Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010"

Transkript

1 Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010 KÜRESELLEME-ULUS DEVLET KARITLIININ GERÇEKLKLER GLOBALISATION-NATIONAL STATE CONTRARISM S REALITIES Ergin AYAN * Özet Bu aratırmada küreselleme kavramı yeni dünya düzeni kavramıyla birlikte ele alınıp, deiim ve dönüüm sürecinde ulus devletler incelenmitir. Küresellemenin felsefesini kurup, ekonomik, siyasal, askeri ve kültürel olarak tezler ileri süren fikir babaları ve think-tank kurulularının görüleri kritize edilmitir. Küresellemenin ve tek kutuplu dünyanın ulus devletler, milliyetçilik, etnisite, medeniyetler ve kültürler üzerindeki etkileri tartıılmıtır. Bu tartımalar, yerli ve yabancı literatürdeki görülerin eletirisiyle temellendirilmi, Yeni Amerikan Yüzyılı kuramcılarının görülerine de yer verilmitir. Anahtar Kelimeler: Deiim, Dönüüm, Operasyon, Küreselleme, Ulus-Devlet. Abstract In this study, the concept of globalization and new world order have been taken together with the concept of change and transformation in the process of nation-states were investigated. deologs and think-tank organisations whom established the philosophy of globalization and put economic, political, military, cultural thesis were critisized. The effects of globalization and Unipolar world over national states, nationalism, ethnicity, civilizations and cultures are discussed. These discussions were based upon both local and foreign literature and also the angle of the New American Century theorists were included. Key Words: Change, Transformation, Operation, Globalization, National-State. Giri Küreselleme dünya ekonomisinin, her bir ülkenin ekonomik ve ticari ilikiler açısından dierine baımlı olduu ve kendi mal ve hizmetlerini dier ülkelerle deiime sokma gerei duyduu bütünlemi tek bir pazar yapısına doru ilerlemesi ve genilemesidir. Gerçekten de bugün dünyaya baktıımızda ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari duvarların tamamıyla yıkılmaya yüz tuttuuna, sermayenin ve bir ölçüde emein dünyanın her ülkesine rahatça girip çıkabildiine ahit olmaktayız. Küreselleme konusu uluslar arası arenada ekonomistler arasında en çok tartıılan konulardan biridir. Tartımanın odak noktasında, dünya ekonomisinin bugünkü durumunu önceki yıllardan ayıran temel özelliklerin gerçekten yeni bir ekonomik sistemi mi iaret ettii yoksa mevcut durumun öncekinin bir devamı mı olduu sorusu durmaktadır(petras,2006: 7). Teorik haliyle nötr bir konu gibi bu; dahil olan bütün tarafların artlarının eit olduu varsayılan bir oyun, kimseye zararı olmayacakmı gibi gözüken, katılan herkesin kazançlı çıkacaı bir kampanya gibi (Külünk, 2006: 15). Aslında yeni bir süreç deildir. Küreselleme 16. yüzyılda temellenen, ancak 19. yüzyılda dünya toplumlarına önemli ölçüde nüfuz eden kapitalizmin, günümüzde yerküreyi kaplaması ve dünyanın tamamına yayılmasıdır. Küresellemenin öznesi Amerika ve Avrupa Birlii dir. Küreselleme onların çıkarları dorultusunda, dünyayı küçülten ekonomi, politika ve kültür gibi ana * Doç. Dr., Ordu Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öretim üyesi.

2 öeleri, ulus-devlet üstü bir noktaya taıyan, toplumlar üzerinde denetim kuran yeni dünya düzenidir. Giddens in dünya çapındaki toplumsal ilikilerin younlaması süreci olarak tanımladıı küreselleme bir gerçekliktir. Sonuçları her yerde kendini hissettirmektedir. Küreselleme sadece orada bireyden uzak yerlerde olan eylerle ilgili deildir, aynı zamanda o burada fenomeni olup, dünyadaki bütün insanların yaamlarının mahrem ve kiisel yönlerini etkilemekte ve bütün toplumları dönütürmektedir (Giddens, 1994: 62). Genellikle dünya görüü açısından ortaya atılan her yeni felsefi ve ideolojik akımın ya da teorileri fiiliyattan pratik bir ekilde çıkmı düünce sisteminin taraftarları ileri sürdükleri görülerin bir yeni düzen oluturacaını iddia ederler. Bu yeni dünya düzeninin barı, eitlik, adalet, özgürlük ve bollukla beraber mutluluk getireceini savunurlar. Dünyada bu iddialarla gelip, daha sonra yerini baka bir yeni dünya düzenine bırakan sayısız örnek vardır. Bu örneklerden en çarpıcı olanı Komünizmdir. Marks ve Engels'in ortaya attıkları komünizm ideolojisi, benimsenme açısından Avrupa toplumları arasında geni yer bulamadı. Monarik bir siyasal yapı olan Rus Çarlıı, ekonomik zafiyeti nedeniyle içten içe çökmekte idi. Bu ekonomik ve siyasal çöküntülere yeni dünya düzeni içinde son verecei öne sürülen komünizm, 20. yüzyıl balarında bir kesim Rus aydınlarınca benimsendi. Dier düünce akımları gibi Rus komünizmi de kendine has bir takım gerekçeler ileri sürmekteydi. Ancak Rusya da komünizm, imparatorluk nüfusunun % 50 sinden az olan Rus halkının yararına çalımakta idi. Çok geçmeden Bolevik Rusların, sadece oyunun kurallarını deitirmek suretiyle yarıı kazanabilmek amacında oldukları anlaıldı. Bütün bu oyunlarda baarılı olabilmenin koulu ideolojiyle uyumlu bir eitimi, yani oyunun kurallarını topluma anlatacak aydınlar yetitirmeyi gerektirmekteydi. Ancak Sovyet bilimi dünyadaki gelimelere sırtını döndüü için dünyaya entegre olamadi. Sonuçta faturayı souk sava ve silahlanma yarıı dolayısıyla bütün dünya ödemi oldu. Küreselleme llüzyonu Gerçeklii, tarihsel sürecin dolaysız akıı içinde yaarız. Onu parçalara ayırdıımız zaman dolaysızlıını yok etmi oluruz. R. G. Collingwood Sovyetler Birlii nin çöküünden sonra dünya halklarına yeni bir dünya düzeni olarak sunulan küreselleme kavramıyla (Wolf, 2001: 211) birlikte, uluslar arası ilikilerde büyük bir hareketlilik ortaya çıktı. Devletler arasındaki ilikiler, bölgesel dengeler, kurumsal yapılar, hukuksal ve siyasal anlayılar yeniden ele alındı. Souk Sava ın galibi, tabiatıyla yeni düzenin bir numaralı ve rakipsiz lideri konumuna yükseldi. Küreselleme ufku, uyulması mecburi gibi görünen yasalarla birlikte, üçüncü dünya ülkelerine dikte ettirilmeye çalııldı ve buna uyanlarla askeri ve siyasi anlamalara, karı gelenlerle ise sıcak savaa geçildi. Küresel paylaımın corafî alanını Ortadou, Avrasya, Güneydou Avrupa, Güneydou Asya-Pasifik, Meksika-Amazon Bölgesi, Afrika vs. oluturuyordu. Üçüncü bine girerken dünyanın çok önemli deiim ve dönüümler geçirdii kabul edilmekte ve bunu ifade için yeni dünya düzeni, medeniyetler savaı, tarihin sonu, küreselleme, tek kutuplu dünya, dünya toplumu, multikültürel yapılanmalar gibi kavramlar kullanılmaktadır. Hemen belirtelim ki, bu kavramların hepsi birer merulatırma vasıtasıdır. Kavramları oluturma, gündemi ve soruları belirleme imkânına sahip olan devletlerin menfaatlerine hizmet ederler. Uygulamadaki çifte standartlar ustalıkla kamuoyunun gözünden kaçırılır. Türkiye gibi ülkelerde kamuoyu, aydınlar ve hükümet yetkilileri bu kavramların büyüsü ile hipnotize edilerek, bu kavramların millî menfaatleri engellemesi temin edilir (Koçdemir, 2010). Yeni bin yıla dünyadaki hâkim güçlerin kabul ettirmeye çalıtıı yeni illüzyonlarla giriyoruz. Dünya toplumunun ortaya çıkması, yeni dünya düzeni, küreselleme, serbest ticaret, dünyanın tek bir pazar hâline gelmesi, millî devletlerin öneminin kaybolması, bakalarının aleyhine olan menfaatlerin eskiden olduu gibi kolayca gerçekletirilemeyecei, dünya barıı, dünyanın her tarafında insan hakları ve demokrasinin hâkim olması bu illüzyonlardan ilk anda akla gelenleridir. Yeni bin yılda jeopolitiin önemini kaybettii iddiası süper güçler dıındaki ülkelerin iddiasız olması ve iddiasız kalması için bir yutturmacadan ibaret. Çünkü bu iddiayı yayan ülkeler, jeopolitik analizler konusunda büyük gayret ve masraflardan hiç vazgeçmiyor. Toprak üzerinde rekabet, hâlâ dünya olaylarına damgasını vurmaya devam ediyor. Statü ve gücün en önemli belirleyicileri toprak, nüfus ve dier jeopolitik unsurlardır.

3 Küresellemenin en büyük yararının gelimi ülkelere ve devletler üstü irketlere yaradıı; dünya nüfusunun % 20 sini oluturan en zengin ve en fakir ülkeler arasındaki gelir farkının, 1960 yılında 30 a 1 iken, 1995 yılında bu oranın 82 ye 1 e çıktıı dikkate alınırsa daha açık bir ekilde anlaılacaktır. Asli nitelii itibariyle, eskisine nispetle yönelmi olduu nihai hedef ve gayesi aynı olan, ancak daha sofistike metotlar kullanan bir yeni kolonyalizmden baka bir ey olmayan küreselleme, yerine göre hem ekonomik ve hem de askeri güce bavurmak suretiyle genel olarak batının, özel olarak ta ABD nin dünya hakimiyetini salamaya çalımaktadır. Çok kapsamlı uluslararası siyasi, iktisadi, medeni ve kültürel bir proje olan küreselleme, bu maksatla ilk olarak gerek enerji kaynakları ve gerekse de stratejik askeri gerekçelerle slâm dünyasını açık bir hedef haline getirmi bulunmaktadır (Huntington, 2006: 25). Ne var ki bu yeni kolonizasyon dönemi çok çaplı ve köklü bir felsefi temel üzerine oturmakta ve bir anlamda dou-batı çatımasına dönümektedir. Küresellemenin iktisadi ve siyasi açılardan saladıı yüksek rantlardan ve prestijlerden kaynaklanan cazibesi, eninde sonunda farklı küreselleme kutupları arasında bir çatıma ortamı yaratmaya müsaittir ki bu da muhtemelen küreselletirici aktörlerin milliyetçiliklerinin çatıması anlamına gelecektir. Milliyetçilik Yükselen Deer mi? Geçmiteki ve imdiki insan toplumlarının daha iyi anlaılması bir tarih anlayıını gerektir. Fikirleri tarihin bir açıklaması olarak kullanmak, artık olaan hatta kolay bir durum deildir. Amerika da son yıllarda daha çok uluslar arası ilikileri moral deerlere oturtan ve dinsel dozu aır basan kitaplar revaçta. Liste baı olan kitaplar genellikle Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi ile ilgili. Bu projeye imza koyan bazı teorisyenler son zamanlarda düüncelerini pe pee kitaplatırdılar. Dünyaya ve Amerika'ya yol gösteren bu çalımaların çou sanki Pentagon'un kıla bülteni havasında yazılmıtır. Bu yüzden Beyaz Saray'a ve dolayısıyla dünyaya yön veren kitapların çou neo-muhafazakar kadrolara aittir. Çeitli yazar ve düünürlerin milli devlet bitmitir; Yeni Dünya Düzeni nde milli devlet modelinin yeri yoktur fikrine mukabil (Hirst-Thompson, 2001: 144) Francis Fukuyama, 21. asrın dünyasında temel siyasi birimin milli devlet olacaını tahmin ediyor. Fukuyama Devlet nası adlı kitabında 21. yüzyıl dünyasını çözümlemekte ve bu dünyanın nasıl biçimlenmesi gerektii konusunda önerilerini sıralamaktadır. Fukuyama'ya göre, hiçbir uluslararası federal örgütlenme ya da bir uluslararası örgüt, dünya üzerindeki yoksulluk, terör, uyuturucu gibi sorunlarla, ulus devletler kadar etkili bir biçimde mücadele edemez. Yaklaık bir kuak boyunca dünya politikasının, devletin küçültülmesi yönünde olduuna iaret eden Fukuyama 11 Eylül'den sonraki dönemde, dünya politikasının temel sorunu devleti geri çekmek deil, tam tersine onu güçlendirmektir. Gerek tek tek toplumlar, gerekse tüm dünya insanlıı için, devletin yok edilmesi, bir ütopyanın deil, bir felaketin balangıcıdır. diyor (Fukuyama, 2004: 161). Tabii Fukuyama'nın sözünü ettii devlet, "küçük fakat etkin" bir devlet. Dünyadaki ülkeleri, devlet fonksiyonlarının yaygınlıı ve devletin gücü ölçütlerine göre sınıflayan Fukuyama, Türkiye ve Brezilya gibi ülkeleri, "fonksiyonları yaygın ama güçsüz" devletler arasında sayarken, Amerika'yı, "fonksiyonları az ama güçlü devlet" sınıflamasına sokuyor. Fransa ile Japonya ise hem fonksiyonları yaygın hem de güçlü devlet kategorisinde yer alıyor (Fukuyama, 2004: 161). Fukuyama'nın tüm dünya için, "fonksiyonları dar ama güçlü devlet" modelinden yana olduunu; bu modeli herkes için önerdiini eklemeye gerek yok. Amerika Birleik Devletleri, terör, yoksulluk, uyuturucu gibi dünya çapındaki sorunlarla savamak için, "Geni Orta Dou ve Kuzey Afrika Bölgesi ile, Ortak bir Gelecek ve lerleme için Ortaklık" öneriyor (Kongar, 2004). Fukuyama terör ve fakirliin sebebinin zayıf devletler olduuna ve bu devletleri yeniden ina etmek lüzumuna dikkat çekiyor. Irak ve Afganistan gibi (afak, 2006: 31-32). Huntington a göre de ulus devletler dünya olaylarında temel aktörler olarak kalmaktadır. Ulus devletlerin davranıları geçmite olduu gibi güç ve servet ama aynı zamanda da kültürel tercihler, ortaklaa sahip olunan eyler ve farklılıklar tarafından biçimlendirilmektedir. En önemli devlet gruplamaları artık Souk Sava ın üçlü kutuplamaları deil, dünyanın yedi veya sekiz temel medeniyetidir. Özellikle Dou Asya daki batılı olmayan toplumlar ekonomik servetlerini çoaltıyor ve bu yolla askeri güç ve siyasal etki için kendilerine temel yaratıyorlar. Güçleri ve kendilerine olan güvenleri çoaldıkça Batılı olmayan toplumlar gittikçe artan bir biçimde kendi kültürel deerlerini öne sürerek Batı tarafından kendilerine zorla kabul ettirilen deerleri reddediyorlar. Bu yeni dünyada yöresel politika,

4 etnik duruma dayalı veya en azından ona balı politikadır. Küresel politika da medeniyetler politikası olmaktadır. Süper güçlerin rekabeti yerini medeniyetler çarpımasına bırakmıtır (Huntington: 2006: 25). Fukuyama, ulus-devlet ve egemenlik olgularının, çounlukla uluslararası sistemin dier üyelerini de iddetle etkilemesi nedeniyle uygulamada erozyona, ilkeler düzeyinde ise saldırıya uradıını ileri sürer ve bir baka devletin egemenliine saldırmanın kim için ve hangi amaçla meru ve haklı olabileceine bu noktadan cevap arar. O na göre, uluslararası meruiyetin egemen ulus-devletlerin varlıına ve gücüne dayanmayan bir kaynaı olamaz. Bu yazar, Souk Savatan bu yana zayıf ve baarısız devletlerin, bulundukları insan hakları ihlalleri, yol açtıkları insani felaketler, yarattıkları kitlesel göç dalgaları ve komularına saldırmaları gibi nedenlerle uluslararası düzen için en önemli sorun haline geldiklerini, yapılageli hukuku ilkeleri arasında saldırmazlık, karımazlık ve egemenlik haklarına saygı gibi ilkeler bulunduunu hüküm altına almıtır. Tutarlı uluslararası uygulamalardan kaynaklanıp kaynaklanmadıının ayrıca tartıılması gerektii belirtilen bu ilkelerin, özünde daha çok ahlaki olduu, bu ilkeleri uluslararası hukukun bir parçası yaparken alıılmı ölçütleri esas almadıının da düünülebilecei ileri sürülmütür (Fukuyama, 2005: 111). Fukuyama; u ya da bu ülkenin demokratik gelenee sahip olmadıı için demokratik olamayacaı da sık sık öne sürülür. Böyle bir gelenek gerçekten olsaydı, hiçbir ülke demokratik olamazdı. Çünkü balangıçta ya da daha sonra katı bir otoriter gelenee sahip olmayan hiçbir halk ve hiçbir kültür yoktur. Devletler iyi ve kötüye ilikin dili oluturarak ve de novo (yeni) alıkanlıklar, görenek ve kültürler yaratarak halkları bilinçlendirme de çok önemli bir rol oynar. (Fukuyama, 1999: 223). diyerek Amerika nın dier devletlere etkisinin olabileceini belirtmitir. te Portekiz örnei buna örnek olarak sunulmaktadır. Fukuyama nın tüm dünya için fonksiyonları dar ama kuvvetli devlet modelinden yana olduunu bu modeli herkes için tavsiye ettiini de söylemek lazım. Günümüzde ulus-devlet ve onun ideolojisi olan milliyetçilik, zaman zaman yükselen bir deer olsa da, sıkça eletiri nesnesi olmaktadır. Ulus-devlet ve milliyetçilii eletiri nesnesi haline getiren de küreselleme, insan hakları, çok kültürlülüktür. Daha da açıkçası, liberalizm ve onun ilke ve hedeflerinin gerçeklemesi, ulus-devlet, milliyetçilik ve bireysellii yok eden dayanımacı anlayıların törpülenmesine balıdır. Aslında ikinci dünya savaından bu yana Avrupa da milliyetçilik önemli ölçüde gözden dümü ve daha çok sosyal hukuk devleti anlayıı ön plana geçmitir. Ama bu durum, baımsızlıını yeni kazanmı ve ekonomik açıdan gelimeyi salayamamı ülkelerde gerçeklemi deildir. te daha çok bu türlü ülkeler küresellemenin ve çok kültürlülüün etkisi altında bulunmaktadır. Özellikle küreselleme, ekonomik açıdan ulusal ekonomi ve ulusal kalkınma söylemlerini büyük ölçüde tahrip etmi durumdadır. Bir bakıma küreselleme, çevredeki toplumlar ve devletler için, ulusallık konusunda bir kriz yaanmasına neden olmaktadır. Küreselleme, ekonomik boyutu olan bir ideolojidir. Bu ideoloji, irketleri gelitirmek, devleti küçültmek, serbest ticareti tevik etmek, devlet desteini kırmak gibi kavramları kullanarak ve olumsuz çarıımlara sahip milliyetçilik ve korumacılıa karı tam olarak bayrak açmı durumdadır. Küreselleme söylemleri, bütüncül bir dünya kurgusuna gidii ifade etmesine ramen, bölgesel ve yerel süreçleri de gündeme getirmek suretiyle ulusal boyutun kaybolmasına, milliyetçi söylemleri zayıflatarak ulus-toplumun atomize olmaya doru sürüklenmesine, ulusal ekonominin ulus ötesi irketlerin ve IMF, Dünya Bankası gibi kuruluların güdümüne girmesine, ulus devlet ve onun ideolojisi olan milliyetçiliin yerine baka bir ey ikame etmedii için, biz duygusunun zayıflamasına neden olmaktadır. çinde bulunduumuz çada milliyetçilik yükselmektedir ve bu da küresellemenin ortaya çıkardıı bir durumdur. Küresellemenin milliyetçiliklerin yükselmesine yol açmasının nedenleri unlardır: Birincisi, kürselleme, bütün milli devletleri tek bir küresel egemenlie boyun edirmeye çalıtıkça, milliyetçilikler üzerinde kıkırtıcı bir etki yapmaktadır. kincisi, hedef alınan devletlerin milli servetlerinin talan edilmesi, gelir daılımı dengelerinin açıkça bozulması ve her devletin servetinin ancak kendi milli yöntemleriyle kabil olabileceini bir kere daha göstermekle, yine milliyetçilikler üzerinde yükseltici bir etki yapmıtır (Hocaolu, 2009). Ulus devletler, bulundukları yerin konumuna ve bölge koullarına göre farklılıklar göstererek dünya sahnesine çıkarlar. Modern çaların getirdii yenilikler zaman içinde toplumsal deerlere dönüünce, birbirinden farklı ülkelerde ayrı modellerde uluslama sürecinin yaandıı görülmektedir. nançlar, düünce biçimleri, ortak toplumsal deerler, kan ya da ırk baı ve de benzeri etnik ve kültürel özellikler, uluslama süreçlerinde etkili olurlar ve birbirinden farklı boyutlarda ulusal yapıların ortaya çıkmasına yol açarlar. Aynı dili konumak, ortak kültürel deerlere balı olmak ve saygı göstermek, uluslamanın hem içeriini hem de gelime yönlerini belirlemektedir. Etnik grupları esas alan etnikçi politikalar, ulus gerçeini kabul etmemekte etnik yapıların gerçek olduunu, ama ulusların hayal

5 olduuna öne sürmektedir. Bu yönü ile etnik grupların tarih içinde olduu, ama buna karılık ulusların tarihte yeri olmadıı yaanan olaylara ramen öne sürülmekte ve savunulmaktadır. Etkinlik açısından etnik yapılanmaların daha güçlü ve kalıcı olduu ileri sürülürken, ulusların daha gevek balarla ortaya çıkan yapılar olarak hemen daılabilecei öne sürülmütür. Belirli ülkelerde var olan etnik gruplar arasında hangisi daha büyük ve güçlü ise uluslama aamasında bu etnik grubun yeni ulus olarak ortaya çıktıı, bu hâkim ve egemen etnik grup ile beraber aynı ülkede yaamakta olan dier etnik grupların da, yeni oluan ulusal yapının içinde yer alarak ulusun eit ve özgür parçaları konumuna geldii görülmektedir. Yeryüzünde altı binden fazla etnik grubun ama buna karılık Birlemi Milletler e üye olan iki yüz civarında devletin bulunması, her etnik yapının uluslama ya da kendi ulus devletini kurma ansına sahip olmadıını, tarih içinde öne çıkan ve güçlenen etnik yapıların, uluslama süreci içinde modern anlamda bir ulusal yapının çekirdeini oluturduuna ve ortaya çıkan ulusal yapıda bu çekirdei etnik yapının özelliklerinin ulusal nitelikler olarak öne çıktıını görmek mümkündür. Bu nedenle uluslar, aynı ulus devlet çatısı altında yaamakta olan bütün etnik yapıların karımasından meydana gelen bir ortak siyasal yapıdır (Çeçen, 2010). Deiip, Dönümeyen Ulus-Devlete Operasyon Süreci Çok sayıda sosyal bilimci tarih sürecini geleneksel toplumdan modern topluma ya da sanayi toplumuna doru tek bir deiim olayına indirgerler. Souk sava sonrası batılı güçlerin askeri operasyonlar döneminin baladıı bir vakıadır. gal, baımlılık yerine deiim, operasyon gibi terimler kullanılmaya balandı. Deiim ve dönüümün geri kalmı ülkelerdeki yaptırımı ulus devletin buralarda zayıflatılmasıdır. Souk sava dönemi sonrası dünyanın birçok köesinde sıcak savaların çıkmasının nedeni de budur. Zayıflayan devlet yapısı ABD ve AB destekli birçok ayrılıkçı hareketlerin çoalmasına neden olmaktadır. Ulus devletlerin zayıflayan kamuculuk ve sosyal devlet anlayıları, yeraltı iktisadi faaliyetlerin geliimine neden olmaktadır. Souk savaın silahlanma evresinde kullanılmadan birikmi olan askeri araç-gereç ve silahlar, bir takım finansmanlarla ayrılıkçı hareketlerin kullanımına sunulmaktadır. ABD ve AB, kendilerine halklara özgürlük getirme rolünü biçmektedirler. Bu balamda tüm ayrılıkçı hareketleri, kendi ülkelerinde olmaması artıyla, desteklemektedir. Bu sürecin batı için mümkün olduu kadar az sancılı gerçekleebilmesi için de dönüüme urayan veya urayacak olan ülkelerin deiimi peinen kabul etmesi gerekir. Yeni Dünya Düzeni içinde ABD türü demokrasinin, kamuoyu tarafından benimsenmesi için özgürlük yeniden tanımlanmaktadır. onun için devletçilie ye tutulmalıdır. Saldırıların amacı, diktatörlükle yönetilen ülkelere özgürlük ve demokrasi getirmektir (Gürbüz, 2008). Dünyanın yeni yapılanmasında be ana güç dikkat çekmektedir. Birincisi komünizmin çöküünden sonra kendilerini gösterebilen ve dünya nüfusunun üçte birini oluturan bir kesimin serbest piyasa ekonomisine katılması; ikinci temel deiim gücü, doal kaynak bazlı endüstrilerden insan yapımı ve beyin gücüne dayalı endüstrilere geçi; üçüncüsü dünya nüfusunun artması ve yalanması; dördüncü temel güç ekonominin küresel hale gelmesi ve son olarak da tek bir ulusun dünya ekonomisinin tamamına egemen olamayacaının anlaılmı olması. Bu deiimler yönetim kuramına bir takım yenilikler getirmektedir. Geçmite üniversitelerde de öretilmi olan mukayeseli üstünlük kavramına göre bir ülke hangi alanda göreceli üstünlüe sahipse o alanda uzmanlamalı ve geri kalan ihtiyaçlarını ithalat yolu ile salamalı ve dier yanda uzman olduu ürünleri satarak ithalata harcayacaı tutarda para gücünü kazanmalıdır. Ancak günümüz dünyasında bu teori pratie asla geçirilememekte, her ülke para kazandıran her eyi üretip satmaya devam etmektedir. Artık mukayeseli üstünlük zamanı geçmi ve rekabet zamanı balamı durumdadır ve rekabetteki üstünlüü salayan unsur doal kaynaklardan ziyade beyin gücü dür. Örgütler bu yeni hareket sonucunda beyin gücü bazlı rekabeti benimsedikleri ve doal kaynaklara hükmedebildikleri ölçüde baarıya ulaabileceklerdir (imeker-ünsar, 2008: ). Muhakkak ki, her ey olduu gibi kalmamı, aksine önemli deiim ve dönüümler yaanmıtır ve yaanmaya devam etmektedir. Bu deiim ve dönüümler bakımından bir milât tespit etmek gerekirse; dünya için 1991 yılını, Türkiye için ise 1989'da balayıp 1997'de neticelenen bir zaman aralıını kabul etmek uygun olacaktır (Arat, 1998: 87). Devletler de siyasi sistemin yapı taları olarak yeni gelien ekonomik ve siyasi olaylardan birincil derecede etkilenmektedirler. Souk Sava sırasında yaanan iki kutuplu dünya düzeninden tek kutuplu dünyaya geçile birlikte küresel ölçekte birçok ey deiti. Küreselleme dalgasının bu kadar

6 etkili olup ulus devletleri, kimlikleri, dini inanıları bu kadar etkilemesi günümüz siyasal yaamında büyük bir zemin kaymasına neden oldu. Devletlerin dı politika anlayıları da bu deiimden nasibini aldı. 1990'dan sonra her ey deiti. deolojik mücadeleyi zaferle noktalayan ABD önderliindeki Batı Bloku, kendi deerlerini, kültürünü, siyasal ve ekonomik sistemini tüm dünyaya oldukça rahat bir ekilde yaymaya ve dier devletleri kıskaca almaya baladı. Adına küreselleme denilen yeni akım, bunu yaparken, ulus devlet yapısına zarar veriyor, etnik ve dini ayrımları canlandırıyor ve mikro milliyetçi akımları tetikliyordu. Yeni sisteme uyum salayamayan devletler birer birer güçsüz duruma dümeye ve küresellemeye teslim olmaya baladılar. Halbuki dı politikalarında yapacakları köklü bir deiiklik onların bu kadar çaresiz duruma dümelerine engel olabilirdi. Günümüzde bu politikayı en iyi uygulayan ülkeler iki Asya devi; Çin ve Hindistan'dır. Aslında, ülkemiz Türkiye de Atatürk Dönemi'nde çok yönlü dı politikanın en güzel örneklerini vermitir. Atatürk, Avrupa ile ilikileri tam bir eitlik temeline oturturken ülkemizi çevreleyen Balkan ve Ortadou ülkeleri ile de ilikileri gelitirmeye çabalamı, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi anlamalarla dı politikada çok yönlü giriimlerde bulunmu, 1938'e kadar da SSCB ile oldukça iyi bir komuluk ilikisi içerisinde olunmutur (Tüysüzolu, 2008). Yeni Amerikan Yüzyılı Tarih güya,, satranç gibi son hamlelerine gelmi bir oyundaki tüm ihtimallerle oynama sürecidir. Ama nasıl bir düzenle? Eric Hobsbawm Ünlü siyaset bilimci Francis Fukuyama gözle görülebilir gelecekte dünyayı ikiye ayırıyor: bir yanda tarih sonrası bir bölüm, karı yanda hala tarihin gidiiyle balı bir bölüm. Bu ayrım, büyük ölçüde eski kuzey-güney ya da gelimi-azgelimi ülkeler ayrımına denk düüyor. Ama tam bir denk düme söz konusu deildir. Çünkü Kosta Rika ya da Hindistan gibi azgelimi ülkelerde liberal demokrasi varken, Nazi Almanyası gibi gelimi ülkelerde tiranlık olabilmitir. Bu ayrıma göre tarih sonrası dünyada devletler ekonomik partnörler olarak ilikiler kuracak, güç politikasının eski kuralları önemini yitirecektir. Bir ekonomik güç olarak Almanya nın aırlıkta olduu Avrupa Birlii bu ekonomik bloklamanın bir örneidir. Tarih sonrası dünya gene ulus-devletlerden olumaya devam edecek ama tek tek devletlerin milliyetçilii liberalizmle barıık olacaktır. Avrupa Birlii gibi bloklamalarla pazarlar ve üretim tarzları tekdüzeleecek, bu durum egemenliin bir çok yerel ve geleneksel özelliinin ortadan kaldırılmasına yol açacaktır. Dier yandan dünyanın hala tarihe balı kalmaya devam eden bölümü çok sayıda dini, milli ve ideolojik çatıma içinde kalacaktır. Bunun nedeni bu bölümde güç siyasetinin eski kurallarının geçerli olmasıdır. Irak ve Libya gibi örnek devletler gene komu devletleri igal edip, kanlı kavgalara tutuacaklardır. Tarihsel dünya ile tarih sonrası dünya birçok bakımdan paralel ama ayrı bir yaam tarzı sürdürürken, aralarındaki en önemli temas noktası petroldür. Irak ın Kuveyt e girmesinin nedeni de son tahlilde petroldü. Petrol çıkarımı tarihsel dünyada odaklanmıtır ama petrol tarih sonrası dünyanın ekonomik esenliinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Her eye ramen petrol, ekonomik pazarı manipüle etmeye muktedir bir ürün olmaya devam etmektedir. ki taraf arasındaki ikinci temas noktası ise, uzun vadede belki daha da sorunlu hale gelecek olan göçlerdir. Bugün yoksul ve istikrarsız ülkelerden zengin ülkelere insan yıınları legal ya da illegal yollarla akmaktadır. Dünyadaki devletlerin hemen hepsi bundan etkileniyor. Bu göçlerin birinci nedeni Sovyetler Birlii nin daılması, Dou Avrupa daki etnik rahatsızlıklar ya da Çin yönetimi tarafından Hong-Kong a el konulması gibi siyasi olaylardır. kinci neden ise gelimi ülkelerin vasıflı ya da vasıfsız içi ihtiyacı gibi ekonomik nedendir. Üçüncü dünya ülkeleri bu konuda tükenmez depo özellii taımaktadır (Fukuyama, 1999: 276) da Francis Fukuyama tarihin sonu tezini yayınladıında, bu tezdeki komünizmin sonu ve yeni bir dünya düzeni iddiası büyük ilgi görmütür. Nitekim Fukuyama nın tezleri bir bir gerçekletikten sonra 1997 de Zbigniev Brzezinski ABD nin gücünü ve jeopolitik hırslarını anlatırken, ABD yi tehdit eden bazı unsurlara ve dünyadaki genel nükleer yaygınlamaya da dikkat çekmitir. ABD, geni enerji stoklarına sahip olan Ortadou da büyük stratejik ve ekonomik çıkarlara sahip bulunmaktadır. Brzezinski ABD nin, srail in güvenliini salamak ve islâmî radikalizmi önlemek için Ortadou ya yeni bir düzen getirmesi hedefinin Amerika da bazı sacı muhafazakar ve dinci gruplar tarafından benimsendiini ve terörizme tepkinin de bu hedefe güçlü bir halk destei saladıını kaydetmektedir (Brzezinski, 2005: 55). Yukarıdaki isimler uluslararası siyasette Amerikan teorilerini üreten önemli fikir adamlarından sadece ikisidir. üphesiz uluslararası siyasetin büyük okulları her zaman Amerikan okulları olmamıtır.

7 Dünya jeopolitii genellikle eskiden beri Alman, ngiliz ya da Fransız düünürler tarafından belirlenmitir. Uluslararası ilikilerin teorik felsefesinin gelimesi Amerikalı Hans Morgenthau ( ) ya (Morgenthau, 1978: 4-15) ama aynı zamanda Fransız Raymond Aron ( ) a (Aron, 2006) çok ey borçlu bulunmaktadır. Komünist Manifesto dan 140 yıl sonra Marksizm dünya çapında o kadar muazzam bir iflas yaadı ki Hegel ( ) in evrensel tarih tezi baarılı bir tasavvur olarak ortaya çıktı (Hegel, 1995). Aslında bu husus 20. yüzyılın en büyük Hegel yorumcularından biri olan Alexandr Kojeve tarafından gündeme getirilmiti (Kojeve, 2000). Bu konunun kaynakları Hegel felsefesinde ve Clausewitz ( ) (Clausewitz, 2008) in teorilerinde bulunur. Gerçekçi uluslararası ilikilerin pratisyenleri ise Kissinger, Richelieu, Metternich ve Bismarck tan etkilenmilerdir (Lefebvre, 2005: 84). Morgenthau, ulusal çıkar kavramının kuramsal düzeyde ilk sistematik çalıanlarından biridir. Morgenthau nun ulusal çıkar kavramına ilikin olarak kullandıı terimleri bir ülkenin ulusal çıkarına ilikin olanlar ve iki veya daha fazla ülkenin çıkarına ilikin olanlar eklinde tasnif etmek mümkündür. Bunlardan bir ülkenin çıkarına ilikin olanlar da kendi içlerinde; birincillik, süreklilik ve genellik derecelerine göre sınıflandırılmıtır. Morgenthau nun yanı sıra bata Northedge, J. Frankel, D. Nuechterlein gibi aratırmacılar da ulusal çıkar kavramını analitikletirme dorultusunda farklı sınıflandırma metodları gelitirmilerdir (Amanov, 2007: 36). imdi günümüzdeki ulus-devletler sistemi içerisinde dünya egemenliini temsil eden bir numaralı küresel güç aktörü olarak ortaya çıkan hiç üphesiz Amerika Birleik Devletleri dir (Hocaolu, 2007: 3). Hobbes un mutlak devlet ve egemenlik öretisini teknoloji harikası silahlarla yeniden tedavüle sokan Amerikalı neo-muhafazakarların son zamanlardaki en kayda deer ataı: "Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi". Bu projeyi kısaca öyle ifade ediyorlar: Uluslar arası irketlerin temsilcisi konumundaki Beyaz Saray kabinesi, finansörleri olan firmaların çıkarlarına uygun bir dı politika izleyerek Avrupa, Asya ve Ortadou'yu hem ekonomik hem siyasi hem de askeri açıdan kuatma altına almalı ve egemen güç olarak dünyaya yeni bir düzen vermeli. Orijinal adı "Staments of Principles" olan "Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi", 1997'de Robert Kagan ve William Kristol önderliindeki bir grup danıman tarafından hazırlandı. Kısa bir süre içinde Bush'un Cumhuriyetçi hükümetinin "amentüsü" haline gelen proje, yeni gelimelere göre revize edilip Eylül 2001'de "Amerikan Savunmasının Yeniden nası" balııyla Bush'a bir kez daha sunuldu. Bu revize edilmi raporu u cümleyle özetlemek mümkün: "21. yüzyıl, ABD'nin küresel hegemonya çaıdır.". Raporda, Amerika'nın bu amacına ulaması için "üç tarz-ı siyaset" önerilmi: Güçlü bir ordu, yayılmacı bir ekonomik ve siyasal küreselleme ile militer bir dı politika. Bu projeyi imzalayanlar arasında Cheney, Rumsfeld, Wolfowitz, Cohen, Kristol, Robert Kagan, babası Donald Kagan, ABD eski Eitim Bakanı William J. Bennett, Alan Keyes (muhafazakarların bakan adayı), Fukuyama, Dan Quayle (Raegan'ın yardımcısı) ile Richard Perle gibi etkili isimler var (Tutar, 2003). ABD ye göre 21. yüzyıl Amerikan Yüzyılı olacaktır ve tarihin geri kalanı onlar tarafından yazılacaktır. ABD nin yönetiminde bulunan pek çok ismin fiilen vazife aldıı Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi (PNAC-Preoject For The New American Century) isimli tekilatın 11 Eylül den tam bir sene önce hazırladıı rapor, Yeni Amerikan Yüzyılı nın hareket noktasını ifade etmesi açısından önemlidir. Hazırlayanlar arasında Willam Kristol, Robert Kagan gibi isimler yer alıyor. ABD'de önde gelen Yeni Muhafazakâr ahinleri bir araya getiren bu kurulu, 3 Haziran 1997 de Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi lkeler Bildirgesi balııyla yayınladıkları bir bildiride, Clinton yönetiminin dı ve savunma politikalarını sert bir dille eletirerek, ABD nin, küresel liderliinin gereiniyapması çarısında bulunmulardır (http://www.newamericancentury.org /statementofprinciples, ). Projeye katılan isimler ABD nin, Avrupa, Asya ve Ortadou da barı ve güvenliin tesisinin salanmasındaki hayati rolüne dikkat çekerek, gerektii takdirde güç kullanmaya dönük politikaların da harekete geçirilmesi arzusundaydılar. Temel hedeflerinin ABD'nin küresel liderliine destek salamak olduunu; ABD'nin dı politikasının ahlaki açıklıa (moral clarity) ihtiyaç duyduunu ve güçlü bir orduya dayanması gerektiini söyleyen PNAC ekibi, 2000 seçimleri öncesinde Bakan adayı George W.Bush'a sunulmak üzere Present Dangers balıklı bir kitap hazırlamılardır (Kagan-Krtistol, 2000). Richard Perle, William Bennet, Paul Wolfowitz gibi isimlerin bölümler yazdıı kitap, yeni bakana Irak, Çin, Kuzey Kore ve ran'da rejim deiiklii peinde koulması, ulusal füze savunma sistemi kurulması, silahların sınırlandırılması görümelerinden geri çekilme, savunma harcamalarının artırılması ve Amerikan liderliinin korunması gibi önerilerde bulunmaktaydı. PNAC, 20 Eylül 2001 de de Bakan George W. Bush a bir mektup göndererek Irak konusundaki faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. PNAC tarafından Bakan a gönderilen bu mektupta, ABD ye karı iyi niyet beslemeyen ve ABD nin çıkarlarına ve müttefiklerine saldırı düzenleyen grupların hedef alınması gerektii, ABD nin terörizmi yenilgiye uratıp gelecek kuaklara iyilikte bulunmak için Usame bin Ladin, Irak, Hizbullah, srail ve Filistin Özerk

8 Yönetimi ve ABD savunma bütçesi konularında kapsamlı bir stratejiye gerekli olduu belirtilmekteydi (http://www.newamericancentury.org/bushletter, ). Bu önerilerin hemen tümünün zamanla uygulamaya koyulmasına ramen PNAC, ne seçim kampanyası sırasında ne de sonrasında pek kamuoyunda gözüken bir kurulu olmamıtır. Yüzlerce sürekli çalıanı olan dier düünce kurulularının aksine PNAC, görülerini çıkardıı dergilerden çok üyelerinin çeitli etkili gazetelerde yayımladıkları kısa analizler ve dorudan Bakan'a yazdıkları açık mektuplarla duyurmayı tercih etmilerdir. PNAC düününün etkisinin açıkça görüldüü ABD'nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi dört yönüyle öne çıkmaktadır. lk olarak, askerî, diplomatik, ekonomik ve kültürel alanlarda Amerikan hegemonyasından Amerikan mutlak kontrolüne (ya da bazılarının ifadesiyle Amerikan imparatorluuna) geçii vurgulamaktadır. Bunu yaparken de doal olarak çok taraflılıa karı pozisyon almaktadır. ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesine karı çıkması, Kyoto Protokolü nden (Taner, 2008: 9-11) çekilmesi ve Hükümetler Dıı klim Deiimi Paneli nin çalımalarını sabote etmesi bu çerçevede algılanmalıdır. Bunlara ilaveten, geleneksel tehdit-merkezli askerî savunma doktrininden olanak-olasılık merkezli bir yaklaıma geçii vurgulamaktadır. Böylece savunma da önlemeden (prevention) önalmaya (preemption) dönümektedir. Bu çerçevede ABD artık kendisine yönelebilecek tehditleri daha tehdit ortaya çıkmadan önlemeye yönelik bir savunma stratejisi gelitirmitir. Böylece, saldırıdan sonra gerçekleen meru müdafaa yerine ABD henüz saldırı tehdidi bile olumadan, bu yönde bir niyet olduu iddiasıyla önalma operasyonlarında bulunmayı kendini savunma çerçevesinde tanımlamaktadır. Bütün bu varsayımların ve tanımlamaların arkasında ABD'nin kendisini ahlaki düzlemde mutlak doru ve iyinin temsilcisi olarak görmesi ve mevcut ABD yönetiminin dünyaya basitletirilmi bir tanrısal görev gözlüüyle bakmasının önemli bir rolü bulunmaktadır. Bu anlayıta ABD evrensel kuralların olmasına karı çıkmamakta; sadece herkesi balayacak bu evrensel normların mutlak doru ve iyinin yanında olduu kuku götürmez ABD'ye uygulanmamasını (American exceptionalism) istemektedir. Buradaki önemli sorunlardan birisi de mutlak dorunun tanımlanmasında dini referanslara (özellikle Evangelist, ama daha genel bir düzlemde Judeo-Christian) fazlasıyla vurgu yapılmasıdır. Böylece dünya, ABD Bakanının azından dini içeriklere göndermeler yapan er Ekseni (Axis of Evil) ve Terörizme Karı Haçlı Seferi (Crusade against terrorism) gibi deyimleri duyabilmektedir (Akdemir, 2006: 70-72). PNAC a göre Amerika, siyasi sultasının devamı için; milletlerarası ticaret yollarının emniyeti açık denizler, uzay ve siber âlemdeki (cyberspace) hâkimiyetini sürdürmesi lazımdır. Bunun için de yeni milletlerarası kamuoyunun tekil edilmesi lüzumludur. Amerika için iyi olan dünya için de iyidir fikrindedirler (afak, 2006: 40-41). Küreselleme Yolunda Medeniyetler Çatıması Tarih, birbirlerini ekillendiren çeitli medeniyetlerin karılıklı ilikilerinden meydana gelmitir. Avrupa ile Avrupa dıı, bn Haldun un bedevileri ile hadari toplulukları. Birisi ötekinin tarihidir. Günümüz dünyasında bir yandan küreselleme söylemi sürerken, öte yandan tarih yazıcıları kimi zaman bilinçsiz kimi zaman da bilinçli olarak üstünlük iddialarını temellendirecek ve barıa deil de çatımalara meruiyet kazandıracak olan ötekiler yaratmaya katkıda bulunuyorlar. Aslında tarih yazıcıları gerginliklerin deil de barıın artmasına yardımcı olmak istiyorlarsa, öteki kavramının ilevlerini ve nasıl yaratıldıı üzerinde düünmelidir. Biz ve onun karısında ötekinin yaratılması siyasal ve toplumsal bir süreçtir. te Huntington un Biz Batı Medeniyeti ve onun karısında öteki slâm Medeniyeti tezinde bir grup önyargısı gelitirme sorunuyla karı karıyayız. Huntington un baka medeniyetler ve üyeleri hakkındaki önyargılarının genellikle olumsuzluk yüklü olduu hemen göze çarpıyor. Bu durumda u soruyu sormak aklımıza geliyor. Huntington un ötekiler kavramını yaratmasının ve buna dayalı bir medeniyetler çatımasından söz etmesinin pratik yararları nelerdir sorusunu öyle yanıtlamak mümkündür. Küresellemenin bugünkü evresinde batılılar kendilerinde üstün medeniyet unsurları görmektedirler. Dünyada kendilerine ait olan üstün medeniyeti hakim kılmayı ve yeni dünya düzeni kurmayı da en doal hakları olarak telakki etmektedirler. Böylece üstünlüklerini kanıtlamak için yaratılan öteki kavramı, bakalarını denetim altına almaya yarayacaktır. Egemenler, ötekiler yaratmayı sadece kendi meruiyetlerini salamak açısından yapmıyorlar. Bunu böl, parçala, yönet formülünü iletmek için de yapıyorlar. Günümüzde öteki kavramına dayanarak, ırkçılık, etnisite, soykırım gibi pek çok olumsuz sosyal akımlar ve olgular yaratılmıtır. Burada öteki kavramına dayalı grup önyargıları üzerinde durduk ama nesnel olarak ötekinin olmadıı bir dünya düzeninden bahsetmek de olanaksızdır. Öteki kavramı çatımaya neden olduu kadar, sosyal yaratıcılıın ilevleri olan yarımaya da kaynaklık eder. Aslında ötekinin olmadıı bir dünya düzeni de anlamsızdır. Burada idealize etmek istediimiz husus,

9 çatımalara yol açmayacak, dılayıcı olmayacak öteki anlayılarının ve grup önyargılarının nasıl kurulması gerektiidir. Ötekiler kavramı hiçbir biçimde üstünlük ideolojisi taımayan farklılıklar üzerine ina edildiinde yeni dünya düzeninde bir sorun kalmayacaktır. Souk Sava ın sona ermesiyle birlikte küresellemenin etkisinin dünyada youn bir ekilde hissedilmesi ve uluslar arası sorunların artması, düünce kurulularının dünya çapındaki etkinliinde önemli oranda yükseli yaanmasına vesile olmutur. Düünce kurulularının küresellemeyle ilgili olarak en çok üzerinde durdukları bölgeler, Afrika, Dou Avrupa, Orta Asya, Ortadou ve Güneydou Asya dır. Bugün nerede ise her ülkede varlık gösteren düünce kuruluları birkaç milyon çalıana ve belirli düzeyde entelektüel özellie sahiptir. Düünce kuruluları artık siyasal sistemlerin çeitli faaliyetlerinde ve örgütsel yapılanmalarında etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle birçok ülkede siyasal sürecin ayrılmaz bir parçası haline gelmilerdir (McGann-Weaver, 2009: 3). ABD nin yeni stratejisi, çok kutupluluktan tek kutuplu dünyaya geçiin bir sonucu olarak Amerikan üstünlük teorisine dayanmaktadır. ABD Bakan ı Bush un 26 ubat 2003 de yaptıı açıklama güzel bir örnektir. G. W. Bush, Burada ulusumuzun ve medeni dünyanın tarihinin önemli bir döneminde karılatık. O tarihin bir kısmı bakaları tarafından yazılmıtır. Tarihin geri kalanı, tarafımızdan yazılacaktır. demitir (http://www.themoderntribune.com). Tarihin geri kalanını yazacaını, aslında yazacaını deil de yapacaını öne süren ABD, birbirinden uzak iki deniz aırı alanda e zamanlı olarak hareket yapabilecek yetenektedir. Ancak ABD, amaçlara ulamak için gerekli askeri güce sahip olmasına karın artan maliyetlerin baskısı altındadır. Bu nedenle, 11 Eylül sonrasında askeri gücünü daha az maliyetle sürdürebilmenin arayıı içine girmitir. Büyük Ortadou Projesi de bu arayıın uzantısında ortaya atılmıtır (Evciolu, 2005: 111). 11 Eylül terörist hareketi, Müslümanlarla bir ekilde anlamazlık içinde olan devletlerin Rusya, Çin, srail veya Hindistan, Amerika nın doal ve balıca ortakları olmaları gerektiini düünmelerine sebep olmutur. Bazıları demokrasi adı altında Amerika nın gücünü kullanarak Arap devletlerini kendi arzularına göre emirleri altına alarak, slâmi radikalizmi yok etmek ve bölgeyi srail için güvenli hale getirmek için Amerika nın hedefinin Ortadou yu tekrar düzenleme olması gerektiini savunmaktadırlar (Brzezinski, 2005: 55). Brzezinski nin yukarıdaki tezinden hareket edersek, souk savatan sonra ABD de yeni muhafazakarların, slâma karı dünyada yeni bir koalisyonun olumasını benimsedikleri anlaılıyor. Bu ortaklıklar taktik hedefler dorultusunda kurulmutur. Önceki koalisyonlardan farklı olarak bu stratejik formülasyonun siyasal bakımdan zayıf kalma ihtimali yok gibi telakki edilmitir. Yani stratejik harekatlar baarılı olmanın garanti zeminine oturtulmutur. ABD, uzun süreden beri yapmak istedii demokratik açılımları, desteklemek yerine imdi onları ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenlemede bulunacaktır. Bu tip düzenlemelerin söylemleri, ABD nin yeniden yapılan stratejik ilkelerinin tanımlarıyla örtümektedir. Bakan Bush, 1 Haziran 2002 de West Point te yaptıı konumasında (http://www.mtholyoke.edu/acad/intrel/bush/iraqjust.htm) bunu gerçekletirmeye yönelik eilimlerin arttıının sinyallerini vermitir. imdi yeni bir dünya var; liberalizmin hâkim olduu ve bundan sonra hükmünü sürdürecei bir dünya. Ancak bu yeni dünya sistemi sosyalist blokun tamamen kapitalizme entegre olup, onun corafyasına dâhil olmasıyla sınırlı deil. Yeni dünya düzeni kapitalist sistemin merkezi emperyal kuvveti ABD nin rakipsiz hâkimiyeti demek lara kadar kapitalist devletler, SSCB nin vücudu sebebiyle aralarındaki rekabeti makul seviyelerde bastırmı, ABD liderliindeki bir bloka mecbur kalmılardır (afak, 2006: 27-28). ABD nin yeni güvenlik stratejisi, eski Sovyet corafyasında ya da baka bir yerde yeni bir küresel rakip gücün ortaya çıkmasını engellemek üzerine kurulmutur. Bu nedenle terörizm ve kitle imha silahları tehdidine dayanan bir güvenlik yapılanmasına gidilmesi zorunlu hale gelmitir. Bu açıdan yeni dünya düzeni ile ABD nin yeni stratejik yaklaımı arasında bir paralellik vardır. Böylece medeniyetler çatıması tezinin de hangi altyapıdan yükseldii konusu da anlamlı hale gelecektir. Ayrıca medeniyetler çatıması tezinin öngördüü siyaset planlarının 11 Eylül den çok daha önce hazırlanmı olduu görülmektedir (Evciolu, 2005: 112). Körfez Harbi nin akabinde harbi tek baına kazanmı olan ABD Bakanı Bush un ifade ettii ey, souk savaın bittii ve artık sıcak savalarla yeni düzeninin kurulacaıdır. Artık dünyada tek bir süper devlet vardı, ABD. Sosyalizmin temsilcisi olan SSCB ile olan uzun harbi kazanmıtı. Hem ABD, hem de onun temsil ettii ideolojik ve kültürel sistem olan kapitalizm ya da liberal demokrasi galip

10 gelmiti. Dolayısıyla yeni dünya düzenini ABD nin ve temsil ettii sistemin hâkimiyetine girdii eklinde düünmek mümkündür. Nitekim kısa bir müddet sonra ünlü düünür Francis Fukuyama ortaya çıktı ve Tarihin Sonu nun geldiini iddia etti. Ona göre liberal demokrasi ebedi bir zafer kazanmıtı ve bu dünya üzerinde artık hiçbir sistem liberal demokrasiye karı mukavemet edemeyecekti. Kısacası, yeni dünya düzeni, Amerikan hâkimiyeti altında ve Amerikan ideolojisi çevresinde kurulacak bir dünya sistemini ifade ediyordu. Bush un Yeni bir dünya kuruluyor derken kastettii ite buydu. GOP'un, Amerika Birleik Devletleri açısından hem genel çizgileri, hem de bir anlamda yasal dayanakları, Kongre ve Bakan tarafından oluturulan 11 Eylül Komisyonu raporu ile dünya kamuoyuna açıklandı; bu rapor geçenlerde 567 sayfalık bir kitap olarak yayınlandı (The 9/11 Commission Report, 2004: ). Komisyon "Amerika'ya yönelik terörist saldırıları" irdeledii raporu yazmak için 2,5 milyon sayfa belge incelemi, on ülkeden, 1200'den fazla kii ile konumu. Raporun bir bölümü "Sürekli Büyüyen slâmcı Terörün Önlenmesi" adını taıyor. Bu bölümde Komisyon dokuz öneri sıralamı. Ayrıntılı biçimde ifade edilen öneriler uzun uzun açıklanmı. Raporun bu bölümü, Amerika Birleik Devletleri'nin slâm Dünyası'nda youn ilikiler kurmu olduunu ve bu ilikilerin gelecekte de süreceini vurgulayarak balıyor. Amerika'nın, slâm Dünyası'na yaptıı büyük yardımlara karın, bölgedeki ülkelerde yaayanların gözünde hiç de olumlu bir yere sahip olmadıı saptamasına yer verilerek, Endonezya'dan Türkiye'ye kadar, aratırma yapılan bu ülkelerde yaayanların üçte ikisinin Amerika'nın kendilerine saldırmasından korkmakta olduu belirtiliyor. slâmi cihad anlayıının, Amerika'yı slâm karıtı olarak tanımladıını da kaydeden komisyonun önerileri kısaltılmı haliyle öyle: Amerika, dünyanın ahlaki liderlii konusunda iyi bir örnek oluturduu, halka insanca muamele edilmesine, hukukun üstünlüüne inandıı ve komularına açık elli ve koruyucu olarak davrandıı konusunda açık bir mesaj vermelidir. Amerika ve dostları Müslüman anne-babalara, çocukları için Usame Bin Ladin'in önerdiinden çok daha iyi bir gelecek verebilecekleri konusunda büyük bir avantaja sahiptir. Arap ve slâm Dünyası'nın akıllı liderlerinin görüleri dikkate alınırsa, bu konuda yumuak bir fikir birlii salanabilir. 1. Dost bile olsalar, Müslüman hükümetler bu ilkelere saygı göstermedikleri zaman Amerika daha iyi bir gelecek için buna karı çıkmalıdır. Souk Sava döneminden alınan derslerden biri baskıcı ve zalim hükümetlerle yapılan kısa dönemli ibirliklerinin uzun vadede ters teptiidir 2. Amerika, ilkelerini ve deerlerini yurt dıında ısrarla savunmalı, Somali, Bosna, Kosova, Afganistan ve Irak'taki Müslümanları diktatörlere ve suçlulara karı korumalıdır. Amerika kendini slâm Dünyası'nda tanıtmak üzere giriken olmazsa, aırı uçlar, bu eksiklii Amerika'nın aleyhine yaratacakları imajlar açısından çok daha iyi kullanırlar. 3. Arap ve slâm halklarının büyük ölçüde uydu televizyonu ve radyo izledikleri düünülürse, televizyon ve radyo yayınları Arap Dünyası'na, ran'a ve Afganistan'a yönelik olarak bu amaçla kullanılmalı, bu alana daha büyük fonlar ayrılmalıdır. Amerika, burslar, deiim programları ve kütüphaneler konusunda gençlere yönelik yeni programlar oluturmalı, onlara bilgi ve umut aılamalıdır. Bu programların Amerikan vatandalarından gelen yardımlar olduu anlatılmalıdır. 4. Amerikan Hükümeti öteki ülkeleri de, kurulacak olan yeni bir "Uluslararası Gençlik Olanakları Fonu"a katkıda bulunmaya çaırmalı, fonlar, kendi ilk ve ortaöretim eitimlerine yatırım yapan Müslüman ülkelerde dorudan kullanılmalıdır. Terörizmle sava için oluturulacak kapsamlı bir Amerikan stratejisi, ekonomik kalkınmayı, açık toplumu ve insanların aileleri ve çocukları için daha iyi yaam koullarını salayacak ekonomik politikaları içermelidir. 5. Amerika, slâmcı teröre karı öteki ülkeleri de içine alacak kapsamlı bir koalisyon stratejisi oluturmalıdır. Her ne kadar terörizmle mücadelede çok taraflı bir çok kurum varsa da, en önemli politikalar, koalisyon hükümetleri ile tartıarak ve egüdüm salanarak oluturulabilir. Örnein, teröristlerin sıındıkları alanlara yönelik ortak stratejilere dayalı önlemler, bu konuda iyi bir balangıç noktası oluturabilir. 6. Amerika, dostlarını da, yakalanan teröristlerin göz altında tutulması ve bunlara insanca muamele edilmesi konusunda ortak bir stratejide birletirmelidir. Bu konuda Cenevre antlamasının üçüncü maddesinden yararlanılarak yeni ilkeler oluturulabilir.

11 Raporumuz en az on yıldan beri El Kaide'nin kitle imha silahları üretmeye veya elde etmeye çalıtıını göstermektedir. Birleik Amerika'nın bu konuda ilk hedef olduuna hiç kuku yoktur. Kitle imha silahlarının gelitirilmesi ve yaygınlatırılması uluslar arası örgütlenmeler aracılııyla da engellenmelidir. 8. Teröristlerin finansman kaynaklarının izlenmesi ve saptanması terörizme karı olan mücadelenin en önemli öesidir. Teröristlerin para kaynakları hakkındaki bilgiler, terörist örgütlenmenin nitelii, bunların aratırılması ve etkinliklerinin önlenmesi konusunda çok yardımcı olmutur. stihbarat ve güvenlik güçleri El Kaide gelir sisteminin çekirdeinde yer alan az sayıda finansörü hedeflemi ve bu önlemler ie yaramıtır. Pek çok önemli finansörün yakalanması yada ölümü, El Kaide fonlarının kullanılabilir miktarını azaltmı ve hem para toplama hem de eldeki paranın hareket olanaklarını sınırlamıtır. Ayrıca yakalananlardan elde edilen istihbarat terörizmin engellenmesinde de kullanılabilecektir.". Raporun bu bölümü, bazı terörist etkinliklerin artık dı kaynaklara gereksinim duymadan ya meru istihdam ya da düük düzeydeki yasa dıı etkinliklerle kendi kendini finanse eder konuma geldiini kaydederek son buluyor. Yukarda çok kısa olarak alıntılanan önlemler, Amerika'nın slâm Dünyası'na karı, ekonomik kalkınmayı, eitimi ve iletiim olanaklarını da içeren topyekun bir yaklaım sahibi olduunu gösteriyor (Kongar, 2004). Gerek Tarihin Sonu, gerek Medeniyetler Çatıması olsun; neoliberalizmin postmodern temelde ürettii bütün cazibeli tezler, öncelikle çok etkili bir kavram kargaasına dayanıyor. Fukuyama ve Huntington un savları, ideoloji, kültür, tarih, ütopya, medeniyet gibi temel kavramların dolaysız ekilde çarpıtılmasından güç alıyor. Küresellemenin siyasal stratejisine ideolojik ve kültürel zemin hazırlanırken ideolojik aygıtların kavramları eip bükme, dolaıma sokma ve onların yeni anlamlarını egemen kılma özelliinden yararlanılıyor. Teoriler, ideolojik savaın diliyle yazılıyor. deolojik savaın dili süreklilemi bir terminolojik üretimle yaratıldı. Bir devletin üstüne silahla gidilebilirdi, ama bir sistemin üstüne ancak kültürel baskınla yürünebilirdi. Fukuyama, Portekiz de Salazar diktatörlüünün yıkılma sürecini anlatırken, bu gerçei çarpıcı ifadelerle örneklendirmektedir: Portekiz de Mario Soares in ılımlı Sosyalist Partisi Nisan 1976 daki seçimlerde görece bir çounluk kazandı. Yabancı örgütlerin, özellikle de Almanya Sosyal Demokrat Partisi (CDU) yle Amerikan gizli servisi CIA nın yardımlarının bu zaferde önemli payı vardır. Ama eer Portekiz de demokrasi için sendikalar, kilise gibi beklenmedik ölçüde güçlü toplumsal kuvvetler olmasaydı, dı yardım kesinlikle sonuçsuz kalırdı. Batı Avrupa tüketim kültürünün çekicilii de bir rol oynadı. Bir politik gözlemci bunu öyle ifade ediyordu: Aslında gösteriler yapıp sosyalist devrim sloganı atması gereken içiler, paralarını yaam standardına ulamak istedikleri Batı Avrupa tüketim toplumlarının ev aletlerini ve giysilerini almaya harcıyorlardı. (Fukuyama, 2006: 35) Nisanında yürürlüe giren yeni anayasa, Portekiz in yaamı olduu devrimci sürecin etkisini yansıtan biçimde sosyalizme geçi hedefini içeriyor olsa da, takip eden seçimlerden birinci olarak çıkan Sosyalist Parti nin de marifetiyle artık süreç burjuvazinin hegemonyası altına sokulmutu. Ancak sa burjuva güçlerin henüz Sosyalist Parti ye güvenmemeleri nedeniyle bindirdikleri basınç sonucunda Soares hükümeti 1977 Aralık ayında istifa edecekti (Çalı, lifcagli/bfek.htm). Fukuyama nın demokrasinin zaferi dedii ey, dünyanın en kanlı faist diktatörlüklerinden birinin yıkılmasıdır (http://www. sgdankara.org). Ama tartımakta olduumuz konu açısından dikkat çekici öe, kitle tüketim aygıtları ile sivil toplum örgütü olarak etiketlenen siyasal ideoloji üretme merkezlerinin politikada tuttuu yerin önemidir. üphesiz bu konuda üniversiteler ve akademiler toplumun en canlı düünce üretim merkezleridir. Üniversitelerin bu özellii toplumun ve siyasetin bu alana yönelik beklentilerini daha da artırmıtır. Öyle ki; Üniversitelerin bilim üreten mekânlar olduu, her konunun özgürce ve sınırsız bir biçimde tartııldıı, bu tartımalar sonunda yeni yeni fikirlerin ortaya çıktıının düünülmesi gerekmektedir. Üniversiteler düünce üretiminin de üst yapı kurumudur. Üniversitelerin bu özellii onun tamamen toplumsal ekonomik yapı tarafından biçimlenmesini beraberinde getirir (http://www.demokratikgenclikh areketi.org/okurdan/universiteler uzerine degerlendirme.html). Sonuç Teknolojinin gelimesi, üretimin artıı ve küresel iletiim araçlarının yaygınlamaya balaması, toplumsal ilikileri mekansal anlamda yerellikten çıkarmı küreselletirmitir. Artık günümüzde insanolu kendi yöresi ile ilgili olmayan bir konu hakkında bilgi sahibi olabilmekte ve dünya sorunları üzerine tartıabilmektedir. Günümüzde bireyler, belirli bir davranı içerisinde bulunurken artık yerel düünmemekte küresel oluumları da hesaba katmaktadır. Bu bir anlamda insanların düünümsel olarak

12 yerel ve küresel gelimeleri hesaba katması ve buna göre günlük yaama yön vermesi demektir. Küreselleme ile ulus-devlet ve ulusalcılık gibi kavramların öneminin giderek azalacaını, özellikle kapitalizmin küresellemesinin bunda çok etkili olduunu ancak bölgesel ve yerel düzlemde buna bir tepki olarak ulusalcılık hareketlerinin, bölgesel-kültürel kimliin güçlenmesi veya yerel özerklik taleplerinin ön plana çıkmasının olası olduu öne sürülmektedir. Yeni dünya düzeninde güç siyasal olmaktan çok ekonomiye dayanmaktadır. Ulus-devletler ise küresel siyasal düzenin en önemli üyesidirler. Çünkü ulus-devletler bölgesel ve uluslararası ekonomik politikaların yürütülmesi, uygulanması ve düzenlemesinde oldukça etkin rol almaktadırlar. Ancak çaımızda Avrupa Birlii örneinde olduu gibi, küresel ulus-devlet sisteminin oluturulmasına doru hızlı bir yönelim vardır. Askerin bakımdan NATO ve anghay birlii Örgütü gibi silahlı güçleri birletiren tekilatlar küresellemenin önemli bir boyutunu meydana getirmektedir. Böylece, belirli bir bölgede olan çatıma o bölgedeki ulusların balı bulunduu uluslararası askeri örgütleri kolayca harekete geçirebilmekte ve yerel çatımalar bütün dünyayı ilgilendirebilen bir küresel sorun haline gelebilmektedir. Küresellemenin modernitenin bir sonucu ve ekonomik, siyasal ve kültürel gelimelerin dünya çapında yaygınlaması olduunu kabul edersek, ülkemiz için küreselleme kaçınılmaz bir süreç olarak önümüzde duruyor. Buna karı koymamız mümkün görünmüyor. O halde, koulları avantaja dönütürmek suretiyle bu senaryonun bir tarafında ister istemez yer almamız gerekir. KAYNAKÇA GÜNDOAN, O., Devlet ve Milliyetçilik, e:bggwodsk- Tarihin Sonu ndan Medeniyetler Çatıması na: Souk deolojik Sava Konseptleri, sgdankara.org/site/pdf/tarihinsonu.pdf. < >, <http://www.newamericancentury.org/bushletter.htm>, ). AKDEMR, E. (2006). Amerika nın Dı Politikasında Düünce Kurulularının Yeri ve Önemi, Uluslararası Hukuk ve Politika, 2/8, s AMANOV,. (2007). ABD nin Orta Asya Politikaları, stanbul: Gökkubbe Yayınları ARAT, M. (1998). 21. Yüzyıl çin Yönetim: Yönetimin Temellerine Derin Bakılar, stanbul: Datateknik Bilgisayar Sistemleri Ticaret ve Sanayi A.. ARON, R. (2006). Sosyolojik Düüncenin Evreleri, Çev. Korkmaz Alemdar, stanbul: Kırmızı Yayıncılık BRZEZNSK, Z. (2005). Tercih Küresel Hâkimiyet mi? Küresel Liderlik mi?, Çev. Cem Küçük, stanbul: nkılap Yayınları CLAUSEWTZ, C. V. (2008). Sava Üzerine, Çev. Selma Koçak, stanbul: Doruk Yayınları ÇALI, E. Bonapartizmden Faizme, ÇEÇEN,A., UlusDevlet,http:// /search?q=cache:xUbmDJjG8h0J EVCOLU, K. (2005). Amerika Birleik Devletleri nin Büyük Ortadou Projesi,, zmir Umay Yayınları FUKUYAMA, F. (2005). Devlet nası, Çev. Devrim Çetinkasap, stanbul Remzi Kitabevi FUKUYAMA, F. (2004). State-Building: Governance and World Order in the Twenty-First Centur,, London Profile Books FUKUYAMA, F. (1999). Tarihin Sonu ve Son nsan, Çev. Zülfü Dicleli, stanbul Gün Yayıncılık GIDDENS, A. (1994). Modernliin Sonuçları, Çev. Ersin Kudil, stanbul Ayrıntı Yayınları GÜRBÜZ, B. (9 Mart 2008). Deiim, Dönüüm, Operasyon, x.php?yazino=29159 HEGEL, G. W. F. (1995).Tarihte Akıl, Çev. Önay Sözer, stanbul Kabalcı Yayınevi HRST, P.- THOMPSON, G. (Kasım-Aralık 200). Küreselleme ve Milli Devletin Gelecei, Çev. A. Selçuk Can, Türkiye ve Siyaset, S. 5, s HOCAOLU, D. ( ). Milliyetçiliin Küresel Çapta Yükseldii Bir Çada Yeni Milliyetçilik,http:/www.durmushocaolu.com/dh/yazi.asp?yid= HOCAOLU, D. ( ). Ulus-Devletlerin Krizi ve Gelecei: I, ekopolitik.org.

13 HUNTNGTON, S. P. (2006). Medeniyetler Çatıması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması, Çev. M. Turhan-Y. Z. Çetin, stanbul: Okuyan Us Yayınları KAGAN, R.-KRSTOL, W. (2000). Present Dangers: Crisis and Opportunity in American Foreign and DefensePolicy, San Francisco: Encounter Books KOÇDEMR, K., Türkiye nin Dı Politikası, index.php?topic=2151.0;wap2. KOJEVE, A. (2000). Hegel Felsefesine Giri, Çev. Selahattin Hilav, stanbul: Yapı Kredi Yayınları KONGAR, E. (8 Kasım 2004). Gop Neyi Amaçlıyor, Neyi Gerçekletirebilir, Geniletilmi Ortadou ve Kuzey Afrika Projesi GOP Sempozyumu, stanbul KÜLÜNK, M. (2006). Küreselleen Dünyada Türkiye, stanbul: Kum Saati Yayınları LEFEBVRE, M. (2005). Amerikan Dı politikası, Çev. smail Yerguz, stanbul: letiim Yayıncılık MCGANN, J, G.-WEAVER, R. K. (2009). Think Tanks and Civil Societies, New Jersey: Transaction Publishers, books.google.com.tr/books?isbn= MORGENTHAU, H. J. (1978). Politics Among Nations: The Struggle for Power and Peace, New York: Alfred A. Knopf PETRAS, J. (2006). Küreselleme ve mparatorluk, Çev. Saim Özen, stanbul: Kalkedon Yayınları AFAK, H. (2006). Büyük Ortadou Projesi srail in mparatorluk Planı, stanbul: Profil Yayıncılık MEKER, M.-SNAN ÜNSAR, S. Ocak (2008). Küreselleme Süreci ve Liderlik, Journal of Yasar University, 3(9), s TANER, A. C. (2008). Kyoto Protokolü Sonrası Küresel ısınma ve klim Deiiklii le lgili Olası Son Gelimeler, Çaın Polisi Dergisi, S. 80, s The 9/11 Commission Report, Final Report of the National Commission on Terrorist Attacks Upan the United States, (2004).New York: W.W. Norton & Company TUTAR, B. (17 Mayıs 2003). Beyaz Saray ın Akıl Hocaları, Yeni afak TÜYSÜZOLU, G., Çok Yönlü Dı Politika ve Türkiye, Yeilgiresun, 23 Nisan WOLF, M. (Kasım-Aralık 2001). Ulus-Devlet Küresellemeye Karı Durabilecek mi?, Çev. Doan Ergin, Türkiye ve Siyaset,, S. 5, s

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM Dr. Ayhan HELVACI *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik

Detaylı

PORTER MODEL: ULUSLARARASI REKABET ÖZLEM ÖZ ODTÜ LETME BÖLÜMÜ

PORTER MODEL: ULUSLARARASI REKABET ÖZLEM ÖZ ODTÜ LETME BÖLÜMÜ : ULUSLARARASI REKABET ÖZLEM ÖZ ODTÜ LETME BÖLÜMÜ Genel Çerçeve Makroekonomik, Politik ve veyasal Çevre Rekabet Edebilirliliin Mikroekonomik Temelleri irket irket Stratejisi Stratejisi Mikroekonomik Mikroekonomik

Detaylı

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir Türkiye de Bölgesel Kalkınmanın Aracı Olarak Kalkınma Ajansları: zmir Kalkınma Ajansı Örnei Ergüder Can zmir Kalkınma Ajansı Giri: Türkiye de dier ülkeler gibi bölgelerarası hatta bölgeler içinde kalkınma

Detaylı

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI Belediyelerin görevlerini etkin ve verimli bir ekilde yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları optimal (ihtiyaçtan ne fazla ne de az) kadronun nicelik ve

Detaylı

Sosyo-Ekonomik Gelimilik Aratırması

Sosyo-Ekonomik Gelimilik Aratırması Giri Sosyo-Ekonomik Gelimilik Aratırması Taner Kavasolu Devlet Planlama Tekilatı Kalkınma Planlarımızda, ülke corafyasında ve kesimler arasında dengeli bir gelime salanması hedefi, ülke ekonomisi için

Detaylı

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır.

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. TÜLN OTBÇER Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. Ankara Hacettepe Üniversitesi Mayıs, 2004 ! - " $ - "%%&%$ - "%' $ - "(%' $ - "( ) (* $+,( $ - ") (',( $ - "- %./$ 0 1*&/1(2, %("%. 3/1(4""3%(/1-( /32 $$

Detaylı

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu 25-26 Ekim 2007, zmir Yönetiim, Bölgesel Kalkınma ve Kalkınma Ajansları: Çukurova Kalkınma Ajansı Uygulaması A. Celil Öz 1 1- Giri Son çeyrek yüzyılda küresellemenin ve uluslar arası ve uluslar üstü kurumların da etkisiyle

Detaylı

RUSYA-UKRAYNA ENERJ KRZ STRATEJK BR DEERLENDRME

RUSYA-UKRAYNA ENERJ KRZ STRATEJK BR DEERLENDRME RUSYA-UKRAYNA ENERJ KRZ STRATEJK BR DEERLENDRME I. RUSYA NIN YEN STRATEJS OCAK 2005 1- Rusya, ekonomik, siyasi ve askeri açıdan yeniden güçlenmek ve öncelikle bölgesinde nüfus sahibi olabilmek stratejisinde

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI AMERKA BRLEK DEVLETLER SAYITAYI Yazan: Dawid M. WALKER Çeviren: Müslüm PARLAK Amerika Birleik Devletleri Sayıtayı, Birleik Devlet yönetiminin yasama bölümü içerisinde yer alan baımsız bir kurumdur. Genellikle

Detaylı

BOSAD Boya Sanayicileri Dernei TÜRK BOYA SEKTÖRÜ. Dünya Boya Ticaretindeki Gelimeler

BOSAD Boya Sanayicileri Dernei TÜRK BOYA SEKTÖRÜ. Dünya Boya Ticaretindeki Gelimeler BOSAD Boya Sanayicileri Dernei Dünya Boya Ticaretindeki Gelimeler TÜRK BOYA SEKTÖRÜ Dünya ekonomisindeki gelimeyle paralel olarak dünya boya üretimi bugün 29,4 milyon ton civarında gerçeklemektedir ve

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 2 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi

Detaylı

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM KTAP NCELEMES GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM Editörler: Arif Altun ve Sinan Olkun Orhan KARAMUSTAFAOLU Yrd.Doç.Dr., Amasya Üniversitesi, Eitim Fakültesi, Dekan Yrd., AMASYA

Detaylı

AB Uyum Sürecinde Türkiye nin Rekabet Gücü lerleme Raporu Üzerine Tespitler

AB Uyum Sürecinde Türkiye nin Rekabet Gücü lerleme Raporu Üzerine Tespitler AB Uyum Sürecinde Türkiye nin Rekabet Gücü lerleme Raporu Üzerine Tespitler Avrupa Komisyonu tarafından Türkiye hakkında hazırlanan lerleme Raporu, Türkiye ile müzakerelerin balaması yönünde olumlu bir

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA

Detaylı

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER *

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER * MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER * Prof. Dr. lknur OKATAN *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik Öretmeni Yetitirme Sempozyumu Bildirisi SDÜ, 7-10 Nisan 2004, Isparta Sunu Sayın Bakan

Detaylı

TÜS AD YÖNET M KURULU BA KANI ARZUHAN DO AN YALÇINDA IN GLOBAL L DERL K FORUMU AÇILI KONU MASI. 11 Mayıs 2007 Bahçe ehir Üniversitesi, stanbul

TÜS AD YÖNET M KURULU BA KANI ARZUHAN DO AN YALÇINDA IN GLOBAL L DERL K FORUMU AÇILI KONU MASI. 11 Mayıs 2007 Bahçe ehir Üniversitesi, stanbul TÜRK SANAYCLER VE ADAMLARI DERNE TÜSAD YÖNETM KURULU BAKANI ARZUHAN DOAN YALÇINDA IN BAHÇEEHR ÜNVERSTES GLOBAL LDERLK FORUMU AÇILI KONUMASI 11 Mayıs 2007 Bahçeehir Üniversitesi, stanbul Deerli katılımcılar,

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

Çin Konferansı Panel Bölümü Notları

Çin Konferansı Panel Bölümü Notları Çin Konferansı Panel Bölümü Notları Çin Konferansı kapsamında düzenlenen Çin ve Türkiye: Yatırımda ve Dı Ticarette Sorunlar, Fırsatlar, birlikleri konulu Panel, Çin ile ilikileri olan irketlerin temsilcilerini

Detaylı

RAN SLÂM CUMHURYET ANKARA BÜYÜKELÇS SAYIN FROOZ DAWLATABAD LE RÖPORTAJ. Kırmızı Çizgi dergisinde yayımlanan bu röportajı

RAN SLÂM CUMHURYET ANKARA BÜYÜKELÇS SAYIN FROOZ DAWLATABAD LE RÖPORTAJ. Kırmızı Çizgi dergisinde yayımlanan bu röportajı RAN SLÂM CUMHURYET ANKARA BÜYÜKELÇS SAYIN FROOZ DAWLATABAD LE RÖPORTAJ Kırmızı Çizgi dergisinde yayımlanan bu röportajı Sayın Büyükelçi, futbolu sever misiniz? Evet, fıtrî bir oyundur... Seyretmekten holanırım.

Detaylı

Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en. Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer

Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en. Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer Download von www.bteu.de / Avrupali Türk Isadamlari Birligi Hannover / TAM Vakfi Yayinlari!" #"# Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer Bu

Detaylı

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar Sürüm 1.0 21 Ekim 2004 Dr. Yaman AKDENIZ * akdeniz@bilgiedinmehakki.org Bilgiedinmehakki.org

Detaylı

ETK LKELER BANKACILIK ETK LKELER

ETK LKELER BANKACILIK ETK LKELER ETK LKELER Türkiye Bankalar Birlii tarafından hazırlanan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu nun 15 Haziran 2006 tarih ve 1904 sayılı kararlı ile yayımlanan Bankacılık Etik lkeleri Bankamız tarafından

Detaylı

II. KURUMSAL YÖNETM LKELER UYUM RAPORU

II. KURUMSAL YÖNETM LKELER UYUM RAPORU II. KURUMSAL YÖNETM LKELER UYUM RAPORU KURUMSAL YÖNETM LKELERNE UYUM BEYANI Kordsa Global Endüstriyel plik ve Kord Bezi Sanayi ve Ticaret A.. (bundan böyle Kordsa Global veya irket diye anılacaktır) 01

Detaylı

ÜNVERSTELERN GÖREVLER

ÜNVERSTELERN GÖREVLER ÜNVERSTELERN GÖREVLER VE YENDEN YAPILANMA Günümüz Türkiye sini gelecee taıyanlar i adamlarıdır. Ancak, i hayatının gayretleri Türkiye yi belli bir sınıra kadar ilerletebilir. Eer Türkiye, kaybettii bilimin

Detaylı

Esrar kullanımı dengeleniyor, gençler arasında gördüü rabetin azaldıına dair belirtiler var

Esrar kullanımı dengeleniyor, gençler arasında gördüü rabetin azaldıına dair belirtiler var YILLIK RAPOR 2007: ÖNEML NOKTALAR AB uyuturucu raporunun ilettii olumlu mesajlar, uyuturucuya balı ölümlerin yüksek düzeyi ve artan kokain kullanımıyla gölgeleniyor (22.11.2007, LZBON AMBARGO 10.00 CET)

Detaylı

BRSA BRDGESTONE SABANCI LASTK SANAY VE TCARET A. BLGLENDRME POLTKASI

BRSA BRDGESTONE SABANCI LASTK SANAY VE TCARET A. BLGLENDRME POLTKASI BRSA BRDGESTONE SABANCI LASTK SANAY VE TCARET A. BLGLENDRME POLTKASI Amaç Brisa, hissedarlarıyla effaf ve yakın bir iletiim içinde olmayı ilke edinmitir. Bu kapsamda Brisa yönetimi stratejik planları uygulayıp,

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ÇES LETM BLGLER KURUMUN ADI ADRES LETM BLGLER. Av. Sancar BAYAZIT GENEL SEKRETER YETKL K

ÇES LETM BLGLER KURUMUN ADI ADRES LETM BLGLER. Av. Sancar BAYAZIT GENEL SEKRETER YETKL K ÇES LETM BLGLER KURUMUN ADI ADRES LETM BLGLER YETKL K ÇMENTO ENDÜSTRS VERENLER SENDKASI Kuleli Sokak No: 14 Gaziosmanpaa / ANKARA / TÜRKYE Tel: +90 312 447 20 25 Faks: +90 312 447 85 17 E-Posta: genel@ceis.org.tr

Detaylı

Ergin AYAN (2009). Willermus Tyrensis in Haçlı Kronii (1143-1163), Karadeniz Dergisi Yayınları, Ankara, 160 s, ISBN 978-975-8951-33-8.

Ergin AYAN (2009). Willermus Tyrensis in Haçlı Kronii (1143-1163), Karadeniz Dergisi Yayınları, Ankara, 160 s, ISBN 978-975-8951-33-8. Ergin AYAN (2009). Willermus Tyrensis in Haçlı Kronii (1143-1163), Karadeniz Dergisi Yayınları, Ankara, 160 s, ISBN 978-975-8951-33-8. Abdullah GÜNEYSU Avrupa Hıristiyanlarının, kendilerince kutsal kabul

Detaylı

BLG SSTEMLERNN GÜVENLNE LKN OECD REHBER LKELER- GÜVENLK KÜLTÜRÜNE DORU

BLG SSTEMLERNN GÜVENLNE LKN OECD REHBER LKELER- GÜVENLK KÜLTÜRÜNE DORU BLG SSTEMLERNN GÜVENLNE LKN OECD REHBER LKELER- GÜVENLK KÜLTÜRÜNE DORU 14 Aralık 1960 tarihli ktisadi birlii ve Gelime Tekilat Anlamasının, özellikle 1b), 1 c), 3 a) ve 5 b) maddeleri uyarınca; 23 Eylül

Detaylı

T.C. BÜYÜKÇEKMECE BELEDYES

T.C. BÜYÜKÇEKMECE BELEDYES Sayfa No 1 / 23 Sayfa No 2 / 23 PERFORMANS YÖNETM Gözlem ve Takip (kontrol ) Hedefleri konusunda nereye kadar ulatıklarını, gelitiklerini düzenli olarak sorun, takip edin htiyaçlarını belirleyin Gözlem

Detaylı

BYS. T.C. Ulatırma Bakanlıı Biliim Belge Yönetim Sistemi Çözümü

BYS. T.C. Ulatırma Bakanlıı Biliim Belge Yönetim Sistemi Çözümü BYS T.C. Ulatırma Bakanlıı Biliim Belge Yönetim Sistemi Çözümü Sunu Planı E-Ulatırma Projesinin Amacı, Konusu biliimbys nin Projedeki Yeri biliimbys nin Kapsamı biliimbys Nasıl Çalııyor? Saladıı Yararlar

Detaylı

BOYASAN TEKSTL SANAY VE TCARET ANONM RKET Sayfa No: 1 SER:XI NO:29 SAYILI TEBLE STNADEN HAZIRLANMI YÖNETM KURULU FAALYET RAPORU 31 MART 2010 TBARYLE

BOYASAN TEKSTL SANAY VE TCARET ANONM RKET Sayfa No: 1 SER:XI NO:29 SAYILI TEBLE STNADEN HAZIRLANMI YÖNETM KURULU FAALYET RAPORU 31 MART 2010 TBARYLE Sayfa No: 1 A- 1-RAPORUN DÖNEM : Faaliyet raporu, BOYASAN A. nin MART/2010 yılı faaliyetlerini kapsar. 2-ORTAKLIIN ÜNVANI : BOYASAN TEKSTL SANAY VE TCARET A.. 3-DÖNEM ÇNDE YÖNETM VE DENETM KURULUNDA GÖREV

Detaylı

! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )

! #$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) ! %2.* ) 3.%$&(' 01 0 4 *) / )/ ( +) ) ( ) ! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )! )! ) 1 87 Seri No'lu Gider Vergileri Genel Teblii Resmi Gazete Sayısı 27737 Resmi

Detaylı

DOLARLIK MAL VE HİZMET H ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN DOLARLIK KREDİ HACMİ SORUN YARATIYOR

DOLARLIK MAL VE HİZMET H ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN DOLARLIK KREDİ HACMİ SORUN YARATIYOR KÜRESEL KRİZİN N ANATOMİSİ MORTGAGE KRİZİ VE HEDGE FONLAR KRİZİ TÜREV ÜRÜNLER PİYASASINDA KIRILMA 64 TRİLYON DOLARLIK DÜNYA D EKONOMİSİNDE, NDE, 18 TRİLYON DOLARLIK MAL VE HİZMET H ONU ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN

Detaylı

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL Amaç Madde 1: Bu Yönetmeliin amacı; meslekteki bilimsel, teknolojik gelimelerle ve uygulama alanları ile ilgili olarak Üye Mühendislere verilecek

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir.

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir. .tr alan adlarını tescili, 1991 yılından itibaren, Türkiye'yi ilk olarak nternet'e balayan Üniversitemiz bünyesinde devam etmektedir. Bu kapsamda, bugün itibarı ile, toplam yaklaık 70,000 adet.tr uzantılı

Detaylı

KATILIMCI YEREL YÖNET M ANLAYI INDA. H.Burçin HENDEN. Özet. Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134

KATILIMCI YEREL YÖNET M ANLAYI INDA. H.Burçin HENDEN. Özet. Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134 Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134 www.insanbilimleri.com 02.01.2005 KATILIMCI YEREL YÖNETM ANLAYIINDA E-BELEDYECLN YER VE ÖNEM H.Burçin HENDEN Özet 21. yüzyılın yönetim felsefesi Verimlilik,

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

TÜRKYE HALK BANKASI A.. ETK LKELER

TÜRKYE HALK BANKASI A.. ETK LKELER Ek 7 Etik lkeler TÜRKYE HALK BANKASI A.. ETK LKELER GR Etik lkeler; Türkiye Halk Bankası A.. çalıanlarının, görevlerini yerine getirirken uymaları gereken ilkeleri ve çalıma düzenine ilikin düzenlemeleri

Detaylı

Dexter Filkins (2008). The Forever War, New York: Vintage Books. Ahmet Hakan ÖZKAN *

Dexter Filkins (2008). The Forever War, New York: Vintage Books. Ahmet Hakan ÖZKAN * Dexter Filkins (2008). The Forever War, New York: Vintage Books. Ahmet Hakan ÖZKAN * Dexter Filkins tarafından yazılmı olan The Forever War isimli kitap, orijinal dili olan ngilizce versiyonu ile incelenmitir.

Detaylı

Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz

Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz 2006 YILLIK RAPORU: UYUTURUCU FYATLARINDA DÜÜ, YAKALAMALARDA ARTI Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz (23.11.2006, LZBON) Avrupa Uyuturucu ve Uyuturucu Baımlıı zleme Merkezi (EMCDDA), bugün

Detaylı

!" # $%! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

! # $%! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$%!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+##,#(#-./(01###.#/23 ",#' -(+ 4 5( ( 6)#6(-'(+#)75(#89,9(:

Detaylı

ARACI KURUMUN UNVANI :DELTA MENKUL DEERLER A.. Sayfa No: 1 SER:XI NO:29 SAYILI TEBLE STNADEN HAZIRLANMI YÖNETM KURULU FAALYET RAPORU

ARACI KURUMUN UNVANI :DELTA MENKUL DEERLER A.. Sayfa No: 1 SER:XI NO:29 SAYILI TEBLE STNADEN HAZIRLANMI YÖNETM KURULU FAALYET RAPORU Sayfa No: 1 A) Giri 1.Raporun Dönemi: Bu rapor, Delta Menkul Deerler A.. kuruluunun 1 Ocak 2009 31 Mart 2009 çalıma dönemini kapsamaktadır. 2. Ortaklıın Unvanı: Delta Menkul Deerler A.. irket in Merkezi

Detaylı

AYGAZ. irket Finansal Göstergeleri (mn TL)

AYGAZ. irket Finansal Göstergeleri (mn TL) AYGAZ Aygaz 1Ç09 1Ç08 YoY 4Ç08 ÇoÇ 2008 2007 YoY Satı Gelirleri 811 893-9,1% 879-7,7% 3.579 3.190 12,2% Brüt Kar 167 100 67,0% 128 30,3% 476 406 17,4% VAFOK 142 70 102,2% 83 71,6% 336 258 30,4% Net Kar

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

stanbul Depreme Nasıl Hazırlanıyor?

stanbul Depreme Nasıl Hazırlanıyor? Sayıtay Dergisi Sayı: 44-45 Performans Denetimi Raporu: stanbul Depreme Nasıl Hazırlanıyor? stanbul Depreme Nasıl Hazırlanıyor Raporu, Sayıtay Bakanlıınca 6.5.2002 tarihinde TBMM Bakanlıına gönderilmitir.

Detaylı

PIZZA DONALDO TÜRKYE. Mevcut Durum

PIZZA DONALDO TÜRKYE. Mevcut Durum PIZZA DONALDO TÜRKYE Pizza Donaldo talya Ltd. (P.D.I) 1 1960 yılında talya da Senyör Donaldo tarafından küçük bir talyan restoranı olarak kurulmutur. 10 çocua sahip olan Senyör Donaldo yıllar içerisinde

Detaylı

!" # $%!" ## #! " $ $ # $ %%%! &' % ()! &'

! # $%! ## #!  $ $ # $ %%%! &' % ()! &' !"#$%!" #$ %!" ### $$ %%%!&' ()!&' $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "( *""+"'", -.'/0"""-".123!+"&,'* 4 5' ' 6 (" 6', &'* "(7 5' " 89+

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

DELTA MENKUL DEERLER A..

DELTA MENKUL DEERLER A.. sayfa No: 1 A) Giri 1.Raporun Dönemi: Bu rapor, Delta Menkul Deerler A.. kuruluunun 1 Ocak 2008 31 Mart 2008 çalıma dönemini kapsamaktadır. 2. Ortaklıın Unvanı: Delta Menkul Deerler A.. 3. Dönem çinde

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

! " #$!" ## #! " $ $ # $ %%%! &' % ()! &'

!  #$! ## #!  $ $ # $ %%%! &' % ()! &' !"#$!" #$ %!" ### $$ %%%!&' ()!&' $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "( * ""+"'", - +./ 01"(23 4' 5 6"""/" 4 78 9!+"&,'* : ;'

Detaylı

Bu maddenin yürürlüe girdii tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almı mükelleflerin;

Bu maddenin yürürlüe girdii tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almı mükelleflerin; ! "! # $% & % & ' &! ' ( )* +$' #,*,-. / - Gecici Madde 3 Bu maddenin yürürlüe girdii tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almı mükelleflerin; a)

Detaylı

AYDIN KESEN. ZMR TCARET BORSASI-Gazi Bulvarı No:2 35210 zmir, Tel: (0232) 425 13 70 (5 Hat), Fax: (0232) 484 29 54, www.itb.org.tr

AYDIN KESEN. ZMR TCARET BORSASI-Gazi Bulvarı No:2 35210 zmir, Tel: (0232) 425 13 70 (5 Hat), Fax: (0232) 484 29 54, www.itb.org.tr The Developments in Production and Trade of Biotech Cotton in Turkey and Traceability Türkiye de Biyoteknolojik Pamuk Üretim ve Ticaretindeki Gelimeler ve Biyoteknolojik pamukların zlenebilirlii Aydın

Detaylı

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ YAPI Madde 1. Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü, kısa adıyla K.Ü.S.B., Koç Üniversitesi örenci kulüpleri tüzüüne balı ve Koç Üniversitesi örencilerinin

Detaylı

AVRUPA B RL KAPI ARALI INA SIKI MI ÜLKE: KUZEY KIBRIS

AVRUPA B RL KAPI ARALI INA SIKI MI ÜLKE: KUZEY KIBRIS 12 Mart 2009 TS/BAS-BÜL/09-19 AVRUPA BRL KAPI ARALIINA SIKIMI ÜLKE: KUZEY KIBRIS Özet Bulgular Yönetim Kurulu Bakanı Arzuhan Doan Yalçında bakanlıındaki TÜSAD heyeti, 12 Mart 2009 tarihinde Lefkoa yı ziyaret

Detaylı

a b e f g h i SHOG NED R?

a b e f g h i SHOG NED R? 9 8 7 6 5 4 3 2 1 a b c d e f g h i SHOG NEDR? SHOG, Japonya da yaklaık 20 milyon kiinin oynadıı bir oyundur. Hedefleri, karı tarafın ah ını tuzaa düürmek olan iki oyuncu arasında oynanan bir zihinsel

Detaylı

SOSYAL DYALOG HAYATINDA STRES. hayatında stres ile ilgili Çerçeve anlaması

SOSYAL DYALOG HAYATINDA STRES. hayatında stres ile ilgili Çerçeve anlaması SOSYAL DYALOG HAYATINDA STRES hayatında stres ile ilgili Çerçeve anlaması This project is organised with the financial support of the European Commission 1. Giri hayatında stres, uluslararası, Avrupa ve

Detaylı

ÜNVERSTELERMZDE BAKA SORUNLAR DA VAR. Fikret enses 1

ÜNVERSTELERMZDE BAKA SORUNLAR DA VAR. Fikret enses 1 http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org/yazilar_bsb/iktisattoplum28ocak04-senses.doc ÜNVERSTELERMZDE BAKA SORUNLAR DA VAR Fikret enses 1 Üniversitelerimize ilikin yasal düzenleme tartımaları, özellikle

Detaylı

Yazılım Süreç yiletirmede Baarı Faktörleri

Yazılım Süreç yiletirmede Baarı Faktörleri Yazılım Süreç yiletirmede Baarı Faktörleri Seçkin TUNALILAR Doç. Dr. Onur DEMRÖRS ASELSAN A., Mikroelektronik, Güdüm ve Elektro-Optik Grubu, Görüntü leme Müdürlüü, 6, Akyurt, Ankara Orta Dou Teknik Üniversitesi,

Detaylı

Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu

Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu ette tüketim endeksi, ekonomideki tüketim eilimlerini kartla yapılan tüketimi baz alarak incelemektedir. Bu nedenle, endeks

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

Fatih Emiral. Deloitte

Fatih Emiral. Deloitte Bilgi güvenlii bilincinin genele yayılması Fatih Emiral Deloitte nsan faktörü bilgi güvenlii programlarındaki en zayıf halka olarak nitelendirilmektedir. Kullanıcılar kasıtlı veya kasıtsız olarak, bilgi

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

Bilgi Notu ARA TIRMA VE TASN F GRUBU 30.05.2002. " ç Kontrol: Kamusal Hesapverme Sorumlulu u çin Bir Yapı Olu turulması" Hk.

Bilgi Notu ARA TIRMA VE TASN F GRUBU 30.05.2002.  ç Kontrol: Kamusal Hesapverme Sorumlulu u çin Bir Yapı Olu turulması Hk. Bilgi Notu ARATIRMA VE TASNF GRUBU 30.05.2002 "ç Kontrol: Kamusal Hesapverme Sorumluluu çin Bir Yapı Oluturulması" Hk. ç Kontrol: Kamusal Hesapverme Sorumluluu çin Bir Yapı Oluturulması Kamu Kurumlarındaki

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

Bu dönemde daha önce belirttiim gibi yatırımlarımızla ilgili almı olduumuz kararlarımızın yanı sıra;

Bu dönemde daha önce belirttiim gibi yatırımlarımızla ilgili almı olduumuz kararlarımızın yanı sıra; BORYAD / Aralık 2009 1. 2009, finansal anlamda fırtınalı bir yıldı. Kısaca iecam ın 2009 yılını deerlendirebilir misiniz? Öncelikli konularınız neler oldu, kârlılık hedefleriniz de büyük amalar görüldü

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Yonca Anzerliolu, Karamanlı Ortodoks Türkler, Phoenix Yayınları, Ankara 2003, 376 s.

Yonca Anzerliolu, Karamanlı Ortodoks Türkler, Phoenix Yayınları, Ankara 2003, 376 s. Yonca Anzerliolu, Karamanlı Ortodoks Türkler, Phoenix Yayınları, Ankara 2003, 376 s. Hayrullah KAHYA Ortodoks Hıristiyanların Türkçe konuanlarına Karamanlı; bunların konutukları dile de Karamanlıca denmektedir.

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

EKONOM!K KATMA DE"ER (EVA) YAKLA#IMI. Doç.Dr.Cemal ÇAKICI Marmara Üniversitesi,!!BF.!"letme Bölümü Ö#retim Üyesi cemal@marmara.edu.

EKONOM!K KATMA DEER (EVA) YAKLA#IMI. Doç.Dr.Cemal ÇAKICI Marmara Üniversitesi,!!BF.!letme Bölümü Ö#retim Üyesi cemal@marmara.edu. EKONOM!K KATMA DE"ER (EVA) YAKLA#IMI Doç.Dr.Cemal ÇAKICI Marmara Üniversitesi,!!BF.!"letme Bölümü Ö#retim Üyesi cemal@marmara.edu.tr!stanbul 2008 Yayın No : 2015!"letme-Ekonomi Dizisi : 273 1. Bası Agustos

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

TÜS AD B LKENT ÜN VERS TES BUSINESS SEMINAR KONU MASI

TÜS AD B LKENT ÜN VERS TES BUSINESS SEMINAR KONU MASI TÜRK SANAYCLER VE ADAMLARI DERNE TÜSAD YÖNETM KURULU BAKANI ARZUHAN DOAN YALÇINDA IN BLKENT ÜNVERSTES LETME VE EKONOM TOPLULUU NUN BUSINESS SEMINAR KONUMASI 31 Mart 2007 Abant Sevgili örenciler, deerli

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

ICS 04.200.10 TÜRK STANDARDI TS EN OHSAS 18001/Mart 2001

ICS 04.200.10 TÜRK STANDARDI TS EN OHSAS 18001/Mart 2001 OHSAS 18001 SALII VE GÜVENL YÖNETM REHBER STANDARDI GR : Dünyada, üretim faktörünün temel öesi olan çalıanların salıı ve güvenlii endüstriyel gelimelere paralel olarak, ön plana çıkmaktadır. Salıı ve i

Detaylı

AKÇA, Hakan (2012). Ankara li Aızları (nceleme, Metinler, Dizin), Ankara: Türk Kültürünü Aratırma Enstitüsü Yayınları, XXII+672 s.

AKÇA, Hakan (2012). Ankara li Aızları (nceleme, Metinler, Dizin), Ankara: Türk Kültürünü Aratırma Enstitüsü Yayınları, XXII+672 s. AKÇA, Hakan (2012). Ankara li Aızları (nceleme, Metinler, Dizin), Ankara: Türk Kültürünü Aratırma Enstitüsü Yayınları, XXII+672 s. Bahadır GÜNE * Aynı kökten geldii üst sistem durumundaki bir standart

Detaylı

ÖRGÜTLERN SOSYAL SORUMLULUKLARI:KAVRAMSAL BR ÇÖZÜMLEME. Kürad YILMAZ ÖZET

ÖRGÜTLERN SOSYAL SORUMLULUKLARI:KAVRAMSAL BR ÇÖZÜMLEME. Kürad YILMAZ ÖZET ÖRGÜTLERN SOSYAL SORUMLULUKLARI:KAVRAMSAL BR ÇÖZÜMLEME ÖZET Bu çalımanın amacı örgütlerin sosyal sorumlulukları hakkında kavramsal bir çözümleme yapmaktır. Bu amaçla ilk önce sosyal sorumluluk kavramının

Detaylı

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKS* THE ASSOCIATION BETWEEN GENERAL TARGETS AND GOALS/ACQUISITIONS IN TURKISH LANGUAGE PROGRAM Erhan DURUKAN**

Detaylı

FRANSA DA OKULA GTME

FRANSA DA OKULA GTME Turc FRANSA DA OKULA GTME Fransa ya yeni gelen örencileri ve aileleri aırlama belgesi BU BELGE SORULARINIZI CEVAPLIYOR Çocuumu ilkokula, ortaokula veya liseye nasıl yazdırırım? Çocuum henüz fransızca konumuyor.

Detaylı

Dousan Boru Sanayi ve Ticaret A.. 30.09.2009 Tarihli Faaliyet Raporu. irket Merkezi Erzincan Sivas Karayolu 14 Km Pk 74 Erzincan

Dousan Boru Sanayi ve Ticaret A.. 30.09.2009 Tarihli Faaliyet Raporu. irket Merkezi Erzincan Sivas Karayolu 14 Km Pk 74 Erzincan Dousan Boru Sanayi ve Ticaret A.. 30.09.2009 Tarihli Faaliyet Raporu Dousan Boru Sanayi ve Ticaret A.. Ödenmi Sermaye: 11.173.366 YTL. irket Merkezi Erzincan Sivas Karayolu 14 Km Pk 74 Erzincan Sayfa No:

Detaylı

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021 TÜRKYE SERMAYE PYASASI ARACI KURULULARI BRL Büyükdere Cad.No:173 I. Levent Plaza A-Blok Kat:4 34394 I. Levent-stanbul Tel : (212) 280 85 67 Faks : (212) 280 85 89 www.tspakb.org.tr stanbul, 11 Ekim 2004

Detaylı

!" # $%! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

! # $%! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$%!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+##,#(#-./(01###.#/23 ",#' -(+ 4 5( ( 6)#6(-'(+#)75(#89,9(:

Detaylı