KISIM TIBBİ ACİLLER Bölüm 26 Tıbbi Aciller Bölüm 27 Zehirlenmeler, Sokmalar ve Isırıklar Bölüm 28 Kalp Hastalığı Bölüm Felç Bölüm Dispne Bölüm

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KISIM TIBBİ ACİLLER Bölüm 26 Tıbbi Aciller Bölüm 27 Zehirlenmeler, Sokmalar ve Isırıklar Bölüm 28 Kalp Hastalığı Bölüm Felç Bölüm Dispne Bölüm"

Transkript

1 KISIM TIBBİ ACİLLER Bölüm 26 Tıbbi Aciller Bölüm 27 Zehirlenmeler, Sokmalar ve Isırıklar Bölüm 28 Kalp Hastalığı Bölüm 29 Felç Bölüm 30 Dispne Bölüm 31 Diabet Bölüm 32 Akut Batın Bölüm 33 Yaygın Medikal Sorunlar Bölüm 34 Bulaşıcı Hastalıklar Bölüm 35 Madde Bağımlılığı Bölüm 36 Bilinç Kaybı ve Epilepsi Bölüm 37 Pediyatrik Acil Durumlar

2 Tıbbi Aciller GİRİŞ Birleşik Amerika'da 1-45 yaşları arasındaki başlıca ölüm sebebi travmadır. Bundan dolayı ATT'nin eğitilmesinin büyük kısmı yaralanma ve kurtarmalara yaklaşım üzerinde yoğunlaşmıştır.acil tıp servislerine yapılan çağrıların büyük çoğunluğu hiçbir şey yapılamayan yaralanma, kazalar ve saldırılarla ilgilidir. Bu çağrılar aniden ve umulmayan hastalığa yakalanan kişiler veya bilinen hastalığın gelişmesiyle daha önceden olmuş semptomların ortaya çıkmasıyla ilgili tıbbi aciller olabilir. ATT ler kendilerine çağrı yapılan medikal acillerle, en az yaralanma ve kazaların çeşitli tiplerine verdikleri cevaplar gibi ilgilenmelidirler. Sıklıkla bildirilen şikayetin esas sebebini bilmek zordur. Her ne kadar spesifik durumun teşhisi ATT nin işi değilse de, ATT'nin sorumluluğu belirgin medikal şikayetin varlığını tespit etmek, uygun desteği sağlamak ve nakil prosedürünü düzenlemektir. 26. Bölümde çok olağan medikal acillerin bazılarını anlatır. Bölümün birinci yarısı medikal rahatsızlık ve hastalıkların başlıca sebepleri Üzerinde yoğunlaşır. Bu medikal sebeplerden, çevresel sebeplere, bilinmeyen ve belirsiz sebeplere kadar değişir. Rahatsızlık ve hastalıkların semptomları ve klinik belirtileri ilerde tanımlanmıştır. Bölümün son kısmında, ATT'nin medikal acilin akut veya kronik hastalık veya bir periyodik rahatsızlıktan mı olduğuna karar vermesine yardım edecek, medikal rahatsızlık ve hastalıkların kronolojisi anlatılır. AMAÇLAR 26. Bölümün amaçları: tıbbi acillerin doğasını ve bu tip olayların belli sebeplerini anlamak. bu sebepleri n tıbbi bir acili oluşmasındaki rolleriyle ilişki kurmak. tıbbi rahatsızlık ve hastalığın semptom ve klinik belirtileri arasında ayırım yapabilmek. akut, kronik ve periyodik tıbbi acilleri teşhis etmek. TIBBİ RAHATSIZLIK VE HASTALIKLARIN SEBEPLERİ Bilinen bir hastalığın ilerlemesi, umulmayan rahatsızlık ve semptomlardan çıkan medikal aciller genellikle aşağıdaki sebeplerden biriyle sonuçlanır: 1. Normal, sağlıklı dokuların dejenerasyonu 2. Enfeksiyon (bakteriyel, parazitik veya viral) 3. Dokuyu invaze ve harap eden neoplazmalar 4. Doku fonksiyonunu değiştiren endokrin (hormonal) dengesizlikler 5. Lümenli organların obstrüksiyonu 6. Konjenital defektler 7. Çevresel 8. Bilinmeyen veya gizli sebepler Dejeneratif Olaylar Birleşik Devletler yaşlı popülasyonundaki gibi, biz dokuları harap eden dejeneratif hastalıklardan artan şekilde haberdar oluyoruz. Vücudun hiçbir bölümü normal, sağlıklı dokularının dejenerasyonuna bağışık değildir. Eklemler, örneğin dejeneratif artrit gibi, bir hastalığa yakalanırsa sıklıkla cerrahi replasman tedavisine gereksinim gösterir. Eklem yavaşça harap olduğundan, hastada eklem ağrısı ve fonksiyon kaybı oluşur. Yıllarca sigara içilmesi veya basitçe şehir dumanının inhalasyonu akciğer ve bronşları harap ederek kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve amfizem oluşturur. Kötü beslenme, sigara içilmesi, yüksek kan basıncı, sedanter yaşam ve diğer birkaç faktör, bütün dejeneratif olayların en sıklarından biri olan arteriosklerozla sonuçlanır. Bu hastalık, küçük ve büyük arterleri vücudun tüm dokularında harap eder ve sonuçta kalp hastalığı-

3 BÖLÜM 26. TIBBİ ACİLLER ŞEKİL 26.1 ATT'nin hastalarının çoğu kalp krizi veya felç kurbanlarıdır, ğına ve felce sebep olur. Arterioskleroz baş ve kalpte olduğu gibi, bacak ve iç organlardaki kan damarlarının hasarına da sebep olabilir. Bu dejeneratif kan damarı hastalığının semptomları vücudun etkilenen her organında ortaya çıkabilir. Semptomlar kan damarı dejenerasyonu ilerledikçe daha şiddetli olabilir. Kalp hastalığı bugün sıktır ve egzersiz sonrası hafif göğüs ağrısı olandan, bir kalp krizinden aniden ölene kadar geniş bir aralıktadır. çoğu hastalar kalp hastalığını düzeltmek ve kontrol etmek için ameliyat olmuşlardır. Kalp hastalığının temel sebebi kalbi besleyen arterlerin dejenerasyon ve obstrüksiyonudur. Olağan semptomlar göğüs ağrısı, sıkıntı ve solunum zorluğudur. Beyindeki kan damarlarının dejenerasyonuna serebrovasküler hastalık denir. Beyini besleyen arterlerin biri tıkanırsa veya hasarlı damarlar beyin içinde rüptüre olursa, beyinin bölümlerine kan desteği, parsiyel veya total, birden kesilir. Beyinin,bir bölgesine kan akımının kesilmesine inme denir. inmeler, yutma ve konuşma gibi belirli fonksiyonların geçici kaybına, vücudun bir yarısının kalıcı paralizisine (hemipleji), bilinç kaybı (koma) veya ölüme bile sebep olur. inmenin çoğunlukla sebebi kan damarlarının uzun süreli dejenerasyonudur. ATT kalp hastalığı veya inmesi olan hastalara dikkat etmelidir (Şekil 26.1). Tedavi fazla hasara uğramış fonksiyona yöneltilmelidir. Temel yaşam desteği solunum ve dolaşımı sağlamak için hemen uygulanır. Enfeksiyoz Olaylar Bulaşıcı (enfeksiyoz) hastalıklar hep bizim etrafımızdadır. Bunlar soğuk algınlığı veya viral gripten, menenjit veya hepatit gibi hayatı tehdit eden enfeksiyonlar gibi değişik ciddiyet derecesindedirler. Bu yüzyılda enfeksiyoz hastalıkları kontrol etmek için birçok gelişmeler olmuştur. Örneğin, çiçek gelişmiş ülkelerde görünüşte elimine edilmiştir ve tüberküloz kesin kontrol altındadır. Yeni hastalıklar bunların yerini alır. AIDS (edinsel immün defekt sendromu) 1975'te duyulan, hayatı tehdit edici viral enfeksiyondur. insan vücudu bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin gelişmesi için çok iyi bir ortamdır. Enfeksiyoz organizmalar hızlı gelişmeyle normal dokuları invaze ve harap ederek vücut enerjisini tüketirler (Şekil 26.2). Vücut çok değişik yollardan enfeksiyona cevap verir: Ateş, titremeler, bulantı, kusma, ishal, öksürük, solunum zorluğu, karın

4 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER ağrısı, lokal şişme ve kızarma ve lokal hassasiyet enfeksiyonla birlikte olan semptomlardan sadece birkaçıdır. Enfeksiyonlu hastaların çoğu medikal tedaviye ihtiyaç gösterir. ATT uygun tedaviyi kolaylaştıran semptom ve belirtilerini bilmelidir. Ek olarak, ATT enfekte birey nakledilirken kendilerinin, hastalarının ve araçlarının kontamine olmasını da önlemede dikkatli olmalıdır. Bu hastalıkların kaynağı vardır ve ATT nin bunlarla karşılaşma şansı yüksektir. Neoplastik Olaylar Neoplazma sözcüğü yeni gelişme anlamındadır. Vücuttaki yeni gelişme selim ve habis olabilir. Neoplazmalar daima tümör veya kitleler oluşturur. Selim (non-malin) neoplazmalar kaynaklandıkları yerde gelişme ve genişleme eğilimindedir. Bunlar geliştiğinde komşu organları sıkıştırır ve baskı yapar. Selim neoplazmanın semptomları kitlenin gelişmesiyle veya bozulmuş organın düzensiz fonksiyonlarıyla meydana gelir. Genelde yavaşça gelişirler ve nadiren acil probleme sebep olurlar. Habis veya kanseröz, neoplazmalar kaynaklandıkları yerde kitle şeklinde gelişirler. Komşu organlara bası yaparlar. Selim neoplazmaların tersine bu komşu organlara invaze olurlar ve venier, lenfatik damarlar yoluyla uzak bölgelere giderler. Bunlar yerleşir, gelişir ve diğer dokulara invaze olurlar. Habis tümörler organları ve dokuları invazyon, replasman ve basınçla harap ederler. Zaman zaman, ATT kanserli bir hastayı tedavi edecektir. Semptomlar tümör lokalizasyonuna ve büyüme genişliğine bağlıdır. Her doku habis neoplazma geliştirebilirse de, temel kanser bölgeleri akciğer, kolon, meme ve internal kadın genital bölgesidir. Kanser yayıldığında, en sık tutulan organlar lenf düğümleri, karaciğer ve akciğerlerdir. Kanser belli ailelerde biraz daha sıklıkla görülebilirse de bulaşıcı bir hastalık değildir. Bazı kanserlerin virüsle oluşabildiğine dair bazı bulgular vardır. Fakat kanser olağan enfeksiyonlardaki gibi kişiden kişiye geçmez. Genelde kanserli bir hastaya karşı ATT nin sorumluluğu solunum veya dolaşım gibi bozulan fonksiyonlara destek sağlamasıdır. Kompleks Endokrin Organlar Bazı medikal problemler geniş bir semptomlar aralığına sahiptir, çünkü bunlar endokrin bezlerinin çok fazla veya çok az hormon yapımının sonucudur. Her bez bir veya daha fazla hormon yaparlar. Hastalığın durumu bu maddelerin aşırı veya az yapımına bağlıdır. Bu hastalıklarda spesifik vücut fonksiyonları artar, azalır veya yoktur. Diabet böyle bir hastalıktır. İnsülin hormonunun yapımında defekt olduğundan, vücut şekeri normal şekilde kullanamaz. Hastalık vücuttaki küçük damarlara zarar verir. Kan damarı hastalığına bağlı doku hasarı, kandaki şeker miktarının regülasyonundaki zorluk gibi diabetin önemli bir bölümüdür. Vücutta insülin yapanların yanında başka diğer endokrin bezleri bulunur. Tiroid bezinin tiroksini vücudun genel metabolizmasını kontrol eder. Paratiroid bezi kan, kemik ve vücut sıvılarındaki kalsiyum seviyesini kontrol eder. Adrenal bezler kandaki tuz seviyelerini ve bazı seksüel fonksiyonları kontrol eder. Overler ve testisler seksüel gelişme ve üremeyi kontrol ederler. Glandüler hastalıklar arasında ATT, sık görülen bir problem olan ve çoğunlukla koma veya insülin şokuna neden olan, diabetle, sıklıkla karşılaşacaktırlar. Diğer kompleks endokrin problemler akut acillerin nadir sebebidir. Obstrüktif Olaylar Vücutta besinleri ve atık ürünleri taşıyan değişik lümenli organlar ve tüpler bulunur. Arteriosklerozdaki gibi, kan damarları tıkandığında onun beslediği doku ölür. Birçok şeyler (taşlar, bu pıhtıları, tümörler veya yabancı cisimler) içi boşluklu organı tıkayabilir. Organ boyunca akan maddeler yavaşlar veya durursa, obstrüksiyonun gerisinde organın şişmesine neden olur (Şekil 26.3). Şişme ve distansiyonun sonucunda hemen daima kramplı karın ağrıları oluşur, çünkü distandü organın duvarındaki kaslar kasılarak, obstrüksiyonu yenmeye çalışırlar. Sıklıkla enfeksiyon, obstrüksiyonu takip eder ve uzun süre devam eder. Safra kanalları veya üreterin taşlarla obstrüksiyonunda ani ve spesifik kolik ağrı oluşur, ateş

5 BÖLÜM 26. TIBBİ ACİLLER ve diğer enfeksiyon belirtileriyle sıklıkla birliktedir (kolik obstrüksiyona bağlı şiddetli intermitan karın ağrısı). Bazen bronşlar veya akciğerler mukus, yabancı cisim veya bir tümörle tıkanırlar, obstrüksiyon hemen tedavi edilmezse, pnömoniyle sonuçlanır. Gastro-intestinal kanalın obstrüksiyonu genellikle batının belirgin distansiyonuna ve kolik ağrıya neden olur. ATT, pnömoni, barsak obstrüksiyonu, böbrek taşı veya bazı diğer obstrüktif olaylarda hastaları nakletmelidir. Bu hastaların tedavisi tutulan organa ve kaybolan spesifik fonksiyonlara göre yapılır. Konjenital Olaylar Her yıl binlerce çocuk konjenital defektlerle doğar. Konjenital defekt doğumda varolan fiziksel anormallik veya defekttir. Bazı konjenital defektler kalıtsaldır, diğerleri rahimde fetus matürasyonu sırasında gelişirler. Konjenital defektler vücudun her organ ve sistemini tutabilirler. Bunlar çok sık görülen inguinal herniden, nadir görülen bir organ yokluğuna kadar değişirler. Çoğu defektler doğumdan hemen sonra ve bebek hastaneden çıkmadan önce düzeltilirler. Bazıları ise böyle değildir. Bunların oluşturduğu semptomlar arasında kusma, cildin sarı dış kolorasyonu (sarılık), mavi bebek (belirli kalp defektleri sonucu), yutma zorluğu bulunur. Nadiren, bu defektler ATT için çok önemli aciliyetleri oluşturur. Bu gibi hastalar uygun teşhis ve tedavi için mümkün olduğunca çabuk nakledilirler. Çevresel Sebepler Hava, suya bağlı yaralanmalar, elektriksel tehlikelerden başka, büyük çoğunluktaki tıbbi acillerde çevresel sebepler vardır. Bunlar Bölüm 27'de "Zehirler, Isırıklar ve Sokulmalar" diye gruplanmıştır. ATT, bu tip bazı problemlerle karşılaşacaktır. Örneğin, birçok temel ev temizlik malzemesi inhale edildiğinde veya ağızla alındığında zehirlidir. Yılan, arı, yabanarısı, köpekler ve diğer hayvanların sokma ve ısırıkları hemen her gün olur. Polen, yiyecek, enjekte edilen toksin ve diğer ajanlara karşı allerjiler sonsuzdur. Yaralanmanın semptom ve şiddeti direkt olarak ŞEKİL 26.2 Akciğerin bakteriyel bir enfeksiyonu olan pnömonili bir hastanın göğüs filmi. Temiz sol akciğere göre sağ akciğerdeki harabiyete (beyaz alan) dikkat ediniz. ajanın toksisitesine, hastanın maddeye duyarlılığına, ajanla karşılaşma derecesine bağlıdır. Acil tedavi, hastaları çevresel tehlikelerden korumaktan kardiopulmoner resüsitasyon yapımına kadar değişir. çevresel tehlikelere bağlı medikal aciliyetlerin sıklığından dolayı, ATT zehirlenme, ısırma ve sokmadan oluşan hastalık ve yaralanmaların semptomları ve tedavisiyle aşina olmalıdır. Bilinmeyen ve Gizli Sebepler Bazı medikal acillerin sebebi bilinmez veya belli değildir. Bazı hastalıkların kesin sebepleri yoktur. Örneğin, epilepsi böyle bir hastalıktır. Sıklıkla spesifik bir beyin yaralanmasını izler, fakat bayılma, beyin tümörü veya yüksek ateş de sebeplerdendir. çoğu kez spesifik olarak bulunan bir sebep yoktur. çoğu değişik organ ve vücut sistemlerinin sebebi bilinmeyen hastalıkları vardır. Bundan dolayı çok sayıda medikal aciller spesifik sebeplerle gruplandırılamaz.

6 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER Medikal Rahatsızlık ve Hastalıkların Semptom ve Belirtileri Semptom hastanın söylediği şikayetlerdir. Bu hastanın yorumuna bağlı ve sıklıkla onun korkusunun ortaya çıkış şeklidir. Aynı semptom farklı bireyler tarafından çok değişik yorumlanabilir. Ama, semptomlara örnekler ağrı, korku ve yutma, soluma, idrar yapma gibi fonksiyonlarda zorluklardır. Klinik belirti hekim veya ATT tarafından görülen veya açığa çıkartılan fiziksel bulgulardır. Bu emin, görülebilen, sıklıkla dokunulan hastalık belirtisidir. Ana klinik semptomlara örnekler hassasiyet (lokal veya difüz) şişme, kızarma veya paralizi (hareket edememe)' dir. Genelde, semptom ve belirtiler tutulan organ ve sistemle ilişkilidir. çoğu medikal aciller ateş, titreme, halsizlik gibi sistemik (generalize) semptom ve belirtilerle birliktedir. Tedavi gerektiren spesifik hastaların belirti ve semptomları hangi dokuların hasta olduğuna ve hastalıklı dokulara bağlı fonksiyon kaybı miktarıyla ilişkilidir. Tablo 26.1'de belirti ve semptomların özeti bulunmaktadır. MEDİKAL RAHATSIZLIK VE HASTALIĞIN KRONOLOJİSİ Çoğu hastalıklar yıllar boyunca yavaş yavaş gelişirler ve ilk yıllarda semptomları yaparlar. Has- TABLO 26.1 Tıbbi Aciller: Ana 5emptom ve Belirtiler

7 BÖLÜM 26. TIBBİ ACİLLER talık ilerleyince semptomlar sıklaşır ve şiddetlenir, genelde hastanın medikal tedaviyi istemesini zorlar. ATT için bu hastanın akut semptomları (birden başlayan), kronik semptomları (yavaşça gelişen) veya periyodik semptomları (aralıklarla tekrarlayan) anlamındadır. Hastalığın anamnezi, ATT'ye hastanın semptomlarının sebebini bulmada yardım eder. Anamnez hasta, aile veya arkadaşlarından alınır. Akut Medikal Aciller Akut medikal aciliyetin en iyi örneği akut miyokard enfarktüsü veya kalp krizidir. Bu birden başlar, sıklıkla önceden bir şikayeti yoktur ve şiddetli semptom ve belirtiler gelişerek hemen, agresif tedavi gerektirir. Kronik Hastalık Kronik hastalık, ATT'ye değişik şekilde görü nür. Örneğin, kronik obstrüktif akciğer hastalığı veya amfizem daima solunum zorluğuyla birliktedir. Ana hastalık hep varolmasına rağmen kişi, problemi komplike eden bir faktör eklenmediği sürece durumu tolere eder. Basit bir enfeksiyon, çok fazla sıvı veya saman nezlesi gibi, hafif allerjik bir cevap solunumun akut dekompansasyonu tetikler. Kronik hastalıklı kişiler vakayı takip eden doktorlar için değersiz olabilen kayıtlı anamneze daima sahiptirler. Uyanık bir ATT sıklıkla bu anamnezi elde edebilir. Periyodik Hastalık Bazı problemler periyodiktirler, bunlar aralıklarla tekrarlayan ve semptomlar arası dönemde hastalıkla ilgili hiçbir bulgu bulunmayan problemlerdir. Örneğin, epilepsili hastalar kasılmalar arası dönemde normal yaşamlarını sürdürürler. Spesifik ve şiddetli allerjisi olan bir birey allerjik reaksiyon yapan maddeyle karşılaşana kadar normaldir. Kronik hastalıklı kişilere ters olarak, periyodik hastalıklı insanlar hastalık episodları dışında zamanın büyük kısmında iyidirler. ATT Sizsiniz Siz hastada serebrovasküler hastalıktan şüphelenmektesiniz. Semptomları baş ağrısı, baş dönmesi ve halsizliktir. Olası klinik belirtileri anlatınız. 2. Hastanız diabeti olduğunu söylüyor. Bu hastalık neoplastik bir olayla mı, yoksa endokrin bir olayla mı ilişkilidir? Olayın neresi disfonksiyoneldir? 3. Hastayı muayene edip semptom ve belirtilerini kaydedersiniz. Bu neyi ifade eder? Sistemik belirti ve semptomlardan bazı örnekler veriniz. 4. Bir hastanın semptomlarının akut, kronik veya periyodik olması sizin için neden önemlidir? ŞEKİL 26.3 Akut barsak obstrüksiyonlu bir hastanın filmi Gazla distandü ince barsağa dikkat ediniz.

8 Zehirlenmeler, Sokmalar ve Isırıklar GİRİŞ Çocuklar ve yetişkinlerin binlercesi her sene, zehirli maddeleri yutar, inhale eder, enjekte eder veya yüzeysel kontakt kurarlar. Bunların çoğu kazayla zehirlenmelerdir, maksatlı zehirlenmeler ve intiharlar da istatistiklere katılır. ATT zehirlenme vakalarında birçok sorumluluğa sahiptir. 27. Bölümde toksik maddeleri tanımadan, zehirlenmenin çeşitli tiplerini tedavi etmeye kadar değişen geniş bir alanın sorumluluğu anlatılır. 27. Bölümde ayrıca sokma, ısırma ve diğer ilgili problemler de anlatılmaktadır. Çoğu sokma ve ısırmalar, yaralanmalardan daha ağrılı, bazen hayatı bile tehdit edebilecek potansiyelde tehlikelidirler. Örneğin bazı insanlar balarısı, yaban arısı ve eşekarısına çok allerjiktir. Köpek ısırıkları, üzücü kuduz hastalığına neden olabilir, Yılan ve örümcek ısırıklarının ciddiliği türlerin zehirliliğine bağlıdır. Bundan dolayı 27. Bölümün çoğu ısırık ve sokmalara karşı oluşan ciddi reaksiyonlar sonucundaki semptomları tanımayı ve zehirsiz türlerle, zehirli yılan ve örümcekleri birbirinden ayırmayı içerir. Bölümün son kısmı insan ısırıkları ve deniz hayvanlarına bağlı yaralanmalar gibi iki tane çoğunlukla ihmal edilmiş konuyu anlatmaktadır. AMAÇLAR 27. Bölümün amaçları: kazayla veya maksatlı zehirlenme problemleri hakkında ve zehir kontrol merkezlerinin lokalizasyonu hakkında bilgili olmak. zehirlenme semptomlarını tanımak ve toksik maddeyi teşhis etmek. sindirilen, yüzeysel inhale edilen ve enjekte edilen zehirlerin acil tedavisini öğrenmek. yiyecek ve bitki zehirlenmesi için acil tedaviyi öğrenmek. balarısı, yabanarısı veya eşekarısı ısırmasına karşı anafilaktik bir reaksiyonun ciddiliğini bilmek. akrep sokması ve örümcek ısırığını teşhis etmek ve nasıl tedavi edildiğini öğrenmek. zehirli yılanları zehirsizlerden ayırt etmeyi ve yılan ısırıklarının acil tedavisini öğrenmek. kuduzun ciddiyetini ve köpek ısırıklarıyla ilişkisini anlamak. insan ısırığı ve deniz hayvanlarına bağlı yaralanmaların acil tedavisini öğrenmek. ZEHİRLER Zehir, sindirildiğinde, inhale edildiğinde, absorbe edildiğinde veya vücuda uygulandığında, enjekte edildiğinde veya vücutta geliştiğinde, küçük miktarlarda kimyasal etkileriyle yapıya hasar veren veya fonksiyonunu bozan maddeler şeklinde tanımlanır. 1 Bu tanımın kilit elemanları "küçük miktarlarda olması" ve "kimyasal etkileriyle" cümleleridir. Çok küçük miktarlardaki zehir çok fazla hasara veya ölüme sebep olabilir. Vücuttaki yaralanma, travmadaki gibi fiziksel değil kimyasaldır. Zehirler hücrelerin normal metabolizmasını değiştirerek veya onları harap ederek etki eder. Zehirlenme, sindirim, inhalas- yon, enjeksiyon, cilde veya mukozaya yüzeysel uygulama veya burada absorbsiyon gibi çeşidi sebeplere bağlı olabilir. Her yıl binlerce çocuk ve yetişkin zehirlenir. 1977' de katı ve sıvıyla, kazayla zehirlenmeler sonucunda 3374 ölüm olmuştur. Bunların, 2/3'üilaçlardandır. Bu istatistiklerin tam olarak bildirildiği en son yıldır. 2 Maksatlı zehirlenmeler 1. Dorland's Illustrated Medical Dictionary, 24. baskı. W.B. Saunders Co., Philadelphia and London, Metropolitan Life Insurance Company: Statistical Bulletin, 61(2), Nisan-Haziran 1980.

9 BÖLÜM 27. ZEHİRLENMELER, SOKMALAR VE ISIRIKLAR ve intiharlar sayıyı arttıracaktır. 1977'de çocuk zehirlenmelerinde ölüm oranının 5 yaşın altında % 60 azaldığı ve yaşlı grupta belirgin arttığı belirtilmiştir. 1982'de ilaç dışı katı ve sıvılarla zehirlenmeler 612 ölüme sebep olmuştur, 474 erkek ve 138 kadın. 3 Bu yıl içinde, ölenlerin % 4'ü 10 yaşın altında, % 12'si yaşlarında, % 36'sı 25 ve 44 yaşlarında, % 37'si yaşları arasında ve % 11'i 65 yaşın üzerindedir. Bu sayılar, kazayla zehirlenmelerin pediyatrik yaş grubundan uzağa kaydığını kanıtlamıştır. 1977'de bütün yaşlardaki zehirlenmelerin kabaca 2/3'ü ilaç kullanımına bağlıdır. Bundan sonra da zehirlenmelerin dağılımında belirgin değişiklik olmamıştır. 4 Bu sayının % 9'u barbitüratlar, % 15'i opiyatlar ve % 51'i bildirilmemiş ilaçlardır. Önceki sayılar barbitürat ve opiyat aşırı dozuna bağlı belirgin mortalite göstermiştir. Bu eğilim değişmiştir, ancak sadece öncekinden çok daha değişik drogların bulunduğunu yansıtmaktadır. Kazayla oluşan zehirlenme ölümlerinin 1/3'ü ilaçlardan başka katı ve sıvı ajanlarla oluşur. Diğer ajanlardan oluşan ve yaşa bağlı mortalite, ilaca bağlı ölümlerle çok yakın paralellik gösterir. Zehir Kontrol Merkezleri Birkaç yüz zehir kontrol merkezi Birleşik Amerika'nın çeşitli yerlerinde bulunur, bunların çoğu büyük hastanelerin acil bölümlerinde bulunur. çoğu bağımsızdır. Bu zehir kontrol merkezlerinin telefon numaraları kolaylıkla bulunur. Zehir kontrol merkezlerinde çalışan personel sık kullanılan ilaçlar, kimyasal maddeler ve zehirli olabilecek maddelerin hepsinin hakkındaki bilgilere sahip olmalıdır. Bu ajanların her birini zararsız hale getiren spesifik antidotları hakkındaki bilgiler bulunur ve elde mevcutsa, zehirin uygun acil tedavisi yapılır. Bu merkezlerin çoğu 24 saat çalışır ve zehirlenme problemi varsa bunlarla ilişki kurmak şarttır. Genellikle hem ticari ve hem jenerik isimleri altındaki spesifik ajanlarla ilgili bilgiler sağlanabilir. ATT yakındaki zehir kontrol merkezlerinin yerlerini ve telefon numaralarını 3. Sağlık İstatistikleri Ulusal Merkezi, yayımlanmamış data. 4. Zehir Kontrol Merkezi için Ulusal Merkez: Zehirlenme Takibi ve Epidemiolojisi Dalı, yayımlanmamış istatistikler. bilmelidir. Doğal olarak, ATT spesifik vakanın doğası hakkında hemen bilgi vermelidir. Zehirlenme olduğunda, hastanın boyu, kilosu, yaşı ve şüphelenilen ajanın tanımı yapılmalıdır. Hemen zehir kontrol merkezleriyle ilişki kurulur ve spesifik bilgiler aktarılır. Bazen zehir kontrol merkezleri ipeka şurubu kullanılarak kusmanın tahrik edilmesini önerir. ATT ilacı vermeli ve hastanın naklini düzenlemeye başlamalıdır. Genellikle bir doz ipeka 20 dakikada etkili olmazsa, bir tekrar doz daha verilir. ATT ikinci dozu bekleyerek nakli geciktirmemelidir. Zehirlerin agresif tedavisi, özellikle sindirim yoluyla alınanlarda, hayat kurtarıcıdır. Bu tip tedavi acil bölümde en iyi uygulanılır. Zehirlenme Kurbanlarını ve Toksik Maddeleri Teşhis Etme ATT'nin başlıca sorumluluğu zehirlenmenin oluşup oluşmadığını tanımaktır. Bir kişinin zehirli madde aldığından hafif bir şüphe varsa, ATT hemen zehir kontrol merkeziyle ilişki kurmalı ve acil tedaviye başlamalıdır. Çeşitli zehirlenmelerin bazı temel belirti ve semptomları bulantı, kusma, karın ağrısı, diyare, pupillaların konstriksiyonu veya dilatasyonu, aşırı tükrük salgısı, terleme, solunum zorluğu veya konvulsiyonlardır. Solunum yetersizse siyanoz oluşur. Bazı kimyasal birleşikler cilt veya mukozaların enflamasyon veya yanıklarına sebep olur. Kızarma, su toplanması veya şiddetli yanıklar oluşabilir. Ağızda yaralanmaların bulunması, ağızdan alınan kostik ajanları belirten kuvvetli bir ipucudur. Daha sonra ATT zehirin doğasını açıklamaya çalışır. Ters dönmüş şişeler, saçılmış haplar, kimyasal maddeler veya ters dönmüş, hasara uğramış bitkiler gibi görünen objeler ipucu verebilir. Her şüpheli materyal plastik bir poşete konulmalı ve hastaneye götürülmelidir. Hasta kusarsa materyal plastik poşete konulur ve analiz için hastaneye götürülür. Şüpheli materyali, biriktirilen kusmuğu taşımak, hastaya resüsitasyon ve gerekli bakımın sağlanmasından sonra yapılacak en önemli şeydir. Biriktirilmiş maddelerin bulunduğu kaplar taşınmalıdır. Spesifik unsurlar dosyaya liste halinde yazılır. Ayrıca şişedeki hapların sayısı, ilacın ismi

10 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER ve konsantrasyonu araştırılır. Maddelerin içeriği hakkındaki bilgiler acil bölümdeki doktorlara çok yardımcı olacaktır. Bir kapta ne kadar maddenin kaldığının bilinmesi, hekime ne kadarının alındığı hakkında bilgi verebilir. çoğu zehir kontrol merkezlerinde marka isimleri bilinir ve spesifik kimyasal içerikleri hakkında emin olunabilir. Bazen üretici ile kaptaki maddenin spesifik tanımı için ilişki kurulabilir. Hastayla birlikte kap da götürülür, ATT uygun tedaviyi hemen yapabilir ve böylece hayat kurtarır. Sindirilen, Yüzeysel, İnhale Edilen ve Enjekte Edilen Zehirler Çoğu zehirlerin spesifik antidotu veya panzehiri yoktur. Hastaya yapılan destek, sıkıntılı bir ebeveyn i sakinleştirmekten kardiopulmoner resüsitasyon uygulamaya kadar geniş aralık içerir. Genelde zehirlerin en önemli tedavisi dilüsyon ve ajanın fiziksel olarak çıkartılmasıdır. Bu cildin bol suyla yüzeyinin yıkanması, su veya süt içilmesi ve ağızdan alınan maddeler için kusmanın tahriki veya inhale edilen zararlı ajanlar için oksijen uygulanmasıyla sağlanır. Enjekte edilmiş belli zehirler için spesifik antidot gerekir. Enjekte zehirlerin vücuttan çıkartılması veya dilüsyonu zor olduğundan tehlikeli problemlere yol açarlar. Ağız Yoluyla Alınan Zehirler Ağızla alınan zehirli maddeler, ilaçlar, içecekler, ev ürünleri, kontamine yiyecekler veya bitkilerdir. Çocuklar sıklıkla ev kazası zehirlenmelerinin kurbanlarıdır (Şekil 27.1). Kontamine yiyecekler dışında, yetişkinler intihar amacıyla veya cinayet kurbanı olarak zehirli maddeleri ağızdan alırlar. Ağız yoluyla oluşan zehirlenmelerin büyük çoğunluğunu ilaçlar yaparken 1!3'üne temizlik maddeleri, sabunlar, asitler ve alkaliler gibi sıvı veya katı ajanlar sebep olurlar. Bitki zehirlenmeleri, çeşidi çalı veya funda yapraklarını kopartan ve ısıran çocuklar arasında belirgindir (teknik olarak ağız yoluyla zehirlenme olan yiyecek zehirlenmesi ayrı bölümlerde açıklanmıştır). Ağızdan alınan bir ajanla zehirlenme tespit edilirse, yapılacak ilk iş midedeki ajanı dilüe etmek- ŞEKİL 27.1 Ufak bir çocuk her maddeyi tatmak veya yutmak eğilimindedir. Dikkat edilmezse bu çocuklar tehlikeli bileşiğin kazara yutulmasına bağlı olağan bir kurbandırlar. tir. Zehir gastrik irritan bir maddeyse su veya bir, iki bardak süt içirilir. İkinci basamak zehirin fiziki olarak çıkartılması için hastada kusmayı tahrik etmektir. Kusma, hasta bilinçli ve oryante ise ve özellikle zehir kontrol merkezi direktif vermişse uyarılır. Kusma ipeka şurubunun oral olarak uygulanmasıyla (1 yaşından küçük çocuklar için 1-2 çay kaşığı, daha büyük ve yetişkinler için 3 çay kaşığı) kolaylıkla tahriklenir ve daha sonra bir bardak su içirilir. İpeka verildikten sonra hasta hemen nakil edilir. çoğu hasta dakika sonra ambulans içinde kusacaktır. Kusmuk saklanır. Kusma 20 dakika gerçekleşmezse tek bir doz daha yapılır. Nakil olayı etkin dozu uygulamak için geciktirilmemelidir. İkinci dozdan sonra da kusma olmazsa, hasta acil servise varmadan önce gastrik lavajla ipeka şurubu mideden çıkartılmalıdır. Hasta kusarsa, ATT hava yolunun temiz olduğundan emin olmalıdır. Hasta yatıyorsa başı bir tarafa çevrilmeli, ayaktaysa bir lavabo veya leğene eğilmesi sağlanmalıdır. Hasta kusmaya devam ediyorsa, ATT kusmuğun aspirasyonunu önlemek için uyanık olmalıdır. ATT aşağıdaki durumlarda kusmayı tahriklememelidir:

11 BÖLÜM 27. ZEHİRLENMELER, SOKMALAR VE ISIRIKLAR 1. Hastanın şuuru kapalıysa, yarı kapalıysa veya konvülsiyonu varsa. 2. Zehir kuvvetli asit, çamaşır suyu veya kuru temizleyici ve ağız veya dudaklarda belirgin yanıklar oluşturan korozif bir maddeyse. 3. Zehir kerosen, gaz, çakmak yakıtı veya mobilya cilası gibi petrol ürünleri içerebilir. Bu ajanlar akciğerlere aspire edilirse ciddi kimyasal pnömoniye sebep olurlar. Bazı maddelerin aktif kömürle lokal absorpsiyonları en iyi uygulamadır. Bir çorba kaşığında iyice karıştırılır ve bir bardak suya dökülür, bu kullanılan dozdur. Bu tedavi zehir kontrol merkezinin alınan maddenin hakkındaki bilgiyi edindikten sonra verdiği direktifler doğrultusunda yapılır. Aktive kömür ipekanın etkisini engellediğinden, ipeka uygulanmasından sonra aktif kömür verilmez. Çoğu çocuklar bu kirli simsiyah maddeyi yutmaktan korkarlar. Sıklıkla bu maddenin alınması için onların gönlünü yapmak gerekir. Hiçbir zaman ATT birisinin ağzına bunları zorla sokmamalıdır. Sindirim yoluyla zehirlenmelerin çoğu ilaçlardandır. Bunların çoğu opiyatlar, sedatifler veya barbitüratlardır. Bu durumda, ATT santral sinir sistemi depresyonu ve özellikle solunum depresyonuna bakmalıdır. Hastalar, bu ajanlar gastrointestinal kanaldan hızla emildiklerinden,agresif ventilasyon desteği ne ve kardiopulmoner resüsitasyona muhtaçtırlar. ATT temel hayat desteğinin yanında çok az şey yapabileceğinden, hasta hızla acil servise nakledilmelidir. Yüzeysel Etkili Zehirler Birçok korozif madde cilt, mukoza veya gözlere direkt etkiyle zarar verebilir. Asitler, alkaliler ve bazı petrol veya benzen ürünleri çok hasar vericidir. Bu ajanlarla karşılaşan alanlarda enflamasyon, kimyasal yanıklar veya spesifik döküntü veya lezyonlar oluşur. Kontakt zehirlenmelerin acil tedavisi irritan veya korozif maddelerin olabildiğince çabuk uzaklaştırılmasıdır. Kuru maddelerin tozları temizlendikten sonra etkilenmiş olan bölge sabun ve suyla veya duş altında bol bir şekilde yıkanır. Hastanın üzerine büyük miktarda madde dökülünce bolca yıkama en hızlı ve etkili tedavidir. Zehir veya irritan maddeyle kontamine olmuş giyecekler olabildiğince çabuk çıkartılır ve akar suyla cilt temizlenir. Gözdeki kimyasal ajanlar birkaç dakikada hızlı ve bol irrigasyonla tedavi edilir. Asit maddeler için en az 5 dakika ve alkaliler için dakika irrigasyon gereklidir. Bu ilerde 39. Bölümde anlatılmıştır. Derideki maddeleri nötralize etmek için zaman harcanmamalıdır. Bunlar hemen suyla yıkanarak uzaklaştırılır. Bu prosedür maddeyi kimyasal olarak nötralize etmekten daha hızlı ve etkilidir. Etkilenmiş alanın suyla yıkanmasındaki bir istisna, ATT nin ajanın suyla kimyasal olarak şiddetle etkileştiğini bildiğinde olur, örneğin fosfor ve elemansal sodyum kuru ve katı kimyasal maddelerdir ve suyla karşılaşınca yanıcıdırlar. Bu maddelerle karşılaşma sıklığı azdır. Diğer kuru kimyasal maddeler silkelenerek uzaklaştırılır. Hastanın elbiseleri çıkartılır ve kuru örtüler yanı k alana kapatılır. Hasta ileri bakım için hastaneye nakledilir. İnhalasyonla Alınan Zehirler Doğal gaz, karbon monoksit, klor veya diğer gazların inhalasyonuyla zehirlenmede acil tedavi hastayı temiz havaya çıkartmaktır. Uzun süreli inhalasyona maruz kalan hastalar oksijen desteği ve temel yaşam desteğine ihtiyaç gösterirler. Acil ortamında zararlı dumanın inhalasyonu kola yolduğundan, ATT hastalar gibi kendilerini de korumalıdırlar. Bazı inhalasyon zehirleri, örneğin karbon monoksit, kokusuzdur ve akciğerlere zarar vermeden hipoksi yapar. Klor gibi bazıları çok irritandır ve pulmoner ödeme, hava yolu obstrüksiyonuna neden olur. İnhalasyon zehirlerine bağlı hipoksi, pulmoner ödem veya hava yolu obstrüksiyonu için oksijen gereklidir. Aspirasyon ve ventilasyon desteği gerekli olabilir. Bu hastalar olabildiğince çabuk nakledilmelidir, çünkü bazı inhalasyon ajanları progresif akciğer hasarına sebep olurlar. çoğu kere, bu hastalar akciğer fonksiyonları normale dönene kadar 2 veya 3 gün yoğun bakımda kalırlar.

12 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER Enjekte Edilen Zehirler Enjeksiyonla zehirlenme hemen daima kasıtlı aşırı doz ilaç verilmesiyle olur. Bu problem 35. Bölümde anlatılmıştır. Diğer enjeksiyon zehirlenmelerinin kaynağı böcek veya hayvan ısırık ve sokmalarıdır. Enjeksiyon sahasının etrafında şişme başlarsa yüzük, küpe, bilezikler hemen çıkartılır. Enjeksiyon yerinin altına ve üstüne konstriksiyon bandı uygulanır. Bant venlerdeki kan akımını oklüze veya bloke edecek şekilde bağlanır, venöz bir turnike yapılır. Arteriel kan akımı kesilmemelidir ve hastanın nabzı konstriksiyon bandının distalinde palpe edilebilir olmalıdır. Bir buz paketi enjeksiyon yerindeki lokal ağrı ve şişmeyi azaltabilir. Genelde, enjekte zehirleri dilüe etmek veya uzaklaştırmak imkansızdır. Genellikle bunlar vücuda hemen absorbe olurlar veya yoğun lokal doku hasarına sebep olurlar. ATT hızlı absorbsiyondan dolayı temel yaşam desteğine hazırlanmalıdır. Şiddetli lokal doku hasarında kompleks operatif girişimler gerekir. Bundan dolayı acil servise hemen nakil şarttır. Yiyecek Zehirlenmesi "Bozulmuş yiyecekle zehirlenme" terimi 1870'de söylenmiş ve yiyecek zehirlenmelerinde sıklıkla kullanılmıştır. Ancak bu nonspesifiktir ve problem hakkında çok az şey anlatır. Yiyecek zehirlenmesi kontamine yiyecek veya bakteri taşıyan yiyeceklerle oluşur. İki tip vardır. Birinde bakterinin kendisi, diğerinde bakterinin toksini hastalığı yapar. Birinciye örnek tifodur, bakterinin (Salmonella typhi) ağız yoluyla alınımıyla meydana gelir. Alındıktan 72 saat sonra karakteristik gastrointestinal problemleri gelişir. Sadece canlı bakteri hastalığı yapar. Diğer tip organizmalar, hafif intestinal şikayetlere sebep olabilir. Genelde, iyi pişirilmeyle bakteriler ölür ve uygun mutfak temizliği pişirilmemiş yiyeceklerin kontaminasyonunu önler. Bazı kişiler belli bakterilerin taşıyıcısıdır. Bu durumlarda, hastalığın bu taşıyıcılardan yayılması önemli problemleri oluşturur. Önceden oluşmuş bakteriyel toksinlerin alınımı yiyecek zehirlenmesinin esas sebebidir. Yiyecek zehirlenmesinin en sık sebebi stafilokoklardır, bazı türleri potent toksin yaparlar. Bu ajan kilisede akşam yemekleri veya diğer büyük toplantılarda aralıklı yiyecek zehirlenmelerinden sorumludur. Burada neden yiyeceğin önceden hazırlanıp saatlerce sıcak olarak saklanması ve bakterilere gelişme ve toksin yapma şansının oluşmasıdır. Alındıktan 1-3 saat sonra stafilokok besin zehirlenmesi şiddetli gastrointestinal problemlerle (bulantı, kusma ve diyare) sonuçlanır. Genelde bu episod 6-8 saatin üstündedir. Toksin alınımın en sık şekli botulizmdir. Sıklıkla fatal olan bu hastalık uygunsuzca konservelenmiş yiyeceklerde bakteri sporunun gelişip toksin yapmasına bağlıdır. Alındıktan 24 saat sonra semptomlar gelişir ve hasta yaşarsa haftalarca sürebilir. Genellikle ATT akut gastrointestinal problemlerin spesifik sebeplerini birbirinden ayırt etmeye çalışmamalıdır. Teşhis için acil servise nakil istenir. Bir gruptaki iki veya daha fazla birey aşikar olarak aynı problemlere sahipse, şüphelenilen yiyecek de götürülmelidir. Bitki Zehirlenmesi Her yıl bitki zehirlenmesine bağlı birkaç bin vaka olur, bazen daha çoktur. Birçok ev bitkisi zehirlidir, çocuklar tarafından özellikle meme başı gibi acayip görünüşlü yaprakların kazayla alınmasına bağlıdır. Bazı zehirli bitkiler lokal cilt irritasyonuna neden olurken, diğerleri dolaşım, gastrointestinal veya santral sinir sistemini etkiler. Dolaşım Sistemi Zehirli bitki alındıktan dakika sonra dolaşım etkilenir, hasta taşikardi (hızlı kalp ritmi), kan basıncı düşmesi, terleme, halsizlik ve soğuk, nemli, yapışkan cilt gibi dolaşım kollapsının klasik belirtilerini gösterir. Dolaşım kollapsı yapan bitki zehirlenmeleri için etkili antidot yoktur. Tedavi şoktaki gibidir. Hasta ayakları yukarıda olmak üzere yatırılır, oksijen verilir ve hasta hemen hastaneye sevk edilir. Şuuru açık, oryante bir hastaya kusmayı tahrik için ipeka şurubu verilir. Kusmuk saklanır, hastaneye götürülür. Bitki veya en az birkaç yaprağı daha ileri inceleme için

13 BÖLÜM 27. ZEHİRLENMELER, SOKMALAR VE ISIRIKLAR götürülmelidir. Gastrointestinal Bozukluklar Bazı bitkilerin küçük miktarları şiddetli gastrointestinal bozukluklar yapabilirler. Bitki alınımına bağlı oluşan gastrointestinal bozukluklar diğer toksik maddelerin yaptıklarıyla aynıdır, kusma, diyare ve kramplar. Alındıktan dakika sonra semptomlar başlayabilir. Hasta kusarsa, kusmuk toplanır. Kusmaya olabildiğince müsaade edilir ve hasta acil bölüme nakledilir. Bitkinin ne olduğu anlaşılmışsa, zehir kontrol merkezinin direktifiyle kusma tahriklenir. Bitkilerdeki bazı maddeler ağız ve boğaz mukozasını lokal olarak irrite eder. Bu durumlarda irritasyonu arttırmak makul değildir. Gastrointestinal semptomlar alındıktan hemen sonra oluşursa, kusmayla hasta maddeden kurtarılır. Semptomlar geç ise en iyinin yapılması muhtemel değildir. Yapraklarının alınması veya tüm bitkinin acil bölüme götürülmesi toksini teşhis etmeye yardım edebilir. meydana gelir. Cilt irritanlarının acil tedavisi cildin su ve sabunla temizlenmesidir. Bu tedavi, zehirle karşılaştıktan sonraki dakika içinde yapılırsa en etkilidir. Bazı hastalara, semptomların uzamasından dolayı, tıbbi girişimler gerekebilir. Temel bir ev bitkisi olan diffenbahya ile cilt ve mukoz membranların irritasyonu spesifik bir problemdir (Şekil 27.3). Bu bitkinin yaprağı çiğnenince, oral mukoza ve üst solunum yolu örtüsünün şiddetli irritasyonu olur. Bu irritasyon yutma, solunum ve konuşma güçlüğüne neden olur. Parsiyel ve daha sonra komple hava yolu obstrüksiyonu meydana gelebilir. Bundan dolayı bu bitkiye konuşma dilinde "sessiz bambu" denir. Acil tıbbi tedavide hava yolu açık tutulur, oksijen verilir ve solunum desteği için olabildiğince çabuk hastaneye nakil edilmelidir. Merkezi Sinir Sisteminin Hastalıkları Zehirli bitkiler bazen santral sinir sistemini etkiler. Bunun gibi problemlerin belirtileri depresyon, hiperaktivite, heyecanlanma, stupor, mental konfüzyon veya komadır. Bu tip zehirlenmede tedavi temel yaşam desteğinin yapılmasıdır. Nakil sırasında komple ventilasyon desteği gerekir. Stupor veya koma belirtileri gösteren hastalarda kusma tahriklenmez. Hasta, mümkünse bitki örneği veya yapraklarıyla birlikte hemen hastaneye götürülmelidir. Cilt İrritanları Bitki zehirlenmesinin en sık görülen şekli cilt irritasyonudur. Problemler kaşıntı, yanma ve 10- kal kabarcıkların oluşmasıdır. Bu tip reaksiyonlara en sık yol açan bitki türlerinden biri sarmaşıktır (Şekil 27.2). Genellikle cilt irritasyonu bitkiyle direkt ilişkiden ve bitkinin öz suyunun ve sıvısının cilt üzerinde yayılmasından oluşur. Bu bitkilerle ilişkide nadiren taşikardi, hipotansiyon veya solunum zorluğu gibi sistemik semptomlar ŞEKİL 27.2 Sarmaşığın öz suyuyla zehirlenmeye bağlı kaşınma, kabarcıklar oluşur. Şiddetli vakalar enfekte olabilir ve tıbbi tedavi gerekebilir.

14 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER Balarısı, Yabanarısı, Eşekarısı, Yellow jacket ve Karınca Sokmaları ŞEKİL 27.3 Diffenbahya alındığında ağız ve boğazda şiddetli irritasyon ve şişmeye sebep olan bir ev bitkisidir. SOKMALAR Böceklerin birçok değişik tipleri sokma veya ısırmayla ağrı yapar. Bunların bazıları potansiyel olarak tehlikelidir. Balarısı, yabanarısı, eşekarısı, bazı karıncalar, akrepler, bazı örümceklerin sokma ve ısırmaları buna sebep olabilir. Hymenoptera, balarısı, yabanarısı ve eşekarılarının 'in üzerinde türü vardır. % 65'ini balarısı, yabanarısı ve eşekarısı sokmalarının oluşturduğu çeşitli böcek sokmalarına bağlı ölümler yılan sokmalarından sayıca daha fazladır. Birçok balarısı, yabanarısı ve eşekarısının sokma organları karından çıkan küçük, lümenli bir iğnedir. Zehir bu iğneyle doğrudan cilde enjekte edilir. Balansının iğnesi keskin uçlu ve kancalıdır, bundan dolayı geri çekilemez. Balarısı soktuktan sonra uçarken bağırsaklarını dışarı çıkartır. Yaban veya eşekarılarının iğneleri kancalı olmadığından tekrar tekrar sokabilirler (Şekil 27.4). Sokan böceği teşhis etmek imkansızdır, çünkü yaraladıktan hemen sonra uçarak uzaklaşırlar. Karıncaların bazı türleri, özellikle ateş karıncaları, tekrar tekrar ısırabilirler ve ısırma bölgesine irritan bir toksini enjekte ederler. Bu ısırıklar genellikle ayak ve bacaklarda olur. Çok kısa bir zaman periyodunda hastanın multipl ısırıklara maruz kalması sık olmayan bir şey değildir (Şekil 27.5). Böcek sokma ve ısırmalarıyla oluşan semptomlar genelde yaralanma yerindedir. Sokma ve ısırmaların lokal semptomları ani ağrı, şişme, ısı artışı ve kızarıklıktır. Bazen kaşınmaya bağlı ciltte sert beyaz kabarıklık oluşur (Şekil 27.6). Bu yara- ŞEKİL 27.4 Birçok sokan böcekler karından çıkan küçük lümenli dikenle zehiri enjekte eder. Balarısının iğnesi kancalıdır ve geri çekilemez. Yabanarısının iğnesi kancalı değildir ve tekrar tekrar sokabilir.

15 BÖLÜM 27. ZEHİRLENMELER, SOKMALAR VE ISIRIKLAR ralanmanın spesifik tedavisi yoktur, bazen buz uygulanması hastayı rahatlatabilir. Böcek sokma ve yaralanmalarıyla oluşan şişkinlik çok büyük olabilir ve hastayı bazen korkutur. Bu sokmaların lokal bulguları ciddi değildir. Balarısının sokma organı, arı uçup gittikten sonra bağlı olduğu kastan dolayı yirmi dakika kadar zehiri enjekte etmeye devam eder, çünkü iğne yarada kalır. Balarısının soktuğu hastaya yardım eden kişi nazikçe iğneyi çıkartmalı ve arının karın bölgesini ciltten kazımalıdır. İğne sıkıştırıldığında hastaya daha fazla zehir enjekte ettiğinden, cımbız veya forseps kullanılmamalıdır. Bazı böcek ısırıkları birey tarafından sellülitin oluştuğu birkaç saat sonra veya kızarıklık yayıldıktan ve cilt şişmesi geliştikten sonra fark edilebilir. Bu hastalar yaralı alan immobilize edildikten sonra acil bölüme nakledilir. Tipik olarak ateş karıncaları çok yavaş iyileşen akut enflamasyon ve ülserasyon yapar. ŞEKİL 27.5 Ateş karıncaları Brezilya'dan gelmiştir ve bazı güney eyaletlerinde ciddi problemlere neden olurlar. irritan bir toksin enjekte ederler. Tekrar tekrar ısırabilirler ve bazı hastalar kısa zamanda çok sayıda ısırılırlar. Sokmalara Karşı Anafilaktik Reaksiyon Tüm hastaların yaklaşık % 5'i balarısı, yellow jacket veya yabanarısı zehirlerine allerjiktir. Bu allerji her sene 200 ölüme neden olur. Balarısı zehiri temelde allerji ve çok şiddetli reaksiyonlarla birliktedir. Allerjik bir kişide bu tip bir böceğin sokması anafilaksi denen hipersensivite reaksiyonuyla sonuçlanır. Generalize kaşıntı ve yanma, ürtiker (Şekil2l.7), dudaklar ve dilin şişmesi, bronkospazm ve hırıltı, göğüste sıkıntı ve öksürük, dispne, anksiyete, karın krampları ve bazen solunum yetersizliği oluşabilir. Böyle bir reaksiyon oluştuğunda tedavi edilmezse, respiratuar obstrüksiyona bağlı ölüm oluşur. Ciltte hızla ürtiker ve ödemin gelişmesi, hırıltılı solunum ATT'yi bir aşırı duyarlılık reaksiyonu geliştiğine dair uyarmalıdır. Bir an önce temel yaşam desteği sağlanmalıdır. Bu hasta birincil önemde hasta olarak hastaneye nakil edilmelidir. Oksijen verilmeli ve hava yolu açık tutulmalıdır veya tam kardiopulmoner resüsitasyon uygulanmalıdır. Mümkünse venöz turnikeler (bantların distalinde nabız palpabl) toksinin yayılmasını lokalize etmek için sokma sahasının üzerine ve altına yerleştirilmelidir. İğneyi yaradan çıkartmak için bıçak ağzının köşesiyle cilt nazikçe kazınır. Bir buz paketinin ŞEKİL 27.6 Böcek sokması veya ısırmasından sonra ciltte beyaz, sert şişme oluşur. ŞEKİL 27.7 Arı, yabanarısı, eşekarısı sokmalarından sonra görülen ürtiker gelişebilecek anafilaktik reaksiyonu gösteren belirti/erden biridir.

16 292 KısıM 6. TIBBİ ACİLLER yara üzerine konulmasıyla toksinin absorbsiyon hızı yavaşlatılmaya çalışılmalıdır. Bu reaksiyonlardan oluşan ölümlerin 2/3'ü sokulduktan sonraki 1. saatte olur. Sokmalara karşı şiddetli allerjik reaksiyon anamnezi veren kişiler kullanıma hazır arı sokma tedavi takımlarına sahip olabilir (Şekil 27.8). Ticari olarak üretilmiş olan bu takımlar hekim tarafından aşırı duyarlı kimselere özel reçeteyle verilir. Takımlar, enjeksiyon için hazır şırıngaya konulmuş epinefrin içerir. Epinefrin, hava yolunda allerjinin etkilerini ters çevirerek bronkodilatasyon yapan hızlı etkili bir ajandır. Kısa süreli etkilidir ve akut rahatlama yapar. Çoğu takımlarda oral veya intravenöz antihistaminikler bulunur. Bu ajanlar, atakta sorumlu olduğuna inanılan histamin yapımını spesifik olarak önlerler. Genellikle etkilerinin başlangıcı yavaştır ve epinefrinden daha uzun süre etkilidirler. Hasta yapabiliyorsa hayat kurtarıcı bu ilaçları uygulamalıdır. Epinefrin kullanımı için spesifik bilgiler tedavi çantasında bulunmalıdır. Bilgilerin yokluğunda, 0,5 ml 1I1000'lik epinefrin solüsyonu intramüsküler (kas içine) veya subkütan (cildin hemen altına) enjekte edilir. Sıklıkla anafi- laktik reaksiyon gelişir ve ilerlerse bir zaman periyodunda birden fazla enjeksiyon yapılabilir. Enjeksiyonlar 5-15 dakikalık aralıklarla yapılır. Epinefrin enjeksiyonuyla taşikardi ve bazen anksiyete artışı, sinirlilik olabilir. Hastayı desteklemek amacıyla yapılan acil bakım tamamlanır ve hasta hemen hastaneye nakil edilir. Akrep Sokmaları Akrep ve örümceklerin her ikisi de aynı biyolojik gruptan (araşnida) sekiz bacaklı böceklerdendir. Akrepler az görülür, primer olarak güneybatı, çöllerde bulunurlar. Akrepler kuyruklarının sonlarında bir iğne ve zehir bezine sahiptirler (Şekil 27.9). Güneybatı çöllerindeki spesifik bir akrep olan Arizona akrebi sokması dışında, bunların yaralanmaları ağrılıdır, fakat tehlikeli değildir. Böcek sokmalarına bağlı ölümlerin % 4'ü akreplere bağlıdır. Akrep sokmasında 10kalize şişme, ağrı ve renk değişikliği oluşur. Arizona akrebi zehiri şiddetli sistemik reaksiyon yaparak dolaşım kollapsı, şiddetli kas kontraksiyonları, aşırı tükrük artışı, hipertansiyon, konvülsiyonlar ve kalp yetersizliğine sebep olur. Bu sokmanın acil tedavisi temel yaşam desteğinin sağlanmasıdır. Antivenin, hekim tarafından uygulanması gereken, zehiri etkisizleştiren antikorlar içeren serumdur. ATT, Arizona akrebi sokmasından şüphelendiği hastayı mümkün olduğunca çabuk tıbbi kontrole almalıdır. Temel yaşam desteğinin tüm elemanları uygulanır ve olabildiğince çabuk bir biçimde acil bölüme nakil edilir. Hatırlayın ki sadece Arizona akrebi bu ciddi probleme sebep olur. Bu özel akrep türü ülkenin başka hiçbir yerinde bulunmaz. ISIRIKLAR Örümcek Isırıkları ŞEKİL 27.8 Tipik bir arı sokma tedavi çantası. Daha önceden dozu belirlenmiş ve hazırlanmış epinefrinli şırınga bulunur. Gerekli uygulama ve özellikle kendi kendine tatbik için önerileri içermektedir. Böcek sokma ve ısırıklarından oluşan ölümlerin % 31'i örümceklere bağlıdır. Örümcekler çeşitlidir ve Amerika'da yaygındır. Kara dul örümceği ve kahverengi keşiş örümceği ciddi, bazen hayatı tehdit eden ısırıklara neden olurlar. Çoğu

17 BÖLÜM 27. ZEHİRLENMELER, SOKMALAR VE ISIRIKLAR ŞEKİL 27.9 Akrep sokması tehlikeden çok ağrılıdır. Zehir bezi ve iğne akrebin kuyruğunda bulunur. Güneybatı çölünde yaşayan Arizona akrebi tehlikelidir. Zehir şiddetli sistemik reaksiyona sebep olur. örümcek ısırıklarına bağlı yaralanmalar ciddi komplikasyonlar yapmaz. Karadul Örümceği Karadul örümceği uzun bacaklarıyla 2.5 uzunluğundadır, çok büyük değildir. Parlak siyahtır, belinde kum saati şeklinde açık kırmızı-kavuniçi renkli belirgin işaret bulunur (Şekil 27.10). Alaka dışında her eyalette bulunur. Binaların çevresindeki kuru, boş yerlerde, odun yığınlarında, molozların arasında bulunur. Genelde karadul örümceği ısırığı gözden kaçabilir. Isırıktan sonra o alan hissiz olana kadar kurban kendisinin ısırıldığını hatırlamayabilir. Zehir nörotoksikdir (sinir dokularına zehirli) ve spinal sinir merkezlerine direkt etki eder. Bu ısırıklarla oluşan sistemik problemler temel problemlerdir. Şiddetli kramplar, karın kaslarının tahta sertliğinde olması, göğüste sıkıntı ve 24 saatten sonra solunum zorluğu oluşur. Vücudun alt kısmındaki ısırıklarda batın semptomları daha sıktır. Vücudun üst ekstremiteleri ve vücudun üst kısmının ısırıklarında göğüs semptomları sık görülür. Diğer şikayetler, baş dönmesi, terleme, bulantı, kusma ve deri döküntüleridir. Genelde semptom ve belirtiler 48 saatten sonra azalır, fakat kas krampları ve onu izleyen ağrı, eziyet verici olabilir. Isırıklardan sonraki şikayetler şiddetli olurken, ölümler sık değildir (1950 ve 1960 arası 10 yılda 63 ölüm). Spesifik bir antivenini vardır. Bunun kullanımı çok şiddetli ısırıklara, 5 yaşından küçük çocuklara ve yaşlı, kimsesiz kişilere sınırlandırılmıştır. Bir hekim gerekli görürse uygulanır. Genelde karadul örümceğinin ısırmasında acil tedavi, gerekirse respiratuar distreste hastaya temel yaşam desteğinin sağlanmasıdır. Daha da sık olarak hasta ağrısının dinlendirilmesini ister. Birey sıklıkla ısırıldığını ve ısırık yerinin lokalizasyonunu fark etmez. Yer teşhis edilirse, buz paketi uygulanarak toksinin abzorpsiyonu yavaşlatılabilir. ATT daha sonra ağrı ve kas rijiditesi semptomlarının tedavisi için acil bölüme nakletmelidir. ATT için en önemlisi örümceği tespit edip hastayla birlikte hastaneye götürmesidir. Kahverengi Keşiş Örümceği Rengi donuk kahverengi olan kahverengi keşiş örümceği karadui örümceğinden küçüktür (Şekil 27.11). Sırtında yukarıdan kolaylıkla görülebilen koyu renkli, keman şeklinde işaret olur. Çoğunlukla Güney ve Orta Amerika'da bulunursa da, diğer bölgelere de gidebilir. Örümcek ismini karanlık alanlarda, köşelerde, eski kullanılmamış ŞEKİL Karadul örümceği ısırığı hayatı tehdit eden yaralanmaya neden olur ve siyah rengi, karnındaki parlak kırmızı kavun içi renkli kum saati işaretiyle ayırt edilir

18 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER binalarda, taşlar altında ve odun yığınlarında yaşamaya meyilli olduğundan almıştır. Soğuk ev kısımlarına ve tuvaletlere, konsollara, bodruma ve eski giysi yığınlarına gider. Kahverengi keşişin ısırığı, karadula göre sistemik problemlerden çok lokal problemler yapar. Kahverengi keşiş örümceğinin zehiri lokal, şiddetli doku hasarına sebep olur ve lokal gangren hemen tedavi edilmezse iyileşmeyen büyük ülserlere neden olur (Şekil 27.12). Tipik olarak ısırık başta ağrısızken, saatler içinde ağrılı olur. O alan kırmızı, şiş, hassastır ve ortası siyanotik, soluk haline gelir. Küçük bir kabarcık oluşabilir. Birkaç gün içinde ölü deri, yağ ve debrisin oluşturduğu kabuk meydana gelir ve büyük bir ülser oluşarak derinleşir. Bu örümceğin ısırıklarına bağlı sistemik semptom ve belirtiler nadiren oluşur. Oluştuğunda, acil tedavi yaşam desteğinin sağlanması ve hastanın acil bölüme hemen nakledilmesidir. Bu toksin için spesifik antivenin yoktur ve tek etkili tedavi uzun süreli, ağrılı ülserin uygun cerrahi eksizyonla çıkartılmasıdır. Bundan dolayı kahverengi keşiş örümceği ısırığından şüphelenilen ve sistemik semptom belirtiler göstermeyenler de acil bölüme nakledilir. Gene örümceğin tespit edilip hastayla birlikte hastaneye götürülmesi uygundur. ŞEKİL Kahverengi keşiş örümceği donuk kahverengidir, ve sırtında koyu keman şeklinde işaret bulunur. ŞEKİL Kahverengi keşiş örümceği zehiri şiddetli lokal doku hasarına neden olur ve uygunca tedavi edilmezse gangren ve büyük, iyileşmeyen ülserle sonuçlanır. Yılan Isırıkları Yılan ısırığı dünyanın her yerinde rastlanılan bir problemdir. Her yıl yılan ısırığı vakası ve ölüm olur. Ölümlerin çoğu Güney Asya ve Hindistan'da ( ) ve Güney Amerika'da ( ) olur. Yılan ısırığı Birleşik Amerika'da belirgin sıklıktadır, senede rapor edilir. Yaklaşık 7.000' i zehirli yılanlarla olur. Birleşik Amerika'da yılan ısırıklarına bağlı ölümler çok nadirdir, bir eyalette yılda 15 kadardır. Birleşik Amerika'daki 150 yılan türünün sadece 4'ü zehirlidir. Çıngırak yılanı, bakır kafa, pamuk ağız (su) mokaseni, mercan yılanı gibi. Sadece Alaka, Hawaii ve Maine' de zehirli yılanların en az bir türü bulunmaktadır. Genel bir kural olarak, bu yaratıklar ürkek ve çekingendir. Bunlar provoke edilene, kızdırılana ve kazara yaralanana kadar (üzerlerine basmak gibi) genellikle ısırmazlar. Bu kuralların dışında bazı istisnalar vardır. Mokasenler daha agresif yılanlardır ve çıngıraklı yılanları kızdırmak için ufak bir provokasyon yeterlidir. Mercan yılanları oldukça ürkek, çekingen yılanlardır ve genellikle sadece tutulduğunda ısırırlar. Yılan ısırıklarının çoğu Nisan ve Ekim ayları arasında, hayvanlar aktif iken olur. çoğu genç erkekleri içerir ve sıklıkla birkaç eyalette olur.

19 BÖLÜM 27. ZEHİRLENMELER, SOKMALAR VE ISIRIKLAR Teksas raporları çok sayıda ısırıkları içerir. Yılan ısırıklarının büyük oranda bulunduğu diğer eyaletler Louisiana, Georgia, Oklahoma, North Carolina, Arkansas, West Virginia ve Mississipi'- dir. ATT bu alanlarda yılan yaralanma problemleriyle aşinadır. Bir yılan ısırığı görüldüğünde ATT için önemli olan yarada zehir depolandığını tespit etmektir. Bir sınıflandırmada Birleşik Amerika'daki yılan ısırıklarının % 27'sinde yarada zehir depolanmamakta ve ek olarak % 37'de ise minimal oranda olduğu tespit edilmiştir. Bundan dolayı yılan ısırıklarının sadece 1I3'ünde ciddi lokal ve sistemik problemler bulunur. Yarada zehirin birikmemesi için birkaç sebep vardır. En sık olanı, yılanın önce bir başka hayvana saldırarak zehirini tüketmesidir. Zehirsiz yılanlar da nal şeklinde diş izleri bırakarak ısırabilirler. Mercan yılanı dışındaki Birleşik Amerika'daki zehirli yılanların ağız tavanında bulunan lümenli zehirli dişler kafasının arka kısmındaki iki keseden zehiri enjekte eder. Zehirli yılan ısırıklarının karakteristik görünümü aralarında yarım inç mesafe bulunan, etraflarında şişme, ağrı, renk değişikliği olan 2 adet küçük delik şeklinde yaradır (Şekil 27.13). Bazı zehirli yılanlar zehirli dişlerle birlikte başka dişlere de sahiptir. Sadece diş izlerinin bulunması zehirli yılanın ısırdığını göstermez. Zehirli diş izleri ise zehirli yılan ısırığının açık bir kanıtıdır. Bu durumda ATT yarada zehir bulunduğuna dair belirtilere bakmalıdır. ŞEKİL Diş izlerinin varlığı zehirli bir yılan ısırığını gösterir. Elin şişmesi ve renk değişikliği zehirlenme belirtisidir. saldırdığında, zehirli dişler penetre olur. Zehirli dişler içi lümenli dişlerdir ve hipodermik iğneler gibi etki ederler. Bunlar geriye doğru sallanarak menteşe gibi dururlar ve ağız açıldığında dışarı çıkarlar. Bunlar zehir bezine bağlı bir zehir rezervuarı olan keselerle bağlantılıdırlar. Bezin kendisi, dokuları sindiren, harap eden güçlü enzimler yapan tükrük bezlerine benzer. Zehirin amacı yılanın saldırdı ğı küçük hayvanları öldürmek ve hayvanın yılan tarafından yenmesi için sindirim olayını başlatmaktır. Engerek yılanı zehirinin dokuda birikmesine bağlı belirtiler yaralanma yerinde yanıcı ağrı ve Engerek Yılanları Çıngıraklı yılan, bakırkafa ve pamukağız (su) mokasenlerinin hepsi engerek yılanlarıdır. Engerek yılanlarının başı üçgen ve düzdür, burunun arkasında ve gözlerin her birinin önünde küçük çukurlar bulunur, gözün pupillası vertikal ve yarık gibidir. Çukur, ısıya duyarlı bir organ olup, karanlıkta hayvan göremediğinde sıcak bir hedefe kolaylıkla saldırabilmesini sağlar. Gözlere göre çukurların hedefi lokalize edebilmesi daha doğrudur. Engerek yılanlarının zehirli dişleri normalde ağız tabanına göre düz durur. Yılan saldırdığında ağız geniş açılarak zehirli dişler genişler, böylece yılan bir cisme saldırdığında ŞEKİL Çıngıraklı yılanlar, bakır kafalar ve pamuk ağız (su) mokasenleri ağzın tavanında lümenli zehirli dişlere sahiptir. Bunlar başın gerisindeki iki keseden zehir enjekte ederler. Bu yılanlara engerek yılanları denir. Bunların gözlerinin önünde bulunan ısıya duyarlı çukurlar karanlıkta bile sıcak hedeflere saldırmaya imkan verir.

20 KISIM 6. TIBBİ ACİLLER bunu takip eden şişme ve renk değişikliğidir. Bu belirtiler ısırıktan sonraki 5-10 dakikada başlar ve 8-36 saat içinde yavaşça yayılır. Cilt altına kanama (ekimoz), mavimsi renk değişikliği yapar. Zehirin biriktiği ısırık ağrılı ve ekimotiktir. Görülebilecek sistemik belirtiler halsizlik, terleme, bayılma ve şoktur. Bazen yılan tarafından ısırılan kişi bayılır. Genellikle bu durum hastayı yatırarak düzeltilir. Şuur geri döner, korkuyla oluşan bu episod geçicidir. Bayılma şokla karıştırılmamalıdır, bu ısırma oluştuktan çok sonra oluşur. Engerek yılanının zehiri tüm dokularda, protein, yağ ve hücrelerin lokalize harabiyetine neden olur. Ayrıca vücudun pıhtılaşma mekanizmasını belirgin şekilde bozarak çeşitli uzak bölgelerde kanamaya sebep olur. Doku harabiyeti zehirin dokuda birikmesiyle lokal olarak başlar. Isırıldıktan 1 saat kadar geçtikten sonra lokal zehir birikme bulguları (şişme, renk değişikliği, şiddetli lokal ağrı) yoksa zehirin dokuda birikmediğinden emin olunur. Engerek yılanlarının ısırmalarının acil tedavisi lokal zehir birikimine ve daha sonra sistemik etkilere primer yönelinmesi ile oluşur. Engerek yılanı ısırıklarının tedavisinde ATT'nin izleyeceği basamaklar şunlardır: 1. Hasta sakinleştirilir, hasta yatırılır ve hareket siz kalırsa zehirin sistemlere yayılmasının yavaşlayacağı anlatılır. 2. Isırık alanı lokalize edilerek nazikçe su, sabun veya hafif bir antiseptikle temizlenir. 3. Zehirli diş izlerinin üstüne ve altına venöz sirkülasyonu önleyebilecek (venöz turnike) şekilde yumuşak lastik tüpler bağlanır. Ekstremitenin distalindeki nabazanlar kaybolmamalıdır. Bu manevranın amacı ekstremite venlerinde zehirin yayılımını sınırlamaktır. 4. Bir atelle ekstremite hareketsiz hale getirilir. 5. Vital bulgular, kan basıncı, nabız ve solunum monitörize edilir. 6. Şok varsa, hasta şok pozisyonunda yatırılır ve oksijen verilir. 7. Yılan öldürülürse onu da birlikte götürünüz. Yılanın teşhis edilmesi doğru antivenin uygulanmasında çok önemlidir. 8. Hastayı hemen hastaneye nakil ediniz. Hastaneye yılan ısırıklı bir hastayı getirdiğinizi bildirin ve mümkünse yılanı anlatın. 9. Kusma için uyanık olun. Genelde toksinin kendi etkilerinden çok anksiyeteye bağlı, sıklıkla oluşabilir. 10. Ağızdan, hastaya hiçbir şey, özellikle de alkol vermeyin. 11. Nadiren de olsa, ekstremiteler dışında gövdede ısırık oluşursa turnike ve atel kullanmak imkansızdır. Hastayı yatırın ve olabildiğince çabuk nakil edin. ŞEKİL Engerek yılanlarının en sık görülenlerinden biri çıngırak yılanlarıdır. çıngırak kuyruğunun sonunda bir topakla birlikte bulunan değişebilen tabakalardır. Dokuda zehir toplanması belirtileri görülmezse, gerekirse temel yaşam desteği sağlanır, şüpheli ısırık alanına steril örtü yerleştirilir, ısırığın üstüne ve altına venöz konstriksiyon bantları konulur ve hasta immobilize edilir. Aynı işlem, zehirlenme belirtileri gösteren ancak 30 dakikadan kısa bir sürede hastaneye nakledilebilecek hastaya da uygulanır. Dokuda zehir birikmesine bağlı erken belirtiler oluşur ve hasta 30 dakika içinde hastaneye nakil edilemezse, zehir emilerek lokal olarak çıkartılmalıdır. Bu tedavi hekimin spesifik önerileriyle

ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY)

ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) EĞİTİM MODÜLÜ I Kodlama İlkeleri 1 21-23 Haziran 2012 ANKARA UKAY KAPSAMI Ulusal Kaza Yaralanma

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK BİTKİNLİĞİ-Etyoloji Sıcak ve nemli havaya uzun süre maruz kalma Yaşlı, çocuk Bilinçsiz diyet

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM

9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM 9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM ZEHİRLENMELER Zehirlenme nedir? Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 1) Aşağıdaki durumlardan hangisinde turnike uygulanır? a) Çok sayıda yararı varsa ilkyardımcı tek ise b) Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa

Detaylı

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak

Detaylı

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 )

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Slayt No : 48 4 ENTERAL BESLENME (Gavaj) Besin ve sıvıları ağız yoluyla yeterli alamayan veya hiç alamayan

Detaylı

Zehirlenmeler, Böcek Sokması Ve Hayvan Isırmalarında İlk Yardım

Zehirlenmeler, Böcek Sokması Ve Hayvan Isırmalarında İlk Yardım Zehirlenmeler, Böcek Sokması Ve Hayvan Isırmalarında İlk Yardım Zehirlenme Nedir? Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol.

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. KULLANMA TALİMATI STİDERM jel Cilde uygulanır. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. Yardımcı Maddeler: Benzalkonyum klorür, mentol kristali, karbomer 980, disodyum EDTA, sodyum

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Yanık, Donma Ve Sıcak Çarpmasında İlk Yardım

Yanık, Donma Ve Sıcak Çarpmasında İlk Yardım Yanık, Donma Ve Sıcak Çarpmasında İlk Yardım Yanık Nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VI YANIK, SICAK ÇARPMASI VE DONMADA İLKYARDIM

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VI YANIK, SICAK ÇARPMASI VE DONMADA İLKYARDIM Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN OKULLARI Nisan 2014 BÖLÜM VI YANIK, SICAK ÇARPMASI VE DONMADA İLKYARDIM YANIKTA İLK YARDIM Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır.

KULLANMA TALİMATI. VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. KULLANMA TALİMATI VİROSİL %5 krem Haricen kullanılır. Etkin madde: Her 1 g krem %5 a/a 50 mg asiklovir içerir. Yardımcı madde(ler): Poloksamer, setostearil alkol, sodyum lauril sülfat, beyaz yumuşak parafin,

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. TIENAM 500 mg I.V. enjektabl flakon Damar içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde(ler): Her bir flakon steril olarak 500 mg imipenem (imipenem monohidrat olarak) ve 500 mg silastatin (silastatin

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Yaralanmalar. Bölüm 5

Yaralanmalar. Bölüm 5 Yaralanmalar Bölüm 5 Kapsam: Yara nedir? Kaç çeşit yara vardır? Yaraların ortak belirtileri nelerdir? Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır? Ciddi yaralanmalar nelerdir? Ciddi yaralanmalarda ilkyardım

Detaylı

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ DOK.NO: TA/122 YAY.TAR.: 24/10/2011 REV.TAR..01/10/2013 REV.NO:41 ZEHİRLENME VAKALARINDA GENEL YAKLAŞIM TALİMATI 1. AMAÇ Acil servise başvuran zehirlenme tanısıyla

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

CIPROFLOXACIN: Menengokok hastalığı bulaşmış olan bir kişi ile temas eden kimseler için antibiyotik

CIPROFLOXACIN: Menengokok hastalığı bulaşmış olan bir kişi ile temas eden kimseler için antibiyotik CIPROFLOXACIN: Menengokok hastalığı bulaşmış olan bir kişi ile temas eden kimseler için antibiyotik Ciprofloxacin, bazen menengokok hastalığına yakalanan kimselerle teması olan kişilere verilen bir antibiyotiktir.

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR? Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

Mebusevleri M. Anıt C. Şafak A. 8/11 06510 Tandoğan Ankara 1

Mebusevleri M. Anıt C. Şafak A. 8/11 06510 Tandoğan Ankara 1 Kod: ISG_TGE_10 GENEL AÇIKLAMA Bu bilgilendirme notu İSG İş Güvenliği Temel Eğitim Seti nin bir parçası olan Isının Vücut Üzerindeki Olumsuz Etkileri konulu eğitim kapsamında hazırlanmıştır. Eğitimin CD

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Latince gerilme anlamına gelir. İstemli kasların tonik spazmıyla karakterize akut bir toksemidir. Etken: Clostridium tetani

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. BATTICON Pomad. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 100 g da: Etkin Madde Povidon iyot 30/06

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. BATTICON Pomad. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 100 g da: Etkin Madde Povidon iyot 30/06 KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI BATTICON Pomad 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM 100 g da: Etkin Madde Povidon iyot 30/06 10.00 g Yardımcı Maddeler Yardımcı maddeler için 6.1 e bakınız.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/5 TANISAL VE GİRİŞİMSEL DİZ ARTROSKOPİSİ AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat Yöntem: Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm'lik kesi deliklerinden artroskopinin

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. STİLEX jel Cilde uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. STİLEX jel Cilde uygulanır. KULLANMA TALİMATI STİLEX jel Cilde uygulanır. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. Yardımcı Maddeler: Koruyucu olarak benzalkonyum klorür, koku verici olarak oleum adonia,

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-2

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-2 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-2 1) Aşağıdakilerden hangisi kafatası ve omurga yaralanması nedenlerinden değildir? a) Spor ve iş kazaları b) Şeker hastalığı c) Otomobil kazaları d) Yıkıntı

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 2. TEŞHİS VE TEDAVİ 2.1 Nasıl teşhis edilir? Klinik belirtiler ve araştırmalar

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. OXXA ŞURUP ( %4 Asetilsistein içeren Şurup hazırlamak için Granül ) Ağız yoluyla uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. OXXA ŞURUP ( %4 Asetilsistein içeren Şurup hazırlamak için Granül ) Ağız yoluyla uygulanır. KULLANMA TALİMATI OXXA ŞURUP ( %4 Asetilsistein içeren Şurup hazırlamak için Granül ) Ağız yoluyla uygulanır. Etkin madde: Her 5 ml şurup 200 mg (%4) asetilsistein içerir Yardımcı maddeler: Metil paraben

Detaylı

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI GRİZİNC 15 mg / 5 ml şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: Her 5 ml şurupta 15 mg çinkoya eşdeğer 66 mg çinko sülfat heptahidrat bulunur. Yardımcı maddeler: Şeker (sükroz), gliserin, nipajin

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. XENETIX, radyolojik tetkikler için kullanılan kontrast ürünler grubundadır. Yalnızca damar içi uygulama yoluyla kullanılır.

KULLANMA TALİMATI. XENETIX, radyolojik tetkikler için kullanılan kontrast ürünler grubundadır. Yalnızca damar içi uygulama yoluyla kullanılır. KULLANMA TALİMATI XENETIX 300 (300 mg iyot/ml) enjeksiyonluk solüsyon Damar içi yolla kullanılır. Etkin madde: 1 ml enjeksiyonluk solüsyonda 658.1 mg İobitridol bulunmaktadır. Yardımcı maddeler: Sodyum,

Detaylı

Editörler. Doç.Dr.Hicran Yıldız & Dr.Emine Çatal İLK YARDIM

Editörler. Doç.Dr.Hicran Yıldız & Dr.Emine Çatal İLK YARDIM Editörler Doç.Dr.Hicran Yıldız & Dr.Emine Çatal İLK YARDIM Yazarlar Prof. Dr. Sakine Boyraz Doç.Dr.Hicran Yıldız Doç.Dr.Neriman Akansel Yrd.Doç.Dr. Evrim Çelebi Yrd.Doç.Dr. Funda Çetinkaya Yrd.Doç.Dr.

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan ilaç dışında- kullanabilecekleri güvenilir bir antibiyotik

Detaylı

TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir.sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KANAMALARDA İLKYARDIM BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Kanama

Detaylı

K U L L A N M A T A LİMATI

K U L L A N M A T A LİMATI ALLERGO-COMOD burun spreyi 20 mg/ml Yalnızca burun içine uygulanır. K U L L A N M A T A LİMATI Etkin madde: Sodyum Kromoglikat 0.14 ml lik püskürtme içeriğinde 2.8 mg Yardımcı Maddeler: sodyum edetat,

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MYDFRIN 5 ml oftalmik çözelti ihtiva eden plastik şişe içerisinde sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. MYDFRIN 5 ml oftalmik çözelti ihtiva eden plastik şişe içerisinde sunulmaktadır. MYDFRIN Steril Göz Damlası, 5ml Göze damlatılarak uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 25 mg/ml fenilefrin hidroklorür Yardımcı maddeler: Benzalkonyum klorür solüsyonu, sodyum bisülfat, disodyum edetat

Detaylı

Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ

Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ PROTOKOL TRAVMA ve YARALANMA NA: Boyun, HA: Problemli alan üzerinde gezdirilecek. Kemik yaralanmalarında özellikle FLEX elektrot AKUT TRAVMA KEMİK 1. SEANS 35

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

İLKYARDIM. www.hiasd.org

İLKYARDIM. www.hiasd.org İLKYARDIM www.hiasd.org Misyon & Vizyon Plan İlkyardım tanımı İlkyardım malzemeleri Haberleşme Kırık-çıkık Kanama Yanık Sara Hayvan dostlarımız Zehirlenme Duman zehirlenmesi Elektrik çarpması Kalp krizi

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI LEVOSOL 30 mg/5 ml Şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: 1 ml de 6 mg levodropropizin içerir. Yardımcı maddeler: Sakkaroz, metil parahidroksi benzoat, propil parahidroksi benzoat, sodyum

Detaylı

KANAMALARDA İLK YARDIM

KANAMALARDA İLK YARDIM KANAMALARDA İLK YARDIM Dr. Recep GÜLOĞLU İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD, Acil Cerrahi Servisi İLK YARDIM & TEMEL YAŞAM DESTEĞİ; Olay yerinde, Olay yerinde bulunan kişilerce,

Detaylı

ZEHİRLENMELER HAZIRLAYAN NESLİHAN GÖÇMEN

ZEHİRLENMELER HAZIRLAYAN NESLİHAN GÖÇMEN ZEHİRLENMELER HAZIRLAYAN NESLİHAN GÖÇMEN Zehir, belirli bir miktarda alındığında vücutta kalıcı veya geçici tahribatlar yaratan zararlı maddelerdir. Zehirlenme ise vücuda zehirli (toksik) bir maddenin

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM V KANAMALARDA İLK YARDIM

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM V KANAMALARDA İLK YARDIM Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Mart 2014 BÖLÜM V KANAMALARDA İLK YARDIM KANAMA NEDİR? Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. ADELEKS IM 4 mg/2 mi Ampul Kas içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her bir ampulde 4 mg Tiyokolşikosid Yardımcı maddeler: Sodyum klorür, enjeksiyonluk su. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

5 Pratik Dermatoloji Notları

5 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 5 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Vitiligo Eritema Multiforme Ürtiker Uyuz Tahta Kurusu / Pire Isırığı Kaposi Sarkomu 2 Vitiligo 3 Vitiligo

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir.

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir. KULLANMA TALİMATI NEROX-B12 film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı maddeler: Sitrik asit monohidrat,

Detaylı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Z. Ş İ M Ş E K, C. D E M İ R, Z. KEKLİK, B. K A R A, M. A K B A B A Toplumların üretim biçimi, erken

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI SİSTRAL Krem Cilt üzerine, haricen uygulanır. Etkin madde: 1 gram kremde 15 mg klorfenoksamin hidroklorür bulunur. Yardımcı maddeler: İsopropil miristat, stearik asit, setostearil alkol,

Detaylı