REKABET GÜCÜ ÖLÇÜMÜ VE ÖNEMİ: TÜRK TARIM SEKTÖRÜ İÇİN BİR ANALİZ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "REKABET GÜCÜ ÖLÇÜMÜ VE ÖNEMİ: TÜRK TARIM SEKTÖRÜ İÇİN BİR ANALİZ"

Transkript

1 1 Özet REKABET GÜCÜ ÖLÇÜMÜ VE ÖNEMİ: TÜRK TARIM SEKTÖRÜ İÇİN BİR ANALİZ C. Yenal KESBİÇ * Ercan BALDEMİR ** Sibel DOĞAN *** Bu çalışmada, Türk tarım sektörünün uluslararası rekabet gücü düzeyi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında, rekabet gücüne ilişkin temel tanımlamalar yapılmış, daha sonra rekabet gücü göstergeleri hakkında bilgi verilmiştir. Son aşamada da Türk tarım sektörünün uluslararası rekabet gücü düzeyini belirlemek amacıyla Grubel-Lloyd ölçüsü ya da Endeksi olarak da bilinen Endüstri-İçi Ticaret Katsayıları yardımıyla bir endeks oluşturulmuştur. Bu endeks üzerinde etkili olan firma içi ve firma dışı değişkenlere ilişkin öncelikle nedensellik testleri araştırılmış, elde edilen veriler doğrultusunda çoklu regresyon analiz teknikleriyle tarım sektörünün rekabet gücünü ortaya koymak amacıyla bir uygulama yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rekabet Gücü, Grubel-Lloyd Ölçüsü, Tarım, Türkiye. Abstract This study aims to determine the international competitiveness of the agricultural sector of Turkey. The study first defines the main characteristics of competitiveness and then represents the measures of competitiveness. Lastly, in order to determine the competitiveness of the agricultural sector of Turkey, an index has been composed by use of intra-industry trade coefficients, known as Grubel-Lloyd measure or index. Following the results from the causality tests related to the internal and external variables that have an impact on the index, multi-regression analysis has been employed in the application to find out the competitiveness of the agricultural sector. Keywords: Competitiveness, Grubel-Lloyd index, agriculture, Turkey. 1. GİRİŞ Küreselleşme ile birlikte dünya ölçeğinde rekabet olgusunun giderek önem kazandığı günümüzde, ülkeler küresel piyasadan daha fazla pay elde edebilmek için rekabet güçlerini arttırma konusunda yoğun çaba içine girmişlerdir. Bu anlamda uluslararası rekabet gücü kavramı da gittikçe önemi artan bir kavram olarak iktisat yazınında yerini almıştır. Rekabet gücü, bir ülkenin üretim yeteneği ve kapasitesinin düzenli bir şekilde artışını ifade eder. Başka bir ifadeyle, ulusal (uluslararası) düzeyde rekabet gücü, bir ülkenin ürettiği mal ve hizmetlerin (katma değerin) sürekli ve düzenli artışlar göstererek ekonomik refah düzeyini yükseltmesi ve böylelikle ülke vatandaşlarının yaşam standartlarını iyileştirmesi anlamına gelmektedir 1. Rekabet gücü genel olarak bu şekilde tanımlanabilir. Ancak bu tanımı firma, endüstri, küme ve uluslararası rekabet gücü şeklinde bir ayrıma tabi tutmak da mümkündür 2. Rekabet gücü, sadece dışarıya mal satma ve dış ticaret dengesini sağlama yeteneği olarak algılanmamalıdır. Bunun yanı sıra, bir ülkenin gelir ve istihdam düzeyini arttırabilmesi, yaşam kalitesinde kabul edilebilir ve sürekli artışlar sağlayabilmesi ve uluslararası pazarlardaki payını arttırabilme yeteneği de ülkenin ulusal rekabet gücünü gösterir 3. * Yrd. Doç. Dr., Muğla Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü. Tel: ** Yrd. Doç. Dr., Muğla Üniversitesi, İİBF, İşletme Bölümü. Tel: *** Arş. Gör. Dr., Muğla Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü, 1 Coşkun Can AKTAN, Türkiye de Üretim ve İstihdama Yönelik Ulusal Rekabet Gücü Politikası, TİSK ve Milliyet Gazetesi, Güçlü ve Büyük Türk Ekonomisi İçin Üretim ve İstihdam Politikaları Konulu Yarışmada Mansiyon Ödülü, Ankara, 2003, ss Detaylı bilgi için bknz, C. Yenal KESBİÇ ve Serap ÜRÜT, Rekabet Gücü ve Global Rekabette Türkiye nin Yeri, Finans-Politik&Ekonomik Yorumlar Dergisi, Sayı: 483, Haziran 2004, ss Coşkun Can AKTAN, Rekabet Gücü Kavramı, ( ).

2 2 Bir ülkenin rekabet gücü çeşitli faktörlerin etkisi altındadır. Porter a göre, uluslararası rekabet gücünün en temel belirleyicisi firmaların sahip olduğu rekabet gücüdür 4. Buna göre, bireysel olarak firmaların rekabet gücüne sahip olması, söz konusu ülkeyi de uluslararası arenada rekabet gücüne sahip bir konuma getirmektedir. Krugman a göre ise, rekabet gücü oluşumunda devletin etkisi göz ardı edilmemelidir 5. Bu bağlamda Krugman bir stratejik ticaret politikası önermektedir 6. Krugman ve Porter ın açıklamaları ışığında rekabet gücü hesaplamalarında kullanılan temel göstergeler fiyat rekabeti, yapısal unsurlar ve diğer göstergeler olmak üzere üç başlık altında incelenebilir. Şekil 1 de söz konusu göstergeler topluca görülmektedir. Şekil 1: Rekabet Gücü Hesaplamalarında Kullanılan Temel Göstergeler Şekil 1 de görüldüğü üzere, rekabet gücünün belirleyicileri olarak işgücü maliyetlerinden verimliliğe, kar marjından AR&GE ye kadar uzanan birçok faktör söz konusudur. Son dönemlerde, bu göstergeleri dikkate alarak ülkelerin uluslararası rekabet gücünü ölçmeye çalışan birçok çalışmaya rastlanmaktadır. Bu çalışmalar aşağıda kısaca özetlenmiştir. 2. LİTERATÜR İNCELEMESİ Bartlett ve Ghoshal (1989), Doz ve Prahalad (1987), Hamel ve Prahalad (1989), rekabet gücünü yetenek yaklaşımıyla (competency approch) incelemişlerdir 7. Bu yazarlar, firma stratejileri, firma yapıları, becerileri, yenilik yapabilme yetenekleri ve başarılı bir rekabet için gerekli diğer soyut ve somut kaynakları gibi firma içi 4 Michael E. PORTER, The Competiteve Advantage of Nations, A Division of Macmillan Inc, New York, 1990, s Paul KRUGMAN, Rethinking International Trade, The MIT Press, USA, 1994, s Detaylı bilgi için bknz, C.Yenal KESBİÇ ve diğerleri, Rekabet Gücü Göstergeleri: Türk İmalat Sanayi İçin Veri Zarflama Analizi-Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksi Uygulaması, İktisat-İşletme ve Finans Dergisi, Sayı: 220, Temmuz 2004, ss A. BARTLETT ve S. GHOSHAL, Managing Across Borders, Harvard Business School Press, Boston, MA 1989; Y. L. DOZ ve C. K. PRAHALAD, The Multinational Mission, New York, The Free Press 1987; G. HAMEL ve C. K. PRAHALAD Strategic Intent, HBR, No: 3, 1989, ss

3 3 faktörlerin rolü üzerinde durmuşlardır. Smith (1995), rekabet gücü oluşturulmasına ilişkin stratejilerin uygulanma kabiliyetinin önemini vurgulamıştır 8. Johnson (1992), Hammer ve Champy (1993), firmaların rekabet güçlerini artırabilmek için verimli, maliyet düşürücü ve kaliteli üretim yapmaları gerektiğini belirtmektedirler 9. Verimlilik, birçok yazar tarafından bir firmanın uzun vadeli rekabet gücünün göstergesi olarak nitelendirilmektedir. Porter, düşük maliyet ya da birim fiyatlar ile kontrol edilen ürünlerle yansıtılan verimlilik artışını organizasyonel düzeyde rekabet gücü olarak tanımlamıştır. Porter tarafından ortaya konulan genel stratejilerde bu kriter özellikle vurgulanmaktadır 10. Son dönemlerde Türkiye Ekonomisine ilişkin rekabet gücü araştırmalarına da sıkça rastlanmaktadır. Kotan ve Sayan ın yaptığı çalışmada, dönemi için seçilmiş bazı sanayi ürünlerinde, Türk ihracatçılarının Avrupa Birliği (AB) pazarında yaşadıkları fiyat rekabeti değerlendirilmekte ve bu rekabetin, Türk ihracatçılarının pazar paylarını arttırma girişimleri açısından önemi araştırılmaktadır. Araştırma sonucunda, döneminde, ele alınan ürün grupları bazında fiyat hareketlerinin Türkiye nin AB pazarındaki nisbi payını etkilemede önemli rol oynadığı, ancak döneminde fiyat hareketlerinin bu rolünün önemli ölçüde azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca analiz sonucunda, AB nin ithalat talep esnekliğinin döneminde göreli olarak yüksek olduğu ve ihracatçıların, maliyetlerin üzerine yüksek kar marjları eklemesini güçleştirdiği gösterilmiştir döneminde ise, maliyetlerini düşürebilen ihracatçıların, fiyatlarını düşürerek rekabette öne geçmelerinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır 11. Kotan bir başka çalışmasında, uluslararası rekabet gücünün hangi göstergelerle ölçülebileceği ve Türkiye nin uluslararası rekabetteki yeri konusunda değerlendirmeler yapmıştır. Çalışma sonucunda, sadece kur hareketleri ve maliyetlerin kısılması ile yapılacak rekabetin yeterli olmadığını ortaya koymuştur. Türkiye ile ilgili yapılan hesaplamalar, kurlardaki hareketlerin olumlu etkilerinin oldukça kısa süreli ve geçici olduğunu göstermiştir 12. Saraçoğlu ve Köse nin yaptığı çalışmalarda, buğdaya dayalı sanayide Türkiye nin rekabet gücü ölçülmüştür. Çalışmada uluslararası rekabet gücüne etki eden reel döviz kuru ve buğdaya dayalı sanayi incelendiği için buğday destekleme politikalarına dikkat çekilmiştir. Çalışmanın sonucu, reel döviz kurunun ele alınan ürünlerin ihracatı üzerinde oldukça önemli sayılabilecek bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir Türk Tarımının Yapısı Tarım sektörü; özellikle, temel ihtiyaç maddelerini üreten bir sektör olarak, stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle bütün ülkeler, tarımsal ürünlerde, özellikle tahıl, şeker, et, süt, bitkisel yağ gibi temel tarımsal ürünlerde, kendine yeterli olma veya bu ürünleri büyük ölçüde yurtiçinden sağlama gayreti içerisindedir 14. Gelişen bir ekonominin en önemli bileşenlerinden birini tarım sektörü oluşturmaktadır. Bir ülkenin GSYİH si içinde Tarım sektörünün payına bakarak ülkenin gelişmişlik düzeyi hakkında fikir yürütmek mümkündür. Örnek vermek gerekirse Çin de bu değer 1990 da%27 iken 1999 da %17 ye düşmüştür. Oysa Arnavutluk örneğinde 1990 da %37 iken 1999 a %57 olması ülke gelişimi açısından iyimser bir gösterge değildir. Buna karşın neredeyse tek başına dünyayı doyurabilecek büyüklükte tarım sektörüne sahip ABD nin GSYİH içinde tarım sektörünün payı %2 gibi ihmal edilecek düzeylerdedir. Durum böyle iken ABD nin 2004 yılında tarımsal ürün ihracatının geçen yıla göre 5,3 milyon Dolar artışla 61,5 milyar Dolar olacağı öngörülmektedir 15. Türkiye de tarım, hem GSYİH a katkı sağlaması hem de temel bir istihdam alanı olması yönünden önemini korumaya devam etmektedir. Tarımın çok fonksiyonlu olması yalnızca tarımsal faaliyetlerden sağlanan kamusal mallardan doğmaz, ayrıca kırsaldan kente göçü kısıtlayarak toplumsal huzurun korunmasında önemli 8 S. SMITH, World Class Competitiveness, Managing Service Quality, Vol: 5, No: 5, 1995, ss H. T. JOHNSON, Relevance Regained, The Free Press, New York, 1992, ss.23-24; M. HAMMER ve J. CHAMPY, Reengineering the Corporation, Harper Business, New York, 1993, ss PORTER, s Zelal KOTAN ve Serdar SAYAN, Türk İhraç Ürünlerinin AB Pazarında Güney Doğu Asya Ülkelerine Karşı Rekabet Gücünün Analizi: , Ekonomik Yaklaşım Dergisi, Sayı: 44-46, Cilt: 14, Kış 2003, s Zelal KOTAN, Uluslararası Rekabet Gücü Göstergeleri Türkiye Örneği, ( ). 13 Bedriye SARAÇOĞLU ve Nezir KÖSE, Buğdaya Dayalı Gıda Sanayinde Türkiye nin Rekabet Gücü: Ekonometrik Analizler, İşletme-Finans Dergisi, Sayı: 176, Kasım 2000, ss Cemil ERTUĞRUL, Dünya Tarım Politikalarında Ortaya Çıkan Gelişmeler Karşısında Türk Tarımı, (Planlama Uzmanlık Tezi, Ankara, 1995), s İhracatı Geliştirme Merkezi (İGEME), Tarım ve Gıda İhracat Potansiyeli, Ankara:İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, Kasım 2004, ( )

4 4 bir rol üstlenir. Bununla birlikte, bir ülke gelişirken tarımın önemi sanayi ve hizmetler sektörünün hızlı büyümesi için göreli olarak azalır. Türkiye ekonomisinde tarımın payı sanayi ve hizmetler sektörünün büyümesinden dolayı yıllar itibarıyla azalmasına karşın, bir çok ülkeye oranla toplam üretim ve istihdamdaki payı göreli olarak daha büyüktür 16. Son yıllarda Türkiye ekonomisi önemli krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Yüksek faizlerden kaynaklanan büyük miktarlardaki faiz giderlerinin diğer kamu harcamalarını daraltması, Türkiye nin son dönemde kamusal yatırımlara yeterli kaynak ayırmasını engellemiş ve bu yüzden sabit sermaye yatırımlarının GSMH ya oranı azalma eğilimi göstermiştir 17. Tarım da bu gelişmeden ekonominin diğer sektörleri gibi olumsuz etkilenmiştir. Tarımda istihdam hem göreli hem de mutlak olarak azalmıştır. Türkiye de toplam kırsal nüfusun %70 i tarımda istihdam edilmektedir. Türkiye de tarımda istihdam edilen iş gücünün toplam istihdama oranını %30 un üzerinde olmasına karşın, bu sektörün Türkiye nin GSYİH na katkısı 2003 yılı itibariyle %12.4 dür. Bu gelişme, tarımda çok düşük bir verimliliğin göstergesidir. Çoğu çiftçi okuma yazma bilmemekte, bu durum modern tarımsal teknolojilere ulaşmayı sınırlandırmakta ve hala geleneksel üretim metotlarıyla tarımsal üretim gerçekleştirilmektedir 18. Tarımsal katma değer göstergeleri, Türkiye de tarımsal üretimin hala iklim koşullarına bağlı olduğunu göstermektedir. Birçok gelişmekte olan ülkede tarımsal ürün ihracatının önemli bir bölümü gelişmiş ülkelere kıyasla o ülkeye has kısıtlı sayıda geleneksel ürün üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bir veya birkaç temel tarımsal ürüne bağımlı ekonomilerde devamlı değişkenlik gösteren dış piyasa fiyatları ve buna bağlı olarak düşüş gösteren ihracat gelirleri sektörde yatırım ve istihdam politikasını etkilemektedir. Böylece bir veya birkaç ürüne bağımlı ülkelerin dünya pazarlarındaki payı giderek azalmakta, hatta zaman içinde silinip gitmektedir yılında tarımsal üretimde önemli bir düşüş yaşanması, yalnızca iklim koşullarına değil, tarım politikalarında yaşanan önemli dönüşümlere dayandırılabilir. Tarım ürünleri ithalatı, ihracatından daha hızlı artmakta, tarım ürünlerinin toplam ihracat ve ithalat içindeki payı düşmektedir yılında tarım ürünleri ihracatı toplam ihracatın %11.2 ni ve tarımsal ithalat toplam ithalatın %7.8 ni oluşturmaktadır. Tarım sektörüyle ilgili bazı göstergeler, Tablo 1 de gösterilmektedir. Türkiye nin tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatında özellikle 1980 li yıllardan sonra özellikle ihracata yönelik modern gıda sanayi tesislerinin kurulmasıyla gıda ihracatı ivme kazanmış, bununla birlikte geleneksel tarım ürünleri ihracatı hala toplam ihraçta önemli paya sahiptir. Türkiye nin tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatı, yıllar itibariyle ürün çeşitlendirmesine gidilememesi, ihracatın sağlıklı gelişme açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir. Türkiye nin 2001 yılı itibariyle toplam tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatının yaklaşık 1/3 ünden fazlasının fındık, tütün ve kuru meyvelerden oluşması, ihracatın söz konusu ürünlerde gerek iç, gerekse dış piyasada meydana gelebilecek ani değişimlere açık olması sonucunu doğurmaktadır 19. Türk tarım sektörünün uluslar arası rekabet gücünü etkileyen unsurlar şu şekilde sıralanabilir: Üretimde mevcut olan alt yapı sorunları Miras Hukuku (arazi bölünmesi) Etkin tarım sigortası Kamu kaynaklarının yetersizliği Eğitim Sertifikalı tohum üretiminin yaygınlaştırılması Sözleşmeli tarım Hammadde sanayi entegrasyonu İyi tarım teknikleri Kamuda yetişmiş teknik personelin aynı konuda sürekliliğinin sağlanması (uzmanlaşma) Gerek kamu gerekse özel sektör kuruluşlarının görev alanlarıyla ilgili güçlü alt yapıya sahip, hızlı hareket edebilen yapıya dönüştürülmesi Tarımsal altyapı fonlarının etkin kullanılması Tablo Yılları Arasında Türkiye Tarımıyla İlgili Seçilmiş Göstergeler İşsizlik Oranı-Kırsal (Yüzde) Tarımda İstihdam (Milyon) Tarımda İstihdamın Payı (Milyon) Tarımın İGEME, Tarım, 2003, ( ) 17 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Zirai ve İktisadi Rapor , Ankara, 2001, s OECD, Economic Survey of Turkey, Policy Brief, Paris:OECD, October Türker DÖLEKOĞLU, Türkiye nin Tarım Ürünleri Dış Ticareti, T.E.A.E. Bakış, Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Sayı:2, Mart 2003, s.3.

5 5 GSYİH deki Payı(Yüzde) Tarımda Katma Değerin Büyüme Oranı (Yüzde) İstihdam Edilen Başına Tarımsal Katma Değer (Dolar) Tarımda İstihdam Edilen Başına Katma Değerin Büyüme Oranı (Yüzde) Tarımsal İthalat/Toplam Tarımsal İhracat/Toplam ,253 3,517 3,622 2,173 2,862 3, N.A N.A. Kaynak: Erol H.Çakmak, Structural Change and Market Opening in Turkish Agriculture, Center for European Policy Studies, EU-Turkey Working Papers, No 10/ September 2004, ( ) Yapısal dönüşümün (tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin) henüz gerçekleştirilemediği Türkiye de kırsal alandaki yoğun nüfus nedeniyle, toprak insan dengesi bozulmuştur 20. Tarımsal nüfusun fazlalığı nedeniyle tarım işletmeleri giderek daha küçük ve çok parçalı işletmeler durumuna gelmekte, optimal işletmelerden uzaklaşılmaktadır. Bu tür işletmelerin ortak özelliği, düşük üretim, yüksek gizli işsizlik ve düşük rekabet gücüdür. Yine de bu tür işletmelerin Türkiye deki kırsal nüfusun büyük çoğunluğu için gelir güvenliği ve geçim kaynağı olduğu yadsınamaz bir gerçektir 21. Bu noktada kamusal destek kaynakları ve tarımsal politikaların doğru yönlendirilmesi önem kazanmaktadır Genel Tarım Sayımına göre, 5.2 olan ortalama işletme genişliği, 2001 yılında 6 hektara yükselmiştir. Toprakların %41 ni elinde tutan tarım işletmelerinin %85 i 10 hektardan daha az toprağa sahiptir. Tarım işletmelerinin %15 i 10 ila 50 hektar toprağa sahiptir. Bu işletmelerin sahip oldukları topraklarınsa ancak yarısı işlenebilmektedir. Sulanabilir toprakların oranı 1991 yılında %14 iken bu oran, 2001 yılında %20 ye ulaşmıştır 22. Çiftçilik (bitkisel ve hayvansal üretim), ormancılık ve balıkçılık olmak üzere üç alt sektörü bünyesinde bulunduran tarım sektöründe, en fazla üretim katkısı sağlayan alt sektör çiftçilik sektörü olup, diğerlerinin üretimdeki payları oldukça düşük düzeylerdedir 23. Çiftçilik alt sektöründe de en fazla katkıyı sağlayan bitkisel üretimdir 24. Türkiye tarımının en önemli alt sektörünü oluşturan bitkisel üretim; taze meyve ve sebzeler, tahıllar, yumru bitkiler, sanayi bitkileri ve yem bitkilerini kapsamaktadır. Türkiye; nohut, kırmızı biber, pamuk, salatalık, patlıcan, yeşil fasulye, mercimek, fındık, soğan, şeker pancarı, karpuz, kavun, çekirdekli meyveler, incir, zeytin ve koyun sütünde dünya sıralamasında ilk beş arasında yer almaktadır. FAO 2004 yılı verilerine göre, Türkiye dünyanın en büyük kayısı, fındık ve incir üreticisidir. Meyve ve sebzeler Türkiye nin tarımsal üretimi içinde büyük paya sahiptir ve ayrıca tarımsal ürün ihracatında da önemli bir rol oynar. Bu ürünlerden en önemlileri; domates, fındık, üzüm, zeytin ve narenciye olarak sıralanabilir. İklim ve ekolojik koşulların uygunluğu nedeniyle 2003 yılında 11 milyon ton meyve ve 23 milyon ton da sebze elde edilmiştir yılında Türkiye nin toplam tarımsal alanlarının %60 ı tahıl üretimine ayrılmıştır. Tahıl alanları 2000 yılında en yüksek düzeyine ulaşmış daha sonra azalmaya başlamıştır. Şu anda 1980 li yıllardaki düzeyindedir yılında toplam tahıl üretimi 33.9 milyon ton olarak gerçekleşmiş, bunun 19 milyon tonunu buğday, 8.1 milyon tonunu da arpa üretimi oluşturmuştur. Mısır üretimi ise, 2004 yılında 3 milyon ton olarak gerçekleştirilmiştir. Türkiye nin doğal koşulları, özellikle de otlak hayvanları için, hayvan sayısının artmasına elverişlidir. Bununla birlikte doğal ve ekonomik koşullar, rekabet eksikliğinin neden olduğu girdi maliyetlerindeki artış, hayvancılığın öneminin azalmasına neden olmaktadır. Bu duruma bağlı olarak, yılları arasında koyun varlığı 40 milyondan 25 milyona, sığır varlığı ise 13 milyondan 9 milyona kadar gerilemiştir yılından Cemil ERTUĞRUL, Tarımda Küreselleşme, Uruguay Görüşmeleri ve Sonrası, Ankara:Odak Yayınları, 2004, s İKV, ( ) 22 Erol H.ÇAKMAK, Structural Change and Market Opening in Turkish Agriculture, Center for European Policy Studies, EU-Turkey Working Papers, No 10/ September 2004, ( ) 23 Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), Türkiye İstatistik Yıllığı 2000, Ankara:DİE, 2001, s.659; Hazine Müsteşarlığı, Tarımsal Destekleme Politikalarının Değerlendirilmesi, Ankara, 1996, s.6 24 M.Yurdal ŞAHİN, Ülkemizde Tarım Sektörünün Yeri, Önemi ve Sektöre İlişkin Teşvik Uygulamaları, Ankara: Hazine Müsteşarlığı Araştırma ve İnceleme Dizisi, Sayı:30, 2002, s.2.

6 6 yılına kadar Türkiye ye 2 milyon 117 bin baş kasaplık hayvan, kemiksiz ve karkas olmak üzere toplam 232 bin 326 ton kırmızı et ithal edilmiştir 25. Sığır eti üretiminin, tüketimi karşılama oranındaki düşüş eğilimi 2002 yılında yüzde 104.9'a gerilemiştir. Sığır eti üretimi 367 bin ton, talebi ise 350 bin ton olarak hesaplanmıştır yılında ise sığır eti üretiminin talebi karşılama oranı yüzde 103.3'e gerilemiştir. Sığır eti üretiminin yüzde 3.8 oranında artarak 378 bin ton olduğu 2003 yılında, talep ise yüzde 5.4'lük artışla 369 bin tona çıkmıştır. Sığır eti üretimi yüzde 0.8 geriledi, 2004 yılında talep ise yüzde 5.1 oranında artmıştır. Sığır eti üretiminin talebi karşılama oranı 2004 yılında yüzde 97.4'e gerilemiştir. Böylece ilk kez 2004 yılında Türkiye de sığır eti açığı oluşmuştur. Koyun eti üretimi de artan talep karşısında gerilemiştir yılında 132 bin ton olan koyun eti üretimi, 2004 yılında 97 bin ton olarak hesaplanmıştır. Koyun eti talebinin 125 bin ton olacağı gelecek yıl ise üretimin 96 bin tona gerileyeceği tahmin edilmektedir. Buna göre koyun eti üretimi talebin ancak yüzde 76.8'ini karşılayabilecek. Hayvancılıktaki gerileme süt üretimini de etkilemiş, 1995 yılında 10 milyon 601 bin ton olan toplam süt üretimi, 2003 yılında 8.5 milyon ton civarına düşmüştür. Ülkemizde yumurta üretimi arasında en yüksek düzeye (12 milyar adet) 1998 yılında erişmiş, kriz yıllarında azalma göstermiş, sonra yeniden yükselmeye geçerek 2003 yılında 10 milyon adede yaklaşmıştır. Ülkemizde piliç eti üretimi 1995 de ton dan 2002 de tona yükselmiş; ancak 2003 de tona gerilemiş ve bu üretim miktarı ile dünya sıralamasında 26. sırada yer almıştır. Ortalama yıllık büyüme hızı ( ) %14,4 tür. Sektörün büyüme trendi sadece ve 2001 kriz yıllarında düşüş göstermiştir. Bununla birlikte yılları arasında %31.3 lük bir hızla büyümüştür. Altyapı ağlarının yetersizliği ile iklim ve coğrafya koşullarından kaynaklanan sorunlar Türk tarımını olumsuz etkilemektedir. Buna rağmen özellikle meyve, kuruyemiş, sebze ve tütün alanındaki pazar-odaklı üretim ve sahip olunan yüksek rekabet gücü, Türkiye nin tarımsal ticaret dengesini olumlu yönde etkilemektedir. Yine de pazar odaklı ve sadece kendi kendine yetebilen tarımsal üretimin bir arada bulunması, tarım sektörünün ilerdeki rekabet gücünü ve kırsal alanların bölgelerarası çerçeveye dahil edilmesini olumsuz etkileyecektir. 4.Türkiye de Uygulanan Tarım Politikaları Tarımın sosyo-ekonomik önemi doğrultusunda, gelişmiş ve gelişmekte olan bir çok ülkede kurumsal ve organizasyonel farklılıklar olsa da, tarım kesimine devlet müdahalesi söz konusudur. Özellikle tarımsal ürünlerin arz ve talep esnekliklerinin düşük olması, üretimin büyük ölçüde doğa koşullarına bağlı olması, üretim döneminin diğer sektörlere göre uzun olması ve bu sektörün konjonktürel dalgalanmalardan önemli ölçüde etkilenmesi gibi koşulların varlığı, sektörün devlet tarafından desteklenmesini zorunlu kılınmaktadır 26. Türkiye de tarım politikalarının resmi ağızdan dile getirildiği en önemli belge beş yıllık kalkınma plânları ve programlardır 27. Türkiye de devletin tarım sektörüne yönelik destekleme politikaları uzun yıllar taban fiyat belirlenerek destekleme alımlarında bulunulması şeklinde yoğunlaşmış daha sonra girdi destekleri, düşük faizli kredi, teşvik primi ödemeleri, hayvancılığı geliştirme teşvikleri ile ürün bazında uygulanan belirli ürünlerde ekim alanlarını sınırlandırarak alternatif ürünlere geçişin teşvik edilmesine yönelik tazminat ödemeleri ve destekleme primleri gibi uygulamalarla tarım sektörünün desteklenmesi yoluna gidilmiştir. Devletin tarım sektörüne müdahale etmesinin nedenleri, gıdada kendine yeterliliği artırmak, kırsal gelişmeyi sağlamak, çiftçi gelirlerini istikrara kavuşturmak, yeterli beslenme ve gıdaya erişebilirliği sağlamak, ihracatı teşvik etmek olarak sıralanabilir. Geçmişte ve günümüzde tarımsal destekleme politikalarının uygulanmasından sorumlu olan kuruluşlar Tablo 3 de özetlenmiştir. Bu tablodan da görüleceği gibi tarımsal desteklemeler kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT), kooperatifler ve fonlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye de devlet, 1980 öncesinde tarım sektörünün yönetiminde üreticiye girdi sağlamak, tarımsal kredi vermek, tarımsal ürün alımında bulunmak işlevlerini yürütmüştür. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. (TÜGSAŞ), İstanbul Gübre Sanayi A.Ş (İGSAŞ) gibi kurumlarda girdi üretimi yanında; Türkiye Zirai Donatım A.Ş. (TZDK), Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TKKMB) ve Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TŞFAŞ) ile üreticiye dağıtımını da üstlenmiş; Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ( TCZB) ve TKKMB kanalı ile kredi sağlamış; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri (TEKEL), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi (TŞFAŞ), Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri (TSKB), TSEK, Et Balık Kurumu (EBK) aracılığıyla belirli ürünler için piyasaya alıcı 25 Ziraatçiler Derneği, Hayvancılık Raporu 2004, ( ) 26 Münevver SOYAK, Rant Arama:Türk Tarım Sektöründe Destekleme Politikaları Yoluyla Aktarılan Rantlar Üzerine Bir İnceleme, Ekonomik Yaklaşım, cilt:7, sayı:23, 1996, s Erol H. ÇAKMAK, Haluk KASNAKOĞLU ve Halis AKDER, Tarım Politikalarında Yeni Denge Arayışları ve Türkiye, TÜSİAD Yayın No.TÜSİAD-T/99-12/275,1999, s. 28.

7 7 olarak girerek, aldıklarını işleyerek ya da doğrudan depolayarak veya satarak tarımsal üretimi desteklemiş ve yönlendirmiştir 28. Tablo 3. Tarımsal Desteklemedeki İşlevleri Açısından KİT ler ve TSKB leri Kuruluşlar Destekleme alımı. stoklama. Pazarlama İlk işletme ve/veya ileri sınai dönüştürme Girdi üretimi Girdi dağıtımı Finansman temini KİT ler TMO Tahıl. Bakliyat + TEKEL Tütün + + TŞFAŞ Şekerpancarı ÇAYKUR Çay yaprağı + + TİGEM Damızlık. tohum. Fidan + TÜGSAŞ/İGSAŞ Yapay gübre + + TCZB Kredi + KOOPERATİFLER TSKB Pamuk. Fındık Ayçiçeği TKKMB Kredi + + FONLAR DFİF + Kaynak: Oğuz Oyan, Kalkınma ve Sosyal Adalet, Emek Politikaları Sempozyumu (24-25 Mart 2001-Ankara), s Geçmişte Türkiye de en yaygın olarak kullanılan tarım politikası aracı pazar fiyat desteği 29 olmuştur 30. İlk pazar fiyat desteği uygulamasına 1932 yılında T.C. Ziraat Bankası aracılığıyla başlanmış, 1938 yılında TMO nun kurulmasıyla bu görev TMO ya devredilmiştir yılında destekleme alımı kapsamına alınan ürün sayısı 6 iken (buğday, arpa, çavdar, tütün, çay, şeker pancarı), bu sayı 1970 li yılların sonunda 24 e çıkarılmıştır. Bu ürünler; buğday, arpa, çavdar, yulaf, pamuk, tütün, yaş çay yaprağı, şeker pancarı, soya, Ayçiçeği, fındık, Antep fıstığı, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm, çekirdekli kuru üzüm, zeytin, haşhaş, gül çiçeği, yer fıstığı, kolza, zeytin yağı, tiftik, yapağı, yaş ipek kozasıdır. 24 Ocak Kararları ndan sonra ürün sayısında azalma görülmüş ve 1990 yılında desteklenen ürün sayısı 10 a düşmüştür (buğday, arpa, çavdar, mısır, çeltik, yulaf, tütün, şeker pancarı, haşhaş, nohut). Daha sonraki popülist uygulamalar nedeniyle bu sayı 1991 yılında 24 e, 1992 yılında ise 26 ya yükselmiştir, 5 Nisan Kararları ile birlikte bu sayı 8 e düşürülmüş ve 2000 li yıllara kadar da desteklenen ürün sayısında önemli bir değişim olmamıştır yılında ise doğrudan desteklenen ürün sayısı buğday ve şeker olarak ikiye indirilmiş ve 2002 yılında ise destekleme tümüyle kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra IMF ve Dünya Bankası ile yapılan anlaşma gereği tarımda dünya fiyatlarının geçerli olması ve doğrudan gelir desteği ile bazı ürünlerde prim uygulamalarının devam ettirilmesi istenmiştir 32. Diğer taraftan, tarım ürünleri dış ticareti; tarife ve tarife dışı önlemlerle düzenlenmiş, böylece iç pazar; arz, talep ve fiyat yönünden dengelenmeye çalışılmıştır. Bunların dışında tarım kesimi, tercihli ve ayrıcalıklı kredi olanaklarından. T.C Merkez Bankası, Ziraat Bankası, TKK ve Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kanalıyla yararlandırılmıştır. Özellikle son yıllarda OECD gibi kurumlarda yoğun olarak tartışılan tarımsal destekleme politikaları, ticaret ve fiyatlar üzerine bozucu etkileri, kaynakların yanlış dağılımına yol açması ve tarımsal üretimde büyük çapta global dengesizliklere katkıda bulunması nedeniyle eleştirilmektedir. Fakat bu eleştirilere rağmen, bir çok gelişmiş ülke destekleme politikalarını yoğun bir şekilde kullanmaya devam etmektedir 33. Mayıs 1987 tarihindeki OECD Bakanlar Konseyi toplantısının arkasından açıklanan Communique metninde, tarım politikaları reformu için bir dizi prensipler ve çalışma programları anlatılmakta ve uzun 28 Baki Remzi SUİÇMEZ, Hayvancılık Sektöründeki Yıkım Sürecinden Kesitler:Türkiye Süt Endüstrisi Kurumunun Özelleştirilmesi, Tarım ve Mühendislik, sayı:66-67, Ankara, 2003, s Pazar fiyat desteği; garanti fiyatı, taban fiyatı veya alım fiyatı gibi adlar altında, temelde yurtiçi üretime Dünya fiyatlarının üzerinde bir fiyattan alım garantisi sağlanması demektir. Bkaz.,Sibel DOĞAN, Dünya Tarım Ürünleri Ticaretinin Liberalleşmesine Yönelik Düzenlemelerin Türkiye nin Tarım ve Ticaret Politikaları Üzerine Etkileri, (Doktora Tezi, Muğla Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2004), s Tülay YILDIRIM, H.FURTAN and Alper GÜZEL, A Theoretical and Emprical Analysis of Wheat Policy in Turkey. World Agricultural Trade, (ed.,), Tülay Yıldırım, A.Schmitz and W.H. Furtan, Bolder, CO:Westview Press, 1998, s Anonim, "Tarımda Yapısal Uyum, Destekleme ve Uluslararası Piyasalara Entegrasyon", VII.Beş Yıllık Kalkınma Plânı ÖİK Raporu, Yayın No:DPT:2409-ÖİK:470, Ankara, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı, Ankara, Mayıs 2001, s P. WİNGLEE, Agricultural Trade Policies of Industrial Countries, Finance and Development, C.26, No. 1, 1989, s.9.

8 8 dönemde, üye ülkelerin hedefinin tarımda destekleme önlemlerini tedricen ve uyum içinde azaltarak ve mümkün olan bütün diğer uygulamaları tedricen ve uyum içinde azaltarak ve mümkün olan bütün diğer uygun yöntemlerle, piyasa sinyallerinin tarım üretim yapısını yönlendirmesine imkan sağlanması, olduğu vurgulanmaktadır. Daha sonraki OECD Bakanlar Konseyi toplantılarında ve 1992 yılındaki Tarım Bakanları toplantısında da yeniden ele alınmış ve geliştirilmiştir 34. Küreselleşmeyle birlikte dünya refahındaki artışın ancak ticaretin serbestleşmesiyle mümkün olabileceği düşüncesi, hem yurt içinden hem de ulus üstü kuruluşların yönlendirmeleriyle ekonomi politikalarında önemli değişimlere neden olmuştur. Uluslar arası rekabette söz sahibi olabilme, sanayi kesiminde markalaşmayla sağlanırken, tarım kesiminde rekabet edebilirlik devlet desteklerinde aranmıştır 35. Türkiye nin de üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) içinde üretime yönelik yardımlar özellikle DTÖ nün kararları gereği yapılması gereken tarım politikası reformu için ortak hedefler seti oluşturmuştur. OECD üyesi devletlerin tarım politikalarının aşağıdaki özellikleri taşımaları beklenmektedir: Şeffaflık: Politika önlemleri amaçları, getirdikleri mali yük, bu uygulamadan beklenen yarar ve yararlananlar açısından açıklığa sahip olmalıdır. Hedefi olması :Politika aracı belli hedeflere bağlı olarak şekillendirilmelidir. Uygulanması ile belirli etkilerde bulunması beklenmelidir. Harcamaların uygun miktarda olması: İstenen etkiyi yapabilmesi için tarım politikası önlemleri yoluyla yapılan harcamalar gerektiği kadar olmalı, ama fazla olmamalıdır. Önlemlerin esnekliği: Politikalarda hedeflerin ve önceliklerin değişlimi karşısında alınan önlemlerde değiştirilebilmeli ve bu önlemlerden belirli bir süre için yaralanılmalıdır. Denge unsuru: Alınan önlemler sektörler, üreticiler ve bölgeler arasındaki dağılımı ve dengeyi olumsuz etkilememelidir. Türkiye de tarıma sağlanan destekler, Tablo 4 de gösterilmiştir. Tablo 4. Türkiye de Tarım Sektörüne Sağlanan Destekler (Milyon TL) Toplam Üretim Değeri Üretici Destek Tahmini Pazar Fiyat Desteği Üretime Bağlı Ödemeler Geçmişe Bağlı Ödemeler Girdi Kullanımına Bağlı Ödemeler Girdi Kısıtlamalarına Bağlı Ödemeler Toplam Tarımsal Gelire Bağlı Ödemeler Diğer Ödemeler Üretici Destek Tahmini (%) Üretici Nominal Yardım Katsayısı 1,2 1,1 1,27 1,05 1,25 1,36 Genel Hizmetler Destek Tahmini OECD, Ülke Tarım Politikaları ve Ticareti, Paris:OECD, 1994, s Gülcan ERAKTAN, Destekleme Sisteminde Değişim, Küreselleşme ve Türkiye Tarımı, Tarım Haftası Sempozyumu, (7-8 Ocak Ankara),s.123.

9 9 Toplam Destek Tahmini Kaynak:OECD, 2004 Türkiye nin tarıma sağladığı destekler, hem OECD nin bir üyesi olarak, hem de tam üyelikle sonuçlanacak bir ilişkiye başlanması nedeniyle önem taşıyan AB ortalamasının oldukça altındadır. Tablo 4 ve Tablo 5 den sırasıyla Türkiye nin ve AB nin tarıma sağladığı destekler görülmektedir. Türkiye nin tarıma sağladığı toplam desteklerin 2001 yılı hariç istikrarlı bir şekilde arttığı görülmektedir yılında Türkiye nin tarıma sağladığı toplam destekler 1.5 katrilyon TL nin üstünde yer almıştır. AB nin tarıma sağladığı desteklere bakıldığında, 2002 yılında 120 milyon Euro olduğu görülmektedir. Türkiye nin Tarıma sağladığı destekler yalnız AB nin değil, OECD ortalamasının altında yer almaktadır. Tablo 5. AB nin Tarım Sektörüne Sağladığı Destekler (Milyon Euro) Toplam Üretim Değeri Üretici Destek Tahmini Pazar Fiyat Desteği Ekilen Alan/Hayvan Sayısına Bağlı Ödemeler Geçmişe Bağlı Ödemeler Girdi Kullanımına Bağlı Ödemeler Girdi Kısıtlamalarına Bağlı Ödemeler Toplam Tarımsal Gelire Bağlı Ödemeler Diğer Ödemeler Üretici Destek Tahmini (%) Üretici Nominal Yardım Katsayısı 1,57 1,5 1,52 1,52 1,53 Genel Hizmet Destek Tahmini Toplam Destek Tahmini Kaynak:OECD, 2003 AB ve Türkiye nin yüzde Üretici Destek Tahmini (ÜDT) 36 oranları karşılaştırıldığında Türkiye nin yüzde ÜDT değerleri AB den daha düşük bir seyir izlemektedir. Tablo 7 den de görüleceği üzere AB de fiyat desteklemeleri zaman içerisinde azalma göstermiş olup, ekilen alan ve hayvan sayısına bağlı olarak yapılan ödemeler ise artış göstermiştir. OECD tarafından ÜDT Türkiye için yapılan değerlendirmenin yetersiz olduğu düşünülmektedir. Zira Türkiye de 2003 yılı için üretici destek tahmini içerisinde pazar fiyat desteği %80,3 gibi oldukça yüksek bir orana sahip olduğu gözükmekle birlikte Türkiye de 2003 yılında itibaren fiyat destekleri 36 Üretici Destek Tahmini (ÜDT),belirli bir yılın tarım politikaları sonucu tarıma yapılan parasal transferler değerinin bir göstergesidir. Hem iç piyasa fiyatları yoluyla tüketicilerin yaptığı transferler hem de vergi mükelleflerinin bütçe veya vergi harcamalarıyla yaptığı transferler buna dahildir. Bkz., Erol ÇAKMAK ve diğerleri, s.59.

10 10 kaldırılmıştır (Tablo 6). Bunun Türkiye de devlet adına destekleme alımında bulunan kuruluşların destekleme dışı kendi adlarına ürün alımında bulunmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Doğrudan gelir desteği (DGD) de 2002 yılından itibaren uygulamaya geçirilmiş olmakla beraber 2002 ve 2003 yıllarında dahi ekilen alan ve hayvan sayısına bağlı ödemeler kaleminde tarım kesimine ödeme yapılmamı gözükmektedir. Tablo 7. AB nin Tarıma Verdiği Destek Miktarları, % Üretici Destek Tahmini Pazar Fiyat Desteği Üretime Bağlı Ödemeler Ekilen Alan/Hayvan Sayısı Geçmişe Bağlı Ödemeler Girdi Kullanımına Bağlı Ödemeler Girdi Kısıtlamalarına Bağlı Ödemeler Toplam Tarımsal Gelire Bağlı Ödemeler Diğer Ödemeler Kaynak: OECD, 2004 Türkiye de tarım sektörüne devlet müdahalesinin en yoğun görüldüğü devlet destekleme alımları ile başlangıç yıllarında müdahalenin sosyal ve ekonomik amaçları ön plana çıkmış,daha sonraki dönemlerde ise müdahalede optimalite ve rasyonellikten uzak siyasi kararlar etkili olmuştur. Bunun sonucu olarak 37 ; Üretimin serbest piyasa koşullarına göre gelişmesini engellemiş (tütün, fındık, şeker pancarı, çay gibi ürünlerde istenmeyen, ülkenin birkaç yıllık ihtiyacını karşılayacak stoklar oluşurken, pamuk, yağlı tohumlar ve yem bitkilerinde arz açığını kapatmak için 890 milyon ABD Dolarına ulaşan ithalat yapılmıştır. Böylece, hem arz fazlası ürünlerin stok maliyetine katlanılmış hem de ithalat yoluyla başka ülkelerin çiftçileri desteklenmiştir. Üretici gelirlerinde istikrarsızlık yaratmıştır. Değerlendirilmesi olanaksız stoklar oluşmasına yol açmıştır. Sağlanan destekler üreticiye yeteri kadar ulaşamamış, diğer kamu kaynaklarına önemli ölçüde yük getirmiştir. Üretici fiyat yoluyla desteklenirken, tüketici bu desteklemenin yükünü üstlenmiş, tarım ürünlerinin yüksek fiyatla temin edilmesine yol açmıştır. Türkiye tarımına sağlanan tarımsal desteklerin sonuçları yalnızca içsel gerekçelere bağlanamaz. Son yıllarda tüm dünyayı bağlayan küreselleşme ve liberalleşme hareketlerinden tarım sektörü de etkilenmiştir. Özellikle AB ve ABD de ortaya çıkan gelişmelerin geniş ölçüde etkisinde kalan uluslar arası anlaşmalar tüm dünya ülkelerini etkilediği gibi Türkiye tarımını da etkilemeye ve yeniden şekillendirmeye başlamıştır. Bunların sonucunda Türkiye de devlet tarım alanından giderek çekilme eğilimine girmiş ve tarım sektörüne yönelik müdahaleleri azaltmıştır. Türkiye, AB Ortak Tarım Politikasına uyum, Uruguay Raund görüşmeleri sonucunda imzalanan Tarım Anlaşmalarının getirdiği yükümlülükler Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (DB) gibi uluslararası kuruluşların yönlendirme eğilimleri ile tarım sektörüne yönelik uygulamalar yeni bir boyut kazanmıştır. Gerek 1999 ve 2000 yıllarında IMF ye verilen niyet mektuplarında gerekse 2000 yılında DB ye sunulan raporda Tarım politikaları reformunda tüm dolaylı destek politikalarından 2002 yılı sonuna kadar kademeli olarak vazgeçilerek doğrudan gelir desteği sistemine geçileceği belirtilmiştir. Bunların sonucunda Türkiye de tarım sektörüne yönelik tüm dolaylı desteklerin kaldırılarak belirli bir dönem için doğrudan gelir sistemine geçilmesine karar verilmiştir. Olumsuz bir takım uygulamaları da beraberinde getiren doğrudan gelir desteği uygulaması ile tarım sektörüne yönelik teşvikler önemli ölçüde kaldırılmış ve Türkiye tarımına büyük ölçüde bu destekle yön verilmeye başlanmıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerde tarım sektörünün yoğun olarak koruma altına 37 Hazine Müsteşarlığı, Tarım Sektöründe Reform, ( )

11 11 alınması sonucu bu ülkelerin ekonomilerinde önemli bir yük oluşmuş ve aşırı ürün stokları ortaya çıkmaya başlamıştır. Dünya tarım ürünleri ticaretinde oluşan düzensizliklerin de büyük ölçüde tarım sektörüne yapılan yoğun müdahalelerden kaynaklanması üzerine özellikle Dünya Ticaret Örgütünce (DTÖ) bir takım kararlar alınmıştır. Türkiye nin de üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), DTÖ de ülkelerin yurt içi ve uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi ve tarım sektörüne yönelik koruma politikalarının azaltılması yönünde üye ülkeleri bağlayıcı kararlar alınmıştır. OECD içerisinde de üretime yönelik desteklerin azaltılarak tarım politikalarının değiştirilmesi fikri kabul görmüştür. Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye de uygulanmasına karar verilen ve 2000 yılından itibaren belirli il ve ilçelerde pilot uygulaması başlayan doğrudan gelir desteği uygulaması 2001 yılından itibaren ülke geneline yaygınlaştırılmıştır. 200 dönüme kadar olan arazi için uygulanan DGD dönüm başına 2001 yılında 10 milyon TL olarak, 2002 yılında da 13,5 milyon TL olarak uygulanmış, 2003 yılında ise arazi limiti 500 dönüme ödeme miktarı ise 16 milyon TL ye yükseltilmiştir. Türkiye nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülükleri ve IMF ve Dünya Bankasına verilen taahhütler gereği; Girdi destekleri 2002 yılından itibaren, fiyat destekleri de 2003 yılından itibaren tamamen kaldırılmıştır. Üreticilere verilen kredi sübvansiyonu tedricen kaldırılarak tarımsal kredi faizleri ticari kredi faizleri düzeyine çıkarılmıştır. Tütün tekelinin kaldırılması taahhüdünde bulunulmuş ve 4685 sayılı tütün kanunu ile tütünde devlet tekeli kaldırılmıştır. Tütünün alıcılarla üreticiler arasında imzalanacak sözleşmeler mukabilinda üretilmesi koşulu getirilmiştir. Söz konusu kanunla Tekel in özelleştirilmesi de gündeme gelmiş ve bu amaçla özel kanun çıkarılacağı taahhüdünde bulunulmuştur. Sürekli arz fazlası verdiğimiz tütünde 300 bin tona kadar çıkan üretim miktarı kanunla birlikte 110 bin ton seviyelerine gerilemiştir. Söz konusu yasanın tütün üretiminin sözleşmeli üretim sistemine göre yapılmasını emretmesi ve anılan yasanın destekleme alımlarını da kaldırmasından dolayı iç tüketim ve ihracatı aşan arz fazlasıyla tütünün üretimi neredeyse imkansız hale gelmiştir sayılı şeker kanunu çıkarılarak ayrıca şeker fabrikalarının özelleştirilmesi öngörülmüş, şeker üretimi kısıtlanarak suni tatlandırıcılara geniş kota konulması gündeme gelmiştir. Şeker kanunu ile Türkiye nin kendi iç tüketimi ve ayıracağı güvenlik payı kadar şeker üretmesi öngörülmüş olup ihracata yönelik şeker miktarı iç piyasada eritilemeyen şeker miktarı ile sınırlı tutulmuştur 38. Mevcut durumda Türkiye şeker ihracatçısı bir ülke olmaktan çıkmış durumdadır. Kanuna göre devlet artık şeker pancarı taban fiyatı ve şeker fiyatı belirlemeyecek olup, şeker pancarı fiyatları şeker fabrikası sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler arasındaki mutabakata göre, şeker fiyatları da şeker fabrikaları sahiplerince serbestçe belirlenecektir. Piyasalara fiyat müdahalesi yapılmadığı için şeker fabrikalarının özelleştirilmelerinin önü de açılmış olmaktadır. Pirim sisteminin 2002 yılında kaldırılacağı taahhüt edilmiş olmakla birlikte pirim uygulaması halen devam etmektedir.ülkemizde uygulaması 1993 yılında pamuk ve tütün ile başlatılmış bulunan pirim uygulamasının içinde bulunduğumuz 2004 yılı için pamuk, soya fasulyesi, kanola, zeytinyağı ve mısırda uygulanarak devam ettirilmesi düşünülmektedir. Ayrıca 2003 yılında çıkartılan Bakanlar Kurulu kararı ile tarımsal üretimin temel girdilerinden olan mazotun tarımda kullanılan kısmının desteklenmesi kararlaştırılmıştır. Türkiye de uygulanan doğrudan gelir sistemi ile üretim miktarı arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. Bu yüzden bu sistemle istenilen ürünlerin üretimlerinin artırılması veya azaltılması şeklinde bir yönlendiricilik söz konusu olmamaktadır. Ürün fiyatları piyasada oluşmaya başladığından üretim miktarı da piyasa sinyallerine göre belirlenmeye başlanmıştır. Doğrudan gelir desteğinin Türkiye deki uygulamasında tarıma yönelik diğer desteklerin tamamen kaldırılması öngörülmüştür. Ancak, doğrudan gelir desteği bu haliyle tek başına hiç bir ülkede uygulanmamaktadır. AB Ortak Tarım Politikası çerçevesinde gerçekleştirilen reformlar doğrultusunda üreticilerin uğrayacağı gelir kaybının doğrudan gelir desteğiyle giderilmesi öngörülmüştür. Doğrudan gelir desteğinin AB deki amacı var olan desteklere ek olarak piyasa fiyat desteğinin azaltılması veya bazı ürünler için kaldırılmasından doğacak gelir kaybını telafi etmektir. AB de doğrudan gelir desteği toplam destekleme içinde %30 paya sahiptir. ABD de de doğrudan gelir desteği destek seviyesini ve bütçe harcamalarını azaltmak ve ürün arzının sınırlandırılması karşısında ortaya çıkacak gelir kaybını telafi etmeyi amaçlamaktadır. ABD de doğrudan gelir desteğinin toplam destekler içindeki payı %10 düzeyindedir 39. Yukarıda da belirtildiği gibi doğrudan gelir desteğinin Türkiye de uygulandığı şekliyle ne üretimi yönlendirici ne de verimlilikle bir ilişkisi yoktur. Gelir düzeyi düşük çiftçilerden ziyade zengin çiftçilere daha fazla kaynak aktarılması şeklinde bir uygulama bulunmaktadır. Türkiye deki tarım işletmelerinin %83 ünde arazi genişliğinin 100 dönümün altında bulunması nedeniyle büyük bir çiftçi kesiminin doğrudan gelir desteğinden yararlanması ancak 100 dönümün altındaki arazi genişliğiyle sınırlı olmaktadır. Doğrudan gelir 38 WTO, Trade Policy Review Turkey Report by Government, WT/TPR/S/125,19, November 2003, s Oğuz OYAN, Tarımda Yapısal Uyarlama ve Türkiye nin Çıkarları, İktisat Dergisi, Nisan 2001, s.37.

12 12 desteği uygulaması taraf olduğumuz DTÖ yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve AB ye uyumun gereği olarak düşünülmüş olmakla birlikte esasen bu oluşumlara karşı ülkemizde tarımsal desteklerin kaldırılarak bunların yerine doğrudan gelir desteğinin uygulanması yönünde bir sorumluluğumuz bulunmamaktadır. AB de gerçekleştirilen reformlarla birlikte ortaya çıkan gelir kaybını telafi etmek için diğer desteklerle birlikte doğrudan gelir desteği verilmekte ancak Türkiye de doğrudan gelir desteği alternatif tek bir destek olarak düşünülmektedir. Ayrıca DTÖ yükümlülüklerimiz çerçevesinde ülkemiz dönemini içeren 10 yıllık süre içinde iç pazarlarda uygulanan destekleri %13,3 oranında azaltmayı taahhüt etmiş olmakla beraber, iç desteklerle ilgili yükümlülüğümüz desteklemenin üretim değerinin %10 unu aşması durumunda söz konusudur. Ancak Türkiye de iç desteklerin özellikle son yıllarda tarımsal üretim değerine oranı %10 un çok altında olduğundan doğal olarak böyle bir yükümlülüğün de olmadığı belirtilmektedir. Ayrıca OECD bile üyelerinin tarıma yönelik harcamalarının GSYH içindeki paylarının %1,5 - %8,75 gibi oldukça geniş bir marj içinde bulunması gerektiğini kabul etmiş olup, Türkiye de tarımsal desteklerin GSYİH ya oranı %2 nin altındadır. 5. Türk Tarımında Uygulanan Rekabet Politikaları Çeşitli nedenlerle korumacı tarımsal politikalara karşı çıkılmaktadır. Bunlardan ilki, bir politikanın diğer sosyal gruplara olan maliyetidir. Tüketiciler tarım politikalarından fiyat etkileri yoluyla doğrudan etkilenmektedirler. Vergi ödeyenlerin bu uygulamalardan etkilenmeleri, müdahalenin bütçe kaynaklarıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesine bağlı olarak değişebilmektedir. Diğer ülkeler de bu politikalardan etkilenmektedir. Korumacı önlemleri uygulayan ülke, Dünya pazarlarına daha düşük fiyatlardan mal satarak, diğer ülkelerin rekabet şanslarını kaybetmelerine yol açabilmektedir. Buna karşın rekabet politikası belli bir kesimin değil toplumun refahını arttırmayı hedeflemektedir. Bu nedenle tarım ve rekabet politikaları arasında bir çatışma söz konusudur. Rekabet politikası yaklaşımında baskın yöntem, belli bir kesimin refahını toplumsal refahta kayıp pahasına arttırmak yerine, genel refahla birlikte hedef kitlenin de refahının arttırılmasıdır 40. Çatışma, tarımsal politika amaçları ile piyasa gücünün optimal kullanımı arasında da çıkabilmektedir. Bir ülke herhangi bir üründe ciddi bir pazar gücüne sahipse uygulanması beklenen politika, ihracat desteği yerine ihracatın vergilendirilmesidir. Ancak ihracat vergilendirildiğinde desteklemenin hedef kitlesi olan çiftçiler zor duruma düşecektir. Uygulama çiftçilerin gelir düzeylerinin yükseltilmesinin politika seçiminde baskın unsur olduğunu göstermektedir 41. Özellikle tarımda korumacı politikalar, tarım politikalarının aşağıda belirtilen nedenlerden dolayı daha liberal olması gerektiğinin gerekçelerini oluşturmaktadır 42 : Korumacılık etkinsizliği artırmaktadır Korumacılık net refah kaybına neden olmaktadır Korumacılık gelir ve fiyat istikrarsızlıklarına neden olmaktadır. Amaçları gerçekleştirmeye yönelik doğrudan ve daha etkin ticaret dışı araçlar kullanılmaktadır. Fiyat odaklı politikalar istikrarsızlığı ülke temelinde giderirken, ekonomik etkinlik kaybı ile Dünya fiyatlarında dalgalanmaya neden olmaktadır. Fiyat odaklı politikalar yerine gelir odaklı ticareti bozmayan politikaların uygulanması ise, ulusal piyasaları, diğer ülkelerin politikaları nedeniyle Dünya piyasalarında oluşan istikrarsızlığa karşı açık hale getirmektedir. Türkiye nin uzun yıllar tarımda rekabeti dışlayan korumacı politikalar uygulamasına karşın, özellikle istenilen verimlilik düzeyine ulaşamaması ve geleneksel tarım ürünleriyle dünya pazarlarında var olmaya çalışması, tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesinin en önemli gerekçesini oluşturmaktadır. Türkiye de çok sayıda küçük üretici vardır. Bu çiftçilerin sahip oldukları 5 hektardan daha az toprak ile sermayenin genişlemesi olanaksızdır. Çiftçiler, girdileri oligopol piyasalarından satın almakta, ürünlerini sattıkları piyasasının oligopolistik ve tekelci yapısından büyük zarar görmektedirler. Genel rekabet kuralları yoğunlaşma düzeyi yüksek olan piyasalarda rekabeti geliştirmeyi amaçlamalıdır. Tarımsal kredi alanında, Tarımsal banka ve birkaç özel banka 2002 yılından başlayarak büyük tarım işletmelerine düşük faizli kredi olanaklarını sunmuşlardır. Tarımsal makine piyasasında, fiyatı yüksek olan makineleri satın almak için yeterli satın alma gücüne sahip olmayan küçük çiftçiler kredi piyasasında olduğu gibi piyasadan dışlanmaktadır. 40 OECD, Agricultural Policy: The Need For Further Reform Meeting of the Committee for Agriculture at Ministrerial Level Discussion Paper, OECD. ( ) 41 OECD, Agricultural Policy: The Need For Further Reform Meeting of the Committee for Agriculture at Ministrerial Level Discussion Paper, OECD. 42 David BLANDFORD, Trade Liberalization and Agriculture, CHIEAM Course on World Trade Organization and Its Impact on Agroo-food Marketing, Lecture Notes, Spain:Zaragoza, 2001, s.15.

13 13 Leasing piyasası ve kooperatifler, küçük çiftçiler için daha iyi bir seçenek olmaktadır 43. Bununla birlikte, tarımsal ürün piyasalarında rekabet aşamalı olarak gelişmektedir. Türkiye de tarımsal reformlar, piyasa reform stratejisinin bir parçası olarak değil, büyük bütçe açıkları nedeniyle gerçekleştirilmiştir. Bütçe açıkları azaltıldığı taktirde, tarımda yine eski politikalara dönme tehlikesi vardır. AB ye katılma sürecinde tarımda gerçekleştirilen reformların devam ettirilmesi de sağlanabilir. Bu bakış açısıyla, hem piyasaları kötüleştiren müdahale politikaları hem de kamu sektörünün tarım piyasasından tamamıyla çekilmesi önem kazanmaktadır. Türkiye de tarım piyasalarını kötüleştiren müdahale araçlarından en önemlisi olan piyasa fiyat destekleri yerine yapılan reformla doğrudan gelir desteği almıştır. Kamu sektörünün tarım piyasasından çekilmesinin uzunca bir yol olacağı kesindir. Tarımsal kredi bu alanlardan biridir. Şu anda, birkaç özel banka zengin tarım işletmelerine kredi kullandırma olanaklarını genişletmekte, çiftçilerin üçte ikisi yasal olmayan aracılardan kredi almaya devam etmektedir 44. Devlete ait tarım bankası 2001 yılında yeniden yapılanmaya gitmiş, bu piyasadaki rekabet eksikliği ile birlikte kredi kullandırmada tarımsal varlıklar ve verimlilik önem kazanmış, küçük çiftçilerin büyük kısmı informal kredi piyasalarına dönüş yapmışlardır., Şu anda, asimetrik rekabet kurallarının Türkiye tarımında uygulanması sona ermiştir. Tarımsal sigorta piyasaları, tarım kredilerinin yetersizliği nedeniyle gelişmemiştir. Rekabet kurallarını daha uygun bir şekilde uygulanmasını garanti eden kamu kurumları, hatta kamu işletmeleri tarım piyasalarında önemli bir oyuncu haline gelmişlerdir. Fakat bu yapılanmayı sağlayan kurumlar henüz gelişmemiştir. Diğer taraftan kooperatifler daha iyi organize ve denetlenir hale gelmiştir Seçilmiş Tarımsal Ürünler İçin Türkiye nin Uluslararası Rekabet Gücünün Analizi a.veri ve Yöntem Bu çalışmada, Türkiye de tarım sektörü için seçilmiş ürünler ; buğday, mısır, süt, et, koyun eti, kümes hayvanları ve yumurta için rekabet gücü, dönemi için analiz edilmiş ve analizde E-views ekonometrik program kullanılmıştır. Yapılan analizde, Endüstri İçi Ticaret Katsayıları 46 (ITT) endeksi, rekabet gücünü ifade eden bağımlı değişken olarak ve verimlilik, Üretici Destek Tahmini %, Nominal Koruma Oranı (NKO) ve Nominal Yardım Katsayısı (NYK) bağımsız değişkenler olarak modele dahil edilmiştir. Seçilmiş ürünlerin verimlilikleri, ithalat ve ihracat değerleri, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) den, ÜDT %, NKO, NYK de OECD nin verilerinden elde edilmiştir. Çalışmada öncelikle seçilmiş tarımsal ürünler için tarafımızdan hesaplanan ITT verileri dikkate alınarak rekabet gücündeki değişmeler ve sıralaması ortaya konulmuştur. Daha sonra ise, ITT endeksi üzerinde ÜDT, verimlilik, NKO, NYK nin etkisinin gücü panel data analizi yardımıyla test edilmiştir. i. Seçilmiş Tarımsal Ürünlerde Türkiye nin Uluslararası Rekabet Gücündeki Değişmeler ve Sıralama Tablo 8 :Seçilmiş Tarımsal Ürünlerde Türkiye nin Uluslararası Rekabet Gücündeki Değişmeler (Endüstri İçi Ticaret Katsayıları ITT) Buğday Mısır Süt Et Koyun Eti Kümes Hayvanları Yumurta ,8-90,2-9,5-99,0-98,2-62,4-69, ,4-42,3-70,2-99,0-97,7-16,5-9, ,8-52,4-84,9-99,0-95,1-12,6-63, ,6-25,6-90,3-99,0-99,0-93,0-9, ,6-54,9-55,3-98,5-99,0-97,7-85, ,0-92,1-15,3-99,0-93,6-90,8-12, ,2-92,9-26,6-99,0-95,4-91,6-54, ,4-91,9-52,7-96,2-99,0-88,2-91, ,4-87,9-30,1-81,5-99,0-96,9-91, ,2-88,8-83,7-99,0-99,0-96,9-73, ,8-93,6-83,1-90,8-98,9-71,2-8,6 43 Türk Rekabet Kurumu, Faaliyet Raporu, Ankara:Türk Rekabet Kurumu, Türk Rekabet Kurumu, Faaliyet Raporu, Ankara:Türk Rekabet Kurumu, Türk Rekabet Kurumu, Faaliyet Raporu, Ankara:Türk Rekabet Kurumu, Endüstri İçi Ticaret (IIT) katsayıları şu şekilde hesaplanmaktadır: {1-[IXi MiI] / ( Xi Mi)]}*100, burada, X ihracat değerini, M ithalat değerini göstermektedir. IIT, sıfır ile yüz arasında bir değer almakta, bu değer yüze yaklaştıkça daha çok endüstri içi ticaret, sıfıra doğru yaklaştıkça daha çok endüstriler arası ticaret olduğu anlamını taşımaktadır. Tablodaki katsayıların önündeki ( -) işareti Türkiye nin net ithalatçı olduğunu, aksi durum ise net ihracatçı olduğunu göstermektedir. 100 değeri ihracatın ithalata eşit olduğu durumda ortaya çıkmaktadır. Bir ürün ya da ürün gurubu için, bir diğer ekonomiye karşı, zaman içinde IIT değeri sıfıra ( yüze) yaklaşıyorsa, ilk ele alınan ekonomi net ihracatçıysa belirtilmiş olan sektörde ticaret o ekonomi lehine (aleyhine) gelişiyor demektir. Ancak tersi durumda, IIT değeri zaman içinde yüze ( sıfıra)doğru yaklaştıkça, o ürün ya da ürün grubundaki ticaret o ekonomi lehine (aleyhine)gelişiyor demektir.

14 ,6-76,5-93,6-99,0-87,6-96,6-55, ,5-85,2-78,2-99,0-86,0-98,5-60, ,7-89,9-89,0-89,7-99,0-98,4-1,0 Kaynak: Tarafımızdan hesaplanmıştır. Tarım sektörü kapsamında seçilmiş bazı tarımsal ürünler için rekabet gücündeki değişmeler saptanarak, sektör piyasalarındaki rekabet yapısı ile karşılaştıracak ölçüde bir fikre sahip olmak hedeflenmiştir. Bu hedef çerçevesinde Grubel-Lloyd Ölçüsü ya da Endeksi olarak da bilinen Endüstri İçi Ticaret Katsayıları yardımıyla Türk tarım sektörü için seçilmiş buğday, mısır, süt, et, koyun eti, kümes hayvanları ve yumurta için dünya ticareti açısından rekabet güçlerindeki gelişmeler yıllarında kıyaslanarak ele alınmıştır (Tablo 8). Tablo 9:Seçilmiş Tarımsal Ürünlerde Türkiye nin Uluslararası Rekabet Gücündeki Sıralamaları Buğday Mısır Süt Et Kümes Hayvanları Koyun Eti Yumurta Kaynak: Tarafımızdan hesaplanmıştır Tablo 9 a bakıldığında, dünya ticaretinde seçilmiş tarımsal ürünler için rekabet gücü sıralaması görülmektedir. Dünya geneli için yapılan sıralamaya bakıldığında, gümrük birliği öncesinde birinci sırada yer alan etin gümrük birliği sonrasında beşinci sıraya kadar gerilediği görülmektedir.bu durumu girdi fiyatlarındaki artışa bağlamak mümkündür. Aynı gerileme durumun diğer hayvansal ürünler içinde geçerli olduğu görülmektedir. Buğday ve mısır için ise durağan bir sıralamanın geçerli olduğu söylenebilir. Bu çerçevede, et ve koyun etinin seçilmiş ürünler içerisinde rekabet gücü en yüksek, yumurta ise en düşük rekabet gücü sıralamasına sahiptir.

15 15 Şekil 1:Buğday ve Mısırda Regabet Gücü Sıralamasının Gelişimi Buğday Mısır Yıllar Şekil 2.:Kümes Hayvanları ve Yumurtada Rekabet Gücü Sıralamasının Gelişimi Kümes Hayvanları Yumurta Yıllar

16 16 Şekil 3:Süt, Et ve Koyun Etinde Rekabet Gücü Sıralaması Süt Et Koyun Eti Yıllar ii. Seçilmiş Tarımsal Ürünlerde Türkiye nin Uluslararası Rekabet Gücünün Panel Data Analizi Yardımıyla Gösterilmesi Bilindiği gibi, zaman boyutuna ait kesit verilerini kullanarak ekonomik ilişkilerin tahmin edilmesi yöntemine panel data analizi adı verilmektedir 47. Kesitte yer alan gözlemlerin yıllar itibariyle tekrarı söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında panel data analizinin temelinde tekrarlı varyans analizi ile varyans analiz modellerinin bulunduğu görülecektir 48. Bu çalışmada kullanılmış olan panel data modelleri n sayıda ekonomik birim ve her birime ait t sayıda gözlem bulunduğunu varsaymaktadır. Bir yatay kesit üzerindeki panel data serisinin temel avantajı, bireylerin davranışlarındaki farklılıkların modellenmesinde araştırmacıya daha fazla esneklik sağlamasıdır. Temel alınan regresyon modeli şu şekildedir: Υ it ' = α + β Χ i it + X it içerisinde K regresörü vardır, sabit terim dahil değildir. α it, t zamanı içinde sabit olarak alınan ve kesitin i birimindeki birimlere özel olan birim etkisidir. Bu olduğu gibi klasik bir regresyon modelidir. Eğer α i lerin tüm birimler açısından aynı olduğunu düşünürsek, sıradan en küçük kareler α ve β hesaplamalarını tutarlı ve uygun olarak sağlar. Modeli genelleştirecek iki adet temel çerçeve vardır. Birincisi, regresyon modelinde bir gruba özgü sabit terim olarak α i yi ele alan sabit etkisidir. İkincisi, karışık bir grubun α i olarak alındığı rastlantı etkisidir. Bu it nin her grup için geçerli olduğu, ancak burada her analizde tek başına regresyona dahil edileceği şeklinde değerlendirilir. Bu bağlamda, analiz sabit ve rastlantısal etkileri göz önünde bulunduracak şekilde gerçekleştirilmektedir. Sabit etkili ve rastlantısal etkili modellerin arasından hangisinin seçileceği genellikle etkiler ile açıklayıcı değişkenler arasındaki ilişkiye bağlıdır 49. Eğer etkiler açıklayıcı değişkenler ile ilişkisiz ise rastlantısal etkiler tahmincisi tutarlı ve etkindir, sabit etkiler tahmincisi ise tutarlıdır ancak etkin değildir. Etkiler açıklayıcı değişkenler ile ilişkiliyse sabit etkiler tahmincisi tutarlı ve etkin, buna karşılık rastlantısal etkinler tahmincisi tutarsızdır. Tarım sektörü için seçilen söz konusu ürünler üzerine yapılan panel data analizi sonucunda aşağıdaki tablo elde edilmiştir. it (1) 47 William GREENE, Econometric Analysis, Prentice Hall, 3 th, New Jersey, 1997, s Vedat PAZARLIOĞLU, Döneminde Türkiye de İç Göç Üzerine Ekonometrik Model Çalışması, V. Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu, Çukurova Üniversitesi, Adana, 2001, s Ercan BALDEMİR ve Ayşe KESKİNER, Devalüasyon ve Bazı Makro Ekonomik değişkenlerin dış Ticaret Üzerine Etkisinin Panel Veri Yöntemiyle İncelenmesi: Arasında Türkiye, Almanya, İtalya, Hollanda, İngiltere, ABD Arasında Dış Ticaret Örneği, VI. Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu, Gazi Üniversitesi, Ankara Mayıs 2003, ss.3-5.

17 17 Tablo 10: Panel Data Analizi Sonuçları Bağımlı değişken: Endüstri İçi İthalat Katsayısı Değişkenler Katsayı Standart Hata T-İstatistiği Olasılık Verimlilik Üretici Nominal Koruma Oranı Nominal Yardım Katsayı Sabit F-İstatistiği : F-İstatistiği Olasılığı : R 2 : Durbin-Watson : Tablo 2 de görüldüğü gibi, bütün değişkenler için katsayılar α=0,05 düzeyinde anlamlıdır. F testi değeri de, olup, ele alınan modelin anlamlı olduğunu göstermektedir. Bütün değişkenlerin logaritmaları alınmıştır. Yapılan analiz sonucunda verimlilikte meydana gelen % 1 lik bir artış, Endüstri içi ticaret katsayıyısında yaklaşık % 0,13 lük bir azalış meydana getirmektedir. Türkiye ele alınan ürünler itibariyle ithalatçı bir ülke olduğu için Endüstri içi ticaret katsayıyısı değerleri negatif olup, bu azalış yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı rekabet gücünde bir artış olduğu anlamına gelecektir. Aynı durum Üretici nominal koruma oranı katsayısı için de geçerlidir. Yani Üretici nominal koruma oranındaki %1 lik bir artış, Endüstri içi ticaret katsayıyısında yaklaşık % 1,53 lük bir azalış meydana getirecek ve dolayısıyla rekabet gücünde artış olacaktır. Nominal yardım katsayısına bakıldığında ise, bu katsayıda meydana gelen %1 lik bir artış, Endüstri içi ticaret katsayıyısında yaklaşık % 0,26 lık bir artışa neden olacaktır. Bu durum ise rekabet gücünde bir azalış anlamına gelmektedir. 7. Sonuç ve Öneriler Tarımsal üretim teknolojisinde, işletme ve pazarlama yöntemlerinde ortaya çıkan gelişmeler dünya tarımının yeni bir yapılanma sürecine girmesine neden olmuştur. Tarım tekniklerinde meydana gelen değişmelerle, tarım işletmeleri çiftlik olmaktan çok bir fabrika şeklini almakta, tarımsal üretimde toprağın önemi azalmaktadır. Tarımsal tekniklerin gelişmesi, sermayenin iş gücünün yerini almasını sağlamakta, iş gücüne olan talep azalmaktadır. Bu ölçek ekonomisi çerçevesinde optimal tarım işletmelerinin büyüklüklerinde artışa ve tarım işletmelerinin temel unsuru olan çiftçi ailesinin daha büyük tarım alanlarını işlemesine olanak vermektedir. Bu gelişmeleri uygulamak ise daha çok tarımsal nüfusun oransal olarak düşük olduğu ve tarımsal nüfusun diğer sektörlere aktarılarak azaltılabildiği gelişmiş ülkelerde mümkün olabilmektedir. İşletmecilikte ve pazarlamada daha etkili sistemlerin ve bilgisayarların kullanılması verimliliği artırmaktadır. Bununla birlikte tarıma girdi sağlayan sanayiler sadece ürünlerini satma gayreti içersine girmemekte, yeni tekniklerin uygulanması yönünde çiftçileri eğitmektedirler. Bu gelişmelere bağlı olarak tarımsal üretim belirli ölçüde sanayi sektörüne benzer özellikler kazanmakta, işletmeler pazarlama ve ticaret organizasyonunda daha etkili bir rol almakta, iletişim elektronik bağlantılarla daha etkili olarak sağlanmakta ve geleneksel tarım sektörü özelliklerinden hızla uzaklaşılmaktadır. Bu gelişmelerin hemen hepsi, tarımda verimliliği artırmaya ve maliyetleri düşürmeye yöneliktir. Dünyadaki bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye yeni tarım teknikleri geliştirmek bir yana, bilinen teknikleri uygulamada yetersiz kalmaktadır. Türkiye de bilinen teknikleri uygulamayı sınırlayan en önemli etken tarımsal yapıdaki bozukluklardır. Bu sorunun çözümü ise sanayi ve hizmetler sektörünün geliştirilmesi ve nüfusun bu sektörlere aktarılması ile mümkündür. Kırsal ve tarımsal yapının yetersiz olduğu bir ortamda destekleme politikaları ile tarım sektörüne kaynak aktarımı, bu sektörü geliştirmekten daha çok, geçimlik tarzdaki geleneksel

18 tarımsal üretimin devamına neden olmaktadır. Bu durum da tarımda verimliliğin artmasına engel olmaktadır. Tarımsal üretimde verimliliğin artmayışının bir diğer nedeni, Türkiye tarım işletmelerinin küçük ve parçalı yapısıdır. Bu durum, tarımda geçimlik tarz üretimin devamına, ürünlerin pazarlama oranlarının düşmesine ve sonuçta tarımsal gelirin azalmasına neden olmaktadır. Tarımdaki bu yapısal sorun ancak tarım topraklarının toplulaştırılmasıyla aşılabilir. Geleneksel tarım politikalarının sürdürüldüğü, tarımsal nüfusun gerektiği kadar azaltılamadığı ve verimlilik sorunun çözülemediği Türk tarımının dünya pazarlarında da rekabet gücünü kaybetmesi bir rastlantı değildir. Yapılan analiz sonuçları da bunun bir göstergesi niteliğindedir. Yapılan analiz sonucunda verimlilikte bir artış, Endüstri içi ticaret katsayısının azalmasına neden olmaktadır. Türkiye ele alınan ürünler itibariyle ithalatçı bir ülke olduğu için Endüstri içi ticaret katsayısı değerleri negatif olup, bu azalış rekabet gücünde bir artış olduğu anlamına gelecektir. Özellikle son 20 yıldır, Dünya tarım piyasalarına devletin müdahalesinin, dünya ticaretini ve politikalarını kötüleştirdiği ve bu yüzden de hem tarım politikalarının hem de ticaretinin serbestleşmesine yönelik uygulamalara gidilmesi gerektiği özellikle uluslar arası kurumlar tarafından dile getirilmektedir. Bu durum, gerek içsel gerekse dışsal nedenlerden dolayı Türkiye tarımını da etkilemiştir. Serbestleşme eğilimleri ve Türkiye ekonomisinin içsel sorunları nedeniyle devletin tarım sektöründe, hem girdi hem de çıktı piyasalarından çekilmesi, küçük tarım işletmelerinin geçimlik tarz üretimlerinin devamlılığına neden olmuş ve dolayısıyla verimliliğin düşük kalmasına yol açmıştır. Tarımda girdi maliyetlerinin artması, bilinen tarımsal tekniklerinin uygulanma yetersizliği verimliliğin Türk tarımında istenilen ölçüde artırılmasını engellemiştir. Oysaki diğer sektörler de olduğu gibi tarımda uluslar arası rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri verimliliktir. Ayrıca tarımsal üretimin büyüme hızının, nüfus artış hızından daha düşük olması nedeniyle, Türkiye tarımı net ihracatçı konumundan net ithalatçı durumuna gelmiştir. Dünya tarım politikaları ve ticaretindeki serbestleşme eğilimi nedeniyle sınır önlemlerinde indirimler gerçekleşmiş, tarife dışı engeller tarifeleştirilmiştir. Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması, Bölgesel anlaşmalar nedeniyle Türkiye nin tarımsal ürün tarifelerindeki indirimler devam etmektedir. Mevcut nominal döviz kurundan, yurtiçi fiyatlarlarla sınır fiyatları arasındaki farklılığı gösteren Nominal Koruma Oranındaki artışın, Türk tarımının rekabet gücünü artırdığı yapılan analiz sonuçlarıyla ortaya konulmuştur. Tarımda uygulanan sınır önlemleri tarımda ithalatı azaltıcı yönde etki etmektedir. İthalatta korumanın artması, yurtiçinde üretilen tarımsal ürünlerin rekabet gücünü artırmakta, ürünün yurtiçi fiyatıyla yurt dışı fiyatı arasındaki farklılık büyümektedir. Şu anda Türk tarımının en önemli destekleme araçları,doğrudan gelir desteği sistemi (üreticiye fiyat ve girdi temelli desteğin yerine üretim ve fiyatlardan bağımsız belli bir paranın transfer edilmesi) ile ithalat önlemleridir. İthalat önlemlerindeki artış, Türkiye de yurtiçinde üretilen tarımsal ürünlerin rekabetini yurtdışında üretilen ürünlere göre artırmaktadır. Buna karşın dünya piyasalarında tarımsal korumanın artmasıyla görülen arz fazlalığının dünya fiyatlarını düşürmesi, yüksek maliyetlerle üretilen Türk tarım ürünlerinin uluslar arası rekabet gücünü azaltmaktadır. Çünkü üretimde maliyetin artması, ürün fiyatlarının da yükselmesiyle sonuçlanacaktır. Bu durum büyük ülke ve ihracatçı olma konumuna göre değişebilir. Fakat bir çok ülke dünya tarım piyasalarındaki paylarını artırabilmek için, üretim maliyetlerini azaltma ve fiyatları düşürme yoluna gitmektedir. Tarım ürünleri piyasasında, çiftçilerin desteklenmesiyle aldıkları fiyatlar ile desteklenmeksizin aldıkları fiyatlar arasındaki oranı gösteren nominal yardım katsayısının artmasının, yapılan analiz sonucunda rekabet gücünü azalttığı sonucuna ulaşılmaktadır. Üreticilere yapılan yardımın artması, üreticinin ürünü için daha yüksek fiyat alması anlamına gelmektedir. Yurtiçi fiyatların yurt dışı fiyatlardan daha yüksek olmasıysa, tarımsal ürünlerin rekabet gücünün azalmasıyla sonuçlanmaktadır. Seçilmiş ürünler için yapılan analiz sonuçlarından da görüldüğü üzere, Türk tarımının düşük olan rekabet gücünün artırılması, aşağıda belirtilen uygulamalarla gerçekleştirilebileceği kanaatini taşımaktayız. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Türkiye, tarımsal üretimini yönlendirebilmek için, kendisine ait tarımda ve diğer sektörlerde ortaya çıkan gelişmeler yanında, dünya tarımında ve ekonomisinde orta çıkan gelişmeleri izlemeli ve buna uygun stratejiler geliştirmelidir. Kırsal ve tarımsal yapıda sağlanacak iyileştirmeler yoluyla üreticiye yeterli geliri sağlanmalıdır. Tarım tekniklerinin daha etkin bir şekilde uygulanmasına olanak verecek ve uzun dönemde devlet desteğine gerek olmaksızın yurtiçi ve yurt dışı serbest piyasa koşulları altında kendi ayakları üzerinde durabilecek optimal tarım işletmeleri oluşturulmalıdır. Tarıma dayalı sanayilerin ve tarımsal pazarlama hizmetlerinin geliştirilmesi ile tarımsal ürünlerde katmadeğerin artırılması, tarımsal üretim ve pazarlama faaliyetlerinin bütün aşamalarını kapsayacak şekilde etkin bir araştırma, haberleşme, yayım ve eğitim sisteminin oluşturulması ile tarımsal faaliyetlerde verimliliğin sürekli artırılması sağlanmalıdır. Katma değerin artırılması amacıyla işlenmiş tarım ürünlerinin üretim ve pazarlanmasına ve rekabet koşulları her geçen gün zorlaşan dünya piyasalarından daha fazla pay alabilmek amacıyla ürünlerin kalite, norm ve standartlar bakımından iyileştirilmesine önem verilmelidir. 18

19 19 Yararlanılan Kaynaklar AKTAN,Coşkun Can, Rekabet Gücü Kavramı, ( ). AKTAN, Coşkun Can, Türkiye de Üretim ve İstihdama Yönelik Ulusal Rekabet Gücü Politikası, TİSK ve Milliyet Gazetesi, Güçlü ve Büyük Türk Ekonomisi İçin Üretim ve İstihdam Politikaları Konulu Yarışmada Mansiyon Ödülü, Ankara, 2003, ss ANONİM, "Tarımda Yapısal Uyum, Destekleme ve Uluslararası Piyasalara Entegrasyon", VII.Beş Yıllık Kalkınma Plânı ÖİK Raporu, Yayın No:DPT:2409-ÖİK:470, Ankara, BALDEMİR, Ercan ve KESKİNER, Ayşe, Devalüasyon ve Bazı Makro Ekonomik değişkenlerin dış Ticaret Üzerine Etkisinin Panel Veri Yöntemiyle İncelenmesi: Arasında Türkiye, Almanya, İtalya, Hollanda, İngiltere, ABD Arasında Dış Ticaret Örneği, VI. Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu, Gazi Üniversitesi, Ankara, Mayıs 2003 BLANDFORD, David, Trade Liberalization and Agriculture, CHIEAM Course on World Trade Organization and Its Impact on Agroo-food Marketing, Lecture Notes, Spain:Zaragoza, ÇAKMAK, Erol H., Haluk KASNAKOĞLU ve Halis AKDER, Tarım Politikalarında Yeni Denge Arayışları ve Türkiye, TÜSİAD Yayın No.TÜSİAD-T/99-12/275,1999, ÇAKMAK, Erol H, Structural Change and Market Opening in Turkish Agriculture, Center for European Policy Studies, EU-Turkey Working Papers, No 10/ September 2004, ( ) DOĞAN, Sibel, Dünya Tarım Ürünleri Ticaretinin Liberalleşmesine Yönelik Düzenlemelerin Türkiye nin Tarım ve Ticaret Politikaları Üzerine Etkileri, (Basılmamış Doktora Tezi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muğla, 2004). DÖLEKOĞLU, Türker Türkiye nin Tarım Ürünleri Dış Ticareti, T.E.A.E. Bakış, Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü, Sayı:2, Mart ERTUĞRUL, Cemil, Dünya Tarım Politikalarında Ortaya Çıkan Gelişmeler Karşısında Türk Tarımı, (Planlama Uzmanlık Tezi, Ankara, 1995). ERTUĞRUL, Cemil, Tarımda Küreselleşme, Uruguay Görüşmeleri ve Sonrası, Ankara:Odak Yayınları, ERAKTAN, Gülcan, Destekleme Sisteminde Değişim, Küreselleşme ve Türkiye Tarımı, Tarım Haftası Sempozyumu, (7-8 Ocak Ankara). GREENE, William, Econometric Analysis, Prentice Hall, 3 th, New Jersey, 1997 Hazine Müsteşarlığı, Türkiye nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı, Ankara, Mayıs Hazine Müsteşarlığı, Tarım Sektöründe Reform, ( ). İhracatı Geliştirme Merkezi (İGEME), Tarım ve Gıda İhracat Potansiyeli, Ankara:İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, Kasım 2004, ( ) İGEME, Tarım, 2003, ( ) İKV, ( ) JOHNSON,.T. Relevance Regained, The Free Press, New York, 1992, ss.23-24; M. HAMMER ve J. CHAMPY, Reengineering the Corporation, Harper Business, New York, 1993 KESBİÇ, C. Yenal ve Serap ÜRÜT, Rekabet Gücü ve Global Rekabette Türkiye nin Yeri, Finans- Politik&Ekonomik Yorumlar Dergisi, Sayı: 483, Haziran 2004, ss KOTAN,Zelal, Uluslararası Rekabet Gücü Göstergeleri Türkiye Örneği, ( ).

20 20 KOTAN, Zelal ve Serdar SAYAN, Türk İhraç Ürünlerinin AB Pazarında Güney Doğu Asya Ülkelerine Karşı Rekabet Gücünün Analizi: , Ekonomik Yaklaşım Dergisi, Sayı: 44-46, Cilt: 14, Kış 2003 KRUGMAN, Paul Rethinking International Trade, The MIT Press, USA, 1994 OECD, Ülke Tarım Politikaları ve Ticareti, Paris:OECD, OECD, Agricultural Policy: The Need For Further Reform Meeting of the Committee for Agriculture at Ministrerial Level Discussion Paper, OECD. ( ) OECD, Economic Survey of Turkey, Policy Brief, Paris:OECD, October OYAN, Oğuz, Tarımda Yapısal Uyarlama ve Türkiye nin Çıkarları, İktisat Dergisi, Nisan OYAN, Oğuz, Kalkınma ve Sosyal Adalet, Emek Politikaları Sempozyumu (24-25 Mart 2001-Ankara). PAZARLIOĞLU,Vedat, Döneminde Türkiye de İç Göç Üzerine Ekonometrik Model Çalışması, V. Ulusal Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu, Çukurova Üniversitesi, Adana, 2001 PORTER, Michael E. The Competiteve Advantage of Nations, A Division of Macmillan Inc, New York, 1990 SARAÇOĞLU, Bedriye ve Nezir KÖSE, Buğdaya Dayalı Gıda Sanayinde Türkiye nin Rekabet Gücü: Ekonometrik Analizler, İşletme-Finans Dergisi, Sayı: 176, Kasım 2000 SMITH,S. World Class Competitiveness, Managing Service Quality, Vol: 5, No: 5, 1995 SOYAK,Münevver, Rant Arama:Türk Tarım Sektöründe Destekleme Politikaları Yoluyla Aktarılan Rantlar Üzerine Bir İnceleme, Ekonomik Yaklaşım, cilt:7, sayı:23, SUİÇMEZ, Baki Remzi, Hayvancılık Sektöründeki Yıkım Sürecinden Kesitler:Türkiye Süt Endüstrisi Kurumunun Özelleştirilmesi, Tarım ve Mühendislik, sayı:66-67, Ankara, ŞAHİN, M.Yurdal, Ülkemizde Tarım Sektörünün Yeri, Önemi ve Sektöre İlişkin Teşvik Uygulamaları, Ankara: Hazine Müsteşarlığı Araştırma ve İnceleme Dizisi, Sayı:30, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Zirai ve İktisadi Rapor , Ankara, Türk Rekabet Kurumu, Faaliyet Raporu, Ankara:Türk Rekabet Kurumu, ULUDAĞ, İlhan, İzlenen Ekonomik Politikalar Işığında Türkiye Ekonomisi, İstanbul: M.Ü. Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü yayın No:2, WINGLEE, P Agricultural Trade Policies of Industrial Countries, Finance and Development, C.26, No. 1, WTO, Trade Policy Review Turkey Report by Government, WT/TPR/S/125,19, November YILDIRIM, Tülay, H.FURTAN and Alper GÜZEL, A Theoretical and Emprical Analysis of Wheat Policy in Turkey. World Agricultural Trade, (ed.,), Tülay Yıldırım, A.Schmitz and W.H. Furtan, Bolder, CO:Westview Press, Ziraatçiler Derneği, Hayvancılık Raporu 2004, ( )

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR Gözde SEVİLMİŞ Giderek artan nüfusa paralel olarak gıda maddeleri tüketimi ve dolayısıyla bitkisel yağ tüketimi artmaktadır. Diğer yandan artan gıda

Detaylı

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU Ağustos 2013, Adana Hazırlayanlar Sabahattin Yumuşak; Adana Güçbirliği Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sinem Özkan Başlamışlı; Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Detaylı

TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI Ankara -21 Ekim 2015 TARIMSAL DESTEKLER Sunum Planı 1- Türkiye Tarımı Genel Bilgiler 2- Tarımsal Destekleme Mevzuatı 3- Destekleme Kalemleri

Detaylı

TARIMSAL VERİLER Mart 2015

TARIMSAL VERİLER Mart 2015 T.C. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü TARIMSAL VERİLER Mart 2015 İÇİNDEKİLER Gayrisafi Yurtiçi

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

TARIM RAPORU. Serdar TAŞYÜREK

TARIM RAPORU. Serdar TAŞYÜREK TARIM RAPORU Serdar TAŞYÜREK GİRİŞ Teorik ekonomi tartışmalarında, tarım sektörünün, gelişme süreci içerisinde toplam istihdam ve üretimdeki payının azalması gerektiği genel kabul gören bir tezdir. Gelişmiş

Detaylı

Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi

Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi Türkiye Üretici Fiyatlarıyla 7. Büyük Tarım Ülkesi Genel ekonomide üst sıralarda yer alan Çin, 2009'da, dünya tarımsal hasılasında liderliğini sürdürdü ve dünya tarımsal hasılanın yüzde 23,4'ünü tek başına

Detaylı

TARIMSAL DESTEKLER. Burhan DEMİROK Daire Başkanı

TARIMSAL DESTEKLER. Burhan DEMİROK Daire Başkanı TARIMSAL DESTEKLER Burhan DEMİROK Daire Başkanı İstanbul -18-Aralık-2014 TARIMSAL DESTEKLER Sunum Planı 1- Türkiye Tarımı Genel Bilgiler 2- Tarımsal Destekleme Mevzuatı 3- Destekleme Kalemleri 4- Destekleme

Detaylı

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ 2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ SUNUM İÇERİĞİ Türkiye de Tarım Tarımsal girdi politikaları Tarımsal kredi politikaları Tarımsal sulama politikaları Tarımda 2023 Vizyonu 2 TÜRKİYE

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU Resim 1: Bakanlığımızca Geliştirilen Yerli Hibritlerimiz (ATAK S). 1. Kanatlı sektörü ile ilgili üretim, tüketim ve istihdam Bakanlığımız, 1930 lu yıllarda

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Türkiye nin Tarımsal Ürün İthalatı-İhracatı ve Hedefleri

Türkiye nin Tarımsal Ürün İthalatı-İhracatı ve Hedefleri Türkiye nin Tarımsal Ürün İthalatı-İhracatı ve Hedefleri Bir zamanlar tarımsal üretimde kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan Türkiye Cumhuriyeti 1980 li yıllardan sonra uygulanan yanlış tarım politikaları

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL 4.Bölüm Tarım Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından faydalanılmıştır.

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

HUBUBAT PİYASALARINA BAKIŞ

HUBUBAT PİYASALARINA BAKIŞ T.C. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUBUBAT PİYASALARINA BAKIŞ 1 HAZİRAN 2013 MARDİN 1 TMO NUN GÖREVLERİ Kuruluş: 1938 Hububat piyasalarını düzenlemek, Afyon ve uyuşturucu maddelere konulan devlet

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER 30 10 2013 topraksuenerji-ulusal güvenlik denince çoğu zaman zihnimizde sınırda nöbet tutan askerler, fırlatılmaya hazır füzeler, savaş uçakları

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM 7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM Tarım sektörü rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşturulacak Tarımda modern işletmeciliğe dönüşüm sağlanacak Tarım arazilerinin

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME TÜRKİYE GİYİM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ 211 yılı Temmuz ayında yürürlüğe konulan kumaş ve hazır giyim ürünlerine

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI

TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI Türkiye de Tarım Finansmanı Konferansı 18 Nisan 2012 İstanbul Dedeman Oteli, Türkiye Bu proje Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir Bu proje EBRD tarafından

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr

Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul 389 390 1-2007, T.C. Kalkınma Bakanlığı, Gelir Dağılımı ve Yoksullukla Mücadele, Özel İhtisas Komisyonu Raporu, www.dpt.gov.tr/docobjects/download/3087/oik691.pdf,

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE HAZİRAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Doç. Dr. Birgül GÜLER 1. DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ

Doç. Dr. Birgül GÜLER 1. DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ Doç. Dr. Birgül GÜLER 1 DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ Dünya Bankası, kurulduğu tarihten bu yana çeşitli ülkelerle 9.822 kredi anlaşması imzalamış, Türkiye toplam kredi anlaşmalarının 163'üne

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL I.Bölüm Tarım Ekonomisi ve Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2013 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 27/12/2013 tarihinde 2013 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bitkisel üretim bir önceki yıla göre

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE TEMMUZ 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ŞUBAT 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER 03 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Suni Tohumlama 3 Hayvan Başı Ödeme 4 Tiftik Üretim 5 Süt Primi( TL/lt) 6 İpek Böceği Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri ile

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Türkiye`de Sağlıkta Dönüşüm ve Endüstrimizin Mevcut Durumu

Türkiye`de Sağlıkta Dönüşüm ve Endüstrimizin Mevcut Durumu Türkiye`de Sağlıkta Dönüşüm ve Endüstrimizin Mevcut Durumu II. Sağlık Ekonomisi Kongresi, 4-5 Aralık 2014 Ecz. Halil Tunç Köksal Genel Sekreter Yrd. Sağlıkta Dönüşüm Programı ve Sosyal Güvenlik Reformu

Detaylı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ 4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomi: İnsanların geçimlerini sürdürmek için yaptıkları her türlü üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketim faaliyetlerinin ilke ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına ekonomi denir.

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Dünya Ekonomisinde Tarımın Rolü

Dünya Ekonomisinde Tarımın Rolü Kaynak: Kalkınma Ekonomisi, Feride Doğaner Gönel, Efil Yayınevi, Ekim 2010. Ulusal sınırlarla kısıtlanmış olan toprak faktörü piyasası tekelci piyasa özellikleri gösterir, yani serbest rekabetçi piyasa

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Kümelenme ile İlgili Kavramlar

Kümelenme ile İlgili Kavramlar Program 25 Ağustos 2014 Kümelenme Kümelenme İle İlgili kavramlar Türkiye de kümelenme politikaları Başarılı küme örnekleri Ostim Savunma ve Havacılık Kümelenmesi İnegöl Mobilya Kümelenmesi Yalova Saksılı

Detaylı

TMO, Türkiye içinde yedi bölgede toplam 28 şube, 114 ajans, 61 tesisli ekip halinde birçok il ve ilçede örgütlenmiş bir kurumdur.

TMO, Türkiye içinde yedi bölgede toplam 28 şube, 114 ajans, 61 tesisli ekip halinde birçok il ve ilçede örgütlenmiş bir kurumdur. Ülkemiz son yıllarda adı sıkça anılan kurumlardan biri olan Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı na bağlı resmi bir kurumdur. Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye'de hububat fiyatlarının üretici

Detaylı

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBUNUN 63. TOPLANTISINA KATILIM

OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBUNUN 63. TOPLANTISINA KATILIM OECD TARIMSAL POLİTİKALAR VE PİYASALAR ÇALIŞMA GRUBUNUN 63. TOPLANTISINA KATILIM Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı AB Uzman Yrd. Zeynep ORAL 28.05.2014

Detaylı

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER 04 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Suni Tohumlama Besilik Materyal Üretim Desteği(baş) 3 Hayvan Başı Ödeme 4 Tiftik Üretim 5 Süt Primi( TL/lt) 6 İpek Böceği Sütçü

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

GİTES TEKSTİL VE DERİ EYLEM PLANI

GİTES TEKSTİL VE DERİ EYLEM PLANI GİTES TEKSTİL VE DERİ EYLEM PLANI HEDEF -1 PAMUĞA İLİŞKİN POLİTİKALARDA ETKİNLİĞİN ARTIRILMASI 1.1 Pamuk Arama Konferansı sonucunda belirlenen Pamuk Eylem Planları hayata geçirilecektir. Gıda, Tarım ve

Detaylı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Ocak2013 N201301 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Analist, TEPAV Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Enstitüsü Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

TARIM ANLAŞMASI İÇ DESTEKLER. Özge Sarıal AB Uzman Yrd. ABDİGM ETİ

TARIM ANLAŞMASI İÇ DESTEKLER. Özge Sarıal AB Uzman Yrd. ABDİGM ETİ TARIM ANLAŞMASI İÇ DESTEKLER Özge Sarıal AB Uzman Yrd. ABDİGM ETİ Sunum Planı: Tarım Anlaşması nda İç Destekler Genel Düzenleme İndirimden Muaf Destekler Yeşil Kutu Mavi Kutu Kalkınma Programları İndirim

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 1 3 MAZOT, GÜBRE VE TOPRAK ANALİZİ DESTEĞİ Mazot Gübre Destekleme Ürün Grupları Destekleme Tutarı Tutarı Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları,9

Detaylı

* Ticaret verileri Nace Revize 2 sınıflandırmasına göre 45 ve 46 kodlu sektörleri içermektedir. Kaynak: (Türkiye İstatistik Kurumu, u)

* Ticaret verileri Nace Revize 2 sınıflandırmasına göre 45 ve 46 kodlu sektörleri içermektedir. Kaynak: (Türkiye İstatistik Kurumu, u) 1.1. Ticaret Türkiye ye paralel olarak TR82 Bölgesi nde de hizmetler sektörünün ekonomideki payının artmasıyla öne çıkan alanlardan biri de ticarettir. 2010 TÜİK Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistiklerine

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ABD ULUSLARARASI TİCARET BÖLÜMÜ GÜMRÜK MEVZUATI - I DOÇ. DR.

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ABD ULUSLARARASI TİCARET BÖLÜMÜ GÜMRÜK MEVZUATI - I DOÇ. DR. T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ABD ULUSLARARASI TİCARET BÖLÜMÜ GÜMRÜK MEVZUATI - I DOÇ. DR. BEKİR GÖVDERE DAHİLDE VE HARİÇTE İŞLEME REJİMİ SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

2011 Yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı İstatistikleri

2011 Yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı İstatistikleri Yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı İstatistikleri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 02/05/2012 tarihinde açıklanan, yılı Tarımsal İşletmelerde Ücret Yapısı haber bültenine göre; Hanehalkı

Detaylı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER A-HAYVANCILIK DESTEKLERİ HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Bakanlar Kurulu Kararı MADDE 4- (1) Birime Destek 1 Sütçü ve kombine

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE NİSAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM LÜTFİ SUNAR Yararlanılan Kaynak: Ertan Özensel, Köylerden Kırlara: Türkiye de Kırın Dönüşümü, Türkiye de Toplumsal Değişim, Ed. Lütfi Sunar, Ankara: Nobel Yayınları, 2014,

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

www.kuzka.gov.tr 1.1. Mali Yapı ve Finans 1.1.1. Banka Şube Sayısı TR82 Bölgesi Kastamonu Çankırı Sinop

www.kuzka.gov.tr 1.1. Mali Yapı ve Finans 1.1.1. Banka Şube Sayısı TR82 Bölgesi Kastamonu Çankırı Sinop 1.1. Mali Yapı ve Finans Ekonomik olarak tanımlanmış sınırlarda sermayenin yaygınlığı ve verimliliği genellikle mali ve finansal göstergelerle ölçülür. Bölgedeki bankaların durumu şube sayılarıyla, sermayenin

Detaylı

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ocak 2010 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. MEVCUT DURUM... 4 2.1. Dünya İş Makinaları Pazarı... 4 2.2. Sektörün Türkiye deki Durumu... 4

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Ağustos 2014 2013-2014 kış döneminde ülke genelinde etkisi hissedilen meteorolojik kuraklık, 2014 ün ilk yarısında bölgesel olarak devam etti. Türkiye

Detaylı

2008-2010 DÖNEMĐNDE DÜNYA HUBUBAT PĐYASALARINDA YAŞANAN GELĐŞMELER. Elif Haçkalı 1

2008-2010 DÖNEMĐNDE DÜNYA HUBUBAT PĐYASALARINDA YAŞANAN GELĐŞMELER. Elif Haçkalı 1 2008-2010 DÖNEMĐNDE DÜNYA HUBUBAT PĐYASALARINDA YAŞANAN GELĐŞMELER Elif Haçkalı 1 Hububat, beslenmede taşıdığı büyük önem nedeniyle dünyanın en stratejik ürün grubunu oluşturmaktadır. Hububat üretiminde

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN

DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN AMASYA Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

Sağlıklı Tarım Politikası

Sağlıklı Tarım Politikası TARLADAN SOFRAYA SAĞLIKLI BESLENME Sağlıklı Tarım Politikası Prof. Dr. Ahmet ALTINDĠġLĠ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ahmet.altindisli@ege.edu.tr Tarım Alanları ALAN (1000 ha)

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ADIYAMAN

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ADIYAMAN T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ADIYAMAN Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE Su Ürünleri Mühendisleri Derneği Yayın Organı SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE Kadir DOĞAN İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Laleli /İST. ÖZET Ülkemizde sahip olan geniş doğal

Detaylı

TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BURSA TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BİLGİ NOTU

TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BURSA TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BİLGİ NOTU TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BURSA TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BİLGİ NOTU Dünyada büyüyen gıda ihtiyacı ve özellikle güvenli gıdaya

Detaylı

TARIMSAL DESTEKLEME POLİTİKASINDA SÜREÇLER VE ÜRETİCİ TRANSFERLERİ

TARIMSAL DESTEKLEME POLİTİKASINDA SÜREÇLER VE ÜRETİCİ TRANSFERLERİ TARIMSAL DESTEKLEME POLİTİKASINDA SÜREÇLER VE ÜRETİCİ TRANSFERLERİ Rahim YENİ TKİB, APK Araştırma ve İstatistik Daire Bşk. Dr. Celile Özçiçek DÖLEKOĞLU Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü YAYIN NO: 98

Detaylı

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Yönetmelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik Amaç ve kapsam BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

(A) 1-500 Anaç küçükbaş 80-TL/baş (B) 501 ve daha fazla Anaç 72-TL/baş

(A) 1-500 Anaç küçükbaş 80-TL/baş (B) 501 ve daha fazla Anaç 72-TL/baş 2016 YILINDA UYGULANACAK TARIMSAL DESTEKLER BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar Amaç ve Kapsam 1. Tarımsal üretimde sertifikalı ve çevreye duyarlı üretimi yaygınlaştırmak, gıda ve yem güvenliğini, erkenciliği,

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR. Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR. Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YEM SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ, BEKLENTİLER, FIRSATLAR Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü Genel Sekreter Gıda Üretimindeki Küresel Güçlükler Nüfus artışı İklim değişikliği Kuraklık Su kaynaklarının

Detaylı