TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU. TARTIŞMA METNİ 2012/25 http ://www.tek.org.tr TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI. Ercan Uygur

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU. TARTIŞMA METNİ 2012/25 http ://www.tek.org.tr TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI. Ercan Uygur"

Transkript

1 TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 202/25 hp ://www.ek.org.r TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI Ercan Uygur Bu çalışma "GAP BÖLGESİNDE DIŞ TİCARET ve TARIM", başlığı ile Prof. Dr. Ercan UYGUR ve Prof. Dr. İrfan CİVCİR ediörlüğünde hazırlanan ve 2004 yılında TEK yayını olarak basılan kiapa yer almakadır. Mayıs, 202

2 TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI Ercan Uygur (*). GİRİŞ Türkiye nin cari açığı 2003 e 6.8 milyar dolar, GSYH (gayri safi yuriçi hasıla) oranı olarak %2.8 oldu., 2 Bunlar 2003 için yapılan ilk öngörünün iki kaından fazla. Diğer yandan, cari denge 200 sonundan bu yana sürekli olarak bozuluyor ve, resmi kaynaklarda söylendiği gibi, daha fazla bozulmaz demek rahalaıcı olur. Ancak, Türkiye deki reel kur, reel faiz, cari açıkların finansman biçimi, iç ve dış borç soku ve geri ödemeleri, kamu açıkları, bankacılık sisemi ve düşük yaırım, düşük isihdam ve yüksek işsizlik gibi unsurlar akla gelince bazılarımız raha olamıyor. Örneğin, cari açık/gsyh oranının veri koşullarda 2004 e ve haa sonrasında yükselmesini bekliyorsak, bu yükselmeyi önemsemeli miyiz? Burada da rahalaıcı cevaplar olabilir. (a) Cari açık ülkenin büyümesini, ekonomide düzelmeyi ve yabancı paranın gelme iseğini göserir, sorun değildir. (b) Cari açık kamu açığından değil özel kesimden kaynaklanıyor ise ve oran olarak %5 i aşmıyorsa sorun olmaz. (c) Dışa açık ekonomide dalgalı kur sisemi de varsa cari açık sorun olmaz; kur değişmesi açığı oomaik olarak giderir. Cari açık konusunda elbee başka birçok görüş var. Bunlara yazı içinde değineceğiz, ancak bu nokada bir çağrışım sorusundan kurulamıyoruz. Türkiye de uzun yıllar Borçlanma ile finanse edilebilirse kamu açığından çok (*) 2 Prof. Dr., A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakülesi, İkisa Bölümü Öğreim Üyesi. Bu makalenin 2003 Kasım ayında sunuluşu sırasında 2003 yılı için yapığımız cari açık ahmini değer olarak 6.3 milyar $, GSYH oranı olarak %2.6 idi yılı cari açığı dolar kurunun yıl oralaması alınarak TL ye çevrildiğinde, cari açık/gsyh oranı %2.8 dir. Her üç ayın cari açığı, o üç ayın dolar kuru oralaması ile TL ye çevrildiğinde 2003 cari açık/gsyh oranı %2.9 olmakadır.

3 2 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım kaygı duymak gerekmez görüşü hakim oldu. Şimdi de, farklı gerekçelerle, Borçlanma ile finanse edilebiliyorsa, cari açıkan çok kaygı duymak gerekmez görüşü mü var? Akla başka sorular da geliyor. Cari açık için makroikisaa hangi modeller ve açıklamalar var? Cari açığa hangi makroekonomik değişkenler yoluyla bakmalıyız? Cari açığın sürdürülebilir olması ne demek? Cari açık ne yabancı sermaye girişini, döviz kurunu ve Türkiye nin hassas konusu iç ve dış borç oranlarını nasıl ekiler? Bu ekileme ile cari açık bir bunalıma kakı yapar mı? Konu cari açık olduğunda, akla doğal olarak dış ödemelerde aksama olasılığını izleyen IMF de gelir. IMF bu konulara nasıl bakıyor? Bu çalışmanın amacı yukarıdaki gibi sorulara ve birlike gelen arışmalara bakmakır. Bu amaçla önce Bölüm 2 de ikisaa cari açığın nasıl ele alındığına bakılmakadır. Bu bağlamda 980 lere kadar ki yaklaşımlara çok kısaca değinildiken sonra, 980 lerden iibaren cari açık için (a) emel koşul olan zamanlararası (ineremporal) dış denge kısıı, (b) emel yaklaşım haline gelen zamanlararası opimizasyon yaklaşımı ve (c) opimizasyon yaklaşımının ampirik önermeleri ve bu önermelerin gerçek ekonomideki gelişmelerle uyumu açıklanmakadır. Hemen belirelim; opimizasyon yaklaşımı, gerçek ekonomideki gelişmeleri açıklamaka başarılı değil. Buna karşılık, cari açık ile ilgili arışmalarda kuramsal bir emel oluşuruyor. Bölüm 3 e önce cari açık konusundaki arışmalar kısaca veriliyor. Bu arışmalarda, cari açık ne kadar önemlidir sorusuna cevap aranıyor ve zamanlararası opimizasyon yaklaşımını doğrudan emel alan görüşler olduğu gibi, ampirik çalışmalara dayanan görüşler de var. Bu bölümde, bir uça cari açık kamu kesiminden kaynaklanmıyor, özel kesim davranışları ile belirleniyor ise iyidir, önlem almak gerekmez görüşü var. Diğer uça cari açık borçlu ülkeler için her zaman kaygı vericidir, hemen önlem almak gerekir görüşü yer alıyor. İki ucun arasında birçok görüş var ve IMF gibi görüşlerini döneme göre değişirenler oluyor. Bölüm 3 e cari açığın sürdürülebilirliği konusu da ele alınıyor. Bu kavram bir yandan Türkiye gibi dış borcu yüksek olan ülkeler için önemlidir. Avrupa Birliği (AB) Maasrich Anlaşmasına bir madde olarak girmesi ve cari açığı sürdürülemez görünen ülkelerin Avrupa Para Birliğine (EMU) giremeyeceğinin söylenmesi, bu kavramı öne çıkarmakadır. Bu bölümde önce sürdürülebilirlik için üç anım yapılıyor. Sonra bu anımlar eşliğinde sürdürülebilirlik için önerilen ölçüler açıklanıyor. Bu açıklamalardan anlaşıldığı gibi, ülkelerin sürdürülebilir cari açık oranları çok farklı olabiliyor ve %4, %5 gibi sandar sınırlar koymak anlamlı görünmüyor.

4 Ercan Uygur 3 Bölüm 4 e önce Türkiye de cari açığın gelişimi, bazı al kalemleriyle birlike kısaca ele alınmakadır. Burada, sermaye harekei serbesisi dikkae alınarak 989 sonrası döneme bakılmakadır. Cari açık burada ne ihracaın ve asarrufun-yaırımın yansıması olarak irdelenmekedir. Burada dikka çeken bir noka, cari açığın özel ükeim arışıyla-asarruf azalışıyla yükselmesidir. Bu bölümde daha sonra zamanlararası opimizasyon yaklaşımının emel bir önermesinin Türkiye verileri ile doğrulanıp doğrulanmadığına bakılmakadır. Birçok başka çalışmada olduğu gibi sonuç bu yaklaşım için olumlu bulunmamışır. Bu bölüm son olarak cari açığın Türkiye de sürdürülebilir olma koşullarına eğilmekedir. Burada önce başka çalışmalardan alınan bazı sonuçlar kısaca verilmeke, sonra yapığımız makro muhasebe hesaplaması ile sürdürülebilirlik sorusuna cevap aranmakadır. Burada ulaşığımız sonuç, cari açık konusunda dikkali olmak gerekiğidir. Yazı, sonuç bölümü ile sona ermekedir. 2. MAKROİKTİSATTA CARİ AÇIK, FARKLI YAKLAŞIMLAR VE ZAMANLARARASI YAKLAŞIM Öncesi Yaklaşımlar 970 lerin sonlarına kadar ki ikisa yazınında, gelişmeke olan ülkeler için dış icare açığı ve cari açık konusunda çoğunlukla iyimser olmayan görüşler vardı. Bu görüşlerden birisini emsil eden esneklik yaklaşımına göre, gelişmeke olan ülkelerde hem ihalaın hem ihracaın alep (fiya) esnekliği düşük ve ihraca kapasiesi de sınırlı idi. Bu durumda dış açıklar, Marshall-Lerner koşulunun sağlandığı varsayımı ile, ancak büyük oranlı devalüasyonlar ile giderilebilirdi. Bu yaklaşımda daha çok sabi kur sisemi ima edilmekle birlike, esnek kur siseminin isikrar koşullarına da bakılıyordu. Çoğunlukla Lain Amerika ve Asya ülkeleri ikisaçılarının savunduğu yapısalcı yaklaşıma göre, gelişmeke olan ülkelerdeki ekonomik yapı ihraca kapasiesini sınırlıyor, ihala alebini de yüksek uuyordu. Böyle bir yapıda dış icare açığının ve cari açığın azalması için yapısal değişiklik gerekirdi. Bu değişiklik öncelikle ihal ikamesi yoluyla sağlanabilecek bir sanayileşme ile mümkündü. Sanayileşmenin geirdiği yapısal dönüşüm ihalaı azalacak, ihracaı yükseleceki. Esneklik yaklaşımı kur değişmesine ve esnekliklere odaklanıyordu; ihraca ve ihala üzerindeki gelir-harcama ekisini ise ihmal ediyordu. Bu ihmali oradan kaldırmayı amaçlayan gelir-harcama (absorbion) yaklaşımı, dış açık veren ülkeler için döviz kuru arışı (devalüasyon) yanında, harcama düşürücü önlemlerin de gerekli olduğunu vurguluyordu. 960 larda dış açık veren ve dış ödeme güçlüğü içine giren ülkelere IMF nin yapığı poliika önerileri

5 4 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım bu yönde idi. Zaen, gelir-harcama yaklaşımını ilk önerenlerden birisi olan Sidney Alexander IMF de görev yapmışı. IMF bir süre sonra bir başka yaklaşımı, ödemeler dengesine parasal yaklaşımı popüler hale geirdi. Farklı şekillerde ifade edilebilen parasal yaklaşım, ödemeler dengesinin hem cari dengesini hem sermaye harekei dengesini ele alıyordu ve cari açığı para arzındaki fazlalık ile açıklıyordu. IMF nin parasal yaklaşımı, IMF de görev yapan Jan Polak modeline dayanıyordu. Bu modele göre, dış açık veren ülkenin kredi sokunu daralması gerekiyordu. Kredi daralması, bir yandan enflasyonu, diğer yandan büyümeyi düşürebilirdi; hangisinin daha çok düşeceği koşullara bağlıydı. Bu konularda Kenen (985) e bakılabilir. 960 larda IMF de görev yapan bir başka ikisaçı Rober A. Mundell in ve Marcus J. Flemming in gelişirdiği Mundell-Flemming modeli ise, bir cari açık inceleme aracı olarak düşünülmemişi. Sermaye harekelerinin am serbes ve fiyaların kaı olarak alındığı bu Keynesyen özellikli model, sabi ve esnek döviz kuru sisemleri alında para ve maliye poliikalarının ekilerini araşırmayı amaçlıyordu. Dornbusch un overshooing modeli ile dinamik hale geirilen Mundell-Flemming yaklaşımı günümüzde de bazı açık ekonomi arışmaları için emel alınmakadır. 2.2 Zamanlararası Dış Denge Kısıı 980 lerden iibaren cari açık arışmaları zamanlararası (ineremporal) - dinamik bir boyu kazandı ve opimizasyona dayalı bir karar alma süreci ile açıklanmaya başlandı. Kısaca zamanlararası yaklaşım ve/veya opimizasyon yaklaşımı diyeceğimiz bu yaklaşım konusunda Obsfeld ve Rogoff (995) ve (996, bölüm 2, 3 ve 4) ve Milesi-Ferrei ve Razin (996a) ve (996b) ve bunlardaki kaynaklara bakılabilir. Aşağıda cari açığı önce zamanlararasıdinamik bir büçe kısıı çerçevesinde ele alıyoruz. Opimizasyon aşamasına daha sonra geçeceğiz. Şimdi, cari dengeyi eşilikler (özdeşlikler) çerçevesinde ifade edelim. Bu eşilikler cari dengenin (a) farklı bazı değişkenlerle ilişkisini ve farklı yönlerini göseriyor, (b) zamanlararası değerlendirme yapmaya olanak sağlıyor ve (c) opimum bir cari açığın varlığını ve anlamlılığını arışma emeli yaraıyor. Bu nokada belirelim; cari denge ve cari açık erimlerini değişimli olarak kullanıyoruz ve cari denge CA yi dış gelir dış gider farkı olarak şöyle anımlıyoruz. CA = NX = B B = r B Y C I G = S I ()

6 Ercan Uygur 5 Burada, NX ne dış fakör gelirlerini de içerecek şekilde anımlanmış ne ihraca, B ne dış varlıklar, r uluslararası faiz, r B ne dış varlıklardan sağlanan gelir, Y gayri safi yuriçi hasıla (GSYH), C özel ükeim harcaması, G kamu cari harcaması, I özel kamu yaırım harcamasıdır. Eşiliğin en sağında r B Y = GSMH (gayri safi milli hasıla), yani oplam gelirleri gösermekedir. C I G ise oplam iç alebi ifade emekedir. CA eşiliğindeki ifadeleri sırasıyla kısaca açıklayalım. (i) Ne ihraca gelirleri NX içinde, alışılmış mal ve hizme ihracaı X ve ihalaı M ye ek olarak, sermayenin yurdışı hizmelerinden sağlanan ne faiz kar kira geliri, yani ne dış varlıklardan sağlanan gelir de vardır. Borçlu ülkeler için, ne sermaye geliri eksi olduğundan, ne ihraca geliri daha düşük olacakır. (ii) Cari açık varsa ne dış varlıklar azalır. Ne dış varlıklar içinde, genellikle ahvil ve krediler gibi ne dış finansal varlıkların ağırlıklı olduğu, ne dış yaırımlardan oluşan ne fiziki varlıkların önemsiz olduğu varsayılmakadır. (iii) Açık ekonomideki gelirleri r B Y ile, harcamaları C I G ile yazabildiğimize göre, aradaki fark asarruf-yaırım farkı olacakır. Diğer bir ifade ile, ekonomideki oplam asarrufu S = rb Y - C - G olarak ifade edebiliriz. Öyleyse, ekonomide cari açık varsa asarruf açığı da vardır ve dolayısıyla CA = S I eşiliğinin sağlanması gerekir. Şimdiye kadar ne dış karşılıksız ransferlerden, özellikle ne dış işçi gelirinden söz emedik. Bunun nedeni, zamanlararası yaklaşımda çoğunlukla şu varsayımlardan birinin yapılmasıdır: (a) İşgücü harekei yokur, (b) işgücü harekei vardır ancak çok sınırlıdır ve ihmal edilebilir, (c) işgücü kaynaklı dış gelir ve giderler birbirine yakındır ve ihmal edilebilir. İşçi gelirleri elbee ayrıca dikkae alınabilir, ancak cari dengenin incelenmesi bakımından büyük bir farklılık geirmeyecekir. Ele alınan ekonomi sermaye harekeinin ümüyle serbes olduğu küçük açık ekonomi olduğundan, iç faiz ile uluslararası faiz birbirine eşiir. Bu faizi şimdilik sabi varsayalım. Cari denge, eşilik () de belli bir zaman için ifade edilmişir. Bu eşiliken ileriye doğru, zamanlararası bakmak için () deki ne dış varlıklar ile gelir-harcama değişkenleri arasındaki ilişkiden şu ifadeyi yazalım; B = [(Y C I G ) /( r)] B /( r) (2) Bu ifadeden de B, B 2,... ifadelerini bulup sürekli (2) deki yerlerine koyalım (forward subsiuion). Böylece küçük açık ekonomi için şu zamanlararası büçe kısıını elde ederiz;

7 6 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım T T τ τ B r lim ) G I (C r T = = ( ) B r τ τ Y r = (3) Bu zamanlararası büçe kısıında, T T B r lim T = 0 (4) koşulu, diğer adıyla Ponzi oyunu yok (no Ponzi game) veya ransversaliy koşulu sağlanmalıdır. Belirmek gerekir ki, eğer denklem (3) ü elde ederken yapığımız yineleme sonlu ise, yani T sonlu bir değer ise, Ponzi oyunu yok koşulu T T B r = 0 olarak ifade edilmelidir. Verilen ifadelerden anlaşılacağı gibi, T nin her değeri için Ponzi oyunu yok koşulu aslında B T = 0 anlamına gelmekedir. Eğer Ponzi oyunu yok koşulu sağlanmaz ve örneğin B T < 0 olursa, denklem (3) ün sol arafında yer alan harcamalar oplamının şimdiki değeri, sağ arafa yer alan gelirler oplamının şimdiki değerini aşacakır. Bu durumda, borç verenlerin giderek büyüyen mikarlarda sınırsız borç vermeleri gerekir ki, bunu kabul emezler. Obsfeld ve Rogoff (996, s. 6) bu sonuç için ilginç bir gerekçe açıklıyor:... borç verenler, borcunu ödemeden, borçlunun ölmesine izin vermezler. Koşul (4) ün sağlanması ile, denklem (3) şöyle ifade edilebilir; ) G I (C r τ τ = = ( ) B r τ τ Y r = (5) Buradan da; ( r)b = ) G I C (Y r τ τ = (6)

8 Ercan Uygur 7 Sözle ifade edersek, denklem (6) nın sağ arafında dış icare fazlaları oplamının şimdiki değeri yer alıyor. Sol arafa ise eksi işareli, faiz dahil dış borç değeri yer alıyor. Öyleyse, gelecekeki cari fazlaların oplamı şimdiki dış borcu karşılayabilecek düzeyde ise zamanlararası büçe kısıı sağlanıyor demekir. Borç ödeyebilme (solvency) da denilen bu koşul sağlanmıyor ise, ülke dış borç ödemesi yapamaz denir. Anlaşılacağı gibi, büyük ve sürekli hale gelen cari açıklar ve dış icare açıkları bu nedenle edirginlik yaraır. Türkiye geleceke yeerli dış fazla yaraabilir mi? Türkiye nin cari açığını değerlendirirken ve arışırken bu koşul dikkae alınmalıdır. Çünkü borç verenlerin değerlendirmesinde bu koşul da vardır. 2.3 Zamanlararası Opimizasyon Yaklaşımı Yukarıda yapığımız açıklamalar, zamanlararası yaklaşımın bir yönünü göseriyor, ancak bu yaklaşımın bir de opimizasyon yanı var. Bu yaklaşım opimizasyon işlemiyle opimum bir cari açık belirlemekedir ve bu ür belirlemeyi ilk yapanlar arasında örneğin Sachs (98) vardır. Bu opimum açık, gerçekleşen cari açıkla karşılaşırılabilir; gerçekleşen açık opimum açıkan fazla ise cari açıka bir fazlalık (excessiveness) var demekir ve müdahale gerekirir. Opimizasyon işlemi iki model üzerine ourulabilir; bunlardan birisinde küçük açık ekonomide sonsuza kadar yaşayan emsili bir birey veya hanehalkı, diğerinde ise örüşen nesillerden (overlapping generaions) oluşan bireyler veya hanehalkları vardır. Burada emsili hanehalkı modelini ele alıyoruz ancak sonra örüşen nesiller modelinin bazı sonuçları ile karşılaşırmalar yapıyoruz. Bu modelde hanehalkının sonlu bir T dönem yaşadığını veya sonsuza kadar yaşadığını varsayabiliriz. Her iki varsayımda da aynı sonuçlar geçerlidir. Diğer yandan, hanehalkının geleceği doğru olarak öngörebildiğini veya gelecek konusunda belirsizlik olmakla birlike beklenilerin rasyonel olduğunu varsayabiliriz. Sonuçlar farklı olmayacakır. Hanehalkı için geleceğe bakan, zamanlararası bir fayda işlevi U vardır ve geleceke beklenen faydaların iskono edilmiş oplamı şöyle yazılabilir; = τ τ U = E { [ U(C )] β } (7) Burada E bekleni işlemcisi, β gelecek ercihini göseren iskono unsurudur ve 0 < β < geçerlidir. Ayrıca, β = (/-r) varsayımı da yapılabilir. Fayda işlevinin maksimuma ulaşması için gerekli ürev koşulları geçerlidir; C ye göre birinci ürev arı, ikinci ürev eksidir. Ayrıca şu varsayımlar geçerlidir.

9 8 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım (i) Daha önce de beliriğimiz gibi, hanehalkının beklenisi rasyoneldir, beklenilerde sapma (bias) yokur, yani beklenide yanılgı olsa bile beklenen değeri sıfırdır ve yanılgının kullanılabilecek bilgiyle ilişkisi yokur. (ii) Hanehalkı küçük açık bir ekonomide yer alır ve sabi bir faiz ile uluslararası finansal piyasalardan isediği ölçüde borç alabilir ve bu piyasalara isediği kadar borç verebilir. (iii) Bu ekonomide her dönem icarei yapılabilen (radable) bir ek Y malı üreilmekedir. Bu durumda göreli fiyalar yokur ve ayrıca, fiya değişmesi, para ve döviz kuru dikkae alınmamışır. Denklem (7) de verilen fayda oplamı, denklem (5) ile verilen zamanlararası büçe kısıı 3 * alında maksimize edilirse, opimum ükeim C için şu ifadeye ulaşılır; τ C * = rb r E (Y I G ) r τ r (8) = * Denklem (8) deki C ifadesini denklem () deki C yerine koyarsak, opimum cari denge elde edilir; τ CA * = Y r E (Y I G ) r τ r G I (9) = Şimdi, bir X değişkeninin uzun dönem değeri değeri E X için şu anımları yapalım 4 ; * X = * r r = τ r τ X ve E X * = * X ve uzun dönem beklenen r r = τ r Bu anımları kullanarak opimum cari denge şöyle yazılabilir; * * * CA = B B = (Y E Y ) (I E I ) (G E G ) (0) * Bu denklemde Y, * I * ve G * τ sırasıyla uzun dönemde beklenen gelir, yaırım ve kamu cari harcamasıdır. Temsili hanehalkını emel alan dinamik opimizasyon işleminden elde edilen denklem (0) dan şöyle bazı sonuçlar oraya çıkmakadır. E X 3 4 Denklem (5) in her iki arafının da beklenisi de alınmışır. Obsfeld ve Rogoff (996, s. 74 ve s. 90).

10 Ercan Uygur 9 ) Gelir (üreim) Y uzun dönem beklenen değerini aşığında cari dengede iyileşme olmakadır, cari fazla olabilir, çünkü ekonomide ükeim düzgünleşirmesi (consumpion smoohing) vardır; geçici gelir arışları ükeime yönelmez, asarruf edilir. Bunun sonucunda ise, ne dış varlıklar B arar. Buna karşılık, yine ükeim düzgünleşirmesi gereği, gelir uzun dönem düzeyinin alına düşüğünde cari denge bozulur, cari açık oraya çıkabilir, çünkü ükeim gelir kadar azalmaz, gelir-ükeim arasındaki fark dış borçlanma ile giderilir ve ne dış varlıklar azalır. 2) Yaırımda uzun dönem beklenen değerini aşan bir hızlanma olduğunda da cari denge bozulur ve açık verilebilir, çünkü, ükeim kısılmak isenmeyeceğinden, özel ve/veya kamu yaırımının finansmanı borçlanarak yapılacakır. 3) Kamu harcamasında beklenenin üzerinde bir arış olduğunda da cari denge bozulacak ve açık oraya çıkabilecekir. 4) Denklem (0) un üreilişinde sabi alınan uluslararası faiz, değişken olarak da alınabilir. Bu durumda faizin de uzun dönem beklenen değeri vardır. Faiz bu uzun dönem değerinin üzerine çıkığında alacaklı ülkelerin cari dengesi düzelir ve cari fazla oluşur, borçlu ülkelerin ise cari dengesi ise bozulur. Değişken faizli opimum cari denge şöyle ifade edilebilir; 5 * CA = (r * * * * r )B (Y E Y ) (I E I ) (G E G ) σ( r * B * Y * I * G ) () Burada σ ükeimdeki değişmenin belirlediği bir kasayıdır ve ükeim arıyorsa σ > 0, azalıyorsa σ < 0 geçerlidir. 2.4 Zamanlararası Opimizasyon Yaklaşımı ve Ampirik Önermeler Yukarıda açıkladığımız işlemlerden anlaşılacağı gibi, opimizasyon yaklaşımında asarruf oranlarının farklılık gösermesi ve zaman içinde değişmesi, (a) ükeim düzgünleşirmesine, (b) zaman ercihine, yani gelecek dönemler için kullanılan iskono oranına bağlıdır. Geleceği önemseyenler daha çok asarruf ederken, bugüne değer verip bugünü yaşayanlar daha az asarruf eder. Tasarruflar iki varlığa yönelebilir; ülke içinde yaırımla sermaye soku arırılabilir veya dış varlıklar saın alınabilir. İçeride yaırım, sermayenin marjinal üreimi ile faiz oranı eşileninceye kadar sürecek, sonrasında dış varlıklar saın alınacakır. Bu durumda, ürekenlik arışının ve nüfus arışının yüksek 5 Bu denklemin üreilişi için Obsfeld ve Rogoff (995, s.) ve (996, s ) kaynaklarına bakılabilir.

11 0 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım olduğu dönemlerde ve ülkelerde yaırım daha fazla olacakır. Ayrıca, dünya faiz oranında düşme yaırımı arırır. Öyleyse asarruf, veri bir faiz oranında yaırımı değil ne dış varlıkları belirler. CA = S I = B B ilişkisinden harekele, ne dış varlıklardaki değişme cari dengeye eşi olduğuna göre, asarrufaki arış cari dengeyi iyileşirir, ama yaırımı ekilemez. Zamanlararası opimizasyon yaklaşımı asarruf ile cari açık arasında güçlü bir arı ilişki öngörmekedir. Böyle bir ilişki geçerli ise, (CA / Y ) = α β(s / Y ) u (2) denklemi ahmin edildiğinde, β nın e yakın çıkması gerekir. Denklem (2) de CA = S I eşiliğini kullanırsak, bu denklemi (I / Y ) = α ( β) (S / Y ) u (3) şeklinde de ifade edebiliriz. Yaklaşımın öngörüsü geçerli ise, denklem (3) ahmin edildiğinde, β e, ( β) 0 a yakın olması gerekir. Denklem (3), ilk kez Feldsein ve Horioka (980) arafından ahmin edilmiş ve ( β) isaisiksel olarak sıfırdan farklı, değer olarak e yakın bulunmuşur. Denklem (3) daha sonra da birçok kez ahmin edilmişir. Obsfeld ve Rogoff (995) ve (996), Kraay ve Venura (2002) ve Venura (2002) gibi kaynaklarda değerlendirildiği gibi, emel bulgular genellikle zamanlararası opimizasyon yaklaşımını deseklememişir. Aynı yaklaşım, yaırımla cari açık arasında güçlü bir negaif ilişki öngörmekedir. Denklem (0) ve () de de ima edilen bu ilişki şöyledir ve burada β değeri - e yakın olmalıdır. (CA / Y ) = α β(i / Y ) u (4) Denklem (3) ilk kez Sachs (98) arafından ahmin edilmişir. Sachs elde eiği sonuçların opimizasyon yaklaşımını deseklediğini söylemişse de daha sonraki çalışmalar bu ifadeyi doğrulamamış, β ahmini eksi işareli bulunsa bile çoğunlukla anlamsız çıkmışır. Bu bulgular konusunda Obsfeld ve Rogoff (995) ve (996), Kraay ve Venura (2002) ve Venura (2002) kaynaklarına bakılabilir. Opimizasyon yaklaşımının öngördüğü; oplam fakör ürekenliği ile yaırım arasında arı ilişki ve oplam fakör ürekenliği ile cari açık arasındaki eksi ilişki, işare olarak doğru bulunsa da, ek varsayımlar yapılmadıkça, çoğunlukla anlamsız bulunmakadır. Bu konuda Obsfeld ve Rogoff (995, bölüm 4) eki değerlendirmelere bakılabilir.

12 Ercan Uygur Venura (2002, s. 22) şöyle diyor: İkisaçıların 980 lerden bu yana cari denge ve sermaye harekeleri ile ilgili konularda emel yaklaşım olarak kullandığı zamanlararası opimizasyon yaklaşımının sonuçları ile gelişmiş ülkelerin cari denge verileri genellikle uarlı değildir. Buna karşılık, yaırım riski ve yaırımın-sermaye sokunun inibak maliyeleri dikkae alındığında, yaklaşımın sonuçları ile cari denge verileri daha uarlı hale gelmekedir. Zamanlararası opimizasyon yaklaşımının bir emel ilişkisi, denklem (9) dan yazabileceğimiz şu eşilikir; j CA = E Δ(Y j I j G j) j= r (5) Burada E bekleni işlemcisi, fark işlemcisidir. Bu denkleme göre, eğer geleceke beklenen gelir daha yüksek ise, bugünden cari açık oraya çıkacakır. Bu denklem de, bekleniler için farklı varsayımlar alında, birçok kez ahmin edilmişir. 995 yılına kadar ki ahminlerin bir değerlendirmesi için bakınız Obsfeld ve Rogoff (995, ss ). Denklem (5) in son ahminlerden birini yapmış olan Nason ve Rogers (2003, s. 6) şu görüşü dile geiriyor: Daha önceki başka çalışmalarda olduğu gibi, bu çalışmada da zamanlararası opimizasyon yaklaşımının bu emel önermesi kabul edilmemişir. Ayrıca belirmek gerekir ki, ek varsayımlar yapılmadığında, opimizasyon modellerinden elde edilen opimum cari açık oranları genellikle gerçek ekonomilerde gözlenenlerden çok daha yüksek bulunmuşur. Obsfeld ve Rogoff (996), bu opimum oranların %45 leri bulabildiğini beliriyor. Haliyle, bu açıkların giderilmesi için zamanlararası dış denge kısıına göre, yani denklem (6) ya göre gereken gelecek dönemlerdeki dış fazla da çok yüksek bulunuyor. Kısacası, zamanlararası opimizasyon yaklaşımının önermeleri, gerçek ekonomideki gelişmeleri genellikle açıklamıyor. Bu yeersizliğin nedenleri arasında şu unsurlar ifade ediliyor: (a) Uluslararası borçlanmada var olan sınırlamaların hiç veya yeerince dikkae alınmaması, (b) mali (fiscal) açıklar ve (c) faiz oranlarında önemli dalgalanmalar SONRASINDA CARİ AÇIK TARTIŞMALARI VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ 3. Opimizasyon Yaklaşımı ve Cari Açık Tarışmaları Zamanlararası opimizasyon yaklaşımı, ek varsayımlar yapılmadan, gerçek ekonomideki gelişmeleri açıklayamasa da, bu yaklaşım emel alınarak cari açık için bazı görüşler ileri sürülmekedir. Cari açıkla ilgili başka bazı görüşlerde ise opimizasyon yaklaşımına bir aıf yokur ve vurgulama gelişmeke

13 2 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım olan ülkelerin 990 lar başından bu yana yaşadığı döviz kuru bunalımlarıdır. Yine de, döviz kuru bunalımlarına ilişkin arışmalarda opimizasyon yaklaşımının geri planda bir kuramsal çerçeve oluşurduğunu dikkae almak gerekir. Türkiye ile ilgili cari açık arışmalarında da durum aynı olmalıdır. Dinamik opimizasyon yaklaşımı çerçevesinde varılan önemli bir sonuç şudur: Yaırım arışının cari açığı arırması doğaldır, ayrıca bu şekilde oraya çıkan cari açığın bir sorun olarak görülmemesi gerekir. Özellikle kamu kesiminde (büçede) önemli açıklar yoksa ve özel asarruf oranı da gerilemiyor ise, cari açıkan çekinmek gerekmez, dolayısıyla bir poliika önlemi de almak gerekmez. Bu görüşü ilk savunanlardan birisi, opimizasyon yaklaşımının öncülerinden Sachs (98) dir. Bu görüş eski İngilere maliye bakanı Nigel Lawson arafından popüler hale geirildiğinden Lawson Dokrini olarak da bilinmekedir. Bazı ikisaçılar, örneğin Corden (994), daha da ileri giderek şu görüşü öne sürmüşür; eğer cari açık kamu kesiminden kaynaklanmıyor ve özel kesimin davranışları ile belirleniyor ise, bir önlem almak gerekmez. İlginç olanı, 980 lerde IMF deki başlıca ikisaçılar da kamu kesiminde önemli açıklar yoksa, cari açık için endişe emek ve önlem almak gerekmez görüşündedir. Demek ki, dış icare açığı ve cari açık konusunda daha öncesine göre 980 lerden iibaren ikisaaki hakim yaklaşımda ve IMF gibi kurumlarda daha iyimser bir görüş vardır. Gerçek dünyadaki gelişmeler bu iyimser görüşü desekledi mi? Kısaca bakalım da Türkiye de, 982 de Lain Amerika da yaşanan dış borç bunalımı, bu görüşe yanlışlar olabileceğini göserdi. Özellikle Brezilya ve Meksika da bunalım, cari açık oranları ve yaırım oranları birlike yükselirken geldi. Şili de ise durum daha da çarpıcı idi; cari açık oldukça yükseklere çıkmışı, ancak IMF ye göre kamu kesiminde denge sağlanıyor, asarruf oranı düşmüyor ve yaırım oranı da arıyordu. Öyleyse, 98 yılı iibariyle, bir cari açık sorunu yoku. IMF nin yapığı bu iyimser yorumlara karşılık, diğer Lain Amerika ülkeleri gibi Şili de 982 de büyük bir bunalım yaşadı. Bu gelişmelerden sonra birçok ikisaçı, cari açığın dikkale izlenmesi gerekiğini, yükselen, yükselmesi beklenen ve sürdürülemez olarak görülen cari açıkların bunalımlarda önemli ekisi olduğunu vurgulamışır. Bu konuda Fischer 988 de şöyle demişi: Bir ülkede yaklaşmaka olan krizin emel gösergesi cari işlem açığıdır. Gerçekleşen ve beklenen cari açık büyükse, veya ağır dış borç geri ödemesi yapan bir ülke yeerli cari işlem fazlası veremiyor ise, devalüasyona ve bunalıma daveiye çıkmış demekir. Fischer (988, s.5).

14 Ercan Uygur 3 Lain Amerika borç krizinden sonra gelişmeke olan ülkelere yönelik sermaye harekei 990 a kadar önemli ölçüde azaldı. Ancak 990 dan iibaren sermaye harekei hızla arı ve birlike yüksek cari açıklar da gözlendi. Bu dönemde cari açık konusundaki arışmaların da yoğunlaşığını görüyoruz. Örneğin, Calvo, Leiderman ve Reinhar (993) gibi ikisaçıların bu gelişme konusunda kaygılı oldukları gözleniyor. Buna karşılık bazı ikisaçılar bir kez daha opimizasyon yaklaşımına aıfa bulunarak Lawson Dokrininin geçerli olduğunu vurguluyorlar. 990 lar başında, Meksika Merkez Bankası Lawson Dokrinine inanmış olan kurumlardan birisiydi. Şöyle ki, bu banka %5 i aşan ve yükselmeke olan cari açığı ciddiye almadığını açıkça söylemişi ve 993 yılı raporunda şöyle demişi: Cari açık ümüyle özel sekörün kararları sonucunda belirlenmişir. Bu nedenle ve kamu finansmanı da sağlam olduğuna göre, cari açık konusunda endişeye yer yokur. Akaran Edwards (200, s. 2). 994 sonu 995 başında Meksika da başlayan bunalımdan aylar önce Fischer bir kez daha şu uyarıyı yapmışı: Meksika nın cari işlem açığı çok yüksekir ve büyük ölçüde porföy yaırımı ile (borçlanarak) finanse edilmekedir. Bu yaırımlar çok hızlı olarak geri çekilebilirler ve Meksika yı devalüasyon yapmak zorunda bırakabilirler. Avrupa daki, özellikle İsveç eki deneyimlerin göserdiği gibi, faiz oranı ne kadar yükselilirse yükselilsin, sermayenin geri kaçışı ve bir devalüasyon önlenemez. Fischer (994, s. 306). Meksika bunalımından sonra cari açık arışmasına bir yandan ikisaçıların, diğer yandan da IMF gibi kuruluşların kaıldığını görüyoruz. Meksika bunalımı öncesinde sessiz kalmış olan IMF, bu bunalım sonrasında nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, büyük cari açıklar sürdürülemez görüşünü ifade emişi. Edwards (200, s. 3). Cari açığın sürdürülebilirliği konusundaki arışma ve çalışmaların da IMF de bu dönemde başladığını görüyoruz. Örneğin, Milesi-Ferrei ve Razin (996a) ve (996b). Bu çalışmaların yapıldığı dönemde Milesi-Ferrei ve Razin IMF de görevliydiler. Cari açık/gsyh oranı %4-%5 gibi değerleri aşarsa sürdürülemez olur üründen görüşler de bu dönemlerde arışılır olmuşu. Milesi-Ferrei ve Razin (996a, s.65) şöyle diyor: Cari açığın sürdürülebilir olması konusunda %5 gibi eşik oranlara bakmak yeerli değildir. Döviz kuru poliikası, dış borçların vadesi ve bileşimi, dış icarein yapısı ve dışa açıklık derecesi de dikkae alınmalıdır. İhraca sekörü küçük, dış borçlar yüksek, asarruflar düşük ve bankacılıka/finansal kesimde deneleme zayıf ise, birkaç sene süren yüksek cari açıklar, bunalım için kırmızı alarm ışığını yakar. Buna karşılık, örneğin Frankel ve Rose (996) gelişmeke olan ülkeler için yapıkları ampirik çalışmada döviz kuru krizlerinde cari açıkan çok reel döviz kuru değerlenmesinin önemli olduğunu ifade ediyorlardı.

15 4 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım 997 de başlayan Asya bunalımı, cari açık arışmasını değişik yönlerden bir kez daha yoğunlaşırdı. Corsei, Peseni ve Roubini (998 November) ve (998 December), Radele ve Sachs (2000) gibi bazı ikisaçılar, cari açığın bunalımda önemli bir eken olduğunu ifade eiler. Ancak Calvo (2002) oluşurduğu modelde finansal bunalımda cari açığın değil, kırılgan bankacılık siseminin belirleyici olduğunu söylüyor ve Asya bunalımını da bu kırılganlığın yaraığını ifade ediyor. Bazı çalışmalarda ise, uluslararası piyasalarda borçlanmaya geirilen sınırlamanın bunalımda ekili olduğu açıklanıyor. Cari açıkla ilgili arışmalarda özellikle gelişmeke olan ülkeler için iki boyu dikka çekiyor. Bunlardan birisi, genel olarak finansal bunalımlarda, özellikle döviz kuru sıçramalarında, başka makroekonomik değişkenlerle birlike, cari açığın ne ölçüde ekili olduğu sorusuna ampirik olarak cevap aramakır. Bunlar arasında Milesi-Ferrei ve Razin (2000), Edwards (200), Kaminsky (2003) ve Edwards (2004) örnek olarak göserilebilir. Bu çalışmalarda ayrıca, büyük cari açıkların eiklediği sermaye girişinde ani durmaların (sudden sops) ve sermaye geri çıkışlarının (reversals) bunalımlar ve yaırım ve büyüme gibi reel değişkenler üzerindeki ekileri de araşırılıyor. Dikka emek gerekir ki sermaye girişinde durmalar ve geri çıkışlar, dışsal nedenlerle de olabilir. Örneğin, gelişmiş ülkelerde faiz yükselişi, gelişmeke olan ülkelerde bu ür harekelere neden olabilir. Kaminsky (2003) e göre, gelişmeke olan ülke bunalımlarının bir bölümü bu şekilde oraya çıkmakadır. Milesi-Ferrei ve Razin (2000) in ampirik çalışmasına göre, cari açıkların gelişmeke olan ülke bunalımları üzerinde önemli bir ekisi yokur. Buna karşılık Edwards (200) e göre, ampirik bulgular örnek veriler içinde yer alan ülke grubuna ve bunalım anımına duyarlıdır. Gelişmeke olan ülke verilerinden Afrika ülkelerinin verileri çıkarıldığında, cari açığın döviz kuru bunalımı üzerinde önemli ekisi olmakadır. Tüm ülkeleri içeren örnek verilerle yapılan ampirik çalışmaların sonuçları karışıkır. Edwards (200) ayrıca sermaye geri çıkışlarının yaırım üzerinde önemli olumsuz ekileri olduğunu da açıklıyor. Edwards (2004) çalışmasında cari açığın ekileri konusunda önceki çalışmaya benzer sonuçlara ulaşılıyor. Gelişmeke olan ülkelerle ilgili bir diğer boyu, cari açık ile döviz kuru değişmeleri arasındaki ilişkiyi de dikkae alarak, cari açığın hangi döviz kuru siseminde daha olumsuz eki yapığı sorusuna cevap aramakır. Bu konudaki genel görüş şudur; kurun düzeyini veya arış oranını sabi uan döviz kuru sisemlerine göre, esnek döviz kuru siseminde hem döviz kuru sıçraması hem de cari açığın olumsuz ekileri daha az olabilir. Ancak, kur ve faiz sıçramaları ve rezerv azalmaları ile anımlanan döviz kuru bunalımları esnek kur siseminde de yaşanabilir. Bunların önemli olumsuz yaırım, büyüme, isihdam ekileri olabilir, çünkü bu sisemde kur dalgalanması daha kalıcı olabilir.

16 Ercan Uygur 5 Esnek döviz kuru siseminde şoklar kura hemen yansıdığı için bunalım olmaz görüşüne karşı Fischer (2003, s. 7) şu uyarıyı yapıyor. (Burada vurgulamak gerekir ki, bu konudaki yazında zaen döviz kuru bunalımı döviz kurundaki sıçrama ile oraya çıkıyor.) Hangi döviz kuru siseminde olursa olsun, büyük cari açıklar bunalım olasılığını akla geirir. Esnek döviz kuru sisemi bazı bunalım ürlerini engeller, ancak dış finansman bunalımını engelleyemez. Eğer piyasalar ülke borçlanmasının sürdürülemez olduğunu düşünüyorsa, dış ödeme bunalımı ve birlike döviz kuru bunalımı oraya çıkar. Bu durumu Brezilya yakın zamanda (200 sonu başında) yaşamışır. Fischer (2003, ss. 8-9), kuramsal olarak opimum bir kamu borç oranı anımlamanın zor olduğunu beliriken sonra, Maasrich krierleri ile belirlenen %60 kamu borç oranının genel kabul gördüğünü söylüyor. Ancak dış borçlanmaya bağımlı olan ülkeler için bu oranın yüksek olduğunu ve %30-%40 dolayında olması gerekiğini ifade ediyor. Edwards (2004), birçok ülkeyi kapsayan büyük ampirik araşırmasında şu sonuçlara ulaşıyor. (a) Cari fazla bazı ülkelerde kalıcı (persisen) olabiliyor, ancak cari açık genellikle kalıcı olamıyor. (b) Sermaye geri çıkışları genellikle döviz kuru sıçramalarına ve bunalımlarına da yol açıyor. (c) Sermaye geri çıkışları, cari açıkların, dış borç/gsyh oranının, döviz rezervinin ve borç servisinin (özellikle borç geri ödemesinin) büyüklüğünden ekileniyor. (d) Sermaye geri çıkışları hem yaırımları hem büyümeyi olumsuz ekiliyor. Ancak, ekonominin dışa açıklık derecesi yükseldikçe bu olumsuz eki daha az oluyor. (e) Esnek kur siseminde sermaye geri çıkışlarının olumsuz ekisi daha az hissedilse de, bu eki yine de vardır. Son olarak belirelim ki, cari açıkların yüksekliği ve kalıcı görünüsü, bu açıkları kendi parasıyla finanse edebilen ve finansman konusunda sorun yaşamaz denilen ABD de kaygılı açıklamalara ve arışmalara neden oluyor. Bu bağlamda IMF, dünya ekonomisinin ekileneceğini de dikkae alarak uyarılar yapıyor. Örneğin, IMF nin World Economic Oulook (200) ve (2003) yayınlarında bu konu üzerinde duruluyor. Shaikh, Zezza ve Sanos (2003) ve Mann (2002) ABD cari açıklarının sürdürülebilir olmayabileceğini ifade ediyor. Edwards (2004), ABD cari açığının yalnızca bu ülkede değil, üm dünyada döviz kuru, büyüme ve işsizlik gibi değişkenler yoluyla isikrarı bozabileceğini söylüyor. 3.2 Cari Açığın Sürdürülebilirliği Cari açığın sürdürülebilirliği, dış borcu olan ülkelerde önemlidir, çünkü dış borçlanmanın sürdürülebilirliği ile aynı anlama gelir. AB, kamu açığı için geirdiği kısaslar yanında, Maasrich Anlaşması madde 3A çerçevesinde AB ülkelerinin cari açığının sürdürülebilir olmasını isiyor. Avrupa Para Birliğine

17 6 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım (EMU) kaılım için ülkelerin bu koşulu kesin sağlanması gerekiyor. Nedir cari açığın sürdürülebilir olması? Cari açığın sürdürülebilirliğini anımlamak ve açıklamak için denklem (6) daki borç ödeyebilme (solvency) koşulunu emel alabiliriz. Cari açık, ne dış varlıklarda azalma, kabaca dış borçlanma demekir. Dolayısıyla sürdürülebilirlik, borç ödeyebilme ile ilişkilendirilebilir. Bir ülke için borç ödeyebilme koşulunu, daha önce denklem (6) ile şöyle ifade emişik; τ ( r)b = (Y C I G ) τ r = Bir ülkenin bu koşulu sağlaması demek, şu iki anlama gelir. (a) Bu ülkedeki hüküme ve bireyler de dahil olmak üzere üm ekonomik birimler bu koşula uymakadırlar, dolayısıyla koşul makroekonomik düzeyde de geçerlidir. (b) Geçmişeki cari açıkların oluşurduğu eksi ne dış varlıklar, kabaca borç soku, gelecekeki iskono edilmiş cari fazlalarla karşılanmakadır. Öyleyse, Milesi-Ferrei ve Razin in (996a) ve (996b) deyimiyle, ülkenin dış açıklardan dış fazlalara geçen bir dönüm nokasını aşması gerekir, ancak bunun zamanlaması konusunda bir bilgimiz yokur. Borç ödeyebilme koşulunu gerçek ekonomiye uygulayabilmek için, koşulun sağ arafında yer alan gelecekeki ükeim, asarruf, yaırım kamu harcama poliikası gibi değişkenlere ilişkin davranışları bilmek, en azından bu konuda varsayımlar yapmak gerekiyor. Örneğin, geleceke büyük dış fazlalar yaraacak bir davranış ve poliika oraya çıkacakır varsayımı yapılırsa, borç ödeyebilme koşulu bugünün çok büyük cari açıkları ve çok büyük borç soku için bile sağlanır diyebiliriz. Burada bir seçenek, bugünkü davranışların ve poliikaların geleceke de devam edeceği varsayımını yapmakır. Sürdürülebilirlik Tanımları. Bu varsayımla birlike, şöyle bir sürdürülebilirlik anımı yapabiliriz. Eğer bugünkü davranışlar ve poliikalar borç ödeme koşuluna engel eşkil emiyorsa, bunlar sürdürülebilir davranışlar ve poliikalardır. Ancak CA = NX = S I eşiliklerini dikkae alırsak şu soru akla geliyor; uygulanan G gibi poliikaların geleceke de süreceği varsayımını kabul esek bile, asarruf, yaırım, ihala, ihraca, döviz kuru gibi değişkenlerin gelecekeki davranışları için varsayımlar yapmak anlamlı olmayabilir. 2. Cari açık sürdürülebilirliği için şöyle ikinci bir anım yapabiliriz. Eğer bir ekonomide; (a) özel kesimin asarruf ve yaırım, ihraca ve ihala gibi davranışları ve (b) hüküme poliikaları bugünkü gibi sürdüğünde bir bunalıma neden olacaksa ve/veya çok keskin poliika değişmelerine neden olacaksa,

18 Ercan Uygur 7 bugünkü cari açık sürdürülebilir değildir. Cari açığın, örneğin bir döviz kuru bunalımına veya önemli mali/parasal daralmalar geiren keskin poliika değişikliğine neden olması, bir dışsal şokla da başlayabilir. Bu durumda da cari açık sürdürülebilir değildir. Belirmek gerekir ki, cari açığın kaynağı davranışların ve/veya poliika değişikliklerinin keskinlik derecesinde önemli olabilir. Örneğin, ükeimin arması-asarrufun azalması ile oraya çıkan cari açık, yaırımın arması ile oraya çıkana göre daha çok kaygı vericidir. 3. Cari açık sürdürülebilirliği için üçüncü bir anımı da şöyle yapabiliriz. Cari açık, yabancılar bu açığı finanse emek isedikleri ölçüde, yani kendileri için arı olan B B değerinin yükselmesini isedikleri ölçüde sürdürülebilir olur. Bu açıdan ele alındığında, borçlar ne kadar çok kısa vadeli veriliyor ise, sermaye harekeinde hızlı geri gidişler olabilir ve bunalım olasılığı yükselir. Diğer yandan, cari açık doğrudan yabancı yaırımlarla finanse edildiğinde sermayenin geri gidiş olasılığı çok daha düşükür ve cari açığın sürdürülebilirliğine olumlu eki yapar. Yukarıdaki üç anımdan ikincisi ve üçüncüsü için somu sürdürülebilirlik hesapları yapılabilmekedir. İkinci anım kapsamında Milesi-Ferrei ve Razin (996a) bir makro-muhasebe yönemi önermişlerdir. Sürdürülebilirlik Hesaplamasında Makro Muhasebe Yaklaşımı Somu bir sürdürülebilirlik kısası ve bir referans değeri için, Milesi- Ferrei ve Razin in (996a) önerisi şudur. S nominal döviz kurunu, P iç fiya düzeyini = GSYH deflaörünü, P* dış fiya düzeyini, i* dünya nominal faiz oranını gösersin. Yukarıda denklem () ile ifade eiğimiz cari denge eşiliğini nominal olarak şöyle yazalım; CA = S P* B S P* - B - = r* S P* - B - P (Y C I G ) (6) Dikka edileceği üzere burada ne dış varlıklar soku B, yabancı para cinsinden ifade edilmişir. Y, C, I ve G daha önceki gibi reel olarak ifade edilmiş gelir, özel ükeim, oplam yaırım ve kamu cari harcamasıdır. Şimdi, ekonominin büyüme oranı γ, dünya reel faiz oranı r* olsun ve γ < r* varsayımını yapalım; bu varsayım olmazsa, ekonomi sürekli Ponzi oyunu oynayarak sürekli borçlanabilir. Döviz kurunu, yani yerli paranın değerlenme oranını ε ile göserelim. (Yerli para değer kaybediyor ise ε eksi işareli olacakır.) Ne dış varlıkların nominal gelire oranı b şöyle olsun; b = S P* B / P Y

19 8 GAP Bölgesinde Dış Ticare ve Tarım Bu anımları kullanarak, b nin değişmesi için şu ifadeyi yazabiliriz; b b - = ( γ )( [d b (r* ε γ γ ε )] (7) ε ) Frenkel ve Razin (996, ss ). Bu denklemin sağ arafındaki d, her ürlü mal ve hizmei kapsayan dış icare dengesinin Y ye oranıdır. Demek ki, ne dış varlık oranındaki değişme, dış icare dengesi d ile borç dinamiğini göseren b (r* ε γ γ ε ) erimleri ile belirlenmekedir. Bu durumda, bir ülkenin ne dış varlıklarında arış olması için ülke hem dış icare dengesi ile borç dinamiği eriminin oplamı arı olmalıdır. Dikka edelim, borç veren ülkeler için b arı işareli iken, borçlu ülkeler için b eksi işarelidir. Dolayısıyla, borçlu ülkeler için b (r* ε γ γ ε ) erimi eksi işareli olacakır. Bu erim, dünya faiz oranı yükseldikçe daha büyük eksi değerlere ulaşacak, büyüme oranı arıkça daha küçük eksi değerlerde kalacakır. Denklem (7) den; b b - = 0 d b (r* ε γ γ ε ) = 0 (8) Burada vurgulayalım; ekonominin cari açıklarının sürdürülebilir olması, ne dış varlık oranının değişmemesine, ülke borçlu ise dış borç oranının değişmemesine bağlıdır. Gerçekçi reel kur ve büyüme koşullarında borçlu ülkeler için b (r* ε γ γ ε ) erimi eksi işareli olduğuna göre, borç oranının büyümemesi için ülkenin dış icare fazlası vermesi, yani d nin arı işareli olması gerekir. Şimdi ekonominin durağan durum (seady sae) dengesinde olduğunu varsayalım. Bu durumda; Y (GSYH) içinde ükeimin oranı c, yaırımın oranı i, kamu harcaması oranı g sabileri olsun. Ne dış varlık oranının, borçlu ülkeler için borç oranının, değişmemesi için şu eşiliğin sağlanması gerekir; d = c i g = b(r* ε γ) (9) Bu ifadede, (8) de yer alan γε erimi ihmal edilmişir. Burada verilen değerler, geleceke beklenen oralama değerler olarak düşünülmelidir. Milesi- Ferrei ve Razin (996a) ve Frenkel ve Razin (996) yazılarında vurgulandığı gibi, reel döviz kuru değişmesinde Balassa-Samuelson anlamında ürekenlik arışlarının ve farklarının dikkae alınması gerekir. Oralama olarak ε = 0 bekliyorsak, ki uzun dönem için gerçekçi varsayılabilir, ülke borç veren bir ülke ise b (r* ε γ) erimi arı olacakır. Bu durumda ekonomide bu erimle aynı oranda icare açığı varsa bile borç oranı armayacakır ve cari açık sürdürülebilir olacakır.

20 Ercan Uygur 9 Doisy ve Hervé (2003), yabancı doğrudan yaırımlarla finanse edilen açıkların uzun süre bir geri ödeme sorunu akla geirmeyeceğini, dolayısıyla borç dinamiği eriminden çıkarılabileceğini ifade ediyorlar. Ne yabacı doğrudan yaırımın GSYH oranını fi ile göserirsek, denklem (9) da verilen ilişkiyi şöyle yazabiliriz; d = b(r* ε γ) fi (20) Aşağıda bölüm 4 e Türkiye için cari açığın sürdürülebilirliği (9) ve (20) denklemleri çerçevesinde araşırılmaka ve arışılmakadır. Sürdürülebilirlik Hesaplamasında Varlık Talebi Yaklaşımı Cari açığın sürdürülebilirliği için yapığımız üçüncü anımda, cari açığın finansmanı öne çıkmakadır. Ek finansman için, yabancıların açık veren ülkenin ahvil, bono, hisse senedi ve fiziki yaırım gibi değerlerine alebi olması, kendileri için arı olan B B değerinin yükselmesi gerekir. Ayrınısına girmeden ve Edwards (200) i emel alarak, sürdürülebilir cari açık değerinin bu anıma göre nasıl hesaplandığını açıklayalım. Diyelim ki yabancılar belli bir denge durumunda kendi porföylerinin belli bir oranını Türkiye nin ahvil, bono, hisse senedi ve fiziki yaırım gibi pasif kalemleri cinsinden umak isiyorlar. Açık veren ülkenin eksi olan ne dış varlıklarını GSYH oranı olarak yine b ile ifade edelim. b nin değerini örneğin iç ve dış faiz farkı, Türkiye nin ülke riski gibi değişkenler ekilemekedir. Ülke riski içinde poliik risk önde gelir ve bu riskin azalması, b oranını yükselir. Yabancıların alebi ile belirlenen b nin oralama denge değeri için b diyelim. Açık veren ülkenin oralama uzun dönem denge büyüme oranını yine γ ile, cari açık oranını da ca ile göserelim. Edwards (200) de göserildiği gibi, ülkenin ca, b ve γ oranları arasında şu ilişki kurulabilir: 6 ca = γb (2) Burada b yabancıların umak isedikleri açık veren ülke kaynaklı varlıklar olduğundan, yani kabaca o ülkeye vermek isedikleri borç olduğundan, ca oranı sürdürülebilir cari açığı emsil emekedir. γ ve b veri iken daha yüksek bir cari açık finanse edilemez. Daha yüksek bir cari açığın finansmanı için b nin ve/veya γ nın arması gerekir. Burada şu nokalar önemlidir. (a) Denklem (2) deki ilişki emelinde cari açığın sürdürülebilirliği araşırmasını özellikle borç veren uluslararası kuruluşlar yapmakadır ve Goldman-Sachs, Deusche Bank gibi kuruluşların ça- 6 Burada, ilişkiyi basi uabilmek için, denge durumunda döviz rezervinde bir değişme olmadığı varsayılmışır.

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler Dolar Kurundaki Günlük Harekeler Üzerine Bazı Gözlemler Türkiye Bankalar Birliği Ekonomi Çalışma Grubu Toplanısı 28 Nisan 2008, İsanbul Doç. Dr. Cevde Akçay Koç Finansal Hizmeler Baş ekonomis cevde.akcay@yapikredi.com.r

Detaylı

24.05.2010. Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

24.05.2010. Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri Yıldız Teknik Üniversiesi İkisa Bölümü Ekonomeri II Ders Noları Ders Kiabı: J.M. Wooldridge, Inroducory Economerics A Modern Approach, 2nd. ed., 2002, Thomson Learning. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök

Detaylı

Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri Yıldız Teknik Üniversiesi İkisa Bölümü Ekonomeri II Ders Noları Ders Kiabı: J.M. Wooldridge, InroducoryEconomericsA Modern Approach, 2nd. ed., 2002, Thomson Learning. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök

Detaylı

ÜSTEL VE LOGARİTM FONKSİYONLAR

ÜSTEL VE LOGARİTM FONKSİYONLAR ÜSTEL VE LOGARİTM TMİK FONKSİYONLAR Şekil 5.1a Üsel Fonksiyonlar 2 y 10 8, 1 y = f = b b> 6 4 2-3 -2-1 1 2 3 Şekil 5.1b Üsel Fonksiyonlar 3 y 50 2 y = f = 2 40 30 20 y = f = 2 10-2 -1 1 2 3 4 Şekil 5.1c

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıılmış Gecikme ve Ooregresiv Modeller 1 Zaman serisi modellerinde, bağımlı değişken Y nin zamanındaki değerleri, bağımsız X değişkenlerinin zamanındaki cari

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ,, 15(),71-79 AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ Selim Adem HATIRLI Vecdi DEMİRCAN Ali Rıza AKTAŞ Süleyman Demirel Üniversiesi Ziraa Fakülesi Tarım

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5

Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Araşırma ve Para Poliikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler K. Azim ÖZDEMİR Temmuz 2009 Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Bölüm 3 HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

Bölüm 3 HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME YÖNTEMLERİ Bölüm HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME ÖNTEMLERİ Bu bölümde üç basi öngörü yönemi incelenecekir. 1) Naive, 2)Oralama )Düzleşirme Geçmiş Dönemler Şu An Gelecek Dönemler * - -2-1 +1 +2 + Öngörü yönemi

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI TCMB Faiz Kararlarının Piyasa Faizleri Ve Hisse Senedi Piyasaları Üzerine Ekisi Mura Duran Refe Gürkaynak Pınar Özlü Deren

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama

Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama Kocaeli Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Dergisi (6) 2003 / 2 : 49-62 Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama Hüdaverdi Bircan * Yalçın Karagöz ** Öze: Bu çalışmada geleceği

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015 Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü 21 Ocak 2015 Sunum Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ın değerlendirmesi Küresel ekonomi Türkiye ekonomisi Bankacılık sektörü 2 Değerlendirme

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler

DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġsenecek Veriler BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde

Detaylı

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI Arş. Gör. Furkan EMİRMAHMUTOĞLU Yrd. Doç. Dr. Nezir KÖSE Arş. Gör. Yeliz YALÇIN

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Kur Gerçekten Değerli mi? Kritik Bir Bakış Açısı

Kur Gerçekten Değerli mi? Kritik Bir Bakış Açısı Kur Gerçekten Değerli mi? Kritik Bir Bakış Açısı Emre Deliveli Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Burcu Afyonoğlu Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Mayıs 2006 Son günlerde ekonomi

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

Bütçeye Dair Kritik Sorular

Bütçeye Dair Kritik Sorular Makro Tematik Rapor Emir Talu +90 (212) 384 1122 etalu@garanti.com.tr Bütçeye dair kritik sorular 2016 ya girerken piyasalarda makro ekonomiye dair oluşan sorulardan bir tanesi de seçim vaatleri ve teşvikler

Detaylı

Güncellenmiş Faiz Dersi

Güncellenmiş Faiz Dersi Güncellenmiş Faiz Dersi Faiz Nedir Nasıl Hesaplanır? Faiz Nedir? Piyasa açısından bakarsak faizi, tasarruf sahibinin, tasarrufunu, ihtiyacı olana belirli süre için kullandırmasının karşılığı olarak aldığı

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI

SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

Kamu Borçlanması, Sermaye Stoku ve Tüketim İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Ardışık Nesiller Modeli

Kamu Borçlanması, Sermaye Stoku ve Tüketim İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Ardışık Nesiller Modeli Kamu Borçlanması, Sermaye Soku ve Tükeim İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Ardışık Nesiller Modeli Kamu Borçlanması, Sermaye Soku ve Tükeim İlişkisinin Belirlenmesi: Bir Ardışık Nesiller Modeli İler ÜNLÜKAPLAN

Detaylı

Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir

Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir Cenral Bank Review ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2009 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 1. SERMAYE, YATIRIM VE TASARRUF 2 1.1. SERMAYE VE YATIRIM 2 1.2. TASARRUF VE PORTFÖY TERCİHİ 2 1.3. SERMAYE PİYASASI 3 2. SERMAYE TALEBİ 3 2.1. YATIRIMIN NET BUGÜNKÜ

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Türkiye nin Kabuklu Fındık Üretiminde Üretim-Fiyat İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi

Türkiye nin Kabuklu Fındık Üretiminde Üretim-Fiyat İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi TÜRK TARIM ve DOĞA BİLİMLERİ DERGİSİ TURKISH JOURNAL of AGRICULTURAL and NATURAL SCIENCES www.urkjans.com Türkiye nin Kabuklu Fındık Üreiminde Üreim-Fiya İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi Şenol ÇELİK*

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Döviz girişi gerilemeye devam eder mi? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji

Detaylı

Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği

Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Ekileri: Türkiye Örneği Öze Ahme Mura ALPER Bu çalışma Türkiye deki reel döviz kuru dalgalanmalarının kaynaklarını açıklamayı amaçlamakadır.

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI?

FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? Ehem ESEN, Zekeriya YILDIRIM, S. Faih KOSTAKOĞLU FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? Ehem ESEN Yrd.Doç.Dr. Anadolu Üniversiesi,

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Türkiye Ekonomisinde Enerji Tükeimi ve Ekonomik Büyüme Mehme MUCUK * Doğan UYSAL ** Öze Genel olarak enerji, ekonomik ve endüsriyel kalkınma için önemli bir girdi kabul edilmekedir. Ancak enerjinin bazı

Detaylı

TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ

TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ ZKÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cil 3, Sayı 6, 2007, ss. 8 88. TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ Arş.Gör. Erman ERBAYKAL Balıkesir Üniversiesi

Detaylı

ÜRETİCİ FİYATLARINA GEÇİŞ ETKİSİNDE ARA MALLARI İTHALATININ ROLÜ

ÜRETİCİ FİYATLARINA GEÇİŞ ETKİSİNDE ARA MALLARI İTHALATININ ROLÜ ÜRETİCİ FİYATLARINA GEÇİŞ ETKİSİNDE ARA MALLARI İTHALATININ ROLÜ Şenkan ALDEMİR (*) Öze: Döviz kuru değişimlerinin TÜFE ve ÜFE bazlı yuriçi fiyalara geçiş süreci, son yıllarda üzerinde önemle durulan konulardan

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 i Bu sayıda; Ocak ayı işgücü ve istihdam verileri; Ocak-Mart Merkezi Yönetim Bütçe Sonuçları, IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu değerlendirilmiştir.

Detaylı

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ Cenral Bank Review Vol. 10 (July 2010), pp.23-32 ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2010 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ

Detaylı

Erkan Özata 1. Econometric Investigation of the Relationships Between Energy Consumption and Economic Growth in Turkey

Erkan Özata 1. Econometric Investigation of the Relationships Between Energy Consumption and Economic Growth in Turkey 1 Öze: Ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmelerinin sürükleyici unsuru ve en emel gereksinimlerinden biri enerjidir. Đş yapma kapasiesi olarak anımlanan enerjiye gelişmiş ülkelerle birlike, gelişmek iseyen

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu ünite tamamlandığında; Alternatif yöntemleri kullanarak IS eğrisini elde edebileceğiz IS eğrisinin eğiminin hangi faktörlere bağlı olduğunu ifade edebileceğiz

Detaylı

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ Marmara Üniversiesi İ.İ.B.F. Dergisi YIL 2007, CİLT XXII, SAYI 1 TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ Araş. Gör. Burcu KIRAN * Öze Bu çalışmada, reel döviz kuru

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

İthaf. Bu eseri bize doğruya giden yolu gösteren ve bu doğruyu bulmak için cesaretlendiren sevgili hocamız, Prof. Dr. Özer Ertuna ya ithaf ediyoruz.

İthaf. Bu eseri bize doğruya giden yolu gösteren ve bu doğruyu bulmak için cesaretlendiren sevgili hocamız, Prof. Dr. Özer Ertuna ya ithaf ediyoruz. İhaf Sadi, Gülüsan eserinde der: Bir gün bana, sevimli bir insan hoş kokulu bir kil verdi. Kil e dedim ki: Mis misin, yoksa amber misin? Gönlümü alıp giden kokundan ben sarhoş oldum. Kil: Ben, değersiz

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 i Bu sayıda; 2013 2. Üç Ay Büyüme Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Yurtiçi talep coştu, stoklar patladı, büyüme tahminleri aştı Ekonomi

Detaylı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı DERS NOTU 03 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI - I Bugünki dersin içeriği: 1. TOPLAM HARCAMA VE DENGE ÇIKTI... 1 HANEHALKI TÜKETİM VE TASARRUFU... 2 PLANLANAN YATIRIM (I)... 6 2. DENGE TOPLAM ÇIKTI (GELİR)...

Detaylı

REEL DÖVİZ KURU TEORİ VE UYGULAMA, KUR-ENFLASYON İLİŞKİSİ VE CARİ AÇIK

REEL DÖVİZ KURU TEORİ VE UYGULAMA, KUR-ENFLASYON İLİŞKİSİ VE CARİ AÇIK REEL DÖVİZ KURU TEORİ VE UYGULAMA, KUR-ENFLASYON İLİŞKİSİ VE CARİ AÇIK Doç. Dr. Cevdet Akçay 15 Haziran 2004 İstanbul Hilton Oteli Nominal Döviz Kuru Reel Döviz Kuru E = E TL/$ q = q TL/$ R Nominal Faiz

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 Bu sayıda; Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor s (S&P) un yerel para cinsinden Türkiye nin kredi not artış kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ:

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ: Ekonomeri ve İsaisik Sayı: 005 9 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT FAKÜLTESİ EKONOMETRİ VE İSTATİSTİK DERGİSİ REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ: Prof.Dr. Rahmi YAMAK; Abdurrahman KORKMAZ * Absrac

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Türkiye nin İthalat ve İhracat Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama

Türkiye nin İthalat ve İhracat Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama EGE AKADEMİK BAKIŞ / EGE ACADEMIC REVIEW Cil: 3 Sayı: 2 Nisan 203 ss. 9-208 Türkiye nin İhala ve İhraca Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama Dependency of Impor and Expor of

Detaylı

Faizlerin hızla indirilmesi cari açığa çözüm olur mu?

Faizlerin hızla indirilmesi cari açığa çözüm olur mu? Türk Ekonomi Bankası Makro Yorum Emin Öztürk (212) 251 21 21 (1671) 8 Mart 2006 emin.ozturk@teb.com.tr Faizlerin hızla indirilmesi cari açığa çözüm olur mu? Geçtiğimiz iki yılda cari işlemler açığının

Detaylı

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ Doç. Dr. Macide Çiçek Dumlupınar Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi Öze Bu çalışmada Türkiye de devle iç borçlanma seneleri,

Detaylı

Türkiye de Dış Borçlanma-Ekonomik Büyüme İlişkisi: 1990-2013 Dönemi

Türkiye de Dış Borçlanma-Ekonomik Büyüme İlişkisi: 1990-2013 Dönemi Türkiye de Dış Borçlanma-Ekonomik Büyüme İlişkisi: 1990-2013 Dönemi Türkiye de Dış Borçlanma-Ekonomik Büyüme İlişkisi: 1990-2013 Dönemi Temel GÜRDAL Hakan YAVUZ Öz Bu çalışmada Türkiye de dış borçlanma

Detaylı

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ İsmail KINACI 1, Aşır GENÇ 1, Galip OTURANÇ, Aydın KURNAZ, Şefik BİLİR 3 1 Selçuk Üniversiesi, Fen-Edebiya Fakülesi İsaisik

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER İÇİNDEKİLER 1.GİRİŞ 2. TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU Asıl Tehlike Cari Açığın Finansmanı 3. ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIK SORUNU ve CARİ AÇIK İLİŞKİSİ 4.TÜRKİYE İÇİN CARİ AÇIK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? 5.SONUÇ ve ÖNERİLER

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

Türkiye de Bütçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi

Türkiye de Bütçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi Türkiye de Büçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi Asuman OKTAYER * Öze Geleneksel yaklaşıma göre enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. Bununla birlike yapılan araşırmaların çok bir

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ

ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısalmalar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1Bu Tebliğ, 4628 sayılı

Detaylı

PARASAL ANALĐZE BĐR BAKIŞ: TÜRKĐYE ÖRNEĞĐ

PARASAL ANALĐZE BĐR BAKIŞ: TÜRKĐYE ÖRNEĞĐ Cenral Bank Review Vol. 11 (July 2011), pp.29-48 ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2011 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ PARASAL ANALĐZE BĐR BAKIŞ: TÜRKĐYE

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

= t. v ort. x = dx dt

= t. v ort. x = dx dt BÖLÜM.4 DOĞRUSAL HAREKET 4. Mekanik Mekanik konusu, kinemaik ve dinamik olarak ikiye ayırmak mümkündür. Kinemaik cisimlerin yalnızca harekei ile ilgilenir. Burada cismin hareke ederken izlediği yol önemlidir.

Detaylı

A Study on the Estimation of Supply Response of Cotton in Cukurova Region

A Study on the Estimation of Supply Response of Cotton in Cukurova Region MPRA Munich Personal RePEc Archive A Sudy on he Esimaion of Suly Resonse of Coon in Cukurova Region Erkan Akas Faculy of Economics & Admin.Sciences a BIGA 2006 Online a h://mra.ub.uni-muenchen.de/8648/

Detaylı

Borsa Getiri Oranı ve Faiz Oranı Arasındaki İlişkinin Doğrusal Olmayan Yöntemlerle Analizi: Türkiye Örneği

Borsa Getiri Oranı ve Faiz Oranı Arasındaki İlişkinin Doğrusal Olmayan Yöntemlerle Analizi: Türkiye Örneği Volume 4 Number 3 03 pp. -40 ISSN: 309-448 www.berjournal.com Borsa Geiri Oranı ve Faiz Oranı Arasındaki İlişkinin Doğrusal Olmayan Yönemlerle Analizi: Türkiye Örneği Yusuf Ekrem Akbaşa Öze: Bu çalışmada,

Detaylı

TURİZM GELİŞMESİNİN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ

TURİZM GELİŞMESİNİN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI TURİZM GELİŞMESİNİN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ UZMANLIK TEZİ Selim DAĞLIOĞLU EKİM - 010 ANKARA T.C. KÜLTÜR

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

13 Hareket. Test 1 in Çözümleri. 4. Konum-zaman grafiklerinde eğim hızı verir. v1 t

13 Hareket. Test 1 in Çözümleri. 4. Konum-zaman grafiklerinde eğim hızı verir. v1 t 3 Hareke Tes in Çözümleri X Y. cisminin siseme er- diği döndürme ekisi 3mgr olup yönü saa ibresinin ersinedir. cisminin siseme erdiği döndürme ekisi mgr olup yönü saa ibresi yönündedir. 3mgr daha büyük

Detaylı

DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ

DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ ARAŞTIRMA RAPORU (Kamuya Açık) DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ DR. MUSTAFA ÖZÇAM BAŞUZMAN ARAŞTIRMA DAİRESİ 27.02.2004 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 1 2. DÖVİZ KURU

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı