TÜRKİYE DE TASARRUF EĞİLİMİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE DE TASARRUF EĞİLİMİ"

Transkript

1 2011 TÜRKİYE DE TASARRUF EĞİLİMİ İktisat Uzmanları: Hatice Erkiletlioğlu Erhan Gül Kıdemli İktisat Uzman Yardımcıları: Aslı Göksun Şat Bora Çevik Türkiye İş Bankası A.Ş. İktisadi Araştırmalar Bölümü

2 TÜRKİYE DE TASARRUF EĞİLİMİ İçindekiler 1. Giriş Tasarruflara İlişkin Teorik Çerçeve Tasarruf Eğilimini Etkileyen Faktörler Türkiye de Tasarruf Eğilimi Tasarruf -Yatırım Dengesi Tasarruf Açığına Verimlilik Çerçevesinde Bakış Demografik Yapı ve Tasarruf Oranları Yurtiçi Yerleşiklerin Finansal Varlıkları Tasarruf Eğiliminin Artırılmasında Kurumsal Yatırımcıların Önemi Tasarruf Eğilimine İlişkin Uluslararası Kıyaslama Genel Değerlendirme ve Sonuç KAYNAKÇA EK: Üretim Fonksiyonuna Farklı Bir Bakış

3 1. Giriş ABD de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan global krizin temelinde dünyadaki tasarruf-tüketim dengesizliklerinin yattığına ilişkin görüşler sıklıkla gündeme gelmektedir. Küresel dengesizliklerin; bazı ülkelerde tasarruf eğiliminin, bazı ülkelerde ise tüketim eğiliminin yüksek olmasından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Dünyada tasarruf fazlası bulunan ülke grupları, başta Çin olmak üzere gelişmekte olan Asya ülkelerinin yanı sıra Almanya, Japonya ve petrol ihraç eden ülkelerdir. Diğer yandan, tasarruf açığı bulunan başlıca ülkeler ABD, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile cari açık veren bazı Avrupa ülkeleridir. Bu çerçevede, dünya ekonomisinde sürdürülebilir bir büyümenin yakalanması ve benzer bir krizle tekrar karşılaşılmaması için tasarruflara ilişkin dengesizliklerin azaltılması önem arz etmektedir. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, 2005 yılında henüz Fed Yönetim Kurulu üyesiyken yaptığı konuşmasında 1, ABD ekonomisindeki cari açık sorununa işaret etmiş ve bu durumun gerekçesi olarak dünyadaki tasarruf fazlası nı (saving glut) göstermiştir. Bernanke, bu gelişmede gelişmiş ülkelerdeki yaşlı nüfusun çalışan nüfusa oranının hızlı bir şekilde artmasının rol oynadığını belirtmiştir. Söz konusu konuşmasında Bernanke, ABD nin cari açığın azaltılmasının sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmemesi için bir neden görmediğini belirterek bu yönde bir kriz beklemediğini ifade etmiştir. Ancak, günümüzde ABD halen yüksek düzeylerde seyreden cari açığının finansmanında büyük ölçüde Asya ülkelerinin tasarruflarına ihtiyaç duymaktadır. Türkiye nin artan yatırım ihtiyacını karşılamakta yurtiçi tasarruflar yetersiz kalmaktadır. Bu durum, ekonominin hızlı büyüdüğü dönemlerde dış kaynaklara olan ihtiyacı artırmakta ve cari açık sorununu ortaya çıkarmaktadır. Bu yapısal sorun ani sermaye çıkışlarında Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı kırılganlığını artırmakta ve ekonomide sürdürülebilir yüksek oranlı büyümenin sağlanmasına engel olmaktadır. Nitekim, 1994, 2001, krizlerinde olduğu gibi sermaye 1 Bernanke, Ben S. (2005). "The Global Saving Glut and the U.S. Current Account Deficit," Sandridge Lecture at the Virginia Association of Economists, Richmond, March 10. 3

4 girişlerinin tersine dönmesi durumunda ekonomide yaşanan daralmalar bu durumu teyit etmektedir. Bu nedenle, Türkiye ekonomisinde yüksek ve istikrarlı bir büyümenin sağlanmasında yurtiçi tasarrufların artırılması önem arz etmektedir. Bu çerçevede, Türkiye de tasarruf eğiliminin seyrinin ve bu gelişmede etkili olan faktörlerin üzerinde durulması yararlı görülmektedir. Çalışmada, öncelikle kısaca tasarruf eğilimine ilişkin teorik çerçeve üzerinde durulacak ardından tasarruf eğilimini etkileyen faktörlere değinilecektir. Üçüncü bölümde, Türkiye de tasarruf eğiliminin izlediği seyir incelenecek ve gelişmeler verimlilik kapsamında da değerlendirilecektir. Dördüncü bölümde, tasarruf eğilimi uluslararası karşılaştırmalar ışığında analiz edilecektir. Son bölümde ise, Türkiye de tasarruf eğiliminin artırılması için uygulanabilecek politika seçenekleri değerlendirilecektir. 2. Tasarruflara İlişkin Teorik Çerçeve Literatürde hanehalkı tüketim harcamalarına dolayısıyla tasarruflara yönelik hipotezlerden, sürekli gelir hipotezi ile yaşam döngüsü hipotezi öne çıkmaktadır. Sürekli Gelir Hipotezi (Friedman, 1957) Bu hipoteze göre, bireylerin tüketimi sürekli gelir in bir fonksiyonudur. Sürekli gelir, bireyin her yıl elde etmeyi planladığı uzun dönemli gelirini ifade etmektedir. Öngörülemeyen nedenlerle gelir, sürekli gelirden sapma gösterebilir. Geçici gelir, konjonktürel hareketler sonucu ya da piyango veya beklenmedik anda tanımadığı bir yakınından kalan miras gibi şekillerde ortaya çıkan ve önceden öngörülemeyen gelirdir. Yalnızca sürekli gelirdeki bir değişiklik tüketimde değişikliğe yol açar. Böylece, gelirdeki geçici değişiklikler harcama davranışını etkilemez. Diğer bir ifadeyle, uzun vadeli gelir beklentileri bireylerin tasarruf oranlarını belirler. Yaşam Döngüsü Hipotezi (Modigliani, Brumberg, 1950) Bu hipoteze göre tüketim, ömür boyunca elde edilmesi planlanan gelirin bir fonksiyonudur. Yaşam döngüsü hipotezinde, bireylerin yaşı tasarruf eğilimi üzerinde 4

5 önemli role sahiptir. Nitekim bireyin ömür boyu elde etmeyi planladığı gelir, yaşam evrelerine göre değişiklik göstermektedir. Bireyler yaşamları süresince önce artan, belirli bir yaştan sonra ise azalan bir gelire sahiptir. Bireylerin gelirleri çalışma hayatının başlarında düşük düzeylerde seyretmekte, ilerleyen zaman diliminde artarak tepe noktasına ulaşırken emeklilik döneminde ise azalmaktadır. Böylece, bireyler gençlik döneminde daha düşük bir oranda tasarruf etmekte veya tasarruf edemeyerek borç stoklarını artırmak durumunda kalmaktadır. Orta yaşlarında ise bireyler hem gençlik döneminde oluşan borçlarını ödemeye hem de emeklilikleri için tasarruf etmeye çalışırlar. Orta yaşlarda bireylerin tasarruf eğilimleri en yüksek düzeydedir. Böylece birey, hayatı boyunca istikrarlı bir tüketim düzeyini tutturur. Bireyler cari dönemde borçlanma imkanlarını kullanarak gelirlerinden daha fazla tüketim yapabilirler. Bu açıdan likidite kısıtı kavramı önem taşımaktadır. Likidite kısıtı, gelecek dönemler için daha yüksek bir gelir beklentisine sahip olsa bile bireylerin cari tüketimini karşılayabilmek için yeterince borçlanamaması durumunu ifade etmektedir. Likidite kısıtının olmaması; bireylerin gelecekteki gelirlerini teminat göstererek rahatlıkla borçlanabilmelerini ifade etmektedir. Likidite kısıtının geçerli olması durumunda ise cari tüketim büyük ölçüde cari gelirin bir fonksiyonu olmaktadır. 3. Tasarruf Eğilimini Etkileyen Faktörler Ülkelerin tasarruf eğilimini belirleyen faktörler arasında gelir düzeyi, büyüme, demografik yapı, enflasyon, krediler, reel faiz oranları ve maliye politikası vb. öne çıkmaktadır. 5

6 Ekonomik Büyüme Oranı ve Kişisel Gelir Düzeyi Milli gelirin artış hızı tasarruflar üzerinde etkili olmaktadır. Ancak, bu konu literatürde tartışma yaratmaktadır. Nitekim sürekli gelir hipotezine göre, daha yüksek bir büyüme oranı bireylerin gelecekte daha fazla gelir elde edeceklerine yönelik beklentilerini güçlendirerek bugün için daha düşük bir tasarruf oranına yol açabilir. Diğer taraftan, yaşam döngüsü hipotezine göre büyümenin tasarruflar üzerindeki etkisi belirsizdir. Nitekim, büyümeden hangi gelir gruplarının daha çok yararlanacağı, hanehalklarının gelir yapısı ve borçlanma imkanları bu noktada önem taşımaktadır. Ayrıca, ilişkinin yönü tasarruflardan büyümeye doğru da olabilir. Diğer bir ifadeyle, sermaye birikimi büyüme performansı üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle yapılan çalışmalarda farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Bireylerin gelir düzeyindeki yükseliş paralelinde tasarruf oranlarının da artması beklenmektedir. Yapılan çalışmalar, gelir düzeyinin tasarruf oranlarını belirlemede önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, gelir düzeyindeki artışın tasarruflar üzerindeki etkisinin gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim yapılan araştırmalara göre, diğer koşullar sabit tutulduğunda gelişmekte olan ülkelerde kişi başına milli gelirin iki katına çıkmasının tasarruf oranlarında yaklaşık %10 luk bir artış sağladığı hesaplanmıştır 2. Demografik Yapı Genç ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki ağırlığı tasarruf eğilimi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Nitekim, çalışan nüfus dışında kalan (bağımlı) nüfusun toplam nüfusa oranı olarak tanımlanan bağımlılık oranı nın artması, tasarruf oranlarının düşmesine neden olmaktadır. Bağımlı genç nüfusun toplam nüfus içindeki payının azalması, ilk aşamada tasarrufların artmasına neden olmaktadır. Ancak, sonraki aşamada nüfusun yaşlanması paralelinde yaşlı bağımlılık oranının artması nedeniyle tasarruflar azalmaktadır. 2 Loayza, N., Schmidt-Hebbel, K., and Serven, L., Saving in Developing Countries: An Overview, The World Bank,

7 Diğer bir faktör de kentleşme oranındaki değişimdir. Kentleşme oranı arttıkça tasarruf oranları düşmektedir. Kırsal kesimde yaşayanların gelirlerine ilişkin belirsizlik kentlerde yaşayanlara kıyasla daha yüksektir. Bu nedenle, kırsal kesimde yaşayanlar gelirlerinin daha fazla oranını tasarruf etmektedir. Enflasyon Belirsizlik artıkça tasarruf eğiliminin artması beklenmektedir. Gelecek dönem gelirine ilişkin belirsizliğin artması tasarrufların artmasını desteklemektedir. Belirsizlik göstergesi olarak ampirik çalışmalarda enflasyon oranları kullanılmaktadır. Ancak yapılan analizlerin önemli bir kısmında, enflasyonun özel tasarruflar üzerindeki etkisine dair anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır 3. Krediler Kredi stokunun GSYH ya oranı veya kredi stokundaki değişimin GSYH ya oranının tasarruf eğilimi üzerindeki etkileri incelenmektedir. Bu noktada, likidite kısıtına yönelik gelişmeler tasarruf eğilimi üzerinde etkili olmaktadır. Nitekim, kredi kartlarına erişimin kolaylaşması gibi faktörler tasarrufların düşmesinde rol oynayabilmektedir. Reel Faizler Reel faizlerin tasarruf eğilimi üzerindeki etkisi belirsizdir. Reel faizlerin etkisi, ikame ve gelir etkisine göre şekillenmektedir. Reel faiz oranındaki düşüş hanehalkı açısından kredi maliyetlerini azaltırken, gelecek dönemlerdeki gelirlerin bugünkü değerinin artmasını sağlamaktadır. Öte yandan reel faizlerin düşmesi, hanehalklarının varlıklarının getirisinin azalmasına ve dolayısıyla borçlanma isteklerinin azalmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle, net etki hanehalklarının yaşamlarının hangi evresinde bulunduklarına göre değişmektedir. Nitekim, gelecek dönemler için gelir beklentisi yüksek olan genç bireyler reel faizlerdeki düşüş nedeniyle tüketimlerini artırırken, yaşlı bireyler varlıklarının reel değerindeki azalış nedeniyle daha fazla tasarrufa yönelebilir. 3 Loayza, N., Schmidt-Hebbel, K., and Serven, L., Saving in Developing Countries: An Overview, The World Bank,

8 Yukarıda değinilen faktörlerin yanı sıra uygulanan ekonomi politikaları da tasarrufları doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Maliye politikası, sosyal güvenlik politikası, finansal liberalizasyon ve yurtdışından borçlanma imkanları bu politikalara örnek olarak verilebilir. Maliye Politikası Ricardo nun denklik hipotezine göre, kamu tasarruflarındaki azalmanın özel sektör tasarruflarında yaşanacak ters yönde birebir değişimle telafi edileceği belirtilmektedir. Yapılan çalışmalarda da, kamu tasarruflarının özel tasarruflar üzerindeki etkisi negatif bulunmuştur. Ancak kamu tasarruflarındaki değişim özel tasarruflara birebir yansımamakta, özel tasarruflardaki değişim kamu tasarruflarındaki değişimden daha düşük bir düzeyde gerçekleşmektedir. Bu kapsamda toplam tasarrufların sınırlı bir yükseliş ya da düşüş kaydedeceği öngörülmektedir. Kamu tasarruflarının kompozisyonu da bu açıdan önem taşımaktadır. Nitekim, vergi oranlarının artırılmasına kıyasla kamu harcamalarının azaltılması toplam tasarrufların artırılmasında daha fazla etkili olmaktadır. Sosyal Güvenlik Politikası Finansman açısından sosyal güvenlik sistemleri iki temel grupta değerlendirilmektedir. İlki, her neslin kendinden önceki nesli ve toplumun muhtaç bireylerini finanse ettiği dağıtım sistemi (pay-as-you-go), diğeri ise her neslin kendi sosyal güvenlik harcamalarının aynı dönem içinde elde edilen gelirlerle karşılanması esaslarına dayanan fon sistemi dir. Dağıtım sistemleri tasarruflar üzerindeki olumsuz etkide bulunmaktadır 4. Çünkü sisteme katılanlar, alacakları emekli maaşlarının yatırdıkları primlerden daha yüksek olacağına yönelik beklentilerinin etkisiyle daha az tasarruf etmektedir. Son dönemde birçok ülke dağıtım sisteminden tasarruflar üzerinde olumlu etkide bulunması beklenen fon sistemine geçmektedir. Finansal Serbestleşme Finansal serbestleşme, faiz oranlarının serbest bırakılmasını, kredi tavanlarının kaldırılmasını, yabancı finansal kuruluşların piyasaya girmesine izin verilmesini, para 4 Samwick, Andrew Is Pension Reform Conducive to Higher Saving? Review of Economics and Statistics 82(2):

9 piyasalarının derinleştirilmesini, denetleme ve düzenleme faaliyetlerinin güçlendirilmesini ve benzeri gelişmeleri kapsamaktadır. Finansal serbestleşmenin tasarruflar üzerindeki etkisinin kısa vadede olumsuz, uzun vadede ise olumlu olması beklenmektedir. Ancak yapılan çalışmalar incelendiğinde, finansal serbestleşmenin tasarruflar üzerindeki doğrudan etkisine yönelik kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Farklı ülke deneyimleri farklı sonuçlara işaret etmektedir. Bununla birlikte, finansal serbestleşmenin tasarruflar üzerindeki dolaylı etkisinin yadsınamayacağına ilişkin literatürde görüş birliği bulunmaktadır. Özellikle bankacılık sektörünün güçlenmesinin, finansal aracılık faaliyetlerinde etkinliğin artmasına ve bu durumun yatırımlarda benzer bir gelişmeye neden olması sonucunda büyüme performansı üzerinde olumlu bir etkide bulunması beklenmektedir. Böylece, orta ve uzun vadede tasarruf oranlarının artabileceği öngörülmektedir. Yurtdışı Borçlanma İmkanları Literatürde ilgi çeken konuların başında tasarruflar ile yurtdışı sermaye akımları arasındaki ilişki gelmektedir. Yurtdışından borçlanma imkanlarının artmasının yurtiçi tasarruflar üzerinde dışlama etkisi yaratıp yaratmadığı araştırılmıştır. Ancak yapılan çalışmalarda, bu konuda net bir sonuca ulaşılamamıştır. 4. Türkiye de Tasarruf Eğilimi Türkiye de tasarrufların gelişimi incelendiğinde, 2001 krizinin ardından özel sektörün tasarruf oranı azalırken kamu sektörünün tasarruf oranının arttığı görülmektedir. Kamu kesimindeki gelişmede, ekonomide sağlanan istikrar paralelinde enflasyon oranlarının düşmesi, reel faizlerin gerilemesi ve maliye politikasında disiplinin tesis edilmesi etkili olmuştur krizinden önce %20 ler düzeyinde seyreden toplam tasarruf oranı son yıllarda %15 in altına inmiştir. Özel sektörün tasarruf oranlarındaki düşüş dikkat çekmektedir yılında özel yurtiçi tasarrufların milli gelire oranı %25,5 seviyesinde gerçekleşirken, kriz sonrası oluşan iyimser ekonomik ortamda ihtiyati tasarruflardaki düşüşe ve kredi imkanlarındaki bollaşmaya bağlı olarak 2006 yılında %12,3 seviyesine kadar gerilemiş, yıllarında bir miktar artış kaydetmiş, 2009 yılından itibaren ise tekrar düşüş eğilimi sergilemiştir. Bu gelişmede, faiz oranlarındaki düşüş ve dış kaynak girişi paralelinde 9

10 (1) 2011 (2) (1) 2011 (2) kredilerdeki genişleme ile tüketimde yaşanan hızlı artışın etkili olduğu düşünülmektedir Yurtiçi Tasarruflar (%) Toplam Yurtiçi Tasarruf/GSYH Kamu Tasarrufu/GSYH Özel Tasarruf/GSYH (1)Tahmin, (2) Program Kaynak: DPT 4.1. Tasarruf -Yatırım Dengesi Tasarruf-yatırım dengesi incelendiğinde, özel sektörün net tasarruflarının hızla azaldığı ve 2005 yılından itibaren negatife döndüğü görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, özel sektör bu tarihten itibaren tasarruf açığı vermeye başlamış ve sadece 2009 yılında tasarruf fazlası vermiştir. Kamu sektöründeki tasarruf açığının ise, 2006 yılına kadar azaldığı ve bu yılda fazla verdiği görülmektedir. İzleyen dönemde ise, kamu sektörü yeniden tasarruf açığı vermiş, ancak, açık 2000 li yılların başında yaşanan kriz dönemine kıyasla daha düşük düzeyde gerçekleşmiştir Kamu (Tasarruf-Yatırım) Farkı/GSYH (%) Özel (Tasarruf-Yatırım) Farkı/GSYH (%) (1)Tahmin, (2) Program Kaynak: DPT 10

11 döneminde özel sektörün net tasarruf dengesi incelendiğinde, net tasarruf dengesindeki bozulmada temelde yatırımlardaki yüksek oranlı artışın etkili olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, özel sektör tüketiminin GSYH ye oranı da tedrici bir şekilde artmıştır. Özel sektör yatırımlarındaki artışta büyük ölçüde makroekonomik görünümdeki iyileşme etkili olmuştur krizi öncesinde reel faizlerin yüksek seviyesi, kamunun yüksek borçlanma ihtiyacı ve istikrarsız makroekonomik ortam nedeniyle şirketlerin faaliyet dışı gelirlerinin yüksekliği bilinen bir gerçektir krizinin ardından iyileşen makroekonomik ortamla birlikte özel sektörün yatırımları hız kazanmıştır. Özel sektör yatırımlarının milli gelire oranı 2006 yılından itibaren gerilemiş, 2009 yılında ise tüm dünyayı etkisi altına alan global krizin etkisiyle önemli bir ivme kaybına uğramıştır. Nitekim, 2009 yılında Türkiye ekonomisi %4,8 oranında küçülmüştür. (%) (%) * (1) Tahmin, (2) Program Kaynak: DPT (*) Sağ eksen Yapılan araştırmalarda tasarruf eğilimi üzerinde çeşitli faktörlerin etkili olduğu görülmektedir. Türkiye ekonomisinin yapısı göz önünde bulundurulduğunda, verimliliğe ve demografik yapıya ilişkin gelişmelerin tasarruf oranlarının seyri açısından önemli birer unsur olduğu bilinmektedir Tasarruf Açığına Verimlilik Çerçevesinde Bakış Ekonomi literatüründe, ekonominin büyüme performansı kısa vadede talep bazlı gelişmeler (konjonktürel etkiler) nedeniyle trendinden sapmaktadır. Uzun vadede ise ülkenin büyüme performansı, yapısal gelişmeleri yansıtan toplam üretim kapasitesinden (arz) etkilenmektedir. 11

12 Büyüme Performansı Arz Talep Zaman Ekonomide büyümenin kaynakları (arz ve talep) ile söz konusu ülkenin iç (fiyat istikrarı ve istihdam) ve dış dengeleri (dış ticaret ve cari açık gibi) arasında yakın bir ilişki vardır. Bazı sektörlerde arz kapasitesinin yeterli düzeyde olmaması ihracat performansını olumsuz yönde etkilemekte, arz kapasitesindeki zayıflığın kalıcı duruma gelmesi ise sektörün üretimini ithalata bağımlı hale getirmektedir. Arz kapasitesinin düşük olduğu sektörler yurtiçi talep içerisinde önemli bir ağırlığa sahip ise, dış ticaret dengesi ve buna bağlı olarak verimlilik olumsuz bir görünüm sergilemektedir 5. Nitekim, Türkiye ekonomisinde uzun yıllardır ara malı ithalatındaki artışın sınai üretim artışından çok daha hızlı olduğu, dolayısıyla ara malı ithalatının toplam üretim içerisindeki payının arttığı bilinmektedir. Bu durum, kısa vadede verimliliği düşürürken orta ve uzun vadede büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin belirsizlikleri artırmaktadır. Ara Malı İthalatı Endeksinin Sanayi Üretimi Endeksine Oranı (%) (%)(1994=100) Kaynak: TCMB Çalışma Tebliği No: 10/02 5 TÜSİAD-TCMB Küresel Ekonomiye Entegrasyon Sürecinde Büyüme Dizisi No:3, "Türkiye Ekonomisinin Büyüme Dinamikleri: Döneminde Büyümenin Kaynakları Temel Sorunlar ve Potansiyel Büyüme Oranı", Haziran

13 Çalışmanın izleyen kısmında, döneminde Türkiye ekonomisinde büyümenin dinamikleri analiz edilerek ekonomideki verimlilik düzeyi hesaplanacaktır. Ayrıca, verimlilik göstergelerindeki gelişmelerin tasarruf oranlarını ne yönde etkilediği incelenecektir. Türkiye Ekonomisine İlişkin Verimlilik Analizi Bir ülkenin büyüme performansını ve verimliliğini etkileyen faktörler genel olarak kısa ve uzun vadeli gelişmeler olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. Kısa vadeli faktörler genel olarak konjonktürel gelişmeleri yansıtmaktadır. Kısa vadeli faktörler talep koşulları ile yakından ilişkili olduğu için bu faktörlerin büyüme ve verimlilik üzerindeki etkisinin dalgalı bir seyir izlediği bilinmektedir. Uzun vadeli faktörler ise, bir ülkedeki üretim kaynaklarının seviyesi ile ilişkili olduğu için büyümenin sürdürülebilirliğinin göstergesi olan arz koşullarını yansıtmaktadır. Uzun vadeli faktörler üzerinde etkili olacak yapısal dönüşümlerin verimliliği, rekabet gücünü ve refah düzeyini olumlu yönde etkilediği düşünülmektedir. Bu çerçevede, uzun vadeli faktörlerin verimlilik üzerindeki etkilerinin daha istikrarlı bir seyir izlediği tahmin edilmektedir. Talep bazlı konjonktürel etkilerin verimlilik üzerindeki etkisinin analiz edilmesi amacıyla oluşturulan sermaye birikimi ve işgücü verileri kapasite kullanım oranı ve çalışılan saat endeksleri ile ilişkilendirilmiştir. Nitekim, iki seride de yöntem farklılıkları nedeniyle kesintiler olması nedeniyle seriler işgücü verilerindeki düzeltmeye benzer bir şekilde yeniden hesaplanmıştır 6,7. Oluşturulan serilerin dönemindeki seyri incelendiğinde, kapasite kullanım oranı serisinin çalışılan saat endeksi serisine kıyasla daha yatay bir seyir izlediği görülmektedir. Diğer taraftan, krizin ardından kapasite kullanım oranındaki iyileşmenin çalışılan saat endeksindeki toparlanmaya kıyasla daha hızlı bir şekilde gerçekleştiği görülmektedir. 6 Kapasite kullanım oranına ilişkin verilerde döneminde Devlet Planlama Teşkilatı nın, döneminde Türkiye İstatistik Kurumu nun ve döneminde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nın verileri kullanılmıştır. İmalat sanayiindeki yoğun sermaye birikimi nedeniyle imalat sanayiindeki kapasite kullanım oranı verisinin toplam sermayenin kapasite kullanım oranına yakınsayacağı varsayılmıştır. 7 Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan çalışılan saat endeksi verilerinde döneminde 1995 bazlı seri, döneminde ise 2005 bazlı seri kullanılmıştır. 13

14 1990Ç1 1991Ç3 1993Ç1 1994Ç3 1996Ç1 1997Ç3 1999Ç1 2000Ç3 2002Ç1 2003Ç3 2005Ç1 2006Ç3 2008Ç1 2009Ç3 1990Ç1 1991Ç3 1993Ç1 1994Ç3 1996Ç1 1997Ç3 1999Ç1 2000Ç3 2002Ç1 2003Ç3 2005Ç1 2006Ç3 2008Ç1 2009Ç3 85 Kapasite Kullanım Oranı (%) 140 Çalışılan Saat Endeksi Türkiye ekonomisinde verimliliğin kaynaklarının daha iyi analiz edilmesi amacıyla oluşturulan kapasite kullanım oranı serisi sermaye birikimi ile, çalışılan saat endeksi ise işgücü verileri ile ilişkilendirilmiştir. Bu çerçevede, Cobb-Douglas üretim fonksiyonu aşağıdaki gibi yeniden düzenlenmiştir. (bkz: Ek) ln(y) t= α*ln(kko*k) t + β*ln(çse*l) t + ln(t) t Y: Toplam Üretim Miktarı (GSYH) K: Sermaye Birikimi KKO: Kapasite Kullanım Oranı L: İşgücü Verileri ÇSE: Çalışılan Saat Endeksi T: Toplam Faktör Verimliliği Türkiye de döneminde verimliliğin genel olarak yatay bir seyir izlediği görülmektedir. Yüksek enflasyon ve makroekonomik istikrarsızlığın ekonomiyi olumsuz yönde etkilediği bu dönemde yapısal verimliliğin değişmediği, talebe yönelik gelişmeleri de yansıtan konjonktürel verimliliğin ise sınırlı bir artış kaydettiği hesaplanmaktadır döneminde konjonktürel ve yapısal verimlilik 1990 lı yıllara göre belirgin bir ivmelenme ile artmıştır yılından itibaren ise küresel krizinin etkisiyle yapısal verimlilikteki artış hızı yavaşlamış; yapısal verimlilik ile konjontürel verimlilik arasındaki fark açılmaya başlamıştır. 14

15 Ç1 1991Ç3 1993Ç1 1994Ç3 1996Ç1 1997Ç3 1999Ç1 2000Ç3 2002Ç1 2003Ç3 2005Ç1 2006Ç3 2008Ç1 2009Ç Türkiye'de Verimlilik (1990=100) Konjonktürel Verimlilik* Yapısal Verimlilik* Konjonktürel Verimlilik* Yapısal Verimlilik* Fark ,5 98,7 6, ,9 107,7 10, ,2 113,8 19,4 *Ortalama değer. *Trend döneminde Türkiye için hesaplanan verimlilik serileri arasındaki fark ile dış ticaret verilerindeki gelişmeler incelendiğinde, her iki serinin de benzer bir seyir izlediği görülmektedir. Nitekim, bu dönemde iki seri arasındaki korelasyonun 0,86 ile yüksek bir seviyede gerçekleştiği hesaplanmaktadır. Bu çerçevede, özellikle 2007 sonrasındaki dönemde konjonktürel verimlilikteki artışla birlikte dış ticaret açığındaki gelişmeler dikkat çekmektedir Türkiye'de Verimlilik ve Dış Ticaret Açığı Verimlilikler Arasındaki Fark* Dış Ticaret Açığı/GSYH** (*) Konjonktürel ve yapısal verimliliğin trendleri arasındaki fark (**) Sol eksen, dış ticaret açığının GSYH ye oranının trendi, % Yapılan analizler ışığında, Türkiye ekonomisinin, 2000 li yılların ikinci yarısından itibaren daha çok konjonktürel etkiler nedeniyle büyüdüğü görülmektedir. Bu çerçevede, ekonomik aktivitedeki artış nedeniyle dış ticaret açığı üzerindeki yukarı yönlü baskılar da artmıştır. Geçtiğimiz dönemde, TCMB nin finansal istikrara yönelik almış olduğu önlemler paralelinde kısa vadede etkilenmesi daha kolay olan talep 15

16 koşullarındaki gelişmelerin dış ticaret açığını azaltıcı yönde etki sağlayabileceği düşünülmektedir. Orta ve uzun vadede ise, yapısal verimliliğin artırılması dış ticaret açığının azaltılması ve finansal istikrarın güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Türkiye ekonomisinde konjonktürel ve yapısal verimlilik göstergeleri arasındaki farkın kapanmasıyla birlikte dış ticaret açığının daralacağı, böylece yaratılan katma değerin artacağı düşünülmektedir. Türkiye de katma değer yaratma sürecindeki artışla birlikte hanehalkının refahının olumlu yönde etkileneceği ve tasarruf oranlarının da bu gelişmeye paralel olarak artacağı düşünülmektedir Demografik Yapı ve Tasarruf Oranları Yaşam döngüsü (life cycle) hipotezine göre nüfusun demografik yapısı ile tasarruflar ilişkilidir. Yaşam döngüsü hipotezine göre, bireylerin gençlik dönemlerinde düşük gelire sahip olmaları nedeniyle tasarruf etme eğilimlerinin düşük olduğu varsayılmaktadır. İlerleyen dönemlerde ise, bireylerin gelirlerinde kaydedilen artışlar nedeniyle tasarruf oranlarının yükselmesi beklenmektedir. Emeklilik ve yaşlılık döneminde ise, bireylerin gelirlerindeki düşüşe paralel olarak tasarruf oranlarının da düşeceği öngörülmektedir. Türkiye de tasarruf oranlarına yönelik yapılan çalışma 8 sonuçlarına göre, 0-24 yaş aralığındaki bireylerin gelirlerinin olmaması veya düşük seviyelerde olması nedeniyle genel olarak tasarruf yapamadıkları ve ailelerine bağımlı oldukları görülmektedir. Öte yandan, yaş aralığında bireylerin gelirlerindeki yükselişe paralel olarak tasarruflarının artış eğilimi sergileyerek yaşlarında en yüksek düzeyine ulaştığı hesaplanmaktadır. 65 yaş sonrasında ise, tasarruflardaki gerileme belirginlik kazanmaktadır. 8 Van Rijckeghem, Caroline and Murat Ucer, The Evolution and Determinants of Private. Saving in Turkey: What Lessons for Policy?, ERF Research Report Series No

17 Tasarruf Oranları (Logaritmik) Kişi Başına Yıllık Tasarruf Miktarı* (TL) yaş *2005 yılı verileri kullanılmıştır. Ülkeler bazında demografik yapı ile tasarruf oranları arasındaki ilişki incelendiğinde, medyan yaş ile tasarruf oranlarının ilişkili olduğu görülmektedir. Nitekim, ülkelerde nüfusun belli bir seviyeye kadar yaşlanması ile tasarruf oranlarının artması yaşam döngüsü hipoteziyle de örtüşmektedir yılında, 26,5 lik medyan yaş ile diğer ülkelere kıyasla daha genç nüfus yapısına sahip olan Türkiye nin tasarruf oranı %15,9 ile düşük bir seviyede kalmıştır. Genç nüfus yapısının Türkiye nin tasarruf oranının düşük seviyede gerçekleşmesinde etkili olduğu görülmekle birlikte, tasarruf oranlarının benzer bir demografik yapıya sahip olan Meksika ve Endonezya ile kıyaslandığında daha düşük seviyede olması dikkat çekmektedir. Medyan Yaş ve Tasarruf Oranları* Arasındaki İlişki (2005) Türkiye (*) 2005 yılı medyan yaş ve tasarruf oranları verisinde logaritmik dönüşüm yapılmıştır. Kaynak: Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası Medyan Yaş (Logaritmik) Demografik yapıdaki değişiklikler beraberinde demografik fırsat penceresi (window of opportunity) tanımını da getirmektedir. Demografik fırsat penceresi, bir ülkenin 17

18 çalışma çağındaki nüfusunun demografik yapı nedeniyle tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştığı durum olarak tanımlanmaktadır. Demografik fırsat penceresi kavramı Birleşmiş Milletler tarafından; 0-14 yaşları arasındaki nüfusun toplam nüfusa oranının %30 dan, 65 yaş üstündeki nüfusun toplam nüfusa oranının %15 ten az olması şeklinde tanımlanmıştır. Ülkelerin kendine özgü nüfus yapısına göre şekillenen demografik fırsat penceresi yaklaşık yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan nüfus istatistiklerine göre, Doğu Asya ülkeleri 9 için dönemi demografik açıdan avantajlı bir dönemi göstermektedir. Latin Amerika ülkeleri 10 için ise, demografik fırsat penceresi dönemini kapsamaktadır. % Doğu Asya Ülkelerinin Demografik 80 Yapısı % Latin Amerika Ülkelerinin 80 Demografik Yapısı Bağımlı Nüfus* Çalışabilir Nüfus** (*) 0-14 yaş aralığı ve 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı (**) yaş aralığındaki nüfusun toplam nüfusa oranı Taralı alan demografik fırsat penceresi dönemini temsil etmektedir. Türkiye nin demografik yapısı incelendiğinde, nüfusun Latin Amerika ve Doğu Asya ülkelerine kıyasla daha dinamik bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Türkiye deki bağımlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının gerilemesiyle birlikte demografik fırsat penceresi döneminin 2005 yılında başladığı görülmektedir yılında yaşları arasında çalışabilir nüfusun toplam nüfusa oranının %68,6 ile en yüksek 9 Çin, Japonya, Güney Kore, Kuzey Kore, Hong Kong ve Moğolistan 10 Arjantin, Brezilya, Bolivya, Şili, Kolombiya, Ekvator, Paraguay, Peru, Panama, Venezuela 18

19 seviyeye ulaşacağı tahmin edilmekle birlikte, bu dönemden itibaren nüfustaki yaşlanmanın hız kazanacağı öngörülmektedir döneminde 65 yaş üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payının %15 in üzerine çıkmasıyla birlikte demografik fırsat penceresinin sona ereceği hesaplanmaktadır. 70 % Türkiye'nin Demografik Yapısı Bağımlı Nüfus* Çalışabilir Nüfus** * 0-14 yaş aralığı ve 65 yaş üstü arasındaki nüfusun toplam nüfusa oranı ** yaş aralığındaki nüfusun toplam nüfusa oranı Taralı alan demografik fırsat penceresi dönemini temsil etmektedir. Yaşam döngüsü hipotezine göre, bireylerin tasarruf oranları yaşamlarının farklı dönemlerinde değişiklik göstermektedir. Ülke genelinde bireylerin tasarruf eğilimindeki artış tasarruf oranının yükselmesinde etkili olacaktır. Türkiye de tasarruf oranlarının düşük olmasının nedenleri incelendiğinde, genç demografik yapının bu gelişmede etkili olduğu görülmektedir. Dünya Bankası nın çalışmasına göre, bağımlı nüfusun toplam nüfusa oranındaki %1 lik düşüş tasarrufları 0,7 puan artırmaktadır yıllarına yaklaşıldıkça Türkiye de çalışabilir nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının artmasıyla birlikte tasarruf oranlarının da artacağı öngörülmektedir. Nitekim 2025 yılında, diğer değişkenler sabit tutulduğunda sadece demografik değişimlerin tasarruf oranlarını %2 ila %5 kadar artıracağı tahmin edilmektedir Loayza, N., Schmidt-Hebbel, K., and Serven, L., Saving in Developing Countries: An Overview, The World Bank, Van Rijckeghem, Caroline and Murat Ucer, The Evolution and Determinants of Private. Saving in Turkey: What Lessons for Policy?, ERF Research Report Series No

20 4.4. Yurtiçi Yerleşiklerin Finansal Varlıkları Türkiye de hanehalkının finansal varlıkları ile yükümlülükleri incelendiğinde, genel olarak yükümlülüklerin varlıklardan daha hızlı bir artış eğilimi sergilediği görülmektedir. Bununla birlikte, hanehalkı yükümlülükleri 2008 ve 2009 yıllarında global kriz nedeniyle sınırlı bir artış kaydetmiştir. Bu çerçevede, kriz döneminde bir miktar azalan hanehalkının yükümlülüklerinin finansal varlıklarına oranı, 2010 yılında, global likidite koşullarındaki iyileşmenin yanı sıra Türkiye ekonomisinde iç talep koşullarının güçlü bir seyir izlemesi nedeniyle yükümlülüklerin varlıklardan daha hızlı artmasına bağlı olarak %39,7 ye, 2011 yılı Mart ayı itibarıyla ise %40,7 ye yükselmiştir. Son yıllarda hanehalkı yükümlülüklerinin varlıklardan daha hızlı artış sergilemesi Türkiye de yurtiçi tasarrufların milli gelire oranındaki gerilemeyi açıklayan faktörlerden biri olarak görülmektedir. Hanehalkının toplam varlıkları 2009 yılında TL420 milyar iken, 2010 yılında TL482 milyara, 2011 yılı Mart ayı itibarıyla ise TL503 milyara yükselmiştir. Hanehalkının Varlıkları ve Yükümlülükleri (milyar TL) (%) Kaynak: TCMB, Finansal İstikrar Raporu Yurtiçi yerleşiklerin tasarruflarını değerlendirdikleri finansal araçlar incelendiğinde, yatırımcı tercihlerinde mevduatın ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Nitekim, TL mevduat, DTH ve katılım bankalarında toplanılan fonların toplam finansal varlıklar içindeki payının 2010 yılsonu itibarıyla %77 ye ulaştığı görülmektedir. Mevduatın 20

21 ardından ikinci önemli tasarruf aracı olarak Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) gelmektedir. Yurtiçi yerleşiklerin tasarruflarını önemli ölçüde mevduata yönlendirmelerinde, gelenekselleşmiş davranış kalıplarının, sermaye piyasası ürünlerinde çeşitliliğin ve derinliğin az olmasının yanı sıra güven unsurunun da önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Yurtiçi Yerleşiklerin Finansal Varlıklarının Dağılımı İtibarıyla (milyon TL) Emeklilik Yatırım Fonları; Repo; Yatırım Fonları; Eurobond; Hisse Senedi; DİBS; %52 Katılım Bankalarında Toplanan Fonlar; %20 TL Mevduat; DTH; Kaynak: TSPAKB 4.5. Tasarruf Eğiliminin Artırılmasında Kurumsal Yatırımcıların Önemi Sermaye Piyasası Kanunu na göre kurumsal yatırımcı kavramı, yatırım fonu, emeklilik yatırım fonu ve yatırım ortaklıklarını veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından uygun görülen diğer yatırımcıları kapsamaktadır. Bu kapsamda en genel tanımıyla kurumsal yatırımcı, ilgili sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak halktan alınan ve katılımcılar adına ayrı hesaplarda izlenen katkıların, riskin dağıtılması ve inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığını ifade etmektedir. Benzer getiri ve risk profiline sahip olan bireysel yatırımcıların tasarruflarının bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulan ve belirli bir yönetim stratejisiyle profesyonel olarak yönetilen kurumsal portföyler katılımcılarına kolektif yatırımın sağladığı ölçek ekonomisinden yararlanma imkanı sunmaktadır. Böylece, küçük tasarruf sahipleri katılım payı satın almak suretiyle yaptıkları yatırımlarla 21

22 dahil oldukları büyük bir portföy havuzunun getiri imkanlarından yararlanma fırsatına sahip olurlar. Bu açıdan kurumsal yatırımcılar, küçük tasarrufların etkin ve verimli bir şekilde ekonominin ihtiyaç duyduğu birikimlere dönüştürülmesinde önemli bir işleve sahiptir yılsonu itibarıyla Türkiye de kurumsal yatırımcıların portföy büyüklüğü $35,4 milyar seviyesinde olup milli gelire oran itibariyle %4,8 gibi oldukça düşük düzeyde kalmaktadır. Kurumsal yatırımcı portföyü içinde en yüksek paya %54 ile B tipi yatırım fonları sahipken, bunu %22 ve %20 lik payları ile sırasıyla emeklilik yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları izlemektedir. Türkiye de yurtiçi tasarrufların artması açısından başta emeklilik fonları olmak üzere, kolektif yatırımı temsil eden kurumsal yatırımcıların portföy büyüklüğünün artması önem arz etmektedir. %20 %22 %52 %52 %54 Uluslararası bazda incelendiğinde, dünya genelinde toplam menkul kıymet yatırım fonu büyüklüğünün Eylül 2010 itibarıyla $24 trilyona ulaştığı tahmin edilmektedir. Türkiye de ise yatırım fonlarının büyüklüğü $20 milyar düzeyinde olup söz konusu büyüklüğün GSYH ye oranı %3 civarında seyretmektedir yılında Türkiye nin G20 ülkeleri içerisinde en büyük 16. ekonomi olmasına karşılık yatırım fonlarının büyüklüğü bakımından dünyada 30. sırada yer alması, sermaye piyasalarının ülkemizde yeterli düzeyde derinleşmediğine işaret etmektedir. 22

23 Yatırım Fonları (milyar $) Yatırım Fonu/GSYH Yatırım Fonları Açısından Dünya Sıralaması GSYH* Açısından Dünya Sıralaması ABD Lüksemburg Fransa Avustralya İrlanda Brezilya İngiltere Japonya Kanada Çin Türkiye (*) Satın alma gücüne göre GSYH, 2010 yılsonu verisi Kaynak: IMF, TSPAKB Yatırım fonlarının portföy dağılımı incelendiğinde, hisse senedi yatırımlarının en ağırlıkta olduğu ülkelerin Japonya ve İngiltere olduğu görülmektedir. Hisse senedine yatırım yapan fonların toplam yatırım fonları pazarındaki payı en düşük olan ülke ise %2 ile Türkiye dir. Türkiye de yatırım fonları portföyünün %78 ini repo yatırımlarının oluşturduğu; dolayısıyla yatırımcı tercihlerinde likit fonların ağırlıklı paya sahip olduğu görülmektedir. Yatırım Fonları Portföy Dağılımı (%) (Eylül 2010) Hisse Senedi Tahvil Para Piyasası Diğer* ABD Lüksemburg Fransa Avustralya Brezilya İngiltere Japonya Kanada Çin Türkiye (*) Para piyasası ve yabancı menkul kıymetler gibi yatırımlar sınıflandırılmıştır. Kaynak: TSPAKB Yatırım fonu ile hisse senedi yatırımcıları yaş grupları itibarıyla incelendiğinde yatırım fonlarında nispeten daha genç bir yatırımcı profili olduğu görülmektedir. Söz konusu iki enstrüman arasındaki en önemli farkın yatırımcı bazında ortalama portföy büyüklüğünde gözlendiği; yatırım fonu yatırımcılarının daha küçük tutarlı ortalama portföy büyüklüklerine sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca, yatırımcı sayısı açısından yatırım fonlarının daha geniş bir tabana yayıldığı dikkati çekmektedir. 23

24 bin kişi Hisse Senedi Yatırımcılarının Yaş Grupları İtibarıyla Dağılımı ( ) Yatırımcı Sayısı (Sol Eksen) Portföy Değeri (Milyon TL) bin kişi Yatırım Fonu Yatırımcılarının Yaş Grupları İtibarıyla Dağılımı ( ) Yatırımcı Sayısı (Sol Eksen) Portföy Değeri (Milyon TL) Kaynak: TSPAKB Yaş grupları itibarıyla yatırımcı sayılarına bakıldığında, 0-19 yaş grubunda hisse senedinde yatırımcı sayısı 5 bin kişinin altında iken, bu sayının yatırım fonunda 250 bin kişiye yaklaştığı görülmektedir. Yatırım fonlarındaki 19 yaş altındaki yatırımcıların yaklaşık 200 bini Bankamızın kurucusu olduğu Kumbara Fonu katılımcılarından oluşmaktadır Yaş Grupları İtibarıyla Yatırımcı Sayısı (bin kişi) Hisse Senedi Yatırım Fonu Kaynak: TSPAKB Bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi, bireylerin emekliliğe yönelik tasarruflarının yatırıma yönlendirilmesi suretiyle emeklilik döneminde ek bir gelir sağlanarak refah düzeyinin yükseltilmesine, ekonomiye uzun vadeli kaynak yaratarak 24

25 istihdamın artırılmasına ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulmasına, sosyal güvenliğin kapsamının genişletilmesine, kamunun sosyal güvenlikten kaynaklanan yükünün azaltılmasına, mali sektörde uzun vadeli fonların artarak kurumsal yatırımcıların gelişmesine ve sermaye piyasalarının derinleşmesine olanak sağlayacak bir özel emeklilik sistemidir 13. Bireysel emeklilik sisteminde 10 yıllık prim ödeme süresine ilave olarak 56 yaşında emekli olma koşulu öngörülmüş olmakla birlikte katılımcı dilediği an sistemden ayrılmakta serbesttir. Emeklilik Fonu, emeklilik şirket tarafından emeklilik sözleşmesi çerçevesinde alınan ve katılımcılar adına bireysel emeklilik hesaplarında izlenen katkıların, riskin dağıtılması ve inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığıdır. Türkiye de 2003 yılında faaliyete geçen bireysel emeklilik sistemi, kuruluşuyla birlikte hızlı bir büyüme eğilimi sergilemiştir yılsonu itibarıyla, 13 kurucu şirketin faaliyet gösterdiği emeklilik yatırım fonları piyasasında yaklaşık 2,3 milyon yatırımcı bulunmaktadır. Bireysel emeklilik fon sayısı 140 a, portföy büyüklüğü ise TL12 milyara ulaşmıştır. Emeklilik Yatırım Fonları Yatırımcı Sayısı (Bin) Portföy Değeri (Milyon TL) Kaynak: Emeklilik Gözetim Merkezi OECD nin emeklilik planlarına ilişkin yayımladığı istatistiklere göre, henüz beş yıllık bir geçmişe sahip olan Türkiye deki emeklilik fonlarının milli gelire oranı %2 ile oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır. Bu durum, bu alanda önemli bir gelişme potansiyeline işaret etmektedir. Bu piyasanın gelişmesi uzun vadeli tasarrufların artması açısından önem taşımaktadır. Nitekim, uzun vadeli bir yatırım perspektifine sahip olan bu sistemdeki kurumsal yatırımcılar, birçok ülkede sermaye piyasasının önemli kurumları haline gelmiştir. Türkiye de de sektörün gelişme potansiyelinin değerlendirilebilmesi için yatırımcıların bilinçlendirilmesi yanında işveren katkılı planların ilgili mevzuat düzenlemeleri ile teşvik edilmesi önem arzetmektedir. 13 Sermaye Piyasası Kurulu, Bireysel Emeklilik Sistemi ; 25

26 Kore Lüksemburg Türkiye Slovenya Belçika İtalya Avusturya Almanya Çek Cum. Slovakya Norveç Meksika İspanya İsveç Yeni Zelanda Macaristan Portekiz Polonya Danimarka İrlanda İsrail Kanada Şili ABD Finlandiya İngiltere Avustralya İsviçre İzlanda Hollanda 2,2 2,2 2,3 2,6 4,1 4,1 4,9 5,2 6,0 6,3 7,3 7,5 8,1 8,4 11,8 13,1 13,4 13,5 Özel Emeklilik Planlarında Toplam Aktif ler / GSYH (%) ,3 44,1 46,8 62,9 65,1 67,7 76,8 80,5 82,3 111,9 118,3 126,0 0,0 20,0 40,0 60,0 80,0 100,0 120,0 140,0 Kaynak: OECD 5. Tasarruf Eğilimine İlişkin Uluslararası Kıyaslama IMF tarafından hazırlanan Dünya Ekonomik Görünüm Raporu nda (Nisan 2011) küresel dengesizliklerin sürdüğü dile getirilmiştir. ALM+JAP CAVDÜ PETROL ÇİN+UDA DİĞER ABD Kaynak: IMF Dünya Ekonomik Görünümü Raporu (Nisan 2011) ÇİN+UZAK DOĞU ASYA: Çin, Hong Kong, Endonezya, Kore, Malezya, Filipinler, Singapur, Tayvan ve Tayland ALM+JAP: Almanya ve Japonya CARİ AÇIK VEREN DİĞER ÜLKELER: Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, Letonya, Litvanya, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya, Türkiye ve İngiltere PETROL: Petrol ihracatçısı ülkeler; 26

27 Dünyada tasarruf fazlası bulunan ülke grupları, başta Çin olmak üzere gelişmekte olan Asya ülkelerinin yanı sıra Almanya, Japonya ve petrol ihraç eden ülkelerdir. Diğer yandan, tasarruf açığı bulunan başlıca ülkeler ABD, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile cari açık veren bazı Avrupa ülkeleridir. Son 10 yılda, gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisi içerisindeki payı artmıştır. Küresel krizin ardından gelişmiş ülke ekonomilerinin toparlanmakta zorlanmasına karşılık başta gelişmekte olan Asya ülkeleri olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin hızla krizden çıkması söz konusu ülkeleri kriz sonrası toparlanma sürecinde küresel büyümenin lokomotifi haline getirmiştir. Benzer bir eğilim tasarruf oranlarında da görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde tasarruf oranı artma eğilimindeyken gelişmiş ülkelerde tasarruf eğilimi özellikle hanehalkı tasarruflarındaki daralmaya bağlı olarak gerileme eğilimindedir. Tasarruf Oranı (% Dünya GSYH si) Petrol İhraç Eden Ülkeler Gelişmekte Olan Ülkeler Gelişmiş Ülkeler Global Tasarruf Oranı Kaynak: McKinsey Global Institute Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ile kıyaslandığında Türkiye nin tasarruf oranının pek çok ülkenin gerisinde kaldığı görülmektedir. Son 30 yıllık döneme bakıldığında, Türkiye de tasarruf oranlarının geçici yükselişlerle dalgalı bir seyir izlemesine rağmen özellikle 2000 li yıllarda gerileme eğilimine girerek 1980 lerdeki düşük seviyelere indiği dikkat çekmektedir. Tasarruf oranlarının Yunanistan ve Portekiz gibi kamunun tasarruf etmekte zorlandığı ülkelerde oldukça düşük düzeylerde seyrettiği görülmektedir. 27

28 Türkiye ve Bazı Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Tasarruf Oranları (%) Türkiye 12,9 21,6 21,7 18,1 16,2 15,6 16,5 12,9 Brezilya 17,9 18,9 15,5 13,9 17,6 18,1 18,0 14,6 Rusya ,0 36,2 30,8 30,2 31,5 22,7 Hindistan 17,5 22,3 26,6 25,1 34,8 36,3 33,1 33,6 Çin - 39,5 42,1 36,8 52,3 52,4 53,5 53,6 Avusturya 23,1 24,5 21,6 23,6 25,9 27,3 27,0 24,2 Fransa 22,2 20,8 19,3 21,7 19,6 20,2 19,6 16,4 Almanya 19,7 23,0 20,4 19,8 24,3 25,9 25,1 21,5 Yunanistan 23,3 17,5 17,6 12,8 9,7 7,7 5,7 3,3 Hollanda 22,9 25,5 26,7 28,1 28,9 28,2 24,5 22,1 Portekiz 28,7 26,9 23,6 18,3 13,0 13,3 11,1 10,0 İspanya 21,2 22,5 22,1 22,6 22,3 21,3 19,6 19,5 İngiltere 18,0 15,5 15,2 14,6 14,2 15,6 15,0 12,2 ABD 19,1 15,0 16,0 17,9 15,9 13,4 11,4 9,8 Kaynak: Dünya Bankası Son 30 yılda, ABD de tasarruf oranı %19 dan %10 seviyesine gerilemiştir. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi dünya ekonomisindeki önemi artan gelişmekte olan ülkelerde tasarruf oranlarının da arttığı görülmektedir. Nitekim 2008 yılında Çin, tutar bazında en yüksek tasarrufa sahip olan ABD yi geride bırakarak dünyada ilk sırada yer almıştır. Bu durumun küresel dengesizlikleri artırdığı ve global büyümenin istikrar kazanmasının önündeki önemli engellerden biri olduğu kabul edilmektedir. Daha ayrıntılı bir analiz yapılabilmesi için tasarruf oranlarının ülke gruplarına göre değerlendirilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda, gelişmekte olan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, Latin Amerika ülkeleri ile Asya ülkeleri incelenmektedir. Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, geçtiğimiz 20 yıl boyunca yaşadıkları dönüşüm ve entegrasyon sürecinin de etkisiyle yüksek büyüme oranlarına ulaşmışlardır. Bu dönemde tasarruf oranları ülkelerin yüksek büyüme oranlarını karşılamada yetersiz kalmış ve yüksek yatırım ihtiyacını karşılayabilmek için gereken kaynağı yurtdışından sağlamışlardır. Yüksek seviyelerdeki doğrudan yatırımlara rağmen yurtdışı borç stokunun da artması bu ülkelere ilişkin riskleri artırmıştır. 28

29 Türkiye de olduğu gibi bu ülkelerde de tasarruflar, yatırımları karşılamada yetersiz kalmaktadır. Tasarruf oranları incelendiğinde, 2009 yılı haricinde Türkiye nin bu ülke grubundan çok farklı bir görünüm sergilemediği görülmektedir. Türkiye İle Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinde Tasarruf Oranları (% GSYH) Türkiye 21,7 18,1 15,6 16,2 15,6 16,5 12,9 Arnavutluk 20,5 23,7 17,0 17,5 15,4 13,5 17,4 Bulgaristan 15,4 12,4 16,3 14,5 9,0 14,5 16,0 Hırvatistan 11,7 17,6 20,7 21,0 21,2 21,1 21,8 Çek Cumhuriyeti 29,1 24,8 24,6 24,6 24,2 22,3 20,4 Estonya 23,6 22,7 23,6 22,1 22,9 20,3 23,5 Macaristan 17,1 19,8 18,1 18,2 16,5 14,6 - Letonya 13,9 18,9 22,5 17,7 18,3 20,0 28,5 Litvanya 12,0 13,0 16,9 15,8 16,4 14,6 - Makedonya - 23,1 20,5 22,5 21,1 16,0 18,4 Polonya 20,1 18,7 18,0 18,3 19,8 18,7 18,6 Romanya 19,0 15,8 15,8 17,3 20,7 22,6 29,0 Slovakya 27,0 22,2 20,2 19,0 22,0 22,3 28,9 Slovenya 23,1 24,5 25,6 26,7 27,2 26,0 22,1 Kaynak: Dünya Bankası Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde tasarruf oranlarının seyrinde ekonomik yapının değişmesi diğer bir ifadeyle serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci etkili olmuştur. Yüksek seviyelerde bulunan tasarruf oranları liberalleşme ile birlikte düşme eğilimine girmiş ve yüksek yatırım talebi nedeniyle yurt dışı tasarruflara olan gereksinim ve dolayısıyla cari açık artmıştır. Tasarruf eğilimi açısından her ne kadar Türkiye bu ülkelerle benzer bir görünüm sergilese de yatırım oranlarına göre değerlendirildiğinde Türkiye nin bu ülke grubunun gerisinde kalmıştır. Türkiye İle Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinde Yatırım Oranları (% GSYH) Türkiye 25,5 20,8 20,0 22,1 21,5 21,8 14,9 Arnavutluk 21,0 24,7 23,6 25,0 29,4 32,1 29,0 Bulgaristan 15,7 18,0 27,6 32,1 34,1 37,5 25,6 Hırvatistan 16,4 18,7 26,3 28,1 28,9 30,7 26,7 Çek Cumhuriyeti 32,6 29,5 25,7 26,8 27,0 25,3 21,5 Estonya 28,2 28,4 33,8 38,7 40,2 29,7 19,4 Macaristan 21,5 26,9 25,6 25,1 22,5 22,0 - Letonya 14,3 23,7 34,4 39,7 40,4 32,3 19,0 Litvanya 21,3 18,9 23,9 26,3 30,9 27,0 - Makedonya 20,8 22,3 20,8 21,9 24,2 27,7 24,3 Polonya 18,7 24,8 19,3 21,1 24,4 23,7 20,2 Romanya 24,3 19,5 22,6 23,7 29,0 31,4 30,5 Slovakya 24,5 26,0 28,9 26,8 27,8 28,8 37,7 Slovenya 23,7 27,3 27,2 28,9 31,7 32,2 23,4 Kaynak: Dünya Bankası 29

30 Yatırımlara kıyasla tasarrufların düşük seviyede gerçekleşmesi, piyasa ekonomisine geçiş sürecinde olan ve yurt içi talebin güçlü olduğu ülkeler için beklenen bir gelişmedir. Yurt dışından sağlanan kaynağın kalitesi de önem taşımaktadır. Son 10 yıllık dönemde bu ülkeler milli gelirlerine oranla yüksek düzeyde doğrudan yatırım çekmişlerdir. Doğrudan yatırımların yüksek seviyesine rağmen yurtdışı borçların da artması global risk algılamasının bozulması durumunda bu ülkelerin büyümelerinde sorun yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nitekim, tasarruf açığı yüksek olan bu ülkeler küresel krizden önemli ölçüde etkilenmiştir. Latin Amerika Ülkeleri Latin Amerika ülkeleri arasında Brezilya dışındaki ülkelerin tasarruf oranlarının yaklaşık %20 civarında olduğu görülmektedir. Türkiye nin %13 lük tasarruf oranı ile Latin Amerika ülkelerindeki ortalamanın altında kaldığı ve Brezilya dakine yakın bir görünüm sergilediği dikkat çekmektedir. Türkiye ile Bazı Latin Amerika Ülkelerinde Tasarruf Oranları (% GSYH) Türkiye 21,7 18,1 15,6 16,2 15,6 16,5 12,9 Arjantin 15,9 13,0 24,0 26,7 26,6 25,0 23,2 Brezilya 15,5 13,9 17,3 17,6 18,1 18,0 14,6 Şili 25,0 20,6 23,4 25,3 25,6 22,7 21,6 Kolombiya 18,5 14,0 17,5 18,5 18,1 18,6 18,4 Ekvator 16,6 25,8 24,8 27,3 27,5 30,7 23,6 Meksika 19,4 20,5 23,2 25,7 25,0 25,6 21,7 Peru 16,0 17,2 19,4 22,7 23,8 22,6 22,5 Venezuela 21,0 34,5 40,6 39,6 34,7 35,0 21,6 Kaynak: Dünya Bankası Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, döneminde Türkiye nin Latin Amerika nın önde gelen ülkelerinden daha yüksek bir tasarruf oranına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, sonraki dönemde Türkiye de tasarruf oranlarında gözlenen düşüş eğiliminin yanı sıra 2000 li yılların başında özellikle Arjantin ile Meksika da tasarruf eğiliminin artmasıyla birlikte Türkiye Brezilya ile birlikte geride kalmıştır. Latin Amerika ülkelerinin tasarruf oranlarındaki hızlı artışta emtia fiyatlarındaki hızlı yükselişler de etkili olmuştur. 30

31 ,0 26,0 24,0 22,0 20,0 18,0 16,0 14,0 12,0 10,0 Başlıca Latin Amerika Ülkeleri İle Türkiye'nin Tasarruf Arjantin Oranları (%) Brezilya Meksika Türkiye Kaynak: Dünya Bankası Gelişmekte Olan Asya Ülkeleri Gelişmekte olan Asya ülkelerinde tasarruf oranlarının özellikle 2000 yılından itibaren oldukça hızlı bir şekilde artması dikkat çekmektedir. Tasarruflar ile yatırımlar birlikte incelendiğinde, tasarruf oranları artış eğilimi sergilerken yatırım oranlarının ülkeler bazında farklılaştığı görülmektedir. Diğer bir ifadeyle tasarrufların yatırıma dönüşme oranı ülkeler bazında farklı bir görünüm sergilemiştir. Örneğin, 2009 yılında Çin de yatırımlar GSYH nin %48 ine ulaşırken tasarrufların GSYH ye oranı %54 seviyesinde gerçekleşmiştir. Birçok gelişmekte olan ülkede olduğu gibi, diğer Doğu Asya ülkelerinde de 1990 lı yılların ortalarından itibaren yatırım oranları yatay bir seyir izlemiştir. Çin, özellikle son 10 yılda tasarrufların ve yatırımların gelişimi açısından diğer Asya ekonomilerinden ayrışmıştır. Çin ekonomisi incelendiğinde, tasarruf oranının GSYH ye oranının %50 lere ulaşması ile yatırım odaklı bir büyüme modelinin seçilmesinin ülkenin sergilediği güçlü büyüme performansında önemli role sahip olduğu görülmektedir. Tasarruf oranının yüksek düzeylerde gerçekleşmesinde, Çin ekonomisinde yaşanan yapısal dönüşüm sürecinin yanı sıra demografik faktörler ile kurumsal düzenlemeler etkili olmuştur. Çin de 1980 lerde Başlayan Yapısal Dönüşüm Süreci Çin de yaşanan ekonomik ve demografik gelişmeler paralelinde işgücünün tarım sektöründen verimliliğin ve katma değerin daha yüksek olduğu sektörlere aktarılması 31

32 sonucu tasarruf oranları yükselmiştir. Nitekim, artan verimlilik paralelinde özellikle özel sektörün tasarruflarının yüksek düzeye ulaşması dikkat çekmektedir 14. Çin de Tasarruf Oranı (GSYH ye Oran Olarak) Çin de uygulanan tek çocuk politikasının da tasarruf oranlarındaki artışta etkili olduğu düşünülmektedir. Nitekim, çocuk sayısındaki azalmasının etkisiyle aileler az harcama yapmaktadır. Ayrıca, ailelerin daha az çocuk sahibi olmaları, ebeveynlerin gelecek kaygısıyla yaşlılık dönemleri için daha fazla tasarruf etmesine neden olmaktadır. Kurumsal düzenlemeler 1990 lı yıllardan itibaren ekonomide büyük çaplı kurumsal reformlar yapılmıştır. Bu süreçte, kamu sektöründe istihdam edilenlerin bir kısmı işten çıkarılmış (bu kişilere ortalama düzeyde bir sosyal yardım verilmiş) ve kâr etmeyen kamu şirketleri kapatılmıştır. Ayrıca, 1997 de yapılan emeklilik reformu sayesinde emeklilere ayrılan ödenekler azaltılmıştır. Sistemdeki değişikliklerle birlikte giderek yaşlanan nüfus gelecek için daha fazla tasarrufa yönelmek zorunda kalmıştır. Bir diğer önemli değişim ise, bireysel ev sahipliği alanında yaşanmıştır. Devletin artık çalışanlarına konut sağlama sürecinden çekilmesi ile kişisel konut sahipliğinde ve buna yönelik olarak yapılan tasarruflarda artış yaşanmıştır. Bu dönüşüm oldukça ciddi bir etki yaratmıştır. Son 30 yılda Çin de en hızlı büyüyen sektörler arasında inşaat ve hizmetler sektörlerinin yer alması da bu değişime işaret etmektedir. 14 Bayoumi, T., Tong, H. and Wei, S. (2010), The Chinese Corporate Savings Puzzle: A Firm-level Cross-country Perspective, IMF Working Paper, WP/10/

33 Ayrıca, Çin deki şirketlerin banka fonlamasını tercih etmemeleri nedeniyle yatırımlarını kendi tasarruflarıyla finanse etme eğilimleri de tasarrufları artırıcı bir etki olarak görülmektedir. Bu durum, tasarruf/yatırım alışkanlıkları ile açıklanabilecek bölgesel bir olgudur. 6. Genel Değerlendirme ve Sonuç Son dönemde gerek uluslararası platformda gerekse yurtiçinde gündemdeki konuların başında tasarruflar gelmektedir. İstikrarlı bir büyüme performansının yakalanması açısından küresel dengesizliklerin azaltılması önem taşımaktadır. ABD de gözlenen aşırı tüketim eğilimine karşılık Çin deki yüksek tasarruflar söz konusu dengesizliğin temel kaynağı olarak öne çıkmaktadır. Bu konuda bölgeler arasında gözlenen ayrışmalar da dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Bu sorunun ancak orta ve uzun vadede atılacak adımlar neticesinde çözülebileceği bilinmektedir. Nitekim, bu süreç küresel ekonomideki dengelerin yeniden kurulmasını da beraberinde getirecektir. Tasarruf eğilimi üzerinde etkili olan faktörlere ilişkin yapılan ampirik çalışmalarda farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu durum tasarruf eğiliminin şekillenmesinde ülkelere özgü koşulların etkili olduğuna işaret etmektedir. Diğer bir ifadeyle birçok faktörün bu konuda etkili olması net bir sonuca ulaşılmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, tasarrufların artırılması amacıyla oluşturulacak politikalar da ülkeden ülkeye farklılık gösterecektir. Türkiye de tasarrufların milli gelire oranının son 30 yıllık dönemde genel olarak düşüş eğilimi sergilediği görülmektedir. Nitekim, 2010 yılı itibarıyla %12,6 düzeyinde gerçekleşen tasarruf oranı ile Türkiye, ekonomik koşullar açısından benzer özellikler sergileyen diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla dış kaynaklara daha fazla bağımlı bir ülke profili çizmektedir. Tasarruf oranlarının gelişmekte olan Asya ve Latin Amerika ülkelerinin birçoğunun gerisinde kaldığı, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile benzer bir seyir izlediği gözlenmektedir. Tasarruf oranlarının düşük seviyesi, Türkiye 33

34 ekonomisinde büyümenin sürdürülebilirliği açısından yabancı sermayeye bağımlılığı artırmakta ve ekonomiyi dış şoklara karşı kırılgan bir hale getirmektedir. Türkiye ekonomisi, 2001 krizinin ardından uygulanmaya başlanan makroekonomik politikalarla birlikte güçlü bir büyüme performansı sergilemiştir. Ancak, bu dönemde yakalanan yüksek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye nin dış ticaret açığındaki artış dikkat çekici bir boyuta ulaşmaktadır. Nitekim, bu çalışmada yaptığımız verimlilik analizleri de özellikle 2005 yılından sonra Türkiye deki büyümenin daha çok konjonktürel olarak nitelendirilen kısa dönemli talep gelişmelerine bağlı olduğunu göstermektedir. Yurtiçindeki tüketimin, üretimin (arzın) oldukça üzerinde gerçekleşmesi ve bu sürecin ivme kazanmasının etkisiyle tasarruf oranlarının gerilediği görülmektedir. Yapılan çalışmalarda, tasarruf oranlarının yükseltilmesi açısından bazı faktörlerin öne çıktığı görülmektedir: Türkiye de tasarruf eğiliminin artması, gelir artışı eşliğinde güven ortamının oluşmasıyla birlikte ihtiyati tasarruftan ziyade yaşlılık dönemine yönelik düzenli birikimlerin ön plana çıkmasıyla yakından ilişkilidir. Tasarruf konusu bireyler, şirketler ve kamu tarafından sosyal sorumluluk çerçevesinde değerlendirilmeli ve toplumda tasarruf bilincinin geliştirilmesi için eğitime önem verilmelidir. Hükümet kişi başı geliri artırmak için verimlilik seviyesini ve istihdam oranlarını yükseltecek yapısal değişiklikleri de hayata geçirmeye devam etmelidir. Artan gelir düzeyleri, tasarruf oranlarına da olumlu etkide bulunacaktır. Maliye politikasındaki disiplinin sürdürülmesi önem taşımaktadır. Bununla birlikte, kamu tasarruflarındaki artışın toplam tasarruflara aynı ölçüde yansımadığı bilinen bir olgudur. Ayrıca, tasarrufların seyri açısından önem arz eden makroekonomik istikrarın sürdürülmesinde mali disiplinin rolü göz ardı edilmemelidir. Önerilen politika seçeneklerinden biri de vergilerin gelir vergilerinden tüketim vergilerine kaydırılmasına yönelik düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece, 34

35 harcanabilir gelirdeki artışla birlikte tasarrufların da olumlu yönde etkileneceği bilinmektedir. Ancak, Türkiye de kayıt dışı ekonominin yüksekliği nedeniyle toplam vergilerin yaklaşık 2/3 ünün dolaylı vergilerden oluşması, bu politikanın ülkemizde uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Bu çerçevede, kayıt dışı ekonomiyle mücadele de tasarrufların artırılması bakımından önem taşımaktadır. Ekonomik büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda Türkiye de finansal piyasaların aynı ölçüde gelişmediği bilinmektedir. Finansal piyasaların yeterince gelişmiş olmadığı ülkelerde, bireylerin tasarruflarını finansal sistem dışındaki yatırım araçlarına yönlendirdikleri gözlenmektedir. Nitekim, 2010 yılında Türkiye de yapılan bir ankete göre 15, bireylerin %56 sının altını, %22 sinin ise gayrimenkulü öncelikli yatırım aracı olarak değerlendirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Türk yatırımcılarının geleneksel yatırım araçlarını tercih etmeleri, finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin ve derinliğin istenilen düzeyde olmadığını teyit etmektedir. Benzer ülke deneyimleri de göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye de finansal piyasaların gelişmesinin tasarruflara olumlu katkıda bulunacağı yadsınamaz bir gerçektir. Bu kapsamda, İstanbul un uluslararası finans merkezi olması da önem taşımaktadır. Türkiye de hayat sigortası, yatırım fonları ve bireysel emeklilik gibi uzun vadeli yatırım perspektifine sahip kurumsal yatırımcıların portföy büyüklüğü ve katılımcı sayısı düşük seviyede bulunmaktadır yılı itibarıyla bireysel emeklilik sistemindeki fonların GSYH ye oranı %2,3 ile %67,1 olan OECD ortalamasının oldukça altındadır. Gelişmiş bir bireysel emeklilik sisteminden bahsedilebilmesi için bu oranın %20 ye ulaştırılması gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye de bireysel emeklilik sistemi geliştirilmeli, kurumsal katılım özendirilmeli, katılımcılar bilinçlendirilmeli, sigorta sistemi güçlendirilmeli ve vergi avantajları sağlanarak sigorta ürünleri aracılığıyla tasarruf teşvik edilmelidir. Yastık altı tasarrufların başta altın olmak üzere finansal sisteme aktarılması sağlanmalıdır. Faiz kazandıran işlemlere hassas kesimlerin fonlarının mali sisteme çekilmesini sağlayacak finansal enstrümanlar geliştirilmelidir. 15 Sermaye Piyasası Algı ve Yatırım Potansiyeli Belirleme Araştırması, TSPAKB, Nisan

36 Bankaların ve özel sektör firmalarının bono ve tahvil ihraçlarının yaygınlaştırılması sağlanmalıdır. Vergi düzenlemelerinde yapılacak değişikliklerle nüfusun farklı segmentlerine yönelik (kumbara fon gibi) yenilikçi ve uzun vadeli tasarrufu teşvik eden birikim amaçlı yatırım ürünleri geliştirilmelidir. Uzun vadeli tasarruf ürünlerine vergi teşvikleri getirilmelidir. Demografik yapı tasarruf oranlarının seyri açısından önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Türkiye nin dinamik bir nüfus yapısına sahip olması nedeniyle tüketim eğiliminin yüksek olduğu bilinmektedir. Ayrıca, istihdam edilenlerin toplam nüfus içerisindeki payı %32 ile oldukça düşük bir seviyedir. Nüfus yapısına yönelik çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre, Türkiye için 2005 yılında başladığı ifade edilen ve çalışan nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının artış eğilimine girdiğini gösteren demografik fırsat penceresinin yıllarına kadar süreceği tahmin edilmektedir. Bu dönemde, tasarruf oranlarının %2-5 puan arasında artacağı hesaplanmaktadır. Ancak, Türkiye de tasarruf oranlarının istenilen düzeye ulaşmasında demografik fırsat penceresinin yapacağı katkının tek başına yeterli olmayacağı bir gerçektir. Yapılan çalışmalarda, ülkelerin sahip olduğu kültürel yapının da tasarruf oranları üzerinde belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, Çin başta olmak üzere gelişmekte olan Asya ülkeleri bu duruma örnek teşkil etmektedir. Bu kapsamda, uzun dönemli makro ekonomik istikrarın vazgeçilmez bir ön koşul olarak kabul edildiği bir ortamda, bireylere tasarruf bilincinin kazandırılmasına yönelik faaliyetler yanında kurumsal yatırımcıların da teşvik edilmesi suretiyle sermaye piyasasına derinlik kazandırılması orta ve uzun vadede tasarruf eğilimini artırıcı yönde etkide bulunacaktır. 36

37 KAYNAKÇA Pınar Yaşar, Alternatif Hasıla Açığı Tahmin Yöntemleri ve Phillips Eğrisi: Türkiye Üzerine Bir Çalışma, Temmuz 2008, Uzmanlık Tezi. Bayoumi, T., Tong, H. and Wei, S. (2010), The Chinese Corporate Savings Puzzle: A Firm-level Cross-country Perspective, IMF Working Paper, WP/10/275. Bernanke, Ben S. (2005). "The Global Saving Glut and the U.S. Current Account Deficit", Sandridge Lecture at the Virginia Association of Economists, Richmond, March 10. Guonan Ma, Wang Yi, China s High Saving Rate: Myth and Reality, BIS Working Papers, Haziran 2010 Dünya Bankası Veritabanı Ferrucci, Gianluigi, Miralles, Cesar, Saving Behaviour: The Role of Emerging Market Economies and Global Imbalances, Aralık 2007 IMF, Dünya Ekonomik Görünümü Raporu, Nisan 2011 IMF, Dünya Ekonomik Görünümü Raporu, Eylül 2005 IMF, World Economic Outlook Database Loayza, N., Schmidt-Hebbel, K., and Serven, L., Saving in Developing Countries: An Overview, The World Bank, McKinsey Global Institute, Farewell to cheap Capital? The Implications of Long-term Shifts in Global Investment and Saving, Aralık Samwick, Andrew Is Pension Reform Conducive to Higher Saving? Review of Economics and Statistics 82(2): Sermaye Piyasası Algı ve Yatırım Potansiyeli Belirleme Araştırması, TSPAKB, Nisan TCMB, Finansal İstikrar Raporu, Mayıs

38 TSPAKB, Sermaye Piyasasında Gündem, Sayı:105, Mayıs TÜSİAD-TCMB Küresel Ekonomiye Entegrasyon Sürecinde Büyüme Dizisi No:3, "Türkiye Ekonomisinin Büyüme Dinamikleri: Döneminde Büyümenin Kaynakları Temel Sorunlar ve Potansiyel Büyüme Oranı", Haziran Van Rijckeghem, Caroline and Murat Ucer, The Evolution and Determinants of Private. Saving in Turkey: What Lessons for Policy?, ERF Research Report Series No

39 EK: Üretim Fonksiyonuna Farklı Bir Bakış Cobb-Douglas üretim fonksiyonuna göre, bir ülkede üretim miktarı sermaye birikimi, işgücü miktarı ve teknolojik gelişme ile ilgilidir. Y t=k t α * L t β * T t Y: Toplam Üretim Miktarı (GSYH) α: Sermaye Birikiminin Üretim Esnekliği K: Toplam Sermaye β: İşgücünün Üretim Esnekliği L: İşgücü T: Toplam Faktör Verimliliği (TFV) t: Dönem Cobb-Douglas üretim fonksiyonunda yer alan sermaye birikiminin ve işgücünün üretim esnekliğini temsil eden α ve β terimleri sabit getiri varsayımı altında incelenmiştir. Sabit getiri yaklaşımına göre, her bir girdi %1 oranında artarsa, çıktı düzeyinin de aynı oranda artacağı kabul edilmekte ve sermaye birikimi ile işgücünün üretim esnekliklerinin toplamının 1 e eşit olduğu varsayılmaktadır. Nitekim sabit getiri varsayımı, özellikle ülke düzeyinde yapılan analizlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu varsayım tahmin edilecek katsayı adedini azaltması nedeniyle üretim faktörleri arasındaki ilişki nedeniyle ortaya çıkabilecek istatistikî sorunların asgari düzeye indirilmesini amaçlamaktadır. Cobb-Douglas üretim fonksiyonunda kullanılan sermaye birikiminin ve işgücünün üretim esnekliği katsayılarına yönelik tartışmalar devam etmektedir. Nitekim, bu katsayılar ülkeler arasında farklılık gösterebilmekte ve örneklem dönemine göre de farklı sonuçlar verebilmektedir. Dolayısıyla, ekonomi literatüründe bu parametrelerin hangi büyüklükte olacağı yönünde görüş birliği bulunmamaktadır. Türkiye ekonomisi için de sermaye birikiminin ve işgücünün üretim esnekliklerine ilişkin farklı görüşler bulunmaktadır. Örneğin, İsmihan ve Özcan ın (2005) çalışmasında, Türkiye ekonomisi için sermaye birikiminin katsayısının diğer bir ifadeyle α parametresinin 0,35 ile 0,65 arasında olabileceği belirtilmiştir. Buna istinaden, İsmihan ve Özcan (2006) çalışmasında dönemi için yapılan büyüme muhasebesi analizlerinde α parametresinin değeri 0,35 ile 0,65 in aritmetik 39

40 ortalaması olan 0,50 olarak varsayılmıştır. Saygılı, Cihan ve Yavan (2006) eğitim ve verimlilik ilişkisini inceledikleri çalışmalarında, sermayenin büyüme esnekliğini 0,51 olarak öngörmüşlerdir. Bununla birlikte, 2008 yılında yaptıkları çalışmada ise sermayenin büyüme esnekliğini 0,57 olarak belirlemişlerdir. Bosworth ve Collins (2003), büyüme muhasebesi analizinde Türkiye nin de dahil olduğu tüm ülkeler için α değerini, diğer bir ifadeyle sermaye birikiminin üretim esnekliğini, 0,35 olarak varsaymıştır. Bu çalışmada, sermaye birikimi esnekliğinin, α parametresinin, 0,57 olduğu varsayılmıştır. Bu çerçevede, diğer değişkenler sabit tutulduğunda sermaye birikimindeki %1 lik artışın toplam üretimde %0,57 lik artışa neden olacağı hesaplanmaktadır. Benzer şekilde işgücündeki %1 lik artışın da toplam üretimde %0,43 lük artışa neden olacağı öngörülmektedir 16. Esneklik katsayıları ile üretim fonksiyonu yeniden düzenlendikten sonra denklemin her iki tarafında da logaritmik dönüşüm uygulandığında üretim fonksiyonu aşağıdaki gibi ifade edilmektedir. ln(y) t= α*ln(k) t + β*ln(l) t + ln(t) t α: 0,57 β: 0,43 Sermaye Birikiminin Toplam Üretime Katkısı İşgücünün Toplam Üretime Katkısı Toplam Faktör Verimliliği Üretim Fonksiyonunun Bileşenlerine Yönelik Metodolojik Açıklama Bir ülkenin refah düzeyi ile yakından ilişkili olan verimliliği analiz etmek amacıyla Cobb-Douglas üretim fonksiyonun oluşturulması için toplam sermaye birikimi tahmini yapılmıştır. Bir ülkenin toplam üretim kapasitesi ile ilişkili olan sermaye birikimi tahmini yapılırken Saygılı ve Cihan tarafından oluşturulan serinin dönemindeki seyri baz alınmıştır döneminde ise; 16 Alternatif Hasıla Açığı Tahmin Yöntemleri ve Phillips Eğrisi: Türkiye Üzerine Bir Çalışma. Pınar YAŞAR. Ankara: DPT, EMSAGM Temmuz 2008, Uzmanlık Tezi 40

41 1990Ç1 1991Ç2 1992Ç3 1993Ç4 1995Ç1 1996Ç2 1997Ç3 1998Ç4 2000Ç1 2001Ç2 2002Ç3 2003Ç4 2005Ç1 2006Ç2 2007Ç3 2008Ç4 2010Ç1 sermayenin ortalama ömrünün 25 yıl olduğu ve bu çerçevede toplam sermayenin çeyreklik bazda yaklaşık %1 oranında aşınmaya uğrayacağı ve yatırımların toplam üretim sürecine 4 çeyrek gecikmeyle yansıdığı varsayımları altında tahmin edilmiştir. Sermaye birikiminin dönemindeki seyri incelendiğinde, sermaye birikimindeki artışın döneminde yatay bir seyir izlediği görülmektedir. Söz konusu dönemde kamu borcunun ve faiz oranlarının yüksek düzeylerde seyretmesi sermaye birikimindeki artışı sınırlandırmıştır döneminde ise, sermaye birikiminin artış hızındaki yavaşlamıştır. Bu gelişmede, 2001 krizinin etkilerinin daha önceki krizlere kıyasla daha uzun bir süre boyunca hissedilmesi ve krizin bankacılık sektörü kaynaklı olması etkili olmuştur döneminde olumlu makroekonomik görünümün etkisiyle yıllık bazda ortalama %2,1 oranında gerçekleşen sermaye birikimi artış hızının 2008 yılında ortaya çıkan küresel krizle birlikte gerilediği görülmektedir. Nitekim, döneminde sermaye birikimindeki artışın %1,9 düzeyinde olduğu hesaplanmaktadır. (milyar TL) 320 Sabit Sermaye Yatırımları ve Yıllık Artış Hızı* (%) 1, ,9 1,9 1, , , ,75 (*) Sağ eksen İşgücüne ilişkin verilerde, Saygılı ve Cihan tarafından oluşturulan seriler kullanılmıştır. Nitekim, TÜİK in 2005 yılından itibaren nüfus ve işgücü istatistiklerinde revizyon yapması nedeniyle dönemine ilişkin işgücü 41

42 1990Ç1 1991Ç2 1992Ç3 1993Ç4 1995Ç1 1996Ç2 1997Ç3 1998Ç4 2000Ç1 2001Ç2 2002Ç3 2003Ç4 2005Ç1 2006Ç2 2007Ç3 2008Ç4 2010Ç1 verisinde düzeltme yapılmıştır 17. Nitekim, iki serinin de genel olarak benzer bir seyir izlediği görülmektedir döneminde yıllık bazda ortalama %1,5 düzeyinde gerçekleşen işgücü artış hızı döneminde bir miktar ivme kaybetmiş döneminde ise tekrar %1,5 lik trendine ( dönemindeki) yakınsamıştır. (milyon kişi) 25 Türkiye'de Toplam İşgücünün Gelişimi* İşgücü Düzeltilmiş İşgücü Verisi (*) Mevsimsellikten arındırılmış seri Bir ülkenin refah düzeyi ile yakından ilişkili olan toplam faktör verimliliğinin Türkiye de ölçülmesi amacıyla Solow artığı yöntemi kullanılmıştır. Bu yönteme göre, bir ülkenin üretim seviyesindeki artışın esas kaynağı sermaye birikimi ve işgücündeki değişimler olmakla birlikte, bunların dışındaki diğer faktörler toplam faktör verimliliğini, bir başka deyişle Solow artığını, doğrudan etkileyen faktörler olarak tanımlanmaktadır. Verimliliğin teknolojik ilerlemeyi temsil ettiği kanısı ekonomi literatüründe yaygın olmakla birlikte, birçok çalışmada (Bosworth ve Collins, 2003) toplam faktör verimliliğinin teknolojik ilerlemenin yanı sıra politik istikrarsızlık, savaş, makroekonomik politika ve yapısal değişimler gibi ekonominin etkinliğini belirleyen diğer faktörleri ile ölçüm hatalarını temsil ettiği vurgulanmaktadır 18 (İsmihan ve Özcan, 2006). 17 TUİK, 2004 yılında Türkiye nin nüfusunu 70,9 milyondan 66,4 milyona revize etmiştir. İki veri seti arasında kesintilerin yanı sıra son açıklanan verilerin Türkiye nin demografik yapısını daha iyi bir şekilde temsil edeceği varsayımı altında dönemine ilişkin işgücü verisi aşağı yönlü revize edilmiştir. 18 Alternatif Hasıla Açığı Tahmin Yöntemleri ve Phillips Eğrisi: Türkiye Üzerine Bir Çalışma. Pınar YAŞAR. Ankara: DPT, EMSAGM Temmuz 2008, Uzmanlık Tezi 42

43 Solow artığı çerçevesinde değerlendirilen toplam faktör verimliliği, sermaye birikimi ve işgücü serilerinin toplam üretim miktarından çıkarılması sonucunda oluşturulmuştur. ln(y)t 0,57*ln(K)t 0,43*ln(L)t = ln(t)t 43

44 YASAL UYARI Bu rapor Bankamız uzmanları tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. Bu raporda yer verilen görüş ve değerlendirmeler, hiçbir şekilde Türkiye İş Bankası A.Ş. nin kurumsal yaklaşımını yansıtmamakta olup, raporu kaleme alan uzmanların kişisel görüş ve değerlendirmeleridir. Türkiye İş Bankası A.Ş. bu raporda yer alan bilgi, görüş ve değerlendirmelerin doğru, değişmez ve eksiksiz olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. Türkiye İş Bankası A.Ş. bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan Türkiye İş Bankası A.Ş. hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. İşbu rapor üzerinde Bankamızın telif hakkı olup, Bankamızın yazılı izni alınmaksızın herhangi bir kişi tarafından, herhangi bir amaçla, kısmen veya tamamen çoğaltılamaz, dağıtılamaz veya yayımlanamaz. Tüm haklarımız saklıdır.

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 6 Temmuz 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 18 Aralık 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası

Detaylı

Para Politikaları ve Finansal İstikrar

Para Politikaları ve Finansal İstikrar Para Politikaları ve Finansal İstikrar Ekonomi Yaz Seminerleri 211 Pamukkale Üniversitesi Doç. Dr. Erdem Başçı Başkan 22 Temmuz 211 Denizli 1 Sabit mi, değil mi? Sabit Kur Rejimleri Sabit Getirili Borç

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI Türkiye Ekonomisi ve Para Politikası Uygulamaları Durmuş YILMAZ Başkan 12 Ocak 2011 1 Sunum Planı I. Küresel Görünüm II. Türkiye Ekonomisi III. Para Politikası Gelişmeleri

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

Özel sektör tasarrufları Hanehalkı Şirketler kesimi Kamu sektörü tasarrufları

Özel sektör tasarrufları Hanehalkı Şirketler kesimi Kamu sektörü tasarrufları Türkiye Ülke Ekonomik Raporu Özel sektör tasarrufları Hanehalkı Şirketler kesimi Kamu sektörü tasarrufları 1. Tasarruf ve büyüme ilişkisi 2. Tasarruf trendleri 3. Tasarrufun belirleyicileri 4. Mali piyasaların

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER

AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü Şubat 2007 AB ÜYESİ ÜLKELERDE VE ADAY ÜLKELERDE EKONOMİK GELİŞMELER Selin

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gruplara Yönelik Esnek Emeklilik

Detaylı

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,60 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

CARİ AÇIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ve ALINAN POLİTİKA ÖNLEMLERİ

CARİ AÇIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ve ALINAN POLİTİKA ÖNLEMLERİ CARİ AÇIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ve ALINAN POLİTİKA ÖNLEMLERİ İbrahim ÇANAKCI Hazine Müsteşarı 8 Mayıs 212 Sunum Planı Küresel Dış Dengesizlikler Türkiye de Cari İşlemler Açığını Etkileyen Temel Faktörler

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Sayı: 2016-25 BASIN DUYURUSU 31 Mayıs 2016 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-71. 1 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-71. 1 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015 Sayı: 2015-71 BASIN DUYURUSU 1 Aralık 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 1,55 oranında yükselmiş ve

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara 2015 Yılında Para ve Kur Politikası Erdem BAŞÇI Başkan 10 Aralık 2014 Ankara Temel Amaç: Fiyat İstikrarı 2017 yılı enflasyon hedefi Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlenmiştir.

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Aralık

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Aralık Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası

Detaylı

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde 0,46 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-76. 29 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-76. 29 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015 Sayı: 2015-76 BASIN DUYURUSU 29 Aralık 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0,67 oranında artmış ve

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

01/01/2013 31/12/2013 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 12 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

PARA POLİTİKALARI. Erdem Başçı Başkan. 24 Eylül 2013 Denizli Sanayi Odası ve Denizli Ticaret Odası

PARA POLİTİKALARI. Erdem Başçı Başkan. 24 Eylül 2013 Denizli Sanayi Odası ve Denizli Ticaret Odası PARA POLİTİKALARI Erdem Başçı Başkan 24 Eylül 213 Denizli Sanayi Odası ve Denizli Ticaret Odası Genel Değerlendirme Enflasyonun önümüzdeki dönemde düşmeye devam etmesi beklenmektedir. Yurt içi nihai talep

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Sayı: 2015-65 BASIN DUYURUSU 28 Ekim 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 0,89 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Enflasyon Gelişmeleri Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014 1. Haziran ayında tüketici fiyatları yüzde 0,31 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 9,16 ya gerilemiştir.

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi

Detaylı

2. Uluslararası Ekonomik Gelişmeler

2. Uluslararası Ekonomik Gelişmeler . Uluslararası Ekonomik Gelişmeler 1 yılının ikinci çeyreğinde küresel iktisadi faaliyet zayıf seyrini devam ettirmiş; söz konusu zayıf seyirde gelişmekte olan ülkelerin olumsuz büyüme performansı belirleyici

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR T.C. Ekonomi Bakanlığının gerçekleştirdiği Küresel Ticarette Türkiye nin Yeniden Konumlandırılması-Dış Ticarette Yeni

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB ÜLKELERĠNDE YATIRIM ORTAMININ ÇEKĠCĠLĠK SIRALAMASI, 2005 Yeni Zelanda ABD Kanada Norveç Avusturalya Danimarka İngiltere

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Finansal Hesaplar 2013

Finansal Hesaplar 2013 Finansal Hesaplar 2013 İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I. Genel Değerlendirme...3 II. Mali Olmayan Kuruluşlar...5 III. Mali Kuruluşlar...6 IV. Genel Yönetim...8

Detaylı

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim) Rapor No: 212/23 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (211/212 Ekim) Kasım 212 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (27) ve EFTA Ülkeleri nde otomobil pazarı 211 yılı

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE NİSAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı