Evet, giyimiyle, davranışıyla, duruşuyla ve gülüşü ile farklı bir insandı...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Evet, giyimiyle, davranışıyla, duruşuyla ve gülüşü ile farklı bir insandı..."

Transkript

1 Farklı bir insan mıydı? Evet, giyimiyle, davranışıyla, duruşuyla ve gülüşü ile farklı bir insandı... Ama köken açısından baktığınız zaman, çok rahat ve kolay olmayan bir ortamdan gelmişti. O beğenileri nasıl oluşmuş sizce? Çok güzel zevkleri vardı. Maraş'ta kapalı bir muhitten geliyordu ama orada çok az yaşamış. Gençliği hep dışarıda geçmiş. Ankara'da askerliğini yapmış, İstanbul'da okumuş... Nelerdi zevkleri? Güzel giyinirdi. Ben de o giyinince Muzoş çok güzel oldun. Bu sana daha çok yakıştı, derdim. Saçına form verirdim. Dans etmeyi severdi. Gezmeyi severdi. Ama paraya hiç düşkünlüğü yoktu. Cebinde parası olmadan gezerdi. Önce sigara içiyordu. Yalvarırdım ki, Muzaffer bari sigara parası koy cebine. Bizim bir rafımızın üstü vardı. Paramız orada dururdu. O adetimiz Trabzon'da da sürdü. Çocuklar da bilirdi bunu.. Parayla kesin ilgisi yoktu. Maaşının ne kadar olduğunu bilmezdi, Almanya'da da burada da... Emekli olunca da bilmedi. Hiç bilmedi. Murat'ın Düğünü, Ocak

2 Paraya değer vermedi? Hiç... Onun için para hiçbir şeydi. Nerede kullandı o parayı? Kitaplarda kullandı, belli... Maaşını ev, çocuklar ve kitaplar için kullanmayı doğru bulurdu. Lüksümüz yoktu... Yani ek gelir peşinde hiç koşmadı mı? Hiç... Ve nefret ederdi sanki ondan... Hiç istemedi. Ek bir iş yapmayı istemedi? Hayır... Emekli olduktan sonra da birçok teklifi geri çevirdi. Halbuki paraya ihtiyacı olduğu çok zamanlar oldu. Özellikle çocuklar büyüdükten sonra. Bu nedenle ben Trabzon'da iken tekrar çalışmaya başladım. Çocuklar okumak için İstanbul'a geldiler. Bir tek KTÜ'den aldığımız aylığımız vardı. Birkaç sene, çocukları ayakta tutmak için çalıştım. Trabzon'a yerleştiniz. Bir düş kırıklığı yaşadınız mı, böyle bir kente gelmiş olmaktan dolayı? Trabzon'a geldiğimde önce havaalanına şok oldum. Bir arazinin ortasında, kulübe gibi bir yer... Başka da bir şey yok. Uçak pistinden başka her şeye benzeyen bir yer... Bana çok komik geldi. Ama dedim ki, Olsun, Muzoşum var, çocuklar var... Eve çıktık. Lojmanlar daha inşaat halindeydi. Yol yok, iz yok. Çamurların içine gömülüyorsunuz. Bir şeylerden atlaya atlaya eve ulaşıyorsunuz. Kış bastırdı, kalorifer yok. Buz gibi soğuk. Ama yine de şikayet etmiyordum. O şikayet eder miydi? Etmezdi. Ama ben ona zemin hazırlamıyordum. Çocukların bakımını, okullarını, hepsini ben yüklenmiştim. Ama bir gün Muzaffer'e patladım. Üç tane çocuğumuz var. Bu çocukların hangi okula gittiğini, kaçıncı sınıfta olduklarını bilmiyorsun, dedim. Bilirim, bilirim, Senin üç 32

3 çocuğun varsa, benim çocuğum var, dedi. Biliyordu şüphesiz, ama o kadar ilgili değildi. Bir gün eve gelirken hiç olmazsa bir tane ekmek al... Ertesi gün ekmek almış geldi. Bunu görünce çok utandım. Ondan sonra da kabullendim. Dedim ki, Benim Muzaffer'den hiçbir şey istememem lazım... Yaşamı paylaşmıştınız siz. Muzaffer Hoca üniversiteyle ilgileniyordu... O sadece okulla ve kitaplarıyla ilgiliydi. Eve gelince bizlere sarılır öperdi, hepimiz mutluyduk... Eve gelince herkesi öperdi dediniz... Her eve gelişinde birbirimize sarılırdık, sanki gurbetten gelmiş gibi. Öğlenleri de dahil. Öğlenleri bazen Tahir, Atilla beraber gelirlerdi. Çoğunluk misafirimiz olurdu bizim. Meslek mi konuşulurdu? Genelde meslekten... Bazen de yorgunluklarını atmak için briçleri vardı onların. Havadan, sudan, politikadan da konuşurlardı. Ama o aralar ortam kötüydü. 80 öncesinde... Bölüm kurulmuştu, hocalar buluşmuştu... Bölüm kurulunca Muzaffer de herkes de çok mutluydu. Sonra öğrenci yetiştirmeye başladılar. Bazı öğrenciler eve de gelirlerdi, çoğunlukla Maraşlı öğrenciler... Hocamız hemşericilik yapar mıydı? Muzaffer'in bu ilgisine hemşericilik demek mümkün değildi. Muzaffer öğrencilerini severdi, Maraşlılar için ise, Ne yapalım! Çok ihtiyaçları da var bu çocukların, sen bunlara biraz annelik yap, derdi. Ben de onlara elimden geldiğince yardım ederdim, ihtiyaçlarını sorardım. Kimi sevgilisini anlatırdı. Onları dinler, çözüm önerirdim. 33

4 Evde yalnız kalırsa, karnını doyurabilir miydi? Mutfakla arası nasıldı? Salata yapayım sana, derdi. Bütün mutfağı dağıtırdı, bütün erkeklerin yaptığı gibi... Ama ilk evlenip gittiğimizde bana yemek yapmayı da Muzaffer öğretmişti. Makarna pişirmesini ben ondan öğrendim. İş yapmasını hiç bilmezdim. Üstümden çıkardıklarımı yığardım ortaya. Hafta sonu, Gel bunları toplayalım, derdi. Ben böyle şeyler yapmamıştım. Yemek yapmamıştım. Benim kendisinden öğrenip yapmaya başladığım işleri bir daha o yapmadı. Sizi bir güzel rayına sokuyor, sonra çekiliyor... Bu da müthiş bir yetenek... Trabzon'da evinize hep birileri gidip geliyordu... Her akşam... Arkadaşlarımız olurdu, öğrenciler de gelirdi. Sorunları olan öğrencilerden bazılarının bir gece bizde kaldığı da olurdu. Bazen öğrencilerin annesi babası gelirdi. Kapıyı açardım, valiz elinde biri, Ben Maraş'tan geldim. Falancanın annesiyim, derlerdi... Buradan Muzaffer Hocamızın insanlara ve yaşama bakışıyla ilgili ipuçları çıkıyor... Güzel yürekliydi. İnsana kıyamazdı. İnsanlar üzülmesin, istiyordu. Hiç kötülüğünü görmediniz mi? Kötü bir davranışını görmediniz mi, 41 yıl boyunca? Kötülük nedir bilmezdi... Her evde olan bazı tartışmalarımız olmuştur elbette, ama Muzaffer iyi bir insandı. Zarar vermeyen bir yapısı vardı. Hiç art niyeti yoktu... Çocuklarla diyaloglarında da sabırlı mı? Çok sabırlıydı... Trabzon'a geldikten sonra 1971 yılında Cem doğdu, böylece evde üç oğlan çocuk oldu. Tabii ki kolay değildi, ancak Muzaffer onlarla ilişkilerinde de sabırlı ve öğreticiydi. Çocuklar küçükken onlarla oynar, ilgilenir, büyüdüklerinde ise Kadeh tokuşturalım, derdi. 34

5 1975 Başlangıçta herkes çok mutluydu, dediniz. Trabzon'daki atmosfer ne zaman bozuldu? Araya politika girdi. Ayrımlar başladı. Bu da ÖZBENLİ'nin tutumu nedeniyle oldu. Yoksa her şey gayet güzel gidiyordu. Eğer ÖZBENLİ siyasi ayrımcılık yapmasaydı, ardından da TÜRKAY tabii, her şey güzel gidecekti. Bizim dışarıdan gördüğümüz buydu. Bu süreç başlayınca, Muzaffer Hocanın davranışları da değişti mi? Keyifleri kaçtı. Huzursuz oldular. Öğrenci olayları başlayınca hepimiz tedirgin olduk, Akşam eve gelecekler mi, gelmeyecekler mi? gibi kaygılar vardı. Bölünmüşlerdi artık, cepheleşmişlerdi. Bir tarafta TÜRKAY'ın kafilesi; öbür tarafta diğerleri... Ama Muzaffer hep İki tarafa da ayrım yapmam, derdi. Görüş olarak ÖZBENLİ'nin etrafındakileri tasvip etmiyordu. Ama onlardan bir yardım, imdat isteyene de doğru yolu gösterirdi. Maraşlı çocukların çoğu MHP'li çocuklardı. Aleni olarak da söylerlerdi. Onları da eğitmeye, doğru yolu göstermeye çalışırdı. Sonra da, Bundan sonrası sizin bileceğiniz iş, derdi. 35

6 Yöneticilik dönemleri de oldu değil mi? Evet uzun yıllar bölüm başkanlığı, dekanlık ve rektör yardımcılığı yaptı. Aslında yöneticiliği çok sevmiyordu. Çok severek yapmadı. Yöneticilik yerine kitaplarıyla uğraşmak daha çok hoşuna gidiyordu. Benim izlenimim oydu. Kendisi de zaman zaman söylerdi. Hiçbir tarafı memnun edemiyorsun, ben doğru olanı yapıyorum, ama birini kırıyorsun, derdi. KTÜ Senato Toplantısı: Timur KARAÇAY, Burhan SOYKAN, Yavuz GÜNDÜZALP, Erdem AKSOY, Muzaffer ŞERBETÇİ, Hüsamettin PEKER, Genel Sekreter Turgut Bunları sizinle paylaşır mıydı? Akşam eve geldiğinde anlatır mıydı yaşadıklarını? Ben söylemesi için uğraşırdım. Muzoşum ne oldu? Neden gülmüyorsun? Neden mutlu bakmıyorsun? Hadi sana çay yapayım..., derken konuşmaya başlar, Yoruldum... Üzdüler gene beni, derdi. Bazen kendi de anlatırdı. Ya da biz okulda olanları hemen duyardık. O gelir gelmez biz hemen söylerdik. Bazı insanlar içindeki sıkıntıyı gizleyebilirler... Hocamızın yüzüne yansır mıydı? Ya da siz mi duyumsardınız? Ben biraz hissederdim. O yine kapatmaya çalışırdı. Çocuklarla oynardı. Derslerine bakardı, ödevlerini yapıp yapmadıklarını kontrol ederdi. Yardım ederdi. Ama o huzursuzluğu da beli olurdu. 36

7 Kendi çocuklarıyla ilişkisinde nasıl birisi? Çocuklar hiç üzmediler bizi, güzel yetiştiler. Akıllı çocuklardı, Babaya çektiler herhalde, diyordum. Trabzon, 1988 Buyurgan mıydı? Despotluk diye bir özelliği yoktu. Ne bir gün bana yaptı, ne de çocuklara... Herkesi serbest bıraktı. Herkes doğruyu görsün, dedi. Çocuklara çok mu doğruyu gösterdik Muzaffer, diyordum. Hayır, diyordu, Yatınca başları ağrımayacak onların da benim gibi... Yaşamda onu huzursuz eden, uykusunu kaçıran olaylar oldu mu? Birkaç olay var, anlatayım. 12 Eylül'den sonra Haldun'a üniversitede çok baskı yapılıyordu. Hatırladığım kadarıyla Haldun'un derslerini almaları için rektörlük ve sıkıyönetim baskı yapıyordu. O zaman da Muzaffer bölüm başkanıydı. Bölüm başkanlığından ayrılarak bu baskıyı protesto etmek istedi. Ama bölümde bu konuda anlaşamamışlar, galiba Haldun da razı olmamış. Yıllarca Muzaffer Haldun için bir şey yapamadık diye üzüldü. Bir de, annemin Çamlıca'da ilgisizlikten işgalcilerin elinde kalmış bir arsası vardı. Muzaffer haritacı olduğu için, bu arsanın satışıyla ilgilenmesini istediler. Arsa satmaktan anlamadığını söylediği halde 37

8 annemlere yardımcı olmak niyetiyle satış işini kabul etti. İyi niyetinden dolayı güç durumda kaldık. Muzaffer bu durumdan çok rahatsız oldu, geceler boyunca uyumadı. Hala üzülürüm bu işe. Trabzon'daki olaylar uykusunu kaçırmıyor muydu? 80 öncesi kampusun içinde ve dışında öğrenci olayları yoğunlaşmıştı, tabii herkes gibi Muzaffer de bu olaylardan çok tedirgindi. Biz Rektör Erdem Beylerle aynı apartmanda otururduk. Bütün protestolar bizim evin önünde oluyordu. Ev kurşunlanıyordu, arabalar bombalanıyordu. Sabahlara kadar ayaktaydık. Ne düşünüyordunuz? Terk etmeyi, ayrılmayı son ana kadar düşünmedik. Çocuklarımızın üçü de İstanbul'dalardı. Ben, Muzaffer bak, Haldun Hoca gitti, şu hocalar gitti. Yapacak bir şey yok. Sen tek başına burayı kurtaramazsın, diyordum. Onun kurtarma diye bir umudu mu vardı? Kalmamız gerekir mi diyordu? Kalmamız gerekir, burayı biz kurduk, terk etmemek gerekir, diyordu. Ama bir gün öğrendim ki, odasına girdiğinde kapısını kilitleyip oturuyormuş... Onu söylediği anda dedim ki, Muzaffer, ben gidiyorum... Sen istiyorsan kal... Ben her gün seni kapının önünde bekleyemem... Korkunç bir şey bu, Kapımı kilitliyorum, oturuyorum, ne demek? Ama dönüp diyordu ki bana, Bana bir şey yapamazlar... Yapmazlar bana... Nereden güvence buluyor ki? Öğrenciler onu seviyorlardı. Haldun Hocayı da severlerdi. Haldun ne olursun yaya gitme... Gel seni ben götüreyim arabayla... Ülkü götürsün..., derdim. Hayır, derdi, Bana bir şey yapmazlar, derdi. Sevgiyle çözeceklerini düşünüyorlardı... Evet... Karşı görüşlü öğrenciler de seviyordu onları... Zarar vermek istemiyorlardı. Hiçbir gün de bir şey yapmadılar... 38

9 Ama yine de içlerinde bir korku taşıyorlardı olasılıkla... Ya da taşıyorlar mıydı? Belki taşıyorlardı ama bunu ifade etmezlerdi. Onlar da yapamazlardı zaten... Yapmazlardı. Ama ben, Muzaffer, güvenemezsin, diyordum, Çok gözü dönmüşler var. Senin bölümündekiler yapmaz... Ama sizi tanımayanlar... Belki bir grup yapmaz, bir grup önler, ama başka biri bir şey yapabilir... Kim vurduya gidersin... Ama en son baktı ki YAŞAYAN da ayrıldı, ERDAL da ayrıldı, o da ayrılmak zorunda kaldı. Hangi yıl ayrıldınız? 1995'te... Ama ben İstanbul'a gelip çocukların yanında kalıyordum zaman zaman. Dönünce görüyordum ki, perişan olmuş... Bana yemek öğreten Muzaffer, çay bile demlemez olmuştu... Ama sigara içiyor Muzaffer 1988'de ameliyat olmuştu. Pnömotoraks (iki zar arasına hava girmesi ve akciğerin sönmesi) ameliyatı. Onu hiçbir zaman kabul etmedi kendisi. Trabzon'da çocuklarla denizde yüzerken, suyun altında çok fazla kaldı. Acil hastaneye kaldırmıştık. Bu olaydan sonraki yaşamımız çok korkunçtu. Muzaffer'i kaybettik, kaybedeceğiz Bir ay kadar hastanede kaldı. En sonunda Hacettepe'ye götürelim dedik, doktorlar izin vermedi. Ancak tüplerle nefes alabiliyordu Önce vücut bunu kendisi atlatabilir, dediler. Ama kendi kendisine iyileşmedi. Ben sürekli başındaydım. Bir sabah bana Dr. Kasım Doğan, Hocayı ameliyata alacağız, dedi. Çok zayıflamıştı, avurtları birbirine çökmüştü. Benimle birlikte bütün arkadaşlar oradaydık. Herhalde kanserden şüpheleniliyordu. Hatta bir doktor arkadaş, Nuray sen hiç merak etme. Ben de ameliyata gireceğim. Her saniye sana bilgi vereceğim, diyordu. Hepimiz kapının önünde bekledik. Ameliyat bitti. Geçmiş olsun, dediler, Bronşlar yırtılmış, onlar dikiliyor. Ameliyat başarıyla sonuçlandı. Muzaffer birkaç ay sonra 39

10 sağlığına kavuştu. Ama bu olaydan sonra 10 yıl sigara içmedi. O zaman kadar günde birkaç paket sigara içerdi. Daha sonra ağır bir bel fıtığı geçirdi ama onu ameliyatsız atlattı. 1995'te ayrılmaya karar verdiniz. En son siz mi kalmıştınız? Galiba Ergün Hoca (ÖZTÜRK) bizden sonra ayrıldı. Muzaffer Kocaeli Üniversitesi'ne müracaat etti. Orada bizden önce giden arkadaşlar vardı.. Trabzon'dan ayrılıp Kocaeli'ne yerleştiniz? Çocuklar İstanbul'da SOYAK Sitesinde oturuyorlardı. Onlara kiralık bir ev tutmuştuk. Muzaffer'in Maraş'ta babasından kalma evleri vardı. Üzerine biraz daha para koyduk. Ben çocuklara bakmaya geldiğimde İçerenköy'de bir ev buldum. Bu evi satın aldık ve oraya yerleştik. Muzaffer, bak artık bahane de bulamayacaksın. Orada bir evimiz de oldu. Aldığımız parayla da geçineceğiz, dedim. Yeni bir düzen kuruyorduk. Kocaeli'de ona bir ev hazırladık. Trenle gidiyordu. Bir gün gelirse, ertesi gün orada kalıyordu. Bazen ben oraya gidiyordum. Ama Kocaeli Üniversitesi'nde uzun kalmadı sanırım Kocaeli'ne kalıcı diye bakmamıştı herhalde? Pek uzun sürmedi. Ama orada da mutlulukları oynuyordu. Çünkü onun öğrencileri ve kitapları olsun, ders versin yeterdi. Bir odası bile olmamasına rağmen, Muzaffer Böyle daha eğlenceli oluyor,, Ben bir sandalye bulunca otururum, diyordu. Böylesine alçakgönüllüydü. Hocamız üniversite dışında bir yaşam düşünmedi mi? Hiç düşünmedi. Sonra Yıldız günleri başladı. Evet, Kocaeli'den sonra Yıldız'a geldi, 1998 yılında. Yıldız Teknik Üniversitesi'ne gelişinde Rektör Ayhan ALKIŞ'ın çok yardımı ve desteği oldu. Çok mutluydu. Mezun olduğu okuluna geri gelmişti. Orada çok 40

11 sevecen bir grubu vardı; tüm arkadaşları oradaydı Orada tekrar eski mutluluğunu buldu. Nasıl severek gidiyor, geliyordu. Daha sonra bu eve geldiğimizde, ben de ona bir çalışma mekanını hazırladım. Anlatılmaz biçimde zevk almıştı bundan. Odam, evim, diyordu. Yapacağımız çok şeyler var, diyordu. YTÜ, Neler yapmak istediğini söylüyor muydu? Haritacılarla ilgili önceden yapmış olduğu çalışmaları vardı, bunlara devam etmek, mezun olan öğrencileri de kapsayan çalışmalar yapmak, kitap yazmak istiyordu. Emeklilikten sonra, Ben biraz dinlenmeyi hak ettim, diyordu. Faal bir insanın birden bire eve kapanması doğru olmaz, diye düşünüyordum, ben bundan korkuyordum. İstersen birkaç tane ders al, diyordum, Haftanın bir-iki günü gider gelirsin. Okuldan, çevrenden uzaklaşmamış olursun. Yok, ders almadan ben canım istediği zaman da giderim, diyordu. Çalışmalarına evde devam ediyordu. Ona emeklilik cazip gelmişti. Yani ders vermek istemedi? Ders vermek istemedi. Yorulmuşum, dedi bir ara. 41

12 Emeklilik günleri nasıl geçiyordu? Biz sabah uyumasını severiz. Aman ne kadar güzel. Saat 10 oldu ve ben yeni kalkıyorum, diyordu. Kahvaltı yapıp hemen bilgisayarın başına geçiyordu veya Hava güzel, gezelim, diyordu. Saat 5 oluyordu. Muzaffer ne yapalım? diye soruyordum. Hadi kalk Adalara gidelim, diyordu ve kalkıp gidiyorduk. Birazcık dolaşıyorduk, bir şeyler yiyip geliyorduk. Bazen Hadi Beyoğlu'na gidelim. Vapura binelim, derdi. Ben Karşıya geçelim, gezelim derdim. Reddetmezdi, giderdik. Yani otururken, 5 dakika içinde karar verirdik. Hocamızın tarih merakı vardı Tarihle ilgili kitapları okur, eski tarihi eserleri gezmeyi, görmeyi severdi. Müzelere çok giderdik. Sahafları gezmek onun en büyük zevkiydi. Girince çıkmak bilmezdi. Bazen derdim ki, Ben başka yere gideyim. Sonra seninle buluşalım. Öyle yapardık. Bazen de Arif (DELİKANLI) ile giderlerdi, çok keyif alırdı. Sahaflarda tanıdığı birileri mi vardı? Dost oluyordu onlarla. Onlarla tanışıyor, kırk yıllık sohbetler yapıyor, oturuyorlar, çaylar içiliyor Oralara gidince nasıl mutlu oluyordu. Ne sıklıkla gidiyordu? Haftada bir mutlaka giderdi. Bazen aldığı kitapları arkasına saklar, aynı çocuklar gibi... Muzoşum, artık kitap alma, koyacak yerimiz yok, derdim. Arkasına sakladığı poşeti görünce, Yine gittin. Kitapçıları dolaştın değil mi? derdim. Çok güzel şeyler buldum, derdi. Yüzünden mutluluk akardı. Ne yapardı sonra? Onları keyifle incelerdi herhalde? Ne mutluluk Onlar buralara, yerlere serilir. Günlerce inceler Bana ve 42

13 gelen misafirlere, Bak şunu buldum, diye zevkle anlatırdı Aldığını muhakkak okurdu, bazen yanlışlar bulurdu, Bu yanlış yazılmış. Bu şu tarihte olmuştu, diye söylenirdi. Eline kağıt-kalem alır, onları düzeltirdi. Onlar da ilginç notlar olurdu. Bulmacalar yapardı. Bulmaca, büyük hobisiydi. Kare karalamaca Bütün ceketlerinin cebinde kare karalamacalar vardı. Minibüse bindiğinde, vapurda onları yapardı. Çevresindeki herkes bilirdi Muzaffer'in bulmacaya olan merakını. AKSOY da YAŞAYAN da meraklıdır. Başka neler yapardı? Tavla ve briç oynamaya meraklıydı. Yıldız'daki arkadaş grubuyla düzenli olarak briç oynar, bir başka grupla da tavla partileri yaparlardı. Caz müziğine ve Türk Halk Müziğine çok meraklıydı. Armstrong hayranıydı. Gezmeyi severdi, hastanede bana, Artık gezilere çıkalım... Yurt dışına gidelim, diyordu. Şu çocukları kendi haline bırak. İkimiz gidelim Ben herhalde çocukları biraz abartıyordum, Bırak, diyordu, Kendi ayaklarının üzerinde dursunlar. Fark ettirme, arkadan izle onları Yani yapısında yönlendirme yok, yol gösterme var Yol göstericiydi. İnsanların elinden tutup götürmezdi. Yapabilirsin sen bunları, derdi. Evliliğimizin ilk zamanlarında, Muzaffer, ben bankaya hiç gitmedim ki derdim. Gidersen, görürsün, derdi. Ben alıştım. O da o işleri unuttu. Bu sefer ben diyordum; Muzaffer, gidersen, görürsün Önemli bir özelliği olarak, girdiği ortama pozitif bir enerji verirdi, değil mi? Ne kadar kalabalık içinde olursa olsun, ayrı bir güzelliği vardı. Kaşla göz arasında bir şeyler anlatırdı, bazen bir fıkra bazen de bir çocukluk anısı... Herkesi etrafına toplayıverirdi. 43

14 Bir prostat ameliyatı geçirdi. O zamanlar kalp diye bir sorunu yoktu? Sorunu yoktu ama babasında vardı kalp, iki ağabeyi kalpten vefat etti. Ama o, Benim bir şeyim yok, derdi, hiçbir hastalığı kabullenmedi. Çok hasta olmazdı, ama geçirmediği hastalık da kalmamıştı. İzmit'te bir katarakt ameliyatı, burada prostat ameliyatı oldu. Bunların hepsini çok güzel atlattı. Siyami Ersek'te doktoru geçirdiği hastalıkları sorunca Benim hiç hastalığım yok, dedi. Ben sayınca, Doğru ya, ne kadar çok şey geçirmişim. Farkında bile değilim, dedi. Doktor da güldü. Mesleğini severdi değil mi? Nasıl anlatırdı size? Çok severdi. Haritacılık olmasa, dünyada hiçbir şey olmazdı, derdi, Haritacılık, en güzel meslek Bunları ne güzel anlatırdı. Seminerler, toplantılar olunca coşkuyla onlara hazırlanırdı. En son Yıldız Teknik Üniversitesi'nde yapılan Piri Reis toplantısına Feyza (PİRSELİMOĞLU) ile hazırlandılar, evin içine resimler, haritalar, broşürler yaydı, çok çalıştı. Emeklilik Yemeği, YTÜ Çatı, 2003, Feyza AKYÜZ, M. Ali CANDAŞ Büyürlerken çocuklara, Çocuklar, benim mesleğimi alacak mısınız? diye sordu. Önermiyorum da, soruyorum yalnızca Dediler ki, Baba yok Bakalım Ben onlara Tıp demiştim. Üçü de, Çok teşekkür ederiz, dedi. Hiç yanaşmadılar. 44

15 Kalp rahatsızlığı ne zaman ortaya çıktı? O çok yakında çıktı. Daha önce hiçbir şikayeti yoktu, testleri gayet güzeldi. Geçen yıl yaz tatiline gitmeden önceydi. Rahatsız değildi ama denizde uzun zaman kalırdı, yalnızca yüzmez çivileme atlar, balıklama atlardı.. Dedim ki, Muzaffer, bak, yaşlandık. Bunların hepsi risk bizim için. Kalbi söylemiyordum, o da hiç üstüne alınmıyordu. Dedim ki, Yazı rahat geçireceksek, bir sağlık kontrolüne gidelim, ondan sonra tatile gideriz. Tatil yerimiz de Almanya'daki can dostlarımız ÖRKÜNLER'in Bodrumdaki evi. Bütün grup orada toplanırdık. Beraber Bostancı'daki Kızılay Tıp Merkezi'ne gittik. Bütün tahlilleri yapıldı. Her şey güzel gitti. Ama efor testinde başarılı olamadı. Ama yine de dediler ki, Hoca, hiçbir şey yok Risk grubundasın, ama biraz daha dikkat edeceksin. Doktor, Hocam, aynı yaşlardayız. Kalp kapakçığında birazcık deformasyon var dedi. Bir tablet verdi. Siz bir şey hissetmiyorsunuz değil mi? dedi. O da, Hayır benim bir şeyim yok. Ama eşim beni hasta diye getiriyor, dedi. Doktor da, Tatile rahat gidersiniz, dedi. İlacı alıp eve geldik. Ben bu ilacı almam. Güvenemedim, dedi. Ben bütün tahlillerine de baktım. Bir doktor arkadaşımıza da sordum. Her şey normaldi. Tatile gittik geldik. Gülüm'ün doğum günüydü. Kasım'daydı ama yapamamışlardı. Aralık'ta yaptılar. Onlar da bizim caddenin karşısında, SÜMKO Sitesinde oturuyorlar. Fazla bir şey de içmemişti. Gece 12 gibi eve dönerken, beraber el ele yürüyoruz, caddenin ortasında, Duralım, dedi bana. Ne oldu? Arabalar gelir, dedim. Göğsüm sıkışıyor, Nuray dedi. Dinlenip eve geldik. Muzaffer, göğsüm sıkışıyor, demek yetmez, doktora gidelim diye zorladım. Beni Ocak ayına kadar oyaladı. Bir ara zatürre geçirmişti, o zaman çok terliyordu. Şimdi de terleyince, acaba yine zatürre mi geçiriyor diye düşündüm. Kalıbına bakıp, zatürreyi ona hiç yakıştıramıyorsunuz. İştah sorunu yoktu, oysa zatürre iştahı keser. Yılbaşında birkaç arkadaşla konuştum. Daha önce kalp ameliyatı geçirmiş olduğu için Ahmet Hocaya durumu anlattım. Önereceği bir doktor adı olup olmadığını sordum. Bunları kendisiyle konuştum. Peki senin hatırın için bayramdan sonra gidelim, dedi. Bayramdan hemen sonraki gün için 45

16 doktordan randevu aldık ve gittik. Ben de odadayım. Tansiyonunu ölçüyorlardı, doktor, Muzaffer Hoca, otursanıza şöyle, kötü mü hissediyorsunuz kendinizi? diye sordu. Yok, benim hiçbir şeyim yok, Niye? Kötü mü görünüyorum? diye sordu. Tansiyonunuz 23, dedi. Olsun, ama ben iyiyim, dedi Muzaffer. Başka bir aletle yine ölçtüler. Nabzını saydılar. Bir anormallik var. hastaneye gitmeniz gerekiyor, dedi. Doktor Hanım, bu işin şakası olmaz. Ben kendimi iyi hissediyorum, dedi. Doktor, Muzaffer Bey tansiyonunuz 20 nabzınız da 33. Bünyenizde bir şey var, dedi. Yine ikna olmadı ve ertesi gün hastaneye gideceğimize söz vererek eve döndük. Ben gece bir şey olursa diye korkarak doktorun telefonlarını aldım. Ertesi gün Siyami Ersek'e gittik, Hemen yatıralım, dediler. Kontrolleri için o hafta hastanede kaldık. Tansiyonu hep yüksekti. Anjiyo yaptılar. Hoca iki damarın % 90 tıkalı, iki tanesi de % tıkalı, ameliyat şart, dediler. Doktor, Yaşınız var, aile riskiniz var, dedi. Olsun, ben korkmam, dedi. Bir açalım. Belki stand takarız, dediler. Ben hemen Ahmet Hocayı, Ömer Hocayı aradım. Ömer, Hemen karar vermeyin, dedi. Muzaffer ise başkalarını üzmemek için Hemen herkesi telaşa vermeyelim diyordu Bir de böyle huyu vardı. Herkes bizim için koşturacak diye çekiniyordu... Muzaffer kendisini muayene eden kalp doktoruna, Ameliyatı yapması için kimi önerirsiniz? diye sordu. Hakan Beyin adını o doktordan aldık, gittik tanıştık. Genç, dünya tatlısı bir insandı. Altan'a benziyordu. Belki onun için de Muzaffer çok sevdi. Ben ameliyatı yaparım, karar verirseniz, size zaman ayarlarım. Ama düşünün, karar verin. Bizim hocalarımız da var, onlar da yapabilirler, dedi ve bir dolu seçenek sundu. Muzaffer, güven duymuştu Benim ameliyatımı siz yapın, dedi. Gün verdiler. Ameliyat oldu. Her şey çok iyi gitti. Bir gece yoğun bakımda tuttular. Ben pnömotoraks ameliyatındaki gibi, bir sürü şey takılı olarak gelecek sandım. Ama Muzaffer neredeyse yürüyerek geliyordu. Sedyeyle odaya getirdiler. 46

17 Odaya gelir gelmez esprilere başladı. Akşam ayağa kaldırdık, yürüttük. Hiçbir sorunumuz yoktu. Muzaffer ile birlikte ameliyat olan hastaların bazıları ağırdı. Doktorlar, Hoca sen nasıl azmettin. Diğer hastalara da anlatsana kapılarından geçerken, diye şakalaşıyorlardı. Koridorda yürüyor, kıza kıza rejim yemeğini yiyordu. Biraz kilo vermesi için gayret ediyorlardı. Teşhisi koyan ilk doktoru Tuna Hanım geldi, Muzaffer Bey, çıkabilirsiniz dedi. Ben bir şey olursa müdahale edemem diye çok korkuyordum, eve hemen gitmeyi hiç istemiyordum. Doktorlar ziyaretleri sırasında benimle dalga geçiyorlardı, Nuray Hanım, nasıl? Siz burayı çok beğendiniz? Sizi gönderelim mi, yoksa oturuyor musunuz? Sonunda Hakan Bey geldi, Anladım, Nuray Hanım. Sizin odanız çok güzel. Burada mutlulukları yaşıyorsunuz Hocayla. Ameliyatın 6. günü Hakan Bey öğlen geldi ve İmzalayayım mı? Çıkacak mısınız, kalacak mısınız? diye sorunca Muzaffer çıkacağımızı söyledi. Evde yapacaklarımızı anlattılar, birkaç gün sonra kontrole gelmemizi söylediler. Altan'a ve Murat'a telefon ettim. Muzaffer, Çocuklar yorulmasın, bir taksiyle gideriz, dedi. Onlar da 3'te çıkacağınıza, 5'te çıkın. Biz gelip alalım, dediler. Tamam, dedik. Saat 5'e doğru Trabzon'dan ve Maraş'tan bazı arkadaşlarımız geldi ziyarete. Amcasının oğlu Şahin Şerbetçi de yanımızdaydı. Çıkıyorsan, ben de götürürüm seni, dedi. Muzaffer, kendini iyi hissediyordu ki herhalde Hiç kimseye söylemedik. Eve gidince herkesi toplayalım. Parti verelim, diyordu. Biz misafir listesi yapmaya kimi nereye oturtacağımızı konuşmaya başladık. Ben odada Şahin'i bırakıp diğer misafirleri asansöre kadar geçirmeye çıktım. Döndüğümde Şahin ayakta şoktaydı, Muzaffer nefes alamıyordu. Benim bağırmama kalmadan bütün hastane geldi. Ama gelirken de, herhalde tedbirliler, her şeyi alıp gelmişlerdi. Anında kalp kuvvetlendirici yaptılar. Muzaffer konuşamıyor, gözleri kocaman olmuş. Nefesi çıkmıyor. Ne oluyor? diyorum hemşirelere. Şimdi geçer. Bir şey değil, dediler. 47

18 Doktor geldi. Yatağın üzerine çıktı. Kalbe masaj yapmaya başladı. O sırada beni dışarı çıkardılar. Biraz sonra Muzaffer'i yatağıyla beraber ameliyathaneye götürdüler. Benim inmeme izin vermediler. Yatarken hep, Nuroş, bu kapıları niye büyük yapmışlar? bu yatağın modeli değişik, değil mi? diyordu. Meğerse bir düğmeye basınca yatak sedye haline dönüşebiliyormuş ve olduğu gibi odadan çıkabiliyor Şahin, Altan ile Murat'a hemen telefon etmiş. Önce Altan geldi, biz odada beklerken Hakan Bey ve ekibi geldi, başın sağolsun dedi Ondan sonra bildiğiniz şeyler... Bana hala her şey gerçek dışı, şaka gibi geliyor. İnanamıyorum 41 yıllık beraberlik Ne bıraktı geride Hocamız? Ama sanki hiç 41 yıl geçmemiş gibi Dolu dolu yaşadık Çok güzel yaşadık Yaşamayı, vermeyi, öğretmeyi çok seviyordu Bütün amacı da oydu Almanya'dan gelmesinin sebebi de oydu Öğrenci yetiştirecek, vatana bir şeyler verecek Öğrencileri onu çok severdi Bu sevgiyi bilirdi ve çok mutlu olurdu. Bir yere gidiyorum. Ben haber vermediğim halde hepsi geliyor," derdi. En son Kasım'da Adana'da harita mühendislerinin düzenlediği bir toplantıda haritacılık tarihi anlattı. Onlarla sabahlara kadar oturmayı seviyordu, sohbet ediyorlardı. Anılarını anlatıyorlardı. Fıkra anlatırdı. Hocam, bir tane daha anlat, diyorlardı. Şu sınavda ne oldu? Hocam şunda TÜRKAY ne yaptı? diye sorduklarında, O günler geçti. Boş verin. Biz de yaşadık. Geçmişin güzel yanlarına bakın Üzmeyin kendinizi, diyordu. Hastanede yapmak istediklerinden söz edermiş size... Nelerdi bunlar? Kitap yazacağım, diyordu. Hatta bilgisayarını değiştirmeyi planlıyordu. Kısa bir süre sonra Ankara'da yapılacak olan Haritacılar Kurultay'ına gitmek için hazırlıklar yapıyordu 48

19 Çocuklarınız şu anda neredeler ve ne yapıyorlar? Murat, İTÜ Makine Bölümü'nü bitirdi, 4.5 yaşında Tolhan adında bir oğlu var, dünya güzeli bir çocuk. Altan, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Bölümü'nü bitirdi. Okul arkadaşlarından Leyla DOĞAN ile evlendi. 11 yaşında Gülüm adında bir kızları var. Gülüm matematiğe meraklı ve başarılı bir çocuk. O, dedesinin oyun ve bilgisayar arkadaşıydı. Cem ise Marmara Üniversitesi Spor Akademisi'ni bitirdi, Özlem BEKSARI ile evlendi, Adana'da Petrol Ofisinde çalışıyor. Onların hepsi bundan sonra benim yaşam sevincim, beni ayakta tutuyorlar. Torunu Tolhan'la Torunu Gülüm'le 49

20 2003, Cem'in Eşi Özlem, Nişan Töreni Son olarak ne diyebilirsiniz? O, dünyanın en güzel insanıydı. Onunla yaşamak bir başkaydı. Çok güzel bir eşti, babaydı, dedeydi... Bonn, 1966 Altan, Leyla, Gülüm, Murat, Tolhan, İstanbul, 2002 Bu söyleşi için size teşekkür ediyorum... Erol Bey, ben de size teşekkür ediyorum... 50

21 Babam ve Hocam Muzaffer ŞERBETÇİ'nin Ardından Murat ŞERBETÇİ Murat ve Cem Babam Almanya'da doktorasını tamamladıktan sonra, 1968 yılında Trabzon'a geldik. Ben dört, Altan ise bir yaşındaydı. 1971'de aramıza katılan Cemo ile beraber üç erkek kardeş o güzel çocukluk yıllarımızı Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi Lojmanlarında geçirdik. Yaşanan birçok şeyin farkına varabilmek için yılların geçmesi gerekti. Babamın, yeni kurulan bir üniversitede imkansızlıklara rağmen çalışma arkadaşları ile yaptığı akademik çalışmaların yanı sıra bizlerin de yetişmesi için annem ile beraber gösterdikleri çabanın değerini, zaman geçtikçe çok daha iyi anlıyorum. Babam düşünce yapısı olarak kendini toplumdaki yaygın kalıpların dışında tutardı. Galiba bu nedenle onu çok iyi tanımayanlar kolay anlayamazdı. Tanıyanlar ise onun insanı önde tutan anlayışını ve dolayısıyla adalet duygusunu takdirle karşılardı. Babam bizim dürüst olmamızı, doğruluktan ayrılmamamızı, bize göre doğru olanın başkaları için daha farklı olabileceğini söyler, olaylara farklı açılardan bakıldığında farklı yorumlanabileceğini bizlere örnekleri ile anlatır, yaşam içinde 51

22 karşılaşılacak beklenmedik olaylara hoşgörü ile bakmayı öğretirdi. Anlattığı konuları, tam yerine oturan fıkralar ve Maraş'taki çocukluk anıları ile süslerdi. O yumuşak ortamda, dikkatli ve özenli bir biçimde söyleyeceğini söylediğini anımsıyorum. Kitap okumak ve kitap sahibi olmak onun için çok önemliydi. İmkanları ölçüsünde sahaflarda, eski kitapçılarda vakit geçirmeyi sever, bir şeyler almadan ayrılmazdı. Matematiği çok severdi, boş zamanlarında teorik olarak da uğraşır, bulmacalar ile matematiğin pratik kullanımı ve uygulamaları konusunda kafa yorardı. Bize küçük yaşlarda pratik çarpım yöntemlerini öğreterek matematiği sevdirdi. İlkokul öğrencisiyken bu tür kolay yöntemleri kullanarak büyüklerimizi şaşırtabildiğimizi hatırlıyorum. Yurtdışına çıktığında yine orada gittiği kitapçıları anlatır, bulmaca kitapları getirir, bizlerle beraber çözer, bizlerin de hem matematik hem de İngilizce bilgimizin ilerlemesini sağlardı. Son yıllarda ise ağırlıklı olarak sayı yerleştirmece ve kare karalamaca tipi bulmacalar ile uğraştı. Bulmacalarını yanında taşır, otobüste, vapurda çözmeye devam ederdi. Bazı bulmacalar içine sinmezdi anlaşılan. Elektronik ortama aktarır, meraklı dostlarına iletir, vakit buldukça da bilgisayarda basit oyunlar oynamayı ihmal etmezdi. Son yıllarda akademik çalışmalarında haritacılık tarihine ağırlık veriyordu. İlkokul öncesi gönderildiği kuran kursunda üç kez hatim etmesi sonucu edindiği önbilginin katkısıyla Osmanlıcayı rahatça okur duruma gelmişti. Osmanlıcayı bulmaca çözer gibi bir keyifle heceleyerek okur, hem tarihin hem de okumanın keyfine varırdı. Biyografiler onun başka bir ilgi alanıydı. Mesleği ile ilgili bilim adamlarının yanı sıra geçmişte yaşamış diğer bilim adamlarının yaşamlarını ve yaptıklarını takip ederdi. Astronomi konusunda temel bilgileri yazın gökyüzünün açık 52

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ 19.12.2012 Ben de bilim insanı olmak istiyorum çünkü pes etmem! (7. Sınıf Aklımda bilim insanlarının da hep doğruyu tam olarak bilemeyecekleri kaldı. Bilim insanlarının

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler. ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO: A2 DÜZEYİ ADI SOYADI: PASAPORT NO: NOT OKUMA 1 KARADENİZ TURU Metin Bey: Merhaba! Görevli: Merhaba efendim, buyurun! Nasıl yardımcı.(1)? Metin Bey: Ben bu yaz ailem ile bir tura çıkmak istiyorum. Bana

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU

xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU xxxxxxx ÖĞRENME RİSK FAKTÖRLERİ RAPORU Test, Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın tarafından geliştirilmiştir. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve kullanılamaz. OKUL EV VE AİLE KİŞİSEL ÖĞRENME

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ:

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: Μάθημα: Σοσρκικά Δπίπεδο: Ε2 Γιάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία: Τπογραφή Καθηγητή:

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR.

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR. Osman Serin, Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzün 2007 mezunu. Kendisi, aynı zamanda, Üniversitemizin MBA dalında yüksek lisans öğrencisi Osman Serin ile Üniversitemiz ve otomotiv sektörü hakkında keyifli

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Nazlı Yürekler için!lk Adımım

Nazlı Yürekler için!lk Adımım Bu akşam Boğaziçi Üniversitesinden ilk projesine katılan Merve yazmış, Nazlı Yüreklere İlk Adim... Gönüllüler nasıl anlatılır... Gönüllülerin çocuklara sevgisi... Ve onların çocuklara ulaşma gayretleri...

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

ilk yar'larımızın sevgili dostları

ilk yar'larımızın sevgili dostları ilk yar'larımızın sevgili dostları Bu akşam da Mersin üniversitesinden sevgili İbrahim'in izlenimini paylaşıyoruz... Daha önce Mersin ekibinin her projemize gelişi ile verdiği eşsiz katkıya değinmiştik...

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Bu ses bu vücuttan nasıl çıkıyor, anlamıyorum, borazan

Bu ses bu vücuttan nasıl çıkıyor, anlamıyorum, borazan Doyumsuz Çocuklar Babam televizyon başında saatlerini geçirmekten keyif mi alıyor, yoksa acı mı çekiyor anlayabilmiş değilim. Ne zaman bir şey seyredecek olsa mutlaka yüzünü buruşturur, kızar, söylenir.

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

ÇOCUĞUMUN OKUMA ALIġKANLIĞINI VE DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ DESTEKLĠYORUZ

ÇOCUĞUMUN OKUMA ALIġKANLIĞINI VE DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ DESTEKLĠYORUZ Sayfa1 ÇOCUĞUMUN OKUMA ALIġKANLIĞINI VE DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ DESTEKLĠYORUZ Çocuğunuzun Planlı ÇalıĢmasını Destekleyiniz. Bu amaçla, oyun ve çalışma saatlerini önceden düzenleyiniz. Çalışma kadar dinlenmenin

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı