BiR EGiTiM KÜMESINiN SOSYOMETRIK YAPıSı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BiR EGiTiM KÜMESINiN SOSYOMETRIK YAPıSı"

Transkript

1 BiR EGiTiM KÜMESINiN SOSYOMETRIK YAPıSı Muzaffer SENCER" Küme Devinimi ve Sosyometri Son yınarda küme devinimi (group dynamics) alanında geliştirilen kuram ve tekniklerin en yenilerinden biri olan sosyometri, toplumbilimlerinin yöntemine önemli katkılarda bulunduğu gibi, yaygın ilgi görmüş olan bir disiplindir. Bilindiği gibi, küme devinimini araştıncılannın ilgi alanına giren konular, genelolarak kümelerin iç yapılan ve işleyişleriyle ilgili sorunlardır. Bu toplumbilim dalı, küme işleyişinin mekanizmasını kavrama ve sistemli bir biçimde açıklama gereksinmesinin ürünü olmuştur. Bu dalın son amacı, "kümelerin çeşitli özelliklerinin belirleyici etmenlerine ilişkin genellemelere u.\aşmaktadır ı. Küme devinimi çerçevesinde yakın zamanlarda J.L. Moreno 'tarafından geliştirmiş olan sosyometri, teknik yaklaşımıyla «bir kümede insan ilişkilerini canlıyken yada eylem içinde ölçüye vuran bir bilimdir»2. Sosyometri bu özelliğiyle herşeyden önce, toplumsalolayların gözleminde uygulanabilecek yeni ve genel,bir teknik olarak belirir: «Nitel-nicel» adını taşıyabilecek olan bu tekniğin ayırıcı özelliği, gözlem yada deneyleme konusu yaptığı olayları devingen bir oluşum olarak elealıp yaşanırken ölçüye vurmasıdır. Sosyometriye göre, toplumbilimlerinde bugüne kadar toplumsalolayları ölçüye vuran çok değişik teknikler kullanılmışsa da, bunlar, toplumsal yaşamın canlı, devingen, yenilik yaratıcı yönlerini değil, ancak olmuş bitmiş, katılaşmış, canlılığını yitirmiş yanlarını ölçüye vurabilmiştir. Oysa sosyomerinin geliştirdiği başlıca teknikler olan «Sosyometri Testi», «Psikodmma» ve «Sosyodrama», toplumsalolaylan, özgünlük ve devingenliklerini yitirmeden ölçüye, niceliğe vurmak amacındadır3 Dr., TODAİE Öğretim Üyesi. Dorwin Cartwrighl - Alvin Zander, Group Oynarnies, Harper - Row, N.Y., ı960, s.4, 2 J.L. Moreno: Sosyometrlnin Temelleri (Who Sha!I Survlve), Nurettin Şazi Kösemihal'in Önsözü, İst. Mat. 1963, s. X. N. Ş. Köscmihal,.Cybernctics, Socioınctry, l\iicrosociologic», Sosyoloji Derglsl, Sayı 13-14, ~. 65.

2 BİR E(;İTİM KüMESiNİN SQSYOMETRİK YAPISI 53 Gerçekten Moreno'nun insan ilişkilerini incelemek amaçıyla geliştirdiği sosyometri testi, psikodrama ve sosyodrama g]bi çeşitli teknikler, toplum" bilimlerinin yönteminde bir yenilik sayılabilecek olan «eylem lruramı (aksi~ yon, teorisi)>>ll(j.en üretihniştir. Bu kuram, doğaıbilimleriyle insanbilimlerinin ana yaklaşım ve tekniklerının birbirinden ayrı olduğu ilkesinden yola çıkmıştır. Gerçi adıgeçen bilirndallan arasındaki yaklaşım ayrımını vurgulayan Dil"they ve Rickert gibi düşünürler, insanbilimleri için «kavrama)), doğaıbilimleri için «açıklama» yaklaşımını temellendirmeye çalışmışlardır. Ancak bu göruşü, bilime ve pratiğe aktaran Moreno olmuştur. Eylem Kuramı Moreno'nun kalkış noktası, fizik ve biyoloji gibi doğabilimleriyle, psikoloji Ve toplumbilim gibi insanbilimlerinde izlenecek yaklaşım ve başvurulacak tekniklerin değişik olması gerektiği görüşüdür. Bilinçten yoksun olan cisimler ve fizikselolaylar arasındakideğişmez ilişkileri araştıran fizikçi, cisimleri ve olayları dıştan incelemekle yetinir. Canlı ama bilinçsiz bir varlık alanı olan organizmalann bilinç öğesine başvurulmadan incelenmesi sözkonusu olduğundan bir biyolog için de - bir fizikçi gibi - olayları dıştan gözlemek elverir. Ancak, bilinçli varlıklar arasındaki ilişkileri konu alan ve bilinçli olaylann donmuş, kalıplaşmış, mekanikleşmiş, maddeleşmiş yönlerini olduğu kadar, kendi1iğindenliği en yüksek, en yaratıcı ve en özgür yönlerini de inceleyen psikoloji ve toplumbilimde, gözlemci, gözlediği, deneylediği insanların bilinçlerine başvurmak zorundadır. Oysa bugüne kadar psikolog ve toplumbilimciler, gerek İnsan bilincini, gerekse insan bilinçleri arasındaki ilişkileri fiziğin cisimleri ve maddi olayları, biyolojinin organizmalar karşısındaki yaklaşımını izleyerek dıştan incelemekle yetinmiştir4 Örneğin bu 'tutumun en belirgin örneği olarak Durkheim ele alınabilir: Toplumsalolguların gözleme elverişli yönlerinin dışlaşmış, katılaşmış yanları olduğu görüşünü savunan Durkheim' a göre toplumsal olguların ancak bu yanıyla gözlenebilmesi olanaklıdır5. Öyleyse, herhangi bir toplumsalolgular dizisini araştırmaya girişen bir toplumbilimci, bu olguları bireysel görüşlerinden sıyrılmış olan dış yönleriyle elealmalıdır6. Buna karşılık Moreno'ya göre, toplumbilirnde gözlem ve deneylerne yapmak. herşeyden önce, herbiri birer insan olan denekleri birer «aktör)) durunllma sokmak, onları ortak bir amaca etkin olarak katılan öğeler olarak e1ealmak demektir. Bu nedenle, gözlernde bulunmak için bir kültür sistemini parçaparça s ahneye koymak, denekleri durumun hem yaratıcl, hem oynayıcı aktörleri biçimine sokarak bir yaşam bağlamını edimselolarak oynatmak gerekir. 4 N, Ş. Kösemibal. A.g,y., N. Ş. Kösemihal, «Durkheim Sosyoloj;si», Sosyoloji Dergisi, Sayı 3. 6 E, Durkhcim: Les Regles de la Methode Sociologique. Felix Alcan. Paris, 1947, s. 78.

3 54 AMME İDARESi DERGISi Moreno'nun anlayışla «gerçek sosyometri bir eylem bilimidin,7. Buna göre bir eylem biliminin yapacağı ilk iş, «organizmalar dünyası»yla «ak törlcr dünyası», «organizma-çevre» ile «durum içinde aktör» arasında köklü bir ayrım gözetmektir. Organizmayla aktörü, davramşla eylemi birtutan bilim hiçbir zaman gerçek bir eylem bilimi olamaz8 Moreno'ya göre «organizmalar kümesi» yada «organizma-çevre» kavramları, ancak olasıara dıştan bakan bir toplumsal gözlemcinin, bir toplumsal izleyicinin benimseyeceği bir görüş ol abilir. Bugün, insan bilincini, insan ilişkilerini içten kavramak isteycn gerçek bir toplumsal deneylemeci, «organizma-çevre» kavramına değil, «durum içinde aktöl"» kavramına dayanır9 Bir toplumsal deneylemenin kalkış noktası, organizma-davranış gibi kavramlar olamaz; bunlar bir dış gözlemcinin görüşleridir. Bir eylem bilimi, «olmak» ve «yaratmak» g1bi iki edimle, «aktön>, «kendiliğindenlik» ve «yaratıcılık» gibi üç kavramla işe başlarlo. «Aktörler kümesi», «organizmalar kümesi»nden tümüyle ayrı bir olgudur. Aktörler kümesi «biz» dir, yaratıcılar kümesidir, organizmalar kümesi gibi «onlar» değildir lj. Yapılacak ilk iş, organizmayı aktörden, davranışı da eylemden iyice ayırmak olmalıdır. Aktörlin oyunuyla, gözlemcinin verileri, yada yorumlamalan bir ve aynı şeymiş gibi elealınamaz. Bunlar, kimi zaman birbirlerini tamamlarlar ama, hiçbir zaman özdeş olamazlar. Bir eylem kahbı, devinim ve olguları belirlerken, bir davranış kahbıysa devinim ve olguların gözlemini belirlerl2 Aktörler arasındaki ilişkiler sistemiyle organizmalar arasında gözlenebilen ilişkiler sistemi iki ayrı alan oluşturur. Eylemsel sistem, ancak aktör birleşiminde varolabilen bir duyuşmaya dayanır. Bu gizli ve içkin duyuşma, araştırmaya yardımcı olan aktörlerin işbirliğiyle nesnelleşir. Çoğunluk aktörlerin yardımı da yetmez, durumun içten kavranabilmesi için gözlemcilerin de oyuna girmesi gerekir13 Görüldüğü gibi Moreno, insanbilimleri ıçın yeni bir deneylerne tekniği öngörmektedir. Davranışcı Okul'un, organizmaların davranışlarını çevreyle ilişkisi içinde dıştan göziemekle yetinen tekniğine karşılık Moreno, aktör adını verdiği devingen varlıkların durum içindeki eylemlerini deneylerneye vurmak amacındadır. Bu teknik, yeni bir gözlem anlayışını da içermektedir. Toplumbilirnci artık, toplumsalolaylara dıştan bakmakla yetinen edilgen bir gözlemci olmaktan çıkmakta, toplumsal yaşamın içine giren toplum sal drama katılan bir aktör, etkin bir öğe olmaktadır J.L. Morerıo, «Sosyomeırinin Temelleri» (Çev. Nurettin Şazi Kösemilıal), Sosyoloji Dergisi, Sayı 16, s.71. J.L. Mon~no: A.g.y., s N.Ş. Kösemilıa!: A.gy., Sosyoloji Dergisi, Sayı 13 14, s J.L. Moreno: A.g.y., Sosyoloji Dergisi, Sayı 16, s N. Ş. Köscmilıa!: A g y., Sosyoloji Dergisi, sayı 13 14, s J.L. Moreno: A.g.y., Sosyolojl Dergisi, Sayı 16. s N. Ş. Kösemilıa!: A.g.y., Sosyolojl Dergisi, Sayı 13 14, s N. Ş. Kösemiha!: A.g.y., s.65.

4 BİR EtitTİM KÜMESİNİN SOSYOMETRIK YAPıSı 55 PidkodraD\8 - Sosyodrama. Dayandığı kuram uyarınca Moreno'nun geliştirdiği özgün gözlem tekniklerinin ilk ikisi «psikodrama» ve «sosyodrama»dır. Bu tekniğin ayırıcı özelliği, gözlemcinin toplum denen geniş sahnede oynanan rollerden dilediklerini küçük çapta sahneye koyması, canlılığını yi'tirmeden onları yeniden yaşatması, dilediği kadar yinelemesi, böylece deneyieme yada tedavi amacını gerçekleştirmesidir. Fizikçi, kimyacı, biyolog için bir laboratuar neyse, sosyometri için de tiyatro sahnesi odur. Gerçekten bir fizikçi yada kimyacının, doğa'da beliren olayların koşullarını hazırlayarak küçükçapta la!boratuar'ında yeniden canlandırması gibi, bu teknik, toplumsal yaşamda doğal bir biçimde beliren olayları salınede yada durum.içinde yeniden canlandırmakta ve yaşanırken gözleme vurmaktadır. Moreno'nun belirttiği gibi, «dram» sözcüğü eski gerekçedeki «drama» dan alınmıştır; eylem, yapma, uygulama anlamına gelir. Bu açıdan sosyometri, dramatikyöntemle gerçeği amş'tıran bir bilim olarak tanımlanabilir. Alanı, kişilerarası ilişkiler ve bireysel mikroskosmostur. 1 i Sosyometrl Testi Görüldüğü gibi bir ktimeyi devingen bir yapısal birlik olarak anlayan sosyometrinin başvurduğu psikodrama ve sosyodrama gibi gözlem teknikleri, bireyleri durum içindeki aktörler g~bi elealan ve incelediği toplums al olayları bir drama gibi sahneye koyarak gözlem ve deneye vuran devingen tekniklerdir. Sosyometrinin geliştirdiği ana tekniklerden üçüncüsü olan sosyometrl testiyse, yine devingen bir yaklaşımla bir kümenin iç yapısım ve işleyişini gözleme aracı olar ak tasarlanmıştır. Buna göre, bir kümeyi incelemek, üyelere bir takım uyaranlar zorlayarak onların edilgenbir biçimde 'tepkilerini ölçmek değil, tersine bireylerin etkin bir biçimde güdüleneceğ bir yaşam koşulu içinde eğilimlerini sergilemektir. Bir soru cetveli niteliği taşıyan sosyometri testi, herhangi bir kümeyi oluşturan bireyler arasındaki karşılıklı toplumsal ilişkilerle ilgilidir. Başka bir deyişle, küme üyelerinin duyuşsal yada tutumsal etkileşiminden doğan İç yapısını açığa çıkarmayı amaçlar. Sosyometri testiyle eldeedilen bilgiler, küme üyeleri arasındaki ilişkilerin niteliği ve bu ilişkilerin oluşturduğu küme yapısını kavrama ve işleyişi üzerinde çıkarımlarda bulunma olanağı sağlar. Küme içi ilişkileri konu alan sosyometri tes'tinin temelinde küme yapısına ilişkin bir kuram yeralır. Sosyometri kuramına göre bir toplumsal küme, iki ana yapının etkileşiminden oluşmuş, devingen bir bütünlüktür. Bu yapılardan ilki, kümenin dış biçimlenişidir. Her kümenin dış etmenlere bağlı olarak bir dış biçimlenmesi, bir resmi görünüşü v ardır. Sözgelimi bir sınıftaki öğrencilerin oturuş düzeni, bir büro yada bir servisteki personelin

5 56 AMME İDARESİ DERGİst çalışma yada örgütlenme düzeni, bir lojman, bir site yada bir toplu konuttaki ailelerin yerleşme düzeni, bir yerinde işçilerin posta yada ekip düzeni, kısacası herhangi bir kümenin içinde bulunduğu düzen dış biçimlenmedir. Bu düzen yönetim tarafından resmi olarak kurulabileceği gibi, bireylerin yada kümenin seçimi dışında kimi ras'tiantıiı etmenlerin sonucu olarak be ]irmiş olabilir. Buna karşılık, yine her kümenin o kümeyi oluşturan bireylerin karşılıklı sempati yada antipatileri, ilgi yada ilgisizlikleri, etki yada tepkilerinden, kıs acası çekim ve itimlerinden oluşmuş bir başka yapısı daha vardır. Dış biçimlenmenin altında yeralan ve bireyler arasındaki olumlu yada olumsuz duygu yada algılar ağından oluşmuş bu yapı, «sosyometrik ma'triks» adını taşır. Sosyometrik maktriks, bireyler yad a ait kümelerin duyuşsal ilişkilerinden doğmuş resmi olmayan bir yapıdır. Sosyometrik matriksi oluşturan ögeler sosyometri dilinde kendine özgü tanımları bulunan «'tele», «atom» ve kişilerarası «ağlan>la atomların birleşmesinden oluşmuş daha geniş birimlerdir. Sözkonusu öğelerin tümü, bireylerin karşılıklı çekim yada itim ilişkilerinden (duygusal akımlardan) kaynaklanır: Tele, bireyler arasındaki çekim ve itimlerin temelinde yatan ve bir birey_ den ötekine aktarılan duygu birimidir. Toplumsal atom, bir bireye ilişkin çekim ve itimlerin belirlediği en küçük toplumsal birim olarak tamnı:lamr. «Ağlar»sa, çekim ve itim ilişkileriyle beliren «çift», «zincir», «üçgen» gibi alt bağlaşmalardır. Sosyometril~ rnatriks, kümenin makroskobik gözlcme elverişli olmayan, ancak sosyome'trik çözümlemeyle kavrmıabilen yönüdür. İşte bir kümenin gerçekyapısı, birbirinden ayrı düşünülmeye<:ek olan bu iki öğenin. resmi' biçimlenmeyle sosyometrik matriksin karşılıklı etkileşiminin ürünüdür. Başka bir deyişle, bir küm::nin toplumsal gerçekliği, dış görünüşle bunun altında kaynaşan sosyometrik yapı arasındaki karşılıklı ilişkinin bir bağılıdır. Sosyometri kuramma göre bir kümenin devingen yapısını belirleyen, bu iki öğe arasındaki uygunluktur. Dış biçimienmeyle sosyometrik yapının birbi. rine uygun düştüğü durumlarda, kümenin uyumlu bir birliği vardır. Böyle bir kümenin amacına uygun bir başarganlık göstermesi beklenir. Buna karşılık, dış ve iç yapısı uzlaşmayan bir küme uyumsuzluk ve çatışkmlık için-' dedir. Bu nitelikteki. bir kümenin amacını gerçekleştirme olasılığı çok düşüktür. İşte. sosyometri testi, bir kümenin sosyometrik matriksini çözümleyerek iç yapısını ortaya çıkaran ve bu yapıyla uyumsuz bir dış biçimlenme içindeki kümelerin yenid~n düzenlenmesi yolunda çıkarımlarda bulunma olanağı sağlayan bir tekniktir. Yalınç ve uygulanması oldukça kolay bir teknik olan sosyometri testi, çok değişik bağlamlarda kullanılmaya elverişlidir. Sosyometrik anketin temeli, bir kümedeki her bireyin öteki bireylerden hangileriyle yakın bir iliş

6 BİR EGiTİM KÜMES1NİN SOSYOMETRİK YAPısı 57 'ki içinde bulunmak ve hangilerinden uzak durmak istediğini anlamaya dayanır. Bunun için sosyometri testinde bireylere içinde yeraldıkları yada yeralabilecekleri 'bir durumda kimlerle yakın arkadaşlık kurmak istedikleri ve kimlerle is'temedikleri sorulur. Böylelikle sosyometri testi küme üyeleri arasındaki çekim ve itim ilişkilerine dayanarak «sosyometrik matriks» i dışa vurma amacındadır. Sözkonusu yakın ilişki, gerçekleşebilir bir ilişki olabileceği gibi varsayımsal yada tasarımh bir durumla da ilgili olabilir. Bu ilişkinin içeriği yada çekim ve itimlerin içinde gözleneceği ilişki bağlamı, çeşitli toplumsal davranışları konu, alabilir. Yan yana oturma, birlikte çalışma, birlikte eğlenme, komşuluk etme, arkadaşlık etme, birbiriyle konuşma,birlikte oturma vb. gibi eylemli durumlar bir sosyometri testinin konusunu oluşturabilecek çeşitli yakın Hişki ölçütleridir. Kısacası sosyometri testi, ölçüt olarak s~ilen biryada bir kaç ilişki bağlamında küme üyeleri arasında beliren çekim ve itimlerin ışığı altında küme yapısını inceleyen bir araçtır. Bu testle kimi zaman bireylere dilediği sayıda seçmede bu1unm a olanağı tanınmakla birlikte, üyelerden çoğunluk belli sayıda kişinin örneğin en çok çekilen yada itilen ilk üç kişinin adlarını vermesi istenir. Sosyometri testi, seçmelerin eylemli bir durum içinde yapılmasını öngörerek yada bireylere seçimlerinin gerçekten yeni bir düzenlemeye yolaçabileceği izlenimi vererek daha içten yanıtlar alabileceği kanısındadır. «Kızı ş tırma» adı verilen bu yöntemle, bireylerin kendiliğindenliği devinime geçirilmek istenir. Sosyometri kuramında önemli bir yeri bulunan «kendiliğindenlik», kalıplaşmış ve resmi davranışların altında yatan devingen eğilimler olarak tanımlanaıbilir. ' Kısacası, sosyometri testi, bireylerin yaptıkları seçmelerin eldengeldiğince gerçekleşmesine çalışılacağı ve kümenin bu seçmelere göre yeniden düzenleneceği yolundaki açıklamalarla özendirici öğelere yerveren bir tekniktir. Sosyometri tes'tiyle eldeedilen verilerin çözümlenmesine gelince, testin en özgün yönünü oluşturan bu işlem, başlıca üç aşamada gerçekleşir. Bunlardan birincisi kendiliğindenli seçmelerin özetlenmesi, ikincisi karşılıklı çekim ve itim ilişkilerini çizelgelcyen matriks çözümlemesi, üçüncüsüyse karşılıklı ilişkilcr temeli üzerinde küme yapısını şematik olarak açıklayan sosyogramların hazırj.anmasıdır. Sosyometri, çekim ve itimlcrin çözümlenmesi sırasında kendine özgü bir işleme başvurur. Bu işlem, hireyler arasındaki çekim ve itim ilişkilerinin bir çizim (diyagram) biçiminde gösterilmesine olanak sağlayan sosyogram çözümlemesidir. Sosyogram çözümlemesi, herşeyden önce tek tek her bireyc yönelen çekim ve itimleri özetleyen ve gereğinde bireyin sosyometrik statüsünü puanla dilege"tirmeye olanak sağlayan bir döküm işlemini gerektirir. Bu döküm, bireye küme içinden (yada küme dışından) gelen çekim ve itimleri sayısal olarak gösteren dört gözeli bir çizc1ge biçiminde yapılır.

7 58 AMME İDARESt DERG1S1 Bu aşamada kendilerine yönelen çekim ve itimlere dayanarak bireyler arasında karşılaştırmalar yapmaya elverişli standart puanlar eldeedilebilir: Endeks çözümlemesi adı verilen bu işleme göre, her bireyin aldığı çekimlerin ve itimlerin toplamı (N-l)'e bölünerek çekim ve itim oranları hesaplanır. Bireyin çekim ve itim statülerini gösteren bu oranların birbirinden çıkarılmasıyla sosyometrik statü endeksine ulaşılır. Kümelerarası karşılaştırmalar yapmak üzere tüm küme ıçın de çeşitli endekslerin hesaplanması olanaklıdır. Örneğin bireylerarası karşılıklı çekimlerin oranına dayanarak küme bağlılığı, yalnız bırakılmış (soyutlanmış) bireylerin oranından kalkarak küme bütünlüğü vb. gibi endeksler hesaplanabilir. Her bireyin kendisine ve kendisinden yönelen çekim ve itimler birlikte özetlendikten sonra bu verilere dayanarak iki aşamalı bir işlem olan «makriks çözümlemesi»ne geçilir. Matriks çözümlemesi, küme üyeleri arasındaki çekim ve itim ilişkilerinin toplu dökümünü veren bir çapraz çizelge hazırlamakla başlar. Matriks çözümlemesinin son aşaması, döküm çizelgesinden kalkarak bir sosyogram çizmektir. Sosyogram bir kümenin sosyometrik matriks'ini ve matriks içinde bireylerin konumunu şematik bir olarak gösteren bir çizim (diyagram) dir. «Sosyometri haritası» olarak adlandırılan sosyogramda, bireyler arasındaki her türlü karşılıklı ilişkileri ve bu ilişkilerin oluşturduğu alt kümeleşmeleri açıkca görmek olanaklıdır. Sosyogram, kümeyi oluşturan bireyleri çeşitli geometrik biçimlerle simgelerken, bireylerarası ilişkileri, itim ve çekim için ayrı nitelikteki ok yada doğrultularia gösteren bir şemadır. Bir sosyogramda, küme üyelerinin önemli bir çoğunluğu tarafından çekilen «yıldız)} yada «önden> durumundaki kişiler belirdiği gibi, küme tarafından itilen soyutlanmış (izole) bireyleri de tanımak olanaklıdır. Yine bir sosyogramda kümeyi oluşturan bireyler arasındaki ikili, üçlü, çoklu y'ada zincirleme bağlaşmalar (alt kümeleşmc!er) kolaylıkla gözlenebilir. Böylelikle sosyogram çözümlemesi, bir kumenin iç biçimenmesini ortaya çıkararak yapısal niteliklerini sınama olanağı sağlar. Bu çözümlemelerden kalkarak kurneyi amaca en uygun bir biçimde yeniden örgütlernek, bütünleştirid vegüdüleyici mekanizmaları saptayarak küme birliğini ve etkinliğ'ini geliştirmek olanaklıdır. Bununla birlikte bu testin, sonuçların değerlendirilmesi sırasında hesaba katılması gereken kimi sorunlar içerdiği de gözden kaçırılmamahdır. Herşeyden önce, sosyometri testiyle eldeedilen sosyometrik statülerin mutlak değil, tersine göreli bir anlam taşıdığı önemle belirtilmelidir. Başka bir deyişle, her bireyin s'tatüsü testin uygulandığı kümeye ve başvurduğuölçüte göre bir değer taşır. Bir küme içinde belli bir ölçüte

8 . i ıslk EGİTİM KÜMESİNİN SOSYOMETRİK YAPıSı 59 göre yıldız yada soyutlanmış üye olarak beliren bir bireyin aynı kümede bir başka ölçüte göre ve aynı ölçtitle bir başka kümede de aynı statüyü koruyacağı yolunda bir çıkarırnda bulunmak yanıltıcıdır. Buna göre bir kü.nle düzenlemesine başvururken bireylerin statülerini değerlendirmek sözkonusu olduğunda, ilgili küme ve kullanılan ölçüt düzeyinde kalmak gerekir. İkinci olarak, bir sosyometri testinde başvurulan ölçüte göre belirdiği varsayılan seçmelerin gerçekte bir kaç ölçütün birlikte kullanılmasından doğabileceği anımsanmalıdır. Gerçekten örneğin birlikte çalışma ölçütürre göre yıldız olarak beliren bir kişinin; önderlik ni'teliği vb. gibi nedenlerle seçilmiş olması olanaklıdır. Bu nedenle, sosyogramların çözümlenmesi sırasında belren küme yapısının bir kaç boyutu brden yansıt:abileceği buna dayanarak eldeedilen sosyometrik yapıyı tek bir boyuta ilişkin saymanın önemi. sakıncalar yaratabileceği belirtilmelidir. Öte yandan, bir sosyometri testinde beliren seçmeler, bir önyargı, bir yanlılık yada bir toplumsal değerlendirmenin değil, salt bir tanışıklığın, bildikliğin ürünü olabilir. Örneğin bir birey bir iş kümesine, öngörülen ölçütle değil, kişisel tanışıklık, yakınlık, akrabalık yada kişisel dostluklar nedeniyle seçilebilir. Bu durumda, eldeedilen sosyometrik statünün kullanılan ölçü'te göre değerlendirilmesinin pratik bir önemi yoktur. Bu ve benzeri nedenlerle, sosyometri testinin küme yapısını yaparb ve etkin bir araç olmakla birlikte, çözümleme işlemleri geçerli standartlar geliştirememiş olduğu söylenebilirl5 Uygulama açıklamada için henüz Ülkemizde henüz sınırlı bir kullanım alanı bulmuş olan sosyometri testinin bir küme üzerinde uygulanarak, bir yandan sosyometri kuramının temelindeki başlıca sayıltıları iradelemek, bir yandan da kümelerin yapı ve işleyişine ilişkin kimi varsayımları sınamak amacıyla uygulamalı bir araştırma 'tasarlanmıştır. Araştırmanın bir başka amacı da, sosyometri çözümlemesinin eksik bıraktığı kimi ölçümlere ilişkin standartlar geliştirmektir. Uygulamaya yol gösteren yada sosyomelri testiyle sınanması belli başlı varsayımlar şunlardır: Varsayım 1 öngörülen Eğitim amacıyla oluşturulmuş bir işlevsel kümede, bireylerarası ilişkiler ilkece bu işlevsel amaca göre kurulur. Başka bir deyişle gerek kümenin sosyometrik yapısı, gerekse bireylerin sosyometrik statüsünü belirleyen, küme üyelerinin işlevsel rolleridir. Varsayım 2 Kümenin sosyometrik yapısı; küme bütünıüğü, küme uyumluiuğu, küme odaklaşması ve küme bağlaşması gibi dört temel biçimlenmenin bağıh (fonk 15 Muzaffer Sencer - Yakut Innak (Sencer), Toplumsal Araştınnillarda Yöntembilim, TODAİE Yayını, Ankara, 1978, s

9 60 AMME İDARESİ DERGİSİ siyonu) dır. Ayrı etmenlerin ürünü olan bu dört biçimlenme, bağımsız yapısal özelliklerdir. Varsayım 3 Küme bütünlüğü, küme üyelerinin çekim ilişkilerinden oluşan ve kümenin çekim alanına giren birey sayısıyla ölçülen bir özelliktir. Kümenin amacına ulaşmasının önkoşulu olan küme bütünlüğü, bireylerin işlevsel rollerini yerine getirmelerine bağlıdır. Küme bütünlüğü, soyutlanmış birey sayısıyla ters orantılıdır. Varsayım 4 Küme uyumluiuğu, küme üyeleri arasındaki itim ilişkileriyle belirlenen ve kümenin itim alanı dışında kalmış birey sayısıyla ölçülen bir özelliktir. ;Küme içi çatışkınlığı önleyen uyumluluk, dolaylı olarak kümenin amacını gerçekleştirmesini Varsayım S sağlar. Küme odaklaşması, küme içi çekim ve itim ilişkilerinin toplanma egı!imini, bir başka deyişle, olumlu yada olumsuz ilişkilerin merkezleşme düzeyini dilegetirir. Çekim ve itimlerin yöneldiği birey sayısıyla yada orans al dağılımıyla ölçülen bir özelliktir. Türdeş olmayan bireylerden oluşmuş, çok iiyeli işlevsel bir küme, çekim ve itim ilişkilerinde yaygın, çok odaklı yada çok çekirdekli bir yapı gösterir. Varsayım 6 Üyeler arasındaki çekim ilişkilerinin örgütlenme biçiminden oluşan çeşitli alt bağlaşmalar içinde, karşılıklı çekimlerin oransal payı, küme yapısına ilişkin bir başka özelliği belirler. Küme içinde karşılıklı çekim (ikili) lerin topl am çekimler içinde yada karşılıklı ilişkide bulunanların toplam birey sayısı içindeki yeriyle ölçülen bu özellik, küme bağlaşmasıdır. Bireyler arasındaki bağlaşmanın güeünü dilegetiren küme bağlaşması, ilkeee kümenin öteki yapısal özelliklerinden bağımsızdır. Varsayım 7 İşlevsel ve geniş bir kümede, ilişkiler yaygın bir örgütlenme gösterdiği gibi, çekimlerin çoğunluğunu toplayan önder yada yıldız birey yada bireylere rastlamak güçtür. Çekimlerin göreli olarak toplandığı kişiler, bu s:atü!erini daha çok işlevsel etkinliklerine borçludur. Varsayım 8 Herhangi bir kümede olduğu gibi, işlevsel bir kürnede de küme üyeleri birbirlerine karşı olumlu tutumlarını kolayca sergilerken, i'fimde bulunmaları istendiğinde, tutum almaktan kaçınma eğilimindedir. Bu nedenle, özel durumlar bir yana, bir kürnede bireylerin sosyometrik statü puanları ortalama üstünde yada olumlu değerlerde toplanma gösterir.

10 BİR EClTİM KÜMESİNİN SOSYOMETRİK YAPISI 61 Varsayım 9 Böyle bir kümede işlevsel çekim odaklarının yanısıra, daha az sayıda çekim almaklabirlikte duygusal iletişimi sağlayarak küme bütünlük ve uyumluluğunda olumlu bir roloynayan duygusal odaklann da yeri vardır. Kümeye işlevsel yada duygusalodaklar aracılığıyla bağlanmamış yada soyutlanma eğilimindeki bireylerden göreli çekimierin yöneldiği yerel yada alt odaklardan da sözedilebilir. Varsayım 10 Bu tür bir lciimede sosyometrik s'tatü puanlannın geniş bir yayılma göstermesi beklenemez, Yayılım alanının darlığından ötürü statü puanlarının uç değerlerde toplanması anlamına gelen statü kutuplaşması düzeyi düşüktür. Varsayım 11 Bir kümede statü uzlaşmazlığının düzeyi, değişik tutum ve eğilimdeki bireylerle alt bağlaşma ve alt kümeleşmelerin sayısıyla bağıntılıdır. Varsayım 12 Yine böyle bir kümede, kimi bireylerin anlamlı ölçüde çekim aldığı gibi, İtim de almalarından doğan statü uzlaşmazlığı, sık rastlanabilecek bir durumdur. Küme bütünlüğünün ölçüsü olan çekimler için verilen gerekçelerin sıra düzeniyle küme uyumluluğunun göstergesi olan itimlerde kullanılan gerekçelerin sıra düzeni ilkeee değişiktir. Varsayım 13 pdaklaşmamış bir kümede alt bağlaşmalar sayıca arttığı gibi, kümenin biçimleniş ve işleyişinde daha büyük bir etkinlik kazanır. Alt bağlaşmftlar içinde ikili olanlar en yaygını olmakla birlikte, etkinlik gösterenleri, üçlü ve çoklu bağlaşmalardan oluşan alt kümeleşnıelerdir. Çok amaçlı böyle bir araştırma için eğitsel bir işlevle oluşturulmuş, değişkenliği, devingenliği ve sosyo-kültürel düzeyi yüksek genişce bir kümenin uygun düşeceği düşünülmüştür. Bu amaçla, öğretim yılında T.O.D.A.İ.E. Kamu Yönetimİ Uzmanlık Programını (KYUP'u) izleyenlerden oluşmuş eğitim kümesi uygulama evreni olarak seçilmiştir. KYUP, bilindiği gibi, kamu görevlilerinin yönetimbilimi alanında uzmanlaşmasını sağlamak ve Türk kamu yönetimine üst düzeyde yönetici yetiştirmek amacıyla her yıl açılan bir eğitim proğramıdır. Bu lisans üstü programa katılabilmek için adaylarda aranan koşullar, kamu görevlisi olmak, yüksek öğrenimden sonra en az beş yıl kamu kesiminde çalışmış bulunmak ve programın başlangıç tarihinde 45 yaşını aşmamış olmaktır.

11 62 AMMl? tdartst DERGİSİ Katılma koşulları uyarınca yüksek öğrenimli ve 4S yaşın altındaki kamu görevlileriyle sınırlandınlmış olan kümenin uygulama döneminde taşıdığı değişken ve ilgili özellikler şöyle sıralanabilir: Kümeyi oluşturan kamu görevlilerinin % 92.0'si erkek, % S'i kadındır. Çoğunlukla (% 80.0'le) alt-orta (30 39) yaş öbeğinde toplanmış olan kümenin, yaşı 30'un ~ltında olan genç yaş kesimiyle 40 ve üzerindeki orta yaş kesimi % 10'luk oranlarla aynı ağırlıhadır. Daha geniş yaş öbeklerine göre dağılımları yapıldığında, % S2.0'sinin 3S'in attında, % 48.0'ininse 3S'in üzerinde yeraldığı gözlenmektedir. Küme üyelerinin kişilik biçimlenmesinde önemli bir rolü olduğu gerekçesiyle doğdukları ve yetiştikleri toplumsal çevre elealındığında, çoğunun (% 68'inin) köy doğumlu olmakla birlikteancak % 40'ımn köyde yetişmiş olduğu anlaşılmaktadır. Doğum yeri olarak % 18.0'lik bir oranda kalan kent çevresi, yetişme çevresi olarak % 42.0'lik bir ağırlık kazanmaktadır. Kısacası, araştırma evrenini oluşturan kamu görevlileri arasında kır ve kent kökenliler, aşağı yukarı onda dörtlük bir oranla eşit ağırlıktadır. Bireylerin toplumsal kökenlerine inmek üzere doğum yerlerine bakıldığında Orta Anadolu kökenlilerin % 40.0'la çoğunluğu oluşturduğu, bunu, eşit oranlarda (% 14.0'le) Marmara, Karadeniz, Güney Anadolu doğumluların izlediği görülmektedir. Doğdukları coğr,afi çevre bakımından Ege, Doğu ve Güneydoğulu olanlar, küme üyeleri arasında ancak 0;(.18.0 düzeyinde kalmaktadır. Medeni durumları açısından türdeş bir evren oluşturan küme üyelerinin 84.0'ünün evli olduğıı ve evlilerden % 64Sinin eşlerinin kamu görevlisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Küme üyelerinin, tümü yüksek öğrenimli olmakla birlikte bitirdikleri yüksek öğrenim kurumu bakımından önemli çeşitlenmeler gösterdiği gözlenmektedir. Evrende en biiyük yeri % 40.0'la eğitim enstitüsü çıkışlı 'olanlar almaktadır. Bu kesimi, % 22.0'yle toplumbilimleri eğitimi veren fakülte çıkışlılar izlemekte, bunlara toplumbilim alanındaki akademi ve yüksek okulları bitirmiş olanlar eklendiğinde toplumbilimleri eğitimi görmüş olanların oranı % 38.0'e yükselmektedir. Doğabilimleri yada teknik bilimler eğitimi almış olanların oranca ancak lı) S.O'e ul-aşırken, Polis Enstitüsü ve Harb Okulu çıkışlıların toplam % 14.0'lük bir düzeydekaldığı görülmüştür. KYUP izleyicilerinden oluşan küme üyelerinin geldikleri kamu kuruluşunun niteliğine göre dağılımları, çoğunluğu öğretmen olan eğitim hizmetlilerlnin % SO.O'yle kümenin yarısidı oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Genel hizmet kurumlarından gelenler % 22.0'yle ikinci sırayı almakta, genel hizmetler içinde yeralmakla birlikte hizmetin özelliğinden ötütü ayrı bir kesim olarak elealınan İçişleri Bakanlığı'ndan olanlar eklendiğinde, bu kesimin payı % 2S.0'e yükselmektedir. Bu durum, eğitim hizmetlileriyle genel hizmetlilerln küme içinde dörtte üçü aşan bir ağırlıkta olduğunu göstermektedir.

12 BİR EGİTtM KüMEStNİN SOSYOMETRtK YAPıSı 63 Çalıştıkları lwrumdaki hizmet sürelerine bakıldığında, yarıya yakın bir kesiminin (% 4S.7'sinin) yıllık hizmet diliminde yeraldığı anlaşılmaktadır. Hizmet süresi, 5-9 yıl arasında olanlar % ıs.o'de kalırken, 15 yıl ve üzerinde hizmet vermiş olanların oranı üçte bire (% 33.3'e) yükselmektedir. Küme üyelerinin hizmet verdikleri kamu kumluşu yada örgütündeki görevleri bakımından da değişkenlik gösterdiği ve yarıdan çoğunun (% S4.2'sinin) işgören yada çalışan statüsünde olmasına -karşılık, % ıs.o'nin aıt düzey, % 18.8'inin orta düzey yöneticisi niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Kümenİn üst düzey yöneticisi niteliğinde salt 1 üyesi vardır. Topluca özetlendiğinde ar-aştırma kümesi, çoğunlukla erkek, alt-orta yaşlı, kır ve kent kökenli, evli, yüksek okul yada fakülte çıkışlı, eğitim enstitüsü ve toplumbilimleri eğitimli, genel hizmetler kesiminde çalışan, orta hizmet süresi olan işgören, çalışan yada alt düzey yöneticisi s'tatüsündeki kamu görevlilerinden oluşmuştur. Sosyometrik Yapı Yukarıda ilıriii özellikleri özetlenen kümenin sosyometrik yapısını açığa çıkarmak üzere küme üyelerine bir sosyometri testi' uy:gul,anmıştır I6 Testin bu incelemede değerlendirmeye sokulan ilk sorusu şu olmuş'tur: "Som: 1 a) KYUP derslerinde birlikte olmak istediğiniz. adını öncelik sırasına göre ve gerekçeleriyle birlikte yazınız? üç arkadaşımzın b) Birlikte olmak istemediğiniz üç arkadaşinızın adını yazınız?» Küme üyelerinin bu soruya verdikleri yanıtlar, 'aşağıda irdeleneceği gibi, bir işlevsel kümenin yapı ve işleyişine ilişkin önemli ipuçları verebilecek bir tablo sunmuştur:. KYUP izleyicilerinin aralarındaki çekim ilişkilerine göre oluşan «sosyometrik matriks» (bkz. ÇizeIge 1) incelendiğinde ilk olarak ieste katılan 51 üyeden herbirinin 3 çekim de bulunmasıyla beliren 153 «seçme»nin bireyler (52 kişi) arasındaki dağılımının eşit olmadığı anlaşılmaktadır. Tersine seçmelerin dağılımı en çok 10 çekim alanlarla hiç çekim olmayanlar arasında değişkenlik göstermiştir. Öncelikleri hesaba 1):atılmaksızın aldıkları çekim sayısına göre bireylerin dağılımına bakıldığında, yönelimlerin belli kişilerde toplanma göstermekle birlikte, genelde kümenin yaygın bir ilişki eğilimi içinde olduğu saptanmıştır. 16 Ek'tc sunulan sosvamclri tesıi fannundan anlaşılacağı gibi, açıklayıcı bir girişten sonra ilgili sorularla küme üyelerinin 7 ayrı ölçü!e göre çekim ve ilimieri saptanmak istenmiştır. Adıgeçen ölçütler şunlardır: ı. KYUP'nda birlikte olma, 2. Bir alan araştırmasında aynı ekipte bulunma, 3. Yurtta birlikte kalma, 4. Bir geziye katılma, 5. Program sonrasında dast1u~ sürdürme, 6. Konuk olarak eve çağırma, 7. Aynı örgütün aynı servisinde çalışma. Küme üyeıerinin avrı ölçüt!ere göre vaptıkları çekim ve ilimier, çok değişik sosyometrik tablolar ortaya koymuştur. Değişik ölçülerle eldeedilen bu sosvometrik yapıların çözümlen. mesi ayrı bir incelemenin konusunu oluşturacaktır.

13 64 AMME İDARESİ DERGi Sİ Ç1ZELGE - 2 Alınan Çekim Sayısı (Ç.S.) Çekim Alanlanu S,ayısı Oran (Ola) Çekim Sayısı Oran (Ola) O Toplam Ç1ZGE - 1

14 BİR ECtTİM KüMESİNİN SOSYOMETRİK YAPıSı 65 Çizelge-2den izlenecelp gibi, hiç çekim almayan 3 kişinin (% 5.8 lik bir kesimin) bulunmasına k-arşılık, 2 kişi (kümenin % 3.8'i) en YÜks.ek sayıda (LO) çekim almıştır. 1-4 çekim alanlar (41 kişi), % 78.9 ile kümenin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Başka bir deyişle, yapilan toplam 153 seçmenin % 13.1'i 2 kişide, % 37.9'u 8 kişide toplanırken geri kalanı yada kabaca üçte ikisi 1-4 kişiye yönelmiştir. Yapılan 1. seçmenlerin küme üyeleri arasındaki dağılımı eleahndığında, çekimlerin yaygınlığı daha da bel.irgin bir görünüş almaktadır. Üyelerin aldıkları 1. çekimlere göre dağılımını veren aşağıdaki çizelge, % 73.1'inin en az bir kez 1. çekim aldığını, en çok' ilk çekim konusu olan 1 kişinin dört çekim düzeyinde kaldığını göstermektedir. ÇtZELGE - 3 Alınan ı. Çekim ı.çekim Alanlann Oran Sayısı Sayısı (%) Toplam Toplu çekimlerde 8'in üzerinde çekim alanların (3 kişinin) «1. seçme» lere göre durumlarına bakıldığında, 10 çekimli olanlardan l'inin en yüksek «1. seçme» alan kişi olduğu, toplam 8 çekim almış olan kişininse 1. seçme alanlar arasında ikinci sırada yeraldığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık, yine toplam 10 çekim almış olan ikinci bireyin hiç "I. çekim» almamış olması, ilgi çekicidir. Bu aykırılık, toplu çekimlerin yöneldiği kimi bireylerin gerçekte bir çekim merkezi değh, ikincil yada üçüncü! odak niteliği taşımasıyla açıklanabilir. Buradan kalkoarak, bireylerin aldıkları toplam çekim sayısına göre beliren sosyometrik yapıyla aynı bireylerin seçilme önceliklerine göre konumlarını içeren sosyometrik yapının, yüksek bir benzerlik göstermekle birlikte, Hkece birbiriyle örtüşme diği sonucuna varılabilir. Ancak iki «1. çekim» almış olanlardan tümünün toploam 5 çekimli olması, ortalama üstü sosyometrik konumların seçme önceliğine göre değişme göstermediği anlamına gelir. Toplu yada birinci seçmelerin gösterdiği yaygm dağılım, küme içinde soyutlanmış bireylerin düşük sayıda kalmasını sağladığı gibi, yıldız yada önder sayılabilecek bireylerin ancak eğilim olarak belirmesine yolaçmıştır. Çok odaklı bir bağlaşma eğilimi gösteren kümede çekim alan yada seçilen

15 66 AMME İDARESi DERGiSi birey sayısından kalkarak küme bütünlüğü düzeyini, alınan en yüksek çekim sayısından yola çıkarak kümenin odakj,aşma özelliğini sayısalolarak göstermek olanaklıdır. Küme biltünlüğü, küme üyelerinin çekim alanının genişliği yada çekim alan bireylerin sayısal büyüklüğüyle ölçülebilen bir kavramdır. İlgili kümenin.94'lük bütünıüğü, üyeler arasındaki ilişki alanının genelde çok geniş olduğunu gösterir17 Yapısal bütünlük, kümenin çeşitli alt kümelere bölünmüş olduğu bir durumda gözlenebileceği g~bi, belli bir yada bir kaç odak (yıldız) çevresinde örgütlendiği durumlarda da belirebilir. Kısacası, küme bütünlüğü, seçmele rin toplanma eğiliminden bağımsızbir özelliktir. Bu eğilimi saptamak amacıyla alınan en yüksek çekim sayısına dayanarak seçmelerin odaklaşma düzeyi ölçüldüğünde 18 bunun.20 düzeyinde kaldığı, başka bir deyişle bireylerin en çok beşte birinin bir çekim merkezine yöneldiği anlaşılmaktadır. Seçmelerin odaklaşma düzeyi toplam çekim sayısına göre hesaplandığında, oranın daha da düştüğü ve tüm seçmelerden ancak O.OTsinin (% 10 kadarının) bir kişide toplanma gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu verilerden, gözlem konusu olan kümenin genelde çok seçmeli ama çok odaklı, kısacası, yaygın bir biçimlenme gösterdiği ve ayrı odakların çevresinde çok sayıda alt kümeye ayrıldığı sonucu çıkmaktadır. \ Çekimlerin çizdiği bu tablo, itimlerin bireylere dağılımının oluşturduğu tabloyla uygunluk içindedir. Kimlerle birlikte olmak istedikleri sorulduğunda herbiri kendilerine tanınan üç seçme olanağını kullanan küme üyeleri, kümede yeralmasını istemedikleri kişiler konusunda değişik bir tutum almış ve önemli bir kesimiyle itirnde bulunmaktan kaçınma eğilimi göstermiştir. Değerlendirme yapanların % 40.4'ü herhangi bir itirnde bulunmazken, üç İtimde bulunanların oranı % 44.2'de. kalmıştır. 153 çekime karşılık 17 Burada tanımlandığı biçimde küme bütünlüğu, çekirnde bulunan birey sayısının bir eksiğinden, soyutlanmış (hiç çekim almamış) birey sayısının çıkarılıp çekirnde bulunan toplam birey sayısının bir eksiğine bölünmesiyle hesaplanan bir endeks değerdir. Buna göre, (N-i) - Soyutlanmış Birey Sayısı K.B. = 'dir. N-I KUme bütunlüğünün alacağı en yüksek değer, herkesin en az bir çekim aldığı durumda, N-I = l'dil Çekim alan hiç kimsenin olmadığı yada kümenin tam çözülme içinde N-I O bulunduğu durumda, küme bütünlüğünün alacağı değer K.B. = - = O olacaktır Kümenin çekim odaklaşma düzeyi, alınan en yüksek çekim,ayısının çekirnde bulunan toplam birey sayısının bir eksiğine oranlanmasıyla eldeedilen bir ölçümdül Buna göre küme çekim odaklaşması, Alınan En YUksek Çekim Sayısı K.Ç.O. = N-I = 50-- =.ıo'dir. LA

16 BİR El"iİTİM KüMESİNİN SOSYOMETRİK YAPısı itirnin gözlenmiş olması, itim ilişkilerinden oluşan sosyometrik alanın çekim alamnın yarısı genişliğinde olduğunu ortaya koymaktadır. Aldıkları itim sayısına görebireylerin dağılımım veren aşağıdaki çizdgeden, genelde kümenin yüksek bir uy;uriıluluk düzeyinde bulunduğu anlaşılmaktadır: ÇtZELGE -4 Alınan itim İ'tim S.ayısı Alanlann Oran itim oran (ts.) Sayısı (%) Sayısı (%) O Toplam ÇtZGE - 2 I~im Alan au'ev $~yı.ı 40 '30 ~D (D 5

17 68 AMME İDARE si DERGİSİ Çizelgeden anlaşılacağı grbi, tüm kümenin yarıdan çoğu (% 63.5'i), hiç itim almamıştır. Bu durum, küme üyelerinin birbirlerine karşı olumsuz bir tutum almaktan kaçmma eğilimlerini yansıttığı gibi, itimlerin belli kişilerle sınırlı olduğunu açığa vurmaktadır. Başka bir ıjeyişle, üyelerin çekimde bu Iunmadıkları kişilere karşı genelde yansız bir tutum aldıki,arı söylenebilir. Hiç itim almamış birey sayısından yola çıkarak kümenin uyumluluk düzeyini hesaplamak olmaklıdır J9 K.U. =.66'lık bir uyumluluk oranı, küme içi anlaşmazlık1arın düşük bir düzeyde kaldığını, başka bi,r deyişle küme üyelerinin genelde birbirlerini 'tepki duymaksızın benimsediklerini dilegetirir. Öte yandan, itimlerin % 62.0'sinin bireylerin % 30.9'una dağılmasına karşılık, Hinılerin % 3S.0'inin salt 3 kişiye (% 5.7'sine) yönelmiş olması, küme içi tepkilerin özellikle belli kişilerde toplanma eğiliminin göstergesi sayılabilir. İtimlerin böylesine belli kişilerde toplanma göstermesi, özellikle küme içi uyumsuzluğun odaklaşma eğiliminde olduğu anlamına gelir. Küme içi itimlerin odaklaşma düzeyi sayısalolarak ölçüldüğünde 20 K.İ.O. =.2S'lik bir oranın bulunması, küme üyelerinin dörtte birlik bir kesiminin itimlerinin 1 kişide {bireylerin % 1.9'unda) toplanması demektir. Bu oran, çekim odaklaşma oranı olan 10 ile karşılaştırılacak olursa, tepkilerin çekimlere göre dahayüksek düzeyde odaklaştığı gözlenmiş olur. himlerin odaklaşma düzeyi toplam itim sayısına göre hesaplandığında, küme içi tepkilerin OJS'inİn bir odakta yığıştığı anlaşılır. Son olarak bireylerin aldıkları çekim ve itimlerin sayısına göre birlikte dağılımına bakıldığında, küme içinde statü uzlaşmaz1ığının düşük bir düzeyde kalmakla birlikte, belli üyelerde.ibelirginleş'tiği gözlenmektedir. Statü uzlaşmaz1ığı., bireylerin küme içinden çekim aldığı kadar itim de alabilmesi 19 Bu incelemede, küme uyumluluk düzeyini ölçmek üzere önerilen işleme göre bu oran, hiç itim almamış birey sayısının toplam birey sayısının bir eksiğine oranı, kısacası, ltilmemiş Birey Sayısı K.U = dır. N-i 33 örneğimize uygulandıliında K.U..66'dır. 50 Kümede uyumluluk düzeyinin alacağı en yüksek de!!er, hiç kimsenin itim almadı!!ı durumda, N-i = i'dir. Herkesin itildiği yada kümenin tam bir uyumsuzluk içinde bulundul!u du N-I o O rumda küme uyumlulul!u -- = - = O olacaktır. N-i Kümenin itim odaklaşma düzeyi, alınan en yüksek itim sayısının ölçülen toplam birey sa. yısının bir eksiğine oranlanmasıyla eldeedilen bir ölçümdür. Buna göre küme itim odak Iaşm~sı, Alınan En Yüksek İtim Sayısı 14 K.İ.O. = --- = - =,2S'dir. N-I 50

18 BİR EGhİM KÜMESİNİN SOSYOMETRİK YAPıSı 69 yada üyeler üzerinde kümenin goruş birliği içinde bulunmaması anlamına gelir. Aşağıdaki çizelge, kümenin çekim ve itim konusunda uzlaşma düzeyini sergileyecek niteliktedir. Alınan Çekim çizelge - 5 Alınan. Sayısı itim Sayısı o Top o ı Toplam Görüldüğü gibi, küme üyelerinin % 34.6'sı (18 kişi), başhları tarafından çekildiği gibi itilmiştir de. Bunlar arasında özellikle 3 ve daha çok çekim alanlardan aynı zamanda 3 ve daha çok itim alanlar yada küme üyelerinin % 11.5'i için statü uzlaşmazlığı sözkonusudur. Üzerinde statü uzlaşmazlığı bulunarilar içinde dikkate değer olanları, 4 çekime karşılık 3,5,6 ve 14 itim alanlarla 6 çekirne karşılık 8 itim, 10 çekirne karşılık 2 itim alanlardır. Bu uzlaşmazlık, küme içinde ters yönelim ve karşıt değerlendirme eğilimindeki alt kümelerin varlığıyla açıklanabilir. Topluca özetlendiğinde, yüksek düzeyde bütünlük ve uyumluluk gösteren kümede, karşılıklı ilişkiler - çekirnde daha belirgin olmak üzere - dü şük düzeyde odaıdaşma göstermektedir. Kısacası küme genelolarak yaygın ve odaklaşmamış bir bağlaşma içindedir. Bireylerarası çekim ve itim ilişkileri kümenin sosyometrik yapısını bi çimlendirdigi gibi, bireylerin sosyometrik statülerini de belirler.. Sosyometrik Statü Dağlıum Giriş bölümünde de açıklandığı gibi, sosyometrik statü, bireylerin çekim statüsüyle ftim statü arasındaki ayrımla dilegetirilir. Kümeyi oluşturan bireylerin çekim ve itim endekslerinde dayamlarak hesaplanmış s0syometrik statü endeksleri Çizelge - 6'da verilmiştir.

19 70 AMME IDARESİ DERGİSİ Ç1ZELGE - 6 Sosyometrik Çekim İtim Statü GöreIi Kodu Kurwnu* Endeksi Endeksi Endeksi puan (+1) (O) (O) - (-1) (+1)-(-1) (100)-(-100) ı. E.S İ.İ.B K.B M.E.B M.E.B M.E.B O 7. M.E.B M.E.B M.E.B M.E.B ıı. KGM M.E.B S.S.Y.B M.E.B M.E.B B.B ' M.E,B K.K.K S.S.Y.B E.S M.E.B. 0.0; M.E.B U.B ' M.E.B () T.B LO 26. M.E.B M.E.B M.E.B E.GM M.E.B M.T.A ' G.S.B M.E.B : E.G.M. 0.' 'i. TR M.E.B M.E.B O 38. M.E.B

20 BİR EGİTİM KÜMESİNİN SOSYOMETRİK YAPıSı M.E.B i.lb M.E.B E.G.M M.E.B O 44. S.T.B M.E.B E.G.M M.E.B E.G.M M.K.E M.E.B U.B M.E.B * Kurum Kısaltmalan: B.B. Bayındırlık Bakanlılıı. E.G.M. En1niyet Genel Müdürlüğü, E.S. Emekli S"ndılıı, G.S.B. Gençlik ve Spor Bakanlığı. U.B. İçişleri Bakanlığı, K.B. K.K.K. Kültür Bakanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, M.E.B. Milli Eğitim Bakanlığı, M.K.E. Makina - Kimya Endüstrisi Kurumu, M.T.A. Maden Tetkik Arama Enstitüsü, S.S.Y.B. Sağlık ve Sos"al Yardım Bakanlığı, S.T.B. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.B. Tanm Bakanlığı, U.B. Ulaştırma Bakanlığı. Verdiği değerler +1'le -1 arasında değişen sosyometrik statü endeksj21 küme içi ve kümelerarası karşılaştırmalara elverişli bir ölçüm olmakla birlikte, bu incelemede tek küme ölçeğinde çözümlemeler yapıldığından anlatım kolaylığı sağlamak amacıyla endeks değerleri, göreli (kürneye göre) puanlara dönüştürülmüştür. Çizelge - 6'mn son sütununu oluşturan bu puan 21 Çekim ve itim endeksleri, alınan çekim yada itim sayısımn toplam birey sayısının bir eksiğine bölünmesiyle eldeedilen ölçümlerdir. Buna göre, Çekim Sayısı (ç.s) ç.s. Çekim Endeksi (Ç.E) = N-I N-I itim Sayısı (İ.S) ts. İtim Endeksi (İ.E) N-I N-I Ç.S. ts. Sosyometrik Statü Endeksi (S.S.E) = 'dir. N-I N-I

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE LİSANS SONRASI AKADEMİK EĞİTİM: SAYILARLA TÜRKİYE DEKİ MEVCUT DURUM

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE LİSANS SONRASI AKADEMİK EĞİTİM: SAYILARLA TÜRKİYE DEKİ MEVCUT DURUM - 169 - İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE LİSANS SONRASI AKADEMİK EĞİTİM: SAYILARLA TÜRKİYE DEKİ MEVCUT DURUM Cemalettin Dönmez * Özet Türkiye de inşaat mühendisliğinde lisans sonrası eğitimin hacim ve temel uzmanlık

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri Soru Öğrencilerin derse katılım düzeylerini ölçmek amacıyla geliştirilen 16 soruluk bir test için öğrencilerin ilk 8 ve son 8 soruluk yarılardan aldıkları puanlar arasındaki

Detaylı

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky Bir amaca ulaşmak için izlenen düzenli yola yöntem denir. Bilim olaylar ve olgular ile ilgili genel geçerliliği olan nesnel bilgiler elde etmek ister. Bilimin ortaya koyduğu

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

Prof. Dr. Münevver ÇETİN Prof. Dr. Münevver ÇETİN LİDERLİKLE İLGİLİ TANIMLAR Yönetim bilimcilerin üzerinde çok durdukları kavramlardan biri de liderliktir. Warren Bennis in belirttiği gibi, liderlik, üzerinde çok durulan, yazılan

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

ÖN SÖZ I ÖN SÖZ II ÖN SÖZ II BÖLÜM: ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK

ÖN SÖZ I ÖN SÖZ II ÖN SÖZ II BÖLÜM: ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ I... iii ÖN SÖZ II...iv ÖN SÖZ II...vi 1. BÖLÜM: ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK...1 ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ...2 KİŞİLİK HİZMETLERİNİN UZMANLIK MESLEĞİ OLMA NİTELİKLERİ...3

Detaylı

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011)

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ekonometri Nedir? ve Yöntembilimi Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ders Planı ve Yöntembilimi 1 ve Yöntembilimi Sözcük Anlamı ile Ekonometri Ekonometri Sözcük anlamı ile ekonometri, ekonomik ölçüm

Detaylı

Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği. Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI

Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği. Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI Rokeach İnsanların sahip oldukları değerler uzun zamandır psikolog ve sosyologların ilgisini çekmiştir.

Detaylı

Yeni Sınav Sistemi. Yeni Sınav Sistemi (YGS-LYS) 1-YGS (YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI) Sevgili Öğrenciler:

Yeni Sınav Sistemi. Yeni Sınav Sistemi (YGS-LYS) 1-YGS (YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI) Sevgili Öğrenciler: Sevgili Öğrenciler: Yeni Sınav Sistemi 2010 Yılında uygulanacak yeni ÖSS sistemi konusunda sizi bilgilendirmek için bu kitapçığı hazırladık. SAY, EA, SÖZ, DİL puan türlerindeki sayı ve içerik olarak artışları,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir.

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. VERİ ANALİZİ GİRİŞ Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir. Bilimsel Bilgi: Kaynağı ve elde edilme süreçleri belli olan bilgidir. Sosyal İlişkiler Görgül Bulgular İşlevsel

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM VE DOĞUMA YARDIM 10

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM VE DOĞUMA YARDIM 10 DOĞUM ÖNCESİ BAKIM VE DOĞUMA YARDIM 10 Banu Akadlı Ergöçmen ve Yadigar Coşkun Anne ve çocuk sağlığı açısından önemli bir konu olan doğum öncesi bakım ve doğuma yardıma ilişkin olarak TNSA-2003 den elde

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III ŞEKİLLER LİSTESİ. VIII ÇİZELGELER LİSTESİ.. IX EKLER LİSTESİ... IX BÖLÜM I. ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK..

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III ŞEKİLLER LİSTESİ. VIII ÇİZELGELER LİSTESİ.. IX EKLER LİSTESİ... IX BÖLÜM I. ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK.. İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ.... III ŞEKİLLER LİSTESİ. VIII ÇİZELGELER LİSTESİ.. IX EKLER LİSTESİ... IX BÖLÜM I. ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK.. 11 Rehberliğin Amacı... 13 Psikolojik Danışma Ve Rehberlik

Detaylı

ORTAÖĞRETİME ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE "MESLEK BİLGİSİ" BAKIMINDAN FEN-EDEBİYAT VE EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN ETKİLİLİĞİ

ORTAÖĞRETİME ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE MESLEK BİLGİSİ BAKIMINDAN FEN-EDEBİYAT VE EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN ETKİLİLİĞİ ORTAÖĞRETİME ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE "MESLEK BİLGİSİ" BAKIMINDAN FEN-EDEBİYAT VE EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN ETKİLİLİĞİ Prof. Dr. Nuray SENEMOĞLU ve Prof. Dr. Durmuş Ali ÖZÇELİK Eğitim, geçerli öğrenmeleri oluşturma

Detaylı

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Erol TUNCER Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda)

Detaylı

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir.

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir. Genel Bilgiler Bölümümüz, 2009 yılında Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Henüz yeterli sayıda öğretim elemanı bulunmadığı için bölümümüze öğrenci alımı yapılmamaktadır. Bölümümüzde

Detaylı

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Tanımlayıcı İstatistikler ve Grafikle Gösterim Grafik ve bir ölçüde tablolar değişkenlerin görsel bir özetini verirler. İdeal olarak burada değişkenlerin merkezi (ortalama) değerlerinin

Detaylı

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Temsilcileri, Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Başbakanlık Sosyal

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ PROF. DR. EMRAH CENGİZ Bilim Tanımı, Nitelikleri ve Temel Kavramlar Bilim Tanımı Bilimsel

Detaylı

Nicel / Nitel Verilerde Konum ve Değişim Ölçüleri. BBY606 Araştırma Yöntemleri 2013-2014 Bahar Dönemi 13 Mart 2014

Nicel / Nitel Verilerde Konum ve Değişim Ölçüleri. BBY606 Araştırma Yöntemleri 2013-2014 Bahar Dönemi 13 Mart 2014 Nicel / Nitel Verilerde Konum ve Değişim Ölçüleri BBY606 Araştırma Yöntemleri 2013-2014 Bahar Dönemi 13 Mart 2014 1 Konum ölçüleri Merkezi eğilim ölçüleri Verilerin ortalamaya göre olan gruplanması nasıl?

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları PISA ARAŞTIRMALARI ve TÜRKİYE Yrd. Doç. Dr. Ergül Demir Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ankara, 21 Kasım 2015 1 PISA Nedir? Uluslararası eğitim

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE KARŞI TUTUMLARI

SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE KARŞI TUTUMLARI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE KARŞI TUTUMLARI Arş.Gör. Duygu GÜR ERDOĞAN Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi dgur@sakarya.edu.tr Arş.Gör. Demet

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ Kamil AKBAYIR Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi A.B.D., VAN ÖZET: Bu çalışmada,

Detaylı

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman 516 1. SEKTÖRÜN TANIMI Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı ISIC Revize 3 ve NACE Revize 1 sınıflandırmasına

Detaylı

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR I. Öğretimde Ölçme ve Değerlendirmenin Gerekliliği... 2 II. Ölçme Kavramı... 3 1. Tanımı ve Unsurları... 3 2. Aşamaları... 3 2.1. Ölçülecek

Detaylı

Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır.

Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Programın Denenmesi Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Deneme sonuçlarından yararlı bilgiler edinilmesi için program

Detaylı

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ VE SİT ALANLARININ KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN GEREKLİ PROJELER VE PLANLAR NELERDİR?

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ VE SİT ALANLARININ KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN GEREKLİ PROJELER VE PLANLAR NELERDİR? TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ VE SİT ALANLARININ KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN GEREKLİ PROJELER VE PLANLAR NELERDİR? Taşınmaz kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için iki değişik

Detaylı

Ç O C U K L U K T A A R K A D A Ş İLİŞ K İLERİ

Ç O C U K L U K T A A R K A D A Ş İLİŞ K İLERİ Ç O C U K L U K T A A R K A D A Ş İLİŞ K İLERİ Dr. Sirâl ÜLKÜ Çocuklar Arkadaşlığı Nasıl Tanımlıyorlar? Günümüzde, özellikle rehberlik gibi psikolojik hizmet alan- 'arında, hizmet götürülen bireylerin

Detaylı

İZMİR İLİ MLO OKULLARINDA BİYOLOJİ DERSLERİNDE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ UYGULAMALARININ (BİLGİSAYARIN) ETKİLİLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

İZMİR İLİ MLO OKULLARINDA BİYOLOJİ DERSLERİNDE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ UYGULAMALARININ (BİLGİSAYARIN) ETKİLİLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA İZMİR İLİ MLO OKULLARINDA BİYOLOJİ DERSLERİNDE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ UYGULAMALARININ (BİLGİSAYARIN) ETKİLİLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Fulya USLU, Rıdvan KETE Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi,

Detaylı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı 3.6.1. Ulaşım Tipleri Yaşam Kalitesi Grubu araştırmaları çerçevesinde şehir yönetimi açısından önem taşıyan halkın beğeni ve eğilimleri, kamu hizmetlerinin kullanım özellikleri, ulaşım ilişkileri, gibi

Detaylı

SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER. Abdullah Can

SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER. Abdullah Can SPSS E GİRİŞ SPSS TE TEMEL İŞLEMLER SPSS in üzerinde işlem yapılabilecek iki ana ekran görünümü vardır. DATA VIEW (VERİ görünümü) VARIABLE VIEW (DEĞİŞKEN görünümü) 1 DATA VIEW (VERİ görünümü) İstatistiksel

Detaylı

yollarla elde edilmiş ve geçerliliği kabul

yollarla elde edilmiş ve geçerliliği kabul Sürekli gelişmekte olduğu için kesin bir tanımı yoktur. Bilim, bilim insanlarınca belli yollarla üretilmiş bilgi birikimi olarak tanımlanabilir. Bilim güvenilir bilgi kaynağıdır. Bilim yöntem olarak düşünüldüğünde

Detaylı

Üçüncü Uluslararası Matematik ve Fen Araştırması (TIMSS) Nedir? Neyi Sorgular? Örnek Geometri Soruları ve Etkinlikler

Üçüncü Uluslararası Matematik ve Fen Araştırması (TIMSS) Nedir? Neyi Sorgular? Örnek Geometri Soruları ve Etkinlikler Üçüncü Uluslararası Matematik ve Fen Araştırması (TIMSS) Nedir? Neyi Sorgular? Örnek Geometri Soruları ve Etkinlikler Yard. Doç. Dr. Sinan Olkun Arş. Gör. Tuba Aydoğdu Abant İzzet Baysal Üniversitesi,

Detaylı

26.12.2013. Farklı iki ilaç(a,b) kullanan iki grupta kan pıhtılaşma zamanları farklı mıdır?

26.12.2013. Farklı iki ilaç(a,b) kullanan iki grupta kan pıhtılaşma zamanları farklı mıdır? 26.2.23 Gözlem ya da deneme sonucu elde edilmiş sonuçların, raslantıya bağlı olup olmadığının incelenmesinde kullanılan istatistiksel yöntemlere HĐPOTEZ TESTLERĐ denir. Sonuçların raslantıya bağlı olup

Detaylı

ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR

ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı Haziran 2012 Çalışma Komisyonu Prof.

Detaylı

SOZIALE INTEGRATION. Sosyal Entegrasyon. İleri derecede teşvike muhtaç çocukların sosyal

SOZIALE INTEGRATION. Sosyal Entegrasyon. İleri derecede teşvike muhtaç çocukların sosyal SOZIALE INTEGRATION Sosyal Entegrasyon İleri derecede teşvike muhtaç çocukların sosyal entegrasyonufırsat ve görev Sosyal Uyum Sevgili anne ve babalar, Öğrenme engelli çocuklara yönelik teşvikin kapsamı,

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

ÖRNEKLEME HATALARI EK C. A. Sinan Türkyılmaz

ÖRNEKLEME HATALARI EK C. A. Sinan Türkyılmaz ÖNEKLEME HATALAI EK C A. Sinan Türkyılmaz Örneklem araştırmalarından elde edilen kestirimler (estimates) iki tip dan etkilenirler: (1) örneklem dışı lar ve (2) örneklem ları. Örneklem dışı lar, veri toplama

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ İÇİNDEKİLER ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 1 Çağdaş Anlayışa Göre Eğitim...3 Eğitimin Amaçları...3 İşlevi....4 Okulun Yapısı...4 Öğrenci Kişilik Hizmetleri (Ö.K.H.)....5

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

EĞİTİM KURUMLARINDA PERFORMANS YÖNETİMİ VE ÖLÇÜMÜ Kemal Pehlivanoğlu Genel Müdür - İNKA Eğitim ve Danışmanlık A.Ş kpehlivanoglu@inkadanismanlik.com.

EĞİTİM KURUMLARINDA PERFORMANS YÖNETİMİ VE ÖLÇÜMÜ Kemal Pehlivanoğlu Genel Müdür - İNKA Eğitim ve Danışmanlık A.Ş kpehlivanoglu@inkadanismanlik.com. EĞİTİM KURUMLARINDA PERFORMANS YÖNETİMİ VE ÖLÇÜMÜ Kemal Pehlivanoğlu Genel Müdür - İNKA Eğitim ve Danışmanlık A.Ş kpehlivanoglu@inkadanismanlik.com.tr Performans yönetim sistemi, gerçekleştirilmesi beklenen

Detaylı

ÇİFT PSİKOTERAPİSİNDE KADINLAR 16 19 Haziran 2010 Anadolu Psikiyatri Günleri Uz.Dr. Nuşin Sarımurat Baydemir İlişki Psikoterapileri Enstitüsü İstanbul Çift ilişkilerinde, özellikle evliliklerde, cinsiyet

Detaylı

ÖZEL DERSANELER VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL AMAÇLARI 1 * 1. Nihat BÜYÜKBAŞ

ÖZEL DERSANELER VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL AMAÇLARI 1 * 1. Nihat BÜYÜKBAŞ Eğitim Yönetimi Yıl 3, Sayı 2. Bahar 1997. ss. 155-162 ÖZEL DERSANELER VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL AMAÇLARI 1 * 1 Nihat BÜYÜKBAŞ Bugünkü yapısı ile ortaöğretim sistemimiz, daha çok lise yolundan üniversite

Detaylı

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. DR.HASAN ERİŞ İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yönetimin temel görevlerinden birisi, örgütü oluşturan

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR?

İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR? İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR? Sefa ESEN Kurumsal Finansman Yönetmeni 1 Stratejik hedeflere ulaşmada stratejik plan çevriminin performans gözlemleme ve raporlama unsurları kurum tarafından

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı

Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı 292 Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 292-297 KİTAP İNCELEMESİ Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı Editör Doç. Dr. Şener BÜYÜKÖZTÜRK Dilek SEZGİN MEMNUN 1 Bu çalışmada,

Detaylı

KARİYER YÖNETİMİ. Kariyer teorisi iki nokta üzerinde odaklanmaktadır. Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER

KARİYER YÖNETİMİ. Kariyer teorisi iki nokta üzerinde odaklanmaktadır. Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER KARİYER YÖNETİMİ Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER 7 KARİYER YÖNETİMİ Kariyer, bireyin mesleği ile ilgili pozisyonları, çalışma hayatı boyunca peş peşe kullanması ve organizasyonun üst kademelerine doğru ilerlemesidir.

Detaylı

Ebeveyne Duyulan Güvenin Psikolojik Kontrol ve Zorbalık / Zorbalığa Maruz Kalma Arasındaki Aracı Rolünün İncelenmesi*

Ebeveyne Duyulan Güvenin Psikolojik Kontrol ve Zorbalık / Zorbalığa Maruz Kalma Arasındaki Aracı Rolünün İncelenmesi* Ebeveyne Duyulan Güvenin Psikolojik Kontrol ve Zorbalık / Zorbalığa Maruz Kalma Arasındaki Aracı Rolünün İncelenmesi* Fatih BAYRAKTAR, Ankara Üniversitesi DTCF Psikoloji Bölümü Gözde ÖZDİKMENLİ DEMİR,

Detaylı

Bafra Ticaret ve Sanayi Odası 2012 Üye Memnuniyeti Anketi

Bafra Ticaret ve Sanayi Odası 2012 Üye Memnuniyeti Anketi Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Giriş Anket çalışması ile ilgili kurum ile hizmet sözleşmesi imzalanması ve proje koordinatörü ile gerçekleştirilen toplantı sonrası araştırma çalışmaları hakkında bir faaliyet

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

2014 OCAK AYI İŞSİZLİK RAPORU

2014 OCAK AYI İŞSİZLİK RAPORU 2014 OCAK AYI İŞSİZLİK RAPORU HAZIRLAYAN 27.04.2014 RAPOR Prof. Dr. Halis Yunus ERSÖZ Prof. Dr. Mustafa DELİCAN Doç. Dr. Levent ŞAHİN 1. İşgücü Türkiye İşgücü Piyasasının Genel Görünümü Toplam nüfusun

Detaylı

ÖSYS de İlk 100 e Yerleşen Adayların Analizi

ÖSYS de İlk 100 e Yerleşen Adayların Analizi ÖSYS de İlk 100 e Yerleşen Adayların Analizi Parlakbirgelecek.com Araştırma Raporu No: 5 Nisan 2015 İstanbul İçindekiler 1 Giriş 1 2 Yerleşme Genel Görünüm: Üniversiteler 2 3 Yerleşme Eğilimleri: Üniversiteler

Detaylı

Ders 1 Minitab da Grafiksel Analiz-I

Ders 1 Minitab da Grafiksel Analiz-I ENM 5210 İSTATİSTİK VE YAZILIMLA UYGULAMALARI Ders 1 Minitab da Grafiksel Analiz-I İstatistik Nedir? İstatistik kelimesi ilk olarak Almanyada devlet anlamına gelen status kelimesine dayanılarak kullanılmaya

Detaylı

Tam Öğrenme Kuramı -2-

Tam Öğrenme Kuramı -2- Tam Öğrenme Modeli Tam Öğrenme Kuramı Okulda öğrenme (Tam öğrenme) kuramı, başarıyı normal dağılım eğrisinden üçgen dağılıma götüren ya da okuldaki % 20 oranındaki beklendik başarıyı % 75 ile % 90'a hatta

Detaylı

HĐTĐT ÜNĐVERSĐTESĐ GO KULÜBÜ TÜZÜĞÜ

HĐTĐT ÜNĐVERSĐTESĐ GO KULÜBÜ TÜZÜĞÜ HĐTĐT ÜNĐVERSĐTESĐ GO KULÜBÜ TÜZÜĞÜ Kulübün Adı BĐRĐNCĐ BÖLÜM Kulübün adı, Amaç, Çalışma Şekli, Dayanak ve Kurucular Madde 1: GO oyununu tanıtmak ve GO oyuncuları yetiştirmek amacıyla Hitit Üniversitesi

Detaylı

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası I. Ulusal Uçak Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 12 Mayıs 2001 Eskişehir-Türkiye UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Nazım

Detaylı

250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN DEĞİŞKEN BAZINDA İNCELENMESİ

250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN DEĞİŞKEN BAZINDA İNCELENMESİ 250 BÜYÜK FİRMA VERİLERİNİN DEĞİŞKEN BAZINDA İNCELENMESİ Prof. DR. Necmi GÜRSAKAL I. GİRİŞ Çalışmamızın ilk bölümünde 2002 yılına ilişkin 250 büyük firma verilerini değişken bazında inceleyerek bazı yorumlar

Detaylı

2015 Aralık SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Aralık 2015

2015 Aralık SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Aralık 2015 2015 Aralık SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ 25 Aralık 2015 Aralık ayı inşaat ve hizmet sektörü güven endeksleri TÜİK tarafından 25 Aralık 2015 tarihinde yayımlandı. İnşaat sektörü güven endeksi 2015 yılı Kasım

Detaylı

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON Bireylerin günlük hayatlarının yaklaşık üçte birini geçirdikleri işyerleri, kişi için önemli bir ortamdır. İşyerlerinde

Detaylı

III-13 KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

III-13 KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK III-13 KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK R.G. Tarihi : 05/07/2008 R.G. Sayısı : 26927 BİRİNCİ

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNDE VERİLERİN GRAFİKSEL ANALİZİ

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNDE VERİLERİN GRAFİKSEL ANALİZİ UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİNDE VERİLERİN GRAFİKSEL ANALİZİ Uygulamalı davranış analizinde verilerin gösterilmesi ve yorumlanması için grafikler kullanılır. Grafikler öğrenci performansının merkezi eğilimi,

Detaylı

YIĞMA YAPI TASARIMI ÖRNEK BİR YIĞMA SİSTEMİN İNCELENMESİ

YIĞMA YAPI TASARIMI ÖRNEK BİR YIĞMA SİSTEMİN İNCELENMESİ 13.04.2012 1 ÖRNEK BİR YIĞMA SİSTEMİN İNCELENMESİ 2 ÇENGEL KÖY DE BİR YIĞMA YAPI KADIKÖY DEKİ YIĞMA YAPI 3 Genel Bilgiler Yapı Genel Tanımı Kat Sayısı: Bodrum+3 kat+teras kat Kat Oturumu: 9.80 X 15.40

Detaylı

5. HAFTA PFS109 EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME. Yrd.Doç. Dr. Yusuf ESER. yeser@karabuk.edu.tr KBUZEM. Karabük Üniversitesi

5. HAFTA PFS109 EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME. Yrd.Doç. Dr. Yusuf ESER. yeser@karabuk.edu.tr KBUZEM. Karabük Üniversitesi 5. HAFTA PFS109 Yrd.Doç. Dr. Yusuf ESER yeser@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİ, PROGRAM GELİŞTİRMEDE ÇALIŞMA GRUPLARI VE ÇALIŞMA

Detaylı

Açıklayıcı araştırma: Olgular arasındaki nedensellik ilişkisini açıklamayı amaçlayan, hipotez sınamaya yönelik olan araştırma tipi.

Açıklayıcı araştırma: Olgular arasındaki nedensellik ilişkisini açıklamayı amaçlayan, hipotez sınamaya yönelik olan araştırma tipi. Sözlük Açıklayıcı araştırma: Olgular arasındaki nedensellik ilişkisini açıklamayı amaçlayan, hipotez sınamaya yönelik olan araştırma tipi. Alt yapı: Marx ın yaklaşımında bir toplumun ekonomik yapısını

Detaylı

"YEMEKTE DENGE EĞİTİMİ PROJESİ EN İYİ UYGULAMA" YARIŞMA ŞARTNAMESİ

YEMEKTE DENGE EĞİTİMİ PROJESİ EN İYİ UYGULAMA YARIŞMA ŞARTNAMESİ "YEMEKTE DENGE EĞİTİMİ PROJESİ EN İYİ UYGULAMA" YARIŞMA ŞARTNAMESİ GİRİŞ Sevgili Öğretmenimiz, Çocuklarımızın yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı geliştirmelerine katkı sağlamak için, Millî Eğitim

Detaylı

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 1 Karşılaştırma istatistiği Temel kavramlar: Örneklem ve evren:

Detaylı

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve

Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve ÜNİvERSİTELERİMİzDE SANAT VE TASARıM EGİTİMİ Güner SÜMER* I-GİRİş Ülkemizdeki Güzel Sanatlar Fakültelerindeki Sanat Eğitimi ve Öğretiminin genel amacı öğrencilerin yaratıcı sanat yeteneklerini geliştirerek,

Detaylı

EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1

EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1 58 2009 Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı:25, s.58-64 ÖZET EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1 Bu çalışmanın

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ DENGELİ BESLENİYORUM RESİM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ ÖNSÖZ Değerli Öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı iş birliğinde yürütülen Yemekte Denge Eğitim Projesi

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı