THE INDEPENDENT 14 SEPTEMBER 2011

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "THE INDEPENDENT 14 SEPTEMBER 2011"

Transkript

1

2 THE INDEPENDENT 14 SEPTEMBER 2011

3

4 Independent, 14 Eylül 2011 Sanat, İstanbul'un üzerine ışık tutuyor Maya Jaggi Bu güvenin bir kısmı cumartesi günü başlayacak olan İstanbul Bienali'nden geliyor. İlk olarak 1987 yılında düzenlenmeye başlanan bienalin statüsü yıllar içerisinde giderek arttı ve bu sene New York MoMA'nın direktörü Glenn Lowry tarafından sanat takviminin hatta Venedik i bile geçerek - en cezbedici etkinliği olduğu söylendi. Bienalin mekânı, ortasından Cenevizlilerin yaptığı Galata Kulesi nin yükseldiği ortaçağ liman bölgesinin büyümesiyle ortaya çıkan Beyoğlu, özel olarak da Boğaz'ın kıyısında sıra sıra dizilli depolardan oluşan Antrepolar.. * Bienal, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenleniyor. İKSV, Sadi Konuralp Caddesi No.5'te yer alan, yeni taşındığı art nouveau stilindeki Deniz Palas'ta, Şişhane Metro'sunun hemen yanında bulunuyor. Binadaki Tasarım Mağazası ile altıncı kattaki Haliç manzaralı, siyah plastik ve turuncu koltuklu Türk-Akdeniz mutfağından örnekler sunan loş ve geniş X Restaurant-Bar görülmeye değer. Binada bir cafe ve yazın kullanılan bir teras bar da bulunuyor.** * II. Paragraf ** VI. Paragraf

5 INTERNATIONAL HERALD TRIBUNE 15 SEPTEMBER 2011

6 International Herald Tribune, 15 Eylül 2011 Sadeleşmiş ve gizemli bienal, özünde siyasi İstanbul sergisi sanatçı estetiğini kullanarak daha görsel ve sezgisel bir etkiye ulaşıyor. Susanne Fowler İstanbul daki eski sanat bienalleri, ziyaretçilerini küratörler tarafından galeri mekânına dönüştürülen eski tütün depoları ya da eski bir Rum okulu gibi mekânlar arasında, şehir boyunca gezintiye çıkarmıştı. Ancak bu Cuma açılan bienal için, küratörler Jens Hoffmann ve Adriano Pedrosa, en azından mekân seçimleri konusunda, daha basit bir yaklaşım uyguluyorlar. İsimsiz (12. İstanbul Bienali) için seçtikleri tüm sanat eserleri, tek bir merkezde, Istanbul Modern Müzesi nin yanındaki Antrepo 3 ve 5 te sergilenecek. Kosta Rika doğumlu Hoffmann yakın zamanda yapılmış bir röportajda, ikimiz de sanat metasına ayrıcalık tanıyan bir sergi yapma ekolünden geliyoruz diyor. İşleri konumlandırma, yerleştirme şeklimiz, işler ve sanatçılar arasında diyalog oluşturma, birbirlerine bağlantı ve gönderme yapmalarına çalışmak üzerine kurulu. Tutarlı ve kapsamlı bir küratöryel argüman oluşturabilmek için sergiyi, özenle inşa edilmiş tek bir mekânda kurmamız gerekiyor, böylece mekân işleri gölgede bırakmayacak ve yanlış yorumlanmalarına sebep olmayacaktır. Bu tüm sergiyi tek bir mekânda görebileceğiniz ve şehrin farklı yerlerinden metro ya da taksiye binmek zorunda kalmayacağınız bir bienal. diye ekliyor. Sergi mekânı sadeleştirilmiş olsa da kavramsal boyut bundan tamamen farklı. Küba kökenli Amerikalı ve uzun zaman New-York ta ikamet etmiş sanatçı Felix-Gonzalez in işlerinden yola çıkarak, bu bienaldeki işler beş tema altında toplanıyor: Soyutlama, Ross, Pasaport, Tarih ve Ateşli Silahla Ölüm. Bütün bu temalar sanatçı 1996 da AİDS ten ölmeden önce işlerinde yüzeye çıkan fikirler. Küratörler, sergileneceklerin birçoğuyla ilgili ser verip sır vermediler, hatta katılacak sanatçıların listesini dahi açıklamadılar. 46 yaşındaki Brezilyalı Pedrosa Rakamlar ve isimlerin marka gibi kullanılmasına olan takıntılarıyla birlikte, bienallerin geleneksel pazarlama stratejilerini reddediyoruz. Bu yüzden de sergiye katılan sanatçıların isimlerinden bir liste derlememeye ve yayımlamamaya karar verdik. diyor. Bilinen, serginin onlarca uluslararası sanatçının yanı sıra, Kutluğ Ataman ve Aydan Mürtezaoğlu gibi Türk sanatçıların işlerini de sunacak olması.

7 Jens le ben 10 yıldır birlikte çalışıyoruz ve uzun yıllardır aramızda sergiler üzerine bu türden bir tartışma devam ediyor diyor Pedrosa. İstanbul Bienali nin son birkaç yılına, en azından 2003 ten bu yana baktığımızda, Dan Cameron un 2003 teki Şiirsel Adalet sergisinden, dört kadından oluşan Zagrebli küratör kolektifi WHW nin, komünizme dönüş gibi bir sergi argümanı içeren radikal siyasi yaklaşımlarına kadar uzanan sürede, birçok farklı şekilde siyasete ve siyasetten beslenen sanata yönelik, belirgin bir yaklaşım fark ettik. Siyasete ve siyasetten beslenen sanata yönelik bu odaklanmayı korumanın önemli olacağını düşündük diye ekliyor. Ama bir şekilde estetiğe, biçimsel meselelere, görsel olana ve görsel olanın alanı hakkındaki kaygılara yer vermek istedik;, bu konuların bienalin son birkaç yılında belki biraz kenara itilmiş olduğunu düşündük; bu bienaller, sanat ve politikayı daha fazla, ama belgesel veya sosyal ya da siyasi aktivist bir yaklaşımla ele almış gibi görünüyorlardı. Aklımızda bu düşüncelerle, diyor Pedrosa, siyaset ile bedeni ve kişisel sorunları estetik ve görsel kaygılarla ifade eden bir sanatçı örneği kim olabilir diye düşündük. Bizim için, bu sanatçı Felix Gonzalez-Torres tir. İşte bu şekilde araştırmalarımızın ve genelde serginin ilhamı olarak referansımız önemli bir figür- haline geldi. Gonzalez-Torres in şiirsel işleri, 1995 yılında, New York, Solomon R. Guggenheim Müzesi nde ve 1997 yılında, Hannover Almanya daki Sprengel Müzesi nde yapılan restrospektif sergilere konu oldu. İşleri ayrıca New York taki Modern Sanat Müzesi nde de sergilendi. Gonzalez-Torres in hiçbir işi bu bienale dahil edilmemiş olsa da varlığı her yerde, sergilenen sanatta hissediliyor. Kavramsallıktan, minimalizmden, yüksek modernizmden gelen birçok referans kullanıyor, dolayısıyla ızgara, geometrik soyutlama, minimalist biçimler belki Robert Smithson ın sanatını veya belki Donald Judd u anımsatacak köşe işleri karşımıza çıkıyor diyor Pedrosa, veya belki Carl Andre nin işlerine bir referans vardır, ama artık saf bir biçimsellik ve estetikle değil.,her zaman ilk andaki saflık ve yüksek modernist estetiği yıkan kişisel konuları veya siyasi içerikleri kullanıyor. Dolayısıyla başlangıç noktası kendisi. Bienal sanatçılarının Boğaz kenarındaki antrepolarda sergilenen işlerinin içerisinde küratörler tarafından sipariş edilmiş eserler de var, tarihi işler de. 60 lardan, 70 lerden ve 20 lerden de işler var ve hatta Amerikan İç Savaşı ndan işlerimiz var diyor Pedrosa. Ama küratörler bienali gezmek için Gonzalez-Torres in işlerini biliyor olmanın bir önkoşul olmadığına vurgu yapıyorlar.. İşleri bilen insanlar, elbette bienale farklı erişime sahip olacaklar, fakat bir işi anlayabilmek, bu sergiye erişebilmek için işlerini bilmeniz gerekmiyor. Beş karma sergi ve bunların etrafında, birbirinden ayrı 50 odaya yerleştirilmiş kişisel sergilerin yer aldığı mekân bir labirente benziyor. Pedrosa karma sergilerden şöyle bahsediyor: İsimsiz (Pasaport); İsimsiz (Ross) Ross, Felix in AIDS ten ölen partneri, bu sebeple sergi eşcinsel tema ve konular ile ilişkiler ve aşk üzerine- İsimsiz (Soyutlama), özellikle geometrik soyutlama ve soyutlamanın nasıl siyasi, kişisel veya bedensel konuları ele alabileceği üzerine bir sergi; İsimsiz (Tarih), tarih yazımını ve tarih kitaplarını ve hatta yazmanın tarihini de kapsayan bir sergi ki bu Türkiye için kilit bir tema ve şiddete değinen İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm) sergilerimiz var. Ayrıca, küratörlerin İstanbul ile alakalı olduğunu düşündükleri konular, sanatçıların ilgi alanları ve genel olarak, bugünün dünyasında önemi olan konular da Gonzalez-Torres in

8 teması üzerine katmanlaşmış. Bu bienalin bir şekilde siyasetle ilgisi olması gerekliydi, dünyanın durumuna bakınca bazı konulara değinmemek sorumsuzluk olacaktı diyor Hoffmann. Claudia Andujar ın işi, Brezilyalı yerlilerin ilk kez kayıt altına alınma süreci üzerine. Hepsi birer numarayla fotoğraflanmışlar diyor Pedrosa. Yani bir şekilde, bürokrasiyi, yönetimi, medeniyeti, dünyanın bunları daha önce hiç görmemiş bir yerine sahiden de onları vatandaş olarak saymak suretiyle getirmek. Hoffmann Sergileme etrafındaki söylem son 20 yıl içerisinde hızla gelişti. Bir noktaya kadar oldukça giriftleşti, diyor.. Bunun Felix-Gonzalez gibi, onun minimal veya postminimal sanata referans verme biçimi gibi olduğunu düşünüyorum; öte yandan herkes bununla özdeşleşebiliyordu çünkü ulaşılabilir temalar kullanıyordu. Aşk hakkında, kayıp hakkında, arzu hakkındaydı hepimizin deneyimlediği ya da bildiği birçok şey. Ama aynı zamanda bu konularda fikir yürütebilirsiniz de. Belki işi aşırı kolaylaştırmak veya nüktedan olmak için hep şöyle diyorum, sergimiz The Simpsons gibi: Freud e veya herhangi birşeye kurnazca referans verebilirim, ama kızım renkli suratlara güler. Çok ciddi olabileceğiniz ama aynı zamanda sadece zevk alıp eğlenebileceğiniz farklı açıları var; bence bu hem Felix in işlerini hem de bu sergiyi anlayabilmeniz için gerçekten kilit bir nokta.

9 EL PAIS 16 SEPTEMBER 2011

10 El Pais, 16 Eylül 2011 González-Torres in gözünden Arap baharı Angeles Garcia Hiçbir eseri orada sergilenmese bile Félix González-Torres in (Guaimaro, 1957-Miami, 1996) siyasal ve sosyal yükümlülüğü, biçimsel güzelliği ve ruhu, bugünlerde İstanbul Bienali nin üzerinde uçuyor. Bu manzaranın en politik ve en tehlikeli buluşması, AIDS in kariyerinin en verimli zamanlarında bizden ayırdığı Kübalı sanatçının antolojisine saygı biçiminde kendisini gösteriyor. Sonuç, hem onun yoğun dünyasına göz atmak, hem de verdiği savaşlardaki kahramanlıklarını kavramsal ifadesi aracılığıyla nasıl yansıttığını canlandırmak oluyor. O, ünlü şeker kümeleri, minimalist yapıtlarındaki narin dünyanın yerlileri gibi, parçalarını tanıdık İsimsiz başlığı altında adlandırmaktan hoşlanırdı. Böylece küratörler Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann bu bienalde, yüz kadar sanatçının eserlerini, González-Torres in ele aldığı konular altında birleştirdi: ayrımcılık, sınırlar, şiddet, soyutlama ve eşcinsel aşk. Küratörler, bienalin gerçekleştirildiği İstanbul un eski bir fabrikasının içinde bulunan yaratıcıların isimlerini iyice düşünüp taşındıktan sonra, bilerek bizlerden sakladılar. Çünkü Gonzales-Torres in, çağdaş sanat piyasası adına taşkın kültürü eleştirme biçimi bu idi. Latin Amerikalı, Batı Avrupalı ve Orta Doğulu yazarlar bolluğu içinde olacağımızı da kesinlikle biliyordu ve bunların arasında bir tek İspanyol, Antoni Muntadas (Barcelona, 1942) da bizlerle birlikte olacaktı. Sergiyi düzenleyenler, eski Konstantinopolis in şimdiki karmaşıklığı ile González-Torres in sanatsal kaygısını yansıtan New York u karşılaştırmak istediler. Kontrolsüzlük, ses, hız, eski ve yeni arasında her daim var olan yaşama sıkıntısı, görünürde çelişkili dünyaların çarpışması, daha bienalin girişinde kendisini hissettiriyor. Japon mimar Ryue Nishizawa nın (2010 Pritzker ödülü sahibi, Sejima & Nishizawa and Partners ortağı) başarılı fikri sayesinde, sanatçıların eserleri iki binaya, manastır havası taşıyan hücrelere yerleştirildi. Belgeler, resimler, birçok fotoğraf ve az sayıda video, aynı González-Torres in hayatı boyunca katlandıklarına benzer sınır dışı edilme, marjinalleştirme ve somut tacizlerin dramatik hikâyelerini aktarıyor. Hareketli Arap baharına da sık sık atıf yapılıyor. Bisan Abu-Eisheh (Kudüs, 1985) Filistinlilerin her gün katlandıkları faciayı, Evcilik Oyunu adlı yerleştirmesinde oldukça iyi ele alıyor. Kendi alanını, Kudüs ün farklı bölgelerindeki terk edilmiş evlerden topladığı birçok obje ve taşlarla dolduruyor. Bunların arasında kıyafet, mutfak gereçleri ve CD parçacıkları da var ve bu parçaların her biri kendi şeceresiyle sergileniyor: Tam olarak nereden geldiği, geldiği evin planı, yıkılma tarihi, hane nüfusu... Sözü edilenler, 40 yıl boyunca inşa edilmiş, yıkılmış ve sayısız defa yeniden inşa edilen binalar. Hiçbir zaman yeteri kadar anlatılamamış olan kadınların katlandıkları marjinalleştirme ve taciz, bienaldeki serginin büyük bir kısmını oluştururken, buna paralel olarak bugünlerde İstanbul un Avrupa ve Asya yakalarını geniş katılımlı eylemlerle hareketlendiriyor. 30 kadar

11 genç sanatçı da komşu bina İstanbul Modern Sanat Müzesi nde yer alıyor. Büyük salonların içinde yaratıcıların kendilerini adadıkları ve su yüzüne çıkardıkları eserler ortaya çıkıyor de İtalyan Tina Modotti tarafından betimlenmiş, bayrağını omuzlarında taşıyan Meksika Devrimi nin ünlü fotoğrafı, yolu Marta Rosler ın (New York, 1950) Irak ve Afganistan savaşlarındaki kadın ve çocuk kurbanların başrolde yer aldığı yıkıcı görüntülerine bırakırken, bir taraftan da Catherine Opie (Ohio, 1961) birinci plan özel seçkisini sergiliyor. Ancak izole edilmişliği en iyi anlatan eser Brezilyalı Renata Lucas ın (Ribeirao Preto, 1971) kurgusu olabilir. Hareket eden tahta paneller, düşlerimize ulaşmamıza engel olan bariyerlerin her daim orada bulunduğunu bizlere hatırlatıyor.

12 O ESTADO DE SAO PAULO 16 SEPTEMBER 2011

13 O Estado de Sao Paulo, 16 Eylül 2011 Derhal Sanat Camila Molina İsimsiz temasıyla dün başlayan 12.İstanbul Bienali, bu yıl Kübalı sanatçı Gonzáles- Torres den aldığı ilhamla politikayı konu alıyor. Bu sene 12.si düzenlenen İstanbul Bienali -İsimsiz-, Portekizce karşılığıyla Sem título temasıyla dün davetlilerle buluştu ve yarından itibaren ziyaretçilere açık olacak. Serginin belirli bir başlığı yok, çünkü zaman ve mekanlar değiştikçe anlamlar da sürekli değişiyor diyerek, Brezilyalı küratör Adriano Pedrosa 2009 daki İnsan Neyle Yaşar? konusundan sonra neden -İsimsiz- şeklinde bir başlık seçildiğini, bu seneki bienalin ilham kaynağı olan Küba asıllı Amerikalı sanatçı Félix González-Torres den ( ) alıntı yaparak açıklıyor. Bu sene Pedrosa ve Kosta Rikalı Jens Hoffmann nın küratörlüğünde gerçekleştirilen bienal, düzenli ve temiz bir yapıyla, çoğunlukla Ortadoğu ve Latin Amerikalı sanatçıları bir araya getiriyor. Sergi sanat ve politikayı, içten bir çizgiyle ve gösterişe çok yer vermeden karşı karşıya getirmeyi amaçlıyor. Şiddet, tarih, sınırların aşılması, eşcinsellik gibi daha önce González-Torres in ele aldığı konular, somut tanımlamaları tam anlamıyla temsil etmeyen çeşitli çalışmalarla 13 Kasım a kadar 12. İstanbul Bienalinde sergileniyor. Adriano Pedrosa, González-Torres in kuzey ve güney arasında kalmış, modern zamanın soyutluk ve sadelikle ilgili geleneklerini ani, kişisel ve politik içeriklerle altüst eden, Latin Amerikalı bir sanatçı olması önemliydi sözleriyle neden bu yılki bienalin esin kaynağı olarak seçildiğini açıklıyor. Avrupa daki en deneysel ve özgür örneklerden biri olarak kabul edilen bienal, içten yapısıyla daha ilk görüşte insana kendini anlatıyor. Bu yıl, çoğunluğu Türk özel sektöründen gelen iki milyon avro bütçeyle gerçekleştirilen etkinlik, geçmiş yıllardaki gibi tüm şehre yayılmak yerine, Antrepo 3 ve 5 te toplanmış durumda. Ünlü Japon mimarlık ofis SANAA dan tanıdığımız Ryue Nishizawa nın projesi doğrultusunda, sergi alanları gri ve beyaz tonlarda, ziyaretçilere rahatlatıcı bir ortam yaratmak amacıyla yeniden düzenlendi. Bienaldeki çalışmaların büyük bir çoğunluğu kağıt, fotoğraf ve objelerin, González-Torres in önceki çalışmalarından yola çıkılarak beş başlık altında toplanmış bulunuyor: İsimsiz (Soyutlama), İsimsiz (Pasaport), İsimsiz (Tarih), İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm) ve İsimsiz (Ross) Kübalı sanatçının 1992 de AIDS ten ölen hayat arkadaşının ismi. Bienal ayrıca kimi sanatçıların daha da göz önüne çıkarılan bireysel sergilerinden oluşuyor. Küratörler tarafından önceden duyurulmamış ve farklı jenerasyonlardan Brezilyalı sanatçıların oluşturduğu bir grup da bienalde yer alıyor. Merak uyandıran genç yetenekler olarak Jonathas de Andrade (1982) bienalde iki farklı alt başlık altında, biri fotoğraflardan

14 öteki ise günlük sayfalarından oluşan iki çalışmayla yer alıyor. Clara Ianni (1987), Theo Crayeiro (1983) gibi sanatçılar da bienalde kendilerine yer bulurlarken, onların yanında isimleri çoktan belleklere kazınmış olan Leonilson, Lygia Clark, Lygia Pape, Adriana Varejão, Jac Leirner, Rosângela Rennó, Renata Lucas ve Claudia Andujar gibi sanatçılar da sanatseverlerle buluşuyor. Bienalde Öne Çıkanlar Üç Atış İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm) sergisinin zekâ pırıltılarıyla öne çıkan eserlerinden biri, sanatçı Roy Lichtenstein ın 1968 yılında Gun in America konulu Time dergisi kapağı için yarattığı imaj. Saigon da bir Vietnamlının infazını gözler önüne seren üç sıralı fotoğraf ise Shoot ismi ile Chris Burden in 1971 deki performansına ait. İdealistler İsimsiz (Soyutlama) sergisinde Brezilyalılardan pek çok eser ile beraber Renata Lucas ın dörtgen ve üçgen formlu ahşap plakalardan meydana getirdiği Fay Hattı (2003) isimli işi ve Macar Dóra Maurer in çalışması, bienalin genel tarihinde de dikkat çeken çalışmalar. Meyveler Kolombiyalı Gabriel Sierra nın İsimsiz (Tabiat -Gecikmiş Ölüm) isimli eserinde ziyaretçileri elmalar karşılıyor. Yine elma, bu sefer Theo Craveiro nun camdan karınca evinde karşımıza çıkıyor. Kübalı Wilfredo Prieto ise Siyaseten Doğru (2009) çalışmasında bir karpuz kesmiş. Tarih Meksikalı Julieta Aranda nın Hesaplarda Bir Hata Oldu çalışmasında, akrilik bir kutuya bağlı kompresörden gelen hava ile tarihi içinde barındıran kitaplar havalanıyor.

15 THE WALL STREET JOURNAL 17 SEPTEMBER 2011

16 Wall Street Journal, 17 Eylül 2011 İstanbul Yükselişte Kelly Crow İstanbul un sanat sahnesindeki hareketlilik, Garanti Bankası nın Salt, Vehbi Koç Vakfı nın Arter-Sanat için Alan ve Borusan Holding in ArtCenter Istanbul gibi kâr amacı gütmeyen sanat mekânlarının yardımıyla, mantar gibi çoğalıyor. Açılışları, uzun süredir devam eden sanat bienali paketine destek sağlayabilir bu cumartesi günü açılan ve 13 Kasım a kadar devam eden güncel sanat odaklı İstanbul Bienali, Antrepo da izlenebilir. Bienaller, genellikle genç sanatçıların çıkış yapması için iyi birer platform olarak işlev görürken, bienalin küratörleri Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann, özellikle olgun ve göz ardı edilen ancak işleri hâlâ aydınlatıcı olabilecek sanatçıları aradıklarını söylüyorlar. Bu duruma örnek olarak çizimlerden ve tıbbi kayıtlardan bir otoportre yaratan Perulu sanatçı Terese Burga anılabilir. Sergilenen işlerin çoğu beş kolektif sergide toplanıyor; her birinin temaları ise, ampul ve şekerleme gibi gündelik objeleri kullanarak, AIDS gibi kişisel ve sosyal sorunlarla yüzleşen eserler üretmesiyle tanınan Kübalı heykeltıraş Felix Gonzalez-Torres in işlerinden esinleniyor. Karma sergilerden biri, cinsellik temalarını işlerken, fotoğrafçı Catherine Opie nin portrelerine yer veriliyor. Bir diğeri göç, kimlik ve sınır kontrollerine odaklanıyor ve Claudia Andujar ın geleneksel olarak bireysel isimler almayan Brezilya yerlilerinin fotoğraflarını içeriyor. (Andujar portreleri numaralandırarak tanımlıyor.) Diğer yeniden keşfedilenler arasında ise, kilimlerden geometrik kolajlar yapan 85 yaşındaki Rumen sanatçı Geta Bratescu ve 1960 larda, Türkiye de henüz pek az kadın tek başına seyahat ederken, ülkeyi boydan boya gezip kadınların hayatlarını belgelediğinden dolayı başına buyruk addedilen Yıldız Moran Arun bulunuyor. Pedrosa, yerel bir üniversitenin kütüphanesinde bu fotoğraflara rastladığında ne kadar şaşırdığını belirtirken, Yeni bir malzemeymiş gibi geldi diyor.* *Devam eden paragraflar bienal dışı konulardan bahsediyor.

17 O GLOBO 17 SEPTEMBER 2011

18 O Globo, 17 Eylül 2011 Deneysel kimliğiyle ünlü İstanbul Bienali; İsimsiz olarak, önceden açıklanmış sanatçı listeleri olmaksızın ve katalogsuz başlıyor. Suzana Velasco Başlık yok, önceden duyurulmuş bir sanatçı listesi yok, katalog hazırlanmadı, ne gösteriler ne de seminerler düzenlenecek; 12.İstanbul Bienali bu cumartesi gözlerden uzak bir şekilde kapılarını açacak. Ziyaretçiler camiler arasındaki kentin büyülü atmosferini arkalarında bırakıp, şehrin liman bölgesinde bulunan iki antrepoya girdiklerinde çelik plakalarla tanımlanmış, sakinleştirici ve basit bir mimariyle karşılaşacaklar. Yaklaşık yirmi aydır hazırlıkları devam eden ve uluslararası sanat camiası tarafından deneysel yapısı sebebiyle merakla beklenen bienalin hazırlıklarının sonuna gelinmek üzere. Brezilyalı Adriano Pedrosa ve Kosta Rikalı Jens Hoffmann, 1987 deki ilk İstanbul Bienali nden beri ilk kez ve ünlü Venedik Bienali ne de karşıt bir tavırla, mekan düzenlemesine değil, sadece sergileyecekleri eserler üzerine odaklanıyorlar. 13 Kasıma kadar sürecek sergi boyunca bienallerde alışık olunmadık bir şekilde, çeşitli müzelerdeki sergiler haricinde hiçbir eş zamanlı etkinlik olmayacak. Bienallerin sayısında bir artış var, ancak pek çoğu sanatçıların duyurulması, pazarlama stratejileri veya içi doldurulamayan politik veya edebi başlıklar gibi engellere takılıyorlar. Bizim yapmaya çalıştığımız bu soruna bir cevap niteliğinde. Ama bunu Bienal işte böyle yapılır diyerek gerçekleştirmek istemiyoruz. diyerek çalışmalarını özetliyor Pedrosa, bundan yaklaşık bir sene kadar önce Hoffmann la birlikte oluşturdukları sayfalar dolusu günümüz bienalleri listesine atıfta bulunarak. Félix González-Torres Etkisi Aslında bienalin bir konu başlığı var: İsimsiz (12.İstanbul Bienali), Ama bu öyle bir ironi ki, bu isim Félix González-Torres in ( ) çalışmalarını adlandırdığı İsimsiz kelimesini takip eden parantez içindeki bir sözcük veya tümce yönteminden geliyor. Küba da doğan, daha sonra Porto Riko da yaşayıp, 1979 da ABD ye yerleşen sanatçı, küratörlere büyük bir ilham kaynağı olmuş, öyle ki bienaldeki beş farklı temanın her birinin temelini oluşturan beş farklı eser de González-Torres e ait. Sergiler farklı büyüklükteki salonlarda, Pritzker ödüllü Japon mimar Ryue Nishizawa nın yarattığı görsellik içinde, yaklaşık elli farklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Bienalin ortaya çıkışı her ne kadar González-Torres in fikirleri üzerinden olsa da, hiçbir çalışması bienalde sergilenmiyor; sadece küratörlerin ilham aldığı çalışma notlarının bir kısmı ziyaretçilerle buluşuyor. Bu notlar sanatseverlere ne görmeleri gerektiğini göstermese de, çalışmaların ortaya çıkışındaki fikirler hakkında ipuçları veriyor. González-Torres önemli bir örnek, çünkü politik ve kişisel sorgulamalarını görsel ve estetik bir kaygı içinde gerçekleştiriyor diyor Pedrosa. Modernizmi, kavramsal sanatı ve sadeliği,

19 güncel konularda kendi stiliyle yorumlayıp eserler ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda iki dünya arasında kalmış bir sanatçı: kuzey ve güney çevre ve merkez, Küba-Porto Riko ve ABD arasında. AIDS ile yaşayan eşcinsel kişiliği, çalışmalarına yansıyor. Ama etkisi yeterli oluyor, çalışmalarını anlamak için onu derinlemesine tanımanıza gerek kalmıyor. Bienaldeki sanatçıların İstanbul un tarihi dokusuyla bütünleşmeleri için pek fırsat olmasa da, şehir çoğunluğu Türk ve Ortadoğulu sanatçıların işlerinde etkisini gösteriyor diyor Pedrosa. Katılan bazı sanatçılar daha önce çeşitli etkinliklerde küratörlerle çalışma tecrübesine sahip, örneğin Adriano Pedrosa yla çalışan Brezilyalı sanatçılar Renata Lucas, Adriana Varejão ve Jonathas de Andrade. Perulu Teresa Burga gibi diğerleri ise sergilerin hazırlık sürecinde keşfedilmiş. Bienallerde benzerine az rastlanır şekilde yaklaşık on beş kişilik bir grup, başvuran bin beş yüz portfolyo arasından seçilmiş. Katılan sanatçıları yönlendirecek beş farklı başlangıç noktası seçmenin, bu tür ucu açık ve amacından uzaklaşabilen sergilerde hedefi daha belirgin hale getirmek gibi olumlu bir katkısı oluyor. İsimsiz başlığı kulağa uçsuz bucaksız gelse de, bu tema beş adet parantez içi terim ile tarih, şiddet, sınırlar, kimlik ve soyutluk başlıklarıyla sınırlandırılmış durumda. González- Torres in etkisindeki soyutluk, Macar Dóra Maurer in geometrik desenler ve fotoğraflarla yarattığı Fotoğraf Makinesiyle Çizmek adlı işinde veya Adriana Varejão nun perdesindeki duvarın parçalandığı sahnedeki gibi ya da Brezilyalı Rivane Neuenschwander in Belirli Bir Mesafeden çalışmasında betondan fırlayan çelik kabloların arasındaki ahşap objeler gibi saf olma gerekliliğine sahip değil. Rivane nin ardından İsimsiz (Pasaport) alt başlıklı sergide, coğrafi sınırları, kimliği, göçleri ve kültürel etkileşimi, tekrardan çizilen ve baştan yaratılan haritaların tanıklığını, Arjantinli Jorge Macchi ve Uruguaylı Joaquín Torres García gibi sanatçıların çalışmalarında görüyoruz. Bu çalışmaların bir çoğu, - tıpkı Filistinli Taysir Batniji nin Babalar isimli Gazze deki kafe, dükkan ve fabrika sahiplerinin fotoğraflarından oluşan eseri gibi - hikaye, hayal ve arşiv olarak, bienalin diğer sergileriyle bağlantılı. Amerikalı Martha Rosler, fotomontaj çalışmasında askerler ve ölüleri, rahat bir evin oturma odasında bir pencereye veya asılı çerçeveye taşıyor. İsrailli Dani Gal ise hayali tarihsel görseller yaratarak, Martin Luther King Jr. ın konuşması ve Nazilerin Avusturya yı işgalini plakların üstüne taşıyarak İsimsiz (Tarih) sergisinde yerini alıyor. González-Torres ten bir alıntı yapan Pedrosa diyor ki: Eserler kendini tek bir konuyla kısıtlamamalıdır, anlamlar zaman ve mekânla değişir. Bienaldeki en özel tema ise González-Torres in 1991 de, kendinden beş sene önce AIDS yüzünden hayata veda eden hayat arkadaşına adadığı, İsimsiz (Ross) adlı çalışma. Eser Ross un vücudunu simgeleyen ve toplamda 79,4 kg gelen, odanın bir köşesine yığılmış rengârenk şekerlemelerden oluşuyor. Bienalde Ross a en benzer çalışmalardan birisi de Brezilyalı Leonilson un çalışmalarını sergilediği salon. Bunun sebebi ise otobiyografisinde bahsettiği eşcinsel aşk, AIDS ve özlem konularının yanında, sanatçının işlemelerindeki zerafet. Pedrosa ve Hoffmann ın görüşüne göre, sergiler ziyarete hazır hale geldiklerinde, çalışmalar arasında yeni bağlar kurulmaya başlanacak. Bu sayede eserlerin yerleştirilmesine bağlı olarak ortaya çıkacak farklılıklarla, katalog ancak bu noktadan sonra serginin fotoğrafları ve yazılı belgeleri ile hazırlanabilecek. Küratörler bir kere daha, hala çalışmaların sonuna giden bir yolun ortasında olduklarını hatırlatıyor ve bu yolun nasıl bir sonuç ortaya çıkaracağını beklememizi öneriyorlar.

20 Bütün dikkatimizi bienal hazırlıklarına vermiş durumdayız ve istiyoruz ki, en sonunda bizim bir şey söylememize gerek kalmadan bienal kendini bütünüyle anlatabilsin.

21 FOLHA DE SAO PAULO 17 SEPTEMBER 2011

22 Folha de Sao Paulo, 17 Eylül 2011 İstanbul, González-Torres i şerefle ağırlıyor. Silas Marti 15 yıl önce hayata veda eden Küba asıllı Amerikalı sanatçının eserleri, Türkiye de bugün başlayan bienale ilham kaynağı oluyor. Ayın 27 sinde başlayacak ve bu sene 60. yaşını kutlayacak olan São Paulo Bienali, sanatçının 3 eserine ev sahipliği yapacak. Gonzáles-Torres, hayata veda edişinin bir yıl ardından, 1997 yılındaki bienalin odak noktasındaki sanatçılardan biriydi. Şimdi ise onun fikirleri bu yılki serginin çıkış noktasını oluşturuyor. Hiçbir eseri sergide yer almasa da, sınırlar, hastalıklar, aşk ve ölüm gibi temalar, küratörler tarafından González-Torres in beş farklı çalışmasından esinlenerek seçildi. Küba asıllı Amerikalı sanatçının tanınmasına aracılık eden eserleri, insan vücudunun sınırlarını tanımladığı ve 60 lı yıllarda ABD yi kasıp kavuran minimalizmin matematiğine olan açlığı temel alan otobiyografik çalışmaları oldu. Bu yılki İstanbul Bienali nde, yeni somutlaştırıcılığın öncülerinden Brezilyalı Lygia Clark ın, bedenin endüstriyel konstrüktivizm karşısında çektiği acılar bağlamında ürettiği metal soyut heykel çalışmaları da izlenebiliyor. Serginin aynı bölümünde, Clark ve Hélio Oiticica nın yapıtlarını inceleyen genç sanatçı Theo Craveiro nun, hayatın güçlükleriyle minimalizmin en sert gerçekliğinin çarpışmasını konu alan çalışmaları görülebilir. Bir yandan İstanbul Bienali nin son hazırlıklarına devam eden Adriano Pedrosa, eserleri sergilenen sanatçılar için Hepsi politik ve sosyal sorunları irdeleyen sanatçılar, ama bunu görsel, ciddi ve estetik kaygıları göz ardı etmeden yapıyorlar diyor. SAO PAULO Bir yandan González-Torres in fikirleri, Türkiye deki çalışmaların arasında yankılanmaya devam ederken, diğer tarafta, sanatçının üç eseri ayın 27 sinde 60. yılını dolduran São Paulo Bienali nde sanatseverlerle buluşmak için gün sayıyor. Işıktan bir şelale, kağıt yapraklarından bir tepecik ve mavi ambalajdaki şekerlemelerden oluşan bir kilim, bienal salonunda González-Torres in bedensel ve kırılgan estetiğini sergiliyor. Salonun zemininde ziyaretçiler tarafından yenilmesi sanatçı tarafından özellikle istenilen, toplamda kendisi ve 90 larda AIDS yüzünden hayata veda eden hayat arkadaşının kilosuna denk gelen 130 kilo şekerleme sizleri bekliyor olacak. Hastalığın yiyip bitirdiği bir vücuda benzetilen bu eser, gerçekliği ince bir örtünün ardından, tatlı ve ışıltılı bir şekilde aktarıyor.

23 PLASTİK SANATLAR ÜZERİNE BİR ELEŞTİRİ İçten ve Minimalist karakteriyle Türk Bienali ritmini kaybetmiyor. Fabio Cypiano Küratörlüğünü Brezilyalı Adriano Pedrosa ve Kosta Rikalı Jens Hoffmann ın yaptığı 12. İstanbul Bienali, benzer diğer etkinliklerin aksine gösterişli karakterini arka planda tutarak başladı. Görkemli çalışmalar ve sansasyonel montajların yerine tüm eserler, 54 ü bireysel 5 i kolektif sergiye mekan sağlayan toplamda elli dokuz salonda, içten ve gösterişsiz bir şekilde sergileniyor. 13 Kasım a kadar devam eden İsimsiz (12.İstanbul Bienali), tıpkı kendi eşcinselliği ve sosyo-politik durumu gibi, kişisel duruşunu da ciddi bir ifadeyle sorgulamasıyla tanınan Küba asıllı Amerikalı González-Torres in eserleri gibi, minimalist ve sofistike bir yol izliyor. Sonuç olarak, Ryue Nishizawa nın yarattığı alüminyum kaplamalı küçük ve şık mekânlarla tanımlanmış düzenleme, bir koleksiyoncunun küçük ölçekli ama kusursuz eserlerin sergilendiği ve ritmini hiç kaybetmeyen evini akla geliyor. İnsana hitap eden bu çalışmalar, çeşitli başlıklar altında sunuluyor. González-Torres in ateşli silahların hedefi olmuş kişilere ithaf ettiği Ateşli Silahla Ölüm eserinden yola çıkılan bölümde, Chris Burden ın Shoot adlı başyapıtı karşımıza çıkıyor. Bu yapısıyla bienal, esinlendiği noktanın tersine, kesin bir dile sahip ve bu sayede ziyaretçilere son derece eğitici bir deneyim sunuyor. BREZILYALILAR LEONILSON ÖNE ÇIKANLAR ARASINDA Bu yılki İstanbul Bienali nde Brezilyalıları sanatçıların yoğunluğu göze çarpıyor. González- Torres in tarzına ilgisi bilinen sanatçılar Leonilson, Rosângela Renó, Renata Lucas ve Jonathas de Andrade nin çalışmaları bienalde sergileniyor. Ayrıca Brezilya nın önde gelen sanatçılarından ve yeni somutlaştırmanın temsilcilerinden Lygia Clark da, katlama alüminyum heykelciklerden oluşan Yaratık Bicho çalışmasıyla sergide ser alıyor.

24 O ESTADO DE SAO PAULO 18 SEPTEMBER 2011

25 O Estado de Sao Paulo, 18 Eylül 2011 Üstü Kapalı Politika 12. İstanbul Bienali kavram ve estetik arasındaki dengeyi arıyor. Camila Molina Dün başlayan 12. İstanbul Bienali nde, ödüllü fotoğrafçı Eddie Adams tarafından 1968 de Saigon şehri sokaklarında çekilen ve bir Vietnamlı nın katledilmesine tanıklık eden fotoğraflar dizisi, başka bir deyişle çalışmada yaratılmış olan şiddet kilisesi imajı, bir ziyaretçinin eleştirilerine maruz kalıyor. Önemli olan kavram ve gerçek arasındaki kurgu; konu ve görseller arasındaki çelişki şeklinde cevaplıyor bunu, bu seneki bienalin küratörlüğünü Adriano Pedrosa ile birlikte yürüten Jens Hoffmann. Bienalin başlıca hedeflerinden biri, sanat ve politikayı karşı karşıya getirmek olsa da, bienalin çok keskin fikirleri içinde barındırdığı söylenemez da sanat ve politika temasına karşı radikal bir yaklaşım söz konusuydu, öyle ki sergi açık bir şekilde komünizmin geri dönüşünü destekliyordu. Bizim yaklaşımımız ise daha farklı bir yoldan; sanatın, politik kaygılara odaklanırken aynı zamanda estetik, ciddi ve görsel yanlarını göz ardı etmediği bir çizgiden yaklaşmak diyor Pedrosa. Pek çok çalışmanın bünyesinde barındırdığı içten karakterle gizlediği çığlığı sanatçı Rosângela Rennó, İnsanlık bir hastalığın pençesinde ve pek çok kişi bu hastalığa bir çare bulmaya çalışıyor şeklinde açıklıyor. Bienalde yer alan Brezilyalı sanatçılardan Rosângelina, İsimsiz (Pasaport) sergisinde özel bir salonda, ikisi de birer arşiv çalışması olan; Rio daki Biblioteca Nacional (Milli Kütüphane) den çalınan tarihi fotoğraflar ve yeni başkent Brasília nın inşası sırasında çalışan işçileri konu alan Fi Tarifinde Imemorial- adlı çalışmalarıyla yer alıyor. Bienalde Brezilya yı temsil eden diğer isimler ise; Claudia Andujar, Ernesto Neto, Rivane Neuenschwander, Lygia Clark, Lygia Pape, Renata Lucas, Jac Leirner, Antonio Dias, Leonilson, Adriana Varejão, Jonathas de Andrade, Theo Craveiro ve Clara Ianni. Bienalde sanatçı Félix González-Torres in İsimsiz adlı çalışmasından esinlenen çalışmaların sergilendiği beş başlık bulunmakta. İsimsiz (Ross), kesinlik ve incelik arasındaki zıtlığı barındırıyor. (Soyutlama), biçimcilik ve sadeliği; (Pasaport), sınırlar, devletler ve ayrılıkları; (Tarih), kitapların sorgulanmasını; (Ateşli Silahla Ölüm), saldırganlık, şiddet ve ölümü konu alıyor. (Ross) sergisinde ise, González-Torres in AIDS ten kaybettiği hayat arkadaşına ithaf ettiği çalışmasının etkisiyle içtenliği, cinselliği, tutkuyu ve ilişkileri konu alan çalışmalar yer alırken, Lübnanlı Akram Zaatari nin Lübnan daki eski stüdyosunda çektiği fotoğraflar göze çarpıyor. Bienalin geleneksel özelliklerinden biri olan ziyaretçilerin sergilerle birebir ilişki içine girmesi hakkında Pedrosa, Bienaller zamanla çeşitli kimliklere bürünür, burada da bunun bir kanıtını görüyoruz. diyor.

26 NZZ AM SONNTAG 18 SEPTEMBER 2011

27 NZZ am Sonntag, 18 Eylül 2011 SESSİZ TINILAR, BÜYÜK ETKİ Türkiye nin güncel sanat ortamına uzunca bir süredir uluslararası bir ilgi var. Dün, Cumartesi, açılan 12. İstanbul Bienali ardında büyük etki bırakıyor. Gerhard Mack Bu günlerde Türkiye nin kendine güveni tam. Başbakan Erdoğan, dünya sahnelerinde kendini Orta Doğunun yeni güçlü adamı olarak gösteriyor. Ülkenin ekonomik büyüme oranları ise Çin in hemen arkasında. Türkiye 2023 te, Cumhuriyet in kuruluşunun 100. yılında, dünya ekonomisinin en güçlüleri arasında kendine yer bulmak istiyor. En azından, İstanbul Kültür Sanat Vakfı nın Direktörü, 12. İstanbul Bienali nin açılışında basın mensuplarına bunu ilan ediyor. Böyle bir gelişme hevesi içerisinde sanat etkisiz kalamaz tabi. Dünya kültürüne katkıda bulunma amacıyla, en azından İstanbul da kendini görünür kılma yolunda ilerliyor. Şehirde onlarca özel müze açılırken, yüzlerce galeri sanat sergiliyor. Bu esnada bienal de, izleyici sayılarını sürekli olarak yükseltiyor da ziyaretçi ağırlarken, iki yıl önce gerçekleştirilen son bienale kişi katıldı. Kendini azimle tarihe yazdırmak isteyen herkes, bienal konusunda da derinden incelenmeyi kabullenmeli. Evrenimizin son otuz yılda belgelenmesi ve betimlenmesi, sanatçıları en çok ilgilendiren konulardan biri. Özel ve toplumsal resimlerin birbiri içinde kaybolma halini, 1996 da hayatını yitiren Félix Gonzáles-Torres gösteriyor. Sanatçının, tarihin yapılanmasına olan ilgisi, bu seneki İstanbul Bienali nin küratörlerine de yol gösterdi. Jens Hoffman ve Adriano Pedrosa, beş tematik sergiyi, New York ta yaşayan Porto Riko kökenli Kübalı sanatçının eserlerini referans alarak adlandırmışlar. Konuyu belirleyen bu sergileri, elli bireysel sunum tamamlıyor. Japon mimar Ryue Nishizawa, uzun holler ve meydanlara yer açan çelikten mekânlar inşa ederek, büyük seyahat gemilerinin demir attığı liman bölgesinde bulunan iki antrepo binasında, mekân kavramını yeniden düşünmemizi sağlayan bir şehir yaratıyor. Hikâyeler Yalan Söylüyor Başlangıcı tarih yapıyor. Esnek tema, betimlemenin ve aktarmanın farklı biçimlerine odaklanıyor. Sanatçılar, geçmişi görünüşte objektif birer gerçeklik olarak aktardığımız biçimlerle oynuyor. Dani Gal, bir odayı Atatürk ten Weizsäcker a uzanan konuşmaları içeren plaklarla dolduruyor. Antoni Muntadas, Budapeşte de Macaristan devriminin geçtiği mekânların eski resimlerini, aynı mekânların bugünkü fotoğraflarıyla birleştiriyor. Julieta Aranda ise toz haline getirilmiş kitapları bir plastik cam kutunun içinde uçuşturuyor. Simyrun Gill in, Jorge Luis Borges ve Guy Debord un metinlerinden oluşturup ipe dizdiği inciler o kadar sesli patlıyor ki nerdeyse akademik geliyor insana. Hâlbuki tarihin sonsuzluk ve yalancılığından en güzel hikâyeleri çıkaran ve teoriler üreten iki iğneleme bağımlısından bahsediyoruz. Bu bağlamda elbette Karl Marx unutulmaz. Ekonomistler ve toplum felsefecileri, son zamanlarda tekrar resmi tartışmalara döndü. Milena Bonilla, 1954 e

28 kalıntılarının yeri değiştirildiğinden beri ailenin Londra da bulunan asıl kabristanını hatırlatan hatıra plaketini silip film çekmiş. Grafitle silinen kalıntılar zor okunuyor ve bize insanların önemleri ve hatıralarının ne kadar çabuk söndüğünü hatırlatıyor. Videoda çatlamış taşların arasına giren sümüklü böcek ve karıncaları görüyoruz. Doğa, insan kültürünün simgelerini geri alıyor. 19 yüzyılın insanı olarak Marx ın tüm gücüyle karşı koyduğu ve karşılığında insanlara dünyevi bir cennet diretmeye çalıştığı sessiz ve inatçı bir güç olarak hissediliyor. Bu bienalin sanatçıları için tarih, zaten gelişimin hikâyesi değil de, güç ve onun kurbanları, sıkılmış yumruğu ve hatırlanan aşağılanmalarından oluşuyor. Bu noktada siyahî Amerika yı anlatan Elizabeth Cattlet in sivri betimlemeleri, Mona Vatamanu ve Florin Tudor un hızlı fırça darbeleriyle boyanmış sandaldaki mültecileriyle birbirine dokunuyor. Sanatçıların dünyanın farklı yerlerinden gelmeleri ve dünyanın en doğal şeyiymişçesine yan yana gösterilmeleri dekoru değiştirse de, acının tarihinin her yerden geçtiğini gösteriyor. Her yerde ölüm ve yıkım kol geziyor. Bir bölümün tamamı bu konuya adanmış. Martha Rosler, ünlü kolajlarında savaşın dehşetini oturma odamızın rahatlığı içerisinde tasvir ederken, Weege ve Letizia Bataglia fotoğraflarındaki leşler, New York ve Palermo sokaklarında yerlerde sürünüyor. Matt Collishaw un kocaman dia kutusunda kanayan bir kurşun yarası absürt bir güzellik olarak sergileniyor. Birinci Dünya Savaşı nda ateşlenen, askerlerin desenlerle süslediği ve Kris Martin in bir yığın halinde sergilediği 700 topçu kartuşu gibi. Azınlıkların Tecrübeleri Gücün tarihinin insan vücuduna kazınmasını, AIDS ten ölen eşcinsel sanatçı Gonzáles- Torres bizzat yaşadı. Birçok iş, var olan rol modellerinin şahsi alanda da yarattığı dışlamayı gösteren azınlıkların bakış açısına bürünüyor. Eşcinsellerin gündelik hayatına ve AIDS kurbanlarına adanmış olmasıyla beraber, beklentilerin getirdiği şaşkınlıklar da var. Tammy Ray Carland ın fotoğrafladığı Lezbiyen Yataklar, sabah içinden yeni çıkılan tüm yataklar gibi kırışık. Catherine Opie, bir tarafta deri maskesi ve teninde iğnelerle çok sert bir imaj çizerken, aynı zamanda uyanık gençlerin portrelerini betimliyor. David Haines ise spor pabuçlarla yarattığı natürmort sakız izleriyle fitness kültürü kadar cool görünürken, bedenin geçiciliğini anlatıyor. Bireyin özgürlüğü sadece bedenin geçiciliğiyle tehdit edilmiyor, bölümlerden birinin merkezinde devletlerin kısıtlamaları da yer alıyor. Pasaport alamayan seyahat edemiyor. Filistinlilerin kaderi, birkaç farklı yerde ele alınıyor. Seyahatin uzaklarına özlem duygusu ve sınırlamanın engeli konunun sınırlarını çiziyor. Lara Favaretto havalimanlarından alınmayan içeriği belirsiz bavulları sergiliyor. Rula Halawani iç daraltıcı fotoğraflarda gümrükçülerin bavulları arayan ellerini gösteriyor. Tarihin bedenlerden geçtiği yerde soyutlama da hayatın karmaşasından kaçamıyor. Sanat, 20. yüzyılda günlük hayatın kaosundan kurtarılıp evrenselleşmeye çalışırken, sanatçılar bugün genel bir dilin her zaman bireyler tarafından konuşulup değiştirildiği tecrübesine dayanıyor. Soyutlama, kişisel ya da toplumsal bir boyut kazanıyor. Calder ın 1946 dan kalma Tahran Güncel Sanat Müzesi nden bir model oyuncağı, Alessandro Balteo Yazbeck ve Media Farzin için ülkenin 1940 lardaki petrol savaşlarıyla ilgili bir araştırma için bir çıkış noktası oluşturuyor. Mona Hatoum saçlardan bir resim silsilesi oluşturmuş. Soyut modern sanatın ikonu, bu iddiasız eserde en kişisel olanla dokunaklı bir şekilde birleşiyor. Eğlence de

29 eksik olmamalı tabi, Gabriel Sierra bir meyve tabağını Support for Math Class (Matematik Dersine Destek) olarak cetvellerle ayırıyor. Açılıştaki meyvelerin çekiciliğiyle beraber, bu sergi matematik dersinin işkencesinden çok uzak. Küratöryel odaklı, gereksiz heyecana kapılmadan ve çok dikkatli iki antrepo binası içerisinde, durumumuzu özenle anlatan eserler sergiliyor. Bunu gerçekleştirirken birçok genç sanatçıya yer verilmesinin yanı sıra, dünyanın farklı bölgelerinden bu bir araya gelişin sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi de ayrıca bir kazanç. Türkiye nin yeni gelişen "büyük devlet ifadeli dışavurumlarına burada pek yer yok.

30 D LA REPUBBLICA 20 SEPTEMBER 2011

31

32 D La Repubblica, 20 Eylül 2011 Sanat Burada Evinde Alışveriş merkezleri ve camiler, yerel görünümleriyle yaşlılar ve son moda kıyafetleriyle gençler; hoparlörden yükselen ezan sesleriyle karışarak sokakları dolduran MP3 listeleri; Fransız mutfağından ve seyyar satıcıların tezgâhlarından yükselen kokular; meyhane ve fast food... Güncellik, kökler, estetik algılar ve düşüncelerin kavşak noktası İstanbul a hoş geldiniz. İster Avrupa ister Asya olsun doğu ya da batı, hiç fark etmez. DNA ile örülmüş hayat dolu sokaklarda işte içinize çektiğiniz bu şey temiz hava. Her şeyiyle taptaze, sayıları sürekli artan sanatsal gösteriler, sergiler ve festivaller ve pek tabii, belki de bu sene en iyisini izlediğimiz bienal ile ateşlenen sanatsal bir şevk. 13 Kasım a kadar sürecek bienalde sanat ve siyaset arasındaki ilişkiyi keşfetmek, bunun yanında da bu ilişkiyi inanılmaz nicelikteki gösteri, tartışma ve yerleştirmelerin ışığında incelemek bienalin amacı olarak nitelendirilebilir. Kübalı sanatçı Felix Gonzales-Torres in bienale adını veren Untitled isimli eserine adanan İstanbul Bienali nin programında fevkalade beş grup sergisi ile bunları hakkını vererek tamamlayan kırk beş solo sergi, İsimsiz (Pasaport), İsimsiz (Ross), İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm), İsimsiz (Soyutlama) ve İsimsiz (Tarih) adlı temalar altında toplanarak izleyiciye sunuluyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından organize edilen İstanbul Bienali, aynı zamanda Türk sanat çevrelerinin en öne çıkan teşebbüsü olarak nitelendirilebilir. Tokyo merkezli SANAA mimarlık ofisinden Ryue Nishizawa tarafından muazzam ve benzersiz tek bir mekanda tasarlanan sergi alanlarında, sanat eserleri birbirleri ardına sıralanarak ya da birbirleriyle ilişkilendirilerek sergilenirken, çok sayıdaki yan etkinlik, tartışma, konferans ve seminer de bienale eşlik edecek. İstanbul Bienali nde, Türk eleştirmen Beral Madra nın düzenlediği ilk bienallerden bu yana kadınlara oldukça geniş yer veriliyor. Mürüvvet Turkyılmaz, Canan, Ceren Oykut gibi sanatçılar meydan okuyan tavırlarıyla öne çıkıyorlar. Bunun yanında sayıları artmakta olan pek çok kadın da, İslam tarafından dayatılan kurallar ve kadın kimliği gibi konuları yansıtan zemin olarak sanatı tercih ediyor. Dream ve Reality adlı sergiye bu durumu temsil eden bir örnek olarak değinilebilir, İstanbul daki mevcut sosyal ve kültürel dönüşümle kadının evrilen rolü ve erkeklere karşı kazandığı haklar, modern ve güncel Türk kadın sanatçılar tarafından tahlil ediliyor. Diğerleri arasından sıyrılan genç yeteneklerden Yasemin Sasmazer günümüz toplumu hakkındaki yorumlarını heykelleriyle ifade ederken, yine Türk sanat çevrelerinde önce çıkan genç sanatçılardan Nilbar Güres ise, eserleriyle kadın vücudunun estetiği ve idealliği üzerine çalışmalar yapıyor. İstanbul dan başka bir sanatçı Canan Şenol ise Kişisel olan politiktir sloganıyla, din, devlet, toplum ve aile gibi kurumların özel hayattaki özgürlüğe olan etkilerini tetkik ediyor.

33 THE GUARDIAN 21 SEPTEMBER 2011

34

35

36

37 The Guardian, 21 Eylül 2011 Istanbul Bienali ndeki en iyi 10 sergi Istanbul un kültürel güç olarak yükselmesindeki en büyük gösterge, bu ay açılan ve 13 Kasım a kadar devam eden sanat bienali. Fiachra Gibbons en iyilerden bir seçki sunuyor. Yirmi yıl önce adı bile anılmazken, şimdilerde İstanbul Bienali nin adı, Venedik ve Sao Paolo bienalleriyle birlikte anılıyor. Istanbul un hızlı yükselişi, geleneksel olarak sanatçıların sansürden başka dayanak noktasının olmadığı bir ülkede, birkaç sanat hamisinin olağanüstü cömertliğiyle ateşlendi. Kentin son özel müzesi, Borusan Contemporary bu hafta açıldı. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk bile bu durumdan etkilendi, aynı adı taşıyan romanı üzerinden temellenen Masumiyet Müzesi üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Şimdiden Istanbul da yapılanlar arasında en iyisi olarak anılan bu yılki bienal (iksv.org/en) temalarını, minimalist yerleştirmeleri derin duygusallığa sahip siyasi yükler taşıyan, merhum Küba kökenli Amerikalı sanatçı Felix-Gonzales in beş kilit işinden alıyor. Istanbul Modern in yanındaki antrepolarda konuşlanmış olan bienalde, Japon mimar Ryue Nishizawa nın tek başına dahi görülmeyi hak eden zarif tasarımıyla bir araya getirilmiş beş grup ve elliden fazla kişisel sergi yer alıyor. Istanbul Bienali, Tophane kıyısındaki Istanbul Modern in (Antrepo 4) yanındaki Antrepo 3 ve 5 te, 13 Kasım a kadar gezilebilir. Mekânlar Salı-Pazar dan a kadar açık (Perşembe 22.00). Tam giriş 20TL, öğrenci 8TL, 12B Sınırsız 50TL. Wael Shawky, Haçlı Seferleri Kabaresi: Korku Gösterisi Dosyası Uçaklar uçuyor ve Kudüs ü ele geçirecekler! Kukla tarihi yazılacağı zaman, bu olağanüstü hikaye de mutlaka kendine yer bulacak. İlk Haçlı Seferlerinin hikâyesi ve Orta Doğu nun şaşkına dönmüş Hıristiyan, Müslüman ve Musevi halklarına etkileri. Mısır doğumlu Shawky, 200 yıllık Piedmontese kuklalarını kullanıp, kuzeydeki insanların nasıl Doğu nun melek yüzlü, beyaz benizli karışık insanlarına hasar verdiğini anlatıyor. Hepsi Amin Maalouf un harika bir tarafsızlığa sahip Arapların Gözünden Haçlı Seferleri kitabı üzerine kurulmuş ve muhteşem bir iş.* Milena Bonilla, İsimsiz/Tarih Tarih, düşündüğümüzden daha uyumlu ve uysal. Amerikalı bir diplomat tarafından, Tahran Büyükelçiliği İranlı öğrenciler tarafından basılmadan önce yazılıp parçalanmış bir mektubun, Nasrin Tabatabai ve Babak Afreessiabi tarafından birleştirilmiş 11 farklı haline tanıklık edin. Memnuniyet yaratan anlam kaymalarıyla Milena Bonilla nın kumaş ve altına sarılmış Karl Marx ın Kapital inin el yazması göze çarpıyor. Claire Fontaine olarak tanınan iki Fransız sanatçının daha doğrudan bir yaklaşımla, bir tuğlayı Guy Debord un Gösteri Toplumu kitabıyla kaplaması da dikkat çeken başka bir iş. Antrepo 3

38 Taysir Batniji, Babalar/Gözcü Kuleleri Yine küratöryel bir iş sizi yerinize mıhlıyor. Tansir Batniji nin memleketi olan Gazze deki ev ve dükkânlara asılmış, babalara ait fotoğrafları, düzenli bir şekilde İsrail gözlem kulelerinin fotoğraflarının yanına yerleştirilmiş. Sonuç belirsizliği içerisinde hem çok derin hem de sarsıcı. Askıya Alınmış Zaman adlı, sonsuzluk işaretine benzesin diye yan yatırılmış bir kum saatiyle ifade bulan eseri aynı oranda güçlü ve çarpıcı. Aynı tehlikeli güzellik, Rula Halawani nin 1948 de beri Filistin de yok olan köylere ait fotoğraflarında da izlenebiliyor. Antrepo 5 Dani Gal, Tarihi Plak Arşivi Dani Gal in müthiş plak koleksiyonunun -birinin kaydedilecek ölçüde önemli bulduğu siyasi konuşmalar ve etkinliklerden oluşuyor- parlaklığı, ses olmamasında yatıyor. Elimizde sadece, Martin Luther King in, JFK in veya Altı Gün Savaşları nın (Gal in memleketi Israil de bulduğu ilk plak) plak kapakları var. Yalnızca kendi içlerinde büyüleyiciler: Hitler in ilk dönemlerindeki konuşmaları, St. Petersburg dan canlı Lenin konuşması veya Vivat Regina. II. Elizabeth in ve Kraliye Ailesi mensuplarının bir portresi. Ancak Gal, sesi bizden esirgeyerek yaratıcılığımızı dürtüyor -ırkçı Amerikan valisi George C. Wallace ın kampanya tercihleri neydi?- ve böylece o yerde kurulan anlık bir kolektif bellek yaratılıyor. Antrepo 3 Simon Evans Varoluşsal endişenin zen diyagramı, umutsuzluğun zihin haritaları ve sıkıntı Berlin de yaşayan İngiliz sanatçı Simon Evans, sizi son derece İngilizvari bir Kendin Yap ve kendi kendine karşı koy düşüncesine itiyor - bir baloncukta dediği gibi ironiden de beter hemen ardından sizi onun ötesine, çok daha zengin, komik ve lirik bir noktaya götürüyor. El yazısı süpermarket kasa fişi, Joyce un sürgündeki hayat tasviri kadar dokunaklı: 12 yıl boyunca yasadışı olmak beni oldukça gergin bir bireye dönüştürdü, çok daha iyi bir yerdeyim ama ayrıcalıklarım yok. Antrepo 5 Letizia Battaglia, İsimsiz (Ateşli Silahla Ölüm) Gonzales-Torres in sessiz başyapıtlarından biri, 1989 da Amerika da bir hafta içinde vurulup, öldürülen 460 kişi üzerine topladığı bilgilerden oluşan yığındı. Letizia Battaglia bunun gerçekliğini, Sicilya da ölen mafya kurbanlarının katlanılamaz biçimde narin olanfotoğrafları aracılığıyla kesin bir ifadeyle sunuyor. İtalya nın ilk kadın basın fotoğrafçısı olarak 1975 te Palermo da çalışmaya başladığında elleri o kadar titriyordu ki, cinayet mahali fotoğrafları bulanık çıkıyordu. Ama öldürülmüş hakim, gazeteci ve fahişelere ölümle onlardan koparılan itibarlarını teslim edecek bir fotoğraflama yolu buldu. Bununla birlikte, karma sergide basın fotoğrafçılığının babası Mathew Brady den Amerikan İç Savaşı nı, Eddie Adam ın 1968 yılından simgesel Saigon, Vietkong Tutsağının Sokakta İnfaz Edilişi işini ve Chris Burden ın bir arkadaşını onu kolundan vurması için ikna ettiği işi, Ateş i görebilirsiniz. Bunun karşısında Mat Collishaw un birinin kafasının arkasındaki kurşun deliği olduğu anlaşılan görüntünün 15 parçalı yakın çekimlerini görebilirsiniz. Weegee de elbette burada ve bunların

39 yanında Irak ve Afganistan sonrasında daha da keskin görünen anti-vietnam fotomontajlarıyla Martha Rosler da. Bundan sonra biraz oturmaya ihtiyaç duyacaksınız. Antrepo 3 *Devam eden paragraflar bienal dışı konulardan bahsediyor.

40 SÜDDEUTSCHE ZEITUNG 21 SEPTEMBER 2011

41 Süddeutsche Zeitung, 21 Eylül 2011 Zamanı Kimse Durduramıyor Sanata dönük, geniş ve hiç Avrupai değil, Istanbul Bienali Catrin Lorch İstanbul Bienali, 90 lı yıllardan bu yana, daha doğrusu 1987 de gerçekleştirilen ilk bienalden beri, en başarılı sergileme formatını sunuyor, Ardından Sydney, Lyon, Moskova, Berlin ve Yokohama bienalleri kuruldu. Hepsi güncel sanata görkemli bir çıkış sözü verdi: sanatçıların gelip eski halat fabrikası, kullanılmayan tersane veya yahudi kız lisesi gibi sıra dışı mekânlarda harikulade boyutta bir şeyler bırakacaklarını vaat etti. Avangardın dünyadaki dili, birden hem şiirsel hem de siyasal bir sürü farklı şiveyle konuşulmaya başlamıştı. 12. Istanbul Bienali, şimdi tam da bu olguyu kırıyor. Son 20 yılda, estetik kaygılar çok önemli siyasal konulardan daha az ilgi gördü diyor Jens Hoffmann ve Adriano Pedrosa. Efektlerle dolu bir parkur yerine, bir sanat sergisi kurduklarını da açıkça ortaya koyuyorlar. Bienalin başlığı İsimsiz (12. İstanbul Bienali) belirsiz bir kavram değil, Felix Gonzales-Torres in narin başlık buluşundan alıntı yapıyorlar de Küba da doğan ve 1996 da New York ta AIDS ten ölen sanatçının eserleri, bu büyük serginin çıkış noktası olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçının eserleri sergide yer bulmak yerine, bienaldeki beş kolektif sergi ve yaklaşık elli bireysel sergiye sadece betimlemeleriyle yol gösteriyor. Okunabildiği üzere Untitled (Death Buy Gun), Felix Gonzales-Torres in 1990 da bastırdığı ve yığın halinde sergilenen afişlere referans veriyor. Üzerlerinde 1 Mayıs haftasında ABD de silahla öldürülen 460 kişinin portreleri bulunuyordu. Bu başlık altındaki sergi, Weege nin 40 lı yıllardan kalma New York fotoğraflarını, sanatçı Akram Zaatari nin Lübnan da bulduğu bir arşivdeki kadınları askeri cübbeler içinde gösteren fotoğraflarıyla birleştiriyor. Görsellerin önünde, Rozsa Polger in İkinci Dünya Savaşı ndan kalan -kurşun izleriyle delik deşik- askeri bir battaniyeden oluşan Woolen Blanket adlı eseri duruyor, hemen yanında Kristen Morgin in Third of May başlığı altında, Francisco Goya nın devrimcilerin kurşuna dizilişini konu alan oyuncak büyüklüğündeki balçık figürleri yer alıyor. Öte yandan bu eserde tasvir edilenler Mickey Mouse ve Pinokyo olarak karşımıza çıkıyor. Şiddete eğilimi konu alan kolektif serginin konusu, bireysel sunumlarda da devam ediyor. Vendetta kurbanlarını çeken fotoğrafçı Letizia Battaglias ın resimleri, Tina Modotti nin politik motiflerine ve Edgardo Aragon un tribünlerinde Castro ve Neruda nın konuştuğu ancak sonra cuntanın toplama kampı olarak işlev gören Şili stadındaki kamera çekimlerine bağlanıyor. Kurşunların uçuşmadığı yerde de aynı yapı devam ediyor mesela Bisan Abu-Eishe nin vitrinlerinde yer alan, günümüzün ready made leri: delik deşik boya kovalarında, kırık plastik bir kaplanda, bir zamanlar Mousa Odah ın araba yıkamacısında asılı olan kırmızı yazılı çarpık kapı levhasında, bir yönlendirme gibi Sanatçının Kudüs te izinsiz yapılan ve belediye tarafından yıkılan evlerde bulduğu enkazlar bunlar.

42 Küratörler, eserler ve objelerle dünya sanki bir müze deposuymuşçasına ince çalışmışlar. Başka yerlerde bienaller, sanatçılar ve izleyicilerin nefesini kesen efekt dolu projeler için özgür bir alan olarak anlaşılabilir. İstanbul da ise tanınmayan sanatçılar izleyiciyi şaşırtıyor. Mesela 70 li yılların başında kendi portresini hasta dosyaları ve kan tahlili sonuçlarıyla zenginleştiren, 1935 doğumlu Teresa Burga veya on yıllardır sert tahta yüzeylerin üzerine propaganda afişlerini oyan 90 yaşını aşmış, Meksika da yaşayan Elisabeth Cattlet gibi. Açılışta, usta küratörler bile sanatçıların neredeyse üçte ikisini tanımadıklarını itiraf etmek zorunda kaldılar. Yani Untitled yeni başlayanlar için bir bienal değil. AIDS eylemcisi, yapıtlarında siyasalı özeliyle bir araya getiren kavramsal sanatçı; şeker yığınları, pembe lamba dizileri ve yazılarla, anıtlaşmadan anıtı yeniden yaratan Felix Gonzales-Torres in dili, bu bağlamda alışılmamış ve uyumsuz bir şekilde otoriter görünüyor. Bazılarına, Massimiliano Gioni nin, benzer şekilde sert bir şekilde yönetip düzenlediği, efektlere önem vermeyen, bu yılın Gwangju Bienali ni hatırlatıyor. Öte yandan bu bienaller, sanat tarihi açısından soğukkanlı ve yansız görünürken, kayda değer bir politik düşünce yapısına sahip. İstanbul daki en iyi mekânlardan birini, Alessandro Baltea Yazbeck ve Media Farz, fotoğraf, heykel ve videolardan yaratmış. Bu eserle British Petroleum un Tahran da ardında bıraktığı sanat koleksiyonunun tarihini anlatıyorlar. Calder in tavan süsünde şimdi vinç ve bombaların asılı olması, petrol ve avangart sanatın birbirlerini yağlamayı seven işler olduklarını gösteriyor. Adriano Pedrosa nın, açılış sırasında bienali İstanbul da, Türkiye de ve Orta Doğu da konumlandırması doğal olarak şaşırtıcı olmadı. Boğaz daki metropol bugüne kadar Avrupa nın çağdaşlığının sınırında değil miydi? Her ne olursa olsun sanatçı listesinin bununla artık pek alakası yok. Güney Amerika ve Arap dünyasından isimlere oranla Avrupalı ve Amerikalı katılımcıların sayısı bariz şekilde düşük. Görünüşe göre sanat, artık yeni gelişmekte olan zengin ülkelerde yudumlanıyor. Serginin ufak referanslara boğulduğu noktalarda, en azından mimarisi büyük resmi tamamlıyor: Ryue Nishizawa nın enstalasyonu büyük boyutu nedeniyle nerdeyse atlanıyor. Ham beton katlar için, çelik duvardan bir sergi mimarisi yaratılmış. Çinko renginde parlayan, dengeli işlevselliğinde İstanbul yankılanıyor şehrin her köşesini kapsayan tam da bu yivli saç plakalar. Bu orta duvarlardan birine, Arjantinli Nicolas Bacal bir saat asmış. Kadranın üzerinde sadece saniye göstergesi çalışıyor, saat ve dakikanın göstergeleriyse eksik. Burada kimse zamanı durdurmuyor, zaman boş kadranın üzerinde boş bir arazi misali hızla akıp gidiyor tüm koordinatlardan kurtulan durdurulamayan bir ülkenin hareketi gibi.

43 LES ECHOS ONLINE 21 SEPTEMBER 2011

44

45

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI

HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI DEKO HOME Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr www.architecta-interiors.com DOROTHEE JUNKIN HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI Taşıdığı geleneksel ögeler ve karakteri korunurken, çağdaş

Detaylı

Bırakın doğa evinize gelsin!

Bırakın doğa evinize gelsin! Unica Class Bırakın doğa evinize gelsin! Gerçek malzemeler ile doğal tasarım 444 30 30 www.schneider-electric.com.tr Doğal bir özlem Modern hayat genellikle varlığımızın orijinal, gerçek ve saf yapıtaşlarını

Detaylı

+90 444 1 352 V İ L L A L A R V E S U İ T L E R

+90 444 1 352 V İ L L A L A R V E S U İ T L E R www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 V İ L L A L A R V E S U İ T L E R /elaresort Zarafet ve kaliteyle zenginleşen kusursuz bir dünya... Mükemmellik üzerine kurulu yeni bir kavramla

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

Her güzelin bir kusuru var

Her güzelin bir kusuru var Her güzelin bir kusuru var Posted date: Ekim 30, 2012 Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu yıl ilk kez düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali kapsamında hazırladığı Her güzelin bir kusuru var

Detaylı

Kara tarafından sunulmuş 3 boyutlu görseller. Siz hayal kurun Biz fark yaratalım.

Kara tarafından sunulmuş 3 boyutlu görseller. Siz hayal kurun Biz fark yaratalım. Kara tarafından sunulmuş 3 boyutlu görseller Siz hayal kurun Biz fark yaratalım. 1 Felsefemiz İşverenin hayallerini referans alarak tasarımda fark yaratmak, kişiye özel ve projenin gerektirdiği konsepti

Detaylı

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul

Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan 34467 İstanbul SAKIP SABANCI MÜZESİ TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Lisans Programı, MİM 103 Mimarlıkta Araştırma Yöntemleri dersi kapsamında, Sakıp Sabancı Müzesi teknik gezisi 20 Aralık 2012 tarihinde,

Detaylı

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort +90 444 1 352 www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort /elaresort Zarafet ve kaliteyle zenginleşen kusursuz bir dünya... L U X U R I S M Luxurism, sadece bir kelime değil; mükemmelliğin heyecan

Detaylı

Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir.

Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir. MUSTAFA TUNÇALP SERAMİKLER Mustafa Tunçalp Seramikler Sergisi 21 Ekim 10 Kasım tarihlerinde Rezan Has Müzesi nde ziyaret edilebilir. Günümüz seramik sanatçılarından Mustafa Tunçalp, köklerinden yola çıkarak

Detaylı

Basın bülteni 2016 WOODEX Fuari

Basın bülteni 2016 WOODEX Fuari İRAN'IN TAHRAN KENTİNDE DÜZENLENEN WOODEX FUARI İYİMSER BİR HAVADA GEÇTİ YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI SEKTÖRÜ RAHATLATTI SCHATTDECOR, YÜZEY YETKİNLİĞİ VE HİZMET ALANINDAKİ ÇÖZÜM ORTAĞI Andreas Bruckbauer,

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm

Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm Mappa Tour Türk Hava Yolları nın TK 1793 sefer sayılı uçuşu ile saat 08:15 de Atatürk Havalimanı ndan hareket ediyor ve yerel saatle 10:45 de Stockholm havalimanına varıyoruz. Bizi bekleyen özel aracımız

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti.

1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti. BUBİ İstanbul da doğdu. Psikoloji öğrenimi gördü. 1979 Nihat Sümeralp ile birlikte Koleksiyon Sanat Galerisi ni kurdu, 1989 a kadar yönetti. 1989 Hüsamettin KüLte ile birlikte Lâmi Sanat Galerisi ni kurdu

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR

HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR HEDİYE ALMAK HAYATIN GÜZEL ANLARINDAN BİRİDİR İŞTE O AN DA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURMAK İÇİN ÖZEL BİR HEDİYE SEÇİN! Özel yaşamımızda olduğu gibi iş hayatımızda da müşterimize, çalışanımıza, tedarikçimize ve iş

Detaylı

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor!

SODA Sunar. Meriç Kara. SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk kişisel sergisi A Domestic Schizophrenic Project e ev sahipliği yapıyor! BASIN BÜLTENİ SODA Sunar Meriç Kara: A Domestic Schizophrenic Project 26 Mayıs 2010 3 Temmuz 2010 Açılış: 26 Mayıs 2010 Çarşamba / 18:30-21:00 (Basın Toplantısı: 17:00) SODA, tasarımcı Meriç Kara nın ilk

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı YAZ 2015 SAYI: 305 58 59 şehir tanıtımı Çin in fuar şehri: Guangzhou GUANGZHOU, ZİYARETÇİLERİNE HEM TİCARET HEM ZİYARET İMKANLARINI BİR ARADA SUNUYOR. BAŞAR KURTBAYRAM TUR REHBERİ şehir tanıtımı 60 61

Detaylı

A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15

A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15 A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15 index Mira Avangarde Trend Combo Angel 4-7 8-13 14-19 20-27 28-35 Nazar Eslem Ottoman 36-41 42-47 48-53 Chester Dilara Lady 54-61 62-67 68-73 4 5 Hayal kurmak önemlidir.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

belleğin TOPOĞRAFYASI

belleğin TOPOĞRAFYASI belleğin TOPOĞRAFYASI E42 yönetmen: cynthıa madansky 33 / 2015 / İtalyanca & Türkçe AltyazILI E42, 1942 Dünya Fuarı ve faşizmin yirminci yılını kutlamak için Mussolini tarafından tasarlanmış modern bir

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

MİNİMALİZM Öğr.Gör. Elif Dastarlı

MİNİMALİZM Öğr.Gör. Elif Dastarlı 1960 Sonrası Sanat Hareketleri MİNİMALİZM Öğr.Gör. Elif Dastarlı Frank Stella, Zambezi, 1959, tuval üzeri enamel, 230,5 x 200 cm, San Francisco Museum of Modern Art. Frank Stella, Jill (siyah seri), 1959,

Detaylı

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 56 57 Tarih, kültür ve masal şehri: Prag BU YIL 16. EFORT KONGRESİ NE ÇEK CUMHURİYETİ NİN BAŞKENTİ PRAG EV SAHİPLİĞİ YAPACAK. 27-29 MAYIS 2015 TARİHİNDE YAPILACAK

Detaylı

"Nereden başlasam, nasıl anlatsam..."

Nereden başlasam, nasıl anlatsam... Bu yaz Bodrum'suz geçmez! Turgutreis Lagina Bodrum Boutique Hotel'de bir gece çift kişilik konaklama, açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği 240 TL yerine 119 TL! (15 Haziran - 27 Ağustos arasında geçerlidir.)

Detaylı

Şirketin en büyük ürün sergisi Hörmann 6000 m² den daha büyük alanda yeni eğitim ve sergi merkezinin açılışını yapıyor

Şirketin en büyük ürün sergisi Hörmann 6000 m² den daha büyük alanda yeni eğitim ve sergi merkezinin açılışını yapıyor Resim1: Yeni eğitim ve sergi merkezi Hörmann Forum, garaj kapısı ve ev kapı üreticisinin zengin ürün yelpazesini tanıtmaktadır ve eğitim, seminerler ve organizasyonlar için ev sahipliği yapmaktadır. Şirketin

Detaylı

HighLight Aydınlatma

HighLight Aydınlatma HighLight Aydınlatma İçindekiler Hakkımızda 3 Showroom-Ofis-Üretim Merkezi 5 İş Ortaklarımız 7-22 Hakkımızda Highlight; Fark yaratan aydınlatma tasarımları ile yaşam alanlarınıza canlılık katıyor... İstanbul-Büyükçekmece

Detaylı

bütünleşen mimari Denizle

bütünleşen mimari Denizle Denizle bütünleşen mimari Manzaraya 15 derecelik bir açıyla sürgülü cam kapılarla tasarlanan ön cephedeki salon, okyanusa uzanan masmavi bir perspektife sahip. Konforlu bir oturma düzeni oluşturan mobilyalarda

Detaylı

BAKU OLİMPİK STADYUMU

BAKU OLİMPİK STADYUMU BAKU OLİMPİK STADYUMU Azerbaycan Baku de şehrin yeni simgelerinden biri olmaya aday Baku Olimpik Stadyumu kent merkezine girişte, Haydar Aliyev Bulvarı ile Büyük Şor Gölü sınırında, Azizbeyov Kavşağı ile

Detaylı

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir?

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Asil duruşu nedeniyle bayanların kıyafetlerde tercih ettiği renklerin başında siyah gelir. Kadına zerafet ve incelik katan siyah aynı zamanda kadınları daha zayıf ve

Detaylı

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI Tamirane, açık ve kapalı alan alternatifleri ile şirket yemeklerine, lansmanlara, özel ve kurumsal etkinliklere, toplantı, panel ve kişisel organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

BOĞAZA. sevgiyle gülümseyen bir ev... Özlem ve Halit Akyürek ten Boğaz da bir restorasyon çalışması...

BOĞAZA. sevgiyle gülümseyen bir ev... Özlem ve Halit Akyürek ten Boğaz da bir restorasyon çalışması... ev de Kuzguncuk un köy içi dokusunu, bugüne dek geçirdiği yangınlardan kalabilen ve 19. yy ın ikinci yarısıyla 20 yy ın başına tarihlenen sıra evler, tek evler, köşkler ve son dönem apartmanları oluşturuyor.

Detaylı

OLİMPA PARK PLUS TA. 488 23 61 www.olimpapark.com. plus 0212

OLİMPA PARK PLUS TA. 488 23 61 www.olimpapark.com. plus 0212 Başakşehir in gözdesi Olimpa Park ın zengin sosyal olanaklarla donatılmış yeni etabı Olimpa Park Plus, Başakşehir in ünlü mimarı Fuzul Yapı güvencesiyle Kat Kat Yaşam, Kat Kat Kazanç sunuyor. OLİMPA PARK

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) İşletme Sayısı (2013) % Mikro 1 9 3.303.073 93,68% KüçükÖlç.İşl. 10 49 190.514 5,40% OrtaB.İşl. 50 249 27.330

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji kaynağı olmuştur. Güzel bir şey ortaya koymanın heyecanı

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT Şeffaf altın su temizlik simgesi hamam sanatla uyumunu zenginleştirdi Küçük Mustafa Paşa Hamamı sanatla dirildi 15 Eylül - 13 Ekim 2013 tarihleri arasında

Detaylı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı REMBRANDT Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı Ölümü: 4 Ekim 1669 Ünlü Yapıtları: Dr.Nicolaes

Detaylı

"1. İSTANBUL TASARIM BİENALİ" TEKNİK GEZİ RAPORU

1. İSTANBUL TASARIM BİENALİ TEKNİK GEZİ RAPORU "1. İSTANBUL TASARIM BİENALİ" TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Lisans Programı, MİM 103 Mimarlıkta Araştırma Yöntemleri dersi kapsamında, 1. İstanbul Tasarım Bienali teknik gezisi

Detaylı

Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz.

Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz. Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz. 29.000 metrekarede, 32 konutluk ilk etabını sizlerle buluşturan Aden Ballıkpınarı, toplam 78 adet özel villa ile kurgusunu tamamlayacak. 4

Detaylı

MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR.

MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR. Kurumsal MiMARLIK, BiÇiM HALiNE GELMiŞ YAŞAMDIR. FRANK LLOYD WRIGHT 20. yüzyılın en önemli mimarlarından ve Modern Mimarlık tarihinin kurucularından biri olan Wright, Expresyonizm den Rasyonalizm e birden

Detaylı

Basın Bülteni. 14 Ocak 2014

Basın Bülteni. 14 Ocak 2014 Basın Bülteni DOMOTEX 2014 (11 14 Ocak) Zemin kaplamaları sektöründe dünyanın lider etkinliği DOMOTEX 2014, etkileyici bir performans sunuyor Uluslararası ziyaretçiler için eşsiz çekim gücü, karar verici

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Hayatımızda Minimalizm. Müzik Tasarımında Minimalizm Tıpta Minimalizm Mimari Tasarımda Minimalizm Web Tasarımında Minimalizm

Hayatımızda Minimalizm. Müzik Tasarımında Minimalizm Tıpta Minimalizm Mimari Tasarımda Minimalizm Web Tasarımında Minimalizm Minimalizm Nedir? 1960 ların başında modern sanat ve müzikle başlamış, sadeliği ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. Tasarımda, eklemeyi düşündüğünüz şeyi eklemediğinzde işin işlevselliğinde azalma

Detaylı

Hayal gücünüzden ilham alınarak inşa edilmiş bir yaşam.

Hayal gücünüzden ilham alınarak inşa edilmiş bir yaşam. Hayal gücünüzden ilham alınarak inşa edilmiş bir yaşam. Kartal ın hayata bakış açısı değişiyor... Hayat yeni bir anlam kazanıyor. 01 Rezidans yaşamının ışıltılı dünyası içinde, tüm ayrıcalıkların elinizin

Detaylı

YAŞAM. yeniden. `de TANIMLANIYOR

YAŞAM. yeniden. `de TANIMLANIYOR YAŞAM yeniden `de TANIMLANIYOR Dağ Mühendislik Ltd. Şti., mekan alan ölçülerinde değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu katalogda kullanılan tüm dekorasyon görselleri temsili olarak konmuş olup, tutar satış

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Samm Hotel. Konaklama Sanatı

Samm Hotel. Konaklama Sanatı konsept Otel Samm Hotel Konaklama Sanatı Konaklamayı aleladelikten kurtarıp sanat içinde bir keyfe dönüştüren SAMM Hotel,modern ve minimal çizgisiyle Ankara nın vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor Ankara

Detaylı

Kente katbekat değer katan uzmanlık:

Kente katbekat değer katan uzmanlık: Kente katbekat değer katan uzmanlık: İbrahim Dumankaya Holding ten kente değer katan bir vizyon; DKY İnşaat. Temelleri 1961 yılında atılan İbrahim Dumankaya Holding in 52 yıllık inşaat deneyimi ve birikimi,

Detaylı

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI

ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI ÖZEL ETKİNLİKLER DOSYASI Tamirane, açık ve kapalı alan alternatifleri ile şirket yemeklerine, lansmanlara, özel ve kurumsal etkinliklere, toplantı, panel ve kişisel organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

Erginoğlu&Çalışlar Mimarlık, Tuz Ambarı yla Dünya Mimarlık Festivali nde 1. lik kazandı.

Erginoğlu&Çalışlar Mimarlık, Tuz Ambarı yla Dünya Mimarlık Festivali nde 1. lik kazandı. BASIN BÜLTENİ Erginoğlu&Çalışlar Mimarlık, Tuz Ambarı yla Dünya Mimarlık Festivali nde 1. lik kazandı. Her yıl dünyanın dört bir yanından mimarları bir araya getirmek, mimarlık mesleği alanında nitelikli

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Handan ÖZSIRKINTI KASAP 2. İletişim: 1230 3. Ünvanı: Yrd. Doç. 4. Öğrenim Durumu: Sanatta Yeterlik (Doktora) Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Güzel Sanatlar Fakültesi

Detaylı

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ

Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ Uluslararası Sempozyum Duyurusu KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI VE YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ 19 20 Nisan 2014/İstanbul /Yeditepe Üniversitesi KADIN HAYATLARINI YAZMAK: OTO/BİYOGRAFİ,

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

XVII. ERMCO KONGRESİ

XVII. ERMCO KONGRESİ XVII. ERMCO KONGRESİ İSTANBUL TurkİYE XVII. ERMCO KONGRESİ İLK DUYURU 4-5 Haziran 2015 Askeri Müze, İstanbul - Türkiye 1995 yılında İstanbul da başarıyla gerçekleştirilen kongreden sonra, XVII. ERMCO Kongresi

Detaylı

Tunç Tanışık. 19 Mart 14 Nisan 2016

Tunç Tanışık. 19 Mart 14 Nisan 2016 Tunç Tanışık 19 Mart 14 Nisan 2016 Tunç Tanışık Ankara, Mart 2016 Fotoğraflar Sanatçı arşivinden Grafik Tasarım Hüseyin Ayışıt Baskı Desen Ofset A.Ş. Birlik Mah. 448. Cad. 476. Sok. No: 2 Tel: 0312 496

Detaylı

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ!

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! 2009 yılında faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsünün bugün itibariyle dünyanın birçok yerinde kültür merkezleri bulunuyor. Afganistan - Kabil Almanya

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

parkresidencescadde.com

parkresidencescadde.com parkresidencescadde.com SİZE ÖZEL AYRICALIKLI BİR YAŞAM... Moderni, klasiği, özel hissetmeyi, hayatın merkezinde olmayı, kendini şımartmayı, modayı, sanatı, güneşi, gökyüzünü, ayrıcalıklı yaşamayı

Detaylı

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir 1 / 6 2014/11/14 17:03 Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir Öykü Çetin Radikalist / 09/11/2014 Erasmus projesi her yıl yüzlerce öğrenciye farklı ülkelerde eğitim alma fırsatı sunuyor. Peki,

Detaylı

2006-.. Sanatta Yeterlik, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Plastik Sanatlar Bölümü, Kocaeli.

2006-.. Sanatta Yeterlik, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Plastik Sanatlar Bölümü, Kocaeli. CV Araştırma Görevlisi M. Çağatay Göktan Kocaeli Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü Doğum Tarihi ve Yeri, 24 Aralık 1979, İzmit / Kocaeli Öğrenim Durumu 2006-.. Sanatta Yeterlik, Kocaeli

Detaylı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı

ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN Sanatın İktidarı ALİ ARTUN 1972 de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü nden mezun oldu. Mimarlar Odası nda bilim ve teknoloji konuları ile mimar ve mühendislerin toplumsal konumları

Detaylı

BEYAZ YALI Yalı dekorasyonu deyince, genellikle nostaljik çizgiler, eski ve yeniyi içiçe yaşatan dizaynlar, klasik, y a da y an klasik döşenmiş m ekanlar akla geliyor. Oysa, First için görüntüleûiğimiz

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

2012 Dünya Basın Fotoğrafları Sergisi

2012 Dünya Basın Fotoğrafları Sergisi On5yirmi5.com 2012 Dünya Basın Fotoğrafları Sergisi Dünyanın en etkileyici fotoğrafları World Press Photo 2012 - Dünya Basın Fotoğrafları 2012 sergisi (11-30 Eylül) Forum İstanbul'da. Yayın Tarihi : 15

Detaylı

05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME

05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME Doğu Gündoğdu BİR RULO Atölye / Workshop: Özgün Fotoğraf Baskısı / 12 Aralık 2015 / Saat: 14:00 3, Van Dyke Brown, 05-21 ARALIK DECEMBER 2015 AÇILIŞ / OPENING: 05 ARALIK DECEMBER SAAT TIME 18:00 Doğu Gündoğdu

Detaylı

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden

Detaylı

Çiçek gibi bir yuvanız olsun... www.florakonaklari.com

Çiçek gibi bir yuvanız olsun... www.florakonaklari.com Çiçek gibi bir yuvanız olsun... www.florakonaklari.com Flora Konakları nda hayat var! İstanbul un Anadolu yakasında Tuzla ya yeni bir şehir kuruluyor. Hayalini kurduğunuz yaşamı size sunmaya hazırlanan

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

ÖĞRENME FAALİYETİ 16

ÖĞRENME FAALİYETİ 16 ÖĞRENME FAALİYETİ 16 AMAÇ FOTOĞRAFÇILIK ALANI Bu faaliyet sonucunda fotoğrafçılık alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Reklâm ve tanıtım sektörü ile bilgisayar

Detaylı

POP SANAT Öğr.Gör. Elif Dastarlı

POP SANAT Öğr.Gör. Elif Dastarlı 1960 Sonrası Sanat Hareketleri POP SANAT Öğr.Gör. Elif Dastarlı Victor Pasmore, This is Tomorrow sergi afişi, 1956. Richard Hamilton, This is Tomorrow sergi afişi, 1956. Richard Hamilton, Günümüzün evlerini

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) İşletme Sayısı (2013) % Mikro 1 9 3.303.073 93,68% KüçükÖlç.İşl. 10 49 190.514 5,40% OrtaB.İşl. 50 249 27.330

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR...

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR... YAŞAM MUTLU BİR SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN ÜZERİNDE YÜKSELİR... İnşaat dünyası yeni bir vizyonla tanışıyor. Bu bir yaşam ve gelecek vizyonu. Bu vizyonun geçmişinde güç, temelinde güven var. İş dünyasının ve Türkiye

Detaylı

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe ETKİNLİK PROĞRAMI 22 Eylül 2011 Perşembe 14:00 Kayıt, bilgilendirme ve konaklama yerlerine yönlendirme. (İbramaki Sanat Galerisi / Atatürk Heykelı karşısı) 23 Eylül 2011 Cuma Fotomaraton Perşembe Saat24.00

Detaylı

Beyaz Rezidans Eyüp Avrupa yakasının en cazip noktasında

Beyaz Rezidans Eyüp Avrupa yakasının en cazip noktasında EYÜP Eyüp Sultan Camii Tarihi Surlar Miniatürk KONUM Beyaz Rezidans Eyüp; kültürel dokusu, tarihi özelliği ve muhteşem Haliç manzarasıyla İstanbul un en eski semtlerinden olan ve tarihi yarımadaya asırlardır

Detaylı