BEYiN, GÖÇÜ VE TEKNOLOJI SORUNU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BEYiN, GÖÇÜ VE TEKNOLOJI SORUNU"

Transkript

1 BEYiN, GÖÇÜ VE TEKNOLOJI SORUNU Giriş Ahmet ŞAHİNÖZ * Kalkınma çabasında olan ülkelerin, bugün eksikliğini duyduğu en önemli unsurlardan biri de yetişmiş insangücüdür. Buna karşın, söz konusu ülkelerden gelişmiş endüstri toplumlanna doğm doktor, ö~retmen, mühendis, uzman, bilim adamı, sanatçı, teknisyen gibi yetişmiş insaıırların oluşturduğu önemli bir beyin göçüue tanık olma!lçt.aıylz. İnsanların, gerekli e~ ~imini alıp yetiştiği ülkeden temelli veya uzun bir süre ayn1ışını ifade eden beyin göçü, gelişmekte olan ülkeler için çok büyük bir ekonomik, sosyal ve kültürel kaynak kaybıdır. Yetişmiş insangücünün bir ülkede sonsuz miktarda bulunmadığını düşünürsek, beyin göçü sonucunda ulusal kalkınma süreci -az veya çok yavaşkıyacak ve hatta zaman zaman da, bu göçün niteliğine göre, gerileyebhlecektir. Gelişmekte olıan ülkelerden endüstrhleşm.iş toplumılıara beyin göçü, alışıl-agelmiş uluslararası teknoloji a!ktarunı (transferi) kavramını tersine döndürmektedir. Yani yei'işmiş insanın göçü ile yoksuı lukelerden zengin ülkelere bir çeşit teknoloji aktanmı gerçekleştirilmektedir. Yetişmiş İnsıaa::ıgücü, uygul,anılan üretim veya hizmet teknolojnerinin vazgeçilmez birer unsuru olduğu için, bu insanların göçüne de teknoloji aktanmı diyoruz. Bu çerçevede, 1960 dan 1972 yıllanna kadar, gelişmekte olan ülkelerden endüstrileşmiş ülkelere 300 bin dolayında insan göç etmiştir. ı Türkiye, Yunanistan, İran, Pakistan, Hindistan ve bazı Latin Amerika ülkeleri ile birlikte en fazla yetişmiş insangücü kaybeden ülkeler arasında yer almaktadıı:'. Ters yönde teknoloji aktanmını oluşturan bu beyin göçünden dünyada en fazla yaradanan ülkeler, endüstrisi en fazla gelişmiş ülkeler olmuştur. Sözünü ettiğimiz 300 bin yetişmiş insanın 230 birn, yani dörtte üçünden fazla bir bölümü A.B.D. (90 bin), İ[l:giJtere (84 bim) ve Kanada (56 bin) arasüuda böıüşülmüştür. Geri kalan dörtte birlik bölüm ise, öbür endüstrileş miş ülkelere gitmiştir. Dr., Hacettepe Üniversitesi'nde görevli. ı C.N.U.C.E.D. (La Conference des Nations Unies pour le Comınerce et le Developpement).Un transfert de technologie ıl. l'envers: Ses dimensions. ses con~uences economiques et ses implications politiques., TD/BK/6j7 13, Ekim 1975.

2 50 AMME İDARE Sİ DERGİSİ I. Ters Yönde Teknoloji Aktarımı ya da Ekonomik Yardım Brezilyalı profesör J. Lci-te Lopes'in e bc1irniği gibi "...uzun zaman, ülkelerin ekonomik kalkınma süreçlerine yalnızca en zeki insanlardan oluşan, dinamik ve bilgili toplumların başarabileceği bir sportif mücadele imiş gibi bakılmıştır». Bu düşünce çerçevesinde, daha az akıllı, daha az beceriıkli ve daha pasif, hatta tembelolanasya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerininins anları bu yarışta doğalolarak geri kalmışlardır. Konumuz dışında kaldığı için ülkeler arasındaki gelişmişlik farkı üzerinde dunnayacağız. Fakat şu kadarını belirtelim ki, ülkelerin ekonomik kalkınma süreçleri bir maraton ıkoşusu ise, koşuculardan bir bölümüdiğer koşucuların km111u emerek doping yapmıştır; kanı ernilenler tökezlediği ölçüde diğerleri Herlemiştir. Aslında bu tür yüzeysel bir düşünce biçimi beyin göçü olgusu ile zaten yıkılıp gitmiştir. Günümüzde binlerce Asya veya Afrika insanı, en gelişmiş endüstri ülkelerinde en kannaşık teknolojilerin işleyişinde ya da ortaya çıkışında çaılışmakta ve bmm, eğitdım, araştırma konul-arı ile uğraşmaktadırlar. Yine bu ülkelerin milyonlarcaişçisi bu ülkelerin endüstri çarklarını döndürmektedir. Bir yandan böyle bir yanıiticı düşünce tarzı, diğer yandan endüstrileşmiş ülkelerin gelişmekte olanlara ya doğrudan ya da uluslamrası finansman kuruluşları (Dünya Bankası, Uluslararası ParaFonu gibi) ve özel bankalar aracılığı ile borç vermeleri ya da yardım yapmaları, beyin göçü yoluyla gerçekleşen ters yöndeki ekonomik ve teknolojik yardımı maskelemektedir. Böylece uluslararası ekonomik yardım ya da teknoloji aktarımı deninee akla hep, endüstri toplumlarından gelişmekte olan ülkelere doğru yönelen bir akım gelir. Oysa beyin göçü olgusu bu akımı yirmi yılı.aşkın 'bir süredir tersine çevirmiştir. Çünkü göç eden insanların yetişmesini sağlamak için gerekli yatırımları gelişmekte olan ülkeler yapmaktadır. Ve göç ile birlikte bu yatırımların bir kısmı da göç edilen ülkeye aktarılmaktadır. Buinsanların o ülkede üretime katkıları da yapılan ekonomik yardımın başka bir bölümünü oluşturur. Göçeden insanların gittikleri ülkelerde teknolojik gelişmeye ve uygulamaya yaptııkları katkı ise bir 'teknoloji aktarımı anlamına gelmektedir. Kafalarda yereden uluslararası tekııoloji aktanmı ka'vramıgeçerliliğini böylece kaybediyor. Gelişmekte olan ülkelerden endüstri toplumlarma, beyin göçü yoluyla yapılan ekonomik aktarımın' önemini vurgulamak bakımından aşağıdaki tablo ilginçtir. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (C.N.U.C.E.D.) tamfindan gerçekleştirilen bu tabloda yılları arasında A.B.D., Kanada ve İngiltere'ye göç eden yetişmiş insangücünün sermaye cinsinden değeri ile bu üç ülkenin göç kaynağı ülkelere yaptıkları ekonomik yardım karşılaştınlmıştır. Göç -eden yetişmiş insan gücünün sermaye cinsinden değeri, bu insanların gittikleri ülkelerde aldıkları bürüt ücretlerin, sağlanan özel avantajlarla düzeltilmesi ile hesaplanmıştır. 2 J.Leite Lopes, «Quard la science se fait instrument de domination., Le Monde Dipıomatique, Kasım 1975, Paris.

3 BEYtN GÖçü VE TEKNOLOJt SORUNU 51 Göçeden Yetişmiş İnsangücünün Sermaye Cinsinden Deleri lle Geıişmiş Ülkeler Tarafından Yapılan Ekonomik Yardımm Karşılaştınlması: (Milyar $) Ülkeler Ekonomik Yardım Göçmenlerin Sennaye Cinsinden Deteri Fark A.B.D. (1) 39,6 33,9 5,7 Kanada (2) 2,3 11,5-9,2 İngiltere (3) 4.4 5,5-1,1 TOPLAM 46,3 50,9-4,6 (1) : , (2): , (3) : Kaynak: C.N.U.C.E.D.; TD/B/C/6/7,13 Ekim Görüldüğü gibi, gel,işmekte olan ülkelerin üç büyük endüstri ülkesine beyin göçü yoluyla sağladığı yardım, adlgeçen üç ülkeden aldık1arı ekonomik yardımlardan 4,6 milyar $ daha fazladır. Kaldı ki, tabloda görülen 50,9 milyar $ lık ekonomik yardımın büyük bir bölümü de bir gün geri ödenmek üzere alınan kredilerden oluşmaktadır. Beyin göçü yoluyla, endüstri:leşmiş bu üç ülkeye yapılan 50,9 milyar $ lık sermaye aktarımının, aynı kaynaktanedindiğimiz bilgilere göre, bölgele. re dağılımı şöyledir: Asya'dan % 6S (33,1 milyar $), Latin Amerika'dan % 17 (8,6 milyar $), Afrika'dan qiı 6 (3,1 milyar $) ve diğer bölgeı1eııdoo % 12 (6,1 milyar $). Gelişmekte olan ülke grupları arasında Asyakıtasının başta gelmesi hiç şüphesiz büyük ölçüde bu bölgenin nüfusunun çokluğundan kaynakl anmaktadır. Örneğin, sadece Hindistan ve Pakistan nüfusu Latin Amerika ve Afrikanın nüfusları toplamına eşit düzeydedir. Beyin göçünün coğrafi yönüne geliınce, bunu büyük ölçüde ülkelerarası ekonomik, poi.itik ve kültürel ilişkiler bel~rlemektedir. Örneğin Latin Amerika'dan göç eden yetişmiş insangücünün % 81 i A.B.D. ne yerleşmektedıir. Oysa aynı ülkeye Afrikalı göçmenlerin sadece % 27 si yönelmektedir. Afrika,ne yüzyiljarca ekonomıiık, polrük, askeri ve ikü1türel illışkileri olan İngiltere için bu oran % 60 dır. Burada diyebiliriz ki, gelişmiş endüstri toplumlarının endüstrileşernemiş ülkeler üzerinde geçmişte ya da günümüzde uzun yıllar gerçekleştirdikleri ekonomik sömürü, onlar için aynı zamanda, gelecekte kullanmak üzere insan yetiştirmek için uzun dönemli bir yatınm olmuştur. Ekonomik olarak bağımlı olunan ülkeden üretim teknikleri ve modelleri alınırken, genel olaraık o ülkenin yaşam biçirm,,killtürü, eğitim sdstemleri ve politik yöneüm şeklinde kopye edijmeye, :mmanla da öziimsemneye çahşıj.ır. Endüstrileşmİş ülkeler gittikleri yerlere ekonomik öğelerin yanında kendi üst yapı kurumlarını da götürilp yerleştirmeye çalışırlar. Ülkemiz eğitim

4 52 AJ~1ME İDAREst DERGtsı sisteminde 20. yüzyılın başındaon itibaren biir dönem Fransızca, bir dönem Almanca, İkinci Dünya Savaşından sonra İngiHzce, yetmişli yıllardan sonra tekrar Almanca yabancı dillerinin ağırlık kazanması herhalde tarihi tesadüfler dizisini oluşturmamaktadır. Yukarıda sözünü ettiğimiz koşullarda yetişen bir insan için, elbette eğitim si:stem~nden, kültüründen ve tekniğinucn etkilendiği ülke, diğer endüstrileşmi'ş ülkelere oranla daha çekici olacaktır. Ülkemizden göç eden yetişmiş insan gücünün 20. yüzyılın başında Fransa'ya, 1950 yıllarından sonra A.B.D. ne ve son yıllarda da yoğıun olarak federal Almanya'ya yönelmesi böyle bir gelişmenin sonucudur. Özellikle İkinci Dünya Savaşından hemen sonra ekonomik gücünün zirves,ine ulaşan A.B.D. nin gelişmekte olan ülkelerle sıkı bir ekonomik, teknik, politiik ve kültürel ilişkiler içine girmesi, bu ülkeye yönelen beyin göçünü karşılaştırmalı olarak arttırmıştır. Buna karşılık, yüzyılımızın başlarından itibaren yeryüzündeki ekonomik, politik ve askeri etkinliği giderek zayıflayan ve iç ekonomik dinamiği de giderek bozulan İngiltere'nin bu göçlerden aldığı pay da şüphesiz azalacaktji. Çok ıkısa biır zaman parçasıını içermesine rağmen, sözünü ettiğimiz gelişmeye örnek oluşturması açısından e.n.u.e.e.d.'nin şu araştırma sonucu ilginçtir: 1966 yılında üç büyük endüstri ülkesine yönelen beyin göçünün % 45 ini İngiltere, % 31 ini A.B.D. ve % 24 ünü Ka...'1a:dakaıbul etmekte idi ynlında A.B.D. mn bu göçteki payı % 50 yeçrkarken İngiJterel1i.n yapı tam ters yönıde bir gehşme He % 28'e düşüyor. Dış borçları 1973 yılında 100 milyar $ iken, 1977 de 300 ve günümüzde 500 milyar $ ı aşan ve dış ödemeler dengesi açığı y~ldan yıla büyüyen kalkınmaçabasındaki ülkelerin, alacaklı endüstri ülkelerine beyin göçü yoluyla giderek artan bir oranda sermaye ve teknoloji aktarımı yapması düşündürüclidür. e.n.u.e.e.d.'nin ya da DeDE'nin y:ıili1ıık toplantıtarında, güney kuzey birleşimlerinde ya da endüstrileşidiş ülkeler Zllrve,toplantılarında yoksul ülkelerin dış borçlarına ilişkin alınan iyimser kar arlar -borç erteleme, borçların ödenmesinde kolaylık tanınması ya da yeniden borç verilmesi gibi- gelişmekte olan ülkelerin beyin göçü ile kaybeu,iklerini karşjlam3.'ktarrı çok uzaktır. KaLdı!ci, 'aiıınıan bu olumlu kaııaırlar, yoksul ülkeleri düşünmekten çok, kendi ekonomilerinın sorunlarına çözüm aramaya yöneliktir. Verilen yeni krediler, gelişmekte olan ülkenin borç hanesine yazılırken aynı zamanda satın alınan endüstriyel mallarla alacaklı ülkeye geri dönmektedir. K1sacası, OOıdüstril~şmİJş ilikeler içingelişmekte olan ülkelere ekonomik yardım, kendi ekonomik durgunluklarım aşmak ve kendi bünyelerinde oluşan bir takım sosyo-ekonomj.k sorunları,ihraç etmek için bir araç olarak kullamlmaktadır. Türkiyeden endüstrileşmiş ülkelere doğru gerçekleşen beyin göçüne ge Lince,elimizde sağlıklı veriler bulunmamaktadır. Bu konuda çeşitli kuruluşların rakamları birbirler,iyle çelişkü, içindedir. Zaten ilgitlıi kuruluşlar da bu konuda sağlıklı bir araştırına yapmamışlardır. Genel bir kanı olarak şunu söyleyebiliriz ki, Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında en çok yetişmj,ş insan gücü kaybeden ülkelerden biıriısidir.

5 BEYİN GÖÇÜ VE TEKNOLOJİ SORUNU 53 Amerikan Kongresi istatistiklerine göre, Türkiye'den A.B.D. ne, sadece 1% yıllan are-sında 61 bilim adamı, 327 müıhendis ve 319 doktor olmak üzere 707 yetişmiş insan gücü göç etmiştir. 3 Bu rakamlar yalnızca A.B.D.'ne göçmen statüsü ile kabul edilenleri kapsamaktadır. Yine aynı yıllar arasında Türkiye'den gelişmiş ü1kelıerıe, Birleşmiş MiıııeHer'in kaynaklarına dayanan rakamlara göre,4 yılda ortalama 375 yetişı.ni.ş :insan göç etmiştir. Bunların % 51,5 i tıp, % 40 ı mühendislik, % 5,5 i tabii bilimler ve % 3 ü sosyal bilimler ahıınlamıdangelımekredıiır. Z. Kuışçu'nun ülıkemiz deki meslek odalarında yaptığı araştırma sonuçlarına göre ise, 1977 yılı sonu itibariyle yurt dışına 4016 mühendis ve 2168 doktor göç etmiştir. Yurt dışına göç eden bilim adamı, müıhendis, doktor ve diğer yetişmiş insan gücünün Türkiye ekonomisine yüklediği zarar pare.sal olarak ancak mhlyarlar1a ölçüleb]lir. Mailiiı balkıımdaın mkerl'in 1ro.ybı, göç eden ele manın yetişmesi için yapılan masraf ile o elemanın her yıl yarattığı üre tim değeri (!ci bu ancak o kişinin gittiği ülkede aldığı yıj.hk ücret üzerinden hesaplanır) toplanarak bulrunur. Fakat ülkemiz için, parasal o1arak hesaplanamayan ve görüşümüze göre en önemli kayıp, giden yetişmiş elemanların ülkenin teknolojik ve dolayısıyla ekonomik gelişmesine olan olumsuz etkisidir. II. Beyinler Neden Göç Ederler? Gelişmekte olan ülke ekonomilerini önemli ekonomik ve teknolojik ka yıplara uğratan beyin göçüne neden olan etkenler çok çeşitlidir. Doğal olarak akla gelebilecek ilk neden, ülkeler arasındaki yaşam koşulları ve gelir düzeyledi farklılığıdır. Yetişmiş insan gücü çoğu zaman kendi ülkesi yerine, ona ve ailesine daha iyi yaşam koşulları sunan ve geleceğini güvence altma alan gelişmiş endüstri toplumlarında hayatını sürdürmeyi yeğleyecektir. Kanımıza göre, beyin göçlerinde itici veya hızlandırıcı bir işlevi yerine getiren bu olgu, bazı yazarların ileri sürdüğü şekilde beyin göçünde temel neden olmadığı gibi, beyin göçü olayını sağhkh bir biçimde irdeleyccek sosyo-ekonomik ve teknik unsurlardan da yoksundur. Diğer taraftan, gelişmekte olan ülkelerde yüksek okul bitirenler her zaman mesleklerine uygun çalışma olanağı bulamamaktadırlar. Zira kuru lan yüksek eğitim kurumları her zaman toplumdaki gereksinmelerle aynı yönde değildir. Ekonominin duyduğu gereksinmelerle eğitim kurumlarının aynı doğrultuda olmayışı, bu kurumlardan geçen insaniara iş bulmada ya da bulunan.işe uyum sağlamada güçlükler yaratmaktadır. Dış ülkelerde mesieğine uygun iş bulma olanağını gören genç beyinler göçe başlamaktadırlar. Dış ülkelerde doktora ya da ihtisas yapan insanlar,için gittikleri ülkelerde kalmak çok daha kolayolmaktadır. Kendi ülkelerinde kendi alanlarında iş bulamama ya da mesleklerinde ilerleyememe kaygısı, olanları o ülkede kalmaya zorlamaktadır. İşsizliğin neden olduğu beyin göçünün or 3 Zeki Kuşçu, Yurt Dışına Beyin Göçü, DPT. Sosyal Planlama Dairesi, 1979, s Zeki Kuşçu, a.g.e., s. 73.

6 S4 AMME ıdares1 DERGİSİ tadan kalkması, eğ1tim kurumları ile toplumun gereksinim duyduğu iş alanları arasında uyum sağlamaya bağlıdır. Yirmi yıldır dünyada durmadan büyüyen beyin göçünün ya da ters yönde uluslararası teknoloji aktarıımının temel nedenlerini, iş bularnamanın sonucu yanında uluslararası ekonomik ilişkiler ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınma stratejileri içinde ararnak gerekir. Konumuz açısından, kalkınma stratejileri içerisinden; gelişmekte olan ülkelerde bilimsel ve teknik araştırmaların işleyişi, uluslararası ekonomik ilişkiler içerisinden de; teknolojide uluslararası işbölümü konuları üzerinde kısaca duracağız. A. Teknolojide Uluslararası işbölümü Üretim güçlerinin gelişmesinde ve bir ülkenin ekonomik kalkınmasında temel taşlardan birisiıni oluşturan teknoloji, gün geçtikçe karmaşık bir yapıya bürünmektedir. Günümüz Batı toplumlaru endüstrileşmelerinin başlangıcmda, gerekli makine ve donanımı, yeni üretim tekniklerini geliştiren ülkeden satın alarak, o alandaki teknolojiyi kolayca ve ucuz bir biçimde özümleycbiliyorlaroı. Örneğin 19 ncu yüz)'!ıl ortalarında Fransa için bu tür dışalım harcamaları toplam yatınrolarının sadece % ls'ini oluşturuyordu. s Endüstrileşme olayına, sadece İkinci Dünya Savaşından itibaren gereken önemi vermeye başlayan ülkeler için durum çok değişmiştir. Yüzyılıım.ızın ortalarına varıldığında, teknoloji hem mali yönden çok pahalılaşmış, hem de yapısal yönden karmaşık bir durum almıştır. Özetle, endüstrileşme çabasında olan ülkeler için, bir kaç ma:lcina ve gereklıi donanım dış ahmıyla teknoloji özümseme olanağı çok azalınıştır. Günümüzde yeni teknolojileri,ileri endüstri ülkelerinin ürettikleri bilinen bir gerçektir. Yeni üretim teknolojilerinin yaratılmasında gerekli mali olanakları, teknik öııgütıeri, laboratuvarıarı, donanımı ve büyük ölçüde de bu iş içiın özel yetiştirijmiş insangücünü onlar eberinde tutmaktadıriar. Dünyadaki (sosyalist ülkeler hariç) bilimsel ve teknik araştırma harcamalarının % 98 i endüstri ülkeleri tar afından gerçekleştirilmektedir. 6 Bu ülkelerden A.B.D. tek başına bu harcamaların % 70 ini, Batı Avrupa ülkeleri % 2S ini yapmaktadır. A.B.D. nin bu alandaki kesin üstünlüğü, sadece ekonomisinin Batı Avrupa ülkelerine or anlagenişliğ;inden değil, fakat aynı zamanda bu alanda sarfettiği özel çabalarından da kaynaklanmaktadır. Bu özel eğilime örnek ol.arak OeDE'nin şu rakamlarını da verebiliriz; A.B.D. de yıllık bilimsel ve teknik araştırma harcamaları. Gayri Safi Milli Hasüanın % 3 ünü aşarken bu oran İngiltere, Fransa, Federal Almanya, İtalya, Kanada ve Japonya gibi diğer endüstrileşmiş ülkelerde % 2 nin altında kalmaktadır. Gelişmekte olan ülkelere gelince, dünya bilimsel ve teknik araştırma harcamalarında sadece % 2 oranında bir paya sahiptirler. Bu da o ülkeles P. Bairoch, Revolutlon industriellee et sous developpement, S.E.D.E.S., Paris, s H.A.B. Parpia,.Les transferts de technologie» Monde en Devel0Pl'el11cnt, I.S.l\1.E.A. No: 14, Paris, 1976, 331.

7 BEYİN GÖÇÜ VE TEKNOLOJİ SORUNU 55 rin Gayri Safi Milli Harcamalarının art alama % 0,2-0,3 ü demektir. Bu oran, bilimsel ve teknik araştırmalara 1972 yılında 662,4 milyon harcayan Türkiyeiçin % 0,3 tür. 7 Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olanlar arasındaki bu derin uçurum sadece mali alanda kalmamakta, bu alanda çalışan yetişmiş insangucu yönünden de 'kcndvni göstermektedk. Sözü edilen endüstrlieşnıiş ülkelerde her kişiye, bilimsel ve teknik araşrtmnalarda çalışan 10,4 bil~m adamı ve mühendis düşerken, bu 'sayı Asya ülkelerinde 1,6, Latin Amerika ülkelerinde 1,5, ve Afrika ülkelerinde 0,35 te kalmaktadır. 8 Bilimsel ve teknik araştırmanın ekonomik gelişmedeki anahtar işlevini kavr amış endüstri toplumları bu alana ayırdıkları mali fonları her geçen gün arttırmaktadırlar. Yine A.B.D. ni örnek olarak verirsek, 1940 yılında Gayri Safi Milli Hasılanın sadece % 0,3 ünü bilimsel ve teknik: araştırmalara ayııran bu ülke, bu oranı 1969 yılında % 3 e kadar çıkarmıştır. 9 Gelişmek.te olan ülkelerde bilimçlri ya da bilinçsiz 'araştırmalara gerekli önem vcrilememtştir. Bu alandaki harcamalar da zamanla ya aza,lmış ya da önemli bir artış kaydedememiştir. Örneğin Türkiye'de 1972 yılında % 0,3 olan araştırma harcamaları, 1964 yılında % 0,36 civarında idi. Dünya bilimsel ve teknik araştırmalarının birkaç tane endüstrileşmiş ülkede yapılması, bu alandaki jik yoğunlaşmayı gösterir. Fakat en önemli yoğunlaşma ikinci yoğunlaşmadır ki, bu da endüstrileşmiş ülkelerdeki araştırmaların sınırlı sayıda çok uluslu şirketlerin kontrolunda olmasıdır. Amerikan Senatosu'nun raporlarına göre, A.B.D_ de endüstri kesimindeki teknolojik araştırmaların % 80 i çok uluslu şirketler tarafından yönlendirilmektedir. LO Bireysel araştırmalar ise gün geçtikçe önem ve etkinliğini yitirmektedir. Bireysel çabalar, mali zorunluklardan ötürü ister istcmez şirketlerin kontroluna geçmektedir. Örneğin 1900 yılında A.B.D. deki patentlcrin % 80 i bireysel çalışmalar sonucu ortaya çıkmışken bugün bu oran 0'0 30 kadardır. LL Teknoloji,k araştırma ve üretimin, tek tek bireylerin ya da devletin değil de, yıllık satış gelirleri ülkemiz Gayri Safi Milli Hasılasınıın bir kaç katına varan çok uluslu şirketlerin elinde bulunması, gelişmekte olan ülkelerin bu alanda söz sahibi olmalarını biraz daha güçleştirmektedir. Çok uluslu şirketlerin bilimsel ve teknik araştırma ve üretim stratejisi tamamen yoğunlaşmaya yöneliktir. Teknolojik araştırma merkezleri ana şirketlerin bulunduğu ülkelerde üstlenmişlerdir. Böylelikle bu şirketler, uluslararası teknoloji aktarımını ve bu alanda kullanılan ka:naharı kendi tekellerine alarak hem mali yönden yarar sağlamakta, hem de teknolojinin gelişim düzeyini kendi ekonomik ~'ıkarlanna göre ayarlayabiimektedirler. Çok uluslu Amerikan şirketlerinin A.B.D. sıl1ıırları dışında gerçekleştiıdiği bilimsel ve teknik araştırma harcamaları, bu alandaki toplam harea 7 TBTAK; ı977 Al'aştımıa Geliştİnne Harcamaları Raporu, Aralık 1977 Ankara. 8 J. Ouarİın «(Un impossible transferi») L'economiste Ttiers Monde, No: 15, Kasın1 ~ Aralık 1976, Paris, s Te\'fik D:ılgıç; Bilişim ve Teknoloji, AİTİA, Yayın No: 203, 1982, Ankara. 10 C. A..\.1ich:ılet; Le Capitalisme Mondlal, Ed. PUF, Paris, 1976, s, Tevfik Dalgıç, a.g.e" s. 30.

8 S6 AMME İDARESt DERGİS! malarının, Amerikan Senatosu rapoi'lanna göre % 6 sını, K. PaV'iıtt'e ıı göre ise sadece % 2,6 sını oluşturmaktadır. Olaym daha da ilginç yönü ise, A.B.D. sınırları dışında gerçekleştirilen bu araştırmalann yine endüstrileşmiş bi.r kaç tane kapitalist ülkede yoğunlaşmasıdır; % 27 Kanada'da, % 2S İngiltere'de, % 20 Batı Almanya'da ve geri kalan kısmın % 8 i Fransa'da olmak üzere diğer Batı Avrupa ülkelerine ve Avusturya'ya dağılmıştır. Oysa bugün A.B.D. nin dış yatırımlarınm % 30 u gelişme çabasında olan ülkelerde bulunmaktadır. Uluslararası ekonomik işbölümünün bir parçası olan bugünkü teknoloj'ik jş böllli"'llünde gelişmekte olan ülkelerin üstlendiği görevaçıktır: Çok ulusiu şil'ketierce geiişti:rilen teknolojiyi satın alııp kullanmak. Uygulanmakta olan uluslararası işbölümü çerçevesinde teknolojinin sadece geliştirilmesi değil, ama bu teknolojiyi oluşturan araç ve gereçlerin üretimi de çok uluslu şirketlere, dolayısıyla endüstrileşmiş ülkelere aittir. Böylece gel!i.şmekte olan mkeler hem teknolojik yönden endüstrileşmiş ülkelere bağımlı olacaktır, hem de onların dikte ettirdiği üretim ilke ve koşullarına uyacaklardır. Bu tür bir işbölümünde, kısa dönem için de olsa, çıkarı olan yerli endüstri kesiminin özel bir çaba saırfedip bu ıişıleyiş.i kurması ve ulusal teknolojik araştırma ve üretime yönelmesi kolay ~olay beklenemez. Bu alanda kullanılmayan beyingücü ise, i.ster istemez, araştltına olanaklan bulunan gelişmiş ülkelere yönelecektir. Endüstrileşmiş ülkeler, daha doğrusu çok uluslu şirketler kendilerinin geliştirip üretim sistemine soktukları teknolojiyi, uluslararası yasalarla hukuki koruma alnına almışlardır. Teknolojik buluşların dokunulmazlığrnı sağlayan brevet sistemi 1883 Paris Sözleşmesiııe dayanmaktadır. 13 Brevet, bir yandan buluş sahibi şirketlere teknoloji satımlanyla,kar sağlarken, bir yandan da herhangi bir ilikeye satılan brevet sayesinde o ülkede ilgili mal üretimi alanmda tekel durumu yaratmaktadır. Burada Paris Sözleşmesi yoluyla bu1uş sahibi bireylere sa~lanan brevet haklarından bahsetmiyoruz, çünkü bireysel brevetler genellikle şirketlerce satın alınmadıkça, uygulama alanı bulamamaktaın başka, uluslararası teknoloji pazarlanna da çıkarnamaktadırlar. Gelişmekte olan ülkelerin durumu da bireysel buluş sahiplerinden pek farklı değildir. Teknolojrk buluşlar gerçekleşse bile üretim sürecine sokulup işletilemediklerinden, kolayca çok uluslu şirketlerinehne düşmektedıir yılında gelişmekte olan ünceler, dünyada 'kaydolunan brevetlerin sadece % 6 sına sahiptirler ve bunların da a'l1cak % S-lO unu kunanaıbiliyorlard1. 14 Bu ülkelere çok uluslu şii'ketlerce satılan brevetler ise çoğu zaman işletilmemekte,ve brevet satıcı şirketin mallarını o ülkede tekel durumuna getirmektedir. Yine 1970 rakamlarına göre bu ülkelere dışandan satılan 12 K. Pavitt, «The Multinationals and the Transfer of Technology», The Multlnatlonal Enterprise, Ed. J. H. Dunning, London, Transfert de techologie et developpement, Sous la direction de P. Julet, 1.. techniques, Paris, 1977, s Le rôle du systi:me de brevets dans le transfert de tecbnique aux P.V.D.» O.N.U., 1975.

9 BEYtN GöçO VE TEKNOLOJ! SORUNU 57 breveledn % 90' ından fazlası kağıt üzerinde birer bitgi yığını olmaktan öteye gidernemiştir. ıs Oysa telmolojik buluşlarda esas yarar, o teknolojinin üretim sürecine sokulmasıyla sağlanabilir. Üretime sokulan yeni teknolojiler daha ileri teknolojilerin doğmasına yardım ederler. Bugünkü kullanımıyla brevet si,stemi, bilimsel ve teknik araştırmalara destek olmak yerine bir engel oluşturmaktad1l. Buluşlara sağlanan hukuki dokmnulmazlık, bilimsel ve teknik araştırma alanlarını parselleyerek araştırmacı kişi ve kuruluşları o alanla~ rın dışmd'a tutmaktadır. Kalkınma yolunda olan ülkelerde bilimsel ve teknik araştıitinaların ne düzeyde olduklarını ve ne şekilde yapılageldiklerini görmeden, bugün geçerliliğini koruyan uluslararası teknik işbölümünün özünü, konumuz açısından yinelemek yararlı ol'acaktır : Üretim teknolojisini sürekli dışarıdan alan gelişmekte olan ülkeler, sonuçta araştırıcıya değil, yönedici ve uygulayıcıya gereksinim duyarlar. Oysa endüstrileşmiş ülkelerin, tam tersine araştırıcı ve yeni. şeyler yaratan insana gereksinünleri vardır. Gelişmekte olan ülkelerden endüstrheşmişiere aralıksız beyin göçü,akımı, büyük ölçüde işteböyle bir dengesiz işbölümünün zorunlu sonuçlarından biridir. B. Bilimsel ve Teknik Araştırmaların İşleyişi Bilimsel ve teknik araştırmaların temel Hkesi yaratıaılıktır. Toplumlardaki gereksinimler doğrultusundaaraştırmalar buluşlara dönüşür. 18 ci yüzyıldan, hatta daha da önceki yüzyıllardan itibaren Batı Avrupa ülkeleri böyle bir süreçten geçerek, insanın birçok işlevini kusursuz yerine getiren elektronik beyinlere ulaşmışlardır. Buna karşılık, Batının geliştirdiği teknikleri olduğu gibi alıp kullanarak endüstrisini ve giderek ekonomisini kalkındırmaya çalışan ülkeler sadece taklitçilik sanatını geliştirmişlerdir. Ülke koşullarandan esinlenen özgün bir teknoloji yaratılmadığı gibi, ülkenin gereksinimleri dışardan alınan teknolojiye uydurulmaya çalışılmıştır. Böyle bir ortam, ne özgün araştırmalar yapılmasına, ne de yeni yaratıcı araştırıcıların doğmasına elverişlidir. Bugün, gelişmekte okın ülkelerde, yetersiz de olsa bilimsel ve teknik araştırmalar yapılmaktadır. Fakat sözü geçen çabalar, ne düzey, ne de içerik bakımından bu ülkeleri teknolojik bağımsızlığa kavuşturabilecek bir yapıda değildirler. Bu araştırmalar, mevcut teknoloj'i, yani dışandan a!ktanlan teknoloji üzerinde Yobiurılaşma1üadır. BiEndiği gibi, teknöloj~ler toplıunıun gereksinmelerinden doğarlar. Endüstrileşmiş ülkelerin gereksinimlerini yanıtlayan ve sorunlarına çözüm getiren teknolojiler üzerinde, o ülkelerin yöntemleri ile çalışmak, gelişmekte olan ülkelere çok fazla bir yarar sağlamayacaktır. Bwıa karşılık sözü geçen uğraşılar, sonuçta teknolojik bağımlılık çemberinden çıkılmadığıı sürece, uluslararası dolaylı ya da dolaysız teknoloji aktarımım ve dolaşımını elimle tutan büyük endüstri şi:rketleri 15 C. V. Vaitsos, «La fonction des brevets dans les P.V.D. Economle et Soc!cle, No: lo. Paris, s

10 58 AMME İDARESİ DERGİSİ ne ya da ülkelerine hizmet edeceklerdir. İşte fizik bir beyin göçü olmaksızın gerçekleşe!) bu beyin hizmetine, «görünmeyen beyin göçü" diyebiliriz. Gerçekten de, İkinci Dünya Savaşından sonra kalkıınna çabalarını yoğunlaştırabhmiş b1limsel ve temik birikimin çok az' olduğu yoksul ülkelerde bilim adamlarının, araştırıcıların, uzmanların ya da mühendislerin, ülke koşullarına uygun yöntemlerle, kendi öz sonınıanna dönük teknik ve bilimsel araştırmalara eğikbilmeleri ve olumlu sonuç alabilmeleri oldukça zor bir olaydır. Çünkü yeni araştırma yöntemleri geliştirmek ve yeni özgün teknikiere yönelmek bugünden yarına olabilecek bir iş değildir. tlk önce ülkenin bu alanda belli bir bhgi ve uygulama birikimine sa1ıip olması gerekir. Sonra, bilindiği gibi, bilim adamlarırun yetişmesi ve teknik kadroların oluşması temel eğitim yıllarından başlayan uzun dönemli yatırımlara gereksinim duyar. AraştırmaLar için gerek];i laboratuvaı:1,.araştırma merkezleri ve araç-gereçler, büyük mali yatırımlar gerektirir1er. Ülkemizde yapıldığı gibi, Gayri Safi Milll Hasılanın sadece 00 0,3-5 ini biiimsel ve tekniik araştırmalara ayırarak bu işin üstesinden gelinemez. Bugün bilim adamlarını ve diğer araştırıcı kadroları yetiştiren eğitim kurumları ülkenin sosyo-ekonomik, teknik ve kültürel yapısı ile uyum içinde değildir. Gelişmekte olan ülkelerin hemen hemen hepsi eğitim sistemlerini, kendi koşullarını gözönü:ne almadan, endüs:riieşmiş toplumlardan kopye etmişlerdir. Bu da eğihm sistemi ile ekonomik uğraşılar aras1nda birkopukluğun doğmasına yol açmaktadır. Bu kopukluk her kişinin kendi bilgi alanında çalışabilmesini önlemekte ve o kişileri dışarıda şanslarım denemeye itmektedir. Özgün bir eğitim sistemi yerine kopye eğitim si s temlerirün yeğlenme~i, gösterişi olmayan fakat uzun dönemde büyük toplumsal yarar sağlayan yatırımlardan kaçışı gösterir. Bu kaçış, ülkenin bilim ve teknik: arşatırma alamndaki potansiyelimi değerlendirememesıne ve hazır araştırıcılarırun da yurt dışına göçlerine neden olmaktadır. Ekonomik ve teknik alanda dış bağımlılığın doğal karşıl andığı ve 17 ncıi yüzyıl İngilii: Ekolünden esinlenen serbest piyasa koşullarırun geçerli olduğu bir ka~kınma stratejisinde, hazır ve ucuz yabancı teknoloji dururken, daha pahalı ve gerçekleşmesi uzun zaman isteyen yerli bir teknoloji yaratma çabalarına elbette önemli bir yer verilemez. Bu demek değildir ki, başka ülkelerce üretilen teknolojilerden yararlanılmayacak. Amerika'yı ikinci kez keşfetmenin elbette bir yararı olmayacaktır. Fakat unutmamak gerekir ki, bir ülkenin ekonomtk kalkınması ve dış bağımlılık çemberini kırabilmesi,ancak endüstrileşme ile olur. Endüstrileşme ise, o toplumun kendi tekno10jisini geliştirip üretmesi vcekol1ominin dışarıdan alınacak teknolojiyi, bağımlıhk yaratılmadan, özümseyebilecek düzeye gelmesiyle olanaklıdır. Türkiye ve diğer gelişmekte o].an ülkelerde yapılan bihmsel veteknik araştırmalar, belirli ortak özellikler taşırlar. Bu alanda göze çarpan en büyük özellik, araştırmaların birbirinden kopuk olmasıdır. Başka deyişle, araştırmalar ve araştırıcılar arasında etkin bir iletişim ve yakınlaşma sağ Ianamamıştır. Örneğin ülkemizde TBTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu) ile üniversiteler arasında düzenli bir bilgi alışverişi ya da

11 B~Y1N Göçü VE TEKNOLOJ1 SORUNU 59 etkileşim gerçekleştirilememiştir. Bu olumsuz durum, ünd,versiteler arasında da geçerlidir. Söz konusukurumlararası araştırıcıahş-verişi de bir düzene bağlanamaınıştır. Durum böyle olunca da, araştırmalarm birleşmesi ya da işbirliğine yöneltıilmesi sonucu doğacak olası başarı şansları kaybolmaktadır. Tek tek araştırmalar ve araştırıcılar arasında düzenli bir iletişim sağ lanamadığı gibi, araştırma kurumları (araştırma mel'kezleri, üniversiteler, enstitüler, pilot fabrikalar, laboratuv.aırlaır, v.s.) ale Hgilli üretim birimleri arasında da yeterli bir işbirliği kurulamamıştır. Türkiye'de Bilimsel ve Teknik Araştırma Meııkezlerininen yaygını ve en önemlisi üniversiteler olduğu halde,!bu kurumlar ile endüstri kesimi 'arasında tam bir kopukluk söz konusudur. Endüstri yapımızın dışarıdan teknoloji aktarmaya yönelik olması yanında, bu kopuklukta ülkenin ekonomik kalkınma stratejisini saptayıp uygulayanların da büyük ihmalleri vardır. Ulusal endüstriyi yerli teknolojiye doğru yönlendirmek ve araştırma kurumu ve kuruluşlarındaki her çalışmanın ilgili ekonomik üretim birimine aktarılmasını sağlayacak olan Lar devlet yetkilileridir. Araştırma sonuç1arının kağıt üzerinde ya da laboratuvar köşelerinde kalarak uygulamaya dönüştürülmemesi ülke ekonoınisi yönünden hem.kaynaık 'israfına yol 'açar hem de toplumun özgün teknoloji yaratma çabalarını kaynağında körelür. Bilimsel ve teknik bulguların uygulamaya aktarılmaması aynı zamanda bu alanda çalışanları psikoloj,j<k olarak olumsuz yönde etkilıer. çalışmas~nın sonucunun bir işe yaramadığını gören bilimsel ve teknikkadrolar, araştırmalarının o ülke için gereksiz olduğuna karar vereceklerdir. Böyle bir ortamda A.B.D.'ye, Kanada'ya ya da Avrupa'ya yönelen beyin göçü elbette durdurul'amaz. Kanımızca, Türkiye'de bmmsel ve teknik araştırma kurumları ile üretim birimleri arasındaki ilişki Devlet Planlama Teşkilatı tarafından kurulmal'! idi. Eğer DPT bu görevi başaramayacakrse"ki böyle yaygın bir işi11 üstesinden gelebilmesi bugünkü yapısı gereği kuşkuludur- doğrudan doğruya Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Bakanlığı kurulmalıdır. Bu bakanlık hem araştırmalar ve araştırıcılar arası, hem araştırma kurumları ile üretim bidmieri ve kesimleri arası bağlantıyı kurmalıdır. Bakanlığın görevlerinden biıri de, araşürma kururrrı1arında ve endüstrıi kesiminde firma düzeyinde araştırma,lara dinamlilk bir yapı kazandnımakıt]r. Araştırma bulgularının uygulama şansını yükseltmektir. Böyle bir bakanlığın kurulması ve bilim ve teknikalanında yeniden denamik bir biçimde örgütlenme, ülkemizden beyin göçünü azaltacak ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunacak ivedi bir gö revdir. Araştırma kurumları ile üretim birimleri arasındaki kopukluk giderek bu iki merkezi birbirine yabancılaştırır. Yabancılaşma ise, bugün ülkemizde üniversiteler ile endüstri kesimi arasında olduğu gibi, üretim birimlerinin araştırma kurumlarına güvensizliık duymasma neden olur. Yine böyle bir yabancılaşmanın araşürma: kuııum1arı ve araştıncılar üzerindeki olum&uz etkisi çok daha tehl~kelid1r. Ülkenin üretim güçlel1in1n gelişim düzeyinden veekonominin o an duyduğu gereksinmelerden soyutla

12 60 AMME İDARESİ DERG1st nan bilim adamı ve araştırıcılar, çalışmalarını neye göre yönlendirebil& ceklerini bilemezler. Böylece araştırma sonuçları, giderek uygulanabilirliklerini yitirecektir. Sonuç Gelişmekteolan ülkelerden endüstri toplum1anna doğru beyin goçu yoksul ülkeleri büyük mali zaıraııiaı'a sokarken, billilmsel ve teknik araştiırmaları da olumsuz yönde etkilemektodir. Bu olumsuz et:ki sadece göç döneminde değil, aynı zamanda gelecek dönemlerde de kendini gösterir. çünkü bu alanda çalışan bilim adamı ve araştırıcıların yetişmesi uzun yıllar ister. Bilim adamı ve araştıncı birikimi ne kadar artarsa, o ülkedek;i bilimsel ve te1m~k araştırmalar o ö1çüde olumlu sonuçlar verir. Beyin göçü sonucu bilimsel ve teknik araştırmalardaki zayıflarna ister dstemez ülke ekonomisinin kalkınmasım olumsuz yönde etkiler. Bey,in göçünü ortadan kaldırmak ya da ülkenin ekonomik kalkınmasına darbe vurmayacak bir düzeye indirmek, ancak: yukarıda sözünü ettiğimiz göç nedenlerini yok etmeye çalışmakla olasıdır. Bunun için ilk önce günümüzde geçerli olan uluslararası teknik iş bölümüne, bütün gelişmekte olan ilikeler olarak karşı çıkmak gerekir. Teknik iş bölümünün temelini, bir takım ilikerrin diğer bir takıma bağımlılığı değil de, her iki tarafa yarayacak bir alışveriş ya da yardımlaşma oluşturmalıdır. Yeni teknik işbölümünün gerçekleşme şansı, gelişmekte olan ülkelerin kendi aralarında sağlayaoakları dayanışma gücüne bağlıdır. Uluslararası teknıik işbölümünü etkilemekte smırlı güçlere sahip olan gelişmekte olan mke1eri!n şüphesiz ilk önce kendisinırlan,içel'isinde bi,limsel ve teknik araştırma koşuiı1arın~ yeniiden düzerı1emesi gereklidir. İşe yeni bir bilimsel ve teknik araştırma politikası geliştirmekle başlıanmahdır. Ülkemizde böyle bir politikanın saptanıp uygulanması, ancak bu alanda bir bakanlığın ya da B-aşbakanlığa bağiı güçlü birörgütün kurulmasını gerektirir. Bakanlığın ya da Başbakanlığa bağlı örgütün TBTAK ve mevcut üniversiteler dışında amaçları belirgin yeni hir bilimsel ve teknik araştırma enstitüsü kurması zorunludur. Yeni bir bilimsel ve teknik araştırma politikası çerçevesinde kurulacak merkezi örgüt hem dışarıdan yapılaca'k teknoloji aktarımlarına öncülük ve klavuzluk edecek, hem de bu alanda ekonomiye yük olan gereksiz alımlan da önleyecektir. Yine bu politika doğmltusunda sözü geçen örgüt ülkenin bilimsel ve teknik araştırmal-arını yeniden düzenleyecektir. Burada ülke ekonomisinin ya da toplumun gereksinmelerıi saptanacak, araştırmalarda bu gereksinimleri yanıtlamaya yönlendirileeektir. Şimdiye kadar uygulanan ekonomik politikada, çoğu zaman dışarıdan alınan tekniklere göre toplumda yeni gereksinimler yaratılmıştır. Oysa ekonominin gelişme sürecinde var olan ve doğabilecek ülke gereksinmeleri saptanmalı, bu gereksinmeler doğrultusunda yeni teknik araştırmalara gidilmelidıir. Şurası bir gerçektir ki, gelişmekte olan bir ülkede yerel koşullara uygun yeni bir bilimsel ve teknik araştırma sistemi yaratmak, kısa sürede

13 BEYİN GÖçO VE TEKNOLOll SORUNU 61 gerçekleştirilebilecek bir iş değildir. Bu yönde tutarlı bir politika geliştiren her ülkenin uzun bir zamana, sabıra ve büyük alt yapı yatınmlanna gereksinmesi vardır. Bilimsel ve teknioc araştırmalar için gerekli sosyo ekonomioc, teknik ve kültürelortam yaratılmalı ve bu ortamda araştırmalann yeşer mesi, olgunlaşması ve nihayet meyve vermesi sağlanmalıdır. Elde edilen meyvelerin çürümeye bırakılmadan değerlendıirilmesi de şüphesiz meyvelerin yetiştirbmesi kadar önemlidir. Araştınna ortamımn yaratı<lması, rtk. önce eğitim sisteminin ülke koşul ve gereksinmelerine göre yeniden düzenlenmesi ile başlar. Temel eğitimden başlayıp üniversite sonrası akademik çalışmalara kadar bir bütün oluşturan eğitim sistemi, herşeyden önce uygulamaya dönük, üretken bir yapıya kavuşturulmalıdır. Araştırma bugün olduğu gibi sadece üniversiteden sonr-a yapılacak bir uğraşı olmaktan çıkanımalı, eğitimin her kademesine, olanalelar ölçüsünde dağıtılmaktadır. Eğitimin her kademesine araştırma çabalannı yaymak aynı zamanda bu olayı bütün ülke düzeyinde yaygınlaştırmak anlamına gelir ki, bu da yeni yeteneklerin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Bilimsel ve teknik GTaştırn1alar için dışandan ya da yurt içinden sağlanan makıi:ne, alet-gereç ve yaymlaırınkullammında da yaygınlık sağlanmalıdır. Bugün üiıkemizde, dışarıdan getiırtıi1dıiği iiçin devlete çok pahalıya malolan bir çok laboratuvar araç-gereci belli kurumlarda yalnızca kişisel araştırmalar.için kullanılabilmektedir. Bu tür durumlar, ekonomiik kaynaklan sınırlı olan bir toplum için hem savurganlıktır, hem de beyin göçünü özendirdikleri jçin topluma zararlıdırlar. Çünkü bilimsel ve teknik araştınnacıların bir kısmı ülkeyi araç-gereç yokluğundan, bir kısmı da var olandan yararlanamadığı için terkederler. Bilimsel ve teknik araştınnada kullanılan araç-gereç, makine ve labratuvarj.an sağlama ve eldekileri en etkin bir biçimde kullanma ülkernn teknolojik gelişmesinde ne kadar önemli ise, bu alanda çalışanlann örgütlenmesi ve ülke içinde en yararlı dağılımlanllin gerçekleştirilmesi de o kadar önemlidir_ Bu ınsanların bölgelere ya da kurumlara dağılımı eldeki olanaklara ve o kişinıin çalışma doğrultulanna göre yapılmalıdır. Örneğin, kimya alanında deneysel anıştırmalar yapan bir 'kimsenin kimya ile ilgisi olmayan bir kuruluşa yerleştirilmesi ya da gerekli araç-gereci bulunmayan bir yöreye gönderilmesi ekonomik kalkınmaya bir yarar sağlamayacağı gibi, bu kişinin beyin göçüne katılmasına da neden olur. Bu örneği bütün bilimsel araşitrma dalları için genelieştirebiliriz. Bir ülkede bu tür araştırmaların bütün bölgelere yaygınlaştırılması, daha önce de belirttiğimiz gibi bilim ve teknik alanda ilerleyebilmek için çok yararlıdır. Yalnız bu, bilim ve teknikle uğraşan kişileri belirli aralıklarla ya da temelli o bölgelere göndermekle olacak bir iş değildir_ Bu tür bir strateji ancak o ülkede var olan araştırma düzeyini de aşağılara çeker. Gelişmekte olan ülkelerin sosyo-ekonomik yapısı ve parasal olanaıklannın sınırlılığı gereği olarak ün,iversiteler gibi diğer araştınna merkezleri belli kentlerde toplanmışlardır. Aslında böyle bir yoğunlaşmayı önlemek, bölgeler arası ekonomik gelişme dengesini kurmak, sağlıklı bir kalkınmanın ge

14 62 AMME İDARES! DERGİSi reğidir. Fakat, gerekli alt yapı yatırımlarını ve hizmetlerini, gerekli araç gereç, makina, laboratuvar, kütüphane v.s., hazırlarımadan araştırma merkezlerini ve araştıncıları az gelişmiş yörelere taşımak ülkenin teknolojik gelişimine büyük zararlar vereceği gibi, araştırıcıları da beyin göçülle zorlayacaktır. Göç eden beyinlerin yerini doldınmak çok uzun yıllar alacağı gihi, dışarıdan beyin almak dıa o topluma altından kalkamayacağı maıli yükler getirecektil En son üzerinde duracağımız konu da, bilimsel ve teknik araştırıcıların yaşam düzeyleri ve gelecek güvenceleridir. Bilim ve teknik alanlarında çalışma yapan kimselerin ekonomik geçim sıkıntıları ve geleceğe ait,kaygıları olmamalıdır ki, kendherini tam olarak uğraştığı konuya verebilsinler. Gelecek kuşkusu ve geçim sıkıntısı ile çevrili bir psikolojik ortamda yaşayan bir bilim adamının çalışmalarında başarı sağlayabilmesi şüphelidir. Ekonomik yaşam koşullarındaki güçlükler ve gelecekten ;kaygılar, bilim adamlarımızı göçe zorlayacaktır. GÖÇÜll kısmen önlenmesi, bilimsel ve tek nik alanda araştırma yapanların hayat koşullarını düzelten ve onlara gelecek güvencesi sğlayan ekonomik ve sosyal tedbirleri ülkenin ekonomik kalkınmasında zorunlu birer uzun dönem yatırımı olarak ele almakl a olasıdır.

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Tıp sürekli ilerliyor sözündeki aslan payı bize göre; Tıbbi Malzeme Alt Sektörüne ait. Nitekim; tıbbi malzemeden yoksun sağlık sektörünün eli

Detaylı

Müjgan Şan. Bilişim Enstitüleri, Ulusal Girişimler ve Proje Finansman Araçları

Müjgan Şan. Bilişim Enstitüleri, Ulusal Girişimler ve Proje Finansman Araçları Bilişim Enstitüleri, Ulusal Girişimler ve Proje Finansman Araçları Devlet Planlama Teşkilatı Yönetim Bilgi Merkezi Dairesi Başkanlığı Bilgi Yöneticisi Neden? Bilişim Enstitüleri (BE) ile DPT çalışmaları

Detaylı

TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ

TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ TIBBİ CİHAZLAR SEKTÖR ANALİZİ 1. Tıbbi cihazlar sektörü dünyada çok hızla büyüyen, dinamizmi yüksek ve temel özellikleri zamanla gelişmiş ülkeler/dev firmalar lehine oluşmuş bir yapıya sahiptir. Dünya

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. FİNANSAL KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ Genellikle profesyoneller tarafından oluşturulan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı sistemi genç, dinamik, hızlı büyüme ve yüksek karlılık potansiyeli olan

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Üniversite ile Sanayi Arasındaki Köprüler: Teknoloji Transfer Arayüzleri. Mahmut Kiper TTGV, Başuzman

Üniversite ile Sanayi Arasındaki Köprüler: Teknoloji Transfer Arayüzleri. Mahmut Kiper TTGV, Başuzman Üniversite ile Sanayi Arasındaki Köprüler: Teknoloji Transfer Arayüzleri Mahmut Kiper TTGV, Başuzman Misyonlar: Üniversite: bilimsel ilerlemenin temel üreticileri Sanayi : yeni teknolojilerin ve buna bağlı

Detaylı

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 GİRİŞ TANIM Bu bölümde

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY İşletmelerin bir ülke ekonomisi içindeki yeri ve önemini, "ekonomik" ve "sosyal" olmak üzere iki açıdan incelemek gerekir. İşletmelerin Ekonomik Açıdan Yeri ve

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal Çevre Politikaları ve Sektörden Beklentiler. 23 Ocak 2015, İstanbul. Sayın Bakanım,

2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal Çevre Politikaları ve Sektörden Beklentiler. 23 Ocak 2015, İstanbul. Sayın Bakanım, 2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal Çevre Politikaları ve Sektörden Beklentiler 23 Ocak 2015, İstanbul Sayın Bakanım, Değerli misafirler, Değerli basın mensupları, 2023 e Doğru Kentsel Dönüşüm, Ulusal

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Güncelleme: 15 Nisan 2012

Güncelleme: 15 Nisan 2012 İNOVİTA için Gözden Geçirilmiş Sürüm Dünya Bankası Türkiye Ulusal İnovasyon Sistemi Raporu ndan Özet Notlar Haziran 2009 Güncelleme: 15 Nisan 2012 1 2007 ve 2013 yılları arasını kapsayan 9. Kalkınma Planı,

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği

Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Ulusal Ar-Ge Merkezleri Sempozyumu 10-11 Nisan 2012 Adana İçerik Türkiye de Satış dan Ar-Ge

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3]

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] Ek Karar 5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] KARAR NO Y 2005/3 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri Ülkemizin bilim ve teknoloji performansı, aşağıdaki

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ Musa Yaşar Bilimsel ve teknolojik faaliyetler, ülkelerin kalkınmasında büyük bir öneme sahip olup, ulusal gelirden bu tür faaliyetlere

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara SUNUM İÇERİĞİ 1. İstanbul Sanayi Odası nın Sanayi Üniversite İşbirliğine Bakışı ve Bu Kapsamdaki Rolü 2. Sanayi- Üniversite

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ 253 MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ Özge ALTUN ÖZET Ülkemizde gelişen teknoloji ve ileri seviye mühendislik uygulamalarının artmasıyla

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

İRLANDA BİYOTEKNOLOJİ İNOVASYON SİSTEMİ: Öne Çıkan Konular. Atilla Hakan ÖZDEMİR

İRLANDA BİYOTEKNOLOJİ İNOVASYON SİSTEMİ: Öne Çıkan Konular. Atilla Hakan ÖZDEMİR İRLANDA BİYOTEKNOLOJİ İNOVASYON SİSTEMİ: Öne Çıkan Konular Atilla Hakan ÖZDEMİR PhD, MBA, PMP Biyoteknoloji Sektörel İnovasyon Sistemi Semineri 3 Nisan 2013, Ankara İrlanda Göstergeler 2005 2012 Nüfus

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü 2011 Şubat 2012 Şubat Sayı % Sayı % Toplam 22.802 100,0 23.338 100,0 Ücretli veya yevmiyeli 14.001 61,4 14.668 62,9 İşveren 1.192 5,2 1.228 5,3 Kendi hesabına 4.685

Detaylı

Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği

Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği Prof.Dr. Mehmet Emin Çalışkan Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü caliskanme@nigde.edu.tr

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

İstihdam Faiz ve Paranın Genel Teorisi, makro iktisadın kökenini oluşturur.

İstihdam Faiz ve Paranın Genel Teorisi, makro iktisadın kökenini oluşturur. 1-John Maynard Keynes in en önemli eseri ve bu eserin içeriği nedir? İstihdam Faiz ve Paranın Genel Teorisi, makro iktisadın kökenini oluşturur. 2-Keynes in geliştirdiği görüş nedir? Toplam talebin istihdamı

Detaylı

MUKAYESELİ HUKUK VE TÜRK HUKUKUNDA İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİNDEKİLER ÖZET KISALTMALAR TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ BÖLÜM I İŞSİZLİK

MUKAYESELİ HUKUK VE TÜRK HUKUKUNDA İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİNDEKİLER ÖZET KISALTMALAR TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ BÖLÜM I İŞSİZLİK MUKAYESELİ HUKUK VE TÜRK HUKUKUNDA İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİNDEKİLER ÖZET ABSTRACT İÇİNDEKİLER KISALTMALAR TABLO LİSTESİ ŞEKİL LİSTESİ GİRİŞ v vii ix xvii xviii xx xxi BÖLÜM I İŞSİZLİK A. İŞSİZLİĞİN TANIMI

Detaylı

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve ÜNİvERSİTELERİMİzDE SANAT VE TASARıM EGİTİMİ Güner SÜMER* I-GİRİş Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve Öğretiminin genel amacı öğrencilerin yaratıcı sanat yeteneklerini geliştirerek,

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Ekim 2015 Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Harcama İzleme Güncelleme Notu Nurhan Yentürk STK Eğitim ve Araştırma Birimi tarafından Kamu Harcamalarını İzleme Dizisi kapsamında gençlik, çocuk,

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı İthalatı (Milyon $) 12.000 10.000 8.000 7.621 8.562 9.924 10.536 11.241 6.000 4.000 2.000 0 2002 2003

Detaylı

Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi,

Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi, Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi, İçerik Genel Bakış Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Türk Patent Enstitüsü ve Görevleri Eskiden hammadde kaynaklarına ve sermaye birikimine sahip olan ülkeler güç ve kontrol

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1 Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi bilgilendirme notu Sayfa 1 İçindekiler: Konu Sayfa Genel Değerlendirme: Türk ilaç piyasasında neler oldu?... 3

Detaylı

Tohumculuk Sektöründe Üniversite Kamu Özel Sektör İşbirliğinin Geliştirilmesi. Prof. Dr. Bülent UZUN

Tohumculuk Sektöründe Üniversite Kamu Özel Sektör İşbirliğinin Geliştirilmesi. Prof. Dr. Bülent UZUN Tohumculuk Sektöründe Üniversite Kamu Özel Sektör İşbirliğinin Geliştirilmesi Prof. Dr. Bülent UZUN Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ÜNİVERSİTE-KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞBİRLİĞİNİ

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN

... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN --.... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN 1.GİRİş Bilindiği gibi,dünya ekonomisi son 3-4 yıldır ciddi anlamda büyüme sancıları çekmektedir. Bu anlamda, ABD ekonomisindeki yavaşlama

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

OKULUMUZ ALANLARI. - Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Programlarına kayıtlı öğrencilerimiz,

OKULUMUZ ALANLARI. - Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Programlarına kayıtlı öğrencilerimiz, OKULUMUZ ALANLARI 2013-2014 eğitim öğretim yılında açılması sebebiyle okulumuzda, sadece 9. sınıf öğrencileri bulunmakta olup, bu yıl için meslek alanlarında eğitim öğretim yapılamamaktadır. 2014-2015

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi Yrd.Doç.Dr. Altan Özkil Atılım Üniversitesi Sav. Tekno. Uyg. ve Arşt. Merkezi Müdürü Prof.Dr. Hasan AKAY Atılım Üniversitesi Rektör Yardımcısı ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce

Detaylı

PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI

PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI PERSONEL-İNSAN KAYNAKLARI Güssün GÜNEŞ Marmara Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanı 09-10 Haziran 2014, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, BİLKENT - ANKARA 19.6.2014 SUNUM PLANI ÜNİVERSİTE

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Antakya/HATAY Güney Amerika kökenli bir bitki olan patates

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ

2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ 2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ Türkiye de son 6 yılda kurulan uluslararası sermayeli şirketlerin* sayısı 2010 yılı Kasım ayı itibariyle 26 bin 40 e ulaşmıştır.

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. Bilgisayar Mühendisliği

Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. Bilgisayar Mühendisliği Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Mühendisliği Bilgisayar Mühendisliği Günümüzde, finans, tıp, sanat, güvenlik, enerji gibi bir çok sektör, bilgisayar mühendisliğindeki gelişimlerden

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005. Özet

OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005. Özet OECD Science, Technology and Industry: Scoreboard 2005 Summary in Turkish OECD Bilim, Teknoloji ve Sanayi: 2005 Skor Levhası Türkçe Özet Özet Bilgi tabanlı bir ekonomiye doğru uzun vadeli eğilim devam

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ SERMAYE PİYASASI KURUMU KONFERANSI 8 MAYIS 2003 1 FİNANSAL SİSTEMİN İŞLEVLERİ I Malların, hizmetlerin

Detaylı