Kur'ajı Yorumunda Çağdaş Yönelimler. İngilizce'den çeviren. Kitabın özgün adı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kur'ajı Yorumunda Çağdaş Yönelimler. İngilizce'den çeviren. Kitabın özgün adı"

Transkript

1 Fecr Yayınları: 35 Kur'ajı Yorumunda Çağdaş Yönelimler J. M. S;Baljon İngilizce'den çeviren, Şaban Ali Düzgün Kitabın özgün adı Modern Müslim. Koran Interpretation ( ) Leiden, H.J. BRILL, 1968 Kapak: Fecr Dizgi, mizanpaj: İlkay Redaksiyon: Fecr Kapak baskısı, baskı, cilt: Tamer Ofset Matbaacılık 1. Baskı: Nisan Fecr Yayınları İzmir Caddesi No: 33/12 Kızılay/Ankara Tel: (0-312)

2 KUR'AN YORUMUNDA ÇAĞDAŞ YÖNELİMLER J. M. S. BAIJON IDCCL VWWEVİ Ankara 1994

3 KISALTMALAR Abdulhaktm Tefsîri'l-Kur'ânbi'l-Kur'ân, (1901) Abdulhakîm Han. Beyân. Beyân li'n-nâs (193, Ahmeduddîn. el-cevâhir. el-cevâhirjttefsîrel-kur'ânel-kerîm.tantavîcevherî. El Encyclopedia of islam el-fenn ' el-fennu'l-ktsasift'l-kur'âni'l-kerîm, AhmedHalefiıIah. el-hidâye el-hidâye ve'l-'lrfân Jî Tefsîri'l-Kur'âni bi'l-kur'ân (1930),MuhammedEbûZaid. Ma'ârif Ma 'ârifi'l-kur'ân, Gulâm Ahmed Perviz. MIDEO Melanges d'institut Domicnicain d' Etuâes Orientales ducaire. MW TheMuslim World, Pâra 'Am Pâra Mmfo'/TMr'âm'/farmrc. Muhammedtohîmuddîn. Q. FîZılâli'i-Kur'ân, SeyyidKutub. Reconstruction The Reconştruction of Religious Thoughtin islam, Mu- hammed ikbal. Richtungen Die Richtungen der. Islamischen Koranauslegung, I. Goldziher.,, i Selîm SelîmkeNâm, Gulâm Ahmed Perviz,. ; ; Tercüman Tercumâriu'l-Kur'ân, Ebu'lKelamÂzâd. WI The World of islam "!" " ZDMG Zeitschrift der, deutschen Morgenlandischen Gesellschaft.

4 İÇİNDEKİLER Önsöz 9 Giriş Teftir Tarzları Kur'an'm Temel Özellikleri,. ; 55 Kelamı Problemler.. > Allah Düşüncesi '. 75 Hür İrade Meselesi Akıl ve Vahiy Peygamberler...; 89 Evrensellik îslamm. Şartlan 100 Polemik Kur'an ve Modern Zaman 113 \ Bilimsel Yönler : 113 Pratik Sorunlar ; ; Politik Düşünce 130 Toplumsal Hayat Sonuç ;......i Konu ve Yazar İndeks... ; 155

5

6 SUNUŞ Kur'an'a dair araştırmalar pozitivist zihniyetin egemen olduğu 19. yüzyıl ve sonrasında farklı bir yöne kaymıştır. Dinî ve dünyevî gibi hem dinin hem de insanın doğasına ters bir ayırıma gitmediği için insan hayatının tüm yönleriyle ilişkili olan din, hem ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap vermek hem de bu ihtiyaçlara farklı kesimlerden gelen cevapları değerlendirmek durumundaydı. Bu zorunlüğunun sonucudur ki İslam toplumunun genelinde çekilen sancıyı birey olarak da hisseden müslüman aydınlar, bu ihtiyaçlara Kur'an'dan çareler bulma gayreti içine girmişlerdir. Tercümesini sunduğumuz kitap böyle bir ihtiyaçtan kaynaklanan motivasyonla ileri sürülen görüşleri tahlil etmektedir.,bu görüşler, yazarın modern tefsir sürecini başlattığı 1880'den öncekilerden farklı olarak hem entellektüel hem de sosyal ihtiyaçlara cevap olarak ortaya konulmuştur. Eser bu konularla il-, gili olarak Türkiye'deki tartışmalara katkıda bulunacaktır. Burada kitabın orjinal metnini sağlayan fakültemizin değerli hocalarından Yard. Doç. Dr. Mehmet Paçacı'ya, kitabı tercümeye teşviklerinden dolayı Doç. Dr. Hayrı Kırbaşoğlu'na, İngilizce tercümeyi okuma zahmetine katlanan Doç. Dr. î. Hakkı Ünal'a ve Fecr Yayınevinin değerli yayması Lütfı Sever başta olmak üzere ve kitabın redaktörü Kasım Gezen'e teşekkürü bir borç bilirim. Kitabın entellektüel hayatımıza katkıda bulunması dileğiyle.. Şaban Ali DÜZGÜN. A. Ü. İlahiyat Fakültesi 1994

7

8 ÖNSÖZ Bu eser, I. Goldziher'in Kur'an tefsiriyle ilgili, meşhur eseri (Die Richtungen der Islamischen Koranauslegung, Leyden, Brill, 1920)'nin son bölümü (Der Islamische Modernismus und sein Koranauslegung)nün bir devamı ve zeyli olmayı hedeflemektedir. Goldziher'in çalışmasının bir devamı zorunlu görülmüştür, zira bu eserin basılmasının üzerinden 40 yıllık modern, bir tefsir süreci geçmiştir. Ve elinizdeki eser aynı zamanda mevcut Urduca malzemeyi de kullanması sebebiyle tercihen bir ilave katkı olarak da değerlendirilebilir. Son yılların tüm tefsir literatürünü, özellikle de araştırmam açısından büyük değer taşıyabilecek Türk alimlerininkini gözdeiı geçiremediğim için kendimi şanssız sayıyorum. Kur'an tefsirleri üzerine yapılan çalışmalar ikili bir hedef gözetmektedir: Bir taraftan bunlar İslam ilminin temel bir disiplini hakkında Batılı okuyuculara yayınlanmamış malumatı ulaştırmayı hedeflemiştir. Bana öyle geliyor ki, bunun. sonucu olarak muhtemelen batılıların modern Tefsire dair değerlendirmeleri eskisinden daha olumlu hale gelecektir. Bir dereceye kadar bu benim şahsi tecrübemdir. Diğer taraftan tüm izahlar ve istidlallerin bu tetkikinin, bir dereceye kadar, Kur'an tefsirini daha da ileriye götürmesi ümit edilmiştir: Zira hem ulusal düzeyde hem de uluslararası alanda müfessirler arasında nasıl yetersiz ve yüzeysel bir fikir alış-

9 verişinin gerçekleştiği araştırmacının gözünden kaçmamaktadır. Çoğu zaman fikirler, sanki ilk defa söyleniyormuş gibi öne sürülürler, halbuki gerçekte aynı şeyler daha önce tekrar tekrar söylenmiştir. Öte yandan Müslüman alimler meslektaşlarının argümanlanm ve bulgularım daha iyi hale getirme ve devamlı kılma hususunda çok az gayret göstermişlerdir. Nadiren de olsa Kur'an metninin daha kapsamlı bir değerlendirmesine ulaşma arzusuyla başkalannm görüşlerine müracaat ettiklerinde, bunlar çoğunlukla konuyla ilgisi olmayan ilkeleri tartışırlar. Ama, karşılıklı ilişki azlığına rağmen, yeni metotlar geliştirme hususunda tarafların hissettiği arzu, bir arzu olmanın ötesinde, sonuçlarını da vermeye başlamıştır. Daha çoçukluk döneminde olmasına rağmen, tarihî tenkitçilik yakında Kutsal Kitab'ın otoritesinin nerede başlayıp bittiğini belirleyecektir. Şayet modernistler bu ciddî teşebbüste başarılı olurlarsa, kesinlikle boşuna zahmet çekmiş olmayıp, kendilerinden sonra gelenlerin şükranına da mazhar olacaklardır. Sonunda başladığım bu görevi tamamlamada bana yardımlarını esirgemeyen birçok insan ve kuruluşa müstağni kalamayacağım yardımlarından dolayı şükranlarımı sunmak benim için bir görevdir. Öncelikle, Doğu araştırmalarıyla ilgili kütüphanelerde önemli malzeme sağladığım Londra'da kalma imkanını sağlayan Netherlands Organization for the Advancement of Pure Research (ZWO.)'e bu cömertçe tutumundan dolayı minnettarım. Burada evimde gibiydim, zira yedi yıl önce School of Oriental and African Studies (SOAS.) de tezimi hazırlamıştım, ve eski hocalarım Prof. A. S. Tritton ve daha sonra Mr. A. H. Harley'e olan büyük borcumun hala bilincindeyim.

10 Her zaman yardıma hazıroluşlanndan dolayı Leyden Üniversitesi kütüphanecisi Dr. P. Voorhoeve ye yardımcısı Mr. A. J. W. Huisman'a da teşekkür ederim. Aynı zamanda Pakistanlı dostlarım Şeyh Muhammed Eşref, Begüm Nasırüddin, Muhammed Bahşî Cavid ve yazarlar Gulam Ahmed Perviz ve Muhammed înayetullah'a şükranlarımı sunarım. Son dönem tefsirleri hakkında beni sürekli bilgilendirdiler ve birçok kitap ve periyodik yayın temin ettiler. Son olarak, elinizdeki eserin tngilizcesini özenle-gözden geçiren Mrs. G. E. van Baaren'e teşekkür borçluyum. Anlaşılmasında zorluk bulunan bölümlere yaptığı eleştirilerde oldukça faydalı oldu. Eser, yine de kendini yabancı dilde ifade etmek durumunda kalan bir Hollandalının "gözden geçirilmiş" Ingilizcesiyle yazılmış, durumdadır, bu sebeble Anglo-Saxon okuyucuların hoşgörüsüne sığınıyorum. Loppersum, Mayıs 1960 J. M. S. Baljon

11

12 GİRİŞ Müslümanların inancına göre Kur'an, Allah'ın tartışmasız mutlak kelamını temsil eder. Bu husus muhafazakar ulemâ kadar, en tavizsiz modernistler tarafından da kabul edilmiştir. Püriten bir ortadoks Hıristiyan'a göre İncil de benzer şekilde, kelimenin tam anlamıyla Allah'ın kelâmıdır. Bununla birlikte pratikte Hıristiyan, bir Müslümanm kendi kutsal kitabına uyguladığı anlamıyla İncil'i sarih ve lafzî anlamıyla 1 anlamayı denemez. Hıristiyan, bir fundamantalist Eski Ahid'in yiyeceklerle ilgili hükümlerini bir kenara bırakabilir ve kiliseye Kardinal seçerken, havariler örneğinde olduğu gibi, kur'a usulü yerine oylamayla seçim yapmaktan hiç de rahatsız olmaz. (Rasullerin İşleri 1: 26 ). İncil'in şaraba büyük bir değer atfetmesine rağmen, bir yeşilaycı (içki aleyhtarı) da olabilir, (krş. Hakimler 9 : 13). Fakat modern bir Müslümanm apaçık Kur'an ifadelerini bu tarzda görmezden gelmesi ihtimal dışıdır. O bütün Kur'anî söylemleri değerlendirmek zorundadır ve kendisine kalan tek yol, büyük önem taşıyan ilgili metinleri çağdaş duygu ve düşünceyle bir ölçüde uyuşacak şekilde yorumlamaktır. Bu yüzden o, örneğin, -Hıristiyan yorumcunun tersine - domuz eti yeme yasağıyla ilgili metni uzun uzun tartışır (bkz.: Leviller 11: 7 ve S. 2: 168/ 173) ve aklî temellerini keşfetmeye çalışır. Kur'an metnini çağın taleplerine uyarlama teşebbüsüne işaret eden bir kavram olarak "Çağdaş Kur'an Tefsiri", Hz. Muhammed'in ölümünden beri bir zorunluluk olarak kendini

13 göstermiştir. Râşid Halifeler döneminde de zaten Peygamberin zamanındaki şartlardan farklı durumlar ortaya çıkmıştı. Buna bağlı olarak Kur'an'ın emir ve yasaklarını çok geçmeden yeniden yorumlama zorunluluğu ortaya çıkmıştır. İslam hakimiyetinin hızlı.yayılımı sebebiyle yabancı medeniyetlerle ilişki ne derece yoğunlaşmışsa bu tarz yeni yorumlara olan ihtiyaç da o derece artmıştır. Özellikle Helenizm'in etkisiyle empoze edilen problemlerin çözümü büyük gayreti gerektiren bir görev olarak ortaya çıkmıştır. Ki bunun etkileri, Fahreddîn Râzî (ö. 1209) gibi alimlerin tefsirlerinde bulunabilir. Fakat İslam'ın yüzyüze geldiği yabancı kültür ve felsefî sistemlerle ilk dönemde hoş olmayan karşılaşmalarından hiçbiri, onsekizinci ve ondokuzuncu yüzyılın aydınlanmış ve aşağı yukarı sekülerize olmuş Avrupasıyla karşılaşmasında meydana gelen krizle mukayese edilemez. Artık birkaç yasal düzenlemeyle veya spekülatif düşünce alanında uzlaş- Urıcs teorilerle iş kotarılamazdı. Politikada tablo tersine dönmüştü: İslam idaresi.yerijni koloni egemenliğine terk etti. Dinî alanda kişi artık açıkça benzer inançları değil, doğrudan dinîn kalbine çarpan yıkıcı eğilimleri ele almak durur mundaydı. Ve sosyal hayat bazında İslam toplumunun Batılıların dinamik ve aktif hayat tarzına zıt olan ortaçağ yapısındaki elverişsiz hayat şekilleri, elem verici bir halde kendini hissettirmeye başladı. Bununla beraber, bu duruma tepki olarak ulemâ kendisini, esasen, düşünme ve yaşamda geleneksel tarzı temel alan gelip geçici gayretlere, verdiler ve Kur'an müfessirleri de açıkça yeni zamanların çağrısını duymazdan geldiler. Ama bir istisna yapılmalıdır. Delhi reformcusu ye Gazalî'nin

14 Hindistanlı sureti: Şah Veliyyullah ( ) yazılarında değişen duruma olumlu reaksiyon göstermektedir. Onu, bu çalışmada ele alman kalitatif anlamda Çağdaş Müslüman Kur'an Tefsiri'nin bir müjdecisi olarak kabul edebiliriz. Veliyyullah'ın zamanı, hızlı bir politik çöküş karakteri taşımaktaydı. 1707'de Evrengzib'in ölümünden sonra Moğol İmparatorluğu 'hızla düşüşe geçti. Buna paralel olarak Batı düşüncesinin akını gittikçe arttı. Bu bağlamda Delhi kelâmcılarının yeni ithal edilen Batılı fikirleri kendi fikirleriyle birleştirme gayretlerim, izahlarına serpiştirilmiş olarak görebiliyoruz. Temel eseri Hucçetul'lâhil-Bâliğa'n.m ikinci cildinde Veliyyullah, tabiri caizse Islamî tedvinin aklî temellerini isbat etmek sûretiyle şer! kurumların yararını vurgular. Başka bir çalışması: Te'vîlu'l-Abâdîs Jt RumûzîKısasi'l-Enbiyâda, Kur'an'da peygamberleri yalancı olarak niteleyip inkar edenlerle ilgili olarak kaydedilen cezaî unsurların tabiat kanunlarına uygun olarak vâki olduğunu söyler, zira onun altında yatan gizli maddî (yani tabiî) gerekçeler vardır. Üçüncü bir yazısında şunları söyler: Kerametler ve mucizeler fiili olarak, örneğin muhayyile kuvvetiyle ilham için şiddetli arzu duyma sebebiyle, bu olaylara mazhar olan şahıslar tarafından kesinlikle gerçekleştirilebilirler. Başka bir deyişle mübarek insanlara bahşedilen kerametler tabiata karşıt se : beplere değil, alıcının psikolojik karakterine bağlı olarak gerçekleşir 1. Yazarın yaşadığı çağ ve çevre içinde değerlendirildiğinde hâlâ olağanüstülüğünü koruyan bu detaya dalmayan serpiştirilmiş yorumların kendine yakın zamanda yankısı görülmez. Ondokuzuncu yüzyılın sonuna kadar bu fikirler keşfedilmemişti. Fakat bu yüzyılın sonları ve takip eden yıl- 1 Krş. Heme'at(Şah Veliyyullah Akademisi, Haydarabad), 126 vd.

15 larda'şah Veliyyullah Hind-Pakistan alt-kıtasında zamanının temel özelliklerinin farkına varan bir kişi olarak yüksek sesle alkışlanmıştır. Günümüzde Urduca yazan bit modernist, geçmiş İslam ilim ve irfanından argümanlar aradığı zaman, Şah'm görüşlerine ağırlık verir. Hindistan Müslümanlarını yeniden gerçek bir yönelime sevkeden kesin olay 1857'de meydana gelen sipahî ayaklanmasıdır. Müslümanlara doğrudan olumsuz etkilerde bulunmuştur. ingilizlerle zaten son derece gergin ilişkileri olan Müslümanları bu olay modern gelişmeden iyice korkutup tiksindirmiştir. Ayaklanma Müslümanların gelecekteki lideri Ahmet Han'ı* ( ), Müslümanların pasif ve üşengeç tutumlarını süratle terketmeleri, aksi halde, hep birlikte bir felakete davetiye çıkarmış olacakları noktasından uyarmış oldu. Bu maksatla Ahmed Han, Avrupaî modellerini takip e- den geniş bir sosyal ve eğitsel reform programına girişti. Bununla birlikte çok geçmeden Batı biliminin yaygınlaştırılması kadar Bâtılı hayat tarzları ve normlarının da İslam dünyasınca benimsenmesinin, çağdaş düşünce ışığında yeni bir îslamî versiyonu zarurî kıldığını anladı. Batı eğitimi almış gençliğe din, yerii kazandıkları akıl yürütme tarzına uyarlanmış terimlerle açıklanmalıydı. Aksi taktirde İslam inancı modası geçmiş ve anlamsız olarak nitelenip reddedilebilirdi. Bu vahim tehlikeyi önlemek için Ahmed Han, Kur'an'ın içerdiği hakikatin her çağın rûhuyla doğrulanabileceğine dair, kesin inancıyla, kendisini Kur'an araştırmasına verdi. Bunun sonucu olarak ilk onyedi sûreyi ihtiva eden altı ciltlik Kur'an tefsiri meydana geldi: Bu sebeple eserin ilk kısmının yayınlan- *, Ahmet Han'ın, sosyal ve fikrî modemizmine dair daha detaylı bilgi için bkz.: Şaban Ali Düzgün, Sir Seyyid Ahmed Han ve Entellektüel Modemizmı, AÜlFI, basılmamış yüksek lisans tezi (çev.). 1-6

16 dığı 1880 yılı, haklı olarak modern Kur'an tefsirinin kesin başlangıç tarihi olarak alınabilir. Meşhur Muhammed Abduh ( ) Ahmed Han'ın Mısırlı benzeri olarak anılabilir. O da dyrumu politik çalkantı sebebiyle pek iyi görmedi, ve aynı şekilde halkını sosyal reform ve daha iyi eğitimle kalkındırmaya çalıştı. Bundan da öte Abduh, Islamî prensiplerin yeni bir değerlendirmesini yapmak için samîmi teşebbüslerde bulundu. Fakat Hindistanlı meslektaşının tersine, bu amaca ulaşmaya tefsirle değil, Risâlelu't-Tevhîd (1897) adlı bir İslam kelâmı yazmakla başladı. Bu oldukça anlamlıdır ve farklı bir arkaplanı ortaya koymaktadır. Mısırlı, klasik dinî ilimlere dair engin bilginin bir ilim adamı için açık bir ihtiyaç olarak algılandığı dinî çevrelerde yaşadı. Ahmed Han ise, Moğol sarayıyla yakın i- lîşkide bulunantristokrat bir aileden geliyordu, Burada Fars kulfurü ve nezaketi'ön planda tutuluyordu. Sonuç olarak Hindistanlı eğitimci İslam inanç ve kurumlarını yeniden değerlendirme ihtiyacıyla yüz yüze geldiğinde, bunu karşılayacak kelamî bir yapılanmaya gitmedi. Böyle bir durumda gerçekten bir tefsir meydana getirmek, dogmatik bir risale yazmaktan çok daha kolaydır. Halbuki, doktrinal inceliklerle, ünsiyetini sergilemek isteyen usta bir kelamcı daha çok dinî akîdelere dair bir eser meydana getirmeyi arzu eder. 1898'in başlarında Abduh'un öğrencisi Reşid Rıza hocasını bir de tefsir yazması yönünde teşvik ettiği zaman bin türlü itirazla karşılaşmıştı. Açıkçası bu teklif ona cazip gelmemişti. Ama sonunda isteğini kabul etti, bunun sonucudur ki Mısırlı reformcunun Kur'an tefsirinden de örneklere sahibiz. Öğrencisi Muhammed Reşid Rıza tarafından devam ettirilen Muhammed Abduh'un Kur'an'a dair açıklamaları oryantalist- Tiirkçesi için bkz.: Tevhid Risalesi, çev: Doç. Dr. Sabri Hizmetli, Fecr Yayınev, 1986, Ankara (çev.).

17 lerin özellikle J. J[omier 2 'in dikkatini çekmiş, ve etraflı ve ehliyetli bir şekildeuahlil edilmiştir. Bu çalışma bunların tefsir. tarzlarının geleneksel tarzdan pek de farklı olmadığını ortaya koyar". Kanımca Abduh'un Kur'an tefsirinin en ayırdedici özelliği, metnin elverdiği her yerde onun ahlâk dersleri vermevönündeki bariz arzusudur. Muhafazakâr olmasa da benzer ılımlı tutum diğer bir çok Mısırlı modernist'in tefsirlerinde de göze çarpar, fiununla birlikte, olağan tefsir sürecinden bir ayrılış Tantavî Cevheri (ö.l940)'nin takip ettiği metodla ortaya çıkmaktadır. Fazla abartmaya kaymadan onun tefsiri, okuyucuya yaptığı nasihatler ve Kur'an'dan seçilmiş başlıklarla süslenmiş olmasının yanında halk için biyoloji ve diğer bilimlere dair el kitabı görevi gören bir eser olarak nitelenebilir. Bu şekilde, örneğin, Kur'an'ın "cehennem" kavramı ona arzı, ateşli bir küreden oluşan şey olarak niteleme ve Etna yanardağının özelliklerinden bahsetme fırsatı veriyordu 3. S. 4: 19. âyette îma edilen Allah'ın yaratmasını değiştirme yasağı yazara, kişinin insanın doğuştan getirdiği kabiliyetleri dikkate alması gerektiğini ifade fırsatı verir. Bu sebeple örneğin, bir öğretmen öğrencisinden yapabileceği şeyden fazlasını istememelidir 4. Şurası açıktır ki, Kutsal metnin bu tarz ele alınışı doğru tefsir adına bir şey ifade etmez. Fakat müfessiri bu sebeple kınarken adil davranmak için, onun zamanında Mısırlıların Batı bilimiyle geniş ölçüde ilk defa karşılaştıkları gerçeğini de gözden uzak tutmamalıyız. Şu halde, şayet kutsal J Bkz. Le Commentaire Comnujue du Memâr(1954). Bu konuda Jansen, Abduh ve Reşid Rıza'mn açıklamalarının tefsir geleneğinde yeni bir dönüm noktası oiarak algılar. Bkz.: J. J. Jansen, Kur'an'a Bilimsel-Filojik-Pratik Yaklaşımlar, s , Çev.: Halil Rahman Açar, Fecr Yayınları, Ankara, el-cevâhirîl, 163 vd. 4 Age., III, 81 vd.

18 metinlerle bir ilişkisi sağlanabilirse, bu tefsirden beklenebilecek en iyi şey, halkın Batı bilimine dair'şüphelerini asgariye indirme ihtimalidir. Son zamanlarda Mısır, Kur'an araştırmaları alanında da şöhret sahibi iki zeki ve bağımsız âlimi ön plana çıkardı. Bunlar Muhammed Ahmed Halefullah ve Muhammed Kâmil Hüseyin'dir. Halefullah orijinal bir şeyler söylemenin muhafazakâr bir çevrede çok geçmeden hemen kötü değerlendirmeye maruz kaldığını gördü. Kur'an kıssalarının harfi terkibi üzerine geliştirdiği tezi kabul görmedi. Bu tezi iki kez yeniden düzenlemek zorunda kalmıştı 5. Sonunda eser en temel fikirlerini ve çarpıcı özelliklerini muhafaza ederek el-fennu'l Kasası fiî-kur'âni'l-kerîm ( ) adıyla basılma imkânına kavuştu. Bir çok zekice gözlemlerle doludur ve elinizdeki eser de, bu çalışmadan birçok alıntı ihtiva etmektedir. Muhammed Kamil Hüseyin'in esas katkısı İncil'le ilgili hususlar alanındadır. Bu sayede Paskalya yortusu, arefesindeki cumayı (Good Friday) 6 dramatize eden bir hikayesine sahibiz. Bu hikayede Yahudiler, Romalılar ve Havarilerin karşılıklı konuşmaları, üç ayrı bölümde küçük rollerle, uzun diyaloglar halinde sunulmuştur. Benzer şekilde bu eserde, Yahudi zihninde sabitleşmiş yan tesirleri taşıdığını varsaydığı Çıkış'ı da güçlü bir şekilde anlatmaktadır 7. Bu mümtaz fizikçi ve eğitimcinin Kur'an'm Arapça zerafeti üzerine yaz- 5 Krş. J. Jomier, M1DEO-'da (1954), 1, 39 vd. 6 Qarye Zâlime olarak adlandırılmış (1954), İngilizceye K. Cragg tarafından (City of Wronğ) (1958), ve Felemenkçeye de elinizdeki çalışmanın müellifi I tarafından (Stad des Verderfs) (196i) şeklinde tercüme edilmiştir. 7 Krş. MW, 1959, 30 vd.

19 dığı ve araştırmalar koleksiyonuna dahil edilen, Mutenevvi- 'ât adlı risale, bizim için büyük değer taşımaktadır. Halefullah'ın yukarıda zikredilen eseri el-fenn, bu süreçte Mısır'ın Kur'an araştırmaları -alanında nasıl da hızlı bir gelişme kaydettiğini göstermektedir. Batı bunu ele almalıdır ve dahası çok geçmeden bunun sonuçlarının Batılı müsteşriklerin çalışmalarında müzakere edilip tartışılacağı da kuvvetle muhtemeldir. Çalışmamızda en çok kullanılan malzeme Hind-Pakistan altkıtasının üç aliminin tefsirle ilgili eserlerinden çıkarılmıştır: Ebu'I-Kelam Âzâd, el-meşrıqî ve G.A. Perviz. Bu sebeple, bu şahısların hayatlarına dair bazı detaylara girmek uygun olacaktır. Ebu'I-Kelam Âzâd ( ) Mekke'de, Hindistan iç ayaklanmasının kargaşalı günlerinin ardından bu Kutsal Şehre göçeden bir Hintli anne-babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. 18?8'de aile geri dönüp Kalküta'ya yerleşti. Burada Â- zâd'ın babası yerel medresenin seviyesini oğlunun eğitimi için çok düşük buldu ve genç çocuk derslerini evde babasından, meslekten bir Pir'den ve bazı vasıflı hocalardan aldı. Genç yaşında bazı edebî kabiliyetleri olduğu ortaya çıktı. Daha ondört yaşındayken Mahzen dergisinde yazıları yayınlandı. 1912'de. kendi dergisi el-hilati yayınlamaya başladı. Dergi çok geçmeden kamuoyunda meşhur oldu. Editörün tarzı "üstün karakterli bir peygamberin dili gibi ortaya çıkmıştı" 8. Dergide ateşli saldırılar İngiliz idaresine yöneltilmişti, ve bu durum dergi okuyucularını; özellikle de Seyyid Ahmed Han'ın tavsiyesiyle siyasetten uzak durmaya alışmış Müslümanları iki arada bir derede bırakmıştı. Aynı zamanda 8 Bkz. A. H. Albiruni, Makers of Pakistan and Modem Müslim Indta (1950), 134.

20 Müslümanları ve Hinduları birbirine daha da yaklaştırmaya çalıştı. Bu sebeple Kongre'yle islam Birliği arasında 19l6'da oluşturulan Luknow Pakt'ına el-hilal büyük katkıda bulunmuş olmalıdır. 1923'de Âzâd ilk kez, 1940'da da ikinci kez Kongre'nin başkanlığına seçildi ve sonrasında Gandi 1 - nin Müslümanlarla ilgili işler danışmanıydı. Bağımsız Hindistan Devleti'nde 1947'den ölümüne kadar Eğitim Bakanlığı yaptı yılını hapishanede geçirdi. Ağustos 1942'de altıncı kez Ahmednagar kalesine hapsedildiği zaman 53 yaşındaydı. Daha önceki beş kez hapis hayatının toplam miktarı 7 yıl 8 aydı. Bu vesileyle kısaca şunları yazar: "Hayatımın yedide biri, yani haftada birgün göz altına alınıyordum. Bu şekilde ingilizler bana iyi bir cumartesi tatili imkâriı veriyorlardı." Onun bu tutumu kesinlikle acı bir alay ifadesi değildi. Aynı hapishaneden bir arkadaşına şunları yazar: "Tutukluluğum esnasında bir kimsenin tecritle, cezalandırıldığını duyduğumda, bunun neden ceza olarak adlandırılması gerektiğine hep şâşmışımdır." Aslında bir politikacı olmak ve halkın işleriyle uğraşmak Âzâd'ın tabiatına uygun değildi. Şundan başka şunları da itiraf eder: "İnsanlar pazarda bir dükkan açsalar şöyle varlıklı bir çok müşterinin gelip geçtiği bir yeri ararlar. Ben bir dükkân açacak olsam sadece bir kaç müşterinin gelip geçtiği bir yer arardım" 9. Ahmednagar kalesinde yazılan bir başka mektupta Âzâd rûhî gelişim sürecini anlatır. Batı düşünce ve fikirleriyle karşılaşan Asyalı genç bir entellektüel'in zihni durumu hakkında iyi bir fikir vereceği için bir kısmını buraya alıyoruz. Şunları yazıyor: "Bir kural olarak insan, inancını gelenek yoluyla alır, bu durum benim için de geçerliydi. Ama ben ge- 9 Gubâr-ı Hâtir 115 ve 125.

21 leneksel doktrinlerle yetinemezdim. Onların verdikleri su benim susuzluğumu dindiremedi. Eski.yolları terkederek kendime yeni yollar aramalıydım. Onbeş yaşımdan önce şüphelerim başlamıştı... İlk olarak Islamın içinde farklı eğilimler gördüm, ve karşılıklı çelişen görüşler ve zıt dogmalar beni hem şüpheye düşürdü hem de aklımı karıştırdı. Bundan sonra, meselenin içine iyice nüfuz edince, bizzat dinin özünde tartışmalı noktaların bulunduğunu gördüm ve bu durum beni rahatsızlıktan şüpheye, şüpheden de inkara götürdü. Kendime sık sık sorduğum hayatî sorular peş peşe gelmeye başladı. Hakîkat nedir? Nerededir? Gerçekten var mıdır? Şayet olacaksa, tek olmalıdır, zira birden fazla hakikat olamaz. O halde insan hakikati elde etmek için neden bü kadar yol karşısında kalsın ki?... Bilim, sözkonusu meselede sarsılmaz ve iyi temellendirilmiş gerçeklerinin ışığıyla, tüm bu çatışan yollara karşı dikilir ve acımasız ışığı karşısında insanlığın hürmet etmeye alıştığı geçmiş gelenek ve tüm eski zamanların muğlak sırları teker teker karanlığa gömülür. Bu yol şüpheyle başlar ve çoğu zaman ateizmle sona erer. Bir kimse bu yolu sonuna kadar yürürse, ümitsizlikten başka bir yere varamaz... Ben de-tüm bu safhalardan geçmek durumunda kaldım, fakat yolu sonuna kadar yürümedim. Suçsuzluğum, ümitsizlikle tatmin olmayı reddetti... Çatışan yolların, hataların ve yanlış inançların yoğun karanlığı ortasında güvenliğe ve sağlam inanç zeminine götüren hâlâ açık ve güvenli bir istikametin bulunduğunu kavradım..."hakikati ararken kaybettiğim inancı, bu araştırmayla tekrar kazandım. Benim rahatsızlığıma sebep olan şeyler, sonunda iyileşmetne vasıta olan şeylere dönüştü" 10. Şüphenin fethiyle kazanılan bu olayların içyüzünü kavrama >.şu yönlerle ilgilidir: a) Din ile bilim arasındaki hakiki ilişki, 10 Gubâr-ı Hâtir65 vd.

22 yani bu ilişkinin bir çelişki değil, karşılıklı uyum halinde ortaya çıktığı; ve b) ibadet ve inançlardaki tüm farklılıklara rağmen, Evrensel bir Dinin gerçek varlığını keşfetme. İşte insanlığın son derece muhtaç olduğu Tek Evrensel Gerçeği açık seçik ortaya koymak maksadıyla Âzâd, Tercûmânu'l- Kur'ânh (1930) yazdı. Zira bu evrenselliğin delili Kur'an'- dı 11. Evrensellik (universalism) insanların olduğu kadar dinlerin de birliğini öngörür. Âzâd insanlığın birliğine olan inancını fiili olarak gerçekleştirmek için politika ve eğitim alanını kullandı. Bu sûretle 1923'de Kongre'ye yaptığı başkanlık konuşmasında şunları söyler: "Kendi idaremizi (sva-râdj) elde edişimizdeki bir gecikme Hindistan'a zarar verir, fakat (Hindu-Müslüman) birliği bozulursa bu bütün insanlık için zararlı olur." Ve sonuna kadar ayrı bir İslam Devleti olarak Pakistan'ın kuruluşuna karşı direndi. Mevcut coğrafya eğitimine karşı yaptığı aşağıdaki tenkit buna dairdir: "Bir çocuğa coğrafya öğrettiğimiz zaman, onun yeryüzünün bir sakini olduğunu öğreterek başlamıyoruz, tersine onun kafasına onun Delhi'den olduğunu, Delhi'nin Hindistan'da bulunduğunu, Hindistan'ın Asya'da olduğunu ve Asya'nın da Doğu Yarım küresinde bulunduğunu öğretmekle başlıyoruz... O nun insan türüne mensubiyeti düşüncesi salt bir soyutlama olarak kalıyor" 12. Daha çok el-meşrıqî onursal lakabı ile bilinen Muhammed Inâyetullah, Âzâd'la aynı yılda doğmuştur, ama tamamen farklı bir karaktere sahiptir. înâyetullah halkla içli dışlı ol- 11 İhtiva ettiği eşsiz Kur'an tercümesi vesilesiyle Urduca okuyan halk tarafından çok takdir gören bu eser hakkında fazla malumat için şu makaleme bakılabilir. A Modem Urdu Tefsir ( W7, II, 2,1952,95 vd.). 12 Speeches ofmevlânâ Âzâd (1956), 150.

23 maktan, dünyanın her tarafındaki bilim adamlarına hitap eden açık mektuplar göndermekten hoşlanırdı.. Âzâd ise halkın içine pek çıkmazdı. Bunun için bir defasında şunu söylemişti: "Politikacıların koşuşturmacı hayatlarını hiç istemedim, fakat politikacılar benimkini istediler!" -el-meşrıqî'nin fazla düşünmeden hareket eden zihni, İslam inanç ve kurumlarını sık sık devrimci açıdan ele alan zoraki ve geçici fikirler üretti.- Âzâd ise mutedil olmak kaydıyla bütün düşünce ve inanç akımlarına açıktır. Buna bağlı olarak Âzâd bir otorite olarak şeriata itibar eder, fakat dinin rûhundan ziyade şeriat kaidelerine riayeti (legalism) reddeder. Gerçekte Âzâd modern görüş ve bakış açılarıyla çok iyi donanmış ulemâ ile çok eskiden beri var olan inanç esaslarını ihmal etmemek durumunda bulunan Batılılaşmış gençlik arasında bir tür uzlaşmayı hedefliyordu. -Ezici üslûbuyla el-meşnqî muhalifi ulemâyı acımasızca aşağılar. Oysa baştan ayağa aristokrat olan Âzâd muhaliflerine tek bir kötü sıfat bile atfetmemesiyle bilinir.- Bu genç, kavgacı ve dinamik şahsiyet başarılı bir şekilde Pencab ve Cambridge (İngiltere) üniversitelerinde Matematik ve Doğu Dilleri tahsil etti. Bununla birlikte 19l6'da Peşaver'de İslam Koleji Müdürü yapıldığı zaman enerjisi tamamen akademik, zihin meşguliyetiyle absorbe edilmişti. Bununla beraber 1931'de Haksâr hareketini başlatma imkanına kavuştuğunda hareketi yaymak için her fırsatı ganimet bilmiştir. Bu hareket büyük ölçüde SÂ.* Nazi teşkilatımın ilk safhasıyla, yani Almanya'nın müttefikler tarafından askerden arındırılma çabalarıyla mukayese edilebilir. Üyeleri, işe ve savaşa hazır olmayı sembolize eden kahverengi bir ünifor- * SA. kısaltması Almanca'da Sturmabteilung (=taarruz kıtası) kelimelerinin baş harflerinden alınmıştır (çev.).

24 ma giyer ve bir bahçıvan beli taşırlardı. Lideri, halkın iyiliği için gerektiğinde güç kullanabilen yardımsever bir diktatör olarak görünmek istiyordu 13. Haksâr'm, Mitlerin yan askeri teşkilatıyla, olan benzerliği ki, buna bir makalemde işaret edilmişti 1 " 1, bu iki örgüt arasındaki ilişkiyi tartışılır hale getirmiştir. Ama el-meşrıqî Alman Nazizmine bağlı olduğunu, kesinlikle reddeder. Tersine Meşrıqî, 1926'da Berlin Milli Kütüphanesinde tesadüfen karşılaştığı Hitler'e kendisinin ilhama kaynağı olduğunu iddia eder, Hitler'le olan konuşmasıyla ilgili olarak el-meşrıqî bana yazdığı 12 Temmuz 1955 tarihli mektupta şunları söylüyor: "Hitler bana, Tezkirem 15 hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyince şaşırmıştım... Bu ifade beni hayrete düşürdü... Onu çok cana yakın ve etkili buldum. Benimle İslam'ın Cihad doktrinini uzun uzadıya tartıştı. 1930'da arka sayfasında elinde bahçıvan beli taşıyan bir Haksâr'm resmi bulunan Haksâr Hareketine dair İşârât adlı eserimi ona gönderdim. 1933'de de Hitler kendi hareketine (Spade Movement) başladı." el-meşrıqî'nin gizlemediği faşist sempatileri dikkate alınmazsa (ki Hitler'in Mein Kampf (Kavgam)\ ona göre bir şaheserdi), İnsan eylemcimizi Hitler, Mussolini ve Franko gibi insanlarla bir tutmakla halcsızlık yapmış olur. Milletinin geri kalmışlığı, kayıtsızlığı ve geçmişi boş idealizasyonla- 13 el-meşnqî ve hareketi üzerine daha detaylı bilgi için bkz. W. C. Smith, Modem islam m Indıa (194, : M Krş. Wl, HI, 3-4 (1954) 187: 15 el-meşnqînin en önemli eseri, iki yıl önce basıldı. Buna dair değerlen-, dirmemde onu 'Çağdaş Islamın On Emri' diye isimlendirmiştim, zira.bu eserde yazar Islamın malum 'beş jart'ının yerini tutacak şekilde Kur'an öğretilerinden çıkardığı on temel prensibi ortaya koyuyordu. (Bk. WI, m, 3-. 4,1954,189 vd.).

25 ayla derinden ilgilenen el-meşrıqî'nin faşist rejimlerin enerjisi ve elde ettikleri hızlı sonuçlarla gözleri kamaşmıştı. Böyle şaşırtıcı bir uyanış Hindistan'ı kurtarabilirdi! Ve öyle görünüyor ki son dönem tarihi onu az ya da çok haklı çıkarmaktadır. Halihazırdaki Asya hükümetleri rüşvet, taşralılık vs. yıkıcı güçlere karşı olan savaşlarında, hüsnü tabirle ifade e- dersek idarî demokrasi sistemine olan açık tercihlerini sergilemektedirler. Bu sebeple acil durumlarda meselelerin üzerine gidecek güçlü şahsiyetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Haksâr mücadelesine başlamadan önce el-meşrıqî S. 74: 54 âyetten çıkarılan bu hareketin prensiplerini Tezkire adlı eserinde ortaya koymuştur. Bu kitap aksiyonun ve bir millet o- luşturmanın ağır programını önceden ortaya koymaktadır. S. 53: 39/40'a dayanılarak 'kişi ancak çalıştığının karşılığını görecektir' ifadesi, tevhidin en temel prensibi olarak telaffuz edilmiştir 16. İslam'da şerlerin en kötüsü olan şirk-, tam anlamıyla, per definüionem, insanı çalışmaktan ve biraraya gelmekten alıkoyan şey, olarak nitelenmiştir 17. el-meşrıqı'nin bizim çalışmamız açısından önem taşıyan ikinci kitabı Hadîsu'l-Kur'ân'dır ve bu kitap kısa bir gözaltı (30 Mayıs-20 Haziranl951) sırasında yazılmıştır. Kitap, insanlığın tekâmülü ve biraraya getirilmesi için Kur'an'ın bilime atfettiği yüksek değer] ortayajkoymaya çalışır. Konu itibariyle, İslam modemizmi bağlamında, orijinallikten uzaktır, fakat yazarın geliştirdiği yöntem çoğunlukla dikkat çekicidir ve ^-sayıları azalıyor olsa da- Haksâr başarılarının şâşâalı günlerinde olduğu gibi, üstadlarına hâlâ hayranlık duyan taraftarları da büyülüyor olmalıdır. 16 Tezkire II, Tezkirel, 72.

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam)

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam) ve referanslar ve elbette tarihsel ve entelektüel ardalan ileri derecede önemlidir. Çünkü genelde Batýlý kavramlar, kendilerinde ne olduklarý na bakýlmaksýzýn (aslýnda akademik ve entelektüel bir soruþturmanýn

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ARAB DİLİ VE BELAGATİ Arap Dili ve Belagati Anabilim Dalı, İslâm dininin temel kaynaklarını doğrudan anlayabilmek, temel İslâm bilimleri ve kültür tarihi alanlarında yazılmış olan

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı :Muammer BAYRAKTUTAR 2. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 3. Görevi : Öğretim Üyesi/Dekan Yrd. 4. Görev Yeri : Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 5. İletişim : muammerbayraktutar@hotmail.com

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı Adı Soyadı: Mustafa KARATAŞ Ünvanı: Doç.Dr. Ana Bilim Dalı: Hadis Ana Bilim Dalındaki Konumu: Öğretim Üyesi E-Posta: mkaratas@istanbul.edu.tr Web: www.mustafakaratas.com ÖĞRENİM DURUMU VE AKADEMİK ÜNVANLAR

Detaylı

MARUF VAKFI İslam Ekonomisi Enstitüsü

MARUF VAKFI İslam Ekonomisi Enstitüsü MARUF VAKFI İslam Ekonomisi Enstitüsü İslam ekonomisi çalışmanın gerekliliği Ekonomik mükellefiyetler ibadetin önemli bir bölümüdür. Kur an da bu konuyla alakalı en az 250 ayet bulunmaktadır. Hz. Peygamber

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür)

Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür) Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür) Prof. Dr. Ahmet YÜCEL Marmara Üniversitesi Vakfı Yayınları (İFAV), 2013, 464. sayfa Tanıtan: M. Sait UZUNDAĞ* Eser, dört bölümden meydana

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRK DİLİ I TRD103 1 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DİNLER TARİHİ II ILA316 6 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI Bu yazı www.multimediaquran.com sitesinin sahibi hacı Mehmet Bahattin Geçkil tarafından hazırlanmıstır. 11-15-2015. Herhangi bir medyada yayınlanması halinde yukarıdaki bilginin referans olarak verilmesi

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI

AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI 1. BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar 2. BÖLÜM Genel İlkeler 3. BÖLÜM Üyeler Arası Dayanışma

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan Dersi I UAD 8001 Uzmanlık Alan Dersi-II TİB 5660 Hadiste Sened ve Metin Tenkidi TİB 5190 Mukayeseli Hadis

Detaylı

Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık

Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar İNSAN İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar; 1934 te Boyabat ta doğdu. 1957 de İs tanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü n den, 1960 ta Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Tahsin Görgün-Yayınlar ve Çalışmalar 1. Tahsin Görgün (Kısa Özgeçmiş)

Tahsin Görgün-Yayınlar ve Çalışmalar 1. Tahsin Görgün (Kısa Özgeçmiş) Tahsin Görgün-Yayınlar ve Çalışmalar 1 Tahsin Görgün (Kısa Özgeçmiş) 1961 yılında Sivas ta doğdu. Sivas İmam-Hatip Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde lisans eğitimi yaptı

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s.

Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s. T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt: 20, Sayı: 2, 2011 s. 209-213 Kitap Tanıtımı Nihat Uzun, Hicrî II. Asırda Siyaset-Tefsir İlişkisi, Pınar Yay., İstanbul, 2011, 302 s. Hanifi ŞAHİN

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 115 Yardımsever Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI Yerel ICI Bürosu Adresi: ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 116 ÖĞRENCİ RAPORU HAKKINDA TALİMATLAR Her üniteyi çalıştıktan sonra o ünitenin

Detaylı

Sunum Konuları. Özel Dedektiflik Nedir? Dünyada ve Türkiye de Özel Dedektiflik. Özel Dedektiflik Hizmet Alanları. Kimler Özel Dedektif Olabilir?

Sunum Konuları. Özel Dedektiflik Nedir? Dünyada ve Türkiye de Özel Dedektiflik. Özel Dedektiflik Hizmet Alanları. Kimler Özel Dedektif Olabilir? LOGO LOGO Özel Dedektifler Derneği Eğitimde İyi Örnekler Paylaşımı Projesi Maltepe Feyzullah Turgay Ciner İlköğretim Okulu ÖZEL DEDEKTİFLİK KONFERANSI 09 Mart 2012 www.dedektif.org.tr - info@dedektif.org.tr

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ İNGİLİZCE II İLH 418 8 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin

Detaylı

Dinlerin Rengi Renklerin Dili

Dinlerin Rengi Renklerin Dili Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi Cilt 11, Sayı 1, 2011 ss. 261-265 Dinlerin Rengi Renklerin Dili Kadir Albayrak Sarkaç Yayınları, Ankara 2010, 118 s. On parmağımda on renk, her bir renk bir ömre

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı: İlyas CANİKLİ Unvan: Yrd. Doç. Dr. Doğum Yeri ve Yılı: Samsun-Terme/ 1966 Bölüm: Temel İslam Bilimleri Tel: 0530 9576891 E-Posta: icanikli@mynet.com; ilyascanikli@gmail.com

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları

ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Konu Başlıkları ZAMBAK 7.Sınıf Din Kültürü Varlıklar Âlemi Meleklere İman Kur an a Göre Cin ve Şeytan ÜNİTE 1 Şeytanın Kötülüğünden Korunma Konusunda Kur an ın Öğütleri Toplumda Yaygın Olan Bazı Batıl İnançlar Ahirete

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? Www.EkitapKazanclari.coM. By Alia RİOR. Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com

E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? Www.EkitapKazanclari.coM. By Alia RİOR. Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? E-KİTAP KAZANÇLARI Www.EkitapKazanclari.coM By Alia RİOR Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com Sorumluluk Sınırları ve Garanti Feragatnamesi ÖNEMLİ:

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

The European Social Survey

The European Social Survey ESS document date: 12/07/04 The European Social Survey SUPPLEMENTARY QUESTIONNAIRE F-2-F B (Round 2 2004) DENEK NO: VERSİYON NO: F-2-F B 1 ANKETÖRE: HERKESE SORUNUZ! HF1/HF2 KART A Bu bölümde kısaca bazı

Detaylı

Dersin Adı Kodu Yarıyıl (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) AKTS Yabancı Dil III FTR215 Güz 3-3 4 Önkoşullar

Dersin Adı Kodu Yarıyıl (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) AKTS Yabancı Dil III FTR215 Güz 3-3 4 Önkoşullar Yabancı Dil III Dersin Adı Kodu Yarıyıl Teori Uygulama Laboratuar (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) AKTS Yabancı Dil III FTR215 Güz 3-3 4 Önkoşullar Yok Dersin dili İngilizce Dersin Türü Zorunlu Dersin

Detaylı

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI Kontes Ada Lovelace, İngiliz şair Lord Byron un kızıdır. Mekanik bilgisayar fikrinin öncüsü C. Babbage ile birlikte programlama fikrinin temelini attı. Kontes

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik.

Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik. HAYRETTİN KARAMAN HOCAMA CEVAB Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik. Ancak sizlerin bazı noktalarda

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846

ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 ISSN 2146-7846 J ISSN 2146-7846 J Yayınlayan Kurum / Publishing Institution: Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi / Bozok University Revelation Faculty Dil/Language: Türkçe, İngilizce, Arapça, Almanca,

Detaylı

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi Ahlâk Düşüncesi Projesi İSLAM İSLAMAHLÂK AHLÂKDÜŞÜNCESİ DÜŞÜNCESİ PROJESİ PROJESİ düşüncesi düşüncesiiçerisinde içerisindepek pekçok çokdisiplin disiplintarafından tarafındantartıtartışılagelmiş şılagelmiş

Detaylı

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek amacıyla dini eğitim veren hem mesleğe, hem de yüksek öğrenime

Detaylı

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin.

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. ETTİM DE BULMADIM!!! Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. Etme,bulma dünyası Eden bulur,genel bir kural halinde hayatta tecelli etmektedir.

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mühendislik Kariyeri Mezun olduktan sonra çalışmak için seçtiğiniz şirket ne olursa olsun genelde işe basit projelerle başlayacaksınız. Mühendis olmak için üniversitede 4 yıl harcamanıza

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri

Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri Çatışma Çözme ve Müzakere için İletişim Becerileri Deniz Gümüşel, REC Türkiye REC Türkiye Halkla İlişkiler ve İletişim Seminerleri (Eylül, Kasım 2007) Sizce çatışma nedir? Bireylerin veya grupların, kendi

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN YURTLANDIRMAK PROJESİ

YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN YURTLANDIRMAK PROJESİ YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN YURTLANDIRMAK PROJESİ Mevlüt UYANIK Prof.Dr. Hitit üniversitesi 1 YENİ BİR İSLAM MEDENİYETİ TASAVVURU İÇİN FELSEFEYİ ANADOLU DA YENİDEN

Detaylı

BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ

BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ 2. ULUSLARARASI BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ SEMPOZYUMU İslâm Düşüncesinin 20. Asırda Yeniden Yapılanması ve Bediüzzaman Said Nursî 27-29 Eylül, 1992, İstanbul BEDİÜZZAMAN IN TABİATÇILARA KARŞI MÜDAFAA STRATEJİSİ

Detaylı

The European Social Survey

The European Social Survey ESS document date: 12/07/04 The European Social Survey SUPPLEMENTARY QUESTIONNAIRE F-2-F A (Round 2 2004) DENEK NO: VERSİYON NO: F-2-F A 1 ANKETÖRE: HERKESE SORUNUZ! HF1/HF2 KART A Bu bölümde kısaca bazı

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı