ARDANUÇ İLÇESİ BEREKET KÖYÜ ANILARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ARDANUÇ İLÇESİ BEREKET KÖYÜ ANILARI"

Transkript

1 ARDANUÇ İLÇESİ BEREKET KÖYÜ ANILARI Süleyman GÜNVER Mayıs İzmir

2 2 (OKUMADA KOLAYLIK (PDF formatlı dosyalar için): * Farenin (mouse) okunu konu başlığının sayfasına getirip tıklayın, o sayfa açılsın. * Tekrar başa dönmek için Home tuşuna basın. İÇİNDEKİLER: SUNUŞ...3 GİRİŞ...5 OSMANAĞAGİLİN SOY AĞACI...6 MUHACİRLİK DÖNEMİ: YENİ BİR HAYATIN BAŞLANGICI: YAZARIN ÇOCUKLUK DÖNEMİ Babamın Eğitmenlik Dönemi: Çekilen Ekonomik Sıkıntılar: Mekanik Araçlar: Tarımda Araç Ve Gereç Üretimi: DÖNEMİ: İlkbahar Neşesi: Çocuk Oyuncak Ve Gereçleri: Yaz Ayları Uğraşıları: Poşalarla Tanışma Sonbahar Ve Kış Ayları Uğraşıları: Ev Yönetiminde Kadın Hizmetleri: Yoksulluk Yılları: Köy Yaşamının Cazip Yönleri: İlkokul Yılları: Kuraklık İle Mücadele: Köye Yeni Bir Okul Yaptırılması: İlkokuldan Mezuniyet: YAKIN MAHALLE KOMŞULARI DÖNEMİ:... 72

3 3 Ortaokul Günleri: Lise Günleri: DÖNEMİ: Üniversiteye Giriş Hazırlıkları: İlâhiyat Fakültesine Kayıt Yaptırma: Askeri Öğrenciliğe Geçiş: SONUÇ: SUNUŞ İnsan yaşlanınca, bir taraftan gücü kuvveti azalıyor diğer taraftan da düşüncelerinde, çocukluk günlerinin geçtiği yörelere dönük anıları hatırlayarak yaşamak istiyor. 30 yıllık görev süresi Adapazarı, Ankara, Tatvan, Sarıkamış, Kıbrıs ve İzmir de geçti. Her birinde iz bırakacak cinsten değişik hatıralarım oldu. Ancak - inanınız diğerleri değil - bu yaştaki hayalimi, köyüme dönük yaşantılarım şekillendiriyor. Yeğenim Kaan GÜNVER benden soyumuzda geçmiş atalarımızı tanımak isteğinde bulundu. Diğer yeğenim Hülya KARA da Dayı, hayatını konu alacak bir kitap yazar mısınız? diyerek geçmişi öğrenmek istedi. Ayrıca internet ortamında Bereket köyü sitesinde anılar yazılsın diye bir sayfa eklenerek halkımızla iletişim kurulmak istenmişti. İşte bu istekler, kitabın hazırlanmasında itici güç oldular. Fırsat buldukça internette Bereket köyü sitesini ziyaret edip olup bitenleri öğrenmeye çalışırım. Köyün tanıtımında güzel manzaralı fotoğraflar yerleştirilmiş. Kitat şenliklerine ilişkin fotoğrafta ise, etrafında köyümün güzel insanlarının yer aldığı açılmış bir afiş görülmekte Giysilerine dikkat ettim, şehir insanından hiçbir farkları kalmamış. Benim çocukluk

4 4 zamanındaki şal pantolonun yerini kot pantolonu almış; genç bayanlar güneşten korunmak için yazma yerine hasır şapka kullanmaya başlamışlar. Dağ başında afişli gösteri de neyin işareti! Görmeyeli uzun zaman oldu; meğer köyümün insanı büyük bir değişim geçirmiş. İşte bu değişimler ve gelecek nesillere tanıtım olmak üzere (köyümle irtibatlı bulunduğum dönemini kapsayacak şekilde) anılarımı kitaplaştırmak istedim. Umarım bu vesileyle meraklı hemşerilerimin kendi hatıralarını da tazelemiş olurum. Ayrıca o dönemde yaşamış insanlarımızın ne denli zorlukları aşmada gösterdikleri sabır ve gayretlerini dile getirmek istedim. Tanıtımda, o dönemde kullanılan isim ve kelimelerin şive farkı gidermeden olduğu gibi yazılmasına özen gösterdim. Kişi ve aileleri lakabı ile tanıtmaya çalıştım. Bu davranışla hiçbir kimseyi küçültmek, aşağılamak ve üzmek gibi bir niyet içerisinde değilim. Amacım isim benzerliği sebebiyle yanlış anlamayı önlemektir. Herkese karşı saygım büyüktür. Şunu da hatırlatmada yarar vardır: Dinimiz kötü lakapla çağırmayı yasaklamıştır. Yapanlar günah kazanmış olurlar. Nitekim Kur an-ı Kerim de: Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir (49. Hucurat Sûr/11) buyrulmuştur. Ne anlama geldiği bilinmeyen veya küçümsemek amaçlı bazı lakaplar, karşılıklı sohbet veya kişilerin tanıtımında maalesef kullanılmaya devam edilmektedir. Meselâ, tizirik (İzzet), modi (Mustafa), suret (Mustafa), konti (Rüstem), sırımlı (Rüstem), kaçık (Hüseyin) gibi Böyle lakaplarla yapılan hitap hiç de kişinin hoşuna gitmeyecektir. Oysaki bunun yerine

5 5 memleket veya sülâle isimleriyle yapılan hitaplar kişi üzerinde hoşnutluk yaratır. Örneğin, Hotlu Hasan (Yılmaz), Ünyeli Hasan, Başağa (Hafız), Molla Tacı, Kaim Çavuş gibi Köyümü görmeyeli 40 seneye yakın zaman geçti. Üstelik ikamet ettiğim bölgede köyümden kimse de bulunmamakta. Bu nedenle bazı isimleri hatırlamada hayli zorlandığımı söylemeliyim. Ne var ki, yardımıma kız kardeşim Hicriye yetişti ve özellikle komşu aile bireylerini hatırlatarak bu kitabın tamamlanmasına büyük katkı sağladı. GİRİŞ 1950 yıllarında olacaktı, dedem (Emin GÜNVER) den geçmişteki sülalemizi sordum; bildiklerini anlattı. Hatırımda kaldığı kadarıyla, dedemin dedesi Osman Ağa, tahmini 1860 lı yıllarda Gürcistan ın Ahıska Türk bölgesinden göç ederek Kılarcet e (Bereket köyüne) yerleşmiş. Ahıska dan iki kardeş iki aile olarak yola çıkmışlar, biri İşkinar (Ekşinar) da mülk edinip burada kalmış. Osman ağa ise Kılarcet te bir çiftlik arazisi edinip yaşamını burada devam ettirmiş. Anlaşıldığı kadarıyla Osman ağa ve sülalesi ticaretle uğraşıp hayli zengin olmuşlar. Çünkü Kılarcet te edindiği arazi genelde bir çiftlik arazisi görünümünde, yani çayır ve tarlalar hepsi bir arada bulunuyor. Rivayet edilir ki, gelirken atın heybeleri altınla dolu imiş; paraya acımadan bastırıp beğendiği mülkü satın alıp araziyi çiftlik haline dönüştürmüş. Osman ağa Ahıska da hayvan alım satım işleriyle uğraşmış; yani celepçilik yapmış. Bu mesleğini Kılarcet te de

6 6 devam ettirmiş. Topladığı büyükbaş hayvanları belirli süre beslemiş ve semizleşince de satmış. Bu maksatta Büyük dağ da köyün otlak arazisinden ayrı olarak bir otlak yeri edinmiş. (Yine 1950 li yıllarında olacaktı, öküzlere tuz yalatmak maksadıyla Büyük dağ a gittiğimde söz konusu otlağı da yerinde gördüm. Çobanların kulübe duvar taşları dahi halen duruyordu.) OSMANAĞAGİLİN SOY AĞACI

7 7 Emine Hüsnü Emine

8 8 Şemada da görüldüğü gibi Osman ağanın iki erkek ve iki kız çocuğu olur. Erkek çocukların birisinin ismi Hasan, diğerinin Süleyman dır. Hasan ın Gülsüm adında bir kızı dünyaya gelir. Gülsüm de Hasan Demirkan la evlenip Kaim ve Saliser adında iki çocuğu olur. Kaim in de Sultan la evliliği sonrası Gürsel, Nürsel, Halise, Naim ve Fatma adında beş çocuğu olur. Osman ağanın diğer oğlu Süleyman ise dedemin babasıdır. Dedem dünyaya gelmeden altı ay önce 25 yaşında iken vefat eder. Süleyman ında üç kızı bir oğlu olur. Kızların biri Sebahat, Cola da (Sakarya Köyü mahallesi) Recep efendi ile evlenir. Bu evlilikten Adem, Şaban, Osman, Hediye, Fadime ve Mesüde adında altı çocukları olur. Bunların da evlilik sonucu; (*Adem Gültekin+Dilfaz=Recep, Ulviye, Cevat, Nihat *Şaban Gültekin+Hamide= Osman, Cemalettin *Osman Gültekin+Gülfar=Aynur, Ayten, Mesüde, Zehra *Fadime+Yusuf Çiftçi=Lütfiye, Zekiye, Saniye, Müzeyyen, Türkan, Lütfi *Hediye + Mustafa Genç =( Çocuk yok) *Mesüde + Yakup Altunel= Sebahat, Hediye, Ayşe, Nazım, Kâzım) çocukları olur. Süleyman ın diğer kızı Nazife den de bir erkek (Ali Öztürk) ve iki kız (ve Tüntül) dünyaya gelir. Ali, Selime ile evlenip İsmail ve Mustafa adında iki çocukları olur. Emine de (Aşık) Adem Şentürk ile evlenir. Bunların da Hüsnü adında erkek çocukları olur. Sülâlenin yeni fertleri çoğaldıkça o güzelim çiftlik arazisi de bölüne bölüne küçülür. (Benim çocukluk döneminde araziden üç ayrı aile geçimlerini sağlamaktaydı: 1-Emin Günver, 2-Gülsüm Demirkan, 3-Ali Öztürk

9 9 Doğmadan yetim kalan dedem (Emin Günver) annesinin himayesinde büyür. Yaptığı ilk evlilik maalesef mutsuzlukla sonuçlanır. Çünkü nenemiz henüz gençliğin baharını yaşamadan vefat eder. Dedem bu defa Sagara (Sakarya) köyünden nenem Senem ile ikinci evliliğini gerçekleştirir. Bu evlilikten Selime, Sebriye, Sediye isminde üç kız ve Osman adında bir erkek çocukları olur. Bunların da: *Selime, Behlül Saraç ile evlenip = Saniye, Ahmet, Fadime, Hayri, Önser, Tüncer adında altı çocukları olur. *Sebriye, Ali Özkan ile evlenip= Lütfiye, Ahmet, Şaziye, İclel, Nahide adında beş çocukları olur. *Osman Günver, Şahsiye ile evlenip= Süleyman, Hicriye, Naziye, Metin adında dört çocukları olur. Bunların evlilikleriyle de yeni nesil; (*Süleyman+Hatice=Gonca, Gülcan, Şule Gülgün *Hicriye+ Zeki Kocareisoğlu= Şanver, Bülent, Ergun, Filiz *Naziye+ Rifat Demirci= Hülya, Sema, Demircan, Turgay *Metin+ Türkan= Kaan, Uğur) olarak çoğalır. *Sediye+ Molla Erdem= Bekir(ayrı anneden) Tekrar başa dönersek, dedem ve nenem hayatlarını köy yaşamının verdiği gönül hoşluğu içerisinde mutlu olarak sürdürürken kendilerini aniden beklenmeyen büyük bir sıkıntının içinde bulurlar.

10 10 MUHACİRLİK DÖNEMİ: Evet, 1914 Birinci Dünya Savaşı başlamıştır. Bir sonbahar günü bakarlar Ardanuç un değişik yörelerinden bazı halk grupları göç ediyorlar. Merakla niçin ve nedenleri sorduklarında savaş başlamış, Ruslar gelip buraları işgal edecekmiş! şeklinde bilgi edinirler. Sıkıntı ve üzüntüleri kat kat artar. Onlar da istemeseler de toplum psikolojisinin etkisinde kalırlar. Kış için hazırladıkları meyve ve zahireyi kilerlerinde bırakıp hayvanlarını da yanlarına alarak Hot a (Madenler köyüne) göçerler. Babam Osman (Günver) henüz beş yaşındadır. Bibim (halam) Sediye ise ondan daha küçük, henüz uzun yol yürüme aşamasına gelmemişler, ancak ablalarının sırtında taşınırlar. Kışı burada zor şartlar altında geçirirler. Ekmek ihtiyacı belirince gizlice tekrar Kılarcet e gelip sırtlarında ekin, un götürürler. İlkbaharla beraber Çoruh nehir yatağını takiben göç ederler. Hem kendi yiyecekleri hem de hayvanların yiyeceği aşılması zor sorun olur başlarına. Bu nedenle hayvanları kesip kesip yemek zorunda kalırlar. Yol yok iz yok; yatak yorgan ve birkaç kap kaçaklarını öküzlerin sırtında taşırlar. Çoruh nehrini takiben yolculuğun ilk durağı Tokat olur. Artık içlerinde Rusların korkusu kalmamıştır. Korkusuz bir nefes alma rahatlılığına kavuşurlar. Aile altı kişidir; bunların yemek ve barınma ihtiyaçları nasıl karşılanacaktır? Dedem ve nenen kolları sıvar gündelikçi olarak çalışmaya başlarlar. Ne var ki kötü talih arkalarını bırakmaz. Bu defa, Asker Alma Teşkilâtı nın genç erkekleri yakalayıp cepheye gönderdiklerine şahit olurlar. Dedemi de askere alırlar diye günleri korku ve tedirginlik içinde geçer.

11 11 Göçün ikinci durağı Amasya olur; bir süre burada kaldıktan sonra Merzifon a geçerler. Uzun süre burada kalırlar. İlk çocukları Selime artık büyümüş ve gelinlik çağına gelmiştir. Sahre (Ovacık) köyünden Behlül adında bir gençle evlendirirler Bolşevik ihtilâli sonucu Rusya da rejim değişikliğine gidilir. Dolayısıyla doğudaki Rus kuvvetleri nispeten geri çekilirken yerlerini Gürcü ve Ermeni milislerine bırakırlar. Bu fırsatı değerlendiren Doğu Cephesi (15 inci Kolordu) Komutanı Kazım (Karabekir) paşa, Eylül-1920'de taarruza geçip Misak-ı Milli sınırları içinde olan Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin, Batum ve Iğdır'ı alıp Gümrü'yü de işgal eder. Ermenilerle 3 Aralık 1920 Gümrü Antlaşması imzalanır. Fakat bir gün sonra Ermenistan ın Sovyetler Birliği yönetimine katılması sonucu Gümrü Antlaşması yürürlüğe girmez. Bunun yerine Moskova ve Kars Antlaşmaları yapılarak barışa geçilir. Bu sevindirici haber Artvin göçmenlerini bu defa dönüş hazırlıklarına başlatır. Dönüş güzergâhı, Merzifon- Samsun arası yürüyerek, Samsun- Batum arası gemi ile Batum- Ardanuç arası ise yine yürüyerek kat edilecektir. Yorgunluk, açlık, sıkıntı, hastalık hepsi bir arada kaderlerini oluşturur. Bu nedenle konaklama yerlerinde hem çalışıp ekmek parası elde ederken sözde dinlenmelerini sağlarlar. Nihayet hasretini çektikleri Kılarcet köyüne ulaşıp altı yıllık muhacirlik serüveni de böylece sonuçlanır. YENİ BİR HAYATIN BAŞLANGICI:

12 12 İyi de bundan sonraki yaşamlarını nasıl sürdürecekler? Barınacak bir yuva, yiyecek ekmek ve iş gördürülecek hayvana şiddetle ihtiyaçları vardır. Önceki evleri bakımsızlıktan viraneye dönüşmüştür Birinci Dünya Savaşı döneminde bazı aileler köyü terk etmez, bir bölümü de erken dönüş yaparlar. Bunlar kolayına geldiği tarlaları ekip biçerler. Bu arada dedeme ait bazı tarlaları da işlemişler. Köye döndüklerinde yardım severlik duyguları ön plana çıkar ve hububatın bir miktarını tarla sahibi dedeme verirler. Böylece bir yıllık ekmek ihtiyaçları karşılanmış olur. Peki, yaşamı destekleyen diğer ihtiyaçlar ne olacak? Zaman içerisinde öküz- inek gibi hayvanlarını da tedarik ederler. Bu ortamda Sebriye bibime de talip çıkar. Komşulardan Ali (Özkan) ile evlendirilir. Şimdi karşılarında oturacak bina ihtiyacı vardır. Bu maksatla altı ahor (ahır), üstü dört oda bir apteshane ( tuvalet) olacak şekilde ahşap bir bina yapmaya kalkışırlar. Fakat güçleri ancak ahır ve tuvalet ile iki odasını yapmaya imkân tanır. Hatta odaların iç yüzeyleri beyaz killi toprak ile sıvalı, dış cepheleri ise biri sıvalı diğeri sıvasız çakaturalı yani, iki parmak eninde aralıklı çakılmış tahta-bedevre- aksamın araları çamurla doldurulmuş bir düzenleme yapabilmişler. (1954 yılında olacaktı. Evimiz hayli eskimiş ve tehlike oluşturmaya başlamıştı. Bu defa üç tarafı taş duvar örülü ve üç odalı yeni bir ev yaptırıldı. Evin çatısı ise saç tabakalarla örtüldü. Bu uygulama sonradan köy halkına da örnek oldu.) Böyle olumsuzluklara rağmen 1926 yılında köyde ilkokul açılır. Lise öğrenimden terk, Ali Rıza adında bir genç öğretmen

13 13 olarak atanır. Tedrisat Arapça harflerle yapılmaktadır. Babam da (Osman Günver) 17 yaşında olduğu halde derslere katılır. Genç öğretmen, fantezi olsun diye öğrencilerine Fransızca öğretmeye kalkar. Az da olsa bazı isteklerini dile getirecek kadar yeni kelimeler öğrenirler. 1 Kasım 1928 tarihinde harf devrimi yapılınca okuma-yazma seferberliği de başlar. Fakat Türkçe yeni harflerle okuma yazmayı öğretecek elamana ihtiyaç duyulur. Bu maksatla Artvin de sınav açılır. Babam da, (Fransızcadan dolayı) daha önce öğrendiği Latin harfleri Türkçe kelimelere uygulamasını başarıp imtihanı kazanır ve Hezor (Hızarlı) köyüne okuma-yazma öğreticisi olarak atanır. Daha sonraki yıllarda Müker (Tepedüzü) köyünde görevini sürdürür. Bir akrabanın (Âdem Göksel) girişimiyle Diyagarmuş (Karlı) köyünde, anam Şahsiye yi görerek beğenir. Anam geçmişe dönük hatıralarında şu olaya yer verip gözyaşlarını tutamazdı: Anası, yani nenemiz çok hastadır. Buna rağmen ev halkı ondan danaları otlağa götürmesini ister. Fakat o anasının başından ayrılmak istemez. Israr üzerine huzursuz olarak danaları alır otlağa doğru yola çıkar, ancak yarı yolda dizlerinin bağı çözülür ve olduğu yere yığılır; içinden bir ses kendisine artık anasının bu dünyada olmadığını söyler. Hayvanları orada bırakır geri döner, gerçekten de anası bu dünyadan ayrılmıştır." Artık hayata bağlayan son destekçisini de kaybetmiştir. Böylece içinde ana-babadan yetim kalmanın burukluğunu yaşarken kader önüne yeni bir yaşam fırsatını çıkarır. Evet, anlaşma olur ve babamla annem evlenirken, babamın kız kardeşi bibim (halam) Sediye de dayım Molla Bek (Erdem) ile nikâhlanır. Böylece karşılıklı dünürlüğün verdiği rahat ve mutluluk yaşanır.

14 14 YAZARIN ÇOCUKLUK DÖNEMİ (Fotoğrafta, dedem Emin, nenem Senem, babam Osman, annem Şahsiye ben Süleyman ve kız kardeşim Hicriye görülmektedir - Mayıs 1939) Ben, 1933 yılında dünyaya gelmişim. Dedem, torunum askere geç gitsin de ezilmesin diye nüfusa kaydımı 22 Eylül 1935 olarak yazdırmış. (Kadere bak, 1,5 yıllık askerlik görevinden sakınırken 30 yıl süreyle asker olmuşum!) Dedem ve nenemin şefkati altında büyümüşüm. Sonradan öğrendiğime göre nenem beni sırtına alıp bir saat ötedeki Ovacık Köyündeki Selime bibime götürüp getirirken Nene bu tarla kimin? Bu çayır kimin? şeklinde devamlı soru sormuşum; O da cevap vermekten bıkıp Ola oğul sen ne yapacaksın kimin olduğunu, daha önce söylemiştim ya! dermiş. Ve bundan dolayı benim adımı sorgu- sual melaikesi koymuştu. Dedem de dost ve

15 15 tanıdık ziyaretlerinde kendisine ikram edilen meyve ve yiyecekleri yemez bana getirirdi. Dışarıdan gelişinde gözlerim, bir şey getirdi mi? diye hep ceplerinde olurdu. Her insanda olduğu gibi benim de geriye dönük hatırlamam ancak 1938 e kadar gider. Bu tarih önemli olduğu için belleğimde yer etmiş olacak. Bir sonbahar günüydü, üzerimde kalın Amerikan bezinden elde dikilmiş uzun don bulunuyordu. Nenemle beraber ayni mahalledeki Sebriye bibime (halama) gittik. Dışarıda puslu bir hava vardı. Nenemle bibim hüzünlü olarak kendi aralarında Mustafa Kemal Paşa ölmüş diye konuşuyorlardı. Bunların hüzünleri bir daha unutulmamak üzere hafızama kaydedilmiş. O tarih, 1938 Kasım ayının ikinci haftası olsa gerek. Benim doğumumdan kısa süre sonra babam askere gider. Babamı borazancı yaparlar. Yani askerin içtima (toplanma), eğitim, istirahat, yemek yeme ile yatma ve kalkma gibi emirle yapılacak işler borazan çaldırılarak ifa edilirmiş. İzinli olarak köye gelmiş fakat çok küçük yaşta olduğum için hatırlamıyorum. Yine, 1937 de dünyaya gelen kız kardeşim Hicriye nin doğumu da hatırımda değil. Babamın Eğitmenlik Dönemi: Öğrendiğime göre, 1937 yılında eğitim seferberliği kapsamında Kars ın Cılavuz beldesinde sonradan 'Köy Enstitüsü olacak tesislerinde Eğitmen Okulu açılır. Öğrencilere 3 ay süreli Eğitmenlik kursu verilir. Bir müddet sonra köyden babamla beraber Ali Öztürk emmi (amca) ile

16 16 Feyzullah Acar emmi (amca) da katılır. Kurs bitiminde kendilerine çalışacakları köylerde halka örnek olmaları yönünden tarımda kullanılacak demir aksamlı pulluk ve marangoz alet-edevatı verilir. Babam eve döndüğünde, üzerinde kalın kumaştan dikili kahve renkli elbisesi vardı. Bana da, ayağıma iskarpin ve üzerime bahriye eri üniformalı elbise almıştı. Elbiseyi bana giydirdiler. İki odanın arasındaki koridorda babam beni tutup sevmek için havaya kaldırdı, diğer ifadeyle hoplamasına aldı. Fakat benim naz ve mızmızlığım tuttu. Yere indirirken ayağımdaki kundura ceketin yan cebine takılarak sökülmesine sebep oldu. Şakayla karışık popoma bir tokat yiyerek yanından uzaklaştım. Dedem ve nenemin aşırı sevgileri beni oldukça şımartmış olacak ki, söz dinlemez olmuşum. Evin çatısına çıkar hem horozları kovalar ve hem de Tiryan! Tiryan! diye bağırdığımı hatırlıyorum. Ne anlama geldiğini ne ben ne de ev halkı bilmezdik. Ortaokulda ve Lisede Fransızca ve İngilizce derslerine başlayınca nenem, Ola oğul! Çocukken tiryan diye bağırırdın, ne olduğunu öğrenebildin mi bari? diye sordu. Hayır! Fakat ona yakın bir isim öğrendim: O da, Arnavutluk un başkenti Tiran diye cevapladım. Evde yaramazlık yapınca annem, Kahriman hortolozlarını bırakmış, geliyorlar, bağırma ki bize gelmesinler! diyerek beni korkuturdu. Hortolozu, karanlık ortamda dolaşan ve siyah pelerinli hayali bir varlık olarak algılardım. Öyle ki korkumdan geceleri dışarı dahi çıkamazdım. Daha sonraki yıllarda ölülerden korkar, özellikle geceleri mezarlıkların yanından geçemezdim. Babamın önce Örtiz (Örtülü) sonra Bereket Köyüne, Feyzullah emminin (amcanın) Sahre (Ovacık) Köyüne ve Ali

17 17 emminin (amcanın) da tayini Varthel (Meşe) Köyüne çıktı. Kursta edindikleri bilgi ve becerileriyle genelde ilkokulun birinci sınıfına, öğretmen atanmadığı takdirde üçüncü sınıfa kadar eğitmenlik yapacaklardı. Babam devamlı olarak birinci sınıf öğrencilerini yetiştirdi. Aylık ücreti ise 5 lira idi. O dönemde maaşlar aslı maaş esasına göre, yani hizmet ve tahsiline göre 5-60 lira arasında ödenirdi. Demek ki en üst derecedeki memurun aylık maaşı 60 lira kadarmış. Çekilen Ekonomik Sıkıntılar: Ülke birbirini takip eden (Balkan harbi, Birinci Dünya harbi, İstiklâl harbi ve İkinci Dünya harbi gibi) savaşlar geçirip yoksul, harap ve bitap düşmüştü. Her ne kadar İkinci Dünya savaşına fiili olarak katılmamış isek de ekonomik yönden ülke büyük yıkım altında kalmıştı. Özellikle köy yaşamında halkın nakit para kaynakları kısıtlı olup hayvan satımı ve tütün yetiştiriciliğinden ibaretti. Hububat satımı pek olmazdı. Hot ve Hezor lu komşular, meyve, zeytin ve zeytinyağı getirip karşılığında arpa- buğdayla takas yaparlardı. Bir de kışın Ardahan ve Göle den bazı kişiler gelip para karşılığı pekmez, pestil, dut ve erik kurusu, ceviz alırlardı. Ancak böylece köye para girişi olurdu. Fukaralığın kol gezdiği ortamda babamın aldığı 5 liralık ücret büyük bir nimet sayılmıştı. Peki, para nerelerde kullanılırdı? Gazyağı, mum, sabun, şeker, çay, kibrit, çapula (yemeni), bez, pamuklu dokuma ve kadın giyecekleri gibi temel ihtiyaçların giderilmesinde. Çapula (ayakkabı)yı herkes ancak özel günlerde giyebilirdi. Genelde erkekler çalışırken kurban derilerinden yaptıkları üzerleri sırımlı (deri ip) çarıkları giyerlerdi li

18 18 yıllardan itibaren de kamyon lastiğinden üretilmiş lastik ayakkabı giyilmeye başlandı. Ne var ki, yün çorapla dahi ayaklarımızı yara yapıp acı çektirirdi. Neden bu sıkıntılara katlanılırdı? Çünkü para yokluğu bunu zorunlu kılmaktaydı. O zaman erkek-kadın iç çamaşırları hazır alınmaz, Sümerbank üretimi patiska ve pazen veya Amerikan bezi dokumalar satın alınıp elde dikilerek giyilirdi. Erkeklerin dış urbaları (giysileri) ise şal dokumadan yapılırdı. Siyah koyunyünleri yıkanıp demir taraktan geçirildikten sonra bükülerek iplik yapılırdı. Tezgâhlarda dokunur, sıcak suda ayakla tepildikten sonra şal dokuma halini alınca terziye götürülüp pantolon-ceket (astarsız) diktirilirdi. Genelde, şehirde görevli memurlar dışında kimsenin sırtında fabrika mamulü kumaştan yapılı urba görülmezdi. Bizim evde de Dokuma tezgâhı vardı. Genelde sonbahar ve kış aylarında nenem ve anam satın alınan koyunyünlerinin beyazını değişik renklere boyayıp tezgâhta dokurlardı. İhtiyaca göre ya cecim (sergi) veya çuval yapılırdı. O dönemde halı- kilim yoktu; misafir ağırlamalar cecim ve minderler üzerinde yapılırdı. Koyunyününün siyah olanından da şal dokurlardı. Ayrıca bazı aileler eskimiş urbalarını atmaz, bunları çaput kilim dokumada kullanırlardı. Peki, keçi kılından nasıl yararlanırdı? Kızakla ot, arpa- buğday sapı, kışlık odun gibi ihtiyaç maddelerini taşırken, bunları sarıp dökülmesini önlemek için uzun urgana ihtiyaç duyulurdu. Urgan ise keçi kılı veya kendir(kenevir) bitkisinin gövdesinden çıkarılan iplikler bükülerek yapılırdı. Bu nedenle hayli sert olan urgan köy yaşamı için en çok aranan bir malzeme idi. Genelde her ailenin birer urganı bulunurdu.

19 19 Anamın gençlik yıllarında idi; ipek böceği yetiştirmesine heves etti. Ziraat Müdürlüğünden alınan ipekböceği tohumlarının ılık ortamda tırtıl olmasını sağladı. Onları her gün önce çinçar (ısırgan otu) yaprağı, daha sonra da dut yaprağı yedirerek büyüttü. Sonra da kozalardan ipek ipliği elde edip tezgâhta dokudu. Elde ettiği ipekli dokumadan da bir adet yatak örtüsü ile bana ve babama birer gömlek dikti. Mekanik Araçlar: Yine o dönemde köy hayatında yaşamı kolaylaştıracak teknoloji ürünü mekanik alet ve edevata pek rastlanmazdı. Olanlar da, bildiğim kadarıyla un değirmeni, harman makinesi, süt makinesi, saç kesme makinesi, dikiş makinesi, dokuma tezgâhı, Tak-tak ve Çalar Saat dan ibaretti. Dadurgil de Mustafa emminin (amcanın), Tikmanet te Abdurrahman Ağanın, Medetgiller in yakınında da bir olmak üzere üç adet un değirmeni vardı. Ancak İlkbahar aylarında karlar eriyip dere suları çoğalınca çalışırlardı. Diğer zamanlarda ise, ya Sahre deki veya Aravet deki değirmenlerden istifade edilirdi. Ha! Değirmenin görevi sadece tahılı un yapmakla sınırlı değildi. Anneler gözü şaşı bebeklerini, şimdiki gibi doktora değil, değirmene götürüp su çarkına baktırırlardı. Su çarkının çalışması bebeğin ilgisini çekip iki gözü ile dikkatle bakmasını sağlardı. Birkaç kez tekrar edilen bu uygulama sonucu şaşılık düzelirdi. Salihağa mahallesinde harman makinesi Mollagilin, süt makinesi de Beycan usta ile Mahmutağagilin vardı; bedeli karşılığı kullanırdık. Dikiş makinesi de Şatirgilde Şefike

20 20 yengenin oğlu Hilmi nin vardı; erkek dış urbaları burada dikilirdi. Kadın elbiseleri terzi tarafından değil, evde herkes kendi entarisini elde dikerdi. Dokuma tezgâhları ise bazı ailelerde olup genelde şal ve ipekli dokumalarda kullanılırdı. Hemen hemen her evde çalar saat vardı; fakat yine de sabahın habercisi horozlar olurdu. Adına Tak-tak dediğim düzeneği bugünkü nesil bilmeyebilir. Oldukça ilginç bir aletti. Şöyle ki; tahmini 50 cm uzunluğunda bir ağacın bir ucu ovularak kepçe haline getirilir, diğer ucu tokmak yapılır ve ortası da delinerek çomak geçirilirdi. Daha sonra da yanlardaki destek sütun görevi görecek taşların üzerine yerleştirilirdi. Tokmağın alt düzeneğine boş teneke veya birkaç eskimiş at nalı takılırdı. Arktan su akarken önce kepçeyi doldurur ve aşağıya sarkmasını sağlar; bu defa kepçeden su boşalınca ağacın daha ağır olan tokmak kısmı alttaki tenekeye çarparak yüksek ses çıkarırdı. Bu düzenek mahallenin üst yerinde kurulmasına rağmen geceleri en aşağıdaki evlerden dahi duyulurdu. Peki, ne işe yarardı? Özellikle yaz aylarında geceleri lazut (mısır) yemek üzere tarlalara inen yabani domuz hayvanlarını korkutup uzaklaşmalarını sağlardı. Tarımda Araç Ve Gereç Üretimi: Babam dere kenarlarından kesip getirdiği ağaç çubuklarını örerek iki çeşit sepet yapardı. Biri, ince çubuklardan örülü sırt sepeti ki, bununla kışın hayvanlara ot- saman; diğeri de adına zar denen daha kalın çubuklardan örülen sepet ise, tarlalara ahpun (gübre) ile hasat sonrası mısır koçanları ve kabak

21 21 taşımada kullanılırdı. Sırt sepeti ayrıca, yaz aylarında pekmez yaparken haşlanmış dutların preslenerek süzülmesi işleminde de kullanılırdı. Tarımda kullanılan ağaç aksamlı kızak, gem, boyunduruk, kirkal, tırmık, yaba, dirgen, çift (saban) ile balta ve kazma saplarını herkes kendisi üretirdi. Ancak demir aksamlarını Aslan Ustaya yaptırırlardı. Geçmişe dönük o günleri hatırlayınca, neden, basit olan tahta tekerlekli kızaklar yapıp kullanılmadığı konusuna bir türlü anlam veremiyorum. Köyün konumu meyilli, özellikle tarlalardan ekin sapları yokuş yukarı bu tür kızaklarla taşınsaydı, hem öküzler zorlanmayacak ve de her defasında daha fazla yük taşınabilecekti! O dönemlerde kimsenin evinde sandalye ve masa bulunmazdı. Genelde minderler üzerine oturulur arkaya konulan yastıklara yaslanılırdı. Bazı evlerde de divan işlevini gören sekiler vardı; üzerine minderler serilir, arkalarına kanaviçe işlemeli yastıklar konulurdu. Has misafirler bunlar üzerinde ağırlanılırdı DÖNEMİ: Her çocuğun olduğu gibi benim çocukluğumun ilk dönemleri de sorumsuz bir havada arkadaş ortamında eğlenerek geçti. Mahallede yeterli miktarda yaşıtlarım vardı. İlkbahar Neşesi: Nisan ayından itibaren karlar eriyince neşemiz artardı.

22 22 En çok hoşuma giden de yer elması çıkarıp yemekti. Anam çayırları dolaşır, bazı otları toplar (Radika ve Madımak gibi) bulgur karışık bir tür yemek yaparak yerdik. Ne de olsa kış bahara kadar yeşil sebzeden mahrum kalmıştık. Sonra adına gımı denen bitkiden de turşu kurardı; çok lezzetli olurdu. Nisan ayının sonlarına doğru ekili tarlalardan adına pampara denen sütlü bitkiyi toplar iyice yıkandıktan sonra üzerine hafif tuz döküp yerdik, lezzetine doyum olmazdı. Daha sonraları oluştuğunda galo denen otun kökü ile yaprakları dikenli adını bilmediğim çiçekleri sarı, lahana gibi top baş bitkinin de gövde kabuklarını soyar sap kısmını yerdik; Havuç un tadına benzerdi. Arpa ve mısır ekimi için tarlalar çift (sapan) la sürülürken gözler açılan arklarda konti yi arardı. Konti, bir bitkinin kökünde oluşan yumru idi. Kabuğunu soyar içini yerdik; çok lezzetli olması nedeniyle aranır bir meyve idi. İlkbahar her yönüyle cana can katan bir mevsim olarak algılanır. Genelde kuzu ve danalar bu mevsimde doğarlar. Bu ne demektir? Bu, beslenmenin en kolay ve yararlı olanı, yani süt-yoğurt, peynir ve tereyağı gıdasına kavuşmak anlamına gelirdi. Vücudun protein ihtiyacı da böylece karşılanırdı. Çocuk Oyuncak Ve Gereçleri: İlkbaharın çocuklar nezdinde diğer bir beklentisi, uçurtma uçurma hevesidir. Babam çarşıdan özel kâğıt alıp üç adet tahta çıtayı daire olacak şekilde ortasından üst üste getirip iple tuttururdu. Sonra geniş ambalaj kâğıdını üzerinden geçirerek hamurla yapıştırırdı. Arkasına uzun bir kuyruk ekleyip bir ip yumağına bağladıktan sonra rüzgârlı havada uçururdu. Daha

23 23 sonra da ip yumağını elime verip uçurtmaya yaptırdığım numaraları uzaktan seyrederdi. Yaşım gelişince artık uçurtmayı kendim yapıp yaşıtlarımla beraber uçururduk. Yine çocukluğumun ilk yıllarında ok atan bir düzeneğim vardı. Sözde tüfek görünümünde bir tahtaya yay işini görecek iki ucuna bağlı iplikten oluşan çubuk geçirilir ve ipliği gerer hedefe oku fırlatırdım. O zaman bu silâha Tatarok derdik. Bir defasında da babam beni sevindirmek için çarşıdan mantar tabancası almıştı. Gezdiğim yerlerde patlatıp heyecan duyardım yıllarında da tahta aksamlı tabanca yapmaya başladım. Tabanca mermisi boş kovanına 15 cm şemsiye demirinden üretilmiş namluyu monte ederek kendi tabancamı yaptım. Düğün ve eğlence yerlerinde namluya barut doldurup tetiği çekince patlardı. O dönemde yandan tetikli av tüfeği vardı; benim tasarlayıp yaptığım tabanca tıpkı buna benzerdi. Tetik düzeneği, özel lastikle mekanik bir hal almıştı. Elbette görenlerin takdir ve hayranlıkları bizleri de mutlu ederdi. Diğer bir oyuncağım şimdikilerin isimlendirdiği Rüzgârgülü idi. Halk arasında pırpır diye bilinirdi. 3 cm eninde, 30 cm uzunluğunda bir tahta parçasını meyilli olarak yontup ortasını deldikten sonra başka bir çubuk veya ağaca monte ederdik. Rüzgâr esince pırpırı çevirir ve biz çocuklar da bundan haz duyardık. Özelikle yaylaya çıkınca uzun sırıkların ucuna pırpırı takar ağılın çeperine sırığı bağlayıp dönmeye başlayınca bizlerin havasına diyecek kalmazdı. Her ağılda dönen birer pırpır, gören gözler için hoş manzara oluştururdu. Siz hiç şuluppa adında bir oyuncak duydunuz mu? Mayıs ayında kuzu ve dana otlatmak üzere ardıçlı kırsala giderdik. Her erkek çocuğun elinde birer şuluppa bulunurdu. Şuluppa, 15 cm

24 24 uzunluğunda özeği çıkarılmış bir ağacın gövde parçası idi. Ardıçın meyvesi ile bir deliği kapatıp diğer deliğine başka meyve koyarak hazırlanmış özel çubukla ittirilince pat diye ses çıkarırdı. Hele birbirimize hedef alıp atış yapmamız hayli eğlenceli olurdu. Diğer bir eğlencemiz çelik çomak oyunu idi. İlkbahar ve Sonbahar dönemlerinde çayırlarda hayvan otlatırken en çok başvurulan eğlenceydi. Bu maksatla kullanılmak üzere özel çomak (değnek) edinirdik. Erkek çocuklar arasında moda olan bir oyuncak da topaç çevirme idi. Ağaçlardan özenle yaptığımız topacın ucuna da kabara çakıp renklere boyardık. Bir sopanın ucuna bağlanan iple çevirmeye başlayınca uzun süre dönmesi devam edip bizleri coşkulu kılardı. Kış aylarında lapa lapa yağan karlar her tarafı beyaza bürüdüğünde köy halkını da evlerinde oturmaya zorlardı. Ama çocuklar böyle değildi. Güneşli günlerde kızağını alan erkek çocuklar meyilli arazide kızak kayma yarışı yaparlardı. Ayrıca atkuyruğu kıllarından yaptıkları tuzakla kuş avlarlardı. Kılları imlik yapıp iki ucunu monte ettikleri tahtanın da ağır olmasına dikkat ederlerdi. Çünkü tuzağa yakalanan kargalar tahtayı da beraberlerinde götürürlerdi. Böylece çocuklar kendilerine bir meşguliyet bulup günlerini gün etmenin zevkini yaşarlardı. Peki kız çocukları ne yapardı? Onlar da evlerde çupra yapıp oynarlardı. Çupra, kalem boyu bir çubuk üzerine renkli bezler sarılmış çocuk görünümlü oyuncaktı. Bu arada bir de yaptığım yaramazlıktan bahsedeyim: Tahminen 8-9 yaşlarında iken elime geçirdiğim piyade tüfeği boş kovanı ile evin duvar sıvası toprağı kazıtıp ağzım sulanarak

Mevsimler & Giyisilerimiz. Elif Naz Fidancı

Mevsimler & Giyisilerimiz. Elif Naz Fidancı Mevsimler & Giyisilerimiz Dünyamızın Güneş çevresinde dönmesiyle mevsimler oluşur ur. Türkiye de bir yılda 4 mevsim yaşarız. Mevsimler Đlkbahar Yaz Sonbahar Kış Đlkbahar Yılın ilk mevsimidir. Ayları; Mart,

Detaylı

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır? İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI Mevsimler Geçtikçe Doğadaki Canlıların Yaşam Biçimleri de Değişir Konusu İle İlgili Neler Biliyoruz? Ece S. : Yaz mevsimi olunca hayvanlar daha da heyecanlanır.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Kızılay Haftası (29 Ekim 4 Kasım) Atatürk Haftası (10-16 Kasım) Öğretmenler Günü (24 Kasım) SERBEST ZAMAN

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME Diyetiniz günlük enerji gereksiniminize

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası(10 Aralık) Yeni Yıl (31 Aralık-1 Ocak) Yerli malı Haftası SERBEST ZAMAN ETKİNLİKLERİ

Detaylı

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde.

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde. 1. a) Bende yapışık, sende yapışık Çam ağacı çamda yapışık. b) Sende de var, bende de var Bir kuru çöpte de var. c) Arifsiniz, zarifsiniz Kendinizi neden bilirsiniz? 2. a) Ağzı var, dili yok Canı var,

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

T.C. KÜTAHYA TİCARET BORSASI A Y L I K B Ü L T E N BÜLTEN NO : 10 SAYFA NO : 1

T.C. KÜTAHYA TİCARET BORSASI A Y L I K B Ü L T E N BÜLTEN NO : 10 SAYFA NO : 1 BÜLTEN AYI : EKİM 0 BÜLTEN NO : 0 SAYFA NO : HUBUBAT BUĞDAY BUĞDAY 0,5 0,70 0,59.06.95 KG 6.58.889,89 HMS BUĞDAY 0,59 0,90 0,6 4.64.470 KG.94.97,6 HTS BUĞDAY 0,58 0,59 0,58 5.800 KG 5.000,00 K.A.G.T BUĞDAY

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MART AYI 3. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MART AYI 3. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MART AYI 3. HAFTASINDA NELER YAPTIK? SERBEST ZAMAN Çocuklara sporun önemi anlattık ve her sabah spor yaptık. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmenenimizin rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

MADDENİN ÖZELLİKLERİ

MADDENİN ÖZELLİKLERİ Çevremizde gördüğümüz, dokunduğumuz, kokladığımız birden çok varlık vardır. Az veya çok yer kaplayan her varlık madde olarak adlandırılır. Çiçekler, kalemimiz ve hatta bizde birer maddeyiz. Peki, çevremizde

Detaylı

T.C. KARAMAN TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat MISIR 604.80 KG 1

T.C. KARAMAN TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat MISIR 604.80 KG 1 HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK T.C. Sayfa: 1-15 ARPA YEMLİK MTS 0.25 0.35 0.2992 116,60.00 KG 3,893.73 1 ARPA YEMLİK TTS 0.28 0.61 0.311 572,115.00 KG 195,152.60 35 ARPA YEMLİK ı: 230,06.33 9 ARPA ı 230,06.33

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

4-8 MAYIS 2014-2015 / SAYI 32 CAMBRIDGE KOLEJİ

4-8 MAYIS 2014-2015 / SAYI 32 CAMBRIDGE KOLEJİ 4-8 MAYIS 2014-2015 / SAYI 32 CAMBRIDGE KOLEJİ LİDERLERİN OKULU DOĞA KAŞİFLERİ KAMPTA! Öğrencilerimiz 5 ve 7 Mayıs 2015 tarihlerinde Şile Sahilköy de düzenlenen Doğa Kampları ile doğayı keşfe çıktılar.

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

ÇIĞ ÖNCESİNDE ÖNCELİKLE ÇIĞ BÖLGELERİNE YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ KURULMAMALI. ÇIĞ VE SEL YATAKLARINDA VAR OLAN YAPILAR DERHAL KALDIRILMALI.

ÇIĞ ÖNCESİNDE ÖNCELİKLE ÇIĞ BÖLGELERİNE YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ KURULMAMALI. ÇIĞ VE SEL YATAKLARINDA VAR OLAN YAPILAR DERHAL KALDIRILMALI. ÇIĞ VE KORUNMA ÇIĞ ÖNCESİNDE ÖNCELİKLE ÇIĞ BÖLGELERİNE YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ KURULMAMALI. ÇIĞ VE SEL YATAKLARINDA VAR OLAN YAPILAR DERHAL KALDIRILMALI. Mevcut yapılar, çığ bölgesinden kaldırılana kadar

Detaylı

T.C. DÜZCE TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. - 31/10/2014 Şube Adı: Sayfa: 1-10 Maddelerin Cins ve Nev'ileri. Ortalama Fiyat.

T.C. DÜZCE TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. - 31/10/2014 Şube Adı: Sayfa: 1-10 Maddelerin Cins ve Nev'ileri. Ortalama Fiyat. Sayfa: 1-10 HUBUBAT ARPA ARPA BİRALIK ARPA MTS 0.67 0.88 0.7807 7,450.00 KG 5,816.23 83 ARPA BİRALIK ı: 5,816.23 83 ARPA YEMLİK ARPA YEMLİK MTS 0.68 0.68 0.6786 2,560.00 KG 1,737.22 1 ARPA YEMLİK ı: 1,737.22

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

Türkçe. 1. Hafta. 1. Sınıfı Hatırlıyorum. 1 Bilgin, hangi özellikleriyle övünürmüş? 2 Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazmış? 3 Bilgin, nasıl bir çocukmuş?

Türkçe. 1. Hafta. 1. Sınıfı Hatırlıyorum. 1 Bilgin, hangi özellikleriyle övünürmüş? 2 Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazmış? 3 Bilgin, nasıl bir çocukmuş? 1. Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe 1. Hafta Aşağıdaki metni iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. BİLGİN Bilgin, sürekli açıkgözlülüğü ile övünen bir çocuktu. Sinemada bilet alırken, otobüs,

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

EKİM 2015 ÜRÜN LİSTESİ

EKİM 2015 ÜRÜN LİSTESİ EKİM 2015 ÜRÜN LİSTESİ ADETLERİ YAZ OTOMATİK TOPLASIN ÜRÜNLER Birim Fiyat Özel Not ADET / KG ZEYTİNYAĞLARI ZEYTİNYAĞI MENGENE 3 LT PET ŞİŞE 48,00 TL YENİ ÜRÜN ZEYTİNYAĞI MENGENE 5 LT PET ŞİŞE 80,00 TL

Detaylı

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz.

MEVSİM İLKBAHAR SAĞLIKLI YAŞAM. İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. MEVSİM İLKBAHAR İlkbahar mevsiminin özelliklerini öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde meydana gelen değişiklikleri öğreniyoruz. İlkbahar mevsiminde hayvanların yaşayışlarında meydana gelen değişiklikleri

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ 4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomi: İnsanların geçimlerini sürdürmek için yaptıkları her türlü üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketim faaliyetlerinin ilke ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına ekonomi denir.

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

MART AYINDA ÖĞRENDİĞİM DİL GELİŞİM ÇALIŞMALARI

MART AYINDA ÖĞRENDİĞİM DİL GELİŞİM ÇALIŞMALARI 1 MART AYINDA ÖĞRENDİĞİM DİL GELİŞİM ÇALIŞMALARI ŞARKILAR ÇANAKKALE MARŞI Çanakkale İçinde Aynalı Çarsı, Ana Ben Gidiyom Düşmana Karsı. Of Gençliğim Eyvah. Çanakkale içinde vurdular beni. Ölmeden mezara

Detaylı

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER VE ALKALİ GIDA LİSTESİ ph değerinin sağlığımız için önemi nedir? Asidik bir vücut hastalıkları kendine çeken güçlü bir mıknatıstır. Bu nedenle de vücudun ph

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13 NİSAN PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13-17 NİSAN 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

Yönler ve Yön Bulma. Yönler ikiye ayrılır.

Yönler ve Yön Bulma. Yönler ikiye ayrılır. Yönler ve Yön Bulma Nerede olduğumuzu anlatmak, bir yeri bulmak veya bulunduğu yeri tarif edebilmek için yönleri kullanırız. Yön, belli bir noktaya göre, bir yerin bulunduğu taraftır. Evimizin, okulumuzun,

Detaylı

Tip 2 Diyabet Hastaları için. Beslenme Kılavuzu*

Tip 2 Diyabet Hastaları için. Beslenme Kılavuzu* Tip 2 Diyabet Hastaları için Beslenme Kılavuzu* Değerli hastalar, Hazırladığımız bu kısa kılavuz ile size günlük hayatınızda tüketeceğiniz gıda maddelerini seçerken, yönünüzü daha iyi belirleyebilmenize

Detaylı

Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi

Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi OCAK Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, istrongilos, levrek, Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, kara turp, kırmızı turp

Detaylı

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ * YAZ MEVSİMİ Yaz mevsimi aylarını öğrenme. Yaz mevsimi panosu hazırlama. Yaz mevsiminde meydana gelen değişiklikleri söyleme. Yaz mevsiminin meyve ve sebzelerini tanıma.

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat. Ortalama Fiyat MISIR 0.55 0.5500 39,050.00 KG 21,477.50 1

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat. Ortalama Fiyat MISIR 0.55 0.5500 39,050.00 KG 21,477.50 1 HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK - 31/0/2014 T.C. Sayfa: 1-13 ARPA YEŞİL MTS 0.0 0.0 0.000 11,200.00 KG,600.00 1 ARPA YEMLİK ı:,600.00 1 ARPA ı,600.00 1 MISIR MISIR MISIR MTS 0. 0. 0.00 39,00.00 KG 21,477.0 1

Detaylı

.. Özel Eğitim Uygulama Merkezi. Kaba Değerlendirme Formu

.. Özel Eğitim Uygulama Merkezi. Kaba Değerlendirme Formu .. Özel Eğitim Uygulama Merkezi Kaba Değerlendirme Formu Öğrenci Adı-Soyadı: Değerlendirme Tarihi: Sınıfı: Değerlendiren: AMAÇLAR +/- AÇIKLAMA 1. Ellerini yıkar. 2. Ellerini kurular. 3. Yüzünü yıkar. 4.

Detaylı

A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı

A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı 8CD 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET ADI SOYADI: SINIF: TARIH:.. 1. Eşyalardan hangisi oturma odasında bulunmaz? A) kanepe B) televizyon C) masa D) buzdolabı 2. Ağaç nerede? A) bahçede B) yatak

Detaylı

İdari Durum. İklim ve Bitki Örtüsü. Ulaşım

İdari Durum. İklim ve Bitki Örtüsü. Ulaşım . İdari Durum İlçemizde belediye teşkilatı 1884 yılında kurulmuştur. İlçeye bağlı 16 mahalle muhtarlığı bulunmaktadır. Mezra ve oba mevcut değildir. İklim ve Bitki Örtüsü İnönü Marmara, Ege ve İç Anadolu

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

Menüde sosluklar getirilmelidir. Yemekten sonra çay veya kahve servisi yemeğe dâhil olan içecektir.

Menüde sosluklar getirilmelidir. Yemekten sonra çay veya kahve servisi yemeğe dâhil olan içecektir. TÜRK SERVİS USULÜ 1-Türk servisinin özellikleri: Türk gelenek ve göreneklerini yansıtan servis usulüdür. Yemekler hazır porsiyonlar seklinde servis edilir. Tekerlekli geridonda servis yapılır. Alışıla

Detaylı

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır?

TÜRKÇE. NOT: 1. 2. 3. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. cümlesinin sonuna hangi noktalama işareti konmalıdır? TÜRKÇE Hiçbir zaman elinde sapan olan bir arkadaşım olmadı. Daha doğrusu, öyleleri ile arkadaşlık yapmadım. Çünkü minicik bir kuşun canına kıyarken acıma duygusu olmayan kişi, zor duruma düşene elini uzatmaz.

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

timasokul.com / bilgi@timasokul.com

timasokul.com / bilgi@timasokul.com OKUMAYI SEViYORUM DiZiSi zç Yayın Yönetmeni Savaş Özdemir Hazırlayan Reşhat Yıldız Kapak Tasarım M. Aslıhan Özçelik Grafik Tasarım M. Aslıhan Özçelik Esra Bayar Resimler shutterstock.com Sevengül Sönmez

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK Sağlıklı bir

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ

YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ EK A YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ.... 1 ÇOBAN KAVURMA.... 2.. PATATES.. 2 SULU İZMİR KÖFTE YEŞİL BİBER. SALÇA... 2... 0,25 Adet Maydanoz 10 Demet 3

Detaylı

Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir

Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir DEFNE Latince ismi : Laurus nobilis Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir Defne Bitkisi: Anavatanı Asya olan Defne,

Detaylı

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2012 Sayı:7 ISNN: 2146-281X Tilki Tilki Baksana Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri

Detaylı

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir. TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda

Detaylı

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ.İLKBAHAR HAFTASI.SAĞLIK HAFTASI.POLİS TEŞKİLATI HAFTASI.23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI YARATICI ETKİNLİK: İlkbahar konumuz ile ilgili artık malzemelerden(su şisesi,pul,boncuk

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

Riva s Club Anadolu dan malzemeler ile sizlere klasik Ramazan Sofralarını hatırlatan bir menü hazırladı.

Riva s Club Anadolu dan malzemeler ile sizlere klasik Ramazan Sofralarını hatırlatan bir menü hazırladı. Ramazan ayı; sadece Müslüman toplulukların uyduğu bir ibadet yada yüzyıllardır sürdürülen bir geleneğin nostaljik yansıması değildir. Ramazan ayı; israf etmemeyi, açı, toku, hastayı, yaşlıyı düşünerek

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KELEBEK GRUBU

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KELEBEK GRUBU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KELEBEK GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ,neleri edemez KIZILAY HAFTASI DÜNYA SİNEMA GÜNÜ DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ ÖĞRETMENLER GÜNÜ 10 KASIM ATATÜRKÜ ANMA HAFTASI SONBAHAR-RÜZGÂR-ŞEMSİYE

Detaylı

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin?

Minti Monti. Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir. Yelkenli Tekneler. Nasıl Yüzer, Bilir misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Yaz 2013 Sayı:10 Ücretsizdir ISSN: 2146-281X Yelkenli Tekneler Nasıl Yüzer, Bilir misin? Yelkenli teknelerle ilgili bilmeniz gereken 5 şey Dev gemiler nasıl

Detaylı

Tarım Sayımı Sonuçları

Tarım Sayımı Sonuçları Tarım Sayımı Sonuçları 2011 DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ İstatistik ve Araştırma Dairesi Ocak 2015 TARIM SAYIMININ AMACI Tarım Sayımı ile işletmenin yasal durumu, arazi kullanımı, ürün bazında ekili alan, sulama

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri. Sohbetler

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri. Sohbetler Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *19-22 Nisan Dünya Kitap Günü hakkında sohbet ediyoruz. *Kitap nedir? *Kitap ne işe yarar? Faydaları nelerdir? *23 Nisan tarihi

Detaylı