TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR"

Transkript

1 TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1. Membrana atlantooccipitalis posterior hangi ligamentin devamıdır? 1 C A) Ligamentum supraspinale B) Ligamentum interspinale C) Ligamentum flavum D) Ligamentum longitudinale anterius E) Ligamentum longitudinale posterius 2. Pterion noktasının izdüşümünde hangisi yer alır? A) Vena jugularis interna B) Arteria cerebri media C) Arteria cerebri anterior D) Arteria meningea media E) Arteria vertebralis 2 D Pterion noktası, fonticulus anterolateralis in kapanmasından sonra aldığı antropolojik isimdir, sınırlarını: temporal frontal parietal ve sfenoid kemiğin ala mjaor u oluşturur. İzdüşümünde a. meningea media nın ramus anterior u yer alır. 3. Fossa axillaris in posterior duvarını aşağıdakilerden hangisi yapar? A) M. latissimus dorsi B) M. serratus anterior C) M. subscapularis D) M. pectoralis major E) Sulcus intertubercularis 3 C Fossa axillaris in Ön duvarı: M. pectoralis major ve minor, Arka duvarı: M. subscapularis Mediali: M. serratus anterior, Laterali: Sulcus intertubercularis in tabanı, Tepesi: 1. kosta, skapula ve klavikula tarafından oluşturulur. 4. Aşağıdaki oluşumlardan hangisi ligamentum inguinale nin arkasından geçmez? A) Funiculus spermaticus B) Arteria femoralis C) Vena femoralis D) Musculus iliacus E) Nervus femoralis 4 A Funiculus spermaticus ligamentum inguinale nin arkasından geçmez. Ligamentin arkasından geçenler lacuna vasorum ve lacuna musculorum içerikleridir. Lacuna vasorum: - A. femoralis (üst kısımda a. iliaca externa) - V. femoralis (üst kısımda v. iliaca externa) - Lenf damarları ve nodları - N. genitofemoralis in femoral dalı Lacuna musculorum: - N. femoralis - N. cutaneus femoris lateralis - M. iliopsoas 5. Aşağıdaki kaslardan hangisi hem uyluk hem de bacağa fleksiyon yaptırır? A) M. adductor magnus B) M. gracilis C) M. gluteus medius D) M. rectus femoris E) M. gluteus maximus 5 B M. gracilis uyluğa fleksiyon ve adduksiyon, bacağa fleksiyon yaptırır. N. obturatorius tarafından innerve edilir. M. adductor magnus uyluğa adduksiyon (en güçlü) ve ekstansiyon yaptırır. Siniri nervus obturatorius dur M. gluteus medius uyluğa abduksiyon yaptırır (en güçlü) n. gluteus superior innerve eder. M. rectus femoris uyluğa fleksiyon bacağa ekstansi-yon yaptırır. N.femoralis innerve eder. M. gluteus maximus uyluğun en güçlü ekstansörüdür. N. gluteus inferior innerve eder. 6. Aşağıdaki damarlardan hangisi, musculus scalenus anterior ve medius arasındadır? A) Arteria subclavia B) Vena subclavia C) Arteria axillaris D) Vena axillaris E) Vena brachiocephalica sinistra 6 A M. scalenus anterior un önünde fasyası içinde n. phrenicus bulunur; arkasında bulunan m. scalenus medius ile arasında kalan interskalen aralıkta plexus brachialis ve a. subclavia vardır. Bu 2

2 yapılar scalen anticus sendromu veya servikal kosta varlığı gibi nedenlerle basıya uğrayabilir (scalen anticus sendromu, torasik outlet sendromu, servikal kosta sendromu vb...) Subklavian arterin sıkışıp sıkışmadığı Adson testiyle anlaşılabilir. 7. Aşağıdakilerden hangisi a. iliaca interna nın direkt dalı değildir? A) A. pudenda interna B) A. umbilicalis C) A. vesicalis superior D) A. vesicalis inferior E) A. obturatoria 7 C Arteria vesicalis superior, umbilikal arterin proksimal kısmının (pars patens) dalıdır, bu arter a. ductuli defferentis i vererek ductus defferensi de besler. A. iliaca interna pelvis ve ürogenital organların arteridir. Başlıca dalları: - A. pudenda interna - A. vescalis inferior - A. obturatoria - A. umbilicalis - A. uterina - A. sacralis lateralis - A. glutea superior - A. iliolumbalis - A. glutea inferior 8. Prostat lenf damarları başlıca hangi lenf nodunda sonlanır? A) N. l. coeliaci B) N. l. inguinalis C) N. l. inguinales profundi D) N. l. iliaci interni E) N. l. iliaci externi 8 D Genellikle organların lenfatik drenajları arteriel beslenmelerine paraleldir. Prostatın arterleri a. iliaca interna dan gelir ve lenfatik drenajı da n. l.iliaci interni lere olur! 9. Venae ophthalmicae superiores aşağıdakilerden hangisine dökülür? A) V. jugularis interna B) Sinus cavernosus C) V. jugularis externa D) V. facialis E) Sinus rectus 9 B Oftalmik venler, fissura orbitalis superior dan geçerek sinus cavernosus a dökülürler ve vena ophthalmica superior lar orbita üst iç köşesinde v. facialis e dökülen v. angularis ler ile anastomoz yaparlar. 10. Aşağıdakilerden hangisi telensefalonda yer almaz? A) Nucleus amygdaloideum B) Nucleus ruber C) Nucleus lentiformis D) Nucleus caudatus E) Globus pallidus 10 B Nucleus ruber, mezensefalonda colliculus superior lar seviyesinde yer alır. 11. Erişkinde subarachnoide aralık hangi seviyede sonlanır? 11 C A) T12 B) L2 C) S2 D) S5 E) Coccyx Kalçada yürürken aktif olmayan taraf belirgin olarak düşüyorsa lezyon hangi sinirdedir? A) N.gluteus superior B) N.gluteus inferior C) N.ischiadicus D) N.femoralis E) N.peroneus communis 12 A N.gluteus superior (L4,5,S1); plexus sacralis (L4-S3) ten çıkar. Foramen suprapriforme de. A.ve v.glutea superior un dallarına eşlik ederek çıkar ve m. gluteus medius, m.gluteus minimus ve m.tensor fascia lata ya dallar verir. Bu kasların tümü kalça eklemine abduktordurlar ve felçlerinde yürürken aktif olmayan taraf belirgin olarak düşer buna Trendelenburg bulgusu denir. 13. Aşağıdakilerden hangisi parasempatik etkisi vardır? A) N.trochlearis B) N.abducens C) N.oculomotorius D) N.ophthalmicus E) N.olfactorius 13 C Parasempatik lifi olan (genel visseral efferent) kafa çiftleri III (n.oculomotorius), VII (n.facialis), IX (n.glos-sopharyngeus) ve X (n.vagus) dur. 14. Aşağıdakilerden hangisi intraperitoneal değildir? 14 B A) Tuba uterina B) Cervix uteri C) Bulbus duodeni D) Splen E) Colon transversum 3

3 15. İntrauterin gelişimin 6. haftasında duodenumun iç yüzünü döşeyen endodermden kaynaklanan organ aşağıdakilerden hangisidir? A) Dalak sinüzoidleri B) Mide bezleri C) Pankreas parankimi D) Kolonun mide ile komşu kısmı E) Böbreküstü bezleri 15 C Pankreas bezi intrauterin hayatın 6. haftasında duodenumun iç yüzünü döşeyen endodermden ayrılan iki tomurcuk halinde gelişmeye başlar. Ventral ve dorsal pankreas tomurcuğu. Ventral pankreas tomurcuğu duodenum arkasından rotasyon yapar ve dorsal pankreas tomurcuğu ile hem parankimi hem de kanalları birleşerek pankreası oluşturur. Dalak sinüzoidleri lateral mezodermden gelişirken mide bezleri primitif gis endoderminden oluşur. 16. Aşağıdakilerden hangisi allantois için yanlıştır? A) Mesanenin oluşumuna katılır B) Mesane oluştuktan sonra fibröz bir doku olan Urakus olarak kalır C) Amniyon zarının embriyoya yapışmasını engeller D) Vitellustan kaynaklandığı için kan yapımında görevlidir E) Göbek kordonunun yapısında bulunur 16 C Allantois 16. günde Vitellus kesesinin göbek kordonuna bakan tarafından oluşur. Allantoisin Görevleri Mesanenin oluşumuna katılır Mesane oluştuktan sonra mesaneyi göbek kordonuna bağlayan fibröz bir doku olan Urakus olarak kalır Erişkinde urakus; Ligamentum umblikale mediana olarak adlandırılır Vitellustan kaynaklandığı için kan yapımında görevlidir Kloakayı oluşturur. Erken dönemde göbek kordonununu yapısına katılır Amniyon zarının embriyoya yapışmasını engelleyen vitellus değil amniyon sıvısıdır. 17. Aşağıdakilerden hangisi blastokistin yapısında bulunmaz? A) Zona pellusida B) Korona Radiata C) Blastosel D) Trofoblast E) Embriyoblast 17 B Uterusa ulaşan morula içerisine annenin intertisiyel sıvısı dolmaya başlar (4.gün). Bu sıvı toplanarak tek bir boşluk oluşturur. Bu boşluğa Blastosel adı verilir. Blastosel oluşmuş embriyoya ise Blastokist denir. Blastokist yapısında bulunanlar: Zona pellusida Embriyoblast Trofoblast Blastosel Korona radiata Graaf folikülünün çevresinde taç gibi duran tek ya da iki-üç katlı granüloza hücre tabakasıdır. 18. Merkezi sinir sisteminde Yutma merkezinden çıkan uyarıları efektör organlara iletimde görev almayan kraniyal sinir hangisidir? A) 5.kranial sinir B) 7.kranial sinir C) 9.kranial sinir D) 10.kranial sinir E) 12.kranial sinir 18 B Yutma istemli ve istemsiz fazları ardışık 3 aşamalı bir olaydır. İstemli Faz Faringeal Faz Ösefageal Faz Yutmanın en önemli fraingeal fazıdır. İstemsiz olarak farinks duvarına dokunan besinin duysal uyarı çıkarması ile olur. En fazla reseptöre sahip bölüm tonsilla pililerinin arasıdır. Çıkan uyarılar ve 10. kafa çifti ile Nuclues Tractus Solitarius a (NTS) ulaşır. Daha sonra Ponsun alt kısmında ve medullanın retiküler formasyon u çevresinde bulunan yutma merkezinden çıkan uyarılar besinin farinksten ösefagusa geçmesini sağlar. Degultasyon (yutma) merkezinden çıkan uyarılar 5, 9, 10 ve 12. kranial sinir sayesinde farinksi uyararak yutmayı sağlar. 19. Aşağıdakilerden hangisi solunum sisteminde kök hücre olarak kabul edilir? A) Titrek tüylü prizmatik epitel B) Fırça hücresi C) Clara hücresi D) Küçük granüllü hücre E) Goblet hücresi 19 C Solunum yolları epiteli yalancı çok katlı epiteldir. Bu epitel şeklinde tüm hücreler apikale ulaşamaz ve derinlerde kalır. Histoloji kesitlerde çok tabakalıymış gibi görünür. Yapısında beş farklı hücre bulunur. En sık görülen hücreler titrek tüylü prizmatik epiteldir. Bazal hücreler ise kök hücre olarak kabul edilir. Ancak terminal bronşiol duvarında bulunan ve aynen tip 2 pnömosit gibi surfaktan sentezleyen bir de Clara hücresi vardır. Clara hücreleri surfaktan sentezi yanında aynen tip 2 pnömositler gibi kök hücre kabul edilir. 4

4 20. Kalpte AV düğüme ait hücreler hangi histolojik tabakada görülür? A) Endokardiyum B) Subendokardiyal aralık C) Miyokardiyum D) Epikardiyum E) Subepikardiyal aralık 20 B Kalp dıştan içe doğru 3 tabakadan oluşmaktadır. Perikardiyum Miyokardiyum Endokardiyum Perikardiyum Kalbi dıştan torba biçiminde saran Seröz zardır. İki tabakası bulunur. İki tabakada tek katlı Mezotel ile örtülüdür. Arada perikardiyal sıvı bulunur. Perikardiyal sıvı basıncı pozitif bir basınçtır. Pariyetal perikardiyum (Perikardiyum) Visseral perikardiyum (Epikardiyum) Kalbe ait olan yapının epikardiyum olduğuna dikkat edilmelidir. Subepikardiyal katman: Gevşek bağ dokusudur. İçerisinde koroner damarlar, sinir ve gangliyonları ile kalbin iletici sistemi bulunur. Miyokardiyum En kalın katmandır. Kalp kası hücrelerinden oluşur. Endokardiyum En içte kan ile temas eden katmandır. İçten dışa doğru 4 tabakası bulunur Endotel: Tek katlı yassı epiteldir Subendotelyal katman: az sayıda Düz kas hücresi, Histiyosit, Fibroblast ve elastik ile kollajen lifler içerir. Miyoelastik katman: En kalın endokardiyum katmanıdır. Elastik lifler ve düz kas katmanları içerir. Subendokardiyal katman: İnfarktüste en çok etkilenen kısımdır. Gevşek bağ dokusu ile ileti sisteminden Purkinje lifleri ve atriyoventriküler düğümün bulunduğu katmandır. 21. Kalpte interkale disk bölgesinde en fazla sayıda ve en geniş çapta gap junctionlara sahip bölge aşağıdakilerden hangisidir? A) SA nodu B) Atriyal düğümler arası yollar C) AV nodül D) His demeti E) Purkinje lifleri 21 E Kalbin Özelleşmiş Uyarı ve İleti Sistemini oluşturan hücrelerin aslında kalp kası hücresi olduğu ancak kasılma özelliklerini kaybettiği unutulmamalıdır. Bu nedenle tüm hücreler arasında bol miktarda gap junction vardır. Kalpte gap junctionlar çoğunlukla düşük direnç bölgeleri olarak adlandırılır ve fonksiyonel sinsityumdan sorumludurlar. Kalbin Özelleşmiş Uyarı ve İleti Sistemi sırasıyla SA düğümü, düğümlerarası yollar, AV düğümü, His demeti ve purkinje lifleri oluşturur. SA düğüm; Sağ atriyumun arka,üst,yan tarafında vena kava süperiyorun atriyuma açıldığı yerde bulunur. SA lifleri doğrudan atriyum kaslarına bağlantılıdır. Kalbin atım hızını SA düğüm belirler. Düğümlerarası yollar; Ön, orta ve arka olmak üzere üç tanedir. Ön yol sağ atryumdaki uyarıyı sol atriyuma iletir. Bu yolların iletim hızı çok yüksektir. Atriyumlardaki en hızlı iletim yollarıdır. AV düğüm; Sağ atriyum arka duvarında, triküspit kapağa bitişik, interatriyal septuma yakın bulunur. Subendokardiyal yerleşimlidir. Temel işlevi iletinin geciktirilmesidir. Geciktirmenin nedeni daha az sayıda gap junction içermesidir. AV düğümde ileti 0.09 sn geciktirilir. AV ye ulaşmak için 0.03 sn ve his demetinden kas hücrelerine ulaşmak için 0.04 sn gerektiğinden SA dan çıkan uyarının ventriküle ulaşması 0.16 sn sürecektir. AV düğümün bir başka özelliği asla iletiyi ventriküllerden atriyuma iletememesidir. His demeti; AV düğümün devamı şeklindedir. Purkinje Lifleri; Normal kas liflerinden bile daha büyük liflerdir. En hızlı iletimi yaparlar (1-4 m/sn). İnterkale disk bölgelerinde en fazla sayıda gap junctiona sahip kalp kası hücresidir. Purkinjeden tüm kas liflerine iletim 0.04 sn sürer. 22. Kalp döngüsünde; intraventriküler basıncın en yüksek olduğu faz aşağıdakilerden hangisidir? A) İzovolümetrik gevşeme dönemi B) Hızlı doluş dönemi C) Atriyal sistol dönemi D) İzovolümetrik kasılma dönemi E) Ejeksiyon dönemi 22 E Ventriküler diyastol dönemi, kanın atriyumlardan ventriküllere geçtiği dönemdir. Bu dönem kendi içerisinde izovolümetrik gevşeme, atriyal hızlı doluş ve atriyal sistol dönemlerini kapsar. İzovolümetrik gevşeme döneminde atriyumlardan ventriküllere kan geçişi olmaz. Hızlı doluş dönemi ventrikül doluşunun ilk 2/3 lük dönemidir. Atriyumlardaki kan hızla ventriküllere dolar. Tüm atriyal kanın %80-85 i bu dönemde ventriküle geçer. Kalp seslerinden S3 ün nedenidir. Bu kan miktarı normal yaşam için yeterli olduğundan atriyal fibrilasyon durumunda kişi normal hayatını sürdürebilir ancak egzersiz intoleransı vardır. 5

5 Ventriküler sistol dönemi ise izovolumetrik kasılma ve ejeksiyon dönemini kapsar. İzovolumetrik kasılma döneminde amaç intraventriküler basıncı aort basıncına eşitlemeye çalışır. Bu sırada aort kapağı açılır ve ejeksiyon dönemi başlar. Ejeksiyon döneminde ventriküller hala kasılmaya devam ettikleri için özellikle mid ejeksiyon döneminde intraventiküler basınçlar en yüksek seviyesindedir. 23. Aşağıdakilerden hangi pıhtılaşma faktörü karaciğerde üretilmez? A) Faktör 1 B) Faktör 2 C) Faktör 3 D) Faktör 4 E) Faktör 5 23 D Hemostazın sekonder hali olan koagülasyon içerisinde pıhtılaşma faktörlerinin önemi büyüktür. Tüm pıhtılaşma faktörleri karaciğerde üretilir. Sadece faktör 4 olarak bilinen Kalsiyum karaciğerde üretilmez. Pıhtılaşma faktörlerinin hepsi bilinmese de bazı faktörlerin özellikle bilinmesi gerekir. Faktör 1 in fibrinojen olduğu ve aynı zamanda agregasyonda da rol aldığı bilinmelidir. Faktör 2'nin protrombin olduğu faktör 3 ün doku faktörü olduğu böylece ekstrensek pıtılaşma kaskadını başlattığı iyi bilinmesi gereken durumlardır. Faktör 4 kalsiyum ile ilgili bilinmesi gereken bir başka konu ise tüm pıhtılaşma kaskadı aşamalarında rol alan tek faktör olmasıdır. 24. Karaciğer lobüllerinde bulunan perisinüzoidal aralıkta (Disse aralığı) aşağıdakilerden hangisi bulunmaz? A) İTO hücreleri B) Hepatosit Mikrovillusları C) Otonomik sistem postgangliyonik miyelinsiz aksonları D) Tip1 ve Tip 3 kollajen E) Kuppfer hücreleri 24 E Disse Aralığı (Perisinüzoidal Aralık - Subendotelyal Aralık) Hepatositler ile sinüzoid endotel hücreleri arasında kalan ince bir kanaldır. Disse aralığı karaciğer lenfinin ilk döküldüğü yerdir. Disse aralığı lobcuğun periferine (portal alana doğru) Mall aralığı ile devam eder. Mall aralığı portal alanlardaki lenf damarlarının başlangıcıdır. Disse aralığında; İTO Hücreleri (Mezenşimal orijinli, sitoplazmalarında lipid damlacıkları vardır) Hepatositlerin mikrovillüsleri Otonomik sistem postgangliyonik miyelinsiz aksonları Tip 1 ve Tip 3 kollajen bulunur. Kuppfer hücreleri ise Mononükleer fagositer seriye ait monosit orijinli hücreleridir. Endotelin aksine Peroksidaz reaksiyonu pozitiftir. ve karaciğer sinüzoidlerinin duvarında endotel ile birlikte bulunur. Endotel hücrelerinin arasında ayrıca NK benzeri özelliğe sahip Pit hücreleride bulunur. 25. Aşağıdakilerden hangisinin epiteli yalancı çok katlı karakterdedir? A) Renal Pelvis B) Membranöz üretra C) Renal major kaliksler D) Üreterler E) Mesane trigonumu 25 B Mesane ve idrar yolları epiteli (Çok katlı değişici epitel - Çok katlı yassı) Renal Pelvis, Renal Kaliksler, Üreter, Mesane ve Üretranın mesaneden çıkan çok küçük bir bölümü Üroepitel denilen Çok katlı Değişici Epitel ile döşelidir. Çok katlı değişici epitel aslında çok katlı kübik bir epiteldir ancak üzerine idrar baskısı sonucu çok katlı yassı eptele döner. Önemli bir ayrıntı mesane trigonumunun iç üretral sfinkteride içermesi nedeniyle epitelinin direk çok katlı yassı epitele sahip olmasıdır. Üretrada da baskın olan epitel çok katlı yassı epiteldir. Üretranın en dar kısmı olan membranöz üretra ise farklı olarak yalancı çok katlı epitele sahiptir. Membranöz üretra dış üretral sfinkteri içerir. 26. Aşağıdakilerden hangisi jukstameduller nefronlara ait bir özellik değildir? A) Henle kulpları çok uzundur ve medullaya kadar iner. B) Efferent arteriyol henle kulbu çevresinde özel bir damar oluşumu olan vasa rectayı yapar. C) Renal cisimleri medullanın kortekse komşu bölümünde yerleşmiştir D) İdrarı en fazla konsantre etme yeteneğine sahiptir. E) Böbrekte en az bulunan nefron türüdür. 26 C Böbrekte yerleşimlerine göre nefronlar iki gruba ayrılır. Kortikal Nefronlar (%80 - %85) Nefronun tamamı kortekste yerleşmiştir. Kısa henle kulbuna sahiptir. Tüm nefronun çevresini Peritübüler kapiller ağ anastomozları sarar. Jukstamedüller Nefronlar (%15 - %20) Glomerül, proksimal tübül ve distal tübül kısmı kortekste, henle kulbu ve toplayıcı kanallar medulladadır. Henle kulpları çok uzundur, medullaya kadar iner Efferent arteriyol henle kulbu ve toplayıcı kanallar çevresinde özel bir damar oluşumu olan Vasa Recta yı oluşturur. Jukstamedüller nefronların henle kulpları çok uzun olduğundan daha fazla su geri emilimi yapılabilir. Bu nedenle Jukstamedüller Nefronlar idrarı en fazla konsantre etme yeteneğine sahiptir. 6

6 27. Merkezi sinir sistemine ait nöronların aksonlarında aksiyon potansiyeli iletilmesinin hızını arttırmada görev alan hücre aşağıdakilerden hangisidir? A) Oligiodendriogliosit B) Astrosit C) Schwann hücresi D) Ependim Hücresi E) Mikroglial hücre 27 A Aksiyon potansiyel iletilmesini hızlandıran en önemli yapı miyelin kılıf sayesinde yapılan elektriksel yalıtım bölgeleridir. Soruda miyelin kılıfı yapan hücreler sorulmak istenmiştir. Schwann hücresi periferik sinir sistemi aksonlarında miyelini yapan hücrelerdir. Merkezi sinir sistemi için aynı işi yapan hücre oligodendrogliosit tir. Ependim hücreleri BOS üreten ve ventrikül duvarlarını döşeyen epitelyal glia hücreleri iken mikroglia merkezi sinir sisteminin mononükleer fagositik sistem hücreleridir. 28. Emziren kadının duygusal ve genital olarak uyarılmasından aynı zamanda eşler arası bağlılıktan sorumlu tutulan hormon aşağıdakilerden hangisidir? A) GnRH B) FSH C) Östrojen D) Prolaktin E) Oksitosin 28 E Oksitosin Reseptörleri ve Etkileri Reseptör İkincil Haberci Etkisi Meme miyoepitel hücreleri Gq - İP3 - Ca+2 Süt fışkırtma refleksi En önemli uyaran memenin emzirilmesi Emziren kadının duygusal ve genital uyarılması da oksitosin salınımını arttırır. Uterus Gq - İP3 - Ca+2 Uyarılma östrojen ile artar, progesteron ile inhibe olur. Doğuma doğru uterusta reseptör artar. Doğum sırasında pozitif feedback ile salınım artar Ovaryum Gq - İP3 - Ca+2 Etkisi net değildir Vas Deferens Gq - İP3 - Ca+2 Ejekülasyon sırasında oksitosin salınımı artar, vas deferens kasılır ve ejekulat dışarı atılır. 29. Aşağıdakilerden hangisi REM uykusunda baskın olarak kullanılan nörotransmitterdir? A) Seratonin B) Noradrenalin C) Asetilkolin D) Dopamin E) Glutamat 29 B Uyku Non-rem ve rem uykusu olarak iki ayrı döneme ayrılır. Uykunun temel beyin bölgesi rafe nükleusları ve temel nörotransmitteri seratonin dir. Ancak uykunun rem döneminde asıl etkili olan nörotransmitter noradrenalindir. Bu nedenle rem uyusu sırasında insanlarda kalp hızı artmış, solunum düzensizleşmiş gastrointestinal sistem aktivitesine ara vermiştir. Bu dönem aslında uyanıklığa en yakın uykudur ve bu dönemde rüya görülür ve hatırlanır. Ayrıca rem uykusu döneminde beyinde baskın olan EEG aktivitesi aynen uyanık gözü açık bir insan gibi Beta dalgalarından oluşur. 30. Yakın görmeye uyum sırasında aşağıdakilerden hangisi görülmez? A) Gözlerde konverjans B) Midriyazis C) Lens kalınlığında artış D) Göz kürelerinde iç rotasyon E) Pupil çapı daralır 30 B Akomodasyon kelime anlamı olarak uyum demektir. Görmenin uyumu; yakına bakılan bir nesnede göz küresi ve yapısının meydana getirdiği değişiklikleri kapsar. Yakına bakmada, göz kürelerinde konverjans ve iç rotasyon olur, Sillier kas kasılarak lensin ön arka çapı arttırılır ve miyozis gözlenir. Pupil açıklığının artışı anlamına gelen midriyazis akomodasyon sırasında oluşmaz. 31. Sinir sisteminde lateral inhibisyonda görev alan özel ara nöron hücresi hangisidir? A) Golgi şişe nöron B) Betz hücresi C) Piramidal nöron D) Renshaw hücresi E) Alfa motor nöron 31 D Lateral İnhibisyon Lateral inhibisyon nöron düzeyinde negatif feedback in örneğidir. Presinaptik aksondan ayılan bir dal bir ara nöron ile daha sinaps yapar. Bu ara nöron ise dönüp tekrar presinaptik nöronla ve çevresindeki birkaç nöron ile sinaps yapar. Bu sinapslar ile kendi kendini ve hemen yanındaki nöronları inhibe edebilir. Yani kendi uyarısını durdurabilir. Lateral inhibsiyonda rol alan bu özel ara nörona Renshaw hücresi denir. 32. Aşağıdaki sinir lifi tiplerinden hangisi hassas dokunma ve basınç duyusunu taşır? A) Grup 1a sinir lifleri B) Grup 1b sinir lifleri C) Grup 2 sinir lifleri D) Grup 3 sinir lifleri E) Grup 4 sinir lifleri 7

7 32 C Sinir Lifleri iki ayrı sınıflama ile kalınlıklarına, iletimlerine ve miyelin olup olmamasına göre sınıflandırılmışlardır. C grubu (Duysal sınıflandırmada Grup 4) diğerlerinden farklı olarak miyelinsizdir. Sinir Lifleri Sınıflandırılması ve Tipleri Lif Tipi Duysal Fonksiyonu Önemi Sınıflandırma Karşılığı A Alfa Grup 1 (a ve b) Somatik Motor nöron (A-alfa) Kas iğciği (1a) ve Golgi tendon organ (1b) afferenti Proprioseption Beta Grup 2 Hassas dokunma, basınç Kas iğiciği Gama Yok Kas iğciği motor nöronu Delta Grup 3 Soğuk ve ağrı (hızlı ağrı) Kaba dokunma B - Yok Otonom PREgangliyoner C Dorsal kök Grup 4 Sıcak ve ağrı (yavaş ağrı,acı) Sempatik Yok POSTgangliyoner sempatik En hızlı iletim En kalın Lif Kas iğciği çekirdek zinciri tip lif afferenti Kas tonüsünden sorumlu Akut ağrı Otonomik Acı En ince, en yavaş 33. Karbonmonoksit zehirlenmesinde aşağıdaki enzimlerden hangisinin inhibisyonu ölüme neden olur? A) ATP sentaz B) Süksinat dehidrogenaz C) Sitokrom oksidaz D) Koenzim Q redüktaz E) NADH dehidrogenaz 33 C Elektron transportu ve oksidatif fosforilasyonun inhibitörleri: ETZ nin herhangi bir noktasında bir blok olursa, bloktan önceki tüm taşıyıcılar indirgenmiş hallerinde birikir. Bloktan sonrakiler ise okside hallerinde bulunacaklardır. Sonuç olarak O2 tüketilmeyecek, ATP oluşmayacak ve TCA döngüsü yavaşlayacaktır. Amobarbital (barbitürat), pierisidin A (antibiyotik) ve rotenon (bir balık zehiri) NADH dehidrogenazla kompleksler yaparak NADH nın birikmesine neden olur. Dimerkaprol ile antimisin, miksotiazol ve stigmatellin gibi antibiyotikler elektronların sitokrom b-c, kompleksi içinden geçişini engeller. Siyanür, sodyum azid ve karbon monoksid (CO), sıklıkla intihar amaçlı kullanılan zehirlerdir, sitokrom oksidazla birleşirler ve elektronların O2 e transferine engel olurlar. Siyanür ve azid hem a3 ün okside formuna (Fe3+) sıkıca bağlanır. CO ise hem a3 ün redükte formuna (Fe2+) O2 ile yarışmalı olarak bağlanır ve O2 e elektron transferini önler. Karboksin ve TTFA (tenoiltrifluoroaseton) indirgeyici eşdeğerlerin süksinat dehidrogenazdan Q ya transferini inhibe ederler. Malonat, süksinat dehidrogenazın yarışmalı inhibitörüdür. ATP sentez inhibitörleri: Oligomisin (antibiyotik) ve venturisidin oksidasyon ve fosforilasyonu tamamen bloke eder. ATP sentezi (fosforilasyon) ile elektron transportu (oksidasyon) eşleştiği için, ATP sentaz kompleksi inhibe olursa veya yeterli miktarda ADP desteği bulunmazsa, ATP sentezi inhibe edilecek, O2 tüketilmeyecek, ETZ nin bileşenleri redükte hallerinde toplanacak ve TCA döngüsü yavaşlayacaktır. Eşleşmeyi ayıran ajanlar: Dinitrofenol bir iyonofordur ve protonları ATP sentaz kompleksindeki porların içinden geçirmeden sitozolden matriks içine yeniden girmesini sağlarlar. Böylece elektron transportu ile ATP üretimini birbirinden ayırırlar. Yüksek dozlarda alınan aspirin de benzer etkiye sahiptir. Eşleşmeyi ayıranlar O2 tüketim hızını, elektron transportunu, TCA döngüsünü ve CO2 üretimini arttırırlar. ATP üretimi azalmıştır çünkü iç mitokondri membranına karşı proton gradiyenti dağılmıştır. Artmış solunum (elektron transportu ve O2 tüketimi) hızı ile oluşan enerji, ısı halinde kaybolur. İyonoforlar: Valinomisin antibiyotiği mitokondri membranı boyunca K un geçişine izin vererek iç ve dış mitokondri membranı arasındaki membran potansiyelini ortadan kaldırır. Nigerisin de H+ le değişmeli olarak K için bir iyonofor gibi davranır. Sonuçta membran boyunca ph gradiyenti ortadan kalkar. Valinomisin ve nigerisin varlığında membran potansiyeli ve ph gradiyenti ortadan kalkar ve bu nedenle fosforilasyon tamamen inhibe olur. Atraktilozid bitki toksinidir ve iç mitokondri membranındaki adenin-nükleotid taşıyıcısını inhibe eder. 34. Glikolipid yapısında aşağıdaki moleküllerden hangisi bulunmaz? A) Gliserol B) Yağ asidi C) Seramid D) Serin E) Şeker üniteleri 8

8 34 A Glikolipidler seramid bileşiğinden köken alırlar. Önce serin amino asiti ve palmitik asit birleşerek sfingozin molekülünü oluşturur. Ardından bir yağ asiti bu moleküle ilave edilerek seramid yapısı oluşturulur. Seramid molekülüne şekerlerin ilavesi ile glikolipid molekülleri oluşur. 35 B Hem sentezinde kurşun tarafından inhibe edilen iki enzim vardır. Bunlar; ALA dehidrataz ve ferroşellataz dır. Glikolipidler (glikosfingolipidler), temel olarak sinir dokusunda ve hücre membranlarında bulunurlar. İki şekilde incelenebilir. İki gruba ayrılırlar: 1.Serebrozid: Seramidle birlikte bir veya daha fazla şeker içerir. Galaktoz içerene galaktozilserebrozid adı verilir ve başlıca beyin ve sinir dokusunda bulunur. Glukoz içerene glikozilserebrozid (glikozilseramid) adı verilir ve daha çok ekstranöronal dokularda bulunur. 2. Gangliozidler: Kompleks glikosfingolipidlerdir ve bir veya daha fazla sialik asit molekülü içeren glikozilserebrozid bileşiğidir. Nöraminik asit, dokularda bulunan başlıca sialik asittir. Gangliozidler reseptör fonksiyonlarına sahiptir ve sinir dokularında yüksek konsantrasyonlarda bulunurlar. 35. Hem sentezinde kurşun tarafından inhibe edilen enzim aşağıdakilerden hangisidir? A) Delta aminolevülinik asit (ALA) sentaz B) ALA dehidrataz C) Üroporfirinojen I Sentaz D) Protoporfirinojen oksidaz E) Üroporfirinojen dekarboksilaz 36. Yağ dokusunda yer alan ve açlıkta aktivite gösteren gösteren lipaz aşağıdakilerden hangisidir? A) Pankreatik lipaz B) Hormona duyarlı lipaz C) Lipoprotein lipaz D) Hepatik lipaz E) Gastrik lipaz 36 B Hormona duyarlı lipaz, açlıkta glukagon hakimiyetinde aktive olarak, yağ dokusunda depolanmış olan triaçilgliserol moleküllerini yağ asit ve gliserol olarak parçalamaktadır. 9

9 Diğer lipazlar ve özellikleri: Enzim Kaynak Etki Bölgesi Fonksiyon Özellikleri Gastrik lipaz Mide Mide Kısa-orta zincirli yağ asitlerini içeren diyetsel TG yıkımı Asite dayanıklı Pankreatik lipaz Lipoprotein lipaz Hormona duyarlı lipaz Asit lipaz Hepatik lipaz Pankreas Ekstra hepatik dokular Yağ hücreleri Çoğu dokular İnce bağırsak lümeni Kapiller hücre yüzeyi Yağ hücreleri (sitozol) Lizozomlar Diyetsel triaçilgliserollerin yıkımı Dolaşımdaki ŞM ve VLDL içinde bulunan TG leri yıkar Depolanmış TG lerin yıkımı Fagositoz esnasında alınan lipidlerden yağ asitlerini ayırır. Karaciğer Karaciğer HDL 2 deki fosfolipid ve TG leri yıkarak HDL 3 e dönüşümü sağlamak. Dayanıklılık için pankreatik kolipaza gerek duyar Heparin tarafından plazmaya salınır, apo C ıı tarafından aktifleştirilir camp bağımlı protein kinaz tarafından aktifliştirilir. Asit ph da optimum Androjenler tarafından aktive, östrojenler tarafından inhibe edilir. 37. Perifer hücre membranlarından HDL membranına alınan kolesterolü, kolesterol esterine çeviren ve aktivatörü Apo A1 olan enzim aşağıdakilerden hangisidir? A) ACAT B) LCAT D) CETP E) Tiyokinaz D) Tiyoforaz 37 B Lesitin kolesterol açil transferaz (LCAT) enzimi kolesterol molekülünün üçüncü karbonunda bulunan hidroksil grubuna bir yağ asiti bağlar ve kolesterol esteri meydana getirir. LCAT, HDL molekülüne lokalizedir ve Apo A1 tarafından aktive edilir. Önemli Apoproteinler ve başlıca fonksiyonları: Apolipo- Lipoprotein Ek bilgi Protein Apo A-I HDL, ŞL LCAT aktivatörü, HDL reseptörünün ligandı Apo A-II HDL, ŞL Apo A-I ve LCAT inhibitörü? Apo A-IV ŞL la salgılanır fakat Barsakta sentezlenir, işlevi bilinmiyor HDL ye aktarılır Apo B 100 LDL, VLDL, IDL KC den VLDL salgılanması, LDL reseptörünün ligandı Apo B-48 ŞL, ŞL kalıntıları Barsakta şilomikronların salgılanması Apo C-I VLDL, HDL, ŞL LCAT in olası aktivatörü Apo C-II VLDL, HDL, ŞL Lipoprotein lipaz aktivatörü Apo C-III VLDL, HDL, ŞL Apo C-II yi inhibe eder Apo D HDL nin alt tipleri Kolesterol ester transfer proteini Apo E VLDL, HDL, ŞL, ŞL kalıntıları Karaciğerde şilomikron kalıtlarının ve LDL reseptörünün ligandıdır. (a) Lp (a) B-100 e bağlanır. AMI ne gidişte etkindir 38. Karnitin palmitoil transferaz I enziminin görevi aşağıdakilerden hangisidir? A) Dolaşımdaki yağ asitlerinin hücreye taşınması B) Yağ asitlerinin sitoplazmada aktivasyonu C) Yağ asitlerinin mitokondri iç zarından matrikse taşınması D) Mitokondri intermembranal alanda karnitin ve açil KoA nı birleştirilmesi E) Mitokondride Açil karnitin molekülünün açil KoA ve karnitin olarak ayrılması 38 D Yağ asitlerinin Mitokondriye Taşınması: Yağ asitleri hücre tarafından alındıktan sonra yağ açil CoA sentetaz (tiyokinaz) ile sitozolde aktive edilir. β-oksidasyon mitokondri matriksinde olduğundan uzun zincirli yağ asitlerinin mitokondriye geçmeleri gerekir. Bunun için özel bir taşıyıcı olan karnitin kullanılır, bu olaya da karnitin şantı (veya mekiği) denir. Kısa ve orta zincirliler ise serbestçe mitokondriye geçer ve burada aktive edilir. Karnitin, esensiyal aminoasitler olan lizin ve metiyoninden karaciğer ve böbrekte sentezlenir, iskelet ve kalp kasına yollanır. Önce karnitin açiltransferaz I aracılığıyla bir açil grubu, sitozolik CoA dan karnitine nakledilir. O-açil karnitin meydana gelir. Enzim, iç mitokondri zarının dış yüzeyindedir. Daha sonra, bu açil karnitin grubu mitokondri matriksine taşınır ve burada karnitin açil transferaz II ile başka bir CoA molekülüne nakledilir. Enzim iç mitokondri zarının iç yüzeyindedir. 39. Alınan proteinli gıda ile orantılı olarak üre döngüsünün hızlanmasına neden olan substrat ve aktive ettiği enzim hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir? SUBSTRAT ENZİM A) Arjinin Karbamoil fosfat sentaz I B) N-Asetil sistein Arjinaz C) N-Asetil glutamat Karbamoil fosfat sentaz I D) Glisin Ornitin transkarbamoilaz E) Glutamat Arjininosüksinat sentaz 10

10 39 C Üre döngüsünün kontrolü: N-Asetilglutamat, üre döngüsünün ilk enzimi olan karbamoil fosfat sentetaz I in aktivatörüdür. Arginin, asetil KoA ve glutamattan N-asetilglutamat sentezini uyarır. Bu bileşiğin intrahepatik konsantrasyonu, proteinden zengin bir yemekten sonra artarak üre sentezi indüklenir. Karaciğerin normalde büyük miktarlarda üre sentezleyebilme kapasitesi olmasına rağmen, 4 gün veya daha fazla yüksek proteinli diyet tüketildikten sonra üre döngüsü enzimleri indüklenir. 41. Seratonin, melatonin, NAD ve NADP sentezine katılan amino asit aşağıdakilerden hangisidir? A) Triptofan B) Tirozin C) Histidin D) Glisin E) Metiyonin 41 A Serotonin, melatonin, NAD ve NADP nin nikotinamid parçası triptofandan oluşurlar. Triptofan, fenilalaninin hidroksilasyonu gibi TH4 gerektiren bir reaksiyonla hidroksillenir. Ürün 5-hidroksitriptofan dekarboksile olarak seratonini oluşturur. 40. Aşağıdaki bileşiklerden hangisi amino asitlerin TCA siklüsüne giriş noktalarından biridir? Serotonin pineal bezde, asetil KoA tarafından asetilasyona ve SAM tarafından metilasyona girer ve sonuçta melatonin oluşur. A) Sitrat B) Süksinat C) Süksinil KoA D) İzositrat E) Malat 40 C Amino Asitlerin Yıkımı: Amino asitlerin karbon iskeletlerinin yıkılması durumunda oluşan başlıca ürünler piruvat, TCA döngüsünün ara maddeleri, asetil KoA ve asetoasetattır. Karaciğerde piruvat veya TCA döngüsünün ara maddelerini oluşturan amino asitler glukojeniktir (veya glukoneojenik); yani glukoz sentezi için karbon sağlarlar. Asetil KoA veya asetoasetat oluşturan amino asitler ketojeniktir; yani keton cisimleri oluştururlar. Bazı amino asitler (izolösin, triptofan, fenilalanin, treonin ve tirozin) hem ketojenik hem de glukojeniktir. Amino asitler TCA döngüsüne dört ara ürün üzerinde giriş yaparlar. Bunlar; süksinil KoA, fumarat, alfa keto glutarat ve oksaloasetat molekülleridir. 42. Keton cismi sentezinde ilk oluşan keton molekülü ve lokalizasyonu aşağıdakilerden hangisidir? MOLEKÜL LOKALİZASYON A) Aseton Mitokondri B) β-hidroksi bitürat Sitoplazma C) Asetoasetat Mitokondri D) β-hidroksi bitürat Mitokondri E) Asetoasetat Sitoplazma 42 C Keton cismi sentezi açlıkta karaciğer hücre mitokondrisinde gerçekleşir. Keton cismi sentezinde ilk oluşan keton cismi asetoasetat dır. 11

11 43. Heksoz monofosfat şantında, oksidatif ve non-oksidatif reaksiyonlarda üretilen ortak ürün ve bu reaksiyonların lokalizasyonu hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir? ORTAK ÜRÜN LOKALİZASYON A) NADH+H+ Sitoplazma B) NADPH+H Sitoplazma C) FADH2 Mitokondri D) Ksiloz-5-fosfat Mitokondri E) Ribüloz-5-fosfat Sitoplazma 43 E Heksoz monofosfat şantında, oksidatif ve non-oksidatif reaksiyonlarda üretilen ortak ürün ribüloz-5-fosfattır. 45. Aşağıdaki amino asitlerden hangi-hangileri saf ketojenik özelliktedir? A) Alanin, Lizin B) Aspartat, Valin C) Lösin, Lizin D) Fenilalanin E) Prolin, Lizin 45 C Lösin ve lizin saf ketojenik amino asitlerdir. 44. Glikozaminoglikanlarda şeker ve protein yapıların birleşme bölgelerinde hangi amino asitler bulunur? A) Aspartat, Glutamin B) Serin, Treonin, Tirozin C) Serin, Treonin ve Glutamin D) Glutamin, Asparajin E) Tirozin, Triptofan, Asparajin 44 B Şekerlerin proteinlerle yaptığı bağlar; o-glikozidik ve N-glikozidik bağlar olarak karşımıza çıkar. O-glikozidik bağlarda hidroksil içeren amino asitler (serin, treonin, tirozin) yer alırken, N glikozidik bağlarda asidik amino asitlerin amidlerini içeren amino asitler yani Glutamin, ve Asparajin amino asitleri yer alır. Glikozamino glikanlarda sadece O-glikozidik bağlar yer alır. 46. TCA Döngüsünde yer alan enzimlerden hangisi mitokondri iç membranında yer alır? A) Sitrat sentaz B) Fumaraz C) Süksinat tiokinaz D) Süksinat dehidrogenaz E) İzositrat dehidrogenaz 46 D TCA döngüsünde yer alan sekiz reaksiyonun yedi tanesi mitokondri matrksinde gerçekleşirken, süksinat dehidrogenaz mitokondri iç membranına lokalizedir. 12

12 47. De nova pürin-pirimidin nükleotid sentezinde ortak olmayan bileşik aşağıdakilerden hangisidir? A) CO2 B) Glutamin C) Aspartat D) PRPP E) Glisin 47 E De nova pürin-pirimidin nükleotid sentezinde ortak olmayan bileşikler; glisin ve tetrahidrofolattır. PÜRİN SENTEZİ PİRİMİDİN SENTEZİ Karbon Karbon Azot Azot Katkısı Katkısı Katkısı Katkısı Glisin Formil Tetrahidrofolat Metenil Tetrahidrofolat CO Glutamin - 2 (iki glutaminden) - 1 Aspartik asit Aşağıdaki hormonlardan hangisi hücre yüzeyi reseptörlerine bağlanarak etki gösterir? A) Östradiol B) Testosteron C) Tiroid hormonu D) Progesteron E) ACTH 48 E Tiroid hormonları ve seçeneklerdeki diğer steroid hormonların (östradiol, testosteron, progesteron) reseptörleri hücre içinde yer alırken, ACTH ın reseptörü hücre yüzeyinde yer alır. 49. Aşağıdaki enzimlerden hangisi fonksiyonel plazma enzimidir? A) Amilaz B) ALT C) GGT D) Lipoprotein lipaz E) Lipaz 49 D Fonksiyonel plazma enzimleri sentezlendikleri dokudan plazmaya salınırlar ve etkilerini burada gösterirler. Düzeyleri kanda daha yüksektir. Başlıca fonksiyonel plazma enzimleri; lipoprotein lipaz, psödokolinesteraz ve pıhtılaşma faktörleridir. 50 D Gangliozidler: Kompleks glikosfingolipidlerdir ve bir veya daha fazla sialik asit molekülü içeren glikozilserebrozid bileşiğidir. Yapısında serin ve palmitatın birleşmesinden oluşan sfingozin içerir. Nöraminik asit, dokularda bulunan başlıca sialik asittir. Gangliozidler sinir dokularında yüksek konsantrasyonlarda bulunurlar ve reseptör fonksiyonlarına sahiptir. 51. Yapısında Gangliozid sülfat bulunmayan ve protein-karbonhidrat arasında non-kovalent bağ bulunduran glikozaminoglikan aşağıdakilerden hangisidir? A) Heparin B) Heparan sülfat C) Dermatan sülfat D) Hyaluronik asit E) Keratan sülfat 51 D Hyaluronik asit molekülü, diğer glikozaminoglikanlardan iki özelliği ile ayrılır. Bunlar; sülfat içermemesi ve karbonhidrat yapı ile protein yapı arasında non-kovalent bağların bulunmasıdır. 52. DNA yapısına katılacak olan nükleotidlerdeki riboz u, deoksiriboza çeviren enzimin kullandığı protein aşağıdakilerden hangisidir? A) Tioredoksin B) Ribonükleotid redüktaz C) Dihidrofolat redüktaz D) Sitokrom-c oksidaz E) Tioredoksin redüktaz 52 A Riboz parçasının deoksiriboza indirgenmesi difosfat seviyesinde olur ve tioredoksin proteinine gerek duyan ribonükleotid redüktaz tarafından katalizlenir. 50. Aşağıdaki lipidlerden hangisinin yapısında sfingozin bulunur? A) Fosfogliseridler B) Steroid C) Lökotrien D) Gangliozid E) Prostaglandin 13

13 53. Ribozamal RNA molekülünün sentez yeri ve sentezleyen enzim aşağıdakilerden hangisidir? ENZİM SENTEZ YERİ A) RNA Polimeraz I Nükleolus B) RNA Polimeraz II Nükleus C) RNA Polimeraz III Nükleus, D) RNA Polimeraz I Nükleus E) RNA Polimeraz II Nükleolus 53 A Ribozamal RNA molekülünün sentezini RNA Polimeraz I enzimi, hücre çekirdeğinin çekirdekcik bölümünde gerçekleştirir. 55. Aşağıdakilerden hangisi Salk tipi Polio aşısının özelliklerinden biri değildir? A) İndirekt (sekonder) koruma sağlamaz B) Uygulama sonrası nadir de olsa paralitik hastalığa yol açabilir C) İntramusküler yolla uygulanır D) poliovirusün 3 serotipini de içerir E) İnaktif polio aşısıdır 55 B Paralitik polio hastalığına nadir de olsa canlı polio aşısı (Sabin) neden olabilir. Salk aşısı (inaktive Polio aşısı) paralitik hastalığa neden olmaz, seçeneklerde yer alan diğer ifadeler doğrudur. Özellikler Canlı aşı (sabin) Ölü aşı (salk) Uygulama şekli Oral IM Bulaşıcılığın önlenmesi Evet Hayır Humoral IgG yanıtı Evet Evet GIS de virüs replikasyonunu engelleme Evet Hayır GIS de lokal IgA yanıtı Evet Hayır Diğer insanlarda sekonder koruyuculuk Evet Hayır Nadirde olsa hastalık oluşturma Evet Hayır İmmünyetmezliklide hastalığa neden olma Evet Hayır Soğuk zincir Evet Hayır İmmünite süresi Uzun Kısa 54. Pantotenik asit aşağıdaki yapılardan hangisinde bulunur? A) Biotin B) Lipoik asit C) Piridoksal fosfat D) FAD E) Açil taşıyıcı protein (ACP) 54 E Aktif pantotenik asit, koenzim A ve açil taşıyıcı protein (ACP) yapısında bulunur. Pantotenik asit bağırsaklardan kolaylıkla emilir ve sonra ATP tarafından fosforillenerek 4 fosfopantotenat oluşur. Sisteinin ilavesi ve karboksil grubunun ayrılması 4 -fosfopantoteini üretir. 4 fosfopantetein, KoA ve ACP nin prostetik grubudur ve ATP den önce adenil grubu alır ve sonra fosforillenir; sonuçta KoA oluşur. Tiyol grubu hem KoA da hem de ACP de açil grubu taşıyıcısıdır. 56. Aşağıdaki bakterilerden hangisi zorunlu anaerob bir bakteridir? A) Staphylococcus epidermidis B) Streptococcus pyojenes ( A grubu streptokok) C) Viridans streptokoklar D) Peptostreptokoklar E) E.coli 56 D Seçeneklerde yer alan peptostreptokoklar ağız florasında bulunan Gram pozitif, zorunlu anaerob kokdur. Diş çekimini takiben beyin apsesine neden olabilir.anaerob bakteriler son elektron alıcısı olarak nitrat ve sülfatları kullanır. Tablo: Anaerob bakterilerin gram boyanma özellikleri Gram (+) kok Gram (+) basil Gram (-) basil Peptostreptococcus Actinomyces Bacteroides fragilis (kapsül, fimbria, β laktamaz) Peptococcus Propionibacterium acnes Porphyromonas (siyah pigment, asakkarolitik) Aerococcus Lactobacillus Prevotella (kırmızı floresan, siyah pigment, sakkarolitik) Gemella Mobiluncus (vajinit) Fusobacterium (yeşil floresan) Eubacterium Gram (+) sporlu basil Clostridium türleri (C, perfringens, C.difficile, C.difficle) 14

14 57. Aşağıdakilerden hangisi aside dirençli boyanma özelliğine sahip değildir? A) Legionella micdadei B) Nocardia asteriodes C) Chlamydia trachomatis D) Rhodoccus equi E) Bakteri sporları 57 C Seçeneklerde yer alan Chlamydia trachomatis aside dirençli boyanma özelliği göstermez. Chlamydia türleri zorunlu intrasellüler olup, ATP sentezi yapamaz bu nedenle enerji paraziti olarak da isimlendirilir. Chlmydialar hücre duvarı yapısında N-asetil muraminik asit içermezler ve Gram boyasıyla boyanmazlar. Chlamydia türleri konak hücreye elementer cisimciğinin endositoz ve pinositozu ile girer. Konak hücredeki enfektif formlarına elemanter cisimcik (bakteri sporu na eşdeğer yapı olup, dış ortama dayanıklıdır), çoğalan (replikatif) formlarına ise retiküler cisimcik adı verilir. Diğer seçeneklerdeki bakteriler, bakteri sporları ile bazı protozoonların ookistleri asido rezistan (dirençli) boyanma özelliği gösterir. Asido rezistan boyanma özelliği gösteren bakteriler ve protozoonlar Tablo da gösterilmiştir. Tablo: ARB (asidorezistan) boyanan mikroorganizmalar BAKTERİ PARAZİT Mycobacterium Cryptosporidium parvum Nokardiya İsospora belli Corynebacterium minittisimum Cyclospora cayetansis Rhodococcus equii *Microsporidia (mikrospora) Legionella micdadei Ekinokok protoskolekslerin dikenleri * Zorunlu intrasellüler 58. Aşağıdaki besiyerlerinden hangisi mikobakterilerin üretilmesinde kullanılır? A) MacConkey agar B) Löffler besiyeri C) American Thorasic Society D) Chapman besiyeri E) Fletcher 58 C Mikobakterilerin izolasyonunda kullanılan başlıca besiyerleri; 1.Yumurta bazlı olanlar: Löwenstein-Jensan besiyeri, Petragnani, American Thorasic Society (ATS) ve Ogava besiyeri 2. Agar bazlı olanlar: Middlebrook 7H10, 7H11 3. Hızlı kültür sistemleri: Mycobacterium indikatör growth tup (MGIT), BACTEC 460,vb. oluşur. Mac Conkey ve EMB besiyeri Enterobactericea ailesi üyelerinin (E.coli, Salmonella, Proteus vb.) izolasyonunda, Löffler besiyeri ve potasyum tellüritli besiyeri Corynebacterium diphteriae izolasyonunda, Chapman (mannitol salt agar) besiyeri S.aureus izolasyonunda, Fletcher ve Kortoff besiyeri ise Leptospiraların izolasyonunda kullanılan besiyeridir. Başlıca besiyerleri aşağıdaki Tabo da gösterilmiştir. 15 Tablo. Besiyerleri Besiyeri Bakteri Özellik Seçici/ ayırtedici besiyeri MacConkey agar ve Eosin methylene blue agar (EMB) Gr (-) enterik bakteriler Bakterilerin laktoza etkisi test edilir. Laktoz pozitif bakteriler pembe koloni (E. coli ve Klebsiellla), laktoz negatifler renksiz koloni (Salmonella, Shigella ve Proteus) oluşturur. Mannitolü kullanan S. aureus sarı koloni oluşturur. Lowenstein-Jensen yumurta bazlı, Middlebrook agar bazlı besiyeri Mannitol tuzlu agar (Chapman besiyeri) Staphylococcus aureus Löwenstein-Jensen Mycobacterium,Middlebrook, ATS, Petragnani, MGIT CHROMagar Mantar Maya mantarlarını ayırt etmek için kullanılır Kanamisin Anaerob Gr- B. fragilis vb. Vankomisin bakteriler için Laked Blood agar (KVLD), Anaerob agar,tiyoglikolatlı buyyon Özel besiyerleri Thayer Martin TCBS (Tiosülfat Citrat Bile Sucrose) / Alkali by BCYE (Buffered charcoal yeast extract) Löffler veya Tellürit agar Sorbitol MacConkey agar CIN agar (Cefsoludin Irgasan Novobiosin agar) Bordet-Gengau veya Regan- Lowe besiyeri Neisseria gonorrhoeae Çukulatalı agara göre daha seçici bir besiyeridir. İnhibitör olarak besiyerine kolistin (Gr -), nistatin (mantar) ve vankomisin (Gr +) katılır. V. cholerae V. cholerae besiyerinde sarı koloniler oluşturur. Legionella Francisella Nocardia L- sistein, ferik pirofosfat ve aktif kömür bulunan besiyeri C. diphtheriae Gri siyah koloniler EHEC Yersinia enterocolitica Bordetella pertussis Enterohemorajik E. coli (O157:H7) sorbütolü fermente etmediğinden renksiz koloniler oluşturur Öküz gözü görünümünde koloniler oluşturur Nazofarenks sürüntü örneğinden B. pertussis izolasyonu için kullanılır Eaton s agar Mycoplasma İçerisinde lipit bulunan besiyerinde sahanda yumurta görünümünde koloniler 59. Aşağıdakilerden hangisi zoonoz değildir? A) Sıtma B) Kuduz C) Bruselloz D) Şarbon E) Veba 59 A Sıtma zoonotik (omurgalı hayvanlardan insanlara bulaşan) bir enfeksiyon etkeni değildir. Sıtmanın vektörü artrapodlardan (sivrisinel, kene, bit, pire vb) anofel cinsi sivrisinek olup sivrisineklerin sokması ile parzitin sporozoid formları insanlara bulaşır. Diger seçeneklerdeki etkenler ise omurgalı hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik enfeksiyon etkenidir. Veba fare pirelerinden insanlara bulaşır. Başlıca zoonotik enfeksiyon etkenleri Tablo da gösterilmiştir.

15 Tablo: Önemli bazı zoonotik enfeksiyon etkenleri Etken Bulaş yolu Brucella spp. Süt M. bovis Süt Bacillus anthracis (şarbon) Hayvansal ürünler Campylobacter jejuni Kontamine su ve gıda Nontifoidal Salmonella Kontamine gıda Yersinia enterocolitica Fekal oral Yersinia pseudotuberculosis Yersinia pestis (veba) Fare ve fare pireleri Borrelia recurrentis (dönek ateş) Kene Borrelia burgdorferi (Lyme) Kene Francisella tularensis Kene, tavşan Leptospira İdrarla kontamine sular Listeria Süt Pasteurella multocida Kedi ve köpek ısırığı Coxiella burnetti (Q ateşi) Süt ve süt ürünleri, solunum yolu 60. Aşağıdakilerden hangisi stafilokoklarla ilgili olarak yanlıştır? A) Gram (+), katalaz(+), oksidaz(-) dir. B) Hücre duvarı yapısında teikoik asit ve peptidoglikan bulunur. C) Osteomiyelit, cerrahi yara enfeksiyonu, besin zehirlenmesi ve haşlanmış deri sendromu gibi enfeksiyonlara neden olurlar D) Tüm stafilokoklar basitrasine duyarlı, furozolidona dirençlidir. E) Absobabıl olmayan tampon kullanımı sonucu kadınlarda toksik şok sendromuna neden olabilir. 60 D Mikrokoklar Gram pozitif, basitrasine duyarlı, katalaz pozitif,furozolidona dirençli koklardır. Stafilokokların tanımlanmasında basitrasin duyarlılığının yeri yoktur. Gram pozitif, katalaz pozitif kokların önemli özellikleri Tablo da verilmiştir. Önemli S. aureus S. epidermidis S. Mikrokok özellikler saprophyticus Katalaz Kuagulaz Hemoliz Beta Protein A Mannitol fermentasyonu DNA az Novobiyosin Duyarlı Duyarlı Dirençli Duyarlı Basitrasin Dirençli Dirençli Dirençli Duyarlı Hastalık Toksijenik ve pyojenik enf. Yabancı cisim enfeksiyonları Üriner enfeksiyon İntrakranial apse, şant enf., septik artrit 61. Aşağıdaki seçeneklerde yer alan bakterilerden hangisi koyun kanlı agarda üremezken, çukulata agarda ve kanlı agar besiyerinde S.aureus un etrafında iyi ürer? A) Streptococcus pnemoniae B) Stahpylococcus epidermidis C) Streptococcus pyojenes D) Moraxella catarrhalis E) Haemophilus influenzae 61 E Haemophilus influenzae üremesi için X faktörü (hematin) ve V faktörüne (NAD) ihtiyaç duyar. X ve V faktörü içeren çukulata agarda etken ürerken kanlı agarda üremez. Kanlı agar besiyerine S.aureus ekilirse S.aureus etrafında Haemophilus influenzae üreyebilir. Buna süt anne veya satellizm fenomeni adı verilir. Haemophilus influenzae nın Özellikleri; Küçük Gram negatif kokobasil Kapsülü poliribozil-ribitol fosfat yapısında (PRP) olup antijeniktir. En virülan olan serotip b dir. Patogenez Pili: Solunum epiteline tutunur. Kapsül (PRP): En önemli virülans faktörüdür ve antifagositik etki gösterdiği gibi invazyona katkıda bulunur. Lipooligosakkarit (Endotoksin): Ekzotoksini yoktur. IgA proteaz salgılar. 62. Aşağıdaki seçeneklerde yer alan mikroorganizmalar ve virulans faktörleri eşleştirmesinde hangisi yanlıştır? A) Francisella tularensis Antifagositik kapsül B) Vibrio cholerae AB modeli toksin ve adenilat siklaz enzimi aktivasyonu C) Campylobacter fetus- S proteini D) Helicobacter pylori-protein-a E) Mycoplasma pnemoniaea P1 adezin proteini ve süperantijen aktivitesi 62 D Protein A, S.aureus un en önemli virülans faktörü olup, IgG nin Fc parçasına bağlanarak opsonizasyonu ve ADCC (antikora bağlı hücresel sitotoksisite) yi önler. Diğer seçeneklerdeki eşleştirmeler doğrudur. 16

16 Mikroorganizmaların Patogenezinde Rol Alan Bazı Virülans Faktörleri Kollogenaz ve Kologeni ve hyalüronik asidi parçaladığından hyalüronidaz mikroorganizmaların subkutan dokuya yayılamasına aracılık eder. Özellikle S. pyogenes de hemolizinler vardır. Clostridium perfringens kollagenaz salgılar. Kuagülaz Özellikle S. aureus tarafından salgılanan bu enzim fibrin oluşturur, bu nedenle S. aureusun oluşturduğu apse formasyonu fibrin bir mantoyla örtülüdür. IgA proteaz IgA yı parçalar ve organizmanın mukoz membranlara adheransını sağlar. Özellikle S. pneumonia, H. influenzae, N. meningitidis ve N. gonorhea tarafından salınır. M proteini S. pyogenez in (AGS) en önemli virulans faktörüdür. Lökosidaldir. S. pyogenes in farinks kolonizasyonu için bir adherans faktörüdür. Protein A Sadece S.aureus da bulunur. IgG nin Fc parçasına bağlanarak opsonizasyonu ve ADCC (antikora bağlı hücresel sitotoksisite) yi önler. V-W proteini Yersinia pestis in (veba etkeni) en önemli virülans faktörlerindendir. S proteini Campylobacter fetus un hücre duvarında bulunan kapsül benzeri bir proteindir. Antifagositik kapsül P1 adezin proteini ve süper antijen aktivitesi Fagozom lizozom birleşmesinin engellenmesi Francisella tularensis in en önemli virülans faktörleri antifagositik kapsülünün bulunması ve makrofajlar (RES) içinde fagozom- lizozom füzyonunu engellemesidir. P1 adezin proteini: Solunum epiteline tutunmasını sağlar - Siliyer epitelde hasar: Litik enzimler ve hidrojen peroksite bağlıdır gelişir. Hastalığın patogenezinde siliyer aktivitenin durması (siliostazis) önemlidir. - Süper antijen aktivitesi: Sistemik semptomların gelişmesine neden olur. Legionella spp., Mycobacterium tuberculosis, Brucella spp. F.tularensis ve Chlamydia spp. 63. Aşağıdakilerden hangisi enterokoklar için yanlıştır? A) Enterokok enfeksiyonlarının tedavisinde penisilin duyarlıysa ampisilin, penisilin direnci varsa vankomisin kullanılır B) Katalaz testi negatiftir. C) Eskülin hidrolizi yapar. D) PYR testi pozitiftir. E) Safrada erir. 63 E Enterokoklar safrada erimez. Safra varlığında erime pnömokoklara özgü bir özelliktir. Enterokoklar eskülini hidrolize eder ve %6.5 NaCl lü besiyerinde (yüksek tuz konsantrasyonu) üreyebilir. Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler doğrudur. Enterokok Türleri: İnsanın gastrointestinal sistem florasında bulunur. En sık görülen türü sırasıyla E. faecalis (%90) ve E. faecium dur. Üriner katetere bağlı enfeksiyon ve kolon kanseri olanlarda endokardite neden olabilir. Vankomisine dirençli enterokoklara bağlı hastane enfeksiyonları önemli bir sorundur. Enterokoklar sefalosporinlere (Listeria gibi), penisilinaza dayanıklı penisilinlere, sülfanamidlere (dışarıdan folik asiti alabilir) ve monobaktamlara doğal (intrensek) dirençlidir. Enterokoklara en etkili penisilin türevi ampisilindir (Listeria gibi). Tek başına kullanıldığında bakteriyostatik etkilidir ve bu nedenle genellikle aminoglikozitlerle kombine kullanılır. Enterokokların betalaktamazı konjugatif bir plazmidle kodlanır ve benzer gen S. aureusta da tespit edilmiştir. Penisiline dirençli enterokok enfeksiyonlarının tedavisinde vankomisin kullanılır ancak vankomisine en fazla direnç geliştiren bakteridir (kazanılmış direnç) ve yüksek düzey aminoglikozit direnci özellikle enterokoklarda tanımlanmıştır. Vankomisine en sık görülen direnç vana tipi dirençtir ve bu suşlar genellikle teikoplanine de direçlidir. Enterokoklar katalaz negatif, eskülini hidrolize eder ve PYRpozitiftir. %6.5 NaCl de üreyebildiği için Streptococcus bovis ten ayrılır (Hem enterokoklar hem de S.bovis eskülini hidrolize eder) 64. Yanık nedeniyle yanık ünitesinde takip edilen 45 yaşında erkek hastanın yanık bölgesinde enfeksiyon gelişiyor. Hastaya uygulanan seftriakson tedavisine yanıt alınamıyor. Enfekte bölgeden alınan kültürlerde kanlı agar ve EMB agarda üreyen kolonilerin oksidaz pozitif,nonfermentatif ve hareketli Gram negatif basiller olduğu saptanıyor. Antibiyograda mavi-yeşil pigment ve aromatik sabun kokusu saptanıyor. Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Acinetobacter baumannii B) Alcaligenes feacelis C) Proteus vulgaris D) Pseudomonas aeruginosa E) Citrobacter freundii 64 D Soruda Pseudomonas aeruginosa nın özellikleri tanımlanmaktadır. P. aerugionosa toprakta, sularda, insan GIS (%10) ve cilt florasında bulunur. Hastanelerde nemli ortamlarda (solunum ve diyaliz cihazları vb) oldukça yaygın kolonizasyon gösterir. Bazı dezenfektanlara (hekzaklorofen vb) ve antibiyotiklere dirençlidir. Besiyerinde aromatik hoş koku (sabunu andıran) oluşturur. Zorunlu aerob gram negatif bir basildir. Nonfermenter, oksidaz pozitift ve hareketlidir. Oluşturduğu pigmentler; Piyosiyanin (mavi- yeşil pigment) sadece P. aerugionosa tarafından üretilir. Yarada mavi yeşil cerahate neden olur ve besiyerini mavi- yeşile boyar. Piyoverdin (floressein) UV ışığı altında sarı- yeşil floresan verir. Yanık yaralı hastalarda erken dönemde teşhise yardımcı olur. Pilisu ile respratuar epitele tutunmasını sağlar. Polisakkarit kapsülü mukoid ekzopolisakkarit veya alginat kılıf gibi adlarla anılır. Kapsül bakterinin epitel hücrelerine ve trakeobronşial müsine tutunmasını sağlar, antibiyotiklerden korur ve antifagositik etki gösterir. 17

17 Ekzotoksin A: En önemli virülans faktörüdür. ADP ribozilasyonuyla EF2 yi inhibe ederek protein sentezini engeller (difteri toksini gibi). Elastaz: İki kısımdan oluşur. LasA (serin proteaz) ve LasB (çinko metalloproteaz) her ikiside sinerjistik etkiyle elastini parçalar. Dissemine enfeksiyon sonucunda ektima gangrenosuma (hemorajik lezyon) neden olur. 65. Sitomegalovirüse ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Organ nakli yapılan hastalarda organ reddi ve ağır seyirli pnömoniye neden olabilir B) Primer infeksiyon sonrasında organizmada latent olarak kalır. C) İmmun sistemi normal olan bireylerde asemptomatik infeksiyon veya heterofil antikor testi negatif mononükleozise neden olabilir. D) Tanıda idrar sedimentinde inklüzyon cisimleri, insan embriyonu akciğer fibroblast hücre kültürü, shell vial immun floresan antikor yöntemi ve pp65 antijeni araştırılabilir. E) Hamile kadındaki infeksiyon fetusa geçip konjenital infeksiyona neden olmaz. 65 E Sitomegalovirüs gebelik döneminde en sık konjenital enfeksiyona neden olan virüstür. Prematüre yenidoğana CMV pozitif kan örneği verilirse yenidoğanda gri bebek sendromuna neden olabilir. Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler doğrudur. 66. Hepatit C virusu genotiplerinden hangisine bağlı olarak siroz ve hepatosellüler karsinoma gelişme riski en fazladır? A) Genotip D B) Genotip 1b C) Genotip 2a D) Genotip 2b E) Genotip 3 66 B HCV genotip 1b de kronikleşme, siroz ve hepatosellüler karsinom gelişme riski yüksek, interferon tedavisine yanıt oranı düşük bulunmuştur. Yine genotip 1b li hastalarda, hastalığın kliniğinin ve histopatolojik bulguların daha ağır olduğu bildirilmektedir. Türkiye de en sık görülen hepatit C genotipi genotip 1b dir. Kronik hepatit C enfeksiyonunda tedavi süresi genotipe göre farklılık gösterir. Genotip 1 hastalarında tedavi süresi 48 hafta, genotip 2 ve 3 hastalarda ise tedavi süresi 24 haftadır. Genotip 2 ve 3 hastalarında tedaviye yanıt oranları genotip 1 hastalarından daha iyidir. Hepatit B nin A-H arasında 8 genotipi mevcuttur. Genotip D hepatit B nin ülkemizde en sık görülen genotipidir, genotip D HCV genotipi değildir. 67. Bronşiolit ve atipik pnömoni ön tanısı ile izlenen 3 aylık bir bebekte öncelikle düşünülmesi gereken virüs aşağıdakilerden hangisidir? A) İnfluenza virus B) Rhinovirüs C) Respiratuvar sinsityal virüs D) Coronavirus E) Boca virüs 67 C Yenidoğanve bebeklik döneminde (0-1 yaş arası) en sık alt solunum yolu enfeksiyonu (pnomoni, bronşit, bronşiyolit) olan virus Respiratuvar sinsityal virus (RSV) dur. RSV paramiksovirus ailesinde yer alan zarflı, seğmenter yapı göstermeyen (tek seğmentli) RNA virusudur. RSV bebek ve erken çocukluk döneminde (< 1yaş) alt solunum yolu enfeksiyonları olan bronşiolit (%50) ve atipik pnömonilerin (%25) en sık rastlanan etkenidir. Ayrıca pediyatri servislerinde görülen nazokomiyal pnömonilerin en sık rastlanan etkenidir. ABD de pediatri servislerinde meydana gelen ölümlerin % 25 inden sorumludur. RSV pozitif bulunan çocuklarda en sık rastlanan komplikasyon otitis media (% 75) dır. Hemaglutinin ve nöraminidazı yoktur. Virüsun konak hücreye tutunmasını sağlayan G proteinine göre A ve B olmak üzere iki adet serotipi mevcuttur. Virüs damlacık yoluyla (büyük damlacık), kontamine eller ve yüzeyler aracılığıyla (6 saat canlı kalır) bulaşır ve nazofarinksteki epitel hücrelerinde replike olur. Viremi görülmez. F proteini sayesinde hücrelerin birbiriyle kaynaşması sonucunda çok çekirdekli dev hücreler oluşur, buna sinsitya denir. Her yıl tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabilirler. Bunun nedeni bağışıklığın tam olmamadır. Human metapneumovirüs paramiksovirus ailesinde yer alan yeni bir solunum yolu patojenidir. Çocuklarda RSV ye erişkinde influenzaya benzer hastalığa neden olur. Sinsidya oluşturmaz. Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu,Severe acute respiratory syndrome (SARS) Etkeni corona virüsün bir varyantıdır. İlk olarak uzak doğu ülkelerinde (Çin de) ortaya çıkan ve atipik pnömoni tablosuyla seyreden bu enfeksiyondur. Coronavirüs bilinen en büyük viral RNA ya sahip virüstür. Önemli bir özelliği çift katmanlı zarfa sahip olmasıdır (çift kapsitli virüs ise rotavirüs). Zarfını enfekte ettiği hücrenin granüler endoplazmik retikulum ve golgi membranından alır. Davul tokmağı şeklinde yüzey glikoproteinleri virüse taç görünümü kazandırdığından coronavirüsdenmiştir. Coronavirüs soğuk algınlığına rinovirüstan sonra en sık neden olan etkendir. Fakat SARS- CoV pnömoni ve ARDS ye neden olabilir. Hastalık semptomatik dönem boyunca bulaşıcıdır. Çocuklarda etkilenme daha az ve hafiftir. Coronavirus hem solunum yolu hem de fekal-oral yolla bulaşabilir. Boca virüs: Parvovirüs ailesinde yer alır. Parvovirüsler tek iplikli (DNA virüsleri genellikle çift ipliklidir istisnası Parvovirüstür) bilinen en küçük DNA virüsüdür. Eritrositlerde P antijenini reseptör olarak kullanır. Boca virüs 5 yaş altı çocuklarda (2-5 yaş arası) alt solunum yolu enfeksiyonlarına (pnömoni, bronşit ve bronşiyolite) neden olur. 18

18 68. Aşağıdakilerden hangisi Tinea capitis için yanlıştır? A) Çocuklarda en sık görülen saç ve saçlı derinin dermatomikozudur B) Endotriks enfeksiyonda arthrospor ve hifler saç şaftının içindedir C) Trichophyton schoenleinii kalıcı favus (kellik) etkenidir ve mikroskopide şamdan şeklinde görülür D) Her üç dermatofit cinsi (Epidermophyton, Trichophyton ve Microsporum türleri) bu hastalığın etkeni olabilir E) Baş bölgesinde gelişen iltihabı, püstüler folikülit tablosuna kerion adı verilir 68 D Dermatofit grubu mantarlar Epidermophyton, Mikrosporum ve Trichophyton türlerinden oluşur. Dermatofit mantarlar tinea enfeksiyonuna neden olur. Tinea capitis saçı, tinea pedis ayakları tutan dermatofit enfeksiyonudur. Epidermophyton türleri saçı tutmaz, deri ve tırnağı tutar.(epidemofiton-saçıtutmaz: EST olarak ezberlenebilir) Mikrosporum türleri ise tırnağı tutmaz (Tinea inguim=onikomikoz yapmaz: Mikrosporum tırnağı tutmaz: MTT olarak ezberlenebilir). Trichophyton türleri deri, saç ve tırnak tutulumu yapabilir. Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler doğrudur. 69. Aşağıdakilerden mantarlardan hangisi en sık rastlanan zigomikoz etkenidir? A) Pneumocystis jirovecii B) Candida lusitaniae C) Candida krusei D) Rhizopus oryzae E) Aspergillus terreus 69 D Rhizopus oryzae Zygomycetes ailesi içerisinde (Bu ailede Absidia, Mucor, Rhizopus ve Cunninghamella türleri bulunur) zigomikoza (mukormikoza) en sık neden olan fırsatçı küf mantarıdır. Diğer seçeneklerde yer alan mantarlar Zygomycetes ailesinde yer almaz ve zigomikoza neden olmazlar. Seçeneklerde yer alan mantarlardan Candida krusei flukonazole doğal dirençli, Candida lusitaniae ve Aspergillus terreus ise amfoterisin-b ye doğal dirençli mantarlardır. 70. Aşağıdakilerden hangisi sistemik mikoz etkenlerinin özelliklerinden biri değildir? A) Dimorfik mantarlar olup immun sistemi normal konakta hastalık yaparlar B) İlk yerleşim yeri deridir. C) 37 C de maya formunda, 25 C de ise saprofit (küf) formunda bulunur. D) Küf formu doğada toprakta, maya formu ise patojen form olup dokularda bulunur. E) Bulaş küf formuyla olur. 70 B Sistemik mikoza neden olan dimorfik mantarların ilk yerleşim yeri akciğerlerdir. Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler doğrudur. Dimorfik mantarlar termal (ısıya bağlı) dimorfizim gösterirler bu nedenle dimorfik mantar enfeksiyonu şüphesi varsa besiyeri hem 25 C de (saprofit, küf formları için) hem de 37 C de (maya formlarını görmek için) etüvde inkübe edilmelidir. Başlıca dimorfik mantarlar ve özellileri Tablo da gösterilmiştir. Tablo. Dimorfik mantarlar Dimorfik Mantarlar Grup Tedavi Histoplasma capsulatum Blastomyces dermatidis Paracoccoides brasiliensis Coccidiodes immitis Sistemik mikoz Sporothrix schenckii Penicillium marneffei Deri altı mikozu Fırsatçı mikoz Dimorfik mantarların tedavide ilk tercih itrakonazol dür. Şiddetli enfeksiyonlarda Amfoterisin B deoksikolat kullanılır. Sporothrix in deri enfeksiyonlarının tedavisinde potasyum iyodürlü oral damla kullanılır. Paracoccoides in tedavisinde sülfonamidler kullanılabilir fakat etkinlği azollerden daha düşüktür. 71. Aşağıdaki nematod grubunda yer alan parazitlerden hangisi visseral larva migransın etkeni olup göz tutulumu retinoblastomla karışabilir? A) Ascaris lumbricoides B) Wuchereria bancroftii C) Toxocara canis D) Trichuris trichuria E) Loa loa 71 C Toxocara canis ve Toxocara cati Visseral larva migrans etkenidir. Toxocara canis ve Toxocara cati Visseral larva migrans etkenidir. Toxocara canis köpek, Toxocara cati kedilerin çıkarttığı yumurtaların oral yolla alınmasıyla bulaşır. Barsaklarda larvalar oluşur ve dolaşıma karışır. Sadece larvasıyla hastalık yapar erişkin forma dönüşemez bu nedenle şaşkın parazit diye bilinir. Larvalar eozinofilik granüloma neden olur ve ölürler. Klinik: Ateş, deri döküntüsü, hepatomegali, eozinofili gelişir. Göz tutulum retinoblastomla karıştırılır. Körlüğe neden olabilir. Şiddetli vakalarda ölüm kalp, solunum sistemi veya SSS tutulumu sonucu görülür. Tanı: Temel olarak seroloji kullanılır. Dokuda larvalar gösterilebilir. Tedavi: Dietilkarbamazin ve kortikosteroidler verilir. Loa loa geyik sineklerinden bulaşarak Calabar ödemine neden olur (Loa loa-clabar ödemi - LCW olarak ezberlenebilir) 19

19 72. Çiğ balık yenmesi ile bulaşabilen sestod ve trematod aşağıdakilerden hangileridir? Sestod Trematod A) Diphylobotrium latum Clonorchis sinensis B) Necator americanus Strongloides stercoralis C) Schistosoma hematobium Paragonimus westermanii D) Taenia solium Trichinella spiralis E) Taenia saginata Toxoplasma gondii 72 A Diphylobotrium latum çiğ balıktan bulaşan sestod, Clonorchis sinensis ise çiğ balıktan bulaşan trematoddur. Diphylobotrium latum B12 vitamini eksikliği ve megaloblastik anemiye neden olur. Birden fazla ara konağı mevcuttur ve tanısı dışkıda kapaklı yumurtalarının görülmesi ile konur. Clonersis sinersis ise kolanjiyosellüler karsinoma neden olur. Domuz etiyle bulaşan sestod enfeksiyonu Taenia solium (Sistiserkus selluloza isimli larvalar domuz etiyle alınır), domuz etiyle bulaşan nematod enfeksiyonu ise Trichinella spiralis dir (Hem olgun hem de larva şekli aynı anda insanda bulunabilir) Çiğ et veya çiğ köfteden bulaşan protozoon (tek hücreli parazit) Toxoplasma gondii, helmint (çok hücreli parazit) ise sestod (yassı solucan) grubunda yer alan Taenia saginata (Sistiserkus bovis isimli larvalar çiğ sığır etiyle alınır) dır. Çig yengeç yenmesiyle bulaşan trematod ise Paragonimus westermanii olup, olgun şekli akciğerde bulunan tek trematoddur. Akciğerde tüberkülozla karışan kavitasyon ve eozinofilik pnömoniye neden olabilir. Necator americanus ( Ancylostoma duodenale ile birlikte kancalı kurtlar içerisinde yer alır) ve Strongyloides stercoralis parazitin enfektif larva formu olan filariform larvaların cildi delmesi (penetrasyonu) ile bulaşır. Schistosoma heamatobium trematod(yapraksı solucan) olup, dişi ve erkeği ayrıdır, dikensi yumurtası mesane venüllerini kanatır. Serkarya isimli larvaların cildi delmesiyle bulaşır. İdrarda yumurtası araştırılarak tanı konur. Skuamöz mesane kanserine neden olur. Yarım ay şeklinde ya da oval görünümde olup invaziv formdur. Bradizoitler şekil ve yapı olarak takizoitlere benzerler ancak takizoitlere oranla daha yavaş çoğalırlar. Toxoplasma gondiii nin formları Ookist: Ookist içinde sporozoidler bulunur. Kedinin çıkarmış olduğu ookistlerin su ve gıdalarla alınmasıya bulaşır. Bradizoid (Doku kisti): Ot yiyen hayvanların etlerinin iyi pişirilmeden yenmesiyle bulaşır. Trofozoid (Takizoid): Transfüzyon ve transplasental (konjenital enfeksiyon) yolla geçer. Trofozoid form bir çok dokuya yayılarak akut enfeksiyon semptomlarına neden olur ve bunların bir kısmı doku kistine dönüşebilir. Kist formu yıllarca dokularda saklı kalabilir. Endojen kistin reaktivasyonu immünyetmezliklilerde görülür. Doku kisti bulunan organın transplantasyonu sonucu bradizoidler geçiş gösterebilir. Oldukça bulaşıcı olup 10 trofozoidin alınması yeterlidir. Bu nedenle labotratuar enfeksiyonuna da neden olmaktadır. Amastigot formu Lesihmania donovani (Kala-azar, visseral leişmaniyazis etkeni protozoondur) nin dokularda görülen formudur. Promastigot formu ise tattarcığın bulaştırdığı ve 3N besiyerinde üreyen formudur. 74. Th0 ana hücresinden Th1 ve Th2 lenfosit yönünde farklılaşmada rol oynayan temel sitokin çifti aşağıdakilerden hangileridir? A) IL-1 ve IL-6 B) IL-4 ve IL-10 C) IL-12 ve IL-4 D) TNF-1 ve IL-1 E) TGF beta ve IL C Th1 lenfositlerin farklılaşmasını IL-12, Th2 farklılaşmasını ise IL-4 uyarır. Th1 yanıtı hücresel immun sitemi, Th2 yanıtı ise homoral immun sistemi aktive eder. 73. Toxoplasma gondii de hızlı çoğalabilen, anneden bebeğe geçebilen ve sıklıkla akut enfeksiyon esnasında saptanabilen formuna ne ad verilir? A) Ookist B) Bradizoid C) Sporozoit D) Amastigot E) Takizoid (Trofozoid) 73 E Toxoplasma gondii ile daha önceden enfekte olmuş olan bağışıklığı baskılanmış hastalarda, T hücre aracılıklı immün yanıtların azalması enfeksiyonun reaktivasyonunu kolaylaştırır. Bu durum doku kistlerindeki bradizoidlerin hızla çoğalabilen taşizoidlere dünüşmesi sonucu gelişir. Trofozoid formlar (takizoidler, endozoitler) akut infeksiyon esnasında görülmektedirler. Antiinflamatuvar etkili sitokinler: IL-4, IL-10, IL-13 ve TGF-beta dır. Proinflamatuvar sitokinler: IL-1, TNF-alfa, IL-2, IL-8 (nötrofil kemotaksisisni uyarır), IL-12, interferon-gama 20

20 75. Aşağıdaki akut faz reaktanlarından hangisi negatif akut faz reaktanıdır? A) C-reaktif protein (CRP) B) Prokalsitonin C) Prealbumin D) Ferritin E) Haptoglobulin 75 C Seçeneklerde yer alan prealbumin negatif akut faz reaktanıdır (İnflamasyon olayında serum düzeylerinin azalması inflmasyon lehine yorumlanır).diğer negatif akut faz reaktanları albumin ve transferrindir. İnflamasyonda serum düzeyi artan (pozitif akut faz reaktanları) akut faz proteinlerinden başlıcaları; fibrinojen, haptoglobulin, seruloplazmin, C-rekatif protein, prokalsitonin ve seruloplazmindir. 76. Aşağıdakilerden hangisi Tip IV aşırı duyarlılık reaksiyonu örneği değildir? A) Tüberkülin (PPD) cilt testi B) Kontakt dermatit C) İd reaksiyonu D) Tip 1 Diyabet E) Eritema enfeksiyozumun deri döküntüleri 76 E Eritema enfeksiyozum (5. Hastalık) etkeni Parvovirüs B19 olup, bu hastalıkta çocuklarda yüzde görülen kelebek tarzı eriteme bağlı tokatlanmış yüz görüntüsü immun komplekslere bağlı olarak gelişir. İmmun kompleks gelişimi Tip III aşırı duyarlılık reaksiyonunun en tipik özelliğidir. Tip IV aşırı duyarlılık rekasiyonları antikorlarla (serumla) aktarılamaz, ancak lenfositlerle aktarılabilir. Tip IV aşırı duyarlılık reaksiyonunda makrofajlar ve Th1 lenfositler ana hücrelerdir. En geç gelişen asşırı duyarlılık reaksiyonları endurasyon gelişimi ve granülom oluşumu tipiktir. Tablo. Aşırı duyarlılık reaksiyonları Özellikler Tip I (Anaflaktik) Tip II (Sitotoksik) Tip III (İmmünkompleks) Tip IV (Gecikmiş tip) Antikor IgE IgM ve IgG IgM ve IgG T lenfosit ve Makrofaj Antijen Eksojen Hücre yüzeyi ve ADCC Solubl Organ veya doku proteini Cevap süresi < 30 dakika < 8 saat < 8 saat saat (Akut) > 1 hafta (Kronik) Görünüm Şişlik veya kızarklık Lizis ve nekroz Nekrotizan vaskülit ve Eritem ve endurasyon enflamasyon Efektör molekül Mast hücreleri (histamin Antikor ve kompleman Kompleman aktivasyonu Sitokinler ve özellikle γ- interferon vb) Transfer Serum (antikor) Serum (antikor) Serum (antikor) CD4 T- lenfosit Yaralı etki Örnek Antiparazitik etki ve toksin nötralizasyonu Ürtiker ve egzema Astım, atopi Rinit ve rinore Saman nezlesi İlaçlar vb. meydana gelen anaflaksi Böcek sokması Loeffler pnömonisi Ekstrasellüler bakterilerin opsonizasyon, kompleman aracılı lizisi veya ADCC Transfüzyon reaksiyonları (ABO ve Rh uyuşmazlığı, direk ve indirek coombs testi, eritroblastozis fetalis) Goodpasture sendromu Pemfigus vulgaris Myastenia gravis Graves hastalığı Akut romatizmal ateş Ekstrasellüler mikroorganizmalara karşı akut enflamatuar reaksiyon SLE, PAN, sikleroderma Arthus reaksiyonu (Ör: çifçi akciğeri( Serum hastalığı Romatoid artrit Post Streptokoksik glomerulonefrit Hepatitin eklem bulguları ve deri döküntüleri Eritema enfeksiyozumun deri döküntüleri Fungal ve inrasellüler mikroorganizmalara karşı cevap Kontakt dermatit PPD deri testi İd reaksiyonu Granülomatöz enfeksiyonlar (Tüberküloz, Lepra, Sarkoidoz, Chron vb) Greft reddi İtrasüllüler bakteri, fungal ve viral enfeksiyonlar 77. Herediter sferositozlu bir hastada kemik iliğinde gözlenen değişiklikler aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir? A) Atrofi B) Metaplazi C) Kompansatuar hiperplazi D) Displazi E) Agenezi 21

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin β Oksidayonu Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin Beta Oksidasyonu Yağ asitlerinin enerji üretimi amacı ile yıkımında (yükseltgenme) en önemli yol β oksidasyon yoldudur. β oksidasyon yolu

Detaylı

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ DÖNEM II. DERS KURULU 0 Şubat Nisan 0 Dekan : Dönem II Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Yrd.Doç.Dr. Yrd.Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DERS VEREN ÖĞRETİM ÜYELERİ 0 (x) -

Detaylı

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip

Detaylı

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır?

Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinde Lipitler Besinsel Yağlar 1. Trigliseritler (%90) 2. Kolesterol (serbest ya da yağ asitlerine bağlı halde) 3. Serbest Yağ Asitleri 4. Fosfolipitler 5. Yağda Çözünen Vitaminler (A,D,E,K) Suda çözünmezler

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D.

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Kolesterol Metabolizması Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Steroidler Steroidlerin yapı taşı birbirine yapışık 4 halkalı karbon iskelehdir, bu yapı

Detaylı

Midede etkin enzim Pepsin Ürün; Albumoz ve pepton Barsakta etkili enzimler Tripsin Kimotripsin Elaztaz Karboksipeptidaz, Aminopeptidaz Dipeptidaz,

Midede etkin enzim Pepsin Ürün; Albumoz ve pepton Barsakta etkili enzimler Tripsin Kimotripsin Elaztaz Karboksipeptidaz, Aminopeptidaz Dipeptidaz, PROTEİN SİNDİRİMİ Polipeptit zincirini oluşturan amino asitler arasındaki peptit bağlarının hidrolizi; proteoliz Proteinlerin sindirimi midede başlar ve barsakta tamamlanır. Midede etkin enzim Pepsin Ürün;

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica

Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica Yersinia Enterobacteriaceae ailesindedir Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica Y.frederiksenii, Y.kristensenii,Y.intermedia Yersinia pestis Veba hastalığının etkeni (Kara ölüm) İlk pandemi

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı Kolesterol Metabolizması Prof. Dr. Fidancı Kolesterol oldukça önemli bir biyolojik moleküldür. Membran yapısında önemli rol oynar. Steroid hormonların ve safra asitlerinin sentezinde öncül maddedir. Diyet

Detaylı

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZARININ GÖREVLERİ Hücre içini çevresinden ayırır Hücrenin iç bölümlerini belirler Proteinlere bağlı

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir?

METABOL ZMA. Metabolizmanın amacı nedir? METABOL ZMA Canlıda olu an ve devam eden fiziksel ve kimyasal olayların tümüne birden metabolizma adı verilmektedir Ara metabolizma, katabolizma ve anabolizma olmak üzere iki faz içerir; bu iki faz arasındaki

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur?

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? a. Tıp II - Pompe hastalığı b. Tip III - Forbes - Cori Hastalığı c. Tip I- Von Gierke Hastalığı d.tıp V- Mc Ardle Hastalığı.

Detaylı

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R AMİNO ASİTLER AMİNO ASİTLER H 3 N + C a H R a-amino Asit (AA) Yapılarında Amino (-NH 3 + ) grubu Karboksil (- ) grubu Yan zincir ( R ) taşıyan organik bileşiklerdir (a-amino karboksilik asitler) Kısa zincirli

Detaylı

SİNİR DOKUNUN BİYOKİMYASAL KOMPOZİSYONU

SİNİR DOKUNUN BİYOKİMYASAL KOMPOZİSYONU SİNİR DOKUNUN BİYOKİMYASAL KOMPOZİSYONU Sinir doku hücreleri Sinir doku sinir sistemini oluşturan dokudur. Fonksiyonel açıdan bakıldığında sinir dokuda nöronlar ve glia hücreleri olmak üzere iki önemli

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR Kurallar Laboratuvar saatinde geç kalan öğrenciler, eğitim başladıktan sonra laboratuvara alınmayacaktır. Laboratuvarlar devamlılık arzettiği için

Detaylı

21.11.2008. I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI.

21.11.2008. I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI. Hazırlayan: Sibel ÖCAL 0501150027 I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI. Eksikliği 1 2 Pantotenik asit (Vitamin

Detaylı

GELİŞİMİN 1. VE 2. HAFTASI

GELİŞİMİN 1. VE 2. HAFTASI GELİŞİMİN 1. VE 2. HAFTASI (Fertilizasyon, Segmentasyon, İmplantasyon ve Bilaminar disk) PROF. DR. İSMAİL SEÇKİN FERTİLİZASYON A ) Germ hücrelerinin fertilizasyon bölgesine taşınması Oositin ampullaya

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

DERS SAATLERİ TEORİK PRATİK. ANATOMİ 12 8(X2) 20 Yrd.Doç.Dr. Ozan TURAMANLAR FİZYOLOJİ 28 10(X2) + 2(X4)

DERS SAATLERİ TEORİK PRATİK. ANATOMİ 12 8(X2) 20 Yrd.Doç.Dr. Ozan TURAMANLAR FİZYOLOJİ 28 10(X2) + 2(X4) SINIF DERS KURULU (DOLAŞIM SİSTEMİ) 14 EYLÜL 23 EKİM 2015 Sınıf Koordinatörü :Yrd.Doç.Dr. Abdurrahman GENÇ Sınıf Koordinatör Yardımcısı :Doç.Dr.Gülşah AŞIK Ders Kurulu Sorumlusu :Yrd.Doç.Dr. Abdurrahman

Detaylı

Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları

Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları Dr. Serap Şimşek-Yavuz İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015 2016 DERS YILI DÖNEM III ENFEKSİYON HASTALIKLARI DERS KURULU 22.09.2015 02.11.2015

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015 2016 DERS YILI DÖNEM III ENFEKSİYON HASTALIKLARI DERS KURULU 22.09.2015 02.11.2015 DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 0 0 DERS YILI DÖNEM III ENFEKSİYON HASTALIKLARI DERS KURULU.09.0 0..0 Dersler Teorik Pratik Toplam Tıbbi Mikrobiyoloji 7 9 8 Tıbbi Farmakoloji 7 --- 7 Patoloji --- Enfeksiyon

Detaylı

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e. www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir.

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir. BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta

Detaylı

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI

ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI ORGANİZMANIN ÖNEMLİ METABOLİK DURUMLARI Metabolizma durumları Memelilerde ana hatları ile en az iki metabolizma durumu önemlidir. Bunların birincisi besin maddelerinin kana emildiği beslenme (rezorpsiyon),

Detaylı

SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM

SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Sürekli Tıp Eğitimi/Sürekli Mesleki Gelişim Etkinlikleri İSTANBUL TOPLANTILARI-IV SÜRÜNTÜ ÖRNEKLERİNE YAKLAŞIM Prof.Dr. Güner Söyletir Doç.Dr. Arzu İlki 1 Yara enfeksiyonlarında

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ İ İ İ Düz Kas Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.net net Düz Kas Kalp kası İskelet kl kası Düz kas Düz Kas Düz

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Hücresel Enerji Sistemleri. Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER

Hücresel Enerji Sistemleri. Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER Hücresel Enerji Sistemleri I-II Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER Metabolizma Vücudun temel işlevlerini devam ettirebilmek için kullanılan enerji miktarıdır. Enerji değişimi içeren tepkimeler; Katabolik: Enerji

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Dr. Suat Erdoğan Sunum planı Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Hipofiz bezi (hypophysis) Hipofizial çukurlukta bulunur (sella turcica) 9 adet hormon üretir İki bölümü vardır: Anterior

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

4. DERS KURULU Nörolojik Bilimler ve Sinir Sistemi. 15 Şubat 2016 8 Nisan 2016 8 HAFTA KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS

4. DERS KURULU Nörolojik Bilimler ve Sinir Sistemi. 15 Şubat 2016 8 Nisan 2016 8 HAFTA KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DÖNEM II. DERS KURULU Nörolojik Bilimler ve Sinir Sistemi Şubat 0 Nisan 0 HAFTA Prof.Dr. DEKAN DÖNEM II KOORDİNATÖRÜ DERS KURULU BAŞKANI Yrd.Doç.Dr. Tolgahan ACAR Yrd.Doç.Dr. Hikmet BIÇAKÇI KURUL DERSLERİ

Detaylı

Besinsel Yağlar. Besinde Lipitler. Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinsel lipitlerin fonksiyonu nedir? 09.03.2016

Besinsel Yağlar. Besinde Lipitler. Yağ ihtiyacı nereden karşılanır? Besinsel lipitlerin fonksiyonu nedir? 09.03.2016 Besinsel Yağlar 1. Trigliseritler (%90) 2. Kolesterol (serbest ya da yağ asitlerine bağlı halde) 3. Serbest Yağ Asitleri 4. Fosfolipitler 5. Yağda Çözünen Vitaminler (A,D,E,K) Besinde Lipitler Suda çözünmezler

Detaylı

Kardivasküler Sistem

Kardivasküler Sistem Kardivasküler Sistem Kalp Fonksiyonları Kan damarları yoluyla oksijeni ve barsaklarda emilen besin maddelerini dokulara iletir Metabolizma sonucu oluşan artık maddeler ve CO 2 nin dokulardan uzaklaştırılmasında

Detaylı

SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR

SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR Doç. Dr. Belgin CAN Sinir Dokusunun Hücreleri Nöronlar Nörogliya Hücreleri = Gliya hücreleri NÖRONLAR -Sinir impulslarını almak, ilerletmek ve iletmek, -Belli hücresel

Detaylı

Besin Mikrobiyolojisine Giriş

Besin Mikrobiyolojisine Giriş Besin Mikrobiyolojisine Giriş Besin mikrobiyolojisine giriş Mikroorganizmalar tüm biyosferde yaşarlar: Suda: okyanuslar, göller, göletlerde, şelalelerde, bataklılarda, hatta yağmur bulutlarında! Karada:

Detaylı

DÖNEM II HAFTALIK DERS PROGRAMI

DÖNEM II HAFTALIK DERS PROGRAMI TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II HAFTALIK DERS PROGRAMI DÖNEM II. DERS KURULU Eylül 0 Kasım 0 Dekan : Dönem II Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ Yrd.Doç.Dr. Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK

Detaylı

Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır.

Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Birbirine bağlı bu hücreler genellikle kendilerince üretilen hücre dışı

Detaylı

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.

KOLONİZASYON. DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON DR. EMİNE ALP Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. KOLONİZASYON Mikroorganizmanın bir vücut bölgesinde, herhangi bir klinik oluşturmadan

Detaylı

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur. KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER Canlılığın belirtisi olarak kabul edilen hareket canlıların sabit yer veya cisimlere göre yer ve durumunu değiştirmesidir. İnsanlarda hareket bir sistemin işlevidir. Bu işlevi

Detaylı

Sinir Sistemi. Merkezi sinir sistemi(mss): Beyin, Beyincik, Omurilik. Periferik sinir sistemi(pss) : Gangliyonlar, sinirler ve sinapslar

Sinir Sistemi. Merkezi sinir sistemi(mss): Beyin, Beyincik, Omurilik. Periferik sinir sistemi(pss) : Gangliyonlar, sinirler ve sinapslar SİNİR DOKU Sinir Sistemi Anatomik yönden iki bölüme ayrılır: Merkezi sinir sistemi(mss): Beyin, Beyincik, Omurilik Periferik sinir sistemi(pss) : Gangliyonlar, sinirler ve sinapslar Sinir Doku Hücreleri

Detaylı

DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI

DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HAFTALIK DERS PROGRAMI DÖNEM I. DERS KURULU Eylül Kasım 0 Dekan : Dönem Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ Doç.Dr. Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK

Detaylı

RNA DNA. Nükleosit Baz + Şeker Riboz (RNA) Deoksiriboz (DNA) Ribonükleozitler : Adenozin, Pürinler: Pirimidinler: AveGdışında

RNA DNA. Nükleosit Baz + Şeker Riboz (RNA) Deoksiriboz (DNA) Ribonükleozitler : Adenozin, Pürinler: Pirimidinler: AveGdışında Bazlar : Nükleik Asitlerin karakteristik Özellikleri DNA RNA Yasin EREN Recep LiMAN Muhsin KONUK Nükleik Asitlerin Yapısı Pürinler: Pirimidinler: AveGdışında TU T,U ve Sdışında d bazı theobromin, kafein,

Detaylı

δ-aminolevulinik ASİT

δ-aminolevulinik ASİT δ-aminolevulinik ASİT Diğer adı ve kısaltmalar: Delta aminolevulinik asit, δ-ala, DALA, ALA. Kullanım amacı: Porfiria olasılığını değerlendirmek, çeşitli pofiria türleri arasında ayırıcı tanı yapmak ve

Detaylı

Normal Mikrobiyal Flora

Normal Mikrobiyal Flora Normal Mikrobiyal Flora Dr. Kaya Süer YDÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Normal Mikrobiyal Flora Deri Konjonktiva Oral Cavite Üst solunum yolu Intestinal tract Genitouriner

Detaylı

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA

BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA BĠYOKĠMYA DOÇ. DR. MEHMET KARACA TANIMLAR GLĠKOLĠZ: (LĠZ LEZYON (LYSIS), YIKAMA, PARÇALAMA ANLAMINDADIR). Glikoliz hücrede sitozolde gerçekleģir. Glikoliz olayı hem aerobik hem de anaerobik organizmalarda

Detaylı

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Kadın ve erkek üreme sistemi dölün üretilmesi amacı ile özelleşmiş özel organlardan oluşmaktadır. Bazı üreme organları cinsiyet hücrelerini üretir, diğerleri

Detaylı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Hücre kurulu laboratuvar programı Laboratuar: Mikroskobik inceleme için dokuların hazırlanması- Preparasyon- Boyama Laboratuar: Işık ve

Detaylı

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Sinir ve kas hücreleri elektrik üretebilen, dışarıdan elektrik ile uyarılabilen ve elektriği iletebilen dokulardır

Detaylı

ELEKTRON TRANSPORT ZİNCİRİ VE OKSİDATİF FOSFORİLASYON. Doç.Dr.REMİSA GELİŞGEN

ELEKTRON TRANSPORT ZİNCİRİ VE OKSİDATİF FOSFORİLASYON. Doç.Dr.REMİSA GELİŞGEN ELEKTRON TRANSPORT ZİNCİRİ VE OKSİDATİF FOSFORİLASYON Doç.Dr.REMİSA GELİŞGEN OKSİDATİF FOSFORİLASYON Metabolik yakıt maddelerinin (glukoz, yağ asidleri, amino asidler gibi elektron vericileri) enzim katalizli

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİ. Prof.Dr. Murat AKKUŞ

SİNDİRİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİ. Prof.Dr. Murat AKKUŞ SİNDİRİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİ Prof.Dr. Murat AKKUŞ 4.haftadan itibaren kıvrılmaya başlayan embriyonun, bu kıvrılmasının sonuçlarından birisi de primitif barsak oluluşumudur. Primitif barsak kraniyalde orofaringeal

Detaylı

Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR

Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR 1. Streptococcus pneumoniae laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez? a) Katalaz reaksiyonu negatiftir. b) Kanlı agarda alfa hemoliz yapar. c)

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015 Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen

Detaylı

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU SİNİR DOKUSU Fonksiyonu Özellikleri irritabilite konduktivite korelasyon reaksiyon S.S. SINIFLANDIRMA Somatik (Sistema Nervosum Cerebrospinale)

Detaylı

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

Çeşitli tohumların yağ bileşimi. USDA Nutrient Database. Tekli doymamış. Çoklu. Kanola Keten Mısır Fındık Zeytin Ayçiçeği Susam Soya Ceviz

Çeşitli tohumların yağ bileşimi. USDA Nutrient Database. Tekli doymamış. Çoklu. Kanola Keten Mısır Fındık Zeytin Ayçiçeği Susam Soya Ceviz LİPİTLER Hayvan ve bitki dokularının eter, benzin, kloroform gibi yağ çözücülerinde eriyen bölümlerine ham lipit denir. Organizmanın başlıca besin kaynağını oluştururlar, enerji verme ve depolama yönünden

Detaylı

Akciğerin Embryolojisi Akif Turna

Akciğerin Embryolojisi Akif Turna Akciğerin Embryolojisi Akif Turna Neden Embryoloji? Neden Embryoloji? Organların gelişimini (organogenesis) anlamak Neden Embryoloji? Organların gelişimini (organogenesis) anlamak Fonksiyonlarını daha

Detaylı

ÜST SOLUNUM YOLU ÖRNEKLERİNE LABORATUVAR YAKLAŞIMI. Doç. Dr. Aynur EREN TOPKAYA Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

ÜST SOLUNUM YOLU ÖRNEKLERİNE LABORATUVAR YAKLAŞIMI. Doç. Dr. Aynur EREN TOPKAYA Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ÜST SOLUNUM YOLU ÖRNEKLERİNE LABORATUVAR YAKLAŞIMI Doç. Dr. Aynur EREN TOPKAYA Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 05.12.2012 2 1. Olgu 10 yaşında kız çocuğu, boğaz ağrısı ve hafif ateşle doktora başvuruyor

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

2) Kolekalsiferol (D 3)

2) Kolekalsiferol (D 3) Sunum İçeriği Öğretim Görevlisi :Yrd.Doç.Dr.Bekir ÇÖL Hazırlayan ve Sunan : Fulya ÇELEBİ Konu : D Vitamini 31/10/2008 D vitamini formları kaynaklarına genel bakış Deride ve vücutta D vitamini sentezi İnce

Detaylı

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.

6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e. www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar

Detaylı

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM HÜCRE ZARINDA TAŞINIM Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ YDÜ TIP FAKÜLTESİ BİYOFİZİK AD Küçük moleküllerin zardan geçişi Lipid çift tabaka Polar moleküller için geçirgen olmayan bir bariyerdir Hücre içindeki suda

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/11) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/11) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/11) Tıbbi Laboratuar Adresi :Sağlık Mahallesi Saygun Caddesi No:55 Sıhhiye 06100 ANKARA / TÜRKİYE Tel : 0 312 565 53 62 Faks : 0 312 565 54 55 E-Posta : mikrobiyolojirldb@thsk.gov.tr

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM HİSTOLOJİSİ. Prof.Dr.Yusuf NERGİZ

ÜRİNER SİSTEM HİSTOLOJİSİ. Prof.Dr.Yusuf NERGİZ ÜRİNER SİSTEM HİSTOLOJİSİ Prof.Dr.Yusuf NERGİZ SUNUM PLANI Üriner sistem hakkında genel bilgi Böbrek kan dolaşımı Böbrek histofizyolojisi Böbreklerin morfolojik yapısı (Kapsula,korteks,medulla nefron ve

Detaylı

Vitamin C. Elif AKMAN Yrd.Doç.Bekir ÇÖL. Kollagen Biyosentezi

Vitamin C. Elif AKMAN Yrd.Doç.Bekir ÇÖL. Kollagen Biyosentezi Vitamin C Elif AKMAN Yrd.Doç.Bekir ÇÖL Biyokimyasal Fonksiyonları Kollojen biyosentezi Karnitin biyosentezi Nöradrenalin biyosentezi Antioksidan Etkisi Vitamin C ve Kardiyovasküler Hastalıklar BİYOKİMYASAL

Detaylı

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu

Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Dr.Müge Ayhan Doç.Dr.Osman Memikoğlu Bakterilerde antimikrobiyal direncinin artması sonucu,yeni antibiyotik üretiminin azlığı nedeni ile tedavi seçenekleri kısıtlanmıştır. Bu durum eski antibiyotiklere

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir.

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir. SİNİR HÜCRELERİ Sinir hücreleri nöron adını alır.hayvanlarda değişik görevler üstlenen nöronlar örneğin deniz anemonunda bir sinirsel ağ oluşturmuştur.tentaküllerin hareketi bu sinir ağı tarafından kontrol

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

Riketsia, Bedsonia, Klamidya ve virüsler canlı ortamlarda ürerler. Canlı ortamlar üç kısma ayrılır.

Riketsia, Bedsonia, Klamidya ve virüsler canlı ortamlarda ürerler. Canlı ortamlar üç kısma ayrılır. MİKRO ORGANİZMALARIN ÜRETİLMESİ İÇİN BESİYERLERİ Mikroorganizmaları izole etmek ve saf kültür olarak üretebilmek için birçok ortamlar geliştirilmiştir (Besiyerleri, vasatlar). Besi yerleri başlıca iki

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE 1 TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE GİRİŞ : Bir yaralı, hasta ya da kazazedeye ilk yardım yapabilmek ya da herhangi bir yardımda bulunabilmek için, öncelikle gerekenlerin doğru yapılabilmesi için, insan

Detaylı

Kateter İnfeksiyonlarında Mikrobiyoloji Doç. Dr. Deniz Akduman Karaelmas Üniversitesi it i Tıp Fakültesi İnfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Kateter infeksiyonlarında etkenler; kateter

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN

ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II. Doç Dr. Nurzen SEZGİN ENZİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ - II Doç Dr. Nurzen SEZGİN bstrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate Enzyme substrate

Detaylı

24.03.2015. Hücre zarında en fazla fosfolipidler yer alır.en çok fosfotidil kolin (Lesitin) bulunur. %25 lipit. %42 lipit içerir.

24.03.2015. Hücre zarında en fazla fosfolipidler yer alır.en çok fosfotidil kolin (Lesitin) bulunur. %25 lipit. %42 lipit içerir. Prokaryotik Hücre Ökaryotik Hücre Büyüklük Küçük (1-10 m) Büyük (5-100 m ) HÜCRE MEMBRANI-SIVI MOZAİK MODEL Genom Hücre bölünmesi Membranlı organel DNA ve nonhiston proteinlerden oluşur. Nukleus zarı yoktur.

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı