İÇİNDEKİLER. Hazırlayan: Hatice İBİŞ Abant İzzet Baysal Üniversitesi ---- ÖZET ---- GİRİŞ ---- I. BÖLÜM GENEL OLARAK SÜRYANİLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İÇİNDEKİLER. Hazırlayan: Hatice İBİŞ Abant İzzet Baysal Üniversitesi ---- ÖZET ---- GİRİŞ ---- I. BÖLÜM GENEL OLARAK SÜRYANİLER"

Transkript

1 Hazırlayan: Hatice İBİŞ Abant İzzet Baysal Üniversitesi İÇİNDEKİLER ---- ÖZET ---- GİRİŞ ---- I. BÖLÜM GENEL OLARAK SÜRYANİLER 1.1 SÜRYANİ KAVRAMI SÜRYANİLERİN KÖKENLERİ SÜRYANİLERİN TARİHLERİ SÜRYANİ TARİHİNDE BÖLÜNMELER II. BÖLÜM SÜRYANİ KÜLTÜRÜ 2.1 DİLİ YAZI ŞİİR VE İLAHİ SİNEMA VE TİYATRO MÜZİK SANAT PUŞİCİLİK TELKARİ BAĞCILIK VE ŞARAP ÜRETİMİ BASMACILIK KİLİM DOKUMACILIĞI YÜN VE İPEK HALICILIK TAŞ OYMACILIĞI

2 2.7 BAYRAMLAR PASKALYA BAYRAMI SİBORO RUZONO HANO KRİTHO YALDO BAYRAMI IŞIK NUR BAYRAMI NİSAN HALK OYUNLARI YEMEK KÜLTÜRÜ EVLİLİK HAYATI DİNİ EĞİTİM ÖLÜM GELENEKLERİ KANDİLO (HASTA YAĞI) ÖLÜM ÖNCESİ İNANMALAR III. BÖLÜM SÜRYANİ MÜSLÜMAN İLİŞKİLERİ 3.1 SÜRYANİ GÖÇÜ GERİ DÖNÜŞ TÜRKİYE DEKİ YAPILANMA SÜRYANİ KADİM CEMAATİ TURABDİN MOR GABRİEL MANASTIRI DEYRULZAFARAN SÜRYANİ KATOLİK CEMAATİ SÜRYANİ PROTESTAN CEMAATİ SONUÇ

3 Özet Bu çalıģma tarihin eski zamanlarından itibaren Türklerle iç içe yaģayan Süryanileri konu alacaktır. Eskiden Aramiler olarak adlandırılan Süryaniler Mezopotamya nın en eski mirasçılarındandır. Her ne kadar yaģadıkları bölünmeler sonrası etkilerini kaybetmiģ olsalar da yaģayıģ biçimleri, gelenekleri, dilleri ve dinleri ile Süryaniler Türkiye nin kültürel çeģitliliğine katkı sağlamıģtır. ÇalıĢmanın ilk bölümünde Süryani kavramı üzerinde durulacak, kökenleri ve tarihleri hakkında bilgiler verilecek; ikinci bölümde Süryani kültürü anlatılacak ve son bölümde Süryaniler in Türkiye deki yapılanmalarından söz edilecektir. Giriş Mezopotamya verimli toprak yapısı nedeniyle pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıģtır. Bu uygarlıklardan biri de Aramiler dir. Aramiler in kökeni 5000 yıl öncesine gider. Aramiler Hıristiyanlığı kabul etmelerinden sonra kendilerini paganist inanca sahip Aramiler den ayırmak için Süryani olarak adlandırmıģlardır. Doğu Hıristiyanlığının temsilcilerinden olan Süryaniler sanat anlayıģları, bayramları, dilleri ile kültürlerini yaģatmaya çalıģmaktadır. Türkiye de Mardin, MaraĢ, Elazığ ve Diyarbakır bölgesinde çoğunlukla yaģayan Süryaniler 1960 lı yıllarda Türkiye den göç etmeye baģlamıģlar ve sonraki yıllarda artan göç dalgası ile bugün sayıları oldukça azalmıģtır. Son günlerde ise Türkiye nin Avrupa Birliği ne uyum sürecinde oluģan atmosfer ile yurtdıģındaki bazı Süryanilerin evlerine dönmek için giriģimlerde bulunduğunu görüyoruz. 1) Süryaniler Kimdir? 1.1) Süryani Kavramı Süryani adının kaynağı ve ona yüklenen anlamlar hakkında pek çok farklı görüģ ortaya çıkmıģtır. Bu görüģlerin hiçbirinin birer varsayımdan öteye geçmemesinin sebebi Süryani tarihinin çok eskiye dayanmasıdır. AĢağıda Süryani adının nereden kaynaklandığına dair görüģlere yer verilecektir. Hiç Ģüphesiz kimlik, sosyal, siyasal ve tarihsel geliģimi olan bir olgudur. Ġnsanlık tarihinde her toplum kendi kimliğini tanımlarken, öncelikle üzerinde yaģadığı coğrafyayı ve onun siyasi kültürel zeminini, ikinci olarak da iliģki içinde oldukları coğrafyanın siyasi-kültürel farklılıklara sahip topluluklarıyla nasıl bir etkileģim içinde olduklarını göz önüne alarak, kendini tanımlar. Son iki yüzyılda toplumların kimliklerini ifade etmede dayandıkları öğelerin baģında din ve etnisite gelmektedir. 1 Süryani kavramı etnik ve dini anlamda olmak üzere tanımlanabilir. Tarihi kökenleri itibariyle ele alındığında, etnik bir zemine dayalı ifade karģımıza çıkmaktadır. Dini 1 Mehmet Çelik, Süryanilerin Etnik ve Dinsel Kimlikleri, 3

4 açıklamaya dayalı olarak ele alındığında, Hıristiyanlığın doğduğu zaman dilimi ve sonrası için, bir inancın isimlendirilmesi olarak karģımıza çıkar. Modern zamanlarda ise, etnik ve dini anlamları birleģmiģ olmakla beraber, etnik yönü biraz daha önde olan bir kavram olarak kabul görür. Süryani kavramının menģei ile ilgili tartıģmalar sürüp giderken, günümüzde Süryaniler bir halk, bir millet olarak kabul görmektedir. Yani, Süryani=Hıristiyan kavramı, bu milletin etno-dinsel bağlantısını ifade eder. Süryani adının Pers kralı Sirus(Cyrus) tan (Keyhüsrev) geldiği belirtilir. Sirus, Babil i fethederek Yahudileri kurtarmıģ ve Yahudiye ye(kudüs) dönmelerine izin vermiģtir. Babil tutsaklığından Kudüs e dönen Yahudiler, Sirus a duydukları minnettarlıktan dolayı kendilerini Surin olarak tanıtmıģlardır. 2 Bir diğer görüģe göre, Asurluların ülkesinde Yunanlılar tarafından sözcüğün sonuna bir y harfi eklenerek Asurya denilmiģtir. Zamanla sözcüğün baģında bulunan a harfi düģerek, Surya biçimini almıģtır. Coğrafi terim olarak da buradan geldiği ileri sürülmektedir. 3 Süryani isminin Suriyeliler anlamına geldiği kabul edilerek ortaya konulan görüģe göre, Suriye sözcüğünün, Lübnan ın Sur Ģehrinden türediği daha sonra bu ismin Yunanlılar tarafından tüm sahil bölgesi için kullanıldığı ve burada yaģayan halka da Süryani lakabının verildiği ileri sürülmektedir. Diğer bir görüģ ise Suriye adı, Hz Ġbrahim in sülalesinden gelen Dadanoğlu Asur ya da Asurin den türemiģtir. Süryani isminin Suriye kelimesinden geldiğini ileri süren bir baģka görüģte de, Suriye adı bölgeyi ele geçiren Suros dan gelmektedir. Süryani adı da bu sözcükten türemiģtir. 4 Süryani ismi konusundaki diğer bir görüģ ise, Süryani kelimesi bir lakap olup bu lakabın kullanılması dini bir zorunluluktur. Pavlos un Suriye ve Filistin deki putperestleri HıristiyanlaĢtırması sırasında bu bölgede yaģayan Aramiler in bir kısmı da Hıristiyanlığı kabul etmiģlerdir. Hıristiyanlığı kabul eden Aramiler, kendilerini putperest ırkdaģlardan ayırmak için Suryoye- Süryani lakabını kullanmaya baģlamıģlar ve zamanla bu lakap, ayrı bir mezhebe ad olmuģtur. 5 Miladî V. yüzyıla kadar Doğu da Hıristiyanlık ile eģ anlamlı kullanılan kelime, 451 Kadıköy Konsili nden sonra, hem Ġsa-Mesih te tek tabiat olduğuna inanan bir kristolojik görüģü, hem de Bizans Ġmparatorluğunun resmî kilisesince Doğu Hıristiyanlığının uğradığı kitle katliamlarının doğurduğu öfkeden dolayı, milli öğeler de taģımaya baģlamıģtır. Bu öfkenin taģıdığı milli öğelerden dolayı, Doğu Kiliselerinden Grekçe kovulmuģ ve Kitabı-ı Mukaddes, bu coğrafyanın kadim dili olan Süryanca ya çevrilmiģtir. V. yüzyıldan itibaren Süryani tabiri, çeģitli etnisiteye mensup olsalar da, Ġsa-Mesih te tek tabiatın olduğuna inanan Hıristiyanları, yani bir mezhebi ifade ediyordu. Hatta kendileriyle aynı etnik kökene sahip olan ancak Ġsa-Mesih te iki tabiatın olduğuna inanan dindaģlarını Nasturî olarak tanımladılar. 2 Zeynep Gül Küçük, Mardin ve Çevresinde Süryaniler,(EYLÜL 2008 yayınlanmamıģ doktora tezi),s.4,http://library.cu.edu.tr/tezler/6966.pdf,( ) 3 Mehmet Çelik,Süryani tarihi I, Ġstanbul 1987,s.2 4 Kadir Albayrak, Keldaniler ve Nasturiler, Ankara 1997, s agm, Zeynep Gül Küçük,s.5 4

5 Yani Süryani kelimesi Batılıların kullandığı Monofizit kelimesinin karģılığı olarak kullanılmıģtır yılına gelindiğinde bir patrik seçimindeki ihtilaf neticesinde Mihael Carve nin liderliğindeki bir grup Roma Katolik Kilisesi ne bağlanınca, geleneksel Antakya Kilisesi ne mensup Süryaniler, bu Katolik Süryanilerden de kendilerini ayırmak için, Süryani Kadim ismini kullanmaya baģlamıģlardır. Bu tabir bugün de bir mezhebi, yani Ġsa-Mesih te tek tabiatın varlığına inanan Antakya Süryani Kilisesi mensuplarını ifade etmektedir. Günümüzde bazı batılı eserlerde Doğu ve Batı Süryanileri tabirine rastlanır. Doğu Süryanileri tabiri ile kökenleri Urfa Kilisesi ne dayanan ve Asur soyundan gelen Nasturiler, Batı Süryanileri tabiri ile de tarihi Antakya Kilisesi ne dayanan ve Arami soyundan gelen Süryaniler kastedilmektedir ) Süryanilerin Kökenleri Süryanilerin kökeni üzerine farklı görüģler mevcuttur. Bu tartıģmalar özellikle Süryanilerin Ortadoğu dan Avrupa ya ve diğer ülkelere göçlerinden sonra yoğunluk kazanmıģtır. 7 Bu görüģlerden birine göre ; Süryaniler Arami kökenlidir. Süryanilerin Arami iddiasını savunanların en önemli dayanak noktası, bu halkın konuģtuğu dildir. 8 Geleneksel çizgi içinde, Süryani müellifler ve Kilise, bu görüģtedir. Yakın dönemlerde, bu görüģ, muhafazakâr görüģ olarak da dillendirilmektedir. 9 Süryanilerin Arami olduğunu savunanların bir diğer dayanak noktası ise, Süryanilerin yaģadıkları yerlerdir: Aramiler, M.Ö. XIV. yüzyılda Suriye nin doğu sınırında görünmeye baģlamıģlardır. 10 Süryanilerin kökenine dair ikinci görüģ ise; Süryanilerin Asurlulardan geldiğini savunan tezdir. Bu görüģe göre Süryaniler, eski Mezopotamya'da imparatorluklar kurmuģ olan Asurlular'ın torunlarıdır. 11 Süryaniler in köken olarak Hz. Nuh un oğlu Sam a dayandığı görüģüne karģın Günaltay a göre Asurlular Sami kavimlerden olmayıp, Orta Asyalı kavimlerle sami kavimlerin karıģmasından meydana gelen yeni bir ırktır. Eski kavimlerden baģta Akadlar ve Asurlular olmak üzere Fenikeliler, Kenaniler, Aramiler, Ġbraniler halis Sami tipten büsbütün farklı cismani vasıflar arz etmektedir. Sami gruplara dâhil edilen Asurluların menģe itibariyle Samilerden önce Asur iline hâkim olan ve Asur Ģehrini kuran Orta Asyalı Subariler le Samilerin karıģmasından doğmuģ melez bir kavim oldukları son keģiflerle ortaya çıkmıģtır. Orta Asya ya dayanan bu etnik gruplar, baģlangıçta kültürlerinin yüksekliği, ırki seciye ve kabiliyetlerinin sonucu olarak, müteģebbis bir unsur teģkil ediyorlardı. Fakat zamanla Arap Yarımadası nda kendi dillerini kaybetmiģler ve Samilerin dillerini kullanmaya baģlamıģlar ve SamileĢmiĢlerdir agm, Zeynep Gül Küçük,s.6 7 Yakup Bilge, Geçmişten Günümüze Süryaniler, Ġstanbul 2001, s age,yakup Bilge,s.32 9 agm,mehmet Çelik 10 Aziz Koluman, Ortadoğu da Süryanilik, s Süryaniler Kimdir?, 5

6 Aslında bu farklı görüģlerin önemi, getirdikleri tarihsel açıklamalardan ziyade, bu görüģ sahiplerinin Süryaniler için düģledikleri farklı toplumsal modellere sahip olmasındadır. Yani Asur görüģünü savunanlar, Süryanilerin öncelikle siyasal bir toplum olmasını arzu etmekte; Arami görüģünü savunanlar ise daha çok inanca dayalı bir toplum modeli oluģturmak ve bu model çerçevesi içinde toplumu bir arada tutmaya çalıģmaktadırlar. Aslında Asur ve Arami ile anlatılmak istenen halk aynıdır. Süryani kelimesi özellikle Hıristiyanlık sonrası yaygınlık kazanmıģtır ve Hıristiyan olan Yukarı Mezopotamya halkını belirtir. "Asurlu" kelimesi ise Ġsa'dan önceki Yukarı Mezopotamya halkı için kullanılmaktadır. BaĢka bir deyiģle "Asurlu" kelimesi "Süryani" kelimesi ile anlatılmak istenen halkın Hıristiyanlıktan önceki zamanını belirtir. Bir yerde bugün bu halk için kullanılan, "Asur", "Arami", "Süryani" (ve daha baģka adlar; Keldani, Maruni vs.) kelimeleri aynı topluluğu nitelemektedir. Bu iki görüģün eksiklikleri, Süryanilerin kökenini tüm eski Mezopotamya halklarına dayandığını belirten yeni bir görüģ ortaya çıkarmıģtır. Süryanilerin kökenini sadece Aramilere veya Asurlulara dayandırma çabalarının, Mezopotamya nın eski tarihine bakıldığında çok anlamlı olmadığı görülecektir. Buna karģılık Süryanilerin kökenini, tüm eski Mezopotamya halklarına (Fenikeliler, Akkadlar, Keldalılar, Babiller, Kenanlar, Asurlular ve Aramiler) dayandırmak daha mantıklıdır. Çünkü bütün bu halklar aynı kökenden oldukları için daha kolay kaynaģabilmiģlerdir. Aynı dili konuģan, benzer örf ve adetleri yaģayan bu halklar Hıristiyanlık inancı ile birlikte aynı dine de sahip olmuģlardır. Ve bu eski halkların temeli üzerinde, yeni bir ada sahip olan Süryaniler doğmuģtur ) Süryani Tarihi Süryani tarihini Hıristiyanlık öncesi ve Hıristiyanlık dönemi olmak üzere ikiye ayırarak inceleyebiliriz. Hıristiyanlık öncesi Süryaniler, putperesttirler ve kökenleri Aramilerden gelmektedir. Aramiler, Süryani ismini Hıristiyanlığı kabullerinden sonra kendilerini putperest ırkdaģlarından ayırmak için kullanmıģlardır. Aramiler, Hititlerle Mısırlılar arasındaki KadeĢ SavaĢı sonrasında, iki devlet arasındaki barıģın bölgeye getirdiği huzurdan faydalanarak burarda yerleģik hayata geçtiler. M.Ö. XI. yüzyıldan VII. yüzyıla kadar bölgede küçük prenslikler oluģmuģtur. Bu arada Aramiler ġam da, Hama da, Tedmur da, Soba da, Moab da, Amman da ve Edom da bağımsız birer prenslik kurmuģlardır. Askeri ve siyasi bakımdan son derece zayıf olan bu prenslikler, kısa zaman sonra Asurlular tarafından tarihten silindiler ve böylece Aramiler, Hıristiyanlığın doğuģuna kadar yabancı istilalar altında yarı göçebe bir hayat yaģadılar. 14 Ġsa'nın geliģiyle Hıristiyanlık, Kudüs'ten Antakya'ya oradan da Mezopotamya'ya doğru hızla yayılmıģtır. 15 Süryaniler, Hıristiyanlığı Havari Petrus(Saint Piere), arkadaģı Thomas, 12 Agm,Zeynep Gül Küçük,s.7 13 agm Süryaniler Kimdir? 14 Agm,Zeynep Gül Küçük,s Süryani Tarihinde Bölünmeler (eriģim: ) 6

7 onun kardeģi Aday ve onların Ģakirtleri Agay ve Mara dan öğrenmiģlerdir 16.Süryaniler Mezopotamya bölgesinde, M.S.38 yılında Hıristiyan olduklarında Antakya yı merkez edinmiģ bir topluluk halinde idiler, Hıristiyanlıkla birlikte kilise etrafında kurumsal bir kimlik kazanmıģlardır. 17 Antakya'dan sonra kurulan Urfa (Orhoy) Süryani Kilise'si ile bölgedeki birçok halk Hıristiyanlığın Ģemsiyesi altında bütünleģmiģ, Ġsa Mesih'in öğretisi etrafında yeni bir dünya düzeni oluģturulmuģtur. Bu dönemde ortaya çıkan kristolojik tartıģmaların temelini, Ġsa (Oğul) ve Tanrı (Baba) iliģkisi üzerine oturan fikir ayrılıkları belirlemiģtir. Daha sonraları doğu ile batıyı, imparatorlukları ve kiliselerini birbirinden ayıracak olan bu teolojik tartıģmalardan en çok Süryaniler etkilenmiģtir ) SÜRYANİ TARİHİNDE BÖLÜNMELER Süryaniler, tarih içerisinde çeģitli nedenlerden dolayı ayrılıklar yaģamıģlar ve bu ayrılıklar nedeniyle giderek etkinliklerini kaybetmiģlerdir. Bir birlik anlayıģı içerisinde faaliyetlerini sürdüren Batı Süryanileri (Diyarbakır, Antakya,MaraĢ,Urfa, Mardin,Midyat,Nusaybin,Suriye) ile Doğu Süryanileri nin (Ġran,Irak,Hindistan) birbirinden ayrılmasında, M.S 451 yılında toplanan Kalkedon (Kadıköy) Konsili nin önemli bir rolü vardır. Süryani kilisesi, Kalkedon iman ilkelerini kabul etmeyerek Ġstanbul Kilisesi'yle iliģkilerini kesmiģtir. Bu ayrılıkta en önemli neden, Bizans'ın, Doğu'da Süryaniler tarafından kurulan kiliselere kendi görüģlerini empoze etmeye çalıģmasıdır. Bu konsül de öne çıkan isim ise Süryani asıllı olan ve konsül esnasında Bizans Kilise'sinin patriği olan Mor (Aziz) Nestoryus tur. Nestoryus, Ġsa nın bedeninin var olan tanrısal ve benzeri öğelerin birbiriyle iliģkisi sorununu ortaya atarak, Hıristiyanlık tarihinde önemli değiģmelere sebep olmuģtur. 19 Mor Nestoryus Kimdir? Mor Nestoryus ya da Süryanice' deki adı ile Mor Barsawmo, M.S 380 yılında MaraĢ'ta Batı Süryani anne ve babadan dünyaya geldi. 20 Felsefe ve Ġlahiyat öğrenimini Antakya Ġlahiyat okulunda tamamlayan Nestoryus, o sırada Mepsuestiya Piskoposluğu yapan Teodor un düģüncelerinden etkilenmiģtir. 21 Ġsa nın insani yönünün olduğuna vurgu yapan 16 Agm,Zeynep Gül Küçük,s Agm,Zeynep Gül KÜÇÜK s.11,agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler 18 Agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler 19 Nesim Doru, Nusaybin Akademisi,s.4,http://www.deyrulzafaran.org/turkce/manastir/haberdetay=208(eriĢim: ) 20 Agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler 21 Agm,,Nesim Doru, s.4 7

8 Theodoret, Meryem e Theotokos (Tanrı Anası) denmesini reddetmekte ve aksine Hristotokos (Mesih in Anası) deyimini savunmaktaydı. 22. Ona göre Ġsa da insan ve Tanrı kesinlikle birleģmesi mümkün olmayan iki farklı unsurdur. Bu düģüncelerden etkilenen Nestoryus, Mesih te iki doğanın yani tanrısal ve beģeri unsurların var olduğunu, Meryem in ise, Ġskenderiye Okulu nun savunduğu görüģün tersine saf bir insan doğurduğunu savunmuģtur. 23 Yani, Ġsa baģlı baģına Tanrı veya Tanrının oğlu değil, Hz. Meryem in oğlu idi ve bir insandı. Nastur a göre Tanrı, vücut, ilim ve hayat sıfatlarını içinde barındıran tek bir varlık; Ġsa hem ilah, hem de insandır. Bu ikisi, iki cevher ve iki unsurdur. Ġsa nın ilah ve insan tarafı birleģerek tek bir Mesih oldu. Mesih in öldürülmesi ve haça gerilmesi olayında ölüm fiili, onun cesedinde, yani insani yönünde gerçekleģti. 24 Nestoryus a göre Mesih 30 yaģında vaftiz olurken tanrısal öğeye de sahip olmuģtur. Bu sebeple Meryem e Tanrı nın anası (Theodokos) denilemez. O, Tanrı nın değil, insan Mesih in anasıdır (Hristokos). Nestoryus un bu görüģleri tartıģma ve ayrılıklara sebep olunca Ġmparator II. Theodosius 431 yılında Efes te bir kongre toplanmasını emretti. Bu konsülde Nestoryus aforoz edildi ve ondan episkopusluk rütbesinin geri alınmasına karar verildi. 25 Bilinenlerin aksine Mor Nastur hiç bir zaman Doğu Süryani Kilisesi'nin ruhbanlık hiyerarģisinde yer almamıģtır. Sadece bu ayrılıklarda etkili bir isim olmuģtur.bu tarihten sonra O nu savunan herkese "Nasturi" damgası vurulur. Bu yetmiyormuģ gibi, Nasturi diye lanse edilenlere, Ġsa yı inkar anlamında, Ġsa'yi küçük düģüren "Çift doğa" yanlısı da ekleniyordu. Doğu Süryanileri üzerindeki baskılar Mor Nastur dan sonra da uzun yıllar devam etmiģtir. Bu anlaģmazlıkta Mor Nastur un görüģlerini benimseyen Süryaniler, tarihte "NASTURİLER" ismiyle anılmaya baģlandı. Bu arada Batı Süryanileri olarak adlandırılan Antakya Süryani Kilisesi de, bu dönemde yaģadığı baskılar sonucu yok olma tehlikesi geçiriyordu. Yok olma noktasına gelen Batı Süryanilerini Yakup Burdono isimli genç bir Süryani rahip toparlamıģtır. 578 yılında ölen Burdono, Urhoy'da (URFA) 543'de ayrı bir kilise örgütlenmesine gitmiģtir. YaĢadığı dönemde 27 rahip ve yüzlerce papaz yetiģtirmiģ ve resmetmiģtir. Bu kilise de anti-kalkedoncu olarak bilinmiģtir. Kilisenin adı daha sonraları Bizans otoriteleri tarafından küçümseyici anlamda Yakubiler adı ile tanıtılmıģtır. Bir grup Süryani Bizans Ġmparatoru Markian ın yapabileceği baskı ve zulüm uygulamalarından korkup Kadıköy Konsil'inin aldığı kararları benimsemiģtir. 26.Bunlara MELKİTLER denir. Melkitler Suriye, Filistin, Ġsrail, Küçük Asya, Lübnan, Ürdün, Irak, Ġran ve Mısır da yaģayan ve çoğunluğu Monofizit (tek doğacı) inancı benimserken,kadıköy Konsili (451) kararına bağlı kalan Batı Süryani Hıristiyanlar dır. 27 Bu isim Süryanice de "Kralın YandaĢları" anlamına gelmektedir. Meklitler Arap istilalarından sonra Bizans kilisesinden ayrıldılar. Dillerini daha sonraları Süryanice 'den Arapça' ya çevirdiler. Bu topluluk günümüzde Rum Ortodoks adıyla anılmaktadır. 22 Ali Ekber Türkoğlu, GeçmiĢte ve Günümüzde Antakya da Hıristiyanlık s Agm, Nesim Doru, s.4 24 Agm, Ali Ekber Türkoğlu, s Agm, Nesim Doru, s.4 26 Agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler 27 A. Fortescue, Batı Süryaniler den Melkitler, 8

9 MS 7. Yüzyılda Melkitler, MARUNİLER ve RUM KATOLİKLER olmak üzere ikiye ayrıldı. Maruniler ;Lübnan ve Suriye'de yaģayan, Katolik kilisesinin Doğu ayin usulüne bağlı Hıristiyanlardan bir gruptur. Roma papazlarından Jan Maron veya Suriyeli KeĢiĢ Aziz Marun'a nisbetle Maruniler diye anılan bu topluluğun tarihi M.S 4. yüzyılın sonlarıyla 5. yüzyılın baģlarına kadar gitmektedir. BeĢinci yüzyılda Suriye'nin Orontes kıyısındaki Apamedia bölgesinde Aziz Marun'un kurduğu kiliseye bağlı olan Maruniler diğer Hıristiyanlarla bir arada yaģıyorlardı. Monofizitlerin bölünmesi üzerine diğer Katoliklerden ayrılarak milliyet esasına göre kendi aralarında gruplaģtılar. Aziz Marun'un ayin usulünü yaydılar 28. Diğer yandan Rum Ortodoks (Melkit) Kilisesi bireylerinden bir bölümü baģka bir anlaģmazlık yüzünden Roma Papalık Kürsüsü ne bağlandılar. Bu topluluk, 1724 yılında "Rum Katolik" ismiyle, kendilerine ait bir Patriklik Merkezi kurdular. 29 Süryani tarihindeki bir diğer bölünme ise KELDANİLER dir. Tevrat'ta sözü edilen Keldaniler de Mezopotamya topraklarında yaģamıģ, baģkentlerinin Babil olduğu bilinen çok eski bir etnik topluluktur yılında Nasturilik ten kopan ve çeģitli nedenlerden dolayı Papalığa bağlanan Kıbrıs Nasturi Metropoliti Timotheos ve onunla birlikte hareket eden kalabalık kitle, Papa IV. Evgin tarafından "Keldani" adıyla nitelenmiģtir. Bu Ģekilde Nasturilik ten kopup Katolik inancı benimseyenlerden oluģan bu kilise, "KELDANĠ KĠLĠSESĠ" olarak adlandırılmıģtır. Bu kiliseye bağlı Süryanilere de KELDANĠLER denilmiģtir. 31 Bilinçli veya bilinçsiz, bu ayırım zaman zaman gözden kaçırıldığı için Keldani ve Nasturi isimleri aynı topluluğu tanımlamak için kullanılıyor. Oysa Keldani terimi, etnik bir ayırımı belirtirken; Nasturi ise dinsel bir ayırımı belirtiyor. 32 Antakya Süryani Kilisesi, 18. Yüzyıl içerisinde bir bölünmeye daha sahne oldu. Episkopos Mihael Carve nin önderliğini yaptığı bir grup Süryani, Papalığa bağlandı ve "SÜRYANİ KATOLİK" ismi altında bir Patriklik Merkezi kurdu.(1773) 19. asırda Protestan misyonerlerinin (genelde Amerikalı ve Ġngiliz) Süryani bireyler arasında yürüttüğü çalıģmalar sonucunda bazı Süryanilerden Protestanlığı benimseyenler oldu ve böylece SÜRYANİ PROTESTAN topluluğu oluģtu. Protestanlık inancında ruhban sınıfı anlayıģı olmadığı için bunların bağlı bulunduğu bir patriklik merkezi yoktur. Bu bölünmelerden ayrı olarak islam dinine geçen Süryanilerin varlığından bahsedilmektedir. Adına MHALMİ denen bu insanların önemli bölümü etnik olarak Süryani olabilirler. 33 Mhalmilerin çoğunluğu Sünni Ġslam ve ġaafi mezhebindendir. Ayrıca Hıristiyan ve Musevi Mıhallemiler de bulunmaktadır. Kimi Süryani kaynaklarca bu topluluğun Süryani 28 Dr.Ġbrahim ÖzcoĢar, Makalelerle Mardin IV Önemli Simalar,Dini Toplulular,İstanbıl 2007,s: 29 Agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler Agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler Agm, Süryani Tarihinde Bölünmeler 9

10 ve Hıristiyan olup 1600 lü yıllarda MüslümanlaĢtığına değinilmiģse de 1525 yılındaki Osmanlı belgelerinde kendilerinden Müslüman mahalmi cemaati olarak söz ediliyor. 34 2)SÜRYANİ KÜLTÜRÜ 2.1)Dil Süryanilerin dili, Süryanicedir. 35 Süryanice; Sami dil aile grubuna giren, eski Aramice dilinin geliģtirilmiģ bir devamıdır. 36 Sami dilleri, doğu ve batı olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Doğu grubunda Akkadça yer alır.batı grubu ise kuzey ve güney kollarına ayrılır. Güney kolunda Güney Arapçası, KuzeyArapçası ve HabeĢçe, kuzey kolunda da Kenanca ve Aramice yer alır. 37 Bu eski Mezopotamya dillerinden temellenen, ama onlardan daha basit ve kullanıģlı bir yazı sistemi olan Aramca zamanla tüm Sami dillerinin yerini almayı baģarmıģtır. Aramca'nın diğer Sami dillerinin yerini almasının önemli bir nedeni; diğer Sami halklarının konuģtuğu dile çok yakın olmasıydı. Bu neden Aramilerin para ve ticarette etkin olmaları ve Akamenya Ġmparatorluğu'nun Aramca'yı imparatorluğun resmi dili kabul etmesiyle çakıģınca, bu süreç kendiliğinden hızlandı ve tüm Sami halkları bu dili benimsedi. Aynı zamanda Aram dili Hazreti Ġsa'nın bütün vaazlarında ve gittiği her yerde kutsal kılıp kullandığı dil olmuģtur. Hatta kilisedeki ilk ayin, yine Aram dili ile yapılmıģ ve Ġ.S.51 yılında Kudüs kentinde yapılan ilk Sinod'da toplananlara verilen temel kilise kuralları da Aram dili ile ayrıca Matta Ġncili de Aramca yazılmıģtı. Bu dilin Doğu ve Batı olmak üzere iki diyaleği vardı. Doğu Aramca çok geniģ coğrafi alanda konuģulan diyeleklerden oluģuyordu. Doğu Aramca'nın ve tüm Aramca'nın ağırlık merkezini oluģturan Süryanice'dir. Ġ.S. II. yüzyılla birlikte Hıristiyanlığı kabul eden Asurlular, merkez Urfa olmak üzere, bu dille zengin bir edebiyat oluģturdular. Fakat V. yüzyıldaki kristoloji tartıģmalarında Ephesos (Efes) 431 ve Khalkedon (Kadıköy) 451 Konsülleri sonrasında Süryani kilisesiyle birlikte Süryani dili de iki kolda geliģme gösterdi. Büyük Larousse Ansiklopedisi Edessa (Urfa) Aramcasının lehçesi olan Süryanice'nin bu kentin Ġ.S. II.yy.'da Doğu Hıristiyanlığının önemli merkezlerinden biri olunca çok önem kazandığını ve Hıristiyanlar için dinsiz terimiyle eģanlamlı Aramca ile karıģmaması için Süryanice adını aldığını iddia ediyor. Daha sonraki açıklamaları ise Ģöyle: Bu dil Yunanca'nın ardından, Doğu Roma imparatorluğunun en önemli dili oldu ve Nesturi misyonerlerle Çin'e dek yayıldı. III. yy.la VII. yy. arasında, özellikle dinsel nitelikli büyük bir edebiyat geliģti. Ancak dinsel edebiyatın yanı sıra Yunan felsefe ve bilim geleneği doğrultusunda da ürünler verildi. Teolojik tartıģmalar nedeniyle, Süryanice konuģanlar V. yüzyılda, Doğuda Pers etkisiyle Nesturiler ve Batıda Bizans etkisiyle Süryani Ortodokslar olmak üzere ikiye Agm,Zeynep Gül Küçük,s.8 36 Anadolu nun Solan Rengi Süryaniler,http://www.suryaniler.com/konuk-yazarlar.asp?id=327(eriĢim: ) 37 Agm, Zeynep Gül Küçük, s.8 10

11 ayrıldılar. Ġki öbekte, özellikle ünlülerin söyleniģ özellikleri ve bunları yazıda belirtme biçimleri nedeniyle ayrı lehçeler geliģti. 38 Sonuçta ünlü sistemi, ünlülerin seslendirilmesi ile yazı stili farklılığı esasına dayalı Doğu ve Batı lehçeleri ortaya çıkmıģ özellikle mezhep temsilcilerinin din, dil ve toplumsal konularda farklı bakıģ açılarıyla geliģtirdiği kültürel oluģumlar, bu lehçeleri daha da belirginleģtirmiģtir. Nesturî Lehçesi, Süryanîcenin özgün yapısını korurken, Yakubi Lehçesi Yunancanın etkisinde kalmıģtır. Ġki lehçe arasındaki baģlıca farklılık, a>o; o>u; e>i ünlü değiģimleridir. 39 Süryanice, altı tanesi (b,g,d,k,f,t) yumuģak ve sert olmak üzere çift telefuza sahip olan ve özel iģaretlerle bilinen toplam 22 harften oluģuyor. Süryanice eski ilimlerin her türlüsünü içine alabilen, akla gelen her Ģeyi, her duyguyu ve düģünceyi ifade ve tasvir etmeye yeterli, kelime haznesi bakımından zengin, sözdizimi esnek, edatları bol olan son derece hoģ, bir dildir. Bu dilin en güzel kullanıldığı yerler, Edessa (Urfa), Harran, Humus, Apamea ve Suriye dolaylarıdır. Harran lı putperestler 9.yüzyılın sonlarına kadar bu dille yazıyorlardı. Bu dil 13.yüzyılın sonlarına kadar Cezire nin birçok bölgesiyle Ermenistan da yaygın bir Ģekilde kullanılmaktaydı. Bu dilde elimize ulaģan en önemli eserler, Tevrat ve Ġncil in PĢitto ya göre çevirileridir. Ayrıca,ayrıldığı diyalektlerde meydana gelen değiģiklikler müstesna kabul edilirse, oluģumundan bu yana önemli bir değiģikliğe uğramamıģtır. Eski Ahit in bu dilde yazılmıģ pasajları ile Filozof Vafa nın Ģiirinden kalan bölümler, bugün kullanılan dilin geçmiģtekiyle ayni olduğunu gösteriyor. Ġlk gramer kitabı ise 7.yüzyılın sonlarında oluģturuldu. 40 Süryaniler diasporada kendilerini Süryani Ortodoks mezhebi ve Süryani Arami dilleriyle tanımakta ve tanıtmaktadırlar. Batıda yaygın olarak Süryani dilinin ölü bir dil olduğunu ileri süren iddia yanlıģtır. Çünkü bu dil bütün lehçeleriyle konuģma dili, kiliselerde yazı dili olmakla birlikte Süryani yazarlar da edebi alanlarda aktif bir halde yaģatmaktadırlar. Ülkeleri dıģında, Süryanice Kitabı Mukaddes in 1555 yılında Viyana da ilk olarak basılmasından sonra, Batı üniversitelerinde bugüne kadar teolojik alanlarda akademik bir dil ve Sami Diller bölümünde de ġark Dili olarak öğretilmektedir. Süryanilerin Hıristiyan dini ve Süryani dillerini birbirinden ayırmak mümkün değildir. Ġbranice, Yahudiler için nasıl dini bir değer taģıyorsa, Süryanice de Süryani kilise ve halkının kutsallaģan dili, kimliklerinde özdeģleģme ve geleneklerinin geliģtirilmesinde merkezi bir anlam teģkil etmektedir. Sadece ve sadece Süryanice dili bu kilisenin ve halkın resmi dili olarak tanımlanabilir. Diaspora devlet okullarında da Süryanice dil ve din eğitimi yapılmasına karģın ne yazık ki kendi topraklarında, yani Türkiye de bu eğitim yasaktır. Bazı Avrupa ülkeleri Süryanilere, Türkçe yerine kültürel anadilleri Süryaniceyi öğrenme hakkını vermiģlerdir Süryani Dili,http://www.suryaniler.com/kultur-sanat.asp?id=357(eriĢim: ) 39 Agm, Zeynep Gül Küçük,s.9 40 Süryaniler de Dil, 41 Gabriel Rabo, Süryani Diasporasında Kiliseler ve Kuruluşlar, 11

12 2.2 ) Yazı Ġsa Mesih ten sonraki dönemde, Süryanice yazılarının en güzeli ve önemlisi olan "Estrangelo" yazı Ģekli veya diğer bilinen adlarıyla "açık", "değerli" ya da "Urfa yazısı" ortaya çıkmıģtır. Bu yazı Ģekli, M.S. 3. SERTO Yüzyılın baģlarında Pavlus Bar Arko adındaki Urfalı bir kiģi tarafından geliģtirilmiģtir. Estrangelo yazısı Arapça Kufi yazısının ESTRANGELO kökeni olarak kabul edilmektedir. Günümüze kadar gelen el yazmalarının çoğu Estrangelo hattıyla yazılmıģtır. Bu yazı Ģekli 12. Yüzyıla kadar aralıksız kullanılmıģtır. Süryanice de kullanılan ikinci yazı Ģekli ise kullanım kolaylığı nedeniyle Estrangelo yazısıyla karıģık olarak kullanılan ve 9. Yüzyılda geliģtirilen "Batı Süryanicesi" olarak bilinen yazıdır. Bu yazı 12. Yüzyılda Estrangelo yazısından yavaģ yavaģ ayrılmıģtır. "Serto" ismiyle tanımlanan yazı budur. GeçmiĢte olduğu gibi bugün de düz yazı yazımında kullanılmaktadır. Artık Estrangelo yazısı ise sadece konu baģlıklarını süslemede ve süs yazısı olarak kullanılmaktadır ) Şiir ve İlahi Süryanice Ģiir; temel olarak inançsal öğretileri insanların kafalarına yerleģtirmek ve değiģik türdeki duaları makamla sağlanan bir uyum içinde sunmak için oluģturulmuģtur. Aziz Mor Efrem baģarıyı Ģiirleriyle yakalayınca, daha sonraki nesiller onun yolundan ilerledi. Süryanice Ģiir (MĢuhto) ikiye ayrılır: Ģiirler ve ilahiler. ġiirlerin üç tür hece ölçüsü vardır. Bunlar: Yedili ölçü veya Aziz Mor Efrem tarafından bulunduğu için "Efremi" ölçüsü, BeĢli ölçü veya BoleĢ Episkoposu Mor Balay tarafından bulunduğu için "Balayi" ölçüsü, Oniki ölçü veya Suruçlu Mor Yakup tarafından bulunduğu için "Suruci" olarak bilinen ölçülerdir. Tikrit li Antun un eserinin beģinci Ģiirsel makalesinde belirttiğine göre, Ģairlerimiz Ģiirlerinde onaltıya kadar uzanan değiģik hece ölçüleri kullanmıģlardır. Bunlardan biri de Antun tarafından bulunmuģ ancak kullanımı genellik kazanmamıģ olan sekizlik hece ölçüsüdür. Bu Ģiirlerin çoğu ibadet esnasında okunmak veya halka inançsal esasların, erdemli hayatın öğretilmesi için düzenlenmiģ ve çoğunlukla uzun Ģiirlerdir. Özellikle Suruç lu Mor Yakup un Rab Mesih in çekmiģ olduğu acılar ve yaratılıģla ilgili Ģiirleri, üçbin beyitten fazladır. Urfa lı Ġshok un da Ģiiri 2136 beyittir. Ġlahiler ise, nağmelendirilen manzumeler (madroģe) olup, dörtlüden onluğa kadar uzanan hece ölçüleriyle yazılan dizelerden oluģur. Bazı uzmanlar, gerçekten Aziz Mor Efrem e ait 42 Süryaniler de Yazı,www.suryanikadim.org,(eriĢim: ) 12

13 veya O na ithaf edilen ilahilerin yetmiģ beģ çeģit makam saymıģlardır. Bu ilahilerin bazılarında nakaratlar da vardır. Bu ilahilerin makamlarını göstermek amacıyla, ilahilere baģlık olarak, iyi bilinen bir ilahinin ilk satırı eklenir ) Sinema ve Tiyatro Sinema ve tiyatro, Süryaniler 'in ilk kez diaspora da yani gurbette ürün verdiği iki alan olmuģtur. Avrupa ve Amerika'da birçok küçük tiyatro grubu kuran Süryaniler, böylece uygar dünyanın yenilikleri ile de tanıģmıģ oldular. Kurulan bu gruplar hem Süryani hem de dünya yazarlarının eserlerini sahneye koyarak kültürlerini baģka insanlara anlatabilmenin bir yolunu bulmuģ oldular. Bu grupların içinde en çok dikkat çekeni, oldukça baģarılı çalıģmalarıyla Ġsveç'te kurulan Nison Tiyatro Grubu olmuģtur. 44 Hem yönetmen hem de oyuncu olan Corc Farac, tiyatro ve sinema yönetmeni Aziz Said, Metin Yıldırım ve Ġbrahim Ġris bu alanda mesleklerini icra eden Süryanilerdir. 2.5) Müzik 45 Süryaniler' in müzik kültüründe, özellikle dini müzikte, özgün bir kurgu ve yapılanma hemen hissedilmektir. Dinsel mekanizma müziği kendine özgü prensiplerle sistematize etmiģtir. Süryani müziğini, dini müzik(kilise müziği) ve din dıģı müzik olarak 2 ye ayırarak inceleyebiliriz. Dinî Müzik (Kilise Müziği) Hiç kuģku yok ki Süryani müziği denildiğinde akla ilk olarak, Süryani Kilisesi'nin ayin düzeni (liturji) içinde varlığını sürdüren ve özel bir kurgu ve tarza sahip olan müzik gelmektedir. Süryani Kilisesi'nde müziğin sistematize edilerek kullanılması, Hıristiyanlığın ilk dönemlerine rastlar. Ayin düzeni içinde müzik, 2. yüzyıldan itibaren Ģair-müzisyen-din adamı kimliği taģıyan kiģiler tarafından oluģturulmuģtur. 46 Günümüzde Süryanilere ait kiliselerde kullanılan ilahi ve ayinlerin müziğinin geçmiģi 4. yüzyıla dayanmaktadır. Özellikle dördüncü yüzyılda yaģayan Süryani bilgini ve din adamı Mor Afrem'in bu konuda inanılmaz çabaları vardır. Bu çabaları nedeniyle yabancılar bu Süryani bilginine "Kutsal Ruhun Gitarı" adını vermiģlerdir. Süryani kilisesi müziğinin baģlangıç noktası olarak ise Süryaniceye çevrilen Yunan Ortodoks ilahileri ve bundan yüzyıllar boyu etkilenen Bizans geleneğidir. Süryanilerin dinsel tartıģmalarla bölünmelerinden sonra, Doğu Süryanilere ait kilise müziği geliģmeye baģlamıģtır. Süryani kiliselerinde kullanılan müzikler genellikle sese dayalıdır ve yaklaģık olarak 700 adet ilahi mevcuttur. Yabancılar bu ilahileri "İlahi Hazineleri" olarak adlandırırlar. Bu 43 Dilin Korunması,Sözlükler ve ġiir Ölçüsü, Süryanikadim.org (eriģim: ) 44 ġabo Boyacı, Süryaniler de Tiyatro ve Sinema, 45 Süryani müziği ile ilgili merak edilen her Ģey Peder Gabriel Akyüz'ün "Süryani Müziği"adlı kitabından temin edilebilir. 46 Süryani Müziği, 13

14 ilahilere Süryanice Beth Gazo adı verilmektedir. Süryani kilisesindeki ilahilerin müziklerinde 8 değiģik makam kullanılmaktadır. Süryani kilisesine ait ilahiler, her makamda söylenebilmektedir. Her makamın Süryanice bir karģılığı vardır. Süryani kiliselerinde, ilahilerin yerel tarzlarda söylenmeleri sonucu yedi farklı Süryani Kilisesi müzik geleneği ya da okulu oluģmuģtur. Her okulda ilahilerin söyleniģlerinde ufak farklılıklar vardır. Bu okullar ya da gelenekler; Hindistan'ın Doğusundan, Irak'taki Musul Manastırı'nda bulunan Tarkit okuluna ve Mardin ile Tur-Abdin Batı Süryani müzik geleneği ve okuluna kadar uzanmaktadır. 47 Ayrıca Süryani kilise müziğinde insan sesinin (vocal) öne çıktığı bir icra biçimi vardır. Süryani kiliselerinde son zamanlarda rastladığımız bir baģka uygulama daha vardır ki, bu, günlük ibadetlerin dıģında büyük ayinlerde insan sesine elektronik orgların eģliği Ģeklinde karģımıza çıkar. Din Dışı Müzik (Halk Müziği) Süryani müziğine hayat veren ana damarların halk müziğinden beslendiği görüģü yaygın bir biçimde dile getirilse de bu görüģü doğrulayacak temel veriler bugün elimizde bulunmamaktadır. Süryaniler'in özellikle köy ve çevresinde ihtiyaç duydukları müzik uygulamalarını daha çok Kürt müzisyenlere (Mitrıp) yaptırdıklarını biliyoruz. Müziği köy yaģamı içinde uygulamayan Süryaniler gitgide Kürt müzik kültürünün etki alanına girmiģler, bir üst kimlik konumunda yer alan Türk ve Arap kültürleri ise Süryani halk müziğini tamamıyla etkisi altına almıģtır. Süryani toplumunun kırsal kesimde yaģayan köylü bireylerinin, düğün, cenaze, bayram, noel, gibi özel günlerde veya iģ hayatında (tarlada, bağda çalıģırken, hayvan otlatırken) icra ettikleri müzik repertuarlarının çok küçük bir kısmı günümüze aktarılabilmiģtir. Özellikle büyük kentlere göçle baģlayan halk ezgilerindeki yok olma süreci, yurt dıģına yapılan göçle daha da hızlanmıģtır 'li yıllarla birlikte Süryanilerin göç etmeye baģladıkları Avrupa'da müziğin tümüyle keģfedildiği yeni bir dönem baģladı. Bu dönemde müzik Süryani kimliğinin bir parçası oldu. 20. yy'da Mezopotamya'da yaģayan Süryaniler arasında kimlik bilincinin oluģmasıyla birlikte Süryani aydınları bir ulusal müzik yaratma çabasının içine girdiler. 49 Sonraki yıllardan günümüze uzanan süreçte bilhassa Avrupa'da oluģturulan bazı müzik grupları öne çıkmaktadır. Simgon Zakariye, Jön Barbar, Calil Moğilo, Habih Musa, Juzef Malke gibi isimler popüler Süryani müziğinin en tanınmıģ isimleridir. 50 Bunun dıģında 47 Süryaniler de Kilise Müziği, 48 Süryani Müziği, 49 Süryaniler de Popüler Müzik, 50 Süryani Müziği, 14

15 Süryani olup da Türk Halk Müziği alanında tanınmıģ üç tane Süryani kökenli sanatçı sayabiliriz: Bedri Ayseli, ÇoĢkun Sabah ve Bülent Sabah. Süryanilerin Türkiye'de kendi müziklerine karģı olan ilgisizliğine rağmen baģkaları Süryani müziklerine ilgi göstermiģ ve kasetlerinde Süryanice Ģarkılar seslendirmiģlerdir. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, Temmuz 1999 yılında Kalan müzikten çıkardığı KardeĢ Türküler/Doğu adlı albümünde iki adet Süryanice Ģarkıya da yer vermiģtir ) Sanat Milattan önceki dönemlerde birçok devlet ve beylik ( Akad, Asur, Babil devletleri ve Aram beylikleri) kuran proto-süryaniler, tüm dünya kültür ve uygarlığın geliģimine unutulamayacak katkılar sağladılar. Toplumsal kanunların oluģturulması ( Hammurabi Kanunları, Orta Asur Kanunları), ticaretin geliģtirilmesi ve geniģ alanlara yayılması( Kayseri yakınlarındaki KaneĢ gibi), yazının yaygınlaģtırılması( çivi yazısının Anadolu'ya getirilmesi), bilim ve sanatta etkin olmuģlardır. 52 Diyarbakır ve civar Ģehirlerde dokuma, altın ve gümüģ iģlemeciliği vs. gibi neredeyse bütün meslek gruplarının Süryani, Ermeni, Keldani gibi Müslüman olmayan dini gruplar tarafından icra edilmiģ olması dikkat çekicidir. Diyarbakır ipek dokumacılığı babadan oğla, kuģaktan kuģağa geçen bir meslek olmuģtur. Meslek aynı zamanda sözü edilen gruplar için Müslümanlara karģı koruma alanı oluģturmuģ, toplumsal saygınlık aracı olarak görülmüģtür. Bu nedenle gayrimüslimler, mesleği uzun süre kendi aralarında geliģtirmeye özen göstermiģler, diğer taraftan Müslümanları bu meslek için yetersiz ve kabiliyetsiz görerek, onları meslekten uzak tutmuģlardır. Aslında Müslüman toplumun bakıģ açısının da bu ve benzer meslek gruplarını gayrimüslim gruplarla özdeģleģtirdiği görülüyor. 53 Süryaniler, Süryanilerden baģka yanlarına çırak almamaktadırlar. Bu sebepten bazı mesleklerin ince iģleri ve meslek sırları sadece Süryanilerce bilinmekte, onların bölgeden yoğun göçlerinin ardından o meslek dalı tarihe karıģmaktadır )Puşicilik PuĢi kelimesi, örtü anlamında olup Farsça' dan Türkçe' ye geçmiģtir. Günümüzde anlam daralmasıyla baģa bağlanan veya sarılan bez anlamında kullanılmaktadır. Ancak 1950'li yıllardan sonra üretilen ipek kumaģların kullanım alanı daralınca isim de buna göre Ģekillendi ve ipek dokumacılığına genel bir isimlendirme ile PuĢicilik denildi..1960'lı yıllarda gayrimüslimlerin batıya göç etmeye baģlaması, Müslümanların mesleğe yönelmesine zemin oluģturmuģ, gittikçe artan göçlerle gayrimüslimlerin nüfusu azalmıģ ve meslek içinde ihtiyaç duyulan iģ gücü karģılanamaz hale gelmiģtir. Böylece Müslümanlar gittikçe artan bir iģ gücü 51 Süryaniler de Popüler Müzik, 52 Yusuf BeğdaĢ, Anadolu nun Solan Rengi: Süryaniler, (eriģim: ) 53 Ahmet TaĢğın, Diyarbakır da Geleneksel Bir Meslek: PuĢicilik, 54 Agm,Zeynep Gül Küçük,s.40 15

16 ile mesleğe aktif bir katılım sağlamıģ, zamanla alanda baģarı göstermiģlerdir. Fakat iģ verenler her zaman Süryaniler olmuģtur. PuĢiler, iģ sahibi Süryaniler tarafından öncelikle Diyarbakır ve çevresi, Güneydoğu Anadolu bölgesinin diğer illeri, Doğu Anadolu, Ġç Anadolu, Ege bölgesi olmak üzere yurt içinde, Suriye ve Irak olmak üzere yurt dıģına kadar pazarlanıyordu. PuĢiler çeģitlerine göre pazar bölgelerine ayrılmaktadır. ĠĢ verenler bölge taleplerine göre PuĢi türlerini arz ediyordu. Kullanımlarına göre PuĢi çeģitleri ise Kırmızı Kenar, Beyaz Kenar, Yedi Renk, Kesrevan, Telgrafi ve Almasti'dir. PuĢicilik birbirine bağlı birden fazla iģ kolundan oluģmaktadır. Bunlar ise ipekböcekçiliği, kozadan ipin dolaplar yardımıyla çekimi, maklepler yardımıyla masuraya (farık) sarılması, masuralardan düvereye büküme götürülmesi, bükülen iplerin boyaya girmesi, serkar elinde kalemlere sarılması, dokuma için tezgaha gelmesi ve pazarlama için dükkanlara gönderilmesi gibi belli baģlı iģ kollarına ayrılmaktadır. PuĢiciliğin bitmesiyle bu iģ kolları da ortadan kalkmıģtır. Son otuz yıl içerisinde tamamen yok olan PuĢicilik, Diyarbakır kent merkezinde oturan Süryanilerin ve Ermenilerin göç etmesiyle beraber Ģehirde yok olmaya yüz tutmuģ, PuĢi ihtiyacı özellikle Arap ülkelerinden olmak üzere yurt dıģından karģılanmıģtır.bugün Diyarbakır PuĢi dokumacılarından yaklaģık otuz kırk kiģi Diyarbakır merkezde, yakın bir sayı da Ģehir dıģında yaģamaktadır. Dünyanın çeģitli ülkelerinde Diyarbakır'dan göç eden Süryani ve Ermeni PuĢi sanatkarlarına rastlamak mümkündür )Telkari Süryanilerin yüzyıllardır yaģattığı önemli sanatlardan birisi de telkâriciliktir. Süryani telkâri ustaları bu alandaki maharetlerini yaptıkları eserlere yansıtmıģ ve birbirinden kıymetli parçalar üretmiģlerdir. Telkâri'nin sözcük anlamı tel ile yapılan sanattır. 56 Telkari ye aynı zamanda vav iģi de denilmektedir. Bu isim, Osmanlıca vav harfinin, uygulamada motif olarak sıkça kullanılmasından dolayı verilmiģtir. Ayrıca bu sanata çift iģi diyenler de vardır. Bu ismin kaynağı ise, iģin yapımı sırasında parçaların teker teker biraraya getirilmesinde kullanılan, cımbıza benzer ancak ucu daha ince olan ve çiff olarak isimlendirilen alettir. Bu sanatın kaynağının Mezopotamya ve eski Mısır olduğu sanılmaktadır. Buralardan Uzak Doğuya, baģka bir koldan ise Anadolu ya ve Anadolu üzerinden de Avrupa ya yayıldığı bilinmektedir. Yurdumuzda ise en önemli telkari merkezi Mardin in Midyat ilçesi olmuģtur. 55 Agm,Ahmet TaĢgın 56 Agm,Zeynep Gül Küçük,s.43 16

17 Midyat iģleri son derece zarif ve kıymetlidirler. Telkariden yapılan iģler sayılamayacak kadar çeģitlidirler. Mesela sigara ağızlıklarından, tütün kutusundan, fincan zarflarından tutun da çeģitli tepsiler, kemerler, tepelikler, aynalar hep telkari tekniği ile yapılmıģlardır ) Bağcılık Ve Şarap Üretimi Ġnancına bağlı bir toplum olan Süryanilerin kültüründe Ģarap önemli bir yer tutar. Çünkü Hz. Ġsa mucizelerini yaparken suyu Ģaraba çevirmiģ, son akģam yemeğinde öğrencileri ile birlikte Ģarap içmiģtir. Kilise geleneğinde ayinler sırasında kutsal ekmekler Ģarapla kutsanmıģ ve insanlar Ģarapla kutsanan bu ekmeği yiyerek günahlarından arınacaklarına inanmıģlardır. Hıristiyanlığın yayılması ile birlikte her manastır kendi ayın Ģarabını ürettiği topraklarla çevrilmiģ ve din adamları bağcılığı teģvik etmiģlerdir. Süryanilerin yüzyıllardır birlikte yaģadıkları Müslüman komģularının inancına göre ise Ģarap üretimi ve tüketimi haramdı. Bu nedenle Ģarap üretimini o bölgelerde yüzyıllar boyu Süryaniler yaptılar. Üretilen Ģaraplar bölgede bir Ģekilde tüketildi. Süryaniler ürettikleri Ģarabı bir Ģekilde pazarlıyor geri kalan kısmını düğünlerde, yemek sofralarında, sohbet ortamlarında ya da misafirleri geldiğinde kullanıyorlardı. Bağcılığı Nuh Peygamber'den öğrendiklerini ifade eden süryani taģ ustalari; üzüm salkımlari ile asma yapraklarını ve Ģarap testilerini en güzel taģ iģçiliğinde Mardin,Midyat mekânlarının duvarlarına iģlemiģler. Günümüzde yok olmaya yüz tutan bu gelenek, üretilen Ģarapların plastik kaplarda saklanılması ve yıllandırılması ile bir Ģekilde hayat bulmaya çalıģıyor )Basmacılık Basmacılık Akad ve Asurlular tarafından icat edilmiģ oldukça eski bir sanattır. Onların torunları olan Süryaniler, bu sanatı yüzyıllar boyu devam ettirmiģ, yaģadıkları yerlerde yarattıkları eserlere bu Ģekilde hayat vermiģlerdir. Süryanice Hetmo adı verilen basmacılık bir kalıp sanatıdır. Basmacılık, daha önceden hazırlanmıģ kalıbın yüzünün boyaya batırılarak, kumaģ veya Ģekil verilecek malzeme üzerine bastırılması ile birbirinden güzel simetrik ve tekrarlanan Ģekillerin elde edilmesi Ģeklinde özetlenebilir. Genellikle boya olarak kök boyası (anilin) kullanılır. Bu boyanın özelliği üstüne sürüldüğü malzemeden hiç çıkmamasıdır. 59 Süryani basmacılık sanatında yatak örtüsü, nevresim, yastık kılıfı, oda takımları, vitrin takımı, perde, bohça, tablo, yaka ve yazma gibi ürünler yapılmaktadır. 60 Süryaniler eskiden süsleme amacı ile elbiselerin yapımında, masa ve yatak kılıflarında, duvarların ve evlerin iç süslemelerinde bu gelenek ve sanatı oldukça yaygın bir Ģekilde kullanırlardı Telkari Sanatı, 58 Şarabın Süryani Ustaları, 59 Kaybolan Bir Sanatı: Basmacılık, 60 Aziz Koluman, Orta Doğu da Süryanilik,Asam yayınları, Ankara (2001),s

18 Modern teknoloji, bütün alanlarda olduğu gibi basmacılığı da modası geçmiģ bir duruma sokmuģtur. Zamanımızda bu sanat, artık yok olma sınırına gelmiģtir. Günümüzde bu sanatla uğraģan sadece bir Süryani kalmıģtır. Mardin de yaģayan ve bu sanatı babasından öğrenen Narsa Çilli adındaki bayan bu sanatın son temsilcisidir ) Kilim Dokumacılığı Mardin ve çevresi Süryanilerin yaģamlarına ve geçmiģlerine tanıklık etmiģtir. Pek çok Süryani bu yörede mesleklerini icra etmiģ bakırcılık, basmacılık ve diğer pek çok Süryani sanatı bu bölgede hayat bulmuģtur. Bu sanatlardan biri de kilim dokumacılığıdır. Kilim dokumacılığı, Mardin ve çevresinde basit tezgâhlarda yapılmaktadır. Mardin in özellikle köylerinde bulunan bu tezgâhlarda yolluk, kilim, heybe, vb. Ģeyler dokunur. Kilimlerin iplikleri evlerde eğrilir ve kök boya ile boyanır. Bu iģi Süryani kadınları yürütülür )Yün ve İpek Halıcılık Yün ve ipek halıcılık, Süryanilerin Ortaçağdan beri yaptıkları bir sanattır. Ġpek ve yünlerin kökboyası ile boyanması suretiyle elde edilen malzemelerden dokunan el halısı çeģitli ebatlarda yapılmaktadır. Yöredeki motifler halı süsü olarak kullanılmaktadır. ĠĢlenen halılar Süryani el sanatının inceliklerini ortaya koymaktadır )Taş Oymacılığı ve Kesme Taş TaĢ oymacılığı, Süryanilerin önde gelen el sanatlarından biridir. TaĢ oymacılığı Süryanilerde babadan oğla geçen bir sanattır. Süryaniler taģ iģçiliği konusunda çok ileri bir toplumdur. Süryanilerin yerleģim bölgelerinde bu etki hemen kendini belli eder. Dünyada sit alanı ilan edilen üç Ģehir vardır. Bunlar Kudüs, Venedik ve Mardin dir. Mardin de Süryanilerin mimari alanındaki etkisini çıplak gözle fark etmek çok Kolaydır )Bayramlar Süryani bayramları Rabbani bayramlar ve Rabbani olmayan bayramlar olmak üzere iki kısma ayrılır. Rabbani bayramlar Ġsa nın doğumundan göklere çekiliģine kadar olan olayları ve Meryem ve Kutsal Ruh ile ilgili olayları konu edinir. 66 Bu bayramların hepsi aynı öneme sahip değildir. Ġsa ile ilgili bayramlar, Ġsa Mesih in hayatının yeniden yaģanmasını ifade etmekte, onun hayatını yeniden yaģayarak kendi kurtuluģlarına kavuģacaklarına inanmaktadırlar. 67 Rabbani olmayan bayramlar ise kilise tarihinde önemli olan kiģi ve olayları anma Ģeklinde 61 Agm, Kaybolan Bir Sanatı: Basmacılık 62 Agm, Zeynep Gül Küçük,s Age Aziz Koluman, s Age,Aziz Koluman, 65 Agm, Zeynep Gül Küçük, s Agm, Zeynep Gül Küçük, s Age,Ali Ekber Türkoğlu,s.77 18

19 değerlendirilebilir. 68 Genellikle onlara saygılarını göstermek, onları sevgi ile anmak ve hayat tarzlarını kendileri için örnek almak amacıyla kutlanmaktadır. 69 Süryaniler, Rabbani bayramlarda günlük iģlerini terk etmek ve kilisede düzenlenen ayine katılmak zorundadırlar. Rabbani olmayan bayramlarda ise ayine katılma zorunluluğu yoktur ) Paskalya Bayramı Paskalya bayramı Ġsa Mesih in diriliģi nedeniyle Hıristiyanlık dünyasında her sene Ġlkbahar aylarında kutlanır. Bu bayram öncesi Süryaniler kilise kuralları içinde belirlenen sürelerde oruçlarını tutarlar. Bu süre 50 gündür. Bu süre içinde Süryaniler hiç bir hayvansal gıda kullanmazlar. Sabahtan akģama kadar hiç bir Ģey yemezler. Uzun süreli bu oruç dıģında imanlı süryani halkının da bayram öncesi hazırlıkları olur. 71 Geleneksel olarak, Paskalya bayramını Katolikler ve Ortodokslar farklı günde kutlarken Antakya daki Ortodoks ve Katolik Kilisesi 1988 den beri birlikte kutlamaktadırlar. 72 Paskalya bayramının karekteristik özelliklerinden biri de bu gün nedeniyle hazırlanan yiyeceklerdir. Bu yiyeceklerin en bilinenleri renk renk boyanmıģ yumurtalar, Süryanilerin kliçe dedikleri paskalya çöreği, sütlaçve Lebeniye dir.paskalya Bayramı genellikle yumurta bayramı olarak bilinir.bayram boyu yani bir hafta kadar, insanlar genellikle süt, yoğurt ve yumurta ile yapılan yiyeceklerle beslenirler. Süryaniler, Paskalya çöreğininin Ġsa nın bedenini ve bereketi temsil ettiğine inanmaktadırlar ) Siboro Paskalya öncesi oruca denk gelen Meryem Ana'nın Müjdelenme Bayramı Süryaniler arasında Siboro olarak bilinir. 73 "Siboro" klasik Süryanice'deki "Suboro" sözcüğünün Turoyo (halkın konuģtuğu ağız)'da hafif bir değiģime uğrayan halidir. Türkçe'de "muģtulama, müjdeleme" anlamına geliyor. Meryem Ana'nın Ġsa Mesih'e gebe kalacağını bildiren müjdelemenin bir anısı olarak, her yıl 25 Mart'ta kutlanan bu bayrama Süryani Kilise'sinin geleneğinde "Suboro" denilmektedir. Suboro bayramının Turabdin'de iki gelenek yapısı var: Bunun bir göstergesi olarak, bayram akģamı biri beyaz, diğeri kırmızı iki ipin örülmesiyle renkli bir sicim oluģturulur. Sicimin beyazlığı Ġsa Mesih'in tanrısallığına, kırmızılığı ise insanlığına iģaret etmektedir. Bazı yerlerde de beyaz, kırmızı ve siyah renklerden oluģan sicimler oluģturulur. Buradaki yoruma göre üç renk, Kutsal Üçlüğe (teslise); baģka yoruma göre de, siyah renk Ġsa Mesih'in ızdıraplarına ve ölümüne, kırmızı çarmıha akıtılan kanına, beyaz ise paklığına iģaret etmektedir. 68 Agm, Zeynep Gül Küçük,s Age, Ali Ekber Türkoğlu,s Agm, Zeynep Gül Küçük 71 Süryaniler de Paskalya Bayramı ve Hazırlıklar,http://www.suryaniler.com/kultur-sanat.asp?id=366,(eriĢim: ) 72 Age,Ali Ekber Türkoğlu 73Agm, Süryaniler de Paskalya Bayramı ve Hazırlıklar 19

20 Meryem Ana'nın nitelikleri göz önünde bulundurularak, bu sicim evin bakire kızlarının "YaĢam Ekmeği Benim" Süryanice ilahisinin eģliğinde yoğurduğu mayasız hamurun üzerine haç Ģeklinde konulur. Üzerine de evde mevcut bütün tahıllar eklenir. Sonra, evin damına çıkartılarak geceyi aydınlatan yıldızların ve ay ıģığının altında, ilahiler söylenerek bir süre öyle bekletilir. Ruhaninin okuyacağı özel dualardan sonra, kilisedeki Ġncil'in altına konulur. Ayinden sonra cemaat üyelerine dağıtılır. Geleneksel olarak, her yıl siboro gecesinde evin eski mayası yeni maya ile değiģtirilir. Bayram sabahı erkenden, o hamurdan "buğro" diye adlandırılan ayin ekmeği (burģan) yapılır. Bazı burģanlar, aile fertlerine ve akrabalara verilirken bazıları da bereket amacıyla yıl boyu evlere, tarla ve bağlara bırakılır. Arta kalanlar ise hayvanlara yedirilir. BurĢanların bu Ģekildeki dağıtımı, Ġsa Mesih'in dünyaya geliģini insanlara ve doğaya müjdeleyen bir gelenek olarak kabul edilir. Bir değneğin baģında, tarla veya bağların orta kısmına yerleģtirilen burģanlara ulaģan ilk orakçı, burģan değneğini aldığı gibi anında kırıverir. Bununla hasat döneminin yorgunluğuna karģı, sırt direncinin arttırıldığına kanaat getirilir. Siboro örgüsü için oluģturulan sicimle ise, aile fertleri arasında bölüģtürülerek Paskalya bayramının ikinci gününe kadar kollara, parmaklara, kulaklara ve boyunlara takılır. Çıkarıldıklarında, inançsal saygının ifadesi olarak, kilise duvarlarındaki deliklere konulurlar. Veya bayramda yapılan "daģiģto" sütlaçının yapıldığı ateģin altında yakılırlar )Rozuno (Hamur) Sivaslı Kırk ġehitler'in Günü'nde, ev halkı için hamurdan hazırlanan ve içlerinden bir tanesine madeni para konan Rozuno'lar yapılır. Madeni para saklı Rozuno'yu alan kiģinin o yıl Ģanslı ve bereketli olacağına inanılır. Yapılan Rozuno'lar bereket niyetine tarlalara, bağlara bırakılır ve hayvanlara verilir. Bu geleneğin, Hıristiyanlığın ilk yıllarında Ģehit düģen Sivaslı Kırk ġehitler'in hikayesi ile bağlantılı olduğunun söylenmesinin yanı sıra, bazı kaynaklar tarafından Süryani kilisesine giren eski bir mezopotamya geleneği olduğu belirtilmektedir ) Hano Kritho Hano Kritho; binlerce yıldır Mezopotamya'da yaģayan Süryaniler'in 74 Yusuf BegdaĢ, Turabdin de Siboro Geleneği, 75 Agm, Süryaniler de Paskalya Bayramı ve Hazırlıklar 20

DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR

DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR DİNİ VE MİLLİ BAYRAMLAR Bütün ülkelerin din ve kültürlerinde kutlanan özel günler vardır. Bu özel günler, bir tarihi veya dini amaçla kutlanır. Böyle günler o ülkenin dini ve resmi günleridir. Bu günlere

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Ġspanya da üniversite Sistemi

Ġspanya da üniversite Sistemi Ġspanya da üniversite Sistemi NEDEN ĠSPANYA DA YURT DIġI EĞĠTĠM? Avrupa ile Afrika arasında önemli bir geçiģ yolu olan Ġspanya, günümüzde geleneksel ve modern yaģam tarzlarını bir arada bulunduran önemli

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

CEHENNEM KAYIKÇISI Daha önceden dünyanın ilk kilisesi St. Piyer i bir çok kez görmüştüm. Burada her 29 Haziran tarihinde ayin yapıldığını, bu tarihte buraya gelen hıristiyanların hacı olduğunu biliyordum.

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

DİNLERDE KUTSAL ZAMANLAR (TAKVİMLER, DİNİ GÜN, BAYRAM VE TÖRENLERİ) Mustafa Ünal, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 224 s.

DİNLERDE KUTSAL ZAMANLAR (TAKVİMLER, DİNİ GÜN, BAYRAM VE TÖRENLERİ) Mustafa Ünal, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 224 s. DİNLERDE KUTSAL ZAMANLAR (TAKVİMLER, DİNİ GÜN, BAYRAM VE TÖRENLERİ) Mustafa Ünal, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2008, 224 s. Abdulkadir KIYAK Kutsalla sürekli etkileşim içerisinde bulunan insanoğlunun

Detaylı

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL

NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL NE OLURSAN OL, ĠZMĠR E GEL Burcu BĠLĠR Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar Srimad Bhagavatam Ġnanç turizmi,

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI MARDİN VE ÇEVRESİNDE SÜRYANİLER.

T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI MARDİN VE ÇEVRESİNDE SÜRYANİLER. T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI MARDİN VE ÇEVRESİNDE SÜRYANİLER Zeynep Gül KÜÇÜK YÜKSEK LİSANS TEZİ ADANA-2008 T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

Günümüz Ortadoğu Coğrafyasında Süryaniler

Günümüz Ortadoğu Coğrafyasında Süryaniler Günümüz Ortadoğu Coğrafyasında Süryaniler Kadir Albayrak [Prof. Dr., Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Anabilim Dalı] Özet Süryaniler Ortadoğu nun en eski topluluklarından biridir.

Detaylı

1912'de Şark Yıldızı Gazetesi

1912'de Şark Yıldızı Gazetesi 1912'de Şark Yıldızı Gazetesi Gazete, yayınlandığı dönemde, Süryani toplumunun modernleşmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Hıristiyan topluluklar arasında işbirliğini geliştirdi. Şark Yıldızı 27 Nisan

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

YAŞAM ÖYKÜSÜ. Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı:

YAŞAM ÖYKÜSÜ. Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı: YAŞAM ÖYKÜSÜ ADI: TARĠH: Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı: Mesleği: Sağlığı: Eğer vefat etmiģse ölüm yaģı: O zaman siz kaç yaģındaydınız: Ölüm Nedeni: Anne: Adı: YaĢı: Mesleği:

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981 Doktora Tarih Atatürk Üniversitesi 1985 1. Adı Soyadı : MEHMET ÇELİK 2. Doğum Tarihi: 05 Haziran 195. Unvanı : Prof.Dr.. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Lisans İlahiyat Atatürk Üniversitesi 1979 Y. Lisans Tarih Atatürk Üniversitesi 1981

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y. Lisans Tarih - Ortaçağ Celal Bayar Üniversitesi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y. Lisans Tarih - Ortaçağ Celal Bayar Üniversitesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Zafer Duygu 2. Doğum Tarihi : 11.08.1976 3. Unvanı : Yardımcı Doçent Doktor 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Celal Bayar Üniversitesi 2007 Y.

Detaylı

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YUNAN ANADOLU MEZAPOTAMYA İRAN MISIR HİNT ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI GENEL ÖZELLİKLERİ: 1- Genellikle iklim

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ Thekla, genç ve güzel bir kadın... Hem de bakire... Aynı Meryem gibi.. Halk bu yüzden, Thekla nın yaşadığı yeraltı kilisesine, Meryemlik demiş. Thekla nın yaşadığı, sonunda

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL 21 MART 2011 HOġ GELDĠNĠZ IFAC in Sayın Başkanı, Kurul Üyeleri, Dünyanın dört bir yanından gelmiş

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

OYUN ETKİNLİKLERİ. Çocukların kendilerini, duygu ve düġüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun

OYUN ETKİNLİKLERİ. Çocukların kendilerini, duygu ve düġüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun OYUN ETKİNLİKLERİ Çocukların kendilerini, duygu ve düġüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir Kültür Turizmi ve İzmir Ümit ÇİÇEK Ege Bölgesi, Anadolu nun batısında, tarihin akışı içerisinde birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış, suyun hayat verdiği nehirleri ile bereketli ovalara sahip bir

Detaylı

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR Ġġ BAġVURU FORMU ĠSHAKOL Boya Sanayi A.ġ. No:.. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız ÖNEMLĠ NOTLAR 1. BaĢvuru formunu kendi el yazınızla ve bütün soruları dikkatli ve eksiksiz olarak doldurup, imzalayınız. ĠĢ

Detaylı

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 31.07.2015 İçindekiler Ġçindekiler... 2 Amaç ve Kapsam... 7 1. Yöntem... 8 2. Bölgelerin Değerlendirmeleri ve Sonuçlar... 10 2.1. Akdeniz...

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN Mustafa ŞAHİN 07 Eylül 2015 GÖÇ DUVARLARI Suriye de son yıllarda yaşanan dram hepimizi çok üzmekte. Savaştan ötürü evlerini, yurtlarını terk ederek yeni yaşam kurma ümidiyle muhacir olan ve çoğunluğu göç

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır):

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır): Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kıģ manzaraları çekmek için yola çıkmıģtım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam dan ileriye gidemedim. Nedenini bu resimlerde göreceksiniz Bir kasabanın, basit

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

Dinlerin Rengi Renklerin Dili

Dinlerin Rengi Renklerin Dili Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi Cilt 11, Sayı 1, 2011 ss. 261-265 Dinlerin Rengi Renklerin Dili Kadir Albayrak Sarkaç Yayınları, Ankara 2010, 118 s. On parmağımda on renk, her bir renk bir ömre

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMiSYONU 64. ĠCRA KONSEYĠ TOPLANTISI ve 8. ASYA BÖLGESEL KONFERANSI Ekim 2013, Mardin

ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMiSYONU 64. ĠCRA KONSEYĠ TOPLANTISI ve 8. ASYA BÖLGESEL KONFERANSI Ekim 2013, Mardin ICID - CIID ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMİSYONU TUCID - SDTMK SULAMA VE DRENAJ TÜRK MİLLİ KOMİTESİ ULUSLARARASI SULAMA VE DRENAJ KOMiSYONU 64. ĠCRA KONSEYĠ TOPLANTISI ve 8. ASYA BÖLGESEL KONFERANSI

Detaylı

Westfalya da Protestan Olmak. Protestan Hıristiyanların Inandıkları

Westfalya da Protestan Olmak. Protestan Hıristiyanların Inandıkları Westfalya da Protestan Olmak Protestan Hıristiyanların Inandıkları Protestan Hıristiyanların Inandıkları Uzun yıllardır Protestan Hıristiyanlar, digˇer dinlere inanan dostlarıyla sohbetler etmektedirler.

Detaylı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Amaç ve Ġçerik Projenin temel amacı hastanede tedavi gören çocuklar ve bu dersi seçen öğrenciler

Detaylı

2008 YILINDA ÜNĠVERSĠTELERĠMĠZĠN MADEN MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMLERĠNE KAYIT YAPTIRAN ÖĞRENCĠLERĠN ÖSS PROFĠLĠ ve ÇEġĠTLĠ BĠLGĠLER

2008 YILINDA ÜNĠVERSĠTELERĠMĠZĠN MADEN MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMLERĠNE KAYIT YAPTIRAN ÖĞRENCĠLERĠN ÖSS PROFĠLĠ ve ÇEġĠTLĠ BĠLGĠLER 2008 YILINDA ÜNĠVERSĠTELERĠMĠZĠN MADEN MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMLERĠNE KAYIT YAPTIRAN ÖĞRENCĠLERĠN ÖSS PROFĠLĠ ve ÇEġĠTLĠ BĠLGĠLER Yüksek öğretime girmek zor. Liseyi bitiren her beģ gençten dördünün daha ileri

Detaylı

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU Gizem ARABACI Hande UZUNOĞLU Türkiye de medya ulusal ve yerel medya tabanlı olmak üzere temel iki Ģekilde iģlemektedir. Bu iģleyiģ bazen daha kapsamlı

Detaylı

TOPLANTI RAPORU II ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ NDE BOLOGNA SÜRECĠ VE PROGRAM YETERLĠLĠKLERĠ VE DERS ÖĞRENME ÇIKTILARI EĞĠTĠM TOPLANTISI

TOPLANTI RAPORU II ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ NDE BOLOGNA SÜRECĠ VE PROGRAM YETERLĠLĠKLERĠ VE DERS ÖĞRENME ÇIKTILARI EĞĠTĠM TOPLANTISI TOPLANTI RAPORU II ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ NDE BOLOGNA SÜRECĠ VE PROGRAM YETERLĠLĠKLERĠ VE DERS ÖĞRENME ÇIKTILARI EĞĠTĠM TOPLANTISI Uzm. Sertaç HOPOĞLU, BEK Üyesi Tarih: 02 Nisan 2010; Saat: 15.00 17.00;

Detaylı

ÖDEV- 4. TÜRK BAYRAĞI VE ĠSTĠKLAL MARġI

ÖDEV- 4. TÜRK BAYRAĞI VE ĠSTĠKLAL MARġI ÖDEV- 4 ADI SOYADI:.. HAYAT BĠLGĠSĠ TÜRK BAYRAĞI VE ĠSTĠKLAL MARġI Uluslar, bağımsızlıklarını temsil edecek millî marģ, bayrak gibi semboller yaratmıģlardır. Ġstiklal MarĢı, Türk ulusunun bağımsızlığını

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76. e-dergi OLARAK YAYINLANMAKTADIR.

İÇİNDEKİLER. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76. e-dergi OLARAK YAYINLANMAKTADIR. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76 TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Adına Sahibi İÇİNDEKİLER Ahmet BUÇUKOĞLU Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı PAZARLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI FAALİYETLERİ

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİ ÖĞRENCİ KOÇLUĞU AMAÇ: Öğrencilerin kendilerini tanımalarını, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keģfedebilmelerini, hedef koyabilmelerini

Detaylı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 MİT VE DİN İLİŞKİSİ (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Mit ve Din Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin ya da halkların oluşumu gibi yaratılış veya türeyiş gibi temaları içerirler.

Detaylı

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Amaç ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Madde 1- Ankara Çocuk Dostu ġehir Projesinin amacı Ankara yı; Çocuk Hakları SözleĢmesini

Detaylı

MMM291 MALZEME BİLİMİ

MMM291 MALZEME BİLİMİ MMM291 MALZEME BİLİMİ Ofis Saatleri: Perġembe 14:00 16:00 ayse.kalemtas@btu.edu.tr, akalemtas@gmail.com Bursa Teknik Üniversitesi, Doğa Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi, Metalurji ve Malzeme

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Türkiye nin Güneydoğusunda Kalan Tur Abdin de Geleneksel Kıyam Bayramı Kutlaması Tarih: 11-17 Nisan 2012

Türkiye nin Güneydoğusunda Kalan Tur Abdin de Geleneksel Kıyam Bayramı Kutlaması Tarih: 11-17 Nisan 2012 NGO in Special Consultative Status with the Economic and Social Council of the United Nations Türkiye nin Güneydoğusunda Kalan Tur Abdin de Geleneksel Kıyam Bayramı Kutlaması Tarih: 11-17 Nisan 2012 1.Türkiye

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER COĞRAFİK Mezopotamya, günümüz sınırlarına göre çoğu Irak ta bulunan ve arabistana kadar uzanan dar ve uzun bir platodur. Dicle ve Fırat nehirlerin arasına kurulmuş bu yer varlığının en önemli kısımlarını

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

TABLOLARIN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ TABLOLARIN LİSTESİ ÖZEL AMAÇLI TABLOLARIN LİSTESİ GRAFİKLERİN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ HARİTA VE KROKİLERİN LİSTESİ

TABLOLARIN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ TABLOLARIN LİSTESİ ÖZEL AMAÇLI TABLOLARIN LİSTESİ GRAFİKLERİN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ HARİTA VE KROKİLERİN LİSTESİ 1/7 İÇİNDEKİLER TABLOLARIN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ TABLOLARIN LİSTESİ ÖZEL AMAÇLI TABLOLARIN LİSTESİ GRAFİKLERİN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ HARİTA VE KROKİLERİN LİSTESİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER BÖLÜM:I GİRİŞ BİLİM-SOSYAL

Detaylı

PEYZAJ MĠMARLIĞI MESLEĞĠ VE KAHRAMANMARAġ SÜTÇÜ ĠMAM ÜNĠVERSĠTESĠ PEYZAJ MĠMARLIĞI BÖLÜMÜ

PEYZAJ MĠMARLIĞI MESLEĞĠ VE KAHRAMANMARAġ SÜTÇÜ ĠMAM ÜNĠVERSĠTESĠ PEYZAJ MĠMARLIĞI BÖLÜMÜ PEYZAJ MĠMARLIĞI MESLEĞĠ VE KAHRAMANMARAġ SÜTÇÜ ĠMAM ÜNĠVERSĠTESĠ PEYZAJ MĠMARLIĞI BÖLÜMÜ BU DOSYADA ULAġABĠLECEĞĠNĠZ BĠLGĠLER 1. PEYZAJ MĠMARLIĞI NIN TANIMI 2. PEYZAJ MĠMARLIĞI Ġġ OLANAKLARI VE ÇALIġMA

Detaylı

MEDYATĠK OLAYLARIN ACĠL SERVĠSLERDE BIRAKTIĞI ĠZLER. Dr. Onur Ġncealtın Göztepe Eğitim AraĢtırma Hastanesi Acil Tıp Klinik Ġdari Sorumlusu

MEDYATĠK OLAYLARIN ACĠL SERVĠSLERDE BIRAKTIĞI ĠZLER. Dr. Onur Ġncealtın Göztepe Eğitim AraĢtırma Hastanesi Acil Tıp Klinik Ġdari Sorumlusu MEDYATĠK OLAYLARIN ACĠL SERVĠSLERDE BIRAKTIĞI ĠZLER Dr. Onur Ġncealtın Göztepe Eğitim AraĢtırma Hastanesi Acil Tıp Klinik Ġdari Sorumlusu Acil Servis Basın ĠliĢkisi Ülkemizdeki yaklaģık her 6 hastadan

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

Sektörde yoğunlaģma çok fazla. Kredilerin %95 i dört büyük bankanın elinde, mevduatların %74 ü ise iki büyük bankada bulunuyor.

Sektörde yoğunlaģma çok fazla. Kredilerin %95 i dört büyük bankanın elinde, mevduatların %74 ü ise iki büyük bankada bulunuyor. ESTONYA DA E-BANKACILIK GELİŞİMİ GENEL ÖZELLĠKLER: Mayıs den beri Avrupa Birliği üyesi Nüfusu,3 milyon. Alan 5,7 km. Her km baģına 3 kiģi düģüyor. Kentsel nüfus oranı %67.5. Kırsal nüfus oranı %3.5. Ülkede

Detaylı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı Birecik ilçesi Şanlıurfa Merkez ilçesine 80 km uzaklıkta olup, yüzölçümü 852 km2 dir. İlçe merkez belediye ile birlikte 3 belediye ve bunlara bağlı 70 köy ve 75 mezradan

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde Ekonomi Dersinin Önemi

Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde Ekonomi Dersinin Önemi 258 Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde Ekonomi Dersinin Önemi Ethem Tarhan 1 Özet Günümüzde öğretim üyeleri, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde branģ dersleri olmayan ĠĢletme Yönetimi, Ekonomi, Pazarlama

Detaylı

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU İran ın Nükleer Programı ve Türkiye nin Güvenliğine Etkileri Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU www.mustafakibaroglu.com Bilkent Üniversitesi Uluslararası ĠliĢkiler Bölümü 15 Ekim 2009 Atılım Üniversitesi Ankara

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

Dinler Tarihi Araştırmaları - III. (Sempozyum, 09-10 Haziran 2001, Ankara) 2000. YILINDA HIRİSTİYANLIK. (DÜNÜ, BUGÜNÜ ve'gelecegi) Ankara

Dinler Tarihi Araştırmaları - III. (Sempozyum, 09-10 Haziran 2001, Ankara) 2000. YILINDA HIRİSTİYANLIK. (DÜNÜ, BUGÜNÜ ve'gelecegi) Ankara "' _., r. ~ ' \':/ ' \ \ DİNLER TARİHİ DERNEGİ YA YlNLARI 1 3 Dinler Tarihi Araştırmaları - III (Sempozyum, 09-10 Haziran 2001, Ankara) 2000. YILINDA HIRİSTİYANLIK (DÜNÜ, BUGÜNÜ ve'gelecegi) Ankara 2002

Detaylı

ODTÜ GELİŞTİRME VAKFI ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU 2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERGİSİ

ODTÜ GELİŞTİRME VAKFI ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU 2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERGİSİ ODTÜ GELİŞTİRME VAKFI ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU 2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERGİSİ Hazırlık sınıfı öğrencileri pullarla rengarenk sayı tabloları hazırladılar. Hazırlık sınıfı öğrencileri

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU ġubat AYI BÜLTENĠ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU ġubat AYI BÜLTENĠ ÖZEL EFDAL ANAOKULU ġubat AYI BÜLTENĠ ġubat AYINDA NELER ÖĞRENDĠK? Tatilde neler yaptığımızı arkadaģ ve öğretmenimizle paylaģtık. Akıllı tahtada kavram çalıģmaları, sunular ve animasyonlar izledik. Okulumuzun

Detaylı

224 2 nd International Conference on New Trends in Education and Their Implications 27-29 April, 2011 Antalya-Turkey www.iconte.

224 2 nd International Conference on New Trends in Education and Their Implications 27-29 April, 2011 Antalya-Turkey www.iconte. 224 BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI NDA MÜZİK DERSİ ALMIŞ/ALMAKTA OLAN ÖĞRENCİLERİN GENEL PROGRAMLARI İÇERİSİNDE MESLEKİ GELİŞİMLERİ AÇISINDAN MÜZİK DERSLERİNİ

Detaylı

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ.İLKBAHAR HAFTASI.SAĞLIK HAFTASI.POLİS TEŞKİLATI HAFTASI.23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI YARATICI ETKİNLİK: İlkbahar konumuz ile ilgili artık malzemelerden(su şisesi,pul,boncuk

Detaylı

T.C. ELAZIĞ VALĠLĠĞĠ ĠL MĠLLĠ EĞĠTĠM MÜDÜRLÜĞÜ. Sıra No Yapılacak Faaliyet Faaliyet Tarihi

T.C. ELAZIĞ VALĠLĠĞĠ ĠL MĠLLĠ EĞĠTĠM MÜDÜRLÜĞÜ. Sıra No Yapılacak Faaliyet Faaliyet Tarihi T.C. ELAZIĞ VALĠLĠĞĠ ĠL MĠLLĠ EĞĠTĠM MÜDÜRLÜĞÜ 2015-2016 EĞĠTĠM - ÖĞRETĠM YILI ÖRGÜN VE YAYGIN EĞĠTĠM KURUMLARI ÇALIġMA TAKVĠMĠ Güncelleme Tarihi: 26/08/2015 Sıra 1. Eğitim Bölgesi DanıĢma Kurulu Toplantısı

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU OCAK 2012 İçindekiler Bölüm 1 : Sağlık Turizminde Türkiye deki Gelişmeler... 2 Bölüm 2 : Kurumsal Kimlik Çalışmaları ve Yazışmalar... 3 Bölüm 3: Basılı Materyaller... 4 Bölüm4

Detaylı

Program AkıĢ Kontrol Yapıları

Program AkıĢ Kontrol Yapıları C PROGRAMLAMA Program AkıĢ Kontrol Yapıları Normal Ģartlarda C dilinde bir programın çalıģması, komutların yukarıdan aģağıya doğru ve sırasıyla iģletilmesiyle gerçekleģtirilir. Ancak bazen problemin çözümü,

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

Tübitak Formula G Yarışları KuZGuN Güneş Arabası Faaliyet Raporu. KuZGuN isimli araçla Üniversitemiz İlk defa finallere kalma başarısı göstermiştir.

Tübitak Formula G Yarışları KuZGuN Güneş Arabası Faaliyet Raporu. KuZGuN isimli araçla Üniversitemiz İlk defa finallere kalma başarısı göstermiştir. Tübitak Formula G Yarışları KuZGuN Güneş Arabası Faaliyet Raporu KuZGuN isimli araçla Üniversitemiz İlk defa finallere kalma başarısı göstermiştir. Tübitak tarafından her yıl düzenlenen GüneĢ arabası yarıģmasına

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

Okula BaĢladık KAVRAMLAR : Renkler Sayılar Büyük-Küçük Hızlı - YavaĢ AMAÇLAR VE KAZANIMLAR

Okula BaĢladık KAVRAMLAR : Renkler Sayılar Büyük-Küçük Hızlı - YavaĢ AMAÇLAR VE KAZANIMLAR OKUL ADI : TARĠH: EYLÜL AYI 2. HAFTA (PAZARTESĠ) Okula BaĢladık KAVRAMLAR : Renkler Sayılar Büyük-Küçük Hızlı - YavaĢ Psikomotor Alan Sosyal-Duygusal Alan Dil Alan BiliĢsel Alanı Özbakım Becerileri A 2

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

SU HALDEN HALE GĠRER

SU HALDEN HALE GĠRER SU HALDEN HALE GĠRER SU DÖNGÜSÜ Yeryüzündeki suyun buharlaģıp havaya karıģması, bulutları oluģturması ve yağıģ olarak yeryüzüne dönmesi sürecinde izlediği yola su döngüsü denir. Su buharı soğuduğunda ise

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

MARDİN VE ŞIRNAK İLLERİNDEKİ SÜRYANİLERE AİT DİNİ YAPILARIN KÜLTÜR (VE İNANÇ) TURİZMİ POTANSİYELİ *

MARDİN VE ŞIRNAK İLLERİNDEKİ SÜRYANİLERE AİT DİNİ YAPILARIN KÜLTÜR (VE İNANÇ) TURİZMİ POTANSİYELİ * The Journal of Academic Social Science Studies International Journal of Social Science Doi number:http://dx.doi.org/10.9761/jasss1965 Volume 6 Issue 8, p. 589-607, October 2013 MARDİN VE ŞIRNAK İLLERİNDEKİ

Detaylı