İnsan Haklarõ ve Değişen Dünya Dengeleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İnsan Haklarõ ve Değişen Dünya Dengeleri"

Transkript

1 ODTÜ Mezunlarõ Derneği Yayõnõdõr 169 aralõk 2007 odtülüler bülteni İnsan Haklarõ ve Değişen Dünya Dengeleri

2 169 İ Ç İ N D E K İ L E R ODTÜLÜLER BÜLTENİ ODTÜ Mezunlarõ Derneği aylõk yayõn organõdõr. Dernek üyelerine ücretsiz gönderilir. Aralõk 2007 Dernek Adõna Sahibi Himmet ŞAHİN (EDS 83) Yazõ İşleri Müdürü Bayraktar BAYRAKTAR (CE 87) Yayõn Kurulu Tülay ÜNLÜEVCEK (PSY 83) Nermin FENMEN (CHE 80) Çiğdem Berdi GÖKHAN (ARCH 71) Ümit ÇAĞLAR (EE 93) H. Nafi İPEK (PETE 82) Şule ŞAHİN (PSY 85) M. Nilgün EGEMEN (CHE 89) Melda TANRIKULU (CRP 06) Emrah DELİKAN (CE 06) Çağdaş EKİNCİ (CENG 06) Yayõna Hazõrlayan Yeliz DEDE Reklam Sorumlusu Kemal BULUT Grafik Tasarõm ve Baskõ MRK Baskõ ve Tanõtõm Hizmetleri Uzayçağõ Cad Sok. No:2 Ostim / Ankara Baskõ Tarihi : 28/11/2007 İmzalõ yazõlardaki görüş ve düşünceler yazarlarõna ait olup, ODTÜ Mezunlarõ Derneği ni ve ODTÜ lüler Bülteni ni sorumlu kõlmaz. Yayõmlanan yazõlar ve fotoğraflar Derneğin ve yazarlarõn izni olmadan kullanõlamaz. ODTÜ Mezunlarõ Derneği Yönetim Kurulu Himmet ŞAHİN (EDS 83), Başkan Bayraktar BAYRAKTAR (CE 87), İkinci Başkan Burçin BÜYÜKPAMUKÇU (BIOL 88) Yazman Nevres DABIL (CE 98), Sayman Sedef SOMALTIN (EE 92) Taner ÖZDEMİR (EE 88) Mustafa SELÇUK (CE 87) Ödentileriniz İçin T. İş Bankasõ, ODTÜ Şubesi 4229/ Garanti Bankasõ, Maltepe Şubesi Burs ve Yardõmlar Fonu T. İş Bankasõ, ODTÜ Şubesi 4229/ (YTL) 4229/ (EUR) 4229/ (USD) Garanti Banakasõ, Maltepe Şubesi (YTL) Yönetim Yeri ODTÜ Mezunlarõ Derneği 428. Sok. 100.Yõl Ankara Tel: (312) Faks: (312) E-posta: Kapak Konusu İnsan Haklarõ Yerel Süreli Yayõn ISSN Ayõn konusu İnsan Haklarõ Üyelerimizden Mimarlõk Çalõşma Gruplarõndan Engelsiz Yaşam Felsefesi Bir Ölüm Edal İnönü Anõsõna Güncel Konsey Toplantõsõ Atamõzõn Huzurundaydõk Büyük ODTÜ Buluşmasõ Sivrihisar Uçağõ Aralõk Güncesi Bir Zamanlar Yerli Malõ Haftasõ Vardõ... Eğitim Tarihimiz Türk Eğitimine Tarihsel Bir Bakõş 3 Etkinlik İzlencesi Hocam İnecek Var Yine Kayseri Kültür Sanat Kahverengi ODTÜ den bir köşe ODTÜ nün İçinden Bir Dere Akar Anõlarla ODTÜ Türk Yükseköğretiminde Bir Yeniliğin Tarihi - Barakadan Kampüse Takvim Yapraklarõ Bir Şair Ömer Hayyam Mahzen Bitmiş Aşklar Müzesi... Kitaplar Arasõnda Bir Eğitim Devrimcisi... Festival 11. Uluslararasõ Ankara Caz Festivali Müziksel Isõnma Anma Erol Tümer i yitirdik... Dernekten Cumhuriyet Balosu Cumhuriyet Haftasõ ve Çocuklar Adõm Adõm Ilõmlõ İslam! konulu sunum Vişnelik e davet Arkeoloji seminerleri Başlõyor Aluç Dağõ THBT 100 YTL ye okul Hõzla Gelişen Projemiz 11 Aralõ k

3 B İ Z D E N S İ Z E169 Burs fonuna yapacağõnõz ayda 10 YTL ve üzeri yardõmlar bir araya geldiğinde, kaynak yetersizliği yüzünden burs veremediğimiz birçok ODTÜ lü kardeşimizin yüzünü güldürecek... Dileriz, bu kampanyada bizi yalnõz bõrakmazsõnõz! ONLARI UNUTMAYINIZ Burs ve Yardõmlar Fonu T.İş Bankasõ ODTÜ Şubesi (YTL) (EUR) (USD) Garanti Bankasõ Maltepe Şubesi (YTL) Sevgili ODTÜ lüler, Bir tarafta özgür akõl, bilim ve felsefe, diğer tarafta aklõn, bilimin ve felsefenin dinsel sõnõrlar içinde yorumlanmasõnõn çatõşmasõnõ yaşõyoruz. Laik Türkiye Cumhuriyeti nin temelini oluşturan devrim yasalarõnõn hayata geçirilmesi sürecinde (1924 yõlõnda) Eğitim Birliği yasasõ çõkartõlarak medrese ve tekkeler kapatõlmõş, din eğitimi ile kamusal alan ayrõlmõş, din ve vicdan özgürlüğü güvence altõna alõnmõştõr. Atatürk e göre çağdaş kültüre ulaşmanõn tek çõkar yolu akõl ve bilimdir, çağdaş kültürün özünde ise özgürlük, katõlõmcõ demokrasi ve laiklik kavramlarõ vardõr. II. Dünya Savaşõndan sonra toprak ağalarõnõn baskõlarõ ve Aydõnlar Ocağõ nõn öne sürdüğü Türk İslam sentezinin savunucularõnõn yönlendirmeleri ile Köy Enstitüleri kapatõlmõş, yerlerine İmam Hatip Liseleri açõlmõştõr. 12 Eylül darbesi ile dini tavõr ve köken ideolojisi öne çõkmõş, eğitimin cemaatlerle iç içe olmasõ sağlanmõştõr. 24 Ocak kararlarõ, IMF ve Avrupa Topluluğu nun desteği ile uygulanmaya başlanan neo-liberal politikalar, temel insan hakkõ olan eğitim hakkõnõ da özelleştirerek fõrsat eşitliğine, sõnõfsal ayrõmcõlõğa, toplumsal dengelerin bozulmasõna katkõda bulunmuştur. İşbirlikçi burjuva ve emperyalistlerin desteği ile açõlan özel okullarda ve İmam Hatip Liseleri nde yetiştirilen bireyler, devletin bütün kurumlarõnõ sevk ve idare etmeye başlamõşlar, laikliğin çimentosu olan bilimi dinin, aklõ ise inancõn egemenliği altõna alma çabalarõ laik, antilaik ve mezhep çatõşmalarõnõn oluşmasõna katkõda bulunmuştur. Siyasi iktidar kendi dünya görüşünü, değer yargõlarõnõ ve çõkarlarõnõ toplumun bütününe aktarmaya çalõşmaktadõr. Rejimin temeline yönelik değişim talepleri kamu hizmetini, kamu alanõnõ, özel alanõ yeniden tanõmlama istekleriyle baskõ altõna alõnmaktadõr. Kendi siyasal alanõnõ gerçekleştirmek isteyen siyasi iktidarõn, laik toplumun sigortasõ olan Yüksek Öğretim Kurumlarõ nõn akademik özgürlüklerini kõsõtlayõcõ yaklaşõmlarla baskõ altõna alma çabalarõ toplumsal çatõşmanõn sebebi olmuş, bu durum öğrenci ve öğretim elemanlarõnõn temel özgürlüklerinin yara almasõna yol açmõştõr. Ülkenin çağdaş ve demokratik yapõya ulaşmasõ için eğitim politikalarõ yeniden gözden geçirilmeli, maneviyatçõ ve mukaddes yapõdan uzaklaştõrõlarak, çağdaş eğitim modeli bilimin ve aklõn özgürleşmesi için dogmalardan arõnmalõ, yeni bir eğitim politikasõ ve felsefesinin planlanmasõ gerekmektedir. Temel felsefe ise sürekli değişen, kendini yenileyen açõk bir sistem olmalõdõr. Öğrencinin, eğitimin her kademesinde yatay ve dikey geçişi yönlendirilmeli ve katõlõmcõlõğõnõ sağlayan demokratik bir sistem acilen yaşama geçirilmelidir. Eğitim kurumlarõ; õrk, din, cinsiyet, toplumsal köken, görüş farklõlõklarõ gözetilmeksizin bireylerin eğitim hakkõndan yararlanabildikleri özerk yapõlardan oluşmuş hale getirilmelidir. Yap-boz haline getirilen eğitim sistemi merkeziyetçi yönetimden arõndõrõlmalõ, pozitif bilimin silahõ ile donatõlmõş dinsel eğitim veren özel piyasa kurumlarõnõn üzerindeki denetim arttõrõlmalõ, medrese haline dönüştürülme çelişkisinden uzaklaştõrõlmalõdõr. İnsanõn gelişmesini engelleyen dinsel kurallarõn katõ tutuculuğu eğitim kurumlarõnõn dõşõnda tutulmalõdõr. Din ve vicdan özgürlüğü kamusal alandan çõkarõlarak, özgür bireylerin yetişmesine katkõda bulunulmalõdõr. Saygõlarõmõzla, Yönetim Kurulu Aralõ k

4 ayõn konusu insan haklarõnõn dünden bugüne gelişimi Sürüden topluluğa yönelen insanõn, topluluktan topluma ve nihayet özgür bireye dönüşmesi aslõnda evrimleşmenin ta kendisidir. D oğanõn, insanlõk tarihinin ve kültürünün gelişimi sonucunda, doğal bir varlõk olan insan da nice değişim ve dönüşümlerden geçerek bugünkü insan seviyesine ulaşmõştõr. İnsanõn özgürleşmesinin tarihi, sürüden topluluğa, bağõmlõ bireyden özgür bireye dönüşümüdür. Her özgürleşme, yeni bir köleliğin de başlangõcõ olmuştur. İnsanõn özgürleşme süreci, aklõn özgürleşme süreciyle iç içe geçmiştir. İnsan aklõ köleleşirken, köleleştirdiği aklõn da kölesi olmuştur. Köleleşmiş aklõn kölesi olanlar ise toplumlara ve insanlõğa hükmetmeye çalõşarak, insanõn ürettiği insani değerleri yadsõmõşlardõr. Sürüden topluluğa yönelen insanõn, topluluktan topluma ve nihayet özgür bireye dönüşmesi aslõnda evrimleşmenin ta kendisidir. İnsanõ evrimleştiren yegâne durum ise bilincin gelişimidir ve bu ilerleme ile hak ve özgürlük talepleri de gündeme getirilmeye başlanmõştõr. Bu taleplerin, İnsan Haklarõ Kavramõ adõ altõnda görülmeye başlamasõ 1215 yõlõnda İngiltere de Kral John a karşõ haklarõnõ savunmak için ortaya çõkan vatandaşlara kadar uzanõr. Baskõlar karşõsõnda hazõrlanan bu Özgürlük Belgesi nin kabul edilmesiyle, İnsan Haklarõ yazõlõ olarak ortaya konmuştur. İnsanlarõn en basit ve doğal haklarõnõ güvence altõna alan İnsan Haklarõ Bildirgeleri zaman içinde ihtiyaçlara ve meydana gelen yeni olaylara göre yeniden şekillendirilerek yazõlmõş ve böylece her seferinde bir miktar daha ilerleme kaydedilmesi ve haklarõn güvence altõna alõnmasõ mümkün olmuştur. Örneğin 1776 yõlõnda Amerika da yayõnlanan Virginia Anayasasõ nõn başõndaki Haklar Bildirgesi, insanlõğõn özgürlüğe atfettiği önemi vurgulamasõ bakõmõndan bu alandaki önemli bağõmsõzlõk bildirgelerinden birisidir. İnsan Haklarõ temel olarak toplumda var olan eşitsizliklerin, toplum içinde yaşayan tüm halk katmanlarõ için olabildiğince eşit ve hakça olmasõ savõndan yola çõkmaktadõr. Bu bağlamda insanlarõn ekonomik, hukuksal, yönetimsel, politik ve sosyal olarak birbirine eşit, biri diğerinden üstün olmayan halk kitleleri şeklinde, özgürlük ve refah içinde yaşamalarõ ön plandadõr. Tarihte rastladõğõmõz pek çok başkaldõrõ, isyan ve hatta savaşlarõn kökenine baktõğõmõzda, eşitsizlikler içinde yaşamayõ içine sindiremeyen ve hak isteyen halk kitlelerinin, içine düştükleri bunalõm ve insanca yaşama arzularõnõn boy vermesiyle toplumsal çatõşmalarõn ortaya çõktõğõnõ ve daima egemen güçler tarafõndan, ellerindeki imtiyazlarõ bõrakmamak adõna, baskõ 4 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

5 ayõn konusu ve zulümle sindirilmeye çalõşõldõğõnõ görmekteyiz. On sekizinci yüzyõldaki 1789 Fransõz Devrimi bu konuda ortaya çõkan en bilinen ve önemli halk hareketlerinden birisidir. Yaşanan çalkantõlarõn ardõndan bağõt altõna alõnan İnsan ve Yurttaş Haklarõ Bildirgesi ile isimsiz ve güçsüz olduğu varsayõlan vatandaşlarõn gerektiğinde kendi seslerini yönetimlere nasõl duyurup, nasõl hak ettikleri yaşama biçimini elde edebilmek için toplumsal dengeleri kendi lehlerine değiştirebildiklerini göstermesi bakõmõndan çok önemli bir gelişmedir. İnsan haklarõ nõn, kazanõmlarõ açõsõndan, hukukla bir araya gelmesi ile bildirgeler çok daha donanõmlõ ve yeterli hale gelmiştir. Özellikle II. Dünya Savaşõndan sonra, devletler, bireylere tanõnan hak ve özgürlüklerin güvence altõna alõnmasõ için hukuksal bazda da çalõşmalar yapmõş ve 24 Ekim 1945 te kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü öncelikli amacõnõ dünyada barõşõ ve güvenliği sağlamak olarak belirlemiştir. Bu kapsamda 10 Aralõk 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü İnsan Haklarõ Evrensel Bildirgesi ni kabul ve ilan etmiş, Türkiye ise bu bildirgeyi onaylayan ilk ülkelerden biri olmuştur. Çağdaş ve eşitlikçi bir dünyada yaşayabilme arzusu ile insanlarõn her türlü ayõrõmcõlõğa ve adaletsizliğe karşõ çõkmalarõ kuşkusuz tüm insanlarõn ortak dileğidir ancak çoğu zaman lafta kalan bu söylemler uygulama aşamasõnda kesintiye uğramakta ve egemen güçlerin baskõ ve kontrolü kaybetmemek amacõyla bazõ konularõ göz ardõ etmesine sebep olmaktadõr. Bu durum aşağõda da görüleceği üzere Kasõm 2002 de Ürgüp te yapõlan Türkiye İnsan Haklarõ Hareketi Konferansõ Yoksulluk ve İnsan Haklarõ nihai rapor ve sonuç bildirgesinde de ifade edilmiştir. Kapitalizmin geldiği aşamada üretim kültüründen tüketim kültürüne geçişle birlikte ortaya çõkan ve emeği değersizleştiren bu kültürel ortam, yoksulluğu değerdõşõ, dolayõsõyla insani olmayan bir yere yerleştirerek, bu olguyu tümüyle insani dünya dõşõnda bõrakmaktadõr. Böylece yoksulluğun insanõ ilgilendiren bir problem olarak tanõmlanmamasõnõ sağlayacak bir dil ve düşünme biçimi yaratõlmaktadõr... Kapitalist dünya ekonomisi, dünya nüfusunun önemli bir kõsmõnõ yoksulluğa mahkûm ederken, bir yandan da insanlarõ tüketime kõşkõrtarak yoksulluğun dõşlayõcõ etkisini daha yakõcõ hale getirecek mekanizmalar yaratmaktadõr. İnsan varlõğõnõn ve üretiminin tamamen değişim değeri üzerinden tanõmlanmasõ, bizzat insan varlõğõnõ nesneleştirerek, bu dõşlama mekanizmalarõnõ derinleştirmekte ve pekiştirmektedir... Bu ise, modern devletin en büyük vaadi olan fõrsat eşitliğinin hükümsüz kõlõndõğõnõn tescilidir... İnsanlõğõn büyük bir bölümünün insan-dõşõlõğa itildiği yeni zamanlar, insan haklarõ kavramõnõn içinin boşaltõldõğõ ve dolayõsõyla dünyanõn büyük kõsmõ için insan haklarõnõn kullanõlamaz hale geldiği bir dönemdir... İnsan haklarõnõn toplumsal yaşamõ dönüştürücü yönünü canlandõrmak, aynõ zamanda inayet kültüründen çõkmayõ, gerçek bir dayanõşma kültürü yaratmayõ sağlayacak yeni bir hak söylemi geliştirilmesi demektir. Kapitalist sistemde gücü ellerinde bulunduranlar, toplumlarõn hakça ve özgürlük içinde yaşama isteklerine kayõtsõz kalmakta ve bu durum gelir dengelerinin onarõlamayacak boyutlarda açõlmasõna, kaynaklarõn eşit bir şekilde dağõtõlmamasõna ve yoksulluğa sebep olmaktadõr. Bunun sonucunda adaletsiz bir paylaşõm olgusu içinde yaşayan halk kitleleri arasõnda hayattan dõşlama/dõşlanma, manevi dõşlama/dõşlanma, siyasal-toplumsal dõşlama/dõşlanma gibi çeşitli yurttaşlõk krizleri ortaya çõkmaktadõr. İnsanõ insan yapan en büyük değerlerden biri düşünebilmektir. Bu nedenle özgürce düşünme hakkõ, yaşama hakkõndan sonra gelen en önemli insan haklarõndan birisidir. Eşit ve özgür bir toplumda yaşamak için, sömürünün yok edildiği, otoriter bir yönetim yerine kardeşlik ve barõş içinde yaşanõlan, aynõ zamanda teokratik kültürden çõkarak gerçek bir dayanõşma kültürü yaratmayõ sağlayacak olan yeni bir HAK söylemi dile getirilerek, mevcut yönetimlerin yandaşõ veya karşõtõ olmaksõzõn, kendi doğrusunun tavizsiz gerçekleştirilmesi için yolunda durmadan ilerleyen güçlü ve bağõmsõz bir oluşum yakalanabilir. Gelecek nesillere İnsan Haklarõnõn gerçekten var olduğu bir dünya bõrakmak, bugünden gerekli bilinci ve düşünce yapõsõnõ oluşturmakla mümkün olacaktõr. İçinde yaşadõğõmõz süreçte ahlaki ve vicdani değerlerin çökerek, güç ve para ilişkisine dönüşmesi toplumlar için en büyük handikaplardan birisidir. Toplum içindeki her türlü yaptõrõm gücünün; Güç eşittir Adalet, Güç eşittir Özgürlük, Güç eşittir Ayrõmcõlõk, Güç eşittir Zulüm olgusuna dönüştürmemek ve sonuçta Güç eşittir İnsan Haklarõ kavramõnõ tüm insanlõk için yaratabilmek hepimizin ortak insani görevidir. İnsanõ insan yapan en büyük değerlerden biri düşünebilmektir. Bu nedenle özgürce düşünme hakkõ, yaşama hakkõndan sonra gelen en önemli insan haklarõndan birisidir. Himmet ŞAHİN (EDS 83) Aralõ k

6 ayõn konusu ulusal birliğin ve başarõnõn panzehiri insan haklarõna ve demokrasiye saygõlõ mücadeledir. Dünya da ilk bağõmsõzlõk savaşõnõ vererek ulusal değerlerine sahip çõkmõş ve laik ve demokratik bir Cumhuriyet kurmuş olan Mustafa Kemal Atatürk ün Türkiyesi enerji tüketen büyük devletlerin kontrol edebileceği ve yönlendirebileceği bir ülke değildir. Türkiye uzunca bir süreden beri ekonomik, siyasal ve uluslararasõ ilişkiler anlamõnda kuşatõlarak zayõflatõlmaya çalõşõlmaktadõr. Bu kuşatma girişiminin çeşitli nedenleri ve amacõ vardõr. Ülkemizin jeopolitik konumunda, özellikle 1989 yõlõnda Sovyetler Birliği nin yõkõlmasõ sonrasõ önemli stratejik değişiklikler söz konusu oldu. Dünya siyasetinde ortaya çõkan gelişmeler ve yeni dengeler Türkiye nin bölgesel konumunda önemli değişiklere yol açtõ. Bu değişikliklerin en önemli unsuru kuşkusuz enerjidir. Bilindiği üzere bir tanõma göre sõnõrlarõ İran dan başlayan ve batõda Mõsõr da biten Ortadoğu; dünya ham petrol ve doğalgaz rezervlerinin yaklaşõk %62 sine sahiptir. Yine dünya doğalgaz rezervlerinin % 40 kadarõ da Ortadoğu dadõr. Sovyetler Birliği nin yõkõlmasõ sonrasõnda bu coğrafya Kafkaslardan Orta Asya ya kadar uzamõştõr. Rusya, Azerbaycan ve Türkmenistan gibi ülkelerin sahip olduğu petrol ve doğalgaz yataklarõnõn eklenmesiyle birlikte enerji yayõ içerisinde yer alan tüm rezervler, dünya rezervlerinin petrolde %75 lerine, doğalgazda ise %70 lerine ulaşmõştõr. İşte bu gelişme sonrasõnda Türkiye kendisini Kafkaslara ve Orta Asya ya kadar ulaşan bir enerji yayõnõn tam ortasõnda bulmuştur. Bu yeni stratejik konum Türkiye ye önemli uluslararasõ avantajlar sağladõğõ gibi ciddi sorunlarõn da ortaya çõkmasõna yol açmõştõr. Enerji, ülkelerin sanayileşmeleri, varolan sanayilerini geliştirmeleri ve ekonomik kalkõnmalarõnda ana unsurdur. Bu nedenle enerji güvenliğini sağlamak tüm ülkeler açõsõndan en temel amaçtõr. Daha 16 Kasõm 2007 Cuma günü Türkiye-Yunanistan doğalgaz boru hattõnõn açõlõşõ için ülkemize gelen Amerikan Enerji Bakanõ Samuel Botman Türk-Amerikan İş Konseyi nin düzenlediği yemekte yaptõğõ konuşmada Başkan Bush ile birlikte küresel enerji güvenliğini ABD ulusal güvenlik konseptinin merkezine yerleştirmeye karar verdik açõklamasõnõ yapmõştõr. Öte yandan dünya petrol ve doğalgaz yataklarõnõn dörtte üçünün bulunduğu enerji yayõnõn tam ortasõnda ve daha 6 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

7 ayõn konusu da önemlisi enerji yollarõnõn kesişme noktasõnda bulunan, Türkiye varolan enerjinin Avrupa ve dünyanõn diğer bölgelerine ñakli için ciddi bir enerji koridoru haline gelmiştir. Bu gelişmeler sonrasõ Türkiye nin uluslararasõ ilgilerin ve çõkarlarõn daha da fazla yarõştõğõ, çakõştõğõ ve üzerinde çeşitli oyunlarõn oynandõğõ bir ülke haline gelmiş olmasõ doğaldõr. Türkiye nin yaşadõğõ sõkõntõlarõn ve kuşatõlmõşlõğõn ana nedeni budur. Enerji açõsõndan stratejik önemi çok büyük olan bir ülkeyi kontrol altõnda tutarak yönlendirebilmek özellikle enerji tüketen ülkeler açõsõndan birincil önemde bir amaçtõr. Ancak Dünya da ilk bağõmsõzlõk savaşõnõ vererek ulusal değerlerine sahip çõkmõş ve laik ve demokratik bir Cumhuriyet kurmuş olan Mustafa Kemal Atatürk ün Türkiye si enerji tüketen büyük devletlerin kontrol ve yönlendirebileceği bir ülke değildir. Bu nedenle enerji tüketen ülkeler ve uluslararasõ enerji tekelleri açõsõndan Türkiye yi kontrol edilebilir ve yönlendirilebilir bir ülke haline getirmek bir zorunluluktur. Türkiye de uzun bir süreden beri yaşadõğõmõz sõkõntõlar ve büyük kavgalarõn altõnda esas olarak bu hesaplar yatmaktadõr. Laik ve demokratik Cumhuriyetimiz bu açõdan çok dikkatli olmak zorundadõr. Yüce önderimizin kurarak daha da ileriye götürmek üzere bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi korumak ve kollamak hepimizin birincil görevidir. Bu görev yerine getirilirken devletimizin üzerinde duracağõ en hassas konulardan birisi bir yandan Cumhuriyetimizi hain saldõrõlardan korurken diğer yandan da vatandaşlarõmõzõn demokratik ve insan haklarõna zarar gelmesini önlemektir. Çünkü bu gibi dönemlerde rejimi korumak telaşõ zaman zaman vatandaşlarõn demokratik ve insan haklarõnõn unutulmasõna ya da korunmasõ konusunda gerekli duyarlõlõğõn gösterilmesine engel olabilir. Bu noktada Cumhuriyetimizin ve rejimimizin selameti açõsõndan bir kõsõr döngü ortaya çõkabilir: Bu gibi hassas ve sõkõntõlõ dönemlerde vatandaşlarõmõzõn devletine olan güvenini ve inancõnõ daha da arttõrmak ve toplumsal dayanõşmayõ güçlendirmek tehlikenin bertaraf edilmesi için ön koşuldur. Kuşkusuz bu güven ve inanç ise vatandaşlarõnõn demokratik ve insan haklarõna saygõlõ bir devlet yönetimi altõnda çok yüksek düzeylere çõkar. Vatandaşlar bir yandan demokratik ve insan haklarõna saygõ gösterirken, öte yandan da Cumhuriyete yönelik saldõrõlarõ, suçluyla günahsõz vatandaşõnõ birbirinden ayõrabilerek defeden bir devlete çok daha fazla inanarak ve güvenerek sahip çõkarlar. Oysa bu ayrõmõ yapmadan, Cumhuriyete yönelik saldõrõlarõ tüm vatandaşlarõn demokratik ve insan haklarõnõ askõya alarak yoketmeye çalõşan bir mücadele anlayõşõ, devlete güvenini ve inancõnõ yitiren yeni yeni hasõmlar yaratmaya ya da varolan sõkõntõlarõn güçlenmesine yol açabilir. Bu söylediğim, bir kõsõr döngüdür. Bu kõsõr döngünün kõrõlabilmesi ve tehlikelerle baş edebilmenin temel yolu vatandaşlarõnõn insan haklarõna ve demokrasiye saygõlõ bir mücadeleden geçer. Devlet bir yanda insan haklarõ ve demokrasi diğer yanda da tehlikelerle mücadele arasõndaki hassas dengeyi ne denli iyi ayarlarsa, mücadelede o denli başarõlõ olur. Bu dengeyi iyi koruyabilen ve vatandaşlarõnõn insan haklarõ ile demokratik değerlerine saygõ gösteren devlet, vatandaşlarõnõn her geçen gün güvenini ve saygõsõnõ çok daha fazla kazanõr. İşte bir devleti çeşitli saldõrõlara karşõ güçlü kõlan, vatandaşlarõnõn devletine olan güven ve inancõdõr. Ülkemiz, içinde bulunduğumuz bu büyük sõkõntõlarõ ve karşõ karşõya olduğumuz tehlikeli saldõrõlarõ kuşkusuz bertaraf edecek güçtedir. Ancak sõkõntõlardan ne kadar kõsa sürede ve ne kadar az acõyla kurtulacağõmõz ise belirttiğim gibi, devletimizin vatandaşlarõnõn haklarõna göstereceği saygõ, suçlu ile suçsuzu ayõrma yeteneği ve bu noktada topluma vereceği güven ile bağlantõlõ olacaktõr. İnanõyorum ki Devletimiz bu topraklardaki binlerce yõllõk yönetim deneyimlerinden de yararlanarak, bu hassas dengeyi kurabilecek ve insan haklarõ ile demokrasiye saygõlõ bir yönetim anlayõşõ ile vatandaşlarõna gereken güveni verip, tehlikeleri ülkemizden en kõsa sürede defedebilecek yeteneğe sahiptir. Prof. Dr. Mehmet TOMANBAY (ECON-STAT 76) Devlet bir yanda insan haklarõ ve demokrasi diğer yanda da tehlikelerle mücadele arasõndaki hassas dengeyi ne denli iyi ayarlarsa mücadele de o denli başarõlõ olur. Aralõ k

8 MİMARLIK, SANAT VE TOPLUM * 19. Yüzyõl ve Sonrasõ Yeni Gelişmeler Mimarlar, endüstri devriminden itibaren toplumun gereksinimi olan toplu konutlarõ da tasarladõlar, ancak bu yapõlarda ne işverenin, ne mimarõn simgesel bir yapõt yaratma iddiasõ yoktu, olamazdõ da. Yaratma süreci, son derece sancõlõ ve zaman tüketen bir süreç olup, ancak bedeli ödendiğinde verilecek bir emektir. Oysaki sanayileşme ve hõzlõ kentleşme sonucunda artan konut ihtiyacõ için talep sahibi çoğunlukla emek sõnõfõndan biri ya da bir grup olmak durumundadõr. Dolayõsõ ile mimar istese bile gerekli özeni gösterebilme durumunda olamamõştõr. Bu sebeple eğer işveren halk grubu ise, yapõlar batõda da bizde de birbirlerine benzer ve tekdüze olmuştur. Batõda kolonileşme ile ortaya çõkan zengin burjuva sõnõfõ Sanayi Devrimi sõrasõnda daha da güçlendi ve zenginleşti. Bu sõnõf, ekonomik ve kültürel geçmişinden koparak, kendini aristokrasi ile özdeşleştirmeye çalõşarak sõnõf atlama çabasõna girdi. Onlar gibi olmak için de benzer görkemli yapõlara sahip olmak ve kendi zenginliğini teşhir etmek istedi. Bu dõşavurum, Avrupa da Barok ve Rokokoda kristaller, aynalar, altõn varaklar ve olağanüstü işlemeli kartonpiyer süslemelerle kendini gösterdi ve Romantik dönem, koloni döneminde ya da neoklasik gibi dönemlerde süsler azalsa da önemini kaybetmedi. Günümüzdeki görkemli evler, villalar da bunlarõn benzerlerine örnek teşkil etmektedir. İmhotep ten sonra her ülkede uygulandõğõ halde, mimarlõğõn bir meslek olarak yaygõnlaşmasõ ve bir değer taşõmasõ, Eski Yunanõ kendi geçmişi ve tarihsel mirasõ olarak kabul eden Avrupa da, Vitrivius un Mimarlõk için 10 kitap (M.S. 50) eseri ile gerçekleşmiş ve bir öğreti ve yazõlõ belge temeline oturmuştur. M.Ö. 3. ve 4. yüzyõlda geliştirilen, sõrasõ ile Eski Grek, Eski Roma, Romanesk, Gotik mimari tarzlarõ 15. yüzyõlda Rönesans ta büyük bir patlama yaşayarak sanat ve bilim temeline oturmuştur. Batõ dünyasõnõn alõşkanlõğõ olan belgeleme ve bu belgeleri saklama alõşkanlõğõ, eski bilgi ve değerlerin üzerine yenilerinin eklenmesi ile öğretilebilir estetik ve teknik değerler bütünü olarak, çok büyük bir bilim ve bilgi yõğõnõ olarak harmanlanmõştõr. Oysaki bizim dünyamõzda bireysel çabalarõnõn dõşõnda böylesine örgütlü ve yaygõn mimarlõk eğitimi veren bir sistem yoktur. Osmanlõ da mimari bilgi ve beceri usta-çõrak ilişkisi yanõnda, mimarõn kendi çabasõ ile araştõrmasõ ve kendi dağarcõğõnõ geliştirmesine bağlõdõr. Günümüzde tüm dünyada ve doğal olarak ülkemizde artõk krallarõn ve ruhban sõnõfõnõn etkisi eskiden olduğu gibi değildir. Ancak büyük holdingler, uluslararasõ ticaret şirketleri ve merkezleri, kent yönetimleri, bir yandan bina gereksinimlerini karşõlamaya çalõşõrken bir yandan da binanõn görkemli ve etkileyici olmasõnõ istiyorlar. Yani kõsaca roller değişmiş olsa da mimar güçlü olana görkemli yapõ yapmaktadõr. Bu gerçekle eğitilen mimarlar da mesleklerini uygularken fonksiyonel uygunluk yanõnda en görkemli, en çarpõcõ ve akõlda kalõcõ binayõ yaratmak için yarõş halindedirler. Kendi ülkelerindeki güçlü sõnõfõn beklenti ve olanaklarõnõn çok üzerinde olanaklarõ olan birileri için tasarõm yapmak üzere yetiştirilmektedirler.. Peki, orta sõnõf ya da işçi sõnõfõ; onlar görkemli ve iyi yapõyõ hak etmiyorlar mõ? Toplumda bilinçlenme arttõkça, sosyal devlet ağõrlõğõnõ koydukça, kooperatif benzeri beklentiler arttõkça bu sõnõflar da iyi mimari yapõ ya kavuşabiliyorlar. Ama bu yapõlar, içlerinde yaşayanlarõn memnun olabileceği yapõlar olmasalar da mimarlarõnõ meşhur edebiliyorlar. Örneğin 20.yüzyõlõn en ünlü mimarlarõndan Le Corbusier in Marseille bloklarõ gibi. Mimar, felsefi yaklaşõmõ ve kendi mimari ve estetik gerçeklerine göre binayõ tasarladõğõ için, gerek mekân boyutlarõ, gerekse biçimlenme, mimarõn tasarõmõnda amaçladõğõ fakir halka çok garip ve çok sõkõntõlõ geldi ve oturmayõ reddettiler. Notre Dame du Haut, or Ronchamp, by Le Corbusier,at Ronchamp, France, 1955 price_tower 1952 FLW -Büyük Ankara oteli sanmayin * Bu yazõnõn ilk bölümü Kasõm Bülteni mizde yayõnlanmõştõr. 8 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

9 üyelerimizden Bazõ ilk yerleşmelerden sonra binalar yavaş yavaş boşaldõ ve yõllarca hurda vaziyetinde New Academic Building for the Cooper Union -Advancement of Science and Art T Mayne kullanõlmadan durdu. Şimdi ise entellektüel kesim kendisi ile özdeşleştirebileceği bu binalara bir övünç kaynağõ olarak rağbet ediyor; Biliyor musun ben Marseilles blokta oturuyorum Harika bir yer. Osmanlõ da Ülkemize bakõldõğõnda da tüm Osmanlõ dönemindeki camiler, saraylar, medreseler padişahlõğõn gücünü temsil eder nitelikte uzun ömürlü yapõlardõr. 13, 14 ve 15.yüzyõllara ait pek çok Osmanlõ yapõsõ bu gün hala ayakta ve işlevine tamirlerle de olsa devam edebilmektedir. Oysaki o dönemlere ait ayakta kalabilmiş sivil mimari örneği dediğimiz konut örneklerinden pek eser yoktur. En eski konut örnekleri 18. yüzyõla ait birkaç geleneksel konuttan ibarettir. Pek çok kentimizde Türk konutu diye bildiğimiz mesken amaçlõ yapõlarõn bir kõsmõ 19. yüzyõla, çoğunluğu ise 20.yüzyõl başlarõna aittir. Çoğunun mimarõ değil ustasõ vardõr. Pek çoğunun da ne ustasõ ne de mimarõ hiç bilinmez. Acaba bu bilinmezlik Türk- İslam anlayõşõndan mõ kaynaklanmaktadõr: Yaptõğõn ile övün, kendinle övünme. Tabii hassa mimarõ yani padişahlõğõn mimarõ unvanõ alanlarõn eserleri Mimar Sinan da olduğu gibi bilinir. Ancak eseri tasarlayan mimar ya da usta gayrimüslim ise bilinme şansõ çoktur. Binalarõn giriş kapõlarõ civarõnda yer alan, bina hakkõnda bilgi veren kitabelerde daha çok yaptõranõn adõ geçer. Gerçekten, eseri yapanõn bilinmezliği, İslami anlayõşõn alçak gönüllüğünden mi yoksa Türk asõllõlar hiç bina yapmadõlar mõ, ne yazõk ki bu konuda detaylõ ve arşivlere girerek yapõlmõş ayrõntõlõ bir araştõrma yok. Onun için Türk asõllõlar mimari, ya da sanat eseri pek vermemişlerdir kanõsõ yaygõndõr. Ancak yukarõda da değindiğimiz gibi Türk-İslam mimarisi öncelikle faydacõdõr, ayrõca ben tutucu olduğunu da iddia etmek istiyorum. Bu belki de toplumun tutuculuğunu kõramayacağõnõ bilmekten geliyor, öyle ya Hazerfan Ahmet Çelebi kanat takõp uçtu ama sonunda bunu hayatõ ile ödemedi mi? Zaten yepyeni, bambaşka yaklaşõmla yapõlacak yapõyõ kim õsmarlar ki? Bu işverenmimar ikilemi işveren-sanatçõ ikilemi ile de örtüşür. Belki de çevresinin bu kõsõr yapõlaşmasõ, tüm kamu yapõlarõnõn devlet eliyle yaptõrõlõşõ, iyi bina, iyi mimari eserlerin çoğunluğunun İstanbul ve şehzadelerin yaşadõğõ şehirlerde oluşu, mimarõ besleyecek gelişmiş bir burjuva sõnõfõnõn olmayõşõ, dolayõsõ ile özel beğeni ile farklõ bir şeyler yapõlamayõşõ halkõn da beğenisini faydacõlõk üzerinde yoğunlaştõrarak kendini sanatõn ifade biçimlerine kapayõşõ, bugünkü beğeni çizgimizi oluşturuyor ve mimarlõk alanõnda uluslararasõ üne sahip bir eserimizin neden 20. yüzyõlda ortaya çõkamayõşõnõ açõklõyor mu dersiniz? Sanat, Estetik, Bugün ve Mimarlõk Sanat seyredende beğeni duygularõnõ, heyecanla hissetmesini sağlayan yapõt olarak tanõmlanõyor (Wikipedia). Sanat nedir i tartõşmak Eski Grek döneminden beri felsefecilerin tartõştõklarõ bir konu. Birbiri ile uyuşan ya da çelişen görüşler var, ama yine de özetlemeye çalõşõrsak, yenilikçi, estetik, farklõ, tek olan ve toplum tarafõndan güzel, ya da sanatsal bulunan, bir sanatçõ tarafõndan üretilmiş ürün olarak tanõmlayabiliyoruz. Görkemli yapõlarõn estetik değerlerini toplumlarõn beğenilerine göre değerlendirmekte yarar var. Bizler için acayip gelen, ya da değişik bir güzelliği var denilen bir Maya Tapõnağõ, bir Hindu Tapõnağõ, örneğin bir cami ile benzerlik göstermez. Bir katedral ile bir Hint Tapõnağõ kendi kültür ve değerleri çerçevesinde estetiktirler. Kabul etmek gerekir ki her toplumun kendi estetik değerleri, kendi iyi, güzel kõstaslarõ vardõr. Dolayõsõ ile simgesel değerler o toplumun sõnõfsal yapõsõ ve bu sõnõflarõ kabullenişi ve inanõşõ ile estetik değerler de toplumun genel kabul görmüş değer yargõlarõ ile yakõndan ilgilidir. Estetik değerler, görerek, üzerinde düşünerek, tartõşarak ve öğretilerek oluşur. Eğer çevrenizde iyi örnek yoksa eğitiminizde estetik değerler işlenmiyorsa toplumdan bir üstün beğeni düzeyi beklemek çok yanlõş olur. O toplumun estetik ve değer yargõlarõ çerçevesinde bile Özellikle estetik görsel değerler, görmeyi ve algõyõ güçlendirecek resim yapma, doğayõ kopyalama ile başlar, çevremizde gördüğümüz kuş, çiçek, dere, ağaç, hayvan görüntüleri yanõnda bina ile ve onlarõn çizgisel olarak ve boyalarla betimlenmesi ile devam eder, üzerinde tartõşõlarak pekişir. Eğer sizin resimheykel yapmanõz engellenmişse, çevrenizi nasõl doğru algõlayacaksõnõz, estetik oranlarõnõ nasõl yakalayacaksõnõz? İslam sanatõnda bunu geometri ile çözmeye çalõşmõşlar. Çok güzel, harika yapõtlar ortaya çõkmõş, özellikle süsleme sanatõnda ama Batõlõ anlamda ne kadar estetik olduğu tartõşõlõr. Bunlarõn yanõnda sanat eğitimi bir bütün olup sadece görsel sanatlarla ilgilenmek sanatõn temel kavramlarõnõ öğrenmenize yetmeyebilir, ritmi, seslerin kreşendosu ile duygularõn nasõl coşkulandõğõnõ müzikten daha kolay nasõl anlatabilirsiniz ki? Ritmi sadece şiir mi öğretir, bunlarõ okullarda öğretmek yeter mi? Kanõmca yetmemektedir. Estetik duygu eğitimle desteklenmelidir. Ancak mutlaka toplumsal ortamda da bu değerler benimsenmiş olmalõdõr ki kişi eğitimle bu bilgilerini doğru yerlere oturtsun ve benimsesin, içselleştirsin. Estetik, sanat ve mimarlõk Toplumsal değer yargõsõ, ülkeler arasõ iletişimin giderek arttõğõ dünyamõzda pek kabul görmemektedir. Toplum İslami görüşün etkisi ile yeni ve güzel bir şey yaratana değer verse de onun yaptõğõnõ Yaradan a rakip olarak görür. Eğer bir mimarõ bir padişah tutuyorsa beğeniyorsa iş yapma olasõlõğõ vardõr. İslam da Aralõ k

10 üyelerimizden Zaha hadid, İspanya tren işletmeleri genel Müd. Ulslararsõ yarõşma 21 Koln Frank Gehry binasõ detay Şeyh-ül İslam varsa da bu Batõdaki kilise ile aynõ şey değildir. Bu yüzden dini yapõlarõ da genellikle padişahlar, şehzadeler, sultanlar, beyler, hayõr amacõ ile yaptõrõrlar. Yukarõda değindiğimiz gibi görkemi de kendileri ile özdeşleşir. Dolayõsõ ile Osmanlõ yõ, Batõ nõn aksine azõnlõklar hariç, iki sõnõflõ bir toplum olarak nitelemek pek yanlõş olmayacaktõr: Saray erkânõ (oransal olarak çok küçük bir grup) ve halk. 19. yüzyõl sonlarõna kadar hatta Cumhuriyetin başlarõnda bile bir burjuvaziden söz etmek mümkün değildir. Dolayõsõ ile Anadolu, Rumeli ve Arap yarõmadasõnda da olsa saray erkânõ tarafõndan yaptõrõlanlarõn dõşõnda mimarõ belli yapõya pek az rastlamaktayõz. Dolayõsõ ile halkla iç içe geçemeyen mimarlõk işleri, mimarlõktan beklenti olarak estetik değerlerin halkta yer edinmesini engellemiştir. Halkõn gözünde iyi mimarlõk, ayakta sağlam durabilen, işlevlere doğru cevap verebilen yapõ ile özdeşleşmiştir. Bu yargõ tabii ki uzun uzun tartõşõlabilir ancak bu Osmanlõ Mimarisini inceleyen pek çok kişi tarafõndan da kabul edilmektedir. Sanat ve estetik değerlerin bu mimarlõk, bu resim, bu heykel diye tam ayrõlamayacağõ kabul edilmelidir. Estetik ve sanatsal değerler, güzellik kavramõ, yüzyõllardõr gerek Doğu filozoflarõ, gerekse Batõ Dünyasõ filozoflarõ ve düşünürleri arasõnda tartõşõlan bir konudur. Ancak halkõn bu konuda eğitilebilmesi sadece eğitim ile değil daha çok da görgü ile yani görerek yaşayarak olmaktadõr. Tarihsel güzelliklere saygõ Batõ nõn kendisini geçmiş uygarlõklarla, herhalde özellikle de eski Grek ve Roma uygarlõğõ ile özdeşleştirmesi ile yakõndan ilgilidir. Öte taraftan Doğu, Osmanlõ da dâhil, eski Mõsõr, eski Yunan-Roma kültürlerini kõsmen kullansa da hemen hemen tamamen reddetmiştir. Oysaki bu kültürler Osmanlõ topraklarõnda geçmişte yeşermiş, yani Osmanlõ kültürel mirasõnõn ta kendisi değil midir? Tabii sahiplenirseniz. Ancak toplum, yöneten sõnõf bu mirasõ reddedince eski kültürün estetik ve sanatsal değerlerini nasõl benimseyebilir ki? Resmi görüş ve yaklaşõm böyle iken, halkõn içinde eski adetler farkõna varmadan devam edegelse de böyle bir toplum yapõsõnda nasõl mimar yetiştirilir ki? Mimarlõk Anlayõşõ, Mimarlõk Eğitimi ve İletişim Mimarlar, batõda Rönesans tan beri usta-çõrak ilişkileri yanõnda üniversitelerde felsefe eğitimi de alarak yetişmişler, daima ellerinde simgelerin, estetik değerlerin yapõ biçimlerinin kurallarõnõn olduğu eğitimlerden geçerek ve kendilerinin de ilaveleri ile modalar-tarzlar yaratmõşlardõr. Mimarlar her zaman toplumun saygõn bireyleri olarak aranan sanatçõlar olmuşlardõr. Bir mimari eseri, iç mekânõnõn mobilyalarõndan, boyalarõndan, süslerinden, heykellerinden ve resimlerinden ayrõ düşünemeyiz. Dolayõsõ ile mimar eserini gerçekleştirirken bu sanatçõlarõ da bir ekip olarak yanõna almõş ve değerlendirmiştir. Bu sanatçõ ve zanaatkârlar da işine saygõ duyulan, hüneri ve zevki takdir gören insanlar olmuşlardõr. Dolayõsõ ile mimar sadece kendi işini bilmez, kendi işinin tamamlayõcõsõ olan meslek dallarõ hakkõnda da bilgi ve görgü sahibidir. Ünlü Versailles (Versay) Sarayõ nõn mimarlarõ, bahçelerini düzenleyenler, kartonpiyerlerini yapanlar, altõn varak işlerini yapanlar ve mobilyacõlarõ hep özel olarak seçilmişlerdir. Bu işlerin ustalarõnõn yaptõklarõ sadece süsleme olarak değil mekân tanõmlayõcõlar olarak da mimari esere destek veriyordu. Dolayõsõ ile sanatçõ ve zanaatkârlar kendi ünleri ve tabii yüksek gelir beklentileri için de yaptõklarõ işin en iyisini yapmaya gayret ediyorlardõ. Osmanlõda da nakkaşlar, hat sanatçõlarõ minyatür ve ebru ustalarõ mimarõn yardõmcõsõydõlar. Ancak bu dayanõşma ve birliktelikler pek az sayõda eser için geçerliydi, Kõsaca müşteri sayõsõ yani, gerçek burjuva sõnõfõ oluşamadõğõ için kõsõtlõydõ. Bu süsleme boyutundaki sanat işleri de iyi mimari yapõ yõ, süslemesi çok ve güzel olan gibi bir anlayõşla özdeşleştiriyordu. Kõsaca en azõndan mimarlõğõn temel prensiplerinden, düzen, oran, orantõ, simetri, denge, tekrar, silsile, karşõtlõk gibi kavramlar ve özgün olma, çarpõcõ olma gibi değerler toplumsal bilinçte yerlerini pek bulamadõ. Sõradan olanlar beğenilir oldu, özgün ve çarpõcõ olanlar toplumdan dõşlandõ. Ankara Belediyesi eski başkanlarõndan Mimar Vedat Dalokay tarafõndan tasarlanan Ankara Kocatepe Camisi nin atõlan temelleri başka olduğu ve geleneksel olmadõğõ için dinamitle söküldü, yerine Süleymaniye nin benzeri kopya bir cami inşa edildi Ülkemizde ilk mimarlõk okulu 20. yüzyõlõn başõnda açõlmõştõr lere kadar da sayõsõ pek azdõr. Sadece 4-5 tane. Bu sayõ 1990 lardan sonra taşra üniversitelerinin artõşõ ile epey artsa da meslek, ülkemiz için henüz çok yeni sayõlabilir. Tüm bu gelişmelere ve Batõ-Doğu anlayõş farklõlõklarõna bakõnca, ülkemizde böyle yeni bir mesleğin ürünlerinin Batõ standartlarõnõn altõnda olmasõnõ, kentlerimizin neden kimlikten yoksun birer taş yõğõnõ olduğunu anlamak, daha kolaylaşõyor. Ancak 1980 lerden sonra yurt dõşõna çõkõşta getirilen kõsõtlarõn kalkmasõ, teknolojideki yeni gelişmeler ve tabii TV programlarõnõn yaygõnlaşmasõ tüm insanlarõn birbirlerini tanõmasõna, anlamasõna ve ortak değer yargõlarõna sahip olmasõna yol açabilecek. Umuyoruz bu gelişmeler halkõmõzõn bu konudaki eksikliklerini hõzla telafi edecek olanaklar sunuyor olsun Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Berdi GÖKHAN*(ARCH 71) Not: Bu yazõ gelecek sayõda TV programlarõ ve mimarlõk ve sanat başlõğõ ile devam edecektir. * Yrd Doc Dr C. B. Gökhan 30 yõla yakõn akademik hayatõna, halen Çankaya Üniversitesi iç Mimarlõk Bölümü nde devam etmekte ve Tasarõm ve Mimarlõk ve sanat tarihi dersleri vermektedir. Yukarõdaki yazõ kendi özgün görüşlerini kapsamaktadõr, ancak Osmanlõ Mimarisi kitabõnõn da yazarõ Sn. Prof. Dr. Doğan Kuban õn çeşitli kitaplarõnda söz ettiği görüşlerini paylaştõğõnõ belirtmekte ve kendisine teşekkürlerini sunmaktadõr. 10 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

11 çalõşma gruplarõndan ENGELSİZ YAŞAM FELSEFESİ Eşit hak ve sorumluluklara sahip olmak istiyorum. Demokatik, laik ve insan haklarõna saygõlõ bir toplumda yaşamak istiyorum, çünkü ancak böyle bir toplumda engellilerin de eşit hak ve sorumluluklara sahip olacağõna inanõyorum. Bana engelli kimliğimle değil, eğitimim, sosyal ve iş yaşamõmdaki deneyimlerim ve ürettiklerimle bakõlmasõnõ istiyorum. Acõma ve sempati değil, herkes için empati istiyorum. Bana ayrõcalõklõ davranõlmasõnõ istemiyorum, ancak herhangi bir konuda engelli olmayan biri ile eşit koşullara sahip değilsem eşit koşullara sahip olacak kadar pozitif ayrõmcõlõk istiyorum. Engellilik kavramõnõ ve görselliğini kullanarak, maddi ve manevi kazanç sağlayan kurum ve kuruluşlarõ reddediyorum. Kişiyi engelli duruma düşüren her türlü nedene karşõ önlem alõnmasõnõ istiyorum. Kaldõrõmlarõn yüksek olmasõnõ istemiyorum. Engelli otoparklarõna, engelli olmayan kişilerin araçlarõnõn park etmesini, park edenlerle neden oraya park etmemesi konusunda gereksiz tartõşmalara girmek istemiyorum. Her yerde en azõndan bir adet engelli otoparkõ ve engelli tuvaleti olmasõnõ istiyorum. Her yerde tekerlekli sandalyenin çõkabileceği eğim derecesinde bir rampa olmasõnõ istiyorum. Çok katlõ mekanlarda asansör olmasõnõ istiyorum. Engelli mekanlar nedeni ile hareket güçlüğü çektiğimde, beni karga tulumba taşõmalarõnõ istemiyorum. Engellilerin de bir cinsel kimliği vardõr ve kendi bedensel yapõlarõna uygun biçimde cinsel ilişki yaşayabilirler. Engellilerin cinsel yaşamõ olamaz düşüncesindeki insanlarõ kõnõyorum. Engelli bir birey, engeli olmayan bir bireyle flört edebilir, evlenebilir ya da birlikte yaşayabilir. Buradaki birlikte olma kriteri, iki kişinin birbirlerinin bedensel eksiklerini tamamlamasõ değil, sevgi, saygõ ve aşk temelli bir paylaşõmõn taraflarõ olabilme özelliklerine sahip olmalarõdõr. Engellilerin ancak engellilerle birlikte olabileceği düşüncesindeki insanlarõ kõnõyorum. Engelli bireyler, herkes gibi tõbbi bir sakõnca bulunmadõğõ durumda, çocuk sahibi olabilirler ve her anne-baba gibi çocuk yetiştirebilirler. Engellilerin çocuk sahibi olamayacağõ düşüncesindeki insanlarõ kõnõyorum. İster bedensel, ister zihinsel, ister bunlarõn dõşõnda herhangibir engeli olsun, engellileri gerizekalõ sõnõfõna koyan zihniyeti kõnõyorum. Aciz ve yardõma muhtaç kategorisinde algõlanmak istemiyorum. Çünkü bunu yaratan ben değilim, bu durumu yaratan koşullardõr. Bu koşullarõ yaratanõn ise engellileri bu kategoriye sokan engelli düşünce sistemi olduğuna inanõyorum. Engelliler için özel eğitim veren okullarda değil, yaşõtõm olan diğer çocuklarla birlikte eşit hak ve sorumluluklara sahip olarak okumak istiyorum. Devlet ve toplum tarafõndan tecrit edilmek istemiyorum. Engelli olduğum için beni kabul etmeyen okul yönetimlerini kõnõyorum. ODTÜ Mezunlarõ Derneği Engelsiz Yaşam Komisyonu ve Engelsiz Yaşam Derneği tarafõndan ortaklaşa hazõrlanmõştõr. Aralõ k

12 bir ölüm ERDAL İNÖNÜ ANISINA Saygõn, Mütevazõ, Bilgili, Değerli, Örnek insan... Böylesi bir daha gelir mi? Zannetmem... Ancak örnek alõnmasõ gereken, örnek almak için hatõrlanmasõ gereken değerli hocam rahat uyu, nur içinde yat... Saygõlarõmla uğurluyorum. H.Turhan GÜLSOY (ME 79) Prof. Dr. Erdal İnönü yü de yitirdik. Rektörlüğü döneminde kendisine hiçbir ayrõcalõk tanõmamõş, tanõma isteklilerine de engel olmuştu. Rektörlük dönemi ODTÜ nün en hareketli zamanlarõydõ. Zaten ayrõlan Rektör Kemal Kurdaş õn, kendi yerine onu önermesi, üniversitede yeniden iktidarõn sağlanmasõnõ, yeniden bilime dönülmesini, ortalõğõn yatõşmasõnõ amaçlõyordu. Vefatõ bütün ODTÜ lüleri derinden üzdü. Çünkü onu en çok ODTÜ lüler sevmişti. O da ODTÜ lüleri... Her zaman beraber olabilmek için fõrsatlar yaratõrdõ. Nur içinde yatsõn. Abdurrahman EKE (Fahri Üye) Ben 1970 yõlõnda ODTÜ ye girdim. O yõllarõ anõmsayanlarõn da bileceği gibi yoğun öğrenci hareketlerinin yaşandõğõ dönem idi. Sayõn Erdal İnönü yeni rektör atandõğõnda gözlemlediğim bir olayõ sizinle paylaşmak istedim: O zaman sadece merkezi kafeterya vardõ. Kafeteryanõn Kimya bölümü girişinden girildiğinde sol taraf öğretim üyelerine ayrõlmõş idi. Bu bölümde tadilat yapõldõğõ için öğretim üyeleri de öğrencilerin yemek yediği yerde yemek durumunda idiler. İki üç kez rastladõğõm rektörümüz Erdal İnönü nün de öğrenci gibi kuyruğa girip tepsi ile yemek almasõ idi. Bu olay o zamanlar henüz onyediyaşõnda olan beni derinden etkilemişti. Celalettin TÜRKOĞLU (CHEM 76) İnce ruhu, zarif kişiliği, parõldayan zekâyõ bir arada toplayan iyi bir bilim insanõ, iyi bir yurttaş, iyi bir insan, Sayõn Erdal İnönü yü rahmetle anõyoruz. Müge BATIRBEK (CHE 97) Değerli hocam, 1965 Haziran günlerinde yapma ya, olur mu öyle şey, hallederiz diyerek ODTÜ yõllarõmõn devamõna olan katkõnõz yaşadõkça unutulmaz. Keşke yine sağ olun hocam diyebilsem. Işõklar içinde olun. En derin duygularõmla. Şahin ERLAÇİN (GEOE 68) Sevgili Erdal İnönü yü tedavi için ABD ye gitmeden önce Türkiye de en son görenlerden biriymişiz meğerse. 33 yõl önce kaybettiğimiz babam (Nihat Selamoğlu), Ankara Gazi Lisesinde Erdal ve ağabeyi Ömer İnönü nün fizik hocasõymõş. Erdal õn karşõlaştõğõ en zeki, en yetenekli öğrencilerinden biri olduğunu söylermiş hep. Eminim ki hocasõnõ hatõrlar ve o günlerden birkaç hoş hikâye de anlatõrdõ bize Şimdi oralarda tekrar buluşup problem çözmeye devam ediyorlar mõ acaba, kim bilir? Kulaklarõ çõnlasõn Aramõzdan ayrõlanlar için ben böyle derim. Gülnar SELAMOĞLU (ECON 80) Sene Aylardan Ocak. Adõm adõm 12 Mart faşizmine doğru gidiyor. Üniversiteler karma karõşõk. Diğer üniversitelerde olaylar, baskõnlar, eylemler sürerken Ankara da eğitimi kesintilerle de olsa sürdürmeye çalõşan tek üniversite ODTÜ idi. Bunu büyük ölçüde, Rektör Erdal İnönü ye borçluydu. Erdal Hoca, polisin öğrencilere karşõ kullandõğõ ölçüsüz şiddetin karşõsõnda kesin kararlõ: polis üniversiteye giremez. Bugün Erdal Hoca nõn cenazesine gittim. Kalabalõğõn içinde milim milim ilerleyen tabutu önümden geçerken gözlerim daldõ gitti. Erdal Hoca nõn o hiç eksik olmayan gülümsemesi binlerce insanõn yüreğinin üzerinden bakõyordu bana. O her yerdeydi. Öylesine canlõ bir gülümsemeyle bakõyordu ki yaşlõlarõn, gençlerin, çocuklarõn yürekleri üstündeki fotoğrafõndan, bugün bendeydi artõk gerçeğe inanmama sõrasõ. Erdal Hocanõn o üzeri karanfillerle dolu tabutun içinde olduğuna inanmama sõrasõ artõk bugün bendeydi Tayfur CİNEMRE (ME 78) Saygõdeğer büyüğüm, 60 lõ yõllarõn ortalarõnda, ileride sosyolojinin ilk mezunlarõ olacak bir avuç gence ODTÜ nün pek çok bölümünden ders almalarõnõ sağlayarak, önlerinde yepyeni bir ufuk açmanõzõ unutmamõz mümkün değil. Sizi daima derin bir sevgi ve minnet duygularõyla anacağõz. Naime ERLAÇİN (SOC 68) Yaşayanlar hatõrlayacaktõr. 12 Mart 1971 önceleriydi. O dönemde ihtiyacõ olan öğrenciler Üniversitenin kafeteryasõ, kütüphanesi, yurt kantinleri gibi yerlerde kõsmi-süreli (part time) olarak çalõşõrlardõ. Ben de kafeteryada çalõşan bir öğrenci idim. Kafeteryadaki akşam servislerinde saat arasõ 2 banko açõlõr ve çoğunlukla yurtlarda kalan öğrenciler ilk yarõm saat içinde yemeklerini yerler ve bir banko kapatõlõp diğeri nöbetçi olarak bõrakõlõrdõ. Rektörlük kafeterya arasõ m kadar. Rektör vekilimiz sevgili Erdal Hoca geç saatlere kadar rektörlükte çalõşõrken yürüyerek kafeteryaya gelir, nöbetçi bankodan kalan yemeklerden ne varsa tepsisine alõr, parasõnõ öder ve sakin sakin akşam yemeğini yerdi. Daha sonra hatõrõmõzõ ve bir isteğimiz olup olmadõğõnõ sorar ve yürüyerek Rektörlüğe döner, çalõşmasõna devam ederdi. Nöbetçi amiri, hizmetliler, şoförü hepsi emrindeydi. Ama Erdal Hoca buydu işte. Sevgi, saygõ ve rahmetle anõyoruz. M. Yaşar VAROL (CE 75) Not: Rektörümüz Sn. Erdal İnönü ile ilgili olarak üyelerimizden gelen sayõsõz anõ yazõsõndan yukarõda yer alan seçki ortaya çõkmõş olup, yazõlarõnõ yayõnlayamadõğõmõz üyelerimizden özür dileriz. 12 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

13 güncel ATAMIZIN HUZURUNDAYDIK ODTÜ Mezunlarõ Derneği nin her sene geleneksel olarak 10 Kasõm haftasõnda yaptõğõ Anõtkabir ziyareti bu sene de 3 Kasõm da gerçekleştirildi. Kalabalõk bir mezun kitlesi ile beraber Atatürk ün huzurunda saygõ duruşunda bulunan Yönetim Kurulu Başkanõmõz Himmet Şahin, anõ defterine şunlarõ yazdõ; Sayõn Önderim; 84 yõl önce yurt dõşõnda emperyalizme, yurt içinde teokratik yapõya karşõ vermiş olduğunuz mücadelenize, mevcut mirasõm diye nitelendirdiğiniz bilim ve akõl temeline dayalõ oluşturduğunuz Laik Türkiye Cumhuriyeti nin kazanõmlarõna sahip çõkmaya devam edeceğimize, ülkenin özgür ve eşit yurttaşlar topluluğu olmasõ için tüm çabamõzõ göstereceğimize ve ülke barõşõna katkõda bulunacağõmõza, ODTÜ Mezunlarõ Derneği olarak söz veriyoruz. KONSEY TOPLANDI Ü ç ayda bir toplanarak ülke sorunlarõna yapõcõ çözümler sunma ve yönlendirici bir yol izleme konularõnda görüş alõşverişinde bulunmayõ amaçlayan ve ODTÜ Mezun Dernekleri ile ODTÜ arasõndaki eşgüdüm ve iletişimi arttõrmak üzere bir araya gelen Konsey, sonbahar toplantõsõnõ bu kez 1. Büyük ODTÜ Buluşmasõ nedeniyle 27 Ekim 2007 tarihinde Antalya da gerçekleştirildi. Konsey başkanõ Himmet Şahin yaptõğõ konuşmada ODTÜ lüler arasõndaki dayanõşma ve iletişimi artõracak her türlü projeyi desteklediklerini ve mezun derneklerine daha çok sayõda mezun üye kaydetmenin önemini vurgulayarak, mezun veren ODTÜ nün mezunlarõna kazandõrdõğõ vizyonu iş hayatõnda olduğu kadar sosyal hayatlarõnda da kullandõklarõna dikkat çekti ve mezunlarla daha yakõn iletişim ve güç birliğini sağlamaya yönelik İş hayatõndaki ODTÜ lüler programõnõn devreye girmesiyle daha büyük bir mezun kitlesine ulaşacaklarõnõ belirtti. Konuşmasõnda, ülkemizin içinde bulunduğu sorunlara da değinen Himmet Şahin, el birliği ile yaşanan sorunlarõn üstesinden gelinebilmesi için ODTÜ mezunlarõ olarak sosyal hukuk devleti özelliklerimizi korumamõz gerektiğine ve kenetlenmemizin önemine işaret etti. Bu kapsamda yapõlan toplumsal çalõşmalardan örnek veren Şahin, 22 Ekim de açõlõşõ yapõlan ve ODTÜ nün katkõsõyla gerçekleştirilen Sivrihisar Uçağõ nedeniyle ODTÜ Rektorü Prof. Dr. Ural Akbulut a teşekkür ederek, sözü kendisine bõraktõ. ODTÜ Rektorü Prof. Dr. Ural Akbulut yaptõğõ konuşmada; Üniversitenin bilimsel çalõşmalarõ hakkõnda bilgi vererek, Teknokent deki yeni yatõrõmlarõn getirdiği sesin ülke sõnõrlarõnõ aştõğõnõ, her ilde bir Teknokent kurulmasõ projesinin ikinci ayağõnõn İstanbul da gerçekleştirileceği müjdesini verdi. Teknokent çalõşanlarõnõn % 70 inin ODTÜ lü olmasõnõn sevindirici olduğunu belirtilerek, mesleki eğitimden geçmiş çalõşanlarõn yeni projelerinin hayata geçirilmeye başlandõğõnõ ifade etti. Kurtuluş Savaşõ esnasõnda Sivrihisar halkõnõn imece usulü para toplayarak aldõklarõ uçağõn, ½ ölçekte maketinin üniversitemizde imal edilerek ilçe girişine anõt olarak dikilmesi ve halkõn konuya olan ilgisinin kendisini çok mutlu ettiğini belirtti. Derneklerimizin yörelerinde Cumhuriyet değerlerini anõmsatan bu gibi etkinliklere katkõda bulunabileceklerini ifade etti. Konsey çalõşma programõ yeniden düzenlenerek yaşama geçirildi, Antalya Şubesi nin ODTÜ Ziraat Fakültesi kurulmasõ önerisi doğrultusunda yapõlan sunum incelendi. Ülke sorunlarõna karşõ ortak tavõr belirlenmesi yönünde fikir birliğine varõlarak, bir sonraki Konsey kõş toplantõsõnõn Ocak ayõnda Bursa da yapõlmasõna karar verildi. Aralõ k

14 güncel 1.Büyük ODTÜ Buluşmasõ 26 Ekim- 28 Ekim 2007 tarihleri arasõnda ilk Büyük ODTÜ Buluşmasõ Antalya Kemer de yapõldõ. oteldeki hengâme görülecek şeydi doğrusu, herkes bir anda eski öğrencilik yõllarõna geri dönmüş, coşku ve mutlulukla sanki hiç ayrõlmamõş gibi kucaklaşõyor, daha sonra da ODTÜ Mezunlarõ Derneği nin masasõna gelerek arkadaşlarõnõn yer aldõğõ listeye yeniden göz atõp yaka kartlarõnõ alõyorlardõ. Y gelen katõlõmcõlarõ Antalya da önce sõcacõk ve põrõl õllardõr görmedikleri arkadaşlarõyla hasret gidermek ve eski günleri anmak için yurdun dört bir yanõndan ve yurt dõşõndan põrõl güneşli bir hava ile masmavi gökyüzü karşõladõ. Ben de Ankara dan dostlarõmla karşõlaşacağõmõ düşünerek gelirken böylesine güzel bir hava bulmayõ beklemiyordum açõkçasõ, anlaşõlan bu hafta sonu her şey ODTÜ lülerden yanaydõ. Akşam yemeğinde birbirini tanõyantanõmayan 500 kadar ODTÜ lünün eski günlere dair anõlarõyla başlattõğõ muhabbet, ertesi gün deniz ve güneş eşliğinde devam etti. Herkes keyifli bir hafta sonunu paylaşmanõn mutluluğunu yaşõyordu, ben de doğduğum sene ODTÜ ye giren ağabeylerimizin anõlarõnõ dinledikçe kendi adõma bir kez daha okulumdan gurur duydum. Eskilerle yeniler kaynaştõkça anlatõlan hikâyeler de çoğaldõ kuşkusuz, gece ise otelin açõk Antalya ODTÜ Mezunlarõ Derneği nin ev sahipliğinde yapõlan bu ilk buluşmaya eski ve yeni mezunlarõmõzõn yanõ sõra, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, Rektör yardõmcõsõ Prof. Dr. Bilgehan Ögel, ODTÜ Mezunlarõ Derneği Başkanõ Himmet Şahin ve yurt çapõnda faaliyet gösteren ODTÜ Mezunlarõ Derneklerinin başkanlarõ da katõldõlar. Otobüsler ve kendi araçlarõyla gelen kafileler kayõtlarõnõ yaptõrõrken, 14 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

15 güncel hava tiyatrosunda İstanbul Mezunlar Derneği nin İstanbul ve Adalar fotoğraflarõ, Ege Mezunlar Derneği nin eski-yeni ODTÜ anõlarõnõn anlatõldõğõ skeçleri ve ODTÜ SAS õn sunumlarõyla renklendi. Ertesi gün yani 28 Ekim de yine deniz, güneş ve muhabbetin yanõ sõra, tüm katõlõmcõlara yapõlan çağrõyla bir otobüs dolusu ODTÜ lü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramõ nedeniyle Atatürk anõtõna çelenk koyarak saygõ duruşunda bulunmak üzere Kemer e gitti. Herkes rüya gibi bir hafta sonu geçirdiğini tekrarlarken, yõllar sonra buluşan ODTÜ lüler hem keyifli, hem de coşkulu bu ilk buluşmanõn ardõndan gelecek sene yeniden bir araya gelme sözü vererek veda ettiler. Akşam önce veda kokteyli ile eski dostlar birbirlerine adres ve telefonlarõnõ iletirlerken ortam artõk iyice õsõnmõştõ. Ertesi gün ayrõlacak olmanõn verdiği hüzünle balo gecesinin coşkusu birbirine karõştõ. BU SENE GELEMEYENLER İÇİN NOT: 2. BÜYÜK ODTÜ BULUŞMASINA SADECE 11 AY KALDI...! Seneye buluşmak üzere... Şule ŞAHİN (PSY 85) Balo yemeğinde Rektörümüzün konuşmasõnõn ardõndan ODTÜ Mezunlarõ Derneği nin Cumhuriyet Bayramõ ve Kurtuluş Savaşõ slaytlarõ eşliğinde sahneye çõkan THBT üyelerinin türkü ve gösterileriyle coşan 500 ODTÜ lü, daha sonra sahneye çõkan orkestra eşliğinde dans ve eğlenceye doydu. Aralõ k

16 güncel Sivrihisar Uçağõ ve ODTÜ Sivrihisar halkõnõn Kurtuluş Savaşõ nda imece yoluyla topladõğõ paralarla alõp Türk Ordusu na hediye ettiği uçak ODTÜ nün katkõlarõyla 22 Ekim 2007 günü anõtlaştõrõldõ. Sivrihisar dan Tayyare bedeline verilmek üzere Osmanlõ Bankasõ na yatõrdõklarõ 4 bin lira çek Eskişehir mebusu Mehmet efendidedir, Fevzi Paşaya verilecektir. Mustafa Kemal Atatürk (Özel not defterinden) Kurtuluş Savaşõ başlangõcõnda Türk Ordusu elinde bulunan sõnõrlõ sayõdaki askeri teçhizatla bir mucize gerçekleştirmeye çalõşõrken, halk da dişinden tõrnağõndan arttõrdõğõ para ve mal ile bu büyük savaşta orduya destek olmuştu. Sivrihisar halkõ ise Türk Ordusu nun mevcut uçak filosuyla (bir düzine kadar oluğu söylenmektedir) Milli Mücadele Savaşõ nõ kazanmasõnõn zaman alacağõnõ düşünmüş ve güç şartlar altõnda topladõğõ 4 bin lira ile orduya bir uçak bağõşõ yapmaya karar vererek tarihte hak ettiği yeri almõştõ. Yõllar sonra Sivrihisar la ilgili araştõrma yapan gazeteci Şener Yõlmaz õn bu olayõ gündeme getirmesi ile Sivrihisar Belediyesi, sivil toplum kuruluşlarõ ve ODTÜ Mezunlarõ Derneği Eskişehir Başkanõ Nihat Yüzügüllü nün çabalarõyla, 86 yõl önce bağõşõ yapõlan bu uçağõn anõtlaştõrõlmasõ için çalõşmalara başlanmõştõr. Söz konusu çalõşmalar sonucunda ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut un desteği ile Sivrihisar Uçağõnõn boyutlarõ ODTÜ de uzmanlarca ½ oranõnda küçültülerek yeniden inşa edilmiş ve 22 Ekim 2007 tarihinde dev maket uçak anõtõ Sivrihisar da büyük bir törenle halkõn ziyaretine açõlmõştõr. Sivrihisar daki açõlõş törenine yörenin askeri ve sivil makamlarõnõn yanõ sõra ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, Rektör Yardõmcõsõ Prof. Dr. Bilgehan Ögel, ODTÜ Genel Sekreter Yardõmcõsõ Necmettin Saral, ODTÜ Mezunlarõ Derneği Başkanõ Himmet Şahin, Eskişehir ODTÜ Mezunlarõ Derneği Başkanõ Nihat Yüzügüllü ve Bursa ODTÜ Mezunlarõ Derneği Başkanõ Y. Kenan Yetişen katõlmõştõr. Prof. Dr. Ural Akbulut yaptõğõ konuşmada, maket uçağõn yapõm aşamalarõnõ dile getirerek böyle tarihi bir olayda yer almaktan duyduklarõ mutluluğu belirtmiştir. Türk Halkõnõn özverili ve zor durumlarda birbiriyle kenetlenerek hedefe odaklanan mücadeleci yapõsõ bu uçak anõt ile bir kez daha gözler önüne serilmiş ve büyük zorluklarla bağõşõ yapõlan Sivrihisar Uçağõ tarihin tozlu sayfalarõndan çõkarak ebedileşmiştir. Şule ŞAHİN (PSY 85) BURS VERENLER BÖLÜM-MEZUNİYET YILI MÜJGAN HALUK BURAN ODTÜ DOSTU ÖMER ÇAĞLAR BABACAN ME 90 PINAR EVRENSEL CENG 91 AHMET ÇALIŞAN ME 72 ÖZCAN DEMİRTAŞ CE 86 MUSTAFA KEMAL ALPERTEN METE 79 REFERANS KİMYA ADINA MUSTAFA KILINÇARSLAN PHYS 2000 FİTNAT FİLİZ SARIFAKIOĞLU CE 79 MELEK ÇALIŞAN ADM 96 AYGÜL BOZACI BİRCAN ŞEŞEN MELEK ŞENER RAMAZAN KESKİN EKİM-KASIM AYI İTİBARİYLE BURS FONUMUZA BAĞIŞTA BULUNMAYA BAŞLAYAN ÜYELERİMİZ VE ODTÜ DOSTLARI BURS VERENLER BÖLÜM-MEZUNİYET YILI HÜSEYİN ÖZCAN ME 94 MURAT KONYA ODTÜ DOSTU BÜLENT SÖNMEZ METE 95 AHMET YALÇIN CHE 84 YEŞİM DELLALOĞLU ADM 94 MELTEM GÖĞÜSGER CE 88 H. BİLGE MUTLUER EE 96 İBRAHİM ŞENYAY CHE 70 THRACE BASIN NATURAL GAS COOPERATION FERHAT KIRLI ADINA BAĞIŞTA BULUNAN MATH 81 MEZUNLARI MAHMUT KUZUCUOĞLU TİMUÇİN AKSOY SAMİBEY TÜRKER ATİLA KARA CEMİL TONYALI NEJDET AVCI YADİGÂR AYŞE BİRCAN 16 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

17 günce BİR ZAMANLAR YERLİ MALI HAFTASI VARDI... Çocukluğumuzda bir heyecan sarardõ öğretmenleri 12 Aralõk yaklaştõkça. Evlere haberler salõnõr, kestane kebaplar, tarhanalar hazõrlanõr, yöreye özgü Ankara nõn armudu, Mersin in narenciyesi, Anamur un muzu, Ordu nun fõndõğõ, Malatya nõn kayõsõsõ tabaklara dizilirdi. Miniklere şiirler ezberletilir, piyeslerde roller kapõşõlõr, gün gelince anneler, babalar, nineler, dedeler izleyiciler arasõnda yer alõr, çocuklarõnõn hep bir ağõzdan yerli malõ, yurdun malõ, herkes onu kullanmalõ temalõ şarkõlarõnõ, şiirlerini, repliklerini dinlemeye koyulurdu. Anamur daki muz bahçelerinin çoğu yabancõya satõldõ, üzerine yazlõk villalar yapõldõ, sezonluk kirasõ bir kilo muzun kaç katõ kimbilir? Onun yerine Brezilya dan ithal geliyor muzlarõmõz. Yerli muzdan hem cüssece büyük, hem daha ucuz. Mersin deki çarpõk kentleşme narenciye bahçelerini çoktan haritadan sildi. İsrailli nin çölün ortasõnda yarattõğõ vahalarda yetişiyor artõk bizim yediğimiz portakallar. Ordu nun fõndõğõ hala yerli yerinde çok şükür. Onda da radyasyon kuşkusu var hala kimilerinde. Hani bir zamanlar ta binlerce kilometre ötede patlayan bir nükleer santralden gelen serpintiler Karadeniz bölgemizi de yalayõp geçmişti... Ama dönemin Sanayi Bakanõ nõn televizyonlarda canlõ yayõnda gösterdiği gibi çayõ biraz yudumlamõştõ, birşey olmamõştõ, üstelik radyasyonun birazõnõn faydalõ olduğunu söylemiş, içimiz rahatlamõştõ. Şimdi üstelik, fõndõğõn farklõ boyutlarõ tanõtõlõyor her gün televizyonlarda. Halkõmõz ikna oldu: Her gün bir avuç fõndõk iyi gelir. Biz yine de her yõl Yerli Malõ Haftasõ nõ kutluyoruz. Belki dekor biraz değişti; belki tabaklarda yöresel meyveler, tarhanalar, kestane kebaplar kalmadõ. Belki izleyicilerin sayõsõ düşüyor: Nineler, dedeler artõk emekli olduktan sonra şehirde kalmõyor, sayfiyeye göçüyor. Anneler babalar artõk çok çalõşõyor çocuklarõ en iyi okullarda okuyabilsin diye, onun için belki de çocuklarõnõn şiirlerini, şarkõlarõnõ ve piyeslerini izlemeye gelemiyorlar. Belki biri izin alamadõ, belki diğerinin önemli bir iş toplantõsõ var, beriki belki iş gezisine Burkino Faso ya gitti, kimbilir? Yaşam sürecimizdeki bu değişiklikler olsa da hala her yõl 12 Aralõk ta Yerli Malõ Haftasõ nõn kutlandõğõnõ bilmek güzel. Peki neden 12 Aralõk? Kurtuluş Savaşõ nõn ardõndan tüm ülkede siyasi anlamda başlayan seferberlik, ekonomi alanõnda da yoğunlaştõrõlmõştõ. Türkiye, savaş meydanõnda kazandõğõ bağõmsõzlõğõnõ, kararlõ adõmlarla ekonomik bağõmsõzlõğa dönüştürmenin yollarõnõ açõyordu. Yerli sanayiinin desteklenmesi, halkõn tasarrufu öğrenmesi ve bunun yalnõzca bireysel bir seçim olmaktan çok ülke ekonomisini etkileyen bir etmen olduğunun bilinci verilmeye çalõşõldõ. 12 Aralõk 1929 da kurulan Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti ile bugünkü Türkiye Ekonomi Kurumu nun temeli atõlõrken aynõ gün, dönemin Başbakanõ İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden milletin kendi gücüne güvenmesinin önemine değiniyordu: Her şeyden evvel vatandaş ve devlet olarak birbirimize güvenerek, birbirimize yardõm ederek ve dayanarak bu yeni mücadeleyi, milli para, milli iktisat, milli tasarruf mücadelesini ne olursa olsun başaracağõmõza güven duymalõyõz. Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti, tüm yurtta yerli malõ kullanõmõnõ teşvik edici çalõşmalara başladõ ve halkõ tasarrufa çağõran çalõşmalarõ arasõnda, Türk grafik sanatõnõn piri sayõlan İhap Hulusi Görey e ( ) afişler tasarlattõ. Öğretmenlere, halka söylevler verildi. Özellikle kadõn ve çocuklarõn bu bilinç ile eğitilmelerine yönelik adõmlar, bir süre sonra kurumsallaştõ ve 12 Aralõk ile başlayan hafta tüm ülkede Yerli Malõ ve Tutum Haftasõ olarak kutlanmaya başlandõ. Her milli ananenin, her milli müessesenin bir fonksiyonu, bir hizmeti vardõr. O anane, bu hizmet, bu fonksiyon itibariyle kõymetlidir. 18 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

18 günce Tasarruf ve yerli malõ haftasõ bizi ekonomi alanõnda düşündürmek ve vazifelerimizi hatõrlatmak işini görüyor. İşlerimizin verimini artõrmak, kazancõmõzdan tasarruf yapmak doğrudan doğruya istikbalimizi emniyet altõna koymak demektir. İstikbalimizi emniyet altõna korken milli sermayeyi artõrmak suretiyle milli hayatõmõzõn ilerlemesine de yardõm etmiş oluyoruz. Yerli malõ kullanõrken Türkiye de iş sahasõnõ genişlettiriyor ve çocuklarõmõzõn verilmi iş bulmasõna hizmet ediyoruz. Milli vazifenin şahsi menfaatlerimizle bir arada bulunduğunu tasarruf haftasõnõn telkin ettiği düşünce pek açõkça bize gösterir. Mehmet Emin (Erişirgil) Siyasal Bilgiler Okulu Direktörü Ankara Radyosu, 13 Aralõk 1936 Küçük boyu ve minimini cüssesiyle aramõzda dolaşan ilkokul çocuklarõmõz, yediğiniz şekerin, memleketin nerelerinde ekilmiş pancarlardan ve nerelerinde kurulmuş fabrikalarda yapõldõğõnõ isimleri gibi bilirler. Yerli malõdõr, kullan çocuğum diye öğüt verdiğimiz bezler ve kumaşlarõmõzõ sõrtlarõnda taşõrlarken, vücutlarõnõn üstünde o bez kumaşlarõn yapõldõğõ vatan parçalarõnõ küçük varlõklarõna sarõlmõş yurt haritalarõ gibi hissederler. Yedikleri üzümlerin bağlarõnõ, incir ve fõndõklarõn ağaçlarõnõ, koyunlarõn, kuzularõn, danalarõn yayõldõklarõ otlaklarõ, balõklarõn kulaç attõklarõ denizleri okulundaki sõnõflar ve evlerindeki odalar gibi sarahatle [açõklõkla], vuzuhla [net olarak] tanõrlar. Bu hayat bilgisi, iftiharla söyleyebiliriz ki Cumhuriyet Maarifinin Türk çocuklarõna kazandõrdõğõ kültür nimetleridir. Hasan Ali Yücel Milli Eğitim Bakanõ 14 Aralõk 1940 Bu sözcükler, çok değil, yõl öncesine ait yalnõzca. Devir değişti yõlõnda Tutum ve Yerli Malõ Haftasõ nõn adõ, dönemine uygun olarak Tutum, Yatõrõm ve Türk Mallarõ Haftasõ oldu. İlköğretim okullarõnda hala 12 Aralõk ta kestane kebap istenir velilerden. Şiirler ezberlenir, şarkõlar söylenir... Ama acaba 2007 çocuklarõnõn kaçõ, ve hatta 2007 nin veli ya da öğretmenlerinin kaçõ bu özel günün anlamõnõ biliyor? Nermin FENMEN (CHE 80) Aralõ k

19 eğitim tarihimiz Türk Eğitimine Tarihsel Bir Bakõş 3 Beylikler ve Osmanlõ İmparatorluğu Dönemi Türk Eğitim Tarihi incelememizin üçüncü bölümünde beylikler ve Osmanlõ Devleti dönemine göz atacağõz. Beylikler döneminde Türkçe nin zenginleştirilmesinden Osmanlõ döneminde ise imparatorluğun uzun serüvenindeki inişli çõkõşlõ eğitim reform ve düzenlemelerinden bahsetmeye çalõşacağõz. Beylikler dönemi incelendiğinde Türk Beyliklerinin sultanlarõnõn bilim sever olduklarõ görülmektedir. Bu sultanlar tõp, matematik, tasavvuf gibi alanlarõn kitaplarõnõn Arapça ve Farsça dan Türkçe ye çevirterek halkõnõn ilerlemesine ve Türkçe nin korunmasõna büyük katkõlarda bulunmuşlardõr. Hatta Karamanoğlu Mehmet Bey 1277 de bir ferman ile resmi yazõşmalarõn da Türkçe yapõlacağõnõ duyurmuştur. Bunlarõn yanõ sõra beyliklerde öğrencilere her kademede eğitim ücretsiz verilerek, insanlarõn eğitim almasõ teşvik edilmiştir. Diğer Türk devletlerinin de bilime önem verdiği gözlenmektedir. Timur Devleti nde, Timur un torunu Uluğ Bey ( ), Astronomi ve Matematik alanõnda eserler veren bilgin bir hükümdardõ. Semerkant ta bir rasathane kurmuş, çevresine yüzden çok bilim adamõ toplamõştõ. 1 Timurlar dan sonra İç Asya da artõk sürekli ve önemli eğitim, bilim, kültür hareketleri görülmedi ve ancak Ahmet Yesevi nin etkisi devam edebildi. Bu bize, bağõmsõzlõklarõnõ yitiren milletlerin eğitim ve bilimde de bir çözülme ve gerileme içine düştüklerini göstermektedir. 2 Timurlar õn yanõ sõra Karakoyunlular ve Akkoyunlular Devletleri de bilime önem vermiş, yaşanõlan dönemde bilim adamlarõnõn gördüğü zulme karşõ onlarõ korumuşlardõr. Bu bilgiler bize Türk toplumun henüz Müslümanlaştõğõ dönemde koyu taassubun başlamadõğõnõ göstermektedir. 1 Uzunçarşõlõ, Anadolu Beylikleri; A.A.Adõvar, Osmanlõ Türklerinde İlim, Aydõn Sayõlõ, Uluğ Bey ve Semerkant takibilim Faaliyeti; Saffet Bilhan, Orta Asya Türk Hükümdarlar Devletinde.; Köprülü, Türk Edebiyatõ Tarihi. 2 Akyüz, Türk Eğitim Tarih; s. 64 Osmanlõ Devletinin Başlangõç Yõllarõ Osmanlõ Devleti nin ilk dönemlerindeki eğitime karşõ bakõş açõsõ hakkõnda genel olarak sultanlarõn bilime değer veren, bilim adamlarõna saygõlõ ve onlarõ koruyan hükümdarlar olduklarõnõ, model alõnan insan tipinin aktif ve gazi insan tipi olduğunu, yaygõn eğitim kurumlarõ olan kõraathanelerin bu dönemde kurulduklarõnõ ve medreselerin ülkenin her yanõna yaygõnlaştõrõlma çabalarõna girildiğini biliyoruz. (Kõraathane kelime anlamõ olarak okuma odasõ-evi anlamõna gelmektedir. Bu mekânlar daha sonra kahvehane olarak devam etmiştir. Kahvehanelerin eski adõ ise hala Anadolu da bazõ yerlerde kõraathane olarak geçer. Büyük olasõlõkla gazetelerin ve kitaplarõn az sayõda basõldõğõ dönemlerde kõraathaneler bir yayõnõn bir kişi tarafõndan topluca diğerlerine okuduğu yerlerdi.) Osmanlõ da Eğitim Kurumlarõ Osmanlõda eğitimin birinci basamağõ Sübyan Mektepleridir. Bu okullar camilerin hemen yanlarõna kurularak buralarda erkek çocuklara dersler verilirdi. Bu okullarda öğrencilere yazma öğretilmez, sadece Kuran öğretilirdi. Fatih e göre iyi bir öğretmen yumuşak olmalõydõ fakat Osmanlõnõn son dönemlerine kadar dayak ve falaka (ayağõ havada iki sopa arasõnda tutan bir düzenek ve ayak tabanõna sopa ile vurulma işlemine falaka dayağõ denirdi) ilkokullarda eğitimin en önemli disiplin aracõ olmuştur. Kõz çocuklarõnõn ilkokul eğitimi ise evlerde ve cami köşelerinde, onlara Kuran okumayõ öğreten kadõnlar tarafõndan verilmekteydi. Osmanlõ ve Türk tarihinin en önemli okullarõndan sayõlan medreselerin kesin bir eğitim süresi yoktu; önemli olan belirli kitaplarõ bitirmekti, ders anlatma, tartõşma ve en çok da ezber eğitimin yöntemleriydi. Medrese eğitimini, sübyan mektebini bitirmiş erkek öğrenciler alabiliyordu. Derslerin çoğu din eğitimi üzerine olan medreselerin eğitim dili de Arapça idi. Farsça da Medreselerde kullanõlõr ve bilinilirdi. (Yavuz Sultan Selim in İslam dünyasõna yaptõğõ akõnlar ve Halifeliğin Osmanlõ ya geçmesi ile birlikte yani 20 ODTÜLÜLER BÜLTENİ - 169

20 eğitim tarihimiz Fatih in ölümünden sonra müspet bilim dersleri tamamen kaldõrõlmõştõr. Sonralarõ siyasetin bilimi baskõ altõnda tutma çabalarõ, evrendeki her şeyin temelinde iman esaslarõnõn varolduğu anlayõşõ, ezbercilik, reform ve Rönesans õn ardõndan batõdan geri kalõndõğõnõn ayõrdõna varõlamamasõ, rüşvet ve hatõr gönülle yapõlan müderris (öğretmen) atamalarõ gibi nedenlerle medrese eğitiminin kalitesi düşmüş, bilim üretemeyen siyasetin oyuncağõ olan kurumlar haline gelmiştir. Osmanlõda meslek eğitimi Meslek eğitimi ise çeşitli okullarla yapõlmaktaydõ; Darülhadisler (Hadis okutulan din okullarõ), darültõplar(tõp bilimi okutulurdu), darülmesneviler(mesnevi okutulurdu), darülkurralar(hafõz yetiştirilirdi), mehterhane, cambazhane, tophane, humbarahane, tüfekhane ve kõlõçhane gibi okullarda da usta çõrak ilişkisi ile eleman yetiştirilirdi. Meslek eğitimi ile ilgili en önemli adõmlar Tanzimat döneminde atõlmõştõr; ilk askeri baytar mektebi, tarõm okulu, ormancõlõk kursu, maadin mektebi(maden mühendisliği), sanayi mektebi ve kõzlar için kõz sanayi mektebi bunlardan bazõlarõdõr. Öğretmen yetiştirmek için de yine Tanzimat döneminde darülmuallimin ve darülmuallimat kurularak öğretmenlik bir meslek olarak tanõnmõştõr. Osmanlõ da yönetici yetiştiren çeşitli kurumlar vardõ; Enderun mektebi: bu okulda Hõristiyan tebaadan alõnan yetenekli çocuklarõn iyi ve güvenilir birer devlet adamõ olmalarõ amaçlanmõştõr. Eğitimin en önemli bileşenleri Türkçe, Arapça, Farsça, Edebiyat, Tarih, İslami bilgiler, matematik, sanat ve spordur. Şehzadegan mektebi; saray içinde şehzadelerin ilköğretimi aldõklarõ okuldur. Hükümdarlar şehzadeganda eğitim aldõktan sonra sancağa çõkarõlma ve kafeste yetiştirilme dönemlerinden sonra hükümdar olmaktaydõlar. Bab-õ Ali mektebi ise ülkedeki en önemli memur yetiştiren okuldu. Eğitim Reformu Eğitimin gelişmesinin devleti kurtaracak en önemli adõm olarak görülmeye başlanmasõ ile Tanzimat döneminde eğitim için önemli reformlar yapõlmõştõr. Savaşlarda alõnan yenilgilerin Avrupa nõn iyi yetişmiş subay ve askerlerine bağlanmasõyla askeri okullar kurulmuştur (askeri tõp, kara ve deniz okullarõ). Zorunlu temel eğitim(6 yõl) ilk kez Tanzimat döneminde uygulanmõş; medrese dõşõndaki yeni açõlan örgün eğitim kurumlarõna ilk, orta ve yüksek dereceleri verilmiştir. Hayata dönük dersler nihayet programlara eklenmiş ve medrese dõşõndaki eğitim kurumlarõnda eğitim dili Türkçe haline getirilmiştir. Kõzlar için ilk orta dereceli kõz rüştiyeleri açõlmõştõr (1858). Falaka yasal olmaktan çõkarõlmõş, sübyan mekteplerinde yazõ öğretimine başlanmõştõr da ilk sürekli kadõn dergisi olan Terakk-i Muhadderat yayõnlanmaya başlamõş, kõz çocuklarõnõn zorunlu temel eğitimi ise yine bu tarihte Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yasalaşmõştõr. Eğitim Reformu ile Başlayan Yeni Okullar 1859 da ilk sivil yüksek öğretim kurumu Mekteb-i Mülkiye kurulmuştur ve uzun yõllar boyunca aydõn öğretmen ve eğitim yöneticisi kaynağõ olmuştur de ilk Darülfünun (üniversite) açõlmõştõr. İş yaşamõna ilk kez 1897 de ücretli işçi olarak girmeye başlayan kadõnlara ilk kez devlet dairelerinde memur olma hakkõ 1913 yõlõnda verilmiştir. Yavaş yavaş sosyal hayata giren kadõnlar 1906 da özgürlük için yürüyüş yapmõş ve 1908 de bir grup kadõn meclise girmeye kalkõşmõştõr. Kõzlar için ilk yüksek öğretim kurumu (İnas Darülfünunu) ise II. Meşrutiyet döneminde (1914) kurulmuştur. Yine bu tarihte ilk kez kadõnlar tüccarlõk ve esnaflõk yapma hakkõ kazanmõşlardõr de darülfünunlarda karma öğretime geçilmiş; 1922 de tõbbiye ilk kõz öğrencilerini kabul etmiştir. İşte bu dönemde siyasi ve fikir hayat canlanmõş, eğitim kurumlarõnda farklõ politik akõmlar yayõlmõş, hürriyetçi bir ortamda Osmanlõ ilk üniversite gösterilerine sahne olmuştur. Savaşlarda üst üste yenilgiler alõnan bu dönemde askeri okullarda ve mülkiyede yetiştirilen asker, memur ve öğretmenler ülkenin bir çok noktasõnõ yavaş yavaş aydõnlatmaya başlamõş ve milli mücadelede Mustafa Kemal in en önemli destekçileri olmuşlardõr. Tuba FİDAN (EME 07) Aralõ k

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafõndan 10 Aralõk 1948 günü kabul ve ilan edilen İnsan Haklarõ Evrensel Bildirgesi'nin tam metni. Bu tarihi kararõn ardõndan Genel Kurul tüm üye ülkeleri Bildirge metnini,

Detaylı

Türkiye deki Yabanc lar için Gazeteler

Türkiye deki Yabanc lar için Gazeteler Yusuf Kanl Kuşkusuz 45 yõllõk tarihiyle ülkemizin günlük ilk İngilizce gazetesi olmasõ nedeniyle genel yayõn yönetmenliğini yapmakta olduğum Turkish Daily News gazetesi hem diğer yabancõ dilde yayõn yapan,

Detaylı

Bildirge metninin geniş çapta dağõtõmõnõn arzu edilir olduğunu düşünerek,

Bildirge metninin geniş çapta dağõtõmõnõn arzu edilir olduğunu düşünerek, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ANTLAŞMASI DOĞRULTUSUNDA DEVLETLER ARASINDA DOSTÇA İLİŞKİLER VE İŞBIRLİĞİNE İLİŞKİN ULUSLARARASI HUKUK İLKELERİ KONUSUNDAKİ BİLDİRGE VE EKİ Genel Kurul, Devletler arasõnda dostça ilişkiler

Detaylı

Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma

Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma Prof. Dr. Faruk fien Giriş Türkiye nüfusunun yaklaşõk % 8 nin ülke dõşõnda yaşadõğõ tüm dünyadaki Türklerin en kalabalõk grubu Federal Almanya da yaşamaktadõr.

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI 19 Aralõk 2003 İzmir Sayõn Bakan, sayõn milletvekilleri,

Detaylı

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kurumsal Yatõrõmcõ Yöneticileri Derneği K u r u l u ş u : 1 9 9 9 www.kyd.org.tr info@kyd.org.tr KYD Aylõk Bülten Ağustos 2003 -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Teminatlandõrma ve Kar/Zarar Hesaplama

Teminatlandõrma ve Kar/Zarar Hesaplama Giriş Borsada kullanõlan elektronik alõm satõm sisteminde (VOBİS) tüm emirler hesap bazõnda girilmekte, dolayõsõyla işlemler hesap bazõnda gerçekleşmektedir. Buna paralel olarak teminatlandõrma da hesap

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI 06 Eylül 2004 Adana Adana ilinin değerli yöneticileri, sevgili Adanalõ dostlar, sayõn basõn mensuplarõ Aile köklerimizin bulunduğu kentte,

Detaylı

Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar

Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar Baha Güngör Türkiye Denek Taşõ ve Avrupa İçin Bir Şans Almanya da Almanlarla geçirdiğim 45 yõldan sonra, insanlarõ kendi ulusal, kültürel ve dini kökenlerinden

Detaylı

1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn yönetime katõlõmõ, serbest seçimler, partiler)

1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn yönetime katõlõmõ, serbest seçimler, partiler) Walter Bajohr 1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Düşünce özgürlüğü, basõn-yayõn özgürlüğü - Hukuk devleti (İnsan haklarõ, bağõmsõz yargõ) - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI 22 Ocak 2004 SABANCI CENTER Sayõn Başkan, değerli üyeler, değerli basõn mensuplarõ

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI 2 EYLÜL 2003 BERLİN Sayõn Başbakanõm, Sayõn Bakanlar, Milletvekilleri,

Detaylı

5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR

5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR 5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR Alt Komisyon Raporu, 28 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy

Detaylı

Girdilerin en efektif şekilde kullanõlmasõ ve süreçlerin performansõnõn yükseltgenmesi,

Girdilerin en efektif şekilde kullanõlmasõ ve süreçlerin performansõnõn yükseltgenmesi, GENEL TANIM Hepimizin bildiği üzere Endüstri Mühendisliği, insan, makine, malzeme ve benzeri elemanlardan oluşan üretim ve hizmet sektöründeki bu bütünleşik sistemlerin incelenmesi, planlamasõ, örgütlenmesi,

Detaylı

İYELİK TAMLAMASINDA ÇOKLUK ÜÇÜNCÜ KİŞİ SORUNU

İYELİK TAMLAMASINDA ÇOKLUK ÜÇÜNCÜ KİŞİ SORUNU İYELİK TAMLAMASINDA ÇOKLUK ÜÇÜNCÜ KİŞİ SORUNU Doç. Dr. Mustafa S. KAÇALİN Kõrgõzistan Türkiye Manas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü İlgi tamlamasõ, iyelik tamlamasõ, ad tamlamasõ gibi

Detaylı

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL 127 Kadõnlara Karşõ Her Türlü Ayrõmcõlõğõn Önlenmesine Dair Sözleşmeye Ek Protokol KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL Birleşmiş Milletler

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI 12 Aralõk 2003 Ankara Sayõn Başkan, saygõdeğer konuklar, değerli üyeler, değerli

Detaylı

ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ

ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ 375 Çocuk Haklarõnõn Kullanõlmasõna İlişkin Avrupa Sözleşmesi ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ Sözleşme 25 Ocak 1996 tarihinde Strasbourg da imzalanmõş ve 21. maddeye uygun olarak

Detaylı

Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas

Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas Dr. Thomas Gutschker Çõkmazda - Orta Doğu daki Türk Dõş Politikasõ ve Güvenlik Politikasõ Bu konuya olan ilgi, Türkiye nin AB üyeliği hakkõndaki tartõşmayla

Detaylı

Kõrgõzistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türk Cumhuriyetleri hakkõnda genel bilgiler veren yayõndõr.

Kõrgõzistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türk Cumhuriyetleri hakkõnda genel bilgiler veren yayõndõr. HAZİRAN 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Bilgi Merkezi nden Önemli Hizmetler 4! Veri Tabanlarõ 5! Süreli

Detaylı

BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI

BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI I Gİ R İŞ Bilgi, geleneksel faktörlerin yanõ sõra üretimin en temel girdisi haline gelmiştir. Dünya ekonomisindeki küreselleşme ile bilgi ve iletişim teknolojilerindeki

Detaylı

Daha yeşil bir gelecek için suyun

Daha yeşil bir gelecek için suyun Daha yeşil bir gelecek için suyun dönüşümü Yağmur sularõ, sel sularõ, arõndõrõlmõş sularõn tamamõ, istenildiği şekilde arõtõldõğõ durumda, sulama, meracõlõk, sebze ve meyvecilik, endüstriyel üretim alanõ

Detaylı

KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ)

KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ) KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ) Turgut ÖZDEMİR 1, Ayşe TURABİ 2, Füsun ÜÇER 3, Ayhan ARIK 4 SUMMARY The present transportation infrastructures couldn t enough

Detaylı

ODTÜ Mezunları Derneği Yayınıdır. mart 2008. odtülüler bülteni

ODTÜ Mezunları Derneği Yayınıdır. mart 2008. odtülüler bülteni ODTÜ Mezunları Derneği Yayınıdır 172 mart 2008 odtülüler bülteni ODTÜLÜLER BÜLTENİ ODTÜ Mezunlarõ Derneği aylõk yayõn organõdõr. Dernek üyelerine ücretsiz gönderilir. Mart 2008 Dernek Adõna Sahibi Himmet

Detaylı

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kurumsal Yatõrõmcõ Yöneticileri Derneği K u r u l u ş u : 1 9 9 9 www.kyd.org.tr info@kyd.org.tr KYD Aylõk Bülten Eylül 2003 -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar

YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacõ,uluslararasõ Yelken Federasyonu Yelken Yarõş Kurallarõ uyarõnca yurt içinde düzenlenecek yelken

Detaylı

BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME. MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.

BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME. MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim. BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim. MADDE 2. Bu haklar, bütün çocuklar içindir; beyaz çocuk, kara çocuk,

Detaylı

7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU

7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU 7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL 171 ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 25 Mayõs 2000 tarih ve A/RES/54/263 sayõlõ Kararõyla

Detaylı

BİNA ARAŞTIRMA VE VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ

BİNA ARAŞTIRMA VE VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ BİNA ARAŞTIRMA VE VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ SÜKRÜKTÜR BAKIMINDAN İKİ YAPININ İNCELENMESİ HAZIRLAYAN ARDA HAKAN ÖZGÜL 1 BÖLÜM 1 1.1. SİSTEM Sistem, konuşma dilimizde değişik anlamlarda kullanõlmaktadõr. Fakat

Detaylı

TMMOB TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ TMMOB DEMOKRASİ KURULTAYI BİLDİRGESİ 21 MAYIS 1998 ANKARA

TMMOB TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ TMMOB DEMOKRASİ KURULTAYI BİLDİRGESİ 21 MAYIS 1998 ANKARA TMMOB TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ TMMOB DEMOKRASİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ 21 MAYIS 1998 ANKARA TMMOB Demokrasi Kurultayõ 13-14 Aralõk 1997 ve 21 Mayõs 1998 tarihlerinde yapõlmõştõr. Bu kitapçõkta,

Detaylı

yaşlõlara olanaklar sunan, destekleyici ortamlarõn sağlanmasõ konusunda bilgiler veren yayõndõr.

yaşlõlara olanaklar sunan, destekleyici ortamlarõn sağlanmasõ konusunda bilgiler veren yayõndõr. EKİM 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Veri Tabanlarõ 4! Süreli Yayõnlar 5! Seçilmiş Makaleler 6! Seçilmiş

Detaylı

E-Business ve B2B nin A B C si

E-Business ve B2B nin A B C si E-Business ve B2B nin A B C si Hazõrlayan : Cengiz Pak diyalog Bilgisayar Üretim Sistemleri Yazõlõm ve Danõşmanlõk Ltd. Şti Büyükdere Caddesi No : 48 / 4 Mecidiyeköy İstanbul URL : www.diyalog.com Öneri

Detaylı

SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE

SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukukî Dayanak ve Tanõmlar Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacõ; sağlõk tesislerinde yaşanan, hasta haklarõ ihlalleri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ÇİN, AVRUPA VE RUSYA İLE YAŞAMAK

ÇİN, AVRUPA VE RUSYA İLE YAŞAMAK JEOSTRATEJİK ÜÇLÜ ÇİN, AVRUPA VE RUSYA İLE YAŞAMAK Amerikan Dõşişlerinin Merkezi Arenasõ olarak Avrupa politikalarõnõn yerini Avrasya politikalarõ aldõ. Avrupa daki savaşlar Amerika yõ tehdit eder hale

Detaylı

Pandora Vakfı VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ. oluyor mu? Stichting Pandora, 2003 1/5

Pandora Vakfı VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ. oluyor mu? Stichting Pandora, 2003 1/5 Stichting Pandora, 2003 1/5 VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ oluyor mu? Luistert u nog weleens naar u zelf? Over wat (niet) te doen bij psychische klachten. Pandora Vakfı Stichting Pandora, 2003 2/5 Vücudunuzu

Detaylı

İSTANBUL BOĞAZI NDAKİ KÖPRÜLERİN ETKİLERİ

İSTANBUL BOĞAZI NDAKİ KÖPRÜLERİN ETKİLERİ İSTANBUL BOĞAZI NDAKİ KÖPRÜLERİN ETKİLERİ ÜZERİNE İsmail ŞAHİN 1 ve Demet ERSOY 2 SUMMARY (On the Effects of Bridges Crossing the Bosporus Strait in İstanbul) The Bosporus strait in İstanbul is a natural

Detaylı

SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!!

SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! TEMMUZ 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Veri Tabanlarõ 4! Süreli Yayõnlar

Detaylı

SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME

SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME 33 Soykõrõm Suçunun Önlenmesine ve Cezalandõrõlmasõna Dair Sözleşme SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME 9 Aralõk 1948 tarihinde Paris'te toplanan Birleşmiş Milletler Genel

Detaylı

Tebliğ. Sermaye Piyasasõnda Bağõmsõz Denetim Hakkõnda Tebliğde Değişiklik Yapõlmasõna Dair Tebliğ (Seri: X, No:20)

Tebliğ. Sermaye Piyasasõnda Bağõmsõz Denetim Hakkõnda Tebliğde Değişiklik Yapõlmasõna Dair Tebliğ (Seri: X, No:20) Tebliğ Sermaye Piyasasõ Kurulu ndan: Sermaye Piyasasõnda Bağõmsõz Denetim Hakkõnda Tebliğde Değişiklik Yapõlmasõna Dair Tebliğ (Seri: X, No:20) Madde 1 4/3/1996 tarihli ve 22570 sayõlõ Resmi Gazete de

Detaylı

Türk Akreditasyon Kurumu. LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: P704 Revizyon No: 03. Hazõrlayan Kontrol Onay

Türk Akreditasyon Kurumu. LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: P704 Revizyon No: 03. Hazõrlayan Kontrol Onay Doküman Adõ: YETERLİLİK DENEYLERİ VE LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: Revizyon No: 03 5.2,5.3 03 5.2 ve 5.3 maddeleri değiştirildi 3, 4 02 5.2. Karşõlaştõrma Ölçümleri

Detaylı

Oğlunuz veya kõzõnõz bu sõnõftaki öğretimin bir parçasõ olarak, İngilizce öğrenmek için bir

Oğlunuz veya kõzõnõz bu sõnõftaki öğretimin bir parçasõ olarak, İngilizce öğrenmek için bir Welcome Letter [Turkish] öğretmenliğindeki sõnõfõna [ögretmenin adi] [ELD sinifi seviyesi veya türü] Hoş Geldiniz Bu mektubun amacõ oğlunuza veya kõzõnõza sõnõfõmõza hoş geldin demektir. Çocuğunuzun ve

Detaylı

Lider mi, yönetici mi?

Lider mi, yönetici mi? Lider mi, yönetici mi? HÜSEYİN ÇIRPAN Hüseyin Çõrpan, 1965 yõlõnda doğdu. 1986 yõlõnda Hacettepe Üniversitesi İşletme Yönetimi Bölümü nden mezun oldu. 1993 yõlõnda İngiltere, Devon, Exeter University de

Detaylı

Kent İçi Trafik Güvenliği: Problemler ve Çözüm Önerileri* Prof. Dr. Nebi Sümer

Kent İçi Trafik Güvenliği: Problemler ve Çözüm Önerileri* Prof. Dr. Nebi Sümer Kent İçi Trafik Güvenliği: Problemler ve Çözüm Önerileri* Prof. Dr. Nebi Sümer Trafik ve Ulaşõm Güvenliğinden sorumlu kurum ve kuruluşlarla, ilgili alandaki bilim insanlarõnõ bir araya getirmeyi amaçlayan

Detaylı

YAŞAM KALİTESİ. Yaşam ve Kalite. Son derece sübjektif ve o nispette de rölatif iki kavram. Önce yaşama ve insana bir göz atalõm.

YAŞAM KALİTESİ. Yaşam ve Kalite. Son derece sübjektif ve o nispette de rölatif iki kavram. Önce yaşama ve insana bir göz atalõm. YAŞAM KALİTESİ YAŞAM KALİTESİ Yaşam ve Kalite. Son derece sübjektif ve o nispette de rölatif iki kavram. Önce yaşama ve insana bir göz atalõm. Yaşam konusunda temelde iki ana kavram mevcuttur. Nüanslar

Detaylı

Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri

Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri Özet Bulgular 09 Ekim 2002 TS/BAS/02-83 TÜSİAD tarafõndan hazõrlanan Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri

Detaylı

Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik

Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik yönlerden destekler, içinde bulunduklarõ durumun olumsuz

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİK RAPORU TANITIM TOPLANTISI KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİK RAPORU TANITIM TOPLANTISI KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİK RAPORU TANITIM TOPLANTISI KONUŞMASI 27 ŞUBAT BEYLİKDÜZÜ FUAR VE KONGRE MERKEZİ Sayõn konuklar, değerli basõn mensuplarõ, Türk Sanayicileri

Detaylı

THE EUROPEAN ENVIRONMENT AGENCY BAŞVURU FORMU

THE EUROPEAN ENVIRONMENT AGENCY BAŞVURU FORMU THE EUROPEAN ENVIRONMENT AGENCY BAŞVURU FORMU (Bütün sorularõn yanõtlanmasõ gerekmektedir. Gerektiği taktirde lütfen "hayõr" yanõtõnõ kullanõn. Kutularõ boş bõrakmayõn veya tire işareti koymayõn. SİYAH

Detaylı

GİRİŞ ELDR NELERİ SAVUNUR?

GİRİŞ ELDR NELERİ SAVUNUR? AVRUPA İÇİN ELDR VİZYONU AMSTERDAM 14 Kasõm 2003 GİRİŞ ELDR NELERİ SAVUNUR? Avrupa Liberal Demokrat ve Reform Partisi (ELDR - European Liberal Democrat and Reform Party), özgürlük, demokrasi, yasal güç,

Detaylı

RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve 25269 sayılı)

RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve 25269 sayılı) RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve 25269 sayılı) BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU Kanun No. 4982 Kabul Tarihi : 9.10.2003 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanõmlar Amaç MADDE 1.- Bu Kanunun amacõ; demokratik ve

Detaylı

İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI

İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI Y.Doç.Dr. Tahsin YOMRALIOĞU Araş.Gör. Bayram UZUN Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü 61080 - Trabzon 1. GİRİŞ Kentin

Detaylı

7. İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ

7. İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ 7. İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ 74 7.1 GİRİŞ Bu bölüm, iş güvenliği yönetiminin malsahibine sağladõğõ hizmetleri kapsamaktadõr. Proje yöneticisinin iş güvenliği ile ilgili hizmetlere yönelik yükümlülüğü, büyük

Detaylı

BELGE YAYINLARI İnsan Haklarõ Dizisi. CULTURAL AND LANGUAGE RIGHTS OF THE KURDS Kerim YILDIZ KHRP. Attila TUYGAN. Ahmet Kahraman. Sayfa Düzeni Tohum

BELGE YAYINLARI İnsan Haklarõ Dizisi. CULTURAL AND LANGUAGE RIGHTS OF THE KURDS Kerim YILDIZ KHRP. Attila TUYGAN. Ahmet Kahraman. Sayfa Düzeni Tohum 1 BELGE YAYINLARI İnsan Haklarõ Dizisi CULTURAL AND LANGUAGE RIGHTS OF THE KURDS Kerim YILDIZ KHRP Çeviren Attila TUYGAN Redaktör Ahmet Kahraman Sayfa Düzeni Tohum Kapak Ayrõntõ Tasarõm İç / Kapak Baskõ-Cilt

Detaylı

İÇİNDEKİLER. İÇİNDEKİLER... i. KISALTMALAR... iv. ŞEKİLLER... vi. TABLOLAR... vii. GİRİŞ... viii 1. FİNANSAL KRİZLER... 1

İÇİNDEKİLER. İÇİNDEKİLER... i. KISALTMALAR... iv. ŞEKİLLER... vi. TABLOLAR... vii. GİRİŞ... viii 1. FİNANSAL KRİZLER... 1 i İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... i KISALTMALAR... iv ŞEKİLLER... vi TABLOLAR... vii GİRİŞ... viii 1. FİNANSAL KRİZLER... 1 1.1. FİNANSAL KRİZLER VE KRİZ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR... 1 1.1.1. Kriz... 2 1.1.2.

Detaylı

35 Bu dokümanõn hiçbir kõsmõ yazarlarõn yazõlõ izni olmadan herhangi bir biçimde kopyalanamaz, çoğaltõlamaz.

35 Bu dokümanõn hiçbir kõsmõ yazarlarõn yazõlõ izni olmadan herhangi bir biçimde kopyalanamaz, çoğaltõlamaz. 3. MALİYET YÖNETİMİ 35 3.1 GİRİŞ Bu bölüm, tüm proje evrelerinde tümleşik ve kapsamlõ bir maliyet yönetim sistemi yardõmõ ile, proje maliyetlerinin yönetilmesi, kontrol edilmesi ve izlenmesi hususunda

Detaylı

Türk Akreditasyon Kurumu. Doküman No.: P509 Revizyon No: 01. Kontrol Onay. İmza. İsim

Türk Akreditasyon Kurumu. Doküman No.: P509 Revizyon No: 01. Kontrol Onay. İmza. İsim Doküman Adõ: GÜVENLİK SÜREÇLERİ Doküman No.: P509 Revizyon No: 01 5 01 Bilgi İşlem Personelin Bilgilerin Gizliliği konusundaki taahhütlerine ilişkin paragraf eklendi. Sayfa No Rev. Revizyon Nedeni Yürürlük

Detaylı

TURİST BİLGİ SİSTEMİ TASARIMI VE PANORAMİK GÖRÜNTÜ İLE ENTEGRASYONU

TURİST BİLGİ SİSTEMİ TASARIMI VE PANORAMİK GÖRÜNTÜ İLE ENTEGRASYONU Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ POSTER TURİST BİLGİ SİSTEMİ TASARIMI VE PANORAMİK GÖRÜNTÜ İLE ENTEGRASYONU Özgün

Detaylı

ANADOLU DA TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞİMİ

ANADOLU DA TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞİMİ ANADOLU DA TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞİMİ Prof. Dr. Leylâ KARAHAN Kõrgõzistan-Türkiye Manas Üniversitesi Öğretim Üyesi 13. yüzyõl, siyasî tarihimiz için olduğu kadar dil tarihimiz için de son derece önemli

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Prof. Dr. Giso Deussen Bill Gates yazõlõ basõnõn geleceğini karanlõk görüyor: Yazõlõ basõnõn sonunun geldiğine inanõyor. Microsoft un kurucusu Ekim 2005 sonunda Fransõz gazetesi Le Figaro" ile yaptõğõ

Detaylı

XXIII. Dönem Çalõşma Raporu. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği XXIII. Dönem

XXIII. Dönem Çalõşma Raporu. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği XXIII. Dönem XXIII. Dönem Çalõşma Raporu Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği XXIII. Dönem Çalõşma Raporu XXIII. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE EMEKÇİ HALKIN MÜCADELE SAFINDA YER ALIRKEN ARAMIZDAN AYRILAN DEVRİMCİ,DEMOKRAT,YURTSEVERLERİN

Detaylı

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK Öğretmen Kitaplarõ Dizisi PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK TEORY ve UYGULAMA Prof. Dr. Hasan Tan İstanbul, 2000 3. BASKI İÇİN ÖNSÖZ İlk baskõsõ 1986 yõlõ içinde okuyucularõn hizmetine sunulmuş olan bu kitap,

Detaylı

DOĞU KARADENİZ BÖLGESEL GELİŞME PLANI (DOKAP)

DOĞU KARADENİZ BÖLGESEL GELİŞME PLANI (DOKAP) No. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlõk Devlet Planlama Teşkilatõ Müsteşarlõğõ Japonya Uluslararasõ İşbirliği Ajansõ JICA DOĞU KARADENİZ BÖLGESEL GELİŞME PLANI (DOKAP) Nihai Rapor CİLT IV: SOSYAL SEKTÖRLER

Detaylı

Finansal İstikrar ve Finansal İstikrara Yönelik Kamusal Sorumluluk Çerçevesinde Para Politikasõ: Türkiye Analizi

Finansal İstikrar ve Finansal İstikrara Yönelik Kamusal Sorumluluk Çerçevesinde Para Politikasõ: Türkiye Analizi Finansal İstikrar ve Finansal İstikrara Yönelik Kamusal Sorumluluk Çerçevesinde Para Politikasõ: Türkiye Analizi Yrd. Doç. Dr. Burak Darõcõ ÖZET 2008 Global Finansal Kriz sürecinde finansal istikrarõn

Detaylı

Medya ve Demokrasi. Prof. Dr. Suat Gezgin

Medya ve Demokrasi. Prof. Dr. Suat Gezgin Prof. Dr. Suat Gezgin Basõn, parlamenter demokrasilerin vazgeçilmez bir yapõ taşõdõr ve basõn özgürlüğü olgusu da yine demokratik ülkelerde ortaya konulmuş bir kavramdõr. 17. yüzyõldan başlayarak yazõlõ

Detaylı

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan'õn Türkiye SİAD Platformu Kayseri Başkanlar Kurulu konuşmasõ

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan'õn Türkiye SİAD Platformu Kayseri Başkanlar Kurulu konuşmasõ TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan'õn Türkiye SİAD Platformu Kayseri Başkanlar Kurulu konuşmasõ 14 HAZİRAN 2001 KAYSERİ Sayõn Vali, Kayseri ilimizin değerli

Detaylı

T.M.M.O.B. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği DEMOKRASİ KRİZİ Öneriler ve Olanaklar 17 Aralõk 1997 1998-ANKARA

T.M.M.O.B. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği DEMOKRASİ KRİZİ Öneriler ve Olanaklar 17 Aralõk 1997 1998-ANKARA İÇİNDEKİLER T.M.M.O.B. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği DEMOKRASİ KRİZİ Öneriler ve Olanaklar 17 Aralõk 1997 1998-ANKARA BİRİNCİ OTURUM Açõş Konuşmasõ: Yavuz ÖNEN Hüsamettin CİNDORUK / 2 Prof.Dr.

Detaylı

http://www.ozetkitap.com 2

http://www.ozetkitap.com 2 BÜYÜK DÜŞKIRIKLIĞI BÜYÜK DÜŞKIRIKLIĞI Dünya Bankasõ nda görevli olduğum yõllarda küreselleşmenin bilhassa gelişmekte olan ülkeler ve onun yoksul halklarõ üzerinde yõkõcõ etkilerini gördükten sonra bu kitabõ

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Yakõşõklõ Akõlsõz Kral Yazarõ: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org BFC PO

Detaylı

ELEKTRONİK DEVLET KAMU HİZMETLERİNİN SUNULMASINDA YENİ İMKANLAR. N. Murat İNCE Planlama Uzmanõ

ELEKTRONİK DEVLET KAMU HİZMETLERİNİN SUNULMASINDA YENİ İMKANLAR. N. Murat İNCE Planlama Uzmanõ ELEKTRONİK DEVLET KAMU HİZMETLERİNİN SUNULMASINDA YENİ İMKANLAR N. Murat İNCE Planlama Uzmanõ Mayõs 2001 ISBN 975 19 2763-3 (basõlõ nüsha) Bu Çalõşma Devlet Planlama Teşkilatõnõn görüşlerini yansõtmaz.

Detaylı

TÜNEL KALIP YAPIDA KULLANICI GEREKSİNİMLERİ

TÜNEL KALIP YAPIDA KULLANICI GEREKSİNİMLERİ TÜNEL KALIP YAPIDA KULLANICI GEREKSİNİMLERİ ARDA HAKAN ÖZGÜL TÜNEL KALIP TEKNOLOJİSİ İLE ÜRETİLEN TOPLU KONUTTA KULLANICI GEREKSİNİMLERİ Konut tiplerindeki (değişik yapõ tipleri) biçimsel çeşitlilik kullanõcõ

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİNYIL BİLDİRGESİ

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİNYIL BİLDİRGESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİNYIL BİLDİRGESİ Genel Kurul, Aşağõdaki Bildirge yi kabul etmiştir: Birleşmiş Milletler Binyõl Bildirgesi I. Değerler ve İlkeler 1. Devlet ve Hükümet Başkanõ olan Bizler, daha barõşcõ,

Detaylı

STANDART CONSTRUCTION MANAGEMENT SERVICES AND PRACTICE 3 rd Edition İNŞAAT (PROJE) YÖNETİMİNİN HİZMET VE UYGULAMA STANDARDI.

STANDART CONSTRUCTION MANAGEMENT SERVICES AND PRACTICE 3 rd Edition İNŞAAT (PROJE) YÖNETİMİNİN HİZMET VE UYGULAMA STANDARDI. CONSTRUCTION MANAGEMENT ASSOCIATION OF AMERICA STANDART CONSTRUCTION MANAGEMENT SERVICES AND PRACTICE 3 rd Edition İNŞAAT (PROJE) YÖNETİMİNİN HİZMET VE UYGULAMA STANDARDI (İkinci Baskõ) İNŞAAT MÜHENDİSLERİ

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI SİYASAL KATILIMA ETKİ EDEN SOSYOLOJİK FAKTÖRLER (ISPARTA UYGULAMASI) YÜKSEK LİSANS TEZİ Danışman Doç. Dr. Hüseyin BAL

Detaylı

ODTÜ Mezunları Derneği Yayınıdır. şubat 2008. odtülüler bülteni

ODTÜ Mezunları Derneği Yayınıdır. şubat 2008. odtülüler bülteni ODTÜ Mezunları Derneği Yayınıdır 171 şubat 2008 odtülüler bülteni 171 İ Ç İ N D E K İ L E R ODTÜLÜLER BÜLTENİ ODTÜ Mezunlarõ Derneği aylõk yayõn organõdõr. Dernek üyelerine ücretsiz gönderilir. Şubat 2008

Detaylı

KENTİÇİ OTOBÜS TAŞIMACILIĞINDA BİR MODEL ÖNERİSİ, SİMÜLASYON TEKNİĞİ İLE PERFORMANS DEĞERLEMESİ

KENTİÇİ OTOBÜS TAŞIMACILIĞINDA BİR MODEL ÖNERİSİ, SİMÜLASYON TEKNİĞİ İLE PERFORMANS DEĞERLEMESİ KENTİÇİ OTOBÜS TAŞIMACILIĞINDA BİR MODEL ÖNERİSİ, SİMÜLASYON TEKNİĞİ İLE PERFORMANS DEĞERLEMESİ Erdal Yõlmaz 1 SUMMARY One of the essential problems of a city is the problem of transportation and one basic

Detaylı

Almanya daki Türk Medyas

Almanya daki Türk Medyas Recai Aksu Milliyet Gazetesi Örneğinde Almanya'daki Türk Medyas Değerli Misafirler, Değerli Meslektaşlarõm, Sehr geehrte Gäste, sehr geehrte Kollegen und Kolleginnen, Türk işçilerinin Almanya ya gelmeye

Detaylı

GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN ORTA ÖLÇEKLİ CBS ÇALIŞMALARINDA KULLANILABİLİRLİĞİ

GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN ORTA ÖLÇEKLİ CBS ÇALIŞMALARINDA KULLANILABİLİRLİĞİ Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ BİLDİRİ GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN

Detaylı

ALAN YATIRIM. Migros 1Ç 2006 Sonuçları. 18 Temmuz 2006. Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor

ALAN YATIRIM. Migros 1Ç 2006 Sonuçları. 18 Temmuz 2006. Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor ALAN YATIRIM 18 Temmuz 2006 Migros 1Ç 2006 Sonuçları AL Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor Migros un 1Ç 2006 net satõşlarõ 719 milyon US$ olarak gerçekleşmiş ve şirketin cirosu geçen senenin

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN Yabancõ sermaye yatõrõmlarõ için Hazine Müsteşarlõğõ ndan ön izin alma mecburiyetinin 2003 Haziran ayõnda

Detaylı

ÖZELLEŞTİRME MEVZUATININ TAŞINMAZ MÜLKİYETİ AÇISINDAN İRDELENMESİ

ÖZELLEŞTİRME MEVZUATININ TAŞINMAZ MÜLKİYETİ AÇISINDAN İRDELENMESİ (1997) - YOMRALIOĞLU, T. / UZUN, B., Özelleştirme Mevzuatõnõn Taşõnmaz Mülkiyeti Açõsõndan İrdelenmesi, İşletme ve Finans Dergisi, Sayõ:120,Ankara ÖZELLEŞTİRME MEVZUATININ TAŞINMAZ MÜLKİYETİ AÇISINDAN

Detaylı

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr.

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 13 Temmuz 2005 Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 01 Günlük Bülten 13 Temmuz 2005! Hükümet ten sosyal güvenlik yasasõ ile ilgili çelişkili açõklamalar

Detaylı

POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU

POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU Serkan ÖĞÜT Alarko-Carrier San. ve Tic. A.Ş. KISA ÖZET Enerji tasarrufunun temelde üç önemli faydasõ bulunmaktadõr.en kõsa vadede şahõs veya firmalar için görünen faydasõ maliyetlerin

Detaylı

TARİHİ ESERLERİN FOTOGRAMETRİK YÖNTEMLE 3D MODELLENMESİNE ÖRNEK

TARİHİ ESERLERİN FOTOGRAMETRİK YÖNTEMLE 3D MODELLENMESİNE ÖRNEK Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ BİLDİRİ TARİHİ ESERLERİN FOTOGRAMETRİK YÖNTEMLE 3D MODELLENMESİNE ÖRNEK Zaide DURAN,

Detaylı

OTOMATİK OTOPARKLAR VE TÜRKİYE DEKİ OTOPARK PROBLEMİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN UYGULAMA POTANSİYELİ

OTOMATİK OTOPARKLAR VE TÜRKİYE DEKİ OTOPARK PROBLEMİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN UYGULAMA POTANSİYELİ OTOMATİK OTOPARKLAR VE TÜRKİYE DEKİ OTOPARK PROBLEMİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN UYGULAMA POTANSİYELİ Mustafa Sinan YARDIM 1, Müştak AĞRİKLİ 2 SUMMARY The aim of this study is to set up a discussion about the application

Detaylı

ÜLKEMİZDEKİ HUZUREVLERİNİN DAĞILIMI VE BU DAĞILIMIN

ÜLKEMİZDEKİ HUZUREVLERİNİN DAĞILIMI VE BU DAĞILIMIN Ekim-Aralõk 2000 ÜLKEMİZDE HUZUREVLERİ; VEHİD 239 ÜLKEMİZDEKİ HUZUREVLERİNİN DAĞILIMI VE BU DAĞILIMIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ* Suphi VEHİD Background.- The problems of the community are like skins of an onion.

Detaylı

T.M.M.O.B. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği GELİŞME STRATEJİLERİ. Workshop 1996-ANKARA

T.M.M.O.B. Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği GELİŞME STRATEJİLERİ. Workshop 1996-ANKARA T.M.M.O.B Türk Mühendis ve Mimar Odalarõ Birliği GELİŞME STRATEJİLERİ Workshop 1996-ANKARA İÇİNDEKİLER SUNUŞ I. Oturum Dünyadaki Değişimler ve Türkiye'nin Sorunlarõ Dr. Sungur Savran 5 Prof.Dr. Yakõp Kepenek

Detaylı

e-devlet İÇERİSİNDE e-kadastro VE e-tapu NUN YERİ

e-devlet İÇERİSİNDE e-kadastro VE e-tapu NUN YERİ Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ POSTER e-devlet İÇERİSİNDE e-kadastro VE e-tapu NUN YERİ Şaban İNAM 1, Hakan AYBER

Detaylı

DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK

DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ BİLDİRİ DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK Dursun Z. ŞEKER

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Akreditasyon Üst Kurulu DERS DOSYASI HAZIRLAMA REHBERİ

Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Akreditasyon Üst Kurulu DERS DOSYASI HAZIRLAMA REHBERİ Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Akreditasyon Üst Kurulu DERS DOSYASI HAZIRLAMA REHBERİ Ocak 2003 Hazõrlayan ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ AKREDİTASYON ÜST KURULU Başkan Prof. Dr. Erdal EMEL Başkan Yardõmcõlarõ

Detaylı

BİLGİ VE DOKÜMAN YÖNETİMİ ŞUBESİ BİLGİ BÜLTENİ. Nisna 2007 MERKEZİMİZE GELEN YENİ YAYINLAR

BİLGİ VE DOKÜMAN YÖNETİMİ ŞUBESİ BİLGİ BÜLTENİ. Nisna 2007 MERKEZİMİZE GELEN YENİ YAYINLAR BİLGİ VE DOKÜMAN YÖNETİMİ ŞUBESİ BİLGİ BÜLTENİ Sayõ -45 Nisna 2007 Hazõrlayan: Makbule Demirkan İÇİNDEKİLER * İTO Bilgi Merkezi Yeni Yayõnlar * Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri * Bilgi Kaynaklarõnõn

Detaylı

POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ

POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ Serkan ÖĞÜT Alarko-Carrier San. ve Tic. A.Ş. KISA ÖZET Genel olarak pompalar, sõvõlara hidrolik enerji kazandõrarak bir yerden bir yere naklini sağlamak ve akõşkanlarõn enerji

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI EKONOMİK KRİZLER AÇISINDAN KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN GELİŞMEKTE OLAN ÜLKE EKONOMİLERİNE ETKİLERİ VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ YÜKSEK

Detaylı

Elektronik Ticaret Bülteni mayıs 2007

Elektronik Ticaret Bülteni mayıs 2007 Geçen Ay Neler Oldu Tek Hedef Bilişim KOSGEB VE Türk Telekom un işbirliği ile KOBİ lerin ihtiyaçlarõ olan bilgisayar donanõm, yazõlõm ve eğitim hizmetlerine kolayca sahip olabilmeleri için sõfõr faizli

Detaylı

Türkiye ve Avrupa AB Üyelik Görüflmeleri Bafllang c ndan Sonra ve Yeni Alman Hükümeti ile

Türkiye ve Avrupa AB Üyelik Görüflmeleri Bafllang c ndan Sonra ve Yeni Alman Hükümeti ile Türkiye ve Avrupa AB Üyelik Görüflmeleri Bafllang c ndan Sonra ve Yeni Alman Hükümeti ile Dr. Cengiz Aktar Almanya ve Avrupa Birliği Üyeliğimiz Son Alman seçimlerinde Hõristiyan Demokratlarõn galip geleceği

Detaylı

E-Devlet ve İnternet Veri Merkezleri

E-Devlet ve İnternet Veri Merkezleri E-Devlet ve İnternet Veri Merkezleri Haluk Tanrõkulu haluk.tanrikulu@telekom.gov.tr Her yerde WEB Web sayfa sayõsõ dünyadaki insan sayõsõndan çoktur. Daha fazla band genişliği = Çok daha fazla disk Alanõ

Detaylı

TÜRK EĞİTİM TARİHİNDE AZINLIK OKULLARI VE YABANCI OKULLAR. I. On Sekizinci Yüzyõla Kadar Azõnlõk Okullarõ ve Yabancõ Okullar

TÜRK EĞİTİM TARİHİNDE AZINLIK OKULLARI VE YABANCI OKULLAR. I. On Sekizinci Yüzyõla Kadar Azõnlõk Okullarõ ve Yabancõ Okullar TÜRK EĞİTİM TARİHİNDE AZINLIK OKULLARI VE YABANCI OKULLAR Prof. Dr. Ersoy TAŞDEMİRCİ I. On Sekizinci Yüzyõla Kadar Azõnlõk Okullarõ ve Yabancõ Okullar Osmanlõ Devleti, eğitim ve öğretim kurumlarõnõ açma

Detaylı

EK A A.1 ABD DE ACİL DURUM YÖNETİMİ (FEMA)

EK A A.1 ABD DE ACİL DURUM YÖNETİMİ (FEMA) EKLER EK A A.1 ABD DE ACİL DURUM YÖNETİMİ (FEMA) ABD de olağanüstü hal ve afet yönetiminden sorumlu koordinatör kuruluşu, Amerika Birleşik Devletleri Federal Acil Durum Yönetim Kurumu dur (FEMA). FEMA

Detaylı

81221- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. porselenden 81229- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. diğer.

81221- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. porselenden 81229- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. diğer. I. ÜRÜN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ Sõhhi Tesisat ürünleri genellikle banyo ve mutfaklarda kullanõlan ve hijyenik yönüyle öne çõkan küvvet, lavabo, klozet, rezervuar, musluk gibi sürekli suyla temas halindeki

Detaylı