Giriş; ileri gelenlerinin aydın

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Giriş; ileri gelenlerinin aydın"

Transkript

1 Giriş; 1960 tan günümüze, tam tamına 50 yıl geçti. Bu 50 yıl biz Kürtlerin özgürlük mücadelesinde kesintisiz, büyüyen / derinleşen önemli olayların, süreçlerin yaşandığı yıllardır öncesi 10 yıl, tek parti baskısını yaşamış Kürtlerin kendini yeniden fark etme, gözden geçirme dönemidir. Bu on yılda Kürt aristokrasisinin, ileri gelenlerinin Kürt halkı adına hala söyleyecek sözünün olduğu, olabileceği görüşü Kürt okumuşları arasında yaygın bir kanat olarak önemini korumaktaydı. Buna ilişkin değerlendirmeler, 49 lar davası öncesi ve sonrası siyasi zemininde şu ya da bu ölçülerde, ancak sınırlı bir aydın çevrede tartışma konusuydu darbesi sonrasındaysa bu çerçevedeki tartışmalar gelişti, yaygınlaştı, siyasal yaşamdaki karşılığını aramaya yöneldi. Kürt siyasal arayışları akabileceği yatağı bulmada gecikmedi, sol kulvarda yoğunlaştı. Özgürlük arayışlarında Kürt siyasallaşması sola doğru yönelince olup bitenler, olaylar da ona göre şekillenip gelişti. Kürt siyasetinin sola yönelişini, 50 yıllık süreci aşağıda özetlemeye çalışacağım. Aydınlarımızın, halkımızın hakkını hukukunu aradığı, kimliğini aktif bir şekilde sahiplendiği 50 yıllık bu yakın geçmişin üzerinde durmak büyük önem taşıyor. Günümüzü anlaşılır kılmak için; geçmişin gelecek kuşaklara dosdoğru yansıtılması, yararlanılması gereken bir deneyim olarak bırakılması önemli. Bu çerçevede siyaset ehlinin, mücadele insanlarının birinci elden yazdıkları / yazacakları yararlı, sığ olan tarih bilincimizin güçlendirilmesi bakımından böylesi çabalar oldukça da gereklidir. Bu arada yazılan anılarının, yapılan yorum ve değerlendirmelerin kuşkusuz içeriği, üslubu açısından düzeyli olması da aranır. Yazılanların kuru sıkı övünmelerden, sen - ben çekişmesine meydan vermekten uzak; olgu, olay ve süreçler üzerinden düşünülüp değerlendirilmesi, bu günden yarına ön açıcı olması, gelecek kuşaklara örnek olunması, onlara derli toplu bir miras olarak bırakılması beklenir, arzu edilir. Bu yazdıklarımla, 1960 başlarından bu güne uzanan 50 yılda olup bitenleri elimden geldiğince, özellikler genç kuşaklara ulaştırma, onları bilgilendirme amacıyla değerlendirmeye çalıştım. Ve bu çerçevede her şey yerli yerine görülsün, gerçekler çarpıtılmasın, olup bitenler olduğu gibi kavransın, anlaşılsın diye; Kemal Burkay ın, parti tarihi mi, anıları mı pek de belli olmayan ( kolayca birbirlerinin yerine kullanılabilir özellikte olan görüş ve değerlendirmelerini ) yazdıklarına, özellikle de hakkımda yazdıklarına, kimi 1

2 görüş farklılıklarımıza da değineyim istedim. TKSP olayını, kurulurken tartıştığımız konuları, partiden ayrılışımın gelişigüzel / basit bir tartışmadan doğmadığını, aksine fikri, siyasi ve ahlaki gerekçelere dayandığını okuyucuya anlatmak benim için bir zorunlu hale geldi. Bunu anlatırken TKSP yi son 50 yılın gelişmeleri içerisinde nasıl bir yere oturduğunu da göstermenin yararlı olabileceğini düşündüm. Dilerim, yazımı uzun tutmuş olmam nedeniyle okuyucuyu sıkmış olmam. Yakın Geçmiş Üzerine 27 yıl süren tek parti iktidarı, halkların oylarıyla 1950 Mayısında devrilmişti. CHP iktidarında, kesintisiz 18 yıl süren isyanlar ve yıkıcı sonuçlarıyla Kürt halkı mezalimin alasını görmüştü seçim sonuçları CHP otoriter zihniyetine karşı gelişen büyük bir tepkiydi, bu düdüklü tencerenin kapağını fırlatıp atması gibi bir şeydi. Tek parti devri, jandarma zulmü, tahsildar soygunu devri kapanacak, ak koyunun hakkı kara koyunda kalmayacaktı. İsyanların acıları dinmemişti. Nice işlenmiş günahlar yanında, 1943 ten beri üstüne sünger çekilen 33 kurşun / Mustafa Muğlalı olayının da defteri yeniden açılacaktı. Kürt sürgün aileleri, derinden bir oh çekmişti CHP nin iktidardan alaşağı edilmesine. Vatandaş Türkçe konuş kampanyalarından yılan köylü artık şehre inebilecek, adam yerine konulabilecekti. DP ile birlikte seçmen oyu Reşat altını değerine yükselmişti, köylü pala bıyıklı ağa / bey takımının arkasında da yürüse, yekten vatandaş olmuş, itibar kazanmıştı li bu yıllar, itibarlı bürokrasisi, üniformalılar bakımından ise, kabul edilmez bir hazmetti. Osmanlı Devletinin bakiyesi olan devleti kurtarmış, milleti elleriyle yaratmaya koyulmuş asker - sivil bürokrasi bu hükümran geleneği ile kuru kalabalık olarak gördüğü cahil halk a boyun mu eğecekti yani, bu olacak şey miydi? Devlet CHP, CHP de devletin bizzat kendisiydi, Top ondaydı, tüfek ondaydı, sandıktan çıkmakla iş bitmezdi elbette. İşin aslı esası göründüğü gibi olmasa da, şeklen bile olsa, iktidar koltuğu kudretlilerin ellerinden kaçmış, ayak takımının eline geçmişti. Uygar olmak, çağdaş olmak falan / filan, bu boya üstüne çekilen işin cilasıydı. Faşizm, 1920 başlarında Avrupa da doğup, gürleyip - esmiş, ortalığı silip süpürmüş, 1940 ortalarına gelirken de çıktığı yerde inine tıkılmıştı. Demokrasi, insan hakları, özgürlük, dünyada yükselen değerlerdi. Türkiye de; çok sesli olmayan çok particiliğe, o da demokrasiye az çok da olsa benzesin diye, mecbur kalındığı için, namus belası geçilmişti. DP derseniz, o adı gibi değildi, demokrat bir parti olmaktan uzaktı. CHP nin içinden çıkmış, onun soy damarından gelen bir partiydi. Onun da damarlarında dolaşan da İttihatçı kanınıydı. Nitekim üç beş yıla kalmamış DP nin yüzündeki boyalar akmıştı. Sonuçta olan olmuş, celallenen silahlı bürokrasi darbe yapmış, emanetini silah zoruyla gerisin geri almıştı. Yassı Ada da özel bir mahkeme kurulmuş, oradaki zevata olmadık şeyler yakıştırılmış, biri başbakan, iki bakan da vatan millet aşkına ipe çekilmişti(!) Genç kuşak Kürtlerin ilgisinin sürdüğü 49 lar davası da sonuçlanmamış, askeri mahkemelerde sürüyor, yaşamdaki sıcaklığını koruyordu. Sandıktan çıkan halk iradesine karşı CHP nin arkasında yer aldığı, yargının, cumhuriyetçi aydın kesiminin, üniversite hoca ve öğrencilerinin aktif rol aldığı 1960 askeri darbesi ve sonuçları, siyasal yaşamın yolunu başka bir yöne doğru çevirmişti. Tek parti döneminden kalma ilericilik, inkılapçılık kavramları yanında, onlardan pek de farklı olarak algılanmayan sol kavramı tedavüle girmişti. Sol, bir yerden sonra da sosyalizm kavramı bir ucundan ilişiyordu siyaset dünyasına. Cumhuriyetçi / laikçi kuşakların gözünde pek ilerici / inkılapçı olan CHP tek itibarlı parti olarak yeniden yükselişteydi. Ceplerine özenle yerleştirilmiş Cumhuriyet Gazetesi, yakalarda altı oklarıyla memurların keyfi yeniden yerine gelmişti. 2

3 Davetsiz misafirdi sol, peki o kuru sıkı rejimin neresinde kendisine yer bulacaktı? Belli ki, siyaset meydanında şenlik vardı. Darbeciler her şeyi, bu arada yeni anayasayı, yasaları sandığın hükmünü etkisiz kılmaya, devleti topluma karşı daha da güçlendirmeye göre düzenlemişlerdi. CHP nin halka fazlaca muhtaç olmadan iktidar olmasının şartları oluşturulmuş, yasal kurallarla vesayet düzeninin temelleri atılmıştı anayasası, halkın sandıktan çıkabilecek iradesini bürokratik mekanizmalarla sınırlandırmış, yargı, yasama ve yürütmeye karşı olağan üstü güçlendirilmişti. Resmiyet penceresinden görülenler belliydi. 27 yıllık tek parti diktatörlüğünü halkoyuyla düşüren DP, Amerikancı, gerici, cahil halkın partisiydi; CHP ise vazgeçilmez, ilerici bir parti olarak yeniden işlem görüyordu. Toplumun tutuculuğu / gericiliğine karşı Kemalizm bir defa daha ilerici / devrimci ilan edilmişti(!) Gerekirse CHP solcu da olabilirdi. Bu çerçevede CHP ye zorluk çıkarmayacak, devletin güdümünde olabilecek sol bir anlayışa da yeşil ışık yakılmıştı. Sendika, meslek örgütü, kooperatif, dernekler vb, bütün bu örgütlenmeler ilerici / devrimci ilan edilen CHP nin toplum katında ki mutasavver ayakları olacaktı, bundan öteye ilerici, muasır medeniyetçi CHP ye hizmet edeceklerdi. Değişmez Milli Şef İsmet Paşa solculuktan nasiplenmek için 1965 genel seçimleri hemen öncesinde yekten solcu olmuş, CHP ye yeni kimlik bulmuş, yılların eli sopalı partisine ortanın solu adını vermişti. O tarihlerde bölücülük denilince, gerici kör olası feodaller, Kürtlerinse ileri gelenlerimiz diye ifade ettikleri unsurlar anlaşılıyordu. Devlete, devlet partisi CHP ye göre onların kulağı bükülürse sorun da çıkmazdı; Kürtler kolsuz - kanatsız kalarak susar, asimilasyona, her türlü baskı ve dayatmaya boyun eğer, kendi kimliklerinden de utanır duruma gelirlerdi. Gerici Kürt ağa beylerinin burnu kırılmalıydı(!) 27 Mayıs askeri darbesiyle kimi Kürt aristokratlar, nüfus sahibi unsurlar değişik Kürt illerinde gözaltına alınmış, bunların bir bölümü 55 ler / 55 ağa adı altında teşhir edilmiş, Sivas ta bir askeri kampta tutuluyordu. İlericiliği, modernliği ifade eden darbenin başına getirilip oturtulan ve Kürt olduğu söylenen Cemal Gürsel, sıkı bir Kürt karşıtı olduğunu açıkça ifade ediyor, Kürdüm diyenin yüzüne tükürün diyebiliyordu. Darbecilerin Kürtlere karşı eli tetikte duruyor, bölücülük faaliyetleri beklide son bir defa daha ağalar, beyler, şeyhlerde aranıyordu. Osmanlıdan bu yana devletin eli Kürt aristokrasisini sürmeye / süründürmeye, onları zorunlu iskanlarla yıldırmaya, terbiye etmeye alışıktı. 27 mayısçıların yaptığı da buydu. Genç kuşak Kürtlerdeyse Kürt egemen unsurlarından bundan öteye Kürt halkına bir hayır gelmeyeceği, bunun doğruluğu, yanlışlığını tartışmaya başlamışlardı. Kürt egemenler yorgun, ürkek ve iddiasızdı, bir bölümü DP saflarında kendi payına düşeni almış, Yassı Ada da yargılanmış, paylarına düşen cezaları da almışlardı. Kürt davasının bir sahipleneni olmalıydı, kimlerdi bunlar, toplumun hangi unsurları, kesimleriydi değişim, özgürlük, eşitlik, adalet için mücadeleyi göze alacak olanlar? Arayış içindeydi kimliğini fark etmiş Kürtler, yetersiz bilgi ve donanımlarıyla bir ucundan Kürt sosyal dokusunun, sosyolojisinin tartışmaları içerisindeydiler. Bu yükü, ağır katarı nasıl bir lokomotif çekebilirdi? Sola eğilimli bir kısım Kürt okumuş - yazmışları, siyasal seçimlerini aykırı olandan, soldan, ve o vakitler uç bir parti işlemi gören TİP den taraf belirlemişlerdi. Ve öyle anlaşılıyordu ki; 1961 anayasasını yapanlar, gerekirse CHP yi güç durumda bırakmayacak, devleti zora koşmayacak bir solculuğa hayır demeyeceklerdi. Yeter ki bu solculuk devlet katından gelmiş, bürokrasinin kontrolünde olsun, CHP yi zora sokmasın, gerisiyse kolaydı. Tehlikeli görünen ise, toplum katından gelebilecek solculuktu, yani Marksizm den kaynaklı olan soldu, sosyalist olandı. Tehlikeli, sistem dışı olan, kabul edilmeyecek olan da oydu. Devlet patentli solculuk ise; 27 yıllık tek parti döneminin ilericiliğinin, inkılapçılığının 3

4 devamı niteliğinde, mevcut rejimin güdümünde bir solculuk olacaktı. Ondan öteye bir solculuk da zaten ortalıkta görünmüyordu. Biz okumuş, adam olmuş Kürtlerin de ilerici diye baktığımız 1961 anayasası lütfedip gelmişti, bu anayasa bizim de işimize yarayabilecekti. Kimi darbeci subaylar da TİP te, değişik sol örgütlenmelerde, bu çiçeği burnunda siyaseti bir ucundan destekliyorlardı başında çıkan Yön sol Kemalizm in devrimci / inkılapçı bir sol versiyonu olarak gelişmelere el atan etkili bir yayındı. Yön 1930 başlarının İnkılapçı / Kadrocuları gibi bir girişimdi. Laik Cumhuriyetçi, Kemalist ve hem de solum / devrimciyim, sosyalistim diyen çevrelerde ilgi buluyor, okunuyordu. Yön Dergi çevresi, birkaç koldan yürüyen MDD ciler ( Milli Demokratik Devrimciler ) Dev Geç, ardından gelen THKO, THKP benzeri gençlik kökenli radikal siyasal hareketler TİP i zaman içinde kuşatan, üstünden aşarak onu etkisizleştiren güçler haline geleceklerdi. Düz soldan, devrimci / inkılapçı geçinen soldan öteye bir de farklı bir yerde durmaya çalışan çok da ideolojik / kitabi bir profil çizen sosyalizm diye bir kavram vardı, peki ya o neydi? Vitrinlere çıkan bu kitapların sosyalizm hakkında dedikleri kolay bulunmaz, çekici, güzel şeylerdi. Ve fakat boyumuzu hayli aşan teorik kitaplardı bunlar. Her derde deva olan şeye, sosyalizme can kurbandı. Sosyalizmin bir de asık suratlısı, güler yüzlüsü tartışma konusu olacaktı sonradan. Ütopik olanı, bilimsel olanı vardı sonra. Demek hazır bir reçete yoktu sosyalizme dair, onun da iyisi kötüsü söz konusuydu. Şu durumuyla sosyalizm çok mu farklıydı yaygın olan soldan? İdeolojik, siyasi, ekonomik, toplumsal, insani, ahlaki temelleri çok mu farklıydı? Marksizm, sosyalizm ilişkisi neydi, Marksist olmadan sosyalist olunur muydu? Marksist geçinenler özel bir dil kullanan popüler kimselerdi, bunlar sınırlı bir akademik çevreden gelen, diğerlerinden çok da farklı duran insanlardı. Bir başka gerçek daha vardı, sosyalist siyaset iddiası olanlar da pratikteki durumlarıyla Kemalist solculukla derinden farklı bir duruş içinde olmanın çok da ayırımında gözükmüyorlardı, doğrusu uzun boylu böyle bir dertleri de yoktu. Biz Kürtlere gelince... Deneyimsiz ve rehbersizdik. Bu tartışılanlar hayli yeni şeylerdi bizim yerel dünyamızda. Geleneksel Kürt kesimlerinden gelen okumuşlar, İsyancı aristokratik geleneksel unsurlardan, Kürt ileri gelenleri diyebileceğimiz kesimlerden umudunu kesmiş değillerdi. Onlara yönelik eleştirileri haksız buluyorlardı. Bu nedenle de solcu olan / sola yönelen Kürtlere, Kürt kimliğine gereken değeri vermeyen kimseler olarak bakıyorlardı. Onların adı komünist Kürtler di, resmiyette bakılırsa bu gibiler Komünist Kürtçüler di. Solcu Kürtler bakımından da onlar feodal ve gerici olan, değişimden, sosyalleşmeden uzak duran milliyetçi Kürtler di. Kimler haklıydı diye düşünülürse, bu günün gerçekleriyle ifade edelim; her iki tarafın da kendince haklı tarafı, doğruları ve yanlışları vardı. Hızlı ilerleyen bir değişim ve açılım ile sol kısa bir sürede Kürtler için ilgi merkezi haline geldi. Kürtler tarihlerinde beklide ilk defa bu yaygınlıkta dar / yerel dünyalarından uzaklaşıp, kendi sınırlanmış dünyalarının dışına çıkıyorlardı. Sol ile tanışanlar; siyasetin sol kulvarında kendileri için, özgürlük, adalet arayışı içinde oldular. O dönemler sol Kürt e Kürt demiyor, demek istemiyor, diyemiyordu. TİP de onlara Doğulu gurup deniliyordu. Kürtler sol ile olan yakınlaşmalarından önemli ilkleri yaşadılar. Döneme göre küçümsenmez bir kitlesellik taşıyan Doğu mitingleri, hemşericilik boyutunu aşan, cumhuriyet dönemi ilk Kürt gençlik örgütlenmesi olan DDKO bir ihtiyaç olarak doğacak, yaşam bulacaktı. Sol siyasette gelişme beklenenden de hızlı cereyan etti. Sol kulvarda yürüyen Kürtler, çok sürmedi, 1960 sonlarına gelirken antiemperyalist / ulusal vurgulu solun militarizme hizmet ettiğini, iyiden iyi fark eder oldular. Sol içinde Kürt sorununun o kadar anlaşılır, kolay kavranılır gibi olmadığını görür hale geldiler. Milliyetçi / ulusalcı sola karşı mesafeli durmaya yöneldiler. Sol, devrim, bağımsızlık, yabancı düşmanlığından çok da ayırt edilemeyen emperyalizme kuru sıkı karşıtlık, bu temel üzerinde yükselen siyasal dalga, 4

5 nasyonal solculuk, faşizm dediğimiz şey değilse ya neydi? Çevreye yayılan bu akım bir ucu cuntacılığa, askeri darbelere kadar uzanıyordu. Bu ulusalcı düşüncelerin ideologları da bilinen bazı eski tüfek kimselerdi. Bunlar 1930 başlarındaki bir kısım TKP merkezi kadrolarının rehberliğinde Kemalizm limanına sığınmış İnkılapçı kadrocular dan başkası değildi. Günümüzde ise, artık bütün karanlık yüzü ile tanıdığımız derin devlet güçleri bünyesinde yuvalanan, egemenliğin dizginini elinde tutan darbeci radikal milliyetçi / ulusalcılardı, bunlar genel bir tanımlanmayla Ergenekoncu unsurlardı. Sosyalizm apayrı bir akımdı, toplumcuydu, emek referanslıydı. Sahici sola bakılırsa bütün ezilenlerin kaderi ve gelecekleri birdi. İşçi sınıfı yekvücut olmuş uluslar üstü öncü bir güç, halklar eşit ve kardeş olacaktı. Aman Allah ım bu tam tamına bir cennet tablosuydu Sosyalistler yerel olmaz, milliyetçilik yapamaz, darbeci olamazlar, dört başı mamur enternasyonalist olurlardı. Kavrayabildikleri ölçüde Kürtlerin sempatisi mazlumun hakkını tanıyan sosyalizmeydi, sıradan sola ise kuşku ve endişeyle bakıyorlardı. Bizim gibilere kalırsa, taş gibi bir SSCB vardı yanı başımızda. Allı pullu bir koç gibiydi komünistlik, güvenilirdi, güçlüydü, yenilmezdi. Revan radyosunun Kürtçe yayını Kürt halkına hizmetti, dilimizle yayın bizi kabullenmenin, bizleri desteklemenin bir ifadesiydi. Öyle ya, sosyalizm ezilenin, mazlumun yanında olurdu. Bunun için yanlışları doğrularıyla sosyalist kimselerle, hareketlerle tanıştı, etkileşti, beraber yürüdü Kürt kadrolar. Sosyalistim diyenler, sosyalist iddialı hareket ve partiler de bir şekilde Kürt gerçekliğinden böylece haberdar oldu, onları bir ucundan hesabına kattı. Kürt diye bir halkın varlığından, halklarından, bunun destekleyeceklerinden de söz edildi. Bu nedenle sistemi zorlama ihtimali olan sosyalist siyasetin önü kesildi, Kürt gerçekliğini tanımaları nedeniyle partiler kapatıldı. Kürt halkının özgürlük davası elbette bizim kuşakla başlamış değildi. İnsan olarak, özgür bir halk olarak yaşamak için önceki kuşaklar bizler yeterince bilgi sahibi olmasak da, kendi şart ve imkanları içinde mücadele etmişlerdi. Lozan dan sonra, Cumhuriyetin Kürtsüz inşa edilme sürecinde bir çok mücadelelerin içinde yer almış, ağır bedeller de ödemişlerdi. Geçen yüzyıl başlarından ortalarına kadar Kürt yakın tarihindeki kalkışmalar kanla bastırılmış, sürgünlerle, yasaklarla, ağır asimilasyon uygulamaları çerçevesinde geçmişti. Bu direnişleri yaşayan aydınlar asılmış, susturulmuş, öncü unsurlar, ülkelerini terk etmek zorunda bırakılmıştı. Ne yazık ki bizler olup bitenleri sözlü anlatımlardan, nakledilenlerden, sadece kenarından köşesinden bilebilme imkanına sahiptik. Hafızamız sis perdesiyle örtülmüş, gerçekler, geleceğimiz karartılmak istenmişti. Çarpıtılmış, bölünmüş kimliklerin sahibiydik, başkası olamadığımız gibi, kendimiz de olamamıştık, köklerimizden koparılmış, başarılı olabilecek öz güvenden yoksunduk. Her şeyden önce bizlere öğretilen yalan ve riyanın üzerindeki bu uğursuz örtünün kaldırılması gerekti. Gerçeklerin gün ışığına çıkması büyük bir önem taşıyordu. Özümüze, köklerimize dönmeliydik sonrasında bu ihtiyacı fark eder duruma gelmiştik. Varlığı inkar edilen, hiçbir insani statüsü olmayan, millet olma yolunda gecikmiş mazlum bir halktık. Eğitimsiz büyüklerimizden duyduğumuz şeyler negatif, umutsuzluğu besleyen telkinlerdi. Onurlu yaşamak, kendimiz olarak yaşamak, geleceğimizi sahiplenmek, değerlerimizle saygı görmek bizim de hakkımızdı. Kolay çiğnenir - yutulur gibi dağınık, küçük bir topluluk, bir halk da değildik. Kadim coğrafyamız üzerinde, baskı ve yasaklar altında bile; dilimiz, kültürümüz, bütün değerlerimizle yaşamımızı kesintisiz sürdürüyorduk. Küllerimizin altında söndürülememiş, yanan ateşti kimliğimiz. Yaşayan güzel dilimiz, yazıya dökülmesi yasaklanmış zengin ve sözlü kültürümüz vardı. Yıldızımız her şeye rağmen sönmemiş, parıldıyordu. Karanlık tünelin karşı ucunda koskoca bir aydınlık duruyordu. Kendisi olarak yaşamak, insanca yaşamak isteyenler oraya, aydınlığa doğru yürüyecekti. 5

6 * * Genç kuşaklar doğal olarak bilemeyebilir, Türkiye koşullarında, önceleri Kürdüm demek nerdeyse kahramanlık gibi bir şeydi. Sistem içinde bir yere / makama gelmek isteyen Kürtler; kimliklerini inkar ederek, o da yetmezdi, bunu şu ya da bu şekilde kanıtlayarak, bu tutumlarını da sürdürerek oraya gelebilirlerdi. İnsanı insanlığından eden dehşet bir zorlama ve yönlendirmeydi bu. Kimliğimizin yasak olması bilemediniz kaba bir zorbalıktı, hadi onu anlamak mümkündü, bu bir yerde sineye çekilebilirdi. Üstü başı gücünüzün yetmediğine boyun eğmiş olurdunuz. Esas facia, bu zorbalığın bizi bizzat kendimizden utandırmayı becermesiydi, bunda da ne yazık ki önemli başarının sağlanmış olunmasındaydı. Okuyup adam olup kendinden, kimliğinden, değerlerinden utanan, ondan kaçan insan olmak bir zulümdü. İnsanın kendisini çevresindekilerden küçük görmesi, ikinci sınıf insan görmesi dehşet yıkıcı olan bir duyguydu. Oysa Kürtler dünya alemin bildiği, tanıdığı, adı adresi belli, küçümsenir gibi olmayan büyük bir halktı. Ortadoğu nun yerleşik en kadim halklarından biriydi. Kürdistan onların binlerce yıllık yurduydu. Kendi öz yurdumuzda yok sayılmak, yok olma ile yüz yüzeydik. Kendi dilimiz ve kültürümüzle yaşama, aydınlanma hakkımız yoktu. Kürtlerin yazı dilini öğrenme imkanları bir yana, anadilimizle konuşmak bile bir ihtiyaç olmaktan çıkma yolundaydı. Gidişat buraya doğru planlanmıştı, o yöne doğru da gelişiyordu. Şiddet, baskı ve yasaklarla desteklenmiş asimilasyon yaşamda büyük tahribat yaratmıştı ve bu tahribat sürüyordu. Öyle ki; Kürt sözcüğünü duymak, bir kitap ya da gazetede görmek bile birçoklarımızı heyecanlandırmaya yeterdi. Bu gidişle güzel dilimizin yazıya dökülmesi mümkün görülmüyordu. Sözlü kültürümüz, müziğimiz, melodilerimiz onun bunun tahrif ettiği, orada / burada hoyratça kullandığı malzemeler durumuna sokulmuştu. Binlerce yıllık bize has hazinelerimiz pazarda haraç mezat satıştaydı. Bir alfabemiz, gramerimiz, edebiyatımız var mıydı, bu güne kadar yazıya dökülenler neredeydi, bu kaynaklara nasıl ulaşacaktık, büyük çoğunluk olarak bundan habersizdik. Cumhuriyet ile birlikte başlayıp 20 yıl kesintisiz süren isyanlar, ağır sonuçları üzerinde kafa yoranlarımız çok sınırlıydı. İsyanları birebir yaşamış birçok insan kapı komşumuzdu ve bizler onlardan habersizdik. Hani denir ya, bakar körlerdik. Yanı başımızda bir nehir akıyordu, bizse susuzluktan yakınmaktaydık. Yaşanılan gerçekler dengbêjlerin dilinde, yaşlıların anılarında, öğütlerinde, anlamlı sözlerindeydi. Anadilimizden uzaklaşmamak, güzel seslerimizi yazıya dökmek, kültürümüzle aydınlanmak önlenemez hasretimiz oldu çok sonraları. Kürtçe okuyup yazmak şöyle dursun, Türkçe bile olsun eli kalem tutanlarımız oldukça sınırlıydı. İşte bu son 50 yılda çok şey oldu, önemli şeyler değişti. Vardığımız yerde artık büyüklerimiz gibi yalnızca sözlü anlatımla yetinmiyoruz, az çok kalem tutan ellerimiz var, yazıp çizmek elimizden geliyor. Yasaklar delindi. Köklerimize, dilimize, tarihimize, kültürümüze yüzümüzü döndük. Dil ve kültürümüzün önemini gittikçe yürekleri sarıyor. Söndürülemeyen yıldızımız yeniden gök kubbede parıldıyor. Başkalarının karartarak yazdığı tarihimizi sahiplenmek, geleceğimizi kendi ellerimizle yazmak, onu doyasıya yaşamak yolundayız. Büyülü dilimizi, folklorik kaynaklı zengin kültürümüzü, klasik edebiyatımızı merak ediyor, çağdaş edebiyat arayışlarımızı artan bir gayretle sürdürüyoruz. Ama iş o kadar da kolay değil. Lokma çiğnenmeden yutulmuyor. Önümüzde yürünecek daha uzun bir yokuş, daha uzun bir yol var. Şükürler olsun Allaha, var olan kendisini kanıtladı. Bu günlere ulaştık. Kürt halkı olarak kefeni yırttık ve bu kefeni bize zorla giydirmeye çalışan zihniyetin önüne attık. 50 yıldır yükselen, önlenemez bir Kürt uyanışı, Kürt direnişi, Kürt aydınlanması yaşanıyor. Yoğurt maya tuttu. Son 30 yılda, kendini sahiplenmede yenilmezliği açıkça görülen kitlesel bir halk 6

7 duruşu gerçekleşti. Nicelikte hatırı sayılır başarılı bir yol alındı. Kürt yok, hakları yok demek artık mümkün değil. Bu kadar uzun süren mücadele senetsiz sepetsiz olan alacağımızı kanıtlamak içindi. Alacaklı olduğumuz yarım ağızla da olsa belli oldu. Nereden bakarsak yüz yıldan bu yana alacaklıyız. Bu ancak kabul edilir merhaleye geldi. Onun ne miktar olduğu, ne zaman ve nasıl tahsil edebileceğimiz ise tartışma konusu. Ticarette olduğu gibi siyasette de hak ve hukuk belli olsa da onu tahsil etmek kolay değil. Alacağını takip etmek / tahsil edebilmek için, haklılığını sonuna kadar koruyabilen, daha nitelikli ve dirençli bir mücadele gerekiyor. Halkımızın nicesel durumu küçümsenmez düzeyde, direnişi kararlı; ama iş bölümü, kurumlaşmayla ifade edebileceğimiz niteliğimiz zayıf, yetersiz. Siyaset mücadelesi oldukça önemlidir, buna kuşku yok. Siyaseti tek çare olarak görmek ise mücadeleyi kazanmaya yetmiyor. Halk potansiyellerimiz büyük ama bunları kullanamıyor, harekete geçiremiyoruz. İş bölümü, kurumlaşma durumumuz kabalığını koruyor, aşırı güdümlü, etkisiz. Sonuca varmak için bu ve benzer zaafları aşmak gerekiyor. Yerelliği, cemaatçi husumetten pek de farklı olmayan kısır duruşu, dar düşünmeyi bir yana koyan bir Kürt aydınlanması ihtiyacı gelip karşımıza dikilmiş, kendisini dayatıyor. Siyaseti de kuşatan, etkileyen bir aydınlanmaya faaliyetine ihtiyacımız var. İletişim teknolojisindeki gelişme, etkili ulaşım imkanları aydınlamacı / aydınlatmacı bireyi güçlendiriyor. Çok şeylerin değiştiğini, değişmekte olduğunu, köprülerin altından akıp geçen suları görmemiz, yeni durumlara ayak uydurmamız gerekiyor. Sıkça ifade edildiği gibi Kürtler artık eski Kürtler değiller değerlendirilmesini yalnızca ifade etmek değil, bunu hak etmek de gerekiyor. Siyaset düne kadar tek mücadele alanı olarak görülüyordu, insanlar hizmeti, itibar bir tek siyasette aranıyorlardı. Belki de geçmişin şartlarında bu kaçınılmaz bir durumdu. Şiddete karşı şiddet yöntemlerini kullanarak, sırtını şiddete dayayan bir siyaset tarzıyla kendini kanıtlamak mümkünse de bununla sonuca varılamayacağı artık görülmeye başlandı. Şimdi açık alanda kitlesel siyaset, tanıtım için diplomasi, her alanda, her disiplinde kaliteyi yükseltmek zamanı. Siyasal yaşamı da etkileyecek çoğulcu Kürt fikir dünyasına yönelmek acil ihtiyacımız. Siyaset oldukça gerekli bir disiplindir, zamana zemine göre değişen, gerçekleşebilirlik üzerinden yürüyen bir mücadeledir. Ama, genel doğruları söyleyip durmayla siyaset gemisi yürümez. Kendini tekrarlayıp durmak akla ziyandır. Hazır bilgi olmaz, mutlak doğru bilgi de. Hiç kimse hazırda tutulan bilgiye itibar etmemelidir. Araştırmadan, sağlıklı bilgi edinmeden fikir sahibi olduğunu iddia etmek hiçbir derde derman olmaz. Kürt fikir dünyasındaki çeşitlilik, derinlik arttıkça, Kürt siyasal, toplumsal yaşamı demokratikleşip zenginleştikçe ayağımız gerçeklere değecektir. Kimlik zenginliği, yurt sevgisiyle anlam kazanır, güçlenir. Kürt tarihi, Kürt dili edebiyatı çalışmaları yoğunlaştıkça Kürt aydınlanması olması gereken zeminine, Kürt kimliği, halk mücadelesi laik olduğu yere oturacaktır. Bizim kuşaktan Kürtler, temel bilgiler edinmeden, klasik metinlerle tanışmadan, sosyal / kültürel alt yapımız olmadan sosyalizmle karşılaştık. Felsefe, tarih, sanat edebiyat, antropoloji, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi, siyaset bilimi, benzeri derinlikli disiplinlerin semtimize uğramadı. Okuma öğrenme imkanları sınırlı olanların, doğal olarak yazma alışkanlıkları edinmeleri de mümkün olamazdı. İlk öğretmenlerimiz, örneklerimiz demokrat diye bilinen Türk aydını dostlarımızdı. Örnek tutuklarımız önemli bir kısmı az bilgiyle çok büyük iddia sahibi olan, öyle davranan kimselerdi. Onları da ne yazık ki bizler gibi kendileri değillerdi, kendileri olamamışlardı. Toplumsal - siyasal kültür altyapıları zayıftı, özentiye, batı taklitçiliğine dayanan, ondan medet uman kimselerdi. Tek tip olarak üretilmiş demokrasiden nasiplenmede yaya kalmış laik / cumhuriyetçi aydınlardı. Çok büyük bir kısmı, belletilmiş bilgilerle hareket eden, bağımsız düşünme, davranma 7

8 alışkanlıkları edinememiş kimselerdi. Türk aydınlarının Marksizm / sosyalizm ile buluşması da bizler kadar olmasa da alt yapısızdı, benzer dogmatik metinler, kalıp bilgiler çerçevesinde kalmışlardı. Solun iflah olmaz hastalıkları Kürt Siyasetinde Biz Kürtlerin Marksizm ile tanışıp / buluşmamız tavşanın suyunun suyu kabilinden bir buluşmaydı. Marksizm, 1800 yılları ortalarında yükselen kapitalizmin ürünüydü. O güne kadar sürüp gelen bilim ve felsefi birikimin mirasçısıydı. Ne Marks peygamberdi, ne metodu ayet olarak gökten nazil olmuştu. Her şeyden önce, şeyleri bulunduğu yede gören, açıklayan, değişebilirliğinin yolunu da gösteren, geliştirilmeye uçları açık da duran dinamik bir metottu Marksizm. Bu metodu anlayabilmek, uygulayabilmek için önemli bir bilgi felsefi alt yapı gerekirdi. Marks sağ olsa, muhtemelen; Eski yunandan başlayıp, Eflatun u, Thales i, Sokrates ı, Aristo yu, Descardes i, Spinoza yı, Voltaire i, Kant ı, Hegel i okumadan benim semtime uğramayın.. derdi bizim gibilere. Marksizm i direk kaynağından okuyabilme, onunla buluşma / tanışma imkanımız olmamıştı. Bu gerçek de bir başka eksikliğimizdi. Haliyle teorik çeviri metinlerini ayet beller gibi okuduğumuz da oldu, imama uyup ayetleri tersinden ezberlediğimiz de. Referansı Marksizm olan sosyalizmle kaba algılama şeklinde bile olsun tanışmamız bizlere çok şeyler kazandırdı. Kendi dar ve değirmen taşı gibi aynı tempoyla dönüp duran dünyamızın dışına çıkma şansını bir ucundan yakalayabildik. Kendi ulusal kimliğimiz üzerinden olmasa da sosyalizm kavramı üzerinden bir öz güvene ulaşma imkanını bulduk. Sahte solu fark etmek, ondan uzak durmak uyanıklığımız da böyle mümkün oldu. Bir yandan sosyalist olacağız diye debelenirken, bir halt da karıştırdık; sosyalist olacağız, her derdimizi bu sayede halledeceğiz umuduyla sosyal gerçeklerimizden, dokumuzdan, sosyolojimizden de uzaklaştık. Bu büyük bir paradokstu iddiamızda, yaşamımızda. Dilimizi, kültürümüzü, tarihimizi ihmal ettik, bir anlamda ikinci plana attık. Bizi içten yaralayan feodal siyasal ölçülerden kaçtık kaçmasına da, yağmurdan kaçarken de doluya tutulmuş olduk. Tepeden inmeci, seçkinci, jakoben kültür bize de bulaştı. Öyle ki; dostlar alışverişte görsün diye güya enternasyonalist filan da olduk ama kendimiz olmayı beceremedik. Yabancısı olduğumuz yoğun ideolojik siyasal algılayış keskin duruş bizi biz olmaktan, toplumsallığımızdan uzaklaştırdı, geçmişimizden kopardı. İttihatçılıktan beslenen seçkinci aydın olmak, halka karşı buyurgan olmanın kirliliği bize de bulaştı. Mücadelemizi tarihimizden, sosyal dokumuzdan koparıp sınırladı, bizi bir yanıyla yetkinleştirirken, başka bir yandan da fukaralaştırdı. Bu kendi kendimize yabancılaşmamıza neden oldu. Türkiye de sol / sosyalist kültür büyük ölçüde ittihatçı anlayışın izlerini taşır. Bilindiği gibi geçen yüzyılın başlarında, inkılapçı, sosyalist / komünist düşünce ve hareketler ittihatçılık ile birlikte Anadolu ya ayak basmıştı Ekim devrimi öncesi / sonrası rüzgarıyla bir damar da Kafkaslardan aşağı indi. Türkiye de sosyalizmin öncülerinin birçoğunun Rumeli kökenli ve İttihatçı patentli oldukları bilinmektedir. Solun omurgası TKP söz konusu bu iki koldan beslendi. Başka bir kültürel siyasal damarı da özellikle Stalinist dönemin pratiklerinden ilham almaktaydı. Bütün bu akımların ortak yanı; tepeden inmeci, seçkinci, otoriter oluşlarıydı. Bu ortak yanları güçlü siyasal kültürler kendi öz yoldaşlarını bile yiyecek kadar komitacıydı, komplocuydu. Nesnel gerçekliği göz ardı eden, halkı teknede istenildiği gibi yoğrulabilecek hamur gibi gören ideolojik - siyasal örgütsel bir anlayışın mensupları, kadrolarıydı bunlar. 8

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir?

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir? Değerli arkadaşlar, 7 Haziran 2015 günü yapılacak olan 25. dönem Milletvekili seçiminin nasıl sonuçlanacağı haklı olarak büyük merak konusu... Bu nedenle aylardan beri kamuoyu yoklamaları yapılıyor, anketler

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA 1-PROJENİN ADI: HAYDİ HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 2-PROJENİN ÖZETİ: 2013-2014 eğitim- öğretim yılında okulumuz da gerçekleştireceğimiz

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Öğretenden Öğrenene Tavsiyeler

Öğretenden Öğrenene Tavsiyeler Öğretenden Öğrenene Tavsiyeler İNGİLİZCE -İngilizce telaffuzun düzeltilmesi adına film ve dizilerin İngilizce alt yazılı olanları izlenilebilir -İngilizce sesli hikâyeler, dinlenerek takip edilebilir.

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

SÜRELİ YAYINLAR (DERGİ) KATALOGU YAYIN YERİ VE TARİHİ

SÜRELİ YAYINLAR (DERGİ) KATALOGU YAYIN YERİ VE TARİHİ SÜRELİ YAYINLAR (DERGİ) KATALOGU YER NO DERGİ ADI YAYIN YERİ VE TARİHİ 984 YABANCI ÜLKELERDE KAÇAKÇILIK BÜLTENİ Ankara, 1936-435 YAĞMA Tahran, Tarih yok 2031 YAKIN SOSYALİST KÜLTÜR DERGİSİ İstanbul, 1989.

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR...

EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR... EĞİTİM SEVGİYLE BAŞLAR... Bütün insanlığı sevgiyle kucaklayabilecek hoşgörüye sahip, geleceğin dünyasına şekil verecek, çalışkan, ufku geniş, sahip olduğu değerleri paylaşabilen, huzurun ve güvenin teminatı

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum

S. 115 ARTI YÖN. Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel. Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum ARTI YÖN ARTI YÖN Kemal Koçak: Üniversite yaşamı beklediğimden daha güzel Sıdıka Pınar Temiz: Burada kendimi güvende hissediyorum Hadan Türkal: Hayat adına kimse vazgeçmemeli S. 115 BAŞARI ENGEL TANIMAZ!

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ MADDE 164 Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller Kınama cezasını gerektiren davranışlar ve fiiller şunlardır: a) Okulu, okul eşyasını

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi EĞLENCEM MEDYA Prof. Dr. E. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Merhaba, Öğrencilerimiz ile birlikte hayata geçireceğimiz çalışmalarda deneyim paylaşımı için aşağıdaki şu üç boyutu

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

İlkokuma Yazma Öğretimi

İlkokuma Yazma Öğretimi İlkokuma Yazma Öğretimi Günümüzün ve geleceğin öğrencilerinin yetiştirilmesinde, ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil, aynı zamanda düşünme, anlama,

Detaylı

Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi,

Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi, Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi, TÜRKÇE dersinde, Kişisel Gelişim ve Okuma Kültürü temalarına bağlı olarak çeşitli metinler ve Düşünceler

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 2. ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ 2 ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı