YÜZ BÖLGESİNİN ARTERİYEL PERFORANLARININ İNCELENMESİ VE KLİNİK ÖNEMİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YÜZ BÖLGESİNİN ARTERİYEL PERFORANLARININ İNCELENMESİ VE KLİNİK ÖNEMİ"

Transkript

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜZ BÖLGESİNİN ARTERİYEL PERFORANLARININ İNCELENMESİ VE KLİNİK ÖNEMİ Ahmet Çağrı UYSAL ANATOMİ ANABİLİM DALI DOKTORA TEZİ DANIŞMAN Doç. Dr.Aysun UZ ANKARA

2 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜZ BÖLGESİNİN ARTERİYEL PERFORANLARININ İNCELENMESİ VE KLİNİK ÖNEMİ Ahmet Çağrı UYSAL ANATOMİ ANABİLİM DALI DOKTORA TEZİ DANIŞMAN Doç. Dr.Aysun UZ ANKARA

3 ii Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anatomi Doktora Programı çerçevesinde yürütülmüş olan bu çalışma, aşağıdaki jüri tarafından Doktora Tezi olarak kabul edilmiştir. Tez Savunma Tarihi: 17 Eylül 2009 Prof. Dr. Alaittin ELHAN Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. İbrahim TEKDEMİR Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Mehmet ERSOY Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Aysun UZ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Doç. Dr. Deniz DEMİRYÜREK Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

4 iii İÇİNDEKİLER Kabul ve Onay İçindekiler Önsöz Şekiller Çizelgeler ii iii iv vi ix 1. GİRİŞ 1 2. GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR Preaurikuler Bölge Submental Bölge Zigomatiko-orbital Bölge Bukkal Bölge Labium inferius bölgesi Labium superius bölgesi Nasolabial Bölge Nasal Bölge Periorbital Bölge Frontal Bölge TARTIŞMA SONUÇ VE ÖNERİLER 32 ÖZET 34 SUMMARY 36 KAYNAKLAR 38 ÖZGEÇMİŞ 41

5 iv ÖNSÖZ Yüz Bölgesinin Arteriyel Perforanlarının İncelenmesi ve Klinik Önemi başlıklı araştırmamın konusunun seçiminde en önemli etken son yıllarda mikrocerrahiden lokal fleplere yönelen plastik cerrahi eğilimidir. Daha kısa zamanda daha güvenilir fleplerin kullanımı her gecen gün yoğunlaşmaktadır. Bu noktada detaylı anatomi bilgisi daha önemli hale gelmiştir. Yüz bölgesinin arteriyel perforatörlerinin de bu konuda az incelenmiş bir nokta olarak literatürde eksiklikleri görülmektedir. Bölümdeki hocalarımın desteği ile gerçekleştirdiğimiz çalışmanın gerek anatomiye, gerek plastik cerrahiye katkısı olacaktır umudundayım. Meslek hayatımın ilk temellerinin oluştuğu Plastik Cerrahi ihtisası sırasında başladığım Anatomi doktorasını bilimsel hayatımın başlangıcı olarak kabul etmeliyim. Temel bilim alanındaki çalışmaların akademisyen olma yolunda ne kadar önemli olduğunu anladığım yıllar doktora öğrencilik yıllarımdır. Bu yıllar ve çalışmalardır ki, gerek yurtdışı gerek yurt içindeki bilimsel dimağımın oluşmasında ve gelişmesindeki en önemli etkendir. Ankara Üniversitesi Anatomi Anabilim Dalı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü bilimsel ve sosyal konuda müdavimi olacağım yegâne yer olacaktır. Doktora eğitimim sırasında her türlü konuda engin bilgi ve tecrübeleri ile desteğini hiç esirgemeyen, bir baba şefkati ile bilimsel konulara yaklaşım ve bilimsel düşünüş şeklimin oluşmasını sağlayan Anatomi Anabilim Dalı Başkanı, sayın hocam Prof. Dr. Alaittin Elhan`a, Gerek bilimsel alanda gerek hayatın her noktasında ülkemiz ve insanlarımız için çalışmamız gerektiği fikrinin, benliğimde daha da sağlamlaşmasını saglayan, doktora programlarının bilimsel ilerleme açısından ne kadar önemli olduğunu savunarak, akademisyenlik için doktoranın gerekliliğinin Türkiye`de de yerleşmesine öncülük eden, yurtdışındaki çalışma ve eğitime gidişimde, yurtdışında yaşadığım sürece ve sonrasında yardım ve desteğini hiç esirgemeyen sayın hocam Prof. Dr. İbrahim Tekdemir`e, Tez danışmanım olarak her türlü desteği ile tez çalışması sırasında ve tezin zamanında oluşturulmasında en büyük katkı sahibi sayın hocam Doç. Dr. Aysun Uz`a, Anatomiyi bana sevdiren, ortak çalışmalarımız ile bilimsel bakış açımı genişleten, desteği ile imkânsız durumları mümkün hale getiren, sosyal hayatta ortak paydalarda ve anlarda buluştuğumuz ağabeyim, sayın hocam Doç. Dr. Eray Tüccar`a, Eşsiz anatomi bilgi ve tecrübeleri ile gerek anatomi konusunda gerek anatomi dışındaki bilimsel hayatıma yön verme konusunda desteği ile doğru kararlar vermemi sağlayan sayın hocam Prof. Dr. Tuna Karahan`a,

6 v Doktora eğitimim sırasında benden yardımlarını esirgemeyen, başta Uzm. Dr. Ali Fırat Esmer, Uzm. Dr. Ayhan Cömert ve İsak Sarı olmak üzere tüm uzman arkadaşlarım ve bölüm çalışanlarına, Bilimsel çalışmaları, cerrahisi, insanlığı ve davranışlarını her zaman örnek alacağım, yanında çalışmaktan büyük zevk aldığım ve onur duyduğum Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı başkanım, sayın hocam Doç. Dr. Hüseyin Borman`a Uzun yıllardır birlikte geçirdiğimiz her anında hayatımızın ve birbirimizden uzaklar da dahi ortak düşündüğümüz, aynı bilimsel, sosyal hayal ve geleceklerin peşinde koştuğumuz, birlikte zorlu yollar geçtiğimiz ve geçeceğimiz, kadim dostum, ağabeyim, Yrd. Doç. Dr. M. Şahin Alagöz`e, Her türlü bilimsel ve fikri teşebbüsümün destekçisi ve başarılı sonucunun müsebbibi, bilim adamı ve idealist olma yolundaki en önemli ilham kaynağım babam ve sahip olduğum maddi manevi her şeyde arkamdaki en önemli kişi annem`e, Ve son olarak, tüm hayatımın en önemli kişisi, varlığımın yegâne sebebi, yaptığım ve yapacağım her türlü bilimsel, sosyal faaliyet ve başarının tek sahibi, herşeyim, ağabeyim, Doç. Dr. Afşin Uysal`a, Sevgi, saygı ve sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

7 vi ŞEKİLLER Şekil 1.1: Carl Manchot un (1889) 1880 lerde ortaya koyduğu cildin damarsal beslenmesini gösteren çizim. 2 Şekil 1.2: Önden (A) ve arkadan (B) bakışta damarların beslediği alanlar. Arteres de la Peau. Michel Salmon (1936) 3 Şekil 1.3: Random paternli beslenen flep dolaşımının şematize olarak gösterilmesi. 4 Şekil 1.4: Aksiyel paternli beslenen flep dolaşımının şematize olarak gösterilmesi. 4 Şekil 1.5: Nakajima ya (1986) göre altı farklı tipteki perforatör. A: Kas damarlarının direkt cilt perforatörü. B. Septokutanöz perforatör. C: Direkt cilt perforatörü. D: Muskulokutanöz perforatör. E: Direkt septokutanöz perforatör. F: Kas damarlarının kutanöz perforatör dalı. 5 Şekil 1.6: A. carotis externa nın dalları. (Gray s Anatomy) 7 Şekil 1.7: Sag a. facialis ten verilen kurşun oksit ile çekilen yüz cildinin radyografisi. Sağ ve sol taraf arasındaki anastomozlar özellikler a. labialis ler çevresinde belirgin. (Whetzel ve Mathes, 1992) 9 Şekil 2.1: Lateral preaurikuler hattan mediale doğru yapılan diseksiyonun şematik olarak gösterimi. 11 Şekil 2.2 : Preaurikuler ön hat insizyonun kadavrada yapılmış şekli. Sağ-alt taraftan görünüş. 12 Şekil 3.1: Yüzdeki on bölge 13 Şekil 3.2: Preaurikuler bölgedeki perforatörlerin kadavra görünümü. 14 Şekil 3.3: Preaurikuler bölgedeki bir perforatörün gl. parotidea dan çıkıp cildi beslediği görünüm. 15 Şekil 3.4: Submental bölgede her kadavrada bulunan, ort. 0,52 mm çaplı perforatör ve beslediği subdermal pleksus. 16

8 vii Şekil 3.5: Zigomatiko-orbital bölgede a. transversa faciei nin (TFA) a. temporalis superficialis ten (STA) ayrıldığı bölüm. 17 Şekil 3.6 : Zigomatiko-orbital bölgede çok sayıda perforatör gözlendi. 18 Şekil 3.7: Bukkal bölgede subdermal pleksusu besleyen çok sayıda perforatör. 19 Şekil 3.8: Labium inferius bölgesinde cildi besleyen perforatörler. Resmin üst kesiminde kıl kökleri görülüyor. 20 Şekil 3.9: Labium inferius bölgesinde cildi besleyen çok sayıda perforatör. 20 Şekil 3.10: Labium superius bölgesindeki cildi ve mukozayı besleyen perforatörler. 21 Şekil 3.11: Labium superius bölgesindeki cildi besleyen perforatörler ölçümler sonrası kesilmiş. Kıl kökleri subdermal pleksus seviyesinde görülüyor (O). 21 Şekil 3.12:A. facialis (FA) a. nasolabialis (NA), a. labialis superior (SLA) ve r. lateralis nasi (LNA) 22 Şekil 3.13: A. nasolabialis (NA) ve cildi besleyen perforatörler (P) 22 Şekil 3.14: A. nasolabilalis in (NA) cilde verdiği perforatörlerin görünümü. Toplu iğne (t) modiolusun gösterir. 22 Şekil 3.15 : Şekil 24`deki perforatörlerin yakından görünümü. 22 Şekil 3.16: Dorsum nasi de r. lateralis nasi nin devamı ve cilde verdiği perforatörler. Burada ölçüm yapılmış perforatörler kesilerek cilt flebi kaldırılmış. 23 Şekil 3.17: Gözün kaudalinden bakıldığında alt göz kapağı cildini besleyen perforatörler. 24 Şekil 3.18: Gözün kranialinden bakıldığında üst göz kapağı cildini besleyen perforatörler. 24 Şekil 3.19: Üst ve alt göz kapaklarının cildi kaldırılmış, perforatörler kesilmiş halde görünümü. 24 Şekil 3.20: Frontal bölge perforatörlerinin görünümü. 25

9 viii Şekil 3.21: Başka bir kadavrada, frontal bölge perforatörlerinin yakından görünümü. 25 Şekil 3.22: Bölgelere göre perforatörlerin sayısı ve toplam perforatör sayısına göre yüzde değerleri. 26

10 ix ÇİZELGELER Çizelge 3.1. Perforatör sayılarının bölgelere göre dağılımı. 26

11 1 1. GİRİŞ Cildin vasküler beslenmesi, doğru olarak ilk kez 1628 yılında William Harvey in (1976) yaptığı çalışmada ortaya konulmuştur. Sonraki yıllarda, Wladimir Tomsa (1873) ve Werner Spalteholz (1893) yaptıkları çalışmalar ile cildin beslenmesi ve fizyolojisi ile ilgili önemli bilgileri literatüre kazandırmıştır. Tomsa yaptığı çalışmada, cildin subdermal ve dermal pleksus bölgelerindeki damarsal yapıları ortaya koymak için enjeksiyon tekniklerinden faydalanmıştır. Spalteholz ise yaptığı çalışmada, jelatinli ve pigmentli enjeksiyon yöntemleri ile cildin direkt ve indirekt perforatörlerini tarif etmiştir. Spalteholz cildi besleyen arterleri iki gruba ayırmıştır. Birinci grup arterleri, cilde direkt olarak gittikleri için, direkt arterler olarak adlandırmıştır. Bu damarlar tipik olarak, septum intermusculare den geçerek cilde giderler ve primer olarak cildi beslerler. Bu damarlardan bazıları, seyirleri boyunca subkutanöz dokuda uzun bir yol izler ve cilt altı dokuya pek çok dal verirler. Bu damarlar, cerrahlar tarafından büyük aksiyel paternli fleplerin kullanılmasında ilk olarak bilinen damarlardır. İkinci grup arterleri de, cilde indirekt olarak ulaştıkları için, indirekt arterler olarak isimlendirmiştir. Bu tip perforatörler, öncelikle kas gibi daha derindeki dokuların beslenmesini sağladıktan sonra cilde ulaşan dallardır. Spalteholz un tarif ettiği bu iki damar sistemi arasındaki fark, direkt perforatörlerin çoğunluğunun septokutanöz, indirekt perforatörlerin ise muskulokutanöz yapıda bulunmasıdır. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalar, çok çeşitli varyasyonların olduğunu ortaya koymaktadır. Carl Manchot (1889), 1895 yılında X-ray in Roentgen tarafından tanımlanmasından önce, cildin beslenmesi ile ilgili mükemmel bir çalışmayı sistematik bir şekilde ortaya koymuştur (Şekil 1.1). Yaptığı çalışmada her bir damarın beslediği alanları ortaya koymuştur. Radyolojik tekniklerden faydalanmadan yapılan bu anatomik çalışmada, elde edilen bilgilerin tamamı doğru olmasa da, birçok cerrahın yeni flepler tanımlamasını sağlamıştır (Manchot, 1982).

12 2 Daha sonra Michel Salmon (1936) 1930 lu yıllarda cildin beslenmesi ile ilgili yeni bir çalışma yapmıştır. Salmon anatomik disseksiyona ek olarak, gümüş oksid enjeksiyonu ile radyolojik görüntülemelerden faydalanarak cildin beslenmesini ortaya koymuştur. Salmon yaptığı bu çalışmada, Manchot un çalışmasında belirtilen vasküler alanların Şekil 1.1: Carl Manchot un (1889) 1880 lerde ortaya koyduğu cildin damarsal beslenmesini gösteren çizim. yaklaşık iki katı kadar vasküler alan belirlemiştir. (Şekil 1.2). Salmon un yaptığı çalışmaların pek çoğu modern flep cerrahisinin gelişmesinde, doğru ve uygulanabilir bilgiler sunmasının yanı sıra, daha sonra yapılan anatomik çalışmalara da iyi bir kaynak olmuştur.

13 3 Geçen yüzyılda uygulanan tüm cilt flepleri, random paternli flepler idi. (Blondeel ve ark., 2006) Random paternli flepler, cildin dolaşımı ve subdermal pleksus dikkate alınmadan kullanılan fleplerdir (Şekil 1.3) (Mathes ve ark., 1997; Pearl ve Johnson, 1983). Bu flepler, transpoze ediliş şekline (ör. ilerletme veya rotasyon), şekillerine (ör. tüp flepler) veya gidecekleri yere göre (ör. lokal veya uzak) sınıflandırılmıştır. (Daniel ve Kerrigan, 1990). Random paternli bu fleplerin sınırlı kan akımları nedeni ile en/boy oranları sınırlı tutulmak zorunda kalınmaktaydı. Şekil 1.2: Önden (A) ve arkadan (B) bakışta damarların beslediği alanlar. Arteres de la Peau. Michel Salmon (1936) Ger (1971), Orticochea ve diğerleri(1972), kas fleplerinin, tek başına kasla veya üzerindeki ciltle beraber, büyük boyutlarda ve güvenle kullanılabileceğini göstermişlerdir. McGregor ve Morgan ın (1973) reform niteliğinde yaptıkları çalışmalarda, vücudun belirli bölgelerinin derin fasiasından geçerek gelen bazı damarları,

14 4 önceden bilerek takip edilebileceğini ortaya koymuşlardır. Bu buluş, çok daha büyük cilt fleplerinin, besleyici damarların seyrine uygun olarak güvenle kaldırılmasına ile yerleştirilmesi olanak sağlamıştır. Bu flepler bugün aksiyel paternli flepler olarak tanımlanmaktadır (Şekil 1.4). Şekil 1.3: Random paternli beslenen flep dolaşımının şematize olarak gösterilmesi. Şekil 1.4: Aksiyel paternli beslenen flep dolaşımının şematize olarak gösterilmesi. Cilt fleplerinin 20. yüzyılın son yarısında geçirdiği evrimde, cildin intrinsik kan akımının, flep yaşayabilirliğinde çok önemli olduğu görüldü. Milton (1970), cilt fleplerinin yaşayabilirliğinin, cilt içinde bırakılan damarlara bağlı olduğunu vurgulamasına rağmen, cilt kan akımının ana kaynakları, tam olarak ortaya konamamıştır. Nakajima ve ark. (1986), ana damarlardan kaynaklanan 6 farklı tipte derin fasial perforatör yapıyı sistematik olarak ortaya koymuşlardır (Şekil 1.5). Bu araştırmacıların ortaya koyduğu direkt fasial perforatörler, McGregor ve Morgan ın (1973) tanımladığı aksiyel damarlara uymaktadır. Buna göre, direkt septokutanöz dallar interkompartmanal septaları, septokutanöz perforatörler ise intermuskuler septaları geçmektedir. Bu damarların her birinin cildin beslenmesi için yeterli olduğu belirtilmiştir.

15 5 Cildi besleyen perforatör arterler, kaynaklandıkları ana arterden ayrıldıktan sonra, kas içinden, septumdan veya direkt olarak cilde gitmek suretiyle cilt beslenmesinde önemli rol oynarlar. Bu bilginin ışığında, Kroll ve Rosenfield in (1988) tanımladıkları tek perforatör bazlı kaldırılan flepler ile lokal veya uzak bölge defektlerini kapamada yeni bir dönem açılmıştır. Bölgesel veya uzak flep şeklinde kullanılan bu fleplerin geleneksel fleplere kıyasla en önemli avantajı, büyük arter sakrifikasyonu gerektirmemesi ve düşük donör alan morbiditesidir (Hallock 2003, 2005). Ancak, en önemli dezavantajı da, anatomik olarak çıkış yerleri ve çapları konusunda çeşitli varyasyonların olmasıdır. Ayrıca bilginin yeni olması, yeterli ve güvenilir bilginin bulunmayışı da, önemli bir dezavantajdır. Şekil 1.5: Nakajima ya (1986) göre altı farklı tipteki perforatör. A: Kas damarlarının direkt cilt perforatörü. B. Septokutanöz perforatör. C: Direkt cilt perforatörü. D: Muskulokutanöz perforatör. E: Direkt septokutanöz perforatör. F: Kas damarlarının kutanöz perforatör dalı.

16 6 Yüz Cildinin Arteriyel Anatomisi: Anatomi kitapları ve yayınlanmış literatür bilgilerine göre, yüz bölgesinin cildini besleyen en önemli arterler a. carotis externa ve a. carotis interna nın dalı olan a. ophthalmica nın dallarıdır. Ağırlıklı olarak a. carotis externa olmakla birlikte, carotis interna nın dalları da yaptıkları anastomozlar ile yüz bölgesinin cildinin beslenmesine katkıda bulunur. (Arıncı ve Elhan 2006). A. carotis externa: Cartilago thyroidea nın üst kenarı seviyesinde başlar ve yukarı çıkarken biraz öne ve sonra da arkaya uzanarak collum mandibulae nin arkasında fossa retromandibularis e gelir. Burada a. maxillaris ve a. temporalis superficialis olmak üzere iki uç dalına ayrılır. Trigonum caroticum da a. lingualis in biraz yukarısında a. facialis dalını verir. A. facialis: Ramus mandibulae nin altına doğru uzanırken m. digastricus un venter posterior u ile m. stylohyoideus un derininden geçerek gl. submandibularis in arkasındaki oluğa gelir. Daha sonra yüzeyelleşir ve m. masseter in ön kenarında mandibula nın alt kenarını çaprazlayarak yüze ulaşır. A. facialis yüzde, yanağın hareketlerinden etkilenmemesi için kıvrıntılı bir yol takip ederek ağız köşesinden geçer. Burnun iç köşesine kadar uzanır ve burada a. angularis olarak isimlendirilir. A. angularis de, a. ophthalmica nın bir dalı ile anastomoz yapar. A. submentalis: Gl. submandibularis ten çıktıktan sonra a. facialis in boyunda verdiği en kalın dalıdır. Bu dal corpus mandibulae nin alt kenarı boyunca m. mylohyoideus ile m. digastricus un venter anterior u arasında çene ucuna doğru uzanır. Burada a. sublingualis ve a. alveolaris inferior un dalları ile anastomoz yapar. A. labialis inferior: M. depressor anguli oris in derininden geçerek kıvrıntılı bir şekilde m. orbicularis oris ile mukoza arasında uzanır. Alt dudaktaki kas, bez ve mukozayı besleyerek karşı tarafın aynı arteri ve a. alveolaris inferior un dalları ile anastomoz yapar. A. labialis superior: A. facialis in diğer bir dalı olup, a. labilais inferior dan daha kalın ve kıvrıntılıdır. Aynı şekilde üst dudakta ilerleyerek karşı tarafın aynı damarı

17 7 ile anastomoz yapar. Verdiği iki uç dal yukarıya, burna doğru uzanır. Bunlardan burun bölgesine gidene r. septi nasi denir. Her iki tarafın a. labialis superior ve inferior u, ağız etrafında birleşerek circulus anteriosus labiorum denilen halkayı oluştururlar. Dudakların kanla fazla beslenmelerinden dolayı dudakta oluşan yaralar çabuk iyileşir. R. lateralis nasi: A. facialis in burnun yan tarafında verdiği daldır. Burun sırtı ve kanatlarını besler. A. angularis: A. facialis in son bölümüdür. Burnun yan ve uç tarafında gözün medialine doğru v. angularis ile beraber uzanır. Dalları a. infraorbitalis in, kendisi de a. ophthalmica nın dalları ile anastomoz yapar. A. facialis in isim verilmiş bu dallarından başka, kaslara giden birçok dalları da vardır. Bu kas dalları, kasları besledikten sonra yüzeye doğru yönelir ve cildi beslerler (Şekil 1.6) (Arıncı ve Elhan 2006). Şekil 1.6: A. carotis externa nın dalları. (Gray s Anatomy) A. temporalis superficialis: A. temporalis superficialis a. maxillaris e göre daha ince olup, a. carotis externa nın bir devamı şeklinde uzanır. Gl. parotidea içinde ve collum mandibulae hizasında başlayan bu arter, proc. zygomaticus un arka bölümü

18 8 üzerinden geçerek 5 cm kadar yukarıda r. frontalis ve r. parietalis olmak üzere iki uç dalına ayrılır. A. transversa faciei: A. facialis in bezden çıkmadan verdiği dalı olup, yüz cildi dolaşımındaki en önemli arterdir. Bezin içinde ve bezden çıktıktan sonra da arcus zygomaticus un alt kenarı ile ductus parotideus arasında öne doğru ilerler. Bu arter içinden geçtiği bezi, bezin kanalını, m. masseter ve üzerini örten deri bölümünü besler. Komşu damarla anastomoz yapar. R. zygomatico-orbitalis: A. temporalis superficialis in fascia temporalis in iki yaprağı arasında, arcus zygomaticus un üst kenarı boyunca, göz kapaklarına doğru uzanan dalıdır. Etraf yapıları ve cildi besleyerek, a. ophthalmica nın dalları ile anastomoz yapar. R. frontalis, a. temporalis superficialis in iki uç dalından biridir. Kıvrıntılı bir şekilde alna doğru uzanır ve bu bölgedeki yapıları besler. A. frontalis ve a. supraorbitalis in dalları ile anastomoz yapar. (Arıncı ve Elhan 2006) Yukarıda anlatılan arterler yüzün ana besleyici arterleri olarak kabul edilir ve bu arterlerden cildi besleyen perforatör arterler çıkar. Perforatör arterler isimlendirilmemiş olup boyutları ve yerleşimleri konusunda çalışmalar çok az sayıdadır. Yüzün bilinen en önemli perforatör arteri a. nasolabialis tir. A. facialis, a. labialis superior dalını vermeden önce sulcus nasolabialis seviyesinde cilde ve o bölge yağ dokusuna a. nasolabialis i verir. Bu dal cilt altı yağ dokusu içinde ilerler ve o bölge cildini besler (Hagan ve Walker 1988). Whetzel ve Mathes (1992) yüz bölgesinin cildinin beslenmesini inceleyerek yüz bölgesinde damarsal alanları belirlemişlerdir. Bu alanların tek bir arter tarafından beslendiğini ve bu arterlerin subdermal pleksuslar seviyesinde bağlantılarının olduğunu tarif etmişlerdir. Bu bölgeler; a. transversa faciei, a. submentalis, a. zigomatico-orbitalis, a. auricularis anterior, a. supratrochlearis, a. temporalis superficialis in frontal dalı, a. labialis superior ve a. labialis inferior olarak adlandırılmıştır. Mitz ve Peyronie (1976) çalışmalarında, yüzün ana besleyici damarlarının, kasların altında seyrettiğini ve bu damarlardan çıkan dalların cildi

19 9 beslediğini göstermişlerdir. 1980`lerin sonu ve 1990`larda kullanılmaya başlanan perforatör arter terimi ile Whetzel ve Mathes (1992), cildin perforatör arterlerinin kasların altında ve içinde ilerleyen ana arterlerden dallanarak cildin subdermal pleksusunun oluşturduğunu tarif etmişlerdir. (Şekil 1.7) Şekil 1.7: Sag a. facialis ten verilen kurşun oksit ile çekilen yüz cildinin radyografisi. Sağ ve sol taraf arasındaki anastomozlar özellikler a. labialis ler çevresinde belirgin. (Whetzel ve Mathes, 1992) Yüz bölgesinin kanser tedavisi veya travma sonrası oluşan defektlerinde her ne kadar greft kullanımı mümkün olsa da, flep, gerek görünüm gerekse uzun vadeli sonuçları bakımından üstünlük göstermektedir. (Bozikov ve ark. 2008, Hofer ve ark 2005)Yanık hastalarında da flepler ile onarım, greft ile onarıma oranla daha etkin çözümlerdendir. Yüz bölgesinin ana arterleri kullanılarak birçok flep tarif edilmiştir. Bu arterlerin sonlanması olan cilt perforatörleri ile ilgili bilgi, daha özellikli flep tariflerinde faydalı olacaktır. Böylece, ameliyatların morbiditesi azalacak, sonuçlar daha iyi olabilecektir. Yüz germe cerrahisinde yüzün cildi birçok bölgede değişik cerrahi tekniklerde farklı

20 10 şekillerde kaldırılmaktadır. Değişik teknikler için özellikli dinamik anatomi çalışmaları yapılmıştır. Schaverin ve ark (2009) lateral yüz germe flebinin arteriyel ve venöz anatomisini çalışmışlar ancak çalışmalarını bu flebin ana besleyici arteri ve veni üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Whetzel ve Stevenson (1997) da yüz germe flebinin ana besleyici arterinin a. transversa faciei yi olduğunu göstermişlerdir. Yüz cildinin ana besleyici arterinin bilgisine ek olarak cildin perforatörlerinin bilinmesi hem ameliyatlarda daha iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olacak hem de farklı teknikler oluşturulmasında faydalı olacaktır. Dolaşımı iyi bilinen yüz bölgesinin cilt perforatörlerinin çap ve çıkış yerlerinin detaylı anatomik çalışmalar ile ortaya konulması, yüz bölgesindeki defektlerde perforatör fleplerin kullanımını artıracaktır. Bu sayede ana arterleri sakrifiye etmeden, güvenli ve kolay bir şekilde kullanılacak perforatör flepler ile hasta morbiditesi ve ameliyat masrafları azaltılarak tedavi sağlanabilecektir. Bu nedenle yaptığımız çalışmadaki amacımız, yüzün cildini besleyen perforatör arterlerin subdermal pleksusa girdikleri yerleri, çaplarını ve sayılarını ortaya koymaktır.

21 11 2. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışmada, bilinen veya çalışma esnasında karşılaşılan herhangi bir damarsal hastalığı bulunmayan, % 10 luk formaldehit (Merck KgaA, Germany) ile tesbit edilmiş, yaş otalaması 43 (38-59) olan biri kadın dördü erkek olmak üzere toplam 5 kadavaradan elde edilen 10 yüz yarısı kullanılmıştır. A. carotis communis, boyunda disseke edilmiştir. Kanülasyonu takiben, 200 ml lateks, fizyolojik basınç altında, manuel olarak arter içerisine verilmiştir. Lateks, Reynolds ın (1968) tarif ettiği gibi bir gece oda sıcaklığında katılaşmaya bırakılmıştır. Temporal saç çizgisi, preauriküler hat ve m. sternocleidomastoidus un ön yüzünden cilt insizyonu yapılarak subdermal pleksusun derininde cilt altı yağ dokusundaki perforatörler incelendi. Diseksiyon, lateralden mediale doğru yapıldı (Şekil 2.1). Şekil 2.1: Lateral preaurikuler hattan mediale doğru yapılan diseksiyonun şematik olarak gösterimi. Diseksiyonlar ameliyat mikroskobu (x0,4-x1,6) eşliğinde gerçekleştirilmiştir. Tespit

22 12 edilen bütün cilt perforatörlerinin çapları dijital mikrometre ile ölçülüp kayıt altına alınmıştır. Her perforatörün, preavrikuler ön hat ve medial ve lateral kantus ile aurikula superioris hattından uzaklıkları not edilmiştir. A. carotis externa nın yüz bölgesinin dolaşıma katkıda bulunan terminal dallarının çapları ana arterden ayrıldıkları yerden ölçülmüştür. Diseksiyon lateralden mediale preaurikuler hattan başlamıştır (Şekil 2.2). Yüz cilt flebi subdermal pleksus derininden kaldırılarak mediale doğru ilerlendi. Çapları 0,10 mm ve üzerinde olan perforatörler fotoğraf çekimi, çap ve uzaklık ölçümlerini takiben kesilerek diseksiyona devam edildi. Şekil 2.2 : Preaurikuler ön hat insizyonun kadavrada yapılmış şekli. Sağ-alt taraftan görünüş.

23 13 3. BULGULAR A. carotis externa nın terminal dallarının çapları: A. facialis 2,13 ± 0,37 mm (1,76-2,50) A. submentalis 0,81 ± 0,13 mm (0,68-0,94) A. labialis superior 0,32 ± 0,08 mm (0,23-0,41) A. labialis inferior 0,28 ± 0,09 mm (0,20-0,39) A. transversa faciei 1,62 ± 0,36mm (1,28-2,01) A. temporalis superficialis 2,47 ± 0,51 mm (1,87-2,97) A. supratrochlearis 1,08 ± 0,23 mm (0,71-1,31) A. supraorbitalis 0,86 ± 0,17 mm (0,61-1,02) A. temporalis superficialis`in frontal dalı 0,79 ± 0,24 mm (0,52-0,98) Diseksiyonlar sonrası elde edilen uzaklık ölçümlerinin pratik olarak kullanılabilmesi için yüz 10 bölgeye ayrılmıştır (Şekil 3.1). Bu bölgeler, perforatör yerleşimleri, perforatörlerin köken aldığı ana arterler, alttaki kemik ve kas yapıları ve daha önceki literatür bilgisine göre oluşturulmuştur. Bu on bölge şunlardır: 1. Preauriculer 2. Submental 3. Zigomatico-orbital 4. Bukkal 5. Labium inferius 6. Labium superius 7. Nasolabial 8. Nasal 9. Periorbital 10. Frontal Şekil 3.1: Yüzdeki on bölge

24 Preaurikuler Bölge: Preaurikuler bölge, kranialde os zigomaticum un alt kenarı, kavdalde ramus mandibulae nin üst kenarı, lateralde kulak ön hattı, medialde parotis bezi medial sınırı olarak belirlenmiştir. Lateralden mediale ilerledikçe perforatörlerin çaplarında büyüme, buna karşılık sayılarında azalma görüldü. Bu bölgedeki perforatörlerin ortalama çapı 0,21 ± 0,09 mm (0,12-0,30), sayısı da 17,37 ± 1,93 (15-19) olarak bulundu. Bu bölge perforatörlerinin, tüm yüz bölgesi perforatörlerine oranı %14,53 idi (Şekil 3.2, 3.3). Şekil 3.2: Preaurikuler bölgedeki perforatörlerin kadavra görünümü.

25 15 Şekil 3.3: Preaurikuler bölgedeki bir perforatörün gl. parotidea dan çıkıp cildi beslediği görünüm. 3.2 Submental Bölge: Submental bölgeyi, kranialde ramus mandibulae nin üst kenarı, kavdalde os hyoideum seviyesi, lateralde kulak ön hattı, medialde lateral kantustan çizilen sagital hat sınırlar. A. submentalis den köken alan çok sayıda perforatör arasında ort. 0,52 mm (0,48-0,56) çaplı ve her kadavrada aynı yerleşimde bulunan bir perforatör ün tüm ramus mandibulae boyunca uzandığı tesbit edilmiştir. Resim 13 de görüldüğü gibi ortalama 8x3cm lik bir cilt flebin subdermal pleksusunu beslediği, bu flebin subdermal pleksusunun medialde r. mentalis den köken alan büyük bir perforatörle anastomoz yaptığı gözlenmiştir (Şekil 3.4). Bu bölgedeki perforatörlerin ortalama çapı 0,26 ± 0,12 mm, (0,14-0,38) sayısı da 14,53 ± 1,48 (12-17) olarak bulunmuştur. Bu bölge perforatörlerinin, tüm yüz bölgesi perforatörlerine oranı %12,15 idi.

26 16 Şekil 3.4: Submental bölgede her kadavrada bulunan, ort. 0,52 mm çaplı perforatör ve beslediği subdermal pleksus. 3.3 Zigomatiko-orbital Bölge: Bu bölgeyi kaudalde, preavrikuler bölgenin üst sınırı, kranialde kaşın lateralinden başlayıp auricula nın superioruna uzanan hat, lateralde preavrikuler ön hat ve temporal saç çizgisi, medialde fissura zigomaticofrontale sınırlar. Os zygomaticum üzerinde çok az sayıda ve küçük perforatör bulunurken, arcus zygomatcus un alt kenarında ve preavrikuler bölgenin üst sınırında bulunan a. transversa faciei den çıkan çok sayıda perforatör gözlenmiştir (Şekil 3.5, 3.6). Bu perforatörlerin malar fat pad bölgesinde de devam ettiği, özellikle bu bölgenin medial sınırında çapı ort. 0,48 mm (0,42-0,53) olan ve her kadavrada bulunan bir perforatörün, infraorbital bölgeye uzanan ortalama 5x2cm lik bir cilt flebinin subdermal pleksusunu beslediği, bu flebin subdermal pleksususun medialde a. infraorbitalis ten köken alan perforatörler ile anastomoz yaptığı

27 17 belirlenmiştir. Bu bölgedeki perforatörlerin ortalama çapı 0,23 ± 0,09 mm (0,14-0,32), sayısı da 10,67 ± 1,23 (8-13) olarak bulunmuştur. Bu bölge perforatörlerinin, tüm yüz bölgesi perforatörlerine oranı % 8,93 idi. TFA STA Şekil 3.5: Zigomatiko-orbital bölgede a. transversa faciei nin (TFA) a. temporalis superficialis ten (STA) ayrıldığı bölüm. 3.4 Bukkal Bölge: Bu bölge, lateralde preavrikuler bölgenin medial sınırı, medialde mid-pupila ve for. infraorbitalis ten geçen hat, kranialde maxilla nın infraorbital ve kavdalde

28 18 Şekil 3.6 : Zigomatiko-orbital bölgede çok sayıda perforatör gözlendi. submental bölgenin ve labium inferius bölgesinin üst sınırı olarak belirlenmiştir. A. infraorbitalis ten köken alan ve laterale uzanan perforatörler ile subdermal pleksus seviyesinde anastomoz yapan çok sayıda perforatör tespit edildi. Değişik kadavralarda malar fat pad in değişen yerleşimine göre, malar fat pad içinden çıkan çok sayıda perforatör mevcuttur. Bu bölgedeki perforatörlerin ortalama çapı 0,43 ± 0,19 mm, (0,15-0,62) sayısı da 14,73 ± 2,53 (10-17) olarak bulunmuştur. Bu bölge perforatörlerinin, tüm yüz bölgesi perforatörlerine oranı %12,32 idi (Şekil 3.7).

29 19 Şekil 3.7: Bukkal bölgede subdermal pleksusu besleyen çok sayıda perforatör. 3.5 Labium inferius bölgesi: Bu bölgeyi, lateralde submental bölge medial sınırı, medialde, ön median hat, kranialde m. orbicularis oris ve kavdalde ramus mandibulae nin alt kenarı sınırlar. A. labialis inferior dan köken alan çoklu perforatörlere ek olarak r. mentalis in kasları besledikten sonra verdiği terminal dallardan köken alan perforatörler de mevcut olduğu görülmüştür. A. submentalis in terminal dalı nın ramus mandibulae nin kranialinde cildi besleyen büyük bir perforatör olarak sonlandığı gözlenmiştir. Bu bölgedeki perforatörlerin ortalama çapı 0,18 ± 0,07 mm (0,10-0,26), sayısı da 12,17 ± 1,64 (10-14) olarak bulundu. Bu bölge perforatörlerinin, tüm yüz bölgesi perforatörlerine oranı %10,18 olarak bulunmuştur (Şekil 3.8, 3.9).

30 20 Şekil 3.8: Labium inferius bölgesinde cildi besleyen perforatörler. Resmin üst kesiminde kıl kökleri görülüyor. Şekil 3.9: Labium inferius bölgesinde cildi besleyen çok sayıda perforatör.

Ebru Şahin, Gözde Akyol, Görkem Kunt, Yiğithan Keskin, Utku Yalınbaş, Begüm Şahin,

Ebru Şahin, Gözde Akyol, Görkem Kunt, Yiğithan Keskin, Utku Yalınbaş, Begüm Şahin, Perforatör Propeller Flepler ile Konvansiyonel Fleplerin Karşılaştırılması Ebru Şahin, Gözde Akyol, Görkem Kunt, Yiğithan Keskin, Utku Yalınbaş, Begüm Şahin, Numan İlteriş Çevik Danışman: Dr. Çağrı Uysal

Detaylı

Kozmetik ve Cerrahi Uygulamalar için Yüz Anatomisi

Kozmetik ve Cerrahi Uygulamalar için Yüz Anatomisi Sürekli Eğitim / Continuing Medical Education Turk J Dermatol 2015; 3: 115-22 DOI: 10.4274/tdd.090301 115 Pelin Koçyiğit, Mehmet Ali Güner* Kozmetik ve Cerrahi Uygulamalar için Yüz Anatomisi Facial Anatomy

Detaylı

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Dr. Lütfi Eroğlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik cerrahi Anabilim Dalı Mastektomi ile ilgili ameliyatların tarihsel süreci

Detaylı

BURUN (NASUS) Prof. Dr. Mürvet Tuncel. Burun solunum ve koku organıdır. Kemik ve kıkırdaktan yapılmış olup üzeri kas ve deri ile örtülüdür.

BURUN (NASUS) Prof. Dr. Mürvet Tuncel. Burun solunum ve koku organıdır. Kemik ve kıkırdaktan yapılmış olup üzeri kas ve deri ile örtülüdür. BURUN (NASUS) Prof. Dr. Mürvet Tuncel Burun solunum ve koku organıdır. Kemik ve kıkırdaktan yapılmış olup üzeri kas ve deri ile örtülüdür. Yapısı iki kısımda incelenir: - Nasus externus (dış burun) - Cavitas

Detaylı

Burun yumuşak doku defektlerinin onarımı

Burun yumuşak doku defektlerinin onarımı BEHBUT CEVANŞİR KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI.. VE BAŞ BOYUN CERRAHİSİ DERNEĞİ Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2010;20(2):64-70 Çalışma - Araştırma / Original Article 64 Burun yumuşak doku defektlerinin

Detaylı

Güncel Perforatör Flep Çeşitleri ve Uygulamaları

Güncel Perforatör Flep Çeşitleri ve Uygulamaları doi:10.5222/otd.2012.001 Derleme Güncel Perforatör Flep Çeşitleri ve Uygulamaları Ali Rıza Öreroğlu, İlker Üsçetin, Seda Barutça, Çağdaş Orman, Mehmet Karahangil, Mithat Akan S.B. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma

Detaylı

MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ

MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ Trigeminal Sinirin Dalları N. ophthalmicus N. maxillaris N. mandibularis Maksiller Sinirin Dalları N. infraorbitalis N.zygomaticus N.alveolaris superioris anterioris N.alveolaris

Detaylı

İsmail Murat Onyedi ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER

İsmail Murat Onyedi ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER İsmail Murat Onyedi ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER 1- Agir H., Sen C., Alagoz S., Onyedi M., Isıl E., Distally Based Posterior İnterosseous Flap: Primary Role in Soft Tissue Reconstruction

Detaylı

Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral. Bukkal Mukoza Komissüroplasti. Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps

Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral. Bukkal Mukoza Komissüroplasti. Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps Bukkal Mukoza Komissüroplasti Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps 1. Erol DEMİRSEREN *, O. Murat ÖZDEMİR

Detaylı

YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ

YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 2, Sayfa 161-167, 1985 BILATERAL DUDAK YARıKLARıNıN VEAU YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ ııı AMELIYAT Galip ERGEN* Nejat SAYAN** Bilateral dudak yarıklarında maksiller segmentler

Detaylı

MEDİAL KANTAL BÖLGE CİLT DEFEKTLERİNDE REKONSTRÜKSİYON ALTERNATİFLERİ RECONSTRUCTION ALTERNATIVES OF MEDIAL CANTHAL REGION SKIN DEFECTS

MEDİAL KANTAL BÖLGE CİLT DEFEKTLERİNDE REKONSTRÜKSİYON ALTERNATİFLERİ RECONSTRUCTION ALTERNATIVES OF MEDIAL CANTHAL REGION SKIN DEFECTS ORİJİNAL ARAŞTIRMA ORIGINAL RESEARCH TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ DERGİSİ 2014 Cilt 22 / Sayı 3 MEDİAL KANTAL BÖLGE CİLT DEFEKTLERİNDE REKONSTRÜKSİYON ALTERNATİFLERİ RECONSTRUCTION ALTERNATIVES

Detaylı

Anterolateral Uyluk Flebi: 16 Olguda Klinik Deneyimlerimiz

Anterolateral Uyluk Flebi: 16 Olguda Klinik Deneyimlerimiz Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 41 (3) 109113, 2015 ÖZGÜN ARAŞTIRMA Anterolateral Uyluk Flebi: 16 Olguda Klinik Deneyimlerimiz Burak ERSEN 1, Selçuk AKIN 2, Mehmet Can ŞAKI 3, Orhan TUNALI 2,

Detaylı

Travmatik Yaralanmalarda ve Kronik Yaralardaki Defektlerin Serbest Grasilis Kas Flebi Kullanılarak Kapatılması

Travmatik Yaralanmalarda ve Kronik Yaralardaki Defektlerin Serbest Grasilis Kas Flebi Kullanılarak Kapatılması Travmatik Yaralanmalarda ve Kronik Yaralardaki Defektlerin Serbest Grasilis Kas Flebi Kullanılarak Kapatılması Esen İbrahim KARAKAYA, İlker YAZICI, Cahit VURAL, Sevin FARİZ, Tarık ÇAVUŞOĞLU, İbrahim VARGEL

Detaylı

NAZAL REKONSTRÜKSİYONDA DENEYİMLERİMİZ ve MODİFİYE NAZAL SUBÜNİTELERİN ROLÜ

NAZAL REKONSTRÜKSİYONDA DENEYİMLERİMİZ ve MODİFİYE NAZAL SUBÜNİTELERİN ROLÜ ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 56, Sayı 3, 2003 151-158 NAZAL REKONSTRÜKSİYONDA DENEYİMLERİMİZ ve MODİFİYE NAZAL SUBÜNİTELERİN ROLÜ Savaş Serel* Erdem Yormuk* Atilla Ersoy* Zeynep Şen*

Detaylı

ÜST GÖZ KAPAĞI TAM KAYIPLARINDA FRĠCKE FLEP ĠLE ONARIM*

ÜST GÖZ KAPAĞI TAM KAYIPLARINDA FRĠCKE FLEP ĠLE ONARIM* ÜST GÖZ KAPAĞI TAM KAYIPLARINDA FRĠCKE FLEP ĠLE ONARIM* A. Cemal AYGIT, Yağmur AYDIN, M. Semih AYHAN, H. Nazmi BAYÇIN Background and Design.- Between May 1996-January 1998, four cases with total full-thickness

Detaylı

Baş ve Boyun Doku Defektlerinin Rekonstrüksiyonu: 33 Serbest Flebin Analizi

Baş ve Boyun Doku Defektlerinin Rekonstrüksiyonu: 33 Serbest Flebin Analizi Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 40 (2) 63-67, 2014 ÖZGÜN ARAŞTIRMA Baş ve Boyun Doku Defektlerinin Rekonstrüksiyonu: 33 Serbest Flebin Analizi Burak ERSEN, Mehmet Can ŞAKI, Orhan TUNALI, İsmail

Detaylı

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI Prof. Dr. HALDUN İPLİKÇİOĞLU İmplant vakaları neden sınıflandırılmalıdır? İmplantoloji yüksek düzeyde bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu konuda çalışmalar

Detaylı

Pediatrik Hastalarda Baş ve Boyun Blokları

Pediatrik Hastalarda Baş ve Boyun Blokları Pediatrik Hastalarda Baş ve Boyun Blokları Baş ve boyun blokları genel anestezi altındaki çocuklara postoperatif ağrı kontrolü amacıyla yapılabilir. Bu bloklar başağrısı gibi kronik ağrılı durumları olan

Detaylı

Göz kapağı rekonstrüksiyonunda pratik ve etkili bir seçenek: Paranazal flep

Göz kapağı rekonstrüksiyonunda pratik ve etkili bir seçenek: Paranazal flep doi:10.5222/j.goztptrh.2014.209 LİNİ ARAŞTIRMA ISSN 1300-526X Plastik Cerrahi Göz kapağı rekonstrüksiyonunda pratik ve etkili bir seçenek: Paranazal flep Gökhan TMİZ, Mustafa ARACA, Gaye TAYLAN FİLİNT,

Detaylı

OLGU SUNUMU CASE REPORT. www.turkplastsurg.org GİRİŞ

OLGU SUNUMU CASE REPORT. www.turkplastsurg.org GİRİŞ OLGU SUNUMU CASE REPORT 2013 Cilt 21 / Sayı 2 KOMPLEKS DİRSEK DEFEKTLERİNİN ONARIMINDA KONVANSİYONEL VE FONKSİYONEL BİR SEÇENEK- TORAKOLOMBER İNTERPOLASYON FLEBİ FUNCTIONAL RECONSTRUCTION OF COMPLEX ELBOW

Detaylı

Santral Disseksiyon. Dr. İbrahim Ali ÖZEMİR. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Santral Disseksiyon. Dr. İbrahim Ali ÖZEMİR. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Dr. İbrahim Ali ÖZEMİR İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği 7. Endokrin Cerrahi Kongresi Antalya,2015 Profilaktik Santral Disseksiyon; Preoperatif

Detaylı

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ PRC 29 PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ Dr. İbrahim VARGEL / 1 Dr. Tarık ÇAVUŞOĞLU/2 Dr. İlker YAZICI /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS PRC 7001 ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEZ DANIŞMANLIĞI Danışman

Detaylı

Perforatör fleplerle klinik deneyimlerimiz Clinical experience with perfarotor flaps

Perforatör fleplerle klinik deneyimlerimiz Clinical experience with perfarotor flaps ERRHİ İLİMLER / SURGIL SIENES raştırma Yazısı / Original rticle nkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2006; 59:26-31 Perforatör fleplerle klinik deneyimlerimiz linical experience with perfarotor flaps

Detaylı

BURUN UCUNUN ULTRASONOGRAFÝ ÝLE DEÐERLENDÝRÝLMESÝ VE ÝNTERDOMAL YAÐ YASTIKÇIÐI

BURUN UCUNUN ULTRASONOGRAFÝ ÝLE DEÐERLENDÝRÝLMESÝ VE ÝNTERDOMAL YAÐ YASTIKÇIÐI ULTRASONOGRAFÝ VE IYY BURUN UCUNUN ULTRASONOGRAFÝ ÝLE DEÐERLENDÝRÝLMESÝ VE ÝNTERDOMAL YAÐ YASTIKÇIÐI Eray COPCU Adnan Menderes Üniversitesi Týp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalý,

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İş Adresi: Halkalı Merkez M. Turgut Özal Bulvarı No: 16 Acıbadem Atakent Hastanesi Küçükçekmece/İstanbul

ÖZGEÇMİŞ. İş Adresi: Halkalı Merkez M. Turgut Özal Bulvarı No: 16 Acıbadem Atakent Hastanesi Küçükçekmece/İstanbul ÖZGEÇMİŞ KİŞİSEL BİLGİLER: Adı-Soyadı: Umut Sinan Ersoy Doğum Tarihi: 16.06.1981 Doğum Yeri: Uyruğu: Medeni Hali: Unvanı: Adana T.C. Bekar Tıp Doktoru Akademik Unvanı: Uzman Doktor İş Adresi: Halkalı Merkez

Detaylı

BOYUN KÖKÜ THORACOCERVİCAL BÖLGE. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT

BOYUN KÖKÜ THORACOCERVİCAL BÖLGE. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT BOYUN KÖKÜ THORACOCERVİCAL BÖLGE Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT Boyun kökü apertura thoracis superior ve hemen üzerinde yer alan bölgedir. Apertura thoracis superior, önde manubrium sterni, yanlarda 1.costalar

Detaylı

ALT DUDAK KANSERİNDE TEK AYAĞI

ALT DUDAK KANSERİNDE TEK AYAĞI ALT DUDAK KANSERİNDE TEK AYAĞI GENİŞLETİLMİŞ KAMA REZEKSİYON UYGULANAN HASTALARIN RETROSPEKTİF İNCELENMESİ RETROSPECTIVE ANALYSIS OF THE PATIENTS TREATED WITH ONE LEG EXTENDED WEDGE RESECTION IN LOWER

Detaylı

YÜZ BÖLGESİ ORTA ve KÜÇÜK ÇAPLI DEFEKTLERİNİN REKONSTRÜKSİYONU

YÜZ BÖLGESİ ORTA ve KÜÇÜK ÇAPLI DEFEKTLERİNİN REKONSTRÜKSİYONU ANKARA TIP MECMUASI (THE OF JOURNAL OF THE FACULTY OF MEDICINE) Vol, 48 : 431-460, 1995 YÜZ BÖLGESİ ORTA ve KÜÇÜK ÇAPLI DEFEKTLERİNİN REKONSTRÜKSİYONU M. Oğuz Yenidünya* Kutlu Sevin* 4 İbrahim Aşkar* Erdem

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Gökhan AKSOY * Çiğneme, Beslenme * Yutkunma, * Estetik, * Konuşma, * Psikolojik Kriterler * Sosyolojik Kriterler Mandibüler: alt çene kemiğine ait, alt çene kemiğiyle ilgili Örnek: * mandibüler

Detaylı

2.Valvüler kalp hastalıklarına cerrahi yaklaşım: Aort,Mitral, Trikuspit (2 saat)(yrd.doç.dr.şenol Gülmen)

2.Valvüler kalp hastalıklarına cerrahi yaklaşım: Aort,Mitral, Trikuspit (2 saat)(yrd.doç.dr.şenol Gülmen) Kalp Damar Cerrahi Dönem 4 2012-2013 Öğretim Yılı Teorik Dersler 12.11.2012-16.11.2012 Staj Grubu(4) 1.Kardiyopulmoner Baypas, İntraaortik Balon Pompası, Yapay Kalp (1 saat) Yrd.Doç.Dr.Şenol 2.Valvüler

Detaylı

BAÞPARMAÐIN FARKLI DEFORMÝTELERÝNÝN ONARIMINDA 1. DORSAL METAKARPAL ARTER ADA FLEBÝNÝN KULLANIMI

BAÞPARMAÐIN FARKLI DEFORMÝTELERÝNÝN ONARIMINDA 1. DORSAL METAKARPAL ARTER ADA FLEBÝNÝN KULLANIMI Türk Plast Rekonstr Est Cer Derg (2005) Cilt:13, Sayý:2 BAÞPARMAÐIN FARKLI DEFORMÝTELERÝNÝN ONARIMINDA 1. DORSAL METAKARPAL ARTER ADA FLEBÝNÝN KULLANIMI Muhitdin ESKÝ, Mustafa NÝÞANCI, Fatih ZOR, Mustafa

Detaylı

Doç. Dr. Neşe Çam. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Merkezi

Doç. Dr. Neşe Çam. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Merkezi KILAVUZ KATETER SEÇİMİ Doç. Dr. Neşe Çam Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Merkezi Kılavuz Kateter Seçimi Kılavuz kateter yapısı Düzgün dış yüzey sürtünmeyi azaltır, Trombüs oluşumunu engeller.

Detaylı

Sİ KADAVRA KURSU (İleri

Sİ KADAVRA KURSU (İleri Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Klinik Anatomi Araştırma ve Uygulama Merkezi II. DİRSEK ARTROSKOPİSİ Sİ KADAVRA KURSU (İleri Artroskopi Kursu) 11 12 Haziran 2010,

Detaylı

PENIL VE PERINEAL BÖLGE YARALANMALARININ SKROTAL FLEP İLE ONARIMI: İKİ OLGU SUNUMU

PENIL VE PERINEAL BÖLGE YARALANMALARININ SKROTAL FLEP İLE ONARIMI: İKİ OLGU SUNUMU İst. Tıp Fak. Mecmuası 64:4,2001 PENIL VE PERINEAL BÖLGE YARALANMALARININ SKROTAL FLEP İLE ONARIMI: İKİ OLGU SUNUMU Ayhan OKUMUŞ, Aret ÇERÇİ ÖZKAN, Orhan ÇİZMECİ, İsmail ERMİŞ, Serdar TUNÇER, Erdem GÜVEN,

Detaylı

Araştırma. Haluk VAYVADA, Önder TAN, Adnan MENDERES, Mustafa YILMAZ, Alpaslan TOPÇU, Can KARACA

Araştırma. Haluk VAYVADA, Önder TAN, Adnan MENDERES, Mustafa YILMAZ, Alpaslan TOPÇU, Can KARACA Araştırma Geniş Tam Kat Alt Göz Kapağı Defektlerinin Rekonstrüksiyonu: Klinik Deneyimlerimiz ve Literatürün Gözden Geçirilmesi RCONSTRUCTION OF LARG FULL-THICKNSS DFCTS OF LOWR YLID: Our Clinical xperiences

Detaylı

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır.

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. İskeletin önemli bir bölümüdür ve temel eksenidir. Sırt boyunca uzanır

Detaylı

Dr. Mubarek LHOJĠY. Dr. Derya AYTOP SERĠN. Dr. Ġbrahim MEYZĠN. Prof.Dr.Derya ÖZÇELĠK. Dr.Sevgi KURT YAZAR. Doç.Dr.Erdem GÜVEN. Dr.

Dr. Mubarek LHOJĠY. Dr. Derya AYTOP SERĠN. Dr. Ġbrahim MEYZĠN. Prof.Dr.Derya ÖZÇELĠK. Dr.Sevgi KURT YAZAR. Doç.Dr.Erdem GÜVEN. Dr. 2011-2012 Cerrahi Anabilim Dalı Seminer Programı Tarih Saat Yer Konuşmacı Konu Başlığı 04.10.2011 08:00-09:00 11.10.2011 08:00-09:00 12.10.2011 08:00-09:00 18.10.2011 08:00-09:00 19.10.2011 08:00-09:00

Detaylı

Onur Egemen, Muhammed Beşir Öztürk, Özay Özkaya, İlker Üsçetin, Mithat Akan. Keywords: Forehead flap, nasal reconstruction, elderly, defect, repair

Onur Egemen, Muhammed Beşir Öztürk, Özay Özkaya, İlker Üsçetin, Mithat Akan. Keywords: Forehead flap, nasal reconstruction, elderly, defect, repair ORİJİNAL ARAŞTIRMA ORIGINAL RESEARCH TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ DERGİSİ Cilt 21 / Sayı 1 İLERİ YAŞLI HASTALARDA ONKOLOJİK REZEKSİYON SONRASI BURUN VE ÇEVRESİNİN ALIN FLEBİ İLE ONARIMI

Detaylı

Foramen infraorbitale (göz boşluğunun altındaki delik) Sinus maxillaris (üst çene kemiği içerisindeki boşluk) Bregma Lambda Os hyoideum (dil kemiği)

Foramen infraorbitale (göz boşluğunun altındaki delik) Sinus maxillaris (üst çene kemiği içerisindeki boşluk) Bregma Lambda Os hyoideum (dil kemiği) iskelet sistemi 1 KAFATASI Ossa cranii (kranyum kemikleri) Calvaria (kafa kubbesi) kemikleri Os frontale komşuluk Arcus superciliaris (kaş arkı) Os frontale önden görünüm Os ethmoidale ve ilgili yapılar

Detaylı

OTOLOG SELÜLER REJUVENASYON INNOVATIVE TREATMENT FOR SKIN BIO - STIMULATION

OTOLOG SELÜLER REJUVENASYON INNOVATIVE TREATMENT FOR SKIN BIO - STIMULATION OTOLOG SELÜLER REJUVENASYON INNOVATIVE TREATMENT FOR SKIN BIO - STIMULATION 0476 OTOLOG SELÜLER REJUVENASYON NEDİR VE NASIL ETKİLİ OLUR? Daha genç ve canlı bir cilt arzuluyorsanız Density Platelet Jel

Detaylı

ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI

ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR ATATÜRK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ KLİNİĞİ ALT EKSTREMİTEDEKİ FLEP UYGULAMALARI UZMANLIK TEZİ Dr. Kaya TURAN TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Muhittin ŞENER

Detaylı

Estetik ve Plastik Cerrahi

Estetik ve Plastik Cerrahi Estetik ve Plastik Cerrahi Estetik ve Plastik Cerrahi Zamana karşı savaşı kazanarak sağlıklı, güzel bir yüz ve vücuda sahip olmak sizin elinizde Gözünüze güzel gelmeyen 'değişmeli' dediğiniz vücudunuzun

Detaylı

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Genel Bilgiler Çoğu intrakranyal lezyon kolayca ayırt edilebilen BT bulguları ortaya koyar. Temel bir yaklaşım olarak BT yorumlama simetriye odaklı olarak sol ve sağ yarıların karşılaştırılmasına

Detaylı

NASUS. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT

NASUS. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT NASUS Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT Nasus-Burun Solunum ve koku alma organı Kemik ve kıkırdaklardan yapılmış, kas ve deri ile örtülü Havanın ısıtılması, nemlendirilmesi, süzülmesi Kokunun alınması Sesin amplifikasyonu

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

İlgili ganglionlar. Burun mukozasının koku hücreleri (I. nöron) Bulbus olfactorius (II. nöron)

İlgili ganglionlar. Burun mukozasının koku hücreleri (I. nöron) Bulbus olfactorius (II. nöron) KRANİAL SİNİRLER Sinir adı Lif özelliği Çekirdek sahası / beyin sapında ilişkili çekirdekler Craniumdan giriş veya çıkış yeri İlgili ganglionlar inervasyon sonlanması Duyu inervasyon sonlanması Korteks

Detaylı

LİMBERG FLEBİN ÇOK AMAÇLI UYGULAMALARI * Fatih PEKER, Can SOLAKOĞLU

LİMBERG FLEBİN ÇOK AMAÇLI UYGULAMALARI * Fatih PEKER, Can SOLAKOĞLU Nisan-Haziran 2004 LİMBERG FLEP; PEKER VE SOLAKOĞLU 53 LİMBERG FLEBİN ÇOK AMAÇLI UYGULAMALARI * Fatih PEKER, Can SOLAKOĞLU Limberg flep daha çok baş, boyun bölgesinde küçük ve orta boyutlardaki defektlerin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği

ÖZGEÇMİŞ. Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği ÖZGEÇMİŞ Ad: Ersin Soyad: Akşam Doğum Yeri: Adana Doğum Tarihi: 10.08.1984 Görev Yeri: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yabancı Dil: İngilizce E-Posta Adresi ersinaksam@gmail.com Tarih Eğitim

Detaylı

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Genel Bilgi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, doğuştan veya sonradan olan doku kaybı ve şekil bozukluklarının düzeltilmesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ DİL ADI SINAV ADI PUAN SEVİYE YIL DÖNEM. İngilizce KPDS 81.75 İYİ 2011 Güz

ÖZGEÇMİŞ DİL ADI SINAV ADI PUAN SEVİYE YIL DÖNEM. İngilizce KPDS 81.75 İYİ 2011 Güz ÖZGEÇMİŞ TC KİMLİK NO: PERSONEL AD: SOYAD: DOĞUM TARİHİ: SİCİL NO: UYRUK: EHLİYET: 21376047864 MUSTAFA AKTEKİN 3/8/67 12:00 AM A55498 TÜRKİYE B DİL ADI SINAV ADI PUAN SEVİYE YIL DÖNEM İngilizce KPDS 81.75

Detaylı

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PLASTĠK REKONSTRÜKTĠF VE ESTETĠK CERRAHĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PLASTĠK REKONSTRÜKTĠF VE ESTETĠK CERRAHĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PLASTĠK REKONSTRÜKTĠF VE ESTETĠK CERRAHĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Yıl/yarıyıl 2010-2011 Dersin adı Ders düzeyi (önlisans, lisans,vb) Dersin türü

Detaylı

CORTEX CEREBRİDEKİ MERKEZLER. Prof.Dr.E.Savaş HATİPOĞLU

CORTEX CEREBRİDEKİ MERKEZLER. Prof.Dr.E.Savaş HATİPOĞLU CORTEX CEREBRİDEKİ MERKEZLER Prof.Dr.E.Savaş HATİPOĞLU Cortex cerebri Duyu bölgeleri ;duyuların alındığı bölgeler Motor bölgeler ; hareketlerin istek doğrultusunda başlatıldığı veya sonlandırıldığı bölgeler

Detaylı

Baş & Boyun. Cilt 3. Ben Pansky Thomas R. Gest. Çeviri Editörü Eray Tüccar GÜNEŞ TIP KİTABEVLERİ. Wolter Kluwer Health. Lippincott Williams & Wilkins

Baş & Boyun. Cilt 3. Ben Pansky Thomas R. Gest. Çeviri Editörü Eray Tüccar GÜNEŞ TIP KİTABEVLERİ. Wolter Kluwer Health. Lippincott Williams & Wilkins Baş & Boyun Ben Pansky Thomas R. Gest Çeviri Editörü Eray Tüccar Cilt 3 GÜNEŞ TIP KİTABEVLERİ Wolter Kluwer Health Lippincott Williams & Wilkins LIPPINCOTT AÇIKLAMALI İNSAN ANATOMİSİ ATLASI: Baş ve Boyun

Detaylı

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi *Necati Şentürk, *Koray Öcal, *Ahmet Dağ, **İlter Helvacı, **Tamer Akça * M.E.Ü.T.F. Genel Cerrahi A.D. ** M.E.Ü.T.F.

Detaylı

Subkutan Pediküllü Tensor Fasiya Lata Flebi ve Klinik Deneyimlerimiz *

Subkutan Pediküllü Tensor Fasiya Lata Flebi ve Klinik Deneyimlerimiz * Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Subkutan Pediküllü Tensor Fasiya Lata Flebi ve Klinik Deneyimlerimiz * The Subcutanous Pedicle Tensor Fascia Lata Flap and Our Clinical Experiences Ali Rıza ERÇÖÇEN

Detaylı

Yüzde Oluflan Defektlerin Onar m nda Submental Myokutan Ada Flebi

Yüzde Oluflan Defektlerin Onar m nda Submental Myokutan Ada Flebi TKBBV 2001 Kabul tarihi / Accepted: May s / May 18, 2001 Türk Otolarengoloji Turkish Archives of Otolaryngology Arflivi Yüzde Oluflan Defektlerin Onar m nda Submental Myokutan Ada Flebi C. Bilgen, Ü. Uluöz,

Detaylı

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.

Detaylı

ALT DUDAK DEFEKTLERİNİN REKONSTRUKSİYONU: 43 OLGUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

ALT DUDAK DEFEKTLERİNİN REKONSTRUKSİYONU: 43 OLGUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 54. Sayı 3. 2001 345-356 ALT DUDAK DEFEKTLERİNİN REKONSTRUKSİYONU: 43 OLGUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ Arda KATIRCIOĞLU, Serdar GÖKREM, O. Murat ÖZDEMİR, H. Rıfat

Detaylı

DEKTOMİ (MIRP) & EKSPLORASYONU (MITBE) ILAŞTIRILMASI

DEKTOMİ (MIRP) & EKSPLORASYONU (MITBE) ILAŞTIRILMASI PRİMER HİPERPARATH PERPARATİROİDİZMİN N CERRAHİ TEDAVİSİNDE İNTRAOPERATİF qpth ÖLÇÜMÜ YARDIMIYLA MİNİMAL MAL İNVAZİV V RADYOGUIDED PARATROİDEKTOM DEKTOMİ (MIRP) & MİNİMAL MAL İNVAZİV V TEK BEZ EKSPLORASYONU

Detaylı

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ Dr. Fulya YAYLACIOĞLU TUNCAY Doç. Dr. Onur KONUK GÜTF GÖZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI İÇERİK NAZOLAKRİMAL SİSTEM -ANATOMİSİ -EMBRİYOLOJİSİ

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ STAJ PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ STAJ PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ STAJ PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI Dersin Adı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Dersin Kodu: MED 512 AKTS Kredisi: 3

Detaylı

REKONSTRÜKSİYON POSTERİOR TİBİAL ARTER PERFORATÖR PERVANE FLEBİ İLE MEDİAL MALLEOL DEFEKTİNİN ONARIMI

REKONSTRÜKSİYON POSTERİOR TİBİAL ARTER PERFORATÖR PERVANE FLEBİ İLE MEDİAL MALLEOL DEFEKTİNİN ONARIMI REKONSTRÜKSİYON TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ DERGİSİ Cilt16 / Sayı 1 POSTERİOR TİBİAL ARTER PERFORATÖR PERVANE FLEBİ İLE MEDİAL MALLEOL DEFEKTİNİN ONARIMI *Serhan TUNCER, *H.Yücel DEMİR,

Detaylı

Kalp ve Damar Cerrahı Gözüyle. Op.Dr. Mesut KÖSEM Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Acıbadem International Hastanesi

Kalp ve Damar Cerrahı Gözüyle. Op.Dr. Mesut KÖSEM Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Acıbadem International Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Gözüyle Op.Dr. Mesut KÖSEM Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Acıbadem International Hastanesi Damaryolu konusundaki gelişmeler, kronik hemodiyaliz tedavisini ve diyaliz sektörünü oluşturmuştur.

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım,

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım, Önsöz Değerli Meslektaşlarım, Laparoskopik cerrahinin yaygınlığı dünyada giderek artmaktadır. Özellikle son dekatta Jinekoloji alanında hemen hemen tüm operasyonlar ağırlıklı olarak laparoskopik olarak

Detaylı

temporal and scalp region. Scand J Plast Reconstr Surg Hand Surg. 2012 (Baskıda). with Porous Polyethylene (Medpor ) Implant. Microsurgery. 2012.

temporal and scalp region. Scand J Plast Reconstr Surg Hand Surg. 2012 (Baskıda). with Porous Polyethylene (Medpor ) Implant. Microsurgery. 2012. Yurt dışı yayınlarım: 1. Simsek T, Eroglu L. Versatility of Pinwheel flap to reconstruct circular defects in the temporal and scalp region. Scand J Plast Reconstr Surg Hand Surg. 2012 (Baskıda). 2. Simsek

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ)

EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) ÖLÇEKLENEBİLİR H.264 VİDEO KODLAYICISI İÇİN SEVİYELENDİRİLEBİLİR GÜVENLİK SAĞLAYAN BİR VİDEO ŞİFRELEME ÇALIŞMASI Gül BOZTOK ALGIN Uluslararası

Detaylı

Majör Burun Defektlerinin Onar m nda Al n Flebinin Kullan m

Majör Burun Defektlerinin Onar m nda Al n Flebinin Kullan m Türk Otolarengoloji Turkish Archives of Otolaryngology Arflivi TKBBV 2001 Düzelti sonras kabul tarihi / Accepted after revision: Temmuz / July 27, 2001 Majör Burun Defektlerinin Onar m nda Al n Flebinin

Detaylı

El Parmak Defektlerinin Onarımında Güvenilir ve Kullanışlı Bir Flep: Ters Akımlı Dorsal Metakarpal Arter Pediküllü Flep

El Parmak Defektlerinin Onarımında Güvenilir ve Kullanışlı Bir Flep: Ters Akımlı Dorsal Metakarpal Arter Pediküllü Flep El Parmak Defektlerinin Onarımında Güvenilir ve Kullanışlı Bir Flep: Ters Akımlı Dorsal Metakarpal Arter Pediküllü Flep Dr. Erol KESİKTAŞ, Dr. Rauf KERİMOV, Dr. Süphan TUNÇ, Dr. Eyüphan GENCEL, Dr. Ömer

Detaylı

İNTRAMÜSKÜLER ENJEKSİYON SONRASINDA NELERİ TAKİP ETMELİYİZ?

İNTRAMÜSKÜLER ENJEKSİYON SONRASINDA NELERİ TAKİP ETMELİYİZ? İNTRAMÜSKÜLER ENJEKSİYON SONRASINDA NELERİ TAKİP ETMELİYİZ? Hem. Oya SAĞIR Bahçelievler Aile Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: 10 Eylül 2013 Sunum Akışı İntramüsküler Enjeksiyon

Detaylı

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Dr. Levent Vahdettin Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Ortodontik tedavilerin başlıca hedeflerinden biri de yüz estetiği ve güzelliğini sağlayıp, geliştirmektir. Yüz profilindeki değişiklikler,

Detaylı

TIPTA UZMANLIK KURULU GÖZ HASTALIKLARI UZMANLIK EĞİTİMİ ÇEKİRDEK MÜFREDATI İLERLEME RAPORU (03.01.2014)

TIPTA UZMANLIK KURULU GÖZ HASTALIKLARI UZMANLIK EĞİTİMİ ÇEKİRDEK MÜFREDATI İLERLEME RAPORU (03.01.2014) , TIPTA UZMANLIK KURULU GÖZ HASTALIKLARI UZMANLIK EĞİTİMİ ÇEKİRDEK MÜFREDATI İLERLEME RAPORU (03.01.2014) Uzmanlık dallarına ait çekirdek müfredat taslaklarının 2008 yılında tamamlanmış olan (v.0.5) ve

Detaylı

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ. Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker****

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ. Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker**** YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN İŞ YÜKÜNÜN BELİRLENMESİ Gülay Göçmen*, Murat Çiftçi**, Şenel Sürücü***, Serpil Türker**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlu

Detaylı

Alt Çene Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar

Alt Çene Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar Endodonti Kambiz Mohseni kambizmohseni@gmail.com Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar Kök kanal sisteminde temizlenmeyen her alan, tedavinin başarısını doğrudan etkilemektedir. Alt çene küçük azılar gösterdikleri

Detaylı

KIRIŞIKLIKLARA UYGULANAN İSVİÇRE YENİLİĞİ. Göz altı Işık Dolgusu

KIRIŞIKLIKLARA UYGULANAN İSVİÇRE YENİLİĞİ. Göz altı Işık Dolgusu KIRIŞIKLIKLARA UYGULANAN İSVİÇRE YENİLİĞİ Göz altı Işık Dolgusu GÖZ ÇEVRESİ, HASSAS BİR ALANDIR ANATOMİK VE HİSTOLOJİK İŞARETLER Duru cilt, düşük hyalüronik asit seviyesi Supraorbiküler yağ Orbiküler kas

Detaylı

08.10.2013 DEFORMİTE. Sagittal Plan Analizleri (Diz Kontraktürleri) DEFORMİTE (Tedavi Endikasyonlari) DEFORMİTE. Tedavi Endikasyonlari (klinik)

08.10.2013 DEFORMİTE. Sagittal Plan Analizleri (Diz Kontraktürleri) DEFORMİTE (Tedavi Endikasyonlari) DEFORMİTE. Tedavi Endikasyonlari (klinik) DEFORMİTE Ekstremitenin normal anatomisinden sapması Sagittal Plan Analizleri (Diz Kontraktürleri) Uzunluk farkı Angulasyon Rotasyon Translasyon Eklem kontraktürleri Dr. Mustafa KURKLU GATA Ort. ve Trav.

Detaylı

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım,

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım, Önsöz Değerli Meslektaşlarım, Günümüz Jinekolojik cerrahisinde Laparoskopinin hastalarımıza sağladığı avantajlar tartışılmaz şekilde kabul edilmiştir. Bu nedenle ülkemiz vatandaşlarına sağlık hizmeti sunan

Detaylı

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım,

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım, Önsöz Değerli Meslektaşlarım, Laparoskopik cerrahinin yaygınlığı dünyada giderek artmaktadır. Özellikle son dekatta Jinekoloji alanında hemen hemen tüm operasyonlar ağırlıklı olarak laparoskopik olarak

Detaylı

COURSE 6 : 3D FILLER TUNNEL TECHNIQUE USING RF CANULE

COURSE 6 : 3D FILLER TUNNEL TECHNIQUE USING RF CANULE COURSE 6 : 3D FILLER TUNNEL TECHNIQUE USING RF CANULE Assoc. Prof. Dermatologist Dr. Erol KOC Mezoklinik, Koçyiğit Medikal www.perfecthaturkiye.com 2 Ürünler PERFECTHA FINELINES İnce ve Yüzeysel Çizgiler

Detaylı

Netter in BA VE BOYUN NEIL S. NORTON. Çeviri Editörü MEHMET YILDIRIM GÜNE TIP K TABEVLER

Netter in BA VE BOYUN NEIL S. NORTON. Çeviri Editörü MEHMET YILDIRIM GÜNE TIP K TABEVLER Netter in D HEK MLER Ç N BA VE BOYUN ANATOM S NEIL S. NORTON Çeviri Editörü MEHMET YILDIRIM GÜNE TIP K TABEVLER Önsöz Netter in Difl Hekimleri çin Bafl ve Boyun Anatomisi, difl hekimli i fakültesi ö rencileri

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177. Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar

Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177. Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177 Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar Nami Yeyin 1, Mohammed Abuqbeitah 1, Emre Demirci 2, Aslan Aygün

Detaylı

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Meme Kanseri Sempozyumu Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 10 Mart 2010 Lenfatik Sistemin Genel

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

10. ÜNİTE ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ

10. ÜNİTE ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ 10. ÜNİTE ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ KONULAR 1. Elektrik Enerjisi İletim ve dağıtım Şebekeleri 2. Şebeke Çeşitleri 10.1. Elektrik Enerjisi İletim ve dağıtım Şebekeleri Elektrik enerjisini üretmeye,

Detaylı

Vasküler Anastomoz ile Yapılan Faringo-Özofageal Rekonstrüksiyon

Vasküler Anastomoz ile Yapılan Faringo-Özofageal Rekonstrüksiyon Vasküler Anastomoz ile Yapılan Faringo-Özofageal Rekonstrüksiyon İslam KAKLIKKAYA*, Mehmet İMAMOĞLU**, Mehmet YILDIZ***, Ethem ALHAN**** Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, Trabzon * Göğüs Kalp

Detaylı

Giriş ÖZET. Anahtar Kelimeler: Mandibula Rekonstrüksiyonu, Serbest Vasküler Fibula Flebi, Operasyon Zamanlaması

Giriş ÖZET. Anahtar Kelimeler: Mandibula Rekonstrüksiyonu, Serbest Vasküler Fibula Flebi, Operasyon Zamanlaması Cilt 36 Yıl 2011 Yüksek Enerjili Balistik Yaralanmalar Sonucu Oluşan... Yüksek Enerjili Balistik Yaralanmalar Sonucu Oluşan Mandibula Kemik Kayıplarının Rekonstrüksiyonunda Serbest Vasküler Fibula Flebi

Detaylı

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok

Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok Bir cismin içinde mevcut olan veya sonradan oluşan bir çatlağın, cisme uygulanan gerilmelerin etkisi altında, ilerleyerek cismi iki veya daha çok parçaya ayırmasına "kırılma" adı verilir. KIRILMA ÇEŞİTLERİ

Detaylı

SCHWIND AMARIS ile SmartPulse Teknolojisi kullanılarak TransPRK tedavisinin çok-merkezli olarak Sonuçlarının Değerlendirilmesi

SCHWIND AMARIS ile SmartPulse Teknolojisi kullanılarak TransPRK tedavisinin çok-merkezli olarak Sonuçlarının Değerlendirilmesi klinik çalışma 2015 SCHWIND AMARIS ile SmartPulse Teknolojisi kullanılarak TransPRK tedavisinin çok-merkezli olarak Sonuçlarının Değerlendirilmesi David T. Lin, MD, Canada, Paolo Vinciguerra, MD, Italy,

Detaylı

TEK YANLI YARIK DUDAK BURNU DEFORMİTESİNİN PRİMER ONARIMI*

TEK YANLI YARIK DUDAK BURNU DEFORMİTESİNİN PRİMER ONARIMI* TEK YANLI YARIK DUDAK BURNU DEFORMİTESİNİN PRİMER ONARIMI* A. Cemal AYGIT, M. Zeki GÜZEL, Can ÇINAR, Alpagan Mustafa YILDIRIM Background. Despite the recent advances in plastic surgery, treatment of the

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

15 Soruda Rinoplasti!

15 Soruda Rinoplasti! 15 Soruda Rinoplasti! 15 Soruda Rinoplasti! Op. Dr. Hüseyin Kandulu 10 Soruda Rinoplasti 1. Güncelleme Rinoplasti Nedir?... 4 Septorinoplasti nedir?... 4 Rinoplastide hedef nedir?... 4 Rinoplasti sonrası

Detaylı

Mucize Cerrah Mehmet Mutaf Bodrum Acıbadem'de

Mucize Cerrah Mehmet Mutaf Bodrum Acıbadem'de Mucize Cerrah Mehmet Mutaf Bodrum Acıbadem'de Dünyanın en başarılı estetik operasyonlarını gerçekleştiren ve kendi geliştirdiği yöntemlerle, mucizevi ameliyatlara imza atan Prof. Dr. Mehmet Mutaf, Bodrum

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Parotidektomi Sonrası Frey Sendromu ve Hacim Eksikliğinin Önlenmesinde Sternokleidomastoid Kas Flebinin Etkinliği

Parotidektomi Sonrası Frey Sendromu ve Hacim Eksikliğinin Önlenmesinde Sternokleidomastoid Kas Flebinin Etkinliği OTOSCOPE 2004; 1:11-16 PROSPEKTİF ÇALIŞMA Parotidektomi Sonrası Frey Sendromu ve Hacim Eksikliğinin Önlenmesinde Sternokleidomastoid Kas Flebinin Etkinliği Op.Dr. Sinan KOCATÜRK, Doç.Dr. Armağan İNCESULU,

Detaylı