KUBBEALTI GENÇLERİNDEN MERHABA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KUBBEALTI GENÇLERİNDEN MERHABA"

Transkript

1 KUBBEALTI GENÇLERİNDEN MERHABA Sevgili Merhaba Dostları, En son sizlerin beğenisine sunduğumuz ve hep olumlu eleştiriler aldığımız Sâmiha Ayverdi Özel Sayısı ndan sonra, sizlere Yaz 2005 sayımızla MERHABA diyoruz. Aldığımız tepkiler çok güzeldi ve bu da bizi daha çok şevklendirdi. Başta vakfımızın Mütevelli Heyeti Başkanı Muhterem İlhan Ayverdi Hanımefendi olmak üzere birçok kişiden teşekkür aldık. Hattâ 10 Nisan 2005 tarihli Tercüman Gazetesi nde Sevinç Çokum köşesinden bizlere şöyle seslendi: (...) Kubbealtı Akademi Mecmuası Samiha Ayverdi için, doğumunun yüzüncü yılı dolayısıyle bir hatıra sayısı hazırlamış... Bir de yanında yavrusu var. Samiha Hanımın çocuksu genç kızlık dönemiyle ilgili fotoğrafının kapak olduğu Merhaba Dergisi, ek sayı. Onu da gençler gerçekleştirmiş. (0212/ ) (...) Güleda ve Nevnihal Gençlerden, ismi de pek hoş olan Güleda Engin... Ne güzel yazmışsınız Samiha Ayverdi'nin o güzelim çocuk iftarlarını... İftar sonrası oynanan ve yavaş yavaş hayatımızdan çekilmiş olan, kimilerinin ise hiç bilmediği oyunları... Gözler bağlanıp şişe üstünden atlama yarışı bu... "Haydi üç tane kaldı, dikkat" falan derken gözler açılıyor, bir bakıyorsunuz ortalıkta şişe mişe yok. Bir de Güleda'nın anlatmasıyla, Samiha Anne'nin onun üşümüş soğuk ellerini avuçlarında ısıtmış olmasının unutulmazlığı... Yine anlamlı adıyla bu çevreyi belirleyen Nevnihal Bayar şunları anlatıyor: Dizlerinin dibine oturmuştum, ellerinde kermes için hazırladıkları anahtarlıklar vardı. Zannediyorum onları paketliyorlardı. Benden yardım etmemi istediler. Daha sonra insanın yorulduğu vakit başka bir iş yaparak dinlenmesi gerektiğini, boş durmanın iyi bir şey olmadığını, el dinlenirken gözün Merhaba Yaz 2005 /1

2 çalışabileceğini, göz dinlenirken de elin çalışabileceğini söylediler. O günden sonra Samiha Ayverdi'den öğrendiğim bu prensibi hayatıma tatbik etmeğe çalıştım. (...) Merhaba Ailesi olarak bizi destekleyen herkese teşekkür ediyoruz. *** NOT: Merhaba Ailesi nden Kübra Yetiş 5 Haziran 2005 tarihinde yine yazarlarımızdan Buğra Şamlı ile dünya evine girmiştir. Kendilerine ömür boyu mutluluklar diliyoruz. 2 / Merhaba Yaz 2005

3 ŞİİR Kübra YETİŞ * ON DAN GERİYE KALAN En güzel gülleri solmuş bir bahçedeyim. On dan geriye kalan hazin bir âti. Yosun tutmuşsa gözlerim Rutubettendir, Öyle bilin. Sırlarım size göre değildir. Hasret tüm geçitleri tutmuşsa ve yayında zehirli oklar varsa, Bu pusu sırtına ölümü yüklenenleredir. Hiç toprak avuçlamadınızsa, Bir taşa sarılmadınızsa Sırlarım size göre değildir. En güzel gülleri solmuş bir bahçedeyim. On dan geriye kalan kırık bir şarkı. Söylemeye dilim varmıyorsa Unuttuğumdandır, Öyle bilin. Sırlarım size göre değildir. On a... * e-posta: Merhaba Yaz 2005 /3

4 KAF DAĞI NIN ARDINDAKİ SEVGİLİ Leal YILMAZ Filibe hep ulaşmak istediğim bir hayaldi. Bu şehir, âdeta, masal kahramanlarının varmak istediği, Kaf Dağı nın ardındaki yerdi. Çocukluğumda okuduğum masallardaki yolcu, yola çıkmadan evvel ve yol boyunca yaptığı iyiliklerden elde ettiği ne varsa, o hedefe ulaşmak için yolda harcar, hedefe varmak ise, ancak her şeyden vazgeçip, hiçbir şeyi kalmayınca lûtfedilirdi. Bütün bu masallardaki ortak nokta, Kaf Dağı nın ardındaki yere, masal perisinin izni ve yardımı olmadan gidilemeyeceği husûsu idi. Filibe, Hatice Cenân Sultân ın, ezel âşinasını ilk bakışta tanıdığı yerdi. 1 Ethem Şah ın kabri, Ken an Rifâî nin dedesinin adıyla anılan Hacı Hasan Bey Mahallesi hudutları içerisindeki müslüman mezarlığında bulunmaktadır. Mahalle bugün de hâlen aynı isimle anılmaktadır. Hocam Ayşe Topuz eşiyle beraber Balkanlar a yaptıkları seyahatler sonrasında, Ethem Şah ın makamının ve söz konusu müslüman mezarlığının oldukça bakımsız ve metruk bir görüntü içerisinde olduğunu üzüntüyle anlatmıştı. İşte şimdi uzun süren yazışmalar, telefon görüşmeleri ve sıkı bir takip neticesinde, Bulgaristan resmî makamlarından, görüşme ve anlaşma talebine bir cevap gelmiş bulunduğunu ifade ediyordu. Hedef, Ethem Şah a yaraşır bir makam yapılması idi. Hazırlıklar tamam olunca, masal perisinden destûr alınıp Ekim 2004 te yola çıkıldı. Filibe de ilk ziyâretgâhımız Hacı Hasan Bey Mahallesi ndeki müslüman mezarlığı oldu. Şükür ve sükût içerisinde ziyaretimizi tamamladık. Oraların gönlümüzdeki kıymeti, dünya harikalarıyla mukayese kabul etmez. Ancak metruk ve bakımsız olduğunu bilmemize rağmen, bu makamın çevresinin tahmin edebildiğimizden çok daha perişan olması yüreğimizi burktu. İki gün süren görüşmelerin ardından, Ethem Şah ın makamının düzenlenmesi ve müslüman mezarlığının tâdil edilmesi konularında 8 Ekim 2004 tarihinde Bulgar resmî makamlarıyla mutabakata varıldı. 1 Nezihe Araz, Anadolu Evliyaları, Atlas Kitabevi, 8. bs., İstanbul 1988, s / Merhaba Yaz 2005

5 İnsan Rumeli ye doğru gidip o toprakları görüp koklayınca: İşte tamam, atalarımızın neden hep buralara doğru geldiğini anladım diyesi geliyor. Anlatılacak, görülecek, yapılacak daha çok şeyler, mâmur edilecek, korunacak çok yerler var Yapılması planlanan bu makam, hepimizi o topraklara getirip götürecek ne kuvvetli bir bağ. Nitekim Sâmiha Ayverdi Filibeli Ethem Şah ı şöyle tanıtmaktadır: Ne ki, cihanı bağrına basmış, dünyaları içine sığdırmış bu ananın (Hatice Cenân Sultan), gönlüne ışık tutmuş, kendi mânâsını kendine gösterip uyandırmış bir rehberi bir mürşidi vardı: Filibeli Ethem Şah 2. Kıyametler kıyametleri takip etse, aşkı ve îmânı ile gene de gönüllerde yaşayacak olan büyük velîlerden, mübarek yüzüne sır peçesi çekmiş bir velî Yokluğun azametli dünyasında haşr olarak var olmuş ebedîlerden bir yüce ebedî 3 Kubbealtı Akademisi Kültür ve San at Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İlhan Ayverdi, Filibe den İstanbul a dönüşte kendisini ziyaret eden ekibe: Gazânız mübarek olsun dediler. Bu sözün yüzü suyu hürmetine, Kaf Dağı nın ardındaki Sevgili ile bu yolun yolcularının gönülleri arasında nice yollar açıla, nice köprüler kurula, inşaallah. 2 Sâmiha Ayverdi, Dost, Hülbe Basım Yayın, Ankara, s.8. 3 Sâmiha Ayverdi, Yeryüzünde Birkaç Adım, Kubbealtı Neşriyatı, 2. bs., İstanbul 2001, s.96. Merhaba Yaz 2005 /5

6 BULGARİSTAN DA YOK OLMAK ÜZERE OLAN BİR OSMANLI ESERİ: HAMZA BEY CAMİİ Dr. Gülberk BİLECİK * Eski adı Ugandıra olan bugün ise Stara Zagora olarak bilinen Eski Zağra, Bulgaristan da, Filibe nin 75 km. doğusunda küçük ve güzel bir şehirdir. Evliya Çelebi, Seyahatnâmesinde kasabanın 766 (h.1364/1365) senesinde Yıldırım Bayezid Han zamanında Koca Lala Şahin Paşa tarafından feth edildiğini söylemekte ve Eski Zağra yı kuzeyi dağlarla çevrili, sebze bahçeleriyle ve bağlarla dolu, müzeyyen bir şehir olarak tarif etmektedir. Ayrıca Eski Zağra da 14 mahallenin, 3000 adet evin, 17 cami ve mescidin, 42 adet mektebin, 200 hamamın, 855 adet dükkanın ve 760 kadar cadde ve yolun varlığından da bahsetmektedir. 1 İki asır boyunca büyük zulüm ve tahribat gören Eski Zağra daki eserlerden günümüze sadece Eski Cami olarak da bilinen Hamza Bey Camii ulaşabilmiştir. Evliya Çelebi, Seyahatnâmesinde 811 (h.1408/1409) senesinde inşa edilen Hamza Bey Camii ni şöyle tarif etmektedir: (...) Büyük kubbeli, mevzun minareli bir cami olup, gece ve gündüz cemaati çoktur. Şehirde bundan büyük cami olmayıp kubbeleri mavi kurşunla örtülüdür. Ayrıca bu yapının bir mektebi bulunduğunu ve bunun da Eski Zağra daki 42 mektebin en derli toplusu olduğunu söylemiştir. Ancak bu yapı günümüze ulaşmamıştır. Zaman içerisinde büyük tahribat, eziyet ve zulüm gören Eski Zağra da asıl büyük yıkım, 93 Harbi olarak da bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sırasında gerçekleşmiştir. Bu savaş sırasında bir gecede 14 caminin minaresi yıkılmış, birçok bina ve cami tahrip edilerek yağmalanmış ve binlerce insan öldürülmüştür. Bütün bu olumsuzluklardan Hamza Bey Camii de nasibini almış, caminin minaresi Bulgarlar tarafından barutla patlatılarak yıktırılmış ve bu esnada kubbesi de büyük zarar görmüştür. Bir süre kilise olarak kullanılan yapı uzunca bir dönem cephanelik görevi üstlenmiştir (h.1879) senesinde * İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk ve İslam Sanatı Anabilim Dalı. 1 Evliya Çelebi Seyahatnamesi (Haz. Zuhuri Danışman), C.8, s / Merhaba Yaz 2005

7 Bâb-ı Âlî nin emir ve ısrarı üzerine müslümanlara verilerek tamir edilmiş ve tekrar cami fonksiyonu kazanmıştır. 2 16,5 17,7 cm. ölçülerinde kareye yakın planlı cami, yüksek bir kasnak üzerine oturan tek bir kubbe ile örtülmüştür. Yapının önünde üç gözlü son cemaat yeri bulunur. Binanın kuzeybatı köşesinde cami mekânı ile son cemaat yeri arasına yerleştirilen ve girişi içerden sağlanan yuvarlak gövdeli tek şerefeli minare yer almaktadır. Son cemaat yerinin taşıyıcıları, kemerleri ve kubbe kasnakları hariç bütün yapı, bir sıra taş üç sıra tuğla malzeme ile inşa edilmiştir (h.1879) senesinde esaslı bir tamir geçiren caminin içi, yoğun bir şekilde süslenmiştir. Sarı, kırmızı, yeşil ve mavi renkteki kalem işi bitkisel süslemeler, vazo içinde çiçekler ve kıvrımlı perde motifleri, barok ve ampir üslûbunun özelliklerini taşımaktadır. Ayrıca yapının orijinalinde olmayan bazı ilaveler de yine bu tamir sırasında yapılmıştır. Cami ilk olarak Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından 1969 senesinde ciddî bir şekilde ele alınmıştır. Üç defa Bulgar resmî makamlarına müracaat etmesine rağmen caminin içine giremeyen Ayverdi, binanın dışarıdan görülmeyecek şekilde tahta perdelerle sarılmış vaziyette olduğunu ve son cemaat yeri kapısına bitişik bir meyhânenin bulunduğunu söylemektedir. Yapının 1969 senesindeki resimlerinden minaresinin durduğu ve son cemaat yerinin ise giriş hariç bütün açıklıklarının kapatıldığı anlaşılmaktadır. Müslüman-Türk araştırmacıların sokulmadığı yapıya, 1974 senesinde Machiel Kiel adlı yabancı bir bilim adamı girebilmiş ve ilk defa yapının içini resimleyebilmiştir Ekim ayı içinde Bulgaristan ın güney bölgesine yaptığımız bir gezi sırasında, Hamza Bey Camii nin Eski Zağra da mevcut tek cami olduğunu gördük. Büyük zorluklarla içine girebildiğimiz yapı, ibadete kapalıydı. Uzun yıllar boş kalan bina her ne kadar dışarıdan sağlam görünse de özellikle iç mekânı büyük tahribata uğramış, kalem işlerinin çoğu hasar görmüştü. Yapının minaresi mevcut değildi. Son cemaat yerinin kapatılan kısımları açılmış ancak pencerelerin çoğu kapatılmıştı senesi içinde Bulgar hükümeti tarafından camide kazı çalışmaları başlatılmıştı. Binanın zemininde Trak döneminden kalma bir mezarlığın olduğu iddiasıyla yapının ve son cemaat yerinin zemininin tamamen kazılarak 2 Zağra Müftüsünün Hatıraları, (Haz. Ertuğrul Düzdağ), 1001 Temel Eser, İstanbul, s. 92. Merhaba Yaz 2005 /7

8 kaldırıldığını gördük. Binanın cami işlevinden kurtarılıp müze olarak düzenleneceği ve içindeki süslemelerin temizlik adına tamamen kapatılacağı, bizzat bu işle uğraşan kişiler tarafından dile getirildi. Bir zamanlar cemaatle dolup taşan ve bir medeniyeti temsil eden caminin içler acısı durumu bizi derinden etkiledi. Ne yazık ki Eski Zağra da yer alan son Osmanlı eseri de göz göre göre yok olmak üzereydi. Yetkililerin bu konuda hassâsiyet göstermeleri tahribatı gerçekleştirenlere verilecek en güzel cevap olacaktır. 8 / Merhaba Yaz 2005

9 KISACA KİM? Cenan ERGİYDİREN HAZRET-i MEVLÂNÂ MUHAMMED CELÂLEDDİN-İ RÛMÎ (30 Eylül Aralık 1273) Kültürümüze ve mânevî hayatımıza büyük tesirleri olan Hz. Mevlânâ, bütün insanlığı etkilemiş Goethe, İkbal gibi başka milletlerin dehalarını kendisine bağlamış büyük bir mutasavvıftır. Efendimiz mânâsına gelen Mevlânâ ismi, ona daha çok genç iken Konya da hocalığa başladığı tarihlerde verilir. Rûmî ise Anadolulu demektir. Mevlânâ nın doğum yeri bugünkü Afganistan da bulunan, eski büyük Türk kültür beldesi Belh tir. Hz. Mevlânâ nın doğum tarihi ise 30 Eylül 1207 dir. Asil bir aileye mensup olan Hz. Mevlânâ nın annesi, Belh Emiri Rükneddin in kızı Mü mine Hatun; babaannesi Harezmşahlar hânedânından Türk prensesi Melike-i Cihan Emetullah Sultan dır. Babası, Sultânü l-ulemâ ünvanı ile tanınmış Muhammed Bahâeddin Veled dir. Batıya doğru uzanan Moğol istilası sebebiyle Sultânü l-ulemâ, ailesi ve dostlarıyla 1212 veya 1213 tarihlerinde Belh şehrinden ayrılır. Pek çok şehir gezdikten sonra önce Karaman a oradan da Konya ya yerleşirler. Hz. Mevlânâ, Karaman da bulunduklari 1225 tarihinde babasının arzusuyla, asil bir zât olan Semerkantlı Hoca Şerâfeddin Lâlâ nın kızı Gevher Banu ile evlenir. Babası Hz. Mevlânâ nın ilk mürşididir. Bahâeddin Veled in irtihâlinde Hz. Mevlânâ yirmi dört yaşındadır. Babasının vasiyeti ve halkın isteğiyle ondan boşalan makama geçer tarihinde babasının halifesi Seyyid Burhâneddin Konya ya gelir. Hz. Mevlânâ onun mânevî terbiyesi altına girer. Yüksek ilimlerde daha çok derinleşmek için, Seyyid Burhaneddin in izniyle Halep e gider. Haleviyye Medresesi nde fıkıh, tefsir ve usûl ilimlerinde âlim olan Kemâleddin den ders alır. Hz. Mevlânâ, Halep teki tahsilini bitirdikten sonra Şam a geçer. Burada dört yıl kalır. Eflâki ye göre Hz. Mevlânâ, Şam da Şems-i Tebrizî ile görüşmüştür. Bu görüşme çok kısa sürmüş ve şöyle cerayan etmiştir: Şems-i Tebrizî, bir gün halk arasında Hz. Mevlânâ nın elini yakalayıp Merhaba Yaz 2005 /9

10 öper ve ona: "Dünyanın sarrafı beni anla!" diyerek kaybolur. Bu bir anlık görüşmeden takriben sekiz sene sonra Şems, Konya ya gelecek ve Hz. Mevlânâ ile buluşacaktır. Şems, 1244 te Konya ya gelir. Hz. Mevlânâ ile Şems, bu iki kābiliyet, bu iki nur nihayet buluşurlar. Kendilerini tamamiyle Hakk a verirler ve gönüllerine gelen ilahî ilhamlarla sohbetler ederler. Bir müddet sonra bu iki ilâhî dostun sohbetlerindeki mukaddes sırrı idrakten âciz olanlar ileri geri konuşmaya başlarlar. Bunun sonucunda Şems, Hz. Mevlânâ nın yalvarmalarına rağmen 1246 da Konya dan Şam a gider. Şems in ayrılığından dolayı derin bir ıstırâba düşen Hz. Mevlânâ bir mektup yazarak oğlu Sultan Veled le Şems e gönderir. Şems «Muhammedî ahlâklı Hz. Mevlânâ nın arzusu kâfidir" diyerek onun davetine icâbet eder ve 1247 de Sultan Veled in kāfilesiyle, Konya ya döner. Şems in Konya ya geri gelmesiyle semâ meclisleri tertip edilir. Ancak huzurla, muhabbetle, dostluk içinde geçen günler uzun sürmez, dedikodular yeniden başlar. Şems bu dedikoducu topluluğun yine kinle dolduğunu ve kendisini ortadan kaldırmaya uğraştıklarını anlar. Sultan Veled e : "Gördün ya, azgınlıkta yine birleştiler. Doğru yolu göstermekte, bilginlikte eşi olmayan Mevlânâ nın huzurundan beni ayırmak, uzaklaştırmak, sonra da sevinmek istiyorlar. Bu sefer öyle bir gideceğim ki hiç kimse benim nerede olduğumu bilemeyecek diyerek kaybolur. Hz. Mevlânâ Şems in ayrılığıyla gönülleri yakan, sızlatan, nice şiirler söyler. Onu aramak için iki kere Şam a gider ama bulamaz. O günlerde Kuyumcu Şeyh Selâhaddin ile sükûn bulur da Şeyh Selâhaddin in ebedî âleme göçmesiyle kendisine hemdem ve halife olarak Çelebi Hüsâmeddin i seçer. Hz. Mevlânâ, Mesnevîsini Çelebi Hüsâmeddin e söylemiş, o da yazıya geçirmiştir. Hz. Mevlânâ 1273 te hastalanır ve düğün gecesi olarak nitelendirdiği 17 Aralık günü ebedî sevgilisine kavuşur. Son demlerinde iken dostu Sirâceddin Tatari yi yanına çağırarak kendisine şu duayı öğretmiştir: Ya Rabbi! Bana ne senin zikrini unutturacak, sana şevkimi söndürecek, seni tesbih ederken duyduğum lezzeti kesecek bir hastalık ne de beni azdıracak bir sıhhat ver. Allah ım kalbimi nurlandır, kulağımı nurlandır, gözümü nurlandır, saçımı nurlandır, derimi nurlandır, etimi nurlandır, kanımı nurlandır, önümü nurlandır, ardımı nurlandır, altımı nurlandr, üstümü nurlandır, sağımı nurlandır, solumu nurlandır. Allah ım nurumu arttır, bana nur ver. Ey nurun nuru, ey merhametlilerin merhametlisi Allah ım, merhametinle beni nur et. Ey Merhamet edenlerin merhametlisi, merhametinle bu duamı kabul et!» 10 / Merhaba Yaz 2005

11 Hz. Mevlânâ nin Vasiyeti şöyledir : "Ben size gizli ve alenî Allah dan korkmanızı, az yemenizi, az uyumanızı, az söylemenizi, günahlardan çekinmenizi, oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi, dâima şehvetten kaçınmanızı, halkın eziyet ve cefâsına dayanmanızı, avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı, kerem sahibi olan sâlih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim. İnsanların hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır. Hamd, yalnız tek olan Allah a mahsustur. Tevhid ehline selâm olsun." Eserleri : Mesnevi (Tasavvufî ve didaktik olan bu eser altı ciltten ibarettir) Divân-ı Kebir (Gazel ve rubâilerden meydana gelmiştir) Mevâiz-i Mecâlis-i Seb a (Mevlânâ nın yedi vaazından oluşmuştur) Fîhi Mâ Fih (Mevlânâ nın sözlerinin not edilmesinden meydana gelen özün özü anlamında bir kitaptır.) Merhaba Yaz 2005 /11

12 YEMİN Hayri BİLECİK Sütün beyaz yüzüne düşmüş kara bir çöp gibi, büyük ve saf cemiyetlerin de içinde lekeyi andıran insanlar vardır. Ancak kovan içinde ölen bir arı, kokuşup kovanın havasını bozmasın diye nasıl arkadaşları tarafından derhal mumyalanırsa, tıpkı bunun gibi millî ve mânevî değerlerine sahip sağlam cemiyetler de böyle safra misâli kimseleri derhal tanır ve onları yalnız bırakarak zararsız hale getirirdi. İşte Hamdi Efendi de cemiyetimizin yüzündeki bu lekelerden biriydi. Ne seveni ne de sayanı vardı. Yalnız kendisi için yaşardı. Haram helâl bilmez, kendinden başkasını düşünmezdi. Bu bencil adam, İstanbul da fakir fukarâya ücretsiz yemek dağıtan bir imârethânenin aşçıbaşısı idi. Üç akçe gibi, o zamana göre çok az sayılabilecek bir aylıkla çalışmasına rağmen İstanbul un sayılı zenginleri arasına girivermişti. Nereden, nasıl mal-mülk sahibi olduğunu çok kimse bilmezdi. Hoş, bilenler de dedikodusunu yapmaya tenezzül etmezlerdi. Hamdi Efendi eski evinin yerine üç katlı, âdeta konak yavrusu denecek bir ev yaptırıyordu. Çoğu zaman sokağa iskemle atarak inşaatı takip eder, bazan da coşarak: Denizde kum bende para diye bağırırdı. Fakat ne çare ki bu övündüğü büyük serveti kendisine dost kazandırmıyor, tam tersine onu daha da insanlardan uzaklaştırıyor daha da yalnız bırakıyordu. Genç bir karısı ve güzel bir kızı vardı. Günün birinde genç kız semtin delikanlılarından birine gönlünü kaptırıp onunla gezip tozmaya başladı. Hamdi Efendi, bu beraberliği bozmak için elinden geleni yapıyordu. Çünkü delikanlının ne serveti ne şöhreti ne de belli başlı bir işi vardı. Nerde akşam orda sabah yaşayan sıradan bir gençti. Hamdi Efendi böyle bir adama nasıl kız verebilirdi? Ama ne yaptıysa kâr etmedi. Kızına söz geçiremiyordu. Nihayet evlenmelerine boyun eğdi. Kızevinin şânına yakışır bir düğün yapıldı. *** 12 / Merhaba Yaz 2005

13 Genç karı kocanın ertesi sene bir çocukları oldu. Adını Veli koydular. Fakat kısa zamanda karı kocanın geçinemedikleri ağızdan ağıza dolaşmaya başladı. Çocuk iki buçuk yaşına geldiği zaman ise, karı koca arasındaki geçimsizlik artık kimseden saklanamaz hâle gelmişti. İki taraf da birbirlerinin ailelerini suçlamakta âdeta yarış ediyorlardı. Böyle bir kavganın sonunda kadın da erkek de aynı kararda birleştiler. Birbirlerinin ana-babalarının evlerine gitmeyeceklerdi. İş inada binmişti. İkisi de kocaman bir yeminle kararlarını sağlama aldılar. Yemin, Allah ı şâhit tutmaktı. Boş öfkeler ve tutulamayacak sözler için Allah la oyun oynanır mıydı? Hiç yeminin şakası olur muydu? Nitekim aradan bir kaç hafta geçtikten sonra genç karı kocanın öfkeleri yatıştı. Yerini pişmanlık aldı. Sonunda ettikleri yemini hiç umursamadan bozarak ilk ziyareti, erkeğin İstanbul Boğazı nın Anadolu yakasında oturan ailesine yaptılar. Dönüşte, Boğaz ın tatlı rüzgârı genç karı kocayı vapurun bordasına düşen yandaki sıralara çekti. Böylece çocuk da rahatça denize bakabiliyordu. Fakat o yıllarda, dümen zinciri vapurun yan korkuluklarının dibinden geçmekte idi. Olacak ya çocuğun minicik ayağı, bu yılan gibi kenarda sürünerek giden zincirin altına girivermişti. Küçük Veli nin yürek parçalayan feryâdı ile genç ana-baba yerlerinden fırlayıp yetiştiler. Ama iş işten geçmiş ve zincir, o minicik ayağın birini bileğinden koparıvermişti. -Sâmiha Ayverdi Hanımefendi den faydalanılarak- Merhaba Yaz 2005 /13

14 OKUYORUM: HATTATLARIN GECESİ Alidost ERTUĞRUL * Hattatların Gecesi Yazar: Yasmine Ghata Çeviri: Aysel Bora Dünya Yayıncılık Rikkat Kunt adını geleneksel Türk el sanatlarıyla ilgilenenler, özellikle de tezhip hakkında az çok bilgisi olan herkes duymuştur. Son aylarda Rikkat Kunt, konuyla alâkası olmayan kimseler tarafından da tanınmaya başlanıldı. Buna sebep Fransız yazar Yasmine Ghata tarafından yazılan Hattatların Gecesi adlı roman. Geçen Ağustos ayında yayımlanmasından sonra Fransız edebiyat çevrelerinden övgüler almış, hattâ saygın bir ödüle de aday gösterilmiş. Türkçe olarak Şubat ayında yayımlanan kitap konu edindiği kimse dolayısıyla Türkiye de de çok konuşuldu. Rikkat Kunt yazarın sadece iki yaşında gördüğü babaannesiydi. Çeşitli nedenlerle aile bağlarının kopmasıyla birbirlerini tanıma fırsatı bulamamışlar. Ta ki yazar Louvre Müzesi nde sergilenen Sabancı Koleksiyonu nda babaannesinin imzasını bir eserde görünceye kadar. Yazar, kopan bağları yeniden inşa edebilmek adına bu romanı yazmaya karar vermiş ve romanda sanatçı isimlerinin gerçek olmasına özen gösterirken, babaannesinin yakın çevresindeki isimleri değiştirmeyi tercih etmiş. Yasmine Ghata romanında Rikkat Kunt un hayatını sanatıyla birlikte anlatmaya çalışmış. Fakat Rikkat Kunt tan müzehhip değilde hattat olarak bahsetmiş. Bu sebeple de kitabın adını Hattatların Gecesi olarak belirlemiş. Roman bu yönüyle hem sanatçının talebeleri hem de edebiyatçılar tarafından çok eleştirildi. Bu şekilde yazılan bir romanın sanatçının yanlış tanınmasına ve toplumda hatalı bilgilenmeye sebep olacağı, yapılan eleştirilerin başında gelmekte. Kitabının tanıtımı için Türkiye ye gelen yazar, romandaki bu tavrın * e-posta: 14 / Merhaba Yaz 2005

15 bilgi eksikliği olmadığını, bunun sadece bir roman kurgusu olduğunu, sanatçının hislerini ve düşüncelerini daha iyi ifade edebilmek için böyle bir düzeni tercih ettiğini belirtmiştir. Kitaptan alınan şu cümlede bu düşüncenin izleri görülmektedir: Hattatlar içlerinden yazar, sonra kararan bedenlerinden küçücük bir parçayı harfler aracılığıyla dışa yansıtırlar. Rikkat Kunt, yılları arasında yaşamış son devrin önde gelen müzehhiplerindendir. İsmail Hakkı Altunbezer ve Feyzi Dayıgil den dersler almıştır. Osmanlı Klasik Tezhip uslûbunu iyi şekilde öğrenmiş ve uygulamıştır. Güzel Sanatlar Akademisi nde ve Kubbbealtı Vakfı tarafından düzenlenen tezhip kurslarında dersler vermiş, gerek yaptığı çalışmalar, gerekse yetiştirdiği öğrencilerle bu sanatın yaşaması için ömrünün sonuna kadar gayret etmiştir. Yazar, sanatçının hayatının değişik aşamalarını, sanata bakışını, iş arkadaşlarını sosyal hayatta meydana gelen değişimleri de içine alacak şekilde romanlaştırmıştır. Ancak romanın kurgusu içinde çeşitli yanlışlıklar olmakla birlikte, Rikkat Kunt gibi mühim bir sanatkârı yeniden gündeme getirmesi ve hakkında konuşulmasına vesîle olması oldukça önemli. Eğer bu eleştirileri göz ardı ederseniz ve tarihî-biyografik roman seven biriyseniz bu eseri sıkılmadan okuyabilirsiniz. Merhaba Yaz 2005 /15

16 ŞİİR Şehkâr FAYDA KINIK * Cânânım a... Bir dem var idi; sen yoktun, aşkın yoktu. Kesret çoktu, vahdet yoktu. Gaflet bol idi, niyâz yoktu. Bir dem var idi; hayâl çoktu. Bâde bol idi, lezzeti yoktu. Neş e çoktu, şevk yoktu. Bir dem geliverdi, aşk doğdu. Mâşukum geldi, meşk oldu. Can candan çıktı, Cânân cana geldi. Bir dem geldi, hicrân oldu. Bir od düştü, yüreğim kül oldu. Cânânım gitti, gönlüm giryân oldu. Bir dem geldi, gönül vuslat buldu. Hicrân bitti, hayâl oldu. Can gitti, Cânân oldu. * e-posta: 16 / Merhaba Yaz 2005

17 ANTARKTİKA YA* YOLCULUK Güleda ENGİN Yüzümüze çarpan yakıcı, soğuk rüzgâra rağmen şehri uzaktan görebilmek ümidiyle geminin güvertesine çıkmıştık. Güverte bizim gibi meraklı pekçok yolcuyla doluydu. Kendimize sancak tarafında, hemen filikaların altında bir yer bulmuştuk ki karşımızda şehrin siluetini gördük. Aslında ben tâbir-i câizse kara çocuğu olduğumdan öyle denizcilik deyimlerini falan bilmezdim. Ama gemiyle yaptığımız bu uzun yolculuk sayesinde bu kelimelere de âşina olmaya başlamıştım. Şehir hâlâ çok uzaktaydı. Siluet halinde belirdiğinde bende ilk önce bir Amerikan şehri intibaı uyandırdı. Doğrusu yola çıkmadan önce yanıma aldığım kitaplardan 1820 lerden bugünlere kadar Antarktika nın tarihi ile ilgili epey bilgi almıştım. Tabii Antarktika için asıl dönüm noktası değerli mineral yataklarının, ardından da büyük doğalgaz rezervlerinin bulunmasıydı. Bütün bunları haberlerden dinleyip, seyretmiştik. Ama o zamanlar Antarktika nın böyle bir yerleşim yeri haline geleceğini tahmin edememiştik. Bilindiği gibi Antarktika 180 milyon yıl önce Gondwanaland süperkıtasının bir parçasıydı. İşte bütün bu mineral yatakları ve doğalgaz rezervleri Güney Amerika ve Güney Afrika daki fosillerin âdeta kopmuş birer parçasıydı. Şile nin Punta Aeres liman şehrinden kalkan gemimiz, yaklaşık 1000 km lik uzun yolculuğun sonuna gelmek üzereydi. Onca yorgunluğa rağmen heyecandan yerimizde duramıyorduk. Milletlerarası düzenlenen Ekoloji Kongresi bu yıl Antarktika nın yeni şehri Berkner deydi. Ben de kongreye bir bildiri ile katılıyordum. Eşim de bana refakat ediyordu. Gerçi kongre işin bahanesiydi. Aslında hem uzun zamandır görmediğimiz Ali Can Uzuntürk arkadaşımızı görecek hem de yeni bir kıtaya, yepyeni bir şehre ayak basacaktık. Can Bey son iki yıldır tamamen eritilmiş Felchner şelfbuzunun ortasındaki Berkner adalarında önce sistem mühendisi olarak çalışmış, Güney yarıküresinde Amerika, Afrika ve Hindistan nın bir kısmından oluşmuş, yaklaşık 180 milyon yıl önce birbirinden kopup bugünkü haline gelmiş olan süper kıta. Merhaba Yaz 2005 /17

18 ardından da kısa bir sürede yükselerek şirketin genel müdürü olmuştu. Türkiye deki emekliliğinin arkasından böyle bir vazifeye getirilmesi hepimizi gururlandırmıştı. Görevi çok önemliydi. Çünkü Berkner adalarının ısıtılmasından o sorumluydu. Adalarda yaşayan 1 milyonun üzerindeki insan ısı sistemine herhangi bir şey olması durumunda donma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Aslında herşeyin otomatik olduğu tüm sistemlerin dışarıdan kontrol edildiği biliniyordu ama yine de omuza alınmış büyük bir sorumluluk söz konusuydu. Varmak üzere olduğumuz Berkner adaları 14 milyon km2 lik Antarktika nın sadece çok küçük bir parçası. Antarktika kış aylarına nazaran yaz aylarında küçülen yüzey alanıyla altı kıtadan beşincisi. Avustralya nın iki katı olan bu uzak kıta, kış aylarında yüzölçümünü buzlanmadan dolayı ikiye katlıyor. Berkner in küçük adalarının arasından geçerken biraz evvel yüzümüzü ısıran soğuğun yerini tatlı, ılık bir meltem almıştı. Can Bey bizi limanda karşıladı ve evine doğru hareket ettik. Özellikle tabiatı korumak için Berkner de taşımacılık sadece otobüslerle yapılıyor. Neredeyse ne ararsanız bulabileceğiniz bu uzak kıtada, otobüsten başka hiçbir taşıma aracının bulunmaması bana çok garip geldi. Sadece güvenliği sağlayan Milletler Topluluğu na ait askerlerin jipe benzer araçlar kullandıklarını sonradan öğrenecektik. Kimi mâcera aramak için gelmiş kimi de çalıştıkları şirket tarafından araştırma yapmak üzere gönderilmiş binlerce insan ve aileleri, bu yeni millet topluluğunda yerlerini almış ve otobüsün açık camından görebildiğim kadarıyla mutlu yaşıyorlardı. Aslında uzaktan edindiğim Amerikan şehri intibaı yanlış değildi. İlk anda birkaç gökdeleni ve etrafında yer alan yüksek binalarıyla tipik bir downtown görünümündeki bu şehir, envâi çeşit milletin etkisiyle bambaşka bir kimlik kazanmıştı. Yazın gittiğimiz sayfiye yerlerinde karşılaşabileceğimiz kaldırım üstü kahvehâneleri, şortları veya t-shirtleri ile yarı çıplak insanlar, çok değişik yemek kokuları hafızama ilk kaydolanlar. Can Bey ve eşi güzel bir tepe üzerinde Berkner in diğer adalarını ve okyanusu gören bir evde yaşıyorlardı. O akşam, yerleştikten sonra yenen yemeğin akabinde şehir turuna çıktık. Ilık havanın etkisiyle insanlar kahvehânelere hücum etmişti. Can Bey den öğrendiğimize göre bu aslında her zaman böyleydi. Bu uzak kıtada yapılacak fazla birşey olmadığından insanlar kendilerini sosyal kaynaşmanın geliştiği bu kafelere atıyorlardı. Sadece 18 / Merhaba Yaz 2005

19 kafeler mi, restoranlar da aynı şekilde dışarı taşmış kalabalığa hizmet eden diğer yerlerden.. Şehrin göbeğinde 60 m lik, haşmetle yükselen binanın içindeki büyük Akvaryum o gece gördüğümüz en güzel yerdi. Çeşit çeşit balık ve diğer deniz canlıları burada turistlerin ve özellikle de çocukların ilgisine sunuluyordu. En çok ilgiyi toplayan sevimli yunuslardı. Akvaryum daki çocuk cıvıltıları hakikaten görülmeye değerdi. Bir zamanlar çocukların gelmesinin yasak olduğu bu kıta şimdi ne kadar çok çocuk barındırıyordu lere kadar sadece araştırmacıların ve kâşiflerin gittiği soğuk, boş Antarktika şimdi çocukların kahkahalarıyla çınlıyordu âdeta. Ertesi gün küçük şehri, Can Bey ve eşi işe gitmek zorunda oldukları için kendimiz gezdik. Elimize tutuşturulan elektronik yön bulucuyla ve benim gelişmiş yön bulma duygumla kaybolmayacağımız kesindi. İstanbul un keşmekeşinden sonra bu sakin ve temiz yer bana sayfiye yerlerini hatırlatıyordu. Şehir merkezine gitmek için bindiğimiz otobüsün şoförü bize ne kadar yol gideceğimizi, nerede olduğumuzu sakin sakin anlattı. Yolculardan hiçbiri: Haydi kardeşim, işimiz gücümüz var, yürüsene! dememişti. Bu rahatlık, sakinlik çok hoşuma gitti diyebilirim. Gerçi küçük Avrupa şehirleri de böyledir ama burada anlatamadığım bir farklılık vardı. Şoförde de hissettiğimiz kırık İngilizce aksanı, aslında hemen hemen herkesde fark ediliyordu. Çok değişik kültürlerden gelen bunca insan 2017 de milletlerarası imzalanan antlaşmayla ortak dil olarak seçilen İngilizce yi konuşuyordu. Ama konuşulan İngilizce, yıllardır burada yaşayan insanların, toplumların kendi özelliklerini, kültürlerini dile yansıtmasından olacak ki, farklılıklar arzediyordu. Bu ne İngiliz İngilizcesi ne, ne Amerikan, hatta ne de Avustralya İngilizcesi ne benziyordu. Bu dil aslında farklı milletlerin kendi dil özellikleriyle lezzetlendirdikleri bir İngilizce olup çıkmıştı yılında Rus kâşif Vostok tarafından ulaşılması imkânsız kutup olarak adlandırılan Antarktika kış aylarında -89.2ºC ile dünyanın en soğuk ve en rüzgârlı kıtası. Ama çok zengin doğalgaz rezervleri işte bu Berkner adalarını dört mevsim 23ºC sıcaklıkta tutabiliyordu. Can Bey den öğrendiğimize göre elektrik enerjisi ise katabatik rüzgârları adı verilen hızı saatte 320 km ye ulaşan rüzgârlar sayesinde karşılanıyordu. Bütün Berkner takım adalarının ısıtılması ise borular içinde gezinen sularla sağlanıyordu. Suların büyük bir kısmı Felchner şelfbuzunun eritilmesi sonucu ileri teknoloji kullanılarak elde edilmişti. Eğer %99 u buzla kaplı olan tüm kıtanın buzları Merhaba Yaz 2005 /19

20 eritilse okyanus seviyesi m yükselecekti ki bu da diğer kıtalar üzerinde büyük bir tehlike oluştururdu. Bu kıtayla ilgili bir diğer ilginç husus ise dünyadaki içilebilir nitelikteki suların %70 inin Antarktika da buz olarak bulunmasıydı. İşte bu buz kütlesine doğru ertesi gün yola çıkacak ve orada 1 gece geçirecektik. Bence seyahatimizin en mâceralı bölümü daha yeni başlıyordu. Ertesi gün sırtımıza, üzerimize giyeceğimiz kat kat kıyafetlerimiz, botlarımız, iki yanı kapalı güneş gözlüklerimiz, bereler, eldivenler ve aklınıza gelebilecek bizi sıcak tutacak her türlü eşyayı yüklemiş bir halde harekete geçtik. Berkner takım adaları arkamızda, ana karaya ayak basmadan önce ufak teknede üstümüzü değiştirdik. Can Bey bizi sıkı sıkı birbirimizden asla ayrılmamamız hususunda ve white-out (tüm-beyazlık) adını verdikleri bir tehlike hakkında uyarıyordu. Bu tüm-beyazlığın ne olduğunu sorduğumda rüzgârın yağmış olan karı bir taraftan alıp diğer tarafa atması olarak açıkladı. İlk başta bunda korkacak ne var diye içimden geçirdim ama Can Bey devam etti: İnsan önünde bembeyaz bir duvardan başka hiçbir şey görmüyor, bu da geçici olarak bilinç ve yön duygusu kaybına neden oluyor. Ana karada bizi bir Brezilyalı genç karşılayarak her birimiz için ayarlanan şarjlı kar motorlarımızı verdi. Uzun yıllar önce alınan bir kararla kızakları çekmekte kullanılan Eskimo köpeklerinin kıtaya getirilmesi doğal dengeyi korumak maksadıyla yasaklanmış. Kısa bir motor kullanma eğitiminden sonra yola koyulduk. Plana göre önce sahilden penguenlerin çokça bulunduğu Halley koyuna gidecek oradan da bir saatlik bir seyahatten sonra geceleyeceğimiz yere varacaktık. Halley koyunun adını bence Penguen Koyu olarak değiştirmek gerekir. Bu kadar çok penguen bir arada. İnanın gördüklerimizi anlatmak mümkün değil. Bir anda beyaz olan her şey yerini siyah-beyaz bir görüntüye bırakmıştı. Koyu lacivert ve bugün pek az dalgalı olan denize dalıp çıkanlar, alt alta, üst üste yürüyen, yatan, kayan yüzlerce penguen... Can Bey bize kıtada yaşayan 6 değişik tür fok balığının, ayrıca 12 tür de kuşun olduğunu söyledi. İşte o anda aklıma geldi, Berkner adalarında hiç hayvan görmemiştim. Can Bey gülerek: Doğru, buraya evcil hayvan getirmek hâlâ yasak. Dolayısıyla sokakta, evde kedi, köpek aklınıza ne geliyorsa görmek mümkün değil dedi. Akşama doğru eski bir araştırma merkezi olan şimdi bizim gibi turistleri ağırlamakta kullanılan misafirhanedeki odamıza yerleştik. Doğrusu üşümeyi pek sevmeyen ben sonunda sıcak bir ortama kavuştuğumuz için 20 / Merhaba Yaz 2005

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Sincapları tanıdık. Sincapları gözlemledik. Hayvan türlerini isimlendirdik. Hayvanların

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ 2.PORTFOLYO SUNUMLARIMIZ SORGULAMA ÜNİTEMİZ OKUMA YAZMA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ GEZİLERİMİZ SAHNE PROVALARIMIZ BAHÇE ETKİNLİKLERİMİZ

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

09.10.2015. Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba;

09.10.2015. Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; 09.10.2015 Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; Geçen hafta giriş yaptığımız Hayvanlar konusunu bu hafta da işlemeye devam ettik. Mini minnacık örümcek adlı parmak oyunumuzu ve Hayvanlar Ne İster? şarkımızı

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ (İSHAK PAŞA CAMİSİ) Selanik Alaca İmaret Camisi Alaca İmaret Camisi Selanik şehir merkezinin kuzey bölümünde bulunmaktadır. Aziz Dimitris

Detaylı

VEFÂTININ 20. YILINDA SÂMİHA AYVERDİ ETKİNLİKLERİ

VEFÂTININ 20. YILINDA SÂMİHA AYVERDİ ETKİNLİKLERİ VEFÂTININ 20. YILINDA SÂMİHA AYVERDİ ETKİNLİKLERİ (Etkinliklerin târih ve saatlerinde değişiklik olduğunda ya da yeni bir etkinlik planlandığında liste güncellenmektedir. Son güncelleme: 27 Mart 2013)

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ

LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ Y Ü Z LE ŞM E LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ 17 26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan tanbul daki tarihi güzelliklerin değerine değer

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) 19 Şubat cumartesi sabah saat 07.30 da FSK Başkanı Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Çankırı ve Ilgaz a gitmek için yola çıkıyoruz. Hava biraz kapalı, hafiften yağmur çiseliyor.

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright 2015. YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE 1. SINIF TÜRKÇE Bu kitabın bütün hakları Hacer KÜÇÜKAYDIN a aittir. Yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz ve çoğaltılamaz. Copyright 2015 YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ SİNEMA GÜNÜMÜZ TİYATRO ETKİNLİĞİMİZ OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ BRANŞ DERSLERİMİZ AİLE KATILIMI ETKİNLİKLERİMİZ ARALIK AYI

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ Yarım Gün Yemeksiz Sabah Turu Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları nın yönetildiği, Tarihi Yarımada nın kalbi olan Sultanahmet Meydanı. İmparator Justinian tarafından 6. yüzyılda

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13 NİSAN PAZARTESİ Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 13-17 NİSAN 2015 SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı