MĠKRO ARK OKSĠDASYON YÖNTEMĠYLE TĠTANYUM ESASLI ĠMPLANTLARIN YÜZEY ÖZELLĠKLERĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ. YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Faiz MUHAFFEL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MĠKRO ARK OKSĠDASYON YÖNTEMĠYLE TĠTANYUM ESASLI ĠMPLANTLARIN YÜZEY ÖZELLĠKLERĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ. YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Faiz MUHAFFEL"

Transkript

1 ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ MĠKRO ARK OKSĠDASYON YÖNTEMĠYLE TĠTANYUM ESASLI ĠMPLANTLARIN YÜZEY ÖZELLĠKLERĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Faiz MUHAFFEL Anabilim Dalı : Ġleri Teknolojiler Programı : Malzeme Bilimi Ve Mühendisliği Tez DanıĢmanı: Prof. Dr. Hüseyin ÇĠMENOĞLU AĞUSTOS 2010 i

2

3 ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ MĠKRO ARK OKSĠDASYON YÖNTEMĠYLE TĠTANYUM ESASLI ĠMPLANTLARIN YÜZEY ÖZELLĠKLERĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Faiz MUHAFFEL ( ) Tezin Enstitüye Verildiği Tarih : 19 Ağustos 2010 Tezin Savunulduğu Tarih : 24 Ağustos 2010 Tez DanıĢmanı : Prof. Dr. Hüseyin ÇĠMENOĞLU (ĠTÜ) Diğer Jüri Üyeleri : Prof. Dr. Eyüp Sabri KAYALI (ĠTÜ) Prof. Dr. Mehmet KOZ (MÜ) AĞUSTOS 2010

4

5 ÖNSÖZ Lisans ve yüksek lisans eğitimimim boyunca hemen her konuda bana destek olan, tecrübesini benimle paylaģan değerli danıģman hocam Sn. Prof. Dr. Hüseyin ÇĠMENOĞLU una göstermiģ olduğu sabır ve emekten dolayı teģekkürlerimi sunarım. Hiçbir zaman yardımlarını esirgemeyen laboratuar arkadaģlarım Yük. Müh. Mert GÜNYÜZ, Yük. Müh. Özgür ÇELĠK, Yük. Müh. Rıza KARADAġ, Yük. Müh. Metin ÖZKARA ya teģekkür ederim. Ayrıca çalıģmalarımda bana destek olan değerli hocam Prof. Dr. Dilek HEPERKAN a ve Müh. Ceren DAġKAYA ya teģekkür ederim. Yüksek lisans eğitimim boyunca bana sağladığı burs ile eğitimime destek olan TUBĠTAK a (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraĢtırma Kurumu) teģekkür ederim. ÇalıĢmalarım boyunca desteğini ve yardımlarını hiçbir zaman esirgemeyen, sabırla ve anlayıģla yanımda olan çok değerli arkadaģım Ġdil ÖZTÜRK e teģekkürü bir borç bilirim. Bugünlere gelmemde büyük emeği olan, koģullar ne olursa olsun desteğini ve ilgisini esirgemeyen aileme çok teģekkür ederim. Ağustos 2010 Faiz MUHAFFEL (Metalurji ve Malzeme Mühendisi) iii

6

7 ĠÇĠNDEKĠLER Sayfa ÖNSÖZ... iii ĠÇĠNDEKĠLER... v KISALTMALAR... vii ÇĠZELGE LĠSTESĠ... ix ġekġl LĠSTESĠ... xi ÖZET... xiii SUMMARY... xv 1. GĠRĠġ BĠYOMALZEMELER Biyomalzemelerin Temel Özellikleri Mekanik özellikler Korozyon direnci Biyo-uyumluluk Biyomalzemelerin Sınıflandırılması Metalik malzemeler Paslanmaz çelikler CoCr alaģımları Titanyum ve alaģımları TiNi alaģımları Seramik malzemeler Polimer malzemeler Kompozit malzemeler TĠTANYUM ve ALAġIMLARININ BĠYOMEDĠKAL UYGULAMALARI Medikal Titanyum ve AlaĢımları CP-titanyum ve alfa alaģımları Alfa+beta fazlı alaģımlar Beta fazlı alaģımlar Titanyum ve AlaĢımlarının Biyomedikal Özellikleri Korozyon direnci Mekanik özellikleri Biyo-uyumluluğu Osseointegrasyon özellikleri ĠĢlenebilirlik özellikleri Titanyum ve AlaĢımlarının Medikal ve Denral Yüzey ĠĢlemleri Mekanik iģlemler Kimyasal iģlemler Fiziksel iģlemler TĠTANYUM VE ALAġIMLARININ MĠKRO ARK OKSĠDASYONU Voltaj Parametresinin Etkisi Süre Parametresinin Etkisi v

8 4.3 Elektrolitik Çözeltinin Etkisi Antibakteriyel Etki Metalik gümüģ GümüĢ nitrat GümüĢ zeolit GümüĢ nanopartikülleri TĠTANYUM VE ALAġIMLARININ MĠKRO ARK OKSĠDASYONU SONRASI OKSĠT KAPLAMADA HĠDROKSĠAPATĠT OLUġTURMA ĠġLEMLERĠ Hidrotermal ĠĢlem Alkali ĠĢlem Isıl ĠĢlem DENEYSEL ÇALIġMALAR Numune Hazırlama ĠĢlemleri Mikro Ark Oksidasyon Yüzey Karakterizasyonu Antibakteriyel Testler DENEYSEL SONUÇLAR Voltajın Etkisi GümüĢ Konsantrasyonunun Etkisi Basınçlı Buhar ile Sterilizasyon Sonrası Antibakteriyel Etkinin DeğiĢimi GENEL SONUÇLAR KAYNAKLAR ÖZGEÇMĠġ vi

9 KISALTMALAR CP XRD SEM EDS HA MAO : Ticari Saflıkta : X-IĢınları Difraksiyonu : Taramalı Elektron Mikroskobu : Enerji Dispersif Spektrometresi : Hidroksiapatit : Mikro Ark Oksidasyon vii

10 viii

11 ÇĠZELGE LĠSTESĠ Çizelge 1.1 : Ġmlantlarda kullanılan doğal ve sentetik malzemeler... 4 Çizelge 3.1 : Bazı implant malzemelerin yoğunluklarının kemik dokusu ile karģılaģtırılması Çizelge 3.2 : Ġmplant malzemelerinin mekanik özelliklerinin karģılaģtırılması Çizelge 7.1 : Voltta mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin makro görünümleri Çizelge 7.2 : Voltta mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin SEM görüntüleri Çizelge 7.3 : Volt değerlerinde mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin yapıģma testi görünümleri Çizelge 7.4 : 450 Voltta gümüģlü ve gümüģsüz çözelti içinde mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin makro görünümleri Çizelge 7.5 : 450 Voltta gümüģlü ve gümüģsüz çözelti içerisinde mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin SEM görüntüleri Çizelge 7.6 : Farklı gümüģ nitrat konsantrasyonları içeren çözeltiler içinde mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin makro görünümleri Çizelge 7.7 : Volt değerlerinde gümüģsüz ve g/l metalik toz gümüģ içeren çözeltilerde mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunelerin EDS sonuçları Çizelge 7.8 : 450 Voltta gümüģ nitrat içeren çözelti içerisinde mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin SEM görüntüleri Çizelge 7.9 : Ti6Al4V numunelerinin 450 Voltta gümüģ nitrat içeren çözelti içinde mikro ark oksidasyon iģlemleri sonrası EDS sonuçları Çizelge 7.10 : Volt değerlerinde mikro ark oksidasyon iģlemi görmüģ numunelerin yapıģma testi görünümleri Çizelge 7.11 : 350 Sterilizasyon uygulanan ve uygulanmayan numunelerin disk difüzyon testi antibakteriyellik etki alanı sonuçları Çizelge 7.12 : Sterilizasyon uygulanan ve uygulanmayan numunelerin geliģmeyi önleyici testi antibakteriyellik sonuçları Sayfa ix

12 x

13 ġekġl LĠSTESĠ ġekil 2.1 : 316L kalite paslanmaz çelik implantında oyuklanma korozyon hasarları; a) NaCl b) NaCl+albümin c) fosfat çözeltisi d) fosfat çözeltisi + albümin... 6 ġekil 2.2 : Paslanmaz çelik implantlar a) kalça ve diz implantı b) kalça implantı... 8 ġekil 2.3 : CoCr implantlar a) kalça implantı b) kemik sabitleme implantı... 9 ġekil 2.4 : Titanyum ve alaģımlarından üretilmiģ dental implantlar... 9 ġekil 3.1 : Titanyumun kristal yapısı a) HCP b) BCC ġekil 3.2 : Anodik oksidasyon cihazının Ģematik görünümü ġekil 4.1 : Tipik bir mikro ark oksidasyon düzeneği a) Güç kaynağı b) KarıĢtırıcı c) Anot d) Katot e) Elektrolitik çözelti f) Soğutma havuzu ġekil 4.2 : MAO kaplamalarının XRD analizleri a) 400 V b) 430 c) 450 V d) 480 V ġekil 4.3 : Mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numuneler a) 250 V b) 350 V c) 450 V d) 350 V taki numunenin kesit görüntüsü ġekil 4.4 : MAO kaplamalarının XRD analizleri a) 1.5 dk V b) 3 dk c) 5 dk (d) 10 dk e) 20 dk ġekil 4.5 : a) 1.5 dk b) 3 dk c) 10 dk d) 20 dk süreyle mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numuneler ġekil 4.6 : Farklı konsantrasyondaki çözeltilerde mikro ark oksidasyon uygulanmıģ numunelerin XRD analizleri. a) [0,02M Ca-GP/0,1 CA] b) [0,04M Ca-GP/0,2 CA] c) [0,06M Ca-GP/0,3 CA] d) [0,08M Ca-GP/0,4 CA] ġekil 4.7 : Antibakteriyellik testi a) ĠĢlemsiz titanyum numune b) GümüĢsüz MAO numunesi c) GümüĢlü MAO numunesi ġekil 5.1 : Hidrotermal iģlem uygulanan mikro ark numunelerin SBF sonrası görünümleri. a) 9 saat b) 12 saat c) 36 saat d) 140 saat ġekil 5.2 : Mikro ark oksidasyon sonrasında hidrotermal iģlem uygulanan numunenin SBF sonrası X-ıĢınları analizi. a) 36 saat b) 120 saat c) 14 gün ġekil 5.3 : Mikro ark oksidasyonu sonrası hidrotermal iģlem görmüģ titanyum numuneler. (a) 150 V (b) 175 V (c) 200 V ġekil 5.4 : Mikro ark oksidasyonu sonrası hidrotermal iģlem görmüģ titanyum numuneler. (a) 150 V-200F (b) 175 V-200F (c) 200 V-200F (d) 175 V-350F (e) 200 V-500F ġekil 5.5 : Alkali iģlem sonrası oksit yüzeyinde hidroksiapatit oluģumu ġekil 5.6 : Mikro ark oksidasyon sonrası alkali iģlem uygulanan ve uygulanmayan numunelerin SEM görüntüleri ġekil 5.7 : 7-14 gün yapay vücut sıvısında kalmıģ numunelerin SEM görüntüleri...38 ġekil 6.1 : Mikro ark oksidasyon cihazı ġekil 7.1 : V değerlerinde mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni Sayfa xi

14 ġekil 7.2 : V değerlerinde mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.3 : V değerlerinde mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.4 : V değerlerinde mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.5 : Ti6Al4V numunelerinin 5 dakika süreyle Voltta mikro ark oksidasyon iģlemleri sonrası ıslanabilirlik testleri sonuçları ġekil 7.6 : Ti6Al4V numunelerinin 5 dakika süreyle Voltta mikro ark oksidasyon iģlemleri sonrası yüzey pürüzlülüğü testleri sonuçları ġekil 7.7 : V değerlerinde 0,1 g/l AgNO 3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.8 : V değerlerinde 0,25 g/l AgNO 3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.9 : V değerlerinde 0,5 g/l AgNO 3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.10 : V değerlerinde 1 g/l AgNO 3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunenin XRD paterni ġekil 7.11 : Ti6Al4V numunelerinin 450 Voltta gümüģ nitrat içeren çözelti içinde mikro ark oksidasyon iģlemleri sonrası yüzey pürüzlülüğü testleri sonuçları ġekil 7.12 : GümüĢ nitrat içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi gören numunelerin disk difüzyon yöntemi ile antibakteriyel özelliğinin belirlenmesi ġekil 7.13 : Sterilizasyon uygulanan ve uygulanmayan numunelerin bakteri geliģmesini önleyici antibakteriyellik testi sonucu petri kapları görünümleri ġekil 7.14 : V değerlerinde 0,1 g/l AgNO 3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numune a) Sterilizasyon öncesi b) Sterilizasyon sonrası ġekil 7.15 : V değerlerinde 0,25 g/l AgNO3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numune a) Sterilizasyon öncesi b) Sterilizasyon sonrası ġekil 7.16 : V değerlerinde 0,5 g/l AgNO3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numune a) Sterilizasyon öncesi b) Sterilizasyon sonrası ġekil 7.17 : V değerlerinde 1 g/l AgNO3 içeren çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numune a) Sterilizasyon öncesi b) Sterilizasyon sonrası xii

15 MĠKRO ARK OKSĠDASYON YÖNTEMĠYLE TĠTANYUM ESASLI ĠMPLANTLARIN YÜZEY ÖZELLĠKLERĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ ÖZET Titanyum ve alaģımları yüksek mekanik özellikleri, üstün korozyon direnci, düģük yoğunluk ve biyo-uyumlu bir malzeme olmalarından dolayı medikal uygulamalarda geniģ kullanım alanı bulmaktadır. Yüzeyde oluģan titanyum oksit tabakası biyouyumludur ancak biyo-inert malzemelerin en önemli sorunu implantasyon sonrası kemik doku bağlanma süreçlerinin uzun olmasıdır. Bu da implantasyonun baģarısını etkilemektedir. Medikal titanyum alaģımlarında biyo-aktif yüzey sağlamak amacıyla titanyum oksit tabaka üzerinde hidroksiapatit (HA) tabakası oluģturulmaya çalıģılmaktadır. Hidroksiapatit oluģumunu sağlamak için günümüzde üzerinde çokça çalıģılan mikro ark oksidasyon yöntemi (MAO) öne çıkmaktadır. Mikro ark oksidasyon yönteminde kalsiyum ve fosfor bulunan bir çözelti içinde mikro arklar oluģumuyla anot malzeme üzerinde oksit tabaka oluģturulmaktadır. Titanyum ve alaģımlarının mikro ark oksidasyonunda yüzeyde oluģan titanyum oksit tabakası poroz, pürüzlü ve alt katmana sıkıca tutunmaktadır. Yüksek poroz ve pürüzlü katman ve hidroksiapatit oluģumuyla kemik dokuya daha kısa sürelerde sıkı bir Ģekilde bağlanma gerçekleģebilecektir. Kemik doku uyumunun hızlanmasıyla implantasyon sonrası iyileģme süresi kısalacaktır. Ancak artan pürüzlülük ve porozite aynı zamanda bakterilerin üremesine uygun bir ortam oluģturur. Bunu engellemek maksadıyla oksit tabakasının anti-bakteriyel özellik kazandırılması gerekmektedir. GümüĢ metali anti-bakteriyel özellikleriyle öne çıkmaktadır. Oksit tabakaya nüfuz eden gümüģ, kaplamanın anti-bakteriyel özellik kazanmasını sağlarken implantasyon sonrası komplikasyonları azaltmaktadır. Bu çalıģmada, mikro ark yöntemiyle Ti6Al4V implant malzemesinin yüzey özelliklerinin geliģtirilmesi amaçlanmıģtır. Oksit tabakasının kimyasal kompozisyonun ve yapısal özelliklerinin voltaja bağlı olarak değiģimi incelenmiģtir. Mikro ark oksidasyon çözeltisi içine gümüģ nitrat katılarak antibakteriyel bir oksit tabakası oluģturulmuģtur. Antibakteriyel etkinin incelenmesinde E. coli bakterileri kullanılmıģtır. Ġmplanstasyon öncesi standart olarak uygulanan implant sterilizasyonu iģleminin antibakteriyel özelliğe etkisi incelenmiģtir. xiii

16 xiv

17 IMPROVEMENT OF SURFACE PROPERTIES OF TITANIUM BASED IMPLANTS WITH MICRO-ARC METHOD SUMMARY Titanium and its alloys have high mechanical properties, superior corrosion resistance, low density and high bio-compatibility. These properties make them preferable in medical applications. Titanium oxide layer that occurs on the surface is bio-compatible however the most important issue of bio-inert materials to improve bone-tissue binding after implantation. This situation is affecting the success of implantation. In order to provide the bio-active surface in medical titanium alloys, it is determindly studied to form a hydroxyapatite (HA) layer on a titanium oxide layer. To ensure the formation of hydroxyapatite, micro-arc oxidation method (MAO) is used by many researchers nowadays. In micro-arc oxidation, an electrolitic solution including calcium and phosphorus ions, the oxide layer is formed on the anode material. In the micro-arc oxidation of titanium and its alloys, porous and rough titanium oxide layer formed on the surface and it is binded firmly to the implant surface. It is possible to form a strictly bind between tissue and bone in a shorter period with the formation of high porous, rough layer and hydroxyapatite. Due to the improvement in adaptation of bone-tissue, healing time become shorter after implantation. On the other hand, increase of roughness and porosity creates an environment that is suitable for bacterie growth. In order to prevent infections after implantation, an anti-bacterial surface should be formed on implant. Anti-bacterial properties of silver is known for ages. The silver, that penetrates to the oxide layer, provides acquirement of anti-bacterial properties of coating and reduce complications after implantation. In this study, the aim is to modify the surface of Ti6Al4V implant material with micro-arc method. The chemical composition and structural properties of the oxide layer and the voltage dependence of the process are examined. In order to achieve an anti-bacterial oxide layer, different amount of silver added to micro arc oxidation solution and examined the anti-bacterial effect of silver concentration. Antibacterial tests are performed by E. coli bacterias. Samples sterilized in otoclav and examined the antibacterial effect after sterilization. xv

18

19 1. GĠRĠġ Titanyum ve alaģımları yüksek mekanik özellikleri, düģük yoğunlukları, yüksek korozyon dirençleri ve biyo-uyumlulukları gibi özellikleri sayesinde günümüzde dental ve ortopedik uygulamalarda sıklıkla kullanılmaktadır [1]. Titanyum ve alaģımlarının biyo-uyumlulukları oksit tabakasının kimyasal kompozisyonlarına ve morfolojisine bağlıdır. Ġmplant-doku entegrasyonunu arttırmak için oksit kaplamanın yüzey özelliklerinin geliģtirilmesi gerekir. Bunu için oksit tabakasının yapısını ve kompozisyonunu değiģtirmek gerekmektedir [2]. Oksit tabakasının biyo-aktif olmasını ve istenilen özellikleri sağlaması amacıyla günümüzde birçok farklı yöntem uygulanmaktadır. Bunlar anodizasyon, iyon sıçratma, kimyasal dağlama, sol-gel, elektrolitik biriktirme, plazma püskürtme, mikro ark oksidasyon yöntemleridir [3, 4]. Mikro ark yöntemi, tuz çözeltisi içinde anot malzemenin yüzeyinde yüksek voltajdan dolayı mikro arklar oluģması prensibine dayanır. MAO yöntemiyle elde edilen oksit kaplamalar pürüzlü, poroz ve altlık katman ile kuvvetli bağ yapan bir karakterdedir. Aynı zamanda elektrolitik çözelti içine eklenen çeģitli iyonların kaplama içine nüfuz etmesini sağlarız [4]. Elektrolitik çözelti içinde bulunan kalsiyum ve fosfor gibi iyonların oksit tabakaya biyoaktif özellik kazandırdığı çeģitli araģtırmalarda ortaya çıkarılmıģtır. Bu iyonların oksit tabaka üzerinde oluģturduğu hidroksiapatit (HA) katmanı implant malzemenin kemik doku uyumu artırmaktadır. Elektrolitik çözeltinin kalsiyum ve fosfor içeriği hidroksiapatit oluģumunu sağladığından dolayı, oksit tabakanın biyoaktifliğini de doğrudan etkilenmektedir [5]. Titanyum ve alaģımlarının yapay vücut sıvısı ve vücut içerisinde apatit oluģumunu sağlaması medikal uygulamalarda büyük avantaj sağlamaktadır. Titanyum oksit tabakası biyo-uyumlu olmasına rağmen kemik dokuya iyi bağlanma gösterememektedir. Oksit kaplamanın biyo-aktif olmasını sağlamak amacıyla 1

20 hidroksiapatit (HA) katman oluģumu sağlamak titanyum implantlarının verimini artıracaktır [1]. Son zamanlarda sol-gel, hidrotermal iģlem ve kimyasal dağlama gibi iģlemlerle oksit tabaka üzerinde hidroksiapatit oluģumu artırılmaya çalıģılmaktadır. Bu yöntemler içinde alkalilerle dağlama yöntemi oksit tabaka üzerinde OH iyon gruplarını artırarak hidroksiapatit çekirdeklenmesini teģvik etmektedir [6]. Ġmplant malzemelerinin mekanik özellikleri, biyo-uyumlulukları ve biyo-aktiflikleri geliģtirilirken üzerinde durulması gereken bir diğer konu da yüzeyin anti-bakteriyel özellik göstermesidir. Ġmplantasyon sonrası meydana gelen enfeksiyonlar, hastanın iyileģme süresini uzatmakta hatta implantasyonun baģarısız olmasına sebep olmaktadır. Amerika BirleĢik Devletlerinde (ABD) implantasyon sonrası meydana gelen enfeksiyonların oranı % 4,3 seviyesindedir [7, 8]. Yapılan birçok çalıģmada kaplama üzerinde gümüģ, bakır, çinko gibi anti-bakteriyel özellik gösteren metaller biriktirilmeye çalıģmıģtır. Bunlar içinde gümüģ yüzyıllardır bilinen en önemli anti-bakteriyel metallerden biridir. Son zamanlarda yapılan araģtırmalar ortaya çıkarmıģtır ki gümüģ iyonları bakterilerin yüzey proteinleri ile reaksiyona girip onları inaktif hale getirmektedir. Ayrıca bakteri hücresi içine giren gümüģ iyonları proteinlerin thiol gruplarıyla etkileģime girerek DNA bölünmesini durdurmaktadır [9]. Bu çalıģmada, mikro ark yöntemiyle Ti6Al4V implant malzemesinin yüzey özelliklerinin geliģtirilmesi amaçlanmıģtır. Oksit tabakasının kimyasal kompozisyonun ve yapısal özelliklerinin voltaja bağlı olarak değiģimi incelenmiģtir. Mikro ark oksidasyon çözeltisi içine gümüģ nitrat katılarak antibakteriyel bir oksit tabakası oluģturulmuģtur. Antibakteriyel etkinin incelenmesinde E. coli bakterileri kullanılmıģtır. Ġmplanstasyon öncesi standart olarak uygulanan implant sterilizasyonu iģleminin antibakteriyel özelliğe etkisi incelenmiģtir. 2

21 2. BĠYOMALZEMELER Ġnsan vücudunda dokuların görevlerini tam olarak veya kısmen yerine getirememesi durumunda kullanılan malzemelere biyomalzemeler denmektedir. Biyomalzemeler hasarlı dokuları desteklediği gibi aynı zamanda onların görevlerini tamamen de üstlenebilirler. Biyomalzemeler her ne amaçla kullanılıyor olsun vücut sıvıları ve dokularıyla temas halinde olmalarından ötürü yüksek biyo-uyumluluk gösterebilmeleri gereken malzemelerdir. Biyo-uyumluluk, en basit tanımıyla canlı organizmaların kullanılan biyomalzemeleri tolere edebilme kabiliyetidir. Günümüzde biyomalzemelerin fiziksel, mekanik, kimyasal özelliklerinin geliģtirilmesi için yoğun bir çaba harcanırken, biyo-uyumluluk en önemli çalıģma alanlarının baģında gelmektedir [10]. Modern Bilim alanında yeni bir dal olmasına rağmen, biyomalzemeler binlerce yıldır çeģitli formlarda insan vücudunda kullanılmaktadır. Eski Mısır medeniyetinde mumyalar üzerinde kullanılan yapay göz, burun ve diģler en ilkel implant örneği olarak düģünülebilir. Bir soy metal olmasıyla altın 2000 yıldan uzun süredir diģ implantı olarak kullanılmaktadır. Halen dünyanın her köģesinde kültürel sebeplerle altın diģ implantları kullanılmaktadır. 19. yüzyıl ile vücut içi implantların kullanımı önemli artıģ göstermiģtir. Ġlk kullanılan bakır implantlar, bakırın zehirleyici etkisi ile terk edilmiģtir yerini fildiģinden yapılan implantlara bırakmıģtır larda üretilen vitalyum alaģımı 30 yılı aģkın kullanılmıģ ancak vücut sıvılarıyla korozyona uğradığından yerine alternatif metal alaģımları üretilmiģtir. Vücut sıvılarına karģı inert etkileriyle zirkonya ve alumina gibi seramikler 1970 lerde kullanılmaya baģlanmıģtır ancak dokulara aktif olarak bağlanamadıkları için biyocam ve hidroksiapatit gibi dokulara aktif olarak bağlanabilen biyomalzemeler geliģtirilmiģtir [11]. 3

22 Çizelge 1.1: Ġmplantlarda kullanılan doğal ve sentetik malzemeler [11]. Uygulama Alanı Malzeme Türü Ġskelet Sistemi Eklemler Kırık kemik uçlarının tespitinde kullanılan ince metal levhalar Kemik dolgu maddesi Yapay tendon ve bağlar DiĢ implantları Titanyum, Titanyum-Alüminyum-Vanadyum alaģımları Paslanmaz çelik, kobalt-krom alaģımları Poli (metil metakrilat) (PMMA) Hidroksiapatit Teflon, poli (etilen teraftalat) Titanyum, alümina, kalsiyum fosfat Kalp-damar Sistemi Kan damarı protezleri Kalp kapakçıkları Kataterler Poli (etilen teraftalat), teflon, poliüretan Paslanmaz çelik, karbon Silikon kauçuk, teflon, poliüretan Biyomalzemeler uzun süreli veya kısa süreli olarak kullanılabilmektedirler. Kısa süreli implantların sağlaması gereken en temel özellik alerjen veya toksit özellik göstermemesidir. Bu implantlar inert özellikleriyle dokulara zarar vermeden iyileģme sürecini hızlandırır. Orta ve uzun süreli implantlar (ömür boyu süresince de kullanılabilir) ise sahip oldukları özellikleri uzun süre koruyan biyomalzemelerdir. Uzun ömürlü implantlar baģlıca stentler, kalp kapakçıkları, eklem ve kemik implantlarıdır. Bu implantların değiģimi çeģitli ve komplike operasyonlar gerektirebilir. YaĢı ilerlemiģ hastalarda operasyonlar, karģılaģılabilecek komplikasyonların artması sebebiyle hayati riskler taģımaktadır. Bundan dolayı nakledilecek implantların kalıcı olmaları, uzun süreli implantların geliģtirilmesi çalıģmalarındaki en önemli itici kuvvettir. Bunu sağlamak içinde üretilen ve geliģtirilen implant malzemelerinin fiziksel, mekanik, korozyon direnci ve biyouyum gibi temel özellikleri sağlaması gerekmektedir [10]. 4

23 2.1. Biyomalzemelerin Temel Özellikleri Biyomalzemelerden, bulundukları vücut kısımları ve görevlerine göre birçok farklı özellik beklenebilir ancak vücutta kullanılan bütün biyomalzemelerin sahip olması gereken temel özellikler aģağıdaki gibidir: Mekanik özellikler Korozyon direnci Biyo-uyumluluk Mekanik özellikler Biyomalzemelerin sahip olması gereken mekanik özellikler içinde elastik modül ve yorulma dayanımı ön plana çıkmaktadır. Ağır yükler taģıyan bacak implantları yüksek mekanik dayanıma sahip olmak zorundadırlar. Bunu sağlamak için implant malzemeleri yapımında kullanmak üzere yüksek mukavemetli alaģımlar geliģtirilmiģtir. Biyomalzemelerin mekanik özelliklerinin geliģtirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken en önemli nokta vücutla benzer özellik göstermesidir. Ġmplant malzemelerinin elastik modüllerinin kemik dokunun elastik modülüne yakın olmasını isteriz. Bu Ģekilde implant, kemik dokuyla uyumlu olacaktır [12]. Eklem, uyluk implantları, kalp kapakçıkları gibi tekrarlı yüklere maruz kalan implantların yorulma dayanımlarının da yüksek olması gerekmektedir. Ġmplant malzemesinin sünek özellik göstermesi yorulma dayanımını artıracaktır [12] Korozyon direnci Korozyon, malzemenin bulunduğu ortamla kimyasal veya elektrokimyasal etkileģime girmesi olarak adlandırılmaktadır. Biyomalzemeler, vücut içerisinde korozif bir ortamda bulunmaktadır. Vücut sıvıları içinde çözünmüģ çeģitli anyonlar (Cl -, HCO - 3, HPO4-2 ), katyonlar (Na +, K +, Ca +2, Mg +2 ), organik bileģikler ve oksijen bulunmaktadır. Metallerin korozyonu Denklem 2.1, 2.2 ve 2.3 ile ifade edilmektedir [4]. Anodik çözünme reaksiyonu Denklem 2.1 de verilmiģtir. (2.1) 5

24 Katodik indirgenme reaksiyonu Denklem 2.2 de belirtilmiģtir. (2.2) Korozyon ürünü reaksiyonu Denklem 2.3 de belirtilmiģtir. (2.3) Metal implantlarda meydana gelen korozyon, gerilmeli korozyon çatlaması, korozyon yorulması, oyuklanma korozyonuna neden olmaktadır. ġekil 2.1 de görüldüğü gibi korozyon hasarı implantları iģ göremez ve sağlığı tehdit eder hale getirmektedir [4]. 400 nm ġekil 2.1: 316L kalite paslanmaz çelik implantında oyuklanma korozyon hasarları (a) NaCl, (b) NaCl+albümin, (c) fosfat çözeltisi, (d) fosfat+albümin [4]. Zamanla korozyona uğrayan implant malzemeleri yüzeylerinden iyon salınımını yapmaktadır. Korozyonun mekanik özellikleri zayıflatması yanında, vanadyum, krom, alüminyum, nikel gibi implant malzemelerinde bulunan metal iyonları canlı organizmalar için toksit etki göstermektedir. Seramik ve polimer malzemeler yüksek korozyon dirençleriyle metallere üstünlük göstermektedir. Bundan dolayı günümüzde metal-seramik, metal-polimer kompozit biyomalzemeler üzerine çeģitli araģtırmalar yapılmaktadır [12]. 6

25 2.1.3 Biyo-uyumluluk Biyomalzemelerin biyo-uyumluluğu vücut tarafından tolere edilebilirlikleriyle ilgilidir. Ġmplant malzemelerinin biyo-uyumlu hale getirebilmesinde implant malzemesinin kimyasal kompozisyonu da etkili olsa da, yüzey özelliklerinin geliģtirilmesi daha önemli rol oynar. Ġmplant yüzeyi dokuyla uyumlu hale getirilebilirse implant-doku bağlanması ve implant üzerinde hücre büyümesi kolaylaģtırılmıģ olacaktır. Yüzey pürüzlülüğü fazla ve poroz morfolojiye sahip yüzeyler dokuyla daha hızlı bağlanma gösterecektir. Ayrıca implantların dokularla temas ettiği bölgelerde alerjik özellik göstermemesi gerekmektedir [13] Biyomalzemelerin Sınıflandırılması Biyomedikal uygulamalarda kullanılan biyomalzemeleri beģ ana grup altında toplayabiliriz: Metalik biyomalzemeler Seramik biyomalzemeler Polimer biyomalzemeler Kompozit biyomalzemeler Metalik malzemeler Metaller yüksek mekanik özellikleri, yüksek termal özellikleri ve elektrik iletkenlikleri nedeniyle biyomalzemelerin yapımında öncelikli olarak kullanılmaya baģlanmıģlardır. Ġmplant olarak diz, bilek gibi hemen hemen bütün eklemlerde, plaka ve çivi olarak kemik sabitlemede, aynı zamanda vida gibi medikal uygulamalarda sıklıkla kullanılmaktadırlar [14]. Ġmplant olarak ilk kullanılan malzeme kırılan kemikleri sabitlemekte kullanılan vanadyum çeliğidir. Biyomalzemelerin geliģtirilmesi süresince demir, krom, kobalt, nikel, titanyum, tantalyum, niyobyum, molibden ve tungsten gibi metallerin çeģitli alaģımları üretilerek yeni implant malzemeleri kullanılmaya baģlanmıģtır. Ağır metallerin yüksek dozlarda vücuda salınmasının toksik etki gösterdiği bilinmektedir. Bu metallerin kullanılmasında temel amaç yüzeylerinde pasif bir film oluģturarak metallerin insan dokularına nüfuz etmesini önlemektir [14]. 7

26 En çok kullanılan metallik biyomalzemeler, paslanmaz çelik, krom-kobalt alaģımları ve titanyum ve alaģımlarıdır [4] Paslanmaz çelikler Paslanmaz çelikler implant yapımında uzun zamandır kullanılan metalik alaģımlardır. %10.5 krom ilavesi çeliklerin paslanmaz özellik kazanmasını sağlamaktadır [4] lerde 302 paslanmaz çelikler, daha üstün korozyon dirençleri sebebiyle vanadyum çeliğinin yerini almıģtır. 302 paslanmaz çeliklere molibden ilavesi ile 316 paslanmaz çelikler geliģtirilmiģtir. Böylece korozyon dirençleri artmıģtır. 316 ve 316L östenitik paslanmaz çelikler günümüzde implant yapımında en çok kullanılan paslanmaz çeliklerdir. Amerikan Malzeme Testi Enstitüsü (ASTM) implant yapımında 316 paslanmaz çelik yerine 316L paslanmaz çeliklerin kullanımını önermektedir. 316L paslanmaz çeliklerin tek farkı karbon miktarlarının 0.08 % den 0.03 % seviyesine azaltılmıģ olmasıdır. Böylece korozyon direnci arttırılmıģtır [14]. a) b) ġekil 2.2: Paslanmaz çelik implantlar; a) kalça ve diz implantı, b) kalça implantı [15] CoCr alaģımları Günümüzde kullanılan önemli 2 tip CoCr alaģımı bulunmaktadır. Bunlar CoCrMo ile CoNiCrMo alaģımlarıdır. CoCrMo alaģımını uzun zamandır diģçilikte ve özellikle eklem implantlarının üretiminde kullanılmaktadır. Yakın zamanlarda geliģtirilen CoNiCrMo alaģımı protez yapımında ve üstün mekanik özellikleriyle ağır yük binen kalça ve diz implantlarında kullanılmaktadır [14]. CoCr alaģımlarında molibden ilavesi daha ince taneli mikroyapı oluģturarak mekanik özellikleri geliģtirmektedir. Nikel ilavesi ise yorulma dayanımını artırarak implantın ömrünü arttırmaktadır [14]. 8

27 a) b) ġekil 2.3: CoCr implantlar; a) kalça implantı, b) kemik sabitleme implantı [16] Titanyum ve alaģımları Titanyumun implant malzemesi olarak kullanımı 1930lara kadar dayanmaktadır. Günümüzde titanyum ve alaģımlarının implant malzemesi olarak paslanmaz çelik ve CoCr alaģımlarının yerini almasını sağlayacak birçok üstün özelliği bulunmaktadır. Titanyum ve alaģımlarının sahip olduğu üstün mekanik özellikleri, tokluk, biyouyumluluk ve yüksek korozyon direnci gibi özellikler titanyumun biyomalzemeler arasında öne çıkmasını sağlamaktadır [4,14,17]. ġekil 2.4: Titanyum ve alaģımlarından üretilmiģ dental implantlar [18] TiNi alaģımları Titanyum-nikel alaģımlarının en önemli özelliği sıcaklıkla beraber deformasyon göstermeleridir. Bu tür alaģımlar Ģekil hafızalı alaģım olarak isimlendirilir. Oda sıcaklığında verilen Ģekil verildikten sonra, artan sıcaklıkla beraber deforme olmaktadır. Ayrıca TiNi alaģımlarının yüksek elastiklik özellikleri bulunmaktadır. Bu sayede diģ köprüleri gibi yük uygulanan yerlerde elastik kabiliyetleriyle sahip oldukları Ģekli korumaktadırlar [14]. 9

28 Seramik malzemeler Seramik malzemeler kırılganlıkları, gözenekli yapıları, düģük çekme kuvvetleri ve düģük darbe dayanımları nedeniyle uzun yıllar medikal malzemeler olarak kullanılamadılar. Ancak yakın zamanlarda geliģen yeni yöntemlerle seramik hemen hemen bütün alanlarda kullanılmaya baģlandılar. Böylece seramikler ve kompozitleri vücut içinde kemik yerine bir geçebilen biyomalzemeler olarak kullanılmaya baģlandılar [14]. Seramik malzemeler vücut sıvılarına inert olması ve yüksek basma dayanımları avantajlarından ötürü medikal uygulamalarda kullanılmaktadırlar. Bazı karbon bazlı seramikler kan sıvısıyla etkileģime girmediklerinden kalp kapakçığı olarak kullanılmaktadır [14]. Biyoseramiklerin sahip olmaları gereken özelliklere bakılacak olursa; Toksik olmamaları Biyo uyumlu olmaları Allerjik etki göstermemeleri Biyoseramikler kimyasal ve morfolojik yapılarına göre biyo-inert (zirkonya, alumina), biyo-aktif (hidroksiapatit, biyo-aktif cam, cam seramikler) ve çözünebilir (kalsiyum fosfat) olarak adlandırılır. Bunlar içinde hidroksiapatit (HA) kemik yapısıyla benzer kimyasal ve fiziksel özellikler gösterdiğinden üzerinde birçok çalıģma yapılmaktadır. Özellikle ağır yüklere maruz kalan metalik implantların kaplanmasında kullanılmaktadır. Hidroksiapatit ile kaplanan implantlar, metalik implantların mekanik özelliklerini hem de seramik implantların biyo-uyumluluk özelliklerini göstermektedirler [4] Polimer malzemeler Polimer malzemeler monomer adı verilen küçük moleküllerin tekrarlı zincirler Ģeklinde bir araya gelmesinden oluģmaktadırlar [4]. Polimer biyomalzemeler medikal, dental ve ortopedik uygulamalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Metallere ve seramiklere karģı en önemli avantajları kolay, ucuz üretimleri, her türlü Ģekli rahatlıkla alabilmeleri, geri dönüģümlerinin kolay olması, çok geniģ farklılıkta kimyasal ve fiziksel yapılarda üretilmeleri, yüzey iģlemlerinin 10

29 kolaylıklarıdır. Ancak polimerlerin biyomalzemeler olarak kısıtlı alanlarda kullanım nedenleri ise; mekanik dayanımlarının zayıf olması, zor sterilizasyonları, su ve diğer molekülleri yapılarına kolaylıkla almaları böyle yüzey özelliklerini uzun süre koruyamamaları ve vücut içinde kullanımları sırasında bazı zararlı kimyasalları açığa çıkarmalarıdır [4, 14]. En yaygın kullanılan polimer malzemeler; Polivinilklor (PVC), polietilen (PE), polipropilen (PP), polistiren (PS) ve polyamide dir [14] Kompozit biyomalzemeler Kompozit malzemeler, birden fazla farklı tür malzemenin daha üstün özellikler göstermek için bir araya getirilmiģ halidir. Kompozite katılan bütün malzemeler kendi yüksek özellikleri göstermelidir. Biyomalzeme olarak üretilen kompozitler en yaygın olarak yüksek mekanik özellik ve üstün biyo-uyumluluk göstermek amacıyla bir araya getirilmektedir [4]. Kompozit biyomalzemeleri iskelet yapılarına göre üç farklı yapıda değerlendirebiliriz; Polimer matrisli kompozitler (karbon/peek, HA/HDPE vb.) Metal matrisli kompozitler (HA/Ti, HA/Ti-6Al-4V vb.) Seramik matrisli kompozitler (paslanmaz çelik/ha vb.) Kompozit malzemeleri biyo-aktifliklerini göre sınıflandırırsak; Biyo-inert kompozitler (karbon/peek vb.) Biyo-aktif kompozitler (paslanmaz çelik/biyocam, HA/Ti-6Al-4V vb.) Çözünebilir kompozitler (kalsiyum fosfat/laktik asit vb.) [4] 11

30 12

31 3. TĠTANYUM VE ALAġIMLARININ BĠYOMEDĠKAL UYGULAMALARI Titanyum ve alaģımlarının medikal ve dental uygulamalarda ilk kullanılmaya baģlanması II. Dünya SavaĢı sonrasını bulmaktadır lerde yeni malzemeler geliģtirme arayıģları sürerken, titanyum ve alaģımları düģük yoğunlukları, yüksek mekanik özellikleri, korozyon dirençleri gibi özellikleriyle önem kazanmıģlardır [19]. Bu süre içinde titanyum ve alaģımlarının üretimi, Ģekil değiģimi, yüzey iģlemleri konusunda birçok çalıģma yapılmıģtır larda sanayi atılımları ile metallerin geliģtirilmesine öncelik verildiği sıralarda ticari saflıkta titanyum (CP-Ti), Ti6Al4V ve Ti6Al4V ELI kalitelerinde titanyum biyomalzemeler ilk defa kullanılmaya baģlanmıģtır. Titanyumun biyomalzeme olarak kullanılmaya baģlanmasıyla beraber titanyum alaģımlarının korozyon direnci ve biyo-uyumluluğunu arttıracak çalıģmalar yapılmaya baģlanmıģtır [13]. 3.1 Medikal Titanyum ve AlaĢımları Titanyum allotropik bir elementtir bundan dolayı birden fazla kristal yapıda bulunabilir. Titanyum oda sıcaklığında Hegzagonal Kübik (HCP) kristal yapısındadır. Bu yapı alfa fazı olarak adlandırılır. 883 o C sıcaklığının üstüne çıkıldığı zaman beta fazı olarak adlandırılan hacim merkez kübik kristal yapısına dönüģmektedir. Bu iki ayrı fazdan dolayı titanyum alaģımları alfa, alfa+beta veya beta fazına sahip olabilmektedir [13]. ġekil 3.1: Titanyumun kristal yapısı; (a) HCP (b) BCC [20]. 13

32 Titanyum alaģımlarının oda sıcaklığında hangi kristal yapıya sahip olacakları, alaģımın kompozisyonunda bulunan elementler belirlemektedir. Titanyum alaģımlarının mekanik, korozyon ve biyo-uyumluluk gibi özellikleri alaģım elementleriyle değiģime uğramaktadır [13]. Titanyum alaģımları içinde alfa fazına sahip CP-Titanyum ile alfa+beta fazlı Ti6Al4V alaģımları en fazla kullanılan alaģımlardır. Kalça, diz kapağı gibi implantların yapımında ayrıca medikal uygulamalarda bu iki titanyum malzeme sıklıkla kullanılır. Yakın zamanda yeni medikal ve dental titanyum alaģımları üretilmiģtir. Bunlar beta fazlı Ti-15Mo, Ti-35Nb-7Zr-5Ta ve alfa+beta fazlı Ti3Al2V alaģımlarıdır [19] CP-titanyum ve alfa fazlı alaģımlar Ticari saflıkta titanyum (CP-Ti) ve alfa kararlaģtırıcı element katkılı alaģımlar bu gruptandır. Saf titanyum düģük elastik modülü ve yüksek korozyon direnci özellikleri sayesinde biyo-uyumluluğu yüksek bir malzemedir. Ancak ağır yükler etkisi altındaki implantlarda kullanımı sınırlıdır çünkü mukavemet değerleri diğer titanyum alaģımlarına göre daha düģüktür [19] Alfa+beta fazlı alaģımlar Alfa+beta fazlı alaģımlar hem alfa fazının hem de beta fazının mekanik özelliklerini bünyelerinde taģımalarından dolayı en fazla oranda kullanılan titanyum alaģımlarıdır. Yüksek mukavemetleri yanında yüksek tokluk göstermeleri, yorulma dayanımlarının yüksek olması, ısıl iģlemlerle mikro yapılarının istenilen hale getirilebilmesi gibi özellikleri bu alaģımların medikal uygulamalarda sıklıkla kullanılmalarını sağlamıģtır [13]. Alfa+beta fazlı bir mikro yapıya sahip olan Ti6Al4V alaģımı, yüksek korozyon direnci sağlayan ve yüzeyden iyon salınımını oldukça azaltan yoğun ve koruyucu pasif oksit filmine sahiptir. Böylece yüksek mekanik özellikleri yanı sıra yüksek korozyon direnci sebebiyle en önemli biyomedikal alaģımların baģında gelmektedir [19]. 14

33 Beta fazlı alaģımlar Beta fazına sahip alaģımlar yüksek mukavemetlerinin yanında süneklikleriyle ön plana çıkmaktadırlar. Böylece soğuk Ģekillendirilebilmeleri diğer titanyum alaģımlarına göre daha kolaydır. Bu alaģımlar aynı zamanda yapılarında bulunan molibden, tantalyum, niyobyum gibi biyo-uyumluluğu yüksek alaģımlandırıcı elementler sayesinde medikal uygulamalarda kullanılabilmektedirler [13]. 3.2 Titanyum ve AlaĢımlarının Biyomedikal Özellikleri Titanyum metali, mineral formunda dünya üzerinde büyük oranlarda bulunmasına rağmen vücutta eser miktarda bile bulunmayan bir metaldir. Ancak titanyum bilinen biyomalzemeler içinde en yüksek biyo-uyumluluğa sahip malzemelerden biridir [13]. Titanyum ve alaģımları, yüzeylerinde hızlı bir Ģekilde oluģturdukları biyo-uyumlu pasif oksit film sayesinde implantların dokularla uyumunu kolaylaģtırmaktadırlar. Oksit filmin yüzeyinin pürüzlü ve yüksek poroziteye sahip olması dokuların implant üzerinde büyümesini teģvik etmektedir. Bunun yanında yüzeyde biriktirilen Ca ve P bileģikleri, kemik yapısına benzerlikleriyle implant-doku uyumunu arttırmakta, titanyum ve alaģımlarının yüzeylerini biyo-aktif hale getirmektedir [13]. Titanyum ve alaģımlarının sahip olduğu yoğun ve pasif oksit film, titanyum implantların korozyon direncini arttırmaktadır. Oksit filmin sıkı bir Ģekilde altlık alaģıma bağlı olması, yüzey özelliklerinin kolay bozulmamasını sağlamaktadır [2]. Titanyum düģük yoğunluğuyla (4,5 g/cm 3 ) Çizelge 3.1 de görüldüğü gibi paslanmaz çelik ve kobalt-krom alaģımlarından fazla kemik dokuya benzerlik göstermektedir. Ġmplantlarda biyo-uyumluluk aranırken vücut dokularına olan benzerlik büyük önem taģımaktadır. 15

34 Çizelge 3.1: Bazı implant malzemelerin yoğunluklarının kemik dokusu ile karģılaģtırılması [21]. Ġmplant Malzemesi Yoğunluk (g/cm 3 ) Sıkı Kemik Kobalt-Krom AlaĢımı L Paslanmaz Çelik 8.0 CP-Titanyum 4.5 Ti6Al4V 4.4 Titanyum ve alaģımlarının, paslanmaz çelik ve kobalt-krom alaģımlara göre bir avantajı da manyetik olmamasıdır. Manyetik rezonans görüntüleme (NMR) ve tomografi (CT) gibi manyetik alan oluģturan tanı cihazlarında çelik, krom gibi biyomalzemeler önemli sorunlar yaratmaktadır [13]. Titanyumun en önemli biyomalzeme özellikleri; Korozyon direnci, mekanik özellikleri, biyo-uyumluluğu, osseointegrasyon ve iģlenebilirlik özellikleridir Korozyon direnci Biyomalzemelerin bulundukları ortamlar aģırı korozif ortamlardır. Salya, kan sıvısı, Na, K, Ca, PO 4, CO 2 gibi iyonlar, ph 2 civarında olması gibi durumlar implant yüzeylerinde korozyona sebep olmaktadır. Titanyum ve alaģımlarının sahip oldukları korozyon direnci yoğun ve sıkı TiO 2 oksit tabakasında ileri gelmektedir. Bu tabaka çok hızlı bir Ģekilde oluģmaktadır [19]. Titanyum ve alaģımlarının, protein içermeyen çözeltiler içinde korozyon direnci paslanmaz çelik ile karģılaģtırıldığı zaman benzer sonuçlar alınmaktadır ancak protein içeren çözeltilerde paslanmaz çeliklerin korozyon hızının arttığı, titanyumun korozyon hızının değiģmediği görülmüģtür [13]. Bir baģka çalıģmada ise, Ti ile Al, Cu, Cr, Co, Mo ve Ni metalleri, Co-Cr-Mo alaģımı önce sadece salya içerisinde ardından salya ile protein, fibrinojen ve albümin varlığında karģılaģtırılmıģtır. Alınan sonuçlara göre titanyum ve alüminyumun protein varlığından etkilenmediği korozyon hızının değiģmedi, krom ve nikelin korozyon hızının düģük miktarda arttığı, bakır ve kobaltın ise hızla korozyona uğradığı tespit edilmiģtir [19]. 16

35 3.2.2 Mekanik özellikleri Titanyum ve alaģımları sahip oldukları yüksek mukavemet ve düģük elastik modül özellikleri sayesinde diğer metalik implant malzemelerine göre daha fazla tercih edilirler. Titanyum alaģımları ayrıca yüksek yorulma dayanımına sahiptir. Titanyum ve alaģımlarının sahip olduğu düģük elastik modül ( Gpa), kemik-doku uyumu için çok önemlidir. Saf titanyumun sahip olduğu süneklilik özelliği kolay Ģekil alabilmesini sağlamaktadır [13]. Yapılan çalıģmalarda yorulma testleriyle titanyum alaģımları (CP-Ti, Ti-13Nb-13Zr, Ti-6Al-4V ve Ti-7.5Mo) içinde saf titanyumun ve Ti-6Al-4V alaģımının en yüksek gerilme kontrollü yorulma dayanımına sahip olduğunu gösterilmiģtir [22]. Titanyum ve alaģımlarının akma mukavemetlerini yoğunluklarına oranladığımız zaman çizelge 3.2. de görüldüğü gibi diğer implant malzemelerine büyük üstünlük kurmaktadır. Çizelge 3.2: Ġmplant malzemelerinin mekanik özelliklerinin karģılaģtırılması [13]. AlaĢımlar Akma Dayanımı/Yoğunluk Elastik Modül (GPa) [MPa/(g/cm 3 )] Ti6Al4V CP-Ti CoNiCrMo L CP-Ta Biyo-uyumluluk Titanyum ve alaģımlarının biyo-uyumluluğunu incelerken öncelikle dokularla olan etkileģiminin üzerinde durmamız gerekmektedir. Titanyum sahip olduğu inert TiO 2 oksit tabakası sayesinde vücut dokuları tarafından reddedilmemektedir. Saf titanyumun oksit tabakası 10 ile 400 nm arasında ince bir tabakadır ancak sıkı ve yoğun olmasından dolayı titanyum altlıkla dokuların etkileģime girmesine izin vermez [13]. Titanyum ve alaģımlarından yapılan implantlar vücuda yerleģtirildikten sonra ilk önce oksit yüzeye protein göçü meydana gelir. Ardından makrofajlar implant 17

36 yapısıyla etkileģime girer. Böylece implant yüzeyi fibroblastları kendisine çekerek dokuya bağlanmayı sağlar. Titanyum implantların bulunduğu dokuların diğer metal implantasyonlarına göre daha çabuk iyileģtiği çalıģmalarda saptanmıģtır [13]. Yapılan çalıģmalar göstermiģtir ki titanyum alaģımlarından vücut dokularına metal iyonu göçü kobalt-krom ve paslanmaz çelik implantlarına göre çok düģüktür [19] Osseointegrasyon özellikleri Osseointegrasyon biyomalzemelerin çevrelerindeki dokulara kararlı bir Ģekilde yapısal ve kimyasal olarak bağlanma durumudur. Metalik implantların en büyük sorunlarından biri çevrelerindeki dokulara tamamen uyum sağlamakta güçlük çekmeleridir. [13] Ġmplant-kemik entegrasyonun gerçekleģmesi için implant yüzeyinin pürüzlü ve poroz bir yapıya sahip olması istenmektedir. Titanyum ve alaģımlarının yüzey özelliklerinin geliģtirilmesiyle kemik dokularla istenilen birleģme sağlanabilmektedir. Oksit tabakasında oluģturulan (Ti-OH) aktif bölgeleri kemik dokusuna benzer yapıların oluģmasını teģvik etmektedir [20]. CP-Titanyum ve Ti6Al4V alaģımlarının, osseointegrasyon özelliğini yüksek hidroksiapatit ile kaplaması kemik-doku bağlanmasını önemli miktarda arttırmıģtır [13] ĠĢlenebilirlik özellikleri Titanyum ve alaģımları büyük oranda dökümle üretilmekte ardından CAD/CAM gibi Ģekil verme yöntemleri kullanılarak medikal ve dental uygulamalarda kullanılacak hale getirilmektedir. Titanyumun pekleģme üsteli (n=0,05) 316 paslanmaz çeliğinden (n=0,45) çok daha küçüktür böylece istenilen Ģekle daha kolay getirilebilir. Ayrıca titanyumun ısıl iletimi çok düģüktür (0,16 cal/cm/s. o C), Ģekil verme iģlemlerinde ısınma sorunu paslanmaz çelik ve kobalt-krom alaģımlarından daha azdır [19]. 3.3 Titanyum ve AlaĢımlarının Medikal Yüzey ĠĢlemleri Biyomedikal uygulamalarda kullanılacak titanyum ve alaģımları öncelikle çeģitli yüzey iģlemlerinden geçirilmektedir. Bu iģlemler sonucunda implantların aģınma dayanımı gibi mekanik özellikleri, korozyon dayanımı gibi kimyasal özellikleri, biyo-uyumluluk, yüzey enerjileri gibi biyomalzeme özellikleri geliģtirilmektedir. Ġmplantların yüzey özelliklerini geliģtirmek için en basit olarak pürüzlü bir yüzey 18

37 elde etmek maksadıyla kumlama, lazerle aģındırma gibi mekanik iģlemler yapılmaktadır [19]. Yapılan yüzey iģlemleri sonucunda titanyum implantların osseointegrasyonu arttırılmaya çalıģılmaktadır. Yüzey modifikasyonlarını fiziksel olarak ikiye ayırabiliriz: yüzeyi aģındıran iģlemler ve yüzeyde madde biriktiren iģlemler. Yüzeyi aģındıran iģlemler kimyasal, elektrokimyasal veya mekanik iģlemler olabilir. Yüzeyde madde birikimi sağlayan iģlemlere örnek olarak CVD, PVD ve plazma sprey yöntemleri gösterilebilir. Yüzey iģlemlerinden sonra elde edilen kaplamanın yoğunluğu ve porozitesi kontrol edilerek implant üzerinde kemik geliģmesini teģvik edici bir yüzey oluģması sağlanır [19]. Titanyum ve alaģımlarına uygulanan yüzey iģlemlerini; mekanik iģlemler, kimyasal iģlemler ve fiziksel iģlemler olarak üç ayrı kısma ayırabiliriz Mekanik iģlemler Titanyum ve alaģımlarının en genel mekanik yüzey iģlemleri, kumlama, parlatma, püskürtme, aģındırma gibi yüzeyi daha pürüzlü hale getirme uygulamalarıdır. Bu iģlemler sonucunda implant üzerine canlı hücrelerin daha sıkı bir Ģekilde tutunması ile kemik-implant bağlanması geliģtirilmeye çalıģılmaktadır [23] Kimyasal iģlemler Titanyum ve alaģımlarının kimyasal iģlemleri içerisinde kimyasal dağlama, anodik oksidasyon, sol-gel, kimyasal buhar biriktirme gibi yöntemler yer almaktadır. Bu iģlemlerde titanyum yüzeyi ve çözelti içinde kimyasal, elektrokimyasal veya biyokimyasal reaksiyonlar oluģturulmaktadır [23]. Kimyasal dağlama iģlemlerinde asit, alkali, hidrojen peroksit gibi kimyasalla kullanarak titanyum ve alaģımlarının yüzeylerinde çeģitli reaksiyonlar meydana getirilir. Asitle dağlama yapılan iģlemlerde HNO 3 ve HF asitleri kullanılarak yüzeyde istenilen özellikleri sağlamayan oksit tabaka çözündürülür. Ardından yapılacak diğer iģlemlerle biyo-uyumluluğu arttırılmıģ, istenilen özellikleri sağlayan oksit katmanı oluģturulur [23]. Hidrojen peroksit dağlaması, titanyum implant malzemesi üzerinde oksit katmanın hidroksiapatit oluģturabilme kabiliyetinin arttırılması için uygulanmaktadır. Oksit 19

38 tabaka üzerinde oluģan TiO 2 jel tabakası, hidroksiapatit çekirdeklenmesi için uygun bir yüzey oluģturmaktadır [23]. Yapılan çalıģmalarla titanyumun alkali çözeltilerinde biyoaktifliklerinin arttığı tespit edilmiģtir. NaOH veya KOH ile yapılan alkali dağlama iģlemleri sonrası çekilen XRD paternlerinde titanyum oksit tabakası üzerinde sodyum titanat oluģtuğu tespit edilmiģtir. Serbest kalan OH - iyonları da Ti(OH) 4 bileģiklerini oluģturmuģtur. Hidroksil gruplarının SBF de apatit oluģumu için çekirdeklenme noktaları oluģturması, alkali dağlama iģlemi sonucunda titanyum implantların biyo-uyumunu önemli ölçüde arttırmaktadır [24]. Sol-gel adı verilen yöntemde nm boyutunda partiküller bulunduran bir kollodial çözelti içinden çöktürme yaparak yüzeyi istenilen partiküllerle kaplama yöntemidir. Bu yöntemle titanyum ve alaģımlarının yüzeyleri 10 mikron boyutundan ince bir seramik katman ile kaplanır. Sol-jel kaplamaların geleneksel kaplamalara göre avantajları; daha homojen, istenilen kimyasal ve yapısal kompozisyonda, basit ve ucuz bir biyokaplama oluģturabilmeleridir. Titanyum alaģımları üzerinde kalsiyum ve fosfor içeren kaplamalar oluģturulması ile biyo-uyumlu kaplamalar üretilmektedir [23]. Oksidasyon yöntemleri, titanyum ve alaģımlarının yüzey özelliklerini geliģtirmede etkin bir Ģekilde kullanılan tekniklerdir. Anodik oksidasyon yönteminde elektrolitik bir çözelti içinde bulunan anot implant malzemesi kalın, yoğun ve pasif titanyum oksit tabakası ile kaplanır. Bu yöntemde 1 mikrona çıkabilen doğal oksit tabakası üzerinde çok daha kalın bir koruyucu oksit tabakası oluģturulur. Anodik oksidasyon cihazı ġekil 3.1 de görülmektedir [23]. 20

39 1. Ti anot 2. Pb anot 3. Elektrolitik çözelti 4. Güç kaynağı 5. Soğutma sistemi 6. Termometre 7. KarıĢtırıcı 8. KarıĢtırıcı çubuk ġekil 3.2: Anodik oksidasyon cihazının Ģematik görünümü [23]. Oksidasyon yöntemleri içerisinde en önemlisi mikro ark oksidasyon yöntemidir. Bu yöntemle Al, Ti, Mg, Ta, W, Zn, Zr gibi metaller ve alaģımları üzerinde kalın ve poroz bir oksit tabakası oluģturulur. Elektrolitik çözelti içinde bulunan anot implant malzemesine V civarında pozitif, V civarında negatif voltaj uygulanarak anot malzeme üzerinde ısının 10,000 K civarlarına çıkması sağlanır. Bu iģlemler sonucunda elde edilen kaplama yüksek sertlik, taban alaģıma kuvvetli bağlanma, yüksek aģınma dayanımı, biyo-uyumluluk gibi özellikler gösterir [23]. Kimyasal buhar biriktirme yönteminde bir gaz fazın kimyasal olarak implant malzeme üzerine çöktürülmektedir. Bu yöntem iki adımda gerçekleģmektedir. Bunlar; gaz reaktantların titanyum yüzey üzerinde kimyasal reaksiyon bölgesine girmeleri ve gaz fazında kimyasal reaksiyonla oluģan bileģiklerin yüzeye çökelmesidir [23] Fiziksel iģlemler Termal sprey ve fiziksel buhar biriktirme yöntemlerinde kimyasal reaksiyonlar görülmez. Bu yöntemlerle titanyum ve alaģımları üzerinde oluģturulan kaplamalar termal, kinetik ve elektriksel enerjilerle oluģturulur. Termal sprey yönteminde kaplanacak malzemeler eritilir ve küçük damlalar halinde yüzeye hızla damlatılır. Termal sprey yöntemlerinde yüksek sıcaklıklar üreten cihazlar kullanılır. Titanyum implantlar üzerine hidroksiapatit kaplaması plazma termal sprey yöntemiyle de gerçekleģtirilebilmektedir [23]. 21

40 Fiziksel buhar biriktirme yönteminde vakum ortamında buharlaģtırılan malzemeler hızla karģı taraftaki implant malzemeye gönderilir ve üzerinde bir film oluģturulur. Bu yöntemde sıkı, yoğun bir kaplama tabakası oluģmaktadır [23]. 22

41 4. TĠTANYUM VE ALAġIMLARININ MĠKRO ARK OKSĠDASYONU Günümüzde titanyum ve alaģımları üzerinde seramik yapılı kaplamalar oluģturulması çalıģmalarında kullanılan en ilgi çekici iģlemlerden biri Mikro Ark Oksidasyon yöntemidir. Mikro ark oksidasyon iģlemi ile titanyum ve alaģımları yüzeyinde oluģan oksit tabakası yoğun, poroz, altlık yüzeye sıkıca bağlıdır. Bu iģlemle kaplanan biyomalzemelerin korozyon dayanımı, aģınma dayanımı, biyo-uyumluluğu gibi özellikleri önemli miktarda artmaktadır. Ayrıca bu teknik, verimli, ekolojik ve yüksek üretim hızına sahiptir [25]. Mikro ark oksidasyon iģleminde temel olarak bir elektrik güç kaynağı, elektrolitik havuz, anot, katot ve soğutma sistemi bulunur. Mikro ark oksidasyon cihaz düzeneği Ģekil 4.1. de görülmektedir. Bu iģlemde elektrolitik çözeltiye daldırılmıģ anot numuneye negatif voltaj, katot metale ise pozitif voltaj verilerek anot üzerinde ark oluģturulması böylece numunenin yüzeyinin oksitlenmesi sağlanır [26]. 1) Güç kaynağı 2) KarıĢtırıcı 3) Anot 4) Katot 5) Elektrolitik çözelti 6) Soğutma havuzu ġekil 4.1: Tipik bir mikro ark oksidasyon düzeneği [26]. 23

42 Mikro ark oksidasyon iģleminin, anodik oksidasyon iģleminden ayrılan kısmı polarizasyon kritik voltajının aģılmasıyla elektrolitik çözeltide bulunan anot numune üzerinde ark oluģmasıdır. Böylece numune üzerinde oluģan yüksek sıcaklık ve basınç sadece oksit tabaka oluģmasını değil aynı zamanda elektrolitik çözelti içerisinde bulunan diğer iyonlar, oksitten daha kompleks bileģikler oluģmasını sağlamaktadır. Titanyum ve alaģımlarının mikro ark oksidasyonunda biyo-uyumluluğun arttırılması için Ca ve P çözeltilerinden oksit tabaka içinde hidroksiapatit bileģikleri oluģturulması, yapılan çalıģmalardan biridir [25]. Elektrolit kompozisyonu, ph, iletkenlik gibi çözeltiden kaynaklanan etkilerle birlikte mikro ark oksidasyonu parametreleri gibi diğer etkenler oluģan oksit tabakasının yapısını, morfolojisini ve kompozisyonunu değiģtirmektedir. Yapılan çalıģmalarda çözeltinin kompozisyonu ve konsantrasyonu ile elektriksel parametrelerin (voltaj, akım, süre) oksit yapısı üzerinde önemli değiģiklere neden olduğu gözlenmiģtir [25] Voltaj Parametresinin Etkisi Titanyum ve alaģımlarının mikro ark oksidasyonunda değiģen voltajla beraber farklı morfolojiler ve kompozisyonlar oluģabilmektedir. Uygulanacak voltaj aralığı teorik olarak, pozitif için V arası negatif voltaj için V arasında değiģmektedir. Bu geniģ aralık üzerinde en çok çalıģmanın yapıldığı kısım V aralığında olan kısımdır. Yapılan çalıģmalarda Ti6Al4V alaģımının V pozitif voltajlarda mikro ark oksidasyon sonucu oluģan oksit tabakasının morfoloji ve kimyasal kompozisyonu incelenmiģtir. Bütün voltaj değerlerinde ġekil 4.2 de görüldüğü üzere titanyum, rutil ve CaTiO 2 bileģiklerini tespit etmiģlerdir ancak artan voltajla beraber rutil ve CaTiO 3 piklerinin Ģiddeti azalma göstermiģtir. 430 V ve üzeri voltajlarda hidroksiapatit ve CaCO 3 pikleri oluģmuģtur. Hidroksiapatit bileģikleri biyo-uyumluluğu önemli ölçüde geliģtirmektedir [27]. 24

43 d) : HA : CaCO 3 : Rutil : CaTiO 3 : Ti c) b) a) ġekil 4.2: MAO kaplamalarının XRD analizleri a) 400 V b) 430 c) 450 V d) 480 V [27]. Yapılan çalıģmalarda Ti6Al4V alaģımının V değerlerinde oluģan oksit yüzeyin morfolojik özellikleri incelenmiģtir. ġekil 4.3 te görüldüğü gibi düģük voltajlarda oksit film homojen dağılmıģ küresel porlara sahiptir ancak artan voltajla beraber porların Ģekli küresel formunu kaybetmekte ve homojen dağılımı azalmaktadır. Yüksek voltajlarda porların çapları önemli miktarda artmıģtır. 250 V değerinde oksit tabakasındaki porların çapı 1-3 mikron boyutundayken 450 V değerinde 5-6 mikron boyutuna gelmiģtir. Bunun sebebi olarak çapı büyüyen porların diğer porlarla rastgele birleģmesi gösterilebilir. Porların birleģmesi sırasında oksit tabakasında mikro boyutta çatlak oluģumu da görülmektedir [2]. 25

44 a) b) c) d) ġekil 4.3: Mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numuneler a) 250 V b) 350 V c) 450 V d) 350 V taki numunenin kesit görüntüsü [2]. Yüksek voltajlı bazı çalıģmalarda oksit kaplamanın tamamen bozulduğu, homojen por yapısının tamamen bozulduğu görülmüģtür. Ayrıca artan kaplama kalınlığı oksit tabakasının yapıģma özelliğini kötü yönde etkilemektedir [28]. Yapılan çalıģmalarda görüldüğü üzere artan voltajla beraber oksit kalınlığı da artmaktadır. Oksit kalınlığının artması ayrıca yüzey pürüzlüğünü arttırmıģtır. Oksit tabakanın pürüzlü olması kemik-implant bağlanmasını kolaylaģtırmaktadır [29] Süre Parametresinin Etkisi Titanyum ve alaģımlarının mikro ark oksidasyonunda bir diğer parametre iģlem zamanıdır. Oksit tabakasının iģlem zamanıyla değiģimi 1-20 dk aralıklarında incelenmektedir. Yapılan çalıģmalarda görüldüğü üzere artan zamanla beraber oksit tabakası daha kaba, pürüzlü olmakta ve kalınlaģmaktadır. Yapılan çalıģmalarda, Ti6Al4V alaģımını 480 V da 1.5 ile 20 dk arasında mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanmıģtır. ġekil 4.4. de görüldüğü gibi 1.5 dk da sadece titanyum, rutil ve CaTiO 3 pikleri görülmüģtür [27]. 26

45 e) : HA : CaCO 3 : Rutil : CaTiO 3 : Ti d) c) b) a) ġekil 4.4: MAO kaplamalarının XRD analizleri a) 1.5 dk V b) 3 dk c) 5 dk d) 10 dk e) 20 dk [27] ĠĢlem süresi 3 dk ya çıktığı zaman hidroksiapatit ve CaCO 3 pikleri oluģmuģtur. 1.5 dakikadan 20 dakikiya doğru iģlem süresi artarken rutil ve CaTiO 3 pikleri azalmıģ, titanyum piklerinde değiģme olmamıģtır. Artan iģlem süresiyle beraber HA ile CaCO 3 piklerinin Ģiddeti önemli miktarda artmıģtır. Hidroksiapatit oluģumu zamanla ve voltajla doğru orantılı bir Ģekilde artmaktadır. Mikro ark oksidasyon iģlemiyle yüzey özelliklerinin değiģimi ġekil 4.5. de görüldüğü üzere taramalı elektron mikroskobunda incelenmiģtir. 1.5 dakika iģlem süresinden 20 dakika iģlem süresine doğru oksit kaplama üzerinde porların sayısının azaldığı tespit edilmiģtir. 20 dakika süren mikro ark oksidasyonu sonunda porlu yapı tamamen bozulmuģtur. TiO 2 katman üzerinde HA ve CaCO 3 birikmesi meydana gelmiģtir. XRD incelemeleri de HA ve CaCO 3 bileģiklerinin tamamen oksit tabakasını kapladığı anlaģılmaktadır. 27

46 a) b) c) d) ġekil 4.5: a) 1.5 dk b) 3 dk c) 10 dk d) 20 dk süreyle mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numuneler [27]. Yapılan çalıģmalarda, 5 dk ve üzerinde süre boyunca uygulanan mikro ark oksidasyon iģlemlerinde hidroksiapatit ve CaCO 3 bileģiklerinin oluģmaya baģladığını tespit edilmiģtir. Bunun sebebi olarak da yüksek sıcaklıkta CH3COO - yapısının CO 3-2 iyonuna parçalanması olarak açıklamaktadırlar [29] Elektrolitik Çözeltinin Etkisi Mikro ark oksidasyon iģleminin en önemli parametrelerinden biri kullanılan elektrolit çözeltisinin kompozisyonudur. Kullanılan çözeltinin içeriği oluģan oksit tabakasının kompozisyonunu belirlemektedir. Yapılan çalıģmalarda hidroksiapatit oluģumunu sağlamak için kalsiyum ve fosfor içeren çözeltiler kullanılmaktadır. Bunu gerçekleģtirmek için birçok çok farklı kalsiyum ve fosfor içeren çözelti oluģturulmuģtur. Yapılan çalıģmalarda, kalsiyum asetat (Ca(CH 3 COO) 2 ) ve glikofosfat disodyum (C 3 H 5 (OH) 2 PO 4 Na 2 ) çözeltilerini kullanılmıģtır. Glikofsofat disodyum hidrolizi ve CH 3 COO parçalanmasıyla açığa çıkan PO - 4 ile CO - 3 iyonları kalsiyum iyonları ile reaksiyona girerek hidroksiapatit oluģumunu sağlamaktadırlar [29]. 28

47 Yapılan çalıģmalarda, mikro ark oksidasyon iģleminde kalsiyum asetat (Ca(CH 3 COO) 2 ), kalsiyum dihidrojen fosfat (CaH 2 PO 4 ) 2, EDTA-2NA ve NaOH çözeltileri kullanılmıģtır. XRD sonuçlarında hidroksiapatit oluģumunu teģvik edici CaTiO 3, CaCO 3 bileģikleri gözlenmiģtir [30]. Ti6Al4V alaģımının mikro ark oksidasyonu çalıģmalarında elektrolit konsantrasyonun oksit tabakası üzerindeki etkileri incelenmiģtir. Bunun için kalsiyum glikofosfat (CaC 3 H 5 (OH) 2 PO 4.5H 2 0, Ca-GP) ile kalsiyum asetat monohidrat (Ca(CH 3 COO) 2, CA) bileģiklerini kullanmıģlardır. Farklı molar konsantrasyonda çözeltiler hazırlamıģlardır; [0,02 M Ca-GP/0,1 CA], [0,04 M Ca- GP/0,2 CA], [0,06 M Ca-GP/0,3 CA] ve [0,08 M Ca-GP/0,4 CA]. ġekil 4.6 da görüldüğü gibi elektrolitik çözeltinin konsantrasyonu arttıkça rutil oluģma oranı da artmaktadır. Bunun nedeni çözeltinin konsantrasyonu arttıkça elektriksel direncinin azalması ve daha fazla akım geçmesidir. Böylece daha kararlı bir oksit olan rutil oluģumu artmaktadır. Konsantrasyonun artması kalsiyum karbonat ve hidroksiapatit oluģumunu da arttırmıģtır [31]. Konsantrasyon artıģıyla beraber Ca/P oranı artıģ gösterirken Ti, Al ve V pikleri azalma göstermiģtir. Oksit tabakasının yüksek konsantrasyonda kalınlaģması ve kolay oluģumu taban malzemenin piklerini bastırmıģtır [31]. a) ġekil 4.6: Farklı konsantrasyondaki çözeltilerde mikro ark oksidasyon uygulanmıģ numunelerin XRD analizleri. (A) [0,02M Ca-GP/0,1 CA] (B) [0,04M Ca- GP/0,2 CA] (C) [0,06M Ca-GP/0,3 CA] (D) [0,08M Ca-GP/0,4 CA] [31]. 29

48 4.4. Antibakteriyel Etki Ġmplant malzemelerinin biyoaktiviteleri, biyo-uyumlulukları, mekanik özellikleri geliģtirilirken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da antibakteriyel özelliliğidir. Ġmplantasyon sonrası meydana gelen enfeksiyonlar en çok karģılaģılan biyomedikal komplikasyonlardır. Amerika BirleĢik Devletleri nde 4.4 milyon insanın en az bir kemik implantı bulunmaktadır. 1.3 milyon insan ise yapay eklemlere sahiptir. Bu ortopedik ve dental implantların uzun süreli baģarısı kemik-implant bağlanması, osseointegrasyona bağlı olduğu kadar çevrelerini saran bakterilere de karģı dayanıklı olmaları gerekmektedir. Artan implantasyon operasyonlarıyla beraber bakteriyel komplikasyonlar da artıģ göstermiģtir. Ġmplantasyon uygulanan hastaların bakteriyel enfeksiyonlar yaģama ihtimali % 0.5 ile % 3 arasındadır. Bu yüksek baģarısızlık oranından dolayı hem çok büyük maddi kayıplar yaģanmakta hem de hastaların iyileģme sürelerinin uzamaktadır. Bazı durumlarda kemik kaybı yaģanmakta bundan dolayı implantların neden olduğu hasarlar geri onarılamaz hale gelmektedir [7,32]. Ġmplantların yüzeylerinin antibakteriyel özellik kazandırmak için yöntem ve malzeme kullanılmaktadır. Bunlar yöntemler içinde yüzeyde Ca, N, F bileģikleri oluģturma, oksidasyon, TiN ve alumina ile kaplama, iyon emdirme (Ag, Sn, Zn, Pt, Cu) gibi yöntemler kullanılmaktadır. Bunlar içerisinde gümüģ ve iyonlarının antibakteriyel özellikleri diğer bütün metal ve kompleks bileģiklerin sahip olduğundan daha fazladır [33]. GümüĢ ve bileģikleri asırlardır yanık ve yara tedavilerinde kullanılmaktadır. M.Ö yıllarında gümüģ ilk kez taģınan suların temizlenmesinde kullanılmıģtır. 1700lerden itibaren gümüģ nitratın çeģitli hastalıklarda kullanıldığı bilinmektedir. 19. Yüzyılda cerrahi operasyonlardan sonra yaralar gümüģ nitrat ile temizlenerek koruyucu kabuk oluģumu hızlandırılmaya çalıģılmıģtır. Yanıkların tedavisinde gümüģ nitrat sıklıkla kullanılmaya baģlamıģtır yılında Carl S. F. ilk defa gümüģ nitrat çözeltisinden göz damlası yapmıģtır. 1940larda penisilinin bulunmasıyla antibakteriyel amaçlarla gümüģün kullanımı azalmıģtır. Ancak 1960larla beraber yapılan çalıģmalarla % 0.5 gümüģ nitrat içerikli çözeltiler yanıkları tedavi etmek amacıyla tekrar kullanım alanı bulmuģtur de gümüģ nitrat ile sülfonamit birleģtirilerek gümüģ sülfadiyazin krem, yanıklar için kullanılmaya baģlanmıģtır. Günümüzde antibiyotik kullanımının kısıtlamasıyla beraber gümüģ ve bileģiklerinin antibakteriyel kullanım alanları biomedikal uygulamalarda artmaya baģlamıģtır [34]. 30

49 Metalik gümüģ Metalik gümüģün antibakteriyellik mekanizması, bakteri hücrelerinin solunum enzimlerinde bulunan thiol gruplarıyla reaksiyona girmeleri ile açıklanmaktadır. GümüĢ, bakteri hücre duvarını ve hücre zarını bloke etmekte ve bakterinin solunum iģlemini durdurmaktadır. GümüĢ, e. koli bakterilerinin fosfat alınımını ve salınımını durdurmakta ve hücre dıģına mannitol, succinat, prolin ve glutamin atılmasını engellemektedir. Bütün bu nedenler bakterilerin ölümüne sebep olmaktadır [34] GümüĢ nitrat GümüĢ iyonlarının antimikrobiyal etkileri kesin olarak bilinmese de çalıģmalar sonucu göstermiģtir ki gümüģ iyonları, bakteriler üzerinde yapısal ve morfolojik değiģimlere sebep olmaktadır. DNA molekülleri serbest halde bulundukları zaman DNA nın kendi kendini eģlemesi kolaylıkla gerçekleģmektedir ancak DNA sıkıģık, sarmal halde kalıyorsa kendini eģleme yeteneğini kaybetmektedir. GümüĢ iyonlarının bakteri sitoplasmasına girerek DNA yı serbest halinden sıkıģık hale getirdiği bundan dolayı çoğalamayan hücrelerin öldüğü tahmin edilmektedir. Ayrıca gümüģ gibi ağır metallerin hücrelerin protein gruplarına bağlandıkları ve proteinleri etkisiz hale getirmelerinden dolayı antibakteriyel özellik gösterdikleri çalıģmalarda görülmüģtür [34] GümüĢ zeolit GümüĢ iyonları, gümüģ zeolit çözeltilerinin antibakteriyel özellik sağlanmalarında önemli rol almaktadırlar. GümüĢ zeolitlerin etki mekanizması incelendiği zaman, gümüģ iyonlarının hücre içine girmesinden sonra hücrenin yaģamsal faliyetlerini engellediği ve hücrenin çoğalmasını durdurduğu gözlenmiģtir. Bunun yanında oksijen moleküllerinin solunum mekanizmasını durdurduğu böylece hücrenin ölümüne sebep olduğu düģünülmektedir [34] GümüĢ nanopartikülleri GümüĢ nanopartikülleri sahip oldukları geniģ yüzey alanları sayesinde mikroorganizmalarla daha kolay etkileģime girmektedirler. Bu sayede diğer gümüģ tuzlarından daha verimli mikrobiyal özellik göstermektedirler. GümüĢ nanopartikülleri hem hücre duvarına yapıģmakta hem de hücre içine girmektedir. Nanopartiküller hücre zarı üzerindeki sülfür bazlı organik yapılarla beraber hücre 31

50 içindeki DNA gibi fosfat bazlı organik yapılara bağlanmaktadırlar. GümüĢ nanopartikülleri hücre içine girdikleri zaman hücre merkezinde düģük molekül kütlesine sahip bir alan oluģturmaktadır bundan dolayı gümüģ iyonlarından korunmak için, hücre DNA sı kendini küme haline getirmektedir. Kümelenen DNA yapısı bölünme iģlemini yerine getiremediğinden hücreler çoğalma yeteneklerini kaybederler. GümüĢ iyonları öncelikli olarak solunum enzimlerine saldırmaktadır böylece hücrenin ölümüne sebep olurlar. GümüĢ nanopartiküllerinin hücre içinde iyonlaģması hücre içindeki yaģamsal aktivitelerin durmasına neden olur [34]. GümüĢ nanopartikülleriyle yapılan çalıģmalar göstermiģtir ki, mikro ark oksidasyon yöntemiyle gümüģ nanopartikülleriyle oluģturulan TiO 2 /Ag oksit tabakası, 24 saat içinde MRSA inocula bakterilerini tamamen öldürmüģtür. Bu çalıģma sonucunda gümüģ partiküllerinin hem yakın temas hem de kaplamadan dıģarı iyonlaģması sonucu, bakterilerin ölmelerini sağladıkları görülmüģtür. ġekil 4.7 de görüldüğü gibi iģlem görmemiģ titanyum ve gümüģ katılmadan oksidasyon gerçekleģtirilmiģ numunelerde antibakteriyel etki gözlenmemiģtir sadece gümüģ bulunduran mikro ark oksidasyon numunesi tamamen bakterileri öldürmüģtür [7]. a) b) c) ġekil 4.7: Antibakteriyellik testi a) ĠĢlemsiz titanyum numune b) GümüĢsüz MAO numunesi c) GümüĢlü MAO numunesi [34]. 32

51 5. TĠTANYUM VE ALAġIMLARININ MĠKRO ARK OKSĠDASYONU SONRASI OKSĠT KAPLAMADA HĠDROKSĠAPATĠT OLUġTURMA ĠġLEMLERĠ Mikro ark oksidasyon iģlemi, medikal uygulamalar için titanyum ve alaģımları üzerinde pürüzlü, yüksek poroziteli, biyoinert bir kaplama oluģturmaktadır. Titanyumun sağladığı mekanik özellikler de implantların ağır yüklemede çatlama, yorulma ve aģınma gibi sorunlarını en aza indirmektedir. OluĢan oksit tabakasının titanyum altlık malzemesine iyi bağlanma göstermesi de büyük bir avantaj getirmektedir. Ancak titanyum oksit kaplamanın biyo-uyumluluğu zayıftır bundan dolayı kemik-implant bağlanması ve kemik dokunun implant içine büyüyüp tutunması zorlaģmaktadır. Yapılan çalıģmalarla implantların kemik dokuya benzer kimyasal ve morfolojik yapıda olmasına çalıģılmaktadır. Mikro ark oksidasyon çözeltisinde Ca ve P iyonlarının bulunması sağlanarak kemik dokunun kimyasal kompozisyonuna benzer bir oksit tabakası oluģturulmasına gayret edilmektedir. Yalnız kalsiyum ve fosfor elementleri barındıran kaplamalar çoğunlukla anataz, rutil ve kalsiyum fosfat bileģiklerinden oluģmaktadır. Asıl amaçlanan ise kaplama üzerinde, kalsiyum ve fosfor iyonlarından biyo-uyumluluğu çok yüksek olan hidroksiapatit bileģiğinin oluģturulmasıdır. Mikro ark oksidasyonu iģleminin yüksek sıcaklıkta gerçekleģmesi ve soğuma hızının yüksekliği, hidroksiapatit oluģumunu azaltmaktadır [6]. Mikro ark oksidasyon iģleminden sonra oksit tabakası üzerinde hidroksiapatit oluģumunu arttırmak amacıyla hidrotermal iģlem, alkali iģlem ve ısıl iģlem gibi uygulamalar yapılmaktadır. Bu uygulamalarda amaç, titanyum oksit kaplamanın biyoaktif özellik kazanması ve kemik-implant biyo-uyumunu arttırmasıdır [6] Hidrotermal ĠĢlem Mikro ark oksidasyon iģlemi sonrasında hidroksiapatit çekirdeklenmesini sağlamak amacıyla uygulanan hidrotermal iģlem, otoklav içerisinde yüksek sıcaklık ve basınç altında gerçekleģtirilmektedir. Hidrotermal iģlem sırasında kaplama yüzeyinde oluģan 33

52 Ti-OH aktif bölgeleri, Ca ve P iyonlarıyla etkileģime girerek kristal yapıda hidroksiapatit oluģumunu sağlamaktadır [35]. Yapılan çalıģmalarda, mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan saf titanyum numuneler 2 saat boyunca 250 o C da 50 ml saf su bulunan bir otoklavda hidrotermal iģlem uygulanmıģtır. ġekil 5.1 de görüldüğü üzere yapay vücut sıvısı içerisinde 9 saat bekletildikten sonra oksit yüzey üzerinde 1 μm çapında küresel partiküller oluģmaya baģlamıģtır. Artan zamanla beraber küresel partiküllerin sayısı hızla artmıģ ve yüzeyi kaplamıģlardır. 36 saatin ardından partiküllerin çapı ortalama 3 μm a ulaģmıģtır. 140 saatin ardından tüm yüzey pürüzsüz, nano gözenekli ve bir miktar çatlaklı hale gelmiģtir [36]. a) b) c) d) ġekil 5.1: Hidrotermal iģlem uygulanan mikro ark numunelerin SBF sonrası görünümleri. a) 9 saat b) 12 saat c) 36 saat d) 140 saat [36]. Hidrotermal iģlem sonrasında oluģan çökelmeler Ģekil 5.2 de XRD paterninde görülmektedir. Her ne kadar yüzey büyük ölçüde kaplansa da 36 saate kadar piklerde fazla artıģ meydana gelmemiģtir. Yapay vücut sıvısında artan bekleme süresiyle birlikte 26 o ve 32 o derecelerde görülen hidroksiapatit pikleri artıģ göstermiģtir. Görülen hidroksiapatit piklerinin geniģ olması yapıda istif hataları ya da düģük kristalleģme olduğunu göstermektedir [36]. 34

53 c) b) a) a) ġekil 5.2: Mikro ark oksidasyon sonrasında hidrotermal iģlem uygulanan numunenin SBF sonrası X-ıĢınları analizi. a) 36 saat b) 120 saat c) 14 gün [36]. Yapılan çalıģmalarda, mikro ark oksidasyon iģlemi sonrasında saf titanyum numunelere 6 saat boyunca 200 o C da 17 MPa basınç altında hidrotermal iģlem uygulanmıģtır Volt değerlerinde fosfor bileģimi düģük çözeltide mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanarak, voltajın hidrotermal iģleme etkisini incelemiģlerdir. ġekil 5.3 de görüldüğü gibi hidrotermal iģlem uygulanan numunelerin yüzeyinde ince çubuklar halinde çökelmeler gözlenmiģtir. Mikron boyutundaki ince kristaller ve nano boyuttaki gözenekler XRD paternlerinde görünmemiģtir. Bunun sebebi olarak oluģan kristallerin yoğunluğunun ve hidroksiapatit oluģumunun kalınlığının az olması gösterilmektedir [37]. a) b a) c) ġekil 5.3: Mikro ark oksidasyonu sonrası hidrotermal iģlem görmüģ titanyum numuneler a) 150 V b) 175 V c) 200 V [37]. Fosfor oranı arttırılan çözeltiyle mikro ark oksidasyon iģlemi uygulanan numunelere, oksidasyon ardından hidrotermal iģlem uygulanmıģtır. Artan fosfor içeriği ile beraber hidroksiapatit oluģumunun da arttığı Ģekil 5.4 deki XRD paternlerinde görülmektedir. Mikro ark oksidasyon iģlemi öncesinde çekilen XRD paternlerinde 35

artmaktadır. Bu malzemeler olmadan yaşam kalitesi biraz daha düşük ve beklenen yaşam süresi de

artmaktadır. Bu malzemeler olmadan yaşam kalitesi biraz daha düşük ve beklenen yaşam süresi de ÖZET Tıp alanındaki gelişmelerden dolayı biyomalzemelerin kullanımı dünya genelinde sürekli artmaktadır. Bu malzemeler olmadan yaşam kalitesi biraz daha düşük ve beklenen yaşam süresi de büyük olasılıkla

Detaylı

METALİK MALZEMELERİN GENEL KARAKTERİSTİKLERİ BAHAR 2010

METALİK MALZEMELERİN GENEL KARAKTERİSTİKLERİ BAHAR 2010 METALİK MALZEMELERİN GENEL KARAKTERİSTİKLERİ BAHAR 2010 WEBSİTE www2.aku.edu.tr/~hitit Dersler İÇERİK Metalik Malzemelerin Genel Karakteristiklerİ Denge diyagramları Ergitme ve döküm Dökme demir ve çelikler

Detaylı

Kaplama dekoratif görünüşü çekici kılarlar 2

Kaplama dekoratif görünüşü çekici kılarlar 2 METALĠK KAPLAMALAR Uygulamada metalik kaplamalar yalnız korozyondan korunma amacı ile dahi yapılmış olsalar bile diğer önemli bazı amaçlara da hizmet ederler: Dekoratif görünüşü çekici kılarlar. 1 Kaplama

Detaylı

TİTANYUM MATRİSLİ TİTANYUM KARBÜR TAKVİYELİ KOMPOZİTLERİN MİKRO ARK OKSİDASYON İLE YÜZEY MODİFİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ.

TİTANYUM MATRİSLİ TİTANYUM KARBÜR TAKVİYELİ KOMPOZİTLERİN MİKRO ARK OKSİDASYON İLE YÜZEY MODİFİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ. İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TİTANYUM MATRİSLİ TİTANYUM KARBÜR TAKVİYELİ KOMPOZİTLERİN MİKRO ARK OKSİDASYON İLE YÜZEY MODİFİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ Burcu ÖZTÜRK Anabilim Dalı

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek

Detaylı

BA KENT ÜNİVERSİTESİ. Malzemeler genel olarak 4 ana sınıfa ayrılabilirler: 1. Metaller, 2. Seramikler, 3. Polimerler 4. Kompozitler.

BA KENT ÜNİVERSİTESİ. Malzemeler genel olarak 4 ana sınıfa ayrılabilirler: 1. Metaller, 2. Seramikler, 3. Polimerler 4. Kompozitler. MALZEMELER VE GERĐLMELER Malzeme Bilimi mühendisliğin temel ve en önemli konularından birisidir. Malzeme teknolojisindeki gelişim tüm mühendislik dallarını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir.

Detaylı

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TİTANYUM VE ALAŞIMLARININ BİYOUYUMLULUKLARININ İNCELENMESİ. YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh.

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TİTANYUM VE ALAŞIMLARININ BİYOUYUMLULUKLARININ İNCELENMESİ. YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TİTANYUM VE ALAŞIMLARININ BİYOUYUMLULUKLARININ İNCELENMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. Nuray BALABAN Anabilim Dalı : METALURJİ ve MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Programı

Detaylı

MALZEME SEÇİMİNİN ÖNEMİ VE MÜHENDİSLİK MALZEMELERİ. Doç.Dr. Salim ŞAHİN

MALZEME SEÇİMİNİN ÖNEMİ VE MÜHENDİSLİK MALZEMELERİ. Doç.Dr. Salim ŞAHİN MALZEME SEÇİMİNİN ÖNEMİ VE MÜHENDİSLİK MALZEMELERİ Doç.Dr. Salim ŞAHİN MALZEME SEÇİMİNİN ÖNEMİ Günümüzde 70.000 demir esaslı malzeme (özellikle çelik) olmak üzere 100.000 den fazla kullanılan geniş bir

Detaylı

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI Yüzey Mühendisliği Malzemelerin yüzey özelliklerini değiştirerek; yeni mühendislik özellikleri kazandırmak ya da dekoratif açıdan çekici kılmak, insanoğlunun eski çağlardan

Detaylı

Akımsız Nikel. Çözeltideki tuzları kullanarak herhangi bir elektrik akım kaynağı kullanılmadan nikel alaşımı kaplayabilen bir prosestir"

Akımsız Nikel. Çözeltideki tuzları kullanarak herhangi bir elektrik akım kaynağı kullanılmadan nikel alaşımı kaplayabilen bir prosestir Akımsız Nikel Eğitimi Akımsız Nikel Çözeltideki tuzları kullanarak herhangi bir elektrik akım kaynağı kullanılmadan nikel alaşımı kaplayabilen bir prosestir" Akımsız Nikel Anahtar Özellikler Brenner &

Detaylı

TOKLUK VE KIRILMA. Doç.Dr.Salim ŞAHĠN

TOKLUK VE KIRILMA. Doç.Dr.Salim ŞAHĠN TOKLUK VE KIRILMA Doç.Dr.Salim ŞAHĠN TOKLUK Tokluk bir malzemenin kırılmadan önce sönümlediği enerjinin bir ölçüsüdür. Bir malzemenin kırılmadan bir darbeye dayanması yeteneği söz konusu olduğunda önem

Detaylı

ALUMİNYUMUN YÜZEYİNDEKİ OKSİT TABAKASININ SÜLFÜRİK ASİT ANODIZING YÖNTEMİYLE GELİŞTİRİLMESİ*

ALUMİNYUMUN YÜZEYİNDEKİ OKSİT TABAKASININ SÜLFÜRİK ASİT ANODIZING YÖNTEMİYLE GELİŞTİRİLMESİ* ALUMİNYUMUN YÜZEYİNDEKİ OKSİT TABAKASININ SÜLFÜRİK ASİT ANODIZING YÖNTEMİYLE GELİŞTİRİLMESİ* The Development of Alumina Formed on Aluminium Using Sulphuric Acid Anodizing Technique Suzan KONUKLU Kimya

Detaylı

KOROZYONUN ÖNEMİ. Korozyon, özellikle metallerde büyük ekonomik kayıplara sebep olur.

KOROZYONUN ÖNEMİ. Korozyon, özellikle metallerde büyük ekonomik kayıplara sebep olur. KOROZYON KOROZYON VE KORUNMA KOROZYON NEDİR? Metallerin bulundukları ortam ile yaptıkları kimyasal veya elektrokimyasal reaksiyonları sonucu meydana gelen malzeme bozunumuna veya hasarına korozyon adı

Detaylı

7075 SERĠSĠ ALAġIMLARIN GENEL ÜRETĠM YÖNTEMLERĠ

7075 SERĠSĠ ALAġIMLARIN GENEL ÜRETĠM YÖNTEMLERĠ 7075 SERĠSĠ ALAġIMLARIN GENEL ÜRETĠM YÖNTEMLERĠ 1 7075 SERĠSĠ ALAġIMLARIN KULLANIM ALANI 7075 AlaĢımı Hava taģıtları baģta olmak üzere 2 yüksek Dayanım/Yoğunluk oranı gerektiren birçok alanda kullanılmaktadır.

Detaylı

www.velle.com.tr Metal Pigment Kaplamalar Tel.: +90 (216) 701 24 01 Faks.: +90 (216) 701 24 02

www.velle.com.tr Metal Pigment Kaplamalar Tel.: +90 (216) 701 24 01 Faks.: +90 (216) 701 24 02 www.velle.com.tr Metal Pigment Kaplamalar hava Tel.: +90 (216) 701 24 01 Faks.: +90 (216) 701 24 02 Metal Pigment Kaplamalar Metal Pigment Kaplamalar metal yüzeylerde korozyon olarak r. Bunun ötesinde

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ DERS 2 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net

MALZEME BİLGİSİ DERS 2 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net MALZEME BİLGİSİ DERS 2 DR. FATİH AY www.fatihay.net fatihay@fatihay.net DERSİN AMACI: Malzeme Biliminde temel kavramları tanıtmak ÖĞRENECEKLERİNİZ: Malzeme yapısı Yapının özelliklere olan etkisi Malzemenin

Detaylı

ĠNCE TiO 2 ve Ag/TiO 2 FĠLMLERĠN SOL-JEL YÖNTEMĠ ĠLE CoCrMo ALAġIMININ YÜZEYĠNE KAPLANMASI YÜKSEK LĠSANS TEZĠ. Aysun DEMĠRTAġ

ĠNCE TiO 2 ve Ag/TiO 2 FĠLMLERĠN SOL-JEL YÖNTEMĠ ĠLE CoCrMo ALAġIMININ YÜZEYĠNE KAPLANMASI YÜKSEK LĠSANS TEZĠ. Aysun DEMĠRTAġ ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ ĠNCE TiO 2 ve Ag/TiO 2 FĠLMLERĠN SOL-JEL YÖNTEMĠ ĠLE CoCrMo ALAġIMININ YÜZEYĠNE KAPLANMASI YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Aysun DEMĠRTAġ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği

Detaylı

Şekil 1. Elektrolitik parlatma işleminin şematik gösterimi

Şekil 1. Elektrolitik parlatma işleminin şematik gösterimi ELEKTROLİTİK PARLATMA VE DAĞLAMA DENEYİN ADI: Elektrolitik Parlatma ve Dağlama DENEYİN AMACI: Elektrolit banyosu içinde bir metalde anodik çözünme yolu ile düzgün ve parlatılmış bir yüzey oluşturmak ve

Detaylı

BÖLÜM I YÜZEY TEKNİKLERİ

BÖLÜM I YÜZEY TEKNİKLERİ BÖLÜM I YÜZEY TEKNİKLERİ Yüzey Teknikleri Hakkında Genel Bilgiler Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek malzemelerden istenen ve beklenen özellikler de her geçen gün artmaktadır.

Detaylı

SÜREKLİ DÖKÜM YÖNTEMİYLE ÜRETİLEN ALÜMİNYUM LEVHALARDA SMUT MİKTARININ TESPİTİ VE AZALTILMASI

SÜREKLİ DÖKÜM YÖNTEMİYLE ÜRETİLEN ALÜMİNYUM LEVHALARDA SMUT MİKTARININ TESPİTİ VE AZALTILMASI SÜREKLİ DÖKÜM YÖNTEMİYLE ÜRETİLEN ALÜMİNYUM LEVHALARDA SMUT MİKTARININ TESPİTİ VE AZALTILMASI Toygan SÖNMEZ*, Erhan EĞĠLMEZ**, Emin YILMAZ*** *Teknik Alüminyum San. A.ġ, Çorlu 59850 Tekirdağ/Türkiye toygan.sonmez@teknikaluminyum.com.tr

Detaylı

Demir, atom numarası 26 olan kimyasal element. Simgesi Fe dir. Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Yerkürenin merkezindeki sıvı çekirdeğin

Demir, atom numarası 26 olan kimyasal element. Simgesi Fe dir. Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Yerkürenin merkezindeki sıvı çekirdeğin Demir, atom numarası 26 olan kimyasal element. Simgesi Fe dir. Demir, yerkabuğunda en çok bulunan metaldir. Yerkürenin merkezindeki sıvı çekirdeğin de tek bir demir kristali olduğu tahmin edilmekle birlikte,

Detaylı

ORTOPEDİK MALZEMELERİN BİYOUYUMLULUKLARI VE MEKANİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE SEÇİMİ. Şevki Yılmaz GÜVEN * ÖZET

ORTOPEDİK MALZEMELERİN BİYOUYUMLULUKLARI VE MEKANİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE SEÇİMİ. Şevki Yılmaz GÜVEN * ÖZET 2. Ulusal Tasarım İmalat ve Analiz Kongresi 11-12 Kasım 2010- Balıkesir ORTOPEDİK MALZEMELERİN BİYOUYUMLULUKLARI VE MEKANİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE SEÇİMİ Şevki Yılmaz GÜVEN * * syguven@mmf.sdu.edu.tr Süleyman

Detaylı

CoCrMo ALAġIMININ SOL-JEL YÖNTEMĠ ĠLE YÜZEY MODĠFĠKASYONU. YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Kudret SOLUM

CoCrMo ALAġIMININ SOL-JEL YÖNTEMĠ ĠLE YÜZEY MODĠFĠKASYONU. YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Kudret SOLUM ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ CoCrMo ALAġIMININ SOL-JEL YÖNTEMĠ ĠLE YÜZEY MODĠFĠKASYONU YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Kudret SOLUM Anabilim Dalı : Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Programı

Detaylı

Metal Yüzey Hazırlama ve Temizleme Fosfatlama (Metal Surface Preparation and Cleaning)

Metal Yüzey Hazırlama ve Temizleme Fosfatlama (Metal Surface Preparation and Cleaning) Boya sisteminden beklenilen yüksek direnç,uzun ömür, mükemmel görünüş özelliklerini öteki yüzey temizleme yöntemlerinden daha etkin bir biçimde karşılamak üzere geliştirilen boya öncesi yüzey temizleme

Detaylı

Paint School JPS-E / Corrosion / 1 KOROZYON

Paint School JPS-E / Corrosion / 1 KOROZYON JPS-E / Corrosion / 1 KOROZYON Korozyonun Tanımı Korozyon, Malzeme ve Onu Çevreleyen Şartların Korozyon ürünleri üreterek reaksiyonudur. JPS-E / Corrosion / 2 Çeliğin Üretimi ve Degradasyonu Malzeme ve

Detaylı

Borosilikat Cam Tozu Katkılı Hidroksiapatit in Fiziksel ve Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi

Borosilikat Cam Tozu Katkılı Hidroksiapatit in Fiziksel ve Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi Borosilikat Cam Tozu Katkılı Hidroksiapatit in Fiziksel ve Mekanik Özelliklerinin İncelenmesi Atilla Evcin a, *, Abdulah Küçük a, Erdem Varoğlu a, Deniz B. Kepekçi a a Afyon Kocatepe Üniversitesi, Malzeme

Detaylı

1/26 KARBON-KARBON KOMPOZİTLERİ

1/26 KARBON-KARBON KOMPOZİTLERİ 1/26 KARBON-KARBON KOMPOZİTLERİ Karbon-Karbon Kompozitlerin Genel Özellikleri Yüksek elastik modül ve yüksek sıcaklık mukavemeti (T > 2000 o C de bile mukavemet korunur). Sürünmeye dirençli Kırılma tokluğu

Detaylı

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI CVD Kaplama Ortalama kapalı bir kap içinde ısıtılmış malzeme yüzeyinin buhar halindeki bir taşıyıcı gazın kimyasal reaksiyonu sonucu oluşan katı bir malzeme ile kaplanması

Detaylı

Elektrokimyasal İşleme

Elektrokimyasal İşleme Elektrokimyasal İşleme Prof. Dr. Akgün ALSARAN Bu notların bir kısmı Prof. Dr. Can COGUN un ders notlarından alınmıştır. Anot, katot ve elektrolit ile malzemeye şekil verme işlemidir. İlk olarak 19. yüzyılda

Detaylı

ELEKTROKİMYASAL REAKSİYONLAR

ELEKTROKİMYASAL REAKSİYONLAR KOROZYON GİRİ Çevresel etkenler veya çalışma ortamının koşullarından dolayı meydana gelen bozunmalara; Korozyon Oksidasyon olarak isimlendirilir. Gelişmiş ülkelerin yıllık gelirlerinin yaklaşık %5 lik

Detaylı

TÜBİTAK 2209-A ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ YURT İÇİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEK PROGRAMI

TÜBİTAK 2209-A ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ YURT İÇİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEK PROGRAMI TÜBİTAK 2209-A ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ YURT İÇİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEK PROGRAMI BİYOMEDİKAL MALZEMELERDE KULLANILAN Ti6Al4V ALAŞIMININ KOROZYON DAVRANIŞININ İYİLEŞTİRİLMESİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MAKİNE

Detaylı

PÜSKÜRTME ŞEKİLLENDİRME (SPRAY FORMING / SPRAY DEPOSITION)

PÜSKÜRTME ŞEKİLLENDİRME (SPRAY FORMING / SPRAY DEPOSITION) PÜSKÜRTME ŞEKİLLENDİRME (SPRAY FORMING / SPRAY DEPOSITION) Püskürtme şekillendirme (PŞ) yöntemi ilk olarak Osprey Ltd. şirketi tarafından 1960 lı yıllarda geliştirilmiştir. Günümüzde püskürtme şekillendirme

Detaylı

COATING OF HYDROXYAPATITE POWDER BY PLASMA SPRAY METHOD ON STAINLESS STEEL

COATING OF HYDROXYAPATITE POWDER BY PLASMA SPRAY METHOD ON STAINLESS STEEL 5. Uluslararası İleri Teknolojiler Sempozyumu (IATS 09), 13-15 Mayıs 2009, Karabük, Türkiye HİDROKSİAPATİT TOZLARININ PLAZMA SPREY YÖNTEMİYLE PASLANMAZ ÇELİK ÜZERİNE KAPLANMASI COATING OF HYDROXYAPATITE

Detaylı

THE PRODUCTION OF AA5049 ALLOY SHEETS BY TWIN ROLL CASTING

THE PRODUCTION OF AA5049 ALLOY SHEETS BY TWIN ROLL CASTING AA5049 ALÜMİNYUM ALAŞIMI LEVHALARIN İKİZ MERDANELİ SÜREKLİ DÖKÜM TEKNİĞİ İLE ÜRETİMİ Koray TURBALIOĞLU Teknik Alüminyum San. A.Ş., İstanbul koray.turbalioglu@teknikaluminyum.com.tr ÖZET AA5049 alaşımı

Detaylı

PASLANMAZ ÇELİKLERİN KURU VE KOROZİF ORTAMLARDAKİ TRİBOLOJİK DAVRANIŞLARININ İNCELENMESİ MAKRODOKUSUNUN KAYMA DİRENCİNE ETKİSİ

PASLANMAZ ÇELİKLERİN KURU VE KOROZİF ORTAMLARDAKİ TRİBOLOJİK DAVRANIŞLARININ İNCELENMESİ MAKRODOKUSUNUN KAYMA DİRENCİNE ETKİSİ İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PASLANMAZ ÇELİKLERİN KURU VE KOROZİF ORTAMLARDAKİ TRİBOLOJİK DAVRANIŞLARININ İNCELENMESİ MAKRODOKUSUNUN KAYMA DİRENCİNE ETKİSİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Met.

Detaylı

MALZEME BİLİMİ Bölüm 1. Malzeme Bilimi ve Mühendisliğine Giriş Hazırlayan Doç. Dr. Özkan Özdemir

MALZEME BİLİMİ Bölüm 1. Malzeme Bilimi ve Mühendisliğine Giriş Hazırlayan Doç. Dr. Özkan Özdemir MALZEME BİLİMİ Bölüm 1. Malzeme Bilimi ve Mühendisliğine Giriş Hazırlayan Doç. Dr. Özkan Özdemir BÖLÜM 1. HEDEFLER Malzeme Bilimi ve Mühendislik Alanlarını tanıtmak Yapı, Özellik ve Üretim arasındaki ilişkiyi

Detaylı

HYDROTERMAL YÖNTEMİYLE NİKEL FERRİT NANOPARTİKÜLLERİN SENTEZİ VE KARAKTERİZASYONU

HYDROTERMAL YÖNTEMİYLE NİKEL FERRİT NANOPARTİKÜLLERİN SENTEZİ VE KARAKTERİZASYONU ÖZET HYDROTERMAL YÖNTEMİYLE NİKEL FERRİT NANOPARTİKÜLLERİN SENTEZİ VE KARAKTERİZASYONU Zeynep KARCIOĞLU KARAKAŞ a,*, Recep BONCUKÇUOĞLU a, İbrahim H. KARAKAŞ b a Atatürk Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi,

Detaylı

Korozyonun Sebep Olduğu Ekonomik Kayıp

Korozyonun Sebep Olduğu Ekonomik Kayıp DOÇ.DR. SALİM ŞAHİN Korozyonun Sebep Olduğu Ekonomik Kayıp Türkiye Korozyon Derneğinin araştırmalarına göre Türk Ekonomisindeki korozyon kayıplarının maliyetinin gayrisafi milli hasılanın %3,5-5 i arasında

Detaylı

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Başlık KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Tanım İki veya daha fazla malzemenin, iyi özelliklerini bir araya toplamak ya da ortaya yeni bir özellik çıkarmak için, mikro veya makro seviyede

Detaylı

MMM291 MALZEME BİLİMİ

MMM291 MALZEME BİLİMİ MMM291 MALZEME BİLİMİ Ofis Saatleri: Perşembe 14:00 16:00 ayse.kalemtas@btu.edu.tr, akalemtas@gmail.com Bursa Teknik Üniversitesi, Doğa Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi, Metalurji ve Malzeme

Detaylı

TİMAK-Tasarım İmalat Analiz Kongresi 26-28 Nisan 2006 - BALIKESİR Özet METALİK BİYOMALZEMELERDE SON GELİŞMELER Şevki Yılmaz GÜVEN 1, Kamil DELİKANLI 2 1 S.D.Ü. Müh.Mim.Fak.Makina Müh.Bölümü- ISPARTA E-Posta:

Detaylı

MALZEME BİLİMİ. 2014-2015 Güz Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Ford Otosan Ġhsaniye Otomotiv MYO. Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu

MALZEME BİLİMİ. 2014-2015 Güz Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Ford Otosan Ġhsaniye Otomotiv MYO. Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu MALZEME BİLİMİ 2014-2015 Güz Yarıyılı Kocaeli Üniversitesi Ford Otosan Ġhsaniye Otomotiv MYO Yrd. Doç. Dr. Egemen Avcu Bilgisi DERSĠN ĠÇERĠĞĠ, KONULAR 1- Malzemelerin tanımı 2- Malzemelerinseçimi 3- Malzemelerin

Detaylı

ÇELİK YAPILAR (2+1) Yrd. Doç. Dr. Ali SARIBIYIK

ÇELİK YAPILAR (2+1) Yrd. Doç. Dr. Ali SARIBIYIK ÇELİK YAPILAR (2+1) Yrd. Doç. Dr. Ali SARIBIYIK Dersin Amacı Çelik yapı sistemlerini, malzemelerini ve elemanlarını tanıtarak, çelik yapı hesaplarını kavratmak. Dersin İçeriği Çelik yapı sistemleri, kullanım

Detaylı

Ön Söz vii Kitabın Türkçe Çevirisine Ön Söz Çevirenin Ön Sözü 1 Sinterleme Bilimine Giriş 2 Sinterleme Ölçüm Teknikleri xiii

Ön Söz vii Kitabın Türkçe Çevirisine Ön Söz Çevirenin Ön Sözü 1 Sinterleme Bilimine Giriş 2 Sinterleme Ölçüm Teknikleri xiii Ön Söz vii Kitabın Türkçe Çevirisine Ön Söz ix Çevirenin Ön Sözü xi 1 Sinterleme Bilimine Giriş 1 Genel bakış / 1 Sinterleme tarihçesi / 3 Sinterleme işlemleri / 4 Tanımlar ve isimlendirme / 8 Sinterleme

Detaylı

İNSAN UYLUK KEMİĞİ VE KALÇA PROTEZİNİN GERİLME VE DEPLASMAN DAVRANIŞININ KIYASLANMASI

İNSAN UYLUK KEMİĞİ VE KALÇA PROTEZİNİN GERİLME VE DEPLASMAN DAVRANIŞININ KIYASLANMASI İNSAN UYLUK KEMİĞİ VE KALÇA PROTEZİNİN GERİLME VE DEPLASMAN DAVRANIŞININ KIYASLANMASI Fatih ATiK 1, Arif ÖZKAN 2, İlyas UYGUR 3 1 Düzce Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Konuralp Kampüsü Düzce Türkiye

Detaylı

GÜMÜŞ KATKILI KALSİYUM FOSFAT MALZEMELERDEN KARMAŞIK MİMARİLİ SKAFOLT FABRİKASYONU. YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. Aburrahman BAHADIR

GÜMÜŞ KATKILI KALSİYUM FOSFAT MALZEMELERDEN KARMAŞIK MİMARİLİ SKAFOLT FABRİKASYONU. YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. Aburrahman BAHADIR İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GÜMÜŞ KATKILI KALSİYUM FOSFAT MALZEMELERDEN KARMAŞIK MİMARİLİ SKAFOLT FABRİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ Müh. Aburrahman BAHADIR Anabilim Dalı : METALURJİ

Detaylı

Malzeme Bilgisi Tanıtımı

Malzeme Bilgisi Tanıtımı Malzeme Bilgisi Tanıtımı Vizyon Makine sanayi donatımında, gemi, uçak yapımında, konstrüksiyon (dizayn) ve imalatta ve tüm mühendislik uygulamalarının gerçekleştirilmesinde malzeme bilgisinin öneminin

Detaylı

2/26/2016 BİYOMEDİKAL MALZEMELERDEKİ GELİŞMELER (I) (02 03 2016) BİYOMALZEMELER

2/26/2016 BİYOMEDİKAL MALZEMELERDEKİ GELİŞMELER (I) (02 03 2016) BİYOMALZEMELER BİYOMEDİKAL MALZEMELERDEKİ GELİŞMELER (I) (02 03 2016) Biyolojik malzeme; insan vücudunu oluşturan kıkırdak, kemik ve kas dan meydana gelen canlı dokulardır ve doğal biomalzeme olarak da isimlendirilir.

Detaylı

3/7/2016 BİYOMEDİKAL MALZEMELERDEKİ GELİŞMELER (II) (09 03 2016) Tablo 8. Karbon implantların bazı uygulamaları

3/7/2016 BİYOMEDİKAL MALZEMELERDEKİ GELİŞMELER (II) (09 03 2016) Tablo 8. Karbon implantların bazı uygulamaları BİYOMEDİKAL MALZEMELERDEKİ GELİŞMELER (II) (09 03 2016) 5. METALİK OLMAYAN İMPLANT MALZEMELERİ Medikal uygulamalarda kullanılan ve metalik olmayan malzemeleri 3 ana başlık altında incelemek mümkündür.

Detaylı

Rapor no: 020820060914 Konu: Paslanmaz çelik

Rapor no: 020820060914 Konu: Paslanmaz çelik Rapor no: 08060914 Konu: Paslanmaz çelik PASLANMAZ ÇELİK Paslanmaz çelik, yüksek korozyon dayanımı ve üstün mekanik özellikleri (çekme, darbe, aşınma dayanımı ve sertlik) açısından diğer metalik malzemelere

Detaylı

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Atomlar Arası Bağlar 1 İyonik Bağ 2 Kovalent

Detaylı

MMM291 MALZEME BİLİMİ

MMM291 MALZEME BİLİMİ MMM291 MALZEME BİLİMİ Ofis Saatleri: Perşembe 14:00 16:00 ayse.kalemtas@btu.edu.tr, akalemtas@gmail.com Bursa Teknik Üniversitesi, Doğa Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi, Metalurji ve Malzeme

Detaylı

YÜKSEK LĐSANS TEZĐ Zeynep ZÜMRÜT

YÜKSEK LĐSANS TEZĐ Zeynep ZÜMRÜT ĐSTANBUL TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ FEN BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ TAM FAKTÖRĐYEL DENEY TASARIMI TEKNĐĞĐ ĐLE HĐDROKSĐAPATĐT KAPLI TĐTANYUM ĐMPLANT MALZEMELERĐN MEKANĐK ÖZELLĐKLERĐ ÜZERĐNE PARAMETRELERĐN ETKĐSĐ YÜKSEK

Detaylı

ALUMİNYUM ALA IMLARI

ALUMİNYUM ALA IMLARI ALUMİNYUM ALA IMLARI ALUMİNYUM VE ALA IMLARI Alüminyum ve alüminyum alaşımları en çok kullanılan demir dışı metaldir. Aluminyum alaşımları:alaşımlama (Cu, Mg, Si, Mn,Zn ve Li) ile dayanımları artırılır.

Detaylı

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MİKRO ARK OKSİDASYON İŞLEMİ UYGULANAN AZ91 KALİTE MAGNEZYUM ALAŞIMININ YÜZEY ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Hüseyin Gökay YAVUZ Anabilim

Detaylı

Konu: Yüksek Hassasiyetli Yağ Keçelerinin Takviye Bilezik Kalıplarının Üretiminde Kullanılan Takım Çelikleri ve Üretim Prosesleri

Konu: Yüksek Hassasiyetli Yağ Keçelerinin Takviye Bilezik Kalıplarının Üretiminde Kullanılan Takım Çelikleri ve Üretim Prosesleri Nurettin ÇALLI Fen Bilimleri Ens. Öğrenci No: 503812162 MAD 614 Madencilikte Özel Konular I Dersi Veren: Prof. Dr. Orhan KURAL İTÜ Maden Fakültesi Konu: Yüksek Hassasiyetli Yağ Keçelerinin Takviye Bilezik

Detaylı

Kompozit Malzemeler. Polimer kompozit malzemeler reçine (Matrix) ve takviye (Reinforcement) bileşenlerinden oluşur.

Kompozit Malzemeler. Polimer kompozit malzemeler reçine (Matrix) ve takviye (Reinforcement) bileşenlerinden oluşur. Kompozit Malzemeler Kompozit malzeme tanımı, temel olarak iki veya daha fazla malzemenin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan ve meydana geldiği malzemelerden farklı özelliklere sahip yeni tür malzemeleri

Detaylı

HĠDROKSĠAPATĠT SENTEZĠ, KARAKTERĠZASYONU VE ADSORBAN ÖZELLĠĞĠNĠN ĠNCELENMESĠ. YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Erdem HASRET. Anabilim Dalı : Kimya Mühendisliği

HĠDROKSĠAPATĠT SENTEZĠ, KARAKTERĠZASYONU VE ADSORBAN ÖZELLĠĞĠNĠN ĠNCELENMESĠ. YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Erdem HASRET. Anabilim Dalı : Kimya Mühendisliği ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ HĠDROKSĠAPATĠT SENTEZĠ, KARAKTERĠZASYONU VE ADSORBAN ÖZELLĠĞĠNĠN ĠNCELENMESĠ YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Erdem HASRET Anabilim Dalı : Kimya Mühendisliği Programı

Detaylı

TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR

TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR www.teknolojikarastirmalar.org ISSN:1304-4141 Makine Teknolojileri Elektronik Dergisi 2005 (4) 41-45 TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR Teknik Not Soner BUYTOZ, İlyas SOMUNKIRAN Fırat Üniversitesi, Teknik Eğitim

Detaylı

İmplant malzemelerinin yüzey özelliklerinin iyileştirilmesi

İmplant malzemelerinin yüzey özelliklerinin iyileştirilmesi TOTBİD Dergisi Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği TOTBİD Dergisi 2011;10(2):178-183 İmplant malzemelerinin yüzey özelliklerinin iyileştirilmesi Improving the surface characteristics of the implant

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net

MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY www.fatihay.net fatihay@fatihay.net GEÇEN HAFTA KRİSTAL KAFES NOKTALARI KRİSTAL KAFES DOĞRULTULARI KRİSTAL KAFES DÜZLEMLERİ DOĞRUSAL VE DÜZLEMSEL YOĞUNLUK KRİSTAL VE

Detaylı

KOROZYON. Teorik Bilgi

KOROZYON. Teorik Bilgi KOROZYON Korozyon, metalik malzemelerin içinde bulundukları ortamla reaksiyona girmeleri sonucu, dışardan enerji vermeye gerek olmadan, doğal olarak meydan gelen olaydır. Metallerin büyük bir kısmı su

Detaylı

KİMYA II DERS NOTLARI

KİMYA II DERS NOTLARI KİMYA II DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Genel anlamda elektrokimya elektrik enerjisi üreten veya harcayan redoks reaksiyonlarını inceler. Elektrokimya pratikte büyük öneme sahip bir konudur. Piller,

Detaylı

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş.

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. Sayfa : 1 / 12 1 ATIKLAR İÇİN NUMUNE SAKLAMA KOŞULLARI Parametre Numune Özelliği Numune Türü ICP ile Metal Tayinleri suları vb.), diğer her türlü sıvılar) Mikrodalgada (sıvı) yakılmış Minimum Numune Miktarı

Detaylı

Toz Metalürjisi. Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Notların bir bölümü Dr. Rahmi Ünal ın web sayfasından alınmıştır.

Toz Metalürjisi. Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Notların bir bölümü Dr. Rahmi Ünal ın web sayfasından alınmıştır. Toz Metalürjisi Prof. Dr. Akgün ALSARAN Notların bir bölümü Dr. Rahmi Ünal ın web sayfasından alınmıştır. Toz metalürjisi İmali zor parçaların (küçük, fonksiyonel, birbiri ile uyumsuz, kompozit vb.) ekonomik,

Detaylı

Metalurji Mühendisliğine Giriş. Yrd. Doç. Dr. Rıdvan YAMANOĞLU

Metalurji Mühendisliğine Giriş. Yrd. Doç. Dr. Rıdvan YAMANOĞLU Metalurji Mühendisliğine Giriş Yrd. Doç. Dr. Rıdvan YAMANOĞLU Esasını makromoleküllü organik maddelerin oluşturduğu yapay veya doğal maddelerin kimyasal yoldan dönüştürülmesiyle elde edilirler. Organik

Detaylı

3) Oksijenin pek çok bileşiğindeki yükseltgenme sayısı -2 dir. Ancak, H 2. gibi peroksit bileşiklerinde oksijenin yükseltgenme sayısı -1 dir.

3) Oksijenin pek çok bileşiğindeki yükseltgenme sayısı -2 dir. Ancak, H 2. gibi peroksit bileşiklerinde oksijenin yükseltgenme sayısı -1 dir. 5.111 Ders Özeti #25 Yükseltgenme/İndirgenme Ders 2 Konular: Elektrokimyasal Piller, Faraday Yasaları, Gibbs Serbest Enerjisi ile Pil-Potansiyelleri Arasındaki İlişkiler Bölüm 12 YÜKSELTGENME/İNDİRGENME

Detaylı

ÖĞRENME FAALİYETİ 1 ÖĞRENME FAALİYETİ - 1 1.TOZALTI KAYNAĞI

ÖĞRENME FAALİYETİ 1 ÖĞRENME FAALİYETİ - 1 1.TOZALTI KAYNAĞI ÖĞRENME FAALİYETİ 1 ÖĞRENME FAALİYETİ - 1 AMAÇ Bu faaliyet sonucunda uygun ortam sağlandığında tekniğe uygun olarak tozaltı kaynağı ile çeliklerin yatayda küt-ek kaynağını yapabileceksiniz. ARAŞTIRMA Toz

Detaylı

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI Plazma Sprey Kaplama Maddenin katı, sıvı ve gaz hâlinden başka çok yüksek sıcaklıklarda karşılaşılan, plazma olarak adlandırılan dördüncü bir hâli daha vardır. Langmuir'e

Detaylı

MMT113 Endüstriyel Malzemeler 8 İleri Teknoloji Seramikleri. Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2014-2015 Güz Yarıyılı

MMT113 Endüstriyel Malzemeler 8 İleri Teknoloji Seramikleri. Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2014-2015 Güz Yarıyılı MMT113 Endüstriyel Malzemeler 8 İleri Teknoloji Seramikleri Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2014-2015 Güz Yarıyılı Balistik korunma Uzay mekiği ısı koruma plakaları Fren diskleri (SGL Karbon AG) İleri Teknoloji

Detaylı

Gerilmeli korozyon. Hidrojen gevrekliği. Yorulmalı korozyon. Aşındırmalı korozyon. Erozyon korozyonu. Kavitasyon korozyonu

Gerilmeli korozyon. Hidrojen gevrekliği. Yorulmalı korozyon. Aşındırmalı korozyon. Erozyon korozyonu. Kavitasyon korozyonu DOÇ.DR. SALİM ŞAHİN Gerilmeli korozyon Hidrojen gevrekliği Mekanik zorlamalı korozyon türleri Yorulmalı korozyon Aşındırmalı korozyon Erozyon korozyonu Kavitasyon korozyonu Yorulmalı Korozyon Malzemenin,

Detaylı

Paslanmaz çelik nedir? Fe Cr > 10,5% C < 1,2%

Paslanmaz çelik nedir? Fe Cr > 10,5% C < 1,2% Cr > 10,5% C < 1,2% Paslanmaz çelik nedir? Kendiliğinden yapılanan ve korozyon direnci sağlayan bir yüzey tabakası (pasif tabaka) oluşumunu temin etmek üzere gereken miktarda % 10,5 krom ve % 1,2 karbon

Detaylı

İÇİNDEKİLER 2. 3. 4. 5. 6.

İÇİNDEKİLER 2. 3. 4. 5. 6. İstiklal Mah. Barış Manço Cad. 5. Sok No:8 34522 Esenyurt / İSTANBUL TÜRKİYE Tel.: 0212 679 69 79 Faks: 0212 679 69 81 E-posta: info@gozdempaslanmaz.com 44 44 881 1 İÇİNDEKİLER 1. 2. 3. 4. 5. 6. 2 1 HAKKIMIZDA

Detaylı

AtılımKimyasalları AK 5120 E/N PARLAK AKIMSIZ NİKEL KAPLAMA ÜRÜN TANIMI

AtılımKimyasalları AK 5120 E/N PARLAK AKIMSIZ NİKEL KAPLAMA ÜRÜN TANIMI SAYFA NO: 1/5 AtılımKimyasalları AK 5120 E/N PARLAK AKIMSIZ NİKEL KAPLAMA ÜRÜN TANIMI AK 5120 : Birçok değişik metaller, alaşımlar, ve iletken olmayan malzemeler üzerine, orta fosforlu ve mütecanis akımsız

Detaylı

Malzeme Bilgisi ve Gemi Yapı Malzemeleri

Malzeme Bilgisi ve Gemi Yapı Malzemeleri Malzeme Bilgisi ve Gemi Yapı Malzemeleri Grup 1 Pazartesi 9.00-12.50 Dersin Öğretim Üyesi: Y.Doç.Dr. Ergün Keleşoğlu Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Davutpaşa Kampüsü Kimya Metalurji Fakültesi

Detaylı

SU NUMUNELERİNİN LABORATUVARA KABUL MİKTARLARI, SAKLAMA KOŞULLARI VE SÜRELERİ

SU NUMUNELERİNİN LABORATUVARA KABUL MİKTARLARI, SAKLAMA KOŞULLARI VE SÜRELERİ Alkalinite Alüminyum (Al) Amonyum (NH 4 + ) Anyonlar (Br, F, Cl, NO 2, NO 3, SO 4, PO 4 ) PE veya BC 200 100 Tercihen arazide yapılmalıdır. sırasındaki indirgenme ve oksitlenme reaksiyonları numunede değişikliğe

Detaylı

Üç farklı malzeme türünden imal edilen ve günlük haya6a sıkça karşılaş9ğımız ürünlerden biri, gazlı içecek kaplarıdır. Gazlı içecekler alüminyum

Üç farklı malzeme türünden imal edilen ve günlük haya6a sıkça karşılaş9ğımız ürünlerden biri, gazlı içecek kaplarıdır. Gazlı içecekler alüminyum Üç farklı malzeme türünden imal edilen ve günlük haya6a sıkça karşılaş9ğımız ürünlerden biri, gazlı içecek kaplarıdır. Gazlı içecekler alüminyum (metal) kutularda (üs6e), cam (seramik)(ortada) ve plasek

Detaylı

BETONARME DEMİRLERİNİN KOROZYONU

BETONARME DEMİRLERİNİN KOROZYONU BETONARME DEMİRLERİNİN KOROZYONU Birçok yapıda temel yapı malzemesi olarak kullanılmakta olan beton, dış etkilere karşı oldukça dayanıklı bir malzemedir. Betonun çekme dayanımını artırmak amacıyla, halk

Detaylı

Orthosense. Medikal Ar-Ge ve DanıĢmanlık. Prof Dr Nusret Köse ORTOPEDĠ ve TRAVMATOLOJĠ. drnkose@gmail.com

Orthosense. Medikal Ar-Ge ve DanıĢmanlık. Prof Dr Nusret Köse ORTOPEDĠ ve TRAVMATOLOJĠ. drnkose@gmail.com Orthosense Medikal Ar-Ge ve DanıĢmanlık Prof Dr Nusret Köse ORTOPEDĠ ve TRAVMATOLOJĠ drnkose@gmail.com Ġmplant ĠliĢkili Enfeksiyonlar ABD 11 milyon / yıl Almanya 2,5 milyon / yıl. 4.4 milyon internal fix.

Detaylı

6. BEYAZ ve YÜKSEK ALAŞIMLI DÖKME DEMİRLER

6. BEYAZ ve YÜKSEK ALAŞIMLI DÖKME DEMİRLER 6. BEYAZ ve YÜKSEK ALAŞIMLI DÖKME DEMİRLER Gri dökme demirlerin özellikleri; kimyasal bileşimlerinin değiştirilmesi veya kalıp içindeki soğuma hızlarının değiştirilmesiyle, büyük oranda farklılıklar kazanabilir.

Detaylı

Farklı Karıştırma Teknikleri ve Başlangıç Maddelerinden Sentezlenmiş Hidroksiapatit Tozunun Özelliklerinin İncelenmesi

Farklı Karıştırma Teknikleri ve Başlangıç Maddelerinden Sentezlenmiş Hidroksiapatit Tozunun Özelliklerinin İncelenmesi Farklı Karıştırma Teknikleri ve Başlangıç Maddelerinden Sentezlenmiş Hidroksiapatit Tozunun Özelliklerinin İncelenmesi Yeliz Koca a, *, A. Binnaz Hazar b, Deniz Uzunsoy b, Sinem Benlioğlu b Özet a Marmara

Detaylı

Araçlar: Çıkarma Parçaları şu şekilde etiketlenmiştir:

Araçlar: Çıkarma Parçaları şu şekilde etiketlenmiştir: Araçlar: Deney Hücresi Deney Çözeltileri o Soğutma Kulesinden Alınan Numuneler o Laboratuvarda Hazırlanan Çözeltiler Deney Numunesi (Numune Çıkarma sı, 30mm * 50mm * 2mm) Su devirdaim Havuzu (40 C) GRANDER

Detaylı

2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Güz ve Bahar Dönemi Muhtemel Bitirme Çalışması Konuları. Tasarım Projesi Konusu Bitirme Çalışması Konusu Özel Koşullar

2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Güz ve Bahar Dönemi Muhtemel Bitirme Çalışması Konuları. Tasarım Projesi Konusu Bitirme Çalışması Konusu Özel Koşullar 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Güz ve Bahar Dönemi Muhtemel Bitirme Çalışması Konuları Proje No Tasarım Projesi Konusu Bitirme Çalışması Konusu Özel Koşullar 1 Soğuk spray kaplama düzeneğinin tasarlanması

Detaylı

BİYOUYUMLULUK VE DOKULARDA BİYOUYUMLULUK. Ziya Gökhan Bozkurt 19913444

BİYOUYUMLULUK VE DOKULARDA BİYOUYUMLULUK. Ziya Gökhan Bozkurt 19913444 BİYOUYUMLULUK VE DOKULARDA BİYOUYUMLULUK Ziya Gökhan Bozkurt 19913444 Biyouyumluluk: Malzeme ve vücut sıvılarının kimyasal etkileşimi ve bu etkileşimin fizyolojik sonçlarının vücuda ne kadar zarar verip

Detaylı

METAL MATRİSLİ KOMPOZİT MALZEMELER

METAL MATRİSLİ KOMPOZİT MALZEMELER Prof.Dr.Ahmet Aran - İ.T.Ü. Makina Fakültesi METAL MATRİSLİ KOMPOZİT MALZEMELER METAL MATRİSLİ KOMPOZİTLER KARMA MALZEMELER METAL MATRİSLİ KARMA MALZEMELER MMK ÜRETİM YÖNTEMLERİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ Metal,

Detaylı

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP Ek-1 Nnumunelerin Muhafazası İçin Uygun Olan Teknikler Yapılacak Tayin Kabın Tipi Muhafaza Tekniği En uzun Muhafaza Süresi Yüksek derişimde çözünmüş gaz içeren numuneler için, alındıkları yerde analiz

Detaylı

MMT113 Endüstriyel Malzemeler 4 Metaller, Aluminyum ve Çinko. Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2013-2014 Güz Yarıyılı

MMT113 Endüstriyel Malzemeler 4 Metaller, Aluminyum ve Çinko. Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2013-2014 Güz Yarıyılı MMT113 Endüstriyel Malzemeler 4 Metaller, Aluminyum ve Çinko Yrd. Doç. Dr. Ersoy Erişir 2013-2014 Güz Yarıyılı Al Aluminium 13 Aluminyum 2 İnşaat ve Yapı Ulaşım ve Taşımacılık; Otomotiv Ulaşım ve Taşımacılık;

Detaylı

EN 9100. S e r t i f i k a l ı. Özel somun perçinler. güvenilir bağlantı elemanınız!

EN 9100. S e r t i f i k a l ı. Özel somun perçinler. güvenilir bağlantı elemanınız! Belçika Malı EN 9100 S e r t i f i k a l ı Tubtara güvenilir bağlantı elemanınız! Özel somun perçinler Ürün geometrisi ve mekanik değerler Dejond kuruluşu, TUBTARA ticari markasıyla geniş bir ürün yelpazesinde

Detaylı

MÜHENDİSLİKTE KULLANILAN MALZEMELER 1. DEMİR VE ÇELİK

MÜHENDİSLİKTE KULLANILAN MALZEMELER 1. DEMİR VE ÇELİK MÜHENDİSLİKTE KULLANILAN MALZEMELER 1. DEMİR VE ÇELİK Dünyada üretilen metallerin % 90'nı demir ve çelikten oluşmaktadır. Bunun büyük bir bölümünü mukavemeti ve işlenebilme özelliği olan, ucuz maliyetli

Detaylı

YENĠ NESĠL ORTAM ve YÜZEY DEZENFEKSĠYONU (akacid plus )

YENĠ NESĠL ORTAM ve YÜZEY DEZENFEKSĠYONU (akacid plus ) YENĠ NESĠL ORTAM ve YÜZEY DEZENFEKSĠYONU (akacid plus ) MANTAR, VĠRÜS, KÜF VE BAKTERĠLERĠ YOK EDER, SAĞLIKLI YAġAM ALANLARI OLUġTURUR. % 100 EKOLOJĠK DEZENFEKSĠYONU SAĞLIYOR ve KÖTÜ KOKUKULARA SON VERĠYORUZ

Detaylı

6 Prof. Dr. Şaduman ŞEN & Yrd. Doç. Dr. A.Şükran DEMİRKIRAN

6 Prof. Dr. Şaduman ŞEN & Yrd. Doç. Dr. A.Şükran DEMİRKIRAN DENEY NO KOROZYON 6 Prof. Dr. Şaduman ŞEN & Yrd. Doç. Dr. A.Şükran DEMİRKIRAN Arş. Gör. Mustafa DURMAZ Deney aşamaları Tahmini süre (dak) 1) Ön bilgi kısa sınavı 2) Korozyon, korozyonun elektrokimyasal

Detaylı

BĠYOMEDĠKAL UYGULAMALAR ĠÇĠN TĠTANYUM TAKVĠYELĠ HĠDROKSĠAPATĠT KOMPOZĠTLERĠNĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ

BĠYOMEDĠKAL UYGULAMALAR ĠÇĠN TĠTANYUM TAKVĠYELĠ HĠDROKSĠAPATĠT KOMPOZĠTLERĠNĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ BĠYOMEDĠKAL UYGULAMALAR ĠÇĠN TĠTANYUM TAKVĠYELĠ HĠDROKSĠAPATĠT KOMPOZĠTLERĠNĠN GELĠġTĠRĠLMESĠ Anabilim Dalı: METALURJĠ ve MALZEME MÜHENDĠSLĠĞĠ Programı:

Detaylı

BİYOMEDİKAL İMPLANT TEKNOLOJİSİ

BİYOMEDİKAL İMPLANT TEKNOLOJİSİ İ. Ü. METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015 BİYOMEDİKAL İMPLANT TEKNOLOJİSİ Doç. Dr. İlven MUTLU imutlu@istanbul.edu.tr Giriş. Metaller (Ti, Paslanmaz Ç., Co, Mg, Şekil-bellek) Polimerler, Seramikler.

Detaylı

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi KİMYASAL DENKLEMLER İki ya da daha fazla maddenin birbirleri ile etkileşerek kendi özelliklerini kaybedip yeni özelliklerde bir takım ürünler meydana getirmesine kimyasal olay, bunların formüllerle gösterilmesine

Detaylı

BOR ESASLI SERAMİKLER (BOR NİTRÜR) Savunma Sanayide Borun Kullanımı ÇalıĢtayı 14.06.2011 Savunma Sanayi MüsteĢarlığı ANKARA

BOR ESASLI SERAMİKLER (BOR NİTRÜR) Savunma Sanayide Borun Kullanımı ÇalıĢtayı 14.06.2011 Savunma Sanayi MüsteĢarlığı ANKARA BOR ESASLI SERAMİKLER (BOR NİTRÜR) Savunma Sanayide Borun Kullanımı ÇalıĢtayı 14.06.2011 Savunma Sanayi MüsteĢarlığı ANKARA 250 çeşit bor bileşiği Bor Ürünleri Bor oksit, borik asit ve boratlar Borik asit

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları

1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları 1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları Sol üstte yüzey seftleştirme işlemi uygulanmış bir çelik

Detaylı

Paslanmaz Çelik Sac 310

Paslanmaz Çelik Sac 310 Paslanmaz Çelik Sac 310 310 kalite paslanmaz çelik stoklarımızda 0,60mm'den 25mm'ye kadar mevcut bulunmaktadır. Bu kalite tipik ateşte 1250 C'ye kadar oksidasyona dayanıklıdır. 800 C'ye kadar sürtünme

Detaylı

KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT

KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT KATI YALITIM MALZEMELERİ KALSİYUM SİLİKAT Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi KALSİYUM SİLİKAT Yüksek mukavemetli,

Detaylı