Makro Ekonomi ve Strateji

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Makro Ekonomi ve Strateji"

Transkript

1 Makro Ekonomi ve Strateji Büyük Resim de Đkinci Dip Yok!... Bugünlerde Avrupa merkezli olarak yaşananların hiç biri sürpriz değil (bunun en açık göstergesi, neredeyse 1.5 yıl önceki, 2009 Ocak tarihli, DenizBank raporunda bu sorunların açıkça ortaya konmuş olması çünkü DenizBank raporunda bunlar yazılabiliyorsa dünyanın olayın farkında olmaması mümkün değil; bu raporu bültenimizin en sonunda yeniden yayınlıyoruz). Bugüne olan bağlantısını görebilmek için yaşananları kısaca bir tekrarlayalım: krizinin başrol oyuncuları Anglo-Sakson (ABD+Đngiltere) finansal piyasaları ve bankacılık sistemi idi (zamanında Anglo-Saksonlara özenen Avrupalı figüranlar da arada ufak roller kaptılar). Krizin ortaya çıkması ile birlikte Anglo-Sakson finans sistemi çöktü. Sorunlar, artan globalizasyon sayesinde, kredi ve ticaret kanalları üzerinden hızla tüm dünya ekonomisine yayıldı. ABD finans sistemi tüketicisine kredi veremeyince tüketim daraldı, bu en büyük tüketim pazarına mal gönderen Asya bölgesini üretemez hale geldi, Asya üretemeyince buraya hammadde gönderen gelişmekte olan ülkeler darbe aldı, ve yine Asya ya ara mal ve teknoloji ihraç eden Batı Avrupa, Japonya gibi bölgeler de ihracatlarının hızla gerilediğini gördüler. Bir çok ekonomi eş zamanlı resesyona girdi (çok farklı coğrafyada farklı sektörlerde reel üretim geriledi). Tarihin en büyük depresyonunun yaşanacağı endişeleri giderek artınca otoriteler ya herro ya merro demek ve çok radikal önlemler almak zorunda kaldılar. Merkez bankaları para musluklarını sonuna kadar açarak bankalara hem bol hem de çok ucuza kredi aktarır hale geldiler ve hatta finansal sistemi by-pass edip reel sektöre direkt kredi aktarmaya kadar ileri gittiler. Bankalara verdikleri likidite reel sektöre gidebilsin diye bankalarını tamir etmeye başladılar. Kendi başlarına yola devam edebileceklere sermaye aktarıp güçlendirirken aynı zamanda zayıfları da küfelerine atıp yola öyle devam etmeleri için teşvik verdiler. Bankalar yeniden kredi verir hale gelene kadar bir süre geçeceğini ve bu süreçte zaten sıkıntıya girmiş olan reel sektörün iyice tahrip olacağını görünce her ülke kendi çapında (GSYH oranı olarak) reel sektörlerine destek paketleri açıkladılar. Ekonomistlerin diliyle para ve bütçe politikaları radikal şekilde gevşetildi. Kriz öncesinde dünyada en çok otomobil üreten ama yeniden yapılanırken kendisini korumak için iflasa gitmek zorunda kalan General Motors gibi bir dünya üretim devi, kriz öncesinde dünyanın en büyük bankası konumunda olup krizde malum sebeplerle hisse fiyatı 1 Dolar ın altına inen Citigroup gibi bir finans devi, her üç mortgage kredisinden ikisi açık şekilde kamu kuruluşu haline gelen Fannie ve Freddie ile FED tarafından garanti ve finanse edilen ABD nin dünya devi mortgage/emlak sektörü hep bu teşviklerden destek alarak varlıklarını sürdürdüler. Böylece özel sektörün (bankaların ve inşaat, otomotiv, demir çelik gibi önemli sektörlerin liderliğinde reel sektörün) borçları ve bu borçlar karşılığında oluşturdukları ve atıl hale gelen kapasitelerini doldurabilmek için gereken alım gücü, kamu sektörü ve merkez bankaları tarafından üstlenilmiş oldu. Daha farklı bir deyişle, merkez bankaları ve kamu sektörleri kaldıracın (borcun) altında ezilmekte özel sektöre omuz vermek üzere kaldıracın altına girmiş oldular. Oyun Planı... Mecburiyetten de olsa bu yükün altına giren merkez bankaları ve kamu otoriteleri (inşallah olur diye) şunu düşündüler: Bu sayede reel sektörlerine ve bankalarına destek verirlerse zamanla özel sektör yeniden eski gücünü

2 kazanabilir ve mevcut kaldıracını yeniden omuzlayabilecek hale gelebilir. O takdirde de kamu sektörü (ve merkez bankaları) yavaş yavaş özel sektöre destek için üstlendikleri kaldıracı yeniden özel sektöre devrederler. Örneğin, resesyon daha fazla derinleşip depresyona dönüşmez ve ekonomiler resesyondan çıkıp yeniden üretmeye başlayabilirlerse reel sektör yeniden vergi ödeyebilecek duruma gelir ve kendilerine verilen teşviklere ihtiyaçları kalmaz. Böylece bütçe açıklarının büyümesi durur ve hatta geriler. Bankalar da hem hızlanan ekonomik aktivite sayesinde iş hacimlerini büyütmeye, merkez bankası destekleri sayesinde (kısa vade-uzun vade carry trade i sayesinde) gelirlerini arttırmaya, reel sektördeki iyileşme sayesinde batık kredilerine daha az provizyon ayırmaya ve yine batık kredilerdeki azalma sayesinde mevcut sermaye limitlerinde daha fazla iş yapabilmeye başlarlar. Bu süreçte devletlerin artan borçlanma ihtiyaçlarını da daha kolay finanse edebilir hale gelirler. Böylece kendilerine verilen destekleri kısa sürede ve kolaylıkla geri ödeyebilirler. Bu senaryo çerçevesinde çıkış stratejisi de kendiliğinden gerçekleşmiş olur. Yani ne merkez bankaları ne de kamu otoriteleri ekonomiler resesyondan çıkmadan ya da bankalar kendi ayakları üzerinde durmaya başlamadan politikalarını sıkılaştırmazlar. Çıkışı otoritelerin keyfi değil ekonomilerin büyüme dinamiği belirler. Aksi durum aynı Japonya nın 1990 ların sonunda yaptığı gibi anlamsız olur; tam ekonomiler büyümeye başlarken boğazını yeniden sıkmanın anlamı yoktur. Hedefe Ulaşıldı mı?... Bu senaryonun gerçekleşebilmesi için ilk önce ekonomilerin resesyondan çıkıp yeniden büyümeye başlamaları gerekiyordu. Bunun olmadığı durumda otoritelerin karşısına ciddi bir sorun çıkacaktı. Çünkü depresyon (ağır resesyon) düşmanı ile savaşırken neredeyse tüm mermilerini kullanmışlardı. Zaten sıfırlanan faizleri eksiye çekmek mümkün değildi (Đngilizcesi ile quantitative easing adı verilen politikanın talep ayağa kalkamadığı sürece etkili olamadığı yine Japonya senaryosunda açıkça görülmüştü). Çift hanelere tırmanan bütçe açıklarını yine daha da büyütmenin bir faydası olmayacaktı (çünkü mevcut likidite ortamında finanse edilemeyecekti). 2% 1% 0% -1% -2% -3% -4% Japonya ABD Ekonomik Büyüme Đngiltere Euro16 Almanya 2008/3 2010/1 Fransa Neyse ki korkulan olmadı ve uçurumun eşiğinden dönüldü. Genel olarak tüm büyük ekonomiler 2009 un ikinci yarısından itibaren yeniden büyüyebilmeye başladılar (yukardaki grafik, mevsimsellikten arındırılmış şekilde bir önceki çeyreğe göre büyüme). Đngiltere ve Euro-16 (Euro para birimi kullanan 16 ülke) biraz geriden geldi ama hemen hepsinde gözle görülür bir iyileşme oldu. Benzer şekilde gelişmekte olan ülkelerin (1 trilyon $ üzerindeki) liderleri de büyüme hızlarını arttırdılar ya da resesyondan çıktılar (yandaki grafik, yıllık büyüme). 13% 8% 3% -2% -7% -12% Ekonomik Büyüme Çin Brezilya Hindistan Rusya 2008/3 2010/1 2

3 Grafiklerden açıkça görüldüğü üzere, Asya nın açık bir liderliği sözkonusuydu. Çin ve Hindistan bakir iç piyasalarından, kamu ağırlıklı bankacılık sisteminin kredi imkanlarından ve cömert devlet yardımlarından güç alarak büyüme hızlarını kısa sürede yeniden çift hanelere ya da yakınına taşıdılar (ve öyle de devam ediyorlar). Rusya ve Brezilya beklendiği üzere geriden geldiler çünkü bu ülkeler zaten iç piyasalarından ziyade Asya bölgesine ihracattan önemli bir destek alarak büyüyorlar. Dikkat edilirse global ekonomi yeniden ABD ve Asya (Çin) liderliğinde büyümeye başladı çünkü krizde en radikal kararları bu bölgeler aldılar. ABD, finans sisteminin sorunlarını Avrupa ya göre çok daha dürüst bir şekilde ele aldı; örneğin, Avrupa bankalarının stres testi sonuçlarını saklarken ABD hepsini kamuoyuyla paylaştı. Elbette ABD de krizin şiddeti nedeniyle ilk başlarda bocaladı ama Avrupa dan farklı olarak tek bir siyasi otorite ve tek bir kamu otoritesi olmasının yararı ile durumu çabuk kavrayıp gerekli adımları attılar. Asya da yine siyasi karar alma gücünden ve ekonomilerindeki önemli tasarruf büyüklüğünden ve dinamik yapısından güç aldı. Örneğin, Çin Komünist Partisi (ve Ulusal Halk Kongresi) sektörün yarısını elinde tutan kamu bankalarına kolaylıkla kredi verdirtebildi (arada batıklar artsa da nasılsa merkez bankasında bunları kapatacak 2.5 trilyon $ rezerv vardı). Sonuçta, oyun planı (ümit ettiği) amacına ulaşmış oldu, resesyon daha da ağırlaşmadı ve ekonomiler yeniden büyüyebilmeye başladılar. Yine senaryoya uygun biçimde banka zararları da yavaş yavaş azalmaya başladı. IMF, OECD gibi kurumlar hem banka zarar tahminlerini aşağı yönlü hem de ekonomik büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ettiler. Bu dönemde hisse senedi piyasaları (Türkiye dahil) zirveler yaptılar çünkü yatırımcılar global ekonominin depresyon tehlikesini atlatıp resesyondan çıkışını fiyatlara yansıtmaya başladılar. Otoriteler, haklı olarak, büyüme başladı diye hemen desteklerinden vazgeçmedi çünkü hepsi ölümden dönen hastanın hala makineye bağlı olarak nefes aldığını gayet iyi biliyorlardı. Örneğin, yapılan hesaplamalara göre kamu destekleri olmasaydı, ABD ekonomisi 2009 da az da olsa büyümek yerine %2.7 küçülürken Çin %8.7 büyümek yerine ancak %1.7 büyüyebilecekti. Benzer şekilde bankacılık sistemi de hemen kamu desteklerini tam olarak geri ödeyebilecek duruma gelemediler. Đhtiyati amaçla destek alanlar ödediler ama gerçekten sıkıntılı olanların daha zamana ihtiyacı olduğu çok açıktı. ABD ve Fransa diğerlerine göre biraz daha çabuk ayağa kalkarken Almanya ve Đngiltere bugün dahi kamu destekleri ile iş yapmaya devam ediyorlar. Oyun Planı nın Riskleri... Đktisat'a giriş dersi alanlar, bu (ümit edilen) senaryonun iki önemli riski olduğunu açıkça gördüler. Birincisi, gevşek para politikasının getirdiği enflasyon riski idi. Merkez bankaları bu konuda kriz sonrasında ekonomilerin hala ciddi bir atıl kapasite ile çalıştıklarını ve bu açık kapanana kadar da 3% talep tarafından enflasyon baskısı olmayacağını düşünerek rahat hareket ettiler. ABD'de ve Avrupa'da Enflasyon ABD (Çekirdek PCE) Bu bağlamda haklı da çıktılar. ABD de ve Euro-16 bölgesindeki referans çekirdek 2% enflasyon göstergeleri artmak bir yana gerilemeye başladı (yandaki grafik). Ama bundan daha önemlisi, merkez 1% Euro16 (Çekirdek HICP) bankalarının yıllardır çok emek vererek bir yere getirdikleri enflasyonla savaştaki itibarlarını kaybetmeleri tehlikesiydi. 0% Enflasyon gerçekten artmıyor olabilirdi ama piyasalar merkez bankalarının enflasyonla savaşta eskisi kadar kararlı olamayacaklarını ve ekonomilerin kırılganlığını düşünerek gerektiğinde para politikalarını sıkılaştıramayacaklarını düşünmeye başlayabilirlerdi. Diğer bir deyişle, belki enflasyon mevcut durumda sorun olmayabilirdi ama beklentiler bozulabilir ve gelecekteki enflasyon rakamlarına yansıyabilirdi. Bu 3

4 doğrultuda merkez bankacılığında sözü geçen isimler son günlerde artan dozajda uyarılar yapmaya başladılar. Hatta en tutucu merkez bankalarından biri olan Avrupa Merkez Bankası bu güvene gerçekten zarar verecek çok önemli politika hataları yaptı ve güven sağlayacağım derken tam tersine kendi ayağına kurşun sıkar hale geldi. Krizin tam başında faiz arttırması ama hemen peşinden hızla indirmek zorunda kalması, ikinci piyasada devlet tahvilleri almayacağım derken politikacılardan emir gelince almaya başlaması, açık ve net ortada olduğu halde Yunanistan ın borç yeniden yapılandırma ihtiyacını ısrarla inkar etmesi, hiç bir ülkeye fonlamada ayrıcalık yapmayacağım derken rating i düşen Yunanistan devlet tahvillerini teminat olarak kabul etmek zorunda kalması gibi acemi merkez bankacıların yapmayacağı hataları yaptı. Merkez bankacılığının geleceği açısından hiç de iyi olmadı. Ama güzel olan, bu çerçevede henüz enflasyon beklentilerine yansıyan bir şey olmaması. Ne enflasyona endeksli tahvil getirileri ne de uzun vadeli faizler henüz ciddi artışlar sergilemiyorlar. Ama bu konuda jürinin henüz tam kararını vermediğini ve her an karşımıza çıkacağını düşünerek hareket etmek gerekir. Eğer atıl kapasite, global verimlilik artışı ve rekabetçi Renminbi üzerinden tüm dünyaya enflasyonu düşürücü baskı yapan Çin in düşük üretim maliyetleri gibi sebeplerle mal fiyatlarında bir artış olmayacaksa enflasyon (gayrımenkul, hisse senedi, emtia gibi) varlık fiyatlarında görülmeye başlayabilir çünkü likidite buralara kayar. Bir süre sonra bu piyasalarda yeni balonlar oluşabilir. Balonlar bir süre sonra (3-5 yıl sonra) iyice şişerek çok daha büyük krizlerin yaşanmasına neden olabilir. Ekonomilerin büyüme dinamiğini bozmayacağım diye politikaları sıkılaştırmak istemeyen otoriteler bunu karşıdan mı seyredecekler? Hayır. Para ve bütçe politikaları belki uzun süre gevşek gidecek ama bunun üretim yerine finansal piyasalara büyük kaldıraçlar üzerinden akmasını engellemek için finansal piyasalar ve bankacılık sistemlerinde regülasyonun dozu arttırılacak. Zaten bunlar krizin etkisiyle çok popüler hale gelen tedbirler olduğu için kamuoyu desteği de arkasında olacak. Örneğin, CDS lerin organize piyasalara aktarılması, açıktan CDS alınmasının ya da açığa hisse senedi satılmasının yasaklanması, hedge fon kaldıraçları, prop pozisyonlarına yönelik ek sermaye istekleri, genel olarak Basel III tedbirleri (kaldıraç, likidite ve sermaye) hep bu yönde alınacak tedbirler olacak. Bankalar risk iştahlarını arttırmak yerine devletlerinin finansmanlarına çok daha fazla kaynak ayırmak zorunda bırakılacaklar (ki bütçe politikaları başa bela olmadan uzun süre gevşek sürdürülebilsin). Özetle, enflasyonun varlık fiyatlarına kayması ve yeni balonların ortaya çıkması bankaların risk iştahı dizginlenerek engellenecek. Ama bu da balonların tamamen önü alınacak demek değil. Çünkü özellikle gelişmiş ülkeler regülasyonu bu kadar ön plana çıkartırken buna o kadar ihtiyacı olmayan gelişmekte olan ülkeler regülasyonda o kadar sıkı olmayacaklar. Dolayısıyla, yeni balonlar gelişmiş ülkelerden ziyade gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkacak. Çin ağırlıklı Asya da gayrımenkul fiyatlarının hızla yükselmesi, gelişmekte olan ülke tahvil spread lerinin bu kadar daralması hep bu yöndeki gelişmeler. Ne olacağı açık ve net. Yatırımcıların hep bu büyük resmi gözönünde tutarak hareket etmeleri gerekir. Đkinci ve Asıl Önemli Risk... Oyun planının ikinci önemli riski ise yine Đktisat'a giriş öğrencilerinin bile görebildiği iflas riski idi. Acaba özel sektöre destek vermek için kaldıracın (borç yükünün) altına giren kamu sektörü bu yükü yeniden özel sektöre devredene kadar dayanabilecek miydi? Bu süreçte oyun planı sonuçlarını verene kadar özel sektörün yaşadığı sıkıntıları kamu sektörleri (devletler) yaşamaya başlar mıydı? Bu risk açısından bakıldığında ekonomileri daha sorunlu ve farklı yapısal sıkıntıları nedeniyle oyun planının sonuçları daha geç alınabilecek (ya da hiç alınamayacak) ülkeler ya da ülke grupları gerçekten ciddi sorunlar yaşayabilirlerdi Ocak ayındaki raporumuzu yazarken karşımızdaki manzara buydu. Gördüğümüz (hesapladığımız) üzere Asya ve Kuzey Amerika ekonomilerinin altına girdikleri yükü bir süre taşıyacak ve bu süreçte de ekonomilerini ayağa kaldırabilecek kası, gücü vardı ama Avrupa nın yoktu. O nedenle Avrupa yı (Çok) Zor Günler Bekliyor! şeklinde bir cümleyi 29 Ocak tarihli raporun başlığına uygun gördük. 4

5 Tam da bu endişelerimize uygun olarak, Avrupa ülkeleri, ABD ya da Asya gibi tek bir devlet ve tek bir kamusal otorite olamadıkları, geçmişten gelen yapısal sıkıntılarını sürekli ısrarla gözardı ettikleri, ve belki de en önemlisi Euro nun makyajı altında rating şirketlerinin bu doğrultuda uyarı yapmamaları ve bu sorunları gidermeye mecbur bırakmamaları nedeniyle bu kaldıracı kaldırmakta gerçekten zorlanmaya başladılar. Yunanistan, Portekiz ve son günlerde (bize göre) hiç haketmese de Đspanya nın yaşadıkları bunlardı. Yunanistan 5 yıl önceki Yunanistan dı aslında ama rating şirketleri yeni uyandılar (ya da zamanında uyanmak işlerine gelmedi). 5 yıl önce Yunanistan ın rating i düşürülmezken rating şirketlerine dil uzatmayan Euro bölgesi otoriteleri ratingler düşmeye başlayınca sistemin oligopol yapısına itiraz etmeye ve önlem almaya başladılar. Geçmişte sorunları dikkate almayan finansal piyasalara (yani spekülasyona) laf edilmezken CDS spread leri hızla yükselmeye ve hisse senetleri açığa satılmaya başlayınca hemen sermaye hareketleri kısıtlanmaya başladı. Hatta en komiği (ama aslında en acıklı olanı), yıllarca gelişmekte olan ülkelere aman ha, sermaye kontrolleri getirmeyin, işe yaramaz, zarar verir diye akıl veren IMF nin gelişmiş ülkelerden sermaye kaçışı başlayınca bu sefer belli şartlar altında sermaye kontrolleri iyidir, işe yarar, kullanabilirsiniz demeye ve bunu gösteren akademik çalışmaları web sitesine koymaya başlamasıydı. ABD bankalarını hızla yeniden yapılandırırken ne Đspanya bilançoları tahrip durumdaki Caja larına (bölgesel bankalarına) ne de Almanya iş modelleri demode hale gelmiş olan Landesbank larına (istihdam sorunu daha da büyür diyerek) politik baskılardan çekinerek dokunamadı. Yunanistan ı Euro dışına çıkartarak kangren kolu kesip vücudu kurtarmaktansa kangren olmuş kolla yaşama yoluna gidildi. Kol keserek durum kurtarılabilecekken şimdi belki Yunanistan da yetmeyecek, bir kaç ülke daha borcunu yeniden yapılandırmak zorunda kalacak. Tüm bunların sonuçları Euro nun değer kayıpları ile ortaya çıkıyor. Durumu kurtarmaya çalışmak için de hala akılları başa alıp dişe dokunur şeyler yapmak yerine Euro 10 yıllık trendine uygun seviyelerde, sorun yok gibi komik demeçler veriliyor, açığa satış yasağı genişletiliyor, kendi ratinglerini kendileri ölçmek için yeni yapılar kuruluyor vs... Piyasaların Korkusu... Atılan radikal adımların sonuç verdiğini ve dünya ekonominin depresyon tehlikesini atlatıp resesyondan çıktığını gören piyasalar Avrupa daki beceriksizliklerden haklı olarak ürktü. Krizin başında ABD nin bocalamasının haklı gerekçeleri olabilirdi çünkü bir çok sorun ilk defa ve beklenmedik hızda karşılarına çıkıyordu. Ama Avrupa krizin ortaya çıkmasının üzerinden neredeyse 2 sene geçtiği ve hatta bazı bölgeler krizden çıktığı halde gerekli radikal adımları atamıyor haldeydiler. Yukarda da vurguladığımız üzere, piyasalar bunun Avrupa daki parasal birlikteliğin politik ve mali birliktelikle desteklenememiş olması nedeniyle ortaya çıktığını, finansal bir hıçkırık ya da krizin Dubai benzeri artçı bir şoku değil yapısal bir sorun olduğunu görmeye başladılar. Bu endişeler kısa sürede bunun global ekonomik büyümeyi yeniden baskı altına alacak hale gelebileceği korkusuna dönüştü. Çünkü ABD ve Asya hala çıkış stratejilerinde hiç acele etmezken ve ekonomilerinin kendi ayakları üzerinde durabilmesini beklerken (ve bu bölgelerin ekonomileri de gerçekten bu doğrultuda umut verici sinyaller verirken) Avrupa ülkeleri bir anda panik yaparak arka arkaya özellikle bütçe politikalarında çok şiddetli tasarruflar açıklamaya başladılar. Yunanistan ın 24 milyar luk paketinin yanında, Đtalya da 24, Đspanya 15, Portekiz 2.1, Đngiltere 5.7, Đrlanda 10 milyar gibi yüksek tasarruf tedbirleri açıkladılar. Danimarka, Romanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Đsveç gibi gündemde olmayanlar da tedbirler aldılar. Hatta Almanya gibi bütçesi an az sorunlu olan bir ekonomi bile diğerlerine örnek olmak için 10 milyar luk bir tasarruf paketi açıkladı. Hatta Alman maliye bakanı Schauble işi bundan sonra her üye ülkenin bütçelerini kendi meclislerinden önce Avrupa komisyonundan geçirme şartını öne sürecek kadar ileri götürdü. Avrupa nın (ümit ettiği) senaryo da çok açık. Euro bölgesinde geniş tasarruf tedbirleri alınarak güven yaratılmaya ve bölgeden sermaye çıkışı engellenmeye çalışılacak. Bunun büyümeyi yavaşlatıcı etkileri, hızlı değer kaybıyla daha rekabetçi hale gelen Euro nun bölgedeki üretimi teşvik etmesiyle telafi edilmeye çalışılacak (Almanya dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı ve zayıf Euro büyük ihracatçı Alman şirketleri için bulunmaz bir nimet). 5

6 Dünyanın diğer kısımları da büyüme içerisine girdiği için bölgenin ihracatını teşvik edecek (örneğin çift hanelerde büyüyen ve dünyanın en büyük otomobil pazarı haline gelen Çin yeniden Almanya dan makine, otomobil, inşaat makine ve malzemeleri, kimyasal hammadde, vs... talep edecek). Bu süreçte ortaya konan sermaye kontrolleri (CDS, açığa satışlar, rating şirketlerine yönelik uyarılar) spekülasyonun bazı Avrupa ülkelerinin dizinin üstüne çöktürmesini engelleyecek (inşallah). Avrupa Global Büyümeyi Durdurmayacak, Yavaşlatacak!... Öncelikle Avrupa da yaşananlardan bağımsız olarak dünyanın gayet istikrarlı bir şekilde krizden çıkmakta olduğunu ve büyümeyi hızlandırdığı tespitine dikkat etmek gerekiyor. Hatta bu global iyileşme eskisine göre çok daha dengeli bir şekilde gelişiyor. Çin liderliğinde ihracatçı gelişmekte olan ülkeler üretimlerinin giderek daha büyük kısmını içerde tüketiyorlar. Đlk defa 2009 yılında Çin in Japonya dışı Asya ithalatı, gelişmiş ülkelerden yaptığı ithalatı geçti (%46 ya %37). Endonezya nın Çin e ihracatının üçte ikisi artık Çin de tüketiliyor. Aynı zamanda ABD nin ihracatı da güçlenen Dolar a rağmen yükseliyor. Đlk defa 2009 yılında ABD nin gelişmekte olan ülkelere yaptığı ihracat gelişmiş ülkelere yaptığı ihracatın önüne geçti (%52). Caterpillar, artan Asya talebi nedeniyle krizde çıkardığı 1500 işçiyi yeniden işe alırken Deere & Co. Arjantin ve Brezilya kaynaklı Güney Amerika tarım makinesi talebinin 2010 da %25 artacağını öngörerek yatırım yapıyor (çünkü bu ülkelerden Asya ya yoğun bir şekerkamışı ve soya ihracatı var). Özetle, global büyüme hem istikrarlı hem de daha dengeli bir şekilde artıyor. Eğer Avrupa ABD ve/veya Asya için çok önemli bir tüketim bölgesi değilse güven sorunu dışında global büyümeyi çok olumsuz etkilememesi gerekir. Gerçekten de Asya ülkelerinin Euro bölgesine olan ihracatının toplam ihracat içinde payı sadece %13, Çin in bu bölgeye ihracatı toplamın sadece %17 si. Bu bölgeye ihracat riski en yüksek olan %20 ile Filipinler, ki o da Asya da dengeleri bozmayacak çok küçük bir ekonomi. Benzer şekilde Avrupa nın ihracatçı ekonomilerinden rekabetçi Euro nun verdiği coşkuyla iyi haberler geliyor. Almanya nın satın alma endeksleri, işsizlik rakamları ekonomik aktivitenin giderek canlandığını gösteriyor. Almanya da %7.7 ye gerileyen işsizlik oranının ABD de daha hızlı büyümeye rağmen %9.9 olduğuna dikkat. Bu gelişmeleri izleyen OECD nin Almanya nın 2009 da GSYH sının %5 ine gerileyen cari denge fazlasının 2011 de %7.2 ye çıkacağını öngörmesi boşuna değil. Euro bu hızda gerilemeye devam ederse bu oranın çift hanelere çıkması ve Almanya nın dünyanın ihracat liderliğini Çin den yeniden devralması hiç de şaşırtıcı olmaz. Günther Bechtold gibi küçük/orta boy şirketlerden BMW gibi büyüklere kadar satış ve karlılık rakamları iyi geliyor. BMW örneğin, ilk 3 ayda Çin deki satış artışını görünce 2010 Çin ihracatı artışı hedefini %10.5 dan %33 e yükseltti. Diğer bir deyişle, şimdilik Avrupa dünyanın hızını kesmektense gerçekten de dünyadaki olumlu gidişattan nemalanıyor. Çok büyük hatalar yapmazlarsa da bu devam edecek. Bize göre, Avrupa global büyümenin önünde önemli bir engel olmayacak. Sadece global büyümeye katkı yapamayacak. Avrupa da ekonomik büyüme uzun süre Kuzey Amerika, Asya ve diğer gelişmekte olan ülkelerin gerisinde kalacak. Bu sürenin uzunluğu kendi içinde gitmek zorunda kalacağı yeniden yapılanmanın ne kadar şiddetli ve önden yüklemeli olduğuna göre değişecek. Avrupa nın sorunları dünyadan ziyade kendi içinde sıkıntı yaratacak. Bazı (küçük ve borçlarını iç tasarruflar yerine yurtdışından finanse eden) ülkeler eninde sonunda borçlarının vadesini uzatacak ve bir kısmını traşlayacaklar. Avrupa içinde güç dengeleri değişecek. Elbette Türkiye deki karar alıcıların da (hem kamu hem özel) ülkenin en büyük ihracat pazarı konumundaki Avrupa da yaşanacakları karşıdan seyretmeyip bu süreçte büyük zarar görmemek için mümkün olduğunca gerekli (malum) tedbirleri almaları gerekiyor. Bu yeniden yapılanmanın şiddetine göre Avrupa yeniden önemli ve çok daha sağlıklı bir ekonomik ve bölgesel güç haline gelecek. Örneğin, bugünlerde başlattığı kararlılığı sürdürebilirse Đspanya bankacılığı aynı Türk bankacılığı gibi bugünkü krizden ciddi şekilde güçlenerek çıkacak ve bölgesel anlamda dünyada söz sahibi olacak. Borçlarını makul seviyeye indirebilir ve rekabet avantajı kazanabilirse çevre ülkeler yeniden bölgenin tüketim (ve üretim) motoru haline gelebilecekler. Bu süreç finansal piyasalarda fırtınalı günler ve dönem dönem panik satışlar yaratmadan olmayacak. O nedenle öyle günlerde gereken sabrı gösterip soğukkanlı davranarak büyük resmi kaybetmemek, otomobili dikiz aynasına bakarak değil ileri bakarak kullanmaya devam etmek gerekir. 6

7 26 Ocak 2009 Tarihli DenizBank Ekonomi Bülteni (YENĐDEN) 26 Ocak 2009 Yıl/13 Sayı/3 Makro Ekonomi ve Strateji Avrupa yı (Çok) Zor Günler Bekliyor!... Geçtiğimiz hafta S&P Yunanistan ın A olan risk notunu A- ye indirdi. Bunu yaparken de Đspanya, Portekiz ve Đrlanda nın (+ Yeni Zelanda) görünümlerini negatife çevirdi yani risk notlarını indirebileceğini açıkladı. Bir iki gün içinde de sözünü tuttu ve önce Đspanya nın AAA olan risk notunu AA+ ya sonra da Portekiz in notunu AA- den A+ ya düşürdü. Đrlanda nın AAA notu da yakında düşecek, belli. Piyasalar bu risk notu değişikliklerine paralel bir hareket içindeler. Sorunlu ve çoğunlukla 100 Güney Avrupalı ülkelerin borçlanma maliyetleri baz puan 10 Yıllık Tahvil Getiri Farkı (Almanya'ya Göre) risk primlerindeki artış ölçüsünde yükseliyor. 6 ay öncesinde AB nin en düşük riskli ülkesi kabul edilen Almanya ya göre daha ucuz borçlanabilen Đrlanda devleti bugün 300 baz puana yakın bir ek maliyet ödemek durumunda. Yunanistan ın borçlanma maliyeti bunun da üzerinde (2 yıl öncesine göre 10 kat daha fazla). Bu durum özellikle 2008 in son çeyreğinden itibaren hız kazandı. CDS (iflas sigorta) primleri de getiri farklarına paralel hareket ediyor. Ayrıca bu ülkelerin borçlanma vadeleri de kısalıyor. Yunanistan programında olduğu halde henüz 1 yıldan öte borçlanmaya başlayamadı, 3 ay, 6 ay ve 1 yıllık bonolarla 3 2,5 2 1,5 1 0, Haziran -0,5 14 Ağustos 28 Eylül 12 Kasım 27 Aralık idare ediyor (talep tarafının ancak buna müsait olduğu anlaşılıyor). Yunanistan Đrlanda Đtalya Portekiz Đspanya Not Düşüşleri Neyin Sinyali?... Bu not düşüşlerine geçmişte gelişmekte olan ülkelerde sık sık gördüğümüz türdeki düşüşler gibi yaklaşmamak gerekir. Avrupa da AAA, AA kategorilerinde gelen not düşüşlerinin geleceğe yönelik çok ciddi sonuçları olabilecek. Bu durumun birbiriyle ilişkili iki önemli sebebi var. Birincisi, ilgili devlet ekonomilerinin dünyada kabul edilen para cinsinden (piyasalardaki tabiriyle hard ya da reserve currency) borçlarını ödeyemeyecek yönde ilerliyor olması. Örneğin, bütçe politikalarında gevşeme, bunun iç ve dış borçlara yansıması ve/veya sürdürülemez şekillerde gelen yabancı sermaye ile yüksek cari denge açıklarının oluşması. Đkincisi ise ekonomilerin yapısal bir değişim gerçekleştirerek farklı bir ekonomik dinamik sergileyemeyecek (manevra kabiliyeti kalmamış) bir duruma gelmeleri. 7

8 26 Ocak 2009 Yıl/13 Sayı/3 26 Ocak 2009 Yunanistan bugün Türkiye den daha yüksek kamu borcu ile bütçe ve cari denge açıklarına sahip (%95, %3.2 ve %10.3). Đspanya da yine sırasıyla %60, %3.5 ve % 9.8 lik oranlarıyla Yunanistan dan farklı değil. Bu rasyolarla aslında bu ülkelerin AAA ya da AA kategorilerine nasıl gelmiş oldukları bile tartışılabilir. Ama bunun nasıl olduğu gayet iyi biliniyor. Đspanya, Yunanistan, Đrlanda, Đtalya ve Belçika gibi ülkeler bu tür borç ve finansman dinamiklerini Euro para birimine geçmiş olmaları sayesinde bu kadar süre sürdürebildiler. Euro sisteminin bütçe açığı, kamu borcu, enflasyon ve faiz oranları gibi üye ülkelere getirmiş olduğu kurallar ve kısıtlamalar (her ne kadar zamanla itibarları azalsa da) bu ekonomilerin risk primlerini düşürerek borçlanma maliyetlerini ucuzlattı. Bu Euro üyeliğinin getirdiği güven ile global likidite koşullarındaki bolluk Đspanya, Đrlanda gibi ekonomilerin bölgenin büyüme motoru haline gelmelerini, bu sayede artan vergi gelirleriyle bütçe dengelerini düzeltmelerini ve kamu borçlarındaki artışı yavaşlatmalarını/geriletmelerini, ve daha rahat cari açık verebilmelerini sağladı. Bir çok açıdan gelişmekte olan ekonomi konumunda olmalarına rağmen gelişmiş ekonomi muamelesi görebildiler. Bugünkü not düşüşleri bu ekonomilerde (zaten kötü olan) bu göstergelerin daha da bozulacağı yönünde uyarı yapıyor. Global kriz yukarıdaki dinamiğe ciddi bir darbe vurdu. Finansal sistemler tahrip oldu ve ekonomiler resesyona girerek eskisi gibi göstergelerini düzeltecek katma değeri yaratamamaya başladılar. Örneğin, geçen yıl Almanya da otomobil satışı %1.8, Fransa da %0.7 düşerken en gelecek vaat eden pazarlardan Đspanya da %28 düştü. Türkiye tecrübesinde de görüldüğü üzere, finansal sistemdeki tahribat sonunda kamu borcuna dönüşüyor çünkü devlet ekonomiye daha fazla zarar vermemesi için bankacılık sisteminde ortaya çıkan zararları üzerine alıyor (yani vergi mükelleflerine ödetmek üzere kamu borcu haline getiriyor). Ayrıca yine global krizin etkisiyle ortaya çıkan resesyon (vergi gelirindeki azalma) bu kamu borcundaki artışı daha bir ödenemez hale getiriyor. Her ne kadar son yıllarda büyük itibar kaybına uğramış olsalar da risk derecelendirme şirketlerinin bu ülkelerin süratle bu yönde ilerlediklerini ve yakında borç göstergelerinin daha da içinden çıkılmaz seviyelere geleceğini gördükleri belli. Daha da önemlisi, bu ekonomilerin girmiş oldukları bu kısır döngüden çıkabilmek için makroekonomik olarak yapabilecekleri fazla bir şey de yok. Bütçe politikaları %3 lük Maastricht bütçe kısıtlamasına tabi. Almanya ve Fransa gibi ülkeler dahi geçmişte bir çok kez bu kısıtlamaya uymadılar ama bugün görüldüğü üzere bütçe açıklarını daha da arttırdıkları durumda krizle birlikte mecburen daha seçici hale gelen piyasalar tarafından cezalandırılıyorlar. Açıklarındaki artış ölçüsünde borçlanmakta zorlanacakları ya da borçlanma maliyetlerinin artacağı ortada. Bugün Almanya dahi tahvil ihalelerinde borçlanmak istediği ölçüde (maliyeti arttırmak da istemediği için) talep bulamıyor. Geriye para politikası ve bunun etkilediği para birimi kalıyor. Örneğin, turizm gelirlerinin çok önemli olduğu Đspanya da gelecek bir kaç yılda daralacak olan turizm pastasından pay alabilmek için otel fiyatlarının rakiplerine göre daha cazip olması gerekli. Bu ya otelcilerin kar marjlarını düşürmeleri (ki o zaman işe yaramaz) ya da Euro nun Tayland, Türkiye, ve hatta Yunanistan (ki o da Euro kullanıyor) gibi diğer rakip ülkelerin para birimleri karşısında değer kaybetmesi ile mümkün. Ama Euro para birimini kullanan Đspanya ve Yunanistan ın Euro ya hükmetme güçleri yok. Euro nun değerini belirleyen en önemli faktörlerden biri olan faizi Avrupa Merkez Bankası belirliyor ve o da ortada olmayan bir enflasyon takıntısı nedeniyle faizleri düşürmekte en çok nazlanan ülke (yandaki grafik). Euro en önemli müşteri gruplarından Đngilizler ve Rusların para birimlerine (Pound ve Ruble ye) karşı değer kazandığı gibi ABD liler için bile yeterince cazip hale gelemiyor. Ve maalesef bu ülkeler ECB nin kararlarına uymak zorundalar ve yapacak fazla bir şeyleri yok. 6% 4% 2% USD Gelişmiş Ülkelerde Politika Faizleri Pound Euro 2.00% 1.50% Yen 0.10% 0% 0.00%

9 26 Ocak 2009 Yıl/13 Sayı/3 26 Ocak 2009 Arjantin Unutulmasın... Bu sorunun en güzel örneklerinden biri 2002 yılında iflas etmek zorunda kalan Arjantin. Uzun yıllar (Euro ya üye ülkelerin yaptıkları gibi) para birimini Dolar a birebir sabitleyen Arjantin enflasyonunu düşürdü düşürmesine ama ekonomisi süratle rekabet gücünü kaybetmeye başladı. Bir süre sonra (özellikle Brezilya nın 1999 yılındaki devalüasyonundan sonra) bir tarım üreticisi/ihracatçısı olan Arjantin de restoranlar bile etleri Brezilya dan ithal etmeye başladılar. Ekonomi sıkıştı. Büyüme hızı önce yavaşladı, sonra da durdu. Diğer bir deyişle, rekabet gücünün en önemli belirleyicisi olan döviz kuru ekonomiyi boğmaya başladı. Sıkışan ekonomi bir çok sektörde lobi faaliyetlerini arttırınca politikacılar da mecburen bütçe politikasını gevşetmeye başladılar. Đş çığrından çıktı. Arjantin in Dolar borçlanma maliyetleri (risk primi) hızla yükselmeye başladı. Çünkü borç verenler Arjantin in büyümekte zorlandığı için borcunu ödemekte de zorlanacağını düşünmeye başladılar ve bir süre sonra maliyeti bile arttırmaktan vazgeçip hiç borç vermemeye başladılar. Borçlarını ödeyemez duruma düşen Arjantin de mecburen parasını Dolar a birebir sabitlemekten vazgeçti ve devalüe etti (serbest piyasada 3.5 lara kadar çıkan kur uzun süre oralarda devam etti). Rekabet avantajı kazanmış Arjantin ekonomisi o dönemin öncesinde durgun olan global ekonominin 2003 ve sonrasında Arjantin ihracatını talep etmesine paralel olarak dış talebin iç talebe de yansımasıyla yeniden hızla büyümeye başladı. Bu açıdan bakıldığında bugün Euro kullanmakta olup büyümekte zorlanan Avrupa ülkelerinin büyük farkı yok. O nedenle, Đspanya, Yunanistan ve hatta Đtalya gibi bazı büyümekte çok zorlanan ülkelerin Euro para biriminden yeniden faizini ve değerini kendi merkez bankalarının belirleyebileceği eski para birimlerine geçmelerinin ne kadar doğru olacağı tartışılıyor. Eğer yukarda gösterdiğimiz üzere, borçlanma primleri arttıkça ya borçlarını geri ödeyemeyecek hale gelmeleri ya da Euro dan çıkarak rekabet gücü olan para birimleriyle yola devam etme zorunluluğu söz konusu olacak. Çok önemli bir husus: Eğer mevcut global krizin tahribatının yansıyacağı bir para birimi (döviz fiyatı) olmazsa ekonomideki diğer fiyatlar düşmek zorunda kalacak. Bu da deflasyon demek (düşecek fiyatlara finansal piyasalardaki fiyatlar da dahil). Yani işgücü ve üretim maliyetleri düşmek zorunda ki kar marjı korunabilsin. Ve o zaman iş daha da içinden çıkılmaz hale gelecek. Đngiltere bir başka güzel örnek. Bir çok başka Avrupa ülkesi gibi finansal USD/ sistemi global krizden büyük zarar 2,2 gördü ve bugün Đngiltere de (ABD gibi) tüm finans sisteminin devletleştirilmesinin ne kadar doğru bir strateji olacağı tartışılıyor (böyle bir konunun tartışılması bile olayın ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor). Finans sistemine ve sonra da reel sektöre yapılan tüm transferler daha sonra kamu borcu haline gelecek. Sonra da bu kamu borcunun nasıl ödeneceği tartışılmaya başlanacak. Bu sorun nedeniyle Sterlin hızla değer kaybediyor çünkü Đngiltere nin bir 2 1,8 1,6 1,4 1,2 1 Merkez Bankası var ve faiz kararlarını Đngiltere ekonomisinin rekabet gücünü arttırma yönünde kullanabiliyor. Đspanya, Yunanistan (ve genelde Avrupa nın küçük ülkeleri) böyle bir lüksten mahrum durumdalar. 9

10 26 Ocak 2009 Yıl/13 Sayı/3 26 Ocak 2009 Aslında gelişmiş (!) Avrupa ülkeleri Euro nun getirdiği sıkıntıları daha önce de hissedeceklerdi ama son 5-6 yılda eski sosyalist Doğu Avrupa ülkelerinin büyüme dinamizminden çok faydalanarak verimlilik arttırdılar (birim işçilik maliyetini düşürdüler) ve Euro nun boğucu gücünü bir süre idare edebildiler. Örneğin, otomotiv sektörü üretimlerini bu ülkelere kaydırdı ve yine Đtalya dan Avusturya ya ve Yunanistan a kadar çeşitli Avrupa ülkeleri bankacılık sistemlerini bu bölgelere kaydırarak üretim altyapısını kuracak sermaye girişi sağladı. Bu yatırımlar için (Almanya, Fransa gibi) büyük Avrupa ülkelerinden teknoloji ve makine yatırımları ve hatta ara mallar ithal edildi. Doğu Avrupa ülkeleri bu sayede büyük cari açıklar vererek ihracat ve iç talep üzerinden yüksek büyüme hızlarına eriştiler ve tüm Avrupa nın büyümesine destek verdiler. Bugün bu bölge de büyük bir sorun yaşıyor ve cari açıklarını düşürmek (borçlandıklarını geri ödemek) zorunda kalıyorlar ve ekonomileri hızla yavaşlıyor (Estonya, Litvanya ve bunlara paralel Đsveç resesyondalar). Eskisi gibi Euro bölgesine destek verecek durumda değiller. Para birimleri de tüm bunların gerektirdiği üzere, değer kaybediyor. Hatta bu ülkelere büyük (finansal) yatırımlar yapmış olan ülkeler sırf kendi ekonomilerinin sağlığını düşünerek ECB yi (AB Komisyonu üzerinden) Euro kullanmadıkları halde bu bölgeye likidite ve kredi desteği vermeye çağırıyorlar (Macaristan krize girmesin diye yaptığı gibi). Bu bölgenin büyüme dinamizmi olmadan gelişmiş Avrupa ülkelerinin katma değer üretmekte çok zorlanacaklarının farkındalar. Özet ve Sonuç... Bugünlerde Avrupa ülkelerinin makroekonomik istikrarı sağlayabilme kapasiteleri ciddi biçimde sorgulanıyor. Risk derecelendirme şirketlerinin uyarıları başladı ve bu da borçlanma maliyetlerini ciddi biçimde yükseltiyor. Bunların hiç biri boşuna değil. Global krizin bugün geldiği noktada, özellikle Euro kullanan ülkelerin radikal bazı stratejilere başvurmaları hiç sürpriz olmayacak. Her ülkenin ve bölgenin rekabet avantajı yaratmak zorunda olduğu bir dönemde bulunulduğu çok açık. Böyle bir ortamda Türkiye nin de kendi çıkarına kullanabileceği bir para birimi ve uygulayacak bir para politikası olması çok büyük bir avantaj (faydalanılırsa tabi). Kaldı ki bu tür avantajları ekonomik dengelerin yeniden sağlanması ihtiyacı mecburen de kullandırtabiliyor. 10

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 12 Ocak 2015, Sayı: 02. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 12 Ocak 2015, Sayı: 02. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 02 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü EYLÜL TÜRKİYE Geçtiğimiz haftada yurtiçinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla II. Çeyrek verileri ile Temmuz ayı sanayi üretimi ve cari işlemler açığı verileri takip edildi. Tüik verilerine göre gayrisafi yurtiçi

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 22 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Döviz girişi gerilemeye devam eder mi? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 13 Ekim 2014, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 13 Ekim 2014, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2010-30.06.2010 dönemine

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Günlük Bülten 25 Temmuz 2013

Günlük Bülten 25 Temmuz 2013 Bülten Temmuz 13 PİYASALAR Döviz Piyasası Çarşamba günü USD, gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında değer kazanırken yurtiçinde kurumsal döviz talebinin de USD/TL kurunun yükselişine destek vermesiyle

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Yılın üçüncü çeyreğinde dünya ekonomisinde büyüme kaygılarının

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 25 Mart 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 25 Mart 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 25 Mart 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de imalat sektörü PMI beklentilerin altında kaldı ABD de imalat sektörü PMI Şubat ayındaki 57,1 seviyesinden Mart ayında 56,5 e gerileme beklentisinin de

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME EYLÜL Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla (GSYH), yılının. çeyreğinde, önceki yılın aynı dönemine göre %, oranında büyüdü.. çeyrek gelişim hızı ise, %, e yukarı yönlü revize edildi. Böylece Türkiye ekonomisi, yılın

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 17 Kasım 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi bu hafta da deflasyon, işsizlik ve en önemlisi bilanço genişleme kararları hakkında

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİNDE 2014 YILI NASIL GEÇTİ DÜNYA EKONOMİSİNDE BÜYÜME % 2,6 İLE BEKLENTİLERİN

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2015 (SAYI: 73) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomide Durgunluk ve Güvensizlik İşaretleri Arttı Dünya ekonomisinde 2015 yılı da zorlu geçecek. Gelişmekte olan ülkelerin finansman

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Aralık ta %10,5 değer kaybederek 67.801 den kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %12,4,

Detaylı

ABD Eşik Altı (Subprime) Finans Krizi. Yrd. Doç. Dr. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi

ABD Eşik Altı (Subprime) Finans Krizi. Yrd. Doç. Dr. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi ABD Eşik Altı (Subprime) Finans Krizi Yrd. Doç. Dr. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi Kriz nasıl oluştu? Emlak balonu + Aşırı kaldıraç kullanımı ABD konut fiyatı endeksi Kaynak: S&P/Case-Shiller Home Price

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU

HAFTALIK EKONOMİ RAPORU Strateji Geliştirme Başkanlığı Ekonomik ve Sektörel Analiz Dairesi HAFTALIK EKONOMİ RAPORU TÜRKİYE EKONOMİSİ IMKB 100 Endeksi haftanın ilk yüzde 0,4 oranında değer kazandı. Geçtiğimiz hafta İMKB 100 Endeksi,

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2004 yılı 4. çeyrekte piyasalara yön veren olay

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?...

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED in genişleyici para politikasına geçtiği Aralık 2008 den bu yana faizler 0-0.25 bandında bulunuyor. 2008 de yaşanan finansal krizin ardından, ekonomideki

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 01 HAZİRAN 2015 05 HAZİRAN 2015

HAFTALIK BÜLTEN 01 HAZİRAN 2015 05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN 2015 05 HAZİRAN 2015 HAFTANIN ÖZETİ Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta enflasyon ve istihdam başta olmak üzere açıklanan veriler etkili oldu. ABD de büyüme ve satın alma yöneticileri beklenti

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 15 Eylül 2014, Sayı: 37

Ekonomi Bülteni. 15 Eylül 2014, Sayı: 37 Ekonomi Bülteni, Sayı: 37 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji Banka Karları Gerilemeye Devam Ediyor Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan

Detaylı

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 AVRUPA'DA İNŞAAT ÜRETİMİ EKİMDE ARTTI Euro Bölgesinde inşaat üretimi yıllık yüzde 1,1 artış kaydetti Euro Bölgesinde inşaat üretimi ekim ayında aylık bazda yüzde 0,5,

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi AYLIK RAPOR İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi Ocak ayında başlıca pazarlara ihracat geriledi, enflasyonda gerileme beklentisi ile Merkez Bankası politika faizini indirdi. EKONOMİK VE SEKTÖREL

Detaylı

FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK?

FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? 2008 deki mali krizin ardından piyasalardaki likiditeyi artırmak amacıyla FED in faiz oranlarını oldukça düşük bir seviye olan 0.25 e düşürdüğünü görmüştük. Bu süreçte tahvil

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009 Temel Analiz 2010 senesine ilişkin beklentiler nasıl şekillenecek? İşte piyasaların cevap aradığı en önemli soru Öncelikle 2009 senesinde dünya ekonomisinde yaşananları kısaca hatırlayalım. Kredi krizi

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011 Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar Temmuz 2011 Görünüm Küresel ekonomide toparlanma sürüyor: Gelişmiş ülkelerdeki borç yükünün yarattığı kırılganlık sebebiyle toparlanma yavaş seyrederken, gelişmekte

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 12:00 CHF ZEW Beklentileri (Eyl) AZ 5,9 12:00 EUR Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) (Yıllık) (Ağu) ORTA 1,0% 1,0% 12:00 EUR Çekirdek Tüketici

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 18 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Aylık Strateji ve Hisse Tavsiyeleri Sunumu ETİ YATIRIM A.Ş.

Aylık Strateji ve Hisse Tavsiyeleri Sunumu ETİ YATIRIM A.Ş. Aylık Strateji ve Hisse Tavsiyeleri Sunumu ETİ YATIRIM A.Ş. 01 ARALIK 2008 1 Temel Ekonomik Göstergeler 2 Temel IMKB Verileri 3 Aralık Ayında Neler Olacak? FED (16 Aralık), ECB (4 Aralık), BoJ (19 Aralık)

Detaylı

Ekonomik Ajanda Zaman Ülke Önem Açıklanacak Beklenti Önceki

Ekonomik Ajanda Zaman Ülke Önem Açıklanacak Beklenti Önceki Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,10598 1,56122 123,55 2,75923 1094,79 Yüksek 1,10839 1,56896 124,02 2,77479 1102,03 Düşük 1,09669 1,55877 123,33 2,75323 1090,5 Kapanış 1,09831 1,56032

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 18 Ağustos 2014, Sayı: 33

Ekonomi Bülteni. 18 Ağustos 2014, Sayı: 33 Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji Ekonomik Büyüme Nasıl Seyredecek? Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

GÜVEN ENDEKSLERİ. Güven Endeksleri (puan) 64,4 SANAYİ SEKTÖRÜ

GÜVEN ENDEKSLERİ. Güven Endeksleri (puan) 64,4 SANAYİ SEKTÖRÜ AĞUSTOS 15 ayında 1,9 seviyesine Haziran gerileyen Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), Temmuz da,5 puan artış kaydederek 15, düzeyine yükseldi. Endeksin gelişiminde, genel gidişat ile sabit sermaye yatırımlarına

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 20 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Türkiye nin yurtdışı yükümlülükleri azaldı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayı sonu itibariyle geçerli olan uluslararası yatırım pozisyonu

Detaylı

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara 2015 Yılında Para ve Kur Politikası Erdem BAŞÇI Başkan 10 Aralık 2014 Ankara Temel Amaç: Fiyat İstikrarı 2017 yılı enflasyon hedefi Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlenmiştir.

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001 I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: 2000 yılının dördüncü çeyreğinde Euro Bölgesi ve AB-15 in GSYİH artışı bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.7 olmuştur.

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 11:30 GBP Enflasyon Beklentileri AZ 2,2% 13:30 RUB Faiz Kararı (Eyl) YÜKSEK 11,00% 11,00% 14:00 EUR Eurogroup toplantısı ORTA 15:30 USD Çekirdek

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- AĞUSTOS 2015 (SAYI: 78) GENEL DEĞERLENDİRME Ağustos Ayında Türkiye de Ekonomik ve Siyasal Riskler Arttı. Ancak Ekonomi Bu Çoklu Risk Ortamında Gündemde Kendine Yeterince Yer

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler

Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler 0 Dünyada bankaların krediye bağlı zararları 1 trilyon $ a ulaştı Zararlar ve Sağlanan Sermaye (milyar $) Dünya Amerika Euro Bölgesi Asya Toplam Kayıplar

Detaylı

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI Türkiye Ekonomisi ve Para Politikası Uygulamaları Durmuş YILMAZ Başkan 12 Ocak 2011 1 Sunum Planı I. Küresel Görünüm II. Türkiye Ekonomisi III. Para Politikası Gelişmeleri

Detaylı