GELİŞİMİNİ TAMAMLAYAMAMIŞ GENÇ DAİMİ DİŞLERDE REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ YAKLAŞIMI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GELİŞİMİNİ TAMAMLAYAMAMIŞ GENÇ DAİMİ DİŞLERDE REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ YAKLAŞIMI"

Transkript

1 T.C Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı GELİŞİMİNİ TAMAMLAYAMAMIŞ GENÇ DAİMİ DİŞLERDE REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ YAKLAŞIMI BİTİRME TEZİ Stj.Diş Hekimi Büşra Selvi KAYA Danışman Öğretim Üyesi:Prof.Dr.Cemal ERONAT İZMİR-2015

2 ÖNSÖZ Gelişimini Tamamlayamamış Genç Daimi Dişlerde Rejeneratif Endodontik Tedavi Yaklaşımı konulu tez çalışmamın oluşmasında bana engin tecrübesi ve bilgisiyle yardımcı olan sayın hocam Prof.Dr.Cemal Eronat a, ve hayatımın her anında desteğini esirgemeyen sevgili aileme,her zaman yanımda olduklarını bildiğim sevgili kuzenlerim Dr.Sultan Sayın ve Zeynep Hamide Kaya ya sonsuz teşekkürü borç bilirim. İZMİR-2015 Stj.Dt.Büşra Selvi KAYA

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ GENEL BİLGİLER 2 2.DİŞ EMBRİYOLOJİSİ VE KÖK GELİŞİMİ PULPA DOKUSU Kök Hücreler(Farklılaşmamış Mezenkimal Hücreler)..9 3.REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ YAKLAŞIMI REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ TANIMI VE AMACI ANTİBİYOTİK DEZENFEKSİYONU Üçlü Antibiyotik Patı İçeriği ve Hazırlanışı İSKELE(SCAFOLD İMPLANTASYONU) REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ UYGULAMA BASAMAKLARI VE TEDAVİ PROSEDÜRÜ 21 4.LİTERATÜRDEKİ VAKA ÖRNEKLERİ KLİNİĞİMİZDE UYGULANAN REJENERATİF TEDAVİ VAKALARI..29 TARTIŞMA.48 SONUÇ.50 KAYNAKLAR 51 ÖZGEÇMİŞ.57

4 GİRİŞ Rejeneratif tıp ve doku mühendisliğinin son yıllardaki hızlı gelişimi; tıbbın bütün dallarında olduğu gibi, diş hekimliğinde de rejeneratif uygulamaların gündeme gelmesini sağlamıştır. Diş hekimliğinde uygulanan ilk rejeneratif tedavinin 1952 yılında Hermann tarafından uygulanan vital amputasyon tedavisi olduğu kabul edilmektedir (1). Bunu takiben, yönlendirilmiş doku ve kemik rejenerasyonları, distraksiyon osteogenezi, kemik ogmentasyonu ve periodontal doku rejenerasyonu uygulamaları gibi çok çeşitli rejeneratif tedaviler gerçekleştirilmiştir (1). Doku mühendisliğinin diş hekimliği alanındaki hedeflerinden biri; embriyojenik hücrelerin kullanılmasıyla, herhangi bir nedenle kaybedilmiş dişlerin yerine tüm dokuları içeren yeni bir diş formasyonunun sağlanmasıdır (1).

5 1.GENEL BİLGİLER Son yıllarda rejeneratif endodonti alanına gösterilen ilgide büyük artış gözlenmektedir. Önceleri açık apeksli dişlerde, endodontik tedavi ihtiyacı doğduğunda kalsiyum hidroksitle uygulanan uzun dönem apeksifikasyon tedavisi ilk seçenek olarak kabul edilirken, şimdilerde bu yöntemin yerine tüm kanal içi dokuların rejenerasyonuyla sonuçlanan yeni tedavi protokolleri uygulanmaya başlanmıştır (2). Genç daimi dişler, kök gelişimi tamamlanmamış ve kök ucu kapanmamış dişlerdir. Kök ucu kapandıktan sonra bu dişler olgunlaşmış dişler olarak sınıflandırılırlar (3). Kök ucu kapanmamış daimi dişlerde travmaya ya da çürüğe bağlı olarak pulpa nekrozu ve kök gelişiminin duraksaması en sık görülen problemler arasında yer almaktadır (3). Dişlerde oluşan travmatik yaralanmalar pulpal ve periapikal hasarlara neden olmakta, çoğu diş travmaları 7-10 yaş aralığında, kök gelişimi tamamlanmadan oluşmaktadır (4). Travmaya uğramış, kök gelişimi tamamlanmamış daimi diş canlılığını yitirdiği zaman endodontik tedavi sorun olabilmektedir. Bu dişlerde geleneksel tedavi yöntemleri uygulandığı zaman sızdırmazlık sağlanamayabilir. Ayrıca, ince kök kanal duvarları uzun vadede dişi kök kırığına yatkın hale getirmektedir (4). Bu tür olgularda çoğunlukla iki farklı geleneksel tedavi yönteminden birisi uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemleri; uzun süren kalsiyum hidroksit ile apeksifikasyon ya da apikal bölgede MTA ile yapay bariyer oluşturarak yapılan tek seans süren apeksifikasyon tedavisidir (4). 2

6 Bununla birlikte son yıllarda rejeneratif endodontik tedavi uygulamaları üzerine yapılan çalışmalar da dikkat çekmektedir. Bu tedavinin en önemli avantajı ise apeks kapanma işlemi gerçekleşirken aynı zamanda kök gelişiminin de devam etmesidir (5). 2. DİŞ EMBRİYOLOJİSİ VE KÖK GELİŞİMİ Diş gelişimi, intrauterin hayatın 6. haftasında ektoderm ve mezoderm arasındaki epitelyal- mezenkimal etkileşim ile başlar. Mine, oral kavitenin ektoderm tabakasından köken alır; dişin diğer bütün yapıları ise ektodermal epitelin altındaki mezenkimal dokudan oluşmaktadır (6). Dişin embriyonik gelişimi, birbirine bitişik iki doku olan epitelyum ve mezenkim arasındaki bir dizi karşılıklı indükleyici sinyalleşmelere dayanmaktadır (Resim 1). Bu indükleyici etkileşimler, epitel ile nöral krestten köken alan mezenkim üzerine etki eden çeşitli faktörler aracılığıyla sağlanır (7,8,9). Resim 1:Histolojik olarak diş gelişimi 3

7 Mine ve dentin oluşumunu sağlayan hücreler; mineyi oluşturan epitelyal kökenli ameloblastlar ve dentini oluşturan mezenşimal kökenli odontoblastlardır (Resim 1). Epiteliyal kök hücrelerden oluşan ameloblastlar diş gelişiminde rol oynan tek ektodermal kökenli hücrelerdir. Diğer diş sert ve yumuşak dokuları ise mezodermal kökenli hücreler sayesinde oluşturulmaktadır. Embriyolojik hayatın haftalarına doğru çan organının iç tarafını dolduran bağ dokusu farklılaşır ve dental papilla adını alır. Bu dönemde dental papillanın hücre yoğunluğu fazladır ve damarlanması zengindir. Pulpa, oluşan dental papilanın ektomezenşimal hücrelerinden köken alır. Bazal membrana komşu farklılaşmamış mezenkimal hücreler önce preodontoblastlara farklılaşır. Odontoblastların gelişimi ile dentinin oluşumu sonucunda dental papilla dental pulpaya dönüşür. Pulpa dokusu da dişin diğer sert doku gelişimleri gibi dişin en tepe noktasından apikaline doğru şekillenmeye başlar (7,8). Diş embriyolojisinde, anatomik kron iç mine epitelinin proliferatif örneğine göre şekillendikten sonra, servikal bölgede iç ve dış mine epiteli birleşirler ve burada epitelyal kök kılıfını meydana getirir. Kök oluşumu bu bölgeden başlar ve bu iki birleşmiş yapının apikal proliferasyonu şeklinde ilerler (8). Hertwig epitel kını adını alan bu yapı, normal kök oluşumunda ve köklerin şeklini ve boyutlarını belirlemede en önemli yapıdır (Resim 2). Kının iç yüzünde bulunan hücreler iç mine epiteli hücreleridir. Bunlar karşılarındaki dental papil mezenşimal hücrelerini etkileyerek bir bölümünün odontoblastlara dönüşümünü 4

8 indüklerler. İlk dentin şekillendikten ve ilk salgılanan kök dentini mineralize olmaya başladıktan sonra üzerindeki hertwig epitel kını parçalanır (8,9). Resim 2:Diş gelişiminde rol oynayan hücrelerin dağılımı 2.1. PULPA DOKUSU Pulpa dokusu, kronda dentin ve üzerinde mine, kökte ise yine dentin ve onun üzerinde sement ile çevrili bir yapıdır. Pulpa; hücreler, fibriller ve ana yapıdan oluşan bir bağ dokusu kompenentidir. Pulpa bu içeriği sayesinde gelişimsel, fizyolojik ve patolojik uyaranlara cevap verir. Diş pulpası, tüm gevşek bağ dokularında da görülen formatif, nutritif(beslenme), duyusal ve savunma gibi dört önemli fonksiyonu göstermektedir. Diş pulpası esasen santralden perifere doğru 4 tabakadan oluşmaktadır. Birincisi, santral pulpa olup bu bölge damarları ve sinirleri içerir.damar ve sinirler sayesinde diş pulpası oksijen ve besin maddelerini sağlayarak ve dentin sıvısını üreterek dişin vitalitesini devam ettirir. İkinci tabaka hücreden zengin tabakadır. Burası hücrelerin en yoğun olduğu bölgedir, bu bölgede fibroblastların yanı sıra makrofaj, lenfosit ve farklılaşmamış mezenşimal hücreler bulunur. Bu hücrelerin defansif özellikleri sayesinde irritasyon ve yaralanmalar 5

9 sırasında pulpa korunmaktadır. Üçüncü bölge hücreden yoksun tabakadır. Bu tabakanın varlığı/yokluğu pulpanın fonksiyonel durumuna bağlıdır. Yaşlı pulpada görülmeyebilir. Dördüncü ve son tabaka, odontoblast tabakası olup, dentin-pulpa sınırında odontoblastların bulunduğu tabakadır. Üzerinde predentin tabakası vardır. Odontoblastların gövdeleri pulpa sınırında, uzantıları dentinde bulunur (8). Odontoblastlar sayesinde pulpanın formatif fonksiyonu hayat boyu devam etmektedir. Pulpa-dentin kompleksinin en karakteristik ve özelleşmiş hücreleri odontoblast hücreleridir. Bu hücrelerin temel görevleri hayat boyu dentin yapımından sorumlu olmalarıdır. Odontoblast hücreleri gövde ve bir uzantıdan oluşmaktadır, gövde kısmıyla gevşek bağ dokusunu mineralize olmamış predentin tabakasından ayırmaktadır. Uzantı ise predentini geçerek dentin tübülleri içerisine yerleşmektedir. Bu uzantılar dentini canlı bir doku haline getirmektedir çünkü odontoblastik uzantı, odontoblastik hücrenin gövdesine yakın biçimde konumlanmış, ağrı hissinin iletiminden sorumlu olan sinir liflerini de içermektedir (7). Primer görevleri dentin yapımı olan odontoblastlar primer dentinogenezisden sonra, daha yavaş olan sekonder dentinogenezise başlarlar. Birincil odontoblast hücreleri, zarar görmedikçe ömür boyu dentin yapma işlemi devam etmektedir.ömür boyu yapılan bu dentine seconder dentin adı verilmektedir.pulpayı etkileyen direkt veya indirekt yaralanmaya yol açabilecek uyaranlara karşı pulpanın savunma amaçlı yaptığı sert doku bariyerine ise tersiyer dentin denir.tersiyer dentin,stimulusun şiddetine göre hafif şiddetteki irritasyonlara karşın doğrudan odontoblast hücreleri tarafından dentin tübülleri içerisinde üretilir ki bunlara sklerotik dentin(reaksiyoner 6

10 dentin) ya da ağır hasarlar sonucu görülen ve farklılaşmamış mezenkim hücreleri tarafından pulpa odası içerisinde oluşuturulan reperatif dentin diye isimlendirilirler. Reaksiyoner dentin yapımında orijinal odontoblastlar ölmediği için tübüller yapıda devamlılık vardır ve tübüller primer dentin kompleksiyle bağlantı halindedir.diş daha büyük ve yoğun travmalara maruz kaldığı zaman veya pulpa ekspoz olursa odontoblastlarda lokal ölü alanlar oluşur.eğer ortam koşulları uygunsa pulpadaki progenitor hücrelerden yeni jenerasyon odontoblast-benzeri hücreler diferansiye olur ve reperatif dentin matriksi salgılamaya başlar.reperatif hücreler pulpadan köken alır.tamir proçesine katılmak için pulpada bir subpopulasyon mevcuttur ve pulpadaki kök hücrelerini tanımlayan hipotezlere göre reperatif dentin progenitörleri kök hücrelerdir.odontoblast-benzeri hücreler tarafından üretilen dentin düzensiz ve amorf yapıdadır ve daha az tübül içerir.bu tübüller primer dentin tübüllerinin devamı niteliğinde düz bir hat oluşturamaz.sonuçta primer ve reperatif dentinden oluşan kompleks dış uyaranlara karşı daha az geçirgendir (9). Histiyositler pulpanın savunma hücreleridir. Aktive olduklarında inflamasyon bölgesine göç ederek makrofaj halini alıp yabancı cisim, ölü hücreler ve bakterilerin fagositozunu gerçekleştirirler. Hareketli yapıya sahip olan makrofajlar fibroblastlar gibi pulpanın uyarılmasında etkilidirler. Aktive olduktan sonra interlökin I, tümör nekrotizan faktör, büyüme faktörü ve diğer sitokinleri üreterek immün cevabın oluşmasına katkıda bulunurlar. Oluşan immün cevap sonucunda pulpada rutinde bulunan T lenfositlerin uyarılmasıyla B lenfositler aktive edilir. T lenfositler sağlıklı pulpada gözlemlenirken B lenfositler enflame pulpada bulunmaktadır. Pulpanın savunma mekanizmasında etkili diğer iki önemli hücre ise mast hücreleri ve dendritik hücrelerdir. Mast hücreleri sağlıklı pulpada nadir, kronik enflamasyonlu 7

11 pulpada ise rutin olarak gözlemlenmektedir, temel görevi heparin antikoagulanını ve önemli bir inflamatuar medyatör olan histamini salgılamaktır. Dentrik hücreler ise sitoplazmik uzantıları ve yüzeylerindeki sınıf II MHC kompleksleri ile yabancı cisimleri tutarak T hücresine sunarlar ve T hücresine bağlı immün cevap oluşumunda önemli paya sahiptirler (7). Fibroblast hücreleri, bağ dokusunun temel hücrelerindendir. Bu hücrelerin en önemli özelliği, bağ dokusu matrisini sentezlemeleri ve idame ettirmeleridir. Pulpanın bağ dokusu içerisinde yayılmışlardır ancak özellikle pulpa koronerinde hücreden zengin tabakada daha yoğunlaşmışlardır. Temel görevleri tip I ve tip II kollagen sentezlemektir. Ayrıca ekstrasellüler, hücre matris içeriklerinin sentezlenmesinden ve salgılanmasından sorumludurlar. Bunlar, proteoglikan ve fibronektindir (7,8). Farklılaşmamış mezenşim hücreleri, hücreden zengin tabaka ile pulpa merkezine dağılmışlardır. Özellikle perivasküler bölgede konumlanmışlardır. Bu hücrelerin çekirdekleri, tüm hücre hacimlerine göre fazladır. Ancak bunları ışık mikroskobu altında diğer fibroblastlardan ayırmak çok zordur. Uygun bir uyaran geldiğinde, bu hücreler son bir farklılaşma göstererek fibroblastlara ve odontoblast benzeri dönüşmektedir. Yaşlı pulpalarda farklılaşmamış mezenşim hücrelerinin sayısı azalmaktadır. Bu da pulpanın tamir kapasitesinde bir azalmaya neden olabilmektedir (8,9). 8

12 2.1.1 KÖK HÜCRELER( FARKLILAŞMAMIŞ MEZENKİMAL HÜCRELER) Kök hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme özelliğine sahip, doku ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler sınırsız bölünebilme, kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir. Mezenkimal kök hücreler (MKH), erişkin kök hücre tipidir. Stromal kökenli olmaları nedeniyle genel anlamda destek hücresi özelliği taşımaları, MKH lerin tıbbın birçok alanında kullanım potansiyelinin temelini oluşturmaktadır. Bu hücreler birçok dokudan elde edilebilen, sayıca çoğaltılmaya elverişli, dayanıklı hücrelerdir (8). Kök hücreler kendi orjinlerinden gelen hücrelere diferansiye olma eğilimindedirler. MKH lerin bağ dokusu kökenli doku hücrelerine ve diğer dokulara ait hücrelere farklılaşma yetenekleri fazladır. Bağ dokusu kökenli olmaları nedeniyle stromal destek sağlayarak ilgili doku hücrelerinin gelişimine ve fonksiyonuna, çözünebilir faktörler salgılayarak katkı sağlamaları büyük bir avantajdır. Göç etme özellikleri sayesinde hasarlı dokuya ulaşabilirler ve hasarlı hücre ile birleşebilirler. Diş formasyonu iki kök hücre populasyonu içermektedir. Bunlar dentin-pulpa rejenerasyonuda da gerekli olan epitelyal ve mezenkimal kök hücrelerdir. Ayrıca bu epitelyal-mezenkimal etkileşimler diş gelişiminde olduğu gibi saç, tükürük bezi, pankreas gibi organların morfogenezinde de gereklidir. Dental mezenkimal kök hücreler periodontal ligament, dental folikül, alveolar kemik iliği ve dental pulpanın perivasküler alanında bulunan kök hücrelerdir ve hücre tabanlı yenileyici tedavilerde potansiyel kaynak olabilmektedirler. Dental mezenkimal kök hücrelerin de tüm mezenkimal kök hücreler gibi kemik, kıkırdak, yağ dokusu, iskelet kası ve bağ 9

13 dokusu stroması gibi mezenkimal kaynaklı dokulara diferansiye olma potansiyelleri vardır. Maksillofasiyal bölgede 5 farklı dental mezenkimal kök hücre tanımlanmış ve sınıflandırılmıştır. Bunlar; dental folikül kök hücreleri (Dental follicle stem cells (DFSCs)), apikal papilla kök hücreleri (Stem cells from apical papilla (SCAPs)), periodontal ligament kök hücreleri (Periodontal ligament stem cells (PDLSCs)), dental pulpa kök hücreleri (Dental pulp stem cells (DPSCs)) ve düşen süt dişi kök hücreleri (Stem cells from human exfoliated deciduous teeth (SHEDs)) dir. MKH`lerin en ilgi çektiği alan rejeneratif amaçlı kullanımdır. Bu hücrelerin kardiyolojide myokard enfarktüsü, spinal kord yaralanmaları, plastik cerrahide yanık tedavisine kadar çok geniş potansiyel kullanım alanı bulunur. Diş hekimliği alanında ise Rejeneratif Endodontik Tedavi uygulaması ile geride kalan apikal papillanın mezenşimal kök hücreleri ve dental pulpa kök hücreleri korunarak rejenerasyonu sağlamak amaçlanmaktadır (8). 3.REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ YAKLAŞIMI Genç daimi dişlerde travmaya ya da çürüğe bağlı olarak pulpa nekrozu ve kök gelişiminin duraksaması en sık görülen problemler arasında yer almaktadır. Bu duraksamanın en sık görülen nedeni olan travma, süt ve genç daimi dişlerde apeksogenezisin tamamlanmasına engel olmaktadır (9). Çocuğun fiziksel aktivitesinin artması ile dental travma görülme sıklığı arasında doğrusal bir ilişki vardır. Çocuğun fiziki büyümeyle kazandığı hareketliliğe karşın koordinasyonunun tam olmaması ve denge duyusunun henüz yeterince 10

14 gelişmemiş olması erken yaştaki çocukların daha fazla travmaya maruz kalmasına neden olmaktadır (10). Travma sonucunda pulpa, periapikal dokular ve yumuşak dokularda bir takım patolojiler gelişmektedir. Travmaya maruz kalan genç daimi dişlerde karşımıza çıkan en büyük problemse kök gelişimi duraksamasıdır, travmaya bağlı pulpada meydana gelen geri dönüşümsüz vitalite kaybına bağlı olarak kök gelişimi tamamlanamamaktadır. Dentin depozisyonu tamamlanmadan, pulpa canlılığının kaybolması sonucunda dentin duvarları ince kalmakta ve kökler daha kırılgan hale gelmektedir. Kron/kök oranı bozulmakta, dişin mobilitesinde artış görülebilmektedir (7,10). Bu nedenle, genç daimi dişlerde tedavi planlamasının amacı dişin canlılığını korumaktır. Apikal patolojiye sahip, canlılığını kaybetmiş ön dişlerin tedavisinde mekanik temizlik ve kök kanallarının şekillendirilmesi neredeyse olanaksızdır. İnce ve kırılgan dentin duvarlarından dolayı mekanik doldurma ya da lateral kondensasyon sırasında kök kırıkları sıklıkla gözlenen bir durumdur (10). Kök gelişimini tamamlamamış apikal periodontitisli dişler için en ideal tedavi şekli, dişin canlılığını tekrar kazandırmak ve revaskülarizasyonu sağlamaktır. Böylece hem kök gelişimi devam etmekte, hem de dentin duvarları kalınlaşmaktadır (10). Endodontik tedavi, kök kanal tedavisi olarak bilinen ve diş hekimliği kliniklerinde en çok uygulanan tedavi işlemlerinden bir tanesidir. Bu tedavide asıl amaç enfekte veya yaralanmış pulpa dokusunu uzaklaştırmak ve oluşturulan boşluğu kontaminasyon riskine karşı biyouyumlu materyallerle 11

15 doldurmaktır. Son yıllarda geliştirilen yeni dental materyaller ve tedavi yöntemleri sayesinde kök kanal tedavisinin başarısı önemli oranlarda artmıştır. Pulpasız dişlerin başarılı bir kanal tedavisinden sonra uzun süre ağızda varlıklarını sürdürebilmeleri gerçeğine rağmen diş pulpasının canlılığını korumanın ise pek çok avantajı vardır (11). Örneğin canlı pulpada devam eden reperatif dentin oluşumu apikal gelişimin tamamlanması ve dentin duvarları gelişimi nedeniyle immatür daimi dişler için önemlidir. Pulpa canlılığını sürdürmenin bir diğer avantajı ise sınırlı da olsa dentin rejenerasyonuna devam edebilmesidir. Bunların yanı sıra özellikle kanal tedavili dişler, kullanılan dolgu maddelerine veya kanal patlarının çeşitli özelliklerine bağlı olarak renk değişimine uğrayabilmekte; bu da estetik sıkıntılara yol açmaktadır (11). Geleneksel olarak apikal periodontitisli, immatür daimi dişler apeksifikasyon ile tedavi edilirler. Apeksifikasyon açık apekste kalsifiye bariyer oluşturma yöntemidir. Bu tedavi şeklinde çok çeşitli materyaller kullanılabilir. Bunların arasında kalsiyum hidroksit [Ca(OH)2] ve mineral trioksit agregat (MTA) yer almaktadır(12). Bu materyallerden günümüzde halen en sıklıkla başlangıç ve ara seanslarda Ca(OH)2 kullanılmaktadır. Kalsifiye bariyer oluştuğu gözlendiğinde ise kök genellikle kanal patı ve gutta perka ile doldurularak apeksifikasyon tedavisi bitirilmektedir. Apeksifikasyon tedavisinden sonra bazı başarılı sonuçlar elde edilse de uzun süreli takip içeren tedavinin, poröz bariyer ve yetersiz kapanma gibi kısıtlamaları bulunmaktadır. Bununla birlikte yapılan bazı çalışmalarda uzun süreli Ca(OH)2 kullanımının dentin duvarlarının ince kalmasına neden olacağı ve bunun da kırılmaya yatkınlığı artıracağı gösterilmiştir. 12

16 Apeksifikasyon tedavisinde kullanılabilecek materyallerden bir diğeri MTA dır. MTA ile tek seansta apeksifikasyon yapılıp çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Fakat bu tedavi şeklinde de kullanılan MTA nın kökü güçlendirmediği ve kökün kırılmalara yatkınlığını arttırdığı tespit edilmiştir. Bütün alternatif tedavi protokolleri gözönünde bulundurulduğunda en iyi olduğu düşünülen MTA nın bile az da olsa dezavantajlarının olduğu görülmüş, bunun yerine bütün bu komplikasyonları elimine etmek için farklı tedavi protokolleri geliştirilmeye çalışılmıştır. Son zamanlarda nekrotik pulpalı immatür dişlerin tedavisinde revaskülarizasyon tedavisinin uygulanması önerilmektedir(12,13,14,15) REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİ TANIMI VE AMACI Revaskülarizasyon terimi, travmatik yaralanmalardan sonra pulpa boşluğunun damarlanmasının yeniden sağlanması anlamında kullanılmaktadır. Bu durumda dentin, sement, periodontal ligament, kemik gibi dokuların rejenerasyonu yani kanal boşluğunda damarlanmanın oluşmasından ziyade pulpanın rejenerasyonundan bahsedilir. Pulpanın rejenerasyonu dişin fonksiyonel özelliklerini yeniden kazanmasını sağlar. İmmatür dişlerde ise kök gelişimini devam ettirir ve apikal periodontitisin oluşumunu engeller, oluşmuş periodontitisi ortadan kaldırır. Apekste ve kanal boşluğunda oluşan yeni dokuların oluşumu farklı mekanizmalarla açıklanmaya çalışılmıştır (18). Kök kanalının apikal ucunda canlı kalan az sayıdaki pulpa hücrelerinin yeni matriks oluşturabildiği, kökün uzamasını ve kalınlaşmasını sağlayacak odontoblastlara farklılaştığı ihtimali bunlardan biridir (19). Bununla birlikte kök gelişim mekanizmasında apikal papilladaki kök hücrelerin veya kemik iliğinin de etkili olabileceği belirtilmektedir. Apikal papilla sahip olduğu çok 13

17 özel kök hücre dokuları ile pulpa dokusunu rejenere ettirme ve kök gelişimini devam ettirme potansiyeline sahiptir (20). Olası diğer mekanizma prolifere olabilecek, kanal için büyüyebilecek, kök dentinin dış yüzeyinde sement ve kemik gibi sert dokuları depolayabilecek periodontal ligamentte bulunan kök hücrenin varlığıdır. Kök gelişiminin devamını sağlayan bir diğer olası mekanizma da olgunlaşmamış diş içinde bolca bulunan çok yönlü etkili pulpal kök hücreleridir (21). Kök kanalının apikal bölgesinde canlılığını koruyan pulpa hücreleri, yeni matriks dokusunun çoğalmasında, odontoblastlara farklılaşmasında rol oynamaktadır (14,16). Rejeneratif endodontik tedavi uygulama prosedürleri ile de geride kalan apikal papillanın mezenşimal kök hücreleri ve dental pulpa kök hücreleri korunarak revaskülarizasyonu sağlamak amaçlanmaktadır.fakat boş pulpa odası, periapikal bölgeden yeni dokuların büyümesini teşvik edememektedir. Uygun bir iskele, hücrelerin çoğalmasını ve farklılaşmasını teşvik etmektedir. İskele, hücrelere seçici olarak bağlanabilmeli, onları lokalize edebilmeli, büyüme faktörü içermeli ve rezorbe olabilmelidir.iskele, hücreleri içeren basit bir kafese benzemektedir. Yapılan çalışmalarda kan, yeni dokuların büyümesine yardımcı olacak farklı büyüme faktörleri içerdiği için iskele olarak kullanılmıştır. Kan pıhtısı içerdiği büyüme faktörlerinden dolayı farklılaşmayı, büyümeyi, fibroblastların,odontoblastların, sementoblastların maturasyonunu stimüle edebilir ve rejenerasyonda önemli bir role sahip olabilir. Kök kanalı revaskülarizasyonunda kan pıhıtısının kullanılması teknik olarak basit olup, pahalı biyoteknolojilere gerek duyulmadan uygulanabilir. Kök kanal sisteminde oluşturulan yeni dokunun kaynağı kişinin kendi kan hücreleri 14

18 olduğundan, oluşabilecek immun yanıtların veya diğer tekniklerde oluşabilecek patojen geçişin önlenmesi tekniği avantajlı hale getirmektedir. Rejenerasyon olgularında dikkat edilmesi gereken önemli esaslar; endodontik tedavinin başlangıcında kök kanalında şekillendirme yapılmaması ve kök kanallarının %2.5 NaOCl ile yıkanmasıdır. NaOCl güçlü bir antimikrobiyal ajandır ve iyi bir nekrotik ve organik doku çözücüdür. Solüsyonun bu özellikleri konsantrasyonuna ve sıvı değişim miktarına bağlıdır (22,23,24). Bazı araştırıcılar NaOCl nin apikal bölgedeki canlı hücrelere zarar vermemesi için CHX (klorheksidin) kullanımını önerirler.chx antimikrobiyal aktivitesi ve kalıcılığı yani dentinle etkileşime girerek antimikrobiyal etkisini uzatabilmesi yeteneği nedeniyle tavsiye edilir. Fakat klorheksidinin smear tabakasına etki edememesi ve kanalda kalan artık dokuları sabitleştirici yani fiksatif etkisinin olması nedeniyle CHX kullanımının tek başına kanalda yeterli dezenfeksiyonu sağlayamadığını ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte klorheksidinin apikal bölgeden kanal içine göç eden kök hücrelere zararlı olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Kök kanalının yeterli dezenfeksiyonu için düşük toksik etkisi ve inorganik doku çözücü özelliği nedeniyle EDTA solüsyonunun NaOCl ile kombine kullanılması ön plandadır. Kök kanalları irrige edildikten sonra kağıt konlarla iyice kurutulur. Bazı araştırıcılar tarafından güçlü antimikrobiyal etkinliği nedeniyle irrigasyondan sonra kök kanal patı olarak antibiyotik patlar tercih edilir (22,23,24,25). 15

19 3.2.ANTİBİYOTİK DEZENFEKSİYONU Pulpal ve periapikal hastalıkların gelişmesi ve sürdürülmesinde mikroorganizmaların rolü hayvan deneyleri ve insan çalışmalarında gösterilmiştir. Tedavinin başarısı için enfekte kök kanal sistemlerinden mikroorganizmaların eliminasyonu zorunludur. Bu amaçla birçok farklı medikament, irrigasyon rejimi ve çeşitli sayıda kök kanal preparasyon tekniği denenmiştir. Bakteriden tamamen arınmış bir kök kanal sisteminin sadece mekanik preparasyonla sağlanması mümkün değildir. Kök kanal anatomilerinin kompleks yapılarından dolayı mekanik preparasyon sonrası kanal duvarlarında temizlenmemiş kök kanal yüzeyleri kalmakta ve bu nedenle kök kanallarının tam olarak temizlenmesi sağlanamamaktadır. Mekanik preparasyona ek olarak kullanılan kimyasal solusyonlar kök kanal sistemlerinin temizlenmesi ve mikroorganizmaların eliminasyonu açısından önemli bir yer tutmaktadır. Kök kanal sistemlerinin kimyasal tedavisinde kullanılan ajanlar irrigantlar, yıkayıcılar (rinses) ve randevular arası medikamentler olarak sınıflandırılabilir. Antibiyotiklerin kanal içi irrigant ve medikament olarak kullanılması yaygın bir uygulamadır (26). Antibiyotiklerin sistemik uygulamaları cerrahi ve cerrahi olmayan endodontik tedaviler sonrası tamamlayıcı görev üstlense de bu uygulama alerjik reaksiyonlar, toksisite ve direnç gelişimi gibi bir takım sistemik yan etkileri de beraberinde getirir. Ayrıca sistemik olarak verilen bir antibiyotiğin gastrointestinal sistemden emilerek dolaşıma katılması ve enfekte bölgeye iletilmesi hem zaman almakta hemde etkin doz uygulanan dozdan hayli az olmaktadır. Bununla beraber enfekte bölgede pulpanın olmayışı (nekroz,ekstirpasyon) dolaşımdaki antibiyotiğin istenilen bölgede hiçbir etkinliğinin olmamasına da neden olur. Bu nedenle enfekte bölgede 16

20 antibiyotiklerin etki göstermeleri için lokal uygulamalar başarılı bir seçenek olarak değerlendirilebilir (26). Kök kanal sistemindeki enfeksiyonların hem aerob hem de anaerob bakteri türlerinin neden olduğu polimikrobial bir patolojik durum olduğu düşünülmektedir. Kök kanal enfeksiyonlarının kompleksliğinden dolayı kök kanal sisteminin tek bir antibiyotikle dezenfekte edilmesi mümkün olmayabilir. Bundan dolayı birden çok antibiyotiğin kombine olarak kullanılması uygun görülmüştür. Bu konudaki en umut verici kombinasyon metronidazol, siprofloksasin ve minosiklindir. Sato ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada bu kombinasyonun uygulandığı dişlerde 24 saatin sonunda, tek vaka hariç hiçbir olguda bakteri üremesine rastlanmamıştır (26,27). Siprofloksasin, metronidazol ve minosiklin karışımının endodontik patojenler üzerine etkinliği in vivo ve in vitro olarak gösterilmiştir. Hoshino ve arkadaşları ilaçların tek başına kullanılmalarına oranla, kombine kullanıldıklarında etkinliklerinin arttığını ve hiçbir ilacın bakterileri tamamen elimine etmediğini göstermişlerdir. İlave olarak, Sato ve arkadaşları yaptıkları çalışmada; bu kombinasyonun kök kanal dentininin derin tabakalarındaki bakterilerin eliminasyonunda da etkili olduğunu göstermiştir (26,27). Bir diğer çalışmada Windley ve arkadaşları metronidazol, siprofloksasin ve minosiklinden oluşan üçlü antibiyotik patının etkilerini araştırmışlar ve apikal periodontitisli immatür köpek dişlerinde dezenfeksiyon etkisinin olduğunu görmüşlerdir. Çalışmalar sonucunda Ca(OH)2 yerine üçlü antibiyotik patı kullanıldığında kanal boşlukları içine pulpa dokusunun daha iyi rejenere olabileceği gösterilmiştir. Üçlü antibiyotik patı, hem bakteriyostatik (minosiklin) hem de bakterisidal (metronidazol, siprofloksasin)yapılar 17

21 içerir. Bu da revaskülarizasyona ve normal kök kanal oluşumunun tamamlanmasına izin verir. Geniş spektrumlu bakterisit olan metronidazolün enfekte nekrotik pulpalı dişten izole edilen anaeroblar üzerine etkinliği gösterilmiştir. Uygun irrigasyon maddeleri ve ilaçlar seçilirken antimikrobiyal özellikleri ile birlikte, rejeneratif etkileri de göz önüne alınmalıdır. Örneğin, tetrasiklinin dentindeki konak hücrelerin gelişimini antimikrobiyal etkinliği ile değil kollagen fibrilleri ve büyüme faktörlerini açığa çıkararak gerçekleştirdiği bilinmektedir. Topikal doksisiklin ve minosiklinin avülse olmuş immatür daimi dişlerde radyografik ve histolojik olarak revaskülarizasyon sağladığı gösterilmiştir (27) ÜÇLÜ ANTİBİYOTİK PATI İÇERİĞİ VE HAZIRLANIŞI Antibiyotikler (3Mix) siproflaksasin 200 mg, metronidazol 500 mg, minosiklin 100 mg olup taşıyıcı (MP): macrogol merhem, propy-len glycoldür (26). Antibiyotik karışımı (3 Mix), çapraz kontaminasyon riskine dikkat edilerek hazırlanmalıdır. Öncelikle, bistüri yardımıyla ilaçların dış kapsülleri kesilir ve her kapsül açılarak, içerikleri ayrı havanlara boşaltılır. Her havandaki antibiyotik içeriği, ince bir toz haline gelinceye kadar dövülür ve sonrasında her birinden eşit oranda alınarak (1/1/1) karıştırılır (26). Taşıyıcı (MP) hazırlanırken, macrogol merhemi ve propylen glycol eşit oranlarda karıştırılarak (1/1) opak bir karışım elde edilmeye çalışılır (26). 18

22 Küçük porsiyonlara ayrılan antibiyotik karışımı taşıyıcıyla karıştırılır. 1 ölçü taşıyıcıya 7 ölçü antibiyotik, standart karışım oranıdır. İdeal kıvamın özelliği, yumuşak fakat dağılmayacak kıvamda olmasıdır (27) İSKELE (SCAFOLD İMPLANTASYONU) Boş pulpa odası, periapikal bölgeden yeni dokuların büyümesini teşvik edememektedir. Uygun bir iskele sayesinde, hücrelerin çoğalması ve farklılaşması sağlanmaktadır. İskele, hücrelere seçici olarak bağlanabilmeli, onları lokalize edebilmeli, büyüme faktörü içermeli ve rezorbe olabilmelidir.(27,28) İskele, hücreleri içeren basit bir kafese benzemektedir. Yapılan çalışmalarda kan, yeni dokuların büyümesine yardımcı olacak farklı büyüme faktörleri içerdiği için iskele olarak kullanılmıştır. Hargreaves ve ark. plateletten zengin plazmanın bu niteliklerin pek çoğunu karşıladığını bildirmişlerdir (28). Trombosit konsantratlarının kullanımı ise ilk olarak Whitman tarafından açıklanmıştır. Trombositler trombosit kökenli büyüme faktörü-ab (PDGF-AB), dönüştürücü büyüme faktör-β1 (TGF-β1) ve vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) gibi kilit büyüme faktörlerinden yüksek miktarlarda içerir (29,30). Bu faktörler hücre çoğalmasını, matriks şekillenmesini ve anjiogenezi uyarır. Bu amaçla kullanılan bir çok ürün bulunup ve ürünlerin çoğu trombosit kökenlidir. Trombosit konsantratlarının hazırlanmasında değişik yöntemler mevcuttur. Farklı yöntemlerle elde edilen trombosit konsantratlarının içeriği de farklıdır. Buna göre trombosit konsantratları lökosit ve fibrin içerikleri göz önünde bulundurularak 4 kategoriye ayrılmıştır (32): 19

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 1. hafta Konservatif Diş Tedavisine giriş, Diş yüzeyi terminolojisi 2. hafta Kavite sınıflandırması ve kavite terminolojisi (Sınıf I ve II kaviteler)

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

APİKAL GELİŞİMİNİ TAMAMLAMAMIŞ DEVİTAL DİŞLERDE TEDAVİ PROSEDÜRLERİ

APİKAL GELİŞİMİNİ TAMAMLAMAMIŞ DEVİTAL DİŞLERDE TEDAVİ PROSEDÜRLERİ T.C. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı APİKAL GELİŞİMİNİ TAMAMLAMAMIŞ DEVİTAL DİŞLERDE TEDAVİ PROSEDÜRLERİ BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Hasan DERMAN Danışman Öğretim Üyesi:

Detaylı

DÖNER ALETLERİN KANAL TEDAVİSİNDE KULLANIMI

DÖNER ALETLERİN KANAL TEDAVİSİNDE KULLANIMI TC. EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ENDODONTİ ANABİLİM DALI DÖNER ALETLERİN KANAL TEDAVİSİNDE KULLANIMI BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Javid JAFARZADA Danışman Öğretim Üyesi: Prof.Dr. M. Kemal ÇALIŞKAN

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

ENDODONTİ Program Koordinatörü: Ders Sorumluları DEN 601 İn vitro ve in vivo smear incelemeleri Amaç ve Hedefler

ENDODONTİ Program Koordinatörü: Ders Sorumluları DEN 601 İn vitro ve in vivo smear incelemeleri Amaç ve Hedefler ENDODONTİ Program Koordinatörü: Doç. Dr. Atakan Kalender, atakankalender@gmail.com Ders Sorumluları: Prof.Dr. Nuran Ulusoy nuranulusoy@gmail.com Prof. Dr. Meltem Dartar Öztan, Meltem.Dartar@dentistry.ankara.edu.tr

Detaylı

Prof. Dr. Bilge Hakan Şen. E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Endodonti Bilim Dalı

Prof. Dr. Bilge Hakan Şen. E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Endodonti Bilim Dalı E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Endodonti Bilim Dalı Devitalizan Maddeler Ağrılı bir pulpayı, devital hale getirmek için çeşitli maddeler kullanılagelmiştir. Hızlı bir etki göstererek pulpayı birkaç gün içinde

Detaylı

Endodontik muayene, pulpal ve periapikal doku hastalıkların teşhisi ve tedavi planlaması

Endodontik muayene, pulpal ve periapikal doku hastalıkların teşhisi ve tedavi planlaması II DERSİN / UYGULAMANIN ADI : ENDODONTİ ( T ) DERSİN / UYGULAMANIN KODU : DİŞ 204 DERSİN KREDİSİ : 2 DERSİN YÜRÜTÜCÜSÜ : Doç.Dr.Çağın YÜCEL DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYE / ÜYELERİ : Doç.Dr.Çağın YÜCEL 1. HAFTA

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Endodonti Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011 Ankara 1 TUK Endodonti

Detaylı

RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ

RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Nuran Ulusoy, nulusoy@neu.edu.tr Ders Sorumluları: Prof. Dr. Nuran Ulusoy, nulusoy@neu.edu.tr Prof. Dr. Hikmet Solak, hsolak@neu.edu.tr Prof. Dr. Arzu

Detaylı

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM DENSITY PLATELET GEL ONARICI TIPTA

Detaylı

REGENERATION INSIDE US

REGENERATION INSIDE US SUCCESSFULL METHOD TO GIVE ENERGY AND BRIGHTNESS TO HAIR REGENERATION INSIDE US PROGRAMMA INNOV ATIVO CONTRO CAL VIZIE E DIRADAMENTI INNOVATIVE PROGRAM TO REDUCE THE FALL OF HAIR 0476 AUTOLOGOUS CELLULAR

Detaylı

Prof. Dr. Gökhan AKSOY

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Gökhan AKSOY * Çiğneme, Beslenme * Yutkunma, * Estetik, * Konuşma, * Psikolojik Kriterler * Sosyolojik Kriterler Mandibüler: alt çene kemiğine ait, alt çene kemiğiyle ilgili Örnek: * mandibüler

Detaylı

SÜT DİŞİ VE İMMATÜR DAİMİ DİŞLERDE PULPA TEDAVİLERİ

SÜT DİŞİ VE İMMATÜR DAİMİ DİŞLERDE PULPA TEDAVİLERİ SÜT DİŞİ VE İMMATÜR DAİMİ DİŞLERDE PULPA TEDAVİLERİ SÜT DİŞLERİ Normal bir pulpaya sahip veya reversibl pulpitis teşhisi konmuş süt dişlerinde vital pulpa tedavileri Koruyucuyu Kaplama Derin kavite preperasyonlarında

Detaylı

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış

Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DPE 603 Fiziksel, psikolojik, sosyal gelişim ve davranış PEDODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr DersSorumluları: Prof. Dr. Serap Çetiner, scetiner@neu.edu.tr Prof.Dr. Şaziye Aras, saziye_aras@yahoo.com Prof.Dr. Leyla Durutürk,

Detaylı

Sabit Protezler BR.HLİ.011

Sabit Protezler BR.HLİ.011 Sabit Protezler Beyin Tümörleri Sabit Protezler Sabit Protez Nedir? Sabit protez, eksik veya aşırı derecede madde kaybı görülen dişlerin, renk ve dokusuna benzer malzeme kullanılarak yerine konması işlemidir.

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DIS- 201 PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ TEORİK AKTS: 3 Diş Hekimliği 30 hafta- haftada 2 saat teorik Dersin Amacı: Protetik tedavi türleri ve uygulamaları hakkında bilgi vermek, sabit ve hareketli protezlerin klinik

Detaylı

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ

SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ SAĞLIKTA NANOTEKNOLOJİ Uzm. Hem. İlknur Yayla *Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü, Acıbadem Sağlık Grubu Ameliyathaneler ve MSÜ Koordinatörü Hazırlanma Tarihi: 23 Mart 2016 http://www.haberturk.com/saglik/haber/536313-kanserde-nano-teknoloji-mucizesi

Detaylı

Alt Çene Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar

Alt Çene Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar Endodonti Kambiz Mohseni kambizmohseni@gmail.com Küçük Azılara Endodontik Yaklaşımlar Kök kanal sisteminde temizlenmeyen her alan, tedavinin başarısını doğrudan etkilemektedir. Alt çene küçük azılar gösterdikleri

Detaylı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı

Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım. Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Kanser Hastalarında Dental Yaklaşım Dr.Kıvanç Bektaş-Kayhan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi- İstanbul

Detaylı

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2013-2014 KLİNİK STAJ BARAJLARI (EK-4)

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2013-2014 KLİNİK STAJ BARAJLARI (EK-4) DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2013-2014 KLİNİK (EK-4) SINIF PEDODONTİ ANABİLİM DALI Adet AÇIKLAMA Kompomer, Amalgam,Kompozit dolgu 45 Tüm dolgu tedavileri, anterior ve posterior dişler dahil

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Kapağı ters çevirerek tüp delinir ve yara üzerinde ince bir tabaka teşkil edecek şekilde MADÉCASSOL sürülür.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Kapağı ters çevirerek tüp delinir ve yara üzerinde ince bir tabaka teşkil edecek şekilde MADÉCASSOL sürülür. 1 KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MADECASSOL merhem 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: 1 g merhem 10 mg Centella asiatica nın titre edilmiş ekstresini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2015-2016 KLİNİK STAJ BARAJLARI

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2015-2016 KLİNİK STAJ BARAJLARI DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2015-2016 KLİNİK SINIF PEDODONTİ ANABİLİM DALI Adet AÇIKLAMA 4. SINIF 5. SINIF Kompomer, Amalgam,Kompozit dolgu 30 Anterior ve posterior dişlere yapılan tüm amalgam,

Detaylı

DİŞ KÖK GELİŞİMİNİN CİNSİYET TAYİNİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ

DİŞ KÖK GELİŞİMİNİN CİNSİYET TAYİNİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ T.C Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı DİŞ KÖK GELİŞİMİNİN CİNSİYET TAYİNİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi: Ömer Kazım TOPRAK Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Aytaç

Detaylı

ENDODONTİK PERÎODONTAL PROBLEMLER (ÜÇ OLGU NEDENİYLE)*

ENDODONTİK PERÎODONTAL PROBLEMLER (ÜÇ OLGU NEDENİYLE)* G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt I, Sayı 1-2, Sayfa 150-161 1984 ENDODONTİK PERÎODONTAL PROBLEMLER (ÜÇ OLGU NEDENİYLE)* Tamer KINOĞLU** Hüma ÖMÜRLÜ*** Güliz GÖRGÜL*** Mehmet YALIM**** Bir dişin sağlıklı fonksiyonu,

Detaylı

ÜST ORTA KESİCİ DİŞTE TİP III DENS İNVAGİNATUS'UN ENDODONTİK TEDAVİSİ: OLGU RAPORU

ÜST ORTA KESİCİ DİŞTE TİP III DENS İNVAGİNATUS'UN ENDODONTİK TEDAVİSİ: OLGU RAPORU ÜST ORTA KESİCİ DİŞTE TİP III DENS İNVAGİNATUS'UN ENDODONTİK TEDAVİSİ: OLGU RAPORU ENDODONTIC TREATMENT OF A MAXILLARY CENTRAL INCISOR WITH TYPE III DENS INVAGINATUS: A CASE REPORT Mesut Enes ODABAŞ 1

Detaylı

MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ

MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ MAKSİLLER ANESTEZİ TEKNKLERİ Trigeminal Sinirin Dalları N. ophthalmicus N. maxillaris N. mandibularis Maksiller Sinirin Dalları N. infraorbitalis N.zygomaticus N.alveolaris superioris anterioris N.alveolaris

Detaylı

Sıklık oranlarına göre çenelerde gömülü kalma sıralaması

Sıklık oranlarına göre çenelerde gömülü kalma sıralaması Dr. Levent Vahdettin Gömülü Dişler Sürme yaşı tamamlandığı halde normal oklüzyonda yerini alamamış kemik ve yumuşak doku içerisinde bütünüyle veya kısmen kalmış olan dişler gömülü diş olarak tanımlanmaktadır.

Detaylı

GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER. Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu

GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER. Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu Geçici restorasyonlar Sabit protetik restorasyonların yapılması sırasında, hastalarda kaybolan estetik, fonksiyon ve fonasyonun tekrar kazandırılması,

Detaylı

DENTAL TRAVMA. Ortodontik tedavi için başvuran hastalarda yüksek oranlarda travma hikayesi görülmektedir.

DENTAL TRAVMA. Ortodontik tedavi için başvuran hastalarda yüksek oranlarda travma hikayesi görülmektedir. Dr. Levent Vahdettin DENTAL TRAVMA Ortodontik tedavi için başvuran hastalarda yüksek oranlarda travma hikayesi görülmektedir. Ortodontist tedaviye başlamadan önce, Travma görmüş dişte diş hareketlerinin

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Dr. Levent Vahdettin Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Ortodontik tedavilerin başlıca hedeflerinden biri de yüz estetiği ve güzelliğini sağlayıp, geliştirmektir. Yüz profilindeki değişiklikler,

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

Genel Bilgiler. Hastalar için önemli hususlar

Genel Bilgiler. Hastalar için önemli hususlar Genel Bilgiler Bölümümüzde uyguladığımız kapsamlı muayene esnasında; genel sağlık durumunuz ile ve varsa sürekli kullandığınız ilaçlarla ilgili bilgi alınır; genel ağız muayeneniz yapılır, tedaviden beklentileriniz

Detaylı

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü. Doç.Dr.Engin DEVECİ HÜCRE KÜLTÜRÜ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak araştırmacılara kanser, kök hücre, hücre mekaniği çalışmaları gibi konularda hücre

Detaylı

ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ

ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ - Ürün şırınga formunda olmalıdır. - Ürün şırınga içinde kalan miktar görülebilecek yapıda olmalıdır. - Ürün ambalaj miktarında en az 3 ml olmalıdır. - Ürün mavi renkte olmalıdır.

Detaylı

GÖMÜLÜ DİŞLER. Dişlerin gömülü kalma nedenleri

GÖMÜLÜ DİŞLER. Dişlerin gömülü kalma nedenleri GÖMÜLÜ DİŞLER Dişlerin gömülü kalma nedenleri 1. Evrim Teorisi: İnsanlar yüz yıllar içerisinde daha yumuşak gıdalara geçiş yaptıkları için evrimleşerek çene kemiklerinde küçülme meydana gelmesi sonucu

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

Gömülü Yirmi Yaş Dişleri

Gömülü Yirmi Yaş Dişleri Gömülü Yirmi Yaş Dişleri Yirmi yaş dişi olarak adlandırılan dişler aslında 3. azı dişleridir. Hem alt, hem de üst çenede, sağda ve solda yer alırlar. Genellikle 4 tanedir. Bazen sürnümerer olarak fazla

Detaylı

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ Prof. Dr. Fatma Ulutan Gazi Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıklar kları Anabilim Dalı BRUSELLOZ KONTROLÜ VE ERADİKASYONU

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

REJENERATİF ENDODONTİ. Ayça Yılmaz 1

REJENERATİF ENDODONTİ. Ayça Yılmaz 1 İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt: 46, Sayı: 3 Sayfa: 91-98, 2012 91 DERLEME REJENERATİF ENDODONTİ Regenerative Endodontics Ayça Yılmaz 1 Makale Gönderilme Tarihi:20/03/2012 Makale

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI LEODEX % 1.25 jel Haricen uygulanır. Etkin madde: 1 g jel, 12.50 mg deksketoprofene eşdeğer 18.45 mg deksketoprofen trometamol Yardımcı maddeler: Karbomer 980 NF (Carbomer Homopolymer),

Detaylı

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI

İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI İMPLANT VAKALARININ SINIFLANDIRILMASI Prof. Dr. HALDUN İPLİKÇİOĞLU İmplant vakaları neden sınıflandırılmalıdır? İmplantoloji yüksek düzeyde bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu konuda çalışmalar

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU. Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011

SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU. Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011 SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011 OLGU 9 Y, K Sağ humerus proksimali 2 yıl önce kırık Doğal iyileşmeye bırakılmış

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

07.10.2013 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

07.10.2013 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 07.10.2013 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Doç. Dr. Hoşnuter: Basit Merdiven Altı Güzellik Merkezlerine Dikkat Yaz aylarında

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Çocuk Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Çocuk Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011 Ankara

Detaylı

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık S00 S01 S02 S03 S04 S05 S06 S07 S08 S09 S10 S11 S12 S13 S14 S15 S16 S17 S18 S19 S20 S21 S22 S23 S24 S25 S26 S27 S28 S29 S30 S31 S32 S33 S34 S35 S36 S37 S38 S39 BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin

Detaylı

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ Dr. Fulya YAYLACIOĞLU TUNCAY Doç. Dr. Onur KONUK GÜTF GÖZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI İÇERİK NAZOLAKRİMAL SİSTEM -ANATOMİSİ -EMBRİYOLOJİSİ

Detaylı

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik görüntüleme ve teknikleri, implant ekibi ve hasta için çok amaçlı tedavi planının uygulanması ve geliştirilmesine yardımcı olur. 1. Aşama Görüntüleme Aşamaları

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol.

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. KULLANMA TALİMATI STİDERM jel Cilde uygulanır. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. Yardımcı Maddeler: Benzalkonyum klorür, mentol kristali, karbomer 980, disodyum EDTA, sodyum

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi

For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi www.sifa.edu.tr FUE SAÇ EKİMİ Saç ekimi, çeşitli nedenlerle saç açıklığı ya da seyrekliği oluşmuş alanlara, kişinin kendi saç köklerinin nakledilerek saçsız

Detaylı

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler

Biyolojik Biyomekanik İmplant Başarısızlığı İmplant Başarısızlığı Krestal Kemik Kaybı Protez Komplikasyonları Mekanik Süreçler F. Emir Biyolojik İmplant Başarısızlığı Cerrahi başarısızlık İyileşme Krestal Kemik Kaybı Periosteal Refleksiyon(kaldırma) Otoimmün (bakteriyel etki) Biyolojik mikro aralık Protez Komplikasyonları Vida

Detaylı

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY

OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY OROHEKS % 0,2 ORAL SPREY FORMÜL %0.2 klorheksidin glukonat içerir. Yardımcı madde olarak; gliserin, limon esansı ve nane esansı içerir. Bir püskürtme 0.15 ml dir ve 0.0003 g klorheksidin glukonat içerir.

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

Yeniden Başlamak İçin

Yeniden Başlamak İçin Yeniden Başlamak İçin Periferik Kandan Kök Hücre Toplama İşlemi Bu kitapçık, Periferik kandan kök hücre toplama işleminden geçmek üzere olan siz hastalarımıza özel olarak hazırlanmıştır. Bu kitapçığın

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

dentin kanal ağızlarından bakteri invazyonu kolaylaşır.

dentin kanal ağızlarından bakteri invazyonu kolaylaşır. Dr. Fatma BASMACI ENDODONTİK MİKROBİYOLOJİ: Periapekse veya enfekte kök kanalına girebilen ve hastalık yapan mikroorganizmaların büyük çoğunluğu bakterilerdir. Çoğu anaerobiktir ve herbiri kök kanal kültüründen

Detaylı

Ç.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ PROTEZ LABARATUVAR HİZMETLERİ PROSEDÜRÜ

Ç.Ü DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ PROTEZ LABARATUVAR HİZMETLERİ PROSEDÜRÜ DOKÜMAN NO: KLN-PR-2 YAYIN TARİHİ : AĞUSTOS 2014 REVİZYON TARİHİ : 00 REVİZYON NO:00 SAYFA 1 / 5 1.AMAÇ: Protez laboratuarındaki hizmetlerin düzenlenmesidir. 2.KAPSAM: Laboratuarda verilecek tüm hizmetleri,

Detaylı

Hastane Çalışanlarının Cerrahi Alan Enfeksiyonlarının Önlenmesi ve Kontrolüne Yönelik Bilgi Durumunun Değerlendirilmesi

Hastane Çalışanlarının Cerrahi Alan Enfeksiyonlarının Önlenmesi ve Kontrolüne Yönelik Bilgi Durumunun Değerlendirilmesi T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Ordu İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı Hastane Çalışanlarının Cerrahi Alan Enfeksiyonlarının Önlenmesi ve

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI Dr. Fatih YANAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Periferik Damar Cerrahisi 2.Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BELOGENT merhem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde dipropiyonat formunda 0,5 mg a eşdeğer betametazon ve sülfat formunda 1,0 mg a eşdeğer gentamisin bulunmaktadır.

Detaylı

Anal Fistula Plug NEW BIOMECHANICAL STATE OF THE ART

Anal Fistula Plug NEW BIOMECHANICAL STATE OF THE ART Anal Fistula Plug NEW BIOMECHANICAL STATE OF THE ART Şekil Fistüllü alandaki plug ın ana dayanıklılığı, hasta dokunun iyileşebilmesi için gerekli biyo-mekanik bir ön şarttır. Press-Fit cerrahi tekniği,

Detaylı

E.Ü. DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ KAMU HİZMET STANDARTLARI

E.Ü. DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ KAMU HİZMET STANDARTLARI E.Ü. DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ KAMU HİZMET STANDARTLARI SIRA NO 1 HİZMETİN ADI (Ağız,Diş ve Çene Radyolojisi Klinik Muayene (Ağız,Diş ve Çene Radyolojisi İSTENEN BELGELER ; 1- SSK, Emekli Sandığı ve Bağkur

Detaylı

OSTOMİ VE YARA BAKIMI

OSTOMİ VE YARA BAKIMI OSTOMİ VE YARA BAKIMI Prof. Dr. Ayişe KARADAĞ Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu ayisekaradag@gmail.com 1 2 Sağlıklı Stoma Stoma Örnekleri Bedeni üzerindeki kontrol gücünü kaybetme Organ kaybı Fonksiyon

Detaylı

Lokal anestetik preparatları

Lokal anestetik preparatları Lokal anestetikler Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 21.10.2010 Lokal anestetik preparatları 2 2/30 1 3 3/30

Detaylı

Kök Hücre Biyolojisi. Prof. Dr. Gönül KANIGÜR Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK

Kök Hücre Biyolojisi. Prof. Dr. Gönül KANIGÜR Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK Kök Hücre Biyolojisi Prof. Dr. Gönül KANIGÜR Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK Kök hücre nedir? Kök hücreler organizmanın tüm dokularını ve organlarını oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Ayrıca diğer antiseptiklerle birlikte erisipel, lupus erithematozus gibi cilt hastalıklarının tedavisine yardımcıdır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Ayrıca diğer antiseptiklerle birlikte erisipel, lupus erithematozus gibi cilt hastalıklarının tedavisine yardımcıdır. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI İHTİYOL POMAT 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin m addeler: Her bir 20 g lık İHTİYOL POMAT, 2 g ihtiyol içerir. Y ardım cı m addeler: Yardımcı maddeler

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. GİSMOTAL 24 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için granül Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. GİSMOTAL 24 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için granül Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI GİSMOTAL 24 mg/5 ml oral süspansiyon hazırlamak için granül Ağızdan alınır. Etkin madde: Sulandırılmadan önce; her 100 gram toz, 787 mg trimebutin içerir. Sulandırıldıktan sonra; her

Detaylı

Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı?

Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı? Yoğun Bakımlarda İnfeksiyon Kontrolü: Haricen Klorheksidin Uygulanmalı mı? Dr. Funda YETKİN İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Sunum Planı Klorheksidin

Detaylı

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır.

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. KULLANMA TALİMATI SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram jel etkin madde olarak 50 mg ibuprofen içerir. Yardımcı maddeler: Propilen glikol, karbomer 940, disodyum edta, etil alkol

Detaylı

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2013-2014 KLİNİK STAJ BARAJLARI

DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2013-2014 KLİNİK STAJ BARAJLARI DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANABİLİM DALLARI 2013-2014 KLİNİK STAJ SINIF PEDODONTİ ANABİLİM DALI Adet AÇIKLAMA 4. SINIF STAJ 5. SINIF STAJ Kompomer, Amalgam,Kompozit dolgu 45 Tüm dolgu tedavileri, anterior

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Protetik Diş Tedavisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu.

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Protetik Diş Tedavisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu. T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Protetik Diş Tedavisi Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Protetik Diş Tedavisi Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011

Detaylı

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ PRC 29 PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ Dr. İbrahim VARGEL / 1 Dr. Tarık ÇAVUŞOĞLU/2 Dr. İlker YAZICI /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS PRC 7001 ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEZ DANIŞMANLIĞI Danışman

Detaylı

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti Prospektüs ; berrak sarı renkli çözelti olup her ml'si 500.000 IU Vitamin A, 75.000 IU Vitamin D 3 ve 50 mg Vitamin E içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ uygun farmasötik şekli, içerdiği A, D 3 ve E vitamin

Detaylı

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER A)HİDROJEN PEROKSİT Hidrojen peroksit; ısı, kontaminasyon ve sürtünme ile yanıcı özellik gösteren, renksiz ve hafif keskin kokuya sahip olan bir kimyasaldır ve

Detaylı

PULPA KÖK HÜCRELERİ. T.C. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı BİTİRME TEZİ. Stj. Dişhekimi Rouzbeh FAZELİ

PULPA KÖK HÜCRELERİ. T.C. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı BİTİRME TEZİ. Stj. Dişhekimi Rouzbeh FAZELİ T.C. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı PULPA KÖK HÜCRELERİ BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Rouzbeh FAZELİ Danışman Öğretim Üyesi: Yrd. Doç. Dr. Tuğba TÜRK İZMİR 2015 1 T.C. Ege

Detaylı

DİŞ HEKİMLİĞİNDE İLERİ TEKNOLOJİ İLE MİNİMAL İNVAZİV OPERATİF TEKNİKLER Prof. Dr. Nuran Ulusoy

DİŞ HEKİMLİĞİNDE İLERİ TEKNOLOJİ İLE MİNİMAL İNVAZİV OPERATİF TEKNİKLER Prof. Dr. Nuran Ulusoy DİŞ HEKİMLİĞİNDE İLERİ TEKNOLOJİ İLE MİNİMAL İNVAZİV OPERATİF TEKNİKLER Prof. Dr. Nuran Ulusoy Buonocore tarafından 1950 ve 60 lı yıllarda öne sürülen asit-etch tekniği restoratif diş hekimliğinde önemli

Detaylı

BURUNDAN (NAZAL) UYGULANAN YÜKLEME (PROVOKASYON) TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

BURUNDAN (NAZAL) UYGULANAN YÜKLEME (PROVOKASYON) TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ BURUNDAN (NAZAL) UYGULANAN YÜKLEME (PROVOKASYON) TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN... Kayıt (protokol) numarası :... Doğum tarihi (gün/ay/yıl) :... Adresi :...... Telefon numarası

Detaylı

Protein Ekstraksiyonu

Protein Ekstraksiyonu Protein Ekstraksiyonu Dr.Gaye Güler Tezel Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Proteinler tüm canlı organizmalar için en önemli makromoleküllerden biridir. Bazıları yapısal komponentleri

Detaylı

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR?

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? Prof. Dr. METİN ATAMER Dr. EBRU ŞENEL ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ SÜT TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ Kaliteli süt üretimi için sağlanması gereken koşullar; Sağlıklı inek Özenli

Detaylı

EL HİJYENİ. Hazırlayan: SELDA DEMİR Acıbadem Fulya Hastanesi 8. Kat Klinik Eğitim Hemşiresi

EL HİJYENİ. Hazırlayan: SELDA DEMİR Acıbadem Fulya Hastanesi 8. Kat Klinik Eğitim Hemşiresi EL HİJYENİ 2010 Hazırlayan: SELDA DEMİR Acıbadem Fulya Hastanesi 8. Kat Klinik Eğitim Hemşiresi El Hijyeni v El yıkama günlük yaşantı içinde her şeyden önce kişinin kendi sağlığı için önemliyken, çalışma

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. RESTAFEN % 5 JEL Deri üzerine uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. RESTAFEN % 5 JEL Deri üzerine uygulanır. KULLANMA TALİMATI RESTAFEN % 5 JEL Deri üzerine uygulanır. Etkin madde: Her bir g jel 50 mg etofenamat içerir. Yardımcı maddeler: Karbomer 940, İzopropil alkol, Etil alkol (%96), Propilen glikol, Trietanolamin,

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

FİBROBLAST SİPARİŞ FORMU. T.C. Kimlik No: Cinsiyeti: K E

FİBROBLAST SİPARİŞ FORMU. T.C. Kimlik No: Cinsiyeti: K E Doküman No: P02- F14 Yayın Tarihi: 01/09/2014 Geçerlilik Tarihi: 14/04/2020 Revizyon No: 01 Revizyon Tarihi: 14/04/2015 Sayfa No: 1/2 FİBROBLAST SİPARİŞ FORMU Tarih:../ /.. HASTA BİLGİLERİ: Hastanın Adı

Detaylı

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel Kas Dokusunun Gelişimi Doç.Dr. E.Elif Güzel Kasların çoğunluğu mezodermden gelişir paraksiyal mezoderm lateral mezodermin somatik ve splanknik tabakaları neural krest hücreleri Paraksiyal mezoderm İskelet

Detaylı

EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS

EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS EVDE BİYOTEKNOLOJİ Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS STERİLİZASYON; BİTKİ DOKU KÜLTÜRLERİNDE KULLANILAN STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ VE BU STERİLİZASYON

Detaylı

G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt V, Sayı 2, Sayfa 199-210, 1988. Güliz GÖRGÜL* GİRİŞ

G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt V, Sayı 2, Sayfa 199-210, 1988. Güliz GÖRGÜL* GİRİŞ G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt V, Sayı 2, Sayfa 199-210, 1988 ENDODONTİK İMPLANTLAR Güliz GÖRGÜL* GİRİŞ Endodontik implantlar endodontik stabilizörler olarak da isimlendirilmektedir (3, 6). Kemik desteği

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI NİMEKSİL %1 jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her bir gram jel 0.01 gram nimesulid içerir. Yardımcı maddeler: Makrogol 400, propilen glikol, sepineo 600, etanol, saf su. Bu ilacı

Detaylı

MUCİZE KALKAN İLE SUYUMUZ ŞİMDİ PET ŞİŞELERDE DE SAĞLIKLI

MUCİZE KALKAN İLE SUYUMUZ ŞİMDİ PET ŞİŞELERDE DE SAĞLIKLI MUCİZE KALKAN İLE SUYUMUZ ŞİMDİ PET ŞİŞELERDE DE SAĞLIKLI HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER 7-D SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA DAĞ DANIŞMAN ÖĞRETMEN NİLÜFER DEMİR İZMİR - 2013 İÇİNDEKİLER 1. PROJENİN AMACI.3 2. PET ŞİŞELER

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı