Sonuna kadar mücadele

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sonuna kadar mücadele"

Transkript

1 Doğuş Bayramınız veyeni Yılınız kutlu olsun Savaşların olmadığı, barış ve mutluluğun egemen olduğu bir dünya dileğiyle... Önce yerel güçlerin desteğini arkasına alan çevre köylüleri, daha sonra da devlet kurumları tarafında mahkemelere verilen Mor Gabriel Manastırı, yeniden herkesin gündeminde. Manastır, Yargıtay ın aldığı son kararla binlerce yıldır üzerinde bulunduğu topraklarda işgalci konumuna getirilmeye çalışılırken, Süryaniler de uğradıkları bu haksızlığa karşı, sahip oldukları bütün imkânları yeniden harekete geçirmeye çalışıyorlar. S. 2 Qadmoyutho SÜRYANİLERİN DOSYASI NE ZAMAN AÇILACAK YIL 1 SAYI 10 ARALIK 2012 Süryaniler den Yargıtay ın kararına tepki; Sonuna kadar mücadele Kesintisiz bir şekilde 1615 yıldır varlığını sürdüren bir manastırın bu süre içerisinde sürekli kullandığı topraklarda işgalci konumuna sokulmaya çalışılması kabul edilemez. Dolayısıyla haklı olduğumuz bu mücadelede sonuna kadar gideceğiz Mardin e dair bir yalan... Türkiye Cumhuriyeti nin tarihi boyunca yöneticiler, Türkçülük ideolojisiyle hareket ettikleri için, diğer halkları bir tehlike olarak görmüşlerdir. Varsayılan tehlikeleri önlemek için de değişik politikalar oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Bu nedenle çok sayıda insani, etnik, kültürel ve benzeri suçlar işlenmiştir. İşlenen suçlar o kadar çoğaldı ki, Türkiye Cumhuriyeti devleti bunları kaldıramayacak bir konuma geldi. Olayların üstü artık örtülemediği için birçok vesileyle işlenen suçlar ortaya bir şekilde çıktı. Örneğin susurluk yaşanan bir kaza sonrasında, devletin birçok kirli iş ve ilişkileri gündeme geldi. Ancak devlet gerçeklerin üstüne gitme yerine, yeni düzenlemelere gidilerek suçların içinde saklandığı çuval daha da büyütülme Devamı Say. 4 Araştırma-Gezi Notları İpin üzerindeki cambaz Tuma ÇELİK Sayfa 3 Ders Kitaplarında, Yalan Değil, Gerçekler Olmalı Mihayel RABO Sayfa 7 Süryaniler Ortadoğu nun Kalbidir Tarih bilmek gerek, tarih okumak gerek, tarih sürekli paralellikler içerir, çoğu zaman da kesişir hadiseler ve kişiler. Açıp açıp tarih kitaplarını karıştırmak gerek, ne zaman, ne olmuş ve bugün biz neyin üstünde neyin altındakilerin üstünde, yok olanlardan sonra varız. Suphi AKSOY Sayfa 9 Salam Politikası devam edemez Baskın ORAN Sayfa 11 S. 6 Bir yanlışlık yok mu? Okuyuculardan Sayfa 13

2 2 Sayı 10 Aralık 2012 Sonuna kadar mücadele Süryaniler den Yargıtay ın kararına tepki; Kesintisiz bir şekilde 1615 yıldır varlığını sürdüren bir manastırın bu süre içerisinde sürekli kullandığı topraklarda işgalci konumuna sokulmaya çalışılması kabul edilemez. Dolayısıyla haklı olduğumuz bu mücadelede sonuna kadar gideceğiz 2008 yılında çevre köylüleri tarafından sınır davası olarak başlayan Mor Gabrei Manastırı nın topraklarına ilişkin hukuk savaşında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu son kararı verdi. Kurul, 14 Kasım 2012 tarihinde yaptığı toplantıda yerel mahkemenin kararını bozdu. Böylece üç yıllık hukuk mücadelesi Süryanilerin aleyhine sonuçlandı. Hukuk Genel Kurulu oybirliğiyle aldığı kararında, zilyetlikten mal edinmenin başkasına ait taşınmazın belli bir zaman dili içeresinde eylemli olarak malik olma niyetiyle ele geçirilmesi işlemi olduğu belirtildi. Kararda, çekişmeli parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu nun tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti ne ilişkin 14. Maddesine göre davalı vakıf adına tescil edilme olanağı bulunmadığı vurgulanarak, Hazine nin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır denildi. Yargıtay ın, arazilerinin kilisenin malı olduğu yönündeki Midyat Kadastro Mahkemesi nin kararını bozmasının ardından yapılan karar düzeltme istemini tekrar ret edilmesiyle birlikte, Mardin/Midyat ta 1615 yıl önce kurulan Süryani Mor Gabriel Manastırı nın ezelden beri kullanımında olan toprakların 276 dönümlük bölümü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nun aldığı bu son kararla Hazine ye verilmesi isteniyor. Daha önce yayınlanan gerekçeli kararda, davalı vakıf tarafından 1935 yılında bildirilen beyannamede, taşınmazların miktarı, mevkii ve sırlarının yazılı olmaması nedeniyle bu taşınmazların bahsi geçen beyanname kapsamındaki taşınmazlardan olduğu, davalı vakıf tarafından kanıtlanmadığına dikkat çekiliyor. Ayrıca dava konusu taşınmazların vakfa bağış yolu ile geçtiğine ilişkin iddianın duruşmada dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından doğru olmadığının bildirildiği belirtildi. Vakıf karar düzeltme talebi içeren dilekçesinde; Mahalli bilirkişi ve tanıkların, kendilerine babalarından intikal eden bilgiyi mahkemeye aktarmaları hayatın olağan akışının bir sonucu olduğu ve devletin 73 yıl sonra kadastro çalışması yapmasının kendilerinin suçu olmadığı dile getirilirken, dava konusu taşınmaz malların özel mülkiyete konu yerlerden olduğunun da altı çizildi. Ayrıca, Yargıtay ın verdiği kararla din ve örgütlenme özgürlüğü ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ndeki ayırımcılık ilkesinin de ihlal edildiği ortaya konuldu. Bunun üzerine yeniden toplanan Hukuk Genel Kurulu, vakfın karar düzeltme istemini tekrar ve son kez reddetti. Bu karardan sonra şimdi Mor Gabriel Manastırı Vakfı nın önünde, Anayasa Mahkemesi ne bireysel başvuru imkanı var. Buradan da olumsuz bir karar çıkması durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne başvuru imkanı var. Tepkiler çığ gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nun aldığı bu karar sonrasında, Türkiye deki birçok kurumla birlikte, uluslar arası siyasi ve hukuk çevreleri de karara tepki gösterdiler. Yargıtay ın kararını büyük bir şaşkınlıkla karşıladıklarını söyleyen Mor Gabriel Manastırı Vakfı Başkanı; Bu karar, Türkiye yasalarını çiğneyen, Suryanileri hedef alan anti demokratik bir karardır. Bu manastır, 1615 senelik geçmişi olan bir manastırdır. Peşini bırakmayacağız. Önümüzde Anayasa Mahkemesi ne bireysel başvuru hakkımız var. Sonuç çıkmazsa AİHM e gideceğiz dedi. SABRO (UMUT) AYLIK BAĞIMSIZ SIYASI GAZETE Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Tuma ÇELİK Süryanice Sorumlusu: Yuhanun VERGİLİ Yönetim Yeri: Akçakaya Mah. Cumhuriyet Cad. No 40 Midyat-Mardin Basıldığı Yer: Anadolu Ofset, Davutpaşa Cad. Kazım Dinçol San. Sit. No: 81/87 Topkapı İstanbul Basım Tarihi: Aralık 2012 İlişki Adresleri: Midyat: Tel: Mardin: Gabi YERLİ Tel: Tel: İstanbul: Edip ARSLAN Tel: Zeki AYDIN Tel: İsviçre: Habib RIMMO Tel: Amerika: Nuran TAŞÇI Genel Kurallar: Gazetede yayınlanan yazılardan, altında imzası olan yazarlar sorumludur. Gazetenin imzasıyla yayınlanan yazılardan ise Genel yayın yönetmeni sorumludur. Kaynak göstermek kaydıyla, gazetede yayınlanan yazılar başkaları tarafından kullanılabilir. Gazeteye gönderilen yazılar, kullanılsın veya kullanılmasın, gazetenin malı sayılır ve başka bir dönemde kullanılabilir. Abone ve Reklam Fiatları: Fiatı: 3,50 TL, 2,00 (Yurtdışı) Abone: 1 Yıl; 35,00 TL, 25,00 (Yurtdışı) 6 Ay; 20,00 TL, 15,00 (Yurtdışı) 3 Ay; 10,00 TL, 10,00 (Yurtdışı) Reklam: Yıllık; 750,- (1/2), 500,- (1/4), 350,- (1/8), 250,-(1/16) 6 Ay; 500,- (1/2), 350,- (1/4), 250,- (1/8), 175,-(1/16) 3 Ay; 350,- (1/2), 250,- (1/4), 175,- (1/8), 125,-(1/16) Gazetemiz; Herkesin bireysel haklarına saygı gösterme konusunda ilke kararına sahiptir. Banka Bilgileri: Ziraat Bankası, İstanbul/Beyazıt Şubesi Hesap Sahibi: Tuma ÇELİK Hesap No: IBAN: TR Abone olmak isteyen okuyucularımızın, abonelik ücretlerini banka hesap numaramıza yatırmalarını ve adreslerini elektronik veya normal posta yoluyla tarafımıza ulaştırmaları sonrasında gazeteyi ellerine ulaştıracağız.

3 Alınan bu kararın Süryani halkını üzdüğünü söyleyen BDP Milletvekili Erol DORA ise; Hukuk mücadelesi henüz bitmedi. Herkesçe yanlış olduğu kabul edilen bu kararın Anayasa Mahkemesi tarafından düzeltilmesini bekliyoruz dedi. Süryani Dernekler Federasyonu (SÜDEF) Genel Başkanı Evgil TÜRKER de yaptığı açıklamada; alınan bu karar Türkiye ye hiçbir yarar getirmemektedir. Aksine Türkiye nin insan hakları, din ve v i c d a n özgürlüğü konusundaki kötü imajını daha da kötüleyecektir d e d i. Türkiye nin geçmişte yaptığı hataları yeniden tekrarlamaya başladığını söyleyen SÜDEF Genel Başkanı ayrıca; kesintisiz bir şekilde 1615 yıldır varlığını sürdüren bir manastırın bu süre içerisinde sürekli kullandığı topraklarda işgalci konumuna sokulmaya çalışılması kabul edilemez. Dolayısıyla haklı olduğumuz bu mücadelede sonuna kadar gideceğiz dedi. Yargıtay ın Mor Gabriel Manastırı arazisine ilişkin aldığı karardan ciddi bir şekilde endişe ettiklerini açıklayan AB Komisyonu ayrıca, adli sürecin devlet tarafından başlatılmış olmasından da kaygılı olduklarını söyledi. AB Komisyonu nun Genişleme ve Avrupa Komşuluk Politikası ndan Sorumlu Komiseri Stefan FÜLE nin sözcüsü Peter STANO, yaptığı açıklamada, Türkiye nin AB ile üyelik müzakereleri yürüten aday ülke olduğunu ve bütün vatandaşlarının temel haklarını teminat altına almak mecburiyetinde olduğunu vurguladı. Peter STANO ayrıca, AB nin başta Mor G a b r i e l Manastırı olmak üzere, S ü r y a n i halkının mülk hakları ile ilgili bütün davaları yakından takip etmeye devam edeceklerini de belirtti. Merkezi Belçika nın başkenti Brüksel de bulunan ve Avrupa daki en büyük Süryani kurumu olan Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) da yaptığı yazılı açıklamada, Dünyadaki bütün Süryaniler için büyük bir öneme sahip olan Mor Gabriel Manastırı na ilişkin alınan kararın hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu söylendi. ESU açıklamada ayrıca; Dünyadaki bütün Süryaniler olarak yapılan haksızlığın giderilmesi için sonuna kadar mücadele denildi. edeceğiz Sayı 10 Aralık 2012 İPİN ÜZERİNDEKİ CAMBAZ Tuma ÇELİK İlk başlarda her şey yolunda gidiyordu. Hemen her konu hakkında söyleyecek şeyleri olan bir başbakan halkın gözünde büyük bir beğeni topluyordu. Geçmişin somurtkan yüzleri karşısında, gerektiğinde futbol dahi oynayabilen, halkın sosyal sorunlarına ilişkin görüşlere sahip olmak prim topluyordu. Ancak zaman geçtikçe ve konuşulan konular arttıkça insanlar haklı olarak sormaya başladılar; Bir başbakan her şey hakkında konuşmak zorunda mı diye. Öyle ya, her şeyi başbakan konuşacaksa etrafındaki onlarca bakan, yüzlerce milletvekili ne işe yarayacaktı? Eğer söyleyecek, yapacak bir şeyleri yoksa bu kadar insan ne diye maaş alıyordu? Aslında bir başbakanın her konuda bilgi sahibi olması, ülkede yapılan bütün işlerden haberdar olması güzel bir şeydir ama mümkün değildir. Çünkü sonuçta Başbakan da bir insan ve her insanın olduğu gibi Başbakan ın da eksiklikleri vardır. İdeal olan bu bilince sahip bir insanın, bu eksikliklerini etrafındaki insanlardan yardım alarak tamamlamasıdır. Ama gelin görün ki bizim başbakanımız bunu yapmak yerine herkesin eksiğini tamamlamaya çalışan biri gibi davranmaya ve bunun sonucunda hiç kimseye sormadan her konuda konuşmaya başladı. Sonuçta da değişik kesimler arasında birçok konuda rahatsızlıkların oluşmasına neden oldu. Bendeki bu düşünce; ailelerin 3 çocuk sahibi olması gerektiği konusundaki başbakanın söylemleri döneminde başladı. Aslında başbakanın bu söyleminin içeriğini yanlış görmüyordum. Dolayısıyla da bu durum bende fazla bir rahatsızlık yaratmıyordu başlarda. Bu kadar kusur kadı kızında olur diyordum. Ama zamanla başbakanın birçok konuda bir şeyler söylemeye başlaması, bu durumun sorgulanması gerektiği düşüncesini geliştirdi bende. Başbakanımız geçen süreç içerisinde yerli-yersiz birçok konu hakkında düşünce beyanında bulundu. Ki bunlardan birisi de; TFF nin şike sürecinde aldığı kararlar hakkındaydı. Kişiler ile kurumlar ayrı-ayrı ele alınmalı biçiminde telaffuz edilen düşüncesi, bence tam bir skandal niteliğindeydi. Ardından Başbakan ın TSK konusundaki söylemleri, Dersim Katliamı, Roboski öldürülen insanlar ve daha birçok konuya ilişkin söyledikleri, bu anlamda birçok çevrede tepkilerin oluşmasına neden oldu. Başbakan, ortaya çıkan tepkiler sonucunda belki biraz geride durur diye düşünürken, Kürtaj ve Sezaryen konusunda yaptığı açıklamalarla hepimizi yeniden dehşete düşürdü. Suriye, İsrail ve daha başka konularda kamuoyunu uğraştıran-tartıştıran birçok şey söyledi. Yetmedi, şimdi de Muhteşem Yüzyıl dizisine taktı kafayı. Başbakanımız; Biz öyle bir Kanuni tanımadık. Biz öyle bir Sultan Süleyman tanımadık. Onun ömrünün 30 yılı at sırtında geçti diyor ve dizinin senaryosunu eleştiriyor. Başbakan ın bu söylediklerini bir yandan hazmetmeye, anlamlandırmaya çalışırken, diğer yandan da, bu sefer başımıza hangi çorabı örecek? diye araştırmaya başladım. Allahtan ki bu sefer fazla uğraşmama ve beklememe gerek kalmadı. Hemen önümüzde yeni bir sorun gördük. Başbakan ERDOĞAN, 8 BDP li ve 1 Bağımsız Milletvekili nin dokunulmazlıklarının kaldırılması için, gerekli kurulların jet hızıyla çalışmalara başladığını söyledi. Eskiden değil ama şimdi artık eminim; Başbakan, gündem değiştirme ve kendi gündemini tartıştırma konusunda müthiş derecede başarılı. Üstelik bunu da çok ustaca yapıyor. Öyle ustaca yapıyor ki, insanların kendileriyle dalga geçildiğinin bile fark etmesine izin vermiyor. Eminim Başbakanımız, ipin üzerindeki cambaz hikâyesini çok iyi biliyor ve her ihtiyaç duyduğunda hemen ona başvuruyor. İnsanları ilgisiz ve havadan sudan olaylarla uğraştırırken, birçok önemli olayı yağdan kıl çeker gibi geçiştiriyor. Mesela yıllarca Avrupa ile bütünleşeceğiz diye birçok şey söylenip yapıldığı iddia edildi. Ama bir de baktık ki, Avrupa ile aramızda aşılması gereken tonlarca soru ve sorun var. Demokratikleşme, insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü, farklılıkların tanınması, gibi birçok konuda yaşadığımız hayal kırıklıkları da böyle ortaya çıktı. Umarım Başbakan için yıllar önce söylenen; Başbakan ın değiştik demesi, siyaset gereğidir. Aldanmamak gerekir. Aslında o nun gizli bir ajandası var söylemi doğru değildir. **** Önümüzdeki günlerde biz Hıristiyanlar; Mesih in doğuş günü olan NOEL Bayramını kutlayacağız. Ardından da hep birlikte 2013 yılına gireceğiz. Savaşlarda her gün yüzlerce insanın can verdiği bir dönemde zor ama hepinizin Doğuş Bayramı nı kutluyor, 2013 yılının da tüm insanlığa barış, sağlık, başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum. 3

4 4 Sayı 10 Aralık 2012 Qadmoyutho yoluna gidildi. Bugüne kadar gerçekler her ne kadar saklansa da, son yıllarda küresel ve bölgesel düzeyde meydana gelen gelişmelerle birlikte bunun bir çözüm olmadığı ortaya çıktı. Dolayısıyla işlenen bazı suçlarla ilgili dosyalar açılmış ve devleti temize çıkarma arayışı başladı. TBMM bünyesinde kurulan darbeleri araştırma komisyonu, bu suç dosyalardan en kapsamlısını gündemine almış ve çalışmalarını sonuçlandırmaya çalışmaktadır. Ortaya çıkan tablo çok vahim bir durumu göstermesine rağmen çözüm, geleceğe daha doğrusu belirsizliğehavale edilmiş durumdadır. Çünkü ortaya çıkan suçları işlediği iddia edilen kurumları cezalandırabilecek iradeyi ortaya koyabilecek güçler henüz oluşmadığı görülmektedir. Her ne kadar ortada Ergenekon ve benzeri davalar varsa ve bu davalarla devletin bağırsakları temizleniyor dense de, gerçekte bu davalarla aslında derin devlet yeniden dizayn edilmektedir. Dolayısıyla Türkiye nin kozmik odalardaki gizli tarihi daha deşifre edilmemiş ve toplumun bilgisine sunulmamıştır. Buna bağlı olarak Türkiye de, Süryanilere yönelik yapılan saldırıların belgeleri özel harp dairesinde saklandığı için bugüne kadar başlarına gelen olaylardan her hangi birisi henüz gündeme gelmemiştir. T.C nin kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra 1924 te Hakkâri de Doğu Süryani (Nasturi) lere karşı gerçekleştirilen katliam, 1928 de kapatılan Süryani okulları, Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği III. İlyas ŞAKİR in 1930 da Türkiye den sürgün edilmesi üzerine kimse konuşmuyor. II. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında Süryanilere yüklenen vergiler ve uygulanan politikaların, 1960 lı yıllarda gizli bir şekilde oluşturulan ve Süryanilerin göç etmesini hızlandıran azınlıkları takip kurulu nun yaptığı faaliyetlerin, 1980 li 1990 lı yıllarda faili meçhullerle onlarca Süryani nin dosyası açılmıyor. Özelde Mor Gabriel Manastırı na genelde tüm Süryani halkına karşı son yıllarda başlayan arazilerine el koyma politikaları ve diğer saldırıların ardındaki amaçlara ilişkin belgeler dosyalar nerede? Evet; Süryanilere karşı işlenen bütün bu suçların ve faillerine ilişkin dosyaların açılmasını ve gerçeklerin gün ışığına çıkarılmasını bekliyoruz. Bu arada, yapılmaya çalışılan yeni anayasada da; eski suçları ortadan kaldıracak, yeni suçlara kılıf oluşturacak düzenlemelere gidilmemesini umut ediyoruz. Kilise inşa etmemize izin verilmiyor Fetullah Gülen Cemaatine yakınlığıyla bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından "Birlikte yaşama kültürüne katkıda bulunan" kişi ve kurumları ödüllendirmek için organize edilen "2012 Birlikte Yaşama Ödülleri" geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir törenle sahiplerine verildi. Sosyal Kültürel Kaynaşma dalında Süryani Ortodoks Kilisesi Mardin Metropoliti Mor Filiksinos Saliba ÖZMEN ile birlikte Batmanlı Kanaat Önderlerinden Hacı Mirza DEMİR ödüle layık görüldü. İstanbul Harbiye deki Kongre Merkezi'nde yapılan törene; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil ÇİÇEK, İstanbul Valisi Hüseyin Avni MUTLU, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa YEŞİL, Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul Metropoliti Mor Filiksinos Yusuf ÇETİN, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler SABANCI, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet ÇALIK, Turkcell CEO'su Süreyya CİLİV in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Sunuculuğunu Ertem Şener'in yaptığı törende konuşan TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK, ülkede hangi grubun ne sorunu varsa bu ülkede çözüleceğini ifade ederek şunları söyledi: "Ne konuşulacaksa en evvel bu ülkede konuşulacak, ne söylenecekse burada söylenecek. Yaşadığımız sorunların çaresini de bu ülkede birlikte bulacağız. Sorunların çözümünü başka mecralara taşıma ihtiyacı duymayacağız. Oturup aramızda konuşacak ve işimizi aracılara bırakmayacağız." TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK ayrıca; " Eğer bizler sorunlarımızın çözümünde birbirimizi muhatap alamazsak muhataplarımız başka mercilerden ve mecralardan bizlere mesaj göndereceğini bilmemiz gerekiyor" dedi. Can Yücel ERZEN in mini bir konser verdiği gecede, yapılan k o n u ş m a l a r sonrasında 2012 yılı Birlikte Yaşama Ödülleri sahiplerini buldu. Görsel, İşitsel Sanatlar ve Sahne Sanatları dalında ödüle layık görülen Antakya Medeniyetler Korosu na ödülünü Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul Metropoliti Mor Filiksinos Yusuf ÇETİN kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında, Süryanilerin, Cumhuriyetin kuruluşundan beri sürekli olarak devletin yanında yer aldığını ve kendilerinden kaynaklanan bir sorun yaşanmadığını yaptığı Metropolit Yesuf ÇETİN; Türkiye genelinde kilise ihtiyacı olan tek halkız. İstanbul da civarında nüfusumuz ve bu nüfusa hiz-

5 Sayı 10 Aralık met veren kendimize ait tek bir kilisemiz var. Hükümetle diyaloğumuza rağmen, bugüne kadar kilise inşa etmemize izin verilmiyor. 21. asırda böyle bir soruna sahip olmak Türkiye ye yakışmıyor dedi. Sosyal Kültürel Kaynaşma dalındaki ödülü, Batmanlı Kanaat Önderlerinden Hacı Mirza DEMİR ile paylaşan Süryani Ortodoks Kilisesi Mardin Metropoliti Mor Filiksinos Saliba ÖZMEN ise, kendisine gösterilen ilgiden dolayı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na teşekkür etti ve; Süryanilerin, Arapların, Ermenilerin, Yahudilerin, Türklerin bir arada yaşadığı farklı dillerin, dinlerin, kültürlerin beraber büyüdüğü Mardin'deki ortam, hem bölgemize hem de dünyaya örnek olmalıdır dedi. Yavuz ÖNEN Yazarımızın yazısı elimize ulaşmadığı için yayınlayamıyoruz. Halklar buluştu Bileşenleri arasında; Ermeni, Süryani, Rum, Pontus, Kürt, Laz, Gürcü, Çerkez, Pomak, Arap, Türkmen, Roman, Boşnak, Ezidi, Alevi, Hemşin halkı ve inançlarından temsilcilerin bulunduğu Halkların Anayasası girişimi tarafından düzenlenen, Savaşa karşı Özgürlük, Adalet, Eşitlik için Halkların Buluşması 2 Aralık 2012 Pazar günü Kadıköy Halk Eğitim Merkezi nde yapıldı. Değişik halklara mensup 13 gurup ve solistin farklı dillerde seslendirdiği ezgiler eşliğinde yapılan etkinliğin sunuculuğunu ise; yılların tiyatro ve sinema sanatçısı Nur SÜRER ile birlikte Bedros DAĞLIYAN yaptı. Değişik halklardan yaklaşık 500 kişinin katıldığı etkinlikte, 16 farklı dilde, yaşasın halkların kardeşliği sloganın yazıldığı pankart asıldı ve etkinlik bileşeni her halk kendi dilinde halkları selamladı. Süryanice selamlamayı ise Kawme DİK yaptı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, tarafında bu yıl 2012 Birlikte Yaşama Ödülleri adıyla verilen ödüllerin sahipleri ise; Edebiyat dalında; Hilmi YAVUZ, Bilimsel Çalışma dalında; Nilüfer GÖLE, Görsel Medya dalında; DÜNYA TV, Yazılı Medya dalında; AGOS Gazetesi, Toplumsal Alanda Örnek Davranış Girişimler dalında; Aşure-Anuşabur Projesi ile Mümtaz Turhan Lisesi ve Özel Getronagan Ermeni Lisesi öğrencileri, Görsel, İşitsel Sanatlar ve Sahne Sanatları dalında; Antakya Medeniyetler Korosu, Sosyal Kültürel Kaynaşma dalında Süryani Ortodoks Kilisesi Mardin Metropoliti Mor Filiksinos Saliba ÖZMEN ve Batmanlı Kanaat Önderlerinden Hacı Mirza DEMİR. Jüri Özel Ödülü ise bu yıl hayatını kaybeden Eski Vatikan ın İstanbul Eski Temsilcisi George MAROVİTCH e verildi. Kalabalık bir izleyici topluluğunun izlediği ödül töreni, Görsel, İşitsel Sanatlar ve Sahne Sanatları dalında ödüle layık görülen Antakya Medeniyetler Korusu'nun verdiği küçük bir konser ile son buldu. Etkinlikte aralarında Süryani Yakup ATUĞ un da bulunduğu Agiri Jiyan, Arap Müziği Korosu, Apolas Lermi, Bajar, Gypsy Nıght, Grup Helesa, Pınar Aydınlar ve Gürcü Sanatevi Kadın Korosu gibi sanatçı ve gruplar, Türkiye de yaşayan halkların ezgilerini seslendirdi. Geçmişte yapılan benzer etkinliklere oranla yoğun katılımın olduğu etkinliğe gelen değişik halklardan insanların hepsi bu kez salona sığmadı ve bir kısmı dışarda kaldı. Daha çok kitap ve gazete tanıtımının yapıldığı stantta Süryanileri temsilen etkinlikte yer alan Süryaniler ise stanttlarında misafirlere; Süryani şarabı-ekmek sundu ve Sabro gazetesini dağıttı. E t k i n l i ğ e katılanların, Halkların Anayasası Taleplerine imza koymaya çağrıldığı gecede yapılan konuşmada ise, girişimin kuruluşu ve bugüne kadar yaptığı çalışmalar anlatıldıktan sonra; Bizler Halkların Anayasası Bileşenleri olarak halkların birbirine düşman edilmesine karşı, Halkların kardeşliği bakışıyla, ülkemizde ve bölgemizde savaşlara karşı olduğumuzu... Dillerimize, Kültürümüze, Kimliklerimize pranga vurulmuş halklar olarak, özgürlükten yana olduğumuzu, her türlü ayrımcılığa karşı eşit ve yan yana yaşamayı savunduğumuzu bir kez daha göstermek için bir aradayız denildi Saat da başlayan ve saat e kadar devam eden etkinliğe katılanlar değişik halkların ezgileriyle coşup eğlenirken, birbirini daha yakından tanıma ve taleplerini öğrenme imkanına kavuştu. Etkinliğin bileşenleri arasında; Süryaniler den Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), Mezopotamya Süryani Kültür ve Dayanışma Derneği (Mezo-Der) ve Sabro gazetesi bulunuyor.

6 6 Sayı 10 Aralık 2012 Araştırma-Gezi Notları-1 Mardin e dair bir yalan... Cüneyt ELDEM Tarih bilmek gerek, tarih okumak gerek, tarih sürekli paralellikler içerir, çoğu zaman da kesişir hadiseler ve kişiler. Açıp açıp tarih kitaplarını karıştırmak gerek, ne zaman, ne olmuş ve bugün biz neyin üstünde neyin altındakilerin üstünde, yok olanlardan sonra varız. Nazi Auschhwitz ve Treblinka gaz odalarında ölümle tanışmadan ailesiyle birlikte kaçıp hayatta kalmayı başaran Sholomo Green in kapısını günün birinde çalan gazeteci Robert Fisk, su an içinde oturduğu evinin aslında 1948 de ic savaş nedeniyle canını kurtarmak için geçicidir sandıkları ve yakında geri döneceklerini düşünerek evlerini bırakıp kaçan Filistinli ailelerden El-Khadra ailesinin evi olduğunu söylerken; bir anlamda şaşıran ama bir anlamda böyle bir maziye sahip olduğunu düşündüğü ama şu an kendi evi olan geniş avlulu, bahçesinde portakal ağaçlarının olduğu Jaffa daki evinin kendinden ve kendisine ait hiçbirisiyim olmadığı bu müstakilin bugün ona ait olduğunu söylerken Fisk e: Ama burada savaş vardı ve onlar evlerini bırakıp kaçtılar, gittiler ve o zaman Israil le savaşan Arap ülkelerinden birisinde yaşıyor olmaları, bu mülklerinin de yasal sahipliğini kaybetmiş olduklarına beyanıdır * ifadesi acaba hangi düzelmede ve hangi vicdanda Mardin de Ermenilerin tehcirinden sonra geride bırakıp da gittikleri evlere tatbik edilebilir. Günde yaklaşık 24,000 insan Auschwitz ve Treblinka da gaz odalarında hayata veda ediyordu. Günde yaklaşık 24,000 insan Nazi soykırımından kaçıyordu. Günde 24,000 insan Jaffa da, Haifa da, Tel el-za tar da, Beyt Shemes te yurdunu terk edenlerin yerini dolduruyordu. Ve bugün o terk edenlerin çoğu artık yok Günde kaç bin insan Deyr el-zor a torbalandı, günde kaç bin insan sürü gibi vagonlarda güneye, bir daha dönmemek için tehcir edildi, açlıktan ölüme terkedildi. Günde kaç bin insan Fırat ın engin sularında, derinlerde kaybolup gitti. Günde kaç bin insan çöl sıcağında derdeste edildi, günde kaç bin. Sultan Abdülhamid in Kurt Aşiretleri neden oluşturduğu Hamidiye Alaylarına verilen devlet silahlarıyla kaç bin aşiret mensubu bugün kırıma uğrattıkları insanların evlerinde, yurtlarında ve binalarında yasamaktadır. Gidenlerin geride Eserleri her yerde, izleri her yerde, ve ben hepsine yabancıyım, çünkü biz hepsine yabancıyız, bihaberiz. Ve bugün hepsi yok bahçelerinde incir ve nar ağaçlarının, üzüm salkımlarının olduğu geniş avlulu, geniş eyvanlı ruhunu taşa işleyenlerin bıraktığı mirasa sahiplenmiştir. Bugün, küçük bir gezi yapıp söyle Mardin sokaklarında dolaşsak ve bir dizi evin tokmağına vursak ve sorsak, siz bu evin gerçek sahipleri değilsiniz, 1915 öncesinde bu evde şu aile, bu aile yaşıyordu, desek, hangi kapı büyük heybetiyle yüzümüze hızla kapanmaz. Kaçından azar; kaçından bela işitiriz acaba. Hatta o günün cellatları ailelerden birinin kapısına hasbelkader varsanız, o günün öfkesiyle yine bugün torunlarının yasadığı evlerden size saldıranlar bile çıkar. Tarih bilmek gerek, tarih okumak gerek, tarih sürekli paralellikler içerir, çoğu zaman da kesişir hadiseler ve kişiler. Açıp açıp tarih kitaplarını karıştırmak gerek, ne zaman, ne olmuş ve bugün biz neyin üstünde neyin altındakilerin üstünde, yok olanlardan sonra varız. İç savaş esnasında can havliyle kaçıp gidenlerin yerine gelenlerin yasal haklarının geçerliliğini savunan ve bunu birtakım değişik yasalara dayandıran Hebrew Universitesi öğretim görevlisi Jacob Manor a benzer birsürü isim saymak bugünün Turk Tarih Kurumu ndan, Türkiyat Enstitüsü nden ya da değişen siyasi gündeme göre yelken değirmeni gibi yön alan birçok entelektüel, gazeteci ve yazar, sanırım çok zor olmasa gerek. Bir sürü entelektüel gidenlerin haksızlığıyla meşgul, kaybolup giden kültürü ve medeniyeti değil, gelenlerin hakkını savunmakla meşgul zihniyetler her daim her zaman farklı zaman ekseni, ülkesi ya da kuramı olsa dahi, hep aynıdır. Bizde de Jacob Manor lar var, hem de bir yığın. Bugün itibarıyla, küçük bir araştırma ve inceleme, hatta basit düşünsel bir kuramla, sahibi olduğumuz birçok evin tapusunun dedemizden dahi kalmadığını ve haddi zatında sebebini ise yeni T.C bağlayarak işin içinden çakmaya çalışmak zor değil sanırım. Çünkü

7 Sayı 10 Aralık devir değişti, gidenlerin yerine birileri geldi, ovadan, kırdan, taşradan. Bazılarımızın dedesinden kalan çoğu mülkte, 100 yıldan fazla geriye gitmek pek zor olsa sanırım. Ben dedemden kalan eve dair bırakın araştırma yapmak, düşünmek dahi istemiyorum. Acaba yüzyıldan öteye gider mi bizim evin tapusu, oysa Osmanlı nın Ser iye Sicillerinde Mardin de adi gecen eşraf 34 ailenden birine mensup genetikle; ** Mardin de dedemin bize bıraktığı mirasla yüzleşmek dahi istemiyorum. Çünkü acaba sorusu beni ürkütüyor. Ama bazılarımız ise asırlara sahip evraka sahibiz, çünkü Mardin de her şey bizim olmadığı gibi, bir asır önce, başkalarının da değildi. Ama ben biliyorum ki çoğu bizim de değildi ve çoğu başkalarının olan bu evlerin ve binaların sahibi bugün yoklar artık. Eserleri her yerde, izleri her yerde, ve ben hepsine yabancıyım, çünkü biz hepsine yabancıyız, bihaberiz. Ve bugün hepsi yok. Sarkiz Lole Sanat Sokağı sanatın neresinde olduğunu bilmemekle, ben, bu sokakta doğdum. Bugün Mardin in yetiştirdiği, geride bıraktığı eserlerden ötürü öğrenmekten kaçınamadığımız Ermeni Mimar Ustası Sarkiz Lole. Kim bilir, yıllar sonra, sokaklarında çocukluğum geçen ve sağında solunda betonlarla çevrili bu pek de sanatsız sokak, günün birinde meslektaşımın adıyla zikredilecek. Ama kimse, hiç kimse, bir asır geride Sarkiz Lole ve ötekilerinin akıbetini ne biliyor; ne de öğrenmek istiyor avamda. Hepimizin bihaber olduğu bu trajediye hepimiz sanki bir asır değil de bin asır öncesine aitmiş gibi bakıyoruz. Sarkiz Lole nerede bugün? Geride bıraktığı her taşın iftiharıyla Mardin i gezerken, taştan başka geride hiçbir şeyi kalmayan bu aziz ustanın mezarı dahi meçhuldür. Ne kendisi vardır bugün tastan gayri, ne de soyundan bir nefer, ama nerede? Ve bugün onları bence bir anlamda yine yok sayarak, anlamsız ve sanatsız bir sokağa adını veririz. Zaten değil midir ki, her daim gidenlerin, yok olanların ve artık sadece geride izleri kalanların onuruna isim verilir. Sarkiz Lole Hatıratı, ruhuna el-fatiha Devamı gelecek sayıda * Pity the nation, Lebanon at War, Robert Fisk, Oxford University Press, 1990 Costadian of Absentee Property - Emval-i Metruke ** Osmanlı Şer iyye Sicilleri, Mardin de adı zikredilen 34 eşraf aile. Ders Kitaplarında, Yalan Değil, Gerçekler Olmalı Mihayel RABO Ders kitapları maalesef her yerde sorun. Milli Eğitim Bakanı,Sudanda katıldığı bir toplantı sonrasında Sudan Milli Eğitim Bakanından ders kitaplarındaki yanlışların düzeltilmesini istedi.bakan a göre Sudandaki okullarda Osmanlılar hakkında yalan yanlış bilgiler öğretiliyordu. Oysa bizim okullarımızda bu yalan ve yanlış bilgiler en kısa süreyle 100 yıldır ve hala öğretiliyor. Süryani düşünür NARSAİ değişimi açıklarken Değişim her şeyi değişime zorlar ve değiştikten sonra değişmez bir hal alır der. Gerçekten de doğadaki her şey çok önemli değişim sürecinden geçiyor. İnsanlar değişiyor, fikirler değişiyor. Bilim, teknoloji hızla ilerliyor ve gelişiyor. Dağlar, yollar değişiyor. Döneme göre olaylar ve Tarih değiştiriliyor, insanların DNA sı değiştiriliyor ama nedense bir türlü zihniyetler değişmiyor. Değişmesi tabii olarak kolay da değil. Bu değişim süreci zaten yüzlerce yılı buluyor. Dünya da olduğu gibi ülkemizde çok önemli bir değişim sürecinden geçiyor. Yıllarca siyaset alanına kanunlara, eğitim anlayışımıza, ders kitaplarına ve hatta hayatlarımıza damgasını vuran korkular ve güvensizlikler yavaş yavaş arka plana atılıyor. Sorunlarıyla barışık, kendine güvenen insanlar olarak düşünmeye başlıyoruz. Konuşamadığımız tabu saydığımız konuları artık konuşabiliyoruz. Kim olduğumuzu tam içten, rahat olmasa da yavaş yavaş söyleyebiliyoruz. Artık biz Süryaniler de yazabiliyoruz. Hep başkaları bizi yazarken şimdi kendimiz yazıyoruz tartışabiliyoruz. Başkaları yazmasın demiyoruz. Şimdiye kadar yazan ve yazacaklara da teşekkür edip, biz de yazıyoruz diyoruz. Bütün bunlar bizi mutlu ediyor seviniyoruz. Bunlar bardağın dolu kısmı ama bir de boş kısmı var ki her şey düzeldi, düzelecek derken zihniyet mekanizmasının hala eski tas eski hamam olduğunu görünce de üzülüyor, moralimiz bozuluyor ve umutsuzluğa kapılıyoruz. Konuşuyoruz ama, her şey bitip yok olduktan sonra. Yazıyoruz ama, Kiliseler yıkılıp köyler, boşaldıktan sonra. Tartışıyoruz ama, herkes kaçıp gittikten sonra. Kitaplarda anlatıyoruz ama sevgiyi değil, nefreti. Doğruyu değil, yalanı. Son bir iki yıldır ders kitapları yeniden gündemde. Ders kitapları çok önemli, çünkü; geleceğin inşası bu günün gençleri üzerinedir. Bu gençlere ne öğretirseniz onları kaydedeceklerdir. Öğrencilerin genç beyinlerin yol haritası, rehberi olarak görülen, okullarda ki kitaplar bir eğitimci kadar önemli. Bu gün Türkiye de okuyan öğrencilerin sayısı 25 milyon olarak gösterilmektedir. Bunların yaklaşık 4 milyonu lise öğrencisidir. Bunların en az 1 milyonu 10. sınıf öğrencisidir. Ortalama bir hesap düşünüldüğünde yaklaşık 4 yılda 4 milyon lise 2. sınıf öğrencisi vardır. Bir ders kitabı yaklaşık olarak 4 milyon öğrencinin elinden geçmektedir. Kuşkusuz öğrencilerin bilgi kaynakları elinde bulunan kitaplarıdır. Genç, körpe beyinler doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü hele hele tarihi bilgileri öğrenmek için ilk olarak Tarih dersi kitaplarını kullanırlar. Çünkü onlar o tarihi anları yaşamamışlardır. Geriye dönme imkanları da yoktur. Önünde birkaç seçenek vardır. Ya aileleridir, ya kitapları ya da okul ve Öğretmenleridir. Bu nedenledir ki konu çok hassas ve dikkate alınması gerekir. Örneğin, Lise Sosyoloji ders kitabına göre azınlık; toplumun genel yapısından genel özellikleriyle ayrılan ve çoğunluktakine eşit toplumsal hakları bulunmayan insanlardan oluşan toplumsal kategoridir. (Yamanlar 2000, 16- tarih vakfı nasıl eğitiliyoruz sayfa 81.) Bize ve herkese eşit olmadığımızı net olarak öğretiyor. 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşmasına göre ülkemizde gayri- müslim unsurları teşkil edenler dışında azınlık yoktur. Türkiye de % 95 in üzerinde büyük bir çoğunluk binlerce yıldır aynı kaderi paylaşmakta, aynı kültür ve amaç içerisinde yoğrulmaktadır. (Milli Güvenlik Bilgisi sayfa 97, Tarih Vakfı Yayınları) Farklı kültürlerin tanınması bazen zararlıda olabilmektedir. Bunlar ulusal kültürü olumsuz yönde etkileyebilmektedirler. (Yamanlar 2002, 33) Süryaniler ihanet etmişlerdir (Lise 10.Sınıf Tarih Ders Kitabı sayfa ) Bakanlığın ders kitaplarıyla ilgili hassasiyeti daha yeni yeni hissedilmeye başlandı. Ancak bu hassasiyeti önce kendi ülkesinde başlatmalıdır. Eğer gerçekler yaşanmışlıklar varsa bunlardan da kaçınılmamalıdır. Bakanlık, Kitaplarda din, dil, ırk ayrımcılığının olmaması için Resmî Gazete nin /22297 tarih sayısı ile Tebliğler Dergisi nin /2434 tarih ve sayısında ders kitaplarının nasıl olması gerektiğini uzun uzun anlatmış. Ancak, maalesef uygulama çok farklı. Ders kitaplarında diğer halklar hala ya hain, ya işbirlikçi ya da birer maşa olarak tanıtılıyor. Ders kitapları barışı, sevgiyi ve hoşgörüyü ele almalıdır. Ders kitapları yazılırken yer verilecek halklardan bir temsilci ya da akademisyenin mutlaka görüşü alınmalıdır. Ders kitaplarında ayrımcı, aşağılayıcı, kin ve nefreti aşılayan ifadelere yer verilmemelidir. İnsan hakları gözetilerek genç kuşaklara yalan değil, gerçek ve objektif bilgiler sevgi temelinde sunulmalıdır.

8 8 Sayı 10 Aralık 2012 MEZOPOTAMYA UYGARLIĞINDA SÜRYANİ HALKI Dizi Yazı 10 II. BÖLÜM ASUR, BABİL, ARAM, KALDE EGEMENLİKLERİ DÖNEMİ I. Tukulti-Ninurta nın öldürülmesinden sonra Kar- Tukulti-Ninurta terk edildi. Asur-nadin-apli (M.Ö ) devletini korumaya gücü yetmediği için değişik bölgeler devletten kopmaya başladı. Aynı zamanda Babil de bundan yararlanarak bağımsızlığına yeniden ulaştı. I. Tukulti-Ninurta nın öldürülmesiyle Orta-Asur Devleti gerileme dönemine girdi. Bu değişim sadece Asur ülkesinde değil, Ortadoğu nun tümünde meydana geldi. M.Ö yılında Ortadoğu nun siyasi dengeleri tamamıyla yeni bir şekil aldı. Yüz yıllık bir gerileme sürecine giren Orta-Asur Devleti nin egemenliği altında olan halklar tek tek bağımsızlıklarını alarak; Babil gibi önemli bir bölge de Kasit hanedanının bir üyesi olan Adad-Şuma-Usur tarafından yeniden ele geçirildi ve bölgenin en güçlü kralı oldu. Anadolu da ise sınırları Orta Suriye ve Lübnan a kadar inmiş olan Hitit Devleti nin başkenti Hatussas bazı grupların saldırısına uğrayarak yıkıldı. Bu saldırılarla Hitit Devleti tarihten silindi. Deniz toplulukları Akdeniz kıyılarından Filistin ve Suriye ye saldırıya geçtiler. Aynı zamanda Mısır da gerileme sürecine girdi. Kasitlerin güney Mezopotamya daki iktidarı M.Ö da ortadan kalktıktan sonra İsin şehrinde M.Ö yılında, Babil kökenli bir hanedanlık iktidara geçti. Bu dönemde Asur ile Babil arasındaki ilişkiler yeniden düzeldi. İsin in bu ikinci hanedanlığı Babil ülkesinde yeni bir rönesans devrini başlattı. Bu hanedanlığın dördüncü kralı olan I. Nabukadnezar, Elam birliklerini Babil topraklarından uzaklaştırıp Elam ülkesine bile saldıracak güce ulaştı. Bu kral aynı zamanda Asur devleti için de büyük bir tehdit haline geldi. Kendini Asur un intikamcısı diye adlandıran Asur-reş-isi (M.Ö ) iktidarlığında, Asur yeniden canlanmaya başladı. Onun döneminde Asur ülkesinde refah yeniden yükseldi. Asur-reş-isi zamanında birçok saray ve tapınak yapıldı. Bu dönemde Babil kralı I. Nabukadnezar ile Asur kralının ilişkileri bozuldu. Çünkü Asur-reş-isi Babil in bağımsızlığını sarsmak istiyordu. Onun yerine geçen oğlu I. Tiglat-Pileser (M.Ö ) zamanında Asur un kaderi yeniden değişti ve büyük bir güç haline geldi. I. Tiglat-Pileser in başa geçtiği yıllarda, Anadolu daki Hitit ve Mittani devletlerinin yıkılmasından yararlanan birçok kabile, siyasi boşluğu doldurmaya çalışıyorlardı. Bunlardan biriside Trakya dan gelen Friglerdi. Frigler henüz bir devlet kurma aşamasına gelememişlerdi. Fakat Anadolu dan etraftaki bölgelere doğru sürekli akınlar düzenleyip korku yaratıyorlardı. Aynı zamanlarda Mısır bir gerileme sürecini yaşıyordu. Suriye topraklarını artık koruyamıyordu. Bundan yararlanan göçebe Aramiler, Suriye çölünden ilerleyerek Fırat nehri boyunca bir dizi beylikler kurup yakınlarındaki güçleri nefes alamaz duruma getirdiler. Kuzeybatıda ise, Asurluların kendilerine ait saydıkları bir bölgeye, muhtemelen Friglerle akrabalıkları olan Muşkular yerleşti. I. Tiglat-Pileser bu karmaşık ve tehlikeli ortamı düzeltmek için ilk olarak Tukulti-Ninurta devletinin yeniden ve sistematik bir şekilde yapılanması gereğini duydu. Bunu yapabilmesi için bölgenin dört bir yanına seferler düzenlemesi gerekiyordu. Daha yönetiminin ilk yıllarında I. Tiglat-Pileser Muşkulara karşı bir sefer başlattı. Kaşiyari dağlarının (Turabdin) üzerinden yürüyerek Anadolu daki Kommagene bölgesine kadar ilerleyip, beş kral tarafından yönetilen ve yirmibin askeri güce sahip olan Muşkularla savaşa girdi. Muşkuları yenilgiye uğratıp yeni köleler edindi. Bu zaferlerinden sonra Anadolu da Hititlerden kalan 16 küçük beyliği kendisine bağladı. Daha sonra Nairi bölgesinden 23 kabileye saldırarak onları yenilgiye uğratıp büyük bir güce ulaştı. Nairi den sonra doğudaki Zagros kabilelerine saldırıp onları etkisiz hale getirdi. Tiglat- Pileser I. bir yapıtında bu savaşa ilişkin şöyle yazmıştır: Tiglat-Pileser, güçlü kral, birliğin kralı, Asur kralı, dünyanın dört yanının kralı, efendileri olan, büyük tanrılar, Aşur ve Ninurta nın yardımıyla ilerledi ve düşmanını yendi... Efendim Aşur un yardımıyla aşağı Zap ile güneşin batışındaki Yukarı Deniz (Van Gölü) arasında kalan bölgeyi işgal ettim... Ard arda gelen zaferlerden sonra, sıra Akdeniz kıyılarındaki büyük ticaret merkezleri haline gelen Fenike şehirleri Sidon, Biblos, Tyros ile Arvad a ve Lübnan daki sedir ormanlarına geldi. Bu bölgeye varabilmek için birliklerini Suriye nin ortasından geçirerek, yol üstündeki şehirleri vergiye bağladı. Bu şehirleri de otoritesi altına alan Asur kralı, Akdeniz bölgesiyle olan ilişkilerini sağlamlaştırmak için, Suriye nin her tarafına yerleşen ve bir türlü yenilmek bilmeyen Aramilere yöneldi. Aramilere karşı birçok sefer başlatan I. Tiglat-Pileser onları ancak son seferinde dağıtabildi ve Tedmur a kadar ele geçirdi. Asur birlikleri kuzeyde, doğuda ve batıda zaferlerle ülke sınırlarını genişletirken, Babil kralı Marduk-nadinahhe nin Asur şehrinin 32 kilometre güneyindeki Ekallatum şehrini kuşatması üzerine, I. Tiglat-Pileser in birlikleri Babil devletinin kuzeyine saldırdılar. Bu saldırıda Babil birlikleri uzaklaştırıldı ve Dur-Kurigalzu, Sippar, Opis ve Babil şehirleri işgal edilerek Asur Devleti ne bağlandı. İkinci seferinde I. Tiglat-Pileser Babil yönetimini devirdi. Bu savaşlar I. Tiglat-Pileser yönetiminin son savaşları oldu. I. Tiglat-Pileser in iktidarı döneminde büyük saraylar ve tapınaklar inşa edildi. Bunlardan en görkemlisi, Asur şehrinde Anu ve Adad tanrıları için yaptırdığı iki kuleli çift tapınaktı. I. Tiglat-Pileser in bu inancı ve onun yaptığı savaşlar, Yeni Asur Dönemi ndeki krallar tarafından örnek alındı. Bu yeni dönemin başlıca savaş aracı vahşice estirilen şiddet oldu. Şiddetin yarattığı rüzgar bölgedeki bütün güçleri ve toplulukları felç etti. Asur krallarını acımasız kılan, çıkarları yanındaki, diğer bir etken de, bölgenin jeostratejik konumudur. Asur toprakları batıda çöllere, doğuda ve kuzeyde de dağlık bölgelere dayanmaktaydı. Çöller ve dağlık kesimler ise tarih boyunca yeni toplulukların doğdukları veya

9 Sayı 10 Aralık toparlandıkları bölgeler oldu. Etrafı çöl ve dağlarla çevrili Asur ülkesi de sürekli buralardan gelen toplulukların akınlarıyla karşı karşıya geldi. Kendilerini koruyabilmek için bu toplulukları sürekli etkisizleştirmeye çalışan Asur kralları, düzenledikleri her seferde bu güçlere karşı en ağır şiddet yöntemlerini uyguladılar. Bu da Mezopotamya yı uzun süre egemenlik altında tutan Asur krallarına acımasız, kırıcı, yıkıcı ve korku salan bir karakter kazandırdı. I. Tiglat-Pileser yaptığı savaşları, av maceralarını, tarımda yaptığı reformları, vs. anlatan belgeleri bir yerde toplamak için bir de kütüphane yaptırdı. Asur şehrindeki en büyük tapınağın damını, Lübnan dan vergi karşılığında getirttiği sedir ağacının tahtasından inşa ettirerek, kütüphanesini içine yerleştirdi. Bu kütüphane sonradan gelen diğer Asur kralları için de bir örnek oldu. I. Tiglat-Pileser aynı zamanda yürürlükte olan Orta-Asur Kanunları nı yeniden toparlayarak düzenledi. Bu kanunlar genel olarak Hamurrabi Kanunları na benzemekteydi. Fakat aynı suçlar için verilen ceza, Orta-Asur Kanunlarına göre daha da ağırdı. I. Tiglat-Pileser aynı zamanda toprak reformu yaparak ziraata da önem vermiştir. Çünkü refah içinde olan bir toplumun daha kolay yönetileceğine inanıyordu. Bunun dışında, tarihte ilk kez Orta Asur döneminde halkların tümü, ya da büyük bir kesimi birden sürgün ediliyordu. Kabilelerin, şehirlerin tümü, onbinlerce insanı sürgün edilerek sistematik olarak yerinden ediliyordu. Boşalan yerlere genellikle Asurlular, ya da başka bölgelerden sürgün edilenler yerleştiriliyor, böylece halk topluluklarının iç bağları kopartılarak, gelişip güçlenmeleri engelleniyordu. Büyük savaşlar ve işgaller I. Tiglat- Pileser in oluşturduğu devleti süreklileştiremedi. Kuşattığı bölgelerde güçlü bir yönetim kuramayan I. Tiglat- Pileser in ölümünden hemen sonra (M.Ö. 1077) baskı altında tutulan topluluklar ayaklanmaya başladılar. Kısa bir dönemde batıdaki Aramilerin ve doğudaki Zagros topluluklarının saldırıları sonucu Asur devletinin sınırları daraltıldı. Yaklaşık birbuçuk asırlık bir gerileme sürecine giren Orta-Asur Devleti nde olduğu gibi bölgenin genelinde de bir istikrarsızlık dönemi başgösterdi. Arami toplulukları saldırılarını Asur devletinden sonra Babil devletine de yönelterek, Babil krallığını da ele geçirdiler. M.Ö yılında Arami asıllı Adad-applaiddina, Babil kralı Marduk-şapik-zeri yi tahttan uzaklaştırarak yerine geçti. Kuzeyde bir gerileme dönemini yaşayan Orta-Asur Devleti nin yanında Babil yönetimi de sarsıldı ve iç kargaşaya sürüklendi. II. Eriba-Adad (M.Ö ) ve kardeşi IV. Şamşi-Adad (M.Ö ), I. Asurnasirpal (M.Ö ) dönemlerinde Asur devleti hızlı bir gerileme dönemine girdi. II. Asur-rabi (M.Ö ) döneminde Arami aşiretleri Fırat ın doğusuna geçmek için kıyıdaki bütün engelleri kaldırarak, Fırat nehri boyunca yerleştiler. II. Asur-rabi, oğlu II. Asurreşa-işi (M.Ö ) ve onun oğlu II. Tiglat-Pileser (M.Ö ) hükümdarlıkları döneminde Arami aşiretlerinin giderek Asur un merkez topraklarına girmelerine karşı savaşlar yaptılar. II. Tiglat-Pileser döneminde Aramiler Dicle kenarlarına kadar ilerleyerek yerleştiler. Asurlular, Aramilerin bu müthiş ilerlemelerine rağmen merkez bölgelerini korudular. Asurlular ancak II. Tiglat-Pileser in ölümünden sonra tahta geçen oğlu II. Asur- Dan (M.Ö ) zamanında savunma stratejisini aşarak, devletinin ekonomik, örgütlülük ve askeri yapılanmasını yeniledi. Devletini her yönden güçlendirmeye başlayan II. Asur-Dan, ülkesini tehdit eden bölgelere karşı saldırıya geçerek, eski Asur krallarının acımasız yöntemlerine başvurdu. II. Asur-Dan ın ölümünden sonra yerine meşhur atasının adıyla adlandırdığı oğlu II. Adad-Nirari geçti. Böylece Orta Asur dönemi kapandı ve Yeni Asur dönemi başladı. Devamı gelecek sayıda SÜRYANİLER ORTADOĞU NUN KALBİDİR Suphi AKSOY Ortadoğu da toplumsal hayat, tarihsel süreç içerisinde bütün renkleriyle oluşmuş ve temel bazı özellikler kazanmıştır. Bu coğrafyada ilk yerleşik yaşama geçen insan topluluklarında başlayan ve günümüze kadar devam eden halklaşma mücadelesiyle uygarlıklar ortaya çıktı. Bu anlamda insanlığın beşiği ve medeniyetin merkezlerinden birisi olan Mezopotamya tarihi birçok ilklerle doludur. Yazı türleri, alfabeler, para, felsefe, dinler, kültür, sanat, bilim ve teknik dalları bu kutsal topraklardan bütün dünyaya yayıldı. Ortadoğu nun en belirgin yapısı çok dilli çok halklı ve farklı inançlara sahip olan halkların bir arada yaşamasıdır. Halkların bu yaşamı yüzyıllar boyunca harcanan emekle iç içe geçmiş ve adeta tek bir vücut haline gelmiştir. Ortadoğu da saf bir ırk olmadığı gibi, bütün kültürler dinler birbirlerinden etkilenmişlerdir. Bu anlamda Ortadoğu nun en eski halklarından birisi olan coğrafik, tarihsel, kültürel alanda Asur- Aram- Kalde isimlerini de miras edinen S üryani halkı, Ortadoğu nun kalbi haline gelmiştir. Çünkü Arapları, Kürtleri, T ürkleri, Ermenileri ve Persleri Süryani kültür ve toplumsal bağlarından ayrı düşünemeyiz. S üryanilerin bütün Ortadoğu toplumları üzerinde etkisi olduğu gibi bu toplumların da Süryaniler üzerinde etkileri oldu. Ayrıca Süryaniler genel olarak Hıristiyan dinine bağlıdırlar. Hıristiyanlık da tek tanrılı üç semavi dinden birisidir. Yahudilik ve Müslümanlık gibi Ortadoğu orijinlidir. Y ani bu üç din aynı coğrafyada ve kültür zemininde doğup büyümüşlerdir. Dolayısıyla bu dinlerden herhangi birisinin Ortadoğu dan yok edilmesi, en başta Ortadoğu halklarının büyük kaybı olacaktır. Gerçek anlamda inanç sahibi olanlar, başka dini inanca sahip olan birey ve halklara karşı düşmanlık yapmazlar. Üstelik tarihte meydana gelen din savaşlarının sonuçsuz olduğu da hepimiz biliyoruz. Bu yüzden de günümüzde verilen mücadeleler dinsel ideolojiye dayalı olmaları yerine, daha çok özgürlük demokratik eksenli mücadeleler olmalıdır. Ortadoğu da Hıristiyanları dolayısıyla Süryanileri hedef alan bazı guruplar, Ortadoğu halklarına büyük bir zarar verdiklerini bilmelidirler. Ayrıca bu guruplarda yer alan birçok kişinin geçmişinde ya Hıristiyanlık ya da S üryaniliğe ait bir veya birkaç damar vardır. Ayrı ayrı dinlere inanmak, farklı fikirlere sahip olmak, değişik dilleri konuşmak suç ve günah değildir. S uç ve günah olan, dinleri dilleri ve düşünceleri yasaklayıp yok etmeye çalışmaktır. İnkârcı ve imha edici bir zihniyete sahip olanlar bu yaklaşımlarını değiştirmedikleri müddetçe, huzur ve barıştan söz etmek mümkün değildir. Ortadoğu da, Hıristiyanlığın ve S üryanilerin özgürce yaşaması amacıyla, herkese kendi gelecekleri ve kültürel zenginlikleri için önemli görevler düşmektedir. Dönem ırkçılık ve ortaçağ karanlığının dönemi değildir. U nutmamak gerekir ki bütün düşüncelere tartışma alanları açıldığı oranda, toplumsal gelişmeler ivme kazanır ve bireysel özgürlükler de gerçekleşmiş olur. Geçmişte Türkiye de, Irak ta, Lübnan da Hıristiyanlara ve S üryanilere saldıranlar büyük bir insanlık suçunu işlemişlerdir. Bugün aynı suçu Suriye de işlemek için hazırlıklar yapanlar var. Bunlara izin vermememiz gerekir. Süryani halkı, Ortadoğu halklarının ortak bir değeri, tarihi ve yüreği olduğundan dolayı, herkes S üryanilerin haklarını ve varlığını, kendi hakları ve varlığı olarak görmelidir. Birçok halka kan kusturan soykırımcı zihniyet ancak bu şekilde tarihin çöp sepetine atılarak mahkum edilecektir. Günümüzde bunu yapmak için hala şansımız var.

10 10 Sayı 10 Aralık 2012 Türkiye'deki sorunlar İsveç Parlamentosu'na taşınıyor Kİsveç Parlamentosunda bulunan farklı partilere mensup milletvekilleri, ayrı ayrı verdikleri önergelerle Türkiye de yaşanan sorunları tartışmaya açıyorlar. Avrupa daki en büyük Süryani nüfusunun olduğu İsveç te, Süryani kökenli 6 Milletvekilinin de bulunduğu parlamentoda, son günlerde Türkiye ye ilişkin sıcak tartışmalar yapılıyor. Hem hükümet hem de muhalefette bulunan Siyasi partilere mensup milletvekillerinin verdikleri bu önergeler; Türkiye de yaşanan insan hakları ihlalleri, azınlıklara yapılan baskılar ve son dönemdeki saldırıların tartışılmasını istiyor. Hükümet ortakları, Hıristiyan Demokrat Halk Partisi ve Merkez Partisi Milletvekilleri, Türkiye de muhaliflere yönelik saldırıları eleştirip, en kısa zamanda da bu saldırıların durdurulması için önlem alınmasını istediler. Muhalefette bulunan Sosyal Demokrat İşçi Partisi, Çevre Partisi Yeşiller ve Sol Parti de, ayrı ayrı verdiği önergelerle Türkiye deki tutuklamaları, Süryaniler, Kürtler, ve demokratik kitle örgütleri üzerindeki baskıları gündeme getirdiler. Partiler ayrıca, İsveç Hükümetinin bu konularda tavır almasını da istediler. Türkiye nin hala 12 Eylül Askeri Cunta döneminde yapılan Anayasa ile yöneltildiği, bu yetmezmiş gibi, muhalifleri susturmak amacıyla Terörle Mücadele Yasası nın yürürlüğe sokulduğunun dile getirildiği Fredrik MALM, yaptığı konuşmada Türkiye deki tutuklamaları ve insan hakları ihlallerini daha önce defalarca ele aldıklarını hatırlattıktan sonra; Türkiye yi yönetenler 1915 yılında Süryani ve Ermenilere yapılan soykırımı, hiçbir koşul öne sürmeden tartışmayı kabul etmediği sürece Türkiye nin demokratikleşmeyeceğini bilmelidirler. Bunun sağlanması için de İktidarın, siyasi partilerin ve Türk toplumunun anlayış ve tutumunu değiştirmesi gerekir dedi. Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekili, Süryani kökenli Robert HALEF ise yaptığı konuşmada; Türkiye yılında kurulduğundan beri Türkiye, ülkede binlerce yıldır yaşayan Süryanileri ayrımcılığa tabi tuttu ve demokratik haklarını kabul etmiyor. Hıristiyan azınlıklar dini inançlarını özgürce yerine getiremiyor. Bu yüzden de Süryanilerin büyük bir çoğunluğu baskı ve saldırılardan kurtulmak için dünyanın değişik ülkelerine kaçmak zorunda kaldı. Kalanlara ise baskılar hala devam ediyor dedi. Hükümetin diğer ortağı Merkez Partisi Dış Politika Sözcüsü Kerstin LUNGREN de, Türkiye de birçok gazetecinin hala cezaevlerinde tutulduğunu belirterek, azınlıkların ve kadınların haklarının ihlal edildiğini dile getirdi. İsveç hükümetinin Türkiye ile ilişkilerinde insan önergelerde, geçmişte birçok reforma imza atan Ak Parti iktidarının da kışkırtıcı ve milliyetçi bir çizgiye geldiğinin altı çiziliyor. Hükümet ortağı Halk Partisi nin Dış Politika Sözcüsü komşu ülkelerin çoğuyla sorunlar yaşıyor. Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşmeler yapılmıyor. Türkiye nin İsrail, Yunanistan ve Ermenistan la ilişkileri her gün daha da kötüleşiyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Türkiye şimdi de Suriye nin kuzeyini işgal etme hazırlığında. Bunun için askerlerini Suriye sınırına yığdı. Türkiye sürekli olarak terörizme karşı mücadele bahanesiyle Irak ın hava sahasını ve topraklarını uçaklarla ve tanklarla ihlal ediyor. Çok sayıda gazeteci ve Kürt politikacı Kürtlerin haklarının genişletilmesini istedikleri için tutuklanıyor haklarını temel alması gerektiğini ifade eden Sol Parti Dış Politika Sözcüsü Hans LİNDE de, Türkiye nin Avrupa Birliği ne üye olabilmesinin azınlık taleplerinin karşılanması ve tüm politik tutukluların serbest bırakılması şartlarına bağlanmasını isted. Çevre Partisi Yeşiller Milletvekili Jabar AMİN, Ak Parti İktidarının Kürt Halkına yönelik saldırılarını dile getirerek İsveç Hükümetinin Kürtlere ve insan hakları savunucularına yönelik saldırıları protesto etmesi gerektiğini belirtti. 68. günde sonlandırılan açlık grevlerine de değinen Jabar AMİN konuşmasında; Biz tüm gücümüzle Türkiye nin demokrasi ve insan haklarını hiçe sayan tutumunu protesto etmeliyiz dedi. İsveç Parlamentosunda sıcak ve çekişmeli tartışmalara neden olacağı tahmin edilen bu önergeler önümüzdeki hafta içinde görüşülüp oylanması bekleniyor.

11 İskenderun daki Süryani kilisesi yeniden kapandı! Hatay ın İskenderun ilçesinde, Mardin den gelen Süryaniler tarafından 1850 yılında yapılan ancak uzun yıllar askeri depo ve ardından da sinema olarak kullanılan Tarihi Süryani Kilisesi yeniden kapanıyor. 7 Mart 1956 yılında mabet vasfı kaybettiği gerekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğüne tahsis edilen Süryani kilisesi, Genel Müdürlük tarafından daha sonra sinema salonu olarak kiraya verildi. Bir süre ordunun mühimmat deposu haline de getirilen Kilise, 1968 yılında Vakıflar Meclisi tarafından mazbut vakıf ilan edilerek kilisenin yönetimi yeniden Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmişti. Son zamanlarda Zafer sineması olarak kullanılan kilise, vakıf mallarıyla ilgili çıkarılan yeni kanun ve yapılan yeni düzenlemeler sonucunda 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünün çalışmalarıyla restore edilmeye başlandı. Üç yıl devam eden ve yaklaşık yarım milyon Türk Lirası na mal olan restorasyon çalışmaları 2010 yılında biten kilise için Mardin ve Suriye den taş getirildi; döneme uygun, avize, pencere, özel boyalı camlar ve ahşaplar yaptırıldı. Yeniden açılışı, uydu bağlantısı aracılığıyla Başbakan tarafından 2010 yılının Nisan ayında İstanbul Yenikapı Mevlevihanesi nde gerçekleştirilen törenle, Türkiye genelinde bin 111 eserle birlikte yapılan kilisede ilk ayin 1 Haziran 2010 tarihinde yapıldı. Ancak geçtiğimiz günlerde Kilisenin bağlı olduğu vakıf tarafından maaşları ödenmeyen kilise bakıcılarının işlerini bırakması nedeniyle, İskenderun Mor Pavlus Süryani Kilisesi, yeniden kapısına kilit asmak zorunda kaldı. Geçmişte birçok sorunla karşılaşan ve şimdi ziyaretçilerine kapılarını kapatmak zorunda kalan kilisenin bundan sonraki süreçte nasıl bir durumla karşılaşacağı merak ediliyor. Sayı 10 Aralık 2012 Salam Politikası devam edemez Malum, salam politikası tabiri, bilinçli biçimde dilim dilim almak anlamına gelir. Ama bizde tam dersi bir durum var. Türkiye Cumhuriyeti, Sevr Paranoyası yüzünden, bilinçsiz biçimde dilim dilim veriyor. Kürtler ne kadar bastırırsa. Üstelik, bir uzlaşma havası içinde değil, binbir güçlük çıkartarak, hatta Kürtlerin önüne atar gibi. Mesela son örnekte, Adalet Komisyonu na gönderilen tasarı, sanığın tercüman getirtebilmesi için pamuk eller cebe! yi gerektirmekte. Mantık, dünyanın en doğal hakkının, üstelik Lozan 39/5 deki hakkın, ancak ortalık birbirine girerse verilmesi mantığı. Gerekçesi de, muhtemelen fena halde süfli: Geçen gün televizyondaki sarışın profesör hanımın, Vergi mükelleflerinin parası boşa harcanır diyerek, Kürt sorunu yüzünden vergi mükelleflerinin şimdiye kadar kaç trilyon lirasının (ve ne kadar canının/kanının) harcandığına hiç aldırmaması gibi. Bu, iki taraf için de vahim bir süreç. Çünkü veren tarafı aşırı fedakarlık yaptığı kanısına, alan tarafı ise hak ettiği kadar alamadığı kanısına sürüklüyor. Sonunda, varılan sonuç iki taraf için de makbule geçmiyor. Ülke rahatlayacağına, her seferinde biraz daha geriliyor. Bakalım ne zaman kopacak. Kürtlere ne kadar vermeli? Geçen gün TBMM Darbeler Komisyonu nda bağlam dışına çıkarak sordular: Kürtlerin sizce hangi talepleri kabul edilmelidir? Cevabım tereddütsüz oldu: Ne talep ederlerse, hepsi. Çünkü en nihayetinde, 1921 Anayasasındaki özerkliği ve Lozan daki haklarını istiyorlar. Tabii, bunun ayrılmaz parçası da şuydu: Bir saniye geciktirmeden ve istenmesini beklemeden! Çünkü kendini Türkiyeli sayan Kürtler gitmekte, yerlerine, bu sürekli çatışma ortamının yarattığı, kendini Türkiyeli saymayan gençler gelmekte. Komisyon ne kadar ikna oldu, emin değilim. Ama maalesef ben artık şundan eminim: Her şeyi iki dudağı arasında tutan Başbakan Erdoğan bu gerçekten şu anda en uzak kişi. Çünkü tek derdi başkan olmak. Baktı ki sadece İslamcılara hitap etmek yetmeyecek, sokaktaki Türk milliyetçiliğine, İslami terminolojiyle de Türk kavmiyetçiliği ne yöneldi. Kürtaj, açlık grevi ve idam konusunda söyledikleri birtakım olayları unutturmak için olabilir, fakat esas amacı, Sokaktaki Türk ün, hadi kibarca söyleyeyim, delikanlılık sayacağı şeyleri söyleyerekyaparak Başkanlık oylamasında ekstra puan toplamak. Fakat Başbakan ın bu taktiği, kendisini uyarmış olayım, artık fena halde geri tepecek. Farkındaysanız, içeriden iki biçimde başladı: 1) Vicdanlı Müslümanlar ; 2) Yazılıdan okumadığı zaman kırıp döktüklerini toparlayabilmek için yakın çevresinin sergilediği (ve kendisinin azarla karşıladığı) cansiperane gayretlerin durmadan artması. Birkaç örnek: Bir de fırça yiyorlar Ermeni diasporası soykırım terimini kullandığında sinir oluyoruz. Erdoğan kalktı, Çin in Sincan (Xinjiang) Uygur Özerk Bölgesinde yaşananlar için Adeta bir soykırım dedi. Çin fena tepki gösterdi. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı, Çin in içişlerine karışmak gibi bir niyetin söz konusu olmadığını açıkladı. Erdoğan hemen düzeltti: Dışişlerindeki arkadaşlar, benim ifademin dışında bir ifadeyi kullanamaz. Şu anda Çin deki bu olay, adeta bir soykırımdır (Radikal, ). Iğdır da bir Azerbaycanlının yaptığı, süngülerden oluşan Ermenilere nefret anıtı dururken, Kars ta Mehmet Aksoy un İnsanlık Anıtı nı ucube diyerek yıktırdı. Bakan Ertuğrul Günay hemen koşturdu: Ucube tabirini, Sayın Başbakan gecekondulaşmalar için kullandı dedi (ntvmsnbc, ). Erdoğan hemen cevapladı: Hayır! Heykel için kullandım!. Açlık grevleri için Şantajdır, blöftür, şovdur dedi. Bu sefer Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç koşturdu, BDP milletvekilleri için söyledi dedi (T24, ). İnsanlar ölüme yatmış vaziyetteyken, İdam geri gelebilir dedi. Bakan Davutoğlu Batı da bunu nasıl tevil edeceğini düşünmekten hafakanlar basmış bir vaziyette, Norveç teki Breivik için söyledi diye hamle yaptı (Milliyet, ). Bu böyle gitmez efendim. Ama şu ana kadar gitti. İki sebepten: 1) Alternatifi yok, çünkü CHP adam olmamakta kesin kararlı; 2) Yakın çevresindekiler ya korkudan yahut başka şeyden, durmadan pohpohluyorlar. Ben bu yazıyı nasıl bitireyim? İstanbul da çok sevdiğim bir genç arkadaşım var; bundan sonrasını onun bana yolladığı e-postalardan birine bırakıyorum: Taşbaş ın öyküsü Saddam iktidardayken, Bi'r-Ruh, Bi'd-Dem, Nefdik yâ Saddam, yani, Kanımızla canımızla seniniz Saddam diye tezahürat yapardı yandaşları (muhteşem bir fonetiğe sahiptir). O kadar ki, Bağdat ın ABD tarafından işgal edildiği gün Bağdat'ın bir yerinde Saddam kameralar karşısına geçmiş şov yaparken de çevresindeki kalabalık aynı tezahüratı yapmaya devam etmişti. Yaşar Kemal'in Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmezotu üçlemesini bilir misiniz? Orada bir Taşbaş karakteri vardır. Ekşi Sözlük de yazdı, fukaralık ve çaresizlik içinde yaşayıveren köylüler borçlu oldukları Ağa'nın bir gün kapılarına dayanmasından korktukları için, ermiş diye saygı duydukları Taşbaş'tan yardım dilenirler. Taşbaş efendi, köylüleri bu hülyadan kurtarmak için, değilim, hâşâ, sıradanım, ermedim dese de çare olmaz ve dahası, bir süre sonra, köylülerin inanmışlığının etkisiyle Taşbaş ın kendisi de inanır erdiğine! İnanır inanmasına da, bir süre sonra ne olur, Taşbaş efendimiz diye Taşbaş'ı ermişliğe yükselten köylü, Taşbaş'ı kendi elleriyle öldürür ve kırklara karıştırır garibi! Genç arkadaşım bunları anlatırken aklında kim vardı, tam anlamadım. Yaşar Kemal meraklısıdır, belki de sırf ondan; kim bilir? 11 Baskın ORAN

12 12 Sayı 10 Aralık 2012 Siyaset sahnesinde yeni oyuncular Önümüzdeki yıl yapılması beklenen yerel seçimler ile Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken, siyaset sahnesi yeniden şekilleniyor. Kimi çevreler yeni partiler kurarken, bazı partiler de güçlerini birleştiriyor. Kimi partiler de varlıklarını sürdürerek ortak çatılar oluşturmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde bu anlamda iki parti Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) ve Yeşiller Partisi, kendini fesh edip tek parti, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP) haline gelirken, Halkların Demokratik Kongresi bileşenlerinin bir araya geldiği yeni bir parti kuruldu. Halkların Demokratik Partisi 2011 Genel Seçimlerinde bağımsız adaylarla seçimlere giren Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu, seçimlerde elde ettiği başarıyı kalıcılaştırmak ve büyütmek amacıyla deha geniş çevrelerle birlikte Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ni kurdu. Geçtiğimiz yıl Ankara da, içinde Türkiye de yaşayan birçok halkın kurum ve temsilcilerinin de yer aldığı kongrede kurulan HDK nın içinden bir parti çıktı. Kurucuları arasında Türkiye de yaşayan farklı halk gruplarından temsilcilerle birlikte, BDP, EMEP, SDP, ESP gibi partilerin yanı sıra çok sayıda siyasi grup, çevre Turabdin izlenimleri Her sene olmazsa, iki veya üç senede bir TURABDİN i ziyaret ediyorum. Ülkem olduğu için, bunun olması gerektiğini düşünüyorum. Bir insan yasadığı bir yerin güzelliğini, temizlik ve kirliliğini veya düzensizliğini her an içinde olduğu durumlarda belki pek fark edemez veya göremez ya da görmek istemez. Bu nedenle, benim iki hafta gibi kısa bir zamanda gördüğüm ve yasadığım anları yazmaya çalışacağım. Bunu da başkasına akil vermekten ziyade not düşülmesi amacıyla yapıyorum. Midyat`in cadde ve sokakları muntazam bir şekilde döşendi. Bu vesileyle Belediye Başkanı na, yaptığı çalışmalardan ve memleketine olan sevgisinden teşekkür etmemiz gerekiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben bu yaşıma kadar, Midyat`a bu derece hizmet getiren bir Belediye Başkanı nı görmedim. Ancak şunu da söylemek gerekir; yapılanların bir de korunması gerekiyor. Örneğin, değişik çalışmalar için yapılan kazılar sonucunda yerinden çıkan taşlar yerlerine iyi oturtulmamış, bü yüzden de kötü bir görüntü sergiliyor. Bu da Midyat`a gelen yerli ve yabancı Turistlerin üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Birde çöp konteynerleri çok çirkin bir manzara arz ediyor. Bence bunun düzelmesi için yapılması gereken iş; önce kullananlara, sonra da çöpü toplayanlara düşüyor. Bu hususta Estel kesimi daha temiz ve düzenli. Midyat kesimindeki bazı cadde ve sokaklarda 8-12 yaşları arasındaki çocuklar, dilencilik vb. şekillerde gidip gelen turistlerden para isteyip rahatsız ediyorlar. Pazar günü Midyat Mor Abrohom Manastırında bir cenaze vardı. Cenazeye katılmak, hem dini bir görev hem de ölü akrabalarına karşı bir ödevdir. Orada garibime giden birçok durumla karşılaştım. Belki orada ikamet ve bağımsızların yer aldığı partini adı ise; Halkların Demokratik Partisi (HDP) oldu. 15 Ekim günü kuruluş başvurusu yapılan HDP nin eş başkanlıklarını ise, gazetemiz yazarlarından Yavuz ÖNEN ile birlikte, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Fatma GÖK yapacaklar. Alternatif bir siyasi anlayış, dolayısıyla örgütlenme modeli ortaya koymak için çalışacaklarını belirten Eş Genel Başkan Yavuz ÖNEN; Yıllardır Türkiye de gerçek demokrasiyi kurup geliştirmek için bir ortak söylem arayışı vardı. Halkların Demokratik Partisi buna cevap olurken, bireyler olarak da, HDP içerisinde yer alan gruplar olarak da kendimizi yenileyeceğimiz, gerekirse hesaplaşacağımız ama her koşulda kapitalizmin tüm dayatmalarını yenmeye çalışacağımız bir çalışma yapacağız dedi. HDP nin halka sunulan ya Ak Parti ya CHP seçeneksizliğine alternatif olacağını söyleyen parti kurucuları, Seçimlere de HDK içerisinde yer alan tüm güçlerin tek partisi olarak gireceklerini, ancak HDK nın yapısı nedeniyle de bir seçim partisi biçiminde olmayacaklarını söylüyorlar. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Geçtiğimiz günlerde Türkiye nin siyaset sahnesine inen diğer bir parti de, Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) ile Yeşiller Partisi nin bir araya gelmesiyle kurulan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi oldu. Aralarında KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Asım Akansoy, eski milletvekili Ufuk Uras, EDP Genel Başkanı Ferdan Ergut, Yeşiller Partisi Başkanı Kemal Tuncaelli gibi misafirlerin katıldığı ve Ankara Kocatepe Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Kuruluş Kongresi" ile kurulan YSGP nin ismi, daha önce belirlenen öneriler arasından kongreye katılanlar edenler içine normal bir durum, ama bana çok acayip geldi. Manastırın Kilise kısmı o kadar kalabalığı içine alacak durumda değil. Bu yüzden de cemaatin büyük bir bölümü dışarıda kaldı. Hıristiyan, Müslüman herkes ölü için yapılan dua ayinini izliyor. Ama bazılarının elinden sigara öylece orada duruyor. Bence bu çok büyük bir ayıp. Cenaze mezara konmak için 20 metre ilerideki mezarlığa gidildi. Orada, son dua okunup cenaze mezara konacak. Maalesef sigaralar yine ağızlarda. Biraz yüksek bir sesle kendi kendime; sigara içiliyor, bu kadar da olmaz. Hepsi birkaç dakika dayanılmaz mi? Her şeyin bir haddi ve zamanı var diye mırıldandım. Ama kimsenin de umurunda olmadı. Tesadüfen Avustralya dan izine gelen yeğenlerimle Midyat'ta karsılaştım. Gezileri onlarla beraber yaptık. Yeğenlerimden biri aslen Kfar Boran, yeni Türkçe adıyla Dargeçit li olduğu için memleketini ve babasının vaftiz olduğu kiliseyi (Mor Kuryakos) görmek istedi. O gün önce Kfar Boran'a için yola koyulduk. Sorarak Mor Kuryakos Kilisesinin yakınına geldik. Bir telefon satış acentesi görevlisi bize yardımcı oldu. Kiliseyi bulduk. Ama kilise kapalıydı tabi. Anahtarı komsu evlerden sorduk, Belediyede olduğunu söylediler. Tarif üzerine Belediyeyi bulduk ve oradan anahtarı istedik. Ama birçok anahtar olmasına rağmen kilise anahtarı ortalıkta yoktu. Meğer anahtarı yanında bulunduran kişi köyüne kitmiş. tarafından belirlendi. Başka bir dünya mümkün! Gelin sol ve yeşil bir geleceği birlikte, bugünden kuralım! Sloganlarıyla kurulan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi nin kurucuları arasında Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) ile Yeşiller Partisi nin üyelerinin yanı sıra, daha önce başka partilerde görev almamış birçok çevreden değişik insanlar bulunuyor. Başkanlık tanımının partinin eş sözcülüğüne ise Arif Ali CANGI ve Sevil TURAN seçildi. Divan başkanlığına Bülent AYDIN'ın seçildiği kongrede yapılan konuşma ve tartışmalardan sonra kabul edilen sonuç bildirgesi ise gökkuşağı bayrağıyla süslenen kürsüden, kuruculardan Ahmet ASENA tarafından okundu. Günümüzde insanlık önemli bir yol ayrımıyla karşı karşıya. Ya doğanın ve yaşamın yok edilmesine teslim olacak ya da yeşil ve sol bir dünyayı kuracak sözleriyle başlayan bildirge; Tarih bize, insan başta olmak üzere tüm canlıların çaresizliğe teslim olmadığını, umarsız durumlarda bile bir çıkış bulduğunu gösteriyor diyor ve ardından; Başka bir dünya mümkün! Gelin sol ve yeşil bir geleceği birlikte, bugünden kuralım! sözleriyle bitiyor. Bu kişiye telefonla ulaşmaya çalışıyoruz ama, köy kapsama alanında olduğu için bağlanamıyoruz. Bu arada Kfar Boran (Dargeçit) Belediye Başkanı yanımıza geliyor, selamlaşıyoruz. Başkan anahtar için üzüldüğünü söyleyip; Dün telefon etseydiniz, anahtarı tedarik ederdik diyor. Ne yazık ki yeğenim Kilisenin içini görmeden tekrar Avustralya ya döndü. Değerli Kfar Boran lı dostlar, kilise anahtarı komşu bir evde tutulamaz mı? Kiliseyi ziyarete gelen herkes bizim gibi boş mu dönsün? Daha sonra, Mor Yakup Manastırını ziyaret etmek için Nsibin (Nusaybin) e gittik. Maalesef Mor Yakup Manastırı nın etrafında hala kazı çalışmaları yapılıyor. Ancak dört sene evvel gördüğümüz durumdan bir adım ilerle olmamış. Anlayacağınız orada somut herhangi bir çalışma yok. Her şey olduğu gibi duruyor. Devletin isleri neden böyle yavaş gidiyor. Dört senede bir arpa boyu yol katedilmez mi?. Eminim Cami olsaydı Hükümet tamiri ivedilikle yapar ve hemen bitirirdi. Kilise veya Manastır hükümetin neyine. Nusaybinliler Kilise-Manastır tamiri için hükümet partilerine oy mu verecek? Acaba diyorum; bir çözüm olarak Mor Yakub'un tamiri için Nusaybin Belediyesi olaya el atamaz mı? Eminim belediye bu işe el atarsa pekala başarabilir. Diyarbakır ve Batman'daki birçok belediye bu anlamda önemli işler başardılar. Midyat ın içinde olsun çevre köylerinde olsun yaptığımız ziyaretler birçok anlamda olumlu geçti. Güzel günler geçirdik, güzel yemekler, tatlılar ve yemişler yedik. Bu anlamda Turabdin deki herkese teşekkürler. Bir söz var; dost acı söyler söyler diye. Ben de Turabdin i en az sizin kadar seviyorum ve daha fazla ilerlemesini istiyorum. Dolayısıyla söylediklerimi, hem bir Turabdinli hem de bir dostun, söyledikleri olarak görün ve değerlendirin. Habib RIMMO

13 Suriye Muhalefeti birleşiyor (mu?) Uzun bir zamandan beri Suriye deki Beşar ESAD yönetimine karşı savaşan Suriye muhalefeti birleşme konusunda önemli bir adım attı. Birçok farklı gruptan oluşan Suriye Muhalefet güçleri son olarak Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu adı altında yeni bir birlik oluşturdular. İçinde Suriye Ulusal Konseyi, Özgür Suriye Ordusu gibi muhalefet güçlerinin yanında birçok ufak grup ve bağımsız kişilerin yer aldığı Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu nun liderliğine ise Şeyh Moaz el HATİB getirildi. Kasım ayında Katar da yapılan toplantıda Suriye muhalefetini oluşturan güçler arasında varılan 10 maddelik mutabakat çerçevesinde güçler, bir araya geldiler. Varılan anlaşmanın en önemli özelliği ise, Suriye için geçici bir yönetim (hükümet) oluşturma konusunda ortak çalışma yürütecek ve Suriye nin tek yasal temsilcisi olarak tanınması için çaba sarf edilecek. 60 kişiden oluşan yeni ve daha geniş kesimleri içeren bir liderlik konseyi tarafından yönetilecek Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu içinde Suriye den ve Suriye dışından birçok bağımsız kişi de yer alıyor. Bunlardan Suriyeli bir işadamı olan Riyad SEYF ile Süheyr el ETESİ de Ulusal Konsey Başkan Yardımcılıklarına getirildiler. Suriye dışındaki insani yardım çalışmalarında yer alan Mustafa SABBAGH ise bundan sonra konseyin genel sekreterlik görevini yürütecek. Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu nun 60 kişilik grubu içerisinde 22 kişiyle en büyük güce sahip olan Suriye Ulusal Konseyi nin yeni seçilen, Hristiyan ve sol görüşlü Başkanı George SABRA, koalisyonun kuruluşunu rejime karşı önemli bir adım olarak nitelerken; Suriye Ulusal Konseyi, bu girişimden ve tüm diğer girişimlerden eskidir. Derin bir siyasi ve bölgesel yapısı vardır. Dolayısıyla altta kalmayacak" dedi. Doha'ya davet edilmediklerini için toplantıya katılmayan Ulusal Eşgüdüm Komitesi ise gelecekte koalisyona katılma sözü verdi. Daha çok sol eğilimli partilerden oluşan ve Suriye deki muhalefeti temsil eden komite, dış müdahale ve hükümetle diyalog konusunda farklı düşüncelere sahip bulunuyor. Hükümet güçlerinin sokaklardan çekilmesi, barışçıl gösterilere izin verilmesi ve tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması karşılığında hükümetle diyalogdan yana olduğu bilinen Eşgüdüm Komitesi Başkan Yardımcısı Hasan ABDÜLAZİM de muhalefetin birleşmesini olumlu karşıladıklarını ve buna destek olacaklarını bildirdi. Suriye den kaçan askerler tarafından Türkiye de kurulduğu iddia edilen Özgür Suriye Ordusu ise, önümüzdeki günlerde Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu na bağlı olarak kurulacak yeni askeri konseyde yer alacağı söyleniyor. "Özgürlük ve itibar edinmek, rejimi devirmek, devrimi korumak ve rejimi müdafaa eden sorumsuz askeri mekanizmaya karşı durmak" için kurulan Özgür Suriye Ordusu nun başında eski bir hava albayı olan Riyad el-esad bulunuyor. Gözlemciler, ciddi bir askeri yapılanma ve teçhizata sahip olmayan ordunun yaklaşık olarak askerden oluştuğunu söylüyorlar. Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu nun görevleri arasında, dışardan gelecek mali ve askeri yardımların koordine edilmesi ve dağıtılması da var. Okuyuculardan Sayı 10 Aralık 2012 Bir yanlışlık yok mu? Süryaniler, yaklaşık 2500 yıldır ortak bir siyasi iradeden yoksun bulunuyorlar. Bu süre içerisinde Süryaniler, yaşadıkları topraklarda birçok egemen gücün denetimine girdiler. İdari, psikolojik ve fiziki birçok baskıya maruz kaldılar. Sayısız katliamdan geçirildiler. Buna rağmen azalarak da olsa bugüne kadar kimliklerini ve sahip oldukları birçok değeri koruyabildi Süryani halkı. Hatta din, kültür ve eğitim alanında birçok yeniliğe de imza koyabildiler. Yani bir anlamda canlarını korumaya çalışırken dahi yaşama daha başka ne güzellikler katabilirim diye düşünüp emek sarf ettiler. Sonuç da elde ettiler hani. Hıristiyanlığın bütün Ortadoğu da ve hatta Orta Asya ya yayılmasında canla başla çaba sarf ettiler. Arap kültürünün oluşmasına katkı sunup, batı ile doğu medeniyeti arasında köprü oldular. Üstelik bütün bunları yaparken de sahip oldukları tek şey kilise kurumlarıydı. Bölünmüş de olsa Süryani kiliseleri sahip oldukları derme çatma güçle, kendilerine inanan kitleleri hem korumaya hem de geleceğe taşımaya çalıştılar. Bugün etrafımıza baktığımızda, bunu başarabildiklerini pekala söyleyebiliyoruz. Ancak geldiğimiz aşamada ortada bir sorun var gibi gözüküyor: Bildiğiniz gibi Süryaniler, yaşadıkları onca sorun sonrasında dünyanın birçok yerine göç edip ülkelerinden ayrı düştüler. Özellikle son yüzyılda yaşanan bu göçler nedeniyle farklı kültürlerin denetimine ve etkisine girdiler. Böylece bugüne kadar Süryanileri bir arada tutan ortak kültür (din ve dil) yavaş-yavaş etkisini yetirmeye başladı. Durumun bu hale gelmesinde maalesef bazı kurumlarımızın da payı var: Evet, ülkemizi ve halkımızı yöneten egemenler her dönemde bize her türlü baskıyı uygulamaktan sakınmadılar. Sahip olduğumuz değerlerin yok olması/edilmesi için ellerinden geleni ardlarına koymadılar. Ama her dönemde de ortaya çıkan bu olumsuzluklara karşı değişik yollarla farklı çözümler üreten bir kurumu karşılarında buldular. Bu kurum da genelde kilise oldu. İster doğu, ister batı, ister Ortodoks, ister Katolik olsun bütün Süryani kiliseleri, her türlü olumsuzluğa rağmen Süryani halkının değerlerini koruma konusunda ziyadesiyle çaba sarf ettiler. Mesela kilise sahip çıkmasaydı, bugün Süryanice ölü diller arasında bulunan bir dil olacaktı. Ama galiba bu durumun da sonuna geldik. Çünkü kiliselerimiz, artık eskisi gibi değerlerimize sahip çıkmıyorlar. Hatta kimi yerde bu anlamda çaba sarf eden kişi ve kurumları da engellemeye çalışıyorlar. Bir zamanlar Amerika da kilisede Süryanice ayin yapılması için Turabdinli Süryanilerin verdiği çabayı büyük bir heyecan ve hayranlıkla takip ettim. Günümüzde ise İstanbul daki kiliselerde Türkçe ayin yapılmasını hayretle izliyor ve üzülüyorum. Belki geçmişte baskılar vardı ve bu yüzden de dilimizi öğrenemiyor, öğretemiyorduk. Peki ya şimdi? Şimdi neden sahip olduğumuz birçok imkanı kullanmıyoruz? Ki benim katıldığım ayinde bulunan insanların çok büyük bölümü de Süryanice için bir şey yapmalarına gerek yoktu. Çünkü Süryanice yi zaten rahatlıkla anlayan ve belki de evlerinde kullanan insanlardı. Durum bu olunca, insanın aklına hemen şu soru geliyor; eğer Süryaniceyi bilen insanların katıldığı ayinler Türkçede yapılacaksa, yaşadığımız sosyal ortamlarda Süryanice konuşmayacaksak, çocuklara Süryanice öğretmek için okul açmaya ne gerek var? Yanlış anlamayın; ben Süryanice eğitim veren bir okulun açılmasına karşı değilim. Hatta açılması için elimden ne gelirse yapmaya da hazırım. Ama gerçekten ortada bir çelişki var: Bir yerde gençlere ve çocuklara Süryanice eğitimi vermek için çaba sarf ettiğini söyleyeceksin, diğer tarafta kiliselerinde Süryanice bilenlere Türkçe ayin yapacaksın. Olur mu? Bence olmaz, olmamalı. Eğer sahip olduklarınızı koruyup geliştirmezseniz, yeni şeyler elde edemezsiniz. Daha da kötüsü kimse size inanmaz ve güven duymaz. Yaptıklarınızı dostlar alış-verişte görsün şeklinde yorumlar. Umarım bütün bunların mantıklı bir açıklaması vardır. 13 Marawge AYDIN

14 14 Sayı 10 Aralık 2012

15 Sayı 10 Aralık

16 2013 S. 14 S. 15

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ Amaçlar Türkiye de ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye katkı sağlamak Yazılı basındaki etnik ve dini kimliklere karşı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 Sayın Valim, Sayın Belediye Eş Başkanları, Sayın Başkanlar, Saygıdeğer Protokol, Değerli Davetliler

Detaylı

İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi ikileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya

İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi ikileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi ikileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya konferansı yapıldı Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı nın yürütücülüğünü yaptığı Sosyal Medya ve Azınlıklar projesi

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE Bodrum Hilmi Uran Meydanı nda uzun bir süre Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan ve geçtiğimiz yıl, 1960 lı yıllarda sonradan eklenen kısımları

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

KİTABIN SİSTEMATİĞİNE DAİR AÇIKLAMA (ÖRNEK)

KİTABIN SİSTEMATİĞİNE DAİR AÇIKLAMA (ÖRNEK) KİTABIN SİSTEMATİĞİNE DAİR AÇIKLAMA (ÖRNEK) Hukuk Davaları Rehberi adlı eser, isminden de anlaşılacağı üzere dava esası üzerine kurulmuştur. Uygulamada en çok karşılaşılan dava türleri mümkün olduğunca

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul

Detaylı

Trans Grup Terapisi Devam Ediyor. SPoD LGBTİ, Stajyer Avukat ve Hukuk Öğrencilerine Yönelik Bir Eğitim Düzenledi

Trans Grup Terapisi Devam Ediyor. SPoD LGBTİ, Stajyer Avukat ve Hukuk Öğrencilerine Yönelik Bir Eğitim Düzenledi Biz Kimiz? Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) bireylerin insan haklarının yanı sıra sosyal ve ekonomik haklarıyla

Detaylı

1 von 5 21.11.2013 22:24

1 von 5 21.11.2013 22:24 Anasayfa Hamburg GEZİ + POLİS + ORUÇ = İFTAR Tarih : 2013.07.27 17:17:32 Hamburg Sivasspor Taraftar Derneği nin iftar yemeğinde, Gezi Parkı ve Hamburg polisinin Türk gençlerine karşı baskılı tutumuna yönelik

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan

TÜRKİYE Önemli Bulgular Arka Plan TÜRKİYE Önemli Bulgular: Türk hükümeti geçtiğimiz yıllarda azınlık topluluklarının mülkiyet hakları, dini kıyafetler ve eğitim dahil olmak üzere dini özgürlüklere ilişkin bazı reformları hayata geçirmiş

Detaylı

Ekselansları Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız,

Ekselansları Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız, Ekselansları Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız, Dünyadaki İmroz Rum Derneklerinin tümünü temsil ederek Size hoşgeldiniz diyor, bu ziyaretinizle özel vatanımıza

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Bu akşam gönüllümüz sevgili Medine Hakkâri de YIBO da gönderdiğiniz kitapları almış telefonla selam ve sevgilerini yolladı tüm ILKYAR gönüllülerine ve bağışçılarına...

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI

YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YERYÜZÜNDE YAŞAM ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI YUNAN ANADOLU MEZAPOTAMYA İRAN MISIR HİNT ANADOLU VE MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI GENEL ÖZELLİKLERİ: 1- Genellikle iklim

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

Katolikler bir hac yolculuğu gibi kilise yolunda dua ederek yürüyorlar

Katolikler bir hac yolculuğu gibi kilise yolunda dua ederek yürüyorlar 1845 Kapusen rahiplerin gelişi: Gürcistan'da yaşayan İtalyan asıllı 8 kapusen rahip yaşadıkları ülkeyi terk etmek zorunda kalmışlardı. Yolculuk sırasında Karadeniz üzerinden geçerken bu bölgede yalnız

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

14 Kasım 2014 Cuma. 2. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas DOĞAN. 3. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlhan YILDIZ

14 Kasım 2014 Cuma. 2. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas DOĞAN. 3. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlhan YILDIZ 14 Kasım 2014 Cuma 2. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlyas DOĞAN 9:00-10:00 Kayıt 10:00-11:00 Açılış ve Protokol Konuşmaları 14:00 14:20 Osmanlı Dönemi Ahıska Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ayna ASKEROĞLU ARSLAN,

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13 KARAR NUMARASI : 13 AYDOĞDU, Belediye Meclisi 5393 Sayılı Belediye Kanunun 20. maddesi uyarınca 2014 yılı Mayıs ayı toplantısı için Belediye Hizmet binası, Başkanlık odasında toplandı. Toplantı başında

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı