SURİYE DEKİ İKTİDAR MÜCADELESİNİN TÜRKİYELİ ETNİK VE MEZHEPSEL GRUPLARA ETKİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SURİYE DEKİ İKTİDAR MÜCADELESİNİN TÜRKİYELİ ETNİK VE MEZHEPSEL GRUPLARA ETKİSİ"

Transkript

1 SURİYE DEKİ İKTİDAR MÜCADELESİNİN TÜRKİYELİ ETNİK VE MEZHEPSEL GRUPLARA ETKİSİ Doç. Dr. Veysel AYHAN Dr. Kaan DİLEK

2 İÇİNDEKİLER ÖZET 3 I. BÖLÜM: MEZHEPSEL İKTİDAR YAPISI 4 SURİYE DE ESAD REJİMİNİN YAPISI: 4 MEZHEPSEL BİR İKTİDAR 4 SURİYE DE ETNİK, MEZHEPSEL VE DİNSEL NÜFUS ORANLARI 5 SURİYE DE AZINLIK GRUPLARIN İKTİDARI ELE GEÇİRMESİ 7 SÜNNİ SUBAYLARIN BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİ: KAPSAMLI TASFİYENİN BAŞLAMASI 11 ALEVİ ARAP SUBAYLARIN DÜRZİLERİ TASFİYESİ 11 ESAD KARŞITI MUHALEFET VE TOPLUMSAL AYRIŞMANIN YENİDEN BAŞLAMASI 15 II. BÖLÜM: STRATEJİK ÖNGÖRÜLER 17 SURİYE DE OLASI SENARYOLAR ÜZERİNDEN STRATEJİK ÖNGÖRÜLER 18 SURİYE DEKİ TOPLUMSAL VE SİYASAL GRUPLARIN KRİZ KARŞISINDAKİ TUTUMU VE NEDENLERİ 19 REJĠM YANLISI KESĠMLER 19 REJĠM KARġITI GRUPLAR 20 TÜRKİYE NİN SURİYE DEKİ İKTİDAR MÜCADELESİ KARŞISINDAKİ TUTUMU VE OLASI RİSKLER 22 SURĠYE DEKĠ MUHTEMEL GELĠġMELER BAĞLAMINDA SURĠYE KÜRTLERĠNĠN OLASI POZĠSYONU 23 SURĠYE DE REJĠMĠN ÇÖKMESĠ VEYA ĠÇ SAVAġ DURUMUNUN TÜRKĠYE DEKĠ KÜRTLERE ETKĠSĠ 23 SURĠYE DEKĠ ĠKTĠDAR MÜCADELESĠNĠN SURĠYE DEKĠ ARAP ALEVĠLERĠNE ETKĠSĠ 23 ĠÇ SAVAġ DURUMUNUN TÜRKĠYE DEKĠ ARAP ALEVĠLERĠNĠN DURUMUNA ETKĠLERĠ 24 2

3 ÖZET Suriye de Mart 2011 de baģlayan kitlesel ölçekli rejim karģıtı gösterilerin askeri yöntemlerle bastırılmaya çalıģılması ülkedeki toplumsal istikrarın ve birliğin dağılmasına yol açmıģtır. Suriye her ne kadar heterojen bir toplumsal yapıya sahip olsa da belli toplumsal grupların coğrafik olarak çoğunluğu oluģturduğu bölgelerin var olması, toplumsal ayrıģmanın siyasal ayrıģmaya yol açmasına zemin hazırlamaktadır. 18 Temmuz 2012 de ġam merkezde gerçekleģen saldırıların ardından 19 Temmuz da da Rusya ve Çin in Güvenlik Konseyinde Suriye ye yaptırım öngören bir karar tasarısını veto etmesi Suriye deki mezhepsel ve etnik çatıģmaların karģılıklı olarak daha da derinleģmesine yol açabilir lerin baģından itibaren Suriye deki toplumsal istikrarın kaynağının gönüllü yurttaģlık olmadığı aksine ordunun, istihbaratın ve siyasi baskının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bazı ulusal, bölgesel ve küresel güçlerin desteği arkasına alan rejim karģıtı muhalefetin, sivil gösterilerden askeri direniģ stratejisine geçmesi; rejimin da muhalefeti bastırmak için hava ve kara unsurlarının kullanıldığı operasyonlara ağırlık vermesi Suriye deki dinsel, mezhepsel ve etnik ayrıģma ve çözülme sürecini derinleģtirecektir. Söz konusu çözülme ve ayrıģmanın tüm bölge ülkelerine etkisi bağlamında öncelikli olarak Arap Alevilerinin ve Kürtlerinin politikalarına değinmekte yarar vardır. 3

4 I. BÖLÜM: MEZHEPSEL İKTİDAR YAPISI SURİYE DE ESAD REJİMİNİN YAPISI: Mezhepsel Bir İktidar 4

5 Ulusal ve uluslararası güçlerin baskılarına rağmen Suriye rejiminde demokratikleģme ve barıģçıl dönüģüm konusunda kayda değer bir adım atılmadığı görülmektedir. Bunun temel nedeninin ise devlet örgütlenmesinde yaģanan yapısal durumdan kaynaklandığı düģünülmektedir. Suriye deki devlet örgütlenmesi azınlık gruplarının devleti kontrol ettiği kendine özgü bir yapıdır. Daha açık bir deyiģle Suriye de devlet örgütlenmesi azınlık gruplar arasında eģitler arasında birinci uzlaģısına dayanmaktadır. Suriye toplumunu oluģturan dinsel, mezhepsel, etnik ve ideolojik azınlıklar, Sünni Arap çoğunluğa karģı Alevilerin yönetme hakkına razı oldukları bir yapı bulunmaktadır. Dolayısıyla Suriye deki rejiminin Sünni Araplardan kaynaklanan meydan okumalara karģı, diğer azınlık grupları ile ittifak ederek iktidarı bırakmak istemediği düģünülmektedir. Devletin çekirdek örgütlenme yapısını üç halka olarak görmek gerekir. Bu kapsamda çekirdek yapıda toplam nüfusun yaklaģık %12 sini oluģturan Arap Alevileri üstün bir konum elde etmiģlerdir Martı öncesi dönemde Ordunun ve istihbaratın üst düzey komuta sınıfının yaklaģık %80 Alevi, %10 diğer azınlıklar ve %10 da Sünnilerden oluģmaktaydı. Ayrıca, salt Alevilerden oluģan özel birlikler ve milis kuvvetleri de rejimin devamını sağlamakla sorumludurlar. Çekirdek kadronun ikincil halkasında ise toplam nüfusun yaklaģık %11-13 ünü oluģturan Hıristiyan ve diğer azınlık unsurları (nüfus oranları %1,5 Ġsmailli, %0,2 Caferi, %3-5 Dürzi) yer almaktadır. Üçüncü halkada ise ideolojik, ekonomik ve siyasal olarak rejimle iģbirliği içindeki Sünni Arap ve Kürt gruplar yer almaktadır. Sünni Arapların toplam nüfusu oranları yaklaģık %60 iken Kürtlerin de %12 civarında olduğu düģünülmektedir. Devlet örgütlenmesinin dıģında kalan kesimler ise ağırlıklı olarak mezhepsel olarak Sünni Araplar, etnik olarak Kürt gruplar ve ideolojik olarak Baas karģıtı kesimler gelmektedir. SURİYE DE ETNİK, MEZHEPSEL VE DİNSEL NÜFUS ORANLARI 2012 itibariyle 23 milyonluk bir nüfusa sahip Suriye de etnik ve dini grupların oranları hakkında doğru ve açık bilgilere ulaģmak mümkün olmamakla birlikte geçmiģ dönemlerde yapılan sayımlardan ve verilerden hareketle bazı sonuçlar üzerinde durmak gerekir. Bu kapsamda Suriye de en son din ve mezhep bilgilerini içeren nüfus sayımı 1956 yılında yapılmıģtır. Söz konusu dönemdeki Suriye nüfusu yaklaģık 8 milyon civarındaydı. Buna göre nüfusun %10.66 sı Alevi, %10.25 i Hıristiyan (%4.51 i Rum Ortodoks), %3.10 u Dürzi ve 0.79 i Yahudi) ve geriye kalan yaklaģık %75 i de Sünni dir. 1 Diğer yandan 1947 yılı itibariyle ülkenin nüfusu kiģi iken Sünnilerin nüfusu olarak hesaplanmıģtı. Aleviler 447,993, Dürziler 96, 641, Marunîler 14,133, Ortodoks Rumlar 144,517, Ortodoks Ermeniler 104,923, Katolik Rumlar 49, 543 (1950 tarihinde ), Yahudiler 30,873, Nasturiler (Doğu Kilisesi) 9,630, Katolik Ermeniler 17, 493(1950 tarihinde ), Katolik Araplar 17,613 ve diğer azınlıklar da yaklaģık 100,000 ( Protestan-Yezidi, Süryani-Avrupalı Katolikler) verilerinden de anlaģıldığı üzere Suriye de her gruptan topluluğa rastlamak mümkündür tarihinde ABD tarafından Suriye nüfusu hakkında 1 Syria: Society, Culture, and Polity Yazar: Richard T. Antoun,Donald Quataert, s Monroe, Elizabeth, The Middle East : A Political and Economic Survey, Oxford University Press-Royal Instıtute of International Affairs, London, 1954; Gabriel Baer, Population and Society in the Arab East, London: Routledge pub., 1964, s

6 yayımlanan bir çalıģmada ise Sünnilerin nüfusları %72, Aleviler %11 ve Ġsmailler ise %1 olarak verilmiģti. Hıristiyanların toplam nüfus içindeki oranları ise %12 olarak belirtilmiģtir. 3 Yukarıda da belirtildiği gibi günümüz Suriye nüfusu yaklaģık 23 milyon civarındadır. Azınlıkların nüfuslarına yönelik farklı tartıģmalar mevcuttur. Bazı kaynaklar Hıristiyan nüfusun azaldığını öne sürmesine karģın bu konuda herhangi bir sayım olmadığı dikkat çekmektedir. Ayrıca, bazı yazarlar Hıristiyanların nüfus artıģ oranının Sünnilerden daha az olmasından dolayı bunların toplam nüfus içerisindeki oranlarının azaldığını ifade etmektedir. Özellikle eğitim seviyesi ve tek eģlilik nedeniyle azınlık gruplarında nüfus artıģ hızı diğerlerine göre daha düģük olabilir. Ancak, Suriye de uzun bir dönemdir azınlık yönetimleri olduğundan Hıristiyan veya diğer mezhepsel ve dinsel azınlıkların ülkeyi terk etmelerini gerektirecek bir durum söz konusu olmamıģtır. Diğer yandan yıllardır iktidar karģıtı muhalefet hareketlerine liderlik eden Sünni Araplar ise Suriye dıģında sürgünde yaģamak zorunda kalmaları söz konusu kesimin toplam nüfus içerisindeki oranlarının düģmesine yol açmıģ olabilir. Bu kapsamda nüfusun dinsel ve mezhepsel dağılımı ise oransal olarak net olmamakla birlikte Ģu Ģekilde olabilir: Aleviler %11-12, Ġsmailler %1,5, Dürziler %3-5, Hıristiyanlar %12-14 civarındadır. Bu orana göre Sünni Müslümanların nüfusu 1950 lerde yaklaģık %67-70 iken, bu oranın günümüzde çok büyük bir değiģikliğe uğramadığı düģünülmektedir. Sünni olanların içinde Sünni Arap, Kürt, Türkmen, Kafkasyalı ve diğer bazı küçük gruplar bulunmaktadır. Kürtlerin genel nüfus içerisindeki oranlarının %10-12 civarında olduğu ileri sürülmektedir. Türkmenlerin genel nüfusu hakkında net bir bilgiye sahip olmamakla birlikte Golan da, Lazkiye çevresinde, Halep te ve ġam da Suriye nüfusu yaklaģık 23 milyon civarındadır. Azınlıkların nüfuslarına yönelik farklı tartıģmalar mevcuttur. Bazı kaynaklar Hıristiyan nüfusun azaldığını öne sürmesine karģın bu konuda herhangi bir sayım olmadığı dikkat çekmektedir. Ayrıca, bazı yazarlar Hıristiyanların nüfus artıģ oranının Sünnilerden daha az olmasından dolayı bunların toplam nüfus içerisindeki oranlarının azaldığını ifade etmektedir. önemli bir Türkmen nüfusu bulunmaktadır. Bunların Osmanlı öncesi dönemden beri bölgede bulunduğu yerli kesimler tarafından dile getirilmektedir. Aynı Ģekilde sınırlı sayıda Kafkasya kökenli bir nüfusta Suriye de toplumdan varlığını sürdürmektedir. Bu durumda Sünni Arapların toplum nüfusunun yaklaģık %52-57 arası olduğu düģünülmektedir. 3 Amos Perlmutter, From Obscurity to Rule: The Syrian Army and the Ba'th Party, The Western Political Quarterly, Vol. 22, No. 4, Dec., 1969, s

7 SURİYE DE AZINLIK GRUPLARIN İKTİDARI ELE GEÇİRMESİ Osmanlı Ġmparatorluğu döneminde Suriye toprakları denen bölge, bugünkü Suriye toprakları da dahil olmak üzere Ürdün, Filistin ve Lübnan ı da içine alacak kadar geniģ bir toprak parçasıydı.4 Ancak, I. Dünya SavaĢı ndan sonra Ġngiltere ve Fransa Orta Doğu topraklarını kendi aralarında paylaģmaları sonucu Suriye topraklarının bir kısmı Ġngiltere nin, diğer bir kısmı ise Fransa nın Manda yönetimine bırakıldı. Fransızlar Ġngilizlerin aksine Manda topraklarını doğrudan atadıkları komiserler aracılığı ile yönetmeye baģladılar. Fransa bu yönetim tarzının dıģında Suriye yi kendi içinde mezhep ayrılıklarını baz alarak parçalama yoluna gitti. Bu anlamda sınırları içine Beka, Trablus, Sur ve Seyda yı da alacak Ģekilde Büyük Lübnan devletinin oluģturulmasının ardından geriye kalan Suriye toprakları kendi içinde Suveyda merkezli Dürzi Devleti, Lazkiye merkezli Alevi Devleti, ġam ve Halep merkezli Sünni Devletleri olarak 4 ayrı Federe birime ve Halep devletine bağlı olarak da Antakya Sancağına bölünmüģtür.5 Fransızların Suriye deki mezhep farklılığını dikkate alarak Suriye yi birbirinden ayrı siyasi ve idari birimlere bölmesi kısmi anlamda baģarılı olmuģ bir projeydi. Fransızlar ilk baģta Seyda (Sidon), Trablus (Tripoli), Beyrut, Sur (Tyre) ve Beka nın da içine alındığı Büyük Lübnan Devletini kurmuģtu. Daha sonra Alevi nüfusun yoğun olduğu Lazkiye bölgesini (Jebel Ansariya), Dürzilerin yoğun olduğu Jebel-i Durzi bölgesini, ġam ı ve Halep i (Aleppo) ayrı birimlere ayırdılar. Bunlar arasında ġam ile Halep Devletleri 1925 yılında Suriye devleti adı altında birleģti. Ancak, bu bölgeler üzerinde Fransızların denetimi sürmekteydi. 6 Suriyelilerin büyük bir kısmı ülkelerinin farklı idari ve siyasi birimlere bölünmesine karģı çıktı. Fransız yönetimine karģı 1925 yılında ilk önce Halep bölgesi civarında bir isyan hareketi oldu. Halepliler kurtuluģ savaģı yıllarında da Fransızlara isyan etmiģlerdi. Fransız yönetimine karģı 1925 yılında ilk önce Halep bölgesi civarında bir isyan hareketi oldu. Halepliler kurtuluģ savaģı yıllarında da Fransızlara isyan etmiģlerdi. Halep teki isyan hareketini takiben Dürzilerin yoğun olduğu bölgelerde büyük bir silahlı ayaklanma hareketi baģladı. Ġsyanın temelinde Lübnanlı Dürzilere destek olma giriģimlerinin bulunmasına karģın, silahlı direniģ kısa sürede ġam, Humus ve Hamalı Sünni siyasetçilerin ve milliyetçilerin desteğini arkasına almayı baģardı. Halep teki isyan hareketini takiben Dürzilerin yoğun olduğu bölgelerde büyük bir silahlı ayaklanma hareketi baģladı. Ġsyanın temelinde Lübnanlı Dürzilere destek olma giriģimlerinin bulunmasına karģın, silahlı direniģ kısa sürede ġam, Humus ve Hamalı Sünni 4 Fromkin, op.cit., s. 338, Ibid, s Monroe, op. cit., s

8 siyasetçilerin ve milliyetçilerin desteğini arkasına almayı baģardı. GeliĢen bağımsızlık hareketine karģı askeri yöntemlere baģvuran Fransa 1927 ye kadar Suriye nin çeģitli bölgelerinde toplu katliamlar gerçekleģtirdi. Uzun süren Fransız egemenliğinden sonra, Paris 1936 yılında Suriye ye bağımsızlık veren anlaģmayı imzalamıģsa da bu anlaģma Fransız parlamentosundan geçmemiģtir. 7 II. Dünya SavaĢı sırasında Suriye topraklarına asker sokan Ġngilizler savaģtan sonra Fransa nın ġam a bağımsızlık vermesi yönünde giriģimlerini artırmıģtı. ABD nin de etkisiyle Fransa 16 Nisan 1946 da Suriye topraklarında bulunan son birliklerini Suriye den çıkartarak ülkenin bağımsızlığını tanımak zorunda kalmıģtır. 8 Bağımsızlığın kazanılmasından hemen sonra 1947 de yeni bir siyasi yapı oluģturmak için Suriye de seçimler gerçekleģtirilmiģtir. Böylelikle 1943 seçimlerinden sonra 1947 yılında tekrar genel seçimler yapılmıģ ve 136 üyeli bir Meclis oluģturulmuģtu seçimlerini takiben oluģan Mecliste Sünniler 100 sandalye ile iktidarın ana sahibi oldular seçimlerinde azınlıkların elde ettiği sandalye sayısı ise aģağıdaki tablodaki gibidir. 9 Sünniler 100 Aleviler 13 Dürziler 3 Maruniler 1 Ortodoks Rumlar 7 Ortodoks Ermeniler 2 Ortodoks Araplar 2 Katolik Rumlar 2 Katolik Araplar 1 Katolik Ermeniler 1 Yahudiler 1 Diğer 3 Toplam Ibid., s Mansoor Maoddel, Class, Politics and Ideology in the Iranian Revolution, Columbia University Press, Newyork, 1993, ss Ibid., s

9 Seçimlerden önce üzerinde anlaģılan yasaya göre, CumhurbaĢkanının mutlaka Müslüman olması gerekiyordu. Böylelikle ülkedeki dinsel azınlıkların CumhurbaĢkanı olmasının yolu kapatılmaktaydı. CumhurbaĢkanı beģ yıllığına Parlamento tarafından seçilirken, Parlamento seçimlerinin ise dört yılda bir yapılması öngörülmüģtü. Ancak CumhurbaĢkanının Parlamentoyu feshetme hakkı dahil geniģ yetkileri bulunmaktaydı. 10 Diğer yandan bağımsızlık sonrası dönemde de etkisini sürdüren Halkçı Parti ile Milliyetçi Ulusal Blok, 1947 seçimlerinden sonra Müslüman KardeĢler ile Komünist parti gibi radikal unsurların baskısıyla karģı karģıya kalmıģtı. Her ikisinin ortak özelliği ise Batı karģıtı olmalarıydı. 11 Bağımsızlıktan sonra iktidara gelen Halkçı Parti döneminde yaģanan Arap-Ġsrail SavaĢı nda Suriye nin Ġsrail karģısında baģarısız olması sonucu halkta ve askeri bürokraside sivil politikacılara karģı bir muhalefet ortaya çıktı. Bu geliģmeler üzerine Hüsnü el Zaim 1949 da askeri bir darbe ile iktidara el koydu. ġam Kürtlerinden olan ve Fransa döneminde askeri akademide eğitim alan Zaim, tüm politikacıları tutuklattıktan sonra kendisini devlet baģkanı ilan etti. Bu dönemde siviller ile askerler arasında yaģanan iktidar mücadelesi Zaim in darbesi ile askerlerin lehine sonuçlanmıģ oluyordu. Devrik CumhurbaĢkanı ġükrü Kuvvetli nin aksine askeri akademide eğitim almıģ olan Zaim iktidarı döneminde seküler bir rejim kurmaya yönelmiģ ve kırsal kesiminin devlet yönetimi üzerindeki etkinliğini artmıģtı. 12 Zaim ve ardından darbe ile iktidara gelen kesimlerin ortak Albay Çiçekli ilk önceleri iktidarı sivillerle birlikte yönetmeye kalkıģmıģsa da 1952 de söz konusu politikasından vazgeçti. Müslüman KardeĢler de dahil bir çok partiyi kapatan Çiçekli ülkede tam bir diktatörlük kurmaya yönelmiģ ancak artan muhalefet nedeniyle 1954 yılında iktidarı bırakmak zorunda kalmıģtır. özelliği ise rejimin seküler olmasını sağlamak ve ağırlıklı olarak azınlık mensubu olmalarıydı yılında yapılan ve otoriter yönetimlere özgün bir yöntemle gerçekleģen seçimlerde halkın %90 ı Zaim için oy kullanmıģsa da esasında halkın çok az bir kısmı tarafından desteklenmekteydi. 13 Zaim in yürüttüğü politikalardan rahatsız olan Albay Hinnavi, 14 Ağustos 1949 da askeri bir darbe ile iktidara el koydu ve hem CumhurbaĢkanı Zaim hem de Hamalı Kürtlerden olan BaĢbakan Muhsin Barazi yi öldürdü. Hinnavi, Humuslu tanınmıģ Arap Sünnilerinden olan HaĢım el Atasi nin baģkanlığında ve Halkçı Partinin de içinde olduğu bir kabine kurarak 10 Ibid., s Ibid. 12 Cleveland, op. cit., s Monroe, op. cit., s

10 yönetimi sözde sivillerle paylaģtı. Ancak, Hinnavi iç ve dıģ politikada milliyetçi ittifaklara yönelmesi Albay Çiçekli ile birlikte hareket eden askerlerin tepkisine yol açmıģtır. Türk kökenli Albay Çiçekli liderliğindeki askerler 1949 da iktidara karģı bir askeri darbe gerçekleģtirerek Hinnavi rejimini sonlandırmıģtır. 14 Hinnavi ise bir süre tutuklu kaldıktan sonra sürgün hayatı yaģadığı Beyrut ta Muhsin Barazi nin yeğeni tarafından öldürülmüģtür. Albay Çiçekli ilk önceleri iktidarı sivillerle birlikte yönetmeye kalkıģmıģsa da 1952 de söz konusu politikasından vazgeçti. Müslüman KardeĢler de dahil bir çok partiyi kapatan Çiçekli ülkede tam bir diktatörlük kurmaya yönelmiģ ancak artan muhalefet nedeniyle 1954 yılında iktidarı bırakmak zorunda kalmıģtır. Çiçekli döneminde özellikle Dürzilerin tasfiyesinin yaģanması Dürziler ile Çiçekli arasında kiģisel sorunların ortaya çıkmasına yol açmıģtır. Sürgün yıllarında Beyrut ta Kemal Canbolat ın muhalefetiyle karģılaģan Çiçekli en son 1964 tarihinde Brezilya da bir Dürzi tarafından öldürülecekti. Öte yandan 1954 sonrası dönemde ġükrü Kuvvetli baģkanlığında Suriye de sivil yönetimler iktidara gelmiģse de bunlar çok uzun ömürlü olamamıģtır. 15 Sivil yönetimler genelde ġamlı ve Humuslu ailelerden oluģmaktaydı. Oysaki askerler genelde kırsal kesimden gelip askeri akademiye yazılan ve öğrenimlerini bu akademilerde tamamlayan azınlık mensubu kiģilerdi. Gene bu yıllarda Suriye deki iktidar mücadelesine ve sonraki yıllarda da Suriye politikasında etkili olacak yeni bir parti katılmıģtı. Bu parti sosyalist bir ideolojiyi benimseyen ancak, Arapların tek bir devlet altında birleģmesini savunan Baas Partisi dir. Baas Partisi genelde azınlık mensupları tarafından desteklenmekteydi. Gene Arap milliyetçiliğini savunan ama Baas ın aksine Ġslami değerleri öne çıkaran Müslüman KardeĢler de 1952 lere kadar yasal yollarla, bu tarihten sonra da yasal olmayan yollarla iktidara talip olmaya devam etti. Diğer bir değiģle Arap azınlıklar Baas çatısı altında politika yaparken, radikal Sünni gruplar da Müslüman KardeĢleri desteklemekteydi. Suriye de etkili bir dıģ politika amacı olmaya baģlayan Arap milliyetçiliği ideolojisi, 1958 yılında ülkeyi Mısır ile birleģmeye kadar götürmüģtür. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Mısırla birleģmeyi savunan kesimlerin baģında ġamlı Sünniler gelmekteydi. ġamlı Sünni subaylar bu dönemde güçlerinin doruğuna ulaģmıģtı. Bu tarihten itibaren Suriye de etkili bir dıģ politika amacı olmaya baģlayan Arap milliyetçiliği ideolojisi, 1958 yılında ülkeyi Mısır ile birleģmeye kadar götürmüģtür. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Mısırla birleģmeyi savunan kesimlerin baģında ġamlı Sünniler gelmekteydi. ġamlı Sünni subaylar bu dönemde güçlerinin doruğuna ulaģmıģtı. Birlik 14 Ibid. 15 Cleveland, op. cit., ss

11 sırasında, Suriye'nin askeri komuta kademelerine daha çok Sünni subaylar yerleģtirilmiģti. Ancak, Suriyeli Sünniler yeni yönetimden beklediklerini elde edemediler. Nasır ın, Suriye'deki bütün siyasi partileri kapatması ve tam mutlakıyetçi bir anlayıģla ülkeyi yönetmeye kalkıģması üzerine, 28 Eylül 1961 sabahı bir grup subay ve onları destekleyen bazı politikacılar Suriye'de bir darbe yaparak, BirleĢik Arap Cumhuriyeti ne son verdiler. 16 BirleĢik Arap Cumhuriyeti bir darbe ile dağıtılmasının ardından Suriye de yeni bir iktidar mücadelesi baģlamıģtı. Her grup siyasi ve askeri alanda etkisini geniģletmeye çalıģmaktaydı. SÜNNİ SUBAYLARIN BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİ: KAPSAMLI TASFİYENİN BAŞLAMASI Suriye nin BirleĢik Arap Cumhuriyeti nden ayrılması ile birlikte Sünni subaylar devlet üzerindeki kontrollerini artırma yoluna gittiler. Bunun sonucunda da kendi aralarında iktidar rekabetine girdiler. Bu yeni yönetimde hakimiyet tam anlamıyla ġamlı Subayların elindeydi. Fakat ġamlı subaylar arasında çatıģmaların derinleģmesi üzerine iktidardaki güçleri de zayıflamaya baģladı. Bunun üzerine ġamlı subaylardan bir grup asker 1962 tarihinde bir darbe giriģiminde bulundu. Ancak darbe giriģimi baģarısızlıkla sonuçlandı. Bu olaydan sonra, azınlık mensupları ġamlı Sünni subayların Ordu içindeki gücünü kırmaya baģladı. Darbeden dolayı birçok Sünni subay ya tutuklandı ya da Ordudan atıldı. Bu tarihten sonra Sünnilerin Suriye'deki hakimiyeti zayıflamaya baģladı ve azınlıklar, Suriye politikasındaki etkilerini artırmaya baģladılar. 17 Dolayısıyla 1962 tarihinde Sünni subayların baģarısız darbe giriģimleri, Sünni askerin tasfiyesi ile sonuçlanmıģtı. Suriye de yaģanan iktidar mücadelesi 8 Mart 1963 te Baasçıların komutasında yapılan darbe ile son bulurken, Baasçılar Devrim 1963 darbesi ile Suriye'de baģbakan olan Salah Bitar, Baas Partisi ndeki ılımlıları temsil etmekteydi. Muhammed Umran ile Salah Cedid ise radikal grupları temsil etmekteydi. Baas Partisi içinde yaģanan iç çekiģmelerin görünmeyen yüzünde ise mezhep çatıģması yatmaktaydı. Komutanlığı adı altında, diğer partililerden de bakanların bulunduğu bir yönetim oluģturmuģtu. 18 Baas Partisi kurucularından olan Salah Bitar, Suriye'de BaĢbakan olmuģtu. Salah Bitar, Hıristiyan kökenli MiĢel Eflak ile birlikte Baas Partisini kuran Sünni Arap kökenli liderdi. Bu bağlamda Baas, Pan- Arabizm doğrultusunda yeni bir AraplaĢtırma politikasına yönelmiģti. 19 ALEVİ ARAP SUBAYLARIN DÜRZİLERİ TASFİYESİ 1963 darbesi ile birlikte üç Alevi ve iki Ġsmaili kökenli asker de iktidarda etkin bir konuma gelmiģti. Alevi Salah Cedid, Muhammet Umran, Hafız Esad ve Ġsmaili Abdulkerim el-jundi ve Ahmet el-mir yönetimde etkin bir konum elde etmiģti. Bunların dıģında Dürziler de iktidarda önemli bir yer edinmekteydi. Suriye tarihinde ilk defa bu kadar azınlık mensubu, 16 Armaoğlu, op. cit., s Nicolaos, op.cit., ss Armaoğlu, op. cit., s Ceylan, Ebubekir, Arap Milliyetçiliği ve Yeni Orta Doğu Fotoğrafı, Avrasya Dosyası, cilt:5, sayı:1, İlkbahar 1999,ss

12 yönetim kademesinin tepe noktasına çıkmıģ bulunmaktaydı darbesi ile Suriye'de baģbakan olan Salah Bitar, Baas Partisi ndeki ılımlıları temsil etmekteydi. Muhammed Umran ile Salah Cedid ise radikal grupları temsil etmekteydi. Baas Partisi içinde yaģanan iç çekiģmelerin görünmeyen yüzünde ise mezhep çatıģması yatmaktaydı. Bir anlamda aģırıları temsil eden Salah Cedid bir Alevi idi ve genelde Alevilerden destek almaktaydı. Her ne kadar Hafız el Esad, Salah Cedid ile anlaģamıyorsa da, bu mücadelede Salah Cedid'in tarafında yer almaktaydı darbesinden kısa bir süre sonra da, Suriyeli subaylar arasındaki azınlık mensuplarının sayısı, Sünnilerin aleyhine artmaya baģlamıģtı. Baas yanlısı askeri liderlerin büyük bir kısmının azınlık mensuplarından oluģması bunda önemli bir rol oynamıģtır. Ancak, Baas içindeki çatıģma hala devam etmekteydi. Bu yeni dönemde Suriye nin Mısır ile iliģkileri en asgari düzeye indirilmiģ ve Nasır taraftarlarına karģı yoğun bir tutuklama kampanyası baģlamıģtı. Böylelikle Sünnilerin tasfiyesinde tam baģarı sağlanmıģ olunmaktaydı. Tasfiyeler, iktidarın azınlıklar ile Sünnilerin arasında bölünmesine yol açmıģtı. 21 Ancak bu durum fazla uzun sürmedi ve 1966 yılında ülke, Baas içi bir karģı darbe ile azınlıkların kontrolüne girdi. Fakat azınlık yönetimine karģı ciddi bir muhalefet baģladı. Her ne kadar muhalefeti Müslüman KardeĢler yapmaktaysa da, sonuç itibariyle Partiyi destekleyenler Sünnilerdi ve Parti Sünnilerin yoğun olduğu yerleģim birimlerinde örgütlenmiģti. Muhalefetin asıl üzerinde durduğu nokta Alevilerin iktidarı ele geçirmeleriydi. Nitekim 23 ġubat 1966 da Salah Cedid in Komutasında yapılan darbe ile azınlık mensupları askeri komutanlıklar üzerinde tam bir denetim kurmanın yanında Eflak ve Bitar yönetimine de son vermiģti darbesi ile askeri komutanlıkları denetim altına alan Alevilerin 1970 te devlet yönetimini de ele geçirmesinden sonra azınlık yönetimine karģı güçlü bir Sünni muhalefet baģladı. Özellikle Müslüman KardeĢler örgütü tarafından organize edilen muhalefet 1970 li yıllarda rejimi ciddi Ģekilde tehdit edecek bir seviyeye gelmiģti darbesinden sonra iktidar Alevilerin yoğun olduğu bölgelere daha fazla ekonomik yatırımda bulunmaya baģladı. Bu bölgelerin kalkınması için devletten daha fazla yardım almaları söz konusu oldu darbesi ile baģlayan azınlık yönetimi 1970 de Esad ın darbesi ile birlikte devlet yönetimini de eline geçirmiģ oluyordu darbesi ile askeri komutanlıkları denetim altına alan Alevilerin 1970 te devlet yönetimini de ele geçirmesinden sonra azınlık yönetimine karģı güçlü bir Sünni muhalefet baģladı. Özellikle Müslüman KardeĢler örgütü tarafından organize edilen muhalefet 1970 li yıllarda rejimi ciddi Ģekilde tehdit edecek bir seviyeye gelmiģti. Bu dönemde birçok Alevi lider suikast sonucu öldürülmüģtü. Sünni kesimin özellikle vurguladığı 20 Kedourie, Elie, Politics in the Middle East, Oxford University press, New York, 1992, s Arı, Yayınlanmamış Ders.., op. cit., s Kedourie, op. cit., s Sadawski, op. cit., ss

13 nokta yönetimin Suriye de azınlığı oluģturan grupların eline geçmiģ olmasıydı. Bu nedenle muhalefet doğrudan Alevi gruplara yöneltildi. 24 Açıkçası muhalefetin özellikle Hama, ġam, Halep gibi Sünni Müslümanların bulunduğu Ģehirlerde destek bulmasının ana nedeni, bu Ģehirlerin güçlü Sünni ailelerinin bir zamanlar Suriye politikasında önemli roller oynamalarıydı ların ilk yarısına kadar azınlıkların iktidarı ele geçirmesine kadar ġamlı, Halepli, Hamalı politikacılar Suriye nin politikasına yön veren insanlardı. Bunların Baas iktidarı ile birlikte iktidardan uzaklaģtırılmalarıyla birlikte Sünni muhalefet baģladı ve kısa süre bu bölgelerde önemli destekler sağladı lere gelindiğinde ise Suriye yönetimi, muhalefeti toplu cezalandırma yolu ile sindirme stratejisine yönelecekti. 25 Mart 1980 de Cisr El ġugur da Baas karģıtı bir gösteri düzenlendi. Gösteri kısa sürede geniģledi. Bu geliģmeler üzerine askeri birlikler doğrudan yerleģim birimini hedef alan geniģ kapsamlı bir saldırı düzenledi. Müdahale esnasında yaklaģık 200 kiģi yaģamını yitirdi. 26 Bu olaydan hemen sonra rejim karģıtı güçler Halep te toplanmaya baģladılar. Suriye rejimi Ağustos ta Halep e düzenlediği saldırıda birçok Sünni muhalif yaģamını yitirdi. Suriye deki azınlık yönetimi, kendi iktidarına karģı yönelmiģ olan Sünni muhalefete karģı en son ġubat 1982 de Hama ya kapsamlı bir saldırı baģlattı. YaklaĢık 12,000 asker, tank ve helikopter eģliğinde Ģehir yoğun bir saldırıyla karģı karģıya kaldı. Saldırı sonucunda çeģitli kaynaklara göre ile arasında çoğu sivil, masum insan hayatını kaybetmiģtir. 27 Suriye'deki azınlık yönetimi Hama da düzenlediği toplu cezalandırma yöntemiyle Sünni muhalefetin direncini kırmayı baģarmıģtır. Hama'da uygulanan yöntemler, Suriye de cemaatler arası iliģkilerin barıģçıl bir hal alacağı anlamını taģımıyordu. Sünni muhalefet ağır bir darbe alırken Alevi ve Sünni mezhepleri arasındaki iliģki her zamankinden daha fazla gerilmiģti. Açıkçası muhalefetin özellikle Hama, ġam, Halep gibi Sünni Müslümanların bulunduğu Ģehirlerde destek bulmasının ana nedeni, bu Ģehirlerin güçlü Sünni ailelerinin bir zamanlar Suriye politikasında önemli roller oynamalarıydı ların ilk yarısına kadar azınlıkların iktidarı ele geçirmesine kadar ġamlı, Halepli, Hamalı politikacılar Suriye nin politikasına yön veren insanlardı. Sonuç olarak, son Hama olaylarından sonra o gün için Sünni muhalefet etkisini yitirmiģ gözükse de, bu yanıltıcı bir durumdu. Bunun farkında olan rejim askeri ve istihbarat birimlerinde güvenilir yapılar kurmaya yönelmiģtir. Daha açık bir deyiģle Sünnilere duyulan güvensizlik salt Alevilerinden oluģan askeri birimlerin kurulmasını da beraberinde getirmiģti. Bir yandan Suriye milliyetçiliğine dayalı bir Arap milliyetçiliği yapılırken diğer yandan 24 Cleveland, op. cit., s Bkz., Maoddel, Mansoor, Class, Politics and Ideology in the Iranian Revolution, Columbia University Press, New York, 1993, ss Kılınç Ramazan, Esad Sonrası Suriye de Değişim İmkanı, Stratejik Analiz, Cit: 1, Sayı: 3, Temmuz 2000, s Kedourie, op. cit., s

14 rejimin dayandığı Orduda üst düzey rütbeli subayların %90 ı Alevilerden oluģmaktadır. 28 Alevilerin Orduda etkin bir Ģekilde yer alması Sünnilerin muhalefetiyle karģılaģmıģsa bile, rejim kurduğu kurumlar ile kendini güvenceye almayı baģarmıģtı. 29 Mezhepsel açıdan da yöneltilen eleģtirileri gidermek için Hafız Esad Lübnan'daki ünlü ġii lider Musa Sadr'dan Nusayriliğin Ġslam'ın ġiilik mezhebinin bir kolu olduğunu belirten bir fetva almıģtı. 30 Tekrar Orduya dönecek olursak, yüksek rütbeli subayların %90 ı Alevi olmakla beraber bazı özel askeri birliklerin de rejimi korumada önemli görevler üstlendiğini görmekteyiz. Ancak, Ģunu belirtmek gerekir ki, Esad, doğrudan Alevi toplumu ile iģbirliği içine girmemiģtir. Yani devlet, sıradan Aleviyle iģbirliği yapmak veya devlet yönetimini mezhepsel bir dönüģüme uğratma yerine, askeri ve sivil yapılarda önemli kademelere gelmiģ kiģiler ile iģbirliği yapmıģ ve kurulan özel birliklerin baģına komutan olarak Alevileri atama yoluna gitmiģtir. Bunlar da zaman içinde azınlıklardan oluģan kurumsallaģmalarını sağlayarak iktidarlarını güvence altına almaya yönelmiģtir. 31 Örneğin, Seraya El Difa/4. Mekanize Tümeni olarak bilinen askeri yapının salt Alevilerden oluģtuğu ileri sürülmektedir. Esad ın iktidara gelmesi ile birlikte kurulan ve sayıları 20 bin civarında olduğu sanılan bu askeri birlik ġam baģta olmak üzere rejimi doğrudan korumakla görevli olup son teknoloji ile donatılmıģ silahlara sahiptir. Özellikle arasında dönemde tehdit unsuru haline gelen Sünni muhalefetin bastırılmasında önemli görevler üstlenmiģtir Hama olaylarında aktif bir görev aldığı ileri sürülmektedir. Bu birliklerin tamamı Alevi olup, baģkomutanlığını bir zamanlar Esad ın kardeģi Rıfat Esad yapmaktaydı. Rıfat ın 1984 te baģarısız bir Alevilerin Orduda etkin bir Ģekilde yer alması Sünnilerin muhalefetiyle karģılaģmıģsa bile, rejim kurduğu kurumlar ile kendini güvenceye almayı baģarmıģtı. Mezhepsel açıdan da yöneltilen eleģtirileri gidermek için Hafız Esad Lübnan'daki ünlü ġii lider Musa Sadr'dan Nusayriliğin Ġslam'ın ġiilik mezhebinin bir kolu olduğunu belirten bir fetva almıģtı. darbe giriģiminde bulunmasının ardından yeniden örgütlendirilen yapı, Ordu içine alınmıģtır. Bununla birlikte emir komuta zincirinden bağımsız olarak 4. Mekanize Tümeni Ģeklinde Ordu içinde bağımsız konumunu sürdüren Tümenin liderliğini ise doğrudan Mahir Esad yapmaktadır. Aynı Ģekilde Alevi Yarbay Ali Haydar ın komutasında kurulan Özel Birlikler de Alevilerin denetiminde olan bir diğer askeri birimdir. Bu birlikler arası dönemde El ġugur, Hama, Halep, Semada ve MeĢanika da yapılan protesto ve ayaklanmaların bastırılmasında Ģiddet ve öldürme olaylarında aktif görev almıģtır. Ayrıca Cumhuriyet Muhafızları ile hava kuvvetleri komutanlığında Aleviler etkin bir güçtür. Bu askeri birliklerin yanında ülkede 4 ayrı birim olarak örgütlenmiģ Ġstihbarat birimlerinde de azınlıkların etkin 28 Gülşehir-Tosun, op.cit., s. 6; Kılınç, op. cit., ss Kılınç, op. cit., ss Kılınç, s Sadowskyi, op. cit., ss

15 olduğu ileri sürülmektedir. Bunların yanı sıra Baas içinde de azınlıklar ve özellikle askeri yapılarda Alevilerin önemli sayıda temsil edildiği belirtilmektedir. Sonuç olarak Fransa Manda döneminden baģlayarak azınlıklar Suriye deki askeri birimler içinde etkin bir konum elde etmeye baģlamıģtır. Azınlıklar arasında süren iktidar paylaģımı mücadelesi 1966 da Alevilerin zaferiyle sonuçlanırken, Hafız Esad ile birlikte Aleviler devlet içinde kurumsal yapıların kontrolünü ele geçirerek varlıklarını iç ve dıģ tehditler karģısında 2000 lerin baģına kadar korumayı baģarmıģtır. ESAD KARŞITI MUHALEFET VE TOPLUMSAL AYRIŞMANIN YENİDEN BAŞLAMASI Suriye deki rejim ile muhalefet hareketleri arasında süren üstü örtülü iktidar mücadelesi 2011 ġubat ve Mart aylarının baģında baģlayan protesto gösterileri ile birkez daha su yüzüne çıkmıģtır. Nitekim 17 Mart ta ülke genelinde Öfke Günü gösterilerinin düzenlenmesiyle yeni bir sürecin baģladığına iģaret etmekteydi. 17 Mart sonrası kitlesel katılımlarla süren gösteriler düzenli olarak her Cuma günü daha büyük ve geniģ katılımlı barıģçıl gösterilerle sürmüģtü. Öfke Günü gösterilerinin ardından Esad yönetimi kısa sürede bir yandan reform yapma kararı alırken diğer yandan gösterileri güç siyasetiyle bastırmaya yönelmiģ ancak Mart ve Nisan aylarında güvenlik güçlerini müdahalesi sonucu yaklaģık 800 ün üstünde kiģinin yaģamını yitirmesi reform tartıģmalarını önemsizleģtirmiģtir. 32 Çünkü bir yandan reform sözleri verilirken diğer yandan da tanklar eģliğinde ağır silahlarla Hama, Humus, Bayda, Der a, Banyas, Rastan gibi göstericilerin yoğun olduğu yerleģim birimlerine girilmesi ve ev ev arama yöntemiyle muhaliflere karģı büyük bir tutuklama kampanyasının baģlatılması, muhaliflerin ve uluslararası kamuoyunun reform sözlerine olan güveni yitirmesine yol açmıģtır. Fransa Manda döneminden baģlayarak azınlıklar Suriye deki askeri birimler içinde etkin bir konum elde etmeye baģlamıģtır. Azınlıklar arasında süren iktidar paylaģımı mücadelesi 1966 da Alevilerin zaferiyle sonuçlanırken, Hafız Esad ile birlikte Aleviler devlet içinde kurumsal yapıların kontrolünü ele geçirerek varlıklarını iç ve dıģ tehditler karģısında 2000 lerin baģına kadar korumayı baģarmıģtır. Gösterilerin bastırılmasında Cumhuriyet Muhafızlarının yanı sıra Mahir Esad ın komutasında yer alan 4. Mekanize Tümeni nin de kullanılması zamanla Alevi subayların Sünni muhalif Arapları öldürdüğüne dönük bir tartıģmanın baģlamasına yol açmıģtır. Örneğin, gösterilerin baģladığı Der a da protesto eylemlerinin sürmesi üzerine, 25 Nisan dan itibaren Mahir Esad ın komutasındaki 4. Mekanize Tümeni ne bağlı birliklerin Ģehri kuģatmaya baģladığı ve 29 Nisan Cuma günü düzenlenen gösterilerin ardından Ģehre girip doğrudan 1980 lerde yaģandığı gibi ev ev muhalif avına yönelmesi tartıģmaların alevlenmesine yol açmıģtır Ya Libnan News, Syrian Human Rights: Over 800 killed in Syria so far, , 33 Khaled Yacoub Oweis-Suleiman al-khalidi Syrian forces kill 62, U.S. toughens sanctions, Reuters News, Apr 29, 2011http://www.reuters.com/article/2011/04/29/us-syria-idUSLDE73N02P

16 Ancak tüm baskılara rağmen muhaliflerin rejim karģıtı gösteriler düzenlemeye devam etmesi ġam rejimini daha büyük operasyonlar düzenlemeye yöneltmiģtir. Haziran ayına gelindiğinde Türkiye sınırına da ulaģan çatıģmalar binlerce kiģinin Türkiye ye toplu halde göç etmesine yol açarken, muhalifler de siyasi ve askeri örgütlenmelerini sağlama yönünde önemli adımlar atmaya baģlamıģtı. 1 Haziran da Antalya da Suriye de DeğiĢim Konferansı adı altında sürgünde ilk toplantılarını gerçekleģtiren muhalifler rejim karģıtı muhalefeti desteklemeye devam kararı alırken, Esad yönetimi sorunu askeri yöntemlerle bastırma konusunda kararlı adımlar atmaktaydı. Haziran ve Temmuz aylarında Hama dahil ülkenin büyük Ģehirlerinde Ordunun muhaliflere karģı ağır silahlar kullanması hem içerde hem de bölgede büyük tepkilerin doğmasına yol açmıģtır. Ordunun sivil gösterileri güç kullanarak bastırmaya yönelmesi üzerine ise muhalifler askeri bir karģı koyma stratejisine yönelmiģlerdir. Nisan ayında baģlayan sınırlı direniģ 2011 yılının sonlarına doğru daha büyük çaplı eylemlerle geniģlemiģtir. Muhalifler özellikle Ocak ayında Lübnan sınırında bulunan ve Hıristiyanlarla Müslümanların birlikte yaģadığı Zebedani kentinin denetimini ele geçirmiģtir. ġehrin kontrolünü ele geçiren askeri muhalifler Ordunun kapsamlı operasyonlarına rağmen geri çekilmemiģtir. Zebedani sonrası Humus un belli bölgelerini de etkili olmaya baģlayan direniģ grupları 2012 Temmuzuna gelindiğinde baģkent ġam dahil olmak üzere ülkenin değiģik bölgelerinde askeri direniģi geniģletmeyi baģarmıģlardır. Doğal olarak bu durum Tlas ailesi gibi yıllardır rejimle iģbirliği yapan bir çok üst düzeydeki Sünni subayın da rejimle olan iliģkinin kopartmasına yol açmıģtır. Bu bağlamda 15 Temmuz 2012 den itibaren ġam merkezde yoğunlaģan saldırılar 18 Temmuz da ġam da bulunan Ulusal Güvenlik Binasını hedef alan bir intihar saldırısının gerçekleģtirilmesiyle farklı bir aģamaya geldi. ġam da düzenlenen saldırıda Savunma Bakanı Davut Racha, ĠçiĢleri Bakanı Ġbrahim El ġaar, Esad'ın Özel Temsilcisi Hasan Türkmani, Suriye Ġstihbarat TeĢkilatı ından Hafız Mahluf ile Genelkurmay BaĢkan Yardımcısı ve Devlet BaĢkanı BeĢar Esad'ın eniģtesi Asıf ġevket hayatını kaybetti. Bu geliģmelerle birlikte, bakanların ve üst düzey güvenlik yetkililerinin öldüğü Ulusal Güvenlik Merkezine düzenlenen son saldırı sonrası Suriye deki etnik ve dini ayrıģmanın büyük bir hızla artacağı ve bu ayrıģmanın etnik ve dini gruplar arasında çatıģmaya dönüģebileceğini göz ardı etmemek gerekir. Doğal olarak böyle bir durumda Arap Alevilerin ve Kürtlerin pozisyonu üzerine bazı stratejik öngörülerde bulunmakta yarar vardır. Ordunun sivil gösterileri güç kullanarak bastırmaya yönelmesi üzerine ise muhalifler askeri bir karģı koyma stratejisine yönelmiģlerdir. Nisan ayında baģlayan sınırlı direniģ 2011 yılının sonlarına doğru daha büyük çaplı eylemlerle geniģlemiģtir. Muhalifler özellikle Ocak ayında Lübnan sınırında bulunan ve Hıristiyanlarla Müslümanların birlikte yaģadığı Zebedani kentinin denetimini ele geçirmiģtir. 16

17 II. BÖLÜM II. BÖLÜM: STRATEJİK ÖNGÖRÜLER 17

18 SURĠYE DE OLASI SENARYOLAR ÜZERĠNDEN STRATEJĠK ÖNGÖRÜLER Suriye de meydana gelen geliģmeler Esad rejiminin kısa ve orta vadede Sünni Arap muhalefetini kontrol edemeyeceğini ortaya koymaktadır. Suriye ile ilgili olası senaryoların baģında Rusya nın da desteklediği reformlarla demokratikleģme olasılığı gelmektedir. Ancak Suriye muhalefeti, Körfez ülkeleri, Türkiye, AB ülkeleri ve ABD tarafından yapılan açıklamalarda içerden dönüģümün gerçekleģmeyeceği ifade edilmiģtir. Buna rağmen rejimin reform adımlarıyla muhalefeti sonlandırması durumunda, Anayasal düzeyde etnik ve mezhepsel hakların ve siyasal faaliyetlerin garanti altına alındığı bir sürecin yaģanması gerekir. Böyle bir durumda Suriye nin siyasal ve idari olarak kendi içerisinde özerk bölgelere ve farklı dillerde eğitim ve öğretime olanak tanıyan düzenlemelere yönelmesi mümkündür. Bunun olması durumunda Alevi, Dürzi ve Kürtlerin otonomi taleplerinde bulunması ve aynı zamanda Arapçanın yanı sıra Kürtçe ve Süryanice eğitim ve öğretimde baģlaması gündeme gelebilir. Diğer yandan dıģ müdahale ile bir değiģimin yaģanması durumunda ise bunun askeri mi siyasi mi olduğuna göre farklı senaryolar gündeme gelecektir. Diplomatik ve siyasi baskılar sonucunda radikal bir değiģim yaģanacaksa, Suriye de demokratik bir Anayasa yazımı süreci yaģanacak ve azınlık grupları siyasal ve askeri özerkliğe kadar giden geniģ bir haklar elde etmeleri gündeme gelebilir. Arap Birliği 12 ġubatta yaptığı toplantıda taraflar arasında ateģkesi önermiģ ve ateģkesin denetlenmesi için de Arap Birliği ve BM'den oluģan bir barıģ gücünün Suriye'ye konuçlandırılmasını talep etmiģtir. Daha sonraki dönemlerde de Suriye ye barıģ gücü askerlerinin konuģlandırılması talepleri gündeme gelmiģti. Askeri içerikli bir dıģ müdahale durumunda ise bunun Suriye ye ve bölgeye etkisi farklı Ģekillerde olabilir: Suriye de meydana gelen geliģmeler Esad rejiminin kısa ve orta vadede Sünni Arap muhalefetini kontrol edemeyeceğini ortaya koymaktadır. Suriye ile ilgili olası senaryoların baģında Rusya nın da desteklediği reformlarla demokratikleģme olasılığı gelmektedir. Ancak Suriye muhalefeti, Körfez ülkeleri, Türkiye, AB ülkeleri ve ABD tarafından yapılan açıklamalarda içerden dönüģümün gerçekleģmeyeceği ifade edilmiģtir. - Birincisi, etnik ve mezhepsel çatıģmalar ve ittifaklar Ģeklinde olabilir. - Ġkinci olasılık ise Suriye nin etnik ve mezhepsel düzeyde bölünmesi Ģeklinde olabilir. - Üçüncü senaryo ise Suriyeli kesimlerin ülke içi ve bölgesel düzeyde toplu yer değiģtirmeler ve kitlesel saldırılar ile belli bölgelerde homojen nüfus yoğunluğunun yaģanması Ģeklinde olabilir. - DıĢ müdahale olasılığında yaģanması olası bir diğer senaryo ise azınlık gruplarının müdahaleci güçlere karģı kapsamlı bir direniģ hareketi geliģtirmeleri Ģeklinde yaģanabilir. Bu durumda Suriye-Irak, Suriye-Lübnan ve Suriye-Türkiye Sınırı müdahaleci güçler açısından kontrol edilmesi zor bir bölge haline dönüģebilir. 18

19 SURĠYE DEKĠ TOPLUMSAL VE SĠYASAL GRUPLARIN KRĠZ KARġISINDAKĠ TUTUMU VE NEDENLERĠ Rejim Yanlısı Kesimler Suriye de rejim yanlısı kesimlerin baģında ulusal düzeyde Aleviler, Hıristiyan azınlıklar, Dürziler, Ġsmailliler ve Caferiler; bölgesel düzeyde Iraklı ġii unsurlar, Lübnanlı Hizbullah ın liderliğini yaptığı 8 Mart koalisyonu ve Ġran gelmektedir. Uluslararası düzeyde de Rusya ve Çin gelmektedir. Çin ve Rusya dıģındaki diğer aktörlerin bölgesel bir savaģ olasılığına rağmen mezhepsel ve stratejik nedenlerle rejime destek vermeye devam edecekleri düģünülmektedir. Arap Alevileri: Suriye deki Esad rejimi temel desteğini Alevi Araplardan almaktadır. Alevilerin askeri ve istihbarat birimlerindeki varlığı rejimin devamı için oldukça kritik bir rol oynamaktadır. Her ne kadar Aleviler içinden Esad ailesiyle rekabet eden aileler ortaya çıkmıģ olsa da, Aleviler kendilerini iktidarın sahibi olarak görmektedirler. Rejimin devrilmesi ve Ġslami hassasiyetlere sahip Sünni Arap bir iktidarın kurulmasının ardından mezhepsel olarak topyekün bir baskıyla karģı karģıya kalma endiģesi taģımaktadırlar. Dolayısıyla yaģanan iktidar mücadelesini doğrudan Arap Aleviliğine bir tehdit olarak tanımlamaktadırlar. Bundan dolayı Ordunun yanı sıra oluģturdukları özel birlikler ve milis güçleri ile rejim karģıtı gösterilerin bastırılmasında aktif bir Ģekilde rol almaktadırlar. Hıristiyanlar azınlıklar: Yıllardır rejime destek veren en önemli toplumsal grup olarak kabul edilen Hıristiyan grupların 2011 yılında yeniden baģlayan iktidar mücadelesi sırasında rejimin devrilmesine olumsuz yaklaģtıkları görülmektedir. Muhalefet Suriye de rejim yanlısı kesimlerin baģında ulusal düzeyde Aleviler, Hıristiyan azınlıklar, Dürziler, Ġsmailliler ve Caferiler; bölgesel düzeyde Iraklı ġii unsurlar, Lübnanlı Hizbullah ın liderliğini yaptığı 8 Mart koalisyonu ve Ġran gelmektedir. gruplarının tüm giriģimlerine rağmen Hıristiyan grupların desteğini alamamaları da Hıristiyanların Sünni Arapların iktidarı ele geçirmesi durumunda ciddi bir baskıyla karģı karģıya kalma endiģesi taģımalarından kaynaklanmaktadır. Alevi iktidarı döneminde dinsel olarak baskıyla karģılaģmayan Hıristiyanların iktidarın istikrarsızlaģması durumunda Irak benzeri bir sorunla karģılaģması ve yüz binlerce Hıristiyan ın topluca ülkeyi terke etmesinden çekinmektedirler. Dürziler, İsmailliler ve Caferiler: Suriye de yaģanan iktidar mücadelesinde Dürziler ilk önceleri aktif tarafsızlık politikası benimsemiģlerdi. 14 Nisan 2011 de Dürzîlerin yaģadığı Süveyda da yaklaģık 300 kiģilik bir grubun protesto eylemi düzenleme giriģimi diğer Dürzîlerin tepkisine yol açmıģ ve protesto düzenleyenlere Dürziler doğrudan müdahale etmiģtir. 14 Nisan dan sonra Dürzî bölgelerinde önemli bir gösteri düzenlenmemesinin yanı sıra Dürzi din adamlarının Esad la görüģmelerde bulunması ve rejimi desteklediklerini açıklamaları dikkat çekicidir. Bununla birlikte Dürzi bölgelerinde yoğun bir silahlanmanın olması ise Dürzilerin tüm olasılıklara hazırlıklı olmak istemesinden kaynaklandığı düģünülmektedir. Dolayısıyla Dürziler rejimle iliģki içinde kalarak kendi bölgelerindeki askeri 19

20 güçlerini artırmayı hedeflemektedirler. Dürzilerden farklı olarak Ġsmailliler ve Caferiler ise doğrudan rejimini desteklemektedirler. Esad rejiminin çöküģünü, Suriye topraklarındaki varlıklarının sonlanması olarak görmektedirler.. Rejimle İlişkili Gruplar Esad rejimiyle ekonomik ve siyasal iliģki içinde olan Sünni gruplar ile Baas ideolojisini benimsemiģ kesimler de rejimin yıkılmasına karģı çıkmaktadırlar. Örneğin, 2011 yılına kadar muhalif bir konumda olmasına karģın, gösterilerin baģlamasının ardından Suriye Komünist partisi doğrudan rejimi destekleyen açıklamalarda bulunmaya baģlamıģtır. Rejim KarĢıtı Gruplar Sünni Araplar: arası dönemde iktidarı devirmek için isyan eden ancak baģarısız olan Sünni Arapların bir kez daha 2011 de kanlı bir iktidar mücadelesi baģlattıkları görülmektedir. Bu kapsamda muhafazakâr gruplardan, ılımlı gruplara ve aģiretlere kadar Sünni Arapların kendilerini iktidarı ele geçirmeye hazırladıkları ileri sürülebilir. Dolayıyla Suriye muhalefetinin en güçlü toplumsal desteğini Sünni Araplardan aldığı ileri sürülebilir. Der a nın dıģında kuzeyde Irak sınırına yakın bölgelerde bulunan Sünni Arap aģiretlerinin bir kısmı da isyana destek vermektedirler. Ayrıca Humus merkez, Hama, Ġdlip ve ġam ın Sünni Arap bölgelerinde de kamu otoritesi ya çökmüģ ya da zayıflamıģtır. Bu bağlamda Sünni Arapların 2011 isyanının baģlamasında ve sürdürülmesine önemli bir rol oynadıkları buna karģın söz konusu grupların tek baģına iktidarı değiģtirebilecek güçten yoksun olduklarını belirtmek gerekir. Kürtler: Her ne kadar sokak gösterilerine destek vermiģ olsalar da Esad sonrası dönemde nasıl bir iktidar kurulacağı konusunda net görüģlere sahip olmadıklarından kontrollü bir tutum içinde oldukları Kürtler her ne kadar sokak gösterilerine destek vermiģ olsalar da Esad sonrası dönemde nasıl bir iktidar kurulacağı konusunda net görüģlere sahip olmadıklarından kontrollü bir tutum içinde oldukları görülmektedir. KamıĢlı, Haseke, Afrin ve Amuda da protesto eylemlerinde bulunulmasına karģın sayısal olarak Kürt göstericilerin Araplardan daha az sayıda gösteride yer aldıkları dikkat çekmektedir. görülmektedir. KamıĢlı, Haseke, Afrin ve Amuda da protesto eylemlerinde bulunulmasına karģın sayısal olarak Kürt göstericilerin Araplardan daha az sayıda gösteride yer aldıkları dikkat çekmektedir eylemleriyle birlikte Kürtlerin bir kez daha Sünni Arap muhalefetinden farklı olarak ulusal haklarının Anayasal olarak tanınması ve yasal eģitlik talepleriyle ortaya çıktıkları görülmektedir. Bundan dolayı temel hedefleri Esad sonrası dönemde yasal haklarının nasıl tanınacağı yönündedir. Anayasal düzeyde Suriye nin Arap ve Kürt kurucu unsularından oluģtuğunun belirtilmesi ve Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde Özerk bir yapının oluģturulmasını talep eden Kürt siyasal partileri, hedeflerine ulaģmak için tüm aktörlerle görüģebileceklerini ifade etmektedirler. Ancak SUK üyelerinin etnik ve mezhepsel taleplere karģı duyarsız olması ve Kürt siyasal hareketinin sınırlı düzeyde bir iģbirliğine yönelmesi dikkat çekicidir. Bu kapsam özellikle SUK Kürtlerin Otonomi taleplerinin kabul edilmemesi yönündeki giriģimleri de Kürtlerin tarafsız bir siyasal çizgi oluģturmalarına yol açmıģ bulunmaktadır. 20

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU İran ın Nükleer Programı ve Türkiye nin Güvenliğine Etkileri Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU www.mustafakibaroglu.com Bilkent Üniversitesi Uluslararası ĠliĢkiler Bölümü 15 Ekim 2009 Atılım Üniversitesi Ankara

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ

DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ Birkaç yıl öncesinde Ġran Ġslam Devrim Muhafızları (ĠĠDM) aktif bir Ģekilde güvenlik alanında, geniģ bir Ģekilde de siyasi ve ekonomi benzeri alanlarda geniģ Ģekilde

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

MARKA ŞEHİR ÇALIŞMALARINDA AVRUPA ŞEHİR ŞARTI SÖZLEŞMESİ DİKKATE ALINMALI

MARKA ŞEHİR ÇALIŞMALARINDA AVRUPA ŞEHİR ŞARTI SÖZLEŞMESİ DİKKATE ALINMALI ENER DEN MARKA ŞEHİR AÇIKLAMASI VAHDET NAFİZ AKSU, ERZURUM DA YAPILAN MARKA ŞEHİR TOPLANTISINI DEĞERLENDİRDİ: ENER olarak, Erzurum un Marka Şehir haline gelmesini yeni kalkınma paradigması oluşturulmasıyla

Detaylı

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu T.C. Sağlıklı Kentler Birliği 2008 Faaliyet Raporu SAĞLIKLI KENTLER BİRLİĞİ FAALİYETLERİ MECLĠS TOPLANTILARI EĞĠTĠM ÇALIġMALARI KONFERANSLAR DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AVRUPA SAĞLIKLI ġehġrler ULUSAL AĞLARI ÇALIġMALARI

Detaylı

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları 7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

ORMANCILIK VE SU ALANLARINDA MAKEDONYA CUMHURİYETİ NE YAPILAN ÇALIŞMA ZİYARETİNE AİT RAPOR

ORMANCILIK VE SU ALANLARINDA MAKEDONYA CUMHURİYETİ NE YAPILAN ÇALIŞMA ZİYARETİNE AİT RAPOR ORMANCILIK VE SU ALANLARINDA MAKEDONYA CUMHURİYETİ NE YAPILAN ÇALIŞMA ZİYARETİNE AİT RAPOR Makedonya Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Sayın Ljupcho DĠMOVSKĠ nin 27-28 Haziran ayında Sayın Bakanımız

Detaylı

2. SURĠYE NĠN BÖLGESEL POLĠTĠKALARININ TÜRKĠYE NĠN DIġ POLĠTĠKASINA ETKĠLERĠ

2. SURĠYE NĠN BÖLGESEL POLĠTĠKALARININ TÜRKĠYE NĠN DIġ POLĠTĠKASINA ETKĠLERĠ 2. SURĠYE NĠN BÖLGESEL POLĠTĠKALARININ TÜRKĠYE NĠN DIġ POLĠTĠKASINA ETKĠLERĠ 2.1. GiriĢ Yrd. Doç. Dr. BarıĢ DOSTER Marmara Üniversitesi Türkiye ve Suriye uluslararası sistem içindeki konumları farklı olan

Detaylı

Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi. Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri

Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi. Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri Temel Ġlkeler Mevcut durumun değiģmesi kolay değildir, ZAMAN ve ÇABA gerektirir. DeğiĢimden ziyade DÖNÜġÜM, EVRĠM sürecidir. BaĢarı

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ Erdem ALPTEKĠN Türk finans sistemi incelendiğinde en büyük payı bankaların, daha sonra ise sırasıyla menkul kıymet yatırım fonları, sigorta

Detaylı

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk.

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk. TÜRKĠYE SĠYASĠ GÜNDEM ARAġTIRMASI-NĠSAN 2013 AraĢtırma; Kantitatif AraĢtırma tekniklerinden ( Yüzyüze görüģme ) yöntemi uygulanarak 04-10 Nisan 2013 tarihleri arasında 21 il'de toplam 3.473 denek ile görüģme

Detaylı

T.C. B A ġ B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/14200 3 ARALIK 2009 GENELGE 2009/18

T.C. B A ġ B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/14200 3 ARALIK 2009 GENELGE 2009/18 I. GİRİŞ GENELGE 2009/18 2007-2013 döneminde Avrupa Birliğinden Ülkemize sağlanacak hibe niteliğindeki fonlar Avrupa Konseyinin 1085/2006 sayılı Katılım Öncesi Yardım Aracı Tüzüğü ve söz konusu Tüzüğün

Detaylı

ULUSLARARASI SURİYE SEMPOZYUMU TARİH, SİYASET VE DIŞ POLİTİKA 24-26 NİSAN ANKARA. Prof. Dr. H. Mustafa Eravcı-Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı

ULUSLARARASI SURİYE SEMPOZYUMU TARİH, SİYASET VE DIŞ POLİTİKA 24-26 NİSAN ANKARA. Prof. Dr. H. Mustafa Eravcı-Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ULUSLARARASI SURİYE SEMPOZYUMU TARİH, SİYASET VE DIŞ POLİTİKA 24-26 NİSAN ANKARA Yer: Bera Hotel, Ziya Gökalp Bulvarı No: 58 Çankaya - Ankara / Türkiye SEMPOZYUM PROGRAMI 24 NİSAN, CUMA Kayıt: 09:00-18:00

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Suriye de Demokrasi mi İç Savaş mı?: Toplumsal - Siyasal Yapı, Değişim Senaryoları ve Türkiye

Suriye de Demokrasi mi İç Savaş mı?: Toplumsal - Siyasal Yapı, Değişim Senaryoları ve Türkiye Suriye yönetimi halen halkın bir kısmının desteğini sahip. Suriye de Demokrasi mi İç Savaş mı?: Toplumsal - Siyasal Yapı, Değişim Senaryoları ve Türkiye Towards Democracy or Civil War in Syria?: Social-Political

Detaylı

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 31.07.2015 İçindekiler Ġçindekiler... 2 Amaç ve Kapsam... 7 1. Yöntem... 8 2. Bölgelerin Değerlendirmeleri ve Sonuçlar... 10 2.1. Akdeniz...

Detaylı

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU OCAK 2012 İçindekiler Bölüm 1 : Sağlık Turizminde Türkiye deki Gelişmeler... 2 Bölüm 2 : Kurumsal Kimlik Çalışmaları ve Yazışmalar... 3 Bölüm 3: Basılı Materyaller... 4 Bölüm4

Detaylı

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge ġubesi Koordinatörlüğünde IV. Uluslararası PolimerikKompozitler

Detaylı

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL 21 MART 2011 HOġ GELDĠNĠZ IFAC in Sayın Başkanı, Kurul Üyeleri, Dünyanın dört bir yanından gelmiş

Detaylı

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından

İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından Övgü PINAR Günümüzde ekonomik kalkınma açısından hayati öneme sahip sektörlerden biri de enerjidir. Tarihsel sürece baktığımızda enerji kaynakları nedeniyle çıkan

Detaylı

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ BAġARILI YÖNETĠMDE ĠLETĠġĠM Hastane İletişim Platformu Hastane ĠletiĢim Platformu Nedir? Bu

Detaylı

ĠÇSEL DĠNAMĠKLER VE ULUSAL AKTÖRLER BAĞLAMINDA LÜBNAN KRĠZĠNĠN ANALĠZĠ *

ĠÇSEL DĠNAMĠKLER VE ULUSAL AKTÖRLER BAĞLAMINDA LÜBNAN KRĠZĠNĠN ANALĠZĠ * ĠÇSEL DĠNAMĠKLER VE ULUSAL AKTÖRLER BAĞLAMINDA LÜBNAN KRĠZĠNĠN ANALĠZĠ * Özlem TÜR Veysel AYHAN Özet İsrail in 2000 Mayısında tek taraflı olarak işgal ettiği Lübnan topraklarından tek taraflı olarak çekilmesinin

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

İç Çatışmalar ve Dış Müdahaleler Arasında Lübnan

İç Çatışmalar ve Dış Müdahaleler Arasında Lübnan İç Çatışmalar ve Dış Müdahaleler Arasında Lübnan Lebanon between Internal Conflictsand Foreign Intervention Ümit ÇELİK Özet Bu çalışmada Lübnan İç Savaşı nın dünya politikasında bıraktığı derin izler,

Detaylı

Türk Hazır Giyim ve Tekstil Sektörünün 2008 Yılı Rekabet Durumu (II)

Türk Hazır Giyim ve Tekstil Sektörünün 2008 Yılı Rekabet Durumu (II) Türk Hazır Giyim ve Tekstil Sektörünün 2008 Yılı Rekabet Durumu (II) 2- Tekstil ve Hazır Giyim Ticaretinde Kotalar ve Çin in Sektöre Etkisi Hande UZUNOĞLU Dünyada tekstil ve hazır giyim ticaretinde kota

Detaylı

ARAP İNTİFADASI MI?: ARAP DÜNYASINDAKİ TOPLUMSAL HAREKETLERİN İÇSEL, BÖLGESEL VE ULUSLARARASI DİNAMİKLERİ

ARAP İNTİFADASI MI?: ARAP DÜNYASINDAKİ TOPLUMSAL HAREKETLERİN İÇSEL, BÖLGESEL VE ULUSLARARASI DİNAMİKLERİ ARAP İNTİFADASI MI?: ARAP DÜNYASINDAKİ TOPLUMSAL HAREKETLERİN İÇSEL, BÖLGESEL VE ULUSLARARASI DİNAMİKLERİ Umut KOLDAŞ - Nur KÖPRÜLÜ Özet İlk önce Tunus ta başlayıp ardından Yemen, Bahreyn, Cezayir, Mısır,

Detaylı

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ Türk Akreditasyon Kurumu Personel Akreditasyon Başkanlığı Akreditasyon Uzmanı 1 Ülkemizde ve dünyada tüm bireylerin iģgücüne katılması ve iģgücü piyasalarında istihdam edilebilmeleri için; bilgiye dayalı

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

NĠHAĠ RAPOR, EYLÜL 2011

NĠHAĠ RAPOR, EYLÜL 2011 9. GENEL SONUÇLAR... 1 9.1. GĠRĠġ... 1 9.2. DEĞERLENDĠRME... 1 9.2.1. Ġlin Genel Ġçeriği... 1 9.2.2. Proje Bölgesinin Kapasiteleri... 1 9.2.3. Köylülerin ve Üreticilerin Kapasiteleri... 2 9.2.4. Kurumsal

Detaylı

ORTADOĞU DA OLUġAN YENĠ DENGELER VE ġġġ HĠLALĠ SÖYLEMĠ The New Balance in the Middle East and the Discourse of Shiite Crescent

ORTADOĞU DA OLUġAN YENĠ DENGELER VE ġġġ HĠLALĠ SÖYLEMĠ The New Balance in the Middle East and the Discourse of Shiite Crescent ORTADOĞU DA OLUġAN YENĠ DENGELER VE ġġġ HĠLALĠ SÖYLEMĠ The New Balance in the Middle East and the Discourse of Shiite Crescent Emin SALĠHĠ Özet: Ortadoğu da siyasi dengelerin değiģimi adına 11 Eylül olayı

Detaylı

ÜRDÜN DIŞ POLİTİKASININ TEMEL BİLEŞENLERİ: BELİRSİZLİK SORUNU VE TEHDİT ALGILAMASI

ÜRDÜN DIŞ POLİTİKASININ TEMEL BİLEŞENLERİ: BELİRSİZLİK SORUNU VE TEHDİT ALGILAMASI The Journal of Academic Social Science Studies International Journal of Social Science Volume 5 Issue 2, p. 439-459, April 2012 ÜRDÜN DIŞ POLİTİKASININ TEMEL BİLEŞENLERİ: BELİRSİZLİK SORUNU VE TEHDİT ALGILAMASI

Detaylı

TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II

TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II EKĠM - KASIM 2011 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren

Detaylı

صراع السلطة في سوريا رد فعل المجتمع الدولي وموقف تركيا

صراع السلطة في سوريا رد فعل المجتمع الدولي وموقف تركيا SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ, ULUSLARARASI TOPLUMUN TEPKİSİ VE TÜRKİYE NİN KONUMU POWER STRUGGLE IN SYRIA, REACTION OF THE INTERNATIONAL COMMUNITY AND TURKEY S POSITION صراع السلطة في سوريا رد فعل المجتمع

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR

KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR Suyun insan hayatındaki önemi herkesçe bilinen bir konudur. Ġnsan yaģamı açısından oksijenden

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Cihan Ercan Mustafa Kemal Topcu 1 GĠRĠġ Band İçerik e- Konu\ Mobil Uydu Ağ Genişliği\ e- e- VoIP IpV6 Dağıtma Altyapı QoS ticaret\ Prensip Haberleşme Haberleşme

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Dünya Ekonomisinin Geleceği

Küresel Kriz Sonrası Dünya Ekonomisinin Geleceği 2009 TEMMUZ - EKONOMĠ Dr. Orkun ÖZBEK Küresel Kriz Sonrası Dünya Ekonomisinin Geleceği ABD de konut kredisi piyasalarında baģlayan ve kısa sürede tüm dünyayı saran küresel krizin baģlamasından bu yana

Detaylı

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU Gizem ARABACI Hande UZUNOĞLU Türkiye de medya ulusal ve yerel medya tabanlı olmak üzere temel iki Ģekilde iģlemektedir. Bu iģleyiģ bazen daha kapsamlı

Detaylı

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Amaç ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Madde 1- Ankara Çocuk Dostu ġehir Projesinin amacı Ankara yı; Çocuk Hakları SözleĢmesini

Detaylı

SPOR HUKUKU ENSTİTÜSÜ

SPOR HUKUKU ENSTİTÜSÜ SPOR HUKUKU ENSTİTÜSÜ DERNEĞİ ÜÇÜNCÜ OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI (13-27 Kasım 2010) YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU (15 Haziran 2009 15 Kasım 2010) Değerli Üyelerimiz, Derneğimiz Ġlk Genel Kurulu nu,

Detaylı

RAPOR. seta SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ: BAAS REJİMİ, TOPLUMSAL TALEPLER VE ULUSLARARASI TOPLUM MUHİTTİN ATAMAN SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ

RAPOR. seta SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ: BAAS REJİMİ, TOPLUMSAL TALEPLER VE ULUSLARARASI TOPLUM MUHİTTİN ATAMAN SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ seta RAPOR SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı www.setav.org Nisan 2012 SURİYE DE İKTİDAR MÜCADELESİ: BAAS REJİMİ, TOPLUMSAL TALEPLER VE ULUSLARARASI TOPLUM

Detaylı

T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı 2010 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı 2010 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU HARRAN ÜNİVERSİTESİ 2010 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Şanlıurfa 2010 T.C. HARRAN ÜNİVERSİTESİ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı 2010 YILI OCAK-HAZİRAN

Detaylı

BASINDA KONDA seçimler

BASINDA KONDA seçimler BASINDA KONDA Haziran 2011 Bu dosya 15 yıla aģkın bir süredir gerçekleģen öncesinde, KONDA AraĢtırma ġirketi tarafından açıklanan anket sonuçları, bu sonuçlar üzerine yazılan yorumlar ve sonucunda bu çalıģmaların

Detaylı

İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi

İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi Hale TOSUN* Balkan SavaĢları sırasında profesyonel anlamda yetiģmiģ hemģirelere olan ihtiyaç kaçınılmaz olarak kendini

Detaylı

Araştırma Raporu. Forum: Güvenlik Konseyi

Araştırma Raporu. Forum: Güvenlik Konseyi Forum: Güvenlik Konseyi Sorun: Yoksul ülkelerdeki insan hakları istismarları, siyasi istikrarsızlık ve yozlaşmanın doğurduğu iç savaş ve şiddet tehlikesi Yazar: Meryem Çekem Pozisyon: Başkan Vekili Araştırma

Detaylı

TÜRKĠYE SĠYASĠ EĞĠLĠMLER VE BEKLENTĠLER ARAġTIRMASI. Ekim 2009

TÜRKĠYE SĠYASĠ EĞĠLĠMLER VE BEKLENTĠLER ARAġTIRMASI. Ekim 2009 TÜRKĠYE SĠYASĠ EĞĠLĠMLER VE BEKLENTĠLER ARAġTIRMASI Ekim 2009 BU SONUÇLAR, SONAR YAYINCILIK LTD. ġtġ RAPOR ABONELERĠ ĠÇĠN GERÇEKLEġTĠRĠLEN ARAġTIRMADAN ALINMIġTIR. 2 Sonar AraĢtırma A.ġ. nin, Ekim ayında

Detaylı

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir.

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir. Durumsallık YaklaĢımı (KoĢulbağımlılık Kuramı) Durumsallık (KoĢulbağımlılık) Kuramının DoğuĢu KoĢul bağımlılık bir Ģeyin diğerine bağımlı olmasıdır. Eğer örgütün etkili olması isteniyorsa, örgütün yapısı

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/5464 30 NĠSAN 2010 GENELGE 2010/11

T.C. B A Ş B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/5464 30 NĠSAN 2010 GENELGE 2010/11 GENELGE 2010/11 Dokuzuncu Kalkınma Planında yer alan Ġstanbul un uluslararası finans merkezi olması hedefini gerçekleģtirmek üzere yapılan çalıģmalar kapsamında, Ġstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi

Detaylı

USTAD Tahlil Nisan-2011

USTAD Tahlil Nisan-2011 Meydana Dökülme ve Öfke Bahreyn de 14 Şubat hareketi USTAD Tahlil Nisan-2011 Çalışma No:5 Nisan 2011 Mardin -TURKEY ÖZET: Bahreyn e Bahreyn den penceresinden baktığınızda, onu diğer ülkelerden ayıran önemli

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

ARAP BAHARI ÖNCESİ SURİYE ARAP CUMHURİYETİ NİN SİYASAL SİSTEM VE REJİMİ

ARAP BAHARI ÖNCESİ SURİYE ARAP CUMHURİYETİ NİN SİYASAL SİSTEM VE REJİMİ ARAP BAHARI ÖNCESİ SURİYE ARAP CUMHURİYETİ NİN SİYASAL SİSTEM VE REJİMİ ÇAĞLAR SÖKER Başkent : Şam Resmi dil(ler) : Resmi dil Arapçadır fakat Türkçe, Kürtçe ve Ermenice de konuşulur. Milliyet : Arap Yönetim

Detaylı

1 OCAK- 30 HAZĠRAN 2009 DÖNEMĠNE AĠT KONSOLĠDE OLMAYAN FAALĠYET RAPORU

1 OCAK- 30 HAZĠRAN 2009 DÖNEMĠNE AĠT KONSOLĠDE OLMAYAN FAALĠYET RAPORU TURKISH BANK A.ġ. 1 OCAK- 30 HAZĠRAN 2009 DÖNEMĠNE AĠT KONSOLĠDE OLMAYAN FAALĠYET RAPORU A-BANKAMIZDAKĠ GELĠġMELER 1-ÖZET FĠNANSAL BĠLGĠLER Bankamızın 2008 yıl sonunda 823.201 bin TL. olan aktif büyüklüğü

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

2003 ABD NİN IRAK I İŞGALİ SONRASI TÜRKİYE NİN IRAK POLİTİKASI VE PKK SORUNU (2003-2013) Yazar Erkan AVCI

2003 ABD NİN IRAK I İŞGALİ SONRASI TÜRKİYE NİN IRAK POLİTİKASI VE PKK SORUNU (2003-2013) Yazar Erkan AVCI 2003 ABD NİN IRAK I İŞGALİ SONRASI TÜRKİYE NİN IRAK POLİTİKASI VE PKK SORUNU (2003-2013) Yazar Erkan AVCI Eylül 2014 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 1 GİRİŞ... 2 1. Türkiye nin Kuzey Irak Politikası... 5 2.

Detaylı

DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ 2012YILI DENETİM RAPORU

DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ 2012YILI DENETİM RAPORU T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ 2012YILI DENETİM RAPORU ARALIK 2013 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

(BaĢvuru no. 21038/09)

(BaĢvuru no. 21038/09) AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR (BaĢvuru no. 21038/09) Dilaver GÖRÜR ve Mehmet Ali İNCESU / TÜRKİYE Başkan, NebojšaVučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus

Detaylı

LPG Sektörü ve Sorunları 21.06.2013 1

LPG Sektörü ve Sorunları 21.06.2013 1 LPG Sektörü ve Sorunları 21.06.2013 1 AMACIMIZ TÜRK ĠNSANINA ÇAĞDAŞ TEMİZ KONFORLU UCUZ YÜKSEK KALİTELİ BĠR ENERJĠ SUNMAK 21.06.2013 2 BUGÜN 57 dağıtım Ģirketi, 15.000 adedi aģan yetkili bayi, 30.000 dolayında

Detaylı

TANZĠMAT TAN CUMHURĠYET E HÜKÜMET KONAĞI BĠNALARI. (Karadeniz Bölgesi Örneği)

TANZĠMAT TAN CUMHURĠYET E HÜKÜMET KONAĞI BĠNALARI. (Karadeniz Bölgesi Örneği) TANZĠMAT TAN CUMHURĠYET E HÜKÜMET KONAĞI BĠNALARI (Karadeniz Bölgesi Örneği) Proje No: 200908 Bitirme Raporu Yrd. Doç. Dr. Nurcan YAZICI ĠÇĠNDEKĠLER ÖNSÖZ...II ÖZET (Türkçe/Ġngilizce)...III I. GĠRĠġ...1

Detaylı

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI?

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? DIŞ POLİTİKA TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? HAZİRAN 2011 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

DEMOKRATİK KONGO CUMHURİYETİ ÜLKE BÜLTENİ NİSAN 2004

DEMOKRATİK KONGO CUMHURİYETİ ÜLKE BÜLTENİ NİSAN 2004 KOSOVA Ülke Bülteni Kasım 2011 DEMOKRATİK KONGO CUMHURİYETİ ÜLKE BÜLTENİ NİSAN 2004 GENEL BİLGİ Devlet İsmi Kosova Cumhuriyeti Başkent PriĢtina Coğrafi Konumu Güneydoğu Avrupa Diğer Büyük Şehirler Prizren,

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/02/2012-29/02/2012)

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/02/2012-29/02/2012) T.C. ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 14/03/2012 AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/02/2012-29/02/2012) İÇİNDEKİLER 1- DĠĞER FAALĠYETLER... 3 1.1- TÜRKĠYE BÜYÜK MĠLLET MECLĠSĠNDE YAPILAN TOPLANTILAR...

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

"MÜLTECĠLER AÇISINDAN SAVUNMASIZLIK/ÖRSELENBĠLĠRLĠK"

MÜLTECĠLER AÇISINDAN SAVUNMASIZLIK/ÖRSELENBĠLĠRLĠK Hacettepe Üniversitesi Biyoetik Merkezi 24 Mart 2015 "SAVUNMASIZ/ÖRSELENEBĠLĠR GRUPLARDA SAĞLIK HĠZMETLERĠNĠN SUNUMU VE SAĞLIK ARAġTIRMALARI" "MÜLTECĠLER AÇISINDAN SAVUNMASIZLIK/ÖRSELENBĠLĠRLĠK" Doç. Dr.

Detaylı

BEŞAR ESAD DÖNEMİ, SONUÇ GİRİŞ

BEŞAR ESAD DÖNEMİ, SONUÇ GİRİŞ SURİYE SALİH METECAN GÜLŞEN ATILIM ÜNİVERSİTESİ, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANA BİLİM DALI İÇİNDEKİLER; GİRİŞ; 1946-1958, BİRLEŞİK ARAP CUMHURİYETİ, BAAS DÖNEMİ, HAFIZ ESAD DÖNEMİ,

Detaylı

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 İÇ POLİTİKA KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

TARİHSEL SÜREÇ ÇERÇEVESİNDE 2005 IRAK ANAYASASINA GÖRE IRAK TÜRKLERİNİN (TÜRKMENLERİNİN) HUKUKSAL KONUMLARI

TARİHSEL SÜREÇ ÇERÇEVESİNDE 2005 IRAK ANAYASASINA GÖRE IRAK TÜRKLERİNİN (TÜRKMENLERİNİN) HUKUKSAL KONUMLARI TARİHSEL SÜREÇ ÇERÇEVESİNDE 2005 IRAK ANAYASASINA GÖRE IRAK TÜRKLERİNİN (TÜRKMENLERİNİN) HUKUKSAL KONUMLARI Süleyman Sırrı TERZİOĞLU Özet Osmanlı Devleti dağıldıktan sonra, Irak taki Türk halkı azınlık

Detaylı

CONTINUITY AND CHANGE IN THE SYRIAN FOREIGN POLİCY: THE BASHAR ASSAD ERA

CONTINUITY AND CHANGE IN THE SYRIAN FOREIGN POLİCY: THE BASHAR ASSAD ERA BEŞAR ESAD DÖNEMİ SURİYE DIŞ POLİTİKASI NDA SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİM Muhammed Hüseyin MERCAN Özet Bu makalede Hafız Esad ın 30 yıllık devlet başkanlığının ardından siyasi yapıyı devralan Beşar Esad ın politikaları

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Amaç ve Ġçerik Projenin temel amacı hastanede tedavi gören çocuklar ve bu dersi seçen öğrenciler

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

SURİYE KÜRTLERİNİN TÜRKİYE DEKİ

SURİYE KÜRTLERİNİN TÜRKİYE DEKİ SURİYE KÜRTLERİNİN TÜRKİYE DEKİ KÜRT SORUNU VE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ALGISI SURİYE KÜRTLERİ SAHA ARAŞTIRMASI RAPORU 1 SURİYE KÜRTLERİNİN TÜRKİYE DEKİ KÜRT SORUNU VE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ALGISI: SURİYE KÜRTLERİ

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

KTU SBE Sos. Bil. Derg. 2015, (9): 117-122 SURİYE İÇ SAVAŞI VE ULUSLARARASI DÜZEN 1

KTU SBE Sos. Bil. Derg. 2015, (9): 117-122 SURİYE İÇ SAVAŞI VE ULUSLARARASI DÜZEN 1 KTU SBE Sos. Bil. Derg. 2015, (9): 117-122 117 SURİYE İÇ SAVAŞI VE ULUSLARARASI DÜZEN 1 ÖZ Coşkun Topal 2 Modern Ortadoğu, Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve Fransa nın, Osmanlı Devleti topraklarını

Detaylı

Terör olayları ile ilgili vatandaģların değerlendirmeleri

Terör olayları ile ilgili vatandaģların değerlendirmeleri Terör olayları ile ilgili vatandaģların değerlendirmeleri TĠKAD ARAġTIRMA RAPORU AĞUSTOS 2012 1 Ġçerik 1 Giriş Araştırma Sorusu Metodoloji Demografi 2 Teknik Rapor 3 Özet 2 1 GiriĢ 3 Araştırmanın amacı

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ANALİZ SERİSİ Bilgi Kültür Merkezi

ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ANALİZ SERİSİ Bilgi Kültür Merkezi ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ANALİZ SERİSİ Bilgi Kültür Merkezi 4/1/2013 No: 2 Kuzey Irak ta Milli, İslamcı Bir Parti: Rümeysa Eldoğan Giriş Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), 2005 yılında yapılan referandum

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

1979 İSLAM DEVRİMİNDEN SONRA İRAN IN DIŞ POLİTİKASI

1979 İSLAM DEVRİMİNDEN SONRA İRAN IN DIŞ POLİTİKASI T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜM DALI 1979 İSLAM DEVRİMİNDEN SONRA İRAN IN DIŞ POLİTİKASI Hazırlayan Marziyeh MOKHTARPOUR

Detaylı

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Raporun Anahatları Megatrends: Küresel ana eğilimler Game-Changers: Ana Eğilimlerde değişime yol açabilecek etkenler Senaryolar Ana

Detaylı

2008 YILINDA ÜNĠVERSĠTELERĠMĠZĠN MADEN MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMLERĠNE KAYIT YAPTIRAN ÖĞRENCĠLERĠN ÖSS PROFĠLĠ ve ÇEġĠTLĠ BĠLGĠLER

2008 YILINDA ÜNĠVERSĠTELERĠMĠZĠN MADEN MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMLERĠNE KAYIT YAPTIRAN ÖĞRENCĠLERĠN ÖSS PROFĠLĠ ve ÇEġĠTLĠ BĠLGĠLER 2008 YILINDA ÜNĠVERSĠTELERĠMĠZĠN MADEN MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMLERĠNE KAYIT YAPTIRAN ÖĞRENCĠLERĠN ÖSS PROFĠLĠ ve ÇEġĠTLĠ BĠLGĠLER Yüksek öğretime girmek zor. Liseyi bitiren her beģ gençten dördünün daha ileri

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı