Kubbealtı Gençlerinden MERHABA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kubbealtı Gençlerinden MERHABA"

Transkript

1 Kubbealtı Gençlerinden MERHABA Kubbealtı Akademi Mecmuası'nın ücretsiz ekidir Yayına Hazırlayanlar: Dr. Nevnihal BAYAR Şehkâr FAYDA KINIK Kübra YETİŞ ŞAMLI Kapak Tasarım: Gazi ÖZTÜRK Dizgi: Ayşe EREN Işıl İlknur SERT Basım: ÖZAL Matbaası Dağıtım: Mübin SOYYER Yazışma Adresi : Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı Köprülü Mehmed Paşa Medresesi Peykhâne Sokak No:3 Çemberlitaş İSTANBUL Tel: Faks: Yazılarınız, görüş ve eleştirileriniz için Merhaba Bahar 2008 / 1

2 İÇİNDEKİLER KUBBEALTI GENÇLERİNDEN MERHABA 3 HANGİ MEHMET Sâmiha AYVERDİ 4 DİLİM LÂL Aliye AREN 6 YAHYÂ KEMAL İN KALEMİNDEN: EĞİL DAĞLAR Buğra ŞAMLI 8 HZ. MUHAMMED (S.A.V.) GÜNEŞİ Gülmisal GÜRSOY 14 KISACA KİM? Şehkâr FAYDA KINIK 19 HANGİSİ İYİ? Hayri BİLECİK 22 HAYÂTA DÂİR Aliye ALTUN 26 KÜLTÜMÜN İNCE GÜLÜ: HIDRELLEZ A. Seval YARDIM 30 ŞİİR: YALNIZLIĞA SEFER Kübra YETİŞ ŞAMLI 37 KEMİKLİ KİLİSE Gülniyaz TAHRALI 38 KISA KISA Şehkâr FAYDA KINIK 40 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KELİMELER Dr. Nevnihal BAYAR 42 SİYAH AFRİKA NIN BEYAZ UCU.. Doç. Dr. Güleda ENGİN 45 ŞİİR: KAR TÂNELERİ Orhan DURSUN 49 SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ Mehru ÖZTÜRK 50 TÜRK DÜNYASI EDEBİYATÇILARI ANSİKLOPEDİSİ B. İzzet TAŞÇI 52 DENEMELER: ÜMİTLİ BEKLEYİŞ Yıldız SERT YAZ BELLİ: CEMRELER, KOCAKARI SOĞUKLARI, HIDRELLEZ VE YAZ GELDİ Dr. Işıl İlknur SERT 57 FİLMCİNİN SEÇTİKLERİ Kübra YETİŞ ŞAMLI 60 YAZI ATÖLYESİ NDEN: VE BU, YOLCUNUN EN SEVDİĞİ ŞARKIDIR Gülnar MIZRAK 64 ŞİİR: BEYTULLAH TA BEN Cengiz NUMANOĞLU 66 FACEBOOK UN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Kemâl Y. AREN 67 PROF.DR. MUSTAFA FAYDA İLE RÖPORTAJ Hazırlayan: Güller KÖSE 69 NEŞRİYAT Vedat ÖZSÜLLÜ 75 2 / Merhaba Bahar 2008

3 KUBBEALTI GENÇLERİNDEN MERHABA Değerli Merhaba Okurları, Öncelikle siz bu sayfalarla buluştuğunuzda geride bırakmış olacağımız 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla aziz Çanakkale şehitlerimizi rahmetle ve minnetle bir kez daha anıyor; bu vesîleyle şehitlerimize ithaf ettiğimiz sayımıza gösterdiğiniz alâkaya teşekkür ediyoruz. Bu sayımızda Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı nın kurucularından, büyük mütefekkir ve yazar Sâmiha Ayverdi yi ve muhterem Ekrem Hakkı Ayverdi yi; ayrıca klasik Türk mûsikîsinin büyük üstâdı Cinuçen Tanrıkorur u yâd ediyoruz. 11 Mart 2008 târihinde Hakk ın rahmetine kavuşan Coşkun Yıldıran a Allah tan rahmet, yakınlarına da baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Bahar sayımızda, kültürümüzde mühim bir yeri bulunan Hıdrellez i de sizlere tanıtmayı, böylece geleneklerimize sâhip çıkabilmeyi ümit ediyoruz. Merhaba Yayın Kurulu Merhaba Bahar 2008 / 3

4 HANGİ MEHMET Sâmiha AYVERDİ Komşu medeniyetlere yakınlık ve alış verişin, bir nevi sirâyetlere de yol açtığı gerçeği yadırganamaz. Husûsiyle, kültür bereketleri zaafa uğramış ve ortaya bir maarif yıkımı çıkmış ülkeler için, komşu ve farklı medeniyetlerin içlerine sızması daha da kolaylaşmış demektir. İşte batının farklı medeniyetine kapı aralayan Tanzîmat, bu yabancı kültürün Osmanlı gelenekleri arasına kocaman adımlarla yaklaştığı devrin tâ kendisidir. * * * Oldu olası, Türk ün âile hayâtında gelin-kaynana çekişmesi bulunuyor idi ise de, çok defa kaynananın gelinini bağrına bastığı da inkâr edilemez. Hatta, oğlun ya da erkek kardeşin karısına nezâketle ihtâr edilmek istenen aksaklıkları anlatabilmek için meşhur atasözlerinden birinin yardımı istenircesine: Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla! diyen bu îkaz, kendi kızını muhâtap ederek bildirmek şeklindeki mâlûm keyfiyetlerden biri değil midir? Bu ara, yakından uzaktan tanıdığım nice âile vardır ki gelinleri ile aralarında ihtilâfsız, gürültüsüz geçen bir hayâtın örneği olarak, âdeta tablo gibi karşımda durmaktadır. Kimler mi? Meselâ büyük dayım, kendisinden on yaş büyük ablası olan anneannemi her ziyârete geldiğinde, ikisi de sözlerini evirip çevirip, yengemin medhi üzerine getirerek, onun fazîlet, meziyet ve bilhassa insânî değerleri nasıl yaşadığı keyfiyeti üstünde dururlar ve büyük annem, kendi kızını senâ etmekten de üstün bir şevk ve istekle, gelinini göklere çıkarırdı. Gerçekten yengem, medhe de her türlü övgüye de lâyık müstesnâlardan idi ise de, onun etrâfına ışık saçan mümtazlar sınıfından olduğunu görmek, gördükten sonra dile getirmek de gene cemiyetin millî yapısı gereği değil miydi? Âile arasına, gelinler gibi sonradan karışan dâmatların da, kayınvâlideler ve kayınpederler tarafından sıcak ve tatlı bir alâka ile hoş tutulması bir gelenekti. 4 / Merhaba Bahar 2008

5 * * * Babamdan defâlarca dinlemiş olduğum bir hikâyeyi, kısaca burada nakletmek isterim: Kadıncağızın biri, tenceresinde tavuk pişirmekte iken sokak kapısı çalınca, kocasına: Efendi, hele pencereden bir bak, kim geldi öğrenelim! deyip adamcağız: Mehmet gelmiş, kapıyı çalan o.. cevâbını verince kadın: Hangi Mehmet? Oğlum Mehmet mi, dâmâdım Mehmet mi? der demez, kocasının: Gelen, oğlun değil, dâmâdın Mehmet! cevâbını alınca pişirdiği tavuğu oğluna değil de dâmâdına yedirmek için tencereyi saklamaz, sonra da kocasına: Siniye bir kaşık, bir tabak daha koyuver. diyerek, tavuğu dâmâdına ikrâma hazırlanır. Babam, bu hikâyeyi anlatırken, kayınvâlidesi olan büyük annemle aralarındaki anlayış ve yakınlığı göstermek isteyerek âdeta gururlanırdı. * * * Batı, daha kendi çocuğu palazlanırken dahî kendi ekmeğini kazanması için başından atarken, gelini mi, dâmâdı mı düşünsün? Zîra batı insanı, kendi çıkarından başka ne düşünmüştür ki, ondan Türk insanının anlayışına uygun bir yakınlık beklenebilsin? Bu farklı ve komşu medeniyetten Osmanlı ülkesine sıçrayan bulaşıcı illet, Türk ün asırlardır devam etmekte bulunan örf ve âdetlerini sarsarken iffetine musallat olan lâubâlîlik ve tehlikeler de bunlardan biri bulunuyordu. Ölünceye kadar kocasına sâdık kalan kadının, bunu bir tabiat zarûreti olarak görmesi acaba devam edebilecek miydi? Yoksa on üç, on dört yaşlarında diskolarda gönül eğlendirmeye alışan kızın gönlü, evliliğin kutsî çatısı içine girince, gene balolarda, düğünlerde derneklerde tanıştığı erkek arkadaşları ile kaçamak mâcerâları, günübirlik aşkları yüzünden âilesini târ u mâr etmeye râzı olacak mıydı? Arada şu ne büyük tesellîdir ki, Türk âilesi bugün dahî temelleri derinlere işlemiş bir salâbet (güç) ve metânette oluşunun temînâtı altında ayakta bulunmaktadır. Merhaba Bahar 2008 / 5

6 DİLİM LÂL Aliye AREN Gözleriyle ağlayanlardan olamadım pek. Benim yüreğim kanar, sözlerim ağlar. Ne zaman mı? Her giden, çocukluğumu götürürken Her giden, dünyâmı soluklaştırırken Bir Erol Amcam vardı benim, bilenler bilir. Susarak konuşurdu, gözleriyle gülerdi. Hâlâ her Ege türküsü işittiğimde burnumun direğini sızlatır. Toprağının insanıydı. Yere sağlam basan, vakur, kaya gibi sağlam Ben onunla tanıdım sessizliğin gücünü. Onunla kavradım insanları gözleriyle sevmeyi. Dilsiz karikatürler gibiydi. Kahkaha atmadan güldürür, komik olmadan neşe verirdi. Ama o hepsinden çok vefa ydı benim için, güven di. Yaşadığı gibi sessizce ve âniden bir gün gitti. Bir Hayri Amcam vardı sonra. Neşeydi o! Işıltı, canlılık ve dolu dolu kahkaha Ben onunla öğrendim dolu başak olmayı. Kıvrak bir zekâ, kocaman bir gönül, ince düşünceydi o. Bir söz ustasıydı; ama âyinesi iş ti onun. Kırmadan, incitmeden, ahkâm kesmeden, göstererek yetiştirendi. Dolu dolu kahkahalarını alıp bir gün gitti. Ali Yardım Amcam vardı benim. Adıyla müsemmâ Çelebi insandı. Hani baktığınızda sükûnetinden etkilendiğiniz; ama konuştuğunda sizi çarpan, gözünüzde devleşen, hayran olduklarınızdan O, benim için hep duru bir akıl dı. Ciddiyetti, sorumluluktu. Sizi boğmadan, sıkmadan, size göre konuşanlardandı. Her cümlesi sapasağlam bir mantık silsilesi, her sözü baştan ayağa giydiği bir ilim kaftanıydı. Ben, aklın insanı güzelleştirdiğini onda gördüm. Mütevâzı olanı rahmet-i Rahman büyütür! derler ya, işte rahmet-i Rahman ın büyüttüklerindendi. Bir gün gitti, boğazımda kocaman bir yumru bırakıp. Dünyâlar güzeli bir Muallâ Teyzem vardı benim. Nezâketi, sükûneti onunla tanıdım ben. Huzur du o, benim için. Varlığıyla içinizi dinlendirenlerdendi. Hanımeli gibi nahif, sâde ve zarif Gülümsemenin güzelleştirdiği insanlardandı. Ağırlığınızı alıp sizi kuş gibi hafifletenlerden hani. Gülümseyen yüzüyle o da bir gün kuş gibi gidiverdi. 6 / Merhaba Bahar 2008

7 Bir Coşkun Amcam var(dı) benim, hâlâ geçmiş zamanla konuşmaya alışamadığım. Yel değirmenleri yle savaşmayı onunla öğrendim ben. Kavga yı ondan öğrendim. Hem kendinle hem dünyayla mertçe kavga etmeyi O, savaşmak tı benim için. Eğilip bükülmez, toprağının deli akan coşkun nehriydi. Hani derler ya Ağaçlar ayakta ölür! Ben, anbean, koca bir çınarın ayakta öldüğünü onda gördüm. Acının bile mertçe taşınabildiğini; ama çâresizlik duvarına çarpınca orada isyan etmeden, yiğitçe boynunu eğip beklemeyi onda gördüm. Evet, o benim koca çınarımdı. Dik, sert; ama hep dürüst, hep mert, hep yiğit!.. Sızlanmadan, söylenmeden, dimdik oldu gidişi de. Bugün o da gitti! O güzel insanlar, O güzel atlara binip gittiler! Ben onlarla öğrendim vefâyı, dürüstlüğü, sükûneti, zerâfeti. Belli ki her giden gibi onlar da memnun yerlerinden. Ama her biri giderken bir parça çocukluğumdan götürdüler. Her giden biraz daha canımı acıtarak, beni biraz daha eksiltip gitti. Bencillik bu ya, kalanlara: Durun! demek geliyor yüreğimden. Sevgiyi, inancı, dostluğu, azmi de alıp gitmeyin benden, ne olur! Azaltmayın artık beni! Ne var ki şimdi dilim lâl, kalemim yaşlı Ne diyeyim ki?.. Mekânınız cennet olsun! Merhaba Bahar 2008 / 7

8 YAHYÂ KEMAL İN KALEMİNDEN MİLLÎ MÜCÂDELE: EĞİL DAĞLAR Buğra ŞAMLI * 17 Şubat günü Kosova, Sırbistan dan ayrılıp bağımsızlığını îlân etti. Henüz millî marşı olmadığı için Avrupa Birliği nin resmî marşı 9. Senfoni yi bunun yerine kullanacak olan; kutlama gösterilerinde halkının Avrupa Birliği ne, Arnavutluk a, Amerika Birleşik Devletleri ne teşekkür pankartları açıp, Arnavutluk, Büyük Britanya ve ABD bayraklarını salladığı; Sırbistan ın askerî müdâhalesine karşı NATO korumasına, ekonomisinin ayakta kalması için de AB fonlarına güvenen; ülkesinin bağımsızlığını meclis kürsüsünden îlân eden başkanını yüzlerinde en ufak bir coşku ifâdesi olmadan alkışlayan vekilleri ile hatırlanacak bağımsız Kosova, Birleşmiş Milletler e kabul edilirse söz hakkı bakımından Türkiye ile denk bir konumda olacak. Eğer mukāyese BM deki temsil güçleri ile değil de istiklâllerini nasıl ve ne şartlar altında kazandıkları üzerinden yapılsaydı, hiç şüphesiz Kosova nın Türkiye yanında esâmesi okunmazdı. Belki Kosova nın şimdiki ve gelecek kuşaklarına anlatılmak üzere kendi bağımsızlık destanları hazırdır bile. Lâkin kendi istiklâlinin alternatifini ölüm kabul eden ecdâdımızın bunu elde etmek için verdiği gerçek mücâdele, hiç şüphesiz en olağanüstü öğelerle süslü destanları bile gölgede bırakır. Millî mücâdeleyi Türk edebiyâtının en mümtaz isimlerinden biri olan Yahyâ Kemal in kaleminden tâkip etmek, sâdece şâirimizin bu hayâtî meseleyi nasıl sanatkârane yorumladığını görmek için değil, aynı zamanda işgālin yeisi ile istiklâlin ümîdini İstanbul da yaşayan bir vatanperver mütefekkirin his ve fikir dünyâsına nüfuz etmek açısından da mühimdir. Bunun için en iyi kaynak da, o devirde çeşitli gazetelerde çıkan yüzün üzerinde yazısının toplandığı Eğil Dağlar 1 adlı kitaptır. Bu yazılarda Yahyâ Kemal Millî Mücâdele yi sâdece desteklemekle kalmaz, bir taraftan mücâdelenin yollarını ve şartlarını anlatırken diğer taraftan Ankara Hükûmetinin politikasına ışık tutmaya çalışır. 2 Bu yazılarda İstanbul daki işgal güçlerinin işbirlikçilerine, işgal yanlısı yerli veya yabancı ( * ) E-posta: 1 İsteme adresi: İstanbul Fetih Cemiyeti, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Medresesi, Yeniçeriler Cad., No:43 Çarşıkapı İstanbul. 2 Kâzım Yetiş, Yahya Kemal Hayatı, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul 1998, s: / Merhaba Bahar 2008

9 gazetelere cevap, İstanbul da işgālin ve uğradıkları haksızlığın elemini çeken Türklere moral, kimi zaman da îkaz ve tenkit vardır. Hatta çekilen sıkıntılardan ve başa gelen felâketlerden ders çıkarılması husûsunda savaştan sonrası için yol bile gösterilmektedir. Kitapta yer alan yazılar kronolojik olarak sıralandığı için devrin hâdiselerinin İstanbul da nasıl akisler yarattığını, işgālin en karanlık günlerinin bedbinliğinin, Birinci ve İkinci İnönü ve Sakarya zaferleriyle gelen iyimserliğe nasıl dönüştüğünü zaman çizgisinde tâkip etmek mümkün oluyor. Yazarın millî hislerindeki samîmiyetinin yazılarına tesiri, okuyucuya da o kara günlerin havasını soluturken, işgal sebebiyle hakkını savunamamanın ezikliğini ve öfkesini yüreğinizde hissediyor ve her zaferle birlikte biraz daha ziyâdeleşen millî gurûru da o günlerde yaşıyormuşçasına tadıyorsunuz. Ancak gerçek şu ki okur, hissiyâtı ne kadar kuvvetli olursa olsun, vatanının gözlerinin önünde gün be gün yok edildiğini dehşetle ve çâresizce izleyen, yarın ne olacağını bilmeden yaşayan o neslin hissetiklerini yalnızca tahmin etmeye çalışabilir. Yahyâ Kemal, bizzat yaşadığı bu dehşeti şöyle ifâde etmektedir: Bu son on senenin muhârebelerinde vatanı müdâfaa için şehit düşenler iki türlü bahtiyardırlar: Bir taraftan bir müslümana göre ölümlerin hem en mübâreği hem de en kolayı olan ölümle öldüler. Diğer taraftan da bizim gibi kalan bedbahtların her gün, her saat, her adımda gördüklerimizi görmemek için gözlerini müebbeden yumdular. Yalnız dînî bir görüşle değil aklî bir görüşle de diyebiliriz ki o bahtiyar şehitler cennette, biz kalanlar bugün cehennemde yaşıyoruz. 1 Daha sonraları Anadolu dan gelen zafer haberleri Yahyâ Kemal e şehitlerimizi yâd ederken daha ümidvâr bir üslûp kullandırırken, onu Türk ün düşmana olan hıncının da sözcüsü yapmaktadır: O Türkler ki bu milletin en sütü temiz, hepimizden fazîletli, hepimizden hayırlı, hepimizden hâlis oğullarıydı; onlar kumandan, zâbit, nefer, İnönü de muzafferiyet için can verdiler, onlar muzaffer olduğumuzun haberini bile alamadılar! Vâkıa onlar bizden birkaç türlü daha bahtiyardırlar, Müslüman oldukları için Müslümanlığın en büyük lezzeti olan şehâdet zevkini tattılar, şehit düşmeden, gözlerini Allah a yummadan biraz önce de, Yunanlıları karşılarında, yüzleri sapsarı, korkudan gözleri dönmüş, elleri titrek, tabanı gevşek bir kılıkta bir daha gördüler! Onlar bizden daha bahtiyardırlar! 2 Yahyâ Kemal bu zaferi, en güzel netîcenin müjdecisi olarak görmüş olmalı ki aynı yazıda İzmir e Yunanlılar çıktığı günlerde nasıl perîşan, çâresiz, kimsesizdik, Paraskevopulos Bursa ya, Zımbarakakis Edirne ye saldırdığı günlerde nasıl ancak Allah tan imdat umuyorduk, bütün o hazîn günleri kalp ve zekâ sahibi 1 Eğil Dağlar, s: a.g.e., s: 95. Merhaba Bahar 2008 / 9

10 Türkler dâima tahattur edecek, dâima o günlerde yaşıyor gibi yaşayacaktır. İstikbâlin kuvveti bu hâtıralardadır. 1 derken, yaşananları yazıya döktüğü kadar millî şuura da hakketmektedir. Yahyâ Kemal için gerçekten de bu şuur en az verilen silâhlı mücâdele kadar önemlidir ve Anadolu da verilen savaşa katılamayan İstanbul un hâdiseleri ıstırapla seyrinin bir bilinç oluşturmasının önemini şöyle belirtir: İstanbul Türklerini, kader bu istiklâl cidâlinin hâricinde bıraktı, mahrûmiyetlerine rağmen kalpten millî harekete karşı gösterdikleri hâhişi kaydettik, temennî ederiz ki bu hâhiş fikren de aynı kuvvette olsun. 2 Bununla birlikte, Yahyâ Kemal bu hâhişi (istek, arzu) gösterenlerin bahsedilen şuura aykırı hareketlerini gördüğünde tenkitten de geri kalmaz. İstanbulluların tüm fukarâlık ve yokluklarına rağmen Kızılay kanalıyla Türk ordusuna yüz seksen beş bin lira gönderip de düşman ordusunu hem fiilen hem iktisâden destekleyen Yunan azınlıktan alışveriş yapma îtiyâdını değiştirmemesi karşısında: Biraz iz ânı olan bir Türk, İstanbul halkının bu hazîn günlerimizde bile devam eden gafletine baka baka teessüründen verem olur gider. Birçok kereler dediğimiz gibi hissiyle millî varlığına pek ziyâde bağlı olan bu halk fikirce bilâkis son derece de kayıtsızdır. 3 diye yazacak, yazısının sonunda da Bu hakîkati idrâk edenler, henüz edemeyenlere mahallelerde, câmilerde, mescitlerde telkin etse, bu cemaati büyük bir günahtan kurtarmakla berâber bir sevâba da nâil ederler. 4 diyerek bu şuurun yayılması için yol gösterecektir. Gerçekten de Yunan azınlığın işgal kuvvetlerine sırtını dayayıp yüz yıllarca tebaası olarak yaşadığı Türklere karşı sergilediği düşmanlık, savaş sonrası yapılacak mübâdele, 1942 de çıkarılacak Varlık Vergisi, hatta çok daha sonra patlak verecek 6-7 Eylül olaylarına psikolojik bir zemin hazırlaması açılarından da yakın târihimizde önemle ele alınması gereken bir konudur. Türklerin hâfızasına ihânet ve savunmasız bir millete karşı girişilmiş kirli bir savaşla kazınan azınlıkların bu tavrına elbette Yahyâ Kemal de değinecektir: Mütâreke nin ilk senesi, eli bayraklı Yunan taşkınlığı, yapılacak her alâyiş gibi yapılmayacak her nümâyişi yapmış, İstanbul u yâr ü ağyâra bir Yunan şehri olarak göstermeye çalışmış, bizim gibi, ecnebîlerin gözlerini de uzun bir müddet Elenizmos un tütsüsüyle bulandırmıştı. 5 İşte böyle bir ortamda kendi vatanında 1 a.g.e., s:96. 2 a.g.e., s: a.g.e., s: 124, yine aynı konudaki bir başka yazısı için a.g.e., s: a.g.e., s: a.g.e., s: / Merhaba Bahar 2008

11 esir gibi yaşamanın ne demek olduğunu Yahyâ Kemal hârikulâde bir sanatla şöyle ifâde eder: Uzun seneler vatanda gurbet nasıl olurmuş duyduk. 1 Her güne böyle bir elemle uyanan Türk milletinin o günlerdeki tek ümîdi hiç şüphesiz Ankara daki Meclis ve onun yürüttüğü mücâdele idi. Türk târihinin adlarını minnet ve şükranla kaydettiği bu kadronun lideri Mustafa Kemal Paşa ile Türk milleti arasındaki râbıtayı Yahyâ Kemal, ancak böyle büyük şâirlerde görülebilecek derin sezgisi ile fark etmiş ve bunu veciz bir şekilde şöyle ifâde etmiştir: Çoktan, pek çoktan beri bu millet bir oğlunun şahsında böyle temessül etmemişti. 2 Bir milletin cepheye mermi taşıyan kağnıcısından başkomutanına kadar nasıl tek bir yürek hâlinde istiklâl uğruna çarptığının bugüne kadar yapılmış belki de en güzel îzâhı yine aynı yazıdadır: Bir milletin tekevvün devresinde fertler böyle kendilerini göremezler, millet kendini bir timsalde görür. Bugün Anadolu da vâki olan da bu hâldir. 3 Yahyâ Kemal, başka yazılarında da Mustafa Kemal Paşa dan millî timsal diye bahsederken Gāzi ye olan övgü ve şükranlarını dile getirmekte ama aynı zamanda da onun şahsında yine Türk milletini görmektedir. Zâten Yahyâ Kemal in sevdiği bir şeyin arkasında Türklüğe âit bir değer bulmak onu tanıyanları şaşırtmayacaktır. Yeri gelmişken, Atatürk ün en bilinen vecîzelerinden olan Ya istiklâl, ya ölüm! ile Yahyâ Kemal in Türk e lâyık bir şiar olarak gördüğü 4 Ya devlet başa, ya kuzgun leşe! sözleri arasındaki paralelliğe dikkat çekmeden de geçemeyeceğiz. Buraya kadar verdiğimiz örneklere bakarak Yahyâ Kemal in dâimî bir iyimser olduğunu düşünmemek gerekir. İstanbul da Bekāmız 5 başlıklı yazısı besbelli ki o günlerin kasvetiyle yazılmıştır: İktisâdî varlığımızın tehlikede olduğunu çarçabuk anlamayıp da aklımızı başımıza devşirmezsek İstanbul da tıpkı İspanya da câmi ve kasırları ziyâret edilen bir Gırnata şehri olacak!. Bu vaziyetin üzerinde yarattığı ruh hâliyle Yahyâ Kemal yazının devâmında İstanbul da yaşamamız mukadderse, Rum, Ermeni, Yahudi cemaatleri gibi bir Müslüman cemaati olmamızla kābildir. demektedir. Hakîkaten de İstanbul un Türk elinden çıkması ihtimâliyle yaşamanın nasıl bir şey olduğunu bilmemek, yeni nesillerin şükrünü etmekten âciz olduğu bir nîmettir. 1 a.g.e., s: a.g.e., s: a.g.e., s: a.g.e., s: a.g.e., s: Merhaba Bahar 2008 / 11

12 Ancak Yahyâ Kemal in Son Oyun 1 başlıklı bir başka yazısı vardır ki gerek üslûbu gerek muhtevâsıyla okuyanın yüreğini kabartır. Uşak ve Bursa cephelerinin muzaffer genç zâbitleri, muzaffer genç neferleri, iyi bilsinler ki diye başlayan yazı, Türk ün nâmusunu ve hakkını müdâfaa eden bu kahramanlara bir hitaptır. Millî mücâdelenin aslî unsuru olan fakir ve yetersiz donanımlı Türk ordusuna duyduğu îman ve îtimâdı, onları Fâtih in, Yavuz un ordularıyla aynı safa koymakla gösteren Yahyâ Kemal, daha Haziran 1921 de bu orduyu muzaffer îlân etmektedir. Ayrıca yazı, kahramanlık destanlarında pek üzerinde durulmayan bir noktaya da değinir ki bununla en tabiî insânî hisleri uyandırarak yüreklere dokunur. Şâirimiz, okurlarının önüne o vakitler işgal altında olan İzmir, Manisa, Bursa, Edirne, Aydın vesâir şehir, kasaba ve köylerin istiklâllerini kazanmış, pencerelerine al bayraklar asılmış hallerini resmederken, göz bebeklerimiz dediği askerlerimizi de unutmaz ve onların da bu mutlu tabloda evlerinde olacaklarını söyler. Yıllar yılı dört bir cephede savaşmaktan harap ve bîtap düşmüş, asla tanımayacağı kendinden sonra gelecek nesiller için canını vererek fedâkârlığın târifini yeniden yazmış milletin bu asil evlâtlarının hâlinden anlayan, onların da yuvalarına duydukları hasreti biraz olsun tesellî etmek isteyen bu sözler, altında binlerce kefensiz yatanı düşünen sonraki nesiller için ne tesirlidir. Benzer duygular Bu Muhârebenin Askerleri 2 başlıklı yazısında da şu satırlarda görülür: Bir gün sulh olacağını düşünüyorum. O gün istiklâl ordusunun askerlerine denilecek ki: Haydi çocuklar evlerinize dönünüz! Kur ân ın devletini kurtardınız! Allah, Peygamber, Osman Gāzi, Fâtih, Selim bütün büyük cetlerimiz sizden hoşnutturlar! İstiklâl askerleri, Ankara da anlı şanlı bir resm-i geçitten sonra dağılacak, küme küme, birer birer, arkalarında torbaları, türkü söyleyerekten köylerine dönecekler! Yahyâ Kemal adı sanı bilinmeyen bu kahraman askere madalyayı az bir mükâfat görerek, adlarının selâtin câmilerinin sütunlarına hakkedilmesi gerektiğini yazacaktır. Böylece Bu isimleri o sütunlarda mahkûk görecek Türk nesilleri, cetlerimiz, tehlikeli, bir anda ebedî uykularından bu isimler altında uyandılar ve bu mâbetler onların yüzü suyu hürmetine duruyor, (diyeceklerdir). Yahyâ Kemal, muzaffer olacağından şüphe duymadığı bu ordunun verdiği harbe fiilen iştirâk edemese de İstanbul un kalp ve aklıyla dâima onlarla birlikte olduğunu vurguladığı diğer bir yazısıyla 3 da bir taraftan Anadolu ya moral verirken diğer taraftan da işgal kuvvetleri ve onların iş 1 a.g.e., s: a.g.e., s: a.g.e., s: / Merhaba Bahar 2008

13 birlikçilerinin İstanbul halkına aşılamaya çalıştığı millî mücâdele aleyhindeki fikirlere karşı mücâdelesini sürdürür. Yek vücut olmuş bir milletin, topyekün giriştiği ölüm kalım mücâdelesi sonunda kazandığı istiklâli için, başka kimseye minnet duymamanın ne büyük bir ayrıcalık olduğunu, Kosovalılardan ziyâde Türk milleti bilebilir. Nisan 1924 te yazılmış olmasına rağmen millî mücâdeleyle ilgili olduğu için Eğil Dağlar a alınan bir yazısında da ifâde ettiği gibi dört sene içinde dört yüz senenin yürüdüğü 1 millî mücâdeleyi Yahyâ Kemal in yazılarından tâkip edenler o günleri ilme l-yakîn bilmekten fazlasını kazanırlar. Zîra olup bitenleri târih kitaplarından öğrenmek konuya ilgi duyan herkesin harcıdır. Ancak bu târih eğer kendi dedesinin başından geçenleri anlatıyorsa, ezberden konuşmak yetmez, o günleri mümkün oldukça hissetmeye çalışmak gerekir. Zâten edebiyat kimi zaman târihî bir vesîkada geçen isimlere bir nevî yeniden can vererek, söz konusu şahsiyetleri satır aralarından çıkarıp okurun gözü önüne getirmeye vesîle olur. Bu hayâli en büyük bir tesirle yaratanlar ise büyük birer edip olarak anılırlar. Yahyâ Kemal, edebiyâtımızdaki tartışma götürmez kudretiyle millî mücâdelenin komutanlarını, adsız neferlerini, çâresiz halkını hatta düşmanı gözümüzün önünde canlandırmakta, o günlerin gurur, dehşet, öfke, ümit, korku gibi karmaşık hislerini yüreğimizin tâ içinde uyandırmaktadır. Bu yazıların etkisi, hiçbirinin kurgu olmadığı ve edebî kaygılarla yazılmadıkları bilindiğinde ise katlanarak artmaktadır. Eğil Dağlar ı millî mücâdele ile ilgili sonradan yazılan diğer birçok eserden ayıran en önemli özelliği ise her bir yazının ertesi gün ne olacağı bilinmeden yazılmış olmasıdır. Böylece, yazılardaki hissiyâtın tam olarak o günün havasını aksettirdiğinden emîn olunabilir. Zîra zaferden ve kurtuluştan sonra o günleri hatırlayarak yazmak ile nihâî Türk taarruzunun başladığı haberini bekleyerek geçen bir gün sonunda yazı yazmak arasında fark olacağı âşikârdır. Bu sebeplerle millî mücâdeleyi hissen idrâk etmek için Eğil Dağlar biçilmiş kaftandır. 1 a.g.e., s: 313. Merhaba Bahar 2008 / 13

14 HZ. MUHAMMED (S.a.v) GÜNEŞİ Gülmisal GÜRSOY* Çocuk bir yaz akşamında babasına soruyor: Babacığım diyor, Yıldızlardan, güneşten, aydan hatta uzaylılardan bile yukarıda olan birileri, dünyâya telefon edecek olsa sence kimi arar? Babadan cevap yok. Çocuk, dertli dertli içini çekiyor Ah! diyor, Beni aramazlar ki. Başlıyor düşünmeye, neden sonra kimin aranacağını buldum, diyerek yerinden fırlıyor. Onlar ararsa Hz. Muhammed (s.a.v) i arar. diyor, Ama o da ölmüş, peki şimdi ne olacak? Bâzen düşünüyorum da acaba diyorum, bizler çocuk sâfiyetimizi mi kaybettik de bu noktada bile çoğu kez yer alamıyoruz ve tabiî kendi sorularımıza, cevaplarımıza ulaşmakta güçlük çekiyoruz? Oysa insan gören, duyan, dokunan, tat ve koku alan bir varlık olduğu kadar, düşünen hisseden de bir varlık. Beş duyusuyla algıladığı, yüreğiyle sezdiği her değeri muhâkeme edebilecek güce sâhip... O halde kimim? Neyim? Neredeyim? Hayattan ne bekliyorum? Nereye gidiyorum? Din nedir? Peygamber kimdir? gibi soruları er ya da geç kendisine soracak. Bulabildiği cevaplardan da kendisine lütfedilmiş olan kābiliyet nispetinde alışveriş etmeye, ettirmeye çalışacak. Bilindiği gibi yaklaşmakta olan 20 Nisan ın da içinde bulunduğu hafta Kutlu Doğum Haftası. Bu dönemde peygamberimizi anmaya, anlamaya ve biraz olsun tanımaya yönelik muhtelif etkinlikler düzenleniyor. Her zaman bu gayret içinde bulunmalı, Allah resûlünü yüreğimizde taşımalı, ondan feyz almalı, şefaat ummalıyız. diyenlerin o gür sesini duyar gibiyim. Fakat dünya bizim gibi düşünenlerden oluşmuyor. Meselâ, öyle yürekler var ki, o yüreklerde Hazreti Muhammed (s.a.v.) güneşi hiç doğmuyor ve öyle yürekler de var ki, onlarda da Hazreti Muhammed (s.a.v.) güneşi hiç solmuyor. Bence gelin bu haftayı vesîle kılalım. Cenâb-ı Hakk ın lütfuna bir küçük avuç açalım. Hem kendimiz için dînimizin peygamberimizin ne ifâde ettiğini bulup geliştirelim, hem de Hazreti Muhammed (s.a.v.) güneşinden hiç nasîbini almayanlara küçük bir zerre sunmaya çalışalım. Peygamberimiz bundan 1437 sene evvel Rebiyülevvel ayının on ikinci gecesi dünyâya gelmiş. Bir takım hesaplamalar sonucu peygamberimizin ( * ) E-posta: 14 / Merhaba Bahar 2008

15 doğduğu 571 senesinin 12 Rebiyülevvel i mîlâdî takvime göre 20 Nisan a denk gelmekte. Diyânet İşleri Başkanlığı Nisan târihleri arasını bu sebeple, bu yıl da Kutlu Doğum Haftası olarak îlân ediyor. Yâni; gelen bir peygamber, doğan bir kul. Abdullah tan olma, Âmine den doğma, adı Muhammed Mustafa. Bu ne demektir? Bir şeftâli çekirdeğini alalım ve toprağa ekelim. O, yağmurda karda gelişecek çilelerle muhâtap olup filiz verecek, dal budak salacak, yaprakları çiçekleri olacak, nihâyetinde vâr oluşundaki gāye olan peygamberlik meyvesi zuhûr edecek. Peygamberliğin zuhûr etmesi demekse, kulluğun bitmesi demek değil. O bir kul. Kul olduğu kadar da resul. Bunun için o, dokunulabilecek kadar yakın, bunun için o, dokunulamayacak kadar uzak. Hazreti Muhammed (s.a.v.) in Allah resûlü olması, dikkat edilirse, Allah ın bildirmek istediği hakîkatin, peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) in ağzından âleme döküldüğü mânâsı taşır. Melek Cebrâil Aleyhisselâm vâsıtasıyla gelen vahiy, peygamberimizin ağzından âleme yağmıştır. Bu hakîkat, vâr oluşumuz hakkında bilgi verir, bizi kimin vâr ettiğini anlatır. Cenâb-ı Hakk ın zâtını, sıfatlarını Hakk ın bildirmek istediği ölçüde açıklar. Ahlâkımızın nasıl olması gerektiğini, birtakım kāidelerle varlığımızı nasıl sürdürmemizin uygun olduğunu söyler. Estetik olarak -söz gelişi; oruçtan, namazdan bahsedip- kulluğumuzu fiilî olarak nasıl ifâdelendireceğimizi vurgular. Güneş, ay, pozitif ilimler hakkındaki bu gün için çözülebilmiş veya daha içinde sırlar barındıran pek çok îzahlar içerir. Âlemlere yağan bu hakîkati gerektiği gibi anlamakta ve anlatmakta âciz kaldığım muhakkak, fakat Kur an bütün bunları içermekle birlikte, bana göre, Cenâb-ı Hakk ın kullarına duyduğu sevginin de bir ifâdesi... Yoksa niçin gönderilsin, niçin peygamberler ve en son peygamber olan Hazreti Muhammed (s.a.v.) vâr edilsin? Peygamber yaşayan Kur an dır. Kur an onun özüdür. O Güzel ahlâkı tamamlamak üzere geldim. der. O, Kur an ahlâkını fiilî olarak gösteren yaşayandır. Peygamberimiz mîraçtan ümmetim diyerek geri döndü. O, kendisine verilmiş olan kutsal emâneti insanlığa ulaştırabilmek için ezâ cefâ gördü. Bütün mesele insanlığı gerçek mânâda bir kulluğa dâvet edebilmekti. Rabbini tanıtabilmekti. Bâzıları çıkıp diyebilirler ki: Biz Allah a inanıyoruz. Çünkü biz varız. Bakın elimize iğne batırıyoruz canımız yanıyor, demek ki varmışız. O halde biz varsak Allah da var. Yâni bir büyük güç(?!) bizi mutlak vâr etmiş olmalı. Fakat biz peygambere inanamayız. Bu büyük güçle aramıza kimseyi sokamayız. Bu büyük güç hakkında da yeteri kadar bilgi sâhibi değiliz. Durum bu. Merhaba Bahar 2008 / 15

16 Şüphesiz ki Allah tek yaratıcıdır ve yarattığı her varlığa da şah damarından daha yakındır. Kendisine şah damarından da yakın olan Allah ın varlığını hissedip bu müjdeyi getiren ümmî bir peygamberi inkâr edenlere şaşarım. Aslında bir takım aklî ifâdelerle bir sevda hakîkatini îzah derdinde olanlar da beni şaşırtır. Çoğu kez bu ikisi arasında da bir fark göremem. Çünkü, değil ilâhî anlamda, beşerî seviyede dahî bir âşık, âşık olabilmek için karşısındakinde muhtelif ispatlar arıyorsa, orada basit seviyede bile bir ilişkiden söz edilemez. Neden, niçin, niye yapayım, (Allah affetsin ama) sen de kimsin? gibi sorular insanın beynini kemirebilir. Îmân bu tip sorulara cevaplar ve ispatlar bulmak için mücâdeleye gelmez. Gönlü huzur içinde aşka teslim etmek gerekir. Yâni; kendi aklımızı, acabalarımızı bir kenara itip, Peygamberim dediyse doğrudur. diyebildiğimiz ölçüde îmânı, aşkı, teslîmiyeti, edebi, kısaca İslâmiyeti yaşarız. Bu, aklı çöpe atmak demek de değildir. Aklı yerli yerine oturtarak gerektiği gibi kullanmak demektir. Fakat bir müslümanın işi bu noktada olmakla bitmez. Müslümandan tatbik istenir. Ben Müslüman değilim, dîne de inanmıyorum. deyip bir kenara çekilmek, gözümüzü ellerimizle kapatıp Dünyâ yoktur. demeye benzer. Bir gayrimüslim de, bir ateist de Hz. Muhammed (s.a.v.) gerçeğine kendini kandırarak yaklaşamaz ve sorumluluktan kaçamaz. Büyük zâtlar, peygamberliği de âdeta bir ağaca benzetir. Ağaçtan gāye meyvedir. derler ve şöyle söylerler: Meyveyi elde etmek için önce tohumu ekersin, sonra o tohum yeşerir, dalı budağı olur, yaprakları oluşur, çiçekleri açar ve nihâyetinde meyvesi görünür. Yâni; peygamberlik gelmiş geçmiş cümle peygamberle bir ağaç misâli dal budak hâlindedir, fakat bu ağacının meyvesi Hz. Muhammed (s.a.v.) dir. O meyveyi dalında seyretmek elbette olmaz, onu koparıp yemek gerekir ki ondaki şifâ bünyeye ulaşsın. Fakat bunu yaparken meyveye odaklanıp dalı budağı kırmanın, çiçeğini yaprağını yolmanın da anlaşılabilir bir tarafı olamaz. Zirâ o dallar budaklar olmazsa o meyve nasıl zuhur eder? İslâmiyetin bütün insanlığa çağrı içerdiği ortadadır, fakat bu gerçeği bâzıları göremiyor, meyve yerine dal yemekle meşgul oluyor diye kimseyi kınayamayız, kimseye tavır geliştiremeyiz, ancak tebliğde bulunabiliriz. Son birkaç senedir dinler arası diyalogdan -toleranstan- bahsediliyor. Kimisi bunun bir tuzak olduğunu söylüyor, kimisi günümüz dünyâsının bir gereği olduğunu savunuyor. Bana göre her kim olursa olsun ister diyalog yanlısı, ister diyalog aleyhinde olan biri; şahsiyetini doğru geliştiremediği takdirde, mutlak yenilgiye uğrar. Hele dînimiz nüfus kâğıdımızda yazılı bir hâneden ibâretse zâten vay bizim hâlimize. Hal böyle olunca misyonerlik 16 / Merhaba Bahar 2008

17 rüzgârında da, molla tûfânında da yıkılır gideriz. O halde şahsiyet nasıl doğru gelişir? Yazar, öğretmen Sn. Nazik Erik Hanımefendi nin bir sözü vardır. O, Saçmalayın ama saçmalıklar kendinize âit olsun. der. Sanırım şahsiyetin doğru gelişimi için çıkılacak ilk basamak bu. Saçmalığı kendine âit olmayan biri hangi temeller üzerinde yükselebilir ki?! Bırakalım başkalarını önce kendimize dürüst olalım. Şâyet üzerimizde taşıdığımız ola ki bir taklit maskesi varsa, onu söküp atalım. Kendi sorularımıza ve cevaplarımıza ulaşalım. Her nefes bulunduğumuz noktayı muhâkeme ve muhâsebe ederek yollar aşalım. İspatlar arayışıyla değil, tanımak, öğrenmek, tatbik edebilmek maksadıyla ilerleyelim. Yegâne eser sâhibi şüphesiz Cenâb-ı Hak tır. Cümlenin yaratanı O dur. Hak tan gayrı olan yoktur. Cenâb-ı Hak hadîs-i kutsî de Ben gizli bir hazineydim istedim ki bilineyim. diye buyurur. Ondan gayrı olan olmadığına göre, Allah kendinden vâr ederek yaratır. Bu bakış açısıyla cümle mevcûdat Cenâb-ı Hakk ın nûrunu taşır. Dolayısıyla da tek nur vardır o da Cenâb-ı Hakk ın nûrudur. Âlemin her neresine gidersek gidelim, hangi zerreyle yüz yüze olursak olalım ya da kendimizi tepeden tırnağa bir süzelim, her bir zerremizde bu nûrun farklı bir zuhûrunu görürüz. Peygamber efendimize lütfedilmiş olan nur, hiçbir zuhurla -hiçbir mevcutla- kıyas kabul etmeyen zirve bir noktadır. Allah, Sen olmasaydın Habîbim, bu âlemi yaratmazdım. der. Yâni cümle varlık zirvedeki bu nûrun yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır. O kemâlin zirvesidir. Bu zirve nokta Yâ Rabbi, senin arzun ne ise benim de arzum odur. Senden gayriye meylim yoktur. diye kendini yok kılmış ve böylece hakîkati, o hakîkatin sâhibini -kendisini bildirmek istediği ölçüde- yansıtan bir ayna olmuştur. Bizler peygamber vâsıtasıyla Allah ı bilmeye, tanımaya, içimizdeki Allah a dokunmaya çalışırız. Tasavvuf erbâbı bu tip konulara işte böyle derin îzahlar getirse de Asıl olan bu aynadan -Muhammed aynasından- yansıyanla hemhâl olabilmektir. der. Bu da sanıldığı kadar kolay bir iş olmasa gerek. Fakat bu alış veriş yolunda bulunmanın zevksiz olduğunu îtiraf edeyim pek söyleyemeyeceğim. Çünkü dünya türlü zorluklarla dolu. Hele bir de nefsin peşine koşmayı tercih etmişsek hiç huzur da yok. O halde bu sıkıntıları niye yaşayalım. Herhalde dünyâdaki en güzel şey Hak ka kul olmak, en azından olmaya çalışmak ve tabiî peygamber aynasından akseden Hakk ın o bildirmek istediği hakîkatini seyredebilmek, kendi mütevâzı mevcûdiyetimizde de elden geldiğince seyrettiğimizi yansıtabilmeye gayret etmek. Bunlar da olmasa dünya çekilir yer değil ya! Merhaba Bahar 2008 / 17

18 Yaklaşmakta olan Kutlu Doğum Haftasında âlemlere rahmet peygamberimin şefaatine, merhametine bir kez daha sığınıyorum. Düzenlenecek bütün etkinliklere de gücüm nispetinde kulak vermek niyetindeyim. Onun hakîkat güneşinden bir zerrenin gönlüme düşmesi için elbet ki niyazdayım. Onunsa rahmeti, merhameti o kadar bol ki, bunca kusûrumuza, bunca günâhımıza rağmen adını bizlere andırıyor ve hakîkatine dâvet ediyor. Ne için? Rabbini bildirmek için. 18 / Merhaba Bahar 2008

19 KISACA KİM? Şehkâr FAYDA KINIK * ULUĞ BEY 1 Uluğ Bey dünyâca ünlü Türk matematikçisi ve astronomi bilgini olan hükümdardır. 22 Mart 1395 târihinde Semerkant ta doğdu. Timurlenk in torunlarından olup, hükümdar Muînüddin Şah Ruh un oğludur. Asıl adı Mehmet Torgay dır. 13 yaşında iken Horasan ve Mâverâünnehir eyâletlerine hâkan nâibi oldu yılında babasının ölümü üzerine hükümdar oldu. Uluğ Bey hâkan olunca, Osmanlı Devleti ile münâsebetlerini sıklaştırmaya ve geliştirmeye gayret etti. İki Türk ülkesi arasında elçiler, bilim adamları gidip gelmeye başladı. O, savaştan çok kendisini bilime adamış bir hükümdardı. Sarayına zamânın bilginlerini topladı ve onları korudu. İnceleme için Çin e kadar heyetler gönderdi. Uluğ Bey Semerkant ta bir medrese, bir de rasathâne yaptırdı. Astronomi ilminin gelişmesi için çalıştı. Bu rasathâne, orta çağdaki astronomi bilgisini en yüksek seviyeye ulaştırdı. Uluğ Bey, târihe adını Asya Fâtihi diye yazdıran Büyük Cihangir Timurlenk in öz torunuydu. Ama dedesinin askerlik ve savaşçılık açısından hiçbir huyu onda görülmüyordu. İlme ve âlimlere büyük değer verirdi. Onun Horasan ın başkenti olan Meşhed de yaptırdığı câmi bir şâheserdir. İktidârı döneminde, başta Semerkant ve Buhâra olmak üzere tüm ülke, Türk mîmârisinin seçkin eserleriyle donatıldı. ( * ) E-posta: 1 "http://tr.wikipedia.org/wiki/ulug_bey" sitesinden derlenmiştir. Merhaba Bahar 2008 / 19

20 Fen bilimleri ve astronomiye merâkı, ileride kendisini, dünya târihinin en büyük astronomlarından biri hâline getirdi. İlim adamlığı yanında devlet adamlığı vasfı da yüksek olan Uluğ Bey, Semerkant ta 38 yıl hükümdarlık yaptı. Bir akademi hâline getirdiği sarayı, devrin meşhur âlimlerinin toplanıp bilimsel tartışmalar yaptığı ve eserler hazırladığı bir mekân oldu. Matematikçi, astronom, târihçi ve şâir olan Uluğ Bey, Mesud el-kâşî, Bursalı Kadızâde Rûmî, Ali bin Muhammed (Ali Kuşçu) gibi bilginleri sarayına topladı. Semerkant taki medrese ve rasathânesini büyüttü ve yeni âletlerle donattı. Uluğ Bey zamânında yeni astronomi âletleri yapılmış, eski âletler geliştirilmişti. IX. ve X. yüzyılda bir usturlab ile ancak 43 işlem yapılırken, Uluğ Bey zamânında geliştirilen ve çapı 40 metre olan usturlab, 1000 den fazla işlem yapıyordu. Uluğ Bey, bu arada gökyüzünün haritasını yapmayı da başarmıştı. Bu gökyüzü haritası, kendisinden sonra gelecek nesillere astronomi çalışmalarında ışık tutacak, onlara rehber olacaktı. Uluğ Bey, astronomi çalışmalarının temelini teşkil eden trigonometri ilmi üzerinde de geniş çalışmalar yaptı. Kendisinden önceki doğu ve batı dünyâsının tahmînî bilgilerini bir kenara bırakıp, bilimsel esasları tespit ederek, trigonometride yeni bir araştırma yolu açtı. Dünya onu, astronomi alanındaki eseriyle tanıdı. Semerkant taki rasathânesinde yapılan çalışmalar, bugünkü astronomiye hâlâ ışık tutmaktadır Zîc-i Ulûgî denilen cetveli, diğer ilmî eserleri ve rasatları, akademiden farkı olmayan sarayındaki çalışmalarının sonucudur. Zîc-i Ulûgî, diğer adı Gûrgânî Takvimi olan bu cetvel, o devrin ilmî esaslara dayanan yegâne takvimi sayılmaktadır. Bu eser, daha önce yazılan zîc lerin yanlışlarını düzeltiyor ve yıldızların hareketini daha mükemmel gösteriyordu. Zîc-i Ulûgî, 1655 yılında İngiltere de Oxford şehrinde İngilizce, 1853 te de Fransızca olarak basıldı. Daha sonra da çeşitli dillere tercüme edildi. Batı bilim dünyâsı, Uluğ Bey e XV. yüzyıl Astronomu unvânını lâyık görürken, Milletrerarası Astronomi Derneği de ay yüzeyindeki bir kratere onun adını verdi. 20 / Merhaba Bahar 2008

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ettiği becerilerin özetidir. Özgeçmiş

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

http://kariyer.ieu.edu.tr

http://kariyer.ieu.edu.tr ÖZGEÇMİŞİ ANLAMAK Öncelikle özgeçmişin nedir ve ne işe yarar açıklığa kavuşturalım. Özgeçmiş kim olduğunuzu, eğitim ve deneyimlerinizi içeren iyi sunulmuş bir özettir. Özgeçmişin tek amacı bir staja veya

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

DEVRİNİ AŞAN ALİM ULUĞ BEY

DEVRİNİ AŞAN ALİM ULUĞ BEY DEVRİNİ AŞAN ALİM ULUĞ BEY Hasan POLAT * Bilim dünyasında, ilk olarak aritmetikte ondalık sayı usulünü kullanma şerefini taşıyan ve Uluğ Bey Rasathanesinin ilk müdürü olan GIYASÜDDİN CEMŞİT, 1425 yılında

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif.

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. AHMETLER KÖYÜ SOY AĞACI Hazırlayan: Ali Varol GİRİŞ Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. Peygamberimizin bu sözünü düşününce ne gelir aklımıza?

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Makamınız için en iyi ATATÜRK portreleri YETKİLİ TEDARİK FİRMASI

Makamınız için en iyi ATATÜRK portreleri YETKİLİ TEDARİK FİRMASI Makamınız için en iyi ATATÜRK portreleri YETKİLİ TEDARİK FİRMASI C umhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ün her zaman en kaliteli fotoğraflarından oluşan arşivimizi, en gelişmiş baskı teknikleri

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım,

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım, KINALI HASAN Yüzbaşi Sirri Bey, ikindi vakti yeni gelen erati teftiş ederken, içlerinde bir tanesinin saçinin bir tarafi kinalanmiş oldugunu görür ve takilir: Hiç erkek kinalanir mi? Mehmetçik: Buraya

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

GÖLCÜK MESLEK YÜKSEK OKULU 7. DÖNEM ÖĞRENCİLERİ KOCAELİ FABRİKAMIZDA BECERİ EĞİTİMİNE BAŞLADI Sabahattin Gücin Eğitim Uzmanı İnsan Kaynakları Direktörlüğü 2001 yılında Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. ile Kocaeli

Detaylı

Adres: Akçay Mahallesi Yarbaşı Sokak No:13 Kızılcahamam/ANKARA Tel: 0312 736 10 66 Fax:0312 736 63 17

Adres: Akçay Mahallesi Yarbaşı Sokak No:13 Kızılcahamam/ANKARA Tel: 0312 736 10 66 Fax:0312 736 63 17 MERHABA Bizler Halide Edip Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Anaokululumuzda gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizi sizlerle paylaşmak istedik.okulumuz Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tam gün eğitim

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ FEDAKARLIK & YARDIMSEVERLİK 02.05.2014 3K Yardım Kampanyamızla Kardeş Okulumuza

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ÇİÇEK GRUBU 2013-2014 HAZİRAN AYI BÜLTENİ YAZ MEVSİMİ BABALAR GÜNÜ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ TATİL Yaz mevsiminde havada meydana gelen değişiklikler neler? Yaz mevsiminde hayvanlarda ne gibi değişiklikler olur?

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz. UYGULAMA REHBERI Yeryüzünde Çocuklar Okul Öncesi ve İlkokul 1. Sınıf Malzemeler Yerküre, çocuk fotoğrafları Zihinsel Hazırlık Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı