ÖZEL HUKUK DERGİSİ HAKEMLİ DERGİ. Hukuki Makaleler Yüksek Mahkeme Kararları Önemli Bilgiler YAZILIM TÝCARET LÝMÝTED ÞÝRKETÝ YIL: 1 SAYI: 2 / MART 2013

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖZEL HUKUK DERGİSİ HAKEMLİ DERGİ. Hukuki Makaleler Yüksek Mahkeme Kararları Önemli Bilgiler YAZILIM TÝCARET LÝMÝTED ÞÝRKETÝ YIL: 1 SAYI: 2 / MART 2013"

Transkript

1 ÖZEL HUKUK DERGİSİ HAKEMLİ DERGİ YIL: 1 SAYI: 2 / MART 2013 Hukuki Makaleler Yüksek Mahkeme Kararları Önemli Bilgiler YAZILIM TÝCARET LÝMÝTED ÞÝRKETÝ

2 LEGES ÖZEL HUKUK DERGİSİ HAKEMLİ DERGİDİR Sahibi ve Sorumlu Müdür Leges Yazılım Tic. Ltd. Şti. adına Ömer Faruk KAHRAMAN Genel Yayın Yönetmeni Av. Zehra Birsen YAMAK Av. Aytekin DÜRMELİ Anadolu-Trakya Satış Direktörü Hasan ORUÇ Yayın Danışmanı Av.Halis YAŞAR Reklam Koordinatörü Sertaç Koray SUNGUR Kapak Tasarımı Mehmet Ali Çelik Sayfa Tasarımı Nurmuhammed MADAMİNOV Yıl : 1 Sayı :2 Yayın Türü: Yaygın,Süreli 2 Ayda Bir Yayınlanır. Basıldığı Yer: Yıldız Matbaacılık Baskı Sistemleri Ziya Gökalp Mah.42/4 Sok.No:18/2 Zeytinburnu - İSTANBUL - TÜRKİYE Tel.: Yönetim Yeri: Sümer Mah.29/5 Sok.No:2 Nur Apt. K:4 D:11 Zeytinburnu - İstanbul - TÜRKİYE Tel.: Fax: E-Posta: Copright Bu derginin tüm hakları Leges Yazılım tic.ltd.şti.'ye aittir. Her hakkı saklıdır.alıntılarda kaynak göstermek zorunludur. YILLIK ABONELİK BEDELİ (6 SAYI): PEŞİN 180 TL - VADELİ 200 TL

3

4 HUKUKİ MAKALELER TİCARET UNVANINI VE YETKİ BELGESİNİ TESCİL ETTİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ Soner ALTAŞ ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI Av. M. İhsan DARENDE TERK SEBEBİYLE BOŞANMA Av. Salih TEKDEMİR

5 SAYI: 2 TİCARET UNVANINI VE YETKİ BELGESİNİ TİCARET UNVANINI VE YETKİ BELGESİNİ TESCİL ETTİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ* Soner ALTAŞ 1 1. GİRİŞ Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 2 (TTK) 3 13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilmiş ve yaklaşık 18 aylık bir bekleyişin ardından 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun getirdiği düzenlemeler bu on sekiz aylık sürecin son sekiz ayında ilgili kesimlerin dikkatini çekip bazı eleştirilere konu olmuştur. Yeni Ticaret Kanunu na yönelik eleştirilerde ise suçlar ve cezalar ön plana çıkmıştır. Bu suçlardan bazıları ilk defa getiriliyormuş gibi algılanmıştır. İş dünyasının genelde yeni yasa ile getirilen değişiklikleri, bizzat kanundan ve konuya ilişkin yazılı eserlerden değil de, medyada yer alan yazılardan takip etme arzusunun, zaman zaman bu tür yanlış izlenimler edinilmesine sebep olduğu düşünülmektedir. Bu yanlış izlenimlerden birisi de TTK hakkında oluşan bir diğer yanlış intiba da, Kanunun ticaret unvanının ve yetki belgesinin tescil ettirilmesine ilişkin düzenlemeleri hakkındadır. Kamuoyunda bu yükümlülük yeni getirilmiş ve cezaya bağlanmış gibi bir kanı oluşmuştur. Gerçekten de, anılan hususları tescil ettirme yükümlülüğü ve buna uymayanlara ceza verilmesi yeni TTK ile mi getirilmiştir? Eski Ticaret Kanunu nda böyle bir zorunluluk ve ceza bulunmuyor muydu? İşte, bu çalışmamızda, anılan sorular karşılaştırmalı olarak cevaplanmaya çalışılacaktır. * Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz. 1 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi 2 14 Şubat 2011 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. 3 Çalışmamızda, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu için Eski Ticaret Kanunu manasında ETK, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de mer i Türk Ticaret Kanunu manasında TTK kısaltmaları kullanılmıştır.

6 12 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART TİCARET UNVANI İLE YETKİ BELGESİNİ TESCİL ETTİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ VE BUNLARA AYKIRILIĞIN CEZASI Ticari işletmenin ve ticaret unvanının tescil ettirilmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu nun 40. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede; Her tacirin, ticarî işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticarî işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilân ettirmesinin, Tacirin kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili müdürlüğüne vermesinin, tacir tüzel kişi ise, unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzalarının da notere onaylattırılarak ticaret sicil müdürlüğüne verilmesinin zorunlu olduğu belirtilmektedir. TTK nın 13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen ilk halinde bu yükümlülüklere aykırı davrananlara, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilmesi öngörülmekte idi. Ancak, 26 Haziran 2012 tarihli ve 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 4 ile yapılan değişiklik neticesinde bu hapis ve adlî para cezası idari para cezasına dönüştürüldü. Bu değişikliğinin son derece yerinde olduğu kuşkusuzdur. Zira, ticaret unvanını tescil ettirmedi diye kişilere hapis cezası verilmesi suça kıyasla oldukça ağır bir yaptırımdı. Dolayısıyla, ticari işletmesi ile ticaret unvanını tescil ve ilan ettirmemesi, kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili müdürlüğüne vermemesi durumunda, tacire, TL idari para cezası verilecektir. Peki, eski Ticaret Kanunu ndaki düzenleme nasıldı? 6762 sayılı ETK nın 42. maddesinde; Her tacirin, ticarî işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticarî işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilân ettirmesinin, Tacirin kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili memurluğuna vermesinin, tacir tüzel kişi ise, unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzalarının da notere tasdik ettirilerek ticaret sicil memurluğuna verilmesinin zorunlu olduğu belirtilmişti. ETK bu yükümlülüklere uymayanların, 450 TL den TL ye kadar adlî para cezasına veya bir aydan altı aya kadar hapis cezasına yahut bu cezaların ikisine birden mahkum edilmelerini ve ayrıca bir yıldan beş yıla kadar ticaret ve sanayi odalarına üye olabilme ve borsada işlem yapabilme haklarından mahrumiyetlerine veya borsalardan geçici olarak çıkarılmalarına karar verilmesini öngörmüştü. Görüldüğü üzere, ticari işletmeyi ve ticaret unvanını tescil ettirme, unvan altına atılacak imzaları notere onaylattırdıktan sonra ticaret siciline 4 30 Haziran 2012 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

7 SAYI: 2 TİCARET UNVANINI VE YETKİ BELGESİNİ verme yükümlülükleri TTK ile ilk defa getirilmiyor. Eski Ticaret Kanunu nda yer verilen bu düzenlemeler aynen TTK ya alınmış, cezalar da yeni kanunda önce hapis cezasının süresi uzatılarak düzenlenmiş, sonrasında da idarî para cezasına dönüştürülmüştür. Oda üyeliğine ve borsada işlem yapma mahrumiyetlerine ilişkin yaptırımlara ise TTK da yer verilmemiştir. Kısaca, eski Ticaret Kanunu nda zaten var olan bu yükümlülüklerin uygulanmasına TTK döneminde de devam edilecektir. Yeni getirilen herhangi bir yükümlülük sözkonusu değildir. 3. ÖZET VE SONUÇ 6762 sayılı eski Ticaret Kanunu nda; her tacirin, ticarî işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticarî işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilân ettirmesinin; tacirin kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili memurluğuna vermesinin, tacir tüzel kişi ise, unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzalarının da notere tasdik ettirilerek ticaret sicil memurluğuna verilmesinin zorunlu olduğu belirtilmişti. ETK da bu yükümlülüklere uymayanların 450 TL den TL ye kadar adlî para cezasına veya bir aydan altı aya kadar hapis cezasına yahut bu cezaların ikisine birden mahkum edilmeleri ve ayrıca bir yıldan beş yıla kadar ticaret ve sanayi odalarına üye olabilme ve borsada işlem yapabilme haklarından mahrumiyetlerine veya borsalardan geçici olarak çıkarılmalarına karar verilmesi öngörülmüştü. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu nda da her tacirin, ticarî işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticarî işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilân ettirmesinin; kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili müdürlüğüne vermesinin, tacir tüzel kişi ise, unvanla birlikte onun adına imzaya yetkili kimselerin imzalarını da notere onaylattırarak ticaret sicil müdürlüğüne vermesinin zorunlu olduğu belirtilmektedir. TTK nın ilk halinde bu zorunluluklara aykırı davrananlara, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilmesi öngörülmekte idi. Ancak, 26 Haziran 2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında, anılan yükümlülüklere uymayanlara TL idarî para cezası verilmesi hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, gerçek ve tüzel kişi tacirlerin, anılan idarî para cezasına muhatap olmamak için ticaret işletmesi ile unvanını yasal süreleri içerisinde tescil ve ilan ettirmeleri, unvan altına atılacak imzayı/imzaları da notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili müdürlüğüne vermeleri menfaatlerine olacaktır.

8 14 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART 2013 ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI Av.M.İhsan DARENDE Islah, Yargıtay kararlarında en çok tartışılan, farklı yönde kararlara konu olan, tutarsız uygulamalarla hukukçuların bile aklını karıştıran bir müessesedir. Bu geniş müessese, birçok yönüyle tartışılmış ve farklı uygulamalara konu olmuştur. Ancak buradaki inceleme, birbiriyle bağlantılı iki yönle sınırlandırılacaktır: Birincisi, kısmi dava formunda ikame edilmemiş bir talep, ıslahla artırılabilir mi? İkincisi ise zamanaşımı savunması, ıslah yoluyla ileri sürülebilir mi? Bu iki konu, Yargıtay kararlarında aynı bağlamda ele alınmıştır: Maddi hukuka ilişkin sonuç doğuran hak kayıplarının, ıslahla geri alınamayacağı kabul edilmiş, kısmi dava yerine tam dava açıldığında, asıl hakkın kalan bölümünden zımnen feragat olunduğu ve bu sebeple, ıslahla müddeabihin artırılamayacağı ileri sürülmüştür. Aynı şekilde, zamanaşımı savunması, esasa cevap süresi içinde ileri sürülmemekle, karşı yan yararına kazanılmış hak doğduğu, bu hakkın, ıslah yoluyla ortadan kaldırılamayacağı iddia edilmiştir. Yargıtay kararlarında sorunun ele alınışı: Önce bu yöndeki kararlardan örnekler verelim: Hukuk Genel Kurulunun (HGK) tarih ve 4-200/227 sayılı kararında, konu doktrinden de alıntılarla ayrıntılı olarak incelenmiş ve şu sonuca varılmıştır: Feragat iradesi ister zımni, isterse açık şekilde ortaya konulmuş olsun, feragat edilmiş bir hak, dava yoluyla tekrar talep edilemeyecektir. Dava yoluyla bir hak talebinde bulunulabilmesi için, o hakkın maddi hukuk bakımından mevcut olması gerekir; hiç var olmayan veya başlangıçta var olmakla birlikte zımni de olsa feragat nedeniyle bizzat hak sahibi tarafından ortadan kaldırılan (böylece, borçlu yönünden söndürülen) bir hak için, usul hukukunun kurum ve kuralları kullanılarak talepte bulunulması mümkün değildir. Nitekim, alacak miktarını gerçekte olduğundan daha az bildiren ve fazlaya ilişkin hakkını da saklı tutmayan alacaklının, bu şekilde, alacağını bu az miktarla sınırladığı, dolayısıyla da, fazla kısım yönünden zımni bir feragatte bulunmuş olduğu, öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C:2, s vd. Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2000, sayfa: 233; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun gün ve Esas:1984/4-797, Karar:

9 SAYI: 2 ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI /299; ayrıca, gün ve Esas: 1989/4-415, Karar: 1989/587 sayılı kararı). Yine, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı için kısmi dava olarak nitelendirilmesine olanak bulunmayan, o nedenle de tam dava olarak kabulü gereken bir davadan sonra, alacağın kalan bölümü için ayrı (ek) bir dava açılması durumunda, önceki (tam) davada mahkemenin alacağın tamamı hakkında karar vermiş olması karşısında, kesin hüküm nedeniyle ek davanın reddi gerekeceği, Alman ve İsviçre Federal Mahkemesi Kararlarında ve bir kısım Alman Hukukçuları tarafından benimsendiği anlaşılmaktadır. Alman Federal Mahkemesi BGHZ 34.sh: 337 vd, BGHZ 34 sh , İsviçre Federal Mahkemesinin SJZ 28 sh:325 (Baki Kuru, age sh: 1538 dip not 255 ve 256). Bazı hallerde, gerek zımni feragat ve gerekse kesin hüküm olgusuna dayalı görüşler aynı sonuca varmaktadır. Nitekim, Yargıtay uygulamasında da, bazen her iki görüşe birden yer verildiği görülmektedir. (Örneğin: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nun gün ve Esas: 1986/4-797, Karar: 1986/299 sayılı kararı). Ancak, kesin hüküm görüşünün, sadece, önceki davada verilen hükmün kesinleşmesinden sonra ek dava açılması (ya da, ek dava devam ederken ilk davadaki kararın kesinleşmesi) hali için geçerlilik taşıdığı, buna karşın, önceki dava sürerken açılan ek davanın reddi için yetersiz kaldığı, hatta, ilk davada, alacak miktarının davalının muvafakati ile artırılmasına engel olamadığı kabul edilmektedir (Kuru, age. s.1540). Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına ilişkin olarak yapılan bu açıklamalar; ister zımni feragat, isterse kesin hüküm görüşüne dayanılsın, hem kısmi dava niteliğinde olduğunun anlaşılmasına olanak bulunmayan, dolayısıyla tam dava olarak kabulü gereken bir davada alacağın kalan bölümü yönünden alacaklının herhangi bir talepte bulunamayacağını ortaya koymaktadır. O halde, davasında fazla hak bakımından ihtirazi kayıt bildirmemiş olan bir alacaklının, HUMK. m. 185/2 çerçevesinde davalının muvafakat etmesi hali dışında, bu alacak bölümü yönünden, ıslah veya ek dava yoluyla talepte bulunamayacağının kabulü gerekir. Görüldüğü gibi bu kararda, doktrindeki, fazla haklar saklı tutulmadan açılan davada, zımni feragat mevcuttur; kesin hüküm müessesesi, bu sorunu çözmeye yeterli değildir görüşüne 1 dayanılmıştır. Üstelik dayanak alınan bu görüşle ters düşecek şekilde, ıslahla artırılamayan müddeabihin, davalının rızasıyla yükseltilebileceği açıklanarak, büyük bir çelişkiye yaratılmıştır. Çünkü doktrindeki bu görüş, aslında kararda açıkça belirtildiği gibi, fazla hakların saklı tutulmaması durumunda zımni feragatin varlığını ileri sürerken, kesin hükmün sorunu çözmeye yeterli olmadığı esasına dayandırılmıştır. Gerçekten de, Alman Hukukunda fazla haklar saklı tutulmadan açılan dava karara bağlandıktan sonra, ek zarar için dava açılamaması, kesin hüküm müessesesine bağlanmaktadır 2. Prof. Kuru, ilk dava kesin karara 1 Prof. Dr. Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Beşinci Baskı, Cilt: 1, Sayfa: Prof. Dr. Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Beşinci Baskı, Cilt: 1, Sayfa: 977

10 16 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART 2013 bağlandıktan sonra, kesin hükmün meseleyi çözebildiğini, ancak, ilk dava devam ederken çözümsüz bıraktığını belirterek, zımni feragat görüşünün tercih edilmesi gerektiğini ileri sürmekte, gerekçe olarak da, feragatin esas hakkı ortadan kaldırdığını, bu sebeple, hatanın ıslahla düzeltilemeyeceğini ve ortada esas hak bulunmadığından, müddeabihin, davalının muvafakatiyle dahi artırılamayacağını bildirmektedir. Bu görüş aşağıda tartışılacaktır. Ancak burada dikkat çekçek istediğimiz husus, HGK nın, zımni feragat görüşünü kabul etmesine rağmen, müddeabihin davalının rızasıyla artırılabileceğini ileri sürerek çelişkiye düştüğüdür. Gerçekten de, feragat varsa esas hak ortadan kalkmıştır ve ortada esas hak yoksa, müddeabihin muvafakatle artırılması da mümkün değildir. İkinci örneğimiz ise 4. HD nin tarih ve 5913/10502 sayılı kararıdır. Bu kararda, zamanaşımı savunmasının ıslah yoluyla ileri sürülemeyeceği hükme bağlanırken, şu açıklama yapılmıştır: HUMK un 83. ve devamı maddelerinin hükümlerine göre davalının da usule ilişkin olarak yapmış olduğu muameleyi tamamen ıslah edebilme hakkı vardır. Ancak genel usul kurallarına göre ıslah yoluyla da olsa kazanılmış haklar ortadan kaldırılamaz. Esasen davalının yapmış olduğu işlem HUMK un 83. maddesine uygun bir ıslah da değildir. Çünkü ıslahla ancak usule ilişkin bir işlemin düzeltilmesi amaçlanabilir. Somut olayda davalının bu istemi usule ilişkin olmayıp buradaki amacı savunmanın niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmaksızın sadece cevap dilekçesinde ileri sürülmesi unutulmuş bulunan zamanaşımı defini eklenmek suretiyle savunmayı genişletip davanın bu nedenle reddini sağlamak ve böylece davacı yararına oluşmuş bulunan kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaktır. Buna usulen olanak yoktur. Bu doğrudan doğruya savunmanın genişletilmesi olup kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaya yönelik bir davranıştır. Görüldüğü gibi bu kararda, zamanaşımının süresinde ileri sürülmemesi sebebiyle, maddi hukuka ilişkin bir sonuç doğduğu açıklanarak, bu hakkın, ıslahla ortadan kaldırılamayacağı belirtilmektedir. Kararın dayandığı görüşü tartışmayı aşağıya bırakarak, şimdilik şunu belirtelim ki, ıslah, iddia veya savunmayı değiştirme ya da genişletme imkânı sağlayan bir yoldur. Savunmanın genişletildiği gerekçesiyle ıslahın kabul edilmemesi, bizatihi kavramın özüne aykırıdır. Üçüncü örneğimiz, 11. HD nin, tarih ve /6003 tarihli kararıdır. Bu karar öncekilerden de ilgi çekicidir. Çünkü burada, ıslah ile karşı tarafın muvafakati, birbirine alternatif oluşturan müesseseler olarak kabul edilmiş, rızayla genişletme yolunu seçen tarafın, rıza bulunmaması halinde ıslah yoluna da gidemeyeceği açıklanmıştır. Karar şöyle kaleme alınmıştır: Bir davada davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürme hakkına sahip olduğu ve davanın reddini gerektiren savunma sebeplerinden zamanaşımı def inde bulunmadığı takdirde önünde iki seçenek bulunmaktadır. Bunlardan

11 SAYI: 2 ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI 17 ilki savunmayı genişleterek bu def i daha sonra ileri sürmesi, veyahut da HUMK un 202/3. maddesinin kendisine tanıdığı aynı Yasa nın 83. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan ıslah müessesesine dayanarak, cevap dilekçesini ıslah etmek suretiyle bu savunma hakkına dayanması mümkün olabilecektir. Savunmanın genişletilmesi yolunu tercih eden davalı, masrafsız ve külfetsiz bir yolu tercih etmekte, ne var ki karşı tarafın savunmanın genişletilmesine muvafakat etmemesi halinde bu def i hakkını kullanılması önlenilmekte olup bundan sonra ancak davanın esası hakkında savunma sebeplerini ileri sürebilmek imkânına sahip bulunmaktadır. Görüldüğü gibi, bu yolun tercihi davalı tarafa büyük bir risk getirmektedir. Davalının tercih edebileceği ikinci yol ise HUMK un 86/1. maddesinin kendisine yüklediği parasal yükümlülüğü yerine getirmek suretiyle ıslah yoluna başvurarak cevap dilekçesinde kullanamadığı savunma hakkına, bu yolla kavuşabilmesidir. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı taraf, (bildiği halde) cevap dilekçesinde zamanaşımı def inde bulunmadıktan ve mahkemece işin esasına girilip, taraf delilleri toplanıldıktan sonra ve davalının riskli bir usulü yol olan savunmanın genişletilmesi yolu ile ileri sürmeye çalıştığı zamanaşımı def ini, davacı tarafın karşı çıkması ile ileri sürememesi sonucu bu usulü sorun kendi mecrasında davacı taraf yararına bu şekilde çözülmüş bulunmaktadır. Bu aşamadan sonra, davalı tarafın yasanın öngördüğü koşulları dahi yerine getirmeden, bu defa ıslah yolu ile sürdüğü zamanaşımı def in kabulü yoluna gidilmesi isabetsizdir. HUMK un 202/3. maddesinin ancak aynı maddenin 2. fıkrasındaki yola başvurmayan davalı tarafa tanınan bir usul müessesesi olduğunun kabulü yargılamanın kısa sürede ve adil bir çözüme kavuşturulması ilkesinin bir sonucu olmalıdır. Bu kararda, maddi hukuka ilişkin sonuç doğuran bir hakkın varlığına dayanılmış değildir. Bununla birlikte, HUMK ta kullanımı sınırlandırılmamış olan iki ayrı hak, birbirine alternatif gösterilmek suretiyle, maddi gerçeği şekle feda etmekten kaçınabilme yolları kısıtlanmıştır. Yerel Mahkeme bu karara karşı direnmişse de, karar kesinlik sınırı içerisinde kaldığından, HGK ca incelenememiş 3, böylece, bu kararla getirilen ve kanunda yer almayan sınırlandırma, henüz ortadan kaldırılamamıştır. 13. HD ise tarih ve 9903/10802 sayılı kararında, bir başka çözüm tarzı benimsemiştir: Bu tanımlamadan sonra hemen belirtmek gerekir ki, bir davada cevap dilekçesinin verilmesi de bir usulî işlemdir. Davalı, cevap dilekçesinde ileri sürmediği bir savunmayı özellikle zamanaşımı defini cevap dilekçesini ıslah ederek ıslah edilmiş bu cevap dilekçesiyle ileri sürebilir. Ancak davalının bu nitelikte bir ıslah işlemini yapabilmesi, her şeyden evvel daha önce süresinde 3 HGK nın tarih11-448/437 sayılı kararında, mesele, kesinlik sebebiyle irdelenememiştir.

12 18 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART 2013 verilmiş bir cevap dilekçesinin varlığını gerektirir. Somut olayda, davalı davaya yasal cevap süresi içinde cevap vermemiş, esasen bu dilekçede ileri sürülen zamanaşımı defi de davacının savunmasının genişletilmesi itirazı ile karşılaşmıştır. Bu durumda, davalı ıslah yoluyla süresinde verilmeyen ceza dilekçesini, süresinde verilmiş hale getirmek için ıslah yolunu kullanan Kullanmış olması da hukuki sonuç doğurmaz. Bu içtihattaki görüşe katılmak mümkün değildir. Çünkü süresinde cevap vermeyen davalı, davayı inkâr etmiş olur. Bu, HUMK un 201. maddesinin birinci fıkrasının açık hükmüdür. O halde, hiç cevap vermeyen davalı, kanunen, davayı inkâr etmiş demektir ve tabiidir ki, bu da bir cevaptır. İçtihada göre, bu kişi, cevap vermemek yerine, bir tek satırlık bir cevapla, davayı inkâr ediyorum demiş olsa, ıslah yoluna gidebilecek, ama aynı inkârı, cevap vermemekle ileri sürdüğü için bu imkânı kullanamayacaktır. Bu sonuç adil olmadığı gibi, HUMK un 201/1. maddesine açıkça aykırıdır. Sorunun çözümü, öncelikle ıslah müessesinin hangi amaçla geliştirildiğini tespit etmeye bağlıdır. Bunun içinse önce, medeni yargılama hukukunun amacı gözden geçirilmelidir. Medeni Yargılama Hukukunun Amacı: Medeni yargılama hukuku, şeklî gerçeği ortay çıkartmayı amaçlar. Ceza yargılama hukukundan farklı olarak, maddi gerçek, medeni yargılama hukukun ilgi alanında doğrudan yer almamaktadır. Gerçekten de, ceza yargılama hukukunun amacı, suç işlenmekle gerçekleşen maddi olguyu tüm çıplaklığı ile oraya çıkartmak ve bu suretle, maddi olgunun yarattığı etki ve sakıncaları giderebilecek en uygun araçlar ve yaptırımı belirlemektir. Suçtan kaynaklanan toplumsal gerginlik, ancak bu gerginliğin niteliği ve failin kişiliği tüm açıklığıyla ortaya çıkartılarak, buna uygun önlemler alınabildiğinde ortadan kaldırılabilecektir. Bu sebeple de, maddi gerçeğin tüm çıplaklığıyla belirlenmesi zorunludur. Oysa, medeni yargılama hukukunun konusu, özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklardır. Özel hukuk alanında ise bir yandan değiştokuşun hızla ve güvenle yapılabilmesi ihtiyacı, diğer yandan ise hak ve alacakların tedavüle çıkartılabilmesinin, ancak ciddi şeklî kuralların tespitiyle mümkün olabilmesi, ilişkilerin belli biçimsel kalıplarda gerçekleştirilmesi sonucunu doğurmuştur. Tedavülü sağlayacak olan, hak ya da alacağı, önceden tespit edilmiş biçimde gösterebilmektir. Hak ve alacakların, hızlı ve güvenli şekilde değiş-tokuşu, ancak, bunların varlığında şüphe bırakmayan dış kalıplara, çerçevesi önceden tespit edilmiş biçimlere uygun olarak ortaya konmasıyla sağlanabilmektedir. Hak ya da alacağın varlığı, çok kez, bu biçimde tecessüm etmesine bağlı değildir. Ancak değiş-tokuş için bunlar belli kalıba bağlanmaktadır. Daha önemli bazı hak ve alacaklar ise, sadece önceden belirlenmiş kalıplara uygun biçimde işlem yapılmak suretiyle doğar. Özetle, hız, tedavül ve güven ihtiyacı, özel hukuk ilişkilerinde şekli çok önemli hale getirmiştir.

13 SAYI: 2 ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI 19 Medeni yargılama hukuku, özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmeyi konu aldığından, zorunlu olarak, şeklî gerçeği ortaya çıkartmayı hedeflemektedir. Özel hukuk ilişkilerindeki hız ve güven ihtiyacı kadar, bundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde de sürat ihtiyacı mevcuttur. Yani uyuşmazlıkların süratle çözüme bağlanması sağlanamadığı takdirde, özel hukuk ilişkisinin kendisine duyulan güven de ortadan kalkacaktır: Özel hukuk ilişkindeki hız ihtiyacı, bundan doğacak uyuşmazlığın da aynı hızla çözülebilmesini zorunlu kılmaktadır. Böyle olduğu için, medeni yargılama hukukunda, süratli yargılamayı temine yönelik olarak, tüm işlemler süreye ve şekle bağlanmıştır. Bu sürelerin kaçırılması ya da şekle aykırılık, ilke olarak, ya hakkın ileri sürülebilme imkânını ortadan kaldırmakta ya da dikkate alınmadan hüküm kurulmasına sebebiyet verebilmektedir. Böyle olduğu için, maddi gerçek, şekle feda edilebilmektedir. Amaç şeklî gerçeği ve en kısa sürede ortaya çıkartmak olduğu için, maddi gerçek araştırılmamakta, hak ve alacaklar, belli kalıpların dışında ileri sürülememektedir. Bunun sonucunda ise birçok hak kayıpları ortaya çıkabilmekte, maddi anlamda doğmuş ve geçerli olan hak veya alacak, şekli kalıplara uygun olarak ileri sürülmediği için kullanılamamaktadır. Böyle olunca da maddi gerçek, şekle kurban edilmekte, hız ve güven ihtiyacı, özünde mevcut olan hakkın ortadan kalkmasına sebebiyet verebilmektedir. Üstelik bu konuda eğitim almış olmayan taraflar, süreler ve şekille ilgili ayrıntıları gözden kaçırabilmekte, bunun sonucunda ise hak kaybına uğrayabilmektedir. Islahın Amacı: Özel hukuk ilişkilerindeki şekil ve sürat ihtiyacı hangi derecede olursa olsun, özünde mevcut hakkın şekle feda edilmesi, sonuçta, hukuka duyulan güveni de ortadan kaldırabilecektir. Bu sebeple, şekil ve hız ihtiyacı sebebiyle konulmuş usul kurallarına aykırılığın doğurabileceği maddi hak kayıplarının telafisi için imkân tanınması zorunludur. İşte ıslah, bu amaçla düzenlenmiş bir müessesedir: Amaç, hızlı ve şekle bağlı yargılamanın ortaya çıkarabileceği maddi hak kayıplarını telafi etmektir; maddi gerçeği şekle kurban olmaktan kurtarmaktır. Ancak süratli yarılama ihtiyacı devam ettiğinden, ıslah sadece bir kez kullanılabilir (HUMK 83/son cümle) ve kullanılabilmesi de bazı aşamaların geçirilmemiş olmasına bağlıdır (HUMK 84). Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi, elbette ki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez. Feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir), maddi hukuk işlemi mahiyeti taşımaktadır 4 ve bu sebeple, 4 Prof. Dr. Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Beşinci Baskı, Cilt: 3, Sayfa: 2557

14 20 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART 2013 bu işlemlerin de ıslah yoluyla düzeltilmesi imkânsızdır. Çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımnî hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir; açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar, maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslahın konusu olamaz. Zımni feragat, asıl hakkı ortada kaldıran bir işlem olduğundan, varlığından söz edilebilmesi için, kanunda açıkça düzenlenmesi şarttır. Bir başka deyişle, ancak kanunda özel olarak düzenlenen durumlarda zımni feragatten söz etmek mümkündür. Gerçekten de, herhangi bir davranışın, asıl hakkı ortadan kaldırdığını ileri sürmek, yani bir davranışı, açık bir irade beyanı gibi değerlendirebilmek için, kanunda bunun düzenlenmesi, yani belli bir davranışın böyle bir sonuç doğuracağının, herkes tarafından önceden bilinmesi zorunludur. Aksi takdirde, önceden bilinip listelenmemiş davranış kalıplarının, birçok hak kaybına sebebiyet vermesi gündeme gelecektir ve hukuka duyulan güven zedelenecektir. Örneğin, BK nın 362. maddesi, istisna sözleşmesindeki ayıba ilişkin haklardan zımnî feragati düzenlemektedir 5. Bunun gibi, HUMK 89 uyarınca: Davasını tamamen ıslah eden müddei iptal tarihinden itibaren üç ay zarfında yeniden dava ikame eylemezse davasından feragat etmiş addolunur. Bu ve benzeri hükümler, zımnî feragat sonucu doğuran davranışları düzenlemektedir. Bu durumlarda belirtilen davranışlar, esas hakkı ortadan kaldıran açık bir irade beyanı gibi sonuç doğurur. Ancak kanunun açıkça belirttiği durumlar dışında, herhangi bir davranışa, hak kaybı sonucunu bağlamak, keyfiliğe yol açacak, bireylerin, hukuka ve toplumsal düzene duydukları güveni yok edecektir. Dolayısıyla, kanunda açıkça öngörülmeyen durumlarda, zımnî feragatin kabul edilmemesi gerektiği kanısındayım. Bu sebeple de, Prof. Kuru nun, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan açılan davada, alacağın bakiyesinden zımnen feragat edildiğine ilişkin görüşüne katılmak mümkün değildir. Çünkü kanunlarımızda, böyle bir davranışa böyle bir sonuç bağlanmış değildir. Burada söz konusu olan, tam anlamıyla, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlı sitemine aykırılığın, maddi hakkın kaybına yol açması durumudur. Böyle olduğu için de bu kaybın ıslahla giderilebilmesi gerekir. Tekrar olsa da belirtelim ki, ıslahın amacı, medeni yargılama hukukunun şekil ve süreye bağlı sisteminin sebebiyet verdiği maddi hak kayıplarını telafi etmektir. Deyim yerindeyse ıslah tam olarak, zımnen kaybedilmiş hakları kazanmaya yönelik bir müessesedir. Böyle olduğu için de, fazla hakların saklı tutulmamış olmasıyla ortaya çıkan hak kaybının, ıslah yoluyla düzeltilmesi gerekir. Bir kez daha açıklayalım ki, bu davranış, yani fazlaya ilişkin hakların 5 BK 88 in de zımni feragat hallerinden olduğu doğrultusundaki görüşümü, Sayın Gülçin KAYA nın uyarısı sonucunda değiştirmiş bulunuyorum. Gerçekten de, BK 88 de düzenlenen, zımni feragat durumu değil, karine dir ve aksi kanıtlanabilir.

15 SAYI: 2 ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI 21 saklı tutulmaması, kanunlarımızda açıkça düzenlenmiş bir zımni feragat biçimi olmadığından, maddi hukuka ilişkin bir işlem değildir: Tam tersine yargılama hukukuna ilişkin bir işlemin -dava dilekçesindeki bir açıklama eksikliğininmaddi hukuka ilişkin doğurduğu sonuçtur; hak kaybıdır. Böyle olduğu için de, tam olarak ıslahın konusunu teşkil etmektedir. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin tarih ve 1999/1E-1999/33K sayılı kararı ile HUMK un, müddeabihin ıslah suretiyle artırılamayacağını hüküm altına alan 87. maddesinin son fıkrası iptal edilmiştir. Böylece müddeabihin artırılması imkânı doğmuştur. Anayasa Mahkemesi kararında, veya gerekçede, bunun, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı davalar için de uygulanıp uygulamayacağı tartışılmamış, hatta meseleye, ek dava açma imkânı mevcut iken, aynı davada artırıma izin vermemenin usul ekonomisiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle yaklaşılmış olsa da, ıslahın, usul işlemlerindeki şekle bağlılığın doğurduğu hak kayıplarını düzleten bir müessese olması karşısında, mevcut hukukumuzda, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş olmasa dahi, ıslah yoluyla müddeabihin artırılması gerektiği düşüncesindeyim. İptal kararından önce, 87. maddenin son cümlesinin, zımnî feragati düzenlediği kabul edilebilirdi. Ancak bu hükmün iptali sonucunda, fazla hakların saklı tutulmamasının, zımnî feragat olarak kabulü gerektiğini ortaya koyacak bir pozitif hukuk kuralı kalmamıştır. Bunun gibi, zamanaşımı savunmasının ıslah yoluyla ileri sürülmesinin önünde de hiçbir engel yoktur. Özellikle bu durum, ıslah için en güzel örneklerden birisidir. Çünkü burada, tam olarak, şekle ve süreye aykırılığın yol açtığı bir hak kaybı söz konusudur. Zamanaşımı savunması, esasa cevap süresinde yapılmadığı için, bu savunmayı ileri sürme hakkı ortadan kalkmıştır. Yargılama hukukunun şeklî prensipleri, çok önemli bir savunma hakkını ortadan kaldırmıştır ve elbette maddi hukuka ilişkin olarak sonuç doğuracak olan bu kaybın telafisi imkân dâhilinde olmalıdır. Bu sebeple, yukarıda açılanan Yargıtay kararlarından, bilhassa 4 ve 13 HD ye ilişkin olanlara katılmak mümkün değildir. 11. HD nin kararı ise, zamanaşımı savunmasının ıslah yoluyla yapılmasını mümkün kılmakta, ancak, bu yola başvurmak için, savunmanın rızayla genişletilmesi yoluna gidilmemiş olmasını şart koşmaktadır. Bu görüşün, savunma hakkına, kanunda yer almayan bir sınırlandırma getirdiği ve katılma imkân olmadığını yukarıda açıklamıştık. 2. HD ise artık yerleşmeye yüz tutan içtihatlarında, meseleye en sağlıklı çözümü getirmiştir: Zamanaşımı, ıslah yoluyla ileri sürülebilir 6. Yargıtay kararlarında yaşanan bu kargaşanın en kısa sürede çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Uygulamada birliği sağlamakla görevli yüksek Mahkemenin, aynı konuda bu kadar farklı içtihatlar oluşturması, uygulamayı daha da güçleştirmektedir HD nin tarih ve 1098/2590 sayılı kararı (bu kararın içeriği, muhalefet şerhinden anlaşılmaktadır).

16 22 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART 2013 TERK SEBEBİYLE BOŞANMA Av. Salih TEKDEMİR Adana Barosu Boşanma sebepleri 4721 sayılı Medeni Kanun un İkinci Kitabının İkinci Bölümünde 161.vd.maddelerinde sayılmıştır. 161.maddede Zina, 162. maddede Hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış, 163.maddede Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, 164.maddede Terk, 165. maddede Akıl sağlığı ve 166.maddede ise Evlilik birliğinin sarsılması boşanma sebepleri olarak sayılmıştır. Bu çalışmamızın konusunu 4721 sayılı Medeni Kanun un 164.maddesinde boşanma sebebi olarak sayılmış Terk oluşturmaktadır. 164.MADDE- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Düzenlemeye göre terk nedeniyle boşanma davası açmak için; 1- Eşlerden birinin, haklı bir sebep olmaksızın müşterek konutu terk etmiş olması gerekmektedir. Kanunda evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmeme den söz edilmişse de diğer eşi evi terke zorlayan ve haklı bir sebep olmadan

17 SAYI: 2 TERK SEBEBİYLE BOŞANMA 23 ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Bu durumda diğer eşi evden kovan ve dönmesini engelleyen eş için bu durum boşanma sebebi olarak değerlendirilemez. Ortak konutu terke zorlanan veya ortak konuta dönmesi engellenen eş bu durumda mahkemeye başvurarak eve dönmesinin önündeki engellerin kaldırılmasının ihtar edilmesini isteyebilir. Mahkeme bu talep karşısında diğer eşe ihtar çekerek ihtara uymama durumunda aleyhine terk sebebiyle boşanma davası açılabileceğini bildirir. Haklı bir sebebe dayanarak evi terk eden eş bu sebeplerin ortadan kalkması halinde eve dönmek zorundadır. Diğer eşin çektiği ihtara karşı eve dönmeme konusunda haklı olduğu savunması ispata muhtaç bir durumdur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarih, 2005/18362 esas ve 2006/253 karar sayılı kararında Koca, tarihinde mahkemeye başvurarak eşinin eve dönmesi için ihtar edilmesini istemiş, istek doğrultusunda verilen ihtar kararı davalıya tarihinde tebliğ edilmiştir. Gerekli yol giderleri de karşılanmıştır. İhtar usule uygundur. Davalı, haklı bir sebeple davete uymadığını ispat edememiştir. Kocanın, ihtarının samimi bir arzunun ürünü olmadığı yönünde delil yoktur. Davalının annesi tanık Ümmühan ın ifade ettiği olay, ihtar süresi içinde değil, ilk ayrıldıkları döneme ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 164. maddesi şartları gerçekleşmiştir * diyerek Davalının, ortak evi terkte haklı oluşu(nun) ona, hayat boyu eşinden ayrı yaşama hakkı bahşetmediğini belirtmiştir. Terk edilen eşin, diğer eşi ortak konuta davet etme isteğinde samimi olması gerekmektedir. Davet isteğinde samimi değilse; terk sebebine dayanarak açacağı boşanma davası reddedilecektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında Eve dön ihtarında davet edilen evin adresi, kapı numarasıyla birlikte açıkça gösterilmediğinden ihtarın bu haliyle geçerli kabul edilememesi ** gerektiğini belirtmiştir. Yine başka bir kararında ise; İhtarda anahtar yerinin bildirilmemesi, ve masraflar için makul para yatırılmaması *** sebebiyle çekilen ihtarın geçersiz olacağını belirtmiştir. 2-Müşterek konutun terk edilmesinden itibaren en az dört ayın geçmiş olması ve dört ay neticesinde çekilen ihtara rağmen terk eden eşin iki ay içinde eve dönmemiş olması gerekir. Ortak konutu terk nedeniyle boşanma davası açmak için öncelikle evi terk eden eşe Aile Mahkemesi aracılığıyla İhtarname çekmek gerekir. Mahkeme, ihtar çekilmesini istemeye hakkı olan tarafın başvurusu üzerine işin esasına girmeden, terk eden eşe iki ay içerisinde eve dönmesini, dönmemesi halinde ortaya çıkacak sonuçları bildirir. İhtarname çekildikten sonra iki aylık bekleme süresi bulunmaktadır. Eve dönmesi için ihtarnamede belirtilen iki aylık süre dolmadan açılan boşanma davaları, bu süreye riayet edilmediği için reddedilecektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi T , E. 2003/2033 ve K.2003/3193 sayılı kararında, mahkemece davalıya gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliği anından itibaren iki aylık süre dolmadan davanın açılmış olması sebebiyle davanın

18 24 LEGES Özel Hukuk Dergisi MART 2013 reddedilmesi gerektiğini **** belirtmiştir. Belirtmek istediğim bir husus da çekilen ihtarın samimi bir iradenin ürünü olması gerektiğidir. Eve davet eden eşin bu isteğinde samimi olması gerekir. İhtarname bu sebeple ilerde açılacak boşanma davasının koşulları oluşsun diye yahut başka sebeplerle çekilmişse ve durum ispat edilirse açılan dava reddedilecektir. Eşin ortak konut dışında başka bir yere çağrılması samimiyetsizliğe örnek gösterilebilir. Uyulması gereken bir diğer husus da bağımsız ev koşuldur. Çağrılan ev, bağımsız, ihtiyaçları karşılayacak, güvenli ve sosyal yaşantıya uygun nitelikte olmalıdır. Bu nitelikleri barındırmayan evin bağımsız olduğundan söz edilemez. Dipnotlar : * Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, T , E.2005/18362, K.2006/253. ** Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, T , E.2003/4676, K.2003/7547. *** Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, T , E.2003/219, K.2003/2180. **** Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, T , E.2003/2033, K.2003/3193.

19

20

ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI

ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI ISLAHLA MÜDDEABİHİN ARTIRILMASI VE ZAMANAŞIMI Av. M. İhsan DARENDE Islah, Yargıtay kararlarında en çok tartışılan, farklı yönde kararlara konu olan, tutarsız uygulamalarla hukukçuların bile aklını karıştıran

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015 818/m.50,51,141 ÖZET : Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya Kurumca yapılan sosyal sigorta

Detaylı

SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI

SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI Sigortacıya, gerekli belgelerle başvurulmuş olup da, sekiz gün içinde ödeme yapılmamışsa, temerrüt gerçekleşeceğinden, faiz başlangıcı temerrüt tarihi olacaktır.

Detaylı

3- ÖLÜM VE YARALANMALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

3- ÖLÜM VE YARALANMALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ TRAFİK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI 1- YASADA ZAMANAŞIMI ÇELİK AHMET ÇELİK 2918 sayılı KTK nun Ortak Hükümler başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan 109. maddesinde zamanaşımının uygulanması yönünden dayanışmalı

Detaylı

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI Özet : Yolcunun ölümü halinde, bir can ve meblâğ sigortası türü olan

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

(4721 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 30, 50, 55, 114, 124, Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 41) (14. HD. 17.09.2012 T. 2012/9222 E. 2012/10360 K.

(4721 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 30, 50, 55, 114, 124, Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 41) (14. HD. 17.09.2012 T. 2012/9222 E. 2012/10360 K. T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2013/14-612 Karar: 2013/1297 Karar Tarihi: 11.09.2013 KONU: TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI - DAVACIYA DAVAYI MİRASÇILARA YÖNELTME İMKANI TANINMADIĞI - MİRASÇILARIN TESPİTİ

Detaylı

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - Uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde aracı elinde bulunduran işleten sayılır. Aracı işleten ise, kusursuz sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumludur. Finansal

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/648 Karar No. 2014/1121 Tarihi: 30.01.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK ÖZETİ: Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı

Detaylı

TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK

TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK 1- Bildirim (ihbar) yükümlülüğü Uygulamada sigorta ettirenin (poliçe sahibinin), kendi sigortacısına karşı dava açması az

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 * YEMİN TEKLİFİ HAKKININ HATIRLATILMASI (Ancak İspat Yükü Kendisine Düşen Tarafın Yemin Deliline Başvuru Hakkının Varlığı İle Mümkün

Detaylı

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. T.C 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2012/8788 KARAR NO: 2012/13834 KARAR TARİHİ:30.05.2012 >İŞTİRAK NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI >İŞTİRAK NAFAKASININ YARDIM NAFAKASINA DÖNÜŞMESİ >YOKSULLUĞA DÜŞEBİLECEK ALTSOY

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI

İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI ÖZET: Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının bedeli ve sabit olması veya borçlu tarafından alacağın tüm

Detaylı

SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ ÇELİK AHMET ÇELİK I- TRAFİK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI Kısaca Trafik Sigortası denilen Yasa daki adıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası na başvurularda ve açılacak davalarda

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS: 2014/77 KARAR: 2015/1712 MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/51524 Karar No. 2014/50 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420 İBRANAMENİN GEÇERLİK

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No : 2012/28063 Karar No : 2012/28555 Özet: İşveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Diğer tazminat ve alacaklar

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/8546 Karar No. 2012/8662 Tarihi: 14.05.2012 İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ ÖZETİ: 506 sayılı Yasanın 61. maddesine

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

Evli Olduğunu Bildiği Bir Kimse ile Evlilik Dışı Birliktelik Yaşayan Kişi Haksız Fiil Hükümleri Kapsamında Diğer Eşin Uğradığı Zarardan Sorumludur

Evli Olduğunu Bildiği Bir Kimse ile Evlilik Dışı Birliktelik Yaşayan Kişi Haksız Fiil Hükümleri Kapsamında Diğer Eşin Uğradığı Zarardan Sorumludur Evli Olduğunu Bildiği Bir Kimse ile Evlilik Dışı Birliktelik Yaşayan Kişi Haksız Fiil Hükümleri Kapsamında Diğer Eşin Uğradığı Zarardan Sorumludur YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Tarih: 24.3.2010 Esas: 2010/4-129

Detaylı

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR Stj. Av. Mehmet ÖCAL BOŞANMA TANIM TANIM : Eşlerden birinin istemi üzerine, yargıcın bu istemi yerinde görerek, eşler arasındaki evlilik girmiş ilişkisine

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

* TAZMİNATIN YABANCI PARANIN FİİLİ ÖDEME GÜNÜNDEKİ KUR ÜZERİNDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

* TAZMİNATIN YABANCI PARANIN FİİLİ ÖDEME GÜNÜNDEKİ KUR ÜZERİNDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas : 2006/4-238 Karar : 2009/493 Tarih : 11.11.2009 * HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI * ZARARIN YABANCI PARA ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞMESİ * TAZMİNATIN YABANCI

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

Dava ve Karar: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Dava ve Karar: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. TAZMİNAT DAVASI - DAVACININ İŞ KAZASI SONUCUNDA ACI ÇEKTİĞİ VE KENDİ BAKIMINI YAPAMAMASI NEDENİYLE PSİKOLOJİK OLARAK RAHATSIZLIK DUYACAĞI - TARAFLARIN KUSUR ORANLARININ OLAYIN MEYDANA GELİŞ ŞEKLİNİN DİKKATE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21222 Karar No. 2014/6804 Tarihi: 25.03.2014 İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 SİGORTA PRİMLERİNDEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU İFLASIN AÇILMASINDAN

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212 Anahtar Sözcükler: Nisbi vekalet ücreti, maktu vekalet ücreti, hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı Özet: Gerçekte hak edilen tazminat miktarı kestirilemeyen, çözümü davanın her iki tarafı için

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271 T. 16.2.2006 E. 2005/10998 K. 2006/1271 İŞ KAZASI SONUCU MALULİYETİNDEN DOĞAN TAZMİNAT DAVASI BEKLETİCİ SORUN - ÖNEL VERİLMESİ ÖZET: Davacıya işveren ve Sosyal Sigortalar Kurumunu hasım göstermek suretiyle

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI ÖZET: İş güvencesi hükümleri dışında kalarak işveren vekili konumunun tespitinde iki temel ölçüye göre değerlendirme yapılır. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y. Vergi Dava Daireleri Kurulu

T.C. D A N I Ş T A Y. Vergi Dava Daireleri Kurulu T.C. D A N I Ş T A Y Vergi Dava Daireleri Kurulu Esas No : 2010/679 Karar No: 2012/72 Özeti: İnceleme raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesi; süresinde açılan bir davada vergilendirmenin kaldırılmasını

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/13846 Karar No. 2011/13653 Tarihi: 09.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN MUVAZAAYA DAYANIP DAYANMADIĞININ

Detaylı

KÜÇÜK ÇOCUĞUN DURUMU VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİ

KÜÇÜK ÇOCUĞUN DURUMU VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİ KÜÇÜK ÇOCUĞUN DURUMU VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİ ÖZET: Boşanma sonucunda çocuğun anne yanında kalmasının bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmuyorsa,

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ T.12.02.2004 E.2003/6318 K.2004/1185 BAKICI GİDERLERİ TEDAVİ GİDERLERİ KAPSAMINDADIR

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ T.12.02.2004 E.2003/6318 K.2004/1185 BAKICI GİDERLERİ TEDAVİ GİDERLERİ KAPSAMINDADIR YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ T.12.02.2004 E.2003/6318 K.2004/1185 BAKICI GİDERLERİ TEDAVİ GİDERLERİ KAPSAMINDADIR ÖZET: Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/96

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/96 T.C YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas No. 2011/21-402 Karar No. 2011/472 Tarihi: 06.07.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/96 YAŞLILIK AYLIĞI TALEP TARİHİNDE TAM AYLIĞI HAK ETMEMİŞ OLMAK

Detaylı

TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI I- İŞLETEN HAKKINDA CEZA ZAMANAŞIMI UYGULANACAĞINA İLİŞKİN KARARLAR: Davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde, hem işleten

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/17,57 1475 S.İşK/14. Esas No. 2008/13160 Karar No. 2009/10566 Tarihi: 14.04.2009

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/17,57 1475 S.İşK/14. Esas No. 2008/13160 Karar No. 2009/10566 Tarihi: 14.04.2009 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/13160 Karar No. 2009/10566 Tarihi: 14.04.2009 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/17,57 1475 S.İşK/14 KISMİ ÖDEMENİN FAİZ VE MASRAFLARA SAYILMASI MUACCELLİYET TEMERRÜT

Detaylı

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI GİRİŞ 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun getirdiği en önemli yeniliklerden biriside, Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz Alacak ve Tespit Davası başlıklı 107.

Detaylı

Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları

Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları Talih UYAR* * Avukat. Bilindiği gibi, yapılan icra takiplerinde, alacaklı,

Detaylı

8. Daire 2010/7065 E., 2013/1488 K. "İçtihat Metni"

8. Daire 2010/7065 E., 2013/1488 K. İçtihat Metni 8. Daire 2010/7065 E., 2013/1488 K. MADEN MADEN İŞLETME RUHSATI VE İZNİ MADEN KANUNU 24. MADDESİ "İçtihat Metni" Özeti : Maden Kanunu nun 24 üncü maddesi uyarınca, işletme projesindeki teknik eksikliklerin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41. T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2008/923 Karar No. 2008/5603 Tarihi: 21.03.2008 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/41 FAZLA ÇALIŞMANIN KANITLANMASI ÜCRET BORDROLARI FAZLA ÇALIŞMANIN HAFTALIK ÇALIŞMA

Detaylı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015 SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI ÇOCUK REŞİT OLUNCAYA KADAR VEYA BABA SOYADINI DEĞİŞTİRMEDİKÇE SOYADI

Detaylı

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire Esas No : 2009/1602 Karar No :2013/6426 Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği Özeti : Müteselsil sorumlulardan

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/32276 Karar No. 2010/216 Tarihi: 18.01.2010 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEDEN İŞÇİNİN EMEKLİ OLMASI İŞÇİNİN EMELİLİK

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/28927 Karar No. 2012/577 Tarihi: 17.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 NEMA ALACAĞI ZORUNLU TASARRUFLARDAN

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

ZİKZAK TEKNİĞİNİN UYGULAMA METİNLERİ

ZİKZAK TEKNİĞİNİN UYGULAMA METİNLERİ ZİKZAK TEKNİĞİNİN UYGULAMA METİNLERİ Zikzak 3 satır ile yazılır. Örnek metinleri 3'er satırlara bölmedik, her metni bütün olarak yazdık. Bunu yapmamızın amacı odaklanarak yazmanızı sağlamaktır. Uygulama

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI A- YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME 17 1- Yetkili Mahkeme 17 2- Görevli Mahkeme 35 Yasal Düzenleme ve İçtihatlar 40 B- DAVADA

Detaylı

KAT MÜLKİYETİ KANUNUNUN 19/2. MADDESiNDEKi RlZA VE MUVAFAKATIN İSBATI HAKKINOA BİR İNCELEME

KAT MÜLKİYETİ KANUNUNUN 19/2. MADDESiNDEKi RlZA VE MUVAFAKATIN İSBATI HAKKINOA BİR İNCELEME KAT MÜLKİYETİ KANUNUNUN 19/2. MADDESiNDEKi RlZA VE MUVAFAKATIN İSBATI HAKKINOA BİR İNCELEME I- OLAY Av. Orhan YILMAZ(*) Davacı, kat mülkiyetine konu bir apartmanda iki kişi tarafından kat maliklerinin

Detaylı

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009 TEK BELGE UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA, 18/2/2009 TARİH VE 5838 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ

Detaylı

YARGI KARARLARI. HAZIRLAYAN: Av. Güldeniz DOĞAN ALKAN* * Ankara Barosu.

YARGI KARARLARI. HAZIRLAYAN: Av. Güldeniz DOĞAN ALKAN* * Ankara Barosu. YARGI KARARLARI HAZIRLAYAN: Av. Güldeniz DOĞAN ALKAN* * Ankara Barosu. HAZIRLAYAN: Av. Güldeniz DOĞAN ALKAN YARGI KARARLARI Patent Tescil Süreci, Türk Patent Enstitüsü ve Avrupa Patent Ofisi Nezdinde

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ Dr. MÜJGAN TUNÇ YÜCEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii YAZARIN

Detaylı

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR ÖZET : Manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimse isteyebilir. Yansıma suretiyle bir zarardan sözedilerek

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/130

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/130 İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/130 T.C YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/917 Karar No. 2013/2451 Tarihi: 18.02.2013 SİGORTALILIK İÇİN FİİLİ-GERÇEK ÇALIŞMANIN BULUNMASININ GEREKMESİ SİGORTALILIK

Detaylı

TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1

TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1 TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi ile 1219 sayılı Kanunun Ek 12 nci maddesi çerçevesinde,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S. SSK/ 79

İlgili Kanun / Madde 506.S. SSK/ 79 T.C YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/7417 Karar No. 2013/12193 Tarihi: 10.06.2013 İlgili Kanun / Madde 506.S. SSK/ 79 USTA ÖĞRETİCİLER KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMA TAM SÜRELİ ÇALIŞMANIN KOŞULLARININ EYLEMLİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/26

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/26 T.C YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/25228 Karar No. 2013/4512 Tarihi: 12.03.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/1 İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/26 RUCÜAN TAZMİNAT MADDİ OLGUNUN BELİRLENMESİ

Detaylı

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (Bu Genel Şartlar 21.07.2010 tarihli ve 27648 sayılı Resmi Gazete de yer alan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk

Detaylı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/12-563, K. 2009/600, T. 30.12.2009 ÖZÜ : Tebliğ memurunun; belediye tüzel kişiliğini "Belediye Başkanı"nın temsil edeceğini gözeterek, adli işlem niteliği taşıyan takip

Detaylı

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

14. Daire 2012/679 E., 2014/2401 K. "İçtihat Metni"

14. Daire 2012/679 E., 2014/2401 K. İçtihat Metni 14. Daire 2012/679 E., 2014/2401 K. İMAR PARA CEZASI 6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN 3194 SAYILI İMAR KANUNU "İçtihat Metni" Özeti : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

SİNOP (1.) ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ NE -BİLİRKİŞİ RAPORU- :İşçi Alacağı Davası (Yıllık Ücretli İzin Alacağı)

SİNOP (1.) ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ NE -BİLİRKİŞİ RAPORU- :İşçi Alacağı Davası (Yıllık Ücretli İzin Alacağı) SİNOP (1.) ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ NE -BİLİRKİŞİ RAPORU- DAVACI VEKİLİ : K.Y. : Av. M.E. D. NO : 2013 /. E. DAVALI VEKİLİ KONUSU :Sinop İl Özel İdaresi : Av. E.Y. :İşçi Alacağı Davası (Yıllık Ücretli

Detaylı

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi İdari Dava Daireleri Kararları Bu durumda, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu kentsel dönüşüm alanına yönelik olarak proje hazırlanıp hazırlanmadığı, plan değişikliği yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan

Detaylı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU T. 11.11.2009 E. 2009/4-238 K. 2009/493 YABANCI PARA ÜZERİNDEN TAZMİNAT ÖDEMESİ

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU T. 11.11.2009 E. 2009/4-238 K. 2009/493 YABANCI PARA ÜZERİNDEN TAZMİNAT ÖDEMESİ YARGITAY HUKUK GENEL KURULU T. 11.11.2009 E. 2009/4-238 K. 2009/493 YABANCI PARA ÜZERİNDEN TAZMİNAT ÖDEMESİ ÖZET : Davacılar, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

Detaylı

Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP

Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKI (TIPKI BASIM) İÇİN ÖNSÖZ...

Detaylı

MAKALE 6098 SAYILI BORÇLAR KANUNU VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞ HUKUKUNDA İBRA SÖZLEŞMESİ

MAKALE 6098 SAYILI BORÇLAR KANUNU VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞ HUKUKUNDA İBRA SÖZLEŞMESİ MAKALE 6098 SAYILI BORÇLAR KANUNU VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞ HUKUKUNDA İBRA SÖZLEŞMESİ İBRA SÖZLEŞMESİNİN TANIMI İbra, kelimesi kökeni olarak Arapça kökenli olup; Türkçe temize çıkarmak, borçtan

Detaylı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı Y. Doç. Dr. Vural SEVEN İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı KIYMETLİ EVRAK 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda en az değişikliğe uğrayan bölüm kıymetli evrak kitabıdır. Kıymetli

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/32292 Karar No. 2010/1149 Tarihi: 25.01.2010 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/2 ASIL İŞVEREN SORUMLU OLABİLMESİ İÇİN ALT İŞVEREN İŞÇİSİNİN

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06. İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.2011 KIDEM TAZMİNATI HESABINA ESAS ÜCRET YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

Yargıtay Kararları. İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/41

Yargıtay Kararları. İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/41 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/14673 Karar No. 2011/15021 Tarihi: 23.05.2011 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/41 FAZLA ÇALIŞMANIN PUANTAJ KAYITLARINA DAYANMASI FAZLA ÇALIŞMADAN

Detaylı

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR

ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR ARTAN HİSSE BULUNMASI KOŞULUNDA MEVZUATTA YAPILAN DEĞİŞİKLİKTEN DOLAYI UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR Süleyman TUNÇAY * I-GİRİŞ: Ölüm geliri ve ölüm aylığı, bağlandığı sigorta kolunun niteliğine göre ölen

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/26389 Karar No. 2014/2398 Tarihi: 05.02.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 GENEL TATİLLERDE ÇALIŞILAN HER

Detaylı

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI ÖZET: İşçinin il sınırları içinde veya dışında başka bir işyerinde çalıştırılacağını öngören sözleşme hükmü geçerlidir. Ancak, bu yetkinin işveren

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

SESSİZ KALMA SURETİYLE HAKKIN KAYBI İLKESİ & MARKANIN TANINMIŞLIK DÜZEYİNİN TESPİTİ & MARKAYI KULLANMA ZORUNLULUĞU

SESSİZ KALMA SURETİYLE HAKKIN KAYBI İLKESİ & MARKANIN TANINMIŞLIK DÜZEYİNİN TESPİTİ & MARKAYI KULLANMA ZORUNLULUĞU SESSİZ KALMA SURETİYLE HAKKIN KAYBI İLKESİ & MARKANIN TANINMIŞLIK DÜZEYİNİN TESPİTİ & MARKAYI KULLANMA ZORUNLULUĞU Av. Merve GÜRKAN **KARAR İNCELEMESİ I. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 1. Fikri ve

Detaylı

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU A) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ndan doğan sorumluluk Yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ( TTK ) doğan sorumluluğu, hukuki ve cezai sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/16369 Karar No. 2014/17666 Tarihi: 02.06.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18 MUVAZAA İŞÇİLİK TEMİNİNİN ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ OLRAK KABUL

Detaylı