Barış Çakmakcı Arolat a ödül yağmuru

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Barış Çakmakcı bcakmakci@doganburda.com. Arolat a ödül yağmuru"

Transkript

1

2 30/08/ Barış Çakmakcı Arolat a ödül yağmuru Emre Arolat Architects başarılarına başarı eklemeye devam ediyor. Marka, şimdi de dört farklı projesiyle dünyanın en prestijli gayrımenkul ödüllerinden biri olan 2009 Europe & Africa Property Awards'a layık görüldü. Zorlu Konak Residence projesi Konut kategorisinde ödül alırken, Lara Kervansaray Oteli ve Kongre Merkezi ile Nevzat Sayın ile birlikte projelendirilen Santralistanbul Çağdaş Sanatlar Müzesi ve Tabanlıoğlu Architects ile birlikte projelendirilen Zorlu Center projeleri de Ticari kategorisinde ödülleri almaya hak kazandı Europe & Africa Property Awards, 16 Ekim gecesi Londra'daki Marriott Hotel'de yapılacak bir törenle sahiplerine verilecek. (www.emrearolat.com) Yılın Genç Tasarım Girişimcisi Genç Tasarım Girişimcisi Yarışması 2009, geçtiğimiz temmuz ayı sonunda açıklandı. İstanbul İngiltere Başkonsolosluğu'nda yapılan Türkiye finalinde yarışmanın birincisi İzmir kökenli GAEA-Forms tan Pınar Yar Gövsa oldu. Gövsa, İzmir de GAEAforms adlı tasarım şirketini Tuğrul Gövsa ile birlikte kurdu. British Council in dokuz ülkede düzenlediği yarışmanın birincileri, önümüzdeki eylül ayında İngiltere'de ülkelerini temsil etme fırsatı bulacak. Ödüllerin Ödülü Ambiente yolu açıldı IMMIB ve ETMK işbirliğiyle gerçekleşen Endüstriyel Tasarım Yarışmaları sonuçları belli oldu. Toplam altı kategoride yarışan 353 projeden 31'i ödüllendirildi. Koray Gelmez, Ahmet Bekteş, İrem Çelik, Tolga Çağlar, Hakan Boğazpınar ve Muzaffer Koçer'in birinci olarak Tendence Fuarı'nda sergilenme hakkı kazanmasının ardından şimdi de finalistlerden Semihan Kan, Tolga Çağlar, Özkan Koral ve Umut Demirel'e Ambiente Fuarı'na katılım imkanı sunuldu. Bir Kez Daha Paris Uluslararası mobilya ve tasarım fuarı Paris Maison&Objet Fuarı 4-8 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek. Ekonomiyi canlandırmak amacıyla önce kendimize ışık tutmamız gerektiğinden hareketle hazırlanan 20 a Bakış bölümünün konusu Yeniden Doğma (Regeneration). Bedeni, zihni ve duyuları harekete geçiren yaşam alanları için tasarlamanın önemini bir kez daha vurgulayan fuarda Türkiye den ilio katılacak. Kağıt Mücevherler Dünyanın dört bir yanında 60 tasarımcıyı buluşturan, şimdiye değin gerçekleştirilmiş en kapsamlı kağıt mücevher sergisi 15 Eylül'de Milano'nun göz bebeği Trienal'de kapılarını açacak. 25 Ekim 2009'a dek sürecek sergide 2 Türk tasarımcı da davetli olarak yer alacak: Ela Cindoruk ve Devran Mursalıoğlu. Alba Cappellieri ve Bianca Cappello'nun organize ettiği sergi, kapanışının ardından uluslararası bir tura çıkacak ve 20'da vatanına dönerek, Fabriano Kağıt Müzesine yerleşecek. Kalesinterflex Lütfi Kırdar da Türkiye'nin önde gelen ve kulvarında tek kongre merkezi olan İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nın yenileme projesinin dış cephesi için Çanakkale Seramik & Kalebodur tercih edildi. IMF ve Dünya Bankası nın 2009 Guvernörler Toplantısı na ev sahipliği yapacak Harbiye Kongre Vadisi ndeki binanın, Erol Kuzubaşıoğlu ve Erkan Altuğ un sahibi olduğu Arima Mimarlık Ofisi tarafından projelendirilen dış cephesinde Kalesinterflex ürünü porselen seramik levha kullanılıyor. Gizli klipsli sistem olarak uygulanan Kalesinterflex malzemesi, projeye özel olarak koyu gri renkte çalışılmış. Türk markası Mobi nin Raşit Karaaslan imzalı Sini Sehpa sı, Designpreis Deutschland 20 a aday gösterildi. Almanya nın resmi tasarım ödülü Designpreis Deutschland, katılım ve seçim kriterlerindeki titizlik sebebiyle "ödüllerin ödülü" olarak biliniyor. Alman Tasarım Konseyi tarafından düzenlenen yarışmada ödül, başvuru yoluyla değil sadece aday gösterilen çalışmalara veriliyor. Adaylar ise, Alman Federal Bakanlıkları, senatörler ve Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenebiliyor. Aday tasarımların kalite, ergonomi, fonksiyonellik, kullanım kolaylığı, çevrecilik, yenilikçilik gibi alanlarda üstün başarı göstermiş olmaları bekleniyor. (www.mobi.com.tr)

3 04 30/08/ Grafik tasarım, iç mimari, endüstri ürünleri ve tasarımı, tekstil ve moda tasarımı, takı tasarımı gibi farklı disiplinlerden gelen genç tasarımcıların kişisel tasarım projelerinin sergilendiği ve sınırlı sayıda üretilen tasarım nesnelerinin satışa sunulduğu Artcitizens Shop, 11 Eylül de Suma Han da açılıyor. 11. Uluslararası İstanbul Bienali süresince 60 gün boyunca açık kalacak Artcitizens Shop, genç tasarımcıların, ürünleri aracılığıyla kişisel önerilerini izleyicilerle paylaşabildikleri, yeni projeler geliştirebildikleri bir platforma dönüşmeyi amaçlıyor. Nazar Şigaher, Esra Kuli, 2 Mikrop (Pınar Akkurt, Ulaş Uğur), Umut Südüak, Emrah Özhan, Kamer Altınova, ARTCİTİZENS SHOP: 60 GÜNLÜK TASARIM DÜKKÂNI Chameleon, Yeşim Endes, Müge Alkor, Santimetre, Erkut Terliksiz in katıldığı Artcitizens Shop un diğer amacı ise bienal kapsamında açılan 60 günlük dükkân projesinin, sadece İstanbul da sınırlı kalmaması. Avrupa Kültür Derneği, BM Suma Çağdaş Sanat Merkezi, Nuova Icona, Gelişim Creative ve Chameleon tarafından desteklenen Artcitizens Shop, her durağında eklenecek yeni tasarımcılar ve önerileriyle birlikte, Mayıs 20 da Amsterdam da, Ağustos 20 da Sinop ta ve Haziran 21 de Venedik te tasarım dükkanları açacak ve böylece sürdürülebilir bir projeye dönüşecek. Belirli sürelerde açık kalacak olan bu tasarım dükkanları tasarımcılar arasında bir networking alanının oluşabilmesi için aracı olurken aynı zamanda tasarım disiplini içinde çok yönlü işbirliklerinin oluşumunu da özellikle teşvik edecek. Artcitizens Shop bir program dahilinde yapılacak tasarım temelli performanslara da mekan olurken, günlük kent yaşamı içindeki bir pratiğin görünür yüzü olarak yeni temsiliyet alanlarında varlığını sürdürecek. Dükkan, defterden tişörte, tabureden aydınlatmaya geniş bir yelpazeye sahip. ARKİV SEÇMEYE DEVAM EDİYOR GRAFİK, SÜREKLİ YÜKSELİŞTE ARKİV in yeniden yayına açıldığı 11 Haziran 2009 dan beri izlenme eğrisi yükselen bir grafik çiziyor. Mimarlar, öğrenciler, sektördeki profesyoneller ve gayrimenkul yatırımcıları için güvenli bir başvuru kaynağı olan ARKİV in günlük tekil sayfa gösterimi e yaklaşıyor. İzleyicilerin büyük kesimi Türkiye den. Türkiye yi Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Hollanda, Fransa ve Azerbaycan izliyor. İzlenmede İlk On Antares Alışveriş, İş ve Yaşam Merkezi ( Ali Osman Öztürk, Eser Çengel, Filiz Cingi, Nurten Asil), Ankara Karayolları Genel Müdürlük Eğitim Tesisleri ve Misafirhanesi ( Oral Vural), Harbiye Ordu Evi (957 - Metin Hepgüler), son günlerde aldığı ödüller ile adından sıkça söz ettiren Emre Arolat (855), Ankara Adliye Sarayı (777 - Umut İnan, Yüksel Erdemir, Edip Önder Us), Türkiye İş Bankası AŞ İstanbul Genel Müdürlük Binası (766 - Doğan Tekeli, Sami Sisa), Kadir Has Stadyumu Olimpik Havuzu (729- Bahadır Kul, Alper Aksoy, Kasım Balcı, Ayşehan Cingöz, Özlem Atak, Duygu Ovacık), alışveriş merkezi yapılmak üzere yıkılan Tatilya Eğlence Merkezi (724 - Oktay Nayman), açılışı 15 Ağustos 2009 da yapılan İstanbul daki alışveriş zincirinin son halkası 212 Alışveriş Merkezi (721 - Mete Arat, Bünyamin Derman). Parantez içindeki sayılar ziyaretçi sayılarını, isimler proje müelliflerini ifade ediyor. TKY SÜPRİZİ YOLDA... Domus Academy işbirliğini 11 senedir sürdüren İstanbul Bilgi Üniversitesi Tasarım Kültürü ve Yönetimi programı (TKY), yeni dönemine çarpıcı gelişmelerle giriyor. Arik Levy nin eğitim kadrosuna katılması beklenen programın destekçileri arasına son olarak ETMK da katıldı. Programın tanıtım toplantısı 8 Eylül de... Arkitera Mimarlık Merkezi tarafından 2008 senesinde hayata geçirilen ARKİV Seçkileri projesi yoluna devam ediyor senesinde ARKİV in geçici olarak kapatılması sebebiyle gerçekleştirilemeyen projede 20 senesinde toplanacak seçici kurul seçkisini aynı anda yapacak. Böylelikle projenin sürekliliği sağlanacak. ARKİV Seçkileri nde esas hedef Türkiye de geçen sene içerisinde uygulanmış nitelikli binaları ön plana çıkarmak ve onları bir başlık altında toparlayabilmek. Seçkide yer alabilmek için iki önemli koşuldan birisi binanın ARKİV de yer alması, diğeri ise son bir yıl içinde tamamlanmış olması. Tasarımı oluşturan kavramları ortaya koyup, süreci doğru yer, zaman ve şekillerde yönlendirilecek geleceğin tasarım yöneticilerini yetiştirmek üzerine hayata geçirilen Tasarım Kültürü ve Yönetimi Programı, multidispliner eğitim anlayışı, 30 haftalık modüler yapısı, sektörün en yetkin isimlerini buluşturan geniş ve uluslararası kadrosu ile Türkiye de bir ilk ti. Yıl boyunca, interaktif biçimde yürütülen modülleri takip ederek, konsept oluşturma, organizasyon, ürün geliştirme, promosyon ve pazarlamaya yönelik projeleri tasarım perspektifinden irdeleme imkanı sağalayan program, Defne Koz dan Ayşe Birsel e, Emel Kurhan dan Koray Özgen e Türk tasarımını uluslararası platformda temsil eden pek çok profesyoneli çatısı altında toplamasının yanısıra, Nurus, Kale, Mavi Jeans gibi tasarım odaklı firmalarla yaptığı işbirlikleriyle de adından söz ettiriyordu. Erdem Akan, Işık Gencoğlu, Aslı Kıyak gibi yaptıkları tasarım yönetimi projeleriyle aşina olduğumuz isimlerin portfolyosunda yerini aldığı, yalnızca öğrencilerine değil herkese açık Salı Atölyeleri ile geniş bir kitleyle temas kurduğu 10 seneyi devirdi. Türk yaratıcı sektörleri için etkin ve yenilikçi bir platform oluşturmayı hedefleyen Kale Tasarım Merkezi nin de ortaklarından olan ve geçtiğimiz aylarda düzenlediği Designight partisiyle ilgiyi üzerine toplayan program, 11.senesine hazırlandığı şu günlerde dikkat çekici bir atılım daha yapıyor ve ETMK ile işbirliğini ilan ediyor. Bu kapsamda, programın dağıttığı bursların arasına bir ETMK bursu eklenmesi ise ayrıca dikkate değer. Ancak bu kadar değil... Geçtiğimiz aylarda Milano Tasarım Haftası kapsamında düzenlenen Swarovski sergisiyle ilgiyi üzerine toplayan Arik Levy de, programın eğitim kadrosu arasında yerini almaya hazırlanıyor. Serhan Ada, Fatoş Ahunbay, Gamze Güven, Ali Bakova, İhsan Bilgin, Ela Cindoruk, Gökçe Dervişoğlu, Zeynep Yasa Yaman, Ekmel Ertan, Zeynep Fadıllıoğlu, Emilio Genovesi, Mehmet Güleryüz, Mustafa Uyal, Arhan Kayar, Sibel Asna, Nuray Keskin, Emel Kurhan, Giovanni Lanzone, Burçak Madran, Claudio Moderini, Eda Çataklar, Koray Özgen, Monica Scanu, Özgür Uçkan, Paola Urbano, Joff White, Renan Gökyay, Eray Makal, Hakan Gencol, Umut Kart ve Sertaç Ersayın ın oluşturduğu güçlü ekibiyle tasarımdan mimarlığa, reklamdan promosyona, modadan aksesuara geniş bir yelpazeyi tarayan program 19 Ekim de start alıyor. 8 Eylül de gerçekleşecek tanıtım toplantısı ile beraber önkayıtları başlayacak programa katılmak için onlina olarak başvuru yapmak gerekıyor. Yazılı sınav ve mülakatla seçilen adaylarda lisans diploması ve İngilizce bilgisi aranıyor. Detaylı bilgi ve başvuru için : Moleskine mydetour yarışmasında birinci olan TKY öğrencisi Beste Miray ın çalışması. Bundan sonraki aşamada Türk Serbest Mimarlar Derneği, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği, İzmir Serbest Mimarlar Derneği ve Arkitera Mimarlık Merkezi nden birer temsilci ile bağımsız bir mimardan oluşan 5 kişilik seçici kurul oy birliğiyle yer alacak binalara karar verecek. Böylelikle, ARKİV deki proje zenginliğinin arasında kaybolmuş, dikkat çekme şansı bulamamış nitelikli uygulamalar süzgeçten geçirilerek gözler önüne serilecek. Bu sene seçkiyi yapacak seçici kurulda: Türk Serbest Mimarlar Derneği nden Aytek İtez, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği nden Hasan Çalışlar, İzmir Serbest Mimarlar Derneği nden Vedat Tokyay, Arkitera Mimarlık Merkezi nden Emine Merdim Yılmaz ve Garanti Galeri de Pelin Derviş bulunuyor şartnamesi ve diğer bilgilere yakın zamanda adresinden ulaşılabilecek. Sonuçlar seçkiler açıklandıktan sonra ve adreslerinden izlenebilecek. Arkiv Seçkileri Seçkisini Türk Serbest Mimarlar Derneği nden Mürşit Günday, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği nden Haydar Karabey, İzmir Serbest Mimarlar Derneği nden Metin Kılıç, Arkitera Mimarlık Merkezi nden Ömer Yılmaz ile serbest mimar temsilci olarak Suha Özkan dan oluşan seçici kurul gerçekleştirdi. 142 projenin incelendiği toplantıda değerlendirme sonunda 62 proje ARKİV Seçkileri 2007 de yer almaya değer görüldü. Projeler başta İstanbul olmak üzere, 15 farklı kent ve KKTC ye kadar uzanıyordu. Projelerin tamamı adresinde görülebilir.

4 06 30/08/ Banu Alpay AFİŞ DEYİP GEÇME, TANI Bakınca göz yoran hatta çoğunlukla artık dikkatimizi bile çekemeyen konser, etkinlik vs. afişleri arasından hem sade hem de bir o kadar kendinden emin siyah büyük puntolu harfler ile beyaz fon üzerine yerleştirilmiş kelimeler çarpıyor göze. Önce ekmek gelir, ardından ahlak. Banka kurmanın yanında banka soymak nedir ki? 11. Istanbul Bienal inin ilham kaynağı Alman yazar Berthold Brecht in Elisabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile beraber 1920 lerde yazdığı 3 Kuruşluk Opera oyununun kapanış şarkısı olan İnsan Neyle Yaşar dan satırlar bunlar. 12 Eylül de kapılarını açacak olan Bienal, manifestosundan da anlaşılacağı üzere bu sene, sanatçılara güncel sorunlara cevap buldurmaktansa modası geçmiş gibi algılanabilecek ancak halen geçerliliğini sürdürmekte olan İnsan Neyle Yaşar sorusuna vurgulamalar yapıyor. Günümüz bienallerinin sanatı havalı, hoş ve eğlenceli göstermeye çalışan mantığından uzak durmaya çalışan bienal ekibi, bir zamanlar toplumsal ve siyasi değişimin en önemli aygıtlarından biri olan tiyatroda devrim yaratmış Brecht in yalın ve bir o kadar da sarsıcı dilinden yola çıkıyorlar. İstanbul, son 22 senedir değişik kavramsal çerçevelerle tanımlanmış sanat bienallerine ve afişlerine ev sahipliği yapıyor. Peki nedir Bienal afişlerini önemli ve mecbur kılan? Afiş, görsel dilin başlıca deney alanıdır. Değişen fikirlerin ve estetiğin, kültürel, sosyal ve siyasal olayların sahnesidir diyor grafik tasarımcı ve komedyen Pierre Bernard. Görsel bir dille fikirlerini sahneye koyan bir çok grafik tasarımcı tıpkı Brecht in sözleri ile yarattığı gibi sosyal ve politik devrimler yaratmayı ve bu devrimleri topluma kabullendirmeyi başarmışlardır. Tasarım tarihinde bir dönüm noktası olan ve günümüzde, hatta 11. Bienal grafiklerimizde de, rastladığımız konstrüktivist yaklaşım bunun en kuvvetli örneklerinden. Avrupa da 20. Yüzyılın başlarında yaygınlaşan ve sanatın geometrik nesne ve şekillerle soyutlandırıldığı kübizm hareketini benimsemiş Rus sanatçıların, 1917 yılında gerçekleşen Bolşevik Devrimi nin beraberinde pekiştirdiği bu görsel akımın, siyah, beyaz ve komünist Rusya yı temsil eden kırmızının hakim olduğu grafiklerinde geometrik formlar ve kalın belirgin yazı kararakteriyle oluşturulmuş sloganlar görülür. Devrimin getirdigi hızla tasarım ve sanat ön plana çıkmış, bunun sonucunda kimi sanatçılar, görsel ifadenin toplumun ihtiyaçlarından ayrı, ruhsal bir tecrübe olarak kalmasını savunmuş kimileri ise sanatı zaman ve boşlukta, dünyayı algılamada yenilikler sunacak formların oluşturulması olarak kabul etmiştir. Tasarımda konstrüktvzmin izleri olan ve keskin bir anlatım kabiliyetine sahip 11. İstanbul Bienali nin sesi, afişleri ile sokaklarda yankılanmaya başladı bile. Bosna Hersek doğumlu Dejan Krsic tarafından tasarlanan görsellerde, grafikte konstrüktvist dönemi çağrıştıran imgeler arasından Berthold Brecht in söylevleri gözümüze çarpıyor. geometrik illüstrasyonlar, tipografi ve punk grafiklere de öncülük etmiş kes yapıştır kolajlar, günümüzde görsel kullanılan yerli yabancı neredeyse her mecrada karşımıza çıkıyor. İngiliz gazeteci Hugh Aldersey- Williams, politik amaçlarla çıkmış bu yaklaşımın politikacılardansa, tasarımcılar ve sanatçılar arasındaki daha popüler konumunu anlattığı yazısında konstrüktvizmi en cömert -izm olarak tanımlıyor. İstanbul Bienali grafiklerindeki tipografi ve kırmızı siyah geometrik şekillerin modernize edilmiş olmalarına rağmen kullanım tarzlarındaki tanıdıklık kaçınılmaz. Bienal in 2009 kavramlarını düşündüğümüzde neden böyle belirgin, yalın bir anlatım şeklinin seçildiğini anlamak çok zor değil ancak tasarımcının geçmişine bakıldığında daha da ilginç örtüşmeler bulmak mümkün doğumlu Dejan Krsic Doğu Avrupa da bir çok kişisel ve kolektif sanat sergilerine katılmış olmanın yanısıra Slovaj Zizek gibi Yugoslav filozofların tercümelerini de yaptı ve yayınladı. 90 ların sonuna doğru çıkarttığı ve editörlüğünü yaptığı punk yayını Arzkin de tasarımcının kendini özgürce ifade ettiği yayınlardan biriydi. Krsic in beraber çalıştığı politik sanat kolektiflerinden biri olan NSK (Yeni Slovenya lı Sanat) organizsyonu 1987 de Yugoslav Gençlik Günü için tasarladığı posterle ülkede büyük bir polemiğe yol açtı. Nazi sanatçı Richard Klein ın bir resminin üzerinden, Nazi bayrağını ve kartalını Yugoslav bayrağı ve güvercini ile değiştirek tasarlanan poster yarattığı skandal ile ülke dağılmadan önce gençlik günü kutlamalarının tamamen iptaline sebep olmuştu. Bir gerçek var: Bienaller halkın ekonomik ve kültürel olarak daha üst sınıfına hitap eden organizasyonlar. Bu sene ki bienalin iddialı konusunun ve destekleyici grafiklerinin ne kadar genel bir kitleye çekim alanı yaratacağı zamanla belli olacak. Klasikler arasına girer mi? Bunu kestirmek zor ancak şimdiden üzerlerinin başka ilanlarla kapatılmaya başlandığı ve beğen al sloganı ile şakayla karışık anti-bienal grafiklerinin ortalarda dolaşmaya başladığı açık. Krsic imzalı bienal grafiklerine beğen-al sloganlı anti-bienal grafikleri eşlik ediyor. Umut Kart EN NİHAYET MAYBE SHOP Son dönemde, düzenlediği üretim hataları sergisi Oops ile çok konuşulan Erdem Akan, şimdi de Addressistanbul da açtığı Maybe Shop ile gündemde. Mekanda, yalnızca Akan ın değil, pek çok Türk tasarımcının ürünü satılıyor. Türkiye de pek az tasarım firması kendi mağazasını açmaya cesaret edebiliyorken sizi böyle bir fikre iten neydi? Türkiye'de tasarım ürünleri satan mağaza çok fazla yok. Hele ki Türk tasarımcısına yer veren mağaza sayısı daha da az. Birinin bu konuda öncülük etmesi gerekiyordu. Maybe Shop ne satar, herşeyi mi? Herşeyi diyebiliriz. Tasarım değeri taşıyan ev aksesuarları, mobilya ve aydınlatma, tekstil, kişisel aksesuarla, takı... Sadece kendi tasarımlarınız mı yer alacak? Hayır, başka tasarımcıların ve hatta beğendiğimiz anonim ürünleri de satacağız. Beğenmemiz, bizi heyecanlandırması ve cok kolay ulasılır başka bir yerde olmaması bizim icin yeterli. Tasarımı olan kapınızı çalabilir mi? Evet, dükkanı gördükten sonra projesinin/ürününün uygun olduğunu düşünenler bizimle paylaşabilir. Tasarımcılara üretim desteği vermesi söz konusu mu? Beğendigimiz projede üretimin geliştirilmesi gerekiyorsa elbette. Maybe Design ı son dönemde öne çıkaran neydi dersiniz? Total Tasarım a verdigimiz önem. Bu hem disiplinlerarası çalısmamız, hem de tasarımın ötesinde, eğitimden, perakende satışa, sergi organizasyonundan tasarım danışmanlığına kadar yaptıgımız işlerin çeşitliliği ile ilgili. Maybe Design ın klasik bir tasarım dükkanından ayıran ne? Bu dükkanda tasarımcısı belli olmayan fakat tasarım değeri taşıyan anonim işlere de yer var. Ya da bir şeyin bu dükkanda olması için, bir tasarımcısı olması yeterli değil. Fotoğraf: Muhsin Akgün ŞİKAYET ETME HAKKIMIZ YOK! Kendi adınız yerine Maybe Design olarak imza atıyor olmanızın nasıl avantajları ve dezavantajları oluyor? Açıkçası avantaj ve dezavantajları hesaplamadan çalısıyorum. Maybe'nin parçası olmak benim için yeterli. Başka firmaların ürünlerine de yer vermek Maybe Design ı marka olarak geri plana atmayacak mı? Biz yıldızdan çok samanyolu gibi yıldız kümesi olmak istiyoruz. Başka parlak yıldızlarla beraber daha çok parlarız. Bu zamana değin yalnızca tasarım değil aynı zamanda tasarım yönetimi projeleri de yaptınız. Bu ülkede proje yapmanın zorlukları neler sizce? Şikayet etme hakkımız olduğuna inanmıyorum. İyi hizmet verir, işinizi iyi yaparsanız herşey kolay olur. Istanbul Design Week sırasında gerçekleştirdiğiniz Oops sergisinden çok söz edildi. Devamını getirmeyi düşünüyor musunuz? Kesinlikle. Sergilere ve Türk tasarımcılara cok inanıyoruz. Hem 2009 hem de 20 için yurtiçi ve yurtdışında cok keyifli sergi projelerimiz var. İşbirliği yapabileceğimiz doğru sponsorları arıyoruz.

5 08 30/08/ Şölen Kipöz Gözde Tüfekçi HİKÂYESİNİ KULLANICI İLE YAZAN KIYAFETLER 3G SONUNDA GELDİ! PEKİ YA ŞİMDİ? Bora Aksu nun geçtiğimiz ay İstanbul da tanıttığı akıllı kıyafetler, tasarımları sayesinde birden fazla kullanım alternatifi sunuyordu. Ünlü tasarımcının işleri, kullanıcı deneyimini bir kez daha sorgulamaya davetiye çıkardı. 1.Dünya savaşından önce hizmetçilerinin yardımı olmaksızın kıyafetlerini kendileri bile giyemeyen moda kurbanları için önden bağlanan gömlek bile büyük bir devrim niteliği taşıyordu. Diğer taraftan modernitenin temel motiflerinden biri olan hız olgusu etrafında şekillenen Futurist manifesto ile kullanıcılar yalnızca kendi giysilerini giyebilir olmakla kalmadılar, giydikleri kıyafetlerin alacağı son forma da müdahale eder hale geldiler. Giacomo 02 Balla nın 1914 yılında modanın abartılı ve sıkıntılı formalitelerinden kullanıcıyı özgürleştiren hareketli ve işlevsel bir dizi giysi önerisinin ardından 1935te Filippo Thomasso Marinetti nin Akıl için Latin Keyifler adlı manifestosuyla gelen seçim özgürlüğü, günün her saatinde insanın içinde bulunduğu psikolojiye göre biçimlendirilen metaforik kıyafetler sunuyordu. Sanat tarihçisi Radu Stern e göre bu başkalaşımlar bir kıyafeti neredeyse açık bir sanat yapıtına dönüştürüyordu. Küresel moda sisteminin formları ve biçimleri olduğu gibi kabullenmeye ve tüketmeye yönelik hazırcı tavrına karşı Issey Miyake nin yılları arasında tasarladığı bir dizi kıyafet ise kullanıcıya daha büyük bir yaratıcılık alanı tanıyordu. Bir Parça Giysi-A Piece of Clothtemeline dayanan A-POC koleksiyonu ile Miyake, sadece kullanıcı deneyimini değiştirmekle kalmıyor aynı zamanda giysi yapım tekniğine de yeni bir sistem getirmeyi amaçlıyordu. Pastal kalıbın tüp şeklinde uzun bir kumaş parçası üzerinde işaretlendiği kıyafetler kullanıcıya bu izleri takip ederek kestiği giysiye kavuşabileceği sözünü veriyordu, hem de hiçbir dikiş müdahalesine gerek duymaksızın. Ancak,bu akıllı tasarımlar, azla değer üretmeye çalışan duyarlı bir endüstriye ve akıllı tüketicilere gereksinim duyduğundan modanın küresel ticari sisteminde uzun soluklu olamadı. Kullanıcı deneyimine ve işlevselliğe odaklanan benzer bir yaklaşım ise Amerikalı bir tasarımcının elinde tam anlamıyla ticari bir başarıya dönüştü. Donna Karan yarıfeminist bir yaklaşımla çalışan kadınların yaşantısını kolaylaştıran, ve bir iş kıyafetinden kokteyl elbisesine dönüşebilen, çok da becerikli olması gerekmeyen kullanıcılara becerikli kıyafetler öneriyordu. Böylece bir taşta iki kuş prensibi ile lüks ve şık moda pazarına ekonomik ve pratik bir açılım getirerek rakiplerine açık ara fark atıyordu. Donna Karan ın modasının çoktan geçtiği, akıllı kıyafetlerin de bir teknolojik beceri ile bütünleşmesi gerektiği bir dönemde Bora Aksu nun Kokteyl adlı koleksiyonu, kullanıcı deneyimi ve zevkine yönelik dönüşebilirlik sözü veren yeni tasarımlarla karşılaşmak adına umut verici. Geçtiğimiz ay İstanbul da koleksiyonun tanıtımını yapan Aksu, yalnızca kokteyl elbiselerine yönelik akıllı tasarımları ile bir elbisede kullanıcının üç farklı kıyafet keşfetmesine izin veren dekonstrüktif bir yaklaşım benimsiyor. Günümüzdeki ekonomik çalkalanmalar ile insanların bir elbiseyi bir kez giyme lüksünün ortadan kalkması ve artık tasarlayanlar kadar giyenlerinde yaratıcı olduğu bir dönemi yaşıyor olmamızdan hareketle bir elbise tasarımını 3 farklı elbiseye dönüştürebilme fikrini geliştirmiş Aksu. Böylece sadece daha uzun ömürlü giysiler yapmakla kalmıyor, aynı zamanda giyene de yaratma ve kendi tasarımını oluşturma şansı tanıyor.koleksiyonda değişebilen tasarım serilerine çiçek isimleri veren Aksu, formların ve kalıpların oluşmasında çiçeklerin gün içindeki hareketlerinden etkilenmişe benziyor.böylece akışkan kumaşlarla bu hareketleri çevirerek, katlayarak ve bağlayarak kullanıcının gerçekleştirmesini sağlıyor. Herkes İçin Bitti! Kişisel yolculuğunun hikayelerini gerçekleştirmek için etrafında iletişime girdiği pek çok malzemeyi,objeyi, giysi ve aksesuar parçasını farklı deneyimlerle yeni tasarımlara dönüştüren Aksu, Converse ile yaptığı işbirliği çerçevesinde, 2005 kış koleksiyonunda Converse ayakkabıları botlara ve kısa çizmelere dönüştürmesinin ardından, 2007 yaz koleksiyonunda, ayakkabıları gerçeküstü bir anlayışla bele giydirerek dönüştürebilen tasarımın örneklerini sergilemişti. Bora Aksu Coctail Line, farklı hikayeleri olan ve couture tekniklerinin ağırlıkta olduğu Bora Aksu koleksiyonlarına göre hazır giyim tüketicisine yakın bir bütçeye hitap ediyor. Aksu nun geçtiğimiz son bir kaç yılda Koton firması ile yaptığı işbirliği süresince şık, işlevsel ve ekonomik kıyafetlere imza atabildiğini biliyoruz. Yüksek modayı sokağa indirebilen, neredeyse herkes için Bora Aksu alternatifini doğuran bu işbirliği ne yazık ki bitti. Yerine herkes için olmasa bile akıllı ve şık giysilerin arayışında olan moda tüketicileri için geliştirilen Kokteyl koleksiyonu ise hazır giyim endüstrisinde yeni bir açılıma neden olacak gibi gözüküyor. -02 Sırasıyla Bora Aksu imzalı Orchid ve Venus Bulunduğunuz cenneti eşe dosta göstermenizi sağlamak, süpermarket faturanızın hesabınızdan düşürüvermek, ev monitörünü cebinizden izletmek şöyle dursun... İşitme engellileri cep telefonuna kavuşturan da 3G! Geç olsun, güç olmasın mı demeli? Merakla beklenen 3G geçen ay itibariyle tüm ülke genelinde aynı anda hayatımıza girdi. Aslında birçoklarımızın fazla birşey değiştirmedi dediği, GSM dünyası için bir dönüm noktası olan üçüncü jenerasyon iletişim çağı 3G ye, standartların belirlendiği tarihten yaklaşık 10 yıl sonra adım atabildik. Tüketiciler giderek artarak, karşılanabilir fonksiyon adına çabuk ve ekonomik gönderilebilen multimedya deneyimleri yaşamayı beklerken, 3G teknolojisini dünyada 112. sırada kullanıyor olmamız şaşırtıcı elbette. Önceleri coğrafi şartları zorlamanın altında yatan nedenle Norveç ve Finlandiya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinin, sahip oldukları geniş ve zorlu arazilere kablolu iletişim yerine alternatif yöntemler aramalarıyla başlayan GSM yolculuğu, bugün dünyada 4 milyar kişinin kullandığı bir iletişim aracı. Kablolu iletişimin yerini GSM e bırakmasının ardından, WAP teknolojisine göre daha hızlı ve bol içerikli bilgiler elde ettik sonraları. Ardından, transfer hızını arttıran EDGE teknolojisi sayesinde mobil telefonlardan internete bağlanmak kullanabilir düzeylere taşındı. Bunları takip eden, mobil cihazlardan farklı servislere bağlantı, müzik, oyun, video gibi yan uygulamaların gelişmesiyle birlikte, kullandığımız mobil telefonlar da birer iletişim merkezi haline geldiler. Mobil telefonlarla çektiğimiz fotoğrafları paylaşıp, kolayca müzik dinler olduk bu sayede. Ve son olarak, üçüncü nesil iletişim 3G girdi hayatımıza... Yan Etkileri Neler? Bu günlerde adını sıkça duyduğumuz, GSM teknolojisini bir üst basamağa taşıyan üçüncü nesil için, International Telecommunication Union tarafından 1999 yılında belirlenen standartlarla başlayan yolculuk, 20 yılında Japon GSM devi NTT DoCoMo tarafından ilk ticari 3G hizmetinin tüm dünyaya tanıtılmasıyla hız kazandı. En basit ifadeyle, üçüncü jenerasyon iletişim 3G, sahip olduğu altyapıyla birlikte bağlantı ücretlerini düşürüp veri hızını arttırarak sürekli ve ulaşılabilir bağlantı sağlarken, kesintisiz olarak veri iletişimi gerçekleştirebiliyor. Böylece kullanılabilir düzeylere taşınan bağlantı hızıyla internet her an cebinize taşınıyor. Adında G olmasından mıdır bilinmez, ağırlıklı olarak görüntülü konuşma olarak anılan 3G teknolojisinde görüntü paylaşımı, üçüncü nesil bağlantıların sunacağı ana özellik olmasa da, ürünlerde öne çıkan en belirgin farklardan biri. Üçüncü nesil iletişim çağına geçmemizle birlikte bu anlamda tasarlanan ürünler ve gelecek iletişim senaryoları bizim de hayatımıza girmeye başladı. Bunun örneklerinden LG, elektronik dünyada ilk defa 6D910 Watch Phone modelini, CES 2008 fuarında sergilediği prototipinin ardından, tamamen dokunmatik ekran gibi yükseltilmiş özellikleriyle geçtiğimiz aylarda duyurdu. Diğer kameralı telefonların aksine ön kamerası bulunan tasarım, görüntülü konuşmaya odaklanarak çok daha rahat bir deneyim vaat ediyor. Tüketicilerce kullanılabilen teknolojilerin hayata geçmesi, beraberinde diğer başka yenilikleri de kullanılabilir kılıyor. Nokia Araştırma Merkezi, Cambridge NanoScience merkeziyle birlikte, uzun bir süredir üzerinde çalıştığı Nokia Morph konseptini tamamladı. Mantrasının farklı düşünmek üzerine kurulu olduğu model, düz hatlı taşınabilir TV şeklinden şık bir telefona dönüşebilirken, elastiki yapısı sayesinde kola takılabilmesi için şekil değiştiriyor. Uzun bir süredir ismini duyduğumuz fakat günlük yaşamımızda pek de görmeye alışık olmadığımız katlanabilir ekranlar Nokia nın Morph ismini verdiği yeni konseptiyle hayat bulacağa benziyor. 3G nin etkileri yalnızca ürün tasarımını değil servisleri de etkilerken, operatörlerin altyapıyı kullanıma açmalarıyla birlikte, daha iyi hizmet sunmak isteyen kurumsal şirketler, 3G teknolojosini kullanarak, görüntülü çağrı merkezlerini hizmete açmaya başladılar bile. Bu sayede telefon hizmetlerini görüntülü olarak arayan müşteriler, gerekli menüleri cep telefonu ekranlarında görüntüleyebiliyor ve bununla birlikte daha kolay işlem yapabiliyorlar. İletişimde üçüncü neslin getirdiği bir başka yenilik ise, işitme engellilere sağladığı kolaylıklar tarafında. Yüksek veri hızı sayesinde eş zamanlı görüntülü konuşmanın mümkün olması, bu yolla işitme engllilere daha kolay bir iletişim aracının kapılarını aralayacak. Avrupa Birliği Çerçeve Programı kapsamında engellilerin cep telefonundan iletişim kurmalarını sağlamak amacıyla geliştirilen WISDOM projesinin yanısıra, başta operatörler olmak üzere birçok şirket ve banka, işitme engelliler için işaret dili bilen müşteri temsilcileri 02 sayesinde özel bir video içeriği yaratarak işitme engellilerin de görüntülü çağrı merkezlerinden faydalanmalarını sağlayacak. Her bilginin izini sürmek, depolamak ve paylaşmak üzerine kurulu gelecek senaryoları düşünüldüğünde, iletişim araçlarının giderek aksesuarlaşacağının ve kolay ulaşılabilir noktalara konumlanacağının kokusunu alabiliyoruz. Bu anlamda 3G ve ardından 4G ile birlikte yeni nesil mobil telefon tasarımları, sadece birer konuşma aracı olmaktan çıkıp kompakt tasarımlarda sıkıştırılmış bilgi merkezleri halini alıyor. Bileğimizdeki ürün, fotoğraf çekip onu anında paylaşmamıza yararken, aynı zamanda kahvenizi satın alabileceğimiz bir araca dönüşüyor. Ve bütün bunlar aslında bizim hayatımıza yeni yeni sızan 3G ile yaşanıyor. LG nin Watch Phone görünülü telefonu 02 Nokia nın Morph konsepti

6 10 30/08/ Pelin Özgen Gözde Tüfekçi Bİ DÜNYA TASARIM Birinci sezonu geride bırakan Bi Dünya Tasarım programı, tasarım ekseninde seçtiği konularla her hafta TRT Türk ekranlarında izleyici ile buluşuyor. Mimari tasarımdan, moda tasarımına, endüstriyel tasarımdan sanatsal tasarıma uzanan çok geniş bir perspektifte hazırlanan program, özellikle Türk tasarımı ve tasarımcılarını ekrana taşımaya özen gösteriyor. Tasarımcılar, tasarım kültürü ve yönetimi hocaları, ve tasarım editörlerinden oluşan bir ekip danışmanlığında sürdürülen program en son tasarım haber ve gelişmeleriyle, sadece tasarım dünyasının değil, program izleyicilerinin de beğenisini topluyor. Programın yapımcısı Sevinç Baloğlu merak edilenleri yanıtladı. Projenin çıkış sürecinden bahseder misiniz? Ben sinemacı olarak bir filmin oluşma sürecine de hep tasarım olarak bakmışımdır. Sadece mekan ve kostüm tasarımı anlamında değil, senaryo tasarımından, sahnelerin çekimine; kurgudan renk ve ses tasarımına uzanan uzun ve meşakkatli bir yolculuktur sinemada tasarım. Buradan bakmaya başlayınca, yaşadığımız mekanların mimari tasarımından; hayatımızı kolaylaştıran ya da güzelleştiren objelerin tasarımına, bütün bir hayat içindeki tasarımın önemini fark ediyorsunuz. Bunu daha geniş kitlelerle paylaşmak istedik ve çok değerli danışmanlar ekibi bize ülkemizde uluslararası başarılara imza atmış tasarımcılar ve ürünlerini anlatınca, biz de Türkiye nin tasarım kültürünü tanıtmanın hem eğitici hem de çok renkli bir yanı olacağına inanarak kolları sıvadık. TRT Türk projeye çok olumlu yaklaştı. Ve TRT- Türk den Cavidan Önder in de isim anneliğini yaptığı, Bidünya Tasarım programı doğmuş oldu. Türkiye de çok fazla tasarım programı yok, neden sizce? Tasarım programı yapmanın zorluğu ne? TRT Türk te ikinci sezonuna başlayan, Ece Sükan ın sunumuyla ekrana gelen Bi Dünya Tasarım, küçük bir ekibin büyük bir özveriyle çalışmasının sonucu. 02 Öncelikle bu konuda bir farkındalık yaratmak gerekiyor. Tasarım sanki çok özel bir alanmış gibi geliyor herkese Yani geniş bir kitleyi ilgilendirmiyor gibi düşünülüyor. Oysa moda tasarımı için bu böyle değil. Modaya yönelik pek çok program yapıldı ve yapılıyor. Çünkü biliniyor. Oysa tasarım, her yaştan her ekonomik ve kültür grubundan insanın yaşamını direk etkileyen bir olgu. Bu farkındalık yaratılırsa tasarım üzerine program talebi de hem kanallar açısından hem izleyici açısından artacaktır. Ama tasarım programı yapmanın da kolay olduğunu söyleyemeyeceğim. Öncelikle konuya iyi hakim olmak gerekiyor. Bunun ötesinde, programın, içeriği ve biçimiyle de özel bir tasarımı olması gerekiyor. Bu da bütçe ve emek işi Yönemen Rıza Baloğlu nun belgesel tadındaki çekim üslubu programa özel bir çizgi kazandırdı. Hasan Erdem in özenli çerçeveleri, Ece Sükan ın sunumu, Müslüm ün ışık performansı, Serkan ın özgün müzikleri, 1000 Volt un 3D animasyonları, Zeynel in titiz kurgusu, Burak ın enerjik asistanlığı, Tuğçe nin fotoğrafları, danışmanlarımız görüşleri ve çekim programlarını oluşturan Selin in özverili koşturmalarıyla program da özel bir tasarıma kavuştu. Bidünya Tasarım, aslında bidünya işin küçük ama özenli bir ekip tarafından başarıyla yapıldığı bir program. Programın içindeki bölümlerli hangi kriterlere göre belirlediniz? Bu noktada danışmanlarımızın görüşleri önemli oldu. Yapmak istediğimiz genişlikteki bir tasarım programının hangi alanları kapsaması gerektiği konusunda bize yol gösterdiler Portreler, her alandaki tasarımcı kimliklerini ve tasarım felsefelerini anlatabilecekleri bir başlık olarak programdaki yerini buldu. Sanatsal Tasarımların ise baştan beri programda önemli bir yeri olmasını istiyorduk. Çünkü tasarım aslında farklı sanatsal disiplinlerden de beslenen bir alan. Hatta bir ara programın adının 8. Sanat Tasarım olmasını düşünmüştük ama danışmanlarımız bu ismin bir tasarım programını tam olarak ifade edemeyeceğini söyledikleri için vazgeçip, bu ismi programın bölümlerinden birinin başlığı olarak koruduk. Programınızın sponsoru yok, bu tercih mi? Hayır. Sadece sponsorluk müessesinin de özel bir çalışma gerektirdiğini düşünenlerdenim. Buna galiba ancak zaman bulabileceğiz. Programın bir sponsoru olmasını özellikle Türkiye nin farklı bölgelerinde ve hatta yurtdışındaki tasarımcılara ve ürünlerine ulaşabilmek açısından isterim. Sunucunuz biraz şaşırtıcı, neden Ece Sükan? Ülkemizde sunuculuk pek meslek olarak görülmüyor. Oysa bu gerçekten de üzerinde durulması gereken bir konu. Sunduğu programla ilgili, üzerinde çalışan; diksiyonu ve fiziği güzel, izleyiciyle bir elektrik yakalayabilen kişilerin yapması gereken bir meslek. Ayrıca çekim tekniklerini bilmesi, setin koşullarına dayanıklı olması da önemli. Hangi konuda program yaparsanız yapın, profesyonel bir sunucuya ihtiyacı vardır. Bazen bazı meslekler içinden bu tür insanlar çıkabilir ama bunlar az bulunur şanslardır. Biz Ece yi seçerken mankenliğini ve moda ile olan ilişkisini düşünmedik. Bir tasarım programı yapıyorduk ve izleyici ile doğru kontak kurabilecek, programın yüzü olarak izleyiciyi ekrandan yakalayabilecek; yazılan metinleri doğru vurgularla okuyacak bir sunucu arayışı içindeydik. Onun çalışma disiplini; programla ilgili sunduğu her şeyi araştıran sorgulayan kimliği, iyi ezberi ve diksiyonu bizim için öne çıkan özellikleri oldu. Kuşkusuz güzel fiziği ve de moda ile olan ilgisiyle kostüm seçimlerini de kendisinin yapması programa artı katkı sağladı. Programın geleceğine dair planlardan bahseder misiniz? Gelecekte programı İstanbul sınırlarının dışına çıkarmak istiyoruz. İçerik için de özellikle endüstriyel tasarım ve mimari tasarım alanlarında daha geniş parantezler açabileceğimiz özel bölümler yaratmayı planlıyoruz. Ayrıca, programın biçimsel olarak da zenginleştirilmesi konusunda sürpriz düşüncelerimiz var. Bi Dünya Tasarım programının sunuculuğunu Ece Sükan yapıyor. 02 Yapımcı Sevinç Baloğlu. Yaşadığınız şehir sizi mutlu ediyor mu? Oturduğunuz evde kendinizi ne kadar iyi hissediyorsunuz? Ya ofisiniz, rahat mı? Okuduğunuz okul sizi mutlu etti mi peki? Gittiğiniz hastane yapısı iyileşmenize yardımcı oldu mu? En son gittiğiniz lokantada huzurlu muydunuz? Bütün bu soruların yanıtı aynı yerde... Mimarlık tüm yaşam alanlarınızda, kalbinize dokunan, iyi hissetmenizi sağlayan temel öğelerin yer almasına sebep kavramdır. MÖ 1. yy.'da yaşamış olan Romalı mimar Vitruvius un "De Architectura" adlı kitabında iyi mimarlık için gerekli olan temel etmenlerin kullanışlılık, sağlamlık ve güzellik olduğunu dile getirmesi, yüzyıllar öncesinden bugüne toplumun mekansal alanlarında bu üç kavramın muhakkak olmasının işaretidir. Umudun, hüznün, sevincin evsahipleri binalar, 22 Ağustos tan itibaren her Cumartesi 10:30 da NTV de Yaşasın Mimari belgeselinde hayat buluyor. 13 hafta boyunca her Cumartesi günü, aynı saatte yayınlanacak belgesel, seyirciyi mimarlık konusunda aydınlatmayı amaçlıyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Bodrum, Antalya ve Kapadokya nın yanısıra Roma, Madrid, Barselona, Berlin, Hamburg, Rotterdam ve Amsterdam da yapılan çekimlerde, Türk ve Avrupalı mimarlar, kent tasarımcıları ve kent yöneticileriyle röportajlar yapıldı. Belgesel, her gün içinde yasadığımız evlere, ofislere, girip çıktığımız lokantalara, alışveriş merkezlerine, mimarlıkla ilgilenen herkesin yanısıra, yasadığı yerlere, şehirlere, bu kez mimarların gözünden bakıyor. Mimarlığın hayatımızdaki önemini vurguluyor. Mimarlık Hayattır, Mimar ve İşvereni, Dünyaya Yerleşmek, Dünyada Yer Edinmek, Yerellik Yenilik Yersizlik, Bir Kentte Dolaşmak, Kentin İzi-Mimarisi, Mimarlık Zamanın Barometresi, Mimarlıkta Sahtelik- Sahicilik, Mimarlık Kültürel Yatırım, Dönüşüm: Canlanma- Başkalaşma, Yeşil Hayat Mimarisi, Gelecek ve Mimarlık bölüm başlıklarından oluşan belgeselin her bölümünün bir mimar danışmanı bulunuyor. MİMARLIK MUTLU EDER Mİ? İstanbul Serbest Mimarlar Derneği nin yürüttüğü, Avrupa Birliği tarafından desteklenen FOLIA Fragments of Living in Architecture projesi kapsamındaki Yaşasın Mimari adlı 13 bölümlük mimarlık belgeseli Ağustos tan itibaren NTV de yayınlanmaya başladı. Bursa ve Kapadokya da, yurtdışında ise Berlin, Hamburg, Roma, Barcelona, Madrid, Amsterdam ve Rotterdam da gerçekleştirilen çekimlerde ayrıca, konuların uzmanlarıyla röportajlar da tamamlandı. 22 Ağustos ta ilk bölüm yayına girdi. Diğer bölümler 12 hafta boyunca cumartesi günleri saat da yayınlanacak. Sizce mimarlık gündemi için önemi, ortaya çıkışında ana hedefi neydi? Belgesel dizisini iki konferansla destekleme sebebinizi öğrenebilir miyiz? Dünyanın en eski mesleği olarak tanımlanan mimarlığın, ülkemizde yeterince tanınmadığı maalesef bir gerçek. Mimarinin toplum ve bireyler üzerindeki yaşam biçimini tayin edici etkilerinin büyüklüğü düşünüldüğünde toplumda Mimarlık bilincinin yükseltilmesinin önemi ortaya çıkar. Ülkemizde bu amaca yönelik faaliyetler yok denecek kadar azdır. Televizyon tarihimizde konuyla ilgili yayınlar birkaç taneyi aşmaz. İşte biz bu diziyle; bu hedefe yönelik bir çalışma yaptık. Dizide herkesin anlayabileceği bir dil kullandık. Mimarlık kavramlarını olabildiğince anlaşılır bir biçimde aktarmaya ve yaşamımızı etkileyen insan yapısı çevremizdeki iyi ve kötü örneklere, nedenleriyle birlikte, dikkat çekmeye çalıştık. Projeye nasıl AB den destek aldınız? AB projeleri amacına uygun olarak, projedeki bir yan hedef de Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki işbirliği ve karşılıklı tanınmayı artırmaya katkıda bulunmak olmuştur. Bu kapsamda Alman Mimarlar Birliği ve Fransa Mimarlar Birliği yle işbirliğimiz gerçekleşmiştir. İstanbul daki toplantıda uluslararası üne sahip konferansçı Alman mimar kendi uygulamalarına referansla güncel AB ülkeleri mimarisini anlatmış diğer taraftan Paris teki toplantıda yine uluslararası üne sahip 2 mimarımız Türkiye deki uygulamaları anlatmışlardır. 'Yaşasın Mimari' belgeselinin NTV'de gösterilen bölümlerine ve çekim fotoğraflarına sitesinden ulaşılabilecek. 13 bölümlük belgesel, NTV'de yayınlandıktan sonra Türkiye genelindeki tüm mimarlık fakültelerine, üniversitelere, yerel yönetimlere ulaştırılacak. FOLIA projesi kapsamındaki bu çalışmayı, Çanakkale Seramik & Kalebodur ve Efektif Gayrimenkul destekliyor. Projenin Yöneticisi ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İSMD) nin Başkan Yardımcısı Oğuz Öztuzcu ya projenin detaylarını sorduk. Projeyi genel hatları ile anlatmanız mümkün mü? 02 Derneğimiz İSMD (İstanbul Serbest Mimarlar Derneği) nin yürüttüğü Avrupa Birliği tarafından desteklenen FOLİA projemiz Yaşasın Mimari adlı 13 bölümlük bir TV belgeseli ile 2 konferanstan oluşuyor. Konferanslardan ilki 15 Mayıs 2009 da Fransız Mimarlar Birliği bünyesinde Paris te, diğeri ise 3 Haziran 2009 da İstanbul da gerçekleşti. Yapımcı ve yayıncı kuruluş olarak ihale sonucu ulusal bir kanal olan NTV seçildi. Yurtiçinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum, Bir danışmanlık şirketinin derneğimizin böyle bir proje için fon almaya layık görülebileceğine bizi ikna etmesi üzerine bu proje için 2007 de başvuruda bulunduk de kabul edildik. Aynı danışmanlık şirketi ile işbirliği içinde bu günlere geldik. Son olarak... Mimarinin tanıtılmasına yapılan katkının toplumun mutluluğuna yapılan katkı olduğuna inanmış İSMD olarak bu belgeseli gerçekleştirmekten dolayı kıvançlıyız. 02 Projenin Yöneticisi ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İSMD) nin Başkan Yardımcısı Oğuz Öztuzcu

7 12 30/08/ Melis Pekand NURTOPU GİBİ İSTANBUL MODA GÜNLERİ İstanbul dan moda haftası çıkar mı çıkmaz mı, kaygısını bir tarafa koyarsak, İstanbul Fashion Days organizasyonunun modayla yoğrulmamış kültürden oluşan bir milleti ne denli biraraya getirdiğine odaklanabiliriz. Egosu bu kadar yüksek bir sektörün iğne ipliği bırakıp tek çatı altında birleşmesi, çok bilinmezli denklemde, her bileşenin payına düşeni bir şekilde yapıp birleşmesi, olmak ya da olmamak işte asıl mesele bu dedirtti. Bu aralar medyayı ve seyyahları en heyecanlandıran şehr-i İstanbul, bir de moda organizasyonuyla sınandı. Özgür Masur Modanın moda olduğu şu yıllarda, normal yoldan gebe kalamadığımız moda haftaları için 24 sene bekledik. Sonunda laboratuv ar koşullarında tüp yöntemiyle İstabul Fashion Lab ve mikroenjeksiyon katkılı İTKİB ile Moda Tasarımcılar Derneği, bizi mutlu sona kavuşturdular. Artık nurtopu gibi İstanbul Moda Günleri miz var. Gamze Saraçoğlu Yurtdışı moda basını ve alıcılarının da izlediği organizasyonda, Güney Amerika dan gelen davetliler her şeyden önce birlikteliği nasıl kotardığımızı inceledi. Yani bazıları için örnek olay niteliği taşıyan moda etkinliğinde yeteneklerini dünyaya tanıtan modacılar elele Taşkışla dan açıldı Ağustos tarihlerinde gerçekleşen, uluslararası defile takvimlerinin teamülüne uyarak gelecek yılın (20 İlkbahar/Yaz) anlatıldığı, sürekliliği daim olması gereken etkinlik, Türk moda sektörüne heyecan getirdi. Gün birimiyle tanımlanan moda etkinliğinin önümüzdeki yıllarda ismine Hafta yı eklemesi ümidiyle... Vesaire (vs ) isimli koleksiyonunu karma defilenin içinde sunan Özgür Masur, koleksiyonunu şöyle anlatıyor: 20 koleksiyonum daha önce gerçekleştirdiğim koleksiyonlarımın içerisinde en farklı olanıdır. Bu farklılıkların kadın bedeninde yine Özgür Masur imzasını da oldukça belirgin hale getireceğine inanıyorum. Dolayısı ile İstanbul Fashion Days gibi titizlikle hazırlanmış ve Türk Modasının ilk defa var olan gücünün yansıtıldığı böyle büyük bir organizasyonda yeni koleksiyonumu ve defilemin heyecanı ve anlamı benim için oldukça özel. Sahnenin her zaman bir tasarımcı için yaratıcı gücünü yansıtan en gösterişli yol olduğuna inandığımdan dolayı defile için hazırlanan modellerimi, 20 satış koleksiyonundan ayırarak iki farklı Özgür Masur u anlatmayı istedim. Satış koleksiyonundaki modellerde, tekrarlardan ibaret bir anlatım ve origamik katlamalar ön planda olduğundan için kadın bedeninde hassasiyeti, gösterişi yansıtan ipek şifonlar, ipek satenler, drapelerle yorumlanmış tüller, organzeler ve şantuk koleksiyonun ana hatlarını oluşturdu. Bahar Korçan Moda Tasarımcıları derneği başkanı Bahar Korçan ın konsepti Kabullen ya da Değiştir ; bireyleri baskı altında bırakan toplumsal ve dinsel tabuları ve bunlardan dolayı üstümüze yüklenenlere değindi. Bireyler bu kısıtlamaları ya olduğu gibi kabul ediyor ya da kısıtlamaların farkına varıp değiştirme yoluna gidiyor. Korçan a göre uyanma ve farkındalık vakti geldi. Özellikle kadının toplumsal dayatmalara karşı yaşadığı içsel yolculuğun üstünde durulduğu koleksiyonun bir bölümünde tasarımcının kızı Lâl Korçan ın çizdiği desenler Anteks Tekstil in ürettiği kumaşlarla kullandı. Defile için Bahar Korçan tarafından çizilen ayakkabılar İnci Deri tarafından üretildi. Ayrıca Jasabi tarafından uygulanan mücevher koleksiyonu da defilede yer aldı. Hatice Gökçe Hatice Gökçe, Ressam Taner Ceylan ve Hayko Cepkin in de katkıda bulunduğu Öteki isimli defile, İstanbul Moda Günleri nin tek erkek koleksiyonuydu. ÖTEKİ defilesinde 45 parça vardı. Pamuk, keten ve ipek karışımı kumaşlardan gömlek elbiseler, uzun bodyler, dar pantolonlar ile deri mont ve ceketler tanıtıldı. Beyaz, bej, gri ve mavinin kullanıldığı koleksiyonda pötikare ve optik desenli kumaşlardan oluşan kısa ceket ve deri yelekler göze çarptı. Özlem Süer Mitolojideki 3 güzel olan Athena, Hera ve Afrodit e gönderme yaparak güzellik kavramını sorgulayan tasarımcının koleksiyonun ismi Triology idi. Asimetrik kesimler, ikinci bir ten gibi duran deriden tasarımlar, soft tonlardaki renk skalasına hareket katan el yapımı aksesuarlarla neo romantik bir şehirli kadın yaratmıştı Özlem Süer. Tünikler, elbiseler, taytlar, şifon ipek ve derilerle karıştırılmıştı. Özlem Süer ayrıca gelecek ay içinde gerçekleşek Paris Moda Haftası na da katılacak. Mehtap Elaidi Mehtap Elaidi nin ilk defilesi olan Yollar temalı koleksiyonu, seçtiklerimiz, seçmediklerimiz, üzerinde yürüdüklerimiz, ardımızda bıraktıklarımız, geleceğe ayırdıklarımız ve daha aklımıza gelmeyen tüm yollar düşünülerek tasarlanmış. Canlı ve içiçe geçmiş renkler skalasında Elaidi klasiği olan siyah-beyazlar da kullanılmıştı. Origamik katlamalar ve kuplar, ters hacimler, androjen silüetlerde yakalanan dişilik, koleksiyonun ana hatlarıydı. Tasarımcının kendi kuplarını yaratmak için başvurduğu uzun dikdörtgen parçalar kayde değer deyatlardan biriydi. Deriler ve trikolar da ilk kez Elaidi parçalarında gün yüzü gördü. Hakan Yıldırım Kendi adını taşıyan markası ve Koton için iki defile yapan tasarımcı, moda günlerinin en çalışkan tasarımcısıydı. Özellikle hızlı perakende markası Koton için avangard bakış açısıyla hazırlanan koleksiyon, yıllardan beri özlediğimiz bir birliktelik niteliğindeydi. 40 parçalık koleksiyonun teması yeni lüks tü. Lüksün tanımının değiştiğini, Koton için yeni lüks anlamına gelen oldukça şık bir koleksiyonla anlattı Yıldırım. Ancak parçalara ulaşmak için gelecek yazı beklemek gerekecek. Damladan okyanusa akış, Gamze Saraçoğlu nun koleksiyonunun teması. 60 parçadan oluşan koleksiyonda damlanın geçtiği tüm evreler, ekru, pudra pembesi, krem, su yeşili, turkuaz ve petrol mavisi tonlarında anlatıldı. Teknik açıdan zengin ve ince işçiliği olan bu koleksiyonda akışı doğru anlatabilmek ve yansıtabilmek için, drape teknikleri geliştirilerek, özel punto dikişler ve farklı detaylar kullanıldı. Hem gece hem de gündüz giyilebilecek parçalardan oluşan, doğal kumaşların kullanıldığı koleksiyondaki kumaşların büyük kısmı ipekti. Deniz Mercan Deniz Mercan, küçükken yaptığı kağıt bebeklerin giysilerinden ve kızı Sofia nın çocukluğunda oynadığı oyuncaklardan ilham alarak Sofia nın bebekleri adlı plaj kıyafetleri mayo koleksiyonunu sundu. Mercan, koleksiyonu şöyle anlattı: 24 Nisan sabahı, yeni koleksiyonumu kızıma hediye olarak vermek fikri ile uyandım. Ta ki internette 23 Nisan çocuk kutlamalarında eskilikten yırtılmış, sarı, plastik çizmeli minik bir kızın dans eden fotoğrafını görünceye kadar Bir yumruk sıkıştı göğsüme. Ülkeme karşı sorumluluğum ve borcumu ödeyebilmenin kendimce bir yolunu bulmaya itti beni. Bizler; şanslı çocukları olan bütün anneler, ülkemizin bilgiden yoksun minik kızları için büyük bir güç olabiliriz. Bu yüzden koleksiyondan elde edilecek gelirin bir bölümünü bağışlayarak küçük kızların eğitimine destek vermeyi amaçlıyorum. Bu koleksiyon için harcadığım tüm enerjiyi, güzel duyguları kızım Sofia ya ve ülkemin erkenden büyümek zorunda kalmış, hiç oyuncak bebekleri olmamış, minik kız çocuklarına ithaf ediyorum. Simay Bülbül Türk derisini farklı kumaşlar ile birlikte kullanarak gelinlikten, gece elbisesine kadar değişik tasarımlarla modaya yeni bir yorum getiren Simay Bülbül, DTG (Deri Tanıtım Grubu) işbirliği ile İstanbul Moda Günleri nde 10 parçalık koleksiyonunu karma defile içinde tanıttı. Simay Bülbül koleksiyonunu şöyle tanımladı: Türk derisini tasarım ile buluşturduğumuz bu koleksiyon ile amacım farklı platformlarda deri modasının iç sesini kendi yorumumla dışa vurabilmek. Bu koleksiyonumda bir kadının masalındaki arayışı ve uyanışını anlatıyorum. Kahramanı olduğumuz hayat masalımızda aslında yaşamımız bir makaraya sarılmış ip ile anlatılıyor. Her an kopabilir, yol alabilir, her yere gidebilir ve düğüm olabilir.

8 14 30/08/ Gökçe Dervişoğlu GELECEĞİ Avşar Gürpınar TASARLAYABİLİR MİSİN, ABİDİN? BİRLİKTEN TASARIM DOĞAR MI? Kitlesel inovasyon yöntemi crowdsourcing, söz kosunu tasarım olduğunda süreci herkese açık hale getirmeyi tarif ediyor. İnternet yoluyla paylaşılan fikirlerin, ürüne dönüşme macerasını yönetmek bir hayli çaba gerektiriyor elbet. Ürün tasarımında kullanıcının ne kadar önemli olduğu artık su götürmez bir gerçek. Özellikle son 30 sene içinde bu önem sürekli olarak artmaya da devam etti. Bu durumun farkında olan firmalar ise ürün tasarımı süreçlerinin belli noktalarında sıklıkla kullanıcıların fikirlerine zaten başvuruyordu. Kullanıcı odaklı tasarım süreçleri, dışarıdan çalıştırılan tasarımcılar ile de birleştirilince ortaya bir anda bir çok insanın dahil olduğu bir durum çıkmaktaydı. Peki böyle bir durumda sürece katılan kişi sayısını arttırır ve hatta geniş kitleleri tasarım ve yaratıcılık sorunlarının çözümünde kullanırsak ne olur? İşte buna crowdsourcing adı veriliyor. Bir tür dış kaynak kullanımı olan crowdsourcing in bize daha tanıdık olan outsourcing den farkı, ikinci durumda bir firmada yapılacak bir iş, o alanda profesyonel başka bir şirkete yaptırılırken, ilk durumda böyle bir gereklilik olmaması. Bu yöntemde amaç bir tasarım sürecini ya da sorunu o konu ile ilgisi olan olmayan herkese açarak yaratıcı fikirlere ya da çözümlere ulaşmak. Büyük kitleleri bir araya getirmek için en uygun ortam tabi ki internet. Bu sebeple crowdsourcing örneklerinin büyük bir bölümünü internet siteleri oluşturuyor. İçeriğini kullanıcıların oluşturduğu Wikipedia ve Ekşi Sözlük siteleri bunun uzun süredir devam eden başarılı örneklerinden. İşin tasarım tarafına geçtiğimizde ise kullanıcıların da maddi kazanç sağlayabildikleri oluşumları görüyoruz. Fotoğraf, çizim, video ve ses dosyalarının yüklendiği ve satışından kullanıcının da para kazandığı istockphoto ya da kişisel tasarımların farklı ürünler üzerine basıldığı Threadless ve Zazzle gibi projeler de oldukça popüler hale gelen crowdsourcing örneklerinden. Name This 'te ise çeşitli ürünler için yaratıcı isimler bularak maddi gelir elde edilebiliyor. Bunların dışında Lego internet sitesi üzerinden indirdiğiniz bir programla istediğiniz Lego tasarımını yapmak ve ardından bunu firmaya yollayarak içerisinde o tasarım için gereken parçaların olduğu bir set almak mümkün. Crowdsourcing'in ürün tasarımındaki en başarılı uygulamalarından biri ise Quirky. Burada, bir sorunun çözümü için geniş bir kitleye açık çağrıda bulunan firma da ortadan kaldırılarak, fikir, tasarım, üretim ve satış süreçlerinin hepsi bir internet sitesi üzerinde birleştirilmiş. İlk aşamada kullanıcılar hayata geçirmek istedikleri ürünlerle ilgili fikirlerini yazılar ve görseller yolu ile diğer kullanıcıların beğenisine sunuyor. Oylama sonucunda seçilen ürünün tasarım süreci başlıyor. İlk önce ürüne bir isim bulunuyor, ardından ürün araştırması yoluyla ürünün tam olarak ne gibi özelliklere sahip olacağı belirleniyor. Bu aşamadan sonra ürünün şekline, boyutuna, renklerine, hatta logosuna ve ambalajına da tamamen kullanıcılar tarafından tasarlanan ve oylanan seçeneklere bakılarak karar veriliyor. Tasarım aşaması tamamen bittiğinde, ürünü anlatacak vurucu bir cümle ile ürün tasarım süreci sonlandırılıyor ve ön satış süreci başlıyor. Üretim maliyetleri açısından uygun bir sayıya ulaşılana kadar ürün internet sitesinde ön satışa sunuluyor. Bu sınır aşıldığında ise üretime geçiliyor. Kardan kimin ne kadar pay alacağı ise az önce bahsedilen bütün süreçler sırasında yapılan teklif, yorum ve oylamalar hesaplanarak bulunan bir yüzde üzerinden belirleniyor. Eğer bir kişinin üründe yüzde kırklık bir etkisi olmuşsa, o ürünün satışından elde edilen her bir dolarlık karın kırk sentini alıyor. Böylece bir anlamda birlikten tasarım doğmuş oluyor. Geleneksel tasarım süreçleri ile karşılaştırıldığında yönetimi zor olsa ve sonuçlar her zaman istendiği gibi olmasa da crowdsourcing gibi kitlesel innovasyon yöntemleri ileride daha da popüler hale gelecek gibi görünüyor. Çünkü bu yöntemler maddi getirilerinin yanı sıra insanlarda fikirlerine saygı duyulduğu ve yaptıkları işlerin izlendiği fikrini doğuruyor. Bu bağlamda crowdsourcing'in tek başına olmasa da diğer tasarım yöntemleri ile birlikte sıkça kullanılacağı sonucunu çıkartabiliriz. Tasarımda crowdsourcing uygulamalarından... Sitede ürünün özelliklerine oylarla karar veriliyor. Geleceğin meslekleri arasında "profesyonel velilik", "mahremiyet koruculuğu" sıralanıyor. Armani'nin bebek tasarlayacağı günler, holografik depolama teknolojileri konuşuluyor. Fresco Türkiye yi ziyaret ediyor, Türk öğrenciler Matali Crasset'le Pompidue da 2050 yi kurguluyor. Görünen o ki, gelecek buralara da geliyor! Yönetim kavramının geçtiği her alanda en önemli unsur belirsiz olan geleceği şekillendirmeye çalışmaktır. Strateji olarak telaffuz ettiğimiz yol; o yoldaki taş toprak, hangi donanımla o yola çıktığımız, yorgun olup olmadığımız hatta sabah kahvaltısında yenilen bal bile bu yolculuğu biçimlendirecek faktörlerdir. Ama hem yolculuk sürecini hem de yolun sonunu kestirmek her zaman çok kolay değil. İnsanoğlunun geleceğe merakı her zaman onu bir şekilde gelecekle ilgili ipuçları toplamaya yönlendirmiş, yani günümüzde baktığımızda kehanetler, fallarla şekillenen mistik tarafın yanında bu merak kendini çeşitli yöntemlerle ortaya koyan bilimsel örnekler de vermiş. Bu örneklerin başında genelde ekonomik kriz sonrası yaşanan öğrenme süreçlerinden birinin ürünü senaryolar geliyor. Gelecek senoryaları özel sektörde stratejik planlamada önemli bir araç olarak kullanılıyor ama bu aracın kullanılması ve çoğu şirketin literatürüne girmesi nasihat- müsibet bağlantısıyla ancak 1974 Petrol krizi sonrası gerçekleşiyor. İlk uygulayıcılardan biri de enerji devi Shell.. Tabii gelecekle ilgili ipuçlarını toplamak disiplinlerarası bir iş olduğu ve bir ekip tarafından takip edilmesi daha anlamlı olacağı için bu ekiplerin içinde tıp hekiminden antropoloğa, gen mühendisinden nano teknoloji uzmanına, performans sanatçısına kadar geniş seçkide kişiler yer alıyor. Şimdi İkinci Dünya Savaşı ndan sonra gelişen tüm bu çabalara baktığımız zaman makro senaryolardan günümüzdeki trend araştırmalarına kadar geniş bir alanın ve çabanın bu alana kanalize olduğunu görüyoruz. Asıl önemli olan zaman geçtikçe artan belirsizlik ortamında ve zaman geçtikçe azalan öngörülebilen verilerin kesiştiği alanda senaryoları ayağı yere basan ve güncelliğini yitirmecek şekilde oluşturmakta yatıyor. Dünyada özellikle 70 lerin ortalarından itibaren gelişen bu alanda son yıllarda Türkiye de de girişimlere rastlanmakta. Özel sektörde son 10 yılda bu alanda alınan ulusal ve uluslararası danışmanlık hizmetlerinin yanında daha geniş kitlelere ulaşan çalışmaların da hayatımıza girdiğini gözlemliyoruz. Mayıs sonunda Future Talks oturumlarını başlatan Tüm Fütüristler Derneği Kasım 2008 de de ünlü fütürist Jacque Fresco yu Türk izleyicisiyle buluşturdu. Fresco yu zaten 21. yüzyılın Leonardo su yapan özellikleri; endüstri mühendisi, mimari tasarımcı, toplum bilimci ve disiplinlararası yaklaşıma yakınlığından kaynaklanıyor. Diğer yandan Future Talks un iş dünyasından konukları hem gelecek, hem teknoloji hem de fırsatlardan gelişecek girişimcilik özellikleri ve alanları konusunda görüş aktardılar. Bu noktada tabii ki içerik ve tasarım ön plana çıkan öğeler. Tasarımın bir alan değil bakış açısı olduğunu vurgulayan uzmanlıklar, tasarımı hayatımızın her alanına taşıyacak. Hatta genetik ve bebek tasarımcısı gibi kavramların ortaya çıktığı, yeni alanların oluştuğu ortamda sorgulama ve etik birçok tartışmaya yön verecek. Etik tanım itibariyle gri bir alan olduğu için yapılan işe, yansımalarına, geleceğe taşıyacağı değerlerin netleşmesi ve paylaşılması gerekiyor. Tasarım Gazetesi nin daha önceki sayılarında haber olarak okuduğunuz İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin Paris Pompidue Sanat ve Kültür Merkezi nde tasarımcı Matali Crasset önderliğinde katıldıkları 2050 Gelecek Senaryoları çalışması da bu alanda değişik kültürlerden katılımcıların gelecekle ilgili önceliklerini belirleyen bir çabaydı. İngiltere veya Fransa dan bir üniversite öğrencisinin 2050 ile ilgili önceliği ekolojik veya kaynaklarla ilgili iken Türk öğrenciler konu olarak mobilite ve vizesiz seyahat gibi önerilerini paylaşıyorlar. Bunları yaparken de etik ve kültürel öncelikler yanımızda yüreyecek. Kulak ardı ettiğimiz gerçekleri kabul eder ve değiştirmeye çalışırsak kültürel kodlarımızda yatan kaderciliği kırmamız ve bugünü yalnız eleştirerek değil aynı zamanda değiştirerek devam etmemiz gerektiğini tekrar hatırlayacağız. Jacque Fresco nun gelecek projeleri.

9 16 30/08/ Meltem Cansever SUÇ VE PEK YARATICI CEZA 1980 li yıllardan bu yana hapishaneler hep gündemimizde. Cezaevi nasıl tasarlanmalı? Çözüm daha da sıkı gözetim mi, yoksa Leoben Cezaevi gibi şık bir cezaevi mi? Eğitim ve sporu öne alan farklı modeller mi? San Fransisco'lu bir grup mimar gibi hapishane tasarımını tümüyle boykot etme seçeneği de yok değil. Betonlaşma kavramı çarpık kentleşmenin tüm suçunu betona yüklüyor. Bu yüzden binaların taşıyıcı sistemleri dışında betonu kullanmak, onu bir tasarım girdisi olarak değerlendirmek ülkemizde maalesef hala yaygınlaşamadı. Toplumda beton soğuk, ağır, kaba olarak algılanan bir malzeme. Bu algıyı yıkmak ve genç mimar adaylarını betonun özellikleriyle tanıştırmak için her yıl düzenlenen Betonart Yazokulu bu yıl Betonu Biçimlendirmek teması ile yürütüldü. Küratörlüğünü Deniz Güner in yaptığı 2009 Betonart Yaz Okulu nda betonun farklı kullanımları ve biçimlendirme yöntemleri araştırıldı ve malzeme bilinmeyen özellikleriyle yeniden yorumlandı. Yazokulu boyunca pek çok deneysel çalışma aynı anda yürütülürken, elastiklik, şeffaflık, hafiflik gibi kavramlarla alışılagelmiş uygulamaların dışına çıkıldı. Moderatörlüğünü Banu Binat ın üstlendiği Fulya Selçuk, Müge Öztürk, Didem Kıncı, İlker Yıldız, Ali Uysal dan oluşan grup beton ve hareket kavramına odaklandı ve betonun kütlesel etkisinin aksine, hareketli ve hafif ürünler tasarlamaya karar verdi. Banu Binat YOKSA BETON BİR GİYSİ Mİ? Temmuz ayında düzenlenen yaz okulunda gençler klasik kalıp tekniklerinin ve biçimlendirme yöntemlerinin dışına çıktılar. Malzemeyi deneyimleyerek tanıyan katılımcılar, betonun moda tasarımında da kullanılabileceğini gösterdiler. Cezaevi tümüyle modern bir kurum ve Protestan ahlakıyla yakın bağlantıları var. Suçluların bir yere kapatılarak tecrit edilmesiyle, manastırlardaki keşişler gibi tefekküre dalacakları, "tövbe" ederek suçtan vazgeçecekleri varsayılıyordu. İlk hapishaneler 16. yüzyılda Hollanda'da açılmışsa da bu kurumun günümüzdeki yapısına kavuşarak yaygınlaşması ve mahkûmların -çalışırlarken bile- birbirinden ayrı tutulması 18. ve 19. yüzyıllarda gerçekleştirilecektir. 20. yüzyıl başında, hücre cezası artık yalnızca bir disiplin yöntemi olarak kullanılıyordu. Türkiye'de ise tek kişilik odalardaki mahkûmların tecridine dayanan F tipi cezaevi modeli 2000'li yılların başından itibaren, ilk kez olarak uygulamaya koyuldu. Çağdaş toplumda cezaevinin amacı, suçluların yaşama kazandırılmak üzere insanca koşullarda barındırılması ve dışarıya çıktıklarında suçtan uzak kalmaları. Oysa istatistikler, cezasını çeken mahkûmlarda suç tekrarının çok yüksek olduğunu ve tecridin ruh sağlığı üzerinde onulmaz yaralar açtığını gösteriyorlar. Cezaevlerinin örgütlenmesi doğrudan mimari tasarıma bağlı olduğu için sorun mimarlık dünyasının da sıcak gündeminde. Cezaevi tasarımında başından bu yana farklı modeller denenmiş. 18. yüzyıl sonundaki Radyal Tasarım merkez ve onu izleyen kollardan oluşuyordu. Bunun alt tipi olan Pennsylvania siteminde yönetim binası merkezde, New York taki Auburn sisteminde ise dışarıda yer alıyordu. Pennsylvania da mahkûmlara tek hücreli, sessiz bir ortam sağlanırken Auburn sisteminde bir arada çalışma, ama yine sessiz kalma öngörülüyordu. 18. yüzyılda Jeremy Bentham tarafından ortaya atılan ve 20. yüzyıl sonunda Michel Foucault tarafından kıyasıya eleştirilen Panopticon, merkezdeki bir gözetleme kulesinden çevreye dizilen bütün hücrelerin gözetlenebildiği dairesel bir binaya dayanıyordu. Kule karanlıkta kalırken hücrelerin aydınlatılmış olması, mahkûmların sürekli gözetim altındaymış gibi davranmalarını sağlamayı amaçlıyordu. Bu fikre uygun olarak yapılan Kuzey Londra Pentonville hala cezaevi olarak hizmet vermeyi sürdürüyor. Philadelphia'daki Eastern State Penitentiary ise müze olarak kullanılıyor lerde hücrelerin büyük bir koridora baktığı Büyük Ev tasarımı gündeme geldi da, girişimci Colonel Taggert'in satın alarak cezaevi kamplarına dönüştürdüğü Avlulu Tasarım da mahkûmlar dış mekânda yol işçisi olarak çalışıyor ve egzersiz yapıyorlardı lerin Kampus Tasarımı nda, büyük bir eğitim merkezi öngörülmüş ve etraf duvarlarla değil, tellerle sınırlandırılmıştı lerde ABD de savunulan ve Fransa'daki Fresnes Prison ve New York'taki Riker's Island cezaevlerinde uygulanan Telefon Direği tipi cezaevleri uzun bir koridor etrafına dizilen yaşama ve çalışma birimlerinden oluşuyor lerin Gökdelen veya Metro cezaevleri 03 ABD de birçok şehirde uygulanmış. Çalışma odaları yüksek bir binanın katlarında yer alırken çatı egzersiz alanı olarak ayrılıyor ların yeni nesil Modular (veya Podular) cezaevleri açık bir faaliyet alanı etrafında yarıçap boyunca sıralanan hücreler bulunuyor ve merkezdeki gözetleme noktasında son derece net görüşe sahip pod lar kullanılıyor. Her köşede video kameralar, cam tavan ve kapılar yer alıyor. Mahkûmların bireyselliklerini tümüyle yok eden bu sistem, fiziksel işkence yerine ruhsal işkenceyi -hem de yasal olarak- getiriyor. APDSR İnisiyatifi 2005 te, Avusturya nın Leobon kentinde inşa edilen cezaevi ise beş yıldızlı otel standartlarında. 46 milyar dolara mal olduğu belirtilen yapının bir duvarında, Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi Türkiye taraf değil, ama taraf olan ABD de de cezaevlerinin koşulları hiç de parlak değil- İnsan Hakları 02 Bildirgesi nin Özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkes insani bir biçimde ve insanın doğasında var olan onura uygun olarak insani muamele görmeli ibaresi yazılı. Hapishanenin mimarı Josef Hohensinn bu tasarımın suç oranlarının azalmasına yardım edip etmeyeceği konusunun ikinci planda olduğunu, aslolanın insana yakışır koşullar yaratmak olduğunu belirtiyor. Önerilen model ne olursa olsun, hapishaneler ne suçlulara tam anlamıyla insanca bir yaşam sağlayabildi ne de tekrar suç işlenmesinin önüne geçebildi. San Fransisco lu bir grup mimarın 1981 de kurduğu APDSR (Architects / Designers / Planners for Social Responsibility Sosyal Sorumluluk için Mimar / Tasarımcı / Planlamacı) adlı inisiyatif, 2004 yılından bu yana açık olan imza kampanyasıyla sosyal sorumluluk sahibi tasarımcıları hapishane tasarımını boykota çağırıyor. Günümüzde 500 ü aşkın mimarın imzaladığı bildiri, mimarların korku, ırkçılık ve yoksulluk sömürüsü üzerine kurulduğunu iddia ettiği Panopticon modeline isyanını dile getiriyor. Türkiye nin mimarları, ellerini taşın altına koyup ülkenin utancı cezaevlerinin nasıl daha insanca tasarlanabileceği konusundaki fikirlerini dile getirmeli. Adil bir topluma günümüz Türkiye sinin hapishane koşulları varken ulaşmak mümkün değil Sırasıyla Eastern State, Leoben ve Fresnes Hapisaneleri Betona hareket vermek nasıl mümkün olur? Hareketi biçimlendirmek ya da kalıbı harekete göre şekillendirmek mi? Betonda harekete imkan sağlayan boşluklar yaratmak mı? Tüm bunları sorgulamak ilk iki günün tamamını aldı. Ama süreç içinde dünyada yapılan yüzlerce ilginç örnek incelendi. Tasarımlar önce maketler üzerinde çalışıldı, bu noktada farklı kalıp teknikleri denendi, hatta pek çok deneme olumsuz sonuçlandı. Karşılaşılan tüm olumsuzluklar genç mimar adayları üzerinde malzemeye daha yakın olmalarını, bu hatalardan doğru sonuçlara varmalarını sağladı. Denenmemişi denemek ve malzemeyi tanıyarak imkanları zorlamak hırsı, ikinci günden sonra tüm grupta hissedilir bir etki bıraktı, amaç beton ile şaşırtmaktı. İçinde suyun hareketine imkan sağlayan bir beton blok uygulamasınadan sonra, betonun 5.duyumuza yani duymaya nasıl etki edeceğini sorgulandı. Grup betonu tanıdıkça, malzemenin sınırlarını keşfetmeye başladıkça, amaçladıkları gibi şaşırtıcı tasarımlar da ortaya çıktı. Boş Pringels kutularına doldurulan birbirine çarparak ses çıkartacak çaşitli malzemelerin bulunmasından sonra, alüminyum boruların kalıp olarak kulanıldığı, Pringles kutularının ise donatı görevini üstlendiği beş silindir yapıldı. Her silindirde farklı renk denemeleri ile betonun renklendirilmesi üzerine de çalışmış oldu. Böylece her biri farklı renkte ve farklı ses çıkartan elinize alıp sallayacağınız kadar hafif müzik aletleri oldu. Beton içinde yaşamsal alanlar yaratmak ve betonun sesini dinlemek... Buradan sonra grup malzeme ile o kadar yakın oldu ki artık tasarım yapmaktan korkmamaya, klasik kalıpların dışına çıkmaya karar verdi. İlk günlerde sorgulanan beton ve hareket paradoksunu nasıl bir ürüne çevireceklerini tasarlamaya başladılar. Hareketli bir varlık olan insan için hafif esnek bir malzemeye dönüştürülmüş betonla üretilmiş giysi fikri çalışmanın devamında odaklanılan konuyu oluşturdu. Beton ile insanın vücundadaki harekete imkan sağlayacak ve vücudu saran bir şalın, kumaş olarak vücutta duruş şeklini kalıplayarak bir giysi üretmek mümkündü. Bu deneysel çalışmanın düşünme ve tasarım evresi bile projede çalışan beş mimar adayının betonla tasarım yaparken malzemenin sınırlarını ve performansını görmelerini sağladı. Yumuşak bir malzeme olan tekstili betonla birleştirmek, istenilen hareketin elde edilmesinde bir alternatif olarak düşünüldü. Tekstilin stabilitesinin artırılması için hem taşıyıcı sistem, hem donatı hem de tekstile formunu veren malzeme olarak, tekstilin içinden tel geçirilidi. Böylece malzemenin esnekliği kolay form verme avantajı sağlamış oldu. Vurgulanmak istenen hareketi yaratma potansiyeli artırıldı. Alışılmışın dışında bir yöntemle biçimlendirilen beton, alışılmışın dışında bir alanda kullanılabilir bir hal aldı. Bu amaç doğrultusunda, kumaşın hafifliği ve bedeni sararken oluşturduğu kıvrımlar referans alınarak "giyilebilir beton" tasarlanmaya başlandı. Tasarım sırasında dikkat edilecek iki önemli nokta vardı, birincisi bu şalın giyilebilecek kadar hafif ve harekete imkan verecek kadar esnek olması, ikincisi ise zamanla çatlamaması için hem donatısının olması hem de beton karışımının doğru bir oranla elde edilmesi gerçeği. Kumaşın vücutta durması istenilen biçim yaratılarak donduruldu. Mankenin omuzlarını sararken, kıvrımları ve dökümüyle biçim alan kumaşın üzeri agregası az ve ince kullanılmış oldukça akışkan hale getirilmiş beton ile kaplandı. Burada tellerle sekillendirilmiş kumaşın kendisi aynı zamanda kalıp görevini de üstlendi. Tüm kıvrımlar sünger yardımıyla betonla sıvandı. İki gün içinde kuruyan "beton şal" hafifliği sayesinde rahatlıkla taşınabildiği gibi, estetik duruşuyla ilgi çekti. Yaz okulu sonunda proje sunumlarına şalı giyerek katılan öğrenciler tasarımın her alanında betonun kullanılabileceği mesajını da vermiş oldular Betonart Yaz Okulu nda yapılan çalışmalardan.

10 18 30/08/ Filiz Yılmaz Kaşgör GÜZELLİĞİN BEŞ PARA ETMEZ, TASARIMCIDA ŞEVK OLMASA Sibel Baştimur YAPAY OLMAK EN DOĞAL Platon dan Umberto Eco ya kadar birçok düşünürün üzerine yazdığı, tartıştığı güzellik ve estetik kavramlarının tasarımla ilişkisi, Pisagorcu anlayışın kabul ettiği matematik ve güzellik arasındaki bağ, insan vücudunda var olan, Da Vinci nin kusursuz Rönesans adamı, Antik Yunan Mimarisi nin formülü ve I-Pod tasarımında faydalanılan Altın Oran kavramına, hatta Firavun mezarlarından çıkartılan kozmetik ürünlerine, maden devrinde icat edilen aynalara kadar götürülebilir. Günümüz kozmetik sektöründe tasarımın varlığını vurgulamak, belki de bu uzun soluklu ilişkinin siluetidir. Güzelliğin içinde tasarım, tasarımın içinde güzellik vardır dersek pek yanlış olmaz. İtalyan kozmetiğinde lider bir isim Deborah Milano markasının tasarıma dair atılımları bu ilişkiye örnek olabilecek nitelikte. Mimar ve tasarımcı Mario Trimarchi ve Frida Doveil tarafından yönetilen mimarlar, grafik sanatçıları ve tasarımcılardan oluşan Fragile stüdyosu, 2002 yılında Deborah Milano nun tasarımla tanışmasını sağlar. Marka imajını düzenlemek ile yola koyulan Trimarchi, yeni grafik tasarımıyla ürünlerin görsel etkisini değiştirir, sonra ürün üzerinde araştırma projesi sürdürülür. Koordine edilmiş imaja bağdaştırarak, geniş bir kitleyle iletişim kurabilecek belirgin bir tasarım fikri geliştirilir. Ürünler detayları içinde tam ve tanınabilir olmak amacıyla tasarlanır. Deborah Milano için tasarım, kozmetik alanında markanın araştırma ve yenilikçi içeriğini ifade etme biçimidir. Firma yılda dört tasarım ürününü, en son moda trendlerine göre uyarlanan kozmetik renklerini ve yenilikçi ürünlerini piyasaya sunar. Bu tasarım sürecinin bir parçası olarak makyaj için ufak tasarım nesnelerinin sergisi Anemoni böylece Milano Tasarım Haftası nda yer bulur. Beş yıl içinde Trimarchi tarafından tasarlanan asimetrik maskaradan kullanışlı ve marifetli ufak makyaj setine kadar onbeş ürün fuarda deniz canlılarıyla beraber gösterilir. Sergi saf güzelliğe, eşşiz güzelliğin kusursuz detayına ve kendi doğasına uygun olarak feminen anlayışa odaklanır. Makyajda kusursuz biçimlendirilmiş ürünlerle İtalyan anlayışını vurgulayıp tasarım üzerine ilgi çekerek parlamak amacıyla yola çıkan Deborah Milano nun, Tortona Bölgesi nde gerçekleştirdiği Anemoni bu yolda çok başarılı bir adım. Serginin altı günde üzerinde ziyaretçinin, moda, tasarım ve güzelik üzerine uzmanlaşmış 100 ün üzerinde gazetecinin ilgisini çekmesi, amaca doğru ilerlemenin de bir göstergesi. Estetik ve güzellik kavramlarının, tasarımla ilişkisi nedir? Kozmetik firmasının, tasarım fuarında yer alması garip midir? 02 Deborah Milano kozmetik alanında tasarımcının bulaştığı, tasarımla ön plana çıkan tek örnek değil elbette. Uzun yıllardır birçok uluslararası moda tasarımcısının markalaşmış ismini farklı içerik ve orjinal ambalaj tasarımıyla parfüm şişelerinde görüyoruz. Tasarımcının itibar ve ününe katkı sağlayacak, daha geniş kitlelere ulaşacak ve son derece karlı yegane yöntem kozmetik ve parfüm... Kozmetik ürünleri tasarımcı kimliğiyle birlikte daha manidar olsa da, kozmetiğin moda dünyasındaki önemi ve katkıları da bilinen bir gerçek. Farklı fikirleri birleştirme odaklı, konsept bazlı tasarımlarıyla ünlü Hollandalı iki tasarımcı Victor&Rolf, erkekler için Antidote ve bayanlar için Flowerbomb parfüm tasarımıyla, Haute Couture alanındaki başarılarını kozmetik alanında da gösterdiler. Gerçeğe karşı tek silahın hayaller olduğuna dair yaşama felsefesini temsil eden Flowerbomb parfümünün, 03 üzerinde markanın logosunun yer aldığı, çiçek şeklinde tasarlanmış bomba pimi bulunan kübik elmas cam tasarımıyla dikkat çekici olduğu ve ambalajın Patlayıcı bir Demet ifadesini desteklediği aşikar. Ürünün afişinden, web tasarımına kadar, içerik ve konsept tasarımından ambalaj tasarımına kadar tüm aşamalarda tasarımcının elinin değdiği çok belli. Grafik ve ambalaj tasarımı, moda dünyasında birçok lider ismin reklam kampanyalarını, ambalajlarını tasarlayan, Armani, Prada, Calvin Clein gibi birçok marka ve tasarımcıyla çalışan, Harper s Bazaar ın yaratıcı direktörü Baron&Baron firmasının kurucusu Fabien Baron tarafından tasarlandı. Anemoni gibi tasarım fuarında sergilenmese de, pembe mumlar, pembe şampanya ve pembe çiçeklerle tasarlanmış bir gecede tanıtılan parfüm, son birkaç yıldır Türkiye de. Gönül ister ki, Türkiye de de bu tarz örneklerin sayısı artsın. 04 Gelelim, kozmetik sektörü için devrim niteliği taşıyan Türk asıllı tasarımcı Feride Uslu ya... Feride Uslu, makyaj artisti fakat hızlı ve pratik olması için defile ve moda çekimlerindeki talep üzerine Uslu Airlines markasının yaratmış. Türk asıllı New York ta yaşayan makyözün imzasını taşıyan kozmetik ürünleri, en çok Hollywood yıldızları tarafından kullanılıyor. Malzemelerin rahat ve hızlı kullanılmasını sağlayan ana cihaz air(o)pak adlı ürün, püskürtmeli boyama sistemi. Kompresörüne konan makyaj malzemeleri cilde püskürtülerek, homojen ve pürüzsüz bir görüntü yaratıyor. Değişik başlıklarıyla likit tarzda kozmetikler, hatta ojeler bile uygulanabiliyor. Uslu Airlines ürünleri arasında pudra, kapatıcı, fondöten, ruj, göz farı, rimel ve makyaj fırçaları mevcut. Üstelik farklı tasarım markalarına ev sahipliği yapan Bilstore mağazalarından da satın alınabiliyor. Tasarımın izlerini sürebileceğimiz en tarihi alan olan kozmetik sektörü, dünya genelinde milyar dolarlık cirosuyla ekonominin gözbebeği olmaya devam ediyor. Kaçınılmaz başarının ardında tasarımın pek çok disiplinden profesyonelin iç içe çalışması yatıyor. Sonuç, yıllar içinde değişmeyi sürdürüyor. Amaç ise aynı kalıyor: Güzellik! Kusursuz güzellik... En son tasarım haftasında gerçekleştirilen Anemoni sergisinde Deborah Milano nun ürünleri deniz canlılarıyla sunuldu. 02 Kozmetik sektörünün tasarım gönüllülerinden Too Faced in ürünleri. 03 Victor&Rolf un Flowerbomb parfümü. 04 Feride Uslu nun kurduğu Uslu Airlines ın tanıtımında kullanılan grafiklerden örnek. Octave Series Octave Series, Londra'daki Gallery Libby satıcıları için yaratılan bir takım. Tek bir dal bağımsız bir raf biriminin direkleri olan dört parçaya ayrılıyor. Cow Dung Mimarisi kerpiç binaları öne çıkaran kültürlerden esinlenen Karin Frankenstein, bu yapılar için kullanılan çok eski teknikleri dikkatle işlemiş. Patates ununu kağıt, kireç taşı, kum, kil, inek gübresi, saman çöpü ve turba ile kaynatarak güçlü, dayanıklı bir görünüme sahip betonumsu bir malzeme üretmiş. Sound Chair Sound Chair ses dalgasının kopyası. Matthew Plummer Fernandez bu sivri nesneyi hacmi, zamanı ve ses frekansını işlediği grafikleri kullanarak polietilen köpükten yapmış. HAK MI? Mobilya kavramı anlam değiştirmeye pek müsait; yenilik talebi tuhaflık arzını beraberinde getiriyor. Durum buyken firmalar, en doğal olmayan biçimleri, pek doğal şekilde, doğallığı savunmak için üretmeye girişiyor. In the Round Örme tarzı kullanılarak yapılan In the Round kesintisiz bir dairesel örgü sırasından (15m'nin üzerinde) yapılan bir elbise kolunu ön plana çıkarıyor. Süngerle kaplı boru şeklindeki bir çelik çerçeve bu "döşemelik kumaşı" destekliyor. Bu sandalye kaba işleme direnebilecek kadar güçlü bir yapıya sahip. ConoLounge Bir zamanlar gazete kâğıdı içeren Cardboard borular iki eğimli çelik bağı ile birleştirilmiş. Onceneto ConoLounge'in üretim için bekleyen ve gelecek olan ürün grubunun ilki olan bir prototip olduğunu belirtiyor. Hangkast Dimdik şekilde ayakta duran bir çam kontrplak gardrop olan Hangkast iki cömert rafı ön plana çıkarıyor. Tamamen eğri duran eşya statik bir ürünle hareketli olan canlı bir varlık hissi yaratmak için tasarlanmış. Madam Rubens Bir atık işleme tesisinden kurtarılan ve sandalye olarak yeniden yaratılan Madam Rubens döşeklerin uzatılmış ömrü ile yapılan Frank Willems deneylerinin bir sonucu. Döşekleri büyük ancak rahat koltukları oluşturan çeşitli şekillere sokuyor, onlara poliüretan püskürtüyor, esnek bir boya kaplaması ekleyip koltukları ahşap çerçevelere oturtuyorlar.

11 20 30/08/ Ömer Durmaz LOGOYU DİRİ DİRİ GÖMMEK! Prof. Dr. Oğuzcan Özcan ETKİLEŞİMLİ TASARIM DA YENİ DÖNEM: Philippe Starck, geçtiğimiz yıl Die Zeit dergisine verdiği röportajda, Tasarım öldü! demiş ve epey bir gürültü patırdı koparmıştı. Starck ın savı bir yana, tasarım ve sanat dünyasında ölüm sözcüğü her zaman fazlasıyla ilgi görmüştür. Starck bu şifreyi çözmüş olacak ki tasarım yapmadan da adından söz ettirebilmişti. Bugünlerde, ölüm sözcüğünün cazibesini keşfeden bir diğer isim de geçtiğimiz aylarda Türkiye de bir seminer veren ve Time dergisinin dünyanın en önemli 100 insanı arasına seçtiği pazarlama ve marka danışmanı Martin Lindstrom. Lindstrom, yazılarıyla logonun sonunun geldiğini belirterek reklam ve tasarım dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Ona karşı çıkan kişi ise pazarlama iletişiminin önde gelen isimlerinden A. Selim Tuncer. İki marka profesyoneli arasındaki ortak nokta ise, düşüncelerini The Brand Age dergisinin sayfalarında kaleme alıyor olmaları... Çünkü ikisi de aynı derginin köşe yazarı... Lindstrom, Logonuzu Öldürmenin Zamanı Geldi başlığı altında şunları söylüyor: Logonuzu kaldırırsanız, geriye ne kalır? Bu soru çok önemlidir, çünkü bir marka logosundan kat kat büyüktür. Geri kalan unsurların size ait olduğu kolayca anlaşılabiliyor mu? Markanızı parçalama felsefesi tüketicilerle her olası temas noktasına, markanın imajını oluşturma ve koruma mantığıyla yaklaşır. Görüntüler, sesler, dokunma hissi ve metin gibi bileşenlerin markalandırma platformunda tümüyle bütünleşmiş bir hale gelmesi gerekir. Her unsur logonun kendisi kadar can alıcı bir işleve sahiptir. Tuncer ise özetle şu sözlerle karşılık veriyor: Ben bu cinayet arzusu içeren başlığı ilk okuduğumda, Lindstrom ın, tezini güçlendirmek için mübalağa sanatı na başvurduğunu düşünmüştüm. Çünkü, her unsur eğer logonun kendisi kadar can alıcıysa, logonun da en azından diğer unsurlar kadar can alıcı bir işleve sahip olduğunu zımnen kabul ediyoruz demektir. Ancak, Lindstrom, The Brand Age teki geçen ayki yazısında, Logoyu Öldürelim başlığı altında Logo henüz ölmedi, ama günlerinin sayılı olduğunu söyleyebilirim. diye yazınca, bu iddiasının mübalağa sınırlarını aştığını ve Her unsur logonun kendisi kadar can alıcı bir işleve sahiptir. yargısının Logo dışındaki her unsur can alıcı bir işleve sahiptir, logonun ise canı cehenneme! şekline dönüştüğünü The Brand Age dergisinin iki yazarı... Bir yanda Martin Lindstrom, diğerinde Selim Tuncer. Mesele hayati, soru açık: Logoyu öldürmek mi gerek? Belediyeler ardı ardına logo yarışması düzenleyip layığını bulamazken infaz kaçınılmaz mı? Reklamcılar işin içindeki kelek konusunda haklı mı? Yoksa, içimizdeki logo aşkı saklı mı? gördük. Şimdi, bu tehlikeli iddianın önünde durmazsak, zaten bir sürü abuk logonun her gün arz-ı endam ettiği memleketimizde bir sürü yeteneksiz adamın eline korkunç bir koz vermiş oluruz: Yahu, logo zaten can çekişiyor, siz ise işin kılına tüyüne takılıyorsunuz! Aslında tartışma, pazarlama iletişimi dergisi MediaCat in, yeni çıkarmaya başladığı Tasarım ekinde, dosya konusu olarak markanın seçilmiş olması ile başlamıştı. Söz konusu ekte reklamcı Serdar Erener, Lindstrom un yazdıklarına methiyeler düzmüş, öğrencilerin bile bildiği şeyleri sanki ilk kez keşfedilmişçesine ve referans hataları yaparak anlatmış, Ben bu logo işinde bir kelek olduğunu biliyodum diyerek logoyu öldürmek üzere yakılan ateşi körüklemişti (!). Bunun üzerine Tuncer in bu görüşe yönelik ilk karşı yazısı kişisel bloğunda yer almış, Lindstrom, The Brand Age teki köşesinde iddiasını abartarak sürüdünce de tartışma dergi sayfalarına taşınmıştı. Meseleye Türkiye nin grafik tasarım gerçekleri açısından bakacak olursak: Türkiye de grafik tasarım mesleğinin en zor problemlerinden biri olarak kabul edilen logo konusunda gerçekten başarılı kaç tasarımcı olduğunu söyleyebiliriz? Türkiye özgün logo tasarımı konusunda bir doyuma mı ulaşmıştır? Markanın tek bileşeninin logo olduğunu kim söylemiş ki, üstelik okullarda bile böyle öğretilmiyorken! Yerel seçimler sonrası değişen belediyelerin, ardı ardına açtıkları logo yarışmalarında ödüle layık eser bulunamadığı şeklinde açıklamalar duyulurken, yeni kurulan üniversitelerin açtıkları logo yarışmalarının birincilerinin benzerleri çıkıyorken, bir de logoyu öldürmeye niyetli büyük reklamcılarımız varken, ne diye tasarım bölümlerinde görsel kimlik ve logo tasarımı üzerine dersler veriliyor ki? Baksanıza dünyanın en önemli 100 insanından biri logoyu öldürün! diyor, birileri de ardından gidiyor. Onlardan daha mı iyi bileceğiz!? Bakalım Martin Lindstrom, Türkiye den A. Selim Tuncer in seslendirdiği itiraza Amerika dan yanıt verecek mi? Cevaplar için: Oscar Bjornoson tasarımı logolar. EĞRİSEL EKRANLAR VE USSAL-BİO ETKİLEŞİM Teknoloji ve tasarım bütünlüğü, kullanıcı için heyecan verici bir dönemin geldiğini müjdeliyor. Ekran odaklı yenilikler işin bir boyutunu oluştururken, uzmanlar parmak etkileşimi, beyin gücü gibi mecra lara odaklanıyor. iphone ile çok dokunuşlu ekranların ticari kullanımına henüz alışmaya başlamışken, teknoloji geliştiricileri biz tasarımcıları yeniliklerle şaşırtmaya devam ediyor. Üstelik Philips gibi firmaların piyasaya sunmaya hazırlandığı masa ve duvar boyutunda çok dokunuşlu ekranları henüz daha denememişken... Bu konudaki en radikal buluşun nano teknolojiye dayalı spray ekranlar olduğu söyleniyor. (Sözkonusu teknoloji bir tüp içindeki özel karışımın sıkıldığı yüzeyde irrasyonel formda ekran oluşturmakta.) Spray ekranlar kablosuz iletişim ve kablosuz elektrik kullanımıyla akılları zorlayan bir ekran düzeneği vaat ediyor, ancak henüz ortada somut kullanılan bir prototip yok aslında. Ama Japon bilim insanlarının geliştirdiği silindir ekranlarla, Microsoft Research Lab. ile Kanadalı bilim insanlarının geliştirdiği küresel ekranlar meraklıları tarafından denendi bile. Küresel ekranların teknoloji gösterisinden öte henüz tam olarak neye yarayacağı interaktif tasarımcıların kafasını kurcalayan bir soru olarak tartışma listelerinde yer almaya devam ediyor. Oysa silindir ekranlar şimdiden tıp görselleştirmesinde yerini almış durumda: Japon bilim insanları üç boyutlu beden tomografisini sağa sola elle çevirerek izlenebilmesini sağlayacak bir model geliştirmeyi başardılar bile. Etkileşim tasarımındaki tüm bu gelişmeler sadece ekrana bağlı değil üstelik. Bilim insanları, son olarak, parmak etkileşiminin yanında beden ve hatta beyin gücüyle etkileşim üzerine kafa yoruyorlar: Beyin gücüyle etkileşim son yıllarda büyük mesafeler kattetti. Amerikalı bilim insanları düşünme gücüyle bir dairenin ekranda çizdirmeyi başardılar. Her ne kadar bu denemeler daha çok felçli hastaların iletişimi için geliştirilse de interaktif tasarımcıların farklı inovatif tasarımlar yaratması için önemli bir fırsat oluşturmakta. Sözkonusu yolda en önemli diğer gelişme ise bedensel etkileşim: Bilim insanları, üşüme, korku, mutluluk gibi duyguların yarattığı tendeki değişimleri etkileşimli bir iletişime çevirmeyi başardılar. Bu yolla insan tenine takılan kılcal sensörlerin, örnegin bedendeki tüylerin diken diken olması korku durumunu bir başka bireye mesaj olarak iletmesi sağlandı. Bio-etkileşim olarak da tanımlanan teknoloji daha çok felçli hastalar için geliştirmiş olsa da interaktif tasarımda yeni mekanizmalar arayan tasarımcılar için önemli bir adım olarak görülebilir. 9 Yaş, Artık Uzman! Öyle görünüyor ki teknoloji geliştiriciler önümüzdeki dönemde de tasarımcılara alışılmadık yeni seçenekler sunmaya devam edecek. Bizlerin bu yeni teknolojileri kullanım deneyimimiz ve beğeni düzeyimiz arttıkça, tasarımcıların daha inovatif fikirler geliştirmesi kaçınılmaz olacak. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği nin yaptığı araştırmaya göre, 25 e kadar kullanıcı deneyimi ve efektif-inovatif tasarım beklentileri giderek çoğalacak. Sosyoekonomik açıdan bunun önemi ülkeler için de giderek artacak. YTU İnteraktif Medya Tasarımı Ana Bilim Dalı nda yapılan bir deney bu hipotezi doğrulamakta: Yapılan denemelerde, 9 yaş çocuklarının arayüz kritiği yapmada artık uzman kullanıcı olarak kullanılabileceğini gösteren şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor doğumlu çocuklarının yetişkin olacağı 2025 yılından sonra çok farklı bir interaktif medya deneyimi göreceğimize ve 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde çok ileri bir medya anlayışı gelişeceğine dair önemli ipuçlarımız var. Tüm bu bulgular interaktif tasarımda önümüzdeki günlerde yeni bir dönemi müjdeliyor. Bu nedenle interaktif tasarımcılarının, kullanıcıların beğeni ve beklentilerini giderek karşılaması daha zor olacağını söylemek yanlış olamasa gerek. 3 boyutlu beyin tomografisi bilindirik ekrandan izlenebiliyor.

12 22 Ayhan Enşici ÇOCUKLA ÇOCUK OLMAK... Bu ara... Çocuk kültürü tasarımı üzerine bir yüksek lisans programı kapılarını açıyor, çocuklar için tasarım konferansları organize ediliyor, pediatri klinikleri için mimarlık yarışmaları düzenleniyor. Tüm çalışmaların temelinde çocuk tanımı sorgulanıyor. Çocuklar için tasarım kavramının sınırları henüz kesinleşmiş olmamakla birlikte, genel ve ortak kabul gören bir tasarım yaklaşımını tanımlıyor. Kavram, en geniş anlamıyla genç kullanıcılar için onların ihtiyaçlarını ve sınırlamalarını göz önünde bulundurarak tasarım yapılmasını anlatıyor. Zaman zaman böyle algılanmasa da, çocuklar için tasarım duyumsanandan çok daha karmaşık. Çocukluk insan hayatının sıfırından başlayarak çok dinamik ve geniş bir zaman dilimini kapsıyor. İngiltere, Huddersfield Üniversitesi nde bulunan Ürün Tasarımı: Çocuk Ürünleri ve Oyuncakları lisans programı internet sitesinde çocuklar için tasarım kavramını doğumdan gençliğe kadar olan dönem içinde insan gereksinimlerini belirleyerek ürün tasarımı çalışmaları ve projeleri yapmak olarak tanımlıyor. Çocuklar için tasarlanacak ürünler biberondan, eğitim oyuncaklarına, geniş bir yelpazeyi kapsayabiliyor Eylül ayında ilk öğrencilerini kabul etmeye başlayacak olan ve dünyada tek olan İsveç Gothenburg Üniversitesi, Tasarım ve Zanaat Okulu (HDK) Çocuk Kültürü Tasarımı (Child Culture Design) master programı çocuk kültürü oluşturmak amacıyla araştırmalar yaparak ve bilgi üreterek bunların tasarım projelerinde kullanılmasının temel hedef olarak belirlemiş. Bu hedefin sadece sürdürülebilir toplum yaratmak için değil aynı zamanda eşitlik, ahlak, adalet ve ekonomi gibi kavramlarla ilişkili olduğunun altı çiziliyor. Unicef in Kasım 1989 da 18 yaş altı gençler ile çocuklar için yayınladığı çocuk hakları konvansiyonu ile çocukların korunma, katılım, eğitim, sağlık, oyun ve ifade özgürlüğü haklarını tanımlıyor. Oyun, eğitim, sağlık, güvenlik ve gelişim aynı zamanda çocuklar için tasarım alanının da temel konuları. Bu açıdan bakıldığında çocuklar için sağlanması gereken haklar ve bu hakların iyileştirilmesinde tasarımın önemli bir rolü olduğu görülecektir. Çocuklar için tasarım, ergonomik ya da sağlık gibi sınırlı açılarından tasarım çözümleri getirmenin ötesinde yapılacak tasarımlarda pediatrik, eğitimsel ve gelişimsel kaygıların psikolojik ve sosyolojik bağlamlarda ele alınması gerekir. Çocukların kullandıkları ürünler ya da onlar için kullanılan ürünlerin yanısıra çevrelerinin de tasarlanması çocuk sağlığı, eğitimi ve gelişimi konuları ile ilişkili. Bu 02 nedenle çocuklar için tasarım konusu ürün tasarımı ile birlikte mimarlık, etkileşim tasarımı ve grafik tasarımı başta olmak üzere iç mimarlık, kentsel tasarım gibi farklı tasarım alanlarının da konusu olmakta. İkinci dünya savaşının ardından modern tasarımın gelişmesi ile çocuklar için mobilya ve oyuncak tasarımının çektiği ilgiyi günümüzde çocuk oyunları ve eğitimi konuları devralmış sayılabilir. Eğitimbilimci Maria Montessori geliştirdiği eğitim metodunda oynamayı ve öğrenmeyi bir arada yapılandırdıktan sonra birçok yeni ürünün tasarlanmasının yolu açıldı. Ürünlerle birlikte oyun alanları gibi yerlerin de tasarlanması çocuklar için tasarlamak alanı içine girmeye başladı. Yakın geçmişte, sürekli bir ortamda bulunan çocuklara yönelik yapıların tasarım prensipleri üzerine bir mimarlık doktora tezi yapıldı. Diğer yandan bu sene düzenlenen Design For The Children tasarım yarışmasında mimarlardan Batı Afrika için sürdürülebilir, kültürel açıdan uyumlu bir pediatrik klinik tasarlanmasının istenmesi de artık çocuklar için tasarım konusunda çok daha özelleşmiş çözümlere ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Günümüzde çocukların yaşamına bilgisayar teknolojilerinin girmesi ile çocuklar için etkileşim tasarımı bir başka çocuklar için tasarım alanı olarak ortaya çıktı. Bu alan çocukların bilişsel becerileri, deneyimleri öğrenme davranışları ışığında interaktif ürünlerin tasarımında çocukların fizyolojik, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını da tanımlamakla uğraşıyor. Geçtiğimiz haziran ayında İtalya Como da sekizinci Interaction Design and Children konferansı düzenlendi. 200 den fazla bildirinin sunulduğu konferansta ayrıca birçok yan çalışma da yapıldı. Konferansta yer alan engelli çocuklar için oyun ve mobil cihazlarda eğitimsel oyunlar gibi konular bu yeni alanın nerelere kadar genişleyebileceğini gösteriyor. Çocuklar İçin Tasarım ın çerçevesini tanımlamak kolaylıkla mümkün olmamakla beraber, henüz gelişmekte olan bir alan olduğunun ve yeni alt disiplinler yaratmaya devam edeceğinin vurgusu yapıldı. Bu alandaki çalışmaların temelinde ise, çocukların farklı bir insan mı yoksa sadece yetişkinlerin küçük modelleri mi olduğu yer alacak gibi görünüyor.. Knoll un çocuk mobilyaları 02. Ray ve Charles Eames in Fil taburesi Editör: Umut Kart Katkıda Bulunanlar: Erkan Aktuğ, Gözde Tüfekçi Sayfa Tasarımı: Emre Senan Tasarım ve Danışmanlık; Emre Senan, Özge Güven Sayfa Düzeni: Taylan Polat Danışma Kurulu: Serhan Ada, Erdem Akan, İhsan Bilgin, Asiye Bodur, Füsun Curaoğlu, Yeşim Demir, Ömer Durmaz, Alpay Er, Cem Erciyes, Sertaç Ersayın, Hakan Ertem, Güran Gökyay, Korhan Gümüş, Gamze Güven, Gülay Hasdoğan, Tansel Korkmaz, Zeynep Bodur Okyay, Suha Özkan, Kuyaş Örs, Nevzat Sayın, Emre Senan Reklam Direktörü: Özer Topkaya Reklam Müdürü: Korhan Kesici Reklam Rezervasyon: Tayfun Elaldırsın Reklamlar için Tel: Fax: Doğan Medya Center İstanbul Radikal Sanat Tel: Fax: Radikal'in ücretsiz ekidir.

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir?

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Asil duruşu nedeniyle bayanların kıyafetlerde tercih ettiği renklerin başında siyah gelir. Kadına zerafet ve incelik katan siyah aynı zamanda kadınları daha zayıf ve

Detaylı

YENİLEŞİM VE TASARIM 9. KALİTE VE BAŞARI SEMPOZYUMU 15-16 NİSAN 2011 BURSA

YENİLEŞİM VE TASARIM 9. KALİTE VE BAŞARI SEMPOZYUMU 15-16 NİSAN 2011 BURSA YENİLEŞİM VE TASARIM 9. KALİTE VE BAŞARI SEMPOZYUMU 15-16 NİSAN 2011 BURSA Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Tasarımla düşünmek ve gelişmek sadece üreten ya da hizmet veren firmaları değil, alışkanlıkları,

Detaylı

Her güzelin bir kusuru var

Her güzelin bir kusuru var Her güzelin bir kusuru var Posted date: Ekim 30, 2012 Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında hazırladığı Her güzelin bir kusuru var

Detaylı

3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME

3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME 3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME AMAC Bu Sene 3.sünü gerçekleştirdiğimiz, «Merter Moda Tasarımcılar Yarışması» Üniversitelerin Moda ve Tekstil bölümünde

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor!

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor! BASIN BÜLTENİ SODA Sunar Meriç Kara: A Domestic Schizophrenic Project 26 Mayıs 2010 3 Temmuz 2010 Açılış: 26 Mayıs 2010 Çarşamba / 18:30-21:00 (Basın Toplantısı: 17:00) SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

TTL İNTERAKTİF ZEMİN HAYATA BİZİMLE DOKUNUN! Touch To Life

TTL İNTERAKTİF ZEMİN HAYATA BİZİMLE DOKUNUN! Touch To Life TTL İNTERAKTİF ZEMİN HAYATA BİZİMLE DOKUNUN! Touch To Life Bir adımda değişir HAYAT! Touch Box interaktif zemin ve yüzey çözümü, yansıtılan görüntü ile insan vücudu hareketlerine bağlı olarak görsel efektler

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ NE HOŞGELDİNİZ Sevgili Öğrencilerimiz; 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi nin dünyaya açılan penceresi sloganıyla kısa sürede büyük gelişim sağlayan Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl 8. düzenlenen Felis Ödülleri medya planlama stratejilerini ödüllendirmesinin yanı sıra bu yıl genişleyen

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Her birini özenle seçtiğimiz çiçeklere ek olarak mağazamızda İtalya'dan getirdiğimiz kullanışlı ve dekoratif hediyelik eşyaları da bulacaksınız.

Her birini özenle seçtiğimiz çiçeklere ek olarak mağazamızda İtalya'dan getirdiğimiz kullanışlı ve dekoratif hediyelik eşyaları da bulacaksınız. La Maison des Fleurs, 2009 yılında çiçekçilikte farklı bir anlayış ve kaliteyi uygun fiyatlarla müşterileriyle buluşturma fikriyle Kuruçeşme'de kuruldu. Yurt dışında iç mimarlık ve Event Management konusunda

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR

HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR İŞTE O AN DA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURMAK İÇİN ÖZEL BİR HEDİYE SEÇİN! Özel yaşamımızda olduğu gibi iş hayatımızda da müşterimize, çalışanımıza, tedarikçimize ve iş

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu info@deskport.net BİZ KİMİZ? Biz Kimiz? Deskport Bilişim ekibinin karakteristik özellikleri olan; özgüven, çalısma azmi, tecrübe ve liderlik vasıflarımızla amacımız, müşterilerimizi

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Felis Ödülleri ne başvurular 8 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Başvuruda bulunmak

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Burada 01 // 2015. Yeniliklerin öncüsü Pierre Cardin Halı dan tozumayı azaltan halı teknolojisi. Pierre Cardin Halı dan yeni koleksiyonlar

Burada 01 // 2015. Yeniliklerin öncüsü Pierre Cardin Halı dan tozumayı azaltan halı teknolojisi. Pierre Cardin Halı dan yeni koleksiyonlar Halıcılar Burada 01 // 2015 Yeniliklerin öncüsü Pierre Cardin Halı dan tozumayı azaltan halı teknolojisi Pierre Cardin Halı dan yeni koleksiyonlar Pierre Cardin Halı iletişim hattı hizmete açıldı Ailemizin

Detaylı

www.sosyalmedyaodulleri.com.tr

www.sosyalmedyaodulleri.com.tr 2015 Sosyal Medya Kulübü SMÖ 2015 Takvim Dijital Dünya da Biz Benzer Etkinlikler Sponsorluk Türleri Ana Sponsorluk Platin Sponsorluk Gold Sponsor Silver Sponsorluk Kategori Sponsorlukları Diğer Sponsorluklar

Detaylı

TELEVIDYON.COM. Medya Kiti

TELEVIDYON.COM. Medya Kiti TELEVIDYON.COM Medya Kiti MYK MEDYA HAKKINDA Televidyon.com adresinde şu ana kadar 9 kategorideki 27 programda 2000'in üstünde yapımın hazırlanması, çekimi, montajı, yayını ve yönetimini gerçekleştirdik.

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

Etkinlik-Organizasyon Firmaları Sunumu. Powered by MyBilet

Etkinlik-Organizasyon Firmaları Sunumu. Powered by MyBilet Etkinlik-Organizasyon Firmaları Sunumu Powered by MyBilet Online yayın nedir? MyStreamTurkey teknolojisi ile, firmanız tarafından uygun bulunulan görsel içerik ile, ekibimiz tarafından firmanızın veya

Detaylı

Mixerarts.com Sanat Platformu başarı hikayemizde Mixer Direktörü Bengü Gün konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Mixerarts.com Sanat Platformu başarı hikayemizde Mixer Direktörü Bengü Gün konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı: 1 Mixerarts.com Sanat Platformu başarı hikayemizde Mixer Direktörü Bengü Gün konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı: Mixer in faaliyetleri ve sektördeki konumuyla ilgili bilgi verebilir misiniz? Mixer,

Detaylı

Özel Yetenek Sınavı 2014

Özel Yetenek Sınavı 2014 Özel Yetenek Sınavı 2014 Özel Yetenek Sınavı Başvuru, Ön Kayıt ve Kesin Kayıt İşlemleri Başvuru Koşulları 2014 yılı Özel Yetenek Sınavına ön kayıt yaptırabilmek için, adayların 2014 YGS puan türlerinin

Detaylı

Rapor. Toyzeria 2014. Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı. www.toyzeria.com

Rapor. Toyzeria 2014. Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı. www.toyzeria.com Rapor Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı www.toyzeria.com Rapor Oyuncak sektörünün Orta Doğu daki merkezi Toyzeria büyüyor Toplam 117 ulusal ve uluslararası katılımcı (2013 de 105) Toyzeria yı 30 Ekim

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

ÖNEMLİ ANLARI KAZANMAK: Her zaman doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmak.

ÖNEMLİ ANLARI KAZANMAK: Her zaman doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmak. ÖNEMLİ ANLARI KAZANMAK: Her zaman doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmak. Bugün bildiğimiz anlamıyla online olma dönemi sona erdi. Artık online olmuyoruz, online yaşıyoruz ; her zaman açığız,

Detaylı

yesill residence marmarisyapi.com

yesill residence marmarisyapi.com yesill residence marmarisyapi.com Kalite ve Güven inşa eder Marmaris Yapı, Girginçler Turizm A.Ş ve Muzaffer Özlü ortaklığında,2008 yılında kurulmuş bir gayrimenkul inşa ve satış şirketidir.kurulduğu tarihten

Detaylı

HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER. Danışman Öğretmen Aslı Çakır

HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER. Danışman Öğretmen Aslı Çakır HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER Danışman Öğretmen Aslı Çakır 2010 İÇİNDEKİLER 1. Giriş... 1 2. Front Page İle Web Tasarımı... 1 3.

Detaylı

THOMAS LAWRENCE HOMAS

THOMAS LAWRENCE HOMAS HOMAS AWRENCE Lawrence Arhitecture Titiz bir tasarım anlayışına sahip olan Seattle merkezli, ödüllü bir mimarlık firması. Küçük ve geniş aileler için konut projelerinde uzman olan firma aynı zamanda ticari

Detaylı

MOBİLYANIN YENİ ADRESİ ŞEHRİN ÇEKİM MERKEZİNDE...

MOBİLYANIN YENİ ADRESİ ŞEHRİN ÇEKİM MERKEZİNDE... 4 5 MOBİLYANIN YENİ ADRESİ ŞEHRİN ÇEKİM MERKEZİNDE... KONSEPT 4 İHRACAT DESTEĞİ 10 TASARIM 12 MİMARİ KONSEPT 14 KONUM 18 HAKKIMIZDA 19 İLETİŞİM 20 6 7 KONSEPT MOBİLYA SEKTÖRÜNÜN YENİ ÇEKİM MERKEZİ! Türkiye

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar

Detaylı

FESTİVAL HAKKINDA. Magical Fest Türkiye'de en çok biletli seyircinin ağırlayacağı bir festival olacak.

FESTİVAL HAKKINDA. Magical Fest Türkiye'de en çok biletli seyircinin ağırlayacağı bir festival olacak. İÇİNDEKİLER Festival Hakkında... 3 Festival Programı... 4 Line Up (1.Gün)... 5 Line Up (2. Gün)... 6 Festival'in Tanıtımı... 7 Rakamlarla MagicalFest... 8 Festival Alanı... 9 Festivalin Mobil Uygulaması...

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

ÇALIŞMA ALANLARINIZA YENİ BİR SOLUK GETİYORUZ

ÇALIŞMA ALANLARINIZA YENİ BİR SOLUK GETİYORUZ ÇALIŞMA ALANLARINIZA YENİ BİR SOLUK GETİYORUZ Mimari Tasarım Projelendirme İmalat Of is is Mobilyaları Uygulama www.tapso.com Ofis Mağaza Hastane Otel Restaurant Tapso Project Gibi Düşünmek Tapso Project

Detaylı

Mobil İnternet Kullanımı ve 3G Araştırması Temmuz 2009

Mobil İnternet Kullanımı ve 3G Araştırması Temmuz 2009 Mobil İnternet Kullanımı ve 3G Araştırması Temmuz 2009 www.webrazzi.com 2/16 Rapor Hakkında Bu araştırma Türkiyeʼde mobil internet kullanımı ve 3Gʼnin bilinirliğini ölçmek amacıyla Webrazzi okuyucuları

Detaylı

İKONCAN TV PROGRAMI İKONCAN PROGRAMI. Potansiyel Hedef Kitle. 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi

İKONCAN TV PROGRAMI İKONCAN PROGRAMI. Potansiyel Hedef Kitle. 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi İKONCAN TV PROGRAMI HEDEF KİTLE Potansiyel Hedef Kitle 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın-erkek genel TV. izleyicisi Programın Hedef Kitlesi 14-65 yaş A,B,C,D,E özellikle kadın genel TV. izleyicisi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için VIII. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın!

Detaylı

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort +90 444 1 352 www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort /elaresort Zarafet ve kaliteyle zenginleşen kusursuz bir dünya... L U X U R I S M Luxurism, sadece bir kelime değil; mükemmelliğin heyecan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Handan ÖZSIRKINTI KASAP 2. İletişim: 1230 3. Ünvanı: Yrd. Doç. 4. Öğrenim Durumu: Sanatta Yeterlik (Doktora) Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Güzel Sanatlar Fakültesi

Detaylı

Mehmet Duran FERGÖKÇE

Mehmet Duran FERGÖKÇE Mehmet Duran FERGÖKÇE Nazifbey Sokak Günü Aydın Apt. No: 29/1 Kadıköy 34722 / İstanbul e-mail: m.fergokce@gmail.com Adana Seyhan Anadolu güzel Sanatlar Lisesi, 2000-2004, Seyhan / Adana Marmara Üniversitesi,

Detaylı

İÇ MİMARLIK ÇÖZÜMLERİ

İÇ MİMARLIK ÇÖZÜMLERİ İÇ MİMARLIK ÇÖZÜMLERİ Muazzam Interiors bir Getamarket Grup markasıdır. MUAZZAM DÜNYASINA HOŞ GELDINIZ Muazzam Interiros - İç Mimarlık olarak hedefimiz müşterilerimize kendilerini ait hissedebilecekleri

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

KOZA GENÇ MODA TASARIMCILARI YARIŞMASI 2016 YILI ŞARTNAMESİ

KOZA GENÇ MODA TASARIMCILARI YARIŞMASI 2016 YILI ŞARTNAMESİ KOZA GENÇ MODA TASARIMCILARI YARIŞMASI 2016 YILI ŞARTNAMESİ Geleneksel İHKİB Genç Moda Tasarımcıları Yarışması KOZA, genç yeteneklerini arıyor. Bu sene 24.sü düzenlenecek KOZA Genç Moda Tasarımcıları Yarışması,

Detaylı

PINGPONG. Kurumsal Sunum / Aplikasyon Tanıtım

PINGPONG. Kurumsal Sunum / Aplikasyon Tanıtım PINGPONG Kurumsal Sunum / Aplikasyon Tanıtım 1 Sunum İçeriği Biz Kimiz? Kuruluş amacımız ve gelişim sürecimiz. PINGPONG Sistem ve İşleyiş Çalışma modeli, aplikasyon işleyişi ve sistemimiz. PINGPONG Nedir?

Detaylı

Proje Adı: Taksi Mobil Uygulaması Araştırması Araştırma Şirketi: Xsights Araştırma ve Danışmanlık Araştırma Veren:BiTaksi Veri Toplama

Proje Adı: Taksi Mobil Uygulaması Araştırması Araştırma Şirketi: Xsights Araştırma ve Danışmanlık Araştırma Veren:BiTaksi Veri Toplama Proje Adı: Taksi Mobil Uygulaması Araştırması Araştırma Şirketi: Xsights Araştırma ve Danışmanlık Araştırma Veren:BiTaksi Veri Toplama Firması:Xsights Araştırma ve Danışmanlık Araştırmanın Künyesi Bu araştırma,

Detaylı

Tom Lloyd. Luke Pearson

Tom Lloyd. Luke Pearson PearsonL Tom Lloyd Luke Pearson Sıra Dısı Amacımızı geniş bir disiplin yelpazesinde çalışmak ve bir alandan diğerine kültür, fikir ve beceri aktarmak için elde edilmiş bilgiyi kullanmak olarak özetleyebilirim.

Detaylı

Hakkımızda. Vizyonumuz. Misyonumuz

Hakkımızda. Vizyonumuz. Misyonumuz Hakkımızda Yaşam alanlarını estetik ve zarafetle buluşturan Zavinna ailesi olarak 40 yıllık tecrübeyle mobilya kulpu ve aksesuarları üretiyoruz. Modern teknolojiyi ve güncel tasarım trendlerini yakından

Detaylı

DÜĞÜN GÜNÜM PROGRAMI

DÜĞÜN GÜNÜM PROGRAMI DÜĞÜN GÜNÜM TV PROGRAMI HEDEF KİTLE Potansiyel Hedef Kitle 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Programın Hedef Kitlesi 14-65 yaş A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Potansiyel

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi YAZICI GRUP / YAZICI İNŞAAT Yazıcı İnşaat, Hasan Yazıcı nın 1954 yılında Trabzon dan iş hayatına atılmak üzere yaptığı göçle başlamıştır. Başlangıçta taşeron olarak çalıştığı

Detaylı

www.plantodulleri.com 4

www.plantodulleri.com 4 SPONSORLUK 4 PLANT Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Dergisi Şubat 2010 tarihinde yayına başlayan dergimiz, 11 inci sayı itibariyle üç aylık periyoda dönüş yapmış, şu an için 13. sayısını sektörel dolaşıma sunmaya

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI Tamirane, açık ve kapalı alan alternatifleri ile şirket yemeklerine, lansmanlara, özel ve kurumsal etkinliklere, toplantı, panel ve kişisel organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

JCI Antalya. Nisan-Mayıs-Haziran 2010 Haber Bülteni. Antalya

JCI Antalya. Nisan-Mayıs-Haziran 2010 Haber Bülteni. Antalya Etkinlik: Networking Performansınızı Geliştirin Tarih: Nisan 2010 Yer: Dedeman Otel JCI Salonu Network (iş ağı) kavramını daha iyi tanımak ve iş ağı performansımızı geliştirmek üzere üyelerimiz ve iş dünyasındaki

Detaylı

İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI

İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI İAFİP İSTANBUL ATATÜRK FEN İŞ PLATFORMU İAFEST 14 SPONSORLUK DOSYASI 1 Birlikte Daha Güçlüyüz! İAFL ortak paydasında bir araya gelerek dayanışma ve yardımlaşma kültürümüzü geliştirmek önceliğimizdir. İş

Detaylı

[E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar. Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34

[E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar. Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34 [E-Katalog Tanıtım Sayfası] Ayser Bilgisayar Cumhuriyet Meydanı No:41 Kat:2 0286 217 60 34 Neden Ayser Bilgisayar? Bundan 10 yıl önce insanlar bir ürün almak için mağaza mağaza dolaşırlar ve farklı fiyatları

Detaylı

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Öğrenci Odaklı Üniversite Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi ve FATÜBAT tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Öğrenci Kongresi ni onurlandırmanızı diler, saygılar sunarım. Prof. Dr. M. Ramazan YİĞİTOĞLU

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık?

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Bu pazarlamacılar, sosyal medya 'uzmanları' ve PR uzmanlarının her gün konuştuğu konu; Sosyal medyanın geleceği nasıl gözüküyor? 1. Geleneksel medya,

Detaylı

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR...

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR... YAŞAM MUTLU BİR SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN ÜZERİNDE YÜKSELİR... İnşaat dünyası yeni bir vizyonla tanışıyor. Bu bir yaşam ve gelecek vizyonu. Bu vizyonun geçmişinde güç, temelinde güven var. İş dünyasının ve Türkiye

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

Franchise Tanıtım Dosyası

Franchise Tanıtım Dosyası Franchise Tanıtım Dosyası Sektör lideri Beyaz Butik Türkiye de hazır gelinlik sektörünün kurucusu Beyaz Butik, 1997 den beri, 17 yılı aşkın süredir ilk ithal hazır gelinlik mağazalar zinciri olarak pazardaki

Detaylı

1. Yerine ait mimari tasarım atölyesi

1. Yerine ait mimari tasarım atölyesi 27 Haziran-4 Temmuz 2015 ada art art & culture içerik Günümüzde çoğunlukla toplum mühendisliğinin bir parçasına dönüşen mimari tasarım ve projelendirme süreçleri, ancak sürdürülebilir yerel mimarlık perspektifi

Detaylı

Türkiye de iş birlikleri, ortaklıklar arayan Fransız markalar

Türkiye de iş birlikleri, ortaklıklar arayan Fransız markalar CONSULAT GÉNÉRAL DE FRANCE À ISTANBUL MISSION ÉCONOMIQUE Türkiye de iş birlikleri, ortaklıklar arayan Fransız markalar 14-16 Mayıs tarihlerinde, Istanbul a gelecek olan Fransız moda markaları hakkında

Detaylı

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9 N BORNOVA KÜÇÜK PARK K N OB A A AR 1 A AR ÜN V R ANA V A AR AKÜ N Ü R A AR B Ü Ü 3 O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam hayal etmek ve bu hayali gerçekleștirmeye

Detaylı

Yetenekleriniz Konuşsun!

Yetenekleriniz Konuşsun! On5yirmi5.com Yetenekleriniz Konuşsun! ÖSS'de istediğiniz puanı alamadınız, yerleştirmelerde de açıkta kaldınız..."tamam, benim üniversite maceram buraya kadarmış" diyorsanız, yanılıyorsunuz. Yayın Tarihi

Detaylı

Fikirden Girişime EN HIZLI YOL

Fikirden Girişime EN HIZLI YOL Fikirden Girişime EN HIZLI YOL Mayıs 2011 de, girişimcilerin toplumun ekonomik ve refah gelişiminin sürdürülebilir olmasındaki en önemli oyuncular olduğu inancıyla hayata geçirdiğimiz Girişim Fabrikası

Detaylı

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014 A- FESTİVAL ANA SPONSORLUĞU Kapsam: Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali sosyal sorumluluk projelerine önem veren kurum ve kuruluşların desteğiyle 17. yaşına geldi. Festivalimizin ismiyle birlikte anılacak

Detaylı

3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME

3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME 3.TASARIMCILAR YARISMASI 1.6 EYLUL 2015 MERTER YARIŞMA BAŞVURUSU TEKNİK ŞARTNAME AMAC Bu Sene 3.sünü gerçekleştirdiğimiz, «Merter Moda Tasarımcılar Yarışması» Üniversitelerin Moda ve Tekstil bölümünde

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center Kurumsal yönetime inancınızı paylaşmak, sürdürülebilir kalkınma hedefiyle ilerlemek için IX. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi nde yerinizi alın! Uluslararası

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

Yapex 2014 Yapı ve Restorasyon Fuarı Sonuç Raporu..

Yapex 2014 Yapı ve Restorasyon Fuarı Sonuç Raporu.. Yapex 2014 Yapı ve Restorasyon Fuarı Sonuç Raporu.. Yapex 2014, 22 nci Uluslararası Yapı ve Restorasyon Fuarı, 13-16 Kasım 2014 tarihlerinde Antalya Expo Center Salonlarında büyük bir ticari başarıyla

Detaylı

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86 Buruşuk Ömer Destanı 1900 yılları Türkiye sinden günümüze 100 yıllık süreci konu almaktadır. İstanbul da konakta yaşayan aile ilişkileri örgüsü; arka planında Türkiye de ve dünyada yaşanan toplumsal değişim

Detaylı

1998 Dost FM, Program Yapımcısı. 2001-2006 ODTÜ TeknoPark Halıcı Yazılım A.Ş. ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Multimedya, Grafik Tasarımcı

1998 Dost FM, Program Yapımcısı. 2001-2006 ODTÜ TeknoPark Halıcı Yazılım A.Ş. ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Multimedya, Grafik Tasarımcı HAKAN DAĞ MİSAFİR ÖĞR. GÖR. 05338304372 hakan.dag@neu.edu.tr 18.02.1972 Gelibolu Öğrenim Durumu 1998 / Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü, Özgün Baskı, Serigrafi Hakkında / İş Bilgileri 1992-1993

Detaylı

MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR.

MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR. Kurumsal MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR. FRANK LLOYD WRIGHT 20. yüzyılın en önemli mimarlarından ve Modern Mimarlık tarihinin kurucularından biri olan Wright, Expresyonizm den Rasyonalizm e birden

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

Yapı Kredi Play Relansman 25.12.2014

Yapı Kredi Play Relansman 25.12.2014 Yapı Kredi Play Relansman 25.12.2014 StratejikYaklaşım Challenge Gençlik markası mı? GENÇ MARKA OLMAK mı? Peki ben kimim? Beni kendinize benzetmeye kasmayın. BEN HİÇBİRİNİZE BENZEMİYORUM. Ben hiç vazgeçmiyorum!

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014 M.Ü. İşletme Kulübü 2014 yılında isim değiştirerek Marmara Üniversitesi Yaratıcı İşletmeciler Kulübü adını almıştır. M.Ü. İşletme Kulübü, 2002

Detaylı

Hizmetlerimiz. Allnjoy Event Works,

Hizmetlerimiz. Allnjoy Event Works, Allnjoy Event Works, M.i.c.e. sektörüne ve ihtiyaç duyulan diğer alanlara Takım Oyunu, Atölye Çalışmaları, Sosyal Sorumluluk Projeleri, Kahve Molası Aktiviteleri, Çocuk Atölye ve Aktiviteleri, Konsept

Detaylı

Tanıtım Kitapçığı. Gayrimenkul Sektörü Değişime Startkey Çatısı Altında Hazırlanıyor

Tanıtım Kitapçığı. Gayrimenkul Sektörü Değişime Startkey Çatısı Altında Hazırlanıyor Tanıtım Kitapçığı Gayrimenkul Sektörü Değişime Startkey Çatısı Altında Hazırlanıyor Değerli Girişimcilerimiz STARTKEY, 2013 yılında, gayrimenkul sektöründe 10 yılı aşkın zamandır deneyime sahip olan Yönetim

Detaylı

TEGEP te Neler Oluyor?

TEGEP te Neler Oluyor? Gündem Mayıs 2013 02 TEGEP te Neler Oluyor? Eğitim ve gelişim alanında referans olabilecek çalışmalar kapıda! 07 TEGEP - ASTD İşbirliği 05 Zirvede Buluşalım! 09 Tegep Eğitim Profesyonellerini Geliştiriyor

Detaylı

Dijital Uygulamalar Rehberi. bajsrcx. www.filliboya.com.tr

Dijital Uygulamalar Rehberi. bajsrcx. www.filliboya.com.tr Dijital Uygulamalar Rehberi bajsrcx www.filliboya.com.tr QR kodları akıllı cihazınıza okutun Filli Boya yı takip edin! Facebook Youtube Twitter Google Plus Linkedin Instagram Vimeo Bukombin Filli Boya

Detaylı

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI Tamirane, açık ve kapalı alan alternatifleri ile şirket yemeklerine, lansmanlara, özel ve kurumsal etkinliklere, toplantı, panel ve kişisel organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com Örme, boyama, ev tekstili ve hazır giyim konularında üretim yapmaktadır. Birlikte çalıştığı fason firmalarla birlikte yaklaşık 10.000 kişiye istihdam imkanı yaratan Yeşim Tekstil, kendi alanında dünyanın

Detaylı

İnteraktif Pazarlama Stratejimiz. www.grafiketinteractive.com

İnteraktif Pazarlama Stratejimiz. www.grafiketinteractive.com İnteraktif Pazarlama Stratejimiz amaç Neden İnteraktif Pazarlama? Günümüz Dünyasında internet, hızlı bilgi paylaşımı ve iletişimin yanısıra, pazarlama ve satış alanında çok ciddi avantajlar geliştirmiştir.

Detaylı

TürkiyeEnerjiForumu. Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! ANTALYA. 15-19 Nisan 2014. Club Med Palmiye, Kemer

TürkiyeEnerjiForumu. Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! ANTALYA. 15-19 Nisan 2014. Club Med Palmiye, Kemer Uluslararası 06 TürkiyeEnerjiForumu 12. Yıl Club Med Palmiye, Kemer 2014 ANTALYA 15-19 Nisan 2014 Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! Antalya da unutulmuz tarihi zirve için geriye

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ SANAT ETKİNLİĞİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ MÜZİK-OYUN ETKİNLİĞİ. Sevgili Velilerimiz,

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ SANAT ETKİNLİĞİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ MÜZİK-OYUN ETKİNLİĞİ. Sevgili Velilerimiz, Sevgili Velilerimiz, Bizler çocuklarımızla birlikte 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nı okulumuzda coşkuyla kutladık. Onlara vatan, millet sevgisini birliği, bütünlüğü yaşlarının alabildiği ölçüde aktarmaya

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye REKABET Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye 1 Hemen her ürüne, markaya her yerden ulaşabiliyoruz Ben yine çarşıdaki ayakkabıcıya gideyim Biliyorum o telefonu istiyorsun ama

Detaylı

JÜRİ GÖRÜŞÜ. Yaratıcı düşünmeyi teşvik eden nice yarışmalarda birlikte olmak dileği ile. Prof. Dr. Aysu AKALIN Gazi Üniversitesi

JÜRİ GÖRÜŞÜ. Yaratıcı düşünmeyi teşvik eden nice yarışmalarda birlikte olmak dileği ile. Prof. Dr. Aysu AKALIN Gazi Üniversitesi JÜRİ GÖRÜŞÜ ÇUHADAROĞLU sponsorluğunda gerçekleştirilen ÇUHADAROĞLU Alüminyum 2013 Öğrenci Yarışması nın ana teması Expo 2016 Antalya Kulesi Projesi dir. Yarışmacılardan sembolik bir kule tasarımı istenmiş

Detaylı