G R fi MSEL BRONKOSKOP KURSU 22 Haziran 2006, Perflembe, 13:00 17:30

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "G R fi MSEL BRONKOSKOP KURSU 22 Haziran 2006, Perflembe, 13:00 17:30"

Transkript

1 22-25 Haziran 2006 Sheraton Çeflme Hotel G R fi MSEL BRONKOSKOP KURSU 22 Haziran 2006, Perflembe, 13:00 17:30 Kurs Sorumlular Prof. Dr. Mustafa Yaman Prof. Dr. Turhan Ece Doç. Dr. Sedat Alt n

2

3 BRONKOSKOPİNİN TANI VE TEDAVİDEKİ YERİ Prof. Dr. Mustafa YAMAN İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Bronkoskopi solunum yolunun gözle incelenmesine olanak sağlayan endoskopik bir metoddur. Bugünkü anlamda bronkoskopik incelemenin ilk uygulayıcısı Gustav Killian'dır. Almanya da Freiburg Üniversitesi nde Kulak Burun Boğaz profesörü olan G. Killian 1897 yılında rijit özefagoskop kullanarak zenci bir çiftçinin sağ ana bronşuna kaçan yabancı cismi çıkarmıştır yılında Heidelburg da yapılan bir kongrede solunum yolundan çıkardığı yabancı cisimleri tebliğ etmiş ve uyguladığı metoda direkt bronkoskopi ismini vermiştir. Amerika Birleşik Devletleri nde ilk bronkoskopi uygulaması 11 Mayıs 1898 de Dr Algrinon Coolidge tarafından yapılmıştır. Dr Chevalier Jackson, bu incelemeyi geliştirmiş ve Bronko-Özofagoloji nin özel bir deneyim sonucu kazanılan uzmanlık alanı olduğunu kabul ettirmiştir. Uzun yıllar Kulak Burun Boğaz uzmanları ve cerrahlar tarafından tedavi amaçlı uygulanan rijit bronkoskopi yöntemi solunum sistemi hastalıklarının tanısında giderek en önem taşıyan uygulama olması nedeniyle Göğüs Hastalıkları uzmanları tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde Göğüs Hastalıkları uzmanları tarafından kurulan ve bugüne kadar pek çok bronkoskopistin yetişmesini sağlayan, modern anlamda ilk bronkoloji laboratuvarı Prof. Dr. Rauf Saygın tarafından 1953 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesindeki Cerrahpaşa Ftizyoloji Kliniği'nde kurulmuştur yılında ilk fleksibl fiberoptik bronkoskop Dr. Shigeto Ikeda tarafından kullanılmış ve akciğer kanserinin erken tanısındaki yeri vurgulanmıştır. Son yılların ilerleyen teknolojisi bugün kullanımı giderek artan fleksibl video-bronkoskoplarının yapılmasını sağlamıştır yılından sonra üretimi planlanan video- bronkoskoplarla bronş ağacındaki patolojik olayların çok net olarak görüntülenmesi ve televizyon monitöründen izlenmesi sağlanmıştır yılında geliştirilen floresan bronkoskopi yöntemi ile in situ düzeyindeki karsinomların tanısı konmaya başlanmıştır. Rijit Bronkoskop: İsminden de anlaşılacağı gibi sert, içi boş metal bir boru ve içinden teleskopik optiklerin geçirilerek gözlem yapılmasına olanak sağladığı en eski bronkoskop tipidir. Çocuklarda kullanılan tiplerin dış çapı 2.5 mm ve uzunluğu 20 cm dir. Erişkinde kullanılan rijit bronkoskopların dış çapı mm ve boyu cm dir. Soğuk ışık kaynağından aydınlatma yapılır. İçinden girilerek biyopsi, aspirasyon, fırçalama, lokal atuşman, koter uygulaması rahatlıkla yapılabilir. Hava yolu açıklığı sağlayan ve endotrakeal tüp vazifesi de gören bir alettir. Kolaylıkla ventilasyon ve genel anestezi yapılabilir. Genellikle genel anestezi ile yapılırsa da uygun premedikasyon ve çok iyi lokal anestezi yapılması halinde deneyimli bronkoskopistlerce güvenlikle uygulanabilen bir yöntemdir. Anabilim dalımızın binlerce olguluk serisinin büyük bir bölümü lokal anestezi ile yapılan rijit bronkoskopi uygulanmasından oluşmaktadır. Bu yöntemle larenks, trakea, trakeal karina, her iki ana bronşlar, lob ve segmentleri ostiumları net olarak görülebilir. Üst lob segmentleri 90 derecelik optiklerle görülebilir ve fleksibl forsepslerle biyopsi alınabilir. Ağız yolu ile veya trakeostomi stomasından uygulanabilir. Pediatrik bronkoskopide rijit tip bronkoskop kullanılır. Zira yabancı cisim çıkarılmasında daha başarılı bir yöntemdir. Ayrıca koyu, yapışkan sekresyonların aspirasyonu, alveoler proteinosiste yapılan tedavi edici bronkoalveoler lavaj, masif hemoptizinin kontrol altına alınmasında, laser tedavisi sırasında, striktürlerin dilatasyonu, trakea obstrüksiyonlarına stent konması, paratrakeal veya subkarinal lenf adenopatilerden yeterli aspirasyon yapılarak tanı ve evreleme işlemleri rijit bronkoskopinin endikasyonunu oluştururlar. Bronş kanserinin büyük bronşlardan kaynaklandığı düşünülürse, bu enstrümanda %86.9 oranında doğru ve yeterli tanı koymamız mümkün olmuştur. Ayrıca içinden kolaylıkla fleksibl bronkoskop geçirerek periferik hava yollarının aynı esnada incelenme olanağı da vardır. Ancak her hastaya uygulamak kolay değildir. Sırt üstü yatabilen, boynunda ve ağzında deformasyon olmayan veya tüpün geçişine olanak veren hastalarda yapılabilir. Uygulayanın çok deneyimli olması gerekir. Eğitimi usta çırak ilişkisine dayanır. Bu nedenlerle son yıllarda kullanımı giderek azalmakta ve endikasyonu sınırlı olmaktadır. Fleksibl Fiberoptik Bronkoskopi: Lokal anestezi ile oral, nazal, trakeostomi stoması, endotrakeal tüp içinden, rijit bronkoskop içinden, oturan, yatan veya vantilatöre bağlı hastalara her pozisyonda ve hasta yatağında kolaylıkla uygulanabilen bir inceleme metodudur. Hastalar tarafından kolay tolere edilir. Heyecanlı hastalar dışında premedikasyon gerekmez. Lokal anestezi ile çok kolay yapılması, travmatik olmaması, bronşların subsegmenlerinden kolaylıkla materyal alınabilmesi, bronkoalveoler 01

4 lavaj yapılmasına olanak vermesi, hekimin çok deneyimli olma zorunluluğunda olmadan da yapılabilmesi, boyun ve ağız anomalisi olanlarda kolaylıkla yapılabilmesi nedenleriyle son yılların en çok kullanılan enstrümanı olmuştur. Fleksibl olması nedeniyle ağız yolu ile kullanıldığında ısırılma ve fiber liflerinin deforme olma sakıncası vardır. Alette travma olmaması için burun yolu tercih edilir. Ayrıca oral yoldan öğürtü refleksi daha fazla olduğundan burun yolu hastanın da daha kolay tolere ettiği yoldur. İç kanalının dar olması nedeniyle koyu mukuslerin ve masif hemoptizilerin aspirasyonunda güçlük çekilir. İç kanalı geniş terapötik tiplerinde bu olumsuzluklar azaltılmıştır. Lazer uygulamasında kullanılabilirse de özellikle karbondioksit lazer tedavisinde rijit bronkoskop seçmek gerekecektir. Rijit ve fleksibl bronkoskopun karşılaştırılması asağidaki tabloda özetlenmiştir. Aspirasyon olanağı Kanamanın kontrolü Biyopsi materyalinin büyüklüğü Periferden biyopsi alma şansı Hastanın toleransı Anestezi Uygulama sırasında risk Uygulayıcının tercihi Uygulama maliyeti Enstrüman dayanıklılığı Endikasyon genişliği Bronkoalveoler lavaj Tedavi edici bronkoskopi Rijit bronkoskop Fleksibl bronkoskop Genel anestezi Lokal anestezi Floresan Bronkoskopi: Normal doku ile prekansöroz lezyonların floresan farklılığı temeline dayanan bir bronkoskopi yöntemidir. Dihematoporfirin derivelerinin İ.V verilmesinden 3 saat sonra maling hücrelerde floresan oluşmaktadır. Ancak bu yöntemde gün ışığından uzak durmak gerekir. Bronş yolu ile lokal inhalasyonla verilen 8-aminolevulinic-acid (ALA) benzer sonucu verebilir ve normal dokudan farklı doku saptanabilir. Sonyıllarda otofloresan yöntemine dayanan bronkoskoplar geliştirilmiştir. Sabmukozada lokalize chromophores lerin floresan yaydıkları ancak epitelin kalınlaşması ve yapısal değişimin floresan özelliğini azaltması prensibine dayanır. Xillix in- geliştirildiği lung, imaging fluoresensce endoscope (LIFE) ve Pentax ın geliştirildiği SAFE ve Karl Storz un geliştirildiği bronkoskopların kullanımı ile insitu düzeyinde bronş kanseri saptanma olasılığı artmaktadır. Bu bronkoskopi yöntemi: İnsuta ve mikro invazif kanserlerin erken teşhisinde kullanılır. Lokal anestezi ile uygulanır Bronkoskopi işlemi ortalama 10 dakika uzar Sensitivitesi yüksek, spesifitesi düşüktür. Bronkoskopik ultrason: İlk Kez 1989 yılında kullanılmaya başlanmış bir yöntemdir. 2,5 mm dış çapında 12-20m Hz problar bronkoskopun çalışma kanalından geçirilerek bronş duvarı ve mediastinal LAP ler incelenir. Özellikle bronş duvarındaki ve peribronşial lezyonların özellikleri belirlenir Mediastinal lenfadenopatilerin bu yöntemle yeri belirlenip biyopsi alınması CT eşliğindeki biyopsiler daha üstündür. Super Dimension Bronkoskopi: 3-D CT yardımıyla göruntülenen verilerin bilgisayar programında elektromanyetik navigasyon yöntemiyle periferik lezyonlardan ve mediastinal lenfadenopatilerden örnekleme yapmayı kolaylaştıran yeni bir bronkoskopik uygulamadır.bu yöntemle bronkoskopinin görus alanına girmeyen periferik lezyonlara %70 oranında ulasılabilme mümkün olmaktadır. Optical Coherence Tomography: Henüz geliştirilme asamasındaki bu yöntemde bronş epitelinin mikroskopik katmanlarının göruntülenmesi amaclanmaktadır.özellikle prekansöröz ve insitu kanser tanı ve tedavisinde önemli katkı saglayacaktır. 02

5 Bronkoskopi endikasyonları: Bronkoskopik inceleme tanı, tedavi ve araştırma amacıyla yapılabilir. Tanı amaçlı bronkoskopi en yaygın seçilen ve uygulanan yöntemdir. 1) Tanı amacıyla yapılan bronkoskopi: Hemoptizi Öksürük (15 günü geçen ve nedeni bulunamayan ısrarlı öksürük veya öksürüğün niteliğinin değişmesi) Stridor Lokalize wheezing Ses kısıklığı Yutma güçlüğü Israrlı ve künt göğüs ağrısı Göğüs travması Radyolojik bulgular: - Atelektazi - Santral veya periferik kitle, nodül - Lokal obstrüktif amfizem - Israrlı ve tekrarlayan pnömoni - Hiler patolojiler - Mediastinal lenf adenopati veya kitle lezyonları - Yaygın akciğer gölgeleri - Akciğer absesi - Kaviter lezyonlar - Plevra epanımanı - Diyafram paralizisi Primer veya metastatik akciğer kanseri şüphesi Balgamda tümör şüphesi Akciğer kanserinde evreleme ve tedavi tayini İnterstisyel akciğer hastalıkları Toksik gaz inhalasyonu Akciğer infeksiyonları - Balgam çıkaramayan akciğer tüberkülozu - Ampirik tedaviye yanıt vermeyen pnömoni olguları - İmmün yetmezliği olanlarda - AIDS olgularında (pneumocystis karinii, sitomegalovirus, mikoz, tüberküloz, atipik mikobakteri) Hemoptizinin pek çok sebebi vardır. Akciğer grafisi normal olan olgularda, burun ve boğaz muayenesinde hemoptizi izah edecek bir lezyon saptanmaz ise mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır. Kronik bronşit, bronşektazide hemoptizi görülebilir. Ancak bu hastaların bronş mukozalarında gelişen bronş kanserinin de radyolojik bulgu vermeden hemoptizi yapabileceği unutulmamalıdır. Akciğer filmi normal olan ve hemoptizi nedeniyle yapılan bronkoskopik incelemede tanı konan bronş kanseri olguları %10-13 oranındadır. Özellikle bronş karsinoidlerinin çoğu bronkoskopik incelemede saptanmaktadır. Hemoptizi yakınması esnasında veya 48 saat içinde bronkoskopi uygulanması halinde kanayan bronş veya lezyon saptanabilir. Genellikle fleksibl bronkoskop kullanılırsa da hemoptizinin fazla olduğu olgularda rijit bronkoskop tercih edilmelidir. Hemoptizi olgularının %20 sinde bronkoskopik incelemeye rağmen tanı konamayabilir. Öksürük 15 günden fazla devam ederse ve sebebi izah edilemez ise veya daha önce hastanın alıştığı öksürüğün niteliği değişmiş ise, örneğin şiddeti artmış ve devamlı nitelik kazanmış ise bronkoskopi yapılabilir. Bu olgularda öncelikle balgam sitolojisi yaptırılmalıdır. Balgam sitolojisinde %40-85 oranında bronş kanseri tanısı konulabilir. Özellikle epidermoid ve küçük hücreli akciğer kanseri tanısı balgamda rahatlıkla konabilir. Sitolojide şüpheli hücre varsa veya öksürük devam ediyorsa mutlaka fleksibl bronkoskopi yapılmalıdır. Bronş kanserinin %90 ı bronkoskopik inceleme ile teşhis edilebilmektedir. Stridor, lokalize wheezing hava yolu obstrüksiyonunun bulgularıdır. Trakea lezyonlarında akım volüm eğrisi ve bronkoskopi tanı koydurucudur. Ses kısıklığı, yutma güçlüğü, ısrarlı ve künt göğüs ağrısı bronkoskopik inceleme ile tanı koyduran semptomlardır. Mediastinal lezyonlar bronş komponenti görülerek, biyopsi alınarak veya transbronşiyal iğne aspirasyonu ile teşhis edilebilir. Trakeal obstrüksiyonun fazla olduğu durumlarda bronkoskopinin ameliyathane veya yoğun bakım koşullarında yapılması uygundur. Glottik ve subglottik lezyonlarda acil trakeostomi açılması gerekebilir. 03

6 Trakeadaki yaşamı tehdit eden obstrüksiyonlarda genel anestezi ve rijit bronkoskop tercih edilmelidir. Akciğer grafisinde saptanan anormalliklerin ayırıcı tanısında bronkoskopi önemli rol oynar. Atelektazi görüntüsü veren olgularında bronşun açık olup olmadığı incelenmelidir. Bazen lob ve segment bronşu açık görülür. Bu durumda bronş obstrüksiyonu yoktur, periferik ventilasyon bozulmuştur. Tüberküloza bağlı fibrozis olgularında bu bulguya sık rastlanır. Lob veya segment bronşu içten tıkayıcı veya dıştan basan oluşumla tamamen tıkalı ise bronkoskopik inceleme ile kesin tanı konabilir. Kitle lezyonlarında kitlenin selim veya malign olduğu bronkoskopik lavaj, fırçalama, biyopsi, transbronşiyal biyopsi ile saptanabilir. Periferik tümörlerde bu yöntemle %60 oranında tanı konmaktadır. Metastatik akciğer tümörleri %67 oranında tanınabilir. Özellikle kolon, meme, testis tümörleri endobronşiyal metastaz yapabilirler. Lokalize obstrüktif amfizem olgularında bronş içinde, inspirasyonda havanın girmesine izin veren, ekspirasyonda bronş çapı daraldığı için giren havanın çıkmasına izin vermeyen bir mekanizma olduğu düşünülmelidir. Bronş adenomları, bronş kanseri ve yabancı cisim aspirasyonunda bu bulgu saptanır. Etyolojik tanıyı bronkoskopik inceleme belirler. Rezorbsiyonu geciken pnömonilerde ve aynı lob veya segmentte tekrarlayan pnömoni olgularında bronkoskopik inceleme gerekir. Böylece endobronşiyal lezyon saptanmaz ise bronşektazik değişiklik olup olmadığı araştırılabilir. Orta lob ve lingula lokalizasyonlu tekrarlayan pnömonilerde sekel bronş patolojileri saptanmıştır. Ancak yavaş büyüyen polip, adenom da benzer bulgulara neden olabilir. Aynı şekilde bronş kanseri tanısı da konabilir. Plevra epanşmanı olan olgularda torasentez ve plevra biyopsisi ilk inceleme yöntemidir. Bu yöntemlerle tanı konamayan veya bronş ve parankimin ileri tetkiki gereken durumlarda bronkoskopi yapılır. Bronkoskopi yapılmadan önce plevra sıvısının boşaltılması halinde hastanın toleransı artar ve bronşta sıvının oluşturacagı ekstrensek daralma olasılıgı azalır. Plevra tüberkülozu saptanan olgularda bronkoalveoler lavaj ile ARB saptanabilir. Aynı şekilde malign plevra epanşmanlarının büyük çogunlugunda, bronkoskopik inceleme ile akciger kanseri teşhis edilebilir. Yaygın akciğer gölgeleri, interstisyel akciğer hastalıklarında etyolojik tanıyı koymak için BAL, transbronşiyal biyopsi yapılmalıdır. Lynphangioleiomatosis, eozinofilik granuloma ve alveoler proteinosiste BAL kesin tanı koydurucu veriler sağlar. Akciğer infeksiyonlarında balgam gram boyaması, kültürü, ARB aranması ilk yapılacak işlemdir. Balgam çıkaramayan olgularda serum fizyolojik inhalasyonu ile balgam çıkarılması provoke edilir. Balgam çıkaramayan olgularda, ampirik tedaviye yanıt vermeyen pnömonilerde, immün yetersizliği ve AIDS olgularında bronkoskopik yöntemlerle alınan materyallerde mikrobiyolojik inceleme yapılmalıdır. Özellikle pneumocystis karinii, sitomegalovirus, mikoz şüphesi olan olgularda BAL veya transbronşiyal biyopsi örnekleri %85 oranında tanı koydurur. Tanısal bronkoskopi önemli toraks travmalarında mutlaka uygulanmalıdır. Bronkoskopik inceleme ile trakeadaki ve bronşlardaki laserasyon, kontüzyon, perforasyon, mukus tıkaçları ve kanama bulguları saptanabilir. İncelemede larenks, subglottik alan ve servikal trakea özellikle incelenmelidir. Toraks travması geçiren olguların %55 inde bronkoskopik tanı konan lezyon saptanmıştır. Akut travma sonrası acil entübasyon yapılan hastaların %15 inde larengeal düzeyde oluşan travmaların tanısı için hastalar ekstübe edilmeden bronkoskopik olarak incelenmelidir. 2) Tedavi amacıyla yapılan bronkoskopi: Yabancı cisim çıkarılması Mukus ve sekresyonların aspirasyonu Hemopitizinin kontrolü Tedavi amaçlı bronkoalveoler lavaj Endotrakeal tüp yerleştirmek Bronkoplevral fistül tedavisi Trakeal ve ana bronşlardaki striktür ve stenozların dilatasyonu ve tedavisi Lazer tedavisi Kriyoterapi Fotodinamik tedavi Brakiterapi Elektrokoter 04

7 YABANCI CİSİM ÇIKARILMASI Tedavi amaçlı bronkoskopinin en eski ve en sık kullanıldığı işlem yabancı cisim çıkarılmasıdır. Yabancı cisim aspirasyonu çocuklarda daha sık görülür. 6 ay ve 4 yaş arasındaki çocuklar en riskli gruptur. Gıda, diş, her türlü metal veya plastik malzeme (tıpa, para, vida, iğne, vb), ilaçlar, oyuncak malzemeleri, medikal malzemeler iyatrojenik olarak aspire edilebilir. Erişkinlerde aspirasyona predispoze eden faktörler bulunabilir.alkol, sedatif ilaçları nörolojik bozukluklar (parkinson, kafa travması, serebrovasküler hastalıklar), şuur kaybı, medikal müdahaleler, diş yapımı en sık rastlanan nedenlerdir. Aspirasyon sırasında ani başlayan öksürük, siyanoz ve boğulma bulguları önemlidir. Radyoopak malzeme akciğer grafisinde görülebilir. Akciğer grafisinde tanı oranı %70 dir. Ani gelişen atelektazi, segmente air trapping, mediastenin yer değiştirmesi yabancı cisim görülmese de indirekt olarak bizi uyaran bulgulardır. Fark edilmeyen aspirasyonlarda kronik öksürük, yanlış astım tanısı, bronşit, kronik pnömoni, %15 olguda da hemoptizi tanımlanmıştır. Bronkoskopik inceleme ile tanı konur ve tedavisi yapılır. Aspirasyondan sonraki 4-7 gün içinde tanı konursa komplikasyon oranı düşüktür. Tanısı günü geçen olgularda komplikasyon artar. Yabancı cisim çıkarılmasında rijit bronkoskobun başarısı %95 iken fleksibl bronkoskobun başarısı %61 dir. Bu nedenle rijit bronkoskop tercih edilir. Fleksibl bronkoskop kullanılacak ise oral yol ile kullanılmalıdır. Zira yabancı cisim forsepsle tutulur ve bronkoskopla birlikte dışarıya çıkarılır. Benim şahsi önerim yabancı cisminde mümkünse genel anestezi ile rijit bronkoskopla yapılmasıdır. Rijit bronkoskopla hasta kolay ventile edilir. Rijit bronkoskopun görüşü alanı içinde olmayan yabancı cisimleri saptamak için rijit içinden geçirilen fleksibl bronkoskoplar kullanılır. Rijit + fleksibl bronkoskop uygulanması tanı ve tedavi başarısını arttırır. Bu işlem sırasında yabancı cismin tekrar bronş içine düşme ve farklı segmentlere aspire edilme olasılığı mevcuttur. Bu nedenle yabancı cisim çıkarılacak mekanlarda skopi ve akciğer grafisi alma olanağı bulunmalıdır. Çok nadir de olsa bronş perforasyonu, abondan kanama ve özellikle iğne olgularında, iğnenin fleksibl bronkoskopun forsepsine fikse olarak aletin bronş içinden çıkarılmasının zorlaştığı durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle yabancı cisim çıkarılırken mutlaka göğüs cerrahisi ile koordineli çalışılmalıdır. Olguların %95 inde bronkoskopik tedavi sağlanır. Ancak %2-10 olguda torakotomi, bronkotomi veya segmental rezeksiyon gerekebilir. MUKUS VE SEKRESYONLARIN ASPİRASYONU Öksürük reflekslerin azaldığı veya postoperatif dönemde ağrı nedeniyle yeterince öksürüp sekresyonları atamayan olgularda oluşan segmenter veya lober atelektaziler hastanın hipoksemiye girmesine neden olabilir. Ayrıca supüratif akciğer hastalarında (abse, bronşektazi, nekrotizan pnömoni), gastrointestinal materyalin aspirasyonunda, kistik fibrosizte bol ve yapışkan mukus ve sekresyonların aspirasyonu gerekir. Vantilatöre bağlı hastalarda ve nörolojik bozukluğu olan olgularda sık sık mukus aspirasyonu gerekebilir. Nekrotizan trakeobronşitler, status athmaticus, lazer tedavisi sonrası oluşan debridmanların aspirasyonu da bu indikasyona girmektedir. Bronkoskopik aspirasyon için çocuklarda rijit bronkoskop tercih edilir. Erişkinlerde rijit bronkoskop kullanılabilir. İşlem sırasında ilave oksijenizasyon uygundur. Yoğun mukusları aspire etmek için serum fizyolojikten yararlanılır. Vantilatördeki hastada fleksibl bronkoskop kullanılmaktadır. Bu hastalar 8 numara ile entübe edilmiş ise aspirasyon sırasında sorun çıkmaz. Daha dar tüplerde fleksibl bronkoskopun tüple yapacağı sürtünmenin ortadan kaldırılması için bronkoskopun dış yüzüne kaydırıcı sürülmeli ve islem esnasında endotrakeal tüpün içini daraltacak olan kaf söndürülmelidir. 7 numaralı tüp içinden aspirasyon yapıldıgında ventilasyon olanaksızdır. Böyle durumlarda hastanın 4-5 numaralı tüple ventilasyonu saglanır ve tüp yanından bronkoskopik aspirasyon yapılabilir. Diger bir seçenek larenks maskesi ile hastayı ventile edip bronkoskopik aspirasyonu saglamaktır. Tüm bu koşulların yogun bakım ünitesi veya ameliyathane kosullarinda yapılması gerektigi şüphesizdir. Entübe hastalarda bronkoskopi yapılmasına bağlı komplikasyon hipoksinin artması, taşikardi, aritmi, bronkospazm, pnömotoraks ve ateştir. Septiseminin progresyonu veya septisemi gelişme olasılığı yok denecek kadar nadirdir. HEMOPTİZİ KONTROLÜ 24 saatte ml gibi massif kanamaların kontrolü ve asfiksinin önlenmesi için rijit bronkoskop kullanılmalıdır. Rijit bronkoskopla hem etkin aspirasyon yapılır ve hem de kanayan bölgeye adrenalin emdirilmiş gaz tamponla lokal tedavi uygulanabilir. Aynı şekilde soğuk serum fizyolojik de kanamayı durdurmak mümkün olabilir. Adrenalin 1:10 00 den 3 ml enjektöre çekilip 7 ml serum fizyolojik ile dilüe edilerek kanayan bölgeye fleksibl bronkoskopun kanalından verilebilir. Keza fleksibl bronkoskop aracılığı ile balon kateter konarak kanayan lob veya segment bronşu bloke edebilirler. Bu işlemin 05

8 özel kateterleri vardır. Standart Fogarty katater kullanılmamalıdır. Rijit ve fleksibl bronkoskop içinden elektrokoagülasyon yapma olanağı mümkündür. Yine 15 W'luk laser enerjisi ile koagülasyon yapabilirler. Endobronsiyal fibrin tıkaçların etkinliği tartışmalıdır. TEDAVİ AMAÇLI BRONKOALVEOLER LAVAJ Tedavi edici bronkoalveoler lavaj en sık olarak alveoler proteinosis, kistik fibrozis ve status asthmaticus olgularında kullanılmaktadır. Pulmoner alveoler proteinoziste alveollerin içi fosfolipoprotein ile doludur. Genel anestezi altında double-lumen endotrakeal tüp ile bir akciğer ventile edilirken diğeri serum fizyolojikle yıkanır. Kistik fibrozis ve status asthmaticusta yoğun sekresyon nedeniyle periferik bronşların tıkandığı ve klasik tedaviye yanıt vermeyen olgularda genel anestezi altında yapılan müdahalelerde pozitif sonuçlar bildirilmiştir. Bu olgularda lavaj materyali olan serum fizyolojik içine bronkodilatatör, kortikosteroid, %4 asetil sistein de kullanan çalışmacılar olmuştur. ENDOTRAKEAL TÜP YERLEŞTİRMEK Boyun-vertebra travmaları, ağız travmaları, larenks ve trakea travmalarında ventilasyonun sağlanması için acilen endotrakeal tüp yerleştirip hastanın mekanik ventilasyona bağlanması gerekebilir. Böyle özel durumlarda fleksibl bronkoskop yardımı ile tüp yerleştirmek gerekir. Özellikle yeni doğanlarda 2 mm'lik bronkoskoplar tüp içine geçirilir ve bu şekilde gözle görerek uygun pozisyonda tüp yerleştirilir. Yine bir akciğer ventile edip diğeri opere edilecek ise endotrakeal tüp fleksibl bronkoskop eşliğinde yerleştirilmelidir. BRONKOPLEVRAL FİSTÜL TEDAVİSİ Bronş ile plevra arasında iliski kurulması sonucu ortaya çıkan fistüllerde en sık rastlanan etyolojik nedenler, akciğer tüberkülozu, ampiyem, abse, pnömoni ve postoperatif komplikasyonlardır. Pnömonektomi, segmentektomi ve wedge rezeksiyon sonrasinda %2-5 oraninda BPF gelişir. Akciger kanseri sonrası bronş güdügünde fistül gelisme oranı ise %12.5 dir. Özellikle operasyondan sonraki ilk 30 gün içinde gelişir. Geç dönemde ortaya çıkan fistüllerde tümör nüksü ön planda düşünülmelidir. Ani başlayan nefes darlığı, balgam miktarında artma, ateş en önemli semptomlardır. Akciger grafisinde plevrada hava sıvı seviyesi, cilt altı amfizem görülür. Dren varsa metilen mavisi verilip balgam kontrolü edilir. Kesin lokalizasyon için fleksibl bronkoskopla inceleme ve selektif bronkografi yapılmalıdır. Tedavide rijit bronkoskop ile gümüş nitrat uygulaması ve cerrahi yöntemler kullanılır. 4 mm den küçük fistüllerde endoskopik tedaviler yapılabilir. Balonlu tıkaç, Lead Shot, Kan-tetrasiklin, Gelfoam, Cyanoacrylate, Fibrin Tıkaç en sık kullaılan yöntemlerdir. Fibrin tıkaçta 500 U/ml trombin ve 3,500 U/ml aprotinin kullanılır. Bu tıkaç ile 5 gün süreyle fistül kapatılır ve dokunan fibroblastik aktivitesi ile defekt tamir edilir. Ancak fibrin tıkaç büyük trakeal fistüllerde veya multipl parankimal defektlerde başarılı olamamaktadır. Ülkemizde fibrin tıkaç kullanarak bronkoplevral fistül kapatılmasının ilk başarılı uygulaması Anabilim Dalımızda gerçekleştirilmiştir. BRONKOSKOPİ KONTRENDİKASYONLARI: - Hastanın uyumsuz olması - Unstabil angina - Yeni geçirilmiş miyokard enfarktüsü - Yaşamı tehdit edilebilecek aritmiler - Status asthmaticus - Süratle artan hiperkapni - Uygun koşullar sağlanmadan eğitimi yetersiz kişilerce bronkoskopi yapılmak istenmesi Bronş astımı bronkoskopi için kontrendikasyon oluşturmaz. Keza hipoksemi varlıgı da bronkoskopi için engel değildir. Mekanik ventilasyona baglı olanlarda rahatlıkla bronkoskopi uygulanabilir. Ancak bronkoskopik akciger biyopsisi yapılacaksa PEEP kesilmeli ve öksürük süprese edilmelidir. PEEP'e biyopsiden 30 dakika sonra başlanır. Trombosit sayısı den az olanlara bronkoskopi ve lavaj yapılabilir, ancak biyopsi alınırsa kanama riski artacağından bronkoskopiden dakika önce 4-5 ünite trombosit transfüzyonu yapılması uygundur. Warfarin alan hastalarda INR* 2+ise bronkoskopik biyopsi yapılmamalıdır. Günde 325 mg'dan az aspirin alanlarda bronkoskopik biyopsi yapılabilir. Hepatit B, AIDS, Aktif akciğer tüberkülozu bronkoskopi için kontrendikasyon değildir. Bu nedenle 06

9 bronkoskopi öncesi maliyet arttıracak testlere gerek yoktur. Bronkoskopi uygulaması sırasında ve sonrasında sterilizasyon kurallarına özen göstermek şarttır. HASTANIN BİLGİLENDİRİLMESİ VE PREMEDİKASYON Bronkoskopi işlemine neden gerek duyulduğu ve işlemin nasil yapılacagşi hastaya bilgi verilerek belirlenir. Hastaya lokal anestezi ile agrı duymayacaği, ancak öksürük, kısmi bir nefes darlıgı hissi oluşabileceği anlatılmalıdır. işlem öncesi yazılı onay formu kullanilmalıdır. Fleksibl bronkoskopi yapılacak olguların çogunda premedikasyon gerekmemektedir. Endişeli, ajite hastalarda veya daha önce bronkoskopi yapılmış olan olgularda premedikasyon olarak işlemden önceki akşam yatmadan önce ve işlem sabahı kısa etkili benzodiazepinler verilebilir. Hastanın yemek yememiş olması gerekir. Bronkoskopiden yarım saat önce 0,6-1,2 mg Atropin S.C uygulanarak vagal refleks ve sekresyon artışı önlenir. Taşikardisi olanlarda dikkatli olmak gerekir. Son yıllarda atropin uygulaması yapilmadan da bronkoskopi rahatlıkla yapmaktayız. Koroner arter hastalığı olanlarda taşikardi yapmayan Glycopyrolate mg IM olarak tercih edilmelidir. Ajite hastalarda veya sedasyon gereken durumlarda Midazolam mg/kg IV verilirse 1-3 dakika içinde etki sağlanır. Midazolam yüksek dozda solunum inhibisyonu yapabilir. Bu nedenle antidot olarak Flumazenil (Anexate) 0,4-1 mg IV kullanılır. Midazolam retrograt amnezi yaptıgı çin hastalar bronkoskopi işlemini hatırlamazlar. Öksürügü fazla olan olgularda sentetik opiat grubundan Fentanyl 0,5-2 μg/kg verilerek öksürük suprese edilir ve midazolam ile birlikte kullanılabilir. LOKAL ANESTEZİ %2-4 lidokain, %2 tetracain, %10-20 benzocaine, %4-10 kokain kullanılabilir. En sık lidokain kullanılmaktadır. Rijit bronkoskopide ayrıntılı ve çok iyi bir lokal anestezi yapılırken Fleksibl bronkoskopide "sprayed as you go" yani bronkoskopun gittiği alanda lokal anestezi uygula yöntemi kullanılmaktadır. Önce nazal daha sonra larenks ve trakeobronşiyal sisteme anestezi yapılır. Aşırı dozlarda konfüzyon, tonik-klonik kasılmalar başlar ve kardiak arest gelişebilir. Bronkoskopi esnasında PaO2 de 20 mm Hg kadar düşme olabilir. Bu nedenle hipoksik, yaşlı hastalar pulse oksimetre ve EKG monitorize edilmeli ve tansiyon takibi yapılmalıdır. BRONKOSKOPİ İŞLEMİ Bronkoskopi üst ve alt solunum yolunun ayrıntılı gözlemini sağlar. Böylece nazoforenks, epiglot, cord vokaller, larenks, trakea ve tüm bronş sistemindeki lezyonlar saptanabilirler. Solunum sisteminde mukozanın rengi, damarlanması ve enfiltrasyonu önemli bulgular verir. Trakeal karinanın keskin ve ince olması gerekir. Trakeal karinadaki genişleme ve infiltrasyon subkarinal lenf bezlerindeki patolojiyi yansıtır. Bronş ağacı şekil I de görülmektedir. Burada belirtilen tüm lob, segment ve subsegmentler incelenir. Gözlem sonrası patolojik lezyonun cinsine göre şu bronkoskopik işlemler yapılabilir. 1. Bronş lavajı: Bronkoskop içinden serum fizyolojik verilir ve geri aspire edilerek bir tüpte toplanır. Sitolojik, mikrobiyolojik inceleme yapılır. 2. Fırçalama: Bronkoskop içinden geçirilen küçük fırça ile mukozadaki şüpheli alandan hücre alınır. Bu yöntemle alınan materyal lama yayılır ve tümör yönünden incelenir. Aynı şekilde korunmuş fırça ile mikrobiyolojik inceleme yapılabilir. 3. Küretaj: Özel küretlerle mukozadaki lezyondan hücresel bilgi salgılanır. 4. Biyopsi: Bronş içindeki lezyonlardan mukozadan bronş biyopsisi yapılır. Lezyonun tipine ve yerine göre igneli, tırtıklı ya da standart biyopsi pensleri kullanılır. 5. Transbronşiyal igne aspirasyonu: Submukozal yerleşimli lezyonlarda, mediastinal lezyonlarda, trakea ve bronş duvarından veya bu duvarı delerek kitle veya lenf bezinden yapılan aspirasyon işlemidir. Aspire edilen materyal lama püskürtülerek sitolojik inceleme yapılır. Bu iğnelerle çok küçük doku alınarak histolojik inceleme de yapılabilir. Wang bu yöntemle mediastinal lenfadenopatilerin tanısını ve tümörün incelenmesini sağlayabileceğimizi göstermiştir. Önceden CT yapılmış olgularda %90 oranında doğru evreleme yapılabilmektedir. 6. Bronkoskopik akciğer biyopsisi (Transbronşiyal biyopsi): Transbronsiyal akciğer biyopsisi terimi yerine sonyıllarda önerilen bronkoskopik akciğer biyopsi terimi kullanılmaktadır. Diffüz intertisyel akciğer hastalıklarında veya periferik nodül ve kitle lezyonlarında yapılan biyopsi yöntemidir. Diffüz lezyonlarda alt lob posterobazal segmentten 4 adet biyopsi alınır. Burada 07

10 biyopsi forsepsi bronş içinden gidebildiği kadar gider ve parankimden örnek alınır. Sarkoidoz, miliyer tüberküloz, lenfanjitis karsinomatoza, interstisyel pnömoni, Pneumocystis carinii pnömonisi, fungal infeksiyonlar bu yöntemle tanınabilir. Periferik bronş kanserinde skopi altında yapılan transbronşiyal biyopsiler %64 oranında tanı koydurucudur. %1.7 oranında hemoraji ve %0,7 oranında pnömotoraks en sık komplikasyonudur. 7. Bronkoalveoler lavaj (BAL): Akciğer parankiminin alveoler ve intertisyel komponentlerini ilgilendiren hastalıklarda BAL, sıvı biyopsi olarak isimlendirilir. Bronş lavajından farklı bir işlemdir. Alt solunum sisteminin inflamatuvar ve immunolojik özelliklerini yansıtır. BAL rutin incelemeden sonra ancak biyopsi ve fırçalamadan önce yapılmalıdır. Sağ orta lob veya solda lingulanın subsegmentine fiberoptik bronkoskopla "wedge" yapıp yani bronkoskopun ucunu subsegment ostiumu ile ağızlaştırıp onu tıkaması sağlanır. Böylece verilen sıvı o segmentin bronşiol ve alveoler alanlarına yayılıp oradaki hücrelerin yıkanarak bronkoskop ucunun yanından kaçmadan geri aspire edilmesi sağlanır. Son yıllarda ucu balon tarzında içinden sıvı geçişine olanak veren BAL kataterleride kullanılmaktadır. BAL işleminde 200 cc lik 37 derecede ısıtılmış %0.9 NaCI kullanılır. 5x20 ml sıvı ayrı ayrı verilip aspire edilir. Aspirasyon sırasında bronş ostiumunun kapanmaması önemlidir. Bunu sağlamak için aspirasyon bronkoskopistin kontrolünde yapılır. Toplam verilen sıvı ml olmalıdır. Çocuklarda 20 ml yeterlidir. İyi bir BAL işleminde verilen sıvının minimum %40'ı geri aspire edilmelidir. Böylece 106 alveolden materyal alınmış olunur. BAL sıvısı lidokain içermemelidir. Zira lidokain mikrobiyolojik üremeyi inhibe edebilir. Normal şahıslarda BAL sıvısının yapısı: %92±5 makrofaj, %7SYMBOL 177 \f "Symbol" \s 12±1 lenfosit, % 1'den azı nötrofil, eozinofil, mast hücresi, bazofilden oluşur. Sigara içenlerde makrofaj ve nötrofil sayısı fazladır. Lenfositlerin %73'ü T %7'si B %19'u sınıflanamayan tiplerdir. T helper hücreleri %39-48, T süpresör %23-28 oranındadır. Normal kişilerde T4/T8 oranı 'dir. BAL alveoler proteinosis, histiositosis X, hemosiderozis, dev hücreleri interstisyel pnömoni, akciğer kanseri, eozinofilik granülom, Pneumocystis carinii, Akciğer tüberkülozu gibi hastalıklarda kesin tanı sağlanabilir. Ayrıca sitomegalovirus, mikozlar, atipik mitobakteri, atipik pnömoniler, sarkoidoz, idiopatik pulmoner fibrozis gibi pek çok hastalıkta da tanıya katkıda bulunabilir. BAL sıvının içerdiği hücresel ve immünolojik parametrelere göre aşağıdaki hastalıklar gruplandırılabilir: Nötrofilik alveolit İdiyopatik akciğer fibrozisi Kollajen hastalıkların bazıları Bronkopulmoner infeksiyonlar ARDS Pnömokonyozis Wegener granülomatozisi Lenfositik alveolit ayırıcı tanısı T4/T8 oranı artmış Sarkoidoz Berilyozis Asbestozis Crohn hastalığı Lenfositer alveolit Tüberküloz Sarkoidoz Berilyozis Crohn hastalığı Ekstrensek allerjik alveolit İlaçlara bağlı akciğer hastalığı AIDS Asbestosis Romatoid artrit T4/T8 oranı normal Tüberküloz Lenfanjiomyomatozis Eozinofilik alveolit Eozinofilik pnömoni Churg-Strauss syndrome Allerjik bronkopulmoner aspergillozis Astım T4/T8 oranı azalmış Ekstrensek allerjik alveolit Bronşitis obliterans organize pnömoni AIDS Silikozis İlaçlara bağlı akciğer tutulumu İdiyopatik pulmoner fibroziste yüksek lenfosit oranlı olgular kortikosteroid tedavisine daha iyi yanıt verir. Eozinofil artışı kötü prognozu gösterir. 08

11 BRONKOSKOPİ KOMPLİKASYONLARI Bronkoskopi işleminin mortalite ve morbiditesi çok düşüktür. Premedikasyona baglı hipotansiyon, senkop, solunum depresyonu oluşabilir. Lokal anesteziye baglı; larengospazm, bronkospazm, eksitasyon ve kardiak arest gelişebilir. Fleksibl bronkoskopi uygulamasında; bronkospazm, hipoksi, kardiak aritmi, ateş, pnömoni, pnömotoraks, hemoraji gelişebilir. Fakat tüm bu komplikasyonlar; majör %0.08, minör %0.2 ve ölüm %0.01 oranındadır. 09

12 PARATRAKEAL-PERİBRONŞİYAL OLUŞUM GÖRÜNTÜLEME VE ÖRNEKLEME YÖNTEMLERİ Doç.Dr.Erdoğan Çetinkaya Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Paratrakeal-peribronşiyal alanlardaki patolojiler, sıklıkla trakea yada bronşların çevresindeki lenf bezlerinin büyümesine daha az sıklıkta ise tümörün direkt invazyonuna bağlı olarak gelişen patolojilerdir. Paratrakeal yada peribronşiyal patolijilerin görüntülenmesi Toraksın bilgisayarlı tomografisi (BT), Toraks MR, Endobronşiyal ultrasonografi (EBUS) Özofagial Ultrasonografi (EUS) Peribronşiyal yada paratrakeal alandaki patolojiler endobronşiyal olarak Normal bronş sistemi, Dış basıya bağlı bombelik, Karina genişlemesi, Mukozada ödem, solukluk, Damarlanmada artma Normal bronşiyal sistem şeklinde görülür. Transbronşiyal İğne Aspirasyonu TBİA, bronkoskopi aracılığıyla trakeobronşiyal ağaca komşu mediastinal patolojilerden, trakea yada bronş duvarındaki ve akciğer parankimindeki patolojilerden sitolojik, histolojik, yada mikrobiyolojik örnek alma tekniğidir. Transbronşiyal İğne Aspirasyonu İlk olarak 1949 yılında Schieppati tarafından tanımlanmıştır yılına kadar rijid bronkoskopiyle kullanılmıştır yılında Wang ve Terry mediastinal lenf nodundan örnek almak için fleksible bronkoskopiyle TBİA yöntemini tanımladılar. Bilgisayarlı tomografi bulgularına göre Wang TBİA evreleme sistemi: TBİA için mediastinal ve hiler lenf bezlerinin lokalizasyonları 1- Anterior karina: Sağ ve sol ana bronş proksimal bölümü arasında ve önde) 2- Posterior karina: Sağ ve sol ana bronş proksimal bölümü arasında ve arkada, yada direkt olarak sağ ana bronş arkasında 3- Sağ paratrakeal: Vena kava süperior arkasında ve azigos veni yakınında, trakeanın alt kısmında antreolateral durumda, önde. 10

13 4- Sol paratrakeal (aortiko pulmoner pencere): Aort arkusunun aşağısında ve sol ana pulmoner arter üstünde trakeobronşiyal açı yakınında, lateralde 5- Sağ ana bronş: Sağ ana bronş önünde 6- Sol ana bronş: Sol ana bronş önünde 7- Sağ üst hiler: Sağ üst lob ile intermediyeri arasında ve önde 8- Subkarina: Sağ üst lob bronşuna yakın seviyede, sağ ve sol ana bronş arasında 9- Sağ alt hiler: Sağ orta lob bronş seviyesinde, intermedier bronşun önünde ya da lateralde 10- Subsubkarina: Sağ orta lob bronş seviyesinde, intermedier bronş ile sol ana bronş arasında 11- Sol hiler: Sol üst lob ile sol alt lob bronşları arasında Bronkoskopik bulgulara göre Wang TBİA evreleme sistemi: Mediastinal ve hiler lenf bezlerine TBİA yapılma yerleri 1- Anterior karina: Trakea distali, 1.ve 2. interkartilaj aralıktan, saat 12-1 pozisyonda 2- Posterior karina: Karinanın posterioru, saat 5-6 pozisyonda 3- Sağ alt paratrakeal: Trakea alt kısmı, 2. ile 4. interkartilaj aralıktan saat 1-2 pozisyonda 4- Sol paratrakeal (aortiko-pulmoner pencere): Trakea alt kısmı, 1.ya da 2. interkartilaj aralıktan saat 9 pozisyonunda 5- Sağ ana bronş: Sağ ana bronş proksimali, 1.yada 2. interkartilaj aralıktan, saat 12 pozisyonunda 6- Sol ana bronş: Sol ana bronş proksimali, 1. yada 2. interkartilaj aralıktan, saat 12 pozisyonda 7- Sağ üst hiler: Sağ üst lob girişi anterior bölümü 8- Subkarina: Sağ ana bronş medial duvarı, sağ üst lob girişi seviyesinin proksimali, saat 9 pozisyonunda 9- Sağ alt hiler: İntermedier bronşun anterior yada lateral duvarı yaklaşık saat 3 ve saat 12 pozisyonunda, sağ orta lob girişi seviyesinden yada yakınında 10- Subsubkarina: İntermedier bronşun medial duvarı orta lob bronş girişi seviyesi, saat 9 pozisyonunda 11- Sol hiler: Sol alt lob bronşunun lateral duvarı, sol alt lobun superior segment girişi seviyesinde saat 9 pozisyonunda 11

14 Transbronşiyal aspirasyon iğneleri (Wang, Bard ) 22 G Sitoloji 21 G Sitoloji 20 G Sitoloji 19 G Histoloji 1- Saplama yöntemi (Jabbing method): Kateter ve bronkoskop A pozisyonunda (bronkoskobun distal ucunda görülen kateterden iğne tamamen çıkarılır ve proksimal ucu kilitlenir ve iğnenin sadece uç kısmı görülecek şekilde bronkoskobun çalışma kanalına geri çekilir ve hedeflenen noktaya doğru bronkoskop ilerletilir) iken hedeflenen noktaya gelindiğinde kateter sert ve hızlı bir şekilde itilir, iğne batırılarak duvar geçilir. 2- İtekleme yöntemi (Piggy Back method): Kateter ve bronkoskop A pozisyonunda iken hedeflenen noktaya gelindiğinde kateterin proksimal ucu geri kaçması önlenecek şekilde küçük parmakla tutulur ve kateter bronkoskop ile bir bütün olarak ileri doğru itilir, mukozaya saplanarak duvar geçilir. 3- Kateterin duvara dayanması yöntemi (Hub-Against-the-Wall method): Bronkoskop ve kateter B pozisyonunda (kateterden iğne çıkarılmadan hedeflenen noktaya doğru bronkoskop ilerletilir) iken hedeflenen noktaya yönlendirilir ve kateterin metal ucu mukozaya dokundurulur ve bu durumda iken iğne hızlı ve sert bir şekilde batırılır. 4- Öksürük yöntemi (Cough Method): Yukarıda anlatılan saplama, itekleme veya kateterin duvara dayanması yöntemleri uygulanırken hasta kuvvetli bir şekilde öksürtülür ve iğnenin duvarı geçmesi kolaylaştırılır. Sitolojik inceleme için materyal hazırlama 1- Yayma yöntemi(smear) TBİA ile alınan materyal 60 cclik enjektöre hava çekilerek lama püskürtülür ve iki lam arasında yayılarak %95 lik alkolde fikse edilir. 2- Sıvı yöntemi(fluid metod) TBİA ile alınan materyal 3 ml lik steril serum fizyolojik yada Hank s solusyonu içeren şişeye püskürtülür ve patoloji labortuarına gönderilerek hücre bloğu hazırlanır. 12

15 Transbronşiyal iğne aspirasyonu histolojik örnek alma Histolojik materyal almak için kullanılan iğne çift iğneye sahiptir. (MW-319). 21-gauge iğne bronş duvarının geçişine olanak sağlar ve torakar rehber iğne olarak görev yapar bronş duvarından ve kartilajdan materyal alınmasını engeller. 19-gauge iğne ise lenf bezinden histolojik materyal alınmasına olanak sağlar. Alınan materyal şişeye (%95 alkol yada Hank s solusyonu ihtiva eden) püskürtülür, şişe içerisinde doku örneği görüldüğünde başarılı olunduğunu gösterir. Daha sonra 19-gauge iğnenin içerisinde kalan aspirat serum fizyolojikle birlikte boş şişeye püskürtülür yada aspirat lamlara yayılarak %95 lik alkolde fikse edilir ve sitolojik değerlendirmeye gönderilir. TBİA da materyalin yeterliliği için sitolojik kriterler; 1- Materyalde bronşiyal epitel hücrelerin hiç olmaması yada çok az olması, 2- Lenf bezinin gerçekten örneklendiğinden emin olmak için materyalin bol miktarda lenfosit içermeli, 3- TBİA materyali malignite açısından üç şekilde sınıflandırılır; a-negatif b-şüpheli malignite c-malignite. 4- Aspiratta bol lenfosit varlığında malign hücrelerin yokluğunda bu örneklerin gerçek negatif düşünülmesi gerekir Evreleme amacıyla yapılacak TBİA da yanlış pozitif sonuçlardan kaçınmak için; Kontaminasyondan kaçınmak için bronkoskopi esnasında aspiratör çalıştırılmamalı ve ilk önce evreleme için hedeflenen noktalara TBİA yapılır. Eğer hedeflenen noktalar sekresyonla örtülü ise serum fizyolojikle yada lidocainle yıkama yapılabilir. Aspirasyona, iğne duvardan çıkarılmadan son verilmeli, Endobronşiyal inceleme ve tanısal işlemler yapılmadan TBİA yapılmalı, Multipl lenf nodu tutulumu olan hastada aspirasyon ilk önce en kötü prognozlu lenf nodundan başlanır yani N2 den önce N3, N1 den önce N2 aynı iğne kullanılarak örneklenir. Uygun olduğu zaman histolojik örnek alınmalıdır. TBİA nın avantajları TBİA ile N2 yada N3 ispatlanması rezeksiyon için gereksiz cerrahi eksplorasyondan hastayı alıkoyar. Böylece morbiditeden ve maliyetten korur. Trakeostomili yada ciddi servikal deformitesi olan durumlarda mediastinoskopinin yapılması zor olan olgularda bile yapılabilmesi, Genel anestezi gerektirmemesi, Maliyetinin düşük olması, Daha az invaziv olması mediastinoskopiye karşı avantajlarıdır. TBİA pozitifliğini arttıran durumlar Endobronşiyal tümör varlığı (özellikle sağ üst lob tümör varlığı), 20 mm den daha büyük subkarinal lenf nodu varlığı, Karinanın patolojik oluşu (genişleme, eritem), Küçük hücreli akciğer karsinom varlığı, Evrelemede gauge iğne yerine histolojik materyal alabilen gauge iğne kullanılması 13

16 TBİA komplikasyonları % arasındadır. Bronkoskop hasarı en önemli komplikasyonudur. TBİA a bağlı yaşamı tehdit eden kanama bildirilmemiştir. Sık olarak yapılma yerinde sızıntı şeklinde kanama olabilir, bu kanamada kendiliğinden durur. VCSS lu hastalarda kanama riskinin fazla olabileceği düşünülmüştür. Fakat 15 VCSS lu olgunun retrospektif incelenmesinde anlamlı bir kanamayla karşılaşılmadığı gözlenmiştir Akciğer Kanseri Evreleme &TBİA n Malign aspirat % Sensitivite % Spesifite % Wang G Schenk G Schenk G Bilaçeroğlu G Harrow G ve 19 G Çalışmamız 22 G (Toraks ) Endobronşiyal Ultrasonografi EBUS bronş duvarını ve bronşa komşu 4cm lik mediastinal yapıların görüntülenmesine olanak sağlar. Lenf nodunun görüntülenmesiyle transbronşiyal/transtrakeal iğne aspirasyonun yerinin kolaylıkla lokalize edilmesine olanak sağlar. Vasküler anormallikleri, mediastinal kitleleri, komşu organların patolojilerini ve pulmoner lezyonları doğru şekilde ayırımını sağlar. EBUS için iki cihaz geliştirilmiştir. İlk geliştirilen EBUS-S tek kanallı bronkoskop ile kullanır. Burada US probu ile lenf nodu yeri saptanır. Bundan sonra US probu bronkoskopdan çıkarılır ve belirlenen yerden TBİA işlemi yapılır. Yeni geliştirilen çift kanallı EBUS-D ile eş zamanlı iğnenin lezyon içerisindeki pozisyonunun görüntülenmesi olanak sağlar EBUS-S 2.8 mm iç kanal çaplı bronkoskop Balon uçlu kateter Minyatürize 20 Mhz 360 derece dönen US radial prob Penetrasyon derinliği 4 cm 14

17 EBUS-D TBIA-Scope Ultrason kontrollu iğne 7,5-10 Mhz Lineer tarama Wang ın tariflediği referans noktalarına göre yapılan konvansiyonel yada körlemesine yapılana göre EBUS eşliğinde yapılan TBİA nın iğne giriş sayısında azalmaya neden olur ve özellikle paratrakeal lenf nodlarında tanı oranını arttırır. TBİA subkarinal EBUS eşliğinde 40 ı tanısal (80 %) ns 50 klasik yolla 36 sı tanısal (72 %) Hert et al., Chest, 2004 TBİA paratrakeal EBUS eşliğinde 42 ı tanısal (74 %) p< 0, klasik yolla 29 sı tanısal (56 %) Hert et al., Chest,

18 EBUS-TBIA yıl N Oran Krasnik et al %92 Yasufuku et al %89 Yasufuku et al %91 Rintoul et al %90 Hearth et al %92 Transözofagial ultrasonografi (EUS) EUS la pretrakeal, sağ ve anterior sol hiler yapılar hava yollarının pozisyonundan yada özofagusa komşuluğu olmadığından ulaşılamaz. Bu yerler dışındaki peribronşiyal/ transtrakeal alanlardaki patolojiler EUS la görüntülenebilir ve İA la örnek alınabilir. EUS yıl N Oran Giovanni et al %83 Silvestri et al %89 Gress et al %95 Wiersma et al %92 Janssen et al %91 Rabe et al %80 Williams et al %90 Fritscher-R. et al %97 Wallace et al %87 Wiersma et al %96 Fritscher-R. et al %93 Annema et al %83 EUS Mediastendeki kanser için EUS-İA un tanısal değeri (seçilen hastalar) 1245 hastanın dahil olduğu 22 çalışma Sensitivite (median 0.90) Spesifisite

19 ELEKROKOTER VE ARGON PLAZMA KOAGÜLASON (APC) Doç. Dr. Serdar Erturan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Bronkoskopi solunum yolunun gözle incelenmesine olanak sağlayan endoskopik bir girişimsel bronkoskopinin üç temel kuralı vardır: 1. Havayolu darlığının tipini sapta. a. Endoluminal b. Ekstraluminal c. Mikst 2. Darlığın endoluminal komponentini tedavi et (debulking). 3. Darlığın mural komponentini tedavi et (stent yerleştir). Elektrokoter, trakeobronşiyal sistem darlıklarının endoluminal komponentinin tedavisinde lazer tedavisine alternatif olarak geliştirilmiştir, başarı ve komplikasyon oranları lazere benzer, fakat daha ucuzdur(1, 2). Koagülasyon probu dokuya temas ettirilerek termal etki ile koagülasyon ve karbonizasyon yapılır(3). Koagüle ve karbonize olan dokular biyopsi forsepsleriyle veya rijid bronkoskopla temizlenerek (debulking, core out) havayolunun açıklığı sağlanır. Elektrot yüzeyinin karbonize doku ile kaplanması koagülasyon yapıcı etkisini azaltır. Bu nedenle elektrodun sık sık temizlenmesi gerekir ki, bu da işlem süresini uzatır. İşlem sırasında perforasyon ve hemoraji gelişmesi yanında elektrokoter tedavisine sekonder trakeobronşiyal striktür gelişmesi de bu işlemin komplikasyonlarındandır. Argon plazma koagulasyon(apc), dokuya temas etmeden uygulanan elektrokoagulasyon yöntemidir. Elektrik akımını argon gazı iletir. Koagüle olan doku elektriği iletmediğinden perforasyon riski düşüktür. Hemoptizilerin tedavisinde de kullanılır(4). Elektrokoter ve APC nin etkileri, Nd-YAG lazere göre daha yüzeyeldir. Bu lazere göre bir eksiklik olarak düşünülse de derin koagülasyon her zaman tercih tercih edilmeyebilir. Çünkü cerrahi ve kemoradyoterapi gibi nedenlerle büyük havayolları ile damarlar arasındaki anatomik komşuluk değişmiş olabilir(5). Elektrokoter ve APC nin endikasyonları şunlardır (5): 1. Akciğer kanserleri, 2. Endobronşiyal metastazlar ve yayılım 3. İn situ karsinomlar, 4. Tipik karsinoid tümörler, 5. Benign tümörler, 6. Benign darlıklar. Kaynaklar 1. Sutedja TG. Hot and cold techniques of bronchoscopic palliation. Solunum 2001; 3 (Özel sayı 2): van Boxem T, Muller M, Venmans B, et al. Nd-YAG laser vs bronchoscopic electrocautery for palliation of symptomatic airway obstruction: a cost effectiveness study. Chest 1999; 116: van Boxem TJM, Westerga J, Vermans BJW, ve ark. Tissue effects of bronchoscopic electrocotery: bronchoscopic appearance and hystologic changes of bronchial wall after 17

20 electrocaotery. Chest 2000; 117: Morice RC, Ece T, Ece F, Keus L. Endobronchial argon plasma coagulation for treatment of hemoptysis and neoplastic airway obstruction. Chest 2001; 119: Bolliger CT, Sutedja TG, Strausz J, Freitag L. Therapeutic bronchoscopy with immediate effect: laser, electrocautery, argon plasma coagulation and stents. Eur Respir J 2006; 27:

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ DOÇ. DR. ARİF DURAN ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI Bronkoskopi nedir? Solunum yollarının endoskopik olarak incelenmesi Bronkoskop çeşitleri

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 EPİDEMİYOLOJİ Akciğer kanseri, günümüzde, kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Yabancı Cisim Aspirasyonları Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Epidemiyoloji Klinik Tanı Yöntemleri Tedavi Korunma Yabancı cisim aspirasyonu (YCA)

Detaylı

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer kanserinin tanısında anamnez, fizik muayene, tam kan sayımı ve rutin biyokimya testlerinden sonra; Noninvaziv (akciger filmi, toraks BT, PET, balgam sitolojisi),

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Onur Genç. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Onur Genç. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Onur Genç Göğüs Cerrahisi Trakeal Stenoz Giriş Trakeal stenozis en sık görülen cerrahi trakeal problem olmaya devam etmektedir. Düşük basınçlı

Detaylı

N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş

N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş ÖZ VE SOY GEÇMİŞ 7yıl önce kolon rezeksiyonu (adeno

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

Sıcak Yöntemler Dr. Levent Dalar Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Sıcak Yöntemler Dr. Levent Dalar Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sıcak YöntemlerY Dr. Levent Dalar Yedikule Göğüs G s Hastalıklar kları ve Göğüs G Cerrahisi Eğitim E ve Araştırma rma Hastanesi Sıcak YöntemlerY Sunum Planı Lazer Fotodinamik Tedavi Elektrokoter ve Argon

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler. Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği

Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler. Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği Zor entübasyon Birçok başarısız entübasyon denemesi olarak tanımlanabilir. (ASA)

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

Krikoid kıkırdağın altında C6 vertebra seviyesinden başlar ve T4-T5 vertebra seviyesinde sağ ve sol ana bronkus olarak ikiye ayrılarak sonlanır.

Krikoid kıkırdağın altında C6 vertebra seviyesinden başlar ve T4-T5 vertebra seviyesinde sağ ve sol ana bronkus olarak ikiye ayrılarak sonlanır. TRAKEANIN CERRAHİ HASTALIKLARI Trakea larinks ile karina arasında Ventilasyon için gerekli olan solunum organıdır. Krikoid kıkırdağın altında C6 vertebra seviyesinden başlar ve T4-T5 vertebra seviyesinde

Detaylı

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel*

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* * SB Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi-İstanbul

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

SOLİTER PULMONER NODÜL

SOLİTER PULMONER NODÜL SOLİTER PULMONER NODÜL Dr. Sebahat Akoğlu Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Göğüs s Hastalıklar kları AD Tanım 3 cm.den küçük üçük, tek, normal akciğer dokusuyla çevrili, adenopati ya da atelektazi

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

Acil Serviste Sedasyon ve Analjezi

Acil Serviste Sedasyon ve Analjezi Acil Serviste Sedasyon ve Analjezi Journal of Clinical and Analytical Medicine Acil Tıp El Kitabı Güçlü Aydın, Ümit Kaldırım Opioidler Analjezi bilinç değişikliği yaratmadan ağrının azaltılmasıdır. Akut

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR

HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR HEMODİYALİZDE ARTERİYOVENÖZ FİSTÜL KULLANIMI UZM. HEMŞİRE NACİYE ÖZDEMİR Amaç Hemodiyaliz hastasının hayatında farkındalık oluşturmak ve geliştirmek Arteriyovenöz fistülü değerlendirmek, komplikasyonları

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Primer spontan pnömotoraks

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Öğrenim Hedefleri. Önceden Gözden Geçirilmesi Gereken Dersler. Ders İçeriği KULAK BURUN BOĞAZ YABANCI CİSİMLERİ

Öğrenim Hedefleri. Önceden Gözden Geçirilmesi Gereken Dersler. Ders İçeriği KULAK BURUN BOĞAZ YABANCI CİSİMLERİ Prof. Dr. Onur Çelik Sayfa 1 Öğrenim Hedefleri Kulak yabancı cisimlerinin kliniğini anlatabilmelidir ve bu durumda hastaya nasıl yaklaşılabileceğini anlatabilmeli ve hasta üzerinde uygun bir olgu ise yabancı

Detaylı

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 BAŞVURU ÖZELLİKLERİ 28 yaşındaki gebe suyunun gelmesi nedeniyle acil servise başvurdu. İlk gebelik, gebelik takipleri yok Gebelik yaşı 39 hafta Amniyon

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

Olgu Sunumları 6 Kasım m 2009 15:30-17:00 17:00

Olgu Sunumları 6 Kasım m 2009 15:30-17:00 17:00 Olgu Sunumları 6 Kasım m 2009 15:30-17:00 17:00 OLGU I 67 yaşı şında erkek hasta Çiftçi, i, Acıpayam T. Onkoloji polikliniği i başvuru tarihi: 21 Temmuz 2008 Yakınmas nması: : nefes darlığı ığı,, sol kolda

Detaylı

Fiberoptik Bronkoskopi

Fiberoptik Bronkoskopi Serdar Akpınar, Ülkü Yazıcı Giriş Havayoluna, boru ile giriş ilk kez Hipokrat tarafından (MÖ 460-370) denenmiştir. Desault (1744-1795) ise havayolunda bulunan yabancı cismi çıkarmak için endotrakeal entübasyon

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar AKCİĞER KANSERİ Doç.Dr.Filiz Koşar Akciğer Kanseri Nedir? Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme İnterstisyel akciğer hastalıklar klarında klinik değerlendirme erlendirme Doç.Dr.Dr.Benan.Benan MüsellimM Solunumsal semptomlar Dispne Öksürük Balgam Göğüs s ağrısıa Hemoptizi Alveoler hemoraji sendromları

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

TEK AKCİĞER VENTİLASYONUNDA İZOLASYON TEKNİKLERİ

TEK AKCİĞER VENTİLASYONUNDA İZOLASYON TEKNİKLERİ TEK AKCİĞER VENTİLASYONUNDA İZOLASYON TEKNİKLERİ DR.TÜRKAN KUDSİOĞLU SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP DAMAR CERRAHİSİ MERKEZİ EAH İSTANBUL TAV; Ventilasyonun yalnızca bir akciğere yönlendirilmesi Kesin Endikasyon;

Detaylı

BAŞ BOYUN KANSELERİ. Uyarıcı işaretlerin bilinmesi:

BAŞ BOYUN KANSELERİ. Uyarıcı işaretlerin bilinmesi: BAŞ BOYUN KANSELERİ Uyarıcı işaretlerin bilinmesi: Bir yılda 55000 Amerikalıda baş ve boyun bölgesinde kanser tesbit edildiğini, bunların 13000 ünün öldüğünü ve yine bunların önlenebileceğini biliyor muydunuz?

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ Tiroit nodülleri toplumda sık görülen patolojilerdir.

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ MEME VE AKCİĞER KANSERİNDEN

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi

Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi Doç Dr Gökhan Tulunay Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları EA Hastanesi-Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Kliniği Preinvaziv lezyonların terminolojisi 2 Ulusal Kanser

Detaylı

Endotrakeal Entübasyon

Endotrakeal Entübasyon Endotrakeal Entübasyon Hazırlayan Doç. Dr. Erkan GÖKSU Yönetiminin amacı Primer amaçlar: bütünlüğünü korumak Oksijenizasyonu sağlamak Ventilasyonu sağlamak Aspirasyonu engellemek Sekonder Resüsitasyon

Detaylı

Pediatrik Temel ve İleri Havayolu Uygulamaları

Pediatrik Temel ve İleri Havayolu Uygulamaları Pediatrik Temel ve İleri Havayolu Uygulamaları Prof. Dr. Murat Duman Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Acil Bilim Dalı Dr.E.Ulaş Saz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

ERKEN EVRE KÜÇÜK HÜCRE DIŞI AKCİĞER KANSERİNİN ENDOSKOPİK TEDAVİSİ

ERKEN EVRE KÜÇÜK HÜCRE DIŞI AKCİĞER KANSERİNİN ENDOSKOPİK TEDAVİSİ ERKEN EVRE KÜÇÜK HÜCRE DIŞI AKCİĞER KANSERİNİN ENDOSKOPİK TEDAVİSİ Doç. Dr. Erdoğan Çetinkaya Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kanserler İnsidens -Mortalite

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI, Prof. Dr. Muzaffer METİNTAŞ,, Doç. Dr. Akın KAYA 1. Baskı 2011 ISBN : 978-605-88844-6-5 2011 Sentez Matbaacılık ve Yayıncılık Ltd. Şti. Büyük Sanayi 1. Cadde Çavuşoğlu

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OLGU-1 44 yaşında, erkek olgu futbol antrenörü 10 gündür ateş, eforla olan nefes darlığı, kuru öksürük

Detaylı

Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti.

Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti. Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti. Adres: Kızılelma Cad. 5/3 34096 Fındıkzade-İstanbul Tel.: +90 212 589 00 53 Faks: +90 212 589 00 94 E-mail: info@avesyayincilik.com

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE

SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE SOLUNUM SİSTEMİNDE HİKAYE Int. Dr. Gamze Ünlüer Nisan 2014 Tıbbın her dalında olduğu gibi göğüs hastalıklarında da klinik değerlendirmenin doğru yapılabilmesi için şu üç koşulun bir arada bulunması gerekir;

Detaylı

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK 31.8.2015 08:30 Gögüs ağrısı ATsp Ömer GÖKTEKİN Angina pektoris T A K Ömer GÖKTEKİN 09:30 Koroner arter hastalığı ÖnT

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

Aspirasyona ilişkin ilk bilimsel deneyin John Hunter tarafından 1781 de bir sığır üzerinde yapıldığı bilinmektedir.

Aspirasyona ilişkin ilk bilimsel deneyin John Hunter tarafından 1781 de bir sığır üzerinde yapıldığı bilinmektedir. Trakeobronşial Yabancı Cisimler Dr Refik ÜLKÜ TARİHÇE Yazılı tarihte aspirasyona ilişkin ilk olgu MÖ 475 yılında üzüm çekirdeği aspirasyonu sonucu ölen Yunanlı şair Anacreon dur Aspirasyona ilişkin ilk

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

(UZMANLIK TEZĐ) Dr. Halide KAYA

(UZMANLIK TEZĐ) Dr. Halide KAYA T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI YEDĐKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHĐSĐ EĞĐTĐM VE ARAŞTIRMA HASTANESĐ 9.GÖĞÜS HASTALIKLARI KLĐNĐĞĐ ŞEF DOÇ. DR. ERDOĞAN ÇETĐNKAYA ĐNTRATORASĐK LENFADENOPATĐLERĐN TANISINDA

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

BRONKOSKOPİ. Dr. Füsun Öner Eyüboğlu

BRONKOSKOPİ. Dr. Füsun Öner Eyüboğlu BRONKOSKOPİ Dr. Füsun Öner Eyüboğlu Anlatım Taslağı 1. Tarihçe 2. Uygulama için gerekli unsurlar Alt yapı Personel Ekipman (Rijid+FOB) 3. Bronkoskopi uygulaması 4. Bronkoskopi endikasyonları 5. Bronkoskopi

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Postüral Drenaj Uygulama

Postüral Drenaj Uygulama Postüral Drenaj Uygulama AMAÇ Akciğerlerdeki sekresyonun yer çekimi yardımıyla drenajının gerçekleştirilmesidir. TEMEL İLKELER Spontan solunumda veya ventilatöre bağlı hastada akciğerlerin tüm bronş ve

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr Pnömotoraks Akif Turna! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı aturna@istanbul.edu.tr! Sunum Sırası Pnömotoraksın tanımı ve sınıflandırılması Tedavi (Konservatif ve Cerrahi tedavi) Bilateral

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Anestezi Teknikerlği Ders Programı. Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Anestezi Teknikerlği Ders Programı. Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma 1. YIL ilk yarıyıl (güz dönemi) BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Anestezi Teknikerlği Ders Programı Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma 09.00-09.50 SHMY101 ANES-101 ANES-101

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı