PURİM e KARŞI BİRLEŞİN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PURİM e KARŞI BİRLEŞİN"

Transkript

1 DÜBAM PURİM e KARŞI BİRLEŞİN GİLAD ATZMON İsrail politikaları, Diaspora Yahudileri, çağdaş Yahudi kimliği ve Filistin Çeviren: Ertuğrul Aydın DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI - DÜBAM

2 GİLAD ATZMON DAN MAKALELER SEÇKİSİ Ağustos 2010 DÜBAM Yayınları Küresel İletişim Merkezi Barbaros Bulvarı, Balmumcu / Beşiktaş Tel: (0212)

3 Sunuş Dünya Bülteni nin metinlerini sebâtla çevirdiği isimler arasında yer alan İsrail doğumlu (1963) Gilad Atzmon bir caz saksafon sanatçısıdır. Çalıntı olduğunu anladığı Filistin topraklarından 1994 te kendi isteğiyle çıkmış ve Londra ya yerleşmiştir. Siyonistler ona kendinden nefret eden Yahudi deselerde, dünya cazının otantik isimlerinden biri olmasıyla örtüşen otantik/sahih/hakiki bir şahsiyettir. Hem nefesi hem de kalemiyle Filistin davasına adanmış bir şahsiyettir. Zalime karşı şedid, mazluma karşı şefkatli bir ruhu yansıtan âdil, hakkaniyetli, liyâkatli, cesur ve güçlü bir kalemdir de. Başbakan Tayyip Erdoğan 2009 Ocak ayı sonunda Davos ta Şimon Peres le karşılaşması sırasında Gilad Atzmon dan çarpıcı bir alıntı yaparak Atzmon a hak ettiği değeri gösterirken Atzmon un Siyonist eleştirmenlerine Şimon Peres nezdinde hak ettikleri dersi vermişti. Başbakan Erdoğan Gilad Atzmon dan alıntı yaparken onun Yahudi olduğunu not etmişti. Fakat kaydetmekte yarar var, seçkide yer alan röportajda görüleceği üzere Atzmon şöyle söyler: Sanırım, davranışlarımda yahudilikten ve İsraillilikten kalma pek çok iz vardır. Kendimi soruşturmak ve onlarla teker teker savaşmak benim hayat mücadelemdir. Atzmon un Yahudi halkıyla bir kavgası yoktur. Onun kavgası, hükmetme, gasp etme ve öldürme hakkını kendinde gören, üstünlükçülükten beslenen bir ırkçılıkla ve onun mümessilleriyle dir. Söz konusu olan İsrail ve Yahudilik-Yahudi kimliği olduğunda, araştırmacıların, analistlerin, gözlemcilerin galiba ezici bir çoğunluğundan ayrı bir yerde durur çünkü diğerlerinin yaptığı dış gözlem iken, kendisini siyasi sanatçı olarak tanımlayan Gilad ınki biraz da tarihi, dini, siyasi ve felsefi birikimini harekete geçirdiği bir içgözlemdir. Atzmon, insanlığa, dünya barışına ve gelecek nesillere tahripkâr Siyonist rüyadan daha büyük bir tehdit yoktur der ve Demokrasi ve Siyonizm başlıklı makalesinde, bu tehditle baş etme yolunun, Yahudilere güç koridorlarına sızarak siyasi güç elde etmeyi ilham eden Purim e yani onun aşıladığı ideolojiye, ruh ve zihniyete karşı birleşmek olduğunu söyler. Purim bir Yahudi bayramıdır ve kaynağını Kitâb-ı Mukkaddes te Ester Kitabı nda geçen bir hikayede bulur. Ama aynı zamanda, Atzmon un teşhisiyle, Kitâb-ı Mukaddes'ten neşet eden, kabilevi ve kültürel bir ideolojinin ete kemiğe bürünmesidir ki birleşme çağrısını işte bu ideolojiye karşı yapmaktadır. Seçkide yer alan makaleler ve röportaj yılları arasında yayınlanmıştır. Ertuğrul Aydın DÜBAM 3

4 İçindekiler İsrail Bir Kez Daha Ziyanda... 5 İçteki Terörle Savaş:Yahudi Tarihinin Sonu... 7 Tanrı aşkına, bırakın da hüzünlensinler Enayiler için Kabile Marksizmi Çağdaş Yahudi folklörü'nde organ bağışı ve hırsızlığı Şerrin Patolojisi Hezeyandan Kinciliğe Siyonist rüyanın tâbiri Bonapart Blair & Ltd Nehirden denize kadar Yad Va, yazıklar olsun sana! Dreyfus, Protokoller ve Goldstone Yahudi sembolizminin bayağılığı İngiltere'deki Yahudi seçmenler için elkitabı Samson ve II. Nakba İsrail'in denizdeki katliamı Şefkati çarmıha germek Mossad mottosu: Savaşı hileyle yapacaksın Siyonizm ve demokrasi Gilad Atzmon la röportaj

5 İsrail Bir Kez Daha Ziyanda Haaretz'de bugün yayınlanan bir habere göre İsrail ordusunun üst düzey komutanları, İsrail'in Hamasla derhal bir ateşkese varması ve Gazze'deki Filistinli İslamcıları hedefe koyup saldırıları genişletmemesi gerektiğine inanıyorlar. Bu bizi şaşırtmamalı. İsrail, geniş ölçekli soykırım uygulayabilme kapasitesi olduğunu bize ispatlamış da olsa askeri kuvvetlerin İslami direnişe bir cevap üretemediklerini de ispatlamıştır. İsrail ordusunun üst düzey komutanları, "İsrail'in şu birkaç gün içinde Gazze'de yapabileceği muhtemel herşeyi yaptığını" itiraf ettiler. Dolayısıyla IDF, Gazze'deki rolünü tamamlamış görünüyor. Komşularını enkaz yığınına çevirdi. Hava saldırıları ve donanma gemilerinden açılan ateşle dur durak bilmeksizin, gözler önünde sivil nüfusu katletti. Okulların ve hastahanelerin tepesinde patlayan beyaz fosfor görüntüleri hepimizin hafızalarında. Bombalardan kaçmak için kendi binalarını terk eden insanların sığındığı, tıka basa dolu okullara tanklarla ateş açılması artık Yahudi asker imajıyla ilişkilendiriliyor; ama İsrailliler buna karşılık hiçbir gâyeye ulaşmış da değiller. İtiraf ederim ki İsrailli bir general olmak, özel bir yetenek ister. Savaş suçlarında ne kadar kabiliyetliyseler, her nasılsa bir yolunu bulup herşeyde başarısız olmak gibi bir özellikleri de var. İsrailli politikacılar başlangıçta Hamas ı yok etme yemini ettiler, daha sonra beklenti çıtasını düşürerek Hamas ın roket saldırısı düzenleme kabiliyetini yok etme sözü verdiler, heyecana gelmiş İsrailli seçmenlerini, Yahudi devletinin bu kez ölümüne savaşacağına dair temin ettiler. Görünüşe bakılırsa bir kez daha vaatleri gerçekleşmekten çok uzak. Hamas işte yerinde duruyor; Filistin sokaklarında Hamas a verilen destek daha da arttı. Ama sadece Filistin sokaklarında artmakla kalmayıp, Hamas'ın gözdağı mesajı tüm İslam dünyasına ve ötesine yayılıyor. Geçen hafta Londra'da düzenlenen bir yürüyüşe katıldım ve kişilik protestocularla birlikte yürüdüm. Afişlerden, baş bantlarından ve hoparlörlerden, her yandan destek seli akıyordu. Hamas yalnızca mağlubiyetten çok uzak değil, ayrıca roket saldırısı düzenleme kabiliyeti de etkilenmemiş görünüyor. Hamas savaşçıları gün be gün Aşdod, Aşkelon ve Sderot'taki İsraillilere aslında çalıntı Filistin topraklarında yaşadıklarını hatırlatıyor. Hamas a gerekli zamanı verin, balistik mesaj Filistin'in her bir köşesine iletilecektir. İsrail, bir çıkış stratejisinden mahrum. Savunma Bakanı Barak'ın bir haftalık insani ateşkes arayışında olduğunu öğrendim bugün. Nutkunuz tutulmasın hemen, soykırımcının teki, lekelerinden arınıp birdenbire değişivermedi. Tecrübeli bir general olan Barak, cephedeki askerlerinin ara vermeye ihtiyaçları olduğunu biliyor ve buna tam şu an ihtiyaçları var. Dağınık halde bulunan birkaç açık alanda toplandıklarından dolayı Hamas'ın keskin nişancılarına ve havan toplarına karşı savunmasızlar. İsrail kuvvetleri son birkaç gündür kayıpların artmasından muzdarip. Savaşı Gazze'nin mahallelerine taşıma teşebbüsü sert bir direnişle karşılandı. İsrail ordusu bir kez daha batakta. Şayet bu yeterli gelmezse, birkaç gün içinde Obama Beyaz Saraya yerleşecek, ki İsrailliler yeni Amerikan başkanının cani stratejilerine kör bir şekilde destek vereceğine büsbütün kâni olmuş değiller. Savunma Bakanı Barak, fırsat penceresinin kapanmak üzere olduğunun farkında. İsrail Silahlı kuvvetlerinin, savaşın askeri hedeflerinden hiçbirine ulaşmaksızın Gazze şehri eteklerinde siperde kalmak durumunda olacağının farkında. Barak'ın yeni bir gerçeklik yaratmak üzere birkaç günlük ateşkese ihtiyacı var. İnsani çabanın ardına gizlenmeyi açıkçası tercih ediyor. İsrail ordusunun bir kez daha 5

6 hazırlıksız yakalandığını itiraf etmekten daha kolay tabi. Olmert de destek veriyor ama sadece yalanlarını itiraf edecek kadar aptalca. Görünüşe bakılırsa bunlardan biri bugün erken vakitlerde "Hamas'ın sahneleri görüp sesleri duyduğunu, bu yorumların Hamas ve liderlerine ilaç gibi geldiğini" telkin ederek Barak ın suratında patlamış. Mâlum şartlar altında, İsrail Silahlı Kuvvetleri şimdi zor durumda. Beni yanlış anlamayın, halen ölüm kusma ve kan akıtma kabiliyetleri var ama yine de bu savaşı kazanamazlar. İsrail Hava Kuvvetleri'nin "askeri" hedefleri bir hafta önce tükendi; topçu bataryalarının durumu muhtemelen bundan farklı değil. Yeni haberlere göre İsrail askerleri zırhlı araçlarından ve Merkava tanklarından bir kez ayrıldılar mı Hamas'ın merhametine kaldıkları çok açık. Ynet'te, İsrail askerlerinin "gerçekte düşmanı göremediklerini", "vuruluyoruz ama kim tarafından ve nasıl vurulduğumuzu bilmiyoruz" dediklerini aktaran haberi okudum bugün. dümdüz edildi, meskun mahallere beyaz fosfor atıldı. Bu yetmezmiş gibi bir de gece gündüz kullandığı tonlarca bunker buster'larla Gazze'deki her evin temellerini sarstı öyle ki Gazze'de ayakta kalan evlerin yaşamak için güvenli olup olmadığı sorusu gittikçe önem kazanıyor. AB yetkilileri, mahvedilen kasabaların, kamp ve köylerin yeniden inşa masraflarını kimin ödeyeceği sorusunu merakla sordular bugün. İdeal ahlâki bir dünyada, İsrail, Gazzelilerin evlerine dönmelerine müsaade ederdi. Ancak İsrail ve ahlak, birbirine kavuşmaz paralel iki çizgidir. Asla kesişmezler. Filistinlilerin topraklarına bir gün döneceği ne kadar açıksa, Filistinlilerin kaçınılmaz geri dönüşlerini memnunlukla karşılayacak olanın İsrail olmadığı da açıktır. Birileri Gazze'yi yeniden imar etmeli; ve akla gelen tek isim demokratik seçimle iktidara gelen Hamas tır. Hamas'ın yürüteceği böylesi muazzam bir proje, İsrail'in mücrim savaşına ve onun câni gâyelerine doğru cevap olacaktır. Mâlum şartlar altında, Hamas, kahramanca sebâtın sembolü haline geliyor. Cephedeki savaşçıları, Amerika'nın en ölümcül teknolojisine karşı hani neredeyse çıplak elleriyle savaş veriyorlar. Benzer şekilde, Hamas siyasi liderliği, mevcut çatışmaya ilişkin muhtemel her hangi bir çözümün kilidi olduklarını gösterdi. Hamas'ın devrilip gideceği veya itibarını kaybedeceği ümidi, bir diğer Yahudi hülyası olduğunu ispatladı. Hamas artık uluslararası toplumda geniş kabul gören bir teşekkül haline geliyor. Muhtemel bir çözümün temel unsurlarından birisi nazarıyla bakılıyor. Öte yandan İsrail, hak olduğu üzere, en kötüsünden soykırımvâri savaş suçuna bulaşmış câni, mücrim devlet olarak görülüyor. Ancak akılda tutmamız gereken yeni bir gerçeklik var. İsrail'in Gazze'de ardında bıraktığı hasar dehşet verici. Mahalleler 6

7 İçteki Terörle Savaş: Yahudi Tarihinin Sonu Bugün ele alacağım mesele, İsrail'in vahşiliği ve çağdaş yahudi kimliği hakkında söylemek zorunda olduklarım arasında her halde en önemli olanıdır. Bu mesele hakkındaki düşüncemi kapsamlı bir kitapta yahut akademik metinde şekillendirebilirdim ama bunun yerine tam tersini yapıp alabildiğince kısa ve basit bir dille aktarmaya çalışacağım. Şu geçen haftalar zarfında İsrail'in Gazze'deki Filistinli sivil halka karşı soykırımvâri askeri harekâtına şahit olduk. Dünyanın en güçlü ordularından birinin kadınları, yaşlıları ve çocukları nasıl ezdiğine şahit olduk. Okulların, hastahanelerin ve mülteci kamplarının tepesinde gayri nizâmi silahların estirdiği fırtınaları gördük. Daha önce savaş suçları işlendiğini gördük ve de işittik ancak İsrail'in haddi aşması bu kez kategorik olarak farklı. Yahudi İsrail nüfusunun mutlak çoğunluğu buna destek verdi. İsrail ordusunun Gazze'deki harekâtını İsrail nüfusunun yüzde 94'ü destekledi. Yani İsraillilerin yüzde 94'ü sivillere karşı girişilen hava baskınlarını onayladı. İsrail halkı katliamı televizyon ekranlarından izledi, seslerini duydu, ateşler içindeki hastahane ve mülteci kamplarını gördü ama tüm bunlar onun yerinden kalkmasına yeterli gelmedi. "Demokratik seçimle" iş başına gelmiş zalim liderlerini durdurmak için pek bir şey yapmadılar. Bunun yerine, içlerinden bazıları iskemleleri kapıp ordularının Gazze'yi kan banyosu yapılan, modern bir İbrani arenasına çevirişini izlemek üzere Gazze Şeridine nâzır tepelere çıktılar. Kampanyanın bitmişe benzediği ve Gazze'deki katliam ölçeğinin gözler önüne serildiği bugün bile vicdan azabı duymuş gibi durmuyor İsrailliler. Sanki bu yetmezmiş gibi bir de dünya çapındaki Yahudiler, savaş sırasında "yalnızca Yahudilerin yaşayacağı bir devlet" lehinde nümayişler düzenlediler. Apaçık savaş suçlarına verilen böylesi bir halk desteği daha önce görülmüş ve duyulmuş değildir. Terörist devletler öldürür, ancak belli belirsiz utanç duyarlar bundan. Stalin'in Sovyetler Birliği uzaktaki bazı Gulaglarda bunu yaptı; Nazi Almanyası kurbanlarını ormanların derinliklerinde ve tel örgülerin ardında öldürdü. Yahudi devletine gelince, İsrailliler, okulları, hastahaneleri ve mülteci kamplarını hedef alıp gayri nizâmi silahlar kullanarak savunmasız kadınları, çocukları ve yaşlıları güpegündüz boğazlıyorlar. Bu seviyeye ulaşmış grup barbarizmi izaha muhtaçtır. Önümüzde duran görev, İsraillilerin toplu vahşiliği üzerine bir soruşturma olarak tanımlanabilir. Bir toplum nasıl olur da şefkat ve merhametini yitirebilir? Terör, Ruhlarında Mündemiç İsrailliler ve onların destekleyici Yahudi cemaatleri, herşeyden ziyade kendi ruhlarında içkin olan vahşilik tarafından terörize/tedhiş ediliyorlar. İsrailliler gaddarlaştıkları nispette korkmaya başlıyorlar. Mantık basit. Bir kimse, ötekine daha fazla acı çektirdikçe çevredeki muhtemel, potansiyel ölümcül kapasiteden duyduğu endişe de o nispette artıyor. Daha geniş ifadeyle İsrail, Filistinli, Arap, Müslüman ve İran'da kendi içindeki saldırganlığı buluyor [kendi içinde bulduğu saldırganlığı onlara yansıtıyor]. İsrail vahşiliğinin sınır tanımadığı, hiçbir benzerinin olmadığı gerçeğini göz önüne aldığımızda müthiş bir iç daraltısı [anksiyete] çektiklerini söyleyebiliriz. Demek ki İsrailliler, suç ortağı olan kendilerinden korkuyorlar. Ruhlarında mündemiç terörle ölümcül bir savaşa tutuştular. Fakat bu iş'te yalnız değiller. Sivillerin üzerine beyaz fosfor yağdıran bir devlete destek vermede yarışa giren diaspora yahudileri de aynı mahvedici tuzağa düştü. Büyük bir cürümün şevkli 7

8 destekçisi olarak ruhunda bulduğu zalimliğin başkalarında tezahür etmesi düşüncesi onu korkuya sevkediyor. İsrail i destekleyen diaspora yahudileri, kendi içlerinde bulduklarına benzer bir vahşi niyetin bir gün kendilerine dönmesi gibi muhayyel bir ihtimal karşısında harap oluyorlar. Anti-semitizm korkusunun aslı esası işte budur. Kollektif yahudi merkezli kabîlevi acımasızlığın ötekilere yansıtılmasıdır. İsrail-Filistin çatışması diye bir şey yok İsrail ve onun destekçilerinin, yanıcı bir iç saldırganlığın üzerine benzin döktüğü, ateşten intikam topu haline geldikleri şu kısır döngünün oluşumunu görüyoruz burada. Tüm bunlar hayli anlamlıdır. Filistinliler askeri bakımdan İsrail saldırganlığına ve İsrail'in yıkıcı kapasitesine karşı koyamayacaklarından dolayı bir İsrail-Filistin çatışmasının olmadığını savunma hakkına sahibiz. Ortada olan biten bir şey varsa o da İsrail'in psikozudur, İsrail'in kaygı içerisinde kıvrandığı, kendi acımasızlığını başkalarına yansıttığı ruhsal bozukluk. Günümüzün Nazileri nazarıyla bakılan İsrailliler her yanda Nazi görmeye mahkum olmuşlardır. Benzer şekilde, antisemitizm'in yükselişi diye bir şey de yok. Basitçe söylemek gerekirse, diaspora yahudileri, bizzat ispatladıkları şekliyle, etnik bakımdan kendileri kadar yoz ve merhametsiz birilerinin var olması ihtimaliyle perişan olmaktadırlar. Kısacası, İsrail politikası ve siyonist lobicilik hakkında hüküm verirken, topyekûn psikozun eşiğindeki ölümcül kollektif yahudi paranoyasından daha azı takdir edilmemelidir. Siyonisti, kanlı yolculuğundan kurtarmanın bir yolu var mı? Tarihin seyrini değiştirmenin, İsraillileri ve onun destekçilerini düştükleri dalâletten kurtarmanın bir yolu var mı? Bu soruyu sormanın en iyi şekli, İsraili ve siyonisti bizzat kendisinden koruyacak bir yolun olup olmadığını sormaktır. Anlaşılabileceği üzere aslında tam olarak İsraillileri ve siyonistleri kurtarmakla ilgili değilim. Daha doğrusu, aklım, siyonistleri haddi aşmaktan kurtarmanın Filistin e, Irak'a ve galiba bize barış ihtimalini sunacağını söylüyor. İsrail, bunu görmede zaafa düşenler için buzdağının görünen küçük bir kısmıdır. Ölümcül bir şekilde müdahaleci neocon ideoloji ve uygulamalarının doğrudan sonucu olarak Amerika, İngiltere ve Batı, eninde sonunda benzer korku politikalarına mahkûmdurlar. Nasıradan Çekinmek Anlatıldığına göre çok zaman önceleri, Kenan diyârında [din] kardeşleriyle birlikte yaşayan İsrailoğullarından bir zat varmış. Çağdaş İsrailliler gibi o da nefret, intikam ve korkuyla kuşatılmış bir halde yaşıyormuş. Belirli bir merhalede artık müdahale etmeye ve durumu değiştirmeye karar vermiş ve bir de bakmış ki acımasızlıkla baş etmenin lütuftan başka hiçbir yolu yok. "Öteki yanağını çevir" düsturunu salık vermiş. İsrailoğullarının psikozuna "içteki terörle savaş" teşhisi koyan İsa, şiddete karşılıkta bulunmanın tek yolunun, içindeki iyiliği ararken aynaya bakmak olduğunu kavramıştı. İsa'nın çıkardığı dersin, batılı evrensel ahlâkın şekillenmesine zemin hazırladığı hayli belirgindir. Modern siyasi ideolojiler kendi derslerini Hıristiyan ümidinden devşirir. Marks'ın eşitlik adına sürdürdüğü normatif arayış, İsa'nın kardeşlik mefhumunun seküler bir dille yeniden yazılması olarak görülebilir. Ne var ki tek bir siyasi ideoloji bile çıkıp da İsa'nın lütuf (grace) mefhumunu almadı. Barışı arama fiili öncelikle insanın derûnunda başlar. İsrailliler ve onların neocon ikizleri barışı caydırıcılıkta ararken hakiki barışa, ruhta ahenk arayışıyla ulaşılabilir. Lacancı bir uzman komşuyu sevmenin gerçekte kendini sevmek olduğunu telkin edebilir. İsrailli'nin durumu bunun tam tersidir. Tekrar tekrar ispatladıkları üzere gerçekte 8

9 kendilerini sever, komşudan nefret ederler yahut kısaca, sadece kendilerini sever umumdan nefret ederler. Neredeyse herşeyden ve herkesten nefret ederler: Arap'tan, Chavez'den, Alman'dan, İslam'dan, Mûsevi olmayanlardan, domuz etinden, Papa'dan, Filistinliden, Kiliseden, İsa'dan, Hamas'tan, Kalamar ve İran'dan. Sen söyle, onlar nefret etsin. Böylesi bir nefret zevk vermediği takdirde tüketici bir proje olsa gerektir. Ve hakikat, İsrailoğullarının "zevk ilkesi" şu şekilde ifade edilebilir: Başkalarına acı çektirirken nefrette zevk bulmak. Bu noktada söylemek gerekir ki "içteki terörle savaş" bir yahudi icâdı değildir. Herkes uluslar, halklar veya bireyler onun potansiyel nesnesidir. Amerika'nın Hiroşima ve Nagazaki'de yaptığı nükleer katliam Amerikan halkını terörize edilmiş bir topluluk haline getirdi. Bu toplu endişe, "Soğuk Savaş" olarak bilinir. Amerika bizzat kendisinin ispatladığı şekliyle merhametsiz birilerinin ortaya çıkması korkusundan kendisini hâlâ kurtaracak. Şok ve Dehşet'te Amerika ve İngiltere üzerinde bir yere kadar benzer etkiye sahiptir. Yüksek motivasyona sahip bir seçkinler sayesinde dehşete kapılmış kitlelerin ortaya çıkmasına yol açtı. Bu türe "korku politikası" deniliyor. Ama yinede batılı söylemi düzeltici bir mekanizma var. Kendi kendini besleyen paranoya eliyle gittikçe radikalleşen yahudi devletinin aksine, şerle öyle ya da böyle yüzleşilmekte ve er ya da geç kuşatılmaktadır. Câni kınanmakta ve barış ümidi bir şekilde eski durumuna iade edilmektedir. Bu demek değildir ki Obama'nın bir değişim getirmesi hususunda nefesimi tutuyorum, hakikat, Obama'ya değişim getirmesi için oy verildi. Obama, şerri hakiki manada sınırlandırma teşebbüsümüzün sembolüdür. Yahudi devletinde ise olmamakla kalmayıp asla da olamayacak bir şeydir bu. İsrail ve Batı arasındaki fark âşikardır. Batıdaki Hıristiyan mirâs, evrensel iyilik esasına dayalı bir temenniye imkan vermektedir. Sürekli olarak şerre mâruz kalma tehdidi altındayız ama iyiliğin galebe çalacağına inanma eğilimimiz var yine de. Hâlbuki İsrailoğullarının kabilevi söyleminde seçilmişin mülkiyetindedir iyilik. İsrailliler komşuda bir iyilik yahut zerâfet görmezler, komşularını vahşi ve yaşamı tehdit eden bir unsur olarak görürler. Zerâfet, İsraillilerin mülkiyetindedir ve tesadüfe bakın, kendileri öylesine masum öylesine mağdurlardır ki. Batının evrensel söyleminde iyilik bir kişiye yahut ulusa ait değildir; herkese aittir ve aynı zamanda hiç kimseye ait değildir. Batının evrensel mirâsına göre iyilik, hepimizin derûnundadır. Bir siyasi parti veya ideolojinin mülkiyetinde değildir. Hepmizin özünde yüceltici bir lütuf ve iyi bir Tanrı var Nasıl bir [Tanrı] Baba? "Tanrınız RAB mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkeye sizi götürdüğünde ve önünüzden birçok ulusu kovduğunda... onların hepsini yok etmelisiniz. Onlarla antlaşma yapmayacak ve onlara acımayacaksınız." (Tesniye 7:1-2) İsrail ve onun destekçisi lobilerin söyleminde şefkate yer olmayışının kökenini bu noktada anlamaya teşebbüs edebiliriz. Yahudiler ve onların farklı Tanrıları arasındaki sorunlu ilişkileri tafsilatlı bir şekilde incelemenin konuya biraz ışık tutacağına inanıyorum. Yahudi "Tanrılarının", "İdollerinin" ve "Baba Figürlerinin" sayısındaki artışın belli belirsiz sorun teşkil ettiği açıktır en azından söz konusu olan ahlak ve zerâfet olduğu müddetçe. Oğul ve ahlâksız babası arasındaki ilişkiler tetkik edilmelidir. Felsefeci Ariella Atzmon (kendisi annem olur), yanlış başlangıcın karmaşıklığını "Fagin Sendromuyla" tanımlar. Charles Dickens'ın Fagin'i, çocukları suça teşvik eden bir yetişkindir. Yankesiciliğin ve hırsızlığın nasıl yapıldığını öğretip onları 9

10 çalıştırır ve çocukların çaldığı mallar karşılığında onlara yiyecek ve barınak sağlar. Çocuklar, efendilerine karşı minnet duymalıdırlar ama kendilerini hırsız ve yankesiciye çevirdiği için onu aşağılamalıdırlar da. Çocuklar Fagin'in sahip olduğu her ne varsa hepsinin de çalıntı olduğunu, Fagin'in zarifliğinin içtenlikli veya hâlis olmaktan çok uzak olduğunu farkederler; gayrı ahlaki kancadan kurtulmak için er ya da geç efendi Fagin'e sırt çevireceklerdir. Baba-oğul bakış açısından, Kitab-ı Mukaddes'in Tanrı Yehova'sı, Fagin sendromunda gördüğümüzden farklı değildir. İsrail'in Tanrısı, yerli sâkinleri soyup soğana çevirmeleri maksadıyla şu seçtiği halkı çölden vaad edilmiş topraklara göndermektedir. Ahlaklı babadan veya "inayetli bir Tanrı'dan beklenecek olan bu değildir. Sonuç itibariyle İsrailoğulları Yehova'yı sevdikleri nispette kendilerini katil ve soyguncuya çevirmiş olmasından dolayı onun hakkında belli belirsiz şüphe besliyor olmalıdırlar. Hüsn-ü muamelesinden bile kuşku duyuyor olmalılar. Dolayısıyla yahudi tarihi boyunca "sadece birkaç yahudiden"daha fazlasının semâdaki babaya sırt çevirmiş olmaları bizi şaşırtmamalıdır. Bununla birlikte sekülerist algıya göre Tanrı/lar insanlar tarafından icât edilmiştir; bu algı çerçevesinden bakınca, böylesi "ahlaksız Tanrıyı" icâd eden kimdi acaba diye sorası geliyor insanın. Böyle bir Tanrının kurallarını takip etmeye insanları zorlayan nedir? Yehova'dan uzak durmaya başladıktan sonra Yahudilerin icâd ettiği alternatif tanrıların hangileri olduğunu tespit etmek ilginç olacaktır. Lincoln'ün Amerika'da köleliği kaldırmasından beri geleneksel kâbilevi ortam ve ortodoks Musevilik'ten [Rabbinik Yahudilik / Çifte Torah] "birkaç yahudiden" daha fazlası uzaklaştı. Pek çoğu kendilerini çevreleyen gerçeklere karışıp gitti, seçilmişlik etiketini bir kenara bıraktı ve sıradan insanoğluna döndü. Diğer pek çok yahudi ise Tanrı'yı terk etti ama ırki ve kabîlevi bağlarını korudu. Kabîlevi aidiyetlerini Museviliğin umdesine değil etnik, ırki, siyasi, kültürel ve ideolojik zemine dayandırmaya karar verdiler. Yehova'yla ilişkilerini kesmelerine rağmen sekülerist bir bakış benimsemede inat ettiler ki çok geçmeden yekpâre, din benzeri bir umdeye döndü. Yahudi kitlelerin 20. yüzyıl boyunca çok cazip bulduğu din benzeri iki ideoloji Marksizm ve Siyonizmdi. Marksizm, seküler bir evrensel ahlak ideolojisi olarak tasvir edilebilir. Bununla birlikte Marksizm, yahudi kabilesinin umdesine dönüşme sürecinde humanizminin veya evrenselliğinin tüm izlerini kaybetti. Bildiğimiz üzere, siyonist ideoloji ve uygulama, kendilerini Marksın gerçek takipçileri olarak adlandıran solcu yahudilerin hâkimiyetindedir. Filistinliler pahasına gerçekleşen yahudi ulusal dirilişinin meşru bir sosyalist çaba olduğuna iman ederler. Yeterince ilginçtir, onların muhalifi olan Siyonist Karşıtı Doğu Avrupa Yahudi İşçi Sendikaları Birliği, Filistinlilerin kurumsal soyguna mâruz kaldıklarına inanmadı; bunun yerine, zengin Avrupalılardan almanın, sosyal adalet yolunda büyük bir evrensel sevap olduğuna inandılar. Aşağıdaki mısralar birliğin marşından: Korkusuz nefretimiz sürüp gidecek, Yoksulu soyana ve öldürene: Çar'a, efendilere, kapitalistlere. İntikamımız çabuk ve kesin olacak Ahlak veya siyasi bağlara herhangi bir soru havale etmeksizin açıktır ki Marksist Yahudi marşı "nefret" ve "intikamla" bezelidir. Yahudilerin Marks, Marksizm, Bolşevizm ve eşitlik şevki bilindiği kadar hikayenin sonu da biliniyor. Yahudiler uzun zaman önce kitle halinde Marks'tan koptular. Devrimi, Chavez, Evo Morales gibi gayri-musevilere (Goyim) terk ettiler; 10

11 evrensel eşitlik ve ahlakın hakiki manasını hakikaten içselleştirmiş liderlere. Marksizm, 19.yy'ın sonları ve 20.yy'ın başlarında Avrupalı yahudilerden pek çok takipçi kazandı ama Holokost'un ardından Siyonizm, dünya yahudilerinin sesi oldu. Fagin benzeri Siyonist Tanrılar ve idoller doğdu: Herzl, Ben Gurion, Nordau, Weizmann, takipçilerine gayri ahlâki bir başlangıç vaad ettiler. Vâdesi geçeli çok olmuş tarihi adâlete giden yol, Filistinlileri soymaktan geçiyordu. Siyonizm, Eski Ahid in kutsi metnini tapu siciline dönüştürdü. İsrailli'nin Siyonizme ve Siyonist ideolojiye karşı hıncını açıklamaya yeter bu. İsrailli, Yahudi Diaspora'nın gayri ahlâki kolonyal projesinde istihkâmcı olmaktan ziyade toprakların tabîî sâkini olmayı tercih ederdi. İsrailli yahudi, siyasi duruşunu ahlâki gerçeklerden kaçarak sağlıyor. İsraillinin, yaptığı savaşları sevdiği gerçeği kadar, bu savaşları vermekten nefret etmesini de açıklar bu. "Yahudi ulusu" veya "Siyonizm" gibi büyük ve ırak bir ideoloji uğruna ölmeye razı değiller. Beyaz fosforu ve misket bombasını muhakkak ki uzak bir yerden atmayı tercih ederlerdi. Ne ki modern yahudi ulusçuluğunun nispeten kısa tarihi boyunca, Siyon, diğer tanrılar ve koşer idollerden arkadaşlar edindi. 1917'lerde Lord Balfour, yahudilere Filistinde ulusal bir devlet dikebileceklerini vaad etti. Söylemeye gerek yok, Yehova vakasında olduğu gibi Lord Balfour da yahudileri yağmacı ve soygunculara çevirdi; düpedüz ahlaksız bir vaadle gelmişti. Yahudilere bir başkasının topraklarını vaad etmişti. Esasen yanlış bir başlangıçtı. Yahudilerin İngiliz İmparatorluğuna sırt çevirmeleri çok uzun zaman almadı. BM 1947'de ahmakça aynı hatayı yaptı; yahudilere münhasır bir devletin doğmasına yol açtı ve yine Filistinliler pahasına. Uluslar adına Filistin in yağmalanmasına meşruiyet kazandırdı. Kendisinden uzak durulmuş Yehova vakasında olduğu gibi yahudilerin BM'e sırt çevirmeleri yine çok zaman almadı. Ben Gurion "gayri-musevilerin ne dediği önemli değil, önemli olan yahudilerin ne yaptığıdır" demişti. İsrailliler şu yakın zamanlarda, Beyaz Saray'daki uşakvâri dostlarından bile sakındılar. İsrailli bir general (emekli general Şolomo Brom) Amerika'da yapılan son seçimlerin arefesinde G.W.Bush'a "aşırı destekleyici olmak sûretiyle İsrail'in çıkarlarına zarar verme" ithamını yöneltti. İsrailli generaller esasen İsrail'i komşularını imha etmekten alıkoymadığı için suçluyorlardı Bush'u. Alınacak ders bellidir: Siyonistler ve İsrailliler, kaçınılmaz bir şekilde tanrılarına, idollerine, babalarına ve yardım etmeye çalışan diğerlerine düşman kesileceklerdir. Fagin sendromunun İsrail politikası bağlamındaki gerçek anlamı budur. Her zaman babalarının aleyhine döneceklerdir. Hepsinin içerisinde en ilginç yahudi inanç sisteminin, İsrailli felsefeci Yeshayahu Leibowitz'in doğru bir şekilde "yeni yahudi dini" olarak tanımladığı Holokost Dini olduğuna inanıyorum. Holokost dininin en ilginç tarafı, onun tanrı figürüdür: Yahudi. Yeni şekillenmiş dogmatik bu umdenin takipçisi, "Yahudiye" inanır, kendini kurtarana. "Son soykırımdan sağ olarak kurtulana." Takipçileri, Yahudiye iman eder, "vaad edilen toprağına" kavuşmuş "masum" kurbana ve şimdi de başarılı diriliş anlatısını kutlayarak ayin yapar. Holokost dini söyleminde Yahudi, belirli bir dereceye kadar, ifadesini gücünde ve sonsuz keyfiyetinde bulan Yahudiye iman eder. Yeni şekillenmiş bu dini çerçevede Tel Aviv, Mekke'dir, Yad Vashem Holokost Müzesi ise Kâbe. Bu yeni dinin dünya çapında pek çok mâbetleri (müzeler) ve mesajını ileten ve muhaliflerini cezalandıran rahipleri de var. Holokost dini, yahudi bakış açısından, kendini sevmenin en şeffaf ifadesidir. Geçmiş ve gelecek, burada anlamlı "bugünle" birleşir; tarihin praksis'e tahvil olduğu andır. Pratik söylemek gerekirse, politik ve ideolojik 11

12 bakımdan kendisini Yahudi olarak tanımlayan herkes bilinçli ya da bilinçsiz olarak Holokost dinine boyun eğmekte ve baba figürü "Yahudi nin" takipçisi olmaktadır. kaldırmak için söyleyelim, ben "Yahudimi" uzun zaman önce terk ettim ve iyiyim. Zerafet'ten ne haber? yeni baba figüründe herhangi bir iyilik var mı? Filistin halkı pahasına her gün yüceltilen bu masum kurbanlık anlatısında lûtfa yer var mı? Eğer tarihin sonu diye bir şey varsa, Holokost dini Yahudi tarihinin sonunu temsil eder. Holokost dini ışığında, Baba ve Oğul nihayet birleşir. En azından söz konusu olan İsrail ve Siyonizm olduğunda, soykırımvâri ideoloji ve gerçeklik amalgamında kaynaşırlar. Holokost dini ve onun destansı bekâ değerleri ışığında, bir yere kaçmanın mümkün olmadığı açık hava hapishanesine kafeslenmiş kadın ve çocukların üzerine yahudi devletinin beyaz fosfor yağdırma hakkı vardır. Yeterince üzücüdür, yahudi devletinin işlediği cürümler yahudi halkı nâmına ve zulüm altında geçen sıkıntılı bir tarih adına yapılmaktadır. Yahudiler tarihte pek çok tanrıdan uzaklaştılar, Yehova'yı, Marks'ı terk ettiler, bazıları ise hiçbir zaman Siyonizmin peşinden gitmedi. Ancak Holokost dini ışığında - Gazze, Cenin ve Lübnan'daki manzaraları akılda tutarak - yahudiler geleneği muhafaza edip bu kez "Yahudiye" sırt çevirebilirler. Yahudi, bu yeni Baba figürünün kendi şeklinde olduğunu kabul etmek zorunda kalacaktır. Dehşete düşürücü olan ise yeni babanın öldürme çağrısı olacağını ispatlamasıdır. Görünen o ki yeni baba, tüm tanrılarının içerisinde en şerlisi olacaktır. Ezoterik baba figürüne sırt çevirecek kadar cesur kaç yahudi çıkacak merak ediyorum. Evrensel bir ahlak söylemi benimseyerek insanlığın geri kalanına katılacak kadar cesur olacaklar mı? Yahudi nin Yahudiye sırt çevirip çevirmeyeceğini zaman gösterecek. Sadece bir şüpheyi ortadan 12

13 Tanrı aşkına, bırakın da hüzünlensinler İsrailli kanun koyucular, Filistin halkına karşı yürütülen ırkçı kampanyanın parçası olarak şimdi de Nakba'yı (Felâket / İsrail'in kuruluşu) anma etkinliklerini yasaklamakta ısrar ediyor. Geçenlerde bir dizi kabine ve Knesset üyesi, İsrail vatandaşı Filistinli Arapların 1948 Filistin holokostunu (Nakba'yı) anmalarını kanun dışı bir eyleme dönüştürmek için "kanun taslağı" sundular. Yeterince ilginç, var olma nedeni yahudilerin çektiği ıstırap olan yahudi devleti, aynı şeyi benzer ıstırabı çeken Filistinlilerin yapmasını engellemeye kalkışıyor. İsrail, Filistin varlığının her bir bâkiyesini silip yok etti. Filistin köyleri, kasabaları, bağ-bahçeleri, tarlalar ve kültür varlıkları 1948'den sonra yok edildi. Şimdi de Filistin mirâsına karşı yürüttükleri savaşı bir adım öteye taşıyorlar. İsrail in yaptığı yalnızca fiziki ihraç, gerçeklerin silinip yok edilmesi değil, ırk eksenli etnik temizlik, açlık, toprakların istimlâk edilmesi, evlerin yıkılması, okulların bombalanması veya yoğun nüfuslu yerlerde beyaz fosfor kullanılmasından ibaret de değil, artık Filistinlilerin zihinlerini de işgal etmek istiyor. Knesset üyeleri, Filistinin ortak hafızasını da yok etmek istiyor. Hiç değilse resmiyette hatırlama hakkını yasaklamaya çalışıyorlar. Halid Amayreh'in birkaç gün önce işaret ettiği gibi "Filistinli parlamenterlerden biri, teklif edilen bu yasayı, holokostu anma mahiyetindeki tüm yahudi faaliyetlerini yasaklayan muhayyel bir Alman kanunuyla kıyasladı." Nakba ve holokost arasında kurulmuş yerinde bir eşitlik. Irkçı iki büyük cürümden bahsediyoruz. Ancak Almanlar geçmişleriyle yüzleşmişlerken, yahudi devleti, masum sivil bir halka acı çektirdiği yedinci on yıla doğru ilerliyor. İsrail vahşiliğinin yeni tedbirleri ışığında, yahudi nin "akıl sesini" duymak bir hayli ilginç olacak. Bu gülünç yasaya karşı çıkan tuhaf bir ses var; Profesör Ruth Gavison'un sesi. Hebrew Üniversitesinden İsrailli bir hukuk profesörü. Gülmeyin ama aynı zamanda "Siyonist, Yahudi, Liberal ve Beşeri Düşünce Merkezi'nin" de başkanı. Geçen hafta Ynet online'da yeni tasarıyı kınayan bir makalesi yayınlandı. Gavison, Siyonizmin hümanist ve liberal bir çaba olarak yorumlanabileceğine inanıyor. Bununla birlikte düşüncelerine yakından bakıldığında yakıcı gerçekle karşılaşılıyor: Profesör, evrensel ahlak veya hümanizmi kavramamış bile. Adalet tasavvuru siyonizmin etkisi altında. Yahudi okuyucularının sakat savına meydan okuyamayacak kadar sıkılmış olacakları ümidiyle sembolik eski siyonist şablonlarla oynuyor. Gavison, bu kanun tasarısına karşı çıkıyor. Teklif edilen kanunun "haksız, budalaca olduğunu, kamusal hayatın merkezindeki problemi yanlış teşhis ettiğini" savunuyor ki haklı. Legalizm, ana sorunla yüzleşme yollarının sonuncusudur. Ancak Gavinson'un nezaketini yitirmeye başladığı yer aşağı yukarı yine burası. İşte Gavison'ın Nakba hakkındaki düşünceleri: "Yahudi çoğunluğun, kendi topraklarında bağımsızlıklarını kutladıkları günü, Arap azınlık içinden bazıları, kendi felâketlerinin günü olarak sembolleştiriyorlar." Profesör Gavison nezdinde Filistinlilerin tümünün değil de "sadece içlerinden bazılarının" Nakba'yı anması söz konusu. Bununla birlikte Gavison'a göre Filistinliler suçu başkasında değil kendilerinde aramalılar. Hatırlanmalı ki "bu gün, hem İsraillilerin hem de Filistinlilerin iki ulus devletin kuruluşunu kutladıkları gün olabilirdi" diyor. Gavison'ın budala yerine koyduğu veya aldattığı kişiler de kimler? Doğrusu merak konusu. Filistinlileri kovma planının Siyonist gündeme sağlam bir şekilde 13

14 yerleştiğini biliyor olmalı. Ve diyor ki "Filistinliler, taksim planına karşı çıktılar ve bu savaşın sonucunda, Filistin toplumu ve topraklarının enkazı üzerinde İsrail devleti doğdu. Pek çok Filistinli, mülteci konumuna düştü, Filistin devleti ise halen kurulmayı bekliyor." İsrailli bu profesör, kendisi aynı zamanda bir imaj olarak "yahudi hümanizmini" teşvik için kurulmuş bir enstitünün "başkanı", zorunlu olarak şu sonuca ulaşacak: "Kovulmuş Filistinlileri ev ve topraklarına geri getirmenin zamanı geçti." Nefesinizi tutmayın, Gavison bir evrensel hümanist değil, siyonistin teki. Tüm istediği, Filistinlilerin matem tutmasını engelleyen yasa taslağının yasalaşmasını engellemek. Başka bir deyişle, Filistinlilerin diledikleri kadar matem tutmalarına, hüzünlenmelerine izin verilmesini istiyor. "Hüzün, acı çeken insanın tabii hissiyatıdır" diye kabul ediyor profesör. "Tarihi asla reddetmemeliyiz, tarihi yasalarla yasaklamamalıyız, bilakis onunla yüzleşmeliyiz" diyor. Böylesi sözde bir hümanistin yaptığı ifşaatın siyonist günahı kabul ve teslim etmeye ve sorumluluğu üstlenmeye sevk edeceğini beklersiniz. Yok öyle bir şey. "Siyonist, Yahudi, Liberal ve Beşeri Düşünce Merkezi'nin" başkanı, bir hümanist hakkındaki müşterek nosyonumuza öyle kolayca uymuyor. Liberal ıstılahın birazını kullanarak acımasız, kaba gayri ahlaki davranışı haklı kılmaya çalışan kabile kampanyacısına daha çok benziyor. Gavison, bölgeye adalet getirmeyi gerçekte istemiyor. Tek istediği, "geçmişe dair bir farkındalık oluşturmak ki Arapların ve yahudilerin (birlikte yaşayacakları değil de) yanyana yaşayacakları bir geleceğe evrilecektir bu." müşfik. Ancak sıra yahudi kolonici aygıtın yol açtıklarını üstlenmeye gelince, gönülsüz. Filistin topraklarında ikâmet etmeyi apaçık bir şekilde tercih ediyor ve hatta gerçek sahibine geri vermek yerine ona "anavatan" adını takıyor. İsrail'in vahşiliği ve iğrençliği, sağcı siyonist bağnazlardan, uğursuz kanun taslağını hazırlayanlardan daha ziyade Gavison'ın, sözümona "hümanist siyonistin" zâtında ete kemeğe bürünmektedir. Hümanist sembolizm adına yahudi cürmünün bakımıyla ilgilenmektedir. Gavison, makalesini şöyle bitiriyor: "Geçmişin inkârı uygunsuz bir iştir, ancak onun sorumluluğunu üstlenmede zaafa düşmek de kabul edilemezdir. Yahudilerin anavatanda self determinasyon hakkını tasdik eden çözümlerle gelmeliyiz." "Siohümanist" profesörün gözlerimizi açmamıza vesile olmasını umuyorum ki böylelikle diğerleri pahasına self determinasyon hakkını yahudilere verenin ne olduğunu kati olarak anlayabilelim. Bunu bir kez anladığımızda, Filistin i yasal yahudi anavatanı yapanın ne olduğunu kavrayalım diye Gavison veya diğer "hümanist siyonistlerin" bizi aydınlatmalarına izin verecek kadar olgunlaşmış oluruz. Gavison'ı okumak, meselenin ne kadar yakıcı olduğunu ortaya koyuyor: Siyonizm ve liberal yahudi düşüncesinin hümanizmle, ahlakla veya evrenselcilikle bir ilgisi yoktur. Siyonizm ve hümanizm basit bir nedenden dolayı karşıt kavramlardır. Siyonizm ırk yönelimli bir kabile felsefesidir, hümanizm ise evrenseli hedefler. Doğru, Gavison, Filistinlilerin geçmişe matem tutmalarına izin verecek kadar 14

15 Enayiler için Kabile Marksizmi Filistinle dayanışma söylemlerine yıllardan beri Yahudi Marksistlerin yürüttüğü sol ideoloji hâkimdir. Yahudi solcuların desteği ilk başlarda oldukça önemli olmasına rağmen, Filistin direnişi ve Filistin dayanışması, etnik temellere dayalı güçlü ve özerk bir söyleme doğru evrildiği için daha sonraları üstünlüğünü ve aciliyetini kaybetti. İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği savaş suçları artık gayet iyi belgeleniyor. Durumu, bu "hakşinas koşer yahudinin" onayından geçirmeye kimsenin ihtiyacı yok. Filistin dayanışma söyleminin ilerlediği gerçeğine rağmen Yahudi Marksistler, kendilerinin kabile yönelimli, gerçekliğin sahte analitik vizyonunu zorla kabul ettirmede halen ısrar ediyorlar. Yahudi Marksizmi, Marksizm'den veya Sosyalizm'den çok farklıdır. Marksizm, evrensel bir paradigma iken, onun Yahudi versiyonu çok başkadır. Marksist diyalektiği Yahudi uşağı bir kaideye çevirir. Yahudi Marksizm i esas itibariyle "Marksist benzeri" bir terminolojinin, Yahudi kabile davasının tek gâyesi uğruna çiğ bir şekilde kullanılmasıdır. Siyasi gücü hedefleyen, Yahudi merkezli sahte entelektüel bir düzenlemedir. Gazze'de, Nablus ve mülteci kamplarındaki durumun 19.yy Avrupasınınkiyle aynı olmadığını farkedenlerin ilki herhalde Filistinli düşünürlerdi. Marksizm in tek analitik araç olarak kullanılışına kafa tutmak için yeterliydi bu. Bununla birlikte, Yahudi Marksistlerin Filistinliler, Araplar ve genel olarak bölge için çok daha mâceracı planı vardı. Arapların kozmopolitan ateist olmalarını istiyorlardı. Arapların "tepkici İslamı" terk edip, bir yüzyıl önce Yahudilerin yaptığı gibi kendilerini özgürleştirmelerini telkin etmişlerdi. Görünüşe bakılırsa Filistinli ve Arap entelektüeller Rusya'yı milyonlarca insanın canı pahasına Sovyetlere dönüştüren yöntemin kendilerini özgürleştirmeyeceğini kavramışlardı. Yahudi Marksistlerin, Filistinli mültecileri evlerine geri getirme niyetlerinin olmadığını apaçık anlamışlardı. Yahudi Marksist, herhangi bir şekilde yeterli bir direniş bile sergilememişti. Dikkatleri Yahudi politikasıyla ve Yahudi kimliğiyle ilgili sorulardan başka yöne çekmek amacıyla söylemi boş laflarla ve sahte analitik jargonla doldurmak için vardı o. Yeterince ilginç olmalı, İslam ı terk etmeleri şartıyla Filistinlileri desteleyenler aslında Yahudi kabile politikalarının ibret verici nihâi timsâli olan Yahudi Marksistlerdi. Yahudi nin çirkin politik tavırlarını en ham haliyle ifşa eden "Siyonist" değil "Yahudi Marksist'tir." Yahudi solunu takibe almak ve onun felsefesini anlamak için yeterli bir sebeptir bu. Birazdan göreceğimiz gibi Yahudi Marksizm i, Yahudi sorununa herhangi bir şekilde yakınlaşmayı fırıldak çevirerek bastırmak için vardır. Yahudi gücünün ve Yahudi lobisinin mercek altına alınmasını engellemek için vardır. Yahudi Marksist, cevapları bildiğini iddia eden ama bazı sebeplerden dolayı yine de tarihi olayları tam bir felaket denilecek şekilde okuyan sahte bir kâhindir. Tahminlerinin hiçbirisi gerçekliğin testine dayanamaz. Yahudi Marksist ideolojinin son timsâlinden biri de Profesör Moşe Machover'dır. Machover Tel Aviv'de doğmuş ve 1968'de İngiltere'ye yerleşmiş. Matzpen adlı minyatür bir Sosyalist örgütün kurucusu (1962). Machover'ın Siyonizm okuması hayli abes. İsrail diyor, "bir yerleşimci devlet/i/dir" Machover için gerekli bir kalkış noktasıdır bu zira Siyonizm i sömürgeci, genişlemeci bir proje olarak ele almaktadır. Böylesi 15

16 sakat bir entelektüel fırıldaklığın arkasındaki gerekçe açıktır. Siyonizm sömürgeci bir proje olarak nakledildiğinde, Yahudiler sıradan bir halk olarak görülmelidir. Fransızlardan veya İngilizlerden bir farkları yok demektir; ölümcül sömürgeci projelerini sadece farklı bir zamanda yürütüyorlar demektir. Bununla birlikte, Machover dikkatleri Yahudi sorunundan, Yahudi kabile politikasından ve Yahudi kimliğinden öte yana çevirmeyi gözü dönmüş bir şekilde istiyorsa da, tüm önermesi tek bir hamlede yıkılabilir. Şayet İsrail bir yerleşimci devlet/i ise o halde sormalı, "anavatanı" neresidir? İngiliz ve Fransız sömürgeciliği devrinde, yerleşimci devletler/i bağlarını "anavatanlarıyla" çok açık bir şekilde korumuşlardı. Yerleşimci devlet/i/nin, tarihte bazı hallerde, anavatanla bağları kopardığı da olmuştur. Hayli dikkat çekicidir. Boston Çay Partisi bir şeyler anımsatabilir. Bununla birlikte, bildiğimiz kadarıyla "Yahudi yerleşimci devlet/i" ile arasında asli bir bağın olduğu "Yahudi anavatanı" yoktur. Yahudi halkı, Yahudi devleti ile ilişkilendiriliyor ama ne ki Yahudi halkı, özerk egemen varlığın "maddesi" değildir. Maddi bir Yahudi anavatanının olmayışı, Machover'ın sömürgeci savının çöküşüne neden oluyor, hemen ve derhal. Dahası, İbrani, İsrailli Yahudiler kültürel ve duygusal olarak hiçbir anavatana bağlı değildirler, kendi devletleri hâriç. Eski bir İsrailli olarak şahitlik edebilirim ki ne ebeveynim ne ben ne de İsrail vatandaşlığından çıkmış diğerleri İsrail hâriç herhangi bir (anavatanla) devletle bağımızın olduğu şeklinde bir farkındalık taşımadık. Dolayısıyla, Siyonizmin bazı sömürgeci nitelikler taşıdığı doğru olabilirse de bizâtihi (per se) sömürgeci bir proje değildir çünkü Yahudi yerleşimci devlet/i ile Yahudi anavatanı arasında bir maddi tekabüliyeti hiç kimse gösteremez. Yahudi ulusal projesi tarihte benzersizdir ve Marksist maddeci açıklamalara uymamaktadır. Demek oluyor ki Machover'ın "yerleşimci devlet/i/nin" bir diğer Yahudi Marksist fırıldaklık olduğunu farz etme hakkına sahibiz ve o, İsrail'in bir Yahudi devleti olduğu gerçeğini gözlerden kaçırmak için vardır. İsrail'in benzersiz durumunu anlamak için "kimler Yahudi'dir" diye sormamız gerekiyor. Musevilik nedir? ve Yahudilik nedir? Bu soruya vereceğimiz cevap sayesinde Machover ve diğer Yahudi Marksistlerin bu yanar döner işlere niçin bu kadar yatırım yaptıklarını anlayabiliriz. Machover'ın Marksist ideolojiyi tahrif edişi, çok ilginç bir benzerliktir, Siyonistlerin Eski Ahidi tahrif edişine benzer. Machover'ın Kasım 2006'da Brunei Gallery Lecture Theater (SOAS) yaptığı uzun ve tumturaklı bir konuşma bazı nedenlerden dolayı International Socialist Review (ISR) tarafından bu ay yayınlandı. Marchover'ın kâhince tahminlerinin hiçbirisi de gerçekliğin testine dayanamamıştır. Böylesine mahcup edici bir çalışmanın yayınlanması, ISR editörlerinin mevcut dünya meselelerini kavrayışları hakkında ciddi endişeye yol açıyor. Machover'ın İslam hakkındaki şu sözlerini ISR'nın onaylayıp onaylamadığını öğrenmek çok ilginç olacaktır: "İslam, geriye dönüktür [çağdışıdır] ve tabiatı gereği, ilerlemeyi sağlayamaz." Bu gezegende yaşayan her müslüman bilmeli ki Londralı yaşlı bir Yahudi Marksist, Kur'ân'ı kaldırıp atmaları gerektiğine kâni. Ulusçuluğun yükselişinden dolayı burada, İngiltere'de ve diğer Avrupa ülkelerinde kaygılanan çok az insan var. Yeterince sarsıcıdır, Machover'in kurumlu ve üstünlükçü bir tavırla İslam ı ele alışıyla sağcı ulusçuların İslam ı ele alışlarının mukayese edilmesi eğlendirici bir gerçeği ifa eder. Machover, Yahudi kabilesinin üstünlükçü üyesi, kendisini Nick Griffin ve 16

17 BNP'nin sağına yerleştirdi. Griffin ise "anavatanlarına" dönmeleri için yabancılara Sterlin teklif ederken şu bizim Koşer Marksist Machover, yerliyi kendi toprağında soyup soğana çevirmenin derdinde. Griffin, İslam'a "çağdışı" deyip sonra sıvışıp gidemezdi. Şaşırtıcı değil çünkü Griffin büyük bir muhalefetle karşılaşmak durumunda kalırken Machover sol cenahtan çok az muhalefet görecektir. Bunun bir nedeni açıktır ki Machover ve onun üç Yahudi takipçisinin fark edilebilir bir durumda olmamalarıdır. Bir diğer nedeni ise ırkçılık ve üstünlüğün maalesef "Yahudiye mahsus" bir saha olmasıdır. Gördüğümüz gibi Machover sıvışıp gidiyor. Ümit o ki bu durum yakında değişecektir. Machover 2006 Kasım'ındaki konuşmasını ilginç bir soruyla açıyor: "İsrail-Filistin çatışması hakkında nasıl düşün-meli-yiz?" Machover'ın "biz" ve "meli-malı" eklerini kullandığı sanırım gözden kaçmamıştır. Konuşmanın şekli, entelektüel cephaneliğinde bulunan doğru cevaplara yaşlı kişinin sahip olduğunu telkin ediyor. İbrâni kahinlerin geleneğini takip ederek kendinden emin bir şekilde ilan ediyor: "Meseleye nasıl yaklaşılması gerektiği hususunda sarîh olmalıyız." Marjinal Yahudi bir Marksist "biz", "melimalı" ve "lazım" gibi [we, should, ought] takı, zamir ve sözcüklere başvurduğunda kırmızı alarmlarım çalmaya başlar. Machover, bir çözüm kavrayışı sunan analitik bir savla geliyormuş gibi yapmaya cüret ediyor "Anlamak" diyor, "hükme takaddüm etmeli." Belki de 50 yıldır tek bir felsefi metin okumayan şu İbrâni kahine birisi hatırlatmalı, "anlamanın" bizâtihi kendisi önceki "anlayışlara" ve "hükümlere" tâbidir. Aslında Machover'ın, İslam'ın ve Arap direnişinin gücünü anlamadaki sistematik başarısızlığı bile bizâtihi önceki anlayışları ve keskin Yahudi Marksist telkinlerden dolayıdır. "Çözüm" vizyonunun - ilkeler ve önşartları ana hatlarını ortaya koymadan evvel Machover'ın binlerce kelimelik sahte analitik metin döktürmesi gerekiyor. "Her şeyden evvel" diyor "Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Suriye'nin Golan Tepeleri üzerindeki işgaline son vermesi için İsrail e baskı yapılmalıdır." "Eşit haklar, kalıcı bir çözümün ete kemiğe bürünebilmesi için temel unsurdur" diyor tasdik ederek. Çatışmayı kavradığını iddia eden bir adamın parmak ısırtan bir ufku bu. "Analitik araştırmasına" rağmen, Machover Yahudi devletinin kendi iradesiyle, hangi şekle sahip olursa olsun "eşitliği" onaylamayacağını farketmiyor; zira Yahudi siyaset ideolojisi, insanın eşitliğine râm olmaz. "Dönüş hakkı" diye devam ediyor "Filistinli mültecilerin anavatanlarına dönme hakkının tanınması, haklarının iadesi, mal kaybının ve geçimliklerin uygun bir şekilde tazmin edilmesidir." Güzel ve doğru sözler bunlar ancak Machover, İsrailli Yahudileri kendi küçük "Yahudilere mahsus" devletlerinden neyin vazgeçireceğini anlatmakta başarısız. Machover nihayet çok basit bir çözümle geliyor. "Sahici bir çözümün üçüncü ve en temel unsuru, çatışmanın temel nedenini ortadan kaldırmaktır: Siyonist sömürge projesi ilga edilmelidir." Bu noktada söylemeliyim ki Machover, benim hiciv olsun diye ortaya attığım kurgusal bir karakter değildir. Gerçek bir kişidir ve asgari üç Yahudi Marksist takipçisi vardır. Buradaki can alıcı soru, söz konusu dört Yahudi Marksist in bu mâkul fikri İsrailli Yahudilere nasıl satacaklarıdır. Filistin in geleceğini tâyin edecek olanın "o zemindeki fiili durumun / gerçeklerin" olduğunu takdir etmede zaafa düşen diğer ayartıcı dayanışma kampanyacıları gibi Marchover da akademik tek devletli-iki devletli çözüm söylemine yapışıyor. "İki 17

18 devletli bir çözümün onları tatmin etmesi için İsrail, Siyonizm i terk etmelidir: Etnik merkezli yerleşimci devlet/i olmaktan çıkarak tüm sâkinleri için demokratik bir devlet olmaya doğru yol almalı, dönüşmelidir." İsrail'de dahi yaşamayan Machover bazı nedenlerden dolayı, İsraillilere ne tür bir ülkede yaşamaları gerektiğini söyleyebileceğine inanıyor. "Diğer yandan, tek bir devlet sırf demokratik (dolayısıyla seküler) olmakla kalmayıp iki ulusun varlığını tanıyan, onlara eşit ulusal haklar ve statü veren bir anayasal yapıya kavuşmalıdır." Yaşlı Yahudi Marksist, mümkün nihâi marjinal ses, şayet birlikte yaşamak istiyorlarsa seküler olmak zorunda olduklarını yine bir kez daha Filistinlilere ve İsraillilere anlatıyor. Şimdiye kadar kabul etmiş olmalı, Yahudi Marksist olmak biraz Chutzpah [arsızlık derecesinde hırslı / küstah olmayı] gerektirir. Sözlü mastürbasyonun eşiğindeki 22 sayfalık Marksist zevk-ü sefâ'dan sonra, herifçioğlu zorunlu noktaya geliyor. Dinleyicilerinin vaktini israf ettiğini kabul ediyor. "Güçler dengesindeki devâsa orantısızlıktan dolayı, hakikat, sahih bir çözüm kısa veya orta vadede mümkün değil" diyor. Değişimin nasıl söz konusu olabileceğini merak ediyorsunuzdur bu durumda. İşte şöyle, Arabistanlı Moşe'nin sunacak iki cevabı var: "İlki, Amerikan'ın küresel hâkimiyetinin çökmesi", sanki İsrail mevcut ittifaklarını kaybetmeye mahkum. Machover'ın da bileceği üzere, Yahudiler son yüzyılda çok sık müttefik değiştirmişlerdir. "İkincisi" diyor, "Arap Doğu'sunun, Arap ulusunu bir dereceye kadar birliğe sevkedecek radikal-ilerlemeci bir sosyal, iktisâdi ve siyasi dönüşümden geçmesidir bölgesel federasyon şeklinde olması muhtemeldir bunun." Görünüşe bakılırsa, arkaik Marksist gelişen hikayeyi bâriz bir şekilde toparlayamıyor; Arap ulusu büyük ölçüde müslümandır. Araplar, Allah sevgisi ve Ümmet fikri etrafında daha da birleşiyor. Söz konusu olan gerçeklik olduğunda, İslam yükselen güçtür, Yahudi Marksist imiz hoşlansa da hoşlanmasa da. Hamas, yapılan ilk Meclis seçimlerinde müthiş bir başarı elde etti. Bugün Filistin de seçim yapılsa, Hamas'ın zaferi daha büyük olacaktır. Batı sömürgeciliğine ve Siyonist savaş makinesine karşı başarılı tek direniş gücünün İslam olduğu gerçeğini göz önüne aldığımızda, ISR'nin yayınladığı Machover'a ait Yahudi merkezli, entelektüel bakımdan sakat analiz, Sosyalistlerin ve Marksistlerin kendilerini Yahudi'nin siyasi kıskacından kurtarmaları için vaktin yeterince olgunlaştığını gösterir. Marks 1884 tarihli "Yahudi Sorunu" başlıklı paha biçilmez çalışmasında, dünyanın kapitalizmden âzad olması için kendisini evvela seküler Yahudi'den kurtarması gerektiğini savunmuştu. Bu hükmü biraz daraltıp şunu söyleyeceğim: Marksistler ve Sosyalistler, akıl hocalarının belirttiği üzere, söylemlerini kurtarmak için evvela kabilenin köstebeklerinden kurtulmayı dikkate almalıdırlar. Daha önce gördüğümüz gibi, Machover, hoşgörü ve ahlak bakımından, kendisini Griffin'in ve BNP'nin sağına yerleştirmiştir. Siyasi pragmatizm bakımından da Şimon Peres'in ve onun "Yeni Ortadoğu'sunun" sağındadır. Yeni Ortadoğu için Machover'ın kendi planları var. Hepsini birleştirecek ve Kur'ânı kaldırıp atacakmış. Şimdiye kadar gördüklerimizden anladık ki Machover İslam'dan hazzetmiyor. Diyor ki "İslamizm'in yükselişi sahte umut dağıtıyor...muhtemel birleştirici bir güç olamaz: Tam aksine, Sünniler ve Şiiler arasında olduğu gibi, bölücüdür ve İbraniler şöyle dursun, gayrimüslimler, laik Araplar (Filistinliler dâhil) için hiçbir cazibesi yoktur." 18

19 Yeterince ilginç, Arabistan'ın Moşe'si 2006 Kasım'ında bu hicap verici konuşmayı yaptıktan beş ay sonra Şii Hizbullah, İsrail ordusuna aşağılayıcı bir mağlubiyeti tattırmaya hizmet edecek şekilde İsrail'e kendilerinin sadece Kuzey'de olduğunu, uyanık olduklarını hatırlatarak Gazze'deki kardeşlerine yardım sinyali gönderdi. Yaşlı komedyen Marksist 2006 yılındaki bu konuşmasını, Hamas'ın Meclis seçimlerinde büyük bir zafer elde etmesinden yaklaşık bir yıl evvel yapmış oluyor. Bugün seçim yapılsa daha büyük bir zafer elde edecekler. Aslında pek çok Sosyalist ve Marksist bilhassa Anglo-Amerikan dünyasındakiler böyle yapıyor. Ancak İslam karşıtı fikirleri yayan Marksist ve Sosyalistler, Yahudi lobisine, Wolfowitz ve neocon'lara, NJF'ye katılsalar yeridir. Böyle yapmaları daha iyi çünkü ait oldukları yer orası. 19

20 Çağdaş Yahudi folklörü'nde organ bağışı ve hırsızlığı Senaryo yazarı ve komedyen Larry David, çok izlenen TV (hiciv) programı "Curb Your Enthusiasm da Amerikan Yahudi kimliğine cesur bir şekilde yaklaşıyor. Beşinci sezonda (2005) organ bağışı konusunu ele almış David: Ayrıksı bir Amerikalı ve bencil bir Yahudi'yi oynayan David ciddi bir ikilemle karşılaşır. En iyi arkadaşı Richard Lewis (bir diğer Yahudi komedyen), akut böbrek yetmezliğinden muzdariptir. Hayatı bir böbrek bağışına bağlıdır ve tahmin edileceği üzere Larry David organ bağışı yapacak en uygun kişidir. Popüler Amerikan kültüründe nihâi bencil şahsiyet David ise böbreğini bağışlamaya gönülsüzdür. İşi ağırdan alır, özürler bulur ve oyunlar oynar. Söz konusu olan böbrek olunca, meselenin "icâbına bakacak" konumdaki zengin, Ortodoks bir Yahudi'yle arkadaş olmaya bile çalışır. Velhâsıl, en iyi ve en yakın arkadaşına böbreğini bağışlamamak için elinden gelen her şeyi yapar. Hikâye ilerlerler ve David gerçek ana-babasını keşfetmek için özel dedektif tutar ve öğrenir ki aslında evlatlık alınmıştır. Genetik ebeveyniyle görüşen David yine keşfeder ki tam bir Yahudi değildir. Hıristiyan İskoçyalı bir soydan gelmektedir. Yeni etnik kimliği ve inancından heyecan duymaktadır. Üzerinde çok fazla kafa yormadan, empati kurabilen bir kişi olmuştur. Bencil şahsiyet arkada hiçbir iz bırakmadan gözden kaybolur. Diğer insanları birdenbire önemsemeye başlar. Anlayışlı, bayıcı şefkatiyle sıradan bir insanoğluna döner. Birkaç sahne sonra David'i yeni ebeveyniyle birlikte Semt Kilisesi ndeki Pazar Ayin'inde buluruz. Rahipten "vermenin" aslında "almak" olduğunu öğrendiği yer burasıdır. David bir saniye bile kaybetmeden her şeyi anlamıştır. Hemen Kilise'den ayrılır ve ilk uçakla Los Angeles'ın yolunu tutar ve dosdoğru hastahaneye gider; aklında tek bir şey vardır: Böbreğini dostu Lewis'e vermek. Organ nakli için hazırlık yapılırken hemşire böbreğini arkadaşına veren David'in fedâkarlığı, hüsn-ü muamelesi ve metin inancı karşısında şaşkınlık yaşamaktadır. Larry David, Hıristiyanlığa geçiş süreci içerisinde o bildiğimiz bencil David değildir artık. Ancak David'e semâdan ilham edilen insani başkalaşma çok uzun sürmez. Aneztezi yapılmış halde sedye üzerinde ameliyathâneye götürülürken özel dedektif hastahane koridorunda David'e doğru koşmaktadır. "Larry, bir hata yaptım" diye bağırmaktadır: "Evlatlık alınmamışsın." Anesteziye rağmen jetonları hemen düşer. David bir Yahudi olduğunu farkeder. Hıristiyan şefkati derhal kaybolur. Ânında tepkisini verir: O, bir Yahudi'dir ve Yahudiler organlarını başkalarını vermez meğer ki o başkası en yakın arkadaşı olsun. Ağır anestezi altındaki David direnmeye çalışır, böbreklerini vermeden uzaklaşıp gitmek ister ancak uyuşturucu yüzünden zayıf düşmüştür. Ameliyathâneye doğru sürülürken geçici gayri Yahudi hüsn-ü muamelesinin kurbanıdır artık. Larry David'in yukarıdaki sergüzeşt'te verdiği mesaj açıktır. Yahudi olmak bir hâlet-i ruhiyedir. Biyolojik veya genetik değildir. Şefkat ve narsizm arasındaki dönüşüm son derece önemlidir. Handiyse bir seçim meselesidir. Bununla birlikte, söz konusu olan Larry David olduğunda bir şey açıktır: Yahudiliğe döndükten sonra "vermek" mevzû bahis değildir. Söz konusu olan David olduğunda, Yahudi, paylaşmayı, bağışlamayı veya vermeyi sevmez. İnsan organlarını devşirmek Son haftalarda İsrail'in organ hırsızlığı ve Yahudi organ kaçakçılığıyla ilgili ilginç gelişmelere şâhid oluyoruz. Temmuz ayında, Brooklyn'de yaşayan Böbrek kaçakçısı Levy İzak Rosenbaum, New Jersey'de yakalandı. Federal dava 20

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maruf Vakfı Genel Merkezinin Açılışına Katıldı. Maruf Vakfı Genel Merkez açılışı, Vakfımızın Zeytinburnu ndaki merkezinde

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

Siyonizme karşı çıkmak için 10 neden

Siyonizme karşı çıkmak için 10 neden İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırganlığı, Filistin işgalinin temeline ilişkin tartışmaları da bir kez daha beraberinde getiriyor. Londra Metropolitan Üniversitesi sosyoloji bölümü öğretim görevlisi John

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine "asif philosopy/mış gibi felsefe" deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar var"mış gibi" hareket edeceksin.

Hatta Kant'ın felsefesinin ismine asif philosopy/mış gibi felsefe deniyor. Genel ahlak kuralları yok ancak onlar varmış gibi hareket edeceksin. Diğer yazımızda belirttiğimiz gibi İmmaunel Kant ahlak delili ile Allah'a ulaşmak değil bilakis O'ndan uzaklaşmak istiyor. Ne yazık ki birçok felsefeci ve hatta ilahiyatçı Allah'ın varlığının delilleri

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İsrail Seçim Sonuçları: Barış Yanlıları Knesset de Güç Kaybediyor

İsrail Seçim Sonuçları: Barış Yanlıları Knesset de Güç Kaybediyor İsrail Seçim Sonuçları: Barış Yanlıları Knesset de Güç Kaybediyor 12 Şubat 2009 Gazze deki krizin gölgesinde 10 Şubat 2009 da gerçekleşen İsrail seçimleri, Orta Neslihan Kaptanoğlu Doğu daki liderlik problemini

Detaylı

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'de 1990'lı yıllardaki duvar yazıları, İslamcılığın yükseldiği döneme yönelik yakın bir tanıklık niteliğinde. 10.07.2017 / 18:00 Doksanlı

Detaylı

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu GÜNÜN MANŞETLERİ 23 Temmuz 2016 Cumartesi 11:52 Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu FETÖ darbe girişimi olaylarında darbecilerin hedefinde UIC Yönetim

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi

Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi Türkiye'de 3 Ay OHAL İlan Edildi Erdoğan, "OHAL uygulaması kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir" dedi. 21.07.2016 / 09:56 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı

1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı 1979 Kabe Baskını'nın yeni görüntüleri ortaya çıktı 1979'da Mekke'de gerçekleşen ve günümüzde hala bazı yönleri gölgede kalan olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. 03.06.2017 / 11:26 20 Kasım 1979

Detaylı

SCA Davranış Kuralları

SCA Davranış Kuralları SCA Davranış Kuralları SCA Davranış Kuralları SCA paydaşları ile değer yaratmaya, çalışanları, müşterileri, tüketicileri, hissedarları ve diğer iş ortaklarıyla saygı, sorumluluk ve mükemmelliğe dayanan

Detaylı

HAYTAP Aciklamasi: Bakan Veysel Eroglu dogru soylemiyor, "STK" gorusleri umursanmadi... Son Güncelleme Cumartesi, 03 Kasım 2012 05:40

HAYTAP Aciklamasi: Bakan Veysel Eroglu dogru soylemiyor, STK gorusleri umursanmadi... Son Güncelleme Cumartesi, 03 Kasım 2012 05:40 Yasa degisiklik teklifine iliskin ACIKLAMADIR: Orman Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, kendi bakanlık burokratları tarafından hazırlanan yasa değişiklik teklifine ilişkin açıklamalarında "STK'lardan

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler Dünya üzerindeki birçok İslami kurum, kuruluş ve şahsiyetler Türkiye'de yaşanan darbe girişimi hakkında mesajlar yayımladı. 16.07.2016 / 22:09 15 Temmuz gecesi

Detaylı

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line 25 Ağustos 2013 Pazar Brifing: Görev isminden de anlaşılacağı gibi hattı tutan bir birliğe bir diğerinin

Detaylı

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları, 07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi Değerli Basın Mensupları, Uluslararası Adalet ve Hürriyet Derneği`nin, 2015 Yılı İsrail tarafından

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL B İ L G İ AZİZ BABUŞCU. NOTU Yeni Dünya ve Türkiye 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

BÜLTEN İSTANBUL B İ L G İ AZİZ BABUŞCU. NOTU Yeni Dünya ve Türkiye 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI AZİZ BABUŞCU 4 te AK AK PARTİ İL BAŞKANI 10 da YIL: 2012 SAYI : 169 24-31 ARALIK 2012-7 OCAK 2013 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 3 te 2

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

Çoğunluk olmak, azınlığı yok saymak

Çoğunluk olmak, azınlığı yok saymak AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT İÇİ HAFTALIK BÜLTENİ YIL: 2013 SAYI : 198 22-29-TEMMUZ 2013 İstanbul, geleneksel iftarımızda buluştu Çoğunluk olmak, azınlığı yok saymak anlamına gelmez Ülkedeki

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi On5yirmi5.com İhvanı Müslimin'in kısa tarihi Askeri darbeyle devrilen Muhammed Mursi'nin bir yıl önceki seçim zaferi, hareketin doğduğu ve onlarca yıl boyunca yasaklı kaldığı Mısır'da Müslüman Kardeşler

Detaylı

DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1

DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1 DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1 Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Liberalizm ve demokrasi birbirleriyle uyuşabilmelerine rağmen aynı şey değildirler. Liberalizm devlet gücünün kapsamı, demokrasi ise bu

Detaylı

İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır.

İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. İNSAN HAKLARI İNSAN HAKLARI İnsanların, sadece insan olması nedeniyle sahip oldukları devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. Bu haklara herhangi bir şart veya statüye bağlı olmadan doğuştan sahip oluruz

Detaylı

T.C. İZMİR İLİ URLA BELEDİYESİ MECLİS KARARI

T.C. İZMİR İLİ URLA BELEDİYESİ MECLİS KARARI Karar No :300 KARAR 300 : Gündem maddelerinin görüşülmesi tamamlanmış olduğundan Ağustos ayı meclis toplantısının birinci birleşiminin kapatılmasına, bir sonraki meclis birleşiminin 5 Ağustos 2016 Cuma

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar Sosyoloji Konular ve Sorunlar Ontoloji (Varlık) Felsefe Aksiyoloji (Değer) Epistemoloji (Bilgi) 2 Felsefe Aksiyoloji (Değer) Etik Estetik Hukuk Felsefesi 3 Bilim (Olgular) Deney Gözlem Felsefe Düşünme

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO. 10721

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO. 10721 YASİN DUMAN Rojava YASİN DUMAN Colemêrg in (Hakkâri) Gever (Yüksekova) ilçesinde doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Şemzînan (Şemdinli) ve Dîlok ta (Gaziantep) tamamladı. 2013 yılında Boğaziçi Üniversitesi

Detaylı

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34 Pazartesi 28 Ekim 2013 10:34 Cumhuriyetimiz gün 90 yıllık dev bir çınardır Bu çınarın kökleri o kadar sağlamdır ki; varlığı mıza birliğimize dirliğimize kasteden kim ne olursa olsun karşısında dimdik durabilmektedir

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

Başbakan Davutoğlu İzmir de halka hitap etti

Başbakan Davutoğlu İzmir de halka hitap etti Başbakan Davutoğlu İzmir de halka hitap etti Mart 08, 2016-11:02:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanlığı ziyareti esnasında, parti binası önünde toplanan vatandaşlara hitap etti. Başbakan

Detaylı

NEWSLETTER 12 TEMMUZ 2016 MİLLİ MEDYA KURULUŞLARINDA TEMİZLİK BAŞLIYOR!

NEWSLETTER 12 TEMMUZ 2016 MİLLİ MEDYA KURULUŞLARINDA TEMİZLİK BAŞLIYOR! NEWSLETTER 12 TEMMUZ 2016 MİLLİ MEDYA KURULUŞLARINDA TEMİZLİK BAŞLIYOR! Gazete köşelerini, televizyon programlarını işgal eden bu iki tip grubun çatışması içeride ve dışarıdaki düşman gruplara algı yönetimi

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ü Ölümünün 78. Yılında Saygı ve Minnetle Anıyoruz

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ü Ölümünün 78. Yılında Saygı ve Minnetle Anıyoruz ANMA PROGRAMI 1. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı 4 2. Çeşitli Yönleriyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk 10 (Yrd. Doç. Dr. Levent KALYON) 1. Resimlerle Atatürk 15 2. Kendi sesiyle Atatürk 18 2 Beni görmek

Detaylı

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1)

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1) BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, 1914-1918 (1) Topyekûn Savaş Çağı ve İlk Büyük Küresel Çatışma Mehmet Beşikçi I. Dünya Savaşı nın modern çağın ilk-en büyük felaketi olarak tasviri Savaşa katılan toplam 30 ülkeden

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet. ŞİKAYET EDİLEN (SANIK) : KÜRDİSTAN SPOR KULÜBÜ adlı FACEBOOK HESAP sahibi

KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet. ŞİKAYET EDİLEN (SANIK) : KÜRDİSTAN SPOR KULÜBÜ adlı FACEBOOK HESAP sahibi 23.TEMMUZ.2014 DÜZCE CUMHURİYET BAŞ SAVCILIĞI NA DÜZCE KONU : 5816 No lu Atatürk ü Koruma Kanuna Muhalefet BAŞVURU SAHİBİ (Mağdur) : ERKUT ERSOY KALICI KONUTLAR 11.BÖLGE 119 ADA FI-2 D : 14 DÜZCE (Ev :

Detaylı

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN 21400752 MAKİNENİN ARKASI Fotoğraf uzun süre düşünülerek başlanılan bir uğraş değil. Aslında nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum, sanırım belli bir noktadan sonra etrafa

Detaylı

Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ

Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ 02.04.17 Sayın Başbakanım, Sayın Bakanlarım, Sayın Valim, Milletvekillerim, Büyükşehir Belediyesi Başkanım, İş ve Siyaset Dünyasının,

Detaylı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, bakım ve rehabilitasyon çalışmaları tamamlanarak dünya standartlarında bir tesis haline getirilen Bodrum Belediyesi

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

MARS DA HAYAT VAR MI??????

MARS DA HAYAT VAR MI?????? Cilt 1, Sayı 1 Bülten Tarihi MARS DA HAYAT VAR MI?????? M A R S İçindekiler: 1-Mars da Hayat var mı?? 2-Mars da ilginç bilimler!! 3-Bulmacalar 4-Bilgiler 5-Ödülü Sorular 6-Bilim Adamları nın Gizemli Hayatı

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.12, ARALIK 2016 ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI 30 Kasım 2016 Çarşamba günü Ortadoğu Stratejik

Detaylı

ABD'nin Baltık politikası Rus işgaline kapı açıyor

ABD'nin Baltık politikası Rus işgaline kapı açıyor ABD'nin Baltık politikası Rus işgaline kapı açıyor Baltık ülkeleri ve Rusya nın askeri güçleri arasında yapılan kıyaslama, Kırım ın Rusya tarafından ilhak edilmesi sonrası artan endişeleri doruğa çıkarıyor.

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

Çanakkale Savaşı'ndaki Osmanlı Yahudileri

Çanakkale Savaşı'ndaki Osmanlı Yahudileri Çanakkale Savaşı'ndaki Osmanlı Yahudileri Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Yahudileri sergisi Caddebostan Kültür Merkezi'nde (CKM) açıldı. 500. Yıl Vakfı, Kadıköy Belediyesi ve Haydarpaşa-Kadıköy

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor?

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor? AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor? AKP'li başkan Hz. Muhammed in nüfus cüzdanını çıkarttı. Tayyip adını çocuklarının arasına koydu. 9 Ekim 2012 AKP li başkan, peygamberi

Detaylı

Suriye de çok sayıda ülkenin dolaylı olarak katıldığı büyük bir savaş söz konusudur.

Suriye de çok sayıda ülkenin dolaylı olarak katıldığı büyük bir savaş söz konusudur. Suriye de çok sayıda ülkenin dolaylı olarak katıldığı büyük bir savaş söz konusudur. Bir tarafta İran, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti ile Lübnan daki Hizbullah bulunuyor. Diğer tarafta ise ABD,

Detaylı

Yönetmen: Nicolas Winding Refn Oyuncular: Ryan Gosling, Kristin Scott Thomas, Vithaya Pansringarm Senaryo: Nicolas Winding Refn Görüntü Yönetmeni:

Yönetmen: Nicolas Winding Refn Oyuncular: Ryan Gosling, Kristin Scott Thomas, Vithaya Pansringarm Senaryo: Nicolas Winding Refn Görüntü Yönetmeni: ÖZET Senenin en merakla beklenen filmlerinden " Only God Forgives / Sadece Tanrı Affeder", 2012 nin olay yaratan filmi Drive ın yönetmeni Nicolas Winding Refn ve başrol oyuncusu Ryan Gosling i tekrar bir

Detaylı

Müslüman Dünyas n n Örnek Modeli Türkiye

Müslüman Dünyas n n Örnek Modeli Türkiye Müslüman Dünyas n n Örnek Modeli Türkiye Gunnar Köhne Yakın Doğu Ülkeleri için Türkiye bir model mi? Örnek kabul edilmek için, insan önce başkalarına karşı önyargısız yaklaşmak zorundadır. Ama Türkiye

Detaylı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı Çalışma hayatında barış egemen olmalı Ocak 19, 2012-3:31:16 olduğunu belirtti. olduğunu belirterek, ''Bu bakış açısı çerçevesinde diyalog merkezli çalışmalarımızı özellikle son 7 aydır yoğun bir şekilde

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur.

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur. Parti varlık sebebi, isminden de anlaşılacağı üzere, hakların savunulmasıdır. Müdafaa-i Hukuk düşüncesine göre: 1. İnsanın 2. Toplumun 3. Milletin 4. Devletin 5. Vatanın hakları vardır. Şu anda bu haklar

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız?

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Bu ülkenin de insanı olmanız, gelmiş olduğunuz ülkeyle bağınızın kesilmesi, ona yabancılaşmanız anlamına gelmez. Ama eğer 20-25

Detaylı

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ Amaçlar Türkiye de ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye katkı sağlamak Yazılı basındaki etnik ve dini kimliklere karşı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik

Detaylı

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir?

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? BU KİTABI OKUYUN VE İLİŞKİLERİNİZDE GÜÇLÜ, BAŞARILI VE SEVGİ DOLU OLUN İşte size NLP Lideri Mustafa KILINÇ tan sayfalarını peşpeşe çevireceğiniz bir kitap daha. İster

Detaylı

Yazılı Ödeviniz Hakkında Kendinize Sormanız Gereken Bazı Sorular

Yazılı Ödeviniz Hakkında Kendinize Sormanız Gereken Bazı Sorular 24.00/24.02 Güz Dönemi, 2005 Yazılı Ödeviniz Hakkında Kendinize Sormanız Gereken Bazı Sorular Bir Ödevi yazmaya başlamadan önce, hazırladığınız taslağınızı, bir de şu soruları aklınızda tutarak gözden

Detaylı

Yeşaya Geleceği Görüyor

Yeşaya Geleceği Görüyor Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Yeşaya Geleceği Görüyor Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Jonathan Hay Uyarlayan: Mary-Anne S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010

Detaylı

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ Şubat 17, 2007-12:00:00 DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: ''TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK,

Detaylı

Gidyon un Küçük Ordusu

Gidyon un Küçük Ordusu Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Gidyon un Küçük Ordusu Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Ruth Klassen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2007 Bible

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Çevirenin Ön Sözü. vii

Çevirenin Ön Sözü. vii Çevirenin Ön Sözü Nel Noddings tarafından yazılan bu eser eğitim felsefesi alanına giriş niteliğinde bir kitap olmakla beraber son derece bilgilendirici ve derin düşünmeye yönlendirici bir kaynaktır. Yalnızca

Detaylı

Gemidekilerin ölüm emrini Tayyip Erdoğan verdi!

Gemidekilerin ölüm emrini Tayyip Erdoğan verdi! Ulusal Parti Genel Başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu nun açıklaması: Gemidekilerin ölüm emrini Tayyip Erdoğan verdi! Pazartesi günü Gazze ye giden insani yardım gemilerine baskın yapan İsrail Ordusu, içlerinde

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK OLU

BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK OLU BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK OLU Kasım 29, 2006-12:00:00 BAŞBAKAN ERDOĞAN: KOPENHAG SİYASİ KRİTERLERİ NOKTASINDA EĞER HERHANGİ BİR SIKINTI DOĞACAK

Detaylı