AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİMDE HABER ALMA HÜRRİYETİ GİRİŞ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİMDE HABER ALMA HÜRRİYETİ GİRİŞ"

Transkript

1 AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİMDE HABER ALMA HÜRRİYETİ Asistan : Ülker GÜRKAN GİRİŞ Yapmış olduğumuz bu araştırmada, dünyanın en demokratik haber alma hürriyeti rejimine malik olduğu umumiyetle kabul edilmiş olan A. B. D. deki haber alma hürriyetini inceliyeceğiz. öğrenmek ihtiyacını karşıla Haber alma, insanın bilmek ve maktadır. Bugün umumiyetle haber almadan bahsedilince, fikir cereyanlarını ve hâdiseleri bize hemen ve günü gününe bildirmesi hasebiyle, akla derhal basın gelmektedir. Bu sebeple haber alma hürriyeti ile basın hürriyeti çok kere aynı manâda kullanılmaktadır. Nitekim, haber almanın mahiyetini ve ehemmiyetini izah ettiğimiz birinci bölümde bazen, gayrı ' ihtiyarî bizde böyle yaptık. Ancak geçen asır için doğru olan bu telâkki bugün için doğru olamaz. Zira günümüzde basın, yegâne haber alma vasıtası olmaktan çıkmıştır; içinde bulunduğumuz asrın başlangıcında henüz ehemmiyet iktisap etmemiş iken, asrın ortalarına doğru son derece gelişerek, diğer haber alma vasıtaları haline gelen radyo, televizyon ve sinemayı da göz önünde bulundurmak icap etmekte ve böylece yukardaki iki terimi birbiriyle karıştırmamak zarureti kendini açıkça göstermektedir. Biz burada, evvelâ genel olarak haber alma hürriyetinin ne olduğunu ve ehemmiyetini inceledikten sonra, A. B. D. deki duruma geçecek ve haber alma, haber verme ile mümkün olduğundan, haber venneyi sağlıyan söz ve fikir hürriyeti üzerinde tevakkuf 143

2 edecek, haber almanın diğer vasıtaları olan basın, radyo, televizyon ve sinema üzerinde duracağız. Şunu da arzetmeliyiz ki, araştırmamız A. B. D. deki kanunî mevzuat'iı incelenmesine hasredilmiş değildir. Biz daha ziyade A. B. D. t.'eki haber alma hürriyetini sosyolojik bir zaviyeden mütalâa ederek e:zc!raeğe çalışacağız. I. GENEL OLARAK HABER ALMA HÜRRİYETİ Fikhleri, söz ve yazı ile ifade, her devirde ve her cemiyette mühim bir mevki işgal etmiş, medeniyetin ilerlemesini sağlamıştır. Bilhassa rnnibaanın keşfi ve geliştirilmesi, bu tekâmülün seyrini daha da süralicndinniştir. Fikiderin yazılı olarak yayımının ne zaman başladığı kesin olarak biür.emiyorsa da, İngiltere'de yanlış haberler yayarak propaganda yapılmasını meneden 1275 ve 1318 tarihli fermanlar, yazılı yayanın Orta Çağ'da önem kazanmağa başladığım belirtmektedir (1). XIX. yüzyıldan itibaren basının kazanmağa başladığı ehemmiyet, bu xgün en yüksek seviyeye ulaşmıştır denebilir. Nitekim bazı kimseler basını, bir dördüncü kuvvet olarak telâkki etmektedirler. Oysa ki, busını, devlet hayatında teşri, icra ve kazadan sonra gelen dördüncü bir kuvvet değil, bütün siyasî faaliyetlerin istikametini tâyin ederek, milletin idare üzerinde devamlı kontrolünü sağlıyan birinci kuvvet olarak mütalâa etmek daha yerinde olur (2). XX. yüzyılın başından beri basının ifade etmekte olduğu ihtiyaçlar, medenî cemiyetler için vazgeçilmesi mümkün olmayan hayatî zaruretler halini almıştır. Siyasî rejimi ne olursa olsun, her cemiyette, haber alma ve haber almayı mümkün kılan haber verme vasıtalarının en ehemmiyetlisini teşkil etmesi sebebiyle, basının mühim bir içtimaî müessese olduğu aşikârdır. Demokratik rejimler için, hür basın en başta gelen bir vasıtadır. Ancak basın hürriyetinin bütün icaplarıyla mevcud bulunduğu (1) Derbil, Prof. Süheyp : Yayım Hürriyeti ve Basın Polisi, AHF. 1945, C. II, s sh. 139 (2) Abadan, Prof. Yavuz: Basın Hürriyeti.Yeni İstanbul

3 cemiyetlerdedir ki demokrasi tesis ve idame ettirilebilir (3). Esasen Milton'dan beri, haber almayı temin eden basın hürriyetinin, bütün diğer hürriyetlerin teminatını teşkil etmesi bakımından, en başta gelen hürriyet olarak telâkki edilmesi lâzım geldiğinde, düşünen bütün insanlar mutabık kalmışlardır. Fakat maalesef, bir çok memleketlerde, basın hürriyeti zamanın ve siyasetin, daha doğrusu iktidardaki partinin vazetmiş olduğu şartlara nazaran mevcudiyeti kabul edilen, her zaman, otorite tarafından izalesi mümkün bir hürriyet telâkki edilmektedir. Mamafih, gene bir çok memleketlerde, fikir hürriyetine takdir edilen kıymet o içtimaî muhitte katileşip, artık kendisinden vazgeçilmez bir ehemmiyet kazanınca, basın hürriyeti, her türlü tecavüzden masun kalarak dokunulmaz bir hüviyet iktisap etmektedir (4). Basının, daha doğru bir ifadeyle haber alma hürriyetinin varlığı hakkında en iyi kıstaslardan birisi, şüphesiz, her sahada iktidardaki zümrelerin fikirlerini paylaşmıyarak, onlara muhalif kalanların da kendi fikirlerini serbestçe ifade edebilmeleri imkânının mevcudiyetidir (5). Haber alma hürriyetini, fikir ve kanaatların serbestçe mübadelesi olarak tarif edebiliriz. Ancak bu mübadelenin serbestisi ne suretle sağlanacaktır? Bugün varılan umumî kanaat, bu hürriyetin her tütiü müdahaleden masun olarak tecelli edebilmesinde, sadece anayasa ve tatbikat kanunlarında umumî ve geniş hüviyet taşıyan hükümlerin vazının kifayetsiz bulunduğudur. Geçici siyasî ve iktisadî tesirler, haber alma hürriyeti üzerinde çok kere müessir olmaktadır. Bu sebeple, basını, siyasî tesirlerden ve grup menfaatlanndan selâmete ulaştırmak için, anayasaların basın hürriyetine taallûk eden hükümlerini, an'anevî tarzı terketmek suretiyle, tafsilâtlı bir şekilde vazetmeleri gerekmektedir. Nitekim, II. Cihan Harbinden sonra, yeniden vücude getirilen anayasalarda bu hususa dikkat edildiği görülmektedir. Ayrıca, bu hususta lâzım gelen hukukî teminatın, haber alma hürriyetinin diğer mühim vasıtalan- (3) Hür Basın Demokratik Rejimin Temel Taşıdır. Dünya (4) Dönmezer, Prof. Sulhi: Matbuat Hürriyetinde Merhaleler. Yeni Sabah (5) Aşçıoğlu, Adil: Basın Hürriyeti. Hürriyet

4 nı teşkil eden radyo, televizyon ve sinemaya da teşmili zarureti bedihidir (6). Dünyanın son zamanlarda arzettiği duruma göre, kollektif bir hak ve hürriyet mahiyetini kazanan haber alma hürriyeti, devlete, kendisini korumak vazifesi kadar, icaplarını yerine getirebilmesi için her türlü yardımın yapılması vazifesini de yüklemektedir. Bunun için de, devletin iktisadî sıkıntı ve zorluklan berteraf ederek. haber alma vasıtalarına iktisadî yardımlarda bulunması gerekmektedir. Son zamanlarda basın, sinema ve radyonun bir endüstri haline geldiği ve iktisaden geri kalmış memleketlerde, bu endüstrinin ihtiyaçlarının devlet eliyle temin edildiği ve bu sebeple - hukukî teminatlara rağmen- haber alma hürriyetinin iktidara tâbi kılındığı aşikâr olarak görülmektedir (7). Haber alma hürriyeti sahasında görülen iktisadî sıkıntı ve güçlük, basın ve yayın vasıtalarının muayyen ellerde toplanmasının neticesidir. Meselâ, 1909 tarihinde A. B. D. de gündelik gazetelerin adedi 2600 iken, bu rakam 1947 de 1750 ye düşmüştür. A B. D. nin muhtelif eyalet ve şehirlerinde, gazetelerin '% 40 mmtakalarmda rakipsiz olarak intişar etmekte ve rekabet, ancak büyük şehirlerde mümkün olabilmektedir. Bundan başka, gazeteler, bir zincir halinde aynı şahıs veya şahısların ellerinde toplanmıya başlamıştır. Buna A. B. D. de «zincirleme mülkiyet» (chain ownership) denmektedir. Bu fiilî vaziyet, istihbarat ve haber alma ve verme endüstrisinin muayyen ellerde toplanması sebebiyle, muayyen haberleri neşretmek veya neşretmemek, hakikatleri efkârı umumiyeye bildirmek veya gizlemek, halka istenilen telkinleri yapmak veya yapmamak neticesini doğurmaktadır (8). Bazen de, devletin basın ve yayın vasıtalarına fiilen hâkim olması veya kâğıt ve resmî ilânları tevzi salâhiyetini haiz bulunması gene yukarıdaki mahzurlu neticeleri doğurmaktadır. Haber alma hürriyetinin en müessir vasıtası olan basın, hiç bir memlekette ve hiç bir zaman mutlak olarak serbest olmamıştır ve (6) Dönmezer, Prof. Sulhi: a. g. m. (7) Hür Basın Demokratik Rejimin Temel Taşıdır, a. g. m. (8) Dönmezer, Prof. Sulhi: Matbuat Hürriyeti ve İktisadî Unsurlar. Yeni Sabah

5 umumiyetle kabul edildiğine göre, basının tamamen serbest olması da mahzurludur. Fakat unutmamak lâzımdır ki, bu hususta, yani basının tahditli olarak mı yoksa tamamen hür olarak mı hareket etmesinin doğru olacağı hakkında karar verebilmek için, tecrübe şarttır. Tarihin her devrinde basının tahditli olduğuna şahit olmakta, fakat bu güne kadar tamamen serbest bırakıldığına dair bir işarete Bftstlıyamamaktayız. Bu duruma göre, basının tamamen serbest bırakılmasının mahzurlu olduğuna karar vermek ne dereceye kadar doğru olabilir? Basın hürriyetinin - ve dolayısıyla haber alma hürriyetinin - mutlak olarak telâkkisi tasvip edilmediğine göre, hiç olmazsa, kanunî mevzuatın, haber alma vasıtalarının suiniyetle değil de hüsniniyetle faaliyette bulunduğunun ve basın ve haber alma hürriyetinin ancak âmme hizmetleriyle ilgisiz hususlarda, meselâ şahsî şeref ve haysiyete tecavüz mahiyetini taşıyan haberler bakımından kötüye kullanılabileceğinin esas kabul edilerek vaz ve tatbikini tavsiye etmenin en doğru yol olacağı kanaatındayız. Netice olarak şunu söyliyebiliriz ki, haber alma hürriyetinin bir cemiyette lâyıkıyla gerçekleşebilmesi için en başta gelen şart, o cemiyet üyelerinin bu hürriyetin manâsını bütün gerçekleriyle kavnyabilecek bir kültür seviyesine ulaşmalarıdır. 1. Tarihçe: II. A. B. D. DE HABER ALMA HÜRRİYETİ A. B. D. de haber alma hürriyetinin tarihçesine başlamadan evvel, bu hürriyetin ingiltere'deki seyri üzerinde durmak faydalı olur. Çünkü, bilindiği üzere A. B. D. ni tesis eden İngiliz kolonistleri olup, yeni devletlerini kurarlarken büyük ölçüde ananelerinin tesirinde kalmışlardır. İngiltere'de matbaalar faaliyete geçince, devlet ve kilise, müştereken basını kontrol altına almışlardır. Henry VIII matbaacılar için sıkı bir müsaade sistemi vazetmiş, Tudor'lar da bu sistemi da- (9) Basın Hürriyeti Olmazsa Zayıflan Nasıl Koruruz? Le Monde, Dünya (10) Abadan, Prof. Yavuz: a. g. m. 147

6 ha şedit bir hale koymuşlardır. Şu devrede devlet ve kilise yekvücut telâkki edildiğinden, ayaklanmayı teşvik eden söz ve fikirler kadar, dini dalâleti ifade eden hususlar da kanun dışı idi. Elizabeth devrinde, her matbaa haftada iki defa resmî memurlar tarafından kontrol edilir, yolsuz telâkki edilen yazılar resmî cellât tarafından umumî meydanlarda yakılarak yok edilirdi (11). Fakat XVII ve XVIII. yüzyıllarda, siyasî hürriyetin modern kavramı İngiltere'de gelişmeğe başlamış, orta sınıf, kralın yetkilerine ve feodalite sisteminin tahditlerine karşı fikir hürriyeti uğruna mücadeleye girişerek zafere ulaşmıştır. İngiltere'de fikir hürriyeti lehine kazanılan ilk zafer, liberalizmin gelişmesi sayesinde Sansürcünün (censor) kaldırılması olmuştur. Bunun üzerine Parlâmento, iftira ve hicvi yasak eden ve yapanları cezalandıran kanunlar vazetmiştir (12). Amerikan kolonileri, İngiltere'de müsaade (lisans) sistemi tatbik edildiği sıralarda tesis edildiğinden, kolonilerin basın rejimi, İngiliz sansürünün başlıca hususiyetlerini haiz bulunmaktaydı. Bu sebeple, kilisenin müdahalesi tabiî addedilerek, siyasî ve dinî akidelere'aykırı yazıların neşri menedilmişti. Hattâ dinî taassup o dereceye varmıştı ki, kolonilerdeki hâkim din veya mezhebe mensup olmıyanlara rey hakkı dahi tanınmıyordu. Kolonilerdeki İngiliz valileri de, basının tahdidinden son derece memnun olup, kendi menfaatleri bakımından fikirlerin serbest ifadesini şiddetle menediyorlardı. Bu duruma güzel bir misâl olarak Virginia Valisi Sir YVilliam Berkeley'in yazdığı bir mektubu gösterebiliriz. Bu mektupta Vali, mekteplerin ve basının hür olmamasından dolayı Allaha şükrederek, bu durumun yüzyıllarca devamını diliyor, tahsilin dine itaatsizliği, basının ise hükümete karşı ayaklanmayı teşvik edeceği kanaatini izhar ile, Allahm kendilerini bu iki belâdan korumasını temenni ediyordu. (11) Blanshard, Paul: The Right to Read. Boston 1956, 2. Print. The Beacon Press, s. 31 (12) Lütem, Dr. İlhan : A. B. D. Fikir Hürriyeti Bakımından kanunların Anayasaya uygunluğunun murakabesi. Ank. 1956, AHP. Yayınlarından: 94, s. 8 (13) Blanshard, Paul: a. g. e., s

7 Kolonilerde de, fikir ve basın hürriyetini bastırmak için» ingiltere'de tatbik edilen üç metod kullanılmaktaydı. Bunlar: Cezalandırma, sansür ve vergilendirmeydi. Sansür, daima mutedil olarak tatbik edilmiş, fakat Stamp Act denilen kanunlarla şedit olarak tatbik edilmek istenilen vergilendirme sistemi muvaffak olamamıştır. Nihayet 1734 de Zanger dâvasında istimal edilen cezalandırma usulü ise tamamen aleyhe neticelenmiştir. Alman asıllı John Peter Zanger, kolonilerde ilk matbaayı tesis eden ve Philadelphia'da isyan çıkarmak isteyen William Pradford'un çırağı ve New York "VVeekly JournaPın müdürüydü. Ustasının serbest fikirlerini benimseyen Zanger, yazılarında Vali William Crosby'nin idaresini şiddetle tenkit etmekte, halkın mülkiyet ve haklarının müdafaasız kaldığını, valinin keyfi istediği zaman hâkimleri sebepsiz yere azlettiğini, jüri tarafından muhakeme usulünün tanınmadığını cesaretle belirtmekteydi. Bu yazılar üzerine, valinin emriyle Journalm dört nüshası halkın önünde yakıldı, Zanger de mahkemeden karar alınmaksızın tevkif edilerek on ay kadar hapsedildi (14). Bu müddet zarfında Zanger'in karısı Anna Carilerine Zanger, dokuz ay Valiye karşı cesaretle karşı durarak Journal'i çıkarmağa devam etmiş, kocasının fikirlerini halka duyurmuştur (15). Nihayet, Zanger, fesatçı neşriyat ile hükümetin itibarını düşürmek suçuyla itham edilerek mahkemeye verildi ve Zanger'i müdafaaya cesaret eden bir iki avukat da derhal barodan ihraç edildi. Fakat, Philadelphia'lı meşhur avukat Andrew Hamilton, Zanger'in müdafaasını deruhte etti ve parlak müdafaasıyla, jürinin Zanger'i beraat ettirmesini sağladı. Zanger'in beraatı ve halkın bunu ateşli bir şekilde tasvibi, kolonistler arasında fikir ve basın hürriyeti mefhumunun yüksek bir mevki işgal etmiş olduğunu göstermektedir. Bu duruma Müstemlekeler Meclisi'nin (Continental Congress) Quebec halkına hitaben neşrettiği mektupta (Letter to People of Quebec) işaret edilerek, Amerikalıların - Krallık tarafından reddedilmesine rağmen - beş hürriyeti arasında basın hürriyeti de zikredilmiştir (diğer hürriyetler temsilî bir hükümete sahip olma, kendi kendini idare etrne, jü- (14) Pfeffer, Leo : The Liberties of an American The Beacon Press, s (15) Cooper, Kent: The Right to Know. New York 1956, Farrar, Strous and Cudahy, s

8 ri tarafından alenî muhakeme, toprağa sahip olma ve habeas corpus İdi). Mektupta, basının, ilmin, ahlâkın ve sanatın terakkini sağladığı, hakikatleri açıkladığı, süjeler arasında fikir teatisini temin ederek aralarında birlik kurmayı kolaylaştırdığı ve bunlar sayesinde hükümetin idaresine milletin tesir edebilmesini mümkün kıldığı belirtilerek, hür olması istenmekteydi (16). Bağımsızlık Savaşı sırasında, gazetelerin mühim roller ifa ettiğine şahit olunmuştur. Meselâ, halk harbin gidişatından, General Washington'un askerî faaliyetlerinden günü gününe haberdar olmuş, harpten sonra Anayasa üzerindeki münakaşaları takip edebilmiştir. Bu sıralarda Noah Webster, Fenno, Frenau, Tom Paine gibi muktedir şahıslar, gazeteciliği bir meslek haline getirmeğe muvaffak olmuşlardır (17). İhtilâlden sonra Siyasî bağımsızlığın kazanılması, basın ve haber alma hürriyetinin de zaferini temin etmiştir de Philadelphia'da toplanan Anayasa Meclisine iştirak eden delegeler, ihtilâlden evvelki İngiliz sansür sistemini acı bir şekilde tenkit etmişlerdi. Fakat maalesef, yeni kurulan devletleri için hazırladıkları Anayasada ferdî hürriyetlerin teminatını teşkil eden toplanma, söz, din ve basın hürriyetleri hakkında hiçbir hüküm vazetmiyerek, söz hürriyetiyle ilgili meselelerin çoğunu federe devletlerin takdirine bırakmışlardı (18). Anayasada söz ve basın hürriyetine taallûk eden hükümlerin derpiş edilmemesi, federe devletlerin hoşnutsuzluğuna sebep olmuştu. Bunun üzerine, kendileri için teşkil ettikleri anayasalarda, onüç devletten dokuzu söz hürriyetini teminata bağladılar. Federal Anayasanın bu sahadaki eksikliği pek çok tenkitleri mucip olduğundan, 1791 de «First Amendment» i (Birinci Tadil) muhtevi olan Haklar Demeci neşredilerek Anayasanın eksikliği tamamlandı. First Amendment'e göre «Kongre... söz ve basın hürriyetini tahdit eden hiçbir kanun» yapamıyacaktı (19). (16) Pfeffer, Leo : a. g. e., s. 131 (17) Laski, Harold : The American Democracy. London 1949, George Ailen and Unwin Ltd., s (18) Blanshard, Paul: a. g. e., s. 34 Lütem, Dr. İlhan : a. g. e., s. 9 (19) Pfeffer, Leo : a. g. e., s

9 Ancak, Federal Anayasa ve First Amendment'le, basın hürriyetinin derhal teessüs ettiği söylenemez. Zira, Cumhuriyetin tesisinden sonra, haber alma hürriyeti, ingiltere ve Kolonilerdeki ilk seyri takip etmiştir. Eskisi kadar şiddetli olmamakla beraber, cezalandırma, sansür ve vergi vasıtasıyla yolsuz telâkki edilen neşriyata baskı yapılmıştır. Federal hükümet basını sansür etmek için, postaların kontrolü usulünü ihtiyar etmişti. Bu yoldan, basma baskı yapmak ve yolsuz sayılan neşriyatın tevziine mani olmak usulü, ilk defa Andrew Jakson tarafından düşünülmüştür de Kongre'ye sunduğu yıllık mesajında. Jackson, esirleri isyana teşvik eden fesatçı, Abolitionist (esaretin ilgasına taraftar olan) neşriyatın, Güney eyaletlere postalanmasını menedecek bir kanunun ısdarını teklif etmiş, fakat bu teklif, Senato'da John C. Calhoun tarafından şiddetli itirazlarla karşılandığından kabul edilmemiştir. Esir sahiplerinin baş sözcüsü olmasına rağmen, Calhoun, bu teklifi, devletlerin haklarına bilhassa basın hürriyetine bir tecavüz olarak vasıflandırmış, «neşriyatın mevzuu, tedavüldür; ve tedavülü menetmek hakikatte neşriyatı menetmektir» diyerek, Kongre'nin Abolitionist neşriyatın posta ile tedavülüne mani olacak böyle bir kanunu kabul ettiği takdirde, basın hürriyetinin ihlâl edileceğini belirtmişti. Dahili Harb sırasında, basma bilhassa askerî makamlar tarafından baskı yapıldığı müşahede edilmiştir. Bu sırada reisicumhur bulunan Abraham Lincoln, basma yapılan baskıya, istemiyerek de olsa, askerî zaruretler sebebiyle rıza göstermiştir. Harbin sona ermesiyle Kongre, bir sansür vasıtası olarak, postaların kontrolüne başvurmuş, bir seri tahdit edici kanunlar çıkarmıştır. Postaların kontrolü ile sansüre Woodrow Wilson idaresi sırasında da şahit olunmuştur (20). Fakat XIX. yüzyılın sonlanndan ve XX. yüzyılın başlarından itibaren haber alma hürriyeti, Amerikalılar tarafından iyice benimsenmiş ve demokrasinin ancak bu hürriyetle sağlanabilin eceğine inanılmıştır. Holmes ve Brandeis gibi meşhur hukukçular da fikir ve ifade hürriyeti hakkındaki temel prensipleri, First Amendment'i tefsir ederlerken tekâmül ettirerek bugünkü yüksek seviyeye ulaşmasında mühim roller ifa etmişlerdir (21). (20) Pfeffer, Leo : a. g. e., s (21) Lütem, Dr. İltyan: a. g. e., s

10 2. A. B. D. de Haber Alma Hürriyet in in Bugünkü Durumu: A) A.B.D. de Fikrî Hayat Bugün, hakikî Amerikan münevverleri, okuyarak kendini fikren geliştirmeği insan için tabiî bir hak telâkki etmektedirler. Buna mani olmak, yani insanın kendisini yetiştirmesine yarayan fikrî eserleri sansüre tâbi kılmak, zekâya, fikirleri serbestçe ifade mabedinin kutsal şeylerinin en mukaddesine vaki affedilmez bir tecavüz, bir cürüm olarak telâkki edilmektedir (22). A. B. D. de, cehalet başlangıçta oldukça mühim bir mesele teşkil etmekteydi. Zira Afrika'dan getirilen zenci esirler, sayılan arttıkça, memleketin nüfusu bakımından muazzam bir cahil kütlesi haline gelmişlerdi. O sıralarda esirler kadar kadınların da okuma yazma öğrenmesi lüzumsuz addedilmekteydi senelerinde halkın % 20 si tamamen cahil olup, bu mikdarın >% 80 ini de zenciler teşkil etmekteydi. Fikrî seviyenin bu kadar düşük olmasına sebep, şüphesiz zamanın sosyal ve ekonomik şartlarının gayrımüsait bulunmasıydı. Fakat cehaleti ortadan kaldırmak üzere açılan kampanya sayesinde cehalet yenilerek, Amerikan halkının fikrî seviyesi oldukça geliştirilmiş bulunmaktadır. Halen Kuzey Avrupa memleketlerinin ancak bir kaç tanesinin fikrî seviyesi A. B. D. den daha yüksek durumdadır. Bunun da sebebi, bu memleketler ahalisinin A. B. D. ahalisine nazaran daha mütecanis olmasıdır de cahillerin adedi memleket nüfusuna nazaran % 20 iken, bu gün Amerikalılann % 97 si okuyup yazabilmektedir. Mecburî tahsil sistemi sayesinde gençler arasında cehalet hemen tamamen kaldırılmış gibidir. Mamafih gene de yan münevverlerden şikâyetler vaki olmaktadır. Bu yarı münevverler okuyup yazmayı bildikleri halde, okuduklarım çok kere lâyıkıyla anlıyalmamaktadırlar (23). A. B. D. de fikrî seviyenin yükselmesini temin eden faktörlerin başında, her sınıf halk için neşriyat yapılması ve halka bu neşriyatı satın alabilme gücünün sağlanması gelmektedir. Halen A. B. D. de günde ellibeş milyon adet gazete ve senede üç milyon adet ma- (22) Blanshard, Paul: a. g. e., s. 4 (23) Blanshard, Paul: a. g. e., s

11 gazin satılmakta, her sene yediyüzelli milyon kitap ve dokuzyüzaltrmş milyon comicbook neşredilmektedir. Bütün bu neşriyatın ucuz olarak tevzii için de bütçeden her sene üçyüz milyon dolar tahsis edilmektedir (24). Bugün, Amerikan neşriyatı için dünyanın hemen en mükemmel ve en geniş imkânlara malik neşriyatı demek caizdir. Teknik bakımdan da mükemmel ve serbest rekabet imkânına sahip olan bu neşriyat sayesinde halk, diğer memleketler halkına nazaran herşeyi öğrenmek şansına daha ziyade malik bulunmaktadır. Amerikan fikir hayatının en büyük avantajı, her fikrin sesini duyurabilmesidir. Binlerce nevi gazete» magazin, kitap ve radyo ve televizyon programlan sayesinde halk, her hâdisenin, her ideolojinin ve her fikrin muhtelif cepheleri hakkında doğru malûmat edinebilmektedir ki bu, dünyadaki bir çok memlekeler ahalisinin mahrum olduğu mühim bir mazhariyettir (25).» A. B. D. de haftalık ve aylık dergileri, güttükleri maksada göre, üç gruba ayırmak mümkündür: 1) Saturday Evening Post, Colliers' ve Look gibi dergiler dramatik hikâyeler, mühimi şahsiyetlerin portrelerinin tasviri ve siyasî münakaşalarla daha ziyade halkı eğlendirerek meşgul etmeğe çalışırlar, Time ve Newsweek gibi dergiler, yarı sinik yan müstehzi bir ifadeyle haftanın vakıalarının panoramasının kısa bir skecini cazip bir şekilde okuyucuya sunarlar, Readers Digest ve buna benziyen ilmî, dinî ve edebî binlerce neşriyat (Reader's Digest hariç) iş, ilim, din ve sanat sahalarındaki faaliyet ve terakkilerle, bu sahalarda meşhur olan şahıslar hakkında malûmat verirler, 2) Diğer periyodik neşriyata gelince, bunlar da sade ve basit Amerikan vatandaşlarına hitap ederler. Bunların gerek makalelerindeki, gerek hikâyelerindeki şahıslar, Amerikalı olmakla gurur duyan, şahsi teşebbüsleri sayesinde yükselen, sade. azimkar ve cesur karakterdeki insanlardır. İkinci grubdaki periyodiklerin bazıları da ev, çocuk bakımı ve küçük el sanatlarına taallûk eden mevzularda pratik tavsiyelere hasredilmiştir, 3} Üçüncü grubu teşkil eden kültürel neşriyat mümtaz bir mevkie sahip olup, Southern Literary Messanger, Dial, Atlantic Monthly, (24) Blanshard, Paul: a. g. e., s. 14 (25) Hughes, Frank: Prejudice and the Press. New York 1950, The Devi Adair Comp., s. IX 153

12 North American Review, Century, Scribner's ve American Mercury A. B. D. nin fikrî tekâmülünde hakikaten müessir olan periyodiklerdir (26). Amerikan neşriyatı kaliteli olmakla beraber, gerek halkın büyük bir kısmı, gerekse basın ciddî konulara karşı maalesef gereken alâkayı göstermemektedir. Bu durum bilhassa ciddî kitaplar konusunda açıkça müşahade edilebilmektedir. Meselâ halk, umumiyetle kitap ilânlarını muhtevi gazete ve mecmualara karşı ilgisizdir. Ciddi kitaplardan bahseden neşriyatın adedi de az olup ancak abonelerine ulaşabilmektedir. Kitap ilânlarına yer ayıran neşriyatın en mühimleri New York Times, Saturday Review, Herald Tribune'dur. Pazar günleri çıkan Times Book Review, kitaplar hakkında en geniş malûmat ve tafsilât veren neşriyatı teşkil etmektedir. İlk üç neşriyat her sene yirmibeşbin, ikincisi ise ikibin kitap hakkında ciddî kritikler yapmaktadır ve ciddî bir kitap, bunlar kendisinden bahsetmedikçe, alâka gölrmek şansından tamamen mahrum kalmaktadır (27). A. B. D. de en çok satış yapan kitaplar, cep kitapları adını verdiğimiz «paperback» lerdir. Bunlar son derece ucuz olup milyonlarca nüsha basılmakta ve satılmaktadır. «Paperback» lerin kapaklarındaki tahrik edici resimler, acaip ve korkunç isimler de fiatlardaki ucuzluk kadar cazibe yaratmaktadır. Bu sebeple çok kere ciddî kitaplar da garip resimler ve uydurma isimlerle piyasaya sürülmektedir. Hard - Cover adı verilen cildli, ilmî ve edebî eserlerin fiatlan diğer memleketlere nazaran ucuz olmakla beraber, Amerikan halkına pahalı gelmektedir (28). Ucuz neşriyattan gayrı, A. B. D. deki muazzam: kütüphaneler de halkın, para sarfetmeksizin fikrî seviyesini yükseltmesi hususunda büyük avantajlar sağlamaktadır. Halen A. B. D. de umumî kütüphanelerde yüzotuzaltı milyon civarında, okul kütüphanelerinde de ikiyüz milyon civarında kitap bulunmaktadır ki adedi cem'an dörtyüzelli milyona baliğ olmaktadır. Bu duruma göre, her sene şahıs başına üç kitap düşmektedir. Fakat kütüphanelere devam * (26) Laski, H.: a. g. e., s (27) Blanshard, Paul: a. g. e., s (28) Blanshard, Paul: a. g. e., s

13 edenlerin sayısı pek az olup, halkm % 37 si kütüphanelere adım dahi atmamaktadır. Talebelere gelince, bunların yarısı kütüphanesi mevcut yerlerde yaşadıkları halde, ancak ellide biri kütüphanelere devam etmekte ve ekserisi tahsilleri sona erince bu itiyadlannı terketmektedirier. Halbuki Federal Hükümet, kütüphaneleri mükemmelleştirmek ve bu sayede halkın fikrî seviyesini yükseltmek için muazzam gayretler sarfederek, her sene kütüphanelere bütçeden yedi ilâ sekiz milyon dolar tahsis etmektedir (29). B) Fikir ve Söz Hürriyeti İnsan, konuşmayı öğrendiğinden itibaren muhtelif otoritelerle çarpışmak mecburiyetinde kalmıştır. İnsan, evvelâ "Tanrılar veya Tanrı ve kendisinin bunlarla olan münasebeti hakkında fikrini beyan etmiş, zamanın dinî ve dünyevî otoriteleri bunu tasvip etmediği için onu cezalandırmıştır. Socrates, Miechael Servetus, Huge Lotimer, VVilliam, Thomas bu cürmün kurbanları olmuşlardır. însan, fizikî âlem ve onun kanunlarına temas etmiş, hakikatleri belirtmek isteyince gene otoritelerle başı derde girmiştir. Galileo, hıristiyan akidelerine aykırı olarak, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için suçlandırılmış, kurtulabilmek için sapümî kanaatlarmı, gayrısamimî bir şekilde inkâra mecbur kalmıştır. Tom Scopes, insanların maymunların torunu olduğunu söylediği için, Amerika'da, hem de XVIII. yüzyılda, cezalandırılmıştır. İnsan, aşk, şiir ve san'at hususunda da fikirlerini açıkça ifadeden menedilmiş, aksine hareket edenler cezalandırılmıştır. Ovid, imparator August'ün gayriahlâkî telâkki ettiği bir tarzda Aşk llâhesi'ne yazdığı şiirlerden dolayı' Roma'dan sürülmüş, Ben Jonhson, iskoç'ları mizah konusu ettiği için hapse atılmış, Dimitri Shostakovich, musikiden kâfirce bir şekilde bahsettiği mülahazasıyla Rus makamlarının husumetini celbetmiştir. însan, kendini idare ederk otoriteler hakkında fikir serdedince, bu onu, daha büyük tehlikelere maruz bırakmıştır. Günümüzde dahi, herkes ilim, din, sanat sahasında fikrini serbestçe beyan etmek hürriyetine kavuştuğu halde, siyasî nizamı tenkit etmekten çekinmekte, bunu yapanlar ise delice bir cesarete sahip telâkki edilmek- (29) Blanshard, Paul: a. g, e., s

14 tedir. Brmek ki siyasî fikir ve kanaatlan izhar hürriyeti uğrunda yapılan mücadele elan bitmemiştir (30). Asrımızın en demokratik rejimine malik olan A.B.D. de, söz ve fikir hürriyetinin uzun ve şerefli bir mazisi vardır. Ekseri Amerikalı, söz ve fikir hürriyetinin demokratik tekâmülün temelini teşkil ettiği hususunda müttefiktir. Bağımsızlık Demeci, Haklar Beyannâmesi ve Federal Anayasa fikir hürriyetini, hükümet tarafından korunması icap eden en mühim bir tabiî hak olarak telâkki ve tesis etmiştir. Eu mukaddes ve devtredilmez hakkın çoğunluğun rızasıyla dahi değiş ürilemiyeceği kanaati, Amerikan münevverleri arasında iyice kökleşmiştir (31). First Amendment, «Kongre., söz ve basın hürriyetini tahdit edecek hiçbir kanım yapamaz.» hükmünü vazederken, fikir hürriyetini, söz ve bilhassa siyasî kanaatlan izhar hürriyetini kasdetmiştir. Fakat acaba söz ve fikir hürriyeti mutlak olarak telâkki edilecek ve her doktrini ve meselâ diktatörlüğün müdafaası hakkını da tazammun edecek midir? Demokrasiyi, fikir ve ifade hürriyetini yıkmayı istihdaf eden bu gibi sözlere bütün demokratik hürriyetlerden istifade hakkı tanınacak mıdır? İşte A. B. D. de demokrasinin karşılaştığı en mühim müşkül budur (32). Blackstone ve onun görüşünde olanlara göre, First Amendment herşeyi heryerde her zaman mutlak bir serbesti içinde söylemeyi istihdaf edecek şekilde tefsir edilmemelidir. First Amendment'in esas maksadı, herkese istediği şeyi söylemek hakkını temin etmektir. Fakat bundan, insanın söylediği sözlerden dolayı sonradan cezalandırılmaması neticesi çıkarılmamalıdır. Bu anlayış, A. B. D. nin kuruluşu sırasında, Washington tarafından tâyin edilen hâkimlerin görüşüne uymaktadır. Demek ki First Amendment'in teminat altına aldığı söz ve fikir hürriyeti, Kongre nin suç saymadığı hususlara mahsur olarak telâkki edilecek ve böylece, First Amendment son derece tahdit edilmiş bir söz hürriyetini garanti edecektir. (30) Pfeffer, Leo : a. g. e., s (31) Bishop, Hilman M., Hendel, Samuel: Basic Issues of American Demoeıacy. American Dilemma. New York 1951, 2. Ed. Appleton - Cerıtury Crofts Inc. s (32.) Bishop, Hilman, M., Hendel, Samuel: a. g. e., s

15 Fikir ve söz hürriyetini bu şekilde anlıyan felsefenin esasını, insanların aslında kötü mahlûklar olduğunu ve tabiaten kendilerinden üstün olan idareciler tarafından kötülük yapmaktan menedîlmeleri lâzım geldiğini kabul eden görüş teşkil etmektedir. Hamil ton'a göre; Halk bir «hayvandır ve onun için en iyi şey hayvan gibi hareket etmek veya mümkün olduğu' kadar hayvanlaşmaktır.» insan konuşmadığı müddetçe kendisini tehlikeden koruyabilir. Fakat malesef, tekâmülden geriye dönülernemekte ve insanı konuşmaktan menedecek elverişli bir usul bulunamamaktadır. Bu sebeple konuşmak mecburiyetinde kalan insan, sözlerini mümkün olduğu kadar azaltmalı ve hayvanca mevzularla tahdit etmelidir. Meselâ yemek, içmek, korunmak v. s. gibi. Hükümete veya âmmeye taallûk eden meseleler hakkında fikir beyan etmekten kaçınmalıdır. Eğer idareciler hakkında mutlaka konuşacaksa, sözlerinin aleyhte değil lehte olması sağlanmalıdır. Hükümetin gayesi, sulh ve sükûnu, halkın parçalayıcı insiyaklarından korumaktır. Halka, hükümeti tenkit etme hakkı tanınırsa, bu, büyük bir felâketi mucip olur (33). Hamilton'la John Marshall'm üzerinde uyuştukları bu görüş, siyasî hayatta tutunamamış, aynı görüşü benimseyen Fpderalist'ler 1800 seçimlerinde iktidardan düşmüşlerdir. Böyle bir anlayışın, Bousseau'nun, romantizmi ve içtimaî mukavele hakkındaki fikirleriyle yetiştirilen neslin tabiatına uymıyacağı aşikârdır. Esasen Bağımsızlık Demeci, yukarda zikredilen felsefeye tamamen zıt bir felsefeden; insanların kötü değil, iyi olarak doğduğunu, hükümetlerin halk tarafından kurulduğunu, bu sebeple efendi değil, aksine halkın hizmetkârı olduğunu ve hükümetin kendidisine tanınan iktidarı içtimaî mukaveleye uygun bir şekilde istimal etmediği takdirde despot olacağını kabul eden felsefeden neşet etmiştir. Bu felsefeye göre, âmme meselelerini münakaşa etmek, insan için sadece bir hak değil bir vazifedir ve hükümeti ve mensuplarını tenkit etmek, hükümete tevcih edilen kudretin suistimalini de önler. Bu felsefenin A. B. D. deki meşhur temsilcisi Jefferson'dur. Hamiltonculara ve Federalistlere göre, siyasî fikirleri beyan, ancak âdilliği aşikâr, doğruluğunun isbatı mümkün ve iyi.niyetle (33) Pfeffer,, Leo : a. g. e., s

16 hareket edildiği sabit olan hallerde makbul ve cezadan muaftır. Jefferson ve muakkiplerine göreyse, fikir ve söz hürriyeti mutlak olup, hükümetin bu hürriyete vazettiği bütün tahditler şüpheyle karşılanmalıdır. Jefferson ve taraftarları, hakikatle hatanın, mücadelesine müdahale edilmediği takdirde, hakikatin daima galip geleceğine, fikirlerin açık ve serbest mücadelesinin daima faydalı neticeler husule getireceğine inanırlar (34). Bunlara göre, First Amendment söz hürriyetini mutlak olarak vazetmiştir. Bu sebeple, hükümet, meşru olarak, kelime ve sözlerle değil, ancak kendi fiilleriyle ilgilenebilir. Medenî bir hükümet, ancak sulh ve nizama aykırı fiiller ika edenlere müdahale etmekle vazifesini ifa etmiş olur.,demek ki hükümet, ancak gayrı kanunî fiilleri cezalandırabilecek, bu fiillere sebep olan sözlere müdahale edemiyecektir. Abraham Lincoln, bu mülâhazaya karşı pek haklı olarak «Vazifesini ihmal eden basit bir asker çocuğu öldürebileceğim, buna mukabil onu, vazifesini ihmale teşvik eden hilekâr bir tahrikçinin saçının tek teline dokunamıyacak mıyım?» diye sormuştur (35). A. B. D. de söz ve fikir hürriyetinin bu günkü telâkkisi yukardaki iki müfrit görüşe ittiba edilmiyerek. daha mutedil bir şekilde kabul edilmektedir. Umumî kanaata göre, First Amendment'in teminata bağladığı fikir ve söz hürriyeti, doğrudan doğruya veya dolayısıyla âmme menfaat ve alâkalarına taallûk ettiği takdirde korunacak, fakat hususî maksat ve menfaatlara taallûk eden sözler, her durumda First Amendment'in teminatını talep edemiyecektir (36). Burada üzerinde durulması icap eden bir nokta daha bulunmaktadır. Acaba A. B. D. de «s ö z» den ne kasdedilmektedir? Umumiyetle kabul edildiğine göre, First Amendment'in teminata bağladığı söz hürriyeti, fikirlerin serbestçe ifadesi veya fikirlerin serbestçe teatisidir. Sarfedilen her kelime «s ö z» mefhumuna dahil edilmemelidir. Bu anlayış, 1942 de Chaplinsky Nevv Hampshire dâvasında açıkça belirtilmiştir. Bu dâvada Chaplinsky adlı bir ya- (34) Pfeffer, Leo : a. g. e., s (35) Pfeffer, Leo : a. g. e., s. 69 (36) Meiklejohn, Alexander: Free Speech. Nevv York 1948, Harper and Brothers., s

17 hudi, dinine ait bazı broşürlerin dağıtılmasına mani oldukları için polislere «faşistlen> diyerek hakaret etmiş ve mahkemeye verilerek mahkûm edilmişti. Yüksek Mahkeme bu kararı tasdik ederken, First Amendment'in tahkirâmiz veya kavgaya müteallik kelime ve sözleri korumadığını, fikirlerin ifade ve teatisi sayılamıyan böyle beyanların «s ö z» olarak kabul edilemiyeceğini açıklıyarak, karşısındaki şahısları herhangi bir hususta ikna değil, incitmek ve onlara iftira etmek maksadım güden beyanların cezaya müstahak olacağına karar vermiştir. Yüksek Mahkeme, 1931 de Stromberg v. California dâvasında verdiği bir kararla da, yalnız şifahî beyanların değil, ses organları hattâ okumayla dahi ilgisi olmıyan hareket ve davranışların da bir fikri ifade ettiği takdirde «s ö z» hürriyetine tanınan teminattan istifade edeceğini göstermiştir. Bu dâvanın mevzuu şu idi: Bir çocuk kampında, kamp organizatörü, her sabah bayrak direğine, aynı zamanda A. B. D. deki Komünist Partisi'nin de bayrağı olan Sovyet Rusya bayrağını çektirmekteydi. Bunun üzerine, dâvah, organize hükümete karşı, bir işaret, sembol veya alâmet kullanmayı yasak eden kanun mucibince itham edilerek mahkemeye verilmiş ve mahkûm olmuştu. Yüksek Mahkeme, bayrağın teşhirinin siyasî bir fikir mücadele ve münakaşasını teşkil ettiğini, bir sembolün teşhirinin, kelimelerle ifade edilen beyanlar kadar, fikirlerin muhabere ve mübadelesini sağlıyabileceğini belirterek, kamp organizatörünün hareketinin, söz hürriyetine tanınan teminattan istifade edebileceğine karar vermiştir. Yüksek Mahkeme, muhtelif dâvalarda, First Amendment'i tefsir ederken «sükût etme» yi ve hattâ «siyasî konuşmaları dinlememeyi» de «söz» telâkki ederek, First Amendment'in söz hürriyetine tanıdığı teminattan istifade edeceğini belirtmiştir (37). C. Basın Hürriyeti First Amendment, Federal Hükümetin haber alma vasıtalarını kontrol veya tahdit etmesini menetmiştir, hernekadar, federe devletler için bu sahada mükellefiyet vazetmemişse de, bu devletlerin ekseriyeti kendi anayasalarında söz ve basın hürriyetini garanti altına alacak hüküm ve kayıtlar kabul etmişlerdir. Meselâ, West Vir- (37) Pfeffer, Leo : a. g. e., s. 65,

18 # ginia Anayasası'na göre, hiçbir kanun, söz ve basın hürriyetini tahdit edemez, fakat Teşri Organ müstehcen kitap, yazı veya resimlerin neşrini ve satışını menetmek üzere uygun cezalar vazedebilir ve iftirayı mutazammın neşriyatı da cezalandırabilir. New York Anayasasına göre, her vatandaş kendisine tanınan hakkı suistimâl etmeksizin, her mevzuda serbestçe konuşabilir, yazabilir ve bunları neşredebilir (38). Bununla beraber, federe devletlerin söz ve basm hürriyeti sahasında kendilerini tahdit etmeleri kâfi görülmiyerek 1888 de kabul edilen Fo'.ii'eenth Amendment'le (14. Tadil), söz ve basm hürriyeti suhr.smda, First Amendment'le sağlanan teminat, federal sahadan federe sahaya intikâl ettirilmiştir. Bu Tadil'e göre; «Üye devletlerden hiçbiri, Birleşik Devletler vatandaşlarının dokunulmazlık ve imtiyazlarını tahdit eder mahiyette kanunlar yapıp tatbik edenıiyccektir. Kimse, normal usuller dışında üye devletler tarafında;! hayal, hürriyet veya malından mahrum edümiyecektir.» Yüksek Mahkeme de verdiği birçok kararlarda, First Amendment'le federal hükümete karşı teminat altına alınmış olan söz ve basm hürriyetinin, Fourteen Amendment'de zikredilen hak ve hürriyetler içinde mündemiç bulunduğu yolunda içtihat ederek, söz ve basın hürriyetini federe devletler tarafından tahdit edilmesini önlemiştir (39). A. B. D. de basm hürriyetine büyük bir ehemmiyet verilmektedir. Jefferson'ıın vaktiyle söylemiş olduğu «benden gazetesiz bir hükümet veya hükümetsiz gazete hakkında karar vermem istenseydi, ikincisini tercih etmekte bir an tereddüt etmezdim.» sözleri bu durumu pek veciz bir şekilde ifade etmektedir (40). Anayasanın basm hürriyetine sağlıdığı teminat, hükümet makamlarının harb ve fevkalâde hâller haricinde, basını tahdit ve tatil edebilmelerini hemen hemen imkânsız kılmıştır. Fakat her memlekette olduğu gibi, A. B. D. de de, basın hürriyeti mutlak olmayıp, harb ve fevkalâde haller haricinde de tahdit edilmekte ve bu (38) Freedom of Information. Vol. I, New York 1950, United Nations Publication, s (39) Tesal, Dr. Reşat: A. B. D. nin Basın ve Yayın Rejimi. AD 1950, No : 3, s. 328 (40) Hughes, Frank: a. g. e., s

19 durum Anayasa'ya aykın telâkki edilmemektedir. Bu tahditler şu dört grup içersinde toplanmıştır : 1) Fertleri iftira ve hakarete karşı korumağı istihdaf eden tahditler, 2) Cemiyeti müstehcen neşriyata karşı korumak üzere konan tahditler, 3) Devleti dahili karışıklıklara karşı ve 4) Devleti hariçten gelecek tecavüzlere karşı korumak üzere konan tahditler. Yüksek Mahkeme vermiş olduğu birçok kararlarda, bu dört grupta hülâsa edilen tahditlerin, hangi hallerde tatbik edileceğini göstermiştir. Buna göre, basının tahdit edilebilmesi için her hâdisede söz ve yazılann, kongrenin bizzat önlemesini icap ettirecek kötülükte açık ve halen mevcut bir tehlikeyi vücude getirebilecek şekilde sarf edilmiş olup olmadıklarının araştırılması lâzımdır (41). A. B. D. deki kanunî mevzuata göre, her vatandaş, devletin müdahalesi olmaksızın haberleri alma ve neşretme haklarına sahiptir. Gazetelerin muhabirleri dünyanın her tarafına yayılmış olup, topladıkları haberleri radyo ve telsiz vasıtasıyla idarehanelerine, bunlar da günü gününe okuyucularına bildirirler. Bazen Press Association haberleri bizzat kendisi toplıyarak gazete idarehanelerine aynı zamadan gönderir (42). Basın ve yayın organlarına dışarıdan getirilen havadis ve haberlerin memlekete sokulmasında herhangi bir gümrük tarifesi, kontenjan kaydı veya malî bir kontrol ve mükellefiyet attbik edilmemektedir. Ayrıca,, haberlerin sansürü diye bir şey de mevzubahis değildir. Harp zamanında kurulmuş olan «Sansür Dairesi» 15 Kasım 1945 de ilga edilmiştir (44). A. B. D. de, basın hürriyetine müteallik meseleler, sık sık ele alınarak ilmî araştırmalar yapılmakta ve neticeden efkân umumiye haberdar edilmekte, böylece basın hürriyetinin ehemmiyeti tebarüz ettirilmektedir. Burada, basın hürriyeti sahasında son sene- (41) Freedom of Information Vol. I, s. 22 (42) Cooper, Kent: a. g. e., s. 69, 213 (44) Freedom of Information Vol. I, sn

20 lerde yapılan bir teşebbüsten bahsetmek istiyoruz senesinde Life dergisinin sahibi Henry R. Luce'un teşebbüsü, Time ve Fortune dergisinin desteklemesiyle, içersinde çeşitli üniversite frofesörlerini, fikir ve iş adamlarını toplıyan ve gayrı resmî bir teşekkül olan «Basın Hürriyeti Komisyonu» (The Comission on Freedom of the Press) kurulmuştu. Komisyon üyeleri, Chicago Üniversitesi'n-' den Prof. Robert M. Hutchins tarafından seçilmiş liberal fikirli şahıslar olmakla beraber, şayanı eseftir ki, Mr. Luce'un menfi faaliyetleri neticesinde, içlerinde basın hayatına has problemleri çözmek hususunda en salâhiyettar mevkide bulunan gazetecilerden bir teki dahi mevcut değildi. Bu sebeple Komisyor/un raporu doğru ve şayanı dikkat tavsiyeleri havi olmakla beraber, birçok hususlarda hata yapmış, halk ve basın mensupları arasında infial uyandırmıştır (45). Rapor, hür fakat «mesul» bir basın üzerinde ısrar ederek, basının vazifelerini şöyle belirtmişti : 1) Basının ilk vazifesi, gündelik havadisleri hakikakate uygun, kolay anlaşılır bir şekilde aksettirmek, muhabirlerini, haberlerin sıhhat derecesini tâyin edebilecek iktidarda dikkatli ve titiz olanlar arasından seçmektir. 2) Basının ikinci vazifesi, hâdise ve fikirlerin tefsiri ve tenkidi hususunda bir mübadele sahası teşkil etmesidir. Bir cemiyette hasıl olan fikirler, hâdiseler çeşitli zaviyelerden ve halkın gözü önünde incelenmelidir. Bu sebeple iyi bir basın, zıt fikir ve cereyanlara azamî imkân vermelidir. Bugün gazetelerin tesir sahası son derece genişlemiş bulunduğundan, kendi görüş ve kanaatlerine uygun olmıyan fikirleri neşretmiyen bir gazete, bu fikirlerin efkârı umumiyeye ulaşmasına mani olacağı cihetle, basın hürriyetini baltalamış olur. Ayrıca, basın, müdafaa ettiği fikirlerin kaynaklarını da mümkün mertebe tebarüz ettirmelidir ki. okuyucu bu sayede fikirleri kıymetlendirmek imkânına sahip olabilsin. 3) Basının üçüncü vazifesi, cemiyeti teşkil eden sosyal grupları mümkün olduğu kadar ihata eden bir ifade vasıtası haline gelmektir. Bugün haberleşme vasıtaları, bilhassa gazete karikatürleri bu (45) Cooper, Kent: a. g. e., sn

626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun

626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun 626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun (Resmî Gazete ile ilâm : 14. V. 1958 - Sayı: 9906) No. Kabııl tarihi 7115 7. V. 1958

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1941

AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1941 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1941 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİNİN İZAHI TATBİK TARZINA DAİR UMUMİ HÜKÜMLER 1 Türkiye Cumhuriyeti dahilindeki Barolar vilâyet itibarile üç sınıfa ayrılmıştır. A. Birinci sınıfa dahil

Detaylı

T.C. BASBAKANLIK Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.12.00-156.04.v13 14.01.2011 Konu :Damga Vergisi GENELGE (2011/2 )

T.C. BASBAKANLIK Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.12.00-156.04.v13 14.01.2011 Konu :Damga Vergisi GENELGE (2011/2 ) T.C. BASBAKANLIK Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.12.00-156.04.v13 14.01.2011 Konu :Damga Vergisi GENELGE (2011/2 ) Bilindiği üzere, 02.12.2010 tarihli 27773 sayılı Resmi

Detaylı

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8:

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: ESKİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: Şirketin işleri ve idaresi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca Genel Kurul tarafından Hissedarlar arasından seçilecek 7 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından

Detaylı

İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun,

İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, İnsan hakları evrensel beyannamesi Önsöz İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının

Detaylı

Madde 1 - Köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı, DSİ Umum Müdürlüğü tarafından temin ve tedarik olunur.

Madde 1 - Köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı, DSİ Umum Müdürlüğü tarafından temin ve tedarik olunur. KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 7478 Kanun Kabul Tarihi: 09/05/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 16/05/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 10506 KANUNUN ŞÜMULÜ Madde 1 - Köylerin

Detaylı

İZOCAM TİCARET VE SANAYİ A.Ş. / IZOCM [] 19.04.2012 10:55:33 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Telefon ve Faks No. : 0216 3641010-02163644531

İZOCAM TİCARET VE SANAYİ A.Ş. / IZOCM [] 19.04.2012 10:55:33 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Telefon ve Faks No. : 0216 3641010-02163644531 . / IZOCM [] 19.04.2012 10:55:33 Özel Durum Açıklaması (Güncelleme) Ortaklığın Adresi : Organize San. Bölg. 3. Cad. No:4 Y.Dudullu- Ümraniye/İstanbul Telefon ve Faks No. : 0216 3641010-02163644531 Ortaklığın

Detaylı

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU Ortaklığın Ünvanı/Ortakların Adı : Türk Prysmian Kablo ve Sistemleri A.Ş. Adresi : Ömerbey Mah. Bursa Asfaltı Cad. No:51, Mudanya / Bursa Telefon / Faks : (0224) 270 30 00 / (0224)

Detaylı

HER NEVİ MADEN OCAKLARINDA YERALTI İŞLERİNDE KADINLARIN ÇALIŞTIRILMAMASI HAKKINDA SÖZLEŞME

HER NEVİ MADEN OCAKLARINDA YERALTI İŞLERİNDE KADINLARIN ÇALIŞTIRILMAMASI HAKKINDA SÖZLEŞME HER NEVİ MADEN OCAKLARINDA YERALTI İŞLERİNDE KADINLARIN ÇALIŞTIRILMAMASI HAKKINDA SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 4 Haziran 1935 Kanun Tarih ve Sayısı: 9 Haziran 1937 / 3229 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı:

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL -. '. ' J ı 156 16 Şubat 1952 tarihli Türkiye Batı - Almanya Ticaret ve ödeme Anlaşmalarına Ek 21 Aralık 1954 tarihli Protokollerle Ekleri Mektupların Tasdikine dair Kanun (Resmî Gazete ile ilâm.- 2.II.

Detaylı

Birinci Bölüm : İşletme faaliyetlerinin muhtelif safhmları 1

Birinci Bölüm : İşletme faaliyetlerinin muhtelif safhmları 1 İ Ç İ N D E K İ L E R Sakile Birinci Bölüm : İşletme faaliyetlerinin muhtelif safhmları 1 A UMUMÎ MÜLÂHAZALAR 1 B - İŞLETME FAALİYETLERİNDE TEDARİK SAFHASI 2 I Uumumî mülâhazalar 2 II Tedarik faaliyetlerinin

Detaylı

Dr. İsmet Turanlı. Köln

Dr. İsmet Turanlı. Köln Dr. İsmet Turanlı Köln Fertilite bozukluklarında Psikosomatik yönden diagnoz ve tedavi Fertilite bozukluğu olan hastalara prensip olarak BİO-PSİKO-SOSYAL dimensiyonda yaklaşmak lazımdır. Lüzumlu diyagnostik:

Detaylı

TERÖRİZMİN BASTIRILMASINA (SUPPRESSION) DAİR AVRUPA SÖZLEŞMESİ 1

TERÖRİZMİN BASTIRILMASINA (SUPPRESSION) DAİR AVRUPA SÖZLEŞMESİ 1 TERÖRİZMİN BASTIRILMASINA (SUPPRESSION) DAİR AVRUPA SÖZLEŞMESİ 1 Bu Sözleşmeyi imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler, Avrupa Konseyi amacının, üyeleri arasında daha sıkı bir birliği gerçekleştirmek

Detaylı

SINAİ MÜESSESELERDE HAFTA TATİLİ YAPILMASI HAKKINDA 14 NUMARALI SÖZLEŞME

SINAİ MÜESSESELERDE HAFTA TATİLİ YAPILMASI HAKKINDA 14 NUMARALI SÖZLEŞME SINAİ MÜESSESELERDE HAFTA TATİLİ YAPILMASI HAKKINDA 14 NUMARALI SÖZLEŞME Künye----------------------------------------------- Adı: SINAİ MÜESSESELERDE HAFTA TATİLİ YAPILMASI HAKKINDA 14 NUMARALI SÖZLEŞME

Detaylı

1. Tacir hükmi şahıs ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri;

1. Tacir hükmi şahıs ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri; Ticari Defterler Bölümüne Git Kanunlarımıza Göre Ticari Defterler TÜRK TİCARET KANUNU TİCARİ DEFTERLER A) Defter Tutma Mükellefiyeti: I Şümulü: Madde 66 Her tacir, ticarî işletmesinin iktisadi ve mali

Detaylı

Devre : X. îçtima: 3 S. SAYISI :

Devre : X. îçtima: 3 S. SAYISI : Devre : X. îçtima: 3 S. SAYISI : 225 Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Mukavelesinin tasdiki hakkında kanun lâyihası ve Hariciye ve Maarif encümenleri mazbataları (1 /678)

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

ÖZEL TIBBİ TEDAVİ VE TERMO - KLİMATİK KAYNAKLAR ALANINDA KARŞILIKLI YARDIMLAŞMAYA DAİR AVRUPA ANDLAŞMASI

ÖZEL TIBBİ TEDAVİ VE TERMO - KLİMATİK KAYNAKLAR ALANINDA KARŞILIKLI YARDIMLAŞMAYA DAİR AVRUPA ANDLAŞMASI 1035 Özel tıbbi tedavi ve termo - klimatik kaynaklar alanında karşılıklı yardımlaşmaya dair Avrupa Andlaşmasmın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 11.5 1964 - Sayı

Detaylı

AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1947

AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1947 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ 1947 AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİNİN UYGULANMA ŞEKLİNE DAİR GENEL HÜKÜMLER 1 Türkiye Cumhuriyeti dahilindeki barolar il itibariyle üç sınıfa ayrılmıştır. A. Birinci sınıfa dahil baro

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek 2 ve 4ncü Maddelerinin Değiştirilmesine, Değişik 60 nci ve Bu Kanuna Bir Ek Madde ile Bir Geçici Madde İlâvesine Dair nın C. Senatosunca

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 372 Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) Kanun No., Kabul Tarihi

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. Duruşma Taleplidir. DAVACI : Türkiye Barolar Birliği adına Başkan Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU Oğuzlar Mahallesi Barış Manço Caddesi Avukat Özdemir

Detaylı

BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ BURSA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1.NCİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ-GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ Genel Kurul tarafından kabulü; Karar Tarihi : 24.02.1992 Karar No. : 15-5 Kuruluş Madde 1 Bursa

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Ö N S Ö Z

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Ö N S Ö Z İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Ö N S Ö Z İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

SİYASİ PARTİ REKLAM VE İLANLARINA İLİŞKİN İLKELER VE UYGULAMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK GEREKÇE

SİYASİ PARTİ REKLAM VE İLANLARINA İLİŞKİN İLKELER VE UYGULAMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK GEREKÇE SİYASİ PARTİ REKLAM VE İLANLARINA İLİŞKİN İLKELER VE UYGULAMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK GEREKÇE Bu Yönetmelik ile, 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 2820 Sayılı

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME 1- Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğünce lisansüstü öğrenim görmek üzere.üniversitesi Rektörlüğüne gönderileceğimden, aşağıdaki şartların aynen kabulüne ve iş bu

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

96 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARI HAKKINDA SÖZLEŞME (1949 TADİLİ) ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1949

96 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARI HAKKINDA SÖZLEŞME (1949 TADİLİ) ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1949 96 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARI HAKKINDA SÖZLEŞME (1949 TADİLİ) ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1949 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 8.8.1951 / 5835 Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: 14.8.1951 /

Detaylı

TENZİLATLI SATIŞLAR KONUSUNDAKİ RİAYETİ MECBURİ MESLEKİ KARAR METNİ DIŞ SİRKÜLER NO: 6 BİRİNCİ BÖLÜM

TENZİLATLI SATIŞLAR KONUSUNDAKİ RİAYETİ MECBURİ MESLEKİ KARAR METNİ DIŞ SİRKÜLER NO: 6 BİRİNCİ BÖLÜM TENZİLATLI SATIŞLAR KONUSUNDAKİ RİAYETİ MECBURİ MESLEKİ KARAR METNİ DIŞ SİRKÜLER NO: 6 BİRİNCİ BÖLÜM Talimatın Gayesi Madde 1 - Tenzilâtlı satışlar konusundaki Odalar mensnupları arasında mevcut ticari

Detaylı

VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1

VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1 VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1 Av. Hüseyin KARAKOÇ ÖZET Vergi Davaları idare lehine sonuçlandığı zaman davacı aleyhine

Detaylı

Ölülerin muayenesi ve defin ruhsatlarının verilmesi, fert. toplum ve çevre sağlığının açısından önem arz etmektedir.

Ölülerin muayenesi ve defin ruhsatlarının verilmesi, fert. toplum ve çevre sağlığının açısından önem arz etmektedir. Ölü Defin Ruhsatları Hakkında Genelge Tarihi:01.05.2000 Sayısı:5852-2000/41 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü SAYI : B100TSH0100005/5852 KONU : Ölü Defin Ruhsatları ANKARA 01.05.2000

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

Motorlu Taşıtlar Vergisi Ve Trafik Para Cezalarının Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Sitesinden Kredi Kartı İle Ödenebileceği Anlaşmalı Bankalar

Motorlu Taşıtlar Vergisi Ve Trafik Para Cezalarının Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Sitesinden Kredi Kartı İle Ödenebileceği Anlaşmalı Bankalar İÇİNDEKİLER 1. Kamu Alacaklarının Takip ve Tahsili Nasıl Yapılır? 6 2. Ödeme Emri Nedir ve Kimler Adına Düzenlenir? 6 3. Ödeme Emrinde Hangi Hususlar Yer Alır? 6 4. Hangi Nedenlerle Ödeme Emrine Karşı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. F. Unvan. III. Sermaye ve şirket mameleki A. Esas sermaye. B. Sermayenin paylara bölünmüş olması ;... 32

İÇİNDEKİLER. F. Unvan. III. Sermaye ve şirket mameleki A. Esas sermaye. B. Sermayenin paylara bölünmüş olması ;... 32 İÇİNDEKİLER 1. GtRÎŞ 1-20 I. Ticaret şirketleri 1 II. Anonim şirketlerin yarar ve sakıncaları 2 A. Yararları 2 B. Sakıncaları 3 III. Tarihçe 4 A. Avrupada durum 4 B. Türkiyede durum 6 IV. Türk Ticaret

Detaylı

Amaç Madde 1-Bu Kanunun amacı finansman sağlamaya yönelik finansal kiralamayı düzenlemektir.

Amaç Madde 1-Bu Kanunun amacı finansman sağlamaya yönelik finansal kiralamayı düzenlemektir. 6. FİNANSAL KİRALAMA KANUNU Kanunun tam adı : Finansal Kiralama Kanunu Kanun No. : 3226 Kabul Tarihi : 10 Haziran 1985 Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 28 Haziran 1985 / 18795 BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015

Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015 Karar No : 1888 Karar Tarihi : 07/10/2015 Adalet ve Kalkınma Partisi SKM Başkanı Yıldız SEFERİNOĞLU ve Adalet ve Kalkınma Partisi Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Şeref MALKOÇ tarafından müştereken imzalanarak

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ T.C. ANKARA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 81 23.02.2004 - K A R A R - ASKI Genel Müdürlüğünün 1. Hukuk Müşavirliğinin

Detaylı

Dışişleri Komisyonu raporu

Dışişleri Komisyonu raporu S.Sayısı: 161 Yabancı memleketlerle geçici mahiyette ticaret anlaşmaları ve Modüs vivendiler akdine ve bunların şümulüne giren maddelerin gümrük resimlerinde değişiklikler yapılmasına ve anlaşmaya yanaşmıyan

Detaylı

Özelge: Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu

Özelge: Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu Özelge: Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu Sayı: 84098128-120.04[65-2013-4]-207 Tarih: 16/04/2014

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI ARASINDA TÜRKİYEDE BİR ÇALIŞMA ENSTİTÜSÜ KURULMASINA MÜTEALLİK 13 SAYILI EK ANLAŞMA Milletlerarası Çalışma Teşkilatı (Badema Teşkilatı diye anılacaktır.)

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Özelge: Vergi mükelle 䎘晐 olmayan kişilerden mal ve hizmet alınması halinde yapılacak ödemelerden hangi oranda tevkifat yapılacağı ve belge düzeni hk.

Özelge: Vergi mükelle 䎘晐 olmayan kişilerden mal ve hizmet alınması halinde yapılacak ödemelerden hangi oranda tevkifat yapılacağı ve belge düzeni hk. Özelge: Vergi mükelle 䎘晐 olmayan kişilerden mal ve hizmet alınması halinde yapılacak ödemelerden hangi oranda tevkifat yapılacağı ve belge düzeni hk. Sayı: 11395140-105[234-2012/VUK-1-...]--1330 Tarih:

Detaylı

VAKIF FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. ( ANA SÖZLEŞMESİ )

VAKIF FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. ( ANA SÖZLEŞMESİ ) VAKIF FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. ( ANA SÖZLEŞMESİ ) ESKİ HALİ Şirket Merkez ve Şubeleri Madde 4 - Şirketin Merkezi İstanbul İli Şişli İlçesindedir. Adresi Büyükdere Caddesi Gazeteciler Sitesi Matbuat Sokak

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47

İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki

Detaylı

TEKNİK EĞİTİM VAKFI SENEDİ. Vakıf senedinin altında isim ve adresleri belirtilen şahıslar tarafından kurulan vakfın adı " TEKNİK EĞİTİM VAKFI" dır.

TEKNİK EĞİTİM VAKFI SENEDİ. Vakıf senedinin altında isim ve adresleri belirtilen şahıslar tarafından kurulan vakfın adı  TEKNİK EĞİTİM VAKFI dır. Tüzük VAKFIN ADI Madde:1 TEKNİK EĞİTİM VAKFI SENEDİ Vakıf senedinin altında isim ve adresleri belirtilen şahıslar tarafından kurulan vakfın adı " TEKNİK EĞİTİM VAKFI" dır. VAKFIN MERKEZİ Madde:2 Vakfın

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

(Resmî Gazete ile ilânı : 28. V. 1949 - Sayı: 7218) Kabul tarihi 5394 < 24. V. 1949

(Resmî Gazete ile ilânı : 28. V. 1949 - Sayı: 7218) Kabul tarihi 5394 < 24. V. 1949 698, ^ New - York'ta Lake Success'te imzalanan (Kadın ve Çocuk Ticaretinin kaldırılması) ve (Müstehcen neşriyatın tedavül ve ticaretinin kaldırılması) hakkındaki Protokollerin onanmasına dair Kanun (Resmî

Detaylı

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun - 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun (Resmî Gazele ile neşir ve ilâm : 24/V/9S3 - Sayı : 2409) No. Kabul tarihi 23 - V -933 BÎRİNCİ MADDE İstatistik umum müdürlüğü; umum müdürlük, müşavirlik,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım:

Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım: Türkiye: 1936 yılında maden istihsalâtımız umumiyet üzere artmıştır. Bu yılın istihsal adetlerini bir öncesi ile karşılaştıralım: Listede zımpara müstesna - ki yalnız iki, üç yüz tonluk bir tenakus göstermiştir,

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

MADDE 9 - YÖNETİM KURULUNUN SEÇİMİ, GÖREVLERİ, SÜRESİ VE YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI

MADDE 9 - YÖNETİM KURULUNUN SEÇİMİ, GÖREVLERİ, SÜRESİ VE YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI AKFEN HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞME TADİL METİNLERİ ESKİ METİN MADDE 9 - YÖNETİM KURULUNUN SEÇİMİ, GÖREVLERİ, SÜRESİ VE YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI A. Yönetim Kurulunun Seçimi ve Görevleri Şirket in işleri

Detaylı

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Hukuk İşleri Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Hukuk İşleri Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Hukuk İşleri Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönetmelik, Bursa Nilüfer Belediyesi, Hukuk İşleri Müdürlüğünün

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

PİMAŞ PLASTİK İNŞAAT MALZEMELERİ A.Ş. ESAS SÖZLEŞME MADDE TADİL TASARISI

PİMAŞ PLASTİK İNŞAAT MALZEMELERİ A.Ş. ESAS SÖZLEŞME MADDE TADİL TASARISI PİMAŞ PLASTİK İNŞAAT MALZEMELERİ A.Ş. ESAS SÖZLEŞME MADDE TADİL TASARISI MAKSAT VE MEVZUU Madde 3 : Şirketin maksat ve mevzuu şunlardır. a-) Her çeşit plastik veya esas hammaddesi sentetik olan benzeri

Detaylı

Duyuru No: 2015/67 İstanbul, 11/09/2015

Duyuru No: 2015/67 İstanbul, 11/09/2015 Artvine Bağlı Bazı İlçelerdeki Mükelleflerin Vergi Borçlarının Taksitlendirilmesine İlişkin Tahsilat Genel Tebliği (Seri: B Sıra No:8) Resmi Gazetede Yayımlandı. Duyuru No: 2015/67 İstanbul, 11/09/2015

Detaylı

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır.

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır. GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTULMAKSIZIN SERBEST DOLAŞIMA SOKULAN İKİNCİL İŞLEM GÖRMÜŞ ÜRÜNE İLİŞKİN GÜMRÜK VERGİLERİ VE İDARİ PARA CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN SÜRE (ZAMANAŞIMI) Bilindiği üzere Dahilde İşleme

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

ÇEVİRİ İŞLETMELERİ DERNEĞİ. Ahmet ÇALLI. ES Dil Hizmetleri ve Danışmanlık A.Ş.

ÇEVİRİ İŞLETMELERİ DERNEĞİ. Ahmet ÇALLI. ES Dil Hizmetleri ve Danışmanlık A.Ş. ÇEVİRİ İŞLETMELERİ DERNEĞİ Ahmet ÇALLI ES Dil Hizmetleri ve Danışmanlık A.Ş. MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER Mali Yükümlülükler Kanunlar ile sınırlandırılan yükümlülükler İşçi İşveren ilişkileri ile ilgili mevzuat

Detaylı

ĠÇĠN BAKANLAR KURULUNA YETKĠ VERĠLMESĠ HAKKINDA KANUN

ĠÇĠN BAKANLAR KURULUNA YETKĠ VERĠLMESĠ HAKKINDA KANUN 3729 MĠLLETLERARASI ANDLAġMALARIN YAPILMASI, YÜRÜRLÜĞÜ VE YAYINLANMASI ĠLE BAZI ANDLAġMALARIN YAPILMASI ĠÇĠN BAKANLAR KURULUNA YETKĠ VERĠLMESĠ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 244 Kabul Tarihi : 31/5/1963

Detaylı

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU A) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ndan doğan sorumluluk Yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ( TTK ) doğan sorumluluğu, hukuki ve cezai sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Detaylı

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam)

Ýslâm Ahlak Teorileri (Ethical Theories in Islam) ve referanslar ve elbette tarihsel ve entelektüel ardalan ileri derecede önemlidir. Çünkü genelde Batýlý kavramlar, kendilerinde ne olduklarý na bakýlmaksýzýn (aslýnda akademik ve entelektüel bir soruþturmanýn

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI

Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI ÖZET : Tebliğde, Artvin İline bağlı Arhavi, Borçka ve Hopa İlçelerinde 24/8/2015 tarihinde meydana gelen doğal

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü. Sayı : 11395140-019.

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü. Sayı : 11395140-019. Özelge: SMS yolu ile banka hesabına yatan üyelik bedelleri karşılığında aylık fatura düzenleyip düzenleyemeyeceği ile yabancı ülke internet sitelerinin üyelere kullandırılması durumunda elde edilecek gelirin

Detaylı

HUSUSİ SİGORTA HUKUKU

HUSUSİ SİGORTA HUKUKU Prof. Dr. Rayegân KENDER TÜRKİYE DE HUSUSİ SİGORTA HUKUKU Sigorta Müessesesi Sigorta Sözleşmesi İÇİNDEKİLER ONUNCU BASKIYA ÖNSÖZ... vii BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...ix İÇİNDEKİLER...xi BİBLİYOGR AFYA...xix

Detaylı

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire Esas No : 2009/1602 Karar No :2013/6426 Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği Özeti : Müteselsil sorumlulardan

Detaylı

I- 6102 SAYILI TTK NIN KAPSAMINA GİREN TİCARET ŞİRKETLERİ

I- 6102 SAYILI TTK NIN KAPSAMINA GİREN TİCARET ŞİRKETLERİ İçindekiler I- 6102 SAYILI TTK NIN KAPSAMINA GİREN TİCARET ŞİRKETLERİ... 1 II- 6102 SAYILI TTK NUNDA ŞİRKETLERİN FAALİYET KONULARI İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER... 1 III- 6102 SAYILI TTK İLE ULTRA VİRES İLKESİ

Detaylı

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ ESKİ METİN YÖNETİM KURULU MADDE 8- Şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Şirket Yönetim Kurulu altı üyeden oluşur ve bu üyelerin tamamı

Detaylı

Medeni haklarını kullanmaya ehil olmıyan, amme hizmetlerinden menedilen veya ağır hapis ve haysiyetimuhil bir cürümden dolayı hapis cezası ile mahküm

Medeni haklarını kullanmaya ehil olmıyan, amme hizmetlerinden menedilen veya ağır hapis ve haysiyetimuhil bir cürümden dolayı hapis cezası ile mahküm 429 VETERİNER HEKİMLİĞİ MESLEĞİNİN İCRASINA, TÜRK VETERİNER BİRLİĞİ İLE ODALARININ TEŞEKKÜL TARZINA VE GÖRECEĞİ İŞLERE DAİR KANUNUN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ Kanun Numarası : 6343 Kabul Tarihi

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM SİCİLE KAYITLI OLMAYAN GEMİLERİN REHNİ İKİNCİ BÖLÜM SİCİLE KAYITLI OLAN GEMİLERİN REHNİ BİRİNCİ KISIM

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM SİCİLE KAYITLI OLMAYAN GEMİLERİN REHNİ İKİNCİ BÖLÜM SİCİLE KAYITLI OLAN GEMİLERİN REHNİ BİRİNCİ KISIM İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ DÖRDÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ ÜÇÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ VII IX XI İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ '. XIII ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER LİTERATÜR LİSTESİ XV XVII XXVII GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM SİCİLE KAYITLI

Detaylı

EDĠRNE ĠL ÖZEL ĠDARESĠ PERSONELĠNĠN PERFORMANS VE DURUM DEĞERLENDĠRMESĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar

EDĠRNE ĠL ÖZEL ĠDARESĠ PERSONELĠNĠN PERFORMANS VE DURUM DEĞERLENDĠRMESĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar EDĠRNE ĠL ÖZEL ĠDARESĠ PERSONELĠNĠN PERFORMANS VE DURUM DEĞERLENDĠRMESĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - Bu Yönetmeliğin amacı; Edirne İl Özel İdaresi

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

HACİZ TESLİM HARCININ BİRDEN FAZLA ALINMASI UYGULAMASI

HACİZ TESLİM HARCININ BİRDEN FAZLA ALINMASI UYGULAMASI HACİZ TESLİM HARCININ BİRDEN FAZLA ALINMASI UYGULAMASI SAKARYA 2. İCRA MÜDÜR YARDIMCISI ATİLLA DİNGİL GSM:0 507 463 78 02 Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Yargı kararları

Detaylı

ÖĞRETİM TEST USULÜ SINAVLARLA İLGİLİ BİR DENEME

ÖĞRETİM TEST USULÜ SINAVLARLA İLGİLİ BİR DENEME ÖĞRETİM TEST USULÜ SINAVLARLA İLGİLİ BİR DENEME Prof. Dr. Tuğrul ANSAY Ankara Hukuk Fakültesi, İstanbul Hukuk Fakültesi gibi çok sayıda öğrencili fakülte olmanın sorunları ile uzun zamandır karşı karşıyadır.

Detaylı

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB İ Ç İ N D E K İ L E R Lügatler 5 Ön söz, 7 BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime Feraiz lstıhları.... - 9 Velânın mânası, kısımları, hukukî mahiyyeti 11-13 Hesap Istıhlaları 15 BİRİNCİ BAB İrsin Rüknü 17 Terike

Detaylı