ANAL Z THE HEALTH EXPENDITURES IN OECD COUNTRIES: PANEL DATA ANALYSIS

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANAL Z THE HEALTH EXPENDITURES IN OECD COUNTRIES: PANEL DATA ANALYSIS"

Transkript

1 OECD ÜLKELER NDE SA LIK HARCAMALARI: PANEL VER ANAL Z Zafer ÇALI KAN * ÖZ Sa l k harcamalar bütün OECD ülkelerinde son otuz y l içinde yaln zca artmakla kalmay p ayn zamanda giderek farkl la maktad r. Bu geli meler OECD ülkeleri aras ndaki farkl l aç klayabilmek için sa l k harcamalar n belirleyen faktörlerin analiz edilmesine neden olmaktad r. Bu nedenle bu çal ma sa l k harcamalar ndaki farkl l klar ki i ba na sa l k harcamalar ile iktisadi ve iktisadi olmayan di er faktörlerle ili kilendirerek aç klamaktad r. Panel veri analizi yöntemine dayanan çal ma y llar n kapsamaktad r. Ampirik sonuçlar ki i ba na GSY H ile di er de i kenler ki i ba na sa l k harcamalar ndaki de i iklikleri güçlü bir ekilde aç klamaktad r. Ayn zamanda ampirik sonuçlar OECD ülkelerinde sa l k hizmetlerinin teknik olarak lüks de il ihtiyaç oldu unu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sa l k Harcamalar, Ki i Ba na GSY H, Panel Veri Analizi. THE HEALTH EXPENDITURES IN OECD COUNTRIES: PANEL DATA ANALYSIS ABSTRACT In OECD countries health expenditures have not only increased but also gradually differenced in the last three decades. This development has motivated the analysis of factors that determine health expenditures in order to explain differences across OECD countries. Therefore this study examines the differences in health expenditures with respect to per capita health expenditures as well as other economic and non-economic factors. The analysis is based on panel data analysis method for the period of The empirical results indicate that per capita GDP together with other explanatory variables- strongly explain variation of the per capita health expenditures. The empirical results also indicate that health care in the OCED context is technically, a necessity rather than a luxury good. Keywords: Health Expenditures, Per Capita GDP, Panel Data Analysis. *Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi, BF, ktisat Bölümü Makalenin kabul tarihi: Temmuz 2009

2 118 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss G R Sa l k harcamalar nda son y llardaki h zl art birçok ülkede oldu u gibi OECD ülkelerinde de sa l k politikalar n n tart lmas na neden olmaktad r. Sa l k politikalar n n nihai ç kt lar n n birey ve toplum sa l ndaki geli meler oldu u göz önünde bulunduruldu unda eri ilebilir, hakkaniyetli, kaliteli, etkili, verimli ve sürdürülebilir bir sa l k hizmetleri sisteminin olu turulmas önem ta maktad r. Bu yüzden birçok ülkede bu amaçlara ula abilmek için sa l k sistemlerini yeniden yap land ran reform çabalar n n artt görülmektedir. Ancak reform çabalar n n sürükleyicisinin büyük ölçüde sa l k hizmetleri ile ilgili maliyetlerin azalt lmas na ve/veya harcamalar n kontrol alt na al nmas na yönelik oldu u söylenebilir. Çünkü her ne kadar ya am standartlar n n yükselmesi, ya am biçimindeki iyile meler ile daha iyi e itimin yan s ra, sa l k hizmetlerinden yararlanma ve ilaçlar n etkilili i konusunda kaydedilen ilerlemelere ba l olarak ya am süresinde ve ya am kalitesinde önemli geli meler ya ansa da, Huber ve Oroszun (2003:1) belirtti i gibi h zla artan sa l k harcamalar na ba l olarak kamu bütçelerinde olu an bask OECD ülkelerinde ba l ca tart ma konusu haline gelmi tir. Üstelik son y llarda tüm OECD ülkelerinde kamu sa l k harcamalar n n ekonomik büyümeden daha h zl bir oranda artt görülmektedir. Sa l k harcamalar ba ta olmak üzere özellikle kamu sa l k harcamalar nda bu ekilde bir art n nedenlerinden biri olarak OECD ülkelerinin birço unda sa l k sigortas n n ya da sa l k hizmetlerinin do rudan kamu taraf ndan finanse edilmesi gösterilmektedir. Bununla birlikte sa l k sisteminin finansman yap s kadar gelir düzeyi, sa l k hizmetlerinin sunum düzeyi, sa l k hizmetlerinden yararlanan nüfusun yap s, ya am biçimi ve sosyo-kültürel birçok farkl faktörün de harcamalar n belirleyicisi oldu u göz önünde bulundurulmal d r. Ancak öncelikle OECD ülkelerinde sa l k harcamalar ndaki geli melerin ayr nt l bir biçimde incelenmesi çal man n daha anla labilir olmas n sa lamas bak m ndan önem ta maktad r. Genel olarak bak ld nda OECD ülkelerinde sa l k hizmetlerinin finansman ve sunum yap s ndaki önemli de i ikliklerle beraber sa l k harcamalar n n da son otuz y lda h zla artt görülmektedir. Sa l k harcamalar ve bu harcamalardaki art n büyüklü üne yönelik de erlendirmeler ise çe itli yöntemlerle yap lmaktad r. Bunlar genellikle sa l k harcamalar n n GSY H içerisindeki pay, kamu ve/veya özel sa l k harcamalar n n toplam sa l k harcamalar içerisindeki pay ya da ki i ba na dü en sa l k harcamas gibi göstergelere dayand r lmaktad r. Nitekim GSY Hdan sa l a ayr lan paya bak ld nda 2006 y l nda OECD ortalamas n n yakla k olarak yüzde 9 oldu u görülmektedir. Ancak bu oran ülkeler aras nda önemli de i iklikler göstermektedir. OECD ortalamas dikkate al nd nda Polonya, Kore ve Meksika GSY Hdan sa l a en dü ük pay ay ran ülkeler iken, A.B.D. yüzde 15,4 ile en yüksek kaynak ay ran ülkedir. A.B.D.yi s ras ile sviçre, Fransa, Almanya, Belçika gibi ülkeler izlemektedir. Türkiyenin ise yüzde 7,6 ile son y llarda giderek OECD ortalamas na yakla t

3 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 119 görülmektedir Toplam sa l k harcamalar na (TSH) göre de erlendirildi inde ise A.B.D.de TSH 1965 y l nda (2005 y l fiyatlar yla) 187 milyar dolardan, 1985 y l nda 666 milyar dolara ve 2006 y l nda ise yakla k olarak 1,9 trilyon dolara yükselmi tir (OECD, 2007). Sa l k harcamalar ndaki de i im ve ülkeler aras ndaki farkl l k ise özellikle finansman yöntemleri ile yak ndan ili kilidir. A.B.D., Kore, Meksika hariç kamu kaynaklar n n sa l k hizmetlerinde en önemli finansman arac oldu u di er ülkelerde, harcamalar içerisindeki pay de i mekle birlikte, özel finansman kaynaklar n n da olmas karma bir finansman yap s n n oldu unu göstermektedir. Nitekim 2006 y l itibariyle toplam sa l k harcamalar içerisinde kamu pay n n en yüksek oldu u ülkeler Lüksemburg, Çek Cumhuriyeti, ngiltere ve Japonyad r. Bu gibi ülkelerde kamu sa l k harcamalar n n finansman kaynaklar vergiler ve sa l k sigortas primleri olmakla birlikte, harcamalar n gerçekle tirildi i alanlar fonksiyonel olarak s n fland r ld nda ilaç ve ayakta tedavi için yap lan harcamalara ili kin özel sa l k harcamalar n n giderek artt görülmektedir (Orosz ve Morgan, 2004: 45-46). Ancak sa l k harcamalar yönünden ülkeleri kar la t rmaya yönelik de erlendirmelerde yukar da belirtildi i gibi ki i ba na dü en sa l k harcamas na dayanan yakla m daha fazla önem ta maktad r. Grafik 1de görüldü ü gibi 1970 y l nda ki i ba na sat nalma gücü paritesine göre (SAGP) 198 ABD dolar olan sa l k harcamalar 2006 y l na gelindi inde dolara yükselmi tir. OECD ülkeleri içinde en yüksek sa l k harcamas na sahip olan A.B.D.de ise ki i ba na dü en sa l k harcamas bu y llar için s ras ile 351 ve dolar düzeyindedir. Dolay s yla her bir ülke ayr ayr incelendi inde ki i ba na dü en sa l k harcamalar yönünden büyük farkl l klar görülmektedir. Üstelik GSY Hdan sa l daha yüksek pay ay ran ülkelerin ki i ba na harcamalar yönünden daha alt s ralarda yer ald görülmektedir. Örne in GSY Hdan sa - l a yakla k olarak yüzde 10 ay ran ülkelerden Avusturya ve Portekiz ki i ba - na harcamalar yönünden kar la t r ld nda, Avusturyada Portekize göre yüzde 70 daha fazla harcama gerçekle tirilmektedir. Sa l a GSY Hdan Macaristana göre daha az pay ay ran Lüksemburgda ise ki i ba na dü en sa l k harcamas n n iki kat daha fazla oldu u görülmektedir.

4 120 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss Grafik 1: OECD Ülkelerinde Ki i Ba na Sa l k Harcamas (A.B.D. Dolar, SAGP), OECD ülkeleri yaln zca sa l k harcamalar yönünden de il, ya am süresinin uzamas ve kalitesinin artmas bak m ndan da h zl ilerlemeler göstermektedir y l nda ortalama ya am süresinin 78,9 y l oldu u OECD ülkelerinden Japonya 82,4 y l ile en yüksek ortalamaya sahip olup, onu zlanda, spanya, sviçre, Avustralya ve sveç gibi ülkeler izlemektedir. Son on y lda h zl bir ilerleme gösterse de Türkiye OECD ülkeleri aras nda en dü ük ya am beklentisinin oldu u ülkelerden biridir (OECD, 2007: 22). Sa l k harcamalar n n sürekli olarak artmas n n ve ülkeler aras nda farkl l klar n gerisinde ise Hitirisin de (1997: 6) belirtti i gibi birçok önemli neden bulunmaktad r. Bunlardan birincisi ekonomik geli melerdir. Yükselen refah düzeyine ba l olarak hem sa l a ayr lan pay hem de sa l k hizmetlerine olan talep artmaktad r. kinci önemli neden ise demografik yap daki de i ikliklerdir. Özellikle ya am süresinin uzamas na ba l olarak ya l nüfusun toplam nüfus içindeki pay da artmaktad r. OECD ülkelerinde 2006 y l itibariyle 65 ya nda beklenen ya am süresi kad nlarda 20 y l, erkeklerde 16 y ld r. Bu rakamlar gerek kad nlar ve gerekse de erkekler için 1970 y l ndan buyana 3,5 y ll k bir art oldu unu göstermektedir. 65 ya ve üzeri nüfusun toplam nüfus içerisindeki pay ise Türkiye, Kore ve Meksika d ndaki ülkelerde yakla k olarak yüzde 14 düzeyinde iken, bu üç ülkede ortalama olarak yüzde 7dir. OECD hesaplar na göre bu ülkelerde 65 ya ndan itibaren ortalama insan ömrünün 2040 y l na gelindi inde kad nlarda 21,6 y l, erkeklerde 18,1 y l bulmas öngörülmektedir. Üçüncü bir neden olarak ise, demografik ve epidemiyolojik dönü ümle beraber harcamalar n kaç n lmaz olarak artmas na neden olan t p teknolojisindeki h zl geli meler ve büyük ölçüde buna ba l olarak ilaç harcamalar ndaki art lard r. Özellikle geli mi ve geli mekte olan ülkelerde hastal k ile ölümlerin temel nedenleri aras nda kabul edilen kolera, s tma ve tüberküloz gibi salg nlarla seyreden akut hastal klardan yüksek tansiyon, kanser, kalp-damar hastal klar gibi

5 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 121 kronik hastal klara geçi ve bunlar n daha pahal yöntemlerle ve ilaçlarla tedavi edilmeleri harcamalar n kontrolünü zorla t rm t r. Bu çal man n amac yukar da belirtilen ekonomik, demografik, epidemiyolojik ve teknolojik geli melere ba l olarak sa l k harcamalar n belirleyen unsurlar ve bunlar n etkileri ile sa l k harcamalar nda ülkeler aras ndaki farkl l n nedenlerini OECD ülkeleri için ampirik olarak ortaya koymakt r. Çal mada sa l k harcamalar ile bunlar etkileyen unsurlar aras ndaki ili ki panel veri yöntemi kullan larak analiz edilmektedir. Bu çerçevede izleyen birinci bölümde sa l k harcamalar ile bunlar etkileyen unsurlar aras ndaki ili kiyi ortaya koymaya yönelik olarak literatürde daha önce yap lm çal malar sunulmaktad r. kinci bölümde ise tahmin edilecek e itlikler ayr nt l bir ekilde tan mlanmakta ve bu e itliklerde yer alan de i kenler ile kullan lan veri seti hakk nda bilgi verilmektedir. Tahmin sonuçlar üçüncü bölümde analiz edilmektedir. I. SA LIK HARCAMALARINDAK FARKLILIKLARIN BEL RLEY C LER Sa l k harcamalar n n belirleyicilerini ve ülkeler aras ndaki farkl l klar ortaya koymaya yönelik ampirik çal malar incelendi inde son y llarda bunlar aras nda en önemlisinin gayri safi yurtiçi has ladan ya da ampirik çal malarda ço unlukla kullan lan ki i ba na dü en gelirden kaynaklanan farkl l klar oldu u vurgulanmakla beraber, demografik, epidemiyolojik, sosyo-kültürel ve sa l k hizmetlerinin düzeyi gibi sa l a do rudan ve/veya dolayl etkileri olan di er unsurlar da dikkate alan ara t rmalar n yeterli olmad görülmektedir. Bu yüzden Murthy ve Okunade (2000: 280) taraf ndan da belirtildi i gibi son y llarda sa l k harcamalar na ili kin ampirik çal malar n hemen hemen tamam ad hoc modellere dayand r ld ndan, bu modellere sa l k harcamalar yla teorik olarak ili ki oldu u varsay lan bütün de i kenler dahil edilmelidir. A a da Grafik 2de bu çal man n kapsam nda yer alan OECD ülkelerinde ki i ba na sa l k harcamas ile ki i ba na gelir aras ndaki ili ki sunulmaktad r. Birçok çal mada ampirik olarak da kan tland gibi bu iki de i ken aras ndaki yüksek korelasyon aç kça görülmektedir.

6 122 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss Grafik 2: OECD Ülkelerinde Ki i Ba na Dü en Sa l k Harcamas ve Gelir, Ki i ba na dü en gelirin ülkeler aras nda sa l k harcamalar ndaki farkl l - n en önemli faktörü oldu u gösterilse de, tahmin edilen gelir esnekli i katsay s n n yorumlanmas nda ara t rmac lar aras nda önemli bir görü ayr l bulunmaktad r. Birçok çal mada elde edilen sonuçlara dayanarak sa l k hizmetlerinin geleneksel görü ün aksine zorunlu mal olmad, bu çal malar n öncüsü olarak kabul edilen Newhouseun (1977: ) ifadesi ile teknik olarak lüks mal oldu u de erlendirmesi yap lmaktad r. Newhouse (1977) 13 geli - mi ülkenin 1970 y l na ili kin verileri (e er yoksa ona en yak n y l n verileri) basit regresyon tekni i kullanarak sa l n gelir esnekli inin birden büyük oldu unu ve ki i ba na sa l k harcamalar ndaki farkl l n n yüzde 90l k k sm n n ülkeleraras ki i ba na gelir farkl l ile aç klanabilece ini göstermektedir. Bu ekildeki bir de erlendirmenin, yani sa l k ve sa l kl ya am söz konusu iken zorunlu oldu u bir çok anlamda tart lamayacak kadar aç k olan sa l k hizmetlerinin genel olarak lüks say lmas n n çal malarda kullan lan modellere ve ekonometrik yöntemlere ba l olarak ortaya ç kt n vurgulamak gerekmektedir. Nitekim Parkin vd. (1987) hesaplanan esneklik de erlerinin gelir-harcama ili kisini gösteren Engel e risinin farkl fonksiyonel formlar na göre farkl l k gösterdi ini, yani model varsay mlar n n sonucu önemli ölçüde de i tirebildi i- ni belirtmektedir. Gerdtham ve Jönsson (2000: 21) ise bu çal malar n istatistiksel ve yöntemsel nitelikleri itibariyle üç döneme ayr larak incelendi inde söz edilen farkl l klar n daha aç k olarak ortaya konulabilece ini belirtmektedir. Bu anlamda, yatay kesit verilere dayanan ilk dönem çal malar ndan Newhouseun (1977) ara t rmas n n özellikle sonraki birçok çal ma taraf ndan da desteklenen ampirik sonuçlar önem ta maktad r. Her ne kadar daha sonralar özellikle s n rl

7 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 123 veri seti ve OECD ülkelerinin sa l k hizmetleri yönünden homojen oldu u yönündeki kat varsay m nedeniyle ele tirilse de Newhouseun (1977) çal mas sa l k hizmetlerinin lüks ya da normal mal say l p say lamayaca tart malar n n ba lang ç noktas n olu turmaktad r. Yukar da belirtildi i gibi Parkin vd.nin (1987) benzer bir çal may hem de i ik fonksiyonel formlar (do rusal, yar logaritmik, çift logaritmik vb.) ve hem de nominal döviz kuru ve sat n alma gücü paritesine göre ayr ayr test ederek birçok yöntemsel sorunu da tart maya açt görülmektedir. Benzer bir çal ma Moore vd. (1992) taraf ndan yap lm ve sat n alma gücü paritesine dayanan modellerde gelir esnekli inin daha büyük de erler ta d belirtilmi tir. Di er yandan önceki çal malar n ampirik sonuçlar aras nda gelir d ndaki unsurlar n sa l k harcamalar üzerine olan etkisinin dü ük oldu u varsay lsa da, Leu (1986: 53) gelir d nda, 65 ya üzeri nüfusun toplam nüfus içerisindeki pay, kamu sektörünün harcamalar içerisindeki pay ve sa l k sisteminin finansman yap s (kamu-özel) gibi sa l k sistemine ili kin ve sosyo-ekonomik di er baz de i kenleri kullanarak OECD ülkelerini kapsayan yeni bir çal ma yapm t r. Gerdtham vd. (1992) ise Türkiye d ndaki 19 OECD ülkesinin 1987 y l verilerini kullanarak toplam sa l k harcamalar n n yukar da söz edilen faktörlerle ili kisini inceledi i çal mas nda yine ki i ba na gelirin en etkili faktörlerden biri ve sa l k harcamalar n n gelir esnekli inin 1,33 oldu unu göstermektedir. Ayr ca çal mada sa l k hizmetlerinin göreceli fiyat, arz n talep yaratmas (supply-induced demand), hizmetlerin sunumunda ve finansman nda kamunun pay, nüfusun ya da l m ve ehirle me oran gibi dier de i kenlerin istatistiksel olarak anlaml oldu u belirlenmi tir. Bu çal malar n bir ço u yukar da da belirtildi i gibi hem oldukça s n rl bir veri setine dayanmas hem de ülkeleri homojen kabul etmeleri nedeniyle ele tirilmektedir. Di er yandan her ne kadar son dönem çal malar (Hitiris and Posnett 1992; Hansen and King 1996; Gerdtham and Löthgren 2000) özellikle zaman serilerinin yo un olarak kullan ld ve genellikle daha k s tl de i kenlerle sa l k harcamalar n analiz etmeye yönelik olsa da, ülkeler aras ndaki farkl l klar n modellenmesinde ara t rmay c ya daha fazla esneklik sa layan panel veri yönteminin de yayg n olarak kullan ld görülmektedir. lk dönem çal - malarda kullan lan yöntemlerle kar la t r ld nda bu çal mada da kullan lan panel veri yöntemi yatay kesit verilerine göre daha kapsaml ve gerçekçi modellerin kurulabilmesine olanak sa lamaktad r (Baltagi, 2001: 7). Çünkü sa l k harcamalar ile di er demografik ve sosyo-ekonomik göstergelere ili kin sistemli ve uzun dönemli verilere ula labilmesi hem yatay gözlem say s n n hem de gözlem dönemi say s n n artt veri kümelerinin olu turulmas na olanak sa lamaktad r.

8 124 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss II. TAHM N YÖNTEM, MODEL ve DE TANIMLANMASI KENLER N Bu bölümde tahmin yöntemi olarak kullan lacak olan panel veri analizi ile tahmin edilecek model tan mlanmakta ve bu modelde yer alan de i kenler hakk nda bilgi verilmektedir. A. PANEL VER REGRESYON MODELLER Panel veri analizi zaman boyutuna ait yatay kesit verilerinin kullan lmas yla ekonomik ili kilerin tahmin edilmesi yöntemidir (Greene, 1993: 464). Dolay s yla bu analizin en önemli özelli i zaman serileri ile yatay kesit serilerini biraraya getirerek, hem zaman hem de kesit boyutuna sahip bir veri setinin olu - turulmas na olanak tan mas d r. Öncelikle, panel veri modellerinde yatay kesit ve zaman serisi verilerinin her ikisinin de yer almas na ba l olarak, gözlem say s n n artmas n n bir yandan serbestlik derecesinin artmas na di er yandan da aç klay c de i kenler aras ndaki yüksek derecede do rusal ili ki bulunma olas l n n azalmas na neden oldu unu belirtmek gerekmektedir. Panel veri analizinin di er regresyon modelleri olan yatay kesit ve zaman serisi ile kar la t r ld nda di er ba ka üstünlüklere de sahip oldu u görülmektedir. Baltagiye (2001: 7) göre yatay kesit verilerine dayanan çal ma sonuçlar yaln zca birimler aras ndaki farkl l klar ortaya koyarken, panel veri kullan larak yap lan çal malar hem birimler hem de bir birimde zaman içinde meydana gelen de i imleri gösterebilmektedir. Di er yandan panel veri analizi yatay kesit ya da zaman serilerinden daha karma k davran modellerinin kurulmas na ve test edilmesine olanak sa lamaktad r. Bu üstünlük yaln zca zaman serisi veya yaln zca yatay kesit verileri kullan larak yap lan çal malarda tahmin sonuçlar nda önemli sapmalara yol açan d lanan de i kenleri (omitted variables) panel veri yönteminde sorun olmaktan ç karmaktad r. Böylece panel veri analizi her bir sonuç için daha kesin, gerçekçi ve kapsaml tahminlerin olu mas n sa - lamaktad r. Bu analizin bütün bu üstünlüklerinin yan s ra en büyük ve önemli katk s say sal olarak ifade edilemeyen, gözlenemeyen ve aç kça ölçülemeyen faktörlerin etkilerinin de ölçülmesini sa lamas d r (Hsiao, 2003: 7). Sabit etkiler modeli (fixed effects) ve rassal etkiler modeli (random effects) olmak üzere iki temel yakla m n söz konusu oldu u K de i kenli panel veri modeli genel olarak; y it = 1it + 2it X 2it +..+ Kit X Kit + it (1) biçiminde gösterilmektedir. Burada i= 1,N yatay kesit birimlerini ve t=1,..,t zaman gösterirken, olas l kl olmayan hata terimi nun ortalamas n n s f r ve sabit varyansl oldu u varsay lmaktad r. Buna göre: y it : inci yatay kesit biriminin t zaman nda ba ml de i ken de erini,

9 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 125 X Kit : inci yatay kesit biriminin t zaman nda Kn nc aç klay c de i ken de erini, Kit : inci birim ve tnci zaman dönemi için Kn nc aç klay c de i kenin tahmin edilen katsay s n göstermektedir (Baltagi, 2001: 11). Panel veri analizinde E itlik (1)deki bir modelde 2it ile Kit aras ndaki katsay lar farkl birimler için farkl zaman dönemlerinde farkl de erler almaktad r. Bu nedenle model tahmin edilirken modelin sabit terimi, e im katsay lar ve hata terimi ile ilgili çe itli varsay mlar yap lmakta ve buna ba l olarak farkl modeller tahmin edilebilmektedir. Bu modellerden birisi e im katsay lar n n zaman ve kesit birimleri için ayn oldu u ancak Greenenin (1993: 466) belirtti i gibi sabit katsay n n yatay kesit birimlerine göre de i ti i sabit etkiler modelidir. Bu modelde yatay kesit birimleri aras ndaki farklar sabit terimdeki farkl l klarla aç klanmakta ve panel veri modeli kukla de i ken yard m yla tahmin edilmektedir. Bu nedenle sabit etkiler modeli, kukla de i ken modeli olarak da adland r lmaktad r. E itlik (1) söz konusu iken, sabit etkiler modelinde 2it = 2, 3it = 3 oldu u varsay lmaktad r. Böylece e itlik; y it = 1it + 2it X 2it + 3it X 3it kit X Kit + u it (2) eklinde yaz labilmektedir. Ayr ca bu modeller sabit terimin sadece kesitlere ya da zamana göre de i ti i tek yönlü ve hem birimlere hem de zamana göre dei ti i çift yönlü modeller olmak üzere iki biçimde tahmin edilebilmektedir. Panel veri ile yap lan çal malarda sabit etkiler modeli kullan ld gibi rassal etkiler modelinin de kullan ld görülmektedir. Rassal etkiler modelinde yatay kesit birimlerindeki farkl l klar n hata terimi gibi rassal oldu u varsay lmaktad r (Greene, 1993: 469). Bu modellerde, yatay kesit birimlerinde veya birimlere ve zamana göre meydana gelen de i iklikler, modele hata teriminin bir bile eni olarak dahil edilmektedir. Bunun en önemli nedeni ise sabit etkiler modelinde kar la lan serbestlik derecesi kayb n n önlenmesidir. Çünkü rassal etkiler modelinde önemli olan birime veya birime ve zaman özel katsay lar n bulunmas de il, birime veya birime ve zamana özel hata bile enlerinin bulunmas d r. Yine sabit etkiler modelinde oldu u gibi bu modelde de her iki boyut için ya da her bir boyut için rassal etkilerin kullan lmas çift yönlü ve tek yönlü ayr m yap labilmektedir. Aç klanan bütün modellerin yan s ra panel veri modellerinin dengeli (balanced) ve dengeli olmayan (unbalanced) olmak üzere iki türü daha bulunmaktad r. Dengeli panelde eksik veri durumu söz konusu olmad için her bir yatay kesit birimi için ayn say da gözlem bulunmaktad r (Johnston ve Dinardo, 1997: 388). Di er taraftan dengeli olmayan panelde eksik veri durumu söz konusudur ve her bir yatay kesit birimi için gözlem say s e it de ildir.

10 126 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss B. MODEL VE VER SET Sa l k harcamalar yla ilgili birçok çal ma için yap lan ele tirilerden en önemlisi herhangi bir teorik temele dayand r lamamas d r. Birey ve toplum sa - l n n ekonomik, sosyal, politik ve hatta kültürel birçok faktör taraf ndan belirlendi i göz önünde bulunduruldu unda sa l k harcamalar ndaki de i imlerin belirlenmesine yönelik bir model olu turmak zorla maktad r. Bu faktörlerin etkisiyle ülkelerin sa l k sistemleri de farkl la abildi inden bir bütün olarak sa l k sistemlerinin gerek harcamalar ve gerekse de hizmet sunumu yönünden performanslar n de erlendirmek güçle mektedir. Yine de literatüre bak ld nda üzerinde görü birli i olan ve birçok ampirik çal ma taraf ndan etkileri istatistiksel olarak kan tlanm de i kenler genel kabul görmektedir. Bu çal mada da önceki çal malarda benimsenen yöntem izlenece inden benzer de i kenler OECD 2008 sa l k verileri kullan larak modele dahil edilecektir. Bununla birlikte verilerin ula labilirli i nedeniyle OECD ülkelerinden Belçika, rlanda, zlanda, Lüksemburg, Meksika, Polonya, Kore, Slovakya ve Yeni Zelanda analiz d nda b rak lm ve analiz toplam 21 OECD ülkesi için yap lm t r. Çal maya konu olan dönem y llar n kapsamaktad r. Dolay s yla panel veri analizi y llar aras nda toplam 22 y l için yap lm t r. OECD ülkelerinden Avusturalya, Avusturya, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, talya, Japonya, Hollanda, Norveç, Portekiz, spanya, sveç, sviçre, Türkiye, ngiltere ve Amerika Birle ik Devletleri olmak üzere 21 ülke çal mada yatay kesit birimleri olarak belirlenmi tir. Bu çerçevede üç ayr model tahmin edilmektedir. Bunlardan birincisi ekonometrik olarak; ln hexpij 1 j ln y 2 j ln pshare 3 j ln pharma 4 j ln phy (3) ln age ln fertility ln urban 5 j 6 j biçiminde tan mlanmaktad r. E itlik 3de yer alan de i kenler ise a a da verilmektedir. hexp : ki i ba na dü en sa l k harcamas (ABD dolar, SAGP) 7 j y : ki i ba na dü en GSY H (ABD dolar, SAGP) pshare : toplam sa l k harcamalar içerisinde kamunun pay pharma : ki i ba na dü en ilaç harcamas phy : ki iye dü en doktor say s age : 65 ya ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki pay fertility : do urganl k oran urban : ehirle me oran ij

11 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 127 Sa l k harcamalar ndaki de i ikli i aç klamaya yönelik az say da çal ma söz konusu de i kenlerin etkilerini kamu ve özel sa l k harcamalar ay r m na dayand rmaktad r. Oysa ki Getzenin (2006: 1938) belirtti i gibi bir ülkede sa l k harcamalar ne kadar yüksek olursa olsun herhangi bir sa l k güvencesi olmayan yoksul bireyler vard r ve bu bireyler do rudan ceplerinden harcama yapmak zorunda kalmaktad rlar. Daha aç k ifade etmek gerekirse do rudan ki i ba na dü en harcamalar bir ortalamay yans tt ndan özel sa l k sigortas na sahip ya da cepten harcama yapmak zorunda kalan bireylerin harcama davran - lar ndaki de i ikliklerin de ortaya konulmas gerekmektedir. Di er yandan son y llarda artan harcamalara ba l olarak kamu bütçeleri üzerindeki yükü azaltmak ve gereksiz hizmet talebinin önüne geçebilmek için hemen hemen bütün ülkelerde sa l k hizmetlerinin kullan m nda katk pay uygulamalar ba lat lm - t r. Bu ise cepten yap lan harcamalardaki art n bir di er nedeni say lmaktad r. Dolay s yla Getzenin (2006: 1946) belirtti i gibi toplula t r lm verilerle çal man n ç kard sorunlar da (bireylerin ayn fayda maksimizasyonuna sahip oldu unun varsay lmas gibi) göz önüne al nd nda, E itlik 3de gösterilen aç klay c de i kenlerin katsay lar n n hizmetlerin finansman nda kamu ya da özel ki i ba na harcamalar n kullan ld durumda de i ece i beklenmektedir. Bu yüzden; ln pubexp ve ln prvexp ij ij 5 j 5 j 1 j ln y ln age 1 j ln age ln y 6 j 6 j 2 j ln pshare ln fertility 2 j ln pshare ln fertility 3 j 7 j 3 j 7 j ln pharma lnurban ln pharma ln urban ij ij 4 j 4 j ln phy ln phy e itlikleri de ayr ayr tahmin edilecektir. E itlik 4te pubexp ki i ba na dü en kamu sa l k harcamalar n ve E itlik 5de ise prvexp ise ki i ba na dü en özel sa l k harcamalar n göstermektedir. Bu çal mada da önceki birçok çal mada oldu u gibi, sa l k harcamalar ndaki farkl la man n gerisinde hem arz hem de talep yönlü faktörlerin etkili oldu u varsay lmaktad r. Bunlardan ekonomik refah düzeyinin bir göstergesi olarak kabul edilen ki i ba na dü en gelirin sa l k harcamalar n n belirleyicisi oldu u ve harcamalardaki farkl l n en önemli nedeni oldu u önceki bölümde sunulan çal malar taraf ndan kan tlanm t r. Dolay s yla bu çal mada gelir ile sa l k harcamas aras nda güçlü ve pozitif yönlü bir ili ki beklenmektedir. Sa l k hizmetlerinde toplam sa l k harcamalar içinde kamunun pay A.B.D. hariç hemen hemen bütün OECD ülkelerinde yüzde 50nin üzerindedir. Bu yüzden kamunun belirgin bir a rl n n oldu u sa l k sistemlerinde sa l k (4) (5)

12 128 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss hizmetlerinin nicelik ve niteli inin etkilenmemesi mümkün görünmemektedir. Dolay s yla ki i ba na dü en sa l k harcamalar n n da bundan etkilenmesi beklenmektedir. Ancak kamu müdahalesinin özellikle ki i ba na dü en sa l k harcamalar n nas l etkiledi i yönünde bir görü birli i bulunmad n söylemek gerekmektedir. Leu (1986: 54) bir sa l k sisteminde kamunun pay ile ki i ba - na dü en harcama aras ndaki pozitif yönlü ili kinin oldu unu vurgularken bunu iki nedene dayand rmaktad r. Bunlardan birincisi, toplam sa l k harcamalar n n düzeyi do rudan sunulan hizmetin miktar n belirledi inden, sa l k hizmeti sunucular n n bütçelerini sürekli olarak en yüksek düzeyde tutmak istemeleridir. Di er bir neden ise, kamu sektörünün rekabetçi bir yap dan uzak olmas ve bu yüzden maliyet minimizasyonu isteklili inin yer almamas d r. Ancak Barros (1998: 540) toplam sa l k harcamalar n n kamu bütçeleri üzerinde önemli bir bask yaratmas nedeniyle negatif yönlü bir ili kinin de söz konusu olabilece ini belirtmektedir. Kamu ve özel sektörün sa l k sistemi içerisindeki yerini farkl bir bak aç s ile de erlendiren ve yerle ik iktisatta rakip mallar aras ndaki ili kiye benzer yap lanma içerisinde faaliyet gösterdiklerini teorik ve ampirik olarak kan tlayan Gouveian n (1997: 224) görü ü dikkate al nd nda kamunun toplam sa l k harcamalar içindeki pay n n artmas özel harcamalar n azalmas anlam na gelmektedir. Ayn zamanda OECD ülkelerinde kamu sa l k sigortas programlar n n yayg nl göz önüne al nd nda kamu taraf ndan sa l k sigortas kapsam nda yap lan harcamalar artt kça Feldsteinin (1995: 29) vurgulad gibi özel tasarruflar ve buna ba l olarak da özel sa l k harcamalar n n da azalmas n n beklendi ini belirtmek gerekmektedir. Bu yüzden kamu pay katsay s n n i areti ile ilgili olarak beklentiler de i mektedir. Sa l k harcamalar içerisinde temelde fiyat ve talebe ba l art lar nedeniyle h zla artan ilaç harcamalar da kamu bütçeleri üzerine önemli bir yük getirmektedir. laç harcamalar ndaki art n birçok nedeni bulunmakla beraber Cutler ve McClellan (2001: 14) t p teknolojisindeki geli melerin ve bunlar n h zla yay lmas n n en önemli unsur oldu unu belirtmektedir. Üstelik Huber ve Orosz (2003: 16) toplam sa l k harcamalar içinde ilaç harcamalar n n dü ük gelirli OECD ülkelerinde daha yüksek bir paya sahip oldu unu vurgulamaktad r. Dolay s yla sa l k harcamalar nda ülkeler aras ndaki farkl l n ilaç harcamalar ndaki de i ikliklere ba l oldu u ve ilaç harcamalar ndaki art la beraber toplam sa l k harcamalar n n artmas beklenmektedir. Di er yandan ya am süresinin ve kalitesinin uzamas na ba l olarak ya lanan nüfusun kamu harcamalar n (Sanz ve Velázquez, 2007: 921) ve bunlar n içerisinde sa l k harcamalar n art raca ile ilgili birçok çal ma bulunmaktad r. Bunun en önemli nedeni olarak ise ya - lanmayla beraber sa l k hizmetlerine olan talebin artmas yan nda giderek daha pahal hizmetlerin kullan l yor olmas gösterilmektdir. Nitekim Di Matteo (2005: 29) Kanadada gelecekteki sa l k harcamalar ndaki art n yakla k olarak yüzde 31inin ya lanmaya ba l olarak ortaya ç kaca n belirtmektedir. Busseye (2001: 160) göre de OECD ülkelerinde ya am süresinde ortalama 1

13 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 129 y ll k bir art toplam sa l k harcamalar n yakla k olarak yüzde 1,3 artmas na neden olacakt r. Ancak sa l k harcamalar ile ya lanan nüfus aras ndaki ili kiye farkl bir aç dan yakla an Zweifel vd.ne göre (2005: 128) ise, bu iki de i ken aras ndaki etkile im iki yönlü olup hatta politik süreçte seçmenlerin kararlar nda da oldukça etkilidir. Sisyphus Sendromu (sisyphus syndrome) olarak adland r lan iki yönlü etkiye göre sa l k harcamalar n n art sa l k hizmetlerinin niteliini ve hacmini olumlu yönde etkiledi inden ya am süresinin uzamas na katk da bulunurken, ya lanan nüfus ise sa l k harcamalar n n artmas na neden olmaktad r. Bu çal mada 65 ya ve üzeri nüfus aç klay c de i ken olarak modelde yer ald ndan sa l k harcamas ile olan etkile imi tek yönlü olarak test edilmekte ve bu de i keninin katsay i areti pozitif olarak beklenmektedir. Sa l k harcamalar n etkiledi i varsay lan di er de i kenlerden ikisi ise sa l k hizmetlerinin düzeyinin bir göstergesi olarak kabul edilen doktor say s ve ehirle me oran d r. Doktor say s n kullanan birçok ampirik çal mada sa - l k harcamalar na olan etkilerinin yine hem pozitif hem de negatif yönde bulundu u görülmektedir. Ancak geleneksel olarak arz n talep yaratmas sorunu nedeniyle sa l k harcamalar n n artaca varsay lmaktad r. Nitekim bu konuda geni bir literatür taramas sunan Léonard vd.ne göre (2009: 9) çal malarda kullan lan parametrelere ve tahmin yöntemine göre sonuçlar de i iklik gösterse de doktor say s ndaki art a ba l olarak hizmet talebi ve bu yüzden harcamalar da artmaktad r. Özellikle doktorlara hizmet ya da hasta ba na ödemenin yap ld sa l k sistemlerinde gere inden fazla hizmet sunuldu u ve bunun da sa l k harcamalar nda art a neden oldu u kabul edilmektedir. Bu yüzden ki iye dü en doktor say s de i keninin i aretinin pozitif olmas beklenmektedir. e- hirle me k rsal kesime göre sa l k hizmetlerine hem daha kolay ula may hem de daha kaliteli sa l k hizmeti sa lad gerekçesiyle ampirik çal malarda sa - l k harcamalar ndaki art n di er bir nedeni olarak kabul edilmektedir. Üstelik kentli nüfusun stres, hava kirlili i, trafik sorunu gibi ya am olumsuz etkileyen ko ullarla kar kar ya kalmas hem daha fazla hem de pahal sa l k hizmetlerini kullanaca ve dolay s yla bunun da sa l k harcamalar n artt rd dü ü- nülmektedir. Son olarak di er birçok çal mada yer almayan ancak nüfus art - n etkileyen do urganl k oran sa l k harcamalar n n özellikle uzun dönemde belirleyicisi oldu u varsay m yla kullan lmakta ve sa l k harcamalar n pozitif yönde etkileyece i beklenmektedir. Bu çal mada daha yüksek gözlem say s ile sa lad üstünlükler ve yatay kesit ile zaman serisi verilerine göre gözlenemeyen, ölçülemeyen faktörlerin etkilerinin de içermesi nedeniyle dönemi için OECD ülkeleri aras nda sa l k harcamalar ndaki farkl l klar belirlemeye yönelik olarak dengeli olmayan panel veri analizi yöntemi kullan lmaktad r. Panel veri yönteminde daha önce belirtildi i gibi sabit, e im katsay s ve hata terimi hakk nda yap lan varsay mlara ba l olarak farkl modeller elde edilebilmektedir. E-Views 5.0 ekonometri paket program n n kullan ld çal mada Hausman (1978) test so-

14 130 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss nucuna göre sabit etkiler modeli rassal etkiler modeline göre daha uygun ç km t r. Bu yüzden sabit etkiler modeli esas al nm t r. Ayn zamanda çal mada ortaya ç kan otokorelasyon problemi nedeniyle her üç modelde de AR(1) dönüümü yap larak modeller bu ekonometrik problemden ar nd r lm t r. III. TAHM N SONUÇLARI Sa l k harcamalar n belirledi i ve ülkeler aras ndaki farkl l klar n kayna oldu u önceki çal malar taraf ndan da kabul edilen de i kenler aras ndaki ili - kiler için tan mlanan (3), (4) ve (5) numaral denklemlere ili kin tahmin sonuçlar Tablo 1de sunulmaktad r. lk sütunda toplam ki i ba na dü en sa l k harcamalar için sonuçlar sunulurken, ikinci ve üçüncü sütunlarda s ras ile ki i ba na kamu ve özel sa l k harcamalar için tahmin sonuçlar sunulmaktad r. Tablo 1: Ki i Ba na Toplam, Kamu ve Özel Sa l k Harcamalar Tahmin Sonuçlar De i kenler Model (1) Model (2) Model (3) Sabit ln (inc) ln (pharma) ln(pshare) ln (phy) ln (age) ln (fertility) ln (urban) ( ) * ( ) * ( ) * ( ) * ( ) * ( ) ( ) * ( ) ( ) * ( ) * ( ) * ( ) * ( ) * ( ) ( ) * ( ) ( ) * ( ) * ( ) * ( ) * ( ) ( ) * ( ) * ( ) D.W. statisti i 2,06 1,98 2,00 2 R Örneklem Hacmi F statisti i Notlar: (1) Model 1de ba ml de i ken ki i ba na dü en toplam sa l k harcamas, Model 2de ki i ba na kamu sa l k harcamas iken Model 3de ise ki i ba na özel sa l k harcamas d r. (2) t-oranlar parantez içinde gösterilmektedir. * yüzde 1 düzeyinde anlaml l ifade etmektedir.

15 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 131 Genel olarak de erlendirildi inde her üç model için tahmin sonuçlar n n literatürdeki çal ma sonuçlar ile kar la t r ld nda tutarl ve makul oldu u görülmektedir. R 2 lere bak ld nda bütün aç klay c de i kenlerin ki i ba na sa l k harcamalar ndaki de i ikli i yakla k olarak yüzde 99 düzeyinde aç klad görülmektedir. Bütün modellerde talep teorisini destekleyici nitelikte olan gelir de i keni istatistiksel olarak % 1 düzeyinde anlaml ve beklenildi i gibi pozitif de ere sahiptir. Ancak katsay lar birbirinden farkl l k gösterse de Gerdtham ve Jönsson (1991), Karatzas (1992), Di Matteo ve Di Matteo (1998), Barrros (1998), Karatzas (2000), Sen (2005), Cantarero ve Lago-Peñas (2008) taraf ndan yap lan çal malarda oldu u gibi birden küçük bulunmu tur. Bu sonuca göre ki i ba na dü en sa l k harcamalar ndaki yüzde de i me gelirdeki yüzde de i meden daha küçüktür. Oysa ki gelir esnekli inin bir ya da birden büyük bulundu u baz çal malarda (Newhouse 1977; Parkin vd. 1987, Milne ve Molana 1991; Hitiris ve Posnett 1992; Gerdtham vd. 1992; Murthy ve Okunade 2008) sa l k hizmetlerinin ihtiyaçtan çok lüks oldu u sonucuna ula ld görülmektedir. Okunade ve Suraratdecha (2000) ise 21 OECD ülkesini içeren çal mas nda bir grup ülke için (Kanada, Almanya, Fransa vb.) esneklik de erini birden büyük bulurken, di er bir grup için (Avusturya, Japonya, Yeni Zelanda vb.) ise esneklik de erini birden küçük bulmu tur. Gerdtham ve Jönssona göre (2000: 23) sa l k hizmetlerinin lüks mü yoksa normal mal m olarak kabul edilmesinde literatürdeki tart malar n gerisinde birçok neden bulunmaktad r. Bunlar n ba nda sa l k hizmetlerinin finansman n kamu taraf ndan ya da bütünüyle cepten kar lanmas gelmektedir. Bireylerin sa l k hizmetlerinin büyük ölçüde kamu taraf ndan finanse edildi i durumda sa l k hizmetleri fiyatlar ndaki de i ikliklere tepkisi farkl olmaktad r. Yani, sa l k hizmetlerinin talep edilmesinde bireyler için önemli bir bütçe k s t ndan söz edilememektedir. Bu yüzden Getzen (2000: 260) sa l k sigortas söz konusu iken bireysel sa l k harcamalar n n gelir esnekli inin s f r ya da s f ra yak n olaca n belirtmektedir. Blomqvist ve Carter (1997: 208) ise toplula t r lm verilere dayanan çal malar nda elde edilen esneklik de erinin birden büyük oldu unu ve bunu en önemli nedeni olarak ise kamu sa l k sigorta programlar n n bireylerin, gelirlerinden ba ms z olarak, tedavi programlar na kolayl kla ula abilmesini sa lamas n göstermektedir. Getzene (2000: 263) göre ise di er mal ve hizmetlerde geçerli olan bütçe k s t n n etkilerini görebilmek olanaks zla maktad r. Dolay s yla ampirik çal malara bak ld nda verilerin toplula t r lmas, tahmin yöntemleri (panel veri analiz yöntemi ve zaman serisi gibi), ülke say s ve hatta tahmin aral klar ile modelde yer alan de i kenlere ba l olarak gelir esnekli inin de i ti ini belirtmek gerekmektedir. Bu çal ma sonuçlar na dayanarak gelir esnekli ine ili kin elde edilen büyüklü ün bu çerçevede de erlendirilmesi yerinde olacakt r. Sa l k harcamalar içerisinde kamu pay n n ki i ba na toplam ve ki i ba- na özel sa l k harcamalar na olan etkisi Barros (1998: 540) taraf ndan elde

16 132 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss edilen sonuçlara benzer ekilde Tablo1de görüldü ü gibi istatistiksel olarak anlaml ve negatif yönde iken, ki i ba na kamu sa l k harcamalar için yine istatistiksel olarak anlaml ancak pozitif bulunmu tur. Yukar da belirtildi i gibi OECD ülkelerinde kamunun hem sa l k hizmetlerinin sunumunda hem de sa - l k harcamalar n n finansman nda pay n n büyük olmas özel tasarruflar d layan bir etki yaratmakta ve bu yüzden kamu finansman nda yüzde 1lik bir art özel harcamalar n yüzde 1,805 azalmas na neden olmaktad r. Toplam sa l k harcamalar içerisinde kamunun pay ile ki i ba na kamu sa l k harcamalar aras nda bulunan pozitif yönlü ili ki ise Leunun tezini (1986) destekler yöndedir. Dolay s yla çal man n bu yöndeki bulgular kamu yönetiminin üretim maliyetleri ile gelirler aras ndaki iktisadi ili kiyi yeterince kuramad ve bunun ise önemli derece etkinsizlik yaratt ve dolay s yla da kaynak ihtiyac n n da giderek artt yönündeki genel görü le uyumludur. Ancak birinci sütunda görüldüü gibi istatistiksel olarak anlaml ç kan ki i ba na toplam sa l k harcamalar n n i aretinin de negatif olmas toplula t r lm verilerle elde edilen bir sonuç oldu undan, oldukça yüksek bir katsay de erine sahip özel harcamalarla ili kili oldu u dü ünülmektedir. Toplam sa l k harcamalar içinde ilaç harcamalar n n önemli bir yer olu - turdu u ve harcamalar n art nda katk s oldu u Tablo 1de yer alan tahmin sonuçlar na göre desteklenmektedir. Dolay s yla ilaç harcamalar ndaki yüzde 1lik bir art ki i ba na toplam, kamu ve özel sa l k harcamalar nda s ras yla yüzde 0,402; 0,297 ve 0,243lük bir art a neden olaca söylenebilir. Ancak nüfus art h z n do rudan etkileyen ve sa l k harcamalar n artt raca varsay lan do urganl k oran ki i ba na özel sa l k harcamalar n n yer ald model d ndaki di er modellerde istatistiksel olarak anlaml bulunamam t r. Birçok ampirik çal ma ki iye dü en doktor say s n n beklenen i areti ve de eri ile ilgili farkl sonuçlar içerse de, bu çal mada tüm modellerde istatistiksel olarak anlaml ve pozitif yönde etkisi oldu u görülmektedir. Buna göre ki iye dü en doktor say s nda yüzde 1lik bir art ki i ba na toplam, kamu ve özel sa l k harcamalar nda s ras ile yüzde 0,156; 0,175 ve 0,193lük bir art a neden olmaktad r. Bu yüzden çal ma performans n art raca varsay m yla sa l k personeline ödemelerin özellikle hizmet ba na ya da ki i ba na yap ld sa l k sistemlerinde, literatürde belirtildi i gibi, doktor say s ndaki bir art genel olarak i yükünde bir azalmaya neden olurken, doktorlar n en az ndan eski gelir düzeyini korumak amac yla talep edilmedi i halde hizmet üretme e iliminin ortaya ç kaca beklenmektedir. Bu ise Okunade ve Suraratdechan n (2000: 39) belirtti i gibi ki iye dü en doktor say s ndaki art n marjinal sosyal maliyeti, hastalar n iyile me süreçlerine yapaca katk lar yani marjinal sosyal yararla dengelenmedi i sürece sa l k harcamalar n n artmas na neden olmaktad r. 65 ya ve üzeri nüfusa ait katsay Hitiris ve Posnettin (1992) çal mas nda oldu u gibi bütün modeller için istatistiksel olarak anlaml bulunmu tur. ehir-

17 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 133 le me de bütün modellerde istatistiksel olarak anlaml bulunmu tur. Ören in ehirle mede yüzde 1düzeyinde bir art ki i ba na toplam sa l k harcamalar nda yüzde 1,359luk bir art a neden olmaktad r. Di er iki modelde de yakla- k olarak ayn büyüklükte bir harcama art na neden olan ehirle menin etkili olmas n n birkaç önemli nedeni bulunmaktad r. Bunlardan birincisi k rsal bölgelere göre ehirlerde sa l k hizmetlerine ula mak daha kolayd r. Üstelik daha pahal olan ikinci (hastaneler) ve üçüncü basamakta (üniversiteler gibi e itim ve ara t rma hastaneleri) sunulan sa l k hizmetlerinin kullan lmas sa l k harcamalar n h zla artt rmaktad r. kinci olarak ehirlerin kalabal k ortam nda bula c hastal klara yakalanma ve sa l k kurulu lar na ba vuru ile bu yüzden ilaç tüketimi daha fazla oldu undan sa l k harcamalar bundan etkilenmektedir. Üçüncü bir neden ise kent ya am n n getirdi i ve sa l olumsuz yönde etkileyen hava kirlili i, trafik kazalar na ba l yaralanmalar, stres gibi faktörlere ba l olarak sa l k hizmetlerine olan ihtiyaç ve dolay s yla sa l k harcamalar n n da artmas d r. SONUÇ Sa l k harcamalar birçok faktörden etkilenmektedir. Bu çal mada da sa - l k harcamalar n teorik olarak belirledi i varsay lan ekonomik, demografik, çevresel ve sa l k sisteminin düzeyini yans tan de i kenleri kullanarak söz konusu faktörlerin etkileri incelenmektedir. Di er çal malar taraf ndan da üzerinde önemle durulan gelir de i keninin sa l k harcamalar n n en önemli belirleyicisi oldu u ve OECD ülkeleri aras ndaki farkl l klar aç klamada oldukça güçlü oldu u gösterilmi tir. Refah düzeyinin en önemli göstergesi olan gelir de i keninin katsay de eri yani gelir esnekli i di er sonuçlarla kar la t r ld nda, bu çal ma sa l k hizmetlerinin bir ihtiyaç oldu u sonucunu ortaya koymaktad r. Ku kusuz çal mada elde edilen bu bulgularla kullan lan tahmin yöntemine, toplula t r lm veri setine ve modellerde yer alan de i kenlere ba l olarak elde edildi ini belirtmek gerekmektedir. Sa l k hizmetlerinin bir ihtiyaç m yoksa lüks mü oldu u yönündeki tart malar n sürüp gidece i bir gerçek olsa da, gelecekte sa l k hizmetlerinin sunuldu u yerlere (sa l k oca ya da hastane) ve her bir sa l k müdahalesine (halk sa l ve tedavi hizmetleri ya da tedavi hizmetlerinden di tedavisi, apandisit ameliyat gibi) ili kin modeller kurularak yap lacak çal malar n daha tutarl sonuçlar verebilece ini belirtmek gerekmektedir. Bu noktada kamu ya da özel sektörün a rl n n bir sa l k sisteminde hem hizmetlerin sunumunda hem de finansman nda önemli oldu unu vurgulamak yerinde olacakt r. Bu yüzden çal maya toplam sa l k harcamalar içerisinde kamu sa l k harcamalar n pay dahil edilmi tir. OECD ülkelerinin bir ço unda sa l k harcamalar kamu taraf ndan sa lanan bir sistem olmakla birlikte finansman mekanizmas n n farkl la mas yani sigorta primleri ya da vergi gelirlerine dayanan bir finansman n harcamalar büyük ölçüde etkiledi i bir gerçektir. Üstelik birçok ülkenin karma bir yap ya sahip oldu u dü ünülürse kamu sa l k harcamalar içerisinde vergi gelirlerinin ya da sigorta primlerinin büyüklü ünü

18 134 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss içeren bir modelle kamu sektörünün varl n n sa l k harcamalar üzerine olan etkileri daha aç k olarak gösterilebilecektir. Di er yandan sa l k harcamalar n n fonksiyonel da l m incelendi inde bir sa l k sisteminde üç alanda yo unla t görülmektedir. Bunlar hastane hizmetleri, personel harcamalar ve ilaç harcamalar d r. Bin ki iye dü en doktor say s n n ve ilaç harcamalar n n modellere dahil edildi i bu çal ma her iki dei kenin de istatistiksel olarak anlaml ve ki i ba na dü en harcamalarla do ru yönlü ili kili oldu unu göstermektedir. Demografik yap n n ve çevresel ko ullar n ise sa l k harcamalar üzerinde en az gelir düzeyi kadar etkili oldu u bu çal mayla da bir kez daha kan tlanm t r. Ya lanan nüfusun yaln zca içinde bulunulan dönemde de il gelecekteki sa l k harcamalar n da belirleyece i göz önüne al nd nda sa l k politikalar n n olu turulmas nda bu konu önem ta - maktad r. ehirle me ise ço unlukla iktisadi ya am n ortaya ç kard bir süreç olsa da sa l k hizmetlerinin ve harcamalar n n planlanmas nda önemli bir etki yaratmaktad r. Artan ehir nüfusu hem halk sa l ile ilgili hizmetlerin hem de ehir ya am n n ortaya ç kard trafik kazalar, stres gibi artan sa l k sorunlar na ba l olarak sa l k harcamalar n nn artmas na neden olurken sa l k sektöründe kaynak da l m n da ekillendirmesi beklenmektedir.

19 OECD Ülkelerinde Sa l k Harcamalar : Panel Veri Analizi 135 KAYNAKÇA BALTAGI, Badi H.; (2001), Econometric Analysis of Panel Data, John Wiley, New York, 304s. BARROS, Pedro Pita; (1998), The Black Box of Health Care Expenditure Growth Determinants, Health Economics, 7, ss BLOMQVIST, G. Ake ve Robin A. L. CARTER; (1997), Is Health Care Really a Luxury?, Journal of Health Economics, 16(2), ss BUSSE, Reinhard; (2001), Expenditure on Health Care in the EU: Making Projections for the Future Based on the Past, The European Journal of Health Economics, 2(4), ss CANTARERO, David ve Santiago LAGE-PENAS; (2010), The Determinants of Health Care Expenditure: a Reexamination, Applied Economics Letters, 17 (7), ss CUTLER, M. David ve Mark McCLELLAN; (2001), Is Technological Change InMedicineWorth It?, Health Affairs, September-October, ss DI MATTEO, Livio ve Rosanna DI MATTEO; (1998), Evidence on The Determinants of Canadian Provincial Government Health Expenditures: Journal of Health Economics, 17(2), ss DI MATTEO, Livio; (2005), The Macro Determinants of health Expenditure in the Unites States and Canada: Assessing the Impact of Income, Age Distribution and Time, Health Policy, 71, ss ERDTHAM, Ulf-G ve Mickael LÖTHGREN; (2000), On Stationarity and Cointegration of International Health Expenditure and GDP, Journal of Health Economics, 19(4), ss FELDSTEIN, Martin; (1995), The Economics of Health and Health Care: What Have We Learned? What Have I Learned?, The American Economic Review, 85 (2), ss GERDTHAM, Ulf-G ve Bengt JÖNSSON; (1991), Conversion Factor Instability in International Comparisons of Health Care Expenditure, Journal of Health Economics, 10(2), ss GERDTHAM, Ulf-G ve Bengt JÖNSSON; (2000), International Comparisons of Health Expenditure: Theory, Data and Econometric Analysis, (ed.) Culyer, Anthony J., ve Newhouse, Joseph P., içinde Handbook of health economics, Amsterdam: North-Holland, 890s. GERDTHAM, Ulf-G; Jes SOGAARD; Fredrik ANDERSSON ve Bengt JÖNSSON; (1992), An Econometric Analysis of Health Care Expenditure: A Cross-section Study of The OECD Countries, Journal of Health Economics, 11(1), ss

20 136 Erciyes Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Dergisi, Say : 34, Temmuz-Aral k 2009, ss GETZEN, E. Thomas; (2000), Health Care is an Individual Necessity and a National Luxury: Applying Multilevel Decision Models to The Analysis of Health Care Expenditures, Journal of Health Economics, 19(2), ss GETZEN, E. Thomas; (2006), Aggregation and the Measurement of Health Care Costs, Health Services Research, 41(5), ss GOUVEIA, Miguel; (1997), Majority Rule and The Public Provision of a Private Good, Public Choice, 93, ss GREENE, H. Willliam; (1993), Econometric Analysis, McMillan, New York, 791s. HANSEN, Paul ve Alan KING; (1996), The Determinants of Health Care Expenditure: a Cointegration Approach, Journal of Health Economics, 15(1), ss HAUSMAN, A. Jery; (1978), Specification Tests in Econometrics, Econometrica, 46, ss HITIRIS, Theodore ve Joseph POSNETT; (1992), The Determinants and Effects of Health Expenditure in Developed Countries, Journal of Health Economics, 11(2), ss HITIRIS, Theodore; (1997), Health Care Expenditure and Integration in The Countries of The European Union, Applied Economics, 29, ss HSIAO, Cheng; (2003), Analysis of Panel Data, 2nd edition, Cambridge University Press, Cambridge, 384s. HUBER, Manfred ve Eva OROSZ; (2003), Health Expenditure Trends in The OECD Countries, , Health Care Financing Review, 25(1), ss. 122 JONHSTON, Jack ve John DINARDO; (1997), Econometric Methods, McGraw-Hill, New York, 359s. KARATZAS, George; (1992), On The Effect of Income and Relative Price on The Demand for Health Care the EEC Evidence: A Comment; Reply, Applied Economics, 24, ss KARATZAS, George; (2000), On the Determinants of US Aggregate Health Care Expenditure, Applied Economics, 32, ss L ONARD, Christian, Sabine STORDEUR ve Dominique ROBERFROID; (2009), Association Between Physician Density and Health Care Consumption: A Systematic Review of The Evidence, Health Policy, 91(2), ss

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ KORELASON VE REGRESON ANALİZİ rd. Doç. Dr. S. Kenan KÖSE İki ya da daha çok değişken arasında ilişki olup olmadığını, ilişki varsa yönünü ve gücünü inceleyen korelasyon analizi ile değişkenlerden birisi

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

HAYALi ihracatln BOYUTLARI HAYALi ihracatln BOYUTLARI 103 Müslüme Bal U lkelerin ekonomi politikaları ile dış politikaları,. son yıllarda birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Tüm dünya ülkelerinin ekonomi politikalarında

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI

BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI Sayı: 42 BASIN DUYURUSU 2001 YILI PARA VE KUR POLİTİKASI Gazi Erçel Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 22 Aralık 2000 Ankara 2001 yılında uygulanacak para ve kur politikasının çerçevesi, uygulama prensipleri

Detaylı

TÜRKİYE BİLİMSEL YAYIN GÖSTERGELERİ (II) 1981-2007 TÜRKİYE, ÜLKELER VE GRUPLAR

TÜRKİYE BİLİMSEL YAYIN GÖSTERGELERİ (II) 1981-2007 TÜRKİYE, ÜLKELER VE GRUPLAR 3.2.Etki De erine Göre ABD 1981-2007 döneminde üretti i 6.634.586 adet yay na ald 137.391.957 at f say s ile 20,71 lik etki de erine sahip olup 14,17 lik DÜNYA ortalama etki de erinden yakla k % 50 daha

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Deprem Yönetmeliklerindeki Burulma Düzensizliği Koşulları

Deprem Yönetmeliklerindeki Burulma Düzensizliği Koşulları Deprem Yönetmeliklerindeki Burulma Düzensizliği Koşulları Prof. Dr. Günay Özmen İTÜ İnşaat Fakültesi (Emekli), İstanbul gunayozmen@hotmail.com 1. Giriş Çağdaş deprem yönetmeliklerinde, en çok göz önüne

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE

KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE II. Bölüm KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü 1 Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) BAZI KAVRAMLAR Bir ülke vatandaşlarının bir yıl için ürettikleri toplam mal

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları

10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları 10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları girdi süreç çıktı etki, sonuç Üretkenlik,verimlilik, etkinlik Kaynaklar Nihai Hedefler 4.10.2006 1 Yönetim anlaşması en azından aşağıdakileri içermelidir

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. İş Sağlığı ve Güvenliği Fayda-Maliyet Analizi Proje Raporu

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. İş Sağlığı ve Güvenliği Fayda-Maliyet Analizi Proje Raporu ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İş Sağlığı ve Güvenliği Fayda-Maliyet Analizi Proje Raporu ANKARA, 2010 ÖZET İş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemenin

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol 1. Giriş Bu yazıda, Bursa daki (ciro açısından) en büyük 250 firmanın finansal profilini ortaya koymak amacındayız.

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) Sayı : 90792880-155.15[2013/2901]-889 02/09/2015 Konu : TÜBİTAK tarafından desteklenen

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu AKILCI İLAÇ KULLANIMI PROJE YARIŞMASI BAŞVURU FORMU BAŞVURU SAHİBİNİN ADI SOYADI * BAŞVURU SAHİBİNİN MESLEĞİ BAŞVURU SAHİBİNİN YAŞI BAŞVURU SAHİBİNİN MEDENİ : DURUMU BAŞVURU SAHİBİNİN EĞİTİM DURUMU BAŞVURU

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

2014 1. Çeyrek Sonuçları TÜRK TELEKOM GRUBU 2014 1. ÇEYREK OPERASYONEL VE FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI

2014 1. Çeyrek Sonuçları TÜRK TELEKOM GRUBU 2014 1. ÇEYREK OPERASYONEL VE FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI TÜRK TELEKOM GRUBU 2014 1. ÇEYREK OPERASYONEL VE FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI Basın Bülteni 1 Mayıs 2014 Güçlü İlk Çeyrek Sonuçları ile 2014 Yılına Sağlam Başladık Türkiye nin öncü iletişim ve yakınsama

Detaylı

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016 ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016 19 Ocak 2016 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; Kısa dönemde 144 günlük ortalama $1110.82 trend değişimi için referans takip seviyesi olabilir.

Detaylı

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A..

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. KURUL GÖRÜ Ü TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. Kurul Toplant Tarihi : 18/10/2011 li kili Standart(lar) : TFRS 2, TFRS

Detaylı

Yakıt Özelliklerinin Doğrulanması. Teknik Rapor. No.: 942/7193278-00

Yakıt Özelliklerinin Doğrulanması. Teknik Rapor. No.: 942/7193278-00 Müşteri : Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sok. No: 14 K2 Plaza Kat: 11 Kadıköy 34742 İstanbul Türkiye Konu : Seçilen Yakıt Özelliklerin Belirlenmesi için Dizel Yakıtlara İlişkin Testlerin, Doğrulanması

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU OCAK 2015 Ocak 2015 A. PETROL PİYASASI : 1. Ocak Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM 1. Açıklama 1.1.Proje Ortaklarının Adları: Uzman Klinik Psikolog Özge Yaren YAVUZ ERDAN, Uzman Klinik Psikolog Elvan DEMİRBAĞ, Uzman Klinik Psikolog Nilay KONDUZ 1.2.Nihai

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Ahmet KARAYİĞİT Makroekonomik göstergeler açısından başarılı bir yılı geride bıraktık. Büyüme, ihracat, faizler, kurlar, faiz dışı fazla gibi pek çok ekonomik

Detaylı

Kukla Değişkenlerle Bağlanım

Kukla Değişkenlerle Bağlanım Kukla Değişkenlerle Bağlanım Kukla Değişken Kullanım Şekilleri Ekonometri 1 Konu 29 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) UADMK Açık Lisans Bilgisi İşbu belge, Creative Commons Attribution-Non-Commercial ShareAlike 3.0

Detaylı

Üniversitelerin İl Ekonomisine Katkısı ve Öğrencilerin Tüketim Yapısı: Muş Alparslan Üniversitesi Örneği *

Üniversitelerin İl Ekonomisine Katkısı ve Öğrencilerin Tüketim Yapısı: Muş Alparslan Üniversitesi Örneği * Yayın Geliş Tarihi : 17.09.2014 Dokuz Eylül Üniversitesi Yayın Kabul Tarihi : 01.06.2015 İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Online Yayın Tarihi: 25.12.2015 Cilt:30, Sayı:2, Yıl:2015, ss. 131-147

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2004-30.06.2004 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu

Detaylı

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR Sosyal Güvenlik Nedir? Sosyal güvenlik, bireylerin ve ailelerin ekonomik ve sosyal risklerle karşılaşmaları

Detaylı

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015 ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015 3 Kasım 2015 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; RSI indikatörü genel olarak dip/tepe fiyatlamalarında başarılı sonuçlar vermektedir. Günlük bazda

Detaylı

MAK 4026 SES ve GÜRÜLTÜ KONTROLÜ. 6. Hafta Oda Akustiği

MAK 4026 SES ve GÜRÜLTÜ KONTROLÜ. 6. Hafta Oda Akustiği MAK 4026 SES ve GÜRÜLTÜ KONTROLÜ 6. Hafta Oda Akustiği Sesin Oda İçerisinde Yayınımı Akustik olarak sesin odada yayınımı için, sesin dalga boyunun hacmin boyutlarına göre oldukça küçük olması gerekmektedir.

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI 1. Firma karını maksimize eden üretim düzeyini seçmiştir. Bu üretim düzeyinde ürünün fiyatı 20YTL ve ortalama toplam maliyet 25YTL dir. Firma: A)

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı X, Y, Z KUŞAĞI TÜKETİCİLERİNİN YENİDEN SATIN ALMA KARARI ÜZERİNDE ALGILANAN MARKA DENKLİĞİ ÖĞELERİNİN ETKİ DÜZEYİ FARKLILIKLARININ

Detaylı

6.5 Basit Doğrusal Regresyonda Hipotez Testleri. 6.5.1 İçin Hipotez Testi: 1. Hipotez kurulur. 2. Test istatistiği hesaplanır.

6.5 Basit Doğrusal Regresyonda Hipotez Testleri. 6.5.1 İçin Hipotez Testi: 1. Hipotez kurulur. 2. Test istatistiği hesaplanır. 6.5 Basit Doğrusal Regresyonda Hipotez Testleri 6.5.1 İçin Hipotez Testi: 1. Hipotez kurulur. 2. Test istatistiği hesaplanır. olduğu biliniyor buna göre; hipotezinin doğruluğu altında test istatistiği

Detaylı

www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Mayıs 2016 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni

www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Mayıs 2016 Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni www.pwc.com.tr UFRS Bülten Güncel Raporlama Konularına Kısa Bir Bakış Uluslararası Finansal Raporlama Standartları Bülteni Faaliyet bölümü raporlamasının temel amacı nedir? Faaliyet bölümü açıklamaları

Detaylı

2- Bilim ve Danışma Kurulu Onayına Sunulacak Eserlere Đlişkin Yayın

2- Bilim ve Danışma Kurulu Onayına Sunulacak Eserlere Đlişkin Yayın SĐGORTA ARAŞTIRMALARI DERGĐSĐ GENEL YAYIN ĐLKELERĐ VE YAZIM KURALLARI Sigorta Araştırmaları Dergisi ne çalışma göndermek için gerekli kriterler şunlardır: 1- Çalışmanın Genel Yayın Đlkeleri ne uygun olması,

Detaylı

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU

PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL VE LPG PİYASASI FİYATLANDIRMA RAPORU ŞUBAT 2016 Şubat 2016 A. PETROL PİYASASI 1. Şubat Ayında Uluslararası Piyasalarda ve Türkiye de Ürün Fiyatlarının Seyri 1.1.

Detaylı

-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onikinci kez gerçekleştirilmiştir.

-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onikinci kez gerçekleştirilmiştir. Bursa nın 25 Büyük Firması Araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onikinci kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015 Öğr.Gör.Mehmet KÖRPİ İŞLETMENİN TANIMI Sonsuz olarak ifade edilen insan ihtiyaçlarını karşılayacak malları ve hizmetleri üretmek üzere faaliyette bulunan iktisadi birimler işletme olarak adlandırılmaktadır.

Detaylı

: Büyük Britanya Birle ik Krall. : Anayasal Monar i

: Büyük Britanya Birle ik Krall. : Anayasal Monar i STANBUL T CARET ODASI AVRUPA B RL VE ULUSLARARASI B RL UBES NG LTERE ÜLKE RAPORU Nisan 2011 C.D.O. 1 I. GENEL B LG LER Resmi Ad Yönetim ekli Co rafi Konumu Zaman Ayar : Büyük Britanya Birle ik Krall :

Detaylı

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ Hazırlayan: Doç.Dr. Hakan Güler Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Karlsruhe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Almanya

Detaylı

2010-2015 Yılları Arası Yatırım Teşvik Belgelerinin Analizi

2010-2015 Yılları Arası Yatırım Teşvik Belgelerinin Analizi 2010-2015 Yılları Arası Yatırım Teşvik Belgelerinin Analizi Muğla Yatırım Destek Ofisi-Uzman Mehmet SERT 23.03.2016 İçindekiler GİRİŞ... 2 GENEL BAKIŞ... 2 SEKTÖREL BAKIŞ... 4 BÖLGEMİZ İLÇELERİNE BAKIŞ...

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Mart 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME İlk İki Ayda 2,7 Milyar Dolarlık

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

Ekonometri 2 Ders Notları

Ekonometri 2 Ders Notları Ekonometri 2 Ders Notları A. TALHA YALTA TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ AÇIK DERS MALZEMELERİ PROJESİ SÜRÜM 2.0 EKİM 2011 İçindekiler 1 Dizey Cebirinin Gözden Geçirilmesi 1 1.1 Dizeylere İlişkin Temel Kavramlar..................

Detaylı

HİZMET ALIMI İHALELERİNDE İŞ DENEYİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR 1. GİRİŞ

HİZMET ALIMI İHALELERİNDE İŞ DENEYİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR 1. GİRİŞ Murat ARAPGİRLİ HİZMET ALIMI İHALELERİNDE İŞ DENEYİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR 1. GİRİŞ İhale konusu işin kaliteli bir şekilde ve zamanında yapılabilmesi için işi yapacak kişinin mesleki ve teknik olarak

Detaylı

BÖLÜM 7 BİLGİSAYAR UYGULAMALARI - 1

BÖLÜM 7 BİLGİSAYAR UYGULAMALARI - 1 1 BÖLÜM 7 BİLGİSAYAR UYGULAMALARI - 1 Belli bir özelliğe yönelik yapılandırılmış gözlemlerle elde edilen ölçme sonuçları üzerinde bir çok istatistiksel işlem yapılabilmektedir. Bu işlemlerin bir kısmı

Detaylı

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU YENİ MEVDUAT SİGORTA SİSTEMİ ÖNERİSİ BANKA BİRLEŞME VE DEVİRLERİ Dr. Mehmet GÜNAL Ankara, Haziran 2001 ÖNSÖZ Türkiye

Detaylı

HABER BÜLTENİ 02.09.2015 Sayı 23

HABER BÜLTENİ 02.09.2015 Sayı 23 HABER BÜLTENİ 02.09.2015 Sayı 23 Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi geçen aya ve geçen yıla göre düştü: Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, geçen aya ve geçen yıla göre düştü. Konya Hizmetler Sektörü

Detaylı

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 İÇİNDEKİLER 1. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.3.1. ÖRNEK OLAY (DURUM ÇALIŞMASI) YÖNTEMİ...

Detaylı

AB ve Türkiye Telekomünikasyon Pazarları 2009 Yılı Durum Karşılaştırması

AB ve Türkiye Telekomünikasyon Pazarları 2009 Yılı Durum Karşılaştırması T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı AB ve Türkiye Telekomünikasyon Pazarları 2009 Yılı Durum Karşılaştırması Hazırlayanlar Uzman Hakan

Detaylı

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER

DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER DÜNYA KROM VE FERROKROM PİYASALARINDAKİ GELİŞMELER Dünyada üretilen krom cevherinin % 90 ının metalurji sanayinde ferrokrom üretiminde, üretilen ferrokromun da yaklaşık % 90 ının paslanmaz çelik sektöründe

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

ÜNİTE 5 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI

ÜNİTE 5 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI ÜNİTE 5 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI 1 Rassal Değişken Bir deney ya da gözlemin şansa bağlı sonucu bir değişkenin aldığı değer olarak düşünülürse, olasılık ve istatistikte böyle bir

Detaylı

POMPA ve KOMPRESÖRLER

POMPA ve KOMPRESÖRLER POMPA ve KOMPRESÖRLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi POMPA ve KOMPRESÖRLER SITCNo :742,743 ArmonizeNo :8413,8414 TÜRKİYE DE ÜRETİM

Detaylı

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 22-11-2013 Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU İş bu rapor, Galata Yatırım A.Ş. tarafından, Sermaye Piyasası Kurulu nun 12/02/2013 tarihli ve 5/145 sayılı kararında yer alan; payları ilk kez halka

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,

Detaylı

RİSK ANALİZİ VE. İşletme Doktorası

RİSK ANALİZİ VE. İşletme Doktorası RİSK ANALİZİ VE MODELLEME İşletme Doktorası Programı Bölüm - 1 Portföy Teorisi Bağlamında Risk Yönetimi ile İlgili Temel Kavramlar 1 F23 F1 Risk Kavramı ve Riskin Ölçülmesi Risk istenmeyen bir olayın olma

Detaylı

NIR Analizleri için Hayvansal Yem ve G da Numunelerinin Haz rlanmas

NIR Analizleri için Hayvansal Yem ve G da Numunelerinin Haz rlanmas NIR Analizleri için Hayvansal Yem ve G da Numunelerinin Haz rlanmas Çiftlik hayvanlar yeti tiricili inde yem kalitesinin belirleyici etkisi vard r. Ancak, yüksek kaliteli yem besicilik maliyetlerini önemli

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı!

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! TÜSİAD ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği Refah Fonu İşbirliği, REC Türkiye ve Amerikan Büyükelçiliği desteği ile yapılan,

Detaylı

TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI

TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI Krizi Yönetmede Merkez Bankas n n Rolü ve Etkinli i Erdem Ba ç Ba kan Yard mc s stanbul Üniversitesi 22 May s 2009 1 Sunum Plan I. Fiyat stikrar ve Finansal stikrar II.

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Tablo 45 - Turizm İşletme Belgeli Tesislerde Konaklama ve Belediye Sayıları

Tablo 45 - Turizm İşletme Belgeli Tesislerde Konaklama ve Belediye Sayıları TURİZM Kütahya ya gelen yabancı turistler Merkez ve Tavşanlı ilçelerinde; yerli turistler ise Merkez, Emet, Simav ve Tavşanlı ilçelerinde yoğun olarak konaklamaktadırlar. 2012 yılı içerisinde ildeki işletme

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER. İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER. İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ AR & GE ve MEVZUAT ŞUBESİ MART 2012 DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EV TEKSTİLİ TİCARETİ ÜZERİNE GÜNCEL BİLGİLER I. Giriş...

Detaylı