TÜRKiYEDE TOPRAK REFORMU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKiYEDE TOPRAK REFORMU"

Transkript

1 TÜEKİYE VE OETADÖĞt] ÂM'MOB ÎDAIIESÎ ENSTÎTtSt Îdarî Reform Serisi : VI TtîRKtYEDE İDARÎ REFORM ÇALIŞMALARI TÜRKiYEDE TOPRAK REFORMU Balkanoğlu Matbaacılık Ltd. Şti. A N K A R A - *

2

3 Türkiye ve Orta Doğu Âmme İdaresi Enstitüsü, memleket idaresinin dayandığı en önemli temel konulardan toprak reformu üzerinde kısmî bir incelemesini ilişikte sunmaktadır. İnceleme son derece geniş bir alanı içine alan toprak reformu konusunun yalnız iki cephesile ilgilidir: 1 Tanm topraklarmın haddinden fazla bölünüp parçalanmasmı önleyecek tedbirler 2 Tarım Popraklarmın Birleştirilmesi (Bütünleme). îllt olarak ele alman Tarım) topraldariîîm parçalamimsı, Türk tarımımn hemen el atılması gereken dâvalarından biridir. Gerçekten Türk tanm işletme sisteminde mühim bir yer tutan küçük ve orta işletmeler hergün biraz daha küçülmekte, parçalanmakta, hayatiyetini kayıp etmektedir. Başhea sebep miras yoluyla geçen veya satılan toprakların bölünme yoluyla küçülmesi, sahibini besle^ rnea, işletmeyi imkânsız küan bir hale^ gelişidir. Dâva eskidir. Enstitüce, meselenin sosyal sebepleri üzermde bir araştırma denemesi yapılmıştır. Daha sonra aym konunun ekonomik yönü üzerinde dıırıümuştur. NÜhayet sosyal ve eknomilc durumun tesbitinden sonra iıukukî tedbirler konusuna geçumiştir. Bu son konuda,çeşitli Avrupa memleketlerinden alınan tedbirler özetlendikten sonra başhea, İsviçre de takip edilen hukukî mücadele yolları tahlü ve izah edü^ niiştir. Hâlen ilâve edelim ki aynı medenî kanunu uygulayan bu memleketin aldığı hukukî tedbirler bizim için sadece bir telkin değeri taşır; memleket şartlarmıız üzerinde istatistiklere ve anketlere dayanan bir inceleme yapılması şarttır. ESıe ahnan ikinci mesele, îıaddiııdr^n fatela parsıalaiiımış tai'miı bopramariîiîiin 'birleştirilıiîıesi konusuıdur. Memleketimizde bu konu bazı dairelere (Eh son Toprak - Su Umum Müdürlüğüne) verümiştir. Bununla beraber henüz tatbikatma geçümemiştir. İncelemede çeşitli Avrupa memleketlerinde tarım topraklarının birleştirilmesi bakımından üeri sürülen ana fikirler özetlendikten sonra Fransa, fakat bühassa Belçika tecrübesi üzerinde durulmuştur. Bölge plânlaması konusundaki çalışmalar, ilgili arkadaşlanmı- z.m Mülî Birlik Hükümetinde görev alması yüzünden bu etüdde yer alamamıştır. ^

4 încetemerıin sonuç kısmında,toprak dağıtımı veya topraksız çiftçinin toı^faklandırılması konusuna da kısaca temas edilmektir. înc^emede çalışan bütün arkadaşlarıma hususüe Prof. Fehmi Tavuz, Prof: Reşat Aktajm, Doçent İbrahim Yasa, Dr. Safa Reisoğ^ lü, Dr. Sait pbut, Dr. tlhan 'Öztrak, Nabi Dinçer, Baran Tuncer'e burada teşekkür etmek isterim. Umum Miidür Prof. Dr. KemjQ[ Fikret Arık

5 İÇİNDEKİLER, Sayfa Önsöz... 3 Birmcî Kiısım : Tanm. Topraklarının BöitinmşM ve Bunu Önleyecek Tfedbirler. 1. TürkiyeMe ziraat işletmelerinin parçalanmasmin sosyal seîaep ve etkileri (Doç. Dr, İbrahim Yasa ve Nabi DkıçerO 2. Türkiye de arazi parçalanması meselesinin İktisadî cephesi baklanda rapor (Prof. Dr. Reşat Aktan ve Dr. Baran Tuncer) 3. Tarım topraklarmin çok küçülc parçalara böltininesini önleyecek tedbirlere bir bakış (Prof. Dr. Kem^l Fikret Ank) 4. İsviçre'de ziraî gayrimenkuuerin hukukî rejimi ^5 (Dr, Sefa Rcişoğlu) ÎMnci Kısım : Tarım Topraklârmın Birleştirilmesi. 1. Tarım topraklarınm birleştirilme konusuna genel bakış (Prof. Dr. Kemal Fikret Ank) 2. Fransız hukukunda arazi parçajanmasım Önleyici mevzuat- 74 (Dr. Sait Obut) 3. Belçika da parçalanmış arazinin tevhidi (Dr. luısan öztrau) 4. Sonuç

6

7 TÜRKİYE DE ZÎRAAT İŞI^TMELERÎNÎN PARÇALANMİASININ SOSYA.L SEÎBEP VE ETKİLERİ Giriş: îleriki sayfalarda açıklanacağı üzere memleketimizde ziraat işletmelerinin gittikçe artan bir süratle parçalanmakta olduğu mesele ile ilgili herkes tarafmdaiı bilinen bir gerçektir. Bu olay, Önem-!eri birbirinden farklı olan çeşitli sebeplerden ileri gelmektedir. Me- Beleyi bu sebepler açısından ele alarak incelemek ve sonra bir bütün haline birleştirmek suretiyle aydınlatmak ve bir sonuca varmaji icap eder. Bu itibarla komisyonumuz- bu meseleyi hukukî,iktisadî ve İçtimaî açılardan ele almayı gereku görmüş ve çalışma için üç ayn araştırma grubu teşkü etmiştir. Bu rapor dalıa ziyade olayın sosyal sebeplerim araştırmakta ve olayı bir mesele olarak 1) cereyan tarzı, 2) sosyal etküeri, 3) doğurmuş olduğu sonuçları karşıla» mak üzere alınacak tedbirler bakunından inceleıımektedir. Raporun 1 inci kısmında olayın cereyan tarzı ile iigili bulunan kanuıüar, demografik sebepler, gelenekler, makinalı ziraat üzerinde durulmakta; II inci kısmında parçalanma olayının sosyal yapıdaki çeşitli etküeri gözden geçirümekte; III üncü kısmmda ise meselenin halli hususunda alınabilecek tedbirler tartışılmaktadîr. I OlajTiıı CereyaiE JHmıı ' ı a) Ziraat îşîetsîi fötermmij 'Parçı^laMinası ile îlgiîi Kasılınlar : Ziraat işletmelerinin parçalanmasının ve ufalanmasının başta gelen sebepleri arasmda Medenî Eanun un, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile kısmen Ziraat Bankası Kuruluş ICanununun önemli rolleri vardır. Her ne kadaı* Medenî K,anunun inci maddeleri ziraat işletmelerinin parçalanmasına engel olabüecek hükümler ihtiva etmekte ise de bu hükümler memleketimizde uygulanma alanı bulamamışlardır. Gerçekten Mecelle ye ve gelensel usullere göre fazla parçalanmayı önleyen hükümler Medenî Kanun un yürürlüğe girmesmden itibaren gittikçe zajrıflamıştır. Buna üâveteh genel olarak zamanla Medenî Kanunun ve bühassa bu kanundaki verasetle ilgili hükümlerin halk tarafından anlaşılma ve uygulanmasma paralel olarak toprakların daha çok parçalandığı da bir gerçektir.

8 475S sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kauunüna gelince, bıı ka^ nun bir taraftan devletin tasamıfıındaki araziyi dağıtmak, diğer taraftan küçük ölçüde de olsa şahıslar elinde bulıman araziyi satın almak ve kamulaştırmak suretiyle parçalanma ve ufalma olayında önemli bir rol oynamaktır. Kanunun uygulanmaya başlamasından bugüne ka.dar, Devlet elindeki arazinin büyük bir kısmı bölünerek dağıtıldığı için bugün artık tam topraklandırma (norm topraklandırmasından) vazgeçilerek kısmî topraklandırma yoluna gidilmiş ve neticede parçalanma eğilimi daha da kuvvetlenmiştir. Ziraat Bankasmm 1935 den beri uygulanma alam bulan S202 sayüı kurıüuş kanunu hükümleri, köylülere kredi sağlamak, onları axazi sahibi yapmak, yetersiz ara^â sahibi olanları yeterli hale getirmek suretiyle büyük çiftliklerin dağılmasına yardım etmiştir. Bu konuda bir misal olmak üzere Ankara ya bağh Zirkayı Köyü yakımnda 7000 dönümlük bir çiftliğin Ziraat İBankası yardımıyla satın alınarak 89 köylü ailesine dağıtılmasını zikredebiliriz. Kısaca işaret ettiğimiz bu üç kanunun işletmeleri parçalanmaya yol açan hükümlerinin ne dereceye kadar uygulandığı ve bugüne kadar ne gibi sonuçlar almdığı ayrı bir araştırma konusu teşkil edebilir. b j D^ogFaıfik SeıbeplcsT : Türkiye hâlen dünyada en süratli nüfus artmasına sahne olan memleketlerden biridir. Artış % 3 oramnda olup her yıl kişi mevcut nüfusa katılmaktadır ki, bu da yeni ailenin ziraî sahada yer almasını gerektirmektedir. Halbuki memleketimizin bugünkü sanayüeşme temposu bu nüfusmı hepsini çeke- CPİt bir gelişme merhalesine ermiş bulunmamaktadır. Bu itibarla her yıl artmakta olan köylü ailelerinin çoğunluğu ziraî sahadan başka kesimlere aktarılamamakta, bu sebeple de işletmelerin daha da parçalanmasına yol açmaktadır. Son yüz yıl içinde memleketteki göçebe nufusun gerek idari tedbirlerle gerekse kendiliğinden ortadan kalkmak suretiyle ziraat alanına intikal ettirilmesi; sosyal ve ekonomik gelişmeler sonucunda birer ekonomik birim halinde bir çatı (hane) altında ve bir aile reisinin idaresinde yaşamakta olan büyük aile müessesesinin parçalanması; bu arada dış memleketlerden getirüen göçmenlerin topraklandırılması gibi diğer demografik etkenlerin de hiç şüphesiz z raat işletmelerinin parçalanmasında ayrı etkileri olmuştur.

9 e) GeleneMeı* : Memleketimizin çeşitli bölgelerinde eskidenberi ziraat işletmelerinin aile üyelerine tahsis ve intikali lıususlarmda çeşitli gelenek' ler yaşamaktadır. Bu gelenekler de işletmelerin parçalanmasmda az çok rol oynamaktadır. Bu geleneklerden biri ziraat sanatının (şehirlerdeki sanat vc mesleklere bakıma) daha uzun kuşaklar boyunca babadan oğula intikal etmesi geleneğidir. Belki bu köklü geleneğin sonucu olarak köylü aüeleri arasında bir çeşit sosyal adalet normları teşekkül etmiştir. Bu normlardan bazüarı Medenî Kanunda ifadesini bulmuştur. Bmia göre memleketimizin bazı bölgelermde ziraat toprakları aile üyeleri arasında miktar ve değer bakımından eşit paylar hailinde dağıtılmaktadır. Az önce işai'et ettiğimiz üzere büyük aile müessesesinde görülen parçalama eğilimi ile babanın hayatta iken evlenen oğullarına arazi tahsis etmesi arasında bir ilgilinin bulunması gerekli görünmektedir. Bu geleneklerle birlikte daha başkalarının ve bu arada grup dışı ve çok karılı evlemne geleneklerinin toprak parçalanmasındaki etki paylarının yapılacak bir araştırma ile tesbiti isabetli olur. d) Möââiîieli Ziraat : Makineli ziraatın uygulandığı memleketlerde ziraat işletmelerinin büyüdüğü ve parçalanan işletmelerin satın alınma veya kiralanma ve bazı hallerde ortaklaşa işleme suretiyle bir toplama olayına sebep olduğu bir gerçektir. Aşağıda büyük işletmecilik meselesini tartışırken işaret edeceğimiz üzere bu olay son zamanlarda memleketimizde de müşahede edümiştir. Esasen rasyonel ve rantabl bir işletmecilik böyle bir sonucu gerektirmektedir. Bazı memleketlerde uygulanan toprakların birleştirilmesi (land consolidatioıl) siyaseti de kısmen bu düşüncelere dayanmaktadır. Bu hususa böylece işaret ettikten sonra, süratli makineleşme hareketlerinin başladığı yıllarında memleketimizde devlete ait olup işlenmeyen ve halk tarafından sahipsiz telâkki edilen toprakların a^^rıca köylerin ortak malı olan otlakların büyük bir kısmımn çiftçiler tarafmdan gelişi güzel zaptedüerek işlendiği ve bu suretle topraklarının parçalanmasına yol açıldığı da bir gerçektir. Son yıllar zarfında toprak kadastrosu yapılan ba^ı vüâyetlerde ve meselâ Konya da bu suretle işletmeye açümış bulunan geniş toprakların mevcudiyeti devletle çiftçiler arasında birtakım anlaşmazlıklara yol açmış bulunmaktadır ki bu hal az önce işaret edilen olayı teyit etmektedir. 9

10 Yiııkarda kısaca, temas edilmiş bulunan sebeplerden toprak parçalanmasında etki payları ve bunların derece ve ağırlıkları ancak yerinde yapılacak araştırmalar sonucunda doğru olarak tesbit edilebilir. Eteasen ziraat işletmelerinin parçalanmasımn önlenmesi ve araz^i tevhidine gidilmesi bir hükümet siyaseti olarak ele alındığı takdirde işaret edilen araştu-manııı yapılması bir zaruret halini alacaktır. Bu hususa da böylece dokunduktan sonra raporumuzun ikinci kısmını teşkü eden ziraat topraklarınm parçalanmasmın sosyal ve ekonomik hayatımızdaki bazı etki ve sonuçları konusuna geçebiliriz. II PiargatejiiinDa Olaymıaı Sosyali Yaıpıd-aM ietldleri Çeşitli sebeplerle ziraat topraklarmın parçalanması sonucunda işletmelerin küçülmesi ve tek bir işletmeye ait olan tarlalarm ayrı ayrı yerlerde bulunması olayının, etkilerini sosyal ve ekonomik olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. a.) Sosyal Eıtldler : ı ; Bu olayın sosyal yapıdaki etkilerinde belki de en önemlisini son senelerde artan göçlerde görmek mümkündür. Bu itibarla göçlerin konumuzla ügisini belirtmekte fayda mülâhaza etmekteyiz. Göçleri sürelerine ve göç gönderen bölgelere göre başlıca iki grupta gözden geçirebiliriz. Süre bakımından göçler, mevsimlik, orta ve uzun süreli ve daimi göçler olarak ayırd edilebilir. Mevsimlik göçler şehre ve diğer ziraat alanlarına yapılmaktadır. Şehire yapılan mevsirnlik göçler ziraat faaliyetinin ölü devrine rasgeldiği halde, diğer ziraat alanlanna ve meselâ pamuk, çeltik, narenciye ziraatı yapılan bölgelere vulcubulan göçler ziraat faaliyetinin kesif olduğu zamanlara rastlar. Diyebüiriz ki, ziraat alanlarma yapılan göçler daha ziyade hiç toprağı olmayan veya pek az toprağı bulunan köylüler arasında rağbet bulduğu halde, şehirlere yapılan mevsimlik göçler daha ziyade aile ekonomisini desteklemek zorunda kalan küçük toprak sahibi çiftçiler arasmda daha yaygındır, 448 köy de yapılan (toplam nüfus ) bir makineleşme araştırmasımn verdiği sonuçlara göre memleketin muhteüf bölgelerine ait olan köylerde muvakkat ziraat işçilerinin miktarı ( ortalama sı) olup bunların arazi sahibi nüfusa oram % 38.7 dir (1). Bu oran ziraat alanlanna yapılan mevsimlik göçlerin önemi hakkında bir fikir verebilir. Orta ve uzun süreli göçler iki üâ yimü yıl arasmda değişebilir. Burada da başlıca endişe ziraî geliri düşük olan aile ekonomisine yardımdır. Bu çeşit köylüler köyle ilgilerini devam ettii irler, şehirde kazandıklarımn önemli bir kısmmı köye gönder- (1) IHiiTkiye de Ziraî Maifâneleşime, S, 94, Anikara., 1954 W

11 mek suretiyle ailenin istihlâk masraflarına-ve öküz tarla satın alınması gibi yatu-unlarına yardım ederler. Daimi göçler köyü ile ilgisini kesmeye mecbur kalan, şehre yerleşerek bir sanat öğrenmek, \.^eya çocuklarım okutarak sanat sahibi etmeğe karar veren köylüler arasında görülür. Nitekim az önce işaret edilen ziraî makineleşme (2) araştırmasının sonuçlarına göre yerleşmek maksadiyle şehir ve kasabalara göç edenlerin sayısı dur ki, bu sayı toplam nüfusun % 82 sine tekabül etmektedir. Eserde belirtüdiğine göre bu göç hareketi başlangıçta aynı oranı aşağı yukarı muhafaza ettiği halde, araştırmanın kapsadığı son iki yılda daha süratlenmiştiı\ Yine işaret edildiği üzere güney doğu bölgesinde son yılda (1952) göç edenlerin sayısı bir evvelki yılın iki katına yükselmiştir. Diğer taraftan sermayelerine sanayi ve bilhassa ticaret alanlarmda daha kârlı yatırımlar sağlamak ümidiyle şehir ve kasabalara göç eden köylülerin bulunduğu da tesbit edilmiştir. Göçler, göç gönderen bölgelere göre de ayrıca gözden geçirilebüir. Burada ziraî nüfus bakınıından çok kesif olan bölgelerde nüfus hareketlerinin daha kuvvetli ve yaygın olduğu müşahede edüraektedir. Bununla beraber bu gibi bölgelerde çay, pancar gibi entansif ziraate ihtiyaç gösteren bitki örtülerinin ziraatı teşvik edildiği zaman, göçlerin önemli bn* oran daihilinde azaldığı ve hattâ tamamen durduğu da görülmektedir. Göç gönderen bölgeleri kaba taslak şu gruplara ayırabüiriz: 1) Doğu Karadeniz sahili, 2) Karadeniz hinterlandındaki periferik sahalar, (Artvin, Gümüşhane, Tokat v.s.) 3) Doğu Bölgesi (Erzurum, Kars Erzincan vüâyetlerinin dağlık bölgeleri ahalisi). Göçlerin başlıca sebeplerinden biri işletmelerin aueleri geçindiremiyecek kadar küçülmesidir, bu olayın aym z-amaııda nüfusu süratle artmakta olan köylü halk arasmda geleceğe karşı güvensizlik ve bunun sonucu olarak huzursuzluk doğurmakta ve ulaştırma, haberleşme imkân ve araçlarınm gelişmesi suretiyle sosyal münasebetlerin yoğunlaştığı yer ve bölgelerde huzursuzluk daha da artmış bulunmaktadır. İşletmelerin parçalaıımasmm sebep olduğu diğer bir olay da eküi tarlalardaki ürünlerin ayrı ayrı yerlerde bulunmasıyla ortaya çıkan ürünleri koruma güçlüğü meselesidir. Bu durum da köylülerin bazı yerlerde küçük tarlaların bakım ve ekimi üımal etmelerine yol açmakta.ayı-ıca smır anlaşmazlıklarının artmasına sebep olmaktadır. Bu meselelerin de köy toplumu bakımından önemlerinin küçümsenmemesi gerekir. (2) Ayıu eser S

12 b ) Ekonomik Etkileri : İşletmelerin parçalanmasının ekonomik tetkiklerine gelince bu mesele genel raporun ayrı bir bölümünde yer alacağı için biz sade, ce bu konuda bir kaç hususa kısaca temas etmekle yetineceğiz. Bu hususlardan biri ve belki de en önemlisi işletmelerin gittik: çe küçülmesi sebebiyle aile gelirinin düşmesi ve bu gelir azalmasını başka yollarla telâfi edebilmek güçlüğüdür. Görüldüğü üzere göçler gelir azalmasını bir dereceye kadar telâfi edebilmek için başvu rulan çarelerden biridir. Diğer taraftan işletme gelirlerinin düşük olması sebebiyle tasarruf imkânları sımrlıdır. Bu yüzden köylü aüeleri makineli ve entansif ziraat için lüzumlu olan yatırımları yapamamaktadır. Bu da ıo.zun çağlardan beri istismar edümiş olan ziraat topraklarının daha da fakirleşmesine yol açmaktadır. Bâzı ziraî ekonomi uzmanlarının ileri sürdükleri gibi işletmeleri teşkü eden tarlalarm birbirinden ve iskân mahallerinden uzak ve küçük parçalardan meydana gelmiş olması zaman ve emek kaybına, bu ise ziraat ürünlerinin bir oran dahilinde maliyetleriniıı yükselmesine sebep olmaktadır. Bundan başka parçalanma, şahısların tasarrufunda bulunan tarlaların sınırlandırılmasmı, gidiş gelişi temin için yolların açılmasını,lüzumundan fazla arklarm, hayvan ve insan barınakları gibi tesislerin yapılmasını icap ettirmektedir. Bu tesisleri yapabümek için ziraat topraklarından oldukça önemli bir alanın ayrılmasına lüzum vardır.memleketin bütün ziraat toprakları düşünüldüğü takdirde bu ayrılan sahaların hiç de küçümsenmiyecek bir miktar teşkil etmekte olduğuna şüphe yoktur. III Tedbirler İşletmelerin parçalanmasının sosyal ve ekonomik yapıdaki yukarıda işaret edüen etkilerini azaltma ve önleme hususunda iki, çeşit tedbire başvurulabilir. Bu tedbirlerden biri işin daha ziyade esası üe ügili bulunmakta ve meselenin daha rasyonel bir şekilde hallini gerektirmektedir, îi) Esaslı Tedbirler : Bu tedbirler herşeyden önce ziraat topraklarının en verimli birimler halinde, başka memleketlerde yapıldığı gibi, birleştirilmesiyle ilgilidir. Bu tedbirlerin esasını ziraatçılarm «tevhidi arazi» diye adlandırdıkları halli çok zor bir mesele teşkil etmektedir. «Tevhidi arazi» başlıca iki anlamda kuuanılmaktadır. Bu anlamlarm biri zaman ve emekten tasarruf etmek için şahıslara ait olup ayrı ayrı parçalar halinde bulunan ziraat toprak- 12 '

13 lannm Devletçe zaruri görülen yer ve şartlara uygun bir şekilde biı* araya getirilip tek parçadan ibaret bir işletme haline sokulmasını ifade eder. Bu çeşit «tevhidi arazide» esas amaç zaman ve emekten tasarruftur. Bu gibi birleştirmelerde işletmeleri arazi büyüklüğü bakımmdan bir norma icra etmek bahis konusu değildir sayıdı ve 27/2/1960 tarihli kanunun 2. maddesinin (j) fıkrasında bu anlama uygun bir hükluta yer almıştır. Ziraî işletmeciler tarafından üzerinde durulan ikinci ve esas «tevhidi arazi» anlamı büyük işletmecüiğe gidümek suretüe toprağm çeşidine ve yapılan ziraat nevine ve coğrafi bölge özellikleri gibi faktörlere göre ziraat işletmelerinin normlar halinde yeniden birleştirümesidir. Birinci anlamın gerektirdiği tedbirler ikinci anlaüida açıklanan birleşme şekline zamanla yol açabilir. Her iki çeşit <sarazi tevhid» tedbirleri her şeyden önce bir takım çapraşık hukukî, İdarî, sosyal ve ekonomik meselelerin çözümlenmesi ile ügui bulunmaktadır. Tevhidi arazi tedbirlerinin sonucunda daha da artacak olan zi.- raî fazla nüfusun memlekette kurulacak çeşitli satnayi kollarına akiariiınası gerekecektir. Bu ise ancak her yıl artan nüfusun ziraat' tan başka kesimlere aktarılmasını mümkün kılacak plânlarla gerçekleşebüir. Ziraat Vekâleti Koordinasyon Toplantısmda yapılan tebliğlerden birinde (3) 1967 yüında ziraatle uğraşan nüfusun % 50 ye düşmesini sağlayacak olan bir İktisadî ve sosyal plân söz konusu edilmektedir. Bu plâna göre 1955 yılında 17,5 milyon olarak kaydedilen ziraat nüfusu küçük bir artışla 18 milyon civarında kalabilecek, işletmelerin rasyonalizasyonu sayesinde de nüfusun diğer yarısmı besleme ve ihracatı devam ettirme mümkün olabilecektir. Memleketin bugünkü istihsal kaynaklan düşünülecek olursa böyle bir plânlama zarureti daha açık olarak meydana çıkmış olur. Meselâ Ankara Ziraat Fakültesi Toprak ve Gübreleme Enstitüsü nün yaptığı bir araştırmaya göre bütün memleketimizdeki ekümeye elverişli topraklardan elde edilebilecek ürün ancak/20-21 milyon nüfusu normal bir şekilde beslemeye yetişebilecek miktarı geçmemektedir. Bu duruma göre Türk ekonomisi iki önemli mesele karşısında bulunmaktadır. Bunlardan biri, ziraî verimlüiği arttırmak suretiyle ziraat istihsali bakımından kendine yeter ve ziraat maddeleri İhraç eden bir memleket haline gelmek, diğeri ise sanayi sahasında ihtisaslaşarak ihtiyacımız olan ziraat maddelerini ithal eden bir ekonomik siyaset takip etmek meselesidir. (3) Ziraat Vek. Koordinasyon toplantısı, S, 15, Günsoy Basımeıvi, Ankara,

14 Bu nevi esasii' tedbirlerin kapsamlı bir ekonomik kalkmina plâmmn çerçevesi dahilinde mtisbet sonuçlar verebileceğini söylemeye lüzum yoktur. Meselenin halli ayrıca, son zamanlarda Hükümet tarafından getirilmiş olan bazı yabancı uzmanların da üzerinde dur muş oldukları gibi uzun vadeli, büyük yatırımlarla esaslı hazırlıklara bağlı bulunmaktadır. Bütün memleketi kapsayacak, büyüklükteki plânların uygulanmasındaki aşılması güç zorluklar bizi bölge plânlamalârma zorlamış olabilir. Bu takdirde memleketin az gelişmiş veya nisbeten daha ileri duruma erişmiş bölgelerinden hangisinin öncelikle ele alınacağı meselesi Hükümetin sosyal siyasetine bağlı kalacaktır. Nisbeten daha müsait bölgelerde uygulanacak olan kalkınma plânlarının az gelişmiş bölgelere bakıma daha kısa samanda istenüen sonucu sağlıyacağında şüphe olmamakla beraber, bu husustaki öncelikle ügüi en son karar Hükümetin az önce işaret edilen sosyal siyasetine dayanacaktır. Bu kararların almması doğrudan doğruya Devletin siyasetine yeni bir yön verümesini bu ise her şeyden önce memlekette plânlama zihniyetinin benimsenmiş. olmasmı gerektirecektir. Plânlama ameliyesinde önlenmesi gereken bir takım zorluklar vardır. Plânlamada çalışacak olan mütelıassıs personel yetersizliği, büyük sermaye yatırımlanmn azlığı, İdarî mekanizmanm plânlamaya pek müsait olmayışı, çeşitli menfaat ve baskı gruplarımn muhalefeti bu zorluklar arasmda zikredebilir. Bu gibi güçlüklerin meselenin yüzüstü bırakılmasmı icap ettirmemesi lâzımdır. Bu itibarla esaslı tedbirlerden ayrı olarak bir takım âcil ve tali tedbirler düşünülebilir. Bunları, esash tedbirlerin ileride uygulanabümesi kolaylaştıracak olan, geçiş ve bu bakımdan da bir nevi zemin hazırlama tedbirleri sayabüiriz. Diğer bakımdan memleketimizin herhangi bir bölgesinde esaslı tedbirler uygulandığı zaman başka bölgelerinde bunları hemen uygulamak mümkün olamıyacağı için, talî tedbirlerin uygulanmasını geçmek icap edebi,- lir. b )T aü Tedbîrler: aa) Gelenekler:.^raat topraklarının fazla parçalanmasına engel olmak için memleketin çeşitli bölgelerinde halkm uygulan ış ta olduğu çeşitli gelenekler vardır. Bazı bölgelerde elden çıkarılacak olan tarlayı, tarla komşusunun öncelikle satın almak hakkı (şüf a) diğer bazı bölgelerde, bilhassa Orta Anadolu nun dağmık köylerile Trakya ve Doğu'nun bazı yerlerinde evlenen kız evlatlara toprak yerine daha ziyade kapkacak ve ziynet eşyası ver rilmesi; komşular arasmda tarla değiştirilmesi ve bu suretle top- 14

15 raklarm birleştirilmesi bu gibi geleneklere sadece bir kaç misaldir. Memleketimizde uygulandığı halde bazı Avrupa memleketlerinde gelenek halinde olupta sonradan kanunlarda yer alan, toprağın büyük oğula intikali usulünün (primogeniture) ve bu arada toprak hukuku ile ilgili diğer geleneklerin yeni kanımlarm yapılmasından önce gözden geçirilmesinde hiç şüphesiz büyük fayda vardır. bb) Eğitim: Öğretim; Gerek geniş anlamı ile sosyal, gerekse dar ve teknik anlamı ile ziraî faaliyetlerle ilgili bulunan çeşitli eğitim öğretim hizmetleri koordine edilmemiş bir şekilde Ziraat, Maarif, Sağlık Vekâletleri ile bazı özel dernek ve kurnmlai' tarafından ifa edilmeğe çalışılmaktadır. Köy topluluklarının hayat seviyesini yükseltmek suretiyle kendi çevrelerine daha iyi uyabilmek amacına yöneltilmiş bulunan bu faaliyetlerin toprak parçalanması ile hiç şüphesiz doğrudan doğruya ilgisi yoktur. Fakat bu hizmetler köylülerin görüş, zihniyet ve davranışlarında bazı olumlu etkilerde bulunduğu için, alınacak diğer tedbirlerin uygulanmasında onları daha hazırlıklı bir hale getirebilir. Eğitim meselemizle ilgisi sadece bu bakımdamr. Radyolar, gezici kütüphaneler, broşürler halk gazete ve kitapları vasıtasiyle yapılan yayınlar; ziraat okulları, 4 K klüpleri, üretme çiftliklerinin ziraat ve hayvancılığı İslah için çeşitli çalışmaları, çeşitli kurslar ve panayırlar, sergiler, ziyaretler bu alanda sarfedilen faaliyetlerdendir. Yine meselemizi doğnıdan doğruya ilgilendirmemekle beraber, bu faaliyetlerin köylüler için ne dereceye kadar faydalı olduğu ve amaçlannı ne dereceye kadar gerçekleştirebileceği üzerinde durulması ve araştırılması gerekli bir konu olduğu düşüncesindecc) Teknik ziraat: Bu konuda da üzerinde durulacak hususlar hiç şüphesiz doğrudan doğruya ziraat topraklarınm parçalan' masmı önleyecek tedbirler değildir. Bununla beraber, teknik eğitim öğretim ile sıkı sıkıya ilgili bulunan ve bir arada mütalaa namesi gereken bu meselelerin dolayısı üe toprağm daha fazla parçalanmasından doğacak bazı sakıncaları bir dereceye kadar önleyeceği fikrinde olduğumuz için bu konuya kısaca temas etmeği uygun buluyoruz. Konumuz bakımından teknik ziraat alanında üzerinde durulması gereken birinci mesele, bugün memleketimizde yaygın bir (4) Yapüan programlara nazaran 2,5 milyon ıhektarlık arazinin sulanması derpiş edilmektedir. Bu, me-vcut ekilen arazinin % 10 ujiu teşfâl eder. Halbuiki Orta Anadoluda 11 milyon hektar arazi, yani bütün sahajıarm 45 i kâfi yağmur aimamaiktadır. emlen 15

16 şekilde uygulanmakta olan ekstansif ziraattan entansif ziraata geçme meselesidir. Bu mesele bir taraftan ziraat topraklarmin geniş çapta sulanmasmı (4) yerine göre suni veya tabii gübre kul* lanılmasmı, teraslama ve diğer yollarla toprağın islahmı, diğer taraftan ise yeni bitki türlerinin kabulünü ve mevcut türlerin is> İnhını gerektirmektedir. Meselâ Karadeniz bölgesinde yapılan çay, Konya havalisine son zamanlarda girmiş bulunan pancar ziraatini, Akdeniz bölgesinin bazı kısımlarında başarılı bir şekilde denenen sebzeciliği ve memleketin şartlarına uymuş bulunan meyveciliği teşvik etme suretiyle daha da geliştirmek mümkündür. dd) Makineleşme ; Bir memlekette geniş çapta makineli ziraatın uygullanıp uygulanmaması ziraî rantabüite meselesi ile ilgili bulunmakta ve bu da bizi büyük ve küçük işletme şıklarından biri veya diğerini tercih edip etmemekle karşı karşıya getirmektedir. Bu tercih meselesi her şey den evvel Devletin takip etmekte olduğu sosyal ve ekonomik politikaya bağlıdır. Küçük işletmecilikte köylü ailelerine asgarî refahı sağlamak suretiyle memlekette sosyal istikrar amacı ön plâna alınmakta dır. Fakat böyle bir siyaset bir taraftan elde mevcut ziraî işletmelerin bugünkü halile küçük işletmeler halinde kalmasına, diğer taraftan daha rantabl olabilecek büyük işletmeden bir kısmının parçalanmasına yol açmış bulunmaktadır. Bu böyle olmakla beraber, bilhassa 1948 den itibaren takip edilmeye başlanan makineli ziraat politikasının sonucu olarak ziraî işletmeciliğimizde, etkileri sosyal yapımızı değiştirebilecek mahiyette yeni olaylar müşahade edilmektedir. Bu olayların önemlilerinden biri ziraî işletmelerin toprak satın alma yolu ile büyümesidir. Daha önce işaret etmiş olduğumuz örnekleme usulu ile yapılmış bulunan Türkiye de ziraî makinleşme araştırmasında tesbit edildiğine göre bu büyüme «+64 nisbetinde daha evvel tamamen işlenmekte olan, % 13 nisbetinde kısmen işletilmekte olan ve % 23 nisbetinde hiç işlenmeyen arazinin satın alınmasıyla vukubulmuştur (5). Bu duruma göre genişleyen işletmelerin kendi bünyelerine katmış olduğu toprağın % 77 si» yani hemen hemen beşte dördü eski işletmelerden, yine takriben beşte biri o zamana kadar işlen miyen araziden meydana gelmektedir. Bu eğilim küçük işletmecilikten büyük işletmeciliğe doğru geçilmekte olduğu hiç olmazsa makine ile işlenen arazilerde göstermektedir. Ziraî işletmelerin yapısında bu değişme eğilimini gören ve daha, ziyade ekonomik endişelerle hareket eden bazı ziraat ekono- (5) Tüafeiyede Ziraî Makinüjeşme, S ^ Ankara,

17 micileri ziraatte rantabilite meselesini ileri sürerek işletme birimlerinin «aile işletmesin»den «traktör birimine» geçmesi lâzım geldiği fikrindedirler (6). Nitekim Türkiye de Ziraî Makineleşme araştırmasmda da bu hususa temasla traktör kullanan 26 aileden 20 sinin mahsul maliyetinin düştüğünü 3, ünün yükseldiğini söylediklerine işaret etmektedir. (7). Modern bir eğilim olarak beliren büyük işletmecilik gerçeği ekonomik bakımmdan hiç şüphesiz savunulabilir, fakat bugtin memleketimizin durumu ziraî kesimdeki nüfusun başka kesimle* re aktarümasmı kolaylaştıracak derecede sanayileşmiş bulunmadığına göre, memleket bir sosyal adalet ve güvenlik meselesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Küçük işletmecilik sosyal adalet ve güvenliği bir dereceye kadar sağlıyorsa da ekonomik rantabilite bakımından her zaman tenkit edilebilir. Bu biribirine zıt olan ana düşünce tarzlarının bir dereceye kadar sakıncalarını önleyen ve faydalarını bir arada toplayan üçüncü bir düşünce ve hareket tarzı da ziraatta istihsal kooperatifçiliği olabilir. Kooperatifçilik mülkiyet rejiminde bir değişiklik olmaksızın küçük şletmelerin bir araya gelerek istihsal kooperatifleri halinde birleşmelerim mümkün kılmaktadır. Bugünkü durumda memleketimiz için böyle bir sistemin kabulünü savunabilirz. Çünki, ziraî istihsal kooperatiflerinin başarılı sonuçlar verip vermemesi hususu bir memleketin sosyal yapısı ile yakından ilgili bulunmaktadır. Memleketimiz gibi henüz köylü özelliklerini muhafaza eden bir toplumda sosyal bağlar canlılıklarını henüz muhafaza etmektedirler. Bundan dolayı yardımlaşma ve birlikte çalışm.aya dayanan kooperatifçiliğin nisbe ten daha kolay bir şekilde uygulama alanı bulabileceği düşünce^ sindeyiz. Ancak, bu gibi hareketlerde halkın önderliğe ihtiyacı ol? duğu hususuna da ayrıca işaret etm_ek isteriz. ee) Hayvancılık: Bugün memleketimizde hâkim olan hajn/ancılık mera hayvancılığıdır. Halbuki meralarımız hayvanlarımızı beslemeyecek kadar daralmış bulunmaktadır.. Her büyük baş hayvana 2 dekarlık bir mera düştüğüne göre hayvan miktarım da^ ha da arttırmak bu şartlar altında bahis konusu olamaz, esasen bunım aksine olarak Prof. Baade ve diğer bazı uzmanlar mevcut hayvanlarımızın miktarını 1/3 oranında azaltmayı ve hayvan cinsini İslah suretiyle randımanı aynı seviyede tutmayı tavsiye etmiş bulunmaktadır. Esasen 1948 de başlayan ziraatte makineleşme e6) Bıtalar,a igöre birim ekstansm ziüaat ıbolgelerinde 5000, Adana' gitoi entaı' sif ziraat Tbölgelerinde 1500 dönüm olmalıdır. (7 ) Türkiıye de Ziraî imrakmeleşme S. 114 ıll5, Aıiikara,

18 hareketi bilhassa çeki hayvanlarında azalma başlamış ve bu azalma temposunun geçen yılara göre daha da arttırılmış bulun* maktadır. (8). Bu ajzalma gerçekleştirilmediği takdirde ahır hayvancılığını teşvik etmek hatıra gelebilirse de, bu da herşeyden önce yem ziraat ve sanayiini ve genel olarak ziraî sanayii geliştirmek le mümkün olabilir (nıeselâ şeker sanayiinin tali bir ürünü olan yem küspesi).,ancak bu yol hayvan yemlerinin pahalıya mal ol» duğu müddetçe etin maliyet fiyatını çok arttıracağından uzmanlar tarafından tavsiye edilmemektedir. ff) Köy Ev ve El Sanatları : Ziraî işletmelerin parçalanarak ailenin geçimini sağlayamamak duruma düşmesi karşısında aile gelirini arttırmak için ileri sürülen çarelerden biri de köy ev ve el Banâtla:rmı teşviki olabilir. Bu konunun çeşitli bakımlardan mütalea edilmesi mümkündür. Bazı düşünürlerimiz köy ev ve el sanatlarmm küçük işletme sahibi köylülerin geçiminde bir destek olacağıra söylemekte ve onları şehre bağlılıktan bir dereceye kadar kurtarabüeceğini ileri sürmektedirler. Böylece köylüleri topraklarına bağlamada köy ev ve el sanatları tesirli bir tedbir olacaktur. Pek tabiidir ki, bu tedbir köyden şehirlere yapılan nüfus akınlarını yöleyemez, sadece mevsimlik göçlere kısmen engel olabilir ve çoğu zaman köyde kalan kadınlarm boş zamanlarım değerlendirme bakımından önem taşıyabilir. Çünkü ekstansif ziraatın büyük mikyasta uygulandığı memleketirhizde köylerde iş süresi bir yıl içinde 4*5 ayı geçmemektedir. Bu duruma böylece işaret ettikten sonra köy ev ve el sanatlarının köy ekonomisinde yerinin ne olabüeceği sorusuna kısaca göz atabilü'iz. Köy ev ve el sanatları zati köy ekonomisini destekleyecek bir istikâmette mi geliştiriîîmeli, yoksa yurdumuzun çeşitli bölgelerinde yaşamaya çalışan ve bütün sanayiin ügilenmediği veya istihsal edemediği sanat değeri olan mamullerin istihsaline doğru mu yönetilmelidir.? Soruhun birinci kısmında zikredilen mamullerin teşviki fikrimizce memleket sanayiinin gelişmesini bir dereceye kadar yavaşlatabilir ve esasen bu gibi mamullerin daha, kaliteli olanları memleket fabrikalarmda daha ucuza istihsal edüebilmektedir. Sorunun ücinci kısmmda İşaret edüen «hirfet» konusu mamullerin teşviki ise köylümüze yardımcı bir gelir kaynağı teşkil edebilir ve hatta turizm endüstrisini de destekleyebilir. Tahta kaşıkçıhk, bel kuşakları, desenli yün çoraplar, oyalı çevre v.s. işleri bu konuda birer misal teşkil eder. (8) TürMyede ziraî makineleşme, S. 43, Ankara,

19 Bugün Türkiye'de gelişme imkâna olan ev ve el sanayii şubelerine gelince bunları taşlar (Eskişehir lüle taşı, Hacı Bektaş taşı), bitki lifleri (hasırlar), dericilik nıamûlleri (posttan, hayvan kürklerinin de bağlanmasına kadar çeşitli kollar), hafif saı*açlık işleri, çanak çömlek sanayii kolları olarak sıralamak mümkündür, (9) Zaman zaman işaret ettiğimiz üzere ziraat kesimindeki yatınmların daha ziyade ekstansif ziraatten entansif ziraâte geçmek için yapıldığı son yıllarda, gerek resmî gerek özel kaynaklardan köy ev ve el sanatları için önemli miktarda yatırım yapılamıyacağı açıktır. Ziraat sahasında oldukça uzun bir süre devamlı yatırımla ra ihtiyaç hasıl olması sebebile köy ev ve el sanatlarına yapılacak yatırımlarm bu devrede sımrlı kalacağmda şüphe yoktur. 'Raporumuzun üçüncü kısmım teşkil eden ziraat topraklannnı parçalanmasını önleme ve azaltma tedbirleri hakkmdaki görüşlerimizi yukarıda açıldamaya çalıştık. Bu tedbirlere üâve olarak Türkiye de artan nüfus meselesini de göz önünde bulundurmak hatıra gelebilir. Artış temposu bu hızla devam ettiği müddetçe millî geliri yükseltme çabalarımn vereceği sonuçların, bu nüfus artışı karşısında hemen tesirsiz kalması pek muhtemeldir. Bu sebeple bir yandan milli geliri arttırma tedbirleri alırken, diğer yandan da, ileı-iki yıllaı^da nüfus kontrolü meselesini de düşünmek zarureti hasıl olabüir. Esaslı ve tali olarak iki ana grup altında toplamış olduğumuz bıi tedbirleri, ayrı ayrı ve birbirleriyle çelişen meselelerle ilgili tedbirler olarak düşünmek yerinde bir ana meselenin çeşitli veçheleriie ilgili tedbirler halinde düşünmek daha doği u olur. Bu hususa Önem işaret ettikten som-a raporumuzun sonuç kısmına geçiyoruz. Bu kısımda ziraat topraldarımn parçalanmasında önemli rolleri olan ve kanunlarm çıkmasında (bühassa 4753 sayılı kanunda) gözetilen sosyal ve ekonomik görüşlerin 2. Dünya Harbini takiben sosyal ve ekonomik gelişme üe nasıl çelişme halinde bulunduğunu, sosyal ve ekonomik eğilimin nasıl başka bir yöne yönelmiş bulunduğunu göstermeye çalışacağız. ' IV Soîiııç ^ Üzerinde durmuş olduğumuz meselenin halli için ileri sürülen tedbirler her şeyden önce memleketimizde hüküm süren sosyal ve,(9) Bu husıjüta tamamlaıyıcı bilgi edinmek için Ev» Köy sanâtlan hakkında, îş ve İşçi Bulroa Kurumu Umum Miidürlti^ünün 20 sayılı 'raporuna, batanız, Ankara, İstiklâl Matbaası ' İ l ) '

20 ekonamik görüşlerle yakından ilgili bulunmaktadır. Bu gölmüşler çeşitli kanun ve tedbirlerle uygulanma alanı bulmuştur sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanun unda bu görüşlerin açık bir şekilde ifade edilmiş bulunduğu için konumuzla ilgisi bakımmdan kanun gerekçesi üzerinde durmayı lüzumlu göriiyoruz. (10) Bahis konusu gerekçede arazinin sahipleri tarafmdan işleti] mesi ana prensip olarak kabul edilmiştir. Bu suretle toprağına bağh, köklü, kendi mülküne dayanan bağımsız bir çiftçi zümresinin teşekkülü üe her türlü sosyal sapkınlıkların önlenebileceği düşünülmüştür. Tasarı aym zamanda ortakçılık rejimine de temas.ederek biî rejimin toplum içinde huzursuzluk yaxatabüecek bir zümre mey»- dana getirebileceğini üeri sürmektedir. Yine gerekçenin incelenme^ sinden anlaşılacağı üzere memlekette bir yanda büyük toprak mülkiyeti rejimi mevcut olduğu halde, diğer yanda büyük kütleler halinde topraksız ve az topraklı aüeler bulunmaktadır. Bu gerçekler gözönünde tutularak çıkarılan Çiftçiyi Topraklandirma Kanunu öncelikle Devlet topraltlarmın «tam topraklandırma» yolu üe (normların tesbiti üe) dağıtılmasım gerektirmiş; âmme elinde bulunan topraklar normalara göre dağıtılmak için elvermeyecek kadar azalınca Kanun ün koymuş olduğu ve eskiden beri bu sahadaki görüşe temel teşkü eden prensip^lerden kısmen vazgeçüerek kabul edilen bir nizamname ile, «kısmî topraklandırma» usulüne başvurmak zarureti karşısında kalınmıştır. Kanunda her ne kadar özel kişüerin elinde bulunabilecek azami miktarı tesbit edilmiş ve bunu geçen miktarların kamulaştırılabileceği göz önünde tutulmuş ise de büyük arazi sahipleri topraklarını kendi aile üyeleri arasmda muvazaa yolu üe suretâ bölerek Kanun hükümlerinden kaçtıkları için bu hüküm pek uygulanamamış^ tu''. Diğer taraftan hâzineye ait olduğu halde, bir nevi gasp suretiyle elde edümiş bulunan arazinin, bunları gasbedenlerle Devlet makamları arasmda çıkan anlaşmazhkların uzamasmdan ve bazı hallerde de arazinin kişiler tarafmdan uzun müddet imar ve ıslâh edümiş olması gözönünde tutularak kamulaştınimasmdan vazgeçme zarureti hasıl olmuştur. Toprak Kanununun uygulanmasmı güçleştiren bu sebeplerden başka diğer önemli bir sebep de bazı bölgelerde hâkim olan toprak mülkiyeti rejimidir. Meselâ Doğu ve Güneydoğumda köylüler Bey ve Şeyhlerin arazisi üzerinde kiracı, marabacı olarak çalıştıkları için her bakımdan arazi sahibine tabidirler. Bu duruma bir çok yakarlar gibi Ziya Gökalp ve îsmail Hüsrev Tökin dikkati çekmekte- (10) Büıyüık imimiet Medisi Zabıt OerMesi. 17j1,1ö54, s

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA GÜNÜMÜZDE ve GAP KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA Türkiye nüfusunun yaklaşık %48.4

Detaylı

Toplulaştırmanın tarım üzerine sağlayacağı olumlu etkileri şunlardır:

Toplulaştırmanın tarım üzerine sağlayacağı olumlu etkileri şunlardır: Tarımsal üretimin artırılması amacıyla, kişi ve işletmelere ait olan, küçük parseller halinde birden fazla parçaya bölünmüş, değişik yerlere dağılmış veya elverişsiz biçimde şekillenmiş arazilerin; Modern

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL -. '. ' J ı 156 16 Şubat 1952 tarihli Türkiye Batı - Almanya Ticaret ve ödeme Anlaşmalarına Ek 21 Aralık 1954 tarihli Protokollerle Ekleri Mektupların Tasdikine dair Kanun (Resmî Gazete ile ilâm.- 2.II.

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi:7/2/2001 Resmi Gazete Sayısı:24311 24311 MĠLLĠ EMLAK GENEL TEBLĠĞĠ (SIRA NO:)

Resmi Gazete Tarihi:7/2/2001 Resmi Gazete Sayısı:24311 24311 MĠLLĠ EMLAK GENEL TEBLĠĞĠ (SIRA NO:) Resmi Gazete Tarihi:7/2/2001 Resmi Gazete Sayısı:24311 24311 MĠLLĠ EMLAK GENEL TEBLĠĞĠ (SIRA NO:) Bulgaristan dan zorunlu göçe tabi tutulan ve daha sonra Türk vatandaşlığına kabul edilenleri konut sahibi

Detaylı

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları 1. Kavramın Ortaya

Detaylı

Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin

Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin veya Tescili Yönetmelik 8.1.2005 25694 SAYILI GAZETE BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Amaç Madde 1 Bu hangi maddelerin ticaret ve zorunlu en az tespitine ve borsaya

Detaylı

Madde 1 - Köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı, DSİ Umum Müdürlüğü tarafından temin ve tedarik olunur.

Madde 1 - Köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı, DSİ Umum Müdürlüğü tarafından temin ve tedarik olunur. KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 7478 Kanun Kabul Tarihi: 09/05/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 16/05/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 10506 KANUNUN ŞÜMULÜ Madde 1 - Köylerin

Detaylı

Üçüncü Demir ve Çelik Fabrikalarının Kuruluş Yeri Seçiminde Uygulanan Usûl Ve Alınan Sonuç

Üçüncü Demir ve Çelik Fabrikalarının Kuruluş Yeri Seçiminde Uygulanan Usûl Ve Alınan Sonuç Üçüncü Demir ve Çelik Fabrikalarının Kuruluş Yeri Seçiminde Uygulanan Usûl Ve Alınan Sonuç Dr. M. HAYRİ ERTEN (*) 27 Ekim 1966 günü Sanayi Bakanlığında toplanan ve Türkiye'nin demir ve çelikle ilgili resmî

Detaylı

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Ülkelerin veya hükümetlerin,bilinçli olarak, Nüfusun niceliği ( sağlık ve doğurganlık), Niteliği ( eğitim) ve Dağılımını(kır

Detaylı

TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN. Kanun Numarası : 2090. Kabul Tarihi : 20/6/1977

TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN. Kanun Numarası : 2090. Kabul Tarihi : 20/6/1977 TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2090 Kabul Tarihi : 20/6/1977 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 5/7/1977 Sayı : 15987 Yayımlandığı Düstur : Tertip

Detaylı

HUBUBAT PİYASALARINA BAKIŞ

HUBUBAT PİYASALARINA BAKIŞ T.C. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUBUBAT PİYASALARINA BAKIŞ 1 HAZİRAN 2013 MARDİN 1 TMO NUN GÖREVLERİ Kuruluş: 1938 Hububat piyasalarını düzenlemek, Afyon ve uyuşturucu maddelere konulan devlet

Detaylı

Sayı: 2010/52 Konu: Emlak Vergisi Muafiyeti 11 Şubat 2010

Sayı: 2010/52 Konu: Emlak Vergisi Muafiyeti 11 Şubat 2010 Sayı: 2010/52 Konu: Emlak Vergisi Muafiyeti 11 Şubat 2010 Değerli Üyemiz, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) mali danışmanı ERTÜRK Yeminli Müşavirlik den Derneğimize gelen Emlak Vergisi Kanununun

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Konya Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği Kabul Tarihi: 18/04/2008 Kabul Sayısı: 183 Sayılı Belediye Meclis Kararı Yayım Tarihi:

Detaylı

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8:

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: ESKİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: Şirketin işleri ve idaresi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca Genel Kurul tarafından Hissedarlar arasından seçilecek 7 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından

Detaylı

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR Süleyman TUNÇAY * I-GİRİŞ: Ölüm geliri ve ölüm aylığı, bağlandığı sigorta kolunun niteliğine göre ölen

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

4- SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

4- SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI 4- SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 17 Haziran 2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 4.1 Türkiye deki

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU Ortaklığın Ünvanı/Ortakların Adı : Türk Prysmian Kablo ve Sistemleri A.Ş. Adresi : Ömerbey Mah. Bursa Asfaltı Cad. No:51, Mudanya / Bursa Telefon / Faks : (0224) 270 30 00 / (0224)

Detaylı

1. Tacir hükmi şahıs ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri;

1. Tacir hükmi şahıs ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri; Ticari Defterler Bölümüne Git Kanunlarımıza Göre Ticari Defterler TÜRK TİCARET KANUNU TİCARİ DEFTERLER A) Defter Tutma Mükellefiyeti: I Şümulü: Madde 66 Her tacir, ticarî işletmesinin iktisadi ve mali

Detaylı

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Şubat 29, 2012-1:29:29 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin her yıl arazi bölünmesinden, parsel küçülmesinden dolayı yaklaşık 8 milyar

Detaylı

Kemal LOKMAN. Petrol Dairesi, Ankara

Kemal LOKMAN. Petrol Dairesi, Ankara TÜRKİYE PETROL SONDAJLARI PETROL ARAMA AMACI İLE TÜRKİYE'DE YAPILAN SONDAJLAR VE BU HUSUSTA M.T.A. ENSTİTÜSÜNÜN YARARLI VE BAŞARILI ROLÜ Petrol Dairesi, Ankara Yurdumuzda petrol arama amacı ile 13 Ekim

Detaylı

ŞİRKET AKTİFİNDE KAYITLI ARSANIN KAT KARŞILIĞI MÜTEAHHİDE VERİLMESİ

ŞİRKET AKTİFİNDE KAYITLI ARSANIN KAT KARŞILIĞI MÜTEAHHİDE VERİLMESİ ŞİRKET AKTİFİNDE KAYITLI ARSANIN KAT KARŞILIĞI MÜTEAHHİDE VERİLMESİ ŞİRKET AKTİFİNDE KAYITLI ARASANIN KAT KARŞILIĞI MÜTEAHHİDE VERİLMESİ Güray ÖĞREDİK Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mazars&Denge Denetim

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL I.Bölüm Tarım Ekonomisi ve Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından

Detaylı

1. Nüfus değişimi ve göç

1. Nüfus değişimi ve göç Sulamanın Çevresel Etkileri Doğal Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Biyolojik ve Ekolojik Kaynaklar Üzerindeki Etkiler Sağlık Etkileri 1.Nüfus değişimi ve göç 2.Gelir düzeyi ve işgücü 3.Yeniden yerleşim 4.Kültürel

Detaylı

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar erteke@tskb.com.tr Ağustos 2014 2013-2014 kış döneminde ülke genelinde etkisi hissedilen meteorolojik kuraklık, 2014 ün ilk yarısında bölgesel olarak devam etti. Türkiye

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi İdari Dava Daireleri Kararları Bu durumda, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu kentsel dönüşüm alanına yönelik olarak proje hazırlanıp hazırlanmadığı, plan değişikliği yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan

Detaylı

Konya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliği

Konya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliği Konya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Yasal Dayanak Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmelik Konya Büyükşehir Belediyesi

Detaylı

TABLOLARIN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ TABLOLARIN LİSTESİ ÖZEL AMAÇLI TABLOLARIN LİSTESİ GRAFİKLERİN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ HARİTA VE KROKİLERİN LİSTESİ

TABLOLARIN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ TABLOLARIN LİSTESİ ÖZEL AMAÇLI TABLOLARIN LİSTESİ GRAFİKLERİN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ HARİTA VE KROKİLERİN LİSTESİ 1/7 İÇİNDEKİLER TABLOLARIN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ TABLOLARIN LİSTESİ ÖZEL AMAÇLI TABLOLARIN LİSTESİ GRAFİKLERİN LİSTESİ YAZI İÇİNDEKİ HARİTA VE KROKİLERİN LİSTESİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER BÖLÜM:I GİRİŞ BİLİM-SOSYAL

Detaylı

AVIVA SİGORTA A.Ş. NİN 28 HAZİRAN 2010 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ SAAT: 11.00

AVIVA SİGORTA A.Ş. NİN 28 HAZİRAN 2010 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ SAAT: 11.00 AVIVA SİGORTA A.Ş. NİN 28 HAZİRAN 2010 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ SAAT: 11.00 1. Açılış ve Başkanlık Divanının seçilmesi, 2. Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının imzası hususunda

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516

Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516 Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516 KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU KAPSAMINA GİREN KURUM VE KURULUŞLARIN GİRDİKLERİ HİZMET KOLLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN

Detaylı

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II)

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) 1. KONU: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile uygulamaya konulan

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek 2 ve 4ncü Maddelerinin Değiştirilmesine, Değişik 60 nci ve Bu Kanuna Bir Ek Madde ile Bir Geçici Madde İlâvesine Dair nın C. Senatosunca

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 SİRKÜLER NO : 2004/ 63 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ İstanbul, 10 Mayıs 2004 KONU : Zor Durumda Bulunan

Detaylı

DENİZCİLİĞİN DEVLET POLİTİKASI OLMASI BAKIMINDAN DENİZ HUKUKUNUN YERİ

DENİZCİLİĞİN DEVLET POLİTİKASI OLMASI BAKIMINDAN DENİZ HUKUKUNUN YERİ 1 DENİZCİLİĞİN DEVLET POLİTİKASI OLMASI BAKIMINDAN DENİZ HUKUKUNUN YERİ Prof.Dr.M.Fehmi Ülgener Denizciliğin devlet politikası olarak belirlenmesi öncelikle ülkenin içinde bulunduğu şartlar, coğrafi konum

Detaylı

Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI

Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI I- Giriş Tapu ve Kadastro Harçları, 492 sayılı Harçlar Kanununun dördüncü kısmında düzenlenmiştir. Bu bültenimizde kanunun

Detaylı

İçindekiler Sahifo AÇIKLAMA 1

İçindekiler Sahifo AÇIKLAMA 1 İçindekiler Sahifo M E T O T H A K K I N D A AÇIKLAMA 1 - ANKET ALANI : Anketin uygulandığı «Öğrenci gurupları» 3 - Sonu ve Cevapların düzenleniş şekli ^ Konu kategorilerinin teşkili, isteklerin sınıflandırılması

Detaylı

ÖZEL BÜLTEN 16. Abonelerimize 28 TEMMUZ 2011 SÜRYAY AŞ SICAK HABER

ÖZEL BÜLTEN 16. Abonelerimize 28 TEMMUZ 2011 SÜRYAY AŞ SICAK HABER SICAK HABER Abonelerimize ÖZEL BÜLTEN 16 28 TEMMUZ 2011 SÜRYAY AŞ 28.07.2011 Tarih ve 28007 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 57 sayılı Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde uygulamaları kolaylaştırıcı

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI

TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI Türkiye de Tarım Finansmanı Konferansı 18 Nisan 2012 İstanbul Dedeman Oteli, Türkiye Bu proje Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir Bu proje EBRD tarafından

Detaylı

ANAYASA UZLAġMA KOMĠSYONU BAġKANLIĞINA

ANAYASA UZLAġMA KOMĠSYONU BAġKANLIĞINA ANAYASA UZLAġMA KOMĠSYONU BAġKANLIĞINA Maliye Bakanlığında görevli Maliye Uzmanlarının kurmuş olduğu Maliye Uzmanları Derneği olarak Komisyonunuzun devam ettirdiği anayasa hazırlık çalışmalarına katkıda

Detaylı

Mevcut Durum TARIM ARAZİLERİNİN DAĞILIMI

Mevcut Durum TARIM ARAZİLERİNİN DAĞILIMI TARIM ARAZİLERİNİN DAĞILIMI ALAN (Milyon Ha.) 1. Toplam Tarım Arazisi 23,8 ÇKS ye kayıtlı tarım arazisi 14,8 Kayıt altına alınamayan tarım arazisi 9,0 2. Kayıt dışı arazilerin dağılımı Mevcut Durum Şahıs

Detaylı

İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU

İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU İSVEÇ ÇALIŞMA ZİYARETİ RAPORU 9-15 KASIM 2012 İÇİNDEKİLER 1. ÇALIŞMA ZİYARETİ KAPSAMI... 1 2. GENÇ İŞGÜCÜNÜN SORUNLARI PROJESİ... 1 2.1. Proje Amaçları ve Özeti... 1 2.2. Proje Kapsamında Planlanan Faaliyetler...

Detaylı

DAHİLDE İŞLEME REJİMİ HAKKINDA GENELGE (2005/2) TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI

DAHİLDE İŞLEME REJİMİ HAKKINDA GENELGE (2005/2) TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI ifade eder. DAHİLDE İŞLEME REJİMİ HAKKINDA GENELGE (2005/2) 1- Bu Genelge de geçen kısaltmalardan; TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI - AKÇT: Avrupa Kömür Çelik Topluluğu nu, - AT: Avrupa Topluluğu nu, - DİİB:

Detaylı

Madde 2-Bu Yönetmelik 6643 sayılı yasanın l inci maddesinde belirtildiği gibi Türk Eczacıları Birliği'ne kayıtlı olan tüm eczacıları kapsar.

Madde 2-Bu Yönetmelik 6643 sayılı yasanın l inci maddesinde belirtildiği gibi Türk Eczacıları Birliği'ne kayıtlı olan tüm eczacıları kapsar. TEB YARDIMLAŞMA SANDIĞI YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Yayım Tarihi: 08.05.1997 Sayı: 22983) BiRiNCi BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, Türk Eczacıları Birliği

Detaylı

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş. İstanbul, 09.02.2009 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 15. ve 30. Maddeleri Uyarınca Yapılacak Vergi Kesintilerine İlişkin 15 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri Yayımlandı DUYURU NO:2009/21

Detaylı

İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLME MECBURİYETİ KALDIRILMIŞTIR

İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLME MECBURİYETİ KALDIRILMIŞTIR Denet Sirküler Denet Yayıncılık A.Ş. Tel : 0212 275 96 90/274 77 06 Avni Dilligil Sokak No:6 Faks : 0212-272 62 16/272 33 23 34394 Mecidiyeköy-İSTANBUL E-mail: bdo.denet@bdodenet.com.tr Web : www.bdodenet.com.tr

Detaylı

4. Bu Yasa, Bakanlar Kurulu adına Çalışma işleriyle görevli Bakanlık tarafından yürütülür.

4. Bu Yasa, Bakanlar Kurulu adına Çalışma işleriyle görevli Bakanlık tarafından yürütülür. ULUSLARARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ (ĐLO) Ü EŞĐT DEĞERDE ĐŞ ĐÇĐ ERKEK VE KADI ĐŞÇĐLER ARASI DA ÜCRET EŞĐTLĐĞĐ HAKKI DAKĐ 1951 TARĐHLĐ 100 SAYILI SÖZLEŞMESĐ Đ O AYLA MASI I UYGU BULU MASI A ĐLĐŞKĐ YASA Sayı: 22/1993

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

Dışişleri Komisyonu raporu

Dışişleri Komisyonu raporu S.Sayısı: 161 Yabancı memleketlerle geçici mahiyette ticaret anlaşmaları ve Modüs vivendiler akdine ve bunların şümulüne giren maddelerin gümrük resimlerinde değişiklikler yapılmasına ve anlaşmaya yanaşmıyan

Detaylı

MALATYA TİCARET BORSASINA TABİ MADDELER VE BU MADDELERİN ALIM VEYA SATIM Y Ö N E T M E N L İ Ğ İ

MALATYA TİCARET BORSASINA TABİ MADDELER VE BU MADDELERİN ALIM VEYA SATIM Y Ö N E T M E N L İ Ğ İ MALATYA TİCARET BORSASINA TABİ MADDELER VE BU MADDELERİN ALIM VEYA SATIM Y Ö N E T M E N L İ Ğ İ 08.01.2005 Tarih 25694 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 18.05.2004 Tarihli ve 5174 sayılı Odalar ve Borsalar

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

Konut teslimlerinde Satıcı Müteahhit Tarafından Fazla Hesaplanan KDV nin Konut alıcısına İade Edileceği

Konut teslimlerinde Satıcı Müteahhit Tarafından Fazla Hesaplanan KDV nin Konut alıcısına İade Edileceği Konut teslimlerinde Satıcı Müteahhit Tarafından Fazla Hesaplanan KDV nin Konut alıcısına İade Edileceği Sabri Arpaç Yeminli Mali Müşavir sabriarpacymm@gmail.com Konut satıcısı müteahhit tarafından yüzde

Detaylı

Tarım Sayımı Sonuçları

Tarım Sayımı Sonuçları Tarım Sayımı Sonuçları 2011 DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ İstatistik ve Araştırma Dairesi Ocak 2015 TARIM SAYIMININ AMACI Tarım Sayımı ile işletmenin yasal durumu, arazi kullanımı, ürün bazında ekili alan, sulama

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü. Sayı : 11395140-019.

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü. Sayı : 11395140-019. Özelge: SMS yolu ile banka hesabına yatan üyelik bedelleri karşılığında aylık fatura düzenleyip düzenleyemeyeceği ile yabancı ülke internet sitelerinin üyelere kullandırılması durumunda elde edilecek gelirin

Detaylı

ĠÇĠN BAKANLAR KURULUNA YETKĠ VERĠLMESĠ HAKKINDA KANUN

ĠÇĠN BAKANLAR KURULUNA YETKĠ VERĠLMESĠ HAKKINDA KANUN 3729 MĠLLETLERARASI ANDLAġMALARIN YAPILMASI, YÜRÜRLÜĞÜ VE YAYINLANMASI ĠLE BAZI ANDLAġMALARIN YAPILMASI ĠÇĠN BAKANLAR KURULUNA YETKĠ VERĠLMESĠ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 244 Kabul Tarihi : 31/5/1963

Detaylı

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ.

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/15 Konusu : Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Belirlenen Vergi Kesintisi Uygulamaları Tarihi : /02/2009 Sayısı İlgili

Detaylı

Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım:

Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım: Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım: Listede zımpara müstesna - ki yalnız iki, üç yüz tonluk bir tenakus göstermiştir,

Detaylı

ÇEVRE İZİN VE LİSANSLARINDA YENİ DÖNEM

ÇEVRE İZİN VE LİSANSLARINDA YENİ DÖNEM ÇEVRE İZİN VE LİSANSLARINDA YENİ DÖNEM 21.11.2008 tarih, 27061 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği ve 29.4.2009 tarih, 27214 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan "Çevre Kanununca

Detaylı

KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI NDAN OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI NA DAVET

KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI NDAN OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI NA DAVET KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI NDAN OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI NA DAVET Bankamız Olağan Genel Kurul Toplantısı, aşağıdaki gündemle, 31/03/2015 Salı günü saat 15:00 te Büyükdere

Detaylı

Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı

Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı Ali ERGİN-ali.ergin@tarim.gov.tr HAZİRAN-2014 KIRSAL KALKINMA ÇALIŞMALARI

Detaylı

Kurumlar, Kurullar. Haldun DARICI *

Kurumlar, Kurullar. Haldun DARICI * Kurumlar, Kurullar Haldun DARICI * Geçtiğimiz yılı önemli bir ekonomik kriz içerisinde geçiren ülkemizde, kriz ortamından çıkmak amacıyla çeşitli yapısal tedbirler alınmış, bu çerçevede çıkarılan kanunlarla

Detaylı

Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk.

Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk. Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk. Sayı: Tarih: 14/09/2011 B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-4-14001-28/-726

Detaylı

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail.

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail. ÇANAKKALE İli, AYVACIK İLÇESİ, KÜÇÜKKUYU BELDESİ,TEPE MAHALLESİ MEVKİİ I17-D-23-A PAFTA, 210 ADA-16 PARSELE AİT REVİZYON+İLAVE NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU Ö:1/5000 25/02/2015 Küçüksu Mah.Tekçam

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL 4.Bölüm Tarım Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından faydalanılmıştır.

Detaylı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU VE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİRLERİ

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU VE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİRLERİ YENİ TÜRK TİCARET KANUNU VE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİRLERİ I-GİRİŞ: Ekonomik büyüme ve gelişme beraberinde işletmelerin ölçeklerini genişletirken kapasitelerini de artırmaktadır.

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER

GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER GIDA GÜVENLİĞİ VE YENİ TARIM POLİTİKASINA İLİŞKİN ÖNERİLER 30 10 2013 topraksuenerji-ulusal güvenlik denince çoğu zaman zihnimizde sınırda nöbet tutan askerler, fırlatılmaya hazır füzeler, savaş uçakları

Detaylı

ZİRAİ KAZANÇ ÖLÇÜLERİNİN TESBİTİ HAKKINDA YÖNETMELİK

ZİRAİ KAZANÇ ÖLÇÜLERİNİN TESBİTİ HAKKINDA YÖNETMELİK 2471 ZİRAİ KAZANÇ ÖLÇÜLERİNİN TESBİTİ HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 12.2.1987, No : 87/11549 Dayandığı Kanunun Tarihi : 4.1.1961, No : 213 Yayımlandığı R. Gazetenin Tarihi : 23.3.1987,

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmenliğin amacı; Kafkas Üniversitesine

Detaylı

İleri şehircilik tekniğine göre hazırlanan imar plânı takriben 60.000 nüfuslu

İleri şehircilik tekniğine göre hazırlanan imar plânı takriben 60.000 nüfuslu bu maksatla bir şehircilik müsabakası açmış, milletlerarası şöhreti haiz bir TÜRKİYE EMLÂK İtalyan şehircilik profesörünün nezaretinde Türk mimar ve mühendislerinden KREDİ B AN K A S I ATAKÖY SOSYAL mürekkep

Detaylı

GERÇEK KİŞİLERE AİT GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA GELİR VERGİSİ

GERÇEK KİŞİLERE AİT GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA GELİR VERGİSİ GERÇEK KİŞİLERE AİT GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA GELİR VERGİSİ 1.Giriş İnşaat sektöründeki gelişmeler ve Türkiye Ekonomisindeki rolü herkesçe malûmdur. Sektörün en önemli girdilerini arsa, arazi

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ İLİNİN GENEL MEYVECİLİK DURUMU Mehmet SÜTYEMEZ*- M. Ali GÜNDEŞLİ" Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu'muz birçok meyve türünün anavatanı

Detaylı

İnşaat işlerinde Katma Değer Vergisine ilişkin bazı konular 2

İnşaat işlerinde Katma Değer Vergisine ilişkin bazı konular 2 İnşaat işlerinde Katma Değer Vergisine ilişkin bazı konular 2 V. ARSA KARŞILIĞI İNŞAAT İŞLERİNDE KDV Türkiye de yaygın bir uygulama olan kat karşılığı arsa işlemlerinin KDV karşısındaki durumu farklı uygulamalar

Detaylı

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM LÜTFİ SUNAR Yararlanılan Kaynak: Ertan Özensel, Köylerden Kırlara: Türkiye de Kırın Dönüşümü, Türkiye de Toplumsal Değişim, Ed. Lütfi Sunar, Ankara: Nobel Yayınları, 2014,

Detaylı

GİDER VERGİLERİ KANUNU 1, 2

GİDER VERGİLERİ KANUNU 1, 2 GİDER VERGİLERİ KANUNU 1, 2 Kanun Numarası : 6802 Kabul Tarihi : 13/7/1956 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 23/7/1956 Sayı: 9362 Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 37 Sayfa: 1982 BİRİNCİ KISIM Madde

Detaylı

EK KARŞILIK PRİMİ: UYGULAMA VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ

EK KARŞILIK PRİMİ: UYGULAMA VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ EK KARŞILIK PRİMİ: UYGULAMA VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ EK KARŞILIK PRİMİ: UYGULAMA VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ Ramazan YAŞAR * I - GİRİŞ Sosyal güvenlik, insanları hayatın içinde olan risklere karşı koruyacak önlemlerin hepsine

Detaylı

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon.

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon. GAMBİYA ÜLKE RAPORU 1. Nüfus: 1.797.860 (Dünyada 149.) 2. Nüfus artış oranı: % 2,4 (Dünyada 32.) 3. Yaş yapısı: 0-14yaş: % 40 15 64 yaş: % 57 65 yaş ve üstü: % 3 4. Şehirleşme: % 58 5. En büyük şehir:

Detaylı

YÖNETMELİK BARTIN ÜNİVERSİTESİ ORMAN ÜRÜNLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK BARTIN ÜNİVERSİTESİ ORMAN ÜRÜNLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 6 Haziran 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28669 Bartın Üniversitesinden: YÖNETMELİK BARTIN ÜNİVERSİTESİ ORMAN ÜRÜNLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI

4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI 4081 SAYILI ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN UYGULAMASI 4081 Sayılı Kanun; Çiftçi mallarının korunması esaslarını düzenlemek üzere 10.07.1941 tarihinde yayımlanmıştır. Kanun Hükümleri; -Köy sınırları

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Türkiye Linyit Yataklarının İstihlâk Esasına Göre incelenmesi

Türkiye Linyit Yataklarının İstihlâk Esasına Göre incelenmesi Türkiye Linyit Yataklarının İstihlâk Esasına Göre incelenmesi Yazan : Cemal KIPÇAK Memleketimizde bugüne kadar linyitler üzerinde yapılmış olan arama ve çalışmalar bu cevherlerin evvelâ rezerv itibariyle

Detaylı

TAHSİLÂT VE ÖDEMELERDE BANKA, PTT VE ÖZEL FİNANS KURUMLARININ KULLANILMA ZORUNLULUĞU

TAHSİLÂT VE ÖDEMELERDE BANKA, PTT VE ÖZEL FİNANS KURUMLARININ KULLANILMA ZORUNLULUĞU TAHSİLÂT VE ÖDEMELERDE BANKA, PTT VE ÖZEL FİNANS KURUMLARININ KULLANILMA ZORUNLULUĞU 1- Mükellefler İçin UYGULANACAK CEZANIN TUTARI (*) YÜRÜRLÜK TARİHİ ASGARİ TUTAR UYGULANACAK CEZANIN NEVİ Serbest Meslek

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU AKÇAKALE KÖYÜ (MERKEZ/GÜMÜŞHANE) 128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU 2016 AKÇAKALE KÖYÜ-MERKEZ/GÜMÜŞHANE 128 ADA 27 VE 32 NUMARALI PARSELLERE

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN 10371 İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5779 Kabul Tarihi : 2/7/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2008 Sayı : 26937

Detaylı