JOURNAL OF THE HISTORY SCHOOL TARİH OKULU MAYIS-AĞUSTOS

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "JOURNAL OF THE HISTORY SCHOOL TARİH OKULU MAYIS-AĞUSTOS"

Transkript

1 ISSN: JOURNAL OF THE HISTORY SCHOOL TARİH OKULU MAYIS-AĞUSTOS 2010 VII İZMİR

2 Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Mustafa AL CAN Sorumlu Müdür ve Dergi Editörü Gökhan KA NICI Yazı İşleri Sorumlusu Aytunç ÜLKER Yayın Kurulu Mustafa AL CAN lcan Bihter BARLAS M. Fatih ÇALI IR Serdar ÇAVU DERE Fatih DURGUN Gökhan KA NICI Gisele MARIEN Cihan ÖZGÜN Aytunç ÜLKER Yenal ÜNAL Gaye Y. A. AGHDAM

3 MAKALELER / ARTICLES İÇİNDEKİLER / CONTENTS Osman Karatay, Etnik Tutumun S n rlar ve Siyasi Yans malar 1-6 Haydar Çoruh, Disiplinleraras Bilim Tarihi Dersi ve Gerekçesi 7-23 Hatice Palaz Erdemir / Halil Erdemir, Güneybat Asya ve Avrasya da skit Askeri zleri Umut ÜREN, rnek in Hunlar ve Bulgarla ma Hadisesi Murat HANİLÇE, Co rafi Ke iflerin Nedenlerine Yeniden Bakmak TRANSKRİPSİYON / TRANSCRIPTION Saffet Bey, III. Sultan Murad n ngiltere Kraliçesi Elizabet e Bir Namesi (Transkripsiyon: Mehmet Sait SÜTÇÜ) ÇEVİRİLER / TRANSLATIONS James William ANDERSON, Psikobiyografinin Metodolojisi The Methodology of Psychological Biography (Çeviren: Gökhan KAĞNICI) Rafael MOSES, Dü man Alg s : Psikolojik Bir Analiz The Perception of the Enemy: A Psychoanalytic View (Çeviren: B. Senem ÇEVİK)

4 Philip RIEFF, Tarih, Psikanaliz ve Sosyal Bilimler History, Psychoanalysis and the Social Science (Çeviren: Gülmis V. CANİK) F. WEINSTEIN / G. M. PLATT, Psikotarihin Yakla an Krizi The Coming Crisis in Psychohistory (Çeviren: Mustafa ALİCAN) S. D. GOITEIN, Vezir Teriminin Kökeni Üzerine On the Origin of the Term Vizier (Çeviren: Kazım UZUN) A. HOUTUM-SCHINDLER, Alamût, Amût Alamût, Amût (Çeviren: Onur Kutlu ŞENTÜRK) KİTAP İNCELEMELERİ / BOOK REVIEWS Bülent SOMAY, Tarihin Bilinçd nceleyen: Mustafa ALİCAN Daniel PICK / Lyndal ROPER (ed.), Dreams and History: The Interpretation of Dreams from Ancient Greece to Modern Psychoanalysis nceleyen: Gülmis V. CANİK Dursun AYAN, Ordinaryüs Profesör Ayd n Say l, Bilim Tarihinde Türk Entelektüel Kimli i nceleyen: Leylâ AKSU Evren KUTLAY BAYDAR, Osmanl n n Avrupal Müzisyenleri nceleyen: Selcen ÖZYURT ULUTAŞ

5 Sophie D. COE / Michael D. COE, Çikolatan n Gerçek Tarihi (Çeviren: Ayşe ÖZTEK) nceleyen: Kazım UZUN Kate FLEET, Erken Osmanl Döneminde Türk-Ceneviz Ticareti (Çeviren: Özkan AKPINAR) nceleyen: Volkan DÖKMECİ Konstantin KOSTENEÇKİ, Stefan Lazareviç: Y ld r m Bayezid in Emrinde Bir S rp Despotu (Çeviren: Hüseyin MEVSİM) nceleyen: Mehmet Sait SÜTÇÜ Lois MARTIN, Cad l n Tarihi (Çeviren: Barış BAYSAL) nceleyen: Onur Kutlu ŞENTÜRK SEMPOZYUM DEĞERLENDİRME ANALYSING OF SYMPOSIUM Cahit TELCİ, CIEPO 19 un Ard ndan

6

7 Tarih Okulu Mayıs-Ağustos 2010 Sayı VII, 1-6. ETNİK TUTUMUN SINIRLARI VE SİYASİ YANSIMALARI Osman KARATAY Özet Kayna nda toplumsal dayan ma ihtiyac n n bulundu u etnik kimliklenme süreçleri olu umun ard ndan peki me safhas n geçerler ve bu esnada büyük ölçüde ortak iradeyi yans tan siyasetler uygulamaya konur. Bir kimli in s n rlar ve mevcut safhas ortak siyasetin biçimlerinin belirlenmesinde etkili olur. Yükselme a amas ndaki etnosun ba l lar hissettikleri dayan ma ihtiyac na göre artan seviyede radikal siyasi yönelimler içine girerler. Tersi için de bunun tersi geçerlidir. Azalan dayan ma ihtiyac siyasi tercihlerdeki sivrili i törpüler ve uyum konusunu daha çok gündeme ta r. Anahtar kelimeler: Kimlikler, etnik yapılar, etnik siyaset. Abstract The process of ethnic identification, in the source of which stands the need for social solidarity, passes to the phase of consolidation after the first phase of formation. During these days, they tend to shape their policies representing their common opinion to a great degree. Borders and the current phase of the identity are influential in determining forms of common policy. Members of the rising ethnos seek for more and more radical political tendencies in accordance with their need for solidarity, and vice versa. Decreasing need for solidarity dulls radicalism in political choices and takes concorde to the fore. Keywords: Identities, ethnic structures, ethnic policy. Bu makale Giresun Üniversitesi Karadeniz Stratejik Ara t rmalar Merkezi nde (KARASAM) 17 Aral k 2009 tarihinde konferans olarak sunulmu tur. Doç. Dr. Osman Karatay, Ege Üniversitesi, TDAE, Bornova - zmir.

8 Osman Karatay Daha önceki baz çal malar m zda belirtti imiz ve gösterdi imiz üzere, bir kimli in sonraki nesillere aktar m içerde ve d ar da bir zorunluluk ve ola anl k biçiminde alg lan yorsa, o kimlik etnik bir k vama gelmi demektir. Babalar ve o ullar n ayn yolun yolcusu oldu u toplumsal davran normlar etnik yap lanman n i aretçisidir. Dini kimlikler de nesillere aktar l rlar, fakat bilhassa evrensel yayg nl k kazanan dinlerin tesiriyle, genellikle dini kimlik ile milli kimlik ayr tutulur ve birbirini ça r t rmazlar. Din esas na dayal siyasi veya fikri ötekile tirme veya berikile tirme hiçbir ekilde ötede ve beride etnik kimlikleri yok saymam t r. Osmanl millet nizam n n halk Müslümanlar ve di erleri olarak iki millete ay rd söylenir, bu do rudur ama unutmayal m ki Osmanl n n hiçbir döneminde ve hiçbir biriminde s n rlar içindeki etnik topluluklar n varl n n unutulmas veya unutturulmas söz konusu olmam t r. Kimse gerçeküstücülük oynam yordu, Türk ile Acem in, Ulah ile Bulgar n ayr milletlerden kimseler oldu unu herkes biliyordu. Velâkin kimi örneklerde dini kimliklerin de nihayetinde milli olu umlar n harc n olu turduklar görülmü tür. Etnik kimliklenme bir nevi toplumsal örgütlenme biçimidir ve bir dayan ma ihtiyac ndan do ar. Bütün kimliklerin nüvesi nihai olarak bir dayan ma hadisesine gider. nsanlar toplum içinde ayr kimlikler içinde gruplamaya yarayacak çok say da ay rt edici özellik bulunur ama bunlardan sadece dayan ma amaçl olarak i levi bulunanlar n kimlik olu turma kabiliyetleri vard r. Bir toplumdaki sar veya k z l veya siyah saçl lar rahatl kla grupland r labilirler ama bu özellik bir tesanüt vesilesi de ildir. Toplumdaki en önemli dayan ma birimi ailedir. Aile üyeleri birbirini korur ve birbirinden güç al r. Ailenin geni lemesiyle olu an bir soy veya sopa dayanan yap lar daha geni anlamda kan ba na dayal bir tesanütü geçerli k larlar. Kan ba na o kadar önem verilir ki, olu um evreleri bilinmeyen veya unutulmu herhangi bir toplumsal birimin üyelerinin akraba oldu una, belli bir kökten geldiklerine inan l r. Örne in, Türkiye deki Alevîlik türde Türkmen boylar aras nda Safevî ran kökenli iî propagandas n n bir sonucudur. Ayn boydan iki de i ik oymak, hatta aile veya karde ler bu propaganda esnas nda farkl saflarda yer alm olabilirler. Kök birdir ve hepsi Kutalm o lu Süleyman ve yolda lar yla birlikte Anadolu ya gelmi olan Sünni inançl ama henüz slam la yeni tan m ve bu yeni dini sindirme sürecinde bulunan Türkmenlere dayan r. iî propagandas nda boylara veya bölgelere göre bir a rl k da söz konusu olmam t r. ran n yan ba ndaki Van veya Diyarbak r daki Türkmenler Sünnî inanc korurken, Antalya veya Bal kesir de iîlik taraftar 2

9 Etnik Tutumun S n rlar ve Siyasi Yans malar bulabilmi tir. Esas olan ey insanlar n kendi tercihleridir ve belirtti imiz gibi karde ler dahi farkl tercihlerde bulunmu lard r. Durum böyle iken bugün Anadolu da hem Sünnî hem Alevî vatanda lar m z aras nda bilerek veya bilmeyerek köklerin ba kal na dair bir kanaat yerle mi tir. E itim görmemi bir Sünnî vatanda Alevîlerin kendisiyle ayn atan n torunlar oldu una ikna etmek çok zordur. Bir Alevî için ise Yezit milletiyle ayn kökten olmak kabul edilebilir bir ey de ildir. Neyse ki Türkmen üst-kimli inin sa laml ve kesinli i ba ka türlü aç klamalara imkân vermemektedir. E er daha eski zamanlarda olsa idi, bu etnik kök birli i muhtemelen unutulacak veya has ralt edilecek, yerine mevcut durumu ayr soy kökleriyle aç klamaya yeltenen efsaneler türetilecekti. Dünyan n ba ka yerlerinden bunun örnekleri çoktur. Birer etnik birim olan kabile veya a iretlerin olu mas nda sosyolojik bir gerçeklik olarak kan ba zorunlulu u yoktur, lakin biz zihinlerimizde bu zorunlulu u icat ederiz. Modern insan n da bu zihni zorunluluktan kurtulamad görülmektedir. bu zorunluluk bazen i e yarad ve milli yap n n harc n güçlendirdi i halde, bazen de kökten ayr malar n sebebi olabilmektedir. Bu yüzden, meselenin ki inin kan nda de il beyninde ba lay p bitti inin bilinmesi ve anlat lmas gerekmektedir. O kadar ki, yukar daki Alevî- Sünnî örne inde görüldü ü gibi, bazen kafa yap s o kadar öne ç kar ve önem arz eder ki, mevcut kan ba n n hiçbir önemi kalmaz. Olan n yerine, kafadan bir kan ba icat edilir. nsanlar n bir toplumdaki dayan ma ihtiyac ne kadar yüksekse, ayr ma da o ölçüde iddetli olur. Bu ihtiyaç ço unlukla güvensizlikten do ar. artlar insanlar daima endi eye sevk ediyorsa, kap da daima zorluklar bekliyorsa, insanlar dayan ma içinde bu zorluklar aza indirgemeye çal rlar. Vatanda olduklar devlet, dolay s yla ya ad klar memleket d ar dan tehdit al yorsa, bu dayan c kitle alabildi ine geni ler ve yakla k olarak vatanda lar n tamam n içerir. E er zorluklar ülkenin içinden, hele de devletten geliyorsa, buna kar koymak üzere toplum içinde de i ik vas talar üzerinden dayan an topluluklar tezahür eder. Belli bir alt etnik topluluk, bir az nl k veya bir inanç grubunun üyeleri ve tabii hem ehri olu umlar, siyasi örgütlenmeler, meslek birimleri ile mahalle ve kahvehane erbab birbirlerine i ve i alan bulmak, iktisadi ç kar sa lamak, tehlike an nda kollamak gibi konularda yard mla rlar. Kar l kl yap lan bu i topluluk üyelerinin omuzlar na bir sorumluluk olarak biner ve art k norm halini 3

10 Osman Karatay al r. Herkesin toplulu un di er üyeleriyle dayan ma ve yard mla ma zorunlulu u vard r. Böylece, bazen yap lan i in genel ahlak anlay yla ba da mas na bile bak lmaks z n bir alt topluluk ahlak olu ur. Bir mahalle uyu turucu üssü haline gelmi se, kötü adamlar olan kolluk güçlerine kar uyu turucu üretim ve ticareti yapanlar kollamak mahallelinin görevidir; aksini yapanlar ahlaks zl kla suçlan r, toplumdan at l r ve tabii cezaland r l rlar. Neyse ki, bunun tersi durumlar daha çoktur ve iyili in revaç buldu u, kötülü ün ay pland ortamlar ço unlu a sahiptir. Mahalle bask s dedi imiz ey de k saca budur. Olumlu veya olumsuz, ayn kimlikten kimselerin birbirlerini ve kendi sahalar na girenleri belli bir davran tarz na özendirmeleri veya zorlamalar d r bu. Mahalle yerine hem ehri derne i, avc lar k raathanesi, futbol sahas vb. mekânlar koyabiliriz. Burada mahalle yerine etnik kelimesini koydu umuzda da durumda esastan bir de i iklik gözükmüyor. Esas olan ey kimlikda lar n korunmas d r. Bir h rs z n di er bir h rs za zarar vermesi ilgili camiada ahlaks zl k olarak görüldü ü gibi, etnik kimlikda lar n birbirinin zarar na tutumlar da ilenir. Evrensel ahlak kurallar na genellikle riayet edilmekle birlikte, e er ba kalar na zarar vererek ç kar sa lanacaksa, bunlar n yabanc lar olmas gerekir. Bir kimlikda n ba ka etnik kökenlerden birine zarar vermesi üzüntüye sebep olabilir, hatta lanetlenir, hatta yapt r m konusu olabilir, ama hiçbir zaman ki inin kendi kimlikda na verdi i zarara gösterilen tepki bunda gösterilmez. Denecektir ki, az nl k mensuplar n n veya kopuntular n mafya olu umlar neredeyse sadece kendi soyda lar ndan ald klar haraca dayan rlar. Gerçekten de, bugün Amerika daki Rus ve Çin mafyas, düne kadar ki talyan mafyas, Hollanda veya sveç teki H rvat veya S rp mafyalar vb. kendi etnik topluluklar n n mensuplar ndan sa lanan ç karlar üzerine kuruludurlar. Fakat bunu söylerken mafyan n toplumun davetiyle husule gelen bir sivil savunma te kilat oldu u gerçe ini unutmayal m. Bu türden belli bir meslek ahlak n benimsemi suç olu umlar n kuranlar kadar, bunu talep eden toplumsal yap y da göz önüne almak gerekir. Bunlar kendilerince adalet da tmakta, masum ve güçsüzleri korumaktad rlar. Hatta daha dün ürkünç Kobe depreminin ard ndan Japon hükümetinin vatanda lar na yard m ula t rmada çaresiz kalmas üzerine Yakuza n n yard m i ini üstlenmesi ve ciddi manada yerine getirmesi gibi örnekler asl nda toplum nazar nda istisnai faaliyetler de ildir. Böylece âdâb- mua ereti etnik kimlikda n iyi günde, kötü günde, kay ts z arts z kollanmas n öngören bir etnik tutum geli ir. Bunu bir k s r 4

11 Etnik Tutumun S n rlar ve Siyasi Yans malar döngü veya olumlu yönden bak yorsak üretken döngü olarak görebiliriz. Kimlikda n korunmas beklentisi görgü kural olmaktan ç k p ahlak anlay na do ru geli tikçe insanlar n etnik tav rlar daha da keskinle ir. Keskinle en tav rlar söz konusu ahlakla an uygulaman n daha s k uygulanmas n talep eder. Böylece ad na etnik muhafazakârl k diyebilece imiz bir anlay bütünü olu ur ve hayat n her alan n istila eder. nsanlar bizim bakkaldan al veri yapar, bizim markalar tercih eder, bize has ya am alanlar olu turmaya çal r ve tabii bizden kimselerce yönetilmek isterler. Önce kendi yo unla t klar alanlar kendilerinden kimselerin yönetmesine çabalarlar, ard ndan da daha üst yap da kendilerinden kimselerin yükselmesini arzularlar. Bu, bürokratik yap da veya ba kalar n da içeren toplumsal veya siyasi olu umlar içinde kedilerinden olanlar n desteklenmesiyle olabilece i gibi, sadece kendilerine has dernekler, ba ka tür örgütler ve bir noktada siyasi partiler seviyesinde de olabilir. Etnik çöreklenme giri imlerinin o etnik birimden herkesi içine almas dü ünülemez. Bazen bu tür hareketler belli bir etnik topluluk içinde az nl kta bile kal rlar. Ama bu tür giri imlerde bulunanlar kendilerine kat lmayanlara hiç olmazsa kimliklerini hat rlatma konusunda bir hizmette bulunduklar na inan rlar. Bu yüzden etnik terör hareketlerinde bir toplulu un yüzde 99 u yap lan eylemleri onaylam yor olabilir, fakat reddettikleri terör örgütü vas tas yla asl nda kendi kimliklerini peki tirmektedirler. Örgütün amac da budur. Hiçbir terör örgütü askeri ba ar ummaz. Hiçbir düzenli ordunun hiçbir terör örgütünce yenilebilece ine ihtimal verilmez. Bu hiçbir taraftan hiç kimsenin öngörmedi i bir eydir. Terör eyleminden amaç bir taraftan kendi taraftar na veya taraftar k l nmak istenen kitleye ümit iletileri aktarmak, bir taraftan da kar taraf n manevi direncini k rmakt r. Terör halinin uzamas, terörist aç s ndan ne kadar pahal ya malolursa olsun, nihai amaca hizmet edecektir. Bu yüzden, bazen taleplerin kar lanmas için sava lan taraftan gelen gizli pazarl klar (çünkü teröristle masaya oturulmaz) teröristleri a rt r ve ne yapacaklar n bilemezler. Ancak kendileri bitap halde bar önerisini kabul edeyazm ken, olaylar geriden izleyen ve bundan nemalanan iç ve d güçler bazen iki taraf da a rtan ve sendeleten eylemlerle terör halinin devam na çal rlar. Biz bu filmi son 25 y ld r, Fenerbahçe nin Galatasaray galibiyetlerinden daha fazla olarak gördük ama Galatasarayl lar n Fenerbahçe nin mutlak üstünlü ünü kabullenmekteki isteksizli i gibi, biz de buna anlam vermekte ba ar l olam yoruz. 5

12 Osman Karatay Bu yüzden, etnik rahats zl kta yap lacak en do ru ey, rahats zl n kayna n ivedilikle ve de gayet sessiz biçimde ortadan kald rmakt r. Bu k smen taleplerin kar lanmas, k smen de eylemcinin bertaraf edilmesi ile yap lacakt r. Ba tan bütün taleplerin kazanmas kar taraf n sizde bir zaaf hissetmesine sebep olabilir. Bunun yerine, taleplerden makul ve hakl olanlar ba ka çerçeveler içinde ve ba ka vesilelerle kar lanacakt r. Haks z ve yersiz talepler ise eylemcinin ceza sahas na girmesi anlam na gelmektedir. Tarih bize k tal ile yok edilmi kavimlere dair bir haber vermiyor. Kavimleri ba kalar de il, kendileri yok ederler. Ama yönlendirme konusunda s n r yoktur. S n rlar içindeki etnik yap lar yok edilemeyece i için, gerek uluskurucu büyük toplulu un, gerekse de talepkar etnik birimin istek ve duru lar n ba da t racak uygulamalar geli tirilmelidir. Bunun aç l m gibi bir kelimeyle ifade edilemeyecek kadar karma k bir süreç gerektirdi i ortadad r. Mahalli aç l mlar dünyan n her yerinde ulus-kurucu büyük topluluklar gücendirmektedir. Bunun yerine bir vatanda aç l m yap larak kimsenin gücendirilmeden herkesin raz edilmesi yoluna gidilmelidir. Yani, insanlar n neden kimlik birimleri halinde grupla arak devlete ve genel yap ya kar dayan ma birimleri olu turduklar üzerinde durulmal, b çak kemi e dayand ktan sonraki eylemlerle mücadele etmek yerine ba tan bu tür kimliksel dayan ma dürtülerinin olu mas n n önüne geçilmelidir. 6

13 Tarih Okulu Mayıs-Ağustos 2010 Sayı VII, DİSİPLİNLERARASI BİLİM TARİHİ DERSİ VE GEREKÇESİ Haydar ÇORUH Özet Ülkemizde uzun y llar Bilim Tarihi dersleri okutulmu tur. Bu dersler her bilimin kendi olu umunu inceler. Ancak her bilimin kendi dinami iyle ilgili üretti i verilerin kullan m Tarih Bilimi ile pek ili kilendirilmez. Bu sebeple Tarih bilimi daima çorak kalm t r. Matematik, Fizik, Kimya veya Mühendislik bilimleri; ürettikleri faydalarda Tarih bilimine bir rol biçmez. Oysa ki Tarih bilimi de bu bilimlerden pek farkl veriler ta maz. Her bilim gibi onun da bir tak m kurallar ve formülleri vard r. O da mutlaka bir fayda üretir. Bu yönüyle bak ld nda Tarih bilimi sadece geçmi i de il gelece i de ilgilendirir. Sosyoloji, Antropoloji, Arkeoloji, Zooloji, Edebiyat, lahiyat, Felsefe, ktisat, Maliye ve Psikoloji ile do rudan kurdu u ili kiler yan nda, Mimarl k ve Mühendislik kadar Matematik ve di er Fen bilimleriyle de yak n ili ki içindedir. te bu ili kile Disiplinler Aras Bilim, Tarih Biliminin bu disiplinlerle kurdu u ili kiye de Disiplinler Aras Bilim Tarihi denir. Bat da uzun y llar kullan lan bu yakla m, maalesef birkaç deneme d nda ülkemizde pek benimsenmemi tir. Oysa son dönemde ortaya ç kan Tarih bilimiyle ilgili i tahs zl k, yeni dönemde Disiplinler Aras Bilimler ile bütünle tirilmi bir Tarih bilimine duyulan ihtiyac n iddetini de ortaya koymaktad r. Anahtar Kelimeler: Disiplinlerarası Bilim, Tarih, Öğretim. Yard. Doç. Dr., Mustafa Kemal Üniversitesi Tarih Bölümü.

14 Haydar Çoruh Abstract History of Science course in our country for many years was read. This course examines the formation of all of science itself. Produced by science, but each with its own dynamic data, many are not associated with the use of science history. History of science has therefore always remained barren. Mathematics, physics, chemistry or engineering sciences; to produce a useful role in the history of science will not reap. Whereas the history of science that science does not carry very different data. It's like every science there are a few rules and formulas. He must produce a benefit. Considering this aspect of history of science is only interested in the future not the past. Sociology, Anthropology, Archaeology, Zoology, Literature, Theology, Philosophy, Economics, Finance and the Psychology of the relationship between the direct addition of Architecture and Engineering as well as mathematics and science are in close relationships. That's associated "Interdisciplinary Science", History of Science at the relationship between these disciplines, "Interdisciplinary Science" is called. This approach is used in the West for many years, unfortunately, outside our country very few trials have not been adopted. Yet in recent times about the emerging science of history of appetite, Interdisciplinary Studies in the new era with the need for an integrated science of history also suggests that the intensity of. Key Words: Discipline Between Science, History, Education. Günümüz dünyas n n gereksinimleri ve artlar sürekli de i mekte, giderek de karma k bir ekil almaktad r. De i en bu gereksinimler sosyal, bilimsel ve teknolojik alanda son derece h zl bir ekilde gerçekle mektedir. Buna kar l k, e itim kurumlar m z bu h zl trende ayak uydurmakta güçlük çekmekte veya direnmektedir. Türkiye nin, yukar da ifade etti imiz de i imle ba a ç kabilmesi için, dü ünceyi analitik dü ünmeyle bütünle tirebilen, gruplar içinde ileti im kurup çal abilen, yenilik yapabilen, problem çözebilen yeni nesillerin yeti mesine duyulan ihtiyaç e itim kurumlar m zda reformist yap lanmalara her geçen gün biraz daha gereksinim duyulmaktad r. Bu nedenlerden dolay, son y llarda ilkö retim programlar nda bu de i imin gereksinimlerine cevap verebilecek 8

15 Disiplinleraras Bilim Tarihi Dersi ve Gerekçesi yakla mlardan birisi oldu u dü ünülen disiplinleraras anlay a olan ilgi ve ihtiyaç artm t r. Son çal malar, geleneksel disiplin merkezli ö retim programlar nda, ayr l k ve parçalanm l ktansa birlik ve bütünlü ü vurgulayan, disiplinleraras ö retim program na daha fazla bir yöneli oldu unu göstermektedir. 1 Bu gereklilik kavram n tan mlamalar n da bilmemizi gerektirmektedir. Disiplinleraras kavram nedir? Disiplinleraras kavram ayr ayr disiplinlerin zenginli ini, onlar n birbiriyle ba lant l oldu unu, gerçek hayattaki problemlerin her zaman tek do ru cevab olmad n kabul eder. Bununla birlikte disiplinleraras kavram, bilim, matematik ve dil gibi konularda kar tl k içindeki çözümleri bir arada bulundurmak, dü ünceleri ifade etmenin daha iyi ve yeni yollar n bulmak için bili sel, duyu sal ve yarat c kapasiteyi ön plana ç kar r. Genellikle, bu tür bir duygusal ve bili sel kar m yarat c sanatç, bilim adam ve dü ünüre özgüdür. Disiplinleraras kavram, çoklu zekâ biçimlerini ve dünyay çoklu bilme yollar n temsil eder. Sanat, matematik, do a bilimleri ve sosyal bilimleri bütünle tirmek bili sel geli meyi, soyut dü ünmeyi, yarat c l ve problem çözme becerilerini artt rmaktad r. Disiplinleraras yakla m, var olan eylerin geçmi ini ara t ran tarihçi, nas l çal t n ke fetmeye çal an bilim insan ve yeni eyler üreten sanatç zihinsel fonksiyonlar n n bir araya getirilmesidir. Bu nedenle, e itim programlar nda bilimsel (olaylar ve nesneleri çal an bilimsel çerçeve), tarihi (nesneler ve olaylar eski dü üncelerle kars la t ran tarihsel çerçeve) ve sanatsal (yarat c ürünler ortaya koyan sanatsal çerçeve) çal malar n ilintili sonuçlar na odaklan lmas gereklili i ortaya ç kmaktad r 2. Disiplinleraras ö retim özellikle ö renmede etkilili i ve anlaml l sa lama ac s ndan günümüz literatüründe ve okullardaki uygulamalarda üzerinde tart lan bir konu haline gelmi tir. Avrupa da ve ABD de akademik okullarda, mesleki okullarda, ö retmen yeti tirme programlar nda, hemen hemen her kademedeki okullarda bu yakla m n daha belirgin bir ekilde uyguland n görmek mümkündür. Bu yakla m n birçok ülkedeki yayg nl ve ba ar l kullan m na ra men, ülkemizdeki içeri i, önemi ve nas l kullan labilece ine yönelik çok az kaynak bulunmaktad r. 1 Alev Özkök, Disiplinleraras Yakla ma Dayal Yarat c Problem Çözme Ö retim Program n n Yarat c Problem Çözme Becerisine Etkisi, Hacettepe Üniversitesi Egitim Fakültesi Dergisi 28: [2005] , s Özkök, a.g.m., s

16 Haydar Çoruh Disiplinleraras ö retim bir teman n, kavram n, problemin incelenmesi için birden fazla disiplinin yöntem ve bilgisinden yararlanan program anlay d r. Disiplinleraras ö retimi bir kavram n farkl disiplinlerdeki kavramsal bütünle mesi olarak da tan mlamak mümkündür. Disiplinleraras program tasar m nda, okullarda okutulan disiplinlerdeki periyodik ünite veya derslerin (Dilbilgisi, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen Bilgisi, Güzel Sanatlar, Müzik vs.) birlikte dü ünülerek düzenlenmesi söz konusudur. Disiplinleraras ö retimin özünde geleneksel konu alanlar n n belirli kavramlar etraf nda anlaml bir biçimde bir araya getirilmesi söz konusudur. 3 Disiplinleraras ö retimde temel amaç, dersin konusunu te kil eden kavram n incelenmesi olmakla birlikte, bu süreçte rol alan de i ik konu alanlar n n kavramla ilgili bilgi ve becerilerinin ö retilmesidir. Yani disiplinleraras bir organizasyon sayesinde ö retim süreci, hem belirli disiplinlere ait bilgi ve becerilerin ö renilmesine hem de bunlar n anlaml bir biçimde bir araya getirilerek kullan lmas na yard mc olur. Dolay s yla ö retimin amaçlar ndan en önemlisi ö renciye çok yönlü bir dü ünme biçimi kazand rmas d r. Ö rencinin ele tirel ve yarat c dü ünebilme ve karar verebilme süreçlerinde, de i ik alanlardaki bilgileri bütünle tirebilme becerisi günümüzde büyük önem kazanmaktad r. Okulda ö renilen bilgilerin günlük ya ama aktar lamamas, bilgilerin yenilenememesi ve ö renme ve ara t rma al kanl n n geli memesi, bugünkü e itim sisteminin kar la t en önemli sorunlard r 4. Disiplinleraras ö retim bir ders saati içerisinde biraz Tarih, biraz Co rafya, biraz Matematik ya da Müzik i lemek de ildir. Böylesine yapay bir birle tirme geleneksel disipliner ile ö retime k l f geçirmekten öteye geçemez. Gerçek anlamda disiplinleraras ö retim, ö retimin kavramlar ya da problemler etraf nda organize edilerek de i ik alanlardan problemle ilgili bilgilerin etkili bir biçimde bir araya getirilmesidir. Bu tür bir yakla m gerçek hayatta bilgiyi ve beceriyi kullanma biçimimizle yak ndan ili kilidir. E itimin ba ar s da bir yer de bilgi ve becerilerin, sorunlar n çözümüne ya da dü üncelerin üretilmesine yönelik olarak kullan labilmesine ba l d r. Disipliner yakla mda ayr ayr derslere ba l olarak yap lan ö retimde bu alanlarda ö renilen bilgi ve 3 4 Deniz Güney, n aat Mühendisli i E itiminde Disiplinleraras Çal ma Eksikli inin Giderilmesi, I. İnşaat Mühendisliği Eğitimi Sempozyumu 6-7 Kasım 2009, Antalya, s Ali Y ld r m, Disiplinleraras Ö retim Kavram ve Programlar Aç s ndan Do urdu u Sonuçlar, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Say : 12: [19961, s

17 Disiplinleraras Bilim Tarihi Dersi ve Gerekçesi becerilerin, problemlerin çözümüne yönelik olarak birle tirilmesi i i ö renciye b rak lmakta ve ço u zaman bu birle tirmenin otomatik olarak gerçekle ece i varsay lmaktad r. Hâlbuki y llardan beri süren disipliner ö retimin sonuçlar ö rencilerin okulda ö rendikleri bilgi ve becerilerin çok az bir bölümünü gerçek ya amda kullanabildiklerini ve bu bilgi ve becerileri, kar la t klar problemlere uygulamakta güçlük çektiklerini göstermektedir. E er okulda ö renilenlerin okul d ndaki ya ama transferi dü ük bir düzeyde gerçekle iyorsa, o zaman ö renilenlerin belirli bir konu alan çerçevesinde i lenen teorik bilgiler oldu u dü ünülebilir. Böyle bir durum ise, okulda geçen zaman n ve harcanan eme in kar l n n yeterli ölçüde al namad n gösterir 5. Disiplinleraras ö retim belirli bir disiplinin bilgilerini transfer etmekten ziyade çe itli disiplinlerin bilgilerinin belirli bir amaç do rultusunda kullan lmas oldu una göre, yukar da bahsedilen dü ünme becerilerinin geli mesine önemli bir katk s n n olaca aç kt r. Ö renci kendini belirli bir disiplinin dü ünme biçimiyle s n rl hissetmeyecek, aksine disiplinlere ba l bilgileri kendi amaçlar na ula mada ya da kar la t problemlerin çözümünde bir araç olarak alg layacakt r. Bu türlü dü ünme biçimi de kendini sürekli yenileyen, ö rendi i bilgiyi kullanan ve karar verebilen bireyler yeti tirme yolunda at lacak önemli bir ad m olacakt r 6. 5 Y ld r m, a.g.m., s Y ld r m, a.g.m., s. 91. Etkili bir disiplinleraras program geli tirmek için dikkat edilmesi gereken ilkeler: 1. Disiplinleraras program geli tirmede, ö rencilerin güncel ve gelecekteki ihtiyaçlar n n, ilgilerinin ve becerilerinin önemli bir yeri vard r. Disiplinleraras programa temel te kil edecek konunun, bu ihtiyaçlar, ilgiler ve özellikler dikkate al narak seçilmesi gerekir. Bu nedenle, geli tirilen program n teorik olmaktan ziyade prati e yak n olmas gerekir. Böyle bir program ö rencilere i lenen konu üzerinde dü ünme, yeni dü ünceler üretme ve s n f içinde aktif bir kat l mc olma f rsat vermelidir. 2. Disiplinleraras program n temelini olu turacak kavram n (ya da konunun, problemin) gerçekten disiplinleraras nitelikte olmas gerekir. Yani dar kapsaml ve belirli bir disiplinin daha çok hâkim olabilece i bir konu (hücre zar gibi, böyle bir program için iyi bir temel olu turamaz. Programa dâhil edilecek olan disiplinlerin en az ndan bir kaç tanesi için önemli olabilecek bir konu seçilmelidir. 3. Disiplinleraras program yoluyla yap lacak ö retimin bir disipline dayal olarak yap lacak ö retime göre daha etkili olmas gerekir. Örne in, temel konu olarak "enflasyon" kavram n inceledi imizi dü ünelim. Bu konunun, disiplinleraras bir program yoluyla Tarih, Sosyoloji, Ekonomi, Psikoloji ve Matematik gibi derslerden al nan bilgi ve becerilerle iki haftal k disiplinleraras bir ünite halinde planland n dü ünelim. Böyle bir ünitenin "enflasyon" kavram n, ad geçen derslerde ba ms z olarak i lenmesine göre daha etkili olarak ö retilmesi gerekir. Aksi takdirde bu konunun disiplinleraras bir program yoluyla ö retilmesi gerekli 11

18 Haydar Çoruh Amerika daki ve Avrupa daki uygulamalar na ra men Türkiye de disiplinleraras çal malar n yap lamamas e itim ö retim alanlar nda s k nt lara yol açmakta oldu undan, dü ün sistemi bu hususta yeni kuramlar geli tirmek zorunda kalm t r. Bu kuramlar n ortaya koydu u fikir Disiplinleraras Bilimler in modern dü ünce içine yerle meye çal an ça dolmu dü üncenin bertaraf edilmesiyle alakal d r. Ça n yakalayabilen modern dü ünce insano lunun gelmi oldu u son halkad r ve bunun kesintisi de mümkün de ildir. Bu ba lamda Tarih dü ünen insan n haf zas d r. Bilimleri insano lunun haf zas ortaya koydu una göre, bilimlerin temel dayana /ç k noktas, di er bir deyi le hard diski Tarih dir. Bütün bilimlerde oldu u gibi dü üncenin de bir tarihi bulunmaktad r. Dü ünce, bilmin temeli oldu una göre Tarih dü ünce ve bilim denilen iki ayr birimi birbirine ba layan bir üçüncü temel ö edir. Yani bu iki birim aras ndaki ili kiyi kuran ö e Tarih tir. Öyleyse bilimsel verilere ula mak için mutlak ekilde tarihi de iyi bilmek gerekmektedir. Neden? Bilimsel çal malar sonsuz bir analitik basamaklar dizisini içerir. Bilim adam kendi ilgi alan na giren olaylar konusunda giderek daha temel düzeyde ilkeler ke fetmek, kuramlar geli tirmek ve böylece, olaylar aç klamak zorunlulu u hisseder. Bu ilke ve kuramlar hatta olgular, geçmi teki bilgi birikiminin ürünüdür. Buna göre, insanl n çe itli giri imleri aras nda, geli imi, geçmi te yap lanlara ve ba ar lara en fazla dayal olan belki de bilimsel olanlard r. Gerçi, eşyanın tabiatı icabı, gerçek bilim adamının faaliyetleri, geçmişte yapılanların hatalarını ortaya çıkarma, yetersizliklerine işaret etme ve geçmişe saygı duymaktansa, geleceğe yönelme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim pek çok bilim dal nda ö renciler kimyac, fizikçi, zoolog vb. olarak yeti tirilirken onlara alanlar n n tarihlerini ö retme gereksinimi hissedilmez. Bu durum üniversitelerin ders programlar nda da kendini gösterir; bilim tarihi, çe itli bilim alanlar na ili kin bölümlerde de il, ço unlukla be eri bilimlerle ilgili bölümlerde ö retilir 7. Tarihi bilmek; bilim adam n n laboratuar çal malar n, elde etti i verilerini, kongrelerdeki bildirilerini, as rlarca öncesinden günümüze kadar olmayabilir. Bu nedenle program geli tirmecinin disiplinleraras program yoluyla ö retilecek konunun seçiminde dikkatli olmas gerekir. (Y ld r m, a.g.m., s. 93) 7 Sirel Karaka -Belma Bekçi,1 Zihin/davran ile beden/organizma ili kilerini ele alan bilim dallar n n do u u ve geli imi, NeuroQuantology,Vol: 1, Say : 2, 2003, s (http://www.neuroquantology.com/journal/index.php/nq/article/view/14) 12

19 Disiplinleraras Bilim Tarihi Dersi ve Gerekçesi gelen ve sonsuza kadar da devam edecek olan bir bilme faaliyetine katk olarak görmesine, bu faaliyette yer alan nice ki ilerin yan nda yer ald n hissetmesine, kendisini, geçmi ten gelece e uzanan toplumun bir ferdi olarak görmesine yol açar. Böyle bir moral güç ise, bilimin ilerlemesi için çok önemlidir. Bütün bu de erler ve ki ilik özellikleri ki iye çok soyut gelebilir; ancak olay n çok somut bir yönü de vardır: Tarihi bilmek ekonomi sağlar. Bir ba ka de i le Tarihi göz ard eden onu tekrarlamaya kendini haz rlamal d r. 8 Di er taraftan Bilim dallar n n tarihleri, ayn dönem içinde büyük alk toplad ktan sonra çürütülen iddialarla; yayg n kabul görüp daha sonra bir devir veya dönemin ç lg nl olarak de erlendirilen aç klamalarla ve görü ü öne süren bilim adam n n unutuldu u, ancak öne sürdü ü görü ünün önem kazand aç klamalarla doludur. Bütün bunlar bilmek bilim adam n alçak gönüllülü e ve z t görü ler kar s nda ho görülü olmaya iter. Bu iki özellik ise, bilimin ilerlemesi aç s ndan büyük önem ta r. Tarihi, tarihteki zafer, yenilgi ve hayal k r kl klar n bilmek, bilim adam n n bilimsel geli melerle gurur duymas na, zorluk ve engeller kar s nda ise cesur ve srarl olmas na yol açar. Bunlar da yine bilimin ilerlemesi için önemli özelliklerdir. Ve nihayet insano lu; kendisini a aca n hissetmek, ya am n ve yapt klar n sonsuz olma özelli i ta yan bir bütünün gerekli parças olarak görmek, kendini, kendisinden daha yüksek ve sürekli bir bütünlük ile özde le tirmek ister 9. Bu sebeple disiplinlerarası anlay disiplinleraras mücadele olarak görmek ve kendi mensup oldu u alana yeni toprak lar kazand rma politikas n n bir amac haline getirmek eklinde bir alg lama haline getirmenin yanl l üzerinde önemle durmak gerekmektedir. Di er bir deyi le disiplinleri dar aç lar geometrisine s d rmaktan kaç nmak bilimin geli mesi önemli bir önsezidir. Zorunlu olan Siyasal Teorinin alet lerinin tarihsel anlam n, teorik ve metodolojik çal ma ile ortaya koymakt r. Aksi halde, tarihsel geli menin ve bu geli meye ili kin dü üncelerin aç klanmas birçok halde skolastik önermeler do rultusuna sokularak, çarp t lacakt r 10. Öyleyse ne yapmak gerekmektedir? Bu soruya sözü dola t rmadan, aç k olarak verilebilecek en do ru cevap, disiplinler aras bilim tarihi kuram n oturtmak ve hem tarihçiye hem de di er be eri ve fen bilimleri mümessillerine 8 Karaka -Bekçi, a.g.m., s Karaka -Bekçi, a.g.m., s Ümit Hasan, Siyasal Teori Üzerine Dü ünceler, AÜSBFD, Cilt:XXXIX, Say : 1-4 (1984), s

20 Haydar Çoruh sunmakt r. Bunun gere i udur: Bilimsel dü ünce elde mevcut verilerden ç kard do rular gittikçe büyüyen bulgular birikiminde arad sonuca ula t rmakla yükümlüdür. Bilimdeki bu süreklili in kesintisizli i, do rular n üphelerden ar nd r l rken, ya anm olan temel süreçleri gerçe e uygun olarak aç a ç karmaya u ra maktad r. deolojik kaymalar n önlenmesi, veriler aleminden teoriye do ru a nmaz kilometre ta lar konulabilmesi, mevcut olanlar n aras na giri i gerekli k lan ad mlar n at labilmesi de bu amaca hizmet eder. Bütün bunlara ula mak ise gerçe e dayal bir Tarih bilinciyle mümkündür. Tarih, bütün bilimlerin temel hareket noktas olmas sebebiyle, bilimlerin nereden gelip nereye gitti ini gösteren bir pusulad r da. Bu yönüyle tarih, ölmü insanlar n öykülerini anlatan, onlar yeniden dirilten ve nakleden sözde modern birikim tarihçili ini de il; gerçekte zaman içerisindeki kesintisiz de i imi ve gerçekten ya anm olan teorik düzeye eri tirmekle ve bugün kullan labilir k lmakla vazifelidir. Bu bak mdan sosyal bilimlerde ortaya ç kan biçimsel rahats zl tedavi etmek, disiplinler aras ndaki hasedi (kavgan n) ortadan kald rmak ve bar sa lamak ile mümkündür 11. lk bak ld nda oldukça zor görünen bu problemi a mak için öncelikli gayret ebetteki tarihçilere dü mektedir. Öncelikle tarihin yeni bir bak aç s yla ele al nmas ve ö retimin teknik olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Tarih bilimini s radan bir kültür haf zas olarak de erlendirmek, Tarihin oldu u kadar tarihçinin de önünü kesmektedir. Bu dü ünceyi kal pla t rmaktan ç kararak yeni olgulara yönelmek tarihçinin vazifesi olmal d r ki di er disiplinler ile gerekli temas ve ileti im kurulabilsin. Hadiseye bakarken bilim dallar n n geçmi i kadar gelece inin de de erlendirme düzeyinde dura an olmad aç kt r. Bütün bilim dallar n n geli imi dün oldu u kadar bugün dahi dinamik bir özellik gösterir, sürekli de i ir. Düne bakan gözün kimin oldu u ve bugünün olaylar, tarihin nas l yaz laca n belirler. Zira tarih, olaylar n kayd n içeren bir ar ivleme ve belgeleme süreci de ildir; tarihçi olaylar aras ndan, di er olaylar için önemi ve anlam olan seçer, di erlerini ise eler. Ancak di er olaylar etkilememi, onlar n aç klanmas aç s ndan önemli olmam, daha sonraki bilgilerle ili kisiz gibi görünmü bir olay, yeni bulgularla nitelik de i tirebilir. Bütün bunlara göre, geçmi teki olaylar n, bulgu ve aç klamalar n önem ve anlam dura an de ildir; bu önem ve anlam as rdan as ra, dönemden döneme ve y ldan y la de i ebilir. Öyle bir olay olur ki, tarihin yeni ba tan yaz lmas 11 Hassan, a.g.m., s

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI

SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI SPOR KULÜBÜ HİZMET PROGRAMI Sporculara Zihin antrenmanları, tüm çalışanlara ekip ruhu içerisinde sporcu motivasyonuna katkı sağlama, teknik ekibe psikolojik yönetim tarzları konusunda destek olamyı amaçlayan

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Kıbrıs Sorunu PSIR 464 7-8 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Kıbrıs Sorunu PSIR 464 7-8 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Kıbrıs Sorunu PSIR 464 7-8 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

Danışma Kurulu Tüzüğü

Danışma Kurulu Tüzüğü Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo Sayfa 1 / 6 OCAK 2016 SAYI: 92 Gelişen teknolojiye ayak uydurabilen, teknik bilgi ve becerilere sahip fark yaratacak lider makine mühendisleri yetiştirmek üzere yola çıktıklarını belirten MEF Üniversitesi

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Tasarım Psikolojisi SEÇ356 Seçmeli 2 0 0 2 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

İçindekiler. 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi. 13 Çocuğun İyi Olma Hali

İçindekiler. 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi. 13 Çocuğun İyi Olma Hali İçindekiler x Önsöz ı Giriş 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi 7 BİR İN C İ B Ö L Ü M Araştırmanın Kavramsal Çerçevesi 7 Çocukluğa Dair Kavramsal Çerçeve ıo Çocukların Mekânsallığı

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Kontenjan : 45 Puan türü : MF-4 Eğitim dili : Türkçe Hazırlık : İsteğe Bağlı Yerleşke : Konuralp Yerleşkesi Eğitim süresi : 4 Yıl Yüksek lisans/doktora

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ ÇOCUK DIŞ GİYSİLERİ DİKİMİ (CEKET- MONT- MANTO) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME ÇELİK BORU TESİSATÇISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME ÇELİK BORU TESİSATÇISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME ÇELİK BORU TESİSATÇISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

YÜKSEK LİSANS ve DOKTORA KONTENJAN VE KOŞULLARI

YÜKSEK LİSANS ve DOKTORA KONTENJAN VE KOŞULLARI ve KONTENJAN VE KOŞULLARI İŞLETME ANABİLİM DALI Muhasebe ve Finansman 15 2 1 18 İİBF, Siyasal Bilgiler, İşletme, İktisat, Mühendislik ve Turizm Fakültelerinin İşletme, İktisat, Endüstri Mühendisliği, Turizm

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 29.03.2012 / ÇANAKKALE Fen Lisesi ARAŞTIRMA PROJESİ

Detaylı

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Yönergenin Amacı, Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI

T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI Dayanak MADDE 1- (1) Bu esaslar 20 Mayıs 2008 tarih ve 26881 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Kafkas Üniversitesi

Detaylı

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS İngilizce İletişim Becerileri II ENG 102 Bahar 2 2 0 3 4 Ön Koşul

Detaylı

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ *

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * Doç. Dr. Meral TEKİN ** Son yıllarda halk eğitimi, toplumdaki öneminin giderek artmasına koşut olarak, önemli bir araştırma alanı olarak kabul görmeye

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

ELEKTRONİK VE HABERLEŞME MÜHENDİSİ

ELEKTRONİK VE HABERLEŞME MÜHENDİSİ TANIM İletişim sistemlerinin ve her türlü elektronik aletin tasarımı, üretim teknolojisi, çalışma ilkeleri, yapımı ve işletilmesi ile ilgili alanlarda çalışan kişidir. A- GÖREVLER Elektronik ve haberleşme

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 Reform Eylem Grubu nun (REG) ilk toplantısı, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan

Detaylı

Mimari Anlatım Teknikleri I (MMR 103) Ders Detayları

Mimari Anlatım Teknikleri I (MMR 103) Ders Detayları Mimari Anlatım Teknikleri I (MMR 103) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Mimari Anlatım Teknikleri I MMR 103 Güz 2 2 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ. GALOŞ ve BONE DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ. GALOŞ ve BONE DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ GALOŞ ve BONE DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA 0 ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN KAR YER GÜNLER PROJES Murat F DAN 2012-2013 AYBASTI ANADOLU L SES KAR YER GÜNLER PROJES PROJE SAH OLAN OKUL AYBASTI ANADOLU L SES PROJEN N ADI KAR YER GÜNLER PROJEN N AMACI rencilerin meslekleri her yönüyle

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

Bilgisayar Destekli Çizim I (MMR 205) Ders Detayları

Bilgisayar Destekli Çizim I (MMR 205) Ders Detayları Bilgisayar Destekli Çizim I (MMR 205) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Bilgisayar Destekli Çizim I MMR 205 Güz 1 2 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

ELEKTRİK MÜHENDİSİ TANIM

ELEKTRİK MÜHENDİSİ TANIM TANIM Elektrik enerjisinin, en ekonomik yollarla üretilmesini ve dağıtımını; elektrik donanımlarının, parça ve sistemlerinin yapımını planlayan ve sistemi kurup çalışmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

Sunum Becerileri (ENG 202) Ders Detayları

Sunum Becerileri (ENG 202) Ders Detayları Sunum Becerileri (ENG 202) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Sunum Becerileri ENG 202 Bahar 3 0 0 3 3 Ön Koşul Ders(ler)i ENG 101, ENG 102,

Detaylı

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde sanat dallarının değişim ile karşı

Detaylı

SEKTÖR UYGULAMASI STAJ DEFTERİ

SEKTÖR UYGULAMASI STAJ DEFTERİ T.C. ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ ARTVİN MESLEK YÜKSEKOKULU SEKTÖR UYGULAMASI STAJ DEFTERİ STAJYER ÖĞRENCİNİN; Bölümü Programı : Tasarım Bölümü : İç Mekan Tasarım Programı Adı Soyadı : Sınıf - Yarıyıl : Yüksekokul

Detaylı

Ortaö retim Alan Ö retmenli i Tezsiz Yüksek Lisans Programlar nda Akademik Ba ar n n Çe itli De i kenlere Göre ncelenmesi: Mersin Üniversitesi Örne i

Ortaö retim Alan Ö retmenli i Tezsiz Yüksek Lisans Programlar nda Akademik Ba ar n n Çe itli De i kenlere Göre ncelenmesi: Mersin Üniversitesi Örne i Ortaö retim Alan Ö retmenli i Tezsiz Yüksek Lisans Programlar nda Akademik Ba ar n n Çe itli De i kenlere Göre ncelenmesi: Mersin Üniversitesi Örne i Devrim ÖZDEM R ALICI * Özet Bu ara t rmada 2002-2003

Detaylı

Kendi kendini kontrol edebilen, zamanı iyi yöneten, yalnız çalışmaktan hoşlanan, Bilgisayar kullanama yeterliliklerine sahip,

Kendi kendini kontrol edebilen, zamanı iyi yöneten, yalnız çalışmaktan hoşlanan, Bilgisayar kullanama yeterliliklerine sahip, ÖĞRETİM TASARIMI Web tabanlı öğretim ortamlarının iki önemli unsuru Horton (2001) tarafından açıkça belirtilmiştir. Bunlardan ilki ideal öğrenci, ikincisi ise ideal eğitimdir. Bu iki unsur arasındaki ilişkinin

Detaylı

Örgüt Psikolojisine Giriş (PSY 313) Ders Detayları

Örgüt Psikolojisine Giriş (PSY 313) Ders Detayları Örgüt Psikolojisine Giriş (PSY 313) Ders Detayları Ders Adı Ders Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Kodu Saati Saati Saati Örgüt Psikolojisine Giriş PSY 313 Her İkisi 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,

Detaylı

LABORATUVAR TEKNİKERİ /TARIMSAL LABORATUVAR TEKNİKERİ

LABORATUVAR TEKNİKERİ /TARIMSAL LABORATUVAR TEKNİKERİ TANIM Tarımsal üretimde toprak, su, bitki, gıda, yem ve gübre analizlerini laboratuar şartlarında yapan, ilgili mühendislerce belirlenen bitki koruma tekniklerini yöntemine uygun olarak yapan kişidir.

Detaylı

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır?

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır? Nisan, 01.04.2013 OTĠZM, EĞĠTĠM HAKKI VE UYGULAMALARI Nisan ayı otizm farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Gün, ay ve yıl olarak belli amaçlara hasredilen tema lar, toplumda dikkat çekmek, konunun önemini

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı 2015 YILI KALİTE HEDEF PLANI

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı 2015 YILI KALİTE HEDEF PLANI Sayfa 1 / 5 Sıra No Hedef Hedefin Gerçekleşmesi için Planlanan Faaliyetler Mezuniyet aşamasına gelecek olan öğrenciler için diploma programının hazırlanmasını ve diploma basımını sağlamak. Sorumlu Kişi/Birim

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

Türk Dili II (TURK 102) Ders Detayları

Türk Dili II (TURK 102) Ders Detayları Türk Dili II (TURK 102) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Türk Dili II TURK 102 Her İkisi 2 0 0 2 2 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü

Detaylı

HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI İş Sağlığı Programı

HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI İş Sağlığı Programı HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI İş Sağlığı Programı Programa Kabul Koşulları: Yüksek Lisans: Sağlık alanında lisans düzeyinde bir Yükseköğretim kurumundan mezun olmak, Psikoloji, Sosyoloji, İşletme,İktisat

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

Halkla İlişkiler ve Organizasyon

Halkla İlişkiler ve Organizasyon Halkla İlişkiler ve Organizasyon A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri alanı, küreselleşen dünya içinde kurum ve kuruluşlar için bir ihtiyaç olarak varlığını hissettirmektedir.

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ GÜZELLİK HİZMETLERİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ GÜZELLİK HİZMETLERİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ GÜZELLİK HİZMETLERİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

Bilgisayarla Tasarım I (GRT 207) Ders Detayları

Bilgisayarla Tasarım I (GRT 207) Ders Detayları Bilgisayarla Tasarım I (GRT 207) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Saati Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Bilgisayarla Tasarım I GRT 207 Her İkisi 1 2 0 2 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMINA İLİŞKİN YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMINA İLİŞKİN YÖNERGE. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMINA İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı; Talim ve Terbiye Kurulu'nun

Detaylı

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir.

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir. YGS / LYS SÖZLÜĞÜ OBP (ORTA ÖĞRETİM BAŞARI PUANI): Öğrencinin diploma notunun diğer öğrencilerin diploma notlarına oranıdır. En az 100 en çok 500 puan arasında değişen bu değer, öğrencinin başarısı okulun

Detaylı

fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com

fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com fen eğitim kurumları www.fenkoleji.com K 8 Fen Koleji'nde, anas n f ndan 8. S n fa kadar bütünlük ve devaml l k arz eden bir e itim program uygulan r. Bu programla tüm s n f düzeylerinde ö rencilere temel

Detaylı

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVLARI LE SERBEST MUHASEBEC MAL MÜ AV RL K STAJA BA LAMA SINAVINA HAZIRLIK KURSLARI ÇERÇEVE PROGRAMI

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVLARI LE SERBEST MUHASEBEC MAL MÜ AV RL K STAJA BA LAMA SINAVINA HAZIRLIK KURSLARI ÇERÇEVE PROGRAMI T.C. M LLÎ E T M BAKANLI I Talim ve Terbiye Kurulu Ba kanl KAMU PERSONEL SEÇME SINAVLARI LE SERBEST MUHASEBEC MAL MÜ AV RL K STAJA BA LAMA SINAVINA HAZIRLIK KURSLARI ÇERÇEVE PROGRAMI ANKARA 2011 GENEL

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -19 HALKLA İLİŞKİLER VE

Detaylı

BÜTÜNSEL KAL TE VE SÜREÇ Y LE T RME

BÜTÜNSEL KAL TE VE SÜREÇ Y LE T RME BÜTÜNSEL KAL TE VE SÜREÇ Y LE T RME Amaç: Kat l mc lara bütünsel kalite ve bunun kurumlarda yarat laca geli im ihtiyac hakk nda geni bilgi vermek, yap labilecek uygulamalar hakk nda yöntemler sunmak. çerik:

Detaylı

Öğretmenlerin Hizmet İçi Eğitiminde Üniversitelerin Rolü

Öğretmenlerin Hizmet İçi Eğitiminde Üniversitelerin Rolü Öğretmenlerin Hizmet İçi Eğitiminde Üniversitelerin Rolü Cevat CELEP (*) Eğitim; bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana' getirme sürecidir (1). Toplumsal

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015 Medya İslam ı ile karşı karşıyayız Batıda tırmanışa geçen İslamofobinin temelinde yatan ana unsurun medya olduğu düşünülüyor. Çünkü medyada yansıtılan İslam ve Müslüman imajı buna zemin hazırlıyor. Sosyal

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MART 2016 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ

Detaylı