MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı"

Transkript

1 HAZıRLıK SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı (Dü ünceler ve Öneriler) R.Cengiz DERDİMAN GİRİş Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 3842 sayılı yasayla deği tirilen hükümleriy]e hazırlık soru turması evresinde müdafiden yaralanma hakkı getirilerek, ccza yargılaması bakımından önemli bir a ama kaydedilmi tir. İnsan haklarına saygı gösteren ve uygulamalarında hukukun üstünlüğünü gözetcn devletlerde ara tlrmacı ve uzmanların, bu deği iklikle ortaya çıkan yeni durumu, hukuka uygun uygulama ve yorumlamaya esas olmak üzere, teorik alanda incelemeleri ve irdelemeleri gerekmektedir. Çünkü, böylesine temel bir deği iklik, henüz çok yeni bir uygulama geçmi ine sahiptir. Bu nedenle; bu çalı mada 3842 sayılı yasayla getirilen deği ikliklerle ortaya çıkan yeni durum itibarıyla hazırlık soru turmasında müdarıden yararlanma hakkı ele alınmı tır. Bu incelemede öncelikle müdafiden yararlanma hakkına ve hazırlık soru turmasına ili kin genel bilgi verilmi ; sonra da sırasıyla hazırlık soru turması ile sınırlı kalmak üzere, bu hakkın sını/cl, kapsamı, uygulanacağı suç türleri, müdali sayısı ve atama yetkisi, suçtan zarar görenin vekil tayini sorunu, düzenlenen ifade tutanaklarının değeri ve bu konudaki hukuka aykırılık ve koııuk açısından müdaliden yararlanma hakkı, konu bütünlüğünü bozmayacak şekilde ele alınmı lir. MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı VE IlAZIRLIK SORUŞTURMASı liakklnda GENEL BİLGİLER Müdafiden Yararlanma liakkı İnsan Hak/a Olarak Müdafiden Yararlanma Hakkı Müdafıden yararlanma hakkı, hak arama özgürlüğünün tamamlayıcısı ve aynı zamanda bu özgürlüğü anlamlandıran ve etkinlc tiren bir insan hakkıdır. Uluslararası insan hakları belgelerinde müdarıden yararlanma hakkının ayrıca düzenlenmesi, bu hakkın önemini ortaya koymak için yeterlidir. Dr., 4. Sınıf Emniyet Müdürü. Amme Idtıresi Dergisi. Cill19. Sayı J. Eylül}996.

2 118 AMME İDARESİ DERGİSİ Müdafiden yararlanma hakkı, yargılama sırasında kullanılan bir hak olup, kendisi haklqnda bir iddia ile suç yüklenmesinde bulunulan ki inin, bu iddiaya kar ılık savunmasıl)l yaparken bir savunucuya yani müdafiye b3 vurabilmesini ve onun yardımından yararlanmasını ifade eder. Ülkemizin de taraf olduğu İnsan Haklan Avrupa Sözle mesinin 6/3. maddesinde her sanığın; en azından kendisine yöneltilen isnadı öğrenerek savunmasını yapmak için gerekli kolaylığa sahip olmak, kendi kendisini savunabilmek veya kendi seçeceği bir müdafinin yardımından faydalanmak ve eğer müdafil tutmak için mali imkanı yoksa ve adaletin selameti gerektiriyorsa mahkemece atanacak bir müdafinin parasız yardımından yararlanabilmek haklarına sahip olduğu belirtilmi tir. 1 Görülüyor ki sözle meye göre müdafiden yararlanma hakkı özgür olarak müdafi seçimini ve mali yetersizlik halinde adaletin gerektirme sözkonusu ise müdafinin parasız yardımından faydalanabilmeyi içermektedir. Bu hakkı kullanabilmek için de sanık olmak gerekmektedir. Müdafiden yararlanma hakkı, hak arama özgürlüğünün bir parçasını olu turan savunma hakkının "olmazsa olmaz" değerinde tamamlayıcısıdır. Bu nedenle savunma hakkına kısaca değinmek gerekmektedir. Savunma hakkı, yargılama sırasında öne sürülen bir iddianın tutarsızlığını ya da haksızlığını anlatmaya yarar. J Dolayısıyla savunma aslında suçlamaya kar ılık olarak, sanığın lehinde yürütülen ve onu fiili ve hukuki bakımdan korumaya yönelik bir faaliyettir. 4 Sanığın kendisine yüklenilen suçu i lemediğini veya iddia edilenden daha az cezayı hakettiğini yahut eylemin hukuka aykırı olmadığını veyahut eylemin bazı yasal nedenlerle cezalandırılmaması gerektiğini yetkili organlar önünde öne sürmesi, ki inin kendisini savunmasıdır.! Yukarıda görülebileceği gibi, bu tanımlar, sanığın lehine olanı esas almaktadırlar. Ancak, bazan sanığın, (kendisine verilen) savunma hakkını "ikrar" veya "bir diyeceğinin olmadığını" belirtmek sureti ile ya da "sessiz kalarak" kuııandığı görülebilir. Bu nedenlerle savunma hakkını, geni olarak iddiaya kaqılık iddiada ya da beyanda veyahut bildirimde bulunmak veya susma hakkını kullanmak olarak değerlendirmek ve tanımlamak yerinde olacaktır.' Öğretide de savunma hakkı kaqılığında "ilgiliyi dinleme", "kar ı tarafı dinleme'',' "mütalaa beyanı yet 1 Sôzlqmenin Fransızca metninde avukat &özegigne yer verilmiılir. SGheyl Donay, Insan Haklan AçUlından Sanığın Haklan ve Türk Hukuku., İstanbul , d Sözlqmenin metni ve diler sözlqmeler için bkz. Burhan Kuzu. Türk Anaya.. Metinleri ve ilgili Mevzuat. Istanbul vd. 3 Öztekin Tosun. TürkSuç Muhakea.' Hukuku Dersleri, Istanbul Y.Hakkı Dolall, UYlUla..da ve Teoride Hazırlık SO...tu...anda Savun... İstanbul, 1994, Dolall,...e., 5.59; T.Tufan YGce, "Alman ve Türk ceza Muhakemeleri Usulünde Savunma Hakkı", Adalet Dergbıi, Saydl-l l017'den naklen., Tekin AluUıollu. Yönetla Önünde Savunaa Haklan, Ankara, s T.Bekir Balta, ıdare Hukukuna Gi~ Ankara ,5.199.

3 HAZıRLıK SORUŞTURMASıNDA MODAFİDEN YARARlANMA HAKKı 119 kisi verme'" gibi deyimlerin kullanıldığına tanık olunmaktadır. Gerçekten, örneğin savcı, iddia makamı olarak iddiaları öne sürebilmekle birlikte, kaııı iddialara ve savunmalara kaııılık, bu bilı iddia ve savunmaların tutarsızlığını ortaya koyacak değerlendirme ve bir tür savunmada bulunmaktadır. Ceza yargılamasında savunma, hakkının gerekliliğini açıklayan üç ayrı görü ileri sürülmektedir.' Birinci görü bireyin yararını öne almakta ve savunma hakkını yargılama hukukunun temeli saymaktadır. İkinci görü ise, bireyin faydasını, adaletin sağlanmasının bir sonucu olarak dü ünmektedir. Son olarak üçüncü görü savunma hakkını orta yolu izleyerek, hem birey ve hem de adalet açısından gerekli görmü tür. Ceza yargılamasında savunma iddianın kaııılığında bir kaııı iddia olarak, adil ve doğru yargılama için gereklidir. Savunmanın sanık bakımından önemi, sanığın hakettiği ceza ile cezalandırılmasında veya suçsuz olduğu anl8 llan kimsenin ceza almamasında ortaya çıkmakta, böylece devlet açısından da adalet gerçekle tirilmi olmaktadır.10 Mahkeme kararında iddia yani tez ile savunma yani kaııı tezi na zara alır ve böylece sonuca yani senteze ul8 lr. Bu bakımdan, iddia kaf ılığında savunmaya yer vermeyen mahkemeye "mahkeme", savunmasız karar veren yargıca da "yargıç" denemez. ll Savunmaya yer vermeden alınan karar adil değildir; çünkü iddiadır. Aynı zamanda totaliter ve otoriter rejimierin en önemli göstergelerinden birisidir ve hukuk devletine aykırılıktır. Savunma hakkı doğal bir hak olup, zaman8 lmına ve süreye bağlı olmayan,ii dokunulamaz, vazgeçilemez ve feragat edilemez niteliğe sahiptir. Doğal hukuk anlayı ı, insanın insan olmasından kaynaklanan haklara sahip olduğu varsayım ıdır.13 Savunma hakkı, sanığa sorgulama, delil gösterme, beyanda bulunma hakları verir. Böylece gerçeğin daha iyi bir ekilde ortaya Çıkması sağlanır. Sanığın i kence ve kötü muameleye tabi tutulmasını ve keyfi olarak tutuklanmasını önler. İ kence sonunda özgür irade ile savunma yapılamaz; böylece savunmasız ve iddia ile yetinilerek karar verilmi olur. Ayrıca yine özgür savunma ile tutuklamaya gerek olmadığı ortaya çıkabilir. Kararların gerekçeli olması, mahkemelerin bağımsızlığı, suç ve cezaların kanunla konması gibi ilkelerin pek çoğu savunma hakkı ile doğrudan veya dolayısı ile ilgilidir. Hatta, denilebilir ki, sanığın bütün hakları savunma hakkının içinde toplanml tır Akılllollıı,...e., 5.17; A Ülkil Azrat. U.u.1 ıdari UlUlin Teorik EaUIan ye ÇeııitU Hukuk Sla&al1eriIMIe GeUtI-I. (Daktllo edilmi tez), lstanbııl, 1964, s.191'den nalden. 9 AkılilGlI..., Feridıın Yenisey, Hazırlık Soruttu... ve Polla, lstanbııl, 1991, dos. II Faruk Erem, CeZll Uıulü Hukuku, Ankara, 1978, &.173. II..ko, Akıllıoll ; Tekin Akıllıolt... I... n HakIan, ı. Aakara, 1995, Nllrullah KIlDler, Muhake.e Hukuku Da" OlarakCeZll Muhaknleai Huku... l.ladblıl, 1985, Do.248.

4 120 AMME İDARESİ DERGİsİ Müdafiden yararlanma hakkı, iddia ve savunmanın c itliği ve adil bir yargılama için gereklidir. Sanığın hukuk kurallarına yabancı olmasının, kendisini hukuku bilen iddia ve karar makamları kar ısında c it olmayan bir duruma sokması, böylece adalet mekanizmasının ve sanığın zarar görmesi ku kusu karşısında savunma sırasında müdafiden yararlanma hakkına olan ihtiyaç tartı ılmazdır. Müdafiden yararlanma hakkı da, aynı zamanda bir tamamlayıcısı olarak, savunma hakkı gibi doğal haktır Anayasası'nda müdafiden yararlanma (ve savunma) hakkının kullanılmasını düzenleyen bir hükme rastlanmamaktadır. Savunma ve müdafıden yararlanma hakkını içine alabilecek ekilde, 1982 Anayasası'nda, "herkesin mc ru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davalı ve davacı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmi tir(m.36) Anayasamızın sözü edilen 36. maddesi hükmü itibarıyla savunma hakkının mc ru yollar ve vasıtalarla kullanılacağına ve savunma (ve iddiada bulunma) hakkının sadece yargı merciieri önünde sözkonusu olacağına dair bir durum ortaya çıkmaktadır. Savunma hakkı, kararı hazırlayan diyalektiğin bir parçası olarak, bu karakteri gereği iddianın bulunduğu her yerde olmalı ve dolayısıyla yargı merciieri ile sınırlanmamahdır.1! Me ru yollar ve araçlar, kanunla düzenlenen ekil ve artlar l6 olsa da savunma hakkının kullanımının yasaya bırakılması ya da anlama kesin belli olmayan mc ru yollar ve vasıtalarla belirlenmesi hak arama hürriyetini ve savunma hakkını öze dokunacak kısıtlamaya maruz bırakabilecek bir tehlike olarak ortaya çıkabilecektir. Gerçi hukukumuzun bir parçası haline gclmi İ.H.A.S.'nin yukarıdaki hükmü açıktır ancak, bir ülkenin en üst hukuk kuralları bütünü olarak anayasasında böylesine önemli bir temel hakkın açık ve yukarıda belirtilen sınırlandırmalardan arındırılmı bir ekilde düzenlenmesi gerekirdi. Anayasa Mahkemesi'nin bir kararında, ki inin temel haklarından olan savunma hakkının her hangi bir ekilde sınırlandırılmasının ki iyi gereği gibi savunma yapmaktan yoksun bırakabileceği ve bu nedenle bazı hallerde müdafı tayin edilemeyebileceği gibi bir hükmün anayasaya aykırı olduğu belirtilmi tir)7 Yine Anayasa Mahkemesi'ne göre savunuculuk hizmetinin doğrudan doğruya i lemesi gerekir. Belirli makarnın iznine bağlanarak yapılan müdafilik savunma hakkının kullanılmasında bir engel te kil edeceğinden anayasaya aykırıdır)1 Müdafi Huldanda Genel Bilgi C.M.U.K.'na göre müdafi dava vekilieri ve avukatlar arasından (m.137). seçilirler i! Erem...e ı73; AlUllıollu...e. 1982, s.74. ı6 Servet Amıatan, Tetael Haklar ve Ödevler, Istanbul, s Anayasa Mahkemesi'nin tarihli ve 1963/ sayılı karan; Donay...e., s. ı69. d.9s'den naklen. II Anayasa Mahkemesi'nin 21, tarihli ve 1970/ /19 sayılı karan. Donay...e. s.169, d.96'dan naklen.

5 HAZıRLıK SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARlANMA HAKKı 121 Eskiden hukuk fakültesi mezunu olmayan ki ilerin ba kalarının yerine davaları izlemeleri kabul olunmü tu. Dava vekili olarak adlandırılan bu kimselere artık izin verilmemektedir. Fakat eskiden buna hak kazanmı olanların (S'den az avukatın bulunduğu yerde) mesleklerine devam etmeleri kabul olunmu tur. Fransa'da dava vekilliğine benzer bir kurumun olduğu belirtilmektedir." Dava vekilliğine ili kin düzenleme avukatlık yasasının geçici 13. maddesinde yer almı tır. Avukatların mesleklerini yapabilmeleri için gerekli artlar avukatlık kanununda yer almı tır. ıo MüdaCi aldığı savunma görevini dürüstlük kurallarına uygun olarak yapmalı ve sır saklamalıdır. MüdaCi, savunma görevini yaparken hiç bir kimseden emir ve talimat almaz, bu bakımdan sanığın istekleri ile bağlı değildir. Bu açıdan müdaci bağımsızdır. MüdaCinin görevi hem sanığı savunmak ve hem de adaletin ortaya çıkmasını sağlamaktır. MüdaCinin bize göre sır saklaması, sanığı savunma ve adalete hizmet amacı, bize göre savunmada bir dengezi ve sınır olarak belirmektedir. Dürüst olacağım diye sanık aleyhine isnatlarda bulunmasının kabul edilemeyeceği, isnatları haklı bulan müdacinin bunları çürütmeye giri meyebileceği, haklı buluyarsa giri eceği; ancak, dürüst olacağım diye iddiadaki eksiklikleri tamamlamasının kabul edilerneyeceği belirtilmektedir. ız MüdaCi sanık lehine iyi bir savunma için sanjk tarafından olayla ilgili her konuda bilgilendirilmelidir. Sanığa ait sır niteliğindeki bu bilgileri müdacinin açıklaması veya açıklamak eklinde kullanması uygun değildir. Bu bakımdan müdacinin tanıklıktan çekinme hakkı bile vardır. Hatta sanık rı7.a gösterse bile Avukatlık Yasası'na göre müdafi yine tanıklıktan isterse çekinebilir (C.M.U.K. m.48 ve Avukatlık Kanunu, m.36). MüdaCinin gereği gibi savunma yapabilmesi için aynı zamanda savunma bağı ıklığına sahip olması çok gereklidir. ~ deyi le müdaci, suç tasnii, iftira, tanıkları yalan beyana tc vik, hakaret ve sövme gibi, bir hakkı kötüye kullanma sayılabilecek davranı ları itibarıyla i lediği suçlar hariç, savunma sırasında suç te kil eden sözlerinden sorumlu tutulamazlar..ıj MüdaCi ile savunulan arasındaki (çıkarla ilgili) iii ki bakımından deği ik görü ler ileri sürülmektedir. 24 MüdaCinin "temsilce ve "vekil olduğu görü ü, vekilliğin ve temsilin yoklukta söz konusu olması fakat savunulanın yargılamada bulunmasının asılolmasız! dolayısıyla her 7.aman geçerli değildir. MüdaCi bütün 19 Tosun,..g.e ıo Bu artlar ve avukatlık yasası hükümleri için bkz. Nejat Aday, Avukatlık Hukuku.uzun Genel F.ualan.. Istanbul, ıı Kunler,...e., 5.227, no. 130; Dolan...e., ıı Tosun...e., 5.460; Ilans Eberhard Egner, Deine RKhte vor dea Strarrichler, München, ı Z3 Kunter, g.e., s , no y. ıs Feridun Yenisey,..y., Duru ma ve Kanunyollan, Istanbul, 1988, 5.107; Erdener Yurtcan, AI..n Ceıa Y..._... Ilukukunda Müdannin Görevden Yasaklanaaası, ıstanbul. 1981,5.2; Dolan, a.g.e, 5.73.

6 122 AMME İDARESİ DERGİSi i lemlerinde sanığı temsil etemeyebilir, kendisi de bazan doğrudan hareket edebilir. Müdafi savunulanın her zaman yardımcısı da değildir. Çünkü yardım savunulanın varlığında sözkonusu olur; ancak örneğin C.M.U.K.'nun 226. maddesine göre duru madan vareste tutularak duru mada bulunmayan sanık için yardımcılık sözkonusu olamaz. 26 Sanık duru mada müdafi gibi savunmaya katıldığı için, müdafi sanığın özel nitelikli bir mü aviri 17 de kabul edilemez. Müdafi, savunulanın özel hukuk ili kisi bakımından "vekili" olabilir; ancak, yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde yargılamada görevli ve yetkili, savunmasında adalete hizmet ve sanığa yardım eden ki i olarak değerlendirilmelidir. li Bu nedenle bazan sanığın temsilcisi, bazan vekili bazan yardımcısı ve bazan da danı manı olabilir. Bir yazar da müdafiyi, sadece gerçeğin ortaya çıkması için çah an ki i değil aynı zamanda sanığın yardımcısı olarak görmekte ve bu kurumun, sanığın daima lehine çalı ır ekilde düzenlenmesini istemektedir. 19 Müdafinin sadece avukatlar arasında seçilmesi dü üncemize göre savunma hakkını kısıtlar durumdadır. Örneğin, Alman Yasası'nın 138. maddesinde kimlerin müdafi olabileceğinin düzenlendiği, bunların Alman mahkemelerinde çah ma yetkisine sahip avukatlar ve Alman mahkemelerinde çalı ma yetkisine sahip avukatlar ve Alman yüksekokullarında hukuk dalındaki öğretim üyeleri olarak öngörüldüğü; ayrıca, bu ki ilerin dı ında, bu niteliklere sahip olmayan ki ilerin de mahkemenin izni ile müdafilik yapabilmelerinin mümkün olduğu belirtilmektedir. 3O Savcının yardımcısı olarak onun adına adli soru turma yapan ve böylece kamu davasının hazırlanmasına katkıda bulunan kolluğun, bu özelliği, müdafilik için (örneğin yüksekokul mezunu olmak, mesleği yapar durumda olmamak gibi) yan gereklerle yeterlidir inancındayız. Diğer taraftan memurların yargılanması ile ilgili yasaya göre adeta cumhuriyet savcısının yerine geçerek soru turma yapma ve bir tür kamu davası hazırlama yetkisine sahip olan bir devlet memurunun, yukarıda belirtilen bazı yan gereklerin tamamlanması ile müdafilik yapabilmesi kanımızca mümkündür. Kaldı ki ülkemizde zorunlu müdafiliğin sınırlı olması dolayısıyla ağır cezalık bir suçun sanığı bile hukuk birikimine bakılmaksızın kendisini müdafi yardımı olmaksızın savunabilmektedir. Bunlar kar ısında müdafıliği sadece hukuk fakültesi mezunu olmak artı ile sınırlamak bizce yerinde değildir. Hazırlık Soruşturması Hakkında Genel Bilgi ihbar, ikayet veya doğrudan tanık olunarak bir suçun i lendiğinin öğrenilmesi halinde, bozulan kamu düzeninin tekrar eski haline getirilmesi için 26 Yurtcan, a.g.e., s.3; Doğan g.e., s Doğan. a.g.e., s.13. LI Kunter, a.g.e., s.221, no.13o. 19 Yenisey. Duru ma... a.g.e s.ı06-101, 30 Yurtcan g.e., s.2 d.3; Sovyet Rusya'da bu tür bir uygulamanın yapıldılı yönünde bkz. Tosun...g.e., 5.451, 452

7 HAZıRLıK SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı 123 suçun içeriği ve işleyenin bulunarak cezalandırılması için derhal ara tırmaya girişilir. Suç ve suçlunun ortaya çıkarılması için yapılan bu araştırma İşlemleri ile, suç ve suçlu hakkında gerekli bilgiler toplanır. Yapılan bu araştırma neticesinde toplanan bilgiler ve delillerin yeterli olması (C.M.U.K.m.148) halinde kamu davası açılır. Böylece suç ve suçlu ile ilgili olarak toplanan bilgi, iz ve deliller, son soruşturmada yargılama makamı önüne getirilir. Toplanan delillerin kamu davası açılmasına yeterli olmaması halinde ise "takipsizlik kararı" verilir. İşte işlenen bir suçun kamu davası açılmasını gerektirip gerektirmediğini belirlemek ve kamu davasını gerektirmesi halinde son soruşturma makamına hazırlanarak getirilmesi için yapılan işlemler evresine hazırlık soruşturması denmektedir. Hazırlık soruşturması, suçu araştırmak, sanığı, suçun iz ve delillerini bulmak amacıyla yürütüldüğü için, aslında son soruşturma makamı olarak mahkemenin işini kolaylaştırır; adaletin ve kararın daha çabuk ortaya çıkmasını sağlar. Bir olayın oluşundan başlayıp sonuca ulaşıncaya kadar sürdürülen, deliııerin toplanması, olayla bağlantılarının saptanması, tarafların belirlenmesi ve suçla ilgili olarak açıklığa kavuşturma işlemlerinin tümü 0larak 3ı değerlendirilebilecek soruşturma, ilk önce basit bir şüpheden başlar. Bu araştırma ve soruşturma devam ettikçe şüpheler daha kuvvetlenir ve şüphelenijen kişiler ortaya çıkmaya başlar. Artık suç ve sanık hakkında araştırmaya devam olunması gereği ortaya çıktığı andan itibaren "kavuşturma" başlatılır. 31 Bunlardan da anlaşılacağı üzere hazırlık soruşturmasının dört görevi vardır denilebilir. 33 Bunlar, öğrenme, araştırma ve bilgi edinme, koruma ve isnaddır. Suçun öğrenilmesi ile başlayan hazırlık soruşturmasında araştırma yapılır; bu arada suç şüphelisi veya sanığına, yakalama veya elkoyma gibi yargılama tedbirleri uygulanabilir ve yapılan araştırma sonunda suç sanığına isnadda bulunulur. Hazırlık soruşturması, suç sanığı ile iz ve delillerin çabucak ortaya çıkarılmasını sağlamak ve doğruyu bulabilmek için gizli yürütülmesi gereken bir faaliyettir. Sanıkların en yakın zamanda bağımsız yargıç önüne çıkarılması ve karar verilmesi gereğinden dolayı, hazırlık soruşturması kısadır. Nitekim C.M.U.K.'nun 153. maddesinde, savcının "hemen" soruşturmayı başlatması gerektiği belirtilmiştir. Suçlar birden fazla yerde işlenebildiklerinden, bu yerlerde hazırlık soruşturması faaliyetleri yürütülür. Bu nedenle hazırlık soruşturması dağınıktır. An 31 Bahri Öztürk., Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, İzmir, 1994,5.364; RCengiz Derdiman, "Polisin İfade Alma Yetkisi", Polis Dergisi, Yıl:l, Sayl:4, Ankara, 1995, Yenisey, Hazırlık...a.g.e., Kunter, a.g.e., ; Yenisey, Hazırlık...a.g.e.,

8 124 AMME İDARESİ DERGİsl cak kanımızca yapılan tüm soru turma İ lemleri, son soru turmanın açılacağı yer savcılığına verilmelidir. Hazırlık soru lurması ilgililerin yüzüne kal11 olmayabilir. İ lemler yoklukta yapılabilir; ki iler ayrı ayrı dinlenir. Örneğin C.M.V.K. m.s4'e göre hazırlık soru turmasında yüzle tirme ancak acele hallerde yapılabilir. Kamu davasının açılması için Adalet Bakanı Cumhuriyet Savcısı'na emir verebilir (C.M.V.K. m.i48/2). Ayrıca hazırlık soru turmasında ara tırıcı kolluk bir idari birimdir. Bu gibi nedenlerle, hazırlık soru turması, adli-idari nitelikli bir faaliyettir. Hazırlık soru turmasını yapmaya yetkili olan ki i cumhuriyet savcısıdır. C.M.V.K. m.1s3'e göre cumhuriyet savcısı, herhangi bir suretle suçun i lendiği üphesini verebilecek bir hal ilc kar ıla ırsa kamu davasını açmaya gerek olup olmadığına karar vermek üzere İ İn gerçeğini ara tırmak zorundadır. C.M.V.K.'nun IS6. maddesine göre de zabıta makam ve memurları suçları aramakla ve i in aydınlatalması için gereken önlemleri almakla yükümlüdürler. Yine C.M.V.K.'nun 3842 sayılı kanunla deği ik 1S4/2. maddesinde, kolluk makam ve memurlarının elkoydukları olayları, yakalanan ki iler İle uygulanan tedbirleri cumhuriyet savcılıklarına derhal bildirmek ve cumhuriyet savcılıklarının adliyeye ili kin bütün i lerde emirlerini yerine getirmekle yükümlü oldukları belirtilmi tir. Hazırlık soru turmasında yapılan i lemlerin diğer soru lurma makamlarınca her zaman incelenebileceğinden ve değerlendirilebileceğinden yazılı olması asıldır. Nitekim, suçları aramak ve ara tırmakla görevli olan zabıta makam ve memurlarına, soru turma ile ilgili olarak düzenlenen evrakı adliyeye gönderme görevi verilmi tir. Diğer taraftan cumhuriyet savcılarının da alacakları ifadeleri n tutanakla belirleneceği C.M.V.K.'nun ilgili hükümlerinden anla ılmaktadır (kolluk için: m.1s6, Cumhuriyet Savcıları için: m.161). Hazırlık soru turmasını yapma ve hatta 300S sayılı kanunla belirlenen ağır ceııılı suçüstü yargılamasında olduğu gibi bazı soru ıurmaları bizzat yürütmek cumhuriyet savcısının görevi olduğu halde, uygulamada soru turmayı bizzat kolluğun yaptığı 34 bazı soru turmalarda savcıların sadece yönlendirmede bulundukları görülmektedir. Hazırlık soru turmasında suçüstü hali ile gecikmesinde zarar umulan durumlarda sulh yargıcı da tutuklama dahil bütün soru turma i Jemlerini doğrudan yapmak yetkisine sahiptir. Zabıta makam ve memurları sulh yargıcı tarafından emredilen tedbirleri almak ve ara tırmaları yapmakla yükümlüdürler (C.M.V.K. m.1s8). Cumhuriyet savcısı ancak yargıç tarafından yapılabilecek olan bir soru turma i lemine gerek görürse isteklerini bu i lemin cereyan edeceği yerin sulh yargıcına bildirir. Sulh yargıcı istenhen İ leme İ İn durumuna göre yasa açısından cevaz olup olmadığını İnceler (C.M.V.K. m.1ss). 34 Kunter, Do.417; Yenisey, liazırhk...,..., 5.23.

9 IIAZIRLlK SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı 125 DAYANDllil KURALLAR VE KULLANILIŞ USULÜ BAKIMINDAN IlAZIRLIK SORUŞTURMASıNDA MÜDA."'İoEN YARARLANMA llakki Yukarıda belirtildiği gibi müdaliden yararlanma hakkı Uluslararası İnsan Hakları belgelerinde öngörülmü ve Anayasa'mızın 36.maddesine dayanılarak kullanılabilecek bir insan hakkı olarak hukukumuzda yer almı ve yasalarla düzenlenmi tir. C.M.U.K.'nun 3842 sayılı yasayla deği ik 136. maddesiyle ceı.a yargılamasında son soru lurmada olduğu gibi hazırlık soru turması devresinde de müdafiden yararlanma hakkı getirilmi tir. Sözü edilen 136. madde müdaliden yararlanmayı "sanıklıla sınırlamamı, bunun yanında "yakalanan ki i"nin de müdaliden yararlanabileceğini bclirtmi tir. Böylece İ.H.A.S. m.6!3'de sanığa tanınan bu hakkı daha ileri götürmü ıür. C.M.U.K.'nun 3842 sayılı yasayla deği ik hükümlerinden 1361l.madde, "Yakalanan ki i veya sanık soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdalinin yardımından faydalanabilir. Kanuni temsilci varsa o da yaka Ianana veya sanığa bir müdali seçebilir.''' 138. madde "Yakalanan ki i veya sanık müdali seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse talebi halinde baro tarafından kendisine bir müdali de bulunmazsa talebi aranmaksızın kendisine bir müdari tayin edilir. Yakalanan ki i veya sanık 18 ya ını bitirmemi yahut sağır veya dilsiz ya da kendisini savunamayacak derecede malülolur ve bir müdafi de bulunmazsa talebi aranmaksızın kendisine bir müdafi tayin edilir.", 74. madde "Tedavi ve korumaya hükmolunması veya ceı.a kanununun 47. maddesinin uygulanması bakımından yapılan incelemede, bilirkişin teklifi üzerine cumhuriyet savcısı ve müdafi dinlendikten sonra sanığın resmi bir kururnda gözlem altına alınmasına, hazırlık soru turması sulh yargıcı ve son soru turma sırasında mahkeme tarafından karar verilebilir. Sanığın müdalii yoksa, kendisine yardım için bir müdali tayin edilir." hükümlerini içermektedir. Müdafiden yararlanma hakkının bir tür usulünü belirleyen C.M.U.K.'nun 3842 sayılı yasayla deği ik 135. maddesine göre "Zabıta amir ve memurları ile cumhuriyet savcısı tarafından ifade almada ve hakim tarafından sorguya çekil mede; 1. İfade verenin veya sorguya çekilenin kimliği tespit edilir. İfade veren veya sorguya çekilen kimliğe ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmak zorundadır. 2. Kendisine İsnad edilen suç anlatılır. 3. Müdali tayin hakkının bulunduğu, müdali tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından tayin edilecek bir müdali talep edebileceği ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, isterse müdafinin soru turmayı geciktirmemek kaydıyla vekaletname aranmaksızın ifade ve sorguda hazır bulunacağı bildirilir; yakınlarından istediklerine yakalandığını duyurabileceği söylenir...". Bu ifadelerden anla ıldığı kadarıyla, bir üphe ile ba layan hazırlık ara tırması ve soru turmasında yakalanan ki iye veya sanığa suç isnadının yapıldığı andan itibaren müdaliden yararlanma hakkı doğmu olmaktadır.

10 126 AMME tdarest DERGtS! Yakalama, ki ilerin geçici olarak gözaltına alınarak özgürlüklerinin kısıtlanması olup, yargıç kararı olmaksızın bir ki İnin özgürlüğünü sınırlayıcı niteliğe sahiptir.3! Yasalarımızda tanımı yapılmayan ve insan hakları ve ceza yargılaması açısından daha çok sanığa uygulanan bir koruma tedbiri özelliği ta ıyan yakalama,36 özgürlüğü sınırlayıcı gözaltına alma sonucu doğurabitecek diğer halleri de içerir. Buna göre, tanıkların ve bilirki ilerin belgeye dayanarak zorla getirtilmeleri (C.M.V.K. ma5 ve 65), olay yerinde önlem alan kolluğun emirlerine kar ı gelenleri gözaltına alması (C.M.V.K. m.157), suçun (tanık, suçtan zarar gören de dahil) tüm taraflarının talimat üzerine cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulması hep "yakalamalıdır. Görülüyor ki, "yakalanan ki i" deyimi bazan suçun diğer taratlarını ve hatta bilirki iyi bile içine almaktadır. Ancak yukarıda geçen 135. madde hükmünde ise müdafiden yararlanma hakkının suç İsnad olunan ki iye verildiği görülmekte, aynı maddenin gerekçesinde "ku ku duyulan ki İ veya sanığa" bu hakkın verildiğini doğrulamaktadır. 37 Şu halde "yakalanan ki i" deyiminin, (135. maddenin gerekçesine ve hükmüne uygun olarak) " üpheli" olarak anla ılması ve deği tirilmesi yerinde olacaktır. 38 Yasalarımızda sanık dı ında bir terim kullanılmamı olmakla birlikte, Alman hukukunda olduğu gibi sanıklıktan önceki durumu anlatacak bir sözcük olarak üpheli veya zanlı deyimlerine hukuksal statüleri ile birlikte yer vermekte yarar vardır.39 Üstelik liyakalanan ki i" deyimi, sanık durumuna gelmemi ve aynı zamanda gözaltına alınmamı yani yakalanmamı bir üphelinin müdafiden yararlanmayacağı sonucunu doğurmaya elveri lidir. Halbuki yasakoyucu, isnad ile bu hakkı kullandırmayı amaçlamı tır. İ te yakalanan ki i deyimi yerine yasada üpheli sözcüğünün kullanılması, bu endi eyi ve olumsuzluğu da giderebilecek, isnad ile üphclenilen her ki ini bu haktan faydalanmasını sağlayabilecektir. Yukarıda söylendiği gibi, suç üphesi ile ba layan ara tırmanın ilerlemesi ile yava yava ortaya çıkan üphelilere, üphe isnad yapabilecek bir yoğunluğa geldiğinde, İsnad ile birlikte müdafiden yararlanma hakları olduğu bildirilmelidir. Yukarıda değinilen 135. madde, müdafiden yararlanma hakkının isnad ile bir 35 Yenisey, Hazırlık..., a.g.e., s.i96. Yakalama hakkında geni bilgi için bkz. Burhan Kuzu, "Tilrk Anayasa Hukukunda ve Muhtelif Kanunlarda Yakalama Milessesesi," istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Derpsl, C.5I, Sayl:l-4 ıstanbul 1986, s.l38 vd.; RCengiz Derdiman, Temel Hak ve Hüniyellerin Yakalama ve Tutuklama Yoluyla SlolrlandınlmaSl, (Basılmamı Master Tezi), Ankara, 1987, s.2o vd. 36 Koruma tedbiri kavramı için bkz. Kunter, a.g.e., s.613 vd; Yenisey, Hazırlık... a.g.e., s. 117 vd. 37 Doğan,..g.e., Müdafinin hukuki yardımından yararlanamayan sanılın inannın geçerli olmamasidın şartlan unlardır: i) ara tırmalar failimeçhulolaylara i1i kin olmayıp da belli bir ki i üzerinde odaklanan ilphe sebepleri varsa, 2) ilpheli gözaltına ahnmı ise. 3) polisin aldılı ifade ilpheliyi suçlayıeı mecraya dökillmil ise, 4) üpheli müdafii ile görü mek istenirse, 5) polis ilpheliye susma hakkını açıkça bildirmemi 5e, 6) mildari ile göril me isteli kabul edilmemi 5e. Feridun Yenisey, insan Haklan AçlSlodan Arama, Elkoyma, Yakalama ve irade Alma, Ankara, 1995, s.141. Burada ilphelinin gözaluna alınmasından da bahsedilmektedir. Ancak bizim belirttilirniz gibi burada isnad şartının aranacalı CMUK.m.135 bükmünden anla ılmaktadır. 38 Öztürk. a.g.e., Yenisey. Hazırhk...a.g.e., s.l05 vd; Zanh sözeüıa için Erem, a.g.e.,

11 HAZıRLıK SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı 127 likte ifade alma veya sorgu sırasında bildirileceği gibi bir anlam ta ımakta ise de, müdafiden yararlanma hakkı ifade almadan veya sorgudan önce bildirilmelidir ki, ifade veya sorguda müdafinin bulunmasına böylece zemin hazırlanml olunmalıdır. Müdafi gelir gelmez ifade ve sorguya geçilmemeli, müdafi ile üpheli veya sanığa, gizli görü me imkanı verilmelidir. Yani ifade almaya veya sorguya, müdafinin üpheli veya sanık ile görü mesinden ve aralarında yapacakları değerlendirmeden sonra geçilmelidir madde de bu hususlara uygun olarak yeniden düzenlenebilir. Şüpheli veya sanık için müdafiden yararlanma hakkı isnad ile doğacağından, henüz bir suç isnad olunmayan üpheliye veya bir ki İye mülakat veya önsorgu gibi uygulanan teknik ve taktikler evresinde 40 müdafiden yararlanma sözkonusu olmayacaktır. Gerçekten üphenin ba langıcında henüz suçun üphelisi olmayan ancak bir tür tanığı olabilecek fakat sonradan üpheli veya sanık olabilecek ki ilerin tanıklık safhasında bilgi ve görgülerine ba vurmak müdafiden yararlanma hakkını gerektirmez. Şüphelinin veya sanığın kanuni temsilcisi olarak, veli veya vasisinin müdafi tayin edebilmeleri için, kendilerine yakalamadan haber verilmesi gerekecektir maddedeki yakalanan ki inin haber verebileceği yakınları içinde bunlar da dü ünülmelidir. Ancak bu ki iden ziyade ara tırma makamlarının kanuni temsilcilere haber vermeleri yerinde olurdu. Çünkü, aslında müdafiyi temsil ettikleri üpheli veya sanık adına bunlar seçebilirler. Şüpheli veya sanığın kendisine zorunlu müdafi tayini gereken kimselerden olması halinde, kanuni temsilcisinin müdafi tayin edip edemeyeceği de belirlendikten sonra, eğer müdafi tayin etmeyecekleri ortaya çıkarsa, doğrudan bir müdafi tayin edilmelidir. Çünkü, C.M.U.K.'nun deği ik 138. maddesine göre, istek aranmadan müdafi tayin "bir müdafiin bulunmaması" artına bağlanmı görünmektedir. Sağır veya dilsizlerin müdafinin yanı sıra tercümandan da yararlandırılmaları sağlanmalıdır. Hukukta, ya küçüklüğü gibi açıkca belirlenmi durumlar dı ında, yapılan i lemlerde ki ilerin uurlarının yerinde olduğu, varsayılır. Bu nedenle, bir kimsenin malulolduğunun görünürde belli olmaması ya da buna ili kin bir belirtinin ya da iddianın ortaya çıkmaması halinde ki ilerin kendilerini savunabilecek durumda oldukları ve malülolmadıkları kabulolunmalıdır. Böyle bir iddianın ortaya atılması halinde ise tabip rapor ile kendini savunamayacak derecede malulolduğu belgelenen kimseye zorunlu olarak müdafi atanmalıdır. Ancak bu hususların hukuk kuralları ile belirlenmesinin yerinde olacağı incancındayız. C.M.U.K.'nun 139. maddesine göre "sanık sonradan bir müdafi seçerse, baro tarafından tayin olunan müdafinin görevi son bulur." Görüldüğü gibi 135., 136. ve 138. maddelerde üpheli veya sanığa müdafiden yararlanma hakkı veril 40 Öztürk., a.g.e.,s s.

12 128 AMME ıdaresi DERGıSı mi ken, burada sadece sanıkla yetinitmesi, gerekçede belirtildiğinin aksine 41 maddeler arasında uyum sağlamamaktadır. Diğer taraftan C.M.U.K. m.74f2'ye göre atanan müdafinin görevinin de sona erip ermeyeceği tartı ılabilecektir; çünkü, 139. madde baro tarafından seçilen müdafiden bahsetmektedir. Şu halde, 139. maddeye üpheliler ve eğer amaçlanıyorsa 74f2'ye göre atanan müdafiler de dahil edilmelidir. C.M.U.K.'nun deği meden önceki, "sanık sol11 turmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafınin hukuki yardımına b3 vurabilir." eklindeki 136. maddesinin müdafiden yararlanma hakkı verip vermediği tartl ılml tır. Bazı yazarlar deği meden önceki bu 136. maddenin hazırlık soru turmasında da müdafiden yararlanma imkanı verdiğini ileri sürmü lerdir. 41 Bunun gerekçcsinde, savunma ve iddianın qitliği gereğince, hazırlık soru turmasında da müdafiden yararlanılabiieceği belirtilmi tir. 43 Ortaya çıkan tereddütlü durumun giderilcbilmesine yönelik olarak Ba bakanhk Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nce çıkarılan tarihli ve sayılı genelge ile, Anayasa'nın 36. maddesi gereğince gözaltına alınan sanığın talebi halinde müdafı ilc görü türülmesi gerektiği açıklığa kavu turulmu tur. 44 Kanaatimizce, C.M.U.K.'nun deği meden önceki 136. maddesi, "sanığa" müdafiden yararlanma hakkı vermektedir. Bu üpheliler için geçerli değildir. Diğer taraftan deği meden önceki 135. maddede yer verilmediği için, sanık bu hakkı kendisi belirtilerek kullanmalıdır. Zaten müdafiye ba vurabilmekten kasıt da bu olsa gerektir. Yasalarda sanığın tanımı yapılmamakla birlikte öğretide bir suç üphelisinin hakkında dava açılması a amasına gelinmesi ilc birlikte sanık durumuna girdiği belirtilmektcdir. 45 İ.H.A. Komisyonunun aynı yönde bir kararı mevcuttur." Ancak hakkında kamu davasını açacak yeterli belirtiden daha ileride, tutuklamaya yetecek kadar kuwetli belirtiler bulunan ki ilerin de henüz dava açılmamı olsa bile sanık olduklarını kabul etmek yerinde olacaktır. 47 Sanık hakkındaki bu bilgiler, imdiye kadar sözünü ettiğimiz üpheli ve sanık arasındaki farkları da belirlemi olmaktadır. MÜDAFinEN YARARLANMA HAKKıNıN KAPSAMI VE sınırı Görüşme, irade ve Sorguda Bulunma ve Hukuksal Yardım C.M.U.K.'nun (3842 sayılı yasayla deği ik 136/3. maddesine göre, "Zabıtaca yapılan soru turma da dahil olmak üzere soru turmanın her sa1basında müda 41 Doğan, ıı.g.e., s Ilalit Çelenk, Hukuksuı: Deaaokrasl, İstanbul, 1986,5.75; Erem, g.e., 5.174; Öztl1rk, g.e., Vural Savai.Sadık Mollamahmutoğlu, Ceza Muhııuaa"l"ri U.uıü Kanununun Yoru.u. Ankara Doğa n, ıı.g.e., ! Erem, a.g.e., 5.159; Derdiman Aynca sanıklık statosl1non edinilmesi ile ilgili olarak bkz. Cumhur Şahin, SIInığın Kolluk Tarıırındıın Sorgulıın.ası. Ankara, s.38 vd..u; Donay, ıı.g.e., Erem, ıı.g.e., 159; Derdiman, a.g.e., 5.16.

13 llazirlik SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKI 129 finin, yakalanan ki İ veya sanıkla görü me ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz." 141. maddesine göre "138. madde hükmüne göre tayin olunan müdafi duru mada hazır bulunmaz veya va kitsiz olarak duru malardan çekilir veya görevini ifadan kaçınırsa ba kan sanığa derhal bir müdafi tayin edebilir. Bu takdirde mahkeme duru maya ara da verebilir. Eğer yeni müdafi savunmasını hazırlamak için vaktin elveri li olmadığını beyan ederse duru maya ara verilir. Müdafinin kusuru neticesi ara verilen hallerde müdafi hakkında verilecek disiplin cezası dı ında ara verme sebebiyle doğan masraflarda kendisine yüklenir." 142. maddesine göre de, "birden fazla sanıkların çıkarları birbirine uygun ise hepsinin savunması bir müdafıye verilebilir." 136/3. madde incelendiğinde, yakalanan ki i veya sanık yanında bulunup bulunmama, onlarla görü üp görü meme yetkisini sanki müdafiye vermi gibi bir izlenim olu maktadır. Maddeye göre müdafinin 136/3. maddede belirtilen hakları engellenmeyecektir. Bu savunma ve 136/1. madde ile üpheli veya sanığa verilen müdafıden yararlanma hakları ile uyumlu görünmemektedir. Gerçekten üpheli veya sanığın yanında bulunma, onlarla görü me ve onlara hukuki yardımda bulunma, müdafinin takdiri ve yetkisi olduğu kadar, görevi olarak da kabulolunmalıdır. 136/3. madde bu hali ile, çağrıya kar ılık gelmeyen müdafıye suç yüklenmesine engelolabilecektir madde hükmü de buna yeterli görünmemektedir. Kaldı ki 141. madde duru maları, sanığı ve daha çok mahkeme evresini kapsamakta, bunların dı ında hazırlık soru turması sırasında çağrıya uymayan müdafileri içermemektedir. Bu bakımdan da adeta bir uyumsuzluk sezinlenmektedir. Müdafınin üpheli veya sanıkla "görü mesi" için bir zaman belirlenmemi tir. Güvenlik ve soru turmanın gereklerine uygun olmak artıyla her zaman mümkündür. Önce de söylendiği gibi, ifade almadan ya da sorgulama yapılmadan görü me imkanı verilmelidir. Gereklerine uygun olarak savunma böylece yapılmı olacaktır. C.M.U.K.'nın deği ik 144. maddesinde "yakalanan ki i veya tutuklu sanığın vekaletname aranmaksızın her zaman müdafıi ile konu ulanları ba kalarının duymayacağı ortamda görü ebileceği" belirtilmi tir. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Elvan Can adlı bir Türk'ün Avusturya aleyhine yaptığı ba vuruyu değerlendirmi ve ba vuruya sebep olan Avusturya Ceza Mahkemesi Yasası'nın "delillerin karartılması tehlikesinin varlığı halinde müdafı ile yalnız görü ülmesini yasaklayan" hükmün Avusturya tarafından deği tirileceğinin açıklanması üzerine tarihinde dü me kararı vermi, dava bu kuralın deği tirilmesine yol açml tır. 48 Savunulacak ki i ile müdafınin gizli görü meleri sağlanmalı ama, bu arada kaçma üphesini ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler de alınmalıdır. Bu bakımdan görü menin sırf bu maksatla ayrılmı ve güvenliği sağlanmı odalarda veya görü ülcnlcri duymayacak ve anlamayacak uzaklıkta bir görevlinin gözetiminde yapılması mümkündür. 48 Yenisey. Duru ma...e s.286.

14 130 AMME İDARESİ DERGİst Müdafi ve savunulanın ifade alma veya sorgudan sonra da görü melerinde yasal engel yoktur. Ancak, özellikle aynı üpheliye veya sanığa haklarının tekrar hatırlatılması ve görü me imkanının sağlanması yasal bir gerek görünümündedir. Çünkü 135. madde, istisna getirmeden ifade alma veya sorguya çekilmede hakların hatırlatılacağını bildirmektedir. Müdafi ile üpheli veya sanığın görü me süresi hakkında da bir açıklık 01 mamakla birlikte bu süre görü me hakkının kötüye kullanılmasına imkan verilmeyecek kadar olmalı ve acele i lerin görülmesine engelolmayacak ekilde saptanmalıdır. Müdafinin ifade almada ya da sorguya çekilmede savunulanın yanında olması ve ifade almaya veya sorguya müdahale edip etmeyeceği hususlarında yasada açık bir hüküm yoktur. Yasa, müdafinin ifadede veya sorguda hazır bulunabileceğini, üpheliye veya sanığa hukuki yardımda bulunabileceğini kabul etmi, adeta bulunmanın hukuki yardım amacına yönelik olduğu izlenimini vermi tir. Diğer taraftan gizli olarak yürütülen hazırlık soru turmasında ifade alma ve sorgu aynı zamanda delile ula ma aracıdır. Bu nedenlerle müdafi, ifade veya sorgu sırasında müdahalede, ifade veya sorguyu etkileyecek veya yönlendirecek bir beyanda bulunmamah ve bu yönde savunulana veya ifade alan ya da sorgulayan yetkiliye soru sormamalıdır. 49 Hazırlık soru turmasında müdafinin görevi, ifadesi alınana, içinde bulunduğu hukuki durumdan bilgi vermek ve ifade alma i leminin yasal gereklere uyup uymadığını gözetlemek olmalıdır.!o Ancak tersine müdafinin ifade alma sırasında her türlü müdahalesi, düzenlenecek tutanakta belirlenmeli ve bu tutanağa müdafinin de imzası alınmalıdır.!1 Yargıç önünde duru ma, bu söylenenler dı ında olmalıdır. Yukarıda söylendiği gibi müdafı savunmasında bağımsızdır. Bu adil bir yargılama ve karar için gereklidir. Ancak müdafinin bağımsızlığını sınırlayan ve yukarıda değinilen etkenlere, 1982 Anayasası'nın 38. maddesindekj "Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz." hükmünü de eklemek doğru olur inancındayız. Gerçekten kendisini suçlayacak bir beyanda bulunmak istemeyen ki inin müdafıi de bu yükümlüğe göre davranmalıdır. Bunun adalete uygun olmadığı ileri sürüise de yasa hükmünün anayasaya uygun olması ve uygun yorumlanması asıl olmalı ve bu arada adalet de gözetilmelidir. İ te müdafinin üpheliye veya sanığa hukuksal yardımı bu çerçevede dü ünülmelidir. Suç ve Yargılama Bakımından Şüpheli veya sanığın müdafıden yararlanmasını düzenleyen ve yukarıda değinilen, C.M.U.K.'nun 3842 sayılı kanunla deği ik 135., 136. ve 138. madde 49 Dopn, "3-e., s.l30; Sava -Mollamahmutoııu, "3-e., Müdafınin müdahalesi iradenin alınması sırasında g6rülen hukuka aykınlıp dair olabilir. 50 Dopn, "3-e., AvukabD imza atmasibib sakibealı oldulu dü üncesi için bkz. Öztürk, 3-e., s.263.

15 HAZıRLıK SORUŞTURMASıNDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKK.I 131 lerinin Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevalanına giren suçlarda uygulanmayacğı, bu tür suçlar için C.M.U.K.'nun deği meden önceki hükümlerinin uygulanacağı yine 3842 sayılı kanunun 31. maddesinde belirtilmi tir. Buna göre, suçun DGM görevalanına girmesi halinde son deği ikliklerle getirilen müdafiden yararlanma hakkı kullanılamayacak; ar3 tırma ve soru turma sırasında suçun sonradan DGM'nin görevalanına girdiğinin saptanması halinde müdafiden yararlanma hakkının kaldırılması, önceden DGM'nin görev alanına girdiği ancak soru turmanın derinle tirilmesi ile bu alan dı ında kaldığı anla ılan suçlar için de, müdafiden yararlanma hakkının verilmesi gerekecektir. sı Suçlar arasında ayrım sonucu doğuran 3842 sayılı kanunun 31. maddesinin Anayasa'nın e itlik ilkesine aykırılığı gerekçesi ile Kır ehir Sulh Ceza Mahkemcsi'nin yaptığı ba vuru, Anayasa Mahkemesi'nin tarihli kararı ile, ba vuran mahkemenin yetkisizliği sebebiyle reddedilmi tir. s3 D.G.M.'nin görevalanına giren suçlar, devlet güvenliğini (ve kamu düzenini) önemli ölçüde tehlikeye dü üren suçlardır. Madde gerekçesinden de, böyle bir ayrımla, bu tür suçlarla daha etkin ve sağlıklı mücadelenin hedeflendiği anla ılmaktadır.s4 Aslında hukuk devletinde insan haklarına, C itliğe ve hukuka uygun davranmak devletin amacı ve görevidir (Anayasa, m.s). Ancak devlet, aynı zamanda ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü (Anayasa, m.3) sağlamak, insanların, özgürlüklerini kullanma güvenliği verdiği bir ortamda ya atmak durumundadır. Unutmamak gerekir ki kamu düzeni ve güvenliği sağlanmı devletlerde hak ve özgürlükler gereği gibi ve daha anlamlı kuııanılabilir. Bunun için bu tür suçların soru turmasında "sanıktan veya üpheliden sonuca gitmek", sanık veya üpheli i kence veya kötü muamejeye tabi tutulmadığı sürece hukuka aykırılık t3 lmaz. Alman hukukunda yasadl ı örgüt üyelerinin bu faaliyetlerini tutukevierinden müdafileri ile yönetmeye ba lamaları üzerine, önceki yasada deği iklik yapılıp, yasadı ı örgüt kurmak ve yönetmekle suçlanan sanıkların müdafileri ile görü melcrine sınır getirilmesi,ss hukukumuzda değinilmemekle birlikte, sınırlamanın bir ba ka olabilecek amacını da ortaya koymaktadır. Daha önce değinildiği gibi, İ.H.A.S.'nin 6/3. maddesinde müdafiden yararlanma hakkının "sanığa" verilmesi hükmü çerçevesinde, DGM'nin görevalanına giren suçlarda uygulanacak deği iklikten ewelki 136. madde sanığa müdafiye sı Böyle bir aynm da suçun sonradan DGM'nin görev alanı kapsamına girmesi halinde öncede. modafide. yararlandırmanın bir noktada hukuka aylunlık olarak görünebileceli belirtilmektedir. Ali Şafak, "CM.U.K. ve Polis", tarihli Zaman gazetesi. S3 Dolan,..lot., S4 Adalet Bakanlılı C.M.U.K.(3842 sayılı Yasa), Ankara, tarihsiz, SS Yenisey, Hazırlık,..lot.,

16 132 AMME ıdaresı DERGıst ba vurma imkanı verdiğinden, ortada sözlqmeye ve hukuka aykırılık sonucuna varılabilir. olmadığı Ancak suç isnad edilen ki inin kendini daha iyi savunabilmesi ve keyfi muamele end~esini dahi duymaması için bu suçlar için de müdafiden yararlanma imkanı verilebilir. Bu tür suçlarda müdafiden yararlanma hakkının kullandırılması veya kullandırılmamasında, adalet, hak arama özgürlüğü, qitlik ile devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü ilkeleri arasında uyumlu orta nokta bulunmalıdır. Bu nedenle, DGM'nin görevalanına giren suçlarda devlet güvenliği ve soru turmanın selametine tehlike getirmeyeceği yargıç kararı anla ıldığında üplelilerin müdafi ile görü melerine izin verilebilmelidir. U DGM'nin görevalanına giren bu istisna dı ında tüm suçlar için, farklı yargılama usulüne bağlı olsalar da müdafiden yararlanma verilebilmelidir. Örneğin memurların yargılanmasına ili kin yasaya göre soru turmacı ve yetkili yönetim kurulları tarafından yapılan soru turmalarda müdafiden yararlanma hakkının verileceğini Danı tay bir görü bildiren (isti ari) kararında bclirtmi tir. 57 Bu yasada açıklık olmayan hususlarda C.M.U.K.'nun hükümlerinin uygulanacağı, aynı yasanın hükmüdür (m.6). Farklı yerlerde devam edegelen ve son bulduğu yerde yargılanacak suçlarda suçun her bir bölümünün i lendiği yerde yapılacak soru turmalar o yer barosunca müdafi tayini gerekecektir. Ancak kamu davasının açılacağı yargılama yeri cumhuriyet savcılığının soru turması için diğer yerlerde yapılan soru turma evrakı elde edilmelidir. Şüpheli veya Sanıkla Yazışma ve Dosyayı İnceleme C.M.U.K.'nun deği ik 144. maddesine göre üpheli veya sanığın müdafi ile yazı maları denetime tabi tutulamaz. Müdafinin üpheli veya sanıkla görü mesi, yazı maya sınır getirilmesi ve denetlenmesi halinde bir anlam ifade etmeyecek, görü me sırasında alınan ve içinde lehe veya aleyhe her türlü bilginin yazılabileceği belgelerin denctlenmemesi ve okunmaması garantisi ile savunma hakkı anlamına ve gereğine uygun olarak, müdafiden yararlanmak sureti ile kullanılmı olabilecektir. C.M.U.K.'nun 89. maddesi aynı zamanda 47. ve 48. maddelerine yollamada bulunarak, müdafi ile savunulan arasındaki yazı malara elkonulamayacağını belirtmi olup, bu hüküm de savunma hakkını tamamlar niteliktedir. Yalnız, belirtmek gerekir ki, C.M.U.K.'nun 89. maddesini sadece sanığı değil, " üpheliyi" de kapsayacak ekilde yeniden düzenlemek gerekecektir. 56 Dolan...e., s.13s. 57 Danı tay ı. Dairesiain, tarihli ve 1993/29 sayılı karan.

17 HAZıRLıK SORUŞTIJRMASINDA MÜDAFİDEN YARARLANMA HAKKı 133 C.M.U.K.'nun deği ik 143/son maddesine göre müdafi hazırlık evrakını inceleme ve bir suretini harçsız alma yetkisine sahip kılınml tır. Şüpheli veya sanığın hazır bulunmaya yetkisi olduğu i lemler ile ifade veya sorgusunu içeren tutanaklar ve bilirki i raporları herhangi bir kayıt olmaksızın incelenebilir ve alınabilir. Müdafinin hazırlık soru turması evrakını incelemesi veya bir suret alması, (herhangi bir kayda tabi olmayanlar dı ında) soru turmasının gayesini tehlikeye dü ürebilecekse cumhuriyet savcısının isteği ve sulh yargıcının kararı ile sınırlandırılabilecektir. Soru turmanın gayesinin tehlikeye d~üp dü meyeceğini değerlendirme ve takdir yetkisi cumhuriyet savcısındadır. Çünkü, sulh yargıcından böyle bir istekte bulunacak o'dur. Böyle bir tehlike olmadığı sürece genel olarak inceleme ve suret alma imkanı müdafiye verilmelidir. Evrakın alınması fazla suret yazmak ya da fotokopi eklinde olmaktadır. Fotokopi masranarı bazan suret alan müdafi tarafından kar ılanmaktadır. Bu sorun, suretin yetkili makamlarca hemen verilmesi ancak masraflarının mahkeme masratlarına yansıtılması ile giderilmelidir.s, Müdafi dosyayı, bulunduğu yerde görevli nezaretinde incelemelidir. Bunun için kollukta bir (adli) büro, savcılıkta ve mahkemede ise kalem odaları uygun yerlerdir. s9 İnceleme süresi gecikmede tehlike olu turmayacak ekilde i lemlerin yürütülmesine engel olmamalıdır. fjo MÜOAFİ SAVLSI BAKIMINDAN KOLLUK VE SAVCI işlemleri C.M.U.K.'nun deği ik 136/2. maddesinde zabıta amir ve memurlar tarafından yapılacak sorgulama İ lemlerinde ancak bir müdafinin hazır bulunabileceği, cumhuriyet savcılığı İ lemlerinde ise bu sayının üçü geçemeyeceği hüküm altına alınmı tır. Buraya kadar ki indemeden hazırlık soru turması sırasında üphelinin veya sanığın bilgi ve görgüsüne kolluk veya cumhuriyet savcılığında b3 vurulması "ifade alma"; mahkemede ba vurulması ise "sorgu" olarak anla ılmı ur. Hatta kolluğun ara tırma i lemleri ile ilgili olarak ki ilerin bilgi ve görgülerine ba vurmasının ifade alma olduğu, C.M.U.K.'nun imdiye kadar sözkonusu edilmeyen 132. maddesi ile P.V.S.K.'nun IS.maddesi hükmünden anla ılmaktadır. Bu nedenle deyim uyumsuzluğunun düzeltilmesi için 136/2. maddedeki zabıta amir ve memurlarının yaptığı i lemin de sorgu olduğunu belirten kural, ifade alma olarak deği tirilmelidir. S. Kolluktaki bazı masranann muhatapıara yiiklenmesi do llncesi için bkz. RCengiz Derdimaa. Polis Karakollannın Yeniden Yapılanması ile İlgili Dü üncelerve Öneriler", Polia DergiaI, YıI:2, Sayı:6, Aakara Dotan, Lg.e., Lk.,s

18 134 AMME İDARESİ DERGİSİ Bilindiği gibi kolluk hazırlık soru turmasında cumhuriyet savcısı adına adli ~lem yapmaktadır. Dolayısı ile kolluğun gerek savcı isteği ile ve gerekse doğrudan yaptığı sorgulama i lemleri dahi bir noktada savcı adına olduğu için savcı i lemiymi gibi değerlendirilebilir. Üstelik hazırlık soru turması savcı idaresinde bir bütündür. Şu halde bu a amada kolluk ve savcı İ lemlerinde farklı müdafı sayıları tekdüze olmalıdır. Bu durum, kolluk soru turmalarının da savcı i lemi olarak değerlendirilmesi ile kollukta da üç müdafı bulundurulabileceği dü üncesinin ortaya atılmasına sebep olacaktır. Şu halde tekdüzelik gerekmekte ve tüm hazırlık soru turmasında müdafi sayısının aynı olması çözümü ortaya çıkmaktadır. 136/2. maddenin uygulanması açısından cumhuriyet savcısının bulunmadığı kolluk i leminde bir müdafinin görevlendirilmesi gerekecektir. Tüm savcı i lemlerinde ise bu sayı en fazla üç ile sınırlı olacaktır. MÜDAFİ ATANMASıNDA BARONUN YETKİsİ C.M.U.K.'nun yukarıda değinilen 138. maddesinde zorunlu olarak müdafi atanacak haller belirtilmi ve 140. maddesinde de müdafinin soru turmanın veya yargılamanın yapıldığı yer barosu tarafından atanacağı hükme bağlanmı tır. Baro, kamu kurumu niteliğinde meslek kurulu u olarak, müdafi görevlendirmekle ne kadar yetkili olmalıdır savunabilmelidir. Bunun arkasında gelen dü ünce ise, müdafii devletin organı olarak düzenleyip sanığa kar ı hareket eden ki i olmasını önlemektir. Müdafinin bağımsızlığını sağlayabilmek için onun devletten maa alan bir ki i olarak düzenlenmemesi gerekir. 6i Baro, idarenin bütünlüğü içinde merkezi idarenin vesayet denetimine tabidir. Avukatlık yasasının 77. maddesine göre barolar illerde kurulmu tur. Baronun birden fazla ili içine alması da mümkündür. ilçeler de il barosuna bağlıdır. Soru turmanın yapıldığı ilçeler ile diğer yerlerde adli yardım büroları bu İ e bakmaktadır. Soru turmanın yapıldığı yerlerde avukat yoksa, ilden müdafi gönderilebilmektedir. Bunun zaman kaybına ve diğer kayıplara neden olacağı ortadadır. Bunun yanısıra, müdafii atayacak görevli de bazan tam belli olmamakta; müdafilere ula ılması da bir hayli zor olmaktadır. Ayrıca, baroya kayıtlı tüm avukatların müdatilikle görevlendirilmeleri sağlanmalıdır. Aslında üpheli veya sanığa verilen müdafiler listesinden kendisinin müdafi seçimi sağlanması çok uygundur; ancak bu uygulamada her zaman mümkün olmayabilir. Buna, devamlı görevlendirilecek müdafiler itiraz edebilirler. Yukarıda sayılan nedenlerle, müdatilere hemen (bir yerde 24 saat esasına göre nöbet tutmak gibi) hemen ula mak için gerekli tüm önlemler alınmalıdır. 61 YeDisey, DUnI ma...e.,

19 HAZıRLıK SORUŞTIJRMASINDA MODAFİDEN YARARlANMA HAKKı 135 Diğer taraftan zorunlu müdafi tayinini gerektiren haller ve düzenlemeler arasında bir uyumsuzluğun varlığı sezinlenmektedir. Şöyle ki; C.M.U.K.'nun deği ik 138., maddesinin birinci cümlesinde müdafi seçemeyecek durumda olan ki inin isteği halinde müdafinin "baro" tarafından seçileceği bildirilmi ; ikinci cümlede ise sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede maluller için istek aranmaksızın atanacak müdafiyi atayacak yetkili belli edilmemi tir. Bunun gibi, C.M.U.K.'nun 74/2. maddesi hükmünden de müdafinin mahkemece tayin edileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Uygulamanın yasaya uygunluğu için bilhassa 138. maddenin ı. ve 2. cümleleri arasındaki uyumsuzluk giderilmeli, 74/2. madde ise bunlara ve 140. maddeye uygun hale getirilmelidir. SUÇTAN ZARAR GÖRENİN VEKİL TAYİNİ SORUNU Ceza yargılanmasında üpheli veya sanığın kal1lsında suçtan zarar gören taraf bulunmaktadır. Hazırlık soru turmasına ve kamu davasına asıl iddia makamı olan savcı yanında suçtan zarar görenin davaya ve dolayısı ile iddiaya "müdahil" olarak katılması halinde, üpheli veya sanığın müdafiden yararlanmasına kal1l1ık suçtan zarar görenin vekilden yararlanıp yararlanamayacağı tartı ılmaya değerdir. Bir görü e göre zabıtanın geni anlamda sanığın ifadesini alırken sanığın müdafii ile suçtan zarar görenin avukatı da hazır bulunursa, karako] amiri yargıç gibi hüküm verme durumuna girecektir. Avukatın rolü duru mada ba lamalıdır. Sanığın karakoıda veya savcılıkta ifade vermeden önce bir defaya mahsus olmak üzere avukatı ile görü mesinde yasa aksine bir hüküm getirmemi tir. 61 Savcının sanığın lehine delil toplaması (C.M.U.K. m.153/2) sanığın savunmasının önemini azaltmayağı gibi, iddia makamı olarak iddiada bulunması, suçtan zarar görenin müdahil olarak iddiada bulunabilme özgürlüğünü de kısıtiamayacaktır. Savcı objektif kalabilse dahi hatalı yönde ara tırma yapma ihtimali vardır. 63 Kanımızca hazırlık soru turmasının gizliliğine zarar gelmeyecek ekilde, suçtan zarar görenin, silahların e itliği ilkesi gereğince, bir vekilden faydalanması gerekir. Yasada aksine bir hüküm olmadığı isin suçtan zarar görenin vekilden yararlanabileceği ileri sürülse de, uygulamada yazılı yani pozitif hukuk esas alınacağından, bunun yasada yazılı olarak art, usul ve sınırları belli edilecek ekilde düzenlenmesi yerinde olacaktır. Uluslararası İnsan hakları belgesi niteliğinde olan İ.H.A.S.'nede de suçtan zarar görenin vekil tayini bir temel hak olarak yukarıda belirtildiği gibi, 6/3. maddeye benzer bir ekilde düzenlenmelidir. 62 Venisey, ınsan Haklan..., a.g..e., d.241. Öi. abin. Adalet De..pıi s.4-85 den naklen. 63 Venisey. Dul1l ma...e.,

20 136 AMME İDARESİ DERGİSİ Nasıl müdafinin sanığa muhakemenin usul kurallarına göre yapılmasını ve savunarak hukuki yardım, olayla ilgili ara tırma yaparak fiili yardımı sözkonusu ise,64 aynı tür yardımların vekil tarafından suçtan zarar görene yapılabilmesinin normalolacağı, hatta bunun doğru ve adil karara olumlu etkisinin olabileceği dü ünülmelidir. Bu arada, ülkemizde dedektiflik kurumuna da ihtiyaç olduğu ve dedektiflik yasasının çıkarılması gereği özellikle vurgulanmalıdır. SON DÜZENLEMELERE GÖRE, DÜZENLENEN ifade TUTANAKLARININ IIUKUKSAL DEGERİ VE HUKUKA AYKıRıLIKSORUNU C.M.U.K.'nun deği ik 135. maddesi ile ifade veya sorgunun bir tutanakla belirleneceği; bu tutanakta ifade alma veya sorguya çekme i leminin tarihi ve yeri, bu sırada hazır bulunanlarla üpheli veya sanığın kimliği, üpheliye veya sanığa haklarının hatırlatılıp hatırlatılmadığı, hatırlatılmamı ise sebepleri, tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen le hazır olan müdafii tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı, imzadan kaçınma varsa sebeplerinin yazılacağı hüküm altına alınmı tır. Bu hüküm çerçevesinde alınan ifadelerin hukuki değerleri tartı ılmalıdır. Hukuki değerleri bakımından bir olayı belgeleyen tutanaklar; sıradan (alaıade), aksi veya sahteliği sabit olana kadar geçerli olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.6$ C.M.U.K.'nun 3842 sayılı yasayla eklenen 135/a maddesinde değerlendirilmeyecek; deği ik 254/son. maddesine göre de hükme esas ahnmayacak deliller sözkonusu edilmi tir. Bu hükümlere göre ifade verenin özgür iradesine dayanmayan ve iradeyi bozan bedeni veya ruhi muamelelerin mümkün olmadığı, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas olarak alınamayacağı ortaya çıkmaktadır. Bunların zıt anlamından (mevhumu muhalif) zora dayanmayan kolluk tutanaklarının delilolabileceği sonucuna varılmaktadır." Bir yazar, Alman ve Amerikan hukukunda bir kimsenin suçunu ikrar ettiğine dair polis tanıklığının ki iyi mahkumiyete götürdüğünü; böyle bir olayın ya andığıol, Amerika'da karakola götürülen bir ki inin avukatı gelmeden konu mayacağlol bildirmesine kar ıhk, sohbet ettiği bayan polisin tanıklığı ile mahkum edildiğini belirtmektedir. 67 Kollukta ve savcılıkta alınan ifadelerin suçu ara tırmak bakımından değeri büyüktür. Ancak delillerin doğrudanlığı ilkesi gereğince, mahkemenin hükme esas alacağı tüm bilgi ve dökümanları, duru mada açık tartı maya sunması 64 "y. 6$ TosUD,...e., 5.590; Feyyaz Gölcükla, Ceza Muhake.eleri UllUlü Hukuku ne... Notlan, (febir), Ankara, Tarihsiz, 5.36, vd. " Sav...- Mollamahmutollu,...e., $ "..y.; Yenisey, 3-24 Şubat 1995 tarihli Hukuka aykın delil semiııerinde yaptı~ konu~madaıı naklen.

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU T.C. HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU Sayı : 87742275-010.03-0124-2014 30/04/2014 Konu : En üst dereceli kolluk amirleri hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri GENELGE No: 3 Bilindiği

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ İÇİNDEKİLER ÜÇÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ TAVSİYE YAZISI KISALTMALAR III V VI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 1. Dersin Adı, Konusu, Amacı ve Plânı 1 2. Ceza Muhakemesi Hukukunun Anayasal Düzenle İlişkisi 4 3. Ceza Muhakemesi

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE İFADE ALINMASI SIRASINDA AVUKAT BULUNDURULMASI

5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE İFADE ALINMASI SIRASINDA AVUKAT BULUNDURULMASI 5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE İFADE ALINMASI SIRASINDA AVUKAT BULUNDURULMASI Erkan KARAARSLAN Maliye Bakanlığı Muhasebat Kontrolörü ekaraaslan@muhasebat.gov.tr A- GİRİŞ Ülkemizde Avrupa Birliğine

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER Tercüme Eden: Prof. Dr. Durmuş TEZCAN (D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi) 1. Kitap: Kamu Davası ve İlk Soruşturma; 2. Kitap: Yargı

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK 8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK Millî Savunma Bakanlığından: ASKER KİŞİLERİN KITA, KARARGÂH VE KURUMLARDA YA DA GÖREV ESNASINDA VEYA GÖREV YERLERİNDE ÖLÜMÜ HÂLİNDE YASAL MİRASÇILARINI

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi

Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin Tarihi Gelişimi Yrd. Doç. Dr. Selman DURSUN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Uluslararası Suç ve Ceza

Detaylı

BALIKESİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MEMUR DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar

BALIKESİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MEMUR DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar BALIKESİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ LÜĞÜ MEMUR DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde; 657

Detaylı

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ Türk Adli Yargı (Hukuk Yargısı ve Ceza Yargısı) ve İdari Yargı sistemlerinde Bilirkişilerin Belirlenmesi ve Görevlendirilmesi hakkında

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu

Detaylı

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI GİRİŞ : Yakın kavram olarak, ceza yargılaması hukukumuzda mükerrer dava kavramı vardır. Mükerrer dava; olayı, tarafları, konusu aynı olan

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

1.GRUP TARAFINDAN TESPİT EDİLEN SORUN VE SORULAR

1.GRUP TARAFINDAN TESPİT EDİLEN SORUN VE SORULAR HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTISI RAPORU TOPLANTI YERİ : ERZURUM POLAT RENAISSANCE OTELİ TOPLANTI TARİHİ : 22.09.2012 GRUP ADI : 1. GRUP KONU : TMK 10 VE CMK 250 KONULARI GRUP

Detaylı

SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI:

SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI: SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI: I- KARAR: Hazırlayan: Mecnun TÜRKER * Bu çalışmada

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI İlgili Kanun / Madde 818 S.BK/158-161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17762 Karar No. 2011/19801 Tarihi: 30.06.2011 CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI ÖZETİ Cezai şart öğretide,

Detaylı

(28/01/ 2003 tarihli ve 25007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan :

(28/01/ 2003 tarihli ve 25007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan : (28/01/ 2003 tarihli ve 25007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan : Elektrik Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya (bundan böyle "Akit Taraflar" olarak anılacaklardır), Ulusal egemenlik, haklarda eşitlik

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM Adayların Çalışma Esasları, Staj Süresi, Staj Mahkemelerinin Tespiti

İKİNCİ BÖLÜM Adayların Çalışma Esasları, Staj Süresi, Staj Mahkemelerinin Tespiti ADLÎ YARGI HÂKİM VE SAVCI ADAYLARI İLE İDARÎ YARGI HÂKİM ADAYLARININ STAJ DÖNEMİ İLE STAJ MAHKEMELERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, adlî yargı hâkim

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TANIM, İLKELER, MUKAYESELİ HUKUK, TARİHİ GELİŞİM

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TANIM, İLKELER, MUKAYESELİ HUKUK, TARİHİ GELİŞİM İÇİNDEKİLER Önsöz 7-8 İçindekiler 9-14 Kısaltmalar 15-18 Giriş 19-23 BİRİNCİ BÖLÜM TANIM, İLKELER, MUKAYESELİ HUKUK, TARİHİ GELİŞİM 1. TANIM 25 I. Sanık Kavramı 25 1. Kavram,Terim 25 2. Sanıklık Statüsünün

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN Grup Adı Grup Konusu Grup Başkanı Grup Sözcüsü : 1. GRUP : CEZA HUKUKU : AYDIN ŞEN : MEHMET OĞRAŞ Raporlama

Detaylı

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI DANIŞTAY ( ) DAİRESİ BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. D A V A C I V E K İ L İ D A V A L I L A R : Ankara Barosu Başkanlığı Adliye Sarayı B Blok 5. Kat 06251 Sıhhiye/ANKARA : Av. Mehtap

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU

BİRİNCİ BÖLÜM ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IÇINDEKILER... KISALTMALAR... GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU 1.1. GENEL OLARAK ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU... 5 1.2. MUKAYESELİ HUKUKTA BİREYSEL

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, İlkeler, Esaslar

BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, İlkeler, Esaslar T.C. TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, İlkeler, Esaslar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönergenin amacı Türkiye Yazma

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

DANIŞTAY 12. Daire 2008/6979 E.N, 2009/854 K.N.

DANIŞTAY 12. Daire 2008/6979 E.N, 2009/854 K.N. DANIŞTAY 12. Daire 2008/6979 E.N, 2009/854 K.N. Özet SORUŞTURMA ONAYINDA YER ALMAYAN FİİLLERLE İLGİLİ OLARAK BAKANLIĞIN BİLGİLENDİRİLMESİ, BAKANLIK TARAFINDAN VERİLECEK SORUŞTURMA ONAYI ÜZERİNE SORUŞTURMANIN

Detaylı

*#H$r#sN İstiklal Cad. Orhan Adli Apaydın Sk. Baro Han. K:2T Beyoğlu/İSTANB 1

*#H$r#sN İstiklal Cad. Orhan Adli Apaydın Sk. Baro Han. K:2T Beyoğlu/İSTANB 1 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: İstanbul Barosu Başkanlığı Vekilleri Davalı e^0ss^^. *#H$r#sN İstiklal Cad. Orhan Adli Apaydın Sk. Baro Han. K:2T Beyoğlu/İSTANB 1 ^ ı Av. Ozan Bengisu Av.

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Hukuk İşleri Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Hukuk İşleri Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Hukuk İşleri Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönetmelik, Bursa Nilüfer Belediyesi, Hukuk İşleri Müdürlüğünün

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

YARGIDA DURUM ANALİZİ TOPLANTISI 28-29 NİSAN 2011

YARGIDA DURUM ANALİZİ TOPLANTISI 28-29 NİSAN 2011 YARGIDA DURUM ANALİZİ TOPLANTISI 28-29 NİSAN 2011 GRUP ADI 8. GRUP GRUP -8 GRUP KATILIMCILARI GRUP PUANI SIRA ORTALAMASI İDARİ YARGI HAKİMLERİ SORUN: ÇÖZÜM ÖNERİSİ 1 9,9 SORUN: İş yükünün aşırı derecede

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

ANKARA BAROSU CMK YÜRÜTME KURULU VE CMK UYGULAMA MERKEZİ YÖNERGESİ

ANKARA BAROSU CMK YÜRÜTME KURULU VE CMK UYGULAMA MERKEZİ YÖNERGESİ ANKARA BAROSU CMK YÜRÜTME KURULU VE CMK UYGULAMA MERKEZİ YÖNERGESİ AMAÇ Madde 1 Bu Yönergenin amacı; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri

Detaylı

d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,

d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu, Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti Tebliği ile Türkiye Bankalar Birliği Bireysel Sözleşmeler Tebliğine Aykırılık Başvurularını Değerlendirme Komisyonu Çalışma Esas ve Usulleri Amaç

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ Ceza Muhakemesi Hukuku 2012 Eğitim Öğretim Dönemi Yaz Okulu Final Mazeret Sınavı 28.08.2012 Saat:15.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ Ceza Muhakemesi Hukuku 2012 Eğitim Öğretim Dönemi Yaz Okulu Final Mazeret Sınavı 28.08.2012 Saat:15. MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ Ceza Muhakemesi Hukuku 2012 Eğitim Öğretim Dönemi Yaz Okulu Final Mazeret Sınavı 28.08.2012 Saat:15.00 Metin Soruları I-a) Bir ceza muhakemesinde kural olarak fail,

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

Trafiği Kontrol ve Düzenleme Görevini Yürütürken Yaralanması Halinde Nakdi Tazminat Ödeneceği )

Trafiği Kontrol ve Düzenleme Görevini Yürütürken Yaralanması Halinde Nakdi Tazminat Ödeneceği ) T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU E. 2007/45 K. 2011/256 T. 21.4.2011 TRAFİK POLİSİNİN YARALANMASI ( Yürütülen Görev Güvenlik ve Asayişin Korunması Kapsamında Bir Kolluk Hizmeti Olduğundan

Detaylı

T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL KURALLAR KAPSAM : MADDE 1 : Bu yönetmelik Kastamonu Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünün

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından, 5.5.2004 günlü, 25453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık ve Yardımcı Sağlık Personeli Tarafından

Detaylı

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi*

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* 23 Nisan 1999 tarihinde Uluslararası Savcılar Birliği tarafından onaylanmıştır. *Bu metin, HSYK Dış İlişkiler ve Proje

Detaylı

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar 1 Giriş: 4483 sayılı Kanuna göre yapılan bir ön incelemede, yetkili merci tarafından verilen onaylara bağlı olarak farklı raporlar düzenlenebilecektir. Yetkili

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA

İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA Dr. Ahmet OZANSOY 1. Giriş İdari para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu na 1 göre uygulanmaktadır. Belediyelerde uygulayıcılar arasında genellikle encümen para cezası

Detaylı

TASLAK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI. Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu

TASLAK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI. Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu TASLAK DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI Bursa Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu Sözleşmelerin içeriği, süresi, dönemi ve yenilenmesi MADDE 6- (3) Sözleşme dönemi süresince verilen ihtar puanı toplamının 80 ve

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

T.C. MURATPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. MURATPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. MURATPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER Amaç, Kapsam, Dayanak, İlke ve Tanımlar Amaç Madde 1- (1) Bu yönetmeliğinin

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL 7. DÖNEM TEMMUZ AYININ 1. TOPLANTISININ 3.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL 7. DÖNEM TEMMUZ AYININ 1. TOPLANTISININ 3.BİRLEŞİMİNE AİT M E C L İ S K A R A R I D I R KARARIN ÖZÜ : Görev ve Çalışma Yönetmeliği. TEKLİF : Etüt Proje Müdürlüğü nün 02.07.2014 tarih, 2014/11669 sayılı teklifi. BAŞKANLIK MAKAMI'NA; İlgi : 02.05.2014 tarih ve 6439 sayılı Başkanlık Oluru ilgi

Detaylı

YAKALAMA VE GÖZALTINA ALMA KORUMA TEDBĐRLERĐ

YAKALAMA VE GÖZALTINA ALMA KORUMA TEDBĐRLERĐ Yakalama ve Gözaltına Alma Koruma Tedbirleri 1215 YAKALAMA VE GÖZALTINA ALMA KORUMA TEDBĐRLERĐ Dr. Pervin AKSOY ĐPEKÇĐOĞLU * GĐRĐŞ Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin yürütülmesini sağlamaya, muhakeme

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKÎ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; velâyet hakkı ihlâl edilerek

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara ÇHS 1. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu hariç TCK 6. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu dahil ÇKK 3. maddesi 18 yaşından küçüklere

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Ankara, 2010 Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Eğitimci El Kitabı 3 YAZARLAR (İsimlerine göre sıralanmıştır) - Ahmet TÜYSÜZ (Avukat, Şanlıurfa Barosu) - Feridun YENİSEY (Prof. Dr., Bahçeşehir Üniversitesi)

Detaylı

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren

Detaylı

karar vermiş ve bu Karar, 8 Ocak 2010 tarihinde yürürlüğe girmişti.

karar vermiş ve bu Karar, 8 Ocak 2010 tarihinde yürürlüğe girmişti. Sayın Meslektaşımız; 10.08.2010 Sirküler, 2010 / 12 Konu: Yatırım indirimi istisnasının kullanımı kazancın % 25 i ile sınırlandırılmıģ olduğu, istisnadan sadece 2010 yılında yararlanılabileceği ve 2010

Detaylı

Karar Sayısı : KHK/237 Kabul Tarihi: 8.6.1984

Karar Sayısı : KHK/237 Kabul Tarihi: 8.6.1984 1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna iki ek ve üç geçici madde eklenmesi hakkında Kanun Hükmünde Kararname Karar Sayısı : KHK/237

Detaylı

BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ Genel Kurul tarafından kabulü; Karar Tarihi : 24.02.1992 Karar No. : 15-5 Kuruluş Madde 1 Bursa

Detaylı

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ T.C. ANKARA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 81 23.02.2004 - K A R A R - ASKI Genel Müdürlüğünün 1. Hukuk Müşavirliğinin

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÖLÜNÇ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 47695/09) KARAR STRAZBURG 20 Eylül 2011 İşbu karar nihai olup

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı