12 EKİM DÜNYA ARTRİT GÜNÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "12 EKİM DÜNYA ARTRİT GÜNÜ"

Transkript

1 2.ULUSAL VAKALAR İLE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ SEMPOZYUMU (ROVAG II) MART 2012 DE ROVAG Sempozyumu Romatoloji vakalarını katılımcı ve dinamik bir ortamda interaktif olarak tartışarak, vakaların tanısı - tedavisi - takibi konularında temel yaklaşımımızı geliştirmek ve ilgili konuda güncel bilgileri katılımcılara sunmak amacıyla Mart 2012 tarihleri arasında Mardin de yapılacak. Romatoloji öğretim üyeleri takip ettikleri vakaları katılımcı hekimler için seçerek öğrenmeyi zevkli hale getirecek bir formatta sunacaklar ve bu vakayı diğer Romatoloji öğretim üyelerinin farklı yaklaşım tarzlarıyla değerlendirecekler. Romatizmal Hastalıklar Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin YIL : 1 SAYI : 2 EKİM - KASIM - ARALIK OCAK EKİM DÜNYA ARTRİT GÜNÜ HASTA YÜRÜYÜŞÜ İLE VURGULANACAK Dünya Artrit günü dolayısı ile Romatizmal hastalıklara dikkat çekmek amacıyla 15 Ekim 2011 cumartesi günü hastalar ve hekimler Gaziantep te sağlık için birlikte yürüyüş yapacaklar. editörden Bu sayıda neler var? Doç. Dr. Bünyamin KISACIK Gaziantep üniversitesi, Romatoloji Kliniği Değerli okuyucular bizi takip edenler biliyorlar, bu ikinci sayımız. Aslında pek çok dergi ve gazeteler için ilk birkaç sayı çok önemlidir. Çünkü ilk birkaç sayı o dergi yada gazetenin devam edip etmeyeceğinin göstergesidir. İlk sayımızdan çok iyi geri dönüşler aldığımız için dergimiz çıkmaya devam edecek. Sabahları polikliniğin önünden geçerken hastaların ellerinde dergilerini alıp okuduklarını görmek, zamanlarını boşa harcamadıklarını farketmek bizi çok mutlu ediyor. Bu sayımızda Hacettepe Üniversitesi Romatoloji Kliniği, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Romatoloji Kliniği ve Trakya Üniversitesi Romatoloji Kliniklerini tanıtacağız. Muhteviyatı çok zengin köşe yazıları, hemşire sayfası ve sizden gelenlerle keyifle okuyacağınız bir dergi bulacağınızı ümit ediyorum, tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum. ER N İÇİ D İL EK SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOZUS (SLE) Prof.Dr.Mehmet Sayarlıoğlu Değerli okuyucular, Gazetemizin bu sayısında sizlere sistemik lupus eritematozus (SLE) hastalığı hakkında bilgi vereceğim. Hastalığın daha iyi anlaşılması için yazımı soru-cevap şeklinde hazırladım. Hastalığın belirtilerinin çok zengin olması nedeniyle bu yazıda daha çok sık görülen bulgulardan bahsedilecektir. DEVAMI SAYFA 2 DE SABIR İNSANLARI SKLERODERMA HASTALARI Doç.Dr. Ahmet Mesut Onat Romatoloji, sıklıkla çok zor hastalıklarla uğraşan ve içinden çıkılamayacak kadar karışık şikayetlerle ilgilenen bir bilim dalıdır. Hiç ummadığınız sorunların ve bunun romatizma ile ne alakası var diyebileceğimiz durumların altında romatolojik bir hastalığın olması, çok karşılaştığımız bir durumdur. DEVAMI SAYFA 3 DE 3 Gebelik ve Romatizmal Hastalıklar 3 Romatizmal Hastalıklarda Kaplıca 3 Romatizma Hastalarında Diyet 3 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Romatoloji Kliniği 3 Trakya Üniversitesi Romatoloji Kliniği 3 Hacettepe Üniversitei Romatoloji Kliniği 3 Türkiye deki Romatoloji Klinikleri 3 Gut Hastalığı 3 Sizden Gelenler.

2 SAYFA 02 Sistemik Lupus Eritematozusus - (SLE) Prof.Dr. Mehmet Sayarlıoğlu/ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Romatoloji Bilim Dalı Değerli okuyucular, Gazetemizin bu sayısında sizlere sistemik lupus eritematozusus (SLE) hastalığı hakkında bilgi vereceğim. Hastalığın daha iyi anlaşılması için yazımı soru-cevap şeklinde hazırladım. Hastalığın belirtilerinin çok zengin olması nedeniyle bu yazıda daha çok sık görülen bulgulardan bahsedilecektir. Faydalı olması dileğiyle 3 Soru: SLE ne demektir? Nasıl bir hastalıktır? Cevap: Latincede Lupus, kurt demektir. Hastanın yüzündeki deri bulgularının görüntüsünden dolayı bu isim verilmiştir. Hastalığın nedeni bugün için tam olarak bilinmemektedir. Bağışıklık sistemindeki (vücut savunma sistemi) bir bozukluktan dolayı hastalık ortaya çıkmaktadır. Bu bozukluğun nedenleri arasında genetik ve çevresel etkenler vardır. Yani genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde çevresel bir faktörün (güneş ışığı, virüsler, kimyasallar, gıdalar, ilaçlar v.b.) etkisiyle ortaya çıkan bağışıklık sisteminin normal çalışmamasından kaynaklanan bir hastalıktır. 3 Soru: SLE vücutta hangi bölgeleri etkiler? Cevap: SLE kadar vücutta yaygın etkilenme yapabilen hastalık çok azdır. Hemen hemen tüm vücut sistemlerini etkiler. Bunlar arasında deri, böbrek, eklemler, akciğer, kalp, karaciğer, sinir sitemi gibi bir çok doku ve organ vardır. 3 Soru: SLE sık görülen bir hastalık mıdır? Cevap: Çok sık görülen bir hastalık değildir. Yapılan araştırmalarda kişide 40 hasta gibi bir görülme sıklığı vardır. Ülkemiz için bu konuda veri yoktur, ancak bu sıklıkta görüldüğü tahmin edilmektedir. 3 Soru: SLE hangi yaşlarda ortaya çıkar? Hangi cinsiyeti daha çok etkiler? Cevap: SLE daha çok yaşlarında ortaya çıkar. Daha erken ve daha geç yaşlarda da nadiren görülebilir. Hastalık kadınlarda erkeklere göre 9 kat daha fazla görülmektedir. En çok doğurganlık çağındaki kadınları etkiler. 3 Soru: SLE nin belirtileri nelerdir? Cevap: Hastalığın başlangıcında ve aktif olduğu dönemlerde halsizlik, yorgunluk, kırgınlık, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirli bir hastalığa özgü olmayan ve bir çok sistemik hastalığın seyri sırasında görülebilen belirtiler olabilir. Aşağıda bahsedilen SLE ye ait bulgular hastalığın başlangıcında veya sonradan da ortaya çıkabilir. Bu bulgular; Eklemlerde iltihaplanma: Eklemlerde ağrı ve/veya şişlik şeklinde ortaya çıkar. Hastaların önemli bir kısmında başlangıç bulgusudur. El eklemleri sık etkilenir. Çoğunlukla kalıcı bir hasar bırakmaz. Deri ve mukoza belirtileri: SLE hastalarının %50-60 ında güneşe karşı hassasiyet vardır. Burun kökünü de tutan ve yanaklara doğru yayılan kelebek şeklindeki kızarıklık SLE nin tipik deri bulgularındandır. Deri belirtileri sadece yüzde olmaz, vücudun diğer yerlerinde de görülebilir. Bazıları iyileştiği zaman iz bırakarak iyileşir. Ayrıca SLE nin seyri sırasında gelişen damar iltihaplanmaları sonucunda deri döküntüleri, yaralar gelişebilir. Hastalığın aktif dönemlerinde saç dökülmesi olabilir. Ağız içinde, özellikle sert (üst) damakta yaralar gelişebilir. Bazen parmak uçlarında soğuk ve stresle artabilen beyazlama-morarma görülebilir (Raynaud fenomeni). Böbrek tutulumu: Hastaların yaklaşık yarısında böbrekler etkilenebilir. Bazen bu nedenle gelişen aşırı protein kaybına bağlı olarak bacaklarda belirgin olmak üzere ödem gelişebilir. Erken dönemde tanınması ve tedavi edilmesi önemlidir. Aksi takdirde böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir ve bu hastalarda diyaliz ihtiyacı ortaya çıkabilir. Akciğer ve kalp tutulumu: Kalp ve akciğeri çevreleyen zarda iltihaplanma oluşabilir. Nefes almakla, öksürmekle artan yan ağrısı şeklinde belirti verebilir. Kalbin tüm katmanlarında iltihaplanmalar oluşabilir. Kalp kapakları etkilenebilir. Sinir sistemi tutulumu: SLE de hem merkezi, hem de periferik sinir sistemi etkilenebilir. Merkezi sinir sisteminin etkilenmesi başağrısı, nöbetler halinde kasılmalar, bazende psikoz şeklinde karşımıza çıkabilir. Uzun süreli kullanılan kortizon da psikoza neden olabilir. Bazen beyin damarlarında kanamalar, pıhtıya bağlı tıkanmalar, buna bağlı vücudun bir yanında güçsüzlük ortaya çıkabilir. Periferik sinir sistemi etkilenmesi ise ayakta, elde uyuşma, düşüklük şeklinde olabilir. Damar bulguları: Hastaların yaklaşık %10 unda damarda pıhtılaşmaya bağlı tıkanıklıklar gelişir. Bunun dışında vaskülit (damar duvarında iltihaplanma) olarak adlandırılan bir durum aktif seyreden SLE ye eşlik edebilir, bir çok organ bu nedenle etkilenebilir. Vaskülit nedeniyle etkilenen organların fonksiyonları bozulabilir. Bazı hastalarda boyun, koltuk altı ve kasıktaki lenf bezlerinde büyüme olabilir. Kemik iliği: SLE bazen kemik iliğini etkileyerek bazı kan hücrelerinde azalmaya yol açabilir. Ayrıca bazı kan hücrelerinde yıkıma yol açabilir. Soru: SLE nin tedavisi varmıdır? Cevap: Evet. Ancak kısa sürede hastalığı tamamen yok edecek bir tedavisi yoktur. Bugün için hastalık tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir. 3 Soru: SLE her hastada aynı şekilde mi seyreder? Cevap: Hayır. SLE nin şiddeti, tutulan organların durumu her hastada farklıdır. Örneğin bazı hastalarda sadece deri tutulumu ön plandadır, bazı hastalarda da böbrek, merkezi sinir sistemi tutulumu gibi ağır bir tablo ortaya çıkabilir. 3 Soru: Hastalığın tanısı nasıl konulmaktadır. Cevap: SLE tanısı mutlaka bu hastalık konusunda tecrübeli bir doktor tarafından konulmalıdır. Tanı; Hastalığın belirtileri ve kan tetkiklerinden elde edilen bazı bulguların analizi ve sentezi ile konur. Tanı koymadaki temel noktalar; hastalığın belirtileri (eklem bulguları, deri-mukoza bulguları, güneşe karşı hassasiyet, merkezi sinir sistemi etkilenmesine ait bulgular, kalp-akciğer zarında iltihaplanma), kan tetkikindeki bulgular (bazı kan hücrelerinin sayısının azalması, yıkımının artması), idrar bulguları (idrarda protein atılması, bazı kan hücrelerinin idrarda görülmesi), Kanda bazı antikorların (ANA, anti-dsdna, kardiyolipin antikorları) varlığıdır. 3 Soru: Hastalık nasıl tedavi edilmelidir. Cevap: SLE tedavisi mutlaka hastalık ve tedavisi hakkında uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır. SLE nin tedavisi planlanırken hastalığın şiddeti, etkilediği organlar, hastalığa eşlik eden başka bulgular göz önüne alınır. Her hastanın tedavisi kendisine özgüdür. Zaman içerisinde hastalığın seyrine göre değişkenlik gösterir. Örneğin eklem ve deri tutulumu ön planda olan bir SLE hastasının tedavisi, böbrek ya da merkezi sinir sistemi tutulumu olan başka bir hastadan farklıdır. 3 Soru: Hastalığın seyri nasıldır? Cevap: SLE yatışma ve alevlenme dönemleriyle seyreder. Bugün için hastalık kontrol altında tutulabilmektedir. Hayati organ tutulumu olan hastalar için tedavide oldukça etkili ilaçlar vardır. SLE nin seyrindeki en önemli belirleyici faktörlerden biri hastanın doktor takibine ve tedavisine olan uyumudur. Düzenli takibi yapılamayan, tedavisine uymayan hastalarda istenmeyen sonuçlar görülebilmektedir. 3 Soru: SLE hastaları gebe kalabilir mi? Cevap: Takibini yapan ilgili uzman doktorun kontrolünde ve izni ile gebe kalabilirler. Hastalığın aktivitesi ve kullandığı ilaçlar değerlendirilerek doktoru tarafından önerilen uygun bir zamanda gebelik planlanmalıdır. Kullanılan ilaçların çoğunun gebelik için sakıncalı olabileceği, plansız gebeliğin anne hayatını riske atabileceği düşünülerek SLE için uygun olabilecek doğum kontrolü uygulanmalıdır. Herkese daha sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

3 03 Romatoloji, sıklıkla çok zor hastalıklarla uğraşan ve içinden çıkılamayacak kadar karışık şikayetlerle ilgilenen bir bilim dalıdır. Hiç ummadığınız sorunların ve bunun romatizma ile ne alakası var diyebileceğimiz durumların altında romatolojik bir hastalığın olması, çok karşılaştığımız bir durumdur. SABIR İNSANLARI SKLERODERMA HASTALARI Doç. Dr. Ahmet Mesut Onat / Gaziantep Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Kliniği Dolayısıyla az bilinen ama az görülmeyen bu hastalıkların en büyük problemi geç tanı almalarıdır. En fazla geç tanı konulan hastalıklar arasında da skleroderma hatırı sayılır bir yer tutar. Ellerde genç yaşlardan itibaren üşüme ve morarma, ya da ileri yaşlarda bunun aniden başlaması, ciltte kalınlaşma ve bazen kuruluk, parmak uçlarında açılan küçük yaralar, kuru öksürük ve nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, mide bağırsak problemleri, vücutta ve özellikle avuç içlerinde ve yüzde çıkan kırmızı döküntüler, ağzını açamama, dudakların incelmesi gibi değişken bir şikayet listesi ile hastalarımız yıllarca teşhis edilemeden gezerler. Bağışıklık sistemi bozuklukları sonucu gelişen pek çok hastalık gibi, skleroderma da kadınlarda erkeklere göre neredeyse 7-9 kat fazla görülür. Her 8-12 bayandan birisinde genç kızlık dönemlerinde görülebilen ve Raynaud adını verdiğimiz bu durumun ne zaman bir hastalığa yol açabileceğini tesbit etmek mümkündür. Soğuk ile ellerin ve özellikle parmakların beyazlaşması ve sonra morarmasına, ellerde şişlik, avuç içlerinde aşırı terleme, tırnak etrafının bozulması da eşlik ediyorsa hastalarımızın ileri romatolojik incelemeye alınması ve belli bir dönem takip edilmesi doğru bir yaklaşım şeklidir. Vücudumuzun yüzeyel kısımlarında yerleşen ve parmaklarda daha fazla olan ince damarların soğuk ortamlarda ve stres altında göstermeleri gereken doğal reflekslerini kaybetmesi yani gerektiği gibi genişleyip daralamaması sonucunda kan akımında meydana gelen dolaşım problemleri, ellerin mor gözükmesine yol açmaktadır. Zamanla uç kısımarda gelişen doku beslenme problemleri de yara gelişmesine neden olur. Skleroderma aslında vücudumuzun pek çok organını etkileyen bir hastalıktır. Kelime anlamı olarak cildin kalınlaşması anlamına gelebilen ve gerçekten de cilt problemlerinin ön planda görüldüğü bu hastalıkta, deri normal yapısını kaybeder. Hastalığın ilk yıllarında belirgin olarak cilt kalınlaşması varken zaman içerisinde etkilenen deri bölgelerinde incelme başlayabilir. Ellerdeki cilt kalınlığı dirsek altı ve dizlere kadar olan deri bölgelerinde yoğun olarak görülür. Yüz derisinde gelişen kalınlaşmalar hastaların en fazla rahatsız olduğu şikatlerindendir. Ciltte çıkan kırmızı döküntüler, burada bozulan küçük kılcal damar ağlarıdır. Hastalığın en sorunlu yanlarından bir tanesi vücudumuzun normal damar yapısının bozulmasıdır. Bu bozukluk yüzeyel damarlarda daha erken dönemde farkedilir. Erken dönemde tanı konamamış veya çıktığı andan itibaren tedavisi iyi yapılamamış kişilerde, damar hastalığı nedeniyle gelişen el ve ayak parmak yaraları zamanla gangrene dönüşebilir ve parmak, el veya ayak kayıplarına yol açar. Benzer bozukluk iç organlarımızda da gelişir ve kalbe gelen kirli kanı akciğere taşıyan pulmoner arter ismindeki damar da bozulmaya başlar. Özellikle geç tanı konmuş hastalarda böbreğe giden ince damarlarda da bozulmalar başlar. Tüm bu damarsal bozukluklar, tarif edilen bölgelerde tansiyonu yükseltir ve ağır kalp ve böbrek hastalıkları gelişebilir. Skleroderma sadece damar ve cildi etkilemez. Hastalığın temel mantığı normal bağ dokusu yapılarının da bozulmasıdır. Bağ dokusu vücudumuzun her tarafında olduğu için de etkilenmeyen bölge miktarı hayli azdır. Bu hastaların akciğerlerindeki normal yapının bozulmasıyla akciğer hastalığı gelişebilir. Nefes darlığı ve kuru öksürük ilk akciğer şikayetleridir. Hasta özellikle iş yapınca nefes darlığından yakınır. Aynı nedene bağlı olarak hastalarda gelişen önemli bir sorun da, ağızdan başlayarak tüm yemek borusu, mide ve bağırsağın harabiyetidir. Reflü dediğimiz, yenmiş gıdaların mideden ağza kaçmasına bağlı göğüs yanmasından tutun, karın ve mide bölgelerinde şişkinlik hissi, çabuk doyma, ishal ve kabızlık atakları ve ciddi kilo kayıpları görülmektedir. Bütün iltihabi romatizma hastalıklarının ortak özellikleri eklem ağrıları ve şişlikleridir. Sklerodermada da özellikle el bilekleri ve el parmaklarında artrit dediğimiz bu tablo gelişmektedir. Ancak romatoid artrit hastalığında olduğu gibi eklem hasarı gözükmese de, cilt ve cilt altı bağ dokusu etkilendiği ve deri, altındaki kemik dokuya iyice yapışacağı için eller giderek ne tam açılır ne de tam kapanır vaziyette kasılı kalmaktadır. Bağışıklık sisteminin bozulduğu tüm hastalıklardan farklı olarak sklerodermada ilave hastalıklar da fazlaca görülür. Sıklıkla tiroid hastalıkları, diğer bağışıklık sistemi bozukluğu hastalıkları (sistemik lupus, Sjögren, myozit.. vb) en tipik örneklerdir. Gebelik sorunları, erken ve ölü doğumlar sık karşılaşılan sorunlardır. Bu hastalarımızın gebeliğinin yönetilmesinde mutlaka romatoloji doktoru işin içinde yer almalıdır. Bu kadar karmaşık, zor ve uzun süren bir hastalık sürecinde tedavinin en önemli noktası tüm bu değişiklikler başlamadan önce teşhis konabilmesidir. Günümüzde özellikle damar açıcı tedaviler ile parmak yaraları önlenebilmekte, kalp üzerindeki basınç yükselmesini etkili biçimde düşüren ilaçlar artık kullanılabilmektedir. Uzun süreli tedavide aspirinden, kortizon tedavisine, bağışıklık sistemini düzenleyici çok farklı alternatiflerle birlikte kullanılmaktadır. Mide-bağırsak sisteminin tedavisi, kolesterol düşürücü ilaçlar, hipertansiyon tedavisi, gerektiğinde kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz ilaçları kullanılmaktadır. Her türlü detaya dikkat edilerek, aşırı ilaç yükü altında hastanın zorlanmamasına özen göstererek ve düzenli kontroller aksatılmaksızın uzun bir tedavi süreci doğru yönetilmelidir. Aslında bu teşhisi alan hastalarımız için romatoloji doktoru, artık ailenin bir ferdi gibi hastanın hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelir. Nelere dikkat etmeliyiz? 1. Soğuk ve stress ile ellerde morarmamız var ve yukarıda anlattığımız şikayetler eşlik ediyorsa romatoloji uzmanına başvurulması gerekir. 2. Skleroderma hastası isek, düzenli kontrolleri aksatmamalıyız. 3. Sklerodermamız varsa yeni eklenen şikayetlerimizi romatoloğumuzla paylaşmalıyız.

4 SAYFA 04 GEBELİK VE ROMATİZMAL HASTALIKLAR Doç. Dr. Bünyamin KISACIK / Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Romatoloji Bilim Dalı Bu sorunun cevabı tamamen kullanılan ilaçlara bağlıdır. Genel olarak bir çok ilaç kullanırken emzirme mümkün olsa da bir kısım ilaçlar buna izin vermemektedir. Doğum sonrası hastalığı nasıl seyreder? Doğum sonrası durum bizim için büyük önem taşımaktadır. Çünkü bazı hastalıklar doğum sonrası alevlenme göstermektedir. Özelikle romatoid artrit bunun en belirgin örneğidir. Bu yüzden hastaların doğum sonrası durumlarını iyi takip etmeleri ve yakınmalarının arttığı dönemde doktorlarına başvurmaları önem taşımaktadır. Son olarak bayan hastalarımıza söyleyeceğiniz bir şeyler var mı acaba? Biz takip ettiğimiz hastaları mutlak surette sıkıntıları olmaları halinde bize danışmalarını istiyoruz. Bunun dışında ilaç kullanan bayan hastalarımız mutlaka bize danışmadan hamilelik planlamasınlar, hamileliği olan bayanlarda mutlaka hamilelik sırasında da kontrollerine gelsinler. Romatizmal hastalıklar toplumda oldukça sık olarak görülmektedir. Genel olarak çoğu romatizmal hastalığın görülme yaşı bayanlarda doğurganlık çağına denk gelmektedir. Bu durum bayan hastalarda bir çok soru işaretini beraberinde getirecektir. Bu yazım genel olarak en çok sorulan sorulara cevap vermeye çalışacağım. Romatizmal hastalıklar hamile kalmama en gel teşkil eder mi? Esas olarak neredeyse tüm romatizmal hastalıklar kısırlığa (infertilite) yol açmamaktadır. Yani toplumda hastalığı olmayan bayanların kısırlık oranı neyse romatizmal hastalığı olan bayanların oranı da o kadardır. Ancak bazı hastalıklarda ki en belirgin örneği Ailesel Akdeniz ateşi (FMF) hastalığın ataklarına bağlı olarak gelişen problemlerden ötürü kısırlık ihtimali gelişebilir. Ancak böyle birkaç hastamız ilaçlarını aldıktan sonra hamile kalabilmişlerdir. Kemik Erimesi (Osteoporoz) İle İlgili Merak Edilenler Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim dalı, Eskişehir Kemiklerimizin daha kırılgan bir hal almasıyla sonuçlanan tedrici bir kemik materyali kaybıdır. Kemik, içi mineraller ile dolu kollajen isimli bir maddeden oluşan liflerden yapılmıştır ve güçlendirilmiş betonu andırmaktadır. Osteoporoz, kemik kaybına yol açarak kemik madde içinde boşluklar oluşmasına yol açmaktadır. Romatizmal hastalıklar dışında kullanılan ilaçların kısırlık yapıcı özelliği var mıdır? Romatizmal hastalıkların genel olarak kısırlığa yol açmadığından bahsedilmekle birlikte bazı romatizmal ilaçlar yumurtalarda yetmezliği yani erken menapoz gibi durumlara yol açarak hamile kalmayı imkansız kılmaktadır. Bu tür hastalara bu ilaçlara başlanılmadan mutlaka bilgilendirme yapılıp hastanın onayı alınmaktadır. Bunun dışında bazı ilaçlar erkeklerde sperm sayısını azaltarak hamilelik olayını engellemektedir. Romatizma hastasıyım ve hamilelik istiyorum. Kullandığım ilaçlarla bu mümkün mü? Romatizmal hastalığa sahip olan ve bizim reçete ettiğimiz ilaçları kullanan bayanların bizlere danışmadan hamilelik düşünmelerini istemiyoruz. Özellikle bazı hastalıkların hamilelikteki durumları önemlidir. Verdiğimiz ilaçlar metabolizma üzerine fazlasıyla etkilidir. Bu yüzden doğacak bebeklerde anomali gibi durumlara yol açma ihtimali taşımaktadır. Eğer hastalığı müsaitse ilaçların bir kısmını 3 ay önce kesmek gerekmektedir. Bazı ilaçları ise yıllarca anne kanında kalacağı için vücuttan uzaklaştırıcı ilaçların kullanılması gerekmektedir. Hamile kaldığımda hastalığımın durumu nasıl seyreder? Hamilelik sırasındaki durum ne olacağı bir miktar hamilelik başındaki hastanın durumu ve laboratuar bulgularıyla anlaşılabilir. Bazı hastalıklar (romatoid artrit gibi) gebelik sırasında çok iyi bir seyir gösterir, hastalık ile ilgili ilaçların büyük kısmının kesilmesine müsaade eder. Ancak bu durumun tersi de az sayıdaki hasta da mümkündür. Bazı hastalıklarda (Sistemik lupus eritematozusus gibi) gebelik sırasında aktif olarak hem gebelik kaybına hem de anne için hayati tehlike oluşturabilmektedir. Doğum Sonrası bebeğimi emzirebilirmiyim? Osteoporozun sebebi nedir? Kemiklerimiz çocukluk ve erişkinlik dönemi boyunca gelişmeye devam ederek 20 li yaşların sonlarında en kuvvetli duruma ulaşırlar. Orta yaşın yaklaşmasıyla kemikler giderek zayıflamaya başlar. Kemiklerde bu incelme ya da zayıflama biz yaşlandıkça devam eder. Kadınlarda menapoz sonrası östrojen hormonunun hızlanması bu sürecin artarak devam etmesine yol açar. Kimler risk altındadır? Hepimiz yaşlandıkça osteoporoz gelişimi açısından risk taşırız. Ancak uzun süre kortizonlu ilaç kullanımı, menapoza erken yaşlarda girmek, yeterli derecede egzersiz yapmamak, kalsiyum ve D vitamini açısından yetersiz beslenme, yoğun alkol ve sigara tüketiminin varlığı ve ailede osteoporoz öyküsünün varlığı osteoporoz riskini arttırmaktadır. Osteoporoz önlenebilir mi? Yaşamın değişik dönemlerinde osteoporozu önleyebilmek için yapabileceğimiz pek çok şey vardır. Özellikle az yağlı ve sert peynirler kalsiyumdan zengindir. Bunun yanı sıra taze yeşil sebzeler, meyveler ve buğday ürünleri kalsiyum açısından zengin diğer kaynaklardır. Sağlıklı kemik gelişimi için D vitamini olmazsa olmazlardandır. Günde IU D vitamini alınmalıdır. Aynı miktarda D vitamini için 15 dakika güneşlenmek gerekir. Düzenli fizik aktivite kemikler ve kasları güçlendirir. Erişkinlerin yürüme ve koşma gibi ağırlık kaldırıcı egzersizleri tercih etmesi kemik kuvvetlenmesi açısından daha faydalıdır. Bunun yanı sıra sigara ve aşırı alkol alımından uzak durulması kemik sağlığı için dikkat edilmesi gereken durumlardır. Hastalıkları nedeniyle kortizon ve türevi ilaç kullanmaları gereken hastaların osteoporoz gelişimi ve kırık gelişimi açısından artmış riske sahiptirler. Bu hastaların kalsiyum ve D vitamini içeren ilaçlar ile desteklenmesi gerekir. Osteoporoz nasıl saptanabilir? Osteoporoz kemiklerde kırılma olmadığı sürece klinik bir belirtiye yol açmaz. Çoğu kez ilk belirtiler, geçmeyen sırt ağrıları ve boyda kısalma ya da küçük bir travma ile olabilen kırıklardır. Doktorunuz osteoporozdan şüphelenirse, kemik yoğunluğunu değerlendirmek üzere kemik taraması isteyecektir. Osteoporoz nasıl tedavi edilir? Osteoporoz tedavisindeki temel amaç kırık riskinin azaltılmasıdır. Günümüzde osteoporoz tedavisi için geliştirilmiş oldukça etkili ilaçlar bulunmaktadır. Tedavi kararının verilmesinde hasta ve hekimin karşılıklı iletişimi önem taşır. Burada hastaya düşen önemli görevler vardır. Fiziksel aktivite yapması, kemiğe yararlı besinler alınması ve düşmelerden kaçınması önem taşımaktadır.

5 SAYFA 05 Ankilozan Spondilit Tedavi Yaklaşımları ve Yenilikler Dikkat Edilmesi Gerekenler Doç. Dr. Ömer Nuri Pamuk / Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Ankilozan spondilit hakkında bilgi verir misiniz? Ankilozan spondilit (AS) halk arasında iltihablı bel romatizması olarak bilinmektedir. Esas olarak sakroiliak eklem ve omurgayı etkileyen kronik bir hastalıktır. Sakroiliak eklem ilk tutulan eklemdir. Bu eklem omurganın alt kesimi ile leğen kemiği arasında yer alır. Hastalığın ilerlemesiyle omurgadaki tüm bölgeler boyun eklemine kadar etkilenebilir. Zaman zaman diz, ayak bileği gibi diğer eklemler, göz gibi organlar da etkilenebilir. Hastalık yavaş seyirli başlayan bel-sırt ve kalça ağrısına neden olur, gece ağrısı ve sabah tutukluğu en önemli yakınmalar arasında yer alır. Omurganın alt kesiminden başlayarak disklerin kenarlarında, bağların yapışma yerlerinde inflamasyon (iltihap) oluşur ve zamanla ilginç bir şekilde bu bölgede kemikleşmeler gözlenir. Zamanla bel bölgesinden başlayarak boyun bölgesine kadar tüm omurgadaki bağlar, diskler kemikleşir ve omurga adeta tek kemik halini alabilir. Bu durumda ağrı yanında hastanın hareketlerinde de belirgin kısıtlılık oluşur. Tüm hastalarda bu hareketsizlik, kemik birleşmesi bulguları gözlenir mi? Hastaların yaklaşık %70-80 i uzun dönemde kendi başlarına hayatlarını devam ettirebilir ve çok az kısıtlılıkları vardır. Bir kısım hastada belli alevlenme dönemleri dışında hastalık iyi seyredebilir. Ancak hastaların %20-30 unda uzun dönemde sonuçta ciddi kısıtlılık gelişebilir. Erkek cinsiyet ve erken yaşta hastalık başlayanlarda kısıtlılık olma eğilimi daha belirgindir. Hastaların çoğu çalışma hayatlarına devam edebilirler. Özellikle yeni ilaçların devreye girmesiyle hastaların kısıtlılıkları ve işgücü kayıplarında belirgin düzelmeler olmuştur. Hastalığın tam olarak şifası mümkün müdür? Günümüzde ankilozan spondilit için tam şifayla iyileşme, hastalığın yok olması diye birşey söz konusu değildir. Ancak elimizde farklı ilaçlar ve tedavi alternatifleri bulunmaktadır. Tedavide amacımız gece ağrısı, sabah sertliği gibi önemli yakınmaları düzeltmek ve ağrıyı gidermekle birlikte hastalığın ilerleyici özelliğinden hastaları korumaktır. Özellikle son yıllarda biyolojik tedaviler dediğimiz yeni ilaçların güncel pratikte kullanılması hastalıkta tedaviye bakışı tamamen değiştirmiştir. Ankilozan spondilitin tedavisinde neler yapılmaktadır? Hastalığın bulgularına göre ilaç tedavisi şikayetleri önemli ölçüde geriletir. Ancak tedavide egzersiz, uygun postürün sağlanması da en az ilaç tedavisi kadar önemli yer tutar. Tedavide hangi ilaçlar kullanılmaktadır? Non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAID) dediğimiz halk arasında ağrı kesici denilen ilaçlar halen hastalığın tedavisinde önemli yer tutar. Ancak bilinmesi gereken önemli bir nokta bu ilaçların ağrı kesici etkileri yanında hastalıkta önemli rolü olan iltihabı giderici etkilerinin olmasıdır. Tedavide bu ilaçlar basit ağrı giderici etkilerinin üzerinde daha yüksek dozlarda etkili olurlar. Ağrı ve tutukluğun tedavisinde bu ilaçlar oldukça etkilidir. Diğer önemli bir nokta bu ilaçların bazen bireylere göre farklı etkileri olduğu, bir hastada biri etkiliyken diğer hastada diğer NSAID nin etkili olabilmesidir. Bu nedenle bir NSA- ID bir hastada etkisizse diğeri denenmelidir. Bu ilaçlar hastalığın her döneminde etkili olmakla birlikte en büyük sorun bu ilaçların yan etkileridir. Mide yakınmalarına neden olmaları, kanama riskini arttırmaları ve böbrek problemine neden olmaları en önemli yan etkileridir. Bu nedenle bu ilaçların mutlaka doktor kontrolünde ve önerilen doz aralığında kullanılması, problem olduğunda takip eden doktorun bilgilendirilmesi önemlidir. Burada sık yapılan hatalardan biri özellikle takip eden doktor dışı kişilerin önerisiyle birden fazla NSAID alınmasıdır, ki bu durum sadece yan etkileri arttırır, etkide bir değişikliğe yol açmaz. Diğer bir hatada ağrısı, tutukluğu olan hastanın doktor tavsiyesine rağmen uygun dozda ilaç almaktan çekinerek tedaviyi yarıda bırakmasıdır. Burada söyleyebileceğimiz şey hastaların doktor tavsiyesine uymaları problemleri bildirmeleri olacaktır. Egzersizin bu hastalık tedavisinde yeri var mıdır? Ankilozan spondilit tedavisinde egzersiz yeri doldurulamayacak bir tedavi yöntemidir. Bu hastalarda düzenli egzersiz yapmak hem hastanın bozulan postür, duruşunun düzelmesine, hem hareketliliğin artışına hem de ağrının azalmasına yardımcı olur. Ayrıca düzenli egzersiz yapan hastalarda omurgalarda birleşme ve katılaşmanın yavaşladığı gösterilmiştir. Hastalarımızın bu konuda kendilerine önerdiğimiz egzersizleri düzenli, günlük olarak yapmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. Bu ilaçlara, egzersize cevap vermeyen hastalarda yaklaşım nasıl olmaktadır? Hastaların önemli bir kısmında NSAID ler tek başına ağrı ve tutukluğun giderilmesinde yeterli olmazlar. Bu durumda seçilmiş hasta gruplarında, örneğin, diz, dirsek, ayak bileği gibi eklem tutulumlarında sülfasalazin, metotrexat gibi ilaçlar verilebilir. Ancak bu ilaçların verilmesine hastaya gore doktor karar verebilir. Kortizol tedavisinin bu hastalıkta yeri var mıdır? Kortizol türü ilaçlar ankilozan spondilitte ağrı ve inflamasyonun giderilmesinde işe yarar. Ancak uzun dönem etki, yan etki dengesi göz önünde bulundurulduğunda uzun süreli kullanımları uygun olmaz. Bu ilaçları AS tedavisinde günlük klinik pratikte ancak 1-2 eklemde aktif hastalık varsa eklem içine uygulama veya çok aktif hastalıkta zaman kazanmak amacıyla kısa süreli uygulama şeklinde kullanmayı tercih ediyoruz. Ankilozan spondilit için yeni tedavi yöntemleri ve sonuçlar hakkında bilgi verir misiniz? TNF blokeri dediğimiz yeni grup ilaçlar AS tedavisinde oldukça işe yaramaktadır. Bu tedavi yönteminin kullanımıyla hastalığın tedavisinde önemli bir çığır açılmıştır diyebiliriz. Bu ilaçlar AS li hastaların önemli bir çoğunluğunda hem ağrı hem de tutukluk yakınmalarını büyük ölçüde gidermektedir. Hastaların çoğu bu tedaviden oldukça memnun kalmaktadır. Ayrıca bu ilaçlar hastalığın barsak, büyük eklem ve göz tutulumu bulguları gibi özelliklerinde de etkilidirler. Ancak omurgada olan kemikleşme, birleşme eğilimini geriletme, durdurma konusundaki etkileri henüz açık değildir, bunun için daha fazla zamana ihtiyaç vardır. Halen ülkemizde kullanımda olan 3 TNF blokeri ilaç bulunmaktadır. Bu ilaçların verilme şekilleri farklılıklar göstermektedir. Biri hastanede damardan infüzyon şeklinde uygulanırken diğerleri haftada 1 veya 2 haftada 1 cilt altı injeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Uygulama farklılıklarına karşın 3 ilacın etkisi de hemen hemen benzerdir. Bunlar hastanın durumu, klinik özellikleri göz önüne alınarak hastalara verilmektedir. Sonuçta NSAID ve egzersiz ile yakınmaları gerilmeyen hastalarda bu ilaçlar oldukça etkilidir ve hastalığın seyrini önemli ölçüde değiştirmişlerdir. Bu ilaçların yan etkileri nelerdir? Her ilacın olduğu gibi bu ilaçların da yan etkileri vardır. En korkulan yan etki tüberküloz (verem) aktifleşmesidir. Bu nedenle her hastada ilaca başlamadan önce gerekli önlemler alınmaktadır. Hastalara önceden tüberkülozla temasları sorulmakta bunu anlamak için PPD deri testi uygulanmakta ve akciğer grafisi çekilmektedir. Eğer pozitif sonuçlar varsa hastalara once tüberküloz için koruyucu tedavi başlanmakta sonrasında TNF blokerleri verilmektedir. Ayrıca hastalar hem tedavinin başında hem de 3 ayda 1 Göğüs Hastalıkları uzmanı tarafından tüberküloz riski açısından değerlendirilmektedir. Bu önlemler sonrasında tüberküloz riskinin oldukça düşük olduğunu söyleyebilriz. Bunun yanında ilaçlarla çok nadir de olsa lenfoma gibi kanserlerin gelişimi ilişkisi tartışılmaktadır. Ancak bu konu tam aydınlatılmamıştır. Şu an için ilaçların kendi başlarına kanser gelişimi risklerinin ihmal edilecek kadar düşük olduğunu, etkileri, hastaların yaşam kalitelerine etkisi göz önüne alındığında düşük riske sahip olduklarını söyleyebilriz. Burada dile getirmeyi istediğimiz önemli bir nokta AS li hastalarda TNF blokeri öncesi dönemde yaşam kalitesinin önemli ölçüde bozulduğu, yaşam şartlarının bu hastalar için oldukça zorlaştığı ama ilaç kullanımıyla yaşam kaklitesi, günlük hayat ve uyku vs gibi günlük aktivitelerin bu hastalarda oldukça iyileştiğini söyleyebilriz. Diyetin hastalık tedavisinde önemi var mıdır? Hastalığa özel bir diyet önerisi yoktur. Ancak hastaların dengeli beslenmesini ideal kilolarını muhafaza etmelerini önerebiliriz. Hastalık yaşam süresini etkiler mi? Yaşam kalitesinde bozulmaya karşın hastalık hayat süresinde belirgin bir kısalmaya yol açmaz. Son olarak hastalara söylemek istediğiniz birşey var mı? Yeni tedavi yöntemleri ile AS li hastalar artık daha bağımsız, aktif bir hayat sürdürebilirler. Ancak yine de egzersizlerini aksatmamalıdırlar. Son olarak hastalarımıza düzenli takiplere gelmelerinin kendileri için en önemli şeylerden biri olduğunu ve her türlü problemlerini bizimle paylaşmalarını öneriyoruz. Son önerimiz ise sigarayı bırakmaları!

6 GR eat SAYFA Gaziantep Romatoloji Erken Artrit Taraması Aile hekimlerimizle birlikte yürüttüğümüz başarılı koordinasyon sayesinde oldukça başarılı sonuçla elde etmeye başlamıştır. Mayıs 2011 de aktif uygulamaları başlayan kliniğimize bugüne kadar toplamda 300 dolayında hasta sevk edildi. Bu hastalarda ilk 3 ay içerisinde doğru tanı oranı %20 civarında iken bu her geçen gün artmış ve Eylül 2011 itibariyle %40 oranında doğru tanı rakamlarına ulaşılmıştır. Pek çoğu ağır seyreden Romatoit Artrit, Ankilozan Spondilit gibi hastalardan oluşurken bunun yanında çok sık rastlanmayan fakat çok önemli Sikleroderma, Reynaud Sendromu, Vaskülit, Behçet Hastalığı ve Takayasu gibi vakalarıda Aile Hekimler sayesinde yakalama şansı bulduk. GREAT in ilk sonuçları Ekim tarihlerinde düzenlenen Ulusal Romatoloji Kongresinde sunuldu. Detayları bir sonraki sayımızda bulabileceksiniz. Romatizma ile Yaşam Gazetesi olarak bu sayıdan itibaren GREAT ile birlikte çalışan Aile Hekimlerimizi konuk edeceğiz. Bu sayımızda Ünaldı ASM den Dr. Saffet Akınal ve Hasan Fattum Kafadar ASM den Dr. Ayşe Sarı yı konuk ettik. Saffet Bey Merhabalar sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ünaldı Aile Sağlığı Merkezinde Aile Hekimi olarak görev yapıyorum, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunuyum. Gaziantep liyim. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Koruyucu hekimlik hakkında görüşlerinizi alabilir miyim? Özellikle birçok gelişmiş ülkede uygulanmakta olan koruyucu aile hekimliğinin şartların iyileşmesi durumunda ülkemiz adına devrim niteliği taşıyan bir adım olduğu kanısındayım. Gerek Devlet, gerek Sağlık çalışanları gerekse sağlık hizmeti alan vatandaş açısından olsun önemli yenilikler getiren sistemin kat etmesi gereken mesafesi var. Hekimler günlük ortalama 60 ile 80 arasında değişen rakamlarla hasta bakmakta ve bu görevlerin yanı sıra hekimlerimize, mahalle gezisi, köy gezisi, evlilik muayenesi, işe giriş muayenesi, ehliyet ve ölüm raporlarının düzenlenmesi gibi birçok görev yüklenmiştir. Hekimler bir yandan sağlık hizmeti vermek için uğraşırken bir yandan da görev yaptığı binanın teknik ve idari işleriyle uğraşmak durumunda kalmaktadır. Bu durum, hekimlerin iş verimini düşürmektedir. Örneğin kuruma alınacak bir jeneratörün takibi hekim tarafından yapılabilmektedir. Asli görevi hasta muayenesi ve tedavi etmek olan hekimler bu tarz alışık olmadıkları görevler nedeniyle gerçekte yapması gerekenleri yapamamaktadır. Ancak tüm eksik yönlerine rağmen ülkemize olumlu katkı sağlayacağı kanısındayım. 06 Aile Hekimliği ile ilgili olarak hangi alanların geliştirilmesini öneriyor sunuz? Özellikle standart sorununun aşılması gerektiğini düşünüyorum. Periferde bulunan ASM lerde fiziki şartlar ve imkanlar merkezde bulunan ASM lere göre oldukça vasat durumda. Tek tip, aynı imkanlarla donatılmış binaların inşa edilmesi, hastalar açısından daha olumlu koşullara ulaşılmasını sağlayacaktır.özellikle gereksiz üst basamak kullanımı önlemek adına Aile Hekimliği çok etkin rol oynayacaktır ancak diğer yandan hasta hekim ilişkileri istenen düzeyde değil.unutulmaması gereken konu hekimler kendilerine verilen görevleri yerine getirmekte yani yaşanan sıkıntıların sebebi hekimler değil. İçerisinde bulunduğunuz aksaklıklara yönelik çözüm önerileriniz var mı? Pek çok sorun var ancak ben en basit yönüyle sarf malzeme temini konusunu ele almak isterim. Hekimler doğrudan medikal firmaları ile muhatap olmamalı belirli standarların bulunduğu sağlık bakanlığı veya devlet malzeme ofisi tarafından organize edilecek bölgesel tedarikçiler olabilir. Hekimler yine satın alabilir ancak tek bir tedarikçi ile muhatap olacaktır. Ayrıca merkezi satın almaların fiyat açısından daha olumlu koşullar sunacağı inancındayım. Gaziantep Erken Artrit Kliniği Erken Tanı Eğitimleri hakkında ne düşünüyor sunuz? Dr. Saffet Akınal Ropörtaj ) Meslek hayatım boyunca katıldığım eğitimleri ele alacak olursak, bütün bu eğitimler arasında en anlaşılır ve en pratik eğitim olduğunu düşünüyorum. Zamanlama, kullanılan yardımcı materyaller ve klinik pratiğe yönelik öneriler oldukça faydalı oldu. Hazırlanan materyaller ve kitaplar oldukça iyi organize edilmişti. Eğitim sonrası kliniğe hasta yönlendirme şansınız oldu mu? Geri bildirim aldınız mı? Eğitim sonrası uygun olduğunu düşündüğüm birçok hastamı GREAT Kliniğine sevk ettim. Sevk ettiğim hastalara klinikte yapılan tetkik ve tedavilerle ilgili ve sevk formu aracılığı ile geri bildirim aldım. Hem tedavi hem de ilerleyen süreç hakkında detaylı bilgiyi aldım. Saffet Bey şayet hekimlik mesleğini seçmemiş olsaydınız hangi mesleği yapıyor olurdunuz? Hekimlik çoçukluğumda hayal ettiğim mesleklerden biriydi ancak hekim olmasaydım muhtemelen Mimar olurdum. Çünkü zarif bir meslek olarak mimarlık oldukça ilgimi çekiyor. Ailede inşaat işi ile uğraşan İnşaat Mühendisi bir kardeşim var. Bir mimar ve inşaat mühendisi sektör adına oldukça güçlü bir kombinasyon olabilir.

7 GR eat SAYFA Gaziantep Romatoloji Erken Artrit Taraması Doktor Hanım kısaca bize kendinizden bahseder misiniz? dik projeler, uygulanma aşamasında aksaklıklarla karşılaşıyor. Ayrıca doktor memnuniyetinin hasta memnuniyetini getireceği kanısındayım. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum ve Hasan Fattum Kafadar Aile Sağlığı Merkezinde görev yapıyorum. Trabzon Akçaabat lıyım. Evliyim 3 çocuk annesiyim. Aile Hekimliğini işleyiş açısından nasıl değerlendiriyor sunuz? Parçası olduğunuz Aile Hekimliğinin önemini hasta, devlet ve hekim açısından değerlendirir misiniz? Henüz uygulamaya yeni başlanmış olması nedeniyle bazı noktalarda aksalık yaşanmaktadır ve süreç bazı açılardan suistimallere açıktır. Önleyici bazı faaliyetlerle sistemin dahada iyiye gideceği kanısındayım. Yaşanan aksaklıkların aşılması noktasında özellikle karar vericilerin daha fazla sahaya inmesi, sorunları yerinde gözlemlemesi gerektiğini düşünüyorum. Aile hekimliğini bir takım aksaklıklarına karşın her üç taraf içinde oldukça faydalı bir yenilik olarak görüyorum. Aile hekimliği önemlidir çünkü; aile hekimleri hastalarını sadece tedavi etmez, onları hastalanmadan önce korumaya çalışır. Takip ettikleri hastalarına yönelik koruyucu hizmetler içinde aşılama, yaşam tarzı değişiklikleri için danışmanlık yapma, bebek ve çocuk izlemi, gebe izlemi, aile planlaması hizmetlerini sunar. Ayrıca pek çok hastanın yakından takibi aile hekimi hastanın sosyal yaşamının bir parçası yapar. Hastaların ruhsal gelişimine katkı sağlayacak desteklerde bulunabilir. Hastayı tanıdığınız için sahipleniyorsunuz. Bu nedenledirki tedaviler fiziksel boyuttan psikolojik boyuta farklılık göstermektedir. Diğer taraftan bulaşıcı hastalıklar varlığında veya herhangi bir salgın tehlikesinde aile bireylerini bilgilendirir ve koruyucu önlemlerin alınmasını sağlar. Ayrıca Aile Hekimleri üstlendikleri bu misyonla çevre sağlığı için gerekli önlemlerin alınması için yerel yönetimlerle işbirliği yapar, diğer tıp branşlarıyla ortak olarak toplumun sağlığını koruma çalışmalarına aktif olarak katılır. Sağlık Bakanlığında karar verme sürecinde aktif olarak görev yapsaydınız neyi farklı yapardınız? Öncelikle yapılacak tüm işlerde mutlaka hekimlerin fikirlerine başvururdum. Pek çok işte hekimlerin fikri alınmadan hareket ediliyor. Bu nedenle beklenme- 07 Aile hekimliğinin zor yönleri nelerdir? Çok ciddi bir dökümantasyon sorunu var. Hastanızı sadece tedavi etmiyorsunuz, aile öyküsü, maddi durumu, doğum, ölüm, kaza, maluliyet sorgulama, sünnet, gebelik ve emzirme gibi pek çok alanda takip ve data girişi gerekiyor. Bazen bir hastaya muayne süresinden daha fazla veri girişi için zaman ayırmak durumunda kalıyorsunuz. Bazen zaman sornu yaşayıp mesai dışında çalışmak durumunda kalıyorsunuz. Kısacası daha fazla iş daha fazla sorumluluk. Ancak bütün bu süreçler bir aşamdan sonra tamalanıp sadece güncellenmesi gerekiyor. İlerleyen süreçte Aile hekimliğinin daha da kolaylaşacağı inancındayım. Gaziantep Romatoloji Erken Artrit taraması hakkında neler söylemek istersiniz? Başlangıçta uygulanmasının çok olası olduğunu düşğünmemiştim. Analtılanların bu kadar profesyonel yapılacağını düşünmüyordum. Ülkemizde geç kalınmış bir uygulama ancak bölgemiz için Gaziantep için çok büyük bir şans. Eğitimlere katıldım. Son derece başarılı eğitimler olduğunu düşünüyorum. Bir Ankilozan Spondilit hastasının neler hissetiğini bu eğitimlerde dinleme şansı yakaladım. Ayrıca içerik olarak öz, klinik pratiğe yönelik kolay hızlandırılmış bir kurs gibiydi. Devamında yapılacak eğitimelerede katılmayı planlıyorum. Dr Ayşe Sarı Ropörtaj ) Erken Artrit Kliniğine herhangi bir hastanızı yönlendirdiniz mi? Aldığınız geribildirimleri yeterli buldunuz mu? Bugüne kadar yönlendirdiğim hastalarım oldu, ilk etapta doğru tanıyı yakalama noktasında biraz aksaklıklar yaşadım ancak son dönemlerde daha doğru hastaları yönlendirdiğimi fark ettim. Özellikle Erken Romatoit artrit tanısı alan hastalarım beni çok mutlu etti. Hastalarımın erken dönemde tanı alması ve remsiyon şanşlarının olması son derece mutluluk verici bir tablo. Ayrıca gelen geri bildirimlerde detaylı bir şekilde yapılan tetkikleri görebiliyor ve tedaviyi takip edebiliyorsunuz. Hangi tanıya hangi tedavinin verildiğini görüyorum. Ayrıca kendimi aynı kurumda çalışan ve diğer bir departmana konsültasyon yapan hekim gibi hissediyorum. Hastalara yaklaşırken kendimi yalnız hissetmiyorum. Bu eğitim bizlere farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hastalarım doğrudan bir öğretim üyesi tarafından muayne edilmekte ve dolaşmadan randevusunu alarak kliniğe ulaşmakta. Bu son derece güzel bir hizmet. Romatoloji kliniğinin desteğini her an hissediyorum. Ayşe Hanım siz hekimlik mesleğini seçmemiş olsaydınız hangi mesleği icra etmek isterdiniz? Öğretmen olmayı çok isterdim. Hem meslek olarak hemde bu mesleğin toplumdaki yeri açısından hekimlik kadar saygın bir meslek olduğu inancındayım. Çok yorulduğumda ev hanımlığı mesleğine özendiğim oluyor ancak sanırım bu ancak emeklilikle birlikte mümkün olacak gibi.

8 SAYFA 08 ROMATİZMAL HASTALIKLARDA KAPLICA TEDAVİSİ Uz. Dr.Salim Dönmez Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Romatoloji Bilim Dalı Romatoloji günlük pratiğinde en sık karşılaştığımız ve hastaların da en çok merak ettiği sorulardan biri de kaplıca tedavisinin hastalıklarına faydalı olup olmayacağı sorusudur. Bu konuda açıkcası net bir bilgi olmamakla birlikte genel olarak bakıldığın da romatolojik hastalıklarda belirgin bir fayda olmadığı yada fayda gelişti ise de bunun kısa süreli olduğu yönündedir. Türkiye de kaplıca tedavisi alan hastaların yaklaşık %90 ında kas iskelet sistemine ait şikayetleri olduğu bilgisinden yola çıkarsak çoğu hasta kaplıca tedavisini denemektedir. Aslında romatolojik açıdan bizim en büyük sorunumuz hastaların çoğunun kaplıca tedavisi ile romatizmal hastalığının azalacağı veya kaybolacağını düşünmektedir. Bu nedenle hastalar kullanmakta olduğu ilacı kesmekte veya ara vermektedir. Bu durum hastalığın alevlenmesine ve hastanın şikayetlerinin artmasına yol açmaktadır. Romatolojik hastalıkların yaklaşık olarak çeşidi vardır. Romatolojik hastalıklarda kaplıca tedavisinin etkisi hastalığın çeşidine ve hastalığın o andaki durumuna göre değişmektedir. Bu nedenle hastaların romatoloji doktorunun önerisi olmadan kaplıcalara gitmesi hasta için istenen fayda ile sonuçlanmamasından öte istenmeyen yan etkiler ortaya çıkabilir. Sık görülen romatizmal hastalıklarda kaplıca tedavisinin etkinliğine bakacak olursak halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit hastalarında faydalı bulunmaktadır. Osteoartritli hastaların hayat kalitesinde ve ağrılarında düzelme olmaktadır. Ancak bu hastaların yaşları göz önünde bulundurulduğunda özellikle tansiyon ve kalp hastalığı olanların kaplıca tedavisi sırasında dikkatli olmaları gerekmektedir. Ancak kaplıca tedavisi sırasında görülen faydalı etki uzun süreli olmamaktadır. Halk arasında iltihablı romatizma denen hastalıkta romatoit artrit ve Ankilozan spondilit hastaları için durum kireçlenme hastalarında olduğu kadar basit değildir. İltihablı romatizma hastalarında kaplıcanın faydalı etkisi beklendiği kadar fazla değildir. Hastalığı aktif olmayan hastalarda kaplıca tedavisinin faydası olabilmektedir ancak bu etki uzun süreli değildir ve yaklaşık 4-12 hafta kadar sürmektedir. Romatoid artriti aktif olanlarda ise kaplıca tedavisi ile hastalık alevlenebilmektedir. Daha çok omurga eklemini tutan ankilozan spondilitli (halk arasında iltihablı bel romatizması olarak bilinmektedir) hastalarda kaplıca tedavisinin etkiside romatoit artrit hastalarındaki gibidir. Hastalığın aktif olduğu dönemde kaplıca tedavisi ile hastalık alevlenebilmektedir. Yaygın ağrı ile giden fibromiyalji (kas romatizması) hastalarında ilaç tedavisinin yanına kaplıca tedavisinin eklenmesi etkinin daha güçlü ve kalıcı olmasını sağlayabilir. Kaplıca tedavilerinin aktif olmayan hastalıklarda ağrı giderici ve hastaların kendilerini iyi hissetmelerine yol açıcı etkisi genellikle kabul görmesine karşın, iltihaplı durumlarda hastalıklarda alevlenmelere yol açabilmektedir. Sonuç olarak kaplıca tedavisi özellikle kireçlenme olarak adlandırılan osteoartrit hastalarında kısmi rahatlama sağlamaktadır ancak bu etki kısa süreli olmaktadır. İltihablı romatizma hastalarında kaplıca tedavisi ile istenmeyen sıkıntılar gelişebilmekte olup bu hastalıklarda ilaç tedavisi esastır. Yine de kaplıca tedavisine gitmek isteyen iltihablı romatizma hastalarının böyle bir girişimde bulunmadan önce doktoruyla görüşmesi önem taşımaktadır. Uz. Dr. Gözde Çetin Yıldırım Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Romatoloji Bilim Dalı ROMATİZMAL HASTALIKLAR ve DİYET Romatizmal hastalıkla ilgili olarak günlük pratiğimizde hastalardan gelen en çok sorulardan biri hastalığımla ilgili bir diyet yapmam gereklimi. Bir çok romatizmal hastalık vardır ve bunların hepsini kendi içerisinde değerlendirmek gereklidir. Bu hastalıkların pek çoğunun tedavisinde önerilen bir diyet yoktur. Genel olarak ideal vücut kilosunun korunması ve dengeli beslenme çok önemlidir. Hastaların aşırı kilolu olmaları eklemlerde fazla yük oluşturmasında sebep olur. Hemen hemen her hastalıkta olduğu gibi romatizmal hastalıklarda da ideal vücut ağırlığının korunması önem taşımaktadır. Herhalde üzerinde durulması gerekli en önemli durum kortizon kullanan hastaların yapması gereken diyettir. Kortizon uzun süre kullanımında doza bağlı olarak bir çok yan etki oluşturabilir. Bunlardan gözle en sık görüleni, yüzde şişlik ve kilo artışıdır. Bu hastalara özellikle tuz yememesi önerilir. Çünkü kortizon alınan tuzun vücuttan atılmasını engeller. Mutlaka yemeklerin tuzsuz olması, alınan ekmeğin de tuzsuz olması gerekmektedir. Gut hastalığı diyet yapılması gereken en önemli romatizmal hastalıktan biridir. Gut hastalığı zengin hastalığı olarak bilinir. Gut hastalığında, vücutta ürik asit yapımında artış vardır veya ürik asidin vücuttan atılmasında sorun vardır. Vücutta artan ürik asit başlangıçta eklemlerde olmak üzere bir çok dokuda birikim gösterebilir. Bu yüzden gerek eklem ataklarının gerekse de diğer dokularda ürik asit birikiminin olmaması için ürik asitten yoksun bir diyetin alınması gereklidir. Öncelikle et, deniz ürünleri, kuruyemiş ve alkol alımı azaltılmalıdır. Fazla kilolu kişilerin kilo vermesi atakların azaltılmasında önem taşımaktadır. Diyetin önem taşıdığı bir diğer romatizmal hastalık ise halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozdur. Osteoporozda esas sorun kemiklerde mineral yoğunluğunda azalma olur. Osteoporoz daha çok ileri yaşlarda ve menopoz sonrası bayanlarda görülen bir hastalıktır. Özellikle menapoz sonrası kan östrojen seviyesindeki azalma ile osteoporoza yatkınlık gelişir. Kortizon kullanan kişilerde ortaya çıkma olasılığı artar. Osteoporozun önlenmesi için yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı önemlidir. Kalsiyum, yeşil yapraklı sebzelerde, süt ürünlerinde, barbunya, nohut gibi tahıllarda, pekmez ve kabuklu deniz ürünlerinde daha çok bulunur. D vitamini kaynağı ise güneştir. Güneş ışınlarının etkisiyle vücutta D vitamini sentezlenir. Ancak genellikle hastaların almış oldukları kalsiyum ve D vitamini yetersiz olduğu için ilave kalsiyum ve D vitamini içeren ilaçlar hastaya verilir. Fazla kilo ve yaşla birlikte sıklığı artan diğer bir hastalık osteoartrittir. Osteoartrit kıkırdak hasarı ile giden ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen hastalıktır. Fazla kilolu kişilerde diz ve kalça gibi yük taşıyan eklemlerde ortaya çıkar. Bu hastalığın önlenmesi için fazla kilo almaktan kaçınmak gerekir.

9 GAZİANTEP ROMATOLOJİ DEN HABERLER SAYFA 09 Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji ayaktan tedavi ünitesi Ayaktan ilaç uygulama ünitemizde 15 hasta koltuğu ile günde yaklaşık 35 hastaya hizmet vermektedir. Ünitemizde hematoloji hastalarına da ilaç uygulaması yapıldığı için aşırı bir hasta yoğunluğu vardır. Şu an için ünitemizde Hemşire Fatma Kurtaran Hemşire Sibel Çelikelma ve hemşire Nazife Tutarga görev yapmaktadır. Çalışma saatlerimiz arasındadır. Bu saatlerin dışında ilaç uygulaması yapılmamaktadır. Bizlerin genel olarak hastalardan isteklerimiz ilaçlarını getirirken ve evlerinde saklarken soğuk zincir kurallarına uyulması, tedavi ünitesinde yalnız hastanın kalması ve tedavi saatlerine uyum gösterilmesidir. Ayaktan tedavi ünitesi olarak tüm hastalarımıza acil şifalar dileriz. Romatoloji Hastalarının Kayıtları Emin Ellerde Merhaba ben Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi romatoloji bölümü hasta kayıt sorumlusu Mehmet ÇILGIN. Yaklaşık 5 yıldır bu görevi sürdürmekteyim. Bölümümüz Gaziantep dışında Güneydoğu Anadolu Bölgesinde geniş bir hasta kitlesine hitap etmektedir. Bunun sebebi ise Türkiye de çok az sayıda romotoloji uzmanının bulunmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden günlük bakılan hasta sayısı kapasitemizi fazlasıyla zorlamaktadır. Bizim hastalarımızdan tek ricamız bu potansiyelin yüksek olması sebebi ile karşılaşılacak problemler karşısında özverili, sabırlı ve hoşgörülü olmalarıdır. Ben burada bölümümüzde hasta kayıtlarıyla ilgili dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan bahsetmek istiyorum. Öncelikli olarak bölümümüz randevu ile has- Romatoloji Bölümünün Temizliği Garanti Altında Bizler temiz ve sağlık bir ortam için görev yapmaktayız. Ekibimiz Gökhan Orhan, Mehmet Kavak ve Ahmet Keklikçi den oluşmaktadır. Genel olarak saatleri arasında çalışmaktayız. Çok yoğun bir bölüm olan romatolojinin temizlik yönünün çok önemli olduğu kanaatindeyiz. Özellikle kullanılan ilaçlardan dolayı hastalarımızın vücut direnci düştüğü için bölümün temizliğine aşırı hassasiyet gösteriyoruz. Tüm hastalarımıza acil şifalar diler bölümün hijyeninin garanti altında olduğunu belirtmek isteriz. ta kabulu yaptığından, hastalarımızın imternet yada hastane sisteminden randevu almaları gerekmektedir. Maalesef randevusuz hastaları mecburen geri çevirmek zorunda kalmaktayız. Muayeneye gelen yeşil kart sahibi hastalar haricindeki istisnalar hariç diğer tüm hastalarımızdan sadece kayıt için nüfus cüzdanlarının yanlarında bulunması yeterlidir. Bunun dışında kalan ve muayeneye gelen tüm Yeşil kartlı hastalarımız ise ikamet ettikleri ilin merkez devlet hastanesinden karnelerine sevk yazdırmaları gerekmektedir. Yeşil kartlı hastalarımız eğer herhangi bir ilimizin ilçesinde ikamet ederken sevklerini ilçe devlet hastanelerinden alırlarsa aldıkları sevkleri geçersiz olacaktır. Ayrıca alınan sevklerin geçerliliği sevkin alınışından itibaren 3 gündür. Eğer 3 gün içerisinde muayene için müracaat etmezler ise sevkleri yine geçersiz olacaktır. Yalnız bu hastalar sevkleri ile bize müracaat ettiklerinde açılan sevk kayıtları 10 gün süre ile geçerli olacaktır. Bu 10 gün bitiminde hastalarımızdan yine tekrar sevk istenecektir. Bölümümüzde öğleden sonraları hasta muayenesi yapılmamaktadır. Hasta muayeneleri ve kontrole gelen hastalarımız randevulu olarak sabah saat 08:30-12:00 saatleri arasında yapılmakta olup; öğleden sonra saat 13:30-17:00 saatleri arasında sadece daha önceden muayene olan hastaların tahlil-tetkik sonuçları değerlendirilmektedir.son olarak romatoloji bölümünün çok az sayıda olduğu ve hasta yoğunluğunun çok fazla olduğundan hastalarımızdan isteğim bu bölümün ve çalışanlarının kıymetini bilmeleridir. Merhaba, ben Gaziantep tıp fakültesi hastanesi romatoloji bölümü hasta kayıt sorumlusu Ayda Nergiz KARABAYIR. Yaklaşık 3 yıldır sağlık sektörü içerisindeyim. Giderek artan sayıda romatoloji hastası olması ve özellikle doğu bölgesindeki hastanelerde romatoloji bölümünün olmaması bizlerin çok yoğun çalışmasına sebep oluyor. Bölümümüz hiçbir hasta mağdur olmasın diye her gelen hastayla ayrı ayrı ilgileniyor fakat hasta sayısının çok fazla olması nedeniyle çıkan karışıklıklar sonucu çoğu zaman hastalar ve personel gerginlik yaşayabiliyor. Hastanemizdeki en yoğun bölümün romatoloji bölümü olması güneydoğu Anadolu bölgesindeki romatoloji bölümünün eksikliğinin yeterli bir göstergesidir. Bizim hastalardan en büyük isteğimiz işimizi zorlaştıran bu faktörün bulunması nedeniyle gelişebilecek aksaklıklar konusunda anlayışlı olmaları be bizlere mümkün olduğun anlayışlı olmalarıdır. Bölümümüz personeli arası hasta kabul ediyor arası muayene sonuçlarını kontrol ediyor. Ancak biz genellikle bu mesai saatlerinin dışına sarkıyoruz. Genel olarak tüm hastalarımızın işleri bitmeden hem doktorlarımız hem de bizler bölümden ayrılmamaktayız. Bu kadar özveriyle çalışan bir bölümün özveri gösteren hastalarının olması beklediğimizi belirtmek isterim. Yazıma son verirken bütün bölüm çalışanlarına, özellikle bölüm başkanımız Doçent Dr. Ahmet Mesut ONAT, Doçent Dr. Bünyamin KISACIK, Uzm. Dr. Yavuz PEHLİVAN, asistanlarımız, hemşirelerimiz ve Mesai arkadaşım Mehmet ÇILGIN a saygılarımla yürekten teşekkür ediyorum. Bütün hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Romatoloji Servis Ekibi YIL: 1 SAYI: 1 01 Haziran 2011 Çarşamba GAP SAĞLIK DÜNYASI DERGİSİ ÜCRETSİZ EKİDİR İMTİYAZ SAHİBİ TÜLAY TORUN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ İSMAİL GÜNEŞ EDİTÖRLER DOÇ.DR. AHMET MESUT ONAT DOÇ.DR. BÜNYAMİN KISACIK İLETİŞİM ADRESİ GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ŞAHİNBEY ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ TEL: (0342) / Romatoloji servisi yaklaşık 10 hastaya hizmet vermektedir. Hasta kayıt işlerinden, personeline kadar tüm ekip güler yüzle hastaların bir an önce sağlığına kavuşmaları için uğraş vermektedir. DİZGİ TASARIM DOKTOR AJANS (0342) BASKI: OLAY MATBAASI

10 SAYFA 10 ROMATİZMAL HASTALIKLAR VE AİLE DESTEĞİ GANİME SOYAK / İnfüzyon eğitim sorumlusu Romatizmal hastalıklar tüm dünyada, bütün topluluklarda sık rastlanan, hayat kalitesini düşüren, çok fazla iş ve ekonomik kayba sebep olan hastalıklardır. Tedavideki birçok gelişmeye rağmen birçok romatizmal hastalık, hem hastalar hem de hekimler için önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Romatizmal şikayetleri olan milyonlarca insan vardır. Bu hastalıklar tedavi edilmezse en basit hareketleri bile yapmak zorlaşabilir, iş kaybı artar yada malulen emeklilik olabilir. Romatizmal hastalıklar insanların günlük yaşantısını, işlerini, özel uğraşlarını, hobilerini, gezilerini, genel olarak yaşam kalitesini etkiler. Genel olarak romatizmal hastalığa sahip hastalar sabahları çok zor kendilerini gelirler ve ağrılarının kısmen rahatlaması saatler alabilir. Hele birde hastanın yaşı da ileri yaş ise bu hastanın hastaneye gelip tetkik yaptırıp sonuçlarını göstermesi ilaçlarını takip etmesi yada anlaması oldukça zor olacaktır. Günlük hemşire pratiğimizde ilaçlarını yanlış kullanan ve bu nedenle günlerce hastanede ilacın yan etkileri nedeniyle yatan yada bu sebeple vefat eden hastaları görmekteyiz. İşte burada hasta yakınlarına büyük görevler düşmektedir. Özellikle yaşlı hastaların hastaneye mümkün olduğunca tek başlarına gönderilmemesi, onların hastalıklarıyla yakından ilgilenilmesi onların acılarının hafiflemesine yol açacaktır. Bir düşünün okuma yazma bilmeyen belirgin yürüme zorluğu çeken ve yatağından zor kalkan 70 yaşındaki bir hastanın hastanede yaşayacağı zorluklar ne kadar fazla olacaktır. Sadece yaşlı hastalar değil genç oldukları halde romatizmal hastalık gelişen bir çok genç hastamız bulunmaktadır. Örneğin 30 yaşında evli 2 çocuğu olan bir bayan hastanın sabahları yatağından kalkması çocukları okula hazırlaması, evinin kahvaltısını hazırlaması neredeyse imkansız hale gelebilir. Bu yüzden hastalığın ilaçla tedavisinin yanında ailesinin şefkatle tedavisi büyük önem taşımaktadır. Bizlere bu konuda yardımcı olacağınız için şimdiden teşekkürler. ROMATOLOJİ YATAN HASTA SERVİSİ ve HEMŞİRELİK HİZMETLERİ Hacer ERGÜVEN / Gaziantep Üniversitesi Romatoloji Servisi Sorumlu Hemşiresi Ben Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji servis sorumlu hemşiresi Hacer Ergüven. 3 yıldır romatoloji servis sorumlu hemşiresi olarak görev yapmaktayım. Bu yazımda yatan hasta servisinde karşılaştığım sıkıntılardan bahsetmek istiyorum. Kliniğimizde en çok Skleroderma, sistemik lupus eritematozusus (SLE), Behçet, Takayasu, romatoid artrit hastaları yatmaktadır. Bu hastalarımızda en çok sıkıntı çektiğimiz konuların başında hastalığını yeni öğrenenlerin ve hastalığın kronik bir hastalık olduğunu öğrendiklerinde aşırı panik ve stres gelişebiliyor. Bizim belki de en önemli görevimiz hastalıklarını onlara anlatmak ve hastalıklarını kabullenmelerini sağlamak. Bu durumda psikolojik danışmanlık rolünü üstlenmek genellikle hemşireye kalıyor. Bir hekim günde en fazla iki saat bir hastasını gözlemleyip ilgilenirken, hemşire 24 saat onunla birebir muhatap. Bu nedenle onlara daha fazla görev düştüğüne inanmaktayım. Kliniğimizde ikinci olarak en çok sorun yaşadığımız konu hastaların diyetleri. Güneydoğu damak tadına sahip hastalara tuzsuz, salçasız yemek yemelerini söylemek onlara ikinci bir hastalık şoku gibi geliyor. Maalesef ölürüm ama asla diyet yapmam diyenlerin sayısı bir hayli fazla. Bu konuda hastaların bilinçlenmesi ve gerekli önerilerin verilmesiyle aşmaktayız. Bir diğer sıkıntı çektiğimiz konu düzenli ilaçların düzenli kullanılması hakkında. Özellikle kronik hastalarda sıklıkla yaşadığımız bir problemdir. Bu konuda da hemşire arkadaşlarıma çok fazla iş düşmektedir. İlaçlarını içene kadar başında beklemeleri ve evde nasıl düzenli ilaç kullanmaları gerektiğini anlatmaları çok önemlidir. Bizler hemşirelik yaşantımızda bir çok hastanın ilaç yanlış yada eksik kullanma nedeniyle servislerde yattıklarını hatta bazı hastaların vefat ettiklerini bilmekteyiz. Bu yüzden sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için düzenli ilaç kullanmanın ve düzenli kontrollere gelmenin önemi hastalara anlatılmalıdır. Bir diğer önemli husu ise bizlerle alakalı romatoloji kliniklerinde çalışan hemşire arkadaşların hastaların psikolojileri ve romatoloji hastalarına hemşirelik yaklaşımı hakkında özel eğitim ve seminer almaları görüşündeyim. Tüm hastalara sağlıklı ve mutlu günler temennisiyle. DÜNDEN BUGÜNE HEMŞİRELİK Yüzyıllardır kadın her zaman anaç rolü ile bakıcılık görevini üstlenmiştir ve bu nedenle kadın ile hemşirelik mesleği özdeşleşmiştir ancak modern anlamda hemşireliğin tarihi Kırım Savaşı ( ) sırasında gönüllü olarak görev yapan Florence Nightingale ( ) ile başladığı kabul edilmektedir. Ordu içerisinde yapılan bu hizmetler özellikle savaş dönemi Avrupası için büyük bir reform olarak kabul edilmiş ve pek çok ülkede destek birlikler olarak hemşirelik hizmeti karargahlarda öncelikli hizmet olarak verilmeye başlanmıştır. Özellikle kadının rolünün erken benimsendiği toplumlarda hızla gelişen hemşirelik mesleği ülkemizde uzun yıllar gelişememiştir. Birçok savaş tarihçisine göre ülkemizin savaşlarda verdiği 4 milyon civarında asker kaybının en büyük sebebinin hemşirelik hizmetinin gelişmemesine, hasta bakım hizmetlerinin geri planda eksik uygulanmasına bağlanmıştır. Ülkemizde özellikle Osmanlının son dönemlerinde Florence Nightingale tarafından Türkiye, Kırım Savaşı sırasında Üsküdar Selimiye MELTEM AKKAYA ECZACIBAŞI SAĞLIK HİZMETLERİ HASTA EĞİTİM SORUMLUSU Kışlasında başlatılan hizmetlerle, hemşirelik mesleği doğmuştur. Hemşirelik mesleği öncelikle sadece sıhhiyelik kursu ile öğretilmiş daha sonrasında 1911 yılında İstanbul Selimiye Kışlasında yer alan asker hastanesinde gönüllü hasta bakıcı kursu açılmış ve ilk formal hemşirelik eğitimine başlanmıştır. Sayıları az olmakla birlikte 24 haftalık bir kurs programını tamamlayan ve sonunda sertifika alan Müslüman Türk kadınlarının ilk defa Balkan Savaşı (1912) ve ardından Çanakkale Savaşı ( ) sırasında hasta bakımı görevini üstlenmiştir. Ancak hemşirelik hizmeti uzun yıllar sayıca az bir grup tarafından verilebilmiştir. Cumhuriyet tarihimizde ilk defa 1920 yılında, Amiral Bristol Hastanesine bağlı hemşire okulu açılmıştır. Ancak ihtilaf devletleri tarafından kurulduğu için eğitilen kişiler ağırlıkla bu devletlerden hemşireler olmuştur. Ulusumuza ait ilk hemşire okulu, Kızılay Hemşire Okulu dur ve 21 Şubat 1925 Ankara da açılmıştır. Savaş yıllarında büyük ölçüde eksikliği hissedilen bu hizmetin gelişimine öncelik sağlanmıştır. Devam eden süreçte ülkemizde sağlık kuruluşlarında tedavi alan hastaların bakım ve takip ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla 1946 yılında alınan bir karar uyarınca Sağlık Sosyal Yardım Bakanlığı bünyesinde Sağlık Meslek Liseleri (SML) açılmıştır. Ülkemizde bugün Sağlık Meslek Liseleri haricinde hemşirelik alanında ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programları bulunmaktadır. Hemşirelik tarihi boyunca kendini geliştiren, hastaların hayatının her aşamasında tedavilerine maddi ve manevi sağladıkları katkı ile büyük önem taşıyan bir meslektir. Hastaların tedavi süreçlerinden tedavi ortamlarına kadar sürecin kusursuz işlemesinde hayati önem taşıyan ve sizin için gece gündüz hizmet sunan sağlık çalışanlarıdır.

11 SAYFA 11 ROMATİZMAL HASTALIKLARDA SIK KULLANILAN İLAÇLAR VE YAN ETKİLERİ Uz. Dr. Pınar Talu OCAKÇI / Şanlıurfa Eğitim ve Araştıma Hastanesi, Romatoloji Kliniği Halk arasında genellikle kas ve eklemleri etkilediği bilinen bu hastalıklar başka organları da etkileyebilmekte, işlevlerini bozabilmektedir. Sözü edilen bu organlar deri, göz, kalp, akciğer, böbrek ve beyindir. Çok çeşitli yakınma ve organ tutulumlarına neden olabilen bu hastalıkların tedavisi günümüz koşullarında mümkündür. Bununla beraber çoğu romatizmal hastalığın tamamen ortadan kalkması mümkün değildir. Sürekli hasta-hekim işbirliği gerektirir. Tedavideki en büyük amaçlar, hastanın yakınmalarını ortadan kaldırmak, etkilenen organlarda kalıcı bir bozukluk gelişmesini önlemek ve mümkün olduğunca hastanın normale yakın bir hayat sürmesini sağlayabilmektir. Tedavi seçiminde romatoloji uzmanı hastaya göre karar verir. Her hastalık herkeste aynı seyretmediği gibi, ilaçlar da her hastada aynı etkinliği göstermeyebilir. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, böbrek ya da kalp yetmezliği gibi bir takım hastalıkları olan hastalarda bazı ilaçlar hiç kullanılamaz, bazıları ise daha düşük dozlarda ve yakın takiple kullanılabilir. Gebe ve emziren kadınlarda kullanılabilecek ilaçlar yine çok kısıtlıdır. Bu nedenle hastanın takiplerini aksatmaması, hekiminin önerilerine uyması çok önemlidir. Çevresindeki insanların kulaktan dolma sözleri ya da önerilerine göre hareket etmesi sonunda hastanın kendine zarar verecektir.romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ana başlıklar altında kısaca şöyledir: AĞRI KESİCİ VE ANTİROMATİZMAL İLAÇLAR: Günlük uygulamada romatizmal hastalıkların çoğunda oluşan yangıya darbeyi vurmak için ilk akla gelen ilaçlardır. Bazen tek başına bazense diğer ilaçlarla beraber kullanılabilirler. Bu ilaçların en bilinen ve sık karşılaşılan yan etkisi mide yakınmalarıdır. Bu nedenle hekimin uygun gördüğü hastalarda mide koruyucu ilaçlar tedaviye eklenir. Yaşlı hastalarda, böbrek, karaciğer ve kalp hastalığı olanlarda da hekimin önerisi doğrultusunda çok dikkatle ve daha düşük dozlarda kullanılabilirler. Bazen genç hastalarda da tek başına ya da başka ilaçlarla beraber kullanıldığında karaciğer testlerinde geçici bozulmalara neden olabilirler. Belli aralarla hekim kontrolü gerekir. KORTİZON: Bu ilaçlarlar romatoloji pratiğindeki en etkili ilaç grubudur. Romatizmal hastalıkların birçoğunda tedavinin başlangıç ya da bir döneminde kullanılırlar. Romatoloji uzmanları yan etkileri olabilen bu ilacı; gerektiğinde kullanmaktan kaçınmaz çünkü sağlanacak fayda daha önemlidir. Bu nedenle romatolog takibindeki hastalar; kortizonlu ilaçlar hakkında söylenen çevreden duydukları sözlere kulak asmamalıdırlar. Bu ilaçları kullanan kişilerin dikkat edeceği en önemli konu tuz yememektir. Yemeğine tuz ekmese bile, yemek pişerken konan tuz, ya da zeytin, peynir, ekmek gibi besinlerin içindeki tuz hastanın yüzünde şişmeye, tansiyonun yükselmesine neden olabilmektedir. Şeker ve yağlı gıdaları tüketirken de daha dikkatli olması önerilir. Şeker hastalığı olanlarda kan şekerlerinin bozulmasına neden olabileceğinden daha sıkı bir diyet ve takip gerektirir. Bu ilaçlar ayrıca tüylenme artışı ve vücutta sivilceler yapabilir. Genç hastalarda bu istenmeyen etki ilaç dozları azaltılınca genellikle düzelir. Uzun süre kullanımda osteoporoza(kemik erimesine) neden olabilir. Bu nedenle tedaviye çoğunlukla kalsiyum ve D vitamini içeren ilaçlar eklenir. İlacı yüksek dozlarda alması gereken hastalarda mikrobik hastalıklara daha kolay yakalanmaya neden olabilir. Hastada sarılık (hepatit B, C) varsa sakıncalı olur ve tedavi öncesinde bu testler genellikle hekim tarafından kontrol edilir. ROMATİZMAYA KARŞI HASTALIK AZALTICI İLAÇLAR: Daha önce söylendiği gibi romatizmal hastalıklar tamamen ortadan kaldırılamamaktadır. Amaç bu ilaçlar ile hastalığı en düşük seviyede tutabilmektir. (Bunu bir örnekle açıklayalım. Hastalığı vahşi bir hayvana benzetirsek, elimizdeki imkanlarla bu hayvanı öldürecek bir silah şu an elimizde yoktur. Bu hayvanı öldüremesek de uyumasını sağlayabiliriz ve bu şekilde çevresine zarar vermesini önleyebiliriz.). Metotreksat, sulfasalazin, hidroksiklorokin, azatiopirin, siklofosfamid, siklosporin gibi ilaçlar bu gruba örneklerdir. Ortak özellikleri etkilerinin geç ortaya çıkmasıdır ve bu süre yaklaşık 3 (üç) aydır. Bu tedavi bir hastaya başlandığında aylar ya da yıllar gibi uzun sürelerle kullanılır. İlaçların etkisi geç başlasa da yan etkiler erken dönemlerden itibaren ortaya çıkabilmektedir. Bir ilaca yeni başlanan hastalar olası yan etkiler açısından gerek kan tetkikleri gerekse muayene ile daha sıkı bir izleme alınırlar. Oluşan yan etkiler hafif bir bulantıdan, organ bozukluğuna kadar gidebilen ciddi durumlara kadar değişebilir. Ancak bunların çoğu uygun takiple erken dönemde saptanarak, neden olan ilaç bırakıldığında tekrar düzelir. Bu yan etkiler yapılacak düzenli karaciğer, böbrek testleri ve kan sayımları ile 6 aylık aralarla yapılacak göz kontrolleri ile kolayca saptanabilir. Hastanın önceden olmayan ateş ve döküntü gibi durumlarda da takip eden hekimine başvurması olayın daha ciddi boyutlara varmasını engeller. İlaçlar ve neden oldukları yan etkileri GUT hastalığı nedir? Uz. Dr. Yavuz Pehlivan Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Kralların hastalığı olarak tarif edilen Gut bir romatizmal hastalıktır. Eskiden zenginlerde daha çok görüldüğü sanılırdı, bu nedenle kralların hastalığı ya da zengin hastalığı diye (Resim 1) bilinirdi. Ancak günümüzde pek de sınıf farkı gözetmediği anlaşılmıştır. En sık ayak baş parmağını yakalar (Resim 1). Sonra sıklık sırasına göre diz, dirsek, el bilekleri yakalanır. Genelde tek taraf tutulumu mevcuttur. Neden olur? Asıl neden kandaki ürik asittir. Kanda ürik asit, sınırlı düzeyin üstüne çıkarsa, eklem aralarında kristal olarak birikir. Bu kristaller eklem dokusuna tesir ederek son derece şiddetli ağrıya neden olurlar. Gut krizi için kandaki ürik asit seviyesi mutlak belirleyici değildir. Normal seviyelerdeki ürik asitte kriz olabileceği gibi, yüksek seviyelerde de hiçbir belirti olmayabilir. Ürik asit neden yükselir? Ürik asit genetik nedenler, bazı hastalıklar, bazı ilaçlar ve aşırı proteinli beslenmeden ötürü yükselir. Öte yandan alkol, travma, ameliyat, açlık ve stres, ürik asit artışına yol açan diğer nedenlerdir. Yükselten ilaçların başında idrar söktürücüler, epilepsi ilaçları ve düşük dozlarda aspirin gelir. En sık kimlerde görülür? En sık erkeklerde görülür. Bu sıklık 50 yaşından sonra daha da artar. Kadınlarda ise menopoz sonrasında daha sıktır. Çocuklarda ve gençlerde pek görülmez. Belirtileri nelerdir? Tutulan eklemde şiddetli bir ağrı, şişme, morkırmızı arası bir renk değişimi mevcuttur. Ağrı zonklayıcı vasıfta olup, 1-2 gün sürebilir. Bu arada ateş de yükselebilir. Kişi, ağrıdan dolayı, şişen ekleminin üzerine çarşaf bile örtmek istemez. Ürik asit uzun dönemde kulak iç kıvrımında, deri altında birikip tofüs denilen (Resim 2) lezyonlara ve böbrekte birikerek böbrek taşına neden olabilir. Nasıl tedavi edilir? Tedavideki amaç eklem deformitelerini ve böbrek yetmezliğini önlemektir. Akut gut krizlerinin tedavisinde anti romatizmal ilaçlar ve kolşisin verilir. Kandaki ürik asit düzeyini (Resim 2) düşüren ilaçlar krizde kesinlikle kullanılmaz. Bu tür ilaçlar kriz sonrası yüksek ürik asit düzeyini kontrol etmek amacıyla kullanılır. Bu ilaçlar kullanılırken hastalar yakından izlenirler, çünkü gut krizine ve böbrek yetmezliğine yol açabilirler. Diyetle Tedavi: Alkol kullanılıyorsa alkol bırakılmalıdır. Bol su, meyve suyu gibi doğal sıvılar alınmalıdır. Sofralarımızın temel yiyecekleri süt, yumurta, un, peynir ve şeker kullanılabilir. Fakat başta sakatatlardan (kelle-paça, işkembe, vb.) Av etleri, küçük balıklar, havyar, mayalı ürünlerden uzak durulmalıdır Diğer tedavi yöntemleri: Akut dönemde yatak istirahatı uygulanabilir. Şişmanlığa dikkat edilmelidir. Hipertansiyon ve şekeri kontrol altına alınmalı. Fazla kiloları atılmalıdır. Gut Hastalığı hastanelerin romatoloji bölümlerinde teşhis ve tedavi edilmektedir. Hastalıktan şüphelenmeniz durumunda hastanelerin romatoloji bölümlerine başvurmalısınız. Herkese sağlıklı ve mutlu bir yaşam temennisiyle.

12 SAYFA 12 TRAKYA ÜNİVERSİTESİ ROMATOLOJİ KLİNİĞİ Kısaca Trakya Romatoloji Bilim Dalı nın öyküsünü anlatır mısınız? Bilim Dalımız 1998 yılında Prof. Dr. Necati Çakır tarafından kurulmuştur yılında ben ve Dr. Mehmet Soy Romatoloji Bilim Dalı na katıldık. Daha sonra 2007 yılında Prof. Dr. Mehmet Soy, 2008 yılında da kurucu başkan Prof. Dr. Necati Çakır ayrılması üzerine Bilim Dalı Başkanlığını yürütmekteyim yılı içerisinde Uzm. Dr. Salim Dönmez Bilim Dalımızda göreve başladı. Halen Trakya Romatoloji 10 yılı aşkın bir tecrübeyle 1 öğretim üyesi ve 1 uzmanla eğitim-öğretim ve hasta hizmetine devam etmektedir. Romatoloji Bölümüne talep ne ölçüdedir, hangi bölgeye hizmet vermektedir? Trakya Romatoloji, Trakya bölgesinde İç Hastalıkları bünyesinde Romatoloji hizmeti yapan tek merkezdir. Bu nedenle Edirne dışında, Kırklareli, Tekirdağ ve zaman zaman Çanakkale bölgesinden gelen hastalara sağlık hizmeti sunmaktadır. Hangi günler poliklinik hizmeti vermektesiniz? Bölümünüze hasta yatışı oluyor mu? Bölümümüzda haftada 4 gün poliklinik hizmeti vardır. Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe günleri genel Romatolojik hastaların muayenesi yapılmakta, Salı günleri ise Sistemik Lupus Eritematozusus ve Sklerodermalı hastalara sağlık hizmeti sunulmaktadır. Sınırlı öğretim üyesi ve uzmanımız olduğundan ve yoğun muayene talebi nedeniyle randevulu sisteme gore hasta bakmaktayız. Hastaların öncelikle Dahiliye Polikliniğinde muayene edilmesini, Romatolojik bir hastalık düşünülenleri değerlendirmeyi istiyoruz. Romatoloji Polikliniğinde muayene olmak isteyen hastalar nolu telefondan Sekreter-Hemşire Havva hanımdanveya Romatoloji Poliklinik Sekreterliğinden (1110) bilgi alabilirler. Ayrıca yatarak tedavi edilmesi gereken hastalar için Endokrinoloji Bölümü ile paylaştığımız 25 yatak kapasiteli bir servisimiz bulunmaktadır. Bunların dışında hastalarınızın faydalanabileceği ne gibi imkanlarınız mevcuttur? Biyolojik ilaçlar dediğimiz yeni grup ilaçların uygulanması için ayaktan tedavi ünitemiz de hastalara hizmet vermektedir. Günübirlik infüzyon tedavisi uygulanan hastalarımıza hizmet eden bölüm Ayaktan Kemoterapi Ünitesi bünyesindedir ve aynı anda 8 hastaya infüzyon yapılacak şekilde düzenlenmiştir. Bunun yanında Bölümümüzde hastaların tanıları için yeni yöntemlerde kullanılmaktadır. Yaklaşık 1 yılı aşkın bir süreden beri bölümümüzde kas-eklem hastalıkları tanısında kullanılmak üzere Ultrasonografi cihazı mevcuttur. Bunun yanında bazı romatizmal hastalıkların tanısında kullanılan kapilloroskop, polarize ışık mikroskobu gibi cihazlar bize zaman zaman yardımcı olmaktadır. Dile getirmek istediğim diğer bir şey ise, hastanemizde tüm dünyada uygulanan romatoid faktör, anti-ccp, antinükleer antikor, ANCA, anti-fosfolipid antikorları gibi tanısal testler laboratuvarımızda deneyimli personelimiz tarafından yapılmaktadır. Hastanemiz Trakya Bölgesinde tüm bu hizmetleri kendi bünyesinde sunan tek sağlık merkezidir diyebiliriz. Hasta hizmeti dışında faaliyetleriniz nelerdir? Bilim Dalımızda hem Tıp öğrencilerine, hem Dahiliye Asistanlarına hem de Romatolojide Uzmanlık öğrencilerine eğitim verilmektedir. Ayrıca bilimsel araştırmalar yapılarak veriler uluslararası kongrelerde sunulmakta ve dergilerde yayınlanmaktadır. Trakya Bölgesinde romatolojik hastalık sıklığı nedir? İlginç olarak Türkiye genelinde sık görülen Behçet ve Ailevi Akdeniz ateşi gibi hastalıkları Trakyada çok görmüyoruz. Ancak romatoid artrit, sistemik lupus eritematozusus, ankilozan spondilit, gut hastalığı, skleroderma, temporal arterit, Takayasu, Wegener gibi vaskülitleri nisbeten sık görmekteyiz. 10 yıllık dönem içerisinde bölümümüzde kayıtlı 1300 romatoid artrit, 650 ankilozan spondilit, 350 sistemik lupus eritematozusus, 250 gut hastalığı, 65 skleroderma, 100 civarında polimiyalji/temporal arteritli hasta bulunmaktadır. Bu rakamlar oldukça fazla hasta potansiyelini göstermektedir. Romatoloji Bölümünün ihtiyaçları nelerdir? Romatoloji Bölümü olarak öncelikle randevu olmadan her talep eden hastaya bakmak isteriz. Ancak bu konuda eleman sayısı önümüzdeki en önemli engel. Bunun yanında sadece Romatolojiye bakan sekreter, konusunda uzmanlaşmış hemşire, yatan hasta ve infüzyon tedavilerinin aynı serviste olacak şekilde düzenlenmiş Romatoloji servisi olması diyebiliriz. Son olarak eklemek istediğiniz şeyler nelerdir? Genel Dahiliye Polikliniğine müracaat eden hastaların yaklaşık %10-15 lik bir bölümünü romatolojik yakınmalar oluşturduğu için hem hastalar hem de hekimler için Romatolojinin önemli bir bölüm olduğunu düşünüyoruz. 10. yılını aşan bölümümüzün önemli bir deneyim kazandığını, gelecekte kendini daha iyi noktalara getirerek bölgeye, hastalarımıza en yeni bilgi ve tedavi yöntemleriyle hizmet sunmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Hastalarımızdan da bizi bırakmamalarını, takip ve tedavilerini aksatmamalarını talep ediyoruz.

13 SAYFA 13 ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ ROMATOLOJİ KLİNİĞİ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Romatoloji Kliniği 1998 yılında Dr. Cengiz Korkmaz tarafından kurulmuştur. Kliniğimiz kurulduğu günden bu yana sadece Eskişehir iline değil aynı zamanda Kütahya, Bilecik, Afyon, Uşak gibi çevre illerdeki romatoloji hastalarına da hizmet vermektedir. Kliniğimizde halen Prof. Dr. Cengiz Korkmaz, Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu, Uzman Dr. Şule Yaşar Bilge ve Uzman Dr. Emel Gönüllü den oluşan doktor ekibi görev yapmaktadır. yonlar aynı gün içinde değerlendirilmektedir. Yatarak izlenmesi ve tedavisi gereken hastalar İç Hastalıkları bölümü içinde bulunan servis bünyesinde yatırılmaktadır. Yatarak izlenen hasta sayımız ortalama 8-10 civarında olmaktadır. Kliniğimize ulaşmak isteyen hastalarımız için telefonumuz /2928 dir. Bölümümüzün İşleyişi; Bölümümüzde Eğitim Hizmetleri; Kliniğimizde günlük olarak 70 civarında hastaya poliklinik hizmeti verilmektedir. Genel olarak randevu sistemi ile çalışılmaktadır. Kliniğimize ilk defa muayene olmak isteyen hastaların ise öncelikli olarak İç Hastalıkları polikliniğinde ön değerlendirilmeye tabii tutulması ve sorunlarının romatolojik bir hastalığa bağlı olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme sonrası romatolojik bir hastalık düşünülen hastalar aynı gün değerlendirilmektedir. Tüm Türkiye de olduğu gibi bölgemizde de romatoloji uzmanı konusunda yaşanan sıkıntı bizi bu uygulamaya mecbur bırakmaktadır. Farklı branşları ilgilendiren hastaların kliniğimizde iş yükünü arttırmaması ve bizlerin gerçekten romatolojik sorunları olan hastalara odaklanabilmemiz açısından bu ön değerlendirme zorunluluk olarak gözükmektedir. Kliniğimizde farklı bölümlerden istenen konsültas- Bölümümüzde bu güne kadar iki romatoloji uzmanı yetişmiş olup, halen romatoloji yan dal eğitimi almakta olan iki iç hastalıkları uzmanı görev yapmaktadır. İç hastalıkları uzmanlık öğrencileri ikişer kişi olarak üçer aylık periyodlarla bölümümüzde eğitim almaktadırlar. Cuma günleri poliklinik hizmeti verilmeyerek tüm gün eğitim amaçlı faaliyetlere ayrılmaktadır. Makale değerlendirme, olgu sunumları ve seminerler bu gün içinde yapılmakta olan eğitim faaliyetleridir. Bunun yanı sıra diğer bölümlerle ortak konsey toplantıları ve Çarşamba günleri radyoloji bölümü ile ortak toplantılarımız olmaktadır. Dördüncü sınıf öğrencilerine yönelik teorik ve pratik eğitimler İç Hastalıkları stajı bünyesinde rutin olarak verilmektedir. Zaman zaman Eskişehir ilindeki aile hekimlerine yönelik eğitim toplantıları yapılmaktadır. Branşımızla ilişkili yurt içi veya yurt dışı yapılan toplantılara düzenli olarak kliniğimizden katılım olmaktadır. Bölümümüzdeki Akademik Çalışmalar; Romatolojinin her alanına yönelik olarak klinik ve gözlemsel çalışmalar yapılmakta olup, ailevi Akdeniz ateşi, romatoid artrit, ankilozan spondilit ve Behçet hastalığına yönelik çalışmalarımız daha ön plana çıkmaktadır. Kliniğimizden SCI kapsamındaki dergilerde yayımlanan yıllık çalışma sayısı ortalama beştir. Ülkemizdeki diğer romatoloji klinikleri ile ortak yürütülen çalışmalarımızın yanı sıra uluslararası bazı çalışmalarda da görev almaktayız. Bölümümüzce editörlüğü yapılan romatoloji atlası 2011 yılının son aylarında yayımlanacaktır. Bu kitapta büyük çoğunluğu kendi hastalarımıza ait 350 civarında görsel bulunmaktadır ve içeriğinin hazırlanmasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi bünyesinde görev yapan radyoloji, göz hastalıkları ve patoloji gibi branşlardaki akademisyenlerin yanı sıra diğer romatoloji kliniklerinde görev yapan, yaklaşık on meslektaşımız da görev almıştır. Bu vesile ile hepsine teşekkürü borç biliriz. Kliniğimizde Uygulanan Tanı ve Tedavi Yöntemleri; Romatoloji ile ilgili her türlü hastalığın tanı ve tedavisinde yetkin kişilerden oluşan bir ekibimiz vardır. Kas iskelet sistemi ultrasonografisi yanı sıra kapilleroskopi ve polarize ışık mikroskobu cihazlarını tanısal amaçlı olarak kullanabilmekteyiz. Romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan tedavi yöntemlerinin hepsi eksiksiz olarak kliniğimizde de yapılabilmektedir. İnfüzyon yoluyla kullanılan biyolojik ilaç tedavileri hastanemiz bünyesindeki ortak kemoterapi merkezde uygulanmaktadır. Romatizmal hastalıkların kronik seyri itibariyle tüm hastalarımızla uzun yıllardır yakın diyalog içerisinde görev yapmaktayız. Güncel tanı ve tedavi yöntemlerinden hastalarımızın yararlanabilmesi için hem eğitim hem de hasta bakımı ile ilişkili hizmet faaliyetlerimizi aksatmadan vermeye çalışıyoruz. Ancak bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Daha ileriye gitmek, eğitim ve bilimsel faaliyetlerden uzaklaşmadan daha fazla hastaya faydalı olabilme gayretimiz her zaman devam edecektir.

14 SAYFA 14 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ROMATOLOJİ KLİNİĞİ Romatoloji Kliniği Ne Zaman Kuruldu? bölgesel bir klinikten ziyade ulusal bir referans kliniği özelliği taşımaktadır. Hacettepe Üniversitesi Romatoloji kliniği 1990 yılında Prof. Dr. Meral Çalgüneri tarafından kurulmuş olup, ülkemizin ilk romatoloji kliniklerindendir. Bu kliniklerden uzmanlığını alan bir çok romatoloji uzmanı ülkemizin dört bir yanında klinikler kurarak hizmet vermektedirler. Yerleşim yeri itibariyle İç Anadolu ve çevresine hizmet vermekle beraber, Bilim Dalınızı Hangi Hastalıklarla Uğraşmakta? Bilim dalımız toplumda sık görülen ve tedavi edilemediği takdirde önemli oranda iş gücü kaybı ve sakatlık oluşturan romatizmal hastalıkların tedavisi için uğraş vermektedir. Tanı ve tedavi açısından değerlendirilen hastalık gruplarının açılımı daha ayrıntılı olarak iltihaplı romatizmalar (romatoid artrit, ankilozan spondilit, psöriatik artrit, reaktif artritler, enteropatik artritler), bağ dokusu hastalıkları (sistemik lupus eritematosus, antifosfolipid sendromu, skleroderma, inflamatuar kas hastalıkları, Sjögren sendromu) damar iltihapları (vaskülitler), Behçet hastalığı, ailesel Akdeniz ateşi, osteoporoz ve osteoartrit gibi hastalıkları içermektedir. Kısaca Kliniğinizi Tanıtıp, Ne Tür Hizmetler Verildiğini Anlatır mısınız? Kliniğimizin kurucusu Prof. Dr. Meral Çalgüneri Haziran ayında emekli olmuştur. Şuan ki ünite başkanlığı görevini Prof. Dr. İhsan Ertenli sürdürmektedir. Kliniğimizde eğitim hizmetlerinin (tıp fakültesi öğrencileri, iç hastalıkları uzmanlık eğitim) yanı sıra poliklinik ve klinik hizmetleri verilmektedir. Akademik kadroda Prof. Dr. İhsan Ertenli, Prof. Dr. Sedat Kiraz, Doç. Dr. Şule Apraş Bilgen, Öğr. Gör. Dr. Ali Akdoğan ve Öğr. Gör. Dr Ömer Karadağ bulunmaktadır. Romatoloji uzmanlık eğitimine devam eden Uz. Dr. İsmail Doğan, Uz. Dr. Metin Işık ve Uz. Dr. Levent Kılıç ın yan sıra rotasyonlarla gelen iç hastalıkları asistanlarıyla beraber kalabalık bir ekip ile hizmet vermekteyiz. Polikliniğimizde hafta içi 5 gün randevu ile poliklinik hizmeti verilmektedir. Günlük ortalama 60 hasta değerlendirilmekte, sonuç bakılan hastalarla birlikte bu rakam ortalama 100 hastaya ulaşmaktadır. 7 kişilik ayaktan tedavi ünitesi ile günlük ilaç uygulamaları yapılmaktadır. Kliniğimizin kendine ait yataklı servisi yoktur. Hacettepe Üniversitesinin entegre eğitim sistemine bağlı olarak, hasta yatışları dahiliye servislerine yapılmakta ve servis takipleri İç hastalıkları asistanları tarafından yapılmaktadır. Ortalama 10 civarı yatan hasta takip edilmektedir. Günlük olarak sabahları romatoloji yan dal uzmanlarınca servislere viziti yapılmakta ve haftada 2-3 defa hasta başında öğretim üyelerince değerlendirme yapılmaktadır. Her Çarşamba sabahı 08:00-10:00 arası eğitim saati olup; bu saatlerde güncel makaleler değerlendirilmektedir. Polikliniğimiz randevu sistemi ile çalışmaktadır. Randevu dağıtımı aylık olup, her ayın son çarşamba sabahı yapılmaktadır. 0(312) sekreterlik numaralarından da irtibata geçilirse randevu konusunda ve klinik ile ilgili diğer konularda bilgi alınabilir. Ayrıca Hacettepe üniversitesi hastanesi web sitesinden (www.hacettepe.com.tr); hastane, hastanemizin tüm diğer bölümleri, bu bölümlerde çalışan hekimler ve genel poliklinik hizmetleri hakkında bilgi alınabilir. Son cümle: Prof. Dr. Meral Çalgüneri nin bize bırakmış olduğu bu mirası, elimizden geldiğince kaldığı yerden devam ettirmeye çalışıyoruz.

15 TÜRKİYE DE BULUNAN SAYFA 15 ROMATOLOJİ KLİNİKLERİ KLİNİKLERİ ROMATOLOJİ ROMATOLOJİ KLİNİĞİNİN ADI BULUNDUĞU İL İRTİBAT NUMARASI Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Adana Adana Araştırma ve Uygulama Hastanesi Romatoloji BD... Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Adana Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... Ankara GATA (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Ankara) Romatoloji BD... Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Ankara Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Romatoloji BD... Ankara Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Ankara Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Ankara Atatürk Eğitim ve Arastırma Hastanesi Romatoloji BD... Ankara Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Antalya Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... Antalya Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Aydın Balıkesir Devlet Hastanesi Romatoloji Kliniği... Balıkesir Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Bolu Bursa Çekirge Devlet Hastanesi Romatoloji Kliniği... Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Bursa Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Romatoloji BD... Çanakkale Denizli Devlet Hastanesi Romatoloji Kliniği... Denizli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Denizli Sağlık Bakanlığı Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... Diyarbakır Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Edirne Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Elazığ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Eskişehir Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Romatoloji Kliniği... Gaziantep Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Gaziantep Hatay devlet Hastanesi Romatoloji Polikliniği... Hatay Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Isparta Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul Fatih Sultan Mehmet Araştırma Uygulama ve Eğitim Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul Hisar Continental Romatoloji Kliniği... İstanbul Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... İstanbul Medical Park Hastaneler Grubu (Göztepe) Romatoloji Kliniği... İstanbul S.B. İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul T.C. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Istanbul Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... İstanbul Bakırköy Sadi Konuk Eğitim Araştıma Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul İ.Ü. Çapa Tıp Fakültesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... İstanbul Okmeydanı Eğitim Araştıma Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul Acıbadem Hastanesi Romatoloji Kliniği... İstanbul İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Romatoloji BD... İstanbul Şişli Etfal Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul Bilim Üniversitesi Florance Nightingale Hastanesi Romatoloji BD... İstanbul Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... İzmir İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... İzmir D.E.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... İzmir İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... İzmir İzmir Kent Çiğli Hastanesi Romatoloji Kliniği... İzmir Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Romatoloji BD... Kahramanmaraş Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... Kayseri Kırıkkale Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Kırıkkale Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Romatoloji BD... Kocaeli Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Konya Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Romatoloji BD... Manisa Sakarya Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi Romatoloji BD... Sakarya Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji BD... Samsun Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Sivas Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji Kliniği... Şanlıurfa Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi, Romatoloji BD... Trabzon Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji BD... Yozgat

16 SAYFA 16 Sizden Gelenler... Bir Behçet hastası: Hastalığım için hayatın bir cilvesi diyorum ve inadına gülüyorum Ben Behçet hastasıyım ve 20 yaşındayım. Bu hastalıkla tanışalı hemen hemen 1.5 yıl oldu. Önce gittim hastalığımı biraz araştırdım. Doktorlarım beni hastalığım hakkında bilgilendirdi. Aynı zamanda Hepatit B hastasıyım ve bunu da 2 yıldır biliyorum. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi romatoloji kliniğinde tedavi olmaya başladım. Ama hiç üzüntüye kapılmadım. Dedim kendi kendime derdi veren Allah dermanı da verir. Doktorlarımın verdiği ilaçları da düzenli olarak kullanıyorum. Öyle başkalarının tavsiye ettiği kocakarı ilaçlarını kesinlikle kullanmam. Örneğin sadece bir baş ağrısı için hemen ilaçlara yönelmem. Çünkü fazla ilaç kullanmak vücudun direncini düşürüp, çabuk hastalanmamı sağlar. Behçet hastalığı fazla bilinen bir hastalık değil. Bu hastalık ağız yaraları, eklem ağrıları, vücutta sivilceler, damar tutulması yapabilir ve ilerlerse de göze zarar verebilirmiş. Bende ön planda vücutta sivilceler ve damar tutulması mevcut. Kalbimdeki damar etkilenmiş ve vücudumda da yaygın sivilceler var. Şu anda hastanede yatmaktayım, düzenli olarak tedaviye devam ediyorum. Ben anladım ki bu hastalıkta stres ve sıkıntıdan uzak durmak lazım. Bunun birçok hastalıkta önemli bir yeri var aslında. Ben hiç üzüntüye, strese girmemeye çalışıyorum. O küçük odamda kendime her zaman bir uğraş bulurum. Şimdi bir roman okuyorum. Müzik dinliyorum ve yanımdaki arkadaşımla sohbet ediyorum; benden yaşça büyük olsalar da. Bazı hastalar iyice hastalıklarına yenilirlerler, adeta hastalık hastası olurlar, sanki iyileşmek istemez gibi davranırlar veya iyileşeceklerine inanmazlar. Hep karamsardırlar. 5 Mayıs sabahı saat altı gibi kalktım, kahvaltımı yaptım. Daha sonra biraz kitap okuyup dışarı çıktım ve biraz temiz hava aldık. Daha sonra cilt biyopsisi için gerekli malzemeleri aldım. İlaçları aldık. Biyopsi oldum. Önce korkmuştum ama hiç korkulacak bir şey yokmuş. Neyse doktorum aldı örneği ve patoloji bölümüne gönderdim, sonuç 15 gün sonra açıklanacakmış. Saat şimdi 10:15. Hastalığım için hayatın bir cilvesi diyorum ve inadına gülüyorum. Hayat bir sınavsa, adımı yazar çıkarım. Zülküf ANKİLOZAN SPONDİLİT ve HAYATLA BARIŞIK YAŞAMAK Romatizma ve yaşam dergimizin ilk sayısında yazısı yayınlanan Ankilozan Spondilit (AS) hastası sayın Fikret BAYIR bey gibi bende bir AS hastasıyım benim AS ile tanışmam bir sene oluyor, ama bu hastalığı taşıyor olmam yirmi sene önceye dayanıyor. Bir romatizmal rahatsızlığımın olduğunu biliyordum fakat üzerinde hiçbir zaman duramıyordum tabiki sabah tutulmaları,eklemlerde şişlik, geceleri ağrıyla uyanmak bunların bir kaçı. Ben tiyatro öğretmeniyim.mesleğimin branşı drama ve mimik taktir edersiniz ki bu meslek devamlı hareket gerektiren aynı yerde sabit durmayan sahnede oradan oraya koşuşturulması gereken hareketi ve aksiyonu bol bir meslek. Mesleğimi icra etmeyi çok seviyorum fakat bir süreden sonra tamamen bütün hareket işlevinizi yavaş yavaş kaybetmeye başlıyorsunuz senesinin haziran ayında İzmir den Gaziantep e işim münasebetiyle geldim. Burada ki çalışmalarım ve İzmir-Gaziantep arası git gel yeteri kadar yorucu oluyordu birde bunun üzerine müthiş ağrılar daha da dayanılmaz kılıyordu. Burada çok sevdiğim yakın bir dostum tıp fakültesinde romatoloji bölümünün olduğunu ve doktorlarının çok iyi olduğunu ve bu konuda bana yardımcı olabileceklerini söyledi. Bunun üzerine hastaneye geldim. Bölüm başkanı Sayın Doç. Dr. Ahmet Mesut ONAT ile tanışmam böyle oldu. Kendisine ve diğer doktor arkadaşlara bu dergi sayesinde çok teşekkür ederim. Bu hastalığın en önemli belirtileri sabah tutukluğu, gece ağrıları, eklem ağrıları, şişlikler ve yorgunluklardır. Doğru teşhis, doğru ilaç ve en önemlisi doğru branş doktoru tedavideki en önemli kriterlerdir. Eğer bunlar yerindeyse gerisi biz hastaların elinde. Benim tedavim önce ilaçlarla başladı fakat daha sonra vücudum bu ilaçlara karşılık vermeye başladı. Doktorumun yönlendirmesiyle ben kendilerine altın kızlar lakabını taktığım üç tane muhteşem hemşire hanımla tanıştım hepsi kendi branşında çok iyiler zaten burada önemli olan hastalara ilgi, önemseme ilaçlarla alakalı açıklayıcı bilgilendirme. Gördüğüm kadarıyla her üçü de bu konuda çok başarılı kendilerine şahsım adına çok teşekkür eder ve başarılarının devamını dilerim. Tabletler ve sonra ilk tedavim iğne ye geçmek oldu ilk üç iğneden sonra ağrılarım tekrar başladı. Hemen ardından başka bir TNF bloker olan farklı bir iğneye geçildi ancak yine bir önceki gibi etkisizlikle sonuçlandı. Ama asla bu durumda kaldığımda yıkılmadım ve moralimi bozmadım sporuma ve yürüyüşüme devam ettim ve moralimi her zaman çok yüksek tuttum. Son olarak tedavime serumla verilen başka bir TNF bloker ile devam ediyorum inanıyorum ki bu serum bana ve benim durumumda olan diğer hastalara iyi gelecek. Yaşama dört elle sarılmak gerek, hayat çok kısa ve her anından tat almak gerek bunun için inançlı olmalıyız. Doktorlarımızın ve sevgili hemşirelerimizin dediklerini harfiyen yerine getirmeliyiz böylelikle yaşam standardımızı çok yüksek tutabiliriz. Bu hastalığımızın hayatımızın son anına kadar tedavisi devam edecektir ama önemli olan umutsuzluğa düşmemek ve bu hastalık beni değil ben bu hastalığı yeneceğim diyerek hayata devam etmektir. Hayat boyu sağlıklı bir ömür sizlerle olsun. ASLI GÜNGÖR

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular BR.HLİ.067 Romatizma hastalıkları toplumda oldukça sık görülen hastalıklardır. Bunların sıklıkla günlük yaşamı etkilemesi, kişinin yaşam kalitesini

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana

Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana Yazar Ad 111 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAŞI Yaşlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen değişiklikler gibi vücut duruşunda ve yürüyüşünde de değişiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA)

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) 2016 un türevi 1. JUVENİL SPONDİLOARTRİT/ ENTEZİT İLE İLİŞKİLİ ARTRİT (SPA- EİA) NEDİR? 1.1 Nedir?

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR HAREKET SİSTEMİ Üç ana yapı taşı Kemikler Kaslar Eklemler Oynamaz eklemler (Kafa tası) Yarı oynar eklemler (Omurga) Oynar eklemler

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y Avanos ve Gülşehir İlçelerinde Görülen Kronik Hastalıkların Prevalans, İnsidans ve Risk Faktörlerinin Değerlendirildiği İzlem Çalışması 18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y V E R İ T O P L A M A F O R M U Hane ve

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

1. ULUSAL VAKALAR İLE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ SEMPOZYUMU

1. ULUSAL VAKALAR İLE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ SEMPOZYUMU Değerli meslektaşlarım, Her anabilim-bilim dalı kendi alanı ile ilgili hastalıkların bilinirliğini artırmak, hastaların en kısa sürede doğru bölümde ve doğru tedavi edilmesini sağlamak amacıyla çeşitli

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir.

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

Uzm. Dr Duygu KURTULUŞ FTR Uzmanı

Uzm. Dr Duygu KURTULUŞ FTR Uzmanı Uzm. Dr Duygu KURTULUŞ FTR Uzmanı ANKILOZAN SPONDILITIN TANIMI Ankilozan spondilit (AS), öncelikle omurgayı tutan, ağrılı, sekil bozukluğu ve aktivite kısıtlanması ile sakatlığa neden olan iltihaplı romatizmal

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

Menopozda Öz-bakım. Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi

Menopozda Öz-bakım. Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Menopozda Öz-bakım Doç.Dr.Nevin Hotun Şahin İ.Ü Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Yapılan araştırmalar, kadınların menopozun ne olduğunu, bedenlerinde meydana gelen değişikliklerin

Detaylı

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ KOAH VE EGZERSİZ KOAH kalıcı nefes darlığı ile kendini gösteren, geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Sigara ve cevre kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle hasta sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 KANSER NEDİR? Kanser; Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak

Detaylı

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri;

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Aile Sağlığı Merkezlerinde Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerinde Toplum Sağlığı Merkezlerinde ÜCRETSİZ verilmektedir. Temizlik, genel vücut

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ Slayt No: 22 Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır. Bebekte kulak enfeksiyonları

Detaylı

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

Reflü Hastaları Ne Yapmalı? On5yirmi5.com Reflü Hastaları Ne Yapmalı? Reflü hastalarının, yaşam kalitelerini yükseltmek ve daha az sorun yaşamaları için yapabilecekleri basit çözümler var. Yayın Tarihi : 11 Ekim 2011 Salı (oluşturma

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005 YAŞLI FİZYOLOJİSİ Seray ÇAKIR 0341110005 Yaşlının Vücut Bileşimi İnsanda, kas yapısı ve gücü 25 yaşında doruğa ulaşır. Bu yaşlarda kadınların ortalama vücut ağırlığının %37 si, erkeklerin %45 i kadarını

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı?

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı? Başarılı bir kilo verme ve daha da önemlisi bu kiloyu korumada en önemli anahtar egzersizdir. Kilo verdikten sonra egzersiz yapmayı bırakanlar yeniden kilo alırken, egzersize devam edenlerde bu ihtimal

Detaylı

Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ

Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ PROTOKOL TRAVMA ve YARALANMA NA: Boyun, HA: Problemli alan üzerinde gezdirilecek. Kemik yaralanmalarında özellikle FLEX elektrot AKUT TRAVMA KEMİK 1. SEANS 35

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır.

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. KULLANMA TALİMATI SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram jel etkin madde olarak 50 mg ibuprofen içerir. Yardımcı maddeler: Propilen glikol, karbomer 940, disodyum edta, etil alkol

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi)

OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi) TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ OSTEOPOROZ NEDİR? Bu hastalık, kemik miktarında-yoğunluğunda

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS)

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) 2016 un türevi 1. CAPS NEDİR 1.1 Nedir? Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), nadir görülen otoenflamatuar

Detaylı

MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ

MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENAPOZDA VE YAŞLILIKTA BESLENME 1 MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ YAŞLILIKTA BESLENME YAŞLILIKTA BESLENME İLKELERİ 2 3 YAŞAM BEBEKLİK ÇOCUKLUK

Detaylı

Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu. Prof. Dr.Hidayet Sarı

Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu. Prof. Dr.Hidayet Sarı Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu Prof. Dr.Hidayet Sarı Tanım Özellikle omurgayı tutan ve ankiloza götüren kronik iltihabi sistemik romatizmal hastalıktır. Sakroiliak eklem iltihabı oluşturmak ana bulgusudur.

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI BELOGENT merhem Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde dipropiyonat formunda 0,5 mg a eşdeğer betametazon ve sülfat formunda 1,0 mg a eşdeğer gentamisin bulunmaktadır.

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM I

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM I Sağlık Bülteni ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Kasım 2013 İLK YARDIM BÖLÜM I Hayatımız boyunca çeşitli nedenlerle yaralanmalar veya hastalıklarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Yaşamımızın çeşitli

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

Prof. Dr. Semih KESKİL

Prof. Dr. Semih KESKİL Yazar Ad 55 Prof. Dr. Semih KESKİL Larson un 1960 larda veciz olarak belirttiği gibi, yaşlıların acil hastalıkları diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceğimiz yaşlılar arasındaki acil

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

Romatoid Artrit BR.HLİ.069

Romatoid Artrit BR.HLİ.069 BR.HLİ.069 Hakkında Merak Edilenler (RA) Nedir: artrit, sebebi bilinmeyen, genetik olarak yatkın bireylerde çeşitli çevresel faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkan başta eklemler olmak üzere vücutta birçok

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/5 TANISAL VE GİRİŞİMSEL DİZ ARTROSKOPİSİ AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat Yöntem: Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm'lik kesi deliklerinden artroskopinin

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı