hωêéëéä=bâçåçãáóé _~â¼ş=ommt

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "hωêéëéä=bâçåçãáóé _~â¼ş=ommt"

Transkript

1 hωêéëéä=bâçåçãáóé _~â¼ş=ommt hêáò=ó~â¼å¼ã¼òç~=ã¼=óçâë~=áşäéê=äáòáã ÇΩşΩåÇΩğΩãΩòÇÉå=Ç~Ü~=ã¼=áóá\ aéåéíáãkséêöáka~å¼şã~åä¼âkhìêìãë~ä=cáå~åëã~åk 1

2

3 áåçéâáäéê Dengeleyici bir Uzlaşma 2 ABD neden bu kadar az tasarruf yapıyor? 3 Asya neden bu kadar çok tasarruf yapıyor? 4 Bundan sonra neler olacak? 5 Çin: Normal bir ekonomiye geçiş 5 Hindistan: İyi günler devam edecek mi? 6 Avrupa: Herkes için aynı çözüm doğru olmayabilir 6 Amerika Birleşik Devletleri: Konut kaynaklı durgunluk 7 Japonya: Normal duruma dönüş 8 Latin Amerika: Çin fenomenine uyum sağlama 8 Yeni Gelişmekte Olan Piyasaların Değişen Görünümü 8 Anti-küreselleşmenin Yeni Yüzü 9 Deloitte Research Hakkında Deloitte Services LP nin bir parçası olan Deloitte Research, bugünün iş dinamiklerini tetikleyen ve yarının küresel piyasasını biçimlendiren temel konuları tanımlar, analiz eder ve açıklar. Strateji ve organizasyonel değişiklik hakkındaki provokatif bakış açılarından, ekonomi, düzenleme ve teknoloji hakkındaki konuşmalara kadar, Deloitte Research, şirketlerin kâr hanesine ilişkin performanslarını iyileştirmek için kullanabilecekleri yenilikçi ve pratik kavrayışlar sağlar. İşine bağlı araştırma profesyonelleri, Deloitte Touche Thomatsu ya ait çeşitli firmalarda çalışan üst düzey danışmanlık görevlileri, akademisyenler ve teknoloji uzmanlarından oluşan bir ağ üzerinde çalışan Deloitte Research, derin bir endüstri bilgisi, işlevsel anlama ve düşünceli bir liderliğe sahiptir. Deloitte Research, yönetim kurulu odalarında ve iş dünyası ile ilgili dergilerde, gerçek dünyanın endişelerine yeni bakış açıları getirmekle ünlüdür. Feragat Beyanı Bu yayın yalnızca genel bilgiler içermektedir ve Deloitte Services LP, bu yayın yoluyla, herhangi bir şekilde muhasebe, iş, finans, yatırım, yasa ve vergilere ilişkin ya da başka bir profesyonel danışmanlık ya da hizmet sağlamamaktadır. Bu yayın, yukarıda bahsi geçen profesyonel danışmanlık ya da hizmetlerin yerine geçemez, ayrıca işinizi etkileyebilecek herhangi bir karar ya da eylem için temel teşkil edecek şekilde kullanılmamalıdır. İşinizi etkileyebilecek herhangi bir karar almadan ya da herhangi bir eylemde bulunmadan önce işinin ehli profesyonel bir danışmandan yardım almalısınız. Deloitte Services LP, bağlı şirketleri ve ilgili birimleri, bu yayına güvenerek herhangi bir kayıp yaşayan herhangi bir kişinin uğradığı zarardan sorumlu olmayacaktır.

4 aéåöéäéóáåá=_áê=ròä~şã~ hωêéëéä=çéåöéëáòäáâ=çéî~ã=éçáóçêk=ròìå=äáê=ëωêéçáêi=ééâ= çâ=ìòã~åi=çéåöéëáòäáâ åé=â~ç~ê=ìòìå=ëωêéêëéi=äáííáğáåçé=åçêã~äé=ç åωşωå=çé=ç=â~ç~ê=òçê=çä~å~ğ¼å¼=áäéêá ëωêãéâíéçáêk= òωã=çä~ê~â=ë¼â¼=éçäáíáâ~ä~ê= åéêãéâíéçáêäéêk=^_aûçéâá=äωí É ~ ¼âä~ê¼å~=ëçå=îÉêáäãÉëáI=^îêìé~ÛÇ~=Ç~Ü~=ÇΩşΩâ=Ñ~áò=çê~å¼=ìóÖìä~ã~ë¼=îÉ= áåûçé é~ê~=äáêáãáåáå=óéåáçéå=çéğéêäéãéëá=öáäák=^åå~âi=â~êş¼=ö êωşíéå=çä~å=öêìéä~ê=áëéi ÇÉåÖÉëáòäáğáå=ë~å¼ä~åÇ~å=Ç~Ü~=âçåíêçä=ÉÇáäÉÄáäáê=çäÇìğìåì=îÉ=~ş~ã~ä¼=çä~ê~â=îÉ Ç~Ü~=~żë¼ò= òωäéäáäéåéğáåá=ë óäéãéâíéçáêäéêk=_ì=âáşáäéê=ë¼â¼=éçäáíáâ~= åäéãäéêáåáå ÖÉêÉâäá=çäã~Ǽğ¼å¼=áÇÇá~=ÉíãÉâíÉÇáêK= óäéóëé=âáã=ü~âä¼\ Basit bir gerçekle başlayalım: ABD, tasarruflarından daha fazla yatırım yapmaktadır (cari işlemler açığı), dünyanın geri kalanı ise yatırımlarından daha fazla tasarruf yapmaktadır (cari işlemler fazlası). Küresel ekonomideki büyük dengesizlik budur. Burada, dünyanın geri kalanından ABD ye doğru büyük bir sermaye akışı söz konusudur. Bu boyutta bir akışın yakın tarihte eşi benzeri görülmemiştir ve büyük olasılıkla da sonsuza kadar sürdürülemeyecektir. Dolayısıyla, bu akış sona erdiğinde, yalnızca vites değiştirmekten kaynaklı olsa bile, küresel ekonomi üzerinde denge bozucu bir etki meydana gelebilir. Bazı uzmanlar, mali piyasa katılımcılarının bu gerçeği fark ettiklerini ve döviz ile faiz oranlarını dengesizlikte aşamalı bir azalmaya neden olacak yönde hareket ettireceklerini ileri sürmektedir. Yine de, dengesizlik, külfetli sonuçlara neden olmaksızın umulandan çok daha uzun sürmüştür. Belki de, tek yönlü büyük sermaye akışlarının herhangi ciddi bir sonuca neden olmaksızın uzun dönemler boyunca devam edebileceği yeni bir çağa girilmiştir. Bu durumda uzmanlar yanılıyor mu ya da normale doğru müthiş bir zorlu geçiş yapma ihtimali yakın mı? Dengesizliğe ilişkin olası açıklamalara bir bakalım. Bu sayede muhtemel gelecek senaryolarına ilişkin varsayımlarda bulunabiliriz. Bu konu ile ilgili iki ana düşünce okulu vardır. Okullardan biri (buna kötümserler diyebiliriz), dengesizliğin Amerikalıların günahlarından kaynaklandığına inanmaktadır. Yani, Amerikalı tüketiciler çok az tasarruf yapmakta ve çok fazla borçlanmaktadır, onların seçtiği hükümet de benzer bir şekilde Şekil 1. Gelişmiş Ülkelerde Cari İşlem Dengesi (2005 GSMH nin bir parçası olarak) ABD Almanya İngiltere Kanada Fransa İtalya Hollanda Kaynak: IMF davranmaktadır. Sonuç olarak, Amerikan yaşam standardını muhafaza etmek için deniz aşırı sermaye ithalatına ihtiyaç doğmaktadır 1. Bu fikre göre, dünyanın geri kalanı Amerika nın cömert yaşantısını finanse etmek konusunda isteksiz davrandığı an dengesizlik artık sürdürülemez olacaktır. Bu noktada, dolar düşecek ve faiz oranları artacaktır; ABD iktisadi durgunluk dönemine girecek ve küresel ekonomi üzerinde büyük bir tahribata neden olacaktır. Deloitte Research, önceki yayınlarında bu sonuca ilişkin uyarılarda bulunmuştur. Ayrıca, bu senaryonun tarihte bir örneği de mevcuttur lerin ve 1980 lerin sonunda, ABD nin büyük cari işlemler açığı, sonunda doların büyük oranda değer kaybı, artan faiz oranları ve ekonomik durgunluk yoluyla çözülmüştür. 2

5 Bu durumu, gelişmekte olan piyasalarda finansal krizler takip etmiştir. Kötümserler bu durumun tekrar yaşanabileceğine, ancak bu seferki deneyimin daha büyük çaplı olacağına inanmaktadır. İkinci okul (iyimserler) dengesizliğin asıl olarak Asya daki aşırı tasarruftan kaynaklandığına inanmaktadır. Çeşitli nedenlerden dolayı (daha sonra tartışılacaktır), Asyalı tüketiciler ve işletmeler ülkelerinde yatırım talebinden çok daha fazla tasarrufta bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu fazla tasarruflar için çıkış noktası bulmak zorundadırlar. Bütçe açıkları ve tüketici borcuna olan eğilim göz önünde tutulduğunda, ABD bu fazla tasarrufları ithal etmekten dolayı çok mutludur. ABD için bu sermayeyi ithal etmek, yüksek faiz oranlarına katlanmak zorunda kalmadan düşük kişisel tasarruflarla birleşen büyük bütçe açıklarını finanse etmesine olanak tanıyor 2. Buradaki görüş, dengesizliğin Asya nın hatası olduğu, ve Asya aşırı miktarda tasarruf yapmaya devam ettikçe dengesizliğin de devam edeceğidir. Bunun da ötesinde, büyük, sürdürülebilir, tek-yönlü sermaye akışlarının geçmişte örneği mevcuttur. 19. yüzyılın sonlarında, büyük miktarda sermaye İngiltere den Yeni Dünya ya (ABD, Kanada, Avustralya ve Britanya İmparatorluğu nun geri kalanı) akmıştır. GSMH nin bir parçası olan bu akışlar, bugün gördüğümüz ve on yıllardır süren akıştan çok daha fazlaydı. Bu nedenle, mevcut durumun o kadar da kötü olmadığı ve bu durumun çok daha uzun bir süre boyunca sürdürülebileceği iddia edilebilir 3. Şekil 2. Asya da Cari İşlem Dengeleri (2005 GSMH nin bir parçası olarak) Çin Hindistan Japonya ASYA-4* Kore *ASYA-4, Filipinler, Tayland, Malezya ve Endonezya yı göstermektedir. Kaynak: IMF Öte yandan, kötümserler, Asya liderlerinin ticari alanda aldıkları politik kararlar sayesinde küresel dengesizliğin yapay olarak genişletildiğini ileri sürebilirler. Başka bir deyişle, Çin Halk Bankası tarafından yönlendirilen Asya Merkez Bankaları, kendi para birimlerinin değerinin artmasını engellemek için ABD nin cari işlemler açığının büyük bölümünü karşılamaktadır. Para birimine böylesi bir müdahale olmasaydı, dengesizlik mevcut düzeye ulaşmayacaktı. Bunun yerine, dolar düşecek, ABD deki faiz oranları yükselecek, ABD nin daha yavaş büyümesi ve daha pahalı ithalatı nedeniyle dengesizlik azalmış olacaktı. Bu görüş, Asya nın aşırı tasarruflarının, Asya hükümetlerinin müdahaleleri yoluyla desteklendiğini ileri sürmektedir. Aynı zamanda, küresel ekonominin, bir dereceye kadar, Asyalı politik liderlerin insafına kalmış olduğunu da ima etmektedir. Doğruyu söyleyen kim? Her iki görüşte de doğruluk payı bulunmaktadır. Asya, belli ki aşırı tasarruflara eğilimlidir, ABD ise aşırı borçlanmaya yatkın görünmektedir. Belki de mevcut durumun en iyi açıklaması, ABD ve Asya nın konforlu bir ortak yaşantı sürdürmekte olduğudur. Başka bir deyişle, Asyalıların elden çıkaracağı çok fazla tasarrufu bulunduğu için ABD kontrolsüz bir sefahat içinde yaşayabilmektedir. Eğer Asya birdenbire ortadan kalkarsa, ABD de bu kadar çok borçlanamayacaktır. Bu dengesizlik kendini döviz ve faiz oranlarının hareketi yoluyla düzeltecektir. Öte yandan, eğer ABD birdenbire ortadan kalkarsa, Asya nın fazla tasarrufları da yine aynı şekilde döviz ve faiz oranlarının hareketi yoluyla ortadan kalkacaktır. İki bölge birbirini tamamlamaktadır. Ayrıca, emtia fiyatlarındaki küresel yükseliş, diğer ülkelerde (Orta Doğu, Rusya) büyük döviz fazlalığına neden olmuş, ve bu fazlalık yine ABD deki açığın finanse edilmesinde kullanılmıştır. Dünya halihazırda adeta bir fırtınanın gözündedir (en sakin bölge). Fırtınanın gözünden çıkıldığında her şey çok zor bir hal alacaktır. ^_a=åéçéå=äì=â~ç~ê=~ò=í~ë~êêìñ ó~é¼óçê\ İlk olarak, vergi indirimleri ve harcama artışlarının ardından, ABD hükümeti 2000 de bütçe fazlasından, 2006 da büyük bir bütçe açığına geçiş yapmıştır. Bu değişiklik yaklaşık olarak GSMH nin %5,6 sına denk gelmektedir. Bu rakam, brüt tasarruflarda GSMH nin %5,6 sı oranında bir azalmayı gösterir, bu meblağ neredeyse brüt tasarruflarla brüt yatırım arasındaki farka ya da ABD nin cari işlemler açığının boyutuna denktir. Bu değişiklik, elbette cari işlemler açığının büyümesine katkı sağlamıştır. Ayrıca, ABD deki hane halkı tasarrufları da son birkaç yılda düşmüştür. Ev eşyalarının özellikle de konut değerlerinin büyük oranda arttığı düşünülürse, bu beklenen bir gelişmeydi. Algılanan refahtaki bu artış, insanların gelirlerinin bir kısmını kenara ayırmaksızın tasarruf amaçlarına erişmelerini sağladı. Bu durum aynı zamanda, onların temsili aile bütçelerini zarara uğratmadan daha fazla borca girmelerine olanak verdi. Ancak, tasarruflarda son dönemde meydana gelen düşüşten önce bile, ailelerin tasarruf düzeyi nispeten düşüktü. Bu durum, ailelerin lüks eşyaları kredi yoluyla hızlı ve kolay bir şekilde elde etmesi ve dolayısıyla imkanlarının ötesinde bir yaşam sürdürmelerini sağlayan ABD nin finansal sisteminin başarısı ile ilgili olabilir. Örneğin ABD deki hane halklarının hiçbir peşinat ödemeden mortgage yoluyla ev sahibi olmaları artık oldukça yaygındır. Asya da ise bunu düşünmek imkansızdır. Şekil 3. GSMH nin bir parçası olan kişisel tüketim ABD İngiltere Kanada Fransa Almanya İtalya Japonya Çin Hindistan Kaynak: IMF Asya nın Ekonomik Görünümü

6 Yükselen ev fiyatları ABD ailelerinin servetini artırmaya devam edecek mi, dolayısıyla tasarruf ihtiyaçları daha da azalacak mı? Bu sorunun cevabı hayır dır. Kısa vadeli faiz oranlarında son dönemde görülen artış ile, konut piyasasında halihazırda önemli bir düşüş yoldadır. Gerçekten, satılmamış konutların sayısı önemli ölçüde artmıştır, ev satışları düşmüştür ve fiyatlar ya sabitlenmiş ya da diğer pek çok büyük piyasada düşme eğilimine girmiştir. Bu durum, kişisel tasarruf oranının artmasına neden olabilir. Bu, tüketici harcamalarının büyümesinin yavaş olduğuna, cari işlemler açığındaki azalmanın başlangıcına işarettir. ^ëó~=åéçéå=äì=â~ç~ê= çâ=í~ë~êêìñ ó~é¼óçê\ Asya daki tasarrufların yatırıma kıyasla yüksek düzeyde oluşu, üç farklı bölgede çeşitli şekillerde açıklanmaktadır: Çin, Güneydoğu Asya ve Japonya. Bu üç bölgeye bir bakalım: Çin Çin de, tüketiciler söz konusu olduğunda, finansal sistem nispeten az gelişmiştir. Bankalar genellikle kamu teşebbüslerine kredi vermektedir. Gerçekten de, toplam kredinin yalnızca %11 i hane halkına gitmektedir (bu oran Malezya da %30, Tayland da %48 dir). Dolayısıyla, tüketiciler için kredi alma olanağı kısıtlıdır; ne var ki bu olanak gittikçe artmaktadır. Bankaların, tüketicilere tasarrufları karşılığında önerdiği getiri düşüktür ve bu durum son altı yılda neredeyse hiç değişmemiştir. Ayrıca, tüketicilerin bu durumda hiçbir seçeneği yoktur. Gelişmiş ülkelerdekinin aksine, bu ülkelerde hükümete ait bir sosyal güvenlik ağı ya da gelişmiş bir özel sigorta sistemi yoktur. Böyle bir sistem, tüketicilerin, hastalık ya da işsizlik gibi olağanüstü durumların riskini azaltmasını sağlayabilir. Sonuç olarak, Çinli tüketiciler kötü günler için tasarruf yapma konusunda güçlü bir dürtüye sahiptir. Yine de, neden Çin deki tasarruflar, son yıllarda yatırımda meydana gelen önemli artıştan daha hızlı artmıştır, ya da öyle veya böyle bu artış neden meydana gelmiştir? Bu sorunun cevabı kısmen şöyledir: Devlet teşebbüslerinin özelleştirilmesi ve piyasa ekonomisine hazırlık sürecinde Çin deki sosyal güvenlik ağı son yıllarda zayıflamıştır. Bu nedenle, kişisel tasarruflar gelirin bir parçası olarak artış göstermiştir. Tablo 1. GSMH nin bir Parçası olan Tasarruf Daha da önemlisi, devlet destekli bankalardan kolaylıkla kredi alamayan özelleştirilmiş devlet teşebbüsleri ve diğer özel şirketler, yatırımı finanse etmek ve bilançolarını denkleştirmek için kazançlarının önemli bir kısmını muhafaza etmektedir. Gerçekten de, Çin deki özel sektör yatırımlarının %57 si dahili olarak finanse edilmektedir. Çin teşebbüslerinin tasarrufa giden kazançları GSMH nin yaklaşık olarak %20 sidir, oysa bu oran Hindistan da %5 ten azdır. Güneydoğu Asya Güneydoğu Asya da tasarruflarda bir artış yaşanmamıştır. Aslında tasarruf, son on yıl boyunca GSMH nin %30 u civarında kalmıştır. Aksine, bölge yatırımlarda bir düşüş yaşamış, yatırımlar 1990 ların ortalarında GSMH nin %34 ünden, bugün %26 sına kadar gerilemiştir. Aynı zamanda, pek çok yerel banka varlıklarını yerel para birimi kredisi cinsinden, yükümlülüklerini ise ABD dolar borcu cinsinden elde tutmuştur. Yerel para birimleri önemli ölçüde değer kaybettiğinde, durum katlanılmaz hale gelmiştir. Takip eden yıllarda, bankalar borç verme konusunda dikkatli, yerel şirketler ise borç alma konusunda dikkati olmuşlardır. Yatırımdaki bu düşüşe pek çok faktör etki etmiştir. İlk olarak, 1990 ların sonunda konuta yapılan yatırımın azalması, inşaat faaliyetlerine yapılan harcamayı azaltmıştır. İkinci olarak, Çin in rekabet gücü, imalat kapasitesi yaratılmasına daha az ödenek ayrılmasına neden olmuştur. Bunun yerine, Güneydoğu Asya şirketleri, yatırımlarının bir kısmını Çin e kaydırmıştır. Üçüncü olarak, ekonomik krizini takip eden yeni finansal yapılanma, borçlarını ödeyen şirketleri ve bilançolarını denkleştiren bankaları içine almıştır. Son olarak, aradaki yıllarda söz konusu olan daha yavaş büyüme yatırım talebini azaltmıştır. Bu nedenle, tasarruflar yerinde dururken, yatırım harcaması düşmüştür. Sonuç, kısmen ABD cari işlemler açığını telafi eden bir fazlanın ortaya çıkışı olmuştur. Japonya Japonya nın yüksek tasarruf düzeyi, büyük oranda, kazançlarını muhafaza eden anonim şirketlerden kaynaklanmaktadır. Japonya daki kişisel tasarruflar, 1990 ların başındaki fiyat balonunun sönmesini takiben önemli ölçüde düşmüştür. Yine de, bankaların ödeme aczine bağlı olarak, borç verme faaliyeti daha da azalmış, şirketler, bilançolarını denkleştirmek ve zaten zayıf durumda bulunan yatırımı finanse etmek için kazançlarını biriktirmek zorunda kalmışlardır. İyi haber, bu finansal temizlik sürecinin sona yaklaşmakta olduğudur. Dolayısıyla, Japonya nın fazlası kısa bir süre içinde düşmeye başlayabilir. Toplam Hane halkı İşletme Hükümet Çin ABD Japonya Kore Hindistan Kaynak: Dünya Bankası Çin Ofisi Araştırması Çalışma Raporu No. 5 4

7 _ìåç~å=ëçåê~=åéäéê=çä~å~â\ Bu sorunun cevabını kimse gerçekten bilmemektedir. Küresel işletmeler için en iyi strateji, en kötü ihtimalin gerçekleşeceğini varsaymak ve buna hazırlıklı olmaktır. Gerçekleşebilecek en kötü ihtimal nedir? Yaygın, sürdürülebilir olmayan bir dengesizliğin sonucu olarak döviz kurlarında, faiz oranlarında ve diğer varlıkların fiyatlarında büyük dalgalanmalar olabilir. Fiyatlar yalnızca tek bir yöne doğru ilerlemekle kalmayıp, aynı zamanda sonraki dönemlerde önemli bir dengesizlik meydana gelebilir. Fiyatlar neden bu denli ani değişebiliyor? Bu sorunun cevabı şudur: Finansal piyasadaki katılımcılar, bazı noktalarda, mevcut durumun sürdürülebilirliğine ilişkin endişe duyarlar. Bu endişe, halihazırda başlamış olabilir. ABD de uzun vadeli faiz oranlarının yükselişi ve doların zayıflaması bunun işaretidir. Zaman içinde belli bir noktada, finansal piyasa katılımcılarının endişesi kritik bir noktaya erişebilir. Her katılımcı, kriz meydana geldiğinde krize maruz kalma korkusuyla, dolarları elden çıkaracak böylece korkulan krizi tetiklemiş olacaktır. Bu her zaman böyle olmuştur. Şirketler buna nasıl hazırlanabilir? Kısa vadede, şirketler nakit akışlarını düzenlemek için finansal hedging (kur riskini azaltmaya dönük vadeli işlem) uygulamasına başvurabilir. Yine de uzun vadede bu yöntem yeterli olmayacaktır. Bunun yerine, şirketler operasyon bölgelerini çeşitlendirebilirler. Üretim, dağıtım ve satış söz konusu operasyonlara dahildir. Yine de, bir finansal krizin yan ürünü olabilecek ekonomik sarsılmaya dönük hazırlık yapmak için yeterli hiçbir yöntem yoktur. Faiz oranları arttıkça ve dolar düştükçe, ilk zararlı çıkan ABD nin ekonomik büyümesi olacaktır. ABD ye yapılan ihracatlar bu durumdan yara aldıkça, kötü gidiş diğer ülkelere de yayılacaktır. Sonuç, dünyanın önde gelen şirketlerinin kaçamayacağı küresel bir ekonomik yavaşlama olabilir. Öte yandan, bu kötü senaryo gerçeğe dönüşmeyebilir. İyimserler, küresel dengesizliğin büyük bir sorun olmadığına ve sonsuza kadar sürebileceğine inanmakta haklı olabilirler. Bu konudaki belirsizlik iyi risk yönetimi ve senaryo planlama ihtiyacını gerektirmektedir. áåw=kçêã~ä=äáê=éâçåçãáóé=öé áş Çin normal bir ekonomiye sahip midir? Hızlı ve sürdürülebilir gelişme, pek çok ülke için bir standart olmayabilir, ancak bu elbette arzu edilen bir durumdur. Ancak, Çin ekonomisinin diğer yönleri ne normaldir, ne de bunların arzu edilecek bir yanı vardır. Bu durumun yapısına bakalım. Pek çok ülkede, yatırımlar GSMH nin %20 ile %35 i arasında bir yer tutar. Çin de, yatırım 2000 de GSMH nin %34 ünden, 2005 te %44 üne yükselmiştir. Elbette, güçlü büyümeye yol açan güçlü yatırım iyi bir şeydir. Ancak, aşırı yatırım, özellikle piyasa güçleri tarafından değil de devlet tarafından teşvik edilmişse sorun yaratır. Aşırı kapasiteye yol açabilir, kar marjlarını düşürebilir ve sıkıntıya neden olabilir. Ayrıca, hükümet politikası bir kez değiştiğinde, yatırımın normal bir düzeye gerilemesi, durgunluk da dahil olmak üzere ciddi geçiş dönemi sorunlarına yol açabilir. Çin ekonomisinin diğer bir anormalliği, tüketici harcamalarındaki düşük düzeydir. Halihazırda bu rakam, GSMH nin %41 ine denk düşmektedir, bu oran %50 den fazla tüketici harcaması olan çoğu ülkeninkinden oldukça düşüktür. Bu arada yatırım oranı %44 tür. Büyük olasılıkla, yatırımın tüketici harcamasını geçtiği başka hiçbir örnek yoktur. Çoğu ekonomide, tüketim yatırımın kabaca iki katıdır. Düşük tüketici harcamasının yarattığı sorun şudur: Ekonomi, büyümek için, sabit tüketici harcamasından ziyade, nispeten dengesiz olan yatırım ve ihracata anormal ölçüde bağımlıdır. Ek olarak, tüketiciler güçlü büyümenin meyvelerini de tam olarak toplayamamaktadır. Böylesi yüksek oranda yatırıma rağmen, brüt tasarruflar daha da yüksektir ve kabaca GSMH nin %50 sini bulmaktadır. Bu durum, net gelirin %30 una denk düşen hane halkı tasarruf oranını da içeren bir dizi faktöre bağlıdır. Ayrıca, önceden belirtildiği gibi, Çin deki özel işletmeler karları hissedarlara dağıtmak yerine muhafaza etmeye eğilimlidir. Özellikle sermaye piyasaları özel şirketlere açık olmadığı için, işletmelerin yatırımı finanse etmek için bu fonlara ihtiyacı vardır. Devlet tarafından işletilen bankalar genellikle kamu teşebbüslerine kredi vermektedir. Ülkeyi ihracat temelli bir büyümeden iç talep temelli bir büyümeye doğru itmek Çinli liderlerin politikasıdır. Hükümet, ihracat temelli büyümenin küresel ekonomide dengesizliğe daha çok maruz kalabileceğini görmektedir. Ayrıca, hükümet daha fazla sayıda Çinli ailenin yaşam standardını iyileştirmek konusunda gayret sarf etmektedir. Ne var ki, Çin in finans sektöründe radikal bir reform yapmadaki yetersizliğinden dolayı başarılı bir geçiş yapma olasılığı risk altında bulunmaktadır. Ayrıca, tüketici tasarruflarının yüksek düzeyde olması, iç talebin gerilemesine yol açabilir. Bu durum, büyük olasılıkla, ülkenin sosyal güvenlik ağında bir iyileşme olmazsa değişmeyecektir. Çin i bekleyen temel sorun ve gelecekteki büyümeye ilişkin en önemli risk, finansal sektörün durumudur. Devlet tarafından işletilen bankalar, bir taraftan kısmen özelleştirilseler de, zarar eden kamu iktisadi teşebbüslerine (KİT ler) kredi vermeye devam etmektedir. 5

8 Bu süreçte, her ne kadar tahsili gecikmiş alacakların (nonperforming loan -NPL) banka varlıklarına oranı azalmış olsa da bunlar büyük olasılıkla oluşmaya devam edeceklerdir. Bunun birkaç anlamı vardır. İlk olarak, yatırım harcamalarının çoğu boşa gitmeye devam edecek, eklenen sermaye gelecekteki üretime veya verimlilik iyileştirmelerine katkı sağlamayacaktır. İkinci olarak, kredi almadaki aksama nedeniyle potansiyel olarak çok daha verimli yatırımlar gerçekleşemeyebilecektir. OECD ye göre, özel ve yabancı yatırım şirketleri, GSMH nin %52 sini oluşturmakta, ancak banka kredilerinin yalnızca %27 sini almaktadır. Üçüncü olarak, ekonomi, aşırı yatırımın bir sonucu olarak ısınmaya devam edecektir. Gerçekten de, Çin kredileri artırmaya devam etmektedir. Mayıs 2006 da, faiz oranlarındaki yükselmeye rağmen banka kredileri bir önceki yılın iki katıydı. Sonuç olarak, büyüme çok güçlü olmaya devam etmektedir. Yine de, Çin hükümeti bir ekonomik yavaşlama için girişimde bulunmaktadır. Hükümet paranın gerçekte çok düşük olan revalüasyon hızını artırmış ve yatırımın önünü tıkamaya başlamıştır. eáåçáëí~åw= óá=öωåäéê=çéî~ã= ÉÇÉÅÉâ=ãá\ Hindistan ın ekonomisi hızla büyümeye devam etmektedir nın ilk çeyreğinde, büyüme %9,1 oranındaydı. Asıl soru şudur: Bu büyüme oranı sürdürülebilir mi? Bu sorunun cevabı, Hindistan ın son yıllardaki güçlü büyümesinin ekonomideki kalıcı yapısal değişikliklere mi yoksa döngüsel ve dolayısıyla geçici koşullara mı bağlı olduğunda saklıdır. İlk olarak bazı rakamlara bakalım. Uluslararası standartlara göre, 1980 lerin ortalarından bu yana Hindistan ın büyümesi oldukça güçlüdür döneminde, yıllık büyüme ortalama %5,9 düzeyindedir döneminde, büyüme %5,3 gibi tutarlı bir rakamda kalmıştır döneminde ise, büyüme hızlanmış ve %8,1 e ulaşmıştır. Bu hızlanma, bilişim sektörüne yapılan yüksek orandaki yatırıma denk gelmiştir. Yine de, büyük oranda tanıtımı yapılan bu yatırımın nasıl bir fark yarattığı kesin değildir. Hindistan ın tarım sektörü oldukça güçlü bir hasat yapmıştır ve belki de güçlü büyümenin temel nedeni budur. Üç yıl çok önemli bir eğilimi ifade etmemektedir. Bunu ancak zaman gösterecektir. Hindistan ın, hiç de olağan olmayan bir büyüme modeli olmuştur. Pek çok yoksul ülkede, büyüme genellikle düşük teknolojili, yoğun emek gerektiren işlerden kaynaklanmaktadır. Hindistan da, büyümenin büyük bir kısmı, vasıflı işgücü gerektiren ileri teknoloji işlerinden kaynaklanmaktadır. Çoğu yoksul ülkede büyüme, imalat sektöründeki güçlü ihracatlara bağlı olarak hızlanmaktadır. Hindistan da, hizmet ihracatı büyümede temel etken olmuştur. Son olarak, pek çok yoksul ülkede büyümeye hızlandırılmış iş yatırımları eşlik etmiştir. Oysa, Hindistan da tüketici harcamaları GSMH içinde önemli bir pay sahibidir ve büyümenin önemli bir faktörüdür. Bu model sürdürülebilir bir model midir? Evet, büyüme büyük olasılıkla güçlü bir biçimde devam edecektir. Hindistan ın ekonomik reformları ülkenin beklentilerini geliştirmiştir. Son dönemdeki başarılar, yabancı yatırımcıların bunu bir kenara not ederek ülkeye sermaye getirmesini sağlamıştır. Hindistan ın geniş etnik diasporası da, ülkeye para ve bilgi pompalamaktadır. Ayrıca, eğer dünyanın geri kalanında yavaşlama meydana gelirse, Hindistan ın küresel ekonomiye tam olarak entegre olmadığı gerçeği aslında yararlı olacaktır. Hindistan ın büyümesi, dünyanın geri kalanına özel bir şekilde bağımlı değildir. Yine de, büyümeyi tehdit edebilecek bazı faktörler vardır. İlk olarak, reform süreci, koalisyon hükümeti içindeki politik karşıtlık nedeniyle zarar görmüştür. Özelleştirme durmuş ve kritik dağıtım sektöründeki önemli yabancı yatırımlara henüz izin çıkmamıştır. İkinci olarak, her ne kadar Çin in yükselişi Hindistan daki hizmet ihracatçıları için bir fırsat anlamına gelse de, bu aynı zamanda bir zorluğa da işaret etmektedir. Çin, bilişim teknolojisi ile ilgili hizmetlerde oldukça güçlü bir hale gelmektedir. Hindistan bu konudaki avantajını, aşamalı olarak kaybedebilir. Son olarak, Hindistan hükümeti, eğitim kurumlarında alt kastlar için yeni kotalar getirerek sosyal eşitsizliği düzeltmeye çalışmaktadır. Eleştirmenler, hükümetin üniversitelerde alt kastlar için daha fazla yer ayırarak eğitim standartlarını aşağı çekmek konusunda risk aldığını dile getirmekte ve endişelenmektedir. Bu endişe, Hindistan ın küresel ekonomiye daha fazla entegre olmasının genel olarak iş gücünün becerilerine ve eğitimine bağlı olduğu bir dönemde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, şirketlerin vasıflı işgücü bulmakta zorlandığı gözlemlenmektedir. Bu sıkıntı, beceri temelli endüstrilerin daha fazla büyümesini felce uğratabilir. ^îêìé~w=eéêâéë=á áå=~óå¼= òωã=ççğêì çäã~ó~äáäáê Avrupa, zorlu bir dönüm noktasında bulunmaktadır. Ülkeler, daha hızlı büyümeyi teşvik edecek reformları yasalaştırmayı politik olarak zorlayıcı bulmaktalar. Ayrıca, Avrupa Merkez Bankası (ECB), birbiriyle çelişen taleplerle karşılaşmaktadır. Bir yandan, İtalya gibi yüksek enflasyonlu ülkeler, Avrupa daki diğer ülkelere göre enflasyon ayarlı reel kur artışı yaşamaktadır. Sonuç, ihracatta rekabet avantajının kaybedilmesidir. Öte yandan, Almanya ve Fransa gibi düşük enflasyona sahip ülkelerde de aşırı yüksek faiz oranları ile yüz yüze kalmaktadırlar. Bunun sonucu da yavaş büyümedir. ECB, enflasyon sorunu olan ülkelerde enflasyonu durdurmayı amaçlayan, nispeten yüksek faiz oranları politikası ile bir uzlaşma sağlamıştır. Ancak bu da düşük enflasyonlu ülkelere zarar vermiştir. Dolayısıyla, euro deneyimi planlandığı gibi işlememektedir. Euro projesi nasıl daha iyi işlerlik kazanabilir? Aslında, ortak para birimi olan bir bölgenin başarılı olmak için pek çok şeye ihtiyacı vardır. İlk olarak, işgücü hareket halinde olmalıdır lerin sonlarında ABD de neler olduğuna bakalım. Kuzeydoğu daki büyük ölçekli imalat sanayi, bir rekabet zorluğuyla karşılaştı. Sonuç olarak, bu bölgedeki işçilerin çoğu ülkede işlerin daha fazla olduğu yerlere göç ettiler. Eğer ABD nin bölgeleri, farklı para birimlerine sahip ayrı ülkeler olsaydı, Kuzeydoğu bölgesinin para birimi değer kaybederdi. Avrupa da, göçe izin verilmesine rağmen, bu, kültürel olarak büyük ölçekte mümkün değildir. Euro olmasaydı, bazı ülkelerde şimdiye kadar para biriminin değerinde düşüş yaşanırdı. 6

9 İkinci olarak, vergiler ve düzenlemeler kısıtlanmalıdır. Yine ABD örneğine bakalım. Orada, eyaletler, daha uygun vergi ve mevzuat sunarak yatırımı cezbetmek için rekabet etmektedir. Öte yandan Avrupa da, AB uyumlu bir mevzuat sunulmakta ve üye ülkelerin rızası talep edilmektedir. Ayrıca, her ülkedeki reform çabalarının politikacılar için kötü sonuçları olmaktadır. Ülkeler yatırım için rekabet ediyormuş gibi görünmemekteler. Dolayısıyla, bağımsız para politikaları bulunmayan bu ülkeler, ekonomik performanslarını geliştirmek için geriye kalan diğer birkaç politika aracından yararlanmaktadırlar. Kayda değer bir görüş, ülkelerin koruyucu devlet ve fiyat serbestisi arasındaki gerilimi çözmek için bir uzlaşma sunduğu İskandinavya dan gelmektedir. Bu ülkelerde, koruyucu devlet, eğitim ve altyapıya yüklü harcamalar yapan bir konumda tutulmaktadır. Ancak işgücü piyasaları, daha kolay işe alma ve işten çıkarmaya olanak tanıyacak şekilde serbestleştirilmiştir. Bazıları bu modeli Avrupa için en iyi gelecek olarak görmektedir. Tek sorun, her yerde seçmenlerin, devletin rolü konusunda bölünmüş olmasıdır. ABD, İtalya, Almanya ve Meksika da kısa bir süre önce gerçekleşen seçimler bunun göstergesidir. Farklı toplumsal sınıf, eğitim, gelir ve hayat tarzları arasında belirgin bir küresel bölünme vardır. Avrupa nın görüntüsü nasıldır? Cevap, hemen hemen aynıdır. Büyüme, her ne kadar son dönemde hızlanmış ve uzun bir süredir uykuda olan Almanya da şaşırtıcı biçimde güçlenmiş olmasına rağmen, yüksek faiz oranlarına ve ABD deki ekonomik yavaşlamaya bağlı olarak büyük olasılıkla önümüzdeki sene yavaşlayacaktır. ^ãéêáâ~=_áêäéşáâ=aéîäéíäéêáw=hçåìí â~óå~âä¼=çìêöìåäìâ ABD deki ekonomik büyüme tersine mi dönüyor? Bazı ekonomik göstergeleri temel alırsanız böyle düşünmezsiniz. Ekonomi o kadar büyüyor ki, vergi gelirleri beklentilerin çok üstüne çıkmış durumdadır. Karlar, alay konusu olan imalat sektöründe bile oldukça yüksektir. Bu, kısmen küreselleşme ile ilişkili olarak azalan maliyetlere bağlıdır (üretimin yurtdışına kaydırılması, daha zayıf tedarik zincirleri vs.). İstihdamda büyüme, kayda değer olmasa da sağlıklıdır ve tüketici harcamaları daha yüksek enerji fiyatlarının baskısına büyük oranda dayanmaktadır. satışlarında olduğu gibi inşaat faaliyetlerinde de önemli bir düşüşe neden olacaktır. Her iki durumda da, genel ekonomik durum olumsuz etkilenecektir. Daha da önemlisi, ev fiyatlarındaki artış tüketicilerin harcama konusundaki istekliliği üzerinde güçlü bir etkiye neden olabilir. ABD deki hane halkı, kişisel tasarruflardaki azalmayı dengelemek için ev fiyatlarındaki artışa güvenmişlerdir. Amerikalılar kendilerini daha zengin hissetmişler ve dolayısıyla harcama yapmaya daha istekli olmuşlardır. Bu durum, özellikle zengin Amerikalılar için doğrudur. Ancak yolun sonu yaklaşmaktadır. Konuttaki patlamanın tam ters yöne dönmesini dengeleyebilecek başka bir şey var mıdır? Cevap, büyük olasılıkla hayır olacaktır. Konut balonunun patlaması, enflasyonist baskıları azaltmak için tasarlanmış kısa vadeli faiz oranlarındaki artış nedeniyle tetiklenmiştir. Federal hükümet tarafından uygulanacak olası bir mali tasarruf politikası ile birleşen bu artış ekonominin yavaşlamasına neden olacaktır. Büyümeyi tetikleyecek tek faktör, doların değerindeki olası bir düşüştür. Düşük değerli dolar, ihraç ürünlerinin fiyatını yabancılar için ucuz hale getirerek ihracatı teşvik edecektir. Sorun, değeri düşük doların etkisinin önemli bir gecikmeyle meydana gelecek olmasıdır: Dolar hızlı bir biçimde düşse bile, bu düşüşün etkisi yüksek faiz oranlarının etkisini dengeleyecek kadar çabuk imdada yetişmeyecektir. Elbette, doların hızlı bir şekilde düşüşü Federal Merkez Bankasını faiz oranlarındaki artışları hızlandırmaya zorlayacaktır, dolayısıyla ekonomik yavaşlama daha da şiddetlenecektir. ABD ekonomisi gelecek yıllarda yavaşlarken, bu etki dünyanın geri kalanına da yansıyacaktır. ABD, küresel ekonominin büyümesi için önemli bir motor olmuştur. Ekonomik yavaşlama ABD nin ithalatını olumsuz yönde etkileyecek, dolayısıyla diğer ülkelerin özellikle de Çin gibi Asyalı ihracatçıların ihracatını yavaşlatacaktır. ABD deki yavaşlamanın olumlu bir etkisi, küresel petrol piyasası üzerindeki baskının kalkması olacaktır. Piyasalar ABD de bir yavaşlama meydana geleceğine inandıklarında petrol fiyatları büyük olasılıkla düşecektir. Öte yandan, yüksek petrol fiyatları kısmen Rusya, Venezuela, Nijerya, Irak ve İran gibi ülkelerde algılanan politik riskten kaynaklanmaktadır. Bu gibi faktörlerin izleyeceği yolu tahmin etmek neredeyse imkansızdır. Yine de ufukta sorunlar görünmektedir. Her ne kadar kişisel gelir tutarlı bir biçimde artsa da, gelir dağılımının gittikçe çarpıklaşması alt sınıflardan orta sınıflara kadar tüm hane halklarını önemli ölçüde yoksullaştırmıştır. Ayrıca, bu tüketiciler, daha yüksek enerji fiyatlarının yükünü çeken kesimdir. Tüketimin büyümesine neden olan kesim genel olarak, nispeten daha varlıklı ailelerdir. Ne var ki, bu kesimin harcamalarındaki büyüme gelirlerindeki büyümeden önemli ölçüde fazla olmuştur. Şimdi, bu kesim konut piyasasında bir tersine dönüş sorunuyla karşı karşıyadır. ABD deki konut piyasası, kayda değer fiyat artışlarının yaşandığı uzun bir dönemden sonra şimdi gerginlik işaretleri göstermektedir. Pek çok pazardaki konut fiyatları tepe noktasına yükselmiş, satılmamış ev sayısı artmış ve devir azalmıştır. Fiyatlarda ciddi bir düşüş beklenmezken, küçük bir düşüş bile, ev 7

10 g~éçåó~w=kçêã~ä=çìêìã~=ç åωş Japonya nın ekonomik iyileşmesi sürmektedir. Japonya, 1980 lerdeki inanılmaz büyüme oranlarını bir daha hiç yakalayamayacak olsa da, son 15 yıl boyunca büyümenin hiç olmadığı dönemleri, yakın bir zamanda geri dönmeyecek şekilde, geride bırakmaktadır. Japonya, bu süre zarfında normal bir oranda büyümüş olsaydı, halkı bugün bulunduğundan %25 daha iyi bir durumda bulunurdu. Ancak, o zaman öyle olsaydı şimdi böyle olurdu diye sızlanmanın bir yararı yok. Gerçek şudur: Sorunlu bankalarını temizleyen Japonya, yatırım yapmaya ve nakit biriktirmeye son vermeye hazırdır. Ayrıca, Japonya neredeyse tamamen ihracata güvenmek yerine tüketicinin tetiklediği bir büyüme için denge sağlamaktadır. Nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak, tüketiciler tasarruflarını hızla nakde çevirecek, böylece kişisel tasarruf oranı aşağı çekilecektir. Yatırımdaki bu artış ve tasarruflardaki azalma, Japonya nın yüklü miktardaki cari işlemler fazlasının azalacağı anlamına gelir; bu da ABD'deki cari işlemler açığındaki azalmanın tersine bir etki yaratacaktır. Dolayısıyla, Japonya nın ekonomik evrimi küresel dengesizliği azaltmada kritik bir bileşen olacaktır. Bugün, Japonya nın ekonomik dinamizminin bir zamanlar Batı şirketlerinin güvenini nasıl tehdit ettiğini hatırlamak oldukça tuhaf görünmektedir. Hükümetler korumacı bir anlayışla ve artan tehditlerle tepki vermişlerdir. Japonya, artık bir tehdit değildir. Yine de Japonya nın büyük, ihracata dayanan şirketleri gayet iyi bir performansla işlerine devam etmektedirler. Ne ilginçtir ki, ülkenin imalat üsleri diğer ülkelere kaymaya devam etmekte, Japonya hizmete dayanan bir ekonomi olma yolunda ilerlemektedir. Bu doğal bir evrimdir ve Japonya da yaşama maliyetini azaltma konusunda önemli bir rol oynayabilir. Yapılacak ekonomik reformlar da, maliyetleri düşürmeye ve hızlı verimlilik artışını teşvik etmeye yardımcı olabilir. Reformun politik maliyeti yüksek olduğu için bu noktada önemli bir belirsizlik mevcuttur. Yine de, Japonya nın görüntüsü, bugün son yirmi yıl boyunca herhangi bir dönemde olduğundan daha iyidir. i~íáå=^ãéêáâ~w= áå=ñéåçãéåáåé=ìóìã ë~ğä~ã~ Latin Amerika sola mı kayıyor? Pek sayılmaz. Bazı solcular serbest piyasadan vazgeçmezken (örneğin Brezilya ve Şili nin liderleri), bazıları da sosyalizme yakındır (Venezuela, Bolivya gibi). Elbette bazı sağcılar da piyasa ekonomilerini pek desteklememektedir. Etiketlerin pek fazla anlamı yoktur. Açık olan bir şey vardır ki, o da muhalefetin piyasa ekonomilerine bazı yeni ve güçlü sesler kazandırdığıdır. Yine de, son seçimlerin (Meksika, Peru) sonuçları, seçmenlerin politik tercihleri bakımından neredeyse eşit iki bölüme ayrıldığına işaret etmektedir. Serbest piyasa yolunda yürümeye devam etmek için, özellikle de zenginleşmekte olan orta sınıftan önemli bir destek gelmektedir. Aslında, Meksika da PAN ın zaferi için gerekli oyu büyük olasılıkla orta sınıf sağlamıştır. Öte yandan, sosyalist politikacıların yükselişi, serbest piyasa taraftarlarının da eşitsizlikleri azaltmak için adım atmaları gerekeceği anlamına gelmektedir. Her ne kadar politikanın yönü karışmış olsa da, açık olan bir şey vardır, o da bölgedeki ekonomik performansın hayal kırıklığı yarattığıdır. Son yirmi yıldır yapılan ekonomik reformlara rağmen, ekonomik performans Asya nın çok gerisindedir. ABD ye ihracatın çok önemli olduğu ülkelerde (örneğin Meksika), Çin in yükselişi önemli bir endişe uyandırmaktadır. Öte yandan, Çin in yükselişi malların ihracatını hızlandırmak için bir fırsat teşkil etmektedir. Aslında, son birkaç yılda malların nispeten yüksek fiyatları göz önüne alındığında ihracatçılarının performansı oldukça iyidir. Venezuela nın güçlü büyümesi bunun örneğidir. Önümüzdeki birkaç yıl için ne beklenebilir? İlk olarak, eğer ABD ve belki de Çin deki ekonomik yavaşlamayı takiben ürün fiyatları düşerse ihracatçılar kötü bir şekilde sarsılabilirler. İkincisi, ABD deki yavaş büyüme Latin Amerika dan yapılan tüm ihracatı olumsuz etkileyecek, dolayısıyla büyümeye zarar verecektir. Son olarak, ABD deki yüksek faiz oranları Latin Amerika nın borçlanan kesimi için strese neden olabilir. Öte yandan, bugün geçmişte olduğundan çok daha fazla oranda yerel para birimi ile borçlanma yapılmaktadır. Dolayısıyla, bölgede bir mali kriz yaşanma riski, aynı koşullar altında yirmi yıl öncesinde yaşanma riskinden çok daha azdır. véåá=déäáşãéâíé=lä~å=máó~ë~ä~ê¼å aéğáşéå=d êωåωãω Her ne kadar küresel ekonomi önemli risklerle (dengesizlikler, geçici durumlar ve politik sorunlar) karşı karşıya bulunsa da, yabana atılmayacak kadar iyi haberler vardır. Bu, yeni gelişmekte olan piyasaların artan istikrarı ile ilgilidir. Dünyanın gelişmekte olan piyasalara ilişkin genel görüşünün nasıl değiştiğine bakalım. Çin ve Hindistan. Bugünlerde herkes bunları konuşuyor. Bu iki dev dünya nüfusunun %40'ına sahip, bu rakam gelişmekte olan pek çok piyasadaki nüfusla birleştiğinde dünyanın nüfusunun ve üretiminin önemli bir miktarına denk gelmektedir. Ayrıca, bu ülkeler hem mal üretmek ve hizmet vermek anlamında iş yapılacak, hem de yerel tüketicilere ve işletmelere satış yapılacak önemli yerlerdir. Dünya, gelişmekte olan piyasaların etrafında bir dizi moda yaşamaktadır. Bugün, Çin ve Hindistan, diğerlerinin dışlanması pahasına ilgi çekmektedir. Ancak, 1980 lerin ortalarında, yeni sanayileşmiş ülkeler (NIC) tüm ilgiyi üzerlerine çekiyorlardı. Bunlar Hong Kong, Singapur, Tayvan ve Güney Kore ydi. Bugün, bu dört ülke gelişmekte olan ülke olarak sınıflandırılamaz. Her şeyden önce, Singapur da kişi başına düşen gelir pek çok Avrupa ülkesinden fazladır. NIC lerin başarısı, 1980 lerdeki ilginin sonucudur. Ancak bu başarı, Hong Kong da bir tekstil fabrikası açmayı artık düşünmeyeceğiniz anlamına gelir. 8

11 1990 larda, Latin Amerika (ilk olarak Meksika, sonra Brezilya ve Arjantin), Güneydoğu Asya (Tayland, Malezya ve Endonezya) ve Orta Avrupa da (Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan) dönemsel ilgi odakları olmuşlardır. Bu ülkeler çeşitli sektörlerde çok fazla yatırım çekmişlerdir. Şirketler, ekonomik liberalizasyon, hızlı büyüme ve vasıflı işgücü tarafından cezbedilmişlerdir. Ancak, güçlü büyümeye rağmen, bu ülkeler önemli bir risk altındadır. Gelişmekte olan piyasalar güçlü bir büyüme yaşayıp küresel sermayenin ilgisini her çektiğinde bir şeyler yanlış gitmiş ve yatırımcılar zarar görmüştür. Döviz cinsinden yüksek düzeydeki borçlar, döviz rezervlerinin düşük düzeyi, fazla değerlenmiş para birimleri ve kötü yönetilen finansal kurumlar bir araya geldiğinde geçici bir kombinasyon oluşturmuştur. Küresel faiz oranları arttığında, krizler birbirini izlemiştir. Para birimleri değer kaybetmiş, ekonomiler küçülmüş ve küresel yatırımcılar zararlı çıkmıştır. Daha da önemlisi, ekonomiler küçüldükçe ve fiyatlar dengesizleştikçe sıradan insanlar acı çekmiştir. Bir dizi faktörün (yüksek borç düzeyleri, yetersiz rezervler, kötü banka denetimi) bir araya gelmesinin, Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Rusya gibi birbirinden farklı yerlerde para birimlerinin önemli oranda devalüasyonuna ve ekonomik daralmalara neden olduğu deneyimini ele alalım. Bugün böylesi bir karmaşa riski çok daha azdır. Gelişmekte olan pek çok ülke artık, dolar ve euro yerine kendi para birimlerinde borç bulabilmektedir. Para biriminden kaynaklanan risk azalmıştır. Borç düzeyleri, ihracata kıyasla daha yönetilebilir durumdadır. Ayrıca, bu ülkelerin çoğu önemli miktarda döviz rezervi hazırlamıştır, böylece para birimlerine gelecek bir saldırıdan korunmuş olacaklardır. Dolayısıyla, önemli miktarda para hareketi riski azalmıştır. Son olarak, gelişmekte olan pek çok ülke finansal sistemini iyileştirmiş ve döviz kurlarını daha gerçekçi düzeylere ayarlamışlardır. Sonuç olarak, her ne kadar krizler ihtimal dışı olmasa da, ortaya çıkma olasılıkları artık daha azdır. Öte yandan, dünyanın ikinci sırada yükselen piyasaları (Çin ve Hindistan haricindekiler), Çin ve Hindistan'ın yükselişi nedeniyle ciddi bir zorlukla karşı karşıyadırlar. Meksika, Tayland gibi ülkeler artık uluslararası yatırımcıların sevgilisi değil. Bunun yerine, Çin in cazibesi, düşük maliyetli tedarikçi arayan küresel şirketleri kendisine çekmektedir. Bu tip yatırımlar için bir zamanlar ana hedef olan orta gelirli ülkeler artık rollerini yeniden tanımlamalıdır. Bu ülkeler, kendi rekabet avantajlarını kullanmalıdır. Bu avantajlar, son piyasalara yakınlık ve erişim (Meksika, Polonya), nispeten yüksek düzeyli beceri ve/veya altyapı (Malezya, Çek Cumhuriyeti), ve gelişmekte olan büyük ülkelerin (Brezilya, Arjantin, Şili) mal ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneğini içermektedir. Son yıllarda Çin'in ithalatında meydana gelen büyük artış, aslında gelişmekte olan diğer piyasalar için büyümenin motoru olmuştur. ^åíájâωêéëéääéşãéåáå=véåá=vωòω Anti-küreselleşme şaha kalkmıştır ve kimse bu durumdan özel bir tedirginlik duymamaktadır. Anti küreselleşmenin pek çok biçimi vardır: ABD de sermayenin yabancı mülkiyetinde olmasına karşı hareketler (örneğin Dubai Ports World) Avrupa da sermayenin yabancı mülkiyetinde olmasına karşı direnç (Mittal örneği) AB ve ABD nin Çin e karşı ticaret kısıtlamaları ve kısıtlama tehditleri ABD ve AB de göç karşıtlığı WTO (Dünya Ticaret Örgütü) müzakerelerinde ilerleme kaydetme konusundaki başarısızlık Anti-küreselleşme önlemleri için popüler destek Bazı lider şirketlere karşı popüler muhalefet Tüm bunların nedeni nedir? Açıklamalardan biri, zengin ülkelerdeki gelir adaletsizliğinin artmasıdır. Piramidin en altındaki hane halkları küreselleşmeden hiçbir fayda sağlamamakla kalmamış, küreselleşmenin maliyetini ödeyen ana kesim olmuşlardır. Her ne kadar korumacılık zengin ülkelerdeki düşük gelirli insanların yaşadığı alım gücünde azalma durumunu daha da şiddetlendireceği için çözüm olarak görülmese de, politik olarak çekici ve açıklaması kolay bir yöntemdir. Öte yandan, küreselleşmenin yararlarını açıklamak zordur, anlaşılması da kolay değildir. Ayrıca, maliyetler güçlü ve nüfuzlu bir azınlık tarafından yüklenilirken, faydalar geniş kesimlere dağıtılır. Küreselleşmeyi destekleyen politikacıları bekleyen zorluk, herkesin fayda sağlaması için kaybedenlerin zararını telafi etmek olmaktadır. Yine, bunu açıklamak zordur. Ve bunu denemeye istekli yalnızca birkaç değerli politik lider var gibi görünmektedir. Küreselleşme nereye gidiyor? Tehlike altında mı? Bu sorunun cevabı hem evet, hem de hayır. Bu da tatmin edici bir cevap değil, ancak bu yazının sahibinin bir ekonomist olduğu düşünüldüğünde cevap sürpriz değil. Cevap evet, çünkü artan korumacılık ve yatırıma getirilen kısıtlamalar küreselleşmeyi gölgeleyecek ve sonuçta küresel büyümeye zarar verecektir. Cevap hayır, çünkü şimdiye kadar ortaya konulan anti küreselleşme çabaları, genel küreselleşme girişimine kıyasla tutarlı bir düzeydedir. Ayrıca, küreselleşmeyi destekleyen güçler sağlamdır. ABD li tüketicilere, artık giyim için daha fazla ödemeleri gerektiğini anlatmaya çalışın. Yoksulların savunucularına, Çin ve Hindistan daki yoksul hane halklarının, Batı daki korumacılığın etkisini hissedeceklerini anlatmaya çalışın. Küreselleşmeyi tersine çevirmeye çalışmak, kabul edilemez maliyetler yaratacaktır. Yine de, küreselleşmenin son büyük çağının (on dokuzuncu yüzyıl sonu) 1914 te trajik bir biçimde sona erdiğini hatırlamaya değer. Küreselleşme bundan sonraki 31 yıl boyunca yeniden ortaya çıkmamıştır. Bu, küresel şirketlerin bağımsız ekonomi politikası (otarşi) çağı için plan yapmaları gerektiği anlamına mı gelmektedir? Büyük olasılıkla hayır. Bunun yerine, küresel şirketler, çeşitli işlevleri birden fazla bölgeye dağıtarak riski çeşitlendirmelidirler. Politik ve ekonomik şok (ticaret engelleri, sermaye akışı üzerindeki kısıtlamalar, döviz kuru dengesizliği) durumunda üretimi kaydıracak esnekliği sahip olmalıdırlar. 9

12 Kaynakça Bernanke, Ben, The Global Savings Glut and the US Current Account Deficit, Home Jones Lecture, St. Louis, MO, 14 Nisan 2005, (http://www.federalreserve.gov/boarddocs/speeches/ 2005/ /default.htm), Dumas, Charles ve Choyleva, Diana, The Bill from the China Shop: How Asia's Savings Glut Threatens the World Economy, Profile Books, 2006 Dipnotlar 1 Bu görüş ile ilgili daha fazla bilgi için bkz: Martin Wolf, Nouriel Roubini ve Kenneth Rogoff. 2 Bu görüş ile ilgili daha fazla bilgi için bkz: Ben Bernanke ve Charles Dumas. 3 Ancak bir uyarı yapılmalıdır. 19. yüzyılda sermaye gelişmiş ülkelerden gelişmekte olanlara akmıştır. Bugün bu akış ters yöndedir, bu durum tahmin edilmemiştir ve tuhaf olarak karşılanabilir. Obstfeld, Maurice ve Rogoff, Kenneth, Global Current Account Imbalances and Exchange Rate Adjustments, Brookings Papers on Economic Activity, 1:2005 (http:// BPEA2005.pdf) Rogoff, Kenneth, America's Current Account: A Deficit of Judgment, Global Agenda, 2005 (http://www.globalagendamagazine.com/2005/ kennethrogoff.asp) Roubini, Nouriel ve Setser, Brad, The US as a Net Debtor: The Sustainability of the US External Imbalances, taslak Kasım 2004 Wolf, Martin, Let dollar fall or risk global disorder, Financial Times, 9 Mayıs 2006 Wolf, Martin, We should still worry about imbalances, Financial Times, 28 Mart

13 v~ò~ê=e~ââ¼åç~ Ira Kalish Deloitte Services LP Tel: E-Posta: Ira Kalish, Deloitte Research Küresel Ekonomi ve Tüketim bölümünde yöneticidir. Kalish ekonomik, demografik ve sosyal eğilimlerin küresel perakendecilik ve tüketici ürünleri endüstrileri üzerindeki etkileri ve küresel ekonomik sorunlarla ilgili uzmanlaşmıştır. Kalish, küresel ekonomik sorunlar ile ilgili araştırma yürütmektedir ve dünyanın belli başlı pek çok ülkesinde ekonomik sorunlar ve tüketici sorunları ile ilgili kapsamlı raporlar hazırlamıştır. Ayrıca, Kalish in adı medyada da sıkça anılmaktadır. Görüşleri, birkaçını saymak gerekirse, The Wall Street Journal, Business Week, The Economist, The Financial Times ve USA Today gibi dergiler tarafından yayınlanmıştır. Kalish in Vassar Koleji nden ekonomi alanında lisans derecesi ve Johns Hopkins Üniversitesi nden uluslararası ekonomi alanında yüksek lisans derecesi vardır. hωêéëéä=bâçåçãá= aωşωååé=iáçéêäáğá Küresel Ekonomiye Bakış 2006 Çin ve Hindistan: Efsanenin Ötesindeki Gerçek Risk Altındaki Küreselleşme Dönüm Noktasındaki Çin: İş Yapmanın Yedi Riski Dış Kaynak Kullanımı için Makro-ekonomik Durum Küreselleşmenin Değerini Çözmek Oynak ve Belirsiz Kur ile Baş Etmek Lütfen en son Deloitte Research Düşünce liderliği dokümanları için sitesini ziyaret edin ya da aşağıdaki adresten Deloitte Services LP ile iletişime geçin: Deloitte Research ile ilgili daha fazla bilgi için, lütfen Deloitte Services LP nin bir parçası olan Deloitte Research Küresel Direktörü Ajit Kambil ile bağlantı kurun. Tel: , E-posta:

14 Daha fazla bilgi için: Türkiye Endüstri Liderleri Havacılık ve Ulaştırma Hizmetleri Selçuk Ürkmez DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Tüketim Sektörü Uğur Süel Deloitte & Touche Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Enerji ve Doğal Kaynaklar Sibel Çetinkaya Deloitte & Touche Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Tel : 90 (312) Fax : 90 (312) Finansal Hizmetler Hasan Kılıç DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Sağlık ve İlaç Endüstrisi Zeki Kurtçu DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Üretim Sektörü Hüseyin Gürer DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Kamu Sektörü Bülent Beydüz DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Teknoloji Medya ve Telekomünikasyon Oktay Aktolun DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Gayrimenkul Sektörü Niyazi Çömez DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Tel : 90 (212) Fax : 90 (212) Söz konusu materyaller ile içeriğindeki bilgiler, Deloitte Türkiye tarafından sağlanmaktadır ve belirli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek amacını taşımaktadır. Buna uygun şekilde, bu materyallerdeki bilgilerin amacı, muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane temel olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu materyaller ile içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır ve Deloitte Türkiye, bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. Yukarıdakileri sınırlamaksızın, Deloitte Türkiye, söz konusu materyal ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Deloitte Türkiye, satılabilirlik, mülkiyet, belirli bir amaca uygunluk, ihlale sebebiyet vermeme, uyumluluk, güvenlik ve doğruluk konularındaki garantiler de dahil olmak üzere her türlü zımni garantiden burada feragat etmektedir. Materyalleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluğu tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. Deloitte Türkiye, söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmeyle ilgili bir dava, kanunlar veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.

15

16 DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. Sun Plaza Dereboyu Sok. No: Maslak, İstanbul Tel: +90 (212) Fax : 90 (212) Armada İş Merkezi A Blok, Kat:7 No: Söğütözü, Ankara Tel: +90 (312) Fax: +90 (312) Deloitte, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş olan Deloitte Touche Tohmatsu, üye firmaları ve bunların bağlı ortaklık ve iştiraklerini tek tek veya topluca tanımlar. Deloitte Touche Tohmatsu mükemmelliğe adanmış profesyonel hizmetler sunmayı hedefleyen üye firmalardan oluşan bir organizasyondur. Müşteri memnuniyetine odaklı profesyonel hizmetler yaklaşık 140 ülkede global bir strateji ile yerel olarak sunulmaktadır. Üye firmalarımız ve iştirakleri, denetim, vergi, danışmanlık ve kurumsal finansman alanlarında, 135,000 çalışanın oluşturduğu büyük bilgi birikimi ve tecrübeye sürekli erişim olanağı içerisinde, ilgili profesyonel hizmetleri sunmaktadırlar. Müşterilerimiz arasında dünyanın en büyük şirketlerinin yüzde 80'inden fazlası, bir çok büyük ulusal kuruluş, devlet kuruluşları, yerel şirketler ve hızlı büyüyen global firmalar yer almaktadır. Sunduğumuz hizmetler, İsviçre'de kurulu Deloitte Touche Tohmatsu tarafından değil, üye firmalar, bağlı ortaklıklar ve iştirakleri tarafından sunulmaktadır. Yasal veya diğer nedenlerle, bazı üye firmalar, söz konusu profesyonel hizmetlerin tamamını aynı anda sunamayabilirler. Deloitte Touche Tohmatsu, İsviçre mevzuatına göre kurulmuş bir firma olup, Deloitte Touche Tohmatsu ya da üye firmalar diğer üye firmaların eylem ve yükümlülüklerinden sorumlu tutulamaz. Her bir üye firma, Deloitte, "Deloitte & Touche", "Deloitte Touche Tohmatsu" ve benzeri isimler altında faaliyet gösteren ayrı ve bağımsız birer tüzel kişiliktir Deloitte Türkiye. Her hakkı saklıdır.

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Elektrik Perakende Sektörü. Perakende Pazarında İş Geliştirme Fırsatları. 30 Eylül 2015

Elektrik Perakende Sektörü. Perakende Pazarında İş Geliştirme Fırsatları. 30 Eylül 2015 Elektrik Perakende Sektörü Perakende Pazarında İş Geliştirme Fırsatları 30 Eylül 2015 2015 Deloitte Türkiye. Member of Deloitte Touche Tohmatsu Limited 1 Elektrik perakende pazarında sektör içi/dışı oyuncularla

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/53. 31.03.2013 Tarihi İtibariyle Menkul Kıymetlerin Değerlemesine İlişkin Açıklamalar.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/53. 31.03.2013 Tarihi İtibariyle Menkul Kıymetlerin Değerlemesine İlişkin Açıklamalar. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ NO: 2014/11. Royalti veya Lisans Ücretlerinin Gümrük Kıymetine İlavesine İlişkin Gümrük Genel Tebliği Yayımlandı.

GÜMRÜK SİRKÜLERİ NO: 2014/11. Royalti veya Lisans Ücretlerinin Gümrük Kıymetine İlavesine İlişkin Gümrük Genel Tebliği Yayımlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Nurol Maslak Plaza Ayazağa Mah. Büyükdere Cad. A ve B Blok No:255-257 Kat:5 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011 Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar Temmuz 2011 Görünüm Küresel ekonomide toparlanma sürüyor: Gelişmiş ülkelerdeki borç yükünün yarattığı kırılganlık sebebiyle toparlanma yavaş seyrederken, gelişmekte

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/126. KONU KOBİ lerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılmasında Değişiklik Yapıldı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/126. KONU KOBİ lerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılmasında Değişiklik Yapıldı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

Türkiye nin esas gündemi orta gelir tuzağından çıkmak olmalıdır

Türkiye nin esas gündemi orta gelir tuzağından çıkmak olmalıdır tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Türkiye nin esas gündemi orta gelir tuzağından çıkmak olmalıdır Ankara 26 Haziran 212 28, kişi başı gelirin ABD ye oranı (doğal log) Türkiye nin esas

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ NO: 2012/28. Gümrük Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Yatırım Teşvik) (Seri No: 11) Yayımlandı.

GÜMRÜK SİRKÜLERİ NO: 2012/28. Gümrük Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Yatırım Teşvik) (Seri No: 11) Yayımlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net GÜMRÜK SİRKÜLERİ

Detaylı

qωêâáóéûçé=rcop ìóöìä~ã~ë¼=ó~óö¼åä~ş¼óçê

qωêâáóéûçé=rcop ìóöìä~ã~ë¼=ó~óö¼åä~ş¼óçê Deloitte Academy qωêâáóéûçé=rcop ìóöìä~ã~ë¼=ó~óö¼åä~ş¼óçê Siz hazır mısınız? aéåéíáãkséêöáka~å¼şã~åä¼âkhìêìãë~ä=cáå~åëã~åk kéçéå=rcopi=kéçéå=şáãçá\ Avrupa ve Asya kıtasında binlerce şirket 2005 yılında

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/131. Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/131. Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2004-31.12.2004

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2010 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2010 YILI İLK YARISINDA 3,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2010 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

KONU: Hangi Şirketlerin Bağımsız Denetime Tabi Olacağı Belirlendi.

KONU: Hangi Şirketlerin Bağımsız Denetime Tabi Olacağı Belirlendi. Denetimnet.net 23 Ocak 2013 23 Ocak 2013 KONU: Hangi Şirketlerin Bağımsız Denetime Tabi Olacağı Belirlendi. Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair 2012/4213 sayılı Karar 23 Ocak

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/138. Bazı Mükellef Gruplarına Elektronik Defter Tutma ve Elektronik Fatura Uygulamasına Dâhil Olma Zorunluluğu Getirilmiştir.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/138. Bazı Mükellef Gruplarına Elektronik Defter Tutma ve Elektronik Fatura Uygulamasına Dâhil Olma Zorunluluğu Getirilmiştir. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/96. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6552 Sayılı Kanun Genel Tebliği Yayımlandı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/96. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6552 Sayılı Kanun Genel Tebliği Yayımlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Maslak No/1 Plaza Eski Büyükdere Cad. Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/85. KONU Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapıldı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/85. KONU Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Değişiklik Yapıldı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Nurol Maslak Plaza Ayazağa Mah. Büyükdere Cad. A ve B Blok No:255-257 Kat:5 Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

10.404. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 42,35 Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 1,70 Katılım Emeklilik Fon Büyüklüğü (milyon TL)

10.404. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 42,35 Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 1,70 Katılım Emeklilik Fon Büyüklüğü (milyon TL) Temmuz 15 Güncel Ekonomik Yorum Haziran ayı bir önceki ayın benzeri şekilde geçmekle beraber seçimlerin ve siyasi durumun finansal piyasalar açısından ne denli önemli ve belirleyici olduğunu birkez daha

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 10:00 EUR İspanya İşsizlik Değişimi ORTA 17,9K 21,7K 11:30 GBP İnşaat Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) (Eyl) YÜKSEK 57,5 57,3 12:00 EUR Üretici

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/113. Bireysel Emeklilik Sistemine Yapılan Aktarımlar ve Tevkifat Uygulamasına İlişkin Sirküler Yayınlandı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/113. Bireysel Emeklilik Sistemine Yapılan Aktarımlar ve Tevkifat Uygulamasına İlişkin Sirküler Yayınlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmamış) (Eyl) ORTA 3,3% 3,2% 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmış) (Eyl) ORTA 3,4% 3,3%

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2015/49. Sınai Mülkiyet Haklarında İstisna Uygulamasına İlişkin Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2015/49. Sınai Mülkiyet Haklarında İstisna Uygulamasına İlişkin Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Deloitte Values House Maslak No1 34398 İstanbul Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 6 Temmuz 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi Başta MERCOSUR Bloğunda yer alan ülkeler olmak üzere, Latin da 1990 lı yılların sonunda ve 2000 li yılların başında oldukça ağır bir şekilde hissedilen ekonomik

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Sayı: 2016-25 BASIN DUYURUSU 31 Mayıs 2016 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/127. Bazı Mükelleflere Belirli Konularda Elektronik Kayıt Tutma Zorunluluğu Getirilmiştir.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/127. Bazı Mükelleflere Belirli Konularda Elektronik Kayıt Tutma Zorunluluğu Getirilmiştir. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014 Haftalık Piyasa Beklentileri 10 Kasım 2014 1 Kas 13 Ara 13 Oca 14 Şub 14 Mar 14 Nis 14 May 14 Haz 14 Tem 14 Ağu 14 Eyl 14 Eki 14 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde geçtiğimiz hafta 81,000 seviyesine

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 09:45 EUR Fransa Hükümeti Bütçe Dengesi (Ağu) AZ -79,8B 09:45 EUR Fransa Sanayi Üretimi (Aylık) (Ağu) AZ 0,5% -0,8% 11:00 EUR İtalya Sanayi Üretimi

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

PRICE WATERHOUSE COOPERS ADLI YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNİN OPASİTE İNDEKSİ ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI *

PRICE WATERHOUSE COOPERS ADLI YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNİN OPASİTE İNDEKSİ ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI * Coşkun Can Aktan (Ed.) Yolsuzlukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Yayınları, 21. PRICE WATERHOUSE COOPERS ADLI YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ŞİRKETİNİN OPASİTE İNDEKSİ ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI * Opasite

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 26 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU İsviçre Merkez Bankası negatif faize devam edecek İsviçre Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fritz Zurbruegg, "Faiz oranlarını para politikası bunu gerektirdiği

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/111

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/111 DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Deloitte Values House Maslak No1 34398 İstanbul Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Bütçeye Dair Kritik Sorular

Bütçeye Dair Kritik Sorular Makro Tematik Rapor Emir Talu +90 (212) 384 1122 etalu@garanti.com.tr Bütçeye dair kritik sorular 2016 ya girerken piyasalarda makro ekonomiye dair oluşan sorulardan bir tanesi de seçim vaatleri ve teşvikler

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 09 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Draghi büyümenin süreceğini belirtti Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, "Euro Bölgesi'nde 2 yıl önce başlayan konjonktürel toparlanma bu

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/112

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/112 DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015 Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü 21 Ocak 2015 Sunum Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ın değerlendirmesi Küresel ekonomi Türkiye ekonomisi Bankacılık sektörü 2 Değerlendirme

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 2 Ocak 2015

GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 2 Ocak 2015 GÜNLÜK FOREX BÜLTENİ - 2 Ocak 2015 31.12.2014 Açılış Kapanış % EUR 1,21574 1,21032 0,44 ALTIN 1199,97 1187,95 1,00 TRY 2,32706 2,33598 0,38 EURTRY 2,81080 2,82963 0,67 JPY 119,465 119,791 0,27 1,55613

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

Sektör eşleştirmeleri

Sektör eşleştirmeleri Sektör eşleştirmeleri Çek Cumhuriyeti ve Türkiye Avrupa Futbol Şampiyonası 2016 Sektör: Makina / Mühendislik Maça ilişkin ön inceleme 3:3 * Sektöre yönelik Atradius un alacak risk ve iş performansı değerlendirmesinde

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ NO: 2015/73. İhracat İşlemlerinde E-fatura Uygulamasına İlişkin olarak e-fatura Gümrük İşlemleri Kılavuzu Taslağı Yayınlanmıştır.

GÜMRÜK SİRKÜLERİ NO: 2015/73. İhracat İşlemlerinde E-fatura Uygulamasına İlişkin olarak e-fatura Gümrük İşlemleri Kılavuzu Taslağı Yayınlanmıştır. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Deloitte Values House Maslak No1 34398 İstanbul Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net www.gümrüknet.net

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı