kilerini belirlemeye yönelik olarak yap lan testler, toplam kredilerden cari aç a do ru anlaml bir nedensellik ili kisinin olmad n, ancak tüketici kredilerinden cari aç a do ru pozitif bir nedensellik ili kisinin var oldu unu göstermektedir. Söz konusu bulgu, Türkiye ekonomisinde tüketici kredilerindeki art n cari aç güçlendirdi i; ba ka deyi le, cari aç n esas kaynaklar nda birisinin tüketim amac yla kullan lan krediler oldu u söylenebilir. Dolay s yla, toplam kredilerin homojen bir grup olarak de erlendirilmesi yerine, kredilerin kullan m yerleri itibariyle farkl la an selektif bir yakla m n benimsenmesi uygun bir tercih olacakt r. Kredi yarat m mekanizmalar n etkileyen bir para politikas uygulamas olan munzam kar l k oranlar belirlenirken, cari aç n önemli nedenlerinden birisi olan tüketim amaçl kredilerin k s tlanmas na öncelik verilmesi gerekti i söylenebilir. Munzam kar l k oran n n krediler aç s ndan selektif bir yakla m ile uygulanmas, iç ve d dengenin sa lanmas sorununa bir çözüm olarak dü ünülebilir. Türkiye ekonomisinde ekonomik temel büyüme kaynaklar ndan birisi konumundaki konut piyasas nda arz fazlal eklinde dengesizli in var oldu u dikkate al n rsa, tüketici kredilerinin de kendi içerisindeki homojen olarak de erlendirme yakla m n n da ekonominin uzun vadeli büyüme hedeflerinden ciddi bir sapmay beraberinde getirece i söylenebilir. Cari aç k problemini çözme sürecinde di er makroekonomik dengesizliklerin daha da bozulmas n engellemek için, kredilerin parçalar na ayr larak ayr ayr de erlendirilmesi gerekmektedir. Bu ba lamda, di er sektörler ile güçlü ba lant lara sahip olan konut sektörünün özel bir yere sahip oldu u vurgulanmal d r. Belirtilmesi gereken bir di er önemli kredi kalemi ise yat r m ve i letme amaçl KOB kredileri oldu u unutulmamal ve söz konusu sektörlere yönelik olas bir kredi k s tlaman n piyasalardaki dengesizli i güçlendirme ve bu ekilde i sizli i art rma riskini ta d belirtilmelidir. 33

13 Prof. Dr. Erdinç Telatar Kaynakça CLARIDA, R.H. (2006), G7 Current Account Imbalances: Sustainability and Adjustment, NBER Working Paper, No EDWARDS, S. (2001), Does the Current Account Matter?, NBER Working Paper, No EDWARDS, S. (2005), Is The U.S. Current Account Deficit Sustainable? And If Not, How Costly is Adjustment Likely To Be?, NBER Working Paper, No FELDSTEIN, M. ve BACCHETTA P. (1991), National Saving and International Investment, National Saving and Economic Performance, içinde, Bernheim, B.D. ve J. B. Shoven (ed.), Chicago: University of Chicago Press. FELDSTEIN, M. ve HORIOKA C. (1980), Domestic Savings and International Capital Flows, Economic Journal. GOSHEV, P. (2006), Monetary Policy Challenges Under a Current Account Deficit, BIS Review,100. MEADE, J. (1951), The Balance of Payments, London: Oxford University Press. MISHKIN, F.S. ve SAVASTANO, M.A. (2001), Monetary Policy Strategies for Latin America, Journal of Development Economics, 66, RIVERA-BATIZ, F.L. ve RIVERA-BATIZ L.A., (1994), International Finance and Open Economy Macroeconomics, New Jersey: Prentice Hall. Dipnotlar Edwards, S. (2001), cari aç n yükselen piyasa ekonomilerindeki davran n ve finansal krizlerin ya anmas nda oynad rolü incelenmektedir. Ayr nt l bilgi için bkz. Rivera-Batiz ve Rivera-Batiz (1994). Aç k ekonomi modeline söz konusu makroekonomik yakla ma katk yapan önemli bir iktisatç, The Balance of Payment isimli kitab yla Nobel ödülü alm olan James Meade dir. Feldstein, M. ve P. Bacchetta (1991) ile Feldstein, M. ve C. Horioka (1980) de 23 sanayile mi ülke verilerinden hareketle, ülkeler aras sermaye hareketlili inin ortaya ç kt ve geli ti i 1960 l, 1970 li ve 1980 li y llarda, ulusal tasarruflar ile ulusal yat r m aras nda yak n bir ili ki oldu u bulunmu tur. Teorik beklentilere ayk r olmas nedeniyle a rt c bulunan ve bu nedenle ilgili literatürde bilmece olarak isimlendirilen bu bulgu büyük ve sürekli hale gelmi cari aç klar n finanse edilmesi konusundaki ekonomik güçlükler dikkate al narak aç klanabilir. Cari aç k probleminin kendini çözme niteli ini kaybederek sürdürülebilirli i yönünde endi eler yaratmas durumunda yap labilecek uyarlamalar ve ortaya ç kacak maliyetler için Edwards, S. (2005) ile Clarida (2006) ya bak labilir. Cari aç n varl nda para politikas na ili kin çözüm önerileri için Goshev, P. (2006) ya bak labilir l y llarda Türkiye ekonomisine benzer biçimde enflasyonla mücadele eden Latin Amerika ülkelerinde alternatif para politikas stratejileri hakk nda de erlendirmeler için örn. Bkz. Mishkin, F. S. ve M. A. Savastano (2001). 34

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Prof. Dr. Haziran 20111. * Bu çalışma Türkiye

Prof. Dr. Haziran 20111. * Bu çalışma Türkiye Türkiye de Cari Açık Belirleyicileri ve Cari Açık-Krediler İlişkisi* Prof. Dr. Erdinç Telatar Haziran 20111 * Bu çalışma Türkiye Bankalar Birliği tarafından yaptırılmıştır. Çalışmada yer alann görüşler

Detaylı

BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI

BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI Sayı: 42 BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI Gazi Erçel Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 22 Aralık 2000 Ankara 2001 yılında uygulanacak para ve kur politikasının çerçevesi, uygulama prensipleri

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

HAYALi ihracatln BOYUTLARI HAYALi ihracatln BOYUTLARI 103 Müslüme Bal U lkelerin ekonomi politikaları ile dış politikaları,. son yıllarda birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Tüm dünya ülkelerinin ekonomi politikalarında

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 11 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Çağlar Kuzlukluoğlu 1 DenizBank Ekonomi

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 31.12.2004-31.12.2005 dönemine ilişkin

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE MAYIS 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının değerli yöneticileri, Sermaye piyasalarımızın ve basınımızın

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015

2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015 2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015 2015 Ekim Ayı Tüketici Fiyat Endeksi ne (TÜFE) ilişkin veriler İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Kasım 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık yayımlanan

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Ahmet KARAYİĞİT Makroekonomik göstergeler açısından başarılı bir yılı geride bıraktık. Büyüme, ihracat, faizler, kurlar, faiz dışı fazla gibi pek çok ekonomik

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100 endeksi, Ekim ayı içerisinde %4,2 artarak ayı 77.620 seviyesinden kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %4,1

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2004-30.06.2004 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu

Detaylı

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Oyak Emeklilik A.Ş. Gelir Amaçlı Döviz Cinsinden Yatırım Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD)

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD) AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD) Bu rapor AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2011-31.12.2011 dönemine ilişkin gelişmelerin,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş

01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş 01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 9 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014)

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) GİRİŞ ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) 2012-2014 dönemi Orta Vadeli Mali Planı, Orta Vadeli Programla uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin merkezi yönetim bütçesi toplam gelir ve gider tahminleriyle

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015 Öğr.Gör.Mehmet KÖRPİ İŞLETMENİN TANIMI Sonsuz olarak ifade edilen insan ihtiyaçlarını karşılayacak malları ve hizmetleri üretmek üzere faaliyette bulunan iktisadi birimler işletme olarak adlandırılmaktadır.

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

Para Arzı. Dr. Süleyman BOLAT

Para Arzı. Dr. Süleyman BOLAT Para Arzı 1 Para Arzı Bir ekonomide dolaşımda mevcut olan para miktarına para arzı (money supply) denir. Kağıt para sisteminin günümüzde tüm ülkelerde geçerli olan itibari para uygulamasında, paranın hangi

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK

ÇEVRE KORUMA KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ÇEVRE KORUMA VE KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK Çevre neden bu kadar önemli? Sera etkisi artıyor Doğal kaynaklar bitiyor Maliyetler yükseliyor Gelir eşitsizliği uçurumu büyüyor 2002 yılında Johannesburg da

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100, Haziran da %11,28 lik düşerek 76.295 den kapandı. Aynı dönemde Bankacılık endeksi %15,41, Sanayi endeksi

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 30 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Japonya Merkez Bankası (BoJ) faizlerde değişikliğe gitmedi Japonya Merkez Bankası (BoJ), 8 e 1 oy çokluğuyla para politikasında değişikliğe gitmeme kararı

Detaylı

1 Kasım 2009 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27393 (Mükerrer) 2010 YILI PROGRAMI

1 Kasım 2009 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27393 (Mükerrer) 2010 YILI PROGRAMI 1 Kasım 2009 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 27393 (Mükerrer) 2010 YILI PROGRAMI 17 Ekim 2009 Gün ve 27379 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 12 Ekim 2009 Gün ve 2009/15513 Sayılı 2010 Yılı Programının Uygulanması,

Detaylı

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER... ÖZET Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 3,7 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 7, ya yükselmiştir. Bu artışın 1,3 puanı yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamalarından kaynaklanmıştır. Döviz kuru

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir.

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir. A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 16 Temmuz 2014 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle Fonun Yatırım Amacı Portföy Yöneticileri Fon Toplam Değeri Portföyünde

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I İLİŞKİSEL PAZARLAMA 31 MAYIS 2014 K O R A Y K A R A M A N

Detaylı

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol 1. Giriş Bu yazıda, Bursa daki (ciro açısından) en büyük 250 firmanın finansal profilini ortaya koymak amacındayız.

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Mayıs 2016 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni

www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Mayıs 2016 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni Faaliyet bölümü raporlamasının temel amacı nedir? Faaliyet bölümü açıklamaları

Detaylı

DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm

DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ Geçtiğimiz hafta ABD de tüketici güven endeksi beklentilerin üzerinde geriledi. ISM imalat endeksinde ise yükseliş trendinin korunduğu görülüyor. Hafta boyunca, doların güçlü seyrinin

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016 ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016 19 Ocak 2016 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; Kısa dönemde 144 günlük ortalama $1110.82 trend değişimi için referans takip seviyesi olabilir.

Detaylı

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI (KOSGEB) KOBİ VE GİRİŞİMCİLİK ÖDÜLLERİ UYGULAMA ESASLARI

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI (KOSGEB) KOBİ VE GİRİŞİMCİLİK ÖDÜLLERİ UYGULAMA ESASLARI KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI (KOSGEB) KOBİ VE GİRİŞİMCİLİK ÖDÜLLERİ UYGULAMA ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu uygulama

Detaylı

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği KONU SİRKÜLER 2009 / 32 Sigorta Primi Desteklerine Yönelik Yeni Düzenlemeler (5921 Sayılı Kanun) Genel Olarak İşsizlikle mücadeleye yönelik bir yasal düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan 5921 Sayılı

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 28 Aralık 2012 İÇİNDEKİLER Ara Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların

Detaylı

Ticaret Unvanı: YAYLA ENERJİ ÜRETİM TURİZM VE İNŞAAT TİCARET A.Ş. Merkez Adresi : Turan Güneş Bulvarı İlkbahar Mah.606.Sok. No : 12 Çankaya / ANKARA

Ticaret Unvanı: YAYLA ENERJİ ÜRETİM TURİZM VE İNŞAAT TİCARET A.Ş. Merkez Adresi : Turan Güneş Bulvarı İlkbahar Mah.606.Sok. No : 12 Çankaya / ANKARA YAYLA ENERJİ ÜRETİM TURİZM VE İNŞAAT TİCARETANONİM ŞİRKETİ 01.01.2015 31.12.2015 DÖNEMİ YILLIK FALİYET RAPORU 1- GENEL BİLGİLER Raporun Ait Olduğu Dönem: 01.01.2015 31.12.2015 Ticaret Unvanı: YAYLA ENERJİ

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A. TANITICI BİLGİLER CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU PORTFÖYE BAKIŞ Halka Arz Tarihi : 02/05/2013 YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER 31/12/2015

Detaylı

İÇİNDEKİLER SAYFA Önsöz 4 Stratejik Planlama ve Bütçe Yol Haritası 5 Örnek İşletme Hakkında 6 Gider Yükleme Sistemi 8 Satış Bütçesi Oluşturma 9 Faaliyet Gider Bütçesi Oluşturma 12 Bütçe Sistem Otomasyonu

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

Güncel Ekonomik Yorum

Güncel Ekonomik Yorum MAYIS 16 Güncel Ekonomik Yorum Nisan ayı finansal piyasalar açısından özellikle borsa kanadında Mart ayının da üstüne koyarak 2016 yılındaki olumlu seyrine devam etti. Şubat ayından itibaren başlayan yükseliş

Detaylı

Mart Ayı Enflasyonu ve Görünüm

Mart Ayı Enflasyonu ve Görünüm SAYI : 2005-17 11 Nisan 2005 Mart Ayı Enflasyonu ve Görünüm I. GENEL DEĞERLENDİRME 1. 2003 temel yıllı endekslere göre, 2005 yılı Mart ayında TÜFE yüzde 0,26, ÜFE ise yüzde 1,26 oranında artmıştır. Endekslerin

Detaylı

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014 MART 2014 Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 31.03.2014 Bankanın Ticaret Ünvanı : TAIB YatırımBank A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Yüzbaşı Kaya Aldoğan Sokak Aksoy İş Merkezi No. 7 Kat 3 Zincirlikuyu,

Detaylı

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER Dünyada üretilen krom cevherinin % 90 ının metalurji sanayinde ferrokrom üretiminde, üretilen ferrokromun da yaklaşık % 90 ının paslanmaz çelik sektöründe

Detaylı

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015 ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015 3 Kasım 2015 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; RSI indikatörü genel olarak dip/tepe fiyatlamalarında başarılı sonuçlar vermektedir. Günlük bazda

Detaylı

VAKIF PORTFÖY İKİNCİ DEĞİŞKEN FON (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken Fonu )

VAKIF PORTFÖY İKİNCİ DEĞİŞKEN FON (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken Fonu ) (Eski Adıyla Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. B Tipi Değişken Fonu ) VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz tarihi : 18/10/1989

Detaylı

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU YENİ MEVDUAT SİGORTA SİSTEMİ ÖNERİSİ BANKA BİRLEŞME VE DEVİRLERİ Dr. Mehmet GÜNAL Ankara, Haziran 2001 ÖNSÖZ Türkiye

Detaylı

Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016

Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016 SİRKÜ : 2016/09 KAYSERİ Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016 04.03.2016 tarih ve 29643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlar Vergisi 1 Seri No.lu Genel Tebliğinde Değişiklik

Detaylı

KAYNAK FİNANSAL KİRALAMA A.Ş.

KAYNAK FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. KAYNAK FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. 01.01.2013 31.12.2013 Dönemi Faaliyet Raporu 1 İÇİNDEKİLER I-ŞİRKET TANITIMI II- FİNANSAL KİRALAMA SEKTÖRÜ VE SEKTÖRDE KAYNAK LEASİNG III- İDARİ FAALİYETLER IV- KAR DAĞITIM

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.03.2012 dönemine ilişkin

Detaylı

TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI

TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI Krizi Yönetmede Merkez Bankas n n Rolü ve Etkinli i Erdem Ba ç Ba kan Yard mc s stanbul Üniversitesi 22 May s 2009 1 Sunum Plan I. Fiyat stikrar ve Finansal stikrar II.

Detaylı

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI MART 15 FON BÜLTENİ Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 5,90% İşsizlik oranı(yıllık) 10,10% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 7,55% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD)

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Temmuz 2003

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Temmuz 2003 Euro Bölgesi İzleme Raporu: Temmuz 003 I. Genel Gelişmeler: Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi nin 10 Temmuz 003 tarihli toplantısında anahtar faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.

Detaylı

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi Genel DEA Eğitimi 6 8 Temmuz 2009 EuropeAid/125317/D/SER/TR Oturum 10-B AB ye Uyum Sürecinde DEA nin Önemi AB ye Uyum Sürecinde DEA nın Avantajları Mevcut mevzuatın revize edilmesine yönelik opsiyonlar

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2016 (SAYI: 87) GENEL DEĞERLENDİRME 03.06.2016 Kıdem tazminatında işletmelerin maliyetini artıracak ve işçi-işveren ilişkilerini bozacak düzenlemelerden kaçınılmalı Gelecek

Detaylı

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ KORELASON VE REGRESON ANALİZİ rd. Doç. Dr. S. Kenan KÖSE İki ya da daha çok değişken arasında ilişki olup olmadığını, ilişki varsa yönünü ve gücünü inceleyen korelasyon analizi ile değişkenlerden birisi

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI 1. Firma karını maksimize eden üretim düzeyini seçmiştir. Bu üretim düzeyinde ürünün fiyatı 20YTL ve ortalama toplam maliyet 25YTL dir. Firma: A)

Detaylı

BÖLÜM 7 BİLGİSAYAR UYGULAMALARI - 1

BÖLÜM 7 BİLGİSAYAR UYGULAMALARI - 1 1 BÖLÜM 7 BİLGİSAYAR UYGULAMALARI - 1 Belli bir özelliğe yönelik yapılandırılmış gözlemlerle elde edilen ölçme sonuçları üzerinde bir çok istatistiksel işlem yapılabilmektedir. Bu işlemlerin bir kısmı

Detaylı

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER Şekil-1: BREADBOARD Yukarıda, deneylerde kullandığımız breadboard un şekli görünmektedir. Bu board üzerinde harflerle isimlendirilen satırlar ve numaralarla

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı